Halk vergi öder şirket ödemez

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Halk vergi öder şirket ödemez"

Transkript

1 Halk vergi öder şirket ödemez Özelleştirmelerin ardından zamlanan elektrik fiyatları, yurttaşlardan verginin vergisini, kullanmadığı elektiriği kayıp kaçak bedeli başlığı altında tahsilatı, bir süredir tartışmalı konulardan. Ancak AKP hükümeti, enerji alanındaki şirket birleşme ve bölünmelerini her türlü vergiden muaf tutmayı sürdürüyor. BANU SALMAN ın yazısı sayfa 9 da. 7 AĞUSTOS 2012 SALI YIL: 3 SAYI: 30 PARASIZ ÖZEL EK Nükleerin maliyeti yükseliyor Fosilleşen dünya Karbon kaynaklı yakıtlar, hem çevreyi hem de iklimi geri dönülmez şekilde tahrip ediyor. Fosil kaynaklı enerji yerine yeşil enerji çağrıları karşılıksız kalıyor. Ancak uç iklim olayları sık aralıklarla yinelenmeye başladı. ABD deki kuraklık, Çaycuma ve Samsun daki sel doğanın affetmediğini gösteriyor. ÖNDER ALGEDİK in yazısı sayfa 13 te. Enerjide Kuzey Irak seçeneği Akkuyu Nükleer Santarlı nın maliyetinin artacağı anlaşıldı. Dışa bağımlılığın azalması, ucuz elektrik ve teknoloji kazanımı söylemleri unutulmaya yüz tuttu. Nükleer santralların inşa süresinin ve maliyetinin sonradan yükselebileceğine en iyi örnek Finlandiya ve Fransa... Rus yetkililerin, elektriğin serbest piyasaya satış fiyatı konusunda yaptıkları pazarlıklarda olası bu gelişmeleri de düşündükleri değerlendiriliyor. Artan maliyetin Türk tüketicisinin cebinden çıkacağı ise kesin. ORHAN ÖRÜCÜ nün yazısı sayfa 6,7 de. Suriye, İsrail ve İran la ilişkileri istenilen düzeyde olmayan Türkiye, bölgesel siyaset ve alternatif petrol koridoru arayışında Kuzey Irak a yönelmiş durumda. Türkiye nin Erbil deki yönetimle ilişkisi Bağdat ın da tepkisini çekiyor. Doç. Dr. Mitat ÇELİKPALA ın yazısı 5 de

2 3 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz bu sayıda TOKİ evleri enerjiye uyumsuz İklim ÖNGEL Karbon ekonomisi yıkıyor Önder ALGEDİK Akdeniz yeni gerginliklere gebe Bahadır Selim DİLEK Satışta Sıra Bora da Geldi Mehmet BESLEME Kuzey Irak seçeneği... Enerjide denetimsizlik ısrarı SORUN SÖLYEYELİM 7 Doç. Dr. MİTAT ÇELİKPALA Oruç Elektrik Tüketimini Artırdı Sinan TARTANOĞLU 9 Enerjide denetimsizlik ısrarı Banu SALMAN 5 6 Nükleer gerçekle baş başa... A editör kkuyu da nükleer santral yap lmas konusunda Rusya ile anlaşma yap ld. Nükleere duyarl çevrelere karş koymak amac yla çeşitli söylemler geliştirildi. Buna göre Türkiye, santral n inşaat yla nükleer teknoloji kazanacak, ucuza elektrik enerjisi üretimi sağlayacak ve enerji konusunda d şa bağ ml l k azalacakt. Geçtiğimiz ay, baz Rus yetkililer, santral maliyetinin yükseleceğini aç klamaya başlad lar. Türk yetkililer ise bu aç klamalar üzerlerine al nm yorlar. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Taner Yıldız Bu maliyet artışı bizi bağlamaz, bizi bağlayan alım garantili tarifenin sabitliği ile ilgilidir değerlendirmesini yap yor. Türkiye ilk iki reaktörde üretilecek elektriğin yüzde 70 ini, son iki reaktörün üreteceği elektriğin de yüzde 30 unu, kilovatsaati dolardan sat n alacak. Peki Rus firma zarar na da olsa Türkiye ye nükleer santral yapar m? Uzmanlar, Tabii ki hayır diyor. Halk n, Teknoloji kazanımı, ucuz elektrik, dışa bağımlılığın azaltılması yönündeki söylemin etkisinden ne zaman ç kacağ belli değil. Ancak, galiba şuras kesin: nükleer santralda üretilecek elektriğin bedeli, fiyat ne olursa olsun tüketicinin cebinden ç kacak. Dünyada son nükleer santral inşaatlar n ülkemizden önce sürdüren iki ülke var. Fransa ve Finlandiya... Bu ülkelerin yürüttükleri projeler, nükleer santral inşaat n n öngörülenden uzun bir zaman alacağ ve maliyetinin de artacağ konusunda net bir fikir veriyor. Çünkü iki ülkenin projesinin tamamlanma süresi uzam ş, maliyeti de artm ş durumda. Ancak ülkemizdeki nükleer santral projesi gündemdeyken bu konular gözden kaç r ld. Uzmanlar, her geçen gün halk m z n nükleer gerçeklerle baş başa kalacağ n değerlendiriliyor. Türkiye, elektrik dağ t m n büyük oranda özelleştirdi. Üretimini özelleştirmek için düzenleme çal şmalar yap l yor. Ancak enerji firmalar n n bölünme birleşme işlemleri her türlü vergiden muaf tutuluyor. Oysa tüketici, verginin vergisini, kullanmad ğ kay p kaçağ n faturas n da ödüyor... İklim uzmanlar n n, çevrecilerin uyar lar hiçbir ülkenin yönetim kat nda karş l k bulmuyor. Ancak ABD deki kurakl kta, Çaycuma, Samsun daki sel bask nlar nda doğan n affetmeyeceğini bir daha gördük... Yaz aylar n n eneji gündemini sizler için derledik... Yeni say m zda görüşmek üzere... İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI ADINA Orhan ERİNÇ Genel Yayın Yönetmeni : İbrahim Yıldız Sorumlu Müdür : Miyase İlknur Editör : Sertaç Eş Cumhuriyet Reklam : (0212) Ankara İletişim (0312) Yayımlayan : Yenigün Haber Ajansı Basım ve Yayıncılık A.Ş. İdare Merkezi : Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No:2 Şişli-İstanbul Tel : Faks: e-posta : Baskı : DPC Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu Esenyurt-İstanbul YEREL SÜRELİ YAYIN Cumhuriyet Gazetesi nin ücretsiz ekidir. Yayın Kurulu Cem Kükey Emre Metin Hayati Küçük Hüseyin Yeşil İrfan Şenlik Kemal Ulusaler Musa Çeçen N. Bülent Damar Neriman Usta Necati İpek Mahir Ulutaş Olgun Sakarya Orhan Örücü Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş Yönetim Kurulu Yazmanı Mehmet Boskıroğlu Koordinatör Banu Salman Danışma Kurulu Gültekin Türkoğlu İsmail Küçük Oğuz Türkyılmaz Necdet Pamir Nejat Tamzok Adres: Elektrik Mühendisleri Odası Ihlamur Sokak No:10 Kızılay-Ankara Tel: Faks: web: - e-posta:

3 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Künar, iklim dostu binalara Türkiye deki yaklaşımı değerlendirdi: TOKİ evleri enerjiye uyumsuz İklim ÖNGEL Çevre ve Enerji Uzman Arif Künar, enerji tasarrufu sağlayan ve ihtiyac olan enerjiyi kendisi üreten bina tasar mlar n n dünyada yayg nlaşt ğ n kaydetti. Türkiye de son y llarda yüzbinlerce konut yapan Toplu Konut İdaresi nin (TOKİ) ise bölgenin iklim şartlar n hesaba katmadan Antalya ya yapt ğ evi Erzurum a da inşa ettiğini belirten Künay, TOKİ de tek bir konut tipi var. Şimdiye dek 500 bin konut yaptı, ancak çoğu çevre ve enerjiyle uyumlu olmayan kötü konutlar. Dar gelirli aileler için yapılan ucuz konutlarda yaşayanlar enerji için yüksek paralar ödemek zorunda dedi. Çevre ve Enerji Uzman, Elektrik Eletronik Mühendisi Arif Künar, kamuoyunda akıllı ev olarak bilinen, ihtiyac olan enerjiyi üretmek için tasarlanm ş tek binan n projesinde yer alm ş bir kişi. Bu tarz binalara Yüksek performanslı sürdürülebilir bina ya da iklim dostu bina demenin daha doğru olduğunu söyleyen Küner, TOKİ evlerinin ise çevre ve enerjiye uyumlu olmad ğ n belirtiyor. Akıllı ev nedir? Ak ll ev yerine yüksek performansl, sürdürülebilir bina veya iklim dostu bina demek daha doğru. Çünkü bir k stas, bir karş l ğ var. İklime dost yani iklim koşullar na daha uygun, ya da iklimi bozmayacak, ona destek olacak birtak m binalar, tasar mlar anlam nda. Bu kavramlar n alt n doldurup netleştirmek gerek ama biz sürdürülebilir ve yüksek performansl bina demeyi tercih ediyoruz. İklime uyumlu bir bina nasıl inşa ediliyor? Şehrin iklimini, rüzgâr durumunu, güneşini dikkate, gündeme alan ve bunlar üzerinden tasar m yapan binalar yap l yor. Binay güneş mimarl ğ ve iklim dostu mimarl kla en baştan pasif olarak yapmak gerekiyor. Binan n kullanacağ enerji miktar, kullan lacak cihazlar n seçimi mimariyle belirleniyor. Binan n enerji ihtiyac ; cephesi, pencerenin boyutlar, duvarlar n kal nl ğ, pasif denilen sistemleri doğru tasarland ğ nda ve o bölgeye, iklime uygun özelliklerde yap ld ğ nda soğutma ve s tma ihtiyac azal yor. Ayr ca verimli teknolojik s tma-soğutma sistemleri de kullan l nca, d şar ndan al nan enerji en aza düşüyor. Tüm bunlar işin sürdürülebilirliğini ve binan n yüksek performansl olmas n sağl yor. İklim değişikliği nedeniyle farklı kentlerde iklim dostu binalar değişyor mu? Antalya da kullanacağ n z duvar ve çat malzemesiyle Ankara ya da Erzurum daki çok farkl. Mimar tasar m, güneydeki cam say s, büyüklüğü, kuzeydeki cam say ve büyüklüğü çok farkl. İklim kensinlikle öncelikli. İklime göre, o bölgeye uygun tasar m yapmak gerekir. Bina enerji similasyon programlar mevcut. Bu programlara, Artık kentin iklimi, rüzgarı, güneşi düşünülerek binaların tasarımı yapılıyor. Binanın bütün malzemeleri ölçüleri, pencere büyüklükleri güneş mimarlığı ve iklim dostu mimarlıkla yapılıyor. İyi bir bina yapıyorsanız, inşaat maliyetinin yüzde 5 ini geçmeyen bir ek maliyet oluyor. binan n mimari tasar m n ve teknolojileri girilir. Program da binan n, yaz k ş hangi odas n n ne kadar, kaç metrekarede kaç kilovat saat ya da metreküp enerji tüketeceğinizi baştan belirler. Tasar m da buna göre iyileştirilebilir. Böylelikle hem mimar tasar m hem de kullan lan malzeme de değişir. TOKİ nin bu anlattığınız özelliklere bir yaklaşımı var mı? TOKİ ye yap lan en büyük eleştiri budur. Çünkü tek tip bir konut var. Erzurum da da, Trabzon da da, Adana da da ayn konutu yap yor. Bölgeye, iklime uygun projeleri bizim yeniden gözden geçirmemiz gerek. TOKİ nin de buna uymas gerek. TOKİ ile konuya ilişkin bağlantı kurma çabalarınız, ortak yaptığınız bir proje oldu mu? ODTÜ, TOKİ yle 3 y l önce bir çal şma yapt. Çevreci, yaşl lara, çocuklara uygun, ekonomik toplu konut projesini TOKİ ODTÜ ye yapt rd. Çevre ve Şehircilik Bakan Erdoğan Bayraktar, o zaman TOKİ başkan yd. Akademik kadroyla birlikte ben de uzman olarak projenin içinde yer ald m. 50 ye yak n hocayla birlikte 1 y ll k bir çal şma sonunda TOKİ için bir standart geliştirdik. TOKİ bundan faydalanarak ilk kez İstanbul Kayabaş nda proje başlatt. TOKİ bugüne dek 500 bin konut yapt ama sonunda çoğunun kötü olduğunu, çoğunun çevreyle, enerjiyle uyumlu olmad ğ n n fark na vard. Böyle bir çal şmay başlatt. Ama arkas gelir mi, bilmiyorum. Kentsel dönüşümle birlikte 8 milyon yeni yap dan bahsedilmeye başland. Onlar n hepsinin enerji verimliliğine göre tekrar tasarlanmas gerek. Eski projeler kopyalanarak, h zl ve ucuz evler yap lmamal. Çünkü ucuza yapt ğ n z her konutun içinde yaşayanlar, enerji için yüksek paralar ödüyorlar. TOKİ kentsel dönüşüm f rsat n çok iyi değerlendirmeyi bilmeli. TOKİ Ortadoğu ya örnek olmak istiyorsa yapt ğ kötü binalarla değil, bununla örnek olmal. Bununla birlikte Türkiye de; yeni bir istihdam ve yan sanayi ortaya ç kacakt r. Dışardan enerji alamaya hiç ihtiyaç duymayan konut üretmek mümkün mü? Elbette mümkün ve böyle konutlar dünyada var. Ancak Türkiye de tüm enerji ihtiyac n kendisi üreten bir bina yok. ODTÜ de Mimarl k Araşt rma Merkezi var. Orada bir tesis var. O, tesis s nmas yapabiliyor. Buna benzer birkaç tane ufak bina var. Ancak yayg n değil. Bu yapıların maliyeti nedir? Bütün yat r mc lar önce bu soruyla başl yor. Eğer siz iyi bir bina istiyorsan z, belli kalitede ürün kullan p, belli kalitede standartalara uyuyorsan z, A s n f, iyi ya da iyi üstü bir bina yapmay düşünüyorsan z, bunun için ek maliyet çok az. Ama hiçbir stardarta, performansa uymayan, en ucuz malzemeyle kötü bir bina yap yorsan z, çok ciddi paralar harcars n z. Onun için zaten iyi bir bina yap lmas n öneriyoruz. İyi bir bina yap yorsan z, üzerine inşaat maliyetinin yüzde 5 ini geçmeyen bir ek maliyet oluyor. Bu fark da 5 y l sonra amorti ediliyor. İlk yat r mda harc yorsunuz ama daha sonra işletmede, 5 y lda geri al yorsunuz, sonras nda ise kâra geçmeye başl yorsunuz. Onun için ilk yat r m maliyetine bakmamak gerek. Enerji üretilirken teknolojik ve doğal olarak nelerden faydalanılıyor? Çat, bahçe, duvarlar uygunsa güneş panelleri çok uygun. Çünkü güneş panellerinin geri dönüşü eskiden uzundu, ancak şimdi 7 y lda kendini amorti ediyor. Rüzgâr ise çok yüksek katl binalarda kullan labilir. Daha çok kojen ve trojen denilen teknolojiler kullan l yor. Onlarda dizel ve doğalgazdan elektrik üretebiliyor. Ayr ca s cak su, buhar ve soğutma da yapabiliyor. Yani bir binan n elektriğini, suyunu, gerekiyorsa buhar ve soğutma ihtiyac n tek bir makineyle karş layabiliyorsunuz. Yaln zca doğalgaz paras veriliyor. Onlar n d ş nda bence dünyan n en verimli teknolojilerinden biri de s tma pompalar. Örneğin toprağ n alt nda yaz ve k ş değişmeyen sabit bir s var. Toprağ n bu s s n kullanarak, borular n içinden su geçirerek s y, s değiştiricilerle 40 derecelere kadar ç karabiliyorsunuz. 10 derecelik toprağ n s s gazlarla s k şt r larak 40 dereceye ç k yor. Bir birim elektirk harcayarak, 4 birim s tma ya da soğutma enerjisi al yorsunuz. Bu da 1 e 4 almak anlam na geliyor. Yani en az enerji harcayarak en çok enerji elde etmiş oluyorsunuz. Normal bir bina sonradan iklim dostu bina durumuna getirilebilir mi? Şu an Amerika ve Avrupa da en çok bu uygulan yor. Çünkü oralarda şehri değiştirmiyorlar, yap lar y km yorlar. D ş kabuklar n, yüzeylerini koruyorlar, İçlerini de verimli ve etkin duruma getiriyorlar. Bunun için çok ciddi teknolojiler sistemler gelişmiş durumda. Ancak daha fazla para ve zaman harcan yor. Çünkü binan n mimarisiyle oynayam yorsunuz, tesisat n değiştiremiyorsunuz. En mant kl s s f rdan yapmak. Yalnızca kendisi için iklim dostu bin ev isteyen oldu mu? Genelde büyük şirketler, genel müdürlük binalar için istiyorlar. Bireysel konutlar değil ama lüks konutlar var. Olabildiğince yenilenebilir projler var. Bireysel olarak olmad. Bizim akl m zda var, ancak henüz hayata geçiremedik. İki katlı 300 metrekare bir ev, iyi derecede iklim dostu olarak inşa edilirse maliyeti ne kadar olur? Metrekaresi 1000 dolardan, 300 bin ya da en çok 400 bin dolara, gerçekten enerji verimliliği olan bir bina inşa edilebilir ve bu paray sonras nda misli misli geri al rs n z. İklim dostu evler suyu nasıl kullanıyor? Amaç en az düzeyde su kullanmak. Tasarruflu armatürler, en az suyla çal şan klozetler seçiliyor. Mevcut suyu en iyi şekilde kullanacak yat r mlar yap l yor. Doğadan, yağmurdan, yüzey yağmur sular ndan toplanabilecek sular toplan yor. Çat y, yüzey ve çevre alanlar n suyu toplayabilecek şekilde yap yorsunuz. Bunlar bir depoya aktar labilicek şekilde ayarlan yor. Varsa kuyu suyu kullan l yor. Tuvaletler d ş nda kullan lan sular, ar tma tesislerinde ar t l yor. Sonra onlar tuvaletlerde tekrar kullan l yor. Böylelikle su döndürülmüş oluyor. Sulama için ise damla su yöntemi kullan l yor. Bahçe düzenlemesi çimsiz, daha kuru peyzaj, ahşap, cam, taşla yap lmal. Binlerce metrekare alana çim yap p her gece sulamak yerine yerel ve su istemeyen çok az bir yeşillik ile dizayn edilmeli.

4 5 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Kemal ULUSALER EMO Enerji Çalışma Grubu Üyesi Başka bir enerji; yaşam sevinci Sahura kadar yaşamın sürmesi günlük tüketimi 800 milyon kilovatsaate kadar yükseltti Oruç elektrik tüketimini katladı Sinan TARTANOĞLU ANKARA - Türkiye enerji tüketiminde her geçen gün rekor k r yor. Klima kullanman n kaç n lmaz olduğu s cak yaz günlerinin, Ramazan ay na denk gelmesi yurttaşlar n sahura kadar genel yaşam n sürdürmeleri, elektrik tüketimini artt r yor. Türkiye her geçen gün enerji tüketiminde kendi rekorunu k r yor. 26 Temmuz tarihinde 797 milyon 417 bin kilovatsaate (kwh) ulaşan tüketim yeni bir rekor olarak değerlendiriliyor. Günlük tüketimin saat saat hangi noktalara ulaşt ğ n gösteren tablo, enerji tüketiminde Ramazan ay n n da etkisinin olduğunu gösteriyor. Temmuz ay n n en s cak günlerden biri olan 26 Temmuz da sabah saat de 26 bin megavat olan tüketim, klima kullan m n n yoğunlaşt ğ saatlerde giderek artt ve saat de 38 bin 649 megavata ulaşt. Saat da 38 bin megavat n alt na ancak düşebilen enerji tüketimi, saat dan sonra bile yüksek değerlerde seyretti. Uzmanlar bunu, Ramazan ay nda yurttaşlar n geç saatlere kadar günlük faalieyetlerini sürdürmesine bağlad. Ramazana özel kesinti Enerji tüketiminin çok büyük oranlara ulaşmas, elektrik kesintilerini de kaç n lmaz k ld. S caklar n artt ğ günlerde elektrik iletiminin kesilmesi, su pompalar n n da çal şmas na engel olunca yurttaşlar n s cak yaz günlerinde yaşad ğ s k nt ikiye katland. Artan kesintiler karşs nda Ankara bölgesinin elektrik dağ t m ndan sorumlu olan Enerji Sa Şebeke yenileme, iyileştirme, aydınlatma gibi alanlarda yaklaşık 200 milyon lira tutarında yatırım planladıklarını, bu planın hayata geçirilmesi için de belirli periyotlarda elektrik kesintisi yapılması gerektiği savunmas n yapt. Enerji Sa yetkilileri, planl elektrik kesintilerinin Ramazan ay nda Sahur ve iftar vakitlerine denk getirilmediğini aç klad. Üretim tüketimi karşılamıyor Ramazan ay boyunca s caklar n bu şekilde seyretmesi ve tüketim tablosunun her geçen gün kendi rekorunu k rmas olas l ğ karş s nda uzmanlar, Türkiye nin ciddi bir enerji krizi ile karş karş ya kalacağ yorumunu yapt. Elektrik kesintileri, Enerji arz ve talebinde bir sıkıntı mı var? sorusuna F rat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Hidrolik Anabilim Dal öğretim Üyesi Dr. Cihat Tuna, Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi sonucunda klima yüklerinin artmış olması, elektrik arzının talebi karşılayamaz hale getirmiş ve elektrik kesintileri kaçınılmaz olmuştur yan t n verdi. Elektrik tüketiminde yaşanan art ş Cumhuriyet tarihinin rekoru sözleri ile değerlendiren Tuna, elektrik üreteminin saatlere göre yaşanan tüketim art ş n karş lamad ğ n kaydetti. Karanlık tehdidi Tuna, şu değerlendirmeyi yapt : TEİAŞ verilerine göre Türkiye elektrik tüketimindeki artış özellikle 2016 yılından sonra ciddi sıkıntılara yol açabilecek gibi görülüyor. Bu yıl, geçen yılın aynı dönemine göre enerji tüketimi yüzde 12 arttı. Elektrik tüketimi bu hızla artarken üretimi artırmaya yönelik yatırımlar zamanında yapılmazsa enerji alanında bir kriz kaçınılmaz olur hedefi, ekonomide istikrar, sağlıklı büyüme gibi hedefleri başarabilmek için enerjide arz güvenliği şarttır. Bir kamu hizmeti olan elektriğin güvenli, sürekli ve ucuz bir şekilde sağlanması hedefi ile yapılacak enerji alanı yatırımları özel sektörün katkısı ile hızla yaşama geçirilmelidir. Aksi takdirde yaşanacak olumsuzluk maalesef, karanlık tehdididir ve hepimizi derinden etkileyecektir. Is n n gölgede 40 dereceyi aşt ğ günü, rüzgar n serinlettiği teras gölgesinde, kah okuyarak, kah uyuyarak geçirmiştim. Gün bat m na yak n, giderek laciverte dönen denize bakt m, bana gel ediyor gibiydi. Gündüz, nispeten serin olan Ege Denizi sular nda kulaç atarken, etraf mda çember oluşturan yüzlerce minik bal ktan oluşan sürünün ortas nda yüzmek gerçekten keyif vericiydi. Hele ayaklar m n dibinde kupesler, karagözler, kefaller korkusuzca dolaş yorlarken. Bu bal klar n içinde oldukça iri olan kefaller akl m çelmiş, akşama bir k y bal kç l ğ serüvenine beni davet etmişti. Davetleri kabulümüzdür deyip; gündüzden bir Kıbrıs oltası edindim. Akşam, gün bat m na yak n k y ya indim. İskelenin ucuna kadar gidip bir ayd nlatman n dibine konuşland m. İskelede, on-oniki yaşlar nda iki çocuk ve akşam piyasas na ç km ş iki genç k zdan başka kimse yoktu. Gözlerim geçen y l tuttuğum bal klar aş ran tombul gri kediyi arad. Ortalarda görünmüyordu. En az ndan bu gecelik, bal klar güvendeydi demek. Bir yandan çantam aç p haz rl ğ m tamamlarken bir yandan da sessizliğin sesini dinlemekteydim. Bölgenin her daim esen rüzgar bütün ihtişam ile tepemde Bankev flamas n kamç lamaktayd. Diyebilirim ki, tek ayk r ses buydu. Sonra, sonsuz maviliğin sessizliği K br s oltas n n onlu iğnelerini ekmeğin üzerine sararken oldukça acemiydim doğrusu. Bir yandan rüzgarda uçuşan misinan n iğnelere dolanmamas na, bir yandan da elimi iğnelerin h şm ndan kurtarmaya çal ş yordum. Ben böyle uğraş rken ayn tip oltay maharetle sar p denize b rakan iki ufakl ğ n ç ğl klarla ellerinde oynaşan yaklaş k 200 graml k bal ğ çantalar na at şlar bir olmuştu. Bu manzara bana da umut vermişti doğrusu. Bu umutla oltam denize b rakt m. O da ne? İlk acemi sar m oltam n mantar suya bat p bat p ç kmaya başlamas n m Hemen as ld m misinaya. Ancak oltan n sars lmas ndan ve ağ rl ğ ndan gelenin pek öyle dişe dokunur bir şey olmad ğ belliydi. Nitekim gelen bal k ancak 150 graml k bir kupesti. Olsun vars nd. Bu ilk göz ağr s n torbama att m. Lakin daha sonra işler sarpa sarm ş, iğneler bir birine dolanmaya başlam şt. Öyle ki bir ara ayakkab m n bağc ğ na tak lan bir iğneyi ancak pense yard m ile ç karabilmiştim. Ancak bir, derken bir daha, peşi s ra gelen bal klar neşemi tekrar yerine getirmişti. Gecenin asude havas, y ld zlar, bal klar ve suyun ş p rt s mutluluğun resmi bu olabilir miydi? Belki Naz m a, belki Abidin e sormak gerekirdi. Belki de hiç kimseye. Sadece yaşamak, yaşamak Yaz n n sonuna geldik. Hala enerji ile ilgili bir sözcük etmiş değilim. Zaten etmeyeceğim de Yaklaş k 30 say d r enerji ile ilgili yaz lar m n hemen hiçbirinde olumlu bir şeyler yazmak nasip olmad, bari bu yaz da olumlu, güzel bir şeyler yazm ş olay m. Evet, bu yaz enerji konusuna gökteki y ld zlar, denizdeki bal klar kadar uzak bir yaz oldu. Ama olsun vars n; ülkemde uzman olduğunu söyleyip enerjiye o kadar uzak olan kurum ve kişiler bulunuyorken; halktan yana enerji politikalar na y ld zlar kadar uzak duran; hemen her gün ahkam kesenler ülke yönettiğini iddia ederken; y lda bir kez de olsa onlardan ve yaratt klar sorunlardan uzak, konu d ş bir yaz okumaya sanki sizlerin de ihtiyac varm ş gibi geldi bana. Yoksa benim hüsnü kuruntum mu?

5 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Orhan ÖRÜCÜ Elektrik Mühendisi S ORUN S ÖYLE YELİM Akkuyu ya yapılacak santralın maliyetinin artacağı, ucuz enerjinin fiyatının artacağının ilk işaretleri gelmeye başladı Nükleer yalanlar Ucuz, temiz, güvenli elektrik üretimi, dışa bağımlılığın azalması ve teknoloji kazanımı gerekçsiyle nükleer santral kurulması savunulmuştu. Gelinen noktada Akkuyu Nükleer Santralı nın maliyetinin daha şimdiden 5 milyar dolar artacağı duyuruldu. Bu üretilen elektriğin fiyatına da otomatik olarak yansıyacak. Türkiye 1900 lerin başında ilk hidrolik ve termik santralları kurmuş. Yaklaşık 100 yılı aşmasına karşın elektromekanik konusunda bir teknoloji yerleştirilebilmiş değil. Nükleer santral aracılığıyla teknoloji kazanımı yaklaşımı da aynı yolda yürüyor. Rusya nın nükleer santral kuracak şirketinin genel müdürü, 20 milyar dolarlık santral maliyetinin Türklerden alınacak teçhizatlarla aşağı indirileceğini söyledi. Bu durumda nükleer santraldan daha ucuza mı elektrik üretilecek? Evet bu aç klamadan sadece 15 gün önce Rusya n n Türkiye Büyükelçisi Vladimir Ivanovsky, Başlangıç maliyeti 20 milyar dolar. Ancak bu rakamdan daha yüksek olacak. Sanıyorum 25 milyar dolara çıkabilir aç klamas, Rus Interfax Ajans n n geçtiği haberlerde yer alm şt. Nedense bu maliyet art ş bizim medyam z nda k y da köşede kal rken, birden bire 15 gün sonra şirket genel müdürünün kubbeli nükleer santral maketiyle yapt ğ toplant daki maliyetin indirileceği iddias büyük şaşaa ile karş land. Öncelikle tüm dünyadaki örnekler ve nükleer santral inşa sürecinin uzunluğu dikkate al nd ğ nda, maliyet azal ş bir kenara art ş olacağ kesindir. Zaten o günlerde Enerji Bakan m z Taner Y ld z da Bu maliyet artışı bizi bağlamaz, bizi bağlayan alım garantili tarifenin sabitliği ile ilgilidir yan t n vermişti. Ancak bu aç klama kağ t üzerinde gerçek olsa da gerçek hayatta olas değil. İddial bir ifade gibi gelebilir, ama Akkuyu Nükleer Santral n savunmak için söylenen gayri ciddi aç klamalar da karar vericilerin bu işe inanmad klar n düşündürüyor. Yoksa nükleer santral n olas riski, tüpgaz, bekarl k veya y ld r m çarpmas ile mukayese edilebilir mi? Bu durum nükleerin bilimsel ve ekonomik temel d ş nda hayali bir düzeyde ele al nmas na neden oluyor. Rus şirketi, muhafazakar çevreler taraf ndan çokça eleştirilen toplum mühendisliğini, piyasac anlay ş kapsam nda PR (halkla ilişkiler) çal şmas yla nükleer santral için yürütüyor görünüyor. Böylece birden bire 15 gün önce artacağ aç klanan maliyetin, Türk şirketlerden yap lacak teçhizat al m yla azalt lacağ ortal ğa saç l yor. Maliyet art ş n n üzerini ideolojik ve bu tür hayali söylemler örterken, gerçekte müneccim olmaya gerek yok, tabi ki bu para bizim cebimizden ç kacak. Türkiye nin Rusya ile yapt ğ uluslararas anlaşma gereği, Türkiye nükleer santraldan üretilecek elektriği sat n alma sözü verdi. Yat r m Ruslar yapacak, santral n sahibi olacak, paralar n da bize elektrik satarak ç karacaklar. Akkuyu ya kurulmas düşünülen santralda her biri 1200 MW l k (megavat) 4 reaktör olmas planlan yor. Türkiye, 2 reaktörün üreteceği elektriğin yüzde 70 ini, diğer 2 reaktörün üreteceği elektriğin ise yüzde 30 unu 15 y l boyunca Rus şirketinden (Akkuyu NGS A.Ş.) sat n alacak. Fiyat da belli; kilovatsaat (kwh) baş na dolar sent ödenecek. Türkiye, 15 y lda sat n alma garantisi verdiği 415 milyar kwh lik elektrik karş l ğ nda böylece 51 milyar dolar ödeyecektir. Ancak sat n alma garantisi d ş nda kalan santral kapasitesi ölçüsünde daha fazla üretim gerçekleştireceği dikkate al nd ğ nda (4 bin 800 MW gücündeki santral n y ll k üretim kapasitesi 40 milyar kwh); bu üretim için de lik fiyattan sat ş yapacağ varsay l rsa, 15 y lda garantili ve garantisiz elektrik al m karş l ğ nda Türkiye Rusya ya 74.4 milyar ödeyecektir.

6 7 Nükleer santral ile ilgili olası fiyat değişiklikleri bize nasıl yansıyacak? Rus Büyükelçisi nin aç klad ğ 5 milyar dolar veya daha fazla fiyat fark n, Ruslar Türkiye den isteyebilir. Türkiye de Anlaşmada böyle bir şey yok deyip yat r ma ortak olmay reddedebilir. Ruslar, bu defa da al m garantisi için verilen fiyat n yükseltilmesini isteyebilir. Üçüncü seçenek ise inşaata devam edip, bu art ş faturalara yans tmalar. Ruslar serbest piyasaya daha yüksek fiyattan elektrik satabilirler. Başka türlü maliyeti ç karmalar mümkün değil. Türkiye olas fiyat art ş n öyle ya da böyle ödeyecek ve bu bizden yani tüketicilerden tahsil edilecek. Nükleer santral işinde maliyetler öngörülemiyor mu? Bat Avrupa da yeni nükleer reaktör inşa eden iki tecrübeli ülke var; Finlandiya ve Fransa. Finlandiya da inşaat na 2005 te başlanan reaktörün 2009 da devreye girmesi bekleniyordu. İnşaat hala sürüyor, en erken 2014 te reaktör elektrik üretmeye başlayacak. Bu gecikme sonucunda 3 milyar Avro ya mal olmas beklenen reaktörün maliyeti 6 milyar Avro yu geçti. Fransa da inşaat na Finlandiya dan 2 y l sonra başlanan reaktör de söylenildiği gibi 4 y lda bitirilemedi y l nda biterse Frans zlar bayram edecek, maliyeti de yine söylendiği gibi 3 milyar Avro da kalmad, şimdiden 6 milyar gördü. Nükleer enerji bir müteahhitle anlaş p apartman yapt rmaya ne yaz k ki benzemiyor. Nükleerde siz müteahhitle paray verip el s k şsan z bile, inşaat s ras nda fiyat n artmas ve müteahhidin kap n z daha fazla para için çalmas sürpriz olmaz. KWh baş na 1000 ABD Dolar ndan başlayan fiyatlar, 6 bin dolara dayanm şt r. Nükleer santral savunucuları 3 gerekçe üzerinde duruyorlardı: 1) Dışa bağımlılığı azaltacak. 2) Ucuz, temiz ve güvenilir elektrik olacak. 3) Nükleer teknolojiye sahip olmamızı sağlayacak. Bu gerekçeler artık pek dillendirilmiyor. Sizce bunun nedeni nedir? Nükleer enerji işinde, şeffaflık görüntüsü alt nda gerçekler insanlardan gizlenir, veriler c mb zlanarak halk n bilgisine sunulur. Fukuşima ard ndan kamuoyuna yans yan aç klama ve raporlar da bunun son örneğini oluşturuyor. Ülkemizde de şeffafl k görüntüsü alt nda gerçeklerin nas l gündemden düşürüldüğüne en son temmuz ay nda tan k olduk. Nükleer santral n teknolojisi, teknik ve ekonomik boyutlar, çevre ve insan sağl ğ üzerindeki etkileri gibi ciddi konular yerine, amaç sanki estetik bir tasar m yapmakm ş gibi, kimisine göre kubbeli, kimisine göre Osmanl mimarisi, kimisine göre Anadolu esintisi nükleer santral mimarisi olacağ haberleri hemen hemen tüm gazetelerde boy boy yer ald. Evet nükleer santral n mimarisi şeffaf, teknolojisi değil. Oysa gerçeklerin her yönüyle olduğu gibi halk n denetimine aç lmas demokrasinin olmazsa olmaz d r. Ne yaz k ki Akkuyu için yürütülen devletleraras anlaşma süreci de, Sinop için yürütülen süreç de böyle bir denetime aç k değildir. Durum böyle olunca art k kamuoyunu ikna için gerekçeye falan gerek yok. Nükleer teknolojinin ucuz, güvenilir ve temiz olmad ğ ; d şa bağ ml l k sorunumuzu da çözmeyeceği art k bugün yaşanan gerçeklerle gün bir ortadad r. Nükleer teknolojiye sahip olmam z hakk nda belki bir iki şey söyleyebiliriz. Çokça verilen bir örnektir; İsviçre den cebinize bir saat koyarak ülkenize gelirseniz saat teknolojisini ülkenize getirmiş olmuyorsunuz. Ülkemizde ilk hidrolik santral 1902 de, ilk termik santral 1914 te yap ld. Üzerlerinden nerede ise 100 y l geçti. Termik ve hidrolik santral sanayimiz ve teknolojimiz var m? Var olan sadece bak m, işletme ve ihaleye ç kma bilgi becerileri. Y llard r söylenmesine ve baz girişimlere rağmen, hala ağ r elektromekanik ekipman sanayisinde ve teknolojisinde yokuz. Milli tip kömür santral kazan yapma ihalesi gibi komiklikler de işin cabas. Nükleer nas l farkl olacak ki? Çin ve Güney Kore bu alanda yani teknolojiye sahip olma konusunu ihale kontratlar nda olmazsa olmaz dayatt klar için bu alanlarda bir yerlere geldiler. Akkuyu kontrat ile nükleer teknoloji transferinden de söz edilemez. Bir atasözümüzün dediği gibi; Bakmakla usta olunsaydı köpek kasap olurdu. Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz E N E R J İ P O L İ T İ K Doç. Dr. Mitat ÇELİKPALA Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Kuzey Irak seçeneği... Son dönemde yaşanan bölgesel gelişmelerin etkileri, artan enerji ihtiyac yla birleşerek en az ndan enerji ve güvenlik politikalar bağlam nda Türkiye nin hareketli bir yaz geçirmesine neden oluyor. Dikkati çeken bir gelişme Kuzey Irak n Türkiye nin enerji talebi aç s ndan yeni bir seçenek olarak gündeme taş nmas yd. Gelişmeler Kürdistan Bölgesel Yönetimi nin May s ay nda Türkiye ye 1 milyon varil petrol taş yacak bir boru hatt inşas n n planland ğ n aç klamas yla ivme kazand. Bu gelişme, Bağdat yönetimince, merkezi hükümetin yetki alanına girildiği gerekçesiyle gayr meşru bir ad m olarak nitelense de Türkiye den ilgi gördü. Irak ta petrol yasas n n bir türlü ç kmam ş olmas bölgesel yönetimin Kürdistan Bölgesi Petrol ve Gaz Yasas na dayanarak ad m atmas na imkan veriyor. Başta Exxon Mobil olmak üzere uluslararas şirketler şimdiden Kuzey Irak ta faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bunlar aras nda dikkati çeken Türk şirketi Genel Enerji. Şirketin Kuzey Irak ta alt petrol sahas bulunuyor. Bunlardan Tak Tak ve Tavke sahalar nda üretim yap l yor. Hatta üretilen petrol 1 Haziran dan bu yana boru hatt vas tas yla Yumurtal k a iletiliyor. Artan üretim, inşa edilmesi öngörülen yeni petrol boru hatt vas tas yla Türkiye üzerinden taş nacak. Bu hatt n günde 1 milyon varil ham petrol taş ma kapasitesine sahip olacağ ve Ağustos 2013 e kadar tam kapasiteyle hizmet vereceği belirtiliyor. K sacas Kuzey Irak Türkiye üzerinden uluslararas piyasaya bağlanacak. Bu hatt n aç lmas bir kaç aç dan önemli. İlk olarak neredeyse 1990 lar n baş ndan beri geliştirilemeyen yüksek kalitedeki petrole sahip Irak sahalar n n yeniden ve Türkiye üzerinden tam kapasiteyle piyasaya dönmesinde bir aşama olacak. Exxon Mobil gibi büyük şirketlerin de sürece dahil olmas buna işaret ediyor. Bu enerji talebi artan Türkiye nin k sa mesafeden, kaliteli ve daha ucuz petrol ve doğalgaz elde etmesi anlam na gelebilir. Irak n kuzeyinde bulunan petrol rezervinin 45 milyar varil, doğalgaz rezervinin ise yaklaş k 6 trilyon metreküp olduğu belirtiliyor. Türkiye nin günlük petrol tüketimi günde varil dolay nda. Y ll k doğalgaz tüketimi ise 36 milyar metreküp. Kuzey Irak Türkiye için önemli bir seçenek haline dönüşüyor. Meselenin ikinci boyutu Türkiye nin bölgesel politikalar n ilgilendiriyor. İran a olan bağ ml l ğ n ortadan kalkmas ve Türkiye nin enerji merkezli bölgesel denkleme Kuzey Irak koymas Tahran-Bağdat-Şam ekseninde yeni bir denge anlam na gelecek. Bu Türkiye nin Orta Doğu da daha rahat hareket etmeye başlamas anlam na gelebilir. Diğer taraftan Bağdat yönetimi Kuzey Irak taki gelişmelerden rahats z ve bu Ankara-Bağdat ilişkilerine yans yor. Suriye de yaşananlar Bağdat n Kuzey Irak a müdahalesiyle yeni bir karmaşa yaratabilir. Bu süreç sonunda Şam kaybeden Ankara n n Bağdat ve Tahran da kaybetmesi anlam na gelebilir. Üçüncü nokta ise bölgesel ve iç politika ile ilintili. Bu yeni ilişkiler özellikle Kürt meselesi ve PKK konusunda yeni bir tak m gelişmelere gebe. Türkiye nin içerideki demokratikleşme/otoriterleşme sarkac ndaki gidiş gelişleri, Kürt aç l m ve Barzani-Talabani ile ilişkileri denklemde h zla yer ediniyorlar. Kürt ya da PKK meselesine enerji boyutunun eklenmesi ise sürecin daha da karmaş klaşmas anlam na gelecek. Bu karmaş kl k çözüme mi katk sağlayacak yoksa daha büyük sorunlara m neden olacak? Bekleyip görelim.

7 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Yürütme, yasama ve yargı arasındaki süper eşgüdüm, adalet sağlamadı Enerjide denetimsizlik ısrarı EMO Basın - Özelleştirmenin ve devletin küçültülmesi ideolojisinin argümanlar ndan biri; kamunun asli işlerine dönmesi, düzenleyici ve denetleyici olma rolünü sürdürmesi, bunun d ş ndaki her türlü üretim alan n n piyasaya b rak lmas gerekliliğiydi. Enerji alan nda yaşanan özelleştirme süreciyle kamunun asli görevi olan denetimin de rafa kald r ld ğ tescillendi. TBMM tatile girmeden önce geçirilen torba yasalardan birine yerleştirilmiş enerji alan ndaki denetimlere ilişkin düzenleme ile hukuk devleti ve yarg bağ ms zl ğ n zedeleyici uygulamalara bir yenisi daha eklenirken, yarg kurumlar n n da varl k nedenlerinin anlams zlaşt r ld ğ na tan k olduk. Dağ t m şirketlerinin denetiminin Enerji Bakanl ğ taraf ndan ya kamu kurumlar ya da özel şirketler arac l ğ yla yapt r lmas, elektrik üretim şirketlerinin de Enerji Piyasas Düzenleme Kurumu (EPDK) taraf ndan yine özel şirketlere denetlettirilmesine ilişkin düzenlemenin TBMM de kabul edilmesinden bir gün sonra Anayasa Mahkemesi, denetim özelleştirmesine ilişkin var olan yasa maddesini iptal etti. Karar n fiilen geçerli olmayacağ n n ortaya ç kt ğ gün, CHP nin 7 Mart 2011 tarihli başvurusundan tam 1 y l 4 ay sonra, Anayasa Mahkemesi başvuruyu sonuçland rd. Anayasa ya ayk r l ğ aç k olmas na karş n yürürlüğün durdurulmas karar da verilmeyen davada al nan iptal karar, yarg ve yürütme aras ndaki güçler ayr l ğ na değil ama bölünmez bütünlüğe işaret etmekten başka bir işleve ne yaz k ki sahip olamad. Yürütme, yasama ve yarg aras nda kurulan bu süper eşgüdüm, Cumhurbaşkan n n onay yla da taçland. Anayasa Mahkemesi nin mevcut denetim özelleştirmesine ilişkin iptal karar aç klanm ş olmas na rağmen, Cumhurbaşkan Abdullah Gül, 9 Temmuz da TBMM den sevk edilen denetim özelleştirmesini içeren yasay aynen onaylamakta hiçbir sak nca görmedi. Bugüne kadar yürütmenin yarg kararlar n uygulamamas, yarg n n hukuka ayk r bulduğu düzenlemeleri tekrar tekrar yeniden ç karmas, çeşitli hileli uygulamalara ve mevzuat düzenlemelerine başvurmas, yarg kararlar n n uygulanmamas na yönelik prensip kararlar almas, hatta son olarak yarg kararlar n n uygulanmayabileceğine ilişkin yasa ç karmas gibi olağanüstü hukuki düzenlemelerle karş laşm şt k. Ama bu sefer ilk kez sürecin tersinden işlediğine tan k olduk. Bu sefer yürütmenin değil, yarg n n kendi kendisinin karar n aç klamak için hükümsüz olacağ bir zaman seçtiği, yürürlüğü durdurma yetkisini de kullanmaktan imtina ettiğini gördük. Denetim özelleştirmesi srar konusunda yaşanan hukuksuz ve adaletsiz uygulamalar n vard ğ düzeyi anlayabilmek için AKP iktidarlar döneminde bu konuya ilişkin kat edilen mesafeyi hat rlamak gerekiyor. Önce yönetmelik denendi İlk olarak EPDK, kanun ile kendisine tan nm ş olan enerji şirketlerine yönelik denetim yetkisini; yürütme ve yasama organ na bile verilmemiş olan, yani Anayasal düzen içerisinde var olmayan bir yetki- Kamunun asli görevi olan denetim, yargı kararlarına rağmen hayata geçemiyor yi kullanarak, özel şirketlere b rakmaya kalkt. Bunun üzerine Elektrik Mühendisleri Odas (EMO) 6 Mart 2007 tarihinde Dan ştay a başvurarak, Resmi Gazete de 7 Ocak 2007 tarihinde yay mlanan Elektrik Piyasas nda Dağ t m Sistemi Yat r mlar n n Düzenlenmesi ve Planlardaki Gerçekleşmelerin Denetlenmesi Hakk nda Yönetmeliğin, bağ ms z yat r m denetim şirketlerine yetki devri öngören hükümlerinin iptalini istedi. Özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyeti kamuya aittir uyar s yapan EMO nun talebi, 2009 y l n n Ekim ay nda Dan ştay 13. Dairesi nce oybirliğiyle kabul edildi. Dan ştay karar nda şu saptama yer alm şt : Asli ve sürekli kamu hizmeti niteliği taşıyan denetim yetkisinin düzenleyici işlemlerle özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi söz konusu olamayacağından, elektrik piyasasında dağıtım şirketlerinin yatırımlarının gerçekleşmelerinin denetlenmesi yetkisinin bağımsız yatırım denetim şirketlerine devrini öngören düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Olmadı, yasa yapalım Yönetmeliğin iptali üzerine bu kez 29 Aral k 2010 tarihli Resmi Gazete de yay mlanan 6094 say l Yenilenebilir Enerji Kanunu nda değişiklik yapan kanun ile yasa düzeyinde denetim özelleştirmesi düzenlendi: Bu Kanun kapsamındaki üretim tesisleri ile elektrik üretim ve dağıtımı yapılan diğer tesislerin lisansı kapsamındaki inceleme ve denetimi EPDK tarafından yapılır veya gerektiğinde masrafları ilgililerine ait o l m a k ü z e r e EPDK t a r a - fından yetkilendiril e c e k denetim şirketlerinden hizmet satın alınarak EPDK t a r a f ı n d a n yaptırılabilir. Bu yasaya dayan larak ç kar lan Elektrik Piyasasında Faaliyet Gösteren Üretim ve Dağıtım Şirketlerinin Lisansları Kapsamındaki Faaliyetlerinin İncelenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Yönetmelik de 6 Aral k 2011 tarihinde EMO taraf ndan dava konusu edildi. EMO, yönetmeliğin Anayasa n n Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür hükümlerine ayk r olduğunu vurgulayarak, konunun Anayasa Mahkemesi ne taş nmas n istedi. Aykırı ama yine yapalım Bu dava Dan ştay da sürerken, söz konusu yönetmeliğin dayanağ n oluşturan yasada yer alan denetim özelleştirmesine ilişkin ibareler Anayasa Mahkemesi taraf ndan 5 Temmuz 2012 tarihinde iptal edildi. Ancak iptal karar n n aç klanmas ndan bir gün önce denetim özelleştirmesini öngören yeni yasal düzenleme TBMM de kabul edilmişti. Böylece TBMM den 4 Temmuz 2012 tarihinde geçirilen torba yasay Cumhurbaşkan n n onaylamas n n ard ndan 12 Temmuz 2012 tarihli Resmi Gazete de yay mlanan 6353 say l Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun un 22. ve 31. maddesiyle benzer düzenlemeler yeniden getirildi. Düzenlemedeki tek farkl l k dağ t m şirketlerine ilişkin denetim yetkisi ve denetim özelleştirmesi konusunda EPDK yerine Enerji Bakanl ğ n n görevlendirilmesiydi. Düzenlemenin gerekçesi de EPDK-Enerji Bakanl ğ çekişmesi ya da EPDK n n denetimde yetersiz kalmas, bakanl ğ n konuya müdahil edilmesiyle aç klanmaya çal ş ld. Oysa Anayasa Mahkemesi nin karar n n yasan n kabulünden 1 gün sonra aç klanmas, Cumhuriyet Enerji Yay n Kurulu nda gündeme getirilen Anayasa Mahkemesi iptal edecek mi de o nedenle bu yasa değişikliği yapılıyor sorusunu hakl ç kard. Bunlar n tesadüf olduğu iddia edilse de, enerji alan n n denetim d ş kald ğ aç kt r. Elektrik hizmetinin piyasalaşt r lmas yetmemiş, bu hizmetin denetimi de özel şirketlere b rak lm ş; kamu sağl ğ, güvenliği ve kamu yarar gereği yine kamu eliyle yerine getirilmesi zorunlu olan denetim görevi, Anayasa ya ayk r bir şekilde savsaklanmaktad r. EMO hukuki mücadelesini sürdüreceğini aç klad. Ancak enerji alan nda iktidar n yaratt ğ denetim kaosunun bugün hukuk devletinin kriziyle iç içe geçtiğini saptamak gerekiyor.

8 9 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Yurttaştan verginin vergisi alınıyor, firmaların bölünme ve birleşmelerine muafiyet getiriliyor... Elektrikte vergi çifte standardı Özelleştirmelerinin ardından elektrik fiyatlarının artması, yurttaşların verginin vergisini, kullanmadığı kayıp kaçak elektriğin bedelini ödemesi bir tarafta durukken, AKP hükümeti sermayeden yana bir tutum takındı. Yapılan düzenleme ile enerji firmalarının bölünmesi ve birleşmeleri her türlü vergiden muaf tutuldu. Banu SALMAN EMO Basın - Yasama organ n n yetkisini fiili olarak anlams zlaşt ran torba yasa uygulamalar na Meclis in son döneminde daha çok başvuran AKP Hükümeti, Resmi Gazete de 15 Haziran 2012 tarihinde yay mlanan 6322 say l Torba Yasa ile elektrik özelleştirmeleri kapsam nda devir, bölünme, birleşme uygulamalar ile ortaya ç kacak kazançlar n vergiden muaf tutulmas n sağlad. Böylece mevcut Elektrik Piyasas Kanunu çerçevesinde şirketlere yönelik vergi muafiyeti süresinin 2010 da sona ermesinin ard ndan şirketlerin talepleri dikkate al narak 2023 y l na kadar yani 10 y l aşk n bir süreliğine vergi muafiyeti tan nd. Bu noktada elektrik dağ t m ihalelerinde yüksek bedeller ortaya ç kmas yla övünen hükümetin, iktidar olman n getirdiği vergi salma yetkisinden vazgeçmesinin ideolojik bir tercih olduğunu saptamam z gerekiyor. Bu piyasac tercih yaln zca şirketlere tan nan vergi muafiyeti ile s n rl kalm yor; vatandaşlar n elektrik hizmeti karş l ğ nda ödedikleri faturalarda verginin vergisinin al nmas yla da karş m za ç k yor. Muafiyetinin sözde gerekçesi İlk olarak saptamam z gereken sorun; bu vergi muafiyetinin, siyasal iktidar taraf ndan kamuoyu ve TBMM komisyonlar ndaki denetimlerden kaç r larak, son dakika maddesi olarak 2006 y l nda yaşama geçirilmiş olmas, bugün de düzenlemenin kan ksanm ş olarak yasallaşt r lm ş olmas d r. TBMM de 10 May s 2006 da kabul edilen 5496 say l Yasa yla getirilen vergi muafiyetinin gerekçesinde, kamu kurumlar n n özelleştirmeye haz rl k kapsam nda bölünüp parçalanmas işlemlerinde kar oluşmad ğ ndan dem vurularak, şu ifadeye yer verilmiştir: Özelleştirmeye hazırlık çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde TE- DAŞ ile bağlı dağıtım şirketlerinin ve üretim tesisi ve/veya şirk e t - lerinin özelleştirmeye hazırlanmaları amacıyla yapılan devir, birleşme, bölünme, kısmi bölünme işlemlerinin vergi ve ticaret mevzuatı açısından ilave maliyetlere ve uzun sürecek işlemlere neden olmasını önlemek amaçlanmıştır. Vergi muafiyetinin süresinin dolmas n n üzerinden 1 y l geçmişken, yeniden getirilmesinin gerekçesi ise bu sefer Elektrik dağıtım şirketleri ile elektrik üretim tesis ve şirketlerinin özelleştirilmesi çalışmalarının devam etmesi nedeniyle özelleştirilecek şirketler için 31/12/2023 tarihine kadar vergi kolaylığı sağlanmaktadır cümlesiyle geçiştirilmiştir. Zaten amaç kamu kurumlar n n özelleştirmeye haz rl k amac yla bölünmesi ve birbirlerine devredilmesi olarak gösterilmiş olmakla birlikte düzenleme incelendiğinde vergiden muafiyet kapsam na bu kamu kurumlar n n özel sektöre devrinin de sokulduğu anlaş lmaktad r. Nitekim bu düzenlemenin yeniden getirilmesinin ard nda t kanan elektrik özelleştirmelerinin önünü açma isteği olduğu piyasada ifade edilmektedir. Ülkemizde vergi sistemi adaletsizliği ne yaz k ki ad nda adalet kavram na yer veren bir partinin iktidar nda daha da artm ş olup; vergi yükü çal şan geniş kesimlerin üzerine y k l rken, sermaye üzerindeki vergi yükü ise kriz başta olmak üzere yat r mlar n teşvik edilmesi, yabanc sermayenin çekilmesi gibi çeşitli ideolojik argümanlarla her geçen gün azalt lmakta, vergi aflar ve muafiyetler süreklilik kazanmaktad r. Zaten düzenlemenin dikkat çeken noktalar ndan biri de 2023 y l na kadar öngörülen muafiyet süresidir. Eğer düzenleme yaln zca kamu kurumlar n n kendi içlerindeki birleşme ve devralmalara yönelik vergi muafiyeti sağlamaktan ibaret olsayd bunun için daha k sa bir süre konulacağ aç kt r. Her hal ve şartta vergi yok Bu muafiyetten üretim özelleştirmeleri için kamunun elindeki santrallardan oluşturulan portföy gruplar ndan parçalanarak özelleştirmek üzere oluşturulacak şirket yap lanmalar n n yararlanacağ aç kt r. Bu noktada kamunun kamuya aktaracağ kaynak olmas nedeniyle gereksiz bir bürokrasiden kurtulma olarak görülse de üretim tesislerinin özel sektöre devrinde de bu muafiyetin işletiliyor olmas kamu aç s ndan ciddi bir vergi kayb anlam na gelmektedir. Piyasan n işleyişinde şirketlerin devir ve birleşmelerinde nas l özel sektörün Kurumlar Vergisi ödemesi gerekiyorsa özel sektörün ödemesi gereken bu vergiden kaçmas na izin verilerek, özelleştirme arac l ğ yla yap lan kaynak aktar m netleştirilmektedir. Yine bir diğer konu da özel sektöre devredilen dağ t m şirketleri bünyesindeki üretim ve perakende sat ş faaliyetlerinin ayr şt r lmas zorunluluğu nedeniyle yaşanacak bölünmelerdir. Özelleştirmeler kapsam nda yarat lan dikey ve yatay tekelleşmelere karş Rekabet Kurulu nun bugüne kadar yerine getirilmemiş koşulu olan ve Elektrik Piyasas Kanunu na eklenen hükümle 2013 y lbaş na kadar yap lmas gereken ayr şma işlemleri için de vergi muafiyeti geçerli olacak m d r? Elektrik dağ t m ve üretim özelleştirmelerinin de tabi k l nd ğ 4046 say l Özelleştirme Kanunu nda Rekabet Kurulu kararlar uyar nca özelleştirme devri öncesi ve sonras yap lacak bölünme ve devir işlemlerinin her türlü vergiden muaf tutulmuştur. Yine bu kanunda Bu Kanun hükümleri gereğince yapılacak özelleştirme uygulamalarına ilişkin işlemler (danışmanlık hizmet alımları ile nihai devir işlemlerine ilişkin sözleşmeler dâhil) Katma Değer Vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır hükmü de yer almaktad r. Bu vergi muafiyeti yeterli görülmemiş ki yeniden Elektrik Piyasas Kanunu na daha kapsaml bir vergi muafiyeti ekleme gereği duyulduğu anlaş lmaktad r. Halka şahin, sermayeye serçe Yurttaşlar n elektrik hizmeti için ödemek zorunda b rak ld klar faturalarda verginin vergisini alan garip uygulamalar mevcutken; yurttaş kullanmad ğ kay p ve kaçak enerjinin bedeli ile bunun dahi vergisini ödemek zorunda b rak l rken; şirketlere yap lan bu müsamaha yaln zca siyasal ve ideolojik bir tercihin yans mas d r. Yurttaşlar enerji kullan m karş l ğ nda yüksek vergiler öderken, bir kamu varl ğ olan elektrik dağ t m şebekesinin işletme hakk n alarak, her türlü gideri tarife yoluyla tüketiciden tahsil etme garantisi elde etmiş olan şirketlere sağlanan vergi muafiyeti ülkemizdeki vergi adaletsizliğini art r c bir düzenlemedir. Elektrik faturas nda Elektrik Tüketim Vergisi ad alt nda kullan lan elektriğin yüzde 5 i oran nda belediyelere vergi kesilmektedir. Halktan kestiği vergiyle en az ndan sokak, park ayd nlatmas n yerine getirmesi gereken belediyelerin bu yükümlülüğü de özelleştirme teşvikleri kapsam nda Hazine ye y k lm şt r. Şirketler kolay tahsilat yapabilsinler diye sokak ve park ayd nlatma bedelini ödeme yükümlülüğünü üstlenen Hazine de kamudan toplad ğ vergilerle bu ödemeleri yapmaktad r. Yani bir yandan yurttaşlar sokak ayd nlatma hizmeti için mükerrer vergi öderken, diğer yandan elektrik faturas üzerinden al nan yüzde 18 lik KDV de fon ve belediye tüketim vergileriyle yükselmiş olan elektrik tüketim bedeli üstünden tahsil edilmektedir.

9 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz İsrail, bölgede oyun kurma arayışında Akdeniz yeni gerginliklere gebe 1990 larda Rusya dan Türkiyeye gaz taşıyan Mavi Akım ın İskenderun Körfezi nden İsrail e kadar uzatılarak bu ülkenin ihtiyacının bir bölümünün de karşılanması düşünülüyordu. AKP iktidarının ardından iki ülke ilişkileri gerildi. Mısır daki gelişmelerden daha da tedirgin olan İsrail in, Akdeniz de Kıbrıslı Rumlarla yakınlaşması yeni gerginlikleri getirecek gibi görünüyor. Bahadır Selim DİLEK TEL AVİV- Arap Bahar ile Ortadoğu ve Kuzey Afrika y kapsayan geniş bir coğrafya, tarihsel bir dönüşüm süreci içine girdi. Sürecin nas l sonuçlanacağ, başta Suriye olmak üzere, M s r, Libya, Tunus ve Cezayir in siyasal, toplumsal ve ekonomik yap s n n hangi yöne evrileceği yönünde belirsizlikler sürerken, bu coğrafyay çevreleyen Akdeniz, özellikle enerji anlam nda hegemonya mücadelelerinin odak noktas durumuna geldi. Bu hegomanya mücadelesinin en önemli ama şimdilik sessiz kalmay tercih eden aktörlerinden biri olan İsrail in att ğ ad mlar, gelecek dönem aç s ndan belirleyici olacak gibi görünüyor. Doğu Akdeniz de art k; su, doğalgaz ve petrol, küresel paylaş m mücadelesinin en önemli unsurlar olarak öne ç km ş durumda. Bu üç doğal kaynaktan yoksun olan İsrail in özellikle yeni döneme ilişkin belirlemiş olduğu strateji, bölgede daha büyük gerginlikleri beraberinde getirecek potansiyele sahip. Bu üç doğal kaynağa bir de stratejik aç dan güvenlik sorunu eklenince, İsrail in aç s ndan bu durum bölgedeki gergilik potansiyelini daha da artt racak bir tablo ortaya koyuyor. İsrail enerji denkleminde AKP hükümetinin, iç politikada uygun bir malzeme olarak gördüğü gerginlik politikas n n, İsrail i K br sl Rumlarla yak n işbirliğine yöneltmiş olmas, bölgenin enerji denklemini Türkiye aleyhine önemli ölçüde bozmuş durumda. AKP hükümetinin d ş politikas n n odak noktas na İslamc ideolojiyi oturtmas İsrail ile Türkiye aras ndaki ilişkilerin kopma noktas na getiren süreci h zland rd. Davos taki one minute krizi ile başlay p, Mavi Marmara sald r s ile devam eden süreç sonunda Türkiye-İsrail ilişkilerinin en alt düzeye inmiş olmas, İsrail i Akdeniz de Türkiye nin yerini dolduracak müttefikler aramaya yöneltti. Her ne kadar İsrail Başbakan Benyamin Netanyahu, İsrail ile Yunanistan aras ndaki ilişkilerin gelişmesini kar s ile Moskova da yediği akşam yemeği s ras nda Yorgo Papandreu ile karş laşmas gibi bir tesadüfe bağl yor olsa da, İsrail in bu tutumunun stratejik bir karar olduğu da gün gibi ortada duruyor. İşte bu stratejik karar çerçevesinde İsrail in Yunanistan ve K br s ile yak nlaşmas, bölgede Müslüman olmayan bu ülke aras ndaki ekonomik ve stratejik ortakl k tüm taraflar ortak ç kar paydas nda buluşturmuş durumda. Su, doğalgaz ve enerji olarak öne ç kan bu ortak payda, güvenlik s k nt s n n getirdiği çarpan etkisi ile bu üç ülke aras nda daha s k bir işbirliğine kap aral yor. İsrail ve K br sl Rumlar n özellikle doğalgaz konusunda yürüttüğü işbirliği, Türkiye nin Nabucco, Güney Ak m ve TANAP üzerinden Avrupa ya yönelik bir enerji dağ t m merkezi olma stratejisine büyük ölçüde darbe vuracak gibi görünüyor. Türkiye, 1990 y llar n baş ndan itibaren değişen dünya dengeleri bağlam nda Avrupa ve İsrail için kritik önemi haiz bir enerji santrali olma stratejisi belirlemişti. Ancak bu stratejinin uygulanmas nda şimdi tehlike çanlar daha güçlü çalmaya başlad. Su ve petrol ihtiyacı Peki, İsrail Doğu Akdeniz de yan na K br sl Rumlar ve Yunanistan alarak bölgesel/küresel bir oyun kurucu olabilir mi? Bu sorunun yan t n vermeden önce İsrail in toprak parças aç s ndan küçük ancak ekonomik büyüklük aç s ndan önemli ölçüde gelişmiş, ekonomisi ihracata dayal bir ülke olduğuna dikkat çekmekte yarar var. Bu bağlamda yüksek teknolojiye dayal tar msal üretim ihrac dikkate al nd ğ nda su gereksiniminin İsrail için yaşamsal önem arz ettiğini vurgulamak yanl ş olmaz. Ayn şekilde, ekonomisinin büyümesi için enerji talebi de yine İsrail için kritik önemi haiz durumda. Yak n geleceğe yönelik bir projeksiyon yap ld ğ nda, İsrail aç s ndan su ve doğalgaz n önemini şu verilerle aç klamak olas : İsrail için doğalgaz ağ rl kl olarak elektrik üretiminde önemli bir kaynak durumunda. 10 y l önce doğalgaz ithalat İsrail in stratejik bir kalemi değilken, bugün için doğalgaza önemli bir bağ ml l ktan söz etmek olas. İsrail bugün elektrik üretiminin yüzde 36 s n doğalgaz ile sağl yor. Bu oran n gelecek 10 y l içinde yüzde 70 e kadar ç kacağ tahmin ediliyor. İsrail halen doğalgaz gereksiniminin büyük bölümünü M s r dan sağl yor. M s r, dört y ldan bu yana Sina yar madas n n kuzeyindeki El Ariş ile İsrail liman Aşkelon aras daki 100 kilometrelik bir deniz alt boru hatt ile İsrail e doğalgaz veriyor. M s r dan al nan doğalgaz, İsrail de konutlardaki günlük kullan m ve sanayisi için önemli bir kaynak oluşturuyor. Arap Bahar n n etkisini gösterdiği ilk ülkelerden olan M s r n yaşad ğ ve halen yaşamakta olduğu çalkant l süreç nedeniyle verdiği doğalgazda kesintilerin olmas, İsrail aç s ndan alternatif ve kendi kontrolünde olan kaynaklar n sağlanmas aç s ndan büyük önem taş yor. Cepheleşme keskinleşti İsrail in Güney K br s la olan ilişkisine bu aç dan da bakmak gerekiyor. İsrail, K br sl Rumlar ile 2010 y l nda iki ülke münhas r ekonomik bölge s n rlar n belirleyen bir anlaşma imzalad. Bu anlaşma her ne kadar Türk kamuoyunda, AKP hükümetinin İsrail e yönelik yaklaş m na bir misilleme olarak alg lansa da -ki bu alg n n şekillenmesinde hükümet yanl s medya kuruluşlar n n etkisini dikkate almak gerekir - K br sl Rumlar ile yak nlaşma politikas nda İsrail in orta ve uzun erimli enerji stratejisini dikkate almak gerekiyor. AKP hükümeti, gerek Arap coğrafyas n n liderliğine soyunma gerekse iç politikada İsrail karş tl ğ n kullanarak oyunu artt rma hesab yla; Doğu Akdeniz deki enerji oyununda ç karlar n İsrail ile uyumlaşt rmak yerine cepheleşme politikas n seçince, bölgede sürekli bir gerginlik durumu kaç n lmaz oldu. Oysa ki, çok değil bundan 10 y l öncesine kadar Mavi Ak m dan gelen doğalgaz n, İskenderun Körfezi nden elektrik, fiber kablo ve su borusu ile birlikte entegre bir proje olarak İsrail e uzat lmas gündemdeydi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan n, Türkiye nin gerekli ad mlar atarak İsrail in doğu Akdeniz deki doğal kaynaklar tek tarafl olarak işletmesinin engelleneceğini aç klamas bu cepheleşmenin en üst düzeyde gündeme getirilmesi oldu. Öte yandan enerji kaynaklar konusundaki anlaşmazl k, zaten bugün ciddi anlamda gergin olan Türk-İsrail ilişkilerini daha da geri götürecek bin potansiyel taş yor. Enerji kaynaklar konusunda küresel rekabetin artt ğ dikkate al nd ğ nda İsrail in geri ad m atmayacağ hemen göze çarp yor. Bu da bölgenin ciddi gerginliklere gebe olduğunu gösteriyor.

10 11 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Özelleştirme furyası kömür madenlerine geldi çattı Devlet enerjiden elini çekti TBMM nin tatile girmesinden önce çıkarılan torba yasada yer alan enerji sektörüne ilişkin düzenlemeler, son sürat özelleştirme öngörüyor. Devlet sektörden tamamen çıkma yönünde tercih kullanıyor, bu sektörün denetimi bile özel firmalara yaptırılacak. Özelleştirme köklü kurumların ve kadrolrın tasfiyesini, ardından iş kazalarını yoğun olarak gündeme getirebilir. Fatih KAYMAKÇIOĞLU İktisatç -Mühendis Kamu Yönetim Uzman Hat rlars n z gecen y l, iktidar n haz rlad ğ torba yasas yla hükümete, Kanun Hükmünde Kararname ç karma yetkisi verilmiş ve buna dayanarak; alt ay boyunca bakanl klar kurulmuş, kapat lm ş, birleştirilmiş ve ayr lm şt. Bu süreçte kamu kurumlar n baştan aşağ yeniden şekillendirildi. Bu yap dan arda kalan çal şanlar n özlük haklar nda büyük kay plar b rak rken kamu yönetim ilkeleri de altüst edildi. Kamu denetimi özelleşti Bu y l işi geliştiren siyasal iktidar, TBMM tatile girmeden geçirdiği torba yasas yla; bilindiği üzere kamu hizmeti kapsam nda üretilen mal ve hizmetlerin şirketlere yapt r lmas yetmezmiş gibi kamu yarar olmazsa olmaz ilkesiyle gözetmesi gereken kamu denetleme hizmetinin kapsam n da sessiz sedas z özel şirketlerce yapt r lmas n meclisten geçiriverdi. Siyasal iktidar n n, yürürlüğe koyduğu 6353 say l torba yasa değişikliği ayr nt lar nda; Kamunun elindeki linyit sahalar n n özelleştirilmesi, Elektrik dağ t m şirketlerinin her türlü denetimini Denetim Şirketleri nden hizmet sat n almak suretiyle yapt rabileceği, Başkent Doğalgaz Dağ t m Anonim Şirketinin blok sat ş yöntemi uygulanmak suretiyle özelleştirilmesi, Elektrik üretimi yap lan tesislerin lisans kapsam ndaki inceleme ve denetiminin Denetim Şirketleri nden hizmet sat n al narak yapt r lmas kararlar veriliyor. Türkiye Kömür İşletmelerince işletilen ve termik santrallere kömür sağlayan linyit sahalar ndan, Muğla (Yatağan-Turgut, Milas-Ören), Manisa (Soma), Ankara (Beypazar - Nall han), Bursa (Orhaneli, Keles), Sivas (Kangal), Bingöl (Karl ova), Konya (Ilg n), Bolu (Göynük), Çanakkale (Çan ), Çorum un (Osmanc k- Dodurga) özelleştirilmesine karar verilmiştir. Ülkemiz enerji ihtiyac n n yüzde 20 si yerli linyit kaynaklar m zdan karş lanmaktad r milyar tonla dünya toplam linyit rezervinin yüzde 5.9 una sahip olan Türkiye, dünyada ilk 10 ülke içinde yer al yor. Yeni ve temiz yakma teknolojileri kullanarak, kömürün birincil enerji arz içinde pay gelecekte de artarak sürekliliğini koruyacağ bilinmektedir. Linyit sahalar m z, 1979 y l nda 2172 say l yasa ile devletleştirilmiş olup 1983 tarihinde de 2840 say l yasa ile devlet taraf ndan işletilecek madenler kapsam na al nm şt. Bu torba yasas yla yeralt kaynaklar m z h zla uluslararas tekellerin eline geçebilecektir. Stratejik bir öneme sahip olan linyit yataklar n n, yap lacak özelleştirmelerle uluslararas şirketlerin tekeline terk edilecek olmas nedeniyle enerjide arz güvenliğini riske sokarken d şa bağ ml l ğ n daha da artt rm ş olacağ z. İşsizliği azaltıyorlar Bu noktada yerli enerji kaynağ m z termik santrallerle birlikte linyit madenlerimizde elimizden ç kacakt r. Sonuçta enerji maliyetleri artacak ve halk m z enerjiyi daha pahal kullanacakt r. M e v c u t kömür sahalar m z n kamu kuruluşlar nca işletilmesinde bir istihdam yarat lmakta ve işsizliğin önlenmesinde çok önemli katk lar sunmaktayd. Özelleştirmeyle birlikte yetişmiş personelin işine son verilerek, asgari ücretle yetkin olmayan yeni personel al nacak, bir yandan da taşeron kullan larak ücretler aşağ çekilecek, sonuçta emek sömürüsünü daha da artacakt r. Bilindiği üzere tüm sektörlerde taşeronlaşma ve özelleştirme ölümlü iş kazalar n artt rmaktad r. Enerji sektördeki bu özelleştirmeyle iş kazalar n n daha da artacağ n en az bizim kadar bu karar verenler de bilmektedir. Ne yaz k ki bile bile yaşanabilecek ölümler karş s nda vicdanlar hiç s zlamayacak. Yaşamsal önem taş yan linyit sahalar m z n özelleştirme yerine devletin elinde kalmas, uzman kamu kurumu ve kuruluşlar taraf ndan işletilerek ekonomiye kazand r lmas, ülkemizin enerji politikas aç s ndan daha doğru olacakt r. Ayr ca istihdam ve kalk nma ülke baz na yay lmas da sağlam ş olacakt r. Doğalgaz da özelleşiyor Gelelim torba yasas n n içinden ç kan yine enerji sektörünü ilgilendiren, Başkent Doğalgaz Dağ t m Anonim Şirketinin blok sat ş yöntemi ile özelleştirilmesine karar verilmesine. Bu sat ştan gelen gelirden ilk olarak Özelleştirme İdaresi Başkanl ğ nca yap lan özelleştirme giderleri düşülecek, sonra kalan tutardan; önce belediyenin doğal gaz borçlar, BO- TAŞ Genel Müdürlüğüne ödenecek, kalan para olursa Belediyenin ödemediği Hazine Garantisi alt ndaki kredilere yap lan ödemeler faizleri ile birlikte al nacakt r. Burada doğalgaz bölgesel özelleştirmesi konusunda birçok söylenecek söz varken hepsini bir kenara b rak p bir noktaya değinmeden geçemeyeceğiz. Bu noktada Ankara B ü y ü k ş e h i r Belediyesi ve EGO Genel M ü d ü r l ü - ğü nün BO- TAŞ a ve Hazine ye olan b o r ç l a r n n ödenmesi amac yla bu özelleştirmenin yap l yor olmas kabul edilebilir bir uygulama değildir. Bu Karar verenler, Osmanl Devleti nin bu konudaki verdiği ödün ve sonuçlar n hiç incelememişler. Yine bu torba yasas yla enerji sektöründe denetim yetkisinin düzenleyici işlemlerle özel hukuk tüzel kişilerine devredilmektedir. Denetim yetkisinin özel şirketlere devredilmesi daha sonra geri dönülse dahi, bu yap içinde, birçok yaray içinde bar nd racakt r. Bu yasa, teknik standartlara uygun olmayan yap lar n yan nda sigortas z ve asgari ücret alt nda çal şmay birlikte gelecektir. Sonuç, ölümlü iş kazalar ve beklenen felaketler. Oysa kamu hizmetinin; verimli, etkili ve kamuya yararl bir biçimde yürütülmesi gerekir. Denetimi ise hukuka uygunluğu ve işlemlerin yerinde olup olmad ğ yerinde incelenir. Bir kamu hizmetin, kamu veya özel sektör taraf ndan yap lmas na bak lmaks z n bu denetimin yap lmas bir zorunluluktur. Anayasa Mahkemesi, 5 Temmuz 2012 tarihinde 6094 say l Yenilenebilir Enerji Kaynaklar n n Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçl Kullan m na İlişkin Kanunda Değişiklik Yap lmas na Dair Kanun a eklenen özel şirketlerin denetim yapma yetkisini iptal etmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu kanunun 6. maddesinin ard na eklenen Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık görüşü alınmak kaydıyla EPDK tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir şeklindeki ifadelerin Anayasa ya ayk r olduğuna karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi nin karar ndan 1 gün önce TBMM de kabul edilen bu torba yasa ile benzer ifadeler bir kez daha kanuna eklendi. Anayasa Mahkemesi nin karar n aç klad ktan sonra 9 Temmuz 2012 tarihinde TBMM den Cumhurbaşkanl ğ na sevk edilen düzenlemenin, Cumhurbaşkan taraf ndan, 2 gün içinde Anayasa Mahkemesinin bu konudaki bir karar vermesine karş n bu kanunu onaylanmas kabul edilemez. Kural tanıyan yok Yönetmelik ile olmay nca kanun değişikliği yap lm ş, bu değişikliğin de Anayasa Mahkemesi nden dönmesi AKP yi durduramam ş torba yasas ile sonuca gidilmeye çal ş lmaktad r. Gerek Dan ştay n gerekse Anayasa Mahkemesi nin kararlar na rağmen, denetimin özelleştirilmesinde srar edilmesi gelecekteki kaza ve ölümlere ortak olmaktan öte bir şey değildir. Bu düzenlemenin diğer bir sonucu da elektrik tüketicilerine ek zam olarak yans ma olacağ d r. Bu arada hiç bir denetim mekanizmas kurmadan elektrik dağ t m bölgelerine ilişkin özelleştirmeler dört y l önce başlanm ş, Başkent, Meram, Sakarya, Osmangazi, Uludağ, Çoruh, Çaml bel, F rat ve Trakya elektrik dağ t m şirketlerinin özel sektöre devri yap lm şt r. Bu bölgelerin dört y ld r denetimi yap lmam ş olmas hangi kamu yönetim anlay ş yla aç klanabilir? Elektrik dağ t m bölgelerini özelleştir ve tüketiciye yans yan yüzlerce sorun ç ks n, hiç denetlemede bulunma daha da ötesi kamuya ait taş nmazlar n dahi gözetim ve denetim alt nda tutma. Ard ndan denetlemeyi, yine bu piyasadaki şirketlere yapt racağ m diye kanun ç kart, bu uygulamalar tam bir trajikomik olayd r. Halk m za ek maliyetler getiren bu yap yani kamu hizmeti yapan kuruluşlar n özel şirketlerce denetlenmesi, kamu yönetim ilkelerine ayk r olduğu gibi anayasaya da ayk r d r. Bu düzenlemelerden bir an önce dönülmesini bekliyoruz.

11 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Enerji alanındaki yetersiz çalışma koşulları ölümleri beraberinde getiriyor Özelleştirme, kazaları artırdı Elektrik dağıtımının özelleştirilmesinin ardından, yapılan işlemlerin ucuza maledilme mantığı, işçileri, hakları olan çalışanlar olmaktan çıkarıyor. Çalışma koşullarının yetersizliği ölümlü kaza sayısının artmasına neden oluyor. Baraj kapağının patlaması nedeniyle yaşanan ölümlü kaza, Erzurum Aşkale de su bisikletiyle göletteki direği doğrultmaya giderken yaşamını yitiren işçiler unutulmamışken, iş kazalarının arttığı bilgisi açıklanıyor. Mehmet BOZKIROĞLU EMO Yönetim Kurulu Yazman Enerji; piyasalaşt rma, özelleştirme ve taşeronlaşt rma uygulamalar yla birlikte giderek ad n iş kazalar ndan daha çok söz ettiren bir alan haline geldi. Enerji alan nda giderek artan iş kazalar ndan önce ülkemizdeki genel duruma bir göz atacak olursak ne yaz k ki elimize en son veriler olarak 7 ay kadar önce yay mlanan 2010 y l iş kazas istatistikleri geliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu nun (SGK) istatistikleri, bir önceki y la göre iş kazalar nda ölüm say s n n, yüzde 24 lük bir art şla olduğunu gösteriyor. İş kazalar sonucu ölüm oranlar nda ülkemiz önlenemez bir yükseliş kaydediyor. İş kazalar n n yüzde 58 i, 50 kişiden az işçinin çal şt ğ işyerlerinde meydana gelmiş. Ayn istatistiğe göre 2010 y l nda meydana gelen iş kazalar sonucunda yaklaş k 1.5 milyon iş günü kayb olmuş. Tabi bu rakamlar n içerisinde işinden ayr ld ktan, emekli olduktan sonra meslek hastal ğ na bağl ölümler de yer alm yor. Kald ki say lara ve istatistiğe döküldüğünde konu insani boyutundan uzaklaş yor. Ölüm; nas l ve ne şekilde olduğundan, evdeki kalanlar n ac s ndan, çoğunlukla piyasan n temel argüman maliyeti bile art rmadan basitçe önlenebileceğinden bağ ms z olarak rakamlarla ifade edilir hale geliyor. Kaza, kadere dönüştü İş kazalar ndan baz lar n incelediğimizde içimizi ac tan, talihsiz ölümler göze çarp yor. Bu ölümlerin arkas ndan yetkililerin aç klamalar nda her seferinde tevekkülü öneriyor olmalar da yaraya tuz basar nitelikte. Özellikle maden kazalar ndaki ölümler karş s nda kader, sel ve heyelanda can verenler için afet kavramlar n kullanarak işin içinden s yr lanlara, kaderin, afetin tanımını sormak gerekiyor. Toprağ sürmemiş, ekmemiş, ürün elde etmek için gerekenleri yerine getirmemiş bir çiftçi, hasat zaman Kaderde bu sene ürün kaldırmamak varmış diyemez. Her f rsatta yineledikleri mütedeyyinliklerinden (dindarl k) hareketle takdir-i ilahi nin ne olduğunu içselleştirmiş olmas beklenenlerin, yeterli önlem al nmad ğ için gerçekleşen ölümlü kazalar kadere, afete bağlamamalar, tevekkül önerme kolayc l ğ na kaçmamalar beklenir. İşçi sağl ğ ve iş güvenliğini kamusal denetimden yoksun b rakacak şekilde, TMMOB ve bağl odalar n önerilerini dikkate almadan ç kar lan yeni yasa ile bugüne kadar kader diye aç klanan sorumlunun yerine de yenisi bulunmuş durumda. Art k sorumlu yasada hiçbir güvence ve yetki verilmeyen iş güvenliği uzmanlar olarak tan mlan yor. İş güvenliği uzmanlar, hem ortak iş sağlığı ve güvenliği birimine hem de görevlendirildiği işyerinin işverenine karş sorumlular. Kendi iradesi ve işyerinde çal şanlar n onay olmaks z n işyerlerinde görevlendirilecekler. Bundan sonra olas bütün kazalardan elinde yasan n kendilerine çok da bir erk vermediği iş güvenliği uzmanlar sorumlu tutulacak ve kazalar, işinden olma pahas na işverenine karş durabilmesi beklenen bu kiralık işçilerin omzuna y k lacak. İşçi sağl ğ ve iş güvenliği konusu mevzuat olarak tart ş l rken geçtiğimiz aylarda enerji alan nda yaşanan kazalar n baz lar n k saca hat rlamak yerinde olur. Önce Adana daki baraj kapağ n n patlamas nda suya kap lan işçiler yaşamlar n yitirirken, sonra Erzurum Aşkale de 5 çal şan n bir havuz bisiketiyle gittikleri gölün içinde suya yatm ş haldeki elektrik direğine ulaşamadan göz göre göre boğulmalar na televizyonlardan tan k olduk. Hiçbir teçizatlar olmad ğ göz önüne al n rsa, canlar n kaybeden çal şanlar n direğe ulaşabilselerdi de nas l bir çözüm üretmek için oraya gönderildikleri veya gittikleri de hala bir soru işareti olarak önümüzde durmaktad r. Tüm bunlar n ard ndan Giresun Dereli de Hidroelektrik Santral (HES) inşaat s ras nda beton dökülürken ölen 4 işçi ile birlikte sadece HES inşaatlar nda, 2012 in ilk 5 ay nda ölen işçi say s 26 ya ulaşm şt r. Say lar art r labilir olan bu örnekler, enerji alan n n nas l da ölü canlar üzerinde yükseldiğini, edilen karlar ve düşürülen maliyetlerin kaç ocağ n sönmesine sebep olabileceğini gözler önüne seriyor. Halk sağlığı da tehlikede Düşünülmesi gereken bir diğer konu da ehil olmayan eller ile düşürülmeye zorlanan maliyetlerin sadece işçi sağl ğ n ve iş güvenliğini tehdit etme noktas ndan art k halk sağl ğ n ve hayat n da tehdit eder boyutlara ulaşt ğ gerçeğidir. Başkent in orta yerinde yürürken bir anda göçen kald r mdan 50 metre aşağ düşerek ölenlerin, serinlemek için girdikleri havuzda elektrik ak m na kap larak can veren küçücük çocuklar n nas l bu kadar kolay öldükleri üzerine uzun uzun düşünmek gerekir. Bu ülkede her ay çok basit yöntemlerle önlenebilecek elektrik kaçağ ndan, insanlar özellikle de çocuklar ölüyor. Alessandro Volta dan beri yaklaş k 200 y ld r kontrollü olarak üretilebilen ve tüketilebilen elektrik enerjisi 2012 ye geldiğimizde hala can almaya devam ediyor. Eğer bu kadar eski ve bilindik bir teknolojiyi üretirken veya üretmek için yap lar inşa edip, kullan ma sunarken, çağ n şartlar na uygun önlemler al nmamaya devam edilirse, uygun kamu denetim mekanizmalar kurulmazsa; işçilerin, halk n, çocuklar n ölmesinin de önüne geçilemez. Teknolojinin gelişimi ile oluşturduğu riskler aras nda önemli bir ilişki olduğu kesin. Bu konuda çal şan halk sağl ğ uzmanlar değişik yöntemlerle farkl teknolojileri inceleyerek konuyla ilgili bizleri bilgilendirmekteler. Teknolojinin toplum için oluşturduğu risklerinin kullan m y llar içersinde yap lan düzenlemelerle azalmas na ilişkin bir örneği geçen sene ülkemize gelen Dr. Devra Davis vermişti. Elektromanyetik alanlar konusunda yay nlar yla ünlü halk sağl kç Dr. Devra Davis, kendisiyle s n rl konuşma zaman m zda şu örneksemeyi yapm şt : Art k kimse Arabalar adam öldürüyor demiyor. Ya bir alkollü sürücü, ya dikkatsizlik, uykusuzluk, ya yolun yanlış hesaplanmış eğimi... Ama kimse arabaların kendiliğinden insan canına kastettiğinden bahsetmiyor. Kullanım döneminde tepki doğurmasın diye savaş yıllarında radar, ev hanımına pazarlanmak için mikrodalga, sonra kulağa yapıştırabilelim diye radyofrekans na evrilmiş 2 gigahertz (GHz) elektromanyetizma ile ilgili, yeterli uyarı, kural, kanun çıkarıldığında, denetim doğru yapıldığında kanser hücresi oluşturma riskinden fazla yararının konuşulacağı kesindir. Davis, bunlar hala zararlar kesin olarak kan tlanmam ş, ama toplumda çok da tepki çeken, yaklaş k 20 y ld r hayat m z n bir parças olan cep telefonlar /baz istasyonlar için söylüyordu. 200 y ld r ürettiğimiz elektrikte de konu çok farkl değil. Sadece teknolojinin geçmişi 20 değil 200 y l ve biz hala elektrik çarptı diyoruz. Asl nda elektrik dünya kurulduğundan beri y ld r m olarak da çarp yordu. Sorun; bizim bu kadar senedir elektriğin kontrol alt na al nmas için bulunan çözümleri hala uygulam yor olmam z. Refik Durbaş n yazd ğ, Zülfi Livaneli nin bestelediği o meşhur türkü, sanki 2012 ustalık yıllarına dair bir ağ t olarak, elektrik üretme yolunda ölen işçilerin dillerinden piyasay baş aktör ilan edenlere soruluyor: Elim sanata düşer usta/dilim küfre, yüreğim acıya/ölüm hep bana/bana mı düşer usta?

12 13 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Enerji politikaları, çevre ve iklime getireceği tahribat düşünülmeden hızlandırılıyor Karbon ekonomisi yıkıyor Meteroloji Genel Müdürlüğü nün verilerine göre uç iklim olaylarının tekrarlanması son yıllarda arttı. Bu veriler Samsun da, ondan önce Çaycuma da yaşanan felaketlerin fosil yakıtlara dayalı enerji politikalarının sonucu olarak görülüyor. ABD de yaşanan kuraklık da doğanın hiçbir yerde affetmediğini ortaya koyuyor. Önder ALGEDİK Tüketici Der. Fed. İklim ve Enerji Sorumlusu K ş aylar nda Türkiye nin genelinde yaşanan aş r kar yağ ş, ard ndan h zl s cakl k art ş ile meydana gelen su bask nlar, Elaz ğ ve Doğu Akdeniz de hortum oluşumlar, yaz aylar nda dolu... Nisan ay nda Çaycuma da şiddetli yağmur ard ndan köprünün y k lmas ve Samsun gibi pek çok kentte aş r yağmur ard ndan oluşan sel felaketi aş r hava olaylar n n, yani iklim değişikliği nedeniyle doğal felaketlerin daha s k ve daha şiddetli yaşanmas n n güncel örnekleri. Benzer şekilde 2010 yaz nda Pakistan n beşte birini su alt nda b rakan sel felaketi, Rusya da aş r s cakl k nedeni ile oluşan orman yang nlar ve kurakl k derken, bu yaz için ABD ve Kanada da s cakl k rekorlar k r larak yaşanan sert kurakl k, diğer ülkelerdeki belli başl örnekler. Bilim söylemişti! Bilim dünyas, uzun y llardan beri fosil yak tlar ndaki aş r kullan m n h zla azalt lmamas durumunda, aş r iklim olaylar n n daha sık ve daha şiddetli yaşanacağ n yapt klar öngörülerle ortaya koyuyor. En son Kas m ay nda Hükümetleraras İklim Değişikliği Paneli- IPCC yay nlad ğ Aşırı Hava Koşulları Özel Raporu zaten her 20 y lda bir yaşanan aş r s cakl klar n her y l, her 20 y lda bir yaşanan aş r yağ şlar n her 5 y lda bir yaşanacağ n ifade etmişti. Ancak, bilimin tahmini ne olursa olsun, gelecek için ön gördüğü tahminler, beklenilenden daha çabuk yaşan yor. Bilim, fosil yakt lar ile oluşan iklim değişikliği ve sonuçlar aras ndaki bağlant y uzun süredir kuruyor. Bilimin sesi ne yaz k ki politikac lara ulaşam yor dan bu yana iklim değişikliği zirveleri devam etse de, bir belki iki arpa boyu yol ald k. Çünkü politikac lar n bilimin ortaya koyduğu verileri dikkate almakta pek istekli olmad klar n söyleyebiliriz. Burada, toplumsal bir sese ihtiyac m z olduğu, bu sesi duyurmak konusunda da herkesin bilime destek vermesi gerektiği ortada. Biz bağlantıyı kuruyor muyuz? Cumhuriyet Enerji de Türkiye nin sera gazlar sal mlar n n ikiye katland ğ n ve fosil yak t kullan m azaltmazsak aş r iklim olaylar n n olağan hale geldiği bir yaşamla karş laşacağ m z (May s 2011), Türkiye nin ihtiyaç için değil, tamamen ekonomik büyüme arac olarak enerji ç lg nl ğ politikalar na sahip olduğunu söylerken, bunun hem parasal maliyetinin, hem de iklimsel maliyetinin faturas n bizlerin ödeyeceğini (Ekim 2011) belirtmiştik. Nitekim Türkiye nin iklim değişikliği konusunda ad m atmad ğ için enerji verimliliğinde dünyan n gerisinde kald ğ n ve enerji ç lg nl ğ n devam ettirmek için verimlilik politikalar n n olmad ğ n (Şubat 2012) ortaya koymuşken Haziran da Türkiye enerji tüketimi rekorunu k rd. Ard ndan lisans alm ş ve inşaa halindeki projeler ile kurulu gücün neredeyse ikiye katlanarak enerji ç lg nl ğ n EPDK raporlar na dayand rarak...yeni fosil yakıtlı enerji santrali çalışmaya başladığında enerji sağlamaktan çok iklimi değiştireceği, daha fazla iklim felaketleri yaşamımıza sokacağı kesin. (Nisan 2012) ifadesini kullanm şt k. Türkiye nin 2010 y l sera gaz sal mlar n bir önceki y la göre yüzde 8,7 artt rarak toplam art ş yüzde 115 e ç karm ş olduğunu (Haziran 2012)söyledikten sonra ülkenin çeşitli yerlerinden aş r hava olaylar haberleri de gelmeye devam etmişti. İklim hata affetmiyor İklim değişikliğini dikkate almayan yöneticiler, her zaman yapt klar düşük standartl, yüksek rantl ve toplumsal faydas olmayan yat r mlar, karş ç k şlara rağmen, şimdiye kadar bir düzeyde idare ettiler. Doğa olaylar, bu yat r mlar affetmeyen önemli bir role sahipti. Karadeniz otoyolu, ulaş m sağlamak amac yla değil araba kullan m n özendiren bir rant öncelik haline getirdi. Karadeniz zaman zaman yolun bir k sm n yuttu. İklim değişikliği ile şiddetlenen ve s klaşan felaketler de, art k günümüzde daha fazla geçmiş hatalar affetmeyen bir faktör haline geldi. Bağlantıyı kuramıyorlar Başbakan, Samsun daki sel felaketi ard ndan, 2009 da İstanbul da yaşanan sel felaketinde olduğu gibi, ayn ifadeyi kulland ve 500 yılda bir yaşanan felaket dedi. Bunu söylerken, asl nda bir dizi felaketin kendi iktidar s ras nda artt ğ n, politik bir tercihle, dikkate almad. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü ne taraf olma karar nda en başta Başbakan n imzas vard. Bu iki anlaşma, iklim değişikliğinin bilimsel bir gerçeklik olduğunu kabul eden, tehlikeli bir hale gelmemesi için atmosfere sera gaz sal mlar n n azalt lmas gerektiğini kabul eden maddelere sahip. Başbakan, imzalad ğ bu iki andlaşman n içeriği ile Samsun daki felaketin bağlant s n kurmad. Diğer taraftan da Türkiye 2010 y l itibariyle iklim değişikliğine yol açan sera gazlar n yüzde 115 artt rd ğ na dair raporu yay nlad. Kamu kuruluşu olan Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü raporunda Türkiye de zarar yapan uç (ekstrem) hava olaylar say s nda y llar aras nda art ş olduğunu ortaya koyuyordu. Kendine bağl bakanl klar taraf ndan haz rlanan bu raporlar ile fosil yak t merkezli politikalar ortaya koyarken, sonucunda aş r hava olaylar n n artt ğ n n da verisini verdi. Ortada tek gerçeklik varsa, o da başbakan n iklim değişikliği ile kendi fosil yak t politikalar aras nda bağ kurmak istemediği. Ancak, bu bağlant y diğer partiler de kurmad. Hiç bir parti ülkemizde iklim değişikliği ve sonucunda ortaya ç kan aş r hava olaylar n n bağlant s na dair tek bir cümle etmedi. Doğa tek suçlu mu? Aş r yağ şlar, seller, su bask nlar, s cak hava dalgalar, kurakl k gibi doğa olaylar doğal iklim değişikliği içinde hep yaşan yordu. Bugünle olan tek fark ise insan kaynakl iklim değişikliği ile daha s k ve daha şiddetli yaşan yor olmas. Doğa olaylar, atmosferdeki sera gazlar yoğunluğunun artmas ve 350 ppm olan güvenli eşiği geçtikçe daha tehlikeli sonuçlar karş m za ç kart yor. Bugün atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu 396 ppm seviyesinde. Türkiye iklimi değiştiren ser gazlar n artt r rken olas sonuçlar na karş hiçbir ad m atmad ği gibi, eskiden de riskli olan düşük standartl yat r mlara devam etti. Burada doğay suçlu görmek, yap lan kömür-doğalgaz santrali, şehiriçi otoyollar, 3. Köprü planlar n ve duble yollar aklamaktan başka birşey değil. Felaket her yerde 2010 y l, 20. yüzy l ortalamas olan 13,9 C nin 0.62 C daha üstünde bir ortalama ile küresel düzeyde en s cak y l oldu. Türkiye nin 2010 y l ortalama s cakl ğ 15,20 C ile normali olan 12,81 C nin 2.39 C üzerinde gerçekleşti. Yani hem Türkiye, hem gezegen küresel s nmadan nasibini ald de Tayland da seller ülkenin milli gelirinin (GSYİH) yüzde 18 ini götürürken, 2012 de Kuzey Amerika tarihinin en s cak ilkbahar n yaşad. Şimdi de ABD kurakl k ve orman yang nlar ile boğuşuyor. Pek çok aş r hava olay ülkelerin temel tart şma ve politika konusu art k. K saca hem Erdoğan, hem Obama ve diğerleri için 500 yılda bir yaşanan aş r hava olaylar ile s k s k karş laş yorlar. Politikac lar yaratt klar karbon ekonomisi ve iklim değişikliği yüzünden ciddi eleştirilere maruz kal rken, Türkiye bu bağlant y kuramad ğ için 2012 y l n kömür y l ilan etti. Politikac lar ne yaz k ki fosil yak t kullan m ve iklim felaketleri aras ndaki bağlant y kuram yor. Peki ya siz?

13 Cumhuriyet ENERJİ 7 Ağustoz Dünya tekeli Eti Maden in elden çıkarılması süreci başladı Satışta sıra Bor a da geldi Eti Maden, dünyanın bor tekeli konumunda. Uzun yıllar kurum üzerinde çeşitli söylentiler dolaştı. Türkiye deki tüm Bor madenlerini 1978 den bu yana şileten kurum için 1990 ların sonu 2000 lerin başında özelleştirme söylentileri çıktı, sonra geri adım atıldı. Yapılan yatırımlarla Eti Maden, sürekli hazineye katkısını her yıl artırıyor. Son olarak en çok ihracat yapan 6. kurum konumuna geldi. Dünya bor rezervlerinin yüzde 72 sini bünyesinde barındıran kurum için özelleştirme iddiaları Başbakanlık a sunulan tasarı ile somutlaşmış durumda. 30 yılda biriktirilen deneyimler, devasa kurum, hiçbir sorun yaşanmazken pazarda daralma yaşanmaması gerekçesiyle hizmet alımına yönlendirilmek isteniyor. Bu girişimin Eti Maden in özelleştirilmesi ve ulus ötesi tekellerin eline geçmesinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Hiçbir eskikliği olmayan, her geçen yıl ilerleyen kuruma müdahale edilmemeli. Mehmet BESLEME Kimya Mühendisleri Odas Başkan AKP Hükümeti, Türkiye nin en önemli ve stratejik varl ğ bor madenlerinin özel sektör taraf ndan işletilmesinin önünü açacak bir girişimde bulunarak, dünyan n en büyük üreticisi konumunda olduğumuz bor madenlerini, yerli ve yabanc sermayenin kullan m na sunmaya haz rlan yor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanl ğ nca haz rlanan yasa tasar s, Bakanlar Kurulu taraf ndan imzalanarak 5 Mart 2012 tarihinde Başbakanl ğa iletilmişti. Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Başbakan n imzas yla 20 Mart 2012 tarihinde TBMM ye gönderilmişti. TBMM Enerji, Sanayi, Ticaret Komisyonu nda 14 Haziran 2012 tarihinde görüşülen tasar ayr nt lar için kurulan alt komisyona havale edilmiştir. Tasar ile mevcut 2840 say l Bor Kanunu nun 2. Maddesi ne Bu madenlerin üretilmesi ve zenginleştirilmesi, teknik, ticari ve ekonomik sebeplerle ürünün mülkiyeti ruhsat sahibinde kalmak üzere 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde ihale edilmek suretiyle üçüncü şahıslara gördürülebilirler. Ancak üçüncü şahıslara gördürülecek işlerin ihale süresinin üç yıldan fazla olması durumunda konuya ilişkin talepler Yüksek Planlama Kurulu tarafından karara bağlanır f kras eklenmek istenmektedir. İstenen yasa değişikliğiyle bor üretiminin özel sektörce yap lmas n n önünde hiçbir engel kalmayacakt r. Bu değişiklik bir anlam yla farkl bir özelleştirme modelidir ve baştan beri bor madenlerini isteyen çevrelerin talebi ile örtüşmektedir. Tasar kabul edildiğinde, y llard r yap lamayan borların özelleştirilmesi başar lm ş olacakt r. 500 ü aşkın kullanım alanı Bor mineralleri; son derece özel kimyasal yap lar nedeniyle, büyük çoğunluğu alternatifsiz olmak üzere, 500 ü aşk n kullan m alan nda hammadde, rafine ürün ve nihai ürün şeklinde kullan lmaktad r. Cam, seramik, nükleer, uzay ve havac l k, elektrik-elektronik, bilgisayar, inşaatçimento, metalürji, enerji, ulaş m, tekstil, ilaç ve kozmetik, kimya, deterjan, tar m, kâğ t, kauçuk başta olmak üzere birçok farkl sanayi kolunda kullan lan bor ürünleri, hem ekonomik hem de stratejik aç dan son derece önemli bir yere sahiptir. Bor mineralleri eklendikleri malzemelerin katma değerlerini olağanüstü yükseltmekte, bu nedenle kimilerince sanayinin tuzu olarak adland r lmaktad r. Dünyanın gözü Türkiye de Türkiye nin ekonomik olarak işletilebilecek bor madeni rezervleri tüm dünya rezervlerinin yüzde 72 sidir. Dünyada verili üretim ve tüketim seviyeleri baz al nd ğ nda, bor rezervlerinin 700 y l yetecek düzeyde olduğu söylenmektedir. Ancak, bor mineralleri ve ürünlerinin endüstride kullan m n n giderek yayg nlaşmakta olduğu düşünüldüğünde yeterli rezervlerin azalacağ beklenmelidir. Türkiye d ş nda özellikle ABD başta olmak üzere dünyada ulaş lmas kolay olan bor rezervleri tükenmektedir. Kimi kaynaklara göre; Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü nün en büyük rakibi olan Rio Tinto nun Kuzey Amerika da bulunan rezervleri tükenmek üzeredir. Türkiye sadece rezerv aç s ndan değil, bor üretim kapasitelerine göre de dünya birincisidir! Türkiye nin bor üretiminde kurulu kapasitesi, 2010 y l nda 1 milyon 785 bin ton ile dünya kapasitesinin yüzde 36.8 ini oluşturmaktad r. Türkiye yi 1 milyon 560 bin ton üretim kapasitesi (yüzde 32.1) ile ABD ve 196 bin ton (yüzde 4) ile Arjantin takip etmektedir. Özellikle dünya fiberglass üretiminin önemli bir miktar n n gerçekleştirildiği Uzakdoğu ülkelerinde hammadde olarak Türkiye de üretilen (dünyada cevher olarak başka bir alternatifi olmayan) öğütülmüş kolemanit, yani kalsiyum borat minerali kullan lmaktad r. Yatırımcı, karlı ve deneyimli Mevcut 2840 say l Yasa doğrultusunda bor madenlerinin devletçe işletilmeye başlanmas ile birlikte bor madenlerinin işletilmesi ve değerlendirilmesi amac yla çok önemli ad mlar at lm şt r. Bor rezervlerini 1978 y l ndan bu yana kamu ad na işletmekte olan Eti Maden; bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğu yat r mlar ile Türkiye nin bor teknolojisinin kurulmas için gerekli mühendislik deneyimi ve tesislerin işletilmesi için gerekli üretim deneyimi aç s ndan en iyi kadro-

14 15 Cumhuriyet ENERJİ 3 Haziran ya sahiptir. Dünyadaki en büyük bor üreticisi ve en güvenilir bor ürünleri sağlay c s d r, bugün itibar yla yüzde 40 pazar pay yla Dünya bor pazar lideridir. Eti Maden in bu konuma gelmesi 30 y l gibi bir sürede gerçekleşmiştir. Bu süre içinde herhangi bir kurum ya da kuruluşun işletme, mühendislik, pazarlama, finans desteğine ihtiyaç duyulmam ş ve tüm gelişme kurumun kendi olanaklar ile sağlanm şt r. Eti Maden, bor ürünlerinin ekonomik değeri yönünden oldukça karl ve katma değeri yüksek bir faaliyet sürdürmektedir y l nda brüt kar n yüzde 68 oran nda artt rarak 291 milyon dolardan, 487 milyon dolara ç karm şt r. Sat ş karl l ğ oran (sat şlar/kar) 2010 y l nda yüzde 45 iken, 2011 y l nda yüzde 57.2 ye yükselmiştir. Eti Maden in Hazine ye ödediği temettü 2010 y l nda milyon TL düzeyinden, yüzde 65 art şla 2011 y l nda 520 milyon TL ye ç km şt r. Hazine ye aktar lan kaynak dolar baz nda 210 milyondan, 2011 y l nda 301 milyon dolara yükselmiştir. Eti Maden, Türkiye İhracatç lar Meclisi verilerine göre 2010 y l nda en karl 2. ihracatç kuruluş durumundad r. İstanbul Sanayi Odas n n Türkiye nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması (2010 yılı) verilerine göre Türkiye de en karl 6. şirket konumundad r. Dünyan n en büyük ve en kaliteli bor rezervlerini işleten kamu kuruluşu Eti Maden, bor ürünlerinde dünyada pazar pay n artt rmak, talebi yoğun ve yüksek katma değerli ürünlere yönelmek için hem üretim proseslerinde teknoloji düzeyini artt rmaya, hem de üretim kapasitesini genişletmeye çal şmaktad r. Bu doğrultuda, y l nda 18 ayr yat r m projesini hizmete açm şt r y l nda ise 120 bin ton/y l kapasiteli II. Emet Borik Asit Tesisi ve 240 bin ton/y l kapasiteli IV. Boraks Pentahidrat Tesisi devreye al nm şt r. Eti Maden dünyada borik asit ve boraks pentahidrat ürünlerinde talebin artacağ öngörüsüyle, 50 bin ton/y l kapasiteli Çok Amaçl Borik Asit Tesisi/Emet Projesi ni ve yine 500 bin ton/y l kapasiteli V. Pentahidrat Tesisi/K rka Projesi ni 2012 y l Yat r m Program na alm şt r. Bu projelerin 2013 ve 2015 y l sonuna kadar bitirilmesi hedeflenmektedir. Band rma da ise Boraks Fabrikas n n modernizasyonu için 2012 y l nda 7.3 milyon dolarl k bir yat r m yap lm şt r. Yine Band rma Bor ve Asit Fabrikalar İşletme Müdürlüğü bünyesindeki Bor Oksit Üretim Tesisi nin 11.8 milyon dolar yat r mla III. Ünitesi 2012 y l sonunda devreye al nacakt r. Bu y l tamamlanacak modernizasyon yat r mlar ndan bir diğeri ise Bor Asit Fabrikas na yönelik 24.5 milyon dolarl k yat r md r. Band rma da yak t pillerinde kullan lan Sodyum Bor Hidrür üretimine ise Ağustos 2013 te geçilmesi planlanmaktad r. Değişiklik gerekçesi geçersiz Yap lmak istenen düzenlemede; bor madenlerinin üretimi ve zenginleştirilmesinin, teknik, ticari ve ekonomik sebeplerle, ürünün mülkiyeti teşekkülde kalmak üzere ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürülebilir... denilmektedir. Tasar n n genel gerekçesinde...temel faaliyet alanı olan üretim aşamasında günün teknolojisine uygun(?) üretim yöntem ve şekillerini kullanmak ya da ekonomik fayda sağlamak suretiyle kanun kapsamındaki madenlerden beklenen gelir(?) sağlanmış olacaktır. Böylece özellikle bor madeninde pazar payının azalması riski ortadan kalkacaktır ifadesi yer almaktad r. Oysa bor madenlerinin üretim ve zenginleştirilmesinde halen hiçbir teknik eksiklik yoktur ve herhangi bir destek Eti Maden Bugüne kadar gerçekleştirmiş olduğu yat r mlar ile Türkiye nin bor teknolojisi konusundaki en deneyimli kadrosunu bünyesinde bulundurmaktad r. Bor tesislerinin kurulmas için gerekli mühendislik deneyimi ve tesislerin işletilmesi için gerekli üretim deneyimi aç s ndan en iyi kadroya sahiptir. Dünyadaki en büyük bor üreticisi ve en güvenilir bor ürünleri sağlay c s d r. Son 5 y ldan bu yana yüzde 40 a yak n pazar pay yla Dünya bor pazar lideridir. Eti Maden in bu konuma gelmesi sadece 30 y l gibi bir sürede gerçekleşmiştir. Bu süre içinde herhangi bir kurum ya da kuruluşun işletme, mühendislik, pazarlama, finans desteğine ihtiyaç duyulmam ş ve tüm gelişme kurumun kendi olanaklar ile sağlanm şt r. Rezervlerin işletilmesinden maksimum fayda sağlanmaktad r ve dünya pazar n n en büyük pay Eti Maden e aittir. ihtiyac söz konusu değildir. Bugün gelinen üretim kapasitesi, kurulan tesislerin mühendislik ve teknik yeterlilik durumu üst düzeydedir. Bu düzeye, y llardan beri Eti Maden bünyesinde çal şanlar n n geliştirdiği bilgi birikimi ile ulaş lm şt r. Üretim prosesi tüm dünyada uygulanan prosestir. Kullan lan tüm ekipmanlar da amaca en uygun ekipmanlar olarak seçilmiş ve imal edilmişlerdir. Kanunun gerekçesinde ve daha sonra yap lan aç klamalarda belirtildiği gibi, borun yüksek teknoloji ile buluşmas için de Eti Maden in teknik desteğe ihtiyac yoktur. Yüksek teknoloji ile kastedilen baz özel bor ürünlerinin üretimine zaten Türkiye de ihtiyaç duyulmamaktad r. Bu ürünler genellikle üreticileri taraf nda tüketilen ve ticareti yap lmayan ürünlerdir. Kald ki, 2003 y l nda kurulmuş olan Ulusal Bor Araşt rma Enstitüsü desteklemekte olduğu projeler ile bu alanda da çeşitli projeler sonuçland rm ş ve patent başvurular yapma noktas na gelmiştir. Ticari potansiyeli olan özel bor ürünleri Eti Maden taraf ndan kendi araşt rma olanaklar çerçevesinde geliştirilmekte ve ticari boyutta üretilmektedir. Üretimine başlanm ş olan Eidot-67, üretimi planlanmakta olan çinko borat ve yat r m çal şmalar başlam ş olan sodyum bor hidrür buna en güzel örneklerdir. Eti Maden in ticari ve ekonomik aç dan da tesislerinin ya da rezervlerinin başka kuruluşlarca işletilmesine ihtiyac yoktur. Bugüne kadar yap la geldiği gibi, Eti Maden tüm yat r mlar n kendi kaynaklar ile gerçekleştirmektedir. Eti Maden dünya pazar nda birinci s rada yer al rken, bunu kendi pazarlama stratejisi, kendi olanaklar ve kendi çal şanlar ile birlikte gerçekleştirmiştir. Bu konuda Eti Maden den daha geniş bilgi birikimi ve olanaklara sahip başka bir kurum ya da oluşumun olmas söz konusu değildir. Bütün bunlara dayanarak söylenebilir ki, yap lmak istenen; uzun vadeli hizmet al mlar ad alt nda ve asl nda Eti Maden den daha birikimli ve ekonomik olanaklara sahip olmayan kuruluşlar arac l ğ ile özelleştirmenin önünü açmakt r. Özet olarak; söz konusu yasa değişikliği ülkemizde küreselleşme ve liberalleşme rüzgarlar alt nda özelleştirilmemiş tek alan olan bor madenlerimizin ulus ötesi tekellere devredilmesi sonucunu doğuracakt r. Hizmet al m ad alt ndaki özelleştirilmeden derhal vazgeçilmelidir. Türkiye lehine iş yap lmak isteniyorsa tasar geri çekilmelidir. Kamuoyu, ilgili bakanl klar taraf ndan bor madeni ve bor ürünleri konusunda Türkiye nin üretim kapasitesi ve teknolojisi hakk nda doğru şekilde bilgilendirilmelidir. Dünyada bor rafinasyonunda ve pazarlamas nda lider kuruluş olan Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü nün çal şmalar 2840 say l Kanun çerçevesinde devam etmelidir. Çal şmalar n sağlam temeller üzerinde devam edebilmesi için Türkiye, elde ettiği bor tecrübesini, ürün çeşitliliğini, üretim kalitesini, alan ndaki bütün çal şanlar ile daha da ileri götürerek uç ürün pazar ndaki pay n artt rmal d r. Nihai ürün pazar birincil hedef olarak belirlenip araşt rma ve geliştirme çal şmalar h zland r lmal, birçok ürünün hammaddesini oluşturan bor ürünlerinin kullan ld ğ sanayi alanlar n n geliştirilmesi özendirilmelidir.

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

ENGELLİLERİN ERİŞİLEBİLİRLİĞİ. Ayşe Baysal İnşaat Mühendisi baysal.ayse@gmail.com

ENGELLİLERİN ERİŞİLEBİLİRLİĞİ. Ayşe Baysal İnşaat Mühendisi baysal.ayse@gmail.com 831 ENGELLİLERİN ERİŞİLEBİLİRLİĞİ Ayşe Baysal İnşaat Mühendisi baysal.ayse@gmail.com GİRİŞ Ülkemizde olduğu gibi kentimizde de sadece engelliler için değil, yaşl, hasta, hamile, küçük çocuklu aile ve çocuklar

Detaylı

İZMİR VE RÜZGAR ENERJİSİ

İZMİR VE RÜZGAR ENERJİSİ TMMOB 2. İzmir Kent Sempozyumu / 28-30 Kasım 2013 393 İZMİR VE RÜZGAR ENERJİSİ Alper KALAYCI Makina Mühendisleri Odas alper@alperkalayci.com Dr. Cenk SEVİM cenk.sevim@aerowind.com ÖZET Yenilenebilir enerji

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

VANGÖLÜ ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ

VANGÖLÜ ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ VANGÖLÜ ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ 01.01.2015-31.12.2015 DÖNEMİ YILLIK FAALİYET RAPORU Merkez Adres: Valimithat Bey Mah. Cemaller Sok.No:4 Kat:4-6 İpekyolu/VAN Tel: (0432) 217 70 61 Fax:(0432)

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

İZMİR METROPOL İLÇELERİNDE YAPILAN ASANSÖR DENETİMLERİ VE GÜVENLİK SEVİYESİNDEKİ GELİŞMELERİN İNCELENMESİ

İZMİR METROPOL İLÇELERİNDE YAPILAN ASANSÖR DENETİMLERİ VE GÜVENLİK SEVİYESİNDEKİ GELİŞMELERİN İNCELENMESİ 401 İZMİR METROPOL İLÇELERİNDE YAPILAN ASANSÖR DENETİMLERİ VE GÜVENLİK SEVİYESİNDEKİ GELİŞMELERİN İNCELENMESİ M. Berkay ERİŞ, Halim AKIŞIN, Zafer GÜNEŞ Makina Mühendisleri Odas akm@mmo.org.tr ÖZET Kentimizde

Detaylı

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Sayı: 64597866-120[94-2014]-131 Tarih: 28/08/2014 T.C. GELİR

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün

Detaylı

ELEKTRİK ENERJİSİ VE AHMET OKTAY KAVAS ME 86

ELEKTRİK ENERJİSİ VE AHMET OKTAY KAVAS ME 86 ELEKTRİK ENERJİSİ VE VERGİLER AHMET OKTAY KAVAS ME 86 4628 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu (3 Mart 2001) Amaç, kapsam ve tanımlar MADDE 1 Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

İZMİR İLİ İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI İSTATİSTİKLERİ VE İŞ GÜVENLİĞİNİNKENT YAŞAMINA ETKİLERİ. Aykut AKDEMİR Maden Mühendisi izmir@maden.org.

İZMİR İLİ İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI İSTATİSTİKLERİ VE İŞ GÜVENLİĞİNİNKENT YAŞAMINA ETKİLERİ. Aykut AKDEMİR Maden Mühendisi izmir@maden.org. 719 İZMİR İLİ İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARI İSTATİSTİKLERİ VE İŞ GÜVENLİĞİNİNKENT YAŞAMINA ETKİLERİ Alpaslan ERTÜRK Maden Yüksek Mühendisi izmir@maden.org.tr Aykut AKDEMİR Maden Mühendisi izmir@maden.org.tr

Detaylı

Av. Oğuzhan SONGÖR Emekli Hakim Rekabet Kurulu Eski İkinci Başkanı Başkent-Ufuk-Atılım Üniversiteleri Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi

Av. Oğuzhan SONGÖR Emekli Hakim Rekabet Kurulu Eski İkinci Başkanı Başkent-Ufuk-Atılım Üniversiteleri Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi 1 Av. Tuncay Songör 2 Av. Oğuzhan SONGÖR Emekli Hakim Rekabet Kurulu Eski İkinci Başkanı Başkent-Ufuk-Atılım Üniversiteleri Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi I. YASAL DÜZENLEME ELEKTRİK PİYASASINDA KAYIP-KAÇAK

Detaylı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çevre İş Sağlığı Güvenliği ŞİRKETLER

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA. : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi)

İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA. : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi) YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR. İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALI : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi) :

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr

Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul 49 50 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 2008 yılında ABD de ipotekli konut kredisi piyasasında ortaya çıkan ve hızla tüm dünya ekonomilerinde

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM Enerjinin Önemi Enerji, Dünyamızın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Türkiye nin son otuz yılda enerji talebi yıllık ortalama %8 artış göstermiştir.ülkemiz elektrik enerjisinin

Detaylı

Enerjide yüksek ithalat ekonomiye büyük risk

Enerjide yüksek ithalat ekonomiye büyük risk Tarih: 13.01.2013 Sayı: 2013/01 (RAPOR 13 OCAK PAZAR GÜNÜNE AMBARGOLUDUR) Türkiye Enerji İstatistikleri ve Vizyon Raporu na göre; Enerjide yüksek ithalat ekonomiye büyük risk İstanbul Serbest Muhasebeci

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

Yerli kaynak aramalarına ayrılan pay 12 kat arttı

Yerli kaynak aramalarına ayrılan pay 12 kat arttı Yerli kaynak aramalarına ayrılan pay 12 kat arttı Ocak 12, 2012-1:38:25 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, hidroelektrik santrallerine (HES) karşı çıkanlar bulunduğunu belirtti. Enerji ve Tabii

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI. Sefer BÜTÜN. EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET:

PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI. Sefer BÜTÜN. EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET: PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI Sefer BÜTÜN EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET: Mülkiyeti kamuya ait işletme hakları özel sektöre devredilmemiş

Detaylı

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 16 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Detaylı

İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI

İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME Doküman No : INM_PR_40 Yayın Tarihi : 30/03/2016 Revizyon Tarihi ve Sayısı : - Sayfa 1 BİLGİLENDİRME 1. Amaç Bilgilendirme Politikası nın temel amacı; ticari

Detaylı

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir?

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? Sık Sorulan Sorular? TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? TEDAŞ dışında elektrik alabilmeniz için Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'nun belirlediği

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

ELEKTRİK FATURALARINIZDA REAKTİF CEZA ÖDÜYORMUSUNUZ? ELEKTRİK FATURALARINIZI DÜZENLİ OLARAK KONTROL EDİYORMUSUNUZ?

ELEKTRİK FATURALARINIZDA REAKTİF CEZA ÖDÜYORMUSUNUZ? ELEKTRİK FATURALARINIZI DÜZENLİ OLARAK KONTROL EDİYORMUSUNUZ? ELEKTRİK FATURALARINIZDA REAKTİF CEZA ÖDÜYORMUSUNUZ? ELEKTRİK FATURALARINIZI DÜZENLİ OLARAK KONTROL EDİYORMUSUNUZ? Elektrik faturalarındaki cezalı ödemelerin genellikle farkına varılmaz. Aktif harcama

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 28.01.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı 2015 yılının ilk ayını geride bıraktık OCAK Suriye deki iç savaş IŞİD terör örgütünün saldırıları

Detaylı

14 May s 2014 Çar amba Günü Saat 09.30 da Yap lan Mahkeme Toplant nda Görü ülen Dosyalar ve Sonuçlar (*)

14 May s 2014 Çar amba Günü Saat 09.30 da Yap lan Mahkeme Toplant nda Görü ülen Dosyalar ve Sonuçlar (*) ra Esas Say No 1 2014/77 Kayseri 2. Sulh 2 2014/78 Karadeniz Ere li 2. Asliye Hukuk 3 2014/79 Bursa 3. cra 4 2014/80 3. 5 2014/81 kkale 1. Asliye 6 2014/82 Dan tay 5. Daire 7 2014/83 Ankara 9. 8 2014/84

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği

PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği PROJE ODAKLI İŞ GELİŞTİRME; Kent Atölyeleri örneği A.Faruk GÖKSU-ÇEKÜL Vakfı www.cekulvakfi.org.tr www.kentselyenileme.org ÇEKÜL Vakfı, kurulduğu günden bugüne kadar, Kendini Koruyan Kentler adı altında,

Detaylı

Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği

Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği Beklentiler Sorunlar Dr. A. Sadık Kılıçturgay ÜHBD Yönetim Kurulu Üyesi, ÜHB Geri Ödeme Çalışma Kurulu Üyesi Üniversite Hastaneleri Mali

Detaylı

GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO

GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO GÖRSEL ve İŞİTSEL MEDYADA EMO 14 Nisan 2010- EMO 42. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş ve EMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Olgun Sakarya, Halk TV de yayınlanan Enerji Oyunu adlı programa konuk

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR YÖNETMEİĞİ

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR YÖNETMEİĞİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR YÖNETMEİĞİ ASANSÖRLER MADDE 8.08 Bina giris katından itibaren kat adedi,, bu kat ile birlikte 4 den fazla olan konut binalarında, bodrumda iskan edilen katlar dahil

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Jeotermal Enerjiden Elektrik Enerjisi Üretimi

Jeotermal Enerjiden Elektrik Enerjisi Üretimi Jeotermal Enerjiden Elektrik Enerjisi Üretimi Ali R za VEREL EMO Denizli ube Enerji Komisyonu Üyesi ELTA Elektrik Üretim Ltd. ti. / Denizli Ege Bölgesi Enerji Forumu 1. Giri ekil 1. Jeotermal saha Bilindi

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Dursun Yıldız SPD Başkanı 2 Nisan 2016 Giriş Gelişmenin ve karşı duruşun, doğuya karşı batının, kuzey kıyısına karşı güney kıyısının, Afrika ya karşı

Detaylı

TÜRKİYE'DE YENİLENEBİLİR ENERJİ

TÜRKİYE'DE YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜRKİYE'DE YENİLENEBİLİR ENERJİ Enerji İşleri Genel Müdürlüğü 18 Haziran 2009, Ankara YEK Potensiyeli Yenilenebilir Enerji Üretimi Yenilenebilir Kurulu Güç Kapasitesi YEK Hedefleri YEK Mevzuatı YEK Teşvik

Detaylı

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ

BELEDİYELERCE BİLGİ SAĞLANACAK İDEP EYLEMLERİ Arazi Kullanımı ve Ormancılık 3. ORMAN, MERA, TARIM VE YERLEŞİM GİBİ ARAZİ KULLANIMLARI VE DEĞİŞİMLERİNİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEMESİNİ SINIRLANDIRMAK 5. 2012 yılında yerleşim alanlarında

Detaylı

2) Global piyasada Alman otomobillerine olan talep artarsa, di er bütün faktörler sabit tutuldu unda euro dolara kar.

2) Global piyasada Alman otomobillerine olan talep artarsa, di er bütün faktörler sabit tutuldu unda euro dolara kar. EKON 436 2. Vize A Ad-Soyad renci No 1) Akbank' n u anki toplam mevduat n 100 milyar TL, toplam rezervinin 30 milyar TL ve toplam kredilerinin 70 milyar TL oldu unu kabul edelim. Zorunlu kar k oran ise

Detaylı

Elektrikte bir yıllık 'denge' zararı; 800 milyon YTL

Elektrikte bir yıllık 'denge' zararı; 800 milyon YTL Elektrikte bir yıllık 'denge' zararı; 800 milyon YTL Büyük özelleştirme ihalelerine hazırlanan enerji sektöründe devlet kurumlarının DUY (Dengeleme Uzlaştırma Yönetmeliği) nedeniyle zararı 800 milyon YTL

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı

Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı ENERJİ GÜNDEMİ SAYI 12 OCAK 2015 02 Yeşil Sanayi Zirvesi ne Enervis in Enerji Verimliliği Projesi Damga Vurdu 03 Enerji Verimliliği Forum ve Fuarına Enervis Çıkartma Yaptı 04 Almanya da Güneş Elektriği

Detaylı

ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL

ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL Ürün Nedir? FOLLOWER, Akülü tekerlekli bir bavuldur. Ürünün mini boyu, orta boyu, büyük boyu vardır. Ürünün içine konulan küçük bir akü ile bavul güç kullanmadan

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

ÖZEL BÖLÜM I KOJENERASYON. TÜRKOTED İltekno Topkapı Endüstri ST ELEKTRİK-ENERJİ I NİSAN 2016

ÖZEL BÖLÜM I KOJENERASYON. TÜRKOTED İltekno Topkapı Endüstri ST ELEKTRİK-ENERJİ I NİSAN 2016 TÜRKOTED İltekno Topkapı Endüstri 102 Hibrit Sistemlerle En Yüksek Verimlilik Hedefleniyor Derya Sakallıoğlu Yenilenebilir enerji kaynakları ile birlikte kullanılan kojenerasyon sistemleri, hibrit kojenerasyon

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

İRAN ENERJI GÖRÜNÜMÜ

İRAN ENERJI GÖRÜNÜMÜ İRAN ENERJI GÖRÜNÜMÜ HAZAR STRATEJI ENSTITÜSÜ ENERJI VE EKONOMI ARAŞTIRMALARI MERKEZI EMİN AKHUNDZADA SERAY ÖZKAN ARALIK 2014 Azerbaycan Enerji Görünümü 1İran Enerji Görünümü www.hazar.org HASEN Enerji

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 CHP den yıllardır borç yiğidin kamçısıdır diyen Erdoğan a: Aklın Başına yeni mi geldi? Tarih : 07.12.2013 Vatandaşı kart müptelası yaptı, şimdi de bırak diyor Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ın, Başbakan

Detaylı

KAMU İHALE KURULU KARARI. Toplantıya Katılan Üye Sayısı : 7 : Elektrik ihtiyacının temini.

KAMU İHALE KURULU KARARI. Toplantıya Katılan Üye Sayısı : 7 : Elektrik ihtiyacının temini. Toplantı No : 2011/047 Gündem No : 2 Toplantıya Katılan Üye Sayısı : 7 Gündem Konusu : Elektrik ihtiyacının temini. Elektrik piyasası ve ilgili mevzuatındaki değişiklikler ve gelişmeler sonrasında, 4734

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MART 2016 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Ahmet KARAYİĞİT Makroekonomik göstergeler açısından başarılı bir yılı geride bıraktık. Büyüme, ihracat, faizler, kurlar, faiz dışı fazla gibi pek çok ekonomik

Detaylı

BLACKBERRY BİREYSEL AKILLI TELEFON KAMPANYA TAAHHÜTNAMESİ

BLACKBERRY BİREYSEL AKILLI TELEFON KAMPANYA TAAHHÜTNAMESİ BLACKBERRY BİREYSEL AKILLI TELEFON KAMPANYA TAAHHÜTNAMESİ Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ye; Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ( TURKCELL ) tarafından 01.07.2013 tarihinden itibaren düzenlemekte olan

Detaylı

Yakın n Gelecekte Enerji

Yakın n Gelecekte Enerji Yakın n Gelecekte Enerji Doç.Dr.Mustafa TIRIS Enerji Enstitüsü Müdürü Akademik Forum 15 Ocak 2005 Kalyon Otel, İstanbul 1 Doç.Dr.Mustafa TIRIS 1965 Yılı nda İzmir de doğdu. 1987 Yılı nda İTÜ den Petrol

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER

BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER BMİDÇS -COP16 SONRASI DEĞERLENDİRMELER AYŞE YASEMİN ÖRÜCÜ ODTÜ Mezunları Derneği Ankara, 2011 Tespitler Kopenhag-Cancun: İD BM kapsamında çözülebilecek bir konu mu? Kopenhag maliyeti: 1 trilyon $;belirsizlik

Detaylı

Yaz Puantı ve Talep Yönetimi

Yaz Puantı ve Talep Yönetimi Yaz Puantı ve Talep Yönetimi Genel elektrik talebi kış aylarında ısıtma ve aydınlatma, yaz aylarında ise soğutma (klima) ihtiyacına bağlı olarak bölgesel ve mevsimsel farklılıklar oluşturur. modus Enerji

Detaylı

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz?

Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz? Dünya Hububat Pazarında Neredeyiz? Şebnem BORAN 1.Dünya Hububat Pazarı Günümüzde dünyanın stratejik ürün grubunu oluşturan hububat pazarında önemli gelişmeler yaşanıyor. Dünya toplam hububat üretimine

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Tesislerinin kuruluşu ile çalışma usul

Detaylı

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr.

: Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI : Kenan TÜRK, Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2014-1-132 (Önaraştırma) Karar Sayısı : 15-12/159-72 Karar Tarihi : 18.03.2015 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr.

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Bakan Güler, "Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak" dedi

Bakan Güler, Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak dedi Türkiye'de 3 bin enerji yatırımcısı var Bakan Güler, "Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak" dedi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye'de enerji yatırımcısı sayısının

Detaylı

Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı

Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Enerji verimliliği / Sanayide enerji verimliliği Türkiye de enerji yoğunluğu Enerji tüketim verileri Türkiye de enerji verimliliği projeleri

Detaylı

DESTEK HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ

DESTEK HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ Görev ve Yetki Tanımları DESTEK HĠZMETLERĠ MÜDÜRLÜĞÜ Destek Hizmetleri Müdürlüğü, yürürlükteki yasal mevzuat çerçevesinde belediye kaynaklarının kamunun yararına ve ortak menfaatlerinin sağlanmasına yönelik

Detaylı

İL: Mersin İLÇE: Tarsus MAH.: Sofular SOKAK: 37 ve 42. Sokaklar

İL: Mersin İLÇE: Tarsus MAH.: Sofular SOKAK: 37 ve 42. Sokaklar İL: Mersin İLÇE: Tarsus MAH.: Sofular SOKAK: 37 ve 42. Sokaklar K İL: Mersin İLÇE: Tarsus MAH.: Sofular SOKAK: 37 ve 42. Sokaklar K BİLGİ FÖYÜ: BULUNDUĞU YER İL İLÇE MAHALLE SOKAK MÜLKİYET : Mersin : Tarsus

Detaylı

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland. 21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde

Detaylı

Tarih: 05.02.2010 Sayı: 2010/15. Konu:

Tarih: 05.02.2010 Sayı: 2010/15. Konu: S İ R K Ü L E R R A P O R Tarih: 05.02.2010 Sayı: 2010/15 Konu: 396 Sıra Numaralı VUK Genel Tebliği ile Ba ve Bs formlarına ilişkin uygulamada değişiklikler yapıldı. Özet: 4 Şubat 2010 tarihli Resmi Gazete

Detaylı

BASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARIMSAL SULAMA TARİFE YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar

BASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARIMSAL SULAMA TARİFE YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar BASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TARIMSAL SULAMA TARİFE YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı, Baraj, gölet, bent ve yeraltısuyu kullanılarak tarımsal sulama

Detaylı

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği KONU SİRKÜLER 2009 / 32 Sigorta Primi Desteklerine Yönelik Yeni Düzenlemeler (5921 Sayılı Kanun) Genel Olarak İşsizlikle mücadeleye yönelik bir yasal düzenleme olarak nitelendirilebilecek olan 5921 Sayılı

Detaylı

Güneşten Elektrik Üretme Zamanı! Etik Olarak Doğru, Finansal Olarak Akılcı, Çocuklarımızın Geleceği için Kritik Bu Yatırımı Yapmalıyız!

Güneşten Elektrik Üretme Zamanı! Etik Olarak Doğru, Finansal Olarak Akılcı, Çocuklarımızın Geleceği için Kritik Bu Yatırımı Yapmalıyız! Güneşten Elektrik Üretme Zamanı! Etik Olarak Doğru, Finansal Olarak Akılcı, Çocuklarımızın Geleceği için Kritik Bu Yatırımı Yapmalıyız! Ocak 2014 te Durum: Son dönemde PV panel fiyatlarında büyük düşüş:

Detaylı

BİNALARDA ENERJİ PERFORMANSI YÖNETMELİĞİ Bayındırlık ve İskan Bakanlığı

BİNALARDA ENERJİ PERFORMANSI YÖNETMELİĞİ Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Yayınlanma tarihi: 05.12.2008 Yürürlüğe girme tarihi: 05.12.2009 Vorlage 1 09/2006 Viessmann Werke Kapsam Mevcut ve yeni yapılacak konut, ticari ve hizmet amaçlı kullanılan

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı