SEFERİHİSAR DA TERMAL TURİZM OLANAKLARI. Özet

Benzer belgeler
Turizm sektörü, Türkiye için önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır.

TÜRKİYE TURİZM STRATEJİSİ 2023 VE MALATYA İLİ TURİZMİ

SAĞLIK TURİZMİ YRD. DOÇ. DR. UĞUR AKDU

Su sıcaklığı: 31 C ve 46 C arasında değişir.

SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ YILDIZI; TÜRKİYE. Dünyada sağlık turizminin gelişmesine sebep olan faktörler şu şekilde sıralanabilir;

Türkiyede ziyaret edebileceğiniz birçok kaplıcanın özellik ve iletişim bilgileri...

SİVAS İLİNİN JEOTERMAL. Fikret KAÇAROĞLU, Tülay EKEMEN Cumhuriyet Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, SİVAS

BALIKESİR de. Yatırım Yapmak İçin 101 Neden

KONYA ĐLĐ JEOTERMAL ENERJĐ POTANSĐYELĐ

YATIRIMDAN İŞLETMEYE TERMAL TURİZM

T.C. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Düzce Yatırım Destek Ofisi Yatırıma Uygun Turizm Alanları Raporu Sektörel Raporlar Serisi IX

İzmir Bölge Planı. İlçe Toplantıları Seferihisar Özet Raporu

Dünyada yılda bir milyar kişi ülke değiştiriyor ve bu sayı her yıl %7 artıyor.

KONAKLAMA TESİSLERİNDE KURULACAK SAĞLIK TESİSLERİ

BURSA DA SAĞLIK TURİZMİNDE TERMAL SU POTANSİYELİ ve TERMAL SU YA BAĞLI SAĞLIK TURİZMİ NDEKİ HEDEFLER

1.Turizm Coğrafyası ve Planlama. 2.Doğal Coğrafi Kaynaklar ve Turizm Türleri. 3.Beşeri Kaynaklar ve Turizm Türleri

Yrd. Doç. Dr. İlkay TAŞ GÜRSOY Dokuz Eylül Üniversitesi

T.C.ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞIALTYAPI YATIRIMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR ÇEŞMEALTI YAT LİMANI NAZIM İMAR PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU

Mutluluğu birlikte yaşamaktır

Turistik Ürün, Turistik Ürün Çeşitlendirmesi ve Alternatif Turizm 1.Hafta Öğr. Gör. Özer Yılmaz

SULTANHİSAR-AYDIN 260 ADA 1,2,3,4 PARSEL JEOTERMAL ENERJİ SANTRALİ İMAR PLANI AÇIKLAMA RAPORU

TURİZM SEKTÖRÜ. Invest in. İzmir Bölgesi Turizm İşletme Belgeli Konaklama Tesisleri

Herhangi bir yerin ya da ülkenin turist çekebilme potansiyelinin bağlı olduğu unsurlar

TÜRKİYE TURİZM PİYASALARI 2010-(Balıkesir)

BÖLGE KAVRAMI VE TÜRLERİ

Çanakkale İlindeki Kaynaklar HIRDIRLAR KAPLICASI KUCUKCETMI KAPLICASI KIRKGECIT ILICASI KIZILCA TUZLASI KAPLICASI OZANCIK ILICASI KARAILICA

KÜTAHYA. Dr. Kamil TÜRKMEN- Kütahya İl Sağlık Müdürü

İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇEŞME SONUÇ RAPORU

Tablo 37 - İllerdeki Konaklama Tesislerinin Kapasiteleri

SAĞLIK TURĠZMĠ DESTĠNASYONLARI: DÜNYADA ĠYĠ UYGULAMA ÖRNEKLERĠ VE ADANA DESTĠNASYONU

Birinci Bölüm: Yatırım ve Proje Kavramları Turizm Yatırımlarının Türleri

T e r m a l i n B a ş k e n t i Thermal Capital of Turkey A f y o n k a r a h i s a r


SAĞLIK TURİZMİNİN GELİŞTİRİLMESİ PROGRAMI VE POLİTİKALAR. Dr. H. Ömer Tontuş Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü

OTELİMİZDE ; RESTORAN, KONFERANS SALONU, ZİYAFET SALONU, OYUN SALONU VE OTOPARK BULUNMAKTADIR.

Burj Al Babas Devremülkleri

6.15 TURİZM Ana Konular

İçindekiler. İçindekiler

TERMAL SU NEDİR? Termal sular, sıcaklıkları 20 C nin üzerinde ve mineral yönünden zengin olan doğal kaynak sularıdır.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM TURİZM BÖLÜMÜ

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER...V TABLOLAR ve ŞEKİLLER LİSTESİ...XIII GİRİŞ...XV

NEVŞEHİR İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI

MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MTA DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ BÜLTENİ YIL : 2012 SAYI : 14

Otel Bilgisi. Otel Özellikleri. Ramada Resort Kazdağları Thermal & SPA

KÜLTÜR VARLIKLARI, ANITSAL YAPILAR, SİTLER vb. ÇEVRE VE PEYZAJ TASARIMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm TURİZME GENEL YAKLAŞIMLAR

İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ SEFERİHİSAR SONUÇ RAPORU

İlin yatırımlar yönünden cazibesi nedir? İlde hangi sektörler yatırımcıları çağırmaktadır?

Fethiye Kruvaziyer Limanı Fırsat Analizi Projesi Kruvaziyer Liman Çalıştayı 30 Nisan 2014 Fethiye Kruvaziyer Limanı Fırsat Analizi Projesi

Otel Bilgisi. Otel Özellikleri. NG Afyon Wellness & Convention

İÇİNDEKİLER. Sayfa ÖNSÖZ..

BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı Anadolu Üniversitesi

Maya World Belek. Non refundable rate Ortalama fiyat Acentaya Öde

Otel Bilgisi. Otel Özellikleri. NG Afyon Wellness & Convention

KAPLICA MERKEZİNDE DEVRE MÜLK UYGULAMA MODELİ

MALİ DESTEK PROGRAMI SAMSUN

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Ülkesel Fizik Planı. Bölüm III. Vizyon, Amaç ve Hedefler (Tasarı)

Termal Sular ve Cildimiz

TUROB Vakantiebeurs / Utrecht - HOLLANDA 2013 Turizm Fuarı Sonuç Raporu

TÜRK TURİZMİ. Necip Boz TOBB Turizm Meclisi Danışmanı

Kalitesiyle, Farkıyla Hattuşa Vacation Thermal Club Kazdağları

HİDROTERAPİ TEKNİKERİ

TURİZM YATIRIM SÜRECİ AHİLER KALKINMA AJANSI

YOZGAT İLİ MADEN VE ENERJİ KAYNAKLARI

Dubai de yükselen Selenium Yaşam Kalitesi Midtown Selenium

MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. KONYA İLİ JEOTERMAL ENERJİ POTANSİYELİNİN TURİZM AMAÇLI DEĞERLENDİRİLMESİ ve YATIRIM OLANAKLARI

RÜZGAR ENERJİSİ. Cihan DÜNDAR. Tel: Faks :

ESKİŞEHİR KIZILİNLER TERMAL İLERİ YAŞAM MERKEZİ

SARAY Saray İlçesinin Tarihçesi:

COĞRAFİ YAPISI VE İKLİMİ:

ve 20 Tekne Kapasiteli Yüzer İskele

BÖLGE PLANI SÜRECİ Bursa Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı

Murat TÜRKEŞ ve Telat KOÇ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü, Çanakkale

BATI İÇEL KIYI KESİMİ - MERSİN MELLEÇ TURİZM MERKEZİ 1/ ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU

Merve Sun Hotel SULEYMAN DEMIREL BUL. YALI MAH. KUMKOY, MANAVGAT, Side, Side

BATI İÇEL KIYI KESİMİ - MERSİN KARGICIK KÜLTÜR VE TURİZM KORUMA VE GELİŞİM BÖLGESİ 1/ ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU

İçindekiler. Birinci Bölüm. Turizm, Turist Kavramları, Genel Anlamda Eğilim ve Beklentileri

YGS-LYS ALAN SIRA DERS İÇERİK SINIF

TURĠZM SEKTÖRÜ ÇALIġTAYI. 23 Haziran 2011, Zonguldak. ÇALIġTAY RAPORU

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER ÜRETTİKLERİMİZ HAYVANCILIK TİCARET

"EGE BÖLGESİNİN TURİZM COĞRAFYASI"

İTALYA. Sanayi,Turizm,Ulaşım

Hizmet Sektörü Olarak Sağlık Turizminin Ülke Ekonomisindeki Rolü. Dr. Seyit KARACA TOBB Türkiye Sağlık Kurumları Meclis Başkanı

YEREL YÖNETİMLERDE REKREASYON YEREL PROGRAM YÖNETİMLERDE VE REKREASYON

: Toplam m² kullanım alanı olan tesis, çam ormanı içinde ve Ölüdeniz e 2,5 km mesafededir.

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI VE ÇEVRE MEVZUATI

Yenilenebilir olmayan enerji kaynakları (Birincil yahut Fosil) :

Natur-Med de Bir Gün Nasıl Geçiyor?

RATEM GENEL LİSANSLAMA TARİFESİ 2017

La Blanche Turgutreis merkezinde, Bodrum a 18 km Milas hava alanına 50 km mesafededir.

Bir Destinasyon Olarak Edirne ve Durum (Swot) Analizi

ÖSYM. Diğer sayfaya geçiniz KPSS / GYGK-CS

PAZAR ANALİZ SÜRECİ 3 AŞAMA DA YAPILIR. 1. Masa başı araştırması 2. Alan araştırması 3. Hedef pazar bölümünün seçimi

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YATIRIM VE İŞLETMELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Kıyı turizmi. Kıyı turizminin gelişiminde etkili olan etmenler; İklim Kıyı jeomorfolojisi Bitki örtüsü Beşeri etmenler

İZMİR BAYINDIR ÇİÇEKÇİLİK OSB PROJESİ

KISA TARİHÇE : ŞEHİR ÖZELLİKLERİ :

Rehabilitasyon Merkezinize Başarı ile Başlayın

Hastane. Hastane Grupları 19/11/2015. Sağlık Kurumları Yönetiminde Temel Kavramlar

Transkript:

Dünden Yarına Seferihisar Sempozyumu. 7-8 Ekim 2004. Bildiriler kitabı. Seferihisar Kaymakamlığı Çevre Kültür ve Turizm Birliği yayını, 147-156. İzmir. 484-3, (2005). SEFERİHİSAR DA TERMAL TURİZM OLANAKLARI Dr. Gözde EMEKLİ Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Özet Son yıllarda turistik talepte meydana gelen değişmeler dikkat çekici boyut kazanmaktadır. Tatil-turizm kavramına ilişkin turistik ürünlere her geçen gün yenisi eklenmekte ve uluslararası turizm pazarındaki rekabet hızlanmaktadır. Özellikle tek tip turistik ürünlerle rekabet etme modası geçmekte, egzotik, doğal ve kültürel çekiciliklere sahip mekanlar, termal merkezler, yaylalar, korunan alanlar ilgi çekerken, ekoturizm, termal turizm, kültürel turizm ve kırsal turizm gibi turizm türleri ön plana çıkmaktadır. Üç tarafı denizlerle çevrili ve uzun kıyı bandında farklı iklim bölgelerine sahip ülkemizin kıyı ve kültür turizmi çekicilikleri yanında termal kaynaklar bakımından büyük bir potansiyel sunduğu, hatta kaynak zenginliği bakımından dünyanın ilk on ülkesi içinde yer aldığı bilinmektedir. Özellikle termal sularımızın, debi ve sıcaklıkları, fiziksel-kimyasal özellikleri diğer bir deyişle nitelikleri bakımından Avrupa daki kaynaklardan üstün özelliklere sahip olduğu ileri sürülmektedir (Özbek,1991). Doğal zenginliklerden tedavi edici özelliği olan termal ve içme suları bir çok Avrupa ülkesinin iç ve dış turizminde önemli yer tutmaktadır. Değişen tüketici kalıpları, yaşlanan Avrupa nüfusu, kıyı turizminin mevsimlik olma özelliğine karşın termal turizmin yılın tüm aylarında uygulanabilir olması, konaklama ya da tedavi-kür süresinin (21 gün) uzun olması, kimyasal ve yapay ilaçlardan kaçış olarak alternatif tedavi yöntemlerinden biri olan termal sulara ilginin giderek artması bu turizm türünün avantajlarını oluşturmakta ve geliştirilmesi için temel dayanakları oluşturmaktadır. İçinde yaşadığımız Ege Bölgesi ve İzmir ise ülkemizin antik dönemden bu yana varlığı bilinen en zengin termal kaynaklarına sahiptir (Emekli,2002). Seferihisar da termal turizmin gelişmesi için; öncelikle potansiyelin belirlenmesi, coğrafi dağılımın ortaya konması, turizmde yararlanılabilecek termal kaynakların saptanması gerekmektedir. İkinci adım ise turistik yatırımların yapılması, özellikle yeme-içme-dinlenmeeğlenme gereksinimlerini karşılayacak alt ve üst yapı tesislerinin geliştirilmesi, ilçenin kıyı ve kültürel çekiciliklere sahip turistik mekanlarıyla bütünleştirilmesi olmalıdır. Bu bildiride termal turizmin önemi üzerinde durularak, Seferihisar ın turizmine güç kazandıracak, bugüne kadar yeterince değerlendirilemeyen, son zamanlarda sıkça gündeme gelen, ilçenin diğer turistik merkezlere oranla farklılık yaratan, turistik ürün çeşitlendirilmesinde önemli bir yere sahip termal kaynaklar üzerinde durulacaktır.

Giriş Turizmin dayandığı temellerden en önemlisi olan doğal kaynaklar, bir bölgede turistik gelişmenin sağlanması için gerekli ön koşul özelliği sunmaktadır. Bu doğal özellikler sadece turizmin gelişmesine zemin hazırlamakla kalmaz, yerleşmelerin gelişmesine, ekonomik faaliyetlerin çeşitlenmesine, ulaşımın-erişilebilirliğin kolaylaşmasına da yol açmaktadır. Doğal güzelliklerin, tarihi ve kültürel değerlerin bir bölgede son derece zengin ya da çekici olması tümü ile ya da kısmen turistik kullanıma uygunluk arz etmesi, o bölgenin turizm potansiyelini belirlemektedir (Emekli, 2001). Doğal çekicilikler arasında değerlendirilen termal kaynakların kullanımı ile gündeme gelen termal turizm sağlık turizminin içinde yer almaktadır. Dünyada ve ülkemizde insanlar dinlenme ve tatil dönemlerinde sağlıklarını ön planda tutmaya başlamıştır. Kaplıca, ılıca, deniz ve dağ kürlerinin uygulandığı merkezlerde dinlenerek tedavi görme, sağlıklı kalma giderek yaygınlaşmaktadır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından özel bir önemi olan sağlık turizmi bir takım hastalıkların tedavi edilmesi için, içilen banyosu yapılan, çamuru sürülebilen, sıcak-soğuk madensel suları kullanılan bir turizm türü olarak tanımlanmaktadır (Özbek, 1991). Sağlık turizmi içinde değerlendirilen termal turizm soğuk/sıcak mineralli suların sağlık amacıyla içme ve fiziksel tedavi amaçlı kullanım için turistlerin ulaşım, konaklama, ağırlama gereksinimlerinin karşılanmasını sağlayan turizm türüdür. Kaplıca, içme, deniz suları çamur gibi maddeleri kullanarak iklimden yararlanılarak, elektrikli veya diğer mekanik gereçlerle masaj ve beden eğitimi uygulamaları ile insan sağlığını korumak amacıyla doktor denetiminde tedavilerin yapıldığı tesisler sağlık tesisi olarak adlandırılmaktadır (Ülker, 1988). Burada anahtar nokta şifalı suların hiçbir değişikliğe uğratılmaksızın uzman denetiminde kullanılmasıdır. Antik dönemden bugüne insanlar yeraltından çıkan sıcak suların şifalı olduğuna inanmış ve kullanmıştır. Dünya üzerinde termal turizm konusuna yatırım yapmış ve bu alanda sahip olduğu kaynakları olabildiğince optimum şekilde kullanılabilen ülkelerin başında; Almanya, Fransa, Avustralya, Romanya, Macaristan ve Amerika Birleşik Devletleri gelmektedir. Avrupa da ilk kez termal sulardan yararlanma ve termal suların bulunduğu alanlarda tesis yapma, Romalılar döneminde başlamıştır. Romalıların, termal sular ile tedavi merkezleri kurdukları ve işletilmesine büyük önem verdikleri, günümüzde yapılan kazılardan anlaşılmaktadır. Ortaçağ boyunca Avrupa da hastalar İngiltere nin en ünlü termal merkezi olan Bath i ziyaret etmeye devam etmişler ve 18. yüzyılda, termal merkezler yüksek sosyeteye çok çarpıcı gelmeye başlamıştır. Bu termal merkezler sadece tedaviyi değil, aynı zamanda sosyal faaliyetleri, oyunları, dansı ve eğlenceli oyunları da kapsamaktaydı. Bu nedenle termal merkezler, deniz kıyısı dinlenme ve tedavi yerleri olma özelliklerini kısa sürede yitirmiş, zenginlerin ve modayı takip edenlerin dikkatini çeken eğlence, rekreasyon ve kumar merkezleri haline gelmiştir.

Almanya da termal turizm; kongre, kış sporları, golf vb. etkin turizm çeşitleri ile çok iyi entegre edilmiştir. Ayrıca; konser, okuma, kütüphane ve oyun salonlarından yararlanma gibi olanakların yanında, çeşitli konularda düzenlenen yarışma ve festival programları da Almanya daki termal merkezlerde verilen hizmetlerden bazılarını oluşturmaktadır. Fransa ise sağlık turizmi arzı açısından tüm ülke genelinde yayılmış farklı nitelikte zengin kaynaklara sahiptir. Günümüzde bu ülkede 120 kadar maden suyu kaynağı işletilmektedir ve ülkede resmi olarak 104 termal merkezden yaklaşık olarak 650 bin kişi yararlanmaktadır. Fransa termal merkezlerdeki teknoloji, ekipman ve tıbbi uygulama açısından Avrupa daki diğer ülkelere göre oldukça ileridir. Buna rağmen bu merkezler bilimsel ve teknik bakımdan donatılmaya devam etmektedir ve buna ek olarak termal merkezlere oteller, sportif ve turistik eğlence yerleri de eklenmektedir. Avusturya, her yıl devlet bütçesi gelirinin üçte birini termalizmden sağlamaktadır. Termal turizm Avusturya da adeta bir sanayi dalı haline gelmiştir. Bunun en önemli nedeni, resmi belgelere göre 300 adedi sadece kür ve 100 adedi de hastane şeklinde su, çamur ve buhar ile tedavi yapan mükemmel termal tedavi merkezlerine sahip olmasıdır. Romanya da da insan sağlığına yararlı 160 kadar su kaynağı bulunmaktadır ve ülkedeki toplam 15 tedavi merkezi bütün bir yıl boyunca işlevini sürdürmektedir. Yine aynı şekilde 1000 den fazla termal kaynağın bulunduğu Macaristan ile 100 den fazla kaynağa sahip olan Amerika Birleşik Devletleri de termal turizm konusunda dünyada önde gelen ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak 1300 civarında termal kaynağa sahip olan Türkiye nin bu alanda önde gelen ülkeler içinde sayılmaması dikkat çekici bir konudur (Aslan,1993). Ülkemiz jeolojik yapısı, genç tektonik hareketlerin etkisiyle derin kırıkların ve aktif deprem kuşaklarının varlığı, volkanik alanların genişliği nedeniyle termal sular bakımından oldukça zengindir. Özellikle termal sularımız debi ve sıcaklıkları, çeşitli fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından Avrupa daki termal sulardan üstün olup geniş bir tedavi yelpazesine sahiptir (Özbek, 1991). MTA Genel Müdürlüğünün yaptığı çalışmalarda, 310 tane mineralize termal su kaynağı, 85 tane içme suyu kaynağı, 230 tane diğer tür kaynak olmak üzere 625 tane maden suyu kaynak grubu saptanarak termal turizm açısından büyük bir potansiyel olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte artan araştırma ve sondajlar doğrultusunda kaynakların çoğalabileceği bilinmektedir ( Şimşek, 1991). Çünkü Türkiye nin termal suları doğal çıkışlı ve bol su verimlidir. Ülkemizin termal suları madensel maddeler özellikle kükürt, radon ve tuz bakımından zengindir. Bu nedenle kür-tedavi açısından kullanım alanları çeşitlilik göstermektedir. Ayrıca bol su verimli termal sularımız yüksek sıcaklıkları ile de jeotermal enerji bakımından önemli bir kaynak oluşturmaktadır (Doğanay,1992). Türkiye de termal kaynakların bir kısmı deniz kıyısında bir kısmı da orta yükseklikte dağlık ve ormanlık alanlarda yer aldığı için farklı turizm türleri ile birlikte değerlendirilme olanağı sunmaktadır. Ilıman iklim kuşağında yer alan ülkemizde turizm sezonu 6-7 aya kadar çıkabilmekte hatta termal turizmde 12 ay turizm olanağı sunmaktadır (Özgüç,1998). Bu avantajların yanı sıra, çeşitli tedavi uygulamalarına ve rekreasyon olanaklarına sahip bulunan nitelikli termal turizm işletmelerinin sayısı çok düşük, nitelikli konaklama işletmeleri ile diğer yan işletmelerin (eğlence-rekreasyon, spor vb) sayıları az, çoğunlukla altyapı olanakları elverişsiz ve bu işletmelerde çalışan personel nitelik ve nicelik olarak yetersizdir.

Ülkemizde turizm açısından önem taşıyan istatistiklere yansımış termal kaynakların %33.5 i Ege Bölgesinde %28 i İç Anadolu, %20 si Marmara, % 10 u Doğu ve Güneydoğu Anadolu, % 4.6 sı Akdeniz. %3,5 i de Karadeniz Bölgesinde bulunmaktadır (Turizm Bak. Özel Projeler, 2000). Termal otel, kür merkezi kür parkından oluşan, belge almış çağdaş standartları nispeten yakalamış tesis sayısı azdır. İzmir-Balçova, Çeşme termal otelleri, Afyon-Oruçoğlu, Balıkesir-Gönen Kütahya-Yoncalı TÜTAV termal tesisleri gibi parmakla sayılacak kadar yetersizdir (Turizm Bak, 2000). Günümüz insanı sağlıksız, stresli kent yaşamından uzaklaşarak doğal kaynaklardan yararlanmak üzere doğaya dönmekte, özellikle yaşlanan Avrupa nüfusu, yaz ve kış olarak ayırdığı tatillerinin bir bölümünde mutlaka sağlık turizmi ile ilgili yerleri ve etkinlikleri tercih etmektedir. Ülkemiz termal turizmin en önemli kaynağı olan termal su kaynakları bakımından zengin olup, kaynak sayısı, coğrafi dağılımı ve çeşitlilik bakımından Avrupa ve Ortadoğu da avantajlı bir konumda bulunmaktadır. Buna karşın, kaynak sayısı ile yatak sayısı ve dağılımı termal turizme katılan turist sayısı ile karşılaştırıldığında bu kaynaklardan gerektiği gibi yararlanılmadığı anlaşılmaktadır ( Kahraman,1987). Termal turizm ile ilgili kavramlar Dünyada termal kaynakların kullanılarak sağlık turizminin geliştirilmesi yeni bir yaklaşım olarak giderek önem kazanmaktadır. Bu nedenle termal turizme ilişkin tüm kavramların ve yaklaşımların bilinmesi gerekmektedir. Termal Su : Uluslararası kaplıcalar birliğinin yaptığı tanıma göre; sıcaklığı 20ºC üzerinde olan maden suları Termal su olarak kabul edilmektedir. Bazı ülkeler sıcak maden suyu tanımı için 30ºC sıcaklığı eşik olarak kabul ederler, ancak bu konuda kabul gören değer; 20ºC dir. Türkiye de 30ºC sıcaklığı kabul eden ülkelerdendir. Termal Merkez: Hastalık tedavisinde yaralanılabilmesi için resmen izin verilmiş bir veya birden çok maden suyu veya çamuru ve gaz gibi türevlerini doğrudan kullanan işletmelerin bulunduğu yerlerdir. Termalizm: Termal kaynak sularının sağlık ve tedavi amaçlı kullanılmasıdır. Termal Turizm: Mineralize termal su ile çamurların, kaynağın yöresindeki çevre ve iklim faktörleri bileşiminde, insan sağlığına olumlu katkı sağlamak üzere, uzman hekim denetim ve programında; fizik tedavi, rehabilitasyon, egzersiz, psikoterapi, diyet gibi destek tedavilerle koordineli kür uygulamaları için yapılan turizm hareketi Termal Turizm olarak adlandırılır. Termal Kür Merkezi: Termal turizm işletmelerinde teşhis-tedavi birimlerinin bulunduğu ve kür uygulamalarının yapıldığı bölümdür. Kür merkezi bünyesindeki bölümler şöyle sıralanabilir: Balneoterapi : Mineralize termal sular ile yapılan kür uygulamalarıdır. Talassoterapi: Deniz suyu ve güneşten yaralanılarak yapılan kür uygulamalarıdır. Klimaterapi: Sağlıklı iklim ortamında bulunmak suretiyle uygulanan kürlerdir. Hidroterapi : Tatlı suyla yapılan kür uygulamalarıdır. Peloidoterapi : Çamur tedavisidir. Speleoterapi : Mağaralar içindeki termal su kaynaklarından yaralanılarak yapılan tedavi yöntemidir. Kürist: Termal merkez ve yakın çevresinde konaklayarak, termal tedavi merkezinden devamlı olarak tedavi veya sağlığı koruma amacıyla yaralanan kişilerdir.

Özel Kür: Sağlıklı kalmak amacıyla termal, deniz ve iklim kürleri ile oluşturulan hizmetlerdir. Özel kür eylemi ve hizmetlerinde, ekonominin arz ve talep kuralı işlemektedir. Kür ihtiyacı duyan insanlar kendi tüketim gücü ve beğenilerine göre kür yerini seçmekte ve ödemede bulunmaktadırlar. Termal Tesisler Ve Ana Üniteleri Günümüzde kaplıca ve deniz kürleri uygulayarak tedavi görülen, aynı zamanda diğer turizm aktivitelerinden yararlanılabilen tatil merkezlerine ilgi artmaktadır. Türkiye de de bu ilginin termal turizm merkezlerine yönlendirilmesi, ülkemiz turizmi açısından çok önemlidir. Turizm Bakanlığı nın Sağlık Turizmi ve Turizm Sağlığı isimli kitabında bir termal merkezde öncelikli bulunması gereken asgari üniteler belirtilmiştir. Bu tespitlere göre : Konaklama Tesisi: Yeme-içme, yatma, eğlence ve diğer sosyal ihtiyaçlara yönelik hizmetlerin sunulduğu bölümdür. Bu bölüm, kür merkezlerini içerebileceği gibi, kür merkezlerinden ayrı veya kür merkezleriyle entegre bir tesis olabilir. Konaklama tesisi; otel, apart otel veya tatil köyü şeklinde düzenlenebilir. Kür Merkezi: Hastalıkların teşhisi ve termal suların etkilerinden yaralanılarak, uzman doktor ve ekipman yardımıyla tedavilerinin yapıldığı bölümdür. Kür merkezinde balneoterapi uygulamalarının yanı sıra fizik tedavi ve diğer ilave uygulamalar bulunmalıdır. Rekreasyon Alanı ( Kür Parkı ): Termal tesise gelen turistlerin kür uygulaması dışında kalan zamanlarını dolduracak aktiviteleri içeren ünitelerdir. Açık, kapalı spor sahaları, yürüme alanları, çay bahçeleri, oyun-tv salonları, konser salonları, gazinolar, alışveriş merkezleri ile açık ve kapalı yüzme havuzları gibi, tesisin büyüklüğü ölçüsünde artırılabilen hizmetlerin sunulduğu ve tesise ilave kazanç sağlayan çeşitli hizmet birimlerini içerir. Avrupa ülkelerinin termal tesisler için belirlediği standartlar ise şunlardır: Balneo-terapi için uygun olması Klima-terapi imkanlarının bulunması Güneş terapi imkanının sağlanabilmesi Açık hava terapi imkanlarının sağlanabilmesi Aktif ve pasif hareket terapi ve değişik şekilde terapatik, jimnastik ve sağlık kazandırıcı spor imkanlarının bulunması Hidroterapi imkanının sağlanması, Işın terapi imkanlarının bulunması Parafin ve çamur banyosu imkanlarının bulunması Aletli ve aletsiz masaj imkanlarının bulunması Tedavi programına uygun uzman hekim, terapist ve hasta bakıcı bulunması Otel etrafında, kür parkı yapılma imkanı yoksa ağaçlandırma ve çiçeklendirme ile bir park yapılması Açık hava spor imkanlarının bulunması (Tenis, mini golf, açık yüzme havuzu vb ) Kapalı termal ve normal su havuzlarının olması (Ülker, 1988). Sağlık Turizmi İçin Otellerde Yapılması Gereken İşlemler Sağlık turizmi, paket veya kür programları tarzında pazarlanmaktadır. Termal terapi, Talassoterapi, Wellness, Spa gibi konseptlerin uygulanması ve pazarlanması için yatırımların dikkatli ve planlı bir şekilde yapılması gerekmektedir:

1-Otelin Spa merkezi oluşturulmalıdır. Bunun için Balnoterapi küveti, Çamur-Yosun banyosu, Hidrojet ünitesi, Afüzyon duşu, Fin hamamı, Güzellik salonu gibi bölümler yapılmalıdır. 2-Personel zorunluluğu: Balneoterapi bilgisine sahip doktor bulunması Spa konseptinin klasik hamam işletmesinden ayrılmasının en belirgin özelliklerinden biridir. Bir doktor ile kordineli çalışan fizyoterapist, bir estetisyen, bir masör, masöz ve temizlik görevlisi temel kadroyu oluşturmaktadır. Programlarda hem sağlık sorumluluğunun alınması hem de uygulanacak konseptlerin müşterileri tatmin etmesi gereklidir. 3- Sağlık turizmi sadece otellerin veya doktor ve sağlık personelinin yürütebileceği bir turizm türü değildir. Otelin genel müdürü, Spa müdürü, pazarlama bölümü, termalden sorumlu doktor, ortak ve programlı çalışmalıdır. Ülkemizde yeni kurulan anlayışın çalıştırılması ve işletilmesi için tecrübeli eleman sayısı henüz azdır. 4- Dört-beş yıldızlı vb. kapasitedeki oteller, mekan ve personel avantajları nedenleri ile istedikleri taktirde Spa konseptlerini uygulayabilirler. Otelin fiziksel yapısına uygun spa hizmeti verecek şekilde imar edildikten sonra balneoterapi konusunda uzman doktor desteği almalı, bir Spa firmasıyla ürün anlaşması yapılarak, ana hatlarıyla, sistem kurulup, işletilmelidir. 5- Orta ve küçük kapasiteli otellerin termal turizme dahil olabilmesi için bina ve personel kapasitelerine ait fizibilitelerinin iyi yapılması gerekir. Çünkü Spa merkezlerinin kurulması ve işletmesi pahalı, aynı zamanda özelliklidir. Bu gurup otellerin Spa sistemi ile işletilmesi için ortak termal merkezin kurulması gereklidir. Wellness ve Spa özelliklerini barındıran, Aqualand, Restoran, Güzellik salonları gibi cazibe özellikleri içeren büyük bir merkezin inşası gereklidir. Bu merkeze tüm oteller servis şeklinde müşteri verecek ve konaklamayı kendi otellerinde gerçekleştireceklerdir. Otellerini pazarlarken de bu ekstra özelliği kullanacaklardır. Seferihisar da turizm İzmir ilinin 28 ilçesinden biri olan Seferihisar, hem İzmir in ilçeleri hem de Ege Denizi ile çevrelenmiştir. Seferihisar Türkiye nin batısında ve Ege Bölgesi nde yer almaktadır. İlçenin Ege Denizi ne kıyısı olmakla birlikte, ilçe merkezi denizden 5 km içerde bulunmaktadır. Seferihisar, Ege Denizi ne doğru uzanan en büyük yarımada durumundaki Urla Yarımadası nın (1695 km) güneydoğu kıyılarında konumlanmıştır ve yüzölçümü 386 km² dir (Soykan, Emekli, 2004).

Şekil 1: Seferihisar ın İzmir ve yakın çevresine göre coğrafi konumu. Seferihisar ilçesi topraklarında en eski yerleşim yeri Teos olup, burasının M.Ö. 2000 yıllarında Akalardan kaçan Giritliler tarafından kurulduğu ve Karyalıların bir kenti olduğu bilinmektedir. Seferihisar ilçesinde turizm potansiyelinin temel çekiciliklerini doğal turistik çekicilikler oluşturmaktadır. Bunları, kıyı ve deniz, iklim, termal sular, dağlar ve ormanlar olarak ayırmak mümkündür. Özellikle Seferihisar ın 60 km lik kıyı kuşağında, denize giriş noktası olarak birçok plaj bulunmaktadır. Seferihisar kıyılarındaki deniz, Sığacık tan Ürkmez kıyılarına kadar son derece temiz ve berrak sulara sahiptir. Yer yer termal suların deniz içinden çıktığına da tanık olunmaktadır (Doğanbey Burnu nda olduğu gibi). Seferihisar ın termal suları termal turizmin ya da sağlık turizminin geliştirilmesi için uygun bir potansiyele sahiptir. Bugün bu suların turizm açısından değerlendirilmesi ne yazık ki henüz mümkün değildir. Bir iki yerde eski yıllardan kalma, yöre halkı için yapılmış basit kullanım yerlerinin, iç ve dış turizmde hiçbir kullanılabilirliği yoktur.

Seferihisar kültürel turistik çekicilikleri; antik kentler, Türk-Osmanlı dönemi eserleri, yerel kültürel değerler (yerel ekonomi ürünleri de dahil) şeklinde sınıflandırılabilir. İlçedeki Teos, Myonnesos, Lebedos antik kentleri; Sığacık Kalesi; Seferihisar ilçe merkezindeki camiler (Ulu Cami, Turabiye C., Hıdırlık C., Güdük Minare C. gibi), Hıdırdede Mezarı, Şehitlik, Şehitler Çeşmesi; Düzce (Hereke) köyünde Kasım Çelebi Medresesi ve Külliyesi; Ulamış köyünde köy camii ve Eski C., hamam ve köy mezarlığı; Beyler köyünde Su Kemeri; Cüneyt bey Mezarı, Mustafa Efendi Türbesi başlıca kültürel ve tarihsel değerleri oluşturmaktadır (Soykan, Emekli, 2004). Yerel kültürel kaynaklar kapsamında zeytin, zeytinyağı, pekmez, bal, reçel, tarhana, kuru üzüm, sabun, ceviz, badem, ev şarabı gibi ürünler değerlendirilebilir. Yerel şenlikler ve özel kutlama günleri de, kültürel turistik çekiciliklerin önemli bir unsurudur (Sığacık Deniz Şenliği ve Beyler Köyü Hıdrellez kutlamaları). Seferihisar jeotermal alanı ve termal turizm Jeotermal enerji, yerkabuğunun çeşitli derinliklerine birikmiş ısının oluşturduğu, sıcaklığı sürekli 20 C den fazla olan ve çevresindeki yer altı ve yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral, gaz, çeşitli tuzlar içeren sıcak su ve buhar olarak tanımlanmaktadır. Bu enerji düşük ısılı 20 C- 70 C, orta ısılı 70 C - 150 C ve yüksek ısılı ise 150 C den fazla olmak üzere bilimsel olarak üç ana gruba ayrılmaktadır (Doğan Jeotermal,1997). Jeotermal potansiyel açısından Ege bölgesinin önemli alanlarından birini Seferihisar jeotermal alanı oluşturmaktadır. Bölgede birçok sıcak su çıkışı bulunmakla beraber en önemlileri Tuzla Ilıcası (82 C), Cumalı Kaplıcası (80 C), Doğanbey Kaplıcası(71 C), ve Karakoç Kaplıcasıdır(72 C)dır. MTA tarafından yörede çok sayıda sondaj yapılmış olup, jeokimyasal analizler beslenme alanı ve köken açısından iki farklı haznenin bulunduğu anlaşılmıştır (Doğan Jeotermal, 1997) Hatta derindeki hazne sıcaklığının 170 C-230 C arasında olabileceği de belirtilmiştir. Bu çalışmalar ayrıca Doğanbey yakınlarında başlayan ve Balçova Agamemnon a kadar uzanan bir çöküntünün de varlığını kanıtlamıştır. Bölgedeki ana taşıyıcı kırıkların ve takip eden ikincillerin taşıdığı sıcak su Seferihisar jeotermalinin oldukça önemli olduğunu vurgulamaktadır. Odakların da Karakoç ve Seferihisar Tuzlası arasında yoğunluklu bulunması bu iki alanın öncelikle kullanıma açılmasını gerektirmektedir. Cumalı ve Tuzla sıcak su kaynaklarında ağırlıklı olarak denizel kökenli sular içerdiği, Doğanbey ve Karakoç sıcak su kaynaklarının ise ağırlıklı olarak meteorik kökenli olduğu yapılan çalışmalarda ortaya konulmuştur. Yatırımcı kuruluşların bu alanlarda 2000 yılından bu yana yaptırmış oldukları su analiz raporları da bu alanlardaki suların temizliğini belirtmektedir. Seferihisar jeotermali, temiz ve şifalı su yönünden içme kürleri dışında termal turizme uygunluk göstermesi, ayrıca şehir ısıtması ve sera işletmelerinde kullanılma açısından büyük bir enerji stoku durumundadır.

Seferihisar-Karakoç-Doğanbey jeotermal alanı İzmir in ikinci en yüksek kuyu ısısına sahip kaynaklardır. Sıcaklık 90 C-153 C arasındadır. Buna karşın doğal çıkış Seferihisar kaynaklarında 175lt/sn iken Balçova da 60 lt/sn, Çeşme de ise 42 lt/sn dir. Doğal çıkışta Seferihisar da sıcaklık 55 C- 93 C ve debi 40 lt/sn dir. Balçova da ise bu değerler 63 C ve 31 lt/sn olarak ölçülmüştür. Bu değerler Seferihisar yöresinin potansiyeline açıklık getirmektedir. Ancak Seferihisar için yapılan analizler ve değerlendirmeler, 2000 li yıllarda ısıtma için projelendirilmesine karşın mali kaynak yetersizlikleri nedeniyle uygulamaya geçirilememiştir. Şekil 2: Seferihisar termal kaynaklarının coğrafi dağılışı.

Cumalı Ilıcası: Seferihisar ilçe merkezinin 15 km güneydoğusunda Kavakdere köyü yakınlarında, birbirinden birkaç yüz metre uzaklıktaki kaynaklardan oluşan bu ılıcada suların sıcaklığı 55-65 C arasında değişmektedir. Bol karbondioksit içeren tuzlu sulara sahip ılıca, romatizma ve deri hastalıkları, üst solunum yolları ve kırıklar için yararlı özellik taşımaktadır. Günübirlik yararlanıldığı gibi, küçük ve basit tesislerde konaklama olanağı da mevcuttur. Doğanbey Termal Alanı olarak adı geçen yöredeki kaplıca sularının 38-86 C sıcaklığında, PH ı 7.1, toplam mineralizasyonu 6.5 gr/lt, klorürlü, sodyumlu ve bromürlü metaborik asitli sular sınıfına girdiği; romatizma, eklem ve kireçlenme, deri, kalp-dolaşım hastalıkları, sinirsel yorgunluklar, solunum yolu, safra kesesi ve mide bağırsak hastalıklarına iyi geldiği belirlenmiştir. Termal suyun çıktığı alanda antik dönemden kalma tarihi bir hamam bulunmaktadır (Doğan Jeotermal,1997). Kavakdere ve Doğanbey sınırları içinde değerlendirilebilecek kapasitede 35 adet jeotermal alan yer almaktadır. Bu alanda ilkel antik hamam bulunan Cumalı ve Karakoç ılıcaları faaliyettedir. Değerlendirilmediğinden büyük bölümü denize akan sıcak suyun turizm açısından önemi son yıllarda anlaşılmıştır. Termal turizme hizmet vermek üzere Doğanbey Termal Turizm Merkezinde 8 bin yatak kapasiteli 43 tesise sıcak su getirecek bir altyapı yatırım projesi üzerinde çalışılmaktadır (Doğan, 1997). Doğanbey Kaplıcaları (Seferihisar ilçe merkezine 17 km); suyun niteliği, çevre özellikleri, denize ve antik yörelere yakınlığı, kolay ulaşılabilirliği ve Akdeniz ikliminin getirdiği avantajlarla yılın 12 ayı kullanılabilir bir kapasiteye sahiptir, dolayısıyla termal turizm çekiliciliği çok yüksektir. Doğanbey Burnu: Deniz içinden çıkan suların sıcaklığı 48.5-89 C, debisi 5lt/sn dir. Uyuz Ilıcası (Hamamı): Sular 55 C sıcaklıkta, reaksiyonu asit ve tuzlu sular grubundandır. Litresinde 297 mgr serbest CO²gazı vardır. Radyoaktivitesi 4,3 emandır. Gelinboğan Ilıcası: Debisi 3 lt/sn olan suların sıcaklığı 68 C olup, kimyasal bileşimi Uyuz Ilıcası suları ile aynıdır. Ahmetçi Hamamı: İki kaynağın suları 55 C -57 C arasındadır, diğer kaplıcalarda olduğu gibi bol demir içermektedir. Hamamönü Ilıcası: Denize 1 km uzaklıktaki ılıcanın suları, çevredeki diğer kaplıca sularıyla aynı kimyasal özellikleri taşır. Ilıca suları antik çağda büzlerle Karaköse deki tarihi hamama getirilmiştir. Karakoç Kaplıcaları: Seferihisar'ın 17 km güneydoğusunda, eski Kavakdere-Ürkmez yolu üzerindedir. Kaplıcaların Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde de ünlü olduğu bilinmektedir. Ana kaynağın radyoaktivitesi 9,5 eman, çamur suyunun 4,7 emandır. Kaplıcaların sularında karbondioksit, sodyum klorür ve bikarbonat bulunur. Banyo olarak kullanıldığında romatizma, deri hastalıkları ve raşitizme, içme olarak kullanıldığında ise mide ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi geldiği ifade edilmektedir (Doğan, 1997). Seferihisar ısıtmasındaysa Karakoç jeotermal alanı dışındaki kaynaklardan yararlanılmalıdır. Çünkü, Seferihisar Karakoç kaplıca alanı ekoturizm ve termal turizm açısından değerlendirilebilir ve İzmir in uluslar arası düzeyde termal turizm merkezi olma gücüne ulaşabilir. 1985 yılında Karakoç Kaplıcaları özel turizm alanı ilan edilmiş ancak, arkeolojik sit alanlarını barındırması nedeniyle halen değerlendirilememiştir.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu nun raporlarında, sularda radyoaktif etkilere rastlanmadığı belirtilmekte, İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı na göre de; suların bakteriyolojik yönden temiz olduğu, o nedenle de balneoterapi uygulamaları için spesifik kullanımlı tuzlu sular olarak kabul edilebileceği ifade edilmektedir. Bu tür termal suların bazı hareket sistemi ve cilt hastalıklarında korunma, tedavi ve rehabilitasyon amaçlı olarak banyo kürleri olarak kullanılmasının verimli olduğu belgelenmektedir. Ayrıca aynı suların içerdiği belirli düzeydeki karbondioksit nedeniyle, suyun hava ile temasının engellendiği kapalı bir sistemle ulaştırıldığı, yeterli havalandırmanın sağlandığı ortamlarda, küvet uygulamalarında, bazı kardiovisküler hastalıklarda spesifik bir etkiye sahip olacağı da açıklanmaktadır. Seferihisar jeotermal alanı temiz ve şifalı suları, içme kürleri, kaplıca olanakları, iklimi, kıyıları, plajları, tarihi kalıntıları ile sağlık turizmine uygundur. Nitekim, yörede antik dönemlerin izlerini taşıyan kaplıca-hamam kalıntıları sağlık turizminin varlığını kanıtlamaktadır. Ancak, günümüz termal yada sağlık turizminin gereksinimleri doğrultusunda yeni bir planlamaya ihtiyaç duyulmaktadır. SONUÇ Termal turizm; diğer turizm türlerine göre daha fazla gelir getirmekte, turizmi mekanazamana yaymakta ve diğer turizm türleri ile kolayca birleştirilebilmektedir. Bu nedenle Seferihisar turizmini geleceği taşıyacak en önemli turizm türü olarak termal turizm görülmektedir. Ancak termal havuz, rehabilitasyon havuzu, çamur banyoları, el-ayak banyo donanımları, basınçlı duş, masaj, açık- kapalı spor salonları, elektrikli akım gibi farklı tedavi üniteleri ve nitelikli sağlık personeli gibi teknik alanda farklı yatırımlara ihtiyaç duyulması ilçede termal-sağlık turizminin gelişmesini engellemektedir. Ancak Seferihisar güneşi, rüzgarı, plajları, deniz suyu ve termal su özellikleri ile termal-sağlık turizminin gelişmesine olanak tanıyacak zengin bir potansiyele sahiptir. Seferihisar, ister tatil amacı ile gelecek yerli ve yabancı turistler için, isterse sağlık sorunları nedeni gelecek hastalar için dünya çapında Biotermal ve Talasso Center olacak güçlü bir potansiyele sahiptir. Çünkü ilçenin; Termal su potansiyeli çok zengin ve sayıca yeterlidir. Çeşme ve Balçova ya göre termal su potansiyeli daha fazla ve çeşitlidir. Doğal ve kültürel çevre değerleri turizmi ve termal turizmi desteklemektedir. Bugüne kadar termal turizme ilişkin yatırımların yapılmaması, planlı yatırım yapılmasını kolaylaştırmaktadır. Yukarıda kısaca Seferihisar termal kaynaklarının güçlü yönleri sayılmakla birlikte, buna karşın; Termal suların çıktığı alanlar bakımsız olması, Denize akıp giden termal suların varlığı, başka bir anlatımla termal suların yeterince değerlendirilememesi, Kıyılardaki ikinci konutların turizmi ve termal turizmi olumsuz etkilemesi, Termal turizme ilişkin bilincin gelişmemesi, Tanıtım yapılmaması Tarihi ve kültürel zenginliklerin turizmde kullanılamaması ilçenin zayıf yönlerini oluşturmaktadır.

Seferihisar da termal turizmini geliştirilebilmesi için birkaç konuya dikkat çekmek gerekmektedir: Seferihisar jeotermal alanı güçlü termal kaynaklara sahiptir. Bu kaynakların envanterinin çıkarılması ve hangi amaçla kullanılacağının saptanması gerekmektedir. Özellikle bu kaynakların turizm açısından kullanılabilirliğinin belirlenmesi termal turizmin geliştirilmesi açısından önem taşımaktadır. İlçedeki kaplıca kaynakları fiziksel, kimyasal özellikleri, su potansiyeli ve çevresel değerleri nedeniyle turizmin gelişmesi için yüksek bir potansiyel sunmaktadır. Kaplıca kaynakları arasında turistik kullanıma uygun olanlar ile potansiyel değer taşıyanların turizm alanı ilan edilerek gerekli teşviklerden yararlanması sağlanmalıdır. İzmir ve Seferihisar a ilgi-dikkat çekmek ve tanıtıma yardımcı olmak amacıyla uluslararası Termal turizm yada Sağlık Kongresinin düzenli olarak her yıl tekrarlanarak yapılması gerekmektedir. Termal turizm konusunda farklı bakanlıkların biraraya gelerek birlikte çalışması, örgütlenmesi, konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin oluşturulması önem taşımaktadır. Kaplıca planlamasında ya da termal turizmin geliştirilmesinde dikkat edilecek bir başka nokta da, kırık hatlar boyunca çıkan şifalı suların deprem kuşakları üzerinde bulunmasıdır. Bu nedenle kapalı mekanların kırık hatlar üzerinde yapılmaması, deprem kat sayısına ve bina yapım tekniklerine titizlikle uyulması gerekmektedir.

Foto 1: Seferihisar Uyuz Hamamı nın dıştan ve içten görünümü Foto 2-3: Cumalı Kaplıcaları nın dıştan ve içten görünümü.

BİBLİYOGRAFYA ASLAN; Z. 1993: Türkiye termal turizmi arz ve talebi Turizm Yıllığı 1993. TürkiyeKalkınma Bankası Yay. Ankara. BONIFACE, B.G.,- COOPER,C.,1994. The Geography of Travel and Tourism. Butterworth-Heinemann Ltd.Linarce House,Jordan Hill,Oxford, ÇAVUŞ, Ş., 1994. Termal Turizmi ve Sandıklı Termal Turizm Potansiyeli, Turizm Yıllığı 1994, sy.49-62. ÇORUH, S. 1986: Şifalı sularımız ve tıbbi sorunumuz Turizm Yıllığı,1986. Turizm Bank A.Ş. Ankara. DOĞAN JEOTERMAL, 1997: Seferihisar Jeotermal Alanı. Araştırma Raporu. Ankara. DOĞANAY, H.1992: Türkiye Turizm Coğrafyası. Kazım Karabekir Ünv. Erzurum DOĞANAY, H. 1992: Kurşunlu termal turistik bölgesi Turizm Yıllığı. Türkiye Kalkınma Bank. Yay. Ankara. DOĞANAY, H 1994: Tortum çağlayanı ve turistik potansiyeli Turizm Yıllığı. Türkiye Kalkınma Bank. Yay. Ankara. DOĞANER, S. 2001: Türkiye Turizm Coğrafyası. Çantay Kitabevi. İstanbul EMEKLİ, Gözde. 1998: İzmir turizminin bugünkü yapısı geleceği ve sorunları Ege Coğrafya Dergisi. Sayı:10. İzmir EMEKLİ, G. 2002: Son Yılların Parlayan Yıldızı Kültürel Turizm Ve İzmir. Tourism In Mediterranean From Past To Future. First Tourism Congress Of Mediterranean Countries. Antalya. İZMİR İL TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR TURİZM ENVANTERİ 2000: İzmir Valiliği Turizm Müdürlüğü yay. İzmir. KAHRAMAN, N. 1987: Sağlık turizmi kapsamında kaplıcalarımızın yeri ve önemi Türsab Turizm Dergisi. Sayı:52. İstanbul. KAYIN, Ö. 2002: Termalizm Ve Türkiye, Ege Bölgesi Ve İzmir in Termal Turizmdeki Şansı, 3.Ulusal Türkiye Turizm Sempozyumu, MATER, B., 1982. Urla Yarımadasında Arazinin Sınıflandırılması İle Kullanılışı Arasındaki İlişkiler. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul. ÖZBEK, T. 1991: Dünyada ve Türkiye de termal turizmin önemi Anatolia. Turizm Arş. Der. Sayı: 17-18 Ankara. ÖZGÜÇ, N. 1998: Turizm Coğrafyası. Çantay Kitabevi. İstanbul. SOYKAN, EMEKLİ, 2004: Seferihisar Tanıtım Kitabı. Seferihisar Kaymakamlığı Çevre, Kültür ve Turizm Birliği Yay.1. İzmir. ŞİMŞEK, Ş. 1991: Türkiye de termal kaynakların potansiyeli ve genel özellikleri Anatolia. Turizm Arş. Der. Sayı: 17-18 Ankara. TURİZM BAKANLIĞI, ÖZEL PROJELER 2000: Turizm Bak. Yatırımlar Genel Müd. Ankara. TURİZM BAKANLIĞI, 1993: Sağlık Turizmi ve Turist Sağlığı. Yatırımlar Gen. Müd. Ya no: 1993-8, Ankara. USTA, Ö. 2001: Genel Turizm. Anadolu Mat. İzmir. ÜLKER, İ. 1988: Türkiye de Sağlık Turizmi ve Kaplıca Planlaması. Kültür ve Turizm Bak. Yay no: 1006Ankara.