Bu ay; 3 efsane! Efsane bir film Efsane bir yıldız Efsane bir marka! Bu dünya hepimizin! Röportaj: Yedikule Hayvan Barınağı



Benzer belgeler
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Jamie Foxx J

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi Salkım Söğüt Saç

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı

İDİL DİZDAR, HEM OYUNCU HEM YÖNETMEN

Her daim yenilikçi anlayış

Biz diyoruz ki, her bavulda sevgiye yer vardır.

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

Video Reklamcılığında, Daha Uzun Videolar Daha Güçlü Videolar mıdır?

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

Biz beyaz yakalılarız. Günümüzün çoğu plazalarda geçer. 9-6, 9-9, bazen de ne kadar giderse o kadar çalışırız. Adımız aynı zamanda kimliğimiz.

ANKARA TARİHİNDE BÖYLE DÜŞÜK FİYATLAR GÖRÜLMEDİ

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ELEGAN KIŞ STİLİ. Me ta l i k ışıltılar, m i l i t e r d e ta yl a r, re n k l e r ve t ü m b u n l a rl a b ü t ü n l eşen

Gaziosmanpaşa Koza Sokak Numara 66 / ANKARA KOZA SOKAK, MESA KALİTESİYLE TANIŞIYOR!

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

KAHRAMANMARAŞ PİAZZA DA AYDİLGE RÜZGARI ESTİ

Kobe: Beşiktaş ile Görüştüm

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı

Stillistanbul. Sabiha gökçen Hava Limanı. Neomarin AVM. Pendik Marina. Divan Otel. Modern istanbul un Kalbindeyiz

3. Global SATELLITE SHOW HALİÇ KONGRE MERKEZİ STK, Kurum ve Kuruluşlarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,

İLHAM VEREN KONUŞMACILAR ALEM-İ İŞ İLE HERKES BİRBİRİNİ DAHA İYİ ANLAYACAK!

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Bodrum aşığı yabancıların buluşması

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

"Nereden başlasam, nasıl anlatsam..."

VODAFONE RED VE HTC SPONSORLUĞUNDA FAMOUS CUP TA ŞAMPİYON BELLİ OLDU

BODRUM DA ENDURO HEYECANI BAŞLADI

AD DRONE. Tüm görüş ve önerileriniz için

İNAF GARİ ÇÖP DEFİLESİ

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Gurur Göç, yazarlığa adım attı

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ

Türk filmleri günü!..

OTOMOBİLİ HENRY FORD MU İCAT ETTİ?

HALİKARNAS THE CLUB BODRUM EĞLENCE HAYATINA VEDA EDİYOR

BAYRAM DA TERCİH BODRUM VE ROMA. KOCADON: HAZIRIZ

Bodrum-Kos arasındaki turizm ve ticaret işbirliği

BENİM BAŞARI HİKAYEM Müşteri veya Satış Temsilcisi olmak için lütfen Avon Danışma Hattı nı arayınız. avon.com.tr

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri Ocak 2015 Adana Hilton Otel

Küresel Kitleler Leziz Bir YouTube Reklamıyla Knorr un Tadına Baktı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

A2 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: PASAPORT NO:

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

Merkez Ofis: Ortacami Mah. Kolordu Cad. Ziver Bey İş Merkezi No: 66 Süleymanpaşa / TEKİRDAĞ Şantiye: 100. Yıl Mah. Yekta Kara Sok.

Yaşam Boyu Öğrenme, Araştırma ve Uygulama Merkezi nin ilk şubesi Bodrum da

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi

ÇARŞI ESNAFININ BODRUM YOLCU LİMANINA TEŞEKKÜR ZİYARETİ

Ayrıcalıklar dünyasındaki yerinizi almaya hazır mısınız?

neden biz? fabrikaların en tatlısı lezzet motivasyon yaratıcılık meslek edinme özel günler 01 el yapımı çikolata 02 kurumsal workshoplar

Kilometrelik Hyundai Türkiye Turu Tamamlandı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

DÖRT BİR YANINIZDA ŞEHRİN AYRICALIKLARI...

İklim değişikliğine ve biyolojik çeşitliliğe dikkat çekmek için «Dünyaya Bağlan»

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

Toyota Ayrıcalıklar Dünyasına Hoş Geldiniz!

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

Online işlem rahatlığı!..

Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu

25 NİSAN DA SİNEMALARDA

MUĞLA GAZETECİLER CEMİYETİNDE GÖREV GENÇLERİN

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

Her güne bir tematik parti

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

Hashtag ile ilgili bilmeniz gereken herşey Ne zaman hashtag yapmalıyım, nasıl hashtag oluşturmalıyım? HASHTAG KULLANIM REHBERİ


FESTİVAL HAKKINDA. Magical Fest Türkiye'de en çok biletli seyircinin ağırlayacağı bir festival olacak.

2018 TURİZM TAHMİNLERİ & TRENDLER

Geleneksel Gymkhana Etkinliği

Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

manzaraadalar.com.tr

Bu yıl markanızın çok daha büyük düşünmesini sağlayacak çok güzel bir sebep var

GLOBAL RUN 2017 İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI

Simla nın seçimi ürünleri

Yer yüzündeki en küçük, en hafif Handycam

Kentliye seslendi. ye nin örnek ilçesi haline getirmek. Ünal, Kentlileri; bir yelpazede devam ediyor. Hizmetlerimizin. hizmetlerin en etkin

03-05 Şubat 2017 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar da düzenlenen Evlilik Hazırlıkları Fuarı, 15. yılında Modern Zaman Gelinleri konseptiyle

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

HOG (Harley Owners Group) Genel Tanıtım/2013 yılı Organizasyon ve Etkinlikler

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA. Yapımcılar ADITYA CHOPRA. Türü Aksiyon. Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ

www. vadistanbul.com

geleceğinize DEĞECEK

FURYA hakkında. geleceğinize DEĞECEK. Biz bu yola eşsiz olmak için çıktık

Nükhet YILMAZ HAYAT BİLGİSİ Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası nı kutladık. Halk ekmek fabrikası gezisine katıldık. TÜRKÇE * Dilbilgisi:

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Transkript:

AYLIK İNTERAKTİF DERGİ HAZİRAN 2015 / NO: 1 HAYATI DOYASIYA YAŞAMAK İÇİN KÜLTÜR YAŞAM SPOR SAĞLIK GEZİ Bu ay; 3 efsane! Efsane bir film Efsane bir yıldız Efsane bir marka! Bu dünya hepimizin! Röportaj: Yedikule Hayvan Barınağı Çığır açan ulaşım aracı Vespa nın Doğuşu Moda: Sokakta ne giyelim? Spor giyim trendleri

Merhaba! Alışılmıştır; ilk sayılara hep bir Merhaba! ile başlanır. Gelin biz de öyle yapalım; geleneği bozmayalım ve Adventure Life Directory nin (Aramızdaki ismiyle; ALD Magazin in) bu ilk sayısına, herkese gönülden bir Merhaba! diyerek başlayalım. Ne var ki; Merhaba! mız, salt okurlarımıza değil... ALD Magazin in bu selamı -isminin de ifade ettiği gibi- sanata, kültüre, spora, sağlığa, yaşamın tüm güzelliklerine ve bu güzellikleri doyasıya yaşamak isteyenlere! ALD Magazin, hayatın güzelliklerini gören, onlara tutkuyla bağlı, bu tutkuyu herkesle paylaşmayı amaçlayan bir gönüllü grubu tarafından hazırlanıyor. Bir sosyal sorumluluk projesi olan yayında, sadece yaşam keyfi için, özveriyle görev alan tüm arkadaşlarımızı içtenlikle kutlamak gerekiyor. Ayrıca; Aldatmaz Motorcycle yetkililerine de, hayata bizler gibi bakarak, projenin gerçekleşmesi yolunda yapıcı desteklerini esirgemedikleri için gönülden şükran borcumuz var. Evet! Her sayısında, hayatın pekçok alanından güzellikleri sizlere sunmaya çalışacak olan ALD Magazin, ilk sayısı ile ekranlarınızda! Dileriz; beğenirsiniz, dileriz; bize katılırsınız ve dileriz; beraberliğimiz uzun sürer. Birlikte Hayatı doyasıya yaşamak için tekrar Merhaba! Muhteşem 3 Efsane Bir yıldız: Audrey Hepburn Bir film : Roma Tatili Bir marka : Vespa Bu Dünya Hepimizin! Yedikule Hayvan Barınağı... Cafe Racer Dedikleri Motorsiklette devrim! Sadece hız için modifiye edilen, tek kişilik hız canavarları... Bir Kahkaha Dünyası: Tiyatroname Tiyatroya seyirci kalmayın, seyirci olun! Çığır Açan Ulaşım Aracı Vespa nın Doğuşu Vespa nın efsanevi geçmişi 1. Bölüm İlanları da Klasik 1946 dan bu yana; Vespa ilanları Sokak Modası / Spor Giyim 2015 yaz trendleri Ünlüsü Olan Vespa lar Nicole Kidman dan Jude Law a kadar hangi ünlü Vespa kullanıyor? Vesparados Sosyal etkinlikleriyle ünlü bir scooter kulübü 3 7 10 12 14 17 20 22 25

MUHTEŞEM 3 EFSANE Efsane Bir Film : ROMA TATİLİ Efsane Bir Yıldız : AUDREY HEPBURN Efsane Bir Marka : VESPA Sanat, teknoloji, yaşam... her alanda unutulmaz isimlerle karşılaşırız. Bu efsane isimler, pek ender olarak biraraya gelirler ve o zaman; yepyeni bir başka efsane yaratılır. Okurlarımıza, muhteşem bir üçlüyü, yıllar geçse de unutulmayacak 3 efsaneyi sunuyoruz. Efsane Bir Film ROMA TATİLİ Gerçek Hayatta Biten Bir Masal Özgün adıyla Roman Holiday, protokollerden sıkılarak sıradan bir genç kız gibi sokaklarda dolaşan bir prensesin, Amerikalı bir gazeteciyle tanışmasını ve efsane şehir Roma da gezerken birbirlerine aşık olmalarını anlatır. Başlıca rollerinde Gregory Peck, Audrey Hepburn ve Eddie Albert in rol aldığı 1953 yapımı film, romantik komedi dalında yapılmış en güzel film olarak anılır. Roma Tatili, Akademi Ödüllerinde tam on dalda aday gösterilmiş ve üçünü kazanmıştır. Konusu yüzlerce filme ilham kaynağı olmuş, prensesin sıkıcı hayatından bunalarak gıptayla izlediği eğlenceli dış dünyaya kaçtığı bir çok film çekilmiştir. Ama hiçbiri, Roma Tatili efsanesinin yerini alamamıştır. Masal gibi başlayan, gerçek hayatla biten film, Belçika asıllı aktrist Audrey Hepburn e En İyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü nü kazandırmıştır. Unutulmaz Roma Tatili filminin ünlü afişlerinden birisi Diplomasiyi Sıkıcı Bulan Bir Prenses Filmin konusundan biraz bahsetmek gerekirse, Audrey Hepburn un canlandırdığı, ışıl ışıl parlayan genç bir prenses (Prenses Ann), Avrupa başkentlerine ziyaretler yapar. Bir kaç ziyaretten sonra yolu Roma ya düşer. Tek bir dakikası bile boş geçmeyen prenses, görevi dolayısıyla katlanmak zorunda olduğu bu yorucu rutinden sıkılır. Bir gece, Roma yı yalnız başına gezmek üzere kaldığı elçilik sarayından gizlice kaçar ve Roma da görevli olan Amerikalı gazeteci Joe Bradley (Gregory Peck) ile karşılaşır. Bradley, onu tanımaz ve başından atamayınca kaldığı pansiyona götürmek zorunda kalır. Bradley, başarısız bir gazetecidir ve patronunun verdiği son işi, yani prensesle röportaj yapma görevini bile yerine getirememiştir. Ama son anda, pansiyonda uyuyan kızın prenses olduğunu anlar. Bir gazeteci olarak kendisine müthiş gelecek yaratacak olan bu şansı, kimliğini gizleyerek kullanan Joe Bradley, gizlice görevlendirdiği fotoğrafçısı, arkadaşı Irving Radovich in (Eddie Albert) çektiği fotoğraflarla mükemmel bir haber dizisi oluşturur. Ancak; prensesle aralarında oluşan duygusal bağ nedeniyle; tüm kariyeri pahasına, fotoğraf ve haberleri gazeteye vermekten vazgeçer. Güzellik ve Zarafet Timsali; Audrey Hepburn Filmin çekildiği yıllarda Audrey Hepburn henüz tanınmamış bir oyuncu iken Gregory Peck ünlü 3

Efsane Bir Yıldız AUDREY HEPBURN Roma Tatili nin en bilinen sahnelerinden... Prenses Ann, Roma sokaklarında ilk kez bir Vespa ya biniyor. Sahnenin yaratıcıları; Audrey Hepburn, Gregory Peck ve Vespa. bir Hollywood yıldızıydı. Çekimler tamamlanınca Gregory Peck, yapımcı William Wyler a Hepburn un bu ilk büyük rolü ile Akademi Ödülünü alacağını söyledi ve Hepburn un isminin afişlerde en üste yazılmasını önerdi. William Wyler ın bunu kabul etmesi üzerine afişler bu şekilde hazırlandı ve Audrey Hepburn Oscar ı aldı. Karakterlerin Roma şehrinin romantik kareleri yanında geri planda kalmamaları için özellikle siyah beyaz çekilen film aynı zamanda tamamı İtalya da çekilen ilk ABD filmidir. Bir şehrin, bir filmde nasıl bir baş rol oynayabileceğinin en muhteşem örneği olan Roma Tatili nde, Prenses Ann ve Joe Bradley arasındaki aşka tanık olurken diğer yandan kameranın şehre olan aşkını da hayranlıkla izlemek mümkün. Zarafet timsali Hepburn e ise hayran kalmamak elde değil. Audrey Hepburn un doğal güzelliği ile nazik prenses rolü bir araya gelince, sinema tarihinin gelmiş geçmiş en güzel karakterlerinden biri hayat bulmuş ve ortaya büyüleyici bir atmosferde geçen, efsane bir film çıkmış. Sürükleyici konusu ve mükemmel oyunculuklarıyla bir efsane olan bu filmi izlediyseniz, bir daha izleyin. Çünkü bu film, insanı mest eden Roma sokakları ve kusursuz oyunculuğu, duru güzelliği ile büyüleyici Audrey Hepburn için, defalarca izlenir. Ve final... Prenses, aşkı uğruna röportajı yayımlamayan Joe Bradley le sarayın basın toplantısında tanışıyor! Aralarında geçmiş olan herşeye rağmen artık o bir prenses ve Joe sadece bir gazeticidir. Tüm Zamanların En Özel Kadını Oscar ödüllü, İngiliz-Hollandalı oyuncu Audrey Hepburn, tüm zamanların en sevilen kadın o- yuncusu olmuştur. Geçmişten bu yana her zaman özel bir kadın olan Hepburn bugün hala bir ikon olarak tüm kadınların, sinemaseverlerin gönlündeki tahtında sağlam bir şekilde oturuyor. Monte Carlo Baby, Lavender Hill Mob ve Secret People gibi filmler- de oynayan Hepburn, asıl çıkışını başrolünde oynadığı Roma Tatili ile yaptı. Gregory Peck ile başrolü paylaştığı

film, Hepburn için sonraki yıllarda şekillenecek başarılı kariyerine açılan büyük bir kapı oldu. Aynı filmle En iyi Kadın Oyuncu Akademi Ödülü kazanarak kariyerine hızlı bir başlangıç yaptı. Ödülden sonra Hepburn için kariyer basamaklarını çıkmak kolay oldu, çünkü oynadığı her film büyük başarı sağladı ve yıldızı hiç sönmeden daima yükseklerde parladı. Birçok aşk filminde yer alan yıldız, dönemindeki en iyi yönetmen ve aktörlerle kamera karşısına geçti. Hepburn, oyunculuk yeteneğinden ziyade güzelliği ve hanımefendiliği ile de kendisinden bahsettiren bir zarif bir kadın olmuştur. Breakfast at Tiffany s filmiyle yeniden büyük başarı sağlayan Audrey, filmde hayata tutunamamış, ruhunda metcezirler yaşayan bir kadına hayat vermiştir. Filmdeki karakteri ve görüntüsü bugün hala en çok kullanılan Audrey Hepburn fotoğrafıdır. İkon haline gelen fotoğraf özellikle yeni nesil sosyal medya gençleri arasında çok popüler olmuştur. Audrey Hepburn, sinemanın; bir şekilde kendisinden sonraki nesillere de yetişen başarılı yüzlerinden. Bugünlerde duvar kâğıtlarından çantalara, çantalardan fincanlara kadar tüm ürünlerde Audrey Hepburn ün meşhur pozunu görmek mümkün. Bugün hala tanınıyor olmasının sebebi şüphesiz bir moda ikonu haline gelmiş olmasıdır. Büyük başarılarıyla hem beyazperdelerde hem de moda camiasında hala konuşulan bir aktrist olan Audrey özel hayatıyla da daima ilgi çeken bir kadın olmuştur. Zarafetin sembolü Audrey in özel yaşamına baktığımızda fırtınalı aşklar görmek mümkün. William Holden ile yaşadığı aşk, Mel Ferrer ile yaptığı evlilik tüm dünyanın yakın markajında oldu. Hepburn ün, Mel Ferrer ile olan evli- liğinden Sean, daha sonra evlendiği eşi Dr. Andrea Dotti den ise Luca olmak üzere iki çocuğu var. Zorlu Bir Yaşam Hikâyesi Görkemli bir hayat muhteşem bir kariyer fırtınalı aşklar ve çocuklarla geçen bir hayatın ardında aslında oldukça zor süreçlerden geçmiş bir çocukluğu vardır Hepburn ün. Annesi Hollandalı bir Barones, babası ise İngiliz ban- kacı olan Hepburn, henüz bir yaşındayken anne ve babası boşanmıştır. Annesiyle yaşamaya devam eden Audrey in çocukluğu; İngiltere, Hollanda ve Brüksel de geçmiştir. Hareketli hayatından olsa gerek Audrey in belirgin bir aksanı hiç olmamıştır, çocukluğu boyunca Flemenkçe, Fransızca ve İngilizce konuşan Hepburn ilerle- yen yıllarda dil yelpazesine İspanyolca, İtalyanca ve Almancayı da eklemiştir. Babasının annesini terk edip gitmesi, Audrey için hayat boyu güven problemleri yaşamasına sebep olmuştur. Ailesinin boşanmasından uzun yıllar sonra Audrey 10 yaşındayken ülkesi Nazi işgaline uğrayınca asıl zorluklar baş göstermeye başladı. Uzun yıllar süren savaş boyunca açlık ve kıtlıkla boğuşmak zorunda kalan Audrey i savaştan sonra UNICEF in sağladığı yardımlar kurtarmıştır. İleride çok ünlü bir oyuncu olduğunda yine UNICEF gönüllüsü olarak bu defa Audrey başka çocuklara yardım eli olacak, umut dağıtacaktı. Oscar, Tony, Emmy ve bir Grammy ödülü kazanan ve tüm bu ödülle-rin hepsine birden sahip çok az kişiden biri olan Audrey Hepburn, 34 yaşına geldiğinde kariyerini bir kenara bırakarak tüm vaktini eşine, çocuklarına ve UNICEF e ayırmak üzere İsviçre ye yerleşti. 63 yaşında kanser olduğunu öğrendiğinde dahi UNICEF için çalışıp Afrika lı çocuklara yardım dağıtmaktan vazgeçmedi. 5

Efsane Bir Marka Audrey Hepburn Zarafetinin Adı Sinema tarihinin klasikleşmiş filmi Roma Tatili, Audrey Hepburn ve Gregory Peck in başrolünü süslediği romantik bir film. Filmi izle- yenlerin çok iyi bildiği izlemeyenlerin ise muhakkak duyduğu zarif bir unsur var: Vespa. Filmin önüne geçen iki tekerlekli, zarif tasarımlı bu motor şüphesiz en büyük reklamını filmle beraber yaptı. Filmden sonra Vespa üreticilerinin dahi yapamadığı bir tanıtımla tüm kitlelere ulaşmayı başardı. Vespa nın üreticisi Piaggio şirketi, zor bir süreçten geçtikten sonra ayağa kalkmak adına gerçekleştirdiği Vespa fikriyle ulaşıma zarif, şık ve pratik bir soluk getirdi. Kim derdi ki kadın erkek herkes ayrım yapmaksızın Vespa ya binecek, şehri motorla fethedecek diye. Üstelik bunu yaparken çılgınlar gibi eğlenecek, motor sürmenin zevkini doyasıya yaşayacak! Audrey Hepburn ve Gregory Peck in üstünde tüm Roma yı dolaştığı şahane görseller sunan film, Vespa yı ulaşım aracı ol- maktan çıkarıp yaşam şekline dönüştürmeyi başardı. Vespa nın kendine özgü yuvarlak hatları, henüz tasarım aşamasındayken dahi sempati ka zanmış ve bir arı ya benzetilmişti. Bugün, pekçok ülkede görülen Vespa severler kulüpleri, Vespa partileri ve Vespa derneklerinin varlığı Vespa nın sadece popüler bir araç olmasından değil kuşkusuz pratik ve yaşamı kolaylaştıran özelliğiyle gerçekleşti. Roma ya, Paris e dünyanın herhangi bir yerine tatile gidip şehri Vespayla turlamayı düşünmeyen yoktur! Turizme de büyük katkısı olduğu gerçeği yadsınamaz. Özellikle çiftlerin büyük bir heyecanla kullanmayı seçtiği Vespa, kişilere romantik bir gezinti sunuyor. Yıllardır, romantik kalplerde Vespa, aşk ve Roma asla parçalanmayacak bir bütün olmuştur. İtalyanlar Vespa yı üretirken bu kadar küresel çapta bir başarı sağlayacaklarını düşünüyorlar mıydı bilinmez ama Vespa nın Avrupa dan açılarak tüm dünyaya hüküm sürdüğü bir gerçek. Kadınların yoğun ilgisini çeken Vespa ile işe gitmek neredeyse modanın bir bileşeni, kıyafeti tamamlayan bir aksesuar olmuş durumunda. Savaş sonrası şirketi ve İtalya ekonomisini şaha kaldıran Vespa buluşu, Piaggio şirketinin ülkeye ve ekonomiye sağladığı muhteşem bir hamle olmuş. Piaggio nun insanlığa ve ulaşıma katkısı hala takdire şayan. Bir motosikletten beklenen her şeyi zarif bir şekilde sunabiliyor Vespa. Sürücülerin üstünün kirlenmemesi, rahat kullanım, kıyafet engeline takılmayan ön bölgesi, herkesin kullanabileceği basitlikte hazırlanması Vespa yı cazip kılan en önemli şeyler. Vespa yla turlarken bir Audrey Hepburn olamazsınız belki ama; kendinizi en az onun kadar özel ve özgür ruhlu hissedebilirsiniz. Vespa ları maviliklere sürmenin vakti geldi! n

Tüm hayvanseverlerin kesinlikle görmesi gereken bir gönüllüler projesi: Yedikule Hayvan Barınağı Yedikule de 3000 e yakın köpek barındıran bir hayvan barınağı var. 2001 yılında kurulmuş olan Fatih Belediyesi Yedikule Hayvan Barınağı, toplam; 8000 m 2 lik alanda hizmet veriyor. İçinde 500 m 2 lik peyzaj ve gezinti alanı da bulunan barınakta, toplam 22 kişi görev yapıyor. Merkezin gönüllü yöneticiliğini yapmakta olan Mimar Meral Olcay, dergimize; barınağı ve hayvanseverlerden beklediklerini anlattı. Yıllardır bu barınağın gönüllü yöneticiliğini yapıyorsunuz Meral Hanım... Bize burasının öyküsünü anlatır mısınız? 2000 seneleriydi, Park ve Bahçe ler Müdürlüğü ndeki görevime gidiyorum (orada kontrol mühen disiyim), trafik sıkıştı. Yolumu değiştirip daha çabuk gidebilirim işime! amacıyla sur dibine girdim. Yaşlı bir amca, şu anda barınağın olduğu yerde 20-30 köpeğe kuru ekmek veriyor. Arabamı durdurup ne yaptığını sordum. Buraya hayvanları atıyorlar, ben de ne yapayım, onları böyle besliyorum dedi. Amca böyle hayvan beslenir mi? Ben her gün sana yiyecek getiririm, birlikte besleriz dedim. Her gün evde ailecek boyunlar, ekmekler, paparalar hazırlıyoruz. Sabah işe gitmeden önce saat Yedikule Hayvan Barınağı, özellikle öğrenci gençlerin sıklıkla ziyaret ettikleri bir yer. Barınağın gönüllü yöneticisi Meral Olcay; çocuklarda, bu yaşlarda hayvan sevgisi oluşturmanın psikolojik ve sosyal yönden çok gerekli olduğunu söylüyor. 7 de geliyorum. Hayvanları besliyoruz, işe gidiyorum. İçim rahat etmiyor, öğle tatilinde yine geliyorum, akşam bir daha uğruyorum. Bunların hepsini derneklerin de yardımıyla ameliyat ettirdim kısırlaştırdım, küpelerini taktırdım, aşılarını yaptırdım. Git gide nasıl olsa bakıyorlar deyip buraya daha çok köpek bırakmaya başladılar. Belediye de burada bakılıyor diye topladıkları köpekleri buraya bırakmaya başladı. Sayı 300-400 e ulaştı. Baş edemeyeceğim bir hale geldi. O zaman sayın Belediye Başkanımız Mimar Eşref Albayrak ve Başkan Yardımcımız Nurettin Ertemel e durumu aktardım. Güzel bir proje çizeyim, barınağı yapalım sizin gurur duyacağınız bir proje olsun dedim. Bu sırada sayı artmaya devam ediyor. İş çığırından çıktı. Onlar pro-jeye Tamam dediler. Hay- 7

vanlarla beraber inşaat devam etti ve 2001 senesinde açılışımızı yaptık. Bu dönem ki belediye başkanımız Sayın Mustafa Demir Bey in de lojistik desteği ile çalışmalarımız devam ediyor. YHHD Yedikule Hayvan Dostları Dernegi ile belediye işbirliğinin Türkiye de ki en güzel örneğini barınağımızda görebilirsiniz. Barınağın tüm çalışanları, görevlerini, sevgi dolu bir özveriyle yapıyorlar. Açılışımızı yaptığımız günden bu yana hem barındırdığımız hayvan sayısı, hem de ziyaretçi sayımız artıyor. Cumartesi-Pazar günleri çok kişi bizi ziyarete geliyor. Sadece yakın bölgelerden değil Pendik, Kartal, Halkalı, İzmit, hatta bugün Gaziantep ten biri geldi. Bu bizim için çok büyük mutluluk. Ben hayvanları çok seviyorum gelip orada çalışarak size yardımcı olmak istiyorum! diyen hayvanseverler oluyor mu? Bu şekilde pek çok kişi geliyor bize. Benim onlara yanıtım; Hayvanlarımızı sevecek, özel bakıma ihtiyacı olan yavrularımızla özel olarak ilgilenecek gönüllü insanlara ihtiyacımız var. Ziyaretimize gelirlerken mama, bisküvi, eski gazete, kullanmadıkları halıfleksler, eski kazakları getirsinler. Sizin bir de Evlat Edindirme projeniz var. Bize anlatır mısınız; evlat edindirme projesi nedir? Nasıl evlat ediniliyor? Esas olan buradaki hayvanlara bir yuva bulmak, onları sahiplendirmek. Fakat pek çok kişi hayvanları çok sevdiğini, evinde hayvan besleyecek durumu olmadığını, ama bu sevgiyi yaşamak istediğini söylüyor. Evlat edindirme projesi bu durumdaki hayvanseverlere hizmet ediyor. Bu proje, Sayın Tınaz Titiz in fikir babalığı yaptığı bir proje. Tınaz Titiz in en büyük özelliği sürekli fikir üretmesi, beyin jimnastiği yapması. Bana ilk olarak evlat edindirme projesinden buranın açılış gününde bahsetti. Dünyanın hiçbir yerinde olmayan, ilk kez burada yapılmaya başlanan bir proje. Şimdi bizden örnek alan pek çok barınakta uygulanıyor. Evlat edindiğimizde hayvan burada kalıyor. Bu durumda elbette yeni gelenlere yer açılamıyor, ama şu açıdan faydası oluyor: Evlat edinilen köpek sayesinde arkadaşları kuru mama, antibiyotik gibi gelenlerden sebeplenebiliyor. İnsanlar evlat edinmek için geldiklerinde seçim yapabiliyorlarsa ki, bu çok zor oluyor genelde, çünkü hepsi birbirinden sevimli, birbirinden güzel. Seçim yaptı diyelim, o zaman, o seçtiği köpeğin aşı masraflarını, tıraş ihtiyacı olan bir köpekse tıraş masraflarını, rahatsızlanırsa tedavi masraflarını karşılıyor. Bunun dışında her ay 25 kiloluk mama bağışlıyor. O köpek sayesinde diğer arkadaşları da kuru mama yiyebiliyor. Evlat edinilen köpeği gezdirmelerine hemen izin vermiyoruz. Bir süre düzenli olarak gelip gidecekler, onları tanıyacağız, güveneceğiz. Ondan sonra köpeği çıkarıp dolaştırmalarına izin veriyoruz. Buraya geldi, Ben bunu evlat edindim, alıp götüreyim! diye bir şey yok. Şu an 30 a yakın evlat edinilmiş köpeğimiz var. Sahiplendirme çalışmaları nasıl gidiyor? Bu güne kadar 1000 ün üstünde köpek sahiplendirdik. Biz sahiplendirirken Çocuk Esirgeme Kurumu gibi prosedürler uyguluyoruz. Web sitemizden Ziyaretlerden, barınağın sevimli sakinleri kadar ziyaretçiler de hoşnutlar.

formu dolduruyorlar. Köpeğimizin yaşayacağı mekanı bize tanıtan video veya fotoğraflar gönderiyorlar, inceliyoruz. Eğer köpek vereceksek Ziyaret saatleri içerisinde buyrun gelin, ilgilenelim yardımcı olmaya çalışalım diyoruz. Köpeklerimizi sahiplenenler içinden Bakamıyoruz! deyip geri getiren insan sayısı 20 yi geçmez. Çünkü, sahiplendirirken çok özen gösteriyoruz. Kimlik bilgilerini, adresini, telefonunu alıyoruz. Hakkında araştırma yapıyoruz. Evi kira mı, değil mi? Komşuları köpeği şikayet eder mi? gibi! İnterneti yoğun olarak kullanıyorsunuz; web sayfanız var. İnternet sizin için ne derecede faydalı? Daha çok insana ulaşabiliyoruz. Barınak internet olmasa sadece İstanbul a ulaşabilecekti. Şimdi Hollanda, Amerika, Fransa, İtalya, Nijerya, Japonya, Çin den mesajlar geliyor bana. Böylece dünyaya ulaşabiliyoruz. Çocukları bilinçlendirmek için bir çalışmanız var mı? Okullar sürekli barınağımızı ziyarete geliyorlar. Bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarında bulunuyoruz. Çocuklar buraya elleri boş gelmiyorlar. Eski gazete, makarna, süt, kuru mama ile geliyorlar, hayvanları seviyorlar, oyun oynuyorlar. Sonra o çocuklar hafta sonları aileleriyle geliyorlar bize. Sakat hayvanların da canlı olduğu, hatta bakım ve ilgiye sağlıklı olanlardan daha fazla ihtiyaç duyduğu unutulmamalı! Meral Hanım, sizin de köpekleriniz var, buradakilerin dışında değil mi? Bize onlardan da bahsedebilir misiniz? Şu an evimde 4 köpeğim var. Birincisi; Lolita adında bir kaniş. İkincisi bir yılbaşı günü bulduğumuz Minik. Minik in kanser olduğu ortaya çıktı. Tedavisi süresince 3-4 ay evimde kaldı. Eve uyum sağladı. Kapının önüne bıraktığım zaman bıraktığım yerden kımıldamadı. Arabanın altından çıkmıyor. Gece 12 de beslemek için aşağıya iniyorum. Baktım bu iş böyle olmayacak ona bir yer buldum. Gün boyu telefon açıp Minik i sordum. Bana hiç kımıldamadığını, hiçbir şey yiyip içmediğini söylediler. Eşimle birbirimizin yüzüne baktık, atladık arabaya Minik i bıraktığımız yere gittik. Gece 11:30. Hayvan beni görünce sevinçten yerlere yattı. Beni eve götür! diye deli oldu. Dayanamadık, aldık getirdik eve. Üçüncüsü sokağa terkedilmiş iki gözü kör Fıstık. Dördüncüsü; burada doğan Pamuk. Onu 1-2 aylıkken aldık. Beslediğimiz köpeklerden birini sokakta bir köpek parçalayınca kaybettiğimiz köpeğin sevgisini buna verelim dedik. Pamuk bu şekilde geldi. Bu 4 köpeğin dışında burada da 2000 köpeğim var. Meral Hanım, son olarak ALD Magazin okurlarına neler söylemek istersiniz? Öncelikle bu röportaj için ekibinize teşekkür ederim. Farkediyorum ki; sizler de bizim gibi gönüllü olarak çalışıyorsunuz. Aracılığınızla; herkese tüm canlıları insanlar kadar sevmeleri gerektiğini hatırlatmak isterim. Unutulmasın; Bu dünya hepimizin! Gelsinler, ziyaret etsinler, çocuklarını getirsinler. Onlara hayvan sevgisini anlatsınlar. Arzu ederlerse; buradan bir can ı evlat edinsinler. Kapılarımız, gönlümüz tüm hayvanseverlere her zaman açık... Fatih Belediyesi Yedikule Sokak Hayvanlarını Barındırma ve Rehabilitasyon Merkezi Yedikule Sahil Yolu, Surdibi Eski Havagazı Deposu Tel-faks (212) 633 58 57 9

CAFE RACER 60 LARIN HIZLI AKIMI Motor tutkunlarının iyi bildiği; Cafe Racer tabiri, motosiklet camiasında sürücü tipini ve bir dönem tüm dünyayı etkisi altına alan akımı temsil eder. Günümüzde temsilci sayısı az olan ve az olduğu için oldukça kıymetli olan bu akımın kökleri 1960 lı yıllara, savaştan çıkan yorgun Avrupa gençlerinin arasında hızla yayılan rockers akımına dayanır. Rocker lar olarak anılan gençler, Rock n Roll kültürüne tamamen karşıt bir topluluktan oluşuyordu. Başlangıç olarak İngiltere de boy gösteren akım, gençlerin bir araya gelmesi, biribirine karşıt grupların aralarında kısa yarışlar yaparak boy göstermesiyle harekete geçmiştir. Her sürücünün kendine özgü motoru ve giyim tarzı olması akımın görsel yanını da simgesel hale getirmiştir. Yapılan yarışlar temelde hıza dayansa da sürücülerin motor tarzı ve görüntüsü de ayrıca yarışmaktaydı. Yarışlar genelde saatte 160 km hıza ulaşmaya dayanıyordu. Yarış sonrası tüm sürücülerin bir kafeye giderek oturup sohbet etmesi, sosyalleşmesi Cafe Racer Cafe Racer teriminin ve felsefenin teriminin oluşmasını sağladı. yayılmasıyla birlikte her kafede rockers müzikleri yükselmeye, semtler arası farklı rockers şarkı ve şarkıcıların ortaya çıkmasına sebep oldu. Şarkılara olan ilgi bir müddet sonra farklı bir boyuta taşınarak bir yarış haline gelmiştir. Şöyle ki; gençler, bir kafenin jukebox ında çalan şarkının başlangıcında yarış pistinden çıkıp şarkı bitiminde parkuru tamamlayıp tekrar kafenin önüne gelirlermiş. Cafe Racer motorlar, rahatlıktan ziyade hız odaklı araçlardır.

Cafe Racer yarışlarında racer lar, motor gövdesine olabildiğince yakın olacak şekilde kullanmayı tercih ediyorlar. Cafe Racer motorlarının fiziksel görünümü, naked motor üzerine, tek kişilik koltuk olarak geliştirilmiş, rahatlıktan ziyade hız odaklı araçlardır. Motor gövdesine olabildiğince yakın olacak şekilde sürmeyi tercih eden racer lar, motorun parkurlarda yavaş kaldığını fark edip motorları modifiye etmeye başlamışlar. Modifiye çılgınlığı başladıktan sonra motorlar teknik ve görsel anlamda bir şova dönüşmeye başlamıştır. Racer lar için genellikle Triumph, Norton, BSA marka motorlar tercih edilir, fakat günümüzde bu motorların yedek parça sorunu olduğundan BMW R seri motosikletlere yönelme olmuştur. Türkiye de BMW R80 modeli, polislerin de aynı seriyi kullanması sebebiyle diğer markalara nazaran yedek parça konusunda sorun yaşatmadığından tercih sebebi olmuştur. Günümüzde Cafe Racer akımı eskisi kadar aktif değildir. Fabrikasyon olarak üretilen birkaç Cafe Racer motoru vardır. Bunların başını Moto Guzzi V7 II Racer çekmektedir. 2012 yılında geliştirilmiş özelliklerle yeniden üretilen V7 daha donanımlı ve kullanışlı hale getirilmiştir. Cafe Racer akımı henüz tamamen tükenmese de son demlerini yaşadığı bilinen bir gerçek. Eski Racer lardan neredeyse kimse kalmadı. Eski motosikletlerin tükenmesi, akımın son dönemini yaşıyor olması ve akımı ayakta tutacak kişilerin azlığı akımın hala değerli olmasını sağlasa da yükselişe geçmesini henüz sağlayamamıştır. n Moto Guzzi V7 II Racer 11

HAYATI SAHNEDE YAŞIYOR, KAHKAHA İLE GÜLDÜRÜYORLAR! TİYATRONAME ESATGİL OYUNCULARI Tiyatroname Esatgil Oyuncuları, yeni bir anlayışla yola çıkan, hiçbir mesaj kaygısı taşımayan, belden aşağı ve siyasi esprilere dayanmayan, 35 yıllık deneyimle kurulan bir aile tiyatrosu. 2015 Ocak ayında Kaan Erkam ın yazdığı, Nami Esatgil in yönettiği polisiye komedi tarzı vodvil Çilekli Spagetti ile perdelerini açan tiyatro, hem yerleşik, hem de il çapındaki turnelerinde seyircileriyle buluşuyor. Biz de, birbirinden değerli Tiyatroname Esatgil Oyuncuları ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Bir de, Tiyatroname Esatgil Oyuncuları nın sizden küçük bir ricası var; Tiyatroya seyirci kalmayın, tiyatro seyircisi olun ki, yaşasın tiyatro! Neden bir aile tiyatrosu? Öncelikle şunu söylemek isterim ki, Türkiye de tiyatro oyuncusu olmak delilik, tiyatro kurmak ise zırdelilik. Ama öyle bir aşk ki bu tüm zorluklarına rağmen tek hedefimiz olan tiyatroyu kurduk. Neden aile tiyatrosu, çünkü benim 11 yaşında bir kızım var ve ben oyuncu olduğum halde kızımla birlikte çocuk oyunları hariç, özel tiyatrolara gidemiyoruz. Tabii 10 yaş ve üstü çocuklara bu oyunlar çok basit geliyor. 10 yaş üstü çocuklar daha çok komik yetişkin oyunlarını seyretmek istiyor haliyle ve bu noktada sorun yaşanıyor. Özel tiyatroların seyirci çekebilmek için, güldürme amaçlı argo kullanımı gibi belli stratejilere yöneliyor. İşte biz de bu noktadan yola çıktık. Bize göre, aileler çocukları ile birlikte gönül rahatlığıyla tiyatroya gidip oyun seyredebilmeli idi.

Biraz Çilekli Spagetti den bahsetmek gerekirse... 2 perdelik bir polisiye komedi vodvili Çilekli Spagetti. Uyanık bir müteahhitimiz var ve apartmanın terasına kaçak olarak iki Yeni kız arkadaşı Ebru ya spagetti pişirip güzel bir akşam yemeği hazırlamak isteyen Kamil in beceriksizliği ve Sakine nin istemeden olaya müdahil olması ortalığı karıştırıyor. Çilekli Spagetti sosyal medyada 2015 yılının en çok konuşulan oyunu oldu ve İ.B.B Kültür A.Ş. tarafından İstanbul un çeşitli ilçelerinin kültür merkezlerinde, ücretsiz olarak ailelerle buluştu. daire yapıyor. Bu daireleri de Sakine ve Kamil adında iki bekara kiraya veriyor. Apartmanın kağıt gibi olan duvarları yüzünden herkes gürültüden şikayetçi, en çok da emekli tümgeneral Sami Bey. Sami Bey ise bu karışıklığa çok sinirleniyor ve olayın polislik olduğuna hükmediyor, Komiser Cinayettin i evine davet ediyor. Bu esnada Kamil ve Sakine, Sami Bey den özür dilemek için ziyaretine gidiyorlar. Ani bir kalp kriziyle ölen Sami Bey, evin içine girmiş bulunan Kamil, Sakine, tüm cina- yetleri ustaca çözen kahramanımız Komiser Cinayettin ve yardımcısı Canan karşı karşıya kalıyorlar. Hele hele Kamil in eski nişanlısı Çilek ve bakkal çırağı Can olaya müdahil olunca gülmekten gözyaşlarınızı tutamayacağınız bir oyun ortaya çıkıyor. İlk oyununuz Çilekli Spagetti nasıl tepkiler aldı? Tiyatroname Esatgil Oyuncuları olarak bir aile tiyatrosu olarak seyircilerimizle buluştuk ve Ocak ayında ilk oyunumuz Çilekli Spagetti ile perdelerimizi açtık. Tiyatro eleştirmenlerinden ve oyunu izlemeye gelen misafirlerimizden müthiş tepkiler aldık. Biz de, bizi ailece ayakta alkışlayanların verdiği onurla, İyi ki bir aile tiyatrosu kurmuşuz! demenin haklı gururu ve sevincini yaşıyoruz. 2015-2016 sezonunda fazlasıyla talep olduğundan Çilekli Spagetti seyircisiyle buluşmaya devam edecek, ailece huzurla izleyip gülmekten kırıp geçiren bu oyunumuzla sahneler- de olacağız. n 13

VESPA ÇIĞIR AÇAN ULAŞIM ARACI Sadece teknoloji alanında değil, aynı zamanda; sosyal alanda da gerçek bir çığır açmış olan efsanevi marka Vespa nın, 1946 da başlayarak günümüze kadar süren-ve çok daha süreceğine inandığımız- olağanüstü öyküsünü okurlarımızla paylaşıyoruz. Bölümler halinde sunacağımız bu yazı dizisinin ilki Vespa nın Doğuşu adını taşıyor. Vespa, 1946 yılında İtalyan firma Piaggio tarafından scooter lardan ilham alınıp geliştirilerek tüketiciye sunuldu. Basit, fakat; kullanıcılar için incelikle düşünülmüş detaylara sahip bir tasarımla çıkış yapan Vespa, kullanıcıların yoğun ilgisini çekti ve kısa sürede en çok tercih edilen ulaşım aracı olmayı başardı. çocukları Enrico Piaggio ve Armando tarafından yönetilmeye başladı. İkinci Dünya Savaşı şirket için zor günlerin başlangıcıydı İtalya nın faşist Lideri Benito Mussolini nin, Hitler ile beraber savaşa girmesi, savaş makineleri ihtiyacını doğurdu. Savaş için uçak üretimi yapan Piaggio, P - 108 uçakları tasarlamaya başladı. Son derece başarılı, yüksek performanslı bombardıman uçakları Alman genelkurmayının dikkatini çekince şirket Focke Ackgelis FA-223 kodlu uçaklar üretti. 1944 yılında Amerika ve İngilizler tarafından bombalanan ve üretim yapılmasına izin verilmeyen Piaggio Şirketi için yeni bir devir başlamış oldu. II. Dünya Savaşı sırasında Piaggio tesislerinde üretilen Piaggio P - 108. Vespa üreticisi Piaggio nun kurucusu; Rinaldo Piaggio Vespa İle Küllerinden Doğan Piaggio Şirketi Piaggio şirketi 1884 yılında henüz 20 yaşında, genç bir girişimci olan Rinaldo Piaggio tarafından İtal- ya nın Cenova kentinde kuruldu. Piaggio, başlangıçta otomobil ve demiryolu sektörüne yönelik raylı araç ve otomobiller üretti. Sonraki yıllar deniz ve havayolu sektörüne de geçiş yapıp tekne ve uçak üreten şirket, kısa sürede ülkenin en büyük uçak üreticileri haline geldi. Rinaldo Piaggio nun 1938 yılında vefat etmesi sonucu şirket, Şirketin dönüm noktası olan İkinci Dünya Savaşından sonra yöne- ticiler, daha barışçıl olmaya ve ürün çeşitliliğine gitmeye karar vererek düşük maliyetli iki tekerlekli araç tasarlamaya karar verdiler. Scooter dan ilham alınarak üretilen ve Vespa Scooter adı verilen araç, kısa sürede büyük ilgi görerek firmanın, iki tekerlekli araç üreten, dünyanın en büyük firması olmasını sağladı.

Piaggio fabrikası; 1946. Bugün hala en çok satılan motosiklet markası olmayı başaran Vespa, satış grafiğini daima yükselterek günümüze kadar ulaşmayı başarmış bir markadır. Kolay kullanımı, zarif tasarımı ve renk çeşitliliği dışında yüksek hacimli motoru sayesinde tüketicilerin en çok tercih ettiği motor markası olmayı korumaktadır. Piaggio kardeşlerin Vespa üret- meye karar vermesi ve bu doğrultuda yaptıkları her adımda büyük başarılara imza atması ne kadar ileri görüşlü olduklarını tüm dünyaya kanıtlamıştır. Vespa nın Tarih Sahnesine Çıkışı! 1946 yılında İtalya nın savaş sonrası toparlanma döneminde ana Pontedera fabrikası yeniden inşa edilerek bina Rinaldo nun iki oğlundan Enrico ya verildi. Savaşın tüm izlerini barındıran fabrikada artık işe yaramayacak yüzlerce makine vardı. Piaggio ailesini temsil eden Enrico kritik bir karar vermenin eşiğine geldiğinde savaştan yorgun çıkan İtalyan halkına otomobil gibi yüksek bütçeli ve maliyetli üretim yapamayacağına karar verip, hem şirket için hem de İtalyan halkı için herkesin satın alabileceği düşük maliyetli motosiklet üretmeye karar verdi. Kadın-erkek gözetmeden herkesin kullanabileceği kadar basit, sürücü taşıma kapasitesi yüksek, sağlam, son derece ekonomik, kullanım ve görsel olarak zarif bir tasarıma sahip aracı tasarlama görevi, Piaggio nun 1934 yılından beri personeli olan ve ilk modern helikopterlerin tasarımını da yapan uçak mühendisi Corradino D Ascanio ya verildi. Savaşın hemen ardından 1946 yılında üretimine başlanan motosiklete, aerodinamik yapılarından ötürü uçakların pres makineleri şekil vermişti. Mevcut tüm presler eğimli olduğu için motosikletlerin şasisi de yuvarlak hatlara sahip olmuştur. Bir arının gövdesini hatırlatan motosiklete şasi adı verildi. Mühendis D Ascanio motosikletlerden hoşlanmadığı için tahammül edemediği araçları uçak mühendisliği bilgilerinden yola çıkarak ve Paperino (Donald Duck) olarak bilinen prototipten yola çıkarak gövdesi olan, vitesi elden değiştirilebilen iki tekerlekli yaratıcı bir araç tasarladı. Mühendis Corradino D Ascanio nun Vespa prototipi... Efsanenin başlangıcı! Birtakım değişikliklerle tamamen kullanışlı bir araç tasarlamaya odaklanan D Ascanio, öncelikle; tekerin doğrudan şanzımandan çalışmasıyla tahrik zincirini ortadan kaldırdı. Monoblok bir gövde tasarladı ve sürücüyü kullanım esnasında koruyabilmek için araca kaporta ekledi. D Ascanio, devrim niteliğinde değişiklikler yaparak yepyeni bir araç çıkardı ortaya. Böylece 1946 Nisan ayında MP6 prototipi şeklini aldı. Prototipi ilk kez gören Enrico Piaggio şunları söyledi: Sembra una Vespa! (Yaban arısına benziyor!). İlk prototipi gördüğünde; ürünü, Arı (Vespa) ya benzeterek isim babası olan Enrico Piaggio İlk prototipi inceleyen Enrico, kilometre göstergesi, yan sehpası, beyaz şeritli şık tekerleri ve opsiyonel özelliklerin yer aldığı ilk Vespa 98 cc modelin seri üretimi için onay verdi. 15

Nisan 1946 da 15 adet Vespa, Pontedera üretim bandından piyasa çıkartıldı. İlk Vespa nın çift zamanlı 98cc lik motoru, 4.500 devirde 3,5 beygir güç üretiyordu. 3 vitesi bulunan Vespa 60 km e hıza kadar çıkabiliyordu. Aynı yıl Vespa 125cc modeli de piyasaya ve kullanıcılara tanıtıldı. Böylece, üstün yetenekli uçak mühendisi Corradino D Ascanio nun muhteşem özelliklere sahip tasarımı sayesinde Enrico, küresel pazara stil sahibi bir araç sunarak amacına ulaştı. n Vespa 98 in hemen arkasından, aynı yıl piyasaya sürülen Vespa 125. VESPA yı ne kadar biliyorsunuz? n 1946 Vespa tanıtımından bu yana toplam 5 kıtada tam 18 milyon scooter satılmıştır. n Vespa nın bir benzin deposu ile 245 mil gidilebilir. n Gövde dayanıklılığı için Vespa lar preslenmiş çelikten yapılmıştır. n Vespa kullanıcıları arasında çok tartışılmasına rağmen; klasik modelden sonra en beğenilen model 1958 G5 olmuştur. Vespa 1958 G5, spor kategorisinin başlangıcını temsil etmektedir. n Vespa hayranları Vespisti olarak anılırlar.

İLANLARI DA KENDİSİ KADAR Klasik İnsanoğlu, tekerleğin icadından sonra sürekli olarak; onunla en hızlı, en konforlu, en prestijli olmanın peşinden koştu. Atlı arabalarla başlayan, bisikletler, otomobiller ve motorsikletlerle artık devasa boyuta ulaşmış olan bu sektördeki binlerce marka arasından bazıları, süreç içinde gerçek anlamda Klasik unvanını kazandılar. Bunların en bilinenlerinden olan Vespa nın en az kendisi kadar klasikleşmiş eski ilanlarını sizler için derledik. Gerek kompozisyonları gerek ifadeleri açısından hafif bir gülümsemeyle izleyeceğinize inadığımız ilanların, ayrıca; yayımlandıkları döneme ilişkin edalarıyla Nostaljik bir esinti sağlayacaklarını düşünüyoruz. 26 / 27 Haziran 1954 de yapılan; Uluslararası 2. Vespa Rallisi nin güzergah notları kapağı. İllüstrasyondaki kadın -sürücünün aksine- biraz endişeyle, tırmanmakta olan Vespa nın arkasındaki yazıya bakıyor: Rodage = Alıştırma 1951 yılından bir Vespa ilanı; Bedava! Brüksel deki bir mağazanın, Flamanca reklamında Vespa anlatılıyor: Mükemmel Konfor, Şaşırtıcı Kontrol Kolaylığı, Kilometre Başına Komik Maliyet! Vespa dan bir Feminizm örneği... Milano Vespa Klübü nün uluslararası organizasyonunda, sadece kadın Vespa sürücüleri yarışabiliyor! Tarih; 1 Haziran 1952. 17

Yine Birinci! Ulusal İskoç Rallisi nde Vespa, Zarafet Yarışması nı kazanmış. Vespa spesiyalisti kimliğiyle ilan veren kurum, ayrıca; orijinal iki tonlu Vespa dizayn ettiğini müjdeliyor! Endonezya dan bir Vespa ilanı. 1955 yılnda verildiği anlaşılan ilandan, sadece; satıcının Jakarta da olduğunu öğrenebiliyoruz. 181 cc.lik Yeni Vespa, artık daha fazla güç vaadediyor! Ucuz, kolay, yolculuk için kullanışlı... Vespa yol açıyor! 1950 ler, Amerika birleşik Devletleri.

Vespa nın Amerika Birleşik Devletleri nde, bu başlıkla bir seri halinde yayımlanan ilanları ilginç özelliklerle dolu... Soldaki ilan, Gülmeyin! diye başlıyor; Bugün belki Vespa ya gülüyorsunuz ama yarın trafikte sıkıştığınızda bunu hatırlayın! Aynı başlığı taşıyan alttaki ilanda Vespa nın hemen arkasında birinci araba duruyor; sekiz silindirli bir Cadillac! Vespa nın Asalet konulu ilanı; Hızın Kralı Şıklığın Lordu Mükemmelliğin Prensi! Başlık; Mobilitenin Asaleti! 19