İSTANBUL ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ YAYINIDIR NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2014

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ YAYINIDIR NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2014"

Transkript

1 İSTANBUL ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ YAYINIDIR NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2014

2 İSTANBUL ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ YAYINIDIR NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2014

3 İSTANBUL ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ YAYINIDIR NİSAN-MAYIS-HAZİRAN 2014

4 ODTUMIST İLETİŞİM REKLAM TARİFESİ ODTUMIST DERGİ ODTUMIST ODTUMIST WEB odtumist.org İletişim için:

5 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 02 DOSYA Ne kadar yerel, neyin seçimi?... 4 ODTÜ DEN ODTÜ den haberler... 8 Dernek ten Dernek ten haberler SÖYLEŞİ Ayşegül Gürerk: Kalbi eğitmeden dönüşüm de olmuyor Gamze Cizreli: ODTÜ hayalimdi GÜNDEM Isınan ve kuraklaşan bir dünyada iklim değişikliğini ciddiye almak GEZİ Kar ülkesinin prensi Kars Çevre Kırsaldaki ODTÜ lüler / GÜNCEL İstanbul hepimizin Çevre Gelişmişlik mi, geleceğimizi ipotek altına almak mı? SOSYAL SORUMLULUK Hisar Anadolu Destekleme Derneği ve KİLİMWORKS KÜLTÜR-SANAT Cenk Emre: Dünyaya kafa tutmak için GünCEL Karanlıkta diyalog ODTÜ lüler Runtalya da Adaleti beklerken yitirdiğimiz iki Can ; Onur Yaser Can ve Hatice Can Dernek ten Fotoğraf Çalışma Grubu Edebiyat Kulübü Burs Havuzu Çalışma Grubu İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği Yayın organı Ocak-Şubat-Mart 2014 Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın Basım Yeri ve Tarihi: İstanbul-Mart 2014 Dernek Adına İmtiyaz Sahibi Mehmet Rasgelener (ECON-STAT 78) Cumhuriyet Caddesi Platin Apartmanı 21/ Taksim Beyoğlu/İstanbul Sorumlu Müdür: Nevay Samer (CP 79) Tepecik Yolu Sokağı No:82 Dalmaz Konut Apt. D Etiler/İstanbul Yayın Çalışma Grubu Uğur Ayken (ME 76) Güzin Caner (CHEM 78) Nevay Samer (CP 79) Sefika Caculi (CE 85) Özay Yaşar (SOC 80) Seçil Başkaya (SOC 03) Feyzan Aliefendioğlu (CHE 78) H. Belgin Ünal (SOC 83) Z. Asuman Dener (PSY 88) Güçlü Gözaydın (ECON 96) Mehmet Rasgelener (ECON-STAT 78) Banka Hesap No: Aidat Hesabı Denizbank Mecidiyeköy Şubesi TR Burs Havuzu Hesabı Denizbank Mecidiyeköy Şubesi TR Yönetim Yeri Adresi Cumhuriyet Caddesi Platin Apartmanı 21/ Taksim Beyoğlu/İstanbul Dernek Telefonları Tel: Fax: inizi bize bildirin, aylık etkinliklere ve duyurulara daha çabuk erişin Yayın Hazırlık Tetra İletişim Hizmetleri Ltd. Şti Türkali Mah. Loşbahçe Sk. No:2 D:1 Beşiktaş/İstanbul Tel: Genel Yayın Yönetmeni: Önder Kızılkaya Editör: Umut Bavlı Grafik uygulama: Kübra Şahin Fotoğraf: Belkıs Dalkıranoğlu Baskı Şan Ofset Matbaacılık Hamidiye Mah. Anadolu Cad. No:50 Kağıthane/İstanbul Tel: Baraka dergisinde yayımlanan yazı ve fotoğraf ları yayma hakkı İstanbul ODTÜ Mezunları Derneği ne ait olup kaynak gösterilse dahi, hak sahiplerinin yazılı izni olmaksızın ticari amaçla kullanılamazlar. Geçtiğimiz dönemde hepimizi en çok etkileyen olay, kayıtlara Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en fazla can kaybı ile sonuçlanan iş ve madencilik kazası olarak geçen Soma faciası oldu. Türkiye de yaşamın bir parçası olarak görülen bu felaketlerin en acı yanı, önlenebilir olmalarına rağmen olabilecek en kötü şekilde sonuçlanmaları; Soma da 301 canın yitirilmesinde olduğu gibi. Hükümetin, özelleştirmeler ve diğer yollarla sermayeyi sınırsız teşvik ederken, alınması gerekli güvenlik önlemlerini ve işçilerin çalışma koşullarını göz ardı etmesinin acı sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz. En gelişmiş ülke olma iddiası peşinde koşarken, iş kazalarında liste başlarında yer alıyoruz. İnsan haklarına, en başta da yaşam hakkına değer verilen bir ülke olmanın yollarını aramak ve bunun için mücadele etmek ise giderek artan bir sorumluluğumuz olarak diğer her şeyin önüne geçiyor. Derneğimizin önemi böyle günlerde daha iyi hissediliyor. Ortak noktalara sahip olduğumuz kişilerle birlikte olmak sosyal etkinliklerden daha çok keyif almamızı sağladığı gibi, böyle isyan ettiğimiz günlerde de acıyı paylaşmamıza neleri değiştirebileceğimizi tartışmamıza yardımcı oluyor. 30 yılın üzerindeki çalışma hayatımı sonlandırdıktan sonra dernek yönetiminde çalışmamı sağlayan en önemli faktör, hangi yaşta olursa olsun bir mezunumuz ile karşılaşıp biraz sohbet ettikten sonra duyduğum o paylaşma duygusuydu. Yönetim kurulu üyeleri, dernek çalışanları, gönüllüler, etkinliklere katılan üyelerle birlikte işte bu paylaşımı devam ettirmeye ve güçlendirmeye çalışıyoruz. Taksim de olmak İstanbul da bir araya gelmenin zorluğunu azaltıyor. Fiziki olarak bir araya gelemediğimiz arkadaşlarımıza da Baraka aracılığı ile ulaşıyoruz. Dergimiz yayına hazırlanırken henüz çok yeni olan Soma Faciası ile ilgili ODTÜ lü bilim insanlarımızın değerlendirmeleri ayrıntılı olarak gelecek sayımızda yer alacak. Ayrıca bursiyerlerimizle ve üniversitemiz ile birlikte geliştirmeye çalıştığımız Soma ya destek projelerini sizlerle paylaşacağız. Geçtiğimiz ayın kuşkusuz en önemli etkinliği, öğrenci, öğretim üyesi, mezun birçok ODTÜ lüyü bir araya getiren üniversitemizin ağaç hedefli Bir ağaç sizden, bir orman bizden kampanyası idi. Bu kapsamda Yasemin Civelekoğlu Yönetim Kurulu Genel Sekreteri üçüncüsü düzenlenen ağaç dikme şenliği renkli fotoğrafları ile sayfalarımızda yer alıyor. Orada olmanın keyfini anlatmaya çalıştık ama daha iyisi Ekim de tekrarlanacak şenlikte hep birlikte olmak. Yerel seçim sonuçları ile ilgili hepimiz birçok yorum yaptık, ama üyelerimizden Konda Araştırma nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır ile yaptığımız söyleşi, bu yorumların bilimsel yapılmasının nasıl farklı olduğunu bizlere gösterdi. Oy ve Ötesi ile Ankara nın Oyları Gruplarının seçimlerle ilgili değerlendirmeleri ise önümüzdeki seçimler için hepimize yol gösterici nitelikte. Endüstri Mezunlarının gıpta ile izlenen yıllık olağan öğrenci-mezun buluşmalarından Seminer 2014 notları; mezunlarımızın aktif olarak yer aldıkları çevresel haberlerimiz -TEMA Vakfı projeleri, KOS un (Kuzey Ormanları Savunması) etkinlikleri, Kırsaldaki ODTÜ lüler- yine dergimiz sayfalarında... Geçtiğimiz dönemde kaybettiğimiz büyük usta Marquez i, kilometrelerce uzakta yaşayan üyemiz Cem Savran ın kalemi ile anıyoruz. Doç. Dr. Selçuk Şirin ile Demokrasi, ekonomi ve eğitim üzerine yaptığımız söyleşide, Soma benzeri iş kazalarının, cinayetlerinin olmayacağı bir Türkiye hayalinin ipuçlarını görebiliyorsunuz... Dergimizin bu sayısını da beğeni ile okuyacağınızı umuyoruz. Bir arada olmanın gücümüzü artırdığı inancıyla, sizleri derneğe, etkinliklerimizde yer almaya davet ediyor, katkılarınızı bekliyoruz. 03

6 HABER HABER Fotoğraf: Cem Sarvan Acımız büyük Acımız büyük Soma da bir maden ocağında 13 Mayıs 2014 Salı günü yaşanan facia hepimizi derinden üzmüştür. Zor koşullarda görev yapan çok sayıda işçimizin bu faciada yaşamını kaybetmesinden duyduğumuz acı büyüktür. Yaşamını yitiren işçilerimize rahmet, başta yakınları olmak üzere tüm ulusumuza başsağlığı dileriz. Madende mahsur kalan işçilerimizin de en kısa sürede kurtarılmasını bekliyoruz. Hepimizin yüreğini çok derinden yaralayan böylesi elim olayların bir daha yaşanmaması için ODTÜ olarak bilgi birikimimiz ve akademik yetkinliklerimiz çerçevesinde her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtiriz. Akademik birimlerimizin konuyla ilgili araştırmaları ve değerlendirmeleri en kısa sürede kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bazen Rektörlük acımızı DOSYA anlatmaya hiç bir söz yetmez. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde insan hakları ve bu hakların başında gelen yaşam hakkı hiçbir zaman son yıllarda olduğu kadar değersizleşmemişti. Ülkemiz ölümlü iş kazalarında rekor üstüne rekor kırmaktadır. Gösterilerde gözleri çıkan, yaralanan ve öldürülen insanların yakınları miting meydanlarında yuhalatılmaktadır. Özelleştirmeler ve diğer yollarla sermayenin sınırsız teşviki, bir hükümet politikasıdır ve bunun acı sonuçlarını halkımız yaşamaktadır. Dün Soma da meydana gelen facia, kaza diye geçiştirilemez. Gerekli önlemlerin alınmış veya alınmamış olması, idarenin denetim sorumluluğundadır. Sayıları yüzlere varan kayıplarımızın acılı ailelerinin acılarını paylaşır, yaralıların acilen iyileşmesi ve mahsur kalanların sağ olarak kurtarılmasını umut eder, ülkemiz üzerindeki bu kabusun artık sona ermesini dileriz

7 HABER HABER ODTÜ de Ağaç Şenliği 58.ODTÜ Günü Üstün Hizmet ve Takdir Ödülleri belirlendi Ortadoğu Teknik Üniversitesince (ODTÜ) düzenlenen Ağaçlandırma Şenliği ne katılan vatandaşlar, 12 bin adet ağaç fidanı dikti. Gölbaşı ilçesine bağlı İncek Mahallesi ndeki ODTÜ arazisinde, Bir ağaç sizden, bir orman bizden sloganıyla düzenlenen etkinlik kapsamında Capoeira gösterisinden halk oyunlarına kadar farklı gösteriler düzenlendi. Etkinlikte konuşan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Acar, doğaya ve insana karşı saygının, demokratik modern toplumlarda yaşayan iyi vatandaşların paylaşması gereken temel değerler olduğunu söyledi. Acar, genç nesillere öncelikle bu değerlerin öğretilmesi gerektiğini ifade etti. Bu konuyu, topluma karşı sorumluluk olarak gördüklerini aktaran Acar, doğanın tahrip edilmesiyle elde edilen zenginliğin sürdürülebilir olmadığını savundu. Üniversitelerin, bu konuda duyarlı olması gerektiğini kaydeden Acar, doğaya ve insana saygının, toplumda temel değer olarak benimsenmesinin ve yeni nesillere aktarılmasının ülke geleceği için önemli olduğunu belirtti. Bir Ağaç Sizden, Bir Orman Bizden kampanyası kapsamında 300 bin ağaç dikileceğini belirten Rektör Acar, Ağaç dikim çalışmalarını Ekim ayında başlattık. İlk etapta 7 binden fazla ağaç diktik. 3 Kasım de Eymür Gölü ndeki etkinlikte de 7 bin 500 ağaç diktik, bugün yapılan şenlikte de 12 bin ağaç dikiyoruz. 18 Ekim den bu yana diktiğimiz ağaç sayısı 62 bine ulaşacak dedi. Acar etkinlikte ayrıca, Bu tür alanlara hep birlikte ağaç dikeceğiz. Sizlerin katılımı, bizlere büyük bir güç veriyor. Kampanya, bir ay önce başladı ve hızla yayılıyor. Ümit ediyorum, kampanya süresi içinde 300 bin ağaç hedefini kolaylıkla geçeceğiz şeklinde konuştu. Acar ın konuşmasının ardından, belirlenen alanlarda öğrenciler, mezunlar, öğretim üyeleri ve vatandaşlar tarafından 12 bin ağaç fidanı dikildi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Senatosu tarafından Üstün Hizmet ve Takdir Ödüllerine hak kazananlar 30 Mayıs 2014 günü açıklandı. KKM de yapılan törende, ödül alanların özgeçmişleri ve ödül gerekçeleri okundu. Üyelerimizden ve kurulduğu günden beri derneğimize desteği hiç azalmadan devam eden Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. nin Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi Mete Uğurlu, ODTÜ Takdir ödüllerinden birisinin de sahibi oldu. Diğer takdir ödülü sahibi Orhan Behiç Alankuş olurken; emekli büyükelçi Ertuğrul Apakan ile Dr.Hıfzı Topuz ise, ODTÜ Üstün Hizmet ödüllerine hak kazanan isimler olmuştur. Kendilerini kutluyor, ülkemiz, halkımız ve ODTÜ için değer katmaya devam etmelerini bekliyoruz. Mete Uğurlu (ODTÜ Takdir Ödülü) ODTÜ DEN HABERLER ODTÜ Mezunlar Günü Değerli Mezunlarımız, Geleneksel ODTÜ Mezunlar Günü bu yıl 28 Haziran 2014 Cumartesi tarihinde gerçekleşecektir. Tüm mezunlarımızın davetli olduğu bu günde mezuniyetlerinin 10, 20, 30, 40, 45 ve 50. yıllarını doldurmaları sebebiyle 1964, 1969, 1974, 1984, 1994 ve 2004 yılı mezunlarımıza madalya takdim edilecektir. Diplomadaki isimlere göre düzenlenecek madalyaların takdim edileceği mezunlarımızın listesine adresinden ulaşabilirsiniz. Bir dönem geç mezun oldukları için listede adı bulunmayan mezunlarımız talep ettikleri takdirde listeye ekleneceklerdir. Listedeki eksik ve hataları 25 Nisan 2014 Cuma saat ye kadar adresine bildirebilirsiniz. Programla ilgili ayrıntılar ilerleyen tarihlerde duyurulacaktır. Saygılarımızla, Mezunlarla İletişim Müdürlüğü 1955 yılında Ankara da doğdu yılında Ankara Atatürk Lisesi ni bitirdi. ODTÜ İdari İlimler Fakültesi İşletme Bölümü nden 1978 yılında mezun oldu. Türkiye İş Bankası nda uzman yardımcısı olarak bankacılık kariyerine başladı. Bankanın Organizasyon Müdürlüğü ve Bilgi İşlem Müdürlüğü nde uzman ve yönetici olarak çeşitli görevlerde bulundu. Uğurlu, İngiltere de Manchester Business School ve Amerika da University of Virginia Darden School da üst düzey yönetici eğitim programlarına da katıldı. Türkiye İş Bankası ndaki görevleri sırasında Bankanın Londra Şubesinin açılması, Almanya dan Türkiye ye online havale sisteminin kurulması, bankanın reorganizasyonu gibi çok sayıda ve farklı alanlarda projelerde yer alan Uğurlu, Türk bankacılığının elektronik bankacılığa geçiş sürecinde; Bankamatik, POS, İnternet ve Telefon Bankacılığı gibi çok önemli teknolojik dönüşüm projelerinde aktif görev aldı. İş Bankası Genel Müdürlüğü nün Ankara dan İstanbul a fiili taşınma sürecinin yönetimini de ekibi ile birlikte başarı ile tamamladı yılları arasında da Bankanın bireysel bankacılık, halkla ilişkiler, organizasyon ve merkezi operasyon birimlerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. Türkiye İş Bankasının çeşitli iştiraklerinde denetçi ve yönetim kurulu üyesi görevlerinde bulunan Uğurlu, İş Kültür Yayınları A.Ş. ve İş Girişim Sermayesi A.Ş. şirketlerinde Yönetim Kurulu Başkanı olarak da görev yaptı. Mete Uğurlu, 31 Ocak 2006 tarihinden bu yana Türkiye İş Bankası nın iştiraki olan Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. nin Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. Uğurlu, emeklilik şirketlerinin ortağı olduğu Emeklilik Gözetim Merkezi A.Ş. de Yönetim Kurulu üyesidir. Ayrıca, Türkiye Sigorta Birliği nde Yönetim Kurulu üyesi, Başkan Yardımcısı ve Hayat ve Emeklilik Yönetim Komitesi Başkanı görevlerini sürdürmektedir. Mete Uğurlu yönetiminde, Anadolu Hayat Emeklilik, ülkemizin geleceği olan kadınlara yönelik sosyal sorumluluk projeleri kurgulamakta ve kesintisiz olarak sürdürmektedir. Bu kapsamda yapılan bazı çalışmalar şunlardır: T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ve ÇYDD ile ortaklaşa yürütülen Geleceğin Sigortası Kızlarımız projesi ile yüksekokul ve üniversitelerin sigortacılık bölümlerinde okuyan başarılı kız öğrencilere burs desteği sağlanması; bu yıl sekizincisi yapılan ve sadece kadınların katılabildiği Kadın Gözüyle Hayattan Kareler Fotoğraf Yarışması ; kadınlara özel Ev Hanımları Emeklilik Planı. Görevleri gereği birçok etkinliğe konuşmacı ve panelist olarak davet edilen Uğurlu, ülkemizde sigorta bilincinin artırılması, finansal okuryazarlık ve bireysel emeklilik sisteminin gelişimine önemli katkılarda bulunmuş ve bu amaçla çalışmalarına devam etmektedir. Mete Uğurlu evli ve bir kız çocuk babasıdır; ayrıca iki torunu vardır

8 HABER Gelenekselleşen bir ODTÜ etkinliği: Tiyatro Şenliği Ankara da baharın gelişini karşılayan şenliklerden biri olan ve bu yıl 25 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında Tiyatro Topluluğu nca düzenlen Şenlik 14, 1966 dan bu yana yapılıyor Türkiye üniversite tiyatroları buluşması niteliği taşıyan şenlikte bu yıl ODTÜ Oyuncuları, Bertolt Brecht in Mezbahaların Kutsal Johanna sı oyununu sundular. 50 yıla yaklaşan birikimiyle ODTÜ Tiyatro Şenliği için ODTÜ Oyuncuları şunları söylüyorlar: ODTÜ Tiyatro Şenliği nin geniş kitleleri oyalamak, yanlızca eğlendirmek, vakit geçirmek, haz pazarlamaya katkıda bulunmak yerine, tüm tiyatro dostlarını özgürce düşünmek, tartışmak, araştırmak ve üretmek için bir araya getirmesini diliyoruz. Şenlik e nice nice yıllar diliyoruz! Sportif başarılarla gurur duyuyoruz HABER Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözünü doğrulayan odtü lüler Briç Üniversitemizde Nisan 2014 tarihlerinde yapılan Türkiye Üniversiteler Briç Şampiyonasında erkek ve kadın takımlarımız 24 üniversite arasında birinci oldu tarihleri arasında İnönü Üniversitesi nde düzenlenen Üniversitelerarası Bilardo Türkiye Birinciliği müsabakalarında Üniversitemiz Kadın ve Erkek Bilardo Takımları 2. oldu. (Her iki takımımız da!) Kürek Nisan 2014 tarihlerinde Sapanca da yapılan Üniversite Kulüpleri arası Büyükler Türkiye Şampiyonası Final Kürek Yarışları nda kadın takımımız 1., erkek takımımız 2. oldu. Dans Türkiye Üniversitelerarası Dans Yarışması 19 Nisan 2014 tarihinde İstanbul da gerçekleştirildi. Takımımız Türkiye ikincisi oldu ve ayrıca Jüri Özel Ödülü ne layık görüldü. ODTÜ DEN HABERLER ODTÜ ye iki ödül 208 ülkeden in üzerinde bir katılımın gerçekleştiği, İtalya nın Milano kentinde 2010 yılından itibaren düzenlenen dünyanın en kapsamlı tasarım yarışmaları arasında yer alan A Design Award Tasarım Ödülleri Yarışması nda bu yıl üniversitemizin Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü öğretim elemanı Dr. Hakan Gürsu 15 ödül kazanarak En çok ödül alan tasarımcı ünvanını korumuştur. Kendisini kutluyoruz. Fizik Bölümü öğretim üyelerimizden Doç.Dr. Hakan Altan, Kocaeli Üniversitesi tarafından Fen Bilimleri alanında verilen Prof.Dr. Baki Komşuoğlu Bilim Teşvik Ödülü ne layık görülmüştür. Frizbi Üniversitemizde 18 Nisan 2014 tarihinde yapılan Üniversitelerarası Türkiye Frizbi Birinciliğinde takımımız şampiyon oldu. Bilkent Üniversitesi nde Nisan 2014 tarihlerinde gerçekleştirilen Bilkent Üniversitesi Ultimate Frizbi Şampiyonası katılan takımımız şampiyon oldu. Hentbol Üniversitemiz Erkek Hentbol Takımı, Nisan 2014 tarihlerinde Sivas ta Üniversite Sporları Federasyonu nca düzenlenen 1. Lig Hentbol müsabakalarına katıldı. Grup birincisi olarak süper lige terfi müsabakalarına katılmaya hak kazandı. Satranç Üniversitemiz Kadın ve Erkek Satranç Takımları, Nisan 2014 tarihlerinde Antalya da Üniversite Sporları Federasyonu nca düzenlenen Üniversiteler Satranç Türkiye Şampiyonası nda Kadın Takımımız birinci, erkek takımımız dördüncü oldu. Ayrıca sporcumuz Ayça Fatma Durmaz kadınlar şampiyonu oldu. Sualtı hokeyi takımı 4-5 Nisan 2014 tarihleri arasında Çekoslovakya Cumhuriyeti nde gerçekleştirilen özel BUD PIG CUP Kulüplerarası Sualtı Hokeyi Şampiyonasında ODTÜ SAS Erkek takımı yaptıkları tüm karşılaşmalarda galip geldi ve 1. oldular. Bilardo Üniversite Sporları Federasyonu tarafından 27 Nisan 1 Mayıs Ragbi Üniversitemiz Erkek Ragbi Takımı, 4 6 Mayıs 2014 tarihlerinde Konya da Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen Ragbi Ünilig Final müsabakalarına katıldı ve 2. oldu. Amerikan Futbolu Takımı Üniversitemiz Amerikan Futbolu Takımı, 3 4 Mayıs 2014 tarihlerinde Konya da düzenlenen Korumalı Futbol Ünilig Final müsabakasında 2. oldu. Voleybol Üniversitemiz Kadın Voleybol Takımı, Üniversite Sporları Federasyonu tarafından 1 6 Mayıs 2014 tarihleri arasında Bülent Ecevit Üniversitesi nde düzenlenen Üniversitelerarası Voleybol 1. Lig müsabakasında 3. oldu. Hentbol Üniversitemiz Erkek Hentbol Takımı, 4-6 Mayıs 2014 tarihlerinde Konya da Hentbol Federasyonu nca düzenlenen Ünilig Hentbol Play-Off müsabakalarında 3. oldu. Yelken 4-6 Nisan 2014 tarihleri arasında Muğla/Marmaris te düzenlenen MIYC Campus Camp Yarışı na Üniversitemiz Yelken Takımı 3. oldu Nisan 2014 tarihleri arasında İzmir/Urla da düzenlenen Jimmy Key Cup ve Universail Cup Yelken Yarışına katılan üniversitemiz Yelken Takımı üniversiteler kategorisinde 1., kulüpler kategorisinde 3. oldu

9 HABER HABER Bekir Ağırdır Xxxxxxx seminer İstanbul 2014 O XXX İstanbul daki endüstri mühendisi mezunların girişimiyle, ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü IE422 Seminar in Industrial Engineering derslerinden birini İstanbul da yapıyor. Bunu mezunlarla yemekli bir buluşma izliyor. Ertesi gün de İstanbul Gezisinde; birkaç ay sonra aramıza katılacak (ÇıtırEM) endüstri mühendisleri ile mezunların etkileşimi sürüyor. Bu yılın seminer İstanbul u Nisan 2014 te yapıldı.43 öğrencinin katıldığı Seminer, Tuzla da Sabancı Üniversitesi nde Sinema Salonunda yapıldı. Ev sahipliğini Güvenç Şahin 00 ve Adnan İnce 86 yaptığı Seminer de Fatma Onat 93, Adnan İnce 86, Şule Aktaş 98, Zeynep Yılmaz 86, Mehmet Göçmen 81, Selma Ergin Özmeriç 86, Işık Uman 96, Selman Çoban 01 ve Güvenç Şahin 00 konuşmacı olarak yer aldılar. Akşamki yemeğin evsahipliği ise Gülgün Dönmez 86 ve Metin Uzunoğulları 84 idi. Yemekte öğrencilerle birlikte 100 den fazla katılımcı vardı.koşuyolu ndaki öğretmenevinde geceleyen öğrencilerin 23 Nisan daki İstanbul Gezisinde rehberliği Cem Tüzün 88 yaptı. Öğrenciler, masraflarının çok büyük bir bölümünü mezunların karşıladığı iki günlük etkinlikleri tamamlayarak 23 Nisan Akşamı Akaraya geri dönmüş oldular. Beyoğlu nu keşfettik ODTÜ İstaanbul Mezunlar Derneği olarak düzenlediğimiz kültür ve lezzet turları büyük ilgi görmye devam ediyor. 5 Nisan günü yoğun katlımla Beyoğlu ve çevresinde gerçekleştirlilen tura, profesyonel rehber Egemen Demircioğlu eşlik etti. Etkinliğe katılanlar, tur sonunda duydukları memnuniyeti bizlerle paylaştılar. Uzun bir süreden beri önünden geçerken fark etmediğimiz şeyleri fark ettik. Ayrıca ODTÜ lü büyüklerimizle buluşmak bize büyük mutluluk verdi. Fatma Karakaş ve Esra Yıldırım Çok keyif aldım. Benim için çok yeni şeyler duydum. Gül İlbeyli Rehberi çok beğeniyorum, dinlemesi keyifli. Eda Kurtoğlu Rehber konusuna çok hâkimdi, Fransızca diline hâkim olması Beyoğlu turu için önemli bir artı oldu. Gökhan Gümüştaş ODTÜMİST Buluşma gerçekleştirldi İstanbul daki ODTÜ lüler ve ODTÜ dostları, 16 Nisan da geleneksel ODTÜMİST Buluşması nda bir araya geldiler. ODTÜMİST Caz Gecesi nde Brezilya esintileri N ardis Jazz Club ta gerçekleştirilen ODTÜMİST Caz Gecesi nde konuklar, Asena Akan Band ile Brezilya Caz müziğinden eşsiz yorumları dinleme fırsatı yakaladılar. Edebiyat Klubü söyleşileri devam ediyor DENREK TEN 10 11

10 ANMA ANMA Sualtının öncülerinden Gökhan Türe nin ardından SOSYAL SORUMLULUK Kemal Gökhan Türe yi 11 Mayıs 2014 günü kaybettik. ODTÜ lü bu değerli insanın en yakın arkadaşlarından birisi olarak Gökhan ın sualtına ve denizlerin korunmasına katkılarını sizlerle paylaşmak benim için çok anlamlı. Amansız hastalığını geçen sene Haziran ayında öğrenmiştik. Vefatına kadar geçen o 11 aylık süre her zaman iyileşeceğini umduk. Ancak çok sevdiğimiz Gökhan Türe hastalığına yenildi. Yazı ve fotoğraflar: Cem Orkun Kıraç (METE 87) Gökhan Türe Ocak 1962 Tekirdağ doğumlu. Çocukluğun geçirdiği baba evi hemen denizin önündeydi. Ve dolayısı ile denizi daha çocukluğundan bilen ve yakından tanıyan birisi oldu. Lise çağlarında artık Marmara Denizinde kayıkla açılıyor, balık avlıyor ve nefesle dalıyordu. Yakın arkadaşlarıyla Marmara Adalarına gidiyor, adaların etrafında tekneyle dolaşıyordu. ODTÜ-SAT ı kuranlardan ve öncü üyelerinden birçoğumuz gibi 1970 li yıllarda nefesle zıpkınla balık avlıyordu. Bu deneyimler ve deniz canlıları ile karşılaşmalar daha sonra yazdığı şiirlerine de yansıyacaktı. Gerçekten duygu ve anlam yüklü güzel şiirler. Denizci insanların yanısıra denizi tanımayan insanları bile duygulandıracak nitelikte şiirler. K. Gökhan Türe ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği 1987 mezunu. Ancak Gökhan ın bir mühendis olmasının yanısıra çok farklı ve önemli özellikleri vardı. Bunu daha öğrenciyken, onunla aynı bölümde okurken görmüştüm senesinde ODTÜ bünyesinde Sualtı Topluluğu kurulması yönündeki girişimleri ve bizleri bir araya getirmesi bunlardan ilkiydi. Türkiye de tüm üniversiteler arasında sualtı ve dalıcılık konusunda ilk öğrenci topluluğu idi Aralık ayında ODTÜ Rektörlüğüne verilen dilekçemize 1985 de olumlu yanıt geldi ve gayrı resmi 1984 resmi 1985 senesinde kurulmuş olduk. Ama ODTÜ-SAT ın ve sevgili Gökhan ın hikayesi asıl bundan sonra başladı. O her daim öncü fikirleriyle Türkiye de ve hatta bazıları dünyada ilklere imza attı. ODTÜ-SAT bünyesindeki dalış eğitimleri ile tek bir dalış eğitimi standardına bağlı kalmadan sürekli kendini geliştiren ve kendi eğitim formasyonunu oluşturan bir müfredat hazırladı. Bu, sonraki SAT üyeleri ve dalış eğitmenlerine kuşaktan kuşağa aktarıldı. Birçok ODTÜ lü temel ve ileri dalış eğitimini SAT bünyesinde aldı. SAT ın 800 den fazla dalıcı üyesi var ve adlarını burada sayamayacağım kadar çok ODTÜ-SAT lı dalıcı denizlerde, kıyılarda ve sualtında; kültürel, tarihi ve doğal değerlerimizi araştıran önemli kişilerin arasında yer aldılar. ODTÜ-SAT ekolünden birçok insan şu anda Türkiye de ve dünyada farklı eğitim kurumlarında akademisyen veya ATLAS ve NG gibi dergilere yazarlık ve fotoğrafçılık yapan insanlar, SAD, WWF, BM gibi kurumlarda görev yapan araştırmacı veya yöneticiler ve kamu kurumlarında uzman oldular. Bu insanlar gerek ODTÜ de öğrenciyken SAT bünyesinde, gerekse sonraki meslek hayatlarında sualtında ve kıyılarda deniz canlıları, ekosistemleri, batıkları, sualtı arkeolojik eserleri ve deniz mağaralarını araştırmaya ve korumaya devam ediyor. Bunların temelini atan ise o Tekirdağ lı genç Gökhan Türe idi. Temel ve ileri dalış eğitimleri yanısıra, ODTÜ-SAT ın şiarı dalışı bir araç olarak kullanarak asıl gaye olan deniz ve sualtı araştırmalarını yapmak, araştırması zor olan konularda veriler toplamak, bunu bilim dünyasına kazandırmak, korunması gereken doğal, tarihi ve kültürel değerleri gelecek kuşaklara aktarmak oldu. Bu ise, ihtisas çalışma kümeleri oluşturmaktan geçiyordu. İşte Gökhan Türe ODTÜ-SAT bünyesinde 1984 ile mezun olduğu 1987 seneleri arasında bunları tasarladı ve önerdi. Kısaca Araştırma Grupları dediğimiz bu ihtisas birimlerini önerdi. Ekolojik araştırmalar için Ekolojik Araştırmalar Grubu (EKOG), yunuslar ve balinalar için Deniz Memelileri Araştırma Grubu (DEMAG), nesli kritik derecede tehlike altında Akdeniz foku için Akdeniz Foku Araştırma grubu (AFAG), batık araştırmaları için Batık Araştırma Grubu (BAG; buhar çağı sonrası sac gemileri araştırmak ve belgelemek üzere), antik çağdan kalma batık gemi ve şehirleri araştırmak için Sualtı Arkeolojisi Araştırma Grubu (SAAG), içinde su bulunan deniz ve kara mağaralarını araştırmak ve belgelemek için Deniz Mağaraları Araştırma Grubu (DEMAG) kuruldu. Bu gruplar hala yaşıyor ve Türkiye de önemli bilgi boşluklarını dolduruyor. Bu araştırma gruplarının elde ettiği görüntüler -gerek fotoğraf gerek video olarak- birçok belgesel filmde kullanıldı ve aynı zamanda akademik çalışmalarda makale ve yayınları destekledi. Deniz kaplumbağaları için kurulan DEKAG ı ise ilk üç saha çalışması sonucunda amacına ulaştığını düşünülerek pasif hale getirdik. Bu nesli azalan deniz canlısının Türkiye kıyılarında en önemli üreme sahalarından biri Dalyan kumsalı idi. Öncü araştırmalarla önce bu tespit edildi ve Dalyan hedeflenerek 1985 ve 1986 da öncü ve Mayıs 1987 de oldukça kapsamlı ve çok katılımlı bir ODTÜ-SAT saha çalışması planlandı. Gökhan elbette bu fikri geliştiren ve planlayan kişi olarak öncü rol üstlendi. Bu çalışmanın önemi, daha sonra Türkiye de tedricen gelişen ancak 1990 ların ortalarında artan kitlesel çevre hareketinin başlangıcı olmasıydı. Elbette çok değerli bilim adamları ülkemizin doğasını, biyolojik çeşitliliğini ve nesli azalan canlılarını araştırmak ve korumak için çalışmalarda bulunmuşlardı, ancak bunlar o zamanki koşullarda medyada yerini bulamayan halka yansımayan çalışmalar oldu. ODTÜ- SAT ın Caretta caretta Dalyan Kumsalı Üreme Çalışması hepimizin bildiği üzere ülkemizdeki çevre hareketinin simgesi olan Caretta caretta ları Türkiye de kamuoyuna tanıttı. Ardından 1988 de Doğal hayatı Koruma Derneği bu alana girdi ve koruma çalışmalarını devam ettirdi. İşte sevgili Gökhan Türer nin ilk yıllarımızda bizlere aktardığı mahmuz etkisi (spur action) kavramı yerine oturmuştu. ODTÜ-SAT ve SAD daha sonra deniz kaplumbağaları araştırmalarına sadece destek olan bir kurum oldu. Deniz kaplumbağaları fark edildiği için koruma proje ve çalışmaları önce yavaş sonra büyük bir ivme ile hızlandı. Dolayısı ile DEKAG kapandı. AFAG (Akdeniz Foku Araştırma Grubu) ise çok aktif olarak hala devam eden bir ihtisas araştırma birimi. Türkiye de Ulusal Fok Komitesi nin kurucu üyelerinden ve birçok ulusal ve uluslararası başarılara imza attı. Henry Ford Avrupa Çevre Koruma Ödüllerinde 1998 yılında Avrupa 1.cisi olarak Grand Prix ödülüne layık görüldü. Akdeniz Fokunun Türkiye de Korunması; Foça Pilot Projesi konusunda örnek ve uzun soluklu bir proje oldu. Daha birçok ulusal ve uluslararası ödüllere layık görüldü. SAAG (Sualtı Arkeolojisi Grubu) birçok önemli sualtı arkeolojik eserlerini ortaya çıkardı, bazılarının yüzey incelemelerini yaptı. Bu bulguları başta Kültür Bakanlığı olmak üzere kamuoyuna tanıttı ve sualtı kültürel mirasımızın korunmasına çok önemli katkılar yaptı. SAD-SAAG son iki senedir UNESCO Türk Milli Komitesi Sualtı Kültürel Mirası İhtisas Komisyonu asal üyesi. Gökhan Türe 1994 senesinde ise Sualtı Araştırmaları Derneği kurulmasını önerdi ve 15 kurucudan biri olarak, SAD ın ilk başkanı oldu. SAD da sualtı, deniz ve kıyılarımızın araştırma ve korunmasında ülkemizdeki öncü bir sivil toplum kuruluşu. Gökhan ın öncülük yaptığı dernek tüzüğünün hazırlanmasındaki çabaları ve katkıları unutulacak gibi değil. Son derece titiz ve idealist bir çalışma sergileyerek kurucu ekibi koordine etti. ODTÜ Mezunları Derneği nin Şerefli Sokaktaki lokali çalışma karargâhımız oldu ve birçok kurucusu olduğu dernek ve oluşumlar gibi SAD da Gökhan ın fikir tohumları arasından filizlendi. Ocak 2014 de 20. Senesini kutlarken Gökhan Türe aramızda idi ve bizleri son genel kurulumuzda da yalnız bırakmadı. Gökhan Türe nin yaratıcılığı bunlarla sınırlı değil; sadece ODTÜ-SAT ve SAD kurucuları arasında olmayıp, Doğa Sporları ve Araştırmaları Derneği (DASK) ın, ayrıca Likya Kuş Gözlem Topluluğu (LİKKUŞ) un da kurucuları arasında. Gökhan Türe nin en önemli özelliklerinden biri de öz Türkçeye oldukça önem vermesi ve bunda lafla kalmayıp sualtı, deniz ve kıyı araştırmalarında ilgili tüm teknik terimlerin Türkçelerini bulması veya unutulmuşları ortaya çıkarması ve bunları yayınları ve sözleriyle kullanıma sokması olmuştur. Önemli fikirlerin ve eserlerin sahibi sevgili Gökhan Türe seni unutmayacağız ve hep anılarını yaşatacağız. Buna söz veriyoruz

11 HABER Ayasoftanın Işıkları Prof.Dr. Haldun Gülalp (Econ-Stat 72) HABER Devrim, vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi. Murat Uyurkulak, Tol, İstanbul: Metis Yayınları, DENREK TEN Yusuf Aslan ile O Gün Ölmek Yasak Fotoğrafın ABC si Orta Seviye Excel Egitimi Yaklaşık olarak 1968 ile 1978 yılları arasındaki on yıl boyunca devrim sadece bir hayal değil, neredeyse gerçekçi bir olasılık olarak belli bir heyecanla bekleniyordu. Kısmen bu beklentinin gücünden olsa gerek, sonuçta uğranılan 12 Eylül hüsranı, sadece askeri rejimin sürdüğü üç yıl ile sınırlı kalmadı, bir 30 küsur yıl daha güzel ülkemizin zavallı halkına yaşamı zehir etmeyi sürdürdü. 12 Eylül ün otuz üçüncü yılında, yani 2013 yazında ise, hiç beklenmedik bir anda, bırakınız yakın bir olasılık olmayı, hiç kimsenin aklına bile gelmeyecek bir şekilde ve adeta hiç yoktan bir kıvılcımın parlaması sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı ayaklanması kendiliğinden patlak verdi. Devrim tabii ki gerçekleşmedi, ama yine de, o sırada yaygın bir şekilde kullanılan deyimle, göz kırptı. Özlenen yaşam tarzının mümkün olabileceği, çok kısa bir süre ve çok sınırlı bir alan için geçerli olsa da, yaşanarak görüldü. Yani, devrim, beklendiği sırada gelmedi, ama hiç bir olasılığın olmadığı bir anda, iktidarı da şaşkına çeviren bir şekilde, en azından göz attı. Bu durumu toplum bilimi nasıl açıklayabilir? Devrimler, kapsamlı, önemli ve büyük ölçekli olaylar oldukları için, bir devrimin hangi toplumda, hangi koşullarda, ne zaman ve nasıl geleceği önceden bilinebilir diye düşünülebilir. Oysa, çok basit bir nedenle, öyle olmaz. Bilimsel tespitlerin temelinde bir olgunun veya olayın gözlenmesi, düzenli bir şekilde tekrar ettiğinin kanıtlanması ve ona dayanarak bir daha ne zaman gerçekleşeceğinin önceden kestirilmesi yatar. Oysa devrimler, tanım gereği, istisnai olaylardır. Üstelik hiçbir devrimin veya ayaklanmanın koşulları ve oluş biçimi bir diğerine benzemez. Bazı yüzeysel benzerlikler bulunabilir kalabalıkların sokak gösterilerine çıkmaları, iktidar aygıtlarının baskı uygulaması, vb. Ancak, olayların nasıl gelişeceği önceden kestirilemez. Anlık kararlar, tesadüfler, kişilikler bile önemli roller oynayabilirler. Kaldı ki, bu gibi kitlesel katılım yoluyla gerçekleşen toplumsal olaylarda, katılan kişilerin kendileri de bu olaylara katılacaklarını önceden bilemezler. Örneğin, bir anket yaparak ( bilimsel yöntemlerle ) bu gibi bir olayı önceden kestirmeye çalışınız: olaylar başlamadan önce alacağınız yanıtlarla olaylar sırasında veya sonrasında alacağınız yanıtlar ve yapacağınız gözlemler birbirlerinden çok farklı olacaktır yazından sadece bir kaç ay öncesinde iktidar sadece sağlam durmuyor, üstelik Kürt siyasal hareketini pasifize etme yolunda önemli bir adım atmış gibi görünüyordu. Üstelik, Öcalan ile doğrudan barış görüşmelerinin yapıldığının açıklanmasından bir iki hafta önce, Başbakan Erdoğan, kuvvetler ayrımının kendi projeleri önünde bir engel oluşturduğunu ifade ediyor, yargı bağımsızlığına son verecek düzenlemelerin özlemini çektiğini ifşa ediyor, bunu kapsamlı bir başkanlık rejimi kurarak gerçekleştirmeyi umduklarını her fırsatta açıklıyordu. Bu güçlü görünümün aslında ciddi bir zafiyeti örttüğü o sırada çok net anlaşılmıyordu. Kürt siyasal hareketiyle barış görüşmelerine başlama kararı kolay alınmamıştı. Her ne kadar daha sonra ortaya çıktığı kadarıyla bu sürecin belli bir öncesi var idiyse de, iktidar açısından bunu kamuoyuna açıklama yönünde beklenmedik adımın atılmasında 2012 sonbaharında yapılan açlık grevlerinin etkisi yadsınamaz. Başbakan önceleri bunu kuzu kebap yiyorlar gibi ifadelerle yok saymaya çalışsa da, BDP milletvekillerinin de greve katılma tehdidi, işin küçümsenemeyeceğini ortaya koymuştu. Her ne kadar hükümet çeşitli taktiklerle barış süreci diye adlandırılan olayı zamana yayıp eritmeye çalıştıysa da, insiyatifi bir kez elden kaçırmış oldu. Öcalan ın ve onun önderliğinde mücadeleyi sürdüren hareketin meşruiyeti bu süreç sırasında pekişti ve Kürt hareketi açısından en büyük kazanım böylece elde edildi. Hükümet açısından ise, konuyu çözmüş olma görüntüsü, yeterli bir seçim malzemesi olarak kullanılabilecekti. Ne kadar paradoksal gözükse de, Gezi ayaklanması bu ortamda (ve dolaylı olarak bu sayede) ortaya çıktı. Kürt siyasal hareketinin Gezi direnişine yeteri kadar destek vermediği eleştirisi haklı veya haksız olarak çok yapıldı, ama barış süreci diye adlandırılan olayın toplumun diğer demokratik muhalefet kesiminin hareketlenmesine dolaylı yoldan ve hiç beklenmedik şekilde bir kapı açmış olduğu üzerinde çok durulmadı. Oysa, örneğin, 12 Eylül döneminde de sol hareketlerin bastırılması, yine beklenmedik bir şekilde, ülkedeki feminist hareketin ortaya çıkmasına dolaylı bir katkıda bulunmuştu. O dönemdeki sol-sağ çatışmasının siyasal alanı ipotek altına almış olmasının feminizme hareket sahası vermemesi gibi, PKK ile bu son döneme kadar süregelen çatışma, ülke siyasetini ipotek altına almıştı. Bu çatışmaya hiç değilse bir ara verilmiş olması, başka seslerin de duyulmasına olanak sağladı. Aniden ve kendiliğinden patlak veren bu ayaklanma bir devrim değildi, ama Türkiye siyaseti üzerinde kalıcı ve geri dönülmez bir etki bıraktı. Birkaç unsura dikkat çekelim: Birincisi, 2013 başında çok güçlü bir konumda gözüken iktidarın özgüvenini geri alınamaz bir şekilde sarstı. İkincisi, bu sarsıntı, iktidar blokunu çatlattı ve böldü. Üçüncüsü, projelerini emin adımlarla yürürlüğe koyma yolundaki hükümeti telaşa sevkederek uzun vadede gerçekleştirmek istediklerini bu kez ardı ardına ve hızla yürürlüğe koyma çabasına soktu. Dördüncüsü, dağınıklığını halen sürdürmekte olan muhalefeti bütünleşme arayışına itti. Son olarak, telaş içerisine giren iktidarı hatalar yapmaya zorladı. Bu durum iktidarın ülke dışındaki itibarını yok etti; ülke içinde ise iktidarı toplumsal çatışmayı körükleyen bir konuma soktu. Kısa vadede kaybediyor gibi gözükse de, 2013 yazında gerçekleşen bu hareketlenmenin uzun vadede hedefine yaklaşacağı görülmektedir. Devrimler veya ayaklanmalar sonu bilinemez süreçlerdir. Her an her şey olabilir! 14 15

12 HABER HABER DOSYA TEMA Vakfı, İstanbul Projeleri Raporu nu açıkladı İstanbul un geleceğini etkileyecek üç proje olan 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul un hayata geçirilmesi halinde meydana gelebilecek etkiler TEMA Vakfı önderliğinde bilimsel bir raporda bir araya getirildi. İstanbul Projeleri Raporu nun sonuçları 25 Mart Salı günü düzenlenen basın toplantısı ile paylaşıldı. On altı bilim insanının katkısıyla yedi aylık bir çalışma sonucunda oluşturulan çıktıların aktarıldığı toplantıda, projelerin; İstanbul un yaşam destek sistemleri olan kuzey ormanları, su havzaları, tarım ve mera alanları, yer altı suları ile biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturacağı tehditler paylaşıldı. Toplantı Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy (İTÜ Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlaması Bölümü) Prof. Dr. Doğanay Tolunay (İÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü), Prof. Dr. Emin Özsoy (ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü) ve Prof. Dr Haluk Gerçek in (İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü) yanı sıra TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ın katılımıyla gerçekleşti. Mevcut durum tespit ve değerlendirmesi: Doğal varlıklara erişim ve kullanım insani ve toplumsal haktır. İstanbul ormanları dünya çapında önemli 200 ekolojik bölgeden, Avrupa da ise acil korunması gereken 100 ormandan biri olarak kabul edilmektedir. Kentin kuzeyinde yer alan ormanlar, su havzalarının korunması ve kuzey rüzgarlarının kente temiz hava getirmesi açısından büyük öneme sahiptir te inşa edilen Boğaziçi Köprüsü ve yapılan çevre yolları ile kentin gerek nüfus, gerekse arazi kullanım yapısı yoğunlaşarak daha kuzeye doğru yönelmeye başlamıştır de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve TEM bağlantı yollarının yapılmasıyla kentin kuzeyindeki kırsal yerleşimlerin ve tarım alanlarının yanı sıra içme suyu kaynaklarının, su havzalarının ve orman alanlarının tahribi hızlanmıştır. 1/ ölçekli Kuzey Marmara Otoyolu Nazım İmar Planı nda, 3. Köprü ve bağlantı yolları kapsamında, Kınalı-Gebze arasında yaklaşık 26 adet kavşak planlanmaktadır. Bu kavşaklar su havzaları, orman ve tarım alanları ile meraların bulunduğu İstanbul un kuzeyine bağlantı sağlayarak, bu bölgelerde yeni yerleşme alanlarının oluşmasının önünü açacaktır. Böylelikle 1. ve 2. Köprülerde olduğu gibi İstanbul kuzeye doğru genişleyecektir. İstanbul un %25 i tarım arazisidir. Avrupa yakasında, ağırlıklı olarak Silivri ve Çatalca ilçelerinde yer alan tarım arazilerinin %90 nında sulama gerekmeden kuru tarım ya da yağışa bağlı tarım yapılmaktadır. Kent ormanlarının insan çevresine ve sağlığına yararlı etkileri; biyolojik çeşitliliği desteklemek, atmosferik karbon düzeyini azaltmak, su ve hava kalitesini geliştirmek, gürültü kirliliğini önlemek, sıcak-soğuğu dengelemek, toprak erozyonunu azaltmak, kentte yaşayanların ekoloji bilincini geliştirmek ve duyarlılığını artırmak ve insan sağlığını desteklemek şeklinde sıralanmaktadır. Projelerin hayata geçmesi halinde meydana gelecek etkiler Projeler ile yok edilecek değerlerin maliyetleri, yaratılan değerlerden daha yüksek olacak. 3. Havalimanı ve 3. Köprü için doğrudan kesilecek orman alanı hektar alan olacak. Bu da yaklaşık 8 bin futbol sahası kadar alana karşılık geliyor. Köprüler insan değil, araç taşımaya devam edecek. Projeksiyonlara göre 2023 de zirve saatte her 3 köprü de tıkanacak. 3. Havalimanı kapsamında planlanan pist, apron, üst yapılar vb. ünitelerin hafriyat çalışmaları ile doğal orman alanları, canlı yaşamı barındıran yaklaşık 70 adet büyüklü küçüklü göl, gölcükler ve özellikle Terkos Gölü nü besleyen dereler, tarım alanları ve mera alanları zarar görecek. Ormanların insanlara sağlamış olduğu ekosistem hizmetlerinde (su üretimi, iklim düzenleme, karbon bağlama ve oksijen üretme, hava kirliliğini azaltma, canlılara yaşam ortamı sağlama, odun üretimi vb.) azalma meydana gelecek. Habitat parçalanmaları oluşacak. İstanbul önemli kuş göç yollarından biri üzerinde bulunmakta olup, kuş göçü Terkos Gölü ve Belgrad Ormanı üzerinden geçmektedir. Bu bölgede yaşayan yerli ve göçmen kuşlar, Bern Sözleşmesi ile de koruma altındadır. Kuş göç yolları üzerine kurulan projeler sonucunda kuşların yaşam alanları tahrip olurken, uçak kazalarının yaşanma riski artacaktır. Projelerin hava ve iklim olay ve düzeneklerinde oluşturacakları değişiklikler önce yöredeki küçük ölçekli iklimi, sonra da bölgesel iklimi etkileyecek. Projeler, yakın çevrelerindeki ısı ve nem akıları, sıcaklık, nemlilik, buharlaşma, bulutluluk ve rüzgar rejimleri ile alansal dağılış desenlerini etkileyerek, bu alanların birer kentsel ısı adasına dönüşmesine neden olacak. Kanal İstanbul projesi ile ilgili kamuoyuyla paylaşılan güzergah alternatifleri arasından yapılması en olası gözüken alternatif güzergahın Sazlıdere havzasından geçmesi durumunda, su varlıkları açısından sınırlı imkanlara sahip olan İstanbul ciddi bir tehditle karşı karşıya kalacak. Türkiye nin 122 önemli bitki alanından biri olan Terkos-Kasatura kıyıları Kanal İstanbul projesinden olumsuz etkilenecek. İstanbul projelerinin yapılmasının planlandığı alanlar ekolojik açıdan hassas ve sürdürülebilir yaşam adına korunması gereken alanlardır. Bu alanlar çok çeşitli ve endemik bitki ve hayvan türlerinin de yaşam alanıdır. Projeler, İstanbul un flora ve faunasında tahribata sebep olacaktır. Tarım arazileri hızla yapılaşmaya açılarak, tarım arazisi kaybı sadece kanalın geçtiği güzergahtaki tarım arazileri ile sınırlı kalmayacak. Aynı zamanda kanal çevresinde oluşacak denetlenemez yapılaşmalar nedeniyle çok daha vahim boyutlara ulaşacak. Kanal İstanbul önemli miktarda tarım arazisini sulayabilecek bir potansiyele sahip Silivri, Çatalca ve Büyükçekmece ilçeleri altında yoğunlaşmış yeraltı suyu havzalarına zarar verecek. Kanal İstanbul un geçme olasılığı olan yerlerde bulunan İstanbul Trakya Demiryolu, TEM Otoyolu, E5 Otoyolu, onlarca önemli karayolu, Terkos-Alibey tarihi su galerisi, onlarca önemli içme suyu isale hattı, Ataköy atık su kolektörü gibi büyük yapıların yer değiştirmesi ayrı bir sorun oluşturacak. Projeler Türkiye nin taraf olduğu birçok uluslararası sözleşme ihlal edilerek hayata geçirilecek. Türkiye nin taraf olduğu çevrenin korunması ile ilgili uluslararası sözleşmeler esas alınması ve uygulanması gereken kanun hükmündedir. Köprü ve bağlantı yolları projesi ile Türkiye nin taraf olduğu birçok uluslararası sözleşme ihlal edilmektedir. Taraf olunan İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü gereği herhangi bir sera gazı indirimi vaadinde bulunulmasa da, önemli karbon yutak alanları olan orman alanlarının tahrip edilmesi açıkça bu sözleşmelere de aykırıdır. Her türlü yatırım için üstün kamu yararı ve üstün ekosistem yararı analizi yapılması yatırımların sağlayacağı fayda ile neden olacağı tahribatın karşılaştırılması açısından önemlidir. Uluslararası sözleşmelerle koruma altına İstanbul un Geleceğini Etkileyecek Üç Proje: 3. Köprü 3. Havalimanı Kanal İstanbul başlıklı TEMA Vakfı Uzman Görüşleri kitabının tamamına org.tr adresinden ulaşabilirsiniz. alınan alanlarda yapılacak projeler ile Büyükçekmece Gölü, Küçükçekmece Gölü, Terkos Gölü, Ömerli havzası ve Batı İstanbul meraları zarar görecek. Karadeniz sahilindeki Kilyos kumulları, Ağaçlı kumulları, Alibeyköy Barajı çevresindeki Batı İstanbul meraları, Terkos havzası, İstanbul Boğazı, Şile kıyıları, Ömerli havzası ve Pendik vadisi gibi önemli doğa alanlarındaki ekosistemler de zarar görecek. Doğrudan ekonomik getirisi olan tarım ve orman arazilerine ilişkin kısa dönemli ekonomik değerler dikkate alınırken, diğer ekosistem fonksiyonları doğrudan bir ekonomik değer taşımadığı için dikkate alınmamaktadır. İstanbul un Geleceğini Etkileyecek Üç Proje: 3. Köprü 3. Havalimanı Kanal İstanbul başlıklı TEMA Vakfı Uzman Görüşleri kitabının tamamına org.tr adresinden ulaşabilirsiniz

13 EDEBİYAT KULÜBÜ EDEBİYAT KULÜBÜ Marquez in Dokunduğu Hayatlar SPOT XXX Cem Sarvan DERNEK TEN Seksenli yıllar. Evde oturuyoruz, laf nereden nasıl açıldı bilmiyorum ama konu edebiyata ve daha sonra da babamla annemin önerdiği Latin Amerikalı bir yazara geldi. Gabriel Garcia Marquez. Yüzyıllık Yalnızlık. İlk basımın kitap kapağı bile halen gözlerimin önündedir, insanı tropikal bir iklimde sonsuzluğa götüren bir görüntü. Sanırım okuduğum ilk Latin Amerika yazarıydı, sonrasında Türkçede çıkan kitaplarını sabırsızlıkla beklediğim Gabo. Beni edebiyata yakınlaştıran kişi, okudukça kullandığı öğelerden etkilendiğim, her kitabında Latin Amerika ya bir adım daha attığımı hissettiğim insan. Hep sanatçıların ve yazarların ölümsüz olduğuna inanmışımdır ama yazarların biraz daha fazla. Hani müzik, sinema, heykel de ölümsüzdür ama kitap bir başka. Çoğu izleyeniyle arasına bir mesafe koyarken kitap okuyucusunun dünyasına girer. Ellerde eskir, sayfaları karıştırılır, üstüne notlar alınır, arasına ayraçlar bırakılır. Artık yaşıyordur o kitap, işte bu yüzden kitabı hep biraz daha fazla ölümsüz görmüşümdür ve yazarı da tabii ki. Ve bazı yazarlar vardır ki, onlar kuşaklar boyunca bir sonrakine aktarılır, kitapları eskise de kenarlarından bantlarla tutulsa da raflardaki yerleri hep daimdir. Otuz sene önce okuduğum Yüzyıllık Yalnızlık benimle beraber hayatına başladığından bu yana neler yaşadı diye düşündüm. Her kitabında hayatıma dokunan bir Marquez oldu. Kırmızı Pazartesi her anıyla gözlerimin önünde yer aldı, o nedenle de filmi bu kadar kitabına uyan bir roman oldu benim için. Kolera Günlerinde Aşk ile aşkın kitabını okuduğumu düşündüm. Yaprak Fırtınası nın birbirinden gerçeküstü öyküleriyle gerçek büyülü Latin Amerika dünyasıyla tanıştığımı anlamıştım. Mavi Bir Köpeğin Gözleri unutamayacağım yeni figürler kattı edebiyat dünyama. Çocukluğunun teyzelerinin, babaanne ve dedesinin yanında geçmesi ile bakışlarındaki bir hüznü hep birleştirdim ve hatta bu hüznü eserlerinin çarpıcı Latin Amerika gerçekçiliğinin uzandığı gerçeküstücülüğünde de buldum. Gabo kitaplığımda durdukça, kitaplarıyla zaman zaman rafları karıştırırken buluştukça yeniden yeniden sayfalarını çevirdiğim çok olmuştur. Marquez ile tanıştığım o seksenli yılların üstünden otuz yıl sonra hayatımın yeni bir devresiyle buluştuğumda aklıma ilk gelen kişilerden biri oldu Marquez. Bu kez sene 2012 ydi. Latin Amerika da yaşayacaktım, keşke hayatta olsalardı da annemle babamla bu gelişmeyi konuşabilseydim diye düşünürken öte yandan Marquez in kitaplarının geçtiği büyülü topraklar gözlerimin önündeydi. Bir yaz akşamı İstanbul dan eşyaları Panama ya taşıma hazırlığında çalışırken sıra kitaplığa geldi. En zor işlerden biriydi, hangi kitabı alacağız hangisini bırakacağız? Depoya mı yoksa bir yere mi bırakacağız soruları arasında birçok ikilemin yanısıra yavaş yavaş götürülecek kitaplar bir tarafta yükselmeye başladı. Elim Marquezleri bir türlü depo tarafına koyamıyordu, sonunda bütün kitapları gidecekler arasındaydı. İçim rahatlamıştı, Kimse al ya da alma diye zorlamasa da, böyle bir taşınmayı yaşayanlar bilir, bir noktadan sonra insanın birşeyleri bırakması gerekmektedir. Hele hele okunmuş kitaplar neden gitsin ki sorusu çok dolaşır evlerin içinde Ekim ve bu kez Panama da kitaplığımızı düzenlerken Marquez in kitaplarının yanyana sıralanışıyla yine keyiflenmiştim. Birkaç ay sonrasında İspanyolca hocamızı bulup da ilk derse başlamadan önce hemen Kırmızı Pazartesi nin İspanyolcasını almış ve ilk üç saat sadece onu okumuştuk. İstanbul dayken aldığım İspanyolca bu kitaba yetmese de, ilk amacım bu kitapları okumak dercesine çocuksu bir hevesle çıkarmıştım kitabı hocamız Alpina nın önüne. Meğer onun da en sevdiği yazarmış ve bu nedenle de son iki yıldır Marquez in hayatındaki hastalık etkilerini çok yakından takip eder olmuştuk. Böylesine büyük bir yazarın artık yazamıyor veya yazamayacak kadar hastalığın etkisinde oluşu ikimizi de etkiliyor ve yazılarından alıntılarla sürüyordu derslerimiz. Kırmızı Pazartesi yi hepsini tam olarak anlayamasam da, İspanyolca okumuş olmak bile bende ayrı bir mutluluk yaratmıştı. Ama Gabo hayatıma dokunmaya devam ediyordu. Kolombiya ya gidişlerimin birinde Barranquilla da sıcak bir Pazar gününün öğleden sonrasında meyve sebze pazarının, insanların arasından rüzgara kapılmış dolaşırken bir meydana çıkmış ve karşımdaki büyük yapıyla bakışır bulmuştum kendimi. Bu yapının orada öyle bir yerde ne işi var diye düşünürken bir taraftan da binanın üstündeki Karayip Müzesi yazısını okuyordum. Yine plansız programsız bir bilinmez gezinin içindeydim. Müzeden içeriye girişim, etnik gösterileri izleyişim, katları dolaşırken Kolombiya Edebiyatçıları Barranquilla Grubu yazısıyla karşılaşışım bir rüya gibiydi. Ve Marquez in hayatının anlatıldığı, bir süre yazılarını yazdığı oda ve daktiloyla başbaşaydım. Barranquilla Grubu nun bir üyesi olan Marquez in orada geçirdiği yılların içine girmiştim sanki. Müzeye bilinçli bir şekilde gelmediğim için kendime kızmıştım, neredeyse kaçıracakmışım diye düşünmeden edememiştim. Gabo, Barranquilla da yaşamış, buradaki kitaplıkta bir odası olmuş, hergün gelmiş yazmış sonra evine gitmiş bazı geceler daktilosunun başında uyumuş ve ben o odadaydım. Sadece soluğumun kesildiğini, o anın donduğunu ve uzun süre gerçeküstü bir hayatın içinde dolaştığımı hatırlıyorum. Yanılmıyorsam o odada bir saatten fazla kaldım. Marquez le buluşmuşcasına bir mutluluktu benimkisi. Belki de hep Kolombiya yı farklı sevişimin en önemli nedeniydi Gabo. 17 Nisan Sabah uyandığımda kafamın içinden geçen bir çok anı benimle. Çocukluğumdan bugüne kadar bir hayat. Küçük oğlumuza bakıp, keşke babam da görseydi dediğim birgün bugün. Yirmi üç sene olmuş, hayatın ilk donduğu an. Orada kalmıştı hayat, ölüm haberini aldığımda. Sonra da babamla olan hayat bir daha hiç ilerlemedi, hep orada kaldı. 17 Nisanlarda hep o gün yaptığım her işte benimle olurdu babam, tıpkı doğumgünlerinde olduğu gibi. Pek kimse de bilmez bunu, içimde yaşamak daha bir farklıdır. Bu sene de böyle oldu ve gece yarısından önce internetten haberlere bakarken haberi gördüm. Gabo gidivermiş sakin mütevazi ve gerçeküstü büyülü hayatından. Önce son yıllarda yazamayacak kadar kötü oluşunu düşündüm, içimden birşeyler koptu ama son haftalarda okuduğum haberlerden beklediğim bir haberdi diye de düşünmeden edemedim ve ardından tarihler arasında gidip geldim. Şu an buradaki gün Türkiye dekiyle aynı mı, burada saat 8 saat farklı orada olsaydım hangi gün olacaktı derken kabaca evet bugün 17 Nisan ve şu an Türkiye de 18 Nisan a geçmiş olunsa bile bugün Latin Amerika da hala 17si dedim. Marquez hayatıma yeniden dokunuyordu ölürken. Seksenli yıllarda bir gün evde otururken babamın Yüzyıllık Yalnızlık tan bahsedişi ve otuz sene sonra babamla Marquez in yeniden buluşuşu. Dedim ya Marquez hayatıma hep dokunuyor ve bundan sonra da dokunacak diye... Bu yazıyı Edebiyat Kulübüyle paylaştığım günlerde birçok anı da kalem alınıyordu. Ne değişik bir durum. Hiçbirimiz Marquez i tanımıyorduk ya da hepimiz taniyorduk arasındaki garip ikilimdeydik. Bir yakınımızı kaybetmiştik. Zeynep in Eskişehir de kitapçıda tanıştığı, Erdal ın Yüzyıllık Yalnızlık ı ilk yayımlandığında aldığı ama kendisinden önce çocuğunun okuduğu ve okudukça gülümsemeye başladığı ya da Dilek in yine Yüzyıllık Yalnızlık ı henüz orta 2 de iken okuyup büyülenerek arka arkaya diğer kitaplarını okuması... Daha yazılamayan birçok anın içinde Marquez. Kolombiya dan bütün ülkelere yayılan bir edebiyat dünyasında okuyan milyonlarca kişinin hayatında, düş dünyasında yer aldı ama bir şekilde yazdıklarıyla ve bu tesadüfleriyle benim hayatımı kendi dünyam içinde biraz daha ayrıcalıklı hale getirdi. Eminim ki o sıcacık gülüşüyle ve muhteşem eserleriyle birçoğumuzun evinde var olmaya devam edecek. Latin Amerika gerçeğini gerçeküstü bir şekilde aktarabilme sanatını gösterebilen büyük ustaya saygıyla 18 19

14 İÇİMİZDEN BİRİ İÇİMİZDEN BİRİ Turizmin duayeni ODTÜ lüler Osman Ayık ve Selçuk Akıltopu, Türkiye nin turizm başkenti Antalya da turizm sektöründe etkin rol oynayan sektörün duayenleri ODTÜ mezunu girişimciler, Ayık ve Akıltopu, Türkiye de turizm sektörünün mevcut durmunu ve geleceğini bizler için değerlendirdiler. Osman Ayık Selçuk Akıltopu ŞÖYLEŞİ Değerli ODTÜ mezunları, Yeni bir Turizm sezonuna, her zaman olduğu gibi Nasıl bir sezon yaşayacağız düşünceleriyle başlamış bulunmaktayız. Bir inşaat mühendisi olarak, Otelcilik sektörüne girdiğim 24 yıl önce, bu sektörün statik bir sektör olduğunu düşünmüştüm. Bizler her yeni yapıda farklı çözümler üretmek durumundayızdır. Bizim için her yeni iş, yeni bir heyecan demektir. Oysa Otelcilikte hep boşalan odaları temizler ve bir sonraki misafire hazır hale getirirsiniz, hep belli programa göre yemekler hazırlarsınız ve yemek sonu sadece çöp kalır. Resepsiyonda hep müşteriler deniz manzaralı oda ister siz de ihtiyacı karşılamak için çaba sarfedersiniz Her şey rutin.. Üstelik bu kadar hizmetin ardından yarattığınız esere bakmak isterseniz, sadece hatıraları görmek mümkündür. Oysa inşaatçılık öyle mi? İş bitince karşınızda guru duyacağınız bir yapı olur. Ve yola daha iyisini yapmak üzere devam edersiniz. İlk yıllarda tam da böyle düşünmekteyken, sektörün hiç de bu kadar rutin olmadığını, eğer okuyabilirseniz, gelen misafirlerden, geldikleri ülkenin sosyolojik yapısından, geleneklerine ne kadar farklılıklar gösterdiğini, hatta bu farklılıkların aynı kültürler için bile zamana bağlı nasıl değişim gösterdiğini fark ettim. Bunun ne önemi var diyebilirsiniz. Ama şeytan ayrıntıda gizlidir. Bunları okuyabilmek, trend yakalayabilmek ya da trend oluşturabilmek için ön şart. Her şey dahil sistem, muhtemelen bir çok kişinin hoşuna gitmeyen bir sistemdir. Ancak Türkiye nin bir trend okuma ve uygulama sürecidir. Türkiye bu konuda o kadar başarılı olmuştur ki, İspanyol ve Yunan meslektaşlarımız bu sistemi nasıl bu kadar ustaca kullandığımızı anlayamamışlardır. Hatta uzunca bir süre yapmaya çalışıp bir türlü oturtamamışlardır. Aslında bu tamamen misafirlerin nasıl bir tatil istediklerini doğru okumayla ilgilidir. Ancak gelinen noktada, trend oluşturmanın bu kadar basite indirgenmesine imkan kalmamıştır. Turizm sektöründe; *Sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için çevre bilincinden, eğitimli insan kaynağa kadar planlama yapabilmek, *Diğer ülkelerle rekabet şartlarını doğru okuyup uygulayabilmek, yeni pazarlar yaratabilmek, *İletişim Teknolojilerini doğru kullanarak misafire ulaşabilmek, duygularını, alışkanlıklarını anlamak ve her daim temas halinde olabilmek. Kısaca, devamlı dinamik ve yaratıcı olmak durumundayız. Önümüzde, Turizm sektörünü daha fazla çeşitlendirmek, kitle turizmi oranını daha aşağıya çekecek çözümler bulmak ve mümkün olduğu kadar sezonları uzatacak çareler üretmek gibi çok önemli ve zor bir süreç beklemekte. Öyle görünüyor ki, bu piyasada yaşayabilmek, dahası öncü trendler yakalayıp öne çıkabilmek için çok fazla yaratıcı zekaya ihtiyaç var. Bütün bunlar bana, ODTÜ yü de farklı kılan, biraz sıra dışı, biraz farklı bakmayı öğrenmiş insan profiline Turizm sektöründe giderek daha çok ihtiyaç duyulacağını düşündürüyor. Ülkemizde turizm sektörüne üst düzey eleman yetiştiren başta Bilkent Üniversitesi olmak üzere değerli okullar var. Gene de meslek öğreten eğitim kurumlarının yanı sıra, vizyon veren eğitim kurumlarının gerekliliği giderek artıyor diye düşünüyorum. Sn. Feyzan Aliefendioğlu Baraka dergisine bir yazı yazmamızı isteyince, Turizm sektöründe ODTÜ mezunlarının çok fazla olmadığı hissine kapıldım. Oysa ODTÜ ekolünün özellikle içinde olması gereken bir dinamik sektördeyiz. Sn. Osman Ayık Türkiye Otelciler Federasyonunun başkanı. Bir ODTÜ lü. Belki de bu sektörde ODTÜ lülerin olmasının ne kadar gerekli olduğunu sembolize edecek bir görevde. Sektörün İlk şekillendiği günlerde bölgede Kemer Tanıtım Vakfı ve diğer STK ların kurulmasında gelişmesinde ve bizlerin yetişmesinde katkısı olan Sefa Gürman ağabeyimizi de unutmamak gerekir. Bu çalışmalar sırasında Kemer bölgesinde Turistik İşletmeciler ve Otelciler Derneği KETOB un kurulma görevi de bana nasip oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde başta Mimarlık bölümü olmak üzere bir çok ODTÜ lü arkadaşımız görev yapmakta. Onlar da Yeşil Yıldız uygulaması gibi çevreci çözümlerin üretilmesinde öncü olmakta. Turizm sektöründe muhakkak ODTÜ tedrisatından geçmiş çeşitli kademelerde çalışan bir çok kardeşimiz de vardır. Ancak en azından ben daha fazla kardeşimi sayamıyorum. Belki bu yazı bizlerin onlarla buluşmasına tanışmasın da vesile olur. Saygı ve Sevgilerimle Değerli dostlar, Turizm, ülkemizin en dinamik aynı zamanda ekonomisine önemli katkılar yapan sektörlerden bir tanesidir. Yaklaşık 50 yıllık sürecin sonunda gelinen nokta tam bir başarı öyküsü olarak nitelendirilebilir. Geçen 50 yıllık süreci iki dönemde inceleyerek bugünlere geldiğimiz takdirde bu öyküyü daha iyi kavrayabiliriz. Turizm, ülkemizin gündemine 1963 yılında yapılan kalkınma planında stratejik sektör olarak yer aldıktan sonra oturmuştur. İlk 20 yıllık dönem ciddi bir hazırlık sürecidir. Kamu (Turban A.Ş. ve Emekli Sandığı) eli ile yapılan örnek konaklama tesisleri, seyahat acentaları ve turizm eğitimine yapılan yatırımlar; doğru bir başlangıç olmuştur. Hemen bunların arkasından gelen alan planlamaları bugünlerin alt yapısını oluşturmuştur. Ama bütün bu gelişme temposunun, gerçek bir başarı öyküsüne dönüşmesi 1982 yılında çıkarılan 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu ile olmuştur. Antalya ağırlıklı olmak üzere yapılan arazi tahsisleri ve Turizm Bankası destekli krediler ile hızlı bir yatırım dönemi başlamıştır. Ülkemizin bu ikinci dönemdeki hedefleri: çok yatak-çok misafir ve çok istihdam yaratmaktır. Bu kurgunun diğer açıklaması kitle turizminde büyümektir. Kitle turizminde büyümenin gereği olan kaynak pazarlardaki tour-operatörlüğü ve hava taşımacılığıdır ( charter firmalarının varlığı). Ülkemiz turizmcileri bu modeli çok doğru bir şekilde kurgulayarak kaynak pazarlarda sahibi Türk olan yalnızca ülkemizi pazarlayan Türkiye Spesiyalisti tour-operatörlerini yarattılar. Başta Almanya olmak üzere, Fransa, Hollanda, Belçika ve İskandinav ülkelerinde ilk örnekler ortaya çıkmıştır yılından sonra Sovyetler Birliğinin dağılması ile başta Rusya Federasyonu olmak üzer tüm bağımsız devletler topluluğu ülkelerinde de benzer yapı oluşturulmuştur. Özel sektörün kurduğu charter firmaları ciddi bir koltuk kapasitesine ulaşmıştır ve ülkemizi ziyaret eden yabancı misafirlerimizin büyük bir bölümünü ülkemize taşımaktadırlar. Bugün ülkemiz dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olmuştur. Ağırladığı 35 milyondan fazla yabancı misafir sayısı ile dünya sıralamasında 6.olmuştur. Yaklaşık 30 milyar USD gelir ile dünyada ilk on içerisinde yer almaktayız. Son otuz yılda dünyada ve ülkemizde yaşanan birçok olumsuzluğa rağmen sektör büyümeye devam etmiş ve her krizden büyüyerek çıkmayı başarmıştır. Geçmiş yıllarda gıpta ile baktığımız Yunanistan ın sayılarını ikiye katmış durumdayız. Rekabet ettiğimiz ve yarıştığımız ülkeler bugün İtalya ve İspanyadır. Bu noktaya gelmemizde yukarıda bahsettiğim modelin tamamlayıcısı konaklama ayağının önemi büyüktür. Geçen otuz yılda dünya standartlarında nitelikli yaklaşık bir milyon civarında turistik yatak yarattık. Bu yatakları üstün hizmet kalitesi ve bize özgü misafirperverliğimiz ile birleştirerek işlettik. Tüm bu özellikler bizi vazgeçilmez bir destinasyon yapmıştır. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında 50 milyon yabancı uyruklu ziyaretçi ve 50 milyar USD gelir hedeflenmektedir. Bu rakamsal büyüklükler umulan tarihten çok önce ulaşılabilecek hedeflerdir. Ülkemiz sahip olduğu coğrafi konum, doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel zenginliklerinden dolayı klasik bir destinasyon olmuştur. Son yıllarda yakalanan pazar çeşitliliği bu özelliğimizi pekiştirmiştir. Anadolu nun her yerine yayılan yerli ve yabancı otel zincirleri ve ulaşım alt yapısındaki gelişmeler her bölgemizi turizm ürününe dönüştürmüştür. Barış süreci unutulmaya başlanan Anadolu turlarının ve bölgesel destinasyonların canlanmasına neden olmuştur. Turizm bir yaşam tarzı olmaya başlamıştır. Bu yıllardır özlemini çektiğimiz gerçek bir toplumsal ve sosyal dönüşümü sağlayacaktır. Geçen 30 yılın sonunda ikinci evreyi tamamladık sayılır. Bu süreçte çok önemli deneyimler kazandık. Zaman bu kazanımları geleceğin inşasında kullanma zamanıdır. Kitle turizmine olan bağımlılığımız her geçen gün biraz daha azalmaktadır. Ülkemizi ziyaret eden yaklaşık 35 milyon ziyaretçi sayısının %40 dan fazlası kıyıların dışındaki bölgelerimizi ziyaret etmektedir. Türk Hava Yollarının son zamanlardaki atağı İstanbul u dolayısıyla ülkemizi dünyanın en önemli atlama noktası yapmasının bu rakamlar üzerinde çok önemli katkıları vardır. En önemli nokta bu başarının devamlılığı ve sürdürülebilirliğidir. Olgunluk döneminde sürdürülebilir büyümeyi devam ettirmektir. Bunun için gereken bir takım düzenlemelere ve planlamalara ihtiyaç vardır: Hukuksal alt yapı eksikliği:2634 sayılı yasanın bugünün bakış açısıyla ve yeni bir felsefeyle sektörü geleceğe taşıyacak şekilde ve Kültür ve Turizm Bakanlığını koordinatör haline getirecek düzenlenmenin acilen yapılması; Fiziki alt yapı eksiklikleri giderilmelidir. Değişen eğilimleri dikkate alarak doğal ve kültürel değerlerimizi koruma ve kullanma dengesi içerisinde planlayarak turizm ürününe dönüştürmeliyiz; Turizm emek yoğun bir sektördür. Bu nedenle kalifiye eleman sorunu hızlı büyümeye cevap verememektedir. Turizm eğitimi yeni baştan kurgulanmalıdır. Konaklama sektöründe var olan çifte standartları ortadan kaldıracak hukuki düzenlemelerin acilen yapılması; Ülke imajını dünya kamuoyunda pekiştirecek tanıtım stratejileri oluşturulmalıdır. Ayrıca ülke içinde turizm bilincini ve turizmi hareketini artıracak çalışmaların yapılması; Sürdürülebilirliğin temelini doğal ve kültürel değerlerimiz oluşturmaktadır. Sektör mensuplarının ve tüm ülkenin bilinçlendirilmesi ve bu prensipler üzerinde buluşması sağlanmalıdır. 28 yıldır turizm sektörünün içinde yatırımcı ve işletmeci olarak yer almaktayım. Yukarıda sizlere anlatmaya çalıştığım ikinci evrenin tamamına şahitlik ettim diyebilirim. 20 yıldır turizm ile bağlantılı çeşitli sivil toplum örgütlerinde yer aldım ve görev yapmaya devam ediyorum. Son iki yıldır TÜROFED (Türkiye Otelciler Federasyonu) başkanlığını yapmaktayım. TÜROFED, Ege, Marmara, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden on üç tane bölgesel derneğin oluşturduğu yaklaşık 2500 civarında turistik işletme belge sahibi otel üyesi olan bir federasyondur. Turizm sivil bir sektördür. Bu ülkenin insanları çok önemli bir değer yarattılar bizim gibi sivil örgütlerin görevi bu değeri korumak ve sürdürülebilirliğini sağlayarak gelecek nesillere devir etmektir. Güzel yarınlara dileği ile sağlıcakla kalın

15 HABER HABER HABER Oy ve Ötesi, bir şeyler yapmalı diyen gençlerden aldığı güçle doğmuş bir sivil proje. Haklarımızı ve özgürlüklerimizi ilgilendiren pek çok konuda söz sahibi olmak yerine izleyici rolünde zaman geçirmeyi artık istemediğinin farkında olan geniş bir kesim var. Ne mutlu ki, bu kesim klavye silahşörlüğü dışında da inisiyatif almaya hazır. İşte bu değişimi fark eden bir arkadaş grubunun başlattığı bu proje, kısa zamanda kişi olmayı başardı. İstanbul için sandıklarının başında duracak kişi arıyoruz diyerek yola çıktığımızda, yerel seçimlere kadar 4 ay bile zamanımız yoktu. 8 kişiydik, henüz sadece kendi arkadaş çevremize ulaşabilmiştik. Ancak, projenin başarıya ulaşması için gerekli olan motivasyona sahiptik: Yıllardır dinlediğimiz seçim hilesi hikayelerinden bıkmıştık, hedefimiz ve zamanlaması çok netti, ve birilerinden bize liderlik yapmasını beklemek yerine elimizi taşın altına koymaya hazırdık. Bu 8 kişi kimdi diye sorarsanız, hepimiz kendi işinde gücünde sade vatandaşlarız. Bir şeyler yapmalı Siyasi fikirlerimiz ve duruşumuz aynı değil, olmamalıydı da zaten. Çünkü ortak noktamız, bu projenin kesinlikle bağımsız olması gerektiği konusunda hemfikir olmamızdı. Gönüllülerle her konuşmamızda bunu vurguladık: Gönüllüler olarak birimizin söylediği bir yargılayıcı, yaftalayıcı, taraflı cümle; bizim dışımızda kişiyi etkileyebilir. Bu yüzden hem söylemlerimize, hem de siyasi partilere karşı mesafemize gönüllülerin farklı siyasi görüşleri olduğunu bilerek dikkat ettik. Tabii Türkiye de sivil bir hareketin bu kadar başarılı olmasına inanamayan, ve arkasında mutlaka bu günlerde popüler hale gelmiş bir güç arayan insanlar da oldu. Bu insanların iyi niyetli olanları gönüllülerle tanıştıkça samimiyetimizi anladı, gözleri parlayan bu insanların potansiyelini görüp takdir etti. Ama bir kısmı, ne yazık ki umudunu öyle kesmiş olmalı ki, mutlaka ama mutlaka bir güç aradı bu kendine inanışın arkasında. Ben bu kişilere kızmıyorum, üzülüyorum. Çünkü öyle bir noktaya gelinmiş ki, bu ülkede hayal kurabilen insanların bir araya gelip bir başarı sağlayabileceğine inançları sıfıra inmiş. Oysaki bu kısır anlayış yüzünden senelerdir ortaya çıkamadı gencecik insanların potansiyelleri... Peki projenin amaçları neydi ve sonunda ne oldu? 3 ana amaçla ortaya çıktı proje: 1. Oy kullanma oranını artırmak: Bir oy çok önemli diyerek, oy veriyorum da ne oluyor, hiçbir şeyi değiştiremiyorum ki diye düşünen özellikle genç kesime yönelik bilinçlendirme çalışmalarının yapılması hedeflendi. 2. Oy bilincini artırmak: Yerel seçimlerde adayların projelerini ve geçmişlerini bilmek önemli. Seçmen adayları tanısın diye, adaylara iki soru soruldu, eğer seçilirlerse yapmayı planladıkları projeler ne olur ve halkın katılımcılığını nasıl sağlayacaklar diye. Özellikle bu ikinci sorunun önemine inanıyorum. Çünkü geçtiğimiz bir yılda ülkece katılımcılığı daha çok sorgulamaya; çevremizi ve haklarımızı ilgilendiren konularda otoritelerin bizim de düşüncelerimizi sormasını talep etmeye başladığımız bir gerçek. 3. Sandığına sahip çıkacak gönüllüler bulmak ve eğitmek: Sonuncu madde, ama belki de bu projenin en somut çıktısı. Pilot proje olarak İstanbul a odaklandık; ki pek de pilot proje gibi değildi büyüklük açısından sandık vardı İstanbul da. Herhangi bir sivil hareketin bu kadar kısa zamanda bu sayıya ulaşması başta imkansız görülebilir. Ama yapılamayacak bir şey olmadığını gördük. Sandıklarda siyasi partiler veya o seçimde aday olmuş bir bağımsız aday adına gönüllü gözetmenlik yapılabiliyor. Bu yıllardır olan, yasal bir hak. Ama bunu gene yıllardır yapmamamızın büyük sebebi, hem bilmememiz, hem de uzun bir prosedür gibi görünmesi. Biz bu konuda aracı olduk insanlara. Siyasi partilerden, ve gene aynı hedeflerle yola çıkmış Sandık Başındayız la beraber hareket etme kararımızdan sonra onların gösterdiği bağımsız adaydan müşahit (gözlemci) kartları aldık. Eğitim videoları hazırladık, yüzyüze toplantılarda sandık gönüllülerini elimizden geldiğince eğittik. Bu şekilde yola çıkmış bir sivil insiyatif Oy ve Ötesi. İlk toplantı çağrımıza sadece 3 kişi cevap verdi. Cesaretimizi kırmadan ilerledik, çünkü biliyorduk ki, bir şey yapmak isteyen çok insan var artık. O gün bu gündür gönüllü sayısı kişiye ulaştı. Bu kişilerden i sandıklara yerleştirildi ve bu kişilerin de %92 si sandıklarının başındaydı! Seçim günü yaşanan deneyimler inanılmazdı. Gönüllüler sonuçlar hakkında ne düşünürlerse düşünsünler, vicdanları rahat bir şekilde döndüler evlerine o gece. O günle ilgili her gönüllünün ayrı ayrı söyleyeceği çok şey var. Ayrıca Oy ve Ötesi olarak seçim süreçleriyle ilgili bir rapor da yayınlandı. Ama naçizane, kendi adıma en önemli noktalar şöyleydi: Süreçteki eksikleri fark ettik: O gün tutanaklara hangi partiye kaç oy verildiği yazıldı. Ama bunların ne kadar havada kalmış bir süreçten geçip o tutanağa kadar geldiğini gördük. Gün içinde, oyların sayımında ve tutanağın yazılmasında o kadar eksik veya yanlış bilgi var ki, sandıkta neden durmamız gerektiğini çok iyi anladık. Tutanağın nasıl doldurulacağını bilemeyen, fotoğrafını çekip bize gönderen sandık kurulları mı ararsınız, hangi oyların geçersiz sayılacağını soran mı, gün bitince bütün oyları seçim kuruluna kendi götürmek isteyen polisler mi istersiniz. Veya şikayet dilekçelerimizi imzalamayan kurul başkanları mı dediniz Matematik hatalarıyla dolu olan tutanaklardan bahsetmiyorum bile... Biz bir oy çok önemli derken, onlarca oyun o sonuçlara nasıl yanlış yansıtıldığını gördük. Neyseki yasal haklarını bilen gönüllüler bu tür yanlışlıkları ellerinden geldiğince engelledi. Ama bilinçlenmenin ne kadar önemli olduğunu çok net görmüş olduk. Kadınların cesaretine hayran kaldık: Gönüllüler arasında daha çok kadınlar vardı. Ve en etkileyici olan, gecenin 3 ünde okulunda tek başına kalan, başka siyasi partilerce üzerlerine yürünen, ama o sandığın sayıldığını, tutanağın imzalandığını görmeden dışarı çıkmayacağını söyleyen kadınlarımızdı Siyasi partiler zaten orada değil mi? sorusuna cevabımızı aldık: Siyasi partilerin, iktidar partisi hariç ne yazık ki iyi organize olamadıklarını, özellikle bazı bölgelerde sandıkta tek başına kalan gönüllülerimizden anladık. Bir de tabii, gönüllülerimizin üzerine yürüyen, almaya haklarının olduğu tutanakları ellerinden almaya çalışan, okuldan atmaya kalkışan siyasi parti üyeleriyle mücadele ettik. Yanlış anlamayın lütfen, tek bir siyasi partiden bahsetmiyorum Bu manzaraları görünce, hepimiz şunu dedik: İş gerçekten başa düşmüş. Halkı daha yakından tanıdık: Bu dergiyi okuyan biriyseniz, muhtemelen çevrenizde belli görüşten insanlarla birliktesinizdir ve sandıktan çıkan sonuca hayret ederek bakıyorsunuzdur. Sonra klasik inkar etme süreci gelir: Yok aslında, kesin usulsüzlükler var, yoksa sonuç böyle olmazdı. İşte çoğu Oy ve Ötesi gönüllüsü bu süreci yaşamıyor şimdi. Çünkü o sandığın başında halkın kim olduğunu kendi gözleriyle gördüler. Halk birbirini tanıdı bir anlamda ve çoğu gönüllü şunu dedi: Ben ilk kez orada tanımadığım ve görmezden geldiğim insanlarla saatlerimi geçirdim, çok kızdıklarım da oldu, ama çoğunun iyi niyetli insanlar olduğunu gördüm... Ben artık bilmediğim kesimlerle daha çok vakit geçirmek, onları tanımak, kendimi de tanıtmak istiyorum... Artık daha iyi anlıyorlar, neden böyle olduğunu Bundan sonra neler olacak kısmına gelirsek: 1. Sandık gözetmenliği organizasyonuna devam etmek: Önümüzde daha çok seçim var, Ankara daki Ankara nın Oyları ve İstanbul daki Oy ve Ötesi, Sandık Başındayız dışında başka şehirlerde de organize olunması gerektiği anlaşılmış durumda. İlk olarak Yalova da 1 Haziran da tekrarlanacak seçimlerde gönüllülerimizle sandıkların başında olacağız. Ama bundan sonra da Türkiye nin çeşitli şehirlerinde bu organizasyonu yapacağız. 2. Seçim süreçlerindeki aksaklıklara karşı savunuculuk: Zihinsel engellilerin seçmen listelerinde yer alması, sandık kurulu üyelerinin yasal ve pratik konularda eğitimi gibi seçim sürecini direkt etkileyen konularda siyasi partiler ve YSK bazında çalışmalar yürütmek, halkı bilinçlendirmek istiyoruz. 3. Yerel yönetimlerde söz sahibi olan ve farklı kesimleri birleştiren projeler: Hiç girmediğimiz mahallelere girip, oraların yerel insanlarının sorunlarını konuşmak, yeni seçtikleri yerel yönetimlerden ne bekliyorlar anlamak istiyoruz. Bu hem o yıllardır birbirine yabancılaşan kesimleri birbirine yaklaştıracak, hem de yerel yönetimlere halk sizden bunu istiyor deme şansı verecek. Belli mi olur, yerel yönetimlere daha fazla dahil olan bir kitle, belki ileriki dönemlerde bu yönetimlerde daha çok söz sahibi olmak ister... Ve en önemlisi, yıllardır birbirinin ihtiyaçlarını küçümseyen bu iki kesimin birbiriyle buluşması kimbilir neler doğurabilir... Oy kısmında güzel tecrübeler yaşadık, bunun devamı Ötesi ndeki projelerle gelecek. Oy ların Ötesi nde bir şey yapmak isteyen herkesi harekete geçmeye davet ediyoruz

16 HABER HABER HABER Ankara nın Oyları Seçim günü sonunda ortaya çıkan tablo, Ankara daki yerel seçimlerde ciddi şekilde usulsüzlükler gerçekleştiğini ve bu usulsüzlüklerin seçim sürecinin adil ve demokratik yapısını etkileyebilecek nitelikte olduğunu gösterdi. Ankara nın Oyları, Ortak Nokta Derneği ve Ankara Kent Forumu Derneği nin önderliğinde, sivil toplum kuruluşlarının desteği ve gönüllülerin katılımıyla, farklı siyasi görüşlere sahip sekiz kişiden oluşan koordinasyon ekibinin gönül vermesiyle kuruldu. Siyasi partilerden tamamen bağımsız olan Ankara nın Oyları olarak, demokratik, adil ve temiz siyaset için sandıklara sahip çıkmak amacıyla yola çıktık. Seçimlere 1 ay kala başladığımız çalışmada, öncelikle internet sitesinin kurulması ve sosyal medya hesaplarını oluşturulması ile birlikte 3000 gönüllü sandık müşahidi ve 100 gezici araçla Evren ve Çamlıdere dahil olmak üzere Ankara nın tüm ilçelerinde görev almayı başardık. Koordinasyon ekibi olarak, seçim öncesinde gönüllüler için ilçe ve okul bazında mümkün olduğunca çok sandık ve seçmen sayısı kapsayacak şekilde gönüllülerin okullara atanmasını gerçekleştirdik. Bunlara ek olarak, gezici ekiplerimizle ilçeler içerisinde aktif destek ağları kurduk. Seçim günü boyunca koordinasyon ekibi olarak merkezi bir yerde toplanarak gönüllülerle gerek telefon gerekse sosyal medya araçları aracılığıyla iletişimde kalarak yaşanan problemleri kaydettik ve ihtiyaç duyulan yerlere gezici ekipler ile gönüllü avukatları göndererek destek olduk. Seçim günü sonunda ortaya çıkan tablo, Ankara daki yerel seçimlerde ciddi şekilde usulsüzlükler gerçekleştiğini ve bu usulsüzlüklerin seçim sürecinin adil ve demokratik yapısını etkileyebilecek nitelikte olduğunu gösterdi. Yaşanan problemlerden en sık görülen bir tanesi, gönüllü müşahitlerin sınıflara alınmaması olarak gözlemlendi. Saat 6:00 itibariyle farklı siyasi partilerin müşahitlik kartlarıyla sandık başına giden gönüllülerin pek çoğuna, sandık başkanları tarafından orada bulunmalarına gerek olmadığı ve saat 17:00 den sonra gelebilecekleri söylendi. Seçim kanunlarına göre seçimi izleme hakkı bulunduğunu söyleyen gönüllülerin bazıları, polis eşliğinde okul dışına çıkartıldı. Yapılan tartışmalar ve avukatların müdahaleleri sonucunda saatler sonra tekrar sınıfa girebildiler. Bir diğer sorunsa, muhtar ve diğer oy pusulalarının aynı zarfa konulması oldu. Müşahitler sayım süresince muhtar oyu ile birlikte atılan belediye meclisi, ilçe ve büyükşehir belediye başkanlığı pusulalarını içeren zarfların geçerli sayılmasına ilgili kanun maddesi gereğince itirazda bulundular. Bu oylar bazı sandıklarda uyarılara rağmen geçerli sayıldı, bazı sandıklarda muhtar oyu geçersiz sayılarak geri kalan oylar geçerli sayıldı, bazı sandıklarda ise tamamen geçersiz sayıldı. Gönüllü avukatlar ve merkez ekip yetkililere ulaşıp ortak bir talimat verilmesi, tümünün geçerli ya da tümünün geçersiz sayılması konusunda bilgilendirme yapılması ve belirsizliğin giderilmesi için talepte bulunuldu. Ancak, bu talepler cevapsız bırakıldı ve oyların geçerli veya geçersiz sayılması sandık başkanının inisiyatifine bırakıldı. Karşılaşılan bir diğer problem ise sandık başkanlarının pek çok yerde seçmenlerle birlikte kabine girmesi olarak kaydedildi. Bunlara ek olarak para karşılığı mühürlü oy pusulası dağıtılması, müşahitlerin oyların sayım sürecine alınmaması, başkasının yerine imza atılması gibi diğer birçok sorun gönüllerin gün boyunca karşılaştıkları problemler arasına girdi. Seçim günü yaşananların olası sonuçlarını göz önünde bulunduran Ankara nın Oyları koordinasyon ekibi, gönüllülere çağrı yaparak ellerindeki ıslak imzalı ve mühürlü tutanakları incelemek üzere teslim aldı. Ayrıca, seçim günü yaşanan usulsüzlüklere dair gönüllüler tarafından tutulan tutanaklar da teslim alındı. Eldeki veriler doğrultusunda, gece-gündüz ara verilmeksizin tasnifler yapıldı. Eksik tutanaklar çeşitli partilerle irtibata geçilerek tamamlandı. ODTÜ öğrencilerinden oluşan bir grup gönüllünün oluşturduğu analiz tablosu, diğer üniversite öğrencileri ve gönüllülerce tutanaklardaki bilgiler doğrultusuna dolduruldu. YSK verileri ile yapılan karşılaştırma sonucunda tablonun ortaya koyduğu farklılık sebebiyle toplamı adet tutanağın tek incelenmesine karar verildi ve çok sayıda usulsüz tutanak tespit edildi. Yapılan tespitlere göre tutanaklarda belirlenen sorunlar şu şekilde oldu: Seçim kanunları gereğince, her tutanağın ve müşahitlere teslim edilen nüshanın sandık başkanına teslim edilmiş olan mührü taşıması gerekirken, 2000 den fazla mühürlenmemiş tutanak bulundu civarında tutanakta, geçeriz oylara ayrılan bölümde geçersiz oy sayısı belirtilmişken, gerekçe belirtilmediği gözlemlendi. Seçim kanunlarına göre geçersiz oy kaydedilmesi halinde gerekçenin kanun metninde yer alan hükümler doğrultusunda açıkça belirtilmesi gerekiyor civarında tutanakta kaydırma ve toplama hataları yapıldığı ve tutanakta yer alan oy toplamının, sandıkta oy kullanacak seçmen sayısını aştığı kaydedildi. 68 tutanakta seçim sonuçlarını etkileyecek oy dağılımı ve toplama hataları tespit edildi adet tutanak üzerinde yapılan ve sonuçları bir milyondan fazla oy ile toplamda 6500 den fazla sandığı ilgilendiren bu çalışma, seçimlere yönelik itiraz ve iptal istemlerine delil teşkil etti. Bağımsız bir platform olan Ankara nın Oyları tarafından demokratik, adil ve temiz siyaset hedefi doğrultusunda ilgili yerlere teslim edildi Yerel Seçimlerinde yaptığımız analizler doğrultusunda Ankara ile ilgili halen YSK nın resmi olarak yayınlamadığı 500 den fazla tutanak mevcuttur. Bu nedenle tutanağı eksik sandıklar için, YSK nın sisteme giriş yaptığı veriler analize dahil edilmek zorunda kalınmıştır. Yayınlanmış tutanakların yarıdan fazlasında, yukarıda belirttiğimiz sorunlar tespit edilmiş ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Mevcut koşullarda bu şekilde yapılan bir veri analizi ile sağlıklı bir seçim sonucunda ulaşılamamaktadır ve yapılmış olan tespitler, kanunlara göre seçimlerin iptaline gerekçe teşkil edecek niteliktedir. Bu durumda, ya seçimin iptal edilmesi, ya da usulsüzlük içeren tutanakların geçersiz sayılması gerekmektedir. Ancak, geçersiz tutanak sayısı çok fazla olduğundan bu tutanakların yok sayılması, halkın iradesini yok saymak anlamına gelecektir. Yerel seçimlerden aldığımız ders ve tecrübeler ışığında, yeni rotamızı 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için çizdik. Yerel seçimlerdeki eksikliklerimizi tamamlamak ve daha iyi bir organizasyon için gönüllülerimizin desteğiyle yeni çalışmalar içerisine girdik. Her sandıkta iki gönüllü olmak üzere, toplamda gönüllü hedefiyle yola çıktık. Ayrıca, her birinde 4 kişinin bulunacağı 200 araçlık gezici ekip oluşturuyoruz. Toplamda 1000 kişi olacak bu gezici ekibin her aracında bir avukat bulunmasını sağlamaya gayret edeceğiz. Halihazırda bu yapının sağlıklı işlemesi için en önemli konulardan biri olan teknik altyapı çalışmalarına da eğildik. Gerekli yazılım tamamlandığında, Ankara için başvuruları almaya başlayacağız. Ne kadar çok gönüllü bir araya gelirse, o kadar çok etkili ve kuvvetli olabileceğimizi yerel seçimlerde tecrübe ettik. Bu seçimler bize sadece oy vermenin değil, verdiğimiz oyun da arkasında durmanın bir görev olduğunu hatırlattı. Biz tüm Ankara yı kendi oyunu kendisi sayması için davet ediyoruz ve demokratik, adil ve temiz seçim için sandıklarına ve oylarına sahip çıkmak isteyen tüm gönüllüleri Ankara nın Oyları na bekliyoruz. Başvurular ve diğer çalışmalar ile ilgili duyurular Facebook sayfamızdan, Twitter hesabımızdan ve www. ankaraninoylari.com web sitemizden takip edilebilir

17 BİR ODTÜ LÜ BİR ODTÜ LÜ ODTÜ, dönüştürücü bir güce sahip ODTÜ nün hakikaten bize sunduğu şey nedir, bulduğunla yetinme, itiraz et. Sadece itiraz etme, nasıl olacağını da göster ve bunu tek başına yapmak zorunda değilsin, yalnız değilsin. Dolayısıyla etrafta, yanında, yörende senin gibi düşünen, ortak hayal kuran insanları bulup onlarla birlikte hayatı nasıl dönüştürebilirimi ben ODTÜ de öğrendim. SÖYLEŞİ Önce biraz Selçuk Şirin i tanımak istersek? 1991 ODTÜ mezunuyum. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık yada bizim o zaman dediğimiz tabirle eğitim bilimlerinden mezun oldum. Daha sonra kendi alanımda iş bulamayınca 90larda pek çok ODTÜlünün yaptığı gibi bankacılık sektörüne girdim. Ziraat Bankası Bankacılık Okulu ve ardından 5 yıl uzman olarak çalıştıktan sonra ODTÜ de yüksek lisans yaparak kopmadığım akademik hayata Amerika da devam etme kararı aldım. Şu anda New York Üniversitesi nde doçent olarak dersler verip araştırmalar yapıyorum. Uzmanlık alanınız değişti mi? Sayılır. Davranışbilimciyim ama uzmanlığım araştırma yöntemleri ve istatistik. Bir yöntemci olunca da geniş bir alanda farklı sahalarda araştırmalar yapma olanağım oldu. Ellinin üzerinde akademik yayınım Muslim American Youth adlı bir kitabım var. Genelde azınlıklar ve marjinalleştirilmiş grupları çalıştığımı söyleyebilirim. Türkiye ye geliş süreciniz nasıl oldu? Onsekiz yıl oldu Amerika dayım. İlk on yıl doğrusu Türkiye ile pek ilgilenemedim fakat son yıllarda New Yok Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi ile bir anlaşma yaptı benim aracılığımla. O anlaşma çerçevesinde BAYO yu (Bahçeşehir Araştırma Yöntemleri Okulu) kurduk. Ağırlıklı olarak eğitim, gençler ve çocuklar üzerine araştırmalar yapıyoruz. Ayrıca açtığımız araştırma ve istatistik odaklı atelye çalışmalarıyla araştırmacı kapasitesini artırıyoruz. Amacımız Türkiye de veriye dayalı karar verme kültürünü çoğaltmak. BAYO da şimdiye kadar 1000 i aşkın akademisyen, araştırmacıya uzmanlık eğitimi verdik hafta sonu programlarıyla. Aynı süreçte, İksara Veri Araştırma adlı araştırma şirketini kurduk. Buradaki amacımız da Türkiye deki veri kapasitesini arttırmak; yani hızlı bir şekilde güvenli verinin toplanması ve bu verinin en pratik şekilde karar vericilere ulaştırılması.yani bir başka ifadeyle ülkemizde gördüğüm iki ihtiyacı, araştırmacı ve veri ihtiyaçlarını, karşılama uğraşı içindeyim. Bu sene, 2012 Pisa sonuçlarını değerlendirdiğiniz Türkiye için Veriye Dayalı Eğitim Reformu Önerileri başlıklı çalışmanızı kamuoyu ile paylaştınız. Bu kapsamda Türkiye nin gelecekteki eğitim politikalarının nasıl olması gerektiği konusunda bize neler söyleyebilirsiniz? PİSA, OECD nin 3 yılda bir yaptığı uluslar arası bir öğrenci değerlendirme programı.. Bu 65 ülkenin katıldığı, dünya ekonomisinin %90 ını temsil eden bir araştırma. Güzel tarafı ise muhakeme, tahayyül, sentez gibi ileri derecede becerileri de ölçmesi. Maalesef bu ölçümlere baktığımız zaman son dört ölçümde yani son 12 yılda biz çok iyi durumda değiliz PISA sınavına katılan 65 ülke arasından Türkiye matematik alanında 44, okuma becerisi alanında 41 ve fen alanında 43. sırada yer aldı. PISA da başarılı sonuçlar alan ülkeler ise Singapur, Güney Kore, Polonya, Finlandiya nın yanı sıra Çin in iki önmeli bölgesi. Türkiye nin PISA verilerinden yola çıkarak en az politika üreten ülkelerden biri olduğu da belirlendi..yani on yıldır eğitime ne kadar yatırım yaptığımıza baktığınızda bir artış var,. Türkiye ekonomisi büyüyor dolayısıyla pasta büyüyor, pastadan pay artıyor ama buna rağmen çocuklarımızı daha iyi eğitemiyoruz. Yani büyümemiz eğitime aynı oranda yansımıyor? Türkiye ekonomik olarak son on yılda dört kat büyüdü, çok duyuyoruz bunu. Bu doğru ama aynı zamanda kişi başına milli gelire baktığımızda 10 yılda toplam büyüme reel bazda yanlızca %45, %400 değil yani. Daha önceki elli yıl boyunca her on yıllık aralıklarla aşağı yukarı ne kadar büyüdüysek son on yılda da o kadar büyüdük. Zaten aynı dönemde Türkiye ortalaması ile Dünya ortalamasına baktığınızda bizim fark yaratacak bir sıçrama yapmadığımızı görürsünüz. Buradan bir noktaya varmaya çalışıyorum. Kişi başı milli gelir hakikaten 3 bin küsur Dolar dan 10 bin küsur Dolar a geldi son on yılda ama nominal bir artış, reel değil. Bu iki rakamı kabul etsek bile bu aralık ekonomistlerin orta gelir tuzağı dediği bir aralık. Bu da şu demek, ülkeler bu aralıkta hızlı yükseliyor hızlı düşüyorlar; yani bizim dışımızda pek çok ülke var bu aralığı çıkıp inen. Asıl zorluk ise 15 bin Dolar eşiğini aşıp 20 bin Dolar ı geçmek. Orayı aşınca da geri inmiyorsunuz, zengin bir daha kolay kolay fakir olmuyor. Bu eşiği aşan ülkelerin sayısı çok az. En son Güney Kore başardı bunu. Biz mesela Yunanistan çöktü battı diyoruz ya, Yunanistan 27 binden 25 bin e, hadi olmadı 22bin e iniyor yani iflasa varan buhrana rağmen gelirleri hala bizim iki katımız! Dolayısıyla burada söz konusu olan Türkiye nin orta gelir tuzağından nasıl kurtulacağı. EKONOMİ ve EĞİTİM Ekonomiyle eğitim maalesef Türkiye de birbirinzden bağımsız olarak ele alınır. Bu belki eskiden olabilirdi ancak artık bilgiye dayalı yeni küresel ekonomide eğitimi düşünmeyen fakirleşmeye mahkum. Yani eğitimciler bir yerde ekonomistler bir yerde kaldığı zaman ülke kaybeder. Hem medya hem karar vericiler anlamında bu böyle. Mesela eğitim sayfaları ya yok gazetelerde, varsa da ekonomi kadar gözde değil. Ama New York Times a baktığınız zaman her gün eğitim özel bölümlerle yer alır. Manşetler ayrılır. Her sene en çok paylaşılan on tane makaleyi yayınlar gazete ün on makalesine baktım bunun dört beş tanesi ya çocuklar ya gençler ya da eğitimle ilgili. Eğitim sayfaları çok geniş ve ekonomi sayfalarının önemli bir kısmı da eğitimle ilgili. Eskiden doğal kaynaklara ya da ağır sanayiye dayalı ekonomide eğitimle ekonomi arasındaki bağ bu kadar güçlü değildi. Şimdi artık bilgi ekonomisi dediğimiz zaman bilfiil eğitime dayalı bir ekonomiden sözeiyoruz. OECD nin, bir ekonomik iş birliği örgütünün en çok sözü edilen markasının PİSA olması, bunun da eğitim ölçme ve değerlendirme sistemi olması ekonomiyle eğitim arasındaki yeni bağa güzel bir örnek ve veri teşkil ediyor. Şu an ekonomi de entegre olduğu için artık ben kapalı ekonomide şurada doğal kaynaklarımı değerlendirip burada zengin olacağım deme lüksünüz yok. Çünkü doğal kaynak sizde olabilir ama teknoloji yoksa o kaynağı çıkartmak da işlemek de pazarlamak da başkasına kalıyor. O nedenle 3 bin Dolar dan 10 bin Dolar a rantla, doğal kaynaklarla gelebilirsiniz ama 10 bin Dolar dan 20 bin 26 27

18 BİR ODTÜ LÜ BİR ODTÜ LÜ OECD nin, bir ekonomik iş birliği örgütünün piyasada en çok sözü edilen markasının Pisa olması, bunun da eğitim ölçme ve değerlendirme sistemi olması ekonomiyle eğitim arasındaki bağa güzel bir örnek ve veri teşkil ediyor. SÖYLEŞİ Dolar a gelmek için yeni Whatsapplar yeni Samsunglar tahayyül edecek bir eğitim sistemi kurmamız gerekiyor. Watsapp biliyorsunuz 19 Milyar Dolar a satıldı. 19 Milyar Dolar ı anlamak için Türkiye deki en büyük 4 şirketi- Türk Telekom, Tüpraş, Türk Hava Yolları, ve Petrol Ofisi-alın, yan yana koyun. Bunların her biri bir dönem tekeldi, uzunca bir süre devlet himayesinde geliştirildi. Her bir şirkette binlerce insan çalışıyor, binlerce gayrımenkul var vs. Ama acı gerçek şu ki hepsini toplasanız bir tane Watsapp etmiyor. 54 kişinin geliştirdiği Watsapp cumhuriyet tarihi boyunca oluşturduğunuz tekel şirketlere ve hatta daha fazlasına denk geliyor. Bu eğitim sistemiyle bu mümkün mü? PİSA sonuçları mümkün değil diyor. PİSA Yaratıcı Problem Çözme testinden bir sonuç paylaşayım. Orada 6 seviyede ölçüm yapılıyor. Altıncı ve beşinci derece en ileri derece yani Watsapp gibi ürünleri tasarlayamak için becerileri içeriyor. O seviyede olan öğrencilerimizin oranı %2.2 ki bu oran OECD ortalamasının çok altında. Samsung un çıktığı Güney Kore de bu oran % e kadar Türkiye ile milli geliri benzer olan bu ülke sonra atağa geçti ama asıl sıçramayı 90 larda yaptı. Yine mesela Brezilya. Brezilya bütçesinden eğitime en fazla para ayıran OECD ülkesi. Şu anda yeni bir petrol kaynağı bulundu orada ve o petrol gelir doğrudan eğitime aktarılacak. Buradan şuraya geliyorum. Önce ekonomi sonra eğitim mantığı artık yetmiyor. İlla bir sıra olacaksa o da önce eğitim sonra ekonomik kalkınma. Yani biraz daha gelişelim ondan sonra öğretmenlere daha çok para verelim, ondan sonra okul öncesi eğitimin kalitesini arttıralım devri geçti. Pastayı bundan sonra büyütmenin yolu eğitimden geçiyor yani eğitim ve tabii daha da önemlsi her alanda ortak aklı işletecek hukuki ve demokratik reformlardan geçiyor. Bu iki unsuru oluşturmadan 21. Yüzyılda ekonomik pastayı büyütemezsiniz. Orta gelir tuzağını da o yüzden anlattım. DEMOKRASİ ve EĞİTİM Orta gelir tuzağından nasıl kurtulacağız derken eğitim tek başına yetmiyor. Ortak aklın işlemesi yani demokrasi de şart. Türkiye de demokrasi denince aydınlanmadan gelen bir yaklaşımla biz demokrasiyi bireysel hak ve hukuk çerçevesinde ele alırız hep. Özgürlüğü de öyle, bireysel bir erdem olarak değerlendiririz. Benim iddiam özgürlük ve demokrasi kavramlarının ekonomik boyutunun pek üstünde durulmamış olmasıdır. Oysa biliyoruz ki özgürlük olmasa inovasyon inovasyon olmasa ekonomik kalınma olmuyor bu devirde. Türkiye den niye bir Watsapp çıkmıyor diye sorarken bunu hatırlamamız lazım. Çıkabilir mi yani gazeteciliğin durumu ortada, sosyal medyayı yasaklıyorsunuz, youtube kapalı böyle bir özgürlük ortamında insanların sınırlarını çiziyorsunuz ondan sonra hadi sen tahayyül et diyorsunuz. Eğer sofradaki pastanın büyümesini istiyorsanız, daha çok insan daha iyi işe kavuşsun, daha iyi yaşama standardına kavuşsun istiyorsanız o zaman toplumun dinamızmine set çekmemeniz lazım. Bireylerin önünü açtığınız zaman yeni fikirler ortaya çıkıyor onların özgürce yarıştığı bir ortamda ortaya çıkan projeler de hukukü teminatlarla artı değer yaratıyor. Ancak o zaman dünyanın şu an içinde bulunduğu ekonomik ortamda rekabet şansınız olabilir. Başka türlü büyüme devri geçti artık. Bir ülke gençlerinin sadece %2.2 sine ileri derecede problem çözme becerileri öğretebiliyorsa ve bundan sonraki ekonomi daha ziyade bu tarz beceriler talep ediyorsa orada da ciddi bir kriz var demektir. Türkiye nin bir an önce siyasal çalkantılar içerisinde eğitimin önemini kavraması lazım. geri dönüşü yüksek, katma değeri yüksek eğitim. Sadece çoktan seçmeli var olanı tekrar eden değil ileri derecede becerileri açık uçlu testlerle değerlendiren bir sınav sistemine ihtiyacımız var. Vizyon diyoruz mesela hakikaten çok önemli, ben onu Türkçe ye tahayyül diye çeviriyorum. Türkiye eğer çocuklarına, gençlerine yeni küresel ekonomide yarışabilecek becerileri kazandırmazsa korkarımki bu yüzyılı da gelişmekte olan bir ülke olarak heba edeceğiz. Tablet dağıtımının eğitimin kalitesindeki etkileri neler olabilir sizce? TİMSS diye başka bir uluslararası değerlendirme sistem var. PİSA gibi ancak matematik ve fen bilgisi alanında ülkeleri karşılaştırıyor. Biz orada da maalesef OECD ülkeleri arasında sonlardayız. En son yapılan TİMSS sınavında sınıftaki bilgisayar kullanımı artarsa ne oluyor diye bir soru vardı ve o raporda çok net olarak söylenen çok az şey var ama bir tanesi bu soru üzerineydi. Diyor ki, sınıfta bilgisayar kullanımı artınca başarı artmıyor. Türkiye verilerinde de derslerde daha fazla bilgisayar kullanılan okullar diğerlerinden görece daha düşük puan almış. Yani tek başına bilgisayar dağıtmakla çözülecek bir durum yok ortada. Zaten bu tablet dağıtarak sorunu çözme mantığı bana inşaat metaforuna takıldığımızı hatırlatıyor. Sihirli bir teknolojiyle anında çözülecek bir sorunumuz yok bizim. Dolayısıyla bu tablet projesi ile iki koşul yerine gelmezse dünyanın en büyük teknoloji çöplüğünü en hızlı sürede en pahalı üretmiş ülkelerden biri olacağız. O iki şey ne, birincisi içeriğin özgürce ve devlet desteğiyle zenginleştirilmesi, ikincisi bu tabletleri kullanacak aileler ve öğretmenlerin çok hızlı bir şekilde bilgisayarlaştırılması, okulllara ve dargelilrilere ücretsiz ve hızlı internet servisinin ulaştırılması. İçeriğin zenginleştirilmesi için dinamik bir rekabet ortamı gerekiyor ki buradan yine demokrasiye dönüyoruz. Yazılım sektörü bu anlamda donanım sektöründen daha çok özgürlüğe ihtiyaç duyan bir sektör. Siz bunu yapmadan herkese tablet verirseniz o tabletlerin eğitimde başarıyı etkileyeceğini ummak hayalcilik olur. Açıkçası bizim tabletle çözecek bir sorunumuz olduğunu düşünmüyorum. ODTÜ deki eğitime geri dönüp tekrar baktığınızda okulunuz için ne söyleyebilirsiniz? ODTÜ gündeme geldiğinde ben hep diyorum ki ODTÜ de iki tane diploma aldıb biz; bir tanesi herkesin bölümünden aldığı, ama ondan daha önemlisi pek çoğumuzun kampüsten aldığımız diploma. Bu ikinci diplomayı her mezun olana vermiyorlar. ODTÜ tarihi olan dokusu olan iklimi olan bir kampüs. O tarihe o dokuya karışmak için emek harcayınca ODTÜ size öyle bir dünya bakışı armağan ediyor ki okuldan çıkınca dünyayı değişen, dönüşen ve değiştirilebilir bir olgu olarak görüyorsunuz. O nedenle bu ikinci diplomayı alan ÖDTÜlüler gittiği her yerde bulduğunu kabullenen insanlar olmuyor. Yani eleştirmeyi seviyoruz ama aynı zamanda tahayyül etmesini seviyoruz. Daha da önemlisi değiştirme gücümüzün de bizde olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla ben nereye gitsem bu ikinci diplomahyı başarımın önemli bir girdisi olarak görüyorum. Ama bu sadece bana has bir şey değil, güzel tarafı da o. Bu sadece bana has bir şey olsaydı ben çok çalıştım ettim derdim. Hayır, ODTÜ bunu bize öğretiyor yani deneyimlerle öğretiyor. Bu her üniversitenin, her kurumun söyleyeceği bir şey değil. ODTÜ kültürü dediğimiz şeyin, hakikaten bu anlamda dönüştürücü bir gücü var. O yüzdendir ki orada edinilen dostluklar hayat boyu kalıyor. Aradan neredeyse çeyrek asır geçmiş bankacılık, Amerika yılları ki doktora eğitim de var arada ama benim için ODTÜ de edindiğim dostluk hala apayrı bir yerde. O dostluk zenginleştirici bir dostluk, yıllarla çoğalan bir dostluk çünkü... Sadece sizin değişip dönüştüğünüz, dostlarınızın olduğu yerde kaldığı bir ilişki olsa zaten dost olarak da kalamıyorsunuz

19 HABER HABER THBT AĞA Gezisi Evet, evet.. En güzeli, Vişnelik te toplanalım, servis bizi havaalanına götürsün Uzuuun süren organizasyon çalışmalarından sonra Orkun dan (Orkun Alparslan, EE 99) bu iletiyi alınca fena halde içim rahat etti.. Okulumuz la başlayan yolculuklar iyi gidiyor ne de olsa:) Ayşegül Neftçi / PSY 79 GEZİ Aslında telaş günler önce başlamıştı. Hava nasıl olacak, yağmur yağacak mı? Ne götürelim!!! Yani kalın mı, ince mi.. Hava durumu haberleri yağmur diyor ama biz THBT şansına güveniyoruz. Evren bizi şaşırtmadı ve pırıl pırıl bir havada Van a gittik..(ve tüm gezi boyunca güzel hava bizi bırakmadı. Van ın en yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahip illerimizden birisi olmasının da payı var mı acaba?) Yaşar Ateşoğlu nun (ECON80) mükemmel organizasyonu, Van havaalanına inmemizle birlikte başladı.. Otobüslere bindik, çok da uzun olmayan bir yolculuktan sonra otelimize vardık ki İçimizi ısıtan bir sürpriz!!! Otele pankartımızı asmışlar!!! Hızla işlemlerimizi yaptılar, odalarımıza yerleştik Gezilerin en özlemle beklenen aktivitesi, eee? Ne yiyeceğiz in ilk cevabı, hadi Van kahvaltısına oldu Otelimiz çarşı içindeydi, beş dakikalık yürüyüşle kahvaltıcıya vardık. Giderken yol boyu, hemen tüm vitrinlere Soma ya destek mesajları, acınızı paylaşıyoruz mesajları asılmış, genellikle siyah bir Van gölü siluetinin yanında (Otelimizde de tüm eğlence programlarının iptal edildiği duyurulmuştu) Masaları donatıp çay servisine başlamışlardı ki elinde tartısıyla yanımıza bir evlatçık geldi.. Abla tartayım mı? Memo 6. sınıfa giden bir öğrenci, mühendis olmak istiyor ve çok güzel türkü söylüyor.. Masada oturanların hemen hepsinin mühendis olduğunu duyunca yüzü ışıldadı.. Bize bir de türkü söyledi güler yüzünü katık ederek.. Bilsek katılacaktık ama bilmediğimiz konu çıktı, sadece dinleyip alkışladık. Gezi programının ilk ziyareti, yörenin genç kızlarına ekmek kapısı açan kilim atölyesini de bünyesinde barındıran Hisar Anadolu Destek Derneği (HADD)ne oldu. Kar amacı gütmeyen HADD nde yörenin genç kızları bir yandan kilim dokumayı öğrenirken bir yandan da okuma/yazma, ana-çocuk sağlığı bilgileriyle donanıyorlar. Derneğin kuruluşunda, kilime gönül vermiş Enver Özkahraman ve THBTli ağabeylerimiz, İsmail Sefa İnanç (FAS 70) ve Ateş Güneş in (MM 69) büyük emekleri olmuş. Atölyelerden birisi, yine THBTli ağabeyimiz Sefa Gürman ın(cp 70) kız kardeşi Canan Gürman Murthy (FAS 75) anısına yapılmış. Her kilim, dokuyanın dünyasını yansıtıyor... Renklerin ve motiflerin arasında kaldık, çıkamadık. İkinci gün oldukça yoğun bir program vardı. Önce Hoşap kalesine gittik.. Bu kalenin tarihinin Urartu lara kadar gittiğini söyledi rehberimiz. Genellikle olduğu gibi, sarp kayalıklar üzerine kurulmuş, Adını aldığı Hoşap suyunun yanında yükseliyor.. İsim de hoş ab (tatlı su) anlamındaymış. Dönemin insanları ya çok atletikmiş ya da çok uzun bacakları varmış diye düşündük Basamaklar doğal kayalardan oluştuğu için yer yer diz boyuna yakın yükseklikte her biri.. Yukarıya çıkabilenler harika manzarayla ödüllendiler.. Sonraki ziyaret, Çavuştepe Kalesi.. Çavuştepe, Van-Hakkari karayolu nda, Urartu ların yerleşim bölgesi. Dünyanın en eski tuvalet ve kanalizasyon sistemine sahip olduğu söyleniyor. Kale bekçisi Mehmet amca ilginç bir kişi.. Sabahtan akşama kadar dağ bayır, gelenleri gezdiriyor, kazılarda bulunanları anlatıyor. Yıllar önce kazı yapılırken çıkan yazıtları merak edip sormuş, ancak arkeologlar pek ciddiye almayıp cevap vermemişler, Mehmet amca da onlara kızıp Urartuca okumayı öğrenmiş. Alfabeyi biliyor, yazıtları okuyabiliyor, hatta kendisi yazıyor. Dünyada bu dili konuşan 36 kişiden biri o... Mehmet Kuşman ı New York Times iki kez haber yapmış, ABD de, Avrupa da sempozyumlara davet edilmiş. Sonraki durak Gevaş.. Artos dağının eteğine kurulmuş ilçe merkezi, yine Urartular döneminden beri yoğun yerleşime sahne olmuş. Halime Hatun Kümbetini çok beğenip hemen yanı başındaki betonarme okul binasına fena halde hayıflandıktan sonra göle doğru yola çıktık.. Hedef, Akdamar adası Akdamar adasına tekneyle gittik.. Tamara nın aşkından sulara kurban olan sevgilisi nasıl yüzüyormuş bilmem artık Van gölü, bildiğimiz deniz.. Ah bir de okyanuslara bağlantısı olaydı Ada yemyeşil, her yer badem ağacı.. Van da neden yok ki Kısa bir tırmanışla tepeye çıktık, kilise bütün ihtişamıyla zaten denizden bile kendini tanıtıyordu.. Surp Haç kilisesi, Kudüs ten İran a kaçırıldıktan sonra 7. yüzyılda Van yöresine getirildiği rivayet edilen Hakiki Haç ın bir parçasını barındırmak amacıyla yıllarında inşa edilmiş yılları arasında restore edilip 2010 da ibadete açılmış ve ilk ayin yapılmış. O gün bu gündür her yıl Eylül ayında bütün dünyadan ibadet için gelenlerle ayin yapılıyor. Dönüşte hedef Van kalesi Dimdik, dümdüz kayalıkların üzerine kurulmuş bir kartal yuvası.. M.Ö.IX. yüzyılın ortalarında, Urartu ların ilk başkenti olarak kurulmuş. O zamanki adı, Tuşpa. Eteklerinde geniş bir düzlük ve çay bahçesi var. Kale gece aydınlatılsa, bu çay bahçesi ehil ellerde bir kültür merkezine dönüşse diye içimizden geçmedi değil. Üçüncü günümüz Muradiye şelalesini ziyaretle başladı. Doğubeyazıt yolu üzerindeki Muradiye, Van ın en eski ilçelerinden biri. Şelalenin doğuş yeri, sönmüş bir volkan olan Tendürek dağı. Doğubeyazıt ve Çaldıran arasındaki Tendürek dağının eteklerinden geçerken yol boyu, kilometrelerce kare, simsiyah lav artıkları, yeni patlamış gibi hala çok etkileyici.. Tendürek, Türkiye nin en aktif volkanik dağı olarak biliniyor ve bacasından hala duman tütüyor.. En son, 1855de patlamış.. Van da dağlara doyacaksınız demişti rehberimiz, haklı çıktı. Ağrı Dağı!!! Ah Ağrı Dağı!!! Ne muhteşem, ne etkileyici.. Şansımıza hava açıktı ve otobüste giderken bile doya doya izleme 30 31

20 HABER HABER GEZİ şansımız oldu.. Gerçek değilmiş gibi.. Fotoğrafları çeken biz olmasak, resim üzerinde oynanmış diyeceğiz.. İnsana fena halde gelgel yapıyor, dağcıların bu kadar riski neden göze aldıklarını anlamak hiç de zor değil.. Yol bizi İshak Paşa Sarayı na götürdü.. Yapımını Doğubeyazıt Sancak beyi Çolak Abdi Bey başlatmış, oğlu Çıldır Valisi İshak Paşa ve torunu Mehmet Paşa tarafından tamamlanmış.. Yapılırken olmazsa olmaz bir şart konmuş. Bu sarayın hiçbir yerinden Ağrı Dağı görünmeyecek, o kadar! Aynen öyle olmuş. Konumlandırılması, duvarları öyle yapılmış ki, gerçekten de sarayın hiçbir yerinden Ağrı dağı görünmüyor İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliye... Topkapı Sarayı ndan sonra, son devirde yapılmış sarayların en ünlüsü.. Kubbeleri Türkistan kubbelerini andırıyor, kapıları ise Selçuklu tarzı... Aşağıda zindanlar/kilerler, giriş katında harem, selamlık, cami ve avluda Selçuklu mimari tarzı kümbet bulunmakta. Gelgelelim restorasyonu konusunda soru işaretleri olan bir tarihi değerimiz burası. İki katta 336 oda var ve her odada taştan yapılmış ocaklar var. Taş duvarlardaki boşluklar, yapının merkezi ısıtma sistemine sahip olduğunu gösteriyor.. Yani dünyanın ilk kalorifer tesisatı döşenen sarayı Son gün, Atatürk ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Otelimize bayrak asılmış, ne güzel Bayramlaşıp Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ne doğru yola çıkıyoruz.. Vardığımızda Rektör Prof. Dr. Peyami Battal tek tek elimizi sıkarak karşılıyor.. Üniversitesi için ODTÜ nün çok özel bir yeri olduğunu anlatırken hepimiz çok duygulandık... Depremi bütün Türkiye ve sizler de bizimle birlikte yaşadınız, teşekkür ediyoruz. Şu anda hepimizin kalbi Soma da attığı gibi, o zaman da, bütün Türkiye nin kalbi Van da atıyordu. Hep düşünüyorduk ki, Van ın ayağa kalkması için Üniversite nin ayağa kalkması lazım, bunun için de o dönemde bize derslik ve yurt gerekiyordu, şu anda gördüğünüz bütün binaların desteklenmesi, güçlendirilmesi gerekiyordu. Gece civarında tv kanalları bizi canlı yayına almıştı. Yıkılan otelin önünde bize sordular, ne istersiniz, ihtiyacınız nedir.. Eğitimi sürdürebilmek için yurt ve derslik ihtiyacımız var dedik. O gece yayını İsmail Işık (CE 76) bey ve Vasfiye İpekçi (FAS70) hanım da izliyormuş, hemen aradılar biz geliyoruz.. Hemen geldiler Burayı planladık.. Öğrencileri güvenli yerlere taşıdık hem yurtları, hem derslikleri. ODTÜ geldi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği geldi, İş Bankası geldi, (İş Bankasındaki arkadaşlar da ODTÜ kökenli zaten) bunu görünce dedik ki kalpler burada atıyor ama kendileri de burada, bu bize cesaret verdi, o günden itibaren, 24 saat esaslı çalıştık. Gece -20 derecelerde binaları gezip kontrolleri yaptık. 23 Ekim ve 9 Kasımda tekrar deprem oldu, bizi asıl 9 Kasım depremi sarstı. Üniversite artık ayağa kalkmaz dediler ama bizler biliyorduk ki kalkacak, çünkü sizler bizimle berabersiniz. Şubata kadar eğitimi erteleriz dedik. Ama 24 saat esaslı çalışınca, 26 Aralıkta öğrencileri geri çağırabildik. Öğrencileri parti parti çağırdık, kişi gelir sandık, Martta bir pazar günü, 6000 öğrenci birden geldi Hava 23 senedir görmediğim kadar soğuk ama hepsi okulda Öğrenciler panikte.. Donup ölünecekse ben de buradayım, hep beraber donarız dedim çocuklara O günlerden bu günlere geldik metrekare alanı yeniden güçlendirdik. Her gece her binayı, her katı tek tek dolaşıp sabah müteahhitlere şurayı tekrar gözden geçirin diyorduk.. Şu anda kampüsteki tüm binalar, alt yapı, üst yapı, hepsi elden geçti.. Artık çevre düzeni aşamasına geldik Işıklandırma, yeşillendirme de bitmek üzere.. Sahilin 2 km lik kısmını da düzenleyip kullanıma sunacağız Sırada, Üniversite içinde Veteriner Fakültesi denetimindeki kedi evi vardı.. Van da kediler çok seviliyor ve değer veriliyor. Hemen her evin bir kedisi olur ve kedi o evi sahiplenirmiş. Hatta yazın dağlara gider, kışın eve geri dönermiş eskiden... Zamane kedileri hep evlerde, bahçelerde.. Van kedisi için çok duygusal diyorlar. Kötü muameleyle karşılaşırsa evden uzaklaşır, hatta yemeyip içmeyip ölmeye yatarmış.. O yüzden özellikle korunur kollanırmış.. Bir de bu kediler su severmiş! İnanılır gibi değil, bayağı yüzüyorlar. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Turizm Otelcilik Y.O. mezunu rehberimiz bir yandan anlatırken bir yandan da güzel sesiyle pişikler(kediler) için yazılmış bir türkü söyledi. Dün gece arayıp sözlerini istediğimde de yazıp gönderdi. (Evin kedisi mutfağa dalıp ne var ne yok yalayıp yutmuş, evin hanımı öfkelenmiş, komşusu da onu sakinleştirmeye kediyi korumaya, uğraşıyor) pişiğin gözleri ela açtı başıma bela ev harabım pişigi(evimi mahvettin) mal harabım pişiği(malımı mahvettin) pişiğe göster eşiği pişte pişte zıkkım yemiş vay niye niye niye vay niye niye niye men seni sevdim diye sen de beni sev diye pişigin gözleri sari etti gavurmayi yari e sucuğa doğunma bari ev harabım pişigi mal harabım pişigi pişige göster eşigi vay niye niye niye vay niye niye niye men seni sevdim diye sende beni sev diye pişige vurdum daş ile gözi doldi yaş ile kebabi yutti şiş ile ev harabım pişigi mal harabım pişigi pişige göster eşigi pişte pişte zıkkım yemiş vay niye niye niye(zıkkım yemiş:zakkum yemiş) vay niye niye niye niye men seni sevdim diye sende beni sev diye.. Her zamanki gibi bir gezi olmadı. Türkülerimiz ağırdandı. Davul zurnamız çalmadı. Halaylarımız, Horonlarımız, Barlarımız, Zeybeklerimiz oynanmadı. Varlığımız Van da olsa da kafamız, yüreğimiz Soma da yaşanan iş kazası namlı katliamda ölen madencilerin yasında ve isyanındaydı Van dan kocaman selamlar... E bana da düşen, bu selamı sizlere iletmek

TEMA Vakfı, İstanbul Projeleri Raporu nu Açıkladı

TEMA Vakfı, İstanbul Projeleri Raporu nu Açıkladı TEMA Vakfı, İstanbul Projeleri Raporu nu Açıkladı İstanbul un geleceğini etkileyecek üç proje olan 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul un hayata geçirilmesi halinde meydana gelebilecek etkiler TEMA

Detaylı

TEMA Vakfı, İstanbul Projeleri Raporu nu Açıkladı

TEMA Vakfı, İstanbul Projeleri Raporu nu Açıkladı TEMA Vakfı, İstanbul Projeleri Raporu nu Açıkladı İstanbul un geleceğini etkileyecek üç proje olan 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul un hayata geçirilmesi halinde meydana gelebilecek etkiler TEMA

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA İLGİLİ HER BİREYİN VE TOPLUMUN BİR TAKIM ÇALIŞMALARDA BULUNMASI

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası Öğrenmek İstiyorum Kampanyası TRABZON DA KAMPANYAYA İLGİ ARTIYOR sağlık üreme sağlığı bilgilerinin girmesine yönelik olarak başlanan Öğrenmek İstiyorum Kampanyası kapsamında Trabzon da ilgi gün geçtikçe

Detaylı

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK Türk Eğitim Derneği Genel Merkezi nin Soma nın Evlatları Artık Hepimizin Evladı başlığı ile başlatılan Soma ya

Detaylı

29 Ekim 2008 Cumhuriyetimizin 85. Yılında 85 metre Dünya Rekoru: Devrim Cenk ULUSOY SPONSOR DOSYASI

29 Ekim 2008 Cumhuriyetimizin 85. Yılında 85 metre Dünya Rekoru: Devrim Cenk ULUSOY SPONSOR DOSYASI NİHAİ DOKÜMAN Versiyon 2 2008/09/09 www.sas.odtu.edu.tr ODTÜ Mezunları Derneği Antalya Şubesi 1 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 2 1. Devri m CENK ULUSOY KISA ÖZGEÇMİŞİ... 3 2. metre Dünya Rekoru Denemesi İçeriği...

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Vakfıkebir MYO 8. Mezunlarını Verdi.

Vakfıkebir MYO 8. Mezunlarını Verdi. Vakfıkebir MYO 8. Mezunlarını Verdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Vakfıkebir Meslek Yüksekokulu nun Mezuniyet Töreni görkemli geçti. Törene, Vakfıkebir Kaymakamı Sayın Sedat Sırrı ARISOY, Belediye Başkanı

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ ÜNİVERSİTELERARASI SPOR MÜSABAKALARI

EGE ÜNİVERSİTESİ ÜNİVERSİTELERARASI SPOR MÜSABAKALARI EGE ÜNİVERSİTESİ ÜNİVERSİTELERARASI SPOR MÜSABAKALARI 2013-2014 KATILDIĞIMIZ SPOR BRANŞLARI VE TAKIM ANTRENÖRLERİ 1 ATLETİZM Arş. Gör. Görkem AYBARS 2 BADMİNTON Yrd. Doç. Dr. Ersin ALTIPARMAK 3 BASKETBOL

Detaylı

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi 07-08 Mayıs 2016, Batman ve Hasankeyf En az 12 bin yıllık sürekliliği olan, doğa, kültür ve insanın bütünleştiği, dünyada eşi benzeri olmayan bir kültürel

Detaylı

EYLÜL - EKİM BÜLTENİ

EYLÜL - EKİM BÜLTENİ EYLÜL - EKİM BÜLTENİ İSTANBUL GENÇ BARIŞ İNİSİYATİFİ DERNEĞİ Mecidiyeköy Mahallesi Şehit Er Cihan Namlı Caddesi No: 39/8 Şişli/İstanbul 1 GBİ ARTIK BM KÜRESEL İŞBİRLİĞİ AĞI ÜYESİ! DÜNYA BARIŞ GÜNÜNDE FESTİVAL

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU

KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU KOCAELİ 1. ÜNİVERSİTE TANITIM FUARI VE KARİYER GÜNLERİ FİNAL RAPORU Bu yıl birincisi düzenlenen Üniversite Tanıtım Fuarı ve Kariyer Günleri organizasyonunun katılımcılar ve ziyaretçiler gözünden etkililiğin

Detaylı

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 19 İklim Değişikliği Konferansı Haftanın Bazı Başlıkları Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı Hayatın İçinde Öğreniyoruz İklim Değişikliği Konferansı Tanıdık ve Tanıttık Uludağ

Detaylı

YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER

YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER Tarık Volkan Cengen 93 1976 yılında İstanbul da doğdu. 1986-1993 yılları arasında İstanbul Lisesi nde okudu. 1998 yılında İTÜ Makina Mühendisliği Bölümü nden makina mühendisi

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

KÜLTÜR VE TURĐZM BAKANI Ertuğrul GÜNAY

KÜLTÜR VE TURĐZM BAKANI Ertuğrul GÜNAY 1 KÜLTÜR VE TURĐZM BAKANI Ertuğrul GÜNAY 28 Mart - 03 Nisan 2011 tarihleri arasında kutlanacak olan 47. KÜTÜPHANE HAFTASI'nın açılış törenini onurlandırmanızı diler. Tarih: 28 Mart 2011 Saat: 14:00 : Antik

Detaylı

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ

5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 5. KARİYER GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİ 14.05.2014 Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Çalışma ve İş Kurumu Ordu İl Müdürlüğü işbirliğinde alternatif iş fırsatları yaratmak, öğrenciler ile

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI 2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun organize ettiği, bu yıl Çizgi İzleyen Robot ve Sumo Robot olmak üzere

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

NİSAN 2014. KONYA İLİ KONYA GENÇLİK MERKEZİ 2014 YILI 3 AYLIK (Nisan-Mayıs- Haziran) FAALİYET RAPORU

NİSAN 2014. KONYA İLİ KONYA GENÇLİK MERKEZİ 2014 YILI 3 AYLIK (Nisan-Mayıs- Haziran) FAALİYET RAPORU NİSAN 2014 KONYA İLİ KONYA GENÇLİK MERKEZİ 2014 YILI 3 AYLIK (Nisan ) FAALİYET RAPORU AY HAFTA 2013 FAALİYET PLANINIZA GÖRE BU HAFTA FAALİYETLERİNİZ İletişim Akademi Projesi 2 (Uygulamalı İletişim, Etkili

Detaylı

SPONSORLUK FIRSATLARI 2013-2014 SEZONU

SPONSORLUK FIRSATLARI 2013-2014 SEZONU SPONSORLUK FIRSATLARI 2013-2014 SEZONU Ünilig, Türkiye'nin üniversitelerarası ilk çok branșlı, deplasmanlı spor ligi olarak Genel Müdürlüğümüz tarafından 2012-13 sezonunda organize edilmeye bașlandı. İlk

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

2013 Kış Etkinlikleri

2013 Kış Etkinlikleri KARTAL ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 2013 Kış Etkinlikleri İlk Dönem Sonu Eğitim sistemimizde seçkin bir yere sahip olan İmam Hatip Liseleri içerisinde ayrı bir konumda bulunan

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

HAZİRAN 2015 AYLIK BÜLTEN

HAZİRAN 2015 AYLIK BÜLTEN HAZİRAN 2015 AYLIK BÜLTEN ODTÜ ÜLKEMLİ MATEMATİKÇİ ÖDÜLÜNÜ MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜNÜN ELİNDEN ALDI 21 Mart 2015 tarihinde ODTÜ Ülkem Koleji nin ev sahipliğinde Kanguru Matematik Sınavı yapıldı. Sınavda ilk

Detaylı

3.10. ÇEVRESEL SORUNLAR VE RİSK ALGISI

3.10. ÇEVRESEL SORUNLAR VE RİSK ALGISI 3.10. ÇEVRESEL SORUNLAR VE RİSK ALGISI 3.10.1. İstanbul da Çevresel Konular 3.10.1.1. Hava Kalitesi İstanbul un nüfusunun hızlı artışı ve kalitesiz yakıt kullanımı nedeniyle 1985 li yıllardan itibaren

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI

OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI BASIN BÜLTENİ 17 Haziran 2015 OKULLAR ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN YARIŞTI, EN İYİLER ÖDÜLLERİNİ VİKO DAN ALDI Doğal kaynaklarımız hızla tükeniyor, çevre kirliliği her geçen gün artıyor ve ülkemiz enerji için

Detaylı

Genç Doğa Derneği Kapadokya sürdürülebilir kalkınma ve Gençlik Derneği SOSDER-Sosyal faaliyetleri engellenmiş çocuklar Derneği Genç Bilişim Derneği

Genç Doğa Derneği Kapadokya sürdürülebilir kalkınma ve Gençlik Derneği SOSDER-Sosyal faaliyetleri engellenmiş çocuklar Derneği Genç Bilişim Derneği ÖZGEÇMİŞ 1. Soyadı : ULUDOĞAN 2. Adı : MUSTAFA 3. Doğum Tarihi : 20.10.1962 4. Uyruğu : T.C. 5. Öğrenim : FAKÜLTE Öğrenim Ç.Ü.Ziraat Fakültesi (1980-1985) ODTU SEM (02.1999-10.1999) BİLGİ Ü. (09.2006-06.2007)

Detaylı

Vakfıkebir MYO 8. Mezunlarını Verdi.

Vakfıkebir MYO 8. Mezunlarını Verdi. Vakfıkebir MYO 8. Mezunlarını Verdi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Vakfıkebir Meslek Yüksekokulu nun Mezuniyet Töreni her yıl olduğu gibi bu yılda görkemli geçti. Törene, Vakfıkebir Kaymakamı Sedat Sırrı

Detaylı

CIO Ödülleri 2014, beşinci kez sahiplerini bulacak. İlki

CIO Ödülleri 2014, beşinci kez sahiplerini bulacak. İlki CIO Ödülleri CIO Ödülleri 2014, beşinci kez sahiplerini bulacak. İlki 2010 yılında düzenlenen CIO Ödülleri, kurumlarında başarılı projelere imza atmış CIO ları onurlandırmayı hedefliyor. Ödül alan CIO

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 29.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 29.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 29.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta cumartesi gününden itibaren etkinlikler

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

2011 YILI ULUSLARARASI EĞİTİM

2011 YILI ULUSLARARASI EĞİTİM 2011 YILI ULUSLARARASI EĞİTİM Konu: Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü (ÇEM) ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TIKA) ile işbirliği içerisinde

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 30.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 30.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 30.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Bu hafta eğitim ve öğretim çalışmalarımız planlanan çalışmalar

Detaylı

YETENEKLİ TEDLİLER SANAT

YETENEKLİ TEDLİLER SANAT YETENEKLİ TEDLİLER SANAT GECESİ İLE İZLEYENLERİ BÜYÜLEDİLER 04.06.2014 ÇARŞAMBA günü öğrencilerimiz yetenekleriyle bizlere gökkuşağının renklerinden bir demet sundular. Gecemiz TED müzik grubunun canlı

Detaylı

YARIM ELMA ETKİNLİĞİ

YARIM ELMA ETKİNLİĞİ YARIM ELMA ETKİNLİĞİ 13.09.2014 Salı günü Erciyes Üniversitesi nin ev sahipliğinde hazırlanan Yarım Elma etkinliğine 1.sınıf öğrencilerimiz ile biz de katıldık. Sosyal sorumluluk çalışmalarını her zaman

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

www.novusens.com 2012, Novusens

www.novusens.com 2012, Novusens www.novusens.com İNOVASYON VE GİRİŞİMCİLİK ENSTİTÜSÜ Vizyon... Ulusal ve uluslararası paydaşları ile sürdürülebilir büyüme ve rekabeti amaçlayan, ekonomiye ve toplumsal kalkınmaya katma değer yaratacak

Detaylı

Đsmail Hilmi Adıgüzel

Đsmail Hilmi Adıgüzel Đsmail Hilmi Adıgüzel Gençlik Platformu / Kurcu Başkan Marka Yönetimi Derneği / Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye Fotoğraf Gönüllüleri / Genel Koordinatör Đnternet Medya ve Bilişim Federasyonu / Yönetici Gravga

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

4. BİLİM - KÜLTÜR - SANAT VE SPOR GÜNLERİ 15-20 MAYIS 2012 ETKİNLİK REHBERİ

4. BİLİM - KÜLTÜR - SANAT VE SPOR GÜNLERİ 15-20 MAYIS 2012 ETKİNLİK REHBERİ 4. BİLİM - KÜLTÜR - SANAT VE SPOR GÜNLERİ 15-20 MAYIS 2012 ETKİNLİK REHBERİ Değerli Tuzlalılar; Bilim, Kültür, Sanat ve Spor günlerinin dördüncüsünde yeniden bir aradayız. Üretmenin gururunu, paylaşmanın

Detaylı

ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ 2014 YILI FAALİYET RAPORU

ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ 2014 YILI FAALİYET RAPORU ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR GENÇLİK VE SPOR KULÜBÜ 2014 YILI FAALİYET RAPORU Eskişehir Büyükşehir Gençlik ve Spor Kulübü olarak Atletizm, Hentbol (Kız Erkek), Dragon, Kano, Yelken, Yüzme, Basketbol ve Atıcılık

Detaylı

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi.

Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon geçirdi. Aylık Elektronik Haber Servisi Ocak 2012 Sanatla dolu geçen bir dönem daha: Sevgi Gönül Kültür Merkezi Geçtiğimiz dönemlerde olduğu gibi bu dönem de Sevgi Gönül Kültür Merkezimiz sanatla dolu bir sezon

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÜLTENİMİZDE NELER VAR? ETKİNLİKLERİMİZ SİNEMA GÜNÜMÜZ TİYATRO ETKİNLİĞİMİZ OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARIMIZ BRANŞ DERSLERİMİZ AİLE KATILIMI ETKİNLİKLERİMİZ ARALIK AYI

Detaylı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı

SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı. SPoD Nefret Suçları Yasa Kampanyası Platformu nun Basın Açıklamasındaydı SPoD İnsan Hakları Örgütlerinin Kasım Ayı Buluşmasına Katıldı İnsan Hakları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Helsinki Yurttaşlar Derneği, Af Örgütü ve Hakikat Adalet Hafıza Derneği'nin her ay düzenledikleri

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU

KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU KAZAKİSTAN ISSA-TÜRK ÜNİVERSİTELERİ TANITIM GÜNLERİ RAPORU ALMATI (20-23 KASIM 2015) 20 Kasım 2015 Cuma: İlk gün konu ile ilgili öğrenci haricinde konunun ilgililerinin katıldığı bir panel düzenlendi.

Detaylı

18. TÜRKÇE KONUŞAN GİRİŞİMCİLER PROGRAMI. Ülkelerden gelen konukların gün boyu havaalanında karşılanması ve otele yerleştirme

18. TÜRKÇE KONUŞAN GİRİŞİMCİLER PROGRAMI. Ülkelerden gelen konukların gün boyu havaalanında karşılanması ve otele yerleştirme TOBB 18. TÜRKÇE KONUŞAN GİRİŞİMCİLER PROGRAMI 30 Nisan 2015 Perşembe - Ankara Ülkelerden gelen konukların gün boyu havaalanında karşılanması ve otele yerleştirme 12.30-13.30 Öğle Yemeği- Kent Otel (erken

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Nevzat Yıldırım 2. Doğum Tarihi: 02.12.1987 3. Unvanı: Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu: Yüksek Lisans Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Fotoğraf ve Grafik Kocaeli Üniversitesi

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 32.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 32.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 32.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Yıl sonu neredeyse geldi. 4-6.sınıf öğrencilerimize son

Detaylı

Evrak Tarih ve Sayısı: 12/11/2014-52098

Evrak Tarih ve Sayısı: 12/11/2014-52098 Evrak Tarih ve Sayısı: 12/11/2014-52098 T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı Sayı :57909333/100/ Konu :Prof.Dr. Yahya Özsoy Toplum Hizmetleri Ödülü SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

Detaylı

Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001)

Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001) Adı ve Soyadı : Gökhan TENİKLER Doğum Tarihi : 11/10/1974 Medeni Durumu : Evli Uyruğu : T.C. Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001) EĞİTİM DURUMU İlk ve Ortaöğrenimini İzmir de Tamamlamıştır.

Detaylı

2015-16 Sponsorluk Sunumu

2015-16 Sponsorluk Sunumu 2015-16 Sponsorluk Sunumu Business Cup Nedir? Business Cup; * Events in yılda 2 kez düzenlediği (Mart ve Ekim); * İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya, Kocaeli ve Adana da eş zamanlı başlayan; * kurumsal

Detaylı

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ (TÜREK 2014 ) 5-6 Kasım 2014, İstanbul Fotoğraf: Emrah TAŞKIRAN TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KONGRESİ / 5-6 KASIM Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından üçüncüsü

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film

Beşiktaş Gazetesi. Her Cuma yeni bir film Her Cuma yeni bir film BEŞİKTAŞ Belediye Başkanı İsmail Ünal sinema ile ilgili yeni projesini anlattı. Ünal, "Beşiktaş ta. Sinemamızın son dönemlerde üretilen çağdaş ürünlerini artık Beşiktaş Levent Kültür

Detaylı

TEGEP te Neler Oluyor?

TEGEP te Neler Oluyor? Gündem Mayıs 2013 02 TEGEP te Neler Oluyor? Eğitim ve gelişim alanında referans olabilecek çalışmalar kapıda! 07 TEGEP - ASTD İşbirliği 05 Zirvede Buluşalım! 09 Tegep Eğitim Profesyonellerini Geliştiriyor

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ ÜNİVERSİTELERARASI SPOR MÜSABAKALARI

EGE ÜNİVERSİTESİ ÜNİVERSİTELERARASI SPOR MÜSABAKALARI EGE ÜNİVERSİTESİ ÜNİVERSİTELERARASI SPOR 2012-2013 KATILDIĞIMIZ SPOR VE ANTRENÖRLER 1 ATLETİZM Prof. Dr. B. Muzaffer Çolakoğlu, Yrd. Doç. Dr. Ercan Haslofça, Yrd. Doç. Dr. Fehime Haslofça, Arş. Gör. Görkem

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

JCI Antalya. Nisan-Mayıs-Haziran 2010 Haber Bülteni. Antalya

JCI Antalya. Nisan-Mayıs-Haziran 2010 Haber Bülteni. Antalya Etkinlik: Networking Performansınızı Geliştirin Tarih: Nisan 2010 Yer: Dedeman Otel JCI Salonu Network (iş ağı) kavramını daha iyi tanımak ve iş ağı performansımızı geliştirmek üzere üyelerimiz ve iş dünyasındaki

Detaylı

STRATEJİK PLAN (2010-2014)

STRATEJİK PLAN (2010-2014) STRATEJİK PLAN (2010-2014) Stratejik Öncelik Alanı 1: Araştırma Odaklılık Stratejik 1,1: YDY O ndaki akademisyenleri, sosyal davranışlar ve insan davranışlarını anlama konularındaki araştırmalarında desteklemek.

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Ustalar Eşliğinde Mavi Tur Gelişim ve Sanat Atölyeleri 2013 BODRUM

Ustalar Eşliğinde Mavi Tur Gelişim ve Sanat Atölyeleri 2013 BODRUM BODRUM Güvertede Atölye Türkiye de ilk defa gerçekleşecek olan deniz üstü gelişim ve sanat etkinliğidir. Sanat yolcularımız, Ege nin eşsiz koylarında ilgi duydukları sanat dallarına ve hobilerine vakit

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Gençlere anlatacaklar

Beşiktaş Gazetesi. Gençlere anlatacaklar Gençlere anlatacaklar BEŞİKTAŞ Belediyesi genç girişimciler için başlattığı projesi ile eğitimde çalışmalarını sürdürüyor. Genç girişimciler için düzenlenen seminer etkinliklerinde etkinliğe katılacaklara

Detaylı

FTSO BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI ZİYARET ETTİ

FTSO BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI ZİYARET ETTİ MART 2014 SAYI 13 FTSO BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARINI ZİYARET ETTİ Mart 2014 Pazar Günü Belediye Başkanlığı 30 Seçimi öncesinde Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Fethiye Milliyetçi Hareket Partisi(MHP),Cumhuriyet

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

çok ders biyolojiden köken almaktadır.biyoloji ile arası iyi olanların zorlanmayacağı bir bölümdür.

çok ders biyolojiden köken almaktadır.biyoloji ile arası iyi olanların zorlanmayacağı bir bölümdür. 1 1) Veterinerlik ile ilgili görüşleriniz nelerdir? C.1) Veterinerlik herkesin yapabileceği bir meslek değil. Gerçekten severek ve isteyerek yapılması gereken bir meslektir. Çünkü uğraştığımız şeyler bir

Detaylı

BÖLGE: 2440 BU HAFTAKİ GELECEK HAFTAKİ TOPLANTI. Kulüp Toplantı No : 113 Kulüp Toplantı No: 114

BÖLGE: 2440 BU HAFTAKİ GELECEK HAFTAKİ TOPLANTI. Kulüp Toplantı No : 113 Kulüp Toplantı No: 114 Uluslararası Rotary Başkanı: K.R Ravi RAVINDRAN UR. 2440 Bölge Federasyon Bşk.: REHA AKIN 10.Grup Bölge Başkan Yrd. ATLIHAN HUNLER KURULUŞ 20.3.2013 BAŞKAN: DİLEK ALMAÇ ASBAŞKAN: RAMİZ CEPKENLİ SEKRETER:

Detaylı

İstanbul Erkek Liseliler Derneği Aylık Bülteni

İstanbul Erkek Liseliler Derneği Aylık Bülteni Aylık Bülteni Mayıs 2013 Sevgili Sarı Siyahlılar, 28 Mayıs'tan beri Türkiye ciddi bir toplumsal hareketlenme yaşamaktadır. Gezi Parkı'nda barışçıl şekilde başlayan protestolar orantısız bir güçle bastırılmaya

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

TürkiyeEnerjiForumu. Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! ANTALYA. 15-19 Nisan 2014. Club Med Palmiye, Kemer

TürkiyeEnerjiForumu. Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! ANTALYA. 15-19 Nisan 2014. Club Med Palmiye, Kemer Uluslararası 06 TürkiyeEnerjiForumu 12. Yıl Club Med Palmiye, Kemer 2014 ANTALYA 15-19 Nisan 2014 Enerji profesyonellerinin vazgeçilmez doruğu 12.yaşında! Antalya da unutulmuz tarihi zirve için geriye

Detaylı

bugün Özel günde evlendiler ÖZEL bir tarihte evlenmek isteyenlerin beklediği gün geldi çattı. evlendirme dairelerine yoğun başvuruda bulundular.

bugün Özel günde evlendiler ÖZEL bir tarihte evlenmek isteyenlerin beklediği gün geldi çattı. evlendirme dairelerine yoğun başvuruda bulundular. Özel günde evlendiler ÖZEL bir tarihte evlenmek isteyenlerin beklediği gün geldi çattı. 12.12.2012 tarihinde evlenmek isteyenler evlendirme dairelerine yoğun başvuruda bulundular. Bugün 12.12.2012 tarihinde

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

DENİZİN SİHİRLİ YÜZÜNÜ KEŞFEDEN PROJE

DENİZİN SİHİRLİ YÜZÜNÜ KEŞFEDEN PROJE DENİZİN SİHİRLİ YÜZÜNÜ KEŞFEDEN PROJE SORUMLU BALIKÇILIK PROJESİ DENİZ KORUMA ALANLARI TÜRKİYE DE SORUMLU BALIKÇILIĞA GEÇİŞ DENİZ AMATÖR BALIKÇI, GELENEKSEL KIYI BALIKÇISI, RESTORAN VE TÜKETİCİLERLE EL

Detaylı

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI

01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI 01.02.2014 AKSARAY TİCARET VE SANAYİ ODASI ALIŞVERİŞ GÜNLERİ YAKINDA BAŞLIYOR SAYFA 1 EĞİTİM İÇİN AKSARAY'A GELDİLER SAYFA 2 ATSO SENDİKA ZİYARETLERİ SAYFA 3 ATSO'DAN ALMANYA'YA ÇIKARMA SAYFA 4 KOÇAŞ AYKAŞ'I

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

2016 SPRING CUP. 08 Şubat 06 Mayıs

2016 SPRING CUP. 08 Şubat 06 Mayıs 2016 SPRING CUP 08 Şubat 06 Mayıs VİZYONUMUZ Ege Bölgesi içerisinde, Şirketler/Eğitim Kurumları/Holdingler/Bağımsız Takımlar dan oluşan Özel Basketbol Ligi olarak fair play olgusundan uzaklaşmadan, amatör

Detaylı

Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri

Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri Sağlık hizmetlerinde kalite ve güvenlik, çağın getirdiği teknolojik gelişme ve bilgiler ışığında verilen hizmetin istenen sonuçlarını artırma, istenmeyen sonuçlarını

Detaylı

ITU BiRLiK EVLUL- EKiM 2015 BULTENI

ITU BiRLiK EVLUL- EKiM 2015 BULTENI .... ITU BiRLiK EVLUL- EKiM 2015 BULTENI Değerli Üyemiz; Yaz sezonu sonrası yeni döneme, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 92. Yılını kutladığımız Cumhuriyet Balosu ile başlamış bulunuyoruz. Bu vesileyle üyelerimizle

Detaylı

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu

UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu UNESCO Türkiye Millî Komisyonu XXVI. Dönem Genel Kurulu 17 Mayıs 2014 Tarihinde Ankara da Gerçekleştirildi UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Yönetmeliğinin 14. Maddesine göre toplanan XXVI. Genel Kurul, 2014-2018

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

YIL BOYUNCA 185 FARKLI ÜNİVERSİTE 40 FARKLI BRANŞTA 20 BİN SPORCUNUN MÜCADELESİNE SAHNE OLAN

YIL BOYUNCA 185 FARKLI ÜNİVERSİTE 40 FARKLI BRANŞTA 20 BİN SPORCUNUN MÜCADELESİNE SAHNE OLAN 17.04.2011 YIL BOYUNCA 185 FARKLI ÜNİVERSİTE 40 FARKLI BRANŞTA 20 BİN SPORCUNUN MÜCADELESİNE SAHNE OLAN ŞAMPİYONLARIN FESTİVALİ KOÇ FEST İN 2012 MARATONU BAŞLIYOR KOÇ HOLDİNG DIŞ İLİŞKİLER VE KURUMSAL

Detaylı

TÜRKİYE GOLF FEDERASYONU 2009-2010 YILLARI FAALİYET RAPORU

TÜRKİYE GOLF FEDERASYONU 2009-2010 YILLARI FAALİYET RAPORU TÜRKİYE GOLF FEDERASYONU 2009-2010 YILLARI FAALİYET RAPORU Türkiye Golf Federasyonu nun 2009-10 yılları faaliyet raporu aşağıda bilgilerinize sunulmuştur. ULUSAL SPORTİF FAALİYETLER 2009 Yılı Faaliyetleri

Detaylı