tmrnob makina mühendisleri odası TESIS0T MÜHENDİSLİĞİ AYLIK TEKNİK SURELİ YAYIN NİSAN 1993 \ l r.entsel Hava Kirliliğine tandart Dışı Yapılaşmanın itkileri rof. Dr. Kutsal TÜLBENTÇİ Açık oturum: Yönetmeliklerde ve Uygulamada Yalıtım YflLITIM İndirek/Direk ve ve Evoparatif Soğutma Sistemleri Dr. Dürriye BİLGE Dr. Mustafa BİLGE
DA SON TEKNOLOJİ nya artık bu vanayı kullanıyor.. DENGE PİSTONLU VANA % loosızdırmaziık Kolay Açma - Kapama Enerji tasarrufu Uzun süre bakım gerektirmez Ekonomik Tip: KVNB Basınç :PN16 PN40 Sıcaklık : 400 C DENGE PİSTONLU VANALAR ORIGINAL KLINGER PATENTLİDİR. Bayındırlık Bakanlığı Birim Fiyat Tarife No: (BBF) PN 16 Sınıfı 209-700 PN 40 Sınıfı 209-800 YAKACIK MAKİNE FABRİKASI DÖKÜM, VALF SANAYİ ve TİCARET A.Ş. MERKEZ: Kemeraltı Cad. Bankalar Han K.5 80030 Karaköy-istanbul Tel: 251 02 96 (4 Hat) Tlx: 25304 ymf tr. Fax: 249 34 42 FABRİKA: Ankara Asfaltı Üstü Kartal-istanbul Tel: 377 09 95-96 Fax: 377 28 62 MAĞAZA: Necatibey Cad. Karantina Sok. No. 7 Karaköy-istanbul Tel: 244 33 71-251 18 23 ANKARA Tel: 230 23 75-230 46 36 İZMİR: Tel: 84 68 52 ADANA: Tel: 52 03 07 BURSA: Tel: 54 14 96
KÛMA VE ISITMA OTOMATİK KONTROL SİSTEMLERİ ENDÜSTRİYEL OTOMATİK KONTROL SİSTEMLERİ YANGIN ALGILAMA,SÖNDÜRME SİSTEM VE POMPALARI DOĞAL GAZ EMNİYET VE KONTROL ELEMANLARI HAVA FİLTRELERİ (TORBA,ABSOLUTE,ELEKTROSTATİK,NBC) KALORİMETRE VE YAKIT SAYAÇLARI.DEBİ ÖLÇERLER AKUSTİK VE YANGIN KAPILARI,ÖZEL KAPILAR,YAYLAR BUHARLI VE SULU NEMLENDİRİCİLERDEN! ALICILAR TEKNOLOJİK TESİSAT MALZEMELERİ.MENFEZLER SAUTER EBERLE - ERIE - AFRISO - ROTRONIC - HONSBERG MOORE - V/HESSOE MTL Y/ESTRONICS - ADAREG BAELZ PYROTRONICS - VIKING - PEERLESS - PYRO CHEM OUNGS - MEDENUS - GFG - COSTER CAMFIL - SOFILTRA - DEPARIA - ANDAIR AOUA METRO JPM - BUCHELE - BOSTVVICK GESTAG ARMSTRONG SCHAKO - MEZ KUNO ENGELS - TEROSON " " MİKROİŞLEMCİLİ SICAK SU KONTROL SİSTEMLERİ (Dış Hava Kompanzasyon Sis.) Brülör kumandalı veya motorlu vana kumandalı OTOMATİK KONTROL SİSTEMLERİ PNÖMATİK KONTROL SİSTEMLERİ Paneller Duyar elemanlar Değişik amaçlı çevrim röleleri ODA, KANAL ve DALDIRMA TERMOSTATLARI Sıcaklık ayar değeri: 300 C ye kadar DAMPER SERVO MOTORLARI 30 Nm Tork gücüne kadar 10 m^ damper alanına kadar PRESOSTATLAR Ayar Değeri : -1...100 Bar arası BİNA YÖNETİM SİSTEMLERİ / ELEKTRİKLİ,PNÖMATİK,HİDROÜK MOTORLU VANALAR DN : 10-150 mm arası ; 2Y, 3Y PN :6, 10, 16,25, 40 Bar 3200 N kapama gücüne kadar ELEKTRONİK KONTROL PANELLERİ Röle veya 0-10 V çıkışlı ODA VE KANAL HİGROSTATLARI Ayar Değeri : 0-95 %RH arası E M O TEKNİK MALZEME TİCARET VE SANAYİİ LTD. ŞTİ. ANKARA : Hirfanlı Sokak 8/1 Gazi Osman Paşa 06700 Tel: (4) 446 15 50-4 Hat Fax : (4) 437 9684 İSTANBUL: Necatibey Cad. Vekilharç Sok. 22/5 Karaköy 80001 Tel : (1) 251 48 64-251 41 63 Fax : (1) 251 31 46. O
"i Sağlam, uzun ömürlü. Yüksek verimli. Güvenli, sağlıklı ve temiz. Çabuk ısınır, çabuk ısıtır. Montajı kolaydır. Sağlam, uzun ömürlü. Otomatik ateşlemeli. Susuz yanış ve aşırı su basıncı gibi durumlara karşı kesin emniyetli. Anında sıcak su verir. Montajı kolaydır. 'v ''i Termosifonlar Suyu istenilen derecede çabucak ısıtır. 4 ayrı emniyet devresiyle tamamen güvenli. Banyoda yer kaplamaz. Temiz, dertsiz, zahmetsizdir. Katı yakıtlı, elektirikli modelleriyle her ihtiyaca uygun seçenekler sunar. Güvenli, ekonomik ve uzun ömürlü. Yüksek verimli. Otomatik ateşleme sistemine sahip. Dökme dilimli. Bütün evi kolaylıkla ısıtır. Yer tipi ve duvar tipi Sıcak su temini Kombilerde bacalı ve hermetik tipler Kazanlar Dökme dilimli. Yüksek verimli. Emniyetli. Ekonomik. Hem sıvı yakıtla, hem doğalgazla çalışır. ^^^^^^^^^^^^^H Sezsiz. Uzun ömürlü. Tam otomatik. Üstün kaliteli, ekonomik ve montajı kolaydır. En altan en üst kata kadar basınçlı su sağlar. Apartmanlar, oteller, işhanları, siteler, yazlık/kışlık evler, işyerleri için ideali ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^H Santrifüj tip-ıslak rotorlu pompalardır. Çok sessiz çalışır. Pompadan su sızdırmaz. Ekonomik. Az yer kaplar. ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^H Bina içindeki her yer gerektiği kadar ısınır. Radyatör grubundan geçen su miktarını düzenler. Fonksiyonunu gerçekleştirmek için başka bir enerji kaynağına ihtiyacı yoktur. Ekonomik. Donmaya karşı korunmalı. (D Demirdöküm Genel Müdürlük: Mürbasan Sok. Koza İş Merkezi C Blok Kat: 11-12 Balmumcu-lstanbul Tel: (1) 275 36 66 (10 Hat) Faks: (1) 275 59 63 Pazarlama ve Satış Grubu: Talat Paşa Cad. Harmancı Sok. Darüşşafaka Tozan İş Hanı No: 3 Levent - İstanbul Tel: (1) 279 27 20 (7 Hat) Faks: (1) 279 27 29 Ankara Bölge Müdürlüğü: İzmir Cad. Koç Han No:25/3 Yenişehir-Ankara Tel: (4) 425 43 20-425 43 22-418 21 00-418 25 01
İZOLASYON *K? i SATIŞ İTHALAT UYGULAMA İMALAT ODE ODE MÜHENDİSLİK LTD. ŞTİ. MERKEZ Şehit Asım Cad. Altıntaş Sk. No:2 Beşiktaş-İstanbul Tel: 261 53 97-258 74 82-259 95 67 Fax: 261 84 66 Santim LTD. Yıldız Mh. Turgut Reis Cad. 225 Sk. No:28/A Antalya Tel: (31) 14 72 26-15 45 86 Fax: (31* 15 45 86 UYGULAMA Teknik Yalıtım Spor Cad.. Cami Sk. No:4/4 Beşiktaş-İstanbul Tel: 258 81 86-259 31 68 Fax: 259 31 68
TÜRKİYE KAZANDI SİZ KAZANDINIZ Otuzuncu kuruluş yılımızda, YTONG üretimimiz otuz milyon metrekare yi (Dört milyon metreküp) aştı. İste otuz yıllık YTONG gerçeğinin Türkiye'ye ve size kazandırdıkları; Isı yalıtımlı duvarlarıyla 600.000 sıcak yuva... Yakıttan tasarruf ederek ısınabilen 2.500.000 mutlu insan... Konutlardaki ısı kaybının önlenmesiyle sağlanan 900.000.000 $ lık döviz tasarrufu... Daha iyi korunan çevre ve daha temiz hava... Bu basarı hepimizin. YTONG Türk Ytong Sanayi A.Ş. MERKEZ VE SATIŞ MÜDÜRLÜĞÜ Kaynarca, Pendik 81500 İstanbul Tel: (1) 396 66 00 (12 Hat) Faks: (1) 396 19 61 ANKARA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ Kuzgun Sok. 101/1 Y. Ayrancı 06540 Ankara Tel: (4) 440 69 42-43 Faks: (4) 440 69 44
tmmob makina mühendisleri odası istanbul şubesi AUTOCAD YETKİLİ EĞİTİM MERKEZİ SUAT SEZAİ GÜRÜ EĞİTİM MERKEZİ BİLGİSAYAR KURSLARI KURS GÜN SAAT SÜRE (Saat) AKŞAM 1 HAFTA SONU AutoCAD R12 İleri AutoCAD Quattro Pro dbase IV C Prog. Dili AutoCAD R12 AutoCadR12 AME İleri AutoCAD P.tesl Çarş. - Cuma Salı - Perşembe Salı - Perşembe Salı Perşembe Salı Perşembe Cumartesi - Pazar Cumartesi - Pazar Cumartesi - Pazar Cumartesi - Pazar 19.00-22.00 19.00-22,00 19.00-22.00 19.00-22.00 19.00-22.00 09.30-13.30 14.00-18.00 09.30-13.30 09.30-13.30 108 40 60 60 72 108 108 16 40 YOĞUN PROGRAM AutoCAD R12 1 Hafta İçi Hergün 1 09.00-13.00 80 KURS ÜCRETLERİ KURS AutoCAD R12 AME / İleri AutoCAD Ouattro Pro / dbase IV C Prog. Dili İNDİRİMLİ (TL./Saat) 30. 000. 50. 000. - 15.000.- 18.000. - İNDİRİMSİZ (TL./Saat) 40. 000. - 70. 000. - 22. 000. - 25. 000. - NOTLAR : C Prog. Dili, AME ve ileri AutoCAD hari; tüm kurslar DOS işletim sistemi eğitimini içerir. AutoCAD kursları tüm ders BOT (CAD) laboratuvarında sayısallaştırıcı (digitizer) ve ÇIZICI (plotter) desteğinde verilmektedir. Kursları başarıyla tamamlayanlara "MMO Kurs Basarı Belgesi" verilmektedir. Kurslara üniversite öğrencileri ve mezunları katılabilirler, Kurslar öğrenciler ve yükümlülüklerini yerine getiren TMMOB üyelerine indirimlidir. SUAT SEZAİ GÜRÜ EĞİTİM MERKEZİ İNGİLİZCE KURSLARI KURS GÜN SAAT SÜRE (Saat) YATIDIR Başlangıç Başlangıç Orta İleri Başlangıç Başlangıç Orta Orta İleri P.tesl Çarş. Cuma P.tesl - Salı - Perş. P.tesl Çarş. - Cuma P.tesl - Çarş. - Cuma Cumartesi - Pazar Cumartesi - Pazar Cumartesi Pazar Cumartesi - Pazar Cumartesi - Pazar 19.00-22.00 19.00-22.00 19.00-22.00 19.00-22.00 09.30-13.30 14.00-18.00 09.30-13.30 14.00-18.00 14.00-18.00 140 140 140 140 140 140 140 140 140 YAZ DÖNEMİ (Hazlran-Temmuz-Ağustos) (Başlangıç-Orta-llerl) YOĞUN KURSLAR DÜZENLENMEKTEDİR KURS KURS Tüm İngilizce Kursları ; ÜCRET İNDİRİMLİ (TL./Saat) 15.000.- L ER 1 İNDİRİMSİZ (TL./Saat) 22. 000. - NOTLAR : Başvuru anında "Düzey Saptama Sınavı" yapılmaktadır. Kurslar Tecrübeli Yabancı Öğretmenler taralından Audio ve Video desteğinde,new Cambrldge sistemi İzlenerek verilmektedir. Kursları başarıyla tamamlayanlara "MMO Kurs Basarı Belgesi" verilmektedir. Kurslara üniversite öğrencileri ve mezunları katılabilirler. Kurslar öö/encller ve yükümlülüklerini yerine getiren TMMOB üyelerine indirimlidir. Yaz dönemi "Yoğun Kura Programı" Mayıs ayında duyurulacaktır. Başvuru ve Daha Fazla Bilgi İçin ; TMMOB MMO İSTANBUL ŞUBESİ SUAT SEZAİ SÜRÜ EĞİTİM MERKEZİ S ı r as el vl I er Cad. No.93 8 0 0 6 0 Taksim / İ S T A N B U L Tel: 249 11 64-249 0 7 6 2-249 12 68 Fax: 249 86 74 Taahhüt Müdürlükleri Sl^f %'^^Cik^^l^sl Mağazalarımız Bursa : (24)43 36 66» ~*^f**t Bursa (24)54 35 35 istanbul (1)275 79 72 )HUtJ(ikta etlullstri Ankara : (4)231 04 29 Ankara : (4) 231 04 29 istanbul : (1) 253 52 34 izmir : (51)21 86 28 253 52 05 Antalya (31) 43 36 76 Samsun : (36) 34 20 94
S U N U Ş f Sayın Meslektaşımız kapak konusunu yalıtım olarak belirlediği- / miz 2. sayımızla yeniden birlikteyiz. Bu sayımızda tercüme makalelere ağırlık verdik. Soğuk depoların, Klima Kanallarının Yalıtımı ile ilgili özel konuların yanı sıra, Sistem Yalıtımı ve Yüksek Sıcaklıkta Yalıtım başlıklı yalıtım konusunda yeni gelişmeleri aktaran iki çeviri makalede yer almaktadır. Isı Yalıtımını çevre ve ekonomi açısından inceleyen iki aktüel makale ise Sayın Hakan Yıldırım tarafından «çevrildi. / İlgi ile okuyacağınızı umduğumuz açık oturumu ODE Mü- ' hendislik' ten Sayın Orhan TURAN yönetti. Genel Mühendislik- ' ten sayın Baycan SUNAÇ, İzocam'dan Sayın Korhan IŞIKEL, İTÜ'den Sayın Cem PARMAKSIZOGLU ve Bayrampaşa Belediyesinden sayın Ahmet AYDIN katıldığı açık oturumda yalıtım yönetmelikleri ve uygulamaları tartışıldı. Sayın Ecvet BİNYILDIZ ile yapılan söyleşi de ise genel olarak yalıtım konusu ele alındı. Dergimizin haberler kısmında ise ilk sayımızda haber olarak verdiğimiz panel ve basın toplantıları- ı nın geniş özetlerini bulacaksınız. f Kapak konusuna bağlı özgün teknik makale olarak Prof. Dr. V Sayın Kutsal TÜLBENTÇİ 1 nin "Kentsel Hava kirliliğine Standart r Dışı Yapılaşmanın Etkisi" başlıklı çalışmasına yer verildi. Sayın Dürriye BİLGE ve Sayın Mustafa BİLGE ise özgün makalelerinde evaporatif soğutma sistemlerini inceliyorlar. Dergimizin bu sayısında yalıtım malzemelerinin fiziksel ve teknik özelliklerini de bir tablo halinde bulacaksınız. Sayfa düzenlemelerini de yenilediğimiz bu sayımızın hakkındaki eleştiri ve önerilerinizi bekliyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz., Esen Kalın.. i I V / V Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
İÇİNDEKİLER /f\ tmmob N 2n makina mühendisleri odası NİSAN 1993 Cilt 1 Sayı 2 MMO Adına Sahibi Murat ÖNDER Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ömer Akif KOPUZ Yayın Sekreteri Fatma MAZMANOĞLU Yayın Kurulu Ahmet ARISOY Ayhan GÜLER Kani KORKMAZ Coşkun ÖZBAŞ Macit TOKSOY Reklam Yönetmeni Dilek İĞCİOĞLU Dizgi - Baskı YAPIM TANITIM VE YAYINCILIK Tel: 274 55 49-272 60 74 MMO İstanbul Şubesi İstiklal Cad. No: 99 Ankara İşhanı Kat: 4 Beyoğlu - İSTANBUL Tel : 245 03 63-64 252 95 00-01 Fax 249 86 74 Baskı Sayısı : 5.000 Adet Fiyatı : 20.000 TL. Yıllık Abone : 200.000 TL. 6 12 14 20 28 30 35 36 38 39 43 46 52 57 65 67 68 69 71 Haberler Duyuru (2.Ulusal Makina Mühendisliği ve Eğitimi Sempozyumu) Açık Oturum (Cem Parmaksızoğlu, Ahmet Aydın, Korhan Işıkel, Baycan Sunaç) Kentsel Hava Kirliliğine Standart Dışı Yapılaşmanın Etkileri (Prf. Dr.Müh. Kutsal Tübentçi) Isı Yalıtımı ve Faydaları, Isı Yalıtım Malzemeleri (Ecvet Binyıldız) İndirek/Direk Evaporatif Soğutma Sistemleri (Dr. Dürriye Bilge, Dr.Mustafa Bilge) Isı Yalıtımı ve Türkiye' deki Kullanım Düzeyi (Korhan Işıkel) Duyuru (1. Ulusal Tesisat Mühendisliği Kongresi) Türkiye'deki Isı Yalıtım Yönetmelikleri Standartlar ve Denetim (F. Fethi Hinginar) Soğuk Odalar İçin Yalıtım Kalınlıkları (Baycan Sunaç) Yüksek Sıcaklık Yalıtımı (Ferruh Kutoğlu) Klima Kanallarının Yalıtımı (Baycan Sunaç) Bazı Yalıtım malzemelerinin Teknik Özellikleri (Orhan Turan) Söyleşi (Ecvet Binyıldız) Yalıtım Hesaplarında P-C Programları (Ferruh Kutoğlu) Yalıtımdan Daha İyi Bir Yatırım Düşünülebilirini? (Hakan Yılmaz) Çevre İçin Ne Yapıyorsunuz? (Hakan Yılmaz) Sistem Yalıtımı (Ferruh Kutoğlu) Tanıtım Tesisat Mühendisliği Dergisinde yayınlanan yazı ve çizimlerin her hakkı saklıdır, izin alınmadan yayınlanamaz.
TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ YAYIN DANIŞMA KURULU Mak. Müh Hasan AKALIN Mak. Müh.Gürhan AKDOĞAN Mak. Yük.Müh. Hulki AKSOY Mak. Yük. Müh. Bülent ALTAN Prof. Dr. Ahmet ARISOY Mak. Müh.. SuatARZIK Mak. Yük. Müh.Erdoğan ATAKAR Mak. Yük.. Müh. Tuncay AYHAN Mak. Yük. Müh.Güralp BASIM Dr. Müh. Düriye BİLGE Dr. Müh. Mustafa BİLGE Mak. Müh. Metin BİLGİÇ Mak. Müh. Sami BÖLÜKBAŞIOĞLU Mak. Müh. Remzi ÇELİK Mak. Yük.Müh.Kevork ÇİLİNGİROĞLU Prof. Dr. Alpin Kemal DAĞSÖZ Doç. Dr. Onur DERVES Prof. Dr. Talha DİNİBÜTÜN Mak. Yük. Müh. Metin DURUK Prof. Dr. Nilüfer EĞ RİCAN Prof. Dr. Ekrem EKİNCİ Mak. Müh. Mustafa ERHAN Mak. Yük. Müh Timur EROL Mak. Yük. Müh. Nuri ERTOKAT Prof. Dr. Osman GENCEL! Mak. Müh. Ahmet GÖKŞİN Doç. Dr. İhsan GÜLFERİ Mak. Yük. Müh. Ersin GÜRDAL Mak. Yük. Müh. Muharrem GÜVENÇ Doç. Dr. Hasan HEPERKAN Kimya Müh. Tomurcuk HİMMETOĞLU Prof. Dr. Neşet KADIRGAN Prof. Dr. Haluk KARADOĞAN Doç.Dr.Abdurahman KILIÇ Dr. Müh. Erdoğan KİBARER Mak. Müh. Kani KORKMAZ Yük. Müh. Uğur KÖKTÜRK Mak. Müh. Ferruh KUTOĞLU Mak. Yük. Müh. Rüknettin KÜÇÜKÇALI Mak. Yük. Müh. Celal OKUTAN Mak. Müh. Coşkun ÖZBAŞ Doç. Dr. Salim ÖZÇELEBİ Prof. Dr. Doğan ÖZGÜR Prof. Dr. Eralp ÖZİL Mak. Yük. Müh. Nuri ÖZKOL Prof. Dr. Aksel ÖZTÜRK Prof. Dr. Mehmet PALA Doç. Dr. Cem PARMAKSIZOĞLU Mak. Yük. Müh. Naci SİVRİ Doç. Dr. Oğuz SOYLU Mak. Yük. Müh. Baycan SUNAÇ Mak. Müh. Arif ŞAHİN Prof. Dr.Macit TOKSOY Mak. Müh. Erol TULPAR Mak. Müh. Gazanfer UĞURAL Mak. Müh. Üzeyir ULUDAĞ Mak. Yük. Müh. Dinçalp UYSALER Mak. Müh. Erol YAŞA Mak. Müh. Metin YÜCEL Mak. Müh. Orhan TURHAN YAZI VE KATKI BEDELLERİ Özgün Makale Yazarın kendi bilgi ve birikimleri, bu bilgi ve birikimleri ile vardığı sonuçları içeren yazılardır.. Bedeli: 1.000.000.-TL. / makale Derleme ve Çeviri Makale Yazarın kendi seçimiyle yada Dergi Yayın Kurulu ve Yayın Danışma Kurullarından birinin belirlediği, yabancı dilde yazılmış bir tek makale ya da makaleler bileşiminin tanımlanan formatta Türkçe' ye kazandırılması. Bedeli: 500.000.-TL. / makale Makale İncelemesi Özgün, derleme ve çeviri makalelerin, yazı değerlendirme esaslarına uygun olarak incelenmesi işidir. Bedeli: 150.000.-TL. / makale Sayfa Hazırlama Dergide her sayıda yada belli aralıklarla hazırlanması düşünülen, bir ya da daha fazla sayfadan oluşan bölümlerin yayına hazırlanması işi ve sorumluluğunun üstlenilmesi. Bedeli: 1.000.000.-TL. / makale Yabancı Teknik Süreli Yayın Sorumluluğu Tesisat Mühendisliği ile ilgili alanlarda yayınlanan yabancı süreli teknik yayınlardan birinin sorumluluğunu alarak; incelenmesi, raporlandırılması ve Yayın Kuruluna öneriler sunulması. Bedeli: 1.000.000.-TL. / makale NOT: Sipariş makale ve yazılar, Yayın Danışma Kurulundan yayınlanabilir kararı alındığı taktirde, yayınlanamasa bile, bedeli ödenir. Diğer makale ve yazıların bedeli, yayınlandığında ödenir. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ YAZI DEĞERLENDİRME ESASLARI 1. TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ dergisinde yayınlanmak üzere gönderilen teknik yazılar (özgün,derleme,çeviri) konunun uzmanı en az iki Yayın Danışma Kurulu üyesi tarafından olumlu görüş belirtilmeden yayınlanmaz. 2. Yazılar, yazarları gizli tutularak incelemeye gönderilir. Birbiri ile çelişen raporlarda üçüncü bir üyenin görüşüne başvurulur. Yayınlanmaz kararları,gerekçesi ile birlikte, söz konusu makalenin yazarına gerekçeli olarak bildirilir. Yayınlanmaz kararına yazarın itiraz etmesi durumunda, yazı Yayın Danışma Kurulu içinden yada dışından belirlenen yeni uzmanlara inceletilir. Bu son karar kesindir Olumlu yada olumsuz, yazara iletilir. Yazıların değerlendirilmesi ile ilgili raporların sahipleri yazara bildirilmez. 3. Dergide yer alacak haber, tanıtım, sunuş, köşe yazısı, röportaj gibi teknik makale olmayan yazılara; bu esasların yalnızca biçimsel esasları uygulanır. Bu tür yazıların değerlendirilmesini Yayın Kurulu yapar. 4. Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazıları değerlendirirken derginin, tesisat alanında çalışan üyelerimize uzmanlık ve güncel bilgi aktarma amacını göz önönde bulundurur. 5. Yayın Danışma Kurulu üyeleri teknik makaleleri değerlendirirken, ekteki değerlendirme formunu doldururlar. Yazıya ilişkin genel değerlendirme ve yazara öneriler, raporda mutlaka yer almalıdır. Yazardan düzeltmeler isteniyorsa, istenen düzeltme ve öneriler net olarak belirtilmeli ve açıklanmalıdır. 6. Öneri ve düzeltmeler, yazara Yayın Kurulu tarafından iletilir. 7. Yayın Danışma Kurulu Üyeleri kanaatlerini; yayınlanabilir, düzeltilerek yayınlanabilir. yayınlanamaz biçimde net olarak belirteceklerdir. 8. İncelemek üzere Yayın Danışma Kurulu üyelerine iletilen yazıların incelenmesi en geç on gün içinde tamamlanıp, Yayın Kuruluna iade edilecektir. 9. Derleme ve çeviri eserler Yayın Danışma Kurulu üyelerine asılları ile birlikte gönderilir. 10. Telif eserler Yayın Danışma Kurulu üyelerine kaynakçaların asılları ile birlikte gönderilir. 11. Yazıların yazım formatına uygunluğu Yayın Kurulu tarafından denetlenir ve uygunsuzluk durumunda düzeltilmek üzere yazarına iade edilir.
SOĞUTMADA KIRK YIL H A B E R L E R Aşağıda; ilk sayımızda haber olarak verdiğimiz Prof. R.W James'in "Soğutmada Kırk Yıl " konulu konferansın geniş bir özeti verilmiştir. Yazar konferansta kırk yıldır içinde bulunduğu soğutma sektöründe edindiği birikimlerini ve soğutucu akışkanlar, kompresörler, buharlaştırıcılardaki gelişmeleri aktarmıştır. Soğutma sisteminin güvenilirliği, enerji verimliliği ve çevre faktörleri toplam ilk yatırım ve işletme maliyetlerini etkiler. Mühendisler tasarım, imalat ve değerlendirme ile devreye alma çalışmaları sırasında bütün bu faktörleri gözönünde bulundurmalıdırlar. Eskiden soğutma sistemleri, sistem tercihinde en etkili parametre olan uzun çalışma ömürleri göz önüne alınarak yapılırlardı. Halbuki günümüzde en önemli konu yatırılan paranın geri dönmesi, yürürlükteki yasalar, sağlık ve güvenlik, uzun çalışma ömrünün önüne çıkmışlardır. Yeni sistemler yeni kriterleri tatmin etmekteler ve güvenilirdirler. Ancak çevreye etkileri ve enerji verimlilikleri üzerine çok az dikkat gösterilmiştir. Kırk yıl önce, uzun çalışma ömrünün en önemli kriter olduğu zamanlarda, çalışan makinaların çoğu 1930'larda yapılmışlardı. Kaynakların kısıtlı olduğu ve takip eden yıllarda da 2. Dünya Savaşı'nın çıktığı zaman diliminde, bu makinaların mümkün olduğunca çalışır durumda tutulabilmesi için,mühendisler arızaların giderilmesi konusunda uzmanlaşmışlar; yedek parça temininin kısıtlı olduğu zamanda yaratıcılıklarını konuşturmuşlardır. Bu tür uygulamaları ekonomiklik göz önüne alındığında özürlü göstermemek mümkün değildir. Daha eski tesislerde kararsızlıklara neden olan karışıklıklar ve bunların arızalara etkileri çok iyi tahlil edilmemiş; tesisler büyük ve kaba elamanlardan yapılmışlar ve bunlar da değişime ağır ayak uydurmuşlardır. Ancak iyi tasarlanmış elamanlar kullanıldığında, soğutkan ile yağ nemsiz ve bulaşmasız olarak temin edildiğinde, uzun ve arızasız bir çalışma ömrüne erişilmişti. Eski tesislerin daha güvenilir olduklarına dair bir izlenim olsa dahi, eski makinalar modern makinalar kadar güvenilir değildir. SOĞUTKANLAR İdeal bir soğutkan ucuz olmalı, kolaylıkla temin edilebilmeli, alevlenmemen, zehirli olmamalı mevcut yağlar ile kolaylıkla karışabilmeli, mevcut malzemelerle reaksiyona girmemeli ve yüksek COP elde edilmesine olanak sağlamalıdır. Güvenlik ve çevre açısından uygun ve kabul edilebilir bileşkenlerin sayısı oldukça azdır. Amonyak endüstriyel soğutmada 1930'larda geniş olarak kullanılmıştır. Mevcut pazarın çoğunu elinde bulundurmuş ve şimdiye kadar güvenlik konusu haricinde herhangi bir itirazla karşılaşılmamıştır. Bu açıdan tekrar amonyak kullanımına geçilmesi birçok kullanıcı tarafından olası karşılanmaktadır. Birçoğunda buharlaştırıcıları üzerinden doğal hava dolaşımı olan eski sistemlerde, günümüzdeki modern sistemlere göre oldukça fazla amonyak bulunur. Bu nedenle, karşılaştırmalar olumsuz bir peşin hükümlü olarak amonyağa karşı çıkar. Belirli bir kokusu ve rahatsız edici bir özelliği olmayan soğutkanlar, kaçak olma durumunda tehlike teşkil edebilirler. Bu durum özellikle eski tesislerin makina odalarında, modern standartların gerektiğiinde havalandırma ve soğutkan kaçak alarmı bulundurmamaları nedeni ile geçerli olmaktadır. Modern amonyak sistemleri güvenli, enerji verimliliği yüksek ve çevre dostu çözümleri birçok soğutma uygulamalarında sağlayabilir. Ancak bunun için makina dairelerinin iyi havalandırılmaları, soğutkan kaçak alarmı ile birlikte güvenliğin en önemli kriter olduğu gözönünde bulundurularak sistemin tasarlanması gerekmektedir. Bununla birlikte "kendinden alarmlı " soğutkanın yine de dikkatli olarak kullanılması gerekmektedir. Amonyak buharı solunum sisteminde, ciğerlerde, gözlerde ve hatta ciltte ciddi yanıklara yol açabilir ve hava ile oluşturduğu %12-27 gibi bir oran patlayıcı bir karışım oluşturur. Kırk yıl önce kullanımda olan diğer soğutkanlar kükürtdioksit ve metilklorit olarak sıralanabilir. İlk olanı, muhtemelen en istenmeyen soğutkan olmuştur. Çok az miktarları bile çok büyük rahatsızlıklar verir. Bunun tersi olarak, metilklorit yalnızca zayıf bir kokuya sahiptir. Ancak zehirli ve alevlenme özelliğine sahiptir. Prof. James sistemlerin kükürtdioksitten metilklorite dönüştürülmeleri çalışmalarına katılmış ve metilklorit büyük miktarlarda kullanıldığı durumlarda, şimdiye kadarki en tehlikeli soğutkan olduğu görüşüne sahiptir. Kloroflorokarbon soğutkanlar 1930'larda zehirli, alevlenebilir, verimsiz özellikleri bir arada ya da ayrı ayrı taşıyan soğutkanların yerine alternatif olarak geliştirilmişlerdir. Gerçekten de verimli, kararlı, zehirli olmayan, alevlenmeyen ve elektiriği iletmeyen özelliklerine bir arada sahiptirler. Buna ek olarak iyi özellikleri kulllanımının soğutma işlemi haricinde de gelişmesine olanak sağlanmıştır. Strofor yapımı sırasında ve aereosllarda itici gaz olarak kullanılması örnek olarak verilebilir. CFC'Ierin ozon tüketim faktörleri ile ilgili endişe sonucu Montreal Protokolü irrîzalanmıştır.cfc'ier 1996 itibari ile kullanımdan kaldırılacak ve bunu daha sıkı olarak Avrupa Topluluğu'nun sınırlandırmaları izleyecektir. "Geçiş dönemi soğutkanlıkları" terimi 10 ile 1000 kat daha ozon tüketim faktörüne sahip soğutkanları (HCFC'Iar) ifade edilmektedir. Bunların kullanılmaları da en geç 2030 ve mümkünse daha yakın bir zamanda durdurulacaktır. Soğutkanlar aynı zamanda "sera etkisi"ne neden olarak, troposferde kızılötesi ışınların yutulmasına neden olmaktadır. Yaklaşık olarak küresel ısınmanın %15'inin CFC lerden kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Tarihten çıkarılan önemli dersler şu şekilde sıralanabilir: Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
Tesisat Mühendisliği Dereisi. Nisan 1993 H A B E R L E R -Soğutkanların güvenlik, temin edilebilirlik veya çevreye etkilerini küçümsemeyin -Soğutkan temini problemi çıktığında en az sistem değişikliği gerektirecek şekilde soğutma sistemi tasarlayın -Mevcut teknoloji ve mevzuatı günü gününe izleyin -Uyarı ile birlikte elde edilen her bir bilgiye önem verin -Amonyak ve propan gibi doğal olarak bulunan soğutkanların kullanımını inceleyin Küçük ve kapalı sistemlerde propan veya propan/bütan karışımı kullanılabilir. Fakat büyük sistemlerde alevlenmeyen tesisat cihazlarını gerektirmektedir. Alevlenebilir ve alevlenmeyen soğutkanlar, özellikle kompresör basma sıcaklığını düşürmek üzere ilave edilen alevlenebilir soğutkan miktarı düşük ise, bir arada kullanılabilir. R502-45 0 C 'deki sıcaklıklara kadar tek kademeli kompresörlerle, basma sıcaklığı kabul edilebilir mertebelerde olduğu için kullanılmaktadır. Eğer yerine kullanılabilecek soğutkan teminini sağlanamaz ise, bazı kullanıcıların iki kademeli sistemlere geçmesi gerekecektir. Bununla birlikte R22, R218,R290'ın karışımından oluşan R69s, R502 yerine kullanılabilecek durumdadır. Ancak karışımda R22 bulunması bu soğutkanın "geçiş dönemi soğutkanfolarak anılmasına yol açmıştır. R123, R11 yerine geçebilecek alevlenmeyen en umut verici soğutkan olarak düşünülmesine rağmen, HCFC olması ve zehirliliği konusunda endişelerin bulunması geleceği konusunda şüphelere yolaçmıştır. R134a, R12 yerine; R125, R502 yerine geçmek üzere geliştirilmiştir. Bunlar yerlerine geçtikleri soğutkanlar kadar verimli olmasalar da, R134a,-15 C'lere kadar kullanılabilecek gibi görülmektedir. R134a, HFC olup, ozon tüketim potansiyeli sıfırdır. KOMPRESÖRLER 1930' larda yapılan kompresörler büyüktüler ve bugün olduğundan daha fazla bir hızda çalışmakta idiler. Sıkıştırma işlemi sırasında buharı soğutmak için daha uzun bir sürenin bulunması ve piston süpürme hacimlerinin daha küçük olması nedeni ile izentropik ile hacimsel verimlilikleri günümüzdeki kompresörlerden daha yüksektiler. Bu makinalar daha küçük silindir çapı /süpürme uzunluğu oranına sahiptiler. Bununla birlikte günümüzün yüksek hızlı makinaları piston hızı gözönüne alındığında çok farklı değildiler. Buna ek olarak, hareketli kısımların tuzlanmasından meydana gelen kuvvetler, gelişmiş teknoloji kullanılarak en aza indirilmiştir. Geliştirilmiş vana ve soğutkan dolaşım hacimleri tasarımları, modern makinalarda kabul edilebilir hacimsel verimliliklerin elde edilebilmesini sağlamıştır. 1930'larda hermetik kompresörler çok az sayıda bulunmakta idiler. Açık kompresörlerin mil contaları, özellikle sistem uzun süre çalışmadığında son derece güvenilmez idiler. Ses seviyeleri genel olarak daha düşük idiler. Bazı alanlarda bileşik sargılı DC motorlar kullanılmaktaydı. Bunlar AC motorlara göre daha az güvenilir idiler. 1950'lerde güvenilir hermetik ve yarı hermetik kompresörlerin temini mümkün olduğunda soğutma endüstrisinde yeni bir çığır açıldı. Bu karşılaştırmalardan gerek eski gerekse modern makinaları ayrı ayrı avantajlarının bulunduğu görülebilir. Bugün güvenilir frekans değiştiriciler kapasite kontrolünde kullanılmaktadırlar. Kısmi yüklerde düşük kompresör hızları ortalama verimliliği artmıştır. Bu da kullanılabilecek her iki nesil kompresör için bir avantajdır. Değişken hızda çalışabilen kompresörlerin kullanımı yaygınlaşmıştır. Güvenilirlik gereksinimlerinde, kompresörlerin rezonas hızlarında veya yağlanma problemine yol açabilecek hızlarda çalışmamasına dikkat edilmelidir. Sürekli kapasite düşüklüğü, yağın sistem boru hattında kapalı kalmasına neden olabilir. Bu ise yağ dönüş işleminin sistemi devre dışı kalması için tetiğin çekilmesine neden olabilir. Frekans dönüştürücüleri mevcudiyeti kompresör üreticileri ve sistem tasarlayanları kullanmaya davet etmektedir. Tasarım ve kontrol problemlerine çözüm bulunduğunda, soğutma sistemlerinin enerji verimliliği, çalışma ömrü ve güvenilirliği artacaktır. BUHARLAŞTIRICILAR İdeal buharlaştırıcıdan çıkan soğutkanın kuru ve doymuş olması gerekmekte; akışta herhangi bir sıvı soğutkan damlacıkları ve kızgınlık olmamalıdır. Buharlaştırıcılarda aşağıda sıralanan problemler mevcuttur. -Genleşme vanalarından kararlı olmayan soğutkan beslemesi -Paralel olarak bağlanan soğutkan devreleri arasında tekdüze olmayan akış dağılımı -Değişken bölgesel hava hızının, tekdüze olmayan soğutkan devre yüklenmesine yol açması -Sıvı soğutkan ile boru duvarı arasında temasın azaldığı durumda ortaya çıkan düşük ısı transfer katsayısı İdeal davranıştan farkın çıkardığı sonuçlar şu şekilde sıralanabilir: -Tekdüze olmayan sıvı dağıtımı ve devre yüklemesi buharlaştırıcı verimliliğini düşürür -Buharlaştırıcı devrelerinde yaş ve kuru bölümleri birbirinden ayıran tek bir nokta yoktur. -Düşük mertebelerdeki buhar kızgınlık derecesi ile kuru buharlaştırıcı bölgesi yoktur -Buharlaştırıcıyı terk eden sıvı tanecikleri kapasitenin ve COP'nin hesaplanması sırasında farklı değerlerin bulunmasına neden olur. Buharlaştırıcıda ısı transfer katsayısı karakteristikleri düşük olan buğulu akış bölgesi toplamın %40'ına kadarını oluşturur ve sistemde herhangi bir problem var ise, bu daha da artar. Kızgınlık kontrolörün kullanıldığı birçok uygulamalarda, borunun ileriki bölgelerinde ölçülen 5 K'lik bir değere set edilen değer iyi bir uzlaşmadır. Sensörlerin bağlanması sırasında üreticilerin talimatlarının izlenmesi yerinde olacaktır. 40 yıl önce kullanımda bulunan soğuk hava depolarının birçoğu doğal hava dolaşımlı büyük buharlaştırıcılara sahiptiler. Hava tarafındaki düşük ısı transfer katsayısının etkisini azaltabilmek için, boru yüzey alanları çok büyüktüler. Bunun sonucu olarak da çok büyük miktarlarda soğutkanı depolamaktaydılar. Boru yığınları normal olarak aşağıdan beslenmekte ve buhar da tepeden alınmakta idi. Halbuki bu bağlantının tam ters yönde yapılması ile, buharlaştırıcı da bulunması gereken soğutkan miktarı önemli ölçüde düşmüş ve kompresöre yağ
H A B E R L E R dönüşü iyileşmiştir. Bununla birlikte düşük olan hava tarafının genelde daha etkili olması nedeni ile ısı transfer karakteristiklerinde önemli ölçüde fark olmamıştır. Prof. James'e göre, hava zorlamalı buharlaştırıcıların devreleri hala optimize edilmemiştir. Bu nedenle verimin arttrılması için yapılacak daha çok çalışma bulunmaktadır. Ana problem, ısıtılan sıvı taneciklerinin bir kere boru yüzeyine temas ettiğinde kaybolmasından kaynaklanmaktadır. Bireysel olarak üzerinde düşünülmesi gereken hala bir çok problem bulunmaktadır. Bunlara örnek olarak şu problem verilebilir: Havayı soğutmak ve yüksek bağıl nemi sağlayabilmek için kanatcıklı bir buharlaştırıcının gerektiği bir uygulamayı ele alalım. Buna ulaşmak için, buharlaştırıcı yüzeyinin büyük olması ve hava sıcaklığı ile kaynayan soğutkan sıcaklığı arasındaki farkın küçük, mesala 5K, olması gerekmektedir. Eğer kızgınlık derecesi 5 K' e ayarlı bir termostatik genleşme vanası kullanıyor ise, sistem yüksek bağıl nemi sağlamaz. Erişilmek istenen bu buhar kızgınlık derecesi, aşırı kızgın buhar bulunduran evaparatör bölümünün sonsuz alanda olmasına gereksinim duyar bununla birlikte istenen koşullara erişebilmek için çeşitli yöntemler bulunmaktadır. MAKİNA DAİRESİ GÜVENLİĞİ Kapalı hacimlerde, kokusuz soğutkanlar bir tehlike kaynağı oluştururlar. Ortaya çıkabilecek tehlikeleri en aza indirebilmek için, aşağıda sıralanan noktalara dikkat gösterilmesi gerekmektedir: -Makina dairesi sızdırmaz, tam kapanabilir bir kapıya sahip olmalıdır, eğer binanın başka bölümlerine açılıyor ise, kapı kendi kendine kapanabilme düzeneğine sahip olmalıdır, herhangi bir acil durumda güvenli bir şekilde tahliyeyi sağlayabilecek yeterli sayıda çıkış bulunmalıdır. Binanın diğer bölümlerine soğutkan geçişine olanak sağlayacak açıklıklar olmamalıdır. -Doğal hava akımının olmadığı makina dairelerinde acil durumlar ve çalışan insanların güvenliği, sağlığı ve konfor koşulları için mekanik havalandırmaya sahip olmalıdır. Odadaki maksimum soğutkan konsantrasyonu az olmalıdır. Örnek olarak önemli bir R11 kaçağında 20 C 'de 0.007 kg/m 3 'den az olmalıdır. Acil olmayan durumlarda daha az hava akımını sağlamak için birden fazla hızda çalışabilen fanlar kullanılabilir. -Ortamdan atılan hava binanın dışına verilmeli ve bir uygunsuzluk ya da tehlikeye neden olmamalıdır. Taze havanın girişi için açılan boşluklar arasında kısa devre olmamasına dikkat edilmelidir. - Soğutkan kaçak detektörleri, hava içindeki soğutkan konsantrasyonu yükseldiğinde bir alarm vermelidir. Bu alarm ses ya da ışıklı bir uyarı olabildiği gibi, acil durum anlarını devreye alma ile de olabilir. - 50:50... Zorlanmış havalandırma sırasında, makina dairesi içinde kısa devrelerin oluşmamasına dikkat edilmelidir. - Patlama kapakları, hesapta olmayan basınç artışları olduğunda açılan, patlayan güvenlik cihazlarıdır. Eğer böyle bir cihaz var ise, sistem çalışır ya da durma halinde bu maksimum güvenli basıncı aşmamasına dik- kat edilmelidir. - Basınç tahliye vanalarından soğutkanın çıkışı insanları tehlikeye atmayacak şekilde olmalıdır. Patlama kapaklarından çıkan soğutkan dış havaya verilmelidir. - Soğutkan silindirleri sıcak olan makina dairesinde saklanmamılıdır. Serin yerlerde saklanmalı ve güneş ışığını doğrudan görmesi engellenmelidir. Silindirleri aşırı derecede doldurulması ya da içine soğutkan buharı basılması son derece sakıncalıdır. Yazar yukarıda sayılan bütün güvenlik önlemlerinin ihmal edildiğini görmüştür. Bunlar bazen trajik bir şekilde sonuçlanmıştır. Stop vanalar arasına sıkışan sıvının genleşmesi sonucu silindirik filtre kurutucu küresel hale gelmiş ve yüksek basınç float vanası batmıştır. Aşırı basınçlar insanları son derece tehlikeye düşürebilir. Soğutkanlar gibi kolay uçucu maddelerin taşınması sırasında kullanıcılar kendi güvenlikleri kadar başkalarının güvenliklerini de düşünmelidir. ENERJİ VERİMLİLİĞİ Enerji verimliliği geniş kapsamlı bir konudur. Ancak tecrübelere dayanan birkaç nokta aşağıda vurgulanmıştır. - Soğutma yükünü minumuma getirecek şekilde işletmeleri tasarlayın. - Düşünülen kompresörlerin izentropik verimliliklerini kontrol edin. Bu değerler önemli ölçüde değişmektedirler. - Soğutma sisteminin kısmi yük altındaki verimini kontrol edin. - Geniş tutulan buharlaştırıcı ve yoğunlaştırıcı yüzeylerinin sistem çalışma ömrü boyunca enerji maliyetini düşürdüğünü unutmayın. - Hava soğutmalı yoğunlaştırıcılarda, hava akımının engellenmemesine, sıcak havanın borular üzerinde kısa devre yapıp tekrar dolaştırılmadığına dikkat edin. Yüzey üzerinde biriken toz ve çeşitli parçacıkların düzenli olarak temizlenmesini sağlayın. - Su soğutmalı yoğunlaştırıcılarda su debisinin yeterli olmasına ve boru yüzeylerinde aşırı bir taş oluşmamasına dikkat edin. - Soğutulan hacimlere yerleştirilen buharlaştırıcıların hava dolaşımını optimum bir şekilde yapacak halde yerleştirilmesini sağlayın. - Uzun ve karmaşık boru hatlarının aşırı derecede basınç düşüşlerine neden olduğunun ve bunun da enerji tüketimini ve güvenirliliğe zarar verdiğini unutmayın. - Yoğunlaştırıcı basınç kontrol cihazları, soğutucu kütle sıcaklığı düştüğünde enerji gereksinimlerindeki azalmanın önüne geçer. Bu gereksinimleri en aza indirin. - Sistemi devreye alırken dikkatli olunması tesisin uzun çalışma ömrü ve güvenilir ile enerji verimliliği yüksek bir çalışma koşuluna erişmek için son derece gereklidir. - İyi bir bakım işlemi enerji verimliliği arttırır. Sistemi öyle tasarlayın ki bu işlem doğrudan ve sıkıntısız yapılabilsin. - Çoğu kere zayıf bir bakım görmüş, son derece gürültülü çalışan cihazlar kullanmaktan kaçının. - Bakım personelinin uygun cihazlar ve bilgiye sahip olmasını sağlayın. - Öğretim ve eğitime son derece öncelik verin. 8 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
H A B E R L E R TEKİRDAĞ'IN GÜRÜLTÜ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ PANELİ ( 20 ŞUBAT 1993 - TEKİRDAĞ ) MMO istanbul Şubesi Yönetim Kurul Üyesi Muzaffer DANIŞMAN'ın yönettiği, Prof. Dr. Temel BELEK (İTÜ MAKİNA FAKÜLTESİ), Prof. Dr. Selçuk ARIN (TEKİRDAĞ ZİRAAT FAKÜLTESİ), Güneş GÜRSE- LER (Büyükelçi-Başbakanlık Danışmanı) Mak. Yük Müh. Emin BAYRAKTAR (MMO İstanbul Şubesi) ve Dr. Yaşar Naci UZ'un (Tekirdağ İl Sağlık Müdürü) katıldığı panel yoğun ilgiyle izlendi..aşağıda panelin kısa bir özetini bulacaksınız. Muzaffer DANIŞMAN- Değerli konuklar 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 14. maddesine dayanılarak hazırlanan "GÜRÜLTÜ KONTROL YÖNETMELİĞİ" kapsamında MMO İstanbul Şubesi'nce TEKİRDAĞ bölgesinde yapılan ölçümler sonucu hazırlanan rapor ve gürültü haritası TEKİRDAĞ Valiliğine teslim edilmiştir. İlk sözü çalışmanın uygulanmasında görev alan Oda'mız Proje Sorumlusu sayın Emin BAYRAKTAR'a veriyorum. Emin BAYRAKTAR- Şehir içi ve dışında belirlenen gürültüye hassas noktalarda bir hafta süreyle yapılan ölçümlerde elde edilen sonuçlar değerlendirilerek Gürültü Eşdeğer Şiddeti seviyeleri db olarak hesaplandı, bu değerler Tekirdağ yerleşim planı üzerine işlenerek "Gürültü Kontrol Yönetmeliği"ndeki sınır değerlerle mukayeseli ve çözüm önerilerini de içeren sonuç raporu ile birlikte Tekirdağ Valiliği'ne teslim ettik. Rapor sonuçlarına göre ağırlıklı olarak motorlu taşıtlardan kaynaklanan gürültü seviyesi max. sınırları zorlamaktadır, bu çalışmanın sonuçlarına bağlı olarak önlem alınmasını dilerim... Muzaffer DANIŞMAN- Gürültü nedir, gürültünün etkileri ve alınacak önlemler nelerdir? Bunları da sayın Prof. Dr. Temel BELEK'ten alalım... Prof. Dr. Temel BELEK- Ses dalgalar halinde yayılan bir enerji şeklidir. Gürültü ise İSTENMEYEN SES olarak tanımlanabilir. Gürüjtü kaynaklarının başında trafik gelmektedir. Daha sessiz ve insan sağlığını koruyacak yönde üretim yapma konusunda sanayicilere, sanayicileri yönlendirme konusunda kamuoyuna ve denetlenmesinde ise hükümetlere görev düşmektedir. Gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmek için de sessiz ve nitelikli üretim gereklidir... Gürültülü ortamda çalışma, işitme kaybına yol açar, gerekli önlemler alınmazsa sağırlığa kadar gidebilir...gürültü kontrol programı için, öncelikle gürültü haritasının çıkarılması, önlemlerin planlanması ve fiyat analizleri yapılması gerekir. Gürültü azaltım oranları hesaplanıp ve öncelikler belirlenerek uygulamaya geçilir..umarım Tekirdağ bu konuda başarılı olacaktır... Muzaffer DANIŞMAN-Tarım makinalarında gürültü ve şehir içi önlemler konusunda sayın Prof. Dr. Selçuk ARIN'ın görüşlerini rica ediyorum. Prof. Dr. Selçuk ARIN- Traktörlerde gürültü 75-86 db diğer tarım makinalarında ise 85-110 db olarak motor gücü ve durumuna bağlı olarak değişmektedir. Tekirdağ'da 20.000 traktör sürücüsü bulunmaktadır. İlimizde bu araçların şehiriçi ve şehirdışı taşımacılıkta da yaygın olarak kullanıldığı düşünülürse önemi daha da ortaya çıkmaktadır. Gürültünün önlenmesi temelde ağaç ve ağaççıklardan yararlanma ilkesine dayanan kent planlaması ye trafik düzenlemesi ile önlenebilir. Gürültünün çeşitli bitki türleriyle 4-10 db azaltılması mümkündür. Tekirdağ'ın yeşil alanlar için vakit geçirmemesini diliyorum. Muzaffer DANIŞMAN- Gürültünün insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri konusunda Sayın Dr. Yaşar Naci UZ'a söz vermek istiyorum... Dr. Yaşar Naci UZ- MMO'nun Tekirdağ'ın Gürültü Sorununun çözümü konusundaki katkılarına teşekkür ederim. Bu rapor bütün çalışmalarımıza rehber olacaktır..insanlar 16-1600 Hz arasındaki sesleri duyabilmekte sesin şiddeti ve devamlılığına, ani ve sürekli oluşuna bağlı olarak etkilenmektedirler. Bu etki işitme duyusu üzerinde önemli olmakta, ayrıca baş ağrısı ve konuşma güçlüğüne neden olmaktadır. Korunma açısından kalıcı önlem gürültü kaynağını ortadan kaldırmaktadır. Bunun dışında kulaklara pamuk koymak 5 db, sentetik veya plastik 15-20 db düşme sağlamaktadır. Gürültü apareyleri ise en etkili koruma araçlarıdır. Toplum olarak bu sorunun aşılmasına çalışmak, bireylerin sorumluluklarının bilincine varması için bilgilendirilmesi önemli adımlar atmamızı sağlayacaktır. Muzaffer DANIŞMAN- Meslek Odaları, bilim kuruluşları çevre konusunda mevcut durumu belirleyerek, teknolojinin olanakları çerçevesinde çözümler üretirler. Ama bunu uygulamak ve denetlemek yöneticilere düşmektedir. Parlamentodan başlayarak hükümet düzeyinde alınacak önlemlerle, konunun toplum bilincine çıkarılması, alınması gereken önlemlerin denetimi, yatırım süreçlerine katkı konusunda bir dönem parlamentoda görev yapmış olan Sayın Güneş GÜR- SELER'in düşüncelerini almak istiyorum. Güneş GÜRSELER- Çocuklarımızın devralacakları dünya bugün bizim gereksinimlerimizi karşıladığı gibi, onların gereksinimlerini de karşılayabilecek mi? Önemli olan budur, insan neslinin devam etme sorumluluğu üstümüzdedir. Çevre sorunları içinde en kolay mücadele edebileceğimiz kirlilik çeşidi gürültüdür. Ulaşım, kentleşme ve sanayileşme önemli gürültü kaynaklarıdır. Türkiye'de 12 kişiye bir araç 8 kişiye de bir sürücü belgesi düşmekte, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında bu sayılar çok yüksek değildir. Sorun Ulaşım Politikamızdaki sakatlıktır. Sorunun önüne geçebilmek için gerekli yasal düzenlemeler yapılmıştır, fakat yalnızca cezai hükümlerle bu işi çözmek mümkün değildir. Bu gibi bilimsel tespitlerin yapılması, sonuçlarının halkın bütün kesimlerine açıkça anlatılması konunun toplum bilincine ulaştırılması gerekmektedir. Tekirdağlı hemşerilerimizin ve Makina Mühendisleri Odasının duyarlılığı ile önemli bir adım atılmıştır. Bunun topluma egemen kılınacağı ve hedefe ulaşılacağını umarım... Muzaffer DANIŞMAN- TMMOB Makina Mühendisleri Odası ve diğer Meslek Odaları, meslekdaşlarının özlük haklan yanında insan sağlığını, toplum yararını ön planda tutarak uzmanlık konularında politikalar üretmek durumundadırlar. Endüstriyel alandaki gelişme, beraberinde farklı düzeylerde sorunları da getirmektedir, ama bu sorunların çözümleri de teknolojik gelişmeye bağlı olarak mevcuttur. Sorunun köklü çözümü ülkemizin yatırım ve ekonomi politikalarında ifadesini bulmalıdır. Bunun yanında bu ve benzeri sorunların toplum bilincine dönüştürülmesi aynı düzeyde önemli ve gereklidir. Etkinliğimize katıldığınız için teşekkür ediyor, bundan sonra ela bize güç ve destek vermenizi diliyorum. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
H A B E R L E R w İSTANBUL 1 DA HAVA KİRLİLİĞİNİN NEDENLERİ SONUÇ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ KONULU FORUM VE BASIN TOPLANTISI 23 Şubat 1993 günü, MMO İstanbul Şubesi SUAT SE- ZAİ GÜRÜ EĞİTİM MERKEZİ' nde bilinen uygulamaların ötesinde, konuya taraf olabilen bütün çevrelerin biraraya geldikleri bir forum basın toplantısı yapıldı. Kısaca aşağıdaki konular tartışıldı. Hava kirliliği ülkemizde, hemen bütün yerleşim merkezlerinde (kentlerde) gündemin önemli bir maddesidir. Bu konuda iki önemli yan mevcuttur, a- CO2, SO2 v.s. gibi konvansiyonel kirleticiler, b- Spesifik konular, Çevre yönetmeliklerimiz esas olarak spesifik konularda ayrıntıları içeriyor olmakla birlikte, konvansiyonel kirleticiler konusunda yeterli açıklıkta değildir. Bu konuda herhangi bir tedbir de alınmamıştır. Kirlilik kaynaklarının kirlenmedeki oransal payları bilimsel olarak ülkemiz gerçeği dikkate alınarak tespit edilmemiştir. Yakıt seçimi, kalitesi konularında bilinçli davranılmamaktadır. Kullanılacak, yakıtların kül, duman, sinterlenme oranları ile yanma sonucu açığa çıkan gaz oranları konusunda alt ve üst limitleri belirlenmemiştir. Kurşunsuz benzinde de tanımsızlık mevcuttur. Bütün bu tanımsızlıklar içinde denetim mekanizmaları sistem içinde erimiş, sistemin olumsuzluklarına boğulmuş durumdadır. Yerel yönetimler, meslek örgütleri, il sağlık müdürlüğü ve üniversiteler, yeterli donanıma sahip değildir. Gerekli ölçümler süresinde ve tam olarak yapılamamaktadır. Yapılabilen ölçümler ise toplum bilincine dönüştürülmek üzere yeterince kamuoyuna yansıtılamamaktadır. kirliliğin önlenmesi, enerjinin denetim altına alınması ile olasıdır. Enerjiyi denetim altına almak iki yönlü olarak düşünülebilir. Bir yanıyla ısı yalıtımı diğer yanıyla kullanım sonrası açığa çıkan kirletici faktörlerin zararlı olmaktan çıkarılması tedbirlerinin alınmasıdır. Ülkemizde kişi başına düşen motorlu taşıt sayısı, gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında daha düşük olmakla beraber, araçlardaki yaş faktörü, araç ayar ve bakımındaki yetersizlikler, egzost borusu, filtrasyon, yol ve trafik kaynaklı olumsuzluklar vb. gibi nedenlerle kirletici emisyon yönünden dezavantajlı konumdayız. ABD'de trafik kaynaklı kirliliğin oransal payı, toplam içinde %65-70 seviyelerinde seyretmektedir. Ülkemizde bu görüşe göre bu payın %55-60 oranında olduğu, ısınma kaynaklı kirliliğin ise %20-25 düzeyinde kaldığı şeklindedir. İstanbul'da doğalgaz uygulamasının başarıyla sonuçlanması durumunda kentin 1/3 oranında uygulama olanağı bulunmaktadır. Doğalgazın İstanbul'daki iyileştirme faktörü olarak kirliliğe etkisi % 6 düzeyi ile sınırlı kalacaktır. Bu bile çözüm olmaktan çok uzak görünmektedir, bu nedenlerle; a- Bilimsel ve gerçek şartlarda ölçümler yapılarak kirlilik kaynaklarının oransal payları doğru biçimde belirlenmelidir. Bunlar ulaşım, ısınma, endüstriyel ve diğerleri olmak üzere netleştirilebildiği durumda, doğru hedeflere yönelmek olasıdır. b- Kaynaklarımızın doğru kullanılması için ülkemiz şartları ile uyumlu, sağlıklı projeler geliştirilmelidir. Bu projelerin geliştirilmesinde meslek odaları, üniversiteler, gönüllü çevre kuruluşları, yerel yönetimler birlikte çalışmalı, objektiv şartlarımıza uygun yönetmelikler hazırlanmalı, denetim mekanizmaları kurulmalıdır. c- İlgili kurumlar yeterli donanıma ve teknik yoğunluğa sahip kılınmalıdır. d- Çevre koruma bilinci geliştirilmeli, bütün iletişim kanalları zorlanarak bu konu toplum bilincine dönüştürülmelidir. e- Bu toplantının sürekli ve düzenli bir çalışmasının başlangıcı olarak alınması ve hava kirliliğinin zaman yitirilmeden daha organize toplantı, seminer, sempozyum ve etkinliklerle denetim altına alınabilmesi için kurumsal düzeyde oluşumlar yaratılmalıdır. Toplantıya katılan kurum ve kuruluş temsilcileri aşağıda liste olarak verilmiştir. MMO İst. Şb * ZEYÇED * Maden Müh. Odası * TÜPRAŞ İst. Br. * RENAULT MAİS. A.Ş. *OSD * Çevre Bakanlığı * jl Çevre Müd. Vk. * İTÜ Çevre Müh. * TMMOB İl Koord. * Anadolu Ajansı * GEMAD Not: Ömer Akif KOPUZ Muzaffer DANIŞMAN Ayşen İŞSEVER İslam SADIKER Tayfun MATER Cengiz BAŞLEVENT Ümit ÇEVİK Özgen AYGÜNER Ali Rıza YILMAZ Fethi ERGÜDER Olcay TÜNAY Hasan AKALIN Feriha KARASU Nadir AKÇELİK Fahriye KARAGÖZ jst. Vali Yard. jl Sağlık Müd. Yard. İst. B.Ş. Beld. jst. B.Ş. Bel. İst. Çevre İl Md. Yrd. B.Ş.Beld. Çev. D. Bşk. Çevre Müh. Odası AKÇELİK Madencilik Beyoğlu Beld. Bş. Yrd. Eyüp Beld. SOS İst. Yeni Günaydın TÜMSAN Soğutma Türk YTONG İbrahim TURANLI Dr. Fahri ARSLANTÜRK Müslüm ÜZÜLMEZ Mustafa EREN Doç. Dr. Huya BAYKAL Doç Dr Tuncer ÇELİK Esra BOLYAZI Tanju ERYILMAZ Nusret AVCI Meliha ÇIRAĞ Türksen BAŞERKAFAOĞLU Barbara PUSCH Nilüfer KAS Tevfik PEKER Mustafa BOZ Bu yazı 23 Şubat 1993 tarihinde MMO istanbul Şubesi Suat Sezai Gürü Eğitim Merkezinde yapılan forum toplantının özeti glarak derlenmiştir. Toplantının sonucu tam metin olarak ilgili kurum tesilcilerine en kısa zamanda gönderilecektir. 10 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
YAPILARDA YANGIN VE YANGINDAN KORUNMA PANELİ (6-Mart- 1993) Geçtiğimiz yıl yaşanan büyük Tarihi Edirne Çarşısı nedeniyle güncelliğini koruyan "Yapılarda Yangın ve Yangından Korunma" konulu Panel 6 Mart 1993 tarihinde Edirne Sultan Otel'de MMO istanbul Şubesi Edirne İl Temsilciliğince gerçekleştirildi. MMO istanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Levent SERHAN'ın yönettiği panele Doç.Dr. Abdurahtnan KILIÇ (istanbul İtfaiye Müdürü), Aydın BASKAT (Edirne İtfaiye Müdürü), Elk.Müh.Levent CEY- LAN (E E C Ltd. Şti), Mak.Müh. İsmail TURAN (EMO Teknik Malzeme Tic. ve San. Ltd. Şti. ile Mak. Müh. Erol YAŞA ) (Üniversal Mühendislik) konuşmacı olarak katıldılar. Levent SERHAN: Değerli konuklar ve konuşmacılar bu hava koşullarında panelimize katıldığınız için teşekkür ederiz. Yangın konusu üstünde titizlikle durulması gereken çok önemli bir konudur. Ne yazık ki çoğu kez bir vurdum duymazlık içinde davranılmakta büyük yıkımlara yol açan yangınlar olduktan sonra ise yapılan konuşmaların bir değeri olmamaktadır. Yangın konusunda hem bireyler olarak hem de ilgili kurum ve kuruluşlar olarak bilgili olmamız büyük önem taşımaktadır. Panelimizin bu anlamda katkıları olmasını dileyerek ilk sözü sayın Abdurahman KILIÇ'a veriyorum. Abdurrahman KILIÇ: Sayın başkan, değerli konuklar, ben öncelikle yurt dışındaki bazı örneklerden söz etmek istiyorum. Yurt dışında, Avrupa'da tüm yüksek yapılar, tüm işyerleri daha proje aşamasında, mevcut binalar tadilat aşamasında itfaiyeden onay almak zorundadır. İmar planlarının yapılması sırasında bile itfaiyenin görüşü alınması gerekmektedir. İlk bakışta eski ahşap binaların sayısı azaldıkça yangın riski azalıyor sanılır ama gelişen teknoloji ve insanların konfor gereksinimlerinin artmasına paralel olarak enerji tüketiminin de artması, ayrıca nüfus sayısının artmasıyla hata sayısının da artması nedeniyle yangın riski de artmıştır. Yurt dışında itfaiyenin üç ana birimi vardır: Yangın önleme birimi proje üzerinde inceleme yaparak yönetmeliklere aykırı durumları düzeltir. Tehlikeli maddeler birimi, her türlü tehlikeli maddenin depolanması taşınması olaylarını kontrol eder. Kontrol birimi ise mevcut yangın önleme tesislerinin çalışır durumda olup olmadığını kontrol eder. Ülkemizde 1973 yılında çıkarılan bir yönetmelik vardır ve günün koşullarına göre yetersiz kalıyordu. Son olarak üniversiteler meslek odaları ve tüm ilgililerin katkılarıyla bizim hazırladığımız oldukça modern sayılabilecek bir Yangın Yönetmelıği'miz var. Ben bir ülkede yangın güvenliğinin yeterli olabilmesi için üç şartın gerekliliğine inanıyorum; Birincisi halkın duyarlılığı ve aldığı önlemler ikincisi şehrin alt yapısı, üçüncüsü ise; fedakarlığın tekniğin, eğitimin bir bileşkesi olan itfaiyenin gücüdür. Levent SERHAN : Yangına karşı alınması gereken önlemler konusunda sözü sayın Levent CEYLAN'a vermek istiyorum. Levent CEYLAN: İnsanoğlu 4000 yıldır ateşle karşılaştığı için onunla mücadele etmek zorundadır. Yangın; yanıcı madde yanma ısısı ve oksijenin bir araya gelmesiyle oluşan kimyasal bir olaydır. Bu üç faktörden bir tanesini ortadan kaldırırsak yangını önlemiş oluruz... Yangınların birkaç türü vardır Normal yanıcı maddelerden oluşan A SINIFI YANGINLAR, Yanıcı, parlayıcı, alev alıcı akaryakıt türü maddelerin neden olduğ B SINIFI YANGINLAR, elektrikten kaynaklanan C SINIFI YANGINLAR, patlayıcı, parlayıcı magnezyum, titanyum sodyum gibi elementlerin yanmasıyla oluşan D SINIFI YANGINLAR. Yangının türüne göre alınacak önlemlerde değişik özellikler taşır. Örneğin bir elektrik yangınına suyla yanaşmak ya da patlayıcı bir maddeden kaynaklanan yangınlara suyla yanaşmak çok yanlıştır... Levent SERHAN: Yapılarda ve endüstriyel tesislerde yangın riskini azaltabilmek için alınması gereken önlemler konusunda sayın İsmail TURAN'ın gürüşlerini alalım... İsmail TURAN: Yapılarda yangın riskini azaltabilmek için aktif ve pasif önlemler vardır Aktif önlemler konusu epeyce ilerleme kaydedildiği ve çaba gösterildiği halde, ülkemizde pasif önlemler konusuna yeterince önem verilmemektedir... Pasif önlemlerden en önemlisi binaların yangın risklerine göre YANGIN BÖLMELERİ'ne ayırmaktır. Elektrik motoruyla çalışan, yangın anında mekanik ya da elektronik sinyaller yardımıyla o bölmedeki havalandırma kanallarını otomatik olarak kapayarak, yangının başladığı ortamdan diğer bölümlere duman ve ısı sızmasını önleyen YANGIN DAMPER, Yapının özelliğine göre minumum 30 dakika 60 dakika-90 dakika ya da I20 dakika dayanabilen kapılar oluşturulması Özel katkılı betonlarda yangın riski çok olan bölümleri diğer bölümlerden ayırılması.. Yangın sırasında oluşan artı basınçtan dolayı özellikle değişik çatı konstrüksiyonları nedeniyle endüstriyel tesislerde çatı çökmelerini önleyebilmek için patlama kapakları dizayn etmek gerekir. Levent SERHAN: Geçtiğimiz yıl yaşanan Tarihi Çarşı Yangını gibi üzücü olayların olmaması için yapılması gerekenleri Edirne İtfaiye Müdürü sayın Aydın BASKAT'dan dinleyelim. Aydın BASKAT: Edirne'miz tarihi zenginlikleri olan illerimizden biri. Cami, çarşı, han, köprü gibi toplumun yararlandığı yerler vakıflara ait...bunun yanında tarihi evlerin büyük bir bölümü kendi kaderlerine bırakılmış durumda...edirne'nin Selimiye Camii ile birlikte sembolü olan Tarihi Çarşı bugün harabe halinde. Bu yangınlarda suçlu aranırsa, esnaf yapının sahibi, vakıflar kısacası hepimiz suçluyuz. Çarşıdaki dükkanların bitişik nizam olması, yangının çabucak büyümesine yol açmıştır. Yangının yayılmasında katalitik soba kullanımı ve likit gaz tüpleri de önemli etken olmuştur. İtfaiyemizin yeterli olduğu da söylenemez, normal bir ev yangını için belki yeterli ama böylesine büyük yangınlar için ne yazıkki yeterli değil. En önemli nedenlerden bir tanesi de bilgisizlik. Her yıl yerci basının da yardımıyla alınması gereken önlemler yangından korunma yöntemleri anlatılmaya çalışılıyor fakat yine de bunlara pek uyulduğu söylenemez. Yanlış ihbar yaparak itfaiyenin gereksizce alarma geçmesinden zevk alan kişiler bile sık sık görülmekte Yangınların azaltılabilmesi için halkın bilinçlendirilmesi, yapılaşma sırasında gereken önlemlerin alınması, itfaiye teşkilatının güçlendirilmesi gerekir. Levent SERHAN: Yüksek Binalarda yangına karşı alınması gereken önlemleri yangın konusunda değerli uzmanlarımızdan sayın Erol YAŞA dan alalım. EROL YAŞA: Gökdelenlerde riskin fazla olmasının en büyük nedeni, yangında sıcak gaz alev ve dumanın yukarıyla doğru hareket etme özelliğinden dolayı yangın çıkan katın üzerindeki diğer katların da kısa sürede yangına dahil olması gerekmektedir. Otomatik yangın damperleri ile korunmamış ise, tesisat bacaları havalandırma ve klima kanalları, asansör ve merdiven boşlukları yoluyla da yangının hızla yayılması tahlikesi vardır...binalar içinde bulunanların doğal kaçış yolları aşağı doğru olmalıdır. Hariçten kaçış, itfaiye merdivenlerinin yetişebildiği alçak katlarda yapılabilir. Çatıya kaçış tavsiye edilmemektedir. Bir gökdelen binası mimar ve mühendisler tarafından "kontrol altına alınamayacak bir yangın ihtimali" daima gözönünde bulundurularak projelendirilmelidir. Aktif ve Pasif önlemlere dikkat edilmeli alarm ve sprinkler sistemlerine mutlaka yer verilmelidir. Levent SERHAN : Sayın konuklar değerli Edirnc'lilcr. Yangın konusuna verdiğiniz ve panelimizi ilgiyle izlediğiniz için sayın konuşmacılarımıza ise değerli bilgi ve deneyimlerini aktararak bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkür ederim. Hepinize iyi günler dilerim. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 11
15 Nisan 1993- Perşembe 9:00-9:30 Kayıt 9:30-10:00 Sergi Açılışı 10:00-12:30 AÇILIŞ OTURUMU Turgut UZEL Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Murat ÖNDER TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Teoman ALPTÜRK TMMOB Başkanı Süleyman DEMİREL Başbakan Erdal İNÖNÜ Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Tahir KÖSE Sanayi ve Ticaret Bakanı SUNUŞ Ömer Akif KOPUZ MMO İstanbul Şubesi MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ RAPORU Ayhan GÜLER MMO İstanbul Şubesi 12.30-13.30 ARA (Yemek) 15 Nisan 1993- Perşembe II. ULUSAL MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ OTURUM BAŞKANI İrfan YAVAŞLIOL Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi Dekanı 13.30-15.00 ÇAĞRILI KONUŞMALAR Prof. Dr. Akın TEZEL Boğaziçi Üniversitesi Prof. Dr. Tamer MÜFTÜOĞLU KOSGEB Başkanı Muzaffer DANIŞMAN MMO İstanbul Şubesi Prof. Dr. Tosun TERZİOĞLU TÜBİTAK Başkanı 15.00-15.30 ARA (Çay) 15 Nisan 1993-Perşembe 15.30-17.30 I. OTURUM OTURUM BAŞKANI Mustafa ERHAN TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Uluslararası Bilimsel Yayın Bakımından Türkiye ve Dünyadaki Yeri Dr. Paşa YAYLA Yabancı Dilde Eğitim ve Bilim Dili olarak Türkçe Nadiye SARITOSUN 15-17 Nisan 1993 Kadın Makina Mühendislerinin Mesleki-Sosyal Durumları ile ilgili Belirlemeler Fürüzan ÖZKÖK Sevim GÖKÇE Ayşen İŞSEVER Mühendislik Tasarımında Yeni bir Kavram; Mekatronik Tasarım Prof. Dr. Abdülkadir ERDEN Kalkınmada İtici Güç Sağlayan Etken: Mesleki Eğitim Mak. Yük. Müh. Oğuz ULUSOY 16 Nisan 1993 Cuma 10.00-12.00 I. OTURUM OTURUM BAŞKANI Prof. Dr. Atilla BOZACI İstanbul Üniversitesi Mühendislik Eğitiminde Kitap Bekir Birol Özdemir Gökhan KARABACAK Hakan ÜNAL, Savaş SARI Makina Mühendisliği Eğitimi ve Staj sorunu Nezih YAŞAR, Dinçer METE, Ömer Akif KOPUZ Makina Mühendisliğine Öğrencilerin Bakışı Prof. Dr. Kazım TELLİ Doç. Dr. Cahit KURBANOĞLU Yrd. Doç. Dr. Remzi VAROL Öğrenci Gözüyle Üniversite- Sanayi İşbirliği Hasan AYANGÜL Uluslararası Araştırma ve Geliştirme Projelerinde Devlet-Endüstri ve Araştırma kurumları Üçgeni ve Türkiye'deki Durum Prof. Dr. Ing. Gürbüz ATAGÜNDÜZ Patent sistemi, Patent Hakları ve Türkiye'de ve Diğer Ülkelerde Patent Başvuruları Uğur G. YALÇINER 12.00-13.00 ARA (Yemek) 16 Nisan 1993-Cuma II. OTURUM OTURUM BAŞKANI Mak. Yük Müh. Metin DURUK Frigo A.Ş. Teknopark Kavramları ve Türkiye'de Uygulamalar Arş. Gör. Muazzez BABACAN Dünyada ve Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Merkezleri (Teknoparklar) Kim. Yük. Müh. Tezer OKTAY Kaynak Mühendisliği Eğitimi ve Endüstrideki Yeri Prof. Dr. Selahattin ANIK Yrd. Doç. Dr. Murat VAROL Teknik Ara Eleman Kalitesini Etkileyen Faktörler ve Öneriler Yrd. Doç. Dr. Remzi VAROL Doç. Dr. Cahit KURBANOĞLU Teknik Ara Eleman Eğitimi Mak. Yük. Müh. O. Muzaffer TAMER 12 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 r
EĞİTİMİ SEMPOZYUMU VILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ Kaynak Teknikeri Eğitimi Doç. Dr. H. Oktay BODUR 15.00-15.30 ARA (Çay) 16 Nisan 1993 Cuma PANEL Makina Mühendisliği, Makina Mühendisleri ve Sanayi PANEL YÖNETİCİSİ Murat ÖNDER MMO Başkanı Mak. Yük. Müh. Mustafa ARAL MMO İstanbul Şubesi Mak. Yük. Müh. Necati ARIKAN ISO Yönetim Kurul Bşk. Vek. Dr. Müh. Akın ÇAKMAKÇI Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Rüknettin OSKAY ODTÜ Makina Mühendisliği Bölümü Başkanı Doç. Dr. Oğuz SOYLU Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi 17 Nisan 1993- Cumartesi 10.00-12.00 I. OTURUM OTURUM BAŞKANI Coşkun ÖZBAŞ MMO İst. Şb. Eski Bşk. Makina Mühendisliği Eğitiminde Almanya'daki Branş Yüksekokulu (Fachhocschule)'nda Gözlemler ve Karşılaştırma Prof. Dr. Ing. A. Naci OTMANBÖLÜK Öğretim Üyelerinin Kalitesinin Eğitime Etkisi Doç. Dr. Mustafa ACAR Öğretim Elemanları ve Yardımcılarının İş Disiplininin Makina Mühendisliği Eğitimine Etkisi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Korhan BİNARK Makina Mühendisliği Eğitimi ve Akreditasyon Dr.Müh. Mustafa BİLGE Doç. Dr. Hasan HEPERKAN Prof. Dr. Eralp ÖZİL Türkiye'de ve Dünyada Makina Mühendisliği Eğitimi Prof. Dr. İbrahim UZMAN Dr. Paşa YAYLA Avrupa Topluluğundaki Mühendislik Eğitiminde son Durum ve Türkiye'deki Makina Mühendisliği Eğitimi. Prof. Dr. Ing. Gürbüz ATAGÜNDÜZ 12.00-13.00 ARA (Yemek) 17 Nisan 1993 Cumartesi 13.30-15.00 II.OTURUM OTURUM BAŞKANI Prof. Dr. Haluk KARADOĞAN İTÜ Öğretimde Rekabet Mak. Yük. Müh. Hikmet GÜRBÜZ Makina Mühendisliği Eğitiminde Tasarım Projelerinin Rolü ve Bir Uygulama Prof. Dr. Abdülkadir ERDEN Makina Mühendisliği Eğitiminde Uygulama Nilgün KARAKÜÇÜK Gökhan KARABACAK Savaş SARI, Hakan ÜNAL, Bekir Birol ÖZDEMİR Yarışma Şeklinde Sınav Mak. Yük. Müh. Hikmet GÜRBÜZ Makina Mühendisliğinde Bilgisayar Destekli Teknik Resim Eğitimi Prof. Dr. Hamit ÖZTEPE Yrd. Doç. Dr. İsmail GERDEMELİ Öğr. Gör. Dr. Remzi ASLAN Dr. Müh. Serpil KURT Makina Mühendisliğinde Bilgisayar Eğitimi Doç. Dr. Taner DERBENTLİ 15.00-15.30 ARA (Çay) 17 Nisan 1993- Cumartesi 15.30-17.30 PANEL Makina Mühendisliği Eğitimi ve Akreditasyon PANEL YÖNETİCİSİ Prof. Dr. M. Nimet ÖZDAŞ İTÜ Makina Fakültesi Aydoğan ATAÜNAL Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim Genel Müdürü Prof. Dr. A. Talha DİNİBÜTÜN İTÜ Makina Fakültesi Dekanı Mak. Yük. Müh. Muvaffak GÖZAYDIN BEKO Teknik San. A.Ş. Genel Müdürü Ayhan GÜLER MMO İstanbul Şubesi Bekir Birol ÖZDEMİR İTÜ Makina Mühendisliği Öğrencisi 17.30-18.00 KAPANIŞ OTURUMU 18.00 KOKTEYL KAYIT Kayıt ücreti TMMOB üyelerine 50.000 TL, diğer katılımcılara 100.000 TL'dır. Kayıt, Sempozyum süresince de devam edecektir. 14 Nisan 1993 tarihine kadar katılım ücretini Türkiye İş Bankası Galatasaray Şubesi 623683 No'lu hesaba yatırıp "Başvuru Formu" nu haberleşme adresine gönderen katılımcılara öğlen yemeği rezervasyonu yapılacaktır. Bu tarihe kadar başvurmuş katılımcılar Sempozyum öncesi Rapor ve Bildiriler Kitabı'nı ücretsiz olarak temin edebilirler. Yazışma Adresi: Makina Mühendisleri Odası istanbul Şubesi İstiklal Cad. No.99 Kat:4 80060 Beyoğlu-istanbul Tel: 245 03 63/64-252 95 00/01 Fax: 241 86 74 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 13
AÇIK OTURUM Yönetmeliklerde ve Açıkoturuma katılanlar: Soldan Sağa Cem PARMAKSIZOGLU (İTÜ), Ahmet AYDIN (Bayrampaşa Belediyesi), Korhan IŞIKEL (İZOCAM), Baycan SUNAÇ (Genel Mühendislik) Tesisat Mühendisliği Dergisi : Sayın konuşmacılar hoşgeldiniz. Bu açık oturumumuzun konusu yalıtım. Isı ve ses yalıtımı. Yönetmelikler, mevcut yönetmelikler uygulanıyor mu? Değiştirilmeli mi? Korhan Bey sizden başlayalım. Türkiye'deki ısı yalıtım sektörünün sorunları nelerdir sizce? Korhan Işıkel: Biz 1967'de üretime geçmiş bir firmayız. 25 yıldan fazla bir tecrübemiz var. Türkiye'de bu fabrika kurulduktan sonra ısı yalıtımını öğretmek gerekliliği vardı. Çünkü yalıtım denen şey bilinmiyordu. Elektrik izolasyonu dışında kimsenin pek fazla birşey söylediği yoktu. Tabii bu gün o noktada değiliz. Biz firma olarak bütün Türkiye'de önce bunun eğitimini yaptık. Konferanslar verdik, ısı yalıtımı nasıl yapılır, ısı yalıtımı nedir diye. O sıralarda yakıt fiatlarının düşüklüğü de tabii bizim için bir handikaptı. Fuel-oil çok ucuzdu. Fakat daha sonraki yıllarda enerji krizi ile birlikte yalıtımın önemi arttı. 74'lerde Fransa'da büyük tedbirler alındı. Bu tedbirleri devlet aldı ve hala sürdürüyorlar. Amerika dahil bu tedbirleri sürdürüyor. Türkiye'de sadece ısı yalıtım yönetmelikleri yayınlandı. Bunların da ne derece sağlıklı olduğu tartışma konusu. Bu yönetmeliklerin bazı detayları çıktı, resmi gazetede yayınlandı. Bildiğiniz gibi çeltik kapçığından 70-80 cm tuğla, taş duvarlardan bahseden bir yönetmelikti. Yani pratiğe dönüklüğü yoktu hadisenin. O kadar çok oynandı ki bir takım genelegelerle, "İşte teras çatılarınıza saman kerpiçle bir yalıtım yapınız modern yapılar için ve ısı yalıtımına katkıda bulununuz" dendi. Ben o yıllarda Diyarbakır'daydım. Baycan Sunaç: O genelge acaba tüm Türkiye'yi mi kapsıyordu yoksa o yerlere yönelik birşey miydi? Korhan Işıkel: O yöreler derken, Diyarbakır'a geldi bu. Tam detayını hatırlamıyorum. Ankara için geçerli miydi bilemiyorum, herhalde istenmiyordu da. Şimdi hadiseye sahip çıkan da yoktu. Bu işin içinde olması gereken Makina Mühendisleri, Mimarlar, İnşaat Mühendisleri ve odaları yoktu. Böyle sahipsizlikten bir noktalara gelindi. İşte, dediğimiz gibi bizdeki yönetmelikler zayıf kaldı, kendilerini yenileyemediler. Avrupa'da bu, dediğim gibi devlet olarak çok sıkı bir şekilde ele alındı ve teşvik görüldü, bunun sonucunda da büyük oranda yakıttan tasarruf sağlandı, bunun zevkine vardı devlet ve bu krediyi, teşviği daha da arttırdı. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Bende bir rakam var Korhan Bey. Öğreğin Hollanda'da 3 milyar Hollanda Florini ayırmış devlet bu iş için. Baycan Sunaç: Ne kadar zaman için bu rakam? Tesisat Mühendisliği Dergisi:: 2010 yılına kadar. Bina yalıtımının İslahı suretiyle CO2 gazı çıkışında %80, SO2 gazı çıkışında da %70 azaltma programlanmış ve bunun için de Hollanda hükümeti bu kadar para ayırmış. Baycan Sunaç: Evet. Yakın zamana kadar enerji tasarrufu yapılırdı. Şimdi bir de çevre koruma amacı da eklendi. Yani 74'lerde çevre koruma için tasarruf yapma diye birşey yoktu. O yeni başladı. Korhan Işıkel: Dediğiniz gibi, Almanya 78'de 750 mil- 14 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
Tesisat Mühendisliği Dereisi, Nisan 1993 15 Uygulamada Yalıtım yon DM, geçmişe dönüyoruz, 79-82 arasında da her yıl 950 milyon DM bu işe yatırmış. İngiltere'de, isveç'te keza öyle. Bunlar emeklilere daha farklı, 20 yıl vadeli yalıtım kredisi veriyor. Bunların içinde pencere süngeri de dahil. Tabii, bir noktaya geliyorsunuz, bu kredileri Türkiye'de biz vermeye kalksaydık kişiler bunu alıp o amaçla mı kullanırlardı yoksa malzemeciyle anlaşıp onun yerine altın kaplama musluk mu alırlardı? Türkiye'de böyle bir problem de var. Bütün Avrupa bu krediyi veriyor. Baycan Sunaç: Ama kötüye kullanılır diye hiçbir şey yapmamakta olmaz. Denetlenecektir. Bir miktar kötüye kullanma Avrupada'da olur. Tesisat Mühendisliği Dergisi.: Aslında şunu da belirtmek gerek. Isı yalıtım yönetmelikleri zorlamalarla çıkmış 80'li yıllarda çıkmış. Ama bu gerçekten projelerde doğru olarak öngörülüyor mu, yerinde uygulanıyor mu? Belediye denetleyebiliyor mu? Bunları da tartışmak gerek. Aslında bu yönetmelik Avrupa'ya göre bile geride. Yani yalıtım kalınlıkları gerisinde diyoruz da biz mevcudunu bir kere uygulayabiliyor muyuz? Korhan Işıkel.: Biz mevcudunu bile uygulamıyoruz şu anda. İstanbul'da %56 oranında 80'li yıllarda yapılan binalarda yönetmeliğe uyulmuyor. Uyuluyor denenler de tartışma konusu. Baycan Sunaç: Bu istatistik nasıl çıktı? Sondaj usulü bir olay mı? Korhan Işıkel: 1990 yılında özel bir şirketin yaptığı anket sonucu. Biz diyor projemizde vardı ve uyduk diyor. Ahmet Aydın: Malsahiplerinin ifadesi mi bu? Oysa, öyle olmaz. Onu doğrudan doğruya bize sorarsanız onun cevabı olur. Tesisat Mühendisliği Dergisi.: MMO'nun da ruhsat alınmış binalarda yapılmış bir araştırma bu. Şöyle ki, İstanbul da tamamen ısı yalıtım uygulayanlar %10, Dış duvar ve çatı yalıtımında %20 yapılmış, sadece dış duvarını yapan %40, hiç yalıtım yapmayan da %30 'muş. Bu ruhsatlı binalar için böyle. Tamamen uygulayanlarda genellikle resmi daireler, bankalar, iş merkezleri v.s. Baycan Sunaç: Ruhsat alanlardan konuşuyoruz değil mi? Bir de genele oranlarsak... Tesisat Mühendisliği Dergisi.: Bir de istanbul için konuşuyoruz. Diğer şehirleri düşündüğümüzde örneğin Kocaeli'de sizin rakamlarınızla bu oran %84'e çıkıyor. Üstelik buralar hava kirliliğinin yoğun olduğu yerler. Korhan Işıkel: Fakat ben hemen birşey eklemek istiyorum. Yönetmeliği uygulamak hiçbir çözüm değil bugün artık çünkü bu oran için ısı yalıtım kalınlığının ekonomikliği o günkü yakıt fiatlarına enerjinin fiatına bağlı olarak hesaplanan bir kalınlıktır, değerdir. Isı dirençlerine göre belirli değerleri şart koşuyoruz. O günün yakıt fiatlarına ve ekonomisine göredir. Bunun her yıl geliştirilmesi lazım. Bugün Fransa'da 26 cm çatıda yalıtım vardır. Biz yönetmeliğimizi de revize edememişiz, kalınlıkları da arttı ram iyoruz. Aslında yakıt fiatı arttıkça her yıl izolasyonun kalınlığımda arttırmak lazım. Belirli ölçülerde tabii. Tesisat Mühendisliği Dergisi.: Korhan Bey, biz daha mevcudunu uygulayamıyoruz ki. Korhan Işıkel: Haklısınız; Bu gün diyelim bu masa başında karar aldık. Yarın herkes yönetmeliği uygulasın. Bu bir sonuç değil. Yani bunun önce bir şartını koymak lazım. Yakıt fiatlarına paralel bir endeks çıkartmak lazım. Ve bunu şehir bazında da ya ekonomik izolasyon kalınlığı şeklinde ya da ısı direnci bazında günün değerlerine göre bir sınırlama getirmek lazım. Ve her sene bunları hükümet tarafından bir denetleme mekanizması da şart. Bildiğimiz gibi bakıyoruz Amerika'ya ve Avrupa'ya hükümet hala bunu denetliyor. Yapı polisi koymuşlar. Polis lafı belki yanlış, ama yapı denetleyici elemanlar. Örneğin Amerik'da son beş sene içinde, halen de devam ediyorlardır. Güneş enerjisi sistemi kuranların %40'ını devlet finanse ediyor. Amerika birçok şeyleri aşmış bir ülke. Ama diyor ki "Bu adam güneş enerjisi sistemi kurduğuna göre benim elektriğimi, gazımı bu kadar az kullanacak. Öyleyse ben bunu %40'ını finanse etmekle devlet olarak karlılığım var." diyebiliyor. Artı çevre koruması olayı. Sonuç olarak yeni bir yönetmelik ihtiyacı, yeni bir kontrol mekanizması kaçınılmaz görünüyor. Şimdilik benim görüşlerim bu kadar. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Şimdi Ahmet Bey'e gelelim. Ahmet bey sizce mevcut yönetmelikleri uygulanıyor mu? Projelerde isteniyor mu, uygulamada proje ile aksaklıkları çıkıyor mu? Ahmet Aydın: 1981'de İstanbul Belediyesinde benim bulunduğum büroda uygulanmaya başlanmıştı. Bu tarihten itibaren projelerde hiçbir aksaklık olmadan uygulanmaya devam ediyor. Projelerde hiçbir aksaklık olmaksızın harfiyen yönetmelik uygulanıyor. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Görünüşe göre projede bir problem yok. Peki o projenin uygulanması ne düzeyde? Ahmet Bey: Uygulamaya gelelim. Bina bitmezden önce, kaba inşaat bittiğinde bize başvurun deriz vatandaşa. Bu arada biz ayrıldık ilçe belediyelere. Bunların çoğu daha önce büyük şehire de bağlı değildi. Burada tabii biraz denetimsizlik olduğu için inşa olayı biraz daha zorluklarla yapılan yerler bunlar. Ama ben Eyüp belediyesinde yönetime geldiğimde, ben bunu uygulayacağım dedim. Yeni bir semti baz alalım: Yıldırım Mah. Dedim ki hiçbir proje ısı yalıtımsız olmayacak. Uygulamada da olmayacak, tek tek kontrol edeceğiz. Kontrol da ettik. %95 yaptık bunu. Tabii bu %95 dış duvarla ilgili. Çatıda firemiz oldu. O %60'a kadar düştü. Tabii ara kat döşemelerinde başarısızız. Çünkü onu yaptırmamız da mümkün değil zaten, ikincisi dış kapıyı çift kapı onu da yaptıramıyoruz. Burada başarılı olup diğer bölgelerde de kademe kademe yaptık biz bunu. Fakat hiçbir şekilde siyasi bir baskı görmedik. Bu olayı çok sevdiğimiz ve amirlerimize sevdirerek anlattığımız için hiçbir baskı görmedik. Bu arada işi yapan tanınmış bir mütaahidin birgün iskanını vermedik. Eyüp bölgesindeydi. bina yalıtımsızdı. Üç yıl vermedim ama üç yıl zarfında en az 15 bina yaptı. Tamamını mükemmel yaptı. O binaya iskan vermediğim için o müteahhit hiçbir zaman yalıtımsız bina yapamadı. Üç yıl sonra yine de iskanı verdik. Önemli olan o kişiye yalıtımı sevdirebilmekti. Şimdi başka belediyelerin bölgesinde de müteahhitlik yapıyor ve yalıtımı mükemmelen uyguluyor. 89 yılına ka-
AÇIK OTURUM dar uyguladık, başarılı da olduk. Bayrampaşa gibi bir yerde. 89'da 1 yıllık bir beklemem oldu. Değişik bir göreve atandım. Bu arada 200'e yakın da iskan veremediğim dosyam kaldı. Bir yıl sonra göreve tekrar geldiğimde birikmiş olan dosyalar eritilmişti. Ama ben rahat ettim tabii. İşime geldi bu. Onlar yapılınca ben başlangıçtaki kadar dikkatli olamadım bu dönemde. Çünkü ipin ucunu kaçırmış oldum. O işler tamamlandığından ben başlangıçtaki kadar katı davranamadım. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Aslında yapı maliyeti için yalıtımın payı çok düşük. Adam yalıtım yapmıyor ama en lüks armatürü takıyor. Ahmet Aydın: Tabii, burada olayı seevdirmek lazım. Müteahhite olsun mal sahibine olsun yalıtım maliyetinin önemli bir miktar olmadığını anlatılmalı. Korhan Işıkel: Hatta kısa zamanda da amorti etme olayı var. Hemen yeri geldi diye söylüyorum, daha yatırım aşamasında kendini amorti edecektir. Çünkü kazan küçülecektir, radyatörün metrajı azalacak, boru kesitleri küçülecektir, fitings malzeme, boyası baca kesiti küçülecek. Buradaki kar yalıtım masraflarını amorti edecektir. Ahmet Aydın: Bu dönemde, çocukları çağırdım, dedim başarınız nedir ısı yalıtımla ilgili. %50-55 tir. bunlar 4 yıl önce %95 ken yani biz gittikçe geriye mi gidiyoruz, olacak şey değil. O zaman İmar müdürü ile toplandık. Dedim ben bu olaya artık ciddi bir şekilde girmek istiyorum. İmar müdürü; temel üstü ruhsatını ısı yalıtım raporu olmadan vermemeyi önerdi. Ancak temel üstü ruhsatı su basması seviyesinde veriliyor, oysa ısı yalıtım raporu binanın kaba inşaatı tamamlandığında verilir. Bunu uygulamak mümkün değil. Binaları tek tek kontrol etmemiz de mümkün değil. Çünkü bugüne kadar ben tek Makina Mühendisi ile çalıştım. Şimdi yeni bir Makina Mühendisi daha geldi. Şimdi burada denetim yalnız bizim değil, serbest çalışanın, sorumluluğu, alanında sorumluluğu var burada. Eğer bize bildirilirse, bir binanın aykırılığını proje sorumlusu bize bildirse biz bu denetimi daha rahat yaparız. Artı siyasi baskı probleminden de kurtulmuş oluruz. Belediyeye gelen bir projeyi düşünelim; müellifi imzalar, Oda'dan geçer bize gelir. Biz de yönetmeliklere uygunsa onaylarız. Burada serbest çalışan mühendisin görevi bitmiş görünüyor değil mi? Oysa ki öyle değil. Biz iskan aşamasında bile, proje müellifinin onayını istiyoruz. Proje müellifi onay vermeden iskan vermiyoruz. Tesisat Mühendisliği Dergisi.: Ama oluşabilecek bir olumsuzlukta hiçbir cezai yükümlüğü yok değil mi? Ahmet Aydın: Yok hayır. Problem orada zaten. Bir denetimsizlik varsa bu hep birlikte yaptığımız bir şey. Belediyesiyle, serbest çalışanıyla. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Yani siz proje yapanın bazı ara kontrollerle, veya ihbar şeklinde size bildirilmesini istiyorsunuz. Ama Türkiye koşullarında bunu uygulamak pek mümkün değil sanırım. Çünkü projeci ile yatırımcı arasında bir diyalog var. Sonuçta yatırımcıyı belediyeye şikayet etmiş olacak. Baycan Sunaç: Parayı veren düdüğü çalar. Şimdi idealist falan düşünmeyi bir yana bırakın, işe biraz gerçekçi bakarsak, siz şimdi bir yerden para alıyorsunuz. Sonra gidip ihbar ediyorsunuz. Bu kolay kolay olmaz. Ayrıca bence belediyenin çok yanlış bir uygulaması var. Ben projeyi yaptım, bu aşamada niye benden- TUS istiyorsunuz? İnşaat 6 ay sonra yapılacak, işveren diyor ki ben seni bağlamak istemiyorum, belki ben ölücem,kalıcam 6 ay sonra. İnşaat başlarken TUS'u isteyin. Ama belediye proje ile birlikte istiyor TUS belgesini. Ben bu işi sevmiyorum. Açıkçası proje geçsin diye TUS'u üstlenip 1 ay sonra da istifa ediyoruz. Bazen de kalıyor öyle. Çalışmıyor sistem. Yani ruhsat aşamasında Belediyenin TUS istemesi doğru değil, hiçbir anlam da veremiyorum. Korhan Işıkel: Şimdi sonuçta denetimi kim yapsına mı geliyoruz. Yani yapılsın yapılmasın konusunda hiç kimsenin muhalefeti yok herhalde. Denetimi kim yapsın? Bir oto denetim mi olsun? Cem Parmaksızoğlu.: Benim bu konuda bir alternatifim var. Bir vatandaşı ele alırsak. Bu adam ısınamıyor, sabah kalkıyor duvarları nem içinde ondan sonra, ikide birde para geliyor. Dışarıda hava kirliliği, hergün üstünün başının pislenmesi, temizlik masraflarının artması ve dolayısı ile yalıtım yapma zorunluğu kendini hissettiriyor. Adam küçük bir sanayici veya işçiyse, pahalı üretimden dolayı büyük bir kaybı oluyor, rekabet sağlayamıyor. Dolayısıyla malını satamıyor veya ordan yeteri kadar para kazanamıyor. Yani yönetmelik ve denetim yanında, belki daha çok reklam ve teşvik gerekiyor. Tasarruf 1 kişi ile olmaz. Ancak halkın bilinçlenmesi ve bu işi sevmesi ile olacak bir şeydir. İstediğimiz kadar kontrol edelim halk bu işi sevmezse başarılı olamayız. Nasıl çevre konusunda bir kıpırdanma oldu, ısı yalıtımının da çevreyle direkt ilişkisi olduğunu anlatmalıyız. Bunu şöyle demeliyiz "ısı yalıtım; daha iyi bir yaşam, daha ucuz bir üretim ve daha çok para" Tesisat Mühendisliği Dergisi: Kısaca halkın bilinçlendirilmesi gerek. Peki kim bilinçlendirecek halkı? Bunun bir mali portresi çıkacak. Bunu kim üstlenecek? Cem Parmaksızoğlu: Mali portreden daha önemli olan, en büyük problem organizasyona gidilmesi. Organizasyonun birinci maddesi de, bir kere halkın anladığı dilden konuşmaktır. Türkçe bilim dili ile programlar hazırlamamız, broşürler dağıtmamız lazım. Bunu büyük çapta devletin desteklemesi gerekiyor. Devlet 1- Reklamla, 2- Vergi iadesi şeklinde getirmek zorunda. Ortak pazara girecekse Türkiye ucuz üretim yapmak zorundaysa, ucuz üretim sadece hammaddeyi desteklemekle olmaz. Bunun en büyük teşviki yapılan ısı yalıtımının Devletin yapacağı bir şey daha var, yani üniversite ve devletin birlikte yapacağı işleri söylüyorum; örnek bina yapılmalı, burada yalıtım sayesinde ne kadar tasarruf yaptığını ve bundan ne kadar gelir kazandığını bütün herkese TV programlarıyla, ya da bizzat ziyarete açarak, kıyaslamalarla anlatmalıdır. Aynı şekilde bir sanayi kuruluşu için de yapılmalı. Özetlemek gerekirse tasarruf yapılacak 1. İşlem halkın eğitimi 2. Teşvik 3. Yönetmelik ve ciddi kontrol. Korhan Işıkel: Pardon izninizle, yönetmeliklerde de- 16 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
AÇIK OTURUM mokratik olmayan bir olaydan bahsetmek istiyorum. Erzurumdaki vatandaşı cezalandırıyoruz. Şu andaki uygulanmayan veya uygulasakta bu böyle. Erzurumdaki vatandaş ile Antalya'da oturan arasında korkunç bir yakıt bedeli farkı var. Aslında bu tüm ülke genelinde ortalama bir değer olmalı. Yalıtım kalınlıkları bu baz alınarak belirlenmeli. Yani yakıt harcaması Erzurumda'da aynı olmalı, izmir'de de aynı olmalı. Tesisat Mühendisliği Dergisi.: Kalınlıklar Erzurum'da daha fazla olmasına rağmen yakıt harcaması aynı kuşakta bulunan İsveç'ten 5 kat daha fazla bildiğim kadarıyla. Yakıt harcaması meselesinin yanında Cem Bey'in kısaca söz ettiği vergi iadesi meselesi var. Bazı vergi indirimlerinin yanında KDV'nin çok cüzü bir miktarda olması gerekir. Baycan Sunaç.: K.Köy belediyesinde şöyle bir olayla karşılaştım. İskanda dış duvar malzemesi faturası istiyor. İstanbul'da yaygın mı, sadece K. köy'de mi? Ahmet Aydın: Ama bunun bir anlamı yok ki, bina bitmiş zaten, iskan isteniyor. Bazı belediyeler de noterden proje müellifi ve mal sahibinden yapılacağına dair. Baycan Sunaç.: Siz ısı yalıtımdan bir harç alıyorsunuz bu harç alana bağlı olarak mı alınıyor? Ahmet Aydın: İşyerlerinde alan konutlarda ise bağımsız bölüm sayısına göre. Örneğin bir dairenin temel ruhsatı aşamasında 200.000 TL, iskanda 400-350 bin TL olmak üzere, ortalama yaklaşık tesisat harcı kadar harç alınır. Baycan Sunaç.: Ben şunu diyorum, eğer belediye bu parayı gerçekten ısı yalıtımın kontrolü için kullansa çok güzel kontrol edebilir. Ama orada kullanılmıyor, bazı konularda belediyenin paramız yok demesini kabul etmiyorum. Ama tabii bir işi kotarmak, yönetmelik haline getirmek konuşmakla olmuyor tabii. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Ama demek ki bir konsorsiyumun oluşması gerekiyor. Demek ki üniversiteler, sektör, odalar, belediyeler biraraya gelip bu işi birlikte götürmeleri lazım. Korhan Işıkel: Bir de şunu belirtmek lazım. Doğal gaza tam kurtarıcı olarak bakılıyor. Tabii çok faydası var. En azından asit olayı, sülfür olayı açısından büyük avantajları var doğal gazın ama gerek mali yönü, gerek kirlilik açısından CO2 de doğal gazda da 1 m3 te 2 kg'dır. CO2 fuil de ve kömür de de 3 kg dır. Yani sonuç olarak doğal gaz bağlendığında bütün dertlerimiz biter hevesinin inancının yanlış olduğunu çevremize anlatmamız lazım. Yeni bir denetleme mekanizması içinde birçok alternatiflerden söz ettik. Sigorta sisteminden de yararlanılabilir bu konuda. Örneğin Başak sigortanın 1992'deki ödemeleri vardı. Petkim'e en büyük para verilmiş 460 milyona yakın para ödemiş, ondan sonra Erzincan depreminde büyük miktarda para ödemiş. Burdan hareketle binaların sigortası sırasında sigortacı yalıtımı dikkate alarak ücret alacaktır. Böylece bir denetim daha sağlanmış olur. Yani her binaya sigorta zorunluluğu getirmeli. Cem Parmaksızoğlu Buradada, sigortacının bilinçlendirilmesi olayı gündeme geliyor. Sigorta uzun süreli bir hizmet olduğu için aklıma geldi. Bugün çatılara çıkın zamanında kurallara uygun olarak yerleştirilmiş bile olsa bugün çatı yalıtımlarının %90'nı bozuk. Bilinçsiz kullanımdan dolayı. Ya üzerine basmışlar, ya üzerini delmişler, üzerine birşeyler akmış v.s. Tesisat Mühendisliği Dergisi.: Halkı bilinçlendirme gerekliliği var Cem Bey'in dediği. Ev alındığında seramiği hangi marka, armatürü İtalyan mı ona bakıyor, pencerelerin çift cam olması veya yalıtım var mı diye bakılmıyor. Baycan Sunaç.: Ben bu konuda şunu söyleyeceğim, izocam oldukça iyi reklam yapıyor. Hem kendisi için hem ülke yararına. Ama üretici firma reklamı her zaman kuşkuyla karşılıyor. Onun için bunun yanında, bağımsız kuruluşların, Oda, Üniversite ve belki tesisatçılar derneği gibi kuruluşların yapması gerek ama bunların finansmanı yetmez tabii. Belki hazırlığını bu kuruluşlar yapıp devlet finanse etmeli. Halkın anlayacağı basit grafiklerle, belki profesyonel reklamlardan yararlanmak gerek. Ben şimdi ısı yalıtım yönetmeliğine değinmek istiyorum. Birincisi yönetmelik, binaların kullanım amacını hiç dikkate almıyor. Günde 8 saat, 24 saat kullanılan, hafta sonu kullanımayan binalar hepsi aynı kategoriye girmiş. Dolayısı ile burada bir sakatlık var. En kaba olarak iş yerleri ile konutlar ayrılmalı. Çok kullanılan binada tabii ki daha ağır şartlar istemek lazım. Ayrıca 16 C olan atölye ile 22 C olan bir ev, ısıtmasını yine aynı kategoriye sokmamak lazım, ikincisi; hiç anlayamadığım birşey var. Çatılarda garip bir klasman var. Çatı kaplama malzemesinin ağırlığına bağlı düz çatılar ve teras döşemeleri için bazı değerler verilmiş 7. maddede. Burada ağırlık arttıkça yalıtım talebi hızlı bir şekilde artıyor, bunun anlamı nedir? Örneğin ağır bir betonarme çatı üstüne çok ince bir yalıtım yaptığınızda iyi bir yalıtım olmuş kabul ediliyor ama alüminyum sandviç panel kdoyuyorum, hafif olduğu için yönetmeliğe uyamıyor. Halbuki yalıtım değeri daha iyi gerçekten. Bu hangi mantıkla konmuş bunu anlamak mümkün değil. Kaldı ki malzeme ağırlığı yazın tabii pozitiftir. Yani ısı kazancı halinde malzemenin ağırlığı hesaba girer. Isı kaybında bunun önemi yoktur. Bakırköy Belediyesinde bu konuda büyük tartışmalar oldu. Korhan Işıkel: Tamamıyla haklısınız, kg'la ısı direncini nasıl bağdaştırıyorlar bunu açıklamak mümkün değil. Ahmet Aydın: Bu konu daha önce de tartışma konusu olmuştu. Hafif yapı bileşenlerinin ısı depolama yeteneğindeki yetersizliği göz önünde bulundurularak bu gibi v.s. deniyor. Burdan anlaşılacağı gibi bir duvar yapı bileşeninin iyi bir yalıtım yapabilmesi için yoğunluğunun çok düşük olması yeterli değildir. Sağlıklı bir yalıtım yeteneği yapı bileşeninin ağırlığı gözeneklilik derecesi ve malzemenin özgül ısısı ile doğru orantılıdır. Bu ısı depolama açısından ele alınıyor ama bu göz önüne alınıyorsa işletme durumu ve kullanım amacı da göz önüne alınmalı. Cem Parmaksızoğlu: Şöyle bir problem çıkıyor genellikle, belki ondan kaçınmak için yapmışlardır.konutlarda çıkıyor bu daha çok. Çatı veya çok köşe dairelerde radyatör kapanır kapanmaz bina soğuyor, bi- Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 17
AÇIK OTURUM nanm ataleti olmadığı için birden bire soğuyor. Halbuki alt katlar hala sıcak kalmış oluyor. Bu ani soğuma da apartmanın normal işletmesi içindeki kapatma süresinden daha sonra kapatmaya neden oluyor. Baycan Sunaç: Böyle bir şey aslında bana yanlış geliyor. Gece ısıtmanın belki yavaşlatılması gerekir ama hiçbir zaman durmaması gerekir. Yönetmelikteki bu işletme durumuda düzeltilmeli bence. Bunların dışında yönetmelikle ilgili değil ama pratikte başka bir olay var. TSE çift cam olarak 6 mm ve 12 mm aralık veriyor. Piyasaya bakıyoruz 9 mm yapıyor. Isıcamın 9 mm. Neden 9 mm onu da bilemiyorum. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Yatırımcıların size karşı; maliyeti fazla diye yalıtım konusunda bir zorlamaları var mı? Bir alışkanlık var, benim yaşadığım örnekler var, teknik elemanın hesap ve önerileri yerine yatırımcının maliyet ve estetik açıdan tercihleri esas alınıyor. Siz bu tür olaylarla karşılaşıyor musunuz? Baycan Sunaç: Eğilimi bilmiyorum ben de. Geçmiş yıllarda olmuştur da şimdilerde pek olmuyor. Projecinin davranış biçimi ile ilgili bu. Özellikle ilk yıllarda, iş verene daha baştan ezik yaklaşan, böyle baskılara kendisi çanak tutmuş olur. Ama tabii biz çoğu projenin T.U.S. nu yapmıyoruz veya yapamıyoruz. Onun için fiilen ne olduğunu bilmiyoruz ama kağıt üzerinde her zaman projemizde taviz yoktur. Eğer mesleki kontrollük yaptığımızda da bu konuda taviz vermiyoruz. Ama geneli soruyorsanız, dış baskılar olduğunu duyuyorum. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Peki tesisat uygulamalarında, ısı ya da ses yalıtımının projeci açısından önemi ve bilgi birikimi nasıl? Baycan Sunaç: Ses yalıtımı açısından bilgi birikimi zayıf çok zayıf, onu açıkça itiraf etmek lazım. Daha doğrusu bilgi birikiminin eksikliğinden çok uygulamada, ses yalıtımı, en basit vantilatör sesinin kullanım yerlerine gitmesini engellemekten başlar. En önemli ses kaynağı odur. Kanal içi izolasyon veya susturucu konması olayı bir proje konusudur. Ama çıkış donelerimiz yok ki elimizde. Özellikle yerli imalatçılardan vantilatör ses spektrumunu alamıyoruz. Alsak bile güvenmiyoruz açıkçası. Kendi testlerine veya üniversiteden test ettirilmiş, tübitaktan test ettirilmiş doneler olmalı. Cem Parmaksızoğlu: Tabii bu ses yalıtımı ve tesisat olayı devamlı gelişme halinde Türkiye'de. Özellikle yüksek binalarda, ara tesisat katları yapmak gerekiyor, buralarda ses yalıtımı kaçınılmaz oluyor. Demek ki yeni bir takım çalışmalar yapmamıza gereksinim var. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Ses yalıtımı ile yönetmelikler var mı? Adam öksürse alt kattaki uyanıyor. Sanayi; konut ve işyerlerinde ses yalıtımı konusunda Baycan Sunaç: Sanayide ses olayı daha başka, kendi ürettiği seste var da konutlarda ve işyerlerindeki besin önlemleri çok önemli. Ahmet Aydın: 1986 yılında çıkan gürültü kontrol yönetmeliği var. Bu yönetmelikte, sanayide 80 desibele, mesken alanlarında 65 desibele, ağır sanayide 95 desibele kadar izin verilir. Biz bunu 88 yılına kadar, şikayet üzerine olmak üzere ve gürültü cihazı da alarak uyguladık. Hatta cezai uygulamada yaptık. Baycan Sunaç.: Bunun pratikteki uygulaması nasıl olacak. Ahmet Aydın.: Örneğin alt kat işyeri var, üst kat konut. Üst kat şikayetçi. Şikayetçi üst kata çıkıyoruz. Dairenin her noktasında ölçüm yapıyoruz. 65 desibelin üzerinde ise ceza uygulanyor. Korhan Işıkel: Ama burada teknik bir hata var. Sesin iki yönü var biniyorsunuz. Biri, darbe sesi, biri de hava sesi. Burada ölçtüğünüz hava sesini saptarsınız. Darbe sesinin yarattığı sarsıntıyı ancak aşağıdan yaparsanız saptarsınız. 65 Desibel konuttaki ses ise bu değer çok yüksek. Dışarda iskan alınırken, örneğin yukarıda gürültü yapan bir makina varsa, belirli frekanslarda belirli ses değerleri veriyor. İşte ortalama 1000 frekansta belirli ses değeri veriyor. Aşağıdan ölçüyorlar, yan tarafta yapıyorlar diyorlar ki iskana uygun veya değil. Bu mekanizmayı Türkiye'de kuramıyoruz. Zaten yönetmeliklerimiz de iyi değil. Bir de yönetmelikte biliyorsunuz ayrıca trenlerin, metroların, otoparkların yanındaki binaların durumu da var. Tercüme edilmiş, eklenmiş ama nasıl uygulanacak? Tesisat Mühendisliği Dergisi: Gürültü kirliliği de artık gündeme girdi. Ama o konuda bir çalışma yok maalesef. Korhan Işıkel: MS 600 yıllarında bir kasabada en büyük mülki amir diyelim, bir yönetmelik koymuş. Demirciler belli bir saate kadar çalışacaklar ve fazla gürültü yapmayacaklar diye. Bizdeki gürültü seviyesi maalesef sağlık sınırlarının çok üstünde. Trafik gürültüsü özellikle. Bunlar insanlarımızın zaman içinde sağlıklarını önemli ölçüde etkiliyor. Stres, sağırlık, kalp v.s. Tıp mensupları bunu zaman zaman vurguluyor. Ahmet Aydın.: Bizim bölgemizde sanayi çok. Bir zaman biz şöyle bir yöntem denedik. Her sanayi sitesi iş kollarını belirtecek. Metal mi; giriş kat veya bodrumda, konfeksiyon mu, üst katlara. Ve buna uymayan projeleri onaylamadık. Zaman içinde itirazlar başladı. Diyor ki ben yapıyorum, satıyorum. Bodruma konf. 3 kata metal yaparım. Bu modern şehircilik değildir diyoruz. Ama bu konuda son derece başarısız olduk. Yapmamız mümkün olmadı. Tesisat Mühendisliği Dergisi Peki mevcut gürültü kontrol yönetmeliğinin uygulanma durumu nedir? Ahmet Aydın.: Bu şikayete bağlı bir olay. Ancak şikayet halinde değerlendiriliyor. Baycan Sunaç: Yalnız, yalıtım olmayınca şikayet herzaman olur. Cem Parmaksızoğlu: Bazı bürolar var ki şehir merkezlerinde, eğer yeterli izolasyon yapmamışsa oralarda çalışmak mümkün değil. Oralarda bu ölçümleri yapabilirsiniz. Öyle yoğun bir trafik var. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Hava kanalları klima gibi tesisat elemanları da zaman zaman gürültü açısından problem yaratıyor. Baycan Sunaç.: Ben konuyu biraz değiştireceğim, ama Cem Bey'e birşey sormak istiyorum. Üniversite'deki yalıtımın ders programlarındaki yeri nedir? Yalıtım konusunda ısı, ses, nem açısından ne kadar bil- Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
AÇIK OT U RUM gileniyor yetişen teknik eleman? Bilgisizliğin temeli buralarda sanırım. Cem Parmaksızoğlu: Üniversitenin ders sayısı ve saat olarak kısıtlanmış durumda. Tabii bu büyük bir dezavantaj oluyor. Ama eskiye oranla da bazı avantajlarımız var. Projeksiyonla olsun bilgisayarla olsun bilgisayarın perdeye yansıtması ile ve fotokopilerle de bir miktar daha ders vermemiz mümkün oluyor. Fakat ders açısından yeni dersler açmamız pek olanaklı görünmüyor. Isı ekonomisi olarak seçmeli de olsa bir dersimiz var İTÜ'de. Sıcaklık ölçmeleri diye bir ders var. Dersin adı Isı Ekonomisi ama yalıtım dersin %90'ını kapsıyor. Bizde Makina Mühendisliğinin 4 kolu var. Konstürüksiyon, Isı, Malzeme ve Otomotiv. Bütün bu kollarda ısı transferi dersi alınır. Bu ders içinde ısı ekonomisini anlatıyoruz. Ama detay olarak yalıtım malzemeleri nedir, nasıl kullanılır, uygulama aşamasında nelere dikkat edilmesi gerekir, yalıtım malzemesinde neler gerekir gibi ayrıntı ısı bölümündeki Isı Ekonomisi dersinde verilir. Baycan Sunaç: Ben şunu sormak istiyorum çokça şikayet konusu olan, hala Üniversite ile piyasanın kopukluğu olayını. Malzemeler öyle çok soyut biçimde mi öğretiliyor. Yoksa mevcut malzemeleri okulda tanıyabiliyor mu öğrenci, bu durum birtakım engellerden mi kaynaklanıyor yoksa bir kopukluk mu var? Cem Parmaksızoğlu: Bu konuda haklısınız. Birtakım engellerimiz var. YÖK'ten dolayı diğer üniversitelerle paralel eğitim yapılmak zorunda. Biz, lisans veya lisans üstü eğitime daha detaylı olarak ısı konusunu sokmak üzere girişimlerimiz var. Şu aşamada sadece 2 saatlik bir ders var. Bunun yeterli olduğu söylenemez. Bir odayı özel olarak düzenledik. Bazı kuruluşların düzenlediği eğitim çalışmalarını bu odada 50-60 kişiye videoda gösterebiliyoruz. Korhan Işıkel: Eskiden "aman o malzemeyi söylüyoruz, reklama girer, ne derler" gibi yaklaşımlar vardı şimdi öyle değil. Şimdi üniversite ile firmalar arasındaki ilişki daha iyi. Elinizde hangi malzeme varsa gösterebiliyorsunuz. Cem Bey'in söylemek istediği bu sanırım. Baycan Sunaç.: Cem Bey, siz öğrencilere anlatıyorsunuz ama bir de bir pratikçi gözü ile öğrencilere zaman zaman örneğin Korhan bey anlatsa. Çünkü daha değişik uygulamacı gözüyle, daha piyasa koşullarına uygun anlatacaktır belki. Cem Parmaksızoğlu: Korhan Bey bilir. Biz her sömestr ısı bölümünü geziye götürüyoruz. Ama yine yetersiz tabii, daha iyi olabilir. Bazı kuruluşlarla beraber MMO, belediye, Üniversiteler olarak bazı panolar düzenleme, video gösterileri vs ile kamuyu da bilinçlendirmek gerekiyor. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Bu doğrultuda bazı çalışmalar var. Korhan Bey de bu çalışmanın içinde, üretici, dağıtıcı, satıcı, üniversiteler ile bir birlik oluşturulmaya çalışılıyor yalıtımla ilgili. Kısaca dernekleşilmeye çalışılıyor. Sonrasında Odalar, üniversiteler ve belediyelerden yardım istenerek genişletilip, bağımsız bir üst yapı oluşturulacak. Korhan Işıkel: Akustik Derneği kurulmuş. Hasbelkader üye olduk. Hava kirliliği komitesi diye bir komite kurulmak üzere, Rio toplantısına Türkiye'den birinin katılmasını sağlamak amacı ile Ege üniversitesinin öncülüğünde toplanıldı. Biz orada bir şeyler söyleyebileceğimizi bu olayın süreceğini sanıyorduk. Oysa öyle olmadı yönlendirilmiş bir seçim yapıldı Rio'ya gitmek üzere, gidildi ve o olay öyle kaldı. Sonrasında devam etmedi, işte bazı kuruluşlar kuruluyor ama çalışmıyor veya çalıştırılmıyor. Bu da üzücü tabii. Baycan Sunaç.: Bir de uygulama doğru olmalı, iyi bir malzeme kötü uygulanırsa hiçbir işe yaramaz. Korhan Işıkel.: işletme periyodu da önemli. Bilinçsiz kullanım önemli. Çatı araları depo olarak kullanılıyor, sonra olayı var. Çatı arasını ele alırsak, hem ısıyı hem suyu hem sesi kesen mucizevi malzeme yok. Dolayısı ile çatı yağmur örtüsü kiremit, o işlevini görmelidir. Cam yünü suya karşı hassas. Gerçi şimdi silikonlu cam yünü üretildi, sudan etkilenmesi pek yok. Yangına karşı koruyucu özelliği de var. Son birşey söylemek istiyorum. Çatıyı yalıtıyorsunuz, yalıtım yapmış oluyoruz. Duvarları yalıtıyoruz, kirişler kalıyor, pencere kasaları keza çıkmalar başlı başına bir olay. Teras çatılar bir facia, yazın da öyle kışın da öyle. Tesisat Mühendisliği Dergisi: Hep soğuğa karşı ko nuştuk oysa sıcağa karşı yalıtım çok önemli. Soğutma için harcanan enerji çok daha fazla. Bu konuda yönet melik falan da yok ama konfor şartlarının geliştirilmesi giderek artan bir gereksinim oluyor. Örneğin güney sahillerinde üst katlar bu nedenle satılamıyor veya ucuza gidiyor. Korhan Işıkel: Konutlar bir yana buralarda yapılan te sisler bu açıdan mimarların ve mühendislerin ayıbı durumundadır. Baycan Sunaç.: DİN 4701 de yatak odası, mutfak, sa lon hep 20 C dir.evinizi düşünün tüm kapılar açık. Bence pratikte bu yönde de bir değişiklik yapmak gerekir. Korhan Işıkel: Sonuçta: Yönetmeliği A sından Z sine gerek uygulayıcı, gerek belediyeler, ilgili odalar nezdinde yeni bir yönetmelik çıkartmak ve bunun çok sıkı kontrol etmek gerekir. Tesisat Mühendisliği Dergisi.: Sayın konuşmacılar bize ayırdığınız vakit için teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 19
KENTSEL HAVA KİRLİLİĞİNE İİĞİ STANDART DIŞI YAPILAŞMANIN ETKİLERİ Prof. Dr. Müh. Kutsal TÜLBENTÇİ i 1937 Ankara doğumlu, ortaöğrenimini Saint Benoit Fransız Lisesi' nde, yüksek öğrenimini İ.T.Ü. Makina Fakültesinde tamamladı.. 1971 yılında Doktor, 1977 yılında Doçent, 1983 yılında Profesör oldu. İ.T.Ü. Makina Fakültesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi, Kocaeli Mühendislik Fakültelerinde Öğretim Üyeliği yaptı.. Halen İ.T.Ü Kimya Metalürji Fakültesinde Öğretim Üyesi olarak görev yapıyor. Malzeme ve kaynak konularında kitapları, yurt içi ve yurt dışında yayınlanmış makale ve bildirileri ile çevre ve hava kirliliği üzerine araştırmaları yayınlanmış makale ve bildirileri vardır. Yapılarımızda ısı yalıtımına gerektiği gibi önem verilmemesi üretilen enerjinin %41'inin konutlarda tüketilmesine neden olmaktadır. Bu aşırı yakıt tüketimi kış aylarında şiddetli bir hava kirliliğine neden olduğu gibi neden olduğu gibi 2,5 milyar $'lık bir harcamayı da beraberinde getirmektedir. Isı yalıtmışız yapıların kentsel hava kirliliğine etkilerinin incelendiği bu çalışmada ısı yalıtımının yaygınlaştırılarak hava kirliliğini azaltmak için teknik, sosyal ve ekonomik öneriler dizini de sunulmaktadır. ANAHTAR KELİMELER Çevre, Hava kirliliği, Isı Yalıtımı, Enerji Tasarrufu. Evrende üzerinde canlı varlıkların bulunduğu tek gezegen olarak bilinen dünyamızda başta insan olmak üzere tüm canlıların, varlıklarını ve gelişmelerini sürdürebilmeleri için gereken koşulların tümü diye tanımladığımız ekolojik denge bozulmaya başlamıştır. Yaşadığımız yüzyılın özellikle son çeyreğinde teknoloji ile tıptaki büyük gelişmeler sonucu insan nüfusundaki büyük artış, endüstri ve ticaret merkezlerinde aşın yoğunlaşma, kalkınmış ve zengin ülkelerde teşvik gören aşın tüketim çevreden alınanlar ile verilenler arasındaki dengenin canlılar aleyhine bozulmasına yol açmıştır. Yaşam düzeylerini sürekli yükseltme çabası içinde bulunan insanoğullannın her tür faaliyetleri sonucu havada, suda iklimde oluşan beklenmiyen değişiklikler tüm canlılar üzerinde gittikçe şiddetini arttıran olumsuz etkiler doğurmaktadır. Önceleri sadece gelişmiş endüstri toplumlarının bir sorunu olarak kendini hissettiren çevre kirliliği,ülkemizde de nüfusumuzun çoğalmasına, iç göçler sonucu belirli bölgelerde yoğunlaşmasının doğurduğu sağlıksız, plansız standart dışı yapılaşma ve kentleşmeye, endüstrimizin gelişmesine paralel olarak sürekli bir artış göstermektedir, endüstrimizin içinde bulunduğu kaynak sıkıntısı ve finansman güçlüğü, ekonomimizde görülen yüksek enflasyon, halkın bu konudaki bilinçsizliğini, yetkililerin duyarsızlığı çevre sorunlannın çığ gibi büyümesine neden olmaktadır. Haliç, İzmit ve İzmir körfezleri ile büyük yerleşim merkezlerinden geçen akarsularımızda su kirlenmesi, İstanbul, İzmit, Bursa, Kayseri ve Eskişehir'de hava kirlenmesi, Bigadiç ovası topraklannda bor kirlenmesi, Elbistan ovası topraklannda uçuşan küller ve asit yağmurlan sonucu verimin azalmaya başlaması, büyük kentlerimizde gürültü, evsel ve endüstriyel katı atıklar Ülkemizde boyutları tehlikeli bir biçimde büyümüş olan çevre sorunlan ile ilgili somut örneklerden bazılandır. Bunlara yenilerinin eklenmemesi ve var olanlann da şiddetlerini arttırmaması için bireylerin ve kamunun kendine düşen görevler konusunda halkın bilinçlendirilmesi, ulusal ve çağdaş gelişmenin gerektirdiği yapılaşma, endüstriyel, ekonomik ve sosyal faaliyetlerde "Çevre Etkileşim Değerlendirme sürecine" uyulması en etkin önlemlerdir. Çevrenin kirlenmesinde en çabuk hissedilen ve insan sağlığı ve yaşamı açısından en zararlı ve en tehlikeli olanı havanın kirlenmesidir. Ülkemizde özellikle kış aylarında bazı kentlerimizde görülen ve çok ciddi boyutlara varan hava kirliliği gerekli köklü önlemler alınmadığından her geçen gün şiddetini arttırmaktadır; bu gidiş ile 1950'li yıllarda Londra'da yaşanmış kitlesel can kayıpları ile sonuçlanan felaketi bizim de yaşamamız hiç kimseyi şaşırtmamalıdır. Hava kirliliğinin tanımı konusunda literatürde çok çeşitli ifadeler bulunmaktadır, bunların en yaygını "Hava kirlenmesi, havada yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek değişiklik ve sürede bulunmasıdır" şeklindedir, burada yabancı madde deyimi ile doğal havanın bileşiminde bulunmayan her tür madde belirtilmektedir, bu maddelerin bir bölümü canlılann yaşamını direk olarak etkiledikleri gibi bir diğer bölümü endirekt olarak olarakta etkilemektedir.kirleticilerin derişikliği ve bunlara maruz kalma süresi etkin faktörlerdir. Genel olarak yüksek derişiklik ve kısa süre, düşük derişiklik ve uzun süre canlı yaşamına aynı etkiyi yapar. Hava kirleticiler, özellikleri ve orijinleri gözönüne alınarak sınıflandın- 20 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
lırlar.bu tebliğde sadece yanma sonucu ortaya çıkan kirlilik ve bunun azaltılması üzerinde durulacaktır. Hava kirliliği sadece bölgelerin bir sorunu değildir, evrensel bir boyutu vardır; fosil yakıtların giderek daha fazla tüketilmesi sonucu doğanın kendisini temizleyebileceğinden çok daha fazla kirlilik atmosfere yapılmakta ve buna paralel olarak ta maalesef yanma ürünü olarak atmosfere yayılan karbondioksitin doğal temizlenmesi görevini üstlenmiş olan yeşil alanlara hızla ufalmakta ve bunun sonucu olarak da her geçen yıl dünya atmosferinde ki karbon dioksit miktarı artmaktadır. Karbon dioksit gerçekte özellikleri nedeni ile kirletici olarak sınırlandırılamaz ama atmosferde derişikliğinin değişimi insanoğlunun sonunu hazırlayan etkin faktörlerden birisi olarak görülmektedir. Atmosferin bileşiminde bulunan karbon dioksit gazı tek yönlü bir filtre görevi yapmaktadır, güneş ışınlan önemli bir engel ile karşılaşmadan yeryüzüne ulaşmalarına karşın, yerden kızılötesi ışınlar halinde uzaya yansırken, bunların enerjilerinin bir kısmı karbon dioksit molekülleri tarafından tutulur ve bunun sonucu olarak ta atmosferin alt katmanlarında sıcaklık yükselir ve işte bu şekilde de dünyanın ortalama sıcaklığı 15 C'de kalabilmektedir. Seraların cam veya plastik örtüleri de aynı etkiyi yaptıklarından bu olay sera etkisi olarak adlandırılmıştır. Uzmanlar, dünyamızın buzul çağından bu güne kadar ortalama 3 C kadar ısındığını hesaplamaktadır ve bu yükselmenin zaman sürecine bağlı olarak en yüksek hızını son 20 yıl içinde gösterdiğini belirtmektedirler. Olayın bu şekilde gelişmesinin süregelmesi sonucunda, 2000'li yılların başlarında dünya ortalama sıcaklığının 1 C daha artması halinde kutuplarda ki buzulların bir kısmının eriyerek deniz seviyesinin 1-2 metre yükselmesi, bugün tarım yapılan bölgelerin kuraklaşması, birçok yerleşim birimlerinin sular altında kalması gibi insanlık için çok önemli sorunlar dizini ile karşı karşıya kalınacaktır. Fosil yakıtların tümünün bileşiminde az veya çok miktarda kükürt vardır, yanma esnasında bu kükürt te yanarak kükürt dioksit halinde atmosfere geçmektedir. İnsanlarda solunum enfeksiyonlanna ve kalp rahatsızlıklarına neden olan bu gaz atmosferdeki rutubet nedeni ile sülfüröz ve sülfürik asit oluşturarak yağmur ile birlikte yeryüzüne inmektedir. Özellikle Avrupa Kıtasında bazı bölgelerde ormanlar üzerine yağarak büyük tahribata neden olan asit yağmurları bu olayın sonucudur. Almanya'nın Erzebirge ve Harz gibi dağlık bölgelerinde ki ormanların yokolması ve İsveç gölllerinin PH değerinin sürekli düşmesi bu olayın sonucudur. İsveç'in göllerinin bulunduğu bölgenin kalsiyum karbonat gibi alkali maddelerden yoksun olması ve sadece granitten oluşması, sularının bu asit eklentisine karşı duyarlı olmasına neden olmaktadır ve zamanla PH değerinde düzelme görülmektedir. Son 30 yılda İsveç göllerinde PH değeri 5,4'ten 4,2'ye düşmüştür. İsveçte görülen bu sülfür atıkları İngiltere ve Orta Avrupadan rüzgar ile taşınmaktadır. Katı, sıvı ve gaz yakıtların yanması sonucu yukarıda belirtilmiş olan ve yayınma miktarları çok yüksek olan kirleticilerin yanı sıra, yakacağın türüne ve yanma prosesine bağlı olarak çeşitli miktarlarda değişen, azot oksitler, karbon monooksit, hidrokarbonlar, klor, halojenli bileşikler, polisiklik organik maddeler ile partikül şeklinde katı maddeler atmosfere yayılmaktadır. Bunların herbiri insan sağlığına ve doğal hayata çeşitli olumsuz etkilerde bulunmakta ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Ülkemizde hava kirliliği üzerine yapılan çalışmaların büyük bir çoğunluğu termik santrallar ile endüstriyel tesislerin bacalarından ve taşıtların egzoslanndan çıkan gazlar üzerinedir; doğal olarak bunların önemini kimse yadsıyamaz ama, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 1989 verilerine göre enerjinin sektörel dağılımı şu şekildedir. Konutlar Endüstri Ulaştırma Tarım Diğer % 41 % 33 % 20 % 5 % 1 Gene aynı kuruluşun verilerinden, Ülkemizde tüketilen yakıtın % 32'sinin ısıtma amacı ile tüketildiği görülmektedir. Bu şaşırtıcı tablonun yanısıra, ısıtma için tüketilen yakıtın tüm sene boyunca değil de sadece kış aylarında tüketilmesi Aralık, Ocak ve Şubat aylarında enerji tüketimininde, ısıtma amaçlı tüketimin % 70'lere varan bir paya sahip olacağını göstermektedir. Endüstriyel tesislere sahip olmayan Tokat, Kastamonu, Erzurum gibi kentlerimizde görülen hava kirliliği tamamen ısıtma amaçlı yakıt tüketiminden kaynaklanmaktadır. İlişikte sunulan diyagramlar çeşitli kentlerimizde hava kirliliğinin kış aylarında ne denli arttığını ve tehlike sınırlarını ne denli aştığını açık bir biçimde ortaya koymaktadır. Nüfusumuzun % 2,5 artmasının yanısıra, endüstrileşme ve iç göçler sonucu belirli bölgelerde yoğunlaşması, konut gereksinimini arttırmaktadır ve halen 2.000.000'dan fazla bir konut açığı bulunan ülkemizde bu durum her seviyede ve her türde Standard dışı yapılaşmayı teşvik etmektedir. Yapılarımızda ısı yalıtımına gereken önemin vcrilmeyişi, ısınma için sartedilen yakıt miktarını arttırmaktadır; ayrıca kaliteli yakacakların pahalılığı ekonomik gücü zayıf olan halkımızın ucuz fakat çevreyi daha fazla kirleten linyitlere doğru yönelmesine neden olmakladır. Ülkemizde ki linyitlerin tümüne yakın bir kısmının ısıl değerleri düşük, kül, nem kükürt ve azot içerikleri oldukça yüksektir. Isıl değerlerinin düşüklüğü birim enerji üretimi için daha fazla yakılmalarını gerektirmekte ve bu da çevreye daha fazla kirletici yayılmasına Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 21
neden olmaktadır. Kalorifer kazanı veya soba gibi kısa alev yollu ve kısa bacalı yakıcılarda tam ve verimli olarak yakılamayan linyit kirletici gazların yanısıra, kirletici partiküllerin de atmosfere yayılmasına neden olmaktadır. Petrol fiyatlarının sürekli artması akaryakıt için dizayn edilmiş tesislerin hiçbir kuruluşa danışılmadan, hiçbir izin alınmadan kömüre çevrilmesi kirletici etmenlerin sayısının artmasına neden olmaktadır. Çağımızda Ülkelerin gelişmişliklerinin ölçüsü, tükettikleri enerji kadar, enerjiyi verimli kullanmaları ile de ölçülmektedir. Bu konuda en çarpıcı örneği Fransa sergilemektedir;fransa petrol krizinin ortaya çıktığı 1973 yılından itibaren uyguladığı tasarruf ve alternatif enerji kullanımı politikası ile petrole olan bağımlılığını yılda 120.000.000 tondan 60.000.000 tona düşürmüştür. Ülkemizde ısınma için aşırı bir yakıt tüketimi vardır, Türkiye'de birim hacmi ısıtmak için harcanan enerji Fransa'dan % 46, İsveçten % 230 daha fazladır. Bu aşırı yakıt tüketimi ülkemizde ısı yalıtımına gereken önemin verilmeyişi ile Standard dışı yapılaşmadan kaynaklanmaktadır. Hernekadar 16 Ocak 1985 tarih ve 18 637 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış ve uyulması mecburi yönetmelik var ise de, buna uyulduğunu bırakın ruhsatsız konutları, ruhsatlı konutlar için dahi söylemek mümkün değildir. PİAR Araştırma Kuruluşu tarafından 1990 yılında istanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli illerinde bu yönetmelik yürürlüğe girdiği tarihten sonra inşa edilmiş 15.643 bina üzerinde yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre, binaların istanbul'da % 53 Ankara'da % 24 İzmir'de % 84 Kocaeli'de % 84 Bursa'da % 84 ' ünde ısı yalıtımı uygulanmamıştır. 1989 yılında ısıtma için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının verilerine göre 4,2 Milyar $ sarfedildiği hesaplanmaktadır, bu değerin 2,5 Milyar $'lık bölümü kötü yapılaşma ve ısı yahtımsız binalar nedeni ile havayı ısıtmaya ve çevreyi kirletmeye sarfedilmiştir. Aslında uygulanması istenen yönetmelik, Avrupa Ülkelerinin 2020 yılına kadar tüm eski yapılara da uygulamayı planladıkları ısı yalıtım yönetmeliği yanında çok ilkel kalmaktadır. Bu konuda belediyelerimize büyük görevler düşmektedir; ısı yalıtım projeleri bir evrak eki olmaktan kurtarılmalı ve uygulanmaları sıkı bir biçimde kontrol edilmelidir. İnşaatı tamamlanmış bir yapıda, iskan ruhsatı aşamasında, betonarme projesinde öngörülen çelik miktarının kullanılıp kullanılmadığı, öngörülmüş beton kalitesine erişilip erişilmediğinin bugün belediyelerimizin olanakları ile saptanması mümkün değildir. Buna karşın, ısı yalıtımının kontrolü, tamamlanmış ve hatta iskan edilmiş bir binada daha çok kolaydır; birkaç duvar kalınlığı ölçümü, dış duvara içten, dış sıvayı zedelemeyecek biçimde yaklaşık 5 cm çapında matkapla yapılacak bir sondaj deliği, olayı bütün açıklığı ile ortaya koyar. Gereksiz aşırı yakıt tüketimini kısarak kentsel hava kirliliğini azaltmak için şu önlemler alınmalıdır; 1.- Isı yalıtım projeleri bir ruhsat eki olmaktan çıkarılmalı, uygulanmaları sıkı bir biçimde takip edilmelidir. 2.- Mevcut binalara tamir ve tadilat ruhsatı ancak binaya ısı yalıtımı da yapmak koşulu ile verilmelidir. 3.- Mevcut binasına ısı yalıtımı yaptırmak, pencerelerini çift cama dönüştürmek isteyenlere düşük faizli orta vadeli kredi olanakları sağlanmalıdır. 4.- Isı yalıtımı özeliğine sahip malzemelerden alınan her tür harç, vergi, rüsum ve KDV kaldırılarak fiyatları aşağı çekilmelidir. 5.- Belediyeler tarafından tahsil edilen emlak vergilerine yeni bir boyut getirilmeli, mevcut yönetmeliğin öngördüğünden daha etkin bir ısı yalıtımı uygulayan binalara özel bir indirim uygulayarak ısı yalıtımı teşvik edilmeli ve bu konuda kamuoyu yaratılmalıdır. 6.- Etkin bir kamuoyu yaratabilmek, vatandaşları korumak ve bilinçlendirmek için, yetkili kurullarca her binanın yıllık yakıt gereksinimi hesaplanmalı ve bulunan değer yıllık petrol, kömür ve doğal gaz tüketimi olarak ISI SERTİFİKASI diye adlandırılacak bir belgeye kaydedilmelidir. Satış ve kira sözleşmelerinde bu belgenin alıcı veya kiracıya gösterilmesi ve tapuya kaydı zorunlu hale getirilmelidir. Bu olay özellikle daire satın alanlarda bir tercih unsuru oluşturacak ve dolayısı ile müteahhitleri gerçek bir ısı yalıtımı yapmaya zorlayacaktır. Binalara ısı yalıtımı uygulanması sonucu, kentlerimiz daha temiz havalı, daha sağlıklı bir hale geleceği gibi, sağlanan enerji tasarrufu da milli ekonomimize ve kalkınmamıza önemli bir katkıda bulunacaktır. KAYNAKÇA: 1.- Tülbentçi K., Ülkemizde ve Dünyada Çevre Sorunları, Çevre Sorunları Paneli, İzmit, (Haziran 1988) 2.- Tülbentçi K., "Kentsel Hava Kirliliği ve Konutlarımız", Dizayn ve Konstrüksiyon, Sayı 67, (istanbul 1990) 3.- Tülbençi S., Adalar İlçesi Katı Atık Problemi İçin Öneriler, Araştırma Raporu, İstanbul (Ocak 1989) 4.- Akalın İ., " Yaşadığımız Çevre ve Sorunları" Bilim ve Teknik, sayı 195, (şubat 1984) 5.- Kaluç E., Çevre Kirliliği ve Enerji Ekonomisi Bakımından Yapılarda İzolasyonun Önemi, Yapılarda Ses ve Isı İzolasyonu Paneli, Edirne (16.3.1988) 6.- Dünya Enerji Konseyi T.M.K., V. Enerji Kongresi İstatistikleri, (22-26 Ekim 1990)Ankara 7.- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Dairesi Bşk. Özel görüşme 8.- N.N., Ülkemizdeki Eksik Bina İzolasyonun Şehirlerimizin Hava Kirliliği ve Ülke Ekonomisi Üzerine Etkileri İzocam Yayını 1990 9.- N.N., Enerji Tasarrufu ve Hava Kirliliğinde Yapılarda Isı Yalıtımının Önemi, Gaz Beton Üreticileri Birliği, 1991 22 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
Tesisat Mühendisliği Dereisi. Nisan 1993 23 1991-1992 KIŞ DÖNEMİ İLLERDE YAPILAN KÜKÜRTDİOKSİT VE PARTİKÜL MADDE ÖLÇÜMLERİ AYLIK ORTALAMALARI 400-r ERZURUM 300 200 100 X Z Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort. Kükürtdioksit (SO2) Partikül Madde (PM) ESKİŞEHİR 600n Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort. Kükürtdioksit (SO2) M Partikül Madde (PM) X : Türkiye Kış Sezonu Hedef Sınır Değeri Z : Dünya Sağlık Teşkilatı Tehlike Sınırı
1991-1992 KIŞ DÖNEMİ İLLERDE YAPILAN KÜKÜRTDİOKSİT VE PARTİKÜL MADDE ÖLÇÜMLERİ AYLIK ORTALAMALARI 500-1 BURSA 400-300- 200 100 Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort. Kûkürtdioksit (SO2) H Partikül Madde (PM) DİYARBAKIR 700-ı X z Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort. Kûkürtdioksit (SO2) Partikül Madde (PM) X : Türkiye Kış Sezonu Hedef Sınır Değeri Z : Dünya Sağlık Teşkilatı Tehlike Sınırı 24 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
1991-1992 KIŞ DÖNEMİ İLLERDE YAPILAN KÜKÜRTDİOKSİT VE PARTİKÜL MADDE ÖLÇÜMLERİ AYLIK ORTALAMALARI KÜTAHYA 700 Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort Kükürtdioksit (SO2) H Partikül Madde (PM) 500-1 400-300- 200-100- Fs Jt SİVAS m 1 W 1111 i B : İl 1 Ekim ' Kasım ' Aralık ' Ocak ^1 H, 1 5 -\v 1Şubatıf 11 ^î^l ;<; 1 ; Mart ESSS Kükürtdioksit (S02) Partikül Madde (PM) i II! II!. ' Kış Ort. X 7 X : Türkiye Kış Sezonu Hedef Sınır Değeri Z : Dünya Sağlık Teşkilatı Tehlike Sınırı Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 25
1991-1992 KIŞ DÖNEMİ İLLERDE YAPILAN KÜKÜRTDİOKSİT VE PARTİKÜL MADDE ÖLÇÜMLERİ AYLIK ORTALAMALARI 600 İSTANBUL Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort. Kükürtdioksit (SO2) H Partikül Madde (PM) 500-r KAYSERİ 400 300 200 100 Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort. Kükürtdioksit (SO2) Partikül Madde (PM) X : Türkiye Kış Sezonu Hedef Sınır Değeri Z : Dünya Sağlık Teşkilatı Tehlike Sınırı 26 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
1991-1992 KIŞ DÖNEMİ İLLERDE YAPILAN KÜKÜRTDİOKSİT VE PARTİKÜL MADDE ÖLÇÜMLERİ AYLIK ORTALAMALARI 700 ÇANKIRI Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort. Kükürtdioksit (SO2) Partlkül Madde (PM) KAHRAMANMARAŞ 500 400 30 200 100- Ekim Kasım Aralık Ocak Şubat Mart Kış Ort. Kükürtdioksit (SO2) Partikül Madde (PM) X : Türkiye Kış Sezonu Hedef Sınır Değeri Z : Dünya Sağlık Teşkilatı Tehlike Sınırı Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan T 993 27
ISI YALITIMI VE FAYDALARI Ecvet Binyıldız * Isı yalıtımı, yapıların ekonomikliğine ve yapı fiziği yönünden kalitesine etki eder. Bilindiği üzere bir yapının önce inşaat maliyeti, sonra da işletme maliyeti vardır. İnşaaat maliyeti sadece bir kez ödenirken işletme maliyeti bina kullanıldığı sürece devam eder. Isı yalıtımı için yapılacak masraf sanıldığı gibi fazla olmayıp, bina maliyetinin sadece %2-3'ü kadardır. Buna karşılık ısı yalıtımı sayesinde binanın ısıtma veya soğutma masraflarında her yıl %80-90 oranında tasarruf sağlanabilir. Bu oran, yalıtım malzemesinin ısı iletkenlik katsayısının ( 1 ) küçüklüğüne ve uygulanan kalınlığına göre değişir. Başka bir deyimle yalıtım için sarfedilen para, kendisini çok kısa sürede malzemesine göre 1-5 yıl civarında, amorti eder. Diğer taraftan ısı yalıtımı sayesinde binanın dış kabuğunu oluşturan yapı elemanları dış duvarlar, çatılar, yaz-kış sıcaklık farklarının yapı elemanları üzerinde icra ettiği hasarlardan (beton yüzeylerdeki gerilmelerin hasıl ettiği hasarlar, sıva yüzeylerindeki çatlaklar vs.) korur. Ayrıca hacimler yaz ve kış mevsimlerinde normal sıcaklıklarda (20-24 C) tutulmakla konforlu bir sıcaklık ortamı sağlanır. YALITIMIN KISA TARİHÇESİ İlk insanlar kendilerini doğanın olumsuz etkilerinden korumak için avladıkları, hayvan postlarına sarınmakla ilk ısı yalıtımı önlemlerini almış oluyorlar. Fakat gerçek anlamda ısı yalıtımı, 19. yüzyılda gelişen sanayi devrimi sırasında kendilerini buhar kazanları ve sorunların sıcaklığından korumak için yapılmıştır. 1882 yılında Cari Von Linde'nin ilk soğutma makinesini yapmasıyla soğuk hava deposu yapımı başlamıştır. Bu kez, soğuk hava depolarında elde edilen soğukluğun uzun süre muhafazası için ısı yalıtım malzemelerine ihtiyaç olduğu, geleneksel inşaat malzemeleri ile bu görevin yerine getirilemeyeceği anlaşılmıştır. Bu malzemelere genel olarak, "Yalıtım Malzemesi" denilmiş, ancak zamanla her yalıtım malzemesinin hem soğuk hava depoları için hem de buhar kazanlarında kullanılamayacağı ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılın başlarında Almanya'da seri halde ısı yalıtım malzemeleri üretilmeye başlanmış ve araştırıcılar bu malzemeleri çeşitli yönlerden araştırmaya ve böylelikle bunlar hakkında bilgi toplamaya başlamışlardır. Yaklaşık 1920'lerden itibaren sanayinin gelişmesiyle birlikte "gürültü" sorunu çıkmaya başlamış ve gürültüye karşı korunma çareleri aranmaya başlamıştır. Bir taraftan yapılar gittikçe hafif malzemelerden inşa edilmeye başlanırken, diğer taraftan bu hafif yapı malzemelerinin gürültüyü daha kolay geçirdiği saptanmıştır. Böylece yapılarda gürültüye karşı yeni malzemeler arayışı içine girilirken, bilinen bazı ısı yalıtım malzemelerinin aynı zamanda ses yalıtım malzemesi olarak da kullanılabileceği ortaya çıkmıştır. Kuşkusuz, her ısı yalıtım malzemesinin aynı zamanda ses yalıtım malzemesi olarak kullanılamayacağı açıktır. Fakat hemen hemen tüm ses yalıtım malzemeleri aynı zamanda ısı yalıtım malzemesi olarak görev görebilirler. Isıtılan ve soğutulan yapılar prensipte aynı yapı fiziği kurallarına tabidir. Bu nedenle ısı ve soğuk izolasyonu için alınacak önlemler de prensipte aynıdır. Fakat soğuk yapılarda ısı akımı ters yönde olduğu için diğer normal yapıların aksine bu yapılardaki yalıtım ayn bir bahis olmaktadır. ISI YALITIMININ GÖREV VE FAYDALARI Isı yalıtım malzemesinin şu görev ve faydalan vardır. 1. Binayı ısıtmak veya klimatize etmek için sarfedilen enerjinin azaltılması, 2. Yalıtımsızlık veya eksik yalıtımın neden olduğu bina dış kabuğunun iç yüzeylerindeki kondensasyon (terleme) ve küf oluşumunu önlemek. Bu iç yüzeylerdeki satıh sıcaklığının artmasını sağlamak, 3. Hacimlerin her tarafında homojen bir sıcaklığın sağlanması, 4. İklim şartlarına bağlı olarak meydana gelen iç-dış sıcaklık farklarının sebebiyet verdiği gerilme, şekil değiştirme, dönme, çalışma ve çatlak oluşumunu önlemek, 5. Yapı kısımlarının onarım ihtiyacını azaltmak, kritik noktalarda ısı köprülerinin oluşmasını engellemek, 6. Isı kaybının azaltılarak yapının ekonomik olmasını sağlamak, 7. Sanayi yapılarında üretilen malın cinsine göre gerekli olan ve normal yapılardan farklı olan iç sıcaklığın ve iç klimatik şartların temin edilmesini garanti altına almak, 8. Yapı kısımlarının zararlı sıcaklıklardan ve 28 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
ISI YALITIM MALZEMELERİ zararlı buhar basıncı akımlarından korumak, Yukanda sayılan görev ve faydalan çoğaltmak mümkündür. ISI YALITIMININ EKONOMİK ÖZELLİĞİ Isı yalıtımının birçok özelliği içerisinde en önemlisi sağlıklı enerji tasarrufudur. Şurası bilinmelidir ki, soğutma için gerekli enerji, aynı miktardaki ısıtma enerjisinden 8-15 kat daha fazladır. Bu itibarla iyi yalıtılmış bir dış duvarın maliyeti,kötü yalıtılmış veya hiç yalıtılmamış bir duvara oranla her ne kadar biraz daha fazla ise de yalıtımlı duvar her yıl önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlayacaktır. Yapılan basit ısı hesaplan göstermektedir ki, yalıtım için başlangıçta sarfedilen bir miktar fazla para, bina ömrü boyunca kendini kat kat amorti etmektedir. Yalıtım malzemesinin cinsine ve uygulama sistemine göre bu süre bazen bir yıl kadar kısa olabilmektedir. Bu nedenle ısı yalıtım malzemesinin seçimi ve uygulanacak yalıtım isteminin önceden tespiti önemlidir. ISI YALITIM MALZEMESİNİN SEÇİMİNDE DİKKATE ALINMASI GEREKEN KRİTERLER Artık ülkemizde modern dünyada kullanılan her türlü yalıtım malzemesini bulmak mümkündür. Bunlann bir kısmı tamamen yerli olarak üretilmekte, bir kısmı da ithal edilmektedir. Diğer bir kısmı ise, hammadde olarak ithal edilip yerli olarak mamul madde haline getirilmektedir. Diğer taraftan bu tür malzemeler hakkında toplu bilgi edinebilmek oldukça güç ve kısıtlı olmakta, bu durum ise tüketiciyi bir açmaza sürüklemektedir. Eğer bu malzemeler hakkında yeterli ön bilgiye sahip olursa, seçim o kadar kolay, doğru ve ekonomik olur. Aşağıda Isı Yalıtım malzemelerinde aranması gereken önemli kriterler sıralanmıştır. 1. Genel karakteristik Malzemelerin tarihçesi, temel malzemesi, hücre yapısı,yoğunluğu piyasaya arz şekli ve ebadı, etiket işaretlemesi. 2. Çeşitli kuvvetlere dayanıklılığı Basınca, çekmeye, gerilmeye mukavemeti. Elastikiyeti, kınlganlığı, sarsıntıya dayanıklılığı. 3. Isı iletkenlik katsayısı Isı iletkenlik katsayısının (k) küçüklüğü, ısı iletkenlik katsayısının sabitliği ve labaratuvar test değerinin değil hesap değerinin esas alınması. 4. Neme karşı duyarlılık Islanması, higroskopi veya kapilarite yolu ile su alma durumu, buhar difüzyonu nedeniyle ıslanma durumu. Islanan malzemenin tekrar kuruma özelli- ği- 5. Direnci Korozyon, çürüme, küflenme, haşarat barındırma gibi etkenlere direnci. 6. Şekil Değiştirmezliği Isısal değişimler sonucu boyut ve şekil değiştirmemesi, küçülmemesi ve büyümemesi, dönüşemcmesi, ıslanma sonucu meydana gelen boyut değişmezliği. 7. Kimyasal Maddelere Karşı Dayanıklılığı Hangi maddelere karşı duyarlı, hangi maddelere karşı duyarsız olduğu. 8. Sıcaklığa Dayanma ve Yanma Durumu Hangi sıcaklıklar arasında kullanılabileceği, soğuk temperatürlere dayanıklılığı, yanmaya karşı durumu. 9. Uygunluğu Bahis konusu yalıtım işi için esasta uygun olup olmadığı. 10. Kullanılabilirliği Uygulamasının kolay olup olmadığı, boyutlarının uygulama için zorluk yaratıp yaratmadığı veya uygulama için fazladan işgücüne ve yardımcı malzemeye gerek olup olmadığı. 11. Ekonomikliği Bahis konusu iş için yukarıdaki kriterlerden faydalanılarak yapılan ön seçim sonunda ortaya çıkan birkaç malzeme arasından son olarak fiyat yönünden araştırma yapılır. Aynı veya yakın teknik değerlere sahip olan malzemelerden bu kez fiyat yönünden en uygun olanı seçilir. Fiyat kıyaslaması yapılırken, malzemenin en uygun olanı seçilir. Fiyat kıyaslaması yapılırken, malzemenin ısı iletkenlik hesap değeri (X.) tekrar dikkate alınmalı ve aynı ısı yalıtımını (örneğin d/ (k.) =1.00 değeri) kaç cm. kalınlıkla elde ediliyorsa, bulunan bu kalınlıklar m 2 veya m 3 bazına çevrilerek fiyat mukayesesi yapılmalıdır. * Çeviren bu sayıdaki diğer bir makalede tanıtılmıştır. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 29
İNDİREK / DİREK EVAPORATİF SOĞUTMA SİSTEMLERİ Dr. Dürriye BİLGE 1956 yılında İstanbulda doğdu. 1979 yılında İ.DM.M.A. Isı proses dalından Makina Mühendisi, 1981 yılında Makina Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. 1982 yılında aynı Üniversitede Termodinamik Ana Bilim Dalında Asistan olarak haşladığı görevine 1988 yıyında doktorasını tamamladıktan sonra Yrd. Doç. Dr. olarak devam etmektedir. Dr. Mustafa BİLGE 1955 yılında Sakaryada doğdu. 1979 yılında S.D.M.M.A.' dan Makina Mühendisi, 1981 yılında Yıldız Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü' nden Makina Yüksek Mühendisi, 1988 yılında Dr. Mühendis olarak mezun oldu. 1979-1981 yılları arasında Bayındırlık Bakanlığı Yapı İşleri Bölge Müdürlüğü' nde kontrol Mühendisi olarak, 1981-1988 Yıldız Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümünde Asistan ve Öğretim Görevlisi olarak çalışmıştır. Halen SÖNMEZ METAL A.Ş.'de Proje ve Teknik Hizmetler Koordinatörü olarak çalışmaktadır. ÖZET Bu çalışmada havanın, indirek ve direk olmak üzere iki aşamada evaporatif olarak soğutulduğu bir sistem tanıtılmıştır. İklimlendirme sistemlerinde kullanılan klasik soğutma sistemleri (kompresörlü, absorpsiyonlu) ile bu sistem enerji tüketimleri açısından karşılaştırılmış ve uygun dış hava koşullarında önerilen sistemin çok daha ekonomik olduğu sonucuna varılmıştır. ABSTRACT The study describes and demonstrates a cooling system which cools air by evaporation in two cosecutive stages, intirect and direct. Thissystem has been compared with classical cooling systems (compression systems) and has Rotor Elektrik Motoru been determined that the system is more efficient in terms of energy consumption at favorable ambient air conditions. GİRİŞ Dünyada ve ülkemizde giderek artan enerji maliyeti her alanda tasarruf önlemleri alınmasını zorunlu kılmaktadır. İklimlendirme uygulamalarında, gerek konfor gerekse endüstriyel amaçlı olsun en büyük enerji tüketimi soğutma sisteminde olmaktadır. Klasik soğutma sistemlerinin verimliliğini arttırmak için çeşitli yöntemler uygulansa da (ısı geri kazanımı, atık ısı bulunan sistemlerde absorpsiyonlu sistem kullanılması gibi) bunlar, ilk yatırım masraflarını arttırması nedeniyle yaygın olarak kullanılmamaktadırlar. Uygun dış hava koşullarıda alternatif olarak önerilen "evaporatif" hava soğutma yöntemini "direk" ve "indirek" olmak üzere iki ana grupta incelemek mümkündür. 1- DİREK EVAPORATİF HAVA SOĞUTUCULARI Bu sistemde hava, sürekli sirküle eden su ile doğrudan temas ederek soğutulmaktadır. Proses yaş termometre sıcaklığı doğrusu boyunca gerçekleşir, teorik olarak "adyabatik doyma" şeklinde tanımlansa da pratikte "Evaporatif soğutma" olarak adlandırılmaktadır. Yaş termometre sıcaklığı boyunca hareket eden havanın kuru termometre sıcaklığı düşerken, duyulur ısısı azalmakta, diğer taraftan muklak nemi yükselirken gizli ısısı artmaktadır. Bu şekilde gelişen proseste havanın duyulur ısı kaybı ile gizli ısı kazancı aynı olduğundan entalpisi sabit kalmaktadır. Bu tip hava soğutucularının: Pulverizatörlü yıkayıcılar (spray- Washer), Döner soğutucular (rotary cooler)- Şekil 1- Islatılmış yataklı (Wetted pad) - Şekil 2-, Rijit ıslak ortamlı (rijit media)- Şekil 3- gibi tipleri mevcuttur. Bunlardan pulverizatörlü yıkayıcılar iklimlendirme santrallarında nemlendirici olarak da yaygın olarak kullanılmaktadır (1) Su yatağı Su dağıtım sistemi Üfleyici ve motor Su tankı Otomatik diren valfı Üfleyl Su deposu Su sirkülasyon pompası Şekil 1. Tipik bir "dönel tip" soğutucu Şekil 2. Islatılmış yataklı evaporatif soğutucu 30 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
Şekil 4. İndirek evaporatif soğutucuda üfleme havası debisi ile verimlilik ve basınç düşüşü arasındaki ilişki. 3- İNDİREK / DİREK KOMBİNASYONU İndirek/direk evaporatif soğutma sisteminin bir mahalin iklimlendirilmesi prosesinde kullanılması Şekil 5'de gösterilmiştir. Birinci kademede indirek evaporatif soğutucuda sabit mutlak nemde soğutulan dış havanın hem kuru termometre hem de yaş termometre sıcaklığı düşer. İkinci kademede direk evaporatif yöntem ile soğutulan havanın yaş termometre sıcaklığı sabit kalır. Soğutulan hava üfleme fanı yardımıyla isimlendirilecek mahale gönderilir, mahalde üreyen ısı nedeniyle ısınan hava ise dönüş fanı yardımıyla dışarı atılır. Şekil 3. Rijit ıslak ortamlı evaporatif soğutucu Bir evaporatif soğutucunun verimliliği klasik olarak aşağıdaki eşitlikle tanımlanır (2). ti - t2 ec= (1) ti - t Soğutucuyu terk eden havanın sıcaklığı yaş termometre sıcaklığına yaklaştıkça soğutucunun verimliliği de artmaktadır. 2- İNDİREK EVAPORATİF TİP HAVA SOĞUTUCULARI Bu uygulamada hava bir ısı değiştiricisinde indirek olarak soğutulmaktadır. Isı değiştiricisinin ıslak yüzeyinden geçen dış hava, bir miktar suyu buharlaştırarak ısı değiştirici yüzeyini soğutur (evaporatif soğutma), ısı değiştirgecinin diğer yüzeyinden geçen hava ise su ile temas etmeden dolaylı olarak soğur (duyulur soğuma). Isı değiştirici dış yüzeyinde buharlaşan su nedeniyle yüzey sıcaklığı havanın yaş termometre sıcaklığına yaklaşır. Bu proses sonucu iç yüzeyden geçen havanın mutlak nemi sabit kalırken sıcaklığı azalır. Şekil 4'de bu tip bir soğutucuda üfleme havası debisi ile verimlilik ve basınç düşüşü arasındaki ilişki verilmiştir (1). I\EM_İ HftVA \ / K fr X : «^ 1 -<4WASI i i i 1 DIŞ TOA ^ d. Diş mva i 1 1 ^ ^ " ı ı ; ; 1 3)0 6BD TED T36D TOT ZJti 23BD ZJ2O Tffl 3<<rjD ÜFLEME HAVASI DEBİSİ (m'/h) ^ 25 V "c 20 L I- u 15 = 10 5 4- SİSTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI Kombinasyonlu evaporatif soğutma ile klasik soğutma sistemlerinin enerji tüketimleri açısından karşılaştırılması için Ankara'da kurulacak bir tesisin iklimlendirilmesinde kullanılacak sistemlerin analizleri yapılacaktır. Örnek tesisin toplam soğutma yükü 150 000W, mahal şartları: 27 C KT, %53 RH; dış hava şartları ise 34 C KT ve 20 C YT dir. 4.1- KOMBİNASYONLU EVAPORATİF SOĞUTMA SİSTEMİNİN ENERJİ TÜKETİMİ Şekil 5'de şematik olarak gösterilen sistemde (I) şartlarındaki dış hava önce indirek evaporatif soğutucuda sabit mutlak nemde soğutulur. Bu proses şekil 6'daki psikrometrik diyagramda 12 doğrusu boyunca gösterilmiştir. (2) noktasının yerini saptamak için, şekil 4'den faydalanılarak indirek evaporatif soğutucu verimliliği (basınç kaybı da gözönüne alınarak) e c = 0,6 kabul edilmiştir. Bu durumda (2) noktasının kuru termometre sıcaklığı (1) no.lu eşitlik yardımı ile, t 2 = 34 - (34-20) 0.6 t2 = 25.6 C bulunur Direk evaporatif soğutucuya (2) şartlarında giren hava yaş termometre doğrusu boyunca soğur, soğutucu verimliliği 0,88 kabul edildiğinde yine 1 no'lu eşitlikten faydalanarak evaporatif soğutucuyu terk eden havanın sıcaklığı t3 = 18,2 C bulunur. İç hava şartları psikrometride (4) noktası ile tanımlanmıştır, 34 doğrusu havanın mahalde ısınması prosesini tanımlar. Oda ısısını karşılayabilmek için mahale gönderilecek hava miktarı (VT) aşağıdaki eşitlik yardımıyla bulunur. QT VT= (2) Cpa X qa (t4 - t3) VT=- 150 000x3600 1018 x 1.15(27-18.2) VT= 53OOOm 3 /h Sistemin Toplam enerji tüketimi : a) İndirek Evaporatif Soğutma Fanı Soğutma havası miktarı 53 OOOrn 3 / h için indirek evaporatif soğutucu fanı debisi 45 000 m 3 / h bulunur (3). Fan toplam basıncı 25 tnmss, fan verimi %75 kabul edildiğinde fan gücü (Nm) 3 no'lu eşitlik yardımıyla aşağıdaki şekilde hesaplanır. Vax Apx 10 3 Nm = (3) 102 x 3600 x n Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 31
C: z -DtS HAVA (2) -INDIREK EVAPORATIF YÖNTEM İLE SOĞUTULMUŞ HAVA 5) -DİREK EVAPORATIF YÖNTEM İLE SOĞUTULMUŞ HAVA (İ> -IC HAVA 5 -INDIREK EVAPORATIF SOĞUTUCU 6 -DİREK EVAPORATIF SOĞUTUCU 7 -ÜFLEME FANI 8 -EMİŞ FANI 9 -EGZOST HAVASI 10 -ODA 11 -INDIREK EVAPORATIF SOĞUTUCUYU TERK EDEN NEMU HAVA Sekil 2 INDIREK/DIREK EVAPORATIF SOĞUTMA İLE GERÇEKLEŞTİRİLEN IKUMLEND1RME SİSTEMİ
DUYULUR ISI ORANI Q a /Q t \IM.I!,,,! MUTLAK m LU a en a: er a o. d Ld O LJ cr UJ 760 mm Hava bıunrınd» mut«b««dir. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 33
53 000 x 25 Nm=. 102x3600x0.75 Nm= 4812W b) İndirek Evaporatif Soğutucu Sirkülasyon Pompası: 53 000 m 3 / h soğutulacak hava debisi için önerilen pompa gücü (3): Nm= I 905 W c) Direk Evaporatif Soğutucu Sirkülasyon Pompası Pompa debisi, soğutulacak her m 3 / h hava başına 0,5 kg/h su alınarak hesaplanır (2). Pompa basıncı 30 mss kabul edilirse pompa gücü: V»xHmxif Nm= (4) 102 x 3600 x TC 26.5 x 30 x 1000 102 x 3600 x 0.70 Nm= 3 085 W Sistemin Toplam Enerji Tüketimi İndirek Evaporatif Soğutma Fanı İndirek Evaporatif Soğutucu Sirkülasyon Pompası Direk Evaporatif Soğutucu Sirkülasyon Pompası Toplam Enerji Tüketimi bulunur. : 4812 W : 1905 W : 3085 W : 9802 W 4.2. KLASİK SOĞUTMA SİSTEMİNİN ENERJİ TÜ- KETİMİ a) Chiller Enerji Tüketimi: Tesisin soğutma yükü 150 000 W dır. Klasik hava soğutmalı Chiller'in enerji tüketimi 0.28 KW/KW olarak alınabileceğinden (3), bu kapasitede bir ehillerin enerji tüketimi 42 000 W dır. b) Chiller Sirkülasyon Pompası Enerji Tüketimi: Chiller su çalışma rejimi At= 5 C seçildiğinde pompa debisi 25,8 m 3 / h bulunur. Pompa basma yüksekliği 30 mss seçildiğinde pompa kapasitesi 4 no' lu eşitlikten Nm=. 25,8 x 30 x 1000 102x3600x0.70 SE= 150 000/9 802 SE= 15,3 bulunur. Aynı soğutma yükü için klasik soğutma sisteminin toplam enerji tüketimi 45 003 W olduğundan, bu sistemin soğutma etkinliği ise, SE= 150 000/45 003 SE = 3,33 olmaktadır. Sonuç olarak aynı soğutma yükü için klasik soğutma sisteminde önerilen sistemden (15,3/3,33)=4,56 kez daha fazla enerji tüketilmektedir. Bu oran Eskra (5) tarafından yapılan çalışmada 4,8 olarak bulunmuştur. Önerilen sistemin diğer bir avantajı da ilk yatırım maliyetinin düşük olmasıdır. Sistem seçimi ve analizi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli parametre dış hava yaş termometre sıcaklığıdır. Bu değer yükseldikçe evaporatif soğutma sisteminin tüketeceği enerji miktarı artmaktadır. Azalan yaş termometre sıcaklığıyla sistemin soğutma etkisinin artacağı açıktır. Bu nedenle önerilen soğutma sistemi Ankara gibi kara ikliminin tesirindeki bölgelerde ekonomik olarak kullanılabilme olanağına sahiptir. Yaş termometre sıcaklığının yüksek olduğu yerlerde ise sistem seçiminin enerji analizleri mutlaka yapılmalıdır. KULLANILAN SEMBOLLER c P a : Nemli havanın özgül ısısı (ws/kg C) ec : Soğutucu verimliliği (%) Hm : Pompa basma yüksekliği (mss) KT Nm AP SE QT RH ti t2 t' Va VT V, YT TC TC' Ja : Kuru termometre sıcaklığı ( C) : Güç (W) : Basınç düşüşü (mmss.mss) : Soğutma Etkinliği : Mahalin toplam ısı kazancı (W) : Bağıl Nem (%) : Giriş havası kuru termometre sıcaklığı ( C) : Çıkış havası kuru termometre sıcaklığı ( C) : Giriş Havası yaş termometre sıcaklığı ( C) : İndirek evaporatif soğutucu fan debisi (m 3 /h) : Toplam hava debisi (m 3 /h) : Su debisi (m'/h) : Yaş termometre sıcaklığı ( C) : Fan verimi (%) : Pompa hidrolik verimi (%) : Havanın yoğunluğu (kg/m 3 ) : Suyun yoğunluğu (kg/m 3 ) Nm= 3 003 W bulunur. Sistemin Toplam Enerji Tüketimi: Chiller : 42 000 W Chiller Sirkülasyon Pompası : 3 003 W Toplam Enerji Tüketimi 45 003 W SONUÇ Yaş termometre sıcaklığı 20 C olan Ankara'da bulunan ve soğutma yükü 150 000 W olan bir tesisin iklimlendirilmesinde kullanılacak direk /indirek evaporatif soğutucunun toplam enerji tüketimi 9802 W olarak bulunmuştur. Bu durumda sistemin soğutma etkinliği KAYNAKÇA 1. Özgür, D.,Bilge,M.,"Hava Yıkayıcılarının Çalışma Prensibi ve Boyutlandınlmasına Bir Yaklaşım" Mühendis ve Makina Dergisi, Sayı 320,1986. 2. ASHRAE Handbook, 1983 Equipment,Chapter 36. 3. ASHRAE Handbook, 1984 Systems,Chapter 36. 4. Scofield,M.,Deschamps,N.,"EBTR Compliance and Comfort Cooling Too" ASHRAE Journal, June 1980. 5. Eskra,N.,"İndirect/Direct Evaporative Cooling Systems", ASHRAE Journal, May 1980. 34 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
ISI YALITIMI VE TÜRKİYE'DEKİ K U L L A N I M D Ü Z E Y İ KORHAN IŞIKEL 1948 yılında Ankara'da doğdu. 1971 yılında D.G.S. Akademisi Mimarlık Bölümü' nden mezun olduktan sonraaydın Boysan Mimarlık Bürosu' nda iki yıl Mimar olarak görev aldı. Askerlik görevi sırasındada mimarlık çalışmalarını sürdürdü. Yarımca Gübre Fabrikası Tevsi İnş. Şefliğinden sonra 1975 yılında hocam firmasına Teknik Müşavir olarak girdi. Isı ve Ses İzolasyonu konusunda çeşitli çalışmaları olup bu konuda konferanslar verdi. Halen İzocam firmasında koordinatör olarak görevine devam etmektedir. I. ISI YALITIM MALZEMELERİ : Isı yalıtım malzemelerine geçmeden önce, ısı yalıtımının tarifini yapalım. Yapılarda ısı yalıtımı; iç hacimlerle dış hava veya değişik hacimler arasındaki ısı akışını azaltıcı önlemlerin tümüdür. Isı akışını azaltıcı malzemelere ısı yalıtım veya ısı izolasyon malzemeleri diyoruz. Bu ürünleri, ısı iletkenlik değeri en küçük olanlar teşkil ederler. Örnek olarak; ısı iletkenlik değeri 0,1 kcal/mh C altında olan ürünlere ısı yalıtım malzemesi diyebiliriz. Isı yalıtım malzemelerinin verimliliği ısı iletkenlik değerininin küçüklüğüne ve kalınlığına bağlı olarak artar. Bu ürünlerin başlıcaları genel adları ile aşağıda belirtilmiştir. a) Mineral yünler (cam yünü - taş yünü) b) Polistren köpük levhalar c) Poliüretan köpük levhalar Bu ürünlerden sadece mineral yünler inorganik olup yanmazlar. Ayrıca çok önemli bir konuda, sadece cam yünü yerli ham madde ile imal edilmektedir. Tasarruf için ithal malzeme kullanımı, tasarruf kelimesi ile çelişmektedir. Isı yalıtım malzemelerin seçiminde başlıca dikkat edilmesi gereken özellikler şunlardır. Yanmaz olması, Hafif olması, Kolay tatbik edilir olması, fire vermemesi, Zamanla bozulup çürümemesi, Isı iletkenlik değerinde, zamanla bozulma olmaması, Asitlere karşı dayanıklı olması, Elastik olması, Böcek ve mikro organizmalar tarafından tahrip edilmemesi, Korozyon ve paslanma yapmaması, II. ISI YALITIMININ KULLANIM ALANLARI Isı kaybının veya kazancının olmaması istenen her yerde enerji tasarrufunuda sağlamak amacıyla ısı yalıtımı yapıyoruz. Isı yalıtım alanlarının yapılarda; çatı, duvar, döşeme ve borular olarak özetleyebiliriz. Sanayi tesislerinde ısı yalıtımı çok daha geniş kapsamlıdır. Borular, kazanlar, etüvler gibi. III. TÜRKİYE'DE ISI YALITIMI KULLANIMI DÜZEYİ: Türkiyenin ısı yalıtım konusundaki yeri üzülerek ifade etmek gerekir ki çok gerilerdedir. Kişi başına düşen izolasyon malzemesi tüketimini diğer ülke lerde karşılaştırırsak. Isveçte Almanya'da Kuveytde Türkiye'de 1.03 0.33 0.13 0.02 mvkişi m 3 / kişi mvkişi mvkişi Ülkemizde, tüm enerji kullanım alanlarında olduğu gibi bina ısıtmasında da, enerji verimi, batı ülkelerinden yaklaşık 2 kat daha kötüdür. Ülkelerin enerji tüketimi arttıkça, enerjiyi verimli kullanma ve tasarruf düşüncesinde aynı oranda artmaktadır. Yürürlükte olan ısı yalıtım yönetmeliğine göre, 1990 yılında yeni yapılmış binalarda yönetmeliğe uymayan bina oranı istanbul'da % 53, İzmir'de % 84, Bursa'da % 84, Kocaeli'nde % 84 dür. Yürürlükteki yönetmelik ile İsveç yönetmeliğini karşılaştırırsak yaklaşık olarak istanbul için 3 kat Ankara için 4 kat daha fazla enerjiyi, aynı ısınma ihtiyacı için harcamakta, aynı oranda da çevreyi kirletmekteyiz. IV. DÜNYADA ISI YALITIMI TEŞVİKLERİ : Gelişmiş ülkelerde, ısı yalıtımı konuş unda çeşitli hedefler saptanmıştır. Örneğin; İngiltere, binaların ısı yalıtım seviyelerini arttırarak, iki yeni enerji santralı yatırımından tasarruf etmeyi planlamaktadır. Almanya, 2000 yılına kadar binalarda % 30 oranında ısı giderlerinde yeni bir azaltmayı planlamıştır, bunun için ısı yalıtım yönetmeliğinde değişikliler yaparak ısı yalıtım kalınlıklarını arttırmaktalar. Eski binalar içinde kredi vererek ısı yalıtım seviyesi yükseltilmektedir. V. ISI YALITIMI YAPILMIŞ BİNALARDA ENERJİ TASARRUFU: Gerektiği kadar ısı yalıtımı yapılmış yapılarda enerji tasarruf oranı oldukça yüksektir. Örneğin 100 m2 lik bir çatısı olan yapıda, bir kış sezonunda, istanbul'da 8 cm İzocam ile çatı ısı izolasyonu yapılması halinde, 7 ton'a yakın kömür tasarruf edilirken aynı tip yapıda Erzurum'da 12 cm. İzolasyon ile 18 ton kömür tasarruf edilebilmektedir. Bu değerler sadece Çatı Isı İzolasyonu ile sağlanan değerlerdir. Duvarlarda da ısı yalıtımı yapılması halinde bu tasarruf çok daha fazla olacaktır. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 35
I. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ Ülkemizde yapılaşma, büyük hacimli ve çok katlı uygulamalarla üçüncü boyutunu kazanmakta ve tesisat mühendisliği giderek daha çağdaş bilgi ve uygulamaları gerektirmektedir. Bu kongre; Batıda pek çok örneği görülen ancak ülkemize henüz girmemiş veya yeni yeni kullanılmaya başlamış bilgi ve teknolojinin yaygınlaştırılması, tartışılması temel amacını taşımaktadır. Kongre aynı zamanda, ülkemizdeki tesisat mühendisliğinin eğitimi, sorunları ve diğer etkileşimlerinin tartışılacağı platformları-panelleri de içerecektir. Kongrede ilgi alanında uzmanlaşmış, örnek uygulamalar gerçekleştirmiş, çağdaş bilgi ve deneyime sahip değerli mühendisler ve bilimadamları bildiri sunacaklardır. Bu bilgidiler Kongre Bildiri Kitabı içinde yer alacaktır. Böylece kongrede aktarılan bilgilerin tesisat alanında çalışan mühendislerimize iletilmesi imkanı doğacaktır. Kongre sırasında Tesisat konusunda üretimde bulunan kuruluşların ürünleri ve hizmetlerinin tanıtımını amaçlayan sergi düzenlenmiştir. POSTER BİLDİRİLER Kongrede sunulacak bildiriler, "Bildiriler Kitabı" içinde basılacaktır, alacaktır. ayrıca Bildiriler Kitabı içerisinde aşağıdaki poste bildiriler yer * Bina Otomasyonu Osman MARO Johnson Controls * Bcru Armatürleri ve Seçimi Cafer ÜNLÜ Yakacık A.Ş. * Bcru ve Kanal Destek Elemanları Cüneyt VARDAR Emsagaz Ltd. Şti. * GEBERİT PULLVİA Çatı Drenaj Sistemleri Süha GÜRER SECCOLAR-GEBERIT * iklimlendirme Sistemlerinde Otomatik Kontrol Mehmet Y. GÜNGÖR MYG Ltd. Şti. PROGRAM 15 Nisan 1993 Perşembe 08.00-09.00 Kayıt 09.00-10.00 Açılış Oturumu Oturum Başkanı: Ekrem BULGUN EKE A.Ş. - TMMOB MMO İzmir Şubesi Eski Bşk. Konuşmacılar: Murat ÖNDER Makina Mühendisleri Odası Başkanı MacitTOKSOY Makina Mühendisleri Odası izmir Şubesi Eski Başkanı. Konuk Konuşmacılar; Protokol 10.00-1030 Açılış Bildirisi. Türkiye'de Tesisat Mühendisliği Dünü - Bugünü - Yarını Dr. Üzeyir Garih ALARKO HOLDİNG Yönetim Kurulu Başkanı 10.30-11.00 Sergi Açılışı I. OTURUM Oturum Başkanı : Prof. Dr. Macit TOKSOY Dokuz Eylül Ü. Fen Bilimleri Ens. Md. Yard. 11.20-11.40 Ağır Sanayi Mamullerinin ihracatının Geliştirilmesi Dr. Üzeyir GARİH ALARKO HOLDİNG Yön. Kur. Başkanı Tesisat Genleşme, Esnek Bağlantı, Seviye Kontrol ve Kondenstop Uygulamaları Davut BOLU Hacı Ayvaz A.Ş. Çok Katlı Çok Amaçlı Büyük Yapı Komplekslerinde Tesisat, Tasarım, işletme ve Güvenlik Sorunları Celal OKUTAN Okutan Mühendislik Klima Tesisatında Zonlama ve Otel İşletmeciliğinde Önemi Turan KOLAK GEM Ltd. Modern Yangın Alarm ve Söndürme Sistemleri ALMÜT A.Ş. 11.00-11.20 Yurtdışı Tesisat Mühendisliği Hizmetleri Mehmet Selçuk - TEBA ENTE A.Ş. 11.40-12.00 Yüksek Yapılarda iklimlendirme ve Zonlama Celal OKUTAN Okutan Mühendislik Bürosu 12.20-14.00 Öğle Yemeği II. OTURUM Oturum Başkanı: Ahmet ARISOY İTÜ Makina Fakültesi 14.00-14.20 Yapılarda Tesisat İşletme Projesi ve Maliyeti Ruknettin KÜÇÜKÇALI - ISISAN A.Ş. 14.20-1440 Tesisat Akışkan Ana ve Branşman Hatlarında Debi Ayarı için Kullanılan Düzenler Akdeniz HİÇSÖNMEZ - Akdeniz Müş. Müh.Ltd. 14.40-15.00 (HVAC) Otomatik Kontrol Sistemleri Selçuk BAYER - EMO Ltd.Şti. 15.00-15.20 Yük Hesabına Esas Malzeme Özelliklerinin Belirlenmesi Standartları Zafer İLKEN Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fak. 15.20-16.00 ARA 36 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
16.00-18.00 PANEL PROFESYONEL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ TANIMI SORUMLULUKLARI, İŞLEVLERİ, HUKUKİ DURUMU Yönetici : Celal OKUTAN - Okutan Mühendislik Bürosu Panelist: Tamer ATAUZ - ALARKO A.Ş. Ruknettin KÜÇÜKÇALI- ISISAN A.Ş., Prof.Dr. Macit TOKSOY- 9 Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Md. Yrd., Akdeniz HİÇSÖNMEZ - Akdeniz Müşavir ve Mühendislik Ltd. Şti., Numan ŞAHİN - EMO Ltd.Şti., Ethem ÖZBAKIR- BİLGE Mühendislik 16 Nisan 1993 Perşembe I. OTURUM Oturum Başkanı : Prof.Dr. Ali Çetin GÜRSES 09.00-09.20 Tesisat Mühendisliği Uygulama Şartnameleri Ali HELVACI - Et Balık Kurumu Gn.Md.Yrd. 09.20-09.40 Toz Emme ve Toz Tutma Tesisatı Yılmaz ALTIN - ALTINLAR Koll.Şti. 09.40-10.00 Merkezi Şehir Bölge Isıtma Sistemleri İhsan ÖNEN - ihsan Önen Müh. ve Dan. 10.00-10.20 Güneşli Su Isıtıcılarının Bilgisayar Yardımıyla Hesabı 10.20-11.00 ARA Hüseyin GÜNERHAN - Ege Ü. Güneş En.Ens. II. OTURUM Oturum Başkanı : Celal OKUTAN Okutan Mühendislik Bürosu 11.00-11.20 Yüksek Yapılar da Sıhhi Tesisat Mustafa ÖZKAYALAR - MNG Tesisat A.Ş. 11.20-11.40 Bina İçi Pis Su Borularının Havalandırılması Ahmet ARISOY - İTÜ Makina Fakültesi 11.40-12.00 Yüzme Havuzu Tesisatı Sami BÖLÜKBAŞI-SANTEM A.Ş. Yön.Kur.Baş. 12.00-12.20 Deniz Suyu ile Balık Üretme Çiftliği 12.20-14.00 ARA Özhen DÖLEN - TEKNİK TESİSAT Ltd. Şti. III. OTURUM Oturum Başkanı : Ali GÜNGÖR - Ege Ün. Güneş Enerjisi Ens. 14.00-14.20 Evoparatif Soğutma Özellikleri ve Uygulaması Osman F. GENCELLİ - İTÜ Makina Fakültesi 14.20-14.40 iklimlendirme Sistemlerindeki Soğutma Grupları Tipinin Seçim Esasları Bedi KORUN - FORM A.Ş. 14.40-15.00 Buz Pateni Soğutma Donma Tesisatları İbrahim İŞBİLEN, REF Isı San. ve Tic.Ltd.Şti. 15.00-15.20 Yangın Tesisatları Dr. 15.20-16.00 ARA Erol YAŞA-UNIVERSAL Mühendislik 16.00-18.00 PANEL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİNDE TASARIMCI, MALZEME İMALATÇISI UYGULAYICI, DENETÇİ, KULLANICI İLİŞKİLERİ VE KOORDİNASYON Yönetici : Ener PELİN - Pelin Mühendislik Panelist: Tarık AKTÜCCAR - TEBA A.Ş., Nuray BOZOKALFA- Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü, Renan HOŞGÖR - ISI Üretim AŞ., Hasan CARGAL Altınyunus Çeşme Oteli, Mehmet YAVUZ CEREN Mühendislik 17 Nisan İ993 Perşembe I. OTURUM Oturum Başkanı: Osman F. Gencelli-İTÜ Mak. Fak. 09.00-09.20 leotermal Isıtma Sistemleri için Filtre Seçim Kriterleri Orhan MERTOĞLU - ÖRME Jeotermal A.Ş. 09.20-09.40 Isıtma ve iklimlendirme Sistemleri Yük Hesabı Yöntemleri Prof. Dr. Ali Çetin GÜRSES Dokuz Eylül Üniversitesi 09.40-10.00 Enerji Geri Kazanım Sistemleri Doç.Dr. Ali GÜNGÖR Ege Üniversitesi Güneş Enerji Enstitüsü 10.00-10.20 Isı Pompalı Sistemler 10.20-11.00 ARA Erkut BEŞER - TEBA SİSAŞ II. OTURUM Oturum Başkanı : Erol ERTAŞ - PNÖSO 11.00-11.20 Hastanelerde İklimlendirme Ener PELİN-Pelin Mühendislik 11.20-11.40 Hastanelerde İklimlendirme Sistemleri için Filtre Seçim Kriterleri Eser KILIÇ - İTÜ Kimya Fakültesi 11.40-12.00 Ameliyathane Odalarında Uygulanan Laminar Akımlı Modern Klima Sistemi Yüksel KOKSAL - Selnikel A.Ş. 12.00-12.20 Konutlarda ve Ticari Yapılarda Doğal Gaz Tesisatı Projelendirmesi Prof.Dr.Doğan ÖZGÜR 12.20-12.40 ÖĞLE YEMEĞİ Yıldız Teknik Üniversitesi Makina Fakültesi III. OTURUM 14.00-14.20 Endüstriyel Tesislerde Teknik Gaz Tesisatları Erol ERTAŞ - PNÖSO 14.20-14.40 Medikal Gaz Tesisatları Zafer ÖZEN - NASSETTİ Ltd.Şti. 14.40-15.00 Soğutma Kulesi Tasarımında Etkin Olan Dış Ortam Koşulları Diğer Faktörler Doç.Dr. Hasan Rıza GÜVEN-lst.Ü.Müh.Fak., Burkay ALNIPAK- İstanbul Ü.Tek.Bil. Meslek Y.O., 15.00-15.20 Isı Konfor 15.20-16.00 ARA 16.00-18.00 PANEL Kadir İSA - İTÜ Düzce Meslek Okulu Macit TOKSOY - Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Bilimleri Ens. Md.Yrd. TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİ Yönetici: Prof. Dr. Ruknettin OSKAY Panelist: Osman F. GENCELLİ -İTÜ Makina Fakültesi, Prof. Dr. Ali Çetin GÜRSES - 9 Eylül Üniversitesi, Mehmet SELÇUK - TEBA Ente A.Ş., Hakan BULGUN - EKE İnş. ve Tes.A.Ş. 2O.oo-24.oo KAPANIŞ YEMEĞİ PLAKET DAĞITIMI Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 37
TÜRKİYE'DEKİ ISI YALITIM YÖNETMELİKLERİ STANDARTLAR VE DENETİM F. FETHİ HINGINAR 7946 yılında!stankıd'da doğdu. İlkokulu saraçhane başı'nda, orta ve liseyi Sultanahmet Ticaret Lisesinde tamamladı. İstanbul iktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden 1968 yılında mezun oldu. italya'da bankacılık, Hollanda ve Amerika Birleşik Devletlerinde mesleği ile ilgili kurs ve stajlara katıldı. 1970-79 yılında Türk Ytong'da mali ve idari işler müdürü olarak göreve başladı. 1990 yılından bu yana Türk Ytong Sanayi A.Ş. 'de Genel Müdür olarak görev yapıyor. Halen gazbeton üreticileri birliği yönetim kurulu başkanı, Türkiye Toprak Seramik, Çimento ve Cam Sanayii İşverenler sendikası yönetim ve yürütme kurulu üyesi, Türkiye prefabrik birliği yönetim kurulu üyesi, Finans klüp yönetim kurulu üyesi olup, Türkiye genç işadamları derneği, Türkiye Avrupa topluluğu derneği, Türkiye muhasebe uzmanları derneği üyelikleri olan F.Fethi Hinginar İngilizce -İtalyanca biliyor. GİRİŞ: Ülkemizde % 2,5 oranındaki nüfus artışı, sanayileşme, gelişen ekonomik faaliyetler sonucu kente göçün artarak devam etmesi neticesinde konut ihtiyacı da giderek artmaktadır. Ülkemizin birikimli konut ihtiyacı 2 milyonu aşmıştır. Ayrıca nüfus artışı ve iç gösten kaynaklanan yıllık konut ihtiyacı 350 bin olmasına karşılık, inşa edilen konut sayısı 200 bin civarındadır. Konut açığının büyümesi, buna karşılık inşaat sektörüne yeterli kaynak ve desteğin sağlanmaması standart dışı, sağlıksız, ısı yalıtımı, deprem yönetmeliği gibi kural ve yönetmeliklere uyulmayan yapılaşmaya yol açmaktadır. Standart dışı yapılaşma sonucu, Japonya'da, A.B.D.' de benzer şiddette meydana gelen bir depremde can ve mal kaybı olmazken, en son acı örneğini Mart ayında Erzincan'da yaşadığımız gibi ülkemizde olan bir depremde binlerce kişi ölüp, şehrin üçte ikilik kısmı yerle bir olabilmektedir. Yine aynı şekilde ısı yalıtmışız binalar yüzünden ısınma amacıyla kullanılan enerjinin yarısı israf edilmekte, hem boşuna harcamakta, hem de havayı kirletmekteyiz. TÜRKİYE'DEKİ ISI YALITIM YÖNETMELİKLERİ VE STANDARTLAR Ülkemizde yapılardaki ısı kayıplarının azaltılması ile yakıt tasarrufu sağlanmasına yönelik ilk çalışma TS 825 (Binalarda Isı Yalıtım Kuralları) TSE tarafından 1970 yılında yayınlanmıştır. Ancak sadece İsı Yalıtım projelerinde gerekli hesaplamaların yapıldığı, zorunlu olmayan bu standart ile bir sonuca varılamamıştır. Bu konudaki ilk yönetmelik Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan 3 Kasım 1977 tarih 16102 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Isıtma ve Buhar Tesislerinin Yakıt Tüketiminde Ekonomi Sağlanması ve Hava Kirliliğinin Azaltılması Yönetmeliği" dir. Bu yönetmeliğin amacı, ülke ekonomisi açısından son derece önemli olan yakıt tüketiminde tasarruf sağlamak ve halk sağlığını tehdit eden hava kirliliğini azaltmaktı. Yönetmelik hükümlerine göre, Yapı Projelerinde gerekli ısı yalıtım önlemleri alınmadığı taktirde, bu projelerin ilgili Belediyelerce onaylanmayacağı ve inşaat izni verilmeyeceği kesin ifadelerle belirtilmiş olmasın rağmen, bu yönetmelik ile mevcut imar yönetmelikleri arasında organik bir bağ kurulamaması nedeniyle pratikte uygulanmamış ve beklenen fayda sağlanamamıştır. İkinci Yönetmelik imar ve İskan Bakanlığı tarafından tamamlanarak 20 Ekim 1981 tarih ve 17499 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren "Bazı Belediyelerin İmar Yönetmeliklerinde Değişiklik yapılması ve bu Yönetmeliklere Yeni Maddeler Eklenmesi Hakkında Yönetmelik"tir. Konunun uygulamaya girebilmesini sağlamak üzere öngörülen hususlar ile ilgili hükümler Belediye İmar Yönetmeliklerinin içine yerleştirilmiş, böylece gerek inşaat ruhsatı alınmasında, gerekse yapı kullanım izin kağıtlarının düzenlenmesinde binada ısı yalıtım şartlarının aranması prensibi getirilmiştir. Bu Yönetmelikte yapılan bazı değişiklikler 18 Ocak 1985 tarih 18637 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin 3. 43 Isı Yalıtım Maddesine göre "Binalar ısı kayıpları bakımından çevre şart ve gereklerine uygun düzeyde yalıtılacak ve bu husus düzenlenecek bir "Isı Yalıtım Projesi" ile gösterilmiş olacaktır. Isı yalıtım projesinde gerekli hesaplar TS 825 no.lu Türk Standardında açıklanan metodlara göre yapılır. Isı yalıtım projelerinde gerekli hesaplamaların alınacağı TS 825 no.lu Türk Standardı binalarda ısı yalıtımını "İç hacimlerle dış hava ve değişik sıcaklıktaki hacimler arasında ısı akışını azaltıcı önlemlerin tümüdür" diye tanımlamaktadır. İmar Kanunu Belediye İmar Yönetmeliği 8.03 Yapı Denetimleri maddesine göre İnşaat sırasında belirli sürelerde yapılacak tetkiklerde yapının mimarı ve statik projelerine uygunluğu denetlenir. Yine aynı Yönetmeliğin 90.1 Yapı Ruhsat İşleri maddesinde "Yapının ruhsat ve eklerine uygun olması halinde devamına izin verilir, aksi halde İmar Kanununun ilgili hükümleri uygulanır" denilerek uyulması mecburi Isı Yalıtım kurallarının denetim ve yürütümü Belediyelere verilmiştir. Ancak ilk çıktığı yıllarda uygulanmasında çalışılan bu yönetmelik, uygulanması zorunlu olmasın rağmen, maalesef son yıllarda gözardı edilmekte, yeterince veya hiç denetlenmemektedir. PİAR Araştırma Şirketi tarafından 1990 yılında 5 büyük şehirde Isı Yalıtım Yönetmeliği yürürlüğe girdikten sonra inşa edilmiş 15.643 bina üzerinde yapılan araştırmaya göre; istanbul'da % 53, Ankara'da % 24, İzmir'de % 84, Kocaeli'de % 84 ve Bursa'da % 84 yeni yapılmış binada yönetmeliğe uyulmadığı tesbit edilmiştir. SONUÇ: Gelişmekte olan ülkemizin enerjiye olan ihtiyacı her geçen yıl daha da artacaktır. Günümüzde fert başına düşen enerji ihtiyacı ülkelerin gelişmişlik düzeylerini yansıtmaktadır. Gelişmiş ülkelere göre Türkiye'de fert başına tüketilen enerji miktarı üçte bir oranındadır. Ancak, muklak surette şu da unutulmamalıdır ki, enerji rasyonel bir şekilde kullanılmadığı taktirde, petrolde dışa bağımlı olan ülkemizde yine büyük ekonomik krizlerin oluşmasında birinci etken olacaktır. Konut inşaatlarında yasal bir zorunluluk olan ısı yalıtımı uygulaması ilgililerce mutlaka zamanında ve gereği gibi denetlenmeli, konuyu saptırmaya çalışanlar hakkında ilgili yasa hükümlerine göre muklak surette cezai müeyyideler uygulanmalıdır. Bu konuda, yıllardır sözü edilen, ancak hayata geçirilemeyen yapı polisi örgütlenmesinin ülkemiz şartlarına göre oluşturularak hayata geçirilmesi çok olumlu bir adım olacaktır. Yapı polisi avrupa'da olduğu gibi ülkemizde de inşaatların kanun ve yönetmeliklere uygun inşa edilmelerini sağlayabildiği zaman, ülkemiz kaynaklarının israf edilmesi önlenebilecektir. 38 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
SOĞUK ODALAR İÇİN YALITIM KALINLIKLARI BAYCAN SUNAÇ 1940 yılında İğdır'da doğdu. 1957 yılında istanbul Haydarpaşa Lisesisinden ve 1963 yılında İTÜ Makina Fakültesinden mezun oldu. 1971-1978 yılları arasında Almanya'da mekanik tesisat proje mühendisi olarak çalıştı. 1979 yılından bu yana istanbul'da Genel Mühendislik Ltd. Şti.'nde yönetici olarak mekanik tesisat proje ve danışmanlık hizmetleri yapmaktadır. ÖZET Enerji bilincine sahip projecinin hedefi, ısı izolasyonu tasarımını, izole edilen nesnenin kullanma süresi boyunca toplam enerji harcamasını minimum kılacak şekilde yapmaktır. Soğuk odalar örneğinde, harcanan bu toplam enerji soğutma tesisinin işletme emerjisi ve izolasyonun ve soğutma tesisinin gri enerjisinden oluşmakta olup, bunlara bağlı olarak soğuk odanın ısı yılıtımı yüzünden uğradığı kapasite kaybı dikkate alınmalıdır. Hesapları etkileyen bütün büyüklyükler hakkında güvenilir bilgiler şimdilik yoktur. Literatür, teori ve pratik yazarı, bu makalede yer alan tablo ve diyagramlardaki değerleri kullanmaya yöneltmiştir. Konuya genel olarak bakılırsa, doğru çözümün aşırı boyutlandırılmış bir ısı izolasyonunda olmadığı görülür. Çünkü bu durumda, yüksek değerli (enerji açısından zengin) besin maddelerinin yeri işgal edilmektedir. Öte yandan çok zayıf bir ısı izolasyonu da, çevreyi gereksiz enerji kullanımı yüzünden kirleteceği için akıllı bir çözüm olmayacaktır. Gelecekte soğuk odalar için ısı izolasyonunun boyutlandırılmasında, enerji açısından ekonomik izolasyon kalınlığının ekolojik yönden değerlendirilmesinde gerekli dikkatin gösterileceğini umuyoruz. Soğuk odalarda izolasyon kalınlığı, toplam enerji harcaması minimum olacak şekilde belirlenmelidir. Aşağıdaki makalede bu öneri açıklanmakta, hesap esasları ve uygulama örnekleri verilmektedir. EN EKONOMİK YALITIM KALINLIĞI Ekonomik izolasyonda temel prensip, ısı yalıtım giderleri ile ısı kayıp giderlerinin toplamının minimum olmasıdır. Ekonomik izolasyon kalınlığı ile ilgili çok sayıda yayın vardır. Örnek olarak, Washington'da "Federal Energy Administration" tarafından 1975 'de yayımlanan ve en yeni bilgileri içeren, 265 sayfalık "Economic Thickness for Industrial Insulation" (1) ve F. Ruooelt'in "TUV Rheinland" yayınları arasında 1988'dc yayımlanan, 180 sayfalık "Industrieller Waerme und Kaelteschutz. Optimisrung, Kösten, Wirtschaftlichkeit" (2) gösterilebilir. Açıkça bellidir ki, bu yayımları incelemek, tam olarak kavramak ve doğru olarak uygulamaya sokabilmek * ISOLIER TECHNIK 5-91, Sh. 8-14, Walter BAUMANN için bir hayli zaman harcanması gerekmektedir. "Ekomomik izolasyon kalınlığı" kavramı, ilk kez İsviçreli ısıtma mühendisi M. Hottingcr tarafından 1919 yılında ortaya konmuştur. M. Hottinger, Almanca yayımlanan "Gesundheitsingnieur" adlı meslek dergisinde "havalandırma ve ısı tekniğinden pratik örneklerin teorik olarak incelenmesi" konusunu ele almış ve bu arada en uygun izolasyon kalınlığının belirlenmesi için bir grafik yöntem göstermiştir. Bu grafik yöntem, iki yıl sonra M.Garbol tarafından açıklanan matematik yöntemle (Diferansiyel Hesap, Maksimum ve Minimum Değerlerin Belirlenmesi) tamamlanmıştır. ENERJİ AÇISINDAN EN EKONOMİK İZO- LASYON KALINLIĞI Önceki bölümde tanımlanan en ekonomik izolasyon kalınlığını, aslında "finansman yönünden en ekonomik izolasyon kalınlığı" olarak adlandırmak gerekirdi. Çünkü bu hesapta para esas alınmaktadır. Malzeme ve işçilik giderleri enerji fiyatları, faiz ve amortisman oranları, hesaba giren önemli parametrelerdir. Fakat bu parametrelerin kullanılmasında iki güçlük vardır: a) Fiyatlar değişmektedir, b) Değişik para değerleri ülkeler arası karşılaştırmayı güçleştirmektedir. İşte bu noktada çevrenin korunmasına da katkıda bulunan şık ve basit bir çözüm ortaya çıkmaktadır: Isı yalıtımı, harcanan toplam enerji minimum olacak şekilde boyutlandırılmalıdır. SOĞUK ODALAR İÇİN HARCANAN ENERJİ Soğuk odalar için harcanan toplam enerji, temelde aşağıdaki üç bölümden oluşur: 1. Soğuk depolama için harcanan enerji Yalnızca soğuk depolama için harcanan enerji (şok dondurma, aydınlatma vb. hariç) herşeyden önce soğutma, tesisine ısı izolasyonu sistemine, kapıların yerine ve biçimine, kapı açılıp kapanma sayısına (mal giriş çıkış hareketlerine ve kullanıcının davranış biçimine) ve en çok da sıcaklık düzeyine bağlıdır. Bir soğuk odanın içine, mahalli çevreliyen yapı elemanlarından (duvarlar, döşeme, tavan, kapılar, çeşitli sızdırmazlık bozuklukları) ısı akışı vardır. Bu ısı, soğutma sisteminin evaporatöründe soğutucu akışkanın buharlaştırılması yolu ile soğuk odadan tekrar dışarı çekilir. Soğuk odadan dışarı çekilen ısı, enerji tekniğinde kullanılan adıyla faydalı enerjidir. Soğutma tesisini çalıştırmak için kullandığımız enerjiye de (elektrik, motorin veya gaz) son enerji diyoruz. Bu zincirin başlangıcında ise pimer enerji bulunmakta olup, bu, su kuvveti, ham petrol, doğal gaz, taş Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 39
Primer enerji Ham petrol Su kuvveti Uranyum Doğal gaz Taş Kömürü Son enerji Motorin Fuel oil Elektrik Faydalı enerji Mekanik iş Isı (Isı verme.ısıtma) Soğuk (Isı çekme, soğutma) Şekil 1 : Primer enerji, son enerji ve faydalı enerji için örnekler. Tahrik enerjisi A Soğutucu akışkanı dolaştırmak için soğutma makinasının güç ihtiyacı Soğuk enerjisi K Soğutucu akışkandan ve dolayısıyla soğuk odadan çekilen ve ısı olarak çevreye verilen güç Son enerji Faydalı enerji Toplam ısı Şekil 2: Verim katsayısı L = K/A kömürü gibi doğal bir kaynakta depolanmış enerjidir. Konu soğutma olunca, soğutma gücünün tahrik gücüne veya faydalı enerjinin son enerjiye oranı olan verim katsayısına dikkat etmemiz gerekir. Bu katsayı, büyük ölçüde termodinamik prosesin Yalıtım malzemeleri için gri enerji Primer enerji / Yaklaşık değerler Cam yünü Kaya yünü Köpük cam Mantar Ağaç elyaflı levhalar Polyatyrol, genleştirilmiş Polyatyrol, çekilmiş Polyurethan MJ/kg 20 20 25 4 4 75 100 125 Şekil 3: Gri enerji - örneğin ısı iletim kat sayısı gibi malzemeyi tanıtan değerlerin tersine - kesin tanımlanmış bir fiziksel büyüklük değildir ve her şeyden önce üretim tekniğine bağlıdır. Yağ Alkol Protein Karbonhidrat Tereyağ Margarin Ceviz Yağlı domuz eti Çikolata Yağlı peynir Pirinç Sığır eti Tonbalığı Ala balık Tam yağlı süt Yoğurt Şekil 4: Besinlerin ısıl kapasiteleri KJ/kg 3900 2900 1700 1700 3350 3150 2600 2350 2000 1800 1500 900 750 400 300 150 soğuk tarafındaki çalışma sıcaklığına, yani buharlaşma sıcaklığına bağlıdır. Bir derin soğuk oda için verim katsayısı 2 civanndadir. (Verim katsayısının l'den büyük olması, soğutucu akışkandan alınan enerji miktannın, o akışkanı soğutma devresinde dolaştırmak için harcaması gereken enerji miktarından daha büyük olması anlamına gelmektedir.) 2. Gri Enerji Isı izolasyonu ile ilgili olarak imalat, nakliye, montaj, bakım, söküm vb. işlerin yatınmı için harcanacak primer enerjiye " Gri enerji" diyoruz. Ayrıca soğutma tesisinin soğutma sıcaklığını rejim halinde muhafaza edebilmek için gerekli bölümüne ( yatırım payına) ait primer enerji de bu kavram içindedir. "Gri enerji, imalat ve hizmet sırasında çevreyi kirletme yönünden önemli bir göstergedir. 3. Soğuk odada kapasite kaybı İzolasyon kalınlığını artırmakla ısı girişini, dolayısıyle soğutma tesisinin harcadığı enerjiyi azaltırız. Ancak buna karşılık ısı izolasyon malzemesinin imalatı için harcanacak "gri enerji"yi arttırmış oluruz. Ayrıca, artan izolasyon kalınlığı ile birlikte soğuk oda kapasitesinin azalacağını da, bir başka değişle daha az soğuk mal depolanabileceğim de unutmamak gerekir. Oysa ki, soğuk mal bir besin değerine, yani enerjiye sahiptir. Kısaca söylemek gerekirse: Isı izolasyonu ne kadar kalınlaşırsa, soğuk odanın kapasite kaybı da o kadar büyük olur. ENERJİ AÇISINDAN EKONOMİK İZOLASYON KALINLIĞI Şimdi rejim halindeki soğuk oda işletmesi için harcanacak toplam enerjiyi hesaplayalım. Gördüğümüz gibi, bu üç bölümden oluşmaktadır: 1. Soğutma tesisinin işletilmesi için harcanan enerji 2. İzolasyon sistemi ve soğutma tesisi için gri enerji 3. İzolasyon yüzünden kaybedilen soğuk oda kapasitesi Eğer çeşitli izolasyon kalınlıkları için toplam ener- 40 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
ji ihtiyacını hesaplar ve grafik olarak çizersek, minimum noktası pek belirgin olmayan çok yatık bir eğri elde ederiz. Matematik yöntemle teorik minimum nokta belirlenebilir: enerji açısından en ekonomik izolasyon kalınlığı işte bu noktadır. Uygulamada eğrinin çok yatık olmasından ve ayrıca kullanılan verilerin toleranslı değerler olmasından ötürü toplam enerji harcamasında % 5 civarında bir artış göze alınır. Bu sebepten izolasyon kalınlığı yaklaşık % 25 azalır. GJ/a 2500 2000 W/m 16 f 14 I 6 I i O 1 / / // '/ V* *~~-, 10 20 30 40 50 K Sıcaktık Farkı E S O i Şekil 7 : Diyagram, ekonomik kullanım süresinin enerji açısından ekonomik ısı akış yoğunluğuna etkisini göstermektedir. O 50 100 150 S2 250 sı 350 İzolasyon kalınlığı Soğutma tesisinin işletimi için harcanan eheıj \ ' \ İzolasyon ve soğutma tesisi ^in gri enenj [::::!!:::::] izolasyon sistemi nedeni İle kaybedilen soğuk oda kapasitesi - ^ ". ^ ' 1 Şekil 5 : Diyagram soğuk odaların harcadığı toplam enerjinin hangi bölümlerden oluştuğunu gösteriyor. Pratikde enerji açısından en ekonomik izolasyon kalınlığı olarak kabul edilebilecek izolasyon kalınlığı olan 52'ye, toplam enerji harcaması olarak E2 karşılık geliyor. E2'nin teorik minimum nokta olan El'in % 5 üstünde olduğu görülüyor. 3 ^10 V 8-0 J«4 / I J< n 4 B- *". - 10 20 30 40 Sıcaklık Farkı WOBSSZ HESAP SONUÇLARI Çeşitli hesap sonuçlarını, örneğin sıcaklık farkına ve soğuk odanın kullanma süresine bağlı olarak enerji açısından en ekonomik ısı akış yoğunluğunu grafik olarak gösterdik. w w 12 I- 5 8 i: s. I, ih -r Y, s*. ^ *. '. - -! -! 20 30 40 Sıcaklık Farkı 50 soj 4O 20 o Şekil 6 : Kalın ısı izolasyonu enerji yönünden zengin besin maddelerinin yerini işgal eder. Bundan ötürü enerji açısından en ekonomik ısı akış yoğunluğu soğuk odanın kullanımına bağlıdır. % 100 kullanımın anlamı : Soğuk oda enerji yönünden en zengin besin maddesi ile (yağ) tamamen doludur. Şekil 8 : Diyagram, açık soğuk oda kapılarının etkisini göstermektedir. İşletmenin özelliği dolayısıyle yüksek bir kapı açık kalma derecesi kaçınılmaz ise, izolasyon kalınlığı azalmakta ve daha büyük bir enerji açısından ekonomik ısı akış yoğunluğu söz konusu olmaktadır. Bir başka diyagramda, enerji açısından ekonomik ısı akış yoğunluğu sıcaklık farkına ve soğuk odanın yüklenmesine (kullanımına) bağlı olarak gösterilmiştir. Yine bir başka diyagramda, sıcaklık farkına, ısı akış yoğunluğuna ve izolasyon malzemesinin ısı iletim katsayısına bağlı olarak izolasyon kalınlığı okunabilmektedir. Sayısal örnek: 50 K'lik bir sıcaklık farkı ve % 20 soğuk oda kullanımı için enerji açısından ekonomik ısı akış yoğunluğu 8,0 W/m2K olmaktadır. Bu durumda, iki çelik saç arasına alınmış 20 kg/m2 yoğunlukta polystyrol izolasyon (ısı iletim kaysayısı = 0,035) panelinin enerji açısından ekonomik kalınlığı pratik olarak 22 cm olacaktır. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 41
* w Isı İMlm Katsayısı (mw / mk) 45 40 35 30 27 / // /// Y/s YY y y / \V*SSK / y \Z_ f t / / / t / /s y* K V K K / / / / s s. S \ iz iz / y \J N \ 13 10 6 7 8 Isı Akis Miktarı Şekil 9 : İzolasyon kalınlığının çabuk bulunması için diyagram. Sıcaklık farkı, ısı akış yoğunluğu ve izolasyon malzemesi (ısı iletim katsayısı) izolasyon kalınlığını belirlemektedir. Örnek: Sıcaklık farkı 40 K. enerji açısından ekonomik ısı akış yoğunluğu 7 W/m2 ve izolasyon malzemesinin ısı iletim katsayısı 0,035 W/mK ise, diyagramdan enerji açısından ekonomik izolasyon kalınlığı olarak 200 mm okunur. Minimum enerji kullanımı en iyi çevre korumadır. GELECEKTEN BEKLENEN Bu makalede, enerji açısından ekonomik izolasyon kalınlıkları hakkında somut bilgilerin yer almamasının kabul edilir bir nedeni vardır. Soğuk odalarda enerji açısından ekonomik izolasyon kalınlığı bir yandan sıcaklık farkına, fakat diğer yandan da önemli ölçüde soğuk odanın kullanımına, daha açıkçası, depolanmış besin maddelerindeki enerji miktarının, depolanması mümkün maksimum enerji miktarına oranına bağlıdır. Ne yazık ki bu konuda güvenilir değerler yoktur. Bu nedenle, soğuk oda planlayıcıları, işletmecileri ve enerji uzmanları için ilginç bir araştırma tarlası sürülmeyi beklemektedir. Soğuk oda sıcaklığı ( C) VDI 2055 Çevre sıcaklığı + 10 C Yararlı kullanım 0 5 İzolasyon Kalınlığı (cm) 10 (%) 20 VDI 2055 Çevre sıcaklığı + 20 ü C Yararlı kullanım 0 5 10 (%) 20 + 5 0-5 - 10-15 -20-25 -30 8 10 12 14 16 18 20 22 8 13 18 22 26 30 35 40 6 9 12 15 18 21 24 27 5 7 10 12 15 18 20 22 4 6 8 10 12 14 16 18 12 14 16 18 20 22 24 26 18 22 26 30 35 40 44 48 12 15 18 21 24 27 30 34 10 12 15 18 20 22 25 28 8 10 12 14 16 18 20 22 Şekil 10: VDI 2055 (1982)e göre ekonmik izolasyon kalınlığının bu makalediki enerji açısından ekonomik izolasyon kalınlığı ile karşılaştınlması. En önemli veriler : Isı iletim katsayısı = 0,035 W/mK, İşletme süresi = 8760 h/yıl. Tablo, enerji açısından ekonomik izolasyon kalınlığının soğuk odanın kullanımından nasıl etkilendiğini göstermektedir. 42 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
YÜKSEK SICAKLIK YALITIMI Çe vi ren :Fe r r uh Kutoğlu 1954 Bartın'da doğdu.orta öğrenimini İstanbul Erkek Lisesinde tamamladı. 1976'da İTÜ Gümüşsuyyu Makina Fakültesini bitirdi. 1976-1980 yılları arasında Bakım ve Pazarlama Mühendisliği yaptı. 1981 yılından bu yana tesisat konusunda serbest çalışmaktadır. PİTAŞ, PAMSAN KLİMA VE AKFAN firmalarında hissedar ve yönetici olarak çalışmaktadır. On senedenberi düşük ısı iletim kabiliyetli ve yüksek sıcaklıklarda kullanılabilen yangına dayanıklı malzemeler kullanılmaktadır. Örneğin, hafif betonlar, kum ye topraklar, hafif taşlar v.b. İşletme teknolojisindeki gelişmeler her gün daha yüksek işletme sıcaklıklarını ve daha yüksek izole kabiliyetli malzemeleri gündeme getirmektedir. Yüksek sıcaklık izolasyon sistemlerinde kullanılacak malzemeler ancak uzun süre izole görevlerini yürütebileceklerse kullanılabilirler. İzolasyon ve yapı malzemeleri fonksiyonlarını operasyon süresinin tamamında yerine getirebilmelidir. Şekil (form) ve boyut olarak değişmemeli ve en önemlisi ısı koruyabilme özelliği azalmamalı, riziko ve tehlike oluşturmamalıdır. Hızla gelişen teknoloji; güvenlik, malzeme kalitesi, enerji sakinimi ve çevre koruması konularındaki talepler de hızla artmaktadır. Günümüzde Ulusal ve uluslararası alanda izolasyon malzemeleri ile ilgili farklı normlar ve kurallar görmekteyiz. Avrupa'da politik nedenlerle 1992 sonunda armonize edilecektir. Sonuç olarak Alman Normlarına, "yarı nomlarına", uygulama kurallarına, ulusal ve uluslararası norm organizasyonları ile bunların teknik koşullarına ve de DİN, CEN ve ISO nun çalışma gruplarına ortak bir bakış açısı oluşturulması gerekir. ALMANYA'DAKİ UYGULAMA KURALLARI Almanya'daki ısı koruma konusundaki en önemli tema YÖNERGE VDI 2055 "İşletme ve ev teknolojilerinde ısı ve soğuk korunması" nın "Hesaplamalar- Garantiler- Ölçüm ve deney metodlan-kalite güvencesi- Teslim Koşullan" bölümleridir. Bunun yanısıra "ARBEİTSGEMEİNSCHAFT INDUSTRIEBAU e. V.Köln" kuruluşunun çıkarttığı bir dizi çalışma föyü bulunmaktadır. AGI des Asbeitscreises Q tarafından çıkartılan "Dammarbeiten an betriebtechnischer Anlagen" Isı engelleme çalışmaları ile izole malzemeleri üzerine DİN 4140 Teil 1" Dammen betriebstechnischer Anlagen-Warmedömmany baskı August 1983 VGB Richtlinies der Technischen Vereinig ang der. Grop kraftvverksbetreiber e.v.essen kuruluşunun 1978'de yayınladığı çalışma "Einmauesang und Warme dammuye von Dampferzeugern" AGI Arbeitsblatt Q 101 "Dampferzeuger" (Buhar üreteçleri) Son iki yayında 850 C ile 1800 (1 C arasında kullanılan ateşe dayanıklı keramik malzemeleri, yine ateşe dayanıklı toprak ve kumlar, hafif ateş taşları, yanmış ısı izole taşları veya hafif betonlar işlenmiştir. Bu malzemelerle ilgili deney metodları ve spesifikasyonlar ise DİN norm komitesinin çalışma komisyonları tarafından oluşturulmuş malzeme deneyi NMP doğrultusunda yönlendirilmektedir. Biı başka izolasyon malzemesi grubu ise 450 C ile 1.000 C arasında kullanılabilen malzemelerdir. Örneğin Hafif betonlar, hafif sıvalar, mineral yün izole malzemeleri, kalsiyumsilikat, keramik taşlar vemolozlar. Bu konudaki yönerge, norm ve kurallar da şöyledir. AGI nin hazırladığı Q 132 Mineral Tasern (mineral lifler); Q 137 Schaumglas (Köpük camı); Q 141 Perlite (perlitler) ve Q 142 Kalziumsilikat (kalsiyumsilikat) Bu kaba bakış Almanya'da bu konuda değişik organizasyonların, değişik yapı ve görevlerle farklı biçimlerde yaklaştığını göstermektedir. ULUSLARARASI NORM ÇALIŞMASI: Normlaştırma çalışmaları on seneden beri farklı ve dünya çapında örneğin 150 (International Organization for Standardization) ve CEN (European Commitee for Standardization) tarafından yapılmaktadır. ISO TC, 163 "Isı izolasyonu" (Thermel Insulation) 1 nun 4SC'sinin" deney metodları, hesaplama metodları, yapılar için ısı malzemeleri ve Endüstriyel yapılar için izolasyon malzemeleri" bölümünde görüleceği gibi. Norm çalışmaları 1980 yılında başlamış ve şimdiye dek baz normlar SC4 "te toplanıp, Endüstriyel yapılar için uygulanmıştır. ISO TC33 "Refractories" içerisinde şimdiye dek ateşe dayanıklı malzemeler ve bu malzemelerle ilgili değişik karakterlerinin klasifikasyonunun ve spesifikasyonlarının deney metodlarına ait yaklaşık 20 norm veya atıf oluşturulmuştur. TC 33 içerisinde ayrıca keramik fazlı üretimlerin karakterlerinin deney ve klasifikasyonu ile ilgili çalışmalar da yer almaktadır. Avrupa norm çalışması "CEN'in durumuna gelince EG-Ziel 1992 de TC88" Isı izole malzemeleri " (Warmedamm staffe) TC 89" Binaların ve yapı kısımlarının ısı koruması "(Warmeschut von Gebauden und Bauteilen) ile bağlantılı olarak 1988 yılında yeniden aktive edilip, daha geniş bazlı bir avrupa normuna yönlenilmiştir. Temel olarak da "yapı malzemeleri yönergesi" (Bauprodukten- Richtlinie des Rates) (89/106/EWG) nin altı temel dokümanı üzerindeki çalışmalar hala sürmektedir. 1) Mekanik sağlamlık ve dayanıklılık, 2) Yangın koruması, 3) Hijyen, sağlık ve çevre koruması, 4) Kullanım emniyeti, 5) Ses koruma, 6) Enerji sakinimi ve ısı koruması Üretimin kalitesinin sürekliliğinin güvence altına alınması için ortak Avrupa normları veya Avrupa teknik kabulleri geliştirilmiştir. CEN'in norm çalışmalarına 12 EG ülkesinin yanısıra 6 EFTA ülkesi de katılmıştır. Endüstriyel tesislerde ısı ve soğuk korumasının esas geçerlilik alanlarının değerlendirilmesi doğrultusunda bazı ülkelerin yükselen taleplerine 1990 yılında CEN uyum sağladı. TC 88 WG 10 çalışma grubu, aşağıdaki izole malzemelerinin spesifikosyonlarını ortaya koymuştur: mineral yün izole malzemeleri, İsolier thecnik 2-91 Sh. 12-23 Dipl. İng. Horst Zehendner Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 43
Kalsiyum silikat, camköpüğü, EPS- sert köpük, XPS sert köpük, PUR ve PF sertköpük, PE köpüğü ve Elastomer köpük malzemesi. TC 88 WGl'in yapılar için deney metodlan tabii ki tüm endüstriyel ısı koruma taleplerini içermemektedir. Bir çalışma grubu bu malzemelerin diğer karakterlerinin deney metodlan üzerinde çalışmalarını devam ettirmektedir. Norm çalışmalarının kapsamı 800 0~ 1000 "C a kadardır. Bunun üzerindeki ısı değerleri için CEN TC 187 "Refractories" çalışmasında deney normları, spesifikasyonlar ve klasifikasyonlar hazırlanmıştır. Şu görülmektedir ki Avrupa'da CEN'de 250 den fazla TC oluşturulmuştur. Bu çalışmalar 1992 de ortak armonize normlara geçmek amacındadır (!). İmalatçının talepleri ve kullanıcının yaran gözönünde bulundularak zaman baskısı altında bu norm çalışmalannm birbiriyle uyumunun sağlanmasının çok zor olduğu da ortadadır. Ciddi bir meydan okuma da NABau, NMP,FNK çalışma komisyonlanndan ve AGI ve VDI komisyonlanndan gelmektedir. ISI KORUMA TEKNİĞİ ÖZELLİKLERİ Yüksek ısı izolasyonunda kullanılan malzemelerden kullanım sıcaklığı ve yerine göre ısı iletim katsayısı ve sıcaklığa dayanıklılık gibi birçok özellik beklenir. Bu en önemli iki özellikle ilgili norm çalışmaları iso'da TC 163 ve TC 33, CEN'de TC 88 ve TC 187 dir. ISI İLETİM KABİLİYETİ: İzole malzemelerinin ısı iletim kabiliyetleri laboratuar koşullannda deneysel olarak saptanabilmektedir. Bu deneyler sadece 10 C veya 40 C gibi düşük sıcaklık ortalamalannda değil, bu malzemelerin kullanıldığı üst limit değerlerinde de yapılabilmektedir. Kullanım limitine göre sıcak tarafı 600, 900 veya 1500 C olan deneyler yapılabilmektedir. Böylece laboratuar koşullarında düz mamullerin (plakalar gibi) yanısıra, silindir, boru kılıfı ve küre parçası gibi yüzeylerdeki ısı geçişleri ile ilgili yüksek sıcaklık deney düzenekleri oluşturabilmektedir. Yüzyılın başlanndan beri gerek deney metodlarının gerekse de ölçüm düzeneklerinin yapısının gelişmesi (Plaka aleti "Poensgen", deney küresi" Nusselt" ve deney borusu" van Rinsum" gibi) deney gereçlerinin daha hassas ve kesin ölçüm sonuçlan vermesini sağlamıştır. Alman deney normları DİN 52612 (Plaka aleti), DİN 52613 (Deney borusu) ve DİN 52616 (Isı akımı ölçüm gereci) kısa ve çok dar tutulmamıştır. Böylece bilimsel enstitülerin gelişmesini engellememiş olur. Buna karşın ISO normları 8301 ve 8302 eğitim kitapları çerçevesinde 10 yıllık norm çalışması ISO TC 163 ile aynı sonuçlara varmıştır. Deney parçası büyüklüğü 500x500 mm, ölçüm yüzeyi 250x250 mm ve kalınlığı 100 mm dir. Bu sıcaklık bölgesi için ölçüm hassasiyeti %3 ten küçüktür. Görüldüğü gibi -30 ile +70 C arasında optimize edilmiş plakalı gerecin % 1 veya 1,5 tan daha küçük olan hassasiyetine göre çok yüksektir. Bunun nedeni büyük ölçüm ve ayar güçlüğüdür. En yüksek sıcak taraf temperatüründe yapılan dört veya beş ölçüm sonucu "ısı iletim kabiliyeti- Temperatür eğrisi çizilir. Bu eğri genellikle 3. dereceden bir polinom oluşturur. Isı iletim kabiliyetinin laboratuar değerlerinden yola çıkılarak fonksiyon denklemleri çıkartılabilir. Isı iletim kabiliyetinin laboratuvar değerlerindeki sapmalar mamulün kalite değişikliklerine bağımlıdır. Bu nedenle üreticinin mamul için deklare edeceği anma değeri istatistiksel olarak da doğrulanmahdır. Kullanıcı için izole malzemesinin anma değeri, pratikteki ısı iletim kabiliyetinin ortalama değerini ve garanti edilen işletme ısı iletim kabiliyeti değerini ifade etmektedir. Pratikte fugalar, strüktür ve form deformasyonlan ile oluşan ısı köprüleri ek ısı iletim değerlerini gündeme getirirler. Bu pratikteki sapmalar (ilave ısı iletim değerleri) pahalı ve zor laboratuar deney ve ölçümlerinin gerekli olup olmadığı tartışmasını gündeme getirmektedir. Cevabı CEN ve iso'nun norm çalışmalannda üreticinin laboratuar değerini 1 mw, yani 0,001W (mk) hassasiyetle istediği hal için arayalım. Böylece araştırma enstitüsü en yüksek ölçüm hassasiyeti ile çalışmak zorundadır. Bu ölçümler kalite ve garanti ile mamulün piyasası açısından önem arz etmektedir. Tabii ki bu talepler yalnız yüksek temperatür bölgesi için geçerlidir, fakat mantıklı, teknik ve bilimsel uyarlamalar yapılabilir. Boru izole malzemeleri ile yapılan ısı iletim ölçümleri deney borusu vasıtası ile değişik akım büyüklüklerinde sonuç vermektedir. Yaklaşık 600 C a kadar değişik çaplarda ve 2 veya 3 mt boyunda deney boruları ile DİN 52613'e göre ölçüm yapmak mümkündür. Yüksek sıcaklık izolasyonunda kullanılan ateşe dayanıklı malzemelerin ısı iletim kabiliyetleri 1000 ile 1600 C arasında saptanmalıdır. Bu ölçümlerin plaka gereci veya deney borusu ile yapılabilmesi mümkün değildir. Bu malzemeler DİN 51046'ya göre yapılan sıcak tel deneyine tabi tutulur. Bu deneyde iki deney cismi arasındaki ölçüm metodu kullanılır. Söz konusu metal ortalama max. 1600 C'a kadar kullanılabilir. Malzemeler yeterince homojen bir yapıya sahip olmalı, yoğunluğu da minimum 500 kg/m3 olmalıdır. 150 TC 33 Sıcak tel deneyi için iki metod öngörülmektedir, birincisi ISO8894/1 "Cross arrey hot wire methot" ikincisi ISO DIS8894/2 "Paralel hot wire method" Isıya dayanıklı malzemeler yüksek yoğunluklan ve yüksek sıcaklıklar nedeniyle bir plakalı alet veya deney borusu ölçümüne göre çok düşük ölçüm hassasiyetine sahiptir. Fakat yine de kullanım ve tasarım için bir önbilgi oluşturmaktadır. (Örneğin; kalsiyumsilikath ve keramik lifli mamuller gibi) Üreticinin ve kullanıcının karşılaştırabilmesi için plaka deneyi öngörülmektedir. Bu metodda yanılma ve hata oranı çok azdır. DİN 52612 veya gelen ISO 8302 "quarded hot plate" nin öngördüğü deney metodlan kuşkuya mahal bırakmamaktadır. Öngörülen deney metodlarındaki hassasiyet şu açıdan önemlidir, malzemenin izolasyon etkisi arttıkça izolasyon kalınlığı azalır ve sistem ucuzlar. 151 DAYANIKLILIĞI Bir izolasyon malzemesinin yüksek sıcaklıkta kullanılabilmesi için ısı iletim kabiliyetinin yanısıra en önemli özelliği ısıya dayanıklılığıdır. Yüksek ısı izolasyonu için genel kural: İzolasyon malzemeleri işletme koşullannda görev yapabilmeli ve fonksiyonlan sürekli olmalıdır. Öngörülen, yeterli şekil, boyut ve yapı stabilitesi, 44 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
yeterince yük taşıyabilmesi, aleve dayanıklılık, izole fonksiyonunun sürekliliği işletme koşullarında rizikosuz ye tehlikesiz gerçekleyebilmesidir. İşletme koşullan çok değişik ve çok yönlü olabilir. Devamlı veya aralıklı termik yüklenmelerin yanısıra statik veya dinamik yükler sözkonusu olabilir. Bu nedenle ayrı deney metodlarıyla malzemenin limit kullanım temperatörü, kullanma temperatürü, yumuşama temp, hal değiştirme temp, ateşe dayanıklılık noktaları saptanabilir. Fakat her kullanım değeri için ayn bir deney yapılması en doğrusudur. Isı izole malzemeleri deney metodları için DİN 52271, ISO 8142, ISO DIS 8143 veya ISO DP 9145 ve AGI çalışma föyleri geçerlidir. Isıya dayanıklı malzemeler için ise birçok DİN ve ISO normu bulunmaktadır. Bu normlar malzemelerin; büzülmeleri, yumuşamaları, sertlik değerleri, ani sıcaklık değişikliklerine direnç, basınçlı ateş dayanıklığı gibi özelliklerini saptamak içindir. Bu normlar CEN TC187'de toparlanmıştır. Endüstriyel tesisler için mineral yün izole malzemelerinin AGI-Q132 ye göre kalınlık ve yoğunluğu lkn/m2 deney basıncı altında saptanır. Limit kullanım sıcaklığının tesbiti için yapılan kısa süreli deney de aynı deney basıncı altında yapılır. Düz yüzeylerde tek yönlü ısı uygulamasında 5 K/ dakika ısı geçişi saptanır. Deney DIXI52271'e göre yapılır. Diğer sınır değerleri uzun süreli deney sonucu saptanır. Yoğunluk azalması - sıcaklık eğrisinden bağlantılı olarak kullanım limit sıcaklığı saptanır. Bu değer malzemenin AGI deki klasifikasyonunu da saptar. FIW tarafından yapılan etraflı araştırmalar ortaya koymuştur ki; mineral yün malzemelerin statik ve/veya dinamik yüklemelerin olmadığı hallerde deneylerle saptanan limit değerleri pratiğe de uymaktadır. Bu deney metodu ile ISO 8142 ye göre" max. Servis Sıcaklığı saptaması yapılır, yani en yüksek kullanma temperatörü saptanır. Kalsiyum silikat, cam köpüğü veya vermiculit plakası gibi diğer elastik olmayan izolasyon malzemeleri de kendi ısı dayanıklılığı çerçevesinde mineral yün malzemeler gibi denenir. Bunun yanısıra büzülme hali, yapı ve malzeme değişikliği, yatık ya da şişme hallerinin saptanacağı her yönden ısı etkisi altında 1,3 veya 7 gün deney altında tutulur. Kalsiyum silikatlar için ISO DIS8143 geçerlidir. Şöyle ki: Lineer büzülme miktarı %2 nin altında basınç dayanıklılığı 72 saat ısı tatbikinden sonra max %20 azalmalıdır. Ateşe dayanıklı malzemelerin ısıl uzama ve büzülmelerini saptamak için DİN ve ISO standartlarında birçok deney metodları öngörülmüştür. Isı klasifikasyonu için geçerli büzülme veya uzama miktarları 24 saatlik deney süresinde %2 nin altında kalmalıdır. Bu sınır sıcaklığı PRE (Federation Europeenne des Fabricants de Produits refractaires) çerçevesindeki klasifikasyonu belirler. Keramik lifli mamuller için klasifikasyon sıcaklığı yoğunlukları ile bağlantılıdır. ÖZET 1 Ocak 1993 tarihine kadar yapılan aktiviteler norm çalışmalarına dönüşmelidir. Bilim ve teknik çerçevesinde Avrupa'nın bireyselliğine büyük bir çözüm bulunabilmesi için on yıldır süren diskuzyon bir konsensasa gitmektedir. Yüksek sıcaklık izolasyonunun iddialı kullanım alanına rağmen çok sınırlı uyumsuzluklar söz konusudur. Bu alanda beklentilerin seviyesi çok yüksektir. Yüksek ısı izolasyonunda kaliteden, bilimsellikten ve güvenlikten ödün vermeden akılcı bir mutabakata gidilmesi şarttır. DUYURU! FİRMA TANITIM SAYFASI Mak. Yük. Müh. Halit DEMİREL- Mak. Müh. Elif DEMİREL Tel: 213 544-213 188 Fax: 223 410 Yeni Cuma Tahsin Marmara Sok. No.4 İZMİT Tesisat Mühendisliği Dergisi 'nde Mayıs 1993 sayısından itibaren "FİRMA TANITIM SAYFASI" düzenlenecektir. Kapak konusu ile ilgili firmaların Adı, Ürün Adı, Adresi, Telefon ve Fax numaraları sayfada yer alacaktır. Bu sayfada yer almak isteyen firmaların en kısa zamanda MMO, İstanbul Şubesi 1 ne gerekli bilgileri ulaştırmaları yeterli olacaktır. Derginin belirlenen kapak konuları aşağıdadır. Mayıs 1993 : Havuz tesisatı Haziran 1993 : Çevre ve Arıtma Tesisatı Temmuz 1993 : Güneş Enerjisi Ağustos 1993 : Yüksek Yapılar Eylül 1993 : Yüksek Yapılar Mühpndisliei Dereisi. Nisan 1993 45
KLİMA KANALLARININ YALITIMI Çeviren: Baycan SUNAÇ PAZAR ÖNEMİ VE YÖNELİM Almanya'da bugünkü durumda binaların klimatizasyonu, daha çok konut dışı yapılarda yoğunlaşmaktadır. Bizimki gibi çok sıcak olmayan enlemlerde, konut yapılarının normal olarak klimatize edilmesine gerek yoktur. Bununla birlikte, pek uzak olmayan bir gelecekte, konut alanında da bir tür klimatizasyonla gittikçe daha çok karşılaşacağız. Gittikçe artan karbondioksit yayınımına bağlı olarak oluşan sera etkisini sınırlamak için, hükümet, yeni yapılarda "alçak enerji evleri"nin enerji kullanım standardını hedef edinmiş bulunmaktadır. Bu ise, ancak çok iyi yalıtılmış yapı dış kabuk elemanları ve egzos havasından ısı geri kazanımını da sağlayan modern ısıtma sistemleri tekniği ile gerçekleştirilebilir. Böylece, ısıya karşı yalıtılmış havalandırma kanalları gittikçe artan ölçüde konut yapılarında da kullanılacaktır. Günümüzün yapılarında, klima tesisatı, büyük hacimli bürolarda, hastahanelerde, büyük mağazalarda, üretim tesislerinde, spor salonlarında ve otellerde % 100'e varan ölçüde kullanılmaktadır. Bu yapıları, biraz daha az uygulama şıklığıyla genel büro binaları, yüzme havuzlan, okullar vb. izlemektedir. Söz konusu edilen konut dışı yapılardaki klimatizasyon son yıllarda hızlı bir artış göstermiştir. Bunun nedeni herşeyden önce, Almanya'da yedi yıl önce başlayan ve bugün hala devam eden ekonomik canlanmadır. Doğu Almanya'daki yukanda adı geçen tipte yapıların Batın Almanya standartlarına getirilmesi de, önümüzdeki yıllarda havalandırma ve klima kanallarının daha çok kullanılması sonucunu doğuracaktır. Büyümekte olan bu pazarı göz önüne alarak, yürürlükte olan yönetmeliklere ve standartlara, yalıtımın temel yapısına ve bu sahadaki mevcut sistemlere ve ürünlere genel bir bakış yararlı olacaktır. Bu genel bakış, yerimizin kısıtlı oluşu nedeniyle, zorunlu olarak en önemli konularla sınırlanacaktır ve daha çok, ilgilenenleri belirli sahalarda daha derin bir araştırmaya yönlendirmek amacını gütmektedir. KURALLAR VE STANDARTLAR Klima kanalları, tanımına uygun olarak sıcaklıkları farklı iki mahalli birbirlerine bağlarlar. Bu kanallar, genellikle sıcaklıkları kanal içindeki sıcaklıktan farklı olan mahallerden geçerler. Isı biliminin 1. ana kanununa göre, farklı sıcaklıktaki iki ortam herzaman kendi aralarında bir dengeye kavuşmak eğiliminde olduklarından, kanal içi ile dışı arasında zorunlu olarak bir enerji iletimi meydana ge- lir. Enerji kaybı demek olan böyle bir ısı akışı genel olarak istenmez. Öte yandan binalarda harcanan enerjinin büyük ölçüde azaltılması bütün siyasi partilerin açıklanmış hedefidir. Bu hedef, yalnızca son zamanlarda Körfez krizi yüzünden fiyatı belirgin bir şekilde artan enerji ithalatını azaltmak için ortaya konulmuş değildir. Daha önemlisi, fiyat düzeyi ne olursa olsun, fosil yakıtlardan üretilen enerjinin büyük ölçüde ve acilen azaltılmasının gerekli olduğu bilincine varılmış olmasıdır. Klasik enerji taşıyıcılar olan kömür, petrol ve doğal gazdan enerji üretimi, kaçınılmaz olarak çevremizi endişe verici boyutlarda tehlikeye sokmaktadır. Bu sırada, yalnızca, çoktan beri zararlı bir madde olarak tanınan ve oluşturduğu "asit yağmurları" ile ormanların ölümüne neden olan kükürtdioksit değil, fakat aynı zamanda, şimdiye kadar zararsız bir gaz olduğu düşünülen karbondioksit de oluşmaktadır. Karbondioksit oluşumu, giderek o kadar büyük boyutlara ulaşmıştır ki, dünyamızın klasik dengeleme mekanizması artık yetersiz kalmaktadır. Artan karbondioksit yoğunlaşması, sera etkisinin ve bunun olumsuz sonuçlarının da artmasına neden olmuştur: Ortalama yeryüzü sıcaklığının yükselmesi Kutup buzlarının erimesi Deniz seviyesinin yükselmesi Çöl bölgelerinin genişlemesi Bu nedenle, önümüzdeki yıllarda enerji kullanımı yasalarla ciddi bir şekilde kısıtlanacaktır. O halde, klima kanallarında da daha yüksek düzeyde bir ısı yalıtımı istenmesi kesinlikle beklenmelidir. Bugün için ısı yalıtımının boyutlandırılmasında, örneğin yoğuşmanın önlenmesi gibi, yalnızca yapı fiziği kriterleri ve bazı durumlarda da işletme ekonomisi kriterleri göz önüne alınmaktadır. Bu konuda geçerli standartlar, kurallar ve çalışma yaprakları "Isının Korunması" bölümünde ayrıntılı biçimde incelenecektir. Klima kanalları, sıcaklıktan farklı iki mahal arasında hava taşıyarak görevlerini yerine getirirler. Bunun için, sistemin herhangibir yerinde, örneğin vantilatör gibi bir hareket verici bulunmalıdır. Gerek vantilatör ve gerekse hava akışı gürültü doğurduğundan, bu gürültünün yapının cinsine bağlı olarak kabul edilebilir bir düzeye kadar düşürülmesi gerekebilir. Örnek: klima kanallannın ses yutucu şekilde kaplanması. Klima kanalları, zorunlu olarak duvarları ve döşemeleri delerek geçmekte ve böylece, yapının cinsine ve kullanımına bağlı olarak yangından korunmayı sağlayan yapı elemanlarını da delmektedir. Klima kanallarının yangın taşıyan bir kısa devre oluşturmamaları * Isolıer Technik 5.9 Sh. 6-12, Dr. rer. nat. Jürgen Royar ** Yazar bu sayıdaki başka bir yazıda tanıtılmıştır. 46 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
için, bunların da yangından korunma kapsamına alınmaları gerekir. Bu konu ile ilgili standartlar ve kurallar "Yangından Korunma" bölümünde ayrıntılı olarak ele alınacaktır. ISININ KORUNMASI Daha önce de açıklandığı gibi, klima tesisatında ısının enerji tasarrufu sağlayacak şekilde korunması için henüz talep yoktur. Boyutlandırma, işletme ekonomisi ve yapı fiziği verileri göz önüne alınarak yapılmaktadır. Ancak yine de klima kanallarına ısı yalıtımı uygulanmasında dikkat edilecek çok sayıda standartlar, yol gösterici kurallar ve çalışma yapraklan vardır. DİN 4140 Bölüm 1 "İşletme tesisatının yalıtılması, ısı yalıtımı" Kullanma yerlerinin tanımına göre, bu norm, işletme sıcaklığının çevre sıcaklığının üstünde bulunduğu işletme tesisatına uygulanacak ısı yalıtım işleri için geçerlidir. Normun bildirdiğine göre, klima ve havalandırma tesisatları da bu kapsamdadır. Norm, Uygulama başlıklı Bölüm 3'de önemli kurallar koymaktadır. Bunlar normdaki şekliyle aşağıdadır: 3.1 Genel (İzole edilecek) elemanı uygun şekilde yalıtabilmek için, aşağıdaki koşullar sağlanmış olmalıdır: Şekilde l'de gösterilen minimum açıklıklara dikkat edilmelidir. Yüzey, düz, engelsiz ve kaba pisliklerden arındırılmış olmalıdır. Taşıyıcı konstrüksiyona ait tutucu parçalar (izole edilecek) elemana tesbit edilmiş olmalıdır. Sızdırmazlık diskleri (izole edilecek) elemana tesbit edilmiş olmalıdır. (İzole edilecek) elemandaki boğazların uzunluğu, flanşlar izolasyon dışında kalacak ve cıvatalar kolayca sıkılacak kadar uzun olmalıdır. İzolasyon Herhangibir engel olmadan uygulanabilmelidir. Şekil 1 DİN 4140 Bölüm 1, Sayfa 3, a) Boru Hatlarında (İzole edilecek) eleman üzerindeki metal yapıştırma işleri bitmiş olmalıdır. (İzole edilecek) eleman üzerindeki korozyondan koruma işleri eğer gerekli ise bitmiş olmalıdır. Temeller tamamlanmış olmalıdır. Isı izolasyonunun boyutlandırılması için bu norm, Bölüm 3.2 de yalnızca sınırlı bir bilgi vermektedir: "Eğer ısıtma tesisatı talimatnamesi daha az izolasyon kalınlığına müsaade etmiyorsa, izolasyon kalınlığı en az 30 mm olmalıdır. Yerinde uygulanan poliüretan köpüğünde ise, uygulama tekniğinden ötürü izolasyon kalınlığı en az 40 mm olmalıdır." Norm, çeşitli izolasyon malzemelerinin uygulaması ile ilgili yer yer çok detaylı kuralları da içermektedir. Aşağıdaki bölüm, bu normun detay düşkünlüğü için iyi bir örnek oluşturmaktadır: "Galvanizli tel örgüye tutturulmuş şilteler, boyuna ek yerlerinde en az 0,7 mm çapında tavlanmış, galvanizli tel ile, her iki taraftan en az üç örgü gözü birbiri üstüne binecek şekilde dikilmeli veya tel çengellerle veya en az 10 mm genişlikte paslanmaz veya korozyona karşı korunmuş metal bantlarla tesbit edilmelidir." "Yerinde yapılacak poliüretan köpük uygulamasında, hava sıcaklığı en az 10 C olmalıdır. Havanın bağıl nemi dökme işlemi sırasında % 9O'ı, püskürtme işlemi sırasında % 80'i aşmamalıdır. (İzole edilecek) elemanın sıcaklığı ise, dökmede en az 10 "C, püskürtmede en az 15 C olmalıdır. Yerinde yapılacak köpük işleri yağmur altında uygulanmamalıdır. Bu koşullar sağlanamıyorsa, dış hava etkilerine karşı koruma, (izole edilecek) elemanın ön ısıtılması vb. önlemler tesbit edilmelidir." Destekleyici ve taşıyıcı konstrüksiyonlar için de norm, kuşkusuz uyuması tavsiye edilecek, çok ayrıntılı kurallar vermektedir: "Mineral lif şilteleri gibi, basınç dayanımı az olan izolasyon malzemelerinde destekleyici konstrüksiyonlar gereklidir. Bunlar, işletme sıcaklığının 250 C 'den yüksek olduğu durumlarda, özgül ağırlığı 75 kg/m3'den küçük olan mineral lif kabukları ve mineral lif levhaları ile yapılan yalıtımlarda da gereklidir." "Düşey ve eğimli elemanlarda izolasyonun kendi ağırlığını karşılamak için taşıyıcı konstrüksiyon yapılması gerekebilir. Taşıyıcı konstrüksiyonların arasındaki uzaklık 4 m'yi aşmamalıdır. Taşıyıcı konstrüksiyonlar için gerekli tutucular, işi yapanın isteğine uygun olarak işveren tarafından yerinde temin edilecektir." Norm ayrıca, galvanizli çelik sacdan, alüminyum levhadan ve plastik kaplanmış levhadan yapılan izolasyon kaplamaları ile sert kaplamalar, bitümlü kaplamalar ve plastik kaplamalar hakkında çok ayrıntılı açıklamalar vermektedir. DİN 4140 BÖLÜM 2 "İşletme tesisatının yalıtılması, soğuk yalıtımı" Normun bu bölümü, 1. bölümdekine benzer şekilde, soğuk yalıtımı işleri hakkında ayrıntılı tanımları içermektedir. Bekleneceği gibi, buhar kesici uygulamasına büyük Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 47
önem verilmiştir. Çünkü, soğuk akışkan taşıyan hatlar ancak bu detayın kusursuz uygulanması ile korozyondan korunabilirler. İzolasyon kalınlığı ile ilgili talepler bu bölümde yer almamakta, izolasyon tabakasının kalınlığı için VDI 2055'e gönderme yapılmaktadır. DİN 18421 "Teknik tesisata ait yalıtım işleri" Bu norm, VOB İnşaat İşleri İçin İş Verme Yönetmeliği Bölüm C'nin parçasıdır. Bölüm C: İnşaat İşleri İçin Genel Teknik Sözleşme Koşullan (ATV) Yapılacak işlerin tariflerinde bu normun dikkate alınması önemlidir ve bu normun geçerli olduğu alan içinde, havalandırma ve klima tesisatında uygulanacak yalıtım işleri de bulunmaktadır. Hernekadar, bu normun malzemeler, inşaat elemanları ve uygulama hakkındaki açıklamaları, tümüyle bakıldığında çok genel nitelikte ise de, bazı izolasyon malzemeleri hakkında çok somut kurallar verilmektedir. Örneğin, ostenitik yapılı çelik tesisat elemanlarının yalıtımında kullanılacak mineral yünlerindeki suda eriyebilen kloridlerin kütlesel payı 6 ppm'i aşmamalıdır. Norm ayrıca, tel örgüye tutturulmuş mineral yününden şilteler için minimum nominal özgül ağırlığı 70 kg/m 3 olarak tesbit etmiştir. Yalnızca, başka taşıyıcı malzemelere tutturulmuş şilteler için daha küçük nominal özgül ağırlığa müsaade edilmiştir. Tel örgünün tanımlanmasında ve tutturma biçiminde, norm çok ayrıntılı bilgi vermektedir. Mantardan, köpük camdan ve köpük malzemeden yapılan izolasyon malzemeleri için de norm, malzeme özelliklerini verirken, belirli minimum ve maksimum değerler tesbit etmiştir. Bu izolasyon malzemelerinin, klima ve havalandırma kanallarının izolasyonunda fazla önemi olmadığından, bu ayrıntıların burada tekrarlanmasından vazgeçilmiştir. VDI Kuralı 2055 "İşletme ve yapı tesisatında ısının ve soğuğun korunması" VDI 2055, ısının korunmasının temel prensiplerini açıklamakta ve klima ve havalandırma kanallarında izolasyon kalınlığının belirlenmesi için gerekli bilgileri vermektedir: "İzolasyon kalınlığının belirlenmesinde, İşletme tekniine ait ve /veya ekonomik kriterler esas alınmalıdır. İşletme tekniğine ait kriterlere örnek olarak şunlar verilebilir: Belirli bir dış yüzey sıcaklığının sabit tutulması: a) Yanmalarına karşı korunma için ve alev alma tehlikesinin olduğu yerlerde, b) Yoğuşma suyunun veya buzlanmanın önlenmesi için, Bir akışkandaki sıcaklık değişikliğinin sınırlanması: a) Verilen bir zaman aralığı içinde hareketsiz bir akışkan için, b) Verilen bir güzergah boyunca hareketli bir akışkan için. Yaygın kullanılan ekonomik kriter, ilk yatırım ile ısı kayıp giderlerinin toplamının minimum olmasıdır." VDI 2055, özellikle son olarak sözü edilen ekonomik kritere geniş yer ayırmakta ve bir kaç açık örnek vermektedir. Çevrenin korunması amacıyla enerji tasarrufu üzerinde, şu sıralarda yoğun bir tartışma süreci devam etmektedir. Bu süreç içinde, bugüne kadar kesin kurallara bağlı olmayan ve yalnızca işletme ekonomisinin göz önüne alındığı bir alan olan endüstriyel ısı izolasyonuna, enerji harcayan bu sektör için geçerli olacak boyutlandırma kuralları getirilmesi beklenmelidir. Endüstri tarafından harcanan enerji de, bugün yaygın olarak fosil yakıtların yakılması yoluyla üretilmektedir. Bundan ötürü çevre kirlenmesine yol açılmakta olup, bu kirlenmenin önlenmesi için yapılacak harcamalara, ileride, enerji tüketicilerinin de katılmak zorunda olması doğaldır. Gelecekte, ekonomik izolasyon kalınlığının belirlenmesi, VDI 2055'de şekil 11'in gösterdiği kadar basit olmayacaktır. AGI Çalışma yaprağı Q 10 "Isı Yalıtım İşleri" Yukarıda açıklanan normların ve VDI kuralı 2055'in yanı sıra, AGI, Endüstri İnşaatları Çalışma Birliği tarafından hazırlanan bir dizi çalışma yaprağı da vardır. Bunlar, bazı noktalarda DİN ve VDI'nin kriterlerinden daha öteye giden kriterler koymaktadırlar ve bundan ötürü AGI üyesi firmaların ısı yalıtım işlerinde dikkate alınmak zorundadırlar. i s hk Gider - - - - Toplam Giderler es 1 IsıKayıp Gid eri eri 7 V \ IsıKo ruma Gic erleri 1 1 I L-S w 1 1 İzolasyon Tabakası Kal. Şekil 2 : VDI 2055' de Şekil. 11 Tek katlı bir ısı izolasyonunda ekonomik izolasyon kalınlığının belirlenmesi Yalıtım malzemeleri, kaplamalar ve destekleyici konstrüksiyonlar konusundaki kurallar, yukarıda açıklanan normlardaki kurallara göre önemli farklılıklar göstermemektedir., 48 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
Çok ayrıntılı olan "Yan îşler" ve "Hesaplaşma" bölümleri, teklif verenler için küçümsenmemesi gereken ekonomik öneme sahiptir. AGI Çalışma yaprağı Q 11 "İşletme tesisatında soğuk yalıtımı İşleri" DİN 4140 Bölüm 1/2 norm çiftindekine benzer şekilde, çalışma yaprağı Q 11 de karşılığı olan Q 10'a göre destekleyici, yardımcı ve taşıyıcı konstrüksiyonlar konusunda daha derin detay bilgileri vermektedir. Q 1 l'de aynca, uygun bir buhar kesicinin nasıl yapılacağını ayrıntılı bir şekilde anlatan bir bölüm bulunmaktadır. Bilindiği gibi, bir soğuk yalıtımının etkinliği büyük ölçüde, buhar kesicinin görevini yerine getirmesine bağlıdır. Çalışma yaprağı Q 11, büyük ölçüde, yalnızca ve geniş bir şekilde buhar kesicilerin tanımlanması, hesaplanması ve uygulanmasını ele alan ek bir AGI çalışma yaprağına gönderme yapmaktadır: AGI yaprağı Q 112 "İşletme tesisatında yalıtım işleri, buhar kesiciler" AGI Çalışma yaprağı Q132 "İşletme tesisatı için yalıtım malzemesi olarak mineral yünü" İşletme tesisatında kullanılan bütün önemli ısı yalıtım malzemeleri için ayn ayn AGI Çalışma yapraklan hazırlanmıştır veya hazırlanmaktadır. Klima ve havalandırma kanallarının izolasyonunda, karşılaştmlabilir diğer yalıtım malzemelerine göre büyük üstünlük gösterdiği için, burada örnek olarak mineral yünü için Çalışma yaprağı Q 132'yi seçiyoruz. Havalandırma ve klima kanallarının izolasyonunda kullanılacak mineral yününden yalıtım malzemesinin kullanma imkanlarını gösteren tabloya göre, bu iş için aşağıdaki formlar uygundur: Levha Şilte Keçe Band şeklinde şilte Kabuk Dilim Şerit İşletme tesisatında kullanılan ısı yalıtım malzemelerinin bütün önemli özellikleri için, AGI Çalışma yaprağı Q 132 test yöntemleri vermekte ve her talep için kademelendirme önerileri getirmektedir. Çeşitli teslim formları için uzunluk, genişlik ve nominal kalınlık olarak tercih edilen ölçüler önerilmektedir. En önemli teslim formları olan levhalar, şilteler ve kabuklar için, ortalama sıcaklığa bağlı ısı iletim katsayısını belirleyen "sınır eğrileri" önerilmektedir. 50 C aralıklarla düzenlenen "kullanma sınır sıcaklık grupları" ile yüksek sıcaklıklardaki davranış tanımlanmaktadır. İmalatçıların vereceği özgül ağırlık değerleri için kabul edilebilir toleranslar belirlenmektedir. Yalıtım malzemesi cinsi, teslim formu, ısı iletim katsayısı grubu, kullanma sınır sıcaklığı ve özgül ağırlık bir "yalıtım malzemesi tanıtım sayısı" içinde toplanmakta ve bu sayının etiket üzerinde gösterilmesi şart koşulmaktadır. Yangına karşı davranışın belirlenmesi için, DİN 4102' ye göre yapı malzemesi sunfurun verilmesi istenmektedir. Özel kullanım amaçlan için, örneğin % 10 sıkıştırma durumunda basınç gerilmesi, akış direnci, paslanmayan ostenitik çelikler (AS kalitesi) karşısındaki davranışı gibi daha başka özelliklerin de verilmesi yararlı olurdu. AGI çalışma yaprağı, bu konularda da test yöntemleri ve sınır değerler için kurallar vermektedir. SESE KARŞI KORUNMA Daha önce de belirtildiği gibi, klima kanallan zorunlu olarak gürültü kaynaklarıdır. Kanallar içinde taşıması hava, özellikle dönüş ve ayrılış noktalannda gürültü doğurur. Aynca, kanal sisteminin, akışı yaratan cihazın yani prensip olarak vantilatörün gürültüsünü iletmesi ihtimali de vardır. Çoğu kez, iki mahal arasında gürültünün kanal sistemi aracılığıyla iletilmesinin engellenmesi de istenir. Bir VDI Kuralı, bütün bu akustik problemleri ve bunlann çözüm önerilerini konu edinmiştir. VDI Kuralı 2081 "Havalandırma tesisatında gürültünün oluşumu ve azaltılması" Bu kuralın görevi, girişinde şöyle açıklanmıştır: "VDI 2081, gürültü oluşumu ile ilgili problemleri ve havalandırma tesisatında gürültü azaltma yollarını ele almakta olup, bu arada, tesisata bağlı mahallerde havalandırma tesisatından gelen ses düzeyinin nasıl hesaplanacağını ve sese karşı gerekli önlemlerin nasıl belirleneceğini gösteren bir yöntem vermektedir. VDI 2081, bu şekilde çevrenin korunmasına ve iş yerinin insancıllaştırılmasına bir katkıda bulunmaktadır. Çünkü insanlar için akustik çevre, klimatize edilmiş bir ortam kadar önemlidir." Klima kanallannda alınacak akustik önlemler aşağıdaki iki faktör tarafından belirlenir: Havalandırma tesisatının oluşturduğu toplam gürültü Kullanım aracına bağlı olarak her mahalde istenen ses düzeyi VDI 2081'e göre, havalandırma tesisatındaki toplam gürültü aşağıdaki bölümlerden oluşur: Vantilatör gürültüsü Vantilatör gürültüsünün ana nedeni, türbulans oluşumlan ve akışın yerel duraklamalanndan kaynaklanan girdap çözülmeleridir. Bu gürültü, doğası gereği geniş bantlı bir gürültüdür. Bu gürültüye bazı durumlarda, gövde ve çarkın karşılıklı olarak birbirini etkilemesinden kaynaklanan bir "döner ses" de eklenir. Tesisat cihazlannm gürültüsü Tesisat cihazlannda oluşan gürültü, büyük ölçüde vantilatör kapasitesinden etkilenir, ki bu da tekrar cihaz içindeki elemanlann direncine bağlıdır (ısı eşanjörü, filtre, vb.). Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 49
Tablo 1 : Havalandırma tesisatı gürültülerinin A-Ses düzeyi (LA ) için yol gösterici değerler Mahal Cinsi Evler ve oteller Yatak odası (gece) Oturma Odası (gündüz) Hastahaneier Yatak odası (gece) Yatak odası (gündüz) Ameliyat odası Muayene odası Hol, koridor Salonlar Radyo stüdyosu Televizyon stüdyosu Konser salonu Opera binası Tiyatro Sinema Konferans salonu Okuma salonu Seminer odası Okul sınıfı Bürolar Toplantı odası Dinlenme odası Çalışanların dinlenme odası Küçük büro Büyük büro Kilise Müze Gişe holü Bilgi işlem odası Laboratuvar Jimnastik salonu Yüzme havuzu Restoran Mutfak Satış Yeri A-Ses düzeyi db(a) 30 35 30 35 40 40 40 15 25 25 25 30 35 35 35 40 40 35 35 40 40 45 35 40 45 45 50 45 50 40...55**) 45... 60**) 45... 50**) *) İlgili inşaat yönetmeliklerine, DİN normlarına ve VDI kurallarına da bakınız. (Örnek: DİN 4109, DİN 1946, VDI 2058) **) Kullanım amacına göre Tesisat elemanlarının gürültüsü Kanallar, ayrılışlar, dirsekler, titreşim yutucular, menfezler, yönlendiriciler, difüzörler, karıştırma ve genişleme hücreleri vb. özellikle yüksek hava hızlarında, önemli gürültü kaynaklarıdır. Türbulans ve girdap gürültülerinin yanı sıra, kanal cidarlarının kendi frenkanslan içinde tahrik edilmelerinden ve kanal cidarları arasındaki çapraz rezonansdan kaynaklanan gürültüler de oluşur. Maksimum ses düzeyi için yol gösterici değerler Çeşitli mahallerdeki maksimum ses düszeyleri için yol gösterici deerlerin tanımlanmasında genellikle A- Ses düzeyi kullanılır. VDI 2081'den alınan Tablo 1, en önemli kullanım yerlerindeki havalandırma tesisatı gürültülerinin A- Ses düzeyi için yol gösterici değerlerini vermektedir. Ses düzeyinin düşürülmesi için önlemler Kanal içindeki akış gürültülerinin kaynağı olarak tanımlanan, dirsekler, ani kesit değişiklikleri, ayrılışlar vb. gibi düz kanallardan sapmalar, bir yandan da, havalandırma cihazlarından gelen gürültülerin iletimi sırasında ses düzeyini düşürücü bir etki yaparlar. Fakat ses düzeyinin büyük ölçüde düşürülmesi, kanal içine ses yutucu malzemenin döşenmesi ile olur. Bu durum, VDI 2081'den alınan Tablo 2 ile Tablo 3' nın karşılaştırılmasından görülebileceği gibi hem düz kanallar için, hem de - Tablo 5' in açıkça ifade ettiği gibi - dirsekler için geçerlidir. Kanal Ölçüleri Dikdörtgen Çelik Saç kanallar 0.010-0.20 mm 0.020-0.40 mm 0.040-0.80 mm 0.080-1.00 mm Dairesel kanallar 0.10bis0.20m 0 O.2O-O.4Om0 O.4O-O.8Om0 O.8O-l.OOm0 63 0.6 0.6 0.6 0.45 0.1 0.05 - - Oktav orta frekansında (HZ, ALM (db/m) 125 0.6 0.6 0.6 0.3 0.1 0.1 0.05-250 0.45 0.45 0.3 0.15 0.15 0.1 0.05-500 0.3 0.3 0.15 0.1 0.15 0.15 0.1 0.05 Tablo 2: Düz Sac Kanallarda Ses Düzeyi Düşüşü ALw (Yaklaşık Değerler) Kanal İç Ölçüleri 0.15 m x 0.15 m 0.15 m x 0.30 m 0.30 m x 0.30 m 0.30 m x 0.60 m 0.60 m x 0.60 m 0.60 m x 0.90 m 0.60 m x 1.20 m 0.60 m x 1.80 m 125 4.5 3.5 2.5 1.5 1 1 0.5 0.5 Oktav orta frekansında (HZ) ALM (db/m) 250 4 3 2 1.5 1.5 2 1.5 1.5 500 11 8.5 7 6 5 305 3.5 4 1000 16.5 16.5 15.5 15 12 8 7.5 7.5 >100C 0.3 0.2 0.15 0.05 0.3 0.2 0.15 0.05 2000 4000 19 18 15 10 7 4.5 4 4 17.5 15.5 10 7 4.5 3 2.5 Tablo 3: Yutucu Kaplamalı Kare veya Dikdörtgen Kesitli Sac Kanallarda Ses Düzeyi Düşüşü (ALw Yaklaşık Değerler.) Yutucu 25mm Mineral Yünü* 2 / 50 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
Kanal Genişliği B ( Dktav orta frekansında (HZ) ALM (db/m) Kaplamasız Dirsekten önce Kaplama Dirsekten sonra Kaplama Dirsekten önce ve sonra Kaplama 125 mm 125 mm 125 mm 1.000 mm 125 mm 125 mm 125 mm 1.000 mm 125 mm 125 mm 125 mm 1.000 mm 125 mm 125 mm 125 mm 1.000 mm 125 6 6 7 7 250 6 8 6 8 7 12 7 12 500 6 8 4 6 8 6 7 11 10 7 12 14 1000 6 8 4 3 6 8 6 8 7 11 10 10 7 12 14 16 2000 8 4 3 3 8 6 8 11 11 10 10 10 12 14 16 18 4000 4 3 3 3 6 8 11 11 10 10 10 10 14 16 18 18 8000 3 3 3 3 oo 11 11 11 10 10 10 10 16 16 18 18 Tablo 4: Dikdörtgen Kesitli, yönlendirici kanatsız 90 dirseklerde ses düzeyi düşüşü AL» YANGINA KARŞI KORUNMA: Geçerli ulusal yapı düzenlemesine göre havalandırma kanallarının kaplama ve izole malzemeleri yanmaz yapı malzemelerinden oluşmak zorundadır.(din 4102 Baustoff klasse A). İstisnalar da söz konusudur, yalnız aşağıdaki koşullardaki havalandırma kanallarında istisna geçerli olamaz: * Merdiven boşluğundan geçen kanallar * 85 C daha yüksek sıcaklıklardaki havanın geçtiği kanallar, örneğin endüstriyel mutfaklardaki hava kanalları. * Özellikle yanıcı malzeme depolarındaki hava kanalları. * Kaçış yolu olarak kullanılan hol veya galerilerdeki hava kanalları söz konusu kanallar min 30 dakika ateşe dayanıklı olmak zorundadır. Çok katlı binalarda, katları geçen hava kanalları ile yangın duvarlarını geçen hava kanalları ateşi ve dumanı kattan kata veya duvarın bir tarafından öbür tarafa geçirmemelidir. Tablo 5'de ateşe dayanıklılık zorunluluğu dakika cinsinden ifade edilmiştir. Sözkonusu ateşe dayanılırlıığın ispatı Di 4102 Bölüm 6' daki deney metodu veya ıspatsız DİN 4102 Bölüm 4' teki örneklemelerle görülebilir. Aşağıdaki tariflenen özel kullanım için daha özel kurallar söz konusudur. c) Yüksek yangın veya patlama tehlikesi alan hacimlar, örneğin dumana duyarlı yangın damperi kullanımı gibi tamamını gözönünde bulundurmalı ve özellikle yangın koruma konusundaki kuralların üzerinde cidd bir biçimde durulmalıdır. Yapı Kısmı Bina 2 katlı 3-5 katlı 5 kattan fazla (Yüksek bina değil) Yüksek binalar Tavan - 30 60 90 Geçiş cinsi Yangın Duvarı 90 90 90 90 Duvar Tablo. 5: Dakika cinsinden ateşe dayanıklılık süresi 30 30 30 30 a) Büyük insan topluluklarının bulunduğu binalar veya hacim b)hasta veya özürlü inların bulunduğu binalar veya hacim * Ticari kalitede az sıkıştınlmış mineral liflerinden şilte, özgül ağırlık yaklaşık 40 80 kg/m 3 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 51
BAZI YALITIM MALZEMELERİNİN Malzeme Adı Normal Yoğunlukta Isı İletkenliği Sıcaklık Aralığı Yanma Özelliği Mekanik Direnç Kalınlık Aralığı Su buharı Geçirgenliği Genel Açıklama S s İsi»ili es "J 210 kg/m^ nominal yoğunluk Ortalama Isıİletkenliği sıcaklık ( D C) (W/mK) 20... 50... 100... 300.... 0,055 0,058 0,083 800 C kadar B5476 Bölüm 4' e göre; Yanmaz. a) % 5 deformasyon sağlayan yük; >700KN/m2 b) Eğilme direnci; 500KN/m2 25-100 mm Hem yüksek çalışma sıcaklığı hem de iyi basınç dayanımı gereken endüstiriyel proses ünitelerinde ve bölge ısıtma şebekelerinin yeraltı boru donanımındi kullanılır. İ *" 125 kg/m^nom nal yoğunluk - 100-20 -20 50 100 300 0,034 0,040 0,045 0,049 0,059 0,112-260 C ile + 430 C arasında a) BS 476 Bölüm 4' e göre; Yanmaz. b) BS 476 Bölüm 7'ye göre Class; 1 c) Yapı talimatnameleri; Class; 0 a) % 5 deformasyon sağlayan yük; Sıkıştırılanı az. Max sıkıştırma mukavemeti 700-1200 KN/m 2 Eğilme Mukavemeti; 440KN/m 2 40-130 mm Sıfır Hiçbir CHC, HFC ve benzerini içermeyen ve komple geçirimsiz kapal hücreli malzeme Petrokimya, gaz ve proses sanayiinde, boru donanımında, yüksek mukavemeti nedeniyle tank tabanları ile yapılarda çatı, zemin duvar iç ve dış yalıtımında kullanılır. u B 65-90 kg/m^ nominal yoğunluk -20 sn 100 0.031 0.036 0.039 _ -40 C ile 116 C arasında a) BS 476 Bölüm 7'ye göre;yanar b)bs476 Bölüm 7'ye göre; alev yayılması; Yalıtım Malz; Class; 1 Kompozit Finisej: Class: 1 c) Yapı Talimatnameleri;Yalıtım Malz; Class: 1 Kompozit Finisaj: Class: 1 6-12 mm Kapalı hücreli entegre buhar tutucu malzeme. Soğutma tesisatı ve soğuk su hatlarında yoğuşma kontrolü sağlanması amacıyla özel olarak geliştirilmiştir. Isıtma -Havalandırın: uygulamalarında geni; olarak kullanılmaktadır. İe :SS «..a 2 o 25 kg/m 3 nominal yoğunluk -20 20 20 50 100 300 0.033 0.033 0.039 mevcut değil -100 C ile 80 C arasında a) BS 476 Bölüm 4' e göre ;Yanar. b) BS 476 Bölüm 7'ye göre yüzeyde alev yayılması Sıniflandınlmamıştır. a) % lodeformasyon sağlayan yük; 150 KN/m 2 b) Eğilme Mukavemeti 205 KN/m 2 12-610 mm u,ooı mgm/ Nh Kapalı hücreli entegre buhar tutucu malzeme. Ana Kullanımı yapı uygulamaları Örn. Konut ve soğuk odalarda yanmaz yapı malzemelerine yapıştırılarak uygulanır. 52 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
TEKNİK ÖZELLİKLERİ Malzeme Adı Normal Yoğunlukta Isı İletkenliği Sıcaklık Aralığı Yanma Özelliği Mekanik Direnç Kalınlık Aralığı Su buharı Geçirgenliği Genel Açıklama e 'S? 1 190 kg/m 3 nominal yoğunluk 20 50 100 300-0,055 0,058 0,083 315 C'ye kadar BS 476 Bölüm 4' e göre; Yanmaz. a) % 5 deformasyon yaratan yük; b) Eğilme mukavemeti 350 kn / m 2 25-88 mm Temiz ve reaksiyona girmeyen bir mamulün kullanılması gereken ortamlarda, örn: Eczacılık, gıda ve kozmetik imalat ve işletme sanaiinde kullanılır. S 3 S»o!: H :3 x 11 kg/m 3 nominal yoğunluk - 100-20 20 50 100 0,034 0.034 0.039 0.049 +20 C ile 220 C arasında a) BS 476 Bölüm 4' e göre; Yanar. b) BS 476 Bölüm 7'ye göre Yalıtım Malz Class;l Kompozit FinisajClass; 0 a)% 40 deformasyon sağlayan yük; 10 KN/m 2 b)çekme mukavemeti: 125 KN/m 2 6-250 mm 320 /«gm/nh Çok düşük yoğunlukta, açık hücreli CFC'den arı, iyi ısı ve akustik özelliklere sahip Organik bir malzeme ola rak alışılmışın dışında yüksek sıcaklık sınırına sahiptir. 1 «l i > Jâ 240 kg/m 3 nominal yoğunluk 100 200 300 400 500 600 0.022 0.024 0.026 0.029 0.034 0.040 1050 C'a kadar kullanılabilen kalitede olanları vardır. Yflnmî-17 1 (UIllICu. a) % 5 deformasyon yükü; 240 kg/m 3 için 80kN/m 2 3-75mm Lifli yalıtım malzemelerden daha iyi ısı performansı gereken depo ısıtma sistemleri ve yüksek sıcaklıklı sanayi yalıtımlarında geniş olarak kullanılmaktadır. ^ :3 O C O. U j2 35-60 kg/m^ nominal yoğunluk -100-50 -20 0 20 50 100 0.012 0.014 0.017 0.019 0.020 0.024 0.029 Min 185 C ile Max. 120 C arasında a) BS 476 Bölüm 4' e göre ;Yanar. b) BS476 Bölüm 7'ye göre yüzeyde alev yayılımı Yallıtım Malzemesi Class:l (Örn:Alüm.Folyo) c) YapıTalimatnameleri Yalıtım Malzemesi: Claşs:O d) İş ile kararma BS 5111'egöre %5 'ten daha az 35 kg/m^ için a) % 5 deformasyon sağlayan yük; Paralel 172KN/m 2 yükselmeye Dik 84KN/m 2 b) Eğilme Mukavemeti: yük.paralel 200KN/m 2 yük. Dik 140KN/m 2 60 kg/m-' için a) % 5 deformasyon sağlayan yük; Paralel 400KN/m 2 yükselmeye Dik 270KN/m 2 b) Eğilme Mukavemeti: yük.paralel 600KN/m 2 yük. Dik 480KN/m 2 a) Boru Yalıtım: 15 mm b) Levha 15 mm Yalıtım malzemesi 10//»g/Nh Kommpozit Finnisaj Örn: Alüm folyo O.OOlg/SMN Özel yük taşıma uygulamaları için daha yüksek yoğunluklularda vardır. Örn: 80,120,160,200 kg/m 3 gibi. Yüksek yalıtım standartları gereken ticar ısıtma -havalandırma uygulamalarında, düşük duman yayılma özelliği gerektiren düşük ve orta sıcaklıktaki uygulamalarda kullanılır. Kullanımı sürekli yükselen bir malzemedir. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 53
BAZI YALITIM MALZEMELERİNİN Malzeme Adı Nominal Yoğunlukta Isı İletkenliği Sıcaklık Aralığı Yanma Özelliği Mekanik Direnci Kalınlık Aralığı Su Buharı Geçirgenliği Genel Açıklama o 'olistı iğü «i s* fi 34 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sıcakhk( C) -20 20 50 100 300 Isı İletkenliği (W/m K) 0,027 0,027 Mevcut değil " -180 C +75*C arasında a) BS 476 Bölüm 4'e göre yanıcılık : Yanar b) BS 476 Bölüm 7'e göre Alevin yüzeyde yayılımı: Sınıfl andınlamamıştır. %10 deformasyon sağlayan yük: 350 kn/m 2 30-100 mm 3,2/«gm/Nh Kapaklı hücreli entegre buhar tutucu malzeme. Soğutma boru donanımı, Soğuk oda ve konut uygulamalarında kullanılır. e 111 retı :ri :3 ü 3 M O =3 n CL İ 100 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sıcaklıkc'c) 90 iü 20 50 100 300 Isı İletkenliği (W/m K) 0,048 - - - -20 C +105 C arasında a) BS476 Bölüm 4' e göre yanıclığı Yanar, b) BS476 Bölüm 7'ye göre alev yayılımı Yalıtım Malz : Classl Komposit Finisaj :Class1 c) Yapı Talimatnamesi Komposit Finisaj: Class 0 a) % 40 deformasyon sağlayan yük; 10 kn/m 2 b) Çekme mukavemeti: 125 kn/m 2 19-100 mm 160 ; JKgm/Nh İyi ses emme özelliğine sahip açık hücreli bir malzeme olup akustik kanal kaplaması olarak kullanılır.. 3 g u 16 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sı İletkenliği sıcaklık( C) (W/m K) 90 50... 100... 0 040 0.047 0.065 48 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sıcaklık( C) -20... 20... 50... 100... Isı İletkenliği (W/m K) 0.025 0.032 0.035 0.044 230 C 'a kadar kriyojenik a) BS 476 Bölüm 4' e göre : Yanmaz b) BS 476 Bölüm 7'ye göre alev yayılımı Yalıtım Malz: Classl Folyolu Mamul: Classl c) Yapı Talimatnamesi Yalıtım Malz.: Class 0 Folyolu Mamul a) % 5 deformasyon sağlayan yük: 2 kn /m 2 ' ye kadar b) Eğilme Muk: Mevcut değil. 19-100 mm Yalıtım malz: Hava ile aynı Folyolu Mamulleri O.OOlg/sMN Cam yünü esnek rulolardan rijit levhalara ve prefabrik boru kesitlerine kadar birçok farklı şekilde üretilir.özellikle ısı ve akustik uygulamalarında ısıtma - havalandırma hizmetleri için uygundur. Araçlar gemiler, yapılar ve sanayide kullanılır. 80 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sicaklık( C) Isı İletkenliği (W/m K) -20... 20... 50... 100... 0.028 0.032 0.035 0.042 54 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
TEKNİK ÖZELLİKLERİ Malzeme Adı Nominal Yoğunlukta Isı İletkenliği Sıcaklık Aralığı Yanma Özelliği Mekanik Direnci Kalınlık Aralığı Su Buharı Geçirgenliği Genel Açıklama G 1 5 a. öli Kc a. 1 35 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sıcakhk( C) +20 50 +20 50 Standart Geliştirilmiş Isı İletkenliği (W/m K) 0.041 0.045 0.036 0.037-100 C'ye kadar a) BS 476 Bölüm 4'e göre Yanar b) BS 476 Bölüm 7'e göre yüzeyde alev yayılması: yalıtım malzemesi: Sınıflandırılmamıştir. Kompozit Finisaj: Sınıfl andınlmamıştır. 9-38 mm 0.9^gm/Nh Kapalı hücreli esnek izolasyon malzemesi konut ısıtma ve tesisat uygulamalarında geniş çapta kullanılır S p? 3 g 8 '=3 : g- 50 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sıcakhk( C) -100-50 -20 0-20 50 100 Isı İletkenliği (W/m K) 0.015 0.019 0.023 0.023 0.023 0.026 0.031 Min -185 C' ile Max 140 C arasında a) BS476 Bölüm 4' e göre : Yanar. b) BS 476 Bölüm 7'ye göre : izolasyon malz: Class 1 Kompozit Finisaj:Classl c) Yapı Talimatnameleri Kompozit Finisaj : (örn. Alüminyum folyo) :Class 0 a) Boru Yalıtımı : Min 15mm b) Levha Min 15 mm Yaltım Malz. 30A»gm/Nh Kompozit Finisaj (Alüminyum folyo) 0.001 g/smn için Petrokimya, gaz ve proses sanayiinde orta derecede sıcaklığa sahip boru donatımı ve dondurucu eriyik sistemlerinde, soğutuculu araçlar, karayolu, demiryolu tankerlerinde, boru ve boru donımlarının yalıtımında kullanılır. Daha yüksek mukavemet özellikler farklı yoğunlukları vardır. BS 5608, PIR 1 ve PIR2 tipleri a. i2 1-. p^ 'i :5> 50 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sıcaklıkc'c) -100-50 -20 0 20 50 Isı iletkenliği (W/m K) 0.015 0.019 0.023 0.023 0.023 0.026 a) BS 476 Min Bölüm 4' e göre: -185 C'ye Yanar. ile b) BS 476 Max. Bölüm 7'ye göre +110 C yüzeyde alev arasında yayılımı: Yalıtım Malz: Class 4 Kompozit Finisaj (örn. Alümin. yum folyo) :Class 1 c) Yapı Talimatnameleri Kompozit Finisaj (örn. suni tahta ):Class 0 Borular: Min 15mm Levhalar: Min 15 mm Yaltım Malz. 13^*gm/Nh Kompozit Finisaj (Örn, Alüminyum folyo) 0.001 g/smn Isı kazanımızı azaltmak ve yoğuşma kontrolü için orta ve ağır hizmet soğutma sistemlerinde kullanılır. Soğuk oda, soğutmalı araç ve tankerlerde de kullanılır. Özel yük taşıyıcı uygulamalarında daha yüksek yoğunluklar da mevcuttur. (60,80, 120, 160, kg/m 3 ) BS5O68 TİPLER PUR 1.PUR2 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 55
Malzeme Adı Nominal Yoğunlukta Isı İletkenliği Sıcaklık Aralığı Yanma Özelliği Mekanik Direnci Kalınlık Aralığı Su Buharı Geçirgenliği Genel Açıklama u 'o. \s o 0» * 3 kg/m 3 nominal yoğunluk Ortalama sıcakhk( C) Isı İletkenliği (W/m K) -20 0.029 20 0.036 50 0.041 100 0.052 100 kg/m 3 nominal yoğunluk -20 20 50 100 300 0.029 0.034 0.037 0.043 0.088 850 C'ye kadar kriyojenik a) BS 476 Bölüm 4': Yanmaz b) BS 476 Bölüm 7: Yalıtım malzemesi: Class 1 Folyo Kaplı malz. :Class 1 c) Yapı Talimatnameleri Yalıtım malzemesi: Class 0 Folyo Kaplı malz. :Class 0 %5 deformasyon sağlayan yük: ürüne göre 1 ile 6 kn/m 2 arasında 19-100 mm Yalıtım Malzemesi Hava ile aynı Folyo kaplı Malz: 0.001 g/smn Kaya yünü çok hafif ağırlıklı rulolardan çok ağır levhalara kadar çok fark 4 tiplerde mevcuttur. Yapılarda, gemilerde, ticaret ve sanayide ısı yalıtımı, yangından koruma ve ses emme amacı ile uygulanır. 200 kg/m 3 norninal yoğunluk -20 20 50 100 300 0.029 0.034 0.038 0.044 0.079 BU DEĞERLER; TIMSA HANDBOOK The Specifiers Insulatıon Guide, adlı kitaptan alınmıştır. Çeviren : Orhan TURAN DANMAT İZOLASYON KAPLAMA SİSTEMİ MEHMET REMZİ ÇELİK 1956 Urfa doğumlu, 1980 yılında İstanbul Devlet Mühendislik Akademisi Makina Isı Bölümünden mezun oldu. Proje uygulama ve satış firmalarında çalıştıktan sonra Disa Ltd. Şti.'ni kurdu. Şu anda Saven Ltd. Şti. kurucusu olarak görev yapmaktadır. İngilizce bilmektedir. DANMAT KAPLAMA SİSTEMİ NEDİR? Bilindiği gibi ülkemizde izolasyon kaplama sistemi olarak ; 1- Alçı, tutkal, karton, bez 2- Bitim esaslı kaplama uygulamaları 3- Galvaniz veya alüminyumsac kaplama uygulamaları yapılmaktadır. Yurt dışında bunların yanısıra 20 yıldır uygulanmakta olan PVC Kaplama Sistemi, ülkemizde ilk kez geniş çapta firmamız tarafından uygulanmıştır. DANMAT CLADDING SYSTEM OLARAK Adlandırdığımız izolasyon kaplama sisteminin bileşimlerini şu şekilde belirtebiliriz; İzolasyon folyosu, hazır dirsek ve teller plastik perçin, yapıştırıcı bant, vana kutuları, finishing rozetlerime basit montaj aletleri. Danmat izolasyon kaplama sisteminin diğer sistemlere oranla avantajları şunlardır. Düşük maliyet, süratli ve temiz uygulama, işçilikten tasarruf, şık görüntü, darbelere dayanıklılık, bina ve taşıyıcı konsollara daha az yük, B 1 yangın belgeli (şelf - estinquish), antistatik özellik, yüksek elastikiyet, paslanma ve kararma sorunu yok, bir çok asit ve kimyasallara dayanıklı, -20 / +70 C ye dayanıklı, bakım gerektirmez, onarımı işletmeler kendileri yapabilir. Hava kanalı, boyler ve tank kaplamaları için uygundur. DİN 4102 B 1' e uygun ve Bautechnik- Berlin İnstitus PA III 2. 2339 belgeli Açık gri renk ve pürüzsüz yüzey. Fittingsler için 1" - 14" boru çapları ve 2-12 cm izolasyon kalınlığında çeşitler mevcuttur. 56 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
S Ö Y L E Ş İ Soldan Sağa; Tesisat Mühendisliği Dergisi adına söyleşiyi yapan, ORHAN TURAN ve İZODER Başkanı ECVET BİNYILDIZ. ECVET BİNYILDIZ 1937 yılında İstanbul'da doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 1961 yılında D. Güzel Sanatlar Akademisinden Y. Mimar olarak mezun oldu. Aynı yıl Almanya'ya giderek bir Alman Firmasında beş yıl mimarlık yaptı. Askerlik görevi için 1965'de Türkiye'ye dönerek 1967'de askerliğini tamamladı. Aynı yıl yeni kurulan bir camyünü firmasında Teknik Müşavir olarak giren Binyıldız, bu firmada 18 yıl yöneticilik yaptı. Bu süre içinde ilk Yapı Fiziği bilgilerini Viyana'da Haus Kreiner'den alan Binyıldız, ülkemizde ısı yalıtımının tanıtılmasında çok önemli çalışmalaı yaptı. 1985-1989 yılında Fepor A.Ş. Genel Müdürü olarak Polistirenin inşaatlara girmesini sağladı. 1989-1992 arasında SAFAŞ A.Ş. Genel Müdürlüğünden emekli oldu. Halen çeaşitli firmaların müşavirliğini ve kurulmakta olan İZODER (Isı, Ses ve Su izolasyoncuları Derneği) nin başkanlığını yapmaktadır. Ecvet Binyıldız çok sayıda konferans vermiş, broşürler yapmış makaleler yazmıştır. Tesisat Müh. Dergisi- Ecvet Bey, değişik zamanlarda değişik firmalarda Isı Yalıtım sektöründe, cam yünü sektöründe, styrophor sektöründe yaptığınız çalışmaları biliyoruz. Dünyada ve Türkiye'de Isı ve ses yalıtımının gelişimini özetler misiniz? Ecvet BİNYILDIZ- Memnuniyetle. Dünyada Isı yalıtımı insanlığın var oluşu ile ortaya çıkmış bir olgudur, insanlar vücutlarını tabiatın etkilerinden koruyabilmek için avladıkları hayvanların postlarından yararlanırlardı, mağaralarda, daha sonra çitler yaparak, çitlerin üzerini çamurla sıvayarak, sonraları kerpiç duvarlar yaparak, giderek taş ahşap gibi doğal malzemeler kullanarak doğanın olumsuz etkilerinden korunmaya çalışmışlardır. Bu binaların belirli bir kalınlıkları, büyüklükleri ve belirli bir Isı Yalıtım değerleri oluyor ama ısı yalıtım düşünülerek değil yağmurdan kardan soğuktan güneşten korunmak amacıyla yapılmışlardır. 1800'lü yıllarda yüksek ısıya karşı asbest kullanılmıştır Amerika'da. Daha sonra da bazı doğal malzemeler kullanılmaya başlanmıştır, ancak binalarda ve sanayide ısı yalıtımın yaygın olarak kullanılmaya başlaması yakın zamanlarda olmuştur. Bu asrın başlarında Kuzey Avrupa ülkelerinde deniz kıyısında yapılan binalarda, açık denizlerden gelen şiddetli rüzgarlı ve yağmurlu havanın binanın dış duvarlarına vurup bina içine işlemesi büyük sorun oluyor. Bunu önlemek amacıyla çift duvarlı binalar yapılmaya başlanıyor. Duvarlar arasında belirli bir hava boşluğu bırakılıyor. Su etkisinden korunmak amacıyla yapılan bu işlem ısınmanın daha iyi olmasını sağlıyor Isı yalıtımının Dünya'da gelişmesi 194O'lı ve 2. Dünya Savaşını izleyen 1950'li yıllara rastlıyor. Sanayinin gelişmesiyle birlikte belirli bir Isı yalıtımı kullanılmaya başlıyor. İlk yalıtım malzemeleri taş yünü 1800'lü yıllarda Amerika'da kullanılmaya başlıyor kısa bir süre sonra da Avrupa'ya geliyor daha sonra cam yünü, polistren köpükler, cam köpükler, poliüretan...gibi değişik malzemeler araştırmalar sonucu ortaya çıkıyor. Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 57
Yapıların ısı yalıtımı konusunda önlemler alınıyor ve standartlar hazırlanıyor. Bu standartlarda yapılarda örneğin Almanya'da ilave bir yalıtım malzemesi kullanılmıyor ama 1. iklim Bölgesinde duvar kalınlığı tuğla için 24 cm, 2. İklim Bölgesinde 30 cm, 3. İklim Bölgesinde ise 36 cm olarak belirlenmişti. Ne var ki 1974'de Arap- İsrail savaşlarını izleyen petrol krizi sonucu petrolün fiyatının birdenbire çok yüksek değerlere ulaşması bütün Batı ülkelerini dışa bağımlı bu enerji kaynağının daha az kullanılması yollarını aramaya zorladı. Bunun için alınacak en etkili yöntem olarak Isı Yalıtımı belirlendi. Devletlerin yürüttüğü büyük kampanyalarla radyo, televizyon, gazete dergi gibi iletişim olanakları kullanılarak, sanatçılar ve popüler kişiler kullanılarak Isı Yalıtımı konusunda halk bilinçlendirildi. Kültür düzeyi yüksek bu ülkelerde yürütülen kampanyalar çok etkili oldu. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Türkiye'ye gelirsek...avrupa'da bu tür gelişmeler oluyor, peki Türkiye'ye yansıması nasıl? Ecvet BİNYILDIZ- Türkiye'de 1967 yılına kadar Isı Yalıtım konusunda herhangi bir çalışma yapılmıyor. Ancak bazı sanayi tesislerinde proses gereği bazı yalıtım malzemelerinin kullanıldığını görüyoruz. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Nedir o malzemeler? Ecvet BİNYILDIZ- Genellikle asbest tür malzemeler ve ondan başka da hiçbir malzeme yok. Tesisat Mühendisliği Dergisi- O yıllarda ithalat da... Ecvet BİNYILDIZ- Yalıtım malzemesine ihtiyaç olduğunu bilmiyoruz ki ithalatını yapalım. Ancak Avrupa'dan bir buzdolabı getiriyorsunuz içinde cam yünü var, o kendiliğinden gelmiş oluyor, bunlar istisnai durumlar..1974 krizinden Türkiye'de etkilendi buna rağmen 1977'ye kadar hiçbir şey yapılmadı. 1977 de bir Isı Yalıtım Yönetmeliği hazırlanıyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, daha önce de hava kirliliğini önlemek için bir yönetmelik hazırlanmış uygulanma olanağı bulamamıştı. Bu kez enerji tasarrufuna yönelik olarak hazırlanan yönetmelik ve standart ise teknik elemanlarımızın anlayamayacağı bir düzeyde olduğundan uygulanamadı. Bundan sonra birkaç kez revizyona uğradı ve 1985 senesinde bugün yürürlükte olan bir yönetmelik ortaya çıktı. Kanımca bu yönetmelik de kesinlikle yeterli değildir. Türkiye'de Isı Yalıtımı 1967 tarihinde bir cam yünü firmasının kurulmasıyla ve üretime başlamasıyla, ardından kendi olanaklarını kullanarak yaptığı tanıtım çalışmaları, konferanslar, teknik ziyaretler sonucu inşaat sektörüne girmeye başladı. Fakat hiçbir zaman Devlet tarafından yürütülecek bir kampanya kadar etkili olması beklenemez. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Diğer Isı Yalıtım malzemeleri ne durumda? Perlit vs..? Ecvet BİNYILDIZ- Bu arada yalnızca styrophoru yani polistiren köpüğü görüyoruz..perlit var ama Isı Yalıtım malzemesi olarak yeteri kadar kullanılmıyor. Ama polistiren 6O'lı yılların başında Türkiye'ye girmiş ve birkaç firma tarafından üretiliyor, ancak yalnız soğuk hava depoları ve ticari buzdolaplarında kullanılıyor. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Şunu vurgulamak gerek, mevcut yönetmelikler yetersiz deniyor ama mevcut yönetmelikleri de uygulamıyoruz ki biz...standartların ve yönetmeliklerin uygulama alanları hakkında biraz bilgi verir misiniz? Ecvet BİNYILDIZ- Yönetmelikler hazırlandı birkaç kez revize edildi sonuçta bugünkü yönetmelik ortaya çıktı ama bu yönetmeliğin tam olarak uygulandığını söylemek gerçeklerden çok uzaktır. Bunun sebeplerinin başında Isı Yalıtım konularını içeren Yapı Fiziği derslerinin teknik eleman yetiştiren okullarda okutulmaması ya da yetersiz düzeyde okutulmasından dolayı teknik elemanların bu konuda yeterli bilgiye sahip olmamaları..ikincisi yönetmelikleri uygulamakla görevli belediyelerin yaptığımız bir araştırmaya göre ısı yalıtımını birinci derecede önemli bulmamaları "Biz vatandaşı mağaradan kurtarıp dört duvarın arasına sokmaya çalışıyoruz, siz yalıtımdan söz ediyorsunuz..." diyebilmeleridir. Kaldı ki önemini anlayan belediyeler de bu yönetmelikleri uygulatmak için yeterince teknik elemana sahip değiller.. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Örneğin geniş bir konut ve sanayi yapılaşmasının olduğu bir belediyede yalnızca bir makina mühendisi var. Belediyeler şunu öneriyorlar ısı yalıtımı denetimini bir mühendisle yapmak mümkün değil. O zaman projeyi çizen, ısı yalıtım TUS'unu üstlenen kişinin kontrolunda olmalı, ısı yalıtım yapılmamışsa mal sahibi ve TUS dan sorumlu proje müellifi cezalandırılmalı... Ecvet BİNYILDIZ- Tamamen katılıyorum, yoksa belediyelerin bu işin altından kalkması mümkün değil. Tesisat Müh. Dergisi- Yani bir denetleme sorunu var aslında. Yönetmeliğin uygulanıp uygulanmadığını denetleyen bir kurum yok. bazıları Isı yalıtım için belediyelerin aldığı (ruhsat aşamasında 100 m2 bir daire için 300-400 bin lira alınıyor) para bir fonda toplanarak yapı polisi oluşturulabilir yapılar denetlenebilir diyorlar. Fakat sizin de belirttiğiniz gibi insanlar eğitilerek, özendirilerek polisiye tedbirlerden daha etkili bir sonuç alınabilir... Ecvet BİNYILDIZ- Isı Yalıtımının binayı kullanacak olana daha az yakıt sarfederek daha az para ödeyeceği için, devlete dışarıya daha az döviz ödeyeceği ve tasarruf ettiği dövizlerle yeni yatırım olanakları bulacağı için faydası var. Bunları anlatarak ısı yalıtımı özendirilebilir. Isı yalıtımından bir tek yapsatçı müteahhidin faydası yok, binada kendi oturmayacağından olabildiğinde ucuza mal etmek amacıyla ayrıca iş hacimleri büyük gösterebilmek amacıyla dış duvarları mümkün mertebe ince yapıyorlar. Daha geçen hafta Bakırköy'de bir apartmana gittim dış duvarlar 8,5 cm yapmışlar evin iç duvarları sırılsıklam, parkeler ıslanmış..bunu yapan müteahhit bilmeyerek de olsa bence Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
bir cinayet işlemiştir. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Isı Yalıtımını hep konutlarda konuşuyoruz, sanayi yapıları ve tesislerde de yalıtıma dikkat etmek, dikkat çekmek gerekir. Ecvet BİNYILDIZ- Cam yünü firmasında ise başladığımız tarihlerde Türkiye'deki sanayi tesislerinde binalarda hiçbir yalıtım önlemi alınmadığını gördük..bunların dış duvarları tuğla, briket ya da başka bir malzemeden, çatılar Doğu Anadolu'da galvaniz saç, diğer bölgelerde ise genellikle eternit tek katlı binalardı..buralarda da çalışan işçilerden belli bir verim alınabilmesi için ısıtma yapılması ve belli bir sıcaklıkta tutulması şart. Bunun sağlanması için yapılması gereken çatı yalıtımlarının yapılmadığını görürdük. Bir sanayi tesisinin çatısı bazen birkaç yüz metrekare, bazen de birkaç yüzbin metrekare olduğu düşünülürse konut çatılarıyla oranladığımızda birkaç bin konut çatısı demek oluyor. Duvarlar da aynı şekilde... Bu bakımdan sanayi binalarında da ısı yalıtım önlemlerinin alınması şarttır. Ancak sanayi binalarının yalıtımında binada ne üretileceği önemlidir.konutlarda içerde belli bir sıcıklık ve nem bina dışında da belli bir sıcaklık ve nem vardır. Ama sanayi yapılarında tekstil gibi bazı dallarda nem oranı % 80-90 lara sıcaklık 26-28 C'a çıkar. Bu gibi yerlerde ısı yalıtım yaparken yapı fiziği kurallarına dikkat etmek gerekir. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Peki sanayide binalar dışında proses gereği boru, kazan v.s. yerlerde yalıtım uygulanıyor mu? Binalara göre başarı oranı nasıl? Yani mecburen mi yapılıyor? Ecvet BİNYILDIZ- Dediğiniz doğrudur. Sanayi tesislerinde bina dışındaki, kazan, boyler, tank, boru v.s. gibi ekipmanların ısı yalıtımı daha çok mecburiyetten dolayı yapılmaktadır. Aslında biz 67'li yıllarda gezdiğimiz sanayi tesislerinde ısı yalıtımının ilkel yöntemlerle ilke! malzemelerle yapıldığını çoğu yerde ise yalıtılması gereken ekipmanların bile yalıtılmadığına şahit olduk. Yahtımsızlık yalnızca gereğinden fazla yakıt sarfiyatı değil aynı zamanda üretimin kalitesinin de istenilen düzeyde olmaması sonucunu doğurur. Uygun malzeme ve yöntemlerle yapılan ısı yalıtımı enerji tasarrufu sağlayarak maliyetleri düşürdüğü gibi ürün kalitesini de arttırdığından, ürünün hem ülke içinde hem de dünya pazarlarında rekabet şansını arttırır. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Aynı şekilde turizm yatırımlarında da yalıtıma önem verilmeli, bir de ısı yalıtımı hep soğuğa karşı düşünülüyor.. Ecvet BİNYILDIZ- Son yıllarda çok miktarda iş merkezi, 5 yıldızlı oteller, plazalar yapıldı. Konfor şartlarının sağlanması için Isı Yalıtımı çok önemlidir. Güney illerimizde yapılan turistik tesislerimizde sıcak yaz aylarında odaların serin tutulmasını sağlamak en önemli sorundur. Merkezi klima santralları ile yapılan soğutma için harcanan enerji, ısıtma için harcanan enerjiden 7-8 kat fazladır. Isı Yalıtım Yönetmeliğimizi incelediğimizde de tamamen ısıtma durumu gözönüne alınarak hazırlandığını görüyoruz. Yönetmeliklere soğutma için gerekli şartlar yerine getirecek maddeler eklenmelidir. Aynı şeyi soğuk hava depoları için de söyleyebiliriz. Soğuk hava depoları için Türkiye'de bir standart olduğunu zannetmiyorum. Batı ülkelerinde soğuk hava depoları için ayrı standartlar vardır, istenilen soğukluk derecesine göre ısı yalıtım malzemesi kalınlıkları belirlenmiştir. Bizde ise tecrübeme dayanarak söylüyorum, genellikle hangi soğukluk derecesinde olursa olsun 10 cm yalıtım kalınlığıyla yapılır. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Isı yalıtım sektörünün sorunları nelerdir? Üniversiteler, üreticiler, satıcılar, uygulayıcılar, belediyeler açısından irdeler misiniz? Ecvet BİNYILDIZ- Bazı fakültelerde son yıllarda Yapı Fiziği dersleri konulmuş ise de bina yapımıyla uğraşacak teknik elemanların, mühendislerin yine de enerji tasarrufu, ısı yalıtımı, ses yalıtımı, su yalıtımı konularında yeterince bilgilerle donatılamamış olmaları bu sektörün en önemli sorunlarından biridir. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Mimarlar ve makina mühendisleri proje aşamasında koordineli çalışmıyorlar. Şaftları bırakıyor, 3-5 tane boru geçiriyor, yalıtım için gerekli kalınlık bile düşünülmüyor, pencereler büyük tutulmak isteniyor... Ecvet BİNYILDIZ- Dediğiniz çok doğru. Uygulama safhasında zorluk çıkarmaması için mimari proje tamamlandıktan sonra makina ve elektrik tesisatının da koordineli bir şekilde yürütülmesi, gerekirse proje aşamasında gerekli değişikliklerin yapılması en doğru yoldur. Bunun için de bu bilgilerin üniversitelerde yeterince verilmesi gerekir. Isı yalıtım konusunda az da olsa bir faaliyet varsa bu genellikle üreticiler tarafından yapılıyor. Oysa Batı ülkelerinde bu devlet tarafından yapılıyor ısı yalıtımının önemi vurgulanıyor, ısı yalıtımı teşvik ediliyor. Ülkemizde ise yalnızca ocak ayındaki Enerji Tasarrufu haftasında verilen demeçlerle yetiniliyor. Devletimizin olanaklarını biliyoruz. Batı ülkelerinin yaptıklarının hepsini bekleyemeyiz, ama hiç olmazsa organizasyon konusunda bazı şeyleri yapabilir... Satıcılar konusuna gelince...türkiye'de ısı, ses, su yalıtım malzemeleri satıcılarının %99'u sattıkları malzemelerin özelliklerini bilmemektedirler. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Son yıllarda satıcılar, uygulayıcılar, mimar, makina mühendisi, inşaat mühendisi gibi teknik elemanlardan oluşmaya başladığı, babadan kalma yöntemlerin terkedilmeye başlandığı gözleniyor. Ecvet BİNYILDIZ- Haklısınız eskiden bilhassa Anadolu'da inşaat malzemesi satanlar genellikle Isı Yalıtım malzemesi satıcısıdır. Şimdilerde ise bunlar büyüyor, belirli bir eğitimden geçmiş hatta bazıları yurt dışında eğitim görmüş bilgi ve deneyimlerini arttırmış genç bir jenerasyonun eline geçiyor. Bunlar eksikliklerini biliyorlar ve gidermek için çaba harcıyor, literatür izliyor, seminerlere katılıyorlar. Ama yine de çoğunluğu sattığı malzemenin özelliklerini bilmeyen kişilerden Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 59
oluşan satıcıların, üretici firmalarla yakın ilişkide bulunmaları ve seminerlere, toplantılara katılarak bilgilerini deneyimlerini arttırmaları gerekir. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Üniversitelerle üretici, satıcı ve uygulayıcıların farklı şeyler söylemeleri, bir birlik oluşmaması, bir araya gelip tartışılmaması, devletin de destek göstermemesi yanlış uygulamalara ve başarısızlığa yol açıyor... Ecvet BİNYILDIZ- Üreticiler, satıcılar, uygulayıcılar kendi aralarında birleşmiş olsa başka ülkelerde devletin yaptığı tanıtımı kendi kaynaklarıyla yapabilirler. Kendi aralarında seminerler toplantılar düzenleyerek bilgi düzeyinin artmasını, böylece doğru yerde doğru malzemenin kullanılmasını sağlayabilirler. Bundan da herkesin olduğu gibi devletin de büyük yararı olur..bütün bunların yanında belediyelerin elemanları yetersiz sayıda ve eğitimsiz olduğundan, belediyelerin kendilerine yeni bir yol çizmeleri gerekmektedir. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Şimdiye kadar ısı yalıtımı konusunda konuştuk. Konutlarda, sanayide ses yalıtımı, varsa yönetmelikler, yönetmeliklerin uygulama durumlarından söz eder misiniz? Ecvet BİNYILDIZ- Ses Yalıtımı, Isı Yalıtımından oldukça değişik. Isı Yalıtımı yapılmazsa soğuk havalarda üşüdüğümüz çok sıcak havalarda yalıtılmamış tavanların kızgın bir duruma gelmesi ve gece de depoladığı ısıyı kusması nedeniyle uyuyamadığımız için yalıtımın önemini bir miktar hissetmiş oluruz. Ses yalıtımında ise neredeyse ulus olarak gürültüyü kanıksamış durumdayız. Çarşılarda avaz avaz plaklar çalınır, sokaklarda soğancı, patatesçi hoparlörlerle bağırır kimse ses çıkarmaz.. Ses konusunda ilk gürültü yönetmeliği seksenli yılların sonlarında yayınlanmıştır, fakat enteresandır sadece bina dışı gürültüler için geçerli bir yönetmeliktir. Yönetmelikteki bir madde binalar için gürültü yönetmeliği hazırlanması görevini TSE'ye vermektedir, ancak bu güne kadar TSE bu yönetmeliği hazırlamış değildir. Halbuki dış ülkelere baktığımızda bina dışı gürültü için olduğu kadar, binanın katları ve bitişik daireleri arasındaki gürültüyü azaltacak önlemleri içeren yönetmelikler de geliştirilmiştir. Türkiye'de bina dışı yönetmelik olmadığı gibi bina dışı yönetmeliğin de uygulandığı, hatta birçok belediyenin bu yönetmelikten haberi olduğu söylenemez... Sanayide ise işçi sendikalarının, sağlık örgütlerinin bazı kıstasları var, ama bunlar yeterli değil. Bütün bunların toparlanması konutlar ve sanayi için yönetmeliklerin geliştirilmesi ve uygulanmasının denetlenmesi gerekir. Tesisat Mühendisliği Dergisi- Birtakım oteller, işhanları, büyük projeler yapılıyor. Ses sorunu düşünülmediğinden kullanılmaya başlandıktan sonra büyük sorunlar yaşanıyor... Ecvet BİNYILDIZ- Bugün Batı Ülkelerinde, apartman, hastane, otel, öğrenci yurdu, kışla, ihtiyarlar yurdu gibi toplu yaşanılan yerlerde ses yalıtım malzemeleri ile gürültü azaltıcı önlemler alınması mecburidir. Bunların başında da katlar arasında yüzer şap dediğimiz ses yalıtım sistemleri gelmektedir. Projesi yurt dışında yapılmış olanların dışında birçok 5 yıldızlı otelde bile ses yalıtım önlemi alınmadığı görülmektedir. Gürültü sorunu yaşandıktan sonra alınmak istenen önlemler çok pahalı olmakta bazan da imkansız olmaktadır... Tesisat Mühendisliği Dergisi- Özellikle İstanbul'da güncel olan hava kirliliği ki 1-2 ay sonra güncelliğini yitirecektir konusuna gelmek istiyorum. Hava kirliliğinin azaltılmasında Isı Yalıtımının etkileri nelerdir? Dünya standartlarının 5 katı daha kirli havada yaşıyoruz. Ecvet BİNYILDIZ- Isı yalıtımı ne kadar etkili yapılırsa o oranda yakıt tasarrufu sağlanır. Daha az yakıt sarfiyatı ise daha az hava kirliliği demektir. Yüzde olarak birşey söylemek gerekirse tam olarak yalıtılan bir binada yakıt sarfiyatı %90 lara varan bir oranda düşecektir. Bu durumda bacadan çıkacak duman da o oranda azalacaktır. 1974 krizini izleyen tarihlerde akaryakıtın pahalılaşmasından dolayı birçok apartman fuel-oil'li kazanını kömürlü kazanla değiştirerek ya da dönüştürerek bir tür ucuzluk sağlamaya çalıştılar. Bu ise kömür kalitesinin düşük olması ısıl değerin düşük olması nedeniyle daha fazla kirlenmeye yol açtı. Oysa dönüştürme için yapılan masraflar yalıtım için yapılsaydı bugün kömüre ödedikleri paradan daha az yakıt parası ödeyecekler havayı da daha az kirleteceklerdi... Tesisat Mühendisliği Dergisi- Ecvet Bey, bize zaman ayırdığınız değerli görüşlerinizi aktardığınız için teşekkür ederiz. Sizin de belirttiğiniz gibi Dünyada ve Türkiye'de Isı Yalıtımının gelişimi bir kriz sonucunda daha da hızlanmıştır. Türkiye'de Üniversitelerde bu konuda verilen eğitimin yeterli olmadığını vurguladınız. Şunu eklemek istiyoruz bu sektörde, birikimi olan insanların elle gösterilecek kadar az olması ve bunlardan gerektiği gibi yararlanılmaması Türkiye'de Isı Yalıtım sektörünün önemli sorunlarından bir tanesidir. Ecvet BİNYILDIZ- Ben de bu imkanı verip fikirlerimi bir kez daha ortaya koymama vesile olduğunuz için teşekkür ederim.. 60 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
HABERLEK bul nefes alamıyor nuul'a asit vaadi Nefes alamıyoruz! Yöneticilerimiz uyuyor mu? Hava kirliliği ciddi boyutlarda. Sadece İstanbul'da başımıza bir kış boyunca 200,000 ton asit yağıyor. Ayrıca soluduğumuz havaya korkunç miktarlarda zehirli gazlar karışıyor. Sebep, havayı bilinçsizce kirletmemiz. ıı ı z ı İ z o c a m ' 1 a k a p layı ıı H Isınmanız için gereken yakıt miktarını en aza indirin, hava kirliliğinin artmasına neden olmayın. B Daha az yakıt tüketerek, kişisel bütçenizi koruyun, paranız cebinizde kalsın. Q İzocam döşetmek için yapacağınız harcama, sağlayacağınız tasarrufla bir kış içinde size geri dönecektir. İZOCAMın sağladığı tasarruf istanbul'da 100 m 2 'lik bir çatıya sereceğiniz 8 cm. kalınlığındaki İZOCAM size yılda, 6,680 kg. daha az linyit, 1,730 litre daha az fuel - oil, 1,830 m 3 daha az doğalgaz tüketme olanağı sağlıyor. Bu rakamlar Ankara'da iki katına, Erzurum'da ise, üç katına kadar çıkabiliyor. IZOCA/VV İZOCAM ÇATI ŞİLTESİ KULLANILAN 100 m 2 ÇATILI YAPIDAKİ 1 YILLIK YAKIT TASARRUFU Kullanılan Yakıt Clntl LİNYİT FUEL-CML DOĞALGAZ 1. İKLİM KUŞAĞI 2720 Kg 710 ü. BU BÖLGEDE DOGALGAZ YOKTUR 1. İKLİM KUŞAĞI 6680 Kg 1730 Ll- 1830 m 3 '.(KUM KUŞAĞI 10340 Kg 2680 Lt. 2840 m 3 W. İKLİM KUŞAĞI 17910 Kg. 4650 Lt. BU BÖLGEDE DOĞALGAZ YOKTUR ikam kuşaklan 30 Ekim 1961 tarihti Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 4 ikhm bölgeli haritasına göre belirlenmiştir Hesaplamalarda Türk Standartları ve Tübitak son yayınlan esas alınmıştır. j : İzmir'den İskenderun'a kadar Ege ve Akdeniz kıyı şeridi II. tkttm Kofafp: Trakya, Marmara ve iç Ege Bölgesi. Karadeniz kıyı şeridi, Gaziantep. Urla, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman. Burdur, İsparta. III. İldim Kaşağı : Afyon, Kütahya, iç Anadolu Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi (Kars, Erzurum ve Attn hariç). IV. iklim Kafagı: Kars, Erzurum, Agn, Hakkari AYRINTILI BİLGİ İÇlN AŞAĞIDAKİ DANIŞMA MERKEZLERlMlZl ARAYİNİZ; MEMCEZ275 72 22 İSTANBUL 274 47 65 ANKARA 418 66 67-418 30 32 İZMIR 84 31 78-84 57 8 ADANA 52 29 80 BURSA 53 95 35 ELAZIĞ 866 00 ANTALYA 41 19 50 ERZURUM 395 93
tmmob makina mühendisleri odası istanbul şubesi TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ REKLAM ŞARTNAMESİ 1. TANIMLAR Bu şartnamede TMMOB Makina Mühendisleri Odası "ODA", MMO İstanbul Şubesi" ŞUBE". Oda süreli yayınlarından "TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ DERGİSİ" "DERGİ" ve DERGİ' ye reklam,veren kuruluşlar "FİR- MA" olarak adlandırılacaktır. 2. KAPSAM Şartnamenin kapsamı ODA' nın yayınladığı dergide üretim ve hizmetlerini tanıtmak ve duyurmak isteyen FİRMA' larca, belirtilen koşullarda reklam ve ilan verilmesi işidir. 3. REKLAM KOŞULLARI 3.1 Derginin sayfa boyutları 20x27 cm' dir. Reklamlar 17x24 cm boyutlarında pozitif ofset film olarak gönderilir. 3.2 Reklâm bedelleri aşağıda yer almaktadır. Bu bedellere KDV eklenecektir. NOT: REKLAM FİYATLARI ARKA KAPAK - RENKLİ ÛN İÇ KAPAK - RENKLİ ARKA İÇ KAPAK-RENKLİ İKİNCİ KAPAKLAR-RENKLİ İÇ TANITIM BÖLÜMÜ-RENKLİ* İÇ SAYFA - RENKLİ İÇ SAYFA -SB 1/2 İÇ SAYFA - RENKLİ 1/2 İÇ SAYFA - SB 1/4 İÇ SAYFA - RENKLİ 1/4 İÇ SAYFA - SB 12.000.000 TL. 9.500.000. TL. 9.000.000 TL. 7.500.000 TL. * 12.000.000 TL 6.000.000 TL. 4.000.000 TL. 3.500.000 TL. 2.500.000 TL. 2.000.000 TL. 1.500.000 TL. 1 : Ön kapaktan sonra gelen ilk iki sayfadır. ** : Dört sayfadan oluşur ve derginin tam ortasında yer alır. Kuşe I. hamur 90 gr / m 2 kağıda basılır. Kağıt ve baskı giderleri firmaya aittir. 3.4 Uygulanacak indirimler, - Yıllık yayınlanacak reklamlarda % 20 - En az 8 sayı yayınlanan reklamlarda % 15 - En az 6 sayı yayınlanan reklamlarda % 10 - En az 4 sayı yayınlanan reklamlarda % 5 - Yılda en az 3 sayı yayınlanan reklamların bedelinin peşin ödenmesi durumunda ayrıca % 20 3.5 ODA gerektiğinde reklam bedellerini ve koşullarını değiştirebilir, sözleşme yapan firmalar bu değişiklikten etkilenmez. 4. ÖDEME KOŞULLARI 4.1 Dergi yayınlandıktan sonra 2 adet derg 1 FİRMA' nın bu sayıda yayınlanan reklam tutarını belirten ŞUBE' nin açık faturası ile birlikte FİRMA' ya gönderilir. 4.2 Reklam bedeli fatura tarihindeki ayın sonuna kadar nakit olarak aşağıda verilen ŞUBE hesabınaveya ŞUBE tarafından tahsilat için yetki belgesi verilerek gönderilen elemanlara ödenir. 4.3 Yapılan ödemelerde FİRMA' ya, ödeme ile ilgili ŞUBE faturasının tarih ve numarası ile reklamın yayınlandığı sayı belirtilir. 4.4 Fatura bedelinin sözleşmede belirtilen opsiyondan sonra ödenmesi durumunda en yüksek banka faiz haddi uygulanır. 4.5 Süresinde yapılmayan ödemelerde ODA tek taraflı olarak sözleşmeyi fesh etme hakkına sahiptir. Bu gibi durumlarda FİRMA' ya önceki faturalarda yapılan indirimler, ek bir fatura kesilerek geri alınır. 5. DİĞER KOŞULLAR 5.1 Şartname konusu işlerin yürütülmesinde FİRMA' nın adresine yapılacak bildirim aynı gün FİRMA' ya yapılmış sayılır. 5.2 Uyuşmazlıklar ve ortaya çıkacak yeni durumların görüşmeler yolu ile çözülmesi esastır. Çözülemeyen uyuşmazlıklar için Ankara mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir. 3.3 Film gönderilmemesi durumunda film bedeli FİR- MA tarafından ödenir. TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi İstiklal Caddesi No:99 Kat: 4 80060 Beyoğlu - İstanbul Tel: 245 03 63-64 / 252 95 00-01 Faks : 249 86 74 Banka Hesap No T. İş. Bankası Galatasaray Şubesi 623683 5.3 Bu şartname 1 Ocak 1993 tarihinden geçerli olup (5) madde olarak düzenlenmiştir. 62 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
tmmob makina mühendisleri odası ODA DERGİLERİ 1993 YILI ABONE KOŞULLARI MÜHENDİS VE MAKİNA Makina Mühendisleri Odası kurulduğundan bu yana Makina Mühendisliği uzmanlık alanına yönelik olarak, özel sayılar dışında ayda bir yayınlanmaktadır. Baskı Adedi: 5.000., Ederi 25.000 TL., Abone Bedeli: 300.000 TL. (I Yıllık-12 Sayı), Yurtdışı Abone: 60 US$ TEKNİK VE UYGULAMA Ağırlıklı olarak çeviri yazılara yer verilen bu dergi 1986 yılından bu yana iki aylık periyotlarla yayınlanmaktadır. 1.kalite kağıdı basılmaktadır. Baskı Adedi : 4.000, Ederi :15.000 TL., Abone Bedeli : 90.000 TL., (1 Yılhk-6 Sayı), Yurtdışı Abone: 40 US$ ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ Endüstri ve İşletme Mühendisliği alanlarına yönelik olarak Mayıs 1989'dan bu yana yayınlanmaktadır. 1. hamur kağıda baskılıdır. Baskı Adedi: 4.000 TL., Ederi: 25.000 TL., Abone Bedeli: 1 50.000 TL., (1 Yıllık-6 Sayı), Yurtdışı Abone: 60 US$ TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ Tesisat Mühendislerine yönelik olarak Mart 1 993 yılından buyana aylık periyotla yayınlanmaktadır. 1. hamur kağıda baskılıdır. Baskı adedi: 5000., Ederi :25.000 TL. Abone Bedeli : 200.000 TL. TMMOB' ye bağlı Odaların üyelerine, mühendislik eğitimi yapan öğrenci, araştırma ve öğretim görevlilerine yıllık abone bedeli özel sayılar dahil; Mühendis ve Makina Dergisi 200.000 TL., Teknik ve Uygulama Dergisi 60.000 TL Endüstri Mühendisliği Dergisi 100.000 TL., Tesisat Mühendisliği Dergisi 200.000 TL. Fiyatlara KDV dahildir. Abone olmak için posta çeki veya havale makbuzunun aslının Abone Formu ile birlikte Merkez adresine gönderilmesini rica ederiz. Adı - Soyadı Meslek işyeri Adı Adres ve Posta Kodu Telefon Kayıtlı Olduğunuz ODA Oda Sicil No İstenilen Dergi ODA DERGİLERİ 1993 YILI ABONE FORMU Ödenen Miktar : Ödeme Şekli : Mühendis ve Makina (300.000 TL.) Endüstri Mühendisliği (150.000 TL.) Gereğini bilgilerinize sunarız. Tarih / /199 ü Teknik ve Uygulama (90.000 TL.) Tesisat Mühendisliği (200.000 TL.) İmza: Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 63
tmmob makina mühendisleri odası Sayın Üyemiz; Odamız, 1954 kuruluş yılından bu yana yayınlanan Mühendis ve Makina Dergisi ve 1989 Mayıs ayından bu yana yayınlanan Endüstri Mühendisliği dergisi 1993 yılında da yayınlanmaya devam edecektir. Uzmanlık alanlarına yönelik bu yayınlardan başka genellikle çeviri yapıtlardan oluşan, uygulamaya yönelik Teknik ve Uygulama Dergisi 1986 yılında başladığı yayın yaşamını sürdürmektedir. Bir uzmanlık alanı dergisi olarak Tesisat Mühendisliği dergisi yayın hayatına Mart 1993'te girmiştir. Odamız uzmanlık alanlarına yönelik süreli yayınlarından birini isteklerine göre üyelerine ücretsiz göndermektedir. 1993 yılı içinde Mühendis ve Makina, Endüstri Mühendisliği Dergileri ve Tesisat Mühendisliği Dergisi bu formun doldurulmasına bağlı olarak üyelerimize bedelsiz olarak gönderilecektir. Bir derginin yanında diğer dergilerin de gönderilmesi istenirse formda yer alan posta çeki hesabına abone bedelinin yatırılması gerekmektedir. Formun ve birden fazla dergi istenmesi durumunda dekont fotokopisinin aşağıdaki adreslerden birine gönderilmesi veya en yakın Oda birimine teslim edilmesini rica ederiz. MÜHENDİS ve MAKİNA - TEKNİK ve UYGULAMA - ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİ TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ DERGİLERİ TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Sümer Sok. 36/1 06440 Demirtepe-ANKARA Tel: (4) 231 31 59-231 80 23-231 80 98 Fax: (4) 231 31 65 TMMOB Makina Mühendisleri Odası Genel Merkezi, Posta Çeki Hesap No: 96954 Oda Sicil No Uzmanlık Alanı Öğrenim Durumu Makina Gemi Lisans Adı, Soyadı Endüstri İşletme Yüksek Lisans Uçak Doktora Okul Tarih Akademik Kariyer Y. Doçent Doçent Profesör İşyeri Adresi : Fax- Tel- Ev Adresi Tek Dergi Bedelsiz Mühendis ve Makina Fax: Endüstri Mühendisliği Tel- (Üyeler için) Gönderme Adresi Abone Durumu İşyeri Adresi Q Ev Adresi Mühendis ve Makina (200.000 TL.) Q Teknik ve Uygulama (60.000 TL.) Q Endüstri Mühendisliği (100.000TL.) Tesisat Mühendisliği (200.000TL.) Gereğini bilgilerinize sunarız. Tarih./.../199... İmza 64 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
YALITIM HESAPLARINDA PC - PROGRAMI Çeviren:FERRUH KUTOĞLU ** ÖZET Münih Software-Haus TEWİSOFT Dr. Rabek GamH'nın MISOL PC- Programı ile çok katlı izolasyonlar eskiye oranla daha çok hızlı ve hasas hesaplanabilmektedir. Sonuçlar saniye hızında ekrana ve yazıcıya yansıtılabilmektedir. Bu makalede böyle bir program tanıtılmaktadır. CAD Sistemleri ve bilgisayar destekli güvenlik sistemleri tesis tekniklerinin birçok alanda kullanılmasına rağmen direkt matematiksel işlemler için mevcut Softvvare programlar eksiklikleri nedeniyle hantal ve vakit kaybettirici olarak nitelendirilmektedir. Günümüzde çoğu zaman çok katlı izolasyon hesaplan elde yapılmaktadır. Buna artık gerek kalmamıştır, çünkü MISOL adlı program yardımıyla ısı tekniği ile ilgili tüm görevler ve çok katlı izolasyon içerisindeki ısı profilinin hesabı gibi işlemleri çözmek olasıdır. Uygulama için SOFTWARE MISOL, Münih'teki TEWISOFT Dr. Rabek GambH tarafından uygulamalar için geliştirilmiştir. Programın hazırlanmasında aşağıdaki felsefe ve düşünce tarzı baz alınmıştır. Birçok izolasyon malzemesi belli sıcaklık aralığında öngörülen sıcaklık sınırlarının altında kalındığında üstün izolasyon karekterleri gösterirler. Pratikte, genellikle koşullar ve görevler önem kazandığından bu izolasyon malzemelerinin ısı sınırlarını zorlayan ve zaman zaman aşan sıcaklıkların izolasyonu sözkonusu olmaktadır. Böylece çok katlı izolasyonlar ve yeni, farklı ve ısıya daha dayanıklı malzemelerin kombinazyonu gündeme gelir. Çok katlı izolasyonda izolasyon katlarının kalınlığı öyle seçilmeli ki bir sonraki izolasyon malzemesinin ısı sınırının aşılmasının engellenmesi gerekir. Bilimsel ve konsrüktif dengeler altında izolasyon katlarının sağdece gerektiği kadar kalınlıkta olma zorunluluğu ana problematiği oluşturmaktadır. BİLİMSELLİK ÖNCELİĞİ İzolasyon katının kalınlığındaki birkaç milimetrelik değişikliğin ısı dağılımında çok önemli etkiler yapabileceğini dikkat etmek gerekmektedir. Bilimsel faktörler dikkate alındığında, teknik elemanların izolasyon katlarının kalınlıklarının hesabında aşağıdaki hususlara tamamen uyması gerekmektedir. 1- İki izolasyon katı arasındaki sınırda, diğer izolasyon malzemesinin sıcaklık sınırlarının aşılmaması; 2- Toplam yüzey sıcaklığı müsaade edilen sıcaklık sınırını aşmaması; 3- Hesap sırasında aşağıdaki sınır paremetreleri göz önünde bulundurulmalıdır. a) İzolasyonun iç sıcaklığı (izole edilecek yüzeydeki) b) Çevre sıcaklığı c) Hava hızı d) Yüzeydeki ısının oranı (Radyasyon koeffisient) 4- İzole edilecek tesisin geometresi gözönünde bulundurulmaktadır. Isı transferi, ısı geçiş düzeyinin geometresi ile bağlantılıdır. Örneğin; bir borulama sisteminin izolasyon hesabı ile küresel bir kimyasal reaktörün izolasyon hesabı tamamen değişiktir. 5- Isı iletkenliği ve ısı kayıpları ile ilgili pratik sonuçlar ki bunlar değişik projelerde değişik varyasyonlar oluştururlar, gözönünde bulundurulmalıdır. 6- İzolasyon malzemelerinin ısı absorbsiyon etkisi için mümkün olduğu kadar realist yaklaşımlarda bulunmak gerekir. 7- Maliyet nedeniyle sağdece gerekli miktarda malzeme kullanılmalıdır. Aşağıda MISOL ile hesaplanmış ve pratikte uygulanmış bir demonstrasyonu inceleyelim; SIVI ALÜMİNYUM TAŞIMA TANKLARININ İZOLASYONU Sıvı alüminyum güney Almanya'dan kuzey Almanya'ya araba motor blokları dökümünde kullanılmak üzere taşınmaktadır. Sıvı malzeme taşıma tanklarına doldurulup tırlara yüklenir. Taşıma tanklarında sıcaklık 850 C - 900 C arasındadır. Bilimsel hesaplamalar güvenlik düşünceleri nedeni ile dış ortam ortalama sıcaklığı 60 C olarak alınmaktadır. İzolasyon yapısı aşağıdaki malzemelerden oluşmaktadır: 1 - Ateş betonu 2- Ateş tuğlası 3- Wacker WDS 4- Keramik fazlar * ISOLIER TECHNIK 2-91, Sh. 44 Dipl. İng. G. Rabek ** Çeviren bu sayıdaki diğer bir makalade tanıtılmıştır. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 65
gerçekleşmesi gereken görevler açıklandığında, adım sıralanmasının nitelendirilmesi MISOL programının problemi çözmesi için yeterli olmaktadır. Programın Elde Edilmesi 1. Adım : İzolasyonun yapısının belirlenmesi; 2. Adım : İzolasyonun sınır değerlerinin belirlenmesi; 3. Adım : İzole edilecek malzemenin geometresinin tanınlanması; İzolasyon Yapısının Belirlenmesi Bir tablo içerisinde izolasyon malzemesi numaralanmıştır. Altındada bu malzemelerin nitelikleri belirilmiş bir bilgi bankası bulunmaktadır. Kullanıcı bu bilgi bankasından malzemeyi kendi inceliyerek seçmektedir. Her malzeme için bilgi bankasında aşağıdaki veriler bulunmaktadır: - Üst kullanım sınır sıcaklığı (max.kullanım sıcaklığı) - Yoğunluk - Isı iletim katsayısı (3 sıcaklık için) - Spesifik ısı - Minumum izolasyon kalınlığı 3 sıcaklık için verilen ısı iletim katsayılarından yola çıkarak MISOL programı ikinci dereceden bir eğri oluşturur ve söz konusu sıcaklık için hesaba konacak ısı iletim kat sayısını hesaplar. Bu bilgi bankasında 100 malzeme için bilgi depolanabilir. İzolasyon Sınır Değerlerinin Belirlenmesi Öncelikle mevcut değerler tanımlanmalıdır, şöyle ki; - Yüzey sıcaklığı; - Çevre sıcaklığı; - Hava hızı; - Dış yüzeyin ışınım (Radyasyon) kat sayısı, (malzemeler için bu katsayılar programda mevcuttur. Kullanıcı kabın malzemesine göre tablodan seçmek durumundadır.) - İzolasyon iç sıcaklığı Bu tanımlara ilave olarak konstrüktif nedenlerle gereken malzemelerle ilgili olarak da; - İlavenin ısı iletim kat sayısı - Isı kaybı ile ilgili verilerin de belirlenmesi gerekmektedir. İzole Edilecek Malzemenin Geometrisinin Tanımlanması. İzole edilecek kabın şekli ısı geçişi sırasındaki sıcaklık dağılımında çok etkilidir. Bu etki MISOL programı içerisinde göz önünde bulundurulmuştur. Aşağıdaki geometrik şekillerle çalışılabilir; - Boru tesisatı, - Silindirik kap, - Yatay veya düşey yassı plaka, - Küre. Kaplarda, kabın düşey veya yatay duruşu göz önünde bulundurulmaktadır. Plakalarda da plakanın şekli (dikdörtgen, dairesel veya poligon vb. ) ve konumu (yatay/düşey) da belirtilmiştir. HESAPLAMA Söz konusu veriler programa girildiğinde saniye hızıyla hesaplama yürütülüp sonuçlandırılır. Sonuçlar ekranda ve printerde iki şekilde verilebilira a)tablo halinde b)pratik halinde Tablo şeklinde çıkışlarda her izolasyon katmanı için aşağıdaki ayrıntılar belirtilmelidir; -Katmanın kalınlığı -Sınır sıcaklığı -İç sıcaklık; -Dış sıcaklık; -Isı iletim sayısı; -Ağırlık; -İzolasyon tabakası içerisinde depolanan ısı miktarı. Bütün izolasyon için ise; -Isı kaybı; -Isı geçiş katsayısı. Çıkış, kullanıcının seçimine.bağlı olarak Almanca, ingilizce veya bir başka EG dilinde ahnabilir.bunun yanında kullanıcı, isteğine göre: -SI veya -Amerikan birim sisteminde (BTU,F,v.b.) alabilir. Bu kullanıcıya yabancı partnerlerine bilgisayar çıkışlarını olduğu gibi gönderebilme imkanı sağlar. Grafikte sıcaklık dağılımı her katmanda ayrı eğriler halinde gösterilir.gösterimde izolasyon katmanlarının kalınlıkları aynı oranda belirtilir. Teori ve Pratik Uygulamacı için önemli olan MISOL' la yapılan hesap sonuçlarının hassas ölçümlerle pratikte de gerçeklenmesidir. Yukarıda daha önce belirtildiği gibi dış yüzey sıcaklığının 60-80" C aşmaması çok önemlidir. Yapılan ölçümlerde açıkça görebiliriz ki sıcaklık genelde 47,6 C gibi 56,4 C arasındadır. Max. değer bölgeleri ise 67,3 ile 70,5 C (kapakta) ve 60,3 ile 64,0 C (yüzeyde) dir. Böylece MISOL izolasyon hesap sisteminin doğruluğu modern ölçüm yöntemleri ile de ispatlanmış olmaktadır. 66 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
YALITIMDAN DAHA İYİ BİR YATIRIM DÜŞÜNÜLEBİLİR Mİ? Hakan YILMAZ 1964'de Kütahya'da doğdu. Orta öğrenimini Kadıköy Anadolu Lisesi'nde yüksek öğrenimini ise ODTÜ Makina Mühendisliği bölümünde tamamladı. Üniversal Dil Hizmetleri ve Yayıncılık A.Ş.'inde İngilizce teknik tercüman olarak çalıştı. Halen, ODE MÜHENDİS- LİK DIŞ TİCARET A.Ş. 'de ithalat ve satış bölümünde Makine Mühendisi olarak çalışıyor. İyi derecede ingilizce ve orta derecede Almanca biliyor. ÖZET Bu yazıda, toplumda yalıtım bilincinin ve bilgisinin daha henüz gerekli şekilde yerleşmemiş olduğu belirtiliyor ve yalıtım a yapılan yatırımın kendini ne kadar kısa sürede amorti edip büyük karlar sağladığı örneklerle gösteriliyor. At yarışlarına, spor totoya ve lotoya paranızı yatırabilirsiniz veya bankada vadeli hesap açtırabilirsiniz ve tahvil alabilirsiniz veya paranızı herhangi bir şekilde kar getirmeye yönelik olarak kullanabilirsiniz. Ancak acaba bunlardan hiçbiri ısıtma ve havalandırma uygulamaları ve proses üniteleri için izolasyona yapılan yatırımdan elde edilen amorti etme hızına ulaşabilir mi? Birçok uygulamada izolasyon maliyetinin üç ay içerisinde amorti edileceği kolayca gösterilebilir. İzolasyonun bedeli bile tam olarak ödenmeden önce yakıt maliyetindeki azalmalar bu masrafları karşılamaktadır. O halde izolasyon montajı ve uygulamasını yaptıran kullanıcının cebinden dışarı net bir peşin para olmaması da olasıdır! İzolasyon maliyetinin amorti edilmesinden sonra izolasyonun kullanım ömrü boyunca sağlanan tasarruf ise artık kar olarak ortaya çıkmaktadır. Çok düşük bir fiyatla elde edilebilen bu kadar değerli malzeme (mal), gerçekten çok iyi bir yatırım aracı olmaktadır. Ancak ne yazık ki ısı izolasyon sanayii içinde bulunan birçok kişi dahil bunun gerçek değerini halihazırda kavrayabilmiş değiller. Bir zamanlar şirketler en büyük ve kapsamlı yatırımlarını satış personelinin eğitimine yatırmaktaydı. Bu eğitim içinde doğru mamul bilgisi, ısı izolasyonunun değerinin anlaşılması ve bu konu ile ilgili teknik spesifikasyonlar bulunmaktaydı. Acaba bugünün satıcılarından ve satış müdürlerinden kaç tanesi ekonomik kalınlık, sıcaklık ve yoğunluktaki değişikliklerin ısı iletkenliği üzerindeki etkisi, paslanmaz çelik üzerinde korozyonun tehlikeleri v.b. gibi hususlarda doğru bilgiye sahiptir. Sanayide sürekli olarak satışların karlı olmadığı konusunda şikayetler olmaktadır. Diğer yandan satıcılar ise şirketlerinde işe başladıkları ilk günde dahil kendilerine söylenen maksimum iskontoları müteahhitlere ve kullanıcılara yapmaktadırlar. Belli bir uygulama için doğru izolasyon kalınlığını önermek ve satmak yerine satıcılar ve müteahhitler en düşük fiyatı sunmak amacıyla minimum kalınlık fiyatları verirler ve bu durum da çoğunlukla kullanıcının maliyetini arttırır. Her satıcı ve satış müdürünün sanayi içinde teknik bir sihirbaz olması gerektiğini söylemek istemiyoruz. Fakat, belirli temel bilgilerin bilinmesi şarttır. Bunun da ötesinde belirli uygulamalar için bilgi elde etmek üzere nereye başvurulması gerektiği de çok önemlidir. Şu anda piyasa koşullan çok çetin. Birçok karar mali performans esas alınarak veriliyor ve sanayide karar verme durumunda olan kişiler çoğunlukla muhasebeciler oluyor. İzolasyoncular olarak biz, sanayide muhasebe işleri ile uğraşan kişileri izolasyonun en iyi yatırım olduğu hususunda ikna etmeliyiz. Bunu yapmak için de beş yıllık bir süre zarfında izolasyonun sağladığı karı göstermeliyiz. İzolasyon, sanayimizde büyük bir boşluğu dolduracaktır. Belirli şartlar altında 1000 değerindeki bir izolasyon üç ay içerisinde kendini amorti edebiliyorsa, daha sonra birinci yıl içinde şirketin karları 3000 artar ve daha sonra ki her yıl içinde bu kar 4000 artar. Bundan daha iyi bir yatırım mümkün mü? İşte izolasyoncular olarak biz sanayide bunu gerçekleştirmek için bulunuyoruz. * Şubat 1991-İzolasyon Dergisi (February 1991- İNSULATION) "İngiltere İzolasyon Malzemesi İmalatçıları ve Satıcıları Birliği" Yayını (Journal of teh Therma) Insulation Manufacturers and Suppliers Association) Yazı Başlığı: Sayfa 12' de "Insulation.. what better investment can there be?" (Yalıtımdan daha iyi bir yatırım düşünülebilir mi?) Yazan : Martin Potter, TIMSA Derneği Başkanı Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 67
ÇEVRE İÇİN NE YAPIYORSUNUZ? Çeviren: Hakan YILMAZ* * ÖZET Bu yazıda Yalıtım, çevre bilinci ve enerji kaynaklarının tüketimi arasındaki ilişki belirtilmektedir. Aynı zamanda, çevrenin korunmasında yalıtımın oynadığı rol anlatılıyor. Çağımızda, yapılaşmada çevre bilincinin oturtulması çok büyük önem taşıyor. Çünkü sanayi ve yapılaşma yeşili yok eden faktörler. Bu sebepten dolayı konstrüksiyon sanayisinde çevre bilincinin daha iyi ve köklü biçimde yerleşmesini sağlamak amacına yönelik bir birliğin kurulması da şart. Bu birlik çevreye verilen zararların karşısına dikilmeli ve yayın kuruluşlarıyla koordine halinde çalışmak suretiyle gereken çalışma ve mücadeleyi gerçekleştirmelidir. Dergi yayınlar, sirkülerler, kitapçık ve broşürler yardımıyla bilgi ve haberler üyelere aktarılabilir. Amaç, sağlıklı bir çevreye hitap eden yapılaşma sağlamak olacaktır. Çevre ve Yapı Bilinci ile ilgili olarak kurulacak olan bir birlik müteahhitler, mühendisler, mimarlar, ticari ve sınai federasyonlar, çevre ile ilgili kuruluşlar, yapı malzemesi imalatçıları ve satıcılarının tümünü ve hatta öğrenciler ile tüm halkı üyelik kapsamına almalıdır. Sanayide yeşilin önemine gittikçe artan bir önem sağlanmalıdır. Zaten, artık bir çok şirket politikası kullanılacak malzemelerin çevre üzerinde minimum etkiye ve zarara sebep verecek şekilde seçilmesini hedeflemektedir ve bu seçim büyük özenle yapılmaktadır. İşte birçok açıklama gerektiren bir ürün de izolasyon malzemeleridir. Belki de enerji tasarrufu sağlaması sebebiyle izolasyon malzemeleri büyük önem taşımaktadır. İşte izolasyonun akılcı bir şekilde yapılması sağlanabilirse insanoğlunun çevreye verdiği zararlar kayda değer oranlarda azaltılabilir. Yaşam şartları gelişmeye devam ettiği sürece insanların konfor olarak beklentileri de artar. Dünyanın nüfus artışı ile birlikte yakıt kaynaklarına olan talep de artmaktadır. Bu durum da izolasyoncular için parlak bir gelecek vaat etmiyor mu? Yani, bir kişinin yaşam standardı gelişip arttıkça geliri ve buna bağlı olarak konfor beklentileri de artmaktadır. Tabii ki, enerji ve yakıtı daha tasarruflu ve makul şekilde kullanmak isteyen bu kişi aynı zamanda parasını da tasarruflu şekilde harcamayı arzu edecektir. Bu durumda izolasyon kaçınılmaz bir hal alacaktır. Bu kişi çevre ile ilgili kirlenmeleri ve etrafındaki olumsuz yapılaşmayı da görecektir. Sadece madencilik, sanayileşme ve kimyasal işlemlerle değil fakat diğer birçok atık ve etkilerle kirlenen çevreden rahatsız olacaktır. Geçtiğimiz yıllarda önceden tahmin edilemeyen felaketler çok defalar aniden ortaya çıkmıştır. İmalat işlemlerinde çok faydalı olar bazı gazlar atmosferi tahrip etmektedir. Bu gazların en başında kloroflorokarbonlar veya diğer bir deyişle CFC'ler gelmektedir. Çok uzun yıllar boyunca CFC'ler zararsız olarak düşünülmüştür. İzolasyoncular CFC'leri imalatta ucuz olarak kullanmaktaydılar. Aynı zamanda CFC'ler soğutucu ve püstürtücülerde de kullanılmaktaydı. Şimdi ise CFC'ler koyun derisi içinde bir kurt gibi görülmektedir. CFC'lerin, halonlar, metil kloroform, karbon tetraklorit ve HCFC'lerin ozon tabakasında delinme ve yırtılmaya sebep olduğu artık ispatlandı. Unutulmamalıdır ki ozon tabakası dünyanın güneşten gelen Ultraviole (UV) ışınlara karşı korunmasında bir siper görevi yapmaktadır. Bu siper olmadığı taktirde, UV'nin artan dozajları insanlar, hayvanlar, bitkiler ve sentetik materyal üzerinde zararlı etkiler yaratacaktır. UV radyasyonda uzun süreli bir artış, örneğin deri kanserlerinde görülen vakaları da arttıracaktır. UV radyasyonla ilgili diğer sağlık sorunları da göz hastalıklarında artış olması ve vücudun bağışıklık sisteminin zayıflıyarak enfeksiyonel hastalıkların çoğalmasıdır. Artan radyasyonun diğer etkileri zirai verimin azalması ve fotoplankton gibi sulu organizmaların hasar görmesidir. Aşın UV radyasyon bazı belirli malzemelerin de renk kaybetmesine (renksizleşmesine) sebep olur ve bu malzemeler kullanılamaz (kırılgan) hale gelir. Ozon tabakasının tahribatı sera etkisine birçok şekilde bağlıdır. Ozonu yırtan gazlar % 20-25 arasında insan yapımı genel ısıtma sistemlerinden kaynaklanır (ısı zaptetme özellikleri sebebi ile). Artan UV radyasyonu sebebiyle fotoplanktonlardaki azalma atmosferden çıkarılan karbondioksit miktarını azaltabilir ve bu sebepten dolayı genel ısınma artar. Okyanuslar çok büyük bir karbondioksit deposudur. Bilim adamları oluşabilecek bu dengesizlik iç in hemfikir olmamakla birlikte, atmosferik kirlenmenin önlenememesi durumunda insanoğlunu çok büyük risklerin çok yakın gelecekte beklediği hususunda aynı fikirdedirler. İlkönce CFC'lerin aerosol ve gıda ambalaj sanayide kullanımı aydınlatıldı. Daha sonra 1989 yılında izolasyon köpükleri ve aircondition (havalandırma) CFC'lerinin kullanımı ile ilgili açıklamalar getirildi. Bu sırada sanayide sadece izolasyon malzemesi olarak 3000 ton CFC bir sene içinde kullanıldı. Alternatif malzemeler arasında camyünü, genleştirilmiş polistren kayayünü, mantar, folyolu levhalar v.b. bulunmaktadır. Aslında poliüretan ve ekstrude polistren gibi CFC içeren malzemelerin kullanımını önlemek için malzeme spesifikasyonlannın değiştirilmesi sanayiciler ve çevre koruma birliği tarafından gerçekleştirilebilir. CFC içeren malzemelerin kullanımı, imalatı ve satılması yasaklanmalıdır. Herkes birbirine "Çevre için ne yapıyorsun? " sorusunu sormalıdır. İzolasyoncuların oluşturacağı bir birlik CFC ler ve HCFC'ler hususunda ve aynı zamanda çevre ile izolasyon arasındaki ilişkiler konusunda gerekli kişi ve kuruluşlara aydınlatıcı bilgiler sağlamalıdır. Örneğin, izolasyonla ilgili olarak çevreye zarar verebilecek malzemelerin kullanımını teşvik edici ilan ve reklamların önlenmesi için aydınlatıcı bilgiler tedarik edilmelidir. Uzun ve sıkı bir çalışma ile yürütülecek olan kampanya sayesinde CFC ve HCFC'lerden uzaklaşma sağlanabilir. Ozonu delen maddelerin izolasyon sahasında kullanımının önlenmesi ancak izolasyonculann bir araya gelip kuracakları bir birlik ile mümkün olabilir. Unutmayalım ki ozon üzerinde oluşturduğumuz zarar artık bir daha eski haline dönmeyecek kadar çoktur. Bilim adamları, ozon tabakasının kurtarılmasının hükümetlerin sert tedbirler almasına ve birliklerin sıkı çalışmasına bağlı olduğu konusunda hemfikirdirler. Ozonu tahrip eden tüm kimyasal maddelerin üretim ve kullanımı durdurulmalıdır, mevcut kimyasal maddeler ve bunların yerine geçebilecek diğer maddelerin analizi esasına dayalı olarak tüm ülkeler en geç 1995 yılından önce CFC'lerin kullanımını elimine etmelidirler. Bu arada izolasyoncular da üzerine düşen görevi yapmalıdırlar. * August - 1991 - INSULATION "İngiltere İzolasyon Malzemesi İmalatçıları ve Satıcıları Birliği" Yayını Sayfa 16 ve 17 : Yazı Başlığı: "BUILDING WISELY" Yazan: "Keith Hall"(Yapı ve Çevre Bilinci Derneği Bşk.) ** Çeviren bu sayıdaki diğer bir makalede tanıtılmıştır. 68 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
SİSTEM YALITIMI Çeviren : Ferruh KUTOĞLU ** ÖZET: Aktif ve entelijan "izolasyon türleri, tesis güvenliği ve gelişen çevre koruma bilinci ile (High-Tech) izolasyon tekniği ile SİSTEM YALITIMI gündeme getirmiştir. SİSTEM YALITIMI izole tekniği, güvenlik tekniği ve MSR tekniğinin bir sistem halinde entegre edilmesiyle oluşmuştur. SİSTEM YA- LITIMI 'nın anlamı ve kullanım alanı çok büyük olup, üretimi, çevre korunmasını ve işgüvenliğini kapsamaktadır. Yeni SİSTEM YALITIMI sayesinde tesisler, kaplar ve boru sistemlerinin arıza halleri fevkalade azalmıştır, çünkü arıza oluşumlarının başlangıcı ve nedeni sistem tarafından bildirildiğinden, ortadan kaldırılması ve arızanın önlenmesi mümkün olmaktadır. SİSTEM YALITI- MI sayesinde malzeme üzerindeki tahribatların gizlenmesi yerine erken farkedilmesi sözkonusudur YALITIM proses sistemleri, borulama sistemleri ve depolama tanklarının daha hızlı delinmesine neden olur. Bu nedenle insanların ve çevrenin korunması için gittikçe daha fazla erken uyarı sistemi kullanılması söz konusudur. Her türlü işletme koşulunda arızaların, örneğin korozyonun zamanında farkedilebilmesi, lokalize edilmesi ve hemen otomatik karşı önlemlerin alınması sağlanmaktadır. Proses sistemleri ve borulama sistemleri ile depolar izole malzemeleri ile öyle iyi kaplanmıştır ki; korozyon v.b. oluşumları gözle görebilmek veya izolasyonu bozmadan deney yoluyla algılamak olası değildir. Alışılagelmiş, pasif izolasyon tekniğinin yarattığı problem söz konusu deneylerin izolasyonu bozmadan yapılamamasıdır. İzolasyon tekniğinde bugün artık SİSTEM YALITI- MI önerilmektedir. SİSTEM YALITIMI erken uyarı amaçlı ve izolasyon yapısının içerisine yerleştirilmiş elemanlar içermektedir, aynı zamanda kullanımda fleksibilite ve otomatik uyarı kabiliyetine sahipıir. SİSTEM YALITIMI Sistem YALITIMI, birçok tekil elemanın değişik fonksiyonlarının kombinasyonu ve koordinasyonu ile oluşmaktadır ve izole etmekten daha fazla görev yük lenmektedir. AKTİF YALITIM: Aktif YALITIM fizik kurallarının getirdiği problemleri çözer. Örneğin, izolasyon ile galvaniz sac kaplama arasına hava üflemek. burada izolasyon birinci komponent, hava üfleme ise ikinci komponettir. Sistem izolasyon iki ayrı görevi yüklenmektedir. Birincisi enerji kaybının önlenmesi ve azaltılması, ikincisi ise su buharının kondenzasyonunu yönetip izolasyon malzemesini kuru tutmaktır. Dolayısıyla aktif izolasyon, konstrüktıf özelliklerle izolasyonun dışında görevleri üstlenen bir sistem izolasyonu biçimidir. ENTELİJANT YALITIM: Bu izolasyon sisteminde izolasyonun yanı sıra diğer komponentler vasıtasıyla "ölçüm, kumanda ye ayar tekniği (MSR) düzeneklerini içermektedir. Örneğin bir elektrikli ısıtıcı, *leckape uyarı ve leckapc yeri bildirim düzeneği veya korozyon uyarı ve korozyon yeri düzeneği gibi. (Entelijant izolasyon, entegre MSR ve/veya güvenlik sisteminin komünikasyonundan oluşan SİSTEM YA LITIMI' dır.) SİSTEM YALITIMI nem ve korozyon oluşumunun erken öğrenilebilmesi gibi görevleri nedeniyle prodüktivite artışı, iş kalitesinin yükselmesi gibi fonksiyonları da beraberinde getirmektedir. SİSTEM YALITIMININ ANLAMİ: Daima daha çok üretimin prodüksiyonu, depolaması ve hareketli veya sabit sistemlerle (Boru hatları v.b.) taşınması için geçtikçe daha büyük tehlike potansiyeli oluşturmaktadır. Kaza hallerinin azaltılması yeni güvenlik teknikleri vasıtasıyla kontrollerin genişletilmesiyle mümkündür. SİSTEM YALITIMI yeni güvenlik teknikleri ile entegre olarak erken uyarı sistemlerini de içermektedir. Resim 1. Pasif, Aktif ve Gelişmiş yalıtımı Şaması TEKNİK GÖREVLERİ: SİSTEM YALITIMI teknik açıdan aşağıdaki görevleri üstlenir: 1- Üretimin saflaşması (arılaşması) 2- Üretim kayıplarını azaltır 3- Enerji kayıplarını azaltır 4- Tehlikeli ani reaksiyon ve patlamaları engeller. 5- Nem yüzünden oluşan korozyonu önler 6- Malzeme ile üretim karışımlarının reaksiyonunu engeller 7- Patlayıcı karışımların oluşmasını engeller. 8- Mobil depolarda tehlikeyi önler * Isolier Technik 2-91, Sh. 6-12 ** Yazar bu sayıdaki başka bir yazıda tanıtılmıştır. Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 69
9- Kötü üretim kalitesini engeller. ÇEVRE KORUMASI Çevre korunması açısından SİSTEM YALITIMI 'nın aşağıdaki yararları söz konusudur. 1- Hava kirliliğinin azaltılması; 2- Akarsuların kirlenmesinin önlenmesi; 3- Toprak kirliliğinin önlenmesi; 4- Yeraltı sularının zehirlenmesinin önlenmesi; İŞ GÜVENLİLİĞİ: SİSTEM YALITIMI 'nın işgüvenliğı açısından yararlan: 1- Personelin ağır yüklenmesini engeller. 2- Hammaddelerin devamlı etkisi sonucu oluşan meslek hastalıklarının azalmasını sağlar. 3- Ani ve beklenmedik olayları önleyerek iş kazası riskini ve iş kazalarını azaltır. SİSTEM YALITIMININ YAPISI: Sistem İzolasyonu bir veya daha çok güvenlik sistemini içermektedir. SİSTEM YALITIMI korozyon uyarı sisteminin yanı sıra, iletken ve yalıtkan sıvı veya gazlar için (Lekaj) uyarı sistemini de içerebilir. Uyarı cihazları tekil cihazlar olarak kullanılabildiği gibi birçok erken uyarı seksiyonu ile birlikte de kullanılabilir. SİSTEM YALITIMI 'nın yapısı yüklendiği görev ve söz konusu güvenlik problematiği ile ilgili olarak değişir ve bu nedenle konzervatif (alışılagelmiş) ve pasif izolasyondan farklıdır. Değişik tekniklerin kombinasyonunun detayların çözmek için spesyal mühendislik planlamalarına ihtiyaç vardır. Güvenlik sistemlerinin entegrasyonu özel geliştirilmiş konstrüksiyonları gerektirmektedir, örneğin flanş bağlantılarındaki kablo kılıflarının güçlü, güvenli monte edilmiş ve revize edilebilir hale getirilmesi veya izolasyon malzemelerinin sensör (duyargal) zarar vermesinin önlenmesi gibi. Boru sızıntılarını algılamak üzere yerleştirilmiş duyargaların dışarıdan gelen sızıntılar nedeniyle alarm vermesinin önlenmesi gerekmektedir. Böyle bir yanlış alarmın önlenmesi için ek olarak bir ısıtıcı monte edilmelidir ki, dışarıdan sızan su duyarga kablosuna ulaşanlasın. Bu ısıtmanın düşük enerji ile gerçekleşebilmesi için kablo ayrıca izole edilmelidir. Vana ve flanş bağlantılarının entegrasyonu, özellikle flanş bağlantılarının kolay sökülebilirliği gerektiğinden, özel konstrüksiyonlara ihtiyaç duyulmaktadır. Vana millerinin denetimi ise kafeslerin gaz sensörleriyle integrasyonu ile sağlanabilir. Bu da vana izolasyonunun konstrüksiyonunun değişmesi demektir. Resim 2. Farklı görevleri olan 3 sistem YALITIMINI göstermektedir. Solda bir korozyon uyarı sistemi, ortada yalıtkan sıvılar için bir sızıntı uyarı sistemi ve sağda iletken sıvılar için bir sızıntı uyarı sistemi gösterilmektedir. Resim 3 te ise bir flanş denetim sistemi için entegre bir sistem izolasyonu görülmektedir. Güvenlik tekniğinin çok yönlü görevi, güvenilir bir SİSTEM' YALITIMI 'nln izolasyon tekniği, Güvenlik tekniği ve MSR tekniği olmak üzere üç değişik bilim dalının entegrasyonunu zorunlu kılmaktadır. KULLANIM: SİSTEM YALITIMI arıza hallerinin önemli olduğu bütün depolama tekniklerinde uygulama imkanı bulur. 1 kg/h'ın altındaki sızıntılar (miktar karşılaştırması, basınç farkı ve basınç dalgası karşılaştırması gibi) konvansiyonel metodlarla hemen hemen hiç algılanamaz. Bu hallerde SİSTEM YALITIMI çok düşük sızıntı sınırlarında dahi hiç boşluksuz bir denetim sistemi avantajını sunar. ~-=m Resim 4 te entegre senrar kabloları ile bir denetim görülmektedir. Suyla temas etmemesi gereken malzemeler uzun süredir endüstride üretimin ana girdilerini oluşturmaktadır. SİSTEM YALITIMI üretim ile atık suyun denetiminde gerek işletmenin güvenliği, gerekse de çevre güvenliği açısından uygulama alanı bulmaktadır. SİSTEM YALITIMI içerisinde entegre korozyon uyarı sistemleri korozyon oluşumunu haber verdiği gibi, revizyon periyodlarını da uzatmaktadır. GÜVENİRLİK ve İŞLETME GÜVENLİĞİ: SİSTEM YALITIMI ancak arıza halinde güvenlik problemi yaratır, ki bu da ancak seneler sonra söz konusudur. SİSTEM' YALITIMI 'nın işletme güvenliği de senelerce sürmektedir. Güvenlik sistemlerinin elektroniği emin denetim ve test fonksiyonlarını içermektedir. Akım kesilmesi veya duyarga kablosu kırılması gibi hallerde otomatik bir hata uyarısı sinyali verilir. Güvenlik sistemlerinin her an ve uzun süreli fonksiyon görmesini sağlayabilmek için belirli periyodlarda rutin servislerin yapılması ve sistem içerisindeki arızaların oluşmasının engellenmesi gerekmektedir. 70 Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993
w<f*ww T A N İ T İ M K İ T A P T A N I T I M I Kitabın içerdiği başlıklar: BÖLÜM 1 : Sesin Yapısı BÖLÜM 2 : Ses, Gürültü ve Vibrasyon Kontrolü BÖLÜM 3 : Akustik Dizayn Dizayn Prosedürü Gürültü Kriterleri Saha Planlaması Harici Konstrüksiyon Seçimi Dahili Konstrüksiyon Seçimi Ses iletim Kaybı-Duvarlar Ses Emme Şekil ve Konfigürasyon Mekanik Teçhizat Gürültüsü ve Vibrasyon Kontrolü Isıtma, Boru Teçhizatı, Havalandırma ve Elektrik Kitabın Adı Yayıncı Yazarı Engmoering Series : Sound, Noise and Vibraiton Control : Van Nostrand Reinhold Environmental Engineering Series - Van Nostrand Reinhold Company : Lyle F. Yerges Baskı : 2. Basım 1978 Dili İsteme Adresi : ingilizce : Van Nostrand Reinhold Company 135 VVest 5Oth Street, New York, N.Y. 10019 AMERİKA Bu kitap içerisinde günümüzün başlıca sorunlarından biri olan gürültü ve sesin kontrolü hakkında açıklamalar yer almaktadır. Yazar, mimari ve inşaat uygulamalarında olduğu kadar sınai ve çevre ile ilgili gürültü sorunlarını da ele almıştır. Karmaşık bir dil kullanılmadan temel prensipler üzerinde basit ve sade açıklamalar yapılmıştır. Matematiksel ve kompüter çözümler yerine basite indirgenmiş hesap ve ölçüm prosedürleri verilmiş olup, kolaylıkla uygulanabilecek kurallar ve veri tabloları sağlanmıştır. Tüm bu veriler akustik analiz ve dizayn amacıyla etkili şekilde kullanılabilir. Ayrıca akustik terimler hakkında güncelleştirilmiş bir terminoloji, gürültü standartları ile ilgili bilgiler ve tablo ile şemalar verilmiştir. Akustik malzemeler ve vibrasyon önleyici teçhizatla ilgili açıklamalar da kitap içerisinde bulunabilir. Sistemleri Fan ve Kanal Sistemleri Boru Teçhizatı Elektrik Teçhizatı Diğer Mekanik Donanım Diğer Ses Kontrol Tertibatı Ses Alanları ve Kapalı Yerlerde Ses Genel Hususlar Ses Alanları Kapalı Alanlarda Ses Çevre Gürültüsünün Kontrolü Sınai Gürültüsünün Kontrolü Yasal ve Tıbbi Sorunlar Vibrasyon Kriterleri Şahsi Korunma Önlemleri Testler ve Ölçümler Alan Testleri Alan Ölçümleri Arıza Tesbiti Maliyet Analizleri Referanslar Uluslararası Birimler Sistemi (Standard International SI) Şekillerin Listesi Tabloların Listesi Tesisat Mühendisliği Dergisi, Nisan 1993 71
SEMİNER TOPLAM KALİTE KONTROL SEMİNER PROGRAMI 1. GÜN 28 NİSAN 1993 ÇARŞAMBA ISO. 9000 KALİTE GÜVENCE SİSTEMİ 09.00-10.00 * Kayıt ve Açılış 10.00-11.00 * ISO 9000: Genel Tanıtım Dr. Alp ÖNOL 11.00-11.30 *ARA 11.30-13.00 * ISO-9001 Kalite Güvence Sistemi'nin Açıklanması Kimyager Özden ALPASLAN 13.00-14.00»YEMEK 14.00-15.30 * ISO - 9001 Kalite Güvence Sistemi'nin Açıklanması Kimyager Özden ALPASLAN 15.30-16.00 *ARA 16.00-17.00 * ISO-9001 Kalite Güvence Sistemi'nin Açıklanması Kimyager Özden ALPASLAN 2. GÜN 29 NİSAN 1993 PERŞEMBE TOPLAM KALİTE KONTROL (TKK) 10.00-11.00 * Neden Kalite? Kalitenin Rekabette Önemi Toplam Kalite ve Kalite Güvencesinin Zorunluluğu Toplam Kalite'nin Kapsamı: Neyi Hedefler, Neleri İçerir? Yaratıcılığın Önemi ve Liderliğin Rolü Prof. Dr. ibrahim KAVRAKOĞLU 11.00-11.30 *ARA 11.30-13.00 * Toplam Kalite Kontrol ve Kalite Sistem Standartları Toplam Kalite Kontrolün Öğeleri Kalite Sistem Standartlarıyla Karşılaştırılması End.Yük.Miih. Serdar ÖZER 13.00-14.00 Yemek 14.00-15.30 * Trakya Cam Örneğinde Toplam Kalite Kontrol Çalışmaları Mak. Yük, Müh. A. Semih ÖZDURMUŞ 15.30-16.00»ARA 16,00-17.00 * Japonya örneğinde TKK'nun Başlangıcı (Belgesel Filmle) Dr. Alp Önal 3. GÜN 30 NİSAN 1993 CUMA TEMEL FONKSİYONLARDA KALİTE SİSTEMLERİ 10,00-11,00 * Pazar Araştırması: Müşterinin Sesi Prof. Dr. Selime SEZGİN 11.00-11.15 *ARA 11.15-12,00 * Tasarımda Kalite Güvencesinin Esasları Prof. Dr. Murat DINÇMEN 12.00-13,00 * Uygulamada Tasarım Kontro u Elk. Yük. Müh, Atilla OZSÖZ 13,00-14,00»YEMEK 14.00-15,00 * Sanayi Sektöründe Satış Sonrası Hizmetlerde Kalite Dr. Ender ÖNÖZ 15,00-15,30 *ARA Taahhüt Müdürlükleri Bursa (24) 43 36 66 istanbul (1)275 79 72 Ankara : (4) 231 04 29 izmir. (51)21 86 28 Antalya (31)43 36 76 KSAN mutfakta endüstri" Mağazalarımız Bursa (24) 54 35 35 Ankara : (4)231 04 29 istanbul : (1)253 52 34 253 52 05 Samsun : (36) 34 20 94 PANEL 15.30-17,30 Toplam Kalite ve ISO 9000: Uygulayıcıların Görüşleri Mak. Müh, Nezihi KESER Elk. Yük. Müh, Atilla OZSÖZ Mak. Müh. Nevzat ŞAKIM Yük. Kim. Müh.Neırln YAVUZ KONUŞMACILAR * Dr. Alp ÖNOL EKA Elektronik A,Ş, - Kalite Direktörü * Kimyager özden ALPASLAN TSE Ist.Bölge Md.lüğü Kalite Şefi * Prof. Dr. İbrahim KAVRAKOGLU Boğaziçi Üniversitesi Yönetim Danışmanı * End. Yük. Müh. Serdar ÖZER Türkiye Şlşeeam Fabrikaları A.Ş. Sanayi Müh, Böl, MUd.Yard, * Mak, Yük. Müh. A. Semih ÖZDURMUŞ Trakya Cam San, A.Ş, Teknik tşler MUd, * Prof. Dr, Selime SEZGİN İTÜ işletme Fakültesi * Prof, Dr. Murat DINÇMEN İTÜ İşletme Fakültesi * Elk. Yük. Müh. Atilla ÖZSÖZ Teletaş - Kalite Sistemleri Müdürü * Dr. Ender ÖNÖZ Arçelik A.Ş, - Servis İşletmesi Teknik Müdürü PANELİSTLER * Mak, Müh. Neülhl KESER Bekoteknik Kalite Otlvence Şefi * Elk. Yük, Müh. Atilla ÖZSÖZ Teletaş Kalite Sistemleri Müdürü * Mak. Müh. Nevzat ŞAKIM Simko Kalite Güvenliği Müdür Yard. * Yük. Kim. Müh. Nesrin YAVUZ AHınyıldız Kalite Güvence Müdürü
DANMAT İZOLASYON KAPLAMA SİSTEMİ DAN MAT TÜRKİYE TEMSİLCİSİ VE UYGULAYICI FİRMA: SAVEN TEKNİK MALZEME TİCARET VE TAAHHÜT LTD. ŞTİ. Bağdat Cad. No. 22 Cemal Bey Apt. Kat: 3 Daire: 6 Kızıltoprak - İSTANBUL Tel: 347 27 66-337 73 18 Fax:337 73 18
1963 Yılında kurulan PlMAŞ, ülkemizde inşaat sektörüne plastik boruyu tanıtan, kazandıran öncü bir kuruluştur. PlMAŞ 30 yıl boyunca, inşaat sektörünün değişen ihtiyaçlarına en uygun ürünü araştırmış, geliştirmiş, üretmiştir. PlMAŞ, ürünlerini daima uluslararası standardlarda üretmiştir. Bunu gerektiren teknolojiyi takip etmiş, sürekli yatırımlarla kendini devamlı yenilemiştir. Böylece, iç pazarda olduğu gibi dış pazarlarda da haklı bir ün kazanmıştır. Bu gün ülkemizde plastik boru PlMAŞ adıyla anılır. Üretime plastik boru ile başlayan PlMAŞ, 80'li yıllarda inşaat sektörümüze sert plastik pencereyi kazandırmış, markasını PİMAPEN koymuştur. Aynı kalite disiplini ile üretilen PİMAPEN. ülkemizde sert PVC pencerenin adı olmuştur. Unutmayın, her plastik boru PlMAŞ değildir. Boru alırken PlMAŞ markasına dikkat edin. STİK PİMAŞ 30. YILINDA ÇAĞDAŞ ÜRÜNLER SUNUYOR SERT PVC PİMAŞ BORULARI BASINÇLI BORULAR VE EK PARÇALARI: Sert-PVC'den yapılan PİMAŞ Basınçlı boruları özellikle içme suyu sağlamada yıllardır kullanılmaktadır. 20 mm'den 400 mm'ye kadar değişik çaplarda ve 6 metre boyunda üretilmektedir. Yıpranmaz, korozyona uğramaz, sızıntı yapmaz, suyun tadını değiştirmez. Her türlü arazide, toprak altında ve üstünde koyaylıkla döşenir. Zengin ek parçalan TS 201-274 ve 1399'a göre üretilmektedir. DİN 8061-8062-8063 ve 19532'ye uygundur. PİS SU BORULARI VE EK PARÇALARI Her türlü inşaatta, bina içi pis su tesisatının tüm işlevlerinde kullanabilmek üzere geliştirilmiş elemanlardır. Her türlü kimyasal etkiye karşı dayanıklıdır. Koku yapmaz, sızdırmaz. Yüksek akışkanlıdır, tıkanmaz, boya istemez. Conta sistemi ile kolay ve çabuk monte edilir. 50, 70, 100, 125, 150, 200 mm çaplarında üretilmektedir. TS 275'e ve Bayındırlık Bakanlığı Sıhhi Tesisat Şartnamesine uygundur. YAĞMUR DERELERİ, İNİŞ BORULARI VE EK PARÇALARI Her türlü iklim şartına dayanıklıdır. Güneş ve dondan etkilenmez. Contayla birleştirildiğinden ek yerlerinden sızdırma yapmaz. Darbelere dayanıklıdır, paslanmaz, korozyona uğramaz. Her eğimdeki ahşap, beton ve/veya çelik çatılara kolaylıkla monte edilir. Çeşitli ek parçalan ile birlikte 13 ünite vardır. Yağmur dereleri 100, 150 mm, iniş boruları 50, 70, 100 mm çaplarında üretilmekte TS 201-275 ve DİN 18460-19531'e uygundur. PİPİ/US PLASTİK İNŞAAT MALZEMELERİ A.Ş. O) c "S I GENEL MÜDÜRLÜK VE SATIŞ MÜDÜRLÜĞÜ: Bestekar Şevki Bey Mah. Enka II Binası K. 2 80780 Balmumcu/İSTANBUL Tel: 9(1)274 24 76 (PBX) Faks: 9(1)274 26 70/275 90 51 Teleks: 28041 Piar Tr. FABRİKA: Çayırova Gebze-KOCAELİ 41400 Tel: 9 (19) 44 31 33 (8 Hal) Teleks: 341 31 Geb Tr. Faks: 9 (19) 44 31 43 ANKARA BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ: Mıthatpaşa Cad. 55/2 Yenişehir 06420 ANKARA Tel: 9 (4) 435 25 82 (3 Hat) Faks: 9 (4) 435 25 85 ADANA BÖLGE TEMSİLCİLİĞİ: Gazı Paşa Bulvarı No: 40/7 01120 ADANA Tel: 9 (71) 53 68 08/53 76 29 Faks: 9 (71)21 34 91
kalite ayrıcalığı için KPOR FEPOR ÜRÜNLERİ LEVHA AMBALAJ PREFABRİK BORU ARI KOVANI HERAPOR HER AKLİT polistiren sert köpük FEPOR ISI YALITIM VE AMBALAJ SANAYİ A.Ş. MERKEZ - FABRİKA: Osmanyılmaz Mah. Ankara Asfaltı Yanyol No 84 Çayırova -Gebze Tel: 9(19) 46 26 09 (3hat) - 9 (19) 41 45 06 (2hat) Fax: 9 (19) 41 45 08 FEPOR A.Ş. Bir FENİŞ HOLDİNG Kuruluşudur LEVHA BORU tmmob makina mühendisleri odası istanbul şubesi KALİTE İŞ GÜVENLİĞİ VE ÇEVRE SAĞLIĞI İÇİN TEKNIKÇALIŞMALARIMIZ * Periyodik Kontroller * Gürültü Kontrolleri * Baca Gazı ve Toz Emisyonu Ölçümleri * Kalite ve İmalatta Yeterlilik Belgesi * Bilirkişilik Hizmetleri BAŞVURU ADRESLERİ MMO İSTANBUL ŞUBESİ istiklal Cad. No: 99/4 80090 Taksim-İSTANBUL Tel :(1) 245 03 63-64 252 95 00-01 Fax :(1)249 86 74 TEKİRDAĞ İL TEMSİLCİLİĞİ Mimar Sinan Cad. Rüstempaşa Çarşısı No:39 59000 TEKİRDAĞ Tel:( 9-186) 12523 BAKIRKÖY İLÇE TEMSİLCİLİĞİ Sakızağacı Mah. iskele Cad. Vergi Dairesi Karşısı No:5/1 34720 Bakırköy-İSTANBUL Tel: (1)583 03 38 EDİRNE İL TEMSİLCİLİĞİ Orhaniye Cad. No:31 Kat: 1 D.2 22100 Kaleiçi EDİRNE Tel: (9-181) 30840 KARTAL İLÇE TEMSİLCİLİĞİ Doğan Sok. Doğan Apt. No 40/2 81410 Kartal-İSTANBUL Tel: (1) 374 54 93 YALOVA İLÇE TEMSİLCİLİĞİ Cumhuriyet Cad..No :15 /5 81900 YALOVA Tel 19 193)25074 ÇORLU İLÇE TEMSİLCİLİĞİ Hacı Salih Bütün iş Merkezi 59850 ÇORLU Tel: (9 185)19563 TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI, Anayasanın 135. Maddesinde tanımlanan 66. ve 85 sayılı KHK ve 7303 sayılı yasa ile değişik 6235 sayılı yasaya göre kurulmuş, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur.
^- Üîrf 22** \ jiar Cadd( 1 ist Apl ^^ri2 İTD7 1? Ireho tr. 8-353 58 i h 1 BÜROSU e Sümer Sk. Kızılay - ANKARA 57 21-230 65 66 57 21 J^v^ BUHAR\ttlHAZUkRI *W SANAYİ%!"löSîfeTA.Ş X\ TERMO BİR^TOmttHOLDİNG RBÜROSU / ÂDUNA BÜROSU /^ Cumhî^HfÇt Bulvarı No^hâİ^*A\skürk Cad. Burduroğlu Cevher7^fiî6^re^J2İîw {-AS\NO:37/3AE3A(\1A Tel -.f 21 95 39-63 64 63 Te\î4 48 66-53/19 56 Fax: ı33 64 63 FaxS5&87 32# BURS ÇekiJ İntal Tejfl FİH JR. SU fmutlu Sk.,. F 7 No: 55-56 / i - 35 45 56
Ma Sergi Bildiriler Paneller -Makina Mühendisleri, Makina Mühendisliği ve Sanayi 16 Nisanl993 - Makina Mühendisliği Eğitimi ve Akreditasyon 17 Nisan 1993 YER : YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 15-17 NİSAN 1993
Yeşil bir doğa Temiz bir çevre için İşletme emniyetinin ve çevre temizliğinin garantisidir. Kükürt arıtma tesislerinde bir kaç milyon çalışma saati ile kendisini kanıtlamıştır. Yüksek kaliteli viton kompansatör yumuşak kompansatorden beklenen herşeyi yerine getirmiştir. Yüksek kalitemiz ve servisimizle her zaman sizinleyiz. Bizimle görüşün, tecrübemiz farkı gösterecektir. BURCMANN Endüstriyel Sızdırmazlık Elemanları Paz. Ltd. $ti. Kasap Sok. Eser Apt. A Blok No. 16/53 TR-80300 Esentepe/lstanbul Tel.: 1/2722566/2721508 Telefax: 1/2720094