B) BOŞANMA DAVALARINDA YARGILAMA VE TALEPLER

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "B) BOŞANMA DAVALARINDA YARGILAMA VE TALEPLER"

Transkript

1 A) BOŞANMA DAVALARI 1- BOŞANMA SEBEPLERİ 2- BOŞANMA DAVALARINDA YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME 3- BOŞANMA DAVASINDA TARAFLAR 4-BOŞANMA DAVASI ESNASINDA ALINACAK ÖNLEMLER (TEDBİRLER) 5- DİĞER TEDBİR TALEPLERİ aa)tmk md. 196 gereği eşler birlikte yaşarken ve TMK md. 197 gereği, ayrı yaşamada haklılık nedeniyle tedbir nafakası (Boşanma davasından bağımsız olarak açılabilecek tedbir nafakası) bb)tmk md.194 gereği; Aile Konutu şerhi istemi cc)tmk md. 199 gereği; tasarruf yetkisinin kısıtlanması B) BOŞANMA DAVALARINDA YARGILAMA VE TALEPLER ( Boşanmanın fer i olan unsurlar) 1-BOŞANMA SEBEBİYLE MADDİ TAZMİNAT 2-BOŞANMA SEBEBİYLE MANEVİ TAZMİNAT 3-YOKSULLUK NAFAKASI 4- VELAYET KİŞİSEL İLİŞKİ TESİSİ VE İŞTİRAK NAFAKASI C) EŞLER ARASINDAKİ ALACAK TALEPLERİ 1- Kişisel mal,eşya ve ziynet alacağı davaları 2- Mal rejiminden doğan alacak davaları aa) Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminden doğan Katılma Alacağı davaları bb) Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminden doğan Değer Artış Payı Alacağı davaları cc) Mal Ayrılığı Rejiminden doğan katkı payı alacağı davaları Av.Ünzüle Küçüköner

2 A) BOŞANMA DAVALARI 1- BOŞANMA SEBEPLERİ 2- BOŞANMA DAVALARINDA YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME 3- BOŞANMA DAVASINDA TARAFLAR 4-BOŞANMA DAVASI ESNASINDA ALINACAK ÖNLEMLER (TEDBİRLER) 5- DİĞER TEDBİR TALEPLERİ aa)tmk md. 196 gereği eşler birlikte yaşarken ve TMK md. 197 gereği, ayrı yaşamada haklılık nedeniyle tedbir nafakası bb)tmk md.194 gereği; Aile Konutu şerhi istemi cc)tmk md. 199 gereği; tasarruf yetkisinin kısıtlanması

3 1- BOŞANMA SEBEPLERİ Türk Medeni Kanununda boşanma sebepleri sayılmış olup, özel haller olarak I. Zina-TMK md.161 II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış- TMK md.162 III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme- TMK md.163 IV. Terk- TMK md.164 V. Akıl hastalığı- TMK md.165, sayılmış TMK md 166 / f.1-2 de genel boşanma sebebi olarak evlilik birliğinin temelden sarsılması TMK md.166/ f.3 de, anlaşmalı boşanma TMK md.166/ f.4 de de 3 yıllık fiili ayrılık nedeniyle boşanma düzenlenmiştir. TMK Madde 167 gereği Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. Boşanma davası, olayın özelliğine göre özel haller sebebiyle açılabileceği gibi, TMK md.166/ 1-2 uyarınca da boşanma talep edilebilecektir. Açılmış bir boşanma davasının ( akıl hastalığı sebebi hariç), TMK md.166/ f.3 de belirtilen şartlar mevcut ise, yargılama sırasında tarafların anlaşmaları ile sonuçlandırılması da mümkündür. Kişisel kanaatimce boşanma sebepleri konusunda terditli olarak dava açılması da mümkündür.

4 aa) Özel Haller I. Zina TMK Madde 161 Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış TMK Madde 162 Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme TMK Madde 163 Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. IV. Terk TMK Madde 164 Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hakim (Eklenmiş ibare Yür. Tar ) veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hakim (Eklenmiş ibare Yür. Tar ) veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi halinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilan yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

5 V. Akıl hastalığı TMK Madde 165 Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası ancak akıl hastası olmayan eş tarafından açılabilir. Akıl hastalığının eylemleri iradi olmadığından akıl hastaları aleyhine diğer boşanma sebeplerine dayalı olarak boşanma davası açılamaz. ERGÜN, Zafer ( 2004) Boşanma Davaları sf.75 TMK md.166/ 1-2 gereği açılan bir boşanma davasında da, davalının eylemlerinin iradi olmadığı şüphesi ortaya çıkarsa hakim bu durumu araştırmakla yükümlüdür. Sonuçta davalının hareketlerinin iradi olmadığı anlaşılır ise, TMK md 166/1-2 dayanılarak boşanma kararı verilemez. Akıl hastası aleyhine açılacak boşanma davasının varsa vasisine karşı açılması, vasi yoksa bir vasi tayin edilmesi ve davanın vasiye yöneltilerek davaya devam olunması gerekir.

6 bb) TMK md.166/ 1-2 gereği genel boşanma sebebi olarak evlilik birliğinin temelden sarsılması hali, TMK Madde 166/1-2 Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik birliği evlenme akdinin yapılması anıyla oluşmaktadır. Bu sebeple taraflar arasında, nikah yapılmasına rağmen ortak hayat kurulmadığı hallerde de TMK md.166/ 1-2 gereği boşanma talep edilebilecektir. TMK md.166/1-2 gereği açılan bir boşanma davasında, boşanmaya sebep gösterilen olayların af edilmemiş veya hoşgörü ile karşılanmamış olması gerekir. Tarafların önceden hoşgörü ile karşıladıkları olaylar boşanma sebebi sayılamamaktadır. Davacı aynı olaya dayalı olarak açtığı boşanma davasından feragat etmiş ise, aynı olaya dayanarak yeniden boşanma davası açılamaz. Taraflar, boşanma davası açıldıktan sonra olan olaylara dayanamazlar. Her dava açıldığı tarihteki koşullara tabidir. TMK da ortak hayatı çekilmez hale getiren, evlilik birliğini temelden sarsan olaylar tek tek sayılmamış olup, her olay özelliğine göre hakim tarafından değerlendirilecektir.

7 cc) TMK md.166/ f.3 gereği anlaşmalı boşanma hali Madde 166 / f. 3 Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. Anlaşmalı Boşanma kararı verilebilmesi için, - Evliliğin, resmi nikah tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar en az bir yıl sürmüş olması ( ortak hayatın kurulmuş olması şartı yoktur), - Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi hakimin uygun bulması ve - Hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi, ( hakimin tarafları bizzat dinlemesi gerekmektedir)gereklidir.

8 Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu kapsamında; taraflarca üzerinde anlaşmayapılması gereken hususlar; boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, velayet ve çocuklarla kişisel ilişkidir. Mali hususlarda, özellikle boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat hususunda anlaşma belirli bir miktar ödenmesi, taşınmaz devri, hisse devri vs hususlarını içerebileceği gibi sadece feragat beyanlarını ( yine yoksulluk nafakası hususunda da) da içerebilecektir. Anlaşmalı boşanmada çocuklar için iştirak nafakasından vazgeçilmiş olmasının hukuki bir sonucu olmayıp, boşanmadan sonra velayeten iştirak nafakası davası açılabilmektedir. Anlaşmalı boşanmada eşlerin çocukların velayeti ve çocuklarla kişisel ilişkinin ne şekilde olacağı konusunda da anlaşmış olmaları gerekmektedir. Ancak kişisel ilişkinin velayet hakkını kullanmaya engel olmayacak şekilde düzenlenmiş olması gerekir. Hakimin taraflar arasındaki düzenlemeyi uygun bulması gerekmektedir. Anlaşmalı boşanma için, tarafların mal rejiminin tasfiyesi ve alacaklar hususunda anlaşmış olması zorunluluğu yoktur, ancak anlaşmaya bu hususa dair düzenleme de konulabilir. Eşler TMK md.166/ 4 de belirtilen konulardan birisinde dahi anlaşamamış olsalar anlaşmalı boşanmaya karar verilemeyecektir, bu durumda davaya TMK md166/1-2 gereği devam edilecektir. Eşler TMK md.166/ 4 gereği açılan bir davada, eşlerden her biri yargılamanın her aşamasında, anlaşmalı boşanma davasından feragat edebilir.

9 dd) TMK md.166/ f.4 gereği 3 yıllık fiili ayrılık nedeniyle boşanma Madde 166/ f.4 - Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Fiili ayrılık nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için; -Herhangi bir sebebe dayanılarak açılmış ve reddedilip kesinleşmiş bir boşanma davası olması, -Ret kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren dava tarihine kadar 3 yıl geçmiş olması, -Bu üç yıl içerisinde müşterek hayat kurulamamış olmalıdır. Yargıtay kararları gereği, ret ile sonuçlanan davanın hangi sebepten açıldığı önemli olmayıp, davanın ret ile sonuçlanmış olması ve ret kararının kesinleşmesinden itibaren dava tarihine kadar 3 yıllık fiili ayrılığın bulunması yeterlidir. Önceki davanın reddedilmiş olması gereklidir, davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar, yetkisizlik,görevsizlik kararları, evliliğin feshi ve butlanı davaları TMK md.166/4 anlamında açılıp reddedilen dava mahiyetinde sayılmamaktadır. Daha önce açılıp retle sonuçlanan davadan sonra aynı veya başka bir sebeple dava açılması, TMK md.166/4 uygulanmasında ilk davanın esas alınmasına engel değildir. Yargıtay kararları gereği, ilk davanın reddedilmiş olması yeteli olup, ret gerekçesi ve nedenleri ( davanın feragat sebebiyle reddi gibi) önem taşımamaktadır. Üç yıllık süre hak doğurucu süre olup, dava koşuludur ( dava hakkı 3 yıllık sürenin tamamlanmasından sonra başlar) ve hakim tarafından resen dikkate alınacaktır. Üç yıllık süre kesintisiz olmalıdır. Boşanma kararının reddi kararından sonra ortak yaşam bir defa kurulmuş ise, tekrar ayrılıp 3 yıl geçtikten sonra TMK md.166/4 gereği dava açılamaz. Taraflar açısından reddedilen davanın davacısı veya davalısı olmanın önemi yoktur.ilk davanın davalısı da bu davaya dayanarak TMK md.166/4 gereği boşanma davası açabilir.

10 2- BOŞANMA DAVALARINDA YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME aa)boşanmada GÖREVLİ MAHKEME 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun, 5133 sayılı Kanunla değişik 4. Maddesi gereğince; sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (md ) kaynaklanan bütün davaların, sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlerin, -Aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizinin, aile mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerce bakılacağı; Aynı yasanın 2. maddesi gereğince de, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlerin asliye hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlamıştır. 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2011/4983,Karar: 2012/1895,Karar Tarihi: ÖZET: Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde hakimler ve savcılar yüksek kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemelerinde davanın aile mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. Davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu husus düşünülmeden asliye hukuk mahkemesi olarak yargılamaya devam edilip karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

11 Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında re sen göz önüne alınır. 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2011/11440,Karar: 2011/12515,Karar Tarihi: ÖZET: Davacı ile davalılardan H tarihinde kesinleşen ilam ile boşanmışlardır. Davacının manevi tazminat istemi; boşanmanın feri (eki) niteliğinde olmayıp; genel hükümlere dair manevi tazminat istemine ilişkindir. Bu tür davalar genel mahkemelerde görülür. Davacının istemi göz önüne alındığında görev asliye hukuk mahkemesinindir. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözönüne alınır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekir. bb)boşanmada YETKİLİ MAHKEME TMK Madde 168 Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. TMK 19.maddede de Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Denilmektedir. Bu düzenlemeler ile, boşanma davalarında, eşlere (özellikle de kadınlara) kendi yerleşim yerinde (SÜREKLİ KALMA NİYETİYLE OTURDUĞU YERDE ) dava açma imkanı sağlanmıştır.

12 2.Hukuk Dairesi,Esas: 2011/7586,Karar: 2011/8723,Karar Tarihi: ÖZET: Tarafların son altı aydan beri birlikte oturdukları yerin K. olduğu konusunda bir tartışma olmamakla birlikte, davacı kadının müşterek konuttan şiddet görerek ayrılıp, sürekli kalma niyetiyle baba evine döndüğü, yerleşim yerinin K. olduğunun kabulü gerektiği, bu sebeple davacının yetkili mahkeme olarak K.'yı tercih ettiği anlaşılmakla, davalının yetki itirazının reddi ile işin esasının incelenmesi gerekir. 3.HD Esas : 2003/ Karar: 2003/ Tarih: kararında Somut olayda; davacı nüfusa kayıtlı olduğu İspir'de değil de, boşanma tarihinden sonra birlikte kaldığı babasının göç ederek yerleştiği Kemalpaşa'da işbu davayı açmıştır. Davalının kabul ettiği gibi davacının, Temmuz 2001 tarihinden itibaren Kemalpaşa'da babası evinde bulunduğu tartışmasız olduğuna ve tarihli tutanakta da, şahsın Kemalpaşa ilçesi M.Akif Ersoy mahallesi Dr.Ali Kahraman Caddesi 19 numaralı yerde babası ile birlikte kirada oturduğu belirlendiğine göre, bu yerde (geçici olarak bulunmadığı, gezme, ziyaret etme vb. amaçla bunca süre orada barınmasının hayatın olağan tecrübelerine uygun düşmediği gözetildiğinde) yerleşme niyetiyle oturduğunun kabulü gerekir. Böylece davacı kendi yerleşim yerinde yetkili ve görevli mahkemede dava açmıştır. Yetki itirazının ileri sürülmesi Boşanma ve ayrılık davalarında yetki kamu düzenini ilgilendiren münhasır yetki değildir. Davalı taraf yetkisiz olduğunu düşündüğü mahkemenin yetkisine itirazını HMK md.19 ve HMK md 116 gereği ilk itiraz olarak cevap dilekçesinde ileri sürmesi ve yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerekir, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.

13 3- BOŞANMA DAVASINDA TARAFLAR Boşanma davasının tarafları eşlerdir. Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise de onun yasal temsilcisidir. Ölüm halinde mirasçılarca boşanma davasının devamı da TMK md.181 gereği mümkündür. Yargılama sırasında eşlerden birinin vefatı halinde; ölen eşin mirasçıları TMK md.181 de belirtilen hükümlerden yararlanmak amacı ile ( diğer eşin kusurunun ispatlanması suretiyle; diğer eşin vefat eden eşin yasal mirasçılığını kaybetmesini ve ölüme bağlı tasarruflar ile diğer eşe sağlanan hakların aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybedilmesini sağlamak ) davaya devam edebilirler. TMK Madde 181 Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler. (Değişik Fıkra. Yür.Tar ) Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

14 4-BOŞANMA DAVASI ESNASINDA ALINACAK ÖNLEMLER (TEDBİRLER) Mahkemece Re sen alınacak önlemler; 4721 sayılı TMK geçici önlemler başlıklı Madde 169 Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır. Bu düzenleme ile, boşanma ve ayrılık davası açılınca, istek olmasa dahi, davaya bakan hakimin, eşlerin barınmasına, geçimine,malların yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin tüm önlemleri ( eş ve çocuklar için tedbir nafakası, oturulan evin tahsisi, malların yönetimi, çocukların velayeti, korunması vs ) re sen alması gerektiği belirtilmiş olup, taraflarca da bu önlemlerin alınmasının talep edilmesi mümkündür. Mahkemece bu hususlarda verilecek tedbir kararları, aksi yönde karar verilmediği sürece karar kesinleşinceye kadar devam edecektir. Akıl hastası olup, çalışamayacak durumda olan ve malı olmayan eşin; asker olup, başka geliri ve malı olmayan eşin tedbir nafakası ödeme yükümlülüğü yoktur. 2.HD Esas : 2002/ Karar: 2002/ Tarih: kararında Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır. O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, herhangi bir işi ve geliri olmayan kadın yararına Türk Medeni Kanununun 185/3, 186/3 maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken 2. H.D. Esas : 2003/1329,Karar : 2003/2581,Tarih : yargılama sırasında anne yanında bulunan müşterek çocuk için dava tarihinden geçerli olmak üzere, Türk Medeni Kanununun 185/3, 186/3 maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken...

15 5- DİĞER TEDBİR TALEPLERİ Burada önemi nedeniyle, boşanma talebi olmaksızın mahkemeden istenebilecek diğer tedbir taleplerini de ayrıca değerlendirmek gerekmektedir. TMK da Evlilik birliğinin genel hükümleri çerçevesinde, Haklar ve yükümlülükler, birliğin korunması ve alınacak önlemler ( sınırlamalar) düzenlenmiştir. -Haklar ve yükümlülükler; TMK md.185 Genel olarak (Eşler birlikte yaşamak ve birbirlerine yardımcı olmakla yükümlüdür.) TMK md.186 Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma yükümlülüğü -Birliğin Temsili TMK md ;eşlerin Temsil Yetkisi/ Sorumluluk/Temsil Yetkisinin Kaldırılması veya Sınırlanması -Eşlerin Hukuki İşlemleri TMK Madde 193 Genel Olarak TMK Madde 194 -Aile Konutu Düzenlemesi -Birliğin Korunması ( Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda alınacak önlemler ( sınırlamalar) ; TMK Madde 195 Genel olarak ( Aksine hüküm bulunmadıkça eşlerin hukuki işlem serbestisi) TMK Madde 196 Eşler Birlikte Yaşarken TMK Madde 197- Birlikte Yaşamaya Ara Verilmesi Durumunda TMK Madde 198 Borçlulara Ait Önlemler TMK Madde 199- Mahkeme Kararıyla Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması TMK Madde 169 Boşanma Davası Açılması Durumunda Tasarruf Yetkisinin Sınırlanabilmesi -Edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri gereği sınırlamalar ; TMK Madde 213 Alacaklıların Korunması TMK Madde 215 Eşlerin Kendi İradeleri ile Sınırlama /Malların Yönetiminin Diğer Eşe Bırakılması TMK Madde 223 Paylı Mülkiyet Konusu Malda Payın Devri ile İlgili Hukuksal İşlemler. TMK Madde 229 Diğer Eşin Geçerliliği Etkilemeyen Rızasına Bağlı Hukuksal İşlemler

16 TMK da sayılmış bulunan tedbir taleplerinin, boşanma talebi olmaksızın ayrı bir dava ile istenmesi mümkündür. Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler konusunda yetkili mahkeme; TMK Madde 201 Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler konusunda yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Eşlerin yerleşim yerleri farklı ve her ikisi de önlem alınması isteminde bulunmuş ise, yetkili mahkeme ilk istemde bulunanın yerleşim yeri mahkemesidir. Önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması konusunda yetkili mahkeme, önlem kararını veren mahkemedir. Ancak, her iki eşin de yerleşim yeri değişmişse, yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yeni yerleşim yeri mahkemesidir. 2. Hukuk Dairesi,Esas : 2002/1305,Karar : 2002/2020,Tarih : sayılı yasanın 9. maddesi Türk Medeni Kanununun evliliğin genel hükümlerine ilişkin düzenlemelerinde bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olan evlilikler hakkında da uygulanacağını hükme bağlamıştır. 2. H.D..Esas : 2004/2883,Karar : 2004/3814,Tarih : Türk Medeni Kanunun 186. maddesi gereğince eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Koca müşterek konutu 7 yıl önce terk etmiş, kadında üç yıl önce başka ev yaptırarak müşterek konuttan ayrılmıştır. Eşlerin birlikte seçtikleri konuta davet yapılmamıştır. O halde tarafların önce müşterek konutu birlikte seçmeleri, bu konuda uzlaşma olmazsa davacının Türk Medeni Kanununun 195. maddesine uygun Aile Mahkemesinden müşterek konutun belirlenmesini istemesi, müşterek konut belirlendikten sonra Türk Medeni Kanununun 164. maddesine uygun ihtar tebliği istemi gerekirken, davanın reddi yerine kanuna aykırı ihtara dayalı boşanma hükmü verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA Burada önemi nedeniyle, boşanma talebi olmaksızın mahkemeden istenebilecek tedbirlerden bazılarını ayrıca değerlendirmek gerekmektedir.

17 aa)tmk md.196 gereği eşler birlikte yaşarken ve TMK md. 197 gereği, ayrı yaşamada haklılık nedeniyle tedbir nafakası (Boşanma davasından bağımsız olarak açılabilecek tedbir nafakası) Eşler birlikte yaşarken TMK Madde 196 Eşlerden birinin istemi üzerine hakim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler.eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması, diğer eşin işinde karşılıksız çalışması, katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Bu katkılar, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir. 2. H.D.Esas : 2003/2288,Karar : 2003/3441,Tarih : Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine ve özellikle davacı, davalının evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini de ileri sürerek, ailenin geçimi için davalıdan parasal katkı da talep etmiştir (TMK nun 195 ve 196). Tanık beyanlarından tarafların halen aynı evde birlikte oturmaya devam ettikleri ancak davalının ailenin geçimine katkıda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının talebi haklıdır (TMK. 196). Bu nedenle davalının tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. Ayrı yaşamakta haklılık sebebiyle TMK Madde 197 Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir. Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hakim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır. 2. H.D. Esas : 2002/2066,Karar : 2002/3219,Tarih : Davacı boşanma davası açılması sebebi dışında diğer sebeplerle eşinden ayrı yaşamakta haklı olduğunu iddia ile kanunda gösterilen (TMK. md.197/2, 198, 199) tedbirinin alınmasını istemiştir. Mahkemece davacının bu yöndeki delilleri sorulup toplanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

18 bb)tmk md.194 gereği; Aile Konutu şerhi istemi TMK Madde 194 Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hakimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini isteyebilir. Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur. Yeni Medeni Kanunla aile hukukunda yapılan önemli değişikliklerden birisi de, aile konutu ile ilgili bulunmaktadır. Eski Medeni Kanun hükümleri arasında bulunmayan "Aile Konutu " kavramı Türk hukukunda ilk olarak bu düzenlemede yer almıştır. Ailenin barındığı, yaşadığı yer ( mekan) aile konutu olarak nitelendirilmelidir. TMK 194 madde gerekçesine göre eşlerin bütün yaşam faaliyetlerini gerçekleştirdiği, yaşantısına buna göre yön verdiği,acı ve tatlı günleri içinde yaşadığı,anılarla dolu bir alandır ŞIPKA, Ş. (Haziran 2004). Aile Konutu ile İlgili İşlemlerde Diğer Eşin Rızası. Sf 74

19 Aile konutu kavramı; bilimsel görüşler doğrultusunda ve somut olayın özellikleri,eşlerin iradeleri,çocuklarla olan ilişkileri,ailenin sosyal yaşantısı ve konutun dış unsurlarla da aile konutu olduğunun anlaşılabilmesi gibi bazı olguların değerlendirilmesi sonucu belirlenebilecektir.aile Konutu belirlenirken,konutun nasıl elde edildiği,konut üzerinde sahip olduğu hakkın türü,yada konutun yeni yasal mal rejimi gereğince kişisel mal mı,yoksa edinilmiş mal mı olduğu önem taşımayacaktır.önemli olan husus,hak sahibi olan eşin o konutta eşini ve ailesinin oturtma ve barındırmasının hukuka uygun bir nedene dayanmasıdır. ŞIPKA, Ş. (Haziran 2004). Aile Konutu ile ilgili İşlemlerde Diğer Eşin Rızası. Sf 83, Aile konutuyla ilgili hükümler yeni TMK 'nun yürürlüğünden önce kurulan evliliklerde de uygulanacaktır. DOĞAN, M. (2003 Cilt 52 Sayı.4). Türk Medeni Kanunu nun Evliliğin Genel Hükümleri Bakımından Getirdiği Yenilikler. AÜHF Dergisi TMK md.194 hükmü gereği aile konutu koruması, evliliğin genel hükümleri arasında yer aldığından,eşler arasındaki mal rejimi ne olursa olsun, taşınmaz nasıl ve ne yolla edinilmiş bulunursa bulunsun, evliliğin devamı süresince uygulama alanı bulacaktır. Aile konutunun eşler açısından edinilmiş mal yada kişisel mal olmasının TMK 194 uygulamasında bir önemi yoktur. Gençcan, Ö. U. (2007 Mart). Aile Konutu Kavramı,Şerhi ve Üzerindeki Haklar. İstanbul Barosu Dergisi Aile Hukuku Özel Sayısı, Y.2.HD,2005/ 1615 E / 4471 K., Aile konutu olarak özgülenen taşınmazın tapu kaydına TMK 194.maddesi gereğince konutla ilgili gerekli şerhin verilmesinin,eşler arasındaki mal rejimiyle alakası bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile eşler arasındaki mal rejimi ne olursa olsun,yada hak sahibi olan eş,bu taşınmazı nasıl ve ne yolla edinmiş bulunursa bulunsun,konut aile konutu ise,evliliğin devamı süresince talep halinde tapu kaydına konutun bu niteliğini gösteren şerh konulmak zorundadır. diyalog- YKD.2005/07 Eşlerden birinin aile konutu şerhi verilmiş konutu daha sonra terk etmesi,o konutun aile konutu olma niteliğini ortadan kaldırmaz. GENÇCAN, Ö. U. (2007). Mal Rejimleri Hukuku sf Hukuk Dairesi,Esas : 2004/5653,Karar : 2004/6811,Tarih : Tarafların boşanma öncesi ve davalının müşterek konutu terk etmesinden önce çocukları ile birlikte, aile konutu şerhi verilen taşınmazda birlikteliği sürdürmüşlerdir. Davalının daha sonra konutu terki, konutu aile konutu olma niteliğini ortadan kaldırmaz.toplanan delillerle de konutun aile konutu olduğu belirlendiğinden (TMK. md. 186, 194) davanın reddi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.

20 TMK md.194 genel amacı, diğer eşin ve ailenin barınma ihtiyacını,evlilik sona erinceye kadar hak sahibi eşin düşüncesizce ve kötüniyetle yapacağı işlemlere karşı korumaktır.bu amaç ancak,diğer eşin ve ailenin gerçekten bu konuta ihtiyacı kalmadığı,yani barınma hakkının korunmasının haklı görülmediği durumlarda geçerliliğini kaybeder. Boşanma,ayrılık veya iptal davası açılması ile evlilik sonlanmış sayılmayacağından, dava açılması TMK md.194 uygulanmasına engel olmaz. Korunacak menfaatin kalmadığı özel haller (eşlerin kesin olarak aile konutundan taşınmaları,birlikte anlaşarak aile konutu özelliğini kaldırmaları vb ) hariç,boşanma davası esnasında da TMK md.194 uygulama alanı bulacaktır. ŞIPKA, Ş. (Haziran 2004). Aile Konutu ile İlgili İşlemlerde Diğer Eşin Rızası.sf 93,94,96 Ayrıca boşanma veya ayrılık davası açılınca TMK 169 hükmüne göre geçici önlemler alınması,tmk md.194 hükmüne engel oluşturmaz. Boşanmaya veya iptale ilişkin karar kesinleşinceye kadar aile konutu koruması devam eder. Birlikte yaşamaya ara verilmesi (TMK 197) halinde evlilik sonlanmış sayılmayacağından bu durumda TMK 194 md. uygulamasına engel oluşturmaz..tmk md.194 hükmünün kural olarak, evlilik sona erene kadar uygulanması gerekir. Eşlerin fiilen veya hukuken ayrı yaşamaları bu hükmün uygulanmasına engel olmaz. DOĞAN, M. TMK nun Evliliğin Genel Hükümleri Bakımından Getirdiği Yenilikler. AÜHF Dergisi Aile konutuna ilişkin hükümlerin geçerli olabilmesi/uygulanabilmesi için eşlerden birinin yada her ikisinin birlikte oturulan konut üzerinde ayni ( mülkiyet, intifa vs ) yada şahsi (kira vs) bir hak sahibi olmaları gerekir. 2. Hukuk Dairesi,Esas : 2004/7617,Karar : 2004/8465,Tarih : Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasal gerektirici nedenlere ve özellikle aile konutu olduğu iddia edilen taşınmaz 3. kişiye ilişkin olup Türk Medeni Yasasının 194. ve 240. maddeleri koşulları da oluşmamış bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle, hükmün ONANMASINA Eşler arasında aile konutu niteliği konusunda çekişme bulunmamalıdır. Taşınmaz malın aile konutu olup olmadığı yönünde eşler arasında çekişme varsa,eşler ayrı ayrı veya birlikte, çekişme konusu olan konutun aile konutu olup olmadığının belirlenmesini aile mahkemesi hakiminden isteyebilirler. Bir konutun aile konutu olup olmadığını belirleme /tespit yetkisi konusunda görevli Mahkeme aile mahkemesidir. Gençcan, Ö. U. (2007). Mal Rejimleri H.sf 204.

21 cc)tmk md.199 gereği; tasarruf yetkisinin kısıtlanması TMK Madde 199 Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hakim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hakim bu durumda gerekli önlemleri alır. Hakim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, resen durumun tapu kütüğüne şerh edilmesine karar verir. Ayrıca TMK 199 hükmü ile getirilen tedbir hükümleri ayrılık ve boşanma davalarında da uygulanabilirler. KILIÇOĞLU, A. (2002). Diğer Eşin Rızasına Bağlı Hukuksal işlemler ve Eşin Yasal Alım Hakkı. Sf 28,29 2. H.D. Esas : 2005/5879,Karar : 2005/8355,Tarih : Dava Türk Medeni Kanununun 199. maddesine dayalı olarak açılmıştır. Mahkemece yapılacak iş, ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan mali yükümlülüğün yerine getirilmemesi ile ilgili değerleri, taşınmazların ada, parsel numaralarını ve bulundukları yerleri davacıya açıklattırmak bu suretle Yargıtay denetimine de imkan verecek şekilde diğer eşin rızasıyla yapılacak tasarruflarla ilgili mal varlığı değerlerini belirlemek ve bunları infazda tereddüde yer vermeyecek şekilde, kararda ve hüküm fıkrasında göstermek, davalı eşin taşınmaz veya taşınmazlar üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, bu taşınmazlarda ada parsel numaralarını ayrı ayrı göstererek kendiliğinden tapu kütüğüne, şerhine karar vermekten ibarettir. 2. HD.Esas : 2005/5719,Karar : 2005/6864,Tarih : Davacıya lira nafaka takdiri yapılmıştır. Davacının aileyi ekonomik çöküntüye sokacak davranışı isbat edilmemiştir. Evlilik birliği devam ettiğine göre güvence altına alınması gereken hükmedilen nafaka ve iler ki yıllardaki artış miktarı olmalıdır. Mahkemece; gerektiğinde bilirkişiden de görüş alınarak tedbir konulan onaltı parça taşınmazın davalıya isabet edecek kısmı ile davalının diğer taşınmazların değeri denetimine imkan verecek şekilde belirlenmesi ve tasarrufun bu ölçüde sınırlandırılması gerekir.

22 B) BOŞANMA DAVALARINDA YARGILAMA VE TALEPLER ( Boşanmanın fer i olan unsurlar) 1-BOŞANMA SEBEBİYLE MADDİ TAZMİNAT 2-BOŞANMA SEBEBİYLE MANEVİ TAZMİNAT 3-YOKSULLUK NAFAKASI 4- VELAYET VE İŞTİRAK NAFAKASI

23 Boşanmada yargılama usulü TMK md.184 de düzenlenmiştir. Boşanma davaları ile birlikte, -mahkemece re sen alınacak önlemler; -eş ve varsa çocuklar için tedbir nafakası ve -istenebilecek diğer tedbirler; -yoksulluk nafakası; -boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepleri; -çocukların velayeti ve çocuklar için iştirak nafakası halleri gündeme gelebilecektir. Boşanma davalarında mahkemece re sen alınması gereken tedbirler, önlemler taleple bağlı olmayıp, mahkemece davanın başında dikkate alınmalıdır. Boşanma davalarında, yoksulluk nafakası ve boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepleri boşanmanın ferilerini oluşturan hususlardır. Ancak bu taleplerin değerlendirilmesi talebe bağlı olup, mahkemece re sen takdir edilemeyecektir. Yoksulluk nafakası ve boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepleri, boşanmanın ferisi (eki) niteliğinde olmakla, boşanma dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde veya yargılama esnasında hüküm verilinceye kadar bu taleplerin aynı davada talep edilmesi de mümkündür. Anlaşmalı boşanma halinde tarafların boşanmanın eki niteliğindeki hususlarda anlaşmış olmaları ve bu anlaşmanın hakim tarafından uygun bulunarak onaylanması gerekmektedir. Yoksulluk nafakası ve boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepleri, ister boşanma dava dilekçesi ile birlikte talep edilsin, isterse daha sonra yargılama esnasında hüküm verilinceye kadar talep edilsin, her hangi bir harca tabi değildir.

24 Boşanma davası sırasında gündeme gelen, tedbir ve yoksulluk nafakası ile boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat talepleri harca tabi olmadığı gibi, vekalet ücreti de takdir edilmeyecektir. Boşanma davası sırasında talep edilmeyen ( feragat edilmemiş olması şartı ile ) ve bu konuda bir karar verilmemiş olması şartı ile, yoksulluk nafakası ve boşanma sebebiyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin daha sonra, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde ayrı bir dava ile istenmesi de mümkündür. Bu halde talep harca tabi olup ayrıca vekalet ücreti de takdir edilecektir. Yargılama sırasında hükmedilen tedbir nafakası karar kesinleşinceye kadar devam edecektir. HMK md.367 / f.2 Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Hükmü gereği, Aile hukukundan doğan davalarda kararın icrası ( yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat) için, kararın kesinleşmesi gerekmektedir. Ancak mal rejiminden doğan alacak davalarında, kararın icrası için kesinleşmesi gerekli değildir. Boşanma davalarında tanık delili önemli bir yere sahip olup, tanık beyanının olayların yer,zaman ve tereddüte meydan vermeyecek şekilde açık olması gereklidir. Tanıkların, tarafların kendisine anlattıklarını nakleden ifadeleri, görgüye dayanmayan ifadeleri ve inandırıcı olmaktan uzak ifadeleri boşanmaya esas alınamaz.

25 1-BOŞANMA SEBEBİYLE MADDİ TAZMİNAT TMK md.174/ f.1 gereği - Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. TMK 174 md. hükmü gereği,maddi tazminat talebinin kabulü için; 1- Talep olması 2-Zararının mevcut olması (Mevcut veya beklenen menfaatlerin boşanma yüzünden zedelenmesi), 3- Talep eden şahsın kusursuz veya daha az kusurlu olması ve 4- Tazminat istenen eşin kusurlu olması gerekmektedir. Türk Medeni Kanununun 174/1.maddesi hükümleri, bu konudaki Yargıtay İçtihatları ve her olayın kendi içerisindeki özelliği dikkate alınarak, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda,maddi tazminat talep eden taraf,karşı taraftan daha ziyade kusurlu olmadığı durumda, mevcut ve beklenen menfaatleri boşanma yüzünden haleldar olduğunda (Kusursuz boşanan eş gelecekte, eşin desteğini ömür boyu yitirmiştir, gelecekte yoksun kaldığı bu desteği artık kendisi karşılayacaktır, bu kayıp talep eden eşin mevcut zararıdır, evlenme ile temin ettiği hayat seviyesinden yoksun kalacaktır, evliliğin devamı halinde sağlanması muhtemel yararlardan mahrum kalacaktır.),talep eden taraf lehine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurun ağırlığı, çalışma koşulları, maddi desteğin başka bir yolla karşılanmasının mümkün olup olmadığı, eğitim düzeyleri, kadının yaşı ve evlenme şansı, ortalama yaşam süresi ve hakkaniyet ilkesi gereği maddi tazminata hükmedilmesi talep edilebilecektir.

26 2.HD.1993/8938 E. 1993/9751 K.sayılı tarihli kararında öncelikle belirtmek gerekir ki, istenilen maddi tazminat boşanmanın eki (fer-i) niteliğindedir. Yargılamanın her aşamasında yazılı yahut sözlü istenmesi imkan dahilindedir. Medeni Kanunun 143/1. maddesi, "mevcut ve hatta muntazar bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın kabahatli olan taraftan münasip bir maddi tazminat talebine hakkı vardır" kuralını getirmiştir. Görüldüğü gibi, maddi tazminatın hüküm altına alınabilmesi için öncelikle bu konuda bir isteğin bulunması, boşanma yüzünden mevcut ve hatta muntazar bir menfaatin haleldar olması ve istekte bulunanın boşanmada kabahatsiz olması gerekmektedir. Yasa koyucu muntazar menfaatin neler olduğunu göstermemiştir. Maddi tazminata esas alınabilecek ve boşanma yüzünden haleldar olduğu ileri sürülen menfaatler, toplumun genel yapısı, ülke şartları ve yaşam gerçekleri göz önüne alınmak suretiyle ve herhalde evlilik birliğinin devam ettiği dönemde normal koşullar altında bir eşin diğer eşten yapmasını bekleyebileceği ölçüde makul, ciddi ve sürekli olmalıdır. Maddi tazminat belirlenirken de haleldar olduğu ifade edilen menfaatlerin varlığının kanıtlanması yanında, kabahatsiz eşin eğitim düzeyi, yaşı itibariyle evlenme şansını kaybetme oranı ve ileri sürülen isteğin başka bir yolla karşılanmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekeceği de kuşkusuzdur. denilmektedir. 2.HD T E K. sayılı kararında Evlenen kimseler birlikte aile birliğinin saadetini temin edecektir (MK. md. 151). Kadının münasip veçhile iaşesi birliğin reisi kocaya aittir (MK. md. 152). Görülüyor ki, kadın emeğini, gücünü aile birliğine tahsis ederken, geleceği için bir güvence yaratma endişesinde değildir. Çünkü, kocasının desteği geleceğini sağlayacaktır. Kusursuz boşanan eş gelecekteki kocanın desteğini kaybetmiştir. Desteğin kaybı ise kadına hakkaniyete uygun bir maddi tazminat isteme hakkı verir. denilmektedir.

27 Boşanma sebebiyle maddi tazminat takdiri, talebe bağlı olup, mahkemece re sen takdir edilemeyecektir. Boşanma sebebiyle maddi tazminatın faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiş ise ( faiz talebi isteğe bağlıdır), faizin işlemeye başlayacağı tarih kararın kesinleşmesi tarihidir. Boşanma sebebiyle maddi tazminat boşanmanın ferisi (eki) niteliğinde olmakla, boşanma dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde veya yargılama esnasında hüküm verilinceye kadar bu taleplerin aynı davada talep edilmesi de mümkündür. Boşanma sebebiyle maddi tazminat talepleri, ister boşanma dava dilekçesi ile birlikte talep edilsin, isterse daha sonra yargılama esnasında hüküm verilinceye kadar talep edilsin, her hangi bir harca tabi değildir. Boşanma davası sırasında gündeme boşanma sebebiyle maddi tazminat talepleri harca tabi olmadığı gibi, vekalet ücreti de takdir edilmeyecektir. Boşanma davası sırasında talep edilmeyen ( feragat edilmemiş olması şartı ile ) ve bu konuda bir karar verilmemiş olması şartı ile, boşanma sebebiyle maddi tazminat taleplerinin daha sonra, Boşanma davası sırasında talep edilmeyen ( feragat edilmemiş olması şartı ile ) ve bu konuda bir karar verilmemiş olması şartı ile, boşanma sebebiyle maddi tazminat taleplerinin daha sonra, TMK md.178 gereği boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde ayrı bir dava ile istenmesi de mümkündür. Bu halde talep harca tabi olup ayrıca vekalet ücreti de takdir edilecektir.

28 Boşanma sebebiyle maddi tazminat talebinin, diğer kişisel alacak talepleri, eşya alacağı, katkı payı veya diğer mal rejiminden doğan alacak talepleri ile karıştırılması gerekmektedir. HGK,Esas : 2007/2-143,Karar : 2007/146, Tarih : Davacının maddi tazminat istemi Türk Medeni Kanunun 174/1. maddesine dayanmamakta olup, katkı nedeniyle değer artış payına ilişkindir. Bu talep boşanmanın ferisi olmayıp nisbi harca tabiidir. Bu konuda Harçlar Kanununun maddeleri uyarınca nisbi harç alınmadan yargılamaya devamla, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle maddi tazminat yönünden bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir...davalı taraftan elde edilmiş bulunan iş bu servetten hissemize düşen miktara karşılık olarak fazlaya dair talep hakkımız baki olarak şimdilik kaydı ile TL. maddi tazminat talep etmekteyiz." İfadelerine yer vermiş olduğuna ve bu ifadeler TMK maddede düzenlenmiş olan değer artış payına ilişkin bulunduğuna göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

29 2-BOŞANMA SEBEBİYLE MANEVİ TAZMİNAT 4721 sayılı TMK, Boşanmada tazminat ve nafaka / Maddi ve manevi tazminat başlıklı Madde 174 /f.2 gereği - Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. TMK md. 174 / f.2 hükmü gereği, manevi tazminat talebinin kabulü için; 1- Talep olması 2- Kişilik haklarına saldırı olması 3- Manevi tazminat istenen eşin kusurlu olması gerekmektedir. Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesi hükümleri, bu konudaki Yargıtay İçtihatları ve yine her olayın kendi özeliği dikkate alınarak, boşanmaya sebebiyet veren olaylar sonucu kişisel hakları, şahsi menfaatleri saldırıya uğrayan ve evlilik birliğinin sarsılmasında kusurlu bulunmayan eş lehine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın alım gücü, tazminata esas olan fiillerin ağırlığı (ruh ve beden sağlığına zarar veren, şiddet içeren davranışlar, ağır hakaretler küfürler ve onur kırıcı davranışlar v.s.) ve hakkaniyet kuralı dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmesi talep edilebilecektir.

30 2.HD 2003/1741 E.2003/3637 K.sayılı tarihli kararında Boşanmaya neden olan olaylarda davacıyı döven, birlik görevlerini yerine getirmeyen davalı tamamen kusurludur... Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen *kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak * kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. denilmektedir. Boşanma sebebiyle manevi tazminat takdiri talebe bağlı olup, mahkemece re sen takdir edilemeyecektir. Boşanma sebebiyle manevi tazminatın faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiş ise ( faiz talebi isteğe bağlıdır), faizin işlemeye başlayacağı tarih kararın kesinleşmesi tarihidir. Boşanma sebebiyle manevi tazminat boşanmanın ferisi (eki) niteliğinde olmakla, boşanma dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde veya yargılama esnasında hüküm verilinceye kadar bu taleplerin aynı davada talep edilmesi de mümkündür. Boşanma sebebiyle manevi tazminat talepleri, ister boşanma dava dilekçesi ile birlikte talep edilsin, isterse daha sonra yargılama esnasında hüküm verilinceye kadar talep edilsin, her hangi bir harca tabi değildir. Boşanma davası sırasında gündeme boşanma sebebiyle manevi tazminat talepleri harca tabi olmadığı gibi, vekalet ücreti de takdir edilmeyecektir. Boşanma davası sırasında talep edilmeyen ( feragat edilmemiş olması şartı ile ) ) ve bu konuda bir karar verilmemiş olması şartı ile, boşanma sebebiyle manevi tazminat taleplerinin daha sonra, TMK md.178 gereği boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde ayrı bir dava ile istenmesi de mümkündür. Bu halde talep harca tabi olup ayrıca vekalet ücreti de takdir edilecektir.

31 3-YOKSULLUK NAFAKASI 4721 sayılı TMK, Boşanmada tazminat ve nafaka/ Yoksulluk nafakası başlıklı Madde 175 gereği - Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Denilmektedir. TMK 175.md.hükmü gereği yoksulluk nafakası talebinin kabulü için 1-Talep olması, 2-Talep edenin boşanma yüzenden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi, 3-Talep eden şahsın kusurunun daha ağır olmaması gerekmektedir. Madde düzenlemesi ve Yargıtay Kararları ile eşit kusur halinde de yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekeceği belirlenmiştir. 3.HD 2004/7524 E., 2004/7594 K.sayılı tarihli kararında Boşanmada eşit kusurlu eş de diğer şartlar varsa yoksulluk nafakası isteyebilir. denilmektedir. Yoksulluk nafakası takdiri talebe bağlı olup, mahkemece re sen takdir edilemeyecektir. Yoksulluk nafakası boşanmanın ferisi (eki) niteliğinde olmakla, boşanma dava dilekçesinde, cevap dilekçesinde veya yargılama esnasında hüküm verilinceye kadar bu taleplerin aynı davada talep edilmesi de mümkündür. Boşanma davası içerisinde hükmedilen yoksulluk nafakasının başlangıç tarihi boşanma kararının kesinleşme tarihidir. Yoksulluk nafakasının başlaması ile tedbir nafakası sona erer.

32 Yoksulluk nafakası talepleri, ister boşanma dava dilekçesi ile birlikte talep edilsin, isterse daha sonra yargılama esnasında hüküm verilinceye kadar talep edilsin, her hangi bir harca tabi değildir. Boşanma davası sırasında gündeme yoksulluk nafakası talepleri harca tabi olmadığı gibi, vekalet ücreti de takdir edilmeyecektir. Boşanma davası sırasında talep edilmeyen ( feragat edilmemiş olması şartı ile ) ) ve bu konuda bir karar verilmemiş olması şartı ile, yoksulluk nafakası taleplerinin daha sonra, TMK md.178 gereği boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde ayrı bir dava ile istenmesi de mümkündür. Bu halde talep harca tabi olup ayrıca vekalet ücreti de takdir edilecektir. TMK md.177 Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. denilmektedir. Burada önemi nedeniyle, Önemi nedeniyle, yoksulluk nafakasının kaldırılması ve artırılmasına dair düzenlemeleri de değerlendirmek gerekmektedir. TMK md.176/ İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hakim, istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 3.HD 2004/1930 E., 2004/2575 K.sayılı tarihli kararında ; Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yoksulluğun ortadan kalması halinde bağlanmış olan nafaka mahkeme kararıyla kaldırılabilir. denilmektedir.

33 4- VELAYET, KİŞİSEL İLİŞKİ TESİSİ VE VE İŞTİRAK NAFAKASI Velayet düzenlenmesi TMK md.336 gereği Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim, velayeti eşlerden birine verebilir. Velayet, ana ve babadan birinin ölümü halinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir. TMK Md. 182 Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Ayrılık ve boşanma durumunda velayetin düzenlenmesindeki amaç, küçüğün ileriye dönük yararlarıdır. Eş söyleyişle, velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almaktır.

34 Velayet, kamu düzenine ilişkin olmakla, bu hususta ana ile babanın istek ve beyanlarından ziyade çocuğun menfaatlerinin dikkate alınması zorunludur. Zira; velayetin anne ya da babaya verilmesi, daha çok çocuğu ilgilendiren, onun menfaatine ilişkin bir husus olup,gerek Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6.maddelerinde yer alan hükümler, gerekse velayete ilişkin yasal düzenlemeler karşısında, velayeti düzenlenen çocuğun, idrak çağında olması halinde, kendisini yakından ilgilendiren bu konuda ona danışılması ve görüşünün alınması gerekmektedir. Çocuğun yüksek çıkarına açıkça aykırı olmadığı takdirde, çocukları ilgilendiren davalarda idrak çağındaki çocuğun görüşüne değer verilmesi gerekir.ancak, hem tarafların hem çocukların isteği tek başına hakimi bağlamaz. Velayet konusundaki düzenlemede; -Çocuğun ana bakım ve şefkatine muhtaç olması -Çocuğun mevcut ve gelecekteki çıkarları, çocuğun üstün yararı - Bedeni ve fikri gelişimi için uygun ortam, -Alıştığı ortamdan uzaklaştırılmaması, -Çocukların birbirinden ayrılmamasının sağlanması gibi hususlar dikkate alınacaktır. Burada önemi nedeniyle, Önemi nedeniyle, velayetin değiştirilmesine dair düzenlemeleri de değerlendirmek gerekmektedir. TMK Madde 183 Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması halinde hakim, resen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. Velayetin kaldırılması ise, TMK md. 348 de düzenlenmiştir.

35 Kişisel İlişki Tesisi TMK Md. 182 / 2 gereği Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Kişisel ilişki düzenlenirken, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulacak olup, çocuğun gelişimi ve üstün çıkarları dikkate alınacak ve kişisel ilişki velayetin kullanılmasını engellemeyecek şekilde düzenlenecektir. TMK md Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.

36 İştirak Nafakası TMK Md. 182 / 2-3 gereği Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Nafaka miktarının belirlenmesinde TMK md.330 dikkate alınacaktır. TMK md Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hakim istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Burada önemi nedeniyle, iştirak nafakasının kaldırılması veya yeniden belirlenmesine dair düzenlemeleri de değerlendirmek gerekmektedir. TMK Md.331 Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Burada önemi nedeniyle, Önemi nedeniyle, 18 yaşından sonra istenebilecek yardım nafakasına dair düzenlemeleri de değerlendirmek gerekmektedir. TMK Madde 364 Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklıdır.

37 C) EŞLER ARASINDAKİ ALACAK TALEPLERİ 1- Kişisel mal,eşya ve ziynet alacağı davaları 2- Mal rejiminden doğan alacak davaları aa) Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminden doğan Katılma Alacağı davaları bb) Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminden doğan Değer Artış Payı Alacağı davaları cc) Mal Ayrılığı Rejiminden doğan katkı payı alacağı davaları

38 1- Kişisel mal,eşya ve ziynet alacağı davaları Eşlerin tabi oldukları mal rejimi, TMK md.225 Mal rejimi eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hallerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer hükmü gereği sona ermekle, mal rejiminin tasfiyesi gündeme gelecektir. Tüm bunlara göre ; eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi sona erdiğinde, eşlerden her biri (veya mirasçıları),diğer eşe (veya mirasçılarına )karşı açacakları dava ile ( veya karşı dava ile ); * Mal rejiminin tasfiyesini, TMK md.236/ f.1 gereği diğer eşin artık değerine katılma alacağının belirlenmesini ( kısaca katılma alacağı) ve alacağın tahsiline karar verilmesini, * TMK md.227 gereği; Mal rejiminin devamı esnasında, diğer eşin edinilmiş veya kişisel malına, edinilmesine, korunmasına, iyileştirmesine ayrıca katkıda bulunmuş ise, katılma alacağından hariç olarak,ayrıca yaptığı katkı oranında Değer artış payı alacağınının ( veya Mal ayrılığı rejimi dönemine dayanan katkı payı alacağının) belirlenmesini ve alacağın tahsiline karar verilmesini, istenebilecektir.

39 2- Mal rejiminden doğan alacak davaları Yine eşler arasında görülebilecek, mal rejiminden doğan alacak davaları da harca tabi olup, vekalet ücreti söz de söz konusu olacaktır. Bu davalar boşanma davaları ile birlikte açılmış ise, tefrik edilerek boşanma davasının sonucunun beklenmesi gerekecektir.

40 Mal rejiminin tasfiyesi,katılma alacağı ve/veya değer artış payı (veya katkı payı) alacağı talebi ne ilişkin davaların, tefrik edilmesi (ayrılması) ve mal rejiminin sona ermesine yönelik davanın neticesinin beklenmesi sonucunda, beklenen dava kabul ile sonuçlanır ve kesinleşir ise; Dava şartı, yargılama esnasında gerçekleşeceğinden,yargılamaya devam edilecek, mal rejiminin tasfiyesi,katılma alacağı ve/veya değer artış payı ( veya katkı payı) alacağı belirlenecektir. Mal rejiminin tasfiyesi,katılma alacağı ve/veya değer artış payı (veya katkı payı) alacağı talebi ne ilişkin davaların, tefrik edilmesi (ayrılması) ve mal rejiminin sona ermesine yönelik davanın neticesinin beklenmesi sonucunda, beklenen dava ( boşanma, iptal veya mal ayrılığına geçiş) redle sonuçlanır ve karar kesinleşirse; Eşler arasındaki mal rejimi devam edecektir. Ayrıca bu arada hatırlatmak gerekir ki, bu durumda,mal rejimi sona ermeyeceği için, dava süresince edinilen mallarda mal rejimine dahil olacaktır. Mal rejiminin tasfiyesi ve mal rejiminden doğan alacak davalarının görülebilmesinin ön şartı mal rejiminin sona ermiş olması gerekliliği olmakla, bu halde dava şartı oluşmamış bulunacaktır. Bu davalar da harca tabi olup, vekalet ücreti söz de söz konusu olacaktır.

41 Mal rejiminin tasfiyesi ve mal rejiminden doğan alacaklar, mal rejimini sona erdirecek nitelikte bir dava ile birlikte ( veya karşı dava ile )talep edilmesi halinde; *Bu taleplerin görülebilmesi, dava şartı olan mal rejimini sona erdirecek nitelikteki davaların sonucuna bağlı olmakla, bu taleplerin tefrik edilmesine karar verilecektir. *Mahkemece dava şartı olan mal rejimini sona erdirecek nitelikteki davaların sonucunun beklenmesine karar verilecektir. *Dava dilekçesinde talepler belirtilmiş yani başvuru harcı ödenmiş ancak değer üzerinden peşin nispi harça ödenmemiş ise; nispi harcın ikmali için mehil verilecektir.

42 aa) Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminden doğan Katılma Alacağı Davaları Katılma alacağı ( artık değere katılma alacağı) TMK md.231, md.236 gereği belirlenecektir. Katılma alacağının belirlenmesi için; eşin diğer eşin malına ayrıca bir katkıda ( değer artış payı alacağı için gerekli olduğu üzere) bulunulması gerekli olmayıp; evlilik birliğinin devamı sırasında diğer eşin edinilmiş mal niteliğinde bir mal edinmesi halinde, eşin bu malın edinilmesinde, aile birliğinin yükümlülükleri gereği mutlak katkısı bulunduğu varsayılarak; kanunen, diğer eşin edinilmiş mallarının değerinin yarısı üzerinde hak sahibi olacağı kabul edilmiştir. Katılma alacağı; evlilikte olağan karşılanacak maddi ve manevi katkı karşılığıdır. Artık değere katılma alacağında; eşin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve evlilikte olağan karşılanacak maddi ve manevi katkıyı ispat yükümlülüğü yoktur. Katılma alacağı, ancak evlilik birliği içerisinde,diğer eşin edinilmiş malları dikkate alınarak belirlenecektir.

43 TMK md. 236 gereği katılma alacağı diğer eşe ait artık değerin yarısı olup, TMK md.231 gereği Artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. hükümleri gereği Talep eden eşin katılma alacağının belirlenmesi için, öncelikle davalı eşin artık değer hesabı yapılacaktır. Davalının artık değerinin belirlenmesi için; Davalının edinilmiş mallarının toplam değerlerinin bulunması, Bu değerden, bu mallara ilişkin borçların çıkarılması gerekmektedir. TMK Madde 236/ f.1 Hükmü gereğince her eşin katılma alacağı, diğer eşin artık değerinin yarısı olmakla; Davacının katılma alacağı, davalının artık değer hesabının yarısıdır. Yargıtay Kararları gereği Edinilmiş Mallara katılma rejiminin boşanma ile sona ermesi durumunda, katılma alacağı davalarında zamanaşımı süresi 1 yıldır. Ancak yine Yargıtay Kararları gereği mal rejimini ölüm ile sona ermesi durumunda zamanaşımı süresi ise 10 yıldır.

44 bb) Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminden doğan Değer Artış Payı Alacağı davaları TMK md.227 gereği, Katılma Rejiminin sona ermesi durumunda; Mal rejiminin devamı esnasında, diğer eşin edinilmiş veya kişisel malına; edinilmesine, korunmasına, iyileştirmesine katkıda bulunmuş olan eş, yaptığı katkı oranında Değer Artış Payı alacağı ( Katılma alacağından hariç olarak ) talep edebilecektir. Değer artış payı alacağının belirlenmesi için, mal rejiminin devamı sırasında,eşin, diğer eşin edinilmiş veya kişisel malına, edinilmesine, korunmasına, iyileştirmesine bir katkısının olması gereklidir. Değer artış payı alacağının belirlenmesinde, evlilik birliği içerisinde katkının diğer eşin edinilmiş veya kişisel malına yapılmış olması mümkündür. Hangi mal grubuna yapılmış olursa olsun değer artış payı alacağı belirlenecektir. Değer artış payı alacağının belirlenmesini sağlayacak katkı oranı, katkı yapılan malın katkı tarihindeki değeri ve yapılan katkı miktarına göre belirlenecektir. Yani TMK md.227 gereği Değer Artış Payı Alacağının belirlenmesi için, katkı miktarının, katkı tarihindeki taşınmazın değerinin ve taşınmazın tafiye anı ( karar anına en yakın zaman) değerinin belirlenmesi, Katkı miktarının katkı tarihindeki malın değerine oranlanarak katkı oranının belirlenmesi, bulunacak katkın oranının, malın tasfiye anı değerine ugyulanarak da değer Artış Payı Alacağının belirlenmesi gerekmektedir. Değer artış payı alacağında, talep varsa karar tarihinden itibaren faize (TMK md. 239) hükmedilebilecektir. Yargıtay Kararları gereği Edinilmiş Mallara katılma rejiminin boşanma ile sona ermesi durumunda, değer artış payı alacağı davalarında zamanaşımı süresi 1 yıldır. Ancak yine Yargıtay Kararları gereği mal rejimini ölüm ile sona ermesi durumunda zamanaşımı süresi ise 10 yıldır.

45 cc) Mal Ayrılığı Rejiminden doğan katkı payı alacağı davaları Mal Ayrılığı Rejiminde, eşlerden her biri, kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir (743. MK m. 186/1). Eşlerden her birinin mallarının geliri ve kendi kazançları yine kendilerine aittir. (743.MK m.189). Eşlerin, diğer eşin mal ayrılığı döneminde edindiği bir mal değeri sebebiyle, doğrudan Mal Ayrılığı Rejiminden doğan bir alacağı söz konusu olmayıp, ancak Mal Ayrılığı Rejimi dönemi için, ayrıca katkısını ispatlaması halinde, Borçlar Kanunu nun genel hükümlerine göre bir KATKI PAYI ALACAĞI söz konusu olabilecektir. Katkı Payı Alacağı, Mal Ayrılığı Rejiminin geçerli olduğu dönemde, eşlerden biri tarafından alınan bir mala diğer eşin, yine bu dönemde, edinilmesine, korunmasına, iyileştirmesine, olağan katkıları aşan, hiç yada uygun bir karşılık almaksızın, maddi ve işgücü katkıları şeklinde bir katkısının bulunması sebebiyle, eski TMK da bu yönde bir hüküm olmamakla, Borçlar Kanunu genel hükümleri gereğince doğan bir alacaktır.

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL

ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR. Stj. Av. Mehmet ÖCAL ANLAŞMALI BOŞANMA ÜZERİNE TEORİK VE PRATİK ÇALIŞMALAR Stj. Av. Mehmet ÖCAL BOŞANMA TANIM TANIM : Eşlerden birinin istemi üzerine, yargıcın bu istemi yerinde görerek, eşler arasındaki evlilik girmiş ilişkisine

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

MADDE 184/5- Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.

MADDE 184/5- Boşanma veya ayrılığın fer'i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Anlaşmalı Boşanma ve şartları 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 166 Madde 3. Fıkrasında düzenlenmiştir. Pratikte dava dosyalarının Aile Mahkemelerine tam hazırlanmaksızın açılması neticesinde ilk celsede

Detaylı

T.C ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı

T.C ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı 1 / 7 Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 1756 (2014/4) İlgili Dağıtım Yerlerine İlgi : a) 18.06.2002 tarih 2002/7 sayılı Genelge,. b) 18..03.2013 tarih 23294678.010.07/45-2223 sayılı Genel Duyuru. 01.01.2002

Detaylı

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

DAVA : Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. T.C 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2012/8788 KARAR NO: 2012/13834 KARAR TARİHİ:30.05.2012 >İŞTİRAK NAFAKASININ KALDIRILMASI DAVASI >İŞTİRAK NAFAKASININ YARDIM NAFAKASINA DÖNÜŞMESİ >YOKSULLUĞA DÜŞEBİLECEK ALTSOY

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

(4721 S. K. m. 28) (6100 S. K. m. 30, 50, 55, 114, 124, Geç. m. 3) (1086 S. K. m. 41) (14. HD. 17.09.2012 T. 2012/9222 E. 2012/10360 K.

(4721 S. K. m. 28) (6100 S. K. m. 30, 50, 55, 114, 124, Geç. m. 3) (1086 S. K. m. 41) (14. HD. 17.09.2012 T. 2012/9222 E. 2012/10360 K. T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas: 2013/14-612 Karar: 2013/1297 Karar Tarihi: 11.09.2013 KONU: TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI - DAVACIYA DAVAYI MİRASÇILARA YÖNELTME İMKANI TANINMADIĞI - MİRASÇILARIN TESPİTİ

Detaylı

TMK.186, 193, 194, 1009, 1019. 4722 Sa.Ka.9

TMK.186, 193, 194, 1009, 1019. 4722 Sa.Ka.9 YHGK Esas : 2011/2-447 Karar : 2011/556 Tarih : 28.09.2011 AİLE KONUTU ( Tanımı - Yurt Dışında Yaşayan Eşler Yönünden ) BAŞKASININ KULLANIMINA ÖZGÜLENEN YER ( Aile Konutu ) YURT DIŞINDA YAŞAYAN EŞLER YÖNÜNDEN

Detaylı

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ

KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ İDER AVANSI, GİDERLERİN KALEM KALEM AÇIKLANMASI GEREKTİĞİ YARGITAY 17. Hukuk Dairesi ESAS NO : 2012/13494 KARAR NO : 2013/12373 GİDER AVANSI VE DELİL AVANSI ARASINDAKİ FARKLAR KESİN SÜRE VERİLİRKEN GİDERLERİN

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Uygulamaya İlişkin Sorunlar

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Uygulamaya İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Şükran ŞIPKA İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk ABD Öğretim Üyesi Türk Hukukunda Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Uygulamaya İlişkin Sorunlar Madde Açıklamalı,

Detaylı

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI

GİRİŞ I. BELİRSİZ ALACAK DAVASI GİRİŞ 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun getirdiği en önemli yeniliklerden biriside, Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz Alacak ve Tespit Davası başlıklı 107.

Detaylı

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas Numarası: 2013/18-1755 Karar Numarası: 2015/1039 Karar Tarihi: 13.03.2015 SOYADI DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI ÇOCUK REŞİT OLUNCAYA KADAR VEYA BABA SOYADINI DEĞİŞTİRMEDİKÇE SOYADI

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI Tasarrufun iptali davası, borçlunun üçüncü kişilerle yapmış olduğu tasarrufi işlemlerin dava açan alacaklı bakımından geçersizliğinin sağlanmasına yönelik bir hukuk davasıdır.

Detaylı

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 MADDE 1.- 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 10/a maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilmemesi halinde, Türk hukuku uygulanır.

Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilmemesi halinde, Türk hukuku uygulanır. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN(MÜLGA) Kanun Numarası: 2675 Kabul Tarihi: 20/05/1982 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 22/05/1982 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 17701 **12/11/2007

Detaylı

: Uyuşmazlık konusu olayda; Aile konutu şerhinin hakim kararı ile

: Uyuşmazlık konusu olayda; Aile konutu şerhinin hakim kararı ile İtiraz Eden (Davacı) : 1254 Sokak No:2 K:1 Oda No:4 - Kapılar/İZMİR İtiraz Eden (Davalılar) : 1-Başbakanlık-ANKARA 2-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı -ANKARA (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı) 3-Tapu ve Kadastro

Detaylı

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA

Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Uzun Sok. Kolotoğlu İşhanı Kat: 3 No:75 - TRABZON Temyiz Eden ve Karşı Taraf (Davalı) : Karayolları Genel Müdürlüğü - ANKARA Vekili : Av. Cansın Sanğu (Aynı adreste) İstemin

Detaylı

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI

YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ E.2006/435 K.2007/7464 T.15.05.2007 YOLCU TAŞIMA. ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI Özet : Yolcunun ölümü halinde, bir can ve meblâğ sigortası türü olan

Detaylı

4721 SAYILI TÜRK MEDENĠ KANUNUNA GÖRE, MAL REJĠMĠ TASFĠYESĠNĠN ANLAġMALI BOġANMA DAVALARINDA DÜZENLENEN PROTOKOL ĠLE GERÇEKLEġMESĠ

4721 SAYILI TÜRK MEDENĠ KANUNUNA GÖRE, MAL REJĠMĠ TASFĠYESĠNĠN ANLAġMALI BOġANMA DAVALARINDA DÜZENLENEN PROTOKOL ĠLE GERÇEKLEġMESĠ 4721 SAYILI TÜRK MEDENĠ KANUNUNA GÖRE, MAL REJĠMĠ TASFĠYESĠNĠN ANLAġMALI BOġANMA DAVALARINDA DÜZENLENEN PROTOKOL ĠLE GERÇEKLEġMESĠ ÖZET: AV. SĠNEM ÜSTÜN ERDOĞAN Bu çalışmada temel olarak, mal rejimi tasfiyesinin

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER Prof. Dr. Mustafa ÇEKER Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 31.10.2013 FAİZ KAVRAMI Faiz, para alacaklısına parasından

Detaylı

İSVİÇRE DE EŞCİNSEL HAYAT ORTAKLIĞININ DÜZENLENİŞİ. The Regulation of Same-Sex life Partnership in Switzerland

İSVİÇRE DE EŞCİNSEL HAYAT ORTAKLIĞININ DÜZENLENİŞİ. The Regulation of Same-Sex life Partnership in Switzerland İsviçre de Eşcinsel Hayat Ortaklığının Düzenlenişi 927 İSVİÇRE DE EŞCİNSEL HAYAT ORTAKLIĞININ DÜZENLENİŞİ The Regulation of Same-Sex life Partnership in Switzerland Prof. Dr. iur. Mustafa DURAL 1. Giriş

Detaylı

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013 ANKARA BAROSU AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0 -..0 0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

KÜÇÜK ÇOCUĞUN DURUMU VELAYETİN ANNEYE VERİLMESİ

KÜÇÜK ÇOCUĞUN DURUMU VELAYETİN ANNEYE VERİLMESİ KÜÇÜK ÇOCUĞUN DURUMU VELAYETİN ANNEYE VERİLMESİ ÖZET: Boşanma sonucunda çocuğun anne yanında kalmasının bedeni, fikri ve ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde ciddi ve inandırıcı deliller bulunmuyorsa,

Detaylı

HUKUK DAVALARI REHBERİ

HUKUK DAVALARI REHBERİ İlkay AYDIN Hâkim Halil POLAT Cumhuriyet Savcısı Dilekçe-Tensip-Müzekkere ve Gerekçeli Karar Örnekleriyle HUKUK DAVALARI REHBERİ (CİLT 4) NÜFUS DAVALARI (Hâkim ve Avukatlar İçin Temel Başvuru Kaynağı)

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/10115 Karar No. 2012/9215 Tarihi: 20.03.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/4 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK/120, 324 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU

İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT EDİLDİĞİ TARİH OLDUĞU T.C YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Esas No. 2013/21-2216 Karar No. 2015/1349 Tarihi: 15.05.2015 İlgili Kanun / Madde 818 S.BK /125 İŞ KAZASI ZAMAN AŞIMININ BAŞLANGICININ MALULİYET ORANIN KESİN OLARAK TESPİT

Detaylı

EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMLERİ, EVLİLİK BİRLİĞİNDE EŞLERİN MALVARLIĞI EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ

EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMLERİ, EVLİLİK BİRLİĞİNDE EŞLERİN MALVARLIĞI EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMLERİ, EVLİLİK BİRLİĞİNDE EŞLERİN MALVARLIĞI EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ Av.Ünzile Küçüköner 4721 sayılı yeni Türk Medeni Kanunu ile Aile Hukuku bölümünde önemli değişiklikler

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.

İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ. Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06. İlgili Kanun / Madde 1475.S.İşK/14 4857 S.İşK/57 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17310 Karar No. 2011/19792 Tarihi: 30.06.2011 KIDEM TAZMİNATI HESABINA ESAS ÜCRET YILLIK İZİN ÜCRETİ HESABINDA

Detaylı

* TAZMİNATIN YABANCI PARANIN FİİLİ ÖDEME GÜNÜNDEKİ KUR ÜZERİNDEN TAHSİLİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

* TAZMİNATIN YABANCI PARANIN FİİLİ ÖDEME GÜNÜNDEKİ KUR ÜZERİNDEN TAHSİLİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas : 2006/4-238 Karar : 2009/493 Tarih : 11.11.2009 * HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT DAVASI * ZARARIN YABANCI PARA ÜZERİNDEN GERÇEKLEŞMESİ * TAZMİNATIN YABANCI

Detaylı

Kadın ve Erkeğin Yasal Hakları

Kadın ve Erkeğin Yasal Hakları Kadın ve Erkeğin Yasal Hakları Av.Yasin GİRGİN Av.Ayça Sinem KILIÇ 1 KADIN VE ERKEĞİN YASAL HAKLARI ÖNSÖZ 1998 yılında çıkarılan 4320 sayılı Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun sadece iki maddeden oluşuyordu,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ İZMİR BAROSU 01.01.2011-31.12.2011 TAVSİYE NİTELİĞİNDE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 01.01.2011-31.12.2011 DÖNEMİ AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ Avukatlık ücreti peşin ödenir. Tarifede belirlenen ücretler

Detaylı

UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA

UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - Uzun süreli kiralama, ariyet ve rehin gibi hallerde aracı elinde bulunduran işleten sayılır. Aracı işleten ise, kusursuz sorumluluk kurallarına göre zarardan sorumludur. Finansal

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176

İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16110 Karar No. 2014/94 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 6100 S.HMK. /176 ISLAHIN BİR HAFTALIK KESİN SÜREDE

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/13098 Karar No. 2013/6371 Tarihi: 26.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/53,57 İŞÇİNİN TANIK OLDUĞU DOSYADA KENDİ DURUMUNA İLİŞKİN VERMİŞ OLDUĞU BEYANIN

Detaylı

EŞYA HUKUKU ZİLYETLİK VE TAPU SİCİLİ

EŞYA HUKUKU ZİLYETLİK VE TAPU SİCİLİ Prof. Dr. Haluk Nami NOMER İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Doç. Dr. Mehmet Serkan ERGÜNE İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı EŞYA HUKUKU ZİLYETLİK

Detaylı

EŞYA HUKUKU ZİLYETLİK VE TAPU SİCİLİ

EŞYA HUKUKU ZİLYETLİK VE TAPU SİCİLİ Prof. Dr. Haluk Nami NOMER İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Doç. Dr. Mehmet Serkan ERGÜNE İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı EŞYA HUKUKU ZİLYETLİK

Detaylı

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR ÖZET : Manevi tazminatı ancak cismani zarara uğrayan kimse isteyebilir. Yansıma suretiyle bir zarardan sözedilerek

Detaylı

ÇOCUKLARIN DESTEKTEN YARARLANMA SÜRELERİ

ÇOCUKLARIN DESTEKTEN YARARLANMA SÜRELERİ ÇOCUKLARIN DESTEKTEN YARARLANMA SÜRELERİ Haksahibi kız çocukların destekten yararlanma süreleri, evlenmelerinin üstün olasılık içinde bulunduğu yaşa göre belirlenir ki, bu yaş kural olarak köylerde 18,

Detaylı

KİTABIN SİSTEMATİĞİNE DAİR AÇIKLAMA (ÖRNEK)

KİTABIN SİSTEMATİĞİNE DAİR AÇIKLAMA (ÖRNEK) KİTABIN SİSTEMATİĞİNE DAİR AÇIKLAMA (ÖRNEK) Hukuk Davaları Rehberi adlı eser, isminden de anlaşılacağı üzere dava esası üzerine kurulmuştur. Uygulamada en çok karşılaşılan dava türleri mümkün olduğunca

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /17

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /17 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/16407 Karar No. 2014/3724 Tarihi: 13.02.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /17 KÖTÜ NİYET TAZMİNATI MANEVİ TAZMİNAT TALEBİNİN PARAYA DEĞERLENDİRİLMESİ OLANAKLI

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 T.C. Resmi Gazete Yayın Tarihi 24 Aralık 2009 PERŞEMBE Sayı : 27442 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007

Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 ULUSLARARASI ÇOCUK KAÇIRMANIN HUKUKÎ YÖN VE KAPSAMINA DAİR KANUN Kanun No. 5717 Kabul Tarihi: 22/11/2007 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; velâyet hakkı ihlâl edilerek

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :03.2013/572 KARAR TARİHİ:10/02/2014 RET KARARI ŞİKÂYETÇİ : F.Ş

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :03.2013/572 KARAR TARİHİ:10/02/2014 RET KARARI ŞİKÂYETÇİ : F.Ş T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :03.2013/572 KARAR TARİHİ:10/02/2014 RET KARARI ŞİKÂYETÇİ : F.Ş ŞİKÂYET EDİLEN İDARE : 1 Sosyal Güvenlik Kurumu(Re'sen) 2 İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Çiğli

Detaylı

AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir?

AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir? AİLE HUKUKU Aile içi şiddet ve kadınların yaşadığı şiddete karşı neler yapılabilir? Erkek şiddeti, kuşkusuz kadının evlilikte ve evinde uğradığı en yaygın haksızlıktır. Kadınlar aile içinde çoğu kez bu

Detaylı

Öğr. Gör. U. Koray Milanlıoğlu YYÜ Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri Ana Bilim Dalı. Ulaş Koray MİLANLIOĞLU - Yüzüncü Yıl Üniversitesi

Öğr. Gör. U. Koray Milanlıoğlu YYÜ Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri Ana Bilim Dalı. Ulaş Koray MİLANLIOĞLU - Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğr. Gör. U. Koray Milanlıoğlu YYÜ Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri Ana Bilim Dalı D. KİŞİLİĞİN KORUNMASI Kişilik hakkı, şahsın maddi, manevi ve iktisadi bütünlüğü ve varlıkları üzerindeki herkese

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/10-2281 K. 2015/1727 T. 19.6.2015 818/m.50,51,141 ÖZET : Dava, meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya Kurumca yapılan sosyal sigorta

Detaylı

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ. Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ. Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri Av. Afet Gülen KÖSE 1 EVLİLİK SÖZLEŞMESİ Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri Evlilik sözleşmeleri önemli bir kesim tarafından

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği 1 / 5 GENELGE NO: 2014/7 (1759) İlgili Dağıtım Yerlerine İlgi: a) 07/06/2012 tarihli ve 2012/06 (1728) sayılı Genelge, b) 20/05/2014 tarihli ve 2014/3 (1755) sayılı Genelge. Bilindiği üzere; taşınmazların,

Detaylı

Evli Olduğunu Bildiği Bir Kimse ile Evlilik Dışı Birliktelik Yaşayan Kişi Haksız Fiil Hükümleri Kapsamında Diğer Eşin Uğradığı Zarardan Sorumludur

Evli Olduğunu Bildiği Bir Kimse ile Evlilik Dışı Birliktelik Yaşayan Kişi Haksız Fiil Hükümleri Kapsamında Diğer Eşin Uğradığı Zarardan Sorumludur Evli Olduğunu Bildiği Bir Kimse ile Evlilik Dışı Birliktelik Yaşayan Kişi Haksız Fiil Hükümleri Kapsamında Diğer Eşin Uğradığı Zarardan Sorumludur YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Tarih: 24.3.2010 Esas: 2010/4-129

Detaylı

I.TENKĠS KAVRAMI II. TENKĠS DAVALARININ HUKUKĠ NĠTELĠĞĠ. A. Tenkis davalarının özellikleri

I.TENKĠS KAVRAMI II. TENKĠS DAVALARININ HUKUKĠ NĠTELĠĞĠ. A. Tenkis davalarının özellikleri I.TENKĠS KAVRAMI Sözlük anlamı azaltma, eksiltme olan tenkis, miras hukukuna göre, murisin yani miras bırakanın yaptığı tasarrufla saklı payı yani miras bırakanın çocukları için miras payının yarısı, anne

Detaylı

TÜRK MİLLETLERARASI HUKUKUNDA BOŞANMA

TÜRK MİLLETLERARASI HUKUKUNDA BOŞANMA TÜRK MİLLETLERARASI HUKUKUNDA BOŞANMA A) GİRİŞ Boşanma eşler hayattayken, kanunda öngörülmüş olan bir sebebe dayanarak, eşlerden birinin açacağı dava sonucunda evlilik birliğine hakim kararı ile son verilmesidir.

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI

İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI İCRA İNKAR TAZMİNATI LİKİT ALACAK KAVRAMI MAL İADESİ YIPRANMA PAYI ÖZET: Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için alacağın gerçek miktarının bedeli ve sabit olması veya borçlu tarafından alacağın tüm

Detaylı

TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK

TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK 1- Bildirim (ihbar) yükümlülüğü Uygulamada sigorta ettirenin (poliçe sahibinin), kendi sigortacısına karşı dava açması az

Detaylı

DESTEKTEN YOKSUNLUKTA PASİF DÖNEM

DESTEKTEN YOKSUNLUKTA PASİF DÖNEM DESTEKTEN YOKSUNLUKTA PASİF DÖNEM Ölenin desteğinden yoksun kalanların tazminatı hesaplanırken, Yargıtay kimi zaman pasif dönem zararının hesaplanmayacağı, kimi zaman da hesaplanacağı yönünde kararlar

Detaylı

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve kapsam TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1)

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2011/51524 Karar No. 2014/50 Tarihi: 13.01.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 6098 S.TBK/420 İBRANAMENİN GEÇERLİK

Detaylı

Anahtar Kelimeler: Emlak vergisi, arsa m2 birim değeri, takdir komisyonu, süre aşımı

Anahtar Kelimeler: Emlak vergisi, arsa m2 birim değeri, takdir komisyonu, süre aşımı Anahtar Kelimeler: Emlak vergisi, arsa m2 birim değeri, takdir komisyonu, süre aşımı Özet: Emlak vergisi mükelleflerinin, takdir komisyonlarınca dört yılda bir belirlenen arsa m² birim değerine karşı kesinleştikten

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/3-1598 K. 2015/1159 T. 8.4.2015 * YEMİN TEKLİFİ HAKKININ HATIRLATILMASI (Ancak İspat Yükü Kendisine Düşen Tarafın Yemin Deliline Başvuru Hakkının Varlığı İle Mümkün

Detaylı

ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR.

ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR. ORDU BAROSU BAŞKANLIĞI AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 2013 YILI BARO TAVSİYE AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİDİR. A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Mirasçılık belgesinin

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/26389 Karar No. 2014/2398 Tarihi: 05.02.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/3 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /47 GENEL TATİLLERDE ÇALIŞILAN HER

Detaylı

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI

İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM İŞ KAZASI VEYA MESLEK HASTALIĞINDAN DOĞAN MADDİ TAZMİNAT DAVALARI A- YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME 17 1- Yetkili Mahkeme 17 2- Görevli Mahkeme 35 Yasal Düzenleme ve İçtihatlar 40 B- DAVADA

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

ÖNSÖZ 7 İÇİNDEKİLER 9 KISALTMALAR 15 GİRİŞ 17 I. KONUNUN TAKDİMİ 17 II. NAFAKA KAVRAMI 18 III. NAFAKANIN TARİHÇESİ 19 IV. NAFAKANIN HUKUKİ NİTELİĞİ

ÖNSÖZ 7 İÇİNDEKİLER 9 KISALTMALAR 15 GİRİŞ 17 I. KONUNUN TAKDİMİ 17 II. NAFAKA KAVRAMI 18 III. NAFAKANIN TARİHÇESİ 19 IV. NAFAKANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ÖNSÖZ 7 İÇİNDEKİLER 9 KISALTMALAR 15 GİRİŞ 17 I. KONUNUN TAKDİMİ 17 II. NAFAKA KAVRAMI 18 III. NAFAKANIN TARİHÇESİ 19 IV. NAFAKANIN HUKUKİ NİTELİĞİ 22 V. KONUNUN ÖNEMİ 25 VI. KONUNUN SINIRLANDIRILMASI

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/8,10,11

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/8,10,11 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/5999 Karar No. 2012/12208 Tarihi: 10.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/8,10,11 BELİRSİZ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/648 Karar No. 2014/1121 Tarihi: 30.01.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş.K. /18-21 DAVACI YARARINA KAZANILMIŞ HAK ÖZETİ: Mahkemenin 30.12.2010 tarihli kararı

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES

YARGITAY 14. HUKUK DA RES YARGITAY 14. HUKUK DA RES 408 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2007/9988 K: 2007/10710 T: 25.09.2007 TAPU TAHS S BELGES N N N TEL MÜLK YET HUKUKU Özet: Bir mülkiyet

Detaylı

BOŞANMADA MADDİ TAZMİNAT

BOŞANMADA MADDİ TAZMİNAT BOŞANMADA MADDİ TAZMİNAT Emine Serin OF Ilgın Hâkimi Giriş Evlilik içi ilişkilerde taraflar sevgilerinin hatırına birçok duruma tahammül etmekte ancak boşanma ile artık aile içinde olup biten ne varsa

Detaylı

SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI

SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI SİGORTACIYA KARŞI DAVALARDA FAİZ BAŞLANGICI Sigortacıya, gerekli belgelerle başvurulmuş olup da, sekiz gün içinde ödeme yapılmamışsa, temerrüt gerçekleşeceğinden, faiz başlangıcı temerrüt tarihi olacaktır.

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8

İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/28927 Karar No. 2012/577 Tarihi: 17.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4853 S.TTHK/8 NEMA ALACAĞI ZORUNLU TASARRUFLARDAN

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..03 gün ve 63/ sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877)

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877) 350 Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991

Detaylı

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ?

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? 15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? Dr. Resul KURT* Gözde UYGUR** I. GİRİŞ Çalışma hayatında en çok sorun yaşanan konuların başında kıdem tazminatı gelmektedir. 1475

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2014/9315 Karar No : 2015/9212

T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2014/9315 Karar No : 2015/9212 Anahtar Sözcükler: Nisbi vekalet ücreti, maktu vekalet ücreti, hak arama özgürlüğü, mahkemeye erişim hakkı Özet: Gerçekte hak edilen tazminat miktarı kestirilemeyen, çözümü davanın her iki tarafı için

Detaylı

İÇİNDEKİLER: 1-GİRİŞ 2-MAL REJİMİ TÜRLERİ 3-MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ I. Sözleşmenin İçeriği ve şekli II. Sözleşme Ehliyeti 4-EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA

İÇİNDEKİLER: 1-GİRİŞ 2-MAL REJİMİ TÜRLERİ 3-MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ I. Sözleşmenin İçeriği ve şekli II. Sözleşme Ehliyeti 4-EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA İÇİNDEKİLER: 1-GİRİŞ 2-MAL REJİMİ TÜRLERİ 3-MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ I. Sözleşmenin İçeriği ve şekli II. Sözleşme Ehliyeti 4-EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ I. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ İLKELERİ:

Detaylı

T.C. YARGITAY 13. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2013/6189 KARAR NO: 2014/9008Y A R G I T A Y İ L A M I

T.C. YARGITAY 13. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2013/6189 KARAR NO: 2014/9008Y A R G I T A Y İ L A M I T.C. YARGITAY 13. Hukuk Dairesi ESAS NO: 2013/6189 KARAR NO: 2014/9008Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ: İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi TARİHİ: 21/06/2012 NUMARASI: 2010/187-2012/526 DAVACI: Şule Murtezaoğlu

Detaylı

SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ SİGORTALARDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ ÇELİK AHMET ÇELİK I- TRAFİK SİGORTASINDA ZAMANAŞIMI Kısaca Trafik Sigortası denilen Yasa daki adıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası na başvurularda ve açılacak davalarda

Detaylı

7 Mirasçılık belgesinin iptali

7 Mirasçılık belgesinin iptali 01.07.2008-31.12.2008 DÖNEMİ AVUKAT-VEKİLEDEN ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ A- SULH HUKUK MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR 1 Kat Mülkiyeti Yasasından 3.150,00 YTL Kaynaklanan Uyuşmazlıklar 2 Mirasçılık

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları. Belirli süreli bir hizmet sözleşmesinin fiilen başlamasından önce yazılı olarak düzenlenmesi gerekir.

Alman Federal Mahkeme Kararları. Belirli süreli bir hizmet sözleşmesinin fiilen başlamasından önce yazılı olarak düzenlenmesi gerekir. Federal İş Mahkemesi Karar Tarihi: 1.12.2004 Sayısı : 7 AZR 198/04 Belirli süreli bir hizmet sözleşmesinin fiilen başlamasından önce yazılı olarak düzenlenmesi gerekir. Özü: Belirli süreli bir hizmet sözleşmesi

Detaylı

Sevgi USTA. ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET

Sevgi USTA. ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET Sevgi USTA ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX KISALTMALAR... XVII KAYNAKÇA... XIX GİRİŞ I. KONUNUN TANITIMI... 1 II. KAVR AMLARDA BİRLİK SORUNU... 5 III. İNCELEME PLANI...

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 2004 S.İİK/193-194

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 2004 S.İİK/193-194 T.C YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/3359 Karar No. 2014/10477 Tarihi: 12.05.2014 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2015/3 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /32 2004 S.İİK/193-194 İŞVERENİN

Detaylı