DİĞER FAMİYLALARDAN YEM BİTKİLERİ 1. Yemlik Pancar (Beta vulgaris L. var. rapacea Koch.) Önemi ve Yararlanma Alanları Ülkemizde uzun yıllardan beri yetiştiriciliği yapılan yemlik pancar özellikle süt sığırcılığı için önemli bir yembitkisidir. Ancak ülkemizde yemlik pancar üretimi hem ekiliş alanı bakımından hem de yetiştirme teknikleri bakımından yeterli düzeyde değildir. Yemlik pancar ülkemizde en fazla Karadeniz (Trabzon, Samsun, Bolu), Akdeniz (Burdur), Ege (Afyon, Kütahya, Aydın) ve Trakya (Tekirdağ, Kırklareli) bölgelerinde yetiştirilmektedir. Diğer yem bitkileriyle karşılaştırıldığında, birim alandan en fazla besin maddesi ve enerji sağlayan, % 80-90 gibi yüksek oranda hazmolabilirliğe sahip bir yem bitkisidir. Yemlik pancarın yaprakları protein, Ca, Mg, Na, K, Cl, Fe ve Mn bakımından zengindir. Kalınlaşmış kökleri büyük oranda toprak yüzeyinde geliştiğinden hasadı daha kolaydır. Hayvanların et ve süt verimini önemli derecede arttırabilir. Yemlik pancarlar içerdikleri kuru madde ve şeker oranlarına göre üç gruba ayrılırlar. Yemlik Pancar Tipi Kuru Madde (%) Şeker (%) Kök- Gövde Formu Kitle pancarları 8-12.5 4-7 Büyük kısmı toprak dışında Orta Tip Pancarlar 12.5-15 7-9 Kısmen toprak dışında Şekerli Pancarlar 15-18 10-12 Toprak içinde Bitkisel Özellikleri Ispanakgiller (Chenepodiacea) familyasından olan bitki iki yıllık bir bitkidir. Etli olan kalınlaşmış kök, kökün şişmesiyle oluşur. Kökler çeşit özelliğine bağlı olarak değişik renk ve şekillerde olabilir. Yapraklar koyu yeşil renkte olup, büyükçe kalp biçimindedir. Çiçeklerin 3-5 adedi bir arada bulunur ve erken dönemde yeşil renktedir. Her çiçekte 5 adet erkek organ ve 2-5 adet dişi organ bulunur. Yabancı döllenen bir bitkidir. Bitişik olarak açan 3-5 çiçeğin bir arada kuruması ve buruşmasıyla yumak da denilen, olgunlaştığında kirli sarı renk alan 1
tohumları vardır. Nohut tanesi büyüklüğünde olan yumaklarda 3-4 adet tohum bulunur. Tohumun bin tane ağırlığı 35-40 g civarındadır. Yetiştiriciliği Yemlik pancar ile şeker pancarı yetiştiriciliği arasında çok fazla farklılık yoktur. Genel olarak ılıman iklimlerden hoşlanan yemlik pancar soğuğa şeker pancarından daha dayanıklıdır. Ancak nem isteği daha fazladır. Kumlu, tınlı ve yeterince kirece sahip derin toprakları seven yemlik pancar, taşlı, killi ağır ve kireççe fakir topraklar ile yüksek taban suyuna sahip alanlarda iyi gelişmez. Tohumluk; tüm Dünya da pancar tohumlukları üç şekilde hazırlanmaktadır. a) Normal tohumluk; poligerm veya multigerm de denilen ve ekildiğinde birden fazla fide veren tohumluk, ekimden sonra tekleme ve seyreltme gerekir. b) Teknik monogerm tohumluk; poligerm tohumların mekanik yollarla kırılması ile elde edilir. Ekildiğinde ortalama % 70 oranında tek fide verirler. c) Genetik monogerm tohumluk; Islah yolu ile elde edilen monogerm tohumluktur. Ekildiklerinde tek fide verirler. Ekim; yemlik pancarın yetiştirileceği tarlada ekim nöbeti uygulanmalı, aynı tarlaya birkaç yıl üst üste ekim yapılmamalı ve kendisinden önce baklagiller yada tahıl ekilmelidir. Şeker pancarının yetiştirildiği bölgelerde yemlik pancar Mart- Nisan aylarında ekilirken, Akdeniz ikliminin egemen olduğu bölgelerimizde ise sonbahar ekimleri tercih edilmelidir. Ekim 45-50 cm, sıra üzeri 5-20 cm ve ekim derinliği de 2-4 cm olmalıdır. Bakım; Normal şartlarda ekilen tohumlar 10-12 günde çıkış gösterir. Ancak ağır topraklarda sulama veya yağmur sonrası kaymak bağlama problemi ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle küçük çapalarla veya aralıklı sulamalarla kaymak kırma işlemi yapılmalıdır. İlk çapa bitkilerin çıkışı tamamlanıp sıralar belli olduğunda, ikinci çapa bitkiler 2-3 yapraklı olduğunda seyreltme amacıyla yapılmalıdır. Bitkiler arasında 35-50 cm kalacak şekilde tekleme işlemi gerçekleştirilmeli ve ardından hemen sulama yapılmalıdır. Yabancı ot durumuna göre çapalama işlemlerine devam edilmelidir. Gübre ihtiyacı fazla olan bir bitkidir. Dekara 15-16 kg azot ve 9-10 kg fosfor verilmelidir. Azotun yarısı ekimle birlikte, ikinci yarısı bitkiler 3-4 yapraklı olduğunda verilmelidir. 2
İlk sulama çok önemlidir. Özellikle ekim sonrası yağış olmazsa mutlaka sulanmalıdır. İkinci sulama ise teklemeden sonra gerçekleştirilmeli, diğer sulamalar ise iklim ve toprak koşulları dikkate alınarak yapılmalıdır. Hasat; kök büyümesinin durduğu yaprakların kuruyup kıvrılarak aşağıya doğru sarktığı dönemde yapılmalıdır. İlkbahar döneminde yapılan ekimlerde sonbahar soğukları başlamadan ve sonbahar ekimlerinde ise Mart-Nisan aylarında hasat yapılmalıdır. Hasat sırasında yaprak kaybı olmamasına özen gösterilmelidir. Hasat elle yada sökme makineleriyle yapılabilir. Şartlara ve genotipe bağlı olarak 7-15 ton/da kök (yumru) verimi elde edilebilir. Yaprak verimi şeker pancarına göre daha düşük olup yumru veriminin 1/8-1/10 u kadardır. Depolama; hasat edilen yumruların baş kısımları tekrar sürmeyecek şekilde kesilmeli ve topraktan arındırılmalıdır. Bu şekilde hazırlanan yumrular, mahzen, samanlık yada örtü altında depolanabilir. Depo ışık görmemeli ve 1-5 0 C sıcaklığa sahip olmalıdır. Hava sıcaklığının uygun olduğu günlerde havalandırma yapılmalıdır. Depolanan ürün kış boyunca hayvanlara verilebilir, ancak depolama süresi uzadıkça yaş ağırlık kayıpları artmaktadır. Değerlendirme; hasat edilen bitkilerin yumru ve yaprakları direk olarak hayvana verilebileceği gibi kış boyu depolanarak gerektikçe kullanılabilir. Kışın kuruya çıkmış geviş getiren hayvanlar için kuru yemle birlikte verilebilecek en iyi kış yemidir. Et ve süt verimini arttırır, sütün lezzetini iyileştirir ve tereyağını sertleştirmez. Ancak, süt ineklerine günde 35 kg ın üzerinde verilirse sütün lezzetini bozabilir ve yağ oranını düşürür. 2. Çayır Düğmesi (Poterium sanguisorba L.) Önemi ve Yararlanma Alanları Gülgiller (Rosaceae) familyasından olan çayır düğmesi otsu, çok yıllık, uzun ömürlü kışa ve kurağa dayanabilen bir yem bitkisidir. Bitki ülkemizin hemen her bölgesinde rahatlıkla yetişebilir. Bakım şartlarına bağlı olarak 3-4 yıl ekonomik olarak ot elde edilebilir. Şartlara bağlı olarak 800-1000 kg/da yaş ot verimi almak mümkündür. Bitki besin maddeleri bakımından yonca ve korungaya benzer. Yaş otunda ortalama % 10 civarında protein vardır. İlkbaharda erken gelişmesi ve yaz boyu yeşilliğini koruması nedeniyle hem ot üretimi hem de mera bitkisi olarak önemlidir. Dünyanın değişik bölgelerinde çayır düğmesi baharat ve tıbbi bitki olarak da kullanılmaktadır. 3
Bitkisel Özellikleri Oldukça kuvvetli ve derinlere inebilen bir kazık kök sistemine sahiptir. Gövde 30-100 cm kadar boylanır. Kök tacından çıkan bir kaç sap çok dallı bir yapı gösterir, sapın üzeri kırmızı sert damarlar bulundurur. Enine kesiti köşeli ve sapın içi özle doludur. Bitki bol miktarda yaprağa sahiptir. Yaprak karşılıklı olarak dizilmiş 10-14 çift yaprakçık ve yaprak sapı ucundaki tek yaprakçıktan meydana gelir. Yapraklar ince ve yumuşaktır. Yaprakçıklar elips veya yumurta şeklinde olup kenarları derince dişlidir. Yaprak yüzeyleri tüylü veya tüysüz olabilir. İri ve dişli kulakçıklara sahiptir. Çiçek oldukça küçük olup, renkleri beyazdan kırmızıya kadar değişir. Çiçek dört adet taç yaprak içerir. Dişicik tepesi kırmızı renktedir. Çiçek topluluğu kömeç şeklindedir. Kömeçler 10-50 arasında sadece dişi ve hem dişi hem erkek (hermafrodirt) çiçeğin bir araya gelmesi ile oluşur. Dişi çiçekler genellikle kömecin üst kısmında yer alırken hermafrodit çiçekler kömecin alt kısmında yer alırlar. Mayıs- ağustos ayları arasında çiçek açar. Dişi çiçeğin çanak borusu yumurta şeklinde ve dört köşelidir. Üst kısmında açık şekilde 4 adet taç yaprak ve fırça şeklinde 1-3 tepecikli bir dişiorgan bulunur. Erselik çiçeklerde ise bu yapıya ek olarak 5-50 adet erkek organ bulunur. Kahverengi olan meyvenin üzeri girintili- çıkıntılı ve dört köşelidir. İçinde bir veya iki tohum bulunur. Her kömeçte 50 kadar tohum bulunur. İklim ve Toprak İstekleri Soğuğa ve kurağa oldukça dayanıklıdır. Ilıman iklim bölgelerinde iyi bir gelişim gösterir. Drenajı zayıf su göllenen topraklarda kök gelişiminin zayıflamasına bağlı olarak verim düşer. Çayır düğmesi kıraç alanlara adapte olabilen bir tür olup, kıraç koşullarda 1-2, sulu koşullarda ise 3-4 defa biçim verir. Kireçli toprakları sever. Kumlu, hafif killi toprakları sever. Yurdumuzun 2000 m yüksekliğe kadar olan hemen her bölgesinde doğal olarak yayılmıştır. Yetiştiriciliği İyi hazırlanmış bir tohum yatağı ekimi ve çıkışı kolaylaştırır. Mera alanlarında direk ekim yapabilen mibzerlerle direk ekim yapılabilir. Mibzerle ekimin mümkün olmadığı yerlerde genel olarak serpme olarak ekilir. İç bölgelerde yazlık olarak ilkbaharda, ılıman bölgelerde ise sonbaharda ekimi tercih edilmelidir. Ekimde esas olarak meyve kullanıldığı için ekim yatağında yeterli miktarda suyun bulunması önemlidir. Çimlenme süresi üç hafta kadar olduğundan ekimde gecikilmemelidir. Ekimde, dekara 2-2.5 kg meyve kullanılmalıdır. Sıraya ekimde, kıraç koşullarda 70 cm, sulu koşullarda 30-40 cm sıra aralığı mesafe ile ekim yapılmalıdır. 4
Ekim yılında yabancı ot mücadelesi önemlidir. Yabancı ot mücadelesi mekanik olarak veya yalın ekilen alanlarda ilaçlarla yapılabilir. Tek yılık yabancı otlarla mücadelede erken dönemde biçim veya otlatma etkili bir mücadele yöntemi olabilir. Gübre olarak sonbaharda 10-12 kg/da DAP ve ilkbaharda, 3-5 kg/da azot üst gübre olarak verilmelidir. Sulanabilen alanlarda yaz döneminde 2-3 kez sulama yapılması verimi önemli derecede arttırır. Ot için en uygun hasat zamanı %50 çiçeklenme dönemidir. Bu devrede verim ve kalite yüksektir. Kurutma sırasında yaprak kaybının en aza indirilecek şekilde hareket edilmelidir. Kurutma kayıplarının çok yüksek olacağı düşünülen koşullarda yeşil olarak değerlendirilmelidir. Kıraç koşullarda yılda bir kez biçim alınabilirken, sulu koşullarda 2-3 biçim alabilmek mümkündür. Kıraçta ortalama 900-1300 kg yeşil ot ve 250-300 kg kuru ot elde edilmesine karşılık, sulu koşullarda 3000-5000 kg yeşil ot ve 1000-2000 kg kuru ot alınabilir. Tohum için en uygun hasat zamanı ilk meyvelerin olgunlaşma zamanıdır. Tohumlarda olgunlaşma eş zamanlı olmadığı için tohumların bir kısmının nem içeriği yüksek olabilir. Bu nedenle hasat edilen tohumlar kurutulmalıdır. Dekardan 50-100 kg kadar tohum verimi alınabilir. 5