SELÇUK İLETİŞİM JOURNAL OF SELCUK COMMUNICATION JANUARY 2007 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ AKADEMİK DERGİSİ OCAK 2007 ISSN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SELÇUK İLETİŞİM JOURNAL OF SELCUK COMMUNICATION JANUARY 2007 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ AKADEMİK DERGİSİ OCAK 2007 ISSN 1302-2865"

Transkript

1 SELÇUK İLETİŞİM JOURNAL OF SELCUK COMMUNICATION JANUARY 2007 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ AKADEMİK DERGİSİ OCAK 2007 ISSN

2 Sahibi Prof. Dr. Halûk Hâdi SÜMER Editör Doç. Dr. Ahmet KALENDER Editör Yardımcısı Arş. Gör. Ahmet TARHAN Yayın Kurulu Prof. Dr. Halûk Hâdi SÜMER Doç. Dr. Ahmet KALENDER Yrd. Doç. Dr. Caner ARABACI Prof. Dr. Korkmaz ALEMDAR (Gazi Ü) Prof. Dr. Burhan AYKAÇ (Gazi Ü.) Prof. Dr. Esra BİRYILDIZ (Marmara Ü.) Prof. Dr. M. Naci BOSTANCI (Gazi Ü.) Prof. Dr. Özden CANKAYA (Galatasaray Ü.) Prof. Dr. Yalçın DEMİR (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Uğur DEMİRAY (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Ahmet DURMAZ (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Suat GEZGİN (İstanbul Ü.) Prof. Dr. Kemal GÖRMEZ (Gazi Ü.) Prof. Dr. H. İbrahim GÜRCAN (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Nurettin GÜZ (Gazi Ü.) Prof. Dr. Metin KAZANCI (Ankara Ü.) Prof. Dr. Mehmet KESİM (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Mehmet KÜÇÜKKURT (Gazi Ü.) Prof. Dr. Aydın Ziya ÖZGÜR (Anadolu Ü.) Danışma Kurulu Prof. Dr. Seyide PARSA (Ege Ü.) Prof. Dr. Filiz Balta PELTEKOĞLU (Marmara Ü.) Prof. Dr. Nurdoğan RİGEL (İstanbul Ü.) Prof. Dr. Edibe SÖZEN (İstanbul Ü.) Prof. Dr. Şerif ŞİMŞEK (Selçuk Ü.) Prof. Dr. Nazmi ULUTAK (Anadolu Ü.) Prof. Dr. Çağatay ÜNÜSAN (Selçuk Ü.) Prof. Dr. A. Haluk YÜKSEL (Anadolu Ü.) Doç. Dr. Muhittin ACAR (Selçuk Ü.) Doç. Dr. Birol AKGÜN (Selçuk Ü.) Doç. Dr. M. Bilal ARIK (Selçuk Ü.) Doç. Dr. Aytekin CAN (Selçuk Ü.) Doç. Dr. Abdullah KOÇAK (Selçuk Ü.) Doç. Dr. Aydemir OKAY (İstanbul Ü.) Doç. Dr. Ayla OKAY (İstanbul Ü.) Kapak Tasarımı Arş. Gör. A. Gani ARIKAN Yazışma Adresi Doç. Dr. Ahmet KALENDER S.Ü. İletişim Fakültesi Kampus KONYA Tel: Faks: e-posta: Selçuk İletişim hakemli bir dergidir. Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez yayınlanır. Dergide yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarına aittir. Kaynak göstermeden alıntı yapılamaz. Selçuk İletişim Dergisi, TÜBİTAK/ULAKBİM Sosyal Bilimler Veri Tabanı nda yer almaktadır.

3 İçindekiler Zeynep Çetin Erus 5-16 Film Endüstrisi ve Dağıtım: 1990 Sonrası Türk Sinemasında Dağıtım Sektörü Meral Serarslan Sinema Öldürüyor Televizyon Diriltiyor: Türk Sinemasının ve TV Dizilerinin Ağalık Sistemini ve Ağayı Tanımlama Biçimi Reha Recep Ergül Uzaktan Eğitimde Sayısal Etkileşimli Televizyon Program Yapımları ve Metadata Mustafa Şeker Televizyon Haberciliğinde Küresel Format ve Haberciliğe Etkileri Sibel Karaduman Medyatik Gerçeklikte Kimlik Temsilleri: Televizyon Haberlerinin Aktörleri Üzerine Düşünceler Mesude Canan Öztürk Web Sayfalarının Halkla İlişkiler Amaçlı Kullanımı Mine Ayman Başak Solmaz Halkla İlişkiler Bakış Açısından Kriz Durumlarında İnternetin Rolü ve İnternet Kriz Planlaması Ahmet Tarhan Halkla İlişkilerde Tanıma ve Tanıtma Aracı Olarak İnternet: Belediyelerin Web Sayfaları Üzerine Bir Analiz Murat Sadullah Çebi Siyasal Reklam Filmlerinde Öteki nin İnşası Şükrü Balcı Türkiye de Negatif Siyasal Reklamlar: 1995, 1999 ve 2002 Genel Seçimleri Üzerine Bir Analiz R. Ayhan Yılmaz Reklamlarda Toplumsal Cinsiyet Kavramı: Yılları Arası Milliyet Gazetesi Reklamlarına Yönelik Bir İçerik Analizi Hüseyin Altunbaş Pazarlama İletişimi ve Şehir Pazarlaması Şehirlerin Markalaşması Vesile Çakır Tüketici İlgilenimini Ölçmek Celalettin Aktaş Enformasyon Toplumu Bağlamında Türkiye Süleyman Karaçor İnternetin Uluslararası Pazarlamada Kültürel Farklılıkları Aşmada Rolü ve Etkisi: Konya daki İhracatçı Firmalar Üzerine Bir Uygulama Emet Gürel Ekşi Sözlük: Postmodern Elektronik Kültür Mehmet Yakın Mete Kazaz Geleneksel Habercilikten İnternet Haberciliğine Geçiş Sürecinde Spor Basını Cilt Konu ve Yazar Dizini 237 Yayın Kuralları

4 Editörden 2007 yılındaki ilk sayımızla sizlere merhaba diyorum. Yeni yılın bilim dünyasına iyilikler, bilim adamlarına başarılar getirmesini diliyorum. Dergimizin niteliğini ve ulaşılabilirliğini artırmadaki çabamız, her zaman olduğu gibi titizlikle sürmektedir. Bu sayımızda size sevindirici bir haber vermek istiyorum. Dergimizin 1999 yılından başlayarak günümüze kadar yayınlanan toplam 16 sayısında yer alan tüm makalelerin pdf biçimine, fakültemizin web sayfasında yer vermiş bulunuyoruz. Fakültemizin selcuk.edu.tr adresinde yer alan dergi butonunun altındaki geçmiş sayılar linkinden, tüm makalelere kolaylıkla ulaşabilirsiniz. Dergimizin eski sayılarına ulaşamayan araştırmacı ve akademisyenlere, web yoluyla önemli bir hizmet sunduğumuzdan dolayı mutluyuz. 4. cildimizin son sayısında toplam 17 adet makale yer almaktadır. Bu makalelerin değerlendirilme sürecinde bize son derece katkı sağlayan hakemlerimize her zaman olduğu gibi teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Ayrıca, gönderdiği makalelerle dergimize büyük değer katan araştırmacı ve akademisyenlerimize de içtenlikle teşekkür ediyorum. Dergimizde yer alan ilk makalede, 1990 sonrası Türk sinemasındaki dağıtım sektörü güncel sorunlar bağlamında tartışılmaktadır. Zeynep Çetin Erus un yoğun bir çaba sonucunda kaleme aldığı bu makaleyi, beğeniyle okuyacağınızı umuyorum. İkinci makalede; Meral Serarslan son dönemlerde ülkemiz televizyon kanallarında yayınlanan bazı dizileri, ağalık sistemi açısından değerlendirmektedir. Reha Recep Ergül, üçüncü makalede uzaktan eğitimde sayısal etkileşimli televizyon program yapımlarıyla ilgili bilgiler vermektedir. Dördüncü makalede Mustafa Şeker, televizyon haberciliğinde küresel hale gelen iki temel yaklaşımı karşılaştırarak önemli veriler ortaya koymaktadır. Beşinci makalede Sibel Karaduman; televizyon haberlerinin gerçekliği yeniden nasıl inşa ettiğini ve farklı biçimlerde nasıl sunduğunu ele almaktadır. M. Canan Öztürk ve Mine Ayman altıncı makalede, 100 şirketin web sayfasını halkla ilişkiler açısından inceleyerek önemli bulguları sunmaktadırlar. Yedinci makalede Başak Solmaz, son dönemlerde giderek önem kazanan kriz yönetiminde internetin rolünü ve internet kriz planlamasını tartışmaktadır. Sekinci makalede Ahmet Tarhan, halkla ilişkiler bağlamında tanıma ve tanıtma aracı olarak interneti ele almakta ve üç ilçe belediyesinin web sayfalarını bu açıdan analiz etmektedir. Murat Sadullah Çebi, dokuzuncu makalede, DYP reklam filminde yer alan AKP ve DYP karşılaştırmasını göstergebilimsel açıdan incelemekte ve öteki nin nasıl kurgulandığını ele almaktadır. Onuncu makalede Şükrü Balcı, ülkemizde yapılan son üç genel seçimlerde kullanılan negatif siyasal reklamları analiz etmektedir. R. Ayhan Yılmaz, onbirinci makalede yılları arasında Milliyet gazetesinde yayınlanan reklamları içerik analizine tabii tutarak, toplumsal cinsiyet bağlamında ele almaktadır. Onikinci makalede Hüseyin Altunbaş, şehir pazarlaması ve şehirlerin markalaşması üzerinde durmaktadır. Vesile Çakır, onüçüncü makalede tüketici ilgilenimiyle ilgili geliştirilen ölçekleri karşılaştırmaktadır. Ondördüncü makalede Celalettin Aktaş, Türkiye yi enformasyon toplumu bağlamında çeşitli veriler doğrultusunda değerlendirmektedir. Onbeşinci makalede Süleyman Karaçor, Konya daki ihracatçı firmalar üzerinde yaptığı bir araştırma sonuçları doğrultusunda, internetin uluslararası pazarlamada kullanımını ele almaktadır. Onaltıncı makalede Emet Gürel ve Mehmet Yakın, ekşi sözlüğü postmodern elektronik kültür açısından değerlendirmektedir. Sonuncu makalede ise Mete Kazaz, geleneksel habercilikten internet haberciliğine geçiş sürecinde spor basınını ele almaktadır. Dergimizin bu sayısında yer alan ve yukarıda kısaca tanıtmaya çalıştığım bu makaleleri, büyük bir ilgiyle okuyacağınızı umuyorum. Temmuz sayımızda yer almasını istediğiniz makalelerinizi, en geç Nisan ayının ortalarına kadar bize ulaştırmanız gerektiğini buradan bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Temmuz sayımızda görüşmek üzere...

5 FİLM ENDÜSTRİSİ VE DAĞITIM: 1990 SONRASI TÜRK SİNEMASINDA DAĞITIM SEKTÖRÜ Zeynep Çetin Erus * ÖZET Bu yazıda sinema filmi üretimi açısından yapım-dağıtım bütünleşmesinin önemi tartışılmakta ve bunun ışığında 1990 sonrası Türk sinemasında dağıtım sektörünün durumu ele alınmaktadır. Film üretiminin yüksek maliyeti ve riskli yapısı, üretilen filmlerin sinema salonlarına dağıtımını önemli bir hale getirmektedir. Bu nedenle yapım-dağıtım bütünleşmesi, Hollywood stüdyoları ya da 1960 ların Yeşilçam ı örneklerinde görülebileceği üzere, film üretiminin istikrarlı bir biçimde sürdürülebilmesini kolaylaştırır. Hollywood sinemasının çeşitli ülkelerde dağıtım kanallarını elinde tutması, uluslararası pazarlardaki egemenliği açısından önemli bir rol oynamaktadır. Türk sinemasında dağıtım sektörü, 1980 lerin sonlarından başlayarak ikisi Hollywood stüdyolarının uzantısı olan üç şirketin elinde kalmış, bu durum Türk sinemasını olumsuz yönde etkilemiştir. Söz konusu şirketler dağıtım kararlarında bağlantılı oldukları yabancı yapımcıların filmlerini gözetmiş, Türk filmlerinin salonlara çıkmasını zorlaştırmıştır ların ikinci yarısında Türk popüler sinemasının seyirci çekmeye başlamasıyla, yerli dağıtım kanallarına ihtiyaç artmış ve son bir iki yılda bu yönde gelişmeler gözlenmiştir. Çalışmada bu konular incelenmektedir. Anahtar sözcükler: Film endüstrisi, yapım-dağıtım bütünleşmesi, Hollywood, Yeşilçam, 1990 sonrası Türk Sineması. DISTRIBUTION AND FILM INDUSTRY: DISTRIBUTION SECTOR IN POST-1990 TURKISH CİNEMA ABSTRACT This article discusses importance of integration between production and distribution in cinema. It also analyzes film distribution sector in post-1990 Turkish cinema. High production costs and risky returns in cinema makes distribution a crucial sector for survival of film industry. As observed in the examples of Hollywood and 1960s Yeşilçam, integration of production and distribution makes it easier for film production to continue. The same factor is also observed to play a role in the dominance of Hollywood in global markets. Starting from the end of 1980s distribution channels in Turkish cinema has been dominated by three companies, of which two are owned by Hollywood majors. These companies made the life difficult for Turkish movies by favoring their own products. In the second half of 1990s, with the revival of Turkish popular cinema need for new distribution channels increased and resulted in further developments during the last few years. Keywords: Film industry, integration of production and distribution, Hollywood, Yeşilçam, Post Turkish cinema. GİRİŞ Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye de de sinema salonları Hollywood filmlerinin egemenliği altındadır (1). Son bir iki yıl içinde Türk sineması açısından umut verici gelişmeler gözlenmekte ise de bunların ne ölçüde kalıcı olacağı belirsizdir. Uluslararası pazarlarda Hollywood egemenliğinin oluşmasında Hollywood stüdyoları ile organik bağları bulunan yabancı dağıtım şirketlerinin önemli bir rolü olduğu açıktır. Bu yazıda sinema filmi üretimi açısından yapım-dağıtım bütünleşmesinin önemi tartışılarak, 1990 sonrası Türk sinemasında dağıtım sektörünün durumu ele alınmaktadır. Dağıtımcı şirketler büyük gişe geliri getiren filmlerin dağıtım haklarına sahip oldukları ölçüde, sinemalarda gösterilecek filmleri ve bunların gösterim zaman ve sürelerini belirlerler. Bu nedenle herhangi bir yapımcı için sinema salonlarına giden yol, büyük dağıtımcıların * Yrd. Doç. Dr. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi

6 Selçuk İletişim, 4, 4, 2007 listelerine girmekten geçer. Az sayıda dağıtımcının bulunduğu ve bu dağıtımcıların yapım şirketleri ile bütünleşmiş olduğu durumlarda, bu yapının dışında kalan yapımcıların varlıkları dağıtımcıların insafına kalmıştır. Dağıtım kanallarına sahip olmayan bir yapımcı, film üretiminin bütün risklerini üstlenir ve buna rağmen gişe gelirlerinden önemli bir pay alamaz. Türk sineması 1990 sonrasında kendini dağıtım kanallarından dışlanmış bulmuştur yılında Yabancı Sermaye Kanunu nda yapılan değişiklikle yabancı dağıtımcıların Türkiye pazarında aracısız olarak yer almalarına izin verilmiş, bunu takiben Warner Bros (1987 de video pazarına ve 1989 da sinema filmi dağıtımına) ve UIP (1989) Türkiye pazarına girmişlerdir. Bu gelişme Türk sinemasının sıkıntılı olduğu bir dönemde gerçekleşmiştir ların ilk yarısında sinema eleştirmenlerince sinemamızın yeniden ayağa kalkamamasının önemli bir sebebi olarak, dağıtım işinin yabancı şirketlerin elinde olması gösterilmiştir (Açar 1996: 1186, Evren 1997: 102). Bu çalışmada, önce dağıtımın yapım için önemi, Hollywood un iç ve dış pazarlardaki egemenliği ile 1960 lar Yeşilçam sinemasının başarısında yapım-dağıtım bütünleşmesinin yeri ele alınarak incelenmektedir. Daha sonra ise 1990 lar sonrası Türk sinemasında dağıtım sektörünün durumu tartışılmaktadır. 1. FİLM ENDÜSTRİSİ VE DAĞITIM: HOLLYWOOD, YEŞİLÇAM VE DİĞER ÜLKE SİNEMALARI 1.1. Film Endüstrisi ve Dağıtım Film endüstrisinin üç temel bileşeni yapım, dağıtım ve gösterimdir (Allen 1985: ). Bunların içinde özellikle film yapımı, yatırımların büyüklüğü ve getirilerin belirsizliği ile önemli riskler taşır. Her film yeni bir üründür. Çok iyi iş yapan bir filmi aynen yeniden üretmek neredeyse imkansızdır. Filmin konusu, oyuncular, yönetmen, teknik kadro ve yapımda harcanan para filmin başarısına etkide bulunsa da başarıyı garantilemez. Çok başarılı bir filmin devam filmi bile, aynı başarıya ulaşamayabilir (Prindle 1993: 5). Hangi filmin ne ölçüde başarılı olacağı önceden tam olarak bilinemeyeceğinden üretilen filmleri bir şekilde seyirciye ulaştırmak, film yapımından para kazanabilmek için gereklidir. Gişede başarısız olan bir film için bile, bir şekilde salonlara çıkmak zararın bir kısmını da olsa karşılama şansı verir (Prindle 1993: 19). Daha da önemlisi, salonlara çıkmak film için TV, video ve DVD pazarlarının kapısını açar (2). Filmlerin hangi tarihte ve ne kadar süre ile salonlarda gösterileceğini büyük oranda dağıtımcı belirlediği için, film yapımcılarının dağıtımcılarla ilişkisi yapımcının varlığını sürdürebilmesi açısından önemlidir. Dağıtım sektörü ile bütünleşmiş bir yapım sektörü için riskler daha azdır. Dağıtım ağına sahip olmayan bir yapımcı, dağıtımcıların listelerine girebilmek için onların bağlı olduğu stüdyonun yapımları ile rekabet etme durumundadır. Listelere girdiğinde ise, çoğu zaman dağıtımcıların olumsuz koşullarına ve yüksek komisyonlarına boyun eğmesi gerekmektedir. Gişe gelirlerinin paylaşılmasında, önce dağıtımcının masrafları karşılandığından dağıtımcı, yapımcı için zarar getiren filmlerden bile kâr edebilmektedir. Dağıtımcının hasılattan aldığı ortalama pay, ABD içinde %30, uluslararası pazarlarda %40-45 tir. Blockbuster (3) bir filmde dağıtımcının payı, ilk iki ile dört hafta içinde %70 lere ulaşabilir (King 2002: 63-64). European Audiovisual Observatory verilerine göre, yılları arasında Avrupa da film yapımında kâr marjı neredeyse %0 iken, sinema salonlarına dağıtımda bu oran %3 ü bulur (Lange 2003: 19). Hollywood un stüdyo sistemi ve Yeşilçam ın 1960 lı yıllardaki yapısı, yapım-dağıtım bütünleşmesinin popüler sinema sektörünün varlığı açısından önemini açıkça gösterir Hollywood da Yapım -Dağıtım İlişkileri Hollywood da yapım ve dağıtım iç içe geçmiştir. Büyük stüdyolar için dağıtım üretimden daha önemli bir yer tutar. Hollywood un sekiz büyük stüdyosu (Walt Disney, Warner Bros, Sony Pictures, Paramount, Twentieth Century Fox, Universal, MGM/UA ve Dream Works/SKG) kendi dağıtım ağlarına sahiptir lerde bağımsız denebilecek New Line ya 6

7 Film Endüstrisi ve Dağıtım: 1990 Sonrası Türk Sinemasında Dağıtım Sektörü (5-16) da Miramax gibi yapımcı/dağıtımcılar ortaya çıktıysa da bu şirketler kısa bir süre sonra büyük stüdyolarca satın alınmıştır (Wilson 1998: 40-53). Hollywood da yapım-dağıtım-gösterim bütünleşmesinin geçmişi 1900 lerin başlarına dek uzanır. Hollywood un kurucuları işe gösterimle başlayıp daha sonra yapıma geçmişlerdir (Dale 1997: 25) yılında Hollywood sineması, yapım, dağıtım ve gösterim sektörünü elinde tutan beş büyük stüdyonun (Warner Bros, MGM, Paramount, Twentieth Century Fox ve RKO) hakimiyetindedir. Bu stüdyolar özellikle sahip oldukları ilk gösterim sinemaları sayesinde hasılatın %70 ini ellerinde tutmuşlardır lerde stüdyolar yasal nedenlerle gösterim sektöründen çıkmak zorunda kalmış, ancak yapım-dağıtım bütünleşmesi devam etmiş ve bu, büyük stüdyoların egemenliklerini sürdürmelerine yetmiştir (King 2002: 25-27) lerde, Reagan döneminde, yapım, dağıtım ve gösterim bütünleşmesinin önündeki engellerin kaldırılması ile stüdyolar gösterim işine tekrar girmişlerdir ların başında ABD sinema salonlarının %10 undan fazlası stüdyoların elindedir (Prindle 1993: 16, 19). Günümüzde ABD de gösterime çıkan filmlerin %80 ila %90 ı büyük stüdyolarca dağıtılmaktadır. Büyük stüdyoların sahip olduğu dağıtımcılar, yasal olan ve olmayan çeşitli yöntemlerle stüdyoların üretimlerinin seyirciye ulaşmasını sağlarlar. Büyük gişe getirisi sağlaması beklenen filmlerle birlikte daha az popüler filmleri gösterimcilere dayatmak sık kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntem, yasalarca izin verilmiyor olsa da kanıtlanması güç olduğundan halen geçerlidir. Bu konuda açılan çok sayıda davadan çok azı dağıtımcıların aleyhine sonuçlanmıştır (Donahue 1987: 134, Prindle 1993: 20). Uluslararası pazarda da Hollywood dağıtımcılarının bu yöntemi kullanmaları şikayetlere sebep olmuştur (Segrave 1997: 246). Gösterime girecek filmleri bu şekilde dikte etmek Hollywood stüdyolarına çok önemli bir avantaj sağlar. Stüdyolar, yüksek konseptli (high concept) (4) adı verilen görkemli ve yüksek maliyetli filmlerin gücünü kullanarak daha düşük maliyetli filmlerini gösterime sokabilirler. Örneğin, 1990 da üretilen 155 filmin bütçe dağılımlarını inceleyen Martin Dale, stüdyo başına bir-iki mega bütçeli filmin yanında, maliyeti 5 milyon doların altından başlayan 35 milyon dolara kadar çıkan geniş bir yelpazede filmler üretildiğini belirtir. Tüm bu filmlerin salonlara ulaşabilmesinde stüdyoların dağıtım kanallarını kontrol etmesinin önemli bir rolü vardır (Dale 1997: 26-27). Dağıtım sürecinde, dağıtımcıların, gösterim tarihinin belirlenmesinde bağlı oldukları stüdyoların filmlerini ön planda tutması kaçınılmazdır. Böylelikle stüdyoların ürettiği filmler kendileri için en elverişli dönemlerde seyirci karşısına çıkar. Amerikan bağımsız film yapımcıları, büyük stüdyolara bağlı dağıtımcıların listesine girebilmek için elverişsiz gösterim tarihlerine boyun eğer, stüdyoların en kötü filmleri ile rekabet eder, düşük komisyonlar ve yetersiz bir reklam desteği alırlar. Bu nedenle, dağıtım ağları daha yetersiz de olsa, bağımsız dağıtımcılar ile çalışmayı tercih ederler (Donahue 1987: 113). Yapımdan gösterime bütünleşmiş Hollywood stüdyo sistemi, film yapımının ayakta kalabilmesi için dağıtım sektörünün ne kadar önemli olduğunu gösterir te yedi büyük stüdyodan beşinin başında dağıtım alanından gelen yöneticiler bulunur (Donahue 1987: 192). Hollywood un uluslararası alanda dağıtım kanallarını elinde tutma çabası da yine bunun bir göstergesidir Yeşilçam ın Altın Yıllarında Dağıtım Türk sinemasının üretim rekorları kırdığı 1960 lar ve 1970 lerin başına baktığımızda, sinemamızda bugün eksik olan yapım-dağıtım (ve hatta gösterim) bütünleşmesinin önemini daha da iyi anlarız. Bu yıllarda Türk popüler sinemasında üretim ve dağıtım kendine özgü şekillerde birbirlerini beslemiştir. İstanbul da kendi filmlerinin dağıtımını da yapan büyük yapımcılar, sinema salonları ile senelik anlaşmalar yaparak pazarı kontrol altında tutmuştur. Öte yandan, Anadolu da 1950 li yıllarda yapımcılara bağlı çalışan dağıtımcılar, daha sonra zamanla kendi egemenliklerini kurmuş ve yapım süreci üzerinde söz sahibi olmuştur (Erkılıç 2003: 70). En büyük pazar olan İstanbul da, başlıca sinema salonları, kombin adı verilen sistemde üç 7

8 Selçuk İletişim, 4, 4, 2007 dört yapımeviyle sezonluk anlaşma içindedir. Bu salonlarda yapımcılar bütün sezon boyunca sadece kendi filmlerini gösterirler. Bunu yaparken de riski azaltacak şekilde yüksek ve düşük maliyetli filmleri bir liste halinde sunarlar. Bu sinemalardaki ilk gösterimler filmin çoğu zaman maliyetini çıkarır. Sezonun 36 hafta sürdüğü ve bir filmin çoğunlukla bir, nadiren iki veya üç hafta gösterildiği bu yıllarda, kombin veya ayak sistemi adı verilen bu yapı, yapımcının iyi ve kötü çok sayıda filmi göstermesine olanak verir, riskleri azaltarak yapımcıları ayakta tutar (Kırel 2005: 106). Ayrıca İstanbul daki gösterim, filme Anadolu pazarını da açarak film yapımcılığındaki riskleri azaltır (Evren 1997: 45). Anadolu da ise dağıtım, önceleri bizzat film yapımcılarının görevlendirdiği kişilerce yapılmıştır. Bu kişiler film kopyalarını şehir şehir dolaşıp dağıtmış, bilet satışlarından %50 civarı komisyon toplayarak bunu yapımcı şirkete getirmiştir. Pursantaj ismi verilen bu sistem, 1950 lerden sonra zamanla bölge işletmeciliği sistemine dönüşmüştür (Erkılıç 2003: 69-70). Bölge işletmeciliği sisteminde baskın olan, dağıtımcıdır lerin başında Anadolu da altı bölge bulunmaktadır. Her bölgede film dağıtımı o bölgenin işletmecisi tarafından yapılmaktadır. İşletmeciler aynı zamanda özellikle de yılda bir iki film yapabilen küçük yapımcılar için filmin finansörüdür ve üretim sürecini verdikleri avanslarla büyük ölçüde belirlerler. İşletmeciler çoğu zaman film yapımı sırasında senet vererek karşılığında filmin belli sayıda kopyasını almaya hak kazanırlar. Avans, beklenen gösterim gelirlerinden yapımcıya %40 ile %60 arası bir pay bırakacak şekilde hesaplanır. Gerçekleşen gösterim gelirlerinin çoğu zaman belli olmaması nedeniyle genelde herhangi bir düzeltme yapılmaz, yapımcının eline geçen, istisnalar haricinde, sadece avans olur (Abisel 1994: ). Filmin çok popüler olması ve işletmecinin başta öngörülenden daha çok sayıda kopya istemesi halinde bir ek ödeme söz konusu olabilir (Kırel 2005: 107). Bölge işletmecileri, dönemin başında yapımcılara seyircinin taleplerini sıralar ve bu yönde filmler sipariş ederler. İstenen filmlerle birlikte daha ucuza mal edilen filmler de eklenerek bir liste oluşturulur. Memduh Ün, Hakan Erkılıç ile görüşmesinde bu süreci şu şekilde anlatır:... biz daha evvelden işletmeciyle bir anlaşma yapıyorduk. Ben şu starları oynatacağım, kim tutuluyorsa, Ayhan Işık, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit... Dört film yapacağım bana avans ver. Sen bunun altına kofti filmler alacaksın, listeni yapacaksın. (Erkılıç 2003: 95-96) Kuşkusuz 1970 lerin başına değin devam eden ticari başarının tek sebebi, yapım ile bütünleşmiş dağıtım sistemi değildir. Yabancı filmlerin ithalindeki engeller, rüsum vergisinin Türk filmleri için %25 iken yabancı filmler için %70 lere ulaşması, filmlerini dağıtacak güvenilir aracılar bulamadıkları için kimi yabancı film şirketlerinin Türk pazarından uzak durması gibi öğeler de popüler Türk sinemasının bu dönemde önemli bir üretim sürecine girmesini sağlamıştır (Scognamillo 2001: ). Öte yandan, yapımcıların uzun dönemli düşünmemesi sinemaya sabit yatırımlar yapılmasını engellemiş, koşulların değişmesiyle, 1970 lerin sonundan başlayarak ve özellikle de 1980 lerde seyirci sayısı azalmış, bölge işletmecileri ve salon sahipleri sıkıntılı bir döneme girmiştir. Bölge işletmecilerinin avans vermekte zorlanması, birçok yapımcının sektörden çıkmasına yol açmıştır. Yabancı film şirketlerinin girişiyle, Işığan ın deyişiyle, Türk yapımcılar ile sinema salonları arasındaki tecimsel ilişki kopmuş ve aşağıda daha detaylı tartıştığımız gibi, bu ilişki halen de kurulamamıştır (Işığan 2003: 38) Hollywood Dışı Sinemalarda Dağıtım ve Amerikan Egemenliği Günümüzde dünyanın pek çok ülkesinde, gişede Hollywood filmlerinin egemenliği görülmektedir. Amerikan şirketlerinin uluslararası pazarlara ilgisi çok eskilere dayanır. Sinemanın gücünü fark eden Amerikan hükümeti, Hollywood un yayılmasını desteklemiş ve iç pazarda rekabeti engelleyecek ortaklıklara karşı çıkarken, 1918 de çıkarılan bir yasayla stüdyoların uluslararası alanda işbirliği yapmalarına izin vermiştir (King 2002: 60) larda dış pazarlardan elde edilen gelirlerin iç pazar gelirlerinin üzerine çıkması ve uluslararası pazarın daha da büyümekte oluşu Hollywood un bu pazara olan ilgisini arttırmıştır (Dale 1997: 20, King 2002: 61). Özel TV lerin yaygınlaşması 8

9 Film Endüstrisi ve Dağıtım: 1990 Sonrası Türk Sinemasında Dağıtım Sektörü (5-16) ve çok salonlu sinema sayısının artması da bunda önemli bir rol oynamıştır (Segrave 1997: 243) larda Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) müzakereleri esnasında Hollywood filmlerinin diğer ülkelere girişinin engellenmemesi için ABD hükümeti yoğun çaba göstermiştir. Günümüzde başlıca stüdyolardan Warner Bros, Fox, Columbia Tri-Star kendi başlarına, Paramount ve Universal ise UIP çatısı altında, bir arada, uluslararası dağıtım şirketlerine sahiptir (Miller 2001: 148). Bu şirketler ve temsilcileri dünyanın hemen hemen her ülkesinde film dağıtımını kontrol etmektedirler. Avrupa Birliği ülkelerinde herhangi bir Hollywood stüdyosuyla özel anlaşması bulunmayan büyük bir dağıtımcı yoktur (Lange ve Newman- Baudais 2003: 9). Allen J. Scott, iki büyük Hollywood stüdyosundan aldığı bilgiye dayanarak, bu stüdyoların birçok Avrupa ülkesinin yanı sıra Avustralya, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Brezilya, Meksika, Kanada, Güney Afrika gibi büyük pazarlarda kendi dağıtım şirketlerine sahip olduklarını bildirir. Ayrıca daha küçük pazarlardan Avusturya, Finlandiya, İsrail, Hong Kong, Singapur, Panama ve Peru gibi başka ülkelerde de bu stüdyolar doğrudan dağıtım ağlarını kurmuştur (Scott 2002: 970). Latin Amerika ülkeleri arasında toplam gişe gelirlerinden ulusal sinemanın aldığı payın %16 ile en yüksek olduğu ülkelerden Arjantin sinemasında, 1990 lı yıllarda yabancı dağıtımcılar gösterime giren filmlerin %80 ini dağıtmaktaydılar (Hudson 2000: 48) Asya da Japonya dan sonra en büyük ikinci pazar olan (5) Güney Kore de, Türkiye ye benzer şekilde 1985 ve 1987 yıllarında yapılan düzenlemelerle büyük Hollywood stüdyolarının sahip olduğu dağıtım şirketlerine doğrudan dağıtım imkanı verilmiş, kotalar gibi önlemlere rağmen çok kısa sürede gişe gelirinin %80 i bu şirketlerin eline geçmiştir. Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi, Güney Kore de de pazar Hollywood filmlerine belli bir doygunluk göstermiş ve Hollywood tarzı yerel filmler ön plana çıkmışsa da, Hollywood şirketlerinin bu sefer de bu filmlerin yapımcısı olmak üzere girişimlerde bulunduğu görülür (Rosen 2002: 29-37).(6) Benzer gelişmeler halen film ithalinin ve dağıtımının devlet kontrolünde olduğu Çin de de görülür. Dağıtım sektörünün rekabete açılması ve Hollywood kökenli dağıtımcıların filmlerini doğrudan dağıtabilmesi için ABD nin yoğun çabaları bulunmaktadır (Landreth 2005: 17-22). Asya da istisnai bir konumu bulunan Hindistan ve Hong Kong gibi güçlü ulusal sinemalara sahip pazarlara girebilmek için Hollywood şirketlerinin çabaları sürmektedir. Hindistan da yeni gelişen orta sınıf, Hollywood stüdyoları için önemli bir pazar yaratmakta ve bunlara ulaşmak için yatırımlar devam etmektedir yılında Hindistan 77 si ABD den olmak üzere 118 film ithal etmiştir. Hollywood şirketleri, henüz gişe gelirlerinin %10 kadarını elde etmekte iseler de, özellikle çok salonlu sinemaların çoğalmasıyla giderek güçlenmektedir (Rosen 2002: 24-25). Hollywood stüdyolarının sahip olduğu dağıtım şirketlerinin dağıtım sektörüne doğrudan girmelerinin ulusal sinemalara olumsuz etkisi bulunmaktadır. Avrupa ülkelerinde, stüdyolara ait olan dağıtımcıların listesine girmek için Amerikan filmleri ile yapılan haksız rekabetin örnekleri çoktur. Ekonomist dergisi Amerikan filmlerinin Avrupa ya düşük fiyatla pazarlandığını iddia eder. Örneğin, Fransız seyircisi Fransız filmini benzer Amerikan filmine tercih etmesine rağmen bu filmlerin on kat daha masraflı olması Amerikan filminin egemenliğini yaratır (aktaran Segrave 1997: 272). İngiltere de gişede iyi iş yapan İngiliz yapımı Riff Raff ve İngiliz-Fransız-Alman ortak yapımı Damage filmleri, dağıtımcının isteğiyle çok kısa gösterimlerin ardından yerlerini Amerikan filmlerine bırakmıştır (Miller 2001: 148). Amerikan dağıtım şirketleri, güçlerini 1988 yılında İspanyol El Pais gazetesinin Amerikan filmlerine muhalif tutumuna karşı kullanmaktan çekinmemiştir (Segrave 1997: 269) SONRASINDA TÜRK POPÜLER SİNEMASI VE DAĞITIM lardan Bu Yana Dağıtım Sektörüne Bir Bakış Türkiye de film dağıtım sektörü, 1990 lardan bu yana başlıca üç firmanın hakimiyetinde bulunmaktadır (7). Üç büyük dağıtımcıdan Warner Bros ve UIP, 1987 de çıkan Yabancı Sermaye Kanunu ile yabancı film şirketlerinin 9

10 Selçuk İletişim, 4, 4, 2007 kendi dağıtım şirketlerini kurabilmelerine izin verilmesi ile 1989 da sinema dağıtımına girmişlerdir (8). Üçüncü önemli firma olan Özen Film, 1941 yılından bu yana film ithal etmektedir ve 1990 yılından beri Twentieth Century Fox un Türkiye deki tek dağıtımcısıdır (Eren ile görüşme, ). Tablo 1 de, bu üç büyük şirketin toplam pazar payları ve dağıttıkları Türk filmlerinin sayısı verilmiştir. İlk üç sütunda, bu şirketlerin pazar payları verilmektedir. Pazar paylarında seneler içinde önemli değişiklikler gözlenmektedir lı yıllarda UIP ve Warner Bros önde gitmektedir ların başında UIP %40 civarı bir pazar payına sahip iken, Warner Bros %30 larda, Özen Film ise %20 lerde kalmıştır ların ikinci yarısında Warner Bros öne geçerek en yüksek pazar payına sahip olmuştur yılında ise Türk filmlerinin de etkisiyle Özen Film %34 lük pazar payıyla Warner Bros ve UIP yi geride bırakmıştır. Tablo 1: Türk Sinemasında Üç Büyük Dağıtımcının Pazar Payları ve Dağıtılan Türk Filmi Sayısı ( ) Şirketin Pazar Payı (%) Dağıtılan Türk Filmi Sayısı UIP WB Özen UIP WB Özen Not: yılları arasında yıllık bilgiler sezonun başladığı Ağustos ortasından bir sonraki senenin Ağustos ayına kadar olan dönemleri kapsar. Daha sonraki yıllar için takvim yılı esas alınmıştır. Kaynak: yılları için Erkılıç (2003: Ek 4), yılları için bilgiler Tolga Akıncı tarafından Sinema Gazetesi ( )'nden derlenmiştir (Tolga Akıncı ile görüşme, ). Türk filmlerinin dağıtımı da zamanla değişen bir görünüm sergilemiştir. DİE verilerine göre, toplam seans sayısı içinde yerli filmlerin payı 1984 te %53 ten 1989 da %34 e ve 1994 te %16 ya inmiştir (Işığan 2003: 39). Gösterime çıkan film sayısı yılda arasında değişmiştir. Üç büyük şirketin dağıttığı Türk filmi sayısı, 1990 ların ilk yarısında gösterime çıkan filmin en çok yarısını oluşturur (Tablo 1, 4-6. sütunlar). Tablo 2 de şirketlerin dağıttığı Türk filmlerinin seyirci sayıları ve bunun şirketlerin toplam seyirci sayısı içindeki payı verilmektedir. Burada UIP nin Türk filmi dağıtımından uzak durduğu ve piyasayı Warner Bros ve Özen Film e bıraktığı görülür. Eşkıya filminin gösterime çıktığı sezonuna değin Türk filmlerinin, dağıtımcıların seyirci sayılarındaki payı önemli bir varlık gösteremez (Tablo 2, 4-6. sütunlar) ların ikinci yarısında ise yüksek hasılat sağlayan Türk filmlerinin ortaya çıkmasıyla resim değişmiştir. Bu dönemde Türk filmlerine ilgi göstermeyen UIP nin pazardaki payı azalmış, yüksek hasılat yapan Türk filmlerinin dağıtımını gerçekleştiren Warner Bros öne geçmiştir. Warner Bros un hasılatı içinde Türk filmlerinin payı sezonunda %40, 1998, 1999 ve 2000 de ise %20 civarlarında seyretmiştir. Buradaki potansiyeli ve bir Türk firması olmanın avantajını fark eden Özen Film, 2000 ve 2001 yıllarında Türk filmlerine ağırlık vermiş, toplam seyirci sayısının sırasıyla %41 ve %53 ünü Türk filmlerinden elde 10

11 Film Endüstrisi ve Dağıtım: 1990 Sonrası Türk Sinemasında Dağıtım Sektörü (5-16) etmiştir. Bu sayede Özen Film in bu yıllardaki pazar payı %20 nin üzerinde gerçekleşmiştir. Bu süreç 2001 ekonomik krizi ile kesintiye uğramış, ancak bir iki yıllık aradan sonra 2003 yılından başlayarak Türk filmleri geri dönmüştür. Yüksek gişe gelirlerine ulaşan Türk filmlerinin sayısı artarak toplam seyirci sayısı içindeki pay %40 lara çıkmıştır yılında beş, 2005 yılında ise yedi Türk filmi en çok seyirci çeken 10 film arasına girmiştir (Sinema Gazetesi 2005: 13, 2006: 9). Tablo 2: Türk Sinemasında Üç Büyük Dağıtımcının Dağıttıkları Türk Filmlerinin Seyirci Sayısı ve Bunun Toplam Seyirci Sayıları İçindeki Payı ( ) Dağıtılan Türk Filmleri Seyirci Sayısı Şirketin Toplam Seyirci Sayısı İçinde Türk Filmlerinin Payı (%) UIP WB Özen UIP WB Özen ,881 41, , ,628 44,618 8, ,564, , , , ,899 1,395, , ,105 1,835, , ,101 2,720,907 2,816, ,997,457 3,327, ,142, , ,648 4,764, , ,082,498 7,573,427 2,787, ,173,272 1,638,269 6,797, Not: yılları arasında yıllık bilgiler sezonun başladığı Ağustos ortasından bir sonraki senenin Ağustos ayına kadar olan dönemleri kapsar. Daha sonraki yıllar için takvim yılı esas alınmıştır. Kaynak: yılları için Erkılıç (2003: Ek 4), yılları için bilgiler Tolga Akıncı tarafından Sinema Gazetesi ( )'nden derlenmiştir (Tolga Akıncı ile görüşme, ). Bu gelişmeyle birlikte, Türk yapımcılar yabancı dağıtımcıların egemenliğinden kurtulmaya başlamıştır. Özen Film Türk filmi dağıtımında Warner Bros u geride bırakmış, 2005 yılında Türk filmlerinin şirketin toplam seyirci sayısındaki payı %72 ye ulaşmıştır. AFM, BKM, Plato Film ve Energy Productions, Kenda ismi altında 200 milyar TL sermaye ile kendi dağıtım şirketlerini kurmuşlardır. Bunun bir sonucu olarak 2005 yılında Warner Bros ve UIP nin pazar payı Özen Film in gerisine düşmüştür. Türk filmlerinin dağıtım konusunda Özen Film i tercih etmeleri, Warner Bros ve UIP nin Türk filmi dağıtımında pazarlama faaliyetlerini yapımcıya bırakmaları ve sadece filmin salonlara dağıtımı işini üstlenmeleri ile ilgili olabilir. Rekabet Kurulu nun Warner Bros ile ilgili bir şikayet üzerine yaptığı incelemede, Warner Bros yetkilileri Türk filmleri dağıtımında film kopyalarının çıkarılması ve gösterime gireceği salonların belirlenmesine dahi karışmadıklarını ifade etmişlerdir (9) (Rekabet Kurulu 2005: 6-7) Yabancı Dağıtımcıların Egemenliğinde Dağıtım Yapım İlişkileri Kenda nın kurulduğu 2004 yılına kadar, UIP nin Türk filmlerine ilgi göstermediği göz önüne alınırsa, Türk yapımcıların salonlara ulaşabilmek için Warner Bros ile Özen Film dışında neredeyse hiçbir seçeneklerinin olmadığı görülür. Bu ikili dışında bir dağıtım kanalı seçen Türk filmleri çok kısıtlı sayıda salona ulaşabilmiştir. Türkiye de dağıtımcı firmaların gösterime girecek filmler üzerindeki etkisi büyüktür. Mehmet Açar 1996 yılındaki yazısında, üç büyük şirket ile çalışmayan bir sinema salonunun ayakta kalmasının zor olduğunu söyler 11

12 Selçuk İletişim, 4, 4, 2007 (1996: 1186). UIP ve Warner Bros, gösterim haklarına sahip olduğu çok sayıdaki hit filmin gücünü kullanarak salonlara filmleri dikte etme şansına sahiptir. Bu şirketler salonların programlarını öylesine belirler ki, yabancı film ithalatçısı ve film yapımcısı Umut Sanat, Yüzüklerin Efendisi filmini ithal ettiğinde seyirciye ulaşabilmek için dağıtımı Warner Bros aracılığıyla yapmayı tercih etmiştir (Özertem ile görüşme, ). Salonların tercihlerini kısıtlamak, yasalarla izin verilmese de, uygulamada çok yaygındır. Bir Film in pazarlama müdürü olan Tunç Şahin söz konusu sistemi şu şekilde anlatır: Herhangi bir dağıtım kanalında en çok iş yapan malzemeye sahipsen o dağıtım kanalının kontrol mekanizmalarını da elinde tutarsın... Sinemalar gişe filmlerini mecburen alacakları için [yabancı dağıtımcılar] diğer işe yaramayacak filmlerini de sinemalara dayatıyorlar... Filmlerimiz aynı izleyici sayısıyla bitirse bile aynı süreyi, benim filmim gösterimden çıkar o- nunki devam eder (Şahin 2005/2006: 78). Aynı şekilde film ithalatçısı ve sinema işletmecisi Denk Ajans ın ortaklarından İnci Demirkol da büyük dağıtımcıların hit filmlerin yanında alternatifi olabilecek Avrupa filmlerinden çok daha az iş yapabilecek bile olsa, sıradan Amerikan filmlerini gösterimcilere dayattıklarını onaylar (Ulusay 2005: ). Bu konuda doğal olarak bireysel salon işletmecileri ile salonlar zincirine sahip olan işletmecilerin konumu farklılık gösterir. Türkiye de 2005 sonu itibarıyla 1189 sinema salonu bulunmaktadır. Bunlardan 354 ü altı büyük işletmecinin elindedir (Tablo 3) (10). Bireysel işletmeciler büyük dağıtımcıların öne sürdükleri koşulları çoğu zaman kabul etmek zorunda kalırlar. Bir film çok az seyirci çekiyor bile olsa dağıtımcının isteği üzerine haftalarca gösterimde kalabilir (Pişkin ile görüşme , Kerimoğlu ile görüşme ). Büyük işletmelerin durumu biraz daha farklıdır. Salon sayılarının çok olması ve önemli sayıda seyirciye ulaşmaları nedeniyle dağıtımcılar karşısında daha güçlüdürler. Öte yandan salonlarının boş kalmaması için büyük dağıtımcılara bağımlıdırlar. İşletmeciler ve dağıtımcıların birbirine bağımlı olduğu bu durumda çoğu zaman kararlar her iki tarafı mutlu edecek şekilde alınır ve bunun bir sonucu olarak büyük işletmelerin bireysel işletmecilere göre dağıtımcılardan pek şikayetçi olmadıkları görülür (Kaplangı ile görüşme , Eren ile görüşme ) Tablo 3: Sinema Salon Sayıları ve İşletmeciler Arasında Dağılımı Sinema İşletmecisi Salon Sayısı Toplam İçinde Pay En Büyük %29,8 Sinema Zinciri AFM 140 %11,8 Cinemars & Tepe 67 %5,6 Cinemax Tüze Grubu 66 %5,5 Cinemall 28 %2,4 Özen Film 28 %2,4 Cinecity 25 %2,1 Bireysel İşletmeler 835 %70,2 Türkiye Toplam 1189 %100,00 Kaynak: Akdemir (2006) Yabancı dağıtımcıların uluslararası yapısı ve Hollywood yapımcıları ile organik ilişkileri, programlarını hazırlarken Hollywood filmlerine öncelik vermelerini gerektirir. Bu konuda şirketlerin kendilerinden somut bir bilgi almak mümkün olmamıştır. UIP sorularımızı ile istemiş, ancak şirket stratejilerini açığa vuramayacakları gerekçesiyle cevap vermemiştir (Hopanoğlu ile yazışma ). Warner Bros un Satış Müdürü Ozan Güler, Türk filmlerinin az sayıda olması nedeniyle Türk filmleri ile şirket filmleri arasında bir seçim yapmalarını gerektirecek bir durum olmadığını söylemiştir (Güler ile görüşme ). Sinema kamuoyunda ise bu şirketlerin kararlarının yurtdışındaki ana ofislerden verildiği yönünde bir izlenim vardır (Kurçenli ile görüşme , Pişkin ile görüşme , Kerimoğlu ile görüşme, ). Warner Bros ve UIP portföylerindeki filmlerin önemli bir kısmının aynı zamanda hem yapımcısı hem dağıtımcısıdırlar. Bu filmlerin Amerikan pazarı için yapılması nedeniyle gösterimlerinin marjinal maliyeti oldukça azdır (11). Özellikle de film dağıtımında ö- nemli bir yer tutan pazarlama maliyetleri, filmin aynı zamanda ABD nin de içinde bulun- 12

13 Film Endüstrisi ve Dağıtım: 1990 Sonrası Türk Sinemasında Dağıtım Sektörü (5-16) duğu birçok pazarda gösteriliyor olmasından dolayı görece düşüktür. Bu durumda bir Türk filminin bu filmlere tercih edilmesi, söz konusu filmin çok yüksek gişe geliri vaat etmesi ile mümkün olabilir. Bu tip bir film için bile dağıtım kanallarının kısıtlı olması, yapılan pazarlıklarda yapımcıyı kısıtlar. Her ne kadar dağıtım komisyonu filmler için %10-15 civarında belirleniyor ise de pazarlıklarla belirli bir seyirci sayısından sonra daha aşağı inebilir. Gösterim süresi de pazarlığa tabii konulardandır. Yabancı dağıtımcıların ana merkezin baskısını öne sürebilmeleri ve pazardaki güçlü konumları, Özen Film e göre pazarlıklarda daha az esnek olmalarını getirir (Kurçenli ile görüşme ). Özetle, yabancı dağıtımcılar listelerindeki Amerikan filmlerini bir şekilde gösterime sokmak istediklerinden gişe umudu olan Türk filmlerini bile kısa süre vizyonda tutmaktadır larda ve 2000 lerin başında, bir bakıma Türk sineması kendi ülkesinde yabancı dır, uçlara itilmiştir. Gişe gelirinin paylaşılmasında söz hakkı sınırlıdır, varlığı, yüksek masraflarla üretilen filmlerin başarılı olmalarına bağlıdır. Tüm gücü elinde tutan dağıtımcılar, çok büyük gişe geliri beklemediği filmleri üç beş salona mahkum eder, pazarlama faaliyetlerini kısıtlı olarak gerçekleştirir. Söz konusu durum, Türk filmlerinin seyirciye cazip gelmediği 1990 ların başında önemli bir sorun olmadıysa da, Eşkıya ile başlayarak Türk filmlerinin popülerleşmesi ve salonlara çıkma potansiyellerinin artması şikayetlerin çoğalmasına yol açmıştır. Çok popüler filmlerin bile pazarlık payının düşük olması, yapımcıların dağıtımcıya yüksek ödemeler yapmasına yol açmıştır. Sorun, belli bir ölçüde Özen Film in Türk filmi dağıtımına etkin bir şekilde girmesi ve 2004 yılında, yukarıda da bahsedildiği üzere, bir grup yapımcının da içinde bulunduğu firmaların Kenda adı ile yeni bir dağıtım şirketi kurmaları ile çözülmüştür. Özen Film Vizontele nin dağıtımında Warner Bros un tercih edilmesi üzerine stratejilerini gözden geçirmiş ve bir Türk şirketi olmanın avantajını daha iyi kullanabilmek amacıyla çalışmalarda bulunmuştur. Bu amaçla sektör ile daha yakın birebir ilişkiler kurulmuş, yapım aşamasından gösterime değin Türk filmlerine destekte bulunulmuştur. Eren, bir başka firma ile dağıtım anlaşması yapmış olsa bile yapımcılara kendilerine danıştıklarında yardımcı olduklarını belirtir (Eren ile görüşme ). Sinema salonu sahipleri Özen Film in gösterim süresi açısından Warner Bros ve UIP den daha esnek davrandığını söylerler (Pişkin ile görüşme , Kerimoğlu ile görüşme, ). Kenda nın kurucu ortaklarından AFM nin Genel Müdürü Adnan Akdemir, şirketin Türk filmlerini, özellikle de ortaklar tarafından çekilenleri, en iyi şekilde pazarlamayı amaçladığını belirtir (Akdemir ile görüşme ). Özen Film den Eren e göre, Kenda nın kuruluşundaki önemli etkenlerden birisi, Yılmaz Erdoğan ın dağıtımcılara ödenen paraların farkına varmasıdır. Ne var ki, piyasada Kenda nın şu andaki film dağıtım sayısı ile ayakta kalmasının zor olduğu düşünülmektedir (Kurçenli ile görüşme , Eren ile görüşme ). Chantier Films in Genel Müdürü Metin Anter de dağıtımcıların ellerindeki gücün, dağıttıkları film sayısı ile ilişkili olduğunu ileri sürer (Anter ile görüşme ). Zaman zaman çok iddialı, popüler filmler de ithal eden Umut Sanat, ithal ettiği bazı filmleri günümüzde Özen Film aracılığıyla dağıtmayı tercih etmektedir (Özertem ile görüşme ). SONUÇ Bu makalede dağıtım-yapım bütünleşmesinin önemi örneklerle ele alınmakta ve Türk popüler sinemasında son yirmi yılda dağıtım sektörünün durumu incelenmektedir. Hollywood ve Yeşilçam örneklerinin gösterdiği gibi, üretken bir film endüstrisi ancak dağıtım kanallarına sahip olunduğunda mümkündür. Nitekim Hollywood kökenli dağıtımcıların elinde kalan Türk sineması, 1990 larda büyük bir çöküş yaşamış, halen de çekilen film sayısı açısından bu çöküşten kurtulamamıştır. Son yıllardaki atılıma bu açıdan baktığımızda, kalıcı bir başarının dağıtım ayağının da güçlenmesi ile mümkün olacağı açıktır. Özen Film in Türk filmlerine ilgi göstermeye başlaması ve daha da önemlisi, Türk sinemasında yapım ve gösterim sektöründen şirketlerin bir 13

14 Selçuk İletişim, 4, 4, 2007 araya gelerek dağıtım işine girmesi Türk popüler sinemasının geleceği için umut verici gelişmelerdir. Türk popüler sineması kendisine bir seyirci kitlesi oluşturabilir ve dağıtım ağlarını daha da geliştirebilirse, yabancı firmaların elindeki dağıtımcıların hegemonyasından kurtulup kendi varlığını sağlamlaştırabilir yılında Kenda nın kurulması ve Özen Film in Türk filmleriyle ilgilenmesi umut verici ise de yerli film üretimi ile bütünleşmiş bir dağıtım kanalının oluşması, ancak yerli film üretiminin bu dağıtımcıyı bütün bir yılı programlayabilecek bir film üretimi ile desteklemesiyle mümkündür. Bir dağıtımcının sektörde varlık gösterebilmesi için, her yıl yüksek hasılatlı filmlerin de içinde bulunduğu yaklaşık filmi dağıtabilmesi gerekmektedir (Rekabet Kurulu 2005: 3). Bu rakamlara ulaşamayan bir dağıtımcı, programını Amerikan filmleriyle desteklemek durumunda kalacak, bu da bir süre sonra onun dağıtım kararlarında yabancı yapımları göz önünde tutmasına yol açacaktır. Örneğin, Türk filmi dağıtan Özen Film in yerli bir dağıtımcı olmasına rağmen, yabancı yapımcılarla ilişkileri gösterime sokacağı filmler ile ilgili kararlarını etkiler. Yabancı firmalarla yapılmış anlaşmaların devamlılığı için kağıt üstünde değilse de uygulamada belli sayıda yabancı film gösterme zorunluluğu bulunmaktadır. Üretim için dağıtım, dağıtım için üretim gerekliliği ikilemi, göründüğü kadar umutsuz bir durum olmayabilir. Her iki alanda gelişmenin derece derece gerçekleşebilmesi mümkündür ve şu anda görülen manzara da budur. Söz konusu gelişmenin bir ayağı, ticari film yapımcılarının dağıtım işine girmeleridir. Kenda Film, bu yönde bir ilerlemedir. Ancak üretimin kısıtlı olması nedeniyle, dağıttığı film sayısı açısından üç büyük dağıtımcının arasına girmesi şu ana kadar mümkün olmamıştır. Zira şirket bütün Türk filmlerinin dağıtımını üstleniyor olsa bile, tek salonlu bir sinemanın bile yıllık programını doldurması oldukça zordur. Bu noktada gerekli olan, dağıtım kanallarındaki rahatlama ile Türk sinemasının üretim kapasitesini arttırmasıdır. Özen Film ve Kenda nın dağıtım ağlarından yararlanabilecek çok yüksek bütçeli olmayan, ancak sıradan Amerikan filmleriyle rekabet edebilecek filmler üretilebilmelidir nın ilk döneminde sinema salonlarında sık sık boy gösteren korku filmleri (Dabbe, Gen) buna bir örnek oluşturabilir. Gerek Özen filmin sahip olduğu 28 salon gerek Kenda nın ortaklarından AFM tarafından işletilen 140 salon (toplam salonların %11.8 i) bu tip filmlerin seyirciyle buluşmasını kolaylaştıracaktır (Akdemir 2006). Büyük bütçeli filmler büyük riskler demektir ve uzun dönemde sadece bu tip filmlerle varlığını sürdürmek oldukça zordur. Son dönemde Kenda nın Hokkabaz filminden beklediğini bulamaması ve Özen Film in Eve Giden Yol ile uğradığı hayal kırıklığı Türk filmlerinin geleceği ile ilgili kuşkular doğurmaya başlamıştır. Kuşkusuz üretim kadar talep de çok önemlidir. Türk filmlerinin belli bir seyircisi bulunduğu, son dönemdeki popüler filmlerle ortaya çıkmıştır. Önemli olan, Türk filminin seyircisinin bir yıl boyunca gösterilecek olsa Türk filmlerine gitmeye devam edip etmeyeceğidir. Bu sorunun cevabını da ancak zaman gösterecektir. Amerikan sinemasının özellikle de uluslararası piyasalarda ilgi çekecek hit filmler üretmekte çok başarılı olamadığı son bir-iki senede yakalanan fırsat iyi kullanılmalıdır. SONNOTLAR (1) Franco Moretti, yıllarını kapsayan çalışmasında veri bulabildiği 25 ülkede en çok seyirci çeken on filmi ele almış ve Hong Kong dışında bütün ülkelerde bu filmlerin % 75 ila % 90 ının Hollywood filmleri olduğunu bulmuştur (2001: 90). (2) 1980 lerde Hollywood stüdyolarının gelirleri içinde sinema salonlarının payı % 80 iken, 1993 te bu rakam % 25 e inmiştir. Gelirlerin % 75 i TV ve video pazarından gelmekte, ancak bu pazarlardaki başarı, büyük oranda sinema salonlarındaki başarı ile bağlantılıdır (Segrave 1997: 238). (3) Blockbuster kavramı gişede iyi iş yapan genelde 100 milyon dolardan fazla hasılat getiren- filmler için kullanılır. (4) Yüksek konseptli, büyük starlara, görselişitsel efektlere ve çoğu zaman aksiyon yüklü basit bir öyküye dayanan, kolay pazarlanabilen filmler için kullanılan bir deyimdir. 14

15 Film Endüstrisi ve Dağıtım: 1990 Sonrası Türk Sinemasında Dağıtım Sektörü (5-16) (5) Hindistan ve Çin büyük nüfuslarıyla daha önemli gibi gözükse de, bu ülkelerde bilet fiyatlarının ucuz olması gişe gelirlerinin görece daha düşük olmasını getirir. (6) Stanley Rosen, Güney Kore deki başarının geçici olabileceğine dikkat çeker, zira birkaç filmin başarısı ile endüstriye yönelen yatırımcılar daha sonraki başarısızlıkları takiben endüstriyi terk etmiştir (2002: 42-43). (7) Nejat Ulusay, yılları arasında faaliyette bulunmuş Hollywood dışı filmler dağıtan 17 bağımsız dağıtım şirketi saptamıştır: Sır Film, İrfan Film, Belge Film, Ankara Sinema Kültürü Derneği, Fono Film, Avşar Film, Medyavizyon, Bir Film, Umut Sanat, Pi Film, Denk Sinema, New Film International Turkey, Monad Film, Gün İzi Music Production, Pinema, Filma, Minema Medya, Chantier Films, TMC Film Müzik, Standard Film, A Film Arcan Ticaret, Film Pop, Melik Film, İstanbul Film Ajansı, Barbar Film, Murat Film, PRA Films (Ulusay 2005: ). (8) Warner Bros, Türkiye de kendi filmleriyle birlikte Columbia ve Tri Star Pictures (şimdiki adıyla Sony Pictures, y.n.), UIP ise MGM, United Artists, Paramount, Universal, Walt Disney, Touchstone ve Dream Works şirketlerinin filmlerinin dağıtımını üstlenmiştir (Ulusay 2004: 111). (9) Sözkonusu şikayet, G.O.R.A filminin Atlantis Sineması na dağıtılmaması ile ilgilidir. Atlantis Sineması talepte bulunduğu ve fragmanını aldığı halde, filmi kendisine göndermediği için Warner Bros u Rekabet Kurulu na şikayet etmiştir. Kurul ise salon seçiminin yapımcı firma Kenda tarafından yapıldığını, dolayısıyla Warner Bros un sorumlu bulunmadığına karar vermiştir. (10) TÜİK verilerine göre 2003 yılı itibarı ile sinema salonlarının ¼ ü, koltuk sayılarının ise 1/3 ünden fazlası İstanbul da bulunmaktadır (http://tüik.gov.tr). (11) Yabancı filmlerin altyazıyla gösterilmesi bu maliyeti daha da azaltır. Segrave e göre dublaj masrafı, Avrupa ülkelerinde 30 ile 55 bin dolar arasında değişirken, altyazı masrafı film başına 2 ile 6 bin dolar arasıdır (1997: 240). KAYNAKLAR Abisel N (1994) Türk Sineması Üzerine Yazılar, İmge Kitabevi, Ankara. Açar M (1996) Türk Sinemasında Amerikan Hakimiyeti, Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi, İletişim Yayınları, İstanbul, 14: Akdemir A (2006) AFM Sinemaları, Türk Film Araştırmalarında Yeni Yönelimler Konferansı VII: Sinema ve Para, , İstanbul. Allen R C ve Gomery D (1985) Film History: Theory and Practice, McGraw Hill, Inc., New York. Dale M (1997) The Movie Game, Biddles Ltd, Guilford and King s Lynn, London. Donahue S M (1987) American Film Distribution: The Changing Marketplace, UMI Research Press, Ann Arbor. Erkılıç H (2003) Türk Sinemasının Ekonomik Yapısı ve Bu Yapının Sinemamıza Etkileri, Doktora Tezi, Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enst, İstanbul. Evren B (1997) Değişimin Dönemecinde Türk Sineması, Antrakt Yayınları, İstanbul. Hudson P (2000) Foreign Distribs Caught Coin at Argentine B.O. in 99, Variety, 378 (6), 48. Işığan İ A (2003) 1970 lerden 1990 lara Türkiye de Sinema Endüstrisi, Yeni Film, 2, Kırel S (2005) Yeşilçam Öykü Sineması, Babil Yayınları, İstanbul. King G (2002) New Hollywood Cinema, Columbia University Pres, New York. Landreth J (2005) Taking the Long View, Hollywood Reporter, 390, Lange A (2003) The Financial Situation of the Various Branches of the European Union Audiovisual Industry, European Audiovisual Observatory,www.obs.coe.int/online_publicati on/expert/taormina_financialsituation.pdf.en. Lange, A ve Newman-Baudais S (2003) The Fragmented Universe of Film Distribution Companies in Europe, European Audiovisual Observatory, publication/expert/filmdistcompanies.pdf.en. 15

16 Selçuk İletişim, 4, 4, 2007 Miller T, Govil M J ve Maxwell R (2001) Global Hollywood, British Film Institute, London. Moretti F (2001) Planet Hollywood, New Left Review, 9, Prindle D F (1993) Risky Business: The Political Economy of Hollywood, Westview Pres, Boulder. Rekabet Kurulu Kararı, rekabet.gov.tr/pdf/ pdf. Rosen S (2002) Hollywood, Globalization and Film Markets in Asia: Lessons for China?, pdf. Scott A J (2002) A New Map of Hollywood: The Production and Distribution of American Motion Pictures, Regional Studies, 36.9, Segrave K (1997) American Films Abroad, McFarland & Company, Inc., Publishers, Jefforson. Sinema Gazetesi, 30 Ocak 12 Şubat 2004, yıl: 15, Sayı: Sinema Gazetesi, 17 Şubat - 23 Şubat 2006, yıl: 17, Sayı: 17. Şahin T ( ) Bir Pazarlama Müdürü Tunç Şahin (söyleşi), Görüntü Sinema, 4, Ulusay N (2004) Globalization and National Film Industries: The Turkish Case, Boğaziçi Journal, 18 (1-2), Ulusay N (2005) Transformation in Turkish Cinema and Eurimages, M G Bek, D Kevin (eds.) Communication Policies in the European Union and Turkey: Market Regulation, Access and Diversity, Ankara University, Ankara, Wilson J M (1998) Inside Hollywood, Writer s Digest Books, Cincinatti. Kişisel Görüşmeler Adnan Akdemir (AFM Sinemaları Genel Müdürü) ile tarihinde yapılan görüşme. Tolga Akıncı (Medyavizyon) ile tarihinde yapılan görüşme. Metin Anter (Chantier Films sahibi ve Genel Müdürü) tarihinde yapılan görüşme Nizam Eren (Özen Film Halkla İlişkiler Müdürü) ile tarihinde yapılan görüşme. Nizam Eren (Özen Film Halkla İlişkiler Müdürü) ile tarihinde yapılan görüşme. Ozan Güler (Warner Bros Satış Müdürü) ile tarihinde yapılan görüşme. Atilla Hopanoğlu (UIP) ile yazışma, Elif Kaplangı (Mars Sinema Pazarlama Müdürü) ile tarihinde yapılan görüşme. Temel Kerimoğlu (Beyoğlu Sineması Müdürü) ile tarihinde yapılan görüşme. Yusuf Kurçenli (Yönetmen) ile tarihinde yapılan görüşme. Tekin Özertem (Umut Sanat Genel Koordinatörü) ile tarihinde yapılan görüşme. Cevdet Pişkin (Atlas Sinemaları Müdürü) ile tarihinde yapılan görüşme. 16

17 SİNEMA ÖLDÜRÜYOR TELEVİZYON DİRİLTİYOR: Türk Sinemasının ve TV Dizilerinin Ağalık Sistemini ve Ağayı Tanımlama Biçimi Meral Serarslan * ÖZET Kitle iletişim araçları, insanların görüşlerinin oluşmasında, var olan görüşlerin pekiştirilmesinde ve dünyayı algılamalarında etkili olmaktadır. Kitle iletişim araçları özellikle kurmacaya dayalı içerikleriyle, gerçekliğin yanılsamalı bir biçimde algılanmasına yol açabilir. Özellikle televizyonun zaman zaman izleyicilere, seçenek olarak görünebilecek yaşam biçimleri ve özlemlerin canlı imgelerini sunduğu da bir gerçek olarak kabul edilmektedir. Kitle iletişim araçlarının gerçekle örtüşmeyen bir dünyayı nasıl kurduğu ve nasıl sunduğu, bu sunumun izleyicilerin algılarını nasıl etkilediği önemlidir. Bu çalışmada Türk sineması ve Türk televizyon dizilerinden seçilen örnek içeriklerle, ağalık sisteminin nasıl sunulduğu incelenmektedir. İnceleme, Türk sinemasından Kibar Feyzo ve Züğürt Ağa filmleri ile Türk televizyonundan Asmalı Konak ve Sıla dizileri üzerinden yapılmıştır. Anahtar sözcükler: Ağa, dizi, film, kitle iletişim, kurmaca, yanılsama. CINEMA IS KILLING TELEVISION IS RESUSCITATING: Identification Style of Aga and Aga System in Turkish Films and Serials ABSTRACT Mass media is effective in establishment and intensifying of human s opinion, as well as in perception of the world. It may cause illusive perception of the truth with its fictions contents. Especially television is sometimes assumed as a server for spectators serving real images of alternative and expected lifestyles. It is of vital importance that how mass media establishes and offers a world that does not coincide with the reality, and how this presentation affects the perceptions of the spectators. In this study, presentation of aga (the title of a feudal lord) system in Turkish films and Turkish television serials was investigated with selected sample contents. Two films, Kibar Feyzo and Zugurt Aga, and two serials, Asmali Konak and Sila were selected as sample productions in the study. Keywords: Aga, serial, film, mass media, fiction, illusion GİRİŞ Kitle iletişim araçlarının gücünün ve etkisinin hangi düzeyde olduğu veya gerçekten bu araçların güce sahip olup olmadığı, varsa gücünü hangi yöntemlerle ve hangi yönde kullandığı medya çalışmalarının ana tartışma konularındandır. Kitle iletişim araçlarının içeriklerinin gücü veya etkileriyle ilgili tartışmalar, haber içerikleri ve reality shov lar üzerinden yapılabileceği gibi sinema filmleri ve TV dizileri üzerinden de yapılabilir. * Yrd. Doç. Dr., Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema filmleri ve TV dizilerinin içerikleri kurmacadır ve kurmaca oldukları da izleyiciler tarafından bilinir. Oysa haber içerikleri ve reality shov lar gerçeğin bir sunumudur. Dolayısıyla her iki tür içeriğin izleyici tarafından algılanma düzlemi farklıdır. Bu açıdan bakıldığında haber içerikleri ve reality shov lara atfedilen gücün ve etkinin daha fazla olduğu veya olması gerektiği düşünülebilir. Ancak, kurmaca içeriklerin de insanların dünyayı algılamalarında ve yorumlamalarında etkili olduğu kabul edilmektedir. Hatta bu etkinin bir takım yanılsamalara yol açtığı da düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, kitle iletişim araçlarının içeriklerinde çok önemli bir yer tutan sinema filmlerinin ve TV dizilerinin izleyiciyi nasıl ve hangi yönde etkilediklerini araştırmak, elde edilen bulgular ışığında, örnek olarak seçilen ürünlerin bir değerlendirmesini yapmaktır. Bu çalışmada, Türk sinemasından Züğürt Ağa ve Kibar Feyzo, Türk özel televizyonlarında ya-

18 Selçuk İletişim, 4, 4, 2007 yınlanmış ve yayınlanmakta olan dizilerden Asmalı Konak ve Sıla örnek ürünler olarak seçilmiştir. Seçilen örnek yapımlar aynı dönem içerisinde gerçekleştirilmiş yapımlar değildir. Filmler, sinema için, diziler televizyon için üretilmiş içeriklerdir. Bu içerikler farklı kitle iletişim araçları için üretilseler de; görsel medya için üretilmeleri ve kurmaca olmaları ortak özellikler olarak değerlendirilmiştir. Örnek yapımların farklı dönemlerden ve farklı kitle iletişim araçlarından seçilmesinin nedeni; ağanın ve ağalık sisteminin sunumunun yapımların gerçekleştirildiği dönemlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını, yine aynı şekilde araçlara göre farklılaşıp farklılaşmadığını görmektir. Çalışmanın amacı doğrultusunda seçilen örneklerin; i. Ağa karakterini ve ağalığı nasıl tanımladıkları, ii. Ağa karakterinin amaçlarını ne olarak gösterdikleri, iii. Ağa karakterinin geçim kaynaklarını nasıl düzenledikleri, iv. Ağa karakterinin sonunu nasıl düzenledikleri araştırılmıştır. Yukarıdaki birimler değerlendirilirken aşağıdaki varsayım kullanılmıştır. Türk sineması ağalığa karşı mesafeli bir tutum içerisindedir, şu veya bu şekilde ağanın, dolayısıyla ağalığın ölümünü istemektedir. Türk televizyonları ise, ağayı ve ağalık sistemini yaşatmayı ister görünmektedir. Çalışmanın evrenini Türk sinemasının ürettiği ağa ve ağalıkla ilgili filmler ile özel televizyonlarda yayınlanan, konusu ağa ve ağalıkla ilgili olan diziler oluşturmaktadır. Ancak evrenin geniş ve araştırmacının olanaklarının sınırlı olması gibi nedenlerle evrenin daraltılması yoluna gidilmiştir. Bu nedenle de iradi olarak Türk sinemasından Züğürt Ağa ve Kibar Feyzo filmleri ile özel televizyon dizilerinden Asmalı Konak ve Sıla bu çalışmanın örneklemi olarak seçilmiştir. Çalışmada, sinema filmlerinin ve TV dizilerinin izleyiciyi nasıl ve hangi yönde etkilediklerini araştırmak amacına hizmet etmesi bakımından literatür taraması yapılmıştır. Literatürden elde edilen bilgiler ışığında filmlerin değerlendirilebilmesi için de, çalışmanın amacının açıklandığı paragrafta belirtilen maddelerin filmlerde ve dizilerde cevapları aranarak çözümleme yapılmıştır.. 1. KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ GÜCÜ VE ETKİSİ Kitle iletişim araçlarının bir takım güçleri olduğu kabul edilirse, bu güçlerine paralel olarak da bir takım etkilerinin olacağı kendiliğinden kabul görecektir. Çalışmanın amacı doğrultusunda bu güçlerin ve etkilerin kısa bir tanımlaması yapılmaya çalışılacaktır. Kitle iletişim araçlarının gücü ve etkisi, görsel kitle iletişim araçları (televizyon ve sinema) açısından düşünülecektir Kitle İletişim Araçlarının Gücü Nereden Kaynaklanıyor? Kitle iletişim araçları, okuyucu, dinleyici ve izleyici olarak nitelendirilen pek çok insana ulaşabilme yeteneğine sahip olduğu için, en önemli iletişim kanalı olma özelliğine sahiptir. Yani kitle iletişim araçları, insanların temel enformasyon ve eğlence kaynağı olarak kabul edilmektedir. Kitle iletişim araçlarının esas gücü, insanların dünya görüşlerini şekillendirebilmesi, düşünce ve fikirlerin temel kaynağı olabilmesi gerçeğinde saklıdır (Burton 1995: 15). Breton a göre kitle iletişim araçları gücünü haberleşme kavramının günümüzde değişen anlamından almaktadır. Artık günümüzde insanlar yaşamak için haberleşmek yerine, haberleşmek için yaşamakta; bu durum özellikle II. Dünya Savaşı ndan sonra medyanın gücünü hızla arttıran bir etken oluşturmaktadır (1992: 181). Burton un sözünü ettiği düşünce ve fikirlerin temel kaynağı olabilme ayrıcalığını, II. Dünya Savaşı ndan sonra hızla yaygınlaşan televizyonun ele geçirdiğini söylemek mümkündür. Kitle iletişim araçlarına güç veren unsurlardan biri de birçok insanın Thomas sendromuna yakalanmış olmasıdır. Bombardier, Thomas sendromunu televizyon izleyicileri açısından 18

19 Sinema Öldürüyor, Televizyon Diriltiyor... (17-27) açıklamakta ve Bu insanlar küçük ekranda gördüklerinin dışındaki her şeyi yok sayıyorlar ve gerçek olarak kabul etmiyorlar demektedir (1992: 193). Bu cümle kitle iletişim araçlarının geneline uygulandığında, eğer bir olay kitle iletişim araçlarında yer bulabilmişse, insanlar tarafından olmuş sayılır sonucuna rahatlıkla ulaşılabilir. Kitle iletişim araçları izleyicilerinin bu türden bir algılamaya sahip olması, bu araçlara tahmin edilenin de ötesinde bir güç kazandırmaktadır. İletişim kavramına atfedilen işlevler de kitle iletişim araçlarına büyük oranda güç vermektedir. İletişim; habercilik, toplumsallaştırma, motivasyon, tartışma ve diyalog, eğitim, kültürel geliştirme, bütünleştirme ve eğlence gibi işlevleri ile toplumu kuran ve onun varlığını sürdüren bir özellik taşımaktadır. (MacBride ve ark., 1993: 15). Çağdaş toplumda kitle iletişim araçlarına da benzer işlevler atfedilmektedir. Bu araçlar, iletişimin taşıyıcısı olarak iletişimin işlevlerini yerine getirir hale gelmiş, neredeyse iletişimin kendisine dönüşmüştür Kitle İletişim Araçları Ne Yönde Etkiliyor? Kitle iletişim araçları birtakım güçlere sahipse birtakım etkilerinin de olduğu düşünülmelidir. Medyanın etkileriyle ilgili olarak günümüze değin birçok kuram geliştirilmiş ve pek çok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar uyarı merkezli, izleyici merkezli ve medya merkezli bakış açılarından yürütülmüştür. Uyarı merkezli bakış açısıyla yapılan etki araştırmaları 1900 lerde başlayıp 1940 lara kadar etkisini sürdürmüştür. Bu araştırmalar kitle iletişim araçlarının güçlü ve ikna edici etkiye sahip oldukları görüşünün oluşmasına ve yaygınlaşmasına yol açmıştır (Gökçe 2006: 133). Ancak Klapper in, 1960 yılında yayınlanan, kitle iletişim araçlarının mevcut düşünce ve duyguları değiştirmekten çok güçlendirdiği yolundaki görüşleri, 1970 lere kadar tartışmalara yön vermiştir. İzleyici merkezli bakış açısıyla yapılan etki araştırmaları kanaat önderleri kavramını ön plana çıkarmış, medyanın bireyleri doğrudan doğruya pek etkilemediği, kanaat önderlerinin süzgecinden geçerek sosyal ilişkiler ağına girdiği görüşü hakim olmuştur. Dolayısıyla medyanın, sosyal ilişkilerde değişime yatkın eğilimler varsa ancak o zaman değişim sürecini etkilediği düşünülmüştür (Gökçe 2006: ). İzleyici merkezli bakış açısıyla yapılan ilk araştırmalar, kitle iletişiminin dolaysız etkilerini ortaya koymada yetersiz kalınca yeni araştırmalara girişilmiş, dinleyici-okuyucu kitlesinin kim olduğu, medyadan faydalanmak için ne yaptığı, ne istediği ve sonuçta ne elde ettiği gibi sorular, araştırmaların odak noktasına yerleşmiştir. İzleyici merkezli araştırmalar çerçevesinde yararlar ve doyumlar yaklaşımı olarak adlandırılan bu araştırmalarla dinleyiciokuyucu kitlesinin birtakım istek ve beklentilerini karşılamak için medyaya yöneldikleri, belirli doyumlara ulaştıkları ve böylece gerginliklerin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır (Gökçe 2006: ). Medya merkezli bakış açısıyla yapılan araştırmalara kadar, geliştirilen model ve yaklaşımların amacı medyanın tutum ve davranışlar üzerindeki etkileri üzerine yoğunlaşmıştır. Günümüzdeki araştırmalar ise medyanın uzun vadeli etkileri üzerinde yoğunlaşmaktadır. Dolayısıyla araştırmalar medya merkezli bakış açılarıyla yapılmaktadır. Medya merkezli bakış açıları içerisinde özellikle yetiştirme varsayımı bu çalışma açısından önemlidir. Yetiştirme varsayımı, kitle iletişim araçları tarafından yapılandırılan temsili gerçekle ilgilenmekte, temsili gerçeğin sosyal gerçeği tanımlamada nasıl bir rol oynadığı sorularına yanıt aramaktadır. Gerbner ve arkadaşları, yaptıkları araştırmalar ve analizlerle; televizyon gerçekliği ile günlük yaşamın gerçekliğini karşılaştırarak üç temel sonuca ulaşmışlardır. Birincisi; çağdaş toplumda, kişileri birbirine bağlayan ve ortak bilinci kuran kültürel ürünler kitle iletişim araçlarından sağlanmaktadır. İkincisi; özellikle televizyon, toplumun bütün katmanlarına girer, tekrarlanan ve yaygın kalıplar yoluyla belli bir dünya görüşünü ortaya atar; bu kalıplar organik bir şekilde birbiriyle ilişkili ve içsel olarak uyumludur. Televizyonun ortaya koyduğu dünya görüşü ılımlılık ve orta yol üzerine kurulmaktadır. Üçüncüsü ise; televizyon toplu- 19

20 Selçuk İletişim, 4, 4, 2007 mun tamamını veya önemli bir bölümünü tam olarak yansıtmaz. Televizyon dünyasında hemen herkes ortalama bir gelirle rahat bir yaşam sürüyor görünmektedir (Erdoğan ve Alemdar 1990: 142). Kitle iletişim araçları, çeşitli görüşleri yansıtmasının, bunları ortaya çıkartıp tutumların oluşmasına katkıda bulunmasının yanı sıra, gerçekliğin yanılsamalı bir biçimde algılanmasına da yol açar. Özellikle televizyonun zaman zaman izleyicilere, seçenek olarak görünebilecek yaşam biçimleri ve özlemlerin canlı imgelerini sunduğu da bir gerçektir. Bu da azınlıkta kalan görüşlerin, karşı kültür değerlerinin meşruluk kazanmasını sağlayabilir (MacBride ve ark., 1993: 17-18). 2. AĞALIK SİSTEMİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ Toprak ağalığı; Toprağa bağlı üretici ortakçılar kitlesi ile tarımsal artığa, çoğu zaman, ayni olarak el koyan toprak sahibi arasındaki ilişkiyi ifade eden kapitalizm öncesi bir emek denetim ve tarımsal üretim organizasyonu formu. (AnaBritannica, C. 21: 103) olarak tanımlanmaktadır. Tanıma göre, üretici ortakçılar (marabalar ya da köylüler) ve artık ürün toprağın sahibinin, yani ağanın mülkiyeti altındadır. Genel olarak ağalık belli bir ekonomik temel üstüne kurulmuş, ama en az onun kadar ö- nemli toplumsal ve siyasal yönleri olan bir ilişkiler ağını içerir. Özellikle devlet gücünün zayıf olduğu, kamusal hizmetlerin halka ulaşamadığı yerlerde ağalık bir toplumsal kurum olarak halkla devlet arasındaki boşluğu doldurur. Halkın ekonomik ve toplumsal bakımdan ağaya bağımlı olması siyasal düzleme de yansır. Özellikle çok partili dönemle birlikte, denetleyebildikleri oy sayısına bağlı olarak ağaların siyasal etkileri önem kazanmıştır (AnaBritannica, C. 21: 103). Toprak ağalığı ve derebeylik, özellikle ülkemizin Doğu ve Güney Doğu illerinde Osmanlı döneminden bu yana varlığını sürdürmektedir. Avcıoğlu, toprak ağalığının ve derebeyliğin özellikle bu illerde yoğun oluşunu, bu bölgedeki illerin geleneksel Osmanlı toprak düzeninin dışında tutulmasına bağlamaktadır (1996: 178). Ancak, ağalığın ve derebeyliğin bu bölgeler dışında söz konusu olmadığını söylemek güçtür. Geleneksel Osmanlı toprak düzeninin geçerli olduğu pek çok ilde de toprak ağalığı söz konusu olmuştur. Günümüze bakıldığında ağalığın Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde aşiret düzeni içerisinde sürdüğü bilinmektedir. Toprak ağalığı ve derebeylik arasında teorik olarak bazı farklar vardır. Bu farklar, bu çalışmada kısa olarak açıklandıktan sonra, ağalık kavramı altında genelleştirilmiştir. Derebeylikler, hükümetçikler olarak düşünülebilir. Bu hükümetçiklerin arazisinde yaşayan köylü, derebeylerinin tebaası sayılır. Toprak ve her türlü üretim aracı da aşiret reislerinin, beylerin ve ağaların mülkiyeti altındadır. Köylünün sahip olduğu herhangi bir şey yoktur, boğaz tokluğuna çalışmaktadır. Derebeyinin arazisi üzerinde çalışan köylü maraba olarak adlandırılır. Maraba mülkiyet sahibi değildir, yetiştirdiği üründen pay alan üreticidir. Köylü, angarya çalışma, vergi ödeme ve üretimden belli bir payı ayırma gibi yükümlülükler altındadır. Derebeyliğin kaynağı zor kullanma ve tahakkümdür (Avcıoğlu 1996: 178). Toprak ağaları, topraksız ya da az toprağı olan köylüyü arazisinde ortakçı ve yarıcı olarak çalıştırır. Ayrıca, ağalar borçlandırma yoluyla köylüyü ekonomik bakımdan bağımlı kılan toprak sahipleridir. Derebeyleri gibi köylüye, angarya, vergi gibi yükümlülükler getirmezler (Avcıoğlu 1996: 179). Zaman içerisinde yaşanan değişimlerle birlikte derebeylik toprak ağalığına dönüşme eğilimine girmiştir lerde pazar ekonomisinin genişlemesi ve tarımda makineleşmenin yaygınlaşmasıyla başlayan dönüşüm süreci geleneksel ilişkileri önemli ölçüde etkilemiş ve ağalık kurumunun giderek çözülmesine yol açmıştır. Ancak yine de özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki illerde, ağayla aşiret üyeleri arasındaki kan bağına dayalı aşiret yapılanması halen varlığını sürdürmektedir. 3. TÜRK SİNEMASININ AĞA KARAKTERİNİ SUNUMU Türk sinemasının ağayı sunum biçimi iki örnek film üzerinden tanımlanmaya çalışılacaktır. 20

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi Erciyes İletişim (ISSN 1308-3198) Sahibi Prof. Dr. Hamza ÇAKIR

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi Erciyes İletişim (ISSN 1308-3198) Sahibi Prof. Dr. Hamza ÇAKIR Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi Erciyes İletişim (ISSN 1308-3198) Sahibi Prof. Dr. Hamza ÇAKIR Yazı İşleri Müdürü / Editör Doç. Dr. Mustafa AKDAĞ Editör Yardımcıları Arş. Gör.

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI

KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI KARŞILIKLI TANIMA ANLAŞMALARI OCAK 2014 GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI AB VE DIŞİLİŞKİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÜCEL KARADİŞ/DAİRE BAŞKANI İÇERİK -Karşılıklı Tanıma Anlaşması (MRA) Nedir? -Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim T.C. Galatasaray Üniversitesi 2004. Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: İrem Kahyaoğlu 2. Doğum Tarihi: 23/05/1986 3. Ünvanı: Öğr. Gör. 4. Öğrenim Durumu: e-posta: iremkahyaoglu@plato.edu.tr Tel: 533 669 37 95 Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010 Adı Soyadı: AYBİKE SERTTAŞ Unvanı: Ph.D Öğrenim Durumu: Doktora ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İletişim 2007- Bilimleri/Radyo Marmara Üniversitesi 2010 Televizyon Yüksek Lisans İletişim Bilimleri/Radyo

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :Mustafa Kara İletişim Bilgileri Adres

ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :Mustafa Kara İletişim Bilgileri Adres EK - 4A ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :Mustafa Kara İletişim Bilgileri Adres :Yalı Mah. Camii Sok. Dragos Sitesi A Blok. D:17 Kat:5 Maltepe /İstanbul Telefon Mail :(0216) 626 10 50 / 2742 :mustafakara@maltepe.edu.tr

Detaylı

5224 SAYILI KANUNA GÖRE SİNEMA FİLMLERİNE DEVLET DESTEĞİ

5224 SAYILI KANUNA GÖRE SİNEMA FİLMLERİNE DEVLET DESTEĞİ İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Yıl:4 Sayı:7 Bahar 2005/1 s.133-137 5224 SAYILI KANUNA GÖRE SİNEMA FİLMLERİNE DEVLET DESTEĞİ Ömer Cüneyt BİNATLI ÖZET Sinema yapımcıları, tüm Dünya

Detaylı

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi

MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi MERCOSUR ÜLKELERİ - Ekonomik Genel Bilgi Başta MERCOSUR Bloğunda yer alan ülkeler olmak üzere, Latin da 1990 lı yılların sonunda ve 2000 li yılların başında oldukça ağır bir şekilde hissedilen ekonomik

Detaylı

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101]

5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] 5.1. Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri [2011/101] KARAR ADI NO E 2011/101 Ulusal Yenilik Sistemi 2023 Yılı Hedefleri ĠLGĠLĠ DĠĞER KARARLA R T...... 2005/201 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sisteminin

Detaylı

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER

Öğrenim Durumu. LİSANS Üniversite. YÜKSEK LİSANS Üniversite. DOKTORA Üniversite Enstitü Öğrenim Alanı Tez Başlığı KİŞİSEL BİLGİLER KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Yavuz ÇOBANOĞLU Doğum Yeri/Doğum Tarihi : İZMİR 25.10.1970 Uyruğu: : T.C. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. Cep Telefonu : E-Posta : yavuzcobanoglu@tunceli.edu.tr Yabancı Dili / Seviyesi

Detaylı

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi)

Brighton Ekolü. Film d'art (yapımevi) Brighton Ekolü İngiliz fotoğrafçı topluluğudur. Superpoze, yakın çekim, kamera hareketleri görülür. Konulu filmler yapmadılar. Görsel efektlere ve hilelere yer verdiler. Film d'art (yapımevi) Ünlü klasik

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ

ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ ALTIN, KIYMETLİ MADEN VE MÜCEVHERAT SEKTÖRÜ T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI RİSK YÖNETİMİ VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EKONOMİK ANALİZ VE DEĞERLENDİRME DAİRESİ 31.12.2013 ANKARA 1 GİRİŞ TANIM Bu bölümde

Detaylı

Sıraselviler Caddesi No: 78/2 Cihangir, Beyoğlu 34433 İstanbul T 0212 244 82 74 F 0212 244 82 50. imre@m3film.com.tr okan@m3film.com.

Sıraselviler Caddesi No: 78/2 Cihangir, Beyoğlu 34433 İstanbul T 0212 244 82 74 F 0212 244 82 50. imre@m3film.com.tr okan@m3film.com. Sıraselviler Caddesi No: 78/2 Cihangir, Beyoğlu 34433 İstanbul T 0212 244 82 74 F 0212 244 82 50 imre@m3film.com.tr okan@m3film.com.tr KİM? Başka Sinema Türkiye de Benzeri Olmayan Bir Sinema Deneyimi

Detaylı

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor!

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Çin ABD savaşı kızışıyor. AB ile TTIP görüşmelerini sürdüren ABD`nin, TPP`yi olumlu sonuçlandırarak, Çin`in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından

Detaylı

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ 1992 SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Cilt IX, Sayı 2, Aralık 2007 Afyon Kocatepe University Journal of Social Sciences Vol. IX, Issue 2, December 2007 Sahibi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ Editörler Prof.

Detaylı

14. New York Türk Film Festivali

14. New York Türk Film Festivali 14. New York Türk Film Festivali Değerli Başvuru Sahibi, Festivalimize göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz. A.B.D. de yapılan tek düzenli Türk Film Festivali olma özelliğini kazanan ve son

Detaylı

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK)

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇİNDE TÜRK FİNANSAL

Detaylı

MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ

MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ MELİKŞAH ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Gen Hukuku Özel Sayısı CİLT: I SAYI: 1 YIL: 2012 HAZİRAN 2012 KAYSERİ SAHİBİ Melikşah Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Detaylı

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM

SİNEMA YÖNETMENİ TANIM TANIM Sinema için oyunlaştırılmış öykü ve romanların (senaryoların) oyuncular tarafından canlandırılması ve oyunun filme alınmasını sağlayan kişidir. A- GÖREVLER - Yazılı metni (senaryoyu) görsel olarak

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü

İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: NEJLA POLAT 2. Ünvanı: Yrd.Doç.Dr. 3. Doğum Tarihi: 01.03.1954 İletişim Bilgileri: Tel. 0216 4002222 / 2976 E-mail : nejla.polat@uskudar.edu.tr 4. Öğrenim Durumu: Derece Lisans

Detaylı

T.C. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi 2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi Final Sınav Programı. Tarih Saat Ders (S-Z) Öğretim Üyesi Bölüm

T.C. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi 2013-2014 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi Final Sınav Programı. Tarih Saat Ders (S-Z) Öğretim Üyesi Bölüm 2013-2014 Eğitim Yılı 1. SINIF 1. ÖĞRETİM 06.01.2014 11:30 Sociology (Z) Prof. Dr. Ali Murat YEL GZT-HİT-RTS 11:30 Introduction to Communication (Z) Yrd. Doç. Dr. İmran DEMİR GZT 11:30 Introduction to

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

1999 yılında Arti Film i devralan, Devrim Arabaları, Kavşak, Nar, Eylül ve İz

1999 yılında Arti Film i devralan, Devrim Arabaları, Kavşak, Nar, Eylül ve İz TÜRKER KORKMAZ: YAPIMCI TÜRKİYE DE GÖRÜNMEZ ADAMDIR 1999 yılında Arti Film i devralan, Devrim Arabaları, Kavşak, Nar, Eylül ve İz (Reç) gibi filmlerin yapımcılığını üstlenen ve aynı zamanda SE-YAP ın Yönetim

Detaylı

13. New York Türk Film Festivali

13. New York Türk Film Festivali 13. New York Türk Film Festivali Değerli Başvuru Sahibi, Festivalimize göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz. A.B.D. de yapılan tek düzenli Türk Film Festivali olma özelliğini kazanan ve son

Detaylı

MORGAN STANLEY GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ENDEKSİ NE BAĞLI ÖZEL BANKACILIK FONU

MORGAN STANLEY GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ENDEKSİ NE BAĞLI ÖZEL BANKACILIK FONU MORGAN STANLEY GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER ENDEKSİ NE BAĞLI ÖZEL BANKACILIK FONU Koruma Amaçlı Şemsiye Fonu na Bağlı % 90 Anapara Koruma Amaçlı B Tipi Özel Bankacılık Morgan Stanley Capital International Emerging

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ 1 ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ Adı ve Soyadı : Sacide VURAL Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/ Program Üniversite Yıl Lisans 1. Eğitim 2. Eğitimde Gazi Eğitim Enstit. Ankara Üniversitesi 1972 1976 Psikolojik

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

KÜRESELLEŞME SÜREciNiN TÜRKİYE'DEKİFiLM DAGITIMINA ETKİLERİ*

KÜRESELLEŞME SÜREciNiN TÜRKİYE'DEKİFiLM DAGITIMINA ETKİLERİ* Kurgu Dergisi S. 21,25 39, 2005 KÜRESELLEŞME SÜREciNiN TÜRKİYE'DEKİFiLM DAGITIMINA ETKİLERİ* Erdal DAGT AŞ Levent YAYLAGÜL Fatma KÜÇÜKKURT... Özet: Bu çalışmanın amacını, küreselleşme sürecinin Türkiye'deki

Detaylı

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86 Buruşuk Ömer Destanı 1900 yılları Türkiye sinden günümüze 100 yıllık süreci konu almaktadır. İstanbul da konakta yaşayan aile ilişkileri örgüsü; arka planında Türkiye de ve dünyada yaşanan toplumsal değişim

Detaylı

3 1 0 2 20 BUĞDAY RAPORU

3 1 0 2 20 BUĞDAY RAPORU 0 1 Dünya buğday üretimi, üretim devlerinden biri olan ABD nin yaklaşık 4 milyon tonluk üretim azalmasına rağmen bu sene ekili alanların ve verimin artmasıyla paralel olarak Ağustos ayı verilerine göre

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Unvan Alan Kurum Yıl Prof. Dr. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Görev Kurum Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Unvan Alan Kurum Yıl Prof. Dr. Doç. Dr. Yrd. Doç. Dr. Görev Kurum Yıl Arş. Gör. Dr. Çiğdem APAYDIN ÖZGEÇMİŞ Adres Akdeniz Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Dumlupınar Bulvarı, Kampus, 07058/ Antalya E-posta cigdemapaydin@akdeniz.edu.tr Telefon 0 242-310 2077 Faks 0 242-2261953

Detaylı

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ NDE BÜYÜK İYİLEŞME

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ NDE BÜYÜK İYİLEŞME AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ NDE BÜYÜK İYİLEŞME 2013 yılında gelişen inşaat ve konut piyasası sayesinde ABD ekonomisi ve özellikle seramik kaplama malzemeleri endüstrisinde ilerleme kaydedilmiştir. Konut

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : Gülnur KAPLAN ESEN 2.Doğum Tarihi : 29 Ekim 1968 3.Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4.Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Mimar Sinan

Detaylı

KÜRESEL PAZARLARA GİRİŞ STRATEJİLERİ LİSANSLAMA, YATIRIM VE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ

KÜRESEL PAZARLARA GİRİŞ STRATEJİLERİ LİSANSLAMA, YATIRIM VE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ VIII. Bölüm KÜRESEL PAZARLARA GİRİŞ STRATEJİLERİ LİSANSLAMA, YATIRIM VE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ Doç. Dr. Olgun Kitapcı Akdeniz Üniversitesi, Pazarlama Bölümü LİSANSLAMA 24.04.2016 2 1 Lisanslama (Licencing)

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Bu deneyime sahip danışmanlar tarafından "size özel" hazırlanacak MEDYAFOBİ eğitimleri için bize medyafobi@medyafobi.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Bu deneyime sahip danışmanlar tarafından size özel hazırlanacak MEDYAFOBİ eğitimleri için bize medyafobi@medyafobi.com adresinden ulaşabilirsiniz. Bir haberci, bir köşe yazarı olaylara nasıl yaklaşır? Bir istihbaratın habere nasıl dönüştüğü, daha sonra "mutfak" olarak adlandırılan Yazı İşleri'nde nasıl ele alındığı ve nasıl "ürün" haline getirilip

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

TARIM, GIDA VE HAYVANCILIK 2023 KONGRESİ

TARIM, GIDA VE HAYVANCILIK 2023 KONGRESİ Türkiye nin Stratejik Vizyonu 2023 Stratejik Lokomotif Sektörler TARIM, GIDA VE HAYVANCILIK 2023 PROGRAM ( TASLAK ) 1. GÜN 8 Mayıs 2014, Perşembe İstanbul Gönen Hotel 09.00-09.30 Kayıt 09.30-10.45 Açılış

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR

TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları. 13 Aralık 2012 İZMİR TEB KOBİ AKADEMİ Tarım Buluşmaları 13 Aralık 2012 İZMİR Hizmetlerimiz 13 Aralık 2012 İZMİR KOBİ Akademi KOBİ lerin yurtiçi ve uluslararası pazarlardaki karlılıklarını ve rekabet güçlerini artırabilecekleri

Detaylı

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME İZSİAD/ GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME Ender YORGANCILAR EBSO Yönetim Kurulu Başkanı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İMALAT SANAYİSİ ÜRETİMİ EN BÜYÜK İLK 15 ÜLKE Türkiye nin %9,2 gibi çok yüksek bir oranda büyüdüğü

Detaylı

2004 yılında 929 milyon Dolar olan değerli maden ve mücevherat ihracatımız, %62 artışla 2008 yılı sonunda 1.5 milyar Dolara ulaşmıştır.

2004 yılında 929 milyon Dolar olan değerli maden ve mücevherat ihracatımız, %62 artışla 2008 yılı sonunda 1.5 milyar Dolara ulaşmıştır. AFRİKA ÜLKELERİNDE MÜCEVHER SEKTÖRÜ İstikrarlı ve sürekli gelişimiyle büyümeye devam eden Türk Mücevherat Sektörü, son yıllarda gösterdiği ivmeyle altın ve mücevher sektörünün dünya genelinde önde gelen

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER İÇİNDEKİLER Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1.Bölüm: TEMEL İŞLETMECİLİK KAVRAM VE TANIMLARI... 2 Giriş... 3 1.1. Temel Kavramlar ve Tanımlar... 3 1.2. İnsan İhtiyaçları... 8 1.3.

Detaylı

12.00 TÜRK DİLİ Okutman Cem Yılmaz Tüm Bölümler B 407 408 409-410 Yrd. Doç. Orhan Çekiç Tüm Bölümler B 407 408 409 410

12.00 TÜRK DİLİ Okutman Cem Yılmaz Tüm Bölümler B 407 408 409-410 Yrd. Doç. Orhan Çekiç Tüm Bölümler B 407 408 409 410 T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ 2014-2015 GÜZ DÖNEMİ FİNAL SINAV TARİHLERİ Saat Dersin Adı Dersin Öğretim Elemanı Bölüm/Sınıf Salon Gözetmen 12 OCAK 2015 PAZARTESİ 09.00 3 D Modelleme Uzman

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Japonya LNG Pazarı İçin Küresel Stratejiler

Japonya LNG Pazarı İçin Küresel Stratejiler Japonya LNG Pazarı İçin Küresel Stratejiler Dursun YILDIZ topraksuenerji-japonya dünyada en büyük LNG ithal eden ülke. 2009 yılında 89 milyar m 3 LNG ithal etti.2035 yılında bu miktarın 112 milyar m 3

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Plato Meslek Yüksekokulu, Kurumsal İşbirlikleri Koordinatörü, Eylül 2012-

Plato Meslek Yüksekokulu, Kurumsal İşbirlikleri Koordinatörü, Eylül 2012- AHU SAMAV UĞURSOY ahusamav@plato.edu.tr Doğum Tarihi ve Yeri : 27 Temmuz 1978, İstanbul Halen Çalıştığı Kurum Adı : Plato Meslek Unvanı : Kurumsal İşbirlikleri Yöneticisi, Halkla ilişkiler ve Tanıtım Program

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

Dünyada ve Türkiye de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları www.pwc.com Dünyada ve Türkiye de Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları İstanbul, Ersun Bayraktaroğlu Türkiye Gayrimenkul Sektör Lideri GYO lar 1995 ten beri hayatımızda Henüz SPK Tebliği yayınlanmadan GYO

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2014 0

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2014 0 Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2014 0 ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜN TANIMI SITC NO : 421.4 ARMONİZE NO : 1509 Türkiye bulunduğu coğrafi konum ve sahip olduğu Akdeniz iklimi özellikleriyle, İtalya, İspanya,

Detaylı

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014

17. UÇAN SÜPÜRGE ULUSLARARASI KADIN FİLMLERİ FESTİVALİ 8-15 Mayıs 2014 A- FESTİVAL ANA SPONSORLUĞU Kapsam: Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali sosyal sorumluluk projelerine önem veren kurum ve kuruluşların desteğiyle 17. yaşına geldi. Festivalimizin ismiyle birlikte anılacak

Detaylı

Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği

Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği Teknoloji Geliştirmede ve Eğitimde Üniversite Sanayi İşbirliği Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Ulusal Ar-Ge Merkezleri Sempozyumu 10-11 Nisan 2012 Adana İçerik Türkiye de Satış dan Ar-Ge

Detaylı

100.YIL ETKİNLİKLERİ KAPSAMINDA HAZIRLANAN FİLM VE AFİŞLER İLE İLGİLİ ODALARDAN GELEN CEVAPLAR

100.YIL ETKİNLİKLERİ KAPSAMINDA HAZIRLANAN FİLM VE AFİŞLER İLE İLGİLİ ODALARDAN GELEN CEVAPLAR 100.YIL ETKİNLİKLERİ KAPSAMINDA HAZIRLANAN FİLM VE AFİŞLER İLE İLGİLİ ODALARDAN GELEN CEVAPLAR (30.04.2008 tarih ve 001-1.521 sayılı genelgemize cevaben) ANTALYA DİŞHEKİMLERİ ODASI Genel Kurul çalışmalarımız

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

SERBEST BÖLGELER, YURTDIŞI YATIRIM VE HİZMETLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

SERBEST BÖLGELER, YURTDIŞI YATIRIM VE HİZMETLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI SERBEST BÖLGELER, YURTDIŞI YATIRIM VE HİZMETLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Mehmet ÇETİK Dış Ticaret Uzmanı 17 Serbest Bölgeler, İthalat Yurtdışı Genel Yatırım Müdürlüğü ve Hizmetler Genel Müdürlüğü

Detaylı

ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ

ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ ATRAXION MAGAZINE MEDYA KİTİ ATRAXION MAGAZINE GENEL İÇERİK Dünyadan ve ülkemizden eğlence, park, aktivite endüstrisine yönelik sektör haberleri, pazarı etkileyen gündem başlıkları, etkinlikler, yenilikler,

Detaylı

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü

İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İzmir Ekonomi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ GÖRSEL İLETİŞİM TASARIMI BÖLÜMÜ Günün Menüsü Görsel İletişim Tasarımı nedir? Görsel İletişim Tasarımcısı ne yapar?

Detaylı

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U)

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) 1 KISA

Detaylı

Harvard Business Review Dergisi, Türkiye de Türkçe içeriği ile 1 EKİM 2012 den beri raflarda yerini alıyor.

Harvard Business Review Dergisi, Türkiye de Türkçe içeriği ile 1 EKİM 2012 den beri raflarda yerini alıyor. Harvard Business Review Dergisi, Türkiye de Türkçe içeriği ile 1 EKİM 2012 den beri raflarda yerini alıyor. 1922 den beri dünyanın pek çok ülkesinde, farklı edisyonları ile milyonlarca okura ulaşan Harvard

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları

Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Dünyada ve Türkiye de Doğrudan yabancı Sermaye Yatırımları Uluslararası sermaye hareketleri temel olarak kalkınma amaçlı, hibe ve kredi şeklindeki resmi sermaye hareketleri ile özel sermaye hareketlerinden

Detaylı

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ TANIM Haber kaynakları ile ilişki kurarak sürekli haber toplayan, gerektiğinde olayları yerinde izleyen, haberi yazılı veya sözlü olarak bağlı bulunduğu radyo veya televizyon kurumuna ileten kişidir. A-

Detaylı

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013 TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ Tutundurma, mal ya da hizmetleri satışını arttırabilmek için, alıcıları satın almaya ikna edebilmeye yönelik satıcı tarafından başlatılan tüm çabaların koordinasyonu

Detaylı

5. Akademik Unvanlar ÖZGEÇMİŞ

5. Akademik Unvanlar ÖZGEÇMİŞ ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Aslı GÜNGÖR 2. Doğum Tarihi : 17 Şubat 1975 3. Unvanı : Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Arel Üniversitesi Derece Alan Üniversite Yıl Doktora Radyo-TV

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 HABER PORTALINIZ www.kibrisgenctv.com Kıbrıs ta Birinci, Akdeniz de bir inci 90.0* 96.6 Mağusa Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 Birinci Medya Reklam Birinci Medya

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007

ÖZGEÇMİŞ. İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım İstanbul Ü. 2007 ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı : Gülnur KAPLAN ESEN 2.Doğum Tarihi : 29 Ekim 1968 3.Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4.Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Mimar Sinan

Detaylı

Basın Sohbet Toplantısı. 14 Temmuz 2009, İstanbul

Basın Sohbet Toplantısı. 14 Temmuz 2009, İstanbul Basın Sohbet Toplantısı 14 Temmuz 2009, İstanbul Kuruluş : 7 Ocak 2009 Internet Adresi : www.tuyid.org Posta Adresi : Nispetiye Cad. Levent İşhanı No: 6/2 34330 Levent - İstanbul Telefon : (212) 278 30

Detaylı

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy,

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy, Billy (Vince Vaughn) ve Nick (Owen Wilson) dijital dünyaya yeni adım atan iki eski kafalı satışçıdır. Senelerdir emek verdikleri şirketin artık teknoloji karşısında ayakta duramaması nedeniyle kapatılması,

Detaylı

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

ALTIN MÜCEVHERAT. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi ALTIN MÜCEVHERAT Türk altın mücevherat üretim geleneği çok eskilere dayanmaktadır.

Detaylı

ELEKTRONİK DERGİNİN AVANTAJLARI:

ELEKTRONİK DERGİNİN AVANTAJLARI: ELEKTRONİK DERGİNİN AVANTAJLARI: ("JOURNAL OF SPORTS SCIENCE AND MEDICINE" ÖRNEĞİ ) Prof.Dr. Hakan GÜR * Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Spor Hekimliği ABD., Bursa Son yıllarda klasik bilimsel yayıncılık

Detaylı

Rapor. Toyzeria 2014. Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı. www.toyzeria.com

Rapor. Toyzeria 2014. Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı. www.toyzeria.com Rapor Türkiye ve Orta Doğu nun Çocuk Fuarı www.toyzeria.com Rapor Oyuncak sektörünün Orta Doğu daki merkezi Toyzeria büyüyor Toplam 117 ulusal ve uluslararası katılımcı (2013 de 105) Toyzeria yı 30 Ekim

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Okul Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Okul Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Yelda ÖZKOÇAK 2. Doğum Tarihi : 12.03.1984 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Alan Okul Yıl Lise İletişim Meslek Tuncay Azaphan Anadolu İletişim 2002 Ön

Detaylı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

İKTİSAT (EKONOMİ) ÖĞRETİMİ ÇALIŞTAYI

İKTİSAT (EKONOMİ) ÖĞRETİMİ ÇALIŞTAYI İKTİSAT (EKONOMİ) ÖĞRETİMİ ÇALIŞTAYI YAŞAR ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ EKONOMİ BÖLÜMÜ 27-29 Mart 2015 Düzenleme Komitesi: Prof. Dr. N. Oğuzhan Altay Doç. Dr. Umut Halaç Arş. Gör.

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI ve AKSAM VE PARÇALARI SEKTÖRÜNÜN 2008 YILI DEĞERLENDİRME RAPORU

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI ve AKSAM VE PARÇALARI SEKTÖRÜNÜN 2008 YILI DEĞERLENDİRME RAPORU 1 FİRMA SAYISI : PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI ve AKSAM VE PARÇALARI SEKTÖRÜNÜN 2008 YILI DEĞERLENDİRME RAPORU Barbaros Demirci Genel Sekreter PAGEV / PAGDER PAGEV bilgi bankası kayıtlarına göre,

Detaylı

Türkiye-Meksika. Serbest Ticaret Anlaşması 2. Tur Müzakereleri. 15-16-17 Eylül 2014 Meksika

Türkiye-Meksika. Serbest Ticaret Anlaşması 2. Tur Müzakereleri. 15-16-17 Eylül 2014 Meksika Türkiye-Meksika Serbest Ticaret Anlaşması 2. Tur Müzakereleri 15-16-17 Eylül 2014 Meksika 24 Aralık 2014 Ozan ÖZDEMİR AB Uzman Yardımcısı (İstatistik) Ekonomik ve Teknik İlişkiler Dairesi Avrupa Birliği

Detaylı

We are experts of. workplace culture. GIFTWORK Modelini Anlamak. greatplacetowork.com.tr

We are experts of. workplace culture. GIFTWORK Modelini Anlamak. greatplacetowork.com.tr We are experts of workplace culture GIFTWORK Modelini Anlamak greatplacetowork.com.tr Great Place to Work Hakkında Great Place to Work Enstitüsü bugün dünyada 53 ülkede faaliyet gösteren, 25 Yıldır işletmeleri

Detaylı

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI Övgü PINAR-Nurel KILIÇ Yapı fuarları; mal ve hizmet üreten kuruluşlar ile yine bu sektörde çalışan yöneticiler, mimarlar, mühendisler,

Detaylı

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 HABER PORTALINIZ www.kibrisgenctv.com Kıbrıs ta Birinci, Akdeniz de bir inci 90.0* 96.6 Mağusa Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 Birinci Medya Reklam Markanıza

Detaylı

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013 Türkiye de Üretim Zeytin ağacında periyodisiteden dolayı zeytin üretimi yıllara göre inişli çıkışlı bir grafik izlemekte ve üretime bağlı olarak bir yıl düşük (yok yılı) bir yıl yüksek (var yılı) ürün

Detaylı

2015-2016 URAP TÜRKİYE SIRALAMASI BASIN BİLDİRİSİ 26 EKİM 2015

2015-2016 URAP TÜRKİYE SIRALAMASI BASIN BİLDİRİSİ 26 EKİM 2015 2015-2016 URAP TÜRKİYE SIRALAMASI BASIN BİLDİRİSİ 26 EKİM 2015 ODTÜ Enformatik Enstitüsü bünyesinde yer alan University Ranking by Academic Performance (URAP) Laboratuvarı 2009 yılından bu yana Türkiye

Detaylı

Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA. Yapımcılar ADITYA CHOPRA. Türü Aksiyon. Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL

Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA. Yapımcılar ADITYA CHOPRA. Türü Aksiyon. Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL Yönetmen VIJAY KRISHNA ACHARYA Yapımcılar ADITYA CHOPRA Türü Aksiyon Oyuncular AAMIR KHAN KATRINA KAIF TABRETT BETHELL Yapım Yılı / Süre 2013 / 172 İthalat / Dağıtım Pinema Soluksuz izleyeceğiniz bir Bollywood

Detaylı

ONBİRİNCİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI 03 04 EKİM 2003 SAFRANBOLU

ONBİRİNCİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI 03 04 EKİM 2003 SAFRANBOLU ONBİRİNCİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI 03 04 EKİM 2003 SAFRANBOLU En Sıradan İş Bile, Büyük Başarılar Getirme Potansiyeline Sahiptir. H.Jackson Brown ONBİRİNCİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ DEKANLARI TOPLANTISI

Detaylı