T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ CERRAHİ GEREKTİREN HASTALIKLAR HEMŞİRELİK BAKIM REHBERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ CERRAHİ GEREKTİREN HASTALIKLAR HEMŞİRELİK BAKIM REHBERİ"

Transkript

1 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ CERRAHİ GEREKTİREN HASTALIKLAR HEMŞİRELİK BAKIM REHBERİ 2013 Derleyenler Dr. Ömer ENGİN Hem. Fadime KAÇAR Hem. Gülçiçek METE Hem. Zozan DOĞAN ÖZBEK Hem. Duygu ALDAŞ Düzenleyenler Doç. Dr. Önder KALENDERER Hem. Dilek TURAN Hem. Ayşen ÖZEL Bilimsel Danışman Dr. Muharrem KARAOĞLAN

2 ÖNSÖZ Hemşirelik bilim ve sanattan oluşan bir sağlık disiplinidir. Ekonomik ve sosyal değişimler, hemşireliğin profesyonelleşme süreci, yeniliklerin getirdiği değişimler, bakımda kaliteyi artırma gereksinimi hemşirelerin bilgilerini güncellemeleri zorunluluğunu getirmiştir. Bu nedenlerle Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi hemşirelik hizmet içi eğitimi kapsamında hemşirelik bakım hizmetlerinin kalitesinin artırılması ve meslektaşlarımızın çalıştığı birimlerdeki uygulamalarında kaynak olabilmesi amaçlı bu rehber hazırlanmıştır. Etkinliğini ve saygınlığını bilgi birikiminden alacağına inandığımız meslektaşlarımıza bu rehberi hazırlarken, zor çalışma koşulları altında vakit ayırıp derleme yapan değerli hemşirelerimize, bilimsel danışmanlığı ile katkıda bulunan değerli hekimlerimize, hemşirelik mesleğine her konuda destek olan, özellikle bu rehberlerin hazırlanması sırasında her türlü imkanı sağlayan Başhekimimiz Prof. Dr. Orhan Gazi Yiğitbaşı ve çalışmalarımızda her zaman yanımızda olan Başhemşiremiz Gülşen İpekoğlu na teşekkürlerimizi sunarız. Hemşireler bakımın belirleyicisi ve biçimlendiricisidirler Ayşen Özel Dilek Turan Önder Kalenderer 1

3 İÇİNDEKİLER CERRAHİ GEREKTİREN HASTALIKLAR VE HEMŞİRELİK BAKIMI 4 AKUT KARIN 4 AKUT KARIN CERRAHİ SEBEPLERİ 4 AKUT KARIN CERRAHİ OLMAYAN SEBEPLERİ 5 LOKALİZASYONUNA GÖRE KARIN AĞRISININ SEBEPLERİ 7 SIK RASTLANAN AKUT KARIN SEBEPLERİ 7 AKUT KOLESİSTİT 7 HEMŞİRELİK BAKIMI 9 AKUT APANDİSİT 11 AKUT APANDİSİT OLUŞUMUNDA ROL OYNAYAN NEDENLER 11 HEMŞİRELİK BAKIMI 12 AKUT PANKREATİT 13 HEMŞİRELİK BAKIMI 15 BATIN TRAVMASI 15 HEMŞİRELİK BAKIMI 17 BARSAĞIN CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN HASTALIKLARI 17 HEMŞİRELİK BAKIMI 19 FOURNİER GANGRENİ 19 HEMOROİD 20 HEMŞİRELİK BAKIMI 22 ANAL FİSSÜR 22 PERİANAL FİSTÜL 23 HERNİLER 23 HERNİ TÜRLERİ 24 HEMŞİRELİK BAKIMI 25 İNTESTİNAL OBSTRÜKSİYONLAR 27 HEMŞİRELİK BAKIMI 28 MEZENTER ARTER HASTALIĞI 28 PİLONİDAL SİNÜS 29 HEMŞİRELİK BAKIMI 29 YANIKLAR 30 BİRİNCİ DERECE YANIKLAR 30 İKİNCİ DERECE YANIKLAR 30 ÜÇÜNCÜ DERECE YANIKLAR 31 2

4 DAHA DERİN YANIKLAR 31 YANIĞIN BOYUTLARI 31 YANIK YARASI TEDAVİSİ 32 YANIK YARASI TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEM VE MATERYALLER 33 ŞEFFAF FİLM ÖRTÜLER (Biyosentetik Örtüler) 33 ANTİMİKROBİYAL AJANLAR 33 BİYOLOJİK PANSUMAN MATERYALLERİ 34 ESKAR EKSİZYONU VE GREFTLEME 34 YANIKLI HASTADA HEMŞİRELİK BAKIMI 34 YANIK PANSUMANI 36 KANSERLER 37 KANSERSE METASTAZ MEKANİZMASI 37 KANSERDE TEHLİKE BELİRTİLERİ 37 TÜMÖRLERİN EVRELENDİRİLMESİ 37 MİDE KANSERLERİ 38 AMELİYAT ÖNCESİ HEMŞİRELİK BAKIMI 39 AMELİYAT SONRASI HEMŞİRELİK BAKIMI 40 KOLOREKTAL KANSERLER 41 AMELİYAT ÖNCESİ HEMŞİRELİK BAKIMI 43 AMELİYAT SONRASI HEMŞİRELİK BAKIMI 43 PANKREAS KANSERİ 44 HEMŞİRELİK BAKIMI 45 TİROİD KANSERLERİ 46 AMELİYAT ÖNCESİ HEMŞİRELİK BAKIMI 48 AMELİYAT SONRASI HEMŞİRELİK BAKIMI 49 MEME KANSERİ 50 KANSERİN YERLEŞİMİ 53 MEME KANSERİNDE ERKEN TANI VE TARAMA YÖNTEMLERİ 54 AMELİYAT ÖNCESİ HEMŞİRELİK BAKIMI 61 AMELİYAT SONRASI HEMŞİRELİK BAKIMI 62 EHA EGZERSİZLERİ 64 CODMAN (SARKAÇ) EGZERSİZLERİ 65 LENF ÖDEM 68 LENF ÖDEMDE HEMŞİRELİK BAKIMI 69 AMELİYAT ÖNCESİ GENEL HEMŞİRELİK BAKIMI 72 AMELİYAT SONRASI GENEL HEMŞİRELİK BAKIMI 85 KAYNAKLAR 92 3

5 CERRAHİ GEREKTİREN HASTALIKLAR VE HEMŞİRELİK BAKIMI AKUT KARIN Akut karın, ani başlayan, karın ağrısı ile karakterize, acil cerrahi gerektirebilecek hastalık tablosunun adıdır. Akut karın; bir hastalığı değil, karın ağrısına yol açan hastalıkların sebep olduğu bir tabloyu ifade eder. Akut iltihabi olaylar, perforasyonlar ve ileus akut karın sendromunun başlıca sebepleridir. Çabuk tanı konulması gereklidir, çünkü çoğu hastada akut karın tablosu batın içi aciller nedeniyle oluşur. Ayırıcı tanı önemlidir, her zaman akut batın sendromu şüphesi acil cerrahi yaklaşım gerektirmez. Akut karın sebepleri cerrahi ve cerrahi olmayan şekilde sıralanabilir. AKUT KARIN CERRAHİ SEBEPLERİ a)gastrointestinal Akut apandisit Akut peptik ülser hastalığı (kanama, perforasyon, stenoz) Akut divertiküler hastalık (inflamasyon, abse, kanama, perforasyon) İnce barsak obstrüksiyonu (adezyon, boğulmuş fıtık) Kalın barsak obstrüksiyonu (kolon kanseri, sigmoid volvulus) Mezenterik damar oklüzyonu (barsak iskemisi, gangren) İnflamatuar barsak hastalığı Meckel divertiküliti Abdominal travma b)pankreas, Karaciğer, Safra Yolları, Dalak Pankreatit, biliyer kolik, kolesistit, kolanjit c) Jinekolojik Dış gebelik rüptürü Over kisti rüptürü, torsiyonu Salpenjit, tubaovarian abse d)retroperitoneum Abdominal aort anevrizması rüptürü 4

6 e)supradiyafragmatik Pnömotoraks Pulmoner emboli Akut perikardit AKUT KARIN CERRAHİ OLMAYAN SEBEPLERİ a)metabolik Diabetik ketoasidoz Adrenal yetmezlik Üremi, hiperkalsemi b)toksik Böcek sokmaları, akrep-yılan serumu Kursun zehirlenmesi, ilaçlar c)nörojenik Herpes zoster Abdominal epilepsi Spinal kord tümör/enfeksiyon, kök basısı d)kardiyopulmoner Pnömoni, ampiyem Akut MI, miyokardit Belirti ve bulgular Ağrı Akut karın ağrısının sebebi genellikle intraabdominal organların çeşitli hastalıkları olmakla beraber, komşu doku ve organlar, toksik-metabolik olaylar ve sistemik hastalıklar da karın ağrısına sebep olabilir. Karın ağrısı başlıca visseral, pariyetal (somatik) ve yansıyan ağrı olmak üzere üç tiptir. 5

7 A RI V SSERAL A RI PAR YETAL A RI YANSIYAN A RI GER L M T P A RI NFLAMATUVAR A RI SKEM K A RI Şekil 1:Karın ağrısının oluşum mekanizmasına göre tipleri 1-Visseral (iç organda hissedilen) ağrı a)gerilim tipi ağrı: Tipik olarak belirsiz, lokalizasyonu tam anlaşılamayan derin bir ağrıdır. Hastalar rahat bir pozisyon bulmak için sürekli bir çaba içindedir. Gastroenteritler, konstipasyon, akut pankreatit ağrıları bu gruba girer. b)inflamatuar ağrı: Gerilim tipi ağrı gibi derin ve lokalizasyonu belirsiz olarak başlar. Farklı olarak kaynağı genellikle peritondaki inflamasyondur. Klasik örneği apandisittir. Gerilime bağlı visseral ağrıdan farklı olarak, inflamatuar ağrılı hasta hareketsiz yatmaya gayret eder. c)iskemik ağrı: En az görülen fakat en ciddi ağrı tipidir. Karakteri ani başlangıçlı, yoğun, devamlı ve ilerleyicidir. Diğer abdominal ağrı tiplerinin aksine analjeziyle hafiflemez. 2-Pariyetal (somatik) ağrı İç organlardaki inflamasyon peritona ulaştığı zaman ortaya çıkan şiddetli ağrıdır. Peritonun direkt irritasyonundan kaynaklanır. Visseral ağrılara göre daha şiddetli ve oldukça lokalizedir. Bu hastalar yatakta olabildiğince hareketsiz yatarlar. Derin nefes alma ve öksürme peritonu hareket ettireceği için ağrıyı artırır. 3-Yansıyan ağrı Hem visseral hem de somatik ağrının özelliklerini taşır. Hastalıklı organın uzağında bir yerde lokalize olan ağrıdır. Genellikle iç organlardan kaynaklanır, keskindir ve uzun sürelidir. Safra hastalıklarında sağ omuzda duyulan ağrı, üreter koliğinde kasık, skrotum veya labiada duyulan ağrı yansıyan ağrının örnekleridirler. 6

8 LOKALİZASYONUNA GÖRE KARIN AĞRISININ SEBEPLERİ Kusma Akut batın ağrısına genellikle bulantı ve kusma yakınmaları eşlik eder. Kusma karın hastalığının ilk belirtisi olabileceği gibi, distal ince barsaktaki ya da kolondaki bir tıkanmada hiç olmayabilir. Böyle durumlarda bile, kusmanın yerine iştahsızlık, gıdalara karşı isteksizlik ve bulantı görülür. Kusmanın tarzı, içeriği ve sıklığı önemlidir. Örneğin; bir kere ya da birkaç gün içinde 1-2 kere kusma, yavaş başlayan bir akut apandisitin belirtisi olabilir. Sık ve büyük miktarlarda kusma, mideye yakın obstrüksiyonlarda (tıkanmalarda) görülür. Diyare: Gastroenterit ve iskemik kolitte diyare görülür. Kabızlık: Akut karın olgularının birçoğunda ileus tablosu nedeni ile kabızlık oluşur. Gaz, gaita çıkışının durması batında distansiyona sebep olur. SIK RASTLANAN AKUT KARIN SEBEPLERİ 1-AKUT KOLESİSTİT Safra kesesi, bir periton uzantısı ile karaciğere bağlanan, cc hacminde bir oluşumdur. Normal bir insanda günlük salgılanan safra miktarı ml dir. Safra, karaciğerden sağ ve sol hepatik kanallarla (duktus hepatikus) safra kesesine gelir, burada konsantre edilir ve duktus sistikus aracılığı ile koledok kanalına oradan da intestinal sisteme atılır. Safranın yapısında safra tuzları, safra pigmentleri, yağ, kolesterol ve protein bulunur. Safra asitleri karaciğer tarafından kolesterolden yapılır, safra kesesinde konsantrasyonu artar ve yemek yenildikten sonra dışarı atılmak üzere depo edilir. Safranın %95 i barsaklardan geri emilir, %5 i ise dışkı ile dışarı atılır. Resim 1:Safra kesesi Resim 2:Safra Sistemi 7

9 Akut kolesistit, safra kesesinin kimyasal veya bakteriyel bir iltihabıdır. Zamanında ve uygun tedavi yapılmazsa yaygın peritonit ve ölümle sonuçlanabilir. Olguların %95 inde kolelitiazis (akut taşlı kolesistit) ile birlikte bulunur. %5 olguda taş yoktur (akut taşsız kolesistit). Kilolu ve sedanter yaşam sürenlerde ve bazı etnik gruplarda (Çinliler, Yahudiler, İtalyanlar) daha sıklıkta rastlanmaktadır. Akut kolesistit eski ağrıların tekrarlaması şeklinde ve genellikle yemeklerden sonra başlar. Ağrı kısa zamanda devamlı bir şekle dönüşür. Safra koliği şeklinde kese kontraksiyonu (kasılma) ile aralıklı ağrı başlar. Tablo ilerledikçe iltihabi olay peritona kadar ulaşır, ağrı daha şiddetli ve devamlı bir hal alır. Ağrı genellikle sağ üst kadrana ve epigastriuma lokalizedir ve sağ skapulaya yayılabilir. Akut kolesistitin tedavisi medikal ve cerrahi olmak üzere iki şekildedir. Etiyoloji Akut kolesistit safra taşları ve %90 olguda bu taşların sistik kanalı tıkaması ile ilişkilidir. Sistik kanalın taşla tıkanması yaygın nedenidir. %5-10 olguda da sistik kanalı tıkayan taş bulunmamaktadır (akalküloz kolesistit). Böyle olguların %50 sinde enflamasyon nedeni bulunamamıştır. Hepatik helicobakter bakterileri sorumlu tutulmaktadır. Majör önlenebilen risk etken obesite ve sedanter yaşam tarzıdır. Hasta günlük aktivitesini artırır ve düşük yağlı besinlerle beslenirse kolesistit riski düşürülebilir. Bireyler bol egzersiz ve diyet yapmaya teşvik edilmelidir. Belirti ve bulgular Ateş Nabız yüksekliği % 10 oranında sarılık Bulantı- kusma Lökositoz Sağ üst kadranda ağrı Murphy belirtisi; göbekten sağ omuza çekilen çizginin kot kenarını kestiği noktada palpasyon ile hassasiyet olmasıdır. Bu nokta topografik anatomik olarak safra kesesi lokalizasyonunu gösterir. Kronik kolesistitlerde ağrı en fazla birkaç saat sürerken akut kolesitit ağrıları günlerce sürebilir. Ağrıların %60-70 i kolik tarzında ağrılardır. 8

10 Tedavi Tıbbi Tedavi: Antibiyotik (gram negatif ve pozitif mikroorganizmalara karşı) genellikle ampisilinler, sefalosporinler, aminogilkozidler veya bunların kombinasyonları kullanılabilir. Cerrahi Tedavi: Tanı konduğunda erken veya geç kolesistektomi kararı risk etkenlerine bağlıdır. Kararsız anjinası olan hastalarda, karotis arter hastalığı olanlarda, konjestif kalp yetmezliği olanlarda, sirozlu olgularda geç kolesistektomi tercih edilir. Resim 3: Safra kesesi taşının USG görünümü Resim 4:Laparoskopik ve açık kolesistektomi HEMŞİRELİK BAKIMI Akut kolesistitli hastaların çoğunda üreme (E. coli, klebsiella) vardır. Hastanın ateşi sık takip edilmeli ve hekim istemine uygun antibiyotik başlanmalıdır. Yaşlı hastalarda, steroid ve antienflamatuar ilaç kullanan hastalarda ateş yükselmeyebilir. 9

11 Akut kolesistit, acil cerrahi gerektiren bir durumdur. Hastaya kesin tanı konulmasından sonra damar yolu açılarak IV sıvı verilmelidir. Hastanın kusması mevcut ve fazla miktarda ise nazogastrik sonda ile dekompresyon yapılır. Kusma sıvı elektrolit dengesinin bozulmasına sebep olacaktır. Hastanın biyokimya tetkikleri kontrol edilmelidir. Akut kolesistitin tedavisine medikal veya cerrahi olarak karar verilebilir ve her iki durumda hemşirelik bakımı farklılık gösterir. Medikal tedavide hekim antibiyotik başlamış ise hastanın antibiyotiğe cevap verip vermemesi önemlidir. Antibiyotik tedavisine cevap veren hastalarda hastanın şikayetlerinde zaman içinde gerileme görülecektir. Bu klinik iyileşme laboratuar değerlerine de yansır ve lökosit değerlerinde zaman içinde gerileme görülür. Ancak şikayetler gerilemiyor ve günlük hemogram takiplerinde lökosit değerlerinde artma görülüyor ise medikal tedavinin etkili olmadığı düşünülmelidir. Akut kolesistit medikal tedaviye cevap vermez ve perfore olur ise cerrahi tedavi seçeneğine geçilecektir. Laparoskopik kolesistektomi, safra kesesinin laparoskopik girişimle çıkarılmasıdır. Laporoskopik cerrahi, hastalarda erken iyileşmeyi sağlama, insizyon yerinin açık cerrahiye göre küçük olması ve buna bağlı ağrı ve komplikasyonların az olması, hastanın erken beslenmeye başlaması ve günlük yaşam aktivitelerine erken dönmesi, aile ve sosyal çevreden uzak kalmaması, hastanede kalış süresinin kısa olması nedeniyle tercih edilir. Kolesistektomi nedeniyle cerrahi girişim uygulanacak olan hastaya sigara içmemesi ve aspirin gibi pıhtılaşma sürecini etkileyecek ilaçları almaması söylenir. Hastanın işlem öncesi aç olması sağlanmalıdır. Hastada bilinmeyene karşı anksiyete gözlenebilir. Bu yüzden hastaya işleme yönelik açıklama yapılmalı ve soruları yanıtlanmalıdır. Kolesistektomi yapılan hastaların ameliyat sonrası takibinde tansiyon, nabız, solunum gibi vital bulguların takibi, pansuman kontrolü, batın distansiyonunun varlığı, diren konmuş ise diren takibi, hastanın gaz çıkarıp çıkarmadığı, defekasyon varlığı önemlidir. Anestezi etkisi geçtikten sonra hasta yarı oturur pozisyona getirilebilir. Hekim istemine uygun IV sıvılar verilir. Mide distansiyonu varsa NG uygulanabilir. Barsak sesleri normale döndükten sonra yumuşak diyete başlanır. Safra kesesi cerrahisinde insizyon yeri, hastanın dönme ve hareket etmeden kaçınmasına, etkilenen tarafta yaygın ağrıya ve yüzeyel solunuma neden olabilir. Ağrıyı azaltmak ve rahatlığı sağlamak için hekim istemine uygun 10

12 analjezik yapılmalıdır. Bunun dışında hastanın dönmesine, öksürmesine, derin nefes almasına ve hareket etmesine de yardım edilir. Batın direni konan hastalarda diren renk ve miktar yönünden gözlenmeli, pansuman yapılırken aseptik tekniğe uyulmalıdır. 2-AKUT APANDİSİT Karın ağrısının en sık cerrahi gerektiren nedeni akut apandisittir. Kör bir kese olan apendiksin lümeninin tıkanması ile apandiks içinde sıvı birikir ve distansiyona yol açar. Apandisit tanısının gecikmesi apendiks perforasyonuna ve pürülan materyalin peritona yayılmasına sebep olur. Akut apandisit her yaş grubunda görülebilen, erişkinde akut karın hastalıklarının yarısından fazlasının nedenini oluşturan bir hastalıktır. Erişkinlerde görülme oranı %90, çocuklarda % 7-10 dur. Resim 5:İnflame apendiks AKUT APANDİSİT OLUŞUMUNDA ROL OYNAYAN NEDENLER 1-Lümeni tıkayan nedenler Fekalitler (taşlaşmış feçes) Lenfoid doku hiperplazisi Yabancı cisimler (meyve çekirdekleri, odunsu maddeler vb.) Barsak parazitleri 2-Tıkanma dışı nedenler Sistemik enfeksiyonlar Fibrozis (yaşlılarda) 11

13 Belirti ve bulgular Karın ağrısı: Akut apandisitin en önemli bulgusudur. Ağrı başlangıçta alt epigastrium veya göbek çevresinde hissedilir (visseral faz). Bu aşamada ağrı çoğunlukla orta derecede, künt nitelikli, yaygın ve devamlıdır. Ağrı zaman zaman azalmakla birlikte hiçbir zaman tamamen geçmez. Göbek çevresinde lokalize olan bu aşmadaki ağrı genellikle 4-6 saat sürer (1-12 saat arasında değişebilir). Bu sürelerin sonunda karın ağrısı sanki yer değiştirip sağ alt kadrana yerleşebilir (somatik faz). İştahsızlık: Hastaların %90-95 inde ağrıdan önce iştahsızlık görülür. Fazla önemsenmeyen bir belirtidir. Bulantı-kusma: Hastaların %75 inde görülür. Bulantı daha sık olmakla birlikte kusma fazla dikkat çekici değildir. Sürekli kusma nadirdir. Hasta bir şey yer içerse kusar. Tedavi Ameliyattan önce IV sıvı verilmeye başlanır. Tanı kesinleşinceye kadar antibiyotik ve ağrı kesici ilaçlar verilmez. Cerrahi tedavide apendektomi uygulanır. Bu işlem en geç saat içinde yapılmalıdır. Cerrahi tedavi açık veya laparoskopik olarak yapılabilir. Ameliyat geciktirilmezse ve zamanında yapılırsa mortalite oranı %0,5 ten azdır. Gecikme genellikle organın perforasyonu ile sonuçlanır bu da peritonite ya da batın içi apseleşmeye gidebilir. Resim 6:Cerrahi tedavide apendektominin yapılış evreleri( Schwartz: Principlre of surgery) HEMŞİRELİK BAKIMI Akut apandisit tanısı konan veya düşünülen hastalar ağızdan beslenmemelidir. Su dahil hastanın ağızdan beslenmesi kesilir. 12

14 Ağrı kesici semptomları baskılayacağı için kesinlikle verilmemelidir. Hastalığın tedavisi cerrahi olduğu için hasta ameliyat için bilgilendirilmeli ameliyata gönderilinceye kadar IV sıvı desteği sağlanmalıdır. Yaşam bulguları sık kontrol edilir. Apandisitin perforasyonu söz konusu ise hekim istemine göre uygun antibiyotik başlanır. 3-AKUT PANKREATİT Pankreas gr ağırlığında bir organ olup başlıca iki işlevi bulunmaktadır. Endokrin işlevi; insülin ve glukagon salınımını sağlar, yaşamın sürdürülmesi için mutlak gereklidir. Ekzokrin işlevi; sindirimi kolaylaştıran sodyum bikarbonat ve sindirim enzimlerinin barsak lümenine salınımını sağlar. İnsan pankreasında günde ml salgı yapılır. Pankreasın inflamasyonuna pankreatit denir. Akut ve kronik olabilir. Ödem, nekroz, endokrin ve ekzokrin fonksiyon bozukluğuna yol açabilir. Akut pankreatit, pankreasın kendi enzimleri ile kendi sindiriminin sonucu oluşan nonbakteriyel inflamasyonudur. Akut pankreatit gelişiminin nedenleri sıklıkla safra taşları, alkolizm ve travmadır. Diğer nedenler arasında ERCP (endoskopik retrograd pankreatografi ), cerrahi, ilaçlar, HIV enfeksiyonu, hiperlipidemi, hiperkalsemi, iskemik ataklar, pankreatik kanal tıkanmaları, akrep zehiri, viral enfeksiyonlar, duodenum tıkanmaları, şişmanlık ve karsinomlar yer alır. Tablo 1:Akut pankreatitlerde en çok kullanılmakta olan Ranson Ölçütleri 0 Saat 48 Saat 1. Yaş > BK sayımı > mm3 3. Kan şekeri > 200 mg / dl 4. LDH > 350 U / L 5. ALT > 250 U / L 1. Hematokrit >% Kan üre azotu sıvı desteğine karşın 5 mg/dl nin üstünde artış 3. Serum Ca < 8 mg / dl (2 mmol / L) 4. po2 < 60 mmhg 5. Serum alb. < 3.2 g / dl (32 g / L) 6. Sıvı sekestrasyonu > 6000 ml *1-3 kriter: orta dereceli pankreatit, 4 mortalite belirgin şekilde artar. 13

15 Akut pankreatit olgusunda yukarıda belirlenen 11 ölçüt değerlendirildiğinde: Bir veya iki bulgu varsa bu olguda yalnızca tıbbi ve destek tedavisi yeterlidir. 2-3 bulgu durumunda mortalite % bulgu durumunda mortalite %40 civarlarında 7 bulgu durumunda ise mortalite daha yüksektir. Belirti ve bulgular En sık rastlanan bulgu ağrıdır. Genellikle ağır bir yemekten veya alkol alımından sonra ortaya çıkar ve kemer tarzında sırta yayılır. Ağrı epigastriumda başlar ve bir kaç saat sonra şiddetlenir. Sırta doğru yayılım gösterir. Alkolik pankreatitde yemekten saat sonra başlar. Biliyer pankreatitde ise yemekten hemen sonra başlar. Ağrı, kusma merkezini uyardığı için bulantı ve kusma vardır. Kusma genellikle öğürtülü biçimdedir. Lokalize peritonitten dolayı ateş ve paralitik ileus olabilir. Ağır pankreatitlerde Grey-Turner ve Cullen (karın yan duvarında görülen ve kan pigmentlerinden oluşan leke) belirtileri olabilir. Bu bulgular %3 olguda görülür. Hastaların %20-25 inde sarılık görülür. Hastaların önemli bir kısmında ateş ve taşikardi vardır. Ağır akut pankreatitlerde hipotansiyon ve şok tablosu gelişebilir. 1 2 Resim 7:Cullen (1) ve Grey-Turner (2) belirtisi Tedavi Komplike olmamış pankreatitin tedavisi medikaldir. Tedavide amaç sıvı-elektrolit dengesizliğini düzeltmek ve pankreasın sekresyon salgısının uyarılmasının önlenmesidir. Ağrının kesilmesi çok önemlidir. Tanı belirsizliği, pankreatik nekroz ve abse durumlarında cerrahi girişim uygulanır. 14

16 HEMŞİRELİK BAKIMI Hastanın vital bulguları takip edilir. Sıvı-elektrolit dengesinin sağlanması gerekir. Hastada kaybolan sıvı yerine konmalıdır. Hipokalsemi mevcut ise hekim önerisine göre kalsiyum glukonat verilir. Kanama açısından hemogram takibi yapılır. Ağrının kontrolünde morfin vb. ilaçlar kullanılmamalıdır. Septik komplikasyonlar varsa hekim istemine uygun antibiyotik başlanır. Oral alım kesilir. Nazogastrik sonda ile dekompresyon yapılabilir. Pankreas hasarına bağlı olarak kan şekeri yükselebilir. Kan şekeri takibi yapılmalıdır. Kan biyokimya tetkikleri yakından izlenir. Hastanın akut karın ağrıları ve duyarlılığı geriledikten sonra ağızdan beslenmeye geçilebilir. Solunum sorunları gelişirse mekanik ventilasyon desteği için yoğun bakım ünitesine nakledilir ve monitörize edilir. 4-BATIN TRAVMASI Batın travması künt veya penetran olabilir. Batın travması yalnız başına veya diğer bölge travmaları (toraks travması, kafa travması) ile birlikte bulunabilir. Künt batın travmaları nedenleri arasında en sık trafik kazaları, yüksekten düşme ve darp yer alır. Penetran travmaların nedenleri arasında ise bıçaklanma, kurşunlanma, iş kazaları sayılabilir. Batın içi travmada etkilenen organa göre semptomlarda değişiklik görülür. Lümenli organ (mide, kolon, ince barsak, safra yolları) organ yaralanmalarında organ içeriği batın boşluğuna geçeceği için bununla ilgili belirtiler görülür.örneğin künt travmada lümenli organ yaralanması varsa batın içi serbest hava tespit edilir. Eğer periton lavajı uygulanırsa lavaj sıvısında barsak içeriği görülebilir. Penetran yaralanmalarda batın içine kesici delici alet yarasından hava geçeceği için batın içi serbest havanın direk grafide görülmesi barsak yaralanmasının göstergesi olarak düşünülmemelidir. Böbrek yaralanmasında idrarda hematüri karşımıza çıkar. Dalak ve karaciğer yaralanmaları; batın içi kanama, hipotansiyon ve şok belirtilerini gösterebilir. Risk etkenleri Herhangi birşey künt travmaya neden olabilir. Künt travma, barsakları ve diğer karın organlarında yaralanmaya neden olan yırtılma, sıkıştırma veya basınç etkisine sebeb olabilir. Otomobil kazalarında ani ve hızlı bir duruş, direksiyona 15

17 veya başka bir şeye çarptıran kuvvettir. Penetran travmalar genellikle ateşli silahlarla olur ve büyük ölçüde internal yaralanmaya neden olur. Yaralaması daha az travmatik olmakla birlikte bıçaklanmalar penetran yaralanmalarda ikinci sırayı almaktadır. Travmalar 40 yaşın altındaki genç erişkinlerde başta gelen ölüm nedenlerinden biridir.travma olgularının hepsinin abdominal travma olmamasına karşın, motorlu araç kazalarında yaygındır. Önleyici yöntemlerden birisi emniyet kemeridir ve kaza sırasındaki abdominal travma şiddetini azaltmaktadır. Belirti ve bulgular Travmanın şiddet dercesinin değerlendirilebilmesi için dikkatle alınmış bir hasta öyküsü şarttır. Penetran travmalarda giriş ve çıkış durumunun değerlendirilmesi yaşamsaldır. Hasta her iki tip travmada da akut batın beliritileri gösterebilir. Her iki yaralanmada da iç ya da dış kanamalar meydana gelebilir. Barsak rüptürü varsa peritonit tablosu vardır.tüm karın akıntıları barsak içeriği açısından yakından izlenir. Tanı Peritoneal lavaj, karın yaralanmalarında kanamanın varlığını değerlendirmek amacıyla yagın olarak kullanılmaktadır. Burada peritoneal drenajın renk ve içeriğine dikkat edilir. Batın travmalarının ayırıcı tanısında direk batın grafisi, ultrasonografi, bilgisayarlı batın tomografisi, magnetik resonans gibi görüntüleme yöntemleri ve angiografi, IVP ve diğer yöntemler kullanılabilir. Kanama odağını tespit için az sıklıkla kullanılsa da anjiografi ve radyoizotop teknikler mevcuttur. Günümüzde batın BT, abdominal travmaların değerlendirilmesinde temel tanı aracıdır. Tedavi Herhangi bir abdominal organda küçük bir travma söz konusu ise tanısal testler yapıldıktan sonra hasta gözlem altında tutulabilir. Penetran travmalar ise daima cerrahi girişim gerektirmektedir. Travmanın major komplikasyonları şok, peritonit ve sepsistir. Travmanın ciddiyeti belirlene kadar ağrı dindirilir. Eğer barsak rüptürü varsa enfeksiyonu kontrol altına almak amacıyla yüksek dozda IV antibiyotiklere başlanır. Şok veya hemoraji varsa IV sıvı, kolloid, vazopressörler kullanılabilir. Cerrahi tedavi Tedavi seçimi laparotomidir. Yaralanma durumuna göre cerrahi işlem, basit dikişten rezeksiyon veya kolostomilere kadar değişebilir. 16

18 HEMŞİRELİK BAKIMI Hastanın yaralanma durumunun dikkatli değerlendirilmesi yaşamsal önem taşır. Hasta hızla acil cerrahi girişim için hazırlanır. Ameliyattan sonra da hekimin belirlediği tedavi protokolü titizlikle uygulanmalıdır. Ağızdan alım kesilir. Ateş, nabız, tansiyon takibi yapılır. IV sıvı desteği en az iki adet periferal kateter yolu ile yapılır. Kan alınmalı, kan grubuna bakılmalı ve hemogram takibi yapılmalıdır. Arteriyel kan gazı bakılması sağlanmalıdır. Travma sonrası en çok hipovolemik şok görülür. Hasta şok belirtileri (taşikardi, mental değişiklik, hipotansiyon, terleme, takipne, solukluk) yönünden dikkatli izlenmelidir. BARSAĞIN CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN HASTALIKLARI 1-Crohn Hastalığı (Regional Enterit) Ani düzelmeler ve akut alevlenmeler gösteren, kronik inflamatuar bir hastalıktır. Ağızdan anüse kadar sindirim kanalının herhangi bir yerinde olabilirse de en sık terminal ileumda görülür. Tıbbi tedavi uygulanır. İshal ve abdominal krampları önlemek için barsak motilitesini azaltan ilaçlar, hafif sedatif ve antispazmotikler verilir. Sindirimi kolay, posasız ve besleyici değeri yüksek bir diyet uygulanır. Cerrahi girişim komplikasyonlara yöneliktir. Obstrüksiyon, fistül, abse, perforasyon, kanama gibi komplikasyonlar geliştiğinde, tıbbi yanıt alınmadığında ameliyat uygulanır. Cerrahi girişim; hastalıklı alanın rezeksiyonu ile birlikte uç uca anastomozudur. 2-Ülseratif kolit Ülseratif kolit, kolonun tümü boyunca görülen ve yalnızca mukoza ve submukozayı tutan bir hastalıktır.hastalık rektum ve distal kolonda başlar, rektosigmoid bileşkeyi geçip sigmoid ve inen kolona yayılır.ülseratif kolon, yangı, kalınlaşma, konjesyon ve kan sızıntısı yapan küçük laserasyonlara neden olur ve zamanla abselere dönüşür. Ödem mukazanın aşırı frajilitesine yol açar ve herhangi küçük bir travmadan kanama meydana gelebilir.ülseratf kolit Crohn hastalığından daha yaygındır.tüm yaş guruplarında görülmekle birlikte insidans gençlerde ve Yahudilerde daha yüksektir. 17

19 Resim 8: Crohn Hastalığı Resim 9: Ülseratif Kolit Belirti ve Bulgular Crohn hastalığı ve ülseretif kolit benzer belirtiler gösterebilir.hastalar karın ağrısı, diyare, sıvı dengesizliği ve kilo kaybından şikayet ederler. Ağır diyare ve kusma metabolik asidoza neden olabilir. Akut ataklar ve beraberinde ateş yükselmesi görülebilir. Hastalığın genel görünümü sağlıklı görünümden, çökkünlüğe, kaşeksiye ve değişen derecelerde solukluğa kadar değişebilir. Devamlı ve süregelen bir kilo kaybı gözlenebilir. Özellikle Crohn hastalığında olmak üzere hemoroidler, perianal abse, fistüller ve ülserler görülebilir. Baryumlu barsak grafileri, ülseratif kolitleri ve Crohn hastalığını ayırdetmek için çekilir. Crohn hastalığında görülen diyare ülseratif kolitte görülen diyareden daha ciddi değildir. Dışkı kıvamı tipik olarak yumuşak veya yarı sıvımsıdır. Dışkılama hissi hastayı gece yatağından uyandırır. Ülserasyon olmadıkça dışkıda kan yoktur. Ülseratif kolitin baştaki belirtisi rektal kanamadır.hastalar sık sık diyare (>20 kez/ gün) atakları geçirirler. Diyarenin sıklığı ve ağırlığı kolonun tutulumuna bağlıdır. Ağır diyareler günde ml sıvı kaybına neden olabilir. Diyare ile birlikte dışkılama isteği, kramp tarzında karın ağrısı oluşabilir.hastada özellikle sol alt kadranda kolik tarzında karın ağrısı vardır. Ağır hastalıklarda bulantı, kusma, iştahsızlık, kilo kaybı, hipokalemi ortaya çıkabilir. Ağır kan kayıpları ve demir eksikliğinden dolayı da anemi gelişebilir. Tedavi Tıbbi tedavide amaç; hem ülseratif kolitte hem de Crohn hastalığında hastalığın belirtilerini kontrol altına almayı sağlamaktır. Crohn hastalığında inflamasyon tüm barsak duvarının tuttuğu ve daha kronik olduğu için iyileşme ülseratif kolit hastalığından daha yavaş olabilir. Bu nedenle, steroid dahil antienflamatuar 18

20 tedavi Crohn hastalığında daha uzun süreli olablir. Tıbbi tedavinin başarısız kaldığı ülseratif kolit hastalarında tek seçenek carrahi tedavidir. Ülseretif kolit hastalarının %40 ında cerahi tedavi uygulanmaktadır. Crohn hastalarında ise ancak komplikasyonlar gelişirse (tıkanma, perforasyon, kanama, toksik megakolon, abse, fistül) cerrahi tedaviye başvurulur. HEMŞİRELİK BAKIMI Hastanın sıvı elektrolit dengesi takip edilmelidir. Aldığı çıkardığı sıvı izlemi ve kilo takibi yapılmalıdır. Ülseratif kolitte kan kaybı fazla ise hekim istemine göre kan taransfüzyonu yapılabilir. Ataklar sırasında barsak hareketlerini azaltmak için fiziksel aktiviteler en aza indirilir. Hafif ataklı hastalar çalışabilir ama fazla dinlenmeye ihtiyaç duyabilirler. Hasta bu konuda uyarılmalı, dinlenme periyotları konusunda bilgilendirilmelidir. Ateş, aşırı barsak hareketleri, kanama ve ağrısı olan hastalarda yatak istirahati gerekebilir. Hastanın dışkı sayısı, kıvamı, rengi ve kan olup olmadığı kaydedilmelidir. Diayare durumu değerlendirilir. Hekim istemine uygun antidiyareikler verilebilir. Diyare sebebi ile cilt bütünlüğü bozulabilir. Perine temizliği ılık sabunlu su ile yapılmalı ve kurulanmalıdır. Hasta, pamuklu içi çamaşırı kullanması konusunda bilgilendirilmelidir. Ağızdan beslenemiyorsa TPN uygulanır. Ağrı kotrolü sağlanmalıdır. Narkotik analjezikler kullanılmamalıdır. Crohn hastalığı olan bireylere ameliyat öncesi ostomi ve bakımı konusunda bilgi verilmelidir. Ameliyat sonrası dönemde stoma komplikasyonları (stoma nekrozu, kanama, stoma drenajı olmaması, intestinal tıkanıklık, iştahsızlık, ağrı) açısında gözlenmelidir. Hastanın anksiyetesini azaltmak için hastalığı hakkında bilgi verilir, bakıma katılımı sağlanır. FOURNİER GANGRENİ Genital bölge ve perinenin aerobik ve anaerobik bakterilere bağlı nadir görülen nekrotizan fasiitidir (cildin derin tabakaları ve subkütan dokuyu tutan enfeksiyon). Sıklıkla kolorektal ve genitoüriner kaynaklardan köken alır. Multipl organ disfonksiyonu ve ölüme yol açabilir. Erken tanı ve agresif tedavi önemlidir. 19

21 Geniş spektrumlu antibiyotik tedavisi, cerrahi debridman ve kolostomi uygulanan başlıca tedavi seçeneğidir. Hiperbarik oksijen tedavisi konusunda da araştırmalar mevcuttur. Tedavi Hastalığın başarılı şekilde tedavisi için hızlı ve etkili debridman, antibiyoterapi ve sık yapılan pansumanların büyük rolü vardır. İyileştirmeyi hızlandırmak ve hastanede kalış süresini azaltmak için genel anestezi altında debridmanlar yinelenebilir. Hiberbarik oksijen tedavisi uygulanır. Hastanın konforunu sağlamak amacıyla foley katater uygulanır. Sistotomi ve kolostomi uygulanabilir (fekal bulaşmayı önlemek için). Debritman ve pansuman sonrasında hastalara iyi bir kozmetik sonuç için primer onarım, gereğinde flep ve greflerle rekonstrüksiyon işlemleri yapılmalıdır. Hastaya sıvı desteği yapılır. Erken ve yeterli besin desteği sağlanır. Geniş spekturumlu antibiyotikler kullanılır. Özellikle derindeki dokulardan kültür alınır. HEMOROİD Perianal venlerin genişlemesiyle oluşur. Hemoroidler, karın içi basıncın artmasıyla gelişir. Konstipasyon ve kalıtım en önemli etiyolojik faktördür. Hemoroidli hastaların çoğunda kronik konstipasyon şikayeti ve ailede hemoroid öyküsü vardır. Bununla birlikte beslenme alışkanlığı (posalı gıdaların az tüketilmesi), dışkılama zamanının ertelenmesi, hamilelik (karın içi basıncın artması), baharatlı gıdaların çok tüketilmesi, fazla ayakta durmak, sürekli oturarak çalışmak, ağır yük kaldırmak, şişmanlık, yaşlılık, dışkılamayı kolaylaştırıcı ilaçların sık kullanımı hemoroid oluşumunda risk faktörleridir. Hemoroidler, internal (iç) ve eksternal (dış) olabilirler. Hemoroidler karşımıza kanama ve tromboz şikayeti ile karşımıza çıkabilirler. Kanama hafif damla damla olabileceği gibi kan transfüzyonu gerektirebilecek kadar şiddetli olabilir. Hemoroidlerin tedavisinde medikal tedavi, noneksizyonel metodlar (enjeksiyon skleroterapisi, kriyoterapi, anal dilatasyon, infrared fotokoagülasyon, diatermi) ve cerrahi metodlar (ligasyon, hemoroidektomi) yer alır. 20

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

CERRAHİ GEREKTİREN HASTALIKLAR HEMŞİRELİK BAKIM REHBERİ 2011

CERRAHİ GEREKTİREN HASTALIKLAR HEMŞİRELİK BAKIM REHBERİ 2011 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TEPECİK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ CERRAHİ GEREKTİREN HASTALIKLAR HEMŞİRELİK BAKIM REHBERİ 2011 Derleyenler Dr. Ömer ENGİN Hem. Fadime KAÇAR Hem. Gülçiçek METE Hem. Zozan DOĞAN

Detaylı

SAFRA KESESİ HASTALIKLARI

SAFRA KESESİ HASTALIKLARI SAFRA KESESİ HASTALIKLARI Oktay Eray EPİDEMİYOLOJİ Sıklıkla safra kesesi ve kanalındaki tıkanıklıklara bağlıdır. Safra kesesi taşları oldukça yaygın ve çoğu semptomsuzdur. Yılda %2 si, 10 yılda %15 i semptomatik

Detaylı

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ

AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ AÇIK ve LAPORASKOPİK CERRAHİDE HEMŞİRELİK BAKIMI HEMŞİRE SEHER KUTLUOĞLU ANTALYA ATATÜRK DEVLET HASTANESİ SUNU PLANI Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik bakım amacı Açık ve kapalı cerrahide hemşirelik

Detaylı

Akut Karın Ağrısı. Emin Ünüvar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. eminu@istanbul.edu.tr

Akut Karın Ağrısı. Emin Ünüvar. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. eminu@istanbul.edu.tr Akut Karın Ağrısı Emin Ünüvar İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı eminu@istanbul.edu.tr 28.07. Acil ve Yoğun Bakım Kongresi 1 AKUT Karın ağrısı Çocuklarda karın ağrısı

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 HEMOROİD - BASUR HAZIRLAYAN: OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR ANA SAYFAYA DÖN 1 GİRİŞ Sağlıklı bir toplum olmak. Sağlıklı karar vermeyi sağlamak ve yanlış yapmamak. Bilgilerimizin doğruluğunu

Detaylı

Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu

Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu 2006 Hemoroidal Hastalık Hemoroidal hastalık Eski Mısır, Yunan, Hindu, İbrani medeniyetlerinde İncil de sıkça adı geçmektedir

Detaylı

Prof. Dr. M.Murat Tuncer. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı

Prof. Dr. M.Murat Tuncer. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı Prof. Dr. M.Murat Tuncer İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalı Karın Ağrısı Karın n ağrısıa tek başı şına ya da diğer bulgu ve belirtiler ile birlikte,

Detaylı

GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 YILI EĞİTİM PLANI

GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 YILI EĞİTİM PLANI Hazırlayan Kontrol Eden Onaylayan Klinik Eğitim Sorumlusu Kalite Yönetim Direktörü Hastane Yöneticisi TARİH SAAT EĞİTİMCİ KONU 02.09.2013 07:00-08:00 Dr. S. Yüksekdağ Cerrahi Hastada Anestezi 06.09.2013

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM IV Entegre Cerrahi Bilimler Stajı Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem 4 Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Fatih Köksal BİNNETOĞLU Yrd. Doç.

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma 10.00-10.45 Cerrahi Anamnez T.KÜÇÜKKARTALLAR 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI Dr. Ömer USLUKAYA DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI Karın travması Karın travmaları, baş, boyun ve toraks travmalarından sonra üçüncü en

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid (Basur) Nedir? Sindirim sisteminin giriş kapısını ağız ve dişler, çıkış kapısını ise anal kanal ve anüs oluşturur. İstemli olarak sağlanan dışkı ve gaz çıkışının kontrolü; hemoroitlerin de bir parçası olduğu bu anal

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALFİ S S ÜR TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİSİ DERNEĞİ MAKATTA ÇATLAK (Anal Fissür) BU NASIL BİR HASTALIKTIR? Makatta çatlak, (tıp dilinde anal fissür denir) makat

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul

İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul İSKEMİK BARSAĞIN RADYOLOJİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Ercan Kocakoç Bezmialem Vakıf Üniversitesi İstanbul Öğrenim hedefleri Mezenterik vasküler olay şüphesi ile gelen hastayı değerlendirmede kullanılan

Detaylı

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi

Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi Çocuk Cerrahisi ve Çocuk Ürolojisi BR.HLİ.019 Yeni doğan döneminden erişkinliğe kadar olan çocukluk çağına ait (0 17 yaş), doğumsal ve daha sonra oluşan solunum, sindirim ve boşaltım sistemlerini ilgilendiren

Detaylı

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 32.Hafta ( 04 08 / 05 / 2015 ) NAZOGASTRİK SONDA UYGULAMASI Slayt No : 44 Nazogastrik Tüp Uygulama Amaçları Zehirlenmelerde zararlı ve toksik maddeleri boşaltmak, Mide

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ÜLS ERA Tİ FKOLİ T TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİSİ DERNEĞİ ÜLSERATİF KOLİT NEDİR? Ülseratif kolit, kalın bağırsağın içini örten tabakanın iltihabıdır. Rektal kanama,

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan

AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI. Hemş.Birsel Küçükersan AKUT GRAFT VERSUS HOST HASTALIĞI Hemş.Birsel Küçükersan Graft vs Host Hastalığı (GVHH) Vericinin T lenfositlerinin alıcıyı yabancı olarak görmesi ve alıcının dokularına karşı reaksiyon göstermesi Allojenik

Detaylı

4. SINIF DERS PROGRAMI

4. SINIF DERS PROGRAMI 2012 2013 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ ANABİLİMDALI 4. SINIF DERS PROGRAMI 1 GENEL CERRAHİ ANABİLİMDALI ÖĞRETİM ÜYE/ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ Prof.Dr.Bekir YAŞAR Prof.Dr.Ercüment PAŞAOĞLU Prof.Dr.Tarık

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

ANOREKTAL HASTALIKLAR DR. MÜJDAT ŞİMŞEK

ANOREKTAL HASTALIKLAR DR. MÜJDAT ŞİMŞEK ANOREKTAL HASTALIKLAR DR. MÜJDAT ŞİMŞEK REKTUM 3. Sakral omurla anüs arasında bulunan kalın barsağın son kısmıdır. Rekto sigmoid köşe ile anal kanal arası ampulla rekti olarak bilinmektedir;12-15 cm arasındadır.

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut karın ağrısı kabul ediliyor.¹

Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut karın ağrısı kabul ediliyor.¹ Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Öykü ve fizik muayene özellikleri Tam kan ve direkt grafinin değeri Karın ağrısının gastrointestinal nedenlerine yaklaşım 1 2 Genelde 1 hafta içinde başlayan ağrılar akut

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1 İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1 1) Aşağıdaki durumlardan hangisinde turnike uygulanır? a) Çok sayıda yararı varsa ilkyardımcı tek ise b) Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Eser Elementler ve Vitaminler

Eser Elementler ve Vitaminler Doç. Dr. Onur POLAT Eser Elementler ve Vitaminler Esansiyel eser elementin temel özellikleri diyetten kesilmesi veya yetersiz alımıyla yapısal ve biyokimyasal değişikliklerin olması ve bu değişikliklerin

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Hazırlama Komitesi Adem Aköl Kalite Konseyi Başkanı Sinan Özyavaş Kalite Koordinatörü 1/5

Detaylı

Akut Pankreatit. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK-2012

Akut Pankreatit. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK-2012 Akut Pankreatit Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK-2012 Sunum Planı Anatomi ve fonksiyonlar Tanım Epidemiyoloji Patofizyoloji Etyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Anatomi ve fonksiyonlar

Detaylı

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en

Detaylı

PERİNE BAKIMI. Perine bakımında amaç; Hastayı gelişebilecek enfeksiyonlardan korumak, hastanın rahatlığını, konforunu, temizliğini sağlamaktır.

PERİNE BAKIMI. Perine bakımında amaç; Hastayı gelişebilecek enfeksiyonlardan korumak, hastanın rahatlığını, konforunu, temizliğini sağlamaktır. PERİNE BAKIMI Perine bakımına hoş geldiniz Perine önde simfibis pubis, yanlarda iskial tübositler, arkada koksiks kemik yapıları tarafından sınırlandırılan ve dış genital organları kaplayan alandır. Ter,

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ KALI NBARS AĞI NDİ VERTİ KÜLER HAS T ALI ĞI TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİSİ DERNEĞİ KALIN BARSAĞIN DİVERTİKÜLER HASTALIĞI (DİVERTİKÜLOSİS KOLİ ve DİVERTİKÜLİT) DİVERTİKÜL

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

SERVİKAL DİSK HERNİSİ

SERVİKAL DİSK HERNİSİ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SERVİKAL DİSK HERNİSİ (Boyun Fıtığı) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ SERVİKAL MYELOPATİLİ HASTALARIN YAKINMALARI Omurga, omur denilen

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. MULTANZİM Draje Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. MULTANZİM Draje Ağızdan alınır. MULTANZİM Draje Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: 300 mg pankreatin (en az 8000 FIP ünitesi lipaz; en az 9000 FIP ünitesi amilaz; en az 500 FIP ünitesi proteaz) ve 50 mg safra disperti (%

Detaylı

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU Ürolojik cerrahi daha kompleks ve oldukça fazla mükemmeli hedefleme yolunda gelişmesini

Detaylı

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONRASI AĞRI Altı haftaya kadar karın alt bölgesinde aralıklı ağrılar

Detaylı

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ

ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR? Hazırlayan : FATMA OKUMUŞ ÖDEM NEDİR TANIM Ödem sık karşılaşılan ve vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan ve bazen de bazı ciddi hastalıkların belirtisi olan klinik bir durumdur. Ödem genellikle

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ

KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİK TARAMA VE KOLONOSKOPİ KOLONOSKOPİ HAKKINDA ÖZET BİR REHBER OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR GENEL CERRAHİ UZMANI www.cerrahiklinik.com BU SUNUMDA KULLANILAN VERİLER, 2004 YILINDA YAPILAN DÜNYA CERRAHLAR

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL)

BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL) BASİLLİ DİZANTERİ (SHİGELLOZİS) (KANLI İSHAL) TANIMI Shigella türü bakterilerde meydana gelen;karekteristik belirti ve bulguları olan,ilium ve kolonun akut enfeksiyonudur.basilli ve amipli dizanteri olmak

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS NEDİR? Omurga, omur adı

Detaylı

AMİLAZ (SERUM) Klinik Laboratuvar Testleri

AMİLAZ (SERUM) Klinik Laboratuvar Testleri AMİLAZ (SERUM) Kullanım amacı: Klinik uygulamada, pankreas dokusu ve tükürük bezleri ile ilişkili her türlü zedelenme olasılığının değerlendirilmesi amacıyla ihtiyaç duyulur. Akut ve kronik pankreatitler

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

DİYABETİK AYAK YARA BAKIMI ve HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI SEMA İNCE DİYABETİK AYAK YARA BAKIM HEMŞİRESİ Ç.Ü.T.F. ENDOKRİN VE METABOLİZMA BD

DİYABETİK AYAK YARA BAKIMI ve HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI SEMA İNCE DİYABETİK AYAK YARA BAKIM HEMŞİRESİ Ç.Ü.T.F. ENDOKRİN VE METABOLİZMA BD DİYABETİK AYAK YARA BAKIMI ve HEMŞİRELİK YAKLAŞIMLARI SEMA İNCE DİYABETİK AYAK YARA BAKIM HEMŞİRESİ Ç.Ü.T.F. ENDOKRİN VE METABOLİZMA BD SUNUM İÇERİĞİ Diyabetik ayak Diyabetik ayak yara nedenleri Etiyopatogenezi

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Gebelikte akut hemoroid ve anal fissür ün tedavi yöntemi nasıl olmalı? Dr. Korhan Taviloğlu İstanbul

Gebelikte akut hemoroid ve anal fissür ün tedavi yöntemi nasıl olmalı? Dr. Korhan Taviloğlu İstanbul Gebelikte akut hemoroid ve anal fissür ün tedavi yöntemi nasıl olmalı? Dr. Korhan Taviloğlu İstanbul 1 Gebelikte anal sorunlar için predispozan faktörler Gebelik öncesinde perianal hastalık anamnezi Gebelik

Detaylı

İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.

İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09. 1 İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.2014 10.10.2014) 1 EYLÜL 2014 PAZARTESİ Saat 10.30-11.20

Detaylı

KEAH ACİL TIP KLİNİĞİ As.Dr Şenol ARDIÇ 10/05/2011

KEAH ACİL TIP KLİNİĞİ As.Dr Şenol ARDIÇ 10/05/2011 KEAH ACİL TIP KLİNİĞİ As.Dr Şenol ARDIÇ 10/05/2011 Barsak içeriğinin normal akışının mekanik yada işlevsel nedenli durması. Tıkanıklık tam veya kısmi olabilir. DR.ŞENOL ARDIÇ - KEAH ACİL TIP - 10.5.2011

Detaylı

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI

DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DİYABETİK AYAK ENFEKSİYONLARININ KLİNİK SINIFLANDIRMASI DR. GÜLİZ UYAR GÜLEÇ ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TıP FAKÜLTESİ ENFEKSİYON H. VE KLİNİK MİK. AD- AYDIN UDAİS 2014 Giriş Diyabetin en sık ve ciddi

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Kabızlık (Konstipasyon) Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK

Kabızlık (Konstipasyon) Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK Kabızlık (Konstipasyon) Prof.Dr.Ömer ŞENTÜRK Tanım: Rome-II Tanı Kriterleri Son 6 ay içerisinde en az 3 ay (aralıklı veya sürekli) aşağıdaki semptomlardan 2 veya daha fazlasının olmasıdır. **Haftada 2

Detaylı

Olgu Sunumu. Tromboze Eksternal. Hemoroidlerin Boşaltılması. 27 yaşında erkek hasta. Anal bölgede ağrı ve şişkinlik. İki gün önce aniden başlamış

Olgu Sunumu. Tromboze Eksternal. Hemoroidlerin Boşaltılması. 27 yaşında erkek hasta. Anal bölgede ağrı ve şişkinlik. İki gün önce aniden başlamış Olgu Sunumu 27 yaşında erkek hasta Anal bölgede ağrı ve şişkinlik A.B.D BERBEROĞLU AÜTF AcilTıp Dr.Murat 16.03.2010 İki gün önce aniden başlamış Kanama yok ele gelen şişlik mevcutmuş Son altı aydır vücut

Detaylı

GİRİŞ. YETİŞKİNLERDE ve ÇOCUKLARDA HERNİ GİRİŞ 01.02.2012. PATOFİZYOLOJİ-genel karakteristikler. PATOFİZYOLOJİ-genel karakteristikler

GİRİŞ. YETİŞKİNLERDE ve ÇOCUKLARDA HERNİ GİRİŞ 01.02.2012. PATOFİZYOLOJİ-genel karakteristikler. PATOFİZYOLOJİ-genel karakteristikler GİRİŞ YETİŞKİNLERDE ve ÇOCUKLARDA HERNİ DR. MEHMET ÇAĞRI GÖKTEKİN F.Ü.H ACİL TIP AD Herni herhangi bir vücut bölümünün çıkıntı yapmasıdır. Protrüzyon internal veya eksternal ve geniş bir alanda olabilir,

Detaylı

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ Dr. Lale Sever Intradiyalitik Komplikasyonlar Sık Kalıcı morbidite Mortalite Hemodiyaliz Komplike bir işlem! Venöz basınç monitörü Hava detektörü

Detaylı

OSTOMİ VE YARA BAKIMI

OSTOMİ VE YARA BAKIMI OSTOMİ VE YARA BAKIMI Prof. Dr. Ayişe KARADAĞ Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu ayisekaradag@gmail.com 1 2 Sağlıklı Stoma Stoma Örnekleri Bedeni üzerindeki kontrol gücünü kaybetme Organ kaybı Fonksiyon

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

Hemoroidal Hastalık. Prof Dr Fatih Ağalar, FACS Genel cerrahi Departman Uzmanı fatih.agalar@anadolusaglik.org Tarih

Hemoroidal Hastalık. Prof Dr Fatih Ağalar, FACS Genel cerrahi Departman Uzmanı fatih.agalar@anadolusaglik.org Tarih Hemoroidal Hastalık Prof Dr Fatih Ağalar, FACS Genel cerrahi Departman Uzmanı fatih.agalar@anadolusaglik.org Tarih Epidemiyoloji Toplumun %4.4 ünde hemoroid vardır. Prevelans 45-65 yaşları arasında en

Detaylı

Bası Yarası Tedavisi Sonrası Gelişebilecek Erken ve Geç Dönem Komplikasyonları

Bası Yarası Tedavisi Sonrası Gelişebilecek Erken ve Geç Dönem Komplikasyonları Basınç Yaraları (Dekübütüs Ülserleri ) Basınç Yaralarının Nedenleri Basınç Yarası Oluşmasında Risk Faktörleri Basınç Bölgeleri Basınç Yaralarının Oluşumu ve Evreleri Basınç Yaralarının Önlenmesi Bası Yarası

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

Reflü Hastaları Ne Yapmalı?

Reflü Hastaları Ne Yapmalı? On5yirmi5.com Reflü Hastaları Ne Yapmalı? Reflü hastalarının, yaşam kalitelerini yükseltmek ve daha az sorun yaşamaları için yapabilecekleri basit çözümler var. Yayın Tarihi : 11 Ekim 2011 Salı (oluşturma

Detaylı