Get kelimesinin temel anlamları Öncelikle Get kelimesinin temel anlamlarına bakalım. Get kelimesinin iki temel anlamı; Almak veya satın almak Ulaşmak, varmak ve gelmek Bu iki kullanımı bilmen, Get kelimesinin temel anlamıyla kullanıldığı cümleleri bilmene yetecektir. Ayrı ayrı bu kullanımlarla ilgili örnek cümlelere bakalım. 1
Almak veya Satın Almak anlamı He gets new shoes every week. Her hafta yeni ayakkabılar alır He got a new car. Yeni bir araba satın aldı. He is getting the keys. Anahtarları alıyor. I got you a gift. Sana bir hediye aldım. Get some rest. Biraz dinlen. (Biraz dinlenme al şeklinde düşünebilirsin. ) Maybe we could get a truck. Belki kamyon alabiliriz. Mustafa gets permission from his father. He will get a new bike next week. Mustafa babasından izin alır. Haftaya yeni bir bisiklet alacak. We got a new house in Turkey. Türkiye'de yeni bir ev satın aldık. 2
My brother is going to get a new phone Kardeşim yeni bir telefon alacak. NOT: Bu cümlelerde got, get fiilinin ikinci hali ve cümlenin geçmiş zamanda olduğunu gösteriyor. Will get veya am/is/are going to get cümlenin gelecek zamanda olduğunu belirtir. 3
Ulaşmak, Varmak ve Gelmek I got home late. Eve geç vardım. I got there by talking to themanager. Müdürle konuşarak oraya ulaştım. When did you get to London? Londra ya ne zaman vardınız? You can get there by train. Tren yoluyla oraya ulaşabilirsin. When did you get here? Buraya ne zaman geldin? We got to him just in time. Tam zamanında ona ulaştık. How did you get there? Oraya nasıl ulaştınız/vardınız. We got to the top after 2 hours. 2 saat sonra zirveye ulaştık. 4
Phrasal Verb Kullanımı Phrasal verb ler, bir fiilin bir edat veya zarfla kullanılarak başka bir fiil oluşturmasıdır. Phrasal verb ler çoğu zaman kendini oluşturan fiillerden farklı anlamlara gelir. Get kelimesini içeren ve yaygın olarak kullanılan phrasal verb lere bakalım; Get by. İdare etmek. Get along with. Biriyle iyi geçinmek. Get on. Devam etmek/binmek. Get off. İnmek. Get down to. Ciddiye binmek. 5
Get over. Atlatmak. Get down. Üzülmek veya depresyona girmek. Şimdi bu phrasal verb leri cümle içerisinde kullanalım; We get along well with my brother. Kardeşimle iyi geçiniriz. When things get down to it, he will be there. Durum ciddileştiği zaman orada olacak. He is getting down. Depresyona giriyor veya üzülüyor. Can you get along for 2minutes? 2 dakika iyi geçinebilir misiniz? We are trying to get by. Geçinmeye çalışıyoruz. We can get by for 2months. 2 ay geçinebiliriz. I got off the bus. Otobüsten indim. 6
Just get on with you life! Hayatına devam et işte! Mustafa got over his illness. Mustafa hastalığını atlattı. You need to get over him. Onu unutmalısın/atlatmalısın. Get kelimesi bu phrasal verb ler dışında daha birçok phrasal verb ile kullanılıyor. Yeni anlamlarla karşılaştıkça değişik anlamlarını hatırlamaya başlayacaksın. 7
Değişim Belirtmesi Bu yazıdaki her şeyi unutsan da bu kullanımı hatırlaman seni birçok durumda kurtaracaktır. Bu get kelimesinin en fonksiyonel kullanımı ve İngilizce öğrenmek isteyen herkes bunu bilmeli. Get kelimesi bir sıfatla kullanıldığı zaman bir durumun değişikliğini veya bir durumun yavaş yavaş değiştiğini belirtir. Ne demek istediğimi örnekle anlatayım. İki cümleye bakalım; I am old. Yaşlıyım. I am getting old. Yaşlanıyorum. Get kelimesi bu cümleye bir değişim anlamı katıyor. I am getting old. dediğimde, Gitgide yaşlandığımı belirtiyorum. I am old. cümlesindeyse bir değişim yok ve yaşlıyım anlamına geliyor. Örneklerle bu kullanımı pekiştirelim. This situation is getting worse. Bu durum kötüleşiyor. This situation is bad. Bu durum kötü. 8
It s getting hotter. Sıcaklaşıyor. It s hot. Sıcak. I am getting married this summer. Bu yaz evleniyorum. I am married. Evliyim. This is getting easier every day. Bu her gün giderek kolaylaşıyor. This is easier every day. Bu her gün daha kolay. We are getting ready for dinner. Akşam yemeği için hazırlanıyoruz. We are ready for dinner. Akşam yemeği için hazırız. I am getting faster every year. Her yıl hızlanıyorum. I am faster every year. Her yıl daha hızlıyım. 9
Mustafa is getting hungry. Mustafa acıkıyor. (Her geçen süre acıkıyor. ) Mustafa is hungry. Mustafa aç. It s getting dark. Hava kararıyor. It s dark. Karanlık. The homework gets harder. Ödev zorlaşıyor. (Durum değişikliği. ) The homework is harder. Ödev daha zor. I m getting very tired. Çok yoruluyorum. I am very tired. Çok yorgunum. Get kelimesinin değişim anlamını unutmaman çok önemli. Bu kullanım neredeyse her gün karşına çıkacak ve bunu bilmek çok daha rahat etmene yardımcı olacak. 10