Tanşıl Kılıç BİR SALINCAK MACERASI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman Resimleyen: Gözde Bitir 1. basım
Tanşıl Kılıç BİR SALINCAK MACERASI Resimleyen: Gözde Bitir
Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Devrim Çakır İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Recep Eren 1. Basım: 2000 adet, Mart 2016 ISBN 978-975-07-3125-9 Can Sanat Yayınları A.Ş., 2016 Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz. Can Sanat Yayınları Yapım ve Dağıtım Tic. ve San. A.Ş. Yayıncı Sertifika No: 31730 Hayriye Caddesi No. 2, 34430 Galatasaray, İstanbul Telefon: (0212) 252 56 75-252 59 89 Faks: 252 72 33 cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Kapak Baskı: Azra Matbaası; Sertifika No: 27857 Adres: Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi D Blok Kat: 3 No: 3/2 Topkapı, Zeytinburnu, İstanbul İç Baskı ve Cilt: Türkmenler Matbaacılık; Sertifika No: 12584 Adres: Maltepe Mah. Gümüşsuyu Cad. No:16 Topkapı, İstanbul
Bu kitabın sahibi:...
Tanşıl Kılıç Yazarın yayınevimizden çıkan diğer kitabı: ŞEKERLİ SİNEK Çocukluğumdan beri en sevdiğim şey yazmak. Çayırlarda yuvarlanırken, vapurları seyrederken aklımda hep yeni hikâyeler vardı. Kedilerle, kuşlarla, resimlerle, kitaplarla, misafirlerle dolu evimizde, yol arkadaşım kardeşimle hayallerimizin içinde gezerdik. Yazarak yeni yerler yaratmak, dolaşmak, maceralar yaşamak, yazarak öğrenmekti çocukluk benim için. Yazmak, hâlâ beni çocukların eğlenceli, olağanüstü, rengârenk dünyasına bağlayıp hayatımı güzelleştiriyor. Eşim, oğlum ve kedimle beraber mutluluk içinde yaşarken bir yandan da çocuklara yeni hikâyeler anlatmaktan başka ne isterim ki?
Ege, İlya, Nil, Bade ve tüm salıncak tutkunları için...
Dubi-an büyük bir şaşkınlık içindeydi. Uzun, upuzun bir yolculuğun sonunda, bugüne kadar gördüğü en güzel gezegen çıkmıştı karşısına. Manzara ekranına neredeyse yapışmıştı; masmavi denizleri, sapsarı çölleri, yemyeşil ormanları ve buzulları merakla inceliyordu. Gördüklerine inanamıyordu, neredeyse dili tutulacaktı. Tabii ona dil denirse. Yaklaş! diye komut verdi ekrana. Ekranın içinde başka bir çerçeve belirdi ve altlarındaki okyanusu daha yakından gösterdi. Birden görüntüye bir gemi girdi, süzülerek yavaşça geçiyordu: Rengârenk büyük kutularla dolu bir güvertesi, bacasından savrulan dumanları ve en arkasında da içinde H yazan kocaman bir daire vardı. Geminin dümen suyundaki köpüklerin ardından, onunla yarışan bir balina sürüsü girdi görüntüye, kuyruk sallayıp sular fışkırtan. 9
Tanşıl Kılıç BİR SALINCAK MACERASI 10
Dubi-an ekrana kilitlenmiş, gözlerini kocaman açmış, heyecanla izliyordu. Tabii onlara da göz denirse. Sonra kıtaların üzerinde gezindi. Zebraları inceledi; çizgilerinin evrenin gizli matematiksel hesaplamalarına göre kusursuz olduğunu anlayınca gülümsedi. Fillere, karıncalara, nehirlere ve ters yöne yüzen balıklara uzun uzun baktı. Ardından sıra şehirlere geldi. Kırmızı kırmızı damların arasında yollar, arabalar ve koşuşturan insanlar gördü. Bu gezegende de insanlar yaşıyor! diye düşünüp heyecanlandı. Yaz tatillerinde ailesiyle uçanaklarına atlayıp uzayda geziyorlardı. Birkaç gezegene uğrayıp aile dostlarını ziyaret ettikten sonra, dönüş yolunda yeni gezegenlere gözlem gezisi yapmayı adet edinmişlerdi. Anne babası, isterlerse, Dubi-an ın ve ağabeyi Molva nın gezegene inip keşif yapmasına izin veriyordu. Dubi-an bu kısa keşif gezilerine bayılıyordu. Eskiden ağabeyiyle çıkarlardı keşfe ama o, büyüdüğünü ve bu gezilerden sıkıldığını söyleyip uçanakta kalıyordu son iki senedir; arkadaşlarıyla bağlantı kurup üç boyutlu boşluk ortamında çift kale maç yapıyordu. Bu gözlem gezilerinde farklı insan türleri görmüşlerdi: Kocaman kulaklılar, çok uzun üç dört metre boylu olanlar, üç gözlüler, yedi parmaklılar Farklı görünseler de insan türlerinin ortak özellikleri çoktu. Gezegen içinde sürekli yer değiştiriyorlardı Tanşıl Kılıç BİR SALINCAK MACERASI 11
Tanşıl Kılıç BİR SALINCAK MACERASI 12
mesela, oradan oraya koşuşturuyorlardı. Dubi-an ın en çok hoşuna giden özellikleri ise sürekli kıyafet değiştirmeleriydi. Rengârenk kıyafetlerini sabah akşam değiştiriyorlar ve ertesi gün aynı şeyi giymiyorlardı. Ne renkli bir hayat tarzıydı bu! Dubi-an, insanların eşyalarına çok bağlı olduğunu da fark etmişti. Nereye gitseler yanlarında götürdükleri, içi eşyalarla dolu çantaları vardı. Bir de onlar yer değiştirdikçe kocaman eşyalarını taşıyan büyük kamyonlara rastlanıyordu yollarda. Seviyordu insanları Dubi-an, çok değişiktiler kendi türüyle karşılaştırınca. Neşeli, sürekli konuşup bir şeyler paylaşan, çabuk öfkelenen ama çabuk unutan bir türdü insan. Hem yaratıcıydılar da; teknolojik bakımdan kendi türünden çok geride olsalar da ilginç icatları vardı. Cep telefonu mesela: Kocaman ekranlı, ille de elektrikle doldurulması gereken, ses kalitesi pek de iyi olmayan bir iletişim aleti Vücut enerjisiyle çalışan bileklikler dururken cep telefonu taşımak ne büyük bir angaryaydı! Hele azıcık elektrik üretmek için kurdukları o kocaman, korkutucu tesislere ne demeli? Çamaşır makinesi de bir o kadar şaşırtıcıydı. Çamaşırları bir o yana bir bu yana döndürüp dakikalarca dans ettiren bu makine, litrelerce su ve yine garip bir icat olan deterjan harcıyordu boşu boşuna. Bir bildikleri vardır elbet, demişti Dubi-an kendi kendine. Bunlar, ne kendi gezegeninde ne de diğerle- Tanşıl Kılıç BİR SALINCAK MACERASI 13
YAŞ 8 9 10 + Tanşıl Kılıç BİR SALINCAK MACERASI Panik yok! İstilaya değil, sallanmaya geliyorlar! Tanşıl Kılıç tan, sıradışı bir dostluk hikâyesi, heyecan dolu bir roman! Ailesiyle birlikte her yaz uzay yolculukları yapan ve yeni gezegenler keşfeden Dubi-an, masmavi okyanuslarla, yemyeşil ormanlarla, her gün kıyafet değiştiren insanlarla ve tabii güzelim salıncaklarla dolu Dünya yı görünce sevinçten havalara uçar: Ailesi, güvenlik gerekçesiyle bu ilkel oyun düzeneğine binmesini ve kendi gezegenleri Bis te buna benzer bir şey kurmasını yasaklamıştır ama Dubi-an ın salıncak sevgisi önüne geçilebilecek gibi değildir... ISBN 978-975-07-3125-9