SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TÜRKiYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ YAYINLARI: 5 BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETiNDEN TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETiNE MEHMET ALTAY KÖYMEN ARMAGANI KONYA-2011
S.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2011 /KONYA Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsünün 10.08 2011 tarih ve 2011-7 /l sayılı kararı ile bastırılmıştır. ISBN: 978-975-448-200-3 inceleyenler Prof. Dr. Mikail BAYRAM (S.Ü.-Emekli Öğr.Üyesi) Prof. Dr. Bayram ÜREKÜ (S.Ü. Edb. Fak. Öğr. Üyesi) Prof. Dr. Mustafa DEMİRCİ (S.Ü. Edb. Fak. Öğr. Üyesi) EDİTÖR Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali HACIGÖKMEN Baskı Öncesi Hazırlık Harun YILDIZ I. BASKI 2011, KONYA BASKI S.Ü. Basımevi/0332 24118 44 Eserde yer alan yazıların dil ve bilim sorumluluğu yazara aittir.
YA YlN KURULU ProfDr. Hasan BAHAR Prof.Dr. Bayram ÜREKLİ Prof. Dr. Salim KOCA Prof.Dr. İlhan ERDEM Prof.Dr. Dr. Mustafa DEMİRCİ Yrd. Doç. Dr. M. Ali HACIGÖKMEN Yrd. Doç. Dr. Sefer SOLMAZ Yrd.Doç. Dr. Ali Temizel
İÇİNDEKİLER Mustafa UÇAN Prof. Dr. Melunet Altay Köymen'in Hayatı ve Eserleri... 1 Tuncer BAYKARA Melunet Altay Köymen....41 Abdulkadir YUV ALI Prof. Dr. Melunet Altay Köymen (1916-1993)....47 Kemal GÖDE Merhum Hacarn Prof. Dr. Melunet Altay Köymen'in Aziz Hatırasına... 51 OrhanAVCI Melunet Altay Köymen'in Derslerinde Öğrenci Olmak.... 59 Mildlil BAYRAM Türkiye Selçuklularında Köy Teşkila tı... 65 Salim KOCA İdeal Bir Türk Hükümdan ve Başkomutanı Olarak Oğuz Kağan (Oğuz Kağan Destanının Türk Kültür Tarihi Bakırnından Değerlendirilmesi)... 75 Mustafa DEMİRCİ Selçuklu Anadolu'sunda Bir İnsaniyet Mektebi: Ahilik... 121 İlhan ERDEM Büyük Selçuklularda Kent Reisliği... :... 137 Sefer SOLMAZ Danişmendillerin İskan Politikası... l 45 Salim KOCA Ali TEMiZEL Sultan I. Alaeddin Keykubad'dan Sonra Türkiye Selçuklu Devleti İdaresinde Ortaya Çıkan Otorite Zafiyeti ve Emir Sadeddin Köpek'in Selçuklu Saltanatını Ele Geçirme Teşebbüsü... 165 Selçuklu Döneınİ Hakkında İran' da Yapılan Farsça Akademik Çalışmalar....197 Alunet AKŞİT Sultan Ha ttm Hakkında... 233 Melunet Ali Hubeyş Bin İbrahim Et- Tiflisi ve Tıp Alanındaki Çalışları.... 239 HA CI GÖKMEN H. İbrahim GÖK Ortaçağ Arap Kaynaklarında 'Bilad-ı Rfun' ve Kornşuları... 249 Mustafa UYAR Gaz an Han' ın İlhanlı Ordusunu Reformasyonu... 263 EKLER.... -... 291
SUNU Ş Ülkemizin güzide eğitim kurumlarından birisi olan Üniversitemiz, bünyesinde bulundurduğu akademik birimlerinde, deneyimli eğitici kadrosu ile mesleki alanda eğitimli, üretken ve gelişimi isteyen bireyler yetiştirmek maksadıyla ülke kalkınmasında üzerine düşen görevi başarıyla sürdürmektedir. Bumaksada hizmet etmek üzere Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü de Atatürk'ün hedef gösterdiği çizgide Türk tarihi, dili, edebiyatı, sanatı ve kültürü üzerine yayınlar yapmaktadır. Enstitümüz, bu alandaki müstakil kitap yayınları yanında, Güz ve Bahar sayıları olmak üzere yılda iki defa çıkardığı Türkiyat Araştırmaları Dergisiyle sosyal bilimler alanında Üniversitemizin yüz akları arasındadır. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Selçuklu tarihi üzerine her biri birer şaheser hüviyeti taşıyan pek çok eserin yazarı Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen adına yayımlanan bu Armağan kitapla, Türk tarihçiliğinin duayen ismini hatırlamak ve daha da önemlisi unutturmamak gibi bir görev üstlenmiştir. Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen'in gelecek nesillere miras bıraktığı kitaplarının küçük bir karşılığı olarak onun adına bu eseri hazırlayan Enstitümüz ve dolayısıyla Üniversitemiz, Türkiye Selçuklu Devletinin başkentinde Selçuklu Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden birisi adına bu eseri Armağan etmekten büyük bir gurur yaşamaktadır. Bu vesileyle, öncelikle esere yazılarıyla katkıda bulunan bilim insanlarımıza, eserin hazırlarup hasılınası aşamasına kadar olan süreçte emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Prof. Dr. Süleyman OKUDAN Selçuk Üniversitesi Rektörü
SUNUŞ Türkiyat Enstitüleri, Atatürk'ün direktifiyle kurulan Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumuna benzer olarak; Türk tarihi, dili, edebiyatı ve kültürü üzerinde araştırmalar, yayınlar yapmak üzere üniversiteler bünyesinde kurulmuştur. Özellikle İstanbul, Marmara ve Ege Üniversiteleri bünyesindeki Türkiyat Araştırmaları Enstitüleri Türk kültürü, tarihi, dil ve edebiyatı, sanatı üzerine yüksek lisans ve doktora programları düzenleyerek Atatürk'ün Türk Tarih ve Dil Kurumlarında oluşturmak istediği akademi hüviyetlerini birnebze olsun yerine getirmeye çalışm~şlardır. Selçuk üniv~rsitesi bünyesinde kurulan Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü de kurulduğu 24 Ocak 1991 tarihinden itibaren bu amaçlar doğrultusunda panel, bilgi şöleni, seminer, konferans vb. etkinlikler düzenlemiş, dergimiz yılda iki defa güz ve bahar sayıları olmak üzere düzenli olarak bugüne kadar yayınlanmıştır. 10. sayımızdan itibaren ise hakemli dergi haline getirilmiştir. Dergimiz MLA (Modern Language Association) International Bibliograplıy, Newyork/ ABD, TUBİTAK/ULAKBİM SBVT tarafından dizinlenmektedir. Önümüzdeki sayıdan itibaren uluslararası hale getirilecektir. Ayrıca her sene belli dönemlerde Türk dili, tarihi, sanatı ve kültürü ile ilgili belli konular tespit edilerek o konularla ilgili özel sayılar çıkarılacaktır. Dergimizin gelecek sayılarından birinde "Türk Kültüründe Madencilik" konusunu işlerneyi düşündüğümüzü de şimdiden duyurmuş olayım. Enstitümüz Türk tarihi, dili, edebiyatı ve kültürüne hizmet etmiş yerli ve yabancı önemli bilim adamları adına armağan kitaplar çıkarmayı geleneksel hale getirmeyi düşünmektedir. Böylece bu şahsiyetlerin hayatı, eserleri, metodu, Türk tarihine, diline, edebiyatına, kültürüne sağladığı katkılar ortaya konulacak, bundan sonra yapılma~ı gereken çalışmaların neler olduğu daha isabetli bir şekilde tespit edilmiş olacaktır. "Büyük Selçuklu'dan Türkiye Selçuklu Devletine Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen' e Armağan" kitabının çıkmasında emeği geçen başta editör Yrd. Doç Dr. M. Ali Hacıgökmen'e, Enstitümüzün Müdür Yardımcısı Yrd. Doç Dr. Mustafa Toker' e, kitabın tashihinde emeği geçen Yrd. Doç. Dr. Ali Temizel' e, Enstitümüzün Sekreteri Mehmet Kuşcalı'ya ve özel kalemde görevli Elif Çağlayan'a teşekkür ederim. Prof. Dr. Hasan BAHAR Enstitü Müdürü
Köymen Hoca'yı Anarken "Tekrar dünyaya gelsem tarihçi olurdum" diyecek kadar tarihi seven Köymen Hoca'nın bütün hayatı çile ve mücadele içerisinde geçmiştir. Onun çilesi daha doğmadan babasının Çanakkale cephesinde şehit düşmesiyle başlamıştır. Bütün bu yaşadığı zorluklara ve sıkıntılara rağmen, sahip olduğu kıvrak zeka ve çalışkanlığı sayesinde öğrenim hayatını hep en önde ve en parlak derecelerle tamamlamıştır. Köymen Hoca, dönemin kaynaklarını çok iyi anlama, değerlendirme ve onlardan sonuç çıkarma bakımından Selçuklu devri Türk tarihi araştırmalarına yön vermiştir. Selçuklu tarihi üzerine gerçekleştirdiği sistemli çalışmalar neticesinde, Türk tarihinin bu önemli bölümünün karanlıkta kalmış pek çok meselesini aydınlığa kavuşturmuş; yeni yaklaşımlar ve yorumlar getirmek suretiyle başarılı çalışmalara imza atmıştır. Son derece karışık ve aniaşılmaktan uzak Selçuklu tarihini net bir şekilde tasnif etmiş, bir sisteme oturtarak aniaşılmasını sağlamıştır. Yapmış olduğu bütün bu çalışmalarla alanında otorite haline gelmiştir. Köymen Hoca, Fuat Köprülü'den alarak şekillendirdiği tarih anlayışıyla Ortaçağ Türk Tarihçiliği alanındaki boşluğun giderilmesi ve bu alanda çalışacak yeni tarihçi kuşakların oluşturulabilmesi için hayatı boyunca gayret göstermiştir. Çeşitli vesilelerle genç araştırmacılara tecrübelerini aktarmayı bir fırsat ve görev addederek "metot ve metodoloji" hususuna büyük önem vermiştir. Mehmet Altay Köymen'in ilmi vasiyeti kendisinin sağlığında sürdürmeye çalıştığı "Köprülü Tarih Ekolü" nün yaşatılmasıdrr. Türk tarihi ve medeniyeti araştırmalarının daha da geliştirilerek milletimizin yüceliğinin herkese gösterilmesidir. Milli vasiyeti ise çeşitli iç ve dış tehlikelerle karşı karşıya bulunan Türkiye'nin manevi müdafaasının yapılmasıdır. Hayatının son yıllarını da iç ve dış tehditlere karşı uyarı niteliğinde yazdığı yazılar, devlet adamları için hazırladığı raporlar ve çeşitli kurumlarda verdiği konferanslada geçirmiştir. Türk tarihinden edindiği fikirleri, vardığı sonuçları ve tecrübeleri kağıda döküp ilgili yerlere sunmakla, vatan savunmasının yeni bit örneğini vererek milli bir görevi ifa etmiştir. Böylelikle babası Çanakkale'de cephede canını verme pahasına vatanını korurken, kendisi de kalemiyle, sözüyle ve yetiştirdiği öğrencileriyle vatan savunması yapmıştır. Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali HAClGÖKMEN Konya/2011
Prif. Dr. MehmetA!tqy Ki!Jmen (1916-1993) Abdulkadir YUV ALI Üniversitemiz merkez kütüphanesinin ikinci katında itina ile hazırlanmış olan merhum hocamız Prof. Dr. Mehmet Altay Kitaplığı bulunmaktadır. Söz konusu kitapların üniversitemize kazandırılması için 1995-6 yıllarında ailesine yapmış olduğumuz ziyaretler olumlu bir zeminde seyretmesine rağmen kitapların Kayseri'ye getirilmesi mümkün olmamıştı. 1999-2004 yılları arasında Kazakistan'da olduğum için gelişmeleri takip edememiştim. Kazakistan dönüşünde bu güzel haberi o dönemdekirektörümüz Prof. Dr. Cengiz UTAŞ Bey'den almıştım. Bu vesile ile başta Sayın rektörümüze, hocamızın saygıdeğer eşleri ve kızları hanımefendilere, oğlu ve damadı beyefendilere teşekkür ediyorum. Hocamız 31 Mart 1916 tarihinde Ankara-Haymana Deveci köyünde doğmuştur. Babası Çanakkale şehidi Ali Rıza Efendi, annesi Seyide hanımdır.l929 yılında ilkokulu bitirdikten sonra Adana ve Haydarpaşa Öğretınen Okulları'nda yatılı olarak okumuştur. 31.10.1935 yılında Haymana'nın Çalış köyi.inde öğretmen olarak göreve başlamıştır. Ancak merhum hocamızın gönlünde yüksek tahsil ve bilim aşkı olduğu için 1936 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne öğrenci oldu ve 1939-1940 öğretim yılında adı geçen fakültenin tarih bölümünden mezun olmuşhır 15.8.1943 tarihinde "Kirman Selçukluları" konulu tez çalışması ile bilim (tarih) doktoru olmuştur. Bir müddet Gazi Eğitim Enstitüsü'nde öğretmen olarak görev yaptıktan sonra 1946 yılında Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Dr. Asistan oldu ve aynı yıl içinde Sabiha Koman hanım ile evlenmiştir. Kızı Ayşe Köymen (Arpacı),oğlu Ali Rıza (babasının adı) Köymen olmak üzere iki eviadı vardır. 9 Aralık 1993 yılında 78 yaşında iken Ankara'da vefat etmiştir. Ülkemizde Selçuklu tarihi söz konusu olduğunda akla gelen bilim adamları arasında ilk sırayı almaktadır. Hocamız milli konulara bir tarihçi gözüyle bak- Prof. Dr. Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi. 47
mış ve bir gözlemci olarak da ciddi tespitler yapmıştır Genellikle kendi araştırma konusu dışındakiletle pek meşgul olmamış, adeta bütün çalışmalarını "Selçuklu" tarihi alanında yoğunlaştırmıştır. Türk tarihi ve Türklükle ilgili menfi söz ve değerlendirmeler dışındaki konular onu pek sinirlendirmezdi. Ancak Milli tarih ve Türklük söz konusu olduğu zaman dikkat kesilir ve bakışları bir kartalı andırırdı. Meslektaşları hocamız için "dünyanın neresinde kendi araştırma alanı(selçuklu tarihi) ile ilgili bir kitap çıksa Köymen Hoca o kitaba ulaşır Ancak saygıdeğer eşlerinin fiyatı ne olursa olsun kütüphanesine kazandırırdı. de ifadesiyle satın almış olduğu kitabı bir müddet fakültedeki odasında hıtar daha sonra evine götürürdü. Hafta sonu ve özellikle de yaz tatilinde yakın dostları (merhum H.Ahmet Gündoğdu Bey' den dinlemiş tim) hocaının tav la aynarken çok mutlu olduğunu ifade etmişlerdir. Hocam Prof. Kazım Yaşar Kopraman ( Asistan olduğu dönemde)'dan da bu konuyla ilgili hatıralarını dinlemiştik. Rahmetli hocamız özel hayatında yumuşak huylu, alçak gönüllü, ciddi ve disiplinli ise mesleki çalışmaları sırasında sağlam bir irade ve çalışma azınine sahip idi Araştırmalarında doğrudan Türk tarihi özellikle de "Selçuklular Tarihi''ni siyasi, sosyal ve kültürel boyutuyla kitap, makale ve konferanslar şeklinde okuyucu ve dinleyicileri ile paylaşmıştır. Zaman zaman devlet adamlarına ülke sorunları hakkında raporlar sunmuştur. Türk tarihinin ihmal veya Türklüğün yok farz edilmesine tahammülü yoktu ve bir bakıma hocamız Türklük aşığı bir Türkaydını idi. ilmi araştırmalarında ne ölçüde ciddi ve tavizsiz ise milli konularda da o ölçüde hassasiyet sahibi, manevi değerlerine bağlı ve saygılıydı 1958 yılında "Büyük Selçuklu imparatorluk Devri" konulu araştırmasıyla "Profesör" olmuştur.1949-1951 yılları arasında Almanya, Fransa ve İngiltere'de bulunmuştur. Daha sonraları da 1975-1976 yılları arasında alanı ile ilgili araştırmalar yapmak için ikinci defa. Almanya' da konuk öğretim üyesi olarak görev yapmıştır. ProfDr. Mehmet Altay Köymen hocamıza göre; üniversiteler ülkenin manevi savunma kaleleri olarak görür ve 5.güç diye tanımlıyordu. Öğrencilerine her fırsatta Büyük Atatürk'ün devlet adamlığı konusunu, Türk tarihi merkezli olarak vermiş olduğu örneklerde çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmanın Türkiye için tek çıkış yolu olduğunu her fırsatta dile getirirdi. Hocamız bilim adamlığı yanında heyecanını hiçbir zaman yitirmemiş ve her zaman şevk ve heyecanla dersler vermiştir. Günümüzde yapay boyutta tartışılmakta olan "laiklik" konusunda Sultan Tuğrul Bey ile Abbasi Halifesi arasındaki sözleşmenin Türk tarihinde İslam öncesinde olduğu gibi İslami dönemde de Türk devletle- 48
rinde laiklik anlayışının mevcut olduğunu değişik örneklerle anlatırdı. Türk devlet anlayışı ve düşüncesinde devlet işleri din işlerinin ayrı kurumlarca yürütüldüğünü Yusuf Has Hacib' den örnekler vermek suretiyle anlatırdı. Hocamıza göre,''devlet ile Din"birbiri için teminat olup, bu iki kurumun bir şahıs ve kurumda düşünmenin Türk devlet geleneğinde olmadığını her fırsatta dile getirmiştir. Türk tarihi derslerini anlatırken "Anadolu" yu kavimler köprüsü olarak tanımlar ve buradan hareketle de Anadolu'nun Türk' e vatan olmasının mana ve önemi üzerinde durmuştur.. Rahmetli hocamız meslektaşları olan Prof. Dr. Zeki Velid! Toğan,prof. Dr.Akdes Nimet Kurat,Prof. Dr.Fuad Köprülü,Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu ve Prof. Dr.Bahaeddin Ögel gibi Türk dünyasının gönül eri olarak tanımlayabileceğimiz diğer hocalarımızdan daha şanslı idi.çünkü 1990 yılında Sovyet İmparatorluğu'nun dağılmasıyla insanlık tarihindeki yerlerini almış olan bağımsız Türk Cumhuriyetleri'nin tarih sahnesine çıkışını görmüştür.rahmetli hocamız bu güzel gelişmeyi "Türkiye öksüzlükten ve köksüzlükten kurtuldu" sözleriyle sevincini ifade etmiştir. Hocamız, Türk dünyası ile ilgili olarak; Türkiye'nin de içinde olacağı, "Türk Bağımsız Devletler Topluluğu" ile ekonomik alanda da "Türk Ortak Pazarı"nın kurulmasını kaleme almış olduğu makalelerinde ifade etmiştir.1990'lı yıllarda çoğu zaman Türkiye'nin öncülüğünde atılmış olan adımlar, alınmış olan kararlar ve bazı kurumların doğuşu bir yana bırakılacak olursa Türk dün- - yasındaki durağanlık ve takiben gerilerneyi görmüş olsaydı çok üzülürdü diye düşı'inüyorum. Söz başında hocamızın bin bir ernekle temin etmiş olduğu ve meslektaşları arasında hemen her ay maaşından para ayırmak suretiyle yurt dışında çıkmış olan kitaplara mutlaka ulaşır ve kütüphanesine kazandırırdı. Hocamızın kitapları için önceki dönemde üniversiteınizin rektörü olan Prof.Dr. Sayın Cengiz UTAŞ Bey'in bizzat talimatları ve titizlikle takipleri sonucu merkez kütüphanemizde "PROFDR. MEHMET ALTAY KÖYMEN KİTAPLIGI" nın kapısının okuyucuları tarafındanseyrek açılmış olması da bizleri üzmüştür. Son yıllarda kitap yerine İnternet aracılığıyla bilgiye ulaşmayı tercih etmekte olan gençlerimiz her geçen gün kitaplardan uzaklaşmaktadırlar. Türkiye'de kitap okuma oranının tek haneli yüzdelere düşmüş olması da herkesi üzmelidir. Çünkü okumayan bir toplurnun gelecek konusu düşünen insanlarımızı yakından ilgilendirrnektedir. Okumayan bir toplum düşünme yeteneğini kaybetmeye mahkcımdur. Selçuklu tarihi söz konusu olduğunda yeri tartışılmaz ve doldurulamaz olan hocaların hocasının aramızdan ayrılışının 18.. yılında rahmet ve saygıyla anıyoruz. 49
j_)