NÂZIM HİKMETİN BİR YAZISINDAN

Benzer belgeler
Sevda Üzerine Mektup

AŞKIN ACABA HÂLİ. belki de tek şeydir insan ilişkileri. İki ayrı beynin, ruhun, fikrin arasındaki bu bağ, keskin

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

TİYATRO AKADEMİ BAŞVURU FORMU

8, Safsaf sokak Emirrân Tel Ağustos Muhterem Bey Efendi

SEN SURAT OKUMAYI BİLİR MİSİN?


Yeşaya Geleceği Görüyor

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Halk Hikâyesi Olarak. Ferhad ile Şirin. Yrd. Doç. Dr. Ömer Yılar

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR

AŞKI, YALNIZLIĞI VE ÖLÜMÜYLE CEMAL SÜREYA. Kalsın. Mutsuz etmeye çalışmayacak sizi aslında, sadece gerçekleri göreceksiniz Cemal Süreya nın

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

Tokat Plevne İmam Hatip Ortaokulu Öğrencilerinin Sorularına cevaplarımız

Berk Yaman. Demodur. Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır

Beyşehir in güzel çocukları şimdilerde neler yapıyorlar acaba?

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

M14 esnevi den (şirli) r H i k â y ele

DİL VE ANLATIM 10. SINIFLAR ( ORTAK ) B GRUBU 20 Kasım 2014

TURK , Öğretim Görevlisi: Gönenç Tuzcu Ödev 3: Şiir(1)

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI

Senin bir yaşlı piri fani mi yoksa pırıl pırıl istikbal vadeden bir delikanlı yada erkek mi kadın mı olduğunu bilmiyorum.

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Akıllı Kral Süleyman

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı

Nükhet YILMAZ TÜRKÇE Ne ekersen onu biçersin. Karaca ile Yürüyen Köşk KÜTÜPHANE

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Samuel, Tanrı Çocuğu Hizmetkarı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı

Sevgili dostum, Can dostum,

Nâzım Hikmet - Yosif Abramson mektuplaşmasını sunuş

sım a B r e m z i k i t a b e y i 4.

Karşılıklı soru cevap şeklinde geçen sohbette kısaca şunlar konuşuldu:

Bu cümledeki boşluğa aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygun olur?

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

İlham Veren Konuşmalar içimizde zaten var olan ama bir şekilde atıl kalmış pozitif değerlere devinim kazandıracak ve bu değerleri, başka insanlara

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

Hakan Gökbaş. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

dündündür 70. SANAT YILINDA B E D I A MUVAHHIT Büyükada'da unutulmaz çocukluk günleri Türk kadınının çalışma yaşamında yer alışının ilk adımları

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

MATEMATİK ÖYKÜLERİ BİLGİÇ İLE SAYGIÇ NEŞELİ

ÇOCUK VE YETİŞKİN HAKLARI

:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Nuh ve Büyük Tufan

SUR KENTİ HİKÂYELERİ Ali Ayçil

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Nuh ve Büyük Tufan

BİRLİKTE YAŞAMAK VE KARDEŞLİK

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

1985 YILI EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ MEZUNLARI ESKİŞEHİR BULUŞMASI TEMMUZ 2013

IX. HAFTA HİN 412 KLASİK SANSKRİT EDEBİYATINDAN SEÇMELER

SORU KİTAPÇIĞI. Sınav Süresi : 135 Dakika. Türkçe Matematik Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi. Fen Bilimleri Sosyal Bilgiler İngilizce

Aruzla şiire başlayan sanatçılar, Ziya Gökalp in etkisiyle sonradan hece ölçüsüyle yazmaya başlamışlardır.

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süreyya Berfe. Şiir ÇOCUKÇA. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz

İnsanlarına yararlı olmaları. için onları düşünmeye. yaşamlarında daha iyiye, güzele ve doğruya ulaşmaları. gerektiğini söylüyorum.

Benimle Evlenir misin?

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Ata Hocanin bize kazandirdigi guzel insanlardan biri de sevgili Tulin dir... Tulin in yazisini paylasiyor,

Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Bugüne kadar hangi okullarda okudunuz?

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Cem Akaş BUMBA İLE BİBU. Resimleyen: Reha Barış

MELTAŞ MALATYA KURABİYESİ

Eğitim-Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:2 Haziran 2016

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu

Ye aya Gelece i Görüyor

SEVGİNİN GÜCÜ yılında Manisa da doğan İlhan Berk, Türk şiirinin en üretken, usta şairlerinden

Cennet, Tanrı nın Harika Evi

Nâzım ın Cep Defterlerinde Kavga, Aşk ve Şiir Notları - 1 ( )

Divan Edebiyatının Önemli Şair ve Yazarları. HOCA DEHHANİ: 13. yüzyılda yaşamıştır. Din dışı konularda şiir yazan ilk divan şairidir. Divanı vardır.

YAZAN: VOLKAN ÇAĞAN RESIMLEYEN: MERT TUGEN

YAZAN: VOLKAN ÇAĞAN RESIMLEYEN: MERT TUGEN

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

AYLA ÇINAROĞLU KİM DEMİŞ NİYE DEMİŞ

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

EĞİTİM VE ÖĞRETİM DÖNEMİ DENİZYILDIZI GRUBU MART AYI BÜLTENİ

Akıl Fikir yayınlarından yeni kitaplar

ENVER NACİ GÖKÇEN BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR TÜRK DİL KURUMU YAYINLARI

BODRUM DA GÖRÜCÜYE ÇIKIYOR

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Hezekiel: Görümler Adamı

Yaratıcı Okuma Atö lyeleri

iyi geceler güzel ilk yar'larımızın değerli dostları,

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

izleme kılavuzu 1. Bölüm

Bodrumlu Sanatçılar Bodrum a Sahip Çıkıyor

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

Yüksek Topuk Gölgesinde Hayatlar

KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI ZIT KAVRAMLAR DUYU KAVRAMLARI. Geometrik Şekil. Yön Mekanda Konum BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR.

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

H.CAHİT DERMAN 18. KİŞİSEL RESİM SERGİSİ 30 MART-13 NİSAN

Transkript:

ferhad ile şirin

NÂZIM HİKMETİN BİR YAZISINDAN... Toprağı, dostlarımı, karımı sevdiğim kadar tiyatroyu severim. Sevgilerimin hiç birinde platonik olmadığım gibi; tiyatro sevgimde de platonik değilim... Tiyatroyu, seyirci, dinleyici, okuyucu gibi değil; yalnız böyle değil, onun içine karışarak, ona birşeyler katarak, onun için yazarak sevmeği anlarım. Yalnız kendim, yalnız bir kişi için hiç bir iş yapmadım bugünedek... Şiir yazdım: mümkün olduğu kadar çok okuyucu okusun diye; tiyatro yazdım: mümkün olduğu kadar çok seyirci dinlesin diye, seyretsin diye...... Ben melodramın hiç esklmiyecek bir tiyatro unsuru olduğuna kaniim.. Nasıl, muayyen bir anlayışla; romantizm her edebiyat mektebinin içinde varsa; melodram da şu veya bu şekilde, tiyatronun: canlı, hareketli, bir şey söylemek istiyen tiyatronun unsurlarından biridir. Realist bir piyes bile melodramatik unsurun inkârını icabettirmez. Unutulan Adamı Niçin ve Nasıl Yazdım?» Darülbedayl (15 Sonteşrin 1934, no: 52)

Ndzım H ikm etin 19/fi de Piraye ye yazdığı bir mektuptan : Ferhad ile Şirin diye hir piyes yazmak istiyorum. Ferhad ile Şirin hikâyesini bilirsin, değil mi? Ben onun yarısını esas olarak alıyorum. Mevzu kısaca şu oluyor: Şehrin sultanı Mehmene Banunun kızkardeşi Şirin, köşklerinin nakışlarım yapan nakkaş Ferhada ve Ferhad da ona âşık oluyor. Şirinin dadısı bunu Mehmene Banuya bildiriyor, Mehmene Banu da Ferhada âşıktır, fakat kızkardeşini çok sevdiği için, bu kardeş aşkıyla Ferhada karşı duyduğu aşk arasında bocalıyor, nihayet hıncı Ferhada çevriliyor ve delikanlıyı bir imkânsızlık içinde mahvetmek için şöyle bir teklifte bulunuyor: Şirini sana bir şartla veririm, şehre su akıtırsan. Çünkü şehir susuzluk sıkıntısı çekmektedir ve suyun şehre bir dağdan akıtılması icabetmektedir. Ferhad şartı kabul ediyor ve Şirinin aşkıyla dağı delmeye başlıyor, bir taraftan dağı deliyor, bir taraftan kayaların üstüne Şirinin resimlerini yapıyor, bu iş böyle senelerce sürüyor ve Feı-hadın Şirine karşı duyduğu aşk, şehre ve insanlara su vermek, dağ delip suyu akıtmak idealine çevriliyor bu aralık Mehmene hatun ölmüştür, Şirinle Ferhadm-evlenmelerine engel kalmamıştır, fakat Ferhad başladığı büyük işi yanda bırakamayacak kadar bu işe bağlanmıştır, hastadır, yorgundur, fakat dağı delmeye devam etmektedir, ve nihayet suyun şehre aktığı müjdesini aldığı anda büyük emeline kavuşmuştur ve büyük işinin başında Şirinin kolları arasında ölür. işte Ferhad ile Şirin hikâyesini böyle bir temaya esas aldım. Mevzu anlatılınca, hele böyle kısaca anlatılınca belki pek anlaşılamıyor, fakat bu mevzuu öyle kuvvetle duyuyorum ki iyi bir şey olacağını sanıyorum. Mesele bir tek insana karşı duyulan aşkla, insanlığa, insanlığın hayrına karşı duyulan aşkın mücâdelesi değil, bir vahdet teşkil etmeleri. Sonra insanla tabiat arasındaki münasebeti de dilediğim gibi verebileceğimi sanıyorum. Şimdi ne desem bos, yazmalı, bakalım nasıl olacak?

Sevgilim, bir tanem, Ferhadla Şirinin hikâyesi, asıl metinde benim gecen sefer sana yazdığım gibi değildir. Yalnız, Ferhadm nakkaş olması, Şirinin Mehmene Bamı adında bir kadın hükümdarın kardeşi oluşu ve bir de Şirine yaptırılan köşke su getirilmesi için Ferhadm dağı delmesi vardır. Sonra maceralar uzar gider. Ben şu yukarda söylediğim şeyleri kitaptan aldım. O kadar. Gelecek mektubumda birinci perdeyi yollayacağım. Çünkü birinci perdeyi bitirdim. Temize çekmesi kaldı. Doludizgin ve zevkle çalışıyorum. Tiyatro tekniğinde, cok eskiden kullanılıp da sonra vazgeçilen bir unsuru geliştirip tatbik ettim, fena da olmadı sanıyorum. Masal unsurunu fona aldım, bu unsurun bilhassa sembolik ifadesinden faydalandım, fakat realist çalıştım. Tuhaf bir tezat oldu, ilk perdeyi bir iki güne kadar gönderirim, cevabını, nasıl bulacağını çıldırasıya bir merakla bekleyeceğim... Ferhadla Şirinin artık hepsini okumuş olduğuna göre, canın çektiği bir zamanda, yorgunluğunu biraz daha az hissettiğin bir günde bana bu küçük kitapçık hakkında düşündüklerini yazarsan bahtiyar olurum, çünkü onun içine, söyle uzaktan uzağa da olsa, biraz da kendi maceramızı farkına varmayarak koymuşum. Bunu, yazı bitip de baştan okuduğum zaman anladım.

Ferhadla Şirini ilkönce başka türlü bitirmeli niyetindeydim, üçüncü perdeyi de iki sahne yapmak istiyordum, ikinci sahnede, yani üçüncü perdenin ikinci sahnesinde, suyun çeşmelerden akışını ve Ferhadm Şirinin kucağında ölüşünü yazacaktım. Fakat sonra düşündüm, hem esas fikir itibariyle piyes ücüncü perde birinci sahnede bitiyor, hem de Ferhadla Şirinde seninle bana benzeyen bir taraf var ki. âdeta kendimi sana kavuştuğum anda senin kucağında öldürmüş gibi olacaktım, buna gücüm yetmedi. Bana mektup yazdığın zaman Ferhadla Şirinden biraz daha tafsilâtla bahsedersen, meselâ en çok hangi taraflarım beğendiğini, nerelerine takıldığını yazarsan çok sevineceğim. (...) Biz yine Ferhadla Şirinden bahsedelim. Dedim ya esas fikir itibariyle orada bitmesi lâzım, hem zaten henüz çeşmelerden su akmadı ve insanlar ümitle, hayranlıkla Ferhadın gürzünün sesini dinlemekle meşguller. {.. > Tuhaf değil mi ben bu Ferhadla Şirini âdeta korka korka yazdım, yazarken de beğenmedim, ancak bittikten ve baştan aşağı okuduktan ve senden her perde için gelen teşvik ve beğenme seslerinden sonra iyi bir şey yaptığımı anladım. Hakikaten fena olmadı galiba? Bak hâlâ içimde bir galiba var! Çünkü ne kadar duydum bu mevzuu, bilemezsin. Hani Ferhad bir yerde Şirine: Biz ancak hasretimizin binde birini koyabiliriz lâleye, diyor ya. işte öyle olacak, ben de ancak bu piyese kendi içimdekinin binde birini koyabileceğim diye üzüldüm. Yine hepsini koyamadım, fakat anlıyorum ki hiç olmazsa yüzde birini koymuşum. Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi * 0 0 1 5 0 5 3 2 2 0 0 6 *