İKİ DÜNYA SAVAŞI ARASINDA ORTADOĞU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İKİ DÜNYA SAVAŞI ARASINDA ORTADOĞU"

Transkript

1 İKİ DÜNYA SAVAŞI ARASINDA ORTADOĞU Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali ÇAKMAK * Özet Ortadoğu XX. Yüzyılın başlarından itibaren büyük olaylara sahne oldu. I. Dünya Savaşı sonunda bölge parçalanarak sömürgeleştirildi. Bu uygulamalar bölgedeki sıkıntıları daha da arttırdı. II. Dünya Savaşı na kadar bölgede; Siyonistlerin Yahudi Devleti kurma gayretleri, emperyal devletlerin burada daha fazla nüfuz elde etme mücadeleleri, bölge halklarının savaş sırasında vaat edilen bağımsız devletlerine kavuşma çabaları yaşanmıştır. Birbirinden tamamen farklı olan bu beklentiler, iki dünya savaşı arasında bölgedeki sıkıntıları daha da attırmıştır. Anahtar Kelimeler: Siyonizm, Petrol, Emperyalizm, Araplar MIDDLE EAST BETWEEN THE TWO WORLD WARS Abstract Middle East has been scene for great events since 20th century. At the end of the first world war region was colonized by breaking to pieces. This enforcements increase the trouble of the region. Until the Second World War on the region,there has been the effort of the Ziyornists for setting up Jewish State, the struggle of the imperialist states to dominance much more, the effort of the region public s to have the commited independent state. This compeletly several expectations increase the trouble of the region much more. Keywords: Zionism, petroleum, imperialism, Arabs * Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Tarih Öğretmenliği ABD Öğretim Üyesi

2 1345 Bölgenin Kısa Tarihi Jeopolitiği Ortadoğu ilk çağlardan beri ""Ön Asya, Batı Asya, Güneybatı Asya" gibi değişik adlarla anılmıştır. I. Dünya Savaşı ndan sonra da bunlara "Yakın doğu ve Ortadoğu" deyimleri eklenmiştir 1. Ortadoğu'nun sınırlarının çizilmesinin zorluğu, bölgenin belirgin bir coğrafi birim olmamasından kaynaklanmaktadır. En dar bakış açısıyla Ortadoğu; Türkiye, İran, Mısır üçgeni ve bu üçgenin içinde kalan ülkeleri kapsar. En geniş bakış açısıyla Ortadoğu; Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birbirine yaklaştığı, Türkiye, İran, Mısır üçgenine komşu olan Müslüman ülkeleri, yani kabaca doğuda Afganistan ile batıda Kuzey Afrika, Sudan, Somali gibi bölgeleri içine alan sahadır. Zaman içinde Batı'nın bölgedeki çıkarları ve müdahalelerinin gelişmesiyle Ortadoğu tanımı değişikliklere uğramıştır 2. Ortadoğu; dünya ticaretine coğrafi konumu ve içinde bulunan Süveyş Kanalı, Basra Körfezi, Çanakkale-İstanbul Boğazları, Akdeniz Limanları gibi önemli suyolları ve onları birbirine bağlayan kara yolları ile yön verebilecek önemli bir bölgedir. Kısacası insanlık tarihinin ve uygarlığın adeta beşiği olan Ortadoğu, daha önceki asırlarda olduğu gibi, XX. yüzyılda da dünyanın en önemli bölgelerinden biri olma özelliğini sürdürmüştür 3. Ekonomik, politik ve askeri yönden Ortadoğu'yu bu kadar önemli yapan başka etkenler de vardır. Şöyle ki: Ortadoğu dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahiptir. Buradaki petrollerin kaliteli ve maliyetinin ucuz olması, XX. yüzyıldan itibaren bölgenin öneminin en hayati cihetini teşkil etmiştir. Bölge, insanlığın var oluşundan beri tarihin kaydettiği en eski ve en önemli uygarlık merkezi olma özelliğine sahiptir. Tek tanrılı üç dinin doğuş yeri buradadır. Kudüs şehri üç din içinde kutsal sayılan bir şehirdir. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birleştiği yer olup, bu kıtalar arasındaki geçiş yollarının tamamı Ortadoğu toprakları üzerindedir 4. 1 Rıfat Uçarol, Siyasi Tarih, S. 439, İstanbul Oral Sander, Siyasi Tarih, , S. 66, Ankara Mehmet Kocaoğlu, Uluslar Arası İlişkiler Işığında Ortadoğu, S. 68, Ankara M. Selim Akdoğan, 36. Paralel ve Ortadoğu, S. 10, İstanbul 1995.

3 1346 İran hariç Ortadoğu topraklarının tamamı I. Dünya Savaşı'na kadar, Osmanlı Devleti'nin fiili ve hukuki yönden egemenliği altındaydı. XIX. yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti'nin zayıflamaya başlamasıyla bu bölge; başta İngiltere, Fransa, Rusya sonra da Almanya ve İtalya olmak üzere büyük devletlerin siyasi, ekonomik ve kültürel egemenlikler kurmak için çalıştıkları kritik bir alan haline gelmeye başladı. Bu devletler bölgede üstünlük kurmak için kendi aralarında kıyasıya bir mücadeleye girdiler. XVIII. yüzyıldan itibaren Akdeniz'e inebilmenin yollarını arayan Rusya'ya karşı diğer Batılı emperyalist devletler ya tek başlarına ya da ittifak kurarak bir set çekmeye çalıştılar. Bunda da oldukça başarılı oldular. Osmanlı Devleti ise büyük devletlerin aralarındaki bu rekabetten yaralanarak bir denge politikası içinde varlığını sürdürmeye çalıştı. Ancak XX. yüzyılın başlarında dünya siyasetinde meydana gelen gelişmelerin sonucunda İngiltere, Fransa ve Rusya'nın bir blok içinde birleşmeleri ve Osmanlı Devleti nin de bunların karşısındaki blokta yer alarak I. Dünya Savaşına katılması, savaşın bitiminde imparatorluğun siyasi hayatının sona ermesine neden oldu. Bu da Ortadoğu'da yeni bir statünün kurulmasına yol açtı 5. Osmanlı Devleti'nin Birinci Dünya Savaşına katılmasından sonra İngiltere, Fransa ve Çarlık Rusya sı aralarında yaptıkları gizli anlaşmalarla, ona ait Ortadoğu topraklarını paylaşmışlardı. Bu anlaşmaların en bilineni ve Ortadoğu'yu ilgilendireni Sykes - Picot Anlaşmasıdır. Bu anlaşmaya göre Osmanlı Devleti nin Ortadoğu toprakları, İngiliz hükümeti adına Mark Sykes ile Fransa hükümeti adına Georges Picot tarafından 16 Mayıs 1916 tarihli gizli antlaşma ile paylaşılmıştır. Buna göre Suriye, Lübnan ve Kilikya bölgelerini Fransa; Ürdün, Irak ve Kuzey Filistin'i İngiltere alacaktı. Filistin'in geriye kalan topraklarında uluslar arası bir rejim ve sınırları belli olmayan bir Arap devleti kurulacaktı. Sykes Picot Anlaşması İngiltere'nin Ortadoğu'daki ikiyüzlü politikasını gözler önüne sermektedir. İngiltere, daha önce Mısır'daki yüksek komiseri McMahon aracılığıyla Mekke Şerifi Hüseyin le, şimdi İngiltere ve Fransa arasında paylaşılmış bulunan topraklar üzerinde bir Arap krallığın kurulması yönünde anlaşma yapmıştır. Bu anlaşma, o döneme ait Hüseyin - McMahon yazışmaları olarak bilinen bir 5 Uçarol, a.g.e., S. 440.

4 1347 dizi mektuptan kolayca izlenebilir 6. Yazışmalar 1915 Temmuz'unda başlamış, 1916 Şubat'ına kadar sürmüştür. Savaştan sonra McMahon'un mektupları, Arap milliyetçilerinin, İngiltere'yi kendi davalarına ihanet etmekle suçlarken kullandıkları başlıca belgeler olmuştur. Şerif Hüseyin'in amacı Osmanlı İmparatorluğu'nun bütün Arap eyaletlerinde yaşayan Arapların bağımsızlığı için İngiltere'nin yardımını sağlamaktı. McMahon' un mektuplarının en önemlisi 24 Ekim 1915 tarihli ikinci mektuptur. Bu mektupla İngiltere'nin Şerife istediği bütün bölgelerde Arap bağımsızlık hareketini destekleyeceğine dair söz verdiği görülüyor, ancak bazı istisnaların kabulü şart koşuluyordu. Bu mektuplaşmalardan sonra Hüseyin 10 Haziran 1916'da isyan bayrağını açtı ve Mekke'yi buradaki küçük Türk birliğinin elinden aldı. 2 Kasım 1916'da Şerif Hüseyin, onu izleyenler tarafından "Arap ülkeleri kralı" ilan ediidi ise de, Fransa ve İngiltere tarafından tanınmadı. Sonunda bir uzlaşmaya varılarak Hüseyin 1917 Ocak'ında Hicaz kralı ilan edildi. Sykes - Picot antlaşmasının ortaya koyduğu bu tablodan hemen önce İngilizler, Ortadoğu politikası hakkında bir açıklama yapmışlardı. Balfour Deklarasyonu olarak bilinen bu açıklama, İngiliz Dışişleri Bakanı nın, ileri gelen İngiliz Yahudilerinden olan Lord Rotchield'e yazdığı mektuptur. Bu mektupta İngiliz bakan, Filistin'de Yahudiler için bir "ulusal yurt" kurulması çabasının İngiliz hükümeti tarafından destekleneceğini belirtmişti. İngiliz Dışişleri Bakanı nı böyle bir mektup yazmaya iten en önemli neden, topraklarında çok sayıda ve etkili olan Yahudi'nin yaşamakta olduğu ABD'nin sempatisini kazanmak ve Almanya'ya karşı yürütülen savaşa kendi yanında katılmasını sağlamaktı 7. Fransa ve ABD nin Balfour Deklarasyonu'nu desteklediğini açıklamasıyla Siyonizm'in kaderi İtilaf devletlerinin savaş davasıyla birleştirilmiş oldu. Balfour Deklarasyonu nu öğrene Kral Hüseyin bir açıklama istedi. İngiliz hükümeti yaptığı açıklamada Yahudi devletinden hiç söz etmedi. Aslında Kral Hüseyin o kadar zayıftı ki 6 Peter Mansfield, Osmanlı Sonrası Türkiye ve Arap Dünyası, S. 46, İstanbul Sami Öngör, Ortadoğu; Siyasi ve İktisadi Coğrafya, S. 95, Ankara 1965.

5 1348 İngiltere'nin yaptığı bu açıklamayı kabul etmekten başka çaresi yoktu 8. Fakat 1917'de kendi içinde ihtilal çıkınca Rusya, savaştan çekildi ve savaş yıllarında ortaklarıyla aralarında yaptıkları gizli anlaşmaları açıkladı. ABD savaşa girerken başkanın adıyla anılan 14 maddelik Wilson İlkeleri ini yayınladı. Buna göre; gizli anlaşmalar tanınmayacak Osmanlı Devleti Türklerle meskün topraklarında egemen olacak, Ortadoğu daki Türk topraklarının kaderini ise bu topraklar üzerinde yaşayan insanların kendileri tayin edeceklerdi. Bu yaklaşım, İngiltere ve Fransa'nın bölgeye dair planları ile uyuşmuyordu 9. 7 Kasım 1918'de Fransa ve İngiltere ortak bir deklarasyon yayınlayarak, Ortadoğu ülkelerinde halkların kendi iradelerine dayanan hükümetler ve yönetimler kuracaklarını bildirdiler. Deklarasyon, bu devletlerce zaman kazanmak için ortaya konan bir oyundu. Nitekim savaştan sonra ABD kendi içine kapanınca iki devlet Nisan 1920 de toplanan San Remo Konferansı nda Ortadoğu'yu kendi aralarında tekrar paylaştılar. Ayrıca 10 Ağustos 1920 tarihli Sevr Antlaşmasıyla Anadolu'da her devlet için güvenlik bahanesiyle işgal bölgeleri oluşturarak buraları ele geçirmeye başladılar. Böylece Osmanlı Devleti nin elinden zorla alınan Ortadoğu toprakları Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra galip devletlerin egemenliği altına girmiş oldu. İtilaf devletler kendi istedikleri toprakları ele geçirmekle, Wilson ilkelerinden "galip devletler tarafından toprak ilhakının yapılmaması" ilkesi arasında görünürde bir orta yol arayarak "Manda Yönetimi" sistemini ortaya çıkardılar ve bunu Ortadoğu'da uygulamak üzere harekete geçtiler 10. Arap ülkeleri manda bölgeleri ilan edildi. Diğer taraftan bazı Arap liderleri ise İngiltere, Fransa gibi iki sömürgeci devletin sözlerine inanarak bağımsızlıklarının verilmesini beklediler. Manda ise daha önceleri kullanılan "nüfuz sahasının kibarca dolambaçlı biçimde ifade edilmesiydi Mansfield, a.g.e., S Ekrem Memiş, Nuri Köstüklü; Tarih Boyunca Ortadoğu-Anadolu İlişkileri, S. 40, Konya Uçarol, a.g.e., S. 44l. 11 Gustave Edmund Van Grunebaum; İslamiyet 3. Kitap Osmanlı Devletinin Kuruluşundan Günümüze Kadar, S. 158, İstanbul 1993.

6 1349 Arap dünyasında milliyetçiliğin tanımını yapmak son derece zordur. Bunun temel nedeni, aile ve mezhep bağlılığı gibi birincil toplumsal bağların çok güçlü olmasıdır. Arap milliyetçiliği, Arap insanına yeni bir benlik kazandırmak çabası olarak düşünülebilir. Araplar etnik bağları, dili, gelenekleri ve dini içeren ortak geçmişlerinden güç almak istemekte, dünyada olanlardan her Arabın benzer biçimde etkilenmesini bekleyen ortak bir geleceğe bakmaktadırlar. Bu milliyetçiliğin belirgin ortak davranış biçimi ise; ulusal bağımsızlıktı 12. Ama Araplar bu amaçlarını gerçekleştirmede başarılı olamadı. Yani Osmanlı Devleti idaresinden ayrılan Arapların yaşadığı Irak, Suriye, Lübnan, Ürdün gibi ülkelerin sınırları bile Batılı devletler tarafından çizildi 13. Bölgede yeni bir siyasi harita ve statü ortaya çıktı. Ortadoğu'nun büyük bir bölümünde dört yüzyıldır süren Osmanlı düzenin çöküşüyle yeni bir dönem başlamış oldu. Bu coğrafyada görev yapan idarecilerinin titiz ve samimi çalışmaları üzerine Osmanlılar bölgede ayakta kalabilen politik yapı ve işleyen bir sistem kurmuşlardı 14. I. Dünya Savaşı nın ardından galip devletlerin bu müdahalesi sonucu bölge dünyanın en sıkıntılı yerlerinden biri haline geldi. Bu olayların ardından Araplar, bir Yahudi devleti talebi ile ağır bir Siyonist baskı altına alındı. Ayrıca bölge ülkelerinin yöneticileri ve halkları büyük güçler tarafından birbirlerine karşı sistematik bir kışkırtma politikaları ve provokasyonlarına maruz kaldı. Oluşturdukları gerilim ortamı ile sömürü düzenlerinin temelini oluşturan bu devletler, bölgenin en önemli tabii zenginliği olan petrolü tamamen kendi kontrolleri altına aldılar. Bununla yetinmeyerek kendi kontrollerindeki idarecilerle oluşturdukları yapay devletlere sattıkları silahlarla servetlerine servet katarken, bölgeyi muazzam bir silah deposuna çevirmeyi de başardılar Akdoğan, a.g.e., S Sander a.g.e., S Bülent Tanör; "İki Dünya Savaşı Arasında Siyasal Çağdaşlaşma Sorunları Açısından Ortadoğu ve Türkiye", S.208, İstanbul Bernard Lewis" Ortadoğu, S. 267, İstanbul 1996.

7 1350 Suriye I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlıların önemli bir harekat merkezi olan Suriye, Mısır'daki İngiliz kuvvetlerinin başlıca hedefi durumuna gelmişti. Savaş yıllarında İtilaf devletleri aralarında bir dizi gizli antlaşmalar yapmış ve yıllarında Mekke Şerifi Hüseyin ile Mısır İngiliz Yüksek Komiseri Sir Henry McMahon, birbirlerine karşılıklı mektuplar vermişlerdir. Bu mektuplarda Hüseyin, İngiltere'nin Arapların bağımsızlık isteğini desteklemesi karşılığında, Türklerle savaşta İngilizlerin safında yer almak ve İngilizlere her çeşit yardımı yapmak önerisinde bulunmuştur. Bu mektuplarda bir takım çetrefil ibarelere yer verilmiş ise de, asıl mesele Türklere karşı ortak hareket olunca, İngiltere'nin böylesi bir öneriye şimdilik büyük bir sempatiyle baktığı ve bağımsız bir Arap devletinin oluşturulması fikrini şimdilik desteklediği kolayca anlaşılır. Bu sırada İngiltere hükümeti, savaş yıllarının ikinci gizli antlaşması için hazırlanmış ve bu metin Fransa ve Rusya tarafından kabul edilmiştir. "Sykes -Picot Antlaşması" denilen gizli belge, bağımsız bir Arap devletinin ya da bir Arap hükümdara bağlı olarak Arap devletleri konfederasyonun kurulmasını öngörmüştür. Ancak Fransa ve İngiltere, kurulacak bağımsız bir Arap devletini onaylamakla birlikte, kendilerince uygun görülecek doğrudan veya dolaylı denetim ve yönetim önlemlerini almak hakkına da sahip olmayı ihmal etmemişlerdir 16. Savaş sona erince galipler, bağımsızlık yaklaşımını bir tarafa bırakarak, Arap ülkelerini gerçek niyetlerine uygun biçimde manda bölgeleri olarak ilan ettiler. Onların bu yaklaşımı daha önceleri kullanılan "nüfuz sahası" formülünün daha az tepki toplamaya yönelik bir ifade değişikliğinden başka bir şey değildir. Araplar, Şerif Hüseyin'in oğlu Faysal'ın önderliğinde Arap bağımsızlığı konusunu Paris Barış Konferansı na götürme girişiminde bulunmuşlar, ama konferansta Başkan Wilson'dan başka kendilerini dinleyen çıkmamıştır. O da söz konusu bölgelere halkın isteğini tespit etmek üzere bir komisyon gönderilmesi önerisinde bulunmuştur. Faysal Paris'ten hayal kırıklığına uğramış bir adam olarak Suriye'ye dönmüştür. Buna rağmen Haziran 1919'da Suriye Milli Meclisi'ni toplantıya çağırmış ve bu meclis bir 16 H. Lammens, Suriye, MEB İslam Ansiklopedisi, c. 11, S. 64, İstanbul 1979.

8 1351 eylem planı hazırlamaya başlamıştır. Bu plan, öncelikle "Bereketli Hilal" denilen bölgenin bağımsızlık isteğini içeriyor ve başında Faysal'ın bulunacağı meşruti bir krallığın kurulmasının öngörüyordu. İkinci olarak Fransızların bölgeye ilişkin bütün istekleri reddediliyordu. Üçüncü olarak batılı devletler manda bölgelerinde kalacak olurlarsa - mandater olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin veya İngiltere'nin kabul edilmesine, fakat Fransız mandasının hiçbir şekilde kabul edilmemesine kara verilmiştir. Ancak bu isteklerin hiçbiri gerçekleşmemiştir. Üstelik İngiliz ordusu bölgeden çekilmiş ve General Henry Gouraud komutasındaki Fransız birlikleri, Lübnan'ı işgal etmiştir 17. Çanakkale'de kolunun, bacağının ve gözünün birini kaybetmiş olan Fransız generali Gouraud, ünlü bir fatih rolü takınarak beyaz bir at üzerinde Beyrut'a girmiş ve Suriye ile Lübnan'ın yirmi beş yıl sürecek manda çilesini o günden itibaren başlamıştır 18. Faysal, 1 Ağustos 1920 günü Suriye'den ayrılmıştır. Fransa güç kullanmak zorunda kalmakla birlikte en sonunda Sykes-Picot Antlaşması'ndan payına düşen Suriye'yi ele geçirmiştir 19. Fransa'nın Suriye'yi sıkı bir askeri yönetim altına alması büyük tepkilere neden olmuştur. Mandası altındaki yerlerde Arap birliğini parçalamak için Fransa, kendine tarihi bağlarla da bağlı bulunan Lübnan'ı, topraklarını Osmanlı İmparatorluğu dönemindekinin iki misline çıkartarak Suriye'den ayırmış, geri kalan Suriye topraklarını da eyaletlere bölerek federal bir düzen kurmuştur 20. Böylece ülke dinî ve ırkî azınlıklardan oluşan dört bölgeye ayrılmıştı. Suriyelilerin çoğunluğu ve özellikle yüksek öğrenim görmüş seçkin zümre bu ayrıma şiddetle karşı çıkmıştı. Lakin Fransa, Suriye'yi dini, siyasi ve beşeri zeminde parçalayarak burada öncelikle kendi kontrolünü tam olarak sağlamayı düşünüyordu 21. Fransız manda yönetimi tarafından yürütülen bütün çabalara rağmen işgalin ardından ülkede bir türlü istenen teslimiyet tam olarak sağlanamadı. 1925'de 17 Ömer Osman Umar, Türkiye Suriye İlişkileri, S. 25, Elazığ M. Said Tavakkalna, Suriye ve Lübnan' da Fransa' nın İşi Ne?, S. 5-6, İstanbul Bernard Levis, P. M. Holt, A. K. S. Lambton, İslam Tarihi Kültür ve Medeniyeti Günümüzde İslam Ülkeleri, c. II, S. 115, İstanbul Uçarol, a.g.e., S Mansfield, a.g.e., S.82

9 1352 Hakuran'da, Dürzilerin genel valiliğe yönelik başlattığı ciddi bir isyan patlak vermiş ve bu isyan hızla yayılarak Fransız idaresine karşı bir ayaklanmanın ateşleyicisi olmuştur 22. Ayaklanma sırsında Şam kenti Fransız uçaklarınca bombalanmış ve isyan ancak ertesi yıl bastırabilmişti. Bu isyanın Fransızları Suriye de daha uzlaştırıcı bir politika izlemeye yönelttiği görülmektedir 23. Fransa Suriye ve Lübnan'ı birer cumhuriyet halinde örgütlemiş ve yakında tam bağımsızlığa kavuşturmayı vaat etmişti 24. Ancak kuvvet yoluyla buralarda istediği şekilde egemenliğini sürdüremeyeceğini anlayınca Mayıs 1926'da Lübnan'a ve Mayıs 1930'da da Suriye'ye görünüşte bağımsızlık vererek buralarda kendine göre cumhuriyet ilan etmişti. Ancak her iki ülkenin de anayasasında Fransız mandasını sürdüren geniş yetkiler vardı. Yani bunlarla Fransa'nın Suriye üzerindeki nüfuzu ortadan kalkmamış bu nedenlerle buralarda Fransa'ya karşı mücadele devam etmişti 25. Suriye ve Lübnan'da devam eden Fransız manda idaresinin bu ülkelerdeki yönetim sisteminin modernize edilmesi bakımından katkı sağladığı hususunu da burada belirtmekte yarar vardır. Şöyle ki; çağdaş bir idari mekanizma, bir gümrük idaresi, tapu ve kadastro dairesi, eski eserleri koruma idaresi kurmuşlar, yollar ve sosyal amaçlı yapılar yaptırarak imar faaliyetlerine önem vermişlerdir 26. Suriye, II. Dünya Savaşı sırasında bir kısmı Almanya ya teslim olan Vichy hükümetini tutanlar, diğer kısmı İngilizler ile beraber hareket etmeyi münasip görenler diye kendi aralarında ikiye ayrılan Fransız kuvvetlerinin birbirleri ile olan mücadelelerine de sahne olmuştur 27. Bu olaylara seyirci kalmayan özgürlük taraftarı Fransız kuvvetleri, İngilizlerle işbirliği yaparak Mayıs 1941'de ortak bir harekat düzenleyip Suriye'yi ele geçirmiştir. Fransızlar için, manda idaresinin gittikçe daha büyük sıkıntılara sebep olduğunu gösteren bu olayların ardından, Suriye'nin kontrollü bir bağımsızlığa yönelmesi uygun görülmüştür. 22 Grunebaum, a.g.e., S Mansfield, a.g.e., S Hubert Deschamps, Sömürge İmparatorluklarının Çöküşü, s.38, İstanbul Uçarol, aynı eser, S Mansfield, aynı eser, S Lammens, a.g.m., S. 64

10 1353 Fransa'nın Suriye hakimiyeti II. Dünya Savaşı sonucuna kadar sürmüştür. Savaş sonlarına doğru 1944'de Amerika ve Rusya Suriye'yi tam bağımsız bir ülke olarak kabul ettiği halde Fransızlar Suriye'den çekilmekte pek istekli olmamışlardır. Ancak bölge üzerinde yeni planlar peşinde olan Amerika ve İngiltere bu bölgede Fransız nüfuzunun etkisini sürdürmesini istemiyorlardı. Buna rağmen Fransa manda döneminin bağımlılık ilişkilerini mümkün olduğu kadar devam ettirtecek ekonomik, kültürel ve stratejik bir takım imtiyazları garanti altına alacak özel antlaşmaları resmen kabul ettirtinceye kadar Suriye'den çekilmemiştir. Fransızların 5 Nisan 1946'da resmen çekilmesinden sonra Suriye üzerinde egemenlik konusunda Amerika ve İngiltere arasında rekabet başlamış daha sonra bu rekabete Rusya da katılmıştır. Bağımsızlığın ilk yıllarında Suriye'nin politik hayatına yön veren parlamenter demokrasi değildir yılından itibaren de Suriye'de istikrar bir türlü sağlanamamış, hükümet darbeleri birbirini takip etmiştir 29. Irak İngiltere'nin eskiden beri Basra Körfezi'ni hedefleyen siyasi ilgisinin, XIX. asırdan itibaren başta Irak olmak üzere bütün Ortadoğu ya yöneldiği görülmektedir. Bu siyasetin temel sebepleri olarak, ekonomik ve stratejik çıkarların yanında dini ve askeri menfaatler de zikredilebilir. I. Dünya Savaşı öncesinde İngilizlerin bu mülahazalarla üzerinde en fazla yoğunlaştıkları bölge Otadoğu olmuştur. Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı na girdiği gün Basra Körfezi ndeki İngiliz donanmasının Şattülarap'ın ağzındaki Fav mevkiine asker çıkararak buraları işgal etmesi hiç sürpriz değildir 30. Savaşın ilerleyen aşamasında İngiliz birliklerinin Kutü'l Ammare'de uğradıkları ağır yenilgiye karşın sonunda Bağdat'ı işgal ettikleri bilinmektedir (Mart 1917) Necdet Öztürk, Suriye, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, c. 13, S , İstanbul Memiş Köstüklü, a.g.e., S Gökhan Çetinsaya, "Irak", TDV İslam Ansiklopedisi., c.19, S. 95, İstanbul Yılmaz Daşçıoğlu, Irak, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, c. 13, S , İstanbul 1989.

11 1354 Savaşı sona erdiren Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) imzalandığında yaklaşık dört yüzyıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası o1an Mezopotamya toprakları, Musul hariç İngi1iz işgali altına girmiş bulunuyordu 32. İtilaf devletlerinin 1920 Nisanında kendi aralarında gerçekleştirdikleri San Remo Konferansı'nda Musul dahil Irak ın, İngiltere'nin mandasına verilmesi kararlaştırılmıştır 33. İngiliz hükümetinin Milletler Cemiyeti'nden manda kararı çıkartması ve bunu uygulamaya koyması Güney'deki Bedevilerin ayaklanmasına yol açmıştır. Özellikle Basra eyaletinde yaşayan halktan destek gören ulusçu bir hareket gelişmiştir. İngilizler söz konusu ayaklanmayı hızla bastırmışlardır. Bu sırada Şam' da bağımsız bir Arap yönetimi kurduktan sonra Fransızlarca devrilen Haşimi ailesinden Emir Faysal bin Hüseyin e yardım için bu fırsatı değerlendiren İngilizler, 1921'de onunla anlaşmışlardır. Önce Mezopotamya sonra Irak adını alan devlet, İngiliz mandası altında Şerif Hüseyin'in oğlu Kral Faysal yönetiminde bir monarşi olarak teşkilatlanmıştır. İngilizler, Irak ta Faysal'ı krallığa getirirken onun vasıtasıyla petrol yönünden zengin kaynaklara sahip olan bu bölgeyi kontrol altında tutmayı hesapladığı gibi, aynı zamanda imparatorluğun sömürgelerine giden yolunu Akdeniz kıyılarından Basra Körfezi'ne karadan birleştirmiş oluyordu 34. Basra Körfezi ve Arap Yarımadası nın İngiliz askeri işgali altına girdiği 1918 yılından beri işler tam istendiği gibi gitmiyordu. Bağdat ve ülkenin çeşitli yerlerinde İngiliz yönetimine karşı yer yer muhalefet ve direniş vardı. Irak milliyetçileri ve dini liderleri 1920 Nisan'ında isyan ettiler; isyan aynı yılın Temmuz ayında bir genel ayaklanmaya dönüşmüştür. İsyanın ancak 1920 yılının sonuna doğru bastırılabilmesi insan ve maddi kaynak bakımdan oldukça pahalıya mal olmuştur. Ayrıca bu olaylar milliyetçilerle işgalci otoriteler arasındaki ilişkileri sertleştirmiştir Holt, a.g.e., S Uçarol, a.g.e., S Lewis, a.g.e., S Holt, a.g.e., S. 115.

12 1355 Yeni efendilere karşı şiddet eylemleri hemen hemen tüm Arap ülkelerinde ortaya çıkmış ve doğrudan doğruya yönetim gibi basit bir politikanın işlemeyeceği görülmüştür. Onun yerine manda kuran devlet amaçlarını Arap ülkeleri eliyle dolaylı yoldan elde etmeye çalışmıştır. Bu nedenle bunlara bir derecede bağımsızlık vermişler ve bu arada milli topraklar üzerinde silahlı kuvvet bulundurma hakkını garanti altına alacak antlaşmalar imzalamıştır 36. Ayaklanmadan sonra İngiliz manda idaresi de, hem gerek duyduğundan hem de İngilizlerin geleneksel eğilimi olduğundan daha liberal bir politika izlemeye koyulmuştur yılında Parlamenter bir temel yaratılmış, bankalıklara Iraklılar atanmış ve İngiliz devlet görevlilerinin gücü yavaş yavaş azaltılmaya başlanmıştır. 1925'te Irak kökenli bakanlar, Irak parlamentosundan sorumlu duruma gelmişlerdir. İngiltere artık İngiliz çıkarlarını garantiye almak amacıyla manda himayesine son vermeye hazırlanmıştır 37. Bu gelişmelerin ardından 10 Temmuz 1924'te Irak kurucu meclisi Irak Krallığı için bir anayasa çıkardı. Söz konusu anayasada Irak, "Kısmen bağımsız ve özgür" bir devlet olarak ilan ediliyordur. lrak İngiliz tabiiyetiyle ve desteğiyle 3Ekim 1932'de Milletler Cemiyeti'ne kabul edilmek suretiyle şeklen bağımsız hale gelen ilk Arap manda ülkesi olmuştur. Bağımsızlıktan sonra Kral Faysal, muhalefet önderlerinden Reşid Ali Geylani'yi başbakanlığa getirmiştir. 1933'te Musul'daki ayaklanmaları sert bir şekilde bastıran Reşid Ali hükümeti, çok geçmeden yerini daha ılımlı bir hükümete bırakmıştır. Kral I. Faysal1933'te aniden öldü ve yerine oğlu Gazi geçti. Sevilen bir kişi olan Gazi, Arap milliyetçisi olarak ün yapmıştır. Ne var ki, bir önder olacak kadar ağırlık ve otorite sahibi değildir. Rakip siyasal hizipler, kabiller arası anlaşmazlıkları körüklerken, beceriksiz, gerici ve baskıyı gittikçe artıran hükümetler birbirini izlemişlerdir. Bu hükümetlerin karşısına orta sınıf aydınlar ve Atatürk'ten esinlenen genç milliyetçi subayların meydana getirdiği bir muhalefet grubu ortaya çıkmıştır. 1936' da bunlar General Bekir Sıtkı'nın kumandasında iktidarı ele geçirmişlerdir 44. Onun 36 Lewis, a.g.e., S Mansfield, a.g.e., S. 85.

13 1356 kurduğu askeri diktatörlük on ay sonra, başladığı gibi, bir askeri darbe ile son bulmuştur. Fakat ordunun hükümetteki etkinliği daha sonraki yıllarda devam etmiştir. Kral Gazi dönemindeki siyasal karışıklıklara rağmen bazı alanlarda önemli adımlar atılmıştır. Kerkük petrol yatağını Akdeniz'e bağlayan boru hattı 1935'te açıldı, aynı yıl İngiliz denetimindeki demiryolları satın alınmıştır. İran ve Suriye ile olan sınır sorunları çözülürken, Türkiye, Afganistan ve İran ın da yer aldığı Sadabad Paktı (1937) imzalanarak kuzey güvenlik kuşağı oluşturulmuş, ayrıca Suudi Arabistan ve Yemen'le imzalanan saldırmazlık anlaşması ile Arap dünyasına yönelik işbirliği imkanlarını arttırmıştır 38. İki dünya savaşı arasında Irak görünüşte milli hakimiyetini sağlamış gibidir. Ne var ki, tam bağımsızlık hala bir gerçek olmaktan çok uzaktır. Arap birliğinin gerçekleşmesi ise yıllar sonra bile tam bir hayal olacaktır. Şüpheci ve gerçekçi Araplar, özgürlük ve bağımsızlılarını kazanmak adına, birilerinin yok ettikleri Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altında daha fazla Arap birliği bulunduğuna işaret etmişlerdir. Nitekim I. Dünya Savaşı nın ardından bölgede yaşanan olaylar da bu şüpheci ve gerçekçilerin görüşlerini doğrulamıştır 39. Kral Gazi'nin II. Dünya Savaşı'ndan kısa bir süre önce bir araba kazasında ölmesi üzerine yerine dört yaşındaki oğlu II. Faysal geçmiş ve yeni krala naip olan amcası Emir Abdullah yönetimi üstlenmiştir. Savaş patlak verdiğinde başbakan olan Nuri Said, Irak'ın tarafsızlığını ilan etmekle birlikte Almanya'yla diplomatik ilişkiyi kesmiştir. Daha sonra darbeyle başbakanlığa gelen Raşid Ali, İngiliz karşıtı bir siyasete yönelmiştir. Öte yandan Mihver devletleriyle gizli görüşmeler başlamıştır. Bu olumsuz gelişmeler üzerine İngiltere Nisan 1941'de Basra Körfezinden Irak'a takviye birlikler göndermiş ve bu ülkedeki üslerden de destek gören İngiliz birlikleri bir ay içinde Irak ordusunu teslim olmaya zorlamıştır. Yaşanan olaylarla İngiliz muhalifleri tamamen sindirildikten sonra Irak, Ocak 1942'de Mihver Devletlerine savaş ilan etmiştir. 38 M. Hartmann, Irak, MEB İslam Ansiklopedisi, c. 5/II,, S. 679, İstanbul Holt, a.g.e., S

14 1357 Muhalefetin sindirilmesini izleyen baskı ortamında İngilizler Iraktaki kaynaklardan ve ulaşım hatlarından geniş bir biçimde yaralanmıştır. Asırlar boyunca Osmanlı hakimiyeti altında, Irak ın ve tüm Ortadoğu nun, I. ve II. Dünya savaşları arasında maruz kaldığı emperyal niyetli idarelere göre çok daha başarılı bir yönetimle idare edildiği tarihi bir hakikattir. Sonuç itibariyle Osmanlı İmparatorluğu Ortadoğu'ya adalet esasına dayalı bir idari yapı ve koruyucu bir perde sağlamış, onu dışardan yönelen pek çok tehlikeye karşı korumuştur. İngiliz işgaliyle Osmanlı nın bölgedeki rolü sona ermiştir. Bölgenin yeni hakimi İngilizler prensip olarak Ortadoğu da yalnız kendi maddi çıkarlarını koruyacak bir düzen kurmayı hedeflemişlerdir. Bu nedenle de yeni sistem Irak ve tüm bölge halklarını büyük bir çoğunluğu için bitmek bilmeyen acılı ve çileli günlerin başlangıcı olmuştur 40. Suudi Arabistan Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı öncesi Arabistan'da Osmanlı hakimiyetini ve İslam dünyasında hilafet nüfuzunu takviye etmek üzere Hicaz demiryolunun inşasına teşebbüs etmiş, Şam ve Medine kısmı 1908'de münakaleye açılmıştır. Oysa Mekke Emîri Şerif Hüseyin, hattın Mekke'ye kadar uzatılmasına karşıydı. Ona göre demiryolunun sonraki ayağının gerçekleşmesi durumunda Hicaz'da vilayetler kanunun tatbiki mecburiyeti hasıl olacaktı. Bu da emirin şahsi nüfuzunun kırılması ve Osmanlı merkezi idaresine yeniden sıkı sıkıya bağlanması demektir. Gelişmelerden rahatsız olan Mekke emiri Babıâli ile münasebetlerini bilinçli bir şekilde gerginleşmeye başlamıştır. Bu yüzden bir gün azledileceğini düşünen Şerif Hüseyin böyle bir vaziyette tasarladığı kıyam hareketine dışarıdan yardım aramaya başlamış tabiatıyla İngiltere'ye başvurmuştur. Mekke mebusu olan oğlu Abdullah ise Şubat 1914'te İstanbul'a giderken Kahire'de İngiliz komiseri bulunan Lord Kitchener'in Şark işleri katibi Sir Ronald Stors'u görerek, Osmanlı idaresine karşı gerçekleştirecekleri bir isyan hareketine karşı İngiltere'nin tutumunun ne olacağını anlamak istemiş, hatta işi böyle bir durumda kendilerine silah verilip verilmeyeceğini soracak kadar açık etmiştir. 40 Lewis, a.g.e., S. 277.

15 1358 Kitchener bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra Hicaz'a bir adam göndermiş ve Türkiye Almanya nın yanında harbe girerse Mekke emirinin ne yapacağını sordurmuştur. İki ay sonra Osmanlı fiilen harbe girdiği vakit Mısır'dan Hüseyin'e bir mektup yollanmış ve şu hususlara onun dikkati çekilmiştir: İngiltere ile beraber Türkiye aleyhine harbe girdiği takdirde Mekke emirinin hukukunun harice karşı müdafaa olunacağı ve bütün Araplara yardım edileceği haberi belirtilirken, şayet hilafet peygamber sülalesine yani Şerif Hüseyin'e geçerse bu değişikliğin İngiltere tarafından kabul edileceği bildirilmiştir 41. Arap yarımadasının sahip olduğu zenginlikler dolayısıyla buraları ele geçirmek isteyen İngiltere, özellikle I. Dünya Savaşı içinde ayaklanacak bu liderlerle işbirliği yapmayı memnuniyetle kabul ediyordu. Nitekim gerek Arap isyanının baş mimarı ajan Lavrens'in çabaları gerekse bölgedeki İngiliz askeri ve siyasi yetkililerinin yoğun tazyik, tahrik ve teşvikleri neticesinde Hicaz emiri Şerif Hüseyin, İngilizlerin Mısır valisi Henry McMahon ile 1915 Temmuz'unda bir gizli antlaşma imzalayarak kaderini onların inisiyatifine ipotek etme bahtsızlığını göstermiştir. İngilizler bu akid ile Arap milletinin dünya savaşında kendilerine destekleri karşılığında Arabistan'a hiçbir yabancı müdahale olmayacağı hususunda güvence verirken dışarıdan gelebilecek muhtemel her türlü saldırıya karşı da Araplara her yardımı yapmayı garanti etmişlerdir 42. Buna mukabil Şerif Hüseyin de kendisini bir Arap ayaklanmasına adamış ve Osmanlı hükümetini dünya kamuoyuna karşı İslam düşmanı olarak ilan etmekte sakınca görmemiştir. Sonuç olarak Hicaz emiri, halifenin kutsal cihat fetvasına itibar etmediği gibi 27 Haziran 1916'da Osmanlı'ya baş kaldırmış ve kendisini Hicaz kralı ilan etmiştir. Gerekçe olarak da; İttihat ve Terakki yönetiminin İslam şeriatı dışında hareket ettiğini, mukaddes dinamikleri dikkate almadığını ve ümmetçilik telkinlerine aykırılık içeren ırkçı düzen temayülleri olduğunu ileri sürmüştür Rauf Ahmed Hotinli, Arabistan, MEB İslam Ansiklopedisi, c.i, S , İstanbul Davıd Fromkın, Barışa Son Veren Barış, S , İstanbul İsmail Çolak, Yeni Dünya Düzeninde Osmanlıyı Aramak, S , İstanbul 200.

16 1359 İsyan başlayınca Osmanlılar Mekke'yi terk etmek zorunda kaldılar, Yemen'de ise Zeydi İmam Yahya ile uzun süren çekişmelerden sonra bir antlaşmaya varılabilmiştir. Şerif Hüseyin 1916'da İngilizlerin desteği ile Mekke'yi ele geçirmiş fakat Medine'ye girememiştir. İki oğlu ise Arap kabilelerini kışkırtarak İngilizlerin himayesinde Şam'a girmişlerdir. Yemen 1918'de bağımsızlığa kavuşurken Arabistan'ın geriye kalan bütün kıyı boyu İngiliz idare, himaye ve nüfuzu altında bulunmuş, iç kısımlarda ise Necid' deki Suudiler bir tarafa bırakılacak olursa henüz kayda değer bir siyasi teşkilatlanmadan bahsetmek mümkün değildir. Ayrıca Şerif Hüseyin her ne kadar 1916'da kendisini Arapların kralı ilan ettiyse de İngilizler ona sadece Hicaz kralı unvanını vermişlerdir 44. Şerif Hüseyin, 1924 yılında Amman'a yaptığı bir gezide halifeliğini ilan etmiştir. Lakin bu tercihinin hemen ardından Vahhabi saldırılarına maruz kalmıştır. Valhhabiler saldırılarında başarılı olmuşlar Cidde ve Yanbu'yu ele geçirmişlerdir. Mekke ve Tayif in de alınmasının ardından Ahsa Ketif, Cübeyl ve civarının Vahhabi hükümdarı olan Abdülaziz, 8 Ocak 1926'da kendisini Hicaz kralı ilan etmiştir. Daha sonra da İngilizlerle yapmış olduğu antlaşma ile tam bağımsız olmuştur. Halife olma ümidini kaybeden Şerif Hüseyin bir süre Hicaz, Asir, Neran ve Hasa emirliklerini hakimiyeti altına almış ancak Abdülaziz kısa süre sonra onu yenmiştir. Hicaz'ı eline geçirmiş olan Abdülaziz İbn Suud Ocak 1926'da kendisini Hicaz kralı ve Necd sultanı ilan etmiştir. 1932'de bu topraklar üzerinde Suud egemenliği Suudi Arabistan krallığı adını almıştır 45. Kral Hüseyin, toprakları elinden alınana kadar Arabistan'ı yönetmeyi hedef almış ve sonunda bu ülkeyi tam bağımsız idare edeceğini sanmıştır. Arabistan Suud ailesinin yönetiminde göreceli bağımsız bir krallık olmuştur. Ancak kıyı bölgelerinde İngiliz hükümeti antlaşma şartları ile doğrudan ve dolaylı olarak kontrolü daima elinde tutmuştur. Bu kıyı şeridine Kuveyt'ten başlayarak Aden koloni ve mandasıyla Perin adası, Bahreyn adası, Katar, Turicici kıyısı, Maskat sultanlığı ve Umman dahiidi ki 44 Hakkı Durslm Yıldız, Arabistan, TDV İslam Ansiklopedisi, c.i, S. 258, İstanbul Memiş, Köstüklü, a.g.e., S. 5O

17 1360 buralarda yirminin üzerinde şeyhlik ve prenslik vardı. Bunlardan bazılarıyla İngilizlerin ilişkileri uzun bir geçmişe sahiptir. Mesela Maskat'la İngilizlerin işbirliği antlaşmaları 1798'de başlamıştır. Diğer şeyhlik ve prensliklerle antlaşmalar ise 1820, 1835, 1839 ve sonrasına dayanıyordu. Böylece bir İngiliz himaye halkası oluşturulmuş ve buralarda koloniyal olarak yerleşen İngilizlerin etkisi bütün bir doğu ve güney Arabistan'ı çevrelemiştir senesinde Maskat sultanına maliye ve devlet vekili tayin edilmiş olan İngiliz görevli, Maskat'a geldiğinde Bureymi'yi ziyaret etmek istemiş fakat buna imkan bulamamıştır. Zira gönderdiği adamlar şu cevabı almıştır: "Bu yerler İbn Suud'un topraklandır. Ancak bu süreçte ekonomik zorlukların üstesinden gelmek mümkün olmayınca kral düşük gelirleri artırmak için çareler aramaya başlamıştır. Lakin elinde fazla seçeneği yoktur. Ya Mekke'ye gelen hacılardan aldığı ayakbastı parasını arttıracak ya da batı sömürüsüne kapılarını açacaktı. Birincisine İngilizler izin vermemiş ikinci çözüm yoluna ise uyruğundakiler haklı olarak kuşkuyla karşı çıkmışlardır 47. Ülkede zengin petrol yataklarının bulunduğu 1900'Iü yıllardan beri bilinen bir gerçekti. Ekonomik bulanım artınca Kral kuşkularını bir yana bırakmış ve California Standart Oil Şirketi'ne petrol konusunda imza hakkı tanımıştır. Ancak bu tarihte az miktarda petrol bulundu 'da ise zengin petrol yataklarıyla karşılaşılmıştır. İbn-i Suud İngiliz petrol arama şirketlerinden yıllık arama hakkı ücreti almış, yılları arasında The California, Arabian Stander Oil Company, The Stander Oil Company of California ve The Texas Company ile ortaklık antlaşmaları yapılmış, The American Oil Company (Aromco)'nun kurulması sağlanmıştır. Aralık 1948'de The Stander Oil Company of NewJersey ve Socony Vacummile bu kuruluşu yeniden geliştirmiş ve daha verimli hale getirmiştir. Bu arada önemli olan Arabistan'ın kaderinin ekonomik açıdan değişmesinin yanında Amerika'nın kurmuş olduğu şirketleri aracılığı ile Ortadoğu'da ilk kez imtiyaz elde etmiş olmasıydı Holt, a.g.e., S Mansfield, a.g.e., S Grunebaum, a.g.e., S. 163.

18 1361 Siyasi ilişkiler anlamında 1934'de İngiliz hükümeti, kabine üyesi Sir Anderyo Riyan aracılığı ile Cidde de Suudi Arabistan hariciye vekiline, doğu ve güney hudutları anlaşmazlıkları üzerine bir nota vermiş ve bundan sonra bu hususta birçok görüşme yapılmıştır. Aynı yılda Suudi Arabistan hariciye vekili İngiltere hariciyesiyle konuyu görüşmek üzere Londra'ya gitmiştir. 1935'te Suudi Arabistan hariciye vekili Şeyh Fuat Hamza İngiliz hükümetine hudut itilafları için (Fuat Hattı) adı ile muvakkat bir tasarı sunmuştur. Fakat İngilizler bu tasarıyı reddederek Riyan Hattı adı ile kendi tasarılarını ileri sürmüşlerdir. Suudi Arabistan hükümeti de İngiltere'nin sunduğu bu tasarıyı kabul etmemiştir. Zira bu tasarı da Al-i Suud'un idaresi altında bulunan aşiretlerin hukukuna riayet edilmemiştir. İngiliz hükümeti 1937'de adı geçen Riyan Hattını değiştirmiş, 1955'te Bureym i işgal ederken değiştirilmiş olan bu hudut dikkate alınmıştır 49. Arap Yarımadası ndan bahsedilirken yine bir Arap ülkesi olan Yemen den de mutlaka bahsetmek gerekir. Jeopolitik konumu gereği bu ülke sömürgeci batılı devletlerin ilgi alanına daha XVI. yüzyıldan itibaren girmiştir. Hindistan a giden sömürge yollarının üzerinde olduğu için batılı devletler Yemen üzerinde daima etkili olmuşlardır. Tarihi süreç içinde Osmanlı Devleti ile batılılar tarafından kışkırtılan Yemenli idareciler arasında pek çok mesele yaşandığı bilinmektedir. Osmanlı idaresi I. Dünya Savaşı na kadar Yemen de birçok isyan ile uğraşmak zorunda kalmıştır. Ancak savaş sırasında Yemenliler, Osmanlı idaresine bağlı kalmaya devam etmiştir. Aden'in desteği ile İngiliz askerlerinin saldırısına uğramasına rağmen bu ülke savaştan çok az etkilenmiştir. Savaş sonunda Osmanlı Devleti yenilerek bölgeden uzaklaştırılınca Yemen bağımsız olmuştur. Yemenlilerin aşırı dini muhafazakârlıkları, savaşçı ve asker olarak gözü pek oluşları, aynı zamanda Yemen'in yerleşmeye müsait olmayan çölleri ve korkunç dağları yüzünden batılılar bu ülkenin iç kesimleriyle uğraşmak yerine, kendilerine lazım olan sahil kesimiyle ilgilenmişlerdir 50. Meseleye korunaklılık açısından yaklaşıldığında bölgenin yanı başındaki tarihi bir ülke olan Mısır için ise şunları söylemek mümkündür: Her şeyden önce Mısır'ın 49 Şeyh Saleh Mustafa, a.g.e., S İhsan Süreyya Sırma, Yemen, MEB İslam Ansiklopedisi, c. 13, S , İstanbul 1986.

19 1362 durumu diğer Arap ülkelerinin durumundan şu yönleriyle farklıydı. Türkiye 1914'de müttefiklerle savaşa girer girmez İngiltere, Mısır'ın kendi koruması altında olduğunu ilan etmiştir. Bu himaye ilanı çok problem doğurmuş ve Mısır milliyetçilerini rahatsız etmiştir. Nitekim İngiliz hakimiyetin altındaki bölgelerde şekli olarak bağımsızlığını ve hakimiyetini elde eden ilk ülke Mısır olmuştur. 21 Şubat tarihli bir İngiliz deklarasyonu Mısır'daki İngilizlere belli haklar ve sorumluluklar sağlayan bir dizi şarta bağlı olarak bu ülkedeki İngiliz himayesine son vermiş, bunu 19 Nisan 1923'de Mısır anayasanın ilanı takip etmiştir. 1936'da ise yeni bir İngiliz - Mısır antlaşması imzalanmış ve bu Mısırlılar için makul bir antlaşma olduğu için kabul görmüştür 51. Lübnan Lübnan, Doğu Akdeniz'de bulunan küçük bir ülkedir. Yüzölçümü bakımından küçüklüğüne rağmen sahip olduğu farklı beşeri atmosferi ile daima dikkatleri üzerine çekmiş bir bölgedir. Farklı din ve mezheplere mensup çeşitli toplulukların birlikte yaşaması nedeniyle tarih boyunca oldukça hareketli ve çekişmeli siyasi ve askeri olaylara sahne olmuştur. Lübnan'da yüzyıllar boyunca Hıristiyan ve Müslümanlar iç içe yaşamışlardır. Hıristiyanlar içinde en kalabalık mezhep Katolik Marunilerdir. Onları "Grek-Ortodoks, Grek-Katolik ve Ermeniler" takip ediyordu. Müslümanlar ise "Sünni", "Şii" ve yine Müslüman kesimde yer alan fakat kendilerine has gelenek ve ibadet şekilleri olan "Dürziler" olmak üzere üç mezhep halindeydiler. Yavuz Sultan Selim in Mısır Seferi sonucu Osmanlı hakimiyetine geçen Lübnan, I. Dünya Savaşı'na kadar 400 yüzyıl süreyle Osmanlılar tarafından idare edilmiştir. Osmanlı Devleti nin uyguladığı genel idare politikaları doğrultusunda oldukça özerk bir yönetime sahip olarak tüm din ve kültürlerin serbestçe ve kardeşçe yaşama imkanına sahip olduğu bu dönemde, mensuplarının sayıca diğerlerinden daha fazla olmasından dolayı Dürziler ve Maruniler öne çıkmışlardır. 19. yüzyıldan itibaren çeşitli dış tesirlerin etkisiyle kızışan rekabet iç savaşa dönüşünce Osmanlı idarecileri, 51 Holt, a.g.e., s

20 1363 Lübnan'da din esasına dayalı çeşitli siyasal yönetim biçimleri uygulamaya çalışmışlardır yüzyıla yaklaştıkça Lübnan da Maruniler, gerek ekonomik gerekse siyasal bakımdan güçlenerek en etkili zümre durumuna gelirken, Dürzilerin etkinliği azalmış ve Müslüman zümrelerden Sünnîler üstünlüğü ele geçirmişlerdir 53. I. Dünya Savaşı sırasında bölge, Osmanlı Devleti adına 4. Ordu Kumandanı Cemal Paşa tarafından savunulmuş, ancak harbin son safhasında İngiliz kuvvetlerinin eline geçmiştir. Savaşın ardından Lübnan'da fiilen Fransız işgali başladı. Albay Piepape Fransız işgal bölgesinin komutanlığına atandı. Lübnan'da kurulan Fransız idaresi, ülkedeki Marunilerle işbirliği içine girmiş, onları koruyarak diğerlerine üstün hale getirmiştir. Bu durumdan her iki taraf da kendi adına yararlanmıştır. Maruniler Fransa tarafından himaye edilerek Şerif Hüseyin'in Arap Devleti nin hakimiyeti altına girmekten korunuyor, Fransızlar da Hıristiyanlarla işbirliği halinde bu ülkedeki varlıklarını rahatlıkla sürdürebiliyorlardı 54. Mart 1920'de, Araplar tarafından merkezi Şam olmak üzere Lübnan ve Filistin'i de içerisine alan büyük bir Suriye Krallığı nın kurulduğu ilan edildi. Ancak 1920 Nisan ında gerçekleşen San Remo Konferansı nda, bölgeyi kendilerince şekillendirmeyi tasarlayan I. Dünya Savaşı nın galibi devletler bu krallığı tanımadılar 55. Filistin'i Suriye'den ayırarak, Suriye ve Lübnan'ı Fransız mandasına vermeyi kararlaştırdılar. Bu tam bir ilhak değilse de şüphesiz bir Batı hakimiyeti idi 56. Fransız hükümetinin Ortadoğu'daki manda bölgesi ile ilgili siyaseti, eskiden beri kendine yakın olan Hıristiyan azınlığı, Müslüman - Arap çoğunluğun aleyhine geliştirmek ve güçlendirmekti. Böylece, Lübnan'ı Yakın Doğu siyasetinin üssü haline getirebilecekti. Bu nedenle Fransızlar Suriye'nin kontrolünü eline aldıktan sonra, Arap 52 Şit Turan Buzpınar, Lübnan, TDV İslam Ansiklopedisi, c. 27, S , Ankara İrfan Acar, Lübnan Bunalımı ve Filistin Sorunu, S. 7, Ankara M. C. Şehabettin Tekirdağ, "Lübnan", MEB İslam Ansiklopedisi., c.7, S. l06, İstanbul Uçarol, a.g.e., s Fahir Armaoğlu, 20. Yüayıl Siyasi Tarihi, S. 198, Ankara 1988.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları 1. Almanya ve İtalya'nın; XIX. yüzyıl sonlarından itibaren İngiltere ve Fransa'ya karşı birlikte hareket etmelerinin en önemli nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilebilir? A) Siyasi birliklerini

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

USTAD Tahlil Nisan-2011

USTAD Tahlil Nisan-2011 Meydana Dökülme ve Öfke Bahreyn de 14 Şubat hareketi USTAD Tahlil Nisan-2011 Çalışma No:5 Nisan 2011 Mardin -TURKEY ÖZET: Bahreyn e Bahreyn den penceresinden baktığınızda, onu diğer ülkelerden ayıran önemli

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

İSTANBUL-MEKKE DEMİRYOLU PROJESİ

İSTANBUL-MEKKE DEMİRYOLU PROJESİ II. Abdülhamid tarafından 99 yıl önce hizmete açılan 'Hicaz Demiryolu'nun adı, Suudi Arabistan yetkililerinin isteği üzerine değiştirildi. Hicaz Demiryolu'nun yeni adı, 'İstanbul- Mekke Demiryolu Projesi'

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu Sayın Başkan, Değerli Meclis Başkanları, Değerli Katılımcılar, Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nu sunmak

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek

Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek Prof. Dr. Sadi Çaycı Başkent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü 07/11/14 1 Dünya: Jeopolitik Anormallikler 07/11/14 2 ABD - Türkiye Asimetrik

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları

Koalisyon Pazarlıkları ve Olası Hükümet Formülleri. Maliki'nin Türkiye Ziyareti ve Irak'ta Yeni Hükümet Kurma Senaryoları 7 Mart 2010 seçimleri üzerinden yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen Irak ta henüz bir hükümet kurulabilmiş değildir. Yeni hükümet kurma çalışmalarının yoğun bir şekilde sürdüğü Ekim 21 de Başbakan Maliki nin

Detaylı

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,

AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

ARAP BİRLİĞİ SEREN ÖZCAN ARAP BİRLİĞİ NİN TARİHİ SÜREÇTE OLUŞUMU

ARAP BİRLİĞİ SEREN ÖZCAN ARAP BİRLİĞİ NİN TARİHİ SÜREÇTE OLUŞUMU ARAP BİRLİĞİ SEREN ÖZCAN ARAP BİRLİĞİ NİN TARİHİ SÜREÇTE OLUŞUMU Atlas Okyanusu ndan Basra Körfezi ne kadar bu geniş coğrafya üzerinde yaşayan insanlar azınlık gruplar hariç, ortak bir dil olan Arapça

Detaylı

Ortadoğu'da su ve petrol (*) İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Dursun YILDIZ. İnş Müh Su Politikaları Uzmanı

Ortadoğu'da su ve petrol (*) İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Dursun YILDIZ. İnş Müh Su Politikaları Uzmanı İki stratejik ürünün birbiriyle ilişkisi... Ortadoğu'da su ve petrol (*) Dursun YILDIZ İnş Müh Su Politikaları Uzmanı Petrol zengini Ortadoğu'nun su gereksinmesini gidermek amacıyla üretilen projelerden

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları

Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları Türkiye İle Yabancı Ülkeler Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik Ve Spor Alanlarında Mevcut İşbirliği Anlaşmaları - Türkiye ile Afganistan arasında 7 Kasım 1959 tarihinde Ankara'da "Kültür

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine

Detaylı

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE Fevzi Karamw;o TARIH 10 FEN LisESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 i

Detaylı

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR TEOG Sınav Sorusu-3 ANABİLİM Ödev Testi 3. Atatürk ün çocukluk yıllarını geçirdiği Selanik şehrinin aşağıdaki özelliklerinden hangisi, şehirde farklı

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER

F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER F. KÜRESEL VE BÖLGESEL ÖRGÜTLER 20. yy.da meydana gelen I. ve II. Dünya Savaşlarında milyonlarca insan yaşamını yitirmiş ve telafisi imkânsız büyük maddi zararlar meydana gelmiştir. Bu olumsuz durumun

Detaylı

Araştırma Raporu. Forum: Güvenlik Konseyi

Araştırma Raporu. Forum: Güvenlik Konseyi Forum: Güvenlik Konseyi Sorun: Yoksul ülkelerdeki insan hakları istismarları, siyasi istikrarsızlık ve yozlaşmanın doğurduğu iç savaş ve şiddet tehlikesi Yazar: Meryem Çekem Pozisyon: Başkan Vekili Araştırma

Detaylı

Türkiye - Suriye Ortak Ulaştırma Komisyon Toplantısı Mutabakat Zaptı'nın Onaylanması Hakkında Karar Karar Sayısı: 2001/2693. Bakanlar Kurulundan

Türkiye - Suriye Ortak Ulaştırma Komisyon Toplantısı Mutabakat Zaptı'nın Onaylanması Hakkında Karar Karar Sayısı: 2001/2693. Bakanlar Kurulundan 01.08.2001 Çarşamba Sayı: 24480 (Asıl) YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ Milletlerarası Andlaşmalar Türkiye - Suriye Ortak Ulaştırma Komisyon Toplantısı Mutabakat Zaptı'nın Onaylanması Hakkında Karar Karar Sayısı:

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için düzenledikleri seferlere "Haçlı Seferleri" denir. Haçlı Seferlerinin

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ DİKKAT! BU BÖLÜMDE YANITLAYACAĞINIZ TOPLAM SORU SAYISI 0 DİR. ÖNERİLEN YANITLAMA SÜRESİ 40 DAKİKADIR. ) I Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurdu. ) Mondros Ateşkesi

Detaylı

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Sosyal bilgiler öğretmeninin verdiği bu bilgiye dayanarak Mustafa Kemal Paşa ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? S-1 Sosyal bilgiler öğretmeni: (ikinci Meşrutiyet in ilanının ardından (Meşrutiyet karşıtı gruplar tarafından çıkarılan 31 Mart Ayaklanması, kurmay başkanlığını Mustafa Kemal in yaptığı Hareket Ordusu

Detaylı

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER

KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER KURTULUŞ SAVAŞI CEPHELER DOĞU VE GÜNEY CEPHELERİ KURTULUŞ SAVAŞI DOĞU VE GÜNEY CEPHESİ DOĞU CEPHESİ Ermeniler XIX. Yy`a kadar Osmanlı topraklarında huzur içinde yaşadılar, devletin çeşitli kademelerinde

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları

A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları A. Sırp İsyanları B. Yunan İsyanları SIRP İSYANLARI Osmanlı İmparatorluğu na 15. yüzyılın ortalarında katılan Sırbistan da, İmparatorluğun diğer yerlerinde olduğu gibi, âdil bir yönetim kurulmuştu. Sırp

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı

TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı RAMAZAN 2013 KENYA TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı Güneyinde Tanzanya, batısında Uganda, kuzeybatısında Sudan, kuzeyinde Etiyopya ve doğusunda Somali olan bir doğu Afrika ülkesidir. Hint Okyanusu na kıyısı

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

I. DÜNYA HARBİ SIRASINDA ŞERİF HÜSEYİN İN SİYASİ FAALİYETLERİ. Deniz DOĞRU *

I. DÜNYA HARBİ SIRASINDA ŞERİF HÜSEYİN İN SİYASİ FAALİYETLERİ. Deniz DOĞRU * I. DÜNYA HARBİ SIRASINDA ŞERİF HÜSEYİN İN SİYASİ FAALİYETLERİ Deniz DOĞRU * Birinci Dünya Savaşının başlamasının temel sebepleri, XIX. Yüzyıldaki siyasi ve ekonomik gelişmeler sonucunda ortaya çıkmıştır.

Detaylı

2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012)

2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012) T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 A. MISIR GENEL BİLGİLERİ 1. HARİTA ve BAYRAK 2. GENEL BİLGİLER TABLOSU (2012) Nüfusu : 85 milyon Yüzölçümü : 1.001.450 km 2 Dil : Arapça Din : Sünni Müslüman %90, Kıpti %9,

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

BURUNDİ. Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator BURUNDİ Burundi, Orta Afrika'da, Büyük Göller bölgesinde yer alan küçük bir ülkedir. Tanzanya, Ruanda, Demokratik Kongo Cumhuriyeti (Zaire) ile komşudur. Tanganika Gölü ile kıyısı vardır. Ülkede Ekvator

Detaylı

Başkent, Nüfus ve Cografiyasi

Başkent, Nüfus ve Cografiyasi Fas Morocco Başkent, Nüfus ve Cografiyasi Fas (Arabça: Elالمغرب Mağrip), resmî olarak Fas Krallığı Kuzey Afrikada yaklaşık olarak 35 milyon nüfusa ve 710,850 km 2 yüzölçüme sahip bir ülkedir. Başkenti

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük DİRİLİŞİN DESTANI: SAKARYA 1 Kütahya- Eskişehir Savaşı nda ordumuz Sakarya Nehri nin doğusuna çekilmişti. 2 TEKÂLİF-İ MİLLİYE NİN SAKARYA SAVAŞI NA ETKİSİ Tekâlif-i Milliye kararları daha uygulamaya yeni başlandığı için Sakarya

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak

Detaylı

İNGİLİZ MİLLETLER TOPLULUĞU VE İNGİLTERE NİN AB ÜYELİĞİ HAKAN KARAGÖZ

İNGİLİZ MİLLETLER TOPLULUĞU VE İNGİLTERE NİN AB ÜYELİĞİ HAKAN KARAGÖZ İngiliz Milletler Topluluğu, tarihte Britanya İmparatorluğu nun parçası olan devletler ile sonradan katılan devletlerden oluşan uluslararası bir koalisyondur. Commonwealth, bağımsız devlet anlamına gelmektedir.

Detaylı

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ.

ÜNİVERS ALIST TARİH. Prof. Dr. Karam Khella. Tarihin Yeniden Keşfi. Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı. Çeviren: İsmail KAYGUSUZ. SUB Hamburg A/612838 Prof. Dr. Karam Khella Tarihin Yeniden Keşfi ÜNİVERS ALIST TARİH Avrupa Merkezci Tarihsel Bilincin Yıkımı Çeviren: İsmail KAYGUSUZ İÇİNDEKİLER SUNUŞ ; r.r. 10 YAZARIN TÜRKÇE BASIMA

Detaylı

Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler

Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler Doç Dr. Atilla SANDIKLI Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler YAYINLARI İSTANBUL 2014 Kütüphane Katolog Bilgileri: Yayın Adı: Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ

II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ Halk arasında gâvur padişah ve püsküllü bela olarak adlandırılan padişah II.

Detaylı

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 27.12.2012 Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 000 Sinem KARADAĞ Gözde TOP Babasının denge siyasetini başarıyla yürüten İlham Aliyev, Azerbaycan ın bölgesel nitelikli

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı