İNCELEME YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA İŞE İADE DAVASI AÇMA SÜRESİ Av. Dr. Ertan İREN ÇEİS Müşavir Avukatı GİRİŞ İşe iade davaları iş mahkemelerinde en çok görülen davalardandır. Mahkemeler öncelikle bu davaların İş Kanunu nun öngördüğü süre içinde açılıp açılmadığını incelemekte, süre kaçırılmışsa yapılan feshin geçerli olup olmadığı tartışmalarına girmeden davanın reddine karar vermektedir. İşe iade davası açma süresinin niteliği, başlangıç tarihi, kesintisiz olması gibi hususlar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi nin kararlarında ele alınmıştır. Çalışmamızda işe iade davası açma süresi yargı kararları çerçevesinde incelenmiştir. İş Kanunu nda iş güvencesi kapsamındaki işçilerin işveren tarafından yapılan feshe karşı itiraz imkanı ve yöntemi özel olarak düzenlenmiştir. İş Kanunu nun 20. maddesinde yer alan düzenleme gereği işçi, iş sözleşmesinin fesih bildiriminde bir sebep gösterilmediği veya geçerli bir sebep gösterilmediği yolunda iddiası bulunduğu takdirde, fesih bildiriminin kendisine tebliğ tarihinden itibaren bir aylık süre içinde iş mahkemesinde dava açması gerekir. Taraflar anlaşmışlarsa uyuşmazlığı aynı süre içinde özel hakeme de götürebilirler 1. İşçi, işe iade davasında, fesih işleminin yazılı olarak yapılmadığını, fesih nedeninin açık ve kesin olarak bildirilmemiş olduğunu, belirtilmiş olan nedenin fesih için geçerli bir neden olmadığını, işçinin davranışı veya verimsizliği nedeniyle yapılan fesihten önce savunmasının alınmamış olduğunu iddia edebilir. İş K. nun 25. maddesine dayanılarak yapılan bir fesih söz konusu ise feshin bu maddede gösterilen nedenlere uygun ve haklı olmadığını ileri sürebilir 2. Mülga 1475 sayılı İş K. nun 4773 sayılı kanunla değişik 13/C maddesindeki fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade davası açılabileceğine iliş- 1 Anayasa Mahkemesi nin 19.10.2005 tarihli ve 2003/66 E. ve 2005/72 K. sayılı kararıyla İş K. nun 20. maddenin birinci fıkrasının son cümlesinin Toplu iş sözleşmesinde hüküm varsa veya... bölümü iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi kararında özetle işçinin kendi iradesi olmaksızın sendikanın bağıtladığı toplu iş sözleşmesiyle özel hakeme gitme zorunda bırakılmasının bağımsız yargıya gitme ve hak arama özgürlüğünün Anayasaya aykırı olarak elinden alınması anlamına geleceği belirtilmiştir. Bkz. Çelik, 238-240. Süzek, 560-562. Kılıçoğlu-Şenocak,1400-1402. 2 Akı, 290. 50
İNCELEME çimento işveren ocak 2010 kin hüküm benzer şekilde 4857 sayılı İş Kanunu nun 20. maddesinde yer almıştır. Hizmet İlişkisine İşveren Tarafından Son Verilmesi Hakkındaki 158 sayılı ILO Sözleşmesi nin son vermeye karşı itiraz usulü başlıklı 8. maddesinin 3. bendinde Bir işçi hizmet ilişkisine son verme işlemine karşı makul bir süre içinde itirazda bulunmamışsa bu hakkını kullanmaktan vazgeçmiş sayılır hükmü mevcuttur. İş Kanunumuzda iş güvencesine ilişkin amaçların ve sonuçların bir an önce gerçekleşmesi için dava açma süresi kısa tutulmuştur. Dolayısıyla İş Kanunu nun 20. maddesinde bir aylık işe iade davası açma süresi öngörülmüş olması 158 sayılı ILO sözleşmesinde öngörülen makul süre ile uyumludur 3. I. BİR AYLIK DAVA AÇMA SÜRESİNİN NİTELİĞİ 4857 sayılı İş Kanunu nun 20. maddesi uyarınca fesih bildiriminde bir sebep gösterilmediği veya iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Anılan bir aylık süre, hak düşürücü süredir ve iş mahkemesince re sen dikkate alınması gerekir 4. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi nin kararlarında da bu husus vurgulanmaktadır 5. Mahkemelerce öncelikle davanın bir aylık sürede açılıp açılmadığının araştırılması gerekmektedir 6. Fesih bildiriminin tebliği tarihinden 3 Tuncay, 535. Süzek, 559. Ulucan, 13. Aktay-Arıcı-Kaplan, 191. Akyiğit, 284. 4773 sayılı kanunla getirilen iş güvencesi için bkz.tuncay (İş Güvencesi), 3-18. 4 Ekonomi, 15. Çelik, 237. Süzek, 559. Şahlanan, 103. Aktay-Arıcı- Kaplan, 191. Mollamahmutoğlu, 571. Sümer, 100. Alpagut, 239. Uşan, 112. 5 Yargıtay 9. HD. nin 06.07.2009 tarih, 2009/23235 E. 2009/19656 K. sayılı Kararında bu husus, 4857 sayılı İş Kanunu nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. şeklinde ifade edilmiştir. Bkz.Legal İHSGHD, S.23, 2009,1103-1105. Bir aylık işe iade davası açma süresini hak düşürücü süre kabul eden benzer kararlar için bkz. Yarg. 9. HD. 15.09.2008, 2008/3683 E., 2008/23511 K., Yarg. 9. HD. 10.11.2008, 2008/4920 E., 2008/30563 K. Kar, 540-541. 6 Yargıtay bir kararında dava açma süresinin gözetilmesi önceliğini şu şekilde açıklamıştır, Davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin 28.04.2004 tarihli bildirimin tebliğine dair belge dosyada bulunmamaktadır. Resen araştırılması gereken bu husus açıklığa kavuşturulmadan açıitibaren bir ay içinde dava açılmaz veya özel hakeme başvurulmazsa, yapılmış feshin hukuka aykırılığı ileri sürülemez, feshin geçerli olup olmadığı tartışılamaz. Böylece yapılan fesih geçerli bir feshin bütün hüküm ve sonuçlarını doğurur 7. II. BİR AYLIK DAVA AÇMA SÜRESİ 1. Dava Açma Süresinin Başlangıcı İş sözleşmesini fesih hakkı, hak sahibine karşı tarafa yönetilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanıyla iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran bir haktır 8. Karşı tarafa varması gerekli tek taraflı bir irade beyanı olan fesih bildirimi hazır olmayanlar arasında işçiye ulaştığı an geçerli olur 9. Bir aylık işe iade davası açma süresi fesih bildiriminin işçiye ulaştığı, tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. İş Kanunu nun Yazılı Bildirim başlıklı 109. maddesi uyarınca fesih bildirimi muhatabın imzası karşılığında yapılmalı, bildirim yapılan kişi bunu imzalamazsa durum o yerde tutanakla tespit edilmelidir. Böyle bir durumda bildirim yapan tarafından usulüne uygun olarak bildirim yapıldığı kabul edilir. Aksinin ispatı karşı tarafa düşer 10. 2. Dava Açma Süresinin Hesaplanması ve Sona Ermesi Bir aylık işe iade davası açma süresinin hesaplanması konusunda İş Kanunu nda bir düzenleme bulunmalan bu davanın bir aylık hak düşürücü süresi içinde açılıp açılmadığı anlaşılamamaktadır. Öncelikle bu hususun tespiti gerekir. Yarg. 9.HD.30.12.2004, 2004/25204 E., 2004/30019 K. Bkz. Kılıçoğlu-Şenocak, 1437-1438. 7 Ekonomi, 15. Süzek, 560. Mollamahmutoğlu, 571. Akyiğit, 287. Alp, 151. 8 Süzek, 454. 9 Kar, 533. 10 Çil, 1839. 51
maktadır. Bu nedenle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun (HUMK) 161 ve 162. maddeleri dikkate alınarak süre hesaplanmalıdır. Buna göre fesih bildiriminin davacıya ulaştığı veya tebliğ edildiği gün hesaba katılmaz ve takip eden ayın aynı günü çalışma saatleri bitene kadar dava açılabilir. Son gün tatile denk gelirse, tatili takib eden günün mesai saati sonunda hak düşürücü süre sona erer 11. III. SÜRELİ FESİHTE DAVA AÇMA SÜRESİ İşverence yapılan yazılı fesih bildiriminin işçiye ulaştığı an bir aylık hak düşürücü sürenin işlemeye başladığı tarihtir. İşveren iş sözleşmesini bildirim sürelerine uyarak İş K. md.17 uyarınca feshetmişse, işçi davayı iş sözleşmesinin sona ermesi tarihi olan bildirim sürelerinin sonunda değil, feshin kendisine bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde açmak zorundadır 12. Yargıtay kararlarında da iş sözleşmesinin süre verilerek feshi halinde işe iade davası açma süresinin ihbar süresinin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ aldığı tarihten itibaren başlayacağı vurgulanmaktadır 13. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi nin bir kararında, Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin 18.08.2004 tarihinde feshedileceği 1.7.2004 tarihinde bildirilmiştir. Yasanın açık hükmü karşısında bir aylık dava açma süresi feshin gerçekleştiği tarih yerine fesih bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren başlatılmalıdır. Dava, 14.09.2004 tarihinde açılmış olmakla, dava açma yönünden bir aylık hak düşürücü süre geçmiş durumundadır. Davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur. şeklinde hüküm verilmiştir 14. IV. EYLEMLİ FESİHTE DAVA AÇMA SÜRESİ Çalışma hayatında iş sözleşmesinin feshi her zaman yazılı olarak yapılmamakta, bazen sözlü bildirim bazen de fesih sonucu çıkarılan fiili tutum ve davranışlarla karşılaşılmaktadır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi eylemli feshin yapıldığı (eylemsel tutumun sergilendiği) tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Bu tarih her türlü yazılı veya sözlü delille ispatlanabilir 15. Tarafların birbirlerine gönderebilecekleri ihtarname içerikleri ispat aracı olarak kabul edilebilir. İbranamede yazılan işten ayrılış tarihi de bir delil olarak dikkate alınabilir. 16 İşyerine alınmama gibi iş sözleşmesinin feshini gösteren fiili durumu tespit eden bir tutanak tutulması halinde, tutanak tarihine göre takip eden ayın ertesi günü akşamına kadar işe iade davası açılması gerekir 17. İşverenin fesih bildirimini tebliğ almaktan imtina edildiğini gösteren tutanakların tutulduğu tarih, tutanağı düzenleyenlerce doğrulanması halinde tebliğ tarihi olarak kabul edilebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi nin 2009 yılında verdiği kararında bu husus açıklanmıştır. Söz konusu karara göre, İşveren fesih bildiriminde bulunmuş ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen örneğin işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler 18. 11 Çankaya-Günay-Göktaş, 197-198.Günay, 103-104. 12 Süzek, 559. Çelik 237. Tuncay, 535. Akyiğit, 287. Narmanlıoğlu 145-146. Karşı görüş, Demir, 493. Çil, 313. 13 Yarg. 9. HD. 06.07.2009 tarih, 2009/23235 E.2009/19656 K., Yarg. 9. HD., 18.03.2008, 2007/27196 E., 2008/5315 K. 14 Yarg. 9. HD. 18.04.2006 tarih ve 2006/7831 E. ve 2006/10473 K.. 15 Çankaya-Günay-Göktaş, 197-198. 16 Günay, 102-104. Akyiğit, 285-286. 17 Günay, 102-104. 18 Yarg 9. HD. 06.07.2009, 2009/23235 E.2009/19656 K. Bkz. İHSGHD, S.23, 2009,1103-1105. 52
çimento işveren ocak 2010 V. BİR AYLIK DAVA AÇMA SÜRESİNİN KESİNTİYE UĞRAMAMASI Bir aylık dava açma süresinin hak düşürücü süre niteliğinde olmasının önemli bir sonucu da zamanaşımı süresinden farklı olarak hak düşürücü sürenin herhangi bir nedenle kesilmesi veya durmasının söz konusu olmamasıdır 19. 1. Rapor Alma İşe iade davasında dava açma süresi olan bir aylık hak düşürücü süreyi işçinin alacağı istirahat raporu durduramaz. Bu nedenle fesih bildiriminin davacıya ulaştığı tarihte işçinin istirahat raporu olsa da bir aylık dava açma süresi fesih bildirimi işçiye ulaştığı anda işlemeye başlar. Yargıtay kararlarında da istirahat raporu alınmasının hak düşürücü süre olan işe iade davası açma süresinin kesilmesine ve durmasına neden olmayacağı belirtilmiştir. Davacının iş sözleşmesinin feshedildiğinin 16.6.2006 tarihinde bildirildiği, davacının bu fesih bildiriminden sonra 20.6.2006 tarihinde 20 günlük ve takip eden 10.7.2006 tarihinde bir kez daha 20 günlük rapor aldığı, davanın ise bir aylık süre geçtikten sonra 8.8.2006 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. İstirahat raporu alınması hak düşürücü süre olan dava süresinin kesilmesine ve durmasına neden olmaz. Hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerekir 20. 2. İdari İtiraz Prosedürüne Başvurma Uygulamada özellikle işyeri/personel yönetmeliklerinde disiplin cezalarına ve iş sözleşmesinin feshine karşı 19 Alp, 151. 20 Yarg. 9.HD. 21.05.2007, 2007/6445 E. ve 2007/15616 K, Çimento İşveren, Eylül 2008, 31. Benzer şekilde Yarg. 9. HD si vermiş olduğu bir kararında Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle fesih bildirimi yapıldığı sırada davacının raporlu olduğu, bildirimin 22.02.2007 tarihinde yapıldığı sırada davacının raporlu olduğu, bildirimin 22.02.2007 tarihinde yapıldığı, davanın ise 10.07.2007 tarihinde açıldığı, feshin sonuçlarını rapor bitimi olan 11.06.2007 tarihinde doğursa da fesih bildirimini etkilemediği, alınan raporun fesih bildiriminin değil, feshin sonuçlarını rapor sonrasına bıraktığı, buna göre davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı anlaşıldığından sonuç itibari ile doğru olan kararın bu gerekçe ile onanmasına... hükmü yer almıştır. Bkz.Kar, 544. itiraz yollarının düzenlendiği görülmektedir. Acaba işçinin bu yollara başvurması ve işyerindeki yetkili organın kararını beklemesi halinde bir aylık dava açma süresinin başlangıcında bir değişiklik olabilecek midir? Personel yönetmeliği, disiplin yönetmeliği veya toplu iş sözleşmesi ile fesih bildirimine karşı öngörülen itiraz yolu hak düşürücü niteliğinde bir dava açma süresinin başlamasına engel olamaz 21. Hak düşürücü niteliği gereği bir aylık dava açma süresinin işyerinde yetkili makama yapılan itirazla kesilmesi mümkün değildir. İşyeri içi itiraz prosedürüne güvenerek işe iade davasını süresinde açmayan işçi dava açma hakkını kaybedecektir 22. Feshin geçersizliği için Çalışma Bölge Müdürlüğüne müracaat edilmiş olması da bir aylık dava açma süresini etkilemeyecektir 23. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi fesih bildirimine karşı işyerinde idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümlerinin dava açma süresini kesmeyeceğini kararlarında belirtmektedir. Yargıtay ın vermiş olduğu bir kararına konu olan olayda, davacı işçi, işverenin yönetim kurulunun fesih kararı ve bildirimi üzerine önce işyerindeki düzenlemelere uygun olarak fesih kararına itiraz etmiştir. Yönetim Kurulu işçinin bu itirazını üç ay sonunda reddetmiş, işçi de bu ret kararı üzerine işe iade davası açmıştır. Yerel mahkeme, müfettiş raporunda, yetki ve unvan indirilmesi cezasının teklif edildiği, banka teftiş kurulu başkanının da banka zararı doğmadığı gerekçesiyle rapora katılmadığına ilişkin muhalefet şerhi koyduğu ve alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay ise fesih sebebinin geçerli olup olmadığının incelemesine girmeden işyerinde fesih bildirimine itirazı öngören düzenlemelerin hak düşürücü süreyi kesmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir 24. 21 Günay, 102-104. 22 Söz konusu hükmün adil olmadığı ve yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu yönündeki eleştiriler için bkz. Alp, 152. 23 Çil, 313. 24 Yarg 9. HD 10.04.2006, 2006/6026 E. ve 2006/9383 K. Bkz. Alp, 151. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümlerinin dava açma süresini kesmeyeceğine iliş- 53
3. İş Sözleşmesinin Askıya Alınması İş kazası, hastalık, analık, grev ve lokavt, zorlayıcı nedenlerin ortaya çıkması gibi haller, işçinin geçici ve kusursuz olarak işgörme edimini yerine getirmesini olanaksız kılmaktadır. İşçinin işgörme edimini geçici olarak yerine getirmesini engelleyen bu gibi durumlarda iş sözleşmesi askıya alınmaktadır. Askı süresince iş sözleşmesi varlığını sürdürmeye devam etmekte ancak tarafların iş sözleşmesinden doğan temel borçları (işgörme ve ücret ödeme) askıya alınmakta, ertelenmektedir. Askıya alınma nedenlerinin ortadan kalkmasıyla iş sözleşmesi normal hükümlerini doğurmaya devam eder 25. İş sözleşmesinin askıya alınması işlemi bir fesih değildir. Bu nedenle işe iade davası açma süresi askıya alma tarihinde işlemeye başlamaz. Askı süresi bitimi ve işe başlama tarihi bilinmesine rağmen işçi bu tarihte işe çağrılmaz ise, iş sözleşmesinin eylemli olarak bu tarihte feshedildiği kabul edilmeli ve dava açma süresi bu tarihte başlatılmalıdır. Askı süresinin sona erme tarihi bilinmiyorsa, işçi işe başlatılmasını isteyen bir irade açıklamasında bulunarak işverene işe başlatılması için bir süre verebilir. Bu sürenin sonunda işçi işe başlatılmazsa, işe başlatılması için işverene verilen sürenin bitiminde iş sözleşmesinin feshedildiği dolayısıyla bu tarih itibariyle işe iade davası açma süresinin işlemeye başladığı kabul edilecektir 26. Konuyla ilgili olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Kanununda iş sözleşmesinin işverence tek taraflı olarak askıya alınabileceğini öngören bir düzenleme bulunmamakkin benzer karar için bkz. Yarg 9. HD. 06.07.2009 tarih, 2009/23235 E.2009/19656 K. İHSGHD, S.23, 2009,1103-1105 İşçinin fesih işlemine karşı bir aylık süre içinde idari yargıda dava açması ve idari yargıda görevsizlik kararı verilmesi halinde HUMK nun 193. maddesi uyarınca hareket edilmesi gerekir. HUMK 193/2 maddesi uyarınca kesinleşen görevsizlik kararının tebliğinden sonra 10 gün içinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin istenilmesi halinde açılan davanın görülmesi ve sonuçlandırılması gerekir. Bkz. Kar, 536-537. 25 İş sözleşmesinin askıya alınmasının koşulları için bkz. Süzek, 429-433. 26 Kar, 536. tadır. Bu nedenle işverenin sözleşmeyi tek taraflı olarak askıya alması Dairemizce fesih olarak kabul edilmektedir. Ancak somut olayda iş akdi işverence askıya alınmış, davacı bu askı süresince işe çağrılmayı beklemiş, işe çağrılmaması üzerine davalıya ihtarname göndererek işbaşı yaptırılmasını istemiştir. Bir başka ifade ile askıya alma konusunda tarafların iradeleri birleşmiştir. Davalı işveren askıya almanın fesih olduğunu ve bu nedenle dava açma süresinin askıya alma tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini ileri sürmüş ve mahkemece davalının bu savunmasına değer verilmiş ise de, işverenin askı olarak açıkladığı iradesi üzerine davacının işyerinde önceki uygulamaları da dikkate alarak beklediği ve çektiği ihtarnameden sonra iş akdinin sona erdiğini öğrendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşmenin davacının ihtarname ile işverene verdiği sürenin sonunda feshedildiğinin ve bu tarih itibariyle davanın bir aylık süre içinde açıldığının kabulü gerekir. şeklinde karar vermiştir 27. SONUÇ İş K. nun 20. maddesinde öngörülen bir aylık işe iade davası açma süresi fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. İşveren iş sözleşmesinin fesih bildirimini yazılı, sözlü ya da eylemli olarak yapabilir. Dava açma süresi bakımından önemli olan bu bildirimin işçiye ulaştığı anın tespitidir. Eylemli ve sözlü fesihte, feshin işçiye ulaştığı tarih her türlü delille ispatlanabilir. 27 Yarg. 9.HD. 20.12.2004, 2004/32205 E ve 2004/28466 K. Bkz. Kar, 536. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi nin askı süresiyle ilgili vermiş olduğu bir diğer kararında da 4857 sayılı İş Kanunu nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesi feshedilen işçinin, fesih bildiriminden itibaren bir aylık süre içinde feshin geçersizliğini istemesi gerekir. Mevsimlik işte fesih bildiriminin çalışırken yapılması halinde bir sorun yoktur. Ancak iş sözleşmesi askıda iken karşımıza bazı sorunlar çıkmaktadır. Kural olarak mevsim başında işçi işe davet edilmediği takdirde itirazın mevsimlik işin başladığı tarihten itibaren bir aylık süre içinde yapılması gerekir. Bunun için ise, işe başlama tarihinin bilinmediği durumda, işçinin davet edilmediğini öğrendiği tarihten itibaren veya işçinin işe başlatılması istemini içeren isteminin yerine getirilmemesi halinde, getirilmeme tarihinden itibaren bir aylık dava açma süresinin kabul edilmesi gerekir. hükmü yer almıştır. Bkz. Yarg.9. HD. 15.09.2008, 2008/1864 E. ve 2008/23534 K. Bkz. Kar, 538-540. 54
çimento işveren ocak 2010 Süreli fesih söz konusu ise işçi işe iade davasını iş sözleşmesinin sona ermesi tarihi olan bildirim sürelerinin sonunda değil, feshin kendisine bildirildiği tarihten itibaren bir ay içinde açmak zorundadır. Dava açma süresinin hak düşürücü niteliği gereği fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işçinin rapor alması bu süreyi durdurmayacaktır. Aynı şekilde işyeri iç yönetmelikleri ya da toplu iş sözleşmeleri gereği işyerindeki yetkili makama yapılan itiraz da dava açma süresini kesmeyecektir. Askı süresinin sona erme tarihi belirli olmasına rağmen işçi işe başlatılmazsa iş sözleşmesinin eylemli olarak bu tarihte feshedildiği kabul edilmeli ve dava açma süresi bu tarihte başlatılmalıdır. Askı süresinin sona erme tarihi bilinmiyorsa, işçi işverene işe başlatılması için bir süre vermiş ve bu sürenin sonunda işçi işe başlatılmamışsa, işe başlatılması için işverene verilen sürenin bitiminde iş sözleşmesinin feshedildiği dolayısıyla bu tarih itibariyle de işe iade davası açma süresinin işlemeye başladığı kabul edilmelidir. KAYNAKLAR AKI, Erol: İş Sözleşmesinin Feshi, Feshe İtiraz Ve Geçersiz Nedenle Yapılan Feshin Hukuki Sonuçları, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Türk Milli Komitesi 30. Yıl Armağanı, Ankara, 2006, 283-323. AKTAY Nizamettin-ARICI Kadir-KAPLAN/SENYEN, Tuncay:İş Hukuku 2. B. Seçkin Yayınevi, Ankara, 2007 AKYİĞİT, Ercan: Türk İş Hukukunda İş Güvencesi, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2007. ALP, Mustafa: Bireysel İş İlişkisinin Sona Ermesi ve Kıdem Tazminatı Açısından Yargıtay ın 2006 Yılı Kararlarının Değerlendirilmesi, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Türk Milli Komitesi, TİSK Yayın No:299, Ankara, 2009, 133-178. ALPAGUT, Gülsevil: İş Sözleşmesinin Feshi ve İş Güvencesi, III. Yılında İş Yasası, 21-25 Eylül 2005, Bodrum, 200-251. ÇELİK, Nuri: İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş 22.B. Beta Yayınevi, İstanbul, Ağustos 2009. ÇİL, Şahin, 4857 sayılı İş Kanunu Şerhi, 1.Cilt, Turhan Kitabevi, Ankara, 2004. DEMİR, Fevzi:Geçerli Sebeple Fesih Kavramı ve Uygulama, Legal İSGHD, 2006/10, 469-498. EKONOMİ, Münir: Hizmet Akdinin Feshi ve İş Güvencesi, Çimento İşveren Dergisi Özel Eki, C.17, S.2 Mart, 2003. GÜNAY, Cevdet, İlhan:, Yargıtay Kararları Işığında İş Güvencesi, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Türk Milli Komitesi, TŞOF Trafik Matbaacılık A.Ş. Ankara, 2008, 102-104. KAR, Bektaş:İş Güvencesi ve Uygulaması, Yetkin Yayınları, Ankara, 2009, 533-536. KILIÇOĞLU, Mustafa- ŞENOCAK, Kemal: İş Güvencesi Hukuku, Legal Yayını, İstanbul, 2007. MOLLAMAHMUTOĞLU, Hamdi: İş Hukuku, Turhan Kitabevi, Ankara, 2004. NARMANLIOĞLU, Ünal: Bireysel İş İlişkisinin Kurulması ve İşin Düzenlenmesi Açısından Yargıtay ın 2007 Kararlarının Değerlendirilmesi, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Derneği, Beta Yayınevi, İstanbul, 2009, 105-166. SÜMER, Hadi, Haluk: İş Hukuku, MimozaYayınları, Konya, 2008. SÜZEK, Sarper: İş Hukuku, Beta Yayınevi, Yenilenmiş 4. B. İstanbul, 2008. ŞAHLANAN, Fevzi: Yargıtay ın İş Hukukuna İlişkin Kararlarının Değerlendirilmesi 2003, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Türk Milli Komitesi, Ankara, 2005, TUNCAY, A. Can: İşe İade, Legal İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, S.2, 2004, 533-536. TUNCAY, A. Can: İş Güvencesi Yasası Neler Getiriyor, Çimento İşveren, C.17, S.1, Ocak,2003, 3-18. (İş Güvencesi) ULUCAN, Devrim: İş Güvencesi, Türkiye, Toprak SÇCSIS Yayını, İstanbul, 2003, UŞAN, Fatih: İş Hukuku, Gazi Kitabevi, Eylül, Ankara, 2006. ÇANKAYA Güven Osman-GÜNAY İlhan Cevdet-GÖKTAŞ Seracettin, Türk İş Hukukunda İşe İade Davaları, Yetkin Yayınları, Ankara, 2005. 55