TARIMDA İŞ KAZALARI VE HASTALIKLARI Güneş EREN YALÇIN 1 Ebru YAZICI 2 Fatma ÖCAL KARA 3 guneseren@hotmail.com ebrucoksever@gmail.com focal@harran.edu.tr Şeyda İPEKÇİOĞLU 1 Metin YALÇIN 4 seyda.ipekcioglu@hotmail.com drmetinyalcin@hotmail.com 1 GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Tarım Ekonomisi Bölümü/Şanlıurfa. 2 Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü Müdürlüğü/Ankara. 3 Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü/Şanlıurfa. 4 Mehmet Akif İnan Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Genel Cerrahi Bölümü/Şanlıurfa. ÖZET Tarım, insanların yaşamlarının sağlıklı ve kaliteli bir şekilde devamlılığını sağlamak için başta beslenme ihtiyacı olmak üzere birçok ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir sektör konumundadır. Hızla artan nüfus ile gıda ve diğer tarımsal ürünlere olan talepte artış göstermektedir. Bu talebi karşılamaya çalışan tarım sektörü diğer sektörlere göre daha fazla işgücü gerektiren ve büyük bir nüfusu istihdam ettiren bir sektördür. Tarımda istihdam ettirilen bu nüfus birçok tehlike ile karşı karşıya risk altında çalışmaktadır. Tarım makinesi ile yaralanma, pestisit ve diğer kimyasallara maruz kalma, tarımsal kökenli trafik kazaları, böcek, akrep, yılan vb. sokmaları, kirli sular ile zehirlenme tarımsal işgücünü tehdit eden başlıca risk faktörleridir. Henüz tarım çalışanlarını korumaya yönelik bir iş sağlığı ve güvenliği yasasının bulunmaması, tarımda çalışan nüfusun eğitim seviyesinin düşük olması, tarımda örgütlenmenin yetersiz olması, kadın ve çocuk işçilerin sayıca fazlalığı sektörde iş güvenliğinin gelişmesini engellemektedir. Bu çalışmada; tarımda çalışan nüfusun karşı karşıya kaldıkları iş kazası ve hastalıkları hakkında yapılmış çalışmalar ve istatistikler incelenerek bilgi verilmiş, tarımda iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş kazası, iş güvenliği, işgücü 2049
WORK ACCIDENTS AND ILLNESSES IN AGRICULTURE ABSTRACT Agriculture is a significant sector in terms of providing many needs of people, especially nutrition, in order to ensure healthy and qualified maintenance of people's lives. Along with rapidly increasing population, there is demand for food and other agricultural products. Agriculture sector, which tries to meet this need, requires more labor force than other sectors and employs great population. This population employed in agriculture, works facing so many risks. Leading risk factors that threatens agricultural workforce are as follows: getting wounded by agricultural machines, being exposed to pesticide and other chemicals, traffic accidents originating from agriculture, being bitten by insects, scorpion, snake etc., and being poisoned by contaminated water. Since there is no health and safety law to protect agricultural workers, low education level of workforce of agriculture, insufficient organization in agriculture sector, excessive amount of women and children workers, health and safety regulations in the sector remain insufficient. In this piece of work, information is given through scrutinize of works and statistics on work accidents and illnesses of the people working in agriculture and solution suggestions have been put forward for the problems of health and safety regulations in agriculture. Keywords: Work accident, health and safety, work power 1. GİRİŞ Tarım, başta insan yaşamının devamı için gerekli gıda ürünlerini sunan ve sonrasında da diğer ihtiyaçlarını karşılayan bir sektördür. Bu nedenle yaşam devam ettiği sürece bu özelliğinden dolayı önemini hep koruyacaktır. Tarım sektörü bu önemli özelliğinin yanı sıra, çalışma şekli açısından da diğer sektörlere göre ayırıcı bazı özelliklere sahiptir. Tarım, doğada canlı materyalle çalışan, iklim, toprak yapısı gibi doğal koşullardan direkt olarak etkilenen bir yapıdadır. Çalışma şekli ve koşulları açısından diğer sektörlere göre farklılık gösteren tarım sektöründe bilindiği üzere ağırlıklı olarak açık havada, insan gücü ağırlıklı olarak faaliyetler sürdürülmektedir. Tarım işçiliği, çok geniş alanlarda, her an değişen iklim ve coğrafya koşulları altında, çok değişik makine, hayvan, bitki ve diğer ürünlerle yapılan işlerdir. Gelişmiş ülkelerde işletmelere makine gücü girmiş olsa da, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde hala insan emeğine dayalı üretim söz konusudur (Menemencioğlu, 2012). Tarım sektöründe çalışan nüfus, belli olmayan çalışma saatlerinde, ürünün üretim aşamasından, hasadı ve sonrasında pazarlama aşamalarına kadar her evresinde büyük bir emekle çalışmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine bakıldığında, Türkiye 77,9 milyon hektar olan toprak varlığının, yaklaşık 26,3 milyon hektarını tarım arazileri oluşturmaktadır. Bu tarımsal üretim içerisinde, kırsal alanda küçük aile işletmelerinin çoğunlukta olduğu bir yapı mevcuttur. Dolayısı ile kırsal alanda yaşayan nüfusun büyük bir kısmı, aile işletmeciliği şeklinde tarımsal üretime doğrudan veya dolaylı olarak katkı sağlamaktadır (Çamurcu ve Seyhan, 2015). 2050
2015 yılı Ağustos ayı dönemsel sonuçlarına göre tarımda istihdam edilen nüfus 5,7 milyon olup, toplam istihdam içerisindeki payı %21,3 tür (www.tuik.gov.tr). Tarımda istihdam edilen bu nüfusu kendi hesabına çalışan ücretsiz aile işçileri ile daimi ve geçici tarım işçileri ağırlıklı olarak oluşturmaktadır. Tarımda çalışan kadın ve çocuklarında içinde bulunduğu nüfus, olumsuz koşullarda birçok risk faktörü ile karşı karşıya kalarak çalışmaktadır. Tarım makinesi ile yaralanma, pestisit ve diğer kimyasallara maruz kalma, tarımsal kökenli trafik kazaları, böcek, akrep, yılan vb. sokmaları, kirli sular ile zehirlenme tarımsal işgücünü tehdit eden başlıca risk faktörleridir. International Labor Organization (ILO) verilerine göre; 1,3 milyar kişiyi istihdam eden tarım sektöründe her sene 170.000 kişi hayatını kaybetmekte, çok sayıda çalışan çeşitli iş kazalarıyla karşılaşmakta ve iş hastalıklarına maruz kalmaktadır. Tarım sektörü, Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (EUROSTAT) ne göre inşaat sektörünün ardından en tehlikeli ikinci sektör olarak değerlendirilmektedir (Çamurcu ve Seyhan, 2015). Bu çalışmada; daha önce konu ile ilgili yapılmış akademik çalışmalar ile çeşitli kurum ve kuruluşlara ait istatistikler derlenerek, tarımda çalışan nüfusun karşı karşıya kaldıkları iş kazası ve hastalıkları hakkında bilgi verilmiş, tarımda iş sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. 2. MATERYAL VE YÖNTEM Çalışma derleme niteliğinde olup, daha önce konu ile ilgili yapılmış olan araştırma, makale ve bildirilerden yararlanılarak hazırlanmıştır. 3. ARAŞTIRMA BULGULARI VE TARTIŞMA Tarımda çalışan nüfusun çalışma ortamlarında karşı karşıya kaldıkları hastalıklar ve kazalar dünya genelinde önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Dünyadaki 1,2 milyon iş kazası sonucu gerçekleşen ölümlerin yaklaşık yarısının tarımda meydana geldiği tahmin edilmektedir. Böcek ilaçları ve diğer kimyasallara maruz kalma ile tarım makineleri kazaları, sektördeki yaralanma ve hastalıkların iki temel nedenidir. Tarımda çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısından yeterli bir seviyeye gelmemiş olmasının önündeki temel nedenler hemen hemen tüm az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde benzerlikler göstermektedir. Bunlar arasında; tarımda çalışanların genellikle örgütsüz veya iyi işlemeyen örgütler nedeniyle ortak bir sesten yoksun oluşu, eğitim seviyelerinin yetersizliği, kadın ve çocuk işçilerin çoğunlukta oluşu, çalışanlar arasında mevsimlik olanların veya yer değiştirme oranının yüksek olması gibi nedenler sayılabilir (Orel ve ark., 2009). Türkiye de ise, son yıllar da önemli gelişmeler gözlense de tarımda iş sağlığı ve güvenliği konusunda kanunlar yetersizdir. 4857 sayılı iş kanunu ile tarım çalışanları da kanun kapsamına girmiş olsa da, kanun 50 den az işçi çalıştıran işletmeleri kapsamadığından bu kanun sadece büyük ölçekli işletmeleri kapsamıştır. 2001 yılında yapılan genel tarım sayımı sonucuna göre arazi büyüklüğü 49 dekara kadar olan işletmeler, toplam işletmelerin %64,81 ini oluşturmaktadır. Bu işletmelerde esas işi tarımsal faaliyet olan fertlerin işletme başına ortalama sayısı 2,65 kişidir. 2013 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından imzalanan iş sağlığı ve güvenliği protokolü ile ise, özellikle 10 kişiden az tarım işçisinin çalıştığı işletmeler kapsama alınmış ve yaklaşık 6 milyon kişi İş Sağlığı ve Güvenliği Protokolü kapsamına alınmıştır. 2051
Tarım çalışanlarını ilgilendiren önemli bir diğer sorun ise yaygın şekilde yapılan mevsimlik tarım işçiliğidir. Türkiye de resmi kayıtlara göre 300 bin, kayıt dışı çalışanlarla beraber ise 1.5-2 milyon mevsimlik tarım işçisi olduğu tahmin edilmektedir. Mevsimlik tarım işçileri, yılın büyük bölümünü farklı bölgeler arasında hareket ederek geçirmekte, çalıştıkları bölgelerde birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar (Yalçın, E. ve ark., 2015). Gezici, mevsimlik olarak çalışan tarım işçileri, çalışma alanlarına taşınma esnasında, çalışma alanlarında çeşitli kazalara maruz kalabilmektedirler. Diğer taraftan barınma, beslenme, temizlik gibi ihtiyaçlarını oldukça olumsuz koşullar altında gerçekleştirmektedirler ve bu da birçok sağlık sorununu beraberinde getirmektedir. Sektörün önemli bir diğer sorunu ise, çocuk işgücünün fazla olmasıdır. Çocuk işçiler uzun çalışma saatleri ve kötü yaşam koşullarının yanında kullandıkları makineler, toz, biyolojik, fiziksel, kimyasal, ergonomik, hijyenik ve psikolojik tehlikeler gibi çok çeşitli risklerle karşı karşıyadır (Ahioğlu, 2008). Çalışma kapsamında, tarımda çalışan nüfusun karşı karşıya kaldıkları iş kazaları ve hastalıklarının neler olduğu incelenmiş, aynı zamanda Şanlıurfa ilinde son 5 yıl içinde iş kazası ve hastalığı sebebi ile il ve ilçelerde sağlık kurumlarına başvuran kişilere aitte bazı istatistikler verilmiştir. Tarım işçilerinin karşı karşıya kaldıkları kaza ve hastalık nedeni risk faktörlerini aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür. 3.1. Makine Kaynaklı Riskler Tarımsal faaliyetlerde birçok farklı makine kullanılmaktadır ve bunlar oluşan kazaların ana sebeplerinden biridir. Bu makinelerden yaygın olarak kullanılanlar, traktörler, toprak işleme makineleri, gübre dağıtma makineleri, çapa makineleri, ekim makineleri, hasat-harman makineleri, çayır biçme makineleri, balya makineleri, öğütücüler, karıştırıcılar ve tarım arabaları olarak sayılabilir. Tarımsal kazalar ve sonucunda ortaya çıkan yaralanmalar sadece bu makineler ile çalışırken değil, aynı zamanda makinelerin tamir, bakım, ayarlama, temizleme, tıkanıklıkları giderme gibi işlem basamaklarında da ortaya çıkmaktadır (Yurtlu ve ark., 2012). Birçok ülkede yapılan araştırmalar, tarımsal mekanizasyonda iş kazalarının önemli boyutlarda olduğunu göstermektedir. ABD de yapılan bir çalışmada; tarımsal işletmelerde kaza olasılığının %32 olduğu, bu kazaların %87 sinin tarımsal mekanizasyona ait olduğu, kaza sonucu ortaya çıkan olayların %27 sinin büyük sakatlanmalara yol açtığı saptanmıştır. Kazaların çoğu hasatla ilgili tarımsal mekanizasyon işlemlerinde, daha sonra sırasıyla; bakım, toprak işleme, ekim, dikim ve taşıma işleminden meydana gelmektedir (Anonim, 2001). Tarım makineleri çok parçalı, hızla hareket eden, sıkıştırıcı, kesici ve dönen parçaları olan aletlerdir ve bunların kullanımı esnasında, yanlış kullanım, giysi vb. parçaların makineye sıkışması, dikkatsizlik vb. sebeplerle birçok kaza ve yaralanma meydana gelmekte ve de bu yaralanmalar bazen ölümle bile sonuçlanabilmektedir. Diğer bir kaza şekli ise traktör, minibüs, kamyon gibi taşıt araçlarının gerek tarla içi gerekse tarla dışında tarım işçileri taşırken çarpma, devrilme gibi gerçekleştirdiği trafik kazalarıdır. Tarım işçileri çalışma alanlarına olumsuz koşullarda, son derece tehlikeli şekillerde taşınmakta, her yıl bir çok insan bu şekilde yaralanmakta veya yaşamlarını yitirmektedir. Kazaların tarım kesimindeki etkileri büyüktür. Kazada meydana gelen can kayıplarının (yaralanma ve ölümlerin) ve mal kayıplarının yanı sıra; iş gücü kaybı, işlerin zamanında yapılamaması, sağlık ve rehabilitasyon giderleri ile kazaya uğrayanda ortaya çıkan psikolojik ürküntüler, bu alanda hesaplanamayan ancak maliyeti çok yüksek kayıplarda ortaya koymaktadır (Özkan ve Peker, 1996). 2052
Ülkemizde kaza istatistiklerine sadece karayollarında meydana gelen ölümlü ya da yaralanmalı traktör kazaları dahil edilmektedir. Tarla yollarında ve çalışma alanlarında meydana gelen kazalar can kaybı olmadığı sürece genellikle ilgili makamlara bildirilmemektedir. Bununla birlikte gerçekleştirilen araştırmalarda ölüm oranının özellikle traktörlerde oldukça yüksek değerlere ulaştığı belirlenmiştir. Daha da önemlisi tarımda çalışan kişilerin güvenlik konusunda büyük oranda eğitimsiz olduklarının altı çizilmektedir (Öz, E., 2001). 3.2. Elektrik Kaynaklı Riskler Tarım sektöründe sıkça görülen kazalardan bir diğeri elektriksel kazalardır. Bu kazaların ilk nedeni yüksek gerilim hatlarıdır. Diğer taraftan elektrikli makinelerin kullanımı esnasında oluşan elektrik çarpmaları, uzatma kablolarında meydana gelen kaçaklar oluşan kazaların başlıcalarıdır. Elektrik tesisatlarının genelde zayıf olması yangınlara dahi neden olabilmektedir. 3.3. Hayvan Kaynaklı Riskler Özellikle hayvancılıkla uğraşan işletmelerde meydana gelen kazalarda önemli risk faktörlerinden birisidir. Genellikle tepme, çarpma, ısırma şeklinde ortaya çıkmakta olup, bu tür kazalarda daha çok kadın ve çocuklar yaralanmaktadır. Gerek tarla da çalışırken gerekse barınma yerlerinde meydana gelen bir başka risk faktörü ise çeşitli hayvanlar tarafından gerçekleşen ısırılma ve sokulmadır. Akrep, yılan, arı sokması karşılaşılan başlıca tehlikelerdir. Ayrıca hayvanlar tarafından bulaşan çeşitli enfeksiyonlar da tarımda çalışanlar için risk oluşturmaktadır. 3.4. Ergonomik Riskler Tarım, yüksek oranda insan iş gücüne dayalı bir sektördür. Tarımda çalışanlar, uzun süre uygun olmayan pozisyonlarda, ayakta çalışmakta ayrıca bir çok ağır yük taşımaktadırlar. Bu nedenle tarım işçileri sıklıkla bel, kol, bacak bölgelerinde kas, iskelet sistemi rahatsızlanmaları yaşamaktadırlar. Ayrıca, bazı alet makinelerde beden gücü sarf edilerek kullanıldığından bu aletlerin kullanımı esnasında da çeşitli rahatsızlanmalar oluşabilmektedir. Yapılan bir çalışmada; kaslara aşırı fiziki zorlama sonucu oluşan mesleki rahatsızlıklar genellikle sırt, omuz ve boyunu etkilemekte olduğu bildirilmiştir. Makineli çalışmalarda, hem titreşim ve sarsma etkisi, hem de uygunsuz ve statik çalışma duruşları sağlık sorunlarına neden olmaktadır (Jokiluoma ve Tapola, 1993). 3.5. Kimyasal Riskler Zirai mücadele de kullanılan pestisitler genel olarak, insektisit (böcek öldürücü), herbisit (yabani ot öldürücü) ve fungusit (küf öldürücü) şeklinde sınıflandırılan kimyasal maddelerin tümünü kapsamaktadır. Pestisitler, hastalık, zararlı ve yabancı otların zararlarını azaltmaktadır ve bunun sonucunda tarımsal üretim artıp ürün kalitesi yükselmektedir. Fakat bu artışlar meydana gelirken, pestisit kullanımı ile hem insan sağlığı olumsuz etkilenmekte hem de çevre kirliliği artmakta, toprak ve su kaynakları hızla kirlenmektedir. Pestisitlerin aşırı ve bilinçsiz uygulanması, uygulama esnasında maske, eldiven gibi koruyucuların 2053
kullanılmıyor olması, uygunsuz şekilde depolanıyor olması insan sağlığı için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Pestisitlerle dünyada her sene 1-5 milyon insan zehirlenme yaşamaktadır. Hava şartları, uygulayıcının mesleki bilgisi, koruyucu önlemlerin alınmış olmasına bağlı olarak değişen oranlarda zehirlenmeler, alerjiler, kanserojenik etkiler görülebilmektedir (Çamurcu ve Seyhan, 2015). Zirai mücadele ilaçları belirli bir sıcaklık ve basınç altında, rutubetsiz bir ortamda depolanmalıdır. Bazı ilaçlar uygun koşullarda depolanmadığı takdir de alev alıp, patlamalara dahi sebep olabilmektedir. 3.6. Barınma ve Beslenme Kaynaklı Riskler Özellikle mevsimlik gezici tarım işçileri uygun olmayan barınma ortamlarında kalmakta ve çeşitli sağlık problemleri yaşamaktadırlar. Büyük oranı çadırlarda yaşayan mevsimlik tarım işçileri oldukça olumsuz koşullarda hayatlarını sürdürmektedirler. Çadırlarda banyo, tuvalet imkânı bulunmayıp, çadırlardan birkaç metre öteye sopalar çakılıp etrafı bezlerle kapatılarak bu ihtiyaçlar giderilmeye çalışılmaktadır. Bu olumsuz şartlar da, çalışanların tifo, sıtma, dizanteri gibi hastalıklara yakalanma riskini artırmaktadır. Mutfak gereçleri ve gıda maddeleri devamlı açıkta ve hijyenik olmayan şartlarda bulunmaktadır. Buzdolapları bulunmadığı için, gıda maddeleri kısa sürede bozulmakta, gıda zehirlenmelerine sebep olabilmektedir. Ayrıca mevsimlik tarım işçilerinin çöpleri, toplanmayıp yaşam alanları çevresine dağılmış şekilde yer almakta yine sağlıklarını tehdit eden bir durum oluşmaktadır. Mevsimlik tarım işçilerinin bir diğer sorunu ise, yetersiz beslenmedir. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, mevsimlik tarım işçilerinin yetersiz beslenmesinden ötürü, özellikle çocuklarında kronik beslenme bozukluğu ortaya çıkmaktadır (Yalçın, E. ve ark., 2015). 3.7. Diğer Riskler Tarım sektöründe düzenli çalışma saatleri olmayıp, uzun saatler boyunca, dinlenmeden, aşırı beden gücü kullanılarak yapılan işler, yorgunluk etkisi ile çalışanların bayılma, kramp girme vb. rahatsızlıkları yaşamalarına sebep olmaktadır. Ayrıca büyük oranda açık hava da çalışıldığından güneş çarpması, güneş yanığı, aşırı sıcaklığın etkisi ile bayılma gibi rahatsızlıklar tarım sektöründe sık görülmektedir. Görüldüğü gibi tarım sektörü ağırlıklı olarak insan emeğine dayalı bir sektör olup, burada faaliyet gösterenler sağlıklarını tehdit eden birçok faktör ile karşı karşıya kalarak çalışmaktadırlar. Araştırma kapsamında, Şanlıurfa il ve ilçelerinde son 5 yıl içerisinde Kamu Hastaneler Birliğine bağlı olarak faaliyet gösteren sağlık kurumlarına tarımsal faaliyet esnasında geçirdikleri yaralanma ve hastalıklardan ötürü başvuranlara ait istatistiklerde Çizelge 1. de verilmiştir. 2054
Çizelge 1. 2011-2015 yılları arasında Şanlıurfa il ve ilçelerinde sağlık kurumlarına tarımsal kaynaklı yaralanma ve hastalıklar ile yapılan başvurular Cinsiyet Başvuru Nedeni Başvuru Sayısı Erkek Kadın Pestisit ve diğer kimyasallar ile zehirlenme 694 373 321 Tarım aracı ile trafik kazası şoför yaralanması 26 25 1 Tarım aracı ile trafik kazası yolcu yaralanması 34 28 6 Tarım makinesi ile yaralanma 21 19 2 Tarımda mesleki toksik ajanlara maruz kalma 106 80 26 Zehirli hayvan ve bitkilerle temas sonucu zehirlenme 4543 2122 2421 Toplam 5424 2647 2777 Kaynak: Şanlıurfa Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği Çizelge 1. de görüldüğü gibi son 5 yılda tarımsal kökenli kaza, zehirlenme, yaralanma gibi nedenlerle toplamda 5424 kişi sağlık kurumlarına başvurmuştur. Bu sayı sadece Kamu Hastaneler Birliğine bağlı olarak faaliyet gösteren kamuya ait sağlık kurumlarına başvuranları içermektedir. Özel sağlık kuruluşlarına başvuranlar ya da hiçbir yere başvurmadan evde kendi kendine veya başka şekilde tedavi edilenler de düşünüldüğünde bu sayı hayli artış gösterecektir. 4. SONUÇ VE ÖNERİLER Ülkemiz tarımı her geçen gün hızla mekanize olmaktadır. Tarım iş makinelerinin çeşitlenmesi ve bu araçlardaki teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan çok fonksiyonlu yapı, tarım kesiminde iş kazalarının artmasına neden olmaktadır. Özellikle baş döndürücü teknolojik gelişmelere karşın, kırsal kesimdeki eğitim düzeyinin düşük olması da burada önemli bir etken olarak akla gelmektedir. Kazalarda maddi kayıpların yanı sıra can kayıpları da meydana gelmektedir. Maddi kayıpların telafisi mümkün olurken, can kayıplarının yerine konması imkansızdır (Özkan ve Peker, 1996). Tarım sektöründe çalışanlar, makine ile yaralanma, tarım kökenli trafik kazası, kimyasal zehirlenmesi, çeşitli hayvanlar tarafından zehirlenme, uygunsuz koşullarda çalışma sonucu yaşanan çeşitli sağlık problemleri gibi birçok risk ile karşı karşıya kalmaktadırlar ve şuan tarımda çalışan bu nüfusu koruyacak net bir yasa bulunmamaktadır. Bu çalışmada tarım sektöründe yaşanan risk faktörlerinin neler olduğu belirlenmiş ve bu faktörlere karşı aşağıdaki şekilde çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Tarım işçilerini yaş, iş yeri istihdam sayısı gibi sınırlamalar getirilmeden koruyacak bir yasa hazırlanmalıdır. Tarım işçilerinin kayıt altına alınması sağlanmalı, konu ile ilgili denetimler yapılıp caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. Tarım makinelerinin kullanımı, bakımı temizliği ile ilgili eğitimler verilmeli ve gerekli katılımın gerçekleşmesi sağlanmalıdır. Tarım için üretilen makinelerin ilgili kamu kurumları tarafından bakımları yapılmalıdır. 2055
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından iş sağlığı ve güvenliğine yönelik eğitimler düzenlenmelidir. Tarım işçilerinin trafikte uygunsuz şekilde taşınmasını engellemek için caydırıcı cezalar getirilmelidir. Elektrik düzeneğine bağlı çalışan makinelerde tesisat ile ilgili gerekli kontroller yapılmalıdır. Tarım işçilerinin uygunsuz barınma yerleri denetlenmeli, hem barınma hem de beslenme koşulları iyileştirilmelidir. Özellikle kimyasal kullanımı esnasında maske, eldiven, koruyucu giysi kullanımının önemini belirtecek yayım çalışmaları yapılmalıdır. İşveren tarafından çalışma ve dinlenme saatleri uygun şekilde düzenlenmelidir. Oluşabilecek yaralanma ve hastalık durumunda yapılabilecek ilk müdahale esnasında eğitimler düzenlenmelidir. KAYNAKLAR Ahioğlu, S, S., 2008. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Tarım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği ve Risk Değerlendirmesi, İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlık Tezi, s:45, Ankara Anonim, 2001. Tarım Alet ve Makinaları Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara. Çamurcu, S., Seyhan, G., 2015. Tarım Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği. Süleyman Demirel Üniversitesi, Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi, 3(3), s:549-552, Isparta. Jokiluoma, H. and Tapola H., 1993. Forest Worker Safety and Health in Finland, Unasylva, Vol:44, No:4, Issue No: 175. Menemencioğlu, K., 2012. Tarım ve Orman İşçiliğinde Çalışma Yeri Koşulları ve Karşılaşılan Sorunlar. Türk Bilimsel Derlemeler Dergisi, 5(2), s:72-76. Orel, O., Gölbaşı, M., Eminoğlu, B, M., Acar, A, İ., Öztürk, R., 2009. Tarımda İş Sağlığı ve Güvenliği. 15. Ulusal Ergonomi Kongresi Bildiriler Kitabı, s:413-423, Konya. Öz, E., 2001. Tarım Makineleri ile Çalışmada İş Güvenliği. Ege Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi, Teknik Bülten:40, İzmir. Özkan A. ve Peker A., 1996. Konya İlinde Tarımsal Mekanizasyon Alanındaki İş Kazalarına Ait Risk Faktörlerinin Belirlenmesi. Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Makinaları Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Konya. Yalçın, Eren, G., Yalçın, M., Kara, Ö, F., 2015. Mevsimlik Tarım İşçilerinin Çalışma Alanlarında Yaşadıkları Sorunların Tespit Edilmesi ve Çözüm Önerileri. GAP VII. Tarım Kongresi, s:472-477, Şanlıurfa. Yurtlu, Y, B., Demiryürek, K., Bozoğlu, M., Ceyhan, V., 2012. Çiftçilerin Tarım Makineleri Kullanımına İlişkin Risk Algıları. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 49(1), s:93-101, İzmir. www.tuik.gov.tr Şanlıurfa Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği. 2056