MAKALE Volkan CEVRE GELİR VERGİSİ NİN KONUSU VE UNSURLARI I- GİRİŞ Gelir vergisi, gerçek kişilerin bir takvim yılında elde ettikleri gelirler üzerinden alınan dolaysız bir vergidir. Gelir Vergisi Kanunu, artan oranlı bir vergi tarifesi içermesi ve vergilendirilen kişilerin özel durumlarını dikkate alabilen yapısıyla gelir dağılımında adaleti sağlamaya yönelik uygulamalar içeren bir vergi kanunu olma özelliğini taşımaktadır. Makalemizde Gelir Vergisi Kanunu nun ilgili kanun hükümlerinde belirtilen Gelir Vergisi nin Konusu ve Unsurları na değinilecektir. II- GELİR VERGİSİ NİN KONUSU VE UNSURLARI Gelir Vergisi Kanunu nun 1. maddesinde gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içerisinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarı olarak hükme bağlanmış, takip eden maddede de gelire giren kazanç ve iratlar tek tek sayılmıştır. Söz konusu kazanç ve iratlar aşağıdaki gibidir: 1. Ticari Kazançlar 2. Zirai Kazançlar 3. Ücretler 4. Serbest Meslek Kazançları 5. Gayrimenkul Sermaye İratları 6. Menkul Sermaye İratları 7. Diğer Kazanç ve İratlar G.V.K. nun 1. ve 2. maddesinden anlaşılacağı üzere, gelirlerin vergilendirilmesinde kaynak teorisi esas alınmıştır. 1. TİCARİ KAZANÇ G.V.K. nun 37. maddesinde, gelir unsurlarından biri olan ticari kazancın kapsamı belirlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre; Her türlü ticari ve sinai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. Madde metninde yer alan ticari ve sinai faaliyetlerin neler olduğu ise 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu nda Ticari İşler başlığı altında düzenlenmiştir. 6102 Sayılı T.T.K. nın 3. maddesinde Bu kanunla düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. şeklinde tanımlanmıştır. Ticari işletme ise, 6102 Sayılı T.T.K. nın 11. Maddesinde; Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. denilmektedir. G.V.K. nun 37. maddesinde, Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır şeklinde genel bir tanım verildikten sonra; G.V.K. nun uygulaması açısından
her durumda gelirleri ticari kazanç olarak vergilendirilecek faaliyetler ayrıca sayılmıştır. Söz konusu faaliyetler aşağıdaki gibidir; 1. Maden, taş ve kireç ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri ile tuğla ve kiremit harmanlarının işletilmesinden; 2. Coberlik işlerinden; 3. Özel okul ve hastanelerle benzeri yerlerin işletilmesinden; 4. Gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerinden; 5. Kendi nam ve hesaplarına menkul kıymet alım-satımı ile devamlı olarak uğraşanların bu faaliyetlerinden; 6. Satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren 5 yıl içinde parsellenerek bu müddet içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından elde edilen kazançlar, 7. Diş protezciliğinden elde edilen kazançlar. 2. ZİRAİ KAZANÇ G.V.K. nun 2. maddesinde zirai kazançların vergiye tabi bir gelir unsuru olduğu hüküm altına alınmıştır. Zirai kazanç zirai faaliyetten doğan kazançtır. G.V.K. nun 52. Maddesinde zirai faaliyet, arazide, deniz, göl ve nehirlerde ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle nebat, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin istihsalini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Kanun bu tanıma girmeyen bazı faaliyetleri de ayrıca zirai faaliyet olarak kabul etmiştir. Bunlar; Aşım yaptırmak ve bu suretle bir kazanç sağlamak amacıyla erkek damızlık beslenmesi, Ziraatte kullanılan her türlü makine ve aletlerin başka çiftçilerin zirai istihsal işlerinde çalıştırılmasıdır. Ancak, G.V.K. nun 53. maddesine göre, çiftçiye ait olmakla birlikte zirai işletmeye dahil edilmeyen biçerdöver veya bu mahiyetteki bir motorlu araç veya on yaşına kadar ikiden fazla traktörün işletilmesinden elde edilen gelirler ticari kazanç olarak vergilendirilecektir. Dolayısıyla zirai işletmeye dahil edilmeksizin anılan zirai araçların zirai istihsal işlerinde kullanılsa dahi işletilmesi zirai faaliyet kapsamı dışına çıkarılmıştır. Diğer taraftan, G.V.K. nun 9. maddesinde gerek zirai makineler arasında bulunan traktörler, gerekse hayvanlar ve hayvan arabaları veya sandallar ile nakliyeciliği mutat hale getirmeksizin ara sıra yolcu ve yük taşınması zirai faaliyet sayılmadığı gibi bu şekilde taşıma işi yapanlar vergiden muaf tutulmuştur. Bu sebeple bu nitelikteki işleri yapanlar bir gelir elde etseler dahi vergilendirilmeyecektir. Yapılan zirai faaliyet ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veyahut doğrudan doğruya tabiattan istifade şeklinde olmalıdır. Yani buradan müdahale edilmemiş zirai ürünlerin avlanması ve toplanması anlaşılmalıdır. Örneğin; arazide yetişen mantarların ve çiçeklerin toplanması, açık denizde balık avcılığı, ormandan kozalak toplanması gibi.
Buna karşılık, zirai faaliyette doğrudan doğruya katılmaksızın yalnızca üründen pay alan arazi sahiplerinin elde ettiği gelir unsuru, gayrimenkul sermaye iradıdır.(g.v.k. Mad.70) Ancak, arazi sahibinin başka bir kişiyle kurduğu ortaklıktan sağladığı gelirin, zirai kazanç sayılması için, sermaye olarak arazisini ortaklığa koymaktan başka, faaliyetin sevk ve idaresine fiilen katılması ve yalnız kardan pay almakla kalmayıp zarar edilmesi halinde, zarardan payına düşecek kısmı da üstlenmesi gerekir. Örnek: Bay (A) arazisini, hiçbir faaliyete katılmaksızın, ürünün %50 sini almak koşuluyla (B) ye vermiştir. (A) nın üründen alacağı pay, G.V.K. nın 70. Maddesi hükmüne göre, gayrimenkul sermaye iradı olarak vergilendirilecektir. Ancak, Bay (A) nın aynı zamanda ekilecek olan tohumluğu da karşılaması veya yapılacak faaliyete nakden katkıda bulunması durumunda Bay (A) nın kazancı zirai kazanç olarak vergilendirilecektir. 3. ÜCRETLER G.V.K. nın 61. maddesinde; Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. şeklinde tanımlanmış ve maddenin devamında aşağıdaki ödemelerin de ücret sayılacağı hükme bağlanmıştır. 1. 23'üncü maddenin 11 numaralı bendine göre istisna dışında kalan emeklilik, malüliyet, dul ve yetim aylıkları; 2. Evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla sağlanan diğer menfaatler; 3. Türkiye Büyük Millet Meclisi il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri ile özel kanunlarına veya idari kararlara göre kurulan daimi veya geçici bütün komisyonların üyelerine ve yukarıda sayılanlara benzeyen diğer kimselere bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler; 4. Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler; 5. Bilirkişilere, resmi arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü yarışma jürisi üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler; 6. Sporculara transfer ücreti veya sair adlarla yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler. Ücretin 3 ana unsuru bulunmaktadır. Bunlar; 1) İşveren tabi olma, 2) Belli bir işyerine bağlı olma, 3) Hizmetin karşılığı olarak bir ödemenin yapılmasıdır. 4. SERBEST MESLEK KAZANÇLARI Serbest meslek faaliyeti, G.V.K. nun 65. maddesinin ikinci fıkrasında; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında, kendi nam ve hesabına yapılması şeklinde tanımlanmıştır. Maddede yer verilen serbest meslek faaliyeti tanımının temel unsurları aşağıdaki gibidir:
Sermayeden ziyade şahsi çalışmaya, bilimsel veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanması, Bir işverene tabi olmaksızın kişisel sorumluluk altında, kendi nam ve hesabına yapılması, Devamlılık unsuru taşıması. Örnek: Muayenehanesinde hasta kabul eden bir doktorun, ilmi veya mesleki bilgiye ve ihtisasa dayanan bu faaliyeti serbest meslek faaliyetidir. Ancak bu doktor ayrıca bir özel hastane de işletmekte ise, T.T.K. ve G.V.K. nda özel hastane işletmek ticari faaliyet sayıldığından, bu faaliyet sonucunda elde edilen kazanç ticari kazanç olacaktır. Bu kişi yıllık gelir vergisi beyannamesi verirken doktorluk faaliyetinden elde ettiği kazancı serbest meslek kazancı, özel hastanecilik faaliyetinden elde ettiği kazancı ise ticari kazanç olarak beyan edecektir. G.V.K. nun 66. maddesinin birinci fıkrasında serbest meslek erbabı, serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa eden kişiler olarak tanımlanmıştır. Örnek vermek gerekirse, kendi nam ve hesabına, mutad meslek halinde faaliyette bulunan avukat, doktor, mimar, mühendis, müşavir, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavir, ressam, yazar, bestekar, kimyager, noter, serbest öğretmen, artist, sağlık memuru vb. kişiler serbest meslek erbabıdır. Örnek: Bir işyeri olan, bu işyerine veya ikametgahına tabela, levha gibi mesleki faaliyette bulunduğunu gösteren işaret asan, mesleki faaliyette bulunduğuna ilişkin yayın organlarına ilan veren meslek sahibinin, bu işini sürekli olarak yaptığı kabul edilir. Aynı şekilde bu kişilerin mesleki kuruluşlara kaydolmaları da devamlılık unsuruna karine teşkil eder. Diğer taraftan serbest meslek faaliyeti ile birlikte başka bir iş veya görevle devamlı olarak uğraşılması, faaliyetin serbest meslek faaliyeti olma özelliğini değiştirmeyecektir.(g.v.k. Mad.66/1) Örnek: Bir hastanede hizmet sözleşmesine bağlı olarak yarım gün çalışan bir doktorun hastaneden elde ettiği gelir ücrettir. Bu kişinin öğlenden sonra muayenehanesinde hasta kabul etmesi halinde ise, elde ettiği gelir serbest meslek kazancı olacaktır. Örnek: Bir şirkette bordrolu olarak çalışan avukatın çalıştığı şirketten elde ettiği gelir ücret, aynı avukatın çalıştığı şirket haricinde 3. kişilere ait hukuki işlemleri takip etmesi halinde elde ettiği gelir serbest meslek kazancı olacaktır. G.V.K. nun 66. maddesinde, serbest meslek erbabı sayılanlar belirtilmiştir. Bunlar; 1) Gümrük komisyoncuları, borsa ajan ve acentaları, noterler, noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar; 2) Bizzat serbest meslek erbabı tarifine girmemekle beraber serbest meslek erbabını bir araya getirerek teşkilat kurmak veya bunlara sermaye temin etmek suretiyle veya sair suretlerle serbest meslek kazancından hisse alanlar; 3) Serbest meslek faaliyetinde bulunan kollektif ve adi şirketlerde ortaklar, adi komandit şirketlerde komanditeler; 4) Dava vekilleri, müşavirler, kurumlar ve tüccarlarla serbest meslek erbabının ticarî ve meslekî işlerini takip edenler ve konser veren müzik sanatçıları; 5) Vergi Usul Kanununun 155 inci maddesinde belirtilen şartlardan en az ikisini taşıyan ebe, sünnetçi, sağlık memuru, arzuhalci, rehber gibi mesleki faaliyette bulunanlar;
5. GAYRİMENKUL SERMAYE İRATLARI G.V.K. nun 70. Maddesine göre; aşağıda yazılı mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyedleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratlar gayrimenkul sermaye iradıdır. 1) Arazi, bina (Döşeli olarak kiraya verilenlerde döşeme için alınan kira bedelleri dahildir), madensuları, menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı; 2) Voli mahalleri ve dalyanlar; 3) Gayrimenkullerin, ayrı olarak kiraya verilen mütemmim cüzileri ve teferruatı ile bilumum tesisatı demirbaş eşyası ve döşemeleri; 4) Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar; 5) Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları ihtira beratı (İhtira beratının mucitleri veya kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır.), alameti farika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bontları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi haklar (Bu hakların kullanılması için gerekli malzeme ve tesisat bedelleri de gayrimenkul sermaye iradı sayılır.); 6) Telif hakları (bu hakları, müellifleri veya bunların kanuni mirasçıları tarafından kiralanmasından doğan kazançlar, serbest meslek kazancıdır); 7) Gemi ve gemi payları (Motorlu olup olmadıklarına ve tonilatolarına bakılmaz) ile bilumum motorlu tahmil ve tahliye vasıtaları; 8) Motorlu nakil ve cer vasıtaları, her türlü motorlu araç, makine ve tesisat ile bunların eklentileri. Örnek: Bir bilgisayar programcısı, yazmış olduğu program üzerindeki hakkını satarsa, elde ettiği kazanç serbest meslek kazancıdır. Programcı, G.V.K. nun 18. maddesindeki istisnadan yararlanır. Söz konusu programın üzerindeki hakları satın alan gerçek kişinin, bunu yurtdışında bir firmaya kiralaması halinde ise, bu kişinin elde ettiği gelir, gayrimenkul sermaye iradı sayılır ve istisnadan yararlanamaz. Diğer taraftan, Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile (6322 sayılı kanunun 5.maddesiyle değişen ibare; Yürürlük 15.06.2012)istisna haddinin üzerinde hasılat elde edenlerden, beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı aşanlar bu istisnadan faydalanamazlar. Örnek: Bay (A) sahibi olduğu gayrimenkulü; a. Mesken olarak kiraya veriyorsa, elde ettiği kira gelirinden istisna tutarını düşerek vergisini beyan etmelidir. b. İşyeri olarak kiraya veriyorsa, söz konusu istisnadan yararlanamaz.
Örnek: Bay (A) ve eşi Bayan (B) eşit paylı olmak üzere bir gayrimenkul sahibidirler. Mesken olarak kiraya verdikleri gayrimenkulden elde ettikleri 8.000 TL nin yarısı Bay (A) nın diğer yarısı da Bayan (B) nin kazancı sayılmaktadır. Bu durumda iki kişi içinde ayrı ayrı istisna uygulanmalıdır. Örnek: Bay (A) 1. evinden yıllık 10.000 TL, 2. evinden yıllık 8.000 TL kira geliri elde etmektedir. Bu durumda gayrisafi hasılat 18.000 TL den istisna tutarının düşülmesiyle bulunacaktır.(2012 için istisna tutarı 3.000 TL dir.) 6. MENKUL SERMAYE İRATLARI G.V.K. nın 75. maddesinde, sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden müteşekkül sermaye dolayısiyle elde ettiği kâr payı, faiz, kira ve benzeri iratlar menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır. Kaynağı ne olursa olsun aşağıda yazılı iratlar menkul sermaye iradı sayılır: 1. Her nevi hisse senetlerinin kâr payları 2. İştirak hisselerinden doğan kazançlar 3. Kurumların İdare Meclisi Başkan ve üyelerine verilen kâr payları; 4. Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca yıllık veya özel beyanname veren dar mükellef kurumların, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancından, hesaplanan kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan kısmı, 5. Her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi, Kamu Ortaklığı İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler, 6. Her nevi alacak faizleri, 7. Mevduat faizleri, 8. Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponların satışından elde edilen bedeller; 9. İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kâr paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar; 10. Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri; 11. Faizsiz olarak kredi verenlere ödenen kâr payları ile kâr, ve zarar ortaklığı belgesi karşılığı ödenen kâr payları ve özel finans kurumlarınca kâr ve zarara katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları, 12. Bu maddenin ikinci fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan menkul kıymetleri geri alım ve satım taahhüdü ile iktisap veya elden çıkarılması karşılığında sağlanan menfaatler. 13. Tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından; a) On yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayırılanlara yapılan ödemeler, b) On yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile diğer sandık ve sigortalardan on yıl süreyle prim veya aidat ödeyenlere ve vefat, müluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler,
c) Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler. 14. (6322 sayılı kanunun 8.maddesiyle eklenen bent; Yürürlük 15.06.2012)Yukarıdaki bentlerde sayılanlar dışında Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre ihraç edilen her türlü sermaye piyasası araçlarından elde edilen gelirler 7. DİĞER KAZANÇ VE İRATLAR G.V.K. nun 80, mükerrer 80, 81, mükerrer 81 ve 82. maddelerinde yapılan düzenlemelerde, diğer kazanç ve iratlarda vergilendirilecek gelir unsurları tek tek sayılarak belirtilmiştir. Diğer kazanç ve iratlar; değer artışı kazançları ve arızi kazançlar olmak üzere iki farklı gelir unsurundan oluşmaktadır. Değer artışı kazancı olarak vergilendirilen gelir, mal ve hakların elden çıkarılmasından sağlanan kazançtır. Elden çıkarma, söz konusu mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder. Arızi kazanç olarak vergilendirilecek gelir ise, yapılması devamlılık arz etmeyen faaliyetlerden elde edilen kazançlardır. Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır: 1. İvazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar. 2. 70 inci maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı hakların (ihtira beratları hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançlar. 3. Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanuni mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar. 4. Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar. 5. Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar. 6. İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden Beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar. Diğer taraftan, değer artış kazancının vergilendirilmesi iki temel şarta bağlıdır. Bunlar, satışa konu olan gayrimenkulün önceden belli bir bedel karşılığında alınmış olması ve söz konusu gayrimenkulün beş yıl içinde satılmış olmasıdır. Bu koşulları sağlamayanlar, ilgili kanun maddesi hükmüne göre gelir vergisine tabi değildir. 26 Aralık 2011 tarihli ve 28154 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 280 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde; Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinde yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı, 2012 takvim yılı gelirlerine uygulanmak üzere 8.800 TL olarak tespit edilmiştir. Ayrıca, mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen
toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir.(*) (5281 sayılı Kanunun 28 inci maddesiyle 01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere eklenen cümle. Yürürlük; 01.01.2006) Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır. Aşağıda vergiye tabi arızi kazançlara yer verilmiştir. Bunlar; 1. Arızi olarak ticari muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar. 2. Ticari veya zirai bir işletmenin faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hasılat. 3. Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştemallıklar (kiracıya ait tesisat ve malların tahliye ve devri sırasında kiralayan veya yeni kiracıya devrinde doğan kazançlar dahil) 4. Arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hasılat. 5. Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar.( zarar yazılan değersiz alacaklarla karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahildir.) 6. Dar mükellefiyete tabi olanların 45 inci maddede yazılı işleri arızi olarak yapmalarından ettikleri kazançlar. Bir takvim yılında (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı olan kazançlar (henüz başlamamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının on milyar (2008 yılı için 16.000 TL) (2009 yılı için 17.900 TL)(2010 yılı için 18.000) (2011 yılı için 19.000 TL) (278 GVK Tebliğ ile 2012 yılı için 20.000 TL) lik kısmı gelir vergisinden müstesnadır. III- SONUÇ Yazımızda, G.V.K. nda yer alan Gelir Vergisinin 7 temel unsuru incelenmiş olup, kanunun konusunu oluşturan gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettiği, kazanç ve iratlar sonucunda, bu kazanç ve iratların hangi gelir unsuruna dahil olduğu açıklanmaya çalışılmıştır. YARARLANILAN KAYNAKLAR 1-193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 2-6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu, 3- Beyanname Düzenlenme Kılavuzu, Maliye Hesap Uzmanları Derneği, 2009