MÜSİAD İSVİÇRE AÇILIŞI Zürih, 29 Ağustos 2014, Cuma T.C Büyükelçisi Mehmet Sn. Tuğrul Gücük, T.C Zürih Başkonsolosu Sn. Aslı Oral, Valilerim, Hocalarım, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri, Değerli YK Üyelerimiz ve Şube Başkanlarımız, Türkiye ve Avrupa'dan katılan MÜSİAD Üyeleri ve Dostları, Değerli Basın Mensupları, Hanımefendiler, Beyefendiler, Doğal güzellikleri, sanayisi, hizmet ve finans sektöründeki yeri ve demokrasisi ile tanınan İsviçre de, sizlerle birlikte olmanın mutluluğuyla, İsviçre MÜSİAD ımızın açılışına hoş geldiniz, şeref verdiniz. Güzel bir heyecan içindeyim. Avrupa nın önemli bir merkezinde daha, Zürih te, MÜSİAD misyonunu taşıyacak bir Şubemizin açılışı için bir aradayız. Bizi bir araya getiren Cenab-ı Hakk a hamd ediyor, programımıza gösterdiğiniz teveccühten dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bundan yaklaşık 25 yıl önce, bir grup, iyi niyetli ve gayretli genç işadamının kurduğu bu çatı, tıpkı Ren Nehri gibi, yatağını genişleterek ilerlemiş ve gittiği her yere, insan odaklı kalkınma ve işbirliği fikrini götürmüştür. Kurucu Genel Başkanımız Sayın Erol Yarar ve Kurucu Arkadaşlarından, en yeni üyemize kadar, bu yola destek olmuş, gönlünü koymuş herkese teşekkür ediyorum. Bugün, yurtiçinde 78 noktadaki Şube ve Temsilciliklerindeki 8.000 üyesiyle, yurtdışında, 60 ülke ve 155 noktadaki Şube ve Temsilcileriyle, milletimize layık büyük bir aileye ulaşan teşkilatımızla, iş dünyasının temsilcilerini buluşturuyor, kaynaştırıyoruz, çalışmalarımıza artan bir hızla devam ediyoruz. Dünyanın, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine, birçok ülkede temsil ediliyor MÜSİAD. ABD den Çin e, Hollanda dan Senegal'e, İngiltere'den Avustralya'ya kadar birçok ülkede MÜSİAD felsefesi hayat buluyor. Kuran-ı Kerim de buyuruluyor ki: Doğu da, Batı da Allah ındır. Biz, bu ilkeyi kendimize rehber edindik. Siz değerli dostlarımızın destekleriyle de, yolumuza devam ediyoruz.
Değerli Misafirler, MÜSİAD olarak Yüksek Ahlak, Yüksek Teknoloji sloganıyla yola çıkarken, çalışma hayatında ahlakın da önemini vurgulamıştık. Çünkü Erdem olmadan, insana değer vermeden yapılan tüm faaliyetler eksik kalacaktır. Alp lerin Bilgesi Jean Jack Rousseau der ki; Yurttaşlar olmadan Erdem, Erdem olmadan Özgürlük, Özgürlük olmadan Devlet olmaz. Şükürler olsun ki, bu güzel açılışlar, uluslararası organizasyonlar, elde ettiğimiz başarılar, attığımız adımların ne denli isabetli ve bereketli olduğunu ortaya koyuyor. Bu noktada, bu yıl, 26-30.Kasım tarihleri arasında, 15.sini gerçekleştireceğimiz MÜSİAD Uluslararası Fuarımız ve 18.ci IBF Uluslararası İş Forumumuzda, bu birlikteliği nasıl sağladığımızı bir kez daha göreceksiniz. İSEDAK, PBF Filistin İş Forumu ve Ürdün İş Forumu ile eşzamanlı olarak düzenleyeceğimiz, her defasında olduğu gibi Sayın Başbakanımız ve Sayın Cumhurbaşkanımızın onurlandıracağı bu güzel etkinliğimiz, ticari ve kültürel işbirliğinin en güzel örneklerinden birini sunacak. 100.00 m2 kapalı alanda, 100 ülkeden 7.000 yabancı iş insanını 200.000 Türk girişimcisiyle buluşturacağımız Fuarımızda, bu yıl, sadece Yüksek Teknoloji alanında faaliyet gösteren firmaların katıldığı ayrı bir HITECH-PORT holüyle de, farklılık ve farkındalık oluşturuyoruz. Dünyayı bir araya getireceğimiz bu güzel buluşmamıza, Avrupa'daki tüm dostlarımızı ve özellikle İsviçreli dostlarımızı, hem katılımcı, hem de ziyaretçi olmaya davet ediyorum. Değerli Katılımcılar, Türkiye, İsviçre yle ilk diplomatik ilişkiye, 1898'de, Cenevre de bir konsolosluk açarak başladı. Türk-İsviçre dostluğuna güzel bir örnek ise, Ünlü filozof Jean-Jack Rousseau nun babası Isaac Rousseau nun, 1705-1711 yılları arasında İstanbul da yaşamasıdır. O tarihlerde de saat yapma işinde mahir olan Cenevreliler, İstanbul da bu pazara hâkimlerdi. Isaac Rousseau da bir saat tamircisiydi ve Osmanlı Sarayı nın saatçisi olarak çalışmıştı. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti ni tüm dünyaya kabul ettiren Lozan Anlaşmasını da, 1923 te İsviçre nin Lozan kentinde imzaladık. Sonrasında, 1950 lerde, ülkemizden Avrupa ya doğru başlayan işçi dalgaları ise, İsviçre- Türkiye ilişkilerini başka bir boyuta taşıdı. Bugün Zürih te yaklaşık 30.000, İsviçre de 130.000 Avrupalı Türk yaşamaktadır. Artık sadece işçi değil, işveren, sadece göçmen değil yerli olan, siz değerli dostlarımızın, farklı alanlardaki başarıları yanında, değişik sektörlerde faaliyet gösteren firmalarının başarıları da hepimizi gururlandırmaktadır.
Biliyorsunuz ki, İsviçre de Kişi başına düşen Milli Gelir yaklaşık 80.000 $ ile AB ortalaması olan 35.000 $ çok üzerindedir. İsviçre, 2012 yılı 2. çeyreğindeki % 0,1 lik daralmadan sonra, 7 çeyrektir büyümesine devam etmektedir. Diğer taraftan Türkiye de, 18 çeyrektir kesintisiz büyümesine devam etmektedir. Her iki ülkenin, kriz sonrası AB ye göre güçlü performansları Türkiye-İsviçre ekonomik ilişkilerine daha fazla yansıtılmalıdır. Türkiye-İsviçre arasındaki dış ticaret hacmi, son 10 yılda 3 katına çıkarak 10 milyar $'ı aşmıştır. İsviçre ile yapılan ticaretimiz, Türkiye nin dış ticaretinin %2,64 üdür ve İsviçre bu payla Türkiye nin 11. ticari ortağıdır. İhracatımız, son 10 yılda 2,5 kat artmış; İsviçre den ithalatımız ise 3 kata yakın artış göstermiştir. Diğer taraftan, son 10 yılda her iki ülkenin doğrudan yatırımlarında artışlar gözlenmekle birlikte, Türkiye, İsviçre de kişi başına 10 $ lık bir doğrudan yatırım yapmış olmasına rağmen; İsviçre nin Türkiye de kişi başına doğrudan yatırımı 3 $ ın altında kalmıştır. Türkiye, Dünya Bankası nın İş Yapma Kolaylığı Raporu nun yatırımcıları koruma başlığında, 33 sıra birden atlayarak, 2014 te 34. sıraya yükselmiştir. Bu çerçevede, Türkiye, İsviçreli dostlarımız için önemli fırsatlar sunmaktadır. Türkiye, AB üye ve aday ülkeleri arasında en büyük 4. işgücüne sahip, AB nin 6. ve Dünya nın 17. büyük ekonomisidir. 2023 hedeflerimiz çerçevesinde planlanan altyapı ve üstyapı yatırımları ise, yerli ve yabancı yatırımcılar için ilave fırsatlar oluşturmaktadır. Ülkemiz, son 5 yılda dış ticaret hacmini % 21 artırmıştır. 2004 yılından itibaren, Genel Yönetim Borç Stoğu/GSYH oranında, Maastricht Kriterlerinin çok ilerisine geçerek % 36 oranıyla, bir çok gelişmiş AB Ülkesini geride bırakmıştır. 27 AB ülkesinde 2014 te öngörülen bütçe açığı % 2,9 ve OECD de % 4 iken; yaşadığımız 2 büyük seçim ve önümüzdeki yılki seçimin bu yıla yansıyabilecek olası etkilerine rağmen, Türkiye de % 1,1 dir. Bu kapsamda, İsviçre ile Türkiye arasındaki ticari ilişkiler ciddi bir potansiyel içermektedir ve bu potansiyeli kullanacak taraflar, hem özel sektör tarafıyla, hem de ihtiyacımız olan noktada bize destek olacak kamu tarafıyla, bu salonda bulunmaktadır. Değerli Misafirler, Ülkemiz, Siyasi İstikrar sonunda elde edilen Ekonomik İstikrar, Çözüm süreciyle elde ettiğimiz Huzur Ortamı ve taahhütlerin yerine getirilmesiyle elde ettiğimiz Güven Ortamının meyvelerini
toplarken, yaklaşık son 15 aylık sürede, belirli çevrelerce planlı bir şekilde oluşturulan, bir istikrarsızlaştırma operasyonunun merkezi olmuştur. Gezi Olaylarıyla başlatılan, 17 ve 25.Aralık Operasyonuyla devam eden, yurtiçinde ve maalesef daha da acısı, yurtdışında da, ülkemizi haksızca ve insafsızca karalamak şeklinde yürütülen kampanyalar sürecine rağmen, geçtiğimiz yıl %4'lük büyüme başarısını yakaladık. Yıllardır, hep kendimizi kıyasladığımız AB'nin, aynı dönemde %0,1 büyüyebildiğini, yani pratik olarak büyüyemediğini göz önünde tuttuğumuzda, bu büyüme daha da anlamlıdır. Bu yıl da, 2 büyük seçimi geride bıraktık. Önce, 30.Mart'ta, çok ağır bir politik zeminde ve adeta bir Referandum havasında geçen Yerel seçimleri yaşadık. Bu ortama rağmen, Ekonomimiz % 4,3 gibi harika bir büyüme yakaladı. İş âlemi açısından, bu, önemli bir göstergeydi. Seçimlerde, sonuçta Milletimiz sözünü sandıkta söyledi, tercihini, Huzur, Güven ve İstikrar ortamının devamı yönünde kullandı. Sonrasında, 10.Ağustos'ta, yeni ve çok önemli bir seçimi daha geride bıraktık. Milletimiz, kadim medeniyetimizin tarihinde, ilk kez Cumhurbaşkanını kendi oylarıyla seçti. Yaklaşık 12 yıl Başbakanlık Makamında bulunan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ın yerine, AK Parti Genel Başkanı olarak seçilen Dışişleri Bakanımız Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu geldi. Bu yenilenme, bu taze kan, inanıyorum ki, ülkemize yeni bir dinamizm getirecektir. 12 yıldır yakalanan huzur, barış ve istikrarın kurulacak yeni kabineyle, daha da ileri noktalara geleceğine inanıyoruz. Bu noktada, öncelikle, 7 yıl boyunca ülkemizi başarıyla temsil eden 11. Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'e teşekkür ediyor, Başbakanlık görevini devrettikten sonra, dün güzel bir devir teslim ile 12. Cumhurbaşkanlığı görevini devralan seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a başarılar diliyoruz. Yine, dün aldığı Başbakanlık görevi sonrası, bugün açıkladığı yeni Bakanlar Kurulu ile birlikte, yeni Başbakanımız Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'na ve yeni kabinesine başarılar diliyoruz. Yeni Türkiye'nin devir teslimi ve omurgası oluşturuldu, bundan sonra, kalınan yerden çalışmaya devam edilecektir. Ülkemizin en itibarlı, en büyük ve etkin STK sı olarak, yeni kurulan hükümete, milletimizin geleceğinin inşasındaki doğru adımlarında desteklerimizi sürdürürken, tabii olarak, beklentilerimiz de bulunmaktadır.
Öncelikle, ülkemizin en büyük ihtiyaçlarından biri olan Yeni Anayasa nın, mümkün olabilse 2015 seçimleri öncesinde, olamıyorsa da, seçimlerden hemen sonra yapılması, hayati bir zorunluluktur. Büyük uzlaşma ile bu metni hazırlayamazsak, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuz çok daha büyük olacaktır. Bu konuda, sadece iktidar değil, muhalefet partilerine de büyük görev düşmektedir. Bu noktada, sürekli vurguladığımız Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, maalesef kurgusu sebebiyle Kuvvetler Kargaşası şeklinde uygulanmasından çıkarılması önemlidir. İkinci olarak, Hızlı ve Adil işleyen bir Hukuk Devleti'ne hepimizin çok acilen ihtiyacı vardır ve bu konu, milletimizin geleceği için, en önemli konuların başında gelmektedir. Üçüncü olarak, sadece büyümeyi değil, insan unsurunu da içine alan Kalkınmış bir Türkiye hedefi için, Eğitim alanında, hızlı ama artık değişikliğe uğramayacak bir altyapı içerisinde, bir Eğitim Reformuna ihtiyacımız vardır. Dördüncü olarak, Çözüm Süreci nin devam etmesini, atılan adımların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu büyük barış projesi, elbette değeri hiç bir şeyle ölçülemeyen insanlarımızın kayıplarını önleyip, acılara son verirken, ülkemize ve tüm bölgeye refah getireceğini düşünüyoruz. Beşinci olarak, bugüne kadar başarıyla sürdürülen Makro Ekonomik Politikaların, daha fazla tabana yayılması ve Adil Gelir Dağılımı, önceliklerimizin ön sıralarında, daha fazla yer bulmalıdır. Altıncı olarak, Üretime-İstihdama ve Reel Kesime daha fazla önem veren bir ekonomi yaklaşımıyla hareket edilmesi, tüm kurumların bu anlayışla oluşması gerektiğine inanıyoruz. Ekonomi, faiz, borsa ve döviz üçgeninden kurtarılmalıdır. Yedinci olarak, hepimizin ortak derdi Bürokrasi Tıkanıklığını aşabilecek bir Kamu Personel Reformu, hızla gerçekleştirilmelidir. Sözlerimi, Albert Einstein in bir ifadesi ile bitirmek istiyorum. türlü anlayamam. Einstein der ki, İnsanlar, niçin hep aynı hataları yaptıkları halde, farklı sonuç beklerler, bir ulaşabiliriz. Umuyorum ki, bizler, geçmişte yaptığımız hataları daha az tekrarlayarak, farklı sonuçlara Değerli Misafirler,
Bu güzel günde, mutluluğumuzu paylaşmak için bizimle olan, Türkiye'den, Avrupa'nın değişik noktalarından ve ABD'den aramıza katılan dostlarımıza, Sayın Büyükelçi'mize, Sayın Başkonsolosumuza, Kurum ve Kuruluşların değerli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Özellikle, faaliyetlerimizin yükünü çekerken verdikleri desteklerin yanı sıra, bizlere eşlik ederek bu desteklerini ayrıca taçlandıran eşlerimize, Değerli Hanımefendilere, uzun zamandır bugün ilk defa kendi eşimin burada olamamasının da burukluğuyla, ayrıca teşekkür ediyorum. MÜSİAD İsviçre nin açılışında büyük emeği olan Yurtdışı Teşkilatlanma Komisyonumuzun Başkanı Sayın Alper Esen Bey ve tüm üyelerine, bu yapının oluşmasında ve bundan sonra devamında en büyük paya sahip MÜSİAD İsviçre Başkanımız Cesur Çıtak Bey ve Değerli Yönetim Kurul Üyeleri ne, Genel Sekretaryamıza, tüm MÜSİAD Üyelerine ve Dostları na teşekkür ediyor, bu kurumun, başta iki ülkeye ve iş dünyasına, iyilikler, güzellikler, bereketli kazançlar getirmesini temenni ediyor, hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. Nail Olpak Genel Başkan MÜSİAD