Kosova Arnavutlarında Mevlit Geleneği İsa SÜLÇEVSİ 1 2 Ali CAKA Mevlit kelimesi Türkçe kaynaklarda doğma, doğum zamanı, doğum yeri, Hz. Muhammed'in doğumunu ve hayatını anlatan mesnevi, bu mesnevinin okunduğu dinî tören gibi anlamları ifade ettiği görülmektedir. Arnavutçada mevlud ve mevlyd olmak üzere iki farklı yazılış bulunmakta olup yaygın olarak kullanılan sözlüklerde Muhammed in doğum gününde Müslümanların yaptıkları dini kutlama, Muhammed in doğumunu efsanelerle karışık bir şekilde anlatan ve mısralar halinde camilerde okunan tarih şeklinde tanımlanmıştır. Arnavutça mevlitle ilgili çalışmalarda bu tanım yaygın kullanım sözlüklerinden daha farklıdır. Şöyle ki mevlit kelimesi doğum, Hazreti Muhammed in dünyaya gelişi ve onun hayatını, miraca yükselişini anlatan eser ve buna yakın tanımlamalara rastlamak mümkündür. Taradığımız literatürde Arnavutlarda mevlit geleneği hakkında en eski çalışma olarak Hasan Kaleshi nin Sırpça 1959 yılında yayımlanmış Mevludi kod Arbanasa 3 adlı çalışmasıdır. Kaleshi bu çalışmasında mevlidin rebiyülevvel ayında okunduğunu hatta bu aya mevlud ayı dendiğini nakletmiştir. Kaleshi, Arnavutlarda mevlidin ancak 18. asırdan itibaren okutulmaya başlamış olabileceğini, nitekim bu asırda Arnavutlar kitleler halinde İslam a geçtiğini belirtmiştir. Üç yüz yıla yakın bir gelenek olmasına rağmen mevlidin ancak doksanlı yıllardan sonra araştırmalara konu olmasının nedeni Mevludet në gjuhën shqipe 4 adlı kitapta İkinci Dünya Savaşından sonra Arnavutluk ve Arnavutların yaşadığı Kosova, Makedonya ve Karadağ ın yönetildiği yasakçı komünist rejiminin baskıları neticesinde olduğu belirtilmiştir. Yukarıda Arnavutça sözlüklerde ve dini araştırmaların yapıldığı yayınlarda mevlit kelimesinin tanımlanmasının farklı oluşunda da komünist rejiminde oluşturulan din karşıtlığının yanı sıra Arnavut milletinin bir kısmının Hıristiyanlığa da mensup olmasının etkisi var görüşündeyiz. Nitekim Hıristiyan inanışına göre Hazreti İsa nın doğumunun kabul edildiği Noel için de din tanımlarına yönelik tarafsızlık ilkesi korunmuş görünmektedir. Taradığımız Türkçe ve Arnavutça kaynaklarda Osmanlılarda ilk Türkçe mevlidin Süleyman Çelebi tarafından yazıldığına ilişkin bilgi yer alırken, Pakalın 5 Mevlid-i Ali, Mevlid-i Fâtıma, Mevlid-i Hasan ve l-hüseyn ve Mevâlid-i Ehl-i Beyt veya sahabenin ileri gelenleri adına mevlitler yazıldığını belirtmiştir. Ancak Arnavutça kaynaklarda Hazreti Muhammed dışında başka kimseye yazılmış bir mevlidin olduğu bilgisine rastlamış değiliz. Hamiti, ilk 1 Priştine Üniversitesi Filoloji Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Görevlisi 2 Priştine Üniversitesi Filoloji Fakültesi Arnavut Dili Bölümü Öğretim Görevlisi 3 Kalesi, Hasan-Mevludi kod Arbanasa, Zbornik Filozofskog Fakulteta, knj. IV-2, Beograd 1959. 4 Luli, Faik, Islam Dizdari, Mevludet në gjuhën shqipe, Camaj-Pipa İşkodra, 2002 5 Pakalın, Mehmet Zeki, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, MEB. Yay., İstanbul 1983, C. 2, s. 521-522
Arnavutça mevlidin Hasan Zuko Kamberi tarafından kaleme alındığını belirtmiştir. Hasan Zuko Kamberi günümüz Arnavutluğu nun Yunanistan sınırına yakın Starje kasabasında 1738 6 yılında doğduğu sanılmaktadır. Kaleshi ve diğer araştırmacılar Kosova da en çok bilinen Mevlit in Süleyman Çelebi nin Vesiletü n-necat eserinin Tahir Efendi Popova tarafından Arnavutçaya uyarlanmış şeklinin olduğunu belirtmiştir. Zaten mevlit geleneğinin de Türklerden geldiğini, hatta ilk dönemlerde mevlidin Türkçe okutulduğu ifade edilmektedir. Mevlitle ilgili Arnavutça en derli toplu ve hacimli çalışmanın Faik Luli ve Islam Dizdari tarafından hazırlanıp 2002 yılında Arnavutluk İşkodra da yayımlanmış Mevludet në gjuhën shqipe (Arnavutça Mevlitler) başlıklı 712 sayfalık çalışmadır. Konuyla ilgili görüş ve bilgilerine başvurduğumuz şarkiyat ve ilahiyatçılar bu eserin en kapsamlı olduğu yönünde fikir beyan etmelerinin yanı sıra, yazılı eser taramamızda da bundan daha geniş olanına rastlamadık. Bu eserde Arnavutçanın Gega ve Toska olarak bilinen iki lehçesinin çeşitli ağızlarında yazılmış veya Türkçeden uyarlanmış, çeşitli zaman ve yerlerde çoğunlukla Arap alfabesiyle yazılmış toplam 20 eserin tespit edildiği belirtilmiştir. Bunlardan başka, araştırmacılar tarafından çalışmalarında zikredilip ancak henüz bulunamamış dört diğer eserin olduğu da ifade edilmiştir. Tabi tüm bu mevlitler Arnavut dünyası ve diasporası diye tabir edebileceğimiz yerlerin hepsinde tespit edilebilmiş olanlardır. Arnavut dünyası tabiri ile günümüz Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Sırbistan, Karadağ ve Yunanistan da yaşayan Arnavutlar düşünülmektedir. Konumuz sadece Kosova da yaşayan Arnavutları kapsadığından burada yaygınlık kazanmış Tahir Efendi Popova nın Mevlidi hakkında kısaca bazı bilgileri sunalım. Tahir Efendi günümüz Kosova sının Vıçıtırın kasabasına bağlı Popova köyünde doğmuş ve 1949 yılında Tiran da vefat etmiştir. Kaleshi ye göre Tahir Efendi 1890 yılında İstanbul Şehzade Medresesi nden mezun olduktan sonra Yeni Pazar Rüştiyesine tayin edilmiştir. Tahir Efendi nin manzûmetu l mevlûd fi fadli l-mevcûd bi l-lisâni l-arnavud adıyla Süleyman Çelebi nin Arnavutçaya yaptığı uyarlamasının, çok kesin olmamakla birlikte, kendisinin İstanbul daki talebeliği süresince, yani 1885-1890 yılları arasında yayımlanmış olması muhtemeldir 7. Tahir Efendi Mevlidi olarak bilinen uyarlama, redifler dâhil, toplam 230 beyitten oluşmaktadır. Mısralar aralarında kafiyeli olup dili Kosova da konuşulan Gega lehçesidir. Mesnevi Münacat, Vilâdet, Risâlet, Miraç ve Rihlet fasıllarından oluşmaktadır. Bu eserin ilk transkripsiyonu Kosova Ulema Teşkilatı Komisyonu tarafından yapılıp 1965 yılında Priştine de yayımlanmıştır. Ondan sonra Zejnullah Jashari tarafından yapılan bir transkripsiyon 1967 yılında Ankara da yayımlanmıştır. Sherif Ahmeti tarafından yapılan transkripsiyon, dönemin Arnavutçasına uyarlanmasıyla 1984 yılında Priştine de yayımlanmıştır. Bu mevlidin en son transkripsiyonu 2007 yılında Priştine de basılmış olup Kosova da Arnavutça okutulan tek mevlit olma özelliğini günümüzde de muhafaza etmektedir. 6 Luli Faik a.g.e 7 Krasniqi, Nehat, Mevludet në letërsinë shqipe me alfabet arab Dituria Islame, yıl VI, sayı 30-31, Kasım- Aralık 1991, s. 23-28.
Tahir Efendi nin Arnavutça mevlidi hakkında 1990 yıllardan sonra hem şarkiyat hem ilahiyatçılar çeşitli incelemeler yapmışlardır. Kosova da İslam cemaatinin dini otoritesi olan Kosova İslam Birliği 22 Nisan 2009 tarihinde Arnavutlarda Mevlit başlıklı bir bilimsel toplantı düzenlemiş ve bildirilerini 2010 yılında kitap halinde yayımlamıştır. Bu konferansta toplam 25 bildiri sunulmuş olup, bildirilerin nerede ise tamamında Tahir Efendi nin Mevlidine atıfta bulunulmuştur. Mevlit geleneğine dönecek olursak, yukarıdaki tanımlarda da belirtildiği şekilde Mevlit, Hazreti Muhammed in doğum tarihi ve onun doğum gününü kutlamak üzere yapılan ritüel olması hasebiyle Rebiyülevvel ayının 11. günü 12.güne bağlayan akşamında Mevlit Kandili olarak kutlanmasıyla başladığı düşünülmektedir. Nitekim Kaleshi Rebiyülevvel ayının Mevlit Ayı olarak anıldığını ve mevlitlerin bu ay süresince okutulduğunu belirtmiştir. Kaleshi, devamında Makedonya Müslümanlarının mevlit ayı dışında ölmüşlerin ruhları için mevlit okuttuklarını bildirmiştir. Ancak konuya ilişkin diğer yazılı kaynak ve kaynak kişilerden aldığımız bilgilere göre günümüzde mevlit okutma sadece mevlit kandili vesilesiyle değil, erkek çocukların sünneti, bebek doğumu, ev yaptırıp içine yerleşme, bir iş kurma gibi sevince neden olan olayların akabinde okutulduğu gibi ölen kişilerin ruhları için de mevlit okutulduğu belirtilmektedir. Arap ülkelerinde yetişip Kosova da dini görevler ifa eden kimi alimler mevlit geleneğinin bidat olduğunu ileri sürerken, Hanefi geleneğine bağlı oldukları belirtilen alimler tarafından ise bu geleneğin okutulan Kur an ve insanların bir araya toplanmasına vesile olduğu için faydalı olduğu görüşündeler. Mevlit üzerine araştırma yapan alimlerin bir çoğu mevlidin eğitici özelliğine önemle vurgu yapmaktadırlar. Kosova da lise düzeyinde okutulan edebiyat ders kitaplarında Arap harfli Arnavut edebiyatından kısaca bahsedildiği halde mevlitten söz edildiğini tespit edemedik. Bundan hareketle mevlidin şarkiyatçı ve ilahiyatçı alimlerin dışında başka araştırmacılar tarafından araştırılmadığı ve mevlit okutmanın mütedeyyin çevrelerde sürdürülen bir gelenek olduğunu söyleyebiliriz. Mevlit konusunda düşüncelerini sorduğumuz birkaç kişi bir dini ritüel olduğundan başka bilgiye sahip olmadıklarını gördük. Bir kısmı da böyle ritüellere katıldıkları halde okunan şeyin Arnavutça olup olmadığını bilmediklerini veya okunan şeyden hiçbir şey anlamadıklarını ifade etmekteler. Ancak mevlidin ne olduğunu bilen, anlayan ve önemi hakkında görüşü olan kişilerin sayısı da az değildir. Mevlit konusunda görüş bildirenlerin önemli bir kısmında Türklerin getirdiği bir gelenek olduğu görüşü hakim. Böyle bir görüşü Kaleshi de ifade etmiştir: Arnavutlarda Mevlidin okutulmaya başladığı zamanın bilinmesi zordur. O dönem halkın çoğunluğunun Arnavut olan Kosova ve Dukagin den geçerek Arnavutluk u iki kez ziyaret eden Evliya Çelebi bu konuda hiçbir bilgi vermemiştir. ( ) Mevlit ilk başta Türkçe okutulmuş olmalı. Günümüzde de bazı hocalar mevlidi halen Türkçe okumaktalar.
Islam Dizdari 8 mevlidin Arnavutça okutulmasının amacı İslam terbiyesinin verilmesi olduğunu, Arnavutça yazılı İslam ilim ve fıkhı kaynak eksikliği nedeniyle zamanında tek Arnavutça kaynağın mevlit olduğunu, çokça okutulduğu için okuryazarlık oranı az olmasına rağmen insanların mevlidi ezberlediklerini ve ezber neticesinde diğer Arap harfli Arnavutça edebi eserlerin aksine mevlidin unutulmadığını belirtmiştir. Mevlit okuma eski dönemlerde daha çok camilerde yapılırken, son dönemlerde mevlit konusunda bazı ihtilaflar ortaya çıktığından daha çok evlerde gerçekleşmektedir. Camilerde mevlit okutma ancak önceden yapılan ilanlarla ahali bilgilendirildikten sonra farklı görüşleri benimsemiş cemaate kırgınlık getirmemeye özen göstererek yapıldığını söylemek mümkün. Hatta bu durumlarda insanların teker teker davet edildiğine de şahit oluyoruz. Halk arasında mevlide olumlu bakan ve bakmayan hocalar olmak üzere bir sınıflandırma yapılmış olup mevlit geleneğinin bidat olduğu görüşünü benimsemiş hocaların davet edilse bile icabet etmeyecekleri bilinmektedir. Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz bazı cami imamlarınca, mevlide bazı çevrelerde farz olan ibadetlerden çok önem atfedilmesinden duyulan kaygı dile getirilmektedir. Zaten bazı hocalar mevlidin olumlu bir gelenek olduğu halde birileri tarafından farz olan ibadetlerden üstün tutulmasından dolayı karşı çıktıklarını ifade etmekteler. Evlerde okutulan mevlitlere ev sahibinin davet ettiği kişiler katıldığından mevlidi okuyacak olan hocaların ev sahibiyle vardıkları mutabakat çerçevesinde şekli ve zamanı belirlenir. Mevlit okutma katılımcı hocalardan birinin Kur an dan ayetler okuduktan sonra tüm katılımcılar fısıldama şeklinde Peygamber e Salavat getiriler. Bundan sonra bir kaside okunur ve arkasından Tahir Efendi nin mevlidinin ilk kısmıyla devam edilir. Mevlidin kısımları redifle ayrılmışlardır. 176. mısra okunduktan sonra cemaat aya kalkar ve Hazreti Muhammed ile ashabına salavat getirir. Bundan sonra ev sahibi misafirlere şerbet ikram etmeye başlar ve mevlidin okunması bittikten sonra dua edilip Kur an ayetleri okunur. Tören bu şekilde tamamlandıktan sonra misafirler ev sahibine Allah kabul etsin temennisinde bulunurlar. Törenden sonra okutanın imkanlarına bağlı olarak ya mükellef sofra kurulur veya son dönemlerde ikramı kolaylaştırmak ve tüm misafirlere aynı anda yeme imkanı vermek amacıyla börek ve tatlı çeşitlerinden önceden hazırlanmış tabaklar servis edilir. Orta yerlere çoğunlukla mevsimine göre meyve konur. Misafirler mevcut hocalara dini sorular sorarak sohbetin ilerlemesine katkı sunarlar. Erkeklerin katılımıyla mevlit okutma törenleri çoğunlukla böyle olur. Aldığımız bilgilere göre kadın cemaatin düzenledikleri mevlitler de aşağı yukarı böyle olur. Sonuç olarak Hazreti Muhammed in doğumunu kutlamak amacıyla başlatılan bu gelenek Kosova da yukarıda belirtildiği şekilde sevince sebep olan olayların akabinde veya öncesinde de okutulur olmuştur. Ölenlerin de ardından merhumun ruhuna adanarak okutulduğuna şahit olunmaktadır. Gelenek çoğu yerlerde benzer şekilde ve amaçlarla devam etmektedir. Kimi din adamlarının itirazlarına rağmen bu gelenek yaşatılmaktadır. Edebi eser olarak mevlit 8 Dizdari, Islam, Historiku dhe tradita e mevludit tek shqiptaret Mevludi tek shqiptarët, Përmbledhje kumtesash nga sesioni shkencor (Prishtinë, 22 prill 2009), Dituria Islame, Pishtinë 2010, s. 24-33.
ancak şark ve ilahiyat araştırmalarına konu olmakta olup, modern edebiyat, folklor, toplumbilim ve kültürbilim gibi alanlarda araştırma yapanlar tarafından ele alınmamaktadır. KAYNAKÇA 1. Akdağ, Soner, Süleyman Çelebi nin Mevlid i Üzerine, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 36 Erzurum 2008, s 80-98 2. Dizdari, Islam, Historiku dhe tradita e mevludit tek shqiptaret Mevludi tek shqiptarët, Përmbledhje kumtesash nga sesioni shkencor (Prishtinë, 22 prill 2009), Dituria Islame, Pishtinë 2010, s. 24-33. 3. Fjalori Elektronik Shpjegues, Qendra për Edukim dhe Përparim, Priştine, 2004 4. Hamiti, Prof. Dr. Abdullah, Mevludi-veper dashuerie ndej pejgamberit Muhammed, Mevludi tek shqiptarët, Përmbledhje kumtesash nga sesioni shkencor (Prishtinë, 22 prill 2009), Dituria Islame, Pishtinë 2010, s 123-131 5. Kalesi, Hasan-Mevludi kod Arbanasa, Zbornik Filozofskog Fakulteta, knj. IV-2, Beograd 1959. 6. Krasniqi, Nehat, Mevludet në letërsinë shqipe me alfabet arab Dituria Islame, yıl VI, sayı 30-31, Kasım-Aralık 1991, s. 23-28. 7. Luli, Faik, Islam Dizdari, Mevludet në gjuhën shqipe, Camaj-Pipa İşkodra, 2002 8. Mermer, Prof. Dr. Ahmet, Yrd. Doç. Dr. Neslihan Koç Keskin, Eski Türk Edebiyatı Terimleri Sözlüğü, 2. baskı Akçağ, Ankara, 2011 9. Murtezai, Ekrem, Fjalor i terminologjise fetare, Dituria Islame, Priştine, 2007 10. Nderca, Mikel, Fjalor fjalesh e shprehjesh te huaja, Redaksia Rilindja, Priştine 1986 11. Pakalın, Mehmet Zeki, Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü, MEB. Yay., İstanbul 1983, C. 2, s. 521-522 12. Parlatır, Prof. Dr. İsmail, Osmanlı Türkçesi Sözlüğü, 3. baskı, Yargı yayınları Ankara, 2011 13. Sami, Şemseddin, Kamus-ı Türki (Latin Harfleriyle) 1. baskı, İdeal Yayınları, İstanbul, Aralık 2011 14. Türkçe Sözlük, TDK, Ankara 2005