12 Çözeltiler Karışımların Sınıflandırılması Şimdiye kadar öncelikle saf maddeler ile uğraştık fakat madde karışımları çok daha yaygındır. -Heterojen karışımlar düzgün karışmamışlardır ve bu nedenle farklı bileşimlerden oluşan bölgelere sahiptir. Bileşenler arasında gözlemlenebilir sınırlar vardır. (Örn; buzlu su, salata sosu, süt, tozlu hava) -Homojen karışımlar homojen olarak karışmışlardır ve bu nedenle işlem boyunca sabit bir bileşime sahiptir; gözlemlenebilir sınırları yoktur çünkü moleküller düzeyde iç içe geçmiş maddelerdir. (Örn; tuzlu su, şekerli su, hava) Bir karışımın bileşimi değişkendir ve bazı bileşenleri özelliklerini korur.
Çözeltiler Homojen Karışım Türleri Homojen karşımlar onları oluşturan parçacıkların botuna göre sınıflandırılabilir; - Çözeltiler çapı 0,1-2 nm aralığında olan partikülleri içerirler. (Tipik iyon boyutunda veya daha küçük molekülleri) Çözeltiler şeffafdır ve bekledikçe ayrılmazlar. (Örn; tuzlu su, şekerli su, benzin, hava) - Kalloidler 2-500 nm aralığında çapa sahip parçacıklar içerir. Bunlar, genellikle opak veya bulanıktırlar, aynı zamanda bekledikçe ayrılmazlar. (Örn; süt, sis, sabunlu su) Süspansiyon karışımlar daha büyük parçacıklar içerir. Bunlar gerçekten homojen değildir, çünkü bekledikçe parçacıklar ayrılır ve bunlar mikroskoplar ile görünür. (Örn; kan, aerosol spreyler)
Çözünenler ve Çözücüler Bir çözelti, bir çözünen ve bir çözücüden oluşur: - Çözünen --- Çözünmüş halde olan madde. - Çözücü --- Çözüneni çözen maddedir. (Genellikle bir sıvıdır) (Genellikle, çözücü karışım içinde en bol bulunan bileşendir) Sulu çözelti, çözücünün su olduğu çözeltidir. Çözelti Çeşitleri Çözeltilerde en yaygın olan katı yada sıvıların başka bir sıvı içinde çözülmesidir, fakat başka türlü çözeltiler de mümkündür. Gaz çözeltiler: Tüm gazlar bir başkası içerisinde sınırsızca çözünürler. (Örn, atmosfer) Polar olmayan gazların az miktarı dipol-dipol çekim nedeniyle suda eriyebilir. - 25 C ve 1 atm basınçta, 100 ml su içerisinde sadece 3,2 ml O2 çözünür fakat bu küçük çözünürlük sulu ortamlarda yaşam için gereklidir. - Oksijen ve karbondioksitin sudaki çözünürlükleri bazı kimyasal işlemlerle geliştirilmiştir. Katı çözeltiler: Gazlar, sıvılar yada diğer katılar katılar içinde çözünebilir. Mumlar ve metal alaşımları katı-katı çözelti türleridir.
Çözelti Çeşitleri Entropi ve Çözeltilerin Oluşumu Eğer iki gaz bir engel ile ayrılmış ise (Şekil 12.3a), bariyer kaldırıldığında gazlar bir çözelti oluşturmak için karışır. (Şekil 12.3b) - Gazların çözeltileri doğal olarak ortaya çıkar çünkü zamanla daha düzensiz olmak için bir sistem eğilimi vardır. Entropi bir sistemde bozukluğun yada enerji randomizasyonunun bir ölçüsüdür., - Sınırlandırma olmadığında, yaygın eğilim her tür enerjiyi yaymaktır. Böyle olduğu için iki gaz ideal karışır.
Çözelti Oluşumunda Enerji Değişimi İyonik Bir Bileşiğin Su İçinde Çözülmesi Su içinde, sodyum klorür kristallerindeki iyonlar su molekülleri ile çözülmüştür (hidrate), çözeltideki her katyon ve anyon ile çevrilidir ve çözücü moleküllerin sıralı bir kabuk meydana getirmesi ile stabilize edilir.
Çözeltilerdeki Moleküller Arası Kuvvetler Sıvı karışımların yada katı ve sıvı karışımların, çözelti oluşumunu teşvik eden yada önleyen, çözücü ve çözünen parçacıklarının arasındaki moleküller arası kuvvetlerin güçlü olduğunu göz önüne almalıyız. Moleküller Arası Kuvvetler (Güç azalış sırasına göre): - İyon-dipol kuvvetleri --- Hidrasyon kabukları içindeki iyonların etrafında çözücü moleküllerin kümelenmesi, kristal kafesteki bağların kesilmesi. Çözeltilerdeki Moleküller Arası Kuvvetler - Hidrojen Bağları --- O-H ve N-H bağları içeren maddeler H bağları sayesinde genellikle suda çözünebilirler.(moleküller büyük olmadıkça) - Dipol-dipol Kuvvetler --- Polar çözünen ve polar çözücüler kısmı yükler arası çekim ile etkileşirler. - İyon-indüklenmiş dipol Kuvvetleri --- Kan dolaşımındaki Fe2+ ve O2 molekülleri arasındaki çekim sayesinde oluşur. - Dipol-indüklenmiş dipol Kuvvetleri --- Suda (polar) gazların (apolar) çözünmesi sayesinde oluşur. - London (dağınıklık) Kuvvetleri --- Çözeltilerdeki apolar maddeler arasındaki çekim kuvvetidir. (Örn; petrol)
Çözelti Etkileşimleri Bakılması gereken üç çeşit etkileşim vardır Örnekler: Moleküller Arası Kuvvetler 1. Aşağıdaki her bir çözücü ve çözünen arasındaki en güçlü moleküller arası kuvvetin türü nedir?
Çözünürlük Gösterimi Genel Çözünürlük Kuralı Su, polar molekül, çözünür ethanol, ayrıca o da polar, ama ikiside apolar olan hekzan ve diklorometanda çözünmez. - Etanol ve su karışabilirler ---- Tamamen tüm oranlarda bir biriyle çözünür. - Hekzan ve su karışmazlar --- Tamamı bir biriyle karıştırılamaz. - Hekzan ve diklorometan bir birleri ile karışabilirler. Çözünürlükteki genel kural şudur; benzerler benzerlerde çözünür
Çözeltilerin Oluşum Enerjileri Çözelti formlarında, üç enerjinin büyüklüğüne bağlı ekzotermik veya endotermik enerji değişimi olabilir. - Çözeltinin kendini oluşturan parçacıklara ayrılması : Çözünmüş madde partiküllerinin bir birinden ayrılması için enerji gereklidir. Maddeler yüksek kafes enerjileri ile daha az çözünür olma eğilimi gösterirler. - Çözünen parçacıklara yer açmak için çözelti partiküllerinin bir birinden ayrılması : Enerji çözücü molekülleri ayırmak için gereklidir. Çözeltilerin Oluşum Enerjileri - Çözücü partiküllerle çözünen partiküllerin karıştırılması : Çözücü molekülleri çözünen parçacıklar ve bunların solvatı etrafında yığıldığı zaman enerji serbest kalır.
Çözeltilerin Oluşum Enerjileri Çözeltinin oluşumu için genel entalpi değişimine çözelti entalpisi denir, (yada çözelti ısısı), bu miktarların toplamına eşittir: Bu değerler ilgili maddeye bağlı olarak ekzotermik yada endotermik olabilir. Çözeltilerin Oluşum Enerjileri
Çözünürlüğü Etkileyen Bazı Faktörler Çözünürlük ve Denge Çözünenin çözünürlüğü belirli bir sıcaklıkta sabit bir miktar çözücüde maksimum tutarda çözünmesidir. Maksimuma ulaşıldığında artık çözünen çözeltisini içinde çözülür. Dinamik dengeye ulaşıldığında, çözelti ve kristal rejoining dışında geri kalan kristal çözünenlerin çözeltiye bıraktığı iyon sayısı solüsyonda çözülmüş elektron sayısına eşittir. Bu noktada, çözelti çözünene doymuştur.
Çözünürlük ve Denge Doymuş ve Doyamamış Çözeltiler Bir doymuş çözelti maksimum miktarda çözünmüş çözünen içerir ve (genellikle) çözeltide daha fazla çözünen olamaz. Doymamış bir çözelti maksimum miktardan daha az çözünmüş çözünen içerir. Bir doymuş çözelti normalden daha büyük miktarda çözünen içerirse, bu çözeltiler kararsızdır ve hafif bir bozulma ekstra çözünenin çökmesine neden olur.
Çözünürlükler sıcaklığa bağlıdır. Çözünürlüğe Sıcaklığın Etkisi Çoğu moleküllerin ve iyonik katıların çözünürlüğü sıcaklıkla artar, fakat bazılarında hemen hemen hiç değişmez yada azalır. (Şekil 12.11) - ile çözünen için : * Çözünen + çözücü + ısı doymuş çözelti * Çözünürlük ısı ile artar. - ile çözünen için : * Çözünen + çözücü doymuş çözelti + ısı * Çözünürlüğü sıcaklık ile azalır. Çözünürlüğe Sıcaklığın Etkisi
Suda Gazların Çözünürlüğü : Sıcaklık Gazlar yüksek sıcaklıklarda daha az çözünür hale gelir. - Alkolsüz içecekler ısıtılarak ve karbondioksit kaybederek düz hale gelir. - Sudaki yaşam termal kirlilik sonucunda çözünmüş oksijen miktarının azalmasından etkilenir. Suda Gazların Çözünürlüğü : Basınç Basınç katıların ve sıvıların çözünürlükleri üzerinde çok az bir etkiye sahiptir, ancak gazlar üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. - Belirli bir basınçta, çözelti içinde çözünmüş gaz ile buhar fazında bulunan gaz arasında bir denge vardır. - Basınç arttığında, ekstra basıncı azaltmak içim daha fazla gaz çözünür, yeni denge daha fazla çözünmüş gaz ile kurulur.
Suda Gazların Çözünürlüğü : Basınç Henry yasasına göre bir gazın çözünürlüğü (Sgas, mol/l de) çözelti üzerindeki kısmi gaz basıncı (Pgas, atm) ile doğru orantılıdır. (Henry yasası sabiti, kh belirli bir sıcaklıkta mol L-1 atm-1 birimi cinsinden her gaza özgü sabit orantılıdır.) Bu ifade ile başa çıkmak için çözünürlük ve basınç değişim yeniden düzenlenebilir : Suda Gazların Çözünürlüğü : Basınç Bir soda (4 atm) açıldığında (1 atm) atmosfere maruz kalır, CO2 çözünürlüğü azalır ve CO2 kabarcıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Eğer bir dalgıç denizin dibinden yüzeye çok hızlı bir şekilde gelirse, kan içinde çözünmüş olan N2 yüksek basınçlarda çözelti dışına geri döner. - N2 kabarcıkları, kılcalları bloke eder ve kan akışını engeller, sonuçları acı verici ve potansiyel olarak ölümcüldür, bu durum kıvırma olarak adlandırılır. - Daha az çözünür gazlar, He gibi, bu sorunu azaltmak için genellikle nefes ile karıştırılarak kullanılır
Molekül Ağırlığı ve Çözünürlük Suda çözünürlük genellikle moleküler ağırlık arttığında azalır, daha büyük molekül ağırlığı olduğunda, moleküller genellikle daha apolar olur. Ortak Çözücüler
Konsantrasyon Üniteleri Konsantrasyon Üniteleri Çözelti konsantrasyonu belirli bir miktar çözeltide (yada çözücüde) çözünmüş çözünen miktarıdır. - Seyreltik çözelti, çözücünün miktarına göre daha az miktarda çözünen içerir. - Derişik çözelti, çözücünün miktarına göre daha fazla miktarda çözünen içerir. Konsantrasyonu ifade etmek için kullanılan bir çok ortak birim vardır :
Molarite (M) Molarite ( molar konsantrasyon ), M (mol/l) : - Çözeltinin istenilen molaritesi gerekli sayıda çözünenin istenilen seviyede çözeltide çözünmesiyle elde edilir. * 1.000 M sulu NaCl çözeltisi hazırlamak için, 1 L çözeltide yeterli miktar suda 1.000 mol NaCl çözünmesi gerekir. - Molarite sıcaklığa bağlıdır, hacim ve yoğunluk sıcaklıktan etkilenir. - Çözelti hacimlerinin artırılması gereksizdir. Molalite (m) Molal konsantrasyonu yada molalite, m (mol/kg) : - 1.000 m sulu NaCl çözeltisi hazırlamak için 1 kg suda 1.000 mol NaCl çözülmelidir. - Molalite sıcaklıktan bağımsızdır, bu konu genellikle çözeltilerin fiziksel özellikleri anlatılırken kullanılır. (Özellikle kolligatif özellikleri) - Molalite molaritenin aksine kimyasaldır. - Molarite ve molalite için benzer seyreltik sulu çözeltiler vardır.
Kütle Yüzdesi (Kütle %) - Sıcaklıktan bağımsızdır, sıvıların kütle yüzdesini ölçmekten daha zordur. - Çözeltinin yoğunluğunu molariteye dönüştürmek için kütle %, ppm ve ppb bilinmelidir. Hacim Yüzdesi (Hacim %) - Hacim yüzdesi sıklıkla sıvı yada gaz karışımlarında kullanılır.
Molar Bileşim (X) ve Molar Yüzde - Mol fraksiyonları sıcaklıktan bağımsızdır ve gaz konsantrasyon ilişkisinde yararlıdır. Konsantrasyon Birimlerinin Karşılaştırılması
Konsantrasyon Birimlerinin Karşılaştırılması Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 2. 250 ml çözelti yapmak için yeteri kadar suda 250 gr NaCl eritilmesiyle oluşan çözeltinin molaritesi nedir? Cevap : 1.71 M NaCl
Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 3. Kütlece % 5.75 sulu LiCl çözeltisi olduğunu var sayalım. 1.60 g LiCl içeren çözeltinin kütlesi nedir? (gram olarak) Cevap : 27.8 g çözelti Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 4. 5.5 mg Ca içeren 8.20 g hap kalsiyumun ppm ini hesaplayalım. Cevap : 671 ppm Ca
Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 5. 30.0 ml suda 1.45 g kesme şekerin (sükroz, C12H22O11, MM 342.3 g/mol) çözünmesiyle oluşan çözeltinin molalitesi nedir? Suyun yoğunluğu 1.00 g/ml dir. Cevap : 0.141 m sükroz Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 6. 100.0 suda 10.0 g glikozun çözülmesi ile hazırlanan çözeltide kütlece % de kaç glikoz vardır? Cevap : 9.09 % glikoz
Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 7. 58.0 g su ve 142 g izopropanol (C3H7OH, MM 60.09 g/mol) içeren bir alkol örneği vardır. Alkol ve suyun mol franksiyonu nedir? Cevap : 0.423 C3H7OH, 0.577 H2O Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 8. Roket yakıtlarında ve saç ağartıcı olarak kullanılan hidrojen peroksit, güçlü bir oksitleyici maddedir. Kütlece % 30 H2O2 içeren ve yoğunluğu 1.11 g/ml olan bir sulu çözelti vardır. Bunun molalitesini, H2O2 nin mol fraksiyonunu ve molaritesini hesaplayın. Cevap : 12.6 m, X = 0.185, 9,79 M
Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 9. 0.500 kg suda 17.2 g etilen glikolün (C2H6O2) eritilmesiyle hazırlanan bir çözelti vardır. Çözeltinin son hacmi 515 ml dir. Bu çözelti için, çözeltinin konsanrasyonunu, molaritesini, molalitesini, kütlece yüzdesini, mol kesri ve mol yüzdesini hesaplayın. Cevap : 0.538 M, 0.554 m, 3.33 %, 0.00990, 0.990 % Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 10. Etilen glikol, C2H4(OH)2 (MM 62.07 g/mol), otomobillerde antifriz olarak kullanılan renksiz bir sıvıdır. 20 C de 4.028 m sulu etilen glikol çözeltisinin yoğunluğu 1.0241 g/mol ise, çözeltinin molaritesi nedir? Cevap : 3.299 M
Örnekler : Konsantrasyon Birimleri 11. 0.750 M sulu H2SO4 (MM 98.1 g/mol) çözeltisinin yoğunluğu 20 C de 1.046 g/ml dir. Bu solüsyon konsantrasyonunda mol kesri, kütle yüzdesi ve molalitesi nedir? Cevap : 0.0137, 7.04 %, 0.772 m
Kolligatiflerin Özellikleri Çözeltilerin Kolligatif Özellikleri Kolligatif özellikler çözeltideki çözünmüş madde partiküllerinin sayısına bağlı, kimyasal özelliklerine bağlı değildir. Bunlar, aşağıdakileri içerir : - Buhar basıncının düşmesi - Kaynama noktasının yükselmesi - Donma noktasının alçalması - Osmoz Kolligatif özellikler bir çok pratik uygulamaya sahiptir : Onlara aşinasınızdır, ya biliyorsunuzdur ya da bilmiyorsunuzdur.
Buhar Basıncının Düşmesi Uçucu Olmayan Madde Bir sıvının buhar basıncı sıvı üzerindeki gaz basıncı ile olan dinamik dengesidir. Buhar Basıncının düşmesi : Uçucu olmayan bir çözünenin çözelti içinde çözünmesi sonucu elde edilen çözeltinin buhar basıncı her zaman saf çözeltiden daha düşüktür. - Uçucu olmayan çözünen parçacıklar çözücü parçacıkların buharlaşma yeteneğini engelleyebilir, çünkü çözücü tarafından yüzey alanının bir kısmı önceden kaplanır. Bu buharlaşma oranını azaltır, daha az gaz fazındaki çözücü molekülleri ile dengenin yeniden kurulmasına neden olur. Buhar Basıncının Düşmesi Uçucu Olmayan Madde Çözeltinin buhar basıncı Raoult kanunu ile ifade edilir : Buhar basıncı azalan bir çözeltide, : X bileşeninin mol kesri çıkar, Psolvent çözeltinin saf buhar basıncıdır ve i ise van t Hoff faktörüdür. (sonraki slayt) Herhangi bir konsantrasyonda ideal bir çözelti Raoult Kanununda olduğu gibidir, uygulamada, bu kanun seyreltik çözeltiler için iyi sonuç verir.
Buhar Basıncının Düşmesi Uçucu Olmayan Madde Bu etki çözelti içinde çözünmüş madde partiküllerinin toplam sayısına bağlıdır, iyonik maddelerin içinden ayrılan partikül sayısını dikkate almak gerekir: Bir süre Van t Hoff faktörü (i) denen bu hesaba iyonların ayrışma denklemi de eklenmiştir. İyonik bileşikler için; i iyonik bileşik içinden bölünen parçacıkların sayısına eşittir. Buhar Basıncının Düşmesi Uçucu Madde İki uçucu sıvı karışımında, A ve B, çözelti üzerindeki buhar basıncı her ikisinin de buharlaşmasına katkı sağlayacak : Raoult kuralını Dalton un kısmi basınç kuralı ile birleştirmemiz gerekir. P A ve P B saf sıvıların buhar basıncı, XA ve XB bu sıvıların mol kesridir. Karışımın buhar basıncı ara ürünlerle saf sıvı buhar basıncı arasındadır.
Örnekler : Buhar Basıncının Düşmesi 12. 50 C de 500.0 ml suya 10.0 ml gliserol, C3H8O3, eklendiğinde buhar basıncı düşüşünü hesaplayın. Bu sıcaklıkta, suyun buhar basıncı 92.5 torr ve yoğunluğu 0.988 g/ml dir. Gliserolün yoğunluğu 1.26 g/ml dir. Cevap : 0.461 torr Örnekler : Buhar Basıncının Düşmesi 13. Eşit mol sayıda benzen (P ben 95.1 torr) ve toluen (P tol 28.4 torr) den oluşan çözeltideki her bir bileşenin buhar basıncını hesaplayınız. [Her ikisi de uçucu sıvı] Buhardaki her bir bileşenin mol kesri nedir? Cevap : Xben = 0.770, Xtol = 0.230
Örnekler : Buhar Basıncının Düşmesi 14. 2.43 g aseton ve 3.95 gr karbondisülfid içeren bir çözelti vardır. 35 C de sırasıyla saf karbondisülfid ve saf asetonun buhar basıncı 515 torr ve 332 torr dur. İdeal davranıldığını var sayarsak, çözeltinin toplam buhar basıncını ve her bileşenin buhar basıncını hesaplayın. Cevap : 433 torr
Kaynama Noktasının Yükselmesi Çözeltiye uçucu olmayan bir çözelti eklendiğinde buhar basıncı düşer, çözeltinin buhar basıncını dış basınca eşitlemek için daha yüksek sıcaklık gerekir. Böylece, uçucu olmayan çözünen çözeltinin kaynama noktasını yükseltir : Tb kaynama noktası değişimi, m çözeltinin molalitesi, Kb kaynama noktası yükselme sabiti ( C/m) ve i iyonik çözünenden ayrılan iyon sayısı. Etkisi genellikle küçüktür: 1.00 mol glikoz yada 0.500 mol NaCl 1.00 kg suyun kaynama noktasını 100.512 C ye yükseltir. Donma Noktasının Azalması Uçucu olmayan çözünenler çözeltinin buhar basıncını düşürür, çözeltinin donması için daha düşük sıcaklığa ihtiyaç vardır. Böylece uçucu olmayan çözünen çözücünün donma noktasını düşürür: Etkisi küçük ama önemlidir : 1.00 mol glikoz yada 0.500 NaCl 1.00 kg suyun donma noktasını -1.86 C ye düşürür.
Molal Kaynama Noktasının Yükselme ve Donma Noktasının Alçalma Sabitleri Saf Çözücü ve Çözeltinin Faz Diyagramı
Ozmoz ve Ozmatik Basınç Yarı geçirgen zarlar, canlı hücrelerdeki gibi, bunlar suyun küçük moleküllere geçmesine izin verir ama çözünen büyük moleküller ve iyonlar geçemezler. Çözelti ve saf çözücü (yada farklı konsantrasyondaki iki çözelti) yarı geçirgen zarla ayrıldığında, çözücü moleküller osmoz adı verilen işlemle geçer. - Çözücü akışı, her iki yönde de meydana gelmesine rağmen, osmozdaki net çözücü akışı daha az yoğun çözeltiden daha çok yoğun çözeltiye doğrudur. Ozmoz ve Ozmatik Basınç
Ozmoz ve Ozmatik Basınç Ozmoz ve Ozmatik Basınç Ozmatik basınç --- Zardan ozmatik akışın geçmesini engellemek amacıyla uygulanan basınç. Ters ozmoz (RO) olduğunda çözeltiye ozmatik basınçtan daha büyük basınç uygulanır. Çözücünün konsantrasyonu daha az (yada sıfır) bir bölge içine akışına neden olur. Bu yaygın olarak su arıtma ve deniz suyu arıtma tesislerinde kullanılır. Yarı geçirgen zardan çözelti molekülleri ve çözünmüş küçük partiküllerin (Na+, K+ vb.) geçmesi ile diyaliz oluşur. Böcekler vücutlarındaki hacimlerini Na+ konsantrasyonunu değiştirerek düzenler.
Ozmoz ve Hücreler Hücerler aslında yarı-geçirgen bir zar ile çevrilidir. (Hücre duvarı) Çözelti içine yerleştirilmiş bir hücrede üç şey olabilir: Ozmoz ve Hücreler
Sayısal Özelliklerin Bazı Kullanım Alanları Etilen glikol antifriz ve uçak buz çözücülerinde suyun donma noktasını düşürmek için kullanılır. Tuz ve kalsiyum klorür de-buz yollar için kullanılır, tuz genellikle ev yapımı dondurma yapımında kullanılır. Turşudaki salatalık tuzlu su içine bırakılır çünkü ozmozla salatalıktaki su ayrılır. Çiçeklerde ve uzun boylu ağaçlarda sapların içinde suyun yükselişinden kısmen ozmoz sorumludur. Deniz suyunun yüksek tuz konsantrasyonu olur, bunu içmeye kalkışırsanız tam manasıyla vücudunuzu kurutursunuz. Donma noktasının alçalması ve ozmatik basınç moleküllerin mol kütlelerini belirlemek için kullanılabilir, bu yol diğer yollarla belirlemekten zordur. Sayısal Özelliklerin Bazı Kullanım Alanları Yüzyıllar boyunca (ve aslında hala), tuz,şeker ve diğer baharatlar genellikle koruyucu olarak kullanılırdı. Gıdalara tuz ekleme ile uzun süre saklanan gıdalardaki bakteri hücreleri öldürülür, nemden bozulmadan önce. (Bu özellik bu günlerde soğutucularda önemli) Aynı prensip konservelerde ve diğer konserve formlarında kullanılır. Bu uzun okyanus seferlerinde C vitamini içeren meyve ve sebzeleri korumak için önemlidir. Roma askerlerine ödemeleri tuz ile yapıldığından, maaş için salary kullanılmıştır.
a Sayısal Özelliklerin Bazı Kullanım Alanları - Buhar basıncını düşüren uygulamaya franksiyonel damıtma denir, bu sıvı karışımlarını bileşenlerine ayırmada kullanılan bir tekniktir. - Bu teknik aynı zamanda ham petrolün benzine rafine edilmesinde kullanılır. Örnekler : Sayısal Özellikler 15. 4450 g su içeren arabanızın radyatörüne 100 kg antifiriz etilen glikol (C2H6O2) eklersiniz. Bu çözeltinin kaynama ve donma noktaları nedir? Cevap : BP = 101.85 C, FP = -6.73 C
Örnekler : Sayısal Özellikler 16. 110 g suda 7.40 MgCl2 nin çözülmesi ile hazırlanan çözeltinin erime ve donma noktası nedir? MgCl2 nin tamamen çözüldüğünü varsayalım. Cevap : -3.94 C, 101.08 C Örnekler : Sayısal Özellikler 17. Tam ayrışma olduğunu varsayarsak, donma noktası -2.95 C olan sulu KBr çözeltisinin molalitesi nedir? Cevap : 0.793 m
Örnekler : Sayısal Özellikler 18. 105.0 C de kaynayan çözelti elde etmek için 1.00 kg suya kaç gram etilen glikol (C2H6O2) eklenmelidir? Cevap : 606 g C2H6O2 Örnekler : Sayısal Özellikler 19. Aşağıdaki çözeltilerden hangisinin kaynama noktası en yüksektir?
20. Yoğunluğu 0.200 M olan glikoz çözeltisine, iç çözünen yoğunluğu 0.400 M olan bir hücre yerleştiriliyor. Hücreye ne olur? a) Hücre su emer, şişer ve patlar. b) Hücre büzüşür ve ölür. c) Hücre aynı kalır. Örnekler : Sayısal Özellikler Örnekler : Sayısal Özellikler 21. Kırmızı kan hücreleri içinde çözünmüş parçacıkların toplam yoğunluğu yaklaşık olarak 0.30 M dir ve hücre yarı geçirgen zarla çevrelenmiştir. Eğer hücreler kan plazmasından 298 K saf suya yerleştirilirse, hücre içindeki ozmotik basınç ne olur? Cevap : 7.3 atm
Örnekler : Sayısal Özellikler 22. Ozmotik basıncı 3.61 torr ölçülen ve içinde 1.50 ml çözelti oluşturmak için 5.0 C suda 21.5 mg protein çözülmüş hemoglobin çeşitlerinin ölümcül hastalıklarla ilişkisini inceleyen bir doktor vardır. Bu hemoglobin çeşidinin mol kütlesi nedir? Cevap : 6.89x
Kolloidler Kolloidlerin Yapısı ve Özellikleri Dağıtıcı bir madde (çözücü gibi) içinde dağılan dağınık maddedir (çözünen gibi), süspansiyonların ve çözeltilerin uç değerleri arasında kolloidler yada kolloidal süspansiyonlara sahibiz. Kolloidal parçacıklar, basit moleküllerden daha büyük ama askıda kalacak kadar küçüklerdir. (1 ile 100 nm arasındaki boyutlar) Kolloidal parçacıkların geniş yüzey alanları vardır, toplamda büyük bir yapışma kuvvetinin ortaya çıkmasını sağlar. Kolloidlerin bir çok pratik kullanımları vardır; gıdalar, sabunlar ve de deterjanlar, boyalar vb. gibi.
Kolloid Türleri Brown Hareketi Diğer moleküller yada atomlarla birlikte rastgele çarpışması ile kolloidal parçacıklar çözelti içinde tutulur. Bir kolloidal parçacık sıvı molekülleri ile çarması sonucu rastgele bir yol boyunca titrek hareket eder, Brown hareketi olarak adlandırılır ( ilk kez botanikçi Robert Brown tarafından 1827 yılında açıklanmıştır)
Sabun Sabun yapımın klasik tarifi, sodyum hidrokditle trigliseritli çözeltiyi kaynatmaktır. Uzun zincir karboksilli asit, sodyum tuzunun oluşması ile sonuçlandırılır, hidrokarbon ve suda çözünebilir tuzların çözünürlüklerini birleştirebilir. Sabun Sabun molekülleri su içinde çözünür, hidrokarbon kuyrukları birbirine bağlıdır ve birbirleri içinde çözülür.
Micelle Sabunu Kolloidlerin Kararlılığı Kolloidal süspansiyonlar yüzeyler arasında meydana gelen elektrostatik itmeler sonucu sabit tutulur. Micelle sabunları birbirlerini iterler ve birleşmezler çünkü kendi dış yüzey yapısı onları ayrı tutar. Bir kolloid ısıtıldığında yada elektrolit edildiğinde kolloidi yok edebilirsiniz, elektrostatik etkileşimlerle bozabilirsiniz..
Sodyum tauro-kolat, bir safra tuzudur karaciğer tarafından salgılanır ve safra kesesinde depolanır. Emülsiyon yağlar, bunların sindirim için çözeltide kalmasını sağlar. Işık Saçılımı ve Tyndall Etkisi