TÜRK SİNEMASI ve YILLAR Özkan KARACA 1

Benzer belgeler
Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı:

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Festivalin Tarihçesi

d) Yarışmaya 01 Ocak 2015 tarihinden sonra yapılmış ve Eser İşletme Belgesi almış olan filmler katılabilir.

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS SİNEMADA SEÇME KONULAR RTC Sinemada dağıtım sistemi, sansür, ulusal sinema tezi

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi)

2014 BOX OFFICE RAPORU

BASIN SPONSORLUĞU DOSYASI

1.Kameranın Toplumsal Tarihi. 2.Film ve Video Kameraları. 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması. 4.Objektif. 5.Kamera Kulanım Özellikleri. 6.

Buruşuk Ömer Destanı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri Ocak 2015 Adana Hilton Otel

Kitabı mı Çıkmış, Dizisi mi?

İ Ç E R İ K. M i s y o n & V i z y o n. N e d e n İ n g i l i z D i l i v e E d e b i y a t ı B ö l ü m ü?

ISSN FRIM. kültür - sanat - güncel yaşam. Ferzan Özpetek

24. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ Mart 2013 ULUSAL UZUN FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİK

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...7

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy,

Niçin değişmek zorundayız?

Medya ve Toplumsal Cinsiyet

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014

İYİ BİR UYARLAMA HER ŞEYDEN ÖNCE İYİ BİR FİLM OLMALI

52. ULUSLARARASI ANTALYA FİLM FESTİVALİ ULUSAL UZUN METRAJLI FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ

T.C. KÜLTÜR ve TURİZM BAKANLIĞI

EK - 4A. : Ünalan Caddesi Boğaziçi Sitesi Blok: 8 Daire: 7 Üsküdar - İstanbul. : / 2745 : haytekin@maltepe.edu.tr

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Abidin Dino'nun İngiltere'deki Dünya Kupası'nda gerçekleştirdiği Gol! (Goal! World Cup 1966), Türkiye belgeselcilik tarihinde çığır açan bir yapını.

26. ANKARA ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ 23 Nisan - 3 Mayıs 2015 ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİK

BABA NERDESİN KAYBOLDUM

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

Kırkayak Kültür - Sinema Atölyesi Çarşamba gösterimleri Mart ayı programı açıklandı. Saklı Yarı: Kadın

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ

1940'lar: Savaş ve Sinema

1. SINIF BAHAR DÖNEMİ

14. New York Türk Film Festivali

53. ULUSLARARASI ANTALYA FİLM FESTİVALİ ULUSAL UZUN METRAJLI FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ

İletişim Fakültesi(İ.Ö.) Radyo-Televizyon ve Sinema Lisans 2011 Yılı Müfredatı

20-23 MAYIS 2017 SPONSORLUK DOSYASI

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Sinema tüm sanatları kapsar. Zaman ve mekan sanatıdır. Sinema iki boyutlu bir mekanda ve hareket halindeki bir tempoda (zamanda) görüntüleri verir.

BELGESEL FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİK. TUFFEST Trabzon Uluslararası Film Festivali Ağustos 2017 tarihlerinde yapılacaktır.

İletişim Fakültesi Radyo - Televizyon ve Sinema Lisans 2011 Yılı Müfredatı (Radyo - Televizyon ve Sinema B)

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

KAYSERİ ULUSLARARASI FİLM FESTİVALİ

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

13. New York Türk Film Festivali

Sıraselviler Caddesi No: 78/2 Cihangir, Beyoğlu İstanbul T F imre@m3film.com.tr okan@m3film.com.

GALATASARAY ÜNIVERSITESI - UNIVERSİTE GALATASARAY İletişim Fakültesi İkinci Dönem İletişim 1. Sınıf

Portakal'a 'Türkiye sineması' damga vurdu!

SİNOPSİS. Fragmanın Youtube Fragmanı: Fragmanın İndirme Linki:

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ PLANI

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

DEVİNİMİN GÖRSEL DİLİ SERGİSİ VE KİTABI (VISUAL LANGUAGE EXHIBITION OF MOTION AND ITS BOOK)

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ PLANI

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

ULUSAL UZUN METRAJ FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ

36. İFSAK ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI BAŞVURU FORMU

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 12. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

ATTİLA İLHAN ın HAYATI MAVİCİLİK AKIMI

Türkiye nin sinemaları

BEST SCREENPLAY 24. ADANA FILM FESTIVAL

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Radyo-TV-Sinema Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi

TÜRK SİNEMASININ ORTAYA ÇIKIŞI GELİŞİMİ DÖNEMSEL OLARAK İŞLENEN KONULAR, FİLM FESTİVALLERİ VE ÖDÜL ALMIŞ FİLMLERDEN ÖRNEKLER

Uzakdoğu da Yalnızlık Dr. Barış Sancak

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 MAYIS 2014, ANKARA

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

kültür - sanat - güncel yaflam

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! T: 0 (312) E: info@cavainstitute.org W: A: Abay Kunanbay Cad. No:17/5 Kavaklıdere Ankara

ÜÇ KUŞAK ÜÇ YÖNETMEN. Faruk Kenç: Yeni Bir Dönemin Habercisi HAZIRLAYAN: BARIŞ SAYDAM

Yarışma ile ilgili tüm detaylara adresinden ulaşılabilecektir.

AHAL TEKE BELGESEL FİLM PROJESİ TÜRK HAVA YOLLARI SPONSORLUK DOSYASI

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 11. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

SİHİRLİ ELLER PROGRAMI

İnci Hoca YEDİ MEŞALECİLER

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

YÖNETMEN, SENARİST, YAPIMCI DERVİŞ ZAİM İN ÖZGEÇMİŞİ

Melodramatik Anlatım Biçimi ve Yeşilçam

Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA. Yapımcılar ADITYA CHOPRA. Türü Aksiyon. Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL

DERS BİLGİLERİ Ders Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Dersin Yardımcıları Dersin Amacı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

İçindekiler. Teşekkür, xiii Giriş, xv. Öykü 1 Öykünün Öyküsü, xxi. Bölüm 1 Metaforun Büyüsü, 3

R ü z g a r l a r - Basın Bülteni - s.1

Yönetmen / İnci Balabanoğlu Ahıska Senaryo / Özgür Ağaoğlu TERRA FİLMCİLİK

T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ OYUNCULUK LİSANS PROGRAMI. Güz Yarıyılı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİNGÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) RADYO TELEVİZYON ALANI TÜRK SİNEMASI

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

AVRASYA UNIVERSITY. Ders Tanıtım Formu

ÂLÂ SIVAS YAVUZ TURGUL KENDISINI MARKAYA DÖNÜŞTÜRDÜ KİTAPLIK

CANIM KARDEŞİM BENİM 3D ANİMASYON FİLMİ BASIN KİTİ

FECRİ-ATİ EDEBİYATI SANATÇILARI

T. C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ OYUNCULUK LİSANS PROGRAMI. Güz Yarıyılı

15. TÜRKISCHES FILMFESTIVAL FRANKFURT/M FİLM YARIŞMASI YÖNETMELİĞİ

YEŞİLÇAM SİNEMASINDAN GÜNÜMÜZ DİZİLERİNE DÖNÜŞÜM ÖRNEK ÇALIŞMA: SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM

Uçan Süpürge İçin Ankara'ya Geliyorlar

Transkript:

TÜRK SİNEMASI ve YILLAR Özkan KARACA 1 1950 li yıllar döneminin en ilginç özelliklerinden biri, piyasa romanı olarak adlandırılan romanların filme çekilmesidir. Bunlara örnek olarak Kerime Nadir, Muazzez Tahsin, Esat Mahmut uyarlamaları örnek olarak verilebilir. Bu tür filmler özellikle İstanbul da geçen gündelik hayatı bir ölçüde şekilsiz modernleşmeci bir tarzda ele alınan filmlerdir. 1950 1960 yılları arasında iyice yaygınlaşan piyasa romanları uyarlamaları Türk sinemasında izler bırakmıştır. Türk sineması birkaç istisnanın dışında ne yazık ki içi boş öyküler, hiçbir kalıcı sinema dili olmayan fotokopi gibi çoğaltılmış senaryolarla romanlardan aşırılmış repliklerle, yeteneksiz oyuncu ve yönetmenlerin yer aldığı bir komedi, bazen de bir acıklı melodrama benzer. 1960 darbesine gelene kadar Türkiye de yıllık film üretimi sekseni bulmuştu. Vasıflı birkaç yönetmen dışında çoğu sinemacı, yıldız sistemine dayanan ve seyircinin duygularına hitap ederek sadece vakit geçirtmeyi amaçlayan bir sinema kültürü oluşturdular. Sinemanın çok büyük bir maddi yatırım gerektirmeyen iyi bir kazanç kapısı olduğunu sezen girişimciler, Yeşilçam Sokağı nın çevresini film yazıhaneleriyle doldurmuşlardı. Filmin iyi bir gişe yapmasının en kolay yolu, başarılı olmuş filmlerin taklit edilmesiydi. Yetişmiş insan gücünün ve teknik cihazların eksikliği bile film üretiminin artışına engel olamadı. Sanat birikimi ya da estetik kaygısı olmayan sinemacılar el yordamıyla ve bir-iki en fazla 4 hafta içinde çektikleri; Mezarımı Taştan Oyun, Sevmek Günah mı, Affet Beni Allah ım vb. filmlerle yeni bir işkolunun doğmasını sağladılar. Kötü kalpli zenginler, temiz kalpli yoksul kızlar ve delikanlılar, namus uğruna işlenen cinayetler, kötü yola düşmüş ama altın kalpli fahişeler, gibi klişeler git gide yerleşti. Bu dönemdeki filmleri izleyenler o yılların Türkiye'si hakkında filmlerde, filmin çekildiği yerin görüntüleri dışında hiçbir şey bulamazlar. Kendi tarzını oluşturan, sinemayı sanat olarak gören, ayağı yere basan sinemacılar her zaman oldu. Sayıları az da olsa bazı yönetmenler sinema sanatına katkıda bulunmaya devam etti. Ancak Yeşilçam sinemasının ana yolu her zaman seyircinin beklentisine göre film çeken ve sinemayı sırf eğlence amaçlı kullanan sinema tüccarlarınındı. Yeşilçam yapımcıları filmlerden büyük paralar da kazandılar. Ancak bu gelirler hiçbir zaman sinemamıza altyapı kazandırmak için harcanmadı. Birkaç saatte yazılmış veya gişe başarısı yakalamış yabancı filmlerden uyarlanan senaryolarla filmler çekildi. Yeşilçam sinemasında 2 filmleri birkaç türde toplamak mümkündür: Birbirinin sonsuz sayıda kopyası gibi duran ağdalı melodramlar, tarihi olayları işleyen kahramanlık filmleri, Hazreti Ali, Rabia gibi konularla dini duygulara seslenen filmler, yoksulluk ve diğer sıkıntıları öne çıkartan yapımlar ve dünyanın belki de hiçbir ülkesinde olmayan Süpermen, Zagor, Tommiks, Tarzan, Batman gibi yabancı çizgi roman ve Western uyarlamaları 1 Şair, Yazar. Atlantik Medya ve Prodüksiyon şirketinde yapımcı ve yönetmen, 2 Yeşilçam ın ağırlıklı üretim türü olan melodram, 18. yüzyılda tiyatro ve operada ortaya çıkan, sinemaya ise 20. yüzyılda geçen Batı kaynaklı bir tür olarak bilinmektedir. 1

1960 LAR TÜRK SİNEMASI Sinemanın tarihçesi içinde Yeşilçam 3 oldukça uzun bir süreci kapsayarak kendine özgü dili ve yapısı ile uzun yıllar boyunca her anlamda Türk sinemasını temsil etti. Başlangıç yılı 1914 olan ve uzun yıllar sanat olarak yeterince ciddiye alınmayan ve oluşum sürecini 1950 60 yılları arasında tamamlayan Türk sineması 1960lı yılları ulusal bir sinema arayışı içerisinde geçirir. Kendini aşamayan ve birbirinin taklidi pek çok filmin üretildiği bu on yılın ardından melodramların ağırlıkta olduğu yetmişli yıllar gelir. Böyle bir döngüde tutan filmler model oluşturmuş, risk almamak adına benzer filmler peş peşe çekilmiştir. Konuların, olay örgülerinin tekrarına ve tipleşen yıldız oyunculara dayanan bu sistem, kendi anlatı yapısını ve izleyici kitlesini oluşturmuştur. Bu dönemde Türk Sineması, büyüyen alt ve orta sınıfın popüler eğlence alanını meydana getirmiş, hızla büyüyerek 1960-1975 yılları 4 arasında film üretimi bakımından en verimli dönemini yaşamıştır. Fakat 1970 ler sadece melodramların değil, Türk sinema tarihinde iz bırakacak filmlerin de çekildiği bir dönem olur. Sonradan üzerinde çok konuşulacak, tartışılacak yönetmenler bu dönemde yetişir ve Türk sinemasını seksenli yıllara taşırlar. 5 1980 ler ve 1990 lar Türk sinemasında yeni akımların, yeni anlatım dillerinin oluştuğu dönemlerdir. 12 Eylül darbesinin ardından Dünya Sinemasındaki yeniliklere ve Türkiye nin sosyal gelişimine ayak uyduramamıştı. Yeşilçam Sineması nda görsel kurgunun karmaşık bir düzen taşımadığı, mekân ile öykü, karakterler, diyaloglar arasında derinlemesine düşünülmüş bir ilişki olmadığı açıktır. Bu öncelikle, Türk toplumunun sözlü kültür geleneğinin etkilerine bağlanabilir. Bu doğrultuda Yeşilçam Sineması nın Türk toplumunda ciddi dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde, karşıtlıklar üzerine kurulu bir anlatı biçiminde yükselmesi tesadüf değildir. 1960 lı yıllarda toplumsal alandaki değişimlere paralel olarak güçlenen modernleşme sorgulamasının yansıdığı kültürel alanlardan biri olmuş ve tekrar eden temalarında buna ilişkin karşıtlıklara odaklanmıştır. Bu nedenle modernleşme deneyimi tüm Yeşilçam anlatılarının alt metnidir. Türk toplumunda modernliğin yaptığı her türlü kaygı, korku ve arzunun Yeşilçam filmlerine sızdığı söylenebilir. 6 3 Birçok araştırmacı, Yeşilçam sinemasının görsel olmaktan çok işitsel bir yapıya sahip olduğunu, kaynağını masaldan ve halk hikâyesinden aldığını belirtmektedir. 4 Tarihsel olarak kesin bir dönem üzerinde karar kılınamasa da, birçok araştırmacının Yeşilçam Dönemi olarak, Türk sinemasının film üretimi açısından altın çağını yaşadığı 1960-1975 yılları arasını kabul ettiği görülmektedir. 5 Savaş Yağız, a.g.e. s.36. 6 Nilgün Abisel, Türk Sineması Üzerine Yazılar, Phoenix Yayınevi, Ankara, 2005. s.121. 2

1970 LER TÜRK SİNEMASI 1970 de Umut filmiyle bir başyapıta imza atan Yılmaz Güney 1971 de de adından en çok söz edilen yönetmen olur. 1972 Türk sinemasının üretilen film sayısı açısından rekor yılıdır. 298 film yapılır ve Türk sineması sonraki yıllarda bir daha asla bu rakama ulaşamaz. O yıl aynı zamanda Türk sinemasında ciddi izler bırakan seks furyasının da yavaş yavaş kendini hissettirdiği yıldır. 1975 yılı ise beyazperde de renksiz film döneminin kapanışının, televizyonun etkisinin artmasının ve seks filmi furyasının aile izleyicisini sinema salonlarında uzaklaştırmasının tarihidir. Yapımsal ve konusal sorunların arttığı 1976 ise Türk sinemasının en bunalımlı yıllarından biridir. Nihayetinde 1977 de tam bir darboğaza giren sinemamız, halen seks furyasına tabii iken, artan sansür, sinema salonlarına yapılan baskınlar 1979 dan itibaren yeni bir furyanın içinde bulur kendini, bu da eski furyayı ticari bakımdan pek aratmayacak olan arabesk furyasıdır. Bütün bu olumsuzluklar içinde Türk sineması o yıllarda çok az da olsa, toplumsal ve gerçekçi, sinema yapıtları kazanmıştır. Bunlardan bazıları; Zeki Ökten in Sürü (1978) Erden Kıral ın Kanal ve Bereketli Topraklar Üzerinde (1979), Yavuz Özkan ın Maden (1978), Ömer Kavur un Yusuf ile Kenan (1979), Ali Özgentürk ün Hazal (1979) filmler başarılı sayılmıştır. Farklı filmlerin ortaya konduğu 1960-1980 yılları arasındaki dönemde Anadolu ya ulaşan salonlarla seyirci kalıbının değişmesi, gerek yaşanan senaryo ve konu sıkıntısı gerekse ticari kaygılar özellikle melodramları artırır yapılan uyarlamalarda belli başlı popüler yazarları ve onların eserlerini tercih etmeyi zorunlu kılar. Kerime Nadir, Esat Mahmut Karakurt, Muazzez Tahsin Berkant en çok eserleri uyarlanan yazarlardır. 3

1980 LER TÜRK SİNEMASI Yine bir ihtilal ile başlayan 1980 li yıllar ise ne 12 Eylül öncesinde ne de sonrasında Türk sinemasının içinde bulunduğu duruma olumlu bir katkı sağlamamış, toplumsal ve siyasal ortamın bir sonucu olarak daha fazla ağırlık ve sorun getirmiştir. 1980 de tek farklı ve adından söz edilebilecek filmi Sinan Çetin in ilk filmi olan Bir Günün Hikâyesidir. Sürü, Hazal ve Bereketli Topraklar Üzerinde filmlerinin uluslararası yarışmalarda aldıkları ödüller ise 1980 yılının diğer önemli gelişmesidir. Yurtdışında başarı gösteren bu iki filmin de toplumsal konular içeren eserlerden uyarlanmış filmler olması dikkat çeker. 1980 askeri darbesi Türk sinemasında da değişime sebep oldu. Erotik filmler furyası yerini arabesk sanatçılarının rol aldığı melodramlara bıraktı. Özgürlüklerin kısıtlandığı bu ortamda pek çok yönetmen de entelektüel kaygıların ağır bastığı bunalımlı, bireysel konuları işleyen filmlere yöneldi. 1982 yılının en önemli sinema olayı ise Türkiye de gösterime girmek için izin alamayan Hakkari de Bir Mevsim filminin yurtdışında gösterdiği başarıdır. Ferit Edgü nün O Adlı romanından uyarlanan, Erden Kıral ın çektiği Hakkâri de Bir Mevsim filmi yurtdışında başarı göstermesine rağmen ülkemizde ancak beş yıl aradan sonra gösterime girebilmiştir. 1983 yılında ise, sinemamız televizyonla arasında artan rekabetin yanı sıra videokaset olayıyla da karşı karşıya kalır ve bu iki rakip karşısında ciddi bir izleyici kaybına uğrar. Yine bu yıllarda sinema salonlarının ardı ardına kapandığı, Sinema Yasasının Türkiye de ilk kez harekete geçtiği yıldır. Bu yıllarda nitelikli filmler de çekildi. Ertem Eğilmez in arabesk filmlerinin yapısını komediyle harmanladığı kült filmi Arabesk (1988) seyircinin ilgisini çekti. Nesli Çölgeçen, büyük kente göç etmeye mecbur kalan bir köy ağasının şehre ayak uydurmaya çalıştığı Züğürt Ağa daki (1985) başarısını Selamsız Bandosu (1987) ile devam ettirdi. Bu dönemin öne çıkan bir başka filmi de Tunç Başaran ın Uçurtmayı Vurmasınlar ıdır. Amerikan film şirketlerinin sinema salonlarını satın alarak sadece kendi filmlerini oynatmaları televizyonun yaygınlaşmasıyla birleşince 1980 lerin sonunda Türk sineması ilk ve en büyük kriz dönemine girdi. Yapımcı firmalar bir bir kepenk kapattı, seyirci vurdulukırdılı filmlere alışınca salonlar Amerikan filmleriyle doldu. Türk sineması tekrar bir kriz ortamı içerisine girer. Televizyon kadar sinema endüstrisini de etkileyen videokaset olayı yerini yavaş yavaş çok kanallı uydu antenlere, yabancı yapımı filmlere terk eder. İzleyicinin birden fazla kanal ve yurtdışı yapımları alternatifleri Türk filmlerine olan ilgiyi iyice azaltır. 4

1990 LAR TÜRK SİNEMASI 1980 lerin sonunu bir krizle karşılayan Türk sineması bu krizin ardından da yeni bir döneme girecek ve 1990 lar yeni bir Türk sinemasının ortaya çıkışından söz edilen bir dönem olacaktı. 1990 lı yılların en önemli yanlarından biri de kendi kişisel dünyalarını daha küçük ölçekli öyküler ve filmlerle anlatmak isteyen yönetmenlerin artık belli bir düzey tutturan yapıtlarla seyirci önüne çıkmalarıydı. Yeşilçam, birbirinin kopyası filmlerle ilk zamanlar geniş izleyici kitlesine ulaşsa da zaman içinde etkisini yitirerek geniş yığınları sinemadan uzaklaştırdı. 7 1990 larda ortaya çıkan bu yeni dönem Türk sinemasının gidişatında çok önemli bir noktada durmaktadır. Seksenli yılların sonundaki krizin ardından başlayan yeni dönemde, Türk sinemasının bugünkü dinamikleri şekillenmiş ve Türk sinemacılar dünya sinemasında da seslerini duyurmaya başlamışlardır. Ancak, 1990'lı yıllar, ''büyük çöküşü'' 1980'lerde yaşayan Türk sinemasının, tekrar eski günlerine dönemese de Türk sineması atlattığı her krizin ardından toparlanmakta ve yeni bir döneme girmektedir. Her yeni dönemde de yeni arayışlar içine girmekte ve yeni sinemacılarla farklı bir dil oluşturmaktadır. Bütün bunlar Türk sinemasında sağlam ve sürekli bir akım oluşmasına engel olsa da, filmler ve türler açısından bir zenginlik ve çeşitlilik meydana getirmiştir. Nitekim 1996'da vizyona giren ''Eşkıya''nın 2,5 milyon kişilik hasılata ulaşmasıyla Türk sineması için umut doğdu. Bu rakam, o dönem için büyük bir izleyici rekoruydu. Ardından seyirciler, ''Ağır Roman'', ''Masumiyet'' ve ''Hamam''; ''Gemide'', ''Akrebin Yolculuğu'' ve ''Hoşçakal Yarın', ''Salkım Hanımın Taneleri'', ''Harem Suare'' ve ''Mayıs Sıkıntısı'' gibi peş peşe birçok popüler ve sanat filmini görme fırsatı buldu. 8 1990 lı yıllar artan bağımsız filmlerin ve de yönetmenlerin de etkisiyle sanat filmi ile ticari filmlerin ayrışmaya başladığı, yeni bir sinema dilinin araştırıldığı bir dönem olmuştur, Yeşilçam ın son bulmasıyla kalıplarından kurtulan yerli sinemanın özgürleştiği söylenebilir. 9 1990 sonrası Türk Sineması na baktığımızda yeni bir sinema dilinin oluştuğunu ve Türk sinemasının klasik anlatım yapılarından sıyrılmaya başladığını görürüz. Bu dönem devletin de sinemaya daha çok destek vermeye başladığı, Eurimages üyeliğinin gerçekleştiği ve böylece daha büyük ölçekli yapımların gerçekleştirilebildiği bir dönem olmuştur. Bunun yanı sıra özel televizyon kanalları ve sponsorluk destekleriyle birlikte çekilen film sayısında artış olmuştur. Ama hiç kuşkusuz, 1990 sonrası Türk sinemasını oluşturan ve taşıyanlar sanat filmleridir. Bağımsız çalışan yönetmenlerin çektiği bu filmler Türk sinemasında iz bırakmış ve yurt dışında ödüller almıştır. 90 sonrası Türk sineması böylelikle klasik Yeşilçam anlatısından sıyrılmış ve de yeni bir dil geliştirmiştir. Minimalist sinemanın yanı sıra, daha deneysel filmler de çekilmiş, 90lar sonrası Türkiye sinin sorunları tartışılmış ve tüm bunlar gerçekliğin daha çok katmanlı biçimde gösterildiği filmlerde yer bulmuştur. 7 Uğur Vardan, 1980 lerden Sonra Türk Sineması İçinde Dünya Sinema Tarihi, Editör: Geoffrey N. Smith, Kabalcı Yayınevi, İstanbul, 2003. s. 751. 8 Zülal Çetin Özkan, Günümüz Türk Sinemasının Dünya Sinemasında ki Yeri Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir, 2009. s.534. 9 Nejat Ulusay, Yeni Gueer Sinema: Öncesi ve Sonrası, Ankara Üniversitesi, Feminist Eleştiri Cilt: 3 Sayı: 1, Ankara, 2011. 5