ORUÇ BARBOROS NASIL DENİZ KURDU OLDU?



Benzer belgeler
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa

O günlerde, bir kıyı kenti olan Hull'a gitmiştim. Orada bir. arkadaşıma rastladım. Babasının gemisi vardı. Gemi o gün

American Tank Company (Ruhi) vs Afrika Schützenkompanie (Levent) 1750 pts & Mid-War Hold the Line

CERBE DENİZ SAVAŞI. , Turgut Reis, Şemsettin AREL, İstanbul Deniz Müzesi Koleksiyonu

DENEYLERLE BÜYÜYORUZ

Emine Aydın. Resimleyen: Sevgi İçigen. yayın no: 104 ÇOCUKLAR için islâm TARiHi

ÇEŞME DENİZ FACİASI İLE SONRASINDA CEZAYİRLİ GAZİ HASAN PAŞA

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

BARBAROS UN OĞLU HASAN AĞA İLE İMPARATOR ŞARLKEN KARŞI KARŞIYA

En Güzel Hediyesi Noel

BİR ÇOCUĞUN KALBİNE DOKUNMAK

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

LEPANTO VE ULUÇ ALİ PAŞA

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

Bir gün, kozada küçük bir delik belirdi; bir adam oturup kelebeğin saatler boyunca bedenini bu küçük delikten çıkarmak için harcadığı çabayı izledi.

YÜKSELME DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi

Vatan istilacılarına isyan edenlerin kırık utangaç hali, benim için, ibadetle olanların sert ve dik tavırlarından iyidir.

yaşam boyu bağlanırsanız.

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı,

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

HIZIR REİS NAM-I DİĞER BARBAROS HAYREDDİN PAŞA

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan :15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

İnebolu' nun büyük tonajlı gemileri barındıracak büyük bir limanı yoku.

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Fransa ya Yelken Açtı

Türkçe. Cümlede Anlam Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Bahar Ateşi Evet! Hayır! Belki? Ne? Merhaba.

9-11 Aralık 2016 Erciyes Dağı Kış Tırmanışı Faaliyeti Raporu Hazırlayan: Katılımcılar: Amaç: Hava Durumu: Ay durumu: Kamp Malzemeleri:

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

Birinci kadın; Oğlunun çok hareketli olduğunu, ellerinin üzerinde dakikalarca yürüyebileceğini söyledi.

Değerli Dostlar, başlık olarak önce Ankara nın Denizi diyecektim, ama yüzlerce farklı cins kuştan bahsetmek isteyince Kuş Cennetlerimizden Biri

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Yunus ve Büyük Balık

HAÇLI SEFERLERİ TARİHİ 3.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. HAÇLI SEFERLERİ Nedenleri ve Sonuçları

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Özel Gebze Eğitim Kurumları Öz-Ge Gündüz Bakımevi ARILAR GRUBU

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI

Agape Kutsal Kitap - God's Love Letter Scriptures

saltbodrum Camel Beach Residences

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

İntikam. Ölüm Allah ın Emri


KRAL JAMES İNCİLİ 1611 APOCRYPHA DUA AZARYA & üç Yahudi şarkı. Azarya ve şarkının üç Yahudi duası

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

ÄEKİM EKLERİ. Kardeşine kitabın yerini sor. (Senin) kardeşin: Tamlama (iyelik) eki. Kardeşin-e: Kime?: YÅnelme durum eki

Zulu folktale Wiehan de Jager Leyla Tekül Turkish Level 4

ALEMDAR GEMİSİNİN MİLLİ MÜCADELEDE KARADENİZ E KAÇIRILIŞI VE İLK SAVAŞI

MARSEILLES GEZİ MASSALIA MARSİLYA HAZİRAN 2011

TÜRKÇE DERSİ GÖRSEL OKUMA TESTİ Kubilay ORAL

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67)

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. ( ) M. Mehtap Türk

ISBN :

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Pavlus un. Seyahatleri

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

Korsanları sadece İngiltere. kullandı. Evrensel Bakış Açısı Gürbüz Evren

1) Dost ayıbını. söyler. Tümcesini en anlamlı şekilde tamamlayan sözcük çifti hangisidir?

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

5. Ekibinize güvenin ve her yaptığınız harekette ekibinize güven verin.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Umutla, harabelerde günlük turuna çıkmış olan bekçi Hilmi Efendi yi aramaya koyuldu. Turist kalabalığı Efes sokaklarına çoktan akmaya başlamıştı.

İÇİNDEKİLER GİRİŞ BİRİNCİ KİTAP

Benimle Evlenir misin?

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Artvin, Şavşat Karagöl Arazi Kampı

Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu nun bir kuruluşudur. Mahmutbey mh. Deve Kald r mı cd. Gelincik sk. no:6 Ba c lar / stanbul, Türkiye

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Akıllı Kral Süleyman

10. DENİZDE ÇATIŞMAYI ÖNLEME

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU PAPATYALAR SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

BODRUM DAN KOS A İLK SEFER İSRAİL TURİSTLER OLDU

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI. Nİsan AYI BÜLTENİ. Sevgİ Kİlİmlerİmİz

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

GÖKDELEN YARIŞI 4500 YILDIR SÜRÜYOR

tellidetay.wordpress.com

tellidetay.wordpress.com

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

&[1Ô A w - ' ",,,, . CiN. ALl'NIN. HiKAYE. KiTAPLAR! SERiSiNDEN BAZILARI Rasim KAYGUSUZ

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

YAPACAĞIMIZ SANAT ETKİNLİKLERİ

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

Fransa'da, Hz. Muhammed'e hakaret içeren karikatürleri yayınlayan Fransız Dergisi'ne baskın düzenlendi ve 12 kişi öldürüldü.

SORU-- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Gülmekten Öldüren Fıkralar - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

MİRKET NİNELER. Parti Veriyor

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Derste Eski Türkçe

KURTULUŞ SAVAŞI KARTPOSTALLARI MEHMED İN HİKAYESİ *

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

BAŞBAKAN YARDIMCISI HAKAN ÇAVUŞOĞLU, BATI TRAKYALI GENÇLERLE YTB DE BULUŞTU Cuma, 13 Nisan :47

Yayın no: 110 ÇOCUKLAR İÇİN OSMANLI TARİHİ-2

Hazırlayan: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

Özel Gebze Eğitim Kurumları Öz-Ge Gündüz Bakımevi

Transkript:

ORUÇ BARBOROS NASIL DENİZ KURDU OLDU? Oruç Barbaros... Ne korkunç şöhretti o. Hıristiyan dünyasında dehşet yaratan bu isim, Türk korsan bölgesinde mutlak bir saygıyla anılırdı. Hıristiyanlar ona kısaca (Barbaros), Türk korsanları ise (Baba Oruç) derlerdi. Onun forsu, Akdeniz de tılsımlı bir kudretin ifadesiydi. Oruç un ne böyle müthiş bir korsan olmaya, ne de ismini andıkları zaman Hıristiyanları istavroz çıkartmaya mecbur edecek derecede korkutan bir şöhret kurmaya hiç de niyeti yoktu. O kendi halinde bir tacirdi. Canından çok sevdiği bir teknesi vardı. Kardeşi İlyas ı yanına alarak Midilli Adası merkez olmak üzere Anadolu ve Kuzey Afrika kıyıları arasında ticaret yapar aile ocağının harçlığını sağlamaya çalışırdı. Bir gün çuha ve daha diğer kıymetli bir şekilde seyrederken, çapul peşinde koşan Rodos daki Sen Jan ocağının savaş gemileri tarafından saldırıya uğradı. İki kardeş kılıçlarını çekip karşı koydularsa da sonuçta İlyas şehit Oruç esir düştü. Kardeşini kaybedişi, yükünün yağma edilişi, teknesinin elinden gidişi Oruç u isyan ettirdi. Kollarını bağladıkları zaman: Deniz hırsızları... Bir gün gelecek bu kahpe hareketinizin hesabını soracağım sizlerden Diye, bu savaşçı keşişlerin üzerine tükürdü. İşte Oruç u korkunç Barbaros yapmaya sebep olan olay böyle başlamıştı. Oruç u Rodos un esir pazarında bir kaptana sattılar. Bu adam Oruç un bir ayağına zincir vurarak adada çalıştırmaya başladı. Hızır bunu öğrendiği zaman çok üzüldü. Ağabeyini kurtarmak üzere hemen harekete geçti. Oruç u özgürlüğe kavuşturmak üzere bin zorlukla sağladığı 18 bin akçeyi Kriko ismindeki bir dostuna vererek Rodoslu kaptana yolladı. Kriko Rodos a 1

varıp kaptanı ve Oruç u buldu, ne amaçla gelmiş olduğunu anlattı. Fakat Oruç buna itiraz etti. - benim yüzümden aile ocağımızın bir ikinci defa daha soyulmasına dayanamam; bu şekilde kavuşacağım özgürlük, bana esirlikten çok daha ağır gelir. Dedi. 18 bin akçenin avucuna beklediği bir anda, Oruç un yaptığı bu aksilik Rodoslu kaptanı gemisi batmış bir reis gibi üzdü. Bunun acısını çıkartmak üzere Oruç u; diğer ayağına da zincir vurarak Rodos kalesinin hendeklerini açmak işinde kullanılan binlerce Müslüman esirin arasına attı. Buradaki hayat tahammül edilemezdi. Durup biraz nefes almak isteyenlerin veya yorgunluktan sendeleyenlerin çıplak sırtlarında şaklayan kırbaçlar, şarha şarha yaralar açıyor, fıskiye gibi kanlar fışkırıyordu. Artık gücü kalmamış olanlar yerlere yuvarlanarak kırbaç darbeleri altında can veriyorlar, henüz dayanacak gücü olanlar ise canlarını dişlerine takarak ellerini kazma kürek gibi kullanarak koca kayaları yerlerinden söküp atmaya devam ediyorlardı. Rodoslu kaptan bir gün yılan gibi Oruç un yanına sokularak; - Özgürlüğüne kavuşmak istersen, ya kardeşin Hızır ın cebindeki 18 bin akçeyi iste ya da dinini değiştir Hıristiyan ol. Dedi. Oruç kükredi, ıslık çalar gibi: - sen putunu başına çal; bana gelince, ben özgürlüğünü elde etmesini bilirim. Diye cevap verdi. Bunun üzerine kaptan işin alayına kaçtı. - o halde Muhammet ine haber gönder de gelsin seni kurtarsın. Oruç nasırına basılmış gibi sıçradı. Rengi sarardı gözleri kanlandı. Dişlerinin gıcırtısı işitiliyor, çenesinin ucundaki kırmızı sakalının titrediği seziliyordu. Baş ve şahadet parmaklarını akrep pençesi gibi yaparak kollarını ileriye uzattı. Ayaklarındaki zincirler şangırdadı. Kaptana doğru ilerliyordu. Hani herif Azrail ile karşı karşıya geldiğini sanarak, tabanları yanarcasına kaçtı, tatlı canını zor kurtardı. Teke Sancak Beyi Şehzade Korkut, her sene Rodos tan birçok Türk esiri satın alarak azat ederdi. 1510 senesinde Korkut un kapıcıbaşısı aynı amaçla Rodos a gelerek100 Türk esiri satın aldı. Bunları Antalya ya nakletmek üzere bir tekne kiraladı. Rodoslu kaptan Oruç u manevi bir azap içinde kıvrandırmak üzere bu tekneye forsa olarak koydu. Rodos tan hareket eden bu tekne Meis Adası ile Anadolu sahili arasında bir yere demirledi. Geminin filikası son esir kafilesini de sahilimize götürmüştü ki birden bire müthiş fırtına koptu. Kaptan ve tayfaları bir telaştır aldı. Gece yarısına kadar devam eden bu fırtına ile müthiş şekilde mücadele ettiler, bu tayfaları pek yormuş olduğundan hava kalır kalmaz her biri kenara sindiler, sızıp kendilerinden geçtiler. Oruç, gemideki kargaşalık sırasında ayağındaki zincirleri kırmayı başarmıştı. Gece yarısından sonra tayfaların derin bir uykuya daldıkları sırada denize atladı ve yüzerek sahile ulaştı. 2

Böylece özgürlüğüne kavuşan Oruç, uçan kuşa bile hükmeden on sekiz oturak bir tekne yaptırarak korsanlığa atıldı. Oruç iki senelik esareti sırasında bambaşka bir kimliğe bürünmüştü. Acıma hissini kin potasında eritmişti. Korku nedir unutmuştu. Aklın, hayalin almayacağı derecede korkusuzlaşmıştı. Yolunu kesip, aile yuvasının rızkını ve kendisinin özgürlüğünü elinden almış olanları bir türlü affetmiyordu. Kalbinde alev alev yanan intikam hissini kısmen olsun söndürmek üzere bir sene devamlı Rodos ocağına çullandı. Her gece Sen Jan şövalyeleri bu görünmeyen belayı tuzağa düşürmeğe çok uğraştılar ise de, bir ikinci defa Oruç u ele geçirmeyi başaramadılar. Oruç isminden korkmaya başladılar. Bundan sonra Oruç, korsanlık sahasını genişletti. İtalya sahillerine uzandı. Batı Akdeniz i dolandı. Barbaros ismini korkunç bir şöhret olarak her tarafa yaydı. Oruç Barbaros 1512 kışını İskenderiye de geçirmek üzere Mısır Sultanından izin istedi. Mısır Sultanı Kansu Gavri, Oruç u bir hükümdar gibi ağırladı. İskenderiye kumandanına verdiği emirde (Oruç kaptanın ve arkadaşı Yahya Kaptan ın üzerlerinden geçen kuşun kanadını kesesin, her ne lazım olursa veresin, kaptanlar için konak ve leventler için kışla tayin edesin, gerek kaptanların gerekse leventlerin yiyecek ve içeceklerini gereği gibi veresin) diyordu. 1514 yılının bir yaz günü Oruç vurduğu vurgun ve Hıristiyan teknelerinin emrindeki gemilerle beraber Tunus a yollamış kendisi tek çektiri ile Elba Adası nın civarında başka kısmetler beklemeye kalkmıştı. Bir ara uzaktan Papa nın maiyet bandırasını taşıyan dağ gibi iki baştarda gözüktü. İki üç mil kadar bir uzaklık ile peş peşe seyreden iki tekne ellişer oturaklı, devrin en muazzam savaş gemilerindendi. İçerleri tepeden tırnağa kadar silahlı savaşçılarla dolu idi. İtalyanlar kendilerini o kadar emniyetle görüyorlardı ki, heybetli teknelerine; değil taarruz edecek yakınlarından bile geçmeğe cesaret gösterecek bir korsan düşünemiyorlardı. Bunun için gitar çalarak şarkı söyleyerek, gülüp oynayarak tam bir cümbüş içince 3

korkusuzca yollarına devam ediyorlardı. Oruç Barbaros, böyle kıymetli bir ava ender rastlanacağını düşünerek, papanın gemilerine çullanmak gibi çılgınca bir arzuya kapıldı ve leventlerine rampaya hazır olmaları için emir verdi. Leventler şaşırdılar. Telaşlandılar. İçersi savaşçı dolu bu dev gibi tekneye çullanmanın bile bile ölüme atılmak olacağını ileri sürerek itiraza yeltendiler. Oruç birden: - Atın bütün kürekleri denize. Diye gürledi. Oruç un bu kesin emri ve hakim tavrı karşısında leventler robotlaştılar. Teknede ne kadar kürek varsa hepsini denize attılar. Rüzgâr da hiç esmediği için yelkenlerden de faydalanmaya imkân yoktu. Korkusuz adam, böylece beraberindekileri ölümle mücadeleye zorunlu tutmuştu. Öteki papanın kadırgasından yolları üzerinde duran Oruç un teknesi görünmüştü. Fakat İtalyanlar böyle çelimsiz küçük bir tekneden kendilerine zarar gelebileceğini akıllarının ucundan bile geçirmedikleri için buna bir önem vermediler. Lakin tam borda bordaya geldikleri zaman Oruç un teknesinden açılan ateşle karşılaşınca hayrete düştüler. Bu küstaha hak ettiği dersi vermek üzere dümeni kırdılar. Oruç un da zaten istediği bu idi. Kendisi hareket kabiliyetinden mahrum olduğu için düşmanı üzerine çekmeğe, kendisine rampa etmeğe zorluyordu. Papanın teknesi bir heyula gibi gelerek, Oruç un teknesine yanaştı. Rampa kancaları atıldı. Her iki tekne birbirine kenetlendi. Önde Oruç olmak üzere Türk leventleri kamaları, palalarını dişlerinin arasına kıstırdılar. Papanın teknesine çullanarak İtalyanların gırtlaklarına atıldılar. Bir kısım Türk leventlerinin palaları bir makine düzeni ile işlerken, bir kısım leventler de arkadan kucakladıkları İtalyanları kaldırıp kaldırıp ambarlara atıyorlardı. Bu şekilde bazılarına daha pratik geliyordu. Boğuşma çabuk bitti. İtalyanların yarısı öldürülmüş geri kalanları da ambarlara tıkılmıştı. Oruç kendi teknesini şimdi hâkimi bulunduğu Papa nın baştardasının yedeğine aldı. İki tekne arasında geçen mücadele arkadaki baştardadan görülmüştü. Fakat onlar bunu, yolları üzerine düşmüş talihsiz bir Türk korsan gemisinin ya korkudan teslim olmuş veya zahmetsizce avlanmış olduğunu sanarak hiç aldırış etmiyorlardı. Bunun aksini akıllarından bile geçirmiyorlardı. Oruç başarısızı yarım bırakmak niyetinde değildi. Arkadan gelen Papa nın diğer teknesini de zapt etmeğe karar vererek leventlerini etrafına topladı: - Bu ikincisine başka oyun göstereceğiz. Diyerek onlara talimat verdi. Leventler hemen kavukların attılar. Cepkenlerini, çamaşırlarını çıkarttılar. İtalyanları soyarak onların elbise ve şapkalarını giydiler. Bu yeni kılıkları pek tuhaflarına gitmişti. Hele bazıları pek gülünç bir hal almışlardı. Bir müddet birbirleriyle şakalaştılar, gülüştüler, sonra da topları doldurarak beklemeye koyuldular. Oruç arkadaki teknenin yetişmesi için forsalara ağır kürek çektiriyordu. Arkadaki baştarda öndekine yaklaştığı zaman İtalyanlar, yedekteki geminin direğinde Oruç Barbaros un forsunu görünce sevinçlerinden deliye döndüler. Şapkalarını çıkarıp sallamaya, hurra diye bağırıp tepinmeye başladılar. Fakat sevinçleri birden bire şaşkınlığa çevrildi. Ne oluyoruz? Diye hayrete düştüler. Öndeki baştarda kendilerine top ateşi açmıştı. Bir yandan da dümeni kırmış, tam yolla üzerlerine geliyordu. Bu nasıl işti böyle. Yoksa öndeki gemide bulunan arkadaşları hep beraber akıllarını mı oynatmışlardı. Onları bu karamsarlığı çözmeye uğraşırken, Oruç Reis in 4

baştardası rampa olmuştu bile. Türklerin palaları bu gafillerin gırtlakların gırtlaklarken onlar hala neye uğradıklarını anlamamışlardı. Gövdelerinden ayrılıp güvertede yerde yuvarlanan kellelerin yuvalarından dışarı uğramış gözleri, sanki etraflarında kopan bu kıyamete sebep ne olduğunu hala araştırıyorlardı. İkinci tekne de bu şekilde kolayca ele geçti. Oruç; olayın Hıristiyan dünyasında duyulması ve çabuk yayılması için, İtalyan esirlerinden üç beş tanesini İtalya sahillerinin çeşitli yerlerine bıraktıktan sonra üs olarak kullandığı Tunus a dümen kırdı. Koca koca toplarla sayısız silahlarla askerlerle donanmış ve devrin en muazzam savaş gemisi olan Papa ya ait iki baştardanın, Oruç un küçük çektirisi tarafından zapt edilişi Hıristiyan dünyada olduğu kadar Türk korsanları arasında da hayret ve heyecan uyandırdı. Oruç un bu korkusuzluğu ve başarısı akılları durdurdu. Barbaros ismi tılsımlı bir şöhret oldu. Artık bundan sonra Oruç frensiz bir güç halinde şahlanacak, Korsanlık kurduğu şöhretini Krallık tacı ile taçlandıracaktır. 1 1 Tevfik İnci tarafından hazırlanan Deniz Tarihimizin Şeref Sayfaları adlı kitaptan alınmıştır. 5