; M>li f ^^'ItÜKBÎpB'DE HAEÎIA - KADASTRO -r. \ ic:ü!:î:'..sektörü VE-SÜRUNLARI îraomiijîun.j '.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "; M>li f ^^'ItÜKBÎpB'DE HAEÎIA - KADASTRO -r. \ ic:ü!:î:'..sektörü VE-SÜRUNLARI îraomiijîun.j '.

Transkript

1 ; M>li f ^^'ItÜKBÎpB'DE HAEÎIA - KADASTRO -r. \ ic:ü!:î:'..sektörü VE-SÜRUNLARI îraomiijîun.j '. <v, -., Prof. Dr. Ahmet AKSOY ") İTÜ Harita - Kadastro Sektörü, tüm teknik hizmetler ve yatırımlardaki işlevi ve taşınmaz mal mülkiyetine ilişkin yönü ile toplumu yakından ilgilendiren ve çözüm bekleyen sorunları olan sektörlerimizden birisidir. Harita ve Kadastro işlerinin bazı belirgin özellikleri vardır. Örneğin bu 6âlişrhriiyWaWde ediieh'^öyjsal deg^r, -narıtcf \?e' 'plân gîbi sürekli : güncelleştirilip yaşatılır,sq ard ajjda gelen bir,çok ı,i :zrrıetler: içjn kullanılabilecek olan ürünler, yaşatılmazsa eskiyerek fonksiyonunu yitirir ve her değişik h f i mdt tçlh âynrya' da Behfer' çalrşrnalarfa^vefîiden üretilmesi--zorunluğu doğar. Kadastral harita ve planların uygulanabilir özelliklerini yitirmesi daha da büyük sorunlar doğurur. Çünkü uygulanabilir olsun olmasın mevcut yasalarımıza göre bir anlaşmazlık çıktığında plan esastır. Kurallarına göre yaşatılmamış her kadastro planına göre yapılan bîr işlem, ilk bakışta bir soruna çözüm getiriyor görünümünü verse bile, aslında çok daha büyük boyutlu yeni bir sorunun başlangıcıdır. Bir haritanın yaşaması, onu oluşturan verilerin dayanağı olan nirengi ve poligon noktalarının korunmasına ve gerekli çabaya rağmen tahrip olabilecek olanların yerine, onların işlevlerini yerine geritecek aynı sistemde noktaların belirlenmesi olanağının varlığına bağlıdır. Bu yüzdendir ki harita ve kadastro hizmetlerinde sürekliliğin ne denli önemli olduğunu zamanında farkeden ülkeler, en sağlıklı ve en ekonomik yol olarak, değişik gereksinmeler için çeşitli ölçeklerde harita ve kadastro çalışmalarını ülke nirengi ağlarına bağlayarak bir bütün içinde ele almışlar, yaşamasını sağlamışlar, kısa sürede sonuçlanacak gereksinmeler için pahalı ve zaman alıcı gibi görünen, ancak uzun sürede çok daha tutarlı olan bir sistemi uygulama yönüne gitmişlerdir. Uzun süre yerel ve bağımsız ağlara dayalı 22

2 üüıüürülc-n kcdüblro cal::>;nulorının, planların uygulama olanağını-.yitircliğj ve kadastronun anlamına ters düçüldüyü fcrkcdilnrck Prusya'da.,1831-yılında tüm kadastro dokümanlarının imha edilerek işlsre yeniden tek sistemle başlanması çarpıcı bir örnektir. (Jordan - Eggcrt, 3. Band,' S. 287). Üikemızds Harita ve Kaoastıo çuiiomüiannın geçmişine bir göz cıtılaıgınocı özellikle haritacılıkta çok oskiicro uic.nu.n küçümsenemeyecek bir deneyim vs kültür birikiminin mirasçıları olduğumuz görüllür. İbrahim Mürsol'er. i-vi Kcislor, Mahmut Şsvkct Paçalar gibi ünü &ınırlcırımızı açmış meslektaş utanırımızın yanında, isimsiz kahramanların eserleri arşivleri mizi doldurmaktadır. Ancak bunlalr tarihsel yapıt özelliğindedir ve pratik önlemleri kalmamıştır. - Harita ve Kadaotro çalışmaları kurumsallaştınlmış olarak Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yoğun bir biçimde başlatılmıştır. Bugün kullandığımız hariî'iirir ve j«r>dr>zik değerler o günlerden günümüze dok sürdürülen çahw r Kii'!''in 'V üııtormir. Bu çalışmaların on görkemlisi hiç kuşkusuz Türkiye bütününde tamamlanan V2Ö.00U ölçekli teme! topoğrafik haritalar ve bu haritaların yapımına dayanak olan ülke nirengi ağıdır. Bu eserler o zamanın mesleki bilimsel ve toknik düzeyine uygun olarak uluslar arası standartlarda yapılmış, özellikle; ülke nirengi.ağının.üst dereceli noktaları, ilk-hedef olan 1/ ölçekli harita yapımında gerekli olacak doğruluk derecesinin-üs T tünde,, her ölçekten, harita, yapımına ve kadastral çalışmalara dayanak olacak vasıflarda belirlenmesine çaba gösterilmiş, büyük emek harcanmıştır. Ancak daha ülke nirengi ağı tamamlanmadan önce, Cumriüriyet'le başlayan hızlı kalkınmada büyük ölçekli haritalara ve kadastroya duyulan gereksinmeleri karşılamak üzere, bunların üretilmesi bağımsız yerel ağlar kurularak sağlanmaya çalışılmıştır, ve bu yöntem süregelmektedir. >;;- ::.v. ' Büyük ölçekli harita ve planların kullanılmasında kadastral' cfurümüh bilinmesi genellikle zorunlu olmaktadır. 8u nedenle en uygun çözümün" büyük ölçekli'haritaların kadastral durumu da göstermek üzere-çöle-'yönlü kullanıma-uygun standartlarda yapılması ve yaşatılması olmakla' bîrlhcfel kadastro teşkilatının istekleri karşılamaya yetişememesi sonucu; her kurum kendi harita ihtiyaçlarını kendisi karşılama yoluna gitmiş, ancak bu uygulamalarda kurumlar arasında harita işlerinde koordinasyon sağlanamamış,'birlikte uyulacak ilkeler saptanamamış, btfgı'-'ve hizmet alışverişi yeterince yapılamamış, bunun sonucu örneğin bir tepede birbirinden 2-3 m 23

3 uzaklıkta birkaç nirengi tesisiyle, ya da bir köşe başında birkaç poligon taşıyla karşılaşmak olağan duruma gelmiştir. Geçmişteki uygulamalar olarak saydığımız ve haritacılık kuralları ile bağdaştıramadığımız, ancak o günlerin koşullarına göre anlayışla karşılayabileceğimiz bu durumlar günümüzde de tamamen ortadan kalkmış değildir. Her ne kadar 1/5.000 ölçekli standart harita yapımına başlanmakla ülke nirengi ağı 1/ den daha büyük ölçekli haritaların yapımı için devreye sokulmuş, 1974 yılında çıkarılan bir yönetmelikle daha büyük ölçekü harita yapımında kurumları bağlayıcı bazı kurallar getirilmiş ise de, büyük ölçekli harita yapımında yerel ağlara dayanma yöntemi uygulanmaya devam edilmekte, kurumlar arasında tam bir koordinasyon sağlanamamakta, bir taraftan kadastro çalışmaları, kadastronun yaşatılması ikinci planda tutularak sürdürülmekte, diğer taraftan orman teşkilâtı, aynı zamanda yöntem arayışı içinde, kadastronun yapılması ve yaşatılmasında yetkili ve sorumlu olan Tapu v Kadastro Teşkilâtından bağımsız, orman kadastrosu yapma uğraşı vermekte, şehir ve kasaba imar planları, uygulamalarını sağlayacak tüm dayanakları ile, bu çalışmalarda teşkilâtlanamamış belediyelere devredilerek kısa sürede uygulanılmaz hale gelmesi doğal olan kaderine terkedilmektedir. Gelişmiş çağdaş bilim ve teknolojinin getirdiği olanak ve yetişmiş insan gücü kapasitemiz karşısında Harita ve Kadastro sektörü hizmetlerini kurallarına uygun olarak yürütebilme düzeyine ulaştığımız inancındayım. Bugün yapılacak çalışmaların yarının problemlerine çözümler getireceğini, ya da yeni sorunlar yaratabileceğini göz önünde tutmalı ve sorunlarımızın git gide büyüyerek gelecek kuşağın çok pahalıya mal edecekleri çözüm aramalarına neden olmak yerine, hem kendi işlerimizin kolay ve tutarla olmasını hem de onlara, bizleri şükranla anmalarını sağlıyacak hizmetleri devretmek istiyorsak, Harita ve Kadastro çalışmalarında bugün uyguladığımız yöntemleri gözden geçirip iyileştirmemiz zorunludur. Aslında yeni yöntemler aramamıza gerek yoktur. Harita ve Kadastro çalışmalarında bugün değerini kanıtlamış kurallar, başta da değinildiği gibi yıllar önce konulmuştur. Değişen, sadece teknolojik olanakların çok daha gelişmiş olmasıdır. Bu kuralların başında, her ölçek ve özellikte yapılacak haritalar ve jeodezik değerlerin ülke nirengi ağına bağlanması gelmektedir. Aynı önemde ikinci kural haritaların yaşamasını sağlamaktır. 24

4 Kadastro ile bütünleşmediği sürece büyük ölçekli bir haritanın yaşatılması, en azından bunlara sahip çıkacak yetkili kurum bulma zorluğu nedeni ile, çok güçtür, kadastral haritalar ise yaşatılmak zorundadır, Yasalarıyla plan esastır ilkesini koyan devlet, kadastroyu yaşatmayı yükümlenmiştir. Bu durumda tutulacak en akılcı yol, büyük ölçekli harita ve kadastro hizmetlerini güçleri birlleştirerek, tek çatı altında toplamaktır. Harita ve Kadastro hizmetlerinin yoğun olduğu şehirlerden başlanarak Harita ve Kadastro daireleri kurulmalı, imar planlarının uygulanması dahil tüm harita hizmetleri bu dairelerin sorumluluğuna verilmeli, bitirilen ilk kadastro verileri bu dairelerce devredilmeli, mevcut nirengi ve poligonların korunması ve görev alanlarındaki kadastral haritaların güncelleştirilmesi bu dairelerden istenmelidir. Uygulama olanağı yitirmiş olan ya da hatalı ölçülere dayandığı halde kesinleşmiş olduğu için mahkeme kararı olmaksızın düzeltilmesi mümkün olmayan kadastro planlarının yenilenmesini sağlayacak yasa çıkarılmalı, yenileme çalışmaları da yine yukarda adı edilen Harita daireleri tarafından üslenmelidir. Kaldıki gerek her ölçekte harita çalışmalarının ülke nirengi ağma dayandırılması, gerekse harita ve kadastronun teknik değerini ve uygulama olanağını yitirdiği yerlerde her yönüyle yenilenmesi ve kuruluşların özel ihtiyaçlarına göre harita üretimi yerine çok amaçlı baz haritaların yapımı 4. beş yıllık kalkınma planında Harita ve Kadastro sektörü için öngörülen hedefler arasında da yer almaktadır. Özetle Harita ve Kadastro sektöründeki hizmetler bu sektörün evrensel kurallarına uygun yapılmalıdır. Bu kuralların başında, her ölçekte ve her nitelikte harita çalışmalarının, özellikle kadastronun ülke bütününde bir birim sisteme, yani ülke nirengi sistemine bağlanmasının geldiği vurgulandı. Bu arada ülke nirengi ağına ilişkin birkaç noktaya işaret etmekte gerekmektedir. Tamamlanan ülke nirengi ağı, yukarda da değinildiği gibi, görkemli bir yapıt özelliğinde bir başarımız olmakla birlikte, «antik yapıt» durumuna gelme tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Tamamlanıp 1/ ölçekli temel haritaların yapımına esas alındıktan sonra, kendisine bir süre işlevi bitmiş nazarıyla bakılmış, tahriften kurtarılabilmesi için etken önlem alınamamıştır. Değişik hizmetler için devreye sokulmadığı sürece, ülke nirengi ağının günün birinde tamamen yok olması çok doğal bir sonuçtur. Bugün ülke nirengi ağının 1/5.000 ölçekli harita yapımında devreye sokulmuş olması, onun yaşamasına güç katmış olmakla birlikte, sürekli yaşa- 25

5 masını' sağlıyacafci etkenlikte değildir. Çünkü bu defa 1/5.000, ölpekü ha rita yapıldıktan sonra bunun yapımına esas olan ve sıklaştırma ile üreti? leh ülke nirengi ağının değişik derecedeki noktaları görevini tamamlamış sayılmaktadır. Fakat.ülke nirengi ağına ilişkin en önemli Jıusus, onun ka liteli: hakkında.somut bilgilerin\ çıkarılmama ve Kadastro sektörü -çalışmaları kurallarının., önde: gelen bir.diğeri, üretilen verilerin doğruluğudur.; Blı ıdoğrululer-baştaotouf.hlzmetlerin: yütütüimesine; dayanak bldrt; nirengi vş poligonların; doğruluğuna bağlıdır. - Hizmetlerde devamlı lığım: ve; rasyonelliğin sağlğnalmjmesi içia tüm harita hizmetlerinin: ülke nirengi ağına dayandırılmasıı kaçınılmaz olduğuna göre, bu ağın ön görü len işlevi yerine getirmeye üyğun'. kalite olup olmadığının bilinmesine de zorunluk vardır. :..:;,<". Sürekli tekrarlandığı gibi, görkemli bir yapıt olarak nitelendirilen ülke nirengi ağının doğruluğunun açığa çıkarılmamış olması, bu esere gölge düşürmekte ve onu eleştirilere 'hedef yapmaktadı. Ülke nirengi ağının sorumlusu Harita Genel Müdürlüğümüzdür. Harita Genel Md.'nün, ülke nirengi âğının çok yönlü ve önemli işlevinin olduğu ve bir ağın yeterli doğrulukta hizmete hazır tutulmasının öneminin bilincinde olduğundan hiç şüphe,, yoktur. Harita Genel Müdürlüğü, günümüzde ülke nirengi ağının her türlü sorunlarının çözümü ve bu arada özellikle ağın doğruluğunu açığa çıkaracak çalışmalar için gerekli olanaklara sahiptir. Sorun bu kurumumuzun yükümlendiği işlerdeki öncelik sıralamasıdır. Cok yönlü ve önemli işlevi olduğunu vurguladığımız ülke nirengi ağına ilişkin çalışmaların ve ilk adımda doğruluk derecesinin hesaplanmasını, Harita Genel Müdürlüğünün öncelik taşıyan hizmetleri arasına alması Harita ve Kadastro hizmetlerinde önemli bîr aşama olacaktır. 26

6 TÜRKİYE'NİN KADASTROSUNA İLİŞKİN ÖNERİLER Prof. Burhan TANSUĞ,; ; i Doç, Dr. Turgut UZEL ' J ".'" ;'' ' ".',"' İ.D.M.M.A. Hızla çoğalan nüfu$u besleyemez duruma gelen dünyamızda artık, üreyenle üreten arasında bir savaşa girilmiştir. Türkiye, dünyada yiyecek maddesi ithal etmeyen 5-6 ülkeden biri olduğu için şimdilik böyle bir sıkıntı duyulmamaktadır. Ama bir yandan ekilen alanların sınır değerlere ulaşması, öte yandan nüfus artışının hala % 3'ün altına düşmemesi, sorunu kısa zamanda Türkiye günceline getirecektir. Bu bakımdan, Tarım ve Toprak Reformu yasa tasarısı hazırlıkları ile yaygın tarım yerine yoğun ve modern tarıma geçiş için yapılan çalışmalar süratlendirilmiştir. Bir başka açıdan bakılırsa, son yılların hızlı sanayi yatırımları içerisinde ihmal edilen târima tekrar Önem verilmeye başlandığı izlenmektedir. Nüfusun % 60'ından fazlası kırsal kesimde yaşayan ve ulusal gelirinin % 40'ını bü kesimden sağlayan ülkemizde, insan - toprak ilişkisi, salt ek'anffemik yönden:değil;isdöyaî ve tüzel (hukuki) yönden de büyük önem taşımaktadır. Özgürlük, eşitlik, güvenlik ve mülkiyet, toplumsal yaşamda, bireyin doğal, mutlak ve vazgeçilmez haklarıdır. Oysa Türkiye'de toprak mülkiyetinin dağılımında önemli sorunlar vardır ve yargı' organlarındaki davaların çok büyük bir kısmı, taşınmaz mal mülkiyeti yada bu hakkın kullanılmasına ilişkindir. ' Bütün 1 bunlar göz önüne alınırsa, öncelikle ve en azından taşınmaz malların sınırlarının saptanıp işaretlenmesi, sahiplerinin belirlenmesi ve kayıtlarının tutulmasının şart olduğu ortaya çıkar. Bu işlem, kadastro ola rak adlandırılabilir. Ama kadastro kavramının üzerinde mutlaka durmak gerekir. Latince kökenli olan bu terim, uygulamada çeşitlilik gösterir. Tüzel* ekonomik ve teknik (modern) kadastro.deyimleri, kapsamları farklı etkenliklerdir..v.;;c;oy ^0..,.. ı >..,. - / >,;,,;:>.t. e<: : :, c -s 27

7 Yeni bir İşe başlarken yapılacak işin niteliğini ve niceliğini öncelikle saptamak gerekir. O halde Türkiye'nin kadastrosundan söz ederken; Bugüne kadar yapılan nedir? Bundan sonra ne yapılacaktır? sorularına cevap aramak ve bunların ışığında yeni karar ve uygulamalara gidilmelidir. Önce ilk sorunun cevabını saptayalım: Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşundan itibaren «arazi defterleri» nin tutulmaya başlandığı ve «Defter-i Köhne» ve «Kuyud-u Hakani» ler gözönünde tutulursa, bunun bir ekonomik kadastro uygulaması olduğu ve 1934 yılana kadar sürdüğü savunulabilir. Aslında ekonomik kadastroda, taşınmaz malların vergiye esas olacak değerleri, verimleri ve özellikle alım - satım bedelleri üzerinde duran bir kadastro yöntemi anlaşılır. Günümüzde, vergi objesi olarak parsel yerine ekonomik birim, safi veya gayri safi hasıla yerine de gerçek değer yada verimsel değerlere önem verilmektedir Yılında yürürlüğe giren kadastro ve tapu tahriri kanunu, tüzel kadastroyu amaçlıyordu, Bu tür kadastroda, mülkiyet sınırlarının işaretlenerek yeter incelikte ölçülmesi, taşınmaz malların gerçek sahiplerinin kesin olarak saptanıp özel defterlerine işlenmesi esastır. Ayrıca mülkiyete ilişkin hak ve yükümlülükler de sicillerine geçirilir. Böyle bir kadastroda sonra oluşacak her türlü değişiklikler, bu siciller üzerinden izlenir. 1950'lerden sonra başarılı bir çalışma grafiği çizilmiş ancak 1960 lı yılların ortalarından sonra çeşitli nedenlerle bu eğri düşmeye başlamıştır. Günümüzde gelişmiş ülkelerde uygulanan kadastroya «teknik kadastro» ismi verilmektedir. Modern kadastro olarak da tanımlanan bu süreçte, ülkenin, toprağa ilişkin her türlü gereksinimlerini karşılamak üzere değerlendirilmesi yapılır. Özet olarak teknik kadastroda : a)taşınmazmalların sınırları saptanır, işaretlenir ve bir birim siste minde tanımlanır. b)taşınmazmalların sahipleri, hak ve hükümlülükleri saptanır ve sicile geçirilir. kesin olarak c)vergilendirme, toplulaştırma - düzenleme, kamulaştırma ve işlem lere esas olacak şekilde toprak değerlendirmesi yapılır. 28

8 d) Arazînin, şehir-bölge planlaması, imar ulaşım etüd ve planları iie altyapı projelerinin uygulanmasına ilişkin özellikleri. (Büyük ölçekli topoğrafik bir harita üzerinde) saptanır. Kadarstro, bu yönleriyle tek tek ve ekonomik kalkınma için yapılacak planlama çalışmalarına olanak sağlayan bir altlık oluşturur. Sanırız, gelişme sürecinde oldukça başarı kazanmış bir Türkiye için bundan sonra bu tür bir kadastro uygulamasına geçmek, topyekün kalkınma için gerekli planlama verilerinin sağlanması yönünden ön - koşul olarak düşünülmelidir. Bu, başlangıçda yönetilen ikinci sorunun ilk aşama cevabıdır. Böyle bir kadastro uygulamasına karar verdikten sonra işin planlama ve programlama aşaması gelir. Bunun için en tutarlı yaklaşım, günümüzde her kesimde uygulanan «Yöneylem Araştırması» dır. Bu tekniğin sağladığı geniş olanaklarla kadastro sorununa akılcı çözümler getirmek; çok yönlü plan ve programlar yapmak ve her aşamada bunları kontrol altında tutmak mümkündür. Kadastro çalışmalarında uygulanacak yöneylem araştırması, öteki mühendislik dallarına oranla biraz değişiklik gösterir. Bir proje planlamasında, genellikle maliyet - süre - kapasite (insan ve makina gücü), gözetilmesi gereken ölçütler olduğu halde, kadastro çalışmalarına bir de incelik (hassasiyet) eklenir. Dolayısıyla «maliyet - süre - kapasite - incelik ölçütleri, karar öğeleri olarak alınır. Bu dört ölçüt, birbirlerini etkilerler. Bu nedenle planlama çalışmasında bunların hepsi birlikte irdelenir. Şimdi bu ölçütllere kısaca değinelim. Süre işin tamamlanması için gereken zamandır. Süreyi minimum yapmak için (insan ve alet güeü) kapasitesini artırmakla mümkündür ki bu, maliyeti yükseltir. Süreyi kısaltmanın başka bir yolu ya bazı işleri yapmaktan ya da incelikten vazgeçmedir ki bunların ikisi de istenmez. Bu arada sınır değerleri göz önünde tutmanın bu süreç için ön - koşul olduğu unutulmamalıdır. Örneğin kadastronun maliyeti, toprak değerinin % 3'ünü aşmaması istenir. Öte yandan ölçüm inceliği, mutlaka arazinin değerine göre saptanmalıdır. Bunlar yeni ölçüm tekniğinin seçiminde dikkate alınacak ilk ölçütlerdir. Ancak bu şekilde yapılan bir-«yön» ve «eylem» araştırması sonunda yapılacak kadastro için ne kadar eleman, araç - gereç, ne kadar para 29

9 gerektiğini rie kcsdaflık bir süre içersinde bitirilebileceği söylenebilir; Bunun dışındaki varsayımların hepsi askıda kalır. Kadastro konusunda özellikle üzerinde durulması gereken başka bir husus, bu sürecin kesikli değil sürekli olmasıdır. Kadastro süreci hiç bir zaman sona ermez. Taşınmazların sahipleri, sınırları ve hatta özellikleri zamanla değişir. Bu dinamik yapıyı izlemek için «kadastro bittiği gün yeniden başlar» özdeyişi geçerlidir. Diğer önemli konulara da kısaca değinerek Türkiye Kadastrosunun yapılması ve kısa sürede bitirilebilmesi için su hususlar önerilebilir: ' 1) Yeni bir kadastro yasası çıkartılmalı; tapulama ve kadastro yasaları birleştirilip tek bir yasa oluşturmalı, ' '<? 2) Bu yasada kadastronun sürekliliği esası getirilmeli, 3)Herşeyden önce kapsamlı bir yöneylem araştırması yapılmalı ve bunun sonuçları sürekli olarak izlenmeli, 4)Yeni ölçüm tekniklerimin uygulanmasına geçilmeli, bunun yanısıra fen işleri yönetmeliği değiştirilmeli, ' 5)Kadastro kuruluşu yeniden ele alınmalı ve yeni bir organizasyona gidilmeli, 6)Kadastro işlemleri özel bilgileri gerektirdiği için sağlıklı bir ele man politikası izlenmeli, 7), Modern Kadastroya geçilmeli, 8) Diğer kurumlarla koordinasyon içerisinde çalışılıp; öncelik sırası " saptanmalı ve aynı bölgenin birden fazla haritasının yapılması yanı israf önlenmelidir. 30

10 .. YENİ KENTSEL YERLEŞİM ALANLARININ 'KURULMASINDA HARİTA - KADASTRO HİZMETLERİ Erdal AKDAĞ '~ İ.İ.B. Mesken Genel Müdürlüğü Emlâk İşleri Dairesi Başkanı Hızlı bir nüfus artışı ve kentleşme süreci içinde olan ülkemizde göçlerin büyük bir dilimini büyük kentler almakta, bunun doğal sonucu olarak konut açığı hızla artmakta, kent çevreleri sağlıksö fr v J âefıeiimsiz kaçak yapılar ve gecekondu yerleşmeleriyle sarılmgktajçlıı^gc e'os ' Çevredeki kırsal yapı karakterindeki bu tür 'konut?^ üretimi yanında ruhsatlı; kent konutları kent içinde yık -yap esasına?i dayanan arsaların üzerirides oluşan.rantlardan yararlanmayı amaçlayan :ve kamunun alt yapı maliyetlerini artıran bir yöntem içinde üretilmektedir. Konut piyasasında kurulu düzen; gelişmiş, alt yapısı ve kentsel konatımı tamamlanmış alanlar içerisindeki imar parselleri üzerinde konut yapımı esasına dayandığından toplu yerleşim ve toplu konut üretimi anlâyısr içinde yeni bir yerleşme alanının sosyal tesisleri ve alt yapısı ile birlikte! bir bütün olarak üretime açılması ve işletilmesine olanak veren sistemler geliştirilememiştir. Öte yandan; imar planı değişikliklerine koşut olarak ekonomik ömrünü tamamlamadan yıkılan kent konutları kaynak kullanımını olumsuz* yönden etkilemiştir, ' Konut sektörüne ayrılan fonlar halkın konut gereksinmesinin karşılanmasında yetersiz kalmıştır, Şöyleki; birinci, ikinci ve üçüncü beş yıllık pjdn dönemlerinde toplam birim ruhsatlı konut üretilmiş, buna karşılık gecekondu; ve kaçak yapı ile kapatılan» birim üretim açığı izlenmiştir. Üçüncü plan döneminde, hedeflenen konut üretiminin 1,2 milypn birim olmasına karşın ancak birim konut üretilebilmiştir.! Birinci; beş yıllık- plan döneminde GSMH'nın %< 2,9-%. 3,9'unu, toplam yatırımların % 12,2-% 22,8'ini; ikinci beş yıllık plan döneminde 3î

11 ĞSMH'nin % 3,2-% 4'ünü, topiam yatırımların % 16,7-% 20,3'ünü üçüncü beş yıllık plan döneminde ĞSMH'nin % 3-3,7'sini, toplam yatırımların o/ o 14,4-17,5'ini, içinde bulunduğumuz dönemde ise GSMH. % 3,5-'ini oluşturmuştur. Sektöre ayrılan kaynağın yetersizliği yanında üretim organizasyonunun eksikliği, finansman düzenindeki aksaklıklar ve konut maliyetlerinin hızla artması konut açığının daha büyük boyutlara ulaşmasına neden olmaktadır. Bir sosyal konutun, arsa ve alt yapı hariç, yalnız inşaat maliyeti ve TL/M 2 arasında değişmektedir. Bu maliyetin, kişilerin gelirleri ile karşılaştırıldığında maliyetlerin gelirlerinin çok üstünde olduğu görülmektedir. Konut sektörü sorunları karşısında kamu yeterince etkin kararlar geliştirememiş kamuya konut üretimi ve üretimin desteklenmesi amacıyla yeterli kaynağın sağlanmaması, komünün konut üretiminde yetersiz kalmasıyla sonuçlanmıştır. Türkiyede gecekondu yapımı ikinci dünya savaşı sonunda kırsal alandan kentlere başlayan göçlerle birlikte başlamıştır. Kırsal alanda iş bulamayan kesim büyük kentlere iş bulma ümidiyle gelmeye başlamış ve konut sorunlarını çözümleyebilmek için mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde çok basit barınaklar yapmaya başlamışlardır. Bu barınaklar baraka niteliğinde ve sağlık şartlarına uymayan barınaklar olarak yapılmışlardır. Ankara'da telsizler civarında bu şekilde «Tenekeü Mahalle» oluşmuştur. Öte yandan kent çevresinde konut yapımına elverişli özel mülkiyetteki imarsız alanlarda hisseli arsa satışları yapılmak suretiyle daha nitelikli kaçak yapılar yapılmaya başlanılmıştır yılında çıkarılan «Ankara Belediyesine, arsa ve arazisinden belli bir kısmını mesken yapacaklara 2490 Sayılı Kanun Hükümlerine bağlı olmaksızın ve muayyen şartlarla tahsis ve temlik yetkisi verilmesi hakkında» 5218 Sayılı Kanun çıkarılarak gecekondulara tapu verme ve arsa gereksinimi bulunanlara ucuz arsa verme olanakları sağlandı. Aynı kanunla getirilen haklar tarihinde çıkarılan 5218 Sayılı Kanunla tüm Belediyelere verilmiştir yılında çıkarılan 7367 Sayılı Kanunla gecekondu yapımını durdurmak için Belediye sınırları içerisinde hazine arsalarının Belediyelere devri sağlandı. 32

12 Tarihinde yürürlüğe giren 6188 Sayılı Kanun ile 5218 ve 5228 Sayılı Kanunlar yürürlükten kaldırıldı. Gecekondulara tapu verme ve gecekondu yapma gereksiniminde bulunanlara arsa sağlama işlemi yeniden daha köklü esaslara bağllanmıştır yılında yürürlüğe giren 775 Sayılı Gecekondu Kanunu ile 6188 Sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Gecekondu konusu daha geniş kapsamlı olarak ele alınmış ve o güne kadar yapılmrş gecekonduların hukukileştirilme olanakları yaratılmıştır gününde yürürlüğe giren 1990 Sayılı «Gecekondu Kanununda bazı değişikler yapılması hakkında kanunla» gününe kadar kamu arazisi üzerine yapılmış gecekondulunda 775 Sayılı Kanun kapsamı içerisine almıştır yılından bu yana çıkarılan gecekonduya ilişkin tüm kanunlarda gecekondu yapımı kesinlikle yasaklanmış ve yapılanların yıkılması gerekmekte isede etkin yıkım yapılamamış sonradan çıkarılan kanunlarla devamlı yapılmış olan gecekondular affedilmiştir. Türkiyede sanayileşmesinin gerçekleşememiş olması, kırsal kesimde iş olanaklarının az olması, kentleşmenin plansız olması, devletin arsa ve konut politikasını tam saptamamış olması, devamlı gecekonduya af getirilmiş olması gecekondu yapımını körüklemiştir. Halen yürürlükte bulunan 775 Sayılı Gecekondu Kanunu ile İmar ve İskan Bakanlığı kendisinin, eşinin ve bakmakla yükümlü bulunduğu kimselerin yoksul ve dar gelirli olmaları ve evleri bulunmaları halinde oluşturmuş bulunduğu Gecekondu Önleme Bölgelerinden a/arsa + Proje b/arsa + Proje + Kredi c/vatandaşın ön katkısını almak usulü ile konut (TEK) d) Nüve konut e/kooperatiflere Arsa + Kredi f/vatandaş ön katkısı olmaksızın mülk konut g/kiralık konut vermek şekillerinde yardım ve uygulamalarda bulunmak istemişse de yeterli ödenek alınamadığından başarılı ve etkin sonuç alınılamamıştır. Bakanlık uygulamasına paralel olarak Belediyeler de arsa dağıtımı yolu ile uygulamalar yapmışlardır. 775 Sayılı Yasa uygulaması olarak Gecekondu İskan Bölgelerine alt yapı götürme çalışmaları yapılarak gecekondu bölgelerinin iyileştirme çalışmaları yapılmışsa da yine yeterli ödenek olmadığında etkili olamamıştır. 33

13 1981 yılında çıkarılan 2487 Sayılı Toplu Konut Kanunu ile orta ve alt gelir gurubunda bulunan vatandaşların konut sorununa çözüm getirmek için değişik bir yaklaşımla konut sorunu ele alınmış ve yeterli ödenekj sağlamak amacı ile Devlet gider bütçesinin % 5'inden az olmamak üzere kurulacak fona ödenek ayrılması esası getirilerek parasal olanak sağlanmıştır. Kanunun tam uygulamasına geçildiğinde vatandaşın yaklaşık % 20'lik bir kesiminin konut sorununa yardımcı olunabileceği sanılmaktadır. Yurdumuzda 30 yıldır ağırlığı duyulan ve son 20 yıldır çok sözü edilen konut sorununa çözüm getirecek genel kapsamlı bir konut kanunu çıkarılamamıştır yılında çıkarılan gecekondu kanunu özel bir kanun olmasına karşın konut kanunu gibi kullanılmak istenmiş ve yeterli parasal olanakları da sağlanamadığından amacına ulaşmamıştır. 1966'da olarak saptanabilen (bu gecekonduların 'i Ankara - İstanbul ve İzmirde) gecekondu sayısının en az 2 katına çıktığı sanılmaktadır. Gecekondu yapımının polisiye önlemler ile ve yıkmakla durdurulamayacağı gerçeği artık açığa çıkmıştır. Asıl olan kentlere göçün durdurulması önlemlerinin alınmasıdır. Gecekondu olgusu gerek yapılış şekli ve gerekse yapılanlara alt yapı götürülmesi şeklinde normal inşaatlardan pahalı bir çözümdür. Yılla 'dır hükümetlerin konut sektörünü ölü yatırım olarak görmeleri bu sektö. e yeterli ödeneğin verilmemesi, alınan ödeneklerin ve vatandaş birikimlerinin programlı ve akılcı şekilde kollanılmamış olması gecekondu yapım eğilimine yol açmıştır. Türkiyenîn içinde bulunduğu koşullarla yakın bir gelecekte konut sorununu kökeninden çözmesi olanaksızdır. Ancak yeni yasal düzenlemelerle gecekondulaşma hızını düşürmek ve konut açığını azaltmak olanağı vardır. Konut ve gecekondu sorununun çözümünde önemli bir faktör de düşük standartta da olsa alt yapı ile bezendirümiş arsa sağlanmasıdır yılında toplam nüfusumuzun dörtte üçü, yaklaşık olarak 50 milyon nüfusun kentlerde yaşayacağını söylemek kehânet olmaktan çıkmıştır. Bu ise, bu günkü kent nüfusunun 4 katına ulaşması demektir ki 20 yılda yuvarlak hesap 8 milyon yeni konut üretilmesinin ve bu konutların üretileceği hektar yeni kentsel alana gereksinim olacağını kanıtlar. 34

14 Kentsel arsa üretiminde Harita - Kadastro hizmetleri ağırlıklı bir hizmet olarak karşımıza çıkmaktadır. İmar uygulama planlarının yapımında halihazır haritalar altlık olarak kullanılmaktadır. Şehir ve Kasabaların halihazır harita ve imar planı gereksinimleri İller Bankası aracılığı ile yaptırılmakta ve yaptırılan halihazır harita ve planlar ise İmar ve İskan Bakanlığınca onanarak yürürlüğe girmektedir. Bu gün gerek özel ve gerekse kamu sektörünün harita yapım gücü vardır. Ancak sistem, teknoloji ve mülkiyet ilişkileri tam olarak kurula mamış durumdadır. Buna karşın gerek özel ve gerekse kamu sektörünün imar uygulama gücü çok azdır. : Ook uzun bir zamanda üretilen imar planlarının ise uygulaması Belediyelerin bilgi ve becerilerine kalmakta, ve çoğu kez yeterli harita-kadastro elemanının bulunmaması nedeniyle uygulanamamaktadır. Yapılan imar planları meskûn alanlarda mülkiyet durumuna bağlı olarak teknik verilerden yoksun, yeni imar nizamının getireceği ranta bağlı olarak yenileme planları olarak kısmen uygulanabilmektedir. Plan gereği olan imar parsellerinin oluşturulması, örneğin dar çerçeveli de olsa bir 6785 Sayılı Kanunun 42. maddesinin uygulaması yapılmamaktadır. Bunun sonucu olarak meskun alanlarda yenileme olgusu ancak getireceği gelire bağlı olarak yapılmakta genelde kentte yeni imar parselleri ve nizamı doğmakta, yeni imar alanlarının açılması ve kentin zamansız yayılmasına yol açmaktadır. Yeni imar alanlarının açılmasında Belediyeler gerek parasal ve gerekse harita - kadastro elemanı olanaklarının olmamasından yetersiz kalmaktadır. Meskûn alanlarda imar uygulamasının yürütüiememesi, yeni imar alanlarının açılmaması sonucu kentler çevresinde hisseli tapulu satışlar ve bunun sonucu kaçak yapılan mallar, hazine ve Belediye arsaları üzerinde gecekondular oluşmakta ve çarpık kentleşen bu alanlara teknik ve sosyal alt yapının götürülmesi çov zor ve pahalıya mal olduğu gibi istenilen nitelikte bir imar düzeni getirmek olanağı bulunmamaktadır. Halen yürürlükte bulunan 6785 Sayılı imar, 775 Sayılı gecekondu, 1164 Sayılı arsa ofisi, 2487 Sayılı Toplu Konut Yasaları gereği olarak bilhassa nüfusu ve büyük sanayii kuruluşlarının bulunduğu kentlerin çevresinde kentle birleşen veya tamamen ayrı oluşan yeni yerleşim alanları ve hatta uydu kentler oluşmakta ve bu olgunun önümüzdeki yıllarda 35

15 daha da yoğunlaşacağı görülmektedir. Bu olgu büyük kentlerin metropol planlarının yapılmasını gerektirecektir. Bilindiği gibi yerleşim kararları (lekeleme planlan) 1/25000 haritalar, nazım planlar 1/5000 haritalar, uygulama planları ise 1/1000 ve daha büyük ölçekli haritalar üzerinde yapılmaktadır. Kent çevrelerinin kadastral planları ise çok değişik ölçekli ve çoğu yerde teknik veriden yoksun grafik olarak yapılmıştır. 1/25000 üzerinde alınmış arazi kullanım kararları ana kentle olan alt yapı bağlantıları yine çoğu kez 1/5000 ölçekli planlara yansıtılırken ilişkileri tam kurulamamakta, hele 1/1000 ölçekli imar uygulama planlarına ve kadastral haritalara yeterli teknik verilerle aktarılmamaktadır. Grafik kadastro görmüş alanlarda ise yüzölçümlerinin dengelenmesi ve hudutların çakıştırılması gibi imar - kadastro ve kamulaştırma ilişkilerinin kurulması olanağı bulunamamaktadır. Sonuç olarak : Türklyedeki hızlı kentleşmenin gereği olarak, 1 Her türlü ve her ölçekteki haritalar aynı referans düzleminde ve aynı koordinat birliğinde yapılmalıdır. Bu amaçla memleket nirengi ağı yeterli sıhhatte yenilenmelidir. 2 Bütün teknik yönetmelikler tek bir yönetmelik halinde birleştirilmelidir. Kuruluşlar arası koordinasyon sağlanmalıdır. 3 İmar kanununda yapılacak değişiklik düzenleme ortaklık payı oranı artırılmalıdır. 4 İller Bankası Belediyelerin imar uygulamalarını yürütecek şekilde yeniden örgütlenmelidir. 5 Kentlerde ve kent gelişme alanlarında kadastro yenileme kanu nu bir an önce çıkarılmalıdır. 6 Tapu ve Tapu fen kuruluşları güçlendirilmelidir. 7 Harita - Kadastro teknik elemanı (Mühendis ve alt düzeyde) ye tiştirecek üniversite - Akademi ve okullar çoğaltılmalı, eğitim program ları imar uygulamasına ağırlık verecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. 8 Yeni bir kamulaştırma kanunu çıkarılmalıdır. 9 Kullanılmayan kentsel arsaların spekülasyon konusu olmaması için vergi yasaları iie önlemler getirillmelidir. 10 Yeminli Harita - Kadastro Mühendisliği müesseseleri kurulmasını sağlayacak yasal düzenlemeler getirilmelidir. 36

16 1. GİRİŞ JEODEZİ ÖĞRETİMİ SlMPOZYUMÜ Trabzon, 9-11 Haziran 1982 S İ MPOZYÜM GENEL DEĞERLENDİRME RAPORU Raportörler {*) Karadeniz Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Bölümünce düzenlenen, JEODEZİ ÖĞRETİMİ SİMPOZYUMU, ilgili öğretim kurumları ile Harita - Kadastro Sektörü'nün uygulayıcı kurumlarından ve özel sektörden temsilcilerin katılmasıyla 9-11 Haziran 1982 günlerinde Trabzon'da yapılmıştır. Simpozyuma toplam 29 adet bildiri sunulmuş ve tartışmalar sonucunda; Yüksek öğretim kurumlarının bugünkü durumları, öğretim ve araş tırma faaliyetleri, olanakları ve sorunları Uygulayıcı kurumların öğretime ilişkin gereksinimleri faaliyetleri, sorunları ve Öğretim - Araştırma ve uygulama kurumları arasında işbirliği ko nuları değerlendirilerek sorunlar ve öneriler saptanmış, belirlenen genel eğilimlerin ve ulaşılan ortak görüşlerin ilgili kurum ve kuruluşlara iletil mesi, yetkili makamlara sunulması kararlaştırılmıştır. 2. DURUM DEĞERLENDİRMESİ 2.1. Yüksek Öğretim Kurumlarının bugünkü durumları, öğretim ve araştırma faaliyetleri, olanakları ve sorunları İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Jeodezi ve Fotogramatri Bölümü, Karadeniz Teknik Üniversitesi Yer Bilimleri Fakültesi Jeodezi ve Fotogrametri Bölümü, İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Harita ve Kadastro Fakültesi, Konya Devlet Mühendislik ve Mimarlık Aka- (*) Ayhan ALKIŞ (İDMMA), Hayrettin GÜRBÜZ (KDMMA), Ruhi HARMANLAR (HYTO), Erdal KOÇAK (KTÜ), Haldun ÖZEN (KTÜ), Doğan UÇAR (İTÜ), Ahmet YAŞ ALAN (KTÜ). 37

17 demişi Harita ve Kadastro Bölümü, farklı adlarla da olsa, birbirine yakın bir içerikle ülkenin gereksinim duyduğu harita mühendisini yetiştirmekte, lisans üstü öğretim ve araştırmalar yapmaktadırlar. Bunlara ek olarak. Harita Genel Müdürlüğü'nün gereksinimi olan askeri mühendisleri yetiştiren Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü'ne bağlı Yüksek Teknik Okulu da benzeri bir öğretim faaliyeti yapmaktadır. Bu kurumlarda yapılan Jeodezi öğretiminin genel düzeyine ilişkin önemli eksikliğin çağdaş teknolojik yöntemlere yeterince ağırlık verilmeyişi olduğu saptanmış; yeni yöntemlere uyumda ortaya çıkan (özellikle Ortadoğu ülkelerine) götürülmesinde dar boğazlar yarattığı belirlenmiştir. Ayrıca uygulayıcı kurumlar mühendislik uygulamalarına öğretim programlarında aırlık verilmesi gereğini belirtmişlerdir. Yüksek öğretim programlarının standartlaştırmasının yararı dikkate alınarak, öğretim planlarının ve içeriklerinin yeniden gözden geçirilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Böyle bir gözden geçirmede; Standartlaştırma ile Akademik özgürlüğü ve deney farklılıklarını beraberce gözönünde tutan bir yaklaşım uygun görülmüştür. Diğer yandan öğretim kurumlarının yeni teknolojiye ayak uydurabilecek biçimde aletsel donatımla donatılması gereği vurgulanmıştır Uygulayıcı kurumların öğretime ilişkin faaliyetleri, sorunları ve gereksinimleri Uyyulayıcı kurum temsilcileri harita mühendisliği öğretiminden sonra hizmetin niteliğine uygun biçimde düzenlenmiş bir hizmet içi eğitimin gereğinde birleşmişlerdir. Karayolları Genel Müdürlüğü'ndeki tanıtma ve hazırlık eğitimleri, karayolu mühendisliğine hazırlık kursları bu açıdan ilgi ile karşılanmıştır. Bu tür eğitimlerde uygulayıcı kurum ve üniversite işbirliği yararlı görülmüştür. Teknolojik gelişmelerin zorunlu kıldığı bir diğer hizmetiçi eğitim türü de ortaya çıkmıştır. Bunun için üniversitelerin organize edecekleri ve uygulayıcı kurumların destekleyecekleri yaz okulu türü eğitim gereği önemle vurgulanmıştır Öğretim, araştırma ve uygulama kurumları arasında işbirliği Yüksek öğretim kurumlarında yapılan araştırmaların % 32'nin ülke sorunlarına dönük olduğu belirlenirken uygulayıcıların bunlardan yararlanma oranlarının son derece düşük olması düşündürücü bulunmuştur. 38

18 Seçilen araştırma konularında da ülke düzeyinde bir eşgüdümsüzsük saptanmıştır. Kısaca, öğretim, araştırma ve uygulamanın çok yakın ilişkisi ve içiçeljği karşısında; sürekli, düzenli bir iletişim ve eşgüdüm gereği ortaya çıkmıştır. 3. ÖNERİLER Öğretime ilişkin öneriler: 3.1.Yüksek Öğretim Kuruluna, diğer mühendislik dallarında olduğu gibi bir Jeodezi öğretim Komisyonu'nun kurulması gereği duyurulmalıdır. Yaklaşık aynı içerikle eğitim yapan kurumlardan eşit sayıda seçilecek üyelerden oluşacak bu komisyonun önce likle ve ivedelikle öğretim programlarının standartlaştırılması konusunda çalışma yapması sağlanmalıdır. 3.2.Hazırlanacak programın; ü Ülke gereksinimlerini ön planda tutacak ve uygulayıcı kurumların gereksinimlerine cevap Çağdaş teknoloji ile uyumlu, yeni yöntemlere yeterince ağırlık veren, Q Tüm çalışma alanlarını olabildiğince kapsayan, H Temel bilimler alanında yeterli düzeyde matematik ve fizik konularını içeren, j Kimya, mukavemet ve malzeme gibi harita mühendisliği formasyonu için gerekli olmayan konuları kapsam dışı bırakan bir içerikte olması uygun bulunmuştur Harita mühendisliği ve ilgili alanlardaki hizmetlerin gereği ve önemi ile doğru orantılı olarak gerekli bütçe ve kadro olanak larının sağlanması konusunda Yüksek Öğretim Kurumuna ve il gili üniversitelere sorun anlatılmalı, DPT'nin hazırladığı kalkın ma planlarında belirtilen insangücü açığı ve bu öğretimin pa halı araç gerece gereksinim gösterdiği gerçeği sergilenmelidir. 39

19 Uygulama kurumlarına ilişkin öneriler: 3.4.Uygulayıcı kurumlar gerek öğretimin niteliğinin yükseltilmesi, gerekse yeni teknolojilere ayak uydurulabilmesi için öğretim ku rumlarına yakın destek sağlamalıdır. 3.5.Yeni teknolojilere ve yöntemlere ilişkin önemli karar verme du rumlarında uygulama kurumlarının üniversitelerin bilimsel biri kimlerinden yararlanmaları gerekir. Bunun için danışma kurul ları, ya da komisyonlar oluşturulmalıdır. 3.6.Uygulayıcı kurumlar burs vererek ve öğretim kurumları da bun ları seçimlik derslerle destekleyerek öğretimde yönlendirme sağ lanabilir. Özellikle Yüksek mühendislik programlarına uygulama da deney kazanmış mühendislerin katılımı için uygulayıcı kurum ların desteğine gerek bulunmaktadır. 3.7.Uygulayıcı kurumların öğrencilere staj yeri sağlama ve stajın denetimi konusunda, öğretim kurumlarına daha fazla yardımcı olmaları gerekir. Araştırmaya ilişkin öneriler: 3.8.Araştırmaların ülke düzeyinde programlanması, eşgüdümün sağ lanması, desteklenmesi için TÜBİTAK içinde uygun düzeyde bir Jeodezi alt komisyonu oluşturulmalıdır. 3.9.Uygulayıcı kurumların araştırma birimleri nitelikli personel ve gerekli parasal destekle etkin duruma getirilmeli; uygulamalı araştırmalarda üniversitelerin işbirliği sağlanmalıdır Bakanlıklararası Harita işlerini Planlama ve Koordinasyon Kurulu'nun bilimsel araştırmalarda iletişim sağlayıcı işlevi yeniden etkin duruma getirilmelidir. 40

20 JEODEZİ ÖĞRETİMİ SİMPOZYUMU E GENEL DEĞERLENDİRME RAPORU ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Doç. Dr. Ergun UĞUR K.T.Ü. Simpozyumdcm edindiğim izlenime göre, benzeri birçok toplantıda olduğu gibi burada da, genelden özele bir türlü inilememiş ve sonuçta «hiç değilse meslekdaşların birbiriyle karşılaşma olanağı buldukları» gibi öznel bir yargıyla doyum kazanılmaya çalışılmıştır. Simpozyumun konusu başlığında «öğretim» olarak sınırlanırken, üç günlük konuşmalar sırasında öğretim - eğitim - araştırma - uygulama olgularının tümünün rasgele ve içice sunulduğu görülmüştür. Böyle bir sürecin sonunda yazılan raporun da «gene!» niteliğini koruması ve adı geçen olguları rasgele sergilemesi doğal sayılmalıdır. Netekim raporda «DURUM DEĞERLENDİRMESİ» ana başlığı altında Jeodezi öğretiminin genel düzeyine ilişkin önemli bir eksiklik olarak «çağdaş teknolojik yöntemlere» yeterince ağırlık verilmediğinin saptandığı söylenmekte, ancak bu soyut kavramın öğretimin hangi süreci için ele alındığı ve nasıl bir anlam yüklü olduğu belirtilmemektedir. Aynı bölümde daha sonra birdenbire «yüksek öğretim programlarının standartlaştırılmasından» söz edilmekte ve hemen arkasından bu standartlaştırma ile «akademik özgürlük» ve ne anlama geldiği anlaşılamıyan «deney farklılıklarını birlikte gözönünde tutmak önerilmektedir. 41

ARSADA ÖZEL MÜLKİYETİN KAMU VE TOPLUM YARARINA DÜZENLENMEMESİNİN YARATTIĞI SORUNLAR

ARSADA ÖZEL MÜLKİYETİN KAMU VE TOPLUM YARARINA DÜZENLENMEMESİNİN YARATTIĞI SORUNLAR ARSADA ÖZEL MÜLKİYETİN KAMU VE TOPLUM YARARINA DÜZENLENMEMESİNİN YARATTIĞI SORUNLAR Haldun Ö Z E N «Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amaciyle, kanunla sınırlanabilir.

Detaylı

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI

YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI YAYIN NO DPT: 2741 TÜRKİYE DE YAŞLILARIN DURUMU VE YAŞLANMA ULUSAL EYLEM PLANI SOSYAL SEKTÖRLER VE KOORDİNASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2007 ISBN 978 975 19-4115 - 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının

Detaylı

T.C. Sayıştay Başkanlığı. Türkiye'de Atık Yönetimi. Ulusal Düzenlemeler ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi. Performans Denetimi Raporu

T.C. Sayıştay Başkanlığı. Türkiye'de Atık Yönetimi. Ulusal Düzenlemeler ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi. Performans Denetimi Raporu T.C. Sayıştay Başkanlığı Türkiye'de Atık Yönetimi Ulusal Düzenlemeler ve Uygulama Sonuçlarının Değerlendirilmesi Performans Denetimi Raporu Ocak 2007 Türkiye'de Atık Yönetimi Ulusal Düzenlemeler ve Uygulama

Detaylı

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU

T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI Devlet Denetleme Kurulu ARAŞTIRMA VE İNCELEME RAPORU RAPORUN KONUSU Türkiye de Sosyal Yardımlar ve Sosyal Hizmetler Alanındaki Yasal ve Kurumsal Yapının İncelenmesi, Aile, Çocuk,

Detaylı

Bu çalıșmada, Türkiye deki ilk İl Gelișme

Bu çalıșmada, Türkiye deki ilk İl Gelișme Türkiye deki İlk İl Gelișme Planı Girișimi: Mersin İl Gelișme Planı Burak BEYHAN Bu çalıșmada, Türkiye deki ilk İl Gelișme Planı (İGP) olan Mersin İGP deneyimini ortaya çıkaran bağlamın irdelenmesi amaçlanmaktadır.

Detaylı

AFET BİLGİ SİSTEMİ KOMİSYONU RAPORU

AFET BİLGİ SİSTEMİ KOMİSYONU RAPORU AFET BİLGİ SİSTEMİ KOMİSYONU RAPORU ANKARA TEMMUZ 2004 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ 4 2. ÖZET DEĞERLENDİRME 5 2.1. Sismik Ağların Rehabilitasyonu ve Bütünleştirilmesi 5 2.2. Diri Fay - Neotektonik - Paleosismoloji

Detaylı

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI

TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI TÜRKİYE DE EN KÖTÜ BİÇİMLERDEKİ ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN SONLANDIRILMASI: 2014 HEDEFİNE DOĞRU YOL HARİTASI Dr. Şule Çağlar KISALTMALAR...4 ÖNSÖZ...5 GİRİŞ...6 ULUSLARARASI ÇERÇEVE...8 ULUSAL ÇERÇEVE... 12 ELDE

Detaylı

BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik...

BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik... BECERI 10 Beceri Beceri kazandirma kazandırma ve ve meslek ve iş edindirme seferberligi... seferberliği... UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi Her beceri

Detaylı

Türkiye de Kentsel Dönüşüm: Mevzuat ve Uygulamaların Genel Görünümü 1

Türkiye de Kentsel Dönüşüm: Mevzuat ve Uygulamaların Genel Görünümü 1 YÖNETİM VE EKONOMİ Yıl:2008 Cilt:15 Sayı:1 Celal Bayar Üniversitesi İ.İ.B.F. MANİSA Türkiye de Kentsel Dönüşüm: Mevzuat ve Uygulamaların Genel Görünümü 1 Yrd. Doç. Dr. Fatma Neval GENÇ Adnan Menderes Üniversitesi,

Detaylı

Kaçak Yapılaşma İle İlgili Süreçler, Sorunlar, Çözüm Önerileri Değerlendirme Raporu *

Kaçak Yapılaşma İle İlgili Süreçler, Sorunlar, Çözüm Önerileri Değerlendirme Raporu * Kaçak Yapılaşma İle İlgili Süreçler, Sorunlar, Çözüm Önerileri Değerlendirme Raporu * TMMOB KENTLEŞME ve YEREL YÖNETİMLER ÇALIŞMA GRUBU A. TANIMLAR, GENEL DEĞERLENDİRME VE TESPİTLER A.1. TANIMLAR Ülkemiz

Detaylı

HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014

HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014 HATAY İL ÖZEL İDARESİ STRATEJİK PLANI 2010-2014 Bu stratejik plan Hatay İl Özel İdaresi tarafından Yrd. Doç. Dr. Ali Arslan ve ARGEDA Araştırma Geliştirme Eğitim ve Danışmanlık Merkezi süreç ve yöntem

Detaylı

5355 SAYILI MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ KANUNU VE KÖY BİRLİKLERİ - TOPLUM KALKINMASI İLİŞKİSİ

5355 SAYILI MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ KANUNU VE KÖY BİRLİKLERİ - TOPLUM KALKINMASI İLİŞKİSİ Çalışmanın yayınlanmış son hali için lütfen bkz. Palabıyık, H., Kara, M., 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ve Köy Birlikleri-Toplum Kalkınması İlişkisi, Yerel Yönetimler Üzerine Güncel Yazılar-2:

Detaylı

5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri

5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Yönetim Bilimleri Dergisi Cilt: 10, Sayı: 20, ss. 61-92, 2012 5302 Sayılı Kanun Sonrasında İl Özel İdarelerinde Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Doç. Dr. Süleyman Yaman KOÇAK* & Veli KAVSARA** Özet

Detaylı

CUMHURİYETÇİ TÜRK PARTİSİ ÖZGÜRLÜK VE REFORM PARTİSİ KOALİSYON HÜKÜMETİ

CUMHURİYETÇİ TÜRK PARTİSİ ÖZGÜRLÜK VE REFORM PARTİSİ KOALİSYON HÜKÜMETİ CUMHURİYETÇİ TÜRK PARTİSİ ÖZGÜRLÜK VE REFORM PARTİSİ KOALİSYON HÜKÜMETİ HÜKÜMET PROGRAMI 30 EYLÜL 2006 Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri, Kıbrıs Türk Halkı 24 Nisan 2004'te gerçekleşen Referandum'da

Detaylı

2023'E DOĞRU TÜRKİYE'DE ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANELERİ. Mevcut Durum, Sorunlar, Standartlar ve Çözüm Önerileri

2023'E DOĞRU TÜRKİYE'DE ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANELERİ. Mevcut Durum, Sorunlar, Standartlar ve Çözüm Önerileri 2023'E DOĞRU TÜRKİYE'DE ÜNİVERSİTE KÜTÜPHANELERİ Mevcut Durum, Sorunlar, Standartlar ve Çözüm Önerileri ANKARA, 2014 2023'e Doğru Türkiye'de Üniversite Kütüphaneleri Mevcut Durum, Sorunlar, Standartlar

Detaylı

YÖK/DÜNYA BANKASI ENDÜSTRİYEL EĞİTİM PROJESİ UYGULAMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

YÖK/DÜNYA BANKASI ENDÜSTRİYEL EĞİTİM PROJESİ UYGULAMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ D um lupınar Ü niversitesi Sayı: 1 Sosyal Bilim ler Dergisi Ocak 1999 YÖK/DÜNYA BANKASI ENDÜSTRİYEL EĞİTİM PROJESİ UYGULAMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Gülsün ATANUR BAŞKAN ÖZET Bu araştırma, YÖK

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKÎ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) KİŞİSEL GELİŞİM İŞ ORGANİZASYONU ANKARA 2006 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen modüller; Talim

Detaylı

TMMOB Bülteni ve Web Sitesi TMMOB Bülteninin yayınlanması ve web sitesinin sürekli güncelleştirilmesi Yürütme Kurulunca yapılacaktır.

TMMOB Bülteni ve Web Sitesi TMMOB Bülteninin yayınlanması ve web sitesinin sürekli güncelleştirilmesi Yürütme Kurulunca yapılacaktır. HKMO B ü l t e n i Kasım 2002 Grupları, ilgili Odaların ortak çalışması olarak yürütülecektir. Gruplar uzmanlık alanına göre görüş üretip, gelişen olgular doğrultusunda raporlar hazırlarken, zamanlaması

Detaylı

Entegre ve makro bir yaklaşımla KOP BÖLGESİNDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ EYLEM PLANI ÖNERİSİ MAYIS 2013 KONYA

Entegre ve makro bir yaklaşımla KOP BÖLGESİNDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ EYLEM PLANI ÖNERİSİ MAYIS 2013 KONYA MAYIS 2013 KONYA Entegre ve makro bir yaklaşımla KOP BÖLGESİNDE ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI VE TARLA İÇİ GELİŞTİRME HİZMETLERİ EYLEM PLANI ÖNERİSİ T.C. KALKINMA BAKANLIĞI KOP BÖLGE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI KAMU MALİ YÖNETİMİ EL KİTABI. Strateji Geliştirme Başkanlığı Yayınları No : 2

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI KAMU MALİ YÖNETİMİ EL KİTABI. Strateji Geliştirme Başkanlığı Yayınları No : 2 Stratejik Plan Harcırah İhale Taşınmaz Kamu Zararı Bütçe ve Performans TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI STRATEJİ GELİŞTİRME BAŞKANLIĞI KAMU MALİ YÖNETİMİ EL KİTABI Strateji Geliştirme Başkanlığı

Detaylı

Psikolojik Danışma ve Rehberliğin Dünü, Bugünü ve Yarını

Psikolojik Danışma ve Rehberliğin Dünü, Bugünü ve Yarını 1. Giriş Türkiye de Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinin Dünü, Bugünü ve Yarını 1 İçinde bulunduğumuz üçüncü milenyumun bu ilk yıllarında, dünya her zamankinden daha hızlı bir değişim geçirmektedir.

Detaylı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkçe versiyon Altındağ Nilüfer Osmangazi Tepebaşı Umeå Yıldırım Elif Karadenizli Bostancıoğlu Süleyman Yavuz Yiğit Bağdaş Ali Gülbay Süleyman

Detaylı

KONYA TİCARET ODASI TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİM, AB YE UYUM SÜRECİNDE TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİMİN DURUMU VE KONYA YA İKİNCİ BİR ÜNİVERSİTE İHTİYACI

KONYA TİCARET ODASI TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİM, AB YE UYUM SÜRECİNDE TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİMİN DURUMU VE KONYA YA İKİNCİ BİR ÜNİVERSİTE İHTİYACI KONYA TİCARET ODASI TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİM, AB YE UYUM SÜRECİNDE TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİMİN DURUMU VE KONYA YA İKİNCİ BİR ÜNİVERSİTE İHTİYACI Etüd-Araştırma Servisi Nisan 2008 İÇİNDEKİLER GİRİŞ...1 BİRİNCİ

Detaylı

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI MADENCİLİK SEKTÖRÜ VE POLİTİKALARI RAPORU " DOĞAL KAYNAKLARIN GERÇEK SAHİBİ HALKTIR "

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI MADENCİLİK SEKTÖRÜ VE POLİTİKALARI RAPORU  DOĞAL KAYNAKLARIN GERÇEK SAHİBİ HALKTIR TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI MADENCİLİK SEKTÖRÜ VE POLİTİKALARI RAPORU " DOĞAL KAYNAKLARIN GERÇEK SAHİBİ HALKTIR " MART 2011 MADENCİLİĞİN ÖNEMİ MADENCİLİĞİ DİĞER SEKTÖRLERDEN AYIRAN ÖZELLİKLER, ULUSAL

Detaylı

SAĞLIK KURUMLARINDA ÖZÜRLÜ BİREYLER İÇİN ULAŞILABİLİRLİK TEMEL BİLGİLER REHBERİ

SAĞLIK KURUMLARINDA ÖZÜRLÜ BİREYLER İÇİN ULAŞILABİLİRLİK TEMEL BİLGİLER REHBERİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU BAŞKANLIĞI SAĞLIK KURUMLARINDA ÖZÜRLÜ BİREYLER İÇİN ULAŞILABİLİRLİK TEMEL BİLGİLER REHBERİ Haziran 2012 ANKARA 0 Sağlık Kurumlarında Özürlü Bireyler İçin

Detaylı

KAYITDIŞI EKONOMİ ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU

KAYITDIŞI EKONOMİ ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU SEKİZİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI DPT: 2603 - ÖİK: 614 KAYITDIŞI EKONOMİ ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU ANKARA 2001 ISBN 975 19 2812 5 (basılı nüsha) Bu Çalışma Devlet Planlama Teşkilatının görüşlerini

Detaylı

BOLU İL GELİŞME PLANI (BİGEP)

BOLU İL GELİŞME PLANI (BİGEP) T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI T.C. BOLU VALİLİĞİ BOLU İL GELİŞME PLANI (BİGEP) BOLU BELEDİYESİ 2003 BOLU TİCARET VE SANAYİ ODASI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... Vİ TABLOLAR... Xİİİ ŞEKİLLER...

Detaylı

(10/66, 67, 68, 69, 70) Esas Numaralı Meclis. Araştırması Komisyonu Raporu TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

(10/66, 67, 68, 69, 70) Esas Numaralı Meclis. Araştırması Komisyonu Raporu TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Deprem felaketi konusunda yapılan çalışmaların tüm yönleriyle incelenerek alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'nun raporu... Sonraki sayfa >> Türkiye

Detaylı

VİZYON 2023 Ulaştırma ve Turizm Paneli VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR. ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ. Temmuz.

VİZYON 2023 Ulaştırma ve Turizm Paneli VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR. ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ. Temmuz. VİZYON 2023 TEKNOLOJİ ÖNGÖRÜSÜ PROJESİ RAPOR ULAŞTIRMA ve TURİZM PANELİ Temmuz. 2003 Ankara İÇİNDEKİLER: ÖNSÖZ PANEL ÜYELERİ PANELİN YAPISI, ÇALIŞMA PROGRAMI ve YÖNETİCİ ÖZETİ 1 ULAŞTIRMA: 1. GİRİŞ 5 1.1.

Detaylı

TÜRK İTFAİYE TEŞKİLATININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI İÇİN BİR MODEL ÖNERİSİ

TÜRK İTFAİYE TEŞKİLATININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI İÇİN BİR MODEL ÖNERİSİ İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ AFET YÖNETİM MERKEZİ TÜRK İTFAİYE TEŞKİLATININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI İÇİN BİR MODEL ÖNERİSİ Prof. Dr. Nurhan YENTÜRK Prof. Dr. Alper ÜNLÜ Doç. Dr. Ergin TARI Yrd. Doç. Dr.

Detaylı