Dr. Muammer SARIMEHMET



Benzer belgeler
Prof. Dr. Nuray Mücellâ Müftüoğlu ÇOMÜ, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü Çanakkale. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Rize

8. BÖLÜM: MİNERAL TOPRAKLARDAKİ BİTKİ BESİN MADDELERİ

ÇAYDA AZOTLU GÜBRENİN EKONOMİK KULLANIMI ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA im

BİBER YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Çanakkale

ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME

Kimyasal Toprak Sorunları ve Toprak Bozunumu-I

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

Eco new farmers. Modül 2- Toprak ve Besin Döngüsü. Bölüm 2- Bitki/Toprak sistemi

AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ

Gübreleme Zeytin ağacında gübreleme ağacın dikimi ile başlar bunu izleyen yıllarda devam eder. Zeytin ağaçlarının gereksinimi olan gübre miktarını

OTEKOLOJİ TOPRAK FAKTÖRLERİ

Yerfıstığında Gübreleme

Antepfıstığında Gübreleme

( Çay Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, 1982 Yılı Çalışma Raporu)

zeytinist

Bölüm 8 Çayır-Mer alarda Sulama ve Gübreleme

10. Bölüm: TOPRAK REAKSİYONU (ph)

zeytinist

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM: GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TEMEL İLKELERİ GÜBRE VE GÜBRELEMENİN TANIMI...3 KAYNAKÇA...6

1. GÜBRELERİN ÖNEMİ, TARİHİ GELİŞİMİ VE SINIFLANDIRILMASI...

ÇİLEK YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME

TOPRAK OLUŞUMUNDA AŞINMA, AYRIŞMA VE BİRLEŞME OLAYLARI

FARKLI GÜBRE KOMPOZİSYONLARININ ÇAYIN VERİM VE KALİTESİNE ETKİSİ. Dr. GÜLEN ÖZYAZICI Dr. OSMAN ÖZDEMİR Dr. MEHMET ARİF ÖZYAZICI PINAR ÖZER

zeytinist

Soya Fasulyesi Yetiştiriciliğinde Gübreleme

YAPRAĞI YENEN SEBZELERDE GÜBRELEME

Elma Ağaçlarında Gübreleme

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ

DOĞRU VE DENGELİ GÜBRE KULLANIMI BİTKİLERE HASTALIK VE ZARARLILARA KARŞI DAYANIKLILIK KAZANDIRIR

Sıcaklık. 40 dereceden daha yüksek sıcaklarda yanma görülür. Yıllık sıcaklık ortalaması 14 dereceden aşağı olmamalıdır.

FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ

Türk Tarımı nda verimi ve kaliteyi arttırmak için Yerli organik kaynaklardan üretilen Organomineral gübre Hexaferm in kullanımı

Buğday ve Arpa Gübrelemesi

kalkerli-kumlu, besin maddelerince zengin, PH sı 6-8

BAZI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE KLASİK GÜBRELERE İLAVETEN ÖZEL GÜBRELERİN KULLANILMASI

b) Bitkiye Uygulama Püskürtülerek uygulama (yaprak gübreleri, % 0,2-0,4) Tohuma bulaştırılarak (kaplama) uygulama (% 0,2)

SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ:

İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

Fındık Yetiştiriciliğinde Gübreleme

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

BİTKİ BESLEME DERS NOTLARI

BİTKİ BESİN MADDELERİ (BBM)

Çiftçi Şartlarında Potasyumlu Gübrelemenin Verim ve Kaliteye Olan Etkisi

ÇİLEĞİN GÜBRELENMESİ

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ

ELMANIN GÜBRELENMESİ

Verim Çağındaki Klasik Üzüm Bağlarında Gübreleme. 5 kg iyi yanmış ahır gübresi (veya 2 kg leonardit veya 0.5 kg hümik asit)

Bu dersimizde kullandığımız ticari gübreleri ve gübrelemenin kurallarını vermeye çalışacağız.

ELMANIN GÜBRELENMESİ

ZBB306 KODLU SÜS BİTKİLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ DERSİ NOTLARI. Doç.Dr. Soner KAZAZ

İKLİM VE TOPRAK ÖZELLİKLERİ

Gübre Kullanımının Etkisi

TARIM SİSTEMLERİ 3. Nemli Tarım

Magnezyum Sülfat. Magnezyum Sülfat nedir?

ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ/İSTASYONLARI MÜDÜRLÜKLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ 2014 YILI BİRİM FİYAT LİSTESİ. 1 ph 14,00. 2 Elektriksel İletkenlik 14,00

Gemlik Zeytini. Gemlik

GÜBRELEMENİN TEMEL İLKELERİ

ÜRETİM AŞAMASINDA ADIM ADIM GÜBRELEME

TOPRAKLARIN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ

BİTKİ BESLEME ve GÜBRELEME ZM 204 Zorunlu IV Ulusal Kredi: 3 AKTS: 4 DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYESİ/ÜYELERİ

O2 tüketerek ya da salgılayarak ta redoks potansiyelini değiştirebilirler.

GÜBRE TAVSİYELERİ Gübrelemenin Amacı, - Önce Toprak Analizi - Usulüne Uygun Toprak Örneği Alma

BİTKİ BESLEME ZM 204 Zorunlu IV Ulusal Kredi: 3 Bölüm: Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü

Bitki Besleme. 1 Ders Adi: Bitki Besleme 2 Ders Kodu: TPR3901-Z 3 Ders Türü: Zorunlu 4 Ders Seviyesi Lisans

Toprağın Katı ve Sıvı Fazı Arasındaki Etkileşimler

ELMA ARMUT - AYVA BAHÇELERİNDE GÜBRELEME

KAYISININ GÜBRELENMESİ

ÜRE. Nerelerde kullanılır?

EKOSİSTEM. Cihangir ALTUNKIRAN

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU. Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı

Yetiştirme Ortamlarında Besin Maddesi Durumunun Değerlendirilmesi

CEVİZ YETİŞTİRİCİLİĞİNDE GÜBRELEME

ORGANOMİNERAL GÜBRELERİ. Şubat 2014

NPK GÜBRE SERİSİ. Formüller. Formüller. Formüller

Ferragnes Badem Çeşidi ve Özellikleri. Badem Yetişriciliği İklim ve Toprak Özellikleri

ANTEPFISTIĞI YETİŞTİRİCİLİĞİ. GAP TEYAP Kerem AKDOĞAN

Kalbimizden Toprağa... ÜRÜN TANITIM KATALOĞU.

2014 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER

MAGNEZYUM. Biotit, serpantin, hornblend ve olivin gibi ferro-mg mineralleri kolay ayrıştıklarından

KEMAL BAY OTEL'İN MUZ BAHÇESİNDE EM ( Efektif mikroorganizmalar ) UYGULAMALARI. Elde Edilen Sonuçlar Ve Gözlemler (

2016 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFELERİ İÇİNDEKİLER

A) Organik tarım ve yarasa gübresi 1) Dünyada yarasa gübresi 2) Yarasa gübresi neden organiktir

Topraktan verime, nesilden nesile...

Gübre Kullanımının Etkisi

DOMATESİN GÜBRELENMESİ

BESİN MADDELERİNİN KSİLEM VE FLOEMDE UZUN MESAFE

BACTOGEN ORGANİK GÜBRELER,

MADDE DÖNGÜLERİ SU, KARBON VE AZOT DÖNGÜSÜ SELİN HOCA

Kimyasal gübrelerin uygulama yöntemleri en azından 3 nedenle önemlidir. Bunlar:

1-16 Nisan İçerik Raporu

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

Çayın Bitkisel Özellikleri

EC FERTILIZER TOPRAĞINIZA DEĞER KATAN GÜBRE

Tohum yatağının hazırlanması:

organik gübre

ERİĞİN GÜBRELENMESİ. Verim Çağındaki Klasik Erik Bahçesinde Gübreleme. 20 kg iyi yanmış ahır gübresi (veya 4 kg leonardit veya 1 kg hümik asit),

BAĞLARDA KÜLTÜREL İŞLEMLER. Doç. Dr. Murat AKKURT

BUĞDAY (Triticum spp.) Buğdayda Toprak Hazırlığı:

ŞEFTALİNİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

Transkript:

ÇAYIN GÜBRELENMESi ile ilgili BAZI GÖRÜŞ VE ÖNERiLER Dr. Muammer SARIMEHMET Zir. Yük. Müh. Çay.Enstitüsü Müdürlüğü Toprak Kısım Müdürü Hülya MAHMUTOGLU Zir. Yük. Müh. çay Enstitüsü Müdürlüğü Teknoloji Kısım Müdürü çay her düzeyde insanımızın günlük yaşantılarının bir parçası, örf adetlerimizin bir sembolü, aile ve misafir sofralarımızın hiç eksik olmayan bir içecek ve gıda maddesidir. Bu tutku toplumumuza çayın girmeye başlaması ile büyük bir hızla artmış ve bugünkü düzeye erişmiştir. Türkiye bir tarım ülkesi olduğundan ekonomisinde tarımın önemli rolü olduğu bir gerçektir. Son yıllarda toplam dış satış gelirlerimizin o/c 25'ini tarım ürünleri oluşturmakta ve toplam Türkiye nufüsunun q 45'j tarım ile uğraşmaktadır. Tarımda çalışan nufüs yoğunluğunun bu kadar yüksek olması, tarımsal ekonominin Türkiye için çok önemli olduğu göstermektedir. Kuruluşumuzun ürettiği mamül siyah çayın hammaddesi tamamen tarıma dayanmaktadır. Ekonomik anlamda bir malın üretim esnasında oluşan kalite ve verimlilik özelliklerine etkili olan bazı girdiler mevcuttur. iyi bir mamül çay üretimi için normlara uygun bir hammaddeye uygun bir teknolojinin seçimi, mamül çayın iyi muhafazası ve paketlernede gösterilen titizlikler kalite için önemli özelliklerdir. Siyah çay üretiminin oluşacak kaliteye hammadde normlarının etki payı oldukça yüksektir. Kaliteli mamül çay için sıhhatlı, gelişmiş iki yaprak bir tomurcuk yaş yaprağın mübayaa edilmiş olması ön koşuldur. çay tarımında kaliteli filiz oluşumu için uygulumakta olan küıtürel önlemlere azami dikkat ve titizlikle uyma zorunluluğu vardır. Bu kültürel önlemler ideal hasat, bakım, budama ve gübreleme olarak sıralanabilir. çay bitkisinde ürün diğer bir çok tarımsal ürünün aksine vegatatif yapıdadır. itelikli ve bol ürün elde edilmesi büyük ölçüde bilinçli gübrelemeye bağlıdır. Yıllardır Türkiye'de çay tarımına yanlış ve yüksek dozda kimyasal gübrelerin tek yönlü olarak kullanaldığı bilinmektedir. Bu uygulama toprakların yapısını bozmuş ve arzu edilmeyen bazı özellikleride oluşturmuştur. Bu anormallikler çayda kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmuştur. 2. çay Bitkisinin Toprak İstekleri çay, ekseriye volkanik kökenli veya granit, liparit ve az veya çok lateritik istikamette ayrışmış kayalardan oluşan topraklarda yetişir. Yeni alüvyon topraklar çaya yarayışlı görülmez. Darjiling ve Sri Lanka'da çaylıklar Gnays taşlarından, Uganda ve Japonya'da Granit taşlarıdan olumuş topraklarda kurulmuştur. Türkiye'de çay tarımının yapıldığı Doğu Karadeniz Bölgesi çay topraklarının genetik yapıları üzerine bugüne değin pek az araştırma yapılmıştır. Hızalan ve arkadaşları (1976), yaptıkları araştırmaya göre, bölgede 7 büyük toprak grubu tesbit etmişlerdir. Bu grupladan, sadece Doğu Karadeniz kırmızı toprakları(krasnozemler) bol yağış alan kıyı şeridi ile bunun arkasındaki alçak dağlık kesimde yer almaktadır. çay bahçeleıinin büyük kısmı, bu toprak grubunun içindedir. çay bitkisi, kumdan kil' e değin değişen yapıdaki asit tepkimeli topraklarda yetişebilir. Öteki bitkiler gibi, drenajı iyi olan derin ve bitki besin maddeleıince yeterli topraklarda iyi gelişir. Bitki besin maddelerince yoksul topraklarda da çay bitkisi gelişebilmektedir. Bu özelik tiplerde farklılık göstermekle birlikte, özellikle Çin çayları, öteki çay çeşitlerine göre, dik yamaçlardaki yoksul topraklarda daha iyi gelişme göstermektedir. Ancak toprağın suyu iyi geçirmesi şarttır. Suyun birikmesine imkan veren ve iyi drene edilmeyen topraklar, çay yetiştiriciliğinde uygun olmayan toprakları oluştururlar. Toprak asitliği, verimlilik yönünden uzun yıllar üzerinde durulan bir özelliktir. Çay bitkisi kalsiyum sevmeyen (kalsifüj) bir bitkidir. O nedenle gelişme ortamının asit tepkimeli olmasını ister. Genelde çay bitkisi ph 4,5-6 arasında optimum gelişme gösterir. Toprak ph'sl asit yada alkali yöne doğru değişmesi durumunda çay bitkisinde gelişme olumsuz yönde etkilenir. Kuzeydoğu Hindistan'da en iyi çay yetiştiıilen toprakların ph'sı 5,4 dolayında olduğu bildirilmiştir. Sri Lanka ve Güney Hindisıtaın'ın verimli çay topraklarında ph 4,6-6,0 arasında değişmekte ve ph 4,0 sınır olarak kabul edilmektedir. Japonyada verimli çay topraklarında ph 5,0-6,0 arasında, Malavi ve doğu Afrika'da ph 4.4-6,2 arasında, Kafkasya'da ise ph 5,0-5,4 arasında değişmektedir. Türkiye'de çay tarımının yapıdığı ilk yıllarda çay toprakların ph değerinin 4,5-6 arasında değiştiği bilinrnek tedidir. Çay bitkisinden üstün nitelikli ve bol ürün alınmasında çay topraklarındaki yarayışlı bitki besin maddelerinin önemi büyüktür. T opraklarda az miktarda bulunan organik madde toprağın fiziksel, ktimya-

sal ve biyolojik özellikleri üzerine önemli ölçüde etkilidir.toprğın su tutma kapasitesi, havalanması ve uygun bir tav durumunu muhafaza etmesi gibi fıziksel özellikleri geniş ölçüde organik madde ile ilgilidir. Toprakların katyon değişim kapasitelerinin büyük bir kısmı yine organik maddeden gelmektedir. Organik maddenin aynşması ile bir çok bitki besin elementleri ortaya çıkar. Bu yüzden organik madde ile toprak verimliliği arasında sıkı bir ilişki mevcuttur. Toprak organik maddesi bitkisel ve hayvansal doku artıklarının toprağa düşüp ayrışmaya başlamasından, mineralize oluncaya kadar ayrı şmanın muhtelif safhalarındaki çeşitli organik bileşikleri ifade eder. Türkiye şartlarında çaylıkların organik madde kaynağı budama artıklar, çaylıklardaki yabancı otlar (yeşil gübre materyalleri) ve çiftlik gübreleridir (ahır gübresi). Organik maddenin ileri derecede ayrışmaya uğramış ve oıjinal yapısı değişmiş kısmı, humus olarak adlandırılmaktadır. Ancak humusun belli bir kimyasal yapısı olmayıp çok sayıda organik bileşikten oluşmaktadır. Topraktaki azot daha çok organik bileşikler şeklinde bulunur. Organik formda toprak azotu komplek amino asitler proteinler, serbest amino şekerleri, nükleik asitler ve genellikle tamamlanmış diğer kompleks bileşikleridir. Topraktaki organik azottan çay bitkisi istifade edemez. Kompleks azotlu organik bileşikleıin içerdiği azotun bitkilere yarayışlı hale geçebilmesi için bu bileşiklerin önce mineralize olması gerekir. çay bitkisi azotun NH 4 ve N0 3 formlarını alabilmekte, toprakta çok az olmasına rağmen inorganik bir den yararlanamamak- form olan N0 2 tadır. Amonyum formundaki azot çay toprağı gibi asit şartlarda toprakta uzun müddet kalabilmesine karşılık, diğer inorganik form olan N0 3 aynı koşullarda toprakta kalamamakta, yıkanma ile topraktan uzaklaşmaktadır. Yapılan bir çalışmada Rize çay topraklarının '7c 75,75, Artvin bölgesi çay topraklarının '7c 59,72, Trabzon, Giresun v e Ordu bölgesi çay topraklarının '7c 75,75 inin fazla ve çok fazla düzeylerde bitkiye elverişli azot içerdiği tesbit edilrni tir. Fosfor toprakta hemen tümüyle orta fosfatlar biçiminde bulunur. Toprakların toplam fosfor kapsamları q 0.02-0.15 arasında değişir. Türkiye'de çay topraklarının yaklaşık '7c 67 sinde fosforun çok az yada az olduğu belirlenmiştir. Türkiye'de 1961 yılında çay topraklarının el verişii potasyum içeriği üzerinde yapılan çalışmalarda toprakların q 84 ünde yüksek. q 15 inde orta ve '7c 1 inde düşük düzeyde potasyum tesbit edilmiştir. 1983 yılında çay topraklarının '7c 33 ünde az '7c 44 ünde orta ve q 23 ünde ise yeterli düzeyde potasyum olduğu bildiıilmiştir. Genellikle çay bitkisinin topraktan kaldırdığı N,P,K miktarları diğer tarım ürünleıine oranla daha azdır. çay bitkisinin ürün kısmında tom urcuklu birinci yaprak ile üçüncü yaprağın aaazot içeriği '7c 4,1 veya daha altında ise, azotlu gübre uygulaması mahsülde artış sağlar. Hindistan'da yapılan bir çalışmada çay yapraklarının azot kapsamlarının çevre faktörleri, genetik yapı ve ürünün fiziki yapısına bağlı olarak değiştiği bildirilmiştir. Yine bu çalışmada, Assami ca varyetelerinin azot kapsamlarını kuru madde üzerinden ortalama olarak tomurcukta 'it 7,29, biıinci yaprakta 'it 5,46, ikinci yaprakta '7c 5,12, üççncü yaprakta ise'le 5,01 olduğu belirlenmiştir.kenya'da deği i ik kı onlarda çay yapraklarınn azot kapsamlarının '7c 3,11 ile '7c 3,28 arasında değiştiği tesbit edilmiştir. Azot gübresinin çay bitkisi yapraklarının azot kapsamını artırdığı tesbit edilmiştir. Hindistan'da yapılan bir çalışmada çay sürgününde, tomurcukiu birinci yaprağın fosfor içeriğinin q 0.45 ve üçüncü yaprağın fosfor içeriğinin z'7c 0,35 altında olması durumunda fosfor noksan lığının ürünü sınırlandırdığı bildirilmiştir. Yine aynı çalışmada tomurcuklu birinci yaprağın potasyum içeriğinin '7c 1,75 den ve üçüncü yaprağın potasyum içeriğinin % 1,60 dan daha düşük olduğu zaman potasyum noksanlığının ürünü sınırlandırdığı bildirilmektedir. 3. Gübreleme İle İlgili Bazı Te mel Özellikler Gübrelemede esas amaç toprakta noksan olan bitki besin elementlerini yeterli düzeye getirmekdir. Bu iş için gübreler, çiftlik gübresi ve kimyevi gübreler kullanılmaktadır. Toprakta bitki besin elementleri noksanlığı ancak toprak analizleri neticesinde belirlenebilmektedir. Bitki besin elementlerinin topraktan noksanlaşmasının ana nedenleri bitkiler tarafından topraktan sömürü]- meleıi, yıkama kayıplan ve buharlaşma kayıpları olarak üç ana grup altında toplanabilir. Bölgemiz için en önemli kayıplar bitkiler tarafından sömürülme ve yıkanma ile meydana gelen kayıplardır. Toprakta bitki besin elementi açığını kapatmada ilk akla gelen gübreler yeşil gübre ve çiftlik gübreleridir. Bitki besin elementleri açığı çiftlik gübrelemesi veya yeşil gübreleme ile gideıilemiyorsa o zaman kimyevi gübrelerin kullanımı zorunluluğu doğmaktadır. Kimyevi gübreler gerek ekonomik yönden pahalı olmaları ve gerekse toprağa getirdiği faydalar yanında bazı zararlarıda olmalarından ötürü çok dikkatli kullanılmalan gerekmektedir. Bu nedenle bu gübreleri gereği kadar kullanmak en doğrusudur. Bu da ancak toprak ve bitki analizleri ile tesbit edilebilmektedir. çay Enstitüsünde 1978-1989 yılları arasında yapılan çalışmalarda bölge toprakları taranarak örnekleme yapılmıştır. Bu çalışmada söz konusu topraklarda yanlış gübre uygulaması sonucunda ph nın aşırı derecede düştüğü, bitki için yararlı olan bazik kat yonların yıkanarak topraktan uzaklaştığı, çay bitkisine toksik etki yapan Fe, Mn ve Al iyonları konsant rasyonunun toprakta arttığı ve fosforun yarayışlılığının azaldığı bulgusu

elde edilmiştir. Bu istenmeyen sonuçlar içerisinde ph düşüşü ve önemli bitki besin elementlerinin yıkanıp kaybolması toprak verimliliği yönünden istenmeyen sonuçlardır. çay her ne kadar asit toprakları seven bir bitki ise de aşın ph düşüşünden olumsuz etkilenir. Toprağın asitleşme nedenleri şu ekilde sıralanabilir. Bunlardan birincisi, Yağışlı bölğelerde toprak profili içerisinden geçen suyun toprağı yıkaması sonunda bazik OH iyonları konsantrasyonu azalttığı buna değişebilir H iyonları konsantrasyonu ise arttırdığı bilinmektedir. İkincisi ise, Hitrojenli gübrelerin sürekli kullanılmaları sonucunda toprağın asitleşmesidir. Özellikle amon- ~ sülfat gübresi biyolojik etkilerle değişikliğe uğruyarak toprağın asitleşmesine neden olınaktadır. Fizyolojik asit gübre olarak bilinen amonyum sülfat içindeki bir mölekül amonyumun nitrifikasyonu ile iki molekül nitrat asidi ve bir molekülde sülfat asidi meydana gelmektedir. Bunun dışında amonyum sülfat kuvvetli bir asitle zayıf bir bazın tuzu olduğundan, hidroliz sırasında ortaya çıkan sülfirik asit ortamın asit olmasına yol açmaktadır. Assam'da yapılan bir deneme sonunda dekara 112,5 kg. amonyum sülfat gübresinin devamlı kullanılması halinde toprak ph sının 20 yıl içinde 5,4 den 4'e düştüğü saptanmıştır. Türkiye'de çay topraklarında ph, zaman süreci içerisinde ilginç olduğu kadar da önemli değişmeler göstermiştir. 1958-1960 yıllarında çay topraklarından alınan tomplam 1725 örnek ile 1978, 1980 ve 1981 yıllarında çay topraklarından alınan toplam toprak örneğindeki ph dağılımları incelendiğinde şu sonuçlar elde ediiıniştir. 1958-1960 yıllarında alınan çay topraklarının 'le 0,12 sinde ph 4,0 ün altında iken, 1978-1981 yıllarında çay topraklarının % 39,48 in de ph 4,0'ün altında bulunmuştur. Geçen yaklaşık 20 yıllık bir düşme ortaya ÇıkmıŞtır. çay topraklarında 4,0 ın altında düşen ph'nın bitki besin maddeleri üzerine olduğu kadar çay bitkisinin gelişmesi üzerine de olumsuz yönde önemli etki yapması doğal bir olgudur. Asit karekterldeki -amonyum sülfat gübresinin aşırı dozda ve tek yönlü kullanılması PH yı düşürmesi yanında bitki için önemli besin elementlerinin bir kısmının yıkanmasını ve diğer bir kısmının ise fiksasyonunu kolaylaştırmaktadır. Gübreleme uygulaması yapılmış olan toprakta sızan direnaj suları analiz edildiğinde fazla miktarda potasyum içerdikleri görülmüştür. Eğer toprakta fazla miktarda illit ve vermukulit kil minerali varsa potasyum yıkanması çok az olmaktadır. Zira potasyum bu minarellerce tutulmaktadır. Temizleme işlemi ile orman üst toprağını kaybetmiş asidik sahalara kurulmuş çaylıklarda amonyum sulfat uygulanması doğu Afrika'da yapılan bir çalışmada çaylıkların çoğunda potasyum noksanlığı oluşturmuştur. Kalsiyum ve magnezyum gibi diğer bazların noksanlığı önemsiz bulunmuştur. Malaysia'da yapılan bir denemede gübre materyali olarak amonyum silfat, amonyum nitrat ve üre kullanılmış en fazla potasyum ve magnezyum yıkanmasını sağlayan amonyum sulfat olmuştur. Daha sonra amonyum nitrat ve en az K ve Mg yıkanması üre verilen topraklarda görülmüştür. Toprak profilinden geçen su miktarı artınca yıkana K miktarı da artmaktadır. İskoçya'da orman topraklarından yapılan bir denemede T_P_Kkullanılmış gübrelenmiş ve gübrelenmemiş ormanıardan akan sular mukayese edilmiş fosfora bir değişiklik görülmemesine karşılık azot ve potasyum gübrelemeden iki üç yıl sonra ancak eski durumuna dönmü tür. Çalışmada drenaj sularında gübrelenmiş sahalarda nitroje ve potasyum yıkanmasının fazla olduğu bulgusuna varılmıştır. ve potasyum ilişkisi önemlidir. Toprakta herhangi biıinin fazlalığı diğerinin elverişliliğini arttırmaktadır. Örneğin toprağa amonyum formunda azot ilave edildiğinde killer üzerinde ve kilin tabakaları arasında amonyum potasyumla yer değiştirerek ona toprak çözeltisine geçirmektedir. Amonyum iyonunun iyonik yarı çapı potasyum iyonunun iyonik yarı çapına özdeştir. Bu nedenle potasyumun killer üzerinden amonyumla yer değişimi kolayolmaktadır. Topraktaki potasyum amonyum ilişkisinden topraktaki kılin tipi de önemli roloynamaktadır. 1:1 tipi kil minarelieri potasyumu ve amonyumu bünyelerine barındıramadıklarından bu iyonların çözeltideki konssantrasyonlarına pek etkili olmamaktadır. Halbuki 2:1 tipi killer 1:1 tipi killerin aksine çözeltideki potasyum ve amonyuma etkili olmaktadır. Her hangi biri çözeltide artınca kijler bünyelerine almakta, noksanlaşınca bünyelerinden çözeltiyi takviye etmektedirler. Karadeniz bölgesi toprakları daha ziyade 1:1 tipi kil minerallerinden Hallosit minerallerince zengindir. Dolayısıyle bu açıdan bölge toprakları potasyumca zengindir denilemez. 4- çay Tarımına Gübre Uygulanması Bitkinin verim ve kalitesini artırmak için toprağa ilaveedilen her şeye gübre, yapılan işlemede gübreleme denir. Topraklar bitki besin maddelerini belirli miktarlarda içermektedirler. Bitkiler toprakta var olan bu besin maddeleıi ile yaşamlarını sürdürürler. Her bitki kendisi için gerekli besin maddelerini seçerek alır. Özellikle çay gibi çok yıllık bitkiler hep aynı bitki besin maddeleri yönünden yoksullaşır. Diğer taraftan yağışlarla da besin maddeleri topraktan yıkanarak uzaklaşmaktadır. Böylece her geçen gün topraklar yoksullaşmakta dolayısıyla üzerindeki bitkilerde daha az gelişme olanağı bulabilmmektedir. Topraktan eksilen besin maddelerini hiç olmazsa aynı oranda toprağa kazandırmak amacıyla gübreleme yapılır.

Genelde olduğu gibi çay tarımında da kullanılan gübreler doğal ve yapayalarak ikiye ayrılır. Bölgede çay topraklarının doğal gübre kaynağı çiftlik gübresi ve yeşil gübrelerdir denilebilir. En büyük payı çiftlik gübreleri almaktadır. Çiftlik gübresi bitki besin elementlerince de iyi durumdadır. Bu gübresinin yeterli ölçüde muhafazası gereklidir. Bitki ve hayvan artıklarının bir bileşimi olan ahır gübresi, bölgede çok büyük emek ve zahmetle üretildi ği halde muhafaza edilmesinde hiç bir önlem alınmamaktadır. Örneğin ekle edilen ahır gübresi tamamen tabiat şartlarına terk edilmekte, bünyesindeki yararlı besin maddelerinin büyük bir kısmının yıkanma ve gaz haline geçiş nedeniyle kayıp olmasına olanak sağlamaktadır. Çiftlik gübresinin biriktirildiği yerlerde küçük çapta muhafaza tesisi kurmak gerekir. Hayvan sayısına bağlı bir genişlik olması kaydıyle bir tabla beton, etrafı bir veya iki sıra biriket ve üstünde örtününde örtülmesinde büyük fayda vardır. Ahır gübresinin idrar kısmı gübrenin kalitesi açısından önemlidir. İdrarı yüksek olan çiftlik gübresinin kaliteside yüksektir. Bölgemizde bu kaynaktan hemen hemen hiç faydalanılmamaktadır. Hayvanların idrarında yüksek oranda üre maddesi bulunduğu ve bununda çay bitkisinin en fazla ihtiyaç duyduğu makro bitki besin elementlerinden olan azotça ( nitrojen) zengin olduğu bilinmektedir. Hal böyle iken bölgemizde hayvan idrarları ahırların belli kısımlar:ına yapılmış olan tahliye kanalları ile dışarı atılmakta ve tamamen tabiata terk edilmektedir. Yapılacak iş bir şerbet çukurunda idrarlann biriktirilerek bitki artıkları ile doyurularak beş altı ay bekletirdikten sonra tarlalara vermektedir. Üç dört yılda bir verilecek çiftlik gübresinin örtülmesi faydalıdır. Bu tedbirler alındığında daha az kimyevi gübrelerin kullanılmasına gereksinme duyulacaktır. Çay tanmında kullanılan yapay gübreleri içerdikleri besin maddelerine göre ; azotlu gübreler, fosforlu gübreler, potasyumlu gübreler ve kompoze gübreler olmak üzere dört kısımda incelenebilir. Toprak azotu, yer kabuğu azotunun çok küçük bir bölümünü oluşturduğu gibi, toplam toprak azotununda sadece küçük bir dilimini bitkilere doğrudan elverişlidir. Toprak azotu asalolarak NO've NH'4 iyonan biçimindedir. Azot atmosfer, toprak ve canlı organizmalar arasında sürekli olarak devreden ve bu döngüde fiziko kimyasal ve biyolojik bir çok olayın görevaldığı hareketli bir elementtir. Topraktaki azot daha çok organik bileşikler şeklinde bulunur. Organik formda toprak azotu, kompleks amina asitler veya proteinler, serbest amina asitler, amina şekerleri, nükleik asitler ve genellikle tamamlanmış diğer kompleks bileşiklerdir. Topraktaki organik azottan çay bitkisi istifade edemez. Kompleks azotlu organik bileşiklerin içerdiği azotun bitkilere yarayışlı hale geçebilmesi için, bu bileşiklerin önce mineralize olması gerekir. Çay bitkisi azotun NH'4 ve- NO'3formlarını alabilmekte; toprakta çok az olmsına karşın inorganik bir form olan O 2 den yararlanarnamaktadır. Amonyum formundaki azot çay toprağı gibi asit şartlarda toprakta uzun müddet kalabilmesine karşılık, diğer inorganik form olan NO'3 aynı koşullarda toprakta kalamamakta yıkanma ile topraktan uzaklaşmaktadır. Bu nedenlerle bölgede amonyum sülfat gübresinin kullanımı yaygındır. Çay topraklarında en büyük sorunlardan birisi de, topraktaki var olan azotun bitki bünyesine geçmeden meydana gelebilecek kayıplardır. Memleketimiz koşullarında toplam kayıpların hemen tamamı yıkanma ile meydana gelmektedir. Azotun topraktan yıkanarak uzaklaşmasına etki eden faktörler aşağidaki şekilde sıralanmaktadır. ı-toprakta nitratların fazla olması halinde, yıkanarak topraktan uzaklaşan nitrat azotuda fazla olmaktadır. 2 - Toprak profilinden geçen su miktarı artıkça yıkanan azot miktarıda artmaktadır. 3 - Aynı koşullarda kaba tekstürlü topraklardan yıkanan azot ince tekstürlü topraklardan daha fazladır. 4 - Toprağa tatbik edilen azot miktarı arttıkça yıkanarak kaybolan :miktarda artmaktadır. Çay bitkisinin azota olan gereksinimi diğer besin elementlerine göre en fazladır. 5 - Çay Bitkisinde Gübrelerin Veı;liş Şekli ve Zamanı Ahır gübresinin budama yılında, budamayı izleyen Kasım, Aralık ve Mart, Nisan aylarında dekara 3-4 ton hesabıyla verilmesi uygundur. Yapay gübreler çayocağının dallarının izdüşümüne daire şeklinde verilmelidir. Gübrenin kök boğazına avuçla yığılması veya çayocaklarının üzerine serpilmesi ve daha sonra değnekle vurulması yanlış ver zararlı uygulamadır. Azotlu gübrelerin Mart sonu veya isan başında kompoze gübrelerin Şubat ayında uygulanması uygun olur. Gereken dozun üzerinde gübre kullanımının hiç bir yararı olmadığı gibi zararı vardır. Sürekli ve aşırı dozda yapay gübre kullanımı toprağın fiziksel yapısını bozarak sertleşmesine, hava ve su dengesinin bozulmasına neden olur. Asit karakterli azotlu gübrelerin sürekli kullanılması toprak reaksiyonunu değiştirerek asitleşmeye neden olur. Gübrenin çeşit ve dozunu çok iyiseçilmesi gerekir. Gereğinden fezla azot gübrelenmesi faydası yanında bazı zararları olduğuda bir gerçektir. Potasyum yönünden çay topraklarının durumu pek iyidir denilmez.

Rize bölgesinde alınan örneklerin 'le 32.22, Arvin bölgesinde 'le 49.00 ve Trabzon - Giresun bölgesinde ise c 15.86 sında çay bitkisinin ihtiyacı doğrultusunda potasyum bulunamamıştır. çay topraklarının çoğunluğunda orta derecede potasyum tesbit edilmiştir. Özellikle eslti çaylıklarda potasyum noksanlığı çoğunluktadır ve bu bölgelerde potasyum gübrelemesi kaçınılmaz duruma gelmiştir. Asit koşullarda toprakta fosfor fiksasyona uğı-ayacağından, bölge topraklarının büyük çoğunluğunda elverişli fosfor noksanlığı vardır. Rize ilinden alınan örneklerin 'le 86.97, Artvin'den 'le 74.00 Trabzon ve Giresun'nun ise 'le 71.52 sinde elverişli fosfor noksanlığı tesbit edilmiştir. Azot ve potas gübrelemesi yanında fosfor gübrelemeside yapılmaktadır. çay topraklarında bitki besin elementleri açığa doğalorganik gübreler (çiftlik gübresi, yeşil gübreler, yabancı ollar ve budama artıkları) ile giderilme yoluna gidilmeli. Özellikle çiftlik gübreleri ile gübrelemeye önem verilmektedir. Çiftlik gübresinin üretiminde olduğu gibi muhafazası ve kullanımında da azami titizlikgösterilmeli, eldeki çiftlik gübresi iyikorunmalı bahçeye uygulanışınında homojen bir şekilde serilmeli teraslar düzeltilmeli, atılan çiftlik gübresinin üzeri toprakla örtülmelidir. Çay bahçelerindeki yabancı otlar ve sağlıklı çayocaklarının budama artıkları bir tarafa toplanıp yakılmamalı, parçalanıp terasların üzerine düzgün bir şeltilde serilerek toprağa karıştırılmamalıdır. Çiftlik gübresi için genç çaylıklara 3-4 yılda bir dekara 2-3 ton, gelişmiş çaylıklara ise budama devrelerindedekara 4-5 ton verilmelidir. Bu gübre toprakların fiziksel özelliklerini düzelteceği gibi noksan olan besin maddeleri içindelti bir kaynak olacaktır. Ahırların hayvan idrarları geli i güzel serbest bırakılmamalı, bunlar şerbet çukurunda biriktirilip 5-6 ay bekletildikten sonra çay bahçelerine verilmelidir. Çay bahçelerinin bitki besin elementi açığa doğalorganik gübrelerin iyi bir eltilde kullanımı ile giderilemiyorsa o zaman kimyasal gübrelerin kullanıma baş vurulmalıdır. Kullanılacak kimyasal gübrenin çeşit ve dozu çok iyi seçilmeli aksi halde kullanılan bu gübrenin faydası yanında zararı daha fazla olacağı bir gerçektir. İyi bir verim için, iyi ve çok yönlü bir gübrelemenin zorunluğu vardır. Toprakta yeterli derecede fosfor ve potasyum yoksa bitki fazla olan azottan da tam olarak yararlanamamaktadır. Onun için bitki besin elementlerini toprağa dengeli bir düzeye getirecek bir gübreleme yapmak muhakkak zorunludur. Çay bitkisinde fosfor ve potasyumun gübrelenmesinin özellikle kalite açısından çok önemli bu iki elementin bitki b.ünyesindeki enzimlerin faaliyetlerine bizzat girdikleı; ve bititilerin su düzeni üzerine önemli fonksiyon gösterdikleri bitki fizyolojisi ile uğı-aşan bilim adamları tarafından bildirilmektedir. Yapılan çalışmaların sonucunda çay topraklarında ortaya çıkan bitki ve besin elementi açığını kapatmak için her yıl dekara 80-100kg. hesabı ile 5 : 1 : 2 (N : P205 : K20) bileşimde bir kompozo gübre verilmesi uygundur. Ancak kullanılacak gübre kombinasyonunun üretim tekniği tarafımızdan pek fazla bilinmediğinden, konunun üretici firmalar ve Zirai Donatım Kurumu ile tartışılması ve gerçek çay gübre kombinasyonunun tesbit edilmesi zorunludur. Harrunan, R. 1978 utı-ient From Fertilized Forest watersheds İn Scotland Journal Of Applied Ecology. 15 (3) 933-942. Hocaoğlu, Ö. L. 1979 Diyarbakır, Erzurum, Rize Bölgesinde Bazalt Kayalardan Olu an Topraklardaki Kil Mineralleri Üzerinde Bir Ara tırma o : 86 - Erzurum. Kacar, B. 1984. Çayın Gübrelenmesi, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakülteesi, ANKARA. Müftüoğlu, M. 1990 Doğu Karadeniz Çay Tarım Topraklarının Mikro - Biyolojik Dinamiği ve Toprak Asitliğini Etltileyen Biyolojik Faktörler, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Rİ- ZE. Özbek, N. 1965 Gübrelerin Tesirli Bir Şekilde Kullanılmaları. Ankara Ünivversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları No : 238 ANKARA. Pushpara Jak., E, Npsiev. K, Ratnasıngham, K, 1977 Leaching Lossos of itrojen Potasyum and magnesium on genin sular Malaysian soil - i - nprocec Now Malaysıan Soil Science. 121-129. Sarımehmet, Of M. 1983. Çay Ziraatinde kullanılan Azotlu Gübrelerin (Amonyum Sülfat, Amonyum Nitrat, Üre) Topraktaki Elverişli Potasyumun Yıkanması Üzeine Etltileri İle İlgili Bir Araştırma Çay Enstitüsü Müdürlüğü, RİZE. Sarımehmet, M. 1987. Çay Topraklarının Bazı Makro Bitki Besin Elementleri İçerikleri (N, P, K) ve Verimlilik Kabiliyetlerinin Tesbiti İle İlgili Bir Araştırma. Çay Enstitüsü Müdürlüğü, RİZE. Sarımehmet, M. 1988. Çay İşleyen Sanayilerde Verimlilik Sorunları. Doğu Karadeniz Bölgesinde Tarımsal Üretimin Verimlilik Sorunları Sempozyumu 28-30 EylüL. Sarımehmet, M. 1990. Türkiye'de Seleksiyonla Bulunan İki Klon Çaydan Üretilen Çay Fidanlarının Büyümesi, Üzerine N, P ve K Gübresinin Etltileri. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, RİZE. Tekeli, S.T. 1962. Çay Teknolojisi Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları 190 Ders Kitapları 64 - Ankara. Üniversitesi Basım evi, AN- KARA. Türüdü, Ö. A. 1977 Toprakların Potasyum Sorunları İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi Seri. B Cilt. 27 Sayı. 1 Sayfa 177-189, İS- TANBUL.