6102 sayılı TTK nın 397. Maddesi 6102 sayılı TTK nın 397'nci maddesi ile hangi şirketlerin denetime tabi olacaklarını belirleme yetkisi Bakanlar Kurulu'na verilmişti. Buna ilişkin Bakanlar Kurulu Karar Taslağı basında yer aldı.
Karara (I) sayılı ve (II) sayılı liste eklenerek bağımsız denetime tabi olacak şirketler belirlenmiştir. (I) sayılı listede bağımsız denetime tabi olacak şirketler 8 madde halinde sayılmıştır. Bu maddelerde yer verilen şirketler her durumda bağımsız denetime tabi olacaktır. (I) sayılı listedeki şirketler genel olarak hali hazırda Sermaye Piyasası Kanunu (SPK), Bankacılık Kanunu, Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu, Elektrik Piyasası Kanunu gibi kanunlar kapsamında denetime tabi olan şirketlerin denetimi ile ilgilidir.
(II) sayılı listede denetime tabi olma ölçütü olarak aktif büyüklüğü, yıllık net satış hasılatı ve çalışan sayısı esas alınmıştır. Tek başına veya bağlı ortaklarıyla birlikte aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini sağlayan sermaye şirketleri 1 Ocak 2014'ten itibaren denetime tabi olacaktır.
Aktif büyüklüğü 150.000.000.-TL ve üstü, Yıllık net satış hasılatı 200.000.000.-TL ve üstü, Çalışan sayısı 500 ve üstü.
Denetime tabi olacak sermaye şirketleri (anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler) bakımından bu şartlar, tek başlarına ya da bağlı ortaklıklarının olması halinde bağlı ortaklarıyla birlikte aranacaktır. Denetime tabi olmak için yukarıda sayılan üç şarttan ikisinin birlikte sağlanmış olması gereklidir. Örneğin, yıllık net satış hasılatı 250.000.000.-TL olan bir şirketin aktif büyüklüğü 100.000.000.-TL ve çalışan sayısı 400 ise denetim zorunluluğu olmayacaktır.
İzah olunan hadlerden ikisinin aşılması da tek başına denetime tabi olmak için yeterli değildir. Ayrıca, yukarıda belirtilen üç ölçütten en az ikisinin sınırlarının art arda iki hesap döneminde aşılması şartı bulunmaktadır. Örneğin 1 Ocak 2014'ten itibaren denetime tabi olunabilmesi için 2012 ve 2013 hesap dönemlerinin her ikisinde de yukarıda belirtilen üç ölçütten ikisinin sağlanmış olması gereklidir.
Şirket bağımsız denetime tabi olduktan sonra, yukarıdaki ölçütlerden en az ikisinin iki hesap dönemi boyunca haddin altında kalması halinde izleyen hesap döneminden itibaren bağımsız denetim zorunluluğu kalkacaktır. Bu şu anlama gelmektedir; örneğin 2014 yılında bağımsız denetime tabi olan ve 2015 ve 2016 yıllarında yukarıdaki ölçütlerden en az ikisinin altında kalınması halinde 2017 yılında bağımsız denetime tabi olunmayacaktır.
Bir diğer bağımsız denetim zorunluluğundan çıkma hali ise, bir hesap döneminde yukarıdaki ölçütlerden en az ikisinin sınırlarının yüzde yirmi veya daha fazla altında kalması durumudur. Bu halde de izleyen hesap döneminden itibaren bağımsız denetim zorunluluğu kalkacaktır. Yukarıdaki ölçütlerden şirketin aktif büyüklüğü ve yıllık satış hasılatının belirlenmesi bakımından yürürlükteki mevzuata göre hazırlanan önceki yıllara ait finansal tablolar, çalışan sayısı bakımından ise şirkette önceki yıllardaki ortalama çalışan sayısı dikkate alınacaktır
Bakanlar Kurulunun Kanun Taslağı ndaki bu düzenleme çok az sayıdaki şirketin Denetime tabi olacağı sonucunu da yanında getirmektedir. Şirketlerin denetimsiz kalması fayda sağlamadığı gibi, şirketlerin güvenilirliği konusunda da önemli soru işaretleri yaratacak ve ekonomide büyük sıkıntılara sebebiyet verecektir.