Bizim Dergi Aralık 2009 Sayı 15 HOŞGELDİN 2010

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bizim Dergi Aralık 2009 Sayı 15 HOŞGELDİN 2010"

Transkript

1 Bizim Dergi Aralık 2009 Sayı 15 HOŞGELDİN 2010

2 Bizim Dergi Aralık 2009 Sayı 15 İsviçre Türk Kadınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkan Hacer Doğan İÇİNDEKİLER BAŞYAZI DERNEK HABERLERİ VE DUYURULAR 3 Yayın ve Basım Kurulu Hacer Doğan Nevin Çetin Meister Zuhal Tetikaşar Özlem Gök Emine Yeğin Yazılar Hacer Doğan Özlem Gök Semra Fiz Arıkçı Şerife Eren Meltem Dirik Nauer Adnan Mirza ATA YA VEFA BALOSU Haber, Memduha Tüfekçi Resim, Elife Karadaş Çesav İÇİMİZDEN BİRİ Her Yaşam Başka Bir Gezegen Konuklar: Tuba & Mesut Gönç Konuk: Mali SOSYAL SİGORTALAR Redaktör Tuba Gönç Editör Kürşat Doğan Fotoğraflar Elife Karadaş Adnan Mirza 24 BİLGİSAYAR/ TEKNİK Kürşat Doğan 28 KÜLTÜR, SANAT, YAŞAM VE DÜŞÜNCE YAZILARI İletişim Web adresi Yazışma Adresi Türkischer Frauenhilfsverein Schweiz Postfach Winterthur Güçlü Kadın, Hacer Doğan Saffa Projesi,Hacer Doğan Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri Söz konusu Çocuklar olunca, Semra Fiz Arıkçı Kitap Tanıtımı Ödeme için : Postkonto : Teknik Yayın Sorumlusu Kürşat Doğan Özlü Sözler,Şerife Eren 31 Çocuk Dünyası,Şerife Eren 32 Diğer Duyurular ve Üyelik Formu 34 Sponsorlar 35 Bizim Dergi kısa adı TFVS olan İsviçre Türk Kadınları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin Resmi Yayın Organıdır

3 Bizim Dergi -3- Aralık 2009 Sayı 15 DERNEK HABERLERİ Zeynep Ekinci sağlık sorunlarından, Selma Öztuna ve Meltem Nauer de özel nedenlerden dolayı yönetim kurulundan ayrılmıştır. Öncelikle yeni gelen Sayın Büyükelçimiz Mustafa Oğuz Demiralp Bey ile Sayın Başkonsolosumuz Hakan Kıvanç Beye İsviçre'ye hoşgeldiniz diyor ve görevlerinde başarılar diliyorum. Onların destekleriyle hepimiz için çok güzel işler ve etkinlikler yapabileceğimizi ümit ediyorum. 21 Kasımda büyük bir heyecan ile Ata ya Vefa Balomuzu düzenledik. Yönetim kurulu olarak olağanüstü övgüler topladık ve hatalarımızı da not aldık. Gelecek yıl balomuzun daha da başarılı olacağına ve sizlerin de daha çok eğleneceğinize inanıyoruz. Seneye sizlere yeniden bu organizasyonda ev sahipliği yapmaktan kıvanç duyacağız da balomuz 6 Kasımda ve yine Swissotel de olacak. Misafirlerimizin ve sponsorlarımızın sayesinde elde ettiğimiz gelir, bizi çok mutlu etti. Dr. İmren Aykut Hanımın kurduğu ÇESAV ın Terkedilmiş Kız Çocuklarını Koruma ve Kurtarma Projesi ne CHF aktarıldı. Zuhal Tetikaşar ve Emine Yeğin de yönetim kurulunda yedek üyelikten asil üyeliğe geçirilmiş ve bu görevleri devralmıştır. Zeynep, Selma ve Meltem hanıma yönetimde bulunduğu sürece derneğimize yaptıkları yardımlar için çok teşekkür eder ve bundan sonra özel, iş ve dernek yaşamlarında sağlık, mutluluk ve başarılar dileriz. Bunun yanı sıra, yönetim kurulumuz Bizim Dergi'nin maliyetinin fazla olması nedeniyle altı ayda bir yayınlanmasına karar vermiştir. Derginin basımında kullanılan meblağın, kız öğrencilerin eğitiminde kullanılması uygun görülmüştür. Değerli Üyelerimiz lütfen 2010 yılı aidatlarını ödemeyi unutmayınız YILI ETKINLIK PROGRAMI Değerli dostlar, artık kış kapıya dayandı, yılbaşı ise hazırolda bekliyor. Yeni yılın Türkiye'mize umut, bizlere de sağlık, mutluluk ve huzur dolu günler getirmesini diliyorum. Neşe dolu bir yıl geçirelim! Sevgilerimle, Hacer Doğan

4 Bizim Dergi -4- Aralık 2009 Sayı 15 ATA YA VEFA BALOSU Haber: Swiss Otel de Muhteşem Balo Kasım da Zürih Swiss Otel de, İsviçre Türk Kadınları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği nin 31.Geleneksel Balosu gerçekleşti. Balo, Dernek Başkanı Hacer Doğan ın konuşmasıyla başladı. Doğan sözlerine Baloya katılmakla bizi onurlandıran Sayın Başkonsolosumuz Hakan Kıvanç Bey e, dernek üyelerine ve diğer misafirlere, Ata ya Vefa balomuza hoşgeldiniz. diyerek başladı. Hacer Doğan,sözlerine şöyle devam etti, bundan 75 yıl önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı veren Atatürk ün ismini vermek istedik diyerek, balonun ismini vurguladı. Doğan sözlerine biz Atatürk e olan vefa borcumuzu sadece balomuzun ismine Ata ya Vefa Balosu olarak adlandırmakla değil, onun değerlerine, ilkelerine göre yaşamakla göstermeye çalışıyoruz, diyerek tüm misafirleri etkiledi. Doğan, Atatürk için eğitim çok önemliydi, onun takipçileri olarak bizim içinde öyle, bu yüzden balomuzdan elde edeceğimiz tüm geliri ÇESAV bünyesindeki Terkedilmiş Kız Çocuklarını Koruma ve Kurtarma Projesi ne bağışlayacağız diyerek balonun amacına dikkat çekti. Çevre Eğitim Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı, 1989 yılında eski Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanımız Dr.İmren Aykut tarafından Mutlu, sağlıklı ve yarınlarından emin bir Türkiye için sloganıyla ortaya çıkmıştı. Amacı çevre, eğitim ve sağlık konularında toplum bilincini geliştirmek, çözüme yönelik projeler üreterek kamu yararına çalışmalar yapmak olan bir kuruluştur. Gençlerimizin eğitimleri ve yaşama hazırlanmaları konularında pek çok projeye imza atan vakfın en önemli projelerinden biri de Terkedilmiş Kız Çocuklarını Koruma ve Kurtarma Projesi dir. Bu Proje ile Çocuk Esirgeme Kurumu yurtlarında yasal kalma süresi dolmuş olan veya daha ileri eğitim heves yeteneği olan genç kızlar içinden seçilenler, ÇESAV tarafından kurulan Vakıf Evlerinde uzmanlar yardımıyla yaşama hazırlanmaktadır. Dernek Başkanı Doğan ın konuşmasından sonra, sözü Başkonsolosumuz Hakan Kıvanç Bey aldı. Sayın Kıvanç, Zürih teki görevine başlayalı kısa bir süre olduğunu, böyle güzel bir amaca hizmet eden balonun özellikle bayanlar tarafından kurulmuş bir dernekçe organize edilmesinin kendisini mutlu ettiğini belirtti ve derneğin üye sayısının artmasını temenni etti. Konuşmalardan sonra misafirlere güzel bir akşam yemeği ikram edildi. Güçlü sesi ve güzel sahne programıyla sanatçı Gönen, baloya renk kattı. Grup Mehmet Ali ve arkadaşları baloya katılan tüm misafirlerin eğlenceli bir gece geçirmelerine katkı sağladı. Ayrıca baloda ödüllü bir tombala düzenlendi. Pusula gazetesi olarak böyle güzel bir amaçla düzenlenen geceyi organize eden, İsviçre Türk Kadınları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği ne, bize gösterdikleri misafirperverliklerinden dolayı teşekkürlerimizi sunuyor ve gelecek çalışmalarında başarılar diliyoruz. Memduha Tüfekçi

5 Bizim Dergi -5- Aralık 2009 Sayı 15 Balo ile ilgili diğer resimlere aşağıdaki adresden bakabilirsiniz.

6 Bizim Dergi -6- Aralık 2009 Sayı 15 TERKEDİLMİŞ KIZ ÇOCUKLARINI KORUMA VE KURTARMA PROJESİ "Mutlu, sağlıklı ve yarınlarından emin bir Türkiye için" sloganıyla yola çıkan ÇESAV Vakfı, 1989 yılında Dr. İmren Aykut tarafından kurulmuştur. Amacı, günümüzün en önemli sorunları olarak gördükleri çevre, eğitim ve sağlık konularında toplum bilincini geliştirmek, çözüme yönelik projeler üreterek kamu yararına çalışmalar yapmaktır. ÇESAV'ın yürütmekte olduğu projelerden en önemlisi "Terkedilmiş Kız Çocuklarını Koruma ve Kurtarma Projesi' dir. Bu proje ile, SHÇEK (Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu) yurtlarında kalmakta olup 18 yaşına geldiğinde ayrılmak zorunda olan kimsesiz kız çocukları ile okuma yeteneği olan 14 yaşını doldurmuş kız çocuklarının eğitimlerini tamamlamaları, iş ve meslek sahibi olmaları, ev ve aile ortamını tanımaları, gelenek ve göreneklerimizi öğrenmeleri ve topluma yararlı bireyler olmaları hedeflenmektedir. Proje, 30 Ekim 2000 tarihinde SHÇEK ile yapılan protokol doğrultusunda Ankara'da ilk vakıf evinin kurulması ile başlamıştır. Vakıf evlerinde yatak odaları, ders çalışma masaları ve kütüphaneleri ile salon, mutfak ve banyo, bir ev için gereken her türlü malzeme ve ekipmanla döşenmiştir. birlik ve beraberlik içinde tutabileceği tüm bilgi ve beceriler kazandırılmaktadır. Sonra da temel eğitimde eksik olan bilgilerini geliştirmek için çeşitli eğitim kurslarına gönderilmekte, iş piyasasında geçerli bir meslek edinmeleri sağlanarak işlere yerleştirilmektedirler. Temel hedef onların gelir elde edebilir hale gelmeleridir. Çünkü ancak bu şekilde toplum içinde kendilerini ve ailelerini koruyabilecekleri ve kendisine güvenen bir kişiliklerinin olabilecekleri düşünülmektedir. Kız çocuklarından üniversiteyi kazananlar, öğrenci yurduna yerleşenler ya da bir meslek sahibi olanlar vakıf evinden ayrılmaktadır. Ancak bu çocuklar ayrıldıktan sonra da vakfımız ile yakın temas halinde yaşamakta ve ÇESAV ailesinin birer bireyi olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Halen Ankara, İstanbul ve İzmir ve Adana vakıf evlerinde eğitimleri devam ettirilmekte olan 37 kız çocuğu ile beraber bugüne kadar 133 çocuk vakıf evlerimizden yararlanmış, çeşitli kurslara gönderilerek hayata hazırlanmalarına katkıda bulunulmuştur. Bu kız çocuklarından otuzdokuzu işe yerleştirilmiş ve onüçü de üniversiteyi kazanmıştır. Vakıf evlerinde bu kız çocuklarına aile değerleri, toplumsal ve ahlaki değerler öğretilmekte, gelecekte eşine, çocuklarına sahip çıkabileceği, ailesini Unutulmamalıdır ki, bir erkeği eğitip topluma kazandırmakla bir kişiyi kurtarırsınız, ancak bir kadını eğitmek ve toplumda layık olduğu yere getirmekle bir aileyi topluma kazandırırsınız.

7 Bizim Dergi -7- Aralık 2009 Sayı 15 GÜÇLÜ KADIN Hacer Doğan Güçlü kadın sözcüğünü duyduğunuzda aklınıza ne gelir? Büyük sevgi, saygı ve hayranlıkla hatırladığım ve çok özlediğim birisinin hikayesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Bundan neredeyse 100 yıl önce dünyaya gelen bir kız çocuğu doğduğunda, babası Birinci Dünya Savaşında ölüyor. Annesi zengin olduğundan kısa zamanda tekrar kocaya kaçırılıyor ve henüz iki yaşında olan bu kız anneannesine bırakılıyor. Dokuz yaşına geldiğinde üvey babası, bu kızı başka bir zengin ailenin oğlu ile evlendiriyor. Tabi ki çocuğun bundan haberi bile yok! 16 yaşına geldiğinde konuyu kendisine açıklıyorlar ve hemen düğün hazırlıklarına başlıyorlar. Sanırım bu hikaye buraya kadar o dönem için gayet normal, ama önemli kısmı da zaten bundan sonra başlıyor! Aslında bu kızın sevdiği bir delikanlı varmış ve ondan başkasıyla da evlenmeyi hiç düşünmüyormuş. Hele de nefret ettiği üvey babasının kararına boyun eğmeyi hiç ama hiç düşünmüyormuş! Her genç kız gibi hayalinde gelinlik giymek ve düğün yapmakta yatıyormuş ve eminmiş ki üvey babasının emrini yerine getirmezse bu hayalleri suya düşermiş. Karar vermekte hiç gecikmemiş, tüm hazırlıklara başlanmış ve yine o döneme uygun 3 gün, 3 gece düğün yapılmış. Üçüncü gece erkenden odasına çekilmiş, gelinliğini üstünden çıkardığı gibi arka pencereden tüymüş. Hemen caminin hocasına sığınıp beni zorla evlendiriyorlar demiş, ama kısa zamanda orayı da terk etmiş. Gözüm pek tutmadı hocayı diye anlatırdı. Gece gündüz ormanda saklanarak yürüdükten sonra, nihayet sevgilisinin kapısına varmış. Tüm olanları sevgilisine anlatmış ve gel kaçalım diye teklif etmiş. Sevgilisi de henüz 16 yaşında, öksüz ve fakir amcasının yanında yaşıyor, tabi ki kaçmaya pek cesaret edememiş. Ama gözüpek olan bu genç kız hazırlıklarını yapmış ve tüm önlemleri almış bile. Sonunda sevgilisini de kendi rızası ile kaçırmayı becermiş. Beraber Türkiye nin diğer ucuna İzmir e gitmişler. Onsekiz yaşlarını beklemişler, mahkemeye başvurmuşlar, nikahı iptal etmişler, sonra da evlenmiş ve bu ara doğmuş olan çocuklarını da üstlerine kayıt ettirmişler. Artık genç kadın olan bu kız çocuğu bununla da yetinmemiş! Köylerine geri dönmüş, üvey babasını arazisinden kovmuş, çay bahçelerini eline almış ve eşini Polis Okuluna yollamış. Demek ki güç, uzağı görmek, doğru yolu seçmek ve kararlılıkla bu yolda ilerlemektir. Bunu hepimiz başarabiliriz!

8 Bizim Dergi -8- Aralık 2009 Sayı 15 İÇİMİZDEN BİRİ HER YAŞAM BAŞKA BİR GEZEGEN Röportaj: Özlem Gök Merhaba, dergimizin bu sayısında Tuba Gönç ve eşi Mesut Gönç ile yaptığım bir röportaj yer alıyor, eski üyelerimiz ve Gönç ailesini tanıyıp çalışmalarını bilenler, röportajın konusunu tahmin edebiliyorlardır, fakat derneğimize yeni katılanlar veya İsviçre ye yeni gelmiş olanlar ya da bu konularla yeni haşır neşir olanlar için, ben sizlere kısaca kendilerini ve röportajımızın amacı olan projelerini anlatarak yazıma başlıyorum, umarım zevkle okursunuz. Tuba Hanım, Winterthur da Türkçe ve Türk Kültürü öğretmeni olarak çalışıp Türkiye ye dönmüş, fakat sonrasında tekrar İsviçre ye geri gelmiş, derneğimizde de etkin olarak çalışmış. Şimdi de Caritas, Kızılhaç, İsviçre Çocuk ve Gençlik İletişim Araçları, Winterthur Kütüphanesi gibi kurumların entegrasyon projelerinde çalışıyor. Mesut Bey de Türkiye de üniversitedeki görevinden istifa etmiş ve Oerlikon Migros Okulunda Almanca ve Türkçe öğretmeni olarak çalışıyor. Mesut Bey yeminli tercüman ve entegrasyon projelerinde uzman. Yıllardır bu konuda belediyelerce örnek gösterilen projeler hazırlamış ve değişik projelerde çalışmış. Almanya da yetişen biri olduğu için de yabancıların sorunlarını iyi tanıyan biri. Röportajımızın konusu da, derneğimiz adına Mesut Gönç tarafından 2 yıldır yürütülen İki dilli oyun grubu projesi. İlk sorumla röportajımıza başlıyoruz. toplumumuzdaki eksiklikleri artıya çevirmek istememizle başladı. İsviçre istatistiklerine göre yabancı öğrencilerin okula ilk adımlarında, özellikle anaokulundan birinci sınıfa geçmede ya da birinci sınıfta sene kaybettiklerini öğrendik. Sebebi ise çocukların anneden ayrılmada sorunlar yaşaması, el becerilerinin yeterli olmayışı, Almanca dilini kullanmakta güçlük çekmeleri, yeni okul ortamında duydukları güvensizlik duyguları idi. Bunu çözümlemek için en uygun ortamı İsviçre nin oyun grubu sistemi olarak düşündük. Çocuklar bu gruplar ile en güzel şekilde anaokuluna hazırlanabilirdi. Bizim oyun grubumuzun İsviçre deki oyun gruplarından farkı, eğitim yanının yüksek ve iki dilli olması. Çocukların dil gelişiminin, el becerilerinin hedef alınması. Kitap okuma alışkanlığının kazandırılmasına önem verilmesi. Çocuklarımız bu yaşlarda Almanca konuşulan ortamlarda kendilerini ifade etmekten çekiniyorlar. Biz bu duyguyu yenmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Gruplarımızda çocuklarımız bir İsviçreli ve bir Türk öğretmen tarafında eğitiliyorlar. Kendilerine gerekli olan günlük kelimeleri her iki dilde tekrarlıyorlar. Anlamadıklarını sorabiliyorlar. Oynarken, mutlu bir şekilde öğreniyorlar. Özlem: Derneğimiz adına yürüttüğünüz bu proje nedir ve nasıl başladınız anlatır mısınız? Mesut : İki dilli oyun grubu projesi buradaki istatistikleri incelememiz,

9 Bizim Dergi -9- Aralık 2009 Sayı 15 Özlem: Tuba Hanım, siz çocukların Türkçe öğretmeni olarak çalışıyorsunuz. Bir günde yaptıklarınızı anlatabilir misiniz? Tuba : Programımız 3 saat sürüyor. Genelde bir elişi faaliyeti ile başlıyoruz. Çocuklar iki dilde de kes, yapıştır, katla gibi elişi terimlerini uyguluyarak öğreniyorlar. Sonrasında okuma saatimiz var. Japonların Kamishibai masal anlatma tekniğini kullanıyoruz. A3 ebatında yazısız masal sayfaları üzerindeki büyük resimlerde masallar ve resimler iki dilde anlatılıyor. Çocuklarla oyunlar oynuyoruz. Kelime tombalası veya hafıza kartları oyunları gibi. Beslenme saatinde yemeğe başlama şarkısı, yiyecek isimleri, tabaklarının renklerini öğreniyorlar. İki dilde de vücut hareketlerini de kullanabildikleri şarkıları tekrarlıyoruz. Eve dönerken o günkü masalı babalarına anlatmalarını istiyoruz, annelerine de yaptıkları elişi faaliyetini götürüyorlar. Çocuklar tabi bir çırpıda Almanca öğrenmiyorlar. Önce dinliyorlar, biriktiriyorlar, kelimeler ve cümleler yavaş yavaş dökülüyor. Grubun dili İsviçre Almancası. Bu yaştaki çocukların parklarda oynarken, İsviçreli arkadaşlarıyla beraberken kendilerini yabancı hissetmemeleri için yüksek Almanca yerine İsviçre Almancası seçildi. Mesut : Çocukların dili en güzel şekilde öğrenmeleri çok önemli. Öğretmenlerimizi seçerken İngilizce, Fransızca veya İtalyanca aksanları olmamasına çok dikkat ediyoruz. Ailenin de çocuklarla en iyi bildikleri dili konuşmasını tavsiye ediyoruz. Yarı Almanca yarı Türkçe konuşmak, çocukların kelime dağarcıklarını daraltıyor. Dil hatalarını düzeltmek, öğretmekten daha zor oluyor. Özlem : Çocuklarla sorunlarınız oluyor mu? Almanca konuşan öğretmenle araları nasıl? Tuba: Şimdiye kadar bir sorun yaşamadık. Geçen yıl 2 öğrencimiz anneden ayrılma zorluğu çekmişlerdi. İlk iki hafta biraz ağladılar. Fakat bu çocuklar öncesinde bir İsviçre oyun grubunda 3 ay deneme süresi geçirmişler, uyum sağlayamamışlar ve bize gelmişlerdi. Grubumuza 2 haftada alıştılar. Bu aileye bir ev ziyareti yapmamızda etkili oldu. Almanca konuşan öğretmenimizle de çocukların arası çok iyi. İlk iki hafta öğretmenimizi gözlemliyorlar, sonrasında ısınıverip, kucağına kuruluveriyorlar. Güven duygusu çok önemli. Biz dili bireyle özdeşleştiriyoruz. İki dili de en güzel şekilde kullanmaları amacımız. Özlem : Aileler oyun grubunuza nasıl başvuruyorlar? Tuba : Genelde kulaktan kulağa yayılıyor. Beni tanıyan velilerin ya da grubumuza katılan çocukların anneleri birbirlerine söylüyorlar. Velilerimiz de bizim için çok önemli. Çünkü çocuklar ailenin aynasıdırlar bizim için. Bu yüzden veli toplantılarında çocuk eğitimi hakkında konuşuyoruz, filmler seyrediyoruz. Eğitim konulu seminerler düzenliyoruz. Bir seminerimiz 22 Ocak Cuma akşamı saat da Winterthur Alte Kaserne de, İsviçre Eğitim sistemi üzerine olacak. Winterthur Okul Aile Birliği ile birlikte yapacağız bu

10 Bizim Dergi -10- Aralık 2009 Sayı 15 toplantıyı. Diğer derneklerle birlikte çalışmak, işbirliği içinde olmak da önemli. Çocuklar ve velilerle kütüphaneye, doğa müzesine gidiyoruz. Çocuk, aile ve öğretmen ilişkisi çok etkili bir faktör. Özlem: Oyun grubunuzun günlerini ve yerini öğrenebilir miyiz? Tuba : Perşembe ve cuma günleri Grenzstr.13 Töss Winterthur da, cumartesi günleri Badenerstr.9 Dietikon da. Dönem tatilinden sonra Uster de açılacak. Değişik bölgelerden de çok fazla istek var. Velileri çocuk eğitimi konusunda desteklemek istiyoruz. Bu konuda bilgilendirme sayfaları hazırlayıp dağıtıyoruz. Yönetim kurulu üç İsviçreli arkadaşımızdan ve ikimizden oluşuyor. İsviçreli arkadaşlarımızdan biri öğretmen, biri kreş idarecisi, diğeri de muhasebemiz için işletme uzmanı. Herkes gönüllü olarak ve severek çalışıyor. Eğitim toplumumuzda en önemli konu. Biz, Türkiye den çok, buradaki çocuklarımıza ve ailelerimize yatırım yapmak istiyoruz. Onların başarısı Türkiye yi de etkileyecektir. Özlem : Hem çocuklar ve Türk toplumu için yaptığınız çok yararlı işiniz için, hem de bana ayırdığınız vakit için size çok teşekkür ediyorum. Bu (Ben zaten başarılı olduğunuza gönülden inanıyorum) ve sonraki diğer projelerinizde başarılar diliyorum. İÇİMİZDEN BİRİ HER YAŞAM BAŞKA BİR GEZEGEN Röportaj: Meltem Nauer Özlem : İsviçre ye yayılacaksınız galiba. Mesut : Aslında hedefimiz bu. Bu yüzden iki dilli bir oyun grubu derneği kurduk. Adı BiLiKiD, açarsak Bil iki dil ya da bilinguales Kind. Bu bir eğitim derneği. Web sayfası Çocukların, öğretmenlerin ve velilerin iki dillilik konusunda desteklenmesini, iyi eğitilmesini amaç edinip bu konuda çalışmalar yapacak. Türkiye de eğitimini yapmış öğretmenleri etkin hale getirmeyi, İsviçreli öğretmenlerin iki dilli çocuklar ile iletişiminin gelişmesini hedefliyor. İsviçreli öğretmenlerimizi entegrasyon ve dil konulu seminerlere gönderiyoruz. Çok sevgili okurlar, dergimiz elinize geçtiğinde Ata'ya Veda balomuzun üstünden de henüz kısa bir süre geçmiş olacak. Balo haberleri bu kadar tazeyken Mehmet Ali'nin (MAli) bu sayfalara konuk olmasının sizler için ilginç olacağını düşündüm. MAli geleneksel balolarımızın, orkestra arkadaşlarıyla birlikte en renkli yapı taşlarından biri. O da çoğumuz gibi genç yaşlarında buraya gelerek yepyeni bir hayat kurmuş olanlardan. Gerçi onun geliş nedeni bir sevda hikayesi. Karısı Marisa İsviçreli. Genç yaşta evlenerek Olten'a yerleşmişler. Yaşam hikayesinin en çarpıcı yönü ise yaşam tarzını sanatçı kişiliğinin biçimlendirmesi ve o tarzdan çok da ödün vermeden ömrünü en sevdiği işle uğraşarak geçirme çabası.

11 Bizim Dergi -11- Aralık 2009 Sayı 15 ondan sonra kendi müzikalini yaz dedi, çok haklı olarak. Birkaç ay sonra beni aradı. Bir tiyatro oyunumuz var gelir misin diye sordu. Koşa koşa gittim. Yaklaşık dört aydır bu oyun üstüne çalışıyoruz. Bunun yanı sıra tiyatroda oynayan bir arkadaşla bir televizyon skeci hazırlamaya başladık. Spontan çıktı. Büyük ihtimalle bir alıcısı da var ama şu anda hangi kanal filan diye hakkında konuşmak yanlış, hiç birşey kesinleşmedi henüz. Ama deneme çekimlerini gösterebilirim. MAli ile söyleşmek için sözleştik. Bu söyleşi Zürih'ten Olten'a küçük bir gezi yapmamı gerektirdi. Çünkü onun sanat dünyasının yörüngesi olan stüdyosunu böylece görüp izlenimlerimi sizlere aktarabilecektim. MAli stüdyosunun kapısında beni sıcacık gülümsemesiyle karşıladı, İspanya'da sokaktan kurtardığı köpeği Jara ile. Çaylarımızı hazırlarken derhal meslek yaşamından bahsetmeye başladık ve doğrudan sanat dünyasına daldık. Konuk bir sanatçı olunca, söyleşinin seyri de sürprizlerle dolu oluyor. Ben karşımda bir ses sanatçısı ve besteci beklerken MAli ilk olarak tiyatro denemelerinden bahsetmeye başladı. MAli tiyatro ile olan bağıyla ilgili Gülüzar (Mertin) hanımdan söz ederken, kayıt cihazının düğmesine bastım. MAli: Berlin'den geldi, İsviçre'de yaşıyor, eşi Alman. Çok güzel oyunlar yazmış, oynamış biri Gülüzar hanım. Birgün bir araya gelerek sevgili Murat (Çevik) ile birlikte yazmak istedigimiz müzikal hakkında konuştuk. Sen müzikal yazıyorsan önce bir kaç oyunda oyna, MN: (Ben bu arada şaşırmaya devam ediyorum. Tiyatro derken, ardından da komedi skeçlerinden bahsediyor MAli) Sen mi yazıyorsun skeçleri? MAli: Yok hayır. Sadece ilk skeci oyun arkadaşım Nesrin (Buzdugu) ile yazdık, yani biz hamur halinde birşey yapıp yönetmene gösterdik. Onun da hoşuna gitti. O yazıyor skeçleri. Önce görsel bir şeyler lazım ona da. Tabii bu yaptığımız çok iddiasız bir şey. Sadece bir başlangıç ama bir eğitimdir sonuçta. Bakın ilk çekimleri göstereyim size (Stüdyosunda çekimlerin yapıldığı küçük odayı gösteriyor bize, ekrandan da deneme çekimlerini izliyoruz, en ham hallerini - ne şans ama?-. Sıradan bir izleyici kimliğimle çok da sevimli buluyorum skeci. Hele ömründe hiç oyunculuk yapmamış MAli'nin canla başla rol kesme cesaretine ve başarısına yeniden şaşırıyorum). Ben Türkiye'deyken, Bundan 23 sene önce -yaşlandık ya!- İzzet Öz'ü tanır mısınız bilmiyorum, onunla beraber Hürriyet'in reklamlarını yapıyorduk. MN: (İzzet Öz tanınmaz mı diyorum.) Pardon, sen kaç yaşındasın MAli? MAli: (Gayet kaprissiz söyleyiveriyor) 43. MN: Ben daha genç olduğunu düşündüm hep. MAli: Ali Murat Erkorkmaz diye biri vardır Türkiye'de. Ben dahi diyorum ona. Türkiye'de ilk çizgi film işine başlayanlardandır o. Onun yanında sound engineer olarak çalışıyordum. O da İzzet Öz ile Hürriyet için reklam işini yapmaya başlayınca bu işlere balıklama dalmış oldum. Yani teknik olarak şu anda yaptıklarıma çok yabancı değilim. O

12 Bizim Dergi -12- Aralık 2009 Sayı 15 zamanlar iki kanal çalışıyorduk şimdi 200 kanal çalışıyoruz, bu da benim yine ilk çalıştığım aletti Rewox. Ama oyunculuk tabiiki çok yabancısı olduğum bir iş. MN: (Skeç denemelerini izlemeye devam ediyoruz. Konu çağımızda tüketim esiri olmuş toplum bireylerinin kredi kartıyla alış veriş halleri.. Bir karıkoca) MAli: Bu ilk çekimimizdi. Yönetmeni bununla ikna ettik. 10 bölüm çekilecek şimdi. Bir yandan da günümüzde insanlar ilişkilerini çabucak bitirir, yitirir ya. Bu çift öyle olmayacak. Herşeye rağmen birarada kalacaklar. Böyle bir mesajı da var dizinin. Bu arada tiyatro çalışmaları devam ediyor. Dün gece sabah 4'e kadar buradaydık yine. MN: Peki tiyatro derken neler yapıyorsunuz? MAli: Yine skeçlerde rol aldığım Nesrin ile birlikte aynı grupta oynuyoruz. 8-9 kişilik bir grubuz. İşviçrelilere yönelik bir oyun hazırlıyoruz. Hem Türkçe, hem Almanca olacak. Konu SUCHT. Yani tutku. Çalışma tutkunu olan, seks tutkunu olan, temizlik tutkunu olan insanlar var... MN: Bağımlılıklar. MAli: Evet bağımlılık. Orada bir psikiyatristi canlandırıyorum. Adam okuma ve iş tutkunu biri. Kendi öz çocuğundan bile habersiz. Karısı filan kaçmış farkında değil. bu oyunu yaparken İsviçreli makamlar öyle bir yaklaşıyorlar ki olaya; ne yaparsan yap sen bir azınlık mensubusun burada. Seni sanatçı yerine koymuyor. Futbolcuyu futbolcu yerine koyuyor orada sorun yok mesela ama sanatçıysan, ressamsan diyelim, sana yapılan yardımlar; ya bu bizim azınlığımız, burada bizimle birlikte yaşıyor, ona da yardım etmek zorundayız gibi bir tutumun içine giriliyor. Yahu bu adam sanatçı. Milliyeti ne olursa olsun, sanatçı sanatçıdır. MN: Yani tiyatro grubunda da bu tutumun yansımalarını çok mu yaşadınız? MAli: Tabii yer bulurken mesela. Bizim bir çalışma yerimiz var Zürih'te. Yönetmen yerel yönetimden almış orayı, yani özellikle orası muhtarlıktan sanata açılan bir yer. Ama sen oynadığın zaman para ödeyeceksin diyorlar. Kaç kişi izlerse izlesin 1000 Frank ödeyeceksin diyor mesela. MN: Yani bu herkese değil de Türklere mi yapılıyor? Herkes ödemek durumunda mı yoksa? MAli: Türklere yapıyorum denmiyor, ama yabancılara yapılıyor işte. Ama İsviçre'de sanat konusunda çok takdir ettiğim uygulamalar da var. Bir Türk sanatçı Türkiye'de turne yapıyor ve orada İsviçreli sanatçının bestesi çalınıyor, İsviçre Hükümeti ona para ödüyor. Sanatçısına destek olarak. Tabii bunu sadece kendi sanatçısına yapıyor ama sanatçısına sahip çıkma anlamında çok örnek bir tutum. MN: Peki temsil süresi ne kadar bu oyunun? MAli: Herhalde 1-1,5 saat sürecek. MN: Yine skeçlerdeki gibi komedi tarzında mı? MAli: Komedi ama daha çok kara mizah. Yani kahkahayla güldürecek birşey değil, ama bak harbiden de biz böyleyiz, dedirtecek bir şey. Hayatın içinde kaçırdıklarımızı vuracak yüzümüze. MN: Peki İsviçre-Türk kültürü karşılaştırması var mı içinde? Kültürel hiciv? MAli: Valla yönetmenimiz galiba biraz İsviçrelilere çatacak bu konuda. Özellikle MN: Bizim dernek camiasında çok seviliyorsun, takdir ediliyorsun. Mehmet Ali destek verir, saygılıdır,

13 Bizim Dergi -13- Aralık 2009 Sayı 15 fedakardır, çok iyidir vs. olarak biliniyorsun. Ama haliyle özelinle de merak ediliyorsun. Şu müzik yaşantınla İsviçre maceranı bağlantılandırarak anlatır mısın bize biraz? MAli: Estağfurullah, elimizden geleni yapıyoruz. Ben hep müzik ile iç içeydim. İşletme okudum Uludağ Üniversitesinde. İşletmenin son sınıfında 6 ay vardı diploma almama, ayrıldım okuldan. Kıbrıs'tan bir kontrat gelmişti o zamanlar bir otelden. Vallahi o işi diplomaya tercih ettim. Zaten hayatta benden işletmeci olmaz diye düşünüyordum. Atladım Kıbrıs'a gittim. Müziğe profesyonel olarak orada başladım. MN: Ne çalıyordun? MAli: Ben 16 yaşından beri hep gitarcıydım. Orada da 1,5-2 yıl çalıştıktan sonra eşimle tanıştım. Atladık buraya geldik. Şimdi 21 senelik evliyiz. Bir kızım birde oğlum var. Nathalie Ayşe 20 yaşında. Alain Sancak 18 yaşında. Kızım diş hekimi teknisyenliği yapıyor. Oğlum da aşçı olacak. MN: Yok mu onlarda sanata karşı bir merak? MAli: Var, var. Kızım piyano çalıyor, Oğlum gitar. İyi müzisyenler ikisi de, biraraya geldik mi bir orkestramız oluyor yani. Ama meslek olarak seçmediler. MN: Eşinde mi sanatçı? MAli: Eşim resim yapıyor. MN: Maşallah sanatın her dalı var ailede. Resim, müzik, tiyatro.. MAli: Aslında benim kendi aile tarafımda müzisyen pek yok. Daha çok ressam var. 4-5 ressam vardır ailede. MN: Peki Uludağ Üniversitesi dedin, Bursalı mısın aslen? MAli: Yok hayır, Türkiye'de o zamanlar nereyi kazanırsan orada okuyordun ya. Aslen İstanbulluyuz, Eyüplü. Baba tarafım yüzyılları aşkın İstanbulludur. MN: O kadar geriye gidebiliyor musunuz aile seceresinde? MAli: Evet Eyüplü olduğumuz için gidebiliyoruz. O zamanlar İstanbul'un merkezi Eyüp. O kayıtlar tutulmuş. Ben 9. göbek Eyüplüyüm. MN: Ailen İstanbul'da mı hala? MAli: Bir abim istanbul`da. Annem Herekeli benim. Orada yaşıyor. Diğer abim Yarımca'da, yani herkes Marmara bölgesinde. MN: Sizden tek sen buradasın, evlenip geldiğin için? MAli: Evlenip gelmedim aslında, sırt çantamla geldim, burada evlenmeye karar verdik (Gülüyoruz) MN: İyiki gelmiş misin? MAli: Herkes kendine bir sorar herhalde, gelmeseydim ne olurdu diye. Yine de bunları pek düşünmemek lazım. Ben mutluyum burada. Kendimle barışığım. MN: Şimdi her konuğa sorulanları sormam lazım sana, oralardan ortak izlenimler çıkıyor çünkü. Nasıldı ilk hissiyatın, gözlemin buraya geldiğinde? MAli: Off çok zor oldu tabii. Dil bilmiyorsun. Tanıştığımızda İngilizce konuşuyorduk eşimle. Bir gün Almanca konuşacağıma kimse inandıramazdı beni. Ama kader işte. Buranın düzenine de aşık oluyorsun tabii. Bunu da söylemek gerekir. Çok güzel bir ülke. MN: Zürih'e mi geldiniz? MAli: Yok, Olten'a geldik. MN: Ciddi misin? İlk geldiğin yerde kaldın yani. MAli: Evet. Eşimin ailesinde babası İsviçre'nin fransız (FR) kesiminden, annesi de İtalyan (TI) kesiminden ama Olten`da oturuyorlar. Ben dünyanın bahçesi diyorum İsviçre'ye açıkçası. Şöyle bir gezdiğiniz zaman bu düzen bu güzelllikler dünyanın hiçbir yerinde kurulu değil. MN: Peki doğa güzelliği dışında İsviçre'ye ait hayran olduğun beş özellik sayabilir misin? Beş tane çıkar mı? MAli: Hımmm. İsviçrelilerin hiç yalan söylememesi çok hoşuma gidiyor. İsviçreli karakterini seviyorum. (Düşünüyor) Sevdiğim çok özellikleri var, sevmediklerim çok daha az aslında. Bir Almanlar,

14 Bizim Dergi -14- Aralık 2009 Sayı 15 Fransızlar kadar milliyetçi değiller mesela... Düzen, temizlik... Tabii Akdenizli gibi sıcak değiller, zor yakınlaşıyorlar... Özlediğimiz tek şey de bu ülkede bu aslında. MN: Ya yemekler? İklim? MAli: Yemeklere alıştım. Peynir severim zaten. İklim tabii başlarda sert geldi. Ama eski soğuklar kalmadı şimdi. Ben ilk geldiğimde işe gideceğim, üç tane uzun don giymişim altıma, çoraplar bilmem daha ne, çıkıyorum dışarıya buz gibi bir hava, a! bir de bakıyorum bir İsviçreli hanım bisikletin tepesinde etekle işe gidiyor. Ne oluyoruz diyordum (kahkahayla gülüyoruz). İnsan alışıyor. Şimdi İstanbul'a gittiğimde o keşmekeşin içinde 10 gün sonra özlemeye başlıyorum burayı. MN: Başka söyleşi yaptıklarımla da konuşmuştum. Hani buradakiler biraz kontrol delisidir. Yanlış birşey gördüklerinde uyarırlar. Seni de rahatsız etmiş miydi bu davranış? MAli: Rahatsız olmadım ama şaşırdım başta tabii. Ama düşününce bir işin de bir doğrusu var. Onu da kabul etmek lazım. Demek ki onların sistemi Türkiye'dekine kıyasla daha iyi işlediğine göre bu doğru olanı demeli insan. Biri, çöp atıldığında uyarıyorsa alınmak niye o zaman? MN: Türkiye'ye sık gidiyorum dedin. Ne yapıyorsun orada? MAli: Albümle uğraşıyorum. Abimde ya da annemde kalıyorum, kendi evim yok orada. İşte müzik firmam ayarlarsa konserler veriyorum bazen. Şimdi ikinci albümü hazırlıyorum. MN: Sen şimdi orada ciddi ciddi konser mi veriyorsun? MAli: Evet, evet. Çok büyük çaplı değil, medyaya yansıması fazla olmuyor. MN: Kendi albümünden mi çalıyorsun konserlerde? MAli: Bar ortamı olmadığı için daha çok kendi parçalarımı söylüyorum, kendi tanıtımımı yapıyorum. İkinci albümüm biraz daha idealist olacak. MN: Çok mu farklı olacak ilk albümden? MAli: Yok çok farklı olmayacak ama biraz daha dürüst olacak. Üzerine bilgisayar çalışınca doğallık kalmıyor pek. Hani müzik yapamayan bir manken kıza o tip bir müzik yapılabilir. Ama sanatçı olmak isterseniz durum farklı. Bu kez albüm hücum kayıt olacak. Piyanistim, basçım ne çalıyorsa, hep beraber girip çalacağız burada. Yapabildiğin birşey için niye bilgisayarla uğraşasın ki? Ben müzisyen bir insanım, oturup güzelce çalmak varken... MN: Peki sanatçı olmak senin gözünü korkutmadı mı? Gerek Türkiye'de ve hatta gerek burada çok gelecek görülmez ya sanatçılara? Sen müzisyen olarak nasıl cesaret ettin ona? MAli: Valla o acayip birşey. Cesaretle de alakası yok. Ben çok denemişimdir. Hani başka bir iş yapayım bu müzikle uğraşmak kolay değil, daha kolayını bul hayatını yaşa diye. Ama olmuyor. Kimse dinlesin, dinlemesin farketmez, içinden beste yapmak geliyorsa oturup yapıyorsun besteni, seçenek kalmıyor. Bir kere bende beste yapmak karın ağrısıyla başlıyor. Çok komik bir şey ama resmen öyle bir sancı var. Hani bir doğum sancısı derler ya, hikaye değil o. O ağrı geldiğinde enstrümanımla yanlız kalmalıyım, ortada müzik yokken, o ağrı varsa genelde birşeyler çıkıyor. MN: Çok ilginç. Peki geçimini sağladın mı? Ben gençlere cesaret veren bir örnek olsun diye soruyorum. Sanatçı olacaklarsa korkmasınlar, vazgeçmesinler diye... MAli: Kendi neslimi de içine alarak söylüyorum, sanatçı diye birşey kalmadı artık aslında ya. Ben bu konuda pek iyimser değilim. Hani yapılan müziklere bakıyorum da. (Dinlenilenlere de) Çok iyi müzikler var ama dinlenilmemek çok kötü birşey. Mesela ben, bu projeler amacına ulaşırsa kafamdaki tek şey, barda canlı çalmayı bırakmak istiyorum. Canlı çalarsam bir tek konserde olsun. Çünkü bar ortamında çalmak inanılmaz yıpratıcı birşey. Gelen istekler, milletin istedikleri filan. Düşünün, bestecisin, müzisyensin kimsenin umurunda değil. Gerçekten çok üzücü müzik adına. İdealist olmaktan başka şans yok. Sanatçı olmak biraz da bunu gerektiriyor.

15 Bizim Dergi -15- Aralık 2009 Sayı 15 Okan Bayülgen, Beyaz Show gibi programlarda bile reyting alma adına kalitesi çok düşük insanlar çıkarılıyor, korkuç birşey bu. Bir ülkede neyi yükseltebilirsin ki böyle yaparak? Şurda küçücük Olten, tiyatrosunda bir opera oluyor, ya da adamın teki gitarıyla çıkıp yeni müzik yapıyor ve içerisi tıklım tıklım doluyor, ama bizim sanat dünyamızda, televizyonumuzda ne kadar kötü örnekler gösteriliyor. Mesela Fikret Kızılok ölmeden önce son on yıl beste yapmayı bıraktı. Daha çok şiir ve söz yazdı. Neye, kime beste yapayım diyordu. İnsanda böyle bir küskünlük oluyor zamanla, kendi insanına karşı küsüyorsun. MN: Peki İsviçre'yi nasıl görüyorsun bu konuda? MAli: Tabiiki çok farklı. Sanatçı el üstünde tutuluyor. Ortalama bir sanatçıya burada verilen önemi, sunulan imkanları görüyorum da, bizim ülkemizde Cem Karaca, Fazıl görmemiştir böylesini. MN: Burada da reyting kaygısı yok mu yani sence? MAli: Hayır yok burada, gerçekten hiç yok. Hatta Alman televizyonlarında bile çok olduğunu düşünmüyorum. İsviçre televizyon medyası diğer Avrupa televizyonlarına göre çok köylü kalıyor bence. Adam neyse onu gösteriyor, izleyen de onu görmek istiyor. Adamın hiç umurunda değil. Bugün birisi vurulduysa, biri vuruldu diye haber verir, geçerler. Ölenin annesi tv'de ağlamaz, teyzesi ağlamaz, gidip evine çekim yapan olmaz. Burada böyle bir anlayış yok. MN: Türkiye'de talebin arzı belirlediğini düşünmüyor musun? Yani halk istiyor da gösteriliyor olamaz mı? MAli: Yok hayır, bu kadar empoze edilirse seyreden olur. Burada empoze eden yok. MN: Ama Türkiye'de halkın beğenisi öyle. Beğeni olmazsa nasıl sattıracak programı? MAli: Ama medya çok güçlü. Hiç alakasız birini ertesi gün tüm Türkiye'ye tanıtabilir. Medya böyle birşey Türkiye'de. Hah evet medyanın duyarsızlığı diyeyim buna ben. Bu kadar çok çıkaracak sanatçı varken abuk sabuk insanları çıkarıp ünlendirmelerinin sebebi bu. Burada ise medya duyarlıdır. Seyirciye niye bunu göstereyim ki diye düşünür. Açıkçası dertliyim bu konuda. MN: Peki ünlü olma konusunu kendi yaşantında nereye koyuyorsun? Ünlüsün de, çok daha büyük bir ünden bahsediyorum. MAli: Ünlü olmak konusunu şu anda sadece para kazanmak olarak görüyorum. Ünlü olmanın, ünlü olanın altında bir sanat aramıyorum. Bir ürünün çok satılması ve gündemde olması her zaman o ürünün iyi oldugu anlamına gelmiyor. Buna kendim de dahilim. Ünüm arttıkça ben de sanatçı oldum diye düşünmem yani, herhalde yırtıyorum diye düşünürüm (Gülüyoruz). MN: Sanatçı olma konusunda kişisel izlenimlerim, mesela kardeşim sanatçı, eniştem sanatçı; sanatçıların sanat yapıp, aynı zamanda dış dünyada yani para kazanma konusunda çok da başarılı olamadıkları, çünkü sanatçı mizacı buna elvermiyor. Sen nasıl çözüyorsun bunu? MAli: Gitar dersi veriyorum. İnsanlara albüm yapıyorum. Olten'da önemli bir 'Naturartztin' var. Onun için meditasyon müziklerini besteledim. Bu benim ikinci meditasyon albümüm, daha önce Almanya'dan biri için yapmıştım. MN: Bak bu yönünü de bilmiyorduk. MAli: Tabi bunlar benim projelerim değiller. Meditasyon dışında da başkaları içinde pek çok albüm yaptım. MN: (Albümden örnek besteler dinletiyor, harikalar) Peki senin için de bir çelişki mi? Hem para derdinde olmak, hem sanat yapmak? MAli: Tabii canım. Asla başaramıyorum şu muhasebe olaylarını. Müzisyen yönümle ilgili bir de şu özelliğimden bahsetmek isterim. Gitar kendi enstrumanım ve bunun yanında bas gitar ve piyano da çalıyorum. Çalışma tarzı olarak, ilk önce yapabildiğim kadar bestemi çalıyorum kayıt yaparak bir eskiz hazırlıyorum (tabi ki davulu programlıyorum). Daha sonra basçıyı, piyanisti çağırıyorum bakın böyle birşey

16 Bizim Dergi -16- Aralık 2009 Sayı 15 olacak diyorum, ama bunun yanında tabiki çalacak müzisyenin iç dünyasına karışmıyorum. Hep elimde dinletecek birşey olmasını tercih ediyorum. Unutmadan benim bir de Temkin abim vardı. Piyanistti. Hocamdı. Son dokuz yıl kendisiyle hiç ayrılmadık. Ben babamla bu kadar yakın olmadım. 2 yıl önce onu kaybettim. Çok özellikli bir adamdı (Psikolog, avukat, tercüman, piyanist). Sabahlara kadar sohbet ederdik. Hayatımda tanıdığım en entellektüel ve iyi insandı. Çok fazla paylaşımımız vardı. Ona ithafen yaptığım bir parça da var albümde. MN: (Parçayı MAli'nin kendi çaldıp, söylediği ham haliyle dinliyoruz- Tanrım ne kadar şanslıyım bugün, bayılıyorum parçaya, son derece hüzünlü, kaybetme acısı ile dolu, gözlerim doluyor.) MAli: Çalışmayı böyle hazırlayıp dinlettiğim zaman diğer sanatçılar ne istediğimi anlıyorlar. MN: Hep böyle mi hazırladın şarkılarını? MAli: Yok böyle yapmadım. Para kazanma derdi olunca ödün verdim biraz. Ama baktım öyle de, böyle de para kazanılmıyor. Hiç ödün vermemeye karar verdim artık. Yaptıklarımın kalıcı olmasına yöneldim tamamen. Zaten herşeyin bir bedeli var değil mi. Popüler kültüre yönelirsen para olarak kazanabilir insan ama kalıcı olamazsın, aksi durumda para kazanamazsın ama kalıcı olabilirsin. Sorun ne aslında biliyor musun? Sanatçı olarak İsviçrelilerin gözünde başarı kazanmanın senin gönlünde pek önemi olmuyor, ille de kendi insanın seni anlasın istiyorsun. Kendi insanına yaranmak, onların gözünde iyi olmak istiyorsun. MN: Sen hep böyle çok yönlü müydün? MAli: Sanırım evet, hep böyleydim. İlk geldiğim yıllarda 10 sene fabrikada çalıştım, o zaman evime her hafta tane dergi giriyordu. Teknikten hiç kopmadım yani. Sanat bir bütün, sanatın tek dalıyla uğraşmıyor insanlar. Benim için de öyle. Şiir de yazıyorum. MN: (Bu arada sohbet sırasında MAli'nin reklam müziği yaptığını da öğreniyoruz. Beş altı yıl evvel büyük başarı yakalamış bir reklam müziğine imza atmış. Hayallerinde de film müziği yapmak var. Bu konuda vitamin B bağlantısı nasıl bulunur diye kafa yoruyor.) Mehmet Ali ne yapar sanat dışında? MAli: Vallahi pek birşey yapmaz. Ailesi var işte. Yemek yapar. MN: Sahi mi? Neler pişirirsin? MAli: Benim spezialitem güveç. MN: Spor? MAli: Düzenli yürüyüş yaparım. Bir de Nordwalking. Ormanın yanında oturuyoruz zaten. Hergün köpeğimi de çıkarıyorum. MN: Olten'da değil de Zürih'te yaşasanız, mesleki açıdan daha iyi olmaz mıydı? MAli: Olabilirdi belki, öğrenci bulmak açısından. Ama herşey de para değil, orada da masrafım daha çok olacaktı zaten. Seviyorum küçük yerleri. Hem Olten çok merkezi konumda, her yere yarım araba saatinde ulaşabilirsin. MN: Peki baba olarak çocuklarınla aran nasıl? Vakit ayırabiliyor musun onlara? MAli: Az ama öz. Aramız iyidir. Sorunlu bir ailem yok. Çocuklarıma karşı saygı doluyum, onlar da bana. MN: İki kültürlü çocuklar olarak Türkiye'ye karşı tavırları nasıl? MAli: Özellikle milliyetçi yetiştirmedim onları, tabularım yok. Ama Türkiye'yi çok severler. Babalarının Türk olmasıyla gururlanırlar. MN: Peki sanatçılar genelde şöyle derler, aşktan besleniyorum, hüzünden ilham alıyorum gibi. Sen neden beslenirsin, ilham alırsın? Sorulabilir mi sana böyle birşey bilemiyorum? MAli: Tabi neden olmasın? Birazcık 'slow' seven bir müzisyenim. Çok haraketli müzikler yapamıyorum. Sanat biraz da 'slow' olmalı bence. Detaylar ancak öyle yakalanabilir. MN: Sen de hüzünlü müsün bu durumda?

17 Bizim Dergi -17- Aralık 2009 Sayı 15 MAli: Mutsuz bir hüzün hali değil o. Mutluyum ama hüzün duygusunu severim. Hüzünlenmek benim için bir zevk. İlham alıyorum. Stüdyoyu 13:30 da açarım. Akşam 18:00'de yemeğe giderim eve. Sonra 20:00'de açar sabah 4:00 kadar burada kalırım. En çok gece üretebiliyorum. Bir de internet gibi muazzam bir olay var. Japonya'daki bir sanatçının yaptığı müziği eleştirme şansım var, harika birşey bu. Bu alanda internetten çok yararlanırım. Youtube'a girer neler yapılmış bakarım. Saat 4-5 gibi yatar, öğlen 12'de kalkarım. Böyle bir düzenim var. MN: Hüzün demiştin, bu kadar rahat bir ülkede yaşarken nasıl yani hüzünlenmek kolay mı? MAli: Olmaz mı? Hüzün kaynağı çok. Dostlardan ayrılık, ailemden ayrıyım, zaman akıp geçiyor, hüzün verecek o kadar çok şey var ki. MN: Ama Türkiye'de günlük yaşam koşuşturması bile acı ve sıkıntı verir ya insana... MAli: Haklısın, ama ben o anlamda zaten Türkiye'den ayrı yaşamıyorum. Gündemi sürekli takip ediyorum. Haberleri izlerim. Evimde Digitürk'üm var. İstemeyen bir insan kopmaz. İsteyen de derhal kopar. Ben aslında, politik yaşamı takip açısından İsviçre'den daha kopuğum. MN: Peki çocuklarına iki öğüt verme şansın var. Onlar da mutlaka dinleyecek diyelim, kurguluyoruz şimdi. Hangi iki öğütü vermek isterdin? MAli: Zor bir soru. Düşüneyim. Dürüst olmaları çok hoşuma gidiyor. Baba yerine arkadaş olmayı başardım onlarla. Benim babamla ya da onun benimle kuramadığımız yakınlığı kurdum onlarla. Bu konuda aynen böyle kalmalarını isterim. Bir de sigara içmemelerini isterim. Ben de uzun yıllar içtim. Ama 96 yılında bıraktım. Babamı ve Temkin abimi sigara yüzünden kaybettim. MN: Peki diyelim ki dünya yetkilileri karşında, onlardan dünyayı değiştirme adına sadece bir tek şey isteyebilirsin ve onların da bu isteğini aynen yerine getirme güçleri var, ne isterdin onlardan dünya için? MAli: (Gülüyor) bu da zor ama güzel bir soru... Hımm, bütün yalanların kalmasını isterdim. Çünkü dünyada bize söylenmeyen büyük gerçekler olduğuna inanıyorum ben. Yani bizlerin pek birşey bilmediğine inanıyorum, mesela şu aya gidildi mi, gidilmedi mi yalanından tut da, savaşların ardında yatan nedenler filan. İnsanlığı ilgilendiren bütün gerçeklerin söylenmesinden yanayım, olayların ardında yatanların ortaya çıkmasından. MN: Peki uzun süredir evlisin. Uzun ilşkinin sırrı nedir sence? Bu zamanda bu büyük başarı malum. İlişkiler çabucak ayrılığa dönüşüyor... MAli: Saygı tabiki. Karımla aramda çok güzel bir saygı bağı var. Belki burada bir gönderme yapmak gerekebilir her ne kadar genelleme yapmak çok doğru değilse de, Türk kadınlarının erkeklerini daha çok sıkan, güvenmeyen bir tarafı var. Ama İsviçreli biri olarak, -mesleğimden dolayı da- benim eşim benimle her dakika beraber olmayı arzu eden biri değil. Bu beni çok çok rahatlatan bir şey. Tabiiki ona ayırdığım zaman dilimleri var. Ama onun haricinde tek başıma gibi haraket edebiliyorum. Bu benim için inanılmaz bir özgürlük. Ben de ona pek karışmam. MN: Ben de kendimce İsviçreli-Türk evliliği için ideal bir kombinasyon derim hep. Peki hayatta olmazsa olmazlarından üç adet söyler misin? MAli: Motor kullanmaktan vazgeçmem, 1100'lük bir Yamaha'm var. Türkiye'ye gidip geldim geçen yıl onunla. Tabiiki müzik ve ailem. MN: Son soru. Sevdiğin sanatçılar? MAli: En başta Bülent Ortaçgil, tektir o. Cem Karaca. Cem Karaca'nın yanlış ülkede doğduğuna inanırım. Çok küçük bir kısmını tanıyabildik Cem Karaca'nın. Kıbrıs'ta prova sırasında ondan canlı 'unchain my heart' ı dinledim. Böyle bir yorum duyulup, görülmemiştir. Ayrıca Erkan Oğur ve Birsen Tezer. Birsen Tezer, Bülent Ortaçgil'in kadın versiyonu bence, çok iyi bir ses ve yorum. Yabancılardan Sting, Eva Cassidy, Cesaria Evora, Norah Jones. O veya bu

18 Bizim Dergi -18- Aralık 2009 Sayı 15 kişi diye söylemek çok zor. O kadar çok var ki... Ama madem bu son soruydu birazda reklam hakkımı kullanmak isterim Cuma ve Pazar akşamları Fırat Yigitbaş ile Regensdorf`ta Efendy Barda sahne alıyorum, müzik severleri beklerim, benimle ilgili daha çok bilgi almak isteyenler içinde web adresimi vermek istiyorum. MN: En içten teşekkürlerimizle MAli. Tüm isteklerinin gercekleşmesi dileğiyle. MAli: Hepimizin istekleri gerçek olsun, Asıl ben teşekkür ederim. Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri Hayatımızdaki tüm deneyimler gibi, hastalıklarımızı da kendi düşünce kalıplarımızla yaratırız. Ulaştığımız her sonucun temelinde ve gelişiminde bir düşünce kalıbı yatar. Bu nedenle, bir hastalığı kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek için önce onu yaratan zihinsel nedeni çözüp halletmemiz gerekir. İşte, Yeni Çağ hareketinin dünya çapında tanınmış öncülerinden biri olan Louise L. Hay, bugün milyonlarca kişi için vazgeçilmez bir rehber haline gelen bu eserinde, tüm hastalıkları yaratan zihinsel nedenleri ve iyileşmemizi sağlayacak düşünce modellerini açıklıyor. Kendi kanser hastalığını da bu olağanüstü yöntemle iyileştiren yazarın mesajı çok açık: "Eğer gerekli zihinsel çalışmayı yapmaya hazırsak, hemen her hastalık iyileştirilebilir." Öncelikle kendinizi sevin, olumlu düşünün, seçim yapın, niyet edin, affedin, geçmişte yaşamayı, korku ve endişelerinizi bırakın, dirençleri, tutunmaları bırakın, derim. Üzerinizde bir yük gibi taşımış olduğunuz bu duyguları bırakmadığımız en son noktada kendimize neler yaptığımızı, aslında nasıl ağır bir bedel ödendiğinin birazcık daha farkına varmanızı istiyorum. Yaşamın içinde ne kadar çok farkında olarak yer alırsak hayatımızı daha iyi anlar, yaşam amacımıza en uygun adımları daha rahat atmış oluruz. Bir şehirden diğerine giderken tabelalar bize gideceğimiz yolu gösterir. Yolda çalışmalar varsa uyarı mesajları verir, hız sınırımızı ayarlarız daha dikkatli oluruz. Viraj uyarısını gördüğümüzde yavaşlar, hızımızı keseriz. Aslında hayatımızda bir yol ve uyarılar hep var. İşte farkında olarak yaşayıp bunlara dikkat edersek, yaşamımız daha rahat ve konforlu olur. Farkındalık bu yüzden çok önemlidir. Farkına varıp uyarıları yaşamımızda dikkate almazsak, eğer hala bildiğimiz gibi yapmaya devam edersek, işte o zaman hayat bizi sıkıştırmaya başlar, daha zorlayıcı deneyimler yaşamaya başlarız. Beden bize yaşamın kendisini, nerede olduğumuzu ne yapmamız gerektiğini öyle güzel anlatır ki, ama ne yazık ki son çare olarak yaşamdaki sorunlarımızı, olumsuz düşüncelerimizi, ruhumuza inat yapmış olduğumuz hareketleri, bazen de yoldan çıkışlarımızı hastalıklar ile anlatmaya çalışır. Çünkü insan yapısı ancak hasta olduğunda, halsiz olduğunda, yaşamla bir şekilde ilişkisi kesildiğinde yaşamında bazı şeylere dur!! diyebilir. Ölümden döndüm, artık hiçbir şeye sıkılmayacağım, keyfime bakacağım, deriz, bunun gibi, bedenimizde aslında basit olarak görülen birçok hastalık bile bazen bir baş ağrısı, bazen bir mide bulantısı olabilir bu, işte bütün bunlar hayatın bize vermiş olduğu uyarı tabelalarıdır. Bunların hepsi değişebilir, kimse hasta olmayabilir, nasıl mı? Tabii kendimizi, düşüncelerimizi, hayata bakışımızı

19 Bizim Dergi -19- Aralık 2009 Sayı 15 değiştirerek. Ben şuna çok inanıyorum. Bir gün gelecek, hastalık denilen şey bu dünyada yer almayacak. Ne zaman derseniz onu bilemem, bu sadece biz insanlara bağlı. Belki bütün dünya çok kısa bir zamanda artık dur diyecek ve düşünceler değişmeye başlayacak, perdeler kalkacak duvarlar yıkılacak olumlu ve sevgi dolu yeni bir bilinç doğacak. Şu an yavaş yavaş ilerlese de her an büyüyebilecek ve dünyayı bir anda saracak olan bir proje olarak görüyorum bunu. Hiçbir insan bilerek hasta olmak istemez, kendisini hasta etmez. Ama olumsuz tüm düşünceler, inançlar, hayatın içinde yaşanan tüm olumsuz olaylara vermiş olduğumuz tepkiler, bizi hasta eder.önce küçük küçük başlar, pek dikkate almayız, değiştirmeyiz kendimizi, aldırmayız, nasıl olsa bir iki ilaç alıp iyileştiririz kendimizi, diye düşünürüz. Keşke olumsuz düşünceleri iyileştiren, sevgiye dönüştüren, hatta tamamiyle kayıtlardan silen, mutlu olmamızı sağlayacak bir hap olsa, çünkü ancak bir hap içtiğimizde iyi olacağımıza inanırız. Olumlu düşünebilmeniz, daha farkında olmanız, kendinizle barışık bir şekilde yaşamanız için dünya kadar harika kitaplar satılıyor. Sadece adım atın ve bir yerlerden başlayın. Bir çok teknikler ne yapmanız gerektiği vs. her şey artık parmaklarınızın arasında. İnternet her yerde. Sadece istemeniz yeterli. Aslında özet şu, sağlıklı, huzurlu güzel bir yaşam için, korkularınızı iyileştirin, olumsuz düşünce ve inançlarınızı düzeltin... Kızgınlıklarınızı ve kendinizi affedin, kendinizi özgürleştirin her durum ve kişiden vs. En önemlisi kendinizi çok sevin ve onaylayın. Hayat sadece bizden dengede olmamızı ve kendi yaşamımıza sahip çıkmamızı, mutlu olmamızı, bu yaşamdan keyif almamızı istiyor. Hastalıklar, sizin düşüncelerinizle yaşamınızda yaratmış olduğunuz sıkıntıların sonuçları ve bu düşünceler sahip olduğunuz yaşam alanlarınızı güçlü bir şekilde etkiliyor. Hasta olunca işimize gidemiyoruz veya ağrılar içinde dolaşıyoruz, hayattan keyif alamıyoruz. Evet ya, bu işim beni çok strese sokuyordu, sonunda hasta etti beni, hiç mutlu değildim, diyorsunuz... Mutlu olmadığınız işte işiniz ne? Neden ikili oyun oynuyoruz kendimize, mutluymuş gibi yapıyoruz yada mutsuz olduğumuz halde gülümsüyoruz. Tabii ki para diyeceksiniz, ehh işte o zamanda beliniz ağrıyacak, gelecek korkunuzu temsil ediyor olacak. Kendinizi yargıladığınız ve suçladığınız içinde gün içinde baş ağrısı yaşayacaksınız, mutsuz olduğunuz halde işe gittiğiniz için bunu kabul etmeyen bedeniniz mide bulantıları yaşatacak, belki ilerlemekten korktuğunuz için ayaklarınızda sorun yaşayacaksınız, işinizde kendinizi kabul ettirmek için egonuz fazlasıyla devreye girecek, bir yandan ben bunu başaracağım, ben yaparım dediğiniz bu işler için dizleriniz size isyan edecek. İşte bütün bunları ailenizle, eşinizle, dostlarınızla olan ilişkilerinize uygulayın. Kanser olduğunuz zaman mı en nefret ettiğiniz kişiyi affedeceksiniz. Aslında kendinizi affedeceksiniz, öleceğinizi bilirseniz mi yapmak istediğiniz şeyler için kendinize zaman ayıracaksınız, kızmayı, söylenmeyi, suçlamayı,yargılamayı,yaşama söylenmeyi bırakacaksınız. İşte bedenimizi, bu mükemmel olan harika makineyi bile düşüncelerimizle, yaşamın içindeki davranışlarımızla isyan ettirip kendimize yaşattıklarımızı düşünürsek, hayatımızdaki insanlara

20 Bizim Dergi -20- Aralık 2009 Sayı 15 neler yapıyoruz bir durup bakmak gerek. Tabiî ki şu an birçok olay söyleyebilirsiniz. Grip virüsü var, bulaştı ben ne yapayım, o kadar çok terledim ki üstüne soğuk su içtim, boğazlarım şişti, acı yedim, içkiyi çok kaçırdım, midem bozuldu gibi birçok bahane söyleyebilirsiniz. Sadece şunu düşünün, defalarca gripli insanların arasında kalmışsınızdır, ama bir şey olmamıştır, içki içmişsinizdir, ama ertesi gün harika uyanmışsınızdır, peki neden şimdi bunu yaşıyorsunuz... İşte bu sırada sadece yaşamınızın, yaptıklarınızın, yaşadıklarınızın, düşüncelerinizin farkına varmanızı istiyorum.. Aşağıda size bir çok hastalıkların zihinsel nedenleri ile ilgili birkaç örnek verdim. Daha çoğunu bilmek, yaşamınızı daha çok farkında olarak yaşamak isterseniz, "Tüm Hastalıkların Zihinsel Nedenleri" (Yazar : Louise L. Hay ) adlı kitaptan yararlanabilirsiniz. Hastalıkları kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek yada hasta olmanızı engellemek için bu hastalığa neden olan düşünce kalıbınızı iyileştirmeniz gerekir.verilen örneklerde hastalıkların nedeni, yerine koymanız gereken olumlu düşünce şekli yer alacak. Eğer bu hastalıklara sahipseniz lütfen bunu yapın, devamlı onaylamaları tekrar edin... İyileşmenin ne kadar hızlı olduğunu, olumlu düşünce şeklinizin de hayatınızdaki diğer problemleri nasıl hallettiğini, belki şu an uygulamış olduğunuz ilaç tedavinize de nasıl destek olacağını göreceksiniz. Doktorların sizin için uygun gördüğü tedaviye destek olacak olan çalışmalardır. İlaç yerine geçmez, ama çabuk iyileşmenizi sağlar. İyi ve sağlıklı olmak için önce iyileşeceğinize inanmanız gerekir. Başınız ağrıyorsa, Kendinizi hangi konuda yargılıyorsunuz? sorusunun cevabını bulun. Kendini eleştirme, değersiz görme ile ilgilidir. Migren türü ağrılar ise mükemmelliyetçi olan ve bu yüzden kendilerine çok baskı yapan kişiler tarafından yaratılır. Migrende yoğun olarak bastırılmış kızgınlık vardır... Olumlu Düşünce: Kendimi çok seviyor ve onaylıyorum, kendimi affediyorum, emin ellerdeyim. Sinüs ağrıları, Burnun çok yakınında hissedilir. Hayatınızda size çok yakın olan birisinden duyduğunuz rahatsızlığı gösterir, o kişi tarafından ezildiğinizi hissediyor olabilirsiniz. Olumlu Düşünce: Hayatın bütünüyle birim. Huzur, uyum ve dengenin her zaman içimi kapladığını ve beni kuşattığını ilan ediyorum. Her şey yolunda. Ben kendi gücüme sahip çıkıyorum. Boyun ağrıları ve tutulma, Düşüncelerimizde esnek olma, sorunun öteki yüzünü görme, başka bir kişinin bakış açısını anlamayı temsil eder. İnatçılığı ve hep haklı çıkma isteğini bırakmak gerekir. Olumlu Düşünce: Hayatla barış halindeyim, rahatım. Bir meselenin her yönünü esneklikle ve kolaylıkla görüyorum. Başka bakış açılarını da sevgiyle algılıyorum, güvendeyim. Boğaz, Kendimizi doğru bir şekilde ifade edemiyoruz, istediğim şeyi söyleyemiyorum düşünce kalıbını içerir. Kendimizi ifade etme korkumuzu, hakkımızı aramaktan çekinme korkumuzu, "ben buyum" deme cesaretimizin olmayışını gösterir. Kızgınlık boğaz ağrılarının nedeni. Eğer soğuk algınlığı da varsa zihinsel karışıklık yaşıyoruzdur. Larenjit

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: 1. Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? (Hangi saatlerde) 2. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? 3. Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU

ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU ÖZEL ÜSKÜDAR SEV İLKÖĞRETİM OKULU AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2008 SAYI: 2 KONU: Çocuğunuzun Beceri ve Yeteneklerini Nasıl Geliştirebilirsiniz? Aileler çocuklarının mutlu bireyler olmalarını ve en yüksek

Detaylı

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi pişirdik. Topla tanışma oyunları oynadık. Heykel ol, adını

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ

ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ ÇOKLU ZEKA ÖZELLİKLERİ I- Açıklama Sizi tam olarak tanımladığına inandığınız her cümlenin yanına 1 yazın. Eğer ifade size uygun değilse, boş bırakın. Sonra her bölümdeki sayıları toplayın. Bölüm 1 Nesneleri

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ VELİ BÜLTENİ MAYIS -2012 ÇOCUK VE KİTAP "EĞİTİM YAŞAM İÇİNDİR" 2 ÇOCUK VE KİTAP Önceleri çocuk için kitap bir oyuncaktır.

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET. 1. A: Adın ne? B:... a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex

7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET. 1. A: Adın ne? B:... a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex 7AB 2 nd SEMESTER TURKISH FINAL REVIEW PACKET ADI SOYADI: SINIF: TARIH:.. 1. A: Adın ne? B:. a) Adım Alex b) Adın Alex c) Adımız Alex d) Adları Alex 2. Senin adın ne? a) Benim adım Sana b) Senin adım Sana

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde. Yan yana yılları paylaşalım

Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde. Yan yana yılları paylaşalım Darmstadt daki yeni AWO»Johannesviertel«huzur evinde Yan yana yılları paylaşalım »Burada her zaman benimle ilgilenen birileri var. Bu da kendimi iyi hissetmemi sağlıyor« Sayın Bayanlar ve Baylar, 2012

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ ΔΠΣΑ (7) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI?

ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI? ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI? Öncelikle başarıp, başaramadıklarına karar vermek için hedefimiz belli olmalı. Yabancı dil öğreniminde çocuğunuz için nasıl bir hedef düşünüyorsunuz, o, kendisi için ne düşünüyor?

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

2013 / 2014 SAYI: 26. Haftanın Bazı Başlıkları

2013 / 2014 SAYI: 26. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 26 Haftanın Bazı Başlıkları Ailem Nasıl Helikopter Oldu? Kahraman Karıncalar Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası İle Bir Gün Engelleri Birlikte Aşıyoruz2. Sınıflar Okuyoruz Çünkü 2.

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ Kasım, 2006 Değerli Arkadaşlar, Bildiğiniz gibi 7 Temmuz, 2006 da başlayan ve 27 Ağustos 2006 da tamamlanan Kültürel Yapılanma Grubumuzu ve Etkinliklerini

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI

ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI ÖZEL GÖKYÜZÜ İLKÖĞRETİM OKULU 2011-2012 ÖĞRETİM YILI 1/B SINIFI KASIM AYI E-BÜLTENİ 1 İÇİNDEKİLER 1. Mihver Dersler 2.Branş Dersler 3.Kulüpler 2 TÜRKÇE Kasım ayında Türkçe dersinden harfleri öğrenmeye

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

TC KİMLİK NO 1-Adı ve Soyadı. 2-Cinsiyeti. 2-Doğum yeri ve tarihi

TC KİMLİK NO 1-Adı ve Soyadı. 2-Cinsiyeti. 2-Doğum yeri ve tarihi TED MERSİN ÖZEL ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÖĞRENCİ TANIMA ANKETİ ÇOCUĞUN TC KİMLİK NO : 2-Cinsiyeti 3-Doğum yeri ve tarihi 4-Geldiği okul 5-Okula geliş nedeni 6-Velinin Adı-Soyadı ve Yakınlık

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER ARALIK 2014 Sevgili Veliler; Bizler Aralık ayını da dolu dolu yaşadık. Önemli gün ve haftaları büyük bir coşku, sevinçle yaşadık. Sınıf içi etkinliklerimize tüm çocuklarımız keyifle katıldılar. Etkinliklerimizle

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4 22 Mart 2013 Sayın Velimiz, Dördüncü rehberlik postamızda sizlerle, Davranış ve Değerler Eğitimi Programı kapsamında

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

1-1-2015 SLAGELSE BELEDIYESININ GÜNLUK SLAGELSE BELEDIYESI BAKIMINA HOS GELDINIZ. Yayınlayan Nordbycentret Kierulffsvej 2 Günlük bakim merkezi

1-1-2015 SLAGELSE BELEDIYESININ GÜNLUK SLAGELSE BELEDIYESI BAKIMINA HOS GELDINIZ. Yayınlayan Nordbycentret Kierulffsvej 2 Günlük bakim merkezi 1-1-2015 SLAGELSE BELEDIYESI SLAGELSE BELEDIYESININ GÜNLUK BAKIMINA HOS GELDINIZ. Yayınlayan Nordbycentret Kierulffsvej 2 Günlük bakim merkezi Danimarka da çoğu çocuk 6 yaşından önce, okula başlayana kadar

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ Geleceğe ışık tutan, Başöğretmen Atatürk ün emanetine sahip çıkıp, eserinin üzerine imza atan, bilgiyi öğretmekten

Detaylı

03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6

03.11.2013-Bloomberg Businessweek. BASINDA GeniuSpy. Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 03.11.2013-Bloomberg Businessweek BASINDA GeniuSpy Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 1/6 Zihni Birleştirir, Zekâyı Geliştirir 2/6 27.08.2013-www.milliyet.com.tr Çocuğunuz dikkatsiz mi emin misiniz?

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ

SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ SINAV KAYGISI ÖLÇEĞİ Adı, soyadı... : Sınıfı... : Tarih :.../.../2015 YÖNERGE: Okuduğunuz cümle sizin için her zaman veya genellikle geçerliyse sağdaki boşluğa " doğru " anlamına gelen D harfinin altına

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. 4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. Heyecanımız dorukta! Çanta, önlük, ders malzemeleri, kışlık giysiler, ayakkabı.

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz...

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz... Kemal Ogretmen fotograflari karne gunu gecince hemen paylasmaliyiz heyecani yasadik, tipki 1 onceki hafta sevgili Selda Ogretmenimizden gelen fotograf ve mektuplari aldigimiz geceki heyecana benzer...

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çankaya Üniversitesi Bilgi İşlem Departmanı nda çalışan ve 2007 Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan Hakan Yurduseven ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM

Detaylı