Yıl: 4, Sayı: 13, Ağustos 2017, s

Benzer belgeler
MUSİQİ DÜNYASI 4 (73), 2017 PEŞREVLERDE TESLİM

Zeki Arif Ataergin'in Dilkeşhaveran Makamında Bestelemiş Olduğu 2 Eserin Makam, Usûl ve Ezgisel Yönden İncelenmesi

Giriş Geleneksel Türk Sanat Müziğinde her makam belli bir perdede tasarlanmış, adlandırılmış ve başka perdelere göçürülmesine de

Hoca Abdülkadir e Atfedilen Terkipler Erol BAŞARA *

GİRİFTZEN ASIM BEY İN HİCAZ MAKAMINDAKİ BESTELERİNİN MAKAM AÇISINDAN İNCELENMESİ Cevahir Korhan Işıldak 1 Dr. Gamze Köprülü 2

TÜRK MUSİKİSİNDE NAZARİYATÇILARA VE BESTEKARLARA GÖRE BUSELİK MAKAMININ KARŞILAŞTIRILMASI

HAMMÂMÎZÂDE İSMÂİL DEDE EFENDİ NİN MEVLEVÎ ÂYÎNLERİNDEKİ MAKAM VE FORM ANLAYIŞININ TÜRK DİN MÛSİKÎSİNE ETKİLERİ

RÂKIM ELKUTLU YA AİT RAST TEVŞÎH İN MAKÂM VE GEÇKİ BAKIMINDAN İNCELENMESİ

T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ DEVLET KONSERVATUVARI MÜZİK BÖLÜMÜ TÜRK HALK MÜZİĞİ ANASANAT DALI DERS İÇERİKLERİ

MÜZİK YAZISININ NESİLLER ARASI YOLCULUĞU: NAYÎ OSMAN DEDE VE ABDÜLBAKİ NASIR DEDE

Fikri Soysal Dicle Üniversitesi, Devlet Konservatuvarı, Ses Eğitimi Bölümü Türkiye

Dersin Adı Kodu Yarıyılı T+U Kredisi AKTS Türk Sanat Müziği Tür ve Biçim Bilgisi MÜZS012 V Ön koşul Dersler - Dersin Dili

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi Journal of Research in Education and Teaching Ağustos 2017 Cilt: 6 Sayı: 3 Makale No: 36 ISSN:

Türk Musikisinde Nazariyatçılara ve Bestekârlara Göre Çargâh Makamının Karşılaştırılması

TÜRK MÛSĐKÎSĐ NĐN GELENEKSEL SES ve ÂHENK SĐSTEMĐ. Dr. Timuçin Çevikoğlu

INVESTIGATION OF SEKERCI UDI HAFIZ CEMIL EFENDI S UD IMPROVISATION IN TERMS OF TUNE AND OVERAGE

TANBURÎ CEMİL BEY İN TAKSîM İCRALARI VE HÜSEYİN SADETTİN AREL İN NAZARİYATINDAKİ HÜSEYNî MAKAMI UYGULAMALARININ KARŞILAŞTIRILMASI

Y. Lisans Türk Müziği İst. Teknik Üniv Sanatta Yeterlilik Türk Müziği İst. Teknik Üniv. 1994

Muaşşer Usûlü. C.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi XIII/1-2009, Erol BAŞARA *

TRT REPERTUVARINDA BULUNAN VE

GELENEKSEL TÜRK SANAT MÜZİĞİNDEKİ BAZI MÜREKKEP MAKAMLARDA ORTA ÜÇLÜ ARALIĞIN GÜÇLÜ PERDELERİ BELİRLEYİCİLİĞİ ÜZERİNE BİR İNCELEME

XVII. YÜZYIL ÜÇ BESTEKÂRININ ALTI ÂYİN-İ ŞERÎFİNİN MÜZİKÂL ANALİZİ MUSICAL ANALYSIS OF SIX ÂYÎN-I ŞERÎF OF THE THREE COMPOSERS OF XVII.

CEMİL BEY İN KEMENÇE İCRASINDA KULLANMIŞ OLDUĞU SÜSLEMELER

Türk MüzIğInde. Makamlar /Usûller. ve Seyir ÖrneklerI. M. Fatih Salgar

Niyazi Karasar. (2007). Bilimsel Araştırma Yöntemi. Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, s.77 3

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Selânikli Necib Dede nin Sûzinâk Âyini nin Birinci Selâmının Makam ve Geçki Bakımından Analizi

TÜRK MÛSĐKÎSĐNDE NOTANIN TARĐHÇESĐ. Dr. Timuçin ÇEVĐKOĞLU

TÜRK SANAT MÜZİĞİ TEORİ VE UYGULAMASI DERSİ

C. Ü. İlah/yat. Fakültesi Dergisi. Saz Ve SÖz Dergisinde Yayınlanan İsmail Hakkı Bey'in Kur'a. Erol BAŞARA"

GELENEKSEL TÜRK SANAT MÜZİĞİNDE MAKAM GEÇKİLERİ

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ (DR)

SȖDȂN SEYAHȂTNȂMESİ: METİN VE İNCELEME

İTÜ DERS KATALOG FORMU (COURSE CATALOGUE FORM) AKTS Kredisi (ECTS Credits)

Makam Dağarımız ve Müfredat Programımız. Our Makam (modes in Turkish classical music) Repertoire and Curriculum Program

DOI: /sed sed, 2019, Cilt 7, Sayı 1, Volume 7, Issue 1

RAST MÜZİKOLOJİ DERGİSİ Uluslararası Müzikoloji Dergisi Doi:

Tablo 1: Müelliflerin doğum/ölüm ve kitap telif tarihleri Yazar Hangi Tarihler arasında yaşadı Eser Telif Tarihi

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İSLAM TARİHİ VE SANATLARI ANABİLİM DALI

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI EĞİTİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (Program Geliştirme Daire Başkanlığı) DÎNÎ MÛSİKÎ PROGRAMI

HACI ARİF BEY ( )

Unutulmuş bir Osmanlı bestekarı: Ali Şîrûganî Dede

İTÜ DERS KATALOG FORMU (COURSE CATALOGUE FORM)

AKADEMİK YILI TÜRK MÛSİKÎSİ BÖLÜMÜ

Türk Mûsikîsi nde Makâm Uygulamaları

20. Yüzyıl Türk Müziğine Farklı Bir İz Bırakan M. Reşat Aysu nun Hayatı ve Bestecilik Kimliği

TÜRK MÛSİKÎSİ USÛLÂTINDA VELVELE KAVRAMI

AHMED AVNİ KONUK ( )

DEDE EFENDİ NİN ŞARKILARININ ÇOK BOYUTLU İÇERİK ÇÖZÜMLEMESİ

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Ortaöğretim Genel Müdürlüğü GÜZEL SANATLAR LİSESİ. ÇALGI EĞİTİMİ KANUN DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI 9, 10, 11 ve 12.

ġevkġ EFENDĠ ve HASAN RIZA EFENDĠ SÜLÜS-NESĠH MURAKKAʻLARININ MUKAYESESĠ

PROGRAMLAR. Türk Din Musikisi Lisans Programı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Ortaöğretim Genel Müdürlüğü GÜZEL SANATLAR LİSESİ. ÇALGI EĞİTİMİ NEY DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI 9, 10, 11 ve 12.

Doç. Dr. Nilgün DOĞRUSÖZ

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ DİLEK SABANCI DEVLET KONSERVATUVARI GELENEKSEL TÜRK MÜZİĞİ BÖLÜMÜ TÜRK SANAT MÜZİĞİ ANASANAT DALI SAZ SANAT DALI

Muallim İsmail Hakkı Bey in Bestecilik Yönü ve Ferahfeza Peşrevinin İncelenmesi İrfan KARADUMAN *

YOZGAT MÜZİK KÜLTÜRÜ VE GELENEKSEL DÎNÎ MÛSİKÎ KÜLTÜRÜMÜZ (MUKAYESELİ BİR DEĞERLENDİRME)

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ DİLEK SABANCI DEVLET KONSERVATUVARI GELENEKSEL TÜRK MÜZİĞİ BÖLÜMÜ TÜRK SANAT MÜZİĞİ ANASANAT DALI SES SANAT DALI

HÂZÂ MECMÛA-İ SÂZ Ü SÖZ DE YER ALAN TÜRKİ LERİN, GÜNÜMÜZ TÜRKÜLERİYLE KARŞILAŞTIRILMASI

Ozan Yarman İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji ve Müzik Teorisi Bölümü Doktora Programı

SELAHATTİN PINAR BESTELERİNDE HİCAZ MAKAMININ İŞLENİŞİ VE ÇAĞDAŞI BESTEKARLARLA KARŞILAŞTIRILMASI

GAZĠ ÜNĠVERSĠTESĠ GAZĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ GÜZEL SANATLAR EĞĠTĠMĠ BÖLÜMÜ MÜZĠK ÖĞRETMENLĠĞĠ LĠSANS PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ

HARUN YAHUDİ'NİN "HÜSEYNİ KÜLLİ KÜLLİYAT-I MAKAMAT" ADLI ESERİ THE WORK NAMED "HÜSEYNİ KÜLLİ KÜLLİYAT-I MAKAMAT" OF HARUN YAHUDİ

İstanbul da Müziğin Değişimi, Değişimin Müziği. Gönül Paçacı 11 Haziran

Geleneksel Türk Sanat Müziğinde Arel-Ezgi-Uzdilek Ses Sistemi ve Uygulamada Kullanılmayan Bazı Perdeler

RAST MÜZİKOLOJİ DERGİSİ Uluslararası Müzikoloji Dergisi

NAAT FORMU VE ITRÎ NİN NAAT I ÜZERİNE BİR GÜFTE- MAKAM İNCELEMESİ * ÖZET

TÜRK DİN MÛSİKÎSİNDE USÛL İLÂHİLERİ USÛL HYMNS IN TURKISH RELIGIOUS MUSIC

TÜRK HALK MÜZİĞİ KÜLTÜRÜNDE BİRLEŞTİRİCİ UNSUR OLARAK HÜSEYNİ DİZİSİ VE HÜSEYNİ TÜRKÜLER

15.. YÜZyıLDA ARAp'ÇA MusİKİ TERİMLERİ VE TÜRKÇE KARşıLıKLARı. Asistan Ruhi KALENDER

SULTÂN III. SELÎM İN BESTE FORMUNDAKİ ESERLERİNİN USÛL - ARÛZ VEZNİ İLİŞKİSİ YÖNÜNDEN İNCELENMESİ

Yorgo Bacanos un Ud İcrasındaki Aralıklar ve Arel Ezgi- Uzdilek Ses Sistemi ne Göre Bir Karşılaştırma

İSLÂM TARİHİ VE SANATLARI BÖLÜMÜ. Doç. Dr. HÜSEYİN AKPINAR Türk Din Mûsikîsi Anabilim Dalı

Standard List of Musical Terms. Prepared by Prof. Dr. Mehmet Kalpaklı and Assoc. Prof. Dr. Cenk Güray

TÜRK DİN MÛSİKÎSİ FORMLARI

19. YÜZYIL SONRASI MEVLEVİ AYİNİ BESTECİLİĞİ VE BESTECİ ZEKİ ATKOŞAR IN KATKILARI Ömer Faruk BAYRAKÇI Yüksek Lisans Tezi Danışman:Yrd. Doç. Dr.

TANBURİ CEMİL BEY İCRASININ ANALİZİ VE KURAMSAL DEĞERLER İLE KARŞILAŞTIRILMASI. Öğr. Gör. Eren Özek *

İTÜ DERS KATALOG FORMU (COURSE CATALOGUE FORM) Ders Uygulaması, Saat/Hafta (Course Implementation, Hours/Week) Kodu (Code)

HATİP ZÂKİRÎ HASAN EFENDİ NİN NÜHÜFT MAKAMINDAKİ İMAM HÜSEYİN MERSİYESİ

NECDET YAŞAR IN GEÇİŞ TAKSİMLERİNİN MAKAMSAL VE TEKNİK YAPI YÖNÜNDEN İNCELENMESİ

İzleri, Türklerin gittiği tüm coğrafya da görüldüğü halde, bazı batılı müzikologlarca (Riemann) Arap müziği olarak kabul edilmiştir.

GELENEKSEL ELAZIĞ-HARPUT MÜZİĞİNDE KULLANILAN MAKAMLAR *

Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 5, Sayı: 44, Nisan 2017, s

İTÜ DERS KATALOG FORMU (COURSE CATALOGUE FORM) AKTS Kredisi (ECTS Credits)

ULUSLARARASI HACI BACI BAYRAM-I VELÎ SEMPOZYUMU BİLDİRİLER KİTABI 2

Ra-Dü-Se Solfeji. Perde adlarının ilk heceleri alınmak suretiyle, gerekmesi halinde bir-iki modifikasyon yapılarak, kolayca aşılabilir.

TÜRK MÛSİKÎSİNDE DUÂNÂME FORMU VE ESERLERİ

İTÜ DERS KATALOG FORMU (COURSE CATALOGUE FORM) Ders Uygulaması, Saat/Hafta (Course Implementation, Hours/Week) Kodu (Code) AKTS Kredisi (ECTS Credits)

TSM ÇOCUK KOROSU KONSER PROGRAMI

AREL-EZGİ-UZDİLEK KURAMINDA ARTIK İKİLİ ARALIĞI VE ÇEŞİTLİ MAKAMLARA GÖRE UYGULAMADAKİ YANSIMALARI

ŞEVKUTARAB KÂRIN FORM VE GÜFTE BAKIMINDAN İNCELENMESI Fatma Nur DURAN 1 Mehmet Nuri PARMAKSIZ 2

Selçuk Bilgin 1 FINE ARTS Süleyman Cem Şaktanli 2 Received: June 2009 Gazi University 1 Accepted: January 2010 Mehmet Akif Ersoy University 2

RAST MÜZİKOLOJİ DERGİSİ

Transkript:

Yıl: 4, Sayı: 13, Ağustos 2017, s. 579-588 Seda DÜZYOL YILMAZ 1 TÜRK MÛSİKÎSİNDE KÂR BESTE TÜRÜ VE TRT ARŞİVİNDE YER ALAN KÂR ESERLER Özet Klasik Türk müziğinde Kâr eserler din dışı beste türleri içerisinde en büyük formu ifade etmektedir. Yaklaşık 5 yüzyıl öncesine dayanan bu tür uzun ve çoğunlukla farsça sözlerden oluşmaktadır. Kâr lar musiki tarihimizde yüksek bir sanat yeteneği ve bir o kadar da makam ve usul bilgisi gerektiren sözel bir beste türüdür. Bu çalışmada genel anlamda Kâr eserlerin müzik tarihindeki yeri, kelime anlamı, bestelenişindeki yapısal özellikleri ve kâr bestekârları ele alınmıştır. Abdülkādir-i Merâgî den günümüze kadar pek çok bestekâr tarafından eserler verilen bu türde yapılan besteler bu çalışmada dönemsel olarak analiz edilerek listelenmiştir. Araştırmada tarama modelinden yararlanılarak notaları tespit edilen TRT Türk Sanat Müziği Sözlü Eserler Repertuarı ana kaynak olarak ele alınmıştır. İncelediğimiz 31 kâr bestede en fazla Rast makâmının kullanıldığı tespit edilmiştir. Abdülkâdir Merâgî bu türde en fazla eser üreten bir bestekâr olarak karşımıza çıkarken günümüz bestekârlarından ud virtüözü Cinuçen Tanrıkorur un ve Akın Özkan ın da bu türde birer eseri bulunmaktadır. Kâr eserler bestekârlar tarafından ağırlıklı olarak 18. ve 19. yüzyıllar arasında rağbet görmüşlerdir. Türk müziğinde 19 ve 20. yüzyıla gelinirken Hacı Arif Bey in etkisiyle şarkı türünde yaşanan değişiklikler ve bu türün toplum tarafından beğeni görmesi, bestelenmesinin daha kolay oluşu gibi nedenlerden dolayı Kâr gibi klasik, uzun ve oldukça zor olan bu beste türüne bestekârlar fazla ilgi göstermemişlerdir. Anahtar Kelimeler: Kâr bestekârlar, Kâr beste türü, Türk müziğinde Kâr 1 Yavuz Bingöl Sanat Merkezi, Ses eğitimi, sedaduz79@hotmail.com

Türk Mûsikîsinde Kâr Beste Türü Ve Trt Arşivinde Yer Alan Kâr Eserler KÂR COMPOSITION GENRE IN TURKISH MUSIC AND KÂR WORKS INCLUDED IN TRT ARCHIVE Abstract In classical Turkish music, Kâr works are represent the greatest form among non-religious compositions. This genre, which dates back to about 5 centuries ago, consists of long and mostly Persian lyrics. Kâr form is a type of verbal composition that requires a high artistic ability and knowledge of mode and tempo, as well, in our musical history. In this study, the place of Kâr works in the music history, its lexical meaning, structural features of its composition and kâr composers were discussed in general. The works composed by many composers from Abdülkādir-i Merâgî until today and the these type of compositions were analyzed on a period basis and listed in this study. In the research, TRT Turkish Art Music Verbal Works Repertory, the musical notes of which were determined using screening model, was addressed as the main source. It was determined that the Rast maqam was used at the furthest within 31 at the furthest compositions. While Abdülkâdir Merâgî emerges as the composer who produced the maximum number of works in this genre, oud virtuoso Cinuçen Tanrıkorur and Akın Özkan of today's composers also have works in this genre. Kâr works were mainly favored by composers between the 18th and 19th centuries. Towards the 19th and 20th centuries in Turkish music, composers did not show much interest in this type of composition which is classic, long and quite difficult such as Kâr due to reasons such as the changes experienced in "song" type by influence of Hacı Arif Bey, appreciation of this type by the society and its easier composition. Keywords: Kâr, Kâr composer, Kâr type of composition, Kâr in Turkish music GİRİŞ Türk müziği sözlü beste türlerinin en ihtişamlısı olan Kâr lar hakkında bilgi vermeden önce müziğimizde tür kavramı üzerine durulması önem arz etmektedir. Öyle ki araştırmacılar sıklıkla biçim, tür, form kavramları eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlükte çeşit olarak tanımlanan tür kelimesi, Osmanlıca nev, cins, İngilizce style, sort, type, genre, Almanca genus, gattung, şeklinde kullanılmakta ve genel olarak bu dillerde birbirine yakın manalara gelen çeşit, biçim, cins kelimeleriyle sözlüklerde yer bulmaktadır (Yücel, 2016: 15). Türk müziğinde form ve biçim kavramlarının daha iyi anlaşılabilmesi için her iki kavramın da izahının yapılması gerekmektedir. Bir eserdeki nağmelerin kuruluş ve yapı özellikleri o eserin formunu meydana getirir. Bir eserin formunu, o eserin bestelendiği dönemin sanat akımı, eserin işleniş üslubu ve türü belirler (Yücel, 2016: 19). Müzikte biçim ise, eserin ana bölmelerinin, cümlelerinin, periyotlarının, düzenleniş özelliklerinin yazıya geçirilmesidir (Yücel, 2016: 19). Türk mûsikîsinde Kâr, dışında Kâr-ı Nâtık ve Kârçe türleri de kullanılmıştır. Kârçe Küçük Kâr anlamına gelmektedir. Kârların daha kısa olanlarına bu isim verilmiştir. Kâr eserlerde görülen bütün özellikleri bunlarda da görmek mümkündür. Kâr-ı Nâtık ise Arapça nâtık (söyleyen, bildiren) sıfatının eklenmesiyle meydana getirilmiş bir terkiptir. Kâr lar, Din dışı klasik Türk müziğinde Kâr-ı Natık tan sonra en büyük sözlü formdur. Beste formu yapıtların, daha çok uzun ve sanatlı olan Kâr lar, genellikle terennümle başlar 580 Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı: 13, Ağustos 2017, s. 579-588

Seda Düzyol Yılmaz (Büyük Larousse, 1985: 6358). Din dışı beste türleri içinde Kâr lar, çok yer kaplamasa da oldukça değerlidir. Kârlar büyük formda olmalarına rağmen, dinamik bir bünye taşır. Kullanılan şiirler ise mesnevi tarzındadır. Mesneviler uzun süren şiirlerdir. Her beyti meydana getiren dizeler kendi aralarında kafiyelidir (uyaklıdır) (Yavaşça, 2002, 403). Kâr formu, Türk musikisinde ise en eski ve en sanatlı sözlü beste şekillerinden birine isim olmuştur. Kâr ın, musiki tarihimizde en aşağı dört-beş yüzyıllık bir geçmişi vardır (Özalp, 1992: 15). Kâr formunda terennüm, diğer büyük formlardan daha uzun ve önemli bir yer alır. Bu terennümler ritmik ve sözlü olabileceği gibi her iki terennümün bir arada bulunduğu şekiller de kullanılmıştır (Yücel, 2016: 23). Kâr güftelerinde çoğunlukla klasik şiirin ele aldığı aşk, güzellik, övgü gibi konular işlenmiştir. Ayrıca kış, yaz mevsimi ve düğün gibi olaylarla kasidelerin ele aldığı diğer konular da görülmektedir. Bunlara bağlı olarak hemen her kârın Kâr-ı Kasr-ı Cennet, Kâr-ı Şeşâvâz, gibi bir adı vardır. (Yücel, 2016: 24). Bu formun en önemli bestecileri arasında Abdülkadir Merâgi, Itri Efendi, Hacı Sadullah Ağa, Koca Osman bulunmaktadır. Ayrıca Kâr formunda hiciv özelliği gösteren şiirlerin kullanıldığı, Hiciv Kâr ı adını taşıyan örnekler de mevcuttur. (Özkan, 2001: 356) Araştırmanın Yöntem Araştırmada kullanılan yöntem tarama yöntemidir. Model ve yöntem konusunda Karasar şunları ifade etmektedir: Tarama modelleri, geçmişte ya da hâlen var olan bir durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne, kendi koşulları içinde ve var olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır... (Karasar, 2015: 77). Betimsel araştırmalar, olayı olduğu gibi araştırmaya ve var olan durumu belirlemeye çalışan araştırmalardır. Bu tür araştırmalarda, ele alınan olaylar ve durumlar ayrıntılı bir şekilde araştırılmakta, daha önceki olaylar ve durumlarla ilişkisi incelenerek, Ne oldukları betimlenmeye çalışılmaktadır (Tanrıöğen, 2012: 59). Türk müziği besteciliğinde büyük bir ihtişam göstergesi olan Kâr beste türünü konu edinen bu çalışmada tarama ve betimsel yöntemlerin kullanılarak değerlendirmeler yapılmıştır. Kâr ın Kelime Kökeni Sözlük anlamı olarak Kâr ( ك ار ) farsça bir kelimedir ve iş, güç, kazanç, temettü anlamlarına gelmektedir (Devellioğlu, 2006: 488). Arapça Ka r ( ق عر ) ise çukur şeyin dibi, dip, nihayet, esas, hakîkat, temel, esas, öz ve son anlamlarında kullanılmış farklı bir tanımdır (Devellioğlu, 2006: 488). Karadeniz, sadece terennümle bestelenmiş kârlar olmasına rağmen, kârların çoğunun güfteli olduğunu belirtmiştir (Karadeniz, 2013: 170). Farsçada iş anlamına gelen kâr kelimesi din dışı sözlü Türk mûsikisinin en büyük formunu ifade eder. Kârlar, bestekârların güçlerini ortaya koydukları en büyük eserler olduğundan çok sanatlı bestelenmelerine ayrı bir itina gösterilmiştir. (Özkan, 2001: 356) Kâr lar musiki tarihimizde yüksek bir sanat yeteneği ve bir o kadar da makam ve usul bilgisi gerektiren sözel bir beste formudur. (Yücel, 2016: 27). En büyük Kâr bestekârı kabul edilen Abdülkādir-i Merâgî nin bu formdaki eserlerinin güftesi Farsça olduğu için daha sonraki bestekârlar ona hürmeten veya takliden Farsça güftelere rağbet etmişseler de Türkçe güfteli kârlar da az değildir. (Özkan, 2001: 356) Türk Müziği Tarihi İçerisinde Kâr 581 Kitabu İlmi l-musiki ala vechi l- Hurufat ında Kantemiroğlu, Kâr formu hakkında şunları vurgulamaktadır: Kâr lar üç türlü olur. Biri iki beyitli, yani dört mısra lı; biri üç beyitli, altı mısralı ve (Zeyl li, Ek li); biri de (üç beyit li, altı mısralı, fakat) Zely siz (Eksiz)dir. (Tura, Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı:13, Ağustos 2017, s. 579-588

Türk Mûsikîsinde Kâr Beste Türü Ve Trt Arşivinde Yer Alan Kâr Eserler 2001: 177) Yavaşça dan edindiğimiz bilgilere göre; XIX. yüzyılda Kâr formu bestekârlar tarafından fazla ele alınmamış, ancak Hacı Fâik Bey, bilhassa Zekâi Dede, önceki Kâr lar ayarında san at ve estetiğe sahip olan eserler vermişlerdir (Yavaşça, 2002, 403). Genel yapısı itibariyle Kâr ın, Şarkı türlerinden uzun bir formu vardır. İki veya beş bölümden meydana gelir, bu bölümler dört, altı veya sekiz satırlık kıtalar üzerine kurulmuştur. (Rheinhard, 196) Suphi Ezgi Nazari ve Ameli Türk Musikisi eserinin III. cildinde şöyle ifade etmektedir: Kârların güftesi olan şiir mısralarının veya bir kısmının bazen evvellerine ve bazen sonlarına, tene, ten, tine, tenen, tani, tene nen, tene nenen, yel, lel, le, yele, la, li, yala, yele, lel, tana, dir, ney, ilah gibi her hangi bir ikâı güzelce temsil eden fakat manasız hecelerden ibaret ikâi lafzalar konulur ki onlara Terennüm adı verilmiştir. (Ezgi, 1953: 143) Klasik bir fasıl içerisindeki Kâr ın yeri hakkında Behar, Kantemiroğlu nun tarifiyle şunları ifade etmektedir: Kantemiroğlu fasıl içinde çalınacak eser türlerini şu şekilde sıralar: Taksim, peşrev, beste, nakış, kâr, semâi, saz Semâisi, son taksim. Kantemiroğlu nun tarif ettiği fasıl dizisinde şarkının yeri yoktur. (Behar, 2010: 196) Bununla birlikte Kantemiroğlu, İlmü l-mûsikî adlı eserinde Kâr ın fasıldaki yerinin beste ve ağır semâiden sonra, yürük semâiden önce olduğunu ifade etmiştir (Özkan, 2001: 356). Kâr ın XVI ve XVII. yüzyıllarda fasıl repertuarında sondan bir evvelki sözlü eser olduğudur. Ayrıca o dönemdeki Kâr eserler incelendiğinde sonraki dönemlere nazaran daha dinamik bir yapıda bestelendikleri görülür (Yücel, 2016: 23). Eskiden klasik fasıllarda I. Beste nin yerine okunurdu. Uzun bir şekil olduğu için ekseriya usul geçkisi ihtiva eder. (Öztuna, 2000: 182) Kâr formundaki eserlerin klasik fasıl içerisindeki yerinin değişmesi, yani peşrevlerden sonra fasıl başına alınışı daha sonraki devirlerde olduğu görülmektedir. Kâr ların bestelenişinde form açısından büyük ve uzun olduğu için bu eserlerde umumiyetle büyük ve küçük usullere geçkiler yapılmıştır. Böylece uzun süreli aynı usulün kullanılmasının getirebileceği monotonluk önlenmiş, aynı zamanda bestekârlarca muhtelif usullerin maharetle kullanılmasının örnekleri sergilenmiştir. (Özkan, 2001: 356) Yücel Kâr lar hakkında şöyle tespitlerde bulunmuştur: Bu tür beste formlarının iki özelliği dikkat çekmektedir. İlki hiç şüphesiz bir bestekârın bütün hünerlerini gösterdiği bir sanat formudur. Öyle ki güftenin beste üzerinde etkisi çoktur. Bir nevi makam haritasını çizen güftekârın çizdiği yoldan belirli kalıplarla ilerlemek ve bu uzun eserde monotonluğa sebep olmamak, üstün bir bestecilik yeteneğini sergilemeyi gerektiriyor. İkincisi ise bir eser içerisinde peş peşe makamların ve buna bağlı olarak makam seyirlerinin ve geçkilerinin değişiyor olması musikiye gönül vermiş meraklıları için de bir ders niteliğindedir. (Yücel, 2016: 27). Kârlar ya beste arasında geçen ya da amacı ve konuyu en iyi şekilde ifade edecek bir kelime ile adlandırılmıştır. Kâr-ı Lale- Zâr Kâr-ı Bağ-ı Behiş Kâr-ı Müneccim Kâr-ı Muhteşem Kâr lar bazen de bestelendikleri makamlarla anılırlar. Râst Kâr-ı Nev Dügâh Kâr 582 Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı: 13, Ağustos 2017, s. 579-588

Seda Düzyol Yılmaz Uşşak Kâr Az sayıda da olsa musikimizde birkaç bestekârın bir araya gelerek besteledikleri müşterek Kâr lar vardır ki, bunlara Kâr-ı Müşterek adı verilmiştir. Dede Efendi ile Reis Mahmud Efendi nin müştereken besteledikleri Rast-ı Cedid Hafif usulündeki Kâr ları buna bir örnektir (Yavaşça, 2002, 403). Formun en güzel örneği ve aynı zamanda klasik repertuarın sözlü yapıtlarından biri sayılan Itri nın Neva Kâr ıdır (Büyük Larousse, 1985: 6358). Suphi Ezgi, Kâr bestelerde kullanılan şiirler hakkında şöyle bilgiler vermektedir: Kârların güfteleri dörtlü, altılı, sekizli şiir kıtalarıdır. Her haneyi teşkil eden musiki cümle ve devreleri bazen müretteb bir terennüme ve bazen de şiirin mısralarına terfik edilen lahinlerdir (Ezgi, 1953: 143). Kâr Beste Türünün Yapısal Özelliklerinin İncelenmesi Kâr formunda bestelenen eserlerin diğer şarkı türlerinden en önemli farkı, ilk kıtadan önce anlamsız hecelerden oluşan terennüm denilen bir bölümün bulunmasıdır (Rheinhard, 2002: 196). Alaeddin Yavaşça ya göre: Kâr larda yapı farkları olmakla beraber, genelde uzun terennümlerin ihtişamı içinde esere girilir, eser boyunca ya her dizenin sonunda veya ikişer dizenin sonunda terennümler yer alır. Terennümler, Kâr ların bina edilişinde, adeta yapının harcıdır. (Yavaşça, 2002, 403) Kâr ın şematik yapısını, Subhi Ezgi Nâzari ve Ameli Türk Musikisi adlı eserinin V. cildinin 302. sayfasında Kantemiroğlu ndan şöyle göstermektedir: 1 (A) ikai terennüm lahni (B) birinci mısra ezgisi (C) güftevi terennüm lahni 2 (A) ikai terennüm lahni (B) ikinci mısra ezgisi (C) güftevi terennüm lahni 3 (D) üçüncü mısra lahni (E) ikai ternnüm lahni 4 (A) ikai terennüm lahni (B) dördüncü mısra lahni (C) güftevi terennüm lahni İkinci şekli: 1 (A) terennüm ezgisi (B) birinci, ikinci mısralar ezgisi (C) terennüm ezgisi 2 (A) terennüm ezgisi (B) üçüncü, dördüncü mısralar ezgisi (C) terennüm ezgisi 3 (D) terennüm ezgisi (E) beşinci, altıncı mısralar ezgisi (F) terennüm (C) terennüm son kısmı (Ezgi, 1953: 143). Kârların meyan hanelerinde bazen usul geçkileri yapılmıştır; usullerde hareketler yürük, yürükçe, orta, ağırca olur. Her makamda kârlar bestelenmiştir; kârların bazen ilk hanelerinde, ekseriya meyan hanelerinde yakın makamlara geçkiler yapılmıştır (Ezgi, 1953: 143). Kârlar Düyek, Devrirevan, Devrikebir, Muhammes, Evsat, Hafif, Sakil, Nimsakil, Türkizarb gibi usullerde bestelenmişlerdir. Abdülkadir Merâgi ye ait Segâh makamındaki Şeşâvâz Kâr bu formda bir örnektir. Eser Hâfif usulünde bestelenmiştir. 583 I. Bend Ağır Hafif Usulü Terennüm a iki usul (tekrarlı) Karar Terennüm b iki usul (tek) Karar A birinci mısra 2 usul Karar B ikinci mısra 2 usul C ikinci mısra 2 usul Karar Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı:13, Ağustos 2017, s. 579-588

Türk Mûsikîsinde Kâr Beste Türü Ve Trt Arşivinde Yer Alan Kâr Eserler II. Bend Terennüm c iki usul Terennüm d iki usul Karar B ikinci mısra 2 usul C ikinci mısra 2 usul Karar Terennüm e bir usul (Tekrarlı) Karar III. Bend D..üçüncü mısra (1. meyan) E..dördüncü mısra (2. miyan) C..dördüncü mısra (3. miyan) IV. Bend Hafif Usulü Terennüm f Terennüm g Terennüm h Terennüm i Terennüm k Terennüm l Ağır Hafif Usulü 2 usul 2 usul 2 usul (Karar) Terennüm m son terennüm 1 Usul (tekrarlı) Karar. Kâr Bestekârları Kâr eserlerle ilgili olarak kaynağımız TRT Müzik Dairesi tarafından çıkartılan Türk Sanat Müziği Sözlü Eserler Repertuarı taranmış ve burada 31 kâr eserin olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen bu eserler pek çok bestekâr tarafından üretilmiş ama en çok bu türde eser veren bestekar Abdülkâdir-i Merâgî dir. Türk Sanat Müziği Sözlü Eserler Repertuarındaki kâr eserler, makamları ve bestekârları şunlardır: 1- Ah ki kûned kavmi bîyakîn 2- Ahen şevkâi ilâ diyâri li kayd-ı fiha 3- Aşk-ı tü nihâl hayret âmed -I Cedîd 584 Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı: 13, Ağustos 2017, s. 579-588

Seda Düzyol Yılmaz Bestekâr: Dede-Mahmud Efendi 4- Ahû zî tü âmûht be-hengâm-ı devîden Makam: Bayâtî Bestekâr: Bolâhenk Nûri Bey 5- Azm-i dildâr-ı tü dâret câm-ı ber-âb âmed Makam: Hicaz Bestekâr: Bolâhenk Nûri Bey 6- Biz şi'ri böyle söyledik Bestekâr: Münir Nûrettin Selçuk 7- Bütî dârem ki gird-i gül zî-sünbül sâyebân Makam: Acem 8- Çeşm-i siyehin âfet-i mekkâreliğinden Makam: Yegâh Bestekâr: Ebû-Bekir Ağa 9- Gülbün-i 'îş mîdemet sâkî-i gül-izâr kû Makam: Neva Bestekâr: Irti Efendi 585 10- Dil esîr-i kâkül-i nâmdâr heman âh geç gele Makam: Uşşâk Bestekâr: Hacı Sâdullah Ağa 11- Der sipihr-i sîneem dağ-ı muhabbet kevkebet Makam: Şevk u Tarâb Bestekâr: Sultan III. Selim 12- Dil şevk-i lebet müdam dâred Makam: Sûzinâk Bestekâr: Zekâî Dede 13- Ey dehâsı kudret-i azmiyle kudretler yapan Makam: Nevrûz Bestekâr: Muâllim İsmâil Hakkı 14- Ey çerh-i sitemger dil-i nâlâna dokunma Makam: Nihâvend Bestekâr: Hacı Fâik Bey 15- Ey şehenşâh-ı serir-ârâ-yı makbûl-i cihan Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı:13, Ağustos 2017, s. 579-588

Türk Mûsikîsinde Kâr Beste Türü Ve Trt Arşivinde Yer Alan Kâr Eserler Makam: Zâvil Bestekâr: Hacı Fâik Bey 16- Ey fürûğ-ı mâh-ı hüsn ez rûy-i rahşân-ı şûma Makam: Hicaz Bestekâr: Bolâhenk Nûri Bey 17- Ez şevk-i lika ışk-ı cemâlest u dîdîm Makam: Uşşâk 18- Ez şevk-i tü an zülf-i tü 19- Gözümde dâim hayâl-i cânâ Bestekâr: Dede Efendi 20- Gel ey seher yeli gel gel baharı söyleşelim Makam: Evc-i Şevk Bestekâr: Akın Özkan 21- İmrûz hevâ-yı bagest Makam: Eviç Bestekâr: Abdü l-ali Efendi 22- Menem ki kafile sâlâr-i kârbân-i gamem Makam: Mâhur Bestekâr: Cinûçen Tanrıkorur 23- Nümûne ist be gûş-i sipihr 24- Ne mikeşed ser-i mûyi dilem Makam: Irak Bestekâr: Ayıntabî Mehmed Bey 25- O şûha sad cefâ sâmân ü sabrım bî-karar etti Makam: Hüseynî Bestekâr: Râkım Elkutlu 26- Ruhsâr-ı tü çün âyîne-i sûret-i muînest Makam: Segâh 27- Şâhâ zî lûtf eger nazarî sûy-i mâ 586 Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı: 13, Ağustos 2017, s. 579-588

Seda Düzyol Yılmaz Makam: Hüseynî 28- Seheri kâ kâ Makam: Uzzal Bestekâr: Hind Eseri 29- Sûr-i âlî (şâhî) eyledi âlâmı tay Makam: Bûselik Bestekâr: Dede Efendi 30- Sultân-ı kerem şâh-ı adâletsin efendim Makam: Acemaşîrân Bestekâr: Muâllim İsmâil Hakkı 31- Şevk-i hayâlimden münbasit oldum Makam: Hicaz Bestekâr: Ahmet Avni Konuk Yukarıda verilen listeden de anlaşılacağı gibi Kâr eserler veren bestekârların başında Abdülkâdir Merâgî gelmektedir. Abdülkâdir Merâgî dışında Sultan III. Selim, Hamamizâde İsmâil Dede Efendi gibi Türk müziğinin önemli isimleri de bulunmaktadır. Bu türde yazılan eserlerin 8 tanesi Rast makamında olduğu görülmüştür. Kâr Bestekârları Kâr türünde eser bestelemek oldukça güçtür. Bilhassa XIX. yüzyılın ikinci yarısından sonra sanatta, estetik bakışın hızlı bir şekilde değişmesinin ardından klasik formdaki bu eserlerin rağbet görmemesi, sanattaki yozlaşma ve batılılaşmanın etkisiyle geçen bu süreçte maalesef günümüzde icrası, besteciliği ve hatta Kâr güfteciliği neredeyse tükenmiştir (Yücel, 2016: 27). İncelediğimiz eserdeki Kâr Bestekârları şunlardır: Abdülkâdir Merâgî İsmâil Hakkı Bey Hacı Fâik Bey Bolâhenk Nûri Bey İsmâil Dede Efendi Ahmet Avni Konuk Hacı Sâdullah Ağa Mehmed Zekâî Dede Akın Özkan Hindûyân Ayıntabî Mehmed Bey Itrî Efendi Cinûçen Tanrıkorur Münir Nurettin Selçuk Râkım Elkutlu Sultan III. Selim İsmâil Dede Efendi-Mahmut Reis Efendi Ali Efendi 587 Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı:13, Ağustos 2017, s. 579-588

Türk Mûsikîsinde Kâr Beste Türü Ve Trt Arşivinde Yer Alan Kâr Eserler Ebûbekir Ağa SONUÇ Bu makalede Kâr türü incelenmiş olup gerek kelime kökeni ve tarih içindeki yeri gerekse besteleniş biçimi var olan kaynakların taranması sonucunda analiz edilmiştir. TRT Repertuarında 31 kâr kayıtlı eser bulunmaktadır. Yapılan incelemede Kârlarda en yoğun kullanılan makâmın 8 kâr ile Rast Makâmı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu makamların dışında Hüseynî, Hicaz, Segâh, Evc-i Şevk gibi makamların olduğu da tespit edilmiştir. Bu formda yazılan eserleri günümüz sanat koşulları ile değerlendirmek de ayrı bir güç durumdur. 20. Yüzyıla kadar çeşitli bestekârlar tarafından ele alınan bu beste türü müziksel algılayışın değişmesi ve güçlüğü sebebiyle çok faza ele alınmamıştır. Unutulmaya yüz tutan bu beste türü müzik kültürümüz ve kimliğimiz açısından son derece mühimdir. Yapısal olarak ele alındığında ise son derece güç bir bestelenişi olduğu görülmektedir. Makamların çok iyi anlaşılması ve geçkiler bu tür eserlerde önemlidir. Kârlar Düyek, Devrirevan, Devrikebir, Muhammes, Evsat, Hafif, Sakil, Nimsakil, Türkizarb gibi usullerde bestelenmişlerdir. KAYNAKLAR Behar, C, (2005), Musikiden Müziğe Osmanlı/ Türk Müziği: Gelenek ve Modernlik, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul. Büyük Larousse, (1985). Sözlük ve Ansiklopedisi, cilt 10, Gelişim Yayınları, İstanbul. Devellioğlu, F. (2006). Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, Aydın Kitabevi Yayınları, Ankara. Ezgi, S. (1953). Nazarî, Amelî Türk Mûsikîsi, cilt 5, İstanbul Konservatuarı Neşriyatı, İstanbul. Karadeniz, E. (2013). Türk Mûsikîsinin Nazariye ve Esasları. Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul. Karasar, N. (2015). Bilimsel Araştırma Yöntemi. Nobel Akademik Yayıncılık, Ankara. Özalp, M. N. (1992). Türk Mûsikîsi Beste Formları, 1.Baskı, TRT Genel Sekreterlik Basım ve Yayın Müdürlüğü Yayınları, Ankara. Özkan, İ.H. (2013). Türk Mûsikîsi Nazariyâtı ve Usûlleri Kudüm Velveleleri, Ötüken Neşriyât, İstanbul. Öztuna, Y. (2000). Türk Musikisi Kavram ve Terimleri Ansiklopedisi, Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, Ankara. Reinhard, K. und U. (1984). Musik der Türkei Ban I: Kunst Musik, Heinrichshofen s Verlag, Wilhelmshafen. Reinhard, K. und U. (2002). Türkiye nin Müziği, cilt I sanat Müziği, Çev. Sinemis Sun, Sun Yayınevi. Ankara. Tanrıöğen, A. (2012). Bilimsel Araştırma Yöntemleri, Anı Yayıncılık, Ankara. Tura, Y. (2001). Kantemiroğlu Kitabu İlmi l-musiki ala vechi l- Hurufat, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul. Yavaşça, A. (2002). Türk Musikisin de Kompozisyon ve Beste Biçimleri, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı, İstanbul. Yücel, H. (2016). Türk Sanat Müziği Türler Bibliyografyası, Eğitim Yayınları, Konya. 588 Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 4, Sayı: 13, Ağustos 2017, s. 579-588