(İstanbul) Transit-Topos. Ali Akay. Son kırk seneye

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "(İstanbul) Transit-Topos. Ali Akay. Son kırk seneye"

Transkript

1 (İstanbul) Transit-Topos Ali Akay Son kırk seneye Bir topografya alanı ve tarihin katmanlarının üstüste gelerek zamanları aynı mekâna toplayan, geçmiş şimdiki zaman ile gelecek şimdiki zamanı neredeyse kristal bir şimdiki zamanda birleştiren İstanbul, aynı zamanda bir megalopol olarak küreselleşmiş dünyanın önemli merkezlerinden biri haline geldi. Bu alan bir topos olarak katedien, geçilen, etki alınan ve etki veren bir mekân olarak birçok uluslararası sanat eserinin geçtiği bir alandır. Sergi bu geciş alanı olan topos un etrafında dönmektedir. Bu aynı zamanda kültürlerin de kozmopolitikasının geçiş alanı olarak önemlidir. Stoacılardan beri şehrin kozmopolit yapısı her zaman için yabancılıklara yer vermiştir. Bugün İstanbul da aynı şekile değişime açık bir vaziyette çeşitli sanatcıların sergilediği ve de etkilendiği bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır: Dönüşüm, geçiş, değişim, mübadele ve zaman içindeki değişimlerin alanı olarak okunabilinir. Sergide yer alan sanatçıların her biri İstanbul dışında ikame etmektedir; ancak Akbank Sanat ın İstanbul 2010 kültür başkenti yaşantısı içinde düşünüp de gerçekleştirdiği bu sergi İstanbul un içinde yaşamayanlar tarafından katedilen bir mekan olarak ele alınmasının üzerinde durmaktadır. Bu yüzden İstanbul parantez içindedir. Şehir kendi içinde büyük bir dönüşümü zaten yaşamaktadır. Santçılar ise bu görünmez gibi olan değişimin içindeki fantastik ögelere doğru bakarak görünürlük ve gürünmezlik meselesinin üzerinden düşünmektedirler. Her türlü ilişkinin sadece İstanbul ile değil, aynı zamanda görünürülüğünü öncelikli olarak görünmezliğinden potansiyel olarak alan diğer megalopollerle de bir ilişki söz konusudur. Sonuçta, Avrupa nın içinde olmadan bir kültür başkenti olarak kendini kabul ettiren bir şehrin hem katmanlarından, hem geleceğinden, hem de hayalinden söz etmekte olan bir dönemden geçmekteyiz. Hayaller şehri olarak da şairler tarafından dillendirilen bir İstanbul un, yaşamıyla, eğlence hayatıyla, kültürüyle geçiş merkezi haliyle, büyütülen hava alanı ve havaalanına giden yollarıyla, her şeyden önce kendi kendisine yabancılaşmaya başlayan bir şehir kültürünün yabancısı olduğu bakışlar tarafından düşünülmesi bizim ilgimizi çeken bir bakıştır. Kendine yabancılaşma, doğaya yabancılaşma, emeğine yabancılaşma derken, bir tür anomic hayat içindeki şehrin karakteri de kıyaslanmaya açık olarak okunulabilmektedir. Katmanlar: Bugün bir eğlence topografisini kültür hayatı içinde sunan İstanbul, bir topos olarak Lale devrinden beri eğlence hayatı olarak işlemeye başlayan ve bunu belirli aralıklarla yaşayan, tanımlayan bir şehir. III. Ahmed in Edirne den İstanbul a gelmesi ve villagiature, bir sayfiye yeri olarak surların dışına çıkmaya

2 başlamasıyla genişleyen İstanbul, özelikle Damat İbrahim Paşa dönemindeki Lale Devri olarak 1912 yılında Ahmet Refik tarafından adlanırılıp, Yahya Kemal tarafından popülerleştirilen bir yer olarak bir Şehr-i Sefa olarak da aldandırılabilir. 1 Türk modernleşmesi içinde, Şerif Mardin in Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu 2 olarak adlandırdığı tarihi bir İstanbul da başlayan o zamanki yeni dönem, aynı zamanda, kamusal alanın oluşmaya başladığı dönemdir. Gazetelerin çıkmaya ve okunmaya başlaması, kalemiye ve mülkiyeyi de bu yeni tartışmanın içine sokmaya baaşlamıştıır. Şinasi Efendi ve Namık Kemal Tasvir-i Efkâr gazetesini, Refik Bey Mir at gazetesini çıkarmaktaydılar. Yeni Osmanlı Düşüncesiyle birlikte, 1865 yılında İttifak-ı Hamiyyet olarak Boğazın tepelerinin arkasında uzanan ormanlık bir vadideki Belgrad Ormanı nda yapılan bir piknikte başlayan Yeni Osmanlılar hasta adam olan Osmanlıyı tedavi etmek için yeni fikirleri tartışmaktaydılar. Mesul olan Ali ve Fuat Paşalardı. Onlara göre, Bab-ı Ali nin politikalarının oluşturulması için ele ele vermenin zamanı gelmişti. Bunların hepsi Bab-ı-Ali Tercüme Odası ndan gelmekteydiler. Bu sayede de, batılı siyaset sistemlerini öğrenme fırsatını bulmuşlardı Bu münevverler Meşrutiyet ve temsiliyet 3 fikirlerinin üzerinden düşünmekteydiler. Namık Kemal, Mehmed Bey, Şinasi Efendi, Ali Suavi, Ayetullah Bey, Refik Bey gibi bir yandan yazarmünevver olan, bir yandan da ulemaya ait bir grubun reform hareketleri, hem batılılaşmayı eleştirmekte, Tanzimat reformlarının Osmanlı Türk ve Osmanlı tebaasını etkisiz kıldığı düşüncesi, kamusal alana yerleşmeye başlamaktadır. Sivil bir toplumsal tepki gibi doğmakta olan Yeni Osmanlı Düşüncesi, bir yandan reformlarda Avrupalılaşmanın etkilerini tartışmakta bir yandan da devletin ileri gelen bürokrasisinin reformları batılılara teslimiyet gibi ele aldığını bize göstermektedir. Bu anlamda; Yeni Osmanlı düşüncesi hem reformlardan yanadır, hem de Türk muhafazakârlığının temellerini atmakta, yeni bir milliyetçiliğin başlangıcını oluşturacak nüveleri hazırlamış olmaktadır. Topos: 18. yüzyılda Topografya öğretimi için Avrupaya yollanan ve asker ressamlar olarak adlandırılan bir grubun Avrupalı perspektif anlayışı üzerinden arazi ve manzara resimleri yapmaya başlaması, perspektifli bir bakışın aynı 1 Shirine Hamadeh, Şehr-i Sefa, 18 yüzyılda İstanbul, İletişim yay, 2010 Çeviren: İlknur Güzel. 2 Şerif Mardin, The genesis of young Ottoman Thought, Princeton University press, 1962; Türkçesi için, Bkz.Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu, Çev: Mümtaz er Türkçne, Fahri Unan, İrfan Erdoğan, Redaksiyon ve Yayına Hazırlayan: Ömer Laçiner, İletişim Yayınları, Temsiliyet bir anlamda halkın temsiliyetini belirlerken aynı zamanda da temsili olarak resim(tasvir ve temsil; form ve içerik) odaklı bir düşünceyi de aslında zoraki olarak oluştırmaktadır.

3 zamanda da tek perspektif gibi tek merkezi bir modern iktidarın da doğmakta olduğunu bize hatırlatmaktadır. Batı da Rönesans ile başlayan tek merkezli perspektif ile insan bakışının beraberinde, tek merkezli bir siyasi iktidarın oluşmasında olduğu gibi, Osmanlı nın modernleşmesinin içinde de perspektifin insan bakışına indirilmesiyle birlikte bir sekülerleşmenin ve hatta erken diye adlandırabileceğimiz, Şerif Mardin in deyimini kullanırsak, bir laikleşmenin başlamakta olduğunu ileri sürmek yanlış olmayacaktır. Padişahın ve Saray çevresinin yanında ilmiye ve mülkiyenin laikleşme eğilimleri, Osmanlı toplumsal dönüşümü için bir hamle olarak gözükebilir; ancak bugüne kadar gelen ve neredeyse kalıtımsal olarak işleyen bir takım çelişkiler yumağı mülkiye, ilmiye, askeriye, ulema ve tebaa arasındaki ilişkileri, belki devlet ve sivil toplum gibi Gramscici ayrımlarla olmasa bile, bir çelişkiler dinamiği içine sokmaya başladığını bize hem düşündürtmekte hem de göstermektedir. Modernizmin ve modernliğin ayrımını önceden yapmak gerekecek. Bunu en iyi şekilde sanayiileşmenin ve şehirleşmenin karakterleriyle anlatmak doğru olacak öncelikle. Yersizyurdsuzlaşan köylülerin, kırdan şehre gelip, emek gücü haline gelmeleriyle başlayan bir süreç modernizm. Modernlik ise bunun daha üstyapısal yanı: sanatsal ve entelektüel dünyadaki, kültürdeki ve siyasetteki yanını göstermekte. Modernlik deneyimi, o halde, bizde sanatlardaki değişimle başlayan ve bizde batılılaşma olarak adlandırılan bir sürecin parçası olarak duruyor. Batılı gibi olmak ise, bizim sanatlarımızda ve edebiyatımızda, aynı toplumsal oluşumuzda olduğu gibi, bir arayışın, yırtılma sonrası bir arayışın ürünü olarak gözüküyor. Doğu ve Batı diye adlandırılan iki bütünlük içinde olduğu sanılarak, arasında bir yerde yeri olduğu iddia edilen bir yer, bir topos modernliğimizi meydana getiriyor. Ve zaten bu nedenden dolayı da, toposdan başlayan bir modernliğimiz var sanatlarımızda: yerle alakalı olarak topografya ile başlayan modernliğimiz bize perspektifi sorun olarak verdi. Topografya okumaya giden asker ressamlar, Batı için de çok yeni sayılabilecek bir bilim dalını öğrenirken, üç boyutlu bir yanılsamanın çizimini öğrendiler. Bu nedenden dolayı manzara resimleri öncelikle modern resmimizin örnekleri arasında ve sonra da nature morte resimleri geliyor ve de hala da tam olarak vazgeçemediğimiz bir resimsel yanımız olarak duruyor. Manzara resimlerini sevmekle başlayan bir perspektife bakışımız var. Tek perspektif, bilindiği gibi, çok perspektifli bakışa sahip olan Ortaçağ resimlerinden Rönesansla birlikte ayrılmaya başlıyor. Bizim tarihimizin yukarıdan bakan perspektifi de modernlikle birlikte insanın bakışına doğru indiğinde, modernliğimizin başladığını ileri sürebiliriz. Batılılaşmadaki kıyaslamalar: Türkiye de ve İstanbul da özellikle 18.yüzyıldan itibaren kıyaslamalar önem kazanmaya başlamıştır. Siyasette veya edebiyatta kıyaslama üslubu bir derin melanlkoliyle birlikte gelmiştir Osmanlı ve Türk aydınlarına. Bugünün plastik sanatlarının kıyaslamaları ve aynı andalığına karşın, o dönemde aydınlar Batılılaşma adını alan bir kıyaslama yöntemine girmişlerdi. Ve Batı ile farklılıkları tartışır olmuşlardı. Yahya Kemal in Paris de geçirdiği yıllardan sonra

4 yurda dönüşte uzun zaman sonra gittiği Paris i sönmüş ve değişmiş görmesi de bu dinamiklerden biri olarak okunabilmektedir 4. Bir yandan geçmiş bir dönemin yaşanmışlığıyla geçen zaman içindeki değişimin yeni dinamiklerinde eskiyi bulamamanın verdiği hüzün veya hayal kırıklığı, zannederim, bugün bile aynı ölçüde izlenmesi mümkün olan dinamiklerden bir tanesidir. Değişimi artık takip etmemesine rağmen, geçmişin içinden çıkılamayan bir nostaljiden geleceğe doğru açılamamasının verdiği mesafeden kaynaklanabilecek olan bu bakış, bir çeşit hüzünle kaplı olarak karşımıza çıkmaktadır. Her halükarda, geçmiş bir zamanın verdikleriyle yaşayarak geriye bırakmanın verdiği hüzün söz konusu olmuş olsa bile, burada yaşın da zamanına erişmesiyle, elbete ki, alakalı olacaktır. Orhan Pamuk için, bu yırtılmanın hüzünüdür. İstanbul un hüznü de yırtılma hüznüdür. Ne kadar Batılı olursa olsun içinde doğulu öğlerin varlığından duyulan hüzünlenmedir bu. Orhan Pamuk, insanlığın hüzünlenmesinden geçen bir bakışta Fransız spleen ine yakınlaşmaktadır. Baudelaire in Paris sıkıntısı modernliğin getirdiği bir sıkıntı olarak işlemekte olduğu gibi, istanbul un da sıkıntısı bu modernlikle alakalı olarak durmaktadır. Modern bir toplumsallığa doğru geçiş, içindeki insanların nostaljiyle andıkları bir maziyle geleceğin belirsizliği ve toplumsal ilişkilerdeki değişimin getirdiği çökmenin üzerinde işlerlik kazanmaktadır. Sabri Ülgener in çözülme ahlakı dediğine benzer bir şekilde, el zanaatlerinin her türlü üretime getirdiği değişimin bir parçası olduğu gibi, Cumhuriyet in getirdiği yeni bürokrasi de, yine bu açmazın ve çıkmazın içinden geçerek, büyümekte ve bir toplumsal olduğu kadar edebi ve sanatsal bir sorun haline gelmektedir. Edebiyattaki ve sosyolojideki bu yırtılma aynı şekilde, plastik sanatlar için de geçerli durmaktadır. Ahmet Muhip Dıranas ın Türk Hümanizması olarak değerlendirdiği figür ve insan merkezli bir resim de, aynı huzursuzluğun ürünüdür 5. Orhan Pamuk, belki de paradigmanın değişmesini en iyi görenlerden birisi oldu: Beyaz Kale adlı romanı, tam da, bir Doğulu ve bir Batılının ikiz olduğu üzerinde duran bir roman oldu. Tercüme odasında başlayan bu düşünsel deneyim, aslında bir tekillik deneyiminde, modernliğin sanattaki tekilliğinde denenerek, sorunun bugünkü noktasına gelmektedir. Bugün ise Batılı veya Doğulu, Türk veya yabancı, iki pasaportlu veya daha çok kimlikliliğin öne çıkmaya başladığı bir dünyasallaşma içinde bu sergi, kendisine bakış perspektifini dışarıdan alarak, şehrin işaretlerini gösteren imgelerin klasik bakışına yaklaşmak yerine kültürler-arası geçişliliklerin üzerinde durmaya başlamıştır. Bu anlamda da Batılılaşma modernliğinden ayrılmaya ve farklı bir paradigmaya yerleşmeye başlamış bir görsellik üretilmektedir. Dolaylı yoldan, başka imajlardan veya başka hayali veya gerçek görüntülerden yola çıkarak İstanbul düşünülmeye başlanmıştır. Topos olarak İstanbul ne kadar geçmişe yönelik ise, transit olarak istanbul mekanı bir o kadar geleceğe ve hayalgücünün 4 Abdülhak Şinasi Hisar, Yahya Kemal e Veda, YKY, Mart 2006, s Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Ahmet Muhip Dıranas ın birbirlerinin neredeyse fiziki taklitleri oldugu söz konusu edilebilir.

5 kıyaslamalarına yönelmeye doğru gitmektedir. Nasan Tur un su birikintisindeki siluetle görünme ile görünmeme arasındaki diyalektikleşmiş imajı veya Laurent Grasso nun şehri saran sis imajının göndermelerinin çeşitliliği, imajlarındaki hayalilik, görünürlük ve görünülmezlik arasındaki sınır imaje bir şekilde flulaşmaya başlamıştır. Aslında, artık tanımamaya başladığımız, silüeti değişmekte olan, hipermodernleşen binalarının ve yeni mimari projelerinin getirdiği bir İstanbul, her yer değil, yok yer de değil ama herhangi bir yer olmaya başlamıştır. Projelerin getirdiği imajların yarattığı yabancılık duygusu, tanımadığımız bir şehrin görüntüsünü bize vermeye başlamıştır bile. Eskiden Saray ve camiilerin siluteninin yerine başka bir İstanbul imajı, Levent-Maslak hattından geçen bir postmodern şehir imajı git gide hafızalarımızı ileriye doğru yöneltmektdir. Sanatçıların imajlarından gelen işlerin de şehrin yeni haline, görünür ve görünmez arasındaki diyalektiğe ve bu imajın bir metaforuna gönderme yaptığını düşünmekte gecikmeyiz. Claude Closky nin bilgisayar programlı mimari videosundaki potansiyellerin birbirleriyle çarpım tablosu cetvelindeki rakkamlar gibi sonlu bir şekilde çoğalarak sunduğu olanaklarla hayalgücüne giden bir mimari önermeler, konstrüksiyonlar serisini sunmakta bizlere. Seza Paker in kendi otoportresi olarak sunduğu bir tünele giren ve tünelden çıkan, kendi hızında geçen fotograf imajlarının nihayetindeki son imajda bir Afrikalı gencin bravo anlamındaki parmak işaretiyle dönüp bakması, geçiş alanlarının kabulü ve kabulsüzlüğü arasındaki sınıra değinmekte. Kendi kullandığı arabasından çekilen, Paris caddesini kateden ve tünele giren imajlar birden bire tünelde, tünel karanlığının siyah beyaz bir negatifini, tersini imajlaştırmakta. Miami de Keys adasının imajı birde bire tünelin tersi olmakta. İki mekan arasındaki hayali geçiş bir düşüncenin geçişi olarak durmakta. Paris caddesindeki İle Saint-Louis adası ve Hemingway in evinin olduğu Keys adası arasındaki zihinsel geçiş, bizi bir fotograf karesinde bir dünyadan başka bir dünyaya yollamakta. Son dönemde güncel sanatın bir yol metaforu içinde kendisini düşünmeye başlaması ile gelişen bir bakışta okuyabileceğimiz bu imaj ile sanatçı kendi otoportresini bir hız ve geçiş alanı olarak görmekte. Gözümüzü kapayıp açacağımız bir sürede ve zamanın hızlı saniyelerinin gidişatında geçilen, katedilen alan, bir imaj alanı olarak durmakta karşımızda. Burada, artık, edebiyatta izlemekte olduğumuz melankoli ve hüzün yerini kıyaslamalara bırakmaya başlamıştır. Nostaljik bir dünya değil, ama ne kadar üzülsek de değişmekte olan bir dünyanın geleceğine olan bakış, çağdaş veya güncel sanatların yol kateden bakışıyla anlamlanmaktadır. Seza Paker in bu sergide göstermiş olduğu fotoğraf imgelerinde olduğu gibi güncel sanat alanının transit olarak kat edilmekte oldugunu görüyoruz. Güncel bakış, Magnum diye genelleştirilen fotoğrafçıların veya fotograftan yola çıkarak şehrin manzaralarını tasvir eden bakışla resim yapanların bakışından çok uzak durmaktadır. 21. yüzyıl sanat paradigması içine bakışın değişmesiyle uluslararasılaşan sanatçıları izlemekteyiz. Bir yere ait olmaktansa o yerin tarihine bakarak, başka kıyaslama ilşkilerine giden sanatçılar direk görüntüler yerine düşündürücü ve direk olarak okunamayan refleksif imajlar geliştirmektedirler. Wang Du nun telefon rehberleri bu anlamda imajların kaydından başka bir şey değildir. Yüz binlerce imajdan oluşan rehberin takibi bile neredeyse mümkün durmamaktadır. Brice

6 Dellesperger nin tarvestilerinden ve kimliksizleşen kişiliklerinden geçen bu bakış tam da sabit olanı değil, değişmekte olanı düşünmektedir. İmajlar birbiri ardına gelirken sıraların kaydı da başkalaşmaktadır. Bir tasnif, sanatssal olarak sanatçının bakışıyla anlamlanmakta ve bize de düşünme imkânları sunmaktadır. Sorular ve soru sormaların ardı ardına gelen imajlarla alakasını düşünmeden geçemeyeceğiz. Çarpık kentleşme ve Kültür: Çarpık kentleşmeden bahsedilmekteydi 1970 li yıllarda, bugün ise çarpık bir kültürsüzleşme içine girdik. Bu şu demek: Kültürsüzleşme kodlarının yersizyurdsuzlaştırlması, kodsuzlaştırılması; her an oluşan değişimin içinde yerlerin de değişmesi. Bu sırada Tenko ve DJ kültürü yersizyurdsuzlaştırılmış kültürün boşluklarına ikame etmeye başladı. Sanatlardaki kopya sonrası (yani hazır malzeme, fotograf kullanımı gibi müzik için de kopya kültürünün ön planda yer almaya başladığını ileri sürebiliriz. Gençlerin bu tip yerleri tercihleri rastlaşma imkânlarının olması. Özelleşen mekânlarla kamu mekânlarından uzaklaşılma, yani liberal özelleştirilme, kamusal alanı daha çok sokak kültürüne bıraktı. Bu kültürün poplaştırdığı kültür alanı da her yerde yaygınlaştı. Kapalı, özel, mahrem mekânlardakiler; yani, özel okullarda okuyanlar, tam da bu pop kültürün içinde, okul sıralarında asla karşı karşıya gelemedikleriyle, barların olduğu mekânlarda, rastlaşmaya başladılar. Bu rastlaşma, 1980 li yıllara kadar çocukluk yaşlarında yapılıyordu. Bu çocukluk yaşlarındaki sınıfsal ayrımlar, artık çok kuvvetli bir şekilde, yaşamlarımıza iz bırakıyor. Mekânlar ve zihinler ayrışıyor. Ama gençlik yaşına gelindiğine, bugün, bu karşılaşmalara, yani zengin ve orta halli ve hatta para biriktiren fakir gençlerin birbirleriyle karşılaşmalarına yer açılmaya başlandı. Bu ayrılmış imtiyazlıları sokak kültürüne doğru yeniden taşıyan faktör, işte eğlence ve bar, clubbing kültürü olarak çıkmakta karşımıza ve toplumsal açıdan yeniden bir bakışma imkânından bahsedebiliriz. Ama buralardan çıkıp yerlerine döndüklerinde herkes yerine oturuyor ve bazıları imtiyazlarını korumaya çalışıyor. İşte bu kültürel faktörün arkasında yatan liberal eşitsizlik. Küreselleşme dinamiği 1970 li yıların ikinci yarısından beri; yani, tekelcimonopolist sermeyenin yerine transnasyonel sermaye hâkim olmaya başladığı zamandan beri yersizyurdsuzlaştırıcı karakterinin göstermekteydi. Birincisi; göçmen ikincisi mülteci akımının; insan emeğinin akışkanlığının ve kısıtlanmalarının ve yeni kodlara sokulmasının dünyasal örnekleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Avrupa da, özellikle 1980 sonrası sorunsallaştırılan küreselleşme ve postmodern durum bize yeni bir hal verdi: Siyasi ve ekonomik mülteci statüsünde çalışmaya ve örgütlenmeye gelen bir işsiz ordusu; bunlar batılı işsizler ordusuna katıldılar; ve de yükselen aşırı sağın seçim malzemesi haline geldiler; Almanya da, İngiltere de Fransa da başlayan bu süreç 1990 lı yıların ikinci yarısında güney Avrupa ülkelerini de içine aldı. İtalya ve İspanya da

7 da, Sosyalistlerin serbestleştiren politikalarının yerine sağcı partilerin hakim olduğunu ve bölgecilik politikalarının merkezi Refah devleti fikrine karşı çıktığı gözlemlendi. Bu açıdan, İtalya ve Kuzey ligi çok nasıl eski tip faşist siyaset söyleminden kendini ayırdığını gösteriyor. Sermaye bir yandan ulusaşırılaşmış, İstanbul ise, bir megalopol olarak dünya büyük şehirlerinin içinde benzer sorunları yaşayarak, yerini almıştır. Bunun en önemli göstergeleri ise, 1980 sonrası liberal politikaların siyasi ve ideolojik olan dönüştürme pratiğidir. Bir yandan, askeri hareketin getirdiği etkenler, diğer yandan da, dünya sosyalist hareketinin yaşadığı baskıcı pratikler, bir tür ideolojik yersizyurdsuzlaşma hareketini beraberinde getirdi. Kültürel alanda; İstanbul da önce biracılar ve video furyası ve eve kapanma ve de ardından, 1990 lı yılarda dışa açılma ve sokağa taşma hareketiyle sokak kültürünün yeni çehresi içinde, Rock, Grange gibi akımlarla birlikte pop kültürün kodlarının yerleşik hale gelmesi ve popun da küresel kültür içinde kendi dönüşümünde arabesk ve latin müziği ile eklemlenmesi; bir tür yeni şehir kültürünün göstergesi olmuştur. Bu, sadece Türkiye ve özellikle megalopol olarak İstanbul için değil; aynı zamanda batılı şehirlerin de oryantale açılan Rai, Hip Hop ile Kuzey Afrika, göçmen kültürüyle başlayan içiçeliğinin sürecinde değişmiştir. Varoş müziği olarak bilinen bu türlerin bir anda, özellikle 1990 ların ikinci yarısındaki görüngüsü, merkezin kültürü haline gelmeye başladığını bize göstermektedir. Fransa da, Paris de, Budha Bar bunun bir örneği olduğu gibi, İstanbul lokanta ve barları da bu örnekleri takip etmiş görünmektedir: Müzikal heterojen birlikteliğin yanında, yemeklerin de heterojenleşmesi; yani Şusi ile başlayan sonra da bir balık tabağına veya Fransız soslu bir et tabağına ve de hatta bir İskender kebapa dönüşen, batı ve doğu nun bir karmaşasını ortaya çıkarmıştır. Adab-ı muaşaret kurallarının da yersizyurdsuzluğundan bahsetmek doğru olacaktır. Konuşma şekilleri, Türkçenin kullanımı, yaşlılar ile olan ilişki, komşuluk ilişkilerinin bozulması, aile kodlarının değişmesi, geleneksel kuralların yerine geçen daha modern evlilikler, boşanmanın çoğalması, aşk ilişkilerindeki çeşitlilik ve tek eşli aileler, gay ve lezbiyen hareketlerin kendi cemaatlerini oluşturması ve kendilerine has özel yerlerin meşruiyetini oluşturmaları, çıkarılan dergilerin çeşitlenmesi vb. Bütün bunlar, bize geleneksel kültürel kodların yerine yerleşmekte olan kodların varlığından veya mevcudiyetinden bahsetmemizi sağlamaktadır; ancak eski kodların da tam olarak ortadan kalktığını söylemek veya bunun bir gün mümkün olacağını düşünmek de hayal olacaktır. Mikro katmanlaşma: Mahalle Bir mahalle tipolojisinin yapılması ne anlama gelebilir? Böyle bir şey var mı yoksa bu sadece hayalgücümün bir ürünü mü? Hayalgücünün ürünü olmadığını varsaydığımda bir fantazi olabilir mi acaba? Yoksa gerçekten de denildiği gibi, yazdıkça yeni bir dünya mı kurmaktayız? Bu fikre yakın bir geleneğe bağlı gibi durmaktayız galiba. Bu kurulan, hayal edilmekten çok gözlerimizin kapakları uykulu bir şekilde görüşümüzü kısıtladığında görülmeye başlanan dünya, gerçeğin bir yansıması olduğu kadar bakan gözün kendi

8 öznelliği içinden kurmakta olduğu bir dünyadır da. Sosyoloji bu anlamda yazarken kendisini kurmakta ve bir çeşit inşa tecrübesini kendi pratiğinde gerçekleştirmektedir. Bir inşa, aynı zamanda Foucault nun söylediği anlamda, bir söylemin de inşasıdır da. Bu söylem bir epistemenin içinden de gelebilir veya eski bir epistemeyi de yeniden ele alabilir. Yeniden ele almak diye adlandırılan ise bugünkü şartlarda eski mahalle geleneğinin Osmanlı dan günümüze nasıl ve hangi koşularda yeniden kurulma aşamasına gelmekte olduğunu gösterecek ve bu anlamda da postmodern bir mahalle inşasının bir örneğini ele alacaktır. İlber Ortaylı nın da belirttiği gibi, mahalle neticede iklim şartlarına göre oluşmuş bir yerleşim olmaktan çok bir içtimai kültürel biçimdir. Osmanlı millet kültürü gibi, postmodern mahalle de kültürel bir biçim olarak karşımıza çıkar gibi durmaktadır. Eskiden olduğu gibi farklılıklara rağmen bunlar muhattab olurlar. Bu farklılıklar günümüzde artık dini ayrımlara göre değil, sınıfsal ve gelir düzeyi ayrılıklarıdır. Postmodern mahallenin Errcümend Ekrem Talu nun Kan ve İman adlı romanında istanbul daki Estekzade mahallesi için bahsettiği bir mebde i hududu yoktur; daha geniş ve kuralsızdır; ancak etik kodları ve karşılıklı saygısı vardır insanların. Eski mahalle anlayışına nazaran akrabalık ilişkilerinden çok dostluk ilişkileri kuvvet kazanmıştır. Değişim her zaman heryerdeliği geliştirmeye başladığında geçmişten bahsetmeye devam etmekteyiz, ama değişim ve geleceğe açılanı da es geçmeyen bir görsel sanatlar artık söz konusudur. Mahalle bir imaj olarak vadır ya da bir hukuki tertibat olarak, ama onu oluşturan kişilerin anonimliği ve birbirleriyle ilişkisi olmayan sakinlerin yanyanalığı, başka kıyaslamalara dayanmaya başlamaktadır. Huzur değil, huzursuzluk hakimiyet kazanmışır. Bu görünürlük her şeyden evvel 1970 li yıllarda bozulan ve 1990 ların başına kadar giden bir zaman çizgisinde metruk halini koruyan evlerdeki yeni atılımla, overlokçuların mahallesine gelen aydınlarla başlamıştır. Önceleri, belki de kiraların ucuzluğundan dolayı, meyhanelerin de var olması bir etken olabilir, Melih Cevdet Anday ın 1980 li yılların başlarında Refik meyhanenin karşısında oturmaya başlamasıyla bir hamle yapmıştır. Bu, çok ön ve uç bir görüş olabilir; ancak bir bakıma da bir olgudur. İkinci olgu şairlerden değil; ama ressamlardan gelmiştir. Yusuf Taktak 26 numaralı Sofyalı sokağın avlusunun içindeki apartmanın üst katlarından birine taşındığında burasının bir mahalle karakteri olacağını hesaplamış mıydı? Zor bir ihtimal; çünkü kendisinin de anlattığı gibi, o zamanlar mahallenin karanlık sokağında gece geç saatlerde yürümek bile ürküntü vericiydi. Zaman hızla ilerlerken, İstanbul transnasyonel sermayenin bir eğlence dinamiği içinde megalopol karakterini üstlenip, merkez olmaya karar verdiğinde, sanatçılar yavaş yavaş buralara yerleşmeye başlamışlardı bile. Asık suratlı, karanlık ve izbe olarak duran sokak ve özellikle ana hattı oluşturan Sofyalı sokak, artık, güleryüzlü, hatta yeterince gürültülü bir eğlence ve hatta Narmanlı Hanı da düşündüğümüzde kültür merkezidir İstanbul un. Refik ve çevresinde biten yeni cafe ve restaurant lar, Sofyalı meyhanesi, Geçit Cafe ve bir zamanlar Kebire nin yeri olarak bilinen şimdilerde işletmesi başkasında olan öğlenleri yemek yenilen mekan ve İsmail in cafesi olan yer, yani Jurnal sokak,

9 sokağa taşan masa ve sandalyeleriyle ulaşımın da yapılmasıyla kimi zaman egzos dumanı yiyen müdavimleri, hep bu eğlenceli mahallenin kurulma aşamalarında var oldular. Orada oturdular ve oranın mahallesini kurdular hep bir elden (hatta birkaç sene evvel hep birlikte Galeri Galatea da bir mahalle sergisi bile gerçekleştirdiler). Yan kesiciler ve overlokçular mahallesi sekiz yıl gibi kısa bir zamanda dönüşüm yaşadı. Emlakçısının sırtı genişledi. Rant yükselmeye başladı. Babylon ise sanki nokta koydu. Ama bugün bu tarihe artık olsa olsa nostaljik olarak bakmak mümkün. Bu nostalji yerine güncel sanatın bakışı daha çok hayali ve kıyaslı olmaya başlamaktadır. Sergide bu içinden çıkmakta oldugumuz nostaljinin paradigmasından uzaklaşmanın başlangıcı imajları oluşturmaktadır. Claude Closky ye ait olan başka hayali şehirler, başka ilerleme noktaları, bilgisayar programlarından çıkma bir şehircilik ve emlakçılığın çılgın dünyası bize hayal ürünü gibi görünmesine rağmen, sanki aslında, yaşanan gerçeğin ta kendisi olarak durmakta. Anlatılar, imajların anlatıları nereye gitmekte olduğumuzu eski imgeler üzerinden kurmaktalar. Untitled (How are you?) da zaping dünyasını gösteren Seza Paker in çalışmalarındaki onlarca imaj veya Wang Du nun image, nothing? sorusu benzer sorunlar üzerinde durmakta. Bir zamanlar şehrin merkezinde olan TÜYAP fuarlarıyla şenlenen Yakup meyhanesinin içi bu yıllar içinde yabancı turistlerle doldu. Yakup neredeyse Yuppies lerin doğum günü kutlama mekanı haline geldi. Müdavimler değişti. Kızların ve kadınların daha çok serbestçe gelebildiği bir mahalle haline gelen Asmalımescit oturanları, sakinleri de bu dönüşümden kimi zaman memnun kimi zaman ise gayri-memnun oldular. Asmalı Cavid bu değişimin içinde eski müşteriyi nostaljik şarkılarının havasıyla çekmeye başladı. Geç saatlere kadar süren eğlence hayatının gürültüsü bu gayri-memnuniyette etkendi herhalde. Ama bir de sokağa çıkınca her yanın tanıdık ve arkadaş olması, bir meyhaneye veya Badehane ye geç saatlerde bakılma veya takılma ruhu var ki, bu yeniden ele alınan bir ruhun kendisinden başka bir şey gibi durmuyor. Nalburu, bakkalları, kasabı vb tam olarak esnafla bütünleşen bu mahallenin bir tür mit olacağı da, gelecekte yakın gibi duruyor değil, bugünün ta kendisi artık. Ama bu aynı zamanda ruhu da başka bir sınıf katmanına doğru çekmekte eksik kalmıyor. Genç ve marjinal bir burjuvaziyi çekim alanı yapan mahalle artık neredeyse turistikleşmeye başlamakta. Cafe lerde ve retaurant larda çoğalan kişiler arasında turistleri sık sık görebiliyoruz. Pera Palas a doğru inerken ise eski eğlence ruhuyla pavyonlar hala varlık göstermeye devam ediyorlar. Bu anlamda, çok heterojen bir kalabalıktan söz etmekteyiz. Ancak gecenin geç saatlerine kadar açık olan bakkallar içki veya yiyecek ihtiyaçlarınızı birçok İstanbul mahallesine karşın çok güçlü bir şekilde sunmaktalar mahalleliye. Ender rastlanan hizmetlerden biri olarak duruyor bu. Politika çekici olmaktan çıktığı ve insanların tutkuyla bağlandıkları bir alan olmaktan çıktığında lokanta garsonları ve sanatçıların esnafın bir kısmıyla birlikte kurdukları İhtiyarlar Meclisi bile bir mahalle siyasetinin örneklerinden başka ne veriyor bize? Evrenselin etkisizleşip, küresel dünyanın kale almadığı kadar minör kalan mahallenin uygar insanları da politikayı bırakacak değiller; tam

10 tersine sorunlarını yakından bildikleri alan üzerine karar almak isteyecekler. Demokrasilerin oyunu olan oy ise burada mahalle çerçevesi içinde anlam kazanıyor. Politikanın ideolojisinden çok gerçeği daha mı ağır basacak mahalle politikalarında? Ama en azından aşağıda ele alacağımız bir sanatsal oluşum, mahallenin Bienal sırasındaki en heyecanlı aktivitelerinden birisini gerçekleştiridi. Tüketim ve gösteri toplumlarına has olan özellikle gece eğlence biçimleri de bir evvelki nesil ile kıyaslandığında oldukça büyük farklar gösterecektir. Bu aynı zamanda küresel kapitalizmle eklemlenen bir burjuvaziyle, yerel bir komprador burjuvazinin eğlence biçimlerinden de büyük ölçüde farklılaşacaktır li yılların hızlı gençliğinin gitttiği ve eğlendiği mekanlar, daha orta sınıflaşma karakterini gösterirken, günümüzün küresel kapitalizmiyle eklemlenmiş mekanları bir tür latinleşmekte ve sömürgeleşmektedir. Üçüncü dünya karakterleri içinde en çok dikkat çekilen öğelerden biri gençlerdeki nüfüs oranının yüksekliği ve çarpık şehirleşme iken, günümüz küresel kapitalizmi bu çarpıklaşmayı da transnasyonel bir sermayenin akışkanlığı içinde dünyaya yaymaktadır. Zevk ve sefa: 1970 li yıllar içindeki gece eğlence biçimleri arasında bugün hala varlığını sürdüren sabaha karşı gerçekleştirilen araba yarışları gelmekteydi. Fenerbahçe nin ünlü yarışları bir yandan orta sınıflaşmış bir çayhane makanında kurulmaktaydı, ama diğer yandan tırlarla ABD den gelen Corvette ler veya Almanya dan ithal edilmiş sıfır kilometre Porche lerle kendilerinin orta sınıf karakterinden ve görüntüsünden ayırmasını bilmekteydi. Burada önemli gibi duran, arabesk müziğinin bu atmosferin fonunda duyulan müzik olmasıydı ve bu görüntü, klasik okumuş burjuva orta sınıfın mensuplarını şaşırtmaktaydı. Eleştiriler hafif batı müziğinin dinlenmemesi yönündeydi. Fantazi müzik türü kendisini daha batılı yerlerde, diskoteklerde göstermekteydi: Rejin, Modül, Moda Klübü, Cercle d Orient veya Klüp 33 ve Top Pop gibi gece klüpleri, batılı müziğin dinlendiği ve o zamanın danslarının icra edildiği; cin fitz, coca viski içildiği mekanlardı. Bara bakıldığında içkinin ithal ikameci bir ekonomi politika içindeki fakir görünümü bugünle kıyaslandığında çarpıcıydı. Ankara viskisi, Coca Cola, Rakı ve Tuborg ve de Efes biraları en çok tüketilen içkiler olarak duruyordu. Yabancı olanın pahallılığı ve enderliği, Tekel ürünlerine endekslenmiş bir ortamı meydana getiriyordu. Şarap kültürü ise hemen hemen yok denecek kadar azdı. Dönem yeni yeni toplumsal ayrışmanın adlandırıldığı bir dönemdi ve kıro sözcüğü bu taşralı kültürün mensupları için sıkça kullanılmaktaydı. Bugünkü yakası bağrına kadar açık timsah yakalı gömleklerden görünen madalyon taşıyan kıllı göğüs ve bol paça pantalonlardan ortaya çıkan yumurta topuklar kıroluğun göstergeleri arasındaydı. Bir başka anlamda da serseri görünüm için bu kıyafetleri giymemek, hanım evlatlığı ile özdeşleşmekteydi. Eğlence kültürünün 1960 lı yıllara göre istanbul doğumluların batılı eğlencelerine, Lebon veya markiz tipindeki kafelerine veya geceleri gidilen ve kadın ve erkeğin birlikte dans ettiği bugün adına pavyon denilen mekanlara karşın yetmişli yıllar kırolaşan bir taşra-

11 arabesk burjuvazisinin öne çıktığı yıllardır. Orhan Gencebay ve dolmuş şöförlerinin dinlediği müzik daha o zamanlar bugünün gece mekanları gibi dans edilen müzilkler olarak algılanmamaktaydı. Bunu alt takım insanları ve kenar mahalle kadınları dinler ve zevk alır kanısı yaygındı. Oysa bu böyle olmadı, biliyoruz li yıllara gelindiğinde şehrin gece eğlencesi kültürününün Güney sahillerine ve özellikle de Bodrum gecelerine doğru kaydığını görmekteyiz. 12 Eylül darbesi ve sıkıyönetim geceleri geç saatlere kadar müzik dinleyip dans etmeyi ve gecenin sonunda da batı fantezi müziğinin yerine gelen ve yerelliğimizi bize kuvvetli bir şekilde hatırlatan oryantal müzikle göbek atmayı engelliyordu. Siyasi hayattaki tıkanma eğlence hayatının tıkanmasını da beraberinde getirmişti. Askerin yollarda, geceleri insanları arabalardan indirip, yaptığı kimlik kontrolleri ve bu şekilde de fazla tehlikeye göz yumamayan genç bujuvazi eğlencelerini sadece Avrupa ya gittiklerinde gerçekleştirebildikleri dönemi anımsatıyor bizlere yılıda Özal ın seçimleri kazanması ve yeni bir zengin sınıf fraksiyonu yaratması ise arabesk burjuvazisine nasip oldu. Taşralı siyaset karakterini taşralı kültürde bulmaktaydı. Göçün ve çok kültürlülüğün de burada yeni bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Tatlıses ve küçük Emrah bu sırada ünlendiler; ve eğlence türü içine arabesk şarkıcıları tam olarak yerleştiler. Ajda Pekkan ın bile bu sıralardaki müziği değişime uğradı az bir süre için bile olsa. Mavi mavi masmavi ile Tatlıses, Büyükada nın gece hayatına girerken aynı zamanda şehir kültürünün de değiştiğini gösteriyordu. Bu batı da da Rai müziğinin öne çıkmaya başladığı göçmen-ürbenlerin kültürünün moda olmaya başladığı yıllara da rastlamaktadır. Transnasyonel sermayenin içinde kendisini bulan Özal burjuvazisi ve bu dönemde palazlanan şirket kültürü reklamcılıkla birlikte yeni bir atılım yaptı. Şener Şen in oynadığı Arabesk filmi bile bu müzik ve kültürüyle dalga geçmiş olsa bile, bu müziği seyredenlere bal gibi dinlettiriyordu li yılların ikinci yarısı Rock kültürünün gelişmeye başladığı ve Köprüaltı mekanlarında takılındığı dönem olarak önemlidir; çünkü 1990 lı yılların hemen başındaki Rock kültürü ve Beyoğlu ile ilişkinin kurulmasında ön-ayak olacaktır. Kendilerini taşra burjuvazisinin kültürüne ait gibi hissetmeyen bir genç şehirli grup, bu dönemde Rock hayatının temellerini atmaktaydı lı yıllarda Erkin Koray, Cem Karaca ve Moğallar, Ersen gibi şarkıcıların marjinalleştirdiği ve Erol Büyükburç un da popülerleştirdiği Elvis çi Rock görüntüleri bu dönemde, içeriden gelişen bir dinamikle ortya çıkmaktaydı larda ise Beyoğlu, Tarabya ya nazaran, yerleşik eski İstanbul burjuvazisinin mekanı olmaya başlamıştı bile. Kırolara arap ve arabesk kültürü bırakılırken, Ortaköy ve Beyoğlu daha Batılı normlara kucak açmaktaydı. Sanatçılar, entelektüeller ve gençliğin birlikte oluşturduğu bu kültür içinde Taksim s bir yeni ışık olarak ortaya çıkmaktaydı. Underground partilerin düzenleyicisi olarak akılda kalan bugün artık, belki de Haliç teki eski şapka fabrikasında devam eden Arhan ın Partileri yeni marjinal mekanları değerlendirirken, aynı zamanda sanatsal olan ile parasal olanı yanyana getirmeyi başarmaktaydı. Un Fabrikası gece eğlencesi partisi bunun bir sınırını koydu. Biranın bakkal fiyatına satıldığı partide smokinli ve gece elbiseli insanlar sokaklarda yaşıyan fakir halkın ve sokak çocukalarının hayret dolu

12 bakışları içinde araba farlarının ışığında eğlence makanına giriyorlardı. Buraya gelen smokinli beyefendilerin ceplerinde bakkal fiyatına bira alacak bozuk para bile, belki, yoktu. Gelişim çizgisi bu yöndeydi; Vakko nun biraz yapay da olsa Çiçek Pasajı nda düzenlediği gecelerdeki batılı ve bohem görünüm parasal olanı marjinal olanla birleştirmeye başlamıştı. Küresel Bobo kültürü (bohem burjuvazi) her megalopolde olduğu gibi, İstanbul da da gerçekleşmekteydi adlı mekan gece hayatına bu sırada girdi. Gay-lezbiyen kültürü de kendisini küresel kapitalizmin kültürü içinde görmekteydi ve bobo ları buraya çekmekteydi. Asmalımescit meyhaneleri de bu anlamda entelektüel bir orta yaşlı grubun mekanı olmaktan çıkarak yavaş yavaş gençliğin de mekanı olmaya başlamıştı. Bobo ların tercih ettiği yerel kültür ve marjinallik, küresel trendleri izliyordu. Paris te Saint-Germain yerine Bastille in ve daha sonra da Canal Saint Martin in tercih edilmesi gibi, eğlence hayatı da Beyoğlu nu tercih etti. Ancak bu kültürel bölünmenin ciddi bir şekilde kendisini gösterdiği yıllar olarak akılda kalacak zannediyorum; çünkü Tarabya sönerken, Levent ve Etiler, bankaların da o mahallere yakın olması dolayısıyla gece eğlence hayatının başka bir bölümünü oraya çekti. Burası yeni burjuvazinin mekanları olmaya başladı ve Televole kültürünün ve top-onlaşmanın bir merkezi oldu. Buralarda 1970 li yılların Fenerbahçe sinin ayarı olan Bağdat caddesi gençliğini kendisine yakınlaştırırken, Etiler de bu bakımdan yeni burjuvazi yeri olarak gözükmektedir. Kiralardaki aşırı artma bu eğlence ve görünme (televizyonlardaki Televole programlarının çoğalmasıyla birlikte teşhirciliğin yükselmesi Cannes plajalarında Film Festivali sırasında bir yönetmen görür mü? heyacanı ile soyunan genç yıldız adaylarının tavırlarıya benzer niteliktedir) yerlerini içki ve şarkı tüketiminin en pahalı şartlarda gerçekleştirildiği; Türk Pop ve sinema yıldızlarının takıldığı mekanlar olarak gösterdi. Pop şarkıcılarına eklenen mankenler ve futbolcular ise genç playboylarla birlikte ihtişam ve zenginliğin en çok harcanan yerleri oldular bu tip eğlence yerleri. Günümüzde ise Boboların moda olması ve çoğalmasıyla birlikte, hem kıyafetlerde hem de davranış ve tüketim kalıplarında bir rahatlama boy gösterdi. Lastik ayakkabılar ve t-shirtlerle gidilen bu mekanlarda alkol tüketimi artık küresel boyutlarda yapılmasına rağmen yerel ezgileri taşımaktadır. Küreselleşmenin beraberinde bir yerel kültürü de canlandırdığının en güzel örneklerinden biri de gece hayatını izlenmekle ortaya çıkabilir. Burada özellikle geçmiş yıllardaki oluşumu etkilemesi bakımından Safran ın ilginç bir konumu olduğunu söyleyebiliriz. Kafe fiyatlarına içilen içkilerle birlikte Dj lerin ve özelikle Altan ın müziğini takip eden bir güruh, gece yarısından itibaren Orhan Gencebay ın yeni mikslenmiş tınısıyla herkesi havaya sokmakta birebir bir rolü üstleniyor. Batsın bu Dünya hiç bir dolmuş şöförünün dinlemediği bir effekt ile birlikte geceye ateş katarak vücutları kıvraklaştırarak, oryantalleştiriyor. Kendi iş hayatı konumunu askıya alan insanlar ortak bir duygu ve marjinal trendin içinde Türk Pop unu hep bir ağızdan söyleyerek dans ediyor ve bir şeyleri paylaşmaya başlıyor. Belki de

13 bireyleşmenin hakim olduğu söylendiği veya iddia edildiği postmodern dönemin rave ilişkisi bu şekilde başlıyor. İstanbul un Tünel mahallesindeki Babylon her açıdan bir dönüm noktası oldu Asmalımescit için. İstanbul un yeni yüzü ve kültürdeki etkinliğinin henüz ortaya çıktığı bir dönemde mahalleye yerleşti. O sıralarda şehrin eski burjuvazisi de, Nişantaşı nın değişen profili ve yeni zenginleşen kesiminden rahatsız olmaya başlamıştı. Yavaş yavaş her megalopolde olduğu gibi, sanatçıların başlattığı bir mahallenin mutenalaşmasına Babylon ile birlikte tanık olduk. Ve bugün artık neredeyse sıkıcı olmaya başlayan bir kalabalığa dönüşmeden evvel, Asmalımescit in en sempatik yıllarını beraber yaşadık. Bir zamanlar Sofyalı Sokak ın arkasına bile geçilmezken, bugün Asmalımescit lokantalarla dolu, aydınlık sokaklarıyla tekinsiz bir yer olmaktan çıktı. Bu değişim süreci içinde, Beyoğlu Vakko mağazasına gittiğinde bile özel arabayla Taksim e taşınan İstanbul burjuvazisi kendisini terbiye edecek bir alan buldu. Refik te dışarıya konulmuş masaların önünden yürüyerek, öncelikle, Babylon a geldiler. Bodrum-Kuruçeşme çizgisinden Asmalımescit e gelen Ece ise yemek lezzetini ve değişik nostalsisini bugüne taşımakta. Off Pera ise Safran ın çizgisini bir bakıma devam ettiren İstanbul un ender yerlerinden birisi olarak işlemekte. Zaman içinde profiller değişti. Mahalle de, sokakta yere hat çizilmesine rağmen bu kurala uymayan mekanların masalarını vahşice etrafa yerleştirmesi yüzünden son yıllarda oturanların sıkılmaya başladığı, şikayetlerin çoğaldığı bir yer haline geldi. Belediye belki burada bir terakki görmekte, ama aslında olmakta olan heryerleşmeye başlayan İstanbul imajının bu mahalle kültürüne de yerleşmiş olması. Karşı çıkiş imkanlarını yerle bir ediyor, zamanla imkansızlaştırıyor. Aslında gündüzleri hala çaycısıyla, lokantasıyla, kitapçısıyla mahalle olmaya devam ediyor, belki, Asmalımescit; ama artık birhanelerin yerleşmesi, sokağın yaşanmaktan çok bir gürültü merkezi haline gelmesi, mahallenin ve mahalle kültürünün kodlarının artık değişmeye başladığının da bir göstergesi. Topografya kültürel olarak değişmekte ve bir geçiş yeri olarak İstanbul kozmopolitik bir düzenlemeyi yaşarken sürekli değişim sürekli yer değiştirme kodlarına kendisini teslim etmiş gibi durmakta. İstanbul artık kıyaslamaların şehri olma yolunda. Sonuç olarak: O halde, serginin ikili bir yanı olduğunu söyleyerek bir sonuca varabiliriz. Bir bakıma, burada, şehrin işaretlerinin değişimini ve kıyaslama kültürünün antropolojisini veren bakışlarıyla sanatçıların işlerinin yanında İstanbul, en azından son kırk yılın kültürel kodlarındaki kırılmalar ve değişmeleriyle bir anlatı olmaya devam etmektedir. Kıyaslamalı imajların yanındaki anlatının geçmişe ait olmasının arkasında tam da bu ikili dinamik yatmakta. İstanbul bir transit yeri haline gelmiştir, bu bir çizgidir; ama ikinci bir çizgi ise onun topos una bir göndermedir. Topos anlatılarının yerleşmeye başladığı bir hikaye ile geleceğe giden imajların içinde yaşamakta oldugumuz şehre bakışındaki hayalgücüne ait ironi, bize bu ikili dinamiği düşünmeye itmektedir. Sergideki altı sanatçının hiç

14 birisinin direkt olarak İstanbul da yaşamıyor olduğu vurgusu belki de, bu serginin kavramsal çerçevesinin en göze çarpan yanı olarak durmakta. Parantez içindeki bir İstanbul, İstanbul şehrine vurgu yapan, geçen, kateden her türlü kıyaslamalı imgeyi barındıran sergi, İstanbul a parantez içinden geçerek, bu şekilde, göz kırpan altı sanatçının eserlerinden oluşmaktadır. Sanatçılar: Claude Closky Brice Dellsperger Laurent Grasso Seza Paker Nasan Tur Wang Du

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti Hatıraların Masumiyeti SİNOPSİS Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Orhan Pamuk, 2012 de İstanbul da, 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı ile aynı adı taşıyan bir müze açar. Müzenin içindeki eşyalar, romana konu olan ve

Detaylı

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul.

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul. KİTAP TANITIM VE DEĞERLENDİRMESİ Devrim ERTÜRK Araş. Gör., Mardin Artuklu Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü. Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul. Beden konusu, Klasik

Detaylı

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

I. BÖLÜM I. DİL. xiii I. BÖLÜM I. DİL DİL NEDİR?... 1 İNSAN HAYATINDA DİLİN ÖNEMİ... 3 ÇOCUĞUN İNSAN OLMA SÜRECİNDE DİLİN ÖNEMİ... 5 ANA DİLİNİN ÖNEMİ... 6 DİL VE DÜŞÜNCE... 7 DİL, SEMBOL VE İŞARET İLİŞKİSİ... 12 DİL, KÜLTÜREL

Detaylı

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ

ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ ĠSVĠÇRE DE DĠL EĞĠTĠMĠ ALMANCA VE FRANSIZCA DĠL KURSLARI Avrupa'nın bir çok farklı dil konuşulan ülkesi Ġsviçre'de Almanca veya Fransızca dillerinden bir tanesini öğrenmeniz mümkündür. Kış sporlarının

Detaylı

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız Disiplinlerüstü Temalar Kim Olduğumuz Bulunduğumuz mekan ve zaman Kendimizi ifade etme Kendimizi Gezegeni paylaşmak Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel,

Detaylı

SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI

SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI YAPI TOPLUM KURUMLAR TOPLUMSAL GRUPLAR BİREYLER İLİŞKİLER TOPLUMSAL YAPI VE UNSURLARI T E M E L KÖY K A METROPOL TOPLUMSAL YAPI KENTLEŞME V R A KENT M L A MİLLET

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da YANLIŞ ALGILANAN FİKİR HAREKETİ: FEMİNİZM Feminizm kelimesi, insanlarda farklı algıların oluşmasına sebep olmuştur. Kelimenin anlamını tam olarak bilmeyen, merak edip araştırmayan günümüzün insanları,

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Türk İdare Tarihi TİT323 5 3+0 3 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

Bahçeşehir Üniversitesi- BAU Kreatif Endüstriler Merkezi. Prof. Dr. Haluk GÜRGEN- BAUKEM Direktörü Volkan AYTAR- BAUKEM Direktör Yardımcısı

Bahçeşehir Üniversitesi- BAU Kreatif Endüstriler Merkezi. Prof. Dr. Haluk GÜRGEN- BAUKEM Direktörü Volkan AYTAR- BAUKEM Direktör Yardımcısı Bahçeşehir Üniversitesi- BAU Kreatif Endüstriler Merkezi Prof. Dr. Haluk GÜRGEN- BAUKEM Direktörü Volkan AYTAR- BAUKEM Direktör Yardımcısı Đçindekiler Kültür-Sanat ve Eğlencenin işlevleri Dünyada Eğlence

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÖZEL VEGA OKULLARI ÖĞRETİM YILI 3. SINIF DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA KÜLTÜR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ

ÖZEL VEGA OKULLARI ÖĞRETİM YILI 3. SINIF DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA KÜLTÜR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ ÖZEL VEGA OKULLARI 2015 2016 ÖĞRETİM YILI 3. SINIF DİSİPLİNLERÜSTÜ TEMA KÜLTÜR SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME BİÇİMİMİZ: Düşünceleri duyguları, doğayı, kültürü, inançları, değerleri keşfetme

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Kumbahçe de otel inşaatında göçük meydana geldi

Kumbahçe de otel inşaatında göçük meydana geldi Kumbahçe de otel inşaatında göçük meydana geldi Bodrum Belediyesi önlemler alınıncaya kadar inşaatı durdurdu Bodrum un en işlek yerleşim yerlerinden biri olan Kumbahçe Plajı yakınında Cumhuriyet Caddesi

Detaylı

Harita Üzerinde Türkiye Elektrik Tüketimi

Harita Üzerinde Türkiye Elektrik Tüketimi Harita Üzerinde Türkiye Elektrik Tüketimi Barış Sanlı, barissanli2@gmail.com, www.barissanli.com Türkiye elektrik tüketimini hep sayılarla, en çok tüketen iller sıralaması ve bazı gazete haberlerindeki

Detaylı

Rol Kapmak İçin Yarıştılar

Rol Kapmak İçin Yarıştılar Rol Kapmak İçin Yarıştılar TRT nin yapımcılığını üstlendiği ve 10 gün boyunca Bodrum da çekilecek olan dizi için oyuncu seçmelerine başlandı. Bodrum Merkez de Köşem Pub Cafe de yapılan oyuncu başvurusuna

Detaylı

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden

Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden 2 Gürkan Genç, 1979 yılının Ocak ayında dünyaya geldi. Hemen hemen her çocuk gibi en büyük tutkusu bisikletiydi. Radyo-Televizyon-Sinema bölümünden mezun oldu. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra 2 arkadaşı

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (19 Ekim- 04 Aralık 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

1.Kameranın Toplumsal Tarihi. 2.Film ve Video Kameraları. 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması. 4.Objektif. 5.Kamera Kulanım Özellikleri. 6.

1.Kameranın Toplumsal Tarihi. 2.Film ve Video Kameraları. 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması. 4.Objektif. 5.Kamera Kulanım Özellikleri. 6. 1.Kameranın Toplumsal Tarihi 2.Film ve Video Kameraları 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması 4.Objektif 5.Kamera Kulanım Özellikleri 6.Aydınlatma 1 7.Ses 8.Kurgu 0888 228 22 22 WWW.22KASİMYAYİNLARİ.COM

Detaylı

SANAL GERÇEKLİK. Reklamcılık için ne ifade ediyor? Kaynak: thinkwithgoogle

SANAL GERÇEKLİK. Reklamcılık için ne ifade ediyor? Kaynak: thinkwithgoogle SANAL GERÇEKLİK Reklamcılık için ne ifade ediyor? Kaynak: thinkwithgoogle Sanal gerçeklik içeren bir gelecek reklamcılık, yaratıcılık ve hikaye anlatıcılığı için ne anlama geliyor? Sanal gerçekliğe olan

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

MARSEILLES GEZİ MASSALIA MARSİLYA HAZİRAN 2011

MARSEILLES GEZİ MASSALIA MARSİLYA HAZİRAN 2011 MARSEILLES GEZİ MASSALIA MARSİLYA HAZİRAN 2011 Fransa nın PARİS ten sonra gördüğüm ikinci kenti. Akdeniz kıyısında. 4 gün kaldık. REMEE Projesinin davetlisi idik. Büyük bir kent Marsiya. Tarihi sorgulayan

Detaylı

Ders Adı : SEÇ.III: TÜRK EĞİTİM TARİHİ I Ders No : Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 6. Ders Bilgileri.

Ders Adı : SEÇ.III: TÜRK EĞİTİM TARİHİ I Ders No : Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 6. Ders Bilgileri. Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : SEÇ.III: TÜRK EĞİTİM TARİHİ I Ders No : 0310440238 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 6 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim

Detaylı

CİHANGİR DE SOYLULAŞTIRMA SÜRECİ MEKANSAL SAPTAMALAR : KENTSEL VE SOSYAL SERVİSLERİN ANALİZİ

CİHANGİR DE SOYLULAŞTIRMA SÜRECİ MEKANSAL SAPTAMALAR : KENTSEL VE SOSYAL SERVİSLERİN ANALİZİ CİHANGİR DE SOYLULAŞTIRMA SÜRECİ MEKANSAL SAPTAMALAR : KENTSEL VE SOSYAL SERVİSLERİN ANALİZİ ARZ YÖNLÜ YALAŞIM Soylulaştırma : Orta sınıf yatırımcıların ve kiracıların özel sermaye akımı yoluyla şehir

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Yaşam. Kandilli si. Hayalinizdeki. Yatırımın. Yaşamın ve

Yaşam. Kandilli si. Hayalinizdeki. Yatırımın. Yaşamın ve Hayalinizdeki Yaşamın ve Hep hayalini kurduğunuz o ev artık gerçek oluyor. Şehrin merkezinde, her yere yakın, bir o kadar da şehrin gürültüsünden uzakta, doğayla iç içe, sakin ve konforlu bir yaşam Yatırımın

Detaylı

DÜNYA MOBİLYA İHRACATI

DÜNYA MOBİLYA İHRACATI İçindekiler MOBİLYA SEKTÖRÜ... 2 DÜNYA MOBİLYA İHRACATI... 3 TÜRKİYE DE MOBİLYA SEKTÖRÜ... 3 Türkiye de Mobilya Üretimi ve Tüketimi... 3 Türkiye de Mobilya İhracatı... 5 Türkiye de Mobilya İthalatı...

Detaylı

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5

TEKNİK GEZİ RAPORU. Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 TEKNİK GEZİ RAPORU Ders: MİM 121 MİMARİ TASARIM I. Tarih: 07.10.2011 Gezi alanı: Antrepo 3 & 5 Meclis-i Mebusan Caddesi - Liman İşletmeleri Sahası - Tophane Konumu: Bienal alanının konumunu gösteren harita

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14.

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14. ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (19 Ekim - 04 Aralık 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir.

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir. Sevgili Meslektaşlarım, Kıymetli Katılımcılar, Bayanlar ve Baylar, Akdeniz bölgesi coğrafyası tarih boyunca insanlığın sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine en çok katkı sağlayan coğrafyalardan biri

Detaylı

Bianca beach+ Bodrum Arena'da 2 Temmuz Serdar Ortaç Konseri'ne giriş bileti 90 TL yerine 45 TL!

Bianca beach+ Bodrum Arena'da 2 Temmuz Serdar Ortaç Konseri'ne giriş bileti 90 TL yerine 45 TL! Bianca beach+ Bodrum Arena'da 2 Temmuz Serdar Ortaç Konseri'ne giriş bileti 90 TL yerine 45 TL! (2 Temmuz konseri için geçerlidir.) Bodrum'un yaz konserlerinde yerinizi alın! BODRUM ARENA'nın bu yaz unutulmaz

Detaylı

DON GİOVANNİ. uygun ve çok uzun uçuş saatleri gerektirmeyen bazı Avrupa şehirlerine göz gezdirirken

DON GİOVANNİ. uygun ve çok uzun uçuş saatleri gerektirmeyen bazı Avrupa şehirlerine göz gezdirirken TURK 101-57 2014-2015 Güz Dönemi İlk Ödev-Son Metin Opera 08.10.2014 Beril Babacan 20901276 DON GİOVANNİ Geçtiğimiz kış bir arkadaşımla ara tatilde yurtdışına çıkmak istiyorduk. Bütçemize de uygun ve çok

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

belleğin TOPOĞRAFYASI

belleğin TOPOĞRAFYASI belleğin TOPOĞRAFYASI E42 yönetmen: cynthıa madansky 33 / 2015 / İtalyanca & Türkçe AltyazILI E42, 1942 Dünya Fuarı ve faşizmin yirminci yılını kutlamak için Mussolini tarafından tasarlanmış modern bir

Detaylı

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR:

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR: PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 6 5 9 4 2 7 3 1 8 SORULAR: 1- Fotoğrafta kaç çocuk var? 2- Çocuklardan kaç tanesi sana doğru bakıyor? 3- Kız çocuğu elinde ne tutuyor? 4- Fotoğrafçı

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( ) (1874-1931) Servet-i Fünun akımının önemli romancılarından biri olan Mehmet Rauf, 1875 de İstanbul da doğdu. Babası Hacı Ahmet Efendi, bir sağlık kurumunda çalışan bir memurdu. Önce Balat ta ki Defterdar

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi16 EKİM Miniklerden derece!.. dalında Selin Bayraktaroğlu,

Beşiktaş Gazetesi16 EKİM Miniklerden derece!.. dalında Selin Bayraktaroğlu, Miniklerden derece!.. SPOR JİMNASTİKÇİLER elde ettikleri başarılarla alkış topladı. 12-14 Ekim tarihleri arasında Antalya da düzenlenen Türkiye Şampiyonası nda Beşiktaş temsilcisi minikler boy gösterdi.

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri

Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri On5yirmi5.com Liselilerden Eğitim Sistemine Sert Eleştiri "Türkiye'deki Sosyo-Kültürel Değişmeler Hakkında Liseli Gençlik Ne Düşünüyor" araştırmasından çarpıcı sonuçlar elde edildi. İşte o araştırma...

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi Sayı : Tarih : 1.1.216 Diploma Program Adı : SOSYOLOJİ, LİSANS PROGRAMI, (AÇIKÖĞRETİM) Akademik Yıl : 21-216 Yarıyıl

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü. Seçmeli Doktora

DERS ÖĞRETİM PLANI. İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü. Seçmeli Doktora Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi 8 Haftalık Ders Saati 3 Haftalık Uygulama Saati - Haftalık Laboratuar Saati - Dersin Verildiği Yıl Dersin Verildiği

Detaylı

NADOL. yaşam evleri. www.anadoluyasamevleri.com

NADOL. yaşam evleri. www.anadoluyasamevleri.com A yaşam evleri. www.anadoluyasamevleri.com A yaşam evleri. ... SEHIRCILIK VE KONT ALGISINI YENIDEN TANIMLIYORZ Safranbolu nun en değerli ve en büyük arazileri üzerinde hayata geçireceğimiz Anadolu Yaşam

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

SELÇUK ERDOĞAN Resim Sergisi 17 Şubat - 7 Mart

SELÇUK ERDOĞAN Resim Sergisi 17 Şubat - 7 Mart SELÇUK ERDOĞAN Resim Sergisi 17 Şubat - 7 Mart 1 2 Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Merkezi 3 4 Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Merkezi Kültür ve sanatın aydınlığı ile daha güzel günlere

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ VELİ BÜLTENİ MAYIS -2012 ÇOCUK VE KİTAP "EĞİTİM YAŞAM İÇİNDİR" 2 ÇOCUK VE KİTAP Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.

Detaylı

16 18 EKİM 2014 KAPADOKYA TURU

16 18 EKİM 2014 KAPADOKYA TURU 16 18 EKİM 2014 KAPADOKYA TURU 16 EKİM 2014 Saat 20.00 de Ankara dan Kapadokya ya hareket. Otele varış ve serbest zaman. 17 EKİM 2014 TAM GÜN KAPADOKYA TURU - 08:30 17:00 GÖREME PANORAMA Turdaki ilk yer

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

MEDRESE VE İSLAM KÜLTÜR MERKEZİ İNŞA PROJESİ- VİETNAM

MEDRESE VE İSLAM KÜLTÜR MERKEZİ İNŞA PROJESİ- VİETNAM MEDRESE VE İSLAM KÜLTÜR MERKEZİ İNŞA PROJESİ- VİETNAM İHH Projeler Birimi ARALIK 2013 PROJENİN KONUSU Bu proje, Vietnam ın Hochiminh City bölgesinde 639,98 metrekare büyüklüğünde 3 katlı bir Medrese ve

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİİLETİŞİM FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN PROJELER ( )

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİİLETİŞİM FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN PROJELER ( ) 08.300.001 08.300.002 08.300.003 08.300.004 08.300.005 Gazetecilik ve İdeolojinin İnşası: Ulusal Basın ve Kuzey Irak Operasyonu' nun Temsili 'Mitoloji-Kültür-İletişim-Simge'' Bağlamında İtibar ve Güç Simgesi

Detaylı

Neden Prontoitalia? Neden Ġtalya?

Neden Prontoitalia? Neden Ġtalya? Neden Prontoitalia? 16 senedir yurtiçinde italyanca, İspanyolca eğitimde lider kurum arasında olan Latin dillerinde 2 kurda konusturan tek kurum olan Prontoitalia, İtalya da öğrencilere sunduğu ücretsiz

Detaylı

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım

Doğukan Türkekul Akgün TURK 102-1. Seda Uyanık. Tarih: 25.09.2014. Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım. Budapeşte Gezi Notlarım Doğukan Türkekul Akgün 21302032 TURK 102-1 Seda Uyanık Tarih: 25.09.2014 Başlık: Budapeşte Gezi Notlarım Budapeşte Gezi Notlarım Lise yıllarımdan beri arkadaşımla her yaz beraber tatile gitme planı yapar

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

Benimle Evlenir misin?

Benimle Evlenir misin? Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede

Detaylı

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı.

Benim en büyük şansım Adnan Turani gibi hem iyi bir sanatçı hem de iyi bir eğitimci atölye hocamın olmasıydı. Mehmet Güler Türkiye de yetişen resim sanatının önemli isimlerinden Mehmet Güler ile Malatya dan Almanya ya uzanan yolculuğunu, resim kariyerinde rol oynayan isimleri, Almanya yı tercih etmesinde etkili

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ 1 DERSİ ÖĞRETİM PLANI

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ 1 DERSİ ÖĞRETİM PLANI GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ 205206 ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ DERSİ ÖĞRETİM PLANI Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Dersin Kodu TAR

Detaylı

TOBB Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu üyeleriyle bir araya gelen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Balıkesir e katkı

TOBB Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu üyeleriyle bir araya gelen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Balıkesir e katkı TOBB Balıkesir Kadın Girişimciler İl İcra Kurulu üyeleriyle bir araya gelen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur, Balıkesir e katkı koyan herkese olduğu gibi kadın girişimcilerimize de

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (13 Mayıs Haziran 2013) Sayın Velimiz, 13 Mayıs Haziran 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (13 Mayıs Haziran 2013) Sayın Velimiz, 13 Mayıs Haziran 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (13 Mayıs 2013 21 Haziran 2013) Sayın Velimiz, 13 Mayıs 2013 21 Haziran 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Dersin Kodu TAR - 101

GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Dersin Kodu TAR - 101 Dersin Adı GİRNE AMERİKAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ AKTS Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Dersin Kodu TAR 0 Dersin Türü Zorunlu Dersin Seviyesi Lisans Dersin AKTS Kredisi

Detaylı

www. vadistanbul.com

www. vadistanbul.com www.vadistanbul.com İçinde bambaşka bir İstanbul var... Vadistanbul Teras Arazi : 51.000 m 2 Konut : 8 blok / 1.111 adet 1+1, 2+1, 3+1, 4+1, 5+1 Dubleks Otopark : 1.800 araçlık Vadistanbul Bahçe Arazi

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç

Beşiktaş Gazetesi. Günlük web Gazetesi 03.11.2012. Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 03.11.2012 Salkım Söğüt Saç Beşiktaş Belediyesi'nde belgesel film gösterimleri tüm hızıyla devam ediyor. Levent Kültür Merkezi'nde sinema gösterimleri için de Salkım

Detaylı

CUMHURIYET DÖNEMINDE COŞKU VE HEYECANI DILE GETIREN METINLER (ŞIIR) Cumhuriyet Edebiyatında Şiir ve Soru Çözümü

CUMHURIYET DÖNEMINDE COŞKU VE HEYECANI DILE GETIREN METINLER (ŞIIR) Cumhuriyet Edebiyatında Şiir ve Soru Çözümü CUMHURIYET DÖNEMINDE COŞKU VE HEYECANI DILE GETIREN METINLER (ŞIIR) Cumhuriyet Edebiyatında Şiir ve Soru Çözümü Yirminci asrın ilk yarısının sonlarına doğru Fransa da ortaya çıkan felsefi bir akımdır.

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

CULTIFEST,iN KULTUREL ETKINLIGI

CULTIFEST,iN KULTUREL ETKINLIGI Turkish Lifestyle Kültür-Sanat-Eglence-Turizm-Saglik-Fuar-Alis-Veris-Tiyatro-Yöresel Gösteriler- Konser-Konferans-Cocuk Eglence ve daha fazlasi CultiFest 2014,de CultiFest, farklı kültürlerden oluşan katılımcıları

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı