Meydana Dökülme ve Öfke Bahreyn de 14 Şubat hareketi USTAD Tahlil Nisan-2011 Çalışma No:5 Nisan 2011 Mardin -TURKEY ÖZET: Bahreyn e Bahreyn den penceresinden baktığınızda, onu diğer ülkelerden ayıran önemli farklar görürsünüz.. 1- Bahreyn de belirgin bir İngiltere etkisi var. 2- Bahreyn de uzun yıllardan beri ABD. nin 5. Filosu konuşlanmış durumda. 3- Bahreyn de nüfusun çoğunluğu şii mezhebine bağlı. 4- Bahreyn de Halife ailesi dışında, başka bir aile ya da grubun yönetimi ele geçirmesi, en azından mevcut durumda A.B.D, İngiltere ve Suudi Arabistan ın işine gelmez. 1 Hazırlayan: Ali Abdoullah -Bahrain
Bahreyn in Tanıyalım Bahreyn,1783 yılına kadar çeşitli ülkelerin hakimiyeti altına girmiş Basra Körfezi nde 36 küçük adacıktan oluşan bir ada ülkesidir. 2 En büyük adası, üzerinde başkent Manama nın da bulunduğu Bahreyn adasıdır. Bir ada ülkesi olmasına karşılık Kral Fahd geçidi ile Suudi Arabistan a karayolu bağlantısı vardır. BM, İslam Konferansı Örgütü, Arap devletleri Birliği, OPEC, Körfez İşbirliği Konseyi, İMF gibi uluslararası örgütlere üyedir. Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt e komşudur. 1783 yılından itibaren El- Halife ailesi Bahreyn de hakimiyet kurdu. Ancak, bu tarihten sonra da dış baskılara ve saldırılara
maruz kalmıştır. 1913 te Londra da yapılan bir antlaşma ile Osmanlı İmparatorluğu, Bahreyn in bağımsızlığını tanımayı, İngiltere de bu adayı kendi topraklarına katmamayı taahhüt etti. Ancak bu anlaşmadan sonra İngiltere, kendi topraklarına katmadıysa da himayesi altına aldı. 1970 yılından sonra İngiltere, Körfez den çekilince Bahreyn emiri, 1971 yılında yayınladığı bir deklarasyonla bağımsızlığını ilan etti ancak, İngiltere nin güçlü bağlantıları devam etti. Bahreyn'de Etnik Yapı 3 Bahreyn, farklı etnik ve dinsel grupların bir arada yaşayabildiği bir ülkedir. Özellikle hizmet sektöründe çalışan çok sayıda Filipin, Hindistan, Bangladeş, Etiyopya, Nepal, Pakistan vb. ülkelerin vatandaşları yaşamaktadır.
Hindistan, Pakistan, Suriye ve Ürdün başta olmak üzere bazı ülkelerin vatandaşlarına pasaport verilerek Bahreyn vatandaşlığına alınan çok sayıda insan da vardır. 4 Bu uygulama yerli Bahreyn halkının tepkisine neden olmuştur. Bu nedenle yerli Bahraniler zaman zaman yönetime karşı tepkilerini göstermekte ancak sert müdahaleler ile bu tepkileri bastırılmaktadır. Bahreyn de etnik ve dinsel grupların nicelikleri ve nitelikleri üzerine bilimsel bir araştırma yapılmamış olmasına rağmen genel kanı, şii nüfusun % 56, sünni nüfusun % 44 civarında olduğu şeklindedir.
14 Şubat 2011 ( Öfke Günü) Tunus ta bir üniversite öğrencisinin kendini yakmasıyla başlayıp, Zeynel Abidin Bin Ali nin Ülkeyi terk etmesi ile sonuçlanan Yasemin devrimi ve ardından Mısır, Ürdün, Cezayir, Yemen, Suriye gibi Kuzey Afrika ve Ortadoğu daki halk ayaklanmalarından Bahreyn de etkilendi. 5 Ancak Bahreyn i diğer ülkelerden ayıran önemli farkları var: 1- Bahreyn de belirgin bir İngiltere etkisi var. 1913 ten beri bu etki katlanarak devam etmiştir.
Kralın danışmanlarının önemli bir kısmı İngiliz dir. Dolayısıyla Bahreyn de bir yönetim değişikliği İngiltere nin işine gelmez ve buna izin vermez. 2- Bahreyn de uzun yıllardan beri ABD. nin 5. Filosu konuşlanmış durumda. A.B.D. açısından olası bir İran tehdidine karşı bu filo sürekli hazır durumda tutulmakta. 3- Bahreyn de nüfusun çoğunluğu şii mezhebine bağlı. Hemen yanı başında ve bir köprü ile tek kara bağlantısı olan Vahhabi Suudi Arabistan, Bahreyn de gerçekleşmesi muhtemel bir yönetim değişikliğine izin vermez. Çünkü Buradaki bir yönetim değişikliği, yönetimin Şiilerin eline geçmesi anlamına gelir. Bu durum da Bahreyn in, Suudi Arabistan dan siyaseten uzaklaşması, İran a yaklaşması anlamına gelir. 6 4- Bahreyn de Halife ailesi dışında, başka bir aile ya da grubun yönetimi ele geçirmesi, en azından mevcut durumda A.B.D, İngiltere ve Suudi Arabistan ın işine gelmez.
Bahreyn'de Meydana Dökülme hareketi 14 Şubat 2011 de Bahreyn de meydana gelen olaylar ilk defa olan olaylar değildir. Hemen hemen on yılda bir şii çoğunluk ve Sünni yönetim arasında problemler meydana gelmektedir. Ancak ilk defa 14 şubatta yüzbinlerce muhalif Sünni ve şii halk meydanlara dökülmüş ve hak talep etmişlerdir. Meydana Dökülme hareketi başlangıçta hak talep etme şeklinde tezahür etti. Bu dönemde halkın ortak sloganı halk reform istiyor iken, askerlerin göstericilere ateşli silahlarla karşılık vermesi ve 4 göstericinin öldürülmesi, yüzlercesinin yaralanması ile sonuçlanan ilk müdahaleden sonra bu slogan halk yönetiminin düşmesini istiyor a dönüştü. 7 Ancak kral ölenler için üzgün olduğunu belirtti. Oğlu Veliaht Prens Salman bin Hamad ı muhaliflerle görüşmek üzere görevlendirdiğini açıkladıktan sonra halk tekrar İnci Meydanı nda eylemlere başladı. Bir ay boyunca kral, eylemcilere müdahale etmedi. Muhalif El Weafak bloğu ve diğer muhaliflerle görüşmelerden de sonuç elde edilemedi.
Yönetime göre, muhalefet ne istediğini bilmiyor çünkü çok sesli bir muhalefet vardı. Muhaliflere göre ise kral, muhalefeti oyalıyordu. 8 Zaten gergin olan ipler, eylemcilerin Finans Merkezi (Financal Harbour ) çalışanlarını binaya sokmamak, ve Merkezi bloke etmeye çalışmaları ile koptu. Körfez İşbirliği Konseyi kararına dayanarak Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Bahreyn e asker ve askeri araçlar gönderdi. Eylemciler kanlı bir şekilde dağıtıldı. Muhalefet liderleri tutuklandı. 3 ay olağanüstü hal ilan ve sokağa çıkma yasağı edildi. İsyanın simgesi haline gelen İnci Meydanı yıkıldı. Eylemciler tamamen pasifize edildi. Gerginlik devam etmekle birlikte, muhalefet susturulmuş durumda.
Türkiye nin Pozisyonu Türkiye, Mısır ve Tunus ta ülke liderlerine yaptığı çağrıyı Bahreyn yönetimine yapmadı. Çünkü Bahreyn de mevcut yönetiminin devam etmesini isteyen A.B.D ve İngiltere gerçeği var. Ancak yine de Türkiye nin tavrı hem yönetimi hem muhalefeti memnun etti. Özellikle Türkiye başbakanının yeni kerbelalar istemiyoruz demesi ve Irak ziyaretinde Ayetullah Sistani ile görüşmesi, Bahreyn muhalefeti tarafından memnuniyetle karşılandı. İran ın mütedil davranmasını isteyerek, Bahreyn e askeri müdahaleyi gündeme almasının bile telafi imkansız sıkıntılar doğurabileceğini telkin etmesi de yönetimi memnun etmiş ve kral hemen ardından dışişleri bakanını Türkiye ye göndererek, memnuniyetini ve teşekkürlerini bildirmiştir. 9
USTAD HAKKINDA Ocak 2011' de resmi kurulumu tamamlanan Mardin merkezli Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Derneği (USTAD); bölgesel ve evrensel güç olma yolunda emin adımlarla ilerleyen ülkemizin bu yolda hedefine ulaşması için her türlü adımın analizini yapmak, ekonomik ve sosyal konularda araştırmalarda bulunmak, beyin fırtınaları oluşturmak, araştırma ve düşünce merkezi görevi görmek amacıyla kurulmuştur. Bu süreçte bölgesel, ulusal ve uluslararası strateji, sosyal, ekonomik ve kültürel politika, proje ve organizasyon becerisine sahip bireylere fırsatlar sunarak kendilerini uluslararası arenada yalnız hissetmemelerini sağlayacak ve bu tür girişimlere önderlik edecektir. Çalışmalarını ağırlıklı olarak Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi (USTAM) & Danışma Kurulu ve çalışma grupları ile yürütecek olan USTAD, ortaya çıkan sonuçları basın aracılığı ile kamuoyuyla paylaşacaktır. 10 İpekyolu üzerinde ve kurulduğu bölge itibarı ile yapacağı sözü geçer bölgesel ve ulusal çalışmalarla çok kısa bir zamanda Uluslararası arenada yerini alması beklenen USTAD ın, kamu ve özel her türlü kuruluş ile ilkeleri doğrultusunda görüş alışverişinde bulunmaya ve ortak çalışmalar yapmaya hazır olduğumuzu bildirir saygılar sunarım. Ahmet AKGÜL USTAD Başkanı