AÇIK VE KAPALI MADEN İŞLETMECİLİĞİNDE ÇEVRESEL ETKİ MADENCİLİKTE ÖZEL KONULAR II DERS PROJESİ. Merve Nazlı BORAND

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AÇIK VE KAPALI MADEN İŞLETMECİLİĞİNDE ÇEVRESEL ETKİ MADENCİLİKTE ÖZEL KONULAR II DERS PROJESİ. Merve Nazlı BORAND"

Transkript

1 İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ AÇIK VE KAPALI MADEN İŞLETMECİLİĞİNDE ÇEVRESEL ETKİ MADENCİLİKTE ÖZEL KONULAR II DERS PROJESİ Merve Nazlı BORAND Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya Mühendisliği ABD Doktora Öğrencisi Maden Mühendisliği Anabilim Dalı Dersi Veren Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Orhan KURAL Proje Danışmanı: Prof.Dr. Filiz KARAOSMANOĞLU Nisan, 2012

2 İÇİNDEKİLER Sayfa No İÇİNDEKİLER... ii TABLO LİSTESİ... iv ŞEKİL LİSTESİ... v ÖZET... vi 1. GİRİŞ MADENCİLİK DÜNYADA MADENCİLİK Üretim Tüketim TÜRKİYE DE MADENCİLİK Rezervler Madencilik Faaliyetlerine Yönelik Yasal Mevzuat MADEN İŞLETME METODLARI VE ÇEVRESEL ETKİSİ Madencilikte İşletme Metodları Açık maden işletmeleri Yeraltı (Kapalı) maden işletmeleri MADEN CEVHERLERİ VE ÇEVRESEL ETKİLERİ Kömür Cevherinin Çevreye Etkisi Kömür üretimi sirasinda çevreye olan etkiler Kömürün açık ocak madenciliği ile üretimi sırasında çevreye olan etkileri Kömürün yer altı madenciliği ile üretimi sırasında çevreye olan etkiler Kömür hazırlama işlemleri sırasında çevreye olan etkiler Petrol Üretiminin Çevreye Etkisi Petrol arama ve çevreye olan etkileri Petrolün üretilmesi sırasında çevreye olan etkileri ii

3 6.3 Nükleer Enerji Kaynakları ve Çevresel Etkileri Uranyum cevherinin işlenmesi sırasında oluşan kirleticiler CEVHER HAZIRLAMA (ZENGİNLEŞTİRME) VE ÇEVRESEL ETKİLERİ MADENCİLİK FAALİYETLERİ SONUCU BOZULAN ARAZİ Sınıflandırılması Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Bitkilendirme süreci Bitki seçim kriterleri Ekim dikim yöntemleri ÖN ARAŞTIRMA VE ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRME (ÇED) RAPORLARI Haritalama Jeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik Araştırmalar Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar Toprak Araştırması Biyolojik Veri Toplanması Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Sosyolojik Çalışmalar İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması Ön planlama Detay planlama KAYNAKLAR iii

4 TABLO LİSTESİ Sayfa No Tablo 3.1 : Dünya nüfus oranlarına göre başlıca madenlerdeki üretim oranları..6 Tablo 3.2 : Ülkelerin bir grup metal madeni için kg bazında kişi başı tüketimi..7 Tablo 4.1 : Yıllar itibariyle GSYH içerisindeki madencilik sektör payı...15 iv

5 ŞEKİL LİSTESİ Sayfa No Şekil 3.1 : Kişi başına hesaplanan maden tüketim miktarı (ton)..8 Şekil 3.2 : Bir Otomobil Üretimi için Gereken Maden Miktarı...8 Şekil 4.1 : Türkiye de bulunan madenler...13 Şekil 4.2 : Türkiye Maden Yatakları Haritası Şekil 5.1 : Açık maden örneği 24 Şekil 5.2: Bitki örtüsü, alt-üst toprak ve kömür..25 Şekil 5.3 : Kömür damarları ve örtü tabakası.25 Şekil 5.4 : Toprağın örtü tabakasının kazılıp başka yere taşınması...27 Şekil 5.5 : Açık ocak madenciliği çalışması Şekil 5.6 : Kapalı maden ocakları..29 Şekil 6.1: Madenciliğin çevresel etkileri Şekil 6.2 : Eski maden ocaklarının göl ve orman olarak değerlendirilmesi...33 Şekil 6.3 : Eski maden ocaklarının havaalanı ve spor alanı olarak değerlendirilmesi.33 Şekil 6.4 : Petrolün doğada bulunuş şekli..38 Şekil 6.5 : Sondaj çalışması...39 v

6 ÖZET En önemli doğal kaynaklarımızdan olan madenlerin ülke kalkınmasındaki yeri ve ekonomiye yaptığı doğrudan katkılar hiç bir şekilde yadsınamaz. Madenlerimizi yer altından çıkarmaktan ve işlemekten vazgeçilemeyeceği de kesin olarak kabul edilen bir gerçektir. Bunun yanı sıra, maden işletiminde meydana gelen zararlı atıklar, hava, su, toprak kalitesinin bozulması, görüntü ve ses kirliliği gibi etmenler madenciliğin yan etkilerini oluşturmaktadır. Madencilik işlemlerinden vazgeçilmesi söz konusu olmadığından, çevre ve canlı sağlığı için madenlerin çıkartılmasında, işlenmesinde, kullanımında ve maden özelliğini kaybetmiş arazilerin tekrar doğaya kazandırılmasında yoğunlaşmak gereklidir. Madencilik, açık ve kapalı madencilik olmak üzere iki ana gruba ayrılabilir. Açık madencilikte, cevherin yeryüzüne yakın bir tabakada bulunması gerekirken, kapalı madencilikte cevher yeryüzünün derinliklerinde bulunabilir. Ayrıca açık madencilikte çevreye olan katkı daha fazladır çünkü, atıkların doğaya karışabilme yüzeyleri fazladır. Yağmur, rüzgar gibi doğal etmenlerle kolaylıkla taşınabilirler. Hem açık hem kapalı madencilikte maden özelliğini kaybetmiş bölgelerin tekrar topluma kazandırılması ve rehabilitasyonu gerekmektedir. Bu çalışmalar doğrultusunda, bu alanların tekrar kullanımı gündeme gelir. Böylelikle büyük yüzeylerdeki madenler, sosyal amaçlı kullanılabilir. Bu araziler, bitkilendirilebilir, spor ve sosyal amaçlı tesisler oluşturulabilir. Bunun yanı sıra, kapalı madenler, karbondioksit depoları olarak görev yapabilir ve böylece karbondioksit salınımının arttırdığı sera gazı etkisinin azaltılmasında yardımcı olur. vi

7 1. GİRİŞ Tüm dünyada ekonominin hızla gelişmesi, teknolojinin de beraberinde büyümesine ve bunun sonucu olarak da talep artışına neden olmaktadır. Giderek büyüyen sanayi, ekonomi ve talep artışının neticesinde dünya çevresel sorunlarla karşı karşıya kalmakta ve bu sorunlar günümüzde olduğu gibi gelecek için de önemli tehdit oluşturmaktadır. Çevresel sorumluluğun öneminin farkına varan toplumlar bu sorunları bertaraf etmek için birtakım çevresel ve mekânsal plânlama ve korumanın bütünleştirilmesi gerekliliğini kabul etmişlerdir [1,2]. Günümüzde yaşanan çevre problemlerinin ana kaynağını, mevcut doğal dengenin insan eli tarafından bozulması oluşturmaktadır. Madencilik çalışmaları da doğal dengeyi bozan, çevreyi kirleten ve canlıların yaşamını, dengesini bozan işlemlerdir. Yerkabuğundaki maden yataklarının çıkarılması ile arazi bozulmaları kaçınılmaz şekilde oluşmaktadır. Farklı tipte alan kullanımları ile peyzajda da önemli değişiklikler ve zararlar meydana gelmektedir. Genellikle açık ocak işletmelerde diğer madencilik türlerine göre daha büyük çevresel bozulma ve etkiler oluşmaktadır [2,3]. Günümüz modern yaşantısına bakıldığında madenler ve madenciliğin önemi büyüktür. Madencilik en basit anlamıyla; yerkabuğunda bulunan madenlerin bulunması, çıkarılması ve işlenmeye hazır hale getirilmesidir [2,3]. Madencilik, insanlığın tarımdan sonraki en büyük ve en eski uğraşısıdır. Madencilik faaliyetleri, insan yaşamı için tarım, endüstri ve taşımacılık gibi diğer faaliyet kollarıyla aynı önemi taşımaktadır ve diğer tüm endüstri kollarının temellerindendir [1,2]. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte madencilik çalışmaları ve talepleri oldukça artmıştır. Bu taleplerin sonucunda da maden çıkarmak için kazılan alan miktarı ve yeraltı ve açık işletmeler açısından da daha önceden olanaksız gibi görünen derinliklere inmek mümkün hale gelmiştir [2,3]. 1

8 2. MADENCİLİK Dünyamızda elementlerin özel bir takım fiziko-kimyasal şartlar altında bir araya gelmeleri sonucunda mineraller oluşur. Bir veya daha çok mineralin, ekonomik değer taşıyan ve belli geometrilerde yer kabuğunda oluşturdukları birikimlerine maden yatağı denir. Maden yataklarının işletilmesi sonucunda maden ocağı veya işletmesi ortaya çıkar. Günün koşullarına göre, kullanılabilen teknolojiler sayesinde insanlığın kullanımına sunulan ve ekonomik değeri bulunan mineral-mineral grupları veya kayaçlara maden adı verilir [4,5]. Madenlerin doğada bulunuş şekilleri rastgele değildir. Çok karmaşık mekanizmaları içeren doğa olayları sonucunda oluşur ve yer kabuğunun özellikli bir takım bölgelerine yerleşirler. Ancak çok küçük bölümleri yüzeylenebilen veya yüzeylenemeyen derinlerde bulunabilen bu oluşumların yer kabuğu içinde yerleştikleri noktaları ve gerçek boyutlarını belirleyebilmek için, onları oluşturan mekanizmaları ve bulundukları ortamları çok iyi tanımak gerekmektedir. Birer doğa gizemi sayılan madenlerin bulunup çıkarılması, yer bilimlerinin temel görevleri arasındadır [4,6]. Madencilik, ekonominin en önemli sektörlerinden biridir ve ulusların sosyoekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır [7]. Maden yatağından çıkarılan madenler basit işlemlerden geçirilerek ham halde (tuvenan) pazarlanabildikleri gibi, bir dizi entegre sanayi tesisleri kurularak işletildikten sonra konsantre cevher, yarı mamul veya mamul eşya haline getirilerek de pazarlanabilirler. Madenlerin kurulan entegre tesisler sayesinde işlenerek en son ürün halinde kullanıcılara sunulması durumunda, katma değeri çok daha yüksek ürünlerin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Bu durumda madenciliğe bağlı kurulan her sanayi tesisinin yaratacağı katma değer ve istihdam olanakları gibi olumlu gelişmeler, toplumun refah düzeyi ve ülkenin kalkınmasında önemli rol oynayacaktır [4,5]. 2

9 Madencilik sektörü; maden niteliğindeki oluşumların aranıp bulunması, işletilmesi, değerlendirilmesi, geliştirilmesi, nakledilmesi, çıkarılan cevherin kırma, eleme, öğütme, sınıflandırma, flatasyon, izabe, rafinaj gibi bir dizi prosesten geçirilerek zenginleştirilmesi ve pazarlama faaliyetlerinin bir plan dahilinde yapılması çalışmalarını kapsar. Ülke madenciliğinin kalkınması için çeşitli ekonomik ve idari düzenlemeler yapmak, ilgili kuruluşları oluşturmak ve ülke maden kaynaklarının yönetimine ilişkin örgütleri kurmak, bu alandaki eğitimi planlamak ve gerekli olanakları sağlamak, maden arama ve geliştirme için mevcut yasal ve idari düzenlemelerin denetiminde gelişme sağlayacak tedbirleri almak ve ülke madencilik politikasını oluşturmak üzere çeşitli teknik çalışmaları yürütmek de madencilik faaliyetleri içine girmektedir [4,5]. Madenler binlerce, çoğu zaman milyon yıllar ile ifade edilen zaman dilimlerinde, son derece özel ve karmaşık jeolojik olaylar sonucunda ve yerkabuğunun özellikli bölgelerinde gelişebilmiş birer doğa hazineleridir. Aranıp bulunabilmeleri, işletilmeleri uzun süren uğraşları gerektirir. Madenler yenilemez, yani bir kez işletildiklerinde yerine yenisini koyamayacağımız değerlerdir. Bu özellik madenlerin kıt kaynaklar sınıfında değerlendirilmesi sonucunu doğurmaktadır. Madenler ulusal sınırlara bağlı olmaksızın, hatta bu sınırlar içerisinde bile düzensiz olarak dağılmışlardır. Madenler genellikle yerleşim yerlerinin dışında ulaşım ağlarından uzak, kırsal alanlarda bulunmaktadır. Bazı madenlerin işletilmesini sınırlayan iklim şartları ve doğal engeller bulunmaktadır. Bu da madenlere ulaşmada ve işletmede bir takım zorlukları ve yatırım maliyetlerini yükseltmede birer faktör olarak karşımıza çıkmaktadır [4]. Madencilik sektörü gerek madenlerin kendisinden (doğasından) kaynaklanan, gerekse ulaşım, teknoloji, finansman, yürürlükteki yasal koşullar ve pazar olanakları gibi pek çok etken ve değişkenin etkilediği riskleri taşıyan bir yapıya sahiptir. Madenlerin genel özellikleri özetle şu şekilde sıralanabilir [4,7,8]: 1. Madenler yenilenemeyen, bir kez işletildiklerinde, bir daha yerine konulamayan, dünyada yeterli bollukta olmayan, kıt kaynaklardır. 2. Madenler çok özel koşullar altında binlerce, kimi zaman milyonlarca yılda oluşabilen varlıklardır. 3

10 3. Maden yatakları yeryüzüne eşit olarak dağılmamışlardır. Ulusal sınırlara bağlı olmaksızın, hatta bu sınırlar içerisinde bile düzensiz olarak dağılmışlardır. Belli madenler dünyanın ancak belli yerlerinde bulunmakta ve sadece oralardan temin edilebilmektedirler. Bu özellik kimi ülkelerin diğerlerine göre daha avantajlı olmaları sonucunu doğurmuştur. 4. Madencilik faaliyetleri; uzun süren, pahalı, geri dönüşümü zaman alan, riski yüksek, disiplinler arası uyumlu, titiz ve özverili çalışmaları gerektiren bir dizi uğraştan oluşur. 5. Maden fiyatları uluslararası fiyat hareketlerinden ve siyasi olaylardan çok çabuk etkilenebilmektedir. Maden fiyatlarının oluşturulmasında gelişmiş batılı ülkelerin ağırlıklı olarak etkileyebildikleri ve denetimleri altında bulunan New York-Londra metal borsalarının büyük bir etkisi söz konusudur. Kriz dönemleri, yaşanan gerginlikler, maden fiyatlarını direkt olarak etkileyebilmektedir. 6. Maden ürünlerinin talipleri yaygın bir coğrafyaya dağılmamış olup, dünyada sanayileşmiş ülkelerin ağırlıklı olarak bulunduğu alanlarda yoğunlaşmıştır. 7. Maden ürünlerinden elde edilen katma değerin milli gelire etkisi kısa vadede görülebilmekte ve kalıcı bir nitelik sunmaktadır. 8. Dünya ekonomisinin hammadde ihtiyacının % 70 ini madencilik, % 30 unu tarım sektörü karşılamaktadır. 9. Madencilik istihdam ağırlıklı bir sektördür. Madencilik yatırımlarının % kadarı inşaat, makine ve enerji sektörlerinden oluşur ve bu sektörlere girdi sağlamasının yanında bu sektörleri sürükleyici, canlandırıcı bir rol üstlenerek adeta bir lokomotif görevi görür. Madencilikte istihdam edilen bir kişiye karşılık, madene bağlı kurulan ikincil ve üçüncül endüstrilerde 10 kişinin istihdam edilmesi mümkün olmaktadır. 10. Madencilik sektörü bünyesinde yüksek risk taşıyan bir sektördür. Bu risklerin başlıcaları; jeolojik, teknolojik, ekonomik ve siyasal risklerdir. 11. Madencilik yatırımları genelde kırsal kesimde olduğu için şehirlere akımı önleyici ve sosyo-coğrafik yapıyı düzenleyici bir fonksiyonu vardır. 4

11 3. DÜNYADA MADENCİLİK Dünya maden rezervlerinde önemli payları olduğu gibi dünya maden üretiminde de rol oynayan ülkelerin başında ABD, Çin, Güney Afrika, Kanada, Avustralya ve Rusya gelmektedir. Bunun yanı sıra maden grubuna girmeyen petrol üretiminde Suudi Arabistan, Kuveyt, İran, Rusya ve Türk Cumhuriyetleri önemli rezervlere sahiptir. Dünya ticaretinde madencilik ürünleri arasında ihracat değerlerine göre ham petrol, demir dışı metaller ve endüstriyel mineraller önemli yere sahiptir. Dünya ticaret rakamları incelendiğinde çelik, bakır, kurşun ve kalay gibi geleneksel metallerin kullanımı düşerken, ileri seramik malzemeleri, plastik ve polimer kökenli malzemeler gibi yüksek teknoloji malzemelerinin kullanımının giderek arttığı görülmektedir. Sektör birçok endüstrinin ilk tedarikçisi konumunda olması sebebiyle küresel ekonominin temel taşlarından biridir. Örneğin dünya ekonomisinin lokomotifi konumundaki ABD de maden ve madenciliğe dayalı sanayilerin toplam üretimi 27,6 milyar dolar olup ABD ekonomisine sağladığı toplam katma değer 2,28 trilyon dolara kadar ulaşmaktadır. Yine dünya madenciliğinde önemli bir yeri olan Kanada da ise toplam madencilik üretimi 2009 yılında 45,3 milyar dolar civarında olup, sektörden elde edilen vergi geliri ise yıllık 13,5 milyar dolar civarındadır [9]. Ekonomiye sağladığı katkılar açık olan madencilik sektörüne; yatırımcıların ilgisi de her geçen gün artmaktadır. Maden arama faaliyetlerine en çok yatırım yapan ülkelerin başında Kanada, Avustralya ve ABD gelmektedir. Söz konusu ülkeler toplam arama bütçesinin yaklaşık % 69 una tekabül eden 12,6 milyar USD değerinde harcama gerçekleştirmektedir [9]. Sektör fiyatları, metal ve mineral pazarlarındaki arz ve talebe dayalı olarak dönemsel hareket etmektedir den beri özellikle Çin, Brezilya ve Hindistan gibi büyümekte olan ekonomilerdeki yüksek talep düzeyleri, küresel madencilik endüstrisinin yoğun büyüme sürecinin arkasındaki itici güç olmuştur. Bu güçlü talep artışına dayalı olarak metal fiyatlarında da yılları arasındaki önemli artışlar gerçekleşmiştir. Nitekim dünyanın 40 büyük madencilik şirketi ile gerçekleştirilen bir araştırmada; özellikle 2006 yılında maden sektöründe faaliyet 5

12 gösteren firmaların karlarının rekor bir düzeye ulaştığı ve piyasa değerlerinin de ciddi oranda arttığı görülmüştür. Bütün bu olumlu gelişmeler 2008 yılı sonlarına doğru etkisini artıran küresel kriz nedeniyle durma noktasına gelirken, 2009 yılından itibaren dünya ekonomisinin düzelme hızına ve talebin artmasına bağlı olarak sektörün tekrar bir düzelme sürecine girdiği gözlemlenmiştir [9]. 3.1 Üretim Günümüzde, dünyada yıllık 1,5 trilyon USD değerinde 10 milyar tonun üzerinde maden üretilmektedir. Bu rakamın %75 i enerji ham maddeleri, %10 u metalik madenler ve %15 i endüstriyel hammadde üretimine aittir. Bu kapsamda verilen değerlerden madencilik endüstrisinin dünya ekonomisi için ne kadar önemli olduğu görülmektedir [9]. Dünya ekonomisinin lokomotifi olan ABD de maden ve madenciliğe dayalı sanayilerin oransal olarak bütün ekonomi içindeki payı 2008 yılı itibarıyla %16 seviyesindedir (USGS, Mineral Commodity Summaries 2009). Yine dünya madenciliğinde önemli bir yeri olan Kanada da madencilik sektöründen ciddi bir vergi geliri elde edilmektedir. Sektörün ülkedeki istihdam yaratmadaki gücü açık olup, örnek verilecek olursa sektörde 2008 yılında işçi doğrudan çalışmaktayken, maden zenginleştirme ve ilgili imalat sanayisinde çalışan işçilerle birlikte toplam sayı kişiye ulaşmaktadır [9]. Sanayileşmiş ülkelerin Dünya nüfus oranlarına göre başlıca madenlerdeki genel üretim oranlarına Tablo 3.1 de yer verilmektedir. Tablo 3.1 : Dünya nüfus oranlarına göre başlıca madenlerdeki üretim oranları [9] Ülkeler Dünya Nüfus Oranı % Alüminyum % Bakır % Kurşun % Çelik % Gelişmiş Ülkeler 14,6 61,5 56,8 60,1 48,8 Gelişmekte Olan Ülkeler Çin, Hindistan, Orta Doğu ve Diğer Asya Ülkeleri 25,2 18,3 24,6 24,2 24,7 22,4 3,6 2,7 9,2 5 Türkiye 1,1 0,8 1,6 0,9 1,6 6

13 3.2 Tüketim Geçtiğimiz yüzyılda, dünya gayrisafi yurt içi hasılası yaklaşık 18 kat artmış ve tüketim miktarı da buna paralel olarak büyümüştür. Dünya ham petrol tüketimi 20,43 milyon tondan 3,5 milyar tona yükselerek 172 kat, çelik tüketimi 27,80 milyon tondan 847 milyon tona yükselerek 30 kat artış göstermiştir. Alüminyum tüketimi tondan 24,54 milyon tona yükselerek yaklaşık kat, bakır tüketimi ise 495 bin tondan 14 milyon tona yükselerek 28 kat artmıştır. Yaşam standardı kalitesiyle kişi başına düşen maden tüketimi miktarı arasında doğrusal bir ilişki bulunmakta olup, tüketim miktarının refah düzeyiyle birlikte arttığı görülmektedir [9]. Küresel kaynak Tablo 3.2 de, bir önceki tabloda bahsi geçen ülkelerin bir grup metal madeni için kg bazında kişi başı tüketim miktarları verilmiştir. Tablo 3.2 : Ülkelerin bir grup metal madeni için kg bazında kişi başı tüketimi [9] Ş Ülkeler e k i Gelişmiş Ülkeler l Dünya Nüfus Oranı % Alüminyum % Bakır % Kurşun % Çelik 14,6 17,8 10,3 4,4 438,4 % Gelişmekte 25,2 3,1 2,5 1,0 128,4 Olan X Ülkeler Çin, t 22,4 0,7 0,3 0,2 9,3 Hindistan, Orta e Doğu ve Diğer Asya Ülkeleri i s Türkiye e 1,1 0,3 3,7 0,9 188,8 Şekil 3.1 de ise ABD, AB ülkeleri ile Türkiye deki kişi başına hesaplanan maden tüketim miktarları gösterilmektedir. 7

14 Şekil 3.1 : Kişi başına hesaplanan maden tüketim miktarı (ton) [9] Tüketim miktarlarının yüksek olmasına ve günlük yaşantımızda kullandığımız birçok eşyanın hammaddesinin madencilikten temin edilmesine rağmen, zaman zaman sektörün öneminin fark edilmemesi düşündürücüdür. Aşağıdaki örnekler, madenciliğin önemini vurgulamaları açısından önemlidir [9]: Ortalama bir konut için yaklaşık 400 ton, 1 km otoyol için ton, Orta büyüklükte bir okul / hastane için yaklaşık ton, bin kişi kapasiteli bir stadyum için ton agrega gereklidir. Şekil 3.2 de bir otomobil üretmek için gereken maden miktarı gösterilmiştir. Şekil 3.2 : Bir Otomobil Üretimi için Gereken Maden Miktarı 8

15 Bu kapsamda gerek üretim ve tüketim, gerekse de istihdam verileri açısından ciddi bir potansiyele sahip sektöre özel bir hassasiyetle yaklaşılması, tüm ülkeler açısından büyük önem arz etmektedir. Dünyada madenciliğin güçlü olduğu ülkeler arasında ABD, Çin, Güney Afrika, Kanada, Avustralya ve Rusya sayılabilmektedir. Madencilik faaliyetleri ile ilgilenen firmalara bakıldığında, özellikle KOBİ ler yerel ve ulusal pazarlarda inşaat malzemesi ham maddelerinde uzmanlaşırken, çok uluslu şirketler endüstriyel ve metalik madenlerin üretiminde küresel faaliyetlerde bulunmaktadır. Çok uluslu büyük şirketler sayı olarak 4000 in üzerindeki maden şirketlerinin küçük bir bölümünü kapsamakla birlikte, bu şirketler metalik minerallerin üretiminde % 83 lük bir paya sahiptirler. Kalan % 17 lik üretim küçük ve orta ölçekli şirketler tarafından yapılmaktadır [9]. Maden aramacılığına en çok yatırım yapan ülkelerin başında Kanada, Avustralya ve ABD gelmektedir. Bu oranlar ülkelerin gelişmişliği ile birlikte maden potansiyeli ile de ilgilidir. Bu ülkeler toplam arama bütçesinin % 69 una tekabül eden 12,6 milyar USD tutarında harcama yapmaktadırlar. Madenlerin aranması için harcanan toplam para 1998 den 2002 yılına kadar hafif bir azalma gösterirken, yılları arasında sürekli artış göstermiştir yılından bu yana sadece aramalar için yaklaşık olarak 60 milyar dolar harcanmıştır. Dünya maden rezervleri açısından en zengin ülkeler ve bu ülkelerdeki önemli maden cevherleri aşağıdaki gibidir [9]: Güney Afrika Cumhuriyeti - Altın, platin grubu metaller, manganez, krom, alüminyum Çin - Demir, kurşun, manganez, molibden, kalay, zirkonyum, çinko ve fosfat Kanada - Uranyum, çinko, altın, bakır, nikel, kobalt, demir, petrol ve doğal gaz Avustralya - Kömür, demir, rutil, çinko, kurşun ve uranyum ABD - Kurşun, molibden ve fosfat cevherleri Güney Afrika Cumhuriyeti Maden rezervleri açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Güney Afrika; altın, platin grubu metaller, manganez, krom, alüminyum, silikat ve vanadyum rezervleri açısından dünyanın önde gelen ülkelerindendir. Titanyum, zirkonyum, 9

16 antimon ve fluorpar üretiminde lider olup kesilmiş elmas mücevheri üretiminde de dünyanın en büyük üreticisidir. Üretilen madenlerin önemli bir kısmı ihraç edilmekte olup, 2009 yılında ihraç gelirlerinin % 30 dan fazlasını madenler oluşturmuştur [9]. Çin Halk Cumhuriyeti Dünyadaki genel ekonomik gelişme ve özellikle Çin'in ulaştığı yüksek büyüme rakamları, beraberinde ham maddelere olan yüksek talebi gündeme getirmiştir. Çin sahip olduğu kayda değer maden potansiyeline rağmen, pek çok ham maddenin dünyadaki büyük alıcılarından olmaya devam etmektedir. Çin'in ham madde talebi özellikle malzeme yoğun inşaat ve otomotiv gibi sektörlerde kullanılan bakır, demir, krom, alüminyum ve manganez gibi metal ham maddelere yönelik olmaktadır. Artan büyüme rakamlarıyla, bu metal madenlerin yerli üretimleri, talebin ancak 1/3'ü ile yarısına kadar olan miktarını karşılamaya yetmektedir. Geri kalan talep ise ülke dışından temin edilmektedir. Çin in giderek artan ham madde ihtiyacı göz önünde bulundurulduğunda, madencilik sektöründe ihracatı teşvik edici nitelikte uygulamalar olmadığı, hatta devlet tarafından uygulanan vergilerle ihracatı engelleyici bir tutum sergilendiği görülmektedir. Ham madde ithalatı ise bunun tam tersi sebeplerle ülkeye ham madde akışını sürdürülebilir kılmak amacıyla, düşük vergilerle teşvik edilmektedir [9]. Kanada Kanada, dünyanın sayılı madencilik ülkelerinden biri olup, önemli mineral kaynakları arasında nikel, kobalt, bakır, altın, demir, çinko, potas, sülfür, gümüş, uranyum, kurşun, kömür gelmektedir. Kanada dünya uranyum üretiminde % 23; potas üretiminde % 33 ile 1 inci, nikel üretiminde % 15,9; kobalt üretiminde % 13,3 ile 2 nci, titanyum üretiminde % 14,6; platinyum üretiminde % 4,4; alüminyum üretiminde % 8,1 ile 3 üncü sırada yer almaktadır yılı Kanada GSYH si milyar dolar iken madencilik ve buna bağlı endüstrinin (petrol dâhil) değeri 263,5 milyar dolardır yılı Kanada ihracatı 455 milyar dolar olup ihracatın 132 milyar dolarını petrol ürünleri; 85,4 milyar dolarını ise madencilik oluşturmaktadır. Alüminyum üreticisi olmamasına rağmen 6,15 milyar dolarlık alüminyum cevheri ithal eden Kanada, alüminyumu işleyerek 11,6 milyar dolarlık alüminyum ihracatı gerçekleştirmektedir. Kanada da kişi başına düşen madencilik üretimi ise 2007 yılında dolar, 2008 yılında dolar olmuştur [9]. 10

17 Amerika Birleşik Devletleri ABD, kendi temel endüstrisi için gerekli metal ve mineraller bakımından çok zengin bir ülkedir. ABD de büyük ölçüde çıkarılan maden ve mineraller arasında, demir, kömür, çinko, bakır, gümüş ve suni gübre üretiminde kullanılan fosfat bulunmaktadır. Ülkede, demir-çelik fabrikaları için yılda 80 milyon tondan fazla demir üretilmektedir. Amerika nın başlıca tabii kaynaklarından ikincisi kömürdür. Yüzlerce yıl yetecek geniş rezervleri bulunmakta olup kömürün büyük bir kısmı elektrik üretimi için kullanılmakta ve ülkenin elektrik enerjisinin yarısı kömürden elde edilmektedir. Ülkedeki petrol kuyularından yılda 3,2 milyar varilden fazla petrol çıkarılmaktadır. Gaz ve benzin gibi petrol ürünlerinin üretimi, işlenmesi ve pazarlanması, ABD nin en büyük endüstrilerinden biri konumundadır. Ülkede enerjinin % 33'ten fazlasını, doğal olarak elde edilen veya kömürden çıkarılan hava gazı sağlamaktadır [9]. 11

18 4. TÜRKİYE DE MADENCİLİK 4.1 Rezervler Ülkemizin karmaşık jeolojik ve tektonik yapısı çok çeşitli maden yataklarının bulunmasına olanak sağlamıştır. Günümüzde dünyada yaklaşık 90 çeşit madenin üretimi yapılmaktayken ülkemizde 60 civarında maden türünde üretim yapılmaktadır. MTA verilerine göre, dünyada 132 ülke arasında toplam maden üretim değeri itibarıyla 28 inci sırada yer alan ülkemiz, maden çeşitliliği açısından ise 10 uncu sırada bulunmaktadır [9,10]. Başta endüstriyel ham maddeler olmak üzere, bazı metalik madenler, linyit ve jeotermal kaynaklar gibi enerji ham maddeleri açısından ülkemiz zengindir. Dünya endüstriyel ham madde rezervlerinin % 2,5 i; kömür rezervlerinin % 1 i; jeotermal potansiyelinin % 0,8 i ve metalik maden rezervlerinin % 0,4 ü ülkemizde bulunmaktadır. Ülkemizin zengin olduğu madenler arasında ise ilk sırayı dünya rezervlerinin % 72 sini oluşturan bor mineralleri almaktadır. Ancak, birkaç maden dışında dünya ölçeğindeki rezervlerimiz kısıtlıdır [9,10]. Dünyada üretimi ve ticareti yapılan 90 çeşit maden ve mineralden 13 ünün ekonomik ölçekteki varlığı ülkemizde henüz saptanamamıştır. Ülkemiz 50 çeşit madende kısmen yeterli kaynaklara sahipken, 27 maden ve mineralin günümüzde bilinen rezervleri ve kaliteleri, ekonomik madencilik için yetersizdir. Ülkemizin, maden kaynakları ve çeşitliliği bakımından kendi kendine kısmen yeterli olan ülkeler arasında yer aldığı söylenebilir [9,10]. Türkiye de bulunan zengin mineral kaynaklar arasında; bor tuzları, barit, jips, lületaşı, mermer, diyatomit, perlit, manyezit, stronsiyum tuzları, sepiyolit, fluorit, kireçtaşı, pomza, sodyumsülfat, zeolit, profilit, kuvars-kuvarsit, linyit, feldspat, kayatuzu, olivin, doomit, siliskumu, altın, bentonit, trona, asbest, kalsit ve zımpara taşı önemli mineral kaynaklar arasında; kaolen, karbondioksit, krom, molibden, boksit, nefelin siyenit, civa, NTE, diatomit, Tras, antimuan, toryum, alünit, kumçakıl, gümüş, turba, tuğla toprağı, volfram sayılabilir. 12

19 Şekil 4.1 : Türkiye de bulunan madenler Türkiye deki yetersiz mineral kaynakları arasında ise bakır, manganez, grafit, boya toprakları, kurşun, alüminyum, maden kömürü, zirkon, çinko, arsenik, talk, titan, demir, kükürt, mika, nikel, fosfat, kil mineralleri sayılabilmektedir [9,10]. Şekil 4.2 de Türkiye deki maden yatakları gösterilmiştir. Dünya piyasalarında gerçekleşen talebin büyüklüğü ve yurt içinde sağlanan üretimin hacmi, Türkiye de madencilik sektörünün gerçekleştirdiği ihracatın üzerinde belirleyici olan temel bir etkendir. Küresel piyasalardaki gelişmeler özellikle metalik cevherlerin ihracı üzerinde etkili olmakta, dünya piyasalarındaki elverişli ekonomik gelişmeler de Türk madenciliğine önemli gelişim fırsatları sunmaktadır. Türk madencilik sektörü geleneksel olarak merkezde, orta-büyük ölçekli kamu kuruluşları ve onların çevresinde, küçük ölçekli özel sektör kuruluşlarından oluşan bir yapıya sahiptir. Ancak yakın zamana kadar devam eden bu yapı son dönemde, başta Eti Maden İşletmelerine bağlı bazı ortaklıkların özelleştirilmesi ve Türkiye Kömür İşletmeleri ne (TKİ) bağlı işletmelerin bazılarının özelleştirilmek üzere Elektrik Üretim Anonim Şirket ine devredilmesi sonucunda önemli ölçüde değişmiştir. Bugünkü durum itibarıyla Türk madenciliğinin kurumsal yapısının kamu-özel ayrımı olmaksızın küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğu ifade edilebilir [9,10]. Sanayileşme ve ulusal kalkınma açısından ihmal edilmeyecek bir öneme sahip olan madencilik sektörünün ekonomiye katkısının en önemli göstergesi bu sektörün gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payıdır. Madenciliğin ülkemiz GSYH deki payı 2009 yılı itibariyle %1,5 civarında olup, bu oran gelişmiş ülkelerdeki oran olan %4 ile kıyaslandığında, üretimimizi arttırmamız gerektiği açıktır [9,10]. 13

20 Şekil 4.2 : Türkiye Maden Yatakları Haritası [11] 14

21 Tablo 4.1 : Yıllar itibariyle GSYH içerisindeki madencilik sektör payı [9] GSYH İçinde Madencilik Sektörünün Payı (x1.000tl) Yıllar GSYH Madencilik Üretim Üretim Artış Oranı % Madenciliğin GSYH Payı % , , , , , , , , , , ,49 Sosyal Güvenlik Kurumu 2008 yılı istatistiklerine göre madencilik sektöründe iş yerinde işçi çalışmaktadır. Sektörde yer alan iş yerlerinin ülkemizdeki toplam iş yeri sayısı içerisindeki oranı % 0,42; sektörde çalışan sigortalıların ülkemizdeki toplam sigortalı sayısı içerisindeki oranı % 1,3 tür [9,10]. Türkiye de üretilen maden ürünleri, inşaat sektöründe ve sanayide hammadde olarak tüketilmekte olup, ülkemiz ekonomisine ciddi katma değer sağlamaktadır. Türkiye, belli zenginlik ve kalitede olan maden kaynaklarını ihraç ederken; sanayisinin gerek duyduğu ve yurt içi kaynaklardan yeterli miktar ve /veya kalitede üretemediği madenleri de ithal etmektedir. Türkiye nin ihraç ettiği başlıca madenler mermer ve doğal taşlar, bor konsantreleri ve ürünleri, krom, sodyum feldspat, manyezit, bakır, çinko, alçı, barit ve pomza iken ithal edilen önemli madenler arasında kömür, demir, 15

22 mermer ve doğal taşlar, fosfatlar, bakır, manyezit, potasyum feldspat, krom, kükürt, silis kumu ve grafit sayılmaktadır [9,10]. 4.2 Madencilik Faaliyetlerine Yönelik Yasal Mevzuat Ülkemizde, kömür madenciliğini etkileyen çevreyle ilgili kanun ve yönetmelikler, yürürlüğe giriş tarihine göre aşağıda belirtilmiştir [2]: Orman Kanunu (Kanun No: 6831 Kabul Tarihi: 31 Ağustos 1956) (Değişiklik Kanun No: 4999 Kabul Tarihi: ), Milli Parklar Kanunu (Kanun No 2873: Kabul Tarihi: 09 Ağustos 1983), Çevre Kanunu (Kanun No: 2872 Kabul Tarihi: 9 Ağustos 1983, 11 Ağustos 1983 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Maden Kanunu (Kanun No: 3213 Kabul Tarihi: 4 Haziran 1985) (Değişiklik Kanun No: 5177, Kabul Tarihi: 26 Mayıs 2004), Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ( tarih ve sayılı Resmî Gazete), Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ( tarih ve sayılı Resmî Gazete), Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (11 Temmuz 1993 tarih ve sayılı Resmî Gazete) (Değişiklik 20 Nisan 2001 / sayılı Resmî Gazete), Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmelik (05 Nisan 1995 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Millî Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu (Kanun No: 4122 Kabul Tarihi: 23 Temmuz 1995 Yayını: 26 Temmuz 1995 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (7 Ağustos 1995 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği (7 Şubat 1993 tarih Değişiklik: 6 Haziran 2002 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun (Kanun No: 4856 Kabul Tarihi: 1 Mayıs 2003, 8 Mayıs 2003 tarih ve sayılı Resmî Gazete), 16

23 Ağaçlandırma Yönetmeliği (09 Ekim 2003 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği (18 Mart 2004 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği (31 Aralık Cuma 2004 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği (31 Mayıs 2005 tarih ve sayılı Resmî Gazete), Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (Yayın Tarihi: 19 Temmuz 2005 tarihli Resmî Gazete, Kanun No. 5403, Kabul Tarihi: 3 Temmuz 2005 ). 24 Nisan 1930 tarihinde yürürlüğe giren 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununa dayanarak çıkarılan Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği'nde (26 Ekim 1983 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir), işletmeler yerleşim alanlarına verebilecekleri zararların önem derecelerine göre 3 gruba ayrılmıştır. Yönetmelikte maden işletmeleri birinci derece sıhhi olmayan tesisler olarak belirtilmiştir. Bu durum, madencilik faaliyetlerinin yerleşim alanlarına yakın olamayacağı, ayrıca işletmeler etrafında Sağlık Koruma kuşağının bulundurulması zorunluluğunu getirmektedir [2]. 8 Eylül 1956 tarihinde Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren, 6831 sayılı Orman Kanununun 16. maddesi, ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacakların, işe başlamadan önce çalışma sahalarını, Orman İdaresine bildirmesini ve ormana zarar gelebilecek hallerde orman idaresinin göstereceği tedbirlerin alınmasını mecbur kılmaktadır [2]. 27 Temmuz 1973 tarihli Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Su Ürünleri Tüzüğü'nün Ek 5. Maddesinde iç sulara ve denizlerdeki istihsal yerlerine dökülmesi yasak olan zararlı maddeler belirtilmektedir. Madencilikle ilgili maddelerin de bulunduğu bu listede ayrıca, denizlerdeki istihsal yerlerine dökülmesi yasak olan zararlı maddelerin sınır değerleri de belirtilmektedir [2]. Ülkemizde ''çevre'' kavramı ilk kez 1982 Anayasası ile gündeme gelmiş ve ardından 11 Ağustos 1983 yılında amacı ''bütün vatandaşların ortak varlığı olan çevrenin korunması, iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun ve en verimli şekilde kullanılması ve korunması, su, toprak ve hava 17

24 kirliliğinin önlenmesi, ülkenin bitki ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak, bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık ve yaşam düzeylerinin geliştirilmesi ve güvence altına alınmasını ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ile uyumlu olarak sağlamaktır'' olarak açıklanan Çevre Kanunu yürürlüğe girmiştir. Kanunun 28. maddesi ( tarih ve 3416 Sayılı Kanunun 8. maddesi ile değiştirilen şekli) ise, çevreyi kirleten ve çevreye zarar verenleri, sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan dolayı kusur şartı aramaksızın sorumlu tutmakta ve meydana getirdikleri zararlardan ötürü, genel hükümlere göre tazminat sorumluluğunun saklı olduğunu belirtmektedir [2,12]. Madenler ise Anayasamızın 168. maddesi kapsamında ele alınmaktadır. Ayrıca amacı madenlerin aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenlemek olan ve 15 Haziran l985 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 3213 sayılı Maden Kanununun 46. maddesi, maden arama dönemi içerisinde, arama sahasının özel mülkiyete ait olması durumunda, arama çalışmaları için irtifak ve/veya irtifak hakkı tesisinin belirli süreler dahilinde Bakanlıktan istenebileceğini belirtmektedir. Ancak, bu süre içerisinde sahaya zarar verilmesi durumunda, adli merciler tarafından tespit edilecek tazminatın ruhsat sahibine ödenmesi gerektiğini belirtmekte ve sahanın kullanılabilir durumda terk edilmesini zorunlu tutmaktadır [2]. Doğrudan ilgili olmasa da 2 Kasım 1986 tarihli Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesini Koruma Yönetmeliği kömür üretimini dolaylı olarak etkilemektedir. Yönetmelikte hava kalitesini olumsuz etkileyen emisyon sınırları belirlenmiş, alınması gereken önlemler ile denetim ve yaptırımlar açıklanmıştır. 11 Aralık 1986 tarihli Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren, Gürültü Kontrol Yönetmeliğinde, gürültü kaynakları belirtilerek, madencilik faaliyetlerinde de kullanılan iş makineleri ve diğer donanımların gürültü seviyeleri ayrı ayrı verilmiştir. Yönetmelik, teknik olarak önlenemeyen gürültü kaynaklarının etkilerini azaltmak amacıyla, çalışanlara koruyucu malzemelerin verilmesini zorunlu tutmaktadır. 4 Ağustos 1988 tarihli Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde ise, endüstriler üretim tiplerine göre 16 gruba ayrılarak, alıcı ortama verebilecekleri proses atık sularının özellikleri belirtilmiştir. Maden sanayi sektör grubunda, kömür üretim ve nakli, atık sularının alıcı ortama verilmeden 18

25 önce sağlanması gereken standartlar belirtilmiştir. Bunun yanında, kömür hazırlama tesisleri atık sularının alıcı ortama deşarj standartları da belirtilmiştir [2]. 7 Şubat 1993 tarihli Resmi Gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliği kamu veya özel sektöre ait kurum, kuruluş ve işletmelerin yatırım kararlarının çevre üzerinde yapabilecekleri tüm etkilerin belirlenmesini, tespit edilen olumsuz etkilerin önlenmesini ya da çevreye zarar vermeyecek şekilde en aza indirilmesini ve alternatiflerin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Faaliyetler yönetmeliği Ek-I ve Ek- III de iki gruba ayrılmıştır. Bunlardan Ek-I de belirtilen faaliyetleri gerçekleştirecek kurum, kuruluş ve kişiler, yönetmeliğinin ekinde verilen ÇED Raporu formatına göre ÇED raporunu, yeterlik belgesi alarak hazırlamak veya bu belgeye sahip kurum, kuruluş ve kişilere hazırlatmakta yükümlü tutulmaktadır. ÇED yönetmeliğinde, kömür madencilik faaliyetleri, her türlü maden çıkarılması ve işletilmesi (metal içerenler veya enerji üretenler) şeklinde yer almaktadır [2]. Ülkemizde mevcut maden kanunlarına göre sadece ön işletme ruhsatlı sahalarda restorasyon (alan onarımı/ rekültivasyon) mecburidir. Bu konu da yeterli birimlerce denetlenmediği için tam olarak yerine getirilmemektedir. İşletme ruhsatlı sahalarda ise restorasyon mecburiyeti yoktur [3]. Bu nedenle ülkemizde yapılan ve yapılmakta olan pek çok madencilik faaliyeti sonrasında alan onarımı yerine getirilmemektedir. Bazı faaliyet sahaları onarım çalışmaları yapılmadan terk edilmektedir [2]. Ülkemizdeki madencilik uygulamalarında bazı eksiklikler ve sorunlar bulunmaktadır. Bunlar hukukî, teknik ve idarî sebepler olarak ayrılabilir. Bunlar kısa şöyle özetlenebilir: Hukuki sebepler: Halen yürürlükte olan Orman, Maden ve Çevre Kanunları ve bu kanunların yönetmeliklerinde de bazı eksiklikler bulunmaktadır. Üst toprağın depolanması hususunda herhangi bir yaptırım bulunmamaktadır. Orman Kanununa göre ormanlık araziler için ağaçlandırma bedeli madencilik faaliyetlerine başlarken işletmeci tarafından peşin olarak Orman İdaresi ne ödenmektedir. Böylece ağaçlandırma işini Orman İdaresi kendi üstlenmektedir. Özel Ağaçlandırma Yönetmeliğine göre maden işletmecisine faaliyetini tamamladığı sahada özel ağaçlandırma için arazi tahsisi istendiğinde öncelik verilmektedir. 19

26 Yönetmelikte ayrıca, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, orman kapsamı içinde bulunan bir sahada kapalılık 0,1 den aşağı bulunursa ve hatta çeşitli sebeplerle üzerindeki orman örtüsü (vejetasyonu) tamamen kaldırılmış olsa da bu sahalar yine de orman sahası olarak muhafaza edileceği belirtilmektedir. Yönetmelikte, maden sahalarının ağaçlandırılması ile asli ve odun dışı orman ürünü işleyerek faaliyetlerini sürdüren kurum, kuruluş ve tüzel kişiliklerin ihtiyacı olan hammaddenin karşılanması amacıyla yapacakları ağaçlandırma, erozyon kontrolü, imar çalışmalarında yönetmelikte belirtilen saha büyüklüğü sınırlamaları uygulanmayacağı belirtilmektedir. İdari Sebepler: Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ve Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü (AGM) teşkilat yapısı maden alanlarına ve madencilik faaliyetlerine göre değil, orman alanlarına ve orman faaliyetlerinin yoğunluğuna göre düzenlenmiştir. Orman İdaresi madencilik faaliyetleri için izin ve irtifak hakkı verdiği bu tür arazileri mali ve teknik yönden takip etmekte zorlanmaktadır [2,13]. Orman İdaresi genellikle arama ve işletme iznini 5 yıllık süre için vermektedir. Bu sürede kontrol ve takip etmektedir. Orman İdaresi orman arazisinin kullanma bedelini her yıl, ağaçlandırma bedelini ise faaliyetler başlarken peşin olarak tahsil etmektedir. Maden işletmeciliği yapılan ve döküm harmanı olarak kullanılan orman arazilerinin ağaçlandırılmasından Orman İdaresi sorumludur. Madencilik faaliyetleri tamamlanıp Orman İdaresine yeniden teslim edilen bu araziler büyük ağaçlandırma faaliyetlerine göre küçük ölçekli kaldığından program önceliğine sahip gözükmemektedir. Sonuç olarak mevcutta bulunan yasalar ve işleyişe göre madencilik faaliyetleri ve ağaçlandırma faaliyetleri birbirinden bağımsız sürdürülmektedir, birbiriyle entegre olarak sürmesi gerekirken ayrı ayrı yürütülmektedir [2,13]. Yeni Maden Kanunu Tasarısı 57. Hükümet döneminde TBMM'ye gelmiş, kamuoyu tarafından "talan yasası" olarak adlandırılan tasarı yoğun tepkiler sonucunda ve erken seçim kararı alındığı için yasalaşmamıştır. Başbakanlığın tarihli TBMM Başkanlığı muhatap yazısında da belirtildiği gibi Yeni Maden Kanunu Değişiklik Tasarısı 57. Hükümetin düzenlediği şekliyle aynen kabul edilmiştir [2]. 20

27 tarihinde Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunun kabul ettiği ve 5 Haziran 2004 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanan ve yürürlüğe giren "Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun" da, 3213 sayılı Maden Kanununun bazı maddelerinde değişiklik yapılmıştır [2]. Ongür (2003), Yeni Maden Kanunu tasarı halinde iken, kanunun bazı maddelerine eleştiriler getirmiştir. Bu eleştirilerin temelinde; önemli sulak alanlarda, mera alanlarında, su havzalarında, milli parklarda madencilik faaliyetlerinin yürütülmesi ile ilgili hususlarda maden mühendislerine karar verme yetkisinin verilmesi; zeytinlik alanlarında yapılacak madencilik çalışmaları sırasında ücreti ödenerek zeytin ağaçlarının kesilmesi bulunmaktadır. En önemli konulardan biri olan ÇED çalışmalarının yapılması hususunda da yalnızca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı sorumlu tutulmuştur. Yeni haliyle kabul edilen kanunda üst toprağın depolanması veya madencilik sonrası onarım faaliyetleri ile ilgili herhangi bir yaptırım getirilmemiştir [2,14]. Yeni Kanunun olumlu yönlerinden bazıları ise; bürokratik işlemlerin biraz daha azaltılması, izin alımında çeşitli kurumlardaki karar süresinin sınırlanması, bazı bayındırlık alanlarında ruhsatların taksiri, ruhsatlarda yapılmak istenen değişikliklerin kolaylaştırılması, kamunun bayındırlık projeleri için yapılacak madencilik işletmelerinden harç alınmaması, işletilmeyen sahalardan akçalı ceza alınması, MTA'nın havza bazında arama yapmasına imkân sağlanması gibi konular sayılabilir [2,14]. 21

28 5. MADEN İŞLETME METODLARI VE ÇEVRESEL ETKİSİ Çevre, bütün canlıların yaşam boyu ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu sosyal, fiziksel ve kültürel ortamlar bütünüdür. Ülkemiz önemli doğal kaynaklara sahip olup, dinamik nüfusuyla da her geçen gün gelişmişlik düzeyini artırmaktadır. Hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevre koşullarını tehlikeye atmaksızın çevresel değerleri güvence altına almak, kalkınmanın bir gereğini oluşturmaktadır. Çevre kirliliği, eski zamanlardan günümüze kadar gelmiş ve her dönemde en önemli sorun olarak kabul edilmiştir. Çevre sorunları evrensel sorunlar olup, tek başlarına ele alınmamaları gerekmektedir. Bu sorunlara yol açan başlıca sebep olumsuz insan davranışlarıdır. Kaynakların yanlış kullanılması, çarpık kentleşme gibi sorunlar, çevrede büyük bir tahribata yol açmaktadır. Madenler, ülkelerin doğal kaynaklarından biridir. Ülkelerin, tüketim miktarlarının artmasıyla birlikte madenlerin işletilmesi de kaçınılmaz olmuştur. Bununla beraber, madenler işletilirken, yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahrip olmasına neden olmaktadırlar. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda, çalışmalar bittikten sonra topografya, jeolojik yapı, röliyef, su rejimi, iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. Günümüzde çevre bilincinin artması ve madencilik sektörünün ortaya çıkardığı tahribatın farkına varılması ve bu hammaddelerin tükenmesini önlemek amacıyla yapılan bilinçli toplumsal hareketlerle, bu problemlere çeşitli çözüm yolları aranmakta ve tedbirler alınmaktadır. Sürdürülebilir kalkınma politikaları doğrultusunda doğal çevrenin korunumu için Çevre Kanunu çıkarılmıştır. Türkiye de madencilik faaliyetleri Çevre Kanunu ve bu kanuna istinaden çıkarılmış diğer yönetmeliklere uyularak gerçekleştirilmektedir [9,10]. Çevresel Etki Değerlendirmesi, çevreye büyük ölçüde etkileri olabilecek projelerin tüm uygulama aşamalarında, bu etkilerin ve önlemlerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi sürecidir ve bugün bütün dünyada çevre yönetiminin en üst 22

29 seviyesi olarak görülmektedir. Ülkemizde de yasal bir statüye oturtulmuş ve uygulamaya geçmiştir. Ayrıca ülkemizce taraf olunmuş çok sayıda sözleşme, protokol ve anlaşma bulunmaktadır. Kyoto Protokolü, ozon tabakasını incelten maddelere dair Montreal Protokolü, Cartagena Biyogüvenlik Protokolü bunların bazılarıdır [9,10]. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. Bunlar doğrudan bozulma ve dolaylı bozulmadır. Doğrudan Bozulma, maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelirken dolaylı bozulma, eski maden hafriyat yerleri, örtü ve atık yığınları, maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı, su ilişkileri, kimyasal özellikler, toprak ve bitki örtüsü, yerel iklim, insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar olarak görülebilir [7]. 5.1 Madencilikte İşletme Metodları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri, madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metodlarına bağlıdır. Maden işletmelerinde çok çeşitli metodlar kullanılmasına rağmen, bu metodlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir [7] Açık maden işletmeleri İnsanoğlunun her eylemi, çevresinde bir değişime yol açmaktadır. Eylemleri belli bir noktada yoğunlaştırarak büyük çaplı üretimlerin gerçekleştirildiği endüstriyel faaliyetlerin çevreye olan etkisi ise, diğer ekonomik faaliyetlere oranla daha büyük olmaktadır. Sonuçta, endüstrileşme beraberinde konfor, refah, gelişme ve toplumsal zenginleşme getirirken, diğer taraftan çevresel sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır [2,15]. 20. yy öncesinde görülen madencilik faaliyetleri genellikle dar kapsamlarda olduğu için bunların çevresel etkileri insanların dikkatini çok fazla çekmemiş ya da az yoğunlukta uygulandığından pek önemsenmemiş olabilir. Açık ocak madencilik yönteminde faaliyetler; Bitki örtüsü ve üst toprağı kaldırarak yüzeyi hazırlamak, Kaya tabakalarını kırmak veya patlayıcılar yardımıyla parçalamak, 23

30 Örtü tabakasını yükleyerek araziden uzaklaştırmak, Madeni çıkartarak araziden uzaklaştırmak olarak sıralanabilir [17]. Şekil 5.1 te açık maden işletmelerine örnekler gösterilmiştir. Şekil 5.1 : Açık maden örneği Jeolojik yapı, röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu; jeolojik yapıya, hidrolojik özelliklere, ocak alanı ve derinliğine, mevcut toprak, bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır. Dış kısımdaki yüksek yığınlar, toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler. İşletme sonrası hafriyat yerleri, derinlikleri, eğimlerin dikliği ve kayalık olması, su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı, bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür [7]. Açık işletme yöntemi sırasında toprak bitki örtüsü, alt ve üst toprak katmanları sırasıyla kaldırılmalı, Şekil 5.2 de görüldüğü gibi bu işlem yapılırken verimli üst toprak depolanmalıdır Madencilik faaliyeti bittikten sonra bu katmanın yeniden oluşabilmesi bütün şartlar elverişli olsa bile çok zaman alır. Madencilik sonrasında tahrip olmuş alanlara çevredeki topraklardan mikroorganizma aşılamakla organik madde oluşumu sağlanabilir [2,17]. 24

31 Şekil 5.2: Bitki örtüsü, alt-üst toprak ve kömür [18] Şekil 5.2 de görüldüğü gibi açık işletme kömür damarları yüzeye yakınsa yapılır ve üretime üzerindeki örtü tabakası kaldırılarak başlanır. Bu nedenle arazi daha fazla bozulur. Halk dilinde bozulmuş arazi terimi; arazi görünümünün iyi olmaması ve bakımsız olarak bırakılmış olmasını belirtir. Yasal terminolojide ise; iyileştirme teknikleri uygulanmadan yararlı kullanımlara olanak sağlamayan endüstri ya da diğer gelişmeler sonucu zarar görmüş araziler olarak tanımlanır. Bu tanıma doğal yollarla zarar görmüş araziler girmez [2,12]. Şekil 5.3 : Kömür damarları ve örtü tabakası [19] 25

32 Çevrenin ve ekosistemin korunması açısından madencilik faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerinin en aza indirgenmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, peyzaj onarım çalışmalarının ilk aşaması olan alan kullanım plânlaması ile sağlanır ve bu plânlama öncelikle devlet ekonomisine katkı sağlamakta, bunun yanında çevre korunmasında da en üst düzey madencilik çalışmasıyla ve ilerde yapılacak çevre düzenlemesi ve iyileştirmesi çalışmalarına da yardımcı olacak şekilde yürütülmektedir [2,3]. Alan kullanım plânlaması, bir alanın değişik faktörler yönünden irdelenip önerilen kullanımlara uygunluğunun araştırılmasıdır. Her alan için uygun bir kullanım, her kullanım için uygun bir alan bulunabileceği ilkesinin çift taraflı işletilip geliştirilmesine olanak sağlayacak plânlamalar dizisidir. Bu tip plânlamalar çevre değerlerini koruyarak ya da zararlanmayı en aza indirerek kaynaklardan optimum düzeyde yararlanmayı sağlar [2,20]. Doğayı ve üzerinde yaşayıp kazanç sağladığımız arazileri koruyabilmek, mevcut potansiyelinden en üst düzeyde yararlanabilmek, geliştirerek ileriki kuşakların yararlanmasına sunabilmek ancak birbiri ile çelişmeyen kullanım seçeneklerini irdeleyip araştırarak, bir plâna dayalı olarak uygulamak sürekli bakım ve denetimi sağlamakla mümkün olabilir [2,20]. İşletme alanı yaratmak veya mevcut alanı genişletmek için yerli nüfusu bir başka yere nakletmek gereği veya bu nüfusun bazen ocak yakınındaki arazilerde yaşama zorunluluğu insan sağlığı ve sosyal açıdan da oldukça güçlük yaratmaktadır [2]. Madencilik faaliyeti sırasında işletmenin yapılacağı alanda yol, nehir ve akarsu güzergâhlarının değiştirilmesinin gerektiği durumlarda, alandaki doğal yapının bozulması söz konusu olacaktır [2]. İşletme faaliyeti sırasında doğal bitki örtüsünün ve yaban hayatı için gerekli ortamın yok edilmesi; açık ocağı kuru tutmak için su seviyesinin düşürülmesi sonucu geniş bir alana yayılı bitki örtüsünün susuz kalması gibi sorunlar açık ocak işletmeciliği sırasında ortaya çıkmaktadır [2,21] Kazı ve nakliyat çalışmaları esnasında çıkan tozun meydana getirdiği kirlilik çevreyi etkilemekte ve insan sağlığını da tehdit etmektedir. Arazinin doğal görünümünün büyük ölçüde bozulması (topoğrafyanın değişimi) açık ocak işletmeciliğinin en büyük etkilerinin başında gelmektedir. Bu işlem sırasında rekültivasyon yapılmadığı 26

33 takdirde verimli üst toprağın kaybedilmesi söz konusudur. İşletme sırasında sahadaki drenaj nedeniyle yeryüzü su kaynakları kirlenebilecektir [2]. Yerleşim merkezlerine yakın alanlarda dekapaj ve üretim sırasında zaman zaman yapılan patlatmaların ve iş makinelerinin oluşturduğu toz, gürültü ve titreşimlerin etkisi ile açık ocak su seviyesinin düşmesi ve buna bağlı olarak önlem alınmadığı durumlarda ocak yakınlarındaki tarım arazilerinde oluşan verim kaybı açık ocak işletmeciliğinin zararlarındandır [2,15]. Açık ocak madenciliği sırasında cevherinin bulunduğu alan tespit edildikten sonra arazideki bitki örtüsü (maki, zeytinlik, orman vb.) kesilip temizlenmekte, verimli üst toprak tabakası iş makineleriyle kazılarak başka bir alana depolanmaktadır (Şekil 5.4). Genellikle bu işlem sırasında üst toprak katmanları (A, B, C horizonları) ayrı işlemlere tabi tutulmadan diğer malzemelerle (taş, kaya, kömür parçaları) birlikte depolanmaktadır. Bunun sonucunda da verimli toprak kaybolmakta ve arazide yeniden verimli toprak tabakası oluşması uzun yıllar sürmektedir [2,13]. Şekil 5.4 : Toprağın örtü tabakasının kazılıp başka yere taşınması [19] Madencilik faaliyetleri sırasında araziye verilen zararı en aza indirebilmek ve toprağı bir sonraki kullanıma hazırlamak için iyi bir işletme tasarımı ve uygulaması gerekmektedir. Söz konusu çalışmalar üretim süreci ile aynı zamanda plânlanmalı ve sürdürülmelidir. Geri kazanma ancak o zaman daha ekonomik ve az zaman kaybıyla gerçekleşir. Madencilik faaliyetleri sırasında uygulanan yöntem her ne olursa olsun olumsuz etkisi bilinmekle birlikte, açık ocak madenciliğinin yeraltı madenciliğine göre çevreye verdiği zarar ve olumsuz çevresel ve görsel etkinin daha fazla olduğu da belirlenmiştir [1,2]. Açık ocak madenciliğinden kaynaklanan toprak kayıpları ile bitki örtüsü ve topoğrafyadaki değişimler; ekolojik dengenin bozulması, görsel kirlenme, verimlilik 27

34 düşüşü, erozyon gibi olumsuz etkilere neden olmaktadır. Açık ocak işletmelerinin daha arama aşamasından başlayarak, kullanım aşamasına varıncaya kadar olan tüm adımlarında çevreyi yerel ve bölgesel olabildiği gibi bazen de tüm dünyayı etkileyebilecek şekilde etkileri olabilmektedir. Giderek artan onarım ve geri kazanım talepleri ve yapılan çalışmaların büyüklükleri karşısında önceden bir plânlama yapılması zorunlu hale gelmiştir. Plânlamaya konu olan bu çalışmalar, üretim faaliyetleri sırasında ve sonrasında yapılması gereken işlemleri kapsamaktadır. Peyzaj onarımının temel hedefi bozulan arazilerin yeniden kullanılabilir duruma getirilmesi, etkilenen alanın ekolojik ve ekonomik değerine mümkün olduğunca geri döndürmek olduğundan, onarım plânlamasının arazi kullanım plânlaması ile yakın ilişkisi bulunmaktadır [2,22]. Geri kazanım sırasında işin teknik ve ekonomik verimliliği ile birlikte doğal ve kültürel faktörlerin de dikkate alınması gerekir. Onarımda asıl amaç üretimi en yüksek seviyeye getirmek ve çevre kalitesinin korunması ile birlikte peyzaj onarım plânlamasının da yapılmasıdır [2,23]. Bir açık ocak plânlaması ancak onarım plânlamasını da içermesi durumunda, tamamlanmış bir plânlama olarak nitelenmektedir. Genel anlamda bir açık ocak plânlamasında onarıma dönük aşamalar aşağıdaki gibi sıralanabilir: Madencilik öncesi koşulların belirlenmesi, Madencilik faaliyetlerinden etkilenecek grupların istek ve ihtiyaçları ile uyumlu olarak, bölgenin madencilik sonrası gereksinimlerinin değerlendirilmesi ve karara bağlanması, Hedefe ulaşabilmek için, alternatif madencilik ve peyzaj onarım plânlarının incelenmesi, Teknik, ekonomik ve sosyal koşullara uygun madencilik, onarım ve alan kullanım plânlarının geliştirilmesidir [2,22]. Plânlama aşamasında çok çeşitli meslek disiplinleri bir araya gelmelidir. Peyzaj onarımı sağlamada meslekler arası işbirliği çok önemlidir. Devlet kademesinde yetkilileri ve yasaları da plânlama sürecine katarak bir çalışma yapılmalıdır. Devlet ile birlikte mühendisler, peyzaj mimarları, toprak bilimciler, sosyal bilimciler, ekoloji konusunda uzman profesyonellerden oluşan bir plânlama grubu bir arada çalışmalıdır [2,24]. Şekil 5.5 te açık ocak işletmecilik faaliyeti yapılan bir alanın genel görünümü 28

35 görülmektedir. Bir tarafta işletmesi bitip, onarımı yapılan arazi; bir tarafta halen işletme faaliyeti sürdürülen alan; diğer tarafta ise henüz faaliyete başlanmamış, doğal bitki örtüsüne sahip arazi görülmektedir. Şekil 5.5 : Açık ocak madenciliği çalışması [25] Yeraltı (Kapalı) maden işletmeleri Yeraltı madenciliği maden yatağının üzerindeki örtü tabakasının çok kalın olduğu durumlarda uygulanan bir yöntemdir. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın madenciliğin temel hedefi yer kabuğunun farklı katmanlarında bulunan madenin yeryüzüne çıkarılmasıdır. Yeraltı madenciliğinde madenin bulunduğu alan tespit edilip yerin altında galeriler açılarak faaliyet sürerken, açık ocak işletmelerde alanın katman katman kazılmasıyla faaliyet sürdürülmektedir. Buradan da anlaşılabileceği gibi açık ocak işletmeler yörenin doğal ve ekolojik yapısını, peyzajı, doğal hayatı, habitatı tahrip etmektedir [2]. Şekil 5.6 da kapalı maden ocakları gösterilmiştir. Şekil 5.6 : Kapalı maden ocakları 29

36 Yeraltı madencilik faaliyetleri sırasında bozulan sahalar, genellikle, geniş alanlar kaplamaz. Bu nedenle bu tür sahalar için madencilik sonrası arazi kullanımı ile ilgili düzenleme ve iyileştirme çalışmaları da gündeme gelmez [2,22]. Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen, madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metod olup, bu tür metodla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir. Röliyef su rejimi, ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar, çökmüş ocaklarda görülmektedir. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir. Bu durum ise, sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları, yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar [7]. 30

37 6. MADEN CEVHERLERİ VE ÇEVRESEL ETKİLERİ Bu bölümde enerji kaynağı olarak kullanılan madenlerin çıkartılmasındaki çevresel etkiler incelenecektir. 6.1 Kömür Cevherinin Çevreye Etkisi Kömür, değişik oranlarda organik ve inorganik bileşenler içeren tortul bir kayaçtır. Kömürün ana bileşeni hidrokarbonlardır; bu nedenle, oluşumu karbon çevrimine çok bağlıdır. Kömürleşme, bir bitkisel deponun fiziksel, kimyasal ve biyokimyasal değişimlere uğrayarak karbonca zengin oksijence fakir hidrokarbonlara dönüşmesidir. Turba, bir kömür olmamakla birlikte kömür oluşumunun ilk evresini oluşturmaktadır. Kömürleşme süreci ise bunu takip etmektedir. Kömürleşme sürecinin, yumuşak linyit, sert linyit, taşkömürü ve antrasit kademelerini geçtikten sonra grafitte sonuçlandığı kabul edilir. Kömürün kullanılabilir enerjiye dönüştürülmesi; üretim, hazırlama, taşıma, depolama ve yakma gibi çeşitli süreçleri içerir. Bu süreçlerin hepsinde, çevre, az veya çok, olumsuz yönde etkilenmektedir. Rezervi en yüksek fosil enerji kaynağımız olan kömür, günümüz koşullarında ve kısa vadede vazgeçemeyeceğimiz bir enerji kaynağı durumundadır. Bu nedenle, enerji üretimi amacıyla kömür kullanımı ile ilgili kararlar alınırken, geniş kapsamlı bir çevre analizinin yapılması gerekmektedir [26]. Çevreyi korumak, kirlenmesini önlemek, büyük harcamalar gerekmektedir. Ancak, zamanında alınmayan tedbirlerin ileride yaratacağı sorunların giderilmesi çok daha pahalıya mal olacaktır [26] Kömür üretimi sirasinda çevreye olan etkiler Maden yatakları belirli bölgelerde oluştuğu için madencilik faaliyetleri için bölge seçimi veya önceden planlama yapılması söz konusu değildir. Maden yatakları genellikle yerleşim yerleri dışında ve nispeten bozulmamış doğada bulunurlar. Önceki nesiller için madencilik faaliyetleri ile topraktan elde edilen zenginlik ilerleme ve daha iyi bir geleceğin göstergesi olarak gurur verici bir durum ifade 31

38 etmekteydi. Günümüzde ise bir çok kişi tarafından yaşanılan çevrenin bozulması, kirletilmesi anlamına gelmektedir [26]. Kömür madeninin, açık ocak veya yer altı üretim yöntemleriyle üretilmesi sırasında meydana gelen başlıca çevre problemleri [26]; Arazinin bozulması Çevredeki manzaranın bozulması Su kaynaklarının zarar görmesi Tarım ve orman arazilerinin zarar görmesi Gürültü kirliliği ve toz oluşumu Erozyon ve toprak kayması Arazide meydana gelebilecek göçük ve çökmeler ile patlamaların yarattığı sarsıntılar Kömürün açık ocak madenciliği ile üretimi sırasında çevreye olan etkileri Kömür damarları yüzeye yakınsa ve örtü tabakaları da gerekli koşulları sağlıyorsa, üretim, yüzey madenciliği yani açık işletme ile yapılır. Üretime, çıkarılacak maden üzerindeki örtü tabakası kaldırılarak başlanır. Bu nedenle, arazi, yer altı madenciliğine oranla daha fazla bozulur ve doğal manzara yok olur. Şekil 6.1, doğal manzaranın bozulmasına bir örnek olarak gösterilmiştir. Şekil 6.1 : Madenciliğin çevresel etkileri 32

39 Açık işletme madenciliğinden kaynaklanan toprak kayıpları ile, bitki örtüsü ve topoğrafyadaki değişimler, ekolojik dengenin bozulması, görsel kirlenme, verimlilik düşüşü, erozyon gibi olumsuz etkilere neden olmaktadır. Ancak, meydana gelen bu olumsuzlukları, bozulan arazilerin yeniden düzenlenmesi ve iyileştirilmesi çalışmaları ile ortadan kaldırmak olasıdır. Bozulan arazilerin ekolojik ve ekonomik değerlerinin mümkün olduğu ölçüde geri kazanılmasını hedefleyen iyileştirme çalışmalarının başlıcaları [26]. Sığ hafriyat yerleri su ile doldurularak balık üretimine uygun hale getirilebilir; derin olanlar ise su tutma amacı ile kullanılabilir. Döküm sahaları ile kuru hafriyat alanları, çıkarılmış olan hafriyat ve örtü tabakasını da kullanmak suretiyle, tarım ve ormancılık amacı ile iyileştirilebilir. Ormancılık, daha çok, besleyici maddesi zayıf ve geçirgen topraklar için uygundur. Madencilik alanları ayrıca; konut yapımı, spor alanı, yeşil alan gibi amaçlarla da kullanılabilir. Şekil 6.2 ve Şekil 6.3 de tekrar kullanım gösterilmiştir [26]. Şekil 6.2 : Eski maden ocaklarının göl ve orman olarak değerlendirilmesi Şekil 6.3 : Eski maden ocaklarının havaalanı ve spor alanı olarak değerlendirilmesi 33

40 Açık ocak işletmelerinin en önemli sorunlarından birisi de, kaçak toz oluşumudur. Bu sorunu en düşük seviyede tutmak için kullanılan en pratik yöntem, maden sahasının ve yolların sık sık sulanmasıdır. Üretim sırasında oluşan tozu bastırmak, basınçlı su kullanarak kazı yapmak ve hidrolik yöntemle kömürün nakli gibi çeşitli amaçlarla, büyük miktarlarda su kullanımı söz konusudur. Kullanılmış atık su; askıda katıları, demir bileşiklerini, klorürleri, sülfatları ve eser elementleri içerdiğinden ve genellikle asidik karakterde olduğundan, çevre suların kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Suda yasayan canlılar ile çevredeki bitki örtüsü, üretim atık suyunun olumsuz etkileri nedeniyle yok olabilmektedir [26]. Kömürün yüzey madenciliği ile çıkarılması için kullanılan büyük kapasiteli makineler yakın çevreyi rahatsız edebilecek ölçüde gürültü çıkarmaktadır. Bunun yanı sıra, üretim sırasında gerçekleştirilen patlatma ve öğütme işlemleri de, gürültü kirliliği yaratmaktadır Kömürün yer altı madenciliği ile üretimi sırasında çevreye olan etkiler Kömürün, yeraltı üretim yöntemleri uygulanarak çıkarılması sırasında meydana gelen olumsuz etkilerin başında, çevrede göçük ve çatlakların oluşumu gelmektedir. Ayrıca, atık maden suları, gürültü ve toz oluşumu da diğer kirlilik kaynaklarıdır. Yer altı madenciliğinde meydana gelen göçük ve çökmenin büyüklüğü veya şiddeti, maden oyuğunun büyüklüğüne ve yeryüzü tabakasının dayanıklılık karakteristiğine bağlı olarak değişir. Çökme problemleri genellikle, madencilik sonrası destek sistemleri ve kömür bariyerlerinin zayıflaması sonucu meydana gelmektedir. Aşağıda sıralanan birbiri ile ilişkili faktörler çöküntünün nasıl, nerede ve ne zaman olacağını belirlemektedir [26]. Kömür madeninin kalınlığı; Destek sütunlarının ve galerilerin dağılımı, şekli ve boyutu Çıkarılan kömürün yüzdesi Maden üzerindeki örtü tabakasının kalınlığı ve fiziksel karakteristikleri Madencilikte kullanılan yöntem Madenin kuru veya su basmış durumu Örtü tabakasının gerçek veya potansiyel çatlama derecesi ve seviyesi 34

41 Örtü tabakasının minerolojik özellikleri (örn. killi mineraller su ile karşılaştığında şişer, kükürtlü mineraller oksijen ve nem varlığında kimyasal ve fiziksel olarak değişir.) Yer altından kömürü çıkarmak amacıyla kazı yapılan alan, derinliğe oranla küçükse, üst katmanlarda meydana gelen göçük ve çökmeler yer yüzeyine kadar ulaşmamaktadır. 300 m derinlikte bulunan, 1.5 m kalınlığındaki bir kömür damarının, 250 m uzunluğundaki bir kısmında üretim yapılması, yüzeyde 1.2 metrelik bir çökmeye neden olurken; bu üretimin 600 m derinlikte gerçekleştirilmesi, sadece 0.6 metrelik bir çökmeye neden olmaktadır. Çökme olayının gerçekleştiği zaman aralığı da, damarın bulunduğu derinliğe bağlıdır; çökme hızı, üretim yapılan ayağın uzunluğundan ve üretim hızından etkilenmektedir. Yüzeydeki çökme, genellikle, damarın bulunduğu derinliğin yarısı kadar bir uzunlukta kömür üretildiğinde başlar ve üretim alanından, yine derinliğin yarısı kadar bir mesafe uzaklaşılana kadar devam eder. Yer altı madenciliği ile üretim yapılırken, kömürün yanı sıra, farklı boyutlarda kayaç parçaları da yeryüzüne taşınmaktadır. İnsan gücü ile üretim yapılan madenlerde, bu atığın çoğu yer altında kalmakta ve sorun yaratmamaktadır. Ancak, makine ile üretim yapılması durumunda çok fazla atık oluşumu söz konusudur ve bu atıkların toplandığı alanlar, toprak kaybına ve çevre kirliliğine neden olmaktadır [26]. Üretim sırasında kullanılan su, önemli ölçüde asidik atık su oluşturarak su kirliliğine neden olmaktadır. Bu yöntemle üretilen her bir ton kömür için, yaklaşık 3 ton asidik ocak suyu oluşmaktadır [26]. Kömür üretiminin yaygın bir hava kirliliği kaynağı da tozdur. Toz oluşumu, genellikle, delik delme, patlayıcı madde kullanımı, yükleme, taşıma, harmanlama, depolama ve tüketim alanlarına ulaştırma aşamalarında oluşmaktadır. Ayrıca, üretim sırasında, kömürün kendiliğinden tutuşması sonucu, çeşitli gazlar atmosfere yayılarak hava kirliliğine neden olmaktadır. Kömürün üretimi, hazırlanması ve taşınması sırasında toz oluşumu, özellikle kuru ve rüzgarlı havalarda önemli sorunlar yaratmaktadır. Bu, geçici bir kirliliktir ve oluşumunu engellemek için aşağıda özetlenen önlemlerin alınması gerekmektedir [26]; Kömürün taşındığı yolları stabilize etmek 35

42 Açık yüzeyleri mekanik olarak süpürerek, küçük boyutlu taneciklerin birikimini önlemek Su kullanarak, birikimleri ve ve yüzeyleri ıslatmak Toz bastırıcı sprey kullanmak, taşıma ve transfer noktalarını kapatmak Maden sahasının etrafını yeşillendirerek rüzgarı engellemek Ayrıca, kömürün, güç santrallerine demir yolu ile taşınması için gerekli tren yolları, toprak kaybına neden olurken; kara yolu ile tüketim alanlarına taşımada yararlanılan motorlu taşıtlar ise hava kirliliği yaratan egzoz gazları yaymaktadır. Son yıllarda çevre koruma ve kaynak yönetimi ile ilgili kanunlar klasik madencilik faaliyetleri ile ilgili bir çok değişimi ve prosedürü de beraberinde getirmiştir. Bunlar [26]; Çevresel etki değerlendirme yapılması ve halkın gereksinimlerinin dikkate alınması Kaynak yönetimi ve arazi kullanımının planlanması Madencilik sonrası arazi reklamasyon ve rehabilitasyon çalışmalarının yapılması Kömür hazırlama işlemleri sırasında çevreye olan etkiler Ocaklardan çıkarılan kömürün bir kısmı doğrudan tüketiciye iletilirken, bir kısmı da kömür hazırlama işlemlerine tabi tutulmaktadır. Çeşitli tüketim alanlarında kullanılan kömürün, belirli bazı özelliklere sahip olması gerekmektedir. Bu özelliklere örnek olarak; maksimum ve minimum tane boyutu, kül, kükürt ve nem içeriği, ısıl değeri, uçucu madde içeriği ile koklaşma yeteneği verilebilir. Kömür hazırlama, ocaktan çıkarılmış kömürden, istenilen özelliklere sahip ürün elde etmek üzere yapılan işlemlerin tümünü kapsar. Kömürde bulunan en önemli safsızlıklar; inorganik maddeler, kükürt ve nemdir. İnorganik maddeleri kömürden ayırmakla, kömürün bıraktığı kül miktarı azaltılarak yanabilir kısımın oranı yükseltilmiş olmaktadır [26]. Kömür hazırlama işlemleri sırasında, istenen tane boyutunu elde etmek amacıyla uygulanan, kırma ve öğütme işlemleri sonucunda, önemli ölçüde toz oluşumu nedeniyle, hava kirliliği meydana gelmektedir. Kömür yıkama işlemleri, büyük miktarlarda su gerektirmektedir; örneğin, bir ton kömürün yıkanabilmesi için 36

43 yaklaşık 7500 litre su kullanılmaktadır. Yıkama işlemi sonunda oluşan ve tanecik boyutu küçük katıları içeren atık sular en önemli kirleticidir. Bu atık suların katı içeriği düşük (%3-10), hacmi oldukça yüksek (~1400 m3/h) olduğundan ekonomik ve güvenli bertaraf için öncelikle derişikleştirilir. Katı derişimi ~ %30-45 olduktan sonra uygun depolarda toplanır. Bu depoların çevre sularına herhangi bir kaçak ya da sızıntı olmayacak şekilde inşa edilmesi çok önemlidir [26]. Depo tamamen kuru atıkla dolduğu zaman bu atıklar alınıp son depolama alanına gönderilir ve toprak tabakası ile örtülerek çeşitli amaçlarla kullanılır. Bu yöntemin maliyeti 1 ton kuru atık için yaklaşık 1.2 dur. Kömür yıkama tesislerindeki su giderme ünitelerinden çıkan katı atığın kömür üretimi sonucu oluşan boşluklarda depolanması da söz konusudur. Böylece hem yüzeyde atık depolama sorunu çözülmüş hem de problemlerin önüne geçilmiş olur. Yıkama işleme sonucu oluşan ve yığınlar halinde biriktirilen katı atıklar, eğer maden ocağına geri döndürülmezlerse kendiliğinden tutuşabilir ve uzun süre yanarak, hava kirliliğine neden olabilir. Ayrıca, yağmur suları, bu yığınların tuz ve asit içeriklerini çözerek çevre sularının kirlenmesine neden olur [26]. 6.2 Petrol Üretiminin Çevreye Etkisi Petrol sözcüğü latince petra (taş) ile oleum (yağ) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmuştur. Ham petrol yüzlerce farklı hidrokarbondan oluşmuş kompleks bir karışıma sahiptir. Hidrokarbonlar dışında, çok az miktarlarda azot, kükürt, oksijen ve eser miktarda metalleri de içermektedir. Petrol ilk kez Amerika da aydınlanma amacı ile 1850 li yıllarda kullanılmaya başlanmıştır. Büyük miktarda petrol üretimini sağlayan ilk petrol kuyusu yine Amerika da (Pennsylvania) 1859 yılında açılmıştır. Ancak, petrolün yakıt olarak kullanımının hızla artması ve petrol endüstrisinin hızla gelişmesi, 20. yüzyılın başlarında içten yanmalı motorların geliştirilmesi sonucu olmuştur. Petrol ürünlerinin kullanımının çevre kirliliğine neden olmasının yanı sıra, ham petrolün ve ürünlerinin üretimi, taşınması ve depolanması sırasında da kirlenme olmaktadır [26]. Petrole olan ihtiyacın giderek artması, daha fazla arama ve üretim çalışması yapılmasını gündeme getirmektedir. Ancak, petrol arama ve üretim çalışmaları, 37

44 ekonomiye olan olumlu katkıları yanında doğal çevre üzerinde olumsuz etkileri nedeniyle birçok sorunların kaynağı durumundadır. Petrolün bulunmasından tüketime sunulmasına değin geçen süreç; arama, üretim, taşıma, depolama ve rafinasyon işlemlerini içermektedir. Tüm bu işlemler sırasında; değişik kimyasal maddeler ve tekniklerin kullanılması sonucunda katı, sıvı ve gaz atıklar üretilmektedir. Petrol; kara ve deniz sedimanları içinde bulunur. Genellikle gözenekli, geçirgen katmanlarda toplanmıştır ve bu kesim geçirimsiz bir katman ile kaplanmıştır [26]. Şekil 6.4 : Petrolün doğada bulunuş şekli Petrol arama ve çevreye olan etkileri Petrol arama çalışmaları; petrol kaynaklarının varlığını belirlemek amacıyla, jeofizik yöntemlerin kullanılmasından, arama kuyusu açılmasına kadar olan süreci içerir. Bu süreç içerisinde özellikle sondaj çalışmaları sonucu önemli ölçüde katı (kayaç kesintileri ve kırıntıları) ve sıvı (sondaj sıvısı) atıklar ortaya çıkmaktadır. Şekil 6.5 te sondaj çalışmasının şematik gösterimi verilmiştir. 38

45 Şekil 6.5 : Sondaj çalışması [26]. Sondaj sıvılarının temel görevleri; sondaj kesintilerini yüzeye taşımak, formasyon basınçlarını kontrol etmek, matkabı soğutmak kuyunun stabilitesini sağlamak ve geçilen formasyonla ilgili maksimum bilgiyi sağlamaktır. Sondaj sıvıları genellikle tatlı ve tuzlu su bazlı, petrol bazlı veya polimer bazlı olarak hazırlanırlar; ayrıca, sıvının gerekli fiziksel özelliklere sahip olması için barit, bentonit, kostik soda, kromlignosülfonat, değişik tuzlar (KCl, CaCl2 vb.,) gibi katkı maddeleri kullanılır [26]. Sondaj sırasında geçilen kayaç katmanları ağır metaller (civa, kadminyum, çinko, molibden, bakır, krom...vb) içerebilmektedir. Bu tür kayaçların sondajı sonucu ortaya çıkan kesintiler, sondaj sıvısıyla yeryüzüne tasınırlar; bu kesintilerden arındırılmamış sondaj sıvısının atılması kirlenmeye yol açmaktadır. Örneğin; yüksek basınçlı formasyon kuyularında, sondaj sıvısının % 35 i kadar barit, basıncı karşılamak üzere eklenir. Basıncı karşılamak üzere eklenen barit, çevreye kullanıldığı oranda zarar verir. Çünkü, kadmiyum, civa ve kurşun gibi ağır metaller içerir. Kullanılacak baritin içindeki bu ağır metallerin miktarının daha az olmasına dikkat edilmelidir [26]. Özellikle petrol bazlı sondaj sıvılarının da çevre kirliliği açısından çok sakıncalı olduğu bilinmektedir. En basit bileşenleri; mazot, tuzlu su ve barittir. Mazot ve baritin çevreye olan olumsuz etkilerine ilaveten tuz yoğunluğu da yüksek olan bu atıklar; toprağın verimliliğini azaltmakta ve bitki örtüsüne zarar vermektedir. 39

TÜRKİYE DE MADENCİLİK SEKTÖRÜ

TÜRKİYE DE MADENCİLİK SEKTÖRÜ TÜRKİYE DE MADENCİLİK SEKTÖRÜ Madencilik, tarım ile birlikte toplumların hammadde ihtiyaçlarını sağlayan iki temel üretim alanından biridir. Sektör, hem ekonomiye doğrudan yaptığı katkı, hem de imalat

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Türkiye de Maden Sektörü

AR& GE BÜLTEN. Türkiye de Maden Sektörü Türkiye de Maden Sektörü Hande UZUNOĞLU Temel sanayi girdilerine ham madde sağlayan bir sektör olan Madencilik, ülkemiz temel sektörleri arasında önemli bir yer teşkil ediyor. Nitekim ülkemiz hem çeşitlilik

Detaylı

MADEN SEKTÖRÜ/ AKSARAY

MADEN SEKTÖRÜ/ AKSARAY MADEN SEKTÖRÜ/ AKSARAY Ramazan ÖZDEMİR T.C.AHİLER KALKINMA AJANSI AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ İçindekiler 1. MADENCİLİK... 3 1.1. Aksaray ın Maden Potansiyeli... 3 1.2. Aksaray daki Maden Kaynaklarının

Detaylı

Güney Akım Açık Deniz Boru Hattı Türkiye Bölümü

Güney Akım Açık Deniz Boru Hattı Türkiye Bölümü Güney Akım Açık Deniz Boru Hattı Türkiye Bölümü Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) - Ekler Haziran 2014 Ek 2.1: Ulusal Mevzuat URS-EIA-REP-203876 Genel Çevre Kanunu, Sayı: 2872 ÇED Yönetmeliği

Detaylı

MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MTA DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ BÜLTENİ YIL : 2012 SAYI : 14

MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MTA DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ BÜLTENİ YIL : 2012 SAYI : 14 MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MTA DOĞAL KAYNAKLAR VE EKONOMİ BÜLTENİ YIL : 2012 SAYI : 14 MADEN KENTİ SİVAS ZİRVESİ-2 NİN ARDINDAN M. Emrah AYAZ* Yer altı zenginlikleri bakımından ülkemizin en

Detaylı

TÜRKİYE DE VE KONYA DA MADENCİLİK SEKTÖRÜ MEHMET ÖZÇELİK

TÜRKİYE DE VE KONYA DA MADENCİLİK SEKTÖRÜ MEHMET ÖZÇELİK TÜRKİYE VE KONYA EKSENİNDE MADENCİLİK SEKTÖRÜ Madencilik en basit anlamıyla; yerkabuğunda bulunan madenlerin bulunması, çıkarılması ve işlenmeye hazır hale getirilmesidir. Madencilik, insanlığın tarımdan

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

MTA DA MADEN ARAMACILIĞI VE YENİ YAKLAŞIMLAR

MTA DA MADEN ARAMACILIĞI VE YENİ YAKLAŞIMLAR MTA DA MADEN ARAMACILIĞI VE YENİ YAKLAŞIMLAR Abdurrahman TABLACI* Doğal kaynakların insan ve toplum yaşamındaki önemi bilinmektedir. Yaşamı fonksiyonel hale getiren araç ve gereçlerin % 99 u doğal kaynaklardan,

Detaylı

EK 4 AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATININ ÜSTLENĐLMESĐNE ĐLĐŞKĐN TÜRKĐYE ULUSAL PROGRAMI KAPSAMINDA TEMĐZ (SÜRDÜRÜLEBĐLĐR) ÜRETĐM ĐLE ĐLGĐLĐ UYUM ÇALIŞMALARI

EK 4 AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATININ ÜSTLENĐLMESĐNE ĐLĐŞKĐN TÜRKĐYE ULUSAL PROGRAMI KAPSAMINDA TEMĐZ (SÜRDÜRÜLEBĐLĐR) ÜRETĐM ĐLE ĐLGĐLĐ UYUM ÇALIŞMALARI EK 4 AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATININ ÜSTLENĐLMESĐNE ĐLĐŞKĐN TÜRKĐYE ULUSAL PROGRAMI KAPSAMINDA TEMĐZ (SÜRDÜRÜLEBĐLĐR) ÜRETĐM ĐLE ĐLGĐLĐ UYUM ÇALIŞMALARI Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine Đlişkin

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

BİNGÖL İLİ MADENCİLİK POTANSİYELİ PROFİLİ

BİNGÖL İLİ MADENCİLİK POTANSİYELİ PROFİLİ BİNGÖL İLİ MADENCİLİK POTANSİYELİ PROFİLİ Bu kitapçık hazırlanırken Ticaret ve Sanayi Odası nın, Fırat Kalkınma Ajansı Doğrudan Faaliyet Destek Programı kapsamında hazırladığı Bingöl İli Sanayi Potansiyeli

Detaylı

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU Gürhan DEMİREL Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Kasım 2008 Kuzey Ren Vestfalya (Nord Rhein Westfalen) Almanya nın kuzey batısında,

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

2011 Aralık ayında en fazla ihracat, 1,7 milyar USD ile

2011 Aralık ayında en fazla ihracat, 1,7 milyar USD ile Değerlendirme www.madencilik-turkiye.com Onur Aydın Jeoloji Mühendisi Madencilik Türkiye Dergisi onur@madencilik-turkiye.com Maden Sektörünün 2011 Yılı İhracat Rakamlarının Değerlendirilmesi 2012 Ocak

Detaylı

MADEN KANUNU ve BU KAPSAMDA VERİLEN RAPORLAMA SİSTEMLERİ

MADEN KANUNU ve BU KAPSAMDA VERİLEN RAPORLAMA SİSTEMLERİ T.C. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI MADEN KANUNU ve BU KAPSAMDA VERİLEN RAPORLAMA SİSTEMLERİ Erdal Kaçmaz 29 Eylül 2011 1 İÇERİK Maden Kanununun Kapsamı Maden Grupları, Alanları ve Süreleri Kimler

Detaylı

Troy. Troy Holding tarafından kurulan Troy Madencilik;

Troy. Troy Holding tarafından kurulan Troy Madencilik; Al Zn Co Ni Cu Pb Sn Au Ag Holding tarafından kurulan Madencilik; Temel metaller (bakır, krom, çinko, kurşun, nikel, kalay, alüminyum, demir) başta olmak üzere metal ve minerallerde Türkiye ve dünyada

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET BİLGİLERİ

GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET BİLGİLERİ GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Resmi Dil : Swahili, İngilizce Başkenti : Resmi başkent Dodoma(1 699 000) (de facto olarak Darüsselam); Dar es Selam; ticari başkent (2.498.000)

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI YENİ SİSTEM

YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI YENİ SİSTEM T.C. B A Ş B A K A N L I K H A Z İ N E M Ü S T E Ş A R L I Ğ I YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI YENİ SİSTEM 01.10.2009 Sunum Planı Yeni Teşvik Sisteminin Hedefleri Teşvik Unsurları Yeni Teşvik Sisteminin

Detaylı

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Ruanda ya ihracat yapan 1 firma bulunmaktadır. (AHENK KOZMETİK İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş) 30.06.2015 tarihi

Detaylı

Düzenlenmesi. Mehmet TOPAY, Nurhan KOÇAN BARTIN.

Düzenlenmesi. Mehmet TOPAY, Nurhan KOÇAN BARTIN. Ekonomik Ömrünü Tamamlamıs s Açık A k Maden Ocaklarının n Rekreasyonel Amaçlarla Düzenlenmesi Mehmet TOPAY, Nurhan KOÇAN ZKÜ,, Bartın n Orman Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü, BARTIN. Teknolojik gelismelere

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Madencilik İşlem Basamakları

Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Madencilik İşlem Basamakları Trakya Kalkınma Ajansı www.trakyaka.org.tr Madencilik İşlem Basamakları MADENCİLİK FAALİYETLERİ YAPMAK İÇİN GEREKLİ İŞLEM BASAMAKLARI Başvuru Mercii: Arama faaliyetinde bulunacağı alanın niteliğine göre

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015 T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015 İZMİR YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİNİN HEDEFLERİ 1. Mevzuat ve Hedefler Tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesi, Üretim ve

Detaylı

CEVHER HAZIRLAMA MÜHENDİSİ

CEVHER HAZIRLAMA MÜHENDİSİ TANIM Üretilen doğal kaynakların değişik alanlarda kullanılabilir hale getirilmesi, hammadde haline getirilmesini sağlamak amacıyla, gerekli zenginleştirme, zararlı maddelerden arındırma, boyutlandırma

Detaylı

Madencilik Yatırımları İzin ve Ruhsat Rehberi

Madencilik Yatırımları İzin ve Ruhsat Rehberi Madencilik Yatırımları İzin ve Ruhsat Rehberi Hazırlayan: Niğde Yatırım Destek Ofisi Koordinatörlüğü Başvuru Mercii: Arama faaliyetinde bulunacağı alanın niteliğine göre ilgili bakanlık ile kamu kurum

Detaylı

TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 23.02.2007

TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 23.02.2007 TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 1 23.02.2007 Demir ve Çelik Döküm Sanayi sektörü; endüksiyon, ark veya kupol ocaklarında, çeşitli pik demiri, çelik hurdaları ve ferro alaşımların ergitilerek, kalıplama tesislerinde

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve ÇEVRE Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB ve Çevre- Temel ilkeler AB ve İklim Değişikliği AB ve Su Kalitesi AB ve Atık Geri Dönüşümü Müzakere sürecinde

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

TÜRKİYE DE MADENLER ve ENERJİ KAYNAKLARI AHMET KASA COĞRAFYA ÖĞRETMENİ AH-Nİ ANADOLU LİSESİ

TÜRKİYE DE MADENLER ve ENERJİ KAYNAKLARI AHMET KASA COĞRAFYA ÖĞRETMENİ AH-Nİ ANADOLU LİSESİ TÜRKİYE DE MADENLER ve ENERJİ KAYNAKLARI AHMET KASA COĞRAFYA ÖĞRETMENİ AH-Nİ ANADOLU LİSESİ Genel Kavramalar Maden: Yerkabuğunun çeşitli derinliklerinden çıkarılan ve ekonomik değeri olan minerallere denir.

Detaylı

ÇİN ÜLKE RAPORU 15.12.2014

ÇİN ÜLKE RAPORU 15.12.2014 ÇİN ÜLKE RAPORU 15.12.2014 ÇİN ÜLKE RAPORU 17.12.2014 YÖNETİCİ ÖZETİ BTSO Dış Ticaret Müdürlüğü nün kayıtlarına göre, Bursa dan Çin e ihracat yapan 86 firma bulunmaktadır. 31.12.2013 tarihi itibariyle

Detaylı

Yıllar 2015 2016 2017 2018 2019 PROJE ADIMI - FAALİYET. Sorumlu Kurumlar. ÇOB, İÇOM, DSİ, TİM, Valilikler, Belediyeler ÇOB, İÇOM, Valilikler

Yıllar 2015 2016 2017 2018 2019 PROJE ADIMI - FAALİYET. Sorumlu Kurumlar. ÇOB, İÇOM, DSİ, TİM, Valilikler, Belediyeler ÇOB, İÇOM, Valilikler 1. HAVZA KORUMA PLANI KURUM VE KURULUŞLARIN KOORDİNASYONUNUN 2. SAĞLANMASI 3. ATIK SU ve ALTYAPI YÖNETİMİ 3.1. Göl Yeşil Kuşaklama Alanındaki Yerleşimler Koruma Planı'nda önerilen koşullarda önlemlerin

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

2004 yılında 929 milyon Dolar olan değerli maden ve mücevherat ihracatımız, %62 artışla 2008 yılı sonunda 1.5 milyar Dolara ulaşmıştır.

2004 yılında 929 milyon Dolar olan değerli maden ve mücevherat ihracatımız, %62 artışla 2008 yılı sonunda 1.5 milyar Dolara ulaşmıştır. AFRİKA ÜLKELERİNDE MÜCEVHER SEKTÖRÜ İstikrarlı ve sürekli gelişimiyle büyümeye devam eden Türk Mücevherat Sektörü, son yıllarda gösterdiği ivmeyle altın ve mücevher sektörünün dünya genelinde önde gelen

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür

TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR. Osman İYİMAYA Genel Müdür TABİAT VARLIKLARINI KORUMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ENERJİ VE ÇEVRE POLİTİKALARI AÇISINDAN RESLER VE KORUNAN ALANLAR Osman İYİMAYA Genel Müdür Enerji hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak başta sanayi, teknoloji,

Detaylı

Yakın n Gelecekte Enerji

Yakın n Gelecekte Enerji Yakın n Gelecekte Enerji Doç.Dr.Mustafa TIRIS Enerji Enstitüsü Müdürü Akademik Forum 15 Ocak 2005 Kalyon Otel, İstanbul 1 Doç.Dr.Mustafa TIRIS 1965 Yılı nda İzmir de doğdu. 1987 Yılı nda İTÜ den Petrol

Detaylı

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL Kömür ve Doğalgaz Öğr. Gör. Onur BATTAL 1 2 Kömür yanabilen sedimanter organik bir kayadır. Kömür başlıca karbon, hidrojen ve oksijen gibi elementlerin bileşiminden oluşmuş, diğer kaya tabakalarının arasında

Detaylı

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ

TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ BİLİRKİŞİLİK/KAMULAŞTIRMA BİLİRKİŞİLİĞİ EĞİTİMİ 1- TMMOB Mevzuatı-Maden Mühendisleri Odası Mevzuatı 2- Bilirkişilik Mevzuatı 3- Hukuk Davalarında Bilirkişilik 4- Ceza Davalarında Bilirkişilik 5- İdari

Detaylı

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği

KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI. Bosad Genel Sekreterliği KÜRESEL OTOMOTİV OEM BOYALARI PAZARI Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Otomotiv OEM boyaları dünyanın en büyük boya segmentlerinden biridir. Otomotiv OEM boyaları, 2011 yılında toplam küresel boya

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AĞUSTOS 2014 Hazırlayan: Zeynep Küheylan Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı TEMEL BİLGİLER Ülke Adı: Fas Krallığı

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmelik Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesi ve Desteklenmesine ilişkin Yönetmelik 01 Ekim 2013 tarihinde

Detaylı

GAMBİYA ÜLKE RAPORU. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Afrika Koordinatörlüğü http://www.tuskon.org africa@tuskon.

GAMBİYA ÜLKE RAPORU. Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu Afrika Koordinatörlüğü http://www.tuskon.org africa@tuskon. GAMBİYA ÜLKE RAPORU 1. Nüfus: 1.797.860 (Dünyada 149.) 2. Nüfus artış oranı: % 2,4 (Dünyada 32.) 3. Yaş yapısı: 0-14yaş: % 40 15 64 yaş: % 57 65 yaş ve üstü: % 3 4. Şehirleşme: % 58 5. En büyük şehir:

Detaylı

DIŞ KAYNAKLI DOKÜMAN LİSTESİ

DIŞ KAYNAKLI DOKÜMAN LİSTESİ Sıra No TS Standartları veya Diğer Dış Kaynaklı Dokümanlar 1 TS EN ISO 9001:2008 KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ 2 SAYILI BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİV İ YÖNETMELİĞİ Yürürlük/Kabul Tarihi Aralık 2008 2010 Takip Eden

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. SEVİM BUDAK Katı Atıklar Dünya nüfusu gün geçtikçe ve hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, İLKELER ve TANIMLAR Amaç Madde 1-

Detaylı

2872 Sayılı Çevre Kanunu

2872 Sayılı Çevre Kanunu TÜRK ÇEVRE MEVZUATI 1. YATAY MEVZUAT (4 adet Uluslararası Sözlesme, 6 adet Kanun, 4 adet Yönetmelik, 2 adet Teblig, 3 adet Genelge, 1adet Talimat ve 7 adet Bakanlar Kurulu Kararı) 2. ATIK YÖNETM (2 adet

Detaylı

MADEN SEKTÖR GÖRÜNÜMÜ

MADEN SEKTÖR GÖRÜNÜMÜ MADEN SEKTÖR GÖRÜNÜMÜ 2015 yılında 143,7 milyar USD olarak gerçekleşen ülkemiz toplam ihracatından %2,7 pay alan madencilik sektörü ihracatı, bir önceki yıla göre %16 lık azalışla 3,9 milyar USD olarak

Detaylı

19 KÜMÜLATİF ETKİ DEĞERLENDİRMESİ... 2 19.1 GİRİŞ... 2 19.2 KILAVUZ... 2 19.3 KAPSAM VE METODOLOJİ... 2

19 KÜMÜLATİF ETKİ DEĞERLENDİRMESİ... 2 19.1 GİRİŞ... 2 19.2 KILAVUZ... 2 19.3 KAPSAM VE METODOLOJİ... 2 İçindekiler Tablosu 19 KÜMÜLATİF ETKİ DEĞERLENDİRMESİ... 2 19.1 GİRİŞ... 2 19.2 KILAVUZ... 2 19.3 KAPSAM VE METODOLOJİ... 2 19.3.1 Mekansal Kapsam... 2 19.3.2 Zamansal Kapsam... 2 19.3.3 Değerlendirme

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI 20 ŞUBAT 2014 ANKARA SUNUM PLANI 1.Teşvik Sistemi 2.Atık Geri Kazanım veya Bertaraf Tesisi Yatırımları 3.Alt Bölge Destekleri 2 SUNUM PLANI 1.Teşvik

Detaylı

TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRİŞ POTANSİYEL MEVZUAT VE DESTEK MEKANİZMALARI MEVCUT DURUM SONUÇ Türkiye Enerji

Detaylı

Türkiye İstatistik Kurumu ndan (TÜİK) alınan verilere göre, Sinop ilinin Ocak-Temmuz ayı dış ticaret

Türkiye İstatistik Kurumu ndan (TÜİK) alınan verilere göre, Sinop ilinin Ocak-Temmuz ayı dış ticaret Sinop Ekonomi Verileri-Temmuz, 5 Dış Ticaret Genel Görünüm (Ocak-Temmuz, 5) Türkiye İstatistik Kurumu ndan (TÜİK) alınan verilere göre, Sinop ilinin Ocak-Temmuz ayı dış ticaret verileri değerlendirildiğinde,

Detaylı

ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI

ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE Türkiye önümüzdeki yıllarda artan oranda enerji ihtiyacı daha da hissedecektir. Çünkü,ekonomik kriz dönemleri

Detaylı

İş Ortamında İnorganik Toz Ölçüm ve Analiz Yöntemleri. Öğr. Gör. Alpaslan Ertürk Maden Yük. Mühendisi Dokuz Eylül Üniversitesi

İş Ortamında İnorganik Toz Ölçüm ve Analiz Yöntemleri. Öğr. Gör. Alpaslan Ertürk Maden Yük. Mühendisi Dokuz Eylül Üniversitesi İş Ortamında İnorganik Toz Ölçüm ve Analiz Yöntemleri Öğr. Gör. Alpaslan Ertürk Maden Yük. Mühendisi Dokuz Eylül Üniversitesi Tozların Sınıflandırması 1- Fibrojenik Tozlar (solunum sistemine zararlı olanlar)

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

ENDÜSTRİYEL KORUYUCU BOYALAR. Bosad Genel Sekreterliği

ENDÜSTRİYEL KORUYUCU BOYALAR. Bosad Genel Sekreterliği ENDÜSTRİYEL KORUYUCU BOYALAR Bosad Genel Sekreterliği SEKTÖR ANALİZİ Endüstriyel koruyucu boyalar talep hacminin %5 ini ve küresel boya satışlarının %7 sini oluşturmaktadır. Koruyucu boyaların hacimsel

Detaylı

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ DIYARBAKıR ın İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK ORTAM 2 DIYARBAKıR GENEL BİLGİLER Nüfus Diyarbakır: 1.607.437 Türkiye:76.667.864 KOBİ

Detaylı

DÜNYA YI ARAŞTIRMAYA HOŞGELDİNİZ

DÜNYA YI ARAŞTIRMAYA HOŞGELDİNİZ DÜNYA YI ARAŞTIRMAYA HOŞGELDİNİZ Jeoloji Mühendisliği programının amacı, bu alanda ülkemizin ihtiyaç duyduğu problemlere çözüm konusunda bilimsel ve teknolojik donanımını uygulamayla birleştirebilen, çevreye

Detaylı

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar

Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar Kyoto Protokolü nün Onanması (Taraf Olunması) ve Uluslararası İklim Rejiminin Geleceği ile İlgili Bazı Politik ve Diplomatik Noktalar José Romero* İsviçre Federal Çevre Bakanlığı Berne, İsviçre Ankara,

Detaylı

T.C. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI Petrol İşleri Genel Müdürlüğü GENEL GÖRÜNÜM. Selami İNCEDALCI Genel Müdür

T.C. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI Petrol İşleri Genel Müdürlüğü GENEL GÖRÜNÜM. Selami İNCEDALCI Genel Müdür T.C. ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI Petrol İşleri Genel Müdürlüğü PETROL ARAMA - ÜRETİM SEKTÖRÜ GENEL GÖRÜNÜM PETROL ARAMA - ÜRETİM SEKTÖRÜ I. İSTİŞARE TOPLANTISI 10 Mart 2012 Selami İNCEDALCI Genel

Detaylı

KASTAMONU ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ

KASTAMONU ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ KASTAMONU ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ Kastamonu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü HAFRİYAT ATIKLARININ KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ BELEDİYELERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ Hukuki Dayanak 18 Mart 2004 tarih ve 25406 sayılı

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

Ekonomiyi Etkileyen Etmenler (Faktörler): 1- Coğrafi Etmenler. 2- Doğal Kaynaklar. 3- Teknolojik Gelişmeler. 4- İhtiyaç ve İstekler

Ekonomiyi Etkileyen Etmenler (Faktörler): 1- Coğrafi Etmenler. 2- Doğal Kaynaklar. 3- Teknolojik Gelişmeler. 4- İhtiyaç ve İstekler Ekonomiyi Etkileyen Etmenler (Faktörler): 1- Coğrafi Etmenler 2- Doğal Kaynaklar 3- Teknolojik Gelişmeler 4- İhtiyaç ve İstekler 5- Devletin Katkısı ve Desteği Tarımı Destekleyen Kurum ve Kuruluşlar: 1-Tarım

Detaylı

Tehlikeli Atıkların Yönetimi. Betül DOĞRU Şube Müdürü

Tehlikeli Atıkların Yönetimi. Betül DOĞRU Şube Müdürü Tehlikeli Atıkların Yönetimi Betül DOĞRU Şube Müdürü Tehlikeli Atık Nedir Genel tanımı: İnsan sağlığına ve çevreye zarar verebilecek, tutuşabilen ve enfeksiyon yapıcı gibi özelliklerle, tahriş edici, zararlı,

Detaylı

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ ESKİŞEHİR İN İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK ORTAM 2 ESKİŞEHİR GENEL BİLGİLER Nüfus; Eskişehir:799.724 Türkiye:76.667.864 Sosyo Ekonomik

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

Enerji Yatırımları Fizibilite Raporu Hazırlanması Semineri Enerji Yatırımlarının Çevresel ve Sosyal Etkilerinin Değerlendirilmesi 29 Mart 2012

Enerji Yatırımları Fizibilite Raporu Hazırlanması Semineri Enerji Yatırımlarının Çevresel ve Sosyal Etkilerinin Değerlendirilmesi 29 Mart 2012 Enerji Yatırımları Fizibilite Raporu Hazırlanması Semineri Enerji Yatırımlarının Çevresel ve Sosyal Etkilerinin Değerlendirilmesi 29 Mart 2012 H.Bülent KADIOĞLU Çevre Mühendisi Golder Associates Sunum

Detaylı

KONYA İLİ NEDEN YATIRIMLARI İÇİN SANAYİ SEKTÖRÜ

KONYA İLİ NEDEN YATIRIMLARI İÇİN SANAYİ SEKTÖRÜ KONYA İLİ SANAYİ SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN 10 NEDEN KONYA BİR YATIRIM CENNETİ HALİNE GELMEKTEDİR KONYA İLİ SANAYİ SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN10 NEDEN 1. Genç ve Nitelikli İnsan Kaynağı 2. Stratejik Konum 3.

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012

Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme. 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma - Yeşil Büyüme 30 Mayıs 2012 Sürdürülebilir Kalkınma gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme olanağından ödün vermeksizin bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma

Detaylı

TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI ÇED ve PLANLAMA GENEL MÜDÜRLM MADENCİLİK PROJELERİNE AİT ÇED RAPORLARINDA VE PROJE TANITIM DOSYLARI

TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI ÇED ve PLANLAMA GENEL MÜDÜRLM MADENCİLİK PROJELERİNE AİT ÇED RAPORLARINDA VE PROJE TANITIM DOSYLARI MADENCİLİK PROJELERİNE AİT ÇED RAPORLARINDA VE PROJE TANITIM DOSYLARI MADENCİLİK PROJELERİNE AİT ÇED RAPORLARI VE PROJE TANITIM DOSYASINDA YER ALAN KONULAR 3 ANA GRUPTA TOPLANMAKTADIR 1- PROJE ALANI VE

Detaylı

LOJİSTİK SEKTÖRÜ BÜYÜME ORANLARI

LOJİSTİK SEKTÖRÜ BÜYÜME ORANLARI RAPOR: TÜRKİYE NİN LOJİSTİK GÖRÜNÜMÜ Giriş: Malumları olduğu üzere, bir ülkenin kalkınması için üretimin olması ve bu üretimin hedefe ulaşması bir zorunluluktur. Lojistik, ilk olarak coğrafyanın bir ürünüdür,

Detaylı

Sinop ilinin Ocak-Ağustos dönemi dış ticareti Türkiye İstatistik Kurumu ndan (TÜİK) alınan veriler

Sinop ilinin Ocak-Ağustos dönemi dış ticareti Türkiye İstatistik Kurumu ndan (TÜİK) alınan veriler Sinop Ekonomi Verileri-Ağustos, 15 Dış Ticaret Genel Görünüm (Ocak-Ağustos, 15) Sinop ilinin Ocak-Ağustos dönemi dış ticareti Türkiye İstatistik Kurumu ndan (TÜİK) alınan veriler kapsamında değerlendirildiğinde

Detaylı

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 SUNUM AKIŞI Bölge Planı Hazırlık Süreci Paydaş Analizi Atölye Çalışmalarının Gerçekleştirilmesi Mevcut Durum Analizi Yerleşim Yapısı ve Yerleşmeler Arası İlişki Analizi

Detaylı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı

LAND DEGRADATİON. Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı ARAZİ BOZULUMU LAND DEGRADATİON Hanifi AVCI AGM Genel Müdür Yardımcısı LAND DEGRADATİON ( ARAZİ BOZULUMU) SOİL DEGRADATİON (TOPRAK BOZULUMU) DESERTİFİCATİON (ÇÖLLEŞME) Arazi Bozulumu Nedir - Su ve rüzgar

Detaylı

KIRIKKALE YATIRIM DESTEK OFİSİ

KIRIKKALE YATIRIM DESTEK OFİSİ EKONOMİK GÖSTERGELER KIRIKKALE - 2014 KIRIKKALE YATIRIM DESTEK OFİSİ İçindekiler Listesi 1)FİNANSAL VERİLER... 5 2)İHRACAT VERİLERİ... 7 3)KURULAN KAPANAN ŞİRKET VERİLERİ... 9 4)SANAYİ KAPASİTE RAPORU

Detaylı

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ

TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ TORBALI TİCARET ODASI MOBİLYA SEKTÖR ANALİZİ a. Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu Dünya mobilya üretimi 2010 yılında yaklaşık 376 milyar dolar olurken, 200 milyar dolar olan bölümü üretim

Detaylı

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü,

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, TOZ İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, Termal Konfor gibi unsurlardan biriside Tozdur. Organik

Detaylı

Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı

Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Selin Arslanhan Araştırmacı Hüseyin Ekrem Cünedioğlu Araştırmacı TEPAV Değerlendirme Notu Temmuz 2010 Özet Türkiye maden sektörünün

Detaylı

YATAY (1) NO. MEVZUAT NO MEVZUAT ADI. 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi. 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi

YATAY (1) NO. MEVZUAT NO MEVZUAT ADI. 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi. 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi YATAY (1) 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi 3. 1210/90/EEC Avrupa Çevre Ajansı Tüzüğü 4. 2008/90/EC Çevresel Suç Direktifi 5. 2007/2/EC INSPIRE Direktifi 6. 2004/35/EC

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

Basın Bülteni Release

Basın Bülteni Release Basın Bülteni Release BASF, ikinci çeyrekte satış hacmini artırdı 26 Temmuz 2014 BASF, 2014 yılı ikinci çeyreğinde satışlarını yüzde 1 artırarak 18,5 milyar avroya çıkardı. Şirketin faiz ve vergi öncesi

Detaylı

2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015

2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015 2015 AĞUSTOS DIŞ TİCARET BÜLTENİ 30 Eylül 2015 Ağustos 2015 Dış ticaret istatistiklerine ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlandı. TÜİK, Gümrük ve

Detaylı

5. Ünite. ÇEVRE ve TOPLUM. 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154. 2. Çevre Sorunları... 156. Konu Değerlendirme Testi... 158

5. Ünite. ÇEVRE ve TOPLUM. 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154. 2. Çevre Sorunları... 156. Konu Değerlendirme Testi... 158 412 5. Ünite ÇEVRE ve TOPLUM 1. Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz?... 154 2. Çevre Sorunları... 156 Konu Değerlendirme Testi... 158 153 Doğadan Nasıl Yararlanıyoruz? 413 414 İNSANLARIN DOĞAL ÇEVREYİ KULLANMA

Detaylı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Orman Mühendisleri Odasından

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Orman Mühendisleri Odasından Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Orman Mühendisleri Odasından ORMAN KANUNUNUN 16. MADDESİ İLE 17/3 VE 18 İNCİ MADDELERİNİN UYGULAMA YÖNETMELİKLERİNE GÖRE VERİLECEK İZİNLERDE MESLEK MENSUPLARININ

Detaylı

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97 KOZMETİK SEKTÖRÜ HS No: 3301,3302, 3303, 3304, 3305, 3306, 3307 DÜNYA TİCARETİ Dünya kozmetik ürünler ihracatında ilk sırada güzellik/makyaj ve cilt bakımı için müstahzarları oluşturmaktadır. Bu ürün grubunun

Detaylı

Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi

Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi İbrahim M. Yağlı* Enerji üretiminde Rüzgar Enerjisinin Üstünlükleri Rüzgar enerjisinin, diğer enerji üretim alanlarına göre, önemli üstünlükleri bulunmaktadır:

Detaylı

İl İl Türkiye'de Çıkarılan Madenler

İl İl Türkiye'de Çıkarılan Madenler On5yirmi5.com İl İl Türkiye'de Çıkarılan Madenler İllere göre ülkemizde çıkarılan önemli madenler şöyle... Yayın Tarihi : 2 Mayıs 2013 Perşembe (oluşturma : 6/22/2016) Yerkabuğunun farklı derinliklerinden

Detaylı

Bol ve Kullanışlı Bir Madde: Alüminyum Nurel KILIÇ

Bol ve Kullanışlı Bir Madde: Alüminyum Nurel KILIÇ Bol ve Kullanışlı Bir Madde: Alüminyum Nurel KILIÇ Alüminyum, yer kabuğunda en çok bulunan üçüncü elementtir. Bugün dünyada; 730.000.000 ton/yıl ile ilk sırada yer alan demir-çelikten sonra 22.000.000

Detaylı

Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013

Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013 Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013 İnşaat Sektörünün Ekonomiye Katkısı GSYH Payı 5,7% İstihdam Payı 7,0% 94,3% 93,0% Diğer Sektörler İnşat Diğer Sektörler İnşat İnşaat sektörü istihdamın yaklaşık

Detaylı

HANGİ ÇEVRE? HANGİ AKIŞ?

HANGİ ÇEVRE? HANGİ AKIŞ? HANGİ ÇEVRE? HANGİ AKIŞ? Yrd.Doç.Dr. Oğuz KURDOĞLU KTÜ Orman Fakültesi Oğuz KURDOĞLU, 21.11.2013 Mövenpick-Ankara 2 Maliyetleri kim karşılayacak? Oğuz KURDOĞLU, 21.11.2013 Mövenpick-Ankara 3 Oğuz KURDOĞLU,

Detaylı

Ek Form-2 İŞLETME PROJESİ BÖLÜM I RUHSAT BİLGİLERİ

Ek Form-2 İŞLETME PROJESİ BÖLÜM I RUHSAT BİLGİLERİ Ek Form-2 İŞLETME PROJESİ 1.1. Ruhsat Sahasının İli : İlçesi : Beldesi : Köyü : Ruhsat Numarası : Ruhsat Grubu : I (a) Maden Cinsi : BÖLÜM I RUHSAT BİLGİLERİ 1.2. Ruhsat Sahibinin Adı Soyadı : Adres :

Detaylı

Sunu planı. Sunu Planı. Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri. 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri

Sunu planı. Sunu Planı. Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri. 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri YÖNETİCİ ÖZETİ Sunu planı Sunu Planı Slayt No 3-6 Tekstil ve Hazır Giyim Sektörlerinin Brüt Katma Değeri 7-8 Sektörlerin Büyüme Eğilimleri 9-11 Tekstil ve Hazır Giyim İstihdamı 12 İşyeri Sayısı 13 Sektörün

Detaylı