www.teknolojikarastirmalar.com ISSN:1304-4141 Makine Teknolojileri Elektronik Dergisi 2005 (1) 39-48 TEKNOLOJİK ARAŞTIRMALAR Teknik Not Mustafa CEMEK 1, Mesut AYDINGÖZ 1, Muhsin KONUK 2 1 Afyon Kocatepe Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü, AFYON 2 Afyon Kocatepe Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, AFYON ÖZET Yer kabuğu bol ve çeşitli enerji kaynaklarına sahiptir. Jeotermal enerji yerden gelen ısı anlamında kullanılmaktadır. Tükenmeyen, yenilenebilen ve çevre kirliliğine neden olmayan bir enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin daha yaygın kullanım alanları araştırılmaktadır. Jeotermal enerji, elektrik üretiminde, konutların ısıtılmasında, ziraat alanında kullanılmaktadır. Bununla birlikte sağlıklı yaşama olumlu katkılarda bulunduğu için de tercih edilmektedir. Dünyada jeotermal ısı ve kaplıca uygulamalarında ilk 5 ülke arasında bulunan ülkemiz, Alp-Himalaya tektonik kuşağı üzerinde yer almaktadır. Kaynak zenginliği açısından ise dünyada ilk 7 ülke arasındadır. Türkiye de 40 o C nin üzerinde jeotermal akışkan içeren 140 adet jeotermal saha ve bu sahalarda 1300 dolayında termal kaynak tespit edilmiştir. Afyon, ülkemizde jeotermal enerji potansiyeli bakımından zengin bir ilimizdir. İl sınırları içerisinde pek çok kaplıca vardır. Bunların başlıcaları; Gazlıgöl, Hüdai, Heybeli, Ömer, Gecek, Yaylakent, AFJET, Oruçoğlu Termal Resort, İkbal Termal Resort, Grand Özerdir. Bu nedenle Afyon ilimize, kaplıca şehri demek yerinde olacaktır. Bu çalışmada, Afyon un sahip olduğu jeotermal enerji potansiyeli vurgulanmıştır. Afyon da, kaplıca turizmini geliştirmek için son derece yetersiz olan tanıtım çalışmalarının artırılması ve pek çok hastalığa şifa kaynağı olan bu tesislerde sağlık turizminin de yaygınlaştırılması, kaplıcaların daha verimli olarak kullanılmasını sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Jeotermal Enerji, Afyon, Kaplıca 1. GİRİŞ Yer kabuğu bol ve çeşitli enerji kaynaklarına sahiptir. Günümüzde dünyada, enerji ihtiyacının büyük bir kısmı hidrolik enerji ve fosil yakıtlarından karşılanmaktadır. Ancak gelecekte, fosil yakıtlarının giderek tükenmesi ve yerini yeni enerji kaynaklarının alması beklenmektedir. Jeotermal enerji, fosil yakıtlara alternatif enerji kaynakları arasında en önemlilerden birisi durumundadır. Jeotermal enerji literatürde yerden gelen ısı anlamındadır (Latince geo: yer, term: ısı). Jeotermal enerji, yer kabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan ve çevresindeki normal yer altı ve yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral, çeşitli tuzlar ve gazlar içerebilen sıcak su ve buhar olarak tanımlanabilir [1,2]. Yerkabuğunun derinliklerinde var olan ısı kaynağı, henüz soğumasını tamamlamamış bir magma kütlesi veya genç bir volkanizma ile ilgilidir. Yüzeyden kırık ve çatlaklar aracılığı ile derinlere süzülen meteorit sular, bu ısı kaynağı tarafından ısıtıldıktan ve mineralce zenginleştikten sonra yükselirler, yeryüzünde değişik derinliklerde yer alan ve geçirimsiz örtü kayalarla kontrol edilmiş olan gözenekli ve geçirimli hazne kayalarda (rezervuar) birikirler. Bu akışkan, kırık ve çatlak sistemlerinin oluşturduğu yollarla yeryüzüne ulaşarak termal kaynakları oluşturur yada sondajlarla çıkartılarak ekonomik kullanıma sunulur
Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 (Şekil 1). Ayrıca bazı alanlarda bulunan sıcak kuru kayalarda herhangi bir akışkan içermemesine rağmen, jeotermal enerji kaynağı olarak nitelendirilmektedir [3, 4]. Şekil 1. İdeal bir jeotermal sistemin şematik gösterimi Jeotermal enerji, yeni, yenilenebilir, ucuz, güvenilir, çevre dostu, yerli ve yeşil bir enerji türüdür. Jeotermal enerjinin kullanımı ile daha temiz bir çevreye sahip oluruz. (Şekil 2) [5]. a b Şekil 2. a. İzlanda'nın Başkenti Reykjavik fosil yakıtlarla ısıtılırken, yıl 1932. b. Reykjavik'in tamamı günümüzde jeotermal ile ısıtılmaktadır. Jeotermal enerji, tükenmeyen ve yenilenebilen bir enerji kaynağı seçeneğidir. Jeotermal akışkanı oluşturan sular meteorik kökenli oldukları için yeraltındaki rezervuar kayaları sürekli beslenmekte, beslenmenin üzerinde kullanım olmadıkça bu kaynakların tükenmesi söz konusu olmamaktadır. Genel durum yönüyle, jeotermal enerji kullanımında çevre kirliliği yoktur. Çünkü jeotermal kaynağın özünde çevreye zararlı katı atıklar bulunmamaktadır. Değişik oranlarda soğutucu özellikte CO 2 gazı, H 2 S vb. gazlar bulunmaktadır. Jeotermalden çıkan bu gazların çevreye etkisi diğerlerine göre daha azdır. (Şekil 3) [6]. 40
Cemek, M., Aydıngöz, M., Konuk, M. Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 Şekil 3. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında ortaya çıkan SO 2 (asit yağmurlarının ana kaynağı) ve CO 2 (sera gazı ve global ölçekte iklim değişikliklerine neden olmakta) gaz emisyonlarının diğer enerji kaynakları ile karşılaştırılması. 2. JEOTERMAL ENERJİNİN DÜNYA DA VE TÜRKİYE DEKİ DURUMU VE UYGULAMA ALANLARI 2.1 Jeotermal enerjinin kısa tarihçesi Jeotermal enerjinin pratik olarak kullanımı, banyo, yıkama, pişirme amaçlı olarak Prehistorik zamanlara dayanmaktadır. Persler, Romanlar, Hindistanlılar, Çinliler, Meksikalılar ve Japonlar çok eski zamanlarda sıcak sulardan faydalanmışlardır. Japonlar bedeni arıtmada termal sulardan faydalanmışlardır. Bunun yanında Romanlar eğlence amaçlı kullanmıştır. Orta çağda Türkler ve Araplar geleneksel kullanım olan, şimdilerde Türk hamamı olarak bilinen termal hamamları kullanmış ve yaygılaştırmışlardır [7]. İlk çağlarda başlayan jeotermal enerjinin doğrudan kullanımı, günümüzde çeşitlenerek ve yaygınlaştırılarak önemli bir seviyeye ulaşmıştır. Daha düşük sıcaklıktaki kaynakların kullanımına imkan vermesi, yeni ve yüksek teknoloji gerektirmemesi (mevcut teknolojinin yeterli olması) ve elektrik enerjisi eldesi ile kıyaslandığında termal verimin çok daha yüksek olması gibi nedenlerle gelişimi daha hızlı olmuştur. Bugün 30'un üzerinde ülkede jeotermal enerji ısınma ve diğer amaçlarla kullanılmaktadır ve kurulu güç 13.000 MWt'a ulaşmıştır [4]. 2.2. Dünya da Jeotermal Enerjinin Durumu ve Enerji Alanları Dünyada, 1995 den 2000 yılına kadar, jeotermal elektrik üretiminde %17, jeotermal elektrik dışı uygulamalarda ise %87 artış olmuştur. Filipinler de toplam elektrik üretiminin %27 si, Kaliforniya Eyaleti nde %7 si, İzlanda da toplam ısı enerjisi ihtiyacının %86 sı jeotermal enerjiden karşılanmaktadır. Dünyada jeotermal elektrik üretiminde ilk 5 ülke sıralaması: ABD, Filipinler, İtalya, Meksika ve Endonezya, Dünyada jeotermal ısı ve kaplıca uygulamalarındaki ilk 5 ülke sıralaması: Çin, Japonya, ABD, İzlanda ve Türkiye dir. 2000 yılı itibariyle, dünyadaki jeotermal elektrik üretimi 7974 MW elektrik kurulu güç olup, 65 Milyar kwh/yıl üretimdir. Jeotermalin doğrudan kullanımı ise 17174 MW termal olup, 3 Milyon konut ısıtma eşdeğeridir (Tablo 1)(Tablo 2). Jeotermal enerjiden elektrik üretimi ilk kez 20. yüzyılın başlarında (1904) Larderello Sahası nda (İtalya) başarıyla uygulanmıştır. İkinci olarak da Yeni Zellanda da uygulanmıştır [5]. 41
Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 Tablo 1. Jeotermal Enerjinin Doğrudan Kullanımı Ülke Kurulu Ülke Kurulu Ülke Kurulu Güç(MWt) Güç(MWt) Güç(MWt) Avusturya 255 YeniZelanda 308 İzlanda 1469 Kanada 378 Romanya 152 İtalya 326 Çin 2814 Rusya 307 Japonya 1159 Fransa 326 İsveç 377 Meksika 164 Gürcistan 250 İsviçre 547 A.B.D. 5366 Almanya 397 Türkiye 992 Diğer Ülkeler 1215 Macaristan 391 Ürdün 153 Toplam 17174 Ülke Tablo 2. Jeotermal Enerjinin Elektrik Uygulamaları Kurulu Güç (MWt) Üretim Kapasitesi (GWh) Ülke Kurulu Güç (MWt) Üretim Kapasitesi (GWh) Çin 29.17 100 Yeni Zelanda 437 2268 Kostarika 142.5 592 Nikaragua 70 583 El Salvador 161 800 Filipinler 1909 9181 Guatemala 33.4 215.9 Portekiz 16 94 İzlanda 170 1138 Rusya 23 85 Endonezya 589.5 4575 Tayland 0.3 1.8 İtalya 785 4403 Türkiye 20.4 119.73 Japonya 546.9 3532 A.B.D. 2228 15470 Kenya 45 366.47 Diğer Ülkeler 12.89 55.55 Meksika 755 5681 Toplam 7974.06 49261.45 Dünyada, jeolojik özellikleri nedeniyle (genç tektonizma ve volkanizma) birçok jeotermal kuşak bulunmaktadır. Bunlar; And Volkanik Kuşağı; Güney Amerikanın batı sahillerinde bulunan bu kuşak, Venezüella, Kolombiya, Ekvator, Peru, Bolivya, Şili ve Arjantin i kapsamaktadır. Çok sayıda aktif volkanizmanın varlığı nedeniyle, yüksek sıcaklıklı jeotermal sistemlerin bulunduğu bu kuşaktaki jeotermal alanlar henüz çok fazla değerlendirilmemiştir [2]. Alp-Himalaya Kuşağı; Hindistan ile Avrasya jeotermal kuşaklarının çarpışması sonucu oluşan bu jeotermal kuşak, dünyanın en büyük jeotermal alanları arasındadır. 150 km genişliğinde ve 3000 km uzunluğunda olan kuşak, İtalya, Yugoslavya, Yunanistan, Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan, Tibet, Yunnan (Çin), Myanmar (Burma) ve Tayland'ı kapsamaktadır [2]. Doğu Afrika Rift Sistemi; Aktif olan bu sistem Zambiya, Malavi, Tanzanya, Uganda, Kenya, Etiyopya, Djibuti gibi ülkeleri içine alır. Aktif volkanizma Kenya, Etiyopya ve Tanzanya'dadır [2]. Karayib Adaları; Aktif volkanizmanın hakim olduğu kuşakta, önemli potansiyel görülmektedir [2]. 42
Cemek, M., Aydıngöz, M., Konuk, M. Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 Orta Amerika Volkanik Kuşağı; Guatamela, El Salvador, Nikaragua, Kosta Rika ve Panama'yı içine alan bu kuşakta, çok sayıda jeotermal sistem bulunmaktadır. Bunların dışında; Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Doğu Çin, Filipinler, Endonezya, Yeni Zelanda, İzlanda, Meksika, Kuzey ve Doğu Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu gibi ülkeler farklı tektonik oluşumlar nedeniyle verimli jeotermal sahalara sahiptir [2]. 2.3. Türkiye de Jeotermal Enerji ve Enerji Alanları Alp-Himalaya tektonik kuşağı üzerinde olan ülkemiz jeotermal kaynaklar açısından oldukça zengin bir konumdadır. Türkiye de termal suların dağılımı fay hatlarının ve üçüncül-dördüncül volkanların dağılımı ile paralellik gösterir [8]. Türkiye de 40 o C nin üzerinde jeotermal akışkan içeren 140 adet jeotermal saha bulunmaktadır. Bunlardan Aydın-Germencik (200-232 o C), Denizli-Kızıldere (200-212 o C), Çanakkale- Tuzla (173 o C), Aydın-Salavatlı (171 o C) elektrik üretimine uygun, diğerleri ise merkezi ısıtmaya uygundur. Yüksek sıcaklıklı jeotermal akışkan içeren sahalar genelde genç tektonik etkinlikler sonucu oluşan grabenlerden dolayı Türkiye nin batısında yer almaktadır. Düşük ve orta sıcaklıklı sahalar ise volkanizmanın ve fay oluşumları etkisi ile Orta ve Doğu Anadolu da ve Kuzey Anadolu fay hattı boyunca da kuzeyde yer almaktadır (Şekil 4) [2,9]. Şekil 4. Türkiye de jeotermal alanlar Son yıllarda doğal kaynaklara dönmek, doğal besinlerle beslenmek, hastalıkları doğal yöntemlerle iyileştirmek tüm dünyada güçlenen bir eğilim haline geldi. Temiz hava, doğal gıdalar, doğal tedavi yöntemleri, gelişen teknolojiye rağmen insanların giderek daha fazla tercih ettiği sağlıklı yaşam modelleridir. Ülkemiz, jeotermal kaynaklar bakımından çok zengin ve çok eski çağlardan beri kullanılan kaplıcalara sahiptir. Eskiden sadece hamamlarla sınırlı termal tesisler, son yıllarda birçok modern üniteden oluşan kaliteli ve çok yönlü tesislere yerini bırakmıştır. Günümüzde teşhis ve tedavi merkezleri gibi bölümleri de içeren termal tesisler, genel ve özel yüzme havuzları, tedavi havuzu, masaj üniteleri, çamur tankları, buhar banyoları, sauna ve Türk hamamları gibi ünitelerden oluşmaktadır [10]. Kaynak zenginliği açısından dünyada ilk 7 ülke arasında yer alan Türkiye de 1300 dolayında termal kaynak bulunmaktadır. Termal suları, hem debi hem de sıcaklıkları ile çeşitli fiziksel ve kimyasal 43
Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 özellikleriyle Avrupa daki termal sulardan daha üstün nitelikler taşımaktadır. Türkiye deki doğal çıkışlı ve bol olarak nitelendirilen termal sular, eriyik maden değeri açısından yüksek, kükürt, radon ve mineral bakımından da zengin olarak bilinmektedir [11]. 2.4. Jeotermal Enerjinin Uygulama Alanları Yeryüzüne çıkan termal su ve buharın sıcaklığı 20 o C ile 400 o C arasında bulunabilmektedir. Termal sular, düşük (20-70 o C), orta (70-150 o C) ve yüksek (>150 o C) sıcaklıkta olmak üzere üç kısımda toplanmaktadır. Düşük ve orta sıcaklıklı sahalar, bugünkü teknolojik ve ekonomik koşullar altında başta ısıtmacılık olmak üzere (sera, bina, zirai kullanımlar), endüstride (yiyecek kurutulması, kerestecilik, kağıt ve dokuma sanayiinde, dericilikte, soğutma tesislerinde), kimyasal madde üretiminde (borik asit, amonyum bikarbonat, ağır su, kuru buz eldesinde) kullanılmaktadır (Şekil 5). Yüksek entalpili sahalardan elde edilen akışkandan ise, elektrik üretiminin yanı sıra entegre olarak diğer alanlarda da kullanılabilmektedir (Tablo 3) [3]. a) Seralarda kullanım b) Cadde ısıtması c) Konut ısıtması d) Balık-timsah üretimi Şekil 5. Jeotermal enerjinin doğrudan kullanımı Jeotermal enerjiyi kullanarak elektrik üretimi, bilinen buhar tribünü ve jeneratör malzemeleri kullanılarak elde edilir. Rezervin içine bir sonda yardımı ile girilir, sıcak su veya buharın tesisin içine alınması sağlanarak elektrik üretimi yapılır. Tesisin yapımı,rezervin sıcaklığına, basıncına ve akışkan miktarına bağlıdır. Genelde elektrik üretimi, jeotermal kaynağın karakteristiğine bağlı olarak üç tip santralde yapılmaktadır. Kuru buhar santrali, flaş buhar santrali, binary cycle santrali (Şekil 6). 44
Cemek, M., Aydıngöz, M., Konuk, M. Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 Tablo 3. Jeotermal Akışkanın Sıcaklığına Göre Kullanımı (Lindal diyagramı). C Jeotermal Enerjinin Kullanım Alanları 180 Yüksek Konsantrasyon solüsyonun buharlaşması, Amonyum absorpsiyonu ile soğutma 170 Hidrojen sülfit yolu ile ağırsu eldesi, diyatomitlerin kurutulması 160 Kereste kurutulması, balık vb. yiyeceklerin kurutulması 150 Bayer s yolu ile aliminyum eldesi 140 Çiftlik ürünlerinin çabuk kurutulması (Konservecilikte) 130 Şeker endüstrisi, tuz eldesi 120 Temiz su eldesi, tuzluluk oranının arttırılması 110 Çimento kurutulması 100 Organik madde kurutma (Yosun, et, sebze vb.) yün yıkama 90 Balık kurutma 80 Ev ve sera ısıtma 70 Soğutma 60 Kümes ve ahır ısıtma 50 Mantar yetiştirme, Balneolojik banyolar (Kaplıca tedavisi) 40 Toprak ısıtma, kent ısıtması (Alt sınır) sağlık tesisleri 30 Yüzme havuzları, fermantasyon, damıtma, sağlık tesisleri 20 Balık çiftlikleri a b c Şekil 6. Elektrik Üretimi Santral Sistemleri (a)kuru buhar sistemi (b) Flash buhar sistemi (c) Binary cycle sistemi 3. AFYON VE ÇEVRESİNİN JEOTERMAL ENERJİ POTANSİYELİ Afyon, termal sular yönünden zengin bir ilimizdir. İl sınırları içerisinde Gazlıgöl, Hüdai, Heybeli, Ömer, Gecek, Yaylakent, AFJET, Oruçoğlu Termal Resort, İkbal Termal Resort, Grand Özer gibi pek çok kaplıca vardır. Bu nedenle Afyon ilimize, kaplıca şehri demek daha yerinde olur [12]. Afyon, doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan, Anadolu Yarımadasının batısında, Ege Bölgesinin içbatı Anadolu bölümünde yer alır. Ayrıca bu ilimiz, doğuda Konya, güneyde Burdur, güneydoğuda Isparta, batıda Uşak, kuzeyde Eskişehir ve kuzeybatıda Kütahya illeri ile komşudur (Şekil 7). Jeotermal enerji kapasitesi 70.17 MWt, sıcaklığı 40 ile 98 o C arasında olan Afyon daki termal sular; alan ısıtmasında, otellerde, kaplıcalarda, sera ısıtmasında, kullanılmaktadır [9,13]. 45
Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 Şekil 7. Afyon il haritası ( : Kaplıca alanları ) Afyondaki termal enerjiden hem ısıtma amaçlı, hem de termal turizm amaçlı faydalanılmaktadır. Termal turizmde daha çok hastalık tedavisinde kullanılmaktadır. Pek çok hastalığa iyi geldiği sanılan bu kaplıcalara her yıl binlerce insan gelmektedir. Bu suların romatizmal, kalp ve dolaşım sistemi, böbrek ve idrar yolları, karaciğer, safrakesesi, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, kemik ve kireçlenme ve cilt hastalıkları, sinir ve kas yorgunluğu, sinirsel hastalıklar, kadın hastalıkları gibi hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir [14]. 3.1. Afyon Jeotermal Enerji Tesisleri (AFJET) Kısa adı AFJET olan Afyon Jeotermal Enerji Tesisleri ve Turizm ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi; Afyon İl Özel İdare Müdürlüğü, Afyon Belediye Başkanlığı, Afyon Ticaret ve Sanayi Odası, YÜNTAŞ AŞ, Afyon Eğitim Vakfı, Afyon Esnaf ve Sanatkarlar Birliği ve Afyon Ticaret Borsasının bir araya gelmesi ile 1994 yılında kurulmuştur. Amaç, Afyon un kabaca batısında bulunan ve uzun yıllardan beri büyük bir potansiyele sahip olduğu bilinen, Ömer-Gecek yöresindeki sıcak su potansiyelini, ısıtma amaçlı olarak Afyon şehir merkezine taşımaktır. 10.000 adet abone olarak düşünülen ısıtma sistemi, 31.01.1998 tarihi itibariyle 4453 abonedir ve ısıtılan alan miktarı ise 523.219 m 2 dir [15]. 3.2. Gazlıgöl Kaplıcası Afyon'a 21 km uzaklıkta, Afyon-Eskişehir demiryolu üzerinde, Hamam Köyü'ndedir. Bu yöre, denizden 1045 metre yüksektir. Gazlıgöl Kaplıcasının çok eski tarihten beri işletildiği saptanmıştır. Gazlıgöl Kaplıcalarında halen dört hamam faaliyettedir. Bunların en eskisi, adından da anlaşıldığı üzere Eskihamam'dır. Roma dönemi görünümlü yapısı vardır. İçme olarak, ağrılı midelere, karaciğer, safrakesesi, mesane yolları böbrek taşları düşürülmesinde üstün etkileriyle şifa sağlar. Kalbin çalışması ve damar sertliğinin giderilmesinde görülen faydaları yanında, ayrıca tansiyon düşürücü nitelikleriyle de ünlüdür [16]. 3.3. Gecek kaplıcası Afyon'a 18 km uzakta, Afyon-İzmir demiryolu üzerindedir. Gecek Kaplıcası suları, mide ifrazını artırır, içimi kolaydır. Uzun devam eden nezlelerde, kronik boğaz iltihaplarında, astımlı hastalıklarda, çok fayda sağlar. Banyosu romatizma, nevralji, kadın hastalıklarına iyi gelmektedir [14]. 46
Cemek, M., Aydıngöz, M., Konuk, M. Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 3.4. Ömer kaplıcası Afyon'a 18 km mesafede, Afyon-Kütahya karayolu üzerindedir. Kadınlara ve erkeklere mahsus hamamlar, çok sayıda havuzlar ve bir de çamur banyosundan oluşan büyük bir kuruluştur. Bunların dışında, Afyon Özel İdaresince, "100.Yıl Atatürk Yüzme Havuzu" adıyla yaptırılan modern bir havuza da sahiptir. Ömer kaplıca suları, romatizma, kadın hastalıklarında, kısırlıkta, böbrek ve idrar yolları taşlarında, damar hastalıklarında, cilt hastalıklarında büyük faydalar sağlamaktadır [14]. 3.5. Sandıklı (Hüdai) Kaplıcası Afyon-Antalya karayoluna 6 km uzaklıkta bulunan Hüdai Kaplıca tesisleri termal belde görünümündedir. Sandıklı Hüdai (Hüzai) Kaplıcaları Friglerden bugüne kadar insanlara yaklaşık iki bin yıldır şifa dağıtmaktadır. Frigler döneminde ve daha sonraları da Afyon iline kaplıcalarından dolayı Şifalı Frigya denilmiştir. Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde, o çevrenin başpiskoposu Sen Mişel, bu kaplıcada hastaları tedavi ederek mucizeler göstermiş, bu olay eski kitaplara "Sen Mişel'in Mucizeleri" olarak geçmiştir. Kaplıcanın, Bizans döneminden kalma üç hamamı, günümüzde bile ayaktadır. Kaplıcanın şifalı suları 500 metre derinlikten jeolojik bir çatlağın değişik yerlerinden çıkmaktadır [12]. Sandıklı şifalı suları ve çamurları, romatizmal hastalıklara, nevralji, kadın hastalıklarına, safrayolları ve metabolizma bozukluklarına üstün şifa sağlar. 3.6. Heybeli (kızılkilise) kaplıcası Afyon'a 30, Bolvadin ilçesine 20 km uzaklıkta ve Afyon-Çay karayolundan ise 1 km içerdedir. Daha önceleri Kızılkilise veya Kızılkürse olarak anılan kaplıcaya, 1945 yılından itibaren Heybeli adı verilmiştir. Deniz seviyesinden 1000 metre yüksektedir. Kaplıcada üç havuz mevcuttur. 120 yataklı bir oteli ile, öteden beri halkın büyük ilgisini çekmektedir. Heybeli kaplıcaları, romatizma, nevralji ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir [14]. 4. SONUÇLAR ve ÖNERİLER Jeotermal enerji yenilenebilir bir enerji kaynağıdır. Fosil ve diğer alternatif enerji kaynaklarına göre çok daha ucuzdur. Jeotermal enerji çevre dostudur. Çok amaçlı ısıtma uygulamaları için idealdir. Meteorolojik koşullardan bağımsızdır (rüzgar, yağmur, güneş gibi). Hazır enerjidir. Güvenilirdir (yangın, patlama, zehirleme riski yoktur). Verimlilik %95 in üzerindedir. Minimum alan tahribatı söz konusudur (hidro, güneş vs nin tersine). Kolay ve hızlı devreye alma, işletme ve bakımı ile (6 ay-1 yıl) uzun tesisat ömrü vardır. Önemli bir jeotermal enerji potansiyeline sahip olan Afyon da, kaplıca turizmini geliştirmek için son derece yetersiz olan tanıtım çalışmalarının artırılması gerekmektedir. Ayrıca pek çok hastalığa şifa kaynağı olan bu tesislerde sağlık turizmini de yaygınlaştırmak, kaplıcaların daha verimli olarak kullanılmasını sağlayacaktır. Termal tesislerin atık suları özellikle seracılık ve toprak ısıtması gibi alanlarda değerlendirilebilir. Kaplıca alanlarında yapılacak, jeolojik, hidrojeolojik, jeofizik ve sondaj çalışmaları ile Afyon da jeotermal enerji potansiyeli ayrıntılı olarak çıkarılabilir. Tespit edilecek kaynaklardan elde edilen jeotermal enerji ile ısıtılan konut sayısı artırılabilir. 47
Teknolojik Araştırmalar 2005 (1) 39-48 Jeotermal kaynaklardan çıkan sıcak sular, kullanım alanlarına iletilirken önemli ısı kayıpları meydana gelmektedir. Doğal kaynağın israfı anlamına gelen bu durumu engellemek için yalıtım çalışmaları yeniden gözden geçirilmelidir. KAYNAKLAR 1. Geothermal Energy Program Highlights Clean Energy For The 21st Century Geothermal Today, (1999). 2. Madencilik Özel İhtisas Komisyonu Endüstriyel Hammaddeler Alt Komisyonu Jeotermal Enerji Çalışma Grubu Raporu T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yayın No: Dpt : 2441. 3. Mary H., Fanelli D., What is Geothermal Energy? Pisa, Italy Prepared on February, (2004). 4. http://www.maden.org.tr/e_bulten/sayi_goster.asp?sayi=49&yazi sira_ no = 10 5. http://www.jeotermaldernegi.org.tr 6. ME Ayaz., NS Kavak., M Topaloğlu., Dünya da ve Türkiyede önemli bazı jeotermal enerji alanları ve Sivas yöresindeki jeotermal alanların özellikleri, 1. Ulusal Çevre Kongresi Ekim, (2004). 7. Barbier E., Geothermal energy technology and current status: an overview. Renew Sustain Energy Rev, 6: 3 65, (2002). 8. Mertoğlu O., Bakır N., Kaya T., Geothermal applications in Turkey, Geothermics, 32: 419 28, (2003). 9. K Kaygusuz., A Kaygusuz., Geothermal energy in Turkey: the sustainable future, Renewable and Sustainable Energy Reviews 8, 545-563, (2004). 10. http://www.bookinturkey.com/html/kaplica.asp 11. http://www.leylek.com/aktif/gezgin_notd/kaplicalar/default.asp 12. http://www.sandikli.com/kaplica.asp 13. TC Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Afyon Sanayi Potansiyeli Ve Yatırım Alanları Araştırması, Ankara, (2000). 14. http://www.afyon.saglik.gov.tr/htm/kaplicalar.htm 15. Mertoğlu O., Geothermal district heating experience in Turkey, GHC Bulletin, 21: 14 8, (2001). 16. http://www.kulturturizm.gov.tr/portal/turizm_tr.asp?belgeno=44881 48