KARANLIKTA FİLİZLENEN TOHUM ÊMILE ZOLA-GERMINAL
Kara elmas Nice canlar yaktı, nice gülüşleri söndürdü yüzyıllardır. Milyonlarca madenci indi yerin derinlerine, kimisi çıkamadı, kimisi canının yarısını bırakıp çıktı gün yüzüne. Her kömür tanesinde anıları vardır madencilerin, acıları vardır. Yerin altında kalan dostlarına yakılan ağıtları duyarlar her yanan kömürün çıtırtısında İşçiye, onlara yapılan sömürüyü görürler, sömürenleri görürler yanan kömürden çıkan kapkara dumanda Yine de inerler toprağın en derinlerine ekmek parası uğruna. Bilirler ki çocuklarının rızkıdır vurdukları her kazma darbesi. Cesurdur madenciler, yüreklidirler. Birdirler, birliktedirler. Ak girer, kara çıkarlar ama ruhları kirlenmez, kömür karası değmez kalplerine. Ruhu kömürden kara olanların ağız kokusunu çekerler. Çok uzun yıllardır değişmeyen bu zulüm Keşke! ler ile değişmez, bilirler yüce yürekli madenciler Êmile Zola, 1885 te yazdığı Germinal de işte o yüce yürekli madencilerin yaşamlarını anlatır. Onlara yapılan haksızlıklar karşısında romanın kahramanı Étienne Lantier in verdiği savaşı, dik duruşunu gösterir. İşçilerin el ele
ayaklanmalarını, haksızlıklarla dövüşlerini ve o çok sevdikleri hayatlarını koruyuşlarını gözlerimizin önüne serer. Tam bir devrimci ruha sahiptir Êtienne. Yokluğun tam ortasında, 1860 ların Kuzey Fransa sında kalkan yumruğun sesidir onun sesi Umudu vardır her zaman Êtienne in, yumruğu insin istemez. Aksine havaya kalkacak yeni yumrukları ister, ses ister ve o sesi duyurmak ister. Germinal tohum demektir Fransızca da. Êtienne de bir tohumun su ve güneş ile yeşerdiği gibi, acı ve haksızlıklarla yeşermiştir onca yorgun, bitkin ve kabullenmiş maden işçisinin arasından. Haksızlığa, ezilmeye, eşitsizliğe tahammülü yoktur. Cesareti olur her işçinin, ümidi olur burjuvazinin karşısındaki dik duruşu ile Onun yumruğunu havada gören işçiler, yanında olurlar Êtienne in ve ayaklanırlar, ancak hüsranla sonuçlanır grevleri Aslında Êmile Zola nın yazdıkları hiç yabancı gelmedi bana okurken Hiç birimize gelmez. Aradan koca bir yüzyıldan daha uzun süre geçmiş olmasına rağmen, günümüzde maden işçisinin gördüğü muamele hala değişmedi. Ses çıkarmak isteyenin sesini kesen bir
baskıcılığın ortasında, hala yerin metrelerce altına inen maden işçileri, her inişte ruhlarından bir parça daha eksilmiş bir biçimde çıkıyorlar yukarı. Kısa bir süre önce, bunun çok acı bir örneğini yaşadık ulusça Ekmek parası uğruna karanlığa gömülen yüzlerce canı, ailelerini, yaslarını gördük. Herkes elinden bir şey gelsin istedi, gelmedi. Yürekleri yakanlar umursuyorlarmışçasına maden ocağına gittiler, bakmakla yetindiler. Zaten her zaman yaptıkları bu değil miydi? 1860 lardan beri ne değişti? Hiç. Toplumda hala sınıf ayrımı, ezen, ezilen varken hiç bir şeyde değişmeyecek. Ümidi olacak her güzel insanın önceden olduğu gibi, ama o ümidi yok etmeye çalışanlarda olacak. Kömür, insanların yuvalarının ocağını yaktığı gibi, söndürmeye de devam edecek. Êmile Zola nın Germinal de söylediği gibi; Dünyayı bir günde yıkıp yeni baştan yapamazsınız. Bir günde her şeyi değiştireceklerini söyleyenler ya şarlatan ya da alçaktırlar.. Bu mesele yüzyılları aşkın bir süredir değişmediği gibi, yine hemen değişmeyecek. Farkındalık, özen, empati ve emek ile, inanç ile değişecek. Maden işçilerinin lambalarının ışığını
takip ettiğimizde ve Êtienne in ruhuna sahip olduğumuzda onları karanlıktan çıkarmanın yollarını bulacağız. Êmile Zola, Germinal ile kömür karası yüzlerinden emek okunan maden işçilerinin sesini duyurmuş 1885 te Okuduğumda ciğerlerimi kömür tozuyla dolduran bu roman, değişmeyen acı gerçekleri gösterdi bana tekrar Gün geçtikçe unutulmaya yüz tutan acıyı yaşattı tekrar yüreğimde Özgürlüğe doğru atılan bir adımdı benim için Germinal. Kenetlenmiş eller, haksızlığa karşı kalkan yumruklar, çığlıklardı. Her ne kadar anlamaya çabalasam da belki de hiçbir zaman tam olarak anlayamayacağım yüce yürekli maden işçilerinin kara elleriyle yüreğime dokunuşuydu. Daha önce de söylediğim gibi, kömür lekeli elleri ve sütten ak kalpleri ile en büyük emekçidir maden işçileri ve ya Mahzuni Şerif in dediği gibi; Der Mahzuni kuyu dardır Bize kolay o na zordur Bir onurlu teri vardır Bunu bilir madenciler
Sıla Nur ERTUNÇ