DUHÂ SÛRESİ. Duhâ Sûresi Tefsîri 3

Benzer belgeler
İsimleri okumaya başlarken- و ب س ي د ن ا - eklenmesi ve sonunda ع ن ه ر ض ي okunması en doğrusu.

Öğretim İlke ve Yöntemleri 1

İmam Tirmizi nin. Sıfatlar Hususundaki Mezhebi

Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle Hamd, - Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve

İman; Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe iman etmendir. Keza hayrı ve şerriyle kadere inanmandır.

Değerli Kardeşim, Kur an ve Sünnet İslam dininin iki temel kaynağıdır. Rabbimiz in buyruklarını ve Efendimiz (s.a.v.) in mübarek sünnetini bilmek tüm

(Dersini sabah namazından sonra yapmanı tavsiye etmekle birlikte, sana uygun olan en münasip bir vakitte de yapmanda bir sakınca yoktur.

Allah, ancak samimiyetle ve kendi rızası gözetilerek yapılan ameli kabul eder. (Nesâî, Cihâd, 24)

40 HADİS YARIŞMASI DİKKAT 47'DEN 55'E KADAR Kİ HADİSLERİN ARAPÇA METİNLERİ DÜZELTİLMİŞTİR. SINIFI 5-6,7-8 1-) 9-10,11-12 SINIFI 5-6,7-8 2-) 9-10

REHBERLİK VE İLETİŞİM 1

DUALAR DUANIN ÖNEMİ Dua

NEVÂKIDU L-İSLÂM METNİ VE TERCÜMESİ

Bir kişinin kalbinde iman ile küfür, doğruluk ile yalancılık, hıyanet ile emanet bir arada bulunmaz. (İbn Hanbel, II, 349)

KUR AN HARFLERİNİN MAHREÇLERİ (ÇIKIŞ YERLERİ)

(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha, 1/5)

(40 Hadis-7) SEÇME KIRK HADİS

BESMELENİN TEFSÎRİ. Besmelenin başındaki ب be harf olup, istiâne (yardım isteme), musâhabe (birlikte bulunma) ve mulâbese anlamlarına gelmektedir.

Bayram hutbesi nasıl okunur? - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi

HADİS II DERSİ EZBER HADİSLER

1- EBEVEYNLERİN ÇOCUKLAR ÜZERINDEKİ HAKLARI

Cihad Gönderen Kadir Hatipoglu - Şubat :23:10. Cihad İNDİR

KUR AN-I KERİM II Yrd. Doç. Dr. Remzi ATEŞYÜREK

148. Sohbet ÖNDEN GİDENLER

هل الا نبياء متساوون. şeyh Muhammed Salih el-muneccid

Damla Yayın Nu: Editör Mehmet DO RU. Dil Uzman lyas DİRİN. Görsel Tasar m Uzman Cem ÇERİ. Program Gelifltirme Uzman Yusuf SARIGÜNEY

DUA KAVRAMININ ANLAMI*

ON EMİR الوصايا لعرش

HER YIL KIRK HADİS SINIFLAR

الصيام برؤية واحدة اسم املؤلف حممد بن صالح العثيمني

5. Ünite 1, sayfa 17, son satır

Tedbir, Tevekkül Ve Kader Anlayışımız Gönderen Kadir Hatipoglu - Ağustos :14:51

Allah Teâlâ ya hamd eder, Hz. Muhammed (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) e, âl ve ashabına selam ederiz.

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

األصل الجامع لعبادة هللا وحده

SAHABE NİN ÖNDERİ HZ. EBU BEKİR

BAZI AYETLER ÜZERİNE KÜÇÜK Bİ R TEFEKKÜR ( IV)

فضل صالة الرتاويح اسم املؤلف حممد صالح املنجد

DÖRT KAİDE القواعد األربعة DÖRT KAİDE. Şeyhulislam Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a)

CENAB-I HAKK IN O NA İTAATİ KENDİNE İTAAT KABUL ETTİĞİ ZAT A SALÂT VE SELAM

HER YIL KIRK HADİS SINIFLAR

تلقني أصول العقيدة العامة

Onlardan bazıları. İhtilaf ettiler. Diri-yaşayan. Yüce. Sen görüyorsun ت ر dostlar. ..e uğradı

Her elini uzatana (isteyene) zekât verilir mi?

150. Sohbet TEVHÎDİN TARÎFİ VE MAHİYETİ (2/2)

Kolay Yolla Kur an ı Anlama

Terceme : Muhammed Şahin

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

Hor görme, aşağılama, hakir kabul etme günahını ilk işleyen şeytandır.

ALLAH IN RAZI OLDUĞU KULLAR

94. SOHBET İslam da İbadet Kavramı Çerçevesinde "Çalışmak İbadet "midir?

Kolay Yolla Kur an ı Anlama

Kur an ın, şerî meseleleri ders verirken aynı anda tevhid dersi vermesi hakkında izahta bulunabilir misiniz?

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğum gününün müslümanlar için önemi

EV SOHBETLERİ SOHBET Merhamet

ICERIK. Din kelimesinin sözlük anlami Din kelimesinin Kur an daki anlamlari Din anlayislari Dinin cesitleri Ayetlerle din

Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle Hamd, -âlemlerin Rabbi olan- Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz.

ASR SÛRESİ. Rahmân ve Rahîm olan Allah ın ismiyle

HER YIL KIRK HADİS SINIFLAR

HER YIL KIRK HADİS SINIFLAR

BİRKAÇ AYETİN TEFSİRİ

şeyh Abdulaziz b. Abdullah b. Baz

Borçlunun sadaka vermesinin hükmü

ی س ر و لا ت ع س ر ر ب ت م م ب ال خ ی ر

Başörtüsünün üzerini mesh etmede aranan şartlar. Muhammed Salih el-muneccid

124. SOHBET Sözü Güzel Söylemek

İNSANLARA İLİM ÖĞRETMENİN VE ONLARI İYİLİĞE DÂVET ETMENİN FAZÎLETİ. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

Îman, Küfür ve Tekfir 2

İbadet Hayatımızda Şaban Ayı Gönderen Kadir Hatipoglu - Mayıs :46:24

KURAN DA TEKRARLANAN AYETLER

2 İSLAM BARIŞ VE EMAN DİNİDİR 1

Question. Neden Hz İsa Ruhullah (Allah ın ruhu) olarak adlandırılmıştır? Yüce Allah ın kendi ruhundan. Peygamberi Âdem e üflemesinin manası nedir?

Yasin sûresini okuduktan sonra duâ etmek için toplanmanın hükmü. Abdulaziz b. Baz

ALLAH HER ZAMAN DOĞRU OLMAMIZI İSTER 1. Ey iman edenler! Allah a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun. 2

Kar veya yağmur sebebiyle Cuma namazını terk etmenin hükmü. Muhammed b. Salih el-useymîn. Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

55. Sizi ondan (arzdan) yarattık, ve ona iâde ederiz ve bir kere daha ondan çıkarırız.

SELÂMIN ŞEKLİ. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

EĞER NEBİ MUHAMMED, BENDEN YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEMİ İSTESE; YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEM, MUHAMMED'İ İNKAR EDERİM

Zekatın Fazileti Gönderen Kadir Hatipoglu - Haziran :57:10

3- Birbirlerine iyi niyetle davranır ve birbirlerine nasihat eder.

(Tanımı ve Dayanağı)

HER YIL KIRK HADİS SINIFLAR

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

Kur'an'da Kadının Örtüsü Meselesi - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi

KALEM SURESİ. Nuzul Ortamı: Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla MEKKE. Nüzul Sırası 7 NÜZUL YERİ KALEM SURESİ. Nuzul Sıra 7.

Hesap Verme Bilinci Gönderen Kadir Hatipoglu - Ocak :00:00

DİLİN TEHLİKESİ. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

İHLAS VE NİYET. Râşid b. Hüseyin el-abdulkerim. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin

İHSAN SOHBETLERİ İHSAN SOHBETİ

yoksa ziyana uğrayanlardan olursun." 7

YEMEN AHALİSİNE MEKTUP YEMEN AHALİSİNE MEKTUP. Şeyh Muhammed bin Abdilvehhab (rh.a)

el-usul'us-sitte, Altı Asıl

ÖRNEK VAAZLAR LÜTFİ ŞENTÜRK 299 CENNET VE NİMETLERİ

Kabirleri ziyaret etmenin, Fatiha sûresi okumanın ve kadınların kabirleri ziyaret etmelerinin hükmü

1 Bahattin Akbaş, Din işleri Yüksek Kurulu Uzmanı 2 İbn Manzur, Lisanu'l- Arab, Xlll/115 3 Kasas, 28/77. 4 İbrahim, 14/34. 5 İsrâ, 17/70.

İnsanlar arasında akrabalık bahşeden Allah Teala ya hamd, akrabalığın hükümlerini beyan eden Resulü Peygamber Efendimize salât-u selam olsun.

EV SOHBETLERİ 135. Sohbet SOHBET BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR! 1

şeyh Muhammed Salih el-muneccid

ب Namaz. İbadet ederiz Sen-senin Yol göster

و ال ت ق ول وا ل م ن ي ق ت ل ف ي س بيل الل ه أ م و ات ب ل أ ح ي اء و ل ك ن ال ت ش ع ر ون

Sevgili sanatseverler,

Transkript:

إ ل ه ن س ت غ ف ر ه و ن ع وذ ب ا ل ل و ين ه ن س ت ع و ن ح م د ه إ ن ال ح م د ل ل م ن ش ور ر أ ن ف س نا و م ن س ي ئا ت أ ع م ال نا م ن ي ه د ه ا ل ل ف ل م ض ل ل ه و م ن ي ض ل ل ف ل ها د ي ل ه و أ ش ه د أ ن ل ح م د ا و أ ش ه د أ ن م إ ل ا ل ل و ح د ه ل ش ر يك ل ه د ع ب ه و ر س ول ه د : ع أ م ا ب

Duhâ Sûresi Tefsîri 3 DUHÂ SÛRESİ Hamd, -âlemlerin rabbi olan- Allâh a mahsustur. O na hamd eder, O ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülüğünden O na sığınırız. O nun hidâyete erdirdiğini hiç kimse saptıramaz, saptırdığını ise hiç kimse hidâyete erdiremez. Şehâdet ederim ki, Allâh tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. Ve yine şehâdet ederim ki, Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem O nun kulu ve Rasûlü dür. Bundan sınra: Duhâ Sûresi, mushaf sırası itibariyle Kur ân-ı Kerîm in doksanüçüncü sûresidir. İttifakla Mekke de inmiştir. Onbir ayettir. Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem e vahiy bir süre kesilince, kâfirlerin Rabbi onu terk etti, ona kızdı demeleri üzerine inmiştir. Bu sürenin oniki, on beş, yirmibeş ve kırk gün olduğu şeklinde çeşitli kaviller vardır.

4 Abdullâh Saîd el-müderris س ور ة الض ح ى و الض ح ى ١ و ال ي ل ا ذ ا س ج ى ٢ م ا و د ع ك ر ب ك و م ا ٤ ق ل ى ٣ و ل ل خ ر ة خ ي ر ل ك م ن ا ل و ل ى و ل س و ف ي ع ط يك ر ب ك ف ت ر ض ى ٥ ى ا ل م ي ج د ك ي ت يم ا ف ا و ٦ ى ٧ و و ج د ك ع ائ ل ف ا غ ن ى ٨ و و ج د ك ض ا ل ف ه د ف ا م ا ال ي ت يم ف ل ت ق ه ر ٩ و ا م ا الس ائ ل ف ل ت ن ه ر ١١ و ا م ا ب ن ع م ة ر ب ك ف ح د ث ١١

Duhâ Sûresi Tefsîri 5 SÛRENİN MEÂLİ: Rahmân ve Rahîm olan Allâh ın ismiyle. 1. Kuşluk vaktine yemin olsun. 2. Ve çöktüğü zaman geceye yemin olsun. 3. Rabbin seni bırakmadı, sana darılmadı da. 4. Şüphesiz senin için son olan, ilkten hayırlıdır. 5. Ve elbette Rabbin sana yakında verecek; sen de razı olacaksın. 6. Seni yetim bulup da barındırmadı mı? 7. Ve seni şaşırmış bir halde bulup da, doğru yola iletmedi mi? 8. Seni fakir bulup da zengin etmedi mi? 9. Öyleyse, sakın yetimi ezme! 10. Ve sakın isteyeni azarlama! 11. Ve Rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat.

6 Abdullâh Saîd el-müderris SÛRENİN KELİME MEÂLİ: olsun. Kuşluk vaktine yemin و الض ح ى 1. zaman. çöktüğü ا ذ ا س ج ى Ve geceye de yemin olsun و ال ي ل 2. da. darılmadı و م ا ق ل ىRabbin ر ب ك Seni bırakmadı م ا و د ع ك.3 ilkten. م ن ا ل و ل ى senin için hayırlıdır خ ي ر ل ك Ve şüphesiz son و ل ل خ ر ة.4 Rabbin ر ب ك sana verecek ي ع ط يك Ve elbette yakında و ل س و ف.5 ى olacaksın. sen de razı ف ت ر ض mı? barındırmadı ف ا و ى yetim ي ت يم ا Seni bulmadı mı ا ل م ي ج د ك.6 yo- doğru ف ه د ى şaşırmış bir halde ض ا ل Ve seni bulup da و و ج د ك 7. la iletmedi mi? mi? zengin etmedi ف ا غ ن ى fakir ع ائ ل Ve seni bulup da و و ج د ك 8. ezme! sakın ف ل ت ق ه ر Öyleyse yetimi ف ا م ا ال ي ت يم.9

Duhâ Sûresi Tefsîri 7 azarlama! sakın ف ل ت ن ه ر Ve isteyeni و ا م ا الس ائ ل.10 an- işte onu ف ح د ث Rabbinin ر ب ك Ve nimetine gelince و ا م ا ب ن ع م ة 11. lat.

8 Abdullâh Saîd el-müderris SÛRENİN TEFSÎRİ: Kuşluk yani gündüzün başlangıcında güneşin و الض ح ى ١ 1. yükselme vaktine yahut geceye karşılık olduğu için gündüzün tamamına yemin olsun. ört- Ve çöktüğü yani karanlığıyla her yeri و ال ي ل ا ذ ا س ج ى ٢ 2. tüğü; kapladığı yahut sükûna erdiği zaman geceye yemin olsun. Allâh Azze ve Celle, sûreye kuşluk ve gece vaktine yemin ederek başlamaktadır. O nun yemin etmesi, haber verdiği şeylerdeki önemi ve te kidi ifâde etmek; îmân ve güveni temin etmek içindir. Allâh Azze ve Celle nin burada olduğu gibi yarattığı çeşitli şeylere yemin etmesi, yemin edilen şeylerin önemini ve bunlara dikkat ve tefekkür edilmesi gereğini ifâde etmektedir. Kulların yemini ise ancak kendilerini yaratan, yaşatan ve yöneten zat üzerine olur ki, o da Allâh Subhânehu ve Teâlâ dır. O ndan başka bir şey için; ata, vatan, onur, şeref, namus üzerine yemin etmek haramdır. Kâbe, mushaf ve peygamber üzerine yemin etmek de aynı hükümdedir. Abdullâh İbn Ömer radîyallâhu anh dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, şöyle buyurmuştur:

Duhâ Sûresi Tefsîri 9 ا ل ل ع ب د ا ل ل ع ن ه : و س ل م ع م ب ن ر ح ل ف ق ال : ق ال ص ل ى ا ل ل ر سو ل ر ض ي ا ل ل ع ن ه أ و ك«ب غ ي ر ا ل ل ف ق د ك ف ر أ ش ر ع ل ي «م ن Kim Allâh tan başkası adına yemin ederse kâfir veya müşrik olmuş olur. [(SAHÎH HADÎS:) Ebû Dâvûd (3251); Tirmizî (1535) ] Allâh Azze ve Celle den başka bir şey üzerine yemîn etmek, ona tazim göstermek olduğundan Allâh tan başkası adına yemîn etmek câiz değildir. Nitekim hadisi şerifte Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, Allâh tan başkası adına yemîn etmeyi -kişiyi dinden çıkarmayan- küfür yahut şirk saymıştır. Çünkü sözle de olsa, Allâh tan başkası adına yemîn etmek, tazimde Allâh tan başkasını, Allâh a denk tutmaktır. seçti- Ey Muhammed! Rabbin seni م ا و د ع ك ر ب ك و م ا ق ل ى ٣ 3. ğinden beri hiç bırakmadı; terk etmedi, sana darılmadı; seni sevdi seveli kızmadı da. Bu âyet, sûrenin başındaki yeminin cevâbıdır. Bu da: Kuşluk vaktine ve geceye yemin olsun ki, Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı, demektir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyetinde Nebîsi Muhammed aleyhisselâm ı asla terk etmediğini; darılmadığını ve bunun hiçbir zaman mümkün olmayacağını bildirmektedir. Zîrâ Muhammed aleyhisselâm Allâh u Teâlâ nın seçilmiş elçisi ve habîbidir. Âlemlere üstün kıldığı en şerefli rasûlüdür. Nübüvvetinden kıyâmete kadar tüm insânlara ve cinlere rahmet olarak gönderdiği son peygam-

10 Abdullâh Saîd el-müderris berdir. Nitekim O, şöyle buyurmaktadır: و م ا ا ر س ل ن اك ا ل ك اف ة ل لن اس ب ش ير ا و ن ذ ير ا و ل ك ن ا ك ث ر الن اس ل ي ع ل م ون ٢٨ Biz, seni ancak bütün insânlara mübeşşir (müjdeleyici) ve nezir (uyarıcı) olarak gönderdik. Fakat insânların çoğu bilmezler. (Sebe: 34/28) م ا ك ان م ح م د ا ب ا ا ح د م ن ر ج ال ك م و ل ك ن ر س ول ا لل و خ ات م الن ب ي ن و ك ان ا لل ب ك ل ش ي ء ع ل يم ا ٤١ Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allâh ın Rasûlü ve nebîlerin sonuncusudur. Allâh, her şeyi hakkıyla bilendir. (Ahzâb: 33/40) Allâh Subhânehu ve Teâlâ, Muhammed aleyhisselâm ı hayatı boyunca desteklemiş ve onu hiç yalnız bırakmamıştır. İslâm ı tebliğ ederken onu korumuş ve ona yardımcılar olarak Ebû Bekr i, Ömer i, Osman ı Alî yi ve diğer sahâbeleri -Allâh hepsinden razı olsun- vermiştir. İslâm düşmanlarının hakkından gelmek için savaş meydanlarında bulunan Muhammed aleyhisselâm ı başlarında Cebrâil aleyhisselâm ın bulunduğu melekler ordusu ile takviye etmiştir. Kur ân, miraç ve ayın yarılması gibi daha birçok mucize ile desteklemiştir...

Duhâ Sûresi Tefsîri 11 و ل ى ٤ 4. âhi- Ve şüphesiz son olan yani و ل ل خ ر ة خ ي ر ل ك م ن ا ل ret, ikrâm olunan nimetler ve verilecek dereceler sebebiyle senin için hayırlıdır ilkten yani dünyâdan. 5. ى ٥ Ve elbette Rabbin sana yakında و ل س و ف ي ع ط يك ر ب ك ف ت ر ض yani âhiret hayatında hayırlar ve yüksek dereceler verecek; sen de verilenlerle razı; hoşnut olacaksın. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyetinde Rasûlü Muhammed aleyhisselâm için son olanın yani âhiretin evvel olandan yani dünyâdan hayırlı olduğunu ve âhirette kendisine birçok nimetler, hayırlar ve yüksek dereceler vereceğini beyân etmektedir. Âhiret hayatı, dünyâ hayatından hiç şüphesiz hayırlıdır. Çünkü cennete en son girecek Müslüman için dahi dünyâ hayatı ve zenginlikleri ahirette verilecek olan nimetlere karşılık hiçbir değer ifâde etmez. Hal böyle olunca, kendisine makâm-ı mahmud verilecek olan Muhammed aleyhisselâm ın âhiretteki durumu nasıl olur? Elbette ki ona verilecek olan makam ve nimetler, diğer kullara verilecek olan makam ve nimetlerden kat-kat üstün olacaktır. Muhammed aleyhisselâm a şefaat-i uzma yani en büyük şefaat verilecektir. Bu şefaat hesâbın başlaması için tüm beşeriyet için yapılacak olan şefaattir. Şefaat-i uzma yanında diğer şefaat çeşitleri de ona tam olarak verilecektir. Makâm-ı mahmud yine ona nasip olacaktır. Bu makam övülmüş olan çok yüksek bir makamdır. O, diğer peygamberlerin içinde ümmeti en çok olacak olanıdır. O, sıratı geçen ilk kimse olacaktır. Ona, kevser havuzu verilecektir. O havuz ki, ondan bir içine artık susuzluk çekmeyecektir... Bu saydık-

12 Abdullâh Saîd el-müderris larım ona verilecek olan nimetlerin ve derecelerin sadece bir kaçıdır. 6. ف ا و ى ٦ ye- Seni babanı kaybetmen sebebiyle ا ل م ي ج د ك ي ت يم ا tim yani babasız bulup da yakınlarının himayesine vererek barındırmadı mı? Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyetinde Rasûlü Muhammed aleyhisselâm ın yetim olduğunu ve bu sebeble yakınlarına onu himaye ettirdiğini haber vermektedir. Zîrâ Muhammed aleyhisselâm henüz daha anne karnında iken veya doğumundan sonra babasını kaybetmişti. Altı yaşında iken de annesi Âmine binti Vehb i kaybetti. Sonra o, sekiz yaşında iken ölünceye kadar dedesi Abdulmuttalib in himayesinde idi. Daha sonra ise Muhammed aleyhisselâm ı amcası Ebû Tâlib, kendisi ölünceye kadar himaye etti. Ebû Tâlib Muhammed aleyhisselâm ın nübüvvet dönemine yetişmiş fakat Muhammed aleyhisselâm ın çok istemesine rağmen Müslüman olmadan ölmüştür. Bu da göstermektedir ki, hidâyet beşerden değil, beşerin sâhibi ve hâlıkı Allâh tandır. ا ن ك ل ت ه د ي م ن ا ح ب ب ت و ل ك ن ا لل ي ه د ي م ن ي ش اء و ه و ا ع ل م ب ال م ه ت د ين ٥٦ (Ey Muhammed!) Şüphesiz sen, sevdiğini hidâyete erdiremezsin; ancak Allâh, dilediğini hidâyete erdirir. O, hidâyete erecek olanları daha iyi bilendir. (Kasas: 28/56)

Duhâ Sûresi Tefsîri 13 7. ى ٧ hüküm- Ve seni şaşırmış yani Allâh ın و و ج د ك ض ا ل ف ه د lerinden habersiz bir halde bulup da, doğru yola; şu an yürüdüğün şeriata iletmedi mi? Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyetinde Muhammed aleyhisselâm ı şaşırmış bir halde iken, onu, dosdoğru yoluna ilettiğini ifâde etmektedir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, Muhammed aleyhisselâm ı destekleyerek onu şaşkınlık halinden nübüvvete ulaştırmıştır. Ona Kur ân-ı Kerîm i vahyetmiş, İslâm şeriatını öğretmiş ve indirdiği kanunlarla hükmetmesini emretmiştir. Bununla birlikte Muhammed aleyhisselâm, nübüvvetten önce de Allâh a şirk koşanlardan asla olmamıştır. Nitekim Allâh Azze ve Celle, şöyle buyurmaktadır: م ا ض ل ص اح ب ك م و م ا غ و ى ٢ Arkadaşınız asla sapmadı, batıla da yönelmedi. (Necm: 53/2) Muhammed aleyhisselâm, putlardan, putlar adına yapılanlardan ve onlar için kesilenlerden uzak durmuş ve onlardan nefret etmiştir. O, ne nübüvvetten önce ne de sonra içki içmemiş, zînâ etmemiş ve asla yalan söylememiştir. Kavmi onu nübüvvetten önce dahi el-emin/güvenilir kimse olarak isimlendirmiştir. ihti- Seni fakir; yoksul olarak yahut و و ج د ك ع ائ ل ف ا غ ن ى ٨ 8. yaç halinde bulup da maddî kazanımlarla yahut verilen rızıklarla razı ederek zengin etmedi mi?

14 Abdullâh Saîd el-müderris Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyetinde Muhammed aleyhisselâm ı fakir bir halde iken çeşitli vesilelerle zengin kıldığını ifâde etmektedir. Nitekim Allâh Subhânehu ve Teâlâ, Muhammed aleyhisselâm ı nübüvvetten önce Hatice radîyallâhu anhâ ile evlendirerek zengin kılmıştır. Zira Hatice radîyallâhu anhâ çok zengin bir hanım olup, nübüvvetin onuncu yılında vefât edinceye kadar Muhammed aleyhisselâm ı gücü yettiğince desteklemiştir. Sonrasında ise kıtal emri ile ganimet kendisine helal kılınmıştır Bunlarla birlikte Ebû Hureyre radîyallâhu anh dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ا ل ل ص ل ى ا ل ل ن ال غ ن ى غ ن ى ع ل ي ه ع ن و س ل م» ر ة أ ب ي ي ه ر ل ي س ض ي ا ل ل ع ن ه ر ال غ ن ى ع ن ة ق ال : ق ال ر سو ل ال ع ر ض و ل ك ك ث ر «: الن ف س Zenginlik mal çokluğundan ibâret değildir. (Hakîkî) Zenginlik, gönül zenginliğidir. [(SAHÎH HADÎS:) Buhârî (6446); Tirmizî (1051) ] Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem, asıl zenginliğin gönül ve kanaat zenginliği olduğunu ifâde ederek Allâh Subhânehu ve Teâlâ nın verdiklerine razı olmayı en büyük zenginlik olarak açıklamıştır. göre- Öyleyse, malını alarak yahut hor ف ا م ا ال ي ت يم ف ل ت ق ه ر ٩ 9. rek sakın yetimi ezme! Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyetinde Muhammed aleyhis-

Duhâ Sûresi Tefsîri 15 selâm ı ve ümmetini uyarmakta, yetimlerin himaye edilmesini ve haklarının korunmasını beyân etmektedir. Başkasının malını ve hakkını gasb etmek haramdır. Yetimlerinin malını ve hakkını gasb etmek ise bundan daha şiddetlidir. Çünkü yetim, hamisiz ve savunmasız kalmıştır. Allâh Azze ve Celle, şöyle buyurmaktadır: و ا ت وا ال ي ت ام ى ا م و ال ه م و ل ت ت ب د ل وا ال خ ب يث ب الط ي ب و ل ت أ ك ل وا ا م و ال ه م ا ل ى ا م و ال ك م ا ن ه ك ان ح وب ا ك ب ير ا ٢ Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır. (Nisâ: 4/2) و اب ت ل وا ال ي ت ام ى ح ت ى ا ذ ا ب ل غ وا الن ك اح ف ا ن ا ن س ت م م ن ه م ر ش د ا ف اد ف ع وا ا ل ي ه م ا م و ال ه م و ل ت أ ك ل وه ا ا س ر اف ا و ب د ار ا ا ن ي ك ب ر وا و م ن ك ان غ ن ي ا ف ل ي س ت ع ف ف و م ن ك ان ف ق ير ا ف ل ي أ ك ل ب ال م ع ر وف ف ا ذ ا د ف ع ت م ا ل ي ه م ا م و ال ه م ف ا ش ه د وا ع ل ي ه م و ك ف ى ب ا لل ح س يب ا ٦ Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (buluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını (olgunlaştıklarını) görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ede-

16 Abdullâh Saîd el-müderris rek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) Kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dînin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesâb görücü olarak Allâh yeter. (Nisâ: 4/6) İfâde edildiği üzere yetimlere uygulanacak fıkıh, onların hoş tutulmaları, haklarının koruma altına alınması varsa mallarının kendileri başlarına geçinceye kadar muhafaza edilmesidir. Ve sakın ihtiyacından dolayı senden و ا م ا الس ائ ل ف ل ت ن ه ر ١١ 10. isteyeni azarlama ya istediğini ver yahut aşağılamadan yumuşaklıkla geri cevir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyetinde Muhammed aleyhisselâm ı ve ümmetini uyarmakta, ihtiyacından dolayı isteyeni azarlamayı yasaklamaktadır. Kişinin dilenmesi; başkalarından bir şeyler istemesi ancak gerçekten ihtiyaç sahibi olduğunda ve ihtiyaçlarını karşılayamadığında caiz olur. Böyle bir Müslümana yardım etmek, imkânlar nispetinde övülen bir iştir. Zira darda kalmış bir Müslümana yardım etmek, onun ihtiyacını görerek sıkıntısını gidermek, kıyâmet gününde kişiye çok büyük bir ecir olarak geri dönecektir. Nitekim Sâlim in babasından rivayet ettiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: و سل م ة ح اج ع ل ي ه ل ى ا ل ل ص م ن ك ا ن ف ي ع ن أ خ و أ ب يه ع ن س ال م ل أ ن ظ ل م ه ي ر سو ل و ل ا ل ل ه ي سل م ق ا ل: أ خ ي ه ال م س ل م «ال م س ل م

Duhâ Sûresi Tefsîri 17 م ن ح اج ت ه ف ي ك ان م سل م ع ن ف ر ج و ف ر ج ك ر ب ة ع ن ه ا لل ه ة ب م ن و ة م ي م ن ال ق ي ام س و ت ر ل ما ت ر س ه م س ا لل ه و م ال ق ي ي ام ك ر ب ة ب ه ا» ا ل ل ك ر ع ن Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zâlime) teslim etmez. Kim, Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allâh da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeble Allâh da onu kıyâmet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanın bir kusurunu örterse, Allâh da kıyâmet günü onun kusurunu örter. [Buhârî (2442); Müslim (2580) ] Bununla birlikte ihtiyaç sâhibi olmayan kimselere dilenmek haramdır. Nitekim Ebu Bişr Kabisa bin Muharik radîyallâhu anh şöyle demiştir: ف أ ت ي ت ت أ ت ي ن ا ت ح ل ر سو ل الص د ق ة إ ل ه ا ي ص يب ال م سأ ل ة ج ل و ر ل ح ق ب يص ة ا ل ل ف ن أ م ر د م خ ار ق ب ن ع ل ي ل ى ا ل ل ص ل ك ب ه ا ق ا ل: ر ج ل ث ل ث ة ر ض ي ا ل ل ع ن ه ه ت ح م ل و س ل م ث م أ سأ ل ه ق ا ل: ح م ال ة ق ال : ت ح م ل ت ح م ال ة ف يه ا ف ق ا ل: أ ق م ح ت ى»ي ا ق ب يص ة إ ن ال م سأ ل ة ل ل ه ف ح ل ت ث م ح ت ى أ ص اب ت ه ي م س ك ص يب ي ف اق ة ج ل و ر ا ق و ام ح ت ى ق وم ي أ ص اب ت ه ن ع ي م ث ل ث ة ج ائ ح ة ش م اج ت اح ت ال م سأ ل ة م ال ه أ و - ذ و ي ن س د اد ا ق ا ل م ال ح ج ا م ن ح ت ى ل ه ف ح ل ت ع ي ش - ن ق و م ه: ل ق د

18 Abdullâh Saîd el-müderris ع ي ش - س ح ت ا ل ه أ ص اب ت ق ا ل ف ل ن ا س د اد ا ف اق ة م ف ح ل ت ش ال م سأ ل ة س و اه ن ف م ا ح ت ى م ا ق و ام ص يب ي ن ال م سأ ل ة ي ا ن م ق ب يص ة ع ي - ن س ح ت ا«أ و ص ه ا اح ب ي أ ك ل ه ا Arabuluculuk görevi yüklendim (de ağır borç altına girdim ve) ve bu yüzden Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem e müracaat ettim. O da bana: Biraz bekle sadaka malı gelsin de ondan sana verilmesini emrederiz, dedi ve şöyle devam etti: Ey Kabisa! Dilenmek, istemek yalnızca üç kimse için helaldir. (1) Arabuluculuk (kan davası için diyet veya büyük bir meblağ için kefil) borcu altına giren kimse; o borcu ödeyinceye kadar istemesi helaldir, sonra dilenmekten vazgeçer. (2) Bütün mal varlığını yok eden (iflas, deprem, yangın vs.) bir felakete uğramış kimse; geçimini yoluna koyacak kadar istemesi helaldir, sonra dilenmeyi bırakır. (3) Son derece fakirliğe düşüp de kendisini tanıyanlardan en az aklı başında üç kişinin çok fakir düştü denecek hale gelen kimse; geçimini temin edecek kadar isteyip dilenmesi helaldir. Ey Kabisa bu hallerin dışında dilenmek haramdır. Dilenen haram yemiş olur. [(SAHÎH HADÎS:) Müslim (1044); Ebû Dâvûd (1640) ] Dilenmesi haram olan kimselere -bilindiği takdirde- bir şeyler vermek de caiz değildir. nübüvvet, Rabbinin sana verdiği و ا م ا ب ن ع م ة ر ب ك ف ح د ث ١١ 11. Kur ân ve zenginlik gibi senin üzerindeki nimetine gelince; işte onu anlat; haber ver. Allâh Subhânehu ve Teâlâ, bu âyetinde Muhammed aleyhisselâm dan kendisine verdiği nimetleri anlatmasını istemektedir.

Duhâ Sûresi Tefsîri 19 Allâh Subhânehu ve Teâlâ, Muhammed aleyhisselâm a birçok nimetler vermiştir. Bunlardan bazıları bu sûrede, yetim iken himaye edilmesi, şaşırmış iken doğru yola iletilmesi, fâkir iken zengin kılınması şeklinde ifâde olunmuştur. Zikredilenlerden başka kendisine Kur ân, şefaat, habiblik, son rasûl ve nebi olmak gibi daha birçok nimet verilmiştir. Bu nimetleri anlatması ve bunlardan dolayı da Rabbimize şükretmesi kendisinden istenmektedir. Muhammed aleyhisselâm ın izini takip edecek olanlarında, Rabbimiz Allah Azze ve Celle ye verdiği nimetlerinden dolayı şükretmesi ve gereken yerlerde bunları anlatması gerekir. و ال ح م د لل ه ر ب ال ع ال م ني و ص ل ى الل ه ع ل ى خ ي ر خ ل ق ه م ح م د و ع ل ى آل ه و ص ح ب ه و س ل م. Hamd âlemlerin rabbi olan Allâh a mahsustur. Salât ve selâm yaratılmışların en hayırlısı Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem in, âlinin ve ashabının üzerine olsun. Abdullâh Saîd el-müderris. 2013m./1434h.