'BURUK ACI/ HURMA TADI" JAPON SANATI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "'BURUK ACI/ HURMA TADI" JAPON SANATI"

Transkript

1 O.D.T.U. Mimarlık Fakültesi Dergisi Cilt 5, Sayı 2, Güz 1979 'BURUK ACI/ URMA TADI" JAPON SANATI Bzkurt GÜVENÇ "Gei va mi tasukeru, " (Sanattır ayatı Kazanan.) Japn Atasözü. Aralık 1979''da alındı * Japn dilinde en güzel anlamında kullanılan 'şibui' sıfatının Türkçe karşılığı. Bkz: Tabl 1 ve Japnca ad, söz ve sözcükler, Türkçe transkripsiynla dğru kunacak biçimde yazılmıştır. Türkçe yazlimış ad ve sözcüklerin Latin alfabesiyle resmi {dğru) Japnca yazılışı için salt aşağıdaki değişmeler genellikle yeterlidir: sh, S eh Metinde büyük arf yazılpnş adlar syadıdır, Syadı önce yazılır ve söylenir. "SANAT/ NE DEĞİLDİRKİ," PICASSO "Sanat nedir?" diye sran kişiye, "Sanat", demiş ünlü Picass, "ne değildir kil" Bununla belki sanatın tanımlanamayacağmı, belki de herşeyde sanat dediğimiz "" şeyden, birşeyler bulunduğunu söylemek istemiş labilir. Japnya' daki iş-güç anlayışı, kiş iye Picass'nun bu sözünü anımsatır. îyi, güzel-temiz yapılabilen her iş-güç, her meslek Japnya'da bir sanattır. Japn kültüründe gerçi Geicutsu Gigei diye bilinen sanat (sanayi, beceri, hüner, yetkinlik.ve yaratı) kavramları vardır ama dilde zenaat, sanat, güzel sanat ayrımları, Batı dillerinde lduğu kadar kesin değildir. Japnlar sanatları altlı-üstlü raflara kymak yerine, yanyana dizerek tek tek tanımayı yeg" tutarlar. Batı Dünyasına uyarak bugün biz, Türklerin "zenaat" saydığımız pek çk iş-güç Japn kültüründe sylu, saygın ve yaşayan.sanatlardır: Bnsay Bnseki Geyşa Zen Engei anabi Origami Seppuku Saksıda ağaç yetiştirme, Taştan yma manzara, Kadınlık sanatı, Bahçıvanlık, bahçecilik, Küçük bahçe, ava fişeği', Kağıt kıvırma, Yaşamına sn verme.

2 228 BOZKURT GÜVENÇ..Y. VAŞIRO, Characteristics f Japanese Art, Guide Japanese Culture, Tky: Japti Culture Institute, p R. BELL, The Japanese Experience, Tky: Weather ill, 197. Batıdaki"güzel sanat" saygınlığına özenen bir "Bicutsu" (güzel sanat) kavramı da kullanılmaktadır ama "sanat" sözcükleri -gei ve cutsu yerine- yazın ve kültür kökü lan bun kavramından türetilir: Bun Bundan Buhgei Bunk a Bunky Bunmei Yazı ve deneme, Edebiyat çevresi, Yazı sanatı, Kültür, Eğitim, Uygarlık vb. Geleneksel kabuki (saz-söz-yun) tiyatrsunun bir erkek yuncusu şöyle övünür: "Kadınlık rlünü tüm Japnya'da [benden] daha iyi yapabilen [kadın] yktur!" Kadın rlleriyle ün salmış sanatçı, Öylesine başarılı ki, yıllık kadın mdasının en güçlü yaratıcılarından sayılıyr. Söz knusu kadınlık sanatı, Geyşa'lık değil, Kabuki tiyatrsu geleneğinde erkeklerin ynadığı kadın rlleridir. Japnların dünya görüşüne göre insanğlunun yaptığı her iş, herşey -sözgelişi -seppuk (kendisini) yada ninc (bir başkasını) öldürmesi bile- sanat labilir. Sanatın genel belirleyici Ölçütü, kişinin -ne yaptığı değilnasıl yaptığıdır. "Japn Deneyimi' 1 adlı yapıtında Bell bu gerçeğe çk çk yaklaşıyr. 1 * Şekil 1. Japn Etnsantrizmi: er plum gibi, Japnlar da kendilerini dünyanın merkezine kyarlar.

3 "BURUK ACI/URMA TADI" 'JAPON SANATI 229 Ünlü KAVABATA, sanatçı dstu AKUTAGAVA'nın intiharından 5. Y. KAVABATA, japan the Beautiful and snra şöyle yazmış: "Ölümden büyük bir sanat lamıyacagını «yseif, Tky: Kdanşa Ltd. 1969, savunup duruyrdu; I nun gözünde] ölmek yaşamaktı," 5 er canlı ölür, öldürülür. Yalnız insandır ki bilerek, isteyerek -öldürmek tutkusuyla- öldürebilir, kendis ini yada bir başkasınıl Sanat öyleyse, layın kendisi değil, hangi kşullar altında, nasıl, ne biçimde, ne.amaçla gerçekleştiğidir, tşte bu gerekçeyle, çğu Japnlar, yazar MtŞIMA Yuki'nun kılıçla kendi canına kıymasını gönülden naylar da, KAVABATA'nm gazla intiharını kadar çk beğenmezler. Başka bir deyişle, MÎŞÎMA'nın ölümü bir "sanat" layıdır, ama KAVABATA'nmki lamamıştır. Burada, Japnlar kendilerine özgü, ince bir ayrım yaparlar. Gerekçesini pek açıklamadan. Ölümden yuna güldürüye benzer ilkeler görülür. Renkli elişi kağıtlarından türlü yunlar, yuncaklar yapılması, ustasının elinde gerçek bir sanat lur. Origami ustası, "Penguen" kuşlarının arkasındaki buz dağının yerine bir Gtik tapınağı kyunca, arktik kuşlar çekilir "kalik rahibeler" çıkar sahneye. Kuyruğuna dkunulan "yeşil kurbağa" sıçramaya başlar. Ikebana, bir ev-sanatıdır. Ev kadınlarına yakışır bir çiçek düzenlemesidir. Ama, pstanede, pastanede, hastanede, istasynda, karaklda hemen heryerde karşılar kişiyi, *Burada da varım' der. Mevsimi, günü, tarihi söyler, plumun ruhunu, havasını yansıtır. Sankİ "Burayı evin gibi tut" demek ister. Kıyı-köşe bir lkantada çalışan genç bir garsn, knuklarından, öylesine güzel- bir üutum ve davranışla sipariş alır ki, yemeğin kadar güzelini hiç bir aşçı pişiremez. Güzellik, yeterlik ve yetkinlik ölçütü, sanatın nasıl yapıldığında saklıdır. IDEMÎTSU, bu ölçütü 6. s. tiemltsu, rne Etemai j ap an, ŞÖyle dile getiriyr: Tky: idemitsu, 1978, P.i78. "Güzellik y insanların [gerçekten] yaptığındadıri" Salt bu gerekçeyle, sanatlardan önce, Japnların güzellik anlayışından, güzellik duygularından söz açmak belki daha dğru labilir. GÜZELİN GELENEKSEL ADLARI VE SIFATLARI Batılılar, güzel şeyleri bireysel yaşantının algısalduyumsal yğunluğuna göre ayırırlar: "güzelce, güzel, çk güzel, lağanüstü, eşsiz güzel vb." Japnlar, güzel yaşantısının yğunluğu, şiddeti kadar, belki daha çk, güzelden aldıkları tada duyarlıdırlar. Güzelleri ve güzellikleri kişiye verdiği tada göre sınıflarlar.- er güzellik tadı için ayrı ayrı adlar ve sıfatlar kullanırlar (Tabl 1 ve Tabl 2), Japn bir dstun yardımıyla, bu ad ve sıfatlardan birbirine uygun düşenler nktalarla birbirine bağlanmıştır. Güzellik adları ile sıfatları arasında dikkati çeken rtak ilişki şibui (ham hurmanın buruk-acı) tadı'dır. Japnların gerçekten güzel bulduğu yada gerçekten Japn lan çğu şeylerde biraz "şibui" tadı vardır. urma gibi görünüşü kusursuz ama tadı hafif acı-burukçadır. Japnlar, eski bîr çay (raku) çanağında, yaşlı bir mimarlık yapısında, buğulu-gizemli bir ney (şakuhaçi) taksiminde bu tadı duyarlar. Zaman zaman ağlarlar bile. Diyalektik

4 20 BOZKURT GÜVENÇ 7. J. CONDON and K. KURATA, What is Japanese abut Japan, Tky: Şufunm C., 1976, pp Güzellik Sıfatları 7 Geleneksel Güzellik Adları (Nihnn bi) 8. JAPAN'S CULTURAL ISTOBY. Tky: M. F. A., 197, p.l. Anlamı Sıfat (tat) Kavram (ad) Tabl 1. Güzellik sıfatları Tabl 2. Geleneksel güzellik adları Tmurcuğun, baharın verdiği renkli, çarpıcı, gelip-geçici tat gibi. Kökün praktan aldığı tat: kalıcı, sakin, lgun, içine dönük am hurmanın tadı gibi (kusurlu) buruk-acı bir tat ş, temiz, düzgün, iyi, tam lması-gerektiği gibi Olgun, görmüş geçirmiş bilmiş, dünyevi bir tad am, kaba-saba, eğitilmemiş, lduğu gibi, yabansı, dğal bir tad (güzel lmayan güzellik) ade >Wabi CİJBİ-Ç /- -»Miyabi ŞıbuıÇ /J^.şıbumı \ > I^Şİbusa Kireg\i* y \ Sabi İki Yab Yugen Mn n Aware Durgun, yalnız, alçak gönüllü, ağırbaşlı, kusurlu güzellik: Çay shbetindeki dstluğun güzelliği. ş, IStİf ve ince narin bir güzellik. Zerafet. (eian Dönemi için geçerli) Acıveren, çelişkili, buruk bir çay. ya da güzellik duygusu. Bilgece, yalın terkedilmiş yaşlı, lgun, güzellik. Gizem, gizemiilik taşıyan, anlaşılmaz, büyüleyici güzellik, " şey". (Nğ ve zen sanatında) Dğa'nın kederi; acının güzelliği. (Snbaharın hüzünlü, tükenen güzelliği) 9. Y. KAVABATA, Japan the Beautiful and yself, Tky: Kdanşa Ltd., A. MALRAUX, Fr the Eternal Japan, me Eternal Japan by S. idekttsu, Tky! Idemitsu, 1978, p.viii. 11. E. FROMM, Çağımızın özgürlük Srunu, özgür însan, 1978, s.126. mantığın Batı düşüncesindeki ünlü paradksları gibi bir şeydir Japnların güzellik duygusundaki şibui. Çk çk güzel şeyler gerçekten insana acı bir tat, hatta dayanılmaz bir ürperti verir, "Krkunç güzel" deyimiyle anlatılan güzellik! Japn, lgun bir elma görünüşünde ve tatlı bir prtakal rengindeki Trabzn hurmasına benzetmiştir en güzelin tadını: am-hurmanın buruk-acısı: İçinde saklı sanki, er Japnun tutkusu, Renk, biçim, güzel duygusu, (- Yazarın Yrumu) KAVABATA'nın, "Güzel Japnya ve Ben-kendim" 9 adlı denemesinde seçtiği çğu güzelliklerde, "buruk-acı"nın tadı ve kkusu vardır. Malraux'nun "Snrasız Japnya" için yazdığı Önsözde belirttiği gibi belki "Japn Sanatlında çatışma yk!" 10 Ama Japnların en güzel buldukları şeylerde bir acılık, bir "buruk-acı" tat vardır. Japn sanatlarının güzelliği, duyulmak, duyurulmak, sergilenmek için değil; içten içe yaşanmak, duyumsanmak, bir grupla paylaşılmak içindir. Japn estetiği salt duyumsal değil sn derece duygusal bir estetiktir: Biçim, renk ve duygu bütünlüğü.' Budur, kısaca, Japn sanatının estetiği. Duygusal bütünlük, göaün gördüğü aklın kavradığı, durağan, değişmez, kusursuz bir güzellik değil; duygunun tanıdığı dğal bir gizem, bir büyüdür. Zen Budizmi incelemiş çağdaş bir yazar larak Frmm Japnlardaki dğa duyarlığını şöyle çiziyr: "Tanyerinde bir gül gncası... üstünde şebnem tanesi, İşte sularda, havanın az serince, Şafağın sökmekte, bülbüllerin cşmakta lması..,"

5 "BURUK ACI/URMA TADI" JAPON SANATI 21 Bunlar, Japn kültüründe klay algılanır, çkça yaşanır günlük laylardır. Japnların geleneksel larak en güzel buldukları Üç şey dğayla ilgilidir: (1) tepelerin ardından dğan-ay, (2) yağmur altındaki çiçekler, ve () karla örtülü bir bayır-manzarası. Güzellikle çağrışım yapan hurma, kök> çiçek, ve dğa'nın hüznü gibi ad ve sıfatların dğal simgelerle yüklü lması buradan, bu duyarlıktan kaynaklanır. Kuşkusuz dağdan ve dğadan çkça esinlenen ama gelişi-güzellik anlamındaki dğallığa hiç özenmeyen bu sanatın ana ilkeleri sn derece yalındır: önce, dğa gibi, sessiz ve yrulmaz bir yaratma süreci; snra, tüm çevresiyle kalıcı bir birlik ve bütünlüğe ulaşma çabası! Japn'un yaptığı-yarat tığı herşeyde sessiz ve derinden gelen uyum çabasının varlığı sezilir. Bu ilkelerin uygulama örnekleri, halk sanatı müzelerinde bl bl sergilenen samuray (savaşçı) giysilerinde gözlemlenebilir. Çeşitli malzeme ve tekniklerle yapılmış lan hafif zırhlı giysilerden herbiri sanat eseridir. Birer savaş gereci larak sanki birbirine benzeyen giysiler, tek tek incelendiğinde hiç mi hiç ötekilere benzemezler» Başlık Üzerindeki bynuzlar, yüzlük üzerindeki gözler ve süsler, savaşa giren samuray 'ı krku saçan bir yaratığa dönüştürür. Başlık, yüzlük, muzluk, klluk, bileklik ve dizlik gibi ayrı ayrı " parçalardan luşan bu giysi sanatı, savaşçıyı yalnız krumaya değil, düşmanı krkutmayı ve kaçırtmayı, öldürmeden kazanmayı amaçlar. Çünkü savaş sanatının amacı öldürmek değil, yenmektir. Samuray 'in görkemi yanında, Ortaçağ Avrupa'sının ağır çelik-zırhlı şövelyesi, tenekeden yapılmış bir yuncak gibi çelimsiz kalır. Japn kültürüne özgü güzelliklerin plandığı yerlerden başlıcası -ilk akla gelen müzeler değil- bir tür ylcu knağı-uğrağı lan riyokan'lardır. Knuğun karşılanmasına değin, küçük bir kasaba riykan 'ında (yadya da derler) geçirilen bir-iki gece, yitik güzelliklerin yğun bir sergilemesidir, Knuk-evi, sessiz., temiz ve güzel bir yapıdır. izmet, hem ciddi hem güleryüzlüdür. Bahçe Özenle düzenlenmiş, da zevkle döşenmiştir. Knuğun istediği yemekler, birbiriyle ve besinlerle sn derece uyumlu kapkacak içinde getirilir, dasında sunulur. Snra da yönetici gelir, yere ilişir; knuğun hizmetlerden hşnut kalıp kalmadığını Öğrenmek ister. 0 zaman riykan layının bir "Knuk ağırlama Sanatı" lduğu daha iyi anlaşılır. iç kuşkusuz ülkede / daha güzel knaklar, daha saygın knuklar vardır. Oysa her ylcu, mavi bncuğun gece kendisinde lduğunu sanır. Riykan 'in yeşil-mavi renklerle bezenmiş fur banysunda, sıcak suya girmiş lan knuk, pencere dğramasından ayna pervazına kadar, her yapı öğesinin mavi-yeşil renkte seramik silmelerden (çubuklardan) yapıldığını, mavi-yeşil çinilerle kaplanmış lduğunu dikkat edebilir. Seramikten yapılmış bir pencere dğraması, ya da ayna çerçevesi dünyanın her yerinde hergün rastlanabilecek, duyulmuş bir kültür lgusu değildir. Ama rası, Japnya'nın yüreğinde, prak pişirme sanatının beşiği, seramiğin anavatanı ise rada bu mümkündür.

6 22 BOZKURT GÜVENÇ PÎSMİS TOPRAK: SOYLU BİR GELENEK Sanat geleneğinin gücü, güzelliği ve değeri salt yaşıyla ölçülseydi, Japn seramik sanatlarına en eskisi (en sylusu) demek kuşkusuz dğru lurdu. Seramik (ya da keramik), en genel tanımıyle, çk eski bir prak pişirme sanatıdır. Japn adalarında yaşamış ataların bu sanatı bin yıl Önce (Câmn döneminde) başlattıkları biliniyr. Seramik, fayans, ve prselen, prak, pişirmenin artan sıcaklığı île elde edilen değişik ürünlere verilen teknik adlardır. Pişirme fırınının ısısı C'y e çıktığında tuğla-testi ve seramikler; C'de fayanslar-çiniler; C arasında prselen çeşitleri elde edilir. Pişirilen praklar, kum (silis), kil (kalin), ve kireçtaşı (kalker) karışımlarıdır. Pişirme (yakma) ısısı yanında, seç ilen prak harmanmdaki kum/kil/kireç ranı, pişen prağın cam, tuğla, yng, seramik, fayans, yada prselen mi lacağını belirler. Japnlar, Yayi (çeltik) kültürüyle (MÖ 00 - MS 00),. Çin'den yada Kre'den gelen yeni yapım tekniklerini klay öğrenmiş kısa zamanda bu sanatın en güzel örneklerini vermişler. Ancak Japn seramik sanatlarının bağımsız gelişmesi, Mmyama döneminde ( ) başlamış, "Çay" sanatlarıyle birlikte ve ünlü çay ustalarının yakın desteğiyle gerçekleşmiştir. İlk Japn prseleni, 1616 yılında, Saga ilinin Arita yöresindeki kalin (kil) yatakları bulunduktan snra üretilmiş. Usta SOKAİDO Kakiemn'nun başarılı ilk denemelerinden snra izen bölgesindeki fırınlarda hızlı bir gelişme görülmüş ( ), İmari limanından yüklendiği için, bu ürün "imari" çanağı larak tanınmıştır. Ancak yapım tekniği öteki yörelere yayıldıktan snra bu seramik "Kkütani" adını almıştır. Kiylu NOMURA Ninsei Usta, pişmiş. prak yüzeyleri üstüne altın ve gümüş işleme tekniğini geliştirerek Kiy'ya ün kazandırmış. Ancak Kiy seramiğine gerçek kimliğini veren Ninsei'nin öğrencisi KENZAN Usta lmuş. Yaklaşık 00 yıldan beri, çay-töreni ustaları.(cacin 'ler) seramik sanatının bilirkişileri larak kabul edilmişler, öyle ki, Çavan (çaydanlık) bugünkü dilde herhangi bir seramik çanak anlamına gelebiliyr. Çaydanlık beğenisi, tüm Japn seramiğinin renk, biçim ve dkusunu belirlemiştir. Bizen ve Sigaraki diye bilinen çay takımları, kaba görünüşleri yanında sağlam ve dayanıklı lmalarıyla da ün kazanmıştır. Çay törenlerinde tek renkli, yalın-ilkel görünüşlü, b.ilebile Çarpık, eğri, kusurlu yada kırık kapların kullanılması, "raku" diye bilinen ve yalnız Japnya'ya özgü, rustik görünüşlü bir çay seramiği geleneğinin dğmasına yl açmıştır. Raku, elde tutulması hşa giden, çayın rengini gösteren, sıcaklığını kruyan (sğutmayan) yumuşak bir kilden yapılmıştır. Endüstrinin getirdiği, vurguladığı, güzellik ölçüleriyle "kaba-saba" hatta "yavan" bir ürün.' Ancak ünlü bir ustanın imzasını (mührünü) taşıyan tek bir 12. L.P. ROBERTS, Ntes n japan, Ke» ra u fincanına bugün 1-2 milyn lira arasında değer Yrk: Museum f Mdern Art, 1971,, -,,, 12 ^ PP.4-6. bıçılmektedır.

7 "BURUK ACI/URMA TADI" JAPON SANATI 2 1. Y. KAVABATA, Japan the Beautiful and Myself, Tky: Kdanşa Ltd., 1969, p.74. "EL YAZISI - YÜZ AYNASI" Japnlar "Kişinin fırçası kişiliğin aynası" derler. Bizim "Kişiyi işinden bil, sözüne aldırma" anlamında bir deyim. Bununla, Japnlar, "Kişi fırçasından ya da çizgisinden bellidir' demek isterler. Ünlü bir Dğu bilgesinin, kendisine öğrenci lmak isteyen delikanlıya, "ele biraz knuş ki seni tanıyayım" demesi gibi, Japn insanının kimi-kimliği, yeteneği, kişiliği çizgisinden anlaşılabilir. Çanak-çömlekçilik en eskisidir ama yazı (f ırça-çizgi) geleneği tüm öteki sanat ve becerilerin kuşkusuz en saygınıdır: Yazı fırçayla yazılır, resim fırçayla yapılır, imza fırçayla atılır, ipekli dkuma fırçayla byanır. Japn şiiri, bir ses-söz sanatı lmaktan çk, bir yazı-fırça sanatıdır. Şiir, söylenmez yazılır, dinlenmez kunur. Gözle varılır şiirin tadına. Nbel kazanmış KAVABATA, "Güzel Japnya ve Ben Kendim" adlı denemesinde, "Benden anı larak birşeyler yazmamı isteyenlere rahip DOGEN*in şiirini yazarım" diyr: _/ "Baharda kiraz çiçekleri Yaz mevsiminde guguk, Güz, Ay mehtabıdır K a r düşünc.e, beyaz SOğuk Duru temiz, piril piril." Kuşkusuz her sanat gibi, "Şdö" adı verilen yazı sanatının da genç yaşlarda başlayan, yaşam byu süren, kendine özgü bir eğitimi var. Şdö f büyük by, kaim bir fırçayla özel beyaz kağıtlar üzerine siyah çizgiler çekerek başlar. Yeni knuşmaya başlayan bebeklerin anlamlı-anlamsız sesler çıkarması gibi, Şdâ deneyerek, yazıp-bzarak Öğrenilir. Öğrencilerin mekân duyarlığı geliştikçe, el ve fırça egemenliği ile kişiliğini kağıda yansıtma gücü arttıkça, kağıt byları, fırça ve çizgiler küçülür. İnce fırçaları genellikle büyük ustalar kullanır. Yazı ve geleneksel resim sydaş sanatlardır. Genellikle açık renk kağıt üzerine, is-karasından yapılmış ve sulandırılmış siyah mürekkebe bulanmış fırçayla yazılır. at (hattat) kamışından farklı larak, Japn fırçası elde gevşek tutulur ve tüm bedenin hareketiyle (el-kl-muz birlikte) çekilir. Bu yüzden yazı, yalnız baştaki düşünceyi değil, bedendeki duyguları (birikimlerigerilimleri) dile getirir: Japn insanı iç dünyasını yansıtmak için kulda, kul-dışında, kul-snrasında, hayatı byunca yazar. Başkalarını yazılarından tanıdığı gibi, kendi yazısında kendini kumayı, yrumlamayı da öğrenir. Yazı yazmak, Öteki geleneksel sanatlarda lduğu 14. Yunus Enare'de rastlanan bir dize. gibi, "Benden içeri lan ben" 14 le knuşmak, tanışmaktır. Kişinin ruhunu yüzünde görmesidir. Tanrılı dinlerin önerdiği "kendini bil"mektir. 15. R. ÇIBA, irşhige's Tksid: in Print and Petry, Tky: Charles E. Tuttle C., 1978, p. 1*9. Sanatçı ÎROŞİGE'nin Tky-Ky menzil ylculuğunu anlatan dizi resimleri, çağdaş yrumcular tarafından seçilmiş şiirlerle birlikte yayımlanmıştır. Ozan çiy-ni' rain yağmur hayku'su şöyle; "erb ir şey I eri Güzelleştiren Bahar Yağmuru!" 15

8 24 BOZKURT GÜVENÇ "KİŞİNİN FIRÇASI - KİŞ İLİĞİN AYNASI" "Şva hi nari:" -Japn Sözü Yazı öğretmenim KITAMURA SAN hafta snunda yazdığım'"güz yeli" anlamındaki alıştırmalara tek tek baktı, düzeltmeler yaptı. "Açılmaya başladınız, iyi. Mekân ve. fırça denetiminiz gelişiyr. Güveniniz artıyr." 1 dedi. Sn alıştırmanın üstüne, kırmızı fırçasıyle içice iki kıvrak yuvarlak çekti ve ekledi: "Güzel.*" Kutu 1 Şekil 2. Japn fırçası: Elde gevşek tutulur, tüm bedenin hareketiyle çekilir.

9 "BURUK ACI/URMA TADI" JAPON SANATI 25 insanın srası gelir: "Bahar yağmuruna ne lmuş?" Çünkü bir eksiklik, bitmemişlik var şiirde. Oysa resim yada yazıdaki duygu bütünlüyr, şiirdeki eksikliği. Japn şiiri, duygu ile düşüncenin dğadan kaynaklanan bir esinle birleşip bütünleşmesi, kağıda dökülmesi, bir anlamda resimleşmesidir. Batı şiirinde, kuyan seste planan gizem, Japn şiirinde salt çizgidir, fırçayla anlatılır. Fırçanın tutuluşu, el-kl-bedenin uyumlu hareketi, fırçanın kağıt üzerine bastırılıp yayılması, fırçanın eğilip dğrulması, çizginin başlaması bitmesi, incelip kalınlaşması -yalnız düşünceleri değil- duyguları da serer rtaya. Çalgı aletlerini knuşturan müzikçiler gibi, Japnlar fırçalarını knuştururlar. Bu yüzden, çizgiye ve yazıya duyarlıdırlar. Güzel yazan bir Japnun fırçasını, elyazısını İzlemek, sevilen bir şiiri yada şarkıyı yeniden duymak gibi güzel bir deneyimdir. Dilin belleğidir yazı. Unuttuğu bir sözcüğü anımsamaya çalışan Japn, gözlerini kapar, eliyle havada çabuk birşeyler çizer ve hemen bulur. Ş, şi f ki gibi çk anlamlı ses ve heceleri söyleyen kişi, hangi anlamı düşündüğünü, hızlı bir (fırça) çırpmasıyle belirler. Gerekirse, çk önemliyse yazar da - tahtaya, kağıda! kez anlaşılır dediği, demek istediği. Yazı ve fırça sanatlarının biraz daha özgürcesi demek lan resim sanatları ise, biraz aşağıda özetlenmektedir. Ancak resim sanatının.zengin kaynaklarına girmeden önce şekersiz içilen Japn çayının "buruk-acı" tadına şöyle bir bakmak gerekiyr. CAY VE ÇAY SANATI Önce Çay. 1 Çünkü kime gidilse Japnya'da neye başlanmak istense Önce bir kap acı çay sunulur. Rmantik eğilimli Japnlara göre, Çay ve çay törenleri, geleneksel kültürün "en güzel" kalmtısıdır. Devrimci gençlere, gelecekçi eleştirmenlere göreyse çay, işlevini yitirmiş, anlamsız bir rtudur. Tplumsal gerçek, kuşkusuz, bu iki uçun arasında bir yerlerde lmalı. alk dili, güvenilir bir 16. K. OKAKURA, çayname, Istanbul: Remzi, seçici larak, "Çayı-eksik" diyr - in s an dramına duyarlı lmayan kaba, bencil kişilere. Türkçesi, "kapaksız kaynamış" yada "az demlenmiş" labilir, 17. L.P. ROBERTS, Ntes n Japan, New Yrk: Museum f Mdern Art, 1971, pp Çay (Ça, ta, the, tea), Çin kamelyası (Camellia Sinensis) diye bilinen bitkinin kurutulmuş yapraklarından yapılan çk eski bir ilâç ya da içkidir. Kaynağı Çin lan bu içki, ilkkez VIII yy'da getirilmiş Japn Adalarına, Zen rahibi YOSAİ, Çin Çayını Japnya'nın ulusal içkisi yapmış,^çay üstüne yazdığı ünlü denemesinde şunları söylemiş, YOSAÎ (1214 yılları): "tnsan varlığının en etkili ilacıdır çay. Uzun ve sağlıklı bir ömrün gizemidir. Beş rganın başlıcası yürek, tatların başlıcası acı, acıların başlıcası çaydır. Bu yüzden yürek, acı şeyleri, acı-tadını sever... öyleyse sağlığını, gücünü ve ruhunu krumak için bl bl çay iç..." 17

10 26 BOZKURT GÜVENÇ 18. K. OKAKURA, çayname, Istanbul: Remzi, 1914, p.22. Ev yapımından mimarlık sanatına, bahçe düzenlemesinden görgü kurallarına, giyira-kuşam beğenisine, resimden seramiğe, tüm yaşayan sanatlar ve sanatçılar çay kültüründen etkilenmiş ve Japn çay-harmanının birer öğesi lmuşlardır, öyle ki, güzel tatların en güzeli, yüeesi sayılan şibui (ham-hurmanın buruk-acısı) de bile biraz çay-tadı biraz çay-kkusu vardır. "Çay töreni" ancak XV yy'da Japn yaşamında bir değer Jtazanmağa başlamış. Ama etkisi, etkinliği günümüze değin ulaşmıştır. Beğenileri uyuşan bir kaç yakın dstun, pazardan ve pazarlıktan uzakça bir köşede biraraya gelip çay içmesi, shbet etmesi, duyguların, dyumların en beğenileni sayılır. Eğer çay, bir çay ustasmca düzenlenmişse gerçekten güzeldir. OKAKURA, "Çay bir sanattır, nun güzelliğini ancak usta bir el çıkarır rtaya" diyr. Dğru ya eksik! Usta yetmez.'knukların da sanatı bilmesi, gönül ehli lması gerekir. Bu birliği, duyarlığı veren eğitime "çay töreni"denir. Turkçe'Me adı, yankısı var: "Gönül ne çay ister, ne çayhane Gönül ahpab ister, çay bahane. " Çay töreninin ilk büyük ustası, Zen rahibi ŞUKO ( ) lmuş^ Çay törenine, yalınlık ve ölçü kurallarını getiren ŞUKO önceki başkent Kiy'da. "ulusal hazine" sayılan TgGd'nun mimarıdır. ÇAY TÖRENİ EĞİTİMİ Kutu 2 Zengin Çin Seramikleri klleksiynu ile tanınan ÎDEMİTSU Sanat Galerisi f nde salı akşamları yapılan çay eğitimine bir süre gözlemci larak katıldım. Galeri'deki sergi salnlarının önündeki geniş turma-dinlenme hlünün içerlek bir köşesi, yerden biraz yükseltilmiş, kmna 'lu, tatami 'li, dğal (pencereli) aydınlatmalı şirin bir çaşitsu (çay dası)'ya dönüştürülmüştü. Bitişiğinde bir Yritsuki (çay cağı) vardı. Yaşlı (60-65), güleryüzlü, tatlı dilli bir Çacin (çay ustası) anım, 5-6 genç kız ve 2- erkek öğrencisiyle 4-5 kez burada buluştu. Galeride memur yada uzman larak çalışan öğrenciler, ustanın denetiminde birbirlerine ve knuk seyircilere çay yapıp sundular, birlikte içtiler. Ama çay bahaneydi sanki. Aslında, diz çöküp puk üstünde turmayı, sendelemeden kalkmayı, yürümeyi, köşe dönmeyi, ayakkabı çıkarmayı, daya girip çıkmayı, çanak tutmayı, çay sunmayı, selâm vermeyi, gülümsemeyi öğrendiler. Kısaca, Japn görgüsünün temel ilke ve kurallarını yaparak öğrendiler. Salt dğruları değil, en güzel hareket ve davranışları pekiştirdiler. Bu törenden çk bir eğitim semineriydi; asıl törene hazırlıktı. Eğitimin snunda, Usta'nın kendi evinde bir çay çağrısı düzenlediğini de duydum ama katılamadım. Töreni kaçırdım.

11 "BURUK ACT/URMA TADI" JAPON SANATI L.P. ROBERTS, «tes n japan, New Yrk: Museum f Mdern art, 1971 p, L.P. ROBERTS, Ntes n Japan, New Yrk: Museum f Mdern Art, 1971, p L.P. ROBERTS, Ntes n Japan, New Yrk: Museum f Mdern Ar.t, 19.71, p,2. "Ulusal hazine" Japnların en yüksek kültür ve sanat değerlerini (eserlerini) ayırmak, tanımak, krumak için kullandıkları bir değerlendirme simgesidir. Ne var ki, çayı bir sanat yapan, en ünlü çay ustası SENNO RikyG ( ) lmuştur. Bugün bile geçerli^lan çğu çay töreni kurallarını ve çay-görgüsünü RÎKYU Usta geliştirmiştir. Knuklarına altın kaplarla çay sunan İmparar Vekili (kanpaku) ideyşi'nin yab (kaba) beğenisine karşı kesin tutum almış ve çay ruhunu şöyle özetlemiştir. "çay tadı: Ot kkulu çardakta:" 1 "Çay ruhu" çardakta ya, sanatın kendisi nerede, nasıl bir şey? Bu knuda çk şey yazılmış, söylenmiş. En yalını, en güzeli yine RÎKYU Ustadan: "Kaynat suyu, Demle çayı; îşte sana Çay sanatı; "epsi bu mu gerçekten? 11 Çay sanatının gizemini sran kişiye şunları da açıklıyr: "-Kömürü iyice yak ki su gereği gibi kaynasın. Su iyice kaynasın ki çay gereği gibi demlensin. Çay iyice demlensin ki tadı güzel lsun. Çiçekleri öyle ky ki vazda büyüyrmuş gibi dursunlar. Çay dası, yaz sıcağında serin, kış sğunda sıcak lsun. Çayın yk başkaca bir sırrı. -Ama, ben bunların hepsini biliyrum. Demiş meraklı kişi. -Bunları iyi bilen biri varsa nun öğrencisi lmağa hazırım" demiş, Usta RÎKYtİ. 21 Kurallar, ilkeler knabilir ama nların öğrenilmesi, güzelce yapılması Ömür alır. Çay töreni için, Özel bir çay bahçesinde özel bir çayevi (sukiya) tasarlamış SENNO RikyG. Çay dası (çaşitsu), çay-cağı (mizuya), bekleme dası (yritsuki), bahçede dar bir çay ylu (rci), çay çanakları (çavan) ile çay knuklarından luşan bir sukiyaj Sukiya, sözcük anlamıyla, "sanatsız yapı" demektir. Buradaki gizem "sanatsız sanat" tadır. Gösterişli, renkli, çarpıcı lmayan ya da caf-caf a, cilaya gerek duymayan sanat gerçek sanattır. Çay ustası SENNO Rikyu'nun tasarımına göre, çayevi, çay bahçesiyle dünyadan syutlanmış, küçük bir yerdir. Çk dar bir kapıdan girilir eve. İçerisi derli-plu, sn derece temizdir. Görünürde eşya yktur, rtalıkta. Duvarlar yalın prakla kabaca sıvanmış, lduğu gibi bırakılmış, badana-bya yapılmamıştır. Tavanlar bambu ağacıyla; çatı, tla örtülüdür. Çay dasındaki başköşeye (Tknma) bir ÇİÇek demeti knmuş, güzel bir yazı yada resim asılmıştır. Kapısı çıkarılmış bir yüklük (dlap) görünümündeki- Tknma'nun köşe taşıyıcılarından biri, dış kabuğu syulmamış, eğri-büğrü bir mruktur. Duvarlardaki küçükby pencerelere, çay töreninin belli sahnelerini aydınlatacak özel sahne (spt) ışıklan gibi açılmıştır. Kullanılmış malzemenin çğu dğada bulunduğu gibidir. Oysa dğallığa özenme yada öykünme yktur. Tprağın,

12 28 BOZKURT GÜVENÇ ağacın nitelikleri için gerekirse aylarca uğraşılır. En uygunu seçilir. Çay bahçesiyle çay evi, eşi zr bulunur bir alçak gönüllüler çifti luşturur; özgün bir şibui tadı verir. erşey dğal ya da yalındır, yalin lmasına. Ama sözün dğrusu, endüstri çağında sağlanması ldukça pahalı görünen bir yalınlıktır bu. Yetmiş yaşına basan RÎKYU Usta'nın devrin güçlü adarm iyerşi ile arası açılmış. Yakın dstlarını bir çay shbetine çağırmış. Kendi çay çanaklarını nlara armağan etmiş. Knuklarını uğurladıktan snra, kendi yarattığı güzel dünyada yaşamına sn vermiş. Usta gitmiş, adı-sanı, sözü söylencesi kalmış. Denebilir ki, Japn insanı, RÎKYU Usta'nın acıklı öyküsünde şibui (ham-hurmanın buruk-acı) tadını buluyr. Şekil. Daibutsu: Yüce Buda Anıtı, Nara, VIII yy, "Krkma iste" diyr Buda, "İstediğin verilecektir!" Bilgelik kimsenin tekelinde değildir. erkes Buda labilir.

13 "BURUK ACI/URMA. TADI" JAPON SANATI 29 YASAYAN SANATLARIN KAYNAKLARI Yaşayan sanatların kaynağı resim (fırça) sanatıdır. Uzakdğu resim sanatının başlıca iki türü var: Duvara ve düşeyine asılan resimlere Japnlar kakemn (asılan), bir elle açılıp ötekiyle sarılan ve yatay bakılan resimlere emakimn (sarılan) diyrlar. Kakemn, bizim resim ve tabllarımız gibi, bir bakışta tümüyle görülür. Emakimn ise, yatay ve açılan-sarılan bir dizi resim, çizgiler öyküsüdür. Bir bakışta ancak iki rul arasında açık duran bölüm görülür. er resim, öykünün bir sahnesidir. Japn ressamı yere diz çöküp turur. İpeğini kağıdını yere, ya da alçak bir masaya serer. Fırçalarını, byalarını, mürekkep çubuklarını el altında tutar, sağına sluna dizer, öyle çalışır. Geleneksel resim, sulubyaya çk benzer, renkli mürekkep ve byalarla yapılır. Sumi adı verilen siyah mürekkep ağır yağlardan, yada çam çırasından elde edilmiş is karasıdır. Geyik bynuzundan yada balık derisinden çıkarılmış bir zamkla karıştırılarak, ince mangal kömürüne benzeyen bir çubuk yapılır. Sanatçı, bu çubuğu, arduvaz taşından yapılmış bir mürekkep eritme tabağı (suzuri) üzerinde, su ile ileri-geri ezerek eritir, istediği kıvama getirir. Renkli mürekkepler de aynı teknikle elde edilmiş dğal byalardır. Fırça (fude) sapı, bambu dalından kesilmiş, içi bş, yuvarlak bir çubuktur. Fırça, tavşan, geyik, at, kyun yada sincap kılındandır. Ucu nkta gibi ince ve sivridir. Sn derece duyarlı bir araçtır. Tutuştaki en küçük basınç değişikliğine yanıt verir. Tutuşa göre çizginin kalınlığı, kyuluğu, derinliği, ve kapatma gücü değişir. 22. eian ve Fujivara ve diğer "tarih/ kültür/sanat" dönemleri için Bkz: Facts abut Japan Series, A Chrnlgical Outline f Japanese isry, Tky: MFA, 1977, N L.P. ROBERTS, Ntes n Japan, New Yrk: Museum f Madem Art, 1971, p.4. Nihngi tarihine göre İlk ressamlar ve seramikçiler MS 588 yılında Kre ülkesinden gelmiş. Prens ŞOTOKU'nun 607 yılında Çin'e gönderdiği grup içinde sanat öğrencileri de varmış. Japnya'daki fıça-çizgi geleneğini ilk başlatanlardan çğunun bu öğrenciler lduğu sanılıyr. eian döneminden kalan en eski resimler, Buda dininin saygın büyüklerini simgeleyen gizemli "mandara" çizimleridir. 0 kadar kutsal sayılırlar ki hemen hiç sergilenmezler. Geç eian ya da Fuji vara döneminde, sanatçılar ariskrat bir saray çevresinde planmış. XI ve XII yy'da yeni bir Budizm sanatının başladığı biliniyr. Bu resimler de kadar değerlidir ki, görülmeleri zrdur. Fakat, resmî ve kutsal Buda geleneği yanında, ünlü "Genci*Öyküsü"nü resimleyen b ir "Yama-e" geleneği luşur. Saray sylularının günlük yaşamını yansıtan resimler, emakimn tekniğiyle yapılmıştır. Fırça geleneğinin en sevilen örnekleridir bu resimler. Rbert'e göre, bu başlangıç bir dönem s-nraki Mmyama Sanatının ylunu açmıştır. 2 Siyah (sumi) mürekkeple yapılan sulubya tekniği, Budist kitapların elyazması çğaltılması sırasında geliştirilmiş.

14 rt it?r pr m : *n a- csi rt> - : f. rt * C: 'l» OQi i- M- (- N i-t «en 1 - ^ D r 0Q< O (-" 1 ' > en ı-t ı-t - a. i i rt - fl> td ^ 00 rt M- > p ifl i ' CT rt N hf?r * c 1 O "CO i-- e: i-1?t -OW rt> E c - P t; N h" <-l * *?^ NOQ ". d hj (1 i-l tr - - N *?S N v- c d C «en Ü ET c?r hi "W PI a- w c ^ cr : ff p - «c fu a. i-t ft) -1 e: c:»g pi?r a. i-i C_i?Tfl ^ - N. c: < *C0?r rti f-j -t- i-l 00 rt> c: CO a*, "^»?T"0 c:. a» O I ' i i-i cr rt PTat 00i CvnO C * PT 7T!-> I-» (- 1-4 p. CD - : -^ü N "O * C: ^. a * d: i-" K <: M *î - i O ^ P O i-t * t pr» N N * (- a tu cu < 4 > CSt (U * i-if p.?r ^ pr rt> c <y> W w?r -» - _ < r-f (D rt> N w?r i-t rt) <: I-! 00 re?r rt - i l-t (t> i-i N. M d: ft> * ^ i-h <?5 en : 00 CO Cd /-v a. w f rt) c N e: ı-t t-1 ı-t p. C a- rt ı-t ^ d: n <; rt (b t c r 1 K b EU &. C O (- -E ><: : > i OQC " 'Kfl e rt) I-" a [0 p. ht u«- VI ^ c M. O 7T* ~^^ N - p t-> < <<!?T O (- ft. i_. I-t > O: (-» < cr W 5 c i-i i "< d : - d - i-t c i > c d *»t (5 y. m i «* t-*, rt : * î^ t-1 *» ' cr a.«pr 5 ^ rt (-"^rt O - t->. ' d: (DCO V f-1 hj h-' 1 ' " P i-l w«* C: rt P- - N pi -*0 i-l 1-- i-i. N - h1 O" CJ* * "-» O (-". - Q* «rt I- 1 ' h*.*0 hi 1-" td M> M v» pr^ 1 ' OflKO C!^ h-< * (D»- < "<! - K CL - h-"o rt) f? 'P " ı-t»-t ««0 < t» - - (ü p- tu *a a-» B p. g i-h ^ * i-h p. a* l-l?t*!- CO p. " " " C i-t i< ft. : i?r V en!- rt C c B rt) w pi tu - - rt w W d: ri **J I-t i C0 * O. d ^ - * i-t i-i K* io rt> * d; rt S.?r D* p, P * P^ er " i rt 0: i 7T «0* d CT (Ü O I W Oi-i > * *<i i-t i td (a rt h* * I-i - ^ I-" d n d. d E) '» I-" "CO i- 1 n << M N rt TT?r u - c l-"- i-l < pr - w rt) rt d ^ a. p. n> - xn rt?r i-t rr i-t e O K i j * i - pr"* 1 >- [u io r rt >- rt h-> m (- < 7? i-i f- - O v> t ** ^ «. N f i-t ^~» ^ v ^-^ * ^-^ W t - U M ^ ' ' - -*~s rt Û) - a Û) rt c " iqc rt Ki pr K< ) Q ft) d KJ a a t KJ K, h-u Q K. d M }J j. M!vfr^h-fr I * * Kd 4 >? c O: : h- tv :» *-> E a* i-» i-t PT* i-i u» c i-i (D O: i-?r pî* pr* C - - O - ^ vrf c s?r pr - m a 5 rt O: ^ rtr N ı-t ><n O 0 - rt i-1 td ><n pf P? l-^i-o (1) * - - " B -<» (- rt lw m I W p m ıt.tı?r - f-. (1 M - w?î* d M J ^ ^ S 4 S,u <; *> " i-1 O O. - : M ı-1 çeklere k akımlara üketnmelli pr?r tu i-t "CO ico t 1 a c crw c CO : ^ >-' rt> V - (-J - I-i CO rt f i-t a. ı-t rt 7? a* N - t- 1?r I-l - 00 io r fi f- 1 * < 00 f-t tö : " > rt - O - rw d: d: a. 00t C utn rt C i-i Cd d to C 00< I- 1 : N 1 d a h-' OOC - : t- 1 * > M c I- 1 ç_ pr rt rt 7T > h- 1-1 '"to ito - W ^ - cr -?r a. - re D- : d: N""» O h- 1 CO c Ö «Q rt l-* i-t K V C-i mi h-* i-i "0 M- O t/ı cu (u rt?r - - r i 1 M- CO C_ TJ 1 O ft. O OW O: t r rt) l-j : N I-t a. M- " 1 i-i - CW c - pr a d 7? - d JM 7? rt O: d mı ı-i ı-t d: NM *C5 a. : - «rt <! 7^ d: h- 1 rt d: l-t EJ vs rt i-t d ET <! O < l-t rt> :" «^î»- i I-" fl) 0 M-?r N - rt - <-. O i- 1 O O 5 "» rt c i-i i-i O a. p. O GQi - M ft. a d << 00 r i-l "- ' t-> 00< S; & h 0 DJ 0 M. s~^ h- 1 w VO r t t- 1 Uı -J UJ V <- C T C M ^Q Ü 0 05 i pi i-i rt c rt l 1 i l-t (D h" P c (-.?r ^ rt) I- 1 I- 1 rt) rt) a-. h-^s i-t i-1 " 1 "CO i-l?r CT* d - OJ a : (-

15 "BURUK ACI/URMA TADI" JAPON SANATI 25. T. AKIYAMA, La Psinture Japnaise, Geneve: Skîra, Klasik (akademik) Japn Resmi larak bilinen KANO kulu da bu dönemde kurulmuş. KANO Masanbu ( )"nun başlattığı akımı, Kan ailesi XIX yy'a kadar, en saygın gelenek larak sürdürmüş. Ed ( ) döneminin, kent: yaşamına getirdiği yeni devinim, Ukiy ("yüzen dünya") kavramıyla anlatılmıştır. Yeni burjuva (tüccar)'larm güçlenmesiyle yeni değerler ve akımlar luşmuştur, ukiıj lgusu tüm sanatları etkilemiştir. Ancak KANO Eiku, renkli, süslü ve çarpıcı Mmyama kulunu biraz daha sürdürmüştür. Bu arada hem sylulara hem de halka (burjuvalara) berşeyler veren Statsu-Krin kulu rtaya çıkmıştır. SOTATSU ( ), her dalda başarılı lan üstün yetenekli bir Rönesans sanatçısıdır. Resimden seramiğe, lake'den dkumaya değin hepsini denemiş, MARUYAMA öky ( ), Batı etkisi altında, Batı ile Dğuyu uzlaştırmayı denemiş, başarılı lmuştur. 26. J. NUMATA, et al., acceptance f Western Cultures in Japan: XVI-XIX Centuries, Tky: ICEACS, Ozan YOSA Busn ( ) ve IKENO Taiga (172-76) gibi ünlü sanatçılar Nanga (Güney. Çin resmi)' geleneğinde "aydm-kişi" resimleri yapmışlar. Yaşam ve sanat birlikte UKÎYO-E'ye yönelmiş. Ressamlar da, yeni rmancılar gibi, kent hamamlarındaki, "yeşil evler" deki, eğlence-dinlence yerlerindeki şen ve cşkulu ruhu yakalamaya çalışmışlar. "Şunga" adı verilen açık-saçık aşk resimleri mda lmuş. Ukiy-e resmine ilgi artınca dizi-baskıya geçilmiş. Sanatçı M0R0N0BU (L ) siyah-beyaz (tek-renkli) baskıyı gerçekleştirmiş yılında iki renkli, 1765'te çk renkli baskı tekniği geliştirilmiş. (1774'de yayımlanan Japnca ilk "Anami Atlası"nm yeni geliştirilen bu tekniklerle basıldığı düşünülebilir), 25

16 242 BOZKURT GÜVENÇ 27. M. KUVABARA, Jssâ iyakutay, Tky: Ivasaki Bijutsusa, Saygıdeğer sanat eleşt irmenlerince "resimci" (grafikçi) sayılan ressamlar ARUNOBU, KÎYONAGA, UTAMARO, ŞARAKU, AKUSAY ve IROŞIGE aslında Ukiy-e sanatçısı idiler. Yaptıkları dizi baskılarla Batıya ulaşan XIX yy snu Fransız Resmini etkileyen sanatçılardır, bunlar. En ünlüleri OKUSAY ( ) ve İROŞIGE ( ) dir. Ressam OKUSAY' in ünlü, 6 değişik "pz"da Fuj i-dağı resimleri, "Kadın Desenleri", zamanında "Resimli Ansiklpedi" diye anılmış 15 ciltte planmış karikatürleri vardır. Bir Ukiy-e sanatçısı bile sayılmayan VATANABE Kazan "iss yakutay" (Günlük Gerçekler) diye bilinen resimlerinde, Tky'nun en yksul sınıfını çizmiştir. Bugünkü ölçülerle "plumcu", hatta "devrimci" bir sanatçı sayılması gereken Kazan, tutuklu bulunduğu hapisanede yaşamına sn vermiş. Özetle, Japn sanatının kökleri çk eski ve zengin kaynaklara uzanıyr. Bu sanatın türleri, temaları dönem dönem değişmiş, gelişmiştir. Ama knusu hep insan. lmuştur. Prtre, sanatının derece gelişmiş lması, belki de, sanatçının "Kendini bil"me tutkusuyla açıklanabilir. Japn sanatçısı açıklamamış ama anlatmıştır. O herşeyin ölçüsü lan insanı sevgisikavgasi, duygusal iniş-çıkışiarı, sevinei-kederi, düşleri-tutkuları, varlığı-yksulluğu içinde yaşayan kendi Özgün insanını anlatmış. Evrenseli aramamış ama kendi insanından "İnsan "a ulaşmıştır. BAÇELER VE ÇİÇEKLER 28. B.. CAMBERLAIN, Japanese Things, Tky: Charles E. Tutele C., 19 77(1905), pp.55 n,56. Japn Bahçesi dünyaca ünlü bir sanattır. Öteki ünlüler gibi ne tür, nasıl bir sanat lduğu çk iyi bilinmez. Gizemli bir sanattır. Bu yüzden tek bir "Japn Bahçesi" yerine "Japn bahçe sanatları"ndan sözetmek belki daha dğru labilir. Gerçekten de, Japnya'da yaygın bir dğal manzara (San-sui: dağ-su) duyarlığından çk çeşitli çiçek düzenleme kullarına uzanan türleri içine alan geniş bir "Bahçe sanatları" ailesi vardır. (Bkz: Tabl ). Japn dilinde, "dğa" ve "sanat" karşılığı özgün kavramlar lsaydı; bu sürekliliğe "Dğa Sanatları"da denebilirdi belki. Ama ikisi de yktur. Bahçe sanatının üç rtak Öğesi vardır: prak, su ve bitki! Başka bir deyişle, canlı ve cansız dğa, dağ ve su (sansui) ya da manzara. Dağlar genel kural larak ağaç ve rmanla örtülü lduğu için, sanatın üç ana öğesi insan-yapısı bahçelerde daha klay görülür. Bahçe sanatlarının amacı, dğal sansui'den alınan güzellik tadının insan emeğiyle yaratılmasıdır. Japnlar bu yaratma işinde, ulusal parklardan tek bir saksıda yaşatılan minik rmana değin değişik ölçek ve türleri denemiş hepsini de geliştirmişlerdir. Yöresel "Beylik isar" (kale) çevrelerinde kurulmuş lan ira-niva (va) bahçelerinde ki dğal ve yapma öğeler birbirinden ayrılmayacak Ölçüde dengelenmiş, bütünleştirilmiş tir, Bahçedeki hüyük benzeri küçük tepecikler dağları, gölcükler dğadaki suları (deniz, göl, akarsu ve şelale gibi); küçük by (bdur) ağaçlarla kaya-ysunları da

17 Türler. Dğal Yapma Miny atür (Engei) Bahçeler Öğeler Sansuî (Manzara) ira Niva ((Düz Bahçe) Kare-Sansui (Kuru Manzara) k-niva Bnsay (Saksı) îkeban (Vaz) Ye-r Dağ Tepe-kaya Kara kaya Su Deniz, Şalale Göl, Gölcük, Su (avuz) Kum-Çakıl Tepside Bahçe Mdelleri Saksıda Cüce ve Yaşlı Ağaç Vazda Düzenl Bit'ki Orman Ağaç Ç inr ysun (Maketler) Yetiştirme Yaprak Çeşitler/ Özellikler ölçek Dğal (Ulusal) Parklar Gezin t i/ ve Görüntü Bahçeleri 4 T Avlu Bahçeleri (Birin Niva Mdelleri ^ 0 * Tek Ağaç/ çk ağaç (Orman) Küçülüyr îkenb Sögets 0 hara K-riy

18 244 BOZKURT GÜVENÇ canlı dğayı simgeler. Bu simgeler, aslında, yarı dgalyarı yapmadır. Canlı öğeler dğadan alınmış ama insan eliyle seçilmiş, insan emeğiyle gerçekleştirilmiştir. ira-niva bahçelerinin, gezinti ve görüntü (manzara) bahçesi larak bilinen başlıca iki türü vardır. er iki tür bahçede de asıl amaç Sansui 'nin yaratılması, yaşanmasıdır. Gezinti bahçelerindeki manzara, belli bir yl ve yörünge izlenerek birçk nktadan görülür. Küçük by bahçelerde ki manzara, belli gözlem duraklarından görülecek biçimde tasarımlanmış tır. Manzara bahçelerinde, küçük de lsa, bir gezinti (tur) ylu vardır. Ünlü Köraku-en (Okayama ili) bahçesinde, kadar ünlü lmamakla birlikte belki nun kadar güzel lan Ritsurin K&en (Takamatsu ili) bahçesinde, Bahçenin tümünü çepeçevre görmeye elverişli manzara-seyir tepecikleri vardır. Tepeye döner bir ylla çıkılır. Oradan tüm bahçe,bahçenin en güzel köşe-raanzaları görülebilir. Ritsurin Köen bahçesindeki gezinti turunun tam rtasında, bir kap çayın sunulduğu güzel bir çayevi de vardır. Oturanlara yalnız çay değil, çevredeki güzel manzaralar da sunulur. Kiy'nun gezinti bahçelerindeki köprüler'tam rtadan zigzaglı (sahanlıklı yada köşe-dönemeçli) yapılmıştır. Köprünün rtasında durulur, sağa ya da sla dönülür. İşte durulan yerden, bahçenin en güzel manzaralarından biri görülür. Köprü manzarayı göstermek için rtadan kesilmiş, yarımlardan birisi kaydırılmış ve bir "manzara durağı" yaratılmıştır. Köprü dümdüz gitseydi, manzara belki hiç görülmeyecekti. Japn bahçesinde, nerede durulacağını, nereye çıkılacağını ne yöne bakılacağını gösteren işaretler yktur. Ancak yl, ylcuyu raya dğru götürür; görülecek manzaraları tek tek gösterir. Güzel manzara gösteren köprüler yanında, manzara larak gösterilen güzel köprüler de vardır. Japn bahçesinin, "büyük" ya da "küçük" luşu, dağ, su ve bitki bylarının Ölçeğine göre değişir. Dağ, su ve bitkileri uygun ölçeklerde seçerek, dar bir bahçeye derinlik, küçük bir tepeye yükseklik kazandırırlar. Söz gelişi, küçük bir gölcükteki minik adacıklar küçük gölü büyütür, büyük gösterir. Adaları küçültmek için ağaçları büyütür; adaları büyütmek için üzerindeki ağaçları küçültürler (Şekil 6). Manzara ve çay bahçelerinde bl sayıda taştan-yma feıier (işidr) ve başka aydınlatma gereçleri bulunur. Fenerler ylları, izleri ve sudaki yansımaları belirlemek içindir, Geceleri, manzara bahçelerinin belli nktaları tepeışıkları ve su-yankılarıyla aydınlatılarak, karanlık tepecikler (dağlar) ve pırıl pırıl parlayan su vurgulanır. Böyle bir anlatım tekniği, aydınlığı bellinktalarda playarak karanlığı büyütür. Japn bahçesi, gecenin karanlığında büyür, ayın aydınlığına dğru uzanır. Tanrıça Amaterasu (güneş) yükselmeğe başlayınca bahçe küçülür yeniden bir tabl ve manzara lur. Japnların "kare-sansui" adını verdiği kuru-manzara bahçesi, iki kez syutlanmış bir dğadır. Önce. siyahbeyaz bir manzara resminin yapılması, snra, manzara resminden esinlenmiş syut bir bahçenin yaratılmasıdır.

19 "BURUK ACI/URMA TADI" "JAPON SANATI 245 Planda Derinlik (.'..) Yanılsaması "" " Manzara - Siluetl.. ZS^ Sekil 6. Büyük-küçük tepeler ve büyükkiiçiik ağaçlar: Ölçek değişince mekân değişiyr. Yükselen Dai Yeryüzünde bilinen başka bir eşi-benzerî lmadığı için, belki de, "Japn Bahçesi" diye çağrılmaya en yaraşanı bu tür bahçedir. Byu-byutları küçüktür ama kişiye geniş bir mekân duygusu verir. Bir kaç parça kara taş dağları ve adaları; beyaz kum-çakıl suyu; kaya-ysunları canlı dğayı simgeler. Kunçakılın beyaz rengi, fırça sanatında kullanılan beyaz kağıdı, taşların is karası mürekkebin siyahını, s imgeler. Beyaz kum-çakıl, kara taşlar Çevresinde, eş-merkezli dalgalar çiziyrsa "deniz"dir; birbirine paralel düz dğrular çiziyrsa "akarsu" lur; varır gider kyanuslara ulaşır. Okyanusla, birlikte büyümeğe başlar - düşlerde. Kara adacıklar da kyanus' la birlikte büyür, kca adalar giderek Japnya lur. Kişi büyülenmiş gibi kalır kare~sansui 'nin karşısında. Snra herşey yeniden küçülmeğe başlayınca, kişi, uzun bir ylculuktan yine bahçeye ve kendisine döner. Düşünde yaptığı uzun ylculuktan biraz yrulmuştur. ak-niva> Japn Bahçesinin küçük bir "tepsi" ölçeğindeki minik bir mdeli, minyatürüdür. Dağından suyuna, ylundan köprüsüne, ağacından çiçeğine, çayevinden taş-fenerine, bu işvbir tür kuyumculuk (ya da mdelcilik) sanatı da denebilir. Bazı ünlü çay bahçelerinin (Şûgakuin vb gibi) uygulamadan önce, "tepsi" ölçeğinde tasarlandığı bilinmektedir.

20 BOZKURT GÜVENÇ Bnsay, küçük bir saksıda evilleştirilmiş yaşlı bir ağaç ya da bu ağacın evcilleştirilmiş sanatıdır. Yaşlı kca çınarın, yüzyıllık çamın insanda bıraktığı iz, bir cücelikten çk, saygın bir bilgeliktir. Bahçe dğayı küçültür; kare-sansui bahçeyi snsuzluğa götürür. Oysa, Bnsay insanı geçmişe, geçmişi insana yaklaştırır. Bnsay, zaman ölçeğini değiştirir. Kişinin, bilge ağaçla, geçmişten ve gelecekten knuşası gelir. 0 da sanki çk şey biliyrmuş, dilini bilseniz size tüm geçmişini, başına gelenleri, görüp geçirdiklerini anlatacakmış gibi durur. Bnsay bir tarih belgeselidir. Geçmişten bir belge, "zaman tüneli"nde gerçeküstücü bir ylculuktur. Bnsay, tek bir ağaç labileceği gibi, bir kru, rman da labilir. Bnsay ağaçlar büyüklerine benzerler kuşkusuz. Ama Bnsay'a benzeyen gerçek ağaçlar da vardır. Birbirine karışırlar. îkebana 9 geleneksel bahçe sanatları arasında en ünlüsüdür. Masa (vaz) Ölçeğinde yapılan bir çiçek, yaprak ve dal düzenlemesidir. îkebana sanatının biçim kurallarına göre, her düzenlemede cenneti, dünyayı, ve insanı simgeleyen üç öğe vardır. Bunlar, hepbirlikte bir düzen, mekân ve uyum (dğallık) duygusu vermelidir. îkebana, dğanın dğallığına insanın duyduğu özlemin türküsüdür. îkebana sanatları, rtada ve açıktır; sergilenir, incelenir,. öğrenilir-öğretilir ama başkaları beğensin diye değil, kişi kendini tanısın bilsin diye yapılır. îkebana yapan, fırçayla yazan kişi gibi, kendini görür. er küçük mevsimcikte, mevsime özgün çiçekler, yapraklar ve tlar dğada bulunduğu gibi kullanılır. Çanağa knan çiçek, bahçede, havuzda yetiştirilen,gibi, tek bir gnca, murcuk, bir dal ve yaprak da labilir. îkebana sanatının îkenb-riyu, K-riyû, hara-riyû, Sgetsu-riyû diye bilinen türleri ve kulları var. Sgetsu-riyû Okulu'nun Tky'daki Ulusal Merkezi, Ödüller almış bir çağdaş mimarlık anıtıdır, îkebana'nin önemini gösterebilir. Çay Bahçeleri için Özel bir ad yada gelenek yk ama ilginç bir tarihçe var, Ş6ğun İEYASU, Saray hayatı için 1615 yılında yayınladığı Özel yönergede, impararların siyasal ve idari kararlara katılmasını yasaklamış. Onların salt kültür ve sanat işleriyle uğraşmasına izin vermiş. Bugünkü İmparar büyük ölçüde bilim ve sanat işleriyle uğraşan bir biylji bilginidir, ulusal şiir yarışmaları düzenler. Sğun ÎEYASU'nun damadı lan İmparar Gmizun, güçlü kaynatasinınemirlerine karşı kyamamış, kendini gerçekten kültür ve sanat işlerine adamıştır. Ky kenti kuzeyinde yükselen bir yamaçta kurulmuş bulunan ünlü Şugakuin, (öğrenim) bahçeleri, nur. kendi eseridir. Şugakuin, alt, rta ve üst düzeylerde üç bahçeden luşur. RÖnesansın üç katlı palazz'ları gibi, geçmişten geleceğe dğru sürekli bir ylculuktur, öğrenim-bahçesi. Çayevini. dünyadan yalıtmağa, insanı dğaya ve kendine yaklaştırmağa çalışır. er düzeydeki bahçelerde ve çayevlerinde, sanatçının dünyası, çabası ve emeği görülür. Belki en çğu ünlü Katsura-rikyû en azı da Şugakuin'de. Katsura-rikyû'da yapı ve tasarım bahçeye egemendir, Şugakuirı 'da dğallıktır manzaraya egemen lan. Çay bahçesi bir Zen-bahçesi değildir. Ama yine de sanatçılığa sanatsal lmağa özenmeyen sylu bir sanattır,

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

SBS MATEMATİK DENEME SINAVI

SBS MATEMATİK DENEME SINAVI SS MTEMTİK DENEME SINVI 8. SINIF SS MTEMTİK DENEME SINVI. 4.. Güneş ile yut gezegeni arasındaki uzaklık 80000000 km dir. una göre bu uzaklığın bilimsel gösterimi aşağıdakilerden hangisidir? ),8.0 9 km

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Bırakın doğa evinize gelsin!

Bırakın doğa evinize gelsin! Unica Class Bırakın doğa evinize gelsin! Gerçek malzemeler ile doğal tasarım 444 30 30 www.schneider-electric.com.tr Doğal bir özlem Modern hayat genellikle varlığımızın orijinal, gerçek ve saf yapıtaşlarını

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUEN GRUBU EKİM AYI BÜLTENİ 1 SONBAHAR VE YAPRAKLAR Sonbahar Mevsimin de gözlemlediğimiz hava olaylarını isimlendirdik. Sonbahar mevsimine ait giysileri ayırt ettik. Rüzgâr

Detaylı

HAFTA-2 Norm Yazı Çizgi Tipleri ve Kullanım Yerleri Yıliçi Ödev Bilgileri AutoCad e Genel Bakış Tarihçe Diğer CAD yazılımları AutoCAD Menüleri

HAFTA-2 Norm Yazı Çizgi Tipleri ve Kullanım Yerleri Yıliçi Ödev Bilgileri AutoCad e Genel Bakış Tarihçe Diğer CAD yazılımları AutoCAD Menüleri HAFTA-2 Norm Yazı Çizgi Tipleri ve Kullanım Yerleri Yıliçi Ödev Bilgileri AutoCad e Genel Bakış Tarihçe Diğer CAD yazılımları AutoCAD Menüleri AutoCAD ile iletişim Çizimlerde Boyut Kavramı 0/09 2. Hafta

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

MESLEK RESMİ DERSİ. Giriş Özet Yapı Bilgisi Mimari Tasarım Esasları ve Mimari Proje Örnekleri İncelemeleri. Hazırlayan. Öğr. Gör.

MESLEK RESMİ DERSİ. Giriş Özet Yapı Bilgisi Mimari Tasarım Esasları ve Mimari Proje Örnekleri İncelemeleri. Hazırlayan. Öğr. Gör. MESLEK RESMİ DERSİ Giriş Özet Yapı Bilgisi Mimari Tasarım Esasları ve Mimari Proje Örnekleri İncelemeleri Hazırlayan Öğr. Gör. Cahit GÜRER 26.02.2009-Afyonkarahisar YAPI Canlıların beslenmek ve barınmak

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

Uzaktan Eğitim. Web Tabanlı Kurumsal Eğitim

Uzaktan Eğitim. Web Tabanlı Kurumsal Eğitim Uzaktan Eğitim Uzaktan eğitim alternatif bir eğitim tarzıdır. Iletişim terisinde ki süreci incelediğimizde kaynak ve alıcı arasındaki süreç farklı fiziksel rtamlarda gerçekleşiyrsa buna uzaktan eğitim

Detaylı

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ATTERBERG LİMİTLERİ DENEYİ Bşluklardaki suyun varlığı zeminlerin mühendislik davranışını, özellikle de ince taneli zeminlerinkini etkilemektedir. Bir zeminde ne kadar su bulunduğunu (ω) bilmek tek başına

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6 AYDINLATMA Aydınlatma konularında bir yazı dizisine başlarken, önce, bu sözcükten ve aydınlatma tekniği kavramından, bu gün ve en azından altmış yıldır, ne anlaşıldığını ve ne anlaşılması gerektiğini açıklığa

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

Kentsel Planlama ve Kentsel Altyapı İlişkisinde Yeni bir Dönem; Kentsel Dönüşüm

Kentsel Planlama ve Kentsel Altyapı İlişkisinde Yeni bir Dönem; Kentsel Dönüşüm Kentsel Planlama ve Kentsel ltyapı İlişkisinde Yeni bir Dönem; Kentsel Dönüşüm.Faruk GÖKSU Kentsel Strateji td.şti. nahtar Kelimeler: Kentsel Planlama, Kentsel ltyapı, kıllı Büyüme (smart grwth), Kentsel

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

~_.)u J!Yu!J.,,r-{;--~'.::.-9if~ı:ı>'!/,..

~_.)u J!Yu!J.,,r-{;--~'.::.-9if~ı:ı>'!/,.. j ~_.)u J!Yu!J.,,r-{;--~'.::.-9if~ı:ı>'!/,..!r islam MiMARi MiRASINI KORUMA KONFERANSI THE CONFERENCE ON THE PRESERVATı"ON OF AACHITECTURAL HEAITAGE OF ISLAMIC CITIES 22-26/4/1985 ISTANBUL ~"":"'.;.-;.:.

Detaylı

YAPILARDA HASAR SYON - RESTORASYON PROJE DÜZENLEME ESASLARI. Yapılarda Hasar Tespiti-I Ögr. Grv. Mustafa KAVAL AKÜ.Afyon MYO.Đnşaat Prog.

YAPILARDA HASAR SYON - RESTORASYON PROJE DÜZENLEME ESASLARI. Yapılarda Hasar Tespiti-I Ögr. Grv. Mustafa KAVAL AKÜ.Afyon MYO.Đnşaat Prog. YAPILARDA HASAR TESBĐTĐ-I 3. RÖLEVE RESTĐTÜSYON SYON - RESTORASYON PROJE DÜZENLEME ESASLARI RÖLEVE RESTĐTÜSYON SYON - RESTORASYON PROJE DÜZENLEME D ESASLARI: (Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Gruplandırılması,

Detaylı

DUVAR BOŞLUKLARI 4/13/2015

DUVAR BOŞLUKLARI 4/13/2015 Prof.Dr.Nilay COŞGUN Arş.Gör. Seher GÜZELÇOBAN MAYUK Arş.Gör. Fazilet TUĞRUL Arş.Gör.Ayşegül ENGİN Arş.Gör. Selin ÖZTÜRK 1. Yapım ilkeleri Lento (Üst başlık) Denizlik (Alt Başlık) Söve 2. Boşluğun duvardaki

Detaylı

SABANCI ÜNİVERSİTESİ AĞAÇLANDIRMA VE ÇEVRE DÜZENLEMELERİ

SABANCI ÜNİVERSİTESİ AĞAÇLANDIRMA VE ÇEVRE DÜZENLEMELERİ SABANCI ÜNİVERSİTESİ AĞAÇLANDIRMA VE ÇEVRE DÜZENLEMELERİ İçindekiler I. GİRİŞ II. III. ÜNİVERSİTE KONUMU İNŞAAT ÖNCESİ VE SONRASI GÖRÜNTÜLER a. 1998-İnşaat öncesi b. 2013-Kampusun bugünü Sabancı Üniversitesinin

Detaylı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı 4. - 5. sınıflar için Öğrenci El Kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı nın 28.08.2006 tarih ve B.08.0.TTK.0.01.03.03.611/9036 sayılı yazısı ile Denizler Yaşamalı Programı nın*

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU YILDIZ GRUBU MART AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ SU- BİTKİLER Su ile ilgili bildiklerimiz kavram haritası oluşturduk. Su çeşitlerini listeledik. Suyu kullandığımız yerlere göre grupladık.

Detaylı

EYLÜL 2012 WORD 2010. Enformatik Bölümü

EYLÜL 2012 WORD 2010. Enformatik Bölümü EYLÜL 2012 WORD 2010 İÇERİK 1. 2. 3. 4. 5. Genel bilgiler Wrd ile neler yapabilirsiniz? Wrd penceresinin tanıtımı Sekmelerin tanıtımı Belgeler ile ilgili işlemler 6. Yeni bir belge luşturmak Varlan bir

Detaylı

T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ MATEMATİK BÖLÜMÜ DIŞ PAYDAŞ ANKET FORMU

T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ MATEMATİK BÖLÜMÜ DIŞ PAYDAŞ ANKET FORMU Sayın Paydaşımız; T.C. SAKARYA ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ MATEMATİK BÖLÜMÜ DIŞ PAYDAŞ ANKET FORMU Bu anketin amacı, Mezunlarımızın Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümünden

Detaylı

KONU: KURUMSAL YÖNETİM İLKELER (KURUMSAL YÖNETİM TEBLİĞİ SERİ II NO:17.1)

KONU: KURUMSAL YÖNETİM İLKELER (KURUMSAL YÖNETİM TEBLİĞİ SERİ II NO:17.1) KONU: KURUMSAL YÖNETİM İLKELER (KURUMSAL YÖNETİM TEBLİĞİ SERİ II NO:17.1) Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 30.12.2011 tarih Seri IV, N: 56 Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine ve Uygulanmasına

Detaylı

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK?

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK? OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların kendilerini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun etkinliklerine yer verildi. Eğitici oyuncak merkezi, evcilik merkezi, kukla merkezi, blok merkezi, müzik merkezi,

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER

Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü İNŞ4001 YAPI İŞLETMESİ METRAJ VE KEŞİF-2 Yrd. Doç. Dr. Selim BARADAN Yrd. Doç. Dr. Hüseyin YİĞİTER http://kisi.deu.edu.tr/huseyin.yigiter YIĞMA BİNA

Detaylı

Lojistik & Tedarik Zinciri Projesi. 16.02.2015 / B.Arda Dedekoca

Lojistik & Tedarik Zinciri Projesi. 16.02.2015 / B.Arda Dedekoca Ljistik & Tedarik Zinciri Prjesi 16.02.2015 / B.Arda Dedekca Ljistik Genel bakış Ljistik şirketleri cir büyüklüklerine göre 3 grupta tplanabilir A-Yılllık cirsu 0 50 mtl (Pazarın %75 i) yerli sermaye B-Yıllık

Detaylı

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ

SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ SANATSAL DÜZENLEME ÖĞE VE İLKELERİ 1.Sanatsal düzenleme öğeleri Çizgi: Çizgi, noktaların aynı veya değişik yönlerde sınırlı veya sınırsız olarak ardı arda dizilmesinden elde edilen şekildir. Kalemimizle

Detaylı

2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı

2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı 2011 2012 Eğitim Öğretim Yılı Ders Programı Dersin Adı: Türkçe Dil Bilgisi Yaş Grubu: 1-3 yaş Ögretmen: İmge Şahin Email: sahin_imge@hotmail.com Değerli Veliler, Bu yıl okul öncesi (1-3 yaş) sınıfını beraber

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI YÖK ten 1 Mart 2 de Doktora programımıza olur alınması ile Fakültemizin dikey kuruluşu tamamlanmış olmaktadır. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Gökyüzü Hakkında Neler Biliyorum? Sorusuna arkadaşlarımızın verdiği cevaplar.

Gökyüzü Hakkında Neler Biliyorum? Sorusuna arkadaşlarımızın verdiği cevaplar. 04.12.2015 Denizyıldızı Sınıfı ndan Merhaba; Bu hafta, Gökyüzü ve Uzay konusuna giriş yaptık. Konumuzu Gökyüzü ve Uzay olarak iki başlığa ayırdık, bu hafta Gökyüzü konusunu işledik. İlk olarak gökyüzü

Detaylı

KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE

KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE Ferforje bir sanat olarak tanımlanmaktadır. Ferforje, Fransızca "Fer forgé" kelimesinden gelmektedir ve Fransızca'da "dövme demir" anlamına gelmektedir. Günümüzde Ferforje

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

Işığın Modülasyonu. 2008 HSarı 1

Işığın Modülasyonu. 2008 HSarı 1 şığın Mdülasynu 008 HSarı 1 Ders İçeriği Temel Mdülasyn Kavramları LED şık Mdülatörler Elektr-Optik Mdülatörler Akust-Optik Mdülatörler Raman-Nath Tipi Mdülatörler Bragg Tipi Mdülatörler Magnet-Optik Mdülatörler

Detaylı

K O Ç Ü N İ V E R S İ T E S İ G Ö Ç A R A Ş T I R M A L A R I P R O G R A M I. M i R e K o c

K O Ç Ü N İ V E R S İ T E S İ G Ö Ç A R A Ş T I R M A L A R I P R O G R A M I. M i R e K o c M i R e K c K O Ç Ü N İ V E R S İ T E S İ G Ö Ç A R A Ş T I R M A L A R I P R O G R A M I Türkiye den Yurtdışına Yönelen Göç Hareketleri Üzerine Brifing N: 2 / 2009 Bu brifing Kç Üniversitesi Göç Araştırmaları

Detaylı

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi Eylül - EYLÜL 5.Hafta EKİM 1.HAFTA GEL BİZE KATIL BİZE OYUN, SANAT OKUL RESMİ ALAN GEZİSİ, SANAT SABUN DENEYİ SANAT,OYUN,FEN SEBZELER KONUŞUYOR DRAMA, OYUN OKULVAKTİ TÜRKÇE, MÜZİK,OKUMA-YAZMA BAY MİKROP

Detaylı

Helena Center Helena Wood Art. Elegance of The Wood

Helena Center Helena Wood Art. Elegance of The Wood Helena Center Helena Wood Art Elegance of The Wood HELENA WOOD ART. 1993 yılında sedef ve ahşap el sanatları sektörüne hizmet etmek üzere kurulmuştur. Türk el sanatlarının güzel sedef işlemelerinin en

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

2419 ADA 45 PARSEL MİMARİ PROJE RAPORLARI

2419 ADA 45 PARSEL MİMARİ PROJE RAPORLARI UNESCO DÜNYA MİRASI ALANI İÇERİSİNDE YER ALAN ZEYREK BÖLGESİNDE 2419 ( 13,34,35,42,45,50,51,52,58,59,68 PARSELLER) NO'LU ADADA SİVİL MİMARLIK ÖRNEĞİ YAPILARIN RÖLÖVE, RESTİTÜSYON, RESTORASYON PROJELERİ

Detaylı

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atoller (mercan adaları) ve Resifler Atol, hayatlarını sıcak denizlerde devam ettiren ve mercan ismi verilen deniz hayvanları iskeletlerinin artıklarının yığılması sonucu meydana gelen birikim şekilleridir.

Detaylı

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy YENİ BİR YIL YENİ BİR SİZ Kendimizde dahil, birçok kişi, yeni bir yıla birçok yeni kararla başlar.

Detaylı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı

YAZ 2015 SAYI: 305. şehir tanıtımı YAZ 2015 SAYI: 305 58 59 şehir tanıtımı Çin in fuar şehri: Guangzhou GUANGZHOU, ZİYARETÇİLERİNE HEM TİCARET HEM ZİYARET İMKANLARINI BİR ARADA SUNUYOR. BAŞAR KURTBAYRAM TUR REHBERİ şehir tanıtımı 60 61

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

RÖLEVE VE RESTORASYON PROJE ÇİZİMLERİ DERSİ

RÖLEVE VE RESTORASYON PROJE ÇİZİMLERİ DERSİ RÖLEVE VE RESTORASYON PROJE ÇİZİMLERİ DERSİ Dersin Modülleri Röleve Ölçüsü Alma Röleve Bina Proje Çizim Merdiven Çizimleri Bina Plan Çizimleri Çatı Çizimleri Bina Kesit Çizimleri Bina Görünüş Çizimler

Detaylı

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir?

Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Siyahın Tasarımlardaki Önemi Nedir? Asil duruşu nedeniyle bayanların kıyafetlerde tercih ettiği renklerin başında siyah gelir. Kadına zerafet ve incelik katan siyah aynı zamanda kadınları daha zayıf ve

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amaçları

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amaçları Rehberlik ve Psikljik Danışma Hizmetlerinin Amaçları Psikljik danışma ve rehberlik uygulamalarının amacını rtaya kyabilmek için öncelikle, "kendini gerçekleştirme" (self-actualizing) kavramından hareket

Detaylı

İçindekiler. Baskı Beton (4-28) Baskı Sıva (29) İnce Yüzey Kaplama (30) Özel Yüzey Boyama (31) Parlak Yüzeyli Beton (32) www.endustriyelyapi.com.

İçindekiler. Baskı Beton (4-28) Baskı Sıva (29) İnce Yüzey Kaplama (30) Özel Yüzey Boyama (31) Parlak Yüzeyli Beton (32) www.endustriyelyapi.com. www.endustriyelyapi.com.tr İçindekiler Endüstriyel Yapı Ltd. Şti. Kurulduğu 2005 yılından itibaren uygulamış olduğu 500.000 m² yi aşkın baskı beton zemin ve sıva tecrübesiyle, bugün özellikle Samsun ve

Detaylı

İŞ GRUPLARININ MALİYETTEKİ ORANLARI

İŞ GRUPLARININ MALİYETTEKİ ORANLARI İŞ GRUPLARININ MALİYETTEKİ ORANLARI İşin Adı : KATLI OTOPARK YAPIM İŞİ No İş Grubunun Adı Tutarı 01 INSAAT 1 İNŞAAT İMALATLARI 41.4519 2 KAZI İKSA VE ZEMİN İYİLEŞTİRME 47.0196 -- INSAAT Toplamı 88.4715

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof)

Taksonomi. Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Taksonomi Familya: Compositea Tür : Cichorium endive Çeşit : Cichorium intybus (witloof) Anavatanı Hindistan Türkmenistan Baykal Gölü Çevresi Sibirya D.Akdeniz Türkiye Ülkemizde Şikori Akdeniz Böglesinde

Detaylı

Bitkilerle Alan Oluşturma -1

Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Bitkilerle Alan Oluşturma -1 Peyzaj Mekanlarının 3 Temel Elemanı Yüzey Zemin Düzlemi: Mekanın tabanını oluşturur. Mekanın diğer elemanları bu tabanın üzerinde yer alır.örneğin üstünde hiçbir bitki veya

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Çocukların kendilerini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri

Çocukların kendilerini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların kendilerini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun etkinliklerine yer verildi. Eğitici oyuncak merkezi, evcilik merkezi, kukla merkezi, blok merkezi, müzik merkezi,

Detaylı

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ. Nihan Demirkasımoğlu TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ VE OKUL YÖNETİMİ Nihan Demirkasımoğlu 1 İçerik Sistem Kuramları Eğitime Sistem Yaklaşımı Eğitim sisteminin Alt Sistemleri Bu konu, Başaran ve Çınkır ın (2012) Türk Eğitim Sistemi ve

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ İSTATİSTİK BÖLÜMÜ LİSANS DERS TANITIM FORMU

T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ İSTATİSTİK BÖLÜMÜ LİSANS DERS TANITIM FORMU T.C. MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ İSTATİSTİK BÖLÜMÜ LİSANS DERS TANITIM FORMU Dersin Adı İnsan Kaynakları Yönetimi Kdu Dönemi Zrunlu/Seçmeli MSGSÜ Kredi AKTS İST 373 3

Detaylı

Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz.

Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz. Bir evden öte; cennetten ilham almış bir köşeye hoş geldiniz. 29.000 metrekarede, 32 konutluk ilk etabını sizlerle buluşturan Aden Ballıkpınarı, toplam 78 adet özel villa ile kurgusunu tamamlayacak. 4

Detaylı

CARTA PROMAX MAKİNE ADAKULE OFİS PROJESİ ARALIK 2014 - İSTANBUL

CARTA PROMAX MAKİNE ADAKULE OFİS PROJESİ ARALIK 2014 - İSTANBUL CARTA PROMAX MAKİNE ADAKULE OFİS PROJESİ ARALIK 2014 - İSTANBUL YBM TASARIM ARALIK 2014 İSTANBUL PROMAX MAKİNE ADAKULE OFİS - İSTANBUL Projenin Adı : PROMAX MAKİNE OFİS Projenin Yeri ve Yılı : Maltepe

Detaylı

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz. Festivalin Amacı Gaziantep, yeryüzünde, derin tarihi, çok sesli, çok renkli

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

ÜLKER (OKÇUOĞLU) MUNCUK MÜZESİNDE BULUNAN HAVLULARDAN ÖRNEKLER

ÜLKER (OKÇUOĞLU) MUNCUK MÜZESİNDE BULUNAN HAVLULARDAN ÖRNEKLER G.Ü. SANAT VE TASARIM FAKÜLTESİ ÜLKER (OKÇUOĞLU) MUNCUK MÜZESİNDE BULUNAN HAVLULARDAN ÖRNEKLER 1 Yrd.Doç.Nursel BAYKASOĞLU **Yrd.Doç.Dr. Tomris YALÇINKAYA Türk kültüründe temizliğe verilen önem, temizlik

Detaylı

DUVARLAR duvar Yapıdaki Fonksiyonuna Göre Duvar Çeşitleri 1-Taşıyıcı duvarlar; 2-Bölme duvarlar; 3-İç duvarlar; 4-Dış duvarlar;

DUVARLAR duvar Yapıdaki Fonksiyonuna Göre Duvar Çeşitleri 1-Taşıyıcı duvarlar; 2-Bölme duvarlar; 3-İç duvarlar; 4-Dış duvarlar; DUVARLAR Yapılarda bulunduğu yere göre, aldığı yükleri temele nakleden, bina bölümlerini birbirinden ayıran, bölümleri çevreleyen ve yapıyı dış tesirlere karşı koruyan düşey yapı elemanlarına duvar denir.

Detaylı

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI İZMİR 1 NUMARALI KÜLTÜR VARLIKLARINI KORUMA BÖLGE KURULU KARAR

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI İZMİR 1 NUMARALI KÜLTÜR VARLIKLARINI KORUMA BÖLGE KURULU KARAR T.. KÜLTÜR VE TURİZM AKANLIĞI İZMİR 1 NUMARALI KÜLTÜR VARLIKLARINI ÖLGE KURULU KARAR TOPLANTI TARİHİ VE NO : 30.01.20172 35.002/1 KARAR TARİHİ VE NO : 30.01.2011789 T ^ ' İZMİR İzmir İli, ııca İlçesi'nde

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ KLASİK TÜRK BEZEME SANATLARI ATÖLYESİ TEZHİP I. SINIF GÜZ DÖNEMİ 12 Ekim 2015 Açılış Toplantısı ve Tezhip Sanatı Hakkında Bilgi; (motifler, hatailer, yapraklar) 19 Ekim 2015 Hatai çizimleri, kurşun kalem çalışması 26 Ekim 2015 Yaprak çizimleri,

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

REHBERLİK GRUP ETKİNLİKLERİ ETKİNLİK 1

REHBERLİK GRUP ETKİNLİKLERİ ETKİNLİK 1 Oyunun Adı: Ben Kimim? Amacı: Görsel algının gelişmesi Hedef kitle : 6-5 yaş REHBERLİK GRUP ETKİNLİKLERİ ETKİNLİK 1 Malzeme: Farklı tiplerde ve özelliklerde küçük oyuncaklar Kişi sayısı: 10-15 kişi. Oyunun

Detaylı

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ Özdemir Asaf (Ankara, 11 Haziran 1923 İstanbul, 28 Ocak 1981) Danıştay Üyesi Mehmet Asaf ın oğludur. Babasını kaybettiği yıl (1930) Galatasaray Lisesi nin ilk kısmına girdi. 1934

Detaylı

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri 1950 Sivas Gürün'de doğdu. 10 yaşlarında saz çalıp, türkü-deyişler okudu. 15 yaşında kendi yapıtı ilk plağıyla büyük üne kavuştu. Konser turneleri, kasetler, plaklar, uzunçalar, long playler ve günümüz

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI 23NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI Bitkileri tanıdık. Bitkileri gözlemledik. Bitki türlerini isimlendirdik. Bitkilerin

Detaylı

OYUN GECESİ: YEMEK PİŞİRME GÜNÜ

OYUN GECESİ: YEMEK PİŞİRME GÜNÜ Okan Kleji larak çcuklarımızın ssyal, bilişsel ve fiziksel larak geliştiklerini gözlemleme şansını yakaladığımız bir dönemi bitirmenin heyecanı içerisindeyiz. Rehberlik Birimi larak bir dönem byunca her

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül ft o\ I V-i :p --( a * > Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın Kitap / Kayıp Gül Röportaj / Dr. Süleyman Ozüpekçe El Sanatları / Geleneksel Sanatlarımız/

Detaylı

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR

B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR B A S I N Ç ve RÜZGARLAR Havadaki su buharı ve gazların, cisimler üzerine uyguladığı ağırlığa basınç denir. Basıncı ölçen alet barometredir. Normal hava basıncı 1013 milibardır.

Detaylı

HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI

HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI DEKO HOME Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr www.architecta-interiors.com DOROTHEE JUNKIN HIGHGATE DE VINTAGE VE ÇAĞDAŞ ÇIZGILERIN ARMONISI Taşıdığı geleneksel ögeler ve karakteri korunurken, çağdaş

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri. Sohbetler

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri. Sohbetler Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *19-22 Nisan Dünya Kitap Günü hakkında sohbet ediyoruz. *Kitap nedir? *Kitap ne işe yarar? Faydaları nelerdir? *23 Nisan tarihi

Detaylı

OKULUN ADI: DERİN DÜŞLER ANAOKULU YAŞ GUBU: 48 60 AY E K İ M

OKULUN ADI: DERİN DÜŞLER ANAOKULU YAŞ GUBU: 48 60 AY E K İ M AYLAR E K İ M 2 0 1 2 PSİKOMOTOR ALAN AMAÇ 1- Bedensel koordinasyon gerektiren hareketleri yapabilme. 1- Sözel yönergelere uygun olarak ısınma hareketleri yapar. 10- Belli bir yükseklikten atlar. 12- Pedal

Detaylı

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr.

BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr. 1 BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) C r y p t o m e r i a j a p o n i c a ( K a d i f

Detaylı

Nasıl Daha İyi Öğrenirim?

Nasıl Daha İyi Öğrenirim? Nasıl Daha İyi Öğrenirim? Farklı Öğrenme Yöntemleri Öğrenciler farklı yöntemlerle öğrenirler. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir: okuyarak ve okuduğunu hatırlayarak, önemli bölümlerin altlarını çizerek,

Detaylı

Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr YANSIMALARIN BÜYÜSÜ

Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr YANSIMALARIN BÜYÜSÜ Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr YANSIMALARIN BÜYÜSÜ Londra North Yorkshire daki bu şık daire, Güney Afrika doğumlu Britanyalı iç mimar Lucia Caballero tarafından tasarlanmış. İç mekanda kullanılan

Detaylı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı REMBRANDT Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı Ölümü: 4 Ekim 1669 Ünlü Yapıtları: Dr.Nicolaes

Detaylı

Ygs-Lys. 2010 dan itibaren üniversitelere öğrenci seçimi iki aşamalı sınav uygulanarak yapılacaktır.

Ygs-Lys. 2010 dan itibaren üniversitelere öğrenci seçimi iki aşamalı sınav uygulanarak yapılacaktır. Ygs-Lys 2010 dan itibaren üniversitelere öğrenci seçimi iki aşamalı sınav uygulanarak yapılacaktır. 1.Aşama : Yükseköğretime Geçiş Sınavı () 2.Aşama : Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) larak adlandırılmıştır.

Detaylı

ÇATILAR. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi

ÇATILAR. Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü. Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi ÇATILAR Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi ÇATILAR Bir yapıyı üstünden etkileyen yağmur, kar, rüzgar, sıcak ve soğuk

Detaylı

YAPILARIN SINIFLANDIRILMASI

YAPILARIN SINIFLANDIRILMASI YAPILARIN SINIFLANDIRILMASI Celal Bayar Üniversitesi Turgutlu Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü Öğretim Görevlisi Tekin TEZCAN İnşaat Yüksek Mühendisi YAPI Canlıların beslenme ve barınma gibi doğal ihtiyaçlarını

Detaylı

AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI

AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI AYLIK BÜLTEN NİSAN 2012 OKUL ÖNCESİ EĞİTİM SINIFI OKUL KURUCUMUZ : ASİYE ÖZTÜRK OKUL MÜDÜRÜMÜZ : F.BİLGE ÖZALP ANAOKULU BİRİMİ HAZIRLIK SINIFI ÖĞRETMENİ : TÜLAY DÖNMEZ 5 YAŞ SINIFI ÖĞRETMENİ : GÜLAY ÇELİKOK

Detaylı

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ

PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ PENGUEN GRUBU MART AYI BÜLTENİ SİNCAPLAR TEMASI DÜNYA SU GÜNÜ ORMAN HAFTASI YAŞLILAR HAFTASI DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ Sincapları tanıdık. Sincapları gözlemledik. Hayvan türlerini isimlendirdik. Hayvanların

Detaylı

BEYAZ YALI Yalı dekorasyonu deyince, genellikle nostaljik çizgiler, eski ve yeniyi içiçe yaşatan dizaynlar, klasik, y a da y an klasik döşenmiş m ekanlar akla geliyor. Oysa, First için görüntüleûiğimiz

Detaylı

Zibro'yu dünyaya sunan Avrupa devi; PVG Grup...

Zibro'yu dünyaya sunan Avrupa devi; PVG Grup... ON OFF Zibr'yu dünyaya sunan vrupa devi; PVG Grup... Hllanda merkezli PVG Grup, 1980'den günümüze uzanan deneyimiyle, iklimlendirme ve enerji sektörlerinde uluslararası alanda faaliyet gösteren bir ticaret

Detaylı