l ğru ertu sin h u m

Benzer belgeler
TÜRK SİNEMASI DÖNEMLERİ Özkan KARACA 1

Nâzım ve Muhsin. Hikmet Yaşar Yenigün

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi 1990

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi)

ÖZGEÇMİŞ. Ünvanı: Prof.Dr. Öğrenim Durumu:

dündündür 70. SANAT YILINDA B E D I A MUVAHHIT Büyükada'da unutulmaz çocukluk günleri Türk kadınının çalışma yaşamında yer alışının ilk adımları

CV AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: Cihan 2. SOYADI: Ünal 3. DOĞUM YERİ: 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 22 / 01 / İLETİŞİM BİLGİLERİ:

ÖZGEÇMĐŞ VE ESERLER LĐSTESĐ

Tiyatro Ve Sinema Müzayedesi - Özel Koleksiyon /

KOMEDİ TRAJEDİ ...VE AŞK...VE İHTİRAS...VE SAVAŞ BİRAZ SENİN HİKÂYEN GİBİ... GERÇEK AŞK İÇİN HİÇ BEDEL ÖDEDİN Mİ?

Bir Dil Bir İnsan!... 1 Çankaya Okullar Arası Tiyatro Şenliği... 2 II.Dönem Kurs Takvimimiz... 2 Ülkem Maket Yarışması... 2

CV AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: 2. SOYADI: Kuruç 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ (GG.AA.YYYY): 05/12/ İLETİŞİM BİLGİLERİ:

34. GENÇ GÜNLER -ATÖLYELER-

Tiyatro ve sinema oyunculuğu, eğitmen, senarist, yönetmen, müzisyen gibi pek çok sıfatı kendiyle bütünleştiren değerli sanatçı Ayla Algan ile

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ TEMSİLCİLERİ - III

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri Ocak 2015 Adana Hilton Otel

ANTALYA ALTIN PORTAKAL'DA JÜRİ HEYECANI!

İnsanlarına yararlı olmaları. için onları düşünmeye. yaşamlarında daha iyiye, güzele ve doğruya ulaşmaları. gerektiğini söylüyorum.

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı SİNEMA VE SAHNE SANATLARI OYUNCULUĞU KURS PROGRAMI

İletişim Yayınları SERTİFİKA NO

HALİDE EDİB ADIVAR VURUN KAHPEYE ROMAN

İÇİNDEKİLER. Sorular... 9 Ödev... 10

FECRİ-ATİ EDEBİYATI SANATÇILARI

Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

Kuzey Hendeği nden Türk Sanat Müziği ezgileri yükseldi

Ve Perde... Tiyatro Afişleri Sergisi, DEÜ GSF 33.Dekor Maket Eskiz Sergisi Açılışı ve 17. Muhsin ERTUĞRUL Tiyatoro Emek Ödül Töreni

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Eskiçağ Dilleri ve İstanbul Üniversitesi 1999

Kendi bünyesinde oluşturduğu kortej ekiplerinin yanı sıra dünyaca ünlü performans sanatçıları ile başarılı işlerde bir araya gelmiştir.

ÖZGEÇMİŞ. Dr. EFDAL SEVİNÇLİ. 24 Haziran 1949 da Turgutlu da doğdu.

Halit Akçatepe Hayatını Kaybetti

Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü nün Yunanlılara karşı kazandığı zaferler, İnönü de anılmaktadır.

Bilim,Sevgi,Hoşgörü.

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NARLIDERE YATILI BÖLGE ORTAOKULU TC İNKILAP TARİHİ DERSİ AÇIK UÇLU DENEME SINAVI 1

EKONOMİ KULÜBÜ KENDİNİ KEŞFET GELECEĞİNİ PLANLA KONFERANSLAR SERİSİ

Kitabı mı Çıkmış, Dizisi mi?

İnci Hoca YEDİ MEŞALECİLER

ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu.

Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin 4. maddesinin 2/c hükmü yanı sıra aşağıdaki koşullar aranır.

-rr (-ratçi KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAYINLARI: 961 HALDUN TANER. Mustafa MİYASOĞLU TÜRK BÜYÜKLERİ DİZİSİ : 98

Ak Parti 14.Dönem Siyaset Akademisi Ödül Töreni Yapıldı

Naptorun Pansiyon İzleyiciden Tam Not Aldı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ. (07 Aralık Ocak 2016)

Sonrası. Jewett, Keman. Özcan Ulucan, Keman. Tuba Özkan, Viyola. Ozan Tunca, Cello. Program ile ilgili detaylar ise

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

yılları arasında Yeni Şafak Gazetesinin İnternet Yayın Yönetmenliği görevini üstlendi.

PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN

KURUCULARIMIZDAN SAYIN CEMİL PARMAN ANISINA

BODRUM DA GÖRÜCÜYE ÇIKIYOR

OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde. BÖLÜM 1 Okuma Anlama Becerisi. Dönem Mayıs 2010

CUMHURiYET DÖNEMİNDE TİYATROLARIN KURUMLAşMASı

Sanatın adresi Fulya!..

Sinema filmi yapmak istiyorum

6. Yabancı Dil Festivalimizi Gerçekleştirdik.

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

EMO-GENÇ ÇALIŞMALARI

SINIFLAR, SELÇUKLU UYGARLIĞI MÜZESİ NE GEZİ YAPTI

DORA DALGIÇ (ZEYNEP) TANSEL ÖNGEL (MEHMET)

Yusuf Ziya Ortaç ve Tiyatro Eserleri

Sonunda. Nasıl da Yandı?

ŞOV OLUŞUM. Komedi. İletişimi Şov. Mutfak

Mehmet Gökmen Uçar. Abdurrahman Özciğer. Mehmet Sezgin. Veysel Sunman. Mustafa Aydın

Av. Soner ALPER. sayılacak nitelikteki Sadık Paşa Gazinosu nda garsondur. Gazinonun tiyatro sahnesi, balkonu, locaları

BABA NERDESİN KAYBOLDUM

İnsan Oyunla Başlar Hayata

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ XXVIII. KÜTÜPHANE HAFTASI KUTLAMA PROGRAMI. 30 Mart - 5 Nisan 1992 İSTANBUL

Oxford Big Read İç Anadolu Bölge Finalistleri. Yabancı Diller Festivali 2016


HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ANKARA DEVLET KONSERVATUVARI

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Mustafa Kemal Atatürk ün Hayatı

TÜRKİYE DE KONSERVATUVAR EĞİTİMİ

Derece Alan Üniversite Yıl

SONAR. İSTANBUL UN EN BAŞARILI BELEDİYE BAŞKANLARI ARAŞTIRMASI Ekim 2016

Kahkahalarımızı öksüz bırakan Zeki Alasya'nın hayatı

2007 DEN 2015 E U.Ü. GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESĠ SAHNE SANATLARI BÖLÜMÜ YLE YOLCULUK. Role Hazırlık Dersi AlıĢtırmaları

ÖĞRENCİLERİMİZ SİVİL SAVUNMA TATBİKATI İZLEDİLER

7.2 Uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitabında (Proceedings) basılan bildiriler

13 Nisan 2012, Majesty Mirage Park Resort Hotel, Antalya

GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ

YAHYA KEMAL BEYATLI ( )

İki yaka birleşiyor. ve İstanbul'un iki yakasını birbirine. içine de ray döşendi. olan 13.5 kilometrelik. Programa göre,

ISSN Yayın Türü: Yerel ve Süreli. Yayın Danışmanları Oya İşeri - Hüseyin Emiroğlu. Görsel Yönetmen Sedat Gever. Grafik Arz Tanıtım

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NAZLI ÇEVİK AZAZİ AKADEMİK BİLGİLER SERTİFİKA PROGRAMLARI

İSTANBUL SAĞLIK MÜZESİ TARİHÇE

Aruzla şiire başlayan sanatçılar, Ziya Gökalp in etkisiyle sonradan hece ölçüsüyle yazmaya başlamışlardır.

Foto: Savaş Ekşioğlu

TSM ÇOCUK KOROSU KONSER PROGRAMI

Muhsin Ertuğrul: Türk Sinemasının Kurucusu mu Yoksa Günah Keçisi mi?

VEGA ANAOKULU 4 YAŞ GÖKKUŞAĞI SINIFI KUKLALAR NELER SÖYLÜYOR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA

3. Unvanı: Doçent E-posta :

İstihbarattan devlet başkanlığına uzanan yol Putin hakkında bilmedikleriniz

Sıraselviler Caddesi No: 78/2 Cihangir, Beyoğlu İstanbul T F imre@m3film.com.tr okan@m3film.com.

TARİH DANS EDİYOR HÜRREM SULTAN DANS GÖSTERİSİ

ALANYA KRİSTAL KALE ULUSLAR ARASI FİLM FESTİVALİ FİLM FORUM 2015

Transkript:

muhsin ertuğrul

Jübiuy uayıovıg Piyotr İtyiç Çayteovski Elvi W ikjfe # Akira Kurosav rolstoy lzae ie orm btemdeck Wi uis Aragon Pa$J t eviç Gogol Y aşar JC Aziz Nesin Halide Edi g Am adeus ^Mozaj Ludvi Ruhi Su Beatles tih Sulta ^ e h m çt J^anuni Sulta eyma: siapolytm Bonapart Abraha İn J.] Cennedy Adolf H itler^m. r sm et İnönü ^.dnan Mender eymı Demirel Turgut ÖZ«i Bü Mohandas K aram çand Gandhi iatmi /ladim ir İliç Ulyanov Lenin Mao Zedon ıvinston Churchill Charlçs De Gaull ürnesto Che Guevera Mussolini Benit kelson M andela Karl Marks Jean Pat Celaleddin Rumi Charli Ym naz Gütıey Federio n ------------» d< ınceı 1

muhsin ERTUGRUL 5 TİYATROYA ADANAN BİR ÖMÜR 9 OYUNCU VE YÖNETMENLİKTEN TİYATRO YÖNETİCİLİĞİNE 12 MUHSİN ERTUĞRUL UN SİNEMACILIĞI 13 TİYATRO ÜZERİNE DÜŞÜNCELERİ 15 MUHSİN ERTUĞRUL UN YÖNETTİĞİ BAŞLICA FİLMLER YAYINLARI iz bırakanlar Yayıncı: Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. İmtiyaz Hakkı Sahibi: Mehmet Ali Yalçındağ Yayın Yönetmeni: Hulusi Oran Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Haşan Kılıç Sanat Yönetmeni: Mustafa Can Genel Koordinasyon: Pınar Demiral Basım Yeri: Boyut Matbaacılık A.Ş. Tel: (0212) 629 53 00 Hürriyet ile birlikte 400.000 TL

ERTUGRUL Türkiye de çağdaş anlamda bir tiyatro anlayışının yerleşmesi ve kurumlaşması için çalışanların başında Muhsin Ertuğrul gelir. Tiyatronun bir eğlence değil, kitlelerin eğitilmesinde yararlanılan bir kurum olduğu anlayışını savunan Muhsin Ertuğrul, yıllarca tiyatro sanatına oyuncu, çevirmen, yönetmen ve yönetici olarak hizmet etmiştir. Batı tiyatrosundaki yenilikleri (yorum, sahne tekniği, yönetim vb) Türk tiyatrosunda da uygulamaya koymuş, tiyatronun İstanbul dışındaki şehirlere yayılmasına katkıda bulunmuştur. Sinemayla da yakından ilgilenen Muhsin Ertuğrul, Türk sinema tarihinde tiyatrocular dönemi olarak

adlandırılan ilk evreye de damgasını vurmuştur. Muhsin Ertuğrul, tiyatroya oyuncu ve yönetmen olarak 40 yıl (1910-1950), yönetici olarak da 26 yıl (1950-1976) hizmette bulunmuştur. Bu sürede tiyatro meslek okulunun açılm asına öncülük etmiş, Devlet Tiyatrosu ve Operası nm kurulup gelişmesine katkıda bulunmuş, ilk kez bir tiyatro dergisinin yayımlanmasını gündeme getirmiş, çocuk tiyatrolarının sürekliliğini sağlamış, yerli tiyatro yazarlarını özendirmiş, halkı tiyatroya çekecek bazı yöntemler geliştirmiştir. Muhsin Ertuğrul, 1919-1953 yılları arasında 30 dan fazla filme yönetmen olarak imzasını atmıştır. Sinemayı tiyatronun ardında ikinci bir iş olarak gören Muhsin Ertuğrul un filmlerinin çoğunu yabancı kaynaklardan yapılmış uyarlamalar oluşturur. Yerli konuları işleyen filmleriyse Batı sineması etkisiyle gerçekleştirilmiştir. TİYATROYA ADANAN BİR ÖMÜR Muhsin Ertuğrul, 5 Mart 1892 tarihinde İstanbul da doğdu. Hariciye Nezareti veznedarlarından Hüseyin Hüsnü Bey in, Alman asıllı ikinci eşi Fatma Dilruh tan olan altı çocuğunun en küçüğüydü. Tefeyyüz Mektebi nde, Darüledep te, Soğukçeşme ve Toptaşı rüştiyelerinde, Mercan İdadisi nde okudu. Babasıyla birlikte izlediği meddah, karagöz, ortaoyunu ile Osmanlı Dram Kumpanyası temsilleri onda tiyatro merakı uyandırdı. Türk tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmeni Muhsin Ertuğrul, daha çok Türk tiyatrosunun gelişmesindeki öncü çalışmalarıyla modern Türk tiyatrosunun kurucusu olarak tanınır. Burhanettin (Tepsi) Kumpanyasın ın Erenköy de sahneye koyduğu Sherlock Holmes oyununda Bop rolüyle sahneye ilk adımını attı (30 Nisan 1910). Reşat Rıdvan

ve Burhanettin beylerin sahibi olduğu Odeon Tiyatrosu nda Sahne-i Milliye-i Osmani adı altında oynadıkları Dreyfüs, Othello, Gülnihal, Mürebbiye, Haydutlar ve daha başka oyunlarda çeşitli rollere çıktı. Muhsin Ertuğrul, tiyatro oyunculuğu yaptığı ailesi tarafından öğrenilince evden ayrıldı; bir daha da dönmedi. Muhsin Ertuğrul 1911 yılında, Vahram Papazyan ve İstanbul a gelen Fransız topluluklarının etkisiyle, tiyatro görgüsünü geliştirmek üzere Paris e gitti. Çeşitli Fransız topluluklarını, ünlü oyuncuları (bu arada uzunca bir süre etkisinden kurtulamayacağı Mounet-Sully yi) ve Paris e gelen Rus topluluklarını izleme fırsatı buldu. 1912 de İstanbul a döndü. Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları adı altında bir topluluk oluşturarak Hamlet i sahneledi; hem oyunu yönetti, hem de bu oyunda Laertes rolünü oynadı. 1913 yılında yeni bir topluluk kurarak Eugène Brieux nün Simone, P. Autier nin Fener Bekçileri, Mark TWain in Şikago Çiftçisi adlı oyunlarını yönetti. Bu arada Şehzadebaşı nda bir sinema salonu kiraladı; orada film gösterdi, oyunlar oynadı. Birkaç ay sonra gene Paris e gitti. İlk yayımlanan tiyatro yazısını Şehbal dergisine Paris ten gönderdi (23 Kasım 1913). Jacques Copeau ve André Antoine ın çalışm a larını yakından izledi. 1914 yılında İstanbul a döndü. Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları adlı yeni bir topluluk ile H. Bernstein m La Griffe ini Fahişe, E. Brieux nün Le Bercaeu oyununu Büyük Hata adıyla Türkçe ye uyarladı ve sahneledi. Bu arada Darülbedayi-i Osm ani nin kuruluş çalışmaları Reşat Rıdvan Bey tarafından başlatılmıştı. Darülbedayi nin sınavlarını kazanan Muhsin Ertuğrul, öğrenci olarak girdiği bu kurumda, kısa sürede yardımcı öğretmenliğe getirildi. 1915 yılında Darülbedayi nin devamlı temsil kadrosuna alındı. 1916 yılında Çürük Temel ve Hissei Şayia daki oyunlarıyla ilgiyi topladı. Aynı yıl izin alarak Berlin e gitti; film stüdyolarında, tiyatro topluluklarında figüranlık ve sahne işçiliği yaptı; provaları izledi. Alman tiyatro adamı Albert Bassermann ın etkisiyle H. İbsen ve A. Strindberg in oyunlarını inceledi. Max Reinhardt la tanıştı, onun çalışmalarını izledi. Tepebaşı Tiyatrosu nda bir provayı izlerken 6

1917 de Tahsin Nahit in Bir Çiçek İki Böcek adlı uyarlamasını, H. Fahri Ozansoy un Baykuş adlı manzum dramını, Fİ. Kistemaeckers ten uyarladığı Uçurum u sahneledi ve bunlarda rol aldı. Ağustos ayında izin alarak yeniden Berlin e gitti. 1918 de İstanbul a döndü. Edebi Tiyatro Heyeti adında bir Özel topluluk kurdu, Ramazan ayı boyunca tem siller verdiler. Muhsin Ertuğrul 1919 Ağustos unda kurulan Beyoğlu Musiki Akademisi ne estetik, mimik ve inşat dersleri vermek üzere çağrıldı. Darülbedayi ye döndü. Oyun seçim indeki anlaşm azlıklar ve yönetim deki karşıklıklar ned e niyle kısa süre sonra bu kurumdan ayrıldı. 1921 yılında Darülbedayi ye bu defa rejisör olarak girdi. Harap Yurt, Karanlık Kuyu oyunlarını yönetti. Önemli roller oynadı. Tiyatro yönetiminin ve konu seçiminin sanatçılara bırakılması yolundaki isteklerine yönetim tepki gösterdi ve Behzat Haki (Butak), Emin Beliğ, Ercüment Behzat (Lav) ve Onnik Binemeciyan la birlikte Darülbedayi den çıkarıldılar. Almanya ya, sonra Avusturya ya gitti. Strindberg in Baha sını (Fadren) ve Kistemaeckers in Sürgün adlı oyununu Kasırga adıyla Türkçe ye çevirdi. Shakespeare in Othello sunu sahneye koydu. Leonid Andreyev in Misly adlı eserini İhtilal adıyla Türkçeye aktardı. 1924-1925 tiyatro sezonunda yine Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları adlı bir topluluk kurarak Şehzadebaşı ndaki Ferah Tiyatrosu nda çeşitli oyunlar sahneye koydu. Türk tiyatrosunun en ilerici ve en sa natsal evrelerinden birini oluşturan bu dönemde yerli yazarlara, takım oyunculuğuna, işbölümüne önem verilen örnek bir çalışma düzeni gerçekleştirildi. Türkiye de ilk defa öğrenciler için indirimli matineler bu dönemde düzenlendi, tiyatro bilgisi veren ücretsiz broşürler dağıtıldı. Parasızlık nedeniyle beş ay sonra dağılan bu topluluk, bu süre içinde 23 değişik oyun sahneledi.

Muhsin Ertuğrul, topluluğun dağılmasından sonra Sovyetler Birliği gezisine çıktı. Sovyet Eğitim Komiseri Lunaçarski ile tanıştı. Moskova da bütün tiyatrolara girme izni aldı. Stanislavski, Nemiroviç-Dançenko, Tayrov, Meyerhold, Ayzenştayn ve yazar Tretyakov la tanıştı. Onların çalışm alarına katıldı. 1927 de Darülbedayi nin sanat yönetmenliği görevini üstlendi. Sahne çalışmalarını düzen altına alan yönetm enlikler hazırladı ve uygulamaya koydu. 1949 da Devlet Tiyatrosu nun genel müdürlüğüne getirilinceye kadar sürdürdüğü çalışmalarla, D arülbe d ayi tam bir şehir tiyatrosu kimliği kazandı. Provaların disiplin altına alınması, titiz oyun seçimleri, oyunların tam saatinde başlaması, izleyicilerin uygarca oyun izlemeleri bu dönemde Türk tiyatrosuna yerleşti. Seyircilerin tiyatro kültürünü geliştirmek amacıyla Nisan 1930 dan başlayarak düzenli program dergisi yayımlanmaya başladı. Dergi daha sonra adını Türk Tiyatrosu olarak değiştirdi. 1927 de kurulan Sanayi - i Nefise Birliği nin (Güzel Sanatlar Derneği) Tiyatro Bölümü başkanlığına getirildi. 1928 de Darülbedayi sanatçılarıyla başarılı bir Kahire turnesi yaptı. Amerika gezisine çıktı. Orada temsiller vermekte olan Japon No Tiyatrosu ünlü sanatçısı Miçuri Toyama dan çok etkilendi. 1930 da Tiyatro Meslek Okulu nun açılmasına öncülük etti. Daha sonraları Belediye Konservatuvarı na dönüşecek olan bu okulda öğretmenlik yaptı. Tiyatro sanatına katkıları için 1931 de Almanya da Goethe Madalyası verildi. 1933 te Behzat Butak m jübilesini yaparak Türkiye de jübile geleneğini de Muhsin Entuğrul başlattı. 1934 te Joseph Marx m başında bulunduğu Belediye Konservatuvarı nda ders vermeye başladı. Kurmayı tasarladığı çocuk tiyatrosu konusunda incelem eler yapmak üzere Moskova ya gitti. Sov- 8

iz bırakanlar yet Çocuk Tiyatrosu nun kurucusu Natalya Satz ve Profesör Arkin le görüştü. Stanislavski yi Ankara da kurulacak Devlet Konservatuvarı nda danışmanlık etm esi için davet etti. Stanislavski nin benim sediği bu çağrı çeşitli nedenlerle gerçekleşemedi. 1935-1936 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatrosu nda Türkiye deki ilk düzenli çocuk oyunlarını başlattı. Gençliğe yönelik öğrenci m atinelerinde klasik tiyatro eserlerini ve Türk yazarların oyunlarını tanıtıcı temsiller verdirdi. Cari Ebert in getirtilmesiyle kurulan Ankara Devlet Konservatuvarı nda tiyatro öğretm eni olarak göreve başladı. 1938 de Ebert ile anlaşmazlığa düşerek bu görevinden ayrıldı. 1940 ta Emekli Sahne Sanatkârları Derneği nin kurulmasına öncülük etti. 1941 de Ankara Devlet Konservatuvarı nda yeniden sahne derslerine girmeye başladı. 1943 te eşi tiyatro sanatçısı Neyyire Neyir i kaybetti. 1946 da İngiltere ye gitti. Bir bale okulu kurulması için İngiltere Kraliyet Balesi yöneticisi ünlü koreograf Ninette de Valois nın İstanbul a çağrılması için girişimlerde bulundu. Paris ve Berlin deki tiyatro çalışmalarını izledi. OYUNCU VE YÖNETMENLİKTEN TİYATRO YÖNETİCİLİĞİNE Eline geçen her türlü maddi imkânı ve fırsatı Türk tiyatrosunun gelişmesi ve halka ulaştırılması yönünde değerlendiren başka bir tiyatro adamı yoktur. Muhsin Ertuğrul, 1947 yılında he- 9

W/S\ Rusya da çevirdiği Spartaküs" filminden (1926) nüz kurulmakta olan Devlet Tiyatrosu nun çekirdeğini oluşturan Tatbikat Sahnesi nin yönetimini üstlendi. Bir yıl önce onun öncülüğünde temeli atılan İstanbul Açıkhava Tiyatrosu, Muhsin Ertuğrul un sahneye koyduğu Kral Oidipus la açıldı. Ankara da Tatbikat Sahnesi nin dekor deposunu tiyatro salonuna dönüştürerek Küçük Tiyatro yu açtı. Devlet Tiyatrosu düzenli temsillerine bu sahnede başladı. Devlet Tiyatrosu genel müdürlüğüne atandı. Devlet Tiyatrosu ve Operası gösterileri için yüzde 25 indirimli bir memur abone karnesi sistemi kurdu. İzleyici sayısını giderek arttırdı. Cevat Fehmi Başkut, Ahmet Kutsi Tecer, Oktay Rifat, Melih Cevdet Anday, Sabahattin Kudret Aksal, Turgut Özakman, Nâzım Kurşunlu gibi yeni yazarları tiyatroya kazandırdı. 1 Ekim de Büyük Tiyatro yu resm en açtı. Hem İstanbul hem Ankara da J. B. Priestley in Bir Komiser Geldi adlı oyununu sahneledi. Bu oyunda oynadığı Müfettiş rolüyle sahnelerde son defa göründü. 1951 de Milli Eğitim Bakanı mn tutumuna kızarak istifa etti. Yapı ve Kredi Bankası nın çağrısıyla Beyoğlu nda Cumhuriyet döneminin en ilginç özel tiyatrolarından olan Şehir Tiyatrosu ndaki çalışma odasında 10

iz bırakanlar Küçük Sahne yi kurdu. Burada Münir Özkul, Mücap Ofluoğlu, Şükran Güngör, Sadri Alışık, Lale Oraloğlu, Altan Karındaş, Kâmuran Yüce, Cahit Irgat, Haldun Dormen, Nur Sabuncu gibi genç sanatçılarla Fareler ve İnsanlar, Kanlı Düğün, On İkinci Gece, Babayiğit, Godot yu Beklerken gibi seçkin oyunlardan oluşan bir repertuvar tiyatrosunu gerçekleştirdi. 1954 te ikinci defa Devlet Tiyatrosu ve Operası Genel Müdürlüğü ne getirildi. Ankara da Üçüncü Tiyatro ve Oda Tiyatrosu nu hizmete açtı. Bölge tiyatroları yasa tasarısı üzerinde çalışırken Adana Şehir Tiyatrosu, İzmir Devlet Tiyatrosu ve Bursa Ahmet Vefik Paşa tiyatrolarının açılmasını sağladı. 1958 de yönetimle anlaşmazlığa düşerek genel müdürlük görevinden gene ayrıldı. 1959 da İstanbul Şehir Tiyatroları başyönetmenliğine getirildi. 1966 Şubat ma kadar sürdürdüğü bu görev döneminde çoğu yurtdışmda tiyatro öğrenimi görmüş olan Tunç Yalman, Şirin Devrim, Engin Cezzar, Genco Erkal, Beklan Algan, Ayla Algan, Nüvit Özdoğru, Güngör Dilmen, Hamit Akmlı, Zihni Küçümen, Çetin İpekkaya, Doğan Aksel, Duygu Sağıroğlu, Mengü Ertel gibi sanatçıların Şehir Tiyatrolarında yönetici görevlere getirilmelerini sağlayarak çalışmalara büyük bir dinamizm kazandırdı. Kadıköy, Fatih, Üsküdar ve Zeytinburnu semt tiyatrolarını hizmete açtı. Rumeli Hisar mda yaz dönemlerinde temsiller verecek bir açıkhava tiyatrosu da onun çabalarıyla faaliyete geçirildi. 1966 da Şehir Tiyatroları ile repertuvar konusundaki görüş ayrılığına düştü; Belediye Meclisi, başyönetmenlik kadrosunu kaldırınca açıkta kaldı. Federal Almanya ve İspanya daki tiyatro eğitim yöntemlerini incelemeye gitti. 1967 de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü nde tiyatro eleştirisi, LCC Tiyatro Okulu nda sahne çalışmaları dersleri verdi. 1969 da Muhsin Ertuğrul a Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Araştırmaları Enstitüsü nce törenle şeref üyeliği belgesi verildi. 23 Aralık -12 Ocak 1970 arasında 60. sanat yılı büyük programlarla kutlandı. 1974 te Şehir Tiyatroları nm başına yeniden, genel sanat yönetmeni olarak atandı. Genç yönetmen, oyuncu, yazar ve

dekorcularla işbirliğini sürdürdü. Yedikule Zindanlan nda bir açıkhava tiyatrosu açtı. Tepebaşı nda bulunan Şehir Tiyatroları Maragozhanesi ni Deneme Tiyatrosu na dönüştürdü. Gültepe ve Bayrampaşa tiyatrolarını açtı. Gezginci bir tiyatro topluluğu kurarak İstanbul un çeşitli yerlerindeki kahvehanelerde temsiller verdirdi. 1975 te sırasıyla Berlin e ve Paris e gitti. Çeşitli tiyatrolardaki yeni oyunları ve sahne tasarımlarını inceledi. 1976 yılı Nisan ayı sonlarında yerinden yönetim konusunda çıkan tartışmalarla tiyatroda artan iç gerilimi bir demokratikleşme hareketi olarak görmediğini bildirerek, görevinden ayrıldı. 1979 yılında Ege Üniversitesi Senatosu tarafından Muhsin Ertuğrul a Türk tiyatrosu ve sinem a sına yaptığı hizmetlerden dolayı fahri doktor sanı verildi. 23 Nisan da İzmir de düzenlenen törene hasta olarak katılan Muhsin Ertuğrul, çok kısa bir süre sonra, 29 Nisan 1979 da İzmir de öldü. MUHSİN ERTUĞRUL UN SİNEMACILIĞI Muhsin Ertuğrul, sinemaya çokluk bir tiyatrocu gözüyle bakmıştır. Zaten, sinema onun için genellikle yaz tatillerini değerlendiren bir yan işti. Çeşitli tarihlerde Almanya da ve SSCB de sinema sanatını inceleyen, filmler yöneten Muhsin Ertuğrul un sinemacılığında bunların etkileri yoğun olarak görüldü. Muhsin Ertuğrul, Türk sinem asında birçok ilk in başlatıcısıdır: İlk tarihi film, ilk sesli film, ilk renkli film, Türk kadınının ilk kez filmlerde oynaması, vb. Muhsin Ertuğrul un ilk önemli filmlerinden biri Ateşten Gömlek tir (1923). Halide Edip in (Adıvar) aynı adlı romanından sinem a ya aktarılan Ateşten Gömlek, ilk konulu Kurtuluş Savaşı filmi olması bakımından da önem taşır. Yine Kurtuluş Savaşı nı konu edinen Bir Millet Uyanıyor da (1932) Muhsin Ertuğrul, bütün çabalarına karşın, nitelikli bir tarihi film örneği ortaya koyamamıştır: Tarihi gerçekler macera havası içinde verilmiş, birf t ı-h T3 S «.S C.2 CÖdİ di. d) rh Cî «t si Ol as rh m. 12

13 çok olay, olgu karanlıkta kalmıştır. Aysel, Bataklı Damın Kızı (1934-1935 Filmin senaryosunu, Selma Lagerlöf ün bir hikâyesinden uyarlayan Nâzım Hikmet yazmıştır.) gerek Muhsin Ertuğrul sinem asının, gerek Türk sinema sanatının bir kilometre taşı olarak değerlendirilebilir: Talat Artemel ve Cahide Sonku nun başrollerini oynadığı bu melodram ilk köy filmidir: gerçek mekânda (Bursa ya bağlı Çalıköy de) çekilmiş, filmde köylüler "Şehuet Kurbanı filminden (1940) m i olarak adlandırılır. Bu dönemde Muhsin Ertuğrul un çektiği filmler çoğunluktadır. Muhsin Ertuğrul un filmlerinde İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçılarına rol vermesi de belirtilmesi gereken bir özelliktir. de oynatılmıştır. Cahide Sonku ile başrolü oynadığı Şehvet Kurbanı (1940) da bir melodramdır; Alman sinemasından (Tendeki Şeytan, 1927) uyarlanan filmin Türk sinem asına bir katkısı olduğu söylenemez. Son filmi Halıcı Kız (1953), ilk renkli film çalışmasıdır. Film biçim ve içerik yönünden başarısız bulunmuştur. Türk sinema tarihinde 1923-1939 arası genellikle tiyatrocular döne T İ Y A T R O Ü Z E R İ N E D Ü Ş Ü N C E L E R İ Muhsin Ertuğrul, oyuncu ve yönetmenliğinin yanı sıra tiyatro üzerine pek çok yazı da yazmıştır. Yazılarında tiyatro sanatına bakışını da güçlü mesajlarla dile getirmiş: Tiyatro, meydan okumak, gerçekleri açıklamak, savaşa kışkırtmak, haksızlıklara direnmek niteliğini taşırsa ancak o zaman sanatçılar ve seyirciler için değerli bir sanat sayılmaya hak kazanır. Devletin, tiyatroya hastaneler, kütüphaneler gibi ödenek vermesinin nedeni, sahneden insanları doğru düşünmeye yönelttiği içindir.

lar. Yarıdan çoğu okuma yazma bilmeyen bizim toplumumuz karanlık içindedir. Ben tiyatroyu seviyorum; çünkü çıplak hakikatten kaçınıp sığınabileceğimiz tek yer orası. Çünkü tiyatro oynamak hayatın gündelik ve çıplak uysallığına karşı en görünür bir isyandır. Ben tiyatroyu seviyorum; çünkü o, hayatımızın sonuna kadar bize oyun oynatarak çocukluğumuzu devam ettiriyor. Çünkü rüyalar ve D ram Tiyatrosu kulusinde bir oyunu izlerken (1941) Tiyatroda ahlakın, ruhun, sanatın eğitimiyle insanoğlu asilleşir, toplumda yaşama görüşü genişler. Âdemoğlu nu hoyratlıktan kurtarıp insanlık düzeyine getirmek için izlenecek yol tiyatrodan geçer. Sanatçılar yarı deliler gibi sabit bir fikrin kurbanıdırlar. Benim sabit fikrim de tiyatronun toplumu aydınlatacağıdır. Sabit fikirler sabit yıldızlar gibidir. Geceler karanlık oldukça yıldızlar daha çok par hasretler orada hiç bulutlanmadan, saadet saçarak bizi doyuruyor, tatmin ediyor. İnsan, kendisini hayatta ve hakikatte olduğundan daha güzel ve daha gelişmiş gösteren bir aynaya muhtaç olduğu için tiyatroyu icat etti. Çünkü ona bir dünya gerek ki orada idealleri galebe çalsın ve yaşamında boşu boşuna arayıp da bir türlü bulamadığı anlamı orada 14

iz bırakanlar bulsun. Stadyumdaki oyunun seyri sinir gerginliğine, tiyatrodaki oyunun seyri ise duygu ve ruha seslenir. Biri kızıştırıcıdır, öteki sanat yoluyla insanlık duygularını doyurucudur; huzura, rahata kavuşturucudur. Rusya ziyaretinde Muhsin Ertuğrul ve Stanislavski MUHSİN ERTUĞRUL UN YÖNETTİĞİ BAŞLICA FİLMLER 1919 Samson (Almanya da) 1922 İstanbul da bir Facia-i Aşk / 1929 Ankara Postası 1931 İstanbul Sokaklarında 1932 Bir Millet Uyanıyor 1935 Aysel, Bataklı Damın Kızı 1938 Aynaroz Kadısı 1939 Bir Kavuk Devrildi 1939 Allahın Cenneti 1939 Tosun Paşa 1940 Şehvet Kurbanı 1941 Kahveci Güzeli 1945 Yayla Kartalı 1946 Harman Sonu 1947 Kızılırmak Karakoyun 1953 Halıcı Kız Şişli Güzeli Mediha Hanım m Facia-i Katli 1922 Boğaziçi Esrarı / Nur Baba 1923 Ateşten Gömlek 1923 Leblebici Horhor 1923 Kız Kulesinde bir Facia / Fener Bekçileri 1924 Sözde Kızlar 1925 Tamilla (SSCB de) 1926 Spartakus (SSCB de) 1926 Beş Dakika (SSCB de) Y A Y I N L A R I Muhsin Ertuğrul, tiyatro üzerine birçok yazı yayımlamış, bunlardan bir kısmını ölümünden önce kitaplaştırmıştır: İnsan ve Tiyatro Üzerine Gördüklerim (1975). Anıları Benden Sonra Tüfan Olmasın (hazırlayanlar: Prof. Dr. Özdemir Nutku, Doç. Dr. Murat Tüncay, Efdal Sevinçli, 1988), inceleme ve denemeleri de Gerçeklerin Düşleri (hazırlayan: Prof Dr. Özdemir Nutku, 1992) adıyla yayımlanmıştır. 15 Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi * 0 0 1 6 0 5 0 7 5 0 1 5 *