YAPI İŞLETMESİ/ YAPIM YÖNETİMİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YAPI İŞLETMESİ/ YAPIM YÖNETİMİ"

Transkript

1 TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ESKİŞEHİR ŞUBESİ 5. KONGRESİ YAPI İŞLETMESİ/ YAPIM YÖNETİMİ BİLDİRİLER KİTABI EKİM 2009 ANEMON OTEL ESKİŞEHİR

2 TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Büyükdere Mah. Bayraktepe Sk. No:22 ODUNPAZARI/ESKİŞEHİR Tel:+90(222) / Fax:+90(222) Web: ISBN:

3 41. DÖNEM İMO YÖNETİM KURULU ÜYELERİ H.Serdar HARP ( Başkan ) Alaettin DURAN ( 2. Başkan) Levent DARI ( Sekreter Üye ) Züber AKGÖL ( Sayman Üye ) Abdullah BAKIR ( Üye ) Metin KORKMAZ ( Üye) İlker ÜNDEZ ( Üye) ESKİŞEHİR ŞUBE YÖNETİM KURULU ÜYELERİ Erman GÖLET (Başkan) Bülent ERKUL (Sekreter Üye) Berrin ÇİFTÇİ (Sayman Üye) Ömer ARIÖZ (Üye) S.Selim ŞENGEL (Üye) Mert KAYA (Üye) Murat ÖZARSLAN (Üye)

4

5 SUNUŞ Yaklaşık otuz yıl önce mezun olan İnşaat Mühendisleri; Yapıları hem tasarlar, hem de inşa ederlerdi. Ancak dünyadaki ekonomik gelişmeler, teknolojik ilerlemeler ve insanların talepleri değişimi zorunlu kıldı. Pek çok kişinin uzun zamanda bitirilen inşaatlara tahammülü yok artık. Yapım işleri başlamadan önce projenin ne kadar parayla biteceğini bilmek gerekli hale geldi. Yapım sürecindeki paranın ve sürenin yönetimi teknik bilgi ile yarışır hale gelince uzmanlaşma kaçınılmaz oldu. Bizler, uzmanlık alanlarının gerekliliğine yürekten inanıyoruz. Ancak İnşaat Mühendisliği kavramını da bir bütün olarak algılıyoruz. Bu bağlamda başarılı bir tasarımcı olmak için yapım koşullarının çok yakından bilinmesi; iyi bir Yapı İşletmecisi olabilmek için de tasarımın ana unsurlarının hiçbir zaman unutulmaması gerektiğini düşünüyoruz. Daha önceki dönemlerde sadece yapı, hidrolik ve ulaştırma alanında yapılan master ve doktora çalışmaları günümüzde çok çeşitlendi. İnşaat Mühendisleri Odası da gelişmelere paralel olarak pek çok yetkinlik alanı tanımladı. Bunlardan birisi de Yapım Yönetimi yetkinlik alanıdır. Şubemiz de bu noktadan hareketle Yapı İşletmesi ve Yapım Yönetimi kongresinin 5.sini düzenleme görevini üstlenmiştir. Düzenleme Kurulu olarak temel amaçlarımızdan biri, akademisyenler kadar konunun uzmanı olan uygulamacıların da kongreye katılımlarını sağlamak idi. Ancak bu konuda istediğimizi tam olarak elde edemedik. Uygulamada çalışan meslektaşlarımızın ne yazık ki bilgiyi derleme, yazma ve paylaşma alışkanlıkları yok. Bunun bir kültür sorunu olduğunu ve en kısa zamanda da aşılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü şantiyenin tozunu yutarak, çilesini çekerek elde edilmiş pek çok deneyim en az akademik çalışmalar kadar önemli ve değerlidir, ayrıca ilgililerce de mutlaka paylaşılmalıdır. Bilim Kurulumuz gönderilen 51 bildiriyi inceleyerek değerlendirmiş; konu, amaç ve kapsam bakımından uygun bulunan bildiriler kongre kitabında toplanmıştır. Kongre yi düzenleyen İMO Eskişehir Şubesi Yönetimi ne, bildiri sahiplerine, bildirileri değerlendiren Bilim Kurulu üyelerine, katılımcılara, Kongre süresince değerli görüş ve eleştirileriyle katkı sağlayan herkese teşekkür eder, Kongre nin başarılı geçmesini ve amacına ulaşmasını diler saygılar sunarız. Kongre Düzenleme Kurulu adına Fercan YAVUZ

6 BİLİM VE DANIŞMA KURULU Prof.Dr. Doğan SORGUÇ Prof.Dr. Orhan Yüksel Prof.Dr. İlker ÖZDEMİR Prof.Dr. David ARDITI Prof.Dr. Talat BİRGÖNÜL Prof.Dr. Ekrem MANİSALI Prof.Dr. Emin ÖCAL Prof.Dr. Recep KANIT Prof.Dr. Haluk ÇEÇEN Prof.Dr. Hakkı ÖNEL Prof.Dr. Alaattin KANOĞLU Prof.Dr. Heyecan GİRİTLİ Prof.Dr. Nurten ERDOĞAN Doç.Dr. Ahmet Murat ÇIRACI Doç.Dr. İrem DİKMEN TOKER Doç.Dr. Murat GÜNDÜZ Doç.Dr. Aynur KAZAZ Doç.Dr. Gökhan ARSLAN Doç.Dr. Emel LAPTALI ORAL Doç.Dr. Ahmet ÖZTAŞ Yrd.Doç.Dr. Uğur MÜNGEN Yrd.Doç.Dr. Osman AYTEKİN Dr. Murat KURUOĞLU Dr. Hüseyin GENCER Dr. Ümit IŞIKDAĞ DÜZENLEME KURULU Fercan YAVUZ İlker ÖZDEMİR Osman AYTEKİN H.Selim ŞENGEL Hakan KUŞAN Erman GÖLET Bülent ERKUL Berrin ÇİFTÇİ

7 SUNUŞ Son yıllarda inşaat sektöründeki gelişim ve değişimlere paralel olarak Yapım Yönetimi ve Yapı İşletmesi alanında da gelişmeler olmaktadır. Bilimsel ve teknolojik alanlardaki ilerlemelerin ve yeni bilgilerin meslektaşlarımıza ulaştırılması ve gelişmelerinin sağlanması da kaçınılmaz bir gereksinim ve örgütümüzün temel görevidir. Bilgilerin güncelleştirilmesi, gelişmelere daha çabuk ve kolay ulaşma olanaklarının sağlanması ve meslek grubumuza dahil projeci ve uygulayıcıların kendilerini yenilemeleri de gerekmektedir. İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi, 1996 yılından bugüne kadar çeşitli aralıklarla yapılan ve 4 kongreden oluşan zincirin yeni bir halkası olarak düzenleyeceği 5. YAPI İŞLETMESİ/YAPIM YÖNETİMİ KONGRESİ ile bu alandaki eksikliği kapatmayı hedeflemektedir. İlki 1996, ikincisi 2000, üçüncüsü 2005 yılında gerçekleşen kongreler, Yapı İşletmesi Kongresi adı altında, dördüncüsü de 2007 de İnşaat Yönetimi Kongresi adıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kez ise İMO Yönetim Kurulunca Yapı İşletmesi ve Yapım Yönetimi Kongresi adı altında yapılması uygun görülmüştür. Kongrenin temel amacı, inşaat mühendisliği alanında öne çıkan yapım yönetimi konusundaki eğitim, mesleki sorunlar, önemli uygulamalar, teknolojik gelişmeler ve inşaat sektörünün ulusal ve uluslar arası sorunlarının ele alınmasıdır. Konuyla ilgili akademisyen, uzman, bürokratların özgün çalışma ve birikimlerinin paylaşılması; özellikle de uygulamacıların başarılı yönetilmiş projelerinin sergilenmesi, ayrıca başarısızlık ve sorunlarının tartışılarak çözüm önerilerinin geliştirilmesi de amaçlanmıştır. Şubemizce düzenlenen kongreye bildiri sunanlara, bilim ve danışma kurulu ile düzenleme kuruluna ve kongre sürecine katkı sağlayan herkese teşekkür ederim. Erman GÖLET TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı

8

9 İÇİNDEKİLER Sıra No Bildiri 1 Bildiri 2 Bildiri 3 Bildiri 4 İnşaat Projelerinde Süresel Planlamayı Etkileyen Faktörler ve Etki Derecelerinin Türkiye Koşullarında Belirlenmesi Murat Kuruoğlu Merve Sevim Hilal Şaşmaz Volkan Eczan Ümit Işıkdağ Günümüz Şantiye Koşullarının Literatür ile Kıyaslanması ve Mevcut Durumun Değerlendirilmesi Murat Kuruoğlu Merve Sevim Volkan Eczan Yapı İşletmesi ve Yapım Yönetimi Kapsamında Eskişehir TED Koleji Örneğinin İrdelenmesi Zeynep Arda Zuhal Özçetin Mehmet Eminel Teknik Üniversite Konseptinde Gelişmeler Karşısında İnşaat Yönetiminde Olanaklar ve Sınır Koşulları Prof. Dr.-Ing. V. Doğan Sorguç Sayfa No Bildiri 5 Yönetimsel İşbirliği: 3.Binyılda Yaşayan Osmanlı Köyü Cumalıkızık Projesi Nilüfer Taş Murat Taş 61 Bildiri 6 Bildiri 7 Bildiri 8 Bildiri 9 İnşaat Sektöründe YİD (Yap-İşlet-Devret) Modeli Sözleşmeler İle 4735 Sayılı Yasada Belirtilen Yapım İşleri Sözleşmelerinin Karşılaştırılması Muhammed Koçer Osman Aytekin Hakan Kuşan İlker Özdemir Kamu İhale Mevzuatında Yapılan Değişikliklerin Mühendisler Açısından Tarihsel Süreçte Değerlendirilmesi Hüseyin Gencer Sürdürülebilirlik Kavramının Yapım Proje Yönetimi Açısından Değerlendirilmesi Selin Gündeş Sema Ergönül Nur Atakul Mühendislik ve Tasarım Hizmeti Sunan Firmalarda Bilgi Teknolojilerinin Kullanımı Gül Polat Atilla Damcı Bildiri 10 Kamu İhalelerinin Değerlendirilmesinde Bulanık Mantık Yaklaşımı ve Uygulaması 117

10 Bildiri 11 Bildiri 12 Bildiri 13 Bildiri 14 Bildiri 15 Bildiri 16 Bildiri 17 Bildiri 18 Bildiri 19 Bildiri 20 Bildiri 21 Bildiri 22 Bildiri 23 Burak Öz Ekrem Manisalı Türkiye de İnşaat Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği Ayşegül Ercan İş Kazalarında Cezai Sorumluluk ve Yaptırımlar Uğur Müngen G. Emre Gürcanlı 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu nun Yapım İşleri İhaleleri Uygulamalarında Karşılaşılan İhale Uyuşmazlıkları ve Çözüm Önerileri Gökhan Çiçek Serkan Kıvrak Gökhan Arslan İhtiyaç Programı Hazırlama Sürecinin Proje Yönetimi Bağlamında İrdelenmesine Yönelik Bir Uygulama: İl Özel İdare Binaları Gülden Gümüşburun Ayalp Erkin Erten Yapı İşletmesine Emeği Geçenler Özge Akboğa Orhan Yüksel Yapı İşletmesi Eğitiminde Yurtdışı Eğitim Programlarının İncelenmesi Selim Baradan Özge Akboğa Gülben Çalış Orhan Yüksel Staj ve Bitirme Projelerinin İnşaat Mühendisliğinin Yapım Yönetimi Eğitimindeki Katkısının İncelenmesi: Gaziantep Üniversitesi Mezunu İnşaat Mühendisleri Üzerine Bir Uygulama M. Hüseyin Ertaş Ahmet Öztaş Mehmet Tekinkuş İnşaat Sektöründe Benchmarking Yönetim Tekniğinin Uygulanmasına Yönelik Bir Model Önerisi M. Emin Öcal İ. Halil Gerek Eşzamanlı Mühendislik Kavramının Türk İnşaat Sektöründe Uygulanabilirlik Düzeyinin İrdelenmesi M. Emin Öcal Berna Şekerci İnşaat Yönetiminde Veri Madenciliği Uygulamaları Eda Noyan İnşaat Firmalarında Bilgi Yönetimi Stratejisi Erkan Karaman Serdar Kale Beton Prefabrikasyon Sektöründe Pazar Yönlülüğü Tülay Çivici Erkan Karaman Serdar Kale Üst Yapı İnşaat Projelerinde, Öngörülemeyen Maliyetlerin

11 Belirlenmesine Yönelik Bir Karar Destek Modeli Ömer Bisen S. Ümit Dikmen 253 Bildiri 24 Bildiri 25 Bildiri 26 Bildiri 27 Bildiri 28 Bildiri 29 Bildiri 30 Bildiri 31 Bildiri 32 Bildiri 33 Bildiri 34 Yapay Sinir Ağları Yöntemi İle Kalıp İşlerinde Bir Adam-Saat Tahmini Modeli Murat Sönmez S. Ümit Dikmen Yapım Firmaları nda Entelektüel Sermaye Değerinin Finansal Verilerle Hesaplanması Tuğçe Ercan Almula Köksal Yüklenici Firmaların Uyguladıkları Teklif Stratejilerinin ve Firma Özniteliklerinin Bu Sürece Etkilerinin İncelenmesi Hilmi Coşkun Nesrin Katırcı Tünel Kalıp Maliyetleri İle Geleneksel Kalıp Maliyetlerinin Karşılaştırılması Aynur Kazaz Betül Soyçopur İnşaat Sektöründe Genel Gider Kavramı ve Yapı Maliyetine Yansıtılma Düzeyi M. Emin Öcal Feyzullah Kadırhan 2007 Türk Deprem Yönetmeliği Zemin Kriterlerinin Sanayi Yapılarının İnşaat Maliyetine Etkileri Senem Özek S. Ümit Dikmen İnşaat Projelerinde Örgüt İçi Çatışmanın Nedenleri ve Boyutlarının Belirlenmesi Esin Ergen Mehmet İlker Genç Ülkü Uzunçarşılı Korelasyonlu Aktivite Şebekesi Risk Analizi Modeli Ve Bir İnşaat Projesi Üzerinde Örnek Uygulaması Önder Ökmen Ahmet Öztaş İnşaat Yatırım Projeleri İçin Arazi Yer Seçiminde AHP (Analytıc Hierarchy Process) Uygulaması Ömür Tezcan Osman Aytekin Hakan Kuşan İlker Özdemir Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Tarafından Yaptırılan Toplu Konutların İnşaat Kalitelerinin Değerlendirilmesine Yönelik Bir Alan Çalışması Latif Onur Uğur İlknur Bekem Yüklenici İnşaat İşletmelerinde Markalaşma Süreci Gül Polat Ümit Dönmez

12 Bildiri 35 Bildiri 36 Bildiri 37 İnşaat Ruhsatı Alımında Gecikme Sebeplerinin ve Sürelerinin Analizi Aysu Demirciefe S.Zeynep Doğan H. Murat Günaydın Yalın Üretim İlkelerinin İnşaat Endüstrisinde Uygulanabilirliği Selin Gündeş Sema Ergönül Türk İnşaat Sektöründe ERP Uygulamalarında Karşılaşılan Riskler Burç Yıldız S. Ümit Dikmen

13

14 İnşaat Projelerinde Süresel Planlamayı Etkileyen Faktörler ve Etki Derecelerinin Türkiye Koşullarında Belirlenmesi Murat Kuruoğlu Ögr. Gör.Dr. İTÜ İnşaat Fakültesi, Yapı İşletmesi Anabilim Dalı, Maslak, İstanbul Tel ve Faks : E-posta: Hilal Şaşmaz İnş. Müh., Yapı İşletmesi Anabilim Dalı, Maslak, İstanbul Tel ve Faks: Merve Sevim İnş. Müh., Yapı İşletmesi Anabilim Dalı, Maslak, İstanbul Tel ve Faks: E-posta: Volkan Ezcan İnş. Müh., Yapı İşletmesi Anabilim Dalı, Maslak, İstanbul Tel ve Faks: E-posta: Ümit Işıkdağ E-posta: Öz Proje, belirli bir başlangıç ve bitiş noktası olan, kapsamı, bütçesi ve ortaya konuluş süresi açıkça tanımlanmış ve bir defaya mahsus gerçekleştirilen, aktiviteler bütünüdür. Projenin gerektirdiği koşullarda ve istenen niteliklerde yapılabilmesini sağlamak için proje yönetimi sisteminin uygulanması önemlidir. Süre, projelerin ana hedeflerinden biridir ve diğer hedefleri doğrudan etkiler. Proje için belirlenen süreden sapılması, ilk planda hedeflenen maliyeti, dolaylı olarak da kalite hedeflerinin tutturulmasını güçleştirir. Başlangıçta belirlenen hedeflerden sapma oluşmadan ya da olabilecek en az sapmayla projenin tamamlanabilmesi için planlamaya özelliklede süresel planlamaya önem verilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Projenin yapısından ve çevresinden kaynaklanan ve süresel planlamaya etki eden birçok faktör bulunmaktadır. Bu çalışmada, inşaat projelerinde süresel planlamayı etkileyen faktörler ve bunların etki derecelerinin Türkiye Koşulları nda belirlenmesi amaçlanmıştır. Buradaki etki derecesi faktörlerin birbirlerine göre önem sırasını ifade etmektedir. Çalışma yapılırken Mimar Mürvet Türesoy un hazırladığı Yapı Üretiminde Süre Tahmini ve Yapım Süresini Etkileyen Faktörler konulu yüksek lisans tezindeki anket çalışması temel alınarak, konu süresel planlama şeklinde genişletilmiş ve faktör sayısı günümüz koşulları ve yeni kapsam doğrultusunda arttırılmıştır (Türesoy, 1989). Yapılan çalışmadan elde edilen veriler ışığında oluşturulmuş değerlendirme tablolarındaki, faktörlerin önem sıraları ve bunların gruplara göre değişimi ve baz alınan 13

15 çalışmanın sonuçlarıyla, yapılan yeni çalışmanın sonuçları arasında ortaya çıkmış dikkat çeken farklılıklara değinilmiş, bu konularda yorumlar getirilerek, bazı önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnşaat proje yönetimi, süresel planlama, verim, sapma analizi, süresel sapmayı etkileyen faktörler Giriş Gelişim süreci içerisinde olan ülkeler, ekonomik kalkınmalarını gerçekleştirmek adına pek çok girişimlerde bulunurlar. İnşaat sektörünün lokomotif sektör olması, bu ülkelerin kalkınma projeleri olarak inşaat projelerini seçmelerine sebep olmaktadır. İnşaat projelerinin tek ve tekrarlanamaz nitelikte olması, emek odaklı ve kıt kaynaklar ile gerçekleştirilme mecburiyetinin olması ekonomiyi en önde etkileyen sektör olmasını sağlamıştır. Birçok değişkene bağlı olarak bir dinamizm içerisinde yer alan inşaat projeleri, temel olarak 3 denge taşı üzerinde durmaktadır. Süre-Kalite-Maliyet 3 lüsü olarak bilinen bu denge taşları projenin sonuna kadar proje başlamadan belirlenen denge içerisinde götürülmelidir ki bu da projenin başarısını ortaya koymaktadır. Bunca değişken içerisinde projeyi hedefe ulaştırmak ancak organize bir çabanın ürünüdür. Organize çabadan kasıt ise Proje Yönetimi olmaktadır. İnşaat projeleri, mal sahibi tarafından talep edilen süre sınırlamaları ile birleşen yüksek belirsizlik ve risk faktörlerinin oluşturduğu şartlar sonucunda ortaya çıkan karmaşık ve dinamik bir çevrede başlamaktadırlar (Mulholland and Christian, 1999). Proje yönetiminin en önemli alt fonksiyonlarından biri olan Planlamanın temeli olan süresel planlama, projenin hedefe başarılı bir şekilde ulaşmasında esas rol oynamaktadır. Süresel planlama projenin bir parçası olduğundan birçok dış ve iç faktörün etkisi altında kalacaktır. İnşaat projeleri, ortaya çıkan ürünün yapısı itibariyle çok çeşitli uzmanlık alanlarının ortak çalışmasını gerektiren ve dolayısıyla bünyesinde bu alanlardan çok sayıda uzman barındıran, birçok fonksiyonu olan bir yönetim ve kontrol süreci doğrultusunda sürdürülen ve koordinasyon ihtiyacının üst düzeyde olduğu projelerdir. Ayrıca bu projeler dış çevreyle birebir bağlantılı oluşları nedeniyle, dış etkilere çok açıktırlar, proje yönetim süreci içerisinde belirsizliğin ve bununla beraber riskin da maksimum düzeyde olduğu bir ortamda gerçekleşmektedirler. İnşaat projeleri, mal sahibi tarafından talep edilen süre sınırlamaları ile birleşen yüksek belirsizlik ve risk faktörlerinin oluşturduğu şartlar sonucunda ortaya çıkan karmaşık ve dinamik bir çevrede başlamaktadırlar. Bu sebeple yapı sektöründeki projelerde, planlama sürecinde ön görülen birçok konunun, uygulama aşamasında beklenenden farklı gerçekleştiği ve yeniden planlama gereksinimi ortaya çıkardığı bilinir. Planlamanın diğer aşamalarına oranla belirsizliklerden etkilenme ve değişiklik ihtiyacı süresel planlamada çok daha fazladır. Süresel planlamanın temel aracı olan iş programı da bu durumun somut sonuçlarının açıkça görülmesini sağlamaktadır. Dünya genelinde yapılmış bir inceleme sonucunda inşaat projelerinin büyük bir çoğunlukla iş programı hedeflerini gerçekleştirme başarısına ulaşılamadığı görülmüştür. Bu projelerin birçoğunda, projenin başlangıcında, iş programının ilerleyen safhalarda yeniden değerlendirilmesi gereksinimi muhtemel görülmemiş, ancak, zaman zaman 14

16 deneyimli inşaat proje yöneticilerinin ve süresel planlama görevlilerinin bile ummayacakları, beklenmedik olaylar yüzünden iş programı hedefleri tutturulamamıştır. Çalışmanın Amacı Bu çalışmada öncelikli olarak hedef, proje yönetiminin temel taşlarından biri olan süresel planlamada bugüne dek yapılmış çalışmaların ve inşaat sektöründe yönetim ve planlama kademelerinde görevli kişilerin değerlendirmelerinin derlenerek, proje yönetiminde süresel planlamanın önemi ve süresel planlamayı etkileyen faktörleri etki derecelerine göre sınıflandırmak ve ortaya çıkarmaktır yılında Mim. Mürvet Türesoy tarafından hazırlanmış olan Yapı Üretiminde Süre Tahmini ve Yapım Süresini Etkileyen Faktörler konulu tezden yola çıkılarak, İnşaat projelerinde süresel planlamayı etkileyen faktörler ve etki derecelerinin Türkiye koşullarında belirlenmesi isimli bir tez çalışması yapılarak 1989 yılından 2005 yılına kadar olan süredeki değişimlerin üzerine çalışılmıştır. Yapılan bu çalışmada daha önce de belirtildiği gibi öncelikli hedef; süresel planlamayı etkileyen faktörleri ortaya çıkarmaktır. Bu amacın yanı sıra bu faktörlerin değerlendirilmesi aşamasında bugüne dek yapılan çalışmaların yanında süresel planlama konusunda sektörel çalışanların fikirleri de dikkate alınarak çalışmanın gerçekleri yansıtması amaçlanmıştır. Çalışma esnasında süresel planlamayı etkileyen faktörler; Proje ile ilgili faktörler, Kaynak kullanımı ile ilgili faktörler Yönetimle ilgili faktörler ve Kontrol edilemeyen faktörlerdir. Bu 4 ana başlıkta toplanarak grupsal bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Her etki grubu ve her faktör anketin uygulandığı kişiler tarafından skorlanmış ve sonuçlar da oranlanarak bir önem derecesi bulunmaya çalışılmıştır. Çalışmanın tümünde önem derecelerinin bulunmasındaki amaç; bundan sonra yapılması planlanan projelerde ve akademik çalışmalarda yol gösterici olmaktır. Çalışmanın Yöntemi Bu çalışma esnasında verilerin toplanması, sınıflandırılması, sunumu, özetlenmesi ve yorumu aşamalarında çeşitli yöntemler kullanılmıştır. İlk olarak verilerin toplanmasında anket metodu seçilmiş ve bu anketlerde yer alacak faktörler belirlenirken Türesoy un Yapı Üretiminde Süre Tahmini ve Yapım Süresini Etkileyen Faktörler konulu tezinin içindeki anket çalışması temel alınmıştır. Bu anketin yanında, Mulholland ve Christian ın Journal of Construction and Engineering adlı dergide, İnşaat İş Programlarında Risk Belirleme konu çalışmaları başlamaktadırlar (Mulholland and Christian, 1999), Saram ve Ahmed in Journal of Management in Engineering adlı dergide 2001 yılında yayınlanan İnşaat Yapım 15

17 Koordinasyon Aktiviteleri: Neler Önemlidir ve Zamanı Neler Tüketir? konulu çalışmaları (Saram and Ahmed, 2001), Didem Karslı nın İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde 1998 yılında hazırladığı İnşaat Süresini Etkileyen Faktörler ve İnşaat Süresi Tahmin Modelleri konulu tez çalışması kapsamında, 1994 yılında Raymond Nkado nun yaptığı ve Etkileyen Faktörler: Yüklenicinin Bakış Açısından adıyla Construction Management and Economics adlı dergide 1995 te yayınlanmış araştırmada, 1995 yılında Peter F. Kaming ve O. Paul Olomolaiye nin yaptığı ve Endonezya da İnşaat Sürelerini ve İnşaat Maliyetlerini Etkileyen Faktörler adıyla Construction Management and Economics adlı dergide 1997 de yayınlanmış çalışmada yer verdiği sonuçlardan faydalanılmıştır (Karslı, 1998). Mürvet Türsoy un araştırması kapsamındaki anketin yapım sürelerini etkileyen faktörlerle ilgili sorular kısmı, otuz üç adet faktörden meydana gelmiştir. Bu anket yirmi dört adet yüklenici inşaat kuruluşunda uygulanmıştır. Yapım süresini etkilediği düşünülen faktörler 0 dan 6 ya kadar sayıların yer aldığı bir puanlama cetveli yardımıyla değerlendirilmiştir. Bu cetvelde; 0: Hiç etkilemez, 1: Çok az etkiler, 2: Orta derecede etkiler, 3: Etkiler, 4: Çok etkiler, 5: Çok fazla etkileri ifade etmektedir. Her faktör için, anketin uygulandığı kişiler tarafından verilen cevaplar toplanmış ve her biri için bir önem derecesi bulunmuştur. Önem derecesi, o faktöre verilen toplam puanın, alabileceği maksimum puana bölümüyle elde edilmesi sayesinde ulaşılan faktörün kendi içindeki yüzde önem derecesidir. Didem Karslı nın tez çalışmasında yer verdiği, inşaat süresini etkileyen faktörleri inceleyen çeşitli araştırmacıların araştırmalarının sonuçları doğrultusunda, temel alınan otuz üç faktöre yenileri eklenmiştir. İki kısımdan oluşan anketin birinci kısım; Proje Yöneticisi Profil Anketi şeklinde adlandırılmıştır. Bu kısımda inşaat projelerinde planlama ve yönetim kademelerinde görev alan, anketin uygulandığı kişilerin profili ile ilgili bilgiler araştırılmaktadır. Anketin İkinci kısmında araştırılan faktörlere yer verilmiştir. Bu kısımda ordinal ölçeklendirme kullanılarak değerlendirilmeye çalışılmış, her faktör 1 den 5 e kadar derecelendirilmiştir. Burada: 1: Çok az, 2: Az, 3: Orta, 4: Çok, 5: Çok fazla etkileri ifade etmektedir. İkinci kısımda bulunan 56 faktör 4 ana başlık altında toplanmıştır. Anket çalışması çeşitli inşaat firmalarında ve kamu sektöründe yönetim ve planlama kademelerinde görevli toplam 55, inşaat mühendisi ve mimara uygulanmıştır. Elde edilen veriler analiz edilirken her faktörün aldığı skorlar planlamacıların bakış açısından, anketin bütün katılımcılarının bakış açısından değerlendirilerek, bu iki grup için faktörlerin önem sıraları karşılaştırılmış, 3. soru olan görev tanımınız sorusuna verilen cevaplar doğrultusunda tespit edilen, saha uygulamacıları, teknik ofis ve yönetim görevlilerinin bakış açılarından ayrı ayrı değerlendirilmiş ve sonuçta elde edilen önem sıraları da kendi içlerinde karşılaştırılmıştır. Değerlendirme yapılırken, her faktörün aldığı ortalama skor, farklı bakış açılarından bulunarak, bir önem derecesi belirlenmiştir. Ayrıca, her faktörün aldığı toplam skor, alabileceği toplam skora oranlanarak bir yüzde önem derecesi bulunmuştur. Bu değer, katılımcıların tümünün yanıtları doğrultusunda elde edilmiş bir değerdir. 16

18 Araştırma Sonuçları Ve Bulgular Bu araştırmanın hedef kütlesi inşaat sektöründe yönetim ve planlama kademelerinde görevli kişilerdir. Anket çalışmasının uygulandığı kişiler, çeşitli inşaat firmalarında ve kamu sektöründe yönetim ve planlama kademelerinde görevli toplam 55 inşaat mühendisi ve mimara uygulanmıştır. İlk bölümde Proje yöneticisi profil anketi adı altında bir anket uygulanmış ve bu kısımda anketin uygulandığı kişilerin görev tanımları ve kişiler ile ilgili bilgiler araştırılmıştır. Kişiler meslek alanları, eğitim durumları, çalıştıkları proje sayısı, projelerde hedeflenen süreyi tutturma oranının yaklaşık kaç olduğu, kaynak ve maliyet düzenlemesinin ne düzeyde yaptığı, hangi sıklıkla güncellendiği ve çalışmakta olduğu firma arşivlerinin kaç yıllık olduğuna dair sorular sorulmuş ve kişilerin verdikleri cevaplar doğrultusunda çeşitli özellikler altında gruplandırılarak sonuçlar farklı bakış açılarından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Elde edilen veriler analiz edilirken her faktörün aldığı skorlar planlamacıların bakış açısından, anketin bütün katılımcılarının bakış açısından değerlendirilerek, bu iki grup için faktörlerin önem sıraları karşılaştırılmıştır. Verilerin analizi esnasında katılımcılar Teknik Ofis, Saha Uygulamacısı, Yönetim Grubu ve Planlamacılar olarak gruplandırılmış ve bu 56 faktörün bu 4 farklı kademedeki görevli kişilerce farklı bakış açıları ile değerlendirilerek önem sıraları karşılaştırılmıştır. Bu tablolarda dikkati çeken ilk ayrıntı, her grubun ilk sıraya kendi iş tanımını daha fazla ilgilendiren faktörlerden birini koymuş olmalarıdır. Bu 3 grup ile baz alınan Mürvet Türesoy un anketinin sonuçları, planlamacıların sıralaması ve katılımcıların tamamının verdiği skorlara dayanılarak elde edilen önem derecesi sıralaması tabloda toplu olarak gösterilmiştir. Bu tablolar yardımıyla bütün grupların değerlendirmesi karşılaştırılmıştır. Tablolarda koyu renkle taranmış satırlar Mürvet Türesoy un anketindeki faktörleri, açık renkli satırlar ise, genişletilmiş konu için eklenmiş yeni faktörleri göstermektedir. Çalışmaya katılan planlamacı grubuna dahil kişilerin yüzde kırkının mesleki deneyimlerinin toplamı beş yıldan az, kırk birinin fazladır. Bu da bu gruba dahil olanların teorisyen konumuna bir hayli yakın olduğunu, henüz uygulamada yeterli deneyim sahibi olmadıklarını ve sahadan gelen verilere nazaran, teorik bilgilerini ön planda tutarak değerlendirme yaptıklarını düşündürmektedir. Benzer şekilde saha uygulamacılarının da yüzde elli sekizinin toplam mesleki deneyimi beş yıldan az, yirmi altısının fazladır. Teknik ofis görevlilerinde de bu oran, yüzde elli yediye yüzde yirmi dokuz şeklindedir. Ancak yöneticilerde bu durum tersine dönmüş ve toplam mesleki deneyimi beş yıldan fazla olanlar bu grupta yüzde elliye ulaşırken, az olanlar yüzde otuzda kalmıştır. Tablo 1. Faktörlerin Bütün Gruplarca Yapılan Sıralamalarının Karşılaştırılması Süresel Planlamaya Etkiyen Katılımcı Teknik Of. Saha Uyg. Yönetim Mürvet T. Planlama. Faktörler (önem d.) Malzemenin zamanında teslimi İşgücü verimliliği Etkin bir iş programının kullanımı Proje-Yapım koordinasyonu

19 Tablo 1. Faktörlerin Bütün Gruplarca Yapılan Sıralamalarının Karşılaştırılması (Devamı) İşgücü temini Projede yapılan değişiklikler Planlama yapılırken dikkate alınması gereken stratejik aktiviteler ve potansiyel gecikmeler Yönetim personelinin sayısının yeterliliği ve deneyimi Alt yüklenicilerin seçimi Proje tipi ve özellikleri Efektif organizasyon yapısı Firma bazlı finansal problemler Projede kullanılan teknoloji İşin sürekliliğinin sağlanması İlave çizim, şartname ve teknik detayların, uygulama için zamanında elde edilmesi İşin çapındaki artış Alt yükleniciler arasındaki koordinasyonun sağlanması İş gücünün motivasyonu Doğal afetler Projenin inşa edilebilirliği Proje- Planlama koordinasyonu Etkili denetim ve kontrol Yer teslimindeki gecikmeler Ekipmanların rasyonel kullanımı Projelendirmede tecrübeli elemanların yer alması Uygun şantiye koşullarının sağlanması Yapım hataları Hava koşulları Tasarım danışmanlık hizmetlerinin yeterliliği Mühendislik verimliliği Uygun ekipman seçimi Enformasyon teknolojisinin etkin kullanımı Uygulanan teknolojiyi kullanma tecrübesi Ekipman arızası Bürokrasi fazlalığı

20 Tablo 1. Faktörlerin Bütün Gruplarca Yapılan Sıralamalarının Karşılaştırılması (Devamı) İşe adaptasyon ve öğrenme isteği Malzeme seçimi Ulusal bazlı finansal problemler Yapım danışmanlık hizmetlerinin yeterliliği Proje tarafları arasındaki hak talebi sorunları (itilaflar) Şantiye zemini ve topografyası Dış otoritelerle iletişimin sürekli kılınması Aktivitelerinin önem derecelerindeki değişiklikler Oluşabilecek aksaklıklara yönelik acil durum, kriz yönetimi, risk yönetimi planlarının önceden oluşturulmuş olması Kayıt ve dokümantasyon yönetimi (Arşiv çalışması) Sözleşme türünün proje tipine uygunluğu İthal malzeme kullanımı Malzeme depolama imkanı Proje prosedürleri Kalite kontrol Şantiyenin uzaklığı Yapı endüstrisine yönelik uygulamaya konulan vergi ve teşvikler Mevzuat değişiklikleri ve yasal düzenlemeler Proje süresince uygulanacak iş güvenliği programının hazırlanması Uygulamanın yapılacağı yerdeki dini, kültürel, sosyal faktörler Hırsızlık Bütün gruplar incelendiğinde süresel planlamaya etkimede etkin bir iş programının kullanımı, malzemenin zamanında teslimi, işgücü verimliliği, yönetim personelinin sayısının yeterliliği ve deneyimi ve firma bazlı finansal problemler faktörlerinin ilk sıralarda yer aldıkları ve en önemli faktörler olarak kabul edildikleri görülmüştür. Yine aynı şekilde bütün gruplarca, şantiyenin uzaklığı, yapı endüstrisine yönelik uygulamaya konulan vergi ve teşvikler, mevzuat değişiklikleri, proje süresince uygulanacak iş güvenliği programının hazırlanması, uygulamanın yapılacağı yerdeki 19

21 dini, kültürel, sosyal faktörler ve hırsızlık faktörleri en alt sıralarda kabul edilerek, süresel planlama konusunda en etkisiz faktörler olarak belirlenmiştir da Mimar Mürvet Türesoy tarafından yapılan çalışma, firmalar bazında uygulanan bir anket olduğu için ve bireylerin çalışma alanlarına göre bir ayrım yapılmadığı için sonuçlara bu durum yansımıştır. Bu iki faktör grubu dışında kalan diğer faktörlere, çeşitli gruplarca çok farklı önem sıralarında yer verilmiştir. Yani bütün gruplarca ortak olarak, en önemliler ve en önemsizler olarak kabul edilen faktörler dışındaki faktörler, karşılaştırmada büyük bir dağılım göstermiştir. Sonuç ve Tartışma Bu çalışma kapsamında gerçekleştirilen anket çalışması ve toplanan verilerin analizleri ışığında proje yönetiminin en önemli alt fonksiyonlarından biri olan planlamanın süresel planlama alanı incelenmiştir. Süresel planlamaya etki eden faktörler, sektör çalışanlarına uygulanan bir anket yardımıyla irdelenmiş ve çeşitli veriler elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda ortaya çıkan verilerle ilgili en çok dikkati çeken konulardan biri, anketin ilk kısmı olan profil belirleme kısmında, görev tanımı sorusuna verilen yanıtların çeşitliliğidir. Burada birbirinin aynı işleri yapan birçok sektör çalışanının, görevlerini birbirinden farklı ifadelerle tanımladığı görülmüştür. Sektörde birçok başka konuda olduğu gibi, görev tanımlaması konusunda da yeterli bir çalışmanın yapılmadığı, ortak bir ifade biçimine yani görev tanımı standardizasyonuna ulaşılamadığı anlaşılmaktadır. Bunun yanında, kişilerin unvan konusunda çok tutucu oldukları ve herkesin kendi tanımlama biçimini kullanmayı tercih ediyor oluşu da durumun standardizasyonunun güçleşmesine nedendir. Dolayısıyla da aynı işi yapan birçok kişi, birçok farklı unvanla anılmaktadır. Bu durumun düzeltilebilmesi için bir standardizasyon çalışması yapılmalı, bu çalışmanın sonucunda elde edilen tanımlamaların kabul görmesi ve kullanılmaya başlanması için de, sektörde çalışacak olan mühendis ve mimarların mesleki eğitimleri sırasında konuyla ilgili bilgilendirilmeleri ve yönlendirilmeleri gereklidir. Bu standardizasyon çalışması için, meslek odaları mensupları, çeşitli üniversitelerden benzer konularda çalışan akademik görevliler, sektörün önde gelen firmalarının temsilcileri ve Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ndan temsilcilerin koordine olması ve bu oluşturulan grubun konuyu derinlemesine incelemesi sonucunda da bir görev tanımı şablonuna ulaşılması doğru olacaktır. Grubun üstünde görüş birliğine vardığı, mesleki kavramlara getirilecek ortak tanımların kullanımının yaygınlaştırılması ve benimsetilmesi noktasında, lisans ve yüksek lisans düzeyinde yapı işletmesi konusunda verilen dersler önemli bir rol üstlenecektir. Anket çalışmasının ikinci kısmında yapılan skorlamalar doğrultusunda elde edilen veriler ve faktörlerin önem sıralarının, gruplara göre birbirinden bir hayli farklı oluşunun, bu gruplara dâhil olan kişilerin mesleki deneyim süreleri ve çalıştıkları proje sayısıyla alakalı olduğu kadar, kişilerin dâhil oldukları grupla yakından ilgili faktörleri daha önemli ve etkili kabul etmeleriyle de büyük oranda alakalı olduğu anlaşılmaktadır. Objektifliği engelleyen bu bakış açısını ortadan kaldırabilmek için, departmanlar ve bireyler arasında doğru bir iletişim sağlanması gereklidir. 20

22 Kaynaklar Bukağılı, A.E., İnşaat Sektöründe Proje Yönetimi ve Proje Yöneticisinin Rolü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. Çalık, E., Proje Yönetimi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. Hallows, J.E., Information Systems Project Management: How To Deliver Function and Value In Information Technology Projects, AMACOM, New York. Karslı, D., İnşaat Süresini Etkileyen Faktörler ve İnşaat Süresi Tahmin Modelleri, Yüksek Lisans Tezi, İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul. Mulholland, B. and Christian, J., Risk Assessment in Construction Schedules, Journal of Construction Engineering and Management, ASCE, Vol. 125, No. 1, January/Fabruary, 8-15 Saram, D.D. and Ahmed, S. M., Construction Coordination Activities: What Is Important and What Consumes Time, Journal of Management in Engineering, ASCE, Vol. 17, No. 4, October, Türen, G., Şahbudak, N., Kültür V.K., Doğan, Ö.F., Karamemiş, G., Ergen E., Polat G., Ünlü G. ve Alabay C., Bir Planlama Doktrini, Bitirme Ödevi İ.T.Ü. İnşaat Fakültesi, İstanbul. Türesoy, M., Yapı Üretiminde Süre Tahmini ve Yapım Süresini Etkileyen Faktörler, Yüksek Lisans Tezi, İ.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, İstanbul. Yamak, O., Proje Yönetim Teknikleri. Komputron Ltd. Şti., İstanbul. 21

23

24 Günümüz Şantiye Koşullarının Literatür ile Kıyaslanması ve Mevcut Durumun Değerlendirilmesi Murat Kuruoğlu Ögr. Gör.Dr. İTÜ İnşaat Fakültesi Yapı İşletmesi Anabilim Dalı Maslak, İstanbul Tel ve Faks : E-posta : Merve Sevim İnş. Müh., Yapı İşletmesi Anabilim Dalı Maslak, İstanbul Tel ve Faks: E-posta: Volkan Ezcan İnş. Müh., Yapı İşletmesi Anabilim Dalı Maslak, İstanbul Tel ve Faks: E-posta: Öz İnşaat projeleri hayata geçirilirken imalatın yapılacağı bölge üzerine belirli bir düzene sahip, imalat esnasında oluşabilecek birçok sorunu atlatabilecek; içerisinde çalışan ve aynı zamanda yaşayan insanların temel ve sosyal ihtiyaçlarına cevap verebilecek, sağlıklı ve güvenli bir şantiye kurulumu öncelikli işlerimizin en başında yer almaktadır. Unutulmamalıdır ki bu şekilde tasarlanmış uygun bir şantiye düzeniyle işlerin aksamasından kaynaklı gecikmelerin büyük çoğunluğunun ve ekonomik anlamda çok ağır olabilecek birtakım faturaların önüne geçilmiş olacaktır. bu çalışma içerisinde temel şantiye tekniği kavramlarının dünü ve tüm bu kavramların bugüne yansıması incelenmek istenmiştir. Temel amaç şantiyelerin kurulum ve yerleşim planlarının değerlendirilmesinde ne durumda olduğumuzu gösteren bir çalışma sunmaktır. Çalışma metodu olarak anket uygulaması şeklinde bir yola başvurulmuştur. Şantiye kurulum ve yerleşimi ile ilgili hali hazırda bulunan bilgi ve büyüklüklerin karşılaştırmalı bir değerlendirilmesi niteliğindeki bir anket formunun farklı şantiyelerde uygulanması sonrasında ortaya çıkan veriler istatistiksel değerleme yöntemi kullanılarak tek tip parametreler haline getirilerek şantiye kurulumu, şantiye ünitelerinin yerleşimi ve büyüklüklerinin belirlenmesi ile ilgili geçmiş yıllardan bu yana süregelmiş bir takım bilgi ve kuralların ortaya konarak bu birikimler ışığında hali hazırdaki bazı şantiyelerin ilgili konularda incelenmesi; bu kuralların günümüzde ne derece uygulandığının saptanması; bu incelemeler akabinde, yapılan işin tipi ve büyüklüğü ile üretim alanları dışında kalan şantiye ünitelerinin boyutları arasında analitik bir sonuca varmak amaçlanmıştır. Anahtar sözcükler : Şantiye mobilizasyonu, tesis yönetimi 23

25 Giriş Bir yapının hayalinin kurulması ile başlayıp bu yapının kullanıma hazır duruma getirilmesine kadar devam eden inşaat sürecinde birbirini takip eden sayısız karar aşamaları bulunur. Ortaya çıkan eserin kurulan hayalle ne kadar örtüştüğü ve ne kadara mal olduğu, bir başka deyişle projenin başarısı, olayların doğru değerlendirilmesi ve bu değerlendirmelere göre alınan kararların düzgün bir şekilde uygulanabilmesine bağlıdır. Bilindiği gibi bir yapının talebi üzerine bu talebin yapılabilirliğinin değerlendirilmesi ile başlayan yapı üretim süreci, gerekli verilerin toplanması ve değerlendirilmesi sonucunda tasarım çalışmaları ile devam eder. Projelendirme aşamasının tamamlanmasının ardından ihale işlemleri yapılan yapı, belirli bir sözleşmenin ışığında yapıma hazır duruma gelmiş olur. Şantiyeler, bir inşaatın yapımını veya mevcut bir yapının tadilat, onarım ya da yıkım işini ruhsatına, projesine, şartnamelere, yürürlükteki mevzuata uygun biçimde gerçekleştirmek için çalışan insanların, kurulan tesislerin, kullanılan makine araç ve gereçlerin oluşturduğu geçici işletmedir. Fiili üretim sürecinin fiziki boyutunu oluşturan şantiyelerin kurulum ve yerleşim planlarının başarısı, şantiye personelinin genel performansında net bir artışa imkân vererek yapılan işin kalitesine doğrudan katkı sağlar. Bu bağlamda önemi açıkça görülen şantiye yerleşimi planlaması bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Şantiye Kavramı Ve Şantiye Kurulumu İngilizcesi construction site, fransızcası chantier ve almancası Baustell olan şantiye kelimesi dilimize fransızcadan uyarlanma şantiye olarak yerleşmiştir. Bir bütün olarak Şantiye yapı malzemelerinin yığılıp saklandığı yer, yapım aşamasındaki bina, fabrika, yol ve baraj gibi tüm yapılara genel olarak verilen addır. Şantiye tekniği bütün hayat boyunca tecrübe ve etüd ile öğrenilebilen bir konudur. Yenilikler ile çok yakından ilgilidir ve devamlı değişmektedir. Bunun için ya hiç şantiye tekniği kitabı yazmamak veya her yıl kitabı ve toplanan dökümantasyonu yeniden gözden geçirerek yenilikleri eklemek ve modası geçen şeyleri çıkarmak, yani eseri aktüel teknik duruma adapte etmek gerekir. (Berkman, A.F.,1957) Şantiye, bir inşaat alanının, inşaat yapımının, düzenlenmesinin, onarımının ve/veya yıkımının tamamlanması amacıyla; işin tüm altyapısı, şartnamesi ve ilgili mevzuatlarına uymak koşulu ile öngörülen süre içerisinde güvenlikli bir şekilde tamamlanması amacıyla makine, araçlar ve insanların bir uyum içerisinde çalıştığı geçici süreli işletmelerdir.( Müngen, M. U., 2003.) Tek başlarına koca bir üretim sahası olan şantiyeler aynı zamanda geçici süreli üretim yerleridir. Önceden hazırlanan projeye göre tesisleri, birimlerin ve çalıştırılacak kişilerin sayısı doğru öngörülmeli ve çalışacak bu insanların, aletlerin ve makinelerin koordinasyonları uyum içerisinde sağlanmalıdır. Planlanmamış bir iş başlangıcının olumsuz etkileri tüm iş süresince kendini hissettirmektedir. 24

26 İnşaat alanını 4 kısım halinde incelenmektedir: 1.Üretim Alanı 2.İdari Alan 3.Depo Alanı 4.Sosyal Tesisler Üretim alanı; yapının aktif olarak inşa edildiği alan, idari alan; yapıyla ilgili çalışmakta olan idari personelin( Mühendislerin, teknikerlerin, sekreterlerin vs.) bulunduğu binalar, depo alanı; açık veya kapalı olmak üzere yapıda kullanılacak malzemelerin koyulduğu alan, sosyal tesisler ise; yemekhane, yatakhane, soyunma yerleri, spor tesisleri gibi diğer 3 alanın dışında kalan, yaşamın süregeldiği alanlar olarak tanımlanmıştır. Araştırma Yöntemi Bu çalışma kapsamında verilerin toplanması ve kıyaslanması için anket yönetim seçilmiştir.. Konu ile ilgili çeşitli kaynakların taranması sonucunda geçmiş yıllara ait birikimler ortaya konarak bu bilgiler ışığında günümüzdeki şantiyelerin değerlendirilmesi amacıyla çeşitli soru ve çizelgeler hazırlanmıştır. Şantiyelerin üretim faaliyetleri dışındaki durumunu ortaya koymak amacıyla çeşitli şantiyelere uygulanmak üzere bir 63 sorudan oluşan anket hazırlanmıştır Hazırlanan sorularla gezilen şantiyeler ile ilgili veriler toplanmış; çizelge ve diyagramlar yardımıyla da bu verilerin değerlendirilmesi sağlanmıştır. Anket; Genel Bilgiler, Çalışanlara Ait Bilgiler, Şantiye ve İşçilere ile İlgili Bilgiler, İş Güvenliği ile İlgili Bilgiler ve Sosyal Binalar ile İlgili Bilgiler olmak üzere toplam beş ana başlıktan oluşmaktadır. Şantiyelerin türlerine göre farklılıklar gerektirmesinden ötürü şantiyeler o Konut o Metro o Otoyol o Alışveriş Merkezi o Stadyum, spor salonu o Kültür Merkezi o Kamu Binası (Adliye SARAYI, Belediye Binası vs.) o Hastane o Diğer olmak üzere gruplandırılmıştır. Yapının inşa süresince kişi / ay ifadesinin öneminin altı özellikle çizilerek belirtilmiş olup, bu ifadeyle üretimi yapacak işçi ve idari personel sayısına ulaşılması hedeflenmiştir. Araştırmanın sonunda 50 sene öncesine göre modernleştik mi yoksa geriye mi gittik? konulu bir değerlendirme yapabileceğimiz önerisi üzerinde durulmuştur. Çalışma toplam 19 farklı şantiyede şantiye şefi, proje müdürü ve kamp amiri ile yapılan yüz yüze görüşmeden çıkan sonuçları sunmaktadır. 25

27 Anketin Değerlendirilmesi ve Bulgular İncelenen örnek şantiyelerin sonuçlara sağlıklı biçimde yansıması ve her bir proje tipinin farklı özelliklerinin dikkate alınması açısından sadece tek bir tipe bağlı kalınmamış, bu sayede alınan ortalama sonuçların karma yapıda olması sağlanmıştır. Değerlendirmelerin bu şekilde farklı bölge ve şantiyelerde yapılması çeşitliliği artırmış ve bizi daha doğru bir değerlendirmeye sevk etmiştir. (Ozan Çelik vd,2009) Çalışmada elde edilen çarpıcı bulgular aşağıdadır; 1. İncelenen şantiyelerin %30 unda özürlü personel çalışmaktadır. 2. İncelenen şantiyelerin %70 inde bayan çalışan bulunmaktadır. 3. Ofislerin %50 sinde sigara kullanılmaktadır. 4. Şantiyelerin %80 inde servis olanakları mevcuttur. 5. Şantiyelerin tamamında çaycı ve kapıcı bulunmakta, ancak %90 ında çaycıya ait bir oda vardır. 6. Şantiyelerin %25 inde sahada ofis bulunmamaktadır. 7. Tüm şantiyelerde ofislere özel WC ve Lavabo bulunmakta olup otapark alanı ayrılmıştır. 8. Şantiye ofisi olan şantiyelerin %45 inde misafir (ziyaretçi) odası bulunmaktadır. 9. Şantiyelerin %55 inde arşiv için oda ayrılmıştır. 10. Şantiyelerin %10 unda yerleşim alanlarına ait su drenaj çalışması yapılmamıştır. 11. Şantiye sahasına yerleşim planlanırken, şantiyelerin %50 sinde hakim rüzgar göz önüne alınmamış olup, %85 inde sahaya trafo yapılmıştır. 12. Şantiyeler suyunun %55 i ana şebekeden, %10 u artezyenden, %15 i tanker ile taşıyarak, %10 u hem ana şebeke hem artezyen ve %10 u ana şebeke ile birlikte tanker ile su taşıyarak temin etmektedir. 26

28 13. Şantiyeler atık sularını ise %65 i ana şebekeye vererek, %10 u fosseptik kullanarak, %10 u vidanjör ile çektirerek ve kalan %15 ide ana şebeke ve fosseptik uygulamalarını birlikte yaparak uzaklaştırmaktadır. 14. Şantiyelerin %85 inde iş güvenliği eğitimi verildiği ifade edilmiştir. Diğer yandan şantiyelerde her işçiye bir baret vermekte ancak %75 ine çelik burunlu ayakkabı sağlanmaktadır. Buna karşın şantiyelerin %20 sinde yangın tehlikesine karşı herhangi bir önlem bulunmamakta, şantiyelerin %80 inde revir bulunmaktadır 15. Projede çalışanlara %80 şantiyede ilk yardım eğitimi verilmektedir. %90 şantiyede yüksekte çalışanlar için emniyet kemeri verilmektedir. 16. Şantiyelerin %90 ında iş güvenliğinde sorumlu kişi yada birim mevcut olup %90 ında iş güvenliğine uymayanlar için değişik yaptırımlar uygulanmaktadır. 17. Şantiyelerin %80 inde işçiler için üretim sahasında WC ve lavabo bulunmakta, İşçiler için ancak şantiyelerin %65 inde soyunma giyinme kabinleri bulunmaktadır. 18. Şantiyelerin %65 inde işçiler için çamaşırhane yapılmıştır. 19. Şantiyelerin %45 inde 8 saat, %30 inde 9 saat ve %25 inde 9 saatten fazla mesai yapılmaktadır. 20. Şantiyeler yemek işlemini %70 i hazır yemek firmaları ile %30 u kendi aşçı ve mutfakları ile çözmektedirler. 21. Şantiyeler teknik personeli için konaklama imkânları değişik biçimlerde sağlanmaktadır. Şöyle ki şantiyelerin %45 inde bekâr lojmanı, %5 i ev kira yardımı ve kısmi lojman, %5 i kira yardımı yapmakta %45 i ise şantiye sahası ve kiralama seçenekleri ile konaklama imkânları sağlanmaktadır. Sonuçlar Sonuç değerlendirmesi yapılırken, örnek şantiyelerin değişken sayıda alt işveren çalıştırması ve yine bunların çalıştırdığı işçi sayılarının da oldukça geniş bir aralıkta değişim göstermesi nedeniyle değerlendirme aşamasında özellikle barınma ve sosyal birtakım ihtiyaçların giderilmesi konusunda maksimum sayılara bakılmıştır. Şantiye tekniği açısından gereksinimleri ortaya koyan Sn. Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Berkman ın hazırlamış olduğu kişi başına değerler açısından, hazırlanmasından günümüze kadar geçen 50 yılı aşkın sürede teknolojinin kat ettiği büyük mesafe de dikkate alındığında donanım bakımından ofislerin zenginleşmesi normal karşılanmalıdır. Ancak kişi başına düşen çalışma alanı bakımından standartlarla aradaki büyük farklılığın yalnızca teknik ve idari personelle sınırlı kalmış olması gün geçtikçe üst düzey çalışanlarla daha düşük kıdemli işçilerin çalışma şartları arasındaki farkın açıldığını gözler önüne sermektedir. Kurulum aşamasında birçok şantiyede sosyal alanlar ortalama işçi sayılarına göre düzenlendiği için toplam işçi sayısı çok değişken olan şantiyelerde özellikle maksimum işçi sayısına ulaşıldığında lavabo/duş/wc/yemekhane gibi ünitelerin kişi başına düşen sayıları yetersiz kalmakta olduğu gözlemlenmiştir. İşçi başına yatak, dolap, tuvalet, banyo, duş, sosyal tesis alanı, dinlenme alanı, kantin alanı, soyunma giyinme kabin sayısı gibi temel ihtiyaçlarda geçen 50 senede hiç ilerleme olmadığı gibi aksine geri gidilmiştir. Diğer bir değişle 15 kişi için bir tuvalet gerekirken (olması gereken) 27

29 ortalamada bu değer yaklaşık 27 kişi başına bir tuvalet biçimindedir. Kişi başına bir dolap dahi düşmemektedir. Sonuç değerlendirmesi kapsamında dikkatimizi çeken en önemli husus ofis mahallerindeki yaşam alanı ve donanım koşulları bakımından Sn. Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Berkman ın hazırlamış olduğu kişi başına değerler göz önüne alındığında ortaya büyük farklılıklar çıkmaktadır. Teknik personelin ihtiyaç duyduğu alanlarda ise teknolojinin artmasına bağlı olarak artış olmuştur. Bu husus tabloda 4 m2 kişi başına ihtiyaç olan alanın şantiyeler ortalamasının 16.4 m2 olarak bulunması ile kendini göstermektedir. Diğer yandan şantiyelerde ortalama her kişiye bilgisayar düşüyor olması teknolojinin sahalara yerleştiğinin bir göstergesi olarak algılanmaktadır. Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Berkman ın hazırlamış olduğu kişi başına değerler ve şantiyeler ortalama karşılaştırması (Ozan Çelik vd,2009) Büro Mahali Olması Gereken Birim Şantiyeler Ortalaması Birim Taban Alanı 4 m2/ kişi 16,410 m2/ kişi Hava Hacmi 10 m3/ kişi 42,047 m3/ kişi Masa 1 adet/ kişi 1,109 adet/ kişi Bilgisayar 1 adet/ kişi 0,966 adet/ kişi Sandalye 1 adet/ kişi 1,340 adet/ kişi Şantiye Gece Barınakları Olması Gereken Birim Şantiyeler Ortalaması Birim Alan 5 m2/ kişi 5,840 m2/ kişi Yatak 1 adet/ kişi 1,298 adet/ kişi Dolap 1 adet/ kişi 0,647 adet/ kişi Lavabo 15 Kişi/adet 27,491 kişi/adet WC 15 Kişi/adet 26,655 kişi/adet Duş Mahali 15 Kişi/adet 28,927 kişi/adet Yemekhane Alanı 2 m2/ kişi 1,888 m2/ kişi Değerlendirmesi yapılmış olan eksiklikler üzerine gidilerek yapılacak olan iyileştirme çalışmaları ile daha sağlıklı bir çalışma ve yaşam ortamı yaratılmış olacaktır. Çalışma ve barınma ortamının teknik ve idari personel için gayet yeterli olmasına rağmen işçilerin barınma ve sosyal imkanlarının geliştirilmesi çok olumlu yönde atılmış adımlar olacaktır. Özellikle salgın hastalığın hızla yayılmasının mümkün olduğu şantiyelerimizde hijyen için lavabo, tuvalet, duş imkanlarının arttırılması çalışma kalitesinin arttırılması açısından önemlidir. Özellikle İstanbul da yer kısıtı olan şantiyelerde her türlü imkanı yaratmak elbette zor olacak ancak buralarda da en azından temel ihtiyaçların mümkün olan en iyi şekle getirilmesi yerinde bir karar olacaktır. 28

30 Kaynaklar BERKMAN, A.F., Şantiye Teknikleri, İstanbul Teknik Üniversitesi, pp , 157, 170, 175, İstanbul Teknik Üniversitesi Matbaası, MÜNGEN, M. U., İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi Sertifika Programı Şantiye Tekniği Ders Notları, pp.1-5, 19-20, 33-34, 37-39, 41-42, 47, 49, 55, 65, 67, İnş.Müh. Ozan Çelik, İnş.Müh. Esra Topkaya (Kocaeli Üniv.), İnş.Müh. Erdi Akbayrak, İnş.Müh. Alican Ankay, İnş.Müh. Erman Yiğit Tuncel, İnş.Müh. Emrecan Türkeş, İnş.Müh. İsmail Gülbetekin, Hasan Tahsin Boz, Yürütücü Dr. Murat Kuruoğlu Şantiyelerin Kurulumu ve Yerleşim Planlarının Değerlendirilmesi, Mühendislik Tasarım Projesi, İTÜ İnşaat Fakültesi Yapı İşletmesi Anabilim Dalı, 2009, 29

31

32 Yapı İşletmesi ve Yapım Yönetimi Kapsamında Eskişehir TED Koleji Örneğinin İrdelenmesi Araş. Gör. Zeynep Arda Bozok Üniversitesi Müh.-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü, Yozgat Tel: E-Posta: Araş. Gör. Zuhal Özçetin Bozok Üniversitesi Müh.-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü, Yozgat Tel: E-Posta: Öğr. Gör. Mehmet Eminel Bozok Üniversitesi Müh.-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü, Yozgat Tel: E-Posta: Öz İnsanoğlu gereksinimlerini karşılamak amacıyla belirli konfor ve güvenlik koşullarını sağlayarak çeşitli işlevde yapılar oluşturmuştur. Bu yapılarda gelişen ve değişen teknolojik olanaklarla standart yapım tekniklerinin yanı sıra yeni ve modern yöntemlerde kullanılmaktadır. Bir yapı projesinin işverenin isteklerini karşılamak amacı ile mimari tasarım sürecinin başlangıcından bitimine kadar planlanması, yürütülmesi, denetlenmesi ve koordine edilmesi için yapının belirtilen süre, bütçe ve kalitede tamamlanması gerekmektedir. Projesi tamamlanan yapıların iyi yönetilmeden inşa edilmesi, proje hatalarının ve yapı maliyetinin artmasına, organizasyon eksikliklerine, hatalı malzemeyle üretimin gerçekleştirilmesine, teslim sürelerinde gecikmelere ve iş kazalarına yol açmaktadır. Bu nedenle proje yönetiminde yapı ile ilgili disiplinlerin eş güdümünün ve akılcı yapım yönetiminin gerçekleştirilmesi konusu iş gücü, zaman ve para açısından ekonomi sağlanması ve kaliteli yapımın gerçekleştirilmesi için önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, Eskişehir TED Koleji örneği şantiyede yapım yönetimi, yapım süreci ve yönetim eylem ve etmenleri başlıkları altında irdelenecek, yapı işletmesi ve yapım yönetimi kapsamında örnek yapının olumlu ve olumsuz yönleri karşılaştırılacaktır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ile yapı işletmesi ve yapım yönetimi konusunda önerilerde bulunulacaktır. Anahtar Sözcükler: Yapı İşletmesi, Yapım Yönetimi, Eskişehir TED Koleji, TED Koleji, Yapı Yönetim Eylem ve Etmenleri. 31

33 Giriş Zaman, maliyet ve kaliteyi denetlemek amacıyla, bir yapım programının yönetim metotlarını uygulayarak yürütülmesine yapım yönetimi denmektedir. Bir yapım projesinin belirtilen süre, bütçe ve kalitede tamamlanmasını sağlamak, işverenin isteklerini karşılamak iç in başlangıcından bitimine kadar planlanması, yürütülmesi, denetlenmesi ve koordine edilmesine yapım proje yönetimi denir [1]. Yapının Tasarımı Karar Projelendirme Denetim ve Organizasyon Yasalar Yapımın Yönetimi Uygulama Yürütme Tasarımı Yargı Teslim Şekil 1. İnterdisiplin olarak yapı yönetimi [2] 1. Yönetim Eylem ve Etmenleri Bir yöneticinin, bulunduğu konuma ya da yapı üretim süreci içindeki durumuna göre, dikkate almak zorunda olduğu yönetim bileşenleri mevcuttur ve ayrıca bu bileşenler yönetim tanımını da yapmaktadır. Bir yöneticinin süreç içinde yapması gereken eylemlere yönetim eylemleri, yönetim eylemlerini yaparken önemli olan ve yönetimi etkileyecek bileşenlere yönetim etmenleri denmektedir [3]. YÖNETİM YÖNETİM EYLEMLERİ YÖNETİM ETMENLERİ 1. PLANLAMA 2. TASARLAMA VE PROBLEM ÇÖZME 3. KARAR VERME 4. DENETİM 5. İLETİŞİM 1. ORGANİZASYON 2. KOORDİNASYON 3. VERİMLİLİK 4. STANDARDİZASYON 5. KISITLAR 6. EKONOMİ 7. KALİTE Şekil 2. Yönetim Süreci Eylemleri ve Etmenleri [3] 32

34 2. Yapı Üretim Süreci Yapı üretim süreci, ihtiyaçların belirlenip, bunları karşılayacak ürünün yapılması kararı ile başlayıp, fizibilite etüdü ile devam etmektedir. Bu evre, ihtiyaç ve talebe, kaynakların durumuna göre analizlerin yapıldığı, değişik çözüm yollarının araştırıldığı evredir [1]. Eskişehir TED Koleji, ülkedeki 22. TED okuludur. Temelleri 12 Mart 2008 tarihinde atılmıştır. Şantiye kurulumuna hafriyat işleriyle eş zamanlı olarak başlanmıştır. Projenin boyutları 50 dekar arsa alanı içerisinde belirlenmiş olup, proje maliyeti yaklaşık dolar olarak belirlenmiştir. Projenin bir kısmının öğretim yılında faaliyete geçmesi amaçlanmıştır. Mimari proje TED kolejinin merkezi olan Ankara da Yeşim-Nami HATIRLI tarafından yapılmıştır. Yüklenici firmalar Müpasan İnşaat Tic. San. Ltd. Şti. ve Batu İnşaat A.Ş. dir. Teknik ve idari/yasal şartnameler hazırlandıktan sonra 50 dekar arsa alanı içinde 6400 m 2 kapalı alan (2000 m 2 ortaokul kısmı, 2000 m 2 ilkokul kısmı ve 2400 m 2 anaokulu kısmı) tasarlanmıştır. YAPI YAŞAM SÜRECİ YAPI ÜRETİM SÜRECİ KULLANIM SÜRECİ Ön hazırlık evresi Fizibilite çalışmaları Planlama/ Programlama (ihale) Tasarlama Yapım evresi YIKIM Şekil 3. Proje Süreci Temel Evreleri [1,3] 2.1. Alan (Yerleşke) Tanımlaması: Bir kent alanının hangi özel amaçlarla tahsis edilmesi gerektiği yerleşme ölçeğinde bir fizibilite çalışması gerektirir. Bu nedenle, bu alanla ilgili mümkün olabilecek fonksiyon tipleri, yapı birim sayısı, plan düzenleri, yapım sistemi alternatiflerinin değerlendirilmesi, arsa maliyeti, rayiç kira değerleri, arsa kullanma emsali, park yeri zorunluluğu vb. sorunları incelenmelidir [1]. Proje şehir merkezinden yaklaşık km uzaklıkta bulunan Yukarı söğüt önü mevkiinde konumlandırılmıştır (Resim 1). Eğimli olmayan bir arsa yapısı mevcuttur. 33

35 Resim 1. Eskişehir TED Koleji Alanının Şehir Merkeziyle İlişkisi [5] Resim 2. Eskişehir TED Koleji Alanı (Google Earth) 2.2.Yapı Bütününün İncelenmesi: Eskişehir TED Koleji örneğinde; yapı bütünü Vaziyet Planı, Bina Konumları, Diğer Binalar ve Çevre İle Ulaşım, Plan Özellikleri, Binaların Şekillenme Kriterleri, ve tarihleri arasında mevcut durum incelenmiştir Vaziyet Planı: Yerleşke bütününde var olan binalar arazi ve yola göre konumlandırılmış olup, spor alanları ve anaokulu yola göre konumlandırılmıştır. Yerleşke bütününde yurt ve lojmanlar hem arsanın biçimlenişine uygun olarak hem de eğitim birimleri ile olan ilişkisi göz önünde bulundurularak eğitim birimlerinden ayrı olarak tasarlanmıştır. Yönlenme kuzeybatı-güneydoğu ve kuzeydoğu-güneybatı doğrultusundadır. Yerleşim planında her binanın kendine ait otoparkı bulunmaktadır. Yerleşkede araç ve yaya girişleri kullanıcılar dikkate alınarak yoldan uzaklaştırılmıştır ve iki ayrı giriş düşünülmüştür (Resim 3.4.5). 34

36 Resim 3. Eskişehir TED Koleji Vaziyet Planı (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Resim 4-5. Projenin Genel Görünümünü Gösteren Üç Boyutlu Çizimler (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Diğer Binalar ve Çevre İle Ulaşım: Şehir merkezinden yaklaşık km uzaklıkta Yukarı Söğüt önü mevkiinde Söğüt ve Uludere Yolu Caddesi üzerinde konumlanan yapı bütünü ön cephesinde özel şahsa ait bir çiftlikle komşu parselde bulunmaktadır. Şantiye alanı eğimli olmayan bir arazi üzerinde konumlandırılmıştır (Resim 6). 35

37 Resim 6. Eskişehir TED Koleji Alanı, Diğer Binalar ve Çevre İlişkisi Plan Özellikleri: Eskişehir TED Koleji yerleşkesi anaokulu, eğitim bloğu, yurt, lojman ve spor merkezinden oluşmaktadır. Anaokulu binasında omurga şema düşünülmüştür. Yapı, merkezinde bulunan sosyal aktivite mekanlarına takılan iki sirkülasyon aksı ve bu akslara takılan sınıflardan oluşmaktadır. Yapıda kullanıcı gereksinimleri göz önünde bulundurularak, kış aylarında oyun alanı için iç avlu, yaz aylarında sınıflara ait terasla ilişkilendirilmiş bahçe içerisindeki oyun alanları tasarlanmıştır (Resim 7,8,9). Eğitim bloklarında tarak şema düşünülmüş olup, sirkülasyon aksının bir ucuna takılan sınıflardan ve diğer uca takılan müzik ve görsel sanatlar işlikleri, laboratuarlar ile öğretmen odalarından oluşmakta, kütüphane ve idare sosyal tesisler ile sonlanmaktadır. Eğitim birimleri sınıflar, sınıflar ve sınıflar olmak üzere ayrı bloklar olarak düşünülmüştür. Eğitim birimleri bloklarının her birinin kendine ait girişi ve tören alanı bulunmaktadır. Tören alanları her bir bloğa ait açık spor alanları ile ilişkilendirilmiştir (Resim ). Spor merkezi açık ve kapalı mekânlardan oluşmaktadır. Açık mekânlar ulaşım kolaylığı ve aynı işlevlerin bir arada bulunması açısından kapalı spor salonu ile ilişkilendirilmiştir. Kapalı spor salonuna ait ayrı bir otopark bulunmakta ve giriş buradan sağlanmaktadır (Resim ). Resim 7. Anaokulu Zemin Kat Planı (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) 36

38 Resim Eskişehir TED Koleji Anaokulu Bloğu Görünüşleri (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Resim 10. B Blok Bodrum Kat Planı Resim 11. B Blok Zemin Kat Planı (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Resim 12. Eskişehir TED Koleji B Blok 1. Kat Planı (Müpasan İnşaat Ltd.Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) 37

39 Resim Eskişehir TED Koleji B Blok Görünüşleri (Müpasan İnşaat Ltd.Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Resim Eskişehir TED Koleji B Blok İç Mekân Görünüşleri (Müpasan İnşaat Ltd.Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Resim Eskişehir TED Koleji B Blok İç Mekân Görünüşleri (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) 38

40 Resim 19. Eskişehir TED Koleji C Blok Resim 20. Eskişehir TED Koleji C Blok Bodrum Kat Planı Zemin Kat Planı (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Resim 21. Eskişehir TED Koleji C Blok 1. Kat Planı (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Resim Eskişehir TED Koleji Spor Tesisleri (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) 39

41 Resim Eskişehir TED Koleji Spor Tesisleri (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Resim Eskişehir TED Koleji Spor Tesisleri Kesit-Perspektif (Müpasan İnşaat Ltd. Şti.- Batu İnşaat A.Ş. Arşivi) Eskişehir TED Koleji Örneğinde ve Tarihleri Arasında Yapılan İncelemelerde Mevcut Durum: Eskişehir TED Koleji şantiyesinde yapılan incelemelerde anaokulu binasında kaba ve ince işler bitmiş olup, eksik kalan dekorasyon işlerine devam edilmektedir. Eğitim bloklarında ise sınıflar bloğu kaba işleri tamamen bitirilmiş, ince iş ve dekorasyon işleri devam etmektedir sınıflar bloğunda ise kaba inşaat sürdürülmektedir. Diğer blokların yapımına ise henüz başlanmamıştır. 40

42 3. Eskişehir TED Koleji Binası Şantiyesinin Yönetim Eylemlerine ve Etmenlerine Göre İncelenmesi 3.1. Yönetim Eylemleri Planlama: YÖNETİM EYLEMLERİ Planlama Tasarlama/ Problem Çözme Karar Verme Denetim İletişim Şekil 4. Yönetim Eylemleri Şeması [4] Fizibilite çalışmalarından projenin boyutu hesaplanmış ve yapının belli bölümlerinin yapılıp faaliyete geçmesi düşünülmüştür. Proje boyutunun geniş olması yapım aşamasını parçalara ayırmıştır ve anaokulu kısmından başlanan yapım süreci belli aşamalarda bitirilmiştir. Ana okul ve ilkokul kısmı faaliyete geçmiş durumdadır. Projenin şu an ki aşaması ortaokul kısmıdır. Projenin konumu, finansmanı belirlenmiş, Porsuk Yapı Denetim şirketiyle anlaşılmış ve organizasyon şeması sağlanmıştır. PROJE KOORDİNATÖRÜ/ FİRMA SAHİBİ ŞANTİYE ŞEFİ KABA İŞLER ŞEFİ İNCE İŞLER ŞEFİ Şekil 5. Eskişehir TED Koleji Örneğinde Organizasyon Şeması [4] İş bölümü yüklenici tarafından sağlanmaktadır. Nelerin, neden, nasıl, ne zaman yapılacağı ve kimin yapacağı organizasyon kurgusunda belirlenmiştir. Ayrıca projenin Ankara bağlantısından dolayı (Mimari proje Ankara da hazırlanmıştır) değişiklikler yapılmış ve uygulanmaktadır. 41

43 Amaçların Saptanması Mevcut durumun değerlendirilmesi Verilerin toplanması, değerlendirilmesi Projenin aşamalı ilerlemesi ve ortaokul kısmının bir daha ki dönem ( ) faaliyete geçmesi amaç edinilmiştir. Daha sonra mali durum, personelin nicelik ve niteliği, araç ve gereçlerin durumu, rekabet gücü, karlılık durumu, örgüt yapısının uygunluğu gibi durum değerlendirmeleri yapılmıştır. Pazar durumu belli aralıklarla izlenmeye devam etmektedir. Ham madde ve malzeme kaynakları incelenmiş halende uygun yerler araştırılarak malzeme temini yapılmaktadır. Kullanıcı profilinin, öğrenciler olması ve okulun bir kısmının faaliyette olmasından dolayı değişimler yapılabilmektedir. Gelecek tahmini yapmak İnşaat sürecinde gelecek tahmini kaçınılmazdır. Yapılan her iş aslında bir önceki günün tahmininden ibarettir. Tabii bunun içinde uyarılara rağmen, oluşan olumsuz tahminlerde mevcuttur. Örneğin; ekonomik kriz... Planın kontrolü ve revizyonu Plan kontrolü her zaman, Revizyon önerisi Ankara da ve proje koordinatörü-firma sahibinin onayı üzerine yapılmaktadır. Şekil 6. Planlama Aşamalarının örnekte incelenmesi [4] Tasarlama / Problem Çözme: Problemlerin çözümü, çözüm getirenin bilişsel düzeyi ile ilişkilidir. Problemi, iyi tanımlanmış problem haline getirmeye çalışmak önemlidir. Problemlerden biri mevcut projedeki bir odanın kapısının çizilmemesi olmuştur. Bu sorun şantiye şefi ve proje koordinatörü tarafından Ankara ya bildirilerek, uygun bir şekilde proje düzeltilmiştir Karar verme: Karar verme süreci, yapı yaşam sürecinde her düzeyde gerçekleşen yönetim eylemidir. Karar vermenin üç yöntemi mevcuttur. 1. Sezgisel karar verme: Kararların duygunun yönlendirdiği şekilde alınmasıdır. Şantiye şefinin işçi seçiminde hislerine de güvenmesi gibi. 2. Yargıya dayanan karar verme: Bilgi ile edinilen deneyimler ile örgüt faaliyetlerine ilişkin rutin kararların alındığı yöntemdir. Mobil vincin gerekli yerlerde kullanılması gibi. 3. Problem çözmeye dayanan karar verme: Problemi oluşturan etmenler belirlenip, birbirleriyle olan ilişkileri ile nasıl sonuca varılacağı araştırılır. 42

44 Tüm uyarılara rağmen kasklarını giymeyen işçiler, şantiye şefi tarafından yevmiyeleri kesilerek cezalandırılmış, böylece problemin çözümüne dayalı karar verilmiştir. Karar verme Eskişehir TED Koleji şantiyesinde Konsensüs yöntemiyle yapılmaktadır. Yani tüm ilgililerce düşünülüp karar verilmektedir. (3 kişilik heyet kararı) İncelenen örnekte var olan ve oluşan problemlerin çözümünde yapılan işlerin aksamaması için, bazı zamanlarda anında problem çözümüne ilişkin kararlar verilip uygulanmaktadır Denetim: Mevcut durumla; örgüt takımın hedefe varmak için etkili ve verimli çalışıp çalışmadığını araştırma sürecidir. Denetim, geçmişe ilişkindir [3]. Denetim Porsuk Yapı Denetim şirketi tarafından yapılmaktadır. Yapı denetim şirketi elemanları, arama üzerine şantiyeye gelmektedirler. Şantiyede denetim ve yönetim tutanağı bulunmamaktadır. (İş yoğunluğundan dolayı bunlara vakit kalmamıştır) Denetim şirketinde düzenli olarak tutulmaktadır. Fakat gerek şantiye şefinin gerekse proje koordinatörü ve firma sahibinin gösterdikleri özen dolayısıyla planlanan işlerin zamanında ve doğru bir şekilde yapılmasının da önem arz ettiği belirtilmektedir İletişim: Sonuca ulaşmak ve davranışları etkilemek amacıyla insanlar arasında sözlü ya da sözlü olmayan diğer araçlarla anlayış sağlamaya iletişim denmektedir [3]. İletişim modeli olarak; yıldız ağ kullanılmaktadır. Bu modelde; komuta zincirindeki bir yönetici ile (firma sahibi ve proje koordinatörü) etkileşimde bulunan bir uzmanı (şantiye şefi) yansıtmaktadır. İletişim kurgusunda görev tanıtımı, işe alınan her işçi için yapılmaktadır. Yöneticinin (şantiye şefi) işe alınacak elemanları tanıması deneme-yanılma yöntemiyle, deneyimle ve teknik personelden soruşturmakla sağlanmaktadır. Teknik şartname şantiyede mevcuttur. İletişim kurgusunda kimin ne yapacağı 1-2 gün önceden planlanıp, o gün şahıslara yapacakları işler açıklanmaktadır. Mesela; şu an ki inşaatta çalıştırılan işçilerin bir kaçının faaliyete geçecek anaokuluna askı asılması için 1-2 gün önceden görevlendirilmesinin yetkililer tarafından (firma sahibi) istenmesi gibi... Projenin Ankara da yapılması iletişimde bazı aksaklıklarda getirmektedir. Ayda bir mimari proje için görüşmeler yapılabilmektedir. Mesafeden dolayı kaynaklanan iletişimler (telefon görüşmesi v.b. ) maliyeti de etkilemektedir. 43

45 3.2. YÖNETİM ETMENLERİ YÖNETİM ETMENLERİ Organizasyon: Organizasyon Koordinasyon Verimlilik Standardizasyon Kısıtlar Şekil 7. Yönetim Etmenleri Şeması [4] Bir örgütün amaçlar doğrultusunda, elemanlarının yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi, yönetsel eylemlerin kurgulanması durumu organizasyon olarak tanımlanabilir. Uzmanlaşmış kişileri organize ederek verimlilik ve etkinliği arttırmak; örgütlenmedir [3]. Bir inşaat firmasında atılacak en önemli adım, uygun bir organizasyonel yapı ortaya koymaktır. Bu organizasyon yapısı kurulmadan firma bünyesindeki birbirinden farklı işlevlerin etkin ve koordineli bir biçimde yerine getirilmesi pek mümkün olamamaktadır. Bu nedenle her firma, stratejisiyle uyumlu ve işlevsel gereksinimlerine uygun bir organizasyon yapısı kurmak durumundadır [2,3]. Firma çapındaki organizasyonel yapının kurgusu yapılırken diğer yandan kişisel sorumlulukların en etkin şekilde ortaya konulması da gereklidir. Kişilere yüklenen sorumluluklar ne yerine getiremeyecekleri kadar ağır ne de boş kalacakları kadar hafif olmamalıdır. Verilen işle karşılığında alınan sonucun paralelliği sağlanarak üst düzey yöneticilerle çalışanlar arasında iş dağılımı açısından denge ve eşitlik sağlanmalıdır. Uygun ve yerinde bir organizasyon, etkin bir yönetimin ilk koşuludur. Organizasyonda gerekli prensipler şu şekilde sıralanabilir: a-) Firmanın stratejisi ve amaçları doğrultusunda yeteri kadar yönetim pozisyonu oluşturularak belirlenmiş amaç ve hedef stratejilerin başarılması. b-) Firma içi iletişim sistemi açıkça tanımlanarak denetim, emir ve bilgi akışının uygun bir sistematiğe oturtulması. c-) Bir üst düzeydeki yöneticinin ayrılması durumunda, firma işlevlerinin aksamaması için bir alt düzeydeki elemanın en az üstünün yerini alabilecek kadar iş eğitimine tabi tutulması [2]. İnşaat firmalarını diğerlerinden ayıran birtakım özellikler organizasyon yapılarını da etkilemekte ve farklılaştırmaktadır. Bunlardan en önemlisi, inşaat firmalarının etkinlikte bulunduğu projelerin çok fazla birbirlerine benzememesi ve özgün o lma la r ıd ır (yani s t a nd a r t lık yo k t u r ). Her farklı proje, gereksinim programından başlayıp finans (nakit) akışı, teknik gereksinimler, tamamlanma zaman 44

46 periyotları ve kalite standartlarıyla bir bütün oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra inşaat firmaları için üretim yerleri (alanları) olan şantiyeler de farklı özellik ve koşullara sahiptir. Bunlar, iklim, arazi özelliği, topografya, zemin v.b. sayılabilecek pek çok parametreyi oluşturur. Bu tür farklılıklar hem firmanın hem de şantiyelerin organizasyonunun esnek olması koşulunu da beraberinde getirmektedir. Organizasyon, her projenin özelliklerine uygun olarak şekillenebilmeli ve hedeflenen koşulları yerine getirebilecek niteliğe sahip olmalıdır [2,3]. Aynı tür işlerin bir araya toplanarak gruplandırılması Bireylerin becerilerinin belirlenerek bireylerin gruplandırılması İyi bir iletişimin kurgulanması Yetki zincirinin oluşturulması X X Şekil 8. Organizasyon aşamalarının Eskişehir TED Koleji Örneğinde İncelenmesi [4] Amaç Birliği İlkesi: olmasıdır. Organizasyonun, kuruluşun amaçlarını karşılayacak nitelikte İş bölümü ve uzmanlaşma ilkesi: Ekip elemanlarına ya da yöneticilerine, bilgi, yetenek ve deneyimlerine göre işler verilmelidir. Kontrol alanı ilkesi: Yöneticinin yetki ve sorumluluğundaki alanın tanımlanmasıdır. Hiyerarşik yapı ilkesi: Alt, üst ilişkisinin belirlenmesidir. Emir kumanda birliği ilkesi: Her bir elemanın bir üstünden emir alması durumudur. Sorumluluk ilkesi: Astların yaptıkları işlerde üstlerine sorumlu olmalarıdır. Yetki ve sorumluluk denkliği ilkesi: Bütün üstler astlarına tanıdıkları yetki ve onların yaptıkları faaliyetlerden de sorumludurlar. Yetki devri ilkesi: Astların kendilerinden beklenen faaliyetleri gerçekleştirebilmeleri için üstler bir kısım yetkilerini paylaşmalıdır. İstisna ilkesi: Rutin işlerde risk az olduğu için bir kısım rutin kararların astlara devredilmesidir. Açıklama ilkesi: Elemandan beklenen görevlerin net biçimde aktarılmasıdır. Gerekirse yazılı olarak verilmelidir. Denge ilkesi: Örgüt bölümleri, standartlaştırma ile esneklik, merkezcilik ya da merkezden uzaklaşma arasında denge sağlanmalıdır. Basit ve anlaşılırlık ilkesi: Temel ilişkiler, iş akışı gibi konuların anlaşılır biçimde tanımlanması ilkesidir. Değişebilirlik ve reorganizasyon ilkesi: Günün koşullarına göre değişim esnekliğinin sağlanmasıdır. X X X Şekil 9. Organizasyon İlkelerinin Eskişehir TED Koleji örneğinde incelenmesi [4] Koordinasyon: Birimler, elemanlar ve bölümler arasındaki işbirliğinin kalitesini ifade etmektedir. Bu kalite yüksek seviyede ise, bölümler arasındaki çatışma, anlaşmazlık ve amaca yönelme vb. sorunları azalacak; işbirliği düzeyi ve anlayışlılık artacak, koordinasyon sağlanmış olacaktır [3]. Şantiyede koordinasyon yapılmaya çalışılmıştır, fakat istenen düzeyde olamamıştır. Koordinasyonun önemli bir unsuru olan haberleşme, şantiye telsizleriyle sağlanmaktadır. 45

47 Verimlilik: Süre Verimlilik Kalite Maliyet Şekil 10. Verimlilik Üçgeni [3] Verimlilik, belirlenen şartlara uygun olarak elde edilen ürün miktarı ile bu ürünü elde etmek için sarf edilen kaynaklar arasındaki ilişkidir. Belirlenen şartlara göre elde edilen ürün kaliteli ürün olarak adlandırılır. Kaliteli ürün elde etme de, iki önemli kaynak vardır. Bunlar; zaman ve ekonomik kaynaklardır. Verimlilik, bu üç unsurun eşit dağılmasıyla oluşan bir faktördür [3]. Eşit dağılım, verimlilik kavramında önemlidir. Hiçbirini diğerlerinden ön plana çıkartamaz mıyız? Bu tercih yapı işletmesi ve sosyal sebeplerle mümkündür. Yapım aşamasındaki ekonomiden, yapının tamamlanarak işletmeye alınmasında elde edilecek ekonominin daha önemli olduğu durumlarda yapı kısa sürede yapılıp faaliyete geçirilebilir[3]. Bu şantiye de olduğu gibi. Bu işletmeye göre değişebilmektedir. Verimlilik süre olarak incelediğinde büyük bir kazanç söz konusudur. Kalite olarak bakılırsa; bu konuda oldukça titiz davranılmaktadır. Fayanslar, pencere kenar derzleri lazerle ölçerek yapılmış, alçıpan kotları alınmıştır. Maliyet bakımından ele alınırsa; kısa sürede çok iş yapılmıştır Standardizasyon Standardizasyonun faydaları kaynakların verimliliği olarak özetlenebilir. Üretim sektöründeki artış ihtisaslaşmayı zorunlu hale getirmiş, bu da verimliliğin arttırılması için standardizasyonun önemini arttırmıştır [3]. Projede keskin hatlar mevcuttur (merdiven vb. yerlerde). Bunun kullanıcı profili olan çocuklar için elverişsiz kullanım oluşturduğu anlaşılmıştır. Bu durum ilgililere bildirilmiş ve ileri ki aşamalarda düzenlemeler talep edilmiştir. Endüstriyel üretimde, geleneksel sistemlere göre inşaatın belirli dönemlerinde insan gücünden çok makine gücüne daha fazla yer verilmesi, işçilik hataları, kalite farklılıkları, süre ve para kaybı gibi bir takım olumsuzlukları azaltmaktadır. İncelenen şantiyede makineleşmeye önem verilmektedir. Çatıya yerleştirilen çelik profiller için vinç kullanılmakta ve gerekli her türlü makineden yararlanılmaktadır Kısıtlar Kısıtlar 4 bölümde incelenebilir. 1. Maliyet, 2. Zaman, 3. Teknoloji, 4. Kanun ve Yönetmelikler. 46

48 Yapının 10 aylık bir süre içinde bu seviyeye gelmesi ve bu süre içinde okulun bir kısmının faaliyete geçmesi maliyet bakımından kazanç sağladığı kadar kısa sürede bitirmek bazı zararlarda getirmiştir. Bu firmaya göre değişebilecek bir bakış açısıdır. Kısa sürede inşaatı bitirmek fayda sağlamış fakat sürenin az olması malzeme miktarının belirlenmesini engellemiştir. Satın alma birimi de olmadığından dolayı stoklama yapılamamış ve gerekli olan malzemenin parça parça (günlük) alınması maliyetin artmasına sebep olmuştur. İnşaatın şehir merkezinden uzakta olması, merkezde bulunan 3 deponun kullanılmasında yol maliyetini de arttırmıştır. Süre kısıtlaması şantiye işleyişinde çok sıkıntı yaratmıştır. Fakat yine de zaman şantiyede büyük bir kazanç olarak görülmektedir. Bu kadar kısa sürede yapılan bina olma özelliğinden dolayı takdir alınmıştır. Teknoloji en üst seviyede kullanılmaya çalışılmıştır. Makine-teçhizat vb. Cephe düzenlerinden kullanılan malzemeye kadar bu açıkça gözlenmektedir. Teknoloji bu yapıya sadece yarar getirmemiştir. Projede havalandırmayla ısıtma sistemi tasarlanmış, fakat güzel bir tasarım olmasının yanında Eskişehir in ikliminde pek yarar sağlamamıştır. Bu maliyeti de arttıran bir sebep olmuştur. Kanun ve yönetmeliklere göre izinlerin resmi kısmı idareye aittir. (Arada hatır gönül işleri olmaktadır) Yapı denetim izinleri günlük alınmaktadır. 4. Sonuç ve Öneriler Eskişehir TED Koleji şantiyesinde yapım yönetimi eylem ve etmenlerini araştırmayı amaçlayan bu çalışmada, Eskişehir TED Koleji şantiyesinde yapım yönetim faaliyetlerinin ne şekilde sürdürüldüğünü belirlemek ve değerlendirebilmek için gözlem yöntemi kullanılmış, yüklenici firma şantiye şefi ve şantiye sorumlusu ile yapılan görüşmelerden yararlanılmıştır. Yapılan bu çalışmada gözlem ve görüşme yöntemlerinin bir arada kullanılması çalışmanın önemini arttırmıştır. Gözlem ve görüşme yöntemleri ile elde edilen bilgiler karşılaştırılarak değerlendirilmiş ve bu karşılaştırmada elde edilen sonuçların birbiri ile tutarlılığı gözlemlenmiştir. Eskişehir TED Koleji şantiyesinde yapılan çalışmalar doğrultusunda yapım yönetimi eylem ve etmenleri ile ilgili olarak şu veriler elde edilmiştir: Yerleşke içinde lojman ve yurtların eğitim birimlerinden ayrı düşünülmesi kullanıcılar açısından olumlu bir durum olmakla birlikte, eğitim birimlerinin yola yakın konumlanışı kullanıcılar için ses ve gürültü açısından olumsuz bir durum oluşturacaktır. Bu nedenle kullanıcı isteklerinin belirlenmesi amacıyla tasarım aşamasında kullanıcı, tasarımcı ve işveren arasında iletişim kurulması sağlanmalıdır. Proje için görüşmelerin daha önceden yapılmasının ve projelerin revizyonunun Eskişehir den bir firmaya yaptırılmasının iletişimde kopukluğu bir ölçüde önleyebileceği düşünülmektedir, dolayısı ile bu durumun maliyete katkısı olacaktır. 47

49 Şantiye alanında güvenliğin yetersiz olduğu gözlemlenmiştir. Şantiye alanında kamera güvenlik sisteminin kurulması, bu mekânların güvenli olmasını ve şantiyede verimliliğin arttırılmasını zorunlu hale getirecektir. Kamera sistemleri ile pek çok bölgenin aynı anda izlenerek kaydedilmesi sayesinde, çalışanların kontrolünün sağlanması, verimliliği arttırması, olası tehlikelerin gecikmesiz algılanması ve müdahale edilmesi imkânına sahip olunabilecektir. Şantiye alanı içerisinde iş güvenliği tedbirlerinin alınması, bu konuda profesyonel bir uzman çalıştırılması ve şantiye alanında herhangi bir iş kazasının olmaması şantiyelerde aranan özelliklerden biridir. Eskişehir TED koleji şantiyesi dahil olmak üzere tüm şantiyelerde gerekli güvenlik önlemleri alınmalı ve çalışanlar tarafından uygulanması için yaptırım yoluna gidilmelidir. Şantiyede iş güvenliği ve işçi sağlığı sertifikalarına sahip teknik elemanlar ve iş güvenliği ile ilgili olarak profesyonel bir uzman çalıştırılmalıdır. Şantiye alanına girişte ve şantiye alanı içerisinde, o alanda meydana gelebilecek kaza ve risklere karsı uyarı için hazırlanmış levha ve tabelalar gözle görünür bir biçimde yerleştirilmelidir. Malzeme ve işçilik için ayrı anlaşma yapıldığında hata oranı artmakta ve yüklenici firma hem zaman hem de maliyet açısından zarara girmektedir. Bu nedenle taşeron firma ile yapım ve işçilik konusunda iş teslimi şeklinde anlaşma yapılması, taşeron firmanın yapımda daha dikkatli davranmasına neden olmaktadır. Böylece süre ve maliyet açısından yüklenici firmaya yarar sağlamaktadır. Şantiye ortamına gelen malzemenin şantiye alanına yakın bir bölgede ve belirlenmiş malzemelerin yapı çevresinde depolanması maliyet ve süre yönünden kazanç sağlayacaktır. Yapılan işlerin iş planına göre ilerlememesi anaokulu binasına ait iş planında revizyona neden olmuştur. Bu da gerek şantiye şefinin gerekse yüklenici firma sahibinin süre ve maliyet açısından zararına sebep olmaktadır. Özenli bir çalışma ile iş planına sadık kalınarak süre ve maliyet açısından kazanç sağlanabilir. Çalışmanın, var olan potansiyellerin ve eksikliklerin saptanmasını sağlayabileceği gibi diğer uygulamalarda kriterlerin belirlenmesinde de önemli bir rol oynayabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada kullanılan yöntem ileride yapım yönetimi araştırmalarına rehber olurken, elde edilen sonuçlar benzer işlevli çalışmalarda ve yapım kararlarının belirlenmesinde kullanılabilir. Resim 28.Anaokulu Kısmından Görünüş[4] Resim 29.Ortaokul kısmından İç Görünüş[4] 48

50 Resim 30. Şantiye sahası [4] Resim 31. Eskişehir TED Koleji Binası [4] Resim Eskişehir TED Koleji Binası (arka cephe) [4] Resim İlkokul ve ortaokul kısmından görüntüler (ön cephe) [4] Resim İnşaattan görüntüler [4] 49

51 Resim İnşaattan görüntüler [4] Resim Şantiye sahasından görüntüler [4] Resim Faaliyetteki okulun inşatla ayrılması [4] Resim Şantiye sahasındaki depolar [4] 50

52 Resim Faaliyetteki okul için park alanı ve inşaatla ayrılması (ön cephe) [4] Teşekkür: Bu çalışmaya verdikleri destekten dolayı Eskişehir TED Koleji Yüklenici Firma Sahibi Sayın Sercan Yavuz a ve Şantiye Şefi Sayın Emrah Dal a teşekkür ederiz. Kaynaklar 1. Ergönül, S. (2006), Yapım Yönetim İlkeleri Ders Notları. 2. Özdemir, I. (2003), Yapı Yönetimi ve Şantiye Tekniği Ders Notları. 3. Gültekin, A.T. (2007), Proje Yönetimi Yapım Öncesi Süreci, Palme Yayıncılık, Ankara, Türkiye. 4. Özçetin, Z. (2009), Eskişehir TED Koleji Binası Şantiyesinin İncelenmesi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Mimarlık A.B.D. Yapı Yönetimi Dersi Ödevi, Ankara, Türkiye. 5. Arda, Z. (2009), Erciyes Üniversitesi Toki Şantiyesinde Yapım Yönetimi Etmenlerinin İrdelenmesi, Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Mimarlık A.B.D. Yapı Yönetimi Dersi Ödevi, Kayseri, Türkiye Sorguç, V.D. İnşaat Uygulama ve Yönetim Mühendisliği Kapsamında Proje Yönetiminin Temel İlkeleri, Türkiye. 51

53

54 Teknik Üniversite Konseptinde Gelişmeler Karşısında İnşaat Yönetiminde Olanaklar ve Sınır Koşulları Prof. Dr.-Ing. V. Doğan Sorguç İ.T.Ü. İnşaat Fakültesi Yapı İşletmesi Anabilim Dalı (0212) E-posta: Öz Bildirinin Giriş Bölümünde Üniversite kavramı (eğitim-bilimsel araştırma bütünlüğü), Yüksek Teknik Okul (Yüksek Mühendis Mektebi) / Teknik Üniversite aşamaları ve bu aşamalarda ulaşılan konsept ışığında İnşaatta Yönetim eğitiminin çağdaş biçiminde, İşletme ve Endüstri Mühendisliği ile kesişmesi örnek ve ilgili yayınlara yapılan atıflarla açıklanmaktadır. Bildirinin Giriş i izleyen ana bölümünde İşletme ve Endüstri Mühendisliğinin İnşaat Yönetim Mühendisliğindeki sınır koşulları; başka bir deyişle, İnşaat üretimine özgü Sektör ve Endüstri planlamasına dönük koşulları ayrıntılı biçimde göz önüne serilmektedir. Bildirinin Sonuç bölümünde, İnşaat Yönetim Mühendisliğinin içerik ve özellikleri açısından, lisansüstü ve lisans eğitimi zorunlulukları, nedenleriyle ortaya konulmaktadır. Anahtar Sözcükler: Esnek Teknik Üniversite, Yönetim Eğitim Konsepti, İnşaat Yönetim Eğitimi, Tolum Mühendisliği Eğitimi Giriş İnsanlığın ve ulusun geleceğini belirleyen eğitim olgusunun en üst düzey kurumu olan Üniversite, bir bilimler topluluğudur. Latince de bilim scire is per causus scire (bilim, nedenleriyle bilmektir) biçiminde tanımlanmıştır (Meinhold, 1961) Bu nedenle Üniversite, her ülkede, bilimsel metot ve bilgilere dayalı eğitim ve araştırma yapan ve bu nedenle ülkenin beyni niteliğindeki kurumudur. Bu kurumun imalat ve hizmetler alanında üretim açısından eğitim ve araştırma yapanları Teknik Yüksek Okul veya Türkiye de Mühendislik Yüksek Okulu anlamında Yüksek Mühendis Mektebi adlarını almışlardır (Almanya da Technische Hochschule, Fransa da Grande Ecole, İngiltere ve ABD de College). Türkiye deki isim, ders programlarıyla birlikte Almanya dan alınınca, bu ülkede orta öğretimde teorik eğitime yatkın olmayan öğrencilerin yönlendirildiği Technikum lar karşılığı Teknik Okullar da kurulmuştur. Bununla birlikte ikinci dünya savaşından sonra Almanya da teorik ve araştırma/geliştirme ağırlıklı eğitim alan Teknik Yüksek Okulu mezunu mühendislerde sosyal ve yönetsel bilim ihtiyacı ortaya çıkınca, ilk kez Berlin Teknik Yüksek Okulu, Teknik Üniversite ye dönüştürülmüş (1946) ve bu dönüşümü zamanla benzer Okulların çoğu izlemiştir. 53

55 Böylece Yüksek Teknik Okullar, tekniğin sosyal (toplumsal ve insan) sorunlarıyla birlikte ele alınması doğrultusunda geniş anlamdaki Üniversite kavramıyla bütünleştirilmişlerdir (Tablo 1). Bu husus, ABD Mühendisler Birliğini tanımıyla da örtüşmektedir. Bu tanıma göre Mühendislik, insanları örgütleme, yönetme, doğadaki malzeme ve gücü kontrol etme sanatıdır (Sorguç, 1993). Bu tanım, Mühendis in teknik ten önce, toplum ve insana dönük, yaratıcı (sanatsal) kişiliğini ön plana çıkarmakta, Teknik Üniversite eğitim ve bilimsel araştırmalarının çerçevesini çizmektedir. Tablo 1. Bilimler ve Mühendisliğin Gelişmesi Bilim Dalı Pozitif Bilimler Kimya Fizik Biyoloji Sosyal Bilimler Ekonomi Sosyoloji Psikoloji Mühendislik Ampirik Müh. Bilimsel Müh. Toplumsal M. Hümanist M. Ayrıca, sosyolojinin kurucusu Auguste Comte 19.yy. ortasında (ilk) sosyoloji kitabına 20.yy. başından itibaren yöneticiler mühendis olacaktır; bir şartla, sosyoloji bilmek şartıyla diye yazmış olduğu öngörü, yüz yıl sonunda gerçekleşmiştir. Bu çerçevede, (19.yy) kuruluşundan beri Almanya nın klasik (dar) mühendislikte en önde gelen kurumlarından biri olan Münih Teknik Yüksek Okulu (MTH), bu gün Münih Teknik Üniversitesi (MTU) adı altında Mühendislik - Temel Bilimler Tıp - Yaşam Bilimleri biçiminde dört yapraklı yonca sembolünü benimseyerek, ortaya koyduğu öğrenci odaklı, çok yönlü esnek programları sayesinde, disiplinler arası ekip çalışmasına ideal ortam yaratmıştır. Bu ortamda kurulan MTU International School of Science and Engineering de, Mühendislik /Tıp/Yaşam Bilimleri/ Temel Bilimler etkileşimiyle elde edilen sonuçlar, Tıp ile ilişkili olduğu oranda kamuoyunun büyük ilgisini çekmektedir. Bunlar arasında iki kolunu kaybetmiş bir işçiye, yeni ölen bir kişiden alınan kolların başarılı biçimde takılması; inşaat, elektrik, bilgisayar, matematik, işletme mühendisleri ve yeni malzemeler merkezi üyelerinden kurulu bir ekiple yürütülen Enerji 2030 projesi öne çıkmaktadır.(tum, 2009) Böylece, kendisi için Girişken (yenilikçi) Üniversite sloganını benimsemiş bulunan MTU, bugün Almanya nın en iyi Teknik Üniversitesi unvanını almıştır (Deutschland, 2008) Yazarın tüm ulusal (ODTÜ) / uluslar-arası deneyimleri yanında, işin gereği (Sorguç, 2005) İşletme ve Endüstri Mühendisliği ve İnşaat Proje Yönetimi dersleri ile geliştirdiği İTÜ İnşaat Yönetimi (Yapı İşletmesi) Lisansüstü eğitim ve araştırma programı/anabilim Dalı (Sorguç, 1996) gereksindiği ayrı lisans eğitimi (Bölümü) düzenlemesi (Sorguç, 2007), esnek Teknik Üniversite konsepti /yapısı sayesinde ortadan kalkmaktadır. Böylece İnşaat Fakülteleri, yönetim alanı için yeni bölüm açmak zahmet ve direncinden kurtulmakta; ayrıca tüm diğer Fakülteler kendi yönetici eğitim programlarını ABD Mühendislik tanımına da en uygun biçimde düzenleme olanağına kavuşmaktadırlar. Bu durum, Türkiye nin her alanda etkin yönetici ihtiyacını en uygun biçimde yanıtlayacağı gibi, İTÜ İnşaat Yönetimi programının felsefesi ve eğitim yöntemi de bunun zaten pilot uygulaması niteliğinde bulunmaktadır. 54

56 Ülke ekonomisinin en geniş alanına hizmet veren inşaat sektöründe yönetim işini üstlenmek veya bu alanda eğitim ve bilimsel araştırmalara katkıda bulunmak isteyen Endüstri ve İşletme Mühendislerinin dikkate alması gereken (sektöre has) sınır koşulları aşağıda açıklanmışlardır. (Sorguç, I /1993) Sınır Koşulları 1. İnşaat sanayinde üretim yeri gezici, ürün sabittir. Bu olgu aşağıdaki sonuçları doğurmaktadır : 1.1. İnşaat tipi, yeri ve koşulları (iklim, toprak, ulaşım, işçi, enerji olanakları) her projede değişik olduğundan, üretim yöntemleri de imalat sanayi aksinedeğişiktir. Bu nedenle, inşaat projelerinde: üretim teknoloji ve sürecinin seçimi ve bu seçimde eniyileme (optimizasyon) gerektiği gibi, otomasyon olanağı sınırlıdır 1.2. Üretim ve maliyet tahmininde daima risk unsuru vardır Maliyet hesabında yardımcı işler (geçici inşaat, yerleşme, alışma) bölümü bulunur Genellikle açıkta üretim yapılır; üretim faktörleri dış etmenlere maruzdurlar Üretim yerinin işletme merkezi yanında olmaması, yönetimin etkinliğini düşürür, risk ve maliyeti (şantiye merkez giderleri nedeniyle) artırır Kredi alabilmek için ipotek verilebilecek sabit tesisler olmadığından, yüklenici ancak kişisel kredi ve hak ediş kesintileriyle gereken teminatları sağlar. Bu husus yüklenicide finansman güçlüklerine yol açar Yapı-arsa arası hukuksal bağlantı, inşaatın üzerinde kullanılan malzemelerle birlikte arsa sahibinin (işverenin) mülkiyetine geçmesine ve yüklenicinin stoktan yararlanamamasına; ayrıca, inşaat sürecinde ortaya çıkan maliyet ve fiyat yükselerinde mülk değerinde doğan artışların sözleşmede aksine hüküm olmaması halinde inşaat sahibinin aktifine geçmesine neden olur.. 2. İnşaat işletmeleri ellerindeki proje dışında, uzun vadeli faaliyet programları yapamazlar İnşaatta yükleniciler pazar araştırması, pazarlama ve üretim/finansman gücünü dikkate alan uzun vadeli programlar yapamazlar Alıcı ile üretici (yüklenici) arasında, üretim süresince (anonim olmayan) kişisel ilişki vardır. İnşaatın satışını etkileyebilmek amacıyla üretici, ürünün nitelik, süre ve fiyatında değişiklik yapamaz. Bu hususlar işverenin yetkisindedir. Ayrıca, işveren tarafından saptanan süresel koşullar, inşaatta maliyetlerin artmasına yol açabilirler Yurtiçinde en güçlü işveren olan kamu kuruluşlarının politik etkiler sonucu uzun vadeli yatırım programları yap(a)mamaları veya yapılanlara uymamaları, ülkenin saydam inşaat programlarından yoksun kalmasına ve inşaat işletmelerinin kapasite veya stoklarını piyasaya göre ayarlayamamalarına yol açar. 55

57 3. İnşaat sürecinde daima belirsizlikler vardır Keşiflerde risk unsurunu önemle dikkate almak gerekir. Zira risk bazen öngörülen kar oranını birkaç misli aşar ve yapılan tahminlere dayalı olarak ihalelerde çok farklı teklifler ortaya çıkabilir İşverenin çeşitli düzeyde yetersiz tasarım ve şartnamelere dayanarak teklif istemesi ve sözleşmede değişken fiyat sistemini kabul etmemesi, kendine ait bir riskin yüklenicinin üzerine geçmesine neden olur İşverenin inşaatı çeşitli yüklenicilere bölerek yaptırması, onları bizzat seçmesi, koordine etmesi ve her türlü karar yetkisini elinde tutması, işin yürütülmesini zorlaştırır Zira.bu takdirde üretimin zaman zaman durarak yeniden başlaması, üretimde alışkanlık kayıpları nedeniyle, maliyet artışları olasılığı yaratır. (Üreticinin denetimi dışındaki bu risk, imalat sanayinde yoktur) 3.4. Tahmini maliyet hesabındaki risk ile işin alınabilmesindeki risk (imalat sanayinde satış riski) biribirleriyle ters orantılıdır Her türlü ihaleye girmek durumunda olan yüklenici, her zaman boş kapasite riski ile de karşı karşıya bulunur (konjonktür riski) İnşaat sürecinde, formel yerine, enformel (gayrı resmi) ilişkiler egemendir. 4. İhale teklifinde öngörülen maliyet, çeşitli açılardan ve değişik koşullarda yaşanmış deneyimlere dayanarak belirlenir. (Örneğin, her projede üretim faktörleri insan ve makine ile ilgili insan kalitesinin (verimliliğinin) belirlenmesinde işyeri ve çalışma koşulları,iklim vs. tahmin edilir.) 4.1. Değişik tecrübe ve tahminler sonucu teklif fiyatlarında ortaya çıkan farklar, işveren tarafından hazırlanan tasarım ve şartnamelerdeki belirsizliklere göre artarlar Genel giderlerinin beklenen (yıllık) cirolarına oransal dağılımını yapılamaz 4.3. Özellikle maliyeti karşılamayan fiyatlarla ihale edilen inşaatlarda kalite sorunu ortaya çıkar İnşaat sektöründe konjonktür riski nedeniyle, uygun olmayan koşullarda (fiyat) ile alınacak ihalenin, ileride uygun koşullarda bir ihale alarak telafisi planlanamaz Genellikle ihalede, inşaatın önce satılıp sonra yapılması ve değişken fiyat sisteminin kabul edilmemesi nedeniyle, yüklenici sadece risk faktörü ve teklif fiyatını yükselterek kendini güven altına alabilir Birim fiyat usulü ihalelerde kesin hesap işlemi genellikle uzun zaman aldığından, yüklenicinin kesin teminatı (hakediş kesintileri) uzun süre bağlı kalır. 5. İnşaat sektöründe açık rekabet yoktur Bu sektörde alıcı, imalat sektöründeki gibi fiyat ve kaliteyi bir arada görerek seçimini yapamaz. Sektörde kalite, işveren tarafından şartnamede belirtilir; fiyat ise, teklifler açılana kadar bilinmez. Bu nedenle geleneksel inşaat sektöründe reklam kullanılmaz ve yüklenici, talep yaratmak veya gereksinimi etkilemek olanaklarından yoksundur İnşaat sektöründe açık rekabet olanağı bulunmadığından, yüklenici indirimini ancak maliyetindeki risk, amortisman vs. unsurlarından fedakarlık ederek yapabilir. Bu durum (Alman ihale düzeninde özenle tanımlanmış bulunan) uygun fiyat ilkesiyle çelişir ve bu ilkenin işlevini ortadan kaldırır. 56

58 5.3. Nitelikli yüklenicilerin zaman zaman kalitesiz iş yapanlardan daha düşük fiyat verme zorunda kalarak iflas etmeleri nedeniyle, inşaat sektöründe menfi seçim mekanizmasının varlığı (Almanya da) tartışma konusu olur İhale yasasına, inşaat işlerinin özellikleri nedeniyle konulmuş bulunan uygun fiyat ilkesine aykırı olarak ihalelerin diğer sektörlerdeki gibi- en düşük teklife verilmesi, bu sektörde nitelikli işletmelerin varlığını tehdit eder, inşaatlarda kalite sorunu doğurur veya işverenleri yüklenicilerin ek ödeme istekleriyle karşı karşıya getirir. 6. İnşaatta ussallaşma öncelikle projenin tasarım evresinde, işveren veya tasarımcı tarafından gerçekleştirilmelidir. Zira işveren ve tasarımcıdan sonra devreye giren yüklenicinin üretim yer ve konusunu dikkate alarak yaptığı ussallaşma sınırlı kalmakta; önlemlerin asıl çap ve etkinliği, kendisinden önce gelenler tarafından belirlenmektedirler. 7. İnşaat işçisinin büyük çoğunluğu geçici olarak çalışır Sürekli çalışan ve şantiyeden şantiyeye gönderilen küçük bir (çekirdek) ekibin dışındaki inşaat işçileri, her projede işi ve usulleri öğrenmek, ekiplere ve yöneticilere alışmak zorundadırlar. Bu nedenle, imalat sanayinde fabrikanın üretime başlama aşamasında görülen öğrenme ve alışmanın yarattığı düşük üretim ve daha yüksek maliyet, inşaatta her projede ortaya çıkar Değişik yerlerden gelen ve değişik niteliklere sahip yukarıda açıklanan işçiler nedeniyle, inşaatta üretkenlik sağlıklı biçimde tahmin edilemez Anılan işçilere her şantiyede barınacakları yerlerin yapılması gerekir Tarımdan gelen bu işçilerin hasat vs. nedenlerle izin istekleri, inşaat üretimi gereksinimine (programına) uymaz İnşaat işçisinin ücreti, üretkenliği üzerinden hesaplanamaz. Ayrıca, sürekli değişen üretim koşulları, kendisine parça başına ücret ödenmesini zorlaştırır. Bu nedenle, çalışma ortamının düzenli, istihdamın sürekli (stabil) olduğu ülkelerde, inşaat sanayindeki işçilere göreceli olarak, daha yüksek ücret verilir ve onlar için daha fazla sosyal gider (emeklilik ve kaza sigortası, kış koşulları tazminatı vs.) kabul edilir İnşaat işçisinin düzenli bir meslekiçi eğitim olanağının olmaması, endüstri ülkelerinde bölgesel eğitim şantiyeleri kurulmasına veya bu işe uygun olanlardan yararlanılmakta; eğitilenlerin ücret ve giderleri işçi maliyetini artırmaktadır. 8. Geleneksel inşaat sanayinde ve özellikle bu sanayiin en büyük alanını oluşturan bina inşaatında emek-yoğun teknoloji kullanılır. Bu teknoloji, ilgili alanlarda piyasa (konjonktür) koşullarına göre üretim olanağı sağladığından, endüstrileşmemiş ülkelerin yararınadır. Zira sermaye (makine) yoğun teknoloji kullanan sanayiin ekonomik durgunlukta, amortisman vs. giderleri önemli kayıplara yol açmaktadır. Ayrıca, emel-yoğun teknoloji, inşaat işletmeleri ve sektörünün finansman sorununu hafifletmekte, ihzarat sistemi ile birlikte, sermaye birikimini kolaylaştırmaktadır. 9. İnşaat uygulamasında resmi olmayan (gayri resmi) ilişkiler egemendir; zira: a. İnşaat tasarım, program ve şartnamelerinde her ayrıntının kesin biçimde belirlenme sindeki yetersizlik, ilgili evrak ve uygulamalarda belirsizlikler ortaya çıkarmaktadır. b. İnşaat işlerinin bir kısmı, geleneksel olarak işin gereğine göre yoruma ve uygulamaya açık bulunmaktadır. 57

59 c. Şantiyelerin her zaman farklı yerlerde olması, uzaklığı, işlerin yeterli ayrıntı, kalite ve sıklıkla denetlenememesi, şantiyede düzenlenen toplantı tutanaklarının durum ve sorunları yeterli açıklıkla yansıtamaması, haberleşme güçlükleri vs. inşaatta kararların yerinde alınmasını zorunlu kılarak prosedür gibi formel işlemlerin ikinci plana atılmasına neden olur; resmi ilişkiler ve düzen zayıflar. Böylece inşaat, sürekli gayrı resmi ilişkilerin baskısı altında çalışır. Sonuç 1. Dünyada, uluslararası mücadelelerde kilit unsur, yönetici kalitesidir. Bu nedenle, yönetici eğitimi ve geliştirilmesi, bir ulusun yaşamsal sorunudur. İnsan davranışının beynin fonksiyonu olduğu gerçeğinden hareketle, Giriş Bölümünde açıklanan esnek Teknik Üniversite konseptinin öngördüğü Mühendislerin, en üst düzeyden başlayarak yönetimin bel kemiğini oluşturması kaçınılmazdır. Ülke ekonomisinin inşaat gereksinimini karşılayarak en büyük ve çeşitli yatırımlarını gerçekleştiren İnşaat Sektörü, bildirinin ikinci bölümünde açıklanan sınır koşulları karşısında dikkate alınınca, tüm yönetici mühendislere açılmak zorundadır. Öte yandan sektörün çok yönlü özellikleri nedeniyle, esnek Teknik Üniversite lerde yetişen Yönetici İnşaat Mühendisleri de diğer yönetim alanlarına açılacaklardır. Son durumun (pilot) uygulamasını halen İTÜ Yapı İşletmesi Lisansüstü Programı mezunları büyük bir başarıyla gerçekleştirmektedirler. Ayrıca esnek Teknik Üniversite konsepti, İTÜ İnşaat Yönetimi Lisansüstü Programında görülen (38 kredi saat) ders sıkışıklığına (Sorguç, 1996) da son verecek ayrıca bir Bölüm kurma ihtiyacını da ortadan kaldıracak ve öğrencide yaratıcılık-fonksiyon dengesine dayalı bir beyin-düşünce yapısının ( Sorguç, 2005 ) gelişmesini tetikleyecektir. Bu gelişmeyle, geri kalmış ülkelere ileri ülkeler karşısında en çok gereksindikleri Toplum Mühendislerini yetiştireceklerdir. Türkiye içinde bulunduğu örtülü (asimetrik) savaşta, ancak kamu yönetiminin kilit noktalarında yer alacak bu insanlarla kendisini (daha kolay) savunabilecek ve kesin başarıya ulaşacaktır. Zira, anılan savaş, topyekun sevk ve idareyi gerektirmekte ve karşı taraf bunu çok başarılı biçimde kullanmaktadır. Anılan kadrolar daha önce bu ülkelerde (düşünceyi geliştiren) güçlü orta öğretime (genel kültüre-gk-) dayalı sosyal yüksek eğitimle yetiştirilmişler (GK=felsefe+tarih+yazın+matematik bütünlüğü) ve son iki yıldan beri örneğin ünlü Berkley Üniversitesinde (ABD) Toplum Mühendisliği eğitimine başlanmıştır. 2. Gerçek Üniversite kimliğini benimseyen esnek teknik Üniversite nin en önemli etkinliği, disiplinlararası eğitim ve bilimsel araştırmalar olacaktır. Bu alanda yapısal düzenlemeler sonucu kurulacak ekiplerle ulaşılacak sonuçlar, eski anlamdaki Teknik Üniversiteler inkileri, özellikle karmaşık sorunların çözümünde çok aşacaktır.bu bağlamda insan ve toplum bilimleri ile yakın ilişkisi bulunan Yönetim Mühendisliği ve İnşaat Yönetiminde doktora çalışmalarının yurtiçinde yapılması kaçınılmaz olacaktır.. Zira özellikle İnşaat Yönetim Mühendisliğinde, endüstri ülke üniversitelerinde bilimsel çalışma yapanların sayısal sistemler üzerinde uzmanlaşarak, ilgili teknolojinin özümsenebilirlik ve etkinliği üzerinde düşünce üretmek olanağını doğal olarak- bulamayıp kendi toplumlarıyla kaynaşamadıkları ve içlerine kapandıkları görülmektedir. Gerçekten, Üniversite-sanayi ilişkisinin kurumsal biçimde kurulmadığı endüstrileşmemiş ülkelerde doktoralar daha ziyade, atama için 58

60 bir formalite olmakta ve genç akademisyenler ülkede (yanlış) uygulanan tam gün rejimiyle hastanelere sahip tıp mensupları dışında- Üniversite lere hapsedilerek, yaşam, toplum ve ülke sorunlarından (toplumdan) soyutlanmakta, yalnızlaştırılmaktadırlar..bu durumdaki bir öğretim elemanının Üniversite gençlerini yaşama hazırlama yönünde yararlı olabileceği düşünülebilir mi? Bu düzen, Üniversite yi ulusun beyni olmak işlevinden yoksun kılacak ve pasifize edecek niteliktedir. Bir ülkenin bu koşullar altında ne çağdaş uygarlık düzeyine erişmesi, ne de demokratik yaşama kavuşması beklenebilir. 3. Yazar, toplam 5 yıl (Almanya da 3 yıl) yoğun biçimde çalışarak hazırladığı Türkiye ve gelişmekte olan ülke kalkınmasında Konut İnşaatı Stratejisi (2 cilt) doktorası (Sorguç, 1971) ve 3 yılda ayni biçimde ortaya koyduğu (ardından Doç tezi) İnşaat Sektörü Destekli İstihdam Stratejisi (Sorguç, 1972), sayısal planlama ve uygulamalarının Türk kamu yönetim kültürüne yabancı olması nedeniyle, akademik düzeyde kalmışlardır. Nitekim yazarın Münih te doktora konusunu öğrenen bir Başkonsolos yardımcımız ile doktora yöneticim Prof. Burkhardt ın öğrenciliğinden arkadaşı, ünlü bir yöneticimiz, ülkemizde bu tür çalışmaların değer ve yararın bulunmadığı hususunda kendisini zamanında uyarmışlardır. Bununla birlikte yazarın, doktora öncesi (2 yıl) Türk İnşaat Sektöründe veri hazırlama amacıyla yaptığı Sektör ve Sanayi analizleri, kedisine inşaat sektöründe doktora sonrası etkinlik, ve çok yönlü ilişkiler kazandırmıştır.(sorguç, 1963). Ayrıca yazarın doktorası boyunca, büyük Atatürk ün Uygar Türkiye idealinin bilinç ve heyecanını taşıması ve tüm çalışmalarında Kalkınma Stratejisi konularına büyük önem ve öncelik vermesi, kedisini belirtilen doğrultuda desteklemiştir. Yazarın doktorası ardından ODTÜ de kurduğu Yapım Stratejisi Lisansüstü Programındaki deneyimlerine dayalı İTÜ Yapı İşletmesi Lisansüstü Programı / Anabilim Dalı kapsamındaki çalışmaları bu çabaların sonucudur Yazarın ayni çerçevede yönettiği tezler, verdiği dersler, katıldığı ulusal ve uluslararası çalışmalar gençlere kariyerleri sürecinde dile getirdikleri kişisel ve mesleksel mutlulukları kazandırmıştır. 4. Bu başarı yazara, Galatasaray Lisesi orta öğretiminde kazandırılan bilinç ve heyecanın Türkiye deki esnek üniversite eksiğini nasıl telafi ettiğini göstermektedir. Bu gerçek, ülkemizde bir türlü düzenlen(e)meyen orta öğretime karşı, gençlere kişisel ve mesleksel mutluluk yolunu açan esnek Üniversite nin ne derece önem taşıdığını kanıtlamaktadır. Buna karşın, anılan konsepti benimseyen üç özel üniversitenin YÖK tarafından eşitliğe aykırı sayılarak engellenmeye çalışılması ve ardından, YÖK ün Üniversite ye giriş puanına uygun yerlere yatay geçiş olanağı tanımış olması, bir esneklik konusu olsa da çağın gereği esnek Üniversite ye nasıl geçileceği hususuna açıklık getirmemektedir. Zira Üniversite leri değerlendirme ölçütlerinden yoksun olan YÖK ün merkeziyetçi zihniyet anlayışı ile esnek Üniversite nin demokratik yapı gereksiniminin birbiriyle çeliştiği tartışmasızdır. Sorunun çözümü, demokratik ( esnek ) YÖK ü; dolayısıyla Ortak Aklın geliştirilmesini kaçınılmaz kılmaktadır. 5. Bu tebliğ bağlamında, Türkiye ve mazlum milletler in en büyük aydınlanmacısı Atatürk diyor ki Bilhassa iktisadi faaliyetimizi dayandıracağımız esaslar her türlü bilgi ile beraber, doğrudan doğruya memleketimizin topraklarını koklayarak ve bu topraklarda bizzat çalışan insanların sözlerini işiterek tesbit olunacaktır; sanayi ve 59

61 ticaretimiz için dahi ayni yol izlenecektir. Ayrıca: Eğitim ve öğretimde uygulanacak yöntem, bilgiyi insan için bir süs, bir baskı aracı, veya uygar bir doyumdan ziyade, maddi yaşamda başarılı olmayı sağlayacak uygulamalı ve kullanışlı bir araç haline getirmektir. (1923) Teşekkür Yazar, İnşaat Mühendisliği ve Yapı İşletmesi Eğitimi üzerinde çalışma yaparken kendisinin ilgili eğitimin Temel İlkeleri (Sorguç 1993) konusundaki yayınlarını inceleyerek, katkılarını esirgemeyen meslekdaşlarına en içten teşekkür ve başarı dileklerini sunar. Kaynaklar Meinhold W. (1961) Grundzüge der allgemeinen Volkswirtschaft, Max Huber Verlag, München Sorguç D. (1993) İnşaat Mühendisliği ve Yapı İşletmesi Eğitim ve Meslek Sorunları Yapı İşletmesi Ders Notu II, İTÜ, İnşaat Fakültesi, Sayı 1523 pp. 2 TUM Kontakt 1 (2009) Wir sind das interdisziplinaerste Team Technische Universitaet München pp Deutschland 1 (2008) Seçkin ve mükemmel en iyi üniversiteler Societaets-Verlag, Frankfurt am Main pp. 41 Sorguç D. (2005) İnşaat Uygulama ve Yönetim Mühendisliği Kapsamında Proje Yönetiminin Temel Ögesi : İnsan (Niteliği) 3. Yapı İşletmesi Kongresi Bildiriler Kitabı, İnşaat Mühendisleri Odası, İzmir s Sorguç D. (1996) Deneyimler Işığında (İTÜ) Yapı İşletmesi Programı 1. Yapı İşletmesi Kongresi Bildiriler Kitabı, İnşaat Mühendisleri Odası, İzmir pp Sorguç D. (2007) Temel Üretim ve Maliyet İşlevleri Işığında İnşaat Endüstri, İşletme Mühendisliği ve Stratejisinin Eğitim Sorunları 4.İnşaat Yönetimi Bildiriler Kitabı, İstanbul, s Sorguç D. İnşaat Üretiminin Özellikleri, Yapı İşletmesi Ders Notu I, İTÜ İnşaat Fakültesi Sayı 1522, İnşaat Fakültesi Matbaası s Sorguç D. (1971) Konut İnşaatı Stratejisinde Makroplan Modeli Struktur und Model eines Wohnungsbauprogrammes für die Entwicklungslaender anhand des türkischen Beispieles- T.H.München (1967) Teknik Bülten Sayı:6, İnşaat Mühendisleri Odası, Ankara Sorguç D. (1972) İnşaatta İstihdam Olanaklarının ve Optimum Tekno-Ekonomik Stratejinin Araştırılması, MAG-ÖE 3 Raporu, TÜBİTAK, Ankara Sorguç D. (1963) ANKET, O.D.T.Ü. İnşaat Mühendisliği Bölümü, Ankara 60

62 Yönetimsel İşbirliği: 3.Binyılda Yaşayan Osmanlı Köyü Cumalıkızık Projesi Yrd. Doç. Dr. Nilüfer Taş Uludağ Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Yapı Bilgisi Anabilim Dalı Görükle / Bursa Tel: E-posta: Öğr. Gör. Dr. Murat Taş Uludağ Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Yapı Bilgisi Anabilim Dalı Görükle / Bursa Tel: E-posta: Öz 2007 yılında Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Bursa il Özel İdaresi ve Yıldırım Belediyesi işbirliği yaparak 3.Binyılda Yaşayan Osmanlı Köyü Cumalıkızık İşbirliği Protokolü nü imzalamıştır. Bu protokolün amacı; tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu nun 12. maddesi ve tarihli sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik e dayanarak Cumalıkızık ın yaşam, mekân, tarihi ve kültürel sürekliliğin sağlanması ve onarılması amacı ile Özel İdare, Belediye ve Şube nin işbirliği sağlanarak sit alanı içinde doku bütünlüğü ve karakteri bozulmamış, korunması gerekli anıtsal ve sivil mimarinin, sokak ve meydanların rehabilite edilip; bu mirası yeni mekânsal yorumlarla zenginleştirerek geleceğe aktarmak için çalışmalar yapmaktır. Bu bildiride; Proje kapsamında, Cumalıkızık ın önemi, sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla projenin yaşam dönemi boyunca bir araya gelmesi gereken ortaklar, bu ortakların sorumlulukları, nasıl bir araya geldikleri, ortaya çıkan problemler ve çözüm yolları için yapılan çalışmalar aktarılacaktır. Anahtar Kelimeler: Cumalıkızık, yönetim, işbirliği, koruma, yaşatma. Giriş Türkiye geçmişten günümüze kadar gelmiş, farklı dönemlere ait pek çok doğal, kültürel ve tarihi mirasa sahiptir. Geçmişi ile tarihi, kültürel ve doğal zenginliklere sahip Bursa, toplumların önemli bir yönetim, kültür-sanat ve ticaret merkezi olmuştur. Bursa nın en özgün bölgelerinden biri olan Cumalıkızık köy yerleşimi doğal ve tarihi zenginlikleri yanı sıra sosyo-kültürel yaşam ile günümüze kadar korunmuş çok önemli bir mimari mirastır. 3.Binyılda Yaşayan Osmanlı Köyü Cumalıkızık Projesi, özgün yapısıyla günümüze kadar ulaşabilmiş 700 yıllık Osmanlı Köyü olan Cumalıkızık yerleşimini korumak, yaşatmak ve halkın ekonomik düzeyinin yapılacak çalışmalarla iyileştirilebileceğini göstermek üzere çok ortaklı ve katılımlı olarak yürütülen bir projedir. Bu projeyi 61

63 bugüne kadar yapılan Cumalıkızık ı koruma ve yaşatma amaçlı projelerden ayıran en temel özelliklerden biri yerleşimin bütününü kapsamasıdır. Bugüne kadar fiziki üst yapı ile ilgili yapılan çalışmalar, ya tekil bina ya da sokak-cephe yenilemesi düzeyinde olmuştur. Diğer özellik ise, projenin devamlılığını sağlamak için merkezi yönetim, yerel yönetim, sivil toplum kuruluşu ve Cumalıkızık halkının yönetimsel işbirliği çerçevesinde bir araya gelmesidir. Cumalıkızık Hakkında Genel Bilgiler Cumalıkızık, Türkiye nin 4. büyük kenti olan Bursa'nın 10 km. doğusunda, Uludağ ın kuzey eteklerinde kurulmuş, 700 yıllık bir Osmanlı Vakıf Köyü dür. Köy, tarihi dokusunu bugüne kadar korumuş ve Erken Osmanlı Dönemi kırsal sivil mimarinin özgün örneklerini taşımaktadır. Yedikızık köyünden biri olan, Cumalıkızık, 1987 yılında Bursa merkezinin üç ilçeye bölünmesinin ardından Yıldırım Belediyesi ne mahalle olarak bağlanmıştır. Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini oluşturan ve içlerinde hala yaşamların sürdürülebildiği evlerin bulunduğu Cumalıkızık, bugün tarihsel kimliği ile yaşatılmaya çalışılmaktadır. Osmanlıların Bursa da ilk yerleştikleri bölgelerden olan Cumalıkızık, 180 i halen kullanılan toplam 270 ev ile Osmanlı dönemi konut dokusunu günümüze taşımaktadır. Zamanla tarihi ve doğal dokunun yıpranması, kaçak yapılaşma, şehre göç, miras yolu ile malların bölünmesi, tarım kazancının azalması, aile yapısındaki değişim, ekonomik problemler nedeniyle çoğu yaşlı insanların elinde kalan evlerin korunmaması ve bakımonarımının yapılmaması köyün korunarak yaşatılmasını ve var olan değerlerin geleceğe aktarılmasını tehlikeye sokmuştur. Cumalıkızık Köyü nün tarihsel dokusu 1980 yılında Anıtlar Yüksek Kurulu nun kararı ile koruma altına alınarak her türlü yapılaşma izne bağlanmıştır yılında ise yerleşme, Kentsel ve Doğal Sit Alanı olarak belirlenmiştir. Resim 1. Cumalıkızık Köyü Giriş Yolu Resim 2. Cumalıkızık tipik yerleşim örneği 3.Binyılda Yaşayan Osmanlı Köyü Cumalıkızık Projesi Proje nin Amacı ve Organizasyonel Yapının Oluşturulması Bu projenin amacı; Cumalıkızık ın ekolojik, fiziksel, sosyo-kültürel sürekliliğin sağlanması ve onarılmasıdır. Bursa İl Özel İdaresi, Yıldırım Belediyesi ve Mimarlar 62

64 Odası Bursa Şubesi nin işbirliği sağlanarak sit alanı içinde doku bütünlüğü ve karakteri bozulmamış, korunması gerekli anıtsal ve sivil mimarinin, sokak ve meydanların rehabilite edilip; bu mirası yeni mekansal yorumlarla zenginleştirerek geleceğe aktarmak için çalışmalar yapmaktır yılında sivil toplum kuruluşu olan Mimarlar Odası Bursa Şubesi, merkezi yönetim olarak Bursa İl Özel İdaresi ve yerel yönetim olarak da Yıldırım Belediyesi işbirliği yaparak 3.Bin Yılda Yaşayan Osmanlı Köyü Cumalıkızık İşbirliği Protokolü nü imzalamıştır. Bu protokol 21/07/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu nun 12. maddesi ve 15/07/2005 tarihli sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik esaslarına dayanarak hazırlanmıştır. Bu protokol çerçevesinde taraflar, çalışmaların fiilen yürütülmesi için bir çalışma grubu oluşturmuştur. Mimar, inşaat mühendisi, şehir plancısı, sanat tarihçisi vb. uzman kişiler görevlendirmiştir. Bu çalışma grubu tarafından öncelikle tüm yerleşimi kapsamayı hedefleyen çalışmaların başarıyla tamamlanabilmesi için kapsamlı ve farklı disiplinlerin, kurum ve kuruluşların nasıl bir araya geleceği, nelerin yapılması gerektiği, finans boyutunun nasıl karışılacağının belirlenmesi, işin yürütülmesi için bir çalışma yöntemi belirlendi. Yöntem, organizasyonel ve teknik olmak üzere iki alt bileşenden oluşmaktadır. Organizasyonel alt sistem, genel olarak problemlerin çözümünü gerçekleştirebilecek organizasyonun oluşturulma kararı ve bu organizasyonda yer alacak taraflara düşen görevlerin belirlenmesidir. Örneğin; Proje içinde yer alacak tarafların sorumluluklarının belirlenmesi Finans kaynakları ve nasıl kontrol edileceği Halkın katılımının nasıl sağlanacağı Prosedürler ve yönetim politikaları, bunların uygulanması. Teknik alt sistem, uygulamanın nasıl yapılacağının belirlenmesidir. Kaynakların nasıl kullanılacağıdır. Örneğin; İlgili projelerin hazırlatılması Yapım yöntemlerinin ve malzemelerin belirlenmesi Yerel işgücünün kullanımı Yapım sürecinin kontrolü Altyapının iyileştirilmesi. Projede Yer Alan Taraflar ve Sorumlulukları Çalışma grubunun nitelikleri, Cumalıkızık projesinin başarısı açısından son derece önemlidir. Çalışma grubunda yer alan kişiler aynı zamanda taraflar arasında iletişim ve eşgüdümü sağlamaktadır. Proje çalışma grubunda yer alan tarafların sorumlulukları aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. Buna göre; Merkezi Yönetim- İl Özel İdare nin Sorumlulukları; İl Özel İdaresi nin genel görev ve sorumlulukları 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ile düzenlenmiştir. İllerdeki merkezi yönetim tarafından yapılması gereken faaliyetleri düzenlemektedir. İl sınırları içinde sağlık, gençlik ve spor, tarım, sanayi ve ticaret; ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve 63

65 iskâna ilişkin hizmetleri; belediye sınırları dışında ise imara ilişkin hizmetleri yapmakla görevli ve yetkilidir. Cumalıkızık Protokolündeki İl Özel İdare nin yükümlülüğü; Yapılan projeler ve bunların uygulanması için gerekli mali kaynağın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu nun ilgili maddesi ve Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik çerçevesinde hazırlanmasıdır. Bu yönetmelik kapsamında; tarihi yapı sahibi olup da bu yapıyı onarmak, restore etmek isteyenlere sunulan imkânlar, uzman desteğinin nasıl sağlanacağı, bakım-onarım işlemlerinin projelendirilmesi ve uygulaması aşamalarında sağlanacak karşılıksız maddi destek ve muafiyetlerin, kredilendirmelerin nasıl yapılacağı belirtilmektedir. Tarihi yapı sahibi kişilere istenilen belgelerin sağlanması koşulu ile tarihi yapının bakım ve onarımı, restorasyonu için tarihinden itibaren Kültür ve Turizm Bakanlığı nca karşılıksız para yardımı (hibe) yapılmaktadır. Mali yeterliliği olmayan tescilli yapı sahiplerine karşılıksız restorasyon projeleri hazırlanmaktadır. Tescilli yapı sahiplerine kredi yardımı yapılmaktadır. Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından verilecek toplam kredilerin en az %10 u, tescilli yapıların, bakım, onarım ve restorasyonu, tarihi kent dokularının sağlıklaştırılması işlerinde, belediye vb. kurumlar üzerinde gerçekleştirilen projelere öncelik verilmek üzere kullandırılmaktadır. TOKİ kredisi, yıllık %4 faizle 10 yıl vadeyle geri ödemelidir. Ayrıca tescilli yapı sahiplerine katkı payı yardımı yapılmaktadır. Tescilli yapıların korunma ve değerlendirilmesi amacıyla yapılacak plan, proje, kamulaştırma ve uygulama işlerinin maliyetinin %49 una kadar karşılanmak üzere, belediyelerce tahsis edilen emlak vergilerinin %10 u İl Özel İdarelerinin bünyesinde açılacak bir hesapta toplanmaktadır. Valilik ilgili yönetmelik çerçevesinde bu fonu belediyelere kullandırmaktadır. Yönetmelik kapsamında getirilen muafiyetler; gerekli koşulların yerine getirilmesi ile tescilli yapıların restorasyonu için yaptırılan proje ve alınacak malzemeleri KDV den muaftır. Koruma amaçlı proje hazırlama, durum tespiti, yapı onarımı ve restorasyonu işleri her türlü vergi ve harçtan muaftır. Restorasyon ve bakım-onarım işleri belediye vergi, harç ve katılım payından muaftır. Üzerinde tescilli yapı bulunan parseller ile 1. derecede arkeolojik ve doğal sit alanında olup kesin yapı yasağı olan parseller her türlü vergi ve harçtan muaftır. Tescilli yapıların tapu devir işlemleri, veraset ve intikal yoluyla devir işlemleri de ilgili vergilerden muaf olmuşlardır. Ayrıca tescillenmiş tarihi yapılar, Yapı Denetim Kanunu ndan da muaf tutulmuşlardır. Yerel Yönetim- Yıldırım Belediyesi nin Sorumlulukları; Cumalıkızık Protokolündeki yerel yönetim olarak Yıldırım Belediyesi nin yükümlülüğü; Tespit edilen yapıların fotoğrafları, görüntüleme ve demografik bilgiler, araştırma ve durum tespitlerinin yapılması, kotlu kroki, aplikasyon ve imar durumu bilgilerinin sağlanması. Protokol kapsamında fiilen yapılması gereken rölöve, restitüsyon, restorasyon, rekonstrüksiyon, kentsel tasarım, koruma amaçlı imar planı vb. proje anlaşma ve ihaleleri, bunların denetlenmesi ve ruhsatlandırılması, bu proje çalışmalarının uygulama işleri ihalelerinin yapılması ve uygulamanın denetlenmesi gibi 64

66 çalışmaları yasaların öngördüğü bilgiler dahilinde yürütmek ve tüm bu işlerde mali işleri düzenlemek. Ayrıca belediye Cumalıkızık ın tanıtılması, yerli ve yabancı kredilendirme fonlarına başvuru işlemlerini de yürütülmesi. Sivil Toplum Kuruluşu - Mimarlar Odası Bursa Şubesi nin Sorumlulukları; Cumalıkızık Protokolündeki Mimarlar Odası Bursa Şubesi nin yükümlülüğü; Yapıların tespiti amacı ile yapılan çalışmalara yardımcı olmak, yapılacak işlerde yol gösterici ve koordinasyon görevi yürütmek, projelendirme sürecinde mimarların katılımını sağlamak. Üyelerine projelendirme çalışmaları sırasında onay ve denetim işlemlerinde kolaylaştırıcı rol üstlenmek, proje maliyetini azaltıcı yöntemler geliştirmek. Bu bağlamda Mimarlar Odası, proje ve uygulama için kredilendirme başvuruları çalışmaları yapacak, üyesi bulunduğu Avrupa nın en önemli koruma-yaşatma kuruluşu olan Europa Nostra ya Cumalıkızık projesini taşıyacaktır. Toplum-Cumalıkızık Halkı; Yapılan çalışmaların her aşamasında Cumalıkızık ta yaşayan halkın katılımı da sağlanmıştır. Halkın büyük bir bölümü yapılan çalışmalara imzaladıkları taahhütname ile destek vermiştir. Taahhütnamede; proje kapsamında mal sahibi olarak belediyeye kendilerinden hiçbir ücret talep edilmeden rölöve alımı, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanması için muvafakat ettiklerini, konu ile ilgili kurumlar ile yazışma yapılıp onay alınması ve gerekli mercilere karşılıksız kredi başvurusu yapılabilmesi için vekalet verdiklerini belirtmişlerdir. Halk görüşleriyle ve yapılan anket çalışmasına katılarak Cumalıkızık ın fiziksel ve sosyo-kültürel problemlerinin belirlenmesine katkıda bulunmuşlardır. Cumalıkızık halkı projenin uygulama aşamasında yerel işçilik ve malzeme bulunması konularında da katkıda bulunacaklardır. Proje Alan Yönetim Planı 3.Binyılda Yaşayan Osmanlı Köyü Cumalıkızık Projesi nde yer alan merkezi yönetim, yerel yönetim, sivil toplum kuruluşu ve halk arasındaki koordinasyonun ve uygulamaların sürdürülebilir bir yönetim planı çerçevesinde devamlılığını sağlamak için alan yönetim planı kapsamında çalışmalar yapılmaktadır (Tablo 1). Tablo 1. Cumalıkızık Alan Yönetim Planı. AŞAMALAR Mevcut durum tespiti Alan analizi Stratejilerin belirlenmesi Eylem Planının Hazırlanması FAALİYETLER Alanın yönetim, işlev ve koruma ihtiyaçlarının belirlenmesi, İlgili kurum ve kuruluşlarla bağlantı kurulması. Sorunların tespiti (alan, yönetsel ve işlevsel) Cumalıkızık ın geleceğe ait vizyonunu belirleyecek, işletme, yönetim, idari ve finansal modelini içeren koruma, kullanma stratejilerinin oluşturulması Bütçe analizlerinin yapılması ve finans kaynaklarının belirlenmesi Kısa vadede yapılacak işlere ait eylem planın oluşturulması Orta vadede yapılacak işlere ait eylem planın oluşturulması Uzun vadede yapılacak işlere ait eylem planın oluşturulması 65

67 Alan yönetimi ile ilgili çalışmalar kısa, orta ve uzun vadeli olarak UNESCO, Malraux Yasası (1962), Granada Anlaşması (1985), Faro Anlaşması (2005), A.B. Komisyon Kararları, T.C. Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Yasası(2863 nolu yasa) ve tarihinde resmi gazetede yayınlanarak işlerlik kazanan Alan Yönetimi ile Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik esaslarına göre oluşturulmuştur. Alan Yönetim Yönetmeliği ne göre belirlenen hedefler: Alan sınırlarının tarihi, sosyal, kültürel, coğrafi, doğal, sanatsal bir bütünlük içerisinde etkileşim sahaları ve tarihi, kültürel, sosyal, coğrafi ve sanatsal nedenlerle ilişkili bulunduğu bağlantı noktalarının alanın korunması, geliştirilmesi ve değerlendirilmesi bakımından doğru tespit edilmesi, Koruma, erişim, sürdürülebilir ekonomik kalkınma ihtiyaçları ile yerel toplumun ilgisi arasında uygun bir denge oluşturmanın yollarının yönetim planı ile gösterilmesi, Alanın değerini arttırarak uluslar arası bir seviyeye çıkarmak için genel stratejiler, yöntemler ve araçların geliştirilmesi, mali kaynakların belirlenmesi ve yaratılması, Kültür turizmini geliştirmek amacıyla uluslar arası işbirliği ve paylaşımı yaratacak etkinlik ağının kurulması, Belirli bir bölge içinde birbirleriyle ilişkilendirilerek sektör oluşturma potansiyeli bulunan sit alanlarında bölgesel kültür sistemlerinin gelişimi için uygulama planlarının yaratılmasının, Yönetim alanlarının korunması ve değerlendirilmesinde kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, alanda mülkiyet hakkı bulunanlar, gönüllü kişi ve kuruluşlar ile yerel halkın işbirliği, Sit alanları ve ören yerleri ile etkileşim sahalarının bakım, onarım, restorasyon, restitüsyon, teşhir, tanzim ve çevre düzenlemesi ile birlikte alan yönetim amaçları doğrultusunda uluslar arası koruma prensipleri ve sözleşme hükümleri çerçevesinde korunarak yaşatılmasının yanı sıra kullanım ve gelişim ilkelerinin ve sınırlarının belirlenmesi, Kültür varlıklarının yönetiminde, konservasyon alanında, tasarım ve uygulamada, uzmanlık ve ekipmanda yüksek standartların kullanılmasıdır. Proje Uygulama Aşamaları İşbirliği kapsamında Cumalıkızık Projesi birbirini izleyen üç aşamadan oluşmaktadır. Bunlar; İlk aşama, sosyal, kültürel, ekonomik ve fiziksel ihtiyaçların belirlenmesidir. Bu amaçla literatür araştırması, gözlemler, görüşmeler, anket ve envanter çalışmalarının yapılmasıdır. Projenin kavram ve uygulama boyutu hakkında fikir alışverişinde bulunmak için sempozyum ve fikir proje yarışmasının düzenlenmesidir. İkinci aşama, değerlendirme ve uygulama aşamasıdır. Cumalıkızık Köyü nün sosyokültürel ve ekonomik gelişim stratejileri göz önünde bulundurularak, yürürlükteki Koruma İmar Planı nın geliştirilmesi, kentsel tasarım - yenileme projesi, fiziki alt yapı projelerinin yapılması, rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlatılmasıdır. Hazırlanan bu projelerin Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu nda onaylanmasıdır. 66

68 Üçüncü aşama ise kullanım sürecine yönelik yapıların ve çevrenin işletme, bakımonarım ilkelerinin oluşturulmasıdır. Cumalıkızık Protokolü kapsamında taraflar arasında yapılacak faaliyetler, işler, tarihleri ve hangi aşamada gerçekleştirilecekleri Tablo 2a ve Tablo 2b de ayrıntılı olarak gösterilmektedir. Projenin uygulama aşamalarından birincisi öngörülen süre içinde tamamlanmıştır. İkinci aşamadaki çalışmalar ise devam etmektedir. Tablo 2a. İş programı, görev ve sorumluluk paylaşımı. YAPILACAK İŞLER FAALİYETLER Aralık 2006-Nisan 2007 Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yıldırım Belediyesi Bursa İl Özel İdaresi Çalışma grubunun çalışmaya başlaması Protokolün hazırlanması Cumalıkızık tespit çalışmalarının yapılması Anket çalışmasının yapılması Envanter çalışmasının yapılması Mayıs 2007 Protokolün imzalanması Taraf üst yöneticiler arasında imzalanması 1.AŞAMA Mayıs 2007-Aralık 2007 Fikir Proje Yarışması Şartname çalışmasının yapılması Danışman ve değerlendirme jüri üyelerinin belirlenmesi İlgili kurumlarca yazışmalar Şartnamenin oluşturulması Yarışmanın ilanı Projelerin teslimi alınması Jüri değerlendirmesi Yarışmanın sonuçlanması ve kolokyum Eylül Aralık 2007 Sempozyum Sempozyum içeriğinin oluşturulması Bilimsel kurulun belirlenmesi Sempozyumun yapılması Halkın Bilgilendirilmesi Halk ile toplantı ve bilgilendirme Taahhütnamelerin hazırlanması Eylül Ocak 2008 Ocak 2008 Taraf üst düzey yönetici toplantısı Alan Yönetim Planı Genel değerlendirmenin yapılması Alan yönetimi planının hazırlanması 67

69 Tablo 2b. İş programı, görev ve sorumluluk paylaşımı. AŞAMALAR YAPILACAK İŞLER FAALİYETLER Ocak Mart 2008 İhale Rölöve ihale çalışmaları Rölöve ihale ilanı Konsept pafta için yarışma birincisi ile görüşme Rölöve ihalelerinin değerlendirilmesi Konsept pafta ihalesinin değerlendirilmesi 2.AŞAMA Nisan 2008 Haziran 2008-Ağustos2008 Cumalıkızık İrtibat Bürosunun Faaliyete Geçmesi Projelerin Onaylanması Cumalıkızık İrtibat Bürosunun Faaliyete Geçmesi Rölöve projelerinin Belediyeye teslimi Rölöve projelerinin Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kurul onayına sunulması Konsept paftasının Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Kurul onayına sunulması Basit onarımların tespit edilmesi ve Belediye Fen İşleri Müdürlüğünce keşfinin çıkarılması Restorasyon ve rekonstrüksiyon proje çalışmalarının başlaması Kısa Vadede Tamamlanması Hedeflenen Yapım İşlerinin Başlaması Kısa vadede-basit onarım işlerinin tamamlanması (yaklaşık 1 yıl içinde tamamlanacak) 3.AŞAMA Orta Vadede Tamamlanması Hedeflenen Yapım İşlerinin Başlaması Orta vadede-orta derecede zarar görmüş yapıların onarım işlerinin tamamlanması (yaklaşık 2 yıl içinde tamamlanacak) Ağustos Uzun Vadede Tamamlanması Hedeflenen Yapım İşlerinin Başlaması Uzun vadede-tamamen yok olmuş yapıların yeniden inşa edilmesi işlerinin tamamlanması (yaklaşık (4 yıl içinde tamamlanacak) 68

70 Sonuç Cumalıkızık yerleşimini koruma-yaşatma hedefiyle çok boyutlu, çok ortaklı ve yeni katılımlara açık toplumsal kalkınma projesi 3.Binyılda Yaşayan Osmanlı Köyü- Cumalıkızık adı ile sürdürülebilir gelişmenin sağlanması, yapılardaki tahribatın önlenmesi, altyapı sorunlarının giderilmesi, çağdaş yaşam konforunun sağlanması, köyün ekonomik yaşamının canlandırılması (doğal çevrenin korunarak doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, tarım ekonomisinin canlandırılması, eko-tarım ve ev-el ürünlerinin geliştirilmesi), sosyo-kültürel yaşamın arttırılması, koruma kültür ve bilincinin oluşturulması, sosyal-kültürel ve ekonomik örgütlenmenin sağlanması çalışmalarını kapsamaktadır. Cumalıkızık ta sürdürülebilir kalkınma demokratik katılımla gerçekleştirilmektedir. Proje kapsamında, gerekli görülen parsellerdeki binaların rölövelerinin, bazı parsellerde de binaların cephe rölövelerinin alım işi ihaleleri yapıldı. İhale işlemlerinin kolay yapılabilmesi için yedi bölgeye ayrılan Cumalıkızık Köyü nde ikisi anıtsal olmak üzere yaklaşık 150 evin rölöve projeleri tamamlanarak Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarının Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandı. Şu an restitüsyon projeleri ve araştırma raporları ile tescilli olmayan binaları da kapsayacak şekilde sokak ve cephe sağlıklaştırma projeleri hazırlanarak Belediye ön olurundan sonra Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu na sunulacaktır. Ayrıca bir yandan 1/1000 ve 1/500 ölçekli Kentsel Tasarım Projesi hazırlanmaktadır. Kentsel Tasarım Projesi bittikten sonra ya mevcut Koruma Amaçlı İmar Planı revizyonu yapılacak ya da yeni bir plan hazırlanacaktır. Kentsel Tasarım Projesi nden gelen bilgiler ve restitüsyonlarla birlikte yapıların restorasyon projeleri hazırlanacaktır. Öncelikleri saptanarak uygulaması yapılacak binaların uygulama projeleri yapılarak, hazırlanacak olan özel ve teknik şartnameler doğrultusunda restorasyon uygulama ihaleleri etaplar halinde gerçekleştirilecektir. Diğer yandan Kentsel Tasarım Projesi nde köyün mevcut ve turizme dönük ihtiyaçlarının karşılanacağı yeni yapıların projeleri de tamamlanacaktır. Kentsel Tasarım Projesi kapsamında parsel bazında bütüne yönelik plan, yapılaşma koşullarının detaylarını belirten çizim ve proje ekleri oluşturulmuştur. Cumalıkızık Köyü nde başlatılan proje çalışması Türkiye de öncü ve örnek rol üstlenmektedir. Merkezi ve yerel yönetim, sivil toplum örgütleri, halk arasındaki hiyerarşik olmayan, eşgüdümlü ortaklık geçmişin geleceğe aktarılmasındaki politikaların ve stratejilerin oluşturulmasında önemlidir. Karar verici ve uygulayıcı rolleri olan merkezi ve yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin ve halkın belirli bir yönetim sisteminde bir araya gelmesi kaynakların belirli bir süre içinde, doğru, yerinde kullanılmasını sağlayacaktır. Projenin başarısı tarafların aralarında sağladıkları uyum ve işbirliği sürecin başarısının sonunda ortaya çıkacaktır. Proje kapsamında ayrıca Cumalıkızıklılar ın yerleşimlerinin önemini kavramaları, ekonomik anlamda güçlenmeleri ve kendi yerleşimlerini kendilerinin korumalarını sağlamak amacıyla eğitim çalışmaları başlamıştır. Projenin gerçekleşmesi hedefinde fiziksel, sosyo-kültürel ve ekonomik boyutta çalışmalar sürdürülmektedir. 69

71 Kaynaklar 3.Binyılda Yaşayan Osmanlı Köyü Cumalıkızık Proje Protokolü (2007). Taş, M., Taş, N., Çahantimur, A. (2009) A Participatory Governance Model for Sustainable Development Of Cumalıkızık: A Heritage Site In Turkey. Environment and Urbanization, Vol 21/1, pp: Taş, M., Taş, N. (2002) The Problems Of Installation At A New Use Of Histoical Enviroment At The Example Of Bursa Cumalikizik Village Which Was Been Ottoman Settlement For 700 Years, V. International Hvac+R Technology Symposium, İstanbul, April 29- May 1. Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik. Alan Yönetimi ile Anıt Eser Kurulunun Kuruluş ve Görevleri ile Yönetim Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik(2005) Faro Convention (2005), Council of Europe Framework Convention on the Value of Cultural Heritage for Society, 27 October 2005, Faro, Portugal 70

72 İnşaat Sektöründe YİD (Yap-İşlet-Devret) Modeli Sözleşmeler İle 4735 Sayılı Yasada Belirtilen Yapım İşleri Sözleşmelerinin Karşılaştırılması Muhammed Koçer Serbest İnş.Müh./ AFYON Tel: 0(272) Hakan Kuşan ESOGÜ MMF İnş. Müh. Böl./ESK. Tel: 0(222) / 3234 E-posta: Osman Aytekin ESOGÜ MMF İnş. Müh. Böl./ESK. Tel: 0(222) / 3223 E-Posta: İlker Özdemir ESOGÜ MMF İnş. Müh. Böl./ESK. Tel: 0(222) / 3213 E-Posta: Öz Bu çalışmada, Yap-İşlet-Devret Modeli sözleşmelerin, yürürlükteki ihale kanunlarında yer alan yapım işleri sözleşmelerine göre farklılıklarını tespit etmek amacıyla modelin avantajları, dezavantajları, yapım, işletim ve devir aşamalarındaki riskler ve yasal alt yapısı incelenmiştir. Bu amaçla, ülkemizde Yap-İşlet-Devret Modeli uygulanarak gerçekleştirilmiş örnek bir yatırım projesi ele alınıp yapılan sözleşme irdelenerek yapım işleri sözleşmeleriyle farklı yönleri tespit edilmeye çalışılmış, uygulamalarda çıkan sorunlar ve bu sorunlar için çözüm önerilerinin neler olabileceği tanımlanmaya çalışılmıştır. Anahtar sözcükler: YİD (Yap-İşlet-Devret Modeli) Sözleşmeleri, Yapım Sözleşmeleri, Sözleşme Giriş 1960 lı yıllarda devlet bütçesinin yaklaşık 1/3 ü kamu yatırım harcamalarına ayrılırken 2000 li yıllarda bu oranın % 10 seviyelerine kadar düşüş göstermesinde temel etken, artan nüfus ve bu oranda artan kamu yatırımlarının gerekliliği, bu yatırımların gerçekleştirilmesi için gerekli finansmanın sadece devlet bütçesiyle olamayacağı sonucunu ortaya çıkarmıştır. Dünya ekonomi piyasalarındaki küresel krizler ve gelişmekte olan ülkeler statüsünde yerini almaya başlayan ülkemizde de kamu kaynaklarının azalması, kamu yatırımları için ayrılan bütçenin yeterli olmaması bu yatırımların gerçekleştirilmesi için yeni finansman kaynaklarının temininde yeni arayışları da beraberinde getirmiştir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde alt yapı, sanayi ve hizmet yatırımlarının dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlanan Yap-İşlet-Devret Modeli sözleşmeler ile gerçekleştirilmesi ülkemizde de benimsenmiş ve birçok önemli yatırımlar bu yapım modeli ile gerçekleştirilmeye başlanmıştır. 71

73 Bu çalışmada, Yap-İşlet-Devret Modeli sözleşmelerin, yürürlükteki ihale kanunlarında yer alan yapım işleri sözleşmelerine göre farklılıklarını tespit etmek amacıyla modelin avantajları, dezavantajları, yapım, işletim ve devir aşamalarındaki riskler ve yasal alt yapısı incelenmiştir. Bu amaçla, ülkemizde Yap-İşlet-Devret Modeli uygulanarak gerçekleştirilmiş örnek bir yatırım projesi ele alınıp yapılan sözleşme irdelenerek yapım işleri sözleşmeleriyle farklı yönleri tespit edilmeye çalışılmış, uygulamalarda çıkan sorunlar ve bu sorunlar için çözüm önerilerinin neler olabileceği tanımlanmaya çalışılmıştır Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu na Göre Yapım Sözleşmeleri 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu na göre ihalesi yapılacak ve 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu na göre sözleşmeye bağlanacak tüm yapım işleri için sözleşmelerin nasıl yapılacağı, sözleşmenin nasıl yürütüleceği, sözleşmelerin hukuki yapısı ve işleyişi ile ilgili tüm ayrıntılar 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu nun ikinci ve 3. bölümlerinde 5. madde ile 25 maddeler arasında hükme bağlanmış ve bu hükümlere göre tüm yapım işleri için iki türlü yapım sözleşmesinden bahsedilmiştir. Bunlar, kanunun 6. maddesinin a ve c bendinde belirtilen; Yapım işlerinde; uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak, işin tamamı için isteklinin teklif ettiği toplam bedel üzerinden anahtar teslimi götürü bedel sözleşme Yapım işlerinde; ön veya kesin projelere ve bunlara ilişkin mahal listeleri ile birim fiyat tariflerine, mal veya hizmet alımı işlerinde ise işin ayrıntılı özelliklerine dayalı olarak; idarece hazırlanmış cetvelde yer alan her bir iş kaleminin miktarı ile bu iş kalemleri için istekli tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme türleridir. Bu tür yapım sözleşmelerinde taraflar iki olup bir işi yaptıracak kamu idaresi, diğeri ise işi yapacak yapım müteahhidir. İdare söleşmeye göre işi yaptıran, işin yapımını denetleyen, gerekli finasmanı sağlayan ve sözleşme hükümlerine göre işin tamamlatılmasını sağlayan taraftır. Yapım müteahhidi ise işi yapan, sözleşmeye hükümlerine göre işi istenilen zamanda, istenilen kalitede tamamlamaya mukimdir. Bu tip sözleşmelerin uygulandığı tüm yapım işlerinde işin tamamlanması için gerekli finansman tamamen kamu idaresi tarafından sağlanmaktadır. İşin bitirilip teslim edilmesinden sonra iş gereği yapının kullanım hakkı kamu idaresinde olup yapım müteahhidinin kullanım hakkı yoktur (Koçer, 2008). YİD (Yap-İşlet-Devret) Modeli Sözleşmeler YİD modeli, 3996 sayılı Kanun un 3/a ve 94/5907 sayılı BKK nın 3/b maddelerinde İleri teknoloji ve yüksek maddi kaynak ihtiyacı duyulan projelerin gerçekleştirilmesinde kullanılmak üzere geliştirilen özel bir finansman modeli olup, yatırım bedelinin (elde edilecek kar dâhil) şirkete, şirketin işletme süresi içerisinde ürettiği mal veya hizmetin idare veya hizmetten yararlananlarca satın alınması suretiyle ödenmesidir olarak tanımlanmıştır (Yerlikaya, 2002). 72

74 Geniş anlamda YİD modeli, bir kamusal yapı yatırım veya hizmetinin finansmanı özel bir şirket tarafından karşılanarak gerçekleştirilmesi ve Kamu tarafından belirlenen bir süre için işletilmesi ve yine bu süre içinde ürettiği mal veya hizmeti, tarafların karşılıklı saptadıkları bir tarife uyarınca Kamu kuruluşlarına satması ve sürenin sonunda işletmekte olduğu tesisleri bakımı yapılmış, eksiksiz ve işler durumda ilgili Kamu kuruluşuna devretmesi diye tanımlanabilir (İmre, 2001).Yine yapılan sözleşmelerden yola çıkılarak yapılan bir başka tanıma göre YİD modeli bir kamu hizmet ya da faaliyeti ya da bayındırlık işinin sabit bir bedel üzerinden, tüm masrafları özel teşebbüs tarafından karşılanarak, yatırım yapılıp ülkenin üretilen mal ya da hizmetleri satın alma garantisi altında projelendirilmesi, finanse edilmesi, inşa edilmesi, korunması ve belli bir süre işletilmesi suretiyle yatırılan sermayenin amortisman ve karının gerçekleştirilmesinden sonra sürenin bitiminde tesisin ve yönetimi bedelsiz olarak ilgili kamu kurum ya da kuruluşa devir ve teslimini sağlayan bir rejimdir, denilmektedir (Uyduranoğlu, 1994). Yap-İşlet-Devret Modelinin Yapısı YİD modeli sözleşmelerde, diğer yapım işleri sözleşme modellerine göre birçok tarafın ilişkisi ile kurulan karmaşık bir sistem mevcuttur. Modeli oluşturacak taraflar arasındaki ilişkileri düzenleyen sözleşmelerin sayısı oldukça fazla olup, taraflar ve sözleşme sayıları projenin yapısı, büyüklüğü gibi etkenlere göre değişkenlik gösterse de birçoğunda bulunan taraflar ve taraflar arasındaki sözleşmeler hemen hemen aynı şekilde olmaktadır. Sadece işleyiş ve taraflar arasındaki hukuki bağlara bağlı düzenelenen sözleşmelerde değişikliklere rastlanmaktadır. YİD Modeli sözlemelerde mevcut olması gereken tarafları Şekil 1 de, taraflar arasındaki sözleşmeleri de Şekil 2 de gösterildiği gibi özetlemek mümkündür. Şekil 1. YİD Modelinde Taraflar Arası İlişkiler (UNIDO, 1997) 73

75 Şekil 2. YİD Modelinde Taraflar Arası Sözleşme Yapısı Şemanın merkezinde yer alan imtiyaz firması, yatırımı gerçekleştirecek olan özel teşebbüs şirketidir ve Hükümet veya ilgili devlet kuruluşu ile uygulama anlaşması çerçevesinde yatırım işini alır. Yatırımı gerçekleştirirken çeşitli danışman firmalarıyla bağlantılar kurabilir, bunları da danışmanlık anlaşmaları çerçevesinde gerçekleştirir. İmtiyaz firması söz konusu yatırımı kendisi gerçekleştirebileceği gibi, kendisi dışında müteahhit firmalara da, inşaat ve yapım kontratı çerçevesinde işi yaptırabilir. Yine aynı şekilde yatırım tamamlandıktan sonra işletmesini kendisi yapabileceği gibi aracı işletmeci başka firmalara da yaptırabilir. Yatırımcı şirket, gerekli finansmanı sağlamak amacıyla, kredi veren kuruluşlarla kredi anlaşmaları yapabilir (Koçer, 2008). Yap-İşlet-Devret Modelinde Tarafların Beklentileri Kamu nun (Kullanıcı) Beklentileri Hizmetin verilebilmesi Hizmetin sürekliliğinin sağlanması Hizmet etkinliğinin arttırılması Hizmet kalitesinin ve çeşitliliğinin arttırılması Çevrenin ve halk sağlığının korunması Hizmet tarifelerinin optimize edilmesi 74

76 İşverenin (Kamu İdaresi) Beklentlerii Yatırım ve yatırım finansmanının bütçe dışı olanaklardan sağlanması Yasal görevlerin ifasında kolaylık, süreklilik ve etkinlik İsletme maliyetlerinin azaltılması ve kontrol altına alınması Yatırımlar için daha fazla öz kaynak ayırabilmek Finansal maliyetlerin azaltılması Varlıkların düzenli ve koruyucu profesyonel bakımının sağlanması Varlıkların ömürlerinin optimize edilmesi ve yeni yatırım ihtiyacının azaltılması İşletmenin ve/veya yatırımın yönetim külfetinin azalması ve esas görevler üzerinde yoğunlaşma Özel sektörün esneklik ve süratinden yararlanma Teknoloji transferi ve yeniliklerin kolaylıkla yapılması İşletmeci ve/veya Yatırımcı nın Beklentileri Kar (özel sektörde kar üretemeyen kendisini sürdüremez ve hizmet üretemez) Müşteri memnuniyetinin sağlanması (Kamu kurumu ve tüketiciler) Rekabet imkânlarını arttırmak (teknolojik, kurumsal ve organizasyonel gelişme) Markalaşmak ve itibarını yükseltmek İş hacminin artışı ve sürekliliğinin sağlanması Yap-İşlet-Devret Modelinin Avantajları Yap-İşlet-Devret Modelinin avantajlarını ana başlıklar halinde şu şekilde sıralamak mümkündür. Yeni ve ek finansman kaynakları yaratması (Finansal Additionality) Modelin gelişmekte olan ülkeler için ileri sürülen en önemli amaçlarından birisi ülkeye yabancı sermaye girişini artırmak ve bunun ekonomi üzerindeki etkilerinden yararlanabilmektir. Bu çerçevede YİD modelinin başka türlü gerçekleştirilemeyecek projeleri gerçekleştirme imkânı verdiği ileri sürülmektedir. İleri Teknoloji Transferi ve Eğitim Yabancı şirketler eliyle ileri teknoloji gerektiren projelerin gerçekleştirilmesi durumunda ülkeye ileri teknoloji girişi olacaktır. Aynı şekilde bir YİD projesinde tesisin devrinden önce kullanım konusunda verilecek bir eğitim programı da bulunacaktır. Bu nedenle çalışanların eğitilmesine de imkân tanınmaktadır (Etçioğlu, 1997). Etkinlik Özel kesimin hangi projenin gerçekleştirilmesinin daha fizibl olduğu konusunda daha iyi bir değerlendirme yapabileceği, aynı şekilde projenin dizayn, inşa ve işletilmesini de daha etkin gerçekleştireceği ileri sürülerek ekonomik etkinliğin artacağı kabul edilmektedir. 75

77 Değerlendirme Ölçütü (Benchmark) Bir önceki şıkta belirtilen özelliğin uzantısı olarak, özel kesim eliyle yürütülen bir proje, kamunun elinde bulunan benzer projelerin etkinliğini değerlendirme bakımından bir ölçüt olarak kullanabilecektir (Etçioğlu, 1997). Altyapı Yatırımlarında Kamu Payının Azalması Model sayesinde devlet altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesi konusundaki mali baskıdan uzaklaşacak, bu durum bütçe üzerinde olumlu etkilerde bulunacaktır. Özelleştirme YİD modeli geleneksel olarak kamu kesimi eliyle yürütülen bir takım faaliyetlerin özelleştirilmesi yönünde de önemli bir adım olacaktır. Ancak tesislerin sözleşme süresi sonunda devlete devredileceği göz önüne alındığında bunun tam anlamıyla bir özelleştirme olduğunu söylemek imkânı bulunmamaktadır. Yatırımlar Arasında Seçimi Kolaylaştırma YİD modelinde bir bakıma devlet, önünde bulunan ve seçmek zorunda olduğu projeleri değerlendirme işini özel girişime devretmekte ve böylece özel sektör, kar maksimizasyonu kriteri ile ekonomik bakımından en uygun projeyi gerçekleştirmektedir (Etçioğlu, 1997). Yap-İşlet-Devret Modelinin Dezavantajları Yap-İşlet-Devret Modelinin dezavantajlarını ana başlıklar halinde şu şekilde sıralamak mümkündür. Karmaşık ve Uzun Bir Süreç İstemesi Model oldukça kompleks ve karmaşık bir yapıdadır. Çok sayıda tarafın yine çok sayıda ve çeşitli belgeler üzerinde müzakerelerde bulunup anlaşmaya varmaları gerekmektedir. Bu ise, belli bir zamana, bu konuda yetişmiş bilgili insanların bu konuya teksif olmasına ve paraya mal olmaktadır. Yüksek Maliyet YİD konusunda yapılan ikinci eleştiri bu modelle gerçekleştirilen bir projenin maliyetinin bütçe ya da kredi imkânlarıyla gerçekleştirilen bir projeye göre daha fazla olduğudur. Özellikle belli bir kar getirisinin verildiği ve mal ve hizmetlerin maliyet + kar esasına göre fiyatlandırıldığı durumlarda yatırım ve işletme maliyetlerinin olabildiğince yüksek tutulması olasılığı bulunmaktadır. Kamunun kendi olanaklarıyla temin edeceği iç ve dış kaynaklarla gerçekleştireceği yatırıma göre bu modelin daha pahalı olması beklenebilir. Hem yatırım aşamasında (Müteahhitlik hizmetleri) hem de işletme aşamasında (işletici olarak) elde edilecek kârın en üst noktalarda oluşmasına çalışılacaktır. Bu kârın makul düzeye çekilebilmesi, Kamuda görüşmeleri yürütecek ekibin becerisiyle yakından ilgilidir (Etçioğlu, 1997). 76

78 Siyasi, Ekonomik İstikrara Aşırı Duyarlılık Modelin diğer bir dezavantajı olarak, yapılacak yatırımın çok büyük tutarlara ulaşması, geri dönüşünün uzun olması ve sözleşmede karşı tarafın kamu idaresi olması nedeniyle özellikle yabancı sermayenin yatırım yapmak için siyasi ve ekonomik istikrar konusunda çok büyük duyarlılık göstermesi eklenebilir (Etçioğlu, 1997). Girdap/Tayfun Etkisi Belli bir aşamada alınan kararlardan herhangi birisinin bir tarafın kararını olumsuz yönde etkilemesi durumunda, bu durum diğer tarafları da aynı yönde etkilemekte ve olumsuz etkiler giderek artıp projenin gerçekleştirilmesine bile engel olabilmektedir. Girdap etkisi adı verilen bu durumdan kaçınmak için mümkün olduğunca her aşamada diğer tarafların da kararlara olumlu yönde katılmalarını sağlamak gerektirmektedir ki, bu durumda yukarıda değinilen gecikmeye neden olmaktadır (The World Bank Industry, 1990). Yap-İşlet-Devret Modelinde Karşılaşılan Riskler Yapılacak olan yatırım tutarının büyüklüğü, projenin finansman kaynaklarının bulunması, yatırımın zamanında tamamlanması ve borçlanma oranının yüksek olması gibi faktörler YİD projelerinin gerçekleştirilmesinde taraflar açısından bir takım riskler doğurmaktadır. Bu nedenle YİD projeleri değerlendirilirken, karşılaşılabilecek olası riskler ayrıntılı bir biçimde analiz edilmelidir. Bunlar ana başlıklarıyla söyle sıralanabilir (Atasoy, 1993). Politik Riskler Yatırıma devlet tarafından el konulma ve/veya yatırımın ilerde devletleştirilmesi riski, Devlette ya da hükümette siyasi belirsizliklerin bulunması, Devlet politikalarında köklü değişiklikler olma riski, Altyapı hizmetinin özel sektör tarafından verilmesine karşı halkın aşırı ve olumsuz tepki gösterme riski. Finansal Riskler Yatırım ve işletme dönemlerindeki borçlanma maliyetlerinde anormal artışlar, Talepte beklenenin aksine düşme olması, Enflasyon riski, Döviz kurları riski, Faiz oranlarının artması, Yatırımların yabancı para birimi üzerinden yapılması. Yatırım Safhası İnşaat Riskleri Yatırımı bitirememe riski, Yatırımın işletmeye alınmasının gecikmesi, Yatırım maliyetinin bütçesinden pahalıya mal olma riski, 77

79 Operasyonel Riskler Planlanan üretim verimliliğinin tutturulamaması, Rekabet ortamının değişme riski, Çevre koruma ile ilgili yasaların sıkılaşma riski. Pazar ve Gelir Riskleri Üretilecek olan mal ya da ürünün fiyatının belirlenmesi İstenilen gelirin elde edilmesindeki belirsizlik Yukarıda bahsedilen risklerin tümünün yatırımcı firma tarafından karşılanmasını beklemek modeli çıkmaza sokacaktır. Zira risk paylaşımının ana kuralı herhangi bir riskin, riski kontrol etme gücüne sahip olan tarafça üstlenilmesidir. Hiç kimsenin kontrol edemeyeceği riskler için ise sigorta seçeneği uygulanmalıdır. Bu prensiplerden yola çıkılarak yukarıda belirtilen risklerden politik risklerin tümü ile finansal risklerin bir kısmının devlet, geri kalan potansiyel risklerin ise yatırımcı şirket tarafından üstlenilmesi Modeli finanse edilebilir hale getirecektir. Yatırımcı tarafından üstlenilecek risklerin bir kısmı müteahhit, işletmeci ve sigorta şirketlerine aktarılabilir. Devletin üstlenmesi gereken risklerin bir bölümü de aynı şekilde Dünya Bankası'nın sigorta kuruluşu olan MIGA'ya sigorta ettirilebilir (Koçer, 2008). YİD (Yap-İşlet-Devret) Modeli Sözleşmeler ile 4535 Sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu nda Belirtilen Sözleşmelerin Karşılaştırılması YİD Modeli sözleşmeler ile 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu nda belirtilen sözleşmeler arasındaki en büyük farklılık finansman kaynakların temin ediliş biçiminden kaynaklanmaktadır. Bu durumu daha iyi irdeleyebilmek için kamu kaynaklı finansman temini ile özel sektör kaynaklı finansman teminin yararlarını incelemek gerekir. YİD Modeli sözleşmeler ile 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu nda belirtilen sözleşmeler arasındaki farklılıkları Tablo 1 de gösterildiği gibi çeşitli kriterlere göre sınıflamak mümkündür (Koçer, 2008). Tablo 1. YİD (Yap-İşlet-Devret) Modeli Sözleşmeler ile 4535 Sayılı Kanun da Belirtilen Sözleşmelerin Karşılaştırılması Yapım Finansmanının Bütçe Kaynaklarından Karşılandığı Yapım Modelinin Özellikleri (4735 Sayılı Kamu İhale Kanunu nda Belirtilen sözleşme türleri) Kamu kaynaklarına dayalıdır. Yatırım programına alınması uzun süreç gerektirebilmektedir. İşin, süresinde bitirilememe riski mevcuttur. Yapımda hız faktörü esas değildir Yapım Finansmanının Bütçe Dışı Kaynaklardan Karşılandığı Yapım Modelinin Özellikleri (Yap-İşlet-Devret Modeli sözleşme türleri) Özel teşebbüs kaynaklarına dayalıdır. Uygun proje olduğu takdirde kısa sürede yatırım programına alınabilmektedir. Çoğunlukla belirlenen süreden önce bitirilmektedir. Hız önemli faktördür. 78

80 Tablo 1. YİD (Yap-İşlet-Devret) Modeli Sözleşmeler ile 4535 Sayılı Kanun da Belirtilen Sözleşmelerin Farklılıkların Karşılaştırılması (Devamı) Yapım Finansmanının Bütçe Kaynaklarından Karşılandığı Yapım Modelinin Özellikleri (4735 Sayılı Kamu İhale Kanunu nda Belirtilen sözleşme türleri) Teknoloji transferi sağlamayabilir. Tüm yapım işlerinde uygulanabilir. İhaleye çok fazla firmanın katılımı olmaktadır. Taraflar idare ve yüklenici firmadan oluşur. Danışmanlık faaliyetleri asgaride kalmaktadır. Tüm yapım işi dışındaki projelerde uygulanabilir. İşletme dönemi kaynaklı geri dönüşümü uzun zaman almaktadır. Yapım Finansmanının Bütçe Dışı Kaynaklardan Karşılandığı Yapım Modelinin Özellikleri (Yap-İşlet-Devret Modeli sözleşme türleri) Teknoloji transferini zorunlu kılmaktadır. Karlı ve kısa dönemde geri dönüşüm sağlayan projelerde uygulanabiliyor. İhaleye katılım az sayıda güçlü firma tarafından olmaktadır. Birçok farklı ulusal, uluslar arası taraf mevcuttur. Azami sayıda birçok danışmanlık faaliyetini barındırır. Geri dönüşümü kısa sürede olabilecek ve işletme unsurunu içeren projelerde uygulanabilmektedir. Geri dönüşüm kısa sürelerde olmaktadır. Uygulama projeleri ile ihaleye çıkılmaktadır. Avan proje ile ihaleye çıkılabilmektedir. İşi mali ve teknik açıdan güçlü firmalar alabilmektedir. Ortak girişim zorunluluğu yoktur. Yerli sermayeye dayalıdır. Yapım işinde kar etmek tek hedeftir. Bundan dolayı kaliteden sapma olabilmektedir. Kamuya planlanandan çok daha pahalıya mal olabilmektedir. Yapımda istenen kalitenin sağlanmasında zorluk çekilmektedir. Sözleşme gereği işi, mali ve teknik açıdan güçlü birden fazla firmanın oluşturduğu ortak girişimler almaktadır. Ortak girişim modelin önemli özelliklerindendir. Yabancı sermaye transferini sağlamaktadır. Yapım işinde karlılık hedef değildir. İşletme dönemi karı esastır. Yapım işinde kalite sağlanabiliyor. İşin maliyetinin artması kamuya ek maliyet getirmemektedir. İşletme dönemini de barındırdığından kalite üst düzeyde olmaktadır. Sonuç ve Değerlendirme YİD modelinin uygulanacağı ülkenin makro ekonomik göstergeleri (dış ticaret açığı enflasyon, faiz hadleri, yerel piyasalarının gücü, bölgeler arasındaki mevcut gelir dağılımları, siyasi ve ekonomik stabilize özellikleri), hukuki altyapının, toplumun gelenek ve alışkanlıklarının modele uygunluğu, politik sistemin şeffaflığı ve güvenilirliği ile mevcut özel sektör şirketlerinin teknolojik ve finansal altyapılarının gücü parametreleri sistemin başarısını ağırlıklı bir şekilde etkilemektedir. Hukuki altyapımız dünyadaki teknolojik ve sosyal gelişmeleri yakalayabilecek değişimleri gerçekleştirememiştir ve dahası YİD Modeline uygun değildir. Geleneklerimiz ve alışkanlıklarımız açısından YİD Modelinin toplum yapımıza 79

81 uygunluğu şüphelidir. Politik sisteme ve özellikle politikacılara güven yoktur, ihale sistemlerimiz ve anlayışımız şeffaflık ilkesine uygun değildir. Teknolojik birikimleri yetersiz olmakla beraber, finansal ve yönetimsel altyapılarının gücü uluslararası şirketler ile beraber büyük altyapı projelerinin yatırımlarını üstlenebilecek yerel özel sektör şirketleri mevcuttur. YİD Modelinin teorik planda ileri sürülen ekonomik ve finansal yararlarının uzun vadede istenen düzeye ve ülkenin yararına ulaşamayacağı şüphelerini yaratmaktadır. Zira mevcut koşullar altında Modelin uygulanabilirliği ağır ve kapsamlı devlet garantilerine dayanmaktadır. Buna karşın, ülkede giderek küçülen iç tasarrufların gayri safi milli hâsılaya oranı sonucunda yapılamayan önemli altyapı yatırımlarının YİD Modeli devreye sokularak sağlanabilmesi sistemin getirdiği en belirgin yarar olarak gözükebilmektedir. Temelde kamu kesiminin sermaye, teknoloji, döviz ve kredi yetersizliği nedeniyle uygulama alanı bulan Yap-İşlet-Devret Modeli, özellikle gelişmekte olan ülkeler için avantajları bünyesinde bulundurmaktadır. Belirli bir tesise ihtiyaç duyan kamu kurum veya kuruluşu bu tesisi yerli veya yabancı şirketlere yaptırmakta ve belli bir süre sonunda da hiçbir bedel ödemeden tesise sahip olmaktadır. Bu model sayesinde kamu bütçe açıkları azalmakta, yatırımlar ve istihdam imkânları artmaktadır. Ayrıca yabancı sermaye ve teknoloji girişi hızlanmaktadır. Başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere bütün ülkeler için hayati önem taşıyan Yap- İşlet-Devret Modelinin önündeki engeller kaldırılmalı ve bu modelin gelişmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Fakat bunu yaparken de tekelleşmeye imkân tanınmamalıdır. Yapılan düzenlemeler ile Yap-İşlet-Devret Modeli imtiyaz sözleşmelerinin kapsamı genişletilerek, firmaların kuruluş, inşaat, işletme ve işletmenin devri sırasında sağladıkları kazanımların, devletin lehine olacak şekilde düzenlenmesine özellikle dikkat edilmesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde bu modelin yarar değil, zararlar doğurduğu/doğuracağı kesindir. Bunun önünü tıkayacak tedbirlerin alınması, anlaşmaya taraf olan kamunun, asli görevidir ve bunu yapmalıdır. Ancak, sistem iyi kurulmadığı için özelleştirmede olduğu gibi istenen sonuca ulaşılamamıştır. Sistemin istenilen hedefe ulaşabilmesi için; önce hedefleri belirleyip bu hedeflerle ilgili projelere öncelik tanınmalı, sözleşmelerde etütleri yeterince iyi yapılmamış projelerin öncelikle bu eksiklikleri giderilmeli, projelerle ilgili olarak bakanlıklar arası koordinasyonlar iyi sağlanmalı ve vergisel boyutları dâhil edinilen deneyim ve görünen sorunlar dikkate alınarak sistem özel girişimcinin ilgisini çekecek hale getirilmelidir. Türkiye de temelde alt yapı yatırımlarında finansman yetersizliklerini giderme ile hızlı bir ekonomik kalkınma ve refahı sağlama amacı taşıyan Yap-İşlet-Devret Modeli, gerekli tedbirlerin alınması durumunda ülkenin altyapı, finansman, ödemeler dengesi, istihdam ve ileri teknoloji sorunlarının çözümüne büyük faydalar sağlayacaktır. Ancak; uygulanma aşamasında, özellikle enerji kaynaklarının sağlanmasında bu modelin istismara açık olduğu görülmektedir. Bu suistimallerin ortadan kaldırılabilmesi için gerekli altyapı ivedilikle hazırlanmalı ve uygulamaya konulmalıdır. Firmalara tanınan imtiyazların sınırları belirlenmeli, gerekli denetim mekanizmaları çalıştırılarak, tarafsız olarak devreye sokulmalıdır. 80

82 Kaynaklar Atasoy, V., Türkiye de Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve Özelleştirme Sorunu, Türk Dünyası Araştırma Vakfı Basım Evi, İstanbul, Yayın No:187 (1993). Etçioğlu, E., Bütçe Dışı Finans Tekniği Yap-İşlet-Devret Modeli ve Türkiye Uygulamasının Analizi, Türk Dünyası Araştırma Vakfı Yayınları, İstanbul, Yayın No:14-15 (1997). İmre, E., Türkiye de Yap-İşlet-Devret Modeli; Yasal Çatısı, Uygulaması, Yüksek Denetleme Kurulu, Yayın No: 34 ( 2001). Koçer, M., 2001, İnşaat Sektöründe YİD (Yap-İşlet-Devret) Modeli Sözleşmeler ile Yapım İşleri Sözleşmelerinin Karşılaştırılması: DHMİ, DLH ve TCK Uygulama Örnek Sözleşmeleri, Yüksek Lisans Tezi (Yayınlanmamış), Eskişehir Osmangazi Üniversitesi FBE, Eskişehir, 95s. The World Bank Industry and Energy Department, Private Sector Participation in Power Through BOT Schemes, Working Paper, 5 (1990). UNIDO, Trading Modules of BOT Programme, The Bot Strategy, Infrastructure Development Through BOT Projects Seminar, Vienna, 6, (1997). Uyduranoğlu, N., Türk Hukukunda Yap-İşlet-Devret Modeli ve Benzeri Müesseseler, Uzmanlık Tezi, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ankara, Yayın No.36, (1994). Yerlikaya, G. K., Yap-İşlet-Devret Modeli, Hukuki Mahiyeti ve Vergilendirme, Seçkin Yayıncılık, Ankara, Yayın No.25, (2002). 81

83

84 Kamu İhale Mevzuatında Yapılan Değişikliklerin Mühendisler Açısından Tarihsel Süreçte Değerlendirilmesi Dr. Yük. Müh. Hüseyin Gencer GENCER Mühendislik&Müşavirlik&Danışmanlık Bağdat Cad. Gedik İş Merkezi B Blok 162/28 Maltepe-İstanbul Tel: (0216) E-Posta: Öz Kamu kurum ve kuruluşlarının mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu na göre yürütülmektedir. Bu Kanun, yürürlüğe girdiği tarihten bu yana on yedi defa değişikliğe uğramıştır. Kanunun 10. maddesine göre, kamu yapım ihalelerine katılan isteklilerin mesleki ve teknik yeterliğinin belirlenebilmesi için, yapım işlerinde ihale konusu iş veya benzer işlerle ilgili deneyimini gösteren iş deneyim belgelerinin istenilmesi zorunludur. İş deneyim belgeleri; iş bitirme belgesi, iş durum belgesi, iş denetleme belgesi, iş yönetme belgesi ile mühendis ve mimarların mezuniyet belgeleridir. İş denetleme ve iş yönetme belgelerine sahip olmanın ilk koşulu da mühendis veya mimar olmaktır. Mesleki ve teknik yeterliğin belirlenmesindeki diğer bir kriter de ihaleye katılan isteklilerin organizasyon yapısına ve personel durumuna ilişkin belgelerdir (Anahtar teknik personel). Yapım ihalelerinde asgari yeterlik kriteri olarak anahtar teknik personel istenilmesi halinde anahtar teknik personel olmanın da ilk koşulu en az beş yıl deneyimli mimar veya mühendis olmaktır. Bu çalışmada, mühendis ve/veya mimarların kamu yatırım projelerinin ihalelerine katılmaları için istenen ekonomik ve mali yeterlik kriteri ile mesleki ve teknik yeterlik kriteri olarak istenen iş denetleme belgesi, iş yönetme belgesi ve mezuniyet belgelerinin ihalelerde iş deneyim belgesi olarak değerlendirilmesi, mühendis ve/veya mimarların anahtar teknik personel olma koşullarında yapılan değişiklikler ile Kamu İhale Kanunu nda ve Uygulama Yönetmeliklerinde yapılan diğer değişikliklerin mühendisler açısından olumlu ve olumsuz yönleri tarihsel süreçte ele alınarak değerlendirilecektir. Anahtar sözcükler: Kamu İhale Kanunu, mesleki ve teknik yeterlik kriteri, iş denetleme belgesi, iş yönetme belgesi, mezuniyet belgesi, anahtar teknik personel Giriş Kamu kurum ve kuruluşlarının mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri tarihinde yürürlüğe giren 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu na göre yürütülmektedir. Kamu İhale Kanunu na ilişkin bütün mevzuatı, uygulama yönetmeliklerini, genel tebliğleri, standart ihale dokümanlarını ve tip sözleşmeleri hazırlamak, geliştirmek ve 83

85 uygulamayı yönlendirmek Kamu İhale Kurumunun görevleri arasında bulunmaktadır. Bu çerçevede iş deneyim belgelerinin neler olduğu, nasıl düzenleneceği ve verileceği, geçerlik koşulları, anahtar teknik personelin tanımı, kimlerin, nasıl anahtar teknik personel olabileceği de Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenmektedir. Kamu İhale Kanununun yürürlüğe girdiği tarihinden günümüze kadar olan süreçte iş deneyim belgeleri ve anahtar teknik personel ile ilgili çok köklü değişiklikler olmuştur. Yapım İşleri İhalelerinde İş Deneyim ve Mezuniyet Belgeleri Yapım ihalelerine katılan isteklilerin mesleki ve teknik yeterliğini belirlemek için istenilen en önemli alt kriter iş deneyim belgeleridir. İş deneyim belgeleri; yüklenici iş bitirme, yüklenici iş durum, alt yüklenici iş bitirme, iş denetleme ve iş yönetme belgeleri ile mezuniyet belgeleridir. İş Denetleme ve İş Yönetme Belgelerinin Tarihsel Süreçte Değerlendirilmesi İş Denetleme ve İş Yönetme Belgesi Düzenlenme Koşulları İş denetleme ve iş yönetme belgesine sahip olmanın ilk koşulu mühendis veya mimar olmaktır tarihli Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine göre; sözleşme bedelinin en az yüzde yetmişlik bölümünde görev yapmış olmak koşulu ile sözleşmeyi yapan makam tarafından tek sözleşmeye ilişkin olarak iş denetleme ve iş yönetme belgesi düzenleniyor ve veriliyordu tarihinde, yani dokuz ay sonra yapılan değişiklikle, yüzde yetmişlik oran, sözleşme bedelinin en az yüzde ellilik bölümünde görev yapmış olmak şeklinde değiştirilmiştir. Böylelikle mühendis ve mimarların iş denetleme ve iş yönetme belgesine sahip olma olanağı artırılmıştır. Ancak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu nda tarih ve 5812 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle bu oran %80 e çıkarılmıştır. Ayrıca iş denetleme ve iş yönetme belgesi düzenlenebilmesi için sözleşmenin bir bedel içermesi, yasal iş artışı olmayan işlerde ilk ilan tarihinden geriye doğru son on beş yıl içinde geçici kabul yapılması, yasal iş artışı olan işlerde ise ilk sözleşme bedelinin tamamlanması koşulları getirilmiştir. Bu koşulların sağlanması halinde ilk sözleşme bedelinin en az %80 oranında denetlenen ve yönetilen işlere iş denetleme ve iş yönetme belgesi düzenlenebilecektir. Böylece son yapılan bu değişiklikle iş denetleme ve iş yönetme belgesinin düzenlenmesi koşulları zorlaştırılmış olup %80 oranını sağlamayan mevcut iş denetleme ve iş yönetme belgeleri de ihalelerde artık iş deneyim belgesi olarak kullanılamayacaktır. İş Denetleme Belgesi Kimlere Verilir? tarihli Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine göre; iş denetleme belgesi, kamu kuruluşlarında, kendi meslekleri ile ilgili olarak mahallinde fiilen denetledikleri işlerde, kontrol mühendisi, şantiye mühendisi, kontrol şefi, şantiye şefi, kontrol amiri, şube müdürü, proje müdürü, il müdürü ve yardımcıları, bölge müdürü ve yardımcıları, kamuya ait inşaat ve tesisat müdürü ve yardımcıları ve bunlarla aynı teknik seviyede görev yapanlara veriliyor iken Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde tarihinde yapılan değişiklikle iş denetleme belgeleri artık sadece kontrol mühendisi, şantiye mühendisi, kontrol şefi ve şantiye şefine sözleşmeyi yapan yetkili makam tarafından verilmektedir. Denetleme görevlerinde bulunanların iş deneyimi, denetledikleri işlerin kendi meslekleri (yüksek öğrenimini gördüğü mesleki alan) ile 84

86 ilgili tutarlar üzerinden verilmektedir. Bir iş veya işin kısmında aynı sıfat ve unvanla eşzamanlı görev yapan birden fazla elemanın olması halinde ise, iş deneyim tutarı, bu görevlilerin sayısına bölünerek bulunmaktadır. Ancak tarihinde yayınlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle kontrol şefi ve şantiye şefi ile işin tümünden sorumlu olarak görevlendirilen kontrol mühendisinin iş deneyimi, aldıkları lisans eğitimlerine bakılmaksızın denetledikleri işin tamamı üzerinden dikkate alınacaktır. Bu değişiklikle iş denetleme belgelerinin tutarı artırılmış olmaktadır. Kamu kuruluşlarının ihale ettikleri işlerde, yurt içinde veya yurt dışında idare adına danışmanlık hizmeti veren kontrol teşkilatında, kendi meslekleri ile ilgili olarak mahallinde fiilen denetledikleri işlerde, kontrol mühendisi, kontrol şefi veya kontrol amiri olarak görev yapanlara iş denetleme belgesi veriliyordu tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle sadece kontrol mühendisi veya kontrol şefi olarak görev yapanlara sözleşmeyi yapan yetkili makam tarafından iş denetleme belgesi verilmektedir. Kamu kuruluşlarının ihale ettikleri işlerde, yurt içinde veya yurt dışında idare adına danışmanlık hizmeti veren kontrol teşkilatında kontrol amiri olarak görev yapanlara yapılan değişiklikle artık herhangi bir iş deneyim belgesi verilmemektedir. Kamuya taahhütte bulunan yüklenici bünyesinde, şantiye mühendisi, şantiye şefi, işin sözleşmesinde teknik personel olarak öngörülmüş olması kaydıyla proje müdürü olarak görev yapanlara iş sahibi idare (sözleşmeyi yapan yetkili makam) tarafından tek sözleşme ile ilişkili olarak düzenleniyordu tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle sadece şantiye mühendisi veya şantiye şefi olarak görev yapanlara iş denetleme belgesi verilmektedir. Proje müdürüne artık iş yönetme belgesi düzenlenmektedir. Değişiklik yapılıncaya kadar geçen süreçte proje müdürüne verilmiş olan iş denetleme belgeleri artık geçerliğini kaybetmiştir. Özel sektöre taahhütte bulunulan işlerde iş denetleme belgesi; fenni mesul veya bu işle ilgili yapı denetim görevlisi veya yüklenici bünyesinde şantiye şefi ve proje müdürüne kendi meslekleri ile ilgili olarak mahallinde fiilen denetledikleri işlerde ilgili belediye veya valilik tarafından tek sözleşme ile ilişkili olarak düzenleniyordu tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle proje müdürü çıkarılmış ve sadece fenni mesul veya bu işle ilgili yapı denetim görevlisi veya şantiye şefine iş denetleme belgesi verilmektedir. İş Yönetme Belgesi Kimlere Verilir? tarihli Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine göre; İş yönetme belgeleri, kamu kuruluşlarında kendi meslekleri ile ilgili olarak yönettikleri işlerde, kurumların merkez yönetiminde görevli yapım ve/veya teknik işler şube müdürü, yapım ve/veya teknik işler daire başkanı, yapım ve/veya teknik işlerden sorumlu genel müdür yardımcısı ve genel müdür, yapım ve/veya teknik işlerden sorumlu müsteşar yardımcısı ve müsteşar olarak görev yapanlara işin sahibi idare (sözleşmeyi yapan yetkili makam) tarafından tek sözleşme ile ilişkili olarak düzenlenir ve verilirdi. En az 10 yıllık mühendis veya mimarların, kamuya taahhütte bulunan özel sektör kuruluşlarında kendi meslekleri ile ilgili olarak yönettikleri işlerde her hangi bir ortaklık şartı aranmaksızın anonim şirketlerde genel müdür, murahhas üye, yönetim kurulu üyesi 85

87 ve yönetim kurulu başkanı, limitet şirket müdürü olarak görevlerini aralıksız en az 5 yıl yaptıklarını Türk Ticaret Kanununa göre tevsik edenlere işin sahibi idare (sözleşmeyi yapan yetkili makam) tarafından tek sözleşme ile ilişkili olarak düzenlenir ve verilirdi. İş yönetme belgesinin verilmesinde, bu işte ilgilinin işi yöneten olarak çalıştığına dair yüklenicinin imzası ile ilgilinin sosyal sigorta prim ödemelerini gösteren belgelerin verilmesi gerekir. Kendi meslekleri ile ilgili yönettikleri işlerde iş yönetme belgesi düzenlenirken tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle kendi meslekleri ifadesi kaldırılmış, yönetme görevlerinde bulunanların iş deneyimi yönettikleri tutarlar üzerinden tespit edilir şeklinde değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle iş yönetme belgesinin değeri artırılmıştır. Bir iş veya işin kısmında aynı sıfat ve unvanla eşzamanlı görev yapan birden fazla elemanın olması halinde, iş deneyim tutarı, bu görevlilerin sayısına bölünerek bulunur. Ayrıca kurumların merkez yönetiminde görevli ifadesi de kaldırılmış, yapım ve/veya teknik işlerden sorumlu olan; şube müdürü, proje müdürü, kontrol amiri, inşaat ve tesisat müdürü ve yardımcıları ve bunlarla aynı teknik seviyede görev yapanlar, il müdürü ve yardımcıları, bölge müdürü ve yardımcıları ile yapım ve/veya teknik işler daire başkanı, yapım ve/veya teknik işlerden sorumlu genel müdür yardımcıları ve genel müdür, yapım ve/veya teknik işlerden sorumlu müsteşar yardımcısı ve müsteşar olarak görev yapanlara işin sahibi idare (sözleşmeyi yapan yetkili makam) tarafından tek sözleşme ile ilişkili olarak düzenlenir ve verilir şeklinde değişiklik yapılmıştır tarihli YİUY nde yapılan düzenleme ile İş deneyim belgesi düzenlemeye yetkili kurum ve kuruluşlara taahhütte bulunan yüklenicilerde; idareye bildirilmesi kaydıyla, ilk sözleşme bedelinin en az % 80 i oranında sözleşme konusu işte proje müdürü olarak görev yapan en az beş yıllık mühendis veya mimarlara, özel sektöre taahhütte bulunulan işlerde de; işin sözleşmesinde proje müdürü olarak belirtilmiş ve ilk sözleşme bedelinin en az % 80 i oranında fiilen görev yapmış olmak kaydıyla en az on yıllık yerine en az beş yıllık mühendis veya mimarlara, tek sözleşme ile ilişkili olarak düzenlenebilmektedir. Sürenin on yıldan beş yıla indirilmesi mühendis ve mimarlar için olumlu olarak değerlendirilmektedir. İş Denetleme Belgesinin İhalelerde Değerlendirilme Oranları tarihli Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine göre, gerçek kişilerce mühendis veya mimar olarak yurt içinde denetim faaliyetleri nedeniyle alınan iş denetleme belgesi tutarları 1/5 oranında, yurt dışında denetledikleri işler 1/10 oranında dikkate alınıyordu tarihinde yani dokuz ay sonra gerçek kişilerce yurt içinde denetim faaliyetleri nedeniyle alınan iş deneyim belgesi tutarlarının tam olarak değerlendirileceği şeklinde Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde değişiklik yapılmıştır. Böylece kontrol mühendisliği, şantiye mühendisliği, kontrol şefliği ve şantiye şefliği yapan mühendis ve mimarların aldığı iş denetleme belgelerinin değeri beş kat artmıştır. Ancak bu durum dokuz ay devam etmiştir tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, gerçek kişilerce mühendis veya mimar olarak yurt içinde denetim faaliyetleri nedeniyle alınan iş deneyim belgesi tutarları 1/5 oranında, yurt dışında denetledikleri işler 1/10 oranında dikkate alınır şeklinde eskiye dönüş yapılmıştır. 86

88 Ayrıca iş deneyim belgesi sahibi gerçek veya tüzel kişilerin, birden fazla tüzel kişiliğin sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulunmaları halinde, iş deneyim belgelerini bu tüzel kişiliklerin hepsinde de kullandırabildikleri halde, yapılan değişiklikle, bu tüzel kişilerin sadece birinde kullandıracağına, İş Deneyim Belgesini Başka Bir Tüzel Kişilikte Kullandırmayacağına İlişkin Taahhütname vermeleri gerektiği şeklinde değişiklik yapılmıştır. İş denetleme belgelerinin 1/5 oranında değerlendirilmesi yaklaşık on sekiz ay uygulanmıştır tarihinde gerçek kişilerce mühendis veya mimar olarak yurt içinde denetim faaliyetleri nedeniyle alınan iş denetleme belgesi tutarlarının tam olarak, yurt dışında denetledikleri işlerin ise 1/2 oranında değerlendirileceği şeklinde Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde yeniden değişiklik yapılmıştır. Bu uygulama tarihine kadar devam etmiştir tarihinde yayınlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde iş deneyim belgelerinde çok kapsamlı değişiklik yapılmıştır. Bundan böyle gerçek kişilerce denetim faaliyetleri nedeniyle alınan iş denetleme belgesi tutarları; gerçek kişinin ilgisine göre ticaret ve/veya sanayi odasına veya esnaf ve sanatkâr odasına kaydolduğu tarihten itibaren ilk beş yıl beşte bir oranında, daha sonraki yıllarda tam olarak dikkate alınacaktır. Tüzel kişiliğin, en az bir yıldır yarısından fazla hissesine sahip gerçek kişi ortağının iş denetleme belgesi ile ihaleye katılmasında; belge sahibinin yarıdan fazla hisseye sahip olduğu tarihten itibaren ilk beş yıl beşte bir oranında, daha sonraki yıllarda tam olarak dikkate alınacaktır. İş denetleme belgesinin tüzel kişiliklerde kullandırılması halinde ise en az bir yıldır o tüzel kişiliğin yarıdan fazla hissesine sahip olmak gerekecektir. Artık mühendis veya mimarlar tüzel kişiliklerin en az bir yıl sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmadıkları takdirde iş denetleme belgelerini bu tüzel kişiliklerde iş deneyim belgesi olarak kullandıramayacaklardır. İş Yönetme Belgesinin İhalelerde Değerlendirilme Oranları tarihli Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine göre, gerçek kişilerce mühendis veya mimar olarak yurt içinde yönetim faaliyetleri nedeniyle alınan iş yönetme belgesi tutarları 1/10 oranında, yurt dışında yönettikleri işler 1/20 oranında dikkate alınıyordu tarihinde yayınlanan Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinde gerçek kişilerce yönetim faaliyetleri nedeniyle alınan iş yönetme belgesi tutarları 1/5 oranında dikkate alınacaktır. İş yönetme belgesinin tüzel kişiliklerde kullandırılması halinde ise en az bir yıldır o tüzel kişiliğin yarıdan fazla hissesine sahip olmak gerekecektir. Artık mühendis veya mimarlar tüzel kişiliklerin en az bir yıl sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmadıkları takdirde iş yönetme belgelerini bu tüzel kişiliklerde iş deneyim belgesi olarak kullandıramayacaklardır. Mezuniyet Belgelerinin Tarihsel Süreçte Değerlendirilmesi 2490 sayılı Kanun ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu na göre yapılan yapım işi ihalelerinde; mühendis ve mimarlar mezuniyet belgeleri ile ihalelere katılamaz iken, 4734 sayılı Kamu ihale Kanununda yapılan düzenleme ile mühendis ve mimarların mezuniyet belgeleri ile ihalelere katılmalarına olanak sağlanmıştır tarihli Y.İ.U.Y. de; Kendi meslekleriyle ilgili faaliyetlerini sürdürmeleri şartıyla fiilen denetim veya yönetim görevlerinde bulunmayan mühendis veya mimarların mezuniyetlerinden sonra geçen her yıl için 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (h) bendinde belirtilen tutar kadar iş deneyimi olduğu kabul edilir ve bu tutar tam olarak dikkate alınır. Hükmü bulunmaktadır. Ancak 4734 sayılı Kamu İhale 87

89 Kanunu nun 62/ h maddesinde; h) Yapım işlerinde denetim ve yönetim görevlerinde bulunmayan mühendis veya mimarların, yapım ihalelerine girebilmeleri için mezuniyetinden sonra geçen her yıl için altmış milyar Türk Lirası olarak hesaplanmak üzere dikkate alınır ve bu Kanunun 10 uncu maddesi kapsamındaki mesleki ve teknik yeterlilik şartı ilgilinin işe başladığı yıl için aranmaz. Hükmü bulunduğundan tarihinde Y.İ.U.Y. de yapılan değişiklikle, Kendi meslekleriyle ilgili faaliyetlerini sürdürmeleri şartıyla fiilen denetim veya yönetim görevlerinde bulunmayan mühendis veya mimarların aldıkları akademik eğitime göre ehliyetli oldukları görev alanı ile sınırlı yapım işlerinin ihalelerinde, mezuniyetlerinden sonra geçen her yıl 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin (h) bendinde belirtilen tutar kadar dikkate alınır ve Kanunun 10 uncu maddesindeki mesleki ve teknik yeterlik şartı bu kişilerin işe başladığı yıl için aranmaz. Denetim veya yönetim görevlerinde bulunmayan mühendis veya mimar isteklilerin mezuniyetlerine binaen ihaleye girmesinde bunların gerçek kişi olmaları şartı aranır. İdareler, hangi mühendislik veya mimarlık bölümlerinin ihale konusu iş veya benzer işe denk sayılacağına dair ihale dokümanına hüküm koyacaklardır. hükmü getirilmiştir. Hangi mühendislik veya mimarlık bölümlerinin ihale konusu iş veya benzer işe denk sayılacağının ilan ve ihale dokümanında belirtilmesi zorunludur. Hükmü ile her yapım ihalesinde mühendis veya mimarların mezuniyet belgeleri ile ihaleye girebilmelerini sağlamak için ilan ve idari şartnamede belirtilmesi zorunlu hale getirilerek mühendis ve mimarların diplomaları ile tüm yapım ihalelerine katılabilmeleri sağlanmıştır tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Y.İ.U.Y. ne göre; Kendi meslekleri ile ilgili faaliyetlerini sürdürmeleri şartıyla iş deneyim belgesi yerine mezuniyet belgelerini sunan mühendis ve mimarların, aldıkları akademik eğitime göre ehliyetli oldukları görev alanı ile sınırlı yapım işlerinin ihalelerinde, mezuniyetlerinden sonra geçen her yıl 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde belirtilen tutar kadar dikkate alınır ve bu kişilerden mezuniyet belgelerinin değerlendirmeye alınmasını talep etmeleri halinde Kanunun 10 uncu maddesindeki iş deneyimine ilişkin mesleki ve teknik yeterlik şartı aranmaz. şeklinde değişiklik yapılarak bu kişilerin işe başladığı yıl için ifadesi kaldırılmıştır. Ancak bu değişiklik 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu nun 62/ h maddesi ile çelişmiştir. Nitekim Danıştay Onüçüncü Dairesinin gün ve E:2006/2125, K:2006/3910 sayılı kararında da; 4734 sayılı Yasanın 62. maddesinin (h) bendi hükmünün anılan Yasanın 10/b 2 maddesini ortadan kaldırmadığı, tüm mühendis ve mimarlar için yeterlik koşulu aranmayacağı anlamına gelmeyeceği, tek istisnanın işe başlanılan ilk yıl için olduğu açıktır. Olayda ise, davacı.. Ortak Girişiminde. in işe başladığı ilk yıl olmadığı, daha önce aynı idareye karşı bazı yapım işlerinde taahhüt üstlendiği anlaşıldığından, bu istisnadan yararlanamayacağı açıktır. ifadesine yer verilmiştir. KİK 2008/UY.Z-908 sayılı kararında da;.. işe başlanılan yıl kavramından ne anlaşılması gerektiği hususunda mevzuatta ve Danıştay kararında uygulamayı yönlendirici bir ifade bulunmamaktadır... bütün istekliler açısından eşit muamele yapılmasını teminen ilk işe başlanılan yıl olarak ilgili Ticaret Odasına kayıt tarihinin dikkate alınması gerekmektedir. Denilmiştir. Mühendis ve mimarlar iş deneyim belgesi olarak mezuniyet belgeleri ile ihalelere katılabilirken Danıştay ın bu kararından sonra mühendis ve mimarın iş deneyim belgesi yerine mezuniyet belgelerini 88

90 kullanabilmelerinin ön koşulu, denetim ve yönetim görevinde bulunmamaları ve daha önce hiç iş bitirme belgesine sahip olmamalarıdır. Ayrıca Ticaret Odasına kayıt olduğu tarihten itibaren de ancak bir yıl içinde mezuniyet belgelerini iş deneyim belgesi olarak kullanılabilecekleri şeklinde uygulama başlamıştır. Bu karar ile mezuniyet belgeleri artık iş deneyim belgesi olarak kullanılamaz hale gelmiştir. Bu durum tarihine kadar devam etmiştir. Bu tarihte çıkan 5812 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanunun 62/h maddesi, İş deneyimi bulunmayan mühendis veya mimarların, aldıkları lisans eğitimine uygun yapım işi ihalelerine başvurularında, toplam süresi onbeş yılı geçmemek kaydıyla mezuniyetlerinden sonra geçen her yıl, yüzyirmiikibinüçyüzseksenyedi Türk Lirası olarak hesaplanmak üzere 10 uncu madde kapsamındaki benzer iş deneyimi olarak dikkate alınır. Bu süre iş deneyimi bulunan mimar ve mühendisler için uygulanmaz. Bu bent kapsamında elde edilen deneyim mühendis ve mimarın beş yıldır en az % 51 hissesine sahip olduğu veya her iki ortağın da mühendis olup % 50-% 50 ortak olduğu tüzel kişiler tarafından da kullanılabilir. Şeklinde değiştirilmiştir. Bu değişiklikle mühendis ve mimarların mezuniyet belgelerini iş deneyim belgesi olarak tekrar kullanma olanağı sağlanmıştır. Ayrıca mezuniyet belgelerini iş deneyim belgesi olarak kullanılmasında gerçek kişi olma koşulu aranırken bu değişiklikle her iki ortağın da mühendis olup % 50-% 50 ortak olduğu tüzel kişiler tarafından da kullanılabilmesine olanak sağlanmıştır. Bu durumda; her iki ortağın mezuniyet belgesinin de teklif kapsamında sunulması zorunludur. Ancak burada sadece mühendisten söz edilmiş, mimardan söz edilmemiştir. Bu durum uygulamada karışıklığa neden olacaktır. Zira yapılan bu düzenleme ile mimarların %50-%50 ortak olması veya bir mühendis ile bir mimarın %50-%50 ortak olması halinde bu tüzel kişiliklerde mezuniyet belgelerinin kullanılmasına olanak sağlanmamıştır tarih ve mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Y.İ.U.Y. ne göre; Mühendis veya mimarların, aldıkları lisans eğitimine uygun yapım işleri ihalelerinde, iş deneyimi olarak mezuniyet belgelerini sunmaları durumunda; a) İş deneyimi bulunmayan mühendis veya mimarların; toplam süresi onbeş yılı geçmemek kaydıyla mezuniyetlerinden sonra geçen her yıl, Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde belirtilen tutar kadar, b) İş deneyimi bulunan mühendis veya mimarların; onbeş yıllık sınırlamaya tabi tutulmaksızın, mezuniyetlerinden sonra geçen her yıl Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde belirtilen tutar kadar, benzer iş deneyimi olarak dikkate alınır. Hükmü getirilmiştir. Mezuniyet belgelerinin iş deneyimini tevsik için sunulması durumunda; mezuniyetten sonra geçen sürenin onbeş yıldan fazlasının değerlendirmeye alınabilmesi için, başvuru veya teklif kapsamında mezuniyet belgesi sahibine ait yapım işine ilişkin bir iş deneyim belgesinin sunulması zorunludur. Mezuniyet belgeleri, belge sahibi dışındaki aday ve istekli tarafından kullanılamaz. Bu belge sahiplerinin kuracakları veya ortak olacakları; a) Her iki ortağın da mühendis olup % 50 % 50 ortak olduğu tüzel kişiler dışındaki tüzel kişilerin ihaleye girebilmesinde, tüzel kişiliğin en az beş yıldır en az % 51 hissesine sahip olmaları, b) Her iki ortağın da mühendis olduğu tüzel kişilerin ihaleye girebilmesinde, tüzel kişiliğin % 50 hissesine sahip olmaları, ve teminat süresince (kesin kabule kadar) bu oranın muhafaza edilmesi zorunludur. Tüzel kişi tarafından iş deneyimi olarak sunulan mezuniyet belgesinin, tüzel kişiliğin en az % 51 hissesine sahip ortağına ait olması halinde, bu ortağa ait mezuniyet belgesi teminat süresi sonuna kadar başka bir tüzel kişiye kullandıramayacaklardır. 89

91 tarihli Y.İ.U.Y. de; Bu kişiler ihaleyi yapacak idareye mezuniyet belgeleriyle birlikte kamuda veya özel sektörde mesleklerini icra ettiklerini tevsik eden meslek odası kaydı veya hizmet çizelgelerini verirler. Hükmü bulunmaktadır. Mezuniyet belgelerinin sunulması halinde Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine göre iş deneyim tutarı; mezuniyetten sonra geçen yıl ile 4374 sayılı Kanunun 62 inci maddesinin ( h ) bendinde belirtilen tutar çarpılarak hesaplanacaktır. Ancak mezuniyet yılı ile meslek odasına üye kayıt tarihi veya kamuda işe giriş tarihi aynı yıl olmayabilir. Bu durumda da Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğine göre iş deneyim tutarının hesaplanmasında mezuniyetlerinden sonra geçen her yıl denildiğinden yine mezuniyet yılı baz alınacaktır. Nitekim Kamu İhale Kurulunun KİK/2004-UK.Z-486 sayılı kararında da mezuniyetten sonra geçen yıl; ihalenin yapıldığı yıldan mezuniyet yılı çıkarılarak hesaplanmıştır. Ancak KİK 2006/UY.Z-2182 sayılı kararında; mezuniyetten sonra geçen yıl; ihalenin yapıldığı yıldan meslek odasına kayıt olduğu yıl çıkarılarak hesaplanmıştır. Bu karar uygulamada karışıklığa neden olmuştur tarih ve mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Y.İ.U.Y. nde; Bu kişiler ihaleyi yapacak idareye mezuniyet belgeleriyle birlikte kamuda veya özel sektörde mesleklerini icra ettiklerini tevsik eden meslek odası kaydı veya hizmet çizelgelerini verirler. Hükmü kaldırıldığından iş deneyim tutarının hesaplanmasında artık mezuniyet yılı baz alınacaktır. Anahtar Teknik Personelin Tarihsel Süreçte Değerlendirilmesi tarihli Y.İ.U.Y. de; anahtar teknik personelin en az beş yıl deneyimli mimar veya mühendis olması ve halen isteklinin bünyesinde çalışıyor bulunması şartı aranır. Deneyim süresi ilgili meslek odası üye kayıt belgesiyle, isteklinin bünyesinde halen çalışmakta olduğu hususu ise sosyal güvenlik kurumu onaylı prim ödeme belgeleri ile tevsik edilir. Hükmü bulunmaktadır tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Y.İ.U.Y. nde; ihale tarihinden önce işe alınmış olması şartı ile kamuda geçen deneyim süresi hizmet çizelgesi ve/veya meslek odası üye kayıt belgesiyle tevsik edilir. Hükmü getirilmiştir. Anahtar teknik personel aynı zamanda Teknik Personel Taahhütnamesi nde yer alamaz. Danışmanlık hizmet alımı işlerinde istisna getirilmiş, anahtar teknik personelin aynı zamanda ihale konusu işte teknik personel olarak çalıştırılmasına olanak sağlanmıştır. Anahtar Teknik Personelin Deneyim Süresi Hesabı Kamu İhale Kurulunun anahtar teknik personelin deneyim süresinin hesaplanması ile ilgili verdiği 2004/UK-Z-1049 sayılı kararında; anahtar teknik personelin asgari beş yıllık deneyim süresi, kıst olarak yani ay ve gün hesabı yapılarak değil, ihalenin ilan edildiği yıldan meslek odasına kayıt olunduğu yıl çıkarılarak hesaplanmıştır. İhalenin ilan edildiği yıl ile ihalenin yapıldığı yıl farklı olabilir. Bu durumda ihalenin ilan edildiği yıl baz alınacak demektir. Ancak Yönetmeliğe göre, ihale tarihi ile ilgili meslek odasına kayıt tarihi arasındaki sürenin asgari beş yıl olması gerekir. Bu asgari beş yıllık sürede, kıst (ay ve gün) olarak ihale tarihinden meslek odası üye kayıt tarihinin çıkarılması ile hesaplanmalıdır. On yıllık bir mühendis, kamu ve/veya özel sektöre taahhütte bulunan bir yüklenicinin bünyesinde on yıldır şantiye şefi olarak mesleğini icra ettiği halde, meslek odasına kayıt olmadığından veya beş yılı doldurmadığından bu mühendis anahtar teknik personel olarak kabul edilmez iken, tarihinde mezun olup tarihinde meslek odasına kayıt yaptıran 90

92 bir mühendis, tarihinde yani 4 yıl 2 günlük mühendis asgari beş yıllık deneyimli mühendis olarak kabul edilmektedir. Bunun da anlamı son sınıfta iken deneyim süresi başlamış demektir. Değil son sınıftaki deneyimini, mezun olmuş bir mühendisi bile sırf meslek odasına kayıt yaptırmadı diye deneyimli saymayan bir Yönetmeliğin, deneyim süresinin son sınıf öğrencisi iken başlatılması Yönetmeliğe tamamen aykırı düşmektedir. Bundan dolayı deneyim süresi hesabının ay ve gün olarak yapılması gerekir. Nitekim KİK 2006/UY.Z-1472 sayılı kararında;...sonuç olarak, anahtar teknik personelin deneyim süresinin hesabına ilişkin 4734 sayılı Kanunun 5 inci maddesine uygun sağlıklı bir tespitin, ancak; oda kayıt tarihinden ihale tarihine kadar geçen bütün sürelerin (ay, gün, yıl) dikkate alınarak yapılacak bir hesaplama sonucunda elde edilebileceği aşikardır. Bu durumda, şikayete konu ihalede, ihale tarihinden, Turan K. nin meslek odasına kayıt tarihi çıkarıldığında ( ) ilgilinin meslek odasına kayıt tarihinin üzerinden dört yıl, dört ay, dokuz gün geçtiği ve Turan K. nin deneyim süresinin İdari Şartnamede ve Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde istenen en az beş yıllık deneyim süresi şartını karşılamadığı, dolayısıyla başvuru sahibinin idarece değerlendirme dışı bırakılmasının doğru olduğu ve iddianın doğru olmadığı anlaşılmıştır. Denilerek bu yanlış uygulamadan ancak iki yıl sonra dönülmüştür tarihinde anahtar teknik personel ile ilgili köklü değişiklikler yapılmıştır. Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliğinin 3.üncü maddesinde anahtar teknik personel; Gerçek veya tüzel kişi tarafından, taahhüt ettiği işlerden bağımsız olarak istihdam edilen ve şantiyede yürütülen çalışmaları merkezden yöneten kişi olarak tanımlanmıştır. Yapılan değişiklikle; 1) Deneyim süresi; meslek odası üye kayıt süresini gösteren belge ile değil mezuniyete ilişkin belgeyle tevsik edilecektir. Anahtar teknik personel şartının aynı meslek alanına ilişkin farklı kişiler bildirilmek suretiyle karşılanması halinde; bu kişilerin tamamının deneyim süresinin mezuniyet belgeleri ile tevsik edilmesi zorunlu kılınmıştır. 2) Anahtar teknik personelin ihaleden önce işe alınması yeterli iken artık ilk ilan veya davet tarihinden geriye doğru en az bir yıl boyunca gerçek veya tüzel kişiliğin ticari faaliyette bulunduğu yerde kesintisiz şekilde çalıştırılması ve bu durumun belgelendirilmesi şartı aranacaktır. Bu şart aynı pozisyon için tek bir mühendis veya mimar ile tevsik edilebileceği gibi farklı mühendis veya mimarlarla da tevsik edilebilecektir. Yıl içinde toplam olarak otuz günü aşmayan kesintiler, kesinti olarak kabul edilmeyecektir. Anahtar teknik personelin ilk ilan veya davet tarihinden geriye doğru en az bir yıl boyunca gerçek veya tüzel kişiliğin ticari faaliyette bulunduğu yerde kesintisiz şekilde çalıştırılması ve bu durumun belgelendirilmesi şartı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu nun eşitlik ilkesi gereği 1 yıl sonra yani tarihinde yürürlüğe girecektir. (3) Anahtar teknik personelin meslek alanlarının, ihale konusu işin niteliğine uygun ve işin mimarlık ve mühendislik alanlarının ağırlığı ile orantılı olarak belirlenmesi gereklidir. Aynı mimarlık ve mühendislik alanı ile ilgili birden fazla anahtar teknik personel artık istenemeyecektir. (4) Anahtar teknik personelin sayısı, istenildiği kadar belirlenebilirken sınırlama getirilmiştir. Yaklaşık maliyeti eşik değerin; a) Onda biri ile eşik değerin yarısına kadar olan işlerde en fazla bir, b) Yarısı ile eşik değer arasında olan işlerde en fazla iki, 91

93 c) Üzerinde olan işler ile yeterlikleri tespit edilenler arasından belli sayıda adayın davet edilmesinin öngörüldüğü belli istekliler arasında ihale usulüyle yapılan ihalelerde en fazla üç olarak istenebilecektir. (5) Anahtar teknik personel olarak bildirilen mimar ve mühendisler artık, aday veya isteklinin bünyesinde çalıştıklarına ve ihale konusu işte isteklinin anahtar teknik personeli olarak çalışacaklarına ilişkin yazılı beyanlarını vereceklerdir. (6) Anahtar teknik personel olarak bildirilen kişiler artık, aday veya isteklinin bünyesinde görev yaptıkları süre boyunca, başka bir gerçek veya tüzel kişide anahtar teknik personel olarak çalışamayacaklardır. Bu düzenleme ile diğer mühendis ve mimarlara da iş olanağı sağlanmış olmaktadır. (7) Gerçek kişi istekliler hariç, bu kişilerin tüzel kişilikteki görev ve/veya ortaklık süreleri, Ticaret Sicil Memurluğu, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir tarafından düzenlenen belge ile tevsik edilecektir. Sonuç ve Öneriler 1- İş denetleme belgeleri kendi meslekleri ile ilgili kısmın %50 lik bölümünde denetleme görevi yapanlara verilirken yeni düzenleme ile bu oran %80 e çıkarılarak mühendis ve mimarların hakları ellerinden alınmıştır. Bu oran %50 olarak tekrar değiştirilmelidir. 2- İş denetleme ve yönetme belgelerinin verilmesinde işin geçici kabulünün yapılma koşulu aranmamalıdır. İşin ilk sözleşme bedelinin %50 lik bölümünde görev yapan mühendis ve mimarlara iş denetleme ve iş yönetme belgesi verilmelidir. 3- Sözleşmenin fesih edildiği işlerde, mühendislere iş denetleme ve iş yönetme belgesi düzenlenmeyeceği hükmü değiştirilmeli, sözleşme bedelinin %50 lik bölümünde görev yapan mühendis ve mimarlara iş denetleme ve iş yönetme belgesi verilmelidir. 4- Sözleşmenin fesih edildiği işlerde sadece yüklenici iş bitirme belgesi düzenlenmemelidir. 5- İş denetleme belgeleri tam olarak değerlendirilirken ilk beş yıl için beşte bir oranında değerlendirileceği şeklindeki değişiklikle mühendislerin hakları ellerinden alınmıştır. İş denetleme belgelerinin tam olarak değerlendirilmesi için Yönetmelikte yeniden değişiklik yapılmalıdır. 6- İş denetleme belgeleri ile ihalelere gerçek kişi olarak katılacak mühendisler ve mimarlar için beş yıllık süre, Ticaret Odasına kayıt olduğu tarihten değil ilgili meslek odalarına kayıt olduğu tarihten başlatılmalıdır. 7- İş yönetme belgeleri sadece beşte bir oranında değerlendirilirken iş denetleme belgeleri ile aynı haklara sahip olmalıdır. 8- Tüzel kişiliğin, yarısından fazla hissesine sahip gerçek kişi ortağının iş denetleme belgesi ile ihaleye katılmasında iş denetleme belgesi hemen değerlenebiliyor iken en az bir yıldır yarıdan fazla ortak olma şartı ile mühendis ve mimarların hakları geri alınmıştır. En az bir yıldır ortak olma koşulu kaldırılmalıdır. 9- Mezuniyet belgelerinin her iki ortağın da mühendis ve/veya mimar olup % 50-%50 ortak olduğu tüzel kişiler tarafından da kullanılabilmesine olanak sağlanmalıdır. 10- Anahtar teknik personelin deneyim süresi mezuniyet belgesi ile tevsik edileceğinden meslek odaları devre dışı bırakılmıştır. Deneyim süresinin meslek odası üye kayıt süresini gösteren belge ile tevsik edilmesi şartı yeniden getirilmelidir. 92

94 Kaynaklar Bakanlar Kurulu, (2002), Kamu İhale Kanunu, Resmi Gazete Tarih/Sayı: /24658, Ankara. Bakanlar Kurulu, (2002), Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, Resmi Gazete Tarih/Sayı: /24658, Ankara. Gencer, H., (2003), Yapım İşleri İhalelerinde Sözleşme Usulleri ve Yapılması Gereken Değişiklikler Mali Hukuk, Sayı: 107, Sh.: 48-56, Denetim Yayıncılık Ltd. Şti., Ankara. Kamu İhale Kurumu, (2002), Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliği, Resmi Gazete, Ankara. Kamu İhale Kurumu, (2002), Yapım İşleri Genel Şartnamesi, Resmi Gazete, Ankara. www. kik.gov.tr. Kamu İhale Genel Tebliği Gencer, H., (2003), "Yapım İşleri İhalelerinde İş Deneyimi", Mali Hukuk, Sayı: 106, Sh.: 72-81, Denetim Yayıncılık Ltd. Şti., Ankara. Gencer, H., (2007), Kamu ihale Kurulunun Verdiği Çelişkili Uyuşmazlık Kararları Üzerine Bir Araştırma TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası 4. İnşaat Yönetimi Kongresi, Sh.:45-61, 30/31 Ekim 2007, Süleyman Demirel Kültür Merkezi, İstanbul Gencer, H., (2009), "Kamu İhale Kanununda Yapılan İş Deneyim Belgeleri ile İlgili Değişikliklerin Değerlendirilmesi", Güncel Mevzuat, Sayı: 36, Sh.: 16-20, Ankara. Yapım işleri Uygulama Yönetmeliği, Resmi Gazete Tarih: , Resmi Gazete Sayı:25486 Yapım işleri Uygulama Yönetmeliği, Resmi Gazete Tarih: , Resmi Gazete Sayı:26004 Yapım işleri Uygulama Yönetmeliği, Resmi Gazete Tarih: , Resmi Gazete Sayı:27059 Kanun:5812, Resmi Gazete Tarih: Resmi Gazete Sayı:27075 Yapım işleri Uygulama Yönetmeliği, Resmi Gazete Sayısı: 27159/Mükerrer Resmi Gazete Tarihi: Yapım işleri Uygulama Yönetmeliği, Değişiklik: Resmi Gazete Sayısı: Resmi Gazete Tarihi:

95

96 Sürdürülebilirlik Kavramının Yapım Proje Yönetimi Açısından Değerlendirilmesi Selin Gündeş Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İstanbul E-posta: Sema Ergönül Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İstanbul E-posta: Nur Atakul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İstanbul E-posta: Öz Dünyada 'sürdürülebilirlik' kavramı her ne kadar uzun bir süredir ele alınsa da, inşaat sektöründe bu alana geçiş döneminin oldukça yavaş olduğu gözlenmektedir. Bu sektörde özellikle işveren ve kullanıcılar, artan sürdürülebilirlik talepleri ile bu akımın öncüleri olmuşlardır. Zaman içinde diğer aktörler de bu değişime uyum sağlamak ve bazen de fırsata dönüştürmek için çalışmalara başlamışlardır. Özellikle projede rol alan kişi, kurum ve kullanıcıların beklenti ve düşünce yapılarını anlamak sağlıklı bir sistem oluşturulmasına temel teşkil eder. Aktörlerin sürdürülebilirlik hedefine bakış açılarını, algıladıkları 'değer' kavramını, ekonomik ve sosyal faydalarını, maliyetlerini ve aldıkları riskleri net olarak görebilmek bu geçiş döneminde ortaya çıkması muhtemel bazı sorunların iyi yönetilmesine ışık tutacak önemli bir olgudur. Bu çalışmada, sürdürülebilirlik hedefinin önündeki en önemli engellerden biri olan 'insan' ve 'önyargı' kavramları başlıca aktörlere odaklanarak incelenmiştir. Bu kapsamda, değişim sürecinde karşımıza çıkabilecek engeller belirlenmiş ve bunların proje yönetimine getirdiği ekstra yükler belirlenmiştir. Henüz embriyonik evrede olan bir sistemin daha sağlıklı büyüyebilmesi için tespitler yapılmış ve yeşil proje yöneticilerine bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Sürdürülebilir yapım, proje yönetimi, işveren, yüklenici, tedarikçi, tasarımcı, kullanıcı Giriş Son yıllarda uzmanlar, özellikle gelişmiş ülkelerin doğal kaynakları tüketme hızına ve şekline dikkat çekmişlerdir. Teknolojinin hızla ilerlemesi endüstrilerin gelişimine yol açmış, bu ilerleme yerkürenin yeni ve modern yaşam biçimini ne ölçüde kaldırabileceği sorusunu gündeme getirmiştir. Özellikle son yıllarda enerji fiyatlarının hızla artmasıyla, bu konuda alınacak önlemlerin ülkelerin ekonomilerine sağlayacağı faydalar tartışılmaya başlanmıştır. Ekonomik gelişmenin çevreye olan etkilerinden bahsedilmesi 95

97 aslında 1950 li yıllara dayanır. Sürdürülebilir kalkınma kavramı ise terminolojiye 1987 yılında Brundtland Komisyonu olarak da bilinen Dünya Çevre ve Kalkınma Heyeti (WCED, 1987) nin Ortak Geleceğimiz adlı raporu ile girmiştir. Sürdürülebilir kalkınma bu raporda şöyle tanımlanmıştır: Sürdürülebilir kalkınma, gelecek nesillerin gereksinimlerinin karşılanmasından ödün vermeden, bugünün ihtiyaçlarını karşılayan kalkınmadır. Pearce (2006) a göre ise sürdürülebilirlik iyi bir toplum oluşturma yolunda atılacak bir adımdır. Dolayısıyla, bu kavram her grubun kendi iyi toplum değerlerinin farklı olmasına ve iyi toplum un farklı şekilde ifade edilmesine bağlanmıştır. Sürdürülebilirliğin farklı şekilde tanımlanması sürdürülebilirliğin her alanda yavaş işlemesinin ana sebeplerindendir. Sürdürülebilirliğin uygulamada yavaş ilerlemesinin diğer bir nedeni ise işletme yönetimlerinin kısa vadeci bir görüşe sahip olmalarıdır. Bir başka deyişle, işletmeler kısa vadedeki ekonomik göstergelere önem verirler. Sürdürülebilirliğin getireceği ekonomik faydalar ise sadece uzun vadede gözlemlenebilinir. Bu durumda sürdürülebilirlik işletme yönetiminin kısa vadedeki çıkarlarına ters düşmektedir. Gelişmekte olan ülkeler için sürdürülebilirlik çevre ile ilgili sorunlar sebebi ile de gittikçe önem kazanmaktadır. Bu sorunların başında, toprak kaybı, su kaynaklarının kıtlığı, ormanların hızla azalması, hızlı şehirleşmenin yol açtığı hava kirliliği ve atık sorunları gelmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sürdürülebilirlik kavramını benimsemesi açıkça farklı yollardan olacaktır. Sürdürülebilir yapım kavramı da, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi sadece tasarım, teknoloji ve malzeme seçimlerinden ibaret değil, öncelikle bu kavrama bakış açılarının ve düşüncelerin değişmesi ile ilgilidir. Sürdürülebilir Yapım İnşaat endüstrisi sürdürülebilir kalkınmada, hem olumlu hem de olumsuz etkilerinden dolayı önemli bir rol oynar. Öncelikle 5,6 trilyon dolar kadar bir büyüklük ile bu endüstri dünya toplam gayrı safi milli hasılasının (GSMH) yaklaşık 10% unu oluşturur (ENR, 2009). Bu ölçekten bakıldığında, inşaat endüstrisinin insanların refah düzeyleri ile doğrudan ilişkili olduğu gözlemlenebilir. Bina ve altyapı oluşturulması şüphesiz bir ulusa toplumsal ve ekonomik olarak büyük faydalar sağlar. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP, 2002) na göre inşaat sektörü, ulusal seviyede istihdama %5 ila %10 arasında katkıda bulunur ve GSMH nin %5 ila %15 ini oluşturur. Konut, ulaşım, su ve sıhhi altyapı gibi sürdürülebilir kalkınmanın temelini oluşturan faktörler inşaat endüstrisinin kapsamına girer. Bu faktörler bir toplumun sağlık, barınma ve güvenlik gibi temel ihtiyaçlarına cevap verdiği için inşaat endüstrisi insan yaşamında hayati önem taşır. Dünyada da tüketilen enerjinin ortalama %20 sini inşaat endüstrisi tüketir. ABD de ise sera gazı emisyonlarında inşaat endüstrisinin büyük bir rolü olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, inşaat malzemelerinin üretimi, kullanımı ve geri dönüşümü, üretimde ve binalarda suyun verimli kullanımı gibi konular da göze alındığında dünyadaki toplam kaynakların %50 sinin inşaat endüstrisi tarafından tüketildiğini söylemek mümkündür. 96

98 İnşaat endüstrisinin toplumsal ve ekonomik etkilerinin büyüklüğü anlaşıldıkça, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere, tüm dünyada, kamu kurumları ve idari kuruluşların giderek sürdürülebilirliğe verdikleri önem artmaktadır. Günümüzde, binaların çevresel performanslarını ölçen LEED (ABD) ve BREEM (İngiltere) gibi sertifika sistemlerinin kullanımı yaygınlaşmaktadır. Ancak, belli başlı ülkelerde uygulanmaya başlayan sertifikalandırma sistemleri, halen dar bir kapsamda işlemektedir. Özellikle yapım faaliyetinde rol oynayan ve yapı ömrünün tüm safhalarında bu süreçten etkilenen gruplar arasındaki iletişimsizlik ve uyum sorunları sürdürülebilirliği destekleyen girişimlerin başarısızlığına neden olmaktadır. Çoğu durumda, bir yapının aynı veya birbirine yakın safhalarında doğrudan role sahip olan mimar, yüklenici, tedarikçi gibi taraflar bile bir iş ve fikir birliğine varamamışlar, çatışan çıkarlar ve kısa dönemdeki ekonomik faktörler hep ön plana çıkmıştır. Sürdürülebilir Kalkınma kavramındaki kargaşa kısmen yapılaşmada da yaşanmaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmaların büyük bir kısmında, sürdürülebilir yapılaşma sadece çevresel ve teknik açıdan ele alınmıştır. Hill ve Bowen (1997) sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir yapılaşma arasında ortak bir payda bulmaya çalışmışlar ve sürdürülebilir yapılaşmayı dört ana alanda -sosyal, ekonomik, biyofiziksel ve teknik- ele almışlardır. Bu alanların her biri, sürdürülebilirliğin ulaşılmasında önemli etkenlerdir ve Şekil 1 de gösterildiği gibi sürdürülebilir yapımın sütunları olarak ifade edilmişlerdir. Yazarlar, bir inşaat projesi yapılması planlandığında, ilgili tüm tarafların her bir kolondaki maddeleri bir kontrol/yoklama cetveli olarak kullanmalarını önermişlerdir. Böylece, yapımda uygulanacak prensipler ve her bir alana ne kadar ağırlık verileceği gibi konularda fikir birliğine varılması mümkün olabilir. Ayrıca kanımızca, genellikle sadece çevre ile ilişkilendirilen sürdürülebilir yapım kavramının getireceği fayda ve maliyetler bu yoklama cetvelindeki maddelere bakılarak daha iyi anlaşılabilir ve daha da önemlisi kapsamlı olarak anlatılabilir hale gelmektedir. Burada önemli olan sütunlar arasındaki dengeyi iyi kurabilmek ve her bir sütuna verilecek ağırlığı proje bazında değerlendirebilmektir. Sürdürülebilir yapılaşmanın sosyal kanadı eşitlik ve toplumsal adalet temeline dayanır. Temel ihtiyaçlar olan yiyecek, giyim, barınma, sağlık, eğitim gereksinimleri bu kanadın başlıca elemanlarıdır. Ekonomik sütun incelendiğinde, sürdürülebilir yapılaşmanın, sürdürülebilir kalkınmanın ana ilkelerini desteklediği gözlemlenebilir. Biyofiziksel sütun, ekosistemlerin taşıma kapasitesini zorlamadan toplumun yaşam kalitesinin artırılmasını öngörür. Burada biyofiziksel alandan kasıt, atmosfer, toprak, yeraltı kaynakları, denizler, flora ve fauna ile yapılaşma arasındaki ilişkilerdir. Teknik sütun ise bir yapının performansına, kalitesine ve hizmet ömrüne işaret eder. Bu bağlamda işlevsel, doğa güçlerine karşı dayanıklı ve uzun ömürlü yapılar inşa etmek başlıca hedef olmalıdır. Türkiye'de sürdürülebilir yapılaşmaya geçiş dönemi çok uluslu firmaların kurumsal sorumluluk ve güvenilirlik hedefleri kapsamında gelişmeye başlamış ve son zamanlarda 'sürdürülebilir' toplu konut projeleri ile kamu sektöründe de gündeme gelmiştir. Ülkemizde 2009 yılı içinde yürürlüğe girmesi beklenen 'binalarda enerji performans yönetmeliği' gibi girişimler ile sürdürülebilirlik hedefi'ne doğru ilk adımlar atılmaktadır. Tüm bu ilgiye ve gelişmelere rağmen Türk inşaat sektörü bu zorlu sürecin henüz başlangıcında yer almaktadır. Modernleşme sürecinde inşaat endüstrisindeki yatırımlar kâr kavramı üzerinde odaklanmış, sürdürülebilir yapım başlıca hedefler arasında yer almamıştır. Son zamanlarda sürdürülebilir yapılaşmanın pazarlanabilir hale gelmesi ve rekabetçilikte 97

99 oynayacağı önemli rolün dile getirilmesi ile özellikle işverenler ve yapsatçı firmalar tarafından bu konulara ilgi artmıştır. Kamu projeleri yapılabilirlik çalışmalarında, geleneksel olarak fayda maliyet analizi yapılması zorunlu olmasına rağmen, yapılan çalışmalarda çevresel ve toplumsal fayda ve maliyetlerin parasal olarak ifade edilmesindeki güçlükler sebebiyle ihmal edildikleri ve fayda maliyet analizlerinin sadece doğrudan parasal değerler ile ifade edilebilecek verilere odaklanarak eksik yapıldığı gözlemlenmiştir (Propersi ve Gundes, 2006). Bazı durumlarda yatırım kararlarının mali sonuçlar yani kâr maksimizasyonunun dışında politik sebeplerle de alınabildiğini söylemek yanlış olmaz. SÜTUN BİR: SOSYAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Yoksulluk azaltılması dahil olmak üzere yaşam kalitesinin yükseltilmesi Kalkınma planlanmasında toplumsal kimlik ve kültürel çeşitliliğin göze alınması Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamının temin edilmesi ile insan sağlığını korumak ve bu yöndeki atılımları teşvik etmek Özel olarak korunması gereken kişiler için beceri eğitim programları uygulanması ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi Yapımın sosyal maliyetlerinin adil veya eşit şekilde paylaşılmasını temin etmek Yapımın sosyal faydalarının eşit şekilde paylaşılmasını temin etmek Nesiller arası eşitliğin sağlanması SÜTUN ÜÇ: BİYOFİZİKSEL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Fosil yakıt ve minerallerin çıkarılması ve doğaya yabancı maddelerin üretimi gibi işlemlerin, bu tür maddelerin yeryüzüne geri depolanmasından daha hızlı bir oranda yapılmaması İnşaatta kullanılan dört ana kaynağın yani enerji, su, malzeme ve toprak kullanımının azaltılması Kaynakların tekrar kullanımının ve/veya geri dönüşümünün en yüksek seviyeye çıkarılması Yenilenebilir kaynakların yenilenemeyen kaynaklara tercih edilmesi Hava, toprak ve su kirliliğinin küresel ve yerel olarak en az seviyeye indirilmesi Sağlıklı ve zehirli maddelerden arınmış bir çevre oluşturulması Dünyanın yaşanabilirliğinin/canlılığının ve ekolojik çeşitliliğinin korunması ve düzeltilerek eski haline getirilmesi Hassas bir yapıya sahip olan doğal, kültürel, tarihi ve mimari değerlere zararın en aza indirilmesi SÜTUN İKİ: EKONOMİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Faydalanması istenilen gruplar için satın alınabilirliğin temin edilmesi İnşaatta istihdam yaratılmasının teşviki ve bazı durumlarda insan gücüne dayalı bir sistem kurulması Fiyat ve tarifelerin belirlenmesinde tam maliyet muhasebesi ve gerçek maliyet fiyatlandırılmasının kullanılması Piyasalarda sürdürülebilirliğin ilerlemesini sağlayacak politikaların ve uygulamaların benimsenmesi ile rekabetçiliğin artırılması Çevreye duyarlı tedarikçilerin ve yüklenicilerin seçilmesi Gelecek nesillerin ihtiyaçlarına karşılık verecek kapasitenin muhafaza edilmesi için, yenilenemeyen kaynakların kullanımından gelen kazancın toplumsal ve insan yapımı sermayeye yatırılması SÜTUN DÖRT: TEKNİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK Dayanıklı, güvenilir ve işlevsel yapıların inşa edilmesi Yapılaşmada kalitenin ön plana çıkarılması Sürdürülebilir yapımın teşvik edilmesi için hizmet planlamasının yapılması Büyük binaların iç mekan koşullarının kullanıcılar tarafından kontrol edilebilecek şekilde yapılması Şehir altyapısının yaya yolu ile birbirine bağlanmış, karışık kullanımlı birimler oluşturacak şekilde planlanması veya mevcut altyapının bu kriteri göz önüne alacak şekilde tekrar hayata geçirilmesi Şekil 1. Sürdürülebilir Yapım Prensipleri (Hill ve Bowen, 1997) 98

100 Günümüzde yönetmeliklerin öngördüğü çevresel analiz engelleri girişimciler tarafından kolaylıkla aşılsa bile, projeyi gerçekleştirmek için yararlanılacak teşvik ve kredi kullanımında çevresel etkileri en aza indirme konusu yeniden gündeme gelmektedir. Bu durumda, sürdürülebilir yapımın hangi kurum ve kişilerin ilgi alanına girdiği; bu süreçten iyi veya kötü yönde kimlerin etkileneceği; bu akımın öncülerinin bu yönde atılan adımları hangi sebeplerle ve ne ölçüde destekleyecekleri; bu faaliyetlerden çıkar sağlayabilecek grupların neler olduğu; en önemlisi dünyada süregelen bu akımın ülke çıkarlarına ne ölçüde hizmet edebileceği gibi soruların yanıtı önem kazanmaktadır. Sürdürülebilir Yapılaşmada Rol alan ve Etkilenen Gruplar Sürdürülebilirlik, bir yapının ömrü boyunca geçirdiği tüm evrelerde ele alınmalıdır. Bu işlemler zinciri fizibilite ve tasarım aşamalarından başlayarak, inşaat safhasına, oradan işletme safhasında yer alan bakım ve onarım işlemlerine ve yapının ömrünü doldurup yıkılması, ve yıkım sırasında oluşan atıkları azaltmak için kaynakların geri dönüştürülmesine kadar uzanır. Bu kapsamda ele alınması gereken başlıca aktörler ise kamu sektörü, işveren, yüklenici, finansör, mimar/mühendis, tedarikçiler, kullanıcılar ve proje yöneticileridir. Kamu sektörü Ülke yönetim organları için yapıların çevre ve topluma olumsuz etkilerinin en az seviyeye indirilmesi birçok yönden önem taşıyabilir. Binaların enerji tüketimlerinin bir ülke ekonomisi için önemi büyüktür. Ülkemizde tüketilen enerjinin sadece %25 i üretilmekte, kalan %75 dış ülkelerden ithal edilmektedir (WEC, 2007). Enerji kaynakları üretimi ve tüketimi arasındaki bu farkın ülkenin ekonomik yapısına getirdiği yükler açıktır. Binaların işletme ve bakım enerji maliyetlerindeki ufak bir düşüş, ülke için önemli ekonomik faydalar sağlayabilir. Sağlanacak ekonomik faydanın yanı sıra, en önemli işveren konumunda olan kamu sektörü, Türk inşaat piyasasına örnek teşkil etmektedir. Çevre ve topluma duyarlı imar kanunları, yönetmelikler ve uygulamalar tüm inşaat endüstrisi için itici bir güç olacaktır. Zaten, kamu sektörünün ilk görevi o ülkede yaşayan kişilerin refahını artırmaktır ve sürdürülebilir yapılaşma doğru şekilde planlandığı sürece kamu amaçları ile birebir örtüşür. Çevresel koruma teknolojilerine, malzemelerine, ekipmanlarına ve yeni üretim metotlarına yatırım yapmak bir ülke için önemli bir fırsattır. İşverenler Tüm dünyada işverenler, sürdürülebilir yapımın öncüleri olmuşlardır. Aslında bir işverenin sürdürülebilir yapılaşmayı hangi ölçüde benimseyeceğini anlamak için öncelikle işverenin özelliklerine ve binayı ne amaç için yaptırdığına bakmak gerekir. Masterman (2002) işverenleri, birinci derecede kamu veya özel sektör kapsamına girenler; ikinci derecede ise inşaat sektöründe tecrübeli veya tecrübesiz olarak sınıflandırmaktadır. Başka bir sınıflandırmaya göre ise, işverenler projeyi kendi endüstriyel veya ticari faaliyetleri için yaptıracak olanlar ya da nihai yapıyı satmak veya kiralamak amacı ile yaptıracak olanlardır. Kamu sektörüne bağlı işveren, geniş iş hacmi ve kanun koyucu olarak sürdürülebilirliğin teşvikinde önemli bir role sahip olmaktadır. Kamu sektöründeki 99

101 yapılar, büyük ölçüde toplumun ödediği vergiler ile finanse edildiği için maddi kaynakların verimli kullanımı ve büyük riskler almaktan çekinilmesi dikkat çeken unsurlardır. Bu olgu, sürdürülebilirliğin gelişmesinde hem olumlu hem de olumsuz bir rol oynayabilir. Olumlu taraf, işletme ve bakım safhasında gözlenebilir hale gelecek ve bu tür yapılar gerek maliyet gerekse kalite açısından hak ettikleri değeri bulacaklardır. Olumsuz yönler iki ana başlık altında incelenebilinir: risk ve maliyet. Riskten kaçınan kamu işveren, özellikle inşaat ve bakım safhalarında ortaya çıkabilecek, ilk kez uygulamadan kaynaklan bazı sorunları göze almak istemeyecektir. İnşaat safhasında yeni malzeme, ekipman ve teknolojilerin kullanılması, bakım safhasında beliren bilgi eksikliği bu sorunların başında gelir. Şüphesiz bahsedilen ilk deneme zorlukları inşaat safhasında gecikmelere ve maliyet artışlarına sebep olacaktır. Fakat ilk kez karşılaşılacak zorlukları önceden belirleyip, iyi bir yönetim stratejisi geliştirilirse sonraki uygulamalarda bu engel gittikçe küçülerek önümüze çıkacaktır. Projenin tüm safhalarında yer alan kişiler ve kullanıcıların sürdürülebilirlik konusunda bilinçlendirilmesi bu sürecin daha kolay atlatılmasına sebep olacaktır. Sürdürülebilir yapılarda maliyetlerin geleneksel yapılara göre daha fazla olması genel bir kanıdır ve işverenlerin sürdürülebilirliği desteklemelerinin önünde önemli bir engel teşkil eder. Dünyada yeşil bina maliyetlerine ilişkin kaynaklar kısıtlıdır. Bunun başlıca sebebi bazı tür faydaların, sayısal olarak ifade edilmesinde yaşanan güçlüklerdir. Örneğin doğal aydınlatmadan sağlanacak enerji tasarrufunu ölçmek çok zordur. Benzer bir sorun, yeşil binaların o binada çalışan işletmelerin performans ve verimliliklerine olumlu etkilerinin nasıl ölçülebileceği ile ilgilidir. Daha önce belirtildiği gibi Masterman (2002) ın işveren sınıflandırmalarında ikinci derecede inşaat sektöründe tecrübeli veya tecrübesiz işverenler yer almaktadır. Ülkemizde, sürdürülebilir yapım açısından, kurumsal sorumluluk ve güvenilirlik kapsamında sürdürülebilir yapılaşmayı benimsemiş çokuluslu şirketler hariç, kamu veya özel sektörde çok önemli bir tecrübe bulunmadığı için kanımızca bu sınıflandırmayı sürdürülebilirlik kapsamında değerlendirmek gerekmez. Üçüncü tip sınıflandırmaya göre ise, işverenler projeyi kendi endüstriyel veya ticari faaliyetleri için yaptıracak olanlar ya da nihai yapıyı satmak veya kiralamak amacı ile yaptıracak olanlar olarak ikiye ayrılırlar. İşverenler aynı zamanda kullanıcı oldukları takdirde, binalarının uzun dönemdeki ekonomik ve çevresel performanslarını dikkate aldıkları için sürdürülebilir yapılaşmayı teşvik edecek önemli bir role sahiptirler. Sürdürülebilirliğin sağladığı çevresel ve ekonomik faydalar sıklıkla işletme ve bakım safhasında gözlemlenebilir hale geldiklerinden kullanıcı-ister kamu ister özel işletme olsun-işveren öncü konumdadır. Özellikle inşaat sektöründe tecrübeli, kendi üretim ve ticari faaliyetleri için sürekli inşaat yapan veya yaptıran zincir işletmeler için sürdürülebilir yapılaşma kendi ürünleri için- bir pazarlama stratejisi haline gelmiştir. İşveren-sürdürülebilirlik zincirinde en zayıf halka ise nihai yapıyı satmak veya kiralamak amacı ile yaptıran özel işletmelerdir. Bu tip işverenler yapının değişim değeri ile ilgilidirler. Nihai yapının değişim değeri, ücret, kâr, fiyat gibi verilere dayanır. Bunun sürdürülebilirlik açısından anlamı ise şöyledir: sürdürülebilirlik ile sağlanan gelişmiş bina performansı binanın piyasa değerini artırdığı sürece veya nispette bu tip işveren tarafından benimsenebilir. Gelişmiş bina performansı sadece kullanım safhasında gözlemlenebilir olduğu için bugüne kadar, nihai yapıyı satmak için yaptıran işveren bu konularla ilgilenmemiştir. Son zamanlarda, sürdürülebilirlik özellikle kullanım maliyetlerindeki düşüş ön plana çıkartılarak pazarlanabilir hale gelmeye 100

102 başlamıştır. Dolayısıyla bu grup tarafından da sürdürülebilirliğin gittikçe benimsenmesi beklenmektedir. Yükleniciler Yüklenicileri, sözleşme ile yüklenicilik görevini yapanlar ve yapıyı satın alacak kişi ve kurumların önceden bilmediği, arzı gerçekleştirildikten sonra talebini arayan yapsatçılar olarak gruplandırabiliriz. Birinci gruptaki yükleniciler, sözleşme ve teknik şartnamenin gereklerini yerine getirdikleri için sürdürülebilirliğin teşvikinde rol alamazlar. Bu tip yükleniciler için, sürdürülebilirlik sadece proje finansmanı modelinin uygulandığı projelerde önem kazanacak ve yüklenicilerin de sürdürülebilir yapılaşmaya sıcak bakmalarına sebep olacaktır. Proje finansmanı modeli ve sürdürülebilirlik ilişkisi özellikle yap-işlet-devret modelinde yüklenicinin kullanıcı-yüklenici rolünü alması sebebi ile önem kazanır. Proje şirketinde hissedar rolünde ve dolayısıyla projeye öz kaynak sağlamış olan bir yüklenici, yapının uzun dönemli performansına önem verecektir. Çünkü, işletme ve bakım sırasında ortaya çıkabilecek bazı sorunlar, öncelikle kredi veren kuruluşlara olan borcun ve faizinin geri ödenmesini engelleyecek, ve krediden sonra geri ödemesi yapılan temettülerin ödenmesini ise zora sokacak veya bazı durumlarda imkansız kılacaktır. İşveren ve aynı zamanda yüklenici olan grup, piyasaların doğal yapısından ötürü, binaların kolay satılmasına imkan verecek her tür yeniliğe açık olmalarını öngörür. Bugüne kadar, kalite ve estetiği artıran her ürün ve teknolojik gelişme pazarlamaya katkıda bulunduğu sürece bu ikinci grup yüklenicilerden destek görmüştür. Fakat, işveren bölümünde bahsedildiği gibi, sürdürülebilir yapılaşma yaygınlaşmadığı için ve faydalarının kısa dönemde izlenmesi güç olduğu için, konu bu grubun gündemlerinde geniş biçimde yer almamıştır. Son zamanlarda ülkemizde yaşanan gelişmeler, çıkarılan yönetmelikler ve toplum bilinçlendirme çabaları -sadece enerji alanı ile kısıtlı kalmasına rağmen- bu yönde bir talep açığı ortaya çıkarmaya başlamış ve sonuçta enerji verimliliği pazarlanabilir bir hale gelmeye başlamıştır. En kolay başlangıç iç mekan kalitesini artırmaya yönelik sensörlü ışıklandırma ve güneş enerjisinden faydalanma gibi atılımlardır. Tasarımcılar Yakın bir zamana kadar işverenler yaptırdıkları projelerde, tasarımcılara sürdürülebilir mimarlık ilkelerini uygulamalarını yönünde bir talepte bulunmamışlardır. Mimarlar için sürdürülebilirlik, karşılığını para olarak alamayacakları ek bir iş olarak görülmektedir (Bordass, 2000). Tasarımcılar, genel olarak bu konuda özel bir eğitim almadıkları ve yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olmadıkları için sürdürülebilir mimarlık öğelerini projelerinden uzak tutmuşlardır. Geleneksel sistemde proje yöneticisi olarak görev yapan mimarlar, sürdürülebilir yapımın sağlayacağı katma değer, ek maliyetler ve içerdiği riskler hakkında bilinçlendirilmelidir. Sürdürülebilir mimarlık ve yapım teknikleri hakkında, mimarlık öğrencilerine, mimar ve mühendislere, yöneticilere yönelik eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda, üniversiteler ve kamu kuruluşları eğitim ve bilinçlendirme konularında aktif bir rol oynamak zorundadırlar. 101

103 Tedarikçiler Tedarikçiler için, sürdürülebilir yapıma bakış aslında yüklenicilerinki ile benzerlikler gösterir. Buna göre, özellikle malzeme tedariğinde, pazarlanabilirlik ve satış önde giden değerlerdir. Sözleşme ile görev alan yükleniciler için geçerli olan rekabet avantajına benzer bir potansiyel tedarikçiler için de geçerlidir. Özellikle üretim faaliyetlerini sürdürülebilir yapım üzerine yoğunlaştıran bir tedarikçi erken davrandığı takdirde bu gelişen pazardan büyük payı kapabilir. Kullanıcılar İngiltere de yapılan işveren kullanıcıların tercihlerini ölçen iki ayrı çalışmada, en önem verilen konuların başında yerleşim yeri nden sonra çevresel konuların geldiği belirlenmiştir (BRECSU 1999, Stanhope Plc.). Fakat Bordass (2000), sürdürülebilirliğin teşvikinde en önemli role sahip olan kullanıcı işveren grubunun sayıca gittikçe azaldığına dikkat çekmiş, ve bu olgunun sürdürülebilir yapım gelişim sürecini ters yönde etkilediğini belirtmiştir. Kullanıcı işveren grubu, ekonomideki sarsıntılar ve belirsizlik sebebi ile ticari ve endüstriyel faaliyetlerinde kullanacakları yapıları piyasadan sözleşme ile veya hazır binalar ile temin etmektedirler. Kullanıcı açısından sürdürülebilirliğin başka bir boyutu da ticari yapılarda çalışanların verimliğinin artmasıdır. Bu noktada sürdürülebilir yapılaşmanın benimsenmesinin artan verimlilik sebebi ile dolaylı olarak da olsa ülke ekonomisine katkısı gözden kaçırılmaması gereken bir konudur. Ticari yapılarda kullanıcıların üretim verimliliğine etkilerini inceleyen birçok çalışma yapılmıştır. Pearce (2008), sürdürülebilir yapılaşmanın faydaları arasında varlıkların daha iyi şekilde kullanımına dikkat çekmiştir. Pearce (2008) artan verimlilik, bina ile ilgili sorunlardan doğan sağlık problemlerinin azalması, yüksek moral ve dolayısıyla çalışanların devamsızlığının azalması ile özellikle insan gücü varlığında önemli bir artış olduğuna dikkat çeker. Romm ve Browning (1995) in 8 adet bina üzerinde yaptıkları diğer bir çalışmada ise etkin ışıklandırma, ısıtma ve soğutma sistemlerinin çalışanların verimliliğini artırdığı, işe gelinmeyen günlerin azaldığı ve yapılan işin kalitesinin arttığı tespit edilmiştir. Ticari yapılarda çevresel kalitenin artması ve dolayısıyla kullanıcı memnuniyetinin artmasının verimliliği artırdığını savunan diğer yazarlar arasında Leaman and Bordass (1999) ve Heerwagen (2000) da yer alır. Finansal Piyasalar ve Kurumlar Günümüzde başta Dünya Bankası olmak üzere, bazı finans kuruluşları bir yapının çevreye duyarlı olmasını ve kullanıcının performans gereksinimlerinin yapı ömrü boyunca en iyi şekilde karşılanmasını projelere kredi vermek için önkoşul olarak görürler. Özellikle proje finansmanı modelinin benimsendiği projelerde, yapının işletme süresince sağlayacağı gelirler, alınan kredinin geri ödenmesine temel teşkil edeceği için bu durum daha da önem kazanır. Çünkü günümüzde bu tür değerler bir projenin risk haritasını belirlemede en az ekonomik faktörler kadar etkilidir. Örneğin, yap işlet devret modeli ile inşa edilen bir yapı için kredi veren bir banka, banka sindakasyonu veya finansal kuruluş öncelikle projenin tüm çevresel, sosyal ve ekonomik etkilerini değerlendirir. Konumlandığı bölgedeki doğal yapıya ve yerel toplumlara zarar verecek bir etkiye sahip proje büyük ihtimalle toplumsal tepki ile karşılaşacak, yargıya gidilecek 102

104 ve inşaat veya işletme faaliyetlerine son verilecektir. Dolayısıyla verilen kredinin ve faizlerin tamamen geri ödenmesi mümkün olmayacaktır. Proje Yöneticileri Bir işletmenin değerine yön veren yedi ana faktör vardır: satış büyüme oranı, faaliyet kâr marjı, nakit vergi oranı, sabit sermaye yatırımı, işletme sermayesi yatırımı, planlama dönemi ve sermaye maliyeti. Bu faktörlerden ilk üçü nakit akış çizelgesinde girişleri belirlemek için kullanılır. Sabit ve çalışma sermaye yatırımları ise nakit çıktılarını belirleyen faktörlerdir. Bahsedilen girdiler ve çıktılar arasındaki fark ise serbest nakit akımı denilen ve finansman kuruluşlarının kullanabileceği nakti gösterir. Proje yöneticileri yukarıda saydığımız yedi faktörden dördüne etki etme gücüne sahiptir (Turner, 1995): Satış büyüme oranı: proje yöneticileri ürün satışına dolaylı olarak projeleri zamanında teslim ederek etki edebilirler. Sürdürülebilir tasarım ve yapım süreci ülkemizde henüz başlangıç seviyesinde olduğu için, uygun teknoloji ve malzemelerin zamanlı ve doğru şekilde tedarik ve montajları yapının teslim süresini geciktirebilir. Örneğin, McKinsey tarafından yapılan bir çalışmada yeni bir ürünün piyasaya sürülmesindeki gecikmenin yeni ürünün toplam karlılığına etkisinin kat kat fazla olduğunu göstermiştir (Dumaine, 1989). Bu sebeple proje yöneticileri, kullanıcı işletmelerin satış büyüme oranlarına etki etme potansiyeline sahiptirler. Faaliyet kâr marjı: proje yöneticilerinin tasarımın her safhasında sürdürülebilirlik ilkelerini, işletmenin menfaatlerini göz önüne alarak desteklemesi kullanıcının işletme kârını olumlu yönde etkileyebilir. Sürdürülebilirliğin destekleyeceği bakım kolaylığı, güvenilirlik ve işletme masraflarındaki düşüşlerin işletme kârı üzerinde önemli etkileri olabilir. Fakat kullanıcı işletmenin aynı zamanda işveren olduğu durumlarda işletme kâr marjında ortaya çıkabilecek bazı olumsuz etkiler de göz ardı edilmemelidir. Sürdürülebilir kapsamda ele alınan bir yapıda, inşaat ve tasarım maliyetleri yüksek olacak dolayısıyla işveren kullanıcının sermaye yatırımının artmasına ve işletme kâr marjının da azalmasına sebep olacaktır. Sabit ve işletme sermayesi yatırımları: Proje yöneticilerinin bu değere etki faktörü proje maliyeti ile ölçülebilir. Sürdürülebilir yapım ilkeleri benimsendiğinde proje maliyetleri muhtemelen daha yüksek çıkacaktır. Fakat bu meblağların bir işletmenin değerine olan etkileri yukarıdaki iki maddede yer alan faktörlere göre daha azdır. Görüldüğü gibi, bir proje yöneticisinin sürdürülebilir yapımın teşviki üzerindeki rolü öncelikle projenin örgütlenme yapısı ve aktörlerin bu kavramdan sağlayacakları faydalar, maliyetler ve riskler ile doğrudan ilişkilidir. Geleneksel proje yönetimi ve sürdürülebilir yapım proje yönetimi arasındaki en önemli fark, sürdürülebilir yapımın, yapı ömrünün fizibilite aşamasından başlayan ve yapının ömrünün tamamlanması ile son bulan döngünün tüm aşamalarındaki performansı ile ilgili olmasıdır. Bu nedenle etkin bir sürdürülebilir yapım proje yönetimi öncelikle yukarıda listelenen tüm aktörlerin yapı ömrünün her bir sürecine dahil edilmesi ile sağlanabilir. Bu ve kullanılacak Bütünleştirilmiş Tasarım Metodu (BTM) gibi araçlar 103

105 proje yöneticilerinin değişik meslek gruplarından oluşan bir takımı yönetme yeteneklerinin geliştirilmesini zorunlu kılar. Geleneksel proje yönetimi, proje yöneticisinin rolünün yapının teslimi ile tamamlanmasını öngörür. Sürdürülebilir yapım tekniklerinin uygulanması ile proje yöneticisinin kullanım ve yıkım safhalarında da aktif rol almasının gündeme gelmesi beklenmektedir. Kullanıcıları sürdürülebilir yapının işletmesi ve bakımı konularında bilinçlendirmek bu görevlerden biridir. Başka bir yenilik ise gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmaya başlayan kullanıcı memnuniyetinin ölçülmesidir. Son zamanlarda, bazı ülkelerde inşaat tamamlandıktan altı ila dokuz ay sonra, kullanıcıların sürdürülebilir tasarım ve yapımdan ne derece memnun olduklarını belirlemek için değerlendirmeler yapılmaya başlanmıştır. Bu görevin yürütülmesi işlemi de proje yöneticilerine verilmiştir. Sürdürülebilir yapılar arttıkça bu sistemin ülkemizde de gelişmesi beklenmektedir. Dolayısıyla proje yöneticilerinin yapının teslimi ile son bulan görevleri, sürdürülebilir yapım ile kullanım ve yıkım safhalarına kadar uzamış olacaktır. Genel Sonuçlar Çevresel faydaların yanı sıra, sürdürülebilir yapım hem ülke ekonomisini canlandırma hem de yüklenici, tedarikçi gibi aktörlerin rekabetçiliğini artırma potansiyeline sahip olduğu için büyük bir fırsat olabilir. Sürdürülebilir yapım proje yönetimi ise geleneksel proje yapım sürecine göre ek planlama ve aktörler arasında daha güçlü bir işbirliği gerektirir. Görüldüğü gibi sürdürülebilirliğin, yapı ömründe rol alan kişiler tarafından farklı şekilde algılanmasının arkasındaki en önemli faktör aslında bir yapının değişim değeri ve kullanım değeri arasındaki farktır. Dolayısıyla proje yönetimi açısından bakıldığında sürdürülebilir yapımın değerlendirilmesinde Yaşam Boyu Maliyet Analizi tekniklerinin kullanımının yaygınlaştırılması ve standart hale getirilmesi büyük önem taşır. Bunun yanı sıra yukarıda açıklanan BTM, tüm aktörlerin aynı amaç üzerine odaklanmasını ve dolayısıyla proje yönetiminde karşılaşılabilecek sorunların en az seviyeye indirgenmesini sağlayabilir. Sürdürülebilir yapımın sorunsuz gelişebilmesi için belki de en önemli faktör, işverenler başta olmak üzere, mimar, mühendis, yüklenici ve kullanıcıların bu konuda bilinçlendirilmesi, fayda, maliyet ve risklerin açıkça ortaya konulmasıdır. Kamu organları, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve diğer eğitim kurumlarına bu alanda önemli bir görev düşmektedir. Kaynaklar Bordass, B. (2000) Cost and value: fact and fiction. Building Research & Information, E&FN Spon 28 (5/6) pp BRECSU (1999) Environmentally smart buildings a quantity surveyor s guide to the cost-effectiveness of energy efficient offices, DETR Good Practice Guide 274. Dumaine, B. (1989) How managers can succeed through speed, Fortune, Vol.119, No.4, pp

106 Engineering News Record (ENR), (2009) Heerwagen, J. (2000) Green buildings, organisational success and occupant productivity. Building Research & Information, E&FN Spon 28 (5/6) pp Hill, R. C., Bowen P. A. (1997) Sustainable construction: principles and a framework for attainment. Construction Management and Economics, E&FN Spon 15 pp Leaman, A., Bordass, W. (1999) Productivity in buildings: the killer variables. Building Research and Information, 27 (1), pp 4-19 Masterman, J. W. E. (2002) Introduction to Building Procurement Systems, second edition, Taylor & Francis Pearce, D. (2006) Is the construction sector sustainable?: definitions and reflections. Building Research & Information, 34 (3) pp Pearce, A. R. (2008) Sustainable capital projects: leapfrogging the first cost barrier. Civil Engineering and Environmental Systems, Taylor&Francis 25 (4) pp Propersi, A. ve Gundes, S. (2006) Project Finance and Hydropower Projects: Case Study of Birecik Dam and Hydroelectric Power Plant Project in Turkey, Proceedings of the Joint International Symposium of CIB Working Commissions, Rome, October Romm, J. J. ve Browning, W.D., (1995). Greening the building and the bottom line: Increasing productivity through energy-efficient design Rocky Mountain Institute, Colorado. Turner, J. R. (1995) The commercial Project Manager, McGraw-Hill Book Company Europe, Berkshire, England. United Nations Environmental Program (UNEP) (2002) Industry as a partner for sustainable development, United Nations Environmental Program and Reports, Brussels, Belgum. World Commission on Environment and Development (WCED), (1987) Our common future. Oxford University Press, Oxford. World Energy Council (WEC) Turkish National Committee (2008) Energy Management in the Building Sector, 105

107

108 Mühendislik ve Tasarım Hizmeti Sunan Firmalarda Bilgi Teknolojilerinin Kullanımı Gül Polat İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi, Yapı İşletmesi Anabilim Dalı, Maslak, İstanbul Tel: (0212) E-Posta: Atilla Damcı İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi, Yapı İşletmesi Anabilim Dalı, Maslak, İstanbul Tel: (0212) E-Posta: Öz Günümüzde, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de de, gerek yüklenici inşaat işletmeleri gerekse de mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalar, sektördeki yoğun rekabet ortamında farklılık yaratabilmek amacıyla, inşaat projelerinin birçok aşamasında bilgi teknolojilerinin kullanımının sağladığı avantajlardan faydalanmaktadır. Bu çalışmada, Türk inşaat sektöründe mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalarda, bilgi teknolojilerinin kullanımının mevcut durumunun araştırılması hedeflenmiştir. Bu amaçla, Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği üyesi olan 119 firmaya elektronik posta yoluyla anket gönderilmiştir. Anket gönderilen firmalardan 62 tanesi anketi eksiksiz olarak doldurarak geri göndermiştir. Anket, yazılım kullanımı, donanım ve bilgi teknolojilerinin kullanımının faydaları ve karşılaşılan problemleri tespit etmeye yönelik toplam 21 sorudan oluşmaktadır. Anket sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda, mühendislik ve tasarım hizmeti veren firmaların büyük çoğunluğu tasarım/çizim, genel idare, muhasebe, teknik/mühendislik hesaplamaları gibi alanlarda bilgi teknolojilerini kullanmaktadırlar. Ayrıca anketi cevaplandıran mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalar, bilgi teknolojilerinin kullanımının gerekli bilgilerin daha kolay elde edilmesi, firmanın rekabet gücünü arttırması, firma içi iletişim ve evrak takibinin daha hızlı olması, firma tarafından verilen hizmetlerin daha hızlı tamamlanması, iletişim masraflarının ve zamanlarının azalması, uluslar arası bağlantıların daha kolay sağlanması, evrak işlerinin azaltılması gibi faydalarının olduğunu belirtmişlerdir. Her ne kadar bilgi teknolojilerinin kullanımı firmalara önemli avantajlar sağlasa da, inşaat sektöründe bilgi teknolojilerinin kullanımı diğer sektörlere kıyasla oldukça düşük seviyede kalmaktadır. Ankete katılan mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalar, bilgi teknolojilerinin Türk inşaat sektöründe kullanılmasını engelleyen faktörler olarak, bilgi teknolojileri hakkında bilgi eksikliği, bilgi teknolojilerinin kullanımında tecrübeli ve yeterli bilgi birikimine sahip personel eksikliği, bilgi teknolojilerinin faydalarının yeteri kadar farkında olunmaması, teknolojideki hızlı değişimlere ayak uyduramama, yönetim kadrosunun bilgi teknolojilerine yeterli önemi vermemesi, bilgi teknolojilerinin kullanım maliyetinin yüksek olmasını ve bilgi teknolojilerinin entegrasyonunda yaşanan problemleri göstermişlerdir. Anahtar Kelimeler: Bilgi teknolojileri, inşaat sektörü, mühendislik firmaları, tasarım firmaları, anket çalışması. 107

109 Giriş Dünyadaki ekonomik durum, birçok sektörde olduğu gibi inşaat sektörü katılımcılarını da, tüketicinin değişen ve gelişen ihtiyaçlarını karşılama yönünde yenilikler yaratmaya zorlamaktadır. Günümüzde, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de de, gerek yüklenici inşaat işletmeleri gerekse de mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalar, sürekli artan kaliteli ürün ihtiyacını karşılamak, teknik açıdan karmaşık olan projelerle daha iyi mücadele edebilmek ve sektördeki yoğun rekabet ortamında farklılık yaratabilmek için, inşaat projelerinin birçok aşamasında bilgi teknolojilerinin sağladığı avantajlardan faydalanmaktadır (Brown ve diğ., 1996; Kanoğlu, 2002). Buna ek olarak, yapılan çalışmalar inşaat sektöründe bilgi teknolojilerinin etkili olarak kullanımının verimliliği artırdığını göstermiştir (Ahmad ve diğ., 2000; Rivard, 2000; Stewart et al., 2004). Bilgi teknolojisi, bilginin işlenmesi, depolanması, dağıtılması ve sunumu için elektronik aygıtların ve programların kullanılması olarak tanımlanmaktadır (Bjork, 1999). Diğer bir tanımı ise, bilgisayarlar ve dijital veri setleri üzerine dayanan teknolojiler bütünü olarak yapılmaktadır (Grigg ve diğ., 2005). Amacı bilginin paylaşılması ve faydalı bir şekilde yönetimi olan bilişim teknolojileri bilgisayarlar, yazılımlar, bilgisayar ağları, telefon ve faks makineleri gibi birçok teknolojiyi kapsar. Sonuç olarak, bilgi teknolojileri bilginin toplanmasını, bu bilginin kullanılmasını, depolanmasını ve gerektiğinde iletilmesini, elektronik aygıtlarla sağlayan teknolojilerin hepsi olarak tanımlanabilir (Bjork, 1999; Grigg ve diğ., 2005; Güleş, 2000). Daha önceki yıllarda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin Türk inşaat sektöründe ne ölçüde kullanıldığını tespit etmek için çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmaların bulguları arasında bilgi teknolojilerinin Türk inşaat sektöründe verimli bir şekilde kullanılmadığı yer almaktadır (Sarshar ve Işıkdağ, 2004; Acar ve diğ., 2005; Taş ve Irlayıcı, 2007; Polat, 2009). Bu çalışmada, Türk inşaat sektöründe mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalarda, bilgi teknolojilerinin kullanımının mevcut durumunun araştırılması hedeflenmiştir. Bu amaçla, Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği üyesi olan 119 mühendislik ve tasarım firmasına elektronik posta yoluyla anket gönderilmiştir. Araştırma Yöntemi Türk inşaat sektöründe mühendislik hizmeti sunan (MHS) firmalarda ve tasarım hizmeti sunan (THS) firmalarda, bilgi teknolojilerinin kullanımının mevcut durumunun araştırılması amacıyla, Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TMMMB) üyesi olan 119 firmaya elektronik posta yoluyla 21 sorudan oluşan bir anket gönderilmiştir. Anket gönderilen firmalardan 62 tanesi anketi eksiksiz olarak doldurarak geri göndermiştir. Diğer bir ifadeyle, % 52 cevaplama oranı elde edilmiştir. Anketi cevaplayan 62 firmanın 37 tanesi mühendislik (% 60), 25 tanesi ise tasarım hizmeti (% 40) sunmaktadır. Anket, toplam 21 sorudan ve iki ana kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, teknik personel sayısı, tamamlanmış olan projelerin ihale bedelleri toplamı, tamamlanan proje tipleri, hizmet sunulan müşteri profili ve kalite yönetim sistemi olup olmadığı gibi firmaların genel özelliklerini belirlemeye yönelik 5 soru bulunmaktadır. İkinci kısım 108

110 ise, Türk inşaat sektöründe mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalarda, bilgi teknolojilerinin kullanımının mevcut durumunun saptanmasına yönelik 16 sorudan oluşmaktadır. Bu sorular yazılım kullanımı, donanım, bilgi teknolojilerinin kullanımının faydaları ve karşılaşılan problemler gibi konuları içermektedir. Araştırmanın Bulguları Ankete Katılan Firmaların Genel Özellikleri Ankete katılan firmalara bünyelerinde teknik personel olarak kaç kişi çalıştırdıkları sorulmuştur. Mühendislik hizmeti sunan 37 firmadan 19 tanesi (% 51) 100 kişiden fazla teknik personel çalıştırdığını belirtmiştir. Tasarım hizmeti sunan 25 firmanın ise % 48 i 100 kişiden fazla kişi çalıştırdığı cevabını vermiştir (Tablo 1). Tablo 1 Teknik Personel Sayısı. Teknik Personel Sayısı Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar > MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan Ankete katılan mühendislik hizmeti sunan firmaların % 36 sının ve tasarım hizmeti sunan firmaların ise % 32 sinin bugüne kadar tamamlamış olduğu projelerin ihale bedelleri toplamı $ ı aşmaktadır. Tablo 2 de firmaların tamamlamış olduğu projelerin ihale bedelleri gösterilmiştir. Tablo 2 Firmaların Tamamlamış Olduğu Projelerin İhale Bedelleri. İhale Bedelleri ( $ ) Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar > < MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan Firmaların bugüne kadar tamamlamış oldukları proje tipleri ve bunların yüzdeleri Tablo 3 te gösterilmiştir. Tablo 3 Firmaların Tamamlamış Olduğu Proje Tipleri. Proje Tipleri Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar Endüstriyel Yapılar (fabrika, depo, vb.) Konut ve toplu konut projeleri Ticari yapılar (ofis, alışveriş merkezleri, vb.) Özel Yapılar (hastane, okul, vb.) Altyapı Projeleri MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan 109

111 Tablo 3 te görüldüğü gibi mühendislik hizmeti sunan firmaların % 70 inin konut ve toplu konut projelerinde, % 59 unun ticari yapılar projelerinde, % 57 sinin de endüstriyel yapılar ve özel yapılar içeren projelerde çalıştıkları görülmektedir. Tasarım hizmeti sunan firmaların ise % 72 sinin konut ve toplu konut projelerinde, % 68 inin ticari yapılar projelerinde, % 52 sinin de endüstriyel yapılar ve özel yapılar içeren projelerde çalıştıkları görülmektedir. Ankete katılan firmaların hizmet sundukları müşteri profilleri ve yüzdeleri Tablo 4 te gösterilmiştir. Mühendislik hizmeti sunan firmaların % 65 i, tasarım hizmeti sunan firmaların da % 56 sı hem kamu sektörüne hem de özel sektöre hizmet vermektedir. Tablo 4 Firmaların Hizmet Verdikleri Müşteri Profilleri. Müşteri Profili Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar Kamu Sektörü Özel Sektör Kamu Sektörü + Özel Sektör MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan Mühendislik ve tasarım hizmeti veren ve Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TMMMB) üyesi olan firmalara ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgesine sahip olup olmadıkları sorulmuştur. Mühendislik hizmeti sunan firmaların % 43 ü ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgesine sahip olduklarını belirtirken, % 46 sı bu belgeye sahip olmadıkları cevabını vermiştir. % 11 i ise bu belgeyi alabilmek için gerekli girişimleri başlattıklarını belirtmiştir. Tasarım hizmeti sunan firmaların ise % 48 i ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi belgesine sahip olduklarını belirtirken, % 40 ı bu belgeye sahip olmadıkları cevabını vermiştir. % 12 si ise bu belgeyi alabilmek için gerekli girişimleri başlattıklarını belirtmiştir. Firmaların Bilgi Teknolojileri Kullanımındaki Durumu Anketin ikinci kısmı, Türk inşaat sektöründe mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalarda, bilgi teknolojilerinin kullanımının mevcut durumunun saptanmasına yönelik 16 sorudan oluşmaktadır. Firmalar ilk olarak sahip oldukları bilgisayar sayısını tespit etmeye yönelik olan soruyu cevaplamışlardır. Firmanın sahip olduğu bilgisayar sayısı, o firmanın bilgi teknolojilerine verdiği önemin göstergelerinden biri olarak kabul edilebilir. Ankete katılan mühendislik hizmeti sunan firmaların % 43 ü 1-10 adet arasında bilgisayara sahip olduğunu belirtmiştir. Tasarım hizmeti sunan firmalarda ise bu oran % 44 tür (Tablo 5). Tablo 5 Firmaların Sahip Olduğu Bilgisayar Sayısı. Bilgisayar sayısı Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar > MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan 110

112 Ankete katılan firmalara, sahip oldukları bilgisayarların bağımsız bilgisayarlar mı yoksa bir ağ üzerinden birbirine bağlı bilgisayarlar mı olduğu sorulduğunda, mühendislik hizmeti sunan firmaların % 54 ü firmalarında ağ üzerinden birbirine bağlı bilgisayarlar kullanıldığını belirtirken, tasarım hizmeti sunan firmaların ise %56 sı bu cevabı vermiştir (Tablo 6). Tablo 6 Firmaların Kullandığı Bilgisayarların Ağ Tipleri. Ağ tipi Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar Ağ üzerinden birbirine bağlı bilgisayar Bağımsız bilgisayar Her ikisi MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan Ankete katılan firmalara kullandıkları bilgisayarların internet bağlantısının olup olmadığı sorulduğunda, hem mühendislik hizmeti sunan hem de tasarım hizmeti sunan firmaların hepsi firmalarında kullanılan bilgisayarların internet bağlantısına sahip olduklarını belirtmiştir. Buna ek olarak, mühendislik hizmeti sunan firmaların % 73 ünün, tasarım hizmeti sunan firmaların da % 76 sının bir resmi internet sitesi bulunmaktadır. Ayrıca, bir internet sitesine sahip olan mühendislik hizmeti sunan firmaların % 81 i, tasarım hizmeti sunan firmaların ise % 89 u sitelerini düzenli olarak güncellediklerini belirtmiştir. Firmalara elektronik ticaret uygulamalarından faydalanıp faydalanmadıkları sorusu sorulduğunda, 37 mühendislik hizmeti sunan firmadan 14 ü (% 38), tasarım hizmeti sunan 25 firmadan 7 si (% 28) bu uygulamalardan faydalandıklarını belirtmişlerdir. Bir başka soruda, firmalara bilgi teknolojilerini iş süreçlerinin hangi alanlarında kullandıkları sorusu yöneltilmiştir. Mühendislik hizmeti sunan firmaların %82 si bilgi teknolojilerini tasarım/çizim ve muhasebe alanlarında, % 76 sı ise teknik/mühendislik hesaplamalarda kullandıkları cevabını vermiştir (Tablo 7). Tasarım hizmeti sunan firmaların ise % 76 sı bilgi teknolojilerini tasarım/çizim için, % 72 si de muhasebe ve teknik/mühendislik hesaplamalarda kullandıklarını belirtmiştir. Ankete katılan firmaların mühendislik ve tasarım hizmeti veren firmalar olması, bu firmalarda bilgi teknolojilerinin en çok tasarım/çizim ve teknik/mühendislik hesaplamaları alanlarında kullanılmasını anlaşılır kılmaktadır. Tablo 7 Firmaların Bilgi Teknolojilerini Kullandıkları İş Süreçleri. Uygulama Alanları Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar Tasarım/Çizim Muhasebe Teknik/Mühendislik Hesaplamalar Genel idare Şartname Yazımı Her Türlü Evrak Takibi ve Yönetimi Diğer MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan Ankete katılan mühendislik hizmeti veren firmaların % 35 i teknik hesaplamalar ve mühendislik analizleri ile ilgili olarak SAP2000 programını, % 32 si Sta4CAD programını ve % 19 u IdeCAD (statik) programını kullandıklarını belirtmiştir (Tablo 8)

113 Tablo 8 Mühendislik Hizmeti Veren Firmaların Teknik Hesaplamalar/Mühendislik Analizleri için Kullandıkları Programlar. Programlar Yüzde (%) SAP2000 Sta4CAD IdeCAD (Statik) XSteel Probina 5 Etabs 5 StaadPro 0 Diğer 11 Tasarım hizmeti veren firmaların % 96 sı tasarım için AutoCAD programını, % 24 ü Autodesk 3ds MAX programını ve % 20 si IdeCAD (mimari) ve ArchiCAD programlarını kullandıklarını belirtmiştir (Tablo 9). Tablo 9 Tasarım Hizmeti Veren Firmaların Tasarım için Kullandıkları Programlar. Programlar Yüzde (%) AutoCAD 96 Autodesk 3ds MAX 24 AutoCAD LT 20 IdeCAD (Mimari) 20 ArchiCAD NetCAD AutoCAD Civil 3D Revit Architecture AllPlan Diğer Bazı durumlarda, hazır paket programlar firmaların faaliyet alanları doğrultusunda ortaya çıkan özel ihtiyaçlarına cevap vermez ve firmalar kendi ihtiyaçları doğrultusunda yazılmış bilgisayar programlarına gereksinim duyarlar. Ankete katılan mühendislik ve tasarım firmalarına, özel olarak firmaları için yazılmış olan bilgisayar programları kullanıp kullanmadıkları sorulmuştur. 37 tane mühendislik hizmeti veren firmadan 17 tanesi (% 46) bu soruya evet cevabını vermiştir. Tasarım hizmeti veren firmaların ise % 44 ü özel olarak kendi firmaları için geliştirilen bilgisayar programları kullandıklarını belirtmiştir. Firmaların kendi ihtiyaçları doğrultusunda özel olarak hazırlattıkları bilgisayar programlarını iş süreçlerinin hangi alanlarında kullandıklarına dair soruya verdikleri cevaplar ise Tablo 10 da görülmektedir. Tablo 10 Firmaların Bilgi Teknolojilerini Kullandıkları İş Süreçleri. Uygulama Alanları Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar Teknik/Mühendislik Hesaplamalar Her Türlü Evrak Takibi ve Yönetimi Muhasebe Genel idare Tasarım/Çizim 24 9 Şartname Yazımı Diğer MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan 112

114 Firmaların bilgi teknolojileri konusunda sahip oldukları tecrübeyi tespit etmek amacıyla ankete katılan firmalara bilgi teknolojileri konusunda uzman bir bilgi işlem personeli çalıştırıp çalıştırmadığı sorulmuştur. Mühendislik hizmeti veren firmaların % 53 ü bilgi teknolojileri konusunda uzman bir bilgi işlem personeli çalıştırdıkları yanıtını vermiştir. Tasarım hizmeti veren 25 firmanın ise 14 tanesi (% 56) bilgi teknolojileri konusunda uzman bir bilgi işlem personeli çalıştırdıklarını belirtmiştir. Ayrıca, ankete katılan mühendislik hizmeti veren firmaların % 38 i çalışanlara yönelik bilgi teknolojileri ile ilgili eğitim programları düzenlediklerini belirtmiştir. Tasarım hizmeti veren firmaların ise % 36 sı çalışanlarına bu kapsamda bir eğitim verdiklerini belirtmişlerdir. Ek olarak, firmaların bünyelerinde istihdam ettikleri personelin yüzde kaçının bilgisayar kullanmayı bildiği Tablo 11 de gösterilmiştir. Tablo 11 Firmaların Bilgisayar Kullanmayı Bilen Personel Sayısı. Çalışan Personel Sayısı Yüzde (%) Yüzdesi MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar % 1-10 % % % % % % % % % MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan İnşaat sektöründe bilgi teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşmasında şüphesiz ki üniversitelerin inşaat mühendisliği ve mimarlık bölümlerinin önemli bir rolü bulunmaktadır. Söz konusu bölümlerde öğrenim gören öğrencilerin gerek bilgi teknolojilerinin sağlayacağı avantajlardan haberdar olmaları gerekse de meslek hayatlarında ihtiyaç duyacakları bilgisayar programlarını kullanmayı öğrenmeleri, bu teknolojilerin kullanımını arttıracaktır. Ankete katılan firmalara kullandıkları programlarla ilgili olarak üniversitelerde öğrencilere yeterli eğitim verilip verilmediği sorulmuştur. Anket sonuçları göstermiştir ki ankete katılan mühendislik hizmeti veren firmaların % 89 u kullandıkları yazılım programları ile ilgili olarak üniversitelerde yeterli eğitim verilmediğini düşünmektedir. Tasarım hizmeti veren firmaların ise % 84 ü aynı görüşü paylaşmaktadır. Ankete katılan firmalara, Türk inşaat sektöründe bilgi teknolojilerinin yaygın olarak kullanılmamasının altında yatan sebeplerin neler olduğu sorulmuştur. Mühendislik hizmeti veren firmaların % 89 u bilgi teknolojileri hakkında bilgi eksikliğinin, % 84 ü bilgi teknolojileri kullanımında tecrübeli ve yeterli bilgi birikimine sahip personel eksikliğinin, % 81 de bilgi teknolojilerinin faydalarının yeteri kadar farkında olunmamasının ve teknolojideki hızlı değişime ayak uyduramamanın sebepler arasında yer aldığını belirtmiştir (Tablo 12). Tasarım hizmeti veren firmaların ise % 84 ü de bilgi teknolojilerinin faydalarının yeteri kadar farkında olunmamasının, % 80 i bilgi teknolojileri hakkında bilgi eksikliğinin ve bilgi teknolojileri kullanımında tecrübeli ve yeterli bilgi birikimine sahip personel eksikliğinin sebepler arasında yer aldığını belirtmiştir (Tablo 12). 113

115 Tablo 12 Bilgi Teknolojilerinin Yaygın Olarak Kullanılmamasının Sebepleri. Yüzde (%) Sebepler MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar Bilgi teknolojileri hakkında bilgi eksikliği Tecrübeli ve yeterli bilgi birikimine sahip personel eksikliği Bilgi teknolojilerinin faydalarının yeteri kadar farkında olunmaması Teknolojideki hızlı değişime ayak uyduramama Yönetim kadrosunun bilgi teknolojilerine yeterli önemi vermemesi Bilgi teknolojilerinin kullanım maliyetinin yüksek olması Bilgi teknolojilerinin kullanımında yazılım problemlerinin yaşanması Bilgi teknolojilerinin kullanımında donanım problemlerinin yaşanması Bilgi teknolojilerinin güvenilir olmaması Bilgi teknolojilerinin entegrasyonunda yaşanan problemler MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan Bilgi teknolojilerinin kullanılmasının firmalara sağladığı avantajların neler olduğu sorulduğunda ise, ankete katılan mühendislik hizmeti veren firmaların % 97 si gerekli bilgilerin daha kolay elde edilmesi, % 95 i firmanın rekabet gücünün artması, firma içi iletişim ve evrak takibinin daha hızlı olması ve firma tarafından verilen hizmetlerin daha hızlı tamamlanması cevabını vermiştir (Tablo 13). Ankete katılan tasarım hizmeti veren firmaların ise hepsi gerekli bilgilerin daha kolay elde edilmesi, firmanın rekabet gücünün artması ve firma içi iletişim ve evrak takibinin daha hızlı olması, % 96 sı firma tarafından verilen hizmetlerin daha hızlı tamamlanması cevabını vermiştir (Tablo 13). Tablo 13 Bilgi Teknolojilerinin Kullanılmasının Sağlayacağı Avantajlar. Avantajlar Yüzde (%) MHS 1 Firmalar THS 2 Firmalar Gerekli bilgilerin daha kolay elde edilmesi Firmanın rekabet gücünü arttırması Firma içi iletişim ve evrak takibinin daha hızlı olması Firma tarafından verilen hizmetlerin daha hızlı tamamlanması İletişim masraflarının ve zamanlarının azalması Uluslar arası bağlantıların daha kolay sağlanması Evrak işlerini azaltması MHS: Mühendislik hizmeti sunan, 2 THS: Tasarım hizmeti sunan Sonuç ve Öneriler Bilgi teknolojisi, en genel ifadeyle, her türlü bilginin işlenmesi, depolanması, dağıtılması ve sunumu için elektronik aygıtların ve programların kullanılması olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, Türk inşaat sektöründe mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalarda, bilgi teknolojilerinin kullanımının mevcut durumunun araştırılması hedeflenmiştir. Bu amaçla, Türk Müşavir Mühendisler ve Mimarlar Birliği üyesi olan 119 firmaya elektronik posta yoluyla anket gönderilmiştir. Anket gönderilen firmalardan 62 tanesi anketi eksiksiz olarak doldurarak geri göndermiştir. Anketi cevaplayan 62 firmanın 37 tanesi mühendislik (% 60), 25 tanesi ise tasarım hizmeti (% 40) sunmaktadır. Anket, toplam 21 sorudan ve iki ana kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, firmaların genel özelliklerini belirlemeye yönelik 5 soru bulunmaktadır. İkinci kısım ise, Türk inşaat sektöründe mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalarda, bilgi 114

116 teknolojilerinin kullanımının mevcut durumunun saptanmasına yönelik 16 sorudan oluşmaktadır. Anket sonuçları değerlendirildiğinde, mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmaların büyük çoğunluğunun tasarım/çizim, genel idare, muhasebe, teknik/mühendislik hesaplamaları gibi alanlarda bilgi teknolojilerini kullandıkları sonucuna varılmaktadır. Ayrıca anketi cevaplandıran mühendislik ve tasarım hizmeti veren firmalar bilgi teknolojilerinin kullanımının, gerekli bilgilerin daha kolay elde edilmesi, firmanın rekabet gücünü arttırması, firma içi iletişim ve evrak takibinin daha hızlı olması, firma tarafından verilen hizmetlerin daha hızlı tamamlanması, iletişim masraflarının ve zamanlarının azalması, uluslar arası bağlantıların daha kolay sağlanması, ve evrak işlerinin azaltılması gibi faydalarının olduğunu belirtmişlerdir. Tüm bu faydaların yanında mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmalar bilgi teknolojilerinin Türk inşaat sektöründe kullanılmasını engelleyen faktörler olarak, bilgi teknolojileri hakkında bilgi eksikliği, bilgi teknolojilerinin kullanımında tecrübeli ve yeterli bilgi birikimine sahip personel eksikliği, bilgi teknolojilerinin faydalarının yeteri kadar farkında olunmaması, teknolojideki hızlı değişimlere ayak uyduramama, yönetim kadrosunun bilgi teknolojilerine yeterli önemi vermemesi, bilgi teknolojilerinin kullanım maliyetinin yüksek olmasını ve bilgi teknolojilerinin entegrasyonunda yaşanan problemleri göstermişlerdir. Bu çalışma ile birlikte, Türk inşaat sektöründe mühendislik ve tasarım hizmeti sunan firmaların büyük bir çoğunluğunun bilgi teknolojilerini önemli ölçüde kullandığı ancak sektörde çalışan mühendislerin bilgi teknolojilerinin etkin kullanımı konusunda firmaların ihtiyaçlarını karşılayacak kadar donanıma sahip olmadıkları ve bu eksikliğin büyük bir ölçüde üniversitelerdeki konu ile ilgili yetersiz veya eksik eğitim sisteminden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Şüphesiz ki, bilgi teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması inşaat sektöründe verimliliği arttıracaktır. İnşaat sektöründe bilgi teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşmasında üniversitelerin inşaat mühendisliği ve mimarlık bölümlerinin önemli bir rolü bulunmaktadır. Söz konusu bölümlerde öğrenim gören lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin gerek bilgi teknolojilerinin sağlayacağı avantajlardan haberdar olmaları gerekse de meslek hayatlarında ihtiyaç duyacakları bilgisayar programlarını kullanmayı öğrenmeleri, bu teknolojilerin kullanımını arttıracaktır. Bu nedenle, üniversitelerin ilgili bölümlerinin müfredatlarına bilgi teknolojileri konusunda zorunlu ve/veya seçmeli dersler eklemek, veya mevcut derslerin içeriklerinde bilgi teknolojilerinin kullanımı hakkında bilgilerin verilmesi, sektörde bilgi teknolojilerinin yaygın bir biçimde kullanılmasının en önemli engelleri olarak görülen konu hakkındaki bilgi eksikliği ve tecrübeli ve yeterli bilgi birikimine sahip personel eksikliği sorunlarını önemli ölçüde giderecektir. Üniversitelerin lisans ve yüksek lisans programlarının yanı sıra, İnşaat Mühendisleri Odası ve Mimarlar Odası tarafından bilgi teknolojilerinin kullanımı konusunda kursların düzenlenmesi ve üniversitelerin Sürekli Eğitim Merkezleri tarafından konu ile ilgili sertifika programları düzenlenmesi de hem sektöre kalifiye personel yetiştirilmesine hem de sektörde halen çalışmakta olan profesyonellerin bilgi teknolojileri konusunda bilgi sahibi olmalarına katkıda bulunacaktır. 115

117 Kaynaklar Acar E., Koçak I., Sey Y., Arditi D. (2005) Use of information and communication technologies by small and medium-sized enterprises (SMEs) in building construction. Construction Management And Economics, Vol. 23, No. 7, pp Ahmad I. U., Russel J.S., Abou-Zeid A. (1995) Information technology (IT) and integration in the construction industry. Construction Management And Economics, Vol. 33, pp Bjork B.C. (1999). Information Technology in construction: domain definition and research issues. International Journal of Computer Integrated Design and Construction, Vol. 1, No. 1, pp Brown A., Rezgui Y., Cooper G., Yip J., Brandon P. (1996) Promoting Computer Integrated Construction Through the Use of Distribution Technology. ITcon, Vol. 1, pp Grigg N.S., Criswell M.E., Fontane D.G., Siller T.J. (2005) Information Technology in Civil Engineering Curriculum. Journal of Professional Issues in Engineering Education and Practice, Vol. 131, No. 1, pp Güleş H.K. (2000) Rekabet Üstünlüğü ve Bilişim Teknolojileri. Verimlilik Dergisi, MPM Yayını 2000/1. Kanoğlu A. (2002) Küreselleşme, İnşaat Sektörü ve enformasyon Teknolojisi üçgeninde saptamalar. Dinamikler 2002, web adresi: KANOGLU-CP-IPYD-DINAMIKLER2002.pdf. Polat G. (2009) Managing Information Technology in Construction: Case of the Turkish Construction Industry. 5 th International Conference on Construction in the 21st Century Bildiriler Kitabı, Mayıs, İstanbul, pp Rivard H. (2000) A survey on the impact of information technology on the Canadian architecture, engineering and construction industry. ITcon, Vol. 5, pp Sarshar M., Işıkdağ U. (2004) A survey of ICT use in the Turkish construction industry. Engineering, Construction and Architectural Management, Vol. 11, No. 4, pp Stewart R.A., Mohamed S., Marosszeky M. (2004) An empirical investigation into the link between information technology implementation barriers and coping strategies in the Australian construction industry. Construction Innovation: Information, Process, Management, Vol. 4, No. 3, pp Taş E., Irlayıcı F.P. (2007) A survey of the use of IT in building product information acquisition in Turkey. ITCon, Vol. 12, pp

118 Kamu İhalelerinin Değerlendirilmesinde Bulanık Mantık Yaklaşımı ve Uygulaması Burak Öz İnşaat yüksek mühendisi İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü İnşaat Yönetimi Mühendisliği Bilim Dalı İstanbul Tel E-posta: Ekrem Manisalı Prof. Dr. İstanbul Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü İnşaat Yönetimi Mühendisliği Bilim Dalı İstanbul Tel E-posta: Öz Bu çalışmada, yapım işlerinde açık ihale usulüyle yaptırılacak işler için, ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliklerini kanunen ispat etmiş isteklilerin seçim aşamasında, sadece en düşük teklife göre değil, diğer belgelerin göreceli niteliğine ve niceliğine göre de değerlendirmeye alınması gerektiği üzerinde durulmuştur. Kamu İhale Kanununda, ihaleye katılmak isteyen isteklilerin hangi şartları sağlaması gerektiği ve yeterliğin belirlenmesinde istenecek belgeler açıklanmıştır. Bu belgelerle isteklilerin, ekonomik ve mali yeterlilikleri ile mesleki ve teknik yeterlilikleri değerlendirilmektedir. İdare, Kanunun koymuş olduğu aralıkta, işin niteliğine göre, yeterlilikte hangi belgelerin hangi sınırda isteyeceğine karar vermektedir. Kanununun 40. Maddesi ve Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 67. Maddesinde ihale ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren isteklinin üzerinde bırakılır. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif, en düşük fiyat teklifi olarak kabul edilir denilmektedir. Gerçekte, en düşük fiyat, ekonomik açıdan da en uygun teklif midir? Amacımız doğrultusunda, seçimin yapılması aşamasında değerlendirmeye alınacak ölçütler belirlenmiş, bulanık mantık yaklaşımıyla örnek bir model oluşturulmuş ve ihalesi gerçekleştirilmiş bir projede bu modelin uygulaması yapılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Anahtar sözcükler: İhale kanunu, bulanık mantık, bulanık TOPSIS, çok ölçütlü karar verme, bulanık çıkarım, bulanık netleştirme. Giriş Proje yönetiminin, kalite-maliyet-zaman gibi üç önemli bileşeni bulunmaktadır. Bu bileşenlerden herhangi birinde meydana gelen değişiklik, diğerini ya da diğerlerini etkilemektedir. Proje yönetimi açısından, bu parametreleri dengede tutabilmek oldukça önemlidir (Turner, 1998). Bir projede kalite-maliyet-zaman parametrelerinin dengede tutulamamasının temelinde, aşırı düşük teklifler gelmektedir. Kamu İhale Yasası gereği en düşük teklifi veren firmalara ihaleyi vermek durumunda kalındığından dolayı, kamu kaynakları rasyonel ve verimli bir şekilde harcanamamakta, özellikle yapım projelerinde 117

119 işçilik hatalarına ve kalitesiz ürünlerin kullanılmasına sebep olmaktadır. Düşük maliyetten dolayı iş, kalitesinde yapılmıyor ve zamanında bitirilemiyorsa bu durum planlanan kamu hizmetinin gecikmesine sebep olur. Gecikmenin ve kalitesizliğin kamuya ve müteahhide bir maliyeti olacaktır (Akçay, Manisalı, 2007) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin düzenlemiş olduğu Kamu İhale Kanununun birinci uygulama yılı sonunda yapım sektörünün sektörel bazda değerlendirilmesi ve sonuç toplantısında ve konuyla ilgili çeşitli değerlendirmelerde, Yasa gereği, en yüksek kırımı veren firmaya ihalenin verilmek zorunda kalındığından, yüklenicilerden kaynaklanan sebeplerden dolayı, ilgili kurumun vatandaşlar karşısında zor duruma düştüğü, kuruma ve devlete olan güvenin zedelendiği belirtilmiştir ( ). Hâlbuki ihalenin mantığının ekonomik olarak avantajlı teklife ihaleyi vermek olduğu, ama kamu kurumlarının, en düşük teklife niye ihaleyi vermedin diye soruşturmalık oluruz korkusu ile en düşük teklife ihaleyi verdiklerini, bunun da kalitesizliği getirdiği değerlendirilmesinde bulunulmuştur. En düşük fiyatı verene iş verilir mantığının doğru olmadığı, aranması gerekenin düşük tekliften öteye uygunluk olması gerektiği, bunu ararken de işin malzemesinden tutun, o firmanın geçmişte yaptığı işlere varıncaya kadar bunların değerlendirmeye alınmasının şart olduğu ve iş bitirecek kabiliyette olan kurumların devletten iş alabilecekleri ifade edilmiştir ( ). Diğer bir değerlendirmeye göre, 39 trilyon TL yaklaşık maliyeti olan önemli bir yol projesi, yaklaşık % 68 tenzilatla sonuçlanmıştır. Bunun, stopajı ve diğer faktörler değerlendirildiğinde, o ihaleyi kazanan firmanın yemek alacak parasının bile olmayacağı söylenmiştir (http://www.ihale.gov.tr/egitim/s4.doc). Yukarıda tespit edilen aksaklıkların çözümüne yönelik, Başbakanlık Özürlüler İdaresi, aşırı düşük teklif verenlerin genelde kötü niyetli olduğu ve ihale dışı bırakılması gerektiği, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, aşırı düşük teklif diye bir ölçüt konulması yerine, isteklinin işi yapabilme kabiliyetine yani niteliğine bakılması gerektiği ifade edilmiştir. Toplantıya katılan diğer sektörler, konuyla ilgili benzer görüşlerini belirtmişlerdir ( ). Bu çalışmada değerlendirmenin sadece teklif kriterine göre değil, firmaların ekonomik, geciktirmeden ve kaliteli iş yapabilme kabiliyetlerinin tespit edilmesine dayanan bulanık mantık yöntemi kullanılarak bir model geliştirilmiş ve bir gerçek olay örneği ile modelin uygulaması yapılmıştır. Bulanık Mantık Yaklaşımı Bulanık mantık, belirsiz ortamda optimum kararlar almak için 1965 tarihinde Zadeh tarafından geliştirilmiş bir teoremdir. Bulanık mantık, olabilirlik teorisine dayanmaktadır. Olabilirlik, olayın fizibilite düzeyine, olayla ilgili verdiğimiz kararın ve olay hakkındaki inancımızın derecesi ile ilgilidir (Zadeh, 1965, Klir, ve diğ, 1997). Çoğu olaylar kesin sayılarla karakterize edilemediklerinden dolayı bulanık sayı fikri doğmuştur. Örneğin, hava kararmaya ne zaman başlar, yetenekli ile dahi arasındaki sınır nedir, bir sanat eseri hangi özellikleri taşıdığı zaman güzel, hangisinden yoksun olduğu zaman çirkindir gibi, bunlar, kişiden kişiye ve coğrafyadan coğrafyaya değişebilen kavramlardır; cümlelerdeki, aşağı-yukarı, yaklaşık ve civarında kelimeleri olaylara 118

120 bulanıklık katar. Aşağı yukarı altı ifadesi, altı sayısını bulanık hale getirmiştir çünkü aşağı yukarı ifadesi, altı değerinin sağında ve solunda bazı değerleri içerir. (Klir, ve diğ, 1997) Bulanık küme teorisinin mühendislik uygulamaları ilk olarak inşaat mühendisliğinde olmuştur. Örneğin mevcut yapıların (köprülerin, binaların ve otoyol asfaltlarının) değerlendirilmesinde başarılı olmuştur. Diğer bir önemli uygulaması, karar verme problemlerinin çözümüdür. (Klir, ve diğ, 1997) Bulanık Sistem Modelleme Girdi Bulanık sistem modellemenin gerçek değeridir. Bulanıklaştırma Gerçek değerin (girdinin), dilsel değerin hangi terimlerine hangi üyelik dereceleri ile ait olduğunun bulunması işlemidir. Bulanık Kural Tabanı Bulanık kural tabanı, uzmanlara danışılarak ve bulanık kümelemede olduğu gibi denetimsiz öğrenme yöntemi ile oluşturulabilir. Kurallar, eğer-ise kalıbıyla gösterilir ve bulanık ifadeler ile tablo haline getirilir. Buradaki bulanık ifadeler, yukarıda bahsedildiği gibi, aşağı yukarı, yaklaşık, civarında, ağır, hafif, uzun, kısa, büyük, küçük, hızlı, yavaş, sıcak soğuk gibi dilsel ifadelerdir (Manisalı, Temur, 2009) Bulanık Yorumlama Mekanizması Eldeki gerçek girdi değerleri için bulanık kural tabanındaki hangi kuralların kullanılacağını veya etkinleştirileceğinin belirlenmesidir. Bulanık yorumlamada, bulanık operatörler kullanılır. Bunların bazıları aşağıda gösterilmiştir. µ A + B ( x) = max[ µ A ( x), µ B ( x)] µ A * B ( x) = min[ µ A ( x), µ B ( x)] µ = 1 ( x) (Mete, Manisalı, 2007) A µ A Bulanık yorumlama, bütünleştirme ve sonuç kısmı olmak üzere iki aşamadan oluşur. Bütünleştirme kısmı, kural tabanının eğer kısmı ile ilgilidir. Eğer kısmındaki dilsel 119

121 ifadeler bulanık operatörler vasıtasıyla üyelik derecelerinin birleşimi olan bir değer hesaplanır. Sonuç kısmı, kural tabanının ise kısmı ile ilişkilidir. En çok kullanılan bulanık çıkarım yöntemleri; 1) Mamdani bulanık çıkarımı (şekil 1). 2) Larsen çarpımsal bulanık çıkarımı (şekil 2). 3) Sugeno bulanık çıkarımı (şekil 3). Şekil 1 Mamdani bulanık çıkarımı. Şekil 2 Larsen çarpımsal bulanık çıkarımı. 120

122 Şekil 3 Sugeno bulanık çıkarımı. Netleştirme Netleştirme, bir bulanık çıkarımın olası dağılımını ifade edecek en uygun sayısal değeri yani bulanık olmayan değerin tespit edilmesi için yapılan bir işlemdir. Çeşitli netleştirme stratejileri vardır. Bunların hangisinin tercih edileceği problemin özelliklerine göre değişir ve karar verici problemin niteliğine göre bir yöntemi tercih eder. Yöntemin belirlenmesinin sistematik bir yaklaşımı yoktur (El-Sharkawi, M). 1) Alanın ağırlık merkezi yöntemi En yaygın olarak kullanılan bir metottur. Buna karşılık hesap işlemi karışıktır (şekil 4). Yukarıdaki örneğimize göre, boy uzunluğu 1.72 m olan ve ağırlığı 88 kg olan bir kişi; %55 orta sağlıklı, %45 az sağlıklıdır. 2) Maksimumun ortalaması (MOM-mean of maximum) Yukarıdaki örneğimize göre, boy uzunluğu 1.72 m olan ve ağırlığı 88 kg olan bir kişi; %100 az sağlıklıdır. Üyelik fonksiyonunun maksimum olduğu tüm değerlerin ortalamasıdır (Şekil 5). 121

123 µ conclusion :Sonuc bulanik kumesinin uyelik derecesi Şekil 4 Alanın ağırlık merkezi. Şekil 5 Maksimumun ortalaması. 3) Ağırlıklı ortalama metodu Ağırlıklı ortalama metodu, ağırlık merkezi yöntemine göre daha az hesap gerektirmesine rağmen ağırlık merkezi yöntemine çok yakın sonuç verir (şekil 6) Yukarıdaki örneğimize göre, boy uzunluğu 1.72 m olan ve ağırlığı 88 kg olan bir kişi; %60 az sağlıklı, %40 orta sağlıklıdır. Şekil 6 Ağırlıklı ortalama. 3.a) Sugeno yorumlama mekanizması için ağırlıklı ortalama metodu Sugeno yönteminde eğer parametreler çok ise, hesap çarpım üzerine kurulduğu için hassasiyet azalır. Bundan dolayı çok parametreli işlerde bu yöntem seçilmemelidir (El- Sharkawi, M). l i= 1 l * i i Y = y h (Şekil 3) i= 1 Yukarıdaki örneğimize göre, boy uzunluğu 1.72 m olan ve ağırlığı 88 kg olan bir kişi; %60 az sağlıklı, %40 orta sağlıklıdır. 122

124 Kamu İhalelerinin Değerlendirilmesi Kriterlerin Belirlenmesi ve Modelin Oluşturulması Bulanık sistem modelinin oluşturulmasında Sugeno bulanık çıkarımı kullanılacak ve netleştirme aşamasında öklidyen uzaklık yöntemi kullanılarak bulanık TOPSIS (Techique for Order Performance by Similarity to Ideal Solution) yöntemi kullanılacaktır. 1) Firmanın mesleki ve teknik durumu 2) Firmanın mali gücü 3) Firmanın teklif durumu Netleştirme Bulanık modelin son aşamasında, öklidyen uzaklık yöntemini kullanarak (1), bulanık 1 üyelik derecesine en yakın ve bulanık 0 üyelik derecesinden en uzakta bulunan istekli firma belirlenir, yakınlık katsayısı hesaplanır ve ihale bulanık ideal nokta olan 1 e en yakın olan firmaya bırakılır (Hwang and Yoon, 1981, Chen and Hwang, 1992, Kaya ve diğ.,2007). 123

125 i d( µ h = h i 1,0, ) µ 1,0 (1) i:1,2,3 µ :1 1 µ : d n 0 d n 1 : Kriterlerin 1' e olan uzaklik mesafesi : Kriterlerin 0' a olan uzaklik mesafesi CC (1' e olan yakinlik katsayisi) d ( d + d n = 2 0 n 1 n 0 n ) Gerçek Durum Örneği tarihinde bir yapım işi ihale edilmiş ve ihaleye dokuz istekli katılmıştır. Tablo 1 de görülen İstekli 7 mali durum belgesini teklif zarfının içine koymadığı için ihale dışı kalmıştır. Diğer isteklilerin belgelerinin hepsi kanun gereği uygun görülmüştür. Aşırı düşük teklif hesabı yapılmış ve geçerli sekiz isteklinin de vermiş olduğu teklifler aşırı düşük sınırının altında kalmamıştır ( YM*0,40 Geçerli teklifler YM*1,20.) İş, ,96 TL ile en düşük teklifi veren istekli 8 üzerinde kalmıştır (Tablo 1). Ancak, istekli 8 taahhüdünü yerine getirememiş ve iş aynı ihale şartlarında başka bir firmaya devir edilmiştir. Aşağıdaki tablo 1 de modelde kullanılacak ve yeterlilik aşamasında isteklilerden istenilen belgeler görülmektedir. Tablo 1 Firmalara ait kriterler 124

126 *istekliler iş deneyim belgesi olarak diplomalarını vermişlerdir. Sadece istekli 5 hem diplomasını vermiş hem de tarihli iş durum belgesi vermiştir. Diplomasını ibraz eden isteklilerin, iş deneyim kriteri aidiyetlik derecesi hesabı, modelimizdeki hesabın tam tersi olarak yapılır sayılı Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda değişiklik yapılmasına dair kanunun, 24/h Maddesinde: İş deneyimi bulunmayan mühendis veya mimarların, aldıkları lisans eğitimine uygun yapım işi ihalelerine başvurularında, toplam süresi onbeş yılı geçmemek kaydıyla mezuniyetlerinden sonra geçen her yıl, yüzyirmiikibinüçyüzseksenyedi Yeni Türk Lirası olarak hesaplanmak üzere 10 uncu madde kapsamındaki benzer iş deneyimi olarak dikkate alınır. Bu süre iş deneyimi bulunan mimar ve mühendisler için uygulanmaz denilmektedir (http://www.ihale.gov.tr/mevzuat/) Bulanık Mantık Modeline Göre Hesap İlk olarak modelimizdeki tüm kriterlerin değerleri (x 1, x 2,,x 8 ) bulanık sistem modelimize girerek bulanıklaştırılır. Daha sonra çarpımsal Sugeno bulanık çıkarımı uygulayarak firmaların mesleki ve teknik durumu sonuç üyelik derecesi (h 1 ), mali gücü sonuç üyelik derecesi (h 2 ) ve teklif durumu sonuç üyelik derecesi (h 3 ) hesaplanır. Netleştirme aşamasında öklidyen uzaklık formülü kullanılarak her bir isteklinin sonuç üyelik derecelerinin bulanık ideal nokta olan 1 e ve 0 a olan uzaklıkları hesaplanarak bulanık 1 e olan yakınlık katsayısı hesaplanır ve çıktı değerine ulaşılır. Tüm hesap değerleri tablo 2, tablo 3, tablo 4 ve tablo 5 ve tablo 6 da görünmektedir. Tablo 2 Firmaların bulanık sisteme girdi değerleri 125

Tahsin Vergin Anısına PROGRAM

Tahsin Vergin Anısına PROGRAM Tahsin Vergin Anısına PROGRAM 5 Kasım 2015 Perşembe Anadolu Salonu 09.00-09.30 Kayıt 09.30-10.30 Açılış Konuşmaları 10.30-11.00 Çağrılı Konuşmacı: Eğitim-Öğrenim ve İSİG İlişkisi Üzerine Bir Değerlendirme

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ

İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI ANKARA ŞUBESİ İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ B ildiriler Kitabı katkıtarıyla TMMOB Inşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ 5-6 Ekim 2007 Ankara İş Sağlığı

Detaylı

6. İnşaat Yönetimi Kongresi Programı

6. İnşaat Yönetimi Kongresi Programı 6. İnşaat Yönetimi Kongresi Programı 25 Kasım 2011, Cuma Çağrılı Konuşmacı: Mümtaz Usmen 1. Oturum A Salonu - Proje Yönetimi-1 / Oturum Başkanı: Gülgün Mıstıkoğlu - Gülden Gümüşburun Ayalp, M. Emin Öcal

Detaylı

ŞANTİYE ORGANİZASYONU

ŞANTİYE ORGANİZASYONU ŞANTİYE ORGANİZASYONU Şantiye Yönetimi Şantiye nedir, yapı nedir, yapım alanı nedir Ön karar evresi Tasarlama evresi Yapım Sürecinin Katılımcıları İhale yapım evresi Proje evreleri Kontrol evresi Yapı

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği. İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi

TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği. İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi TÜRKİYE İstanbul Valiliği İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği İstanbul Deprem Riskini Azaltma ve Acil Durum Hazırlık Projesi İstanbul Proje Koordinasyon Bürosunda (İPKB) Çalıştırılmak Üzere ELEMAN

Detaylı

Performans Denetimi Hesap verebilirlik ve karar alma süreçlerinde iç denetimin artan katma değeri. 19 Ekim 2015 XIX.Türkiye İç Denetim Kongresi

Performans Denetimi Hesap verebilirlik ve karar alma süreçlerinde iç denetimin artan katma değeri. 19 Ekim 2015 XIX.Türkiye İç Denetim Kongresi Performans Denetimi Hesap verebilirlik ve karar alma süreçlerinde iç denetimin artan katma değeri 19 Ekim 2015 XIX.Türkiye İç Denetim Kongresi Place image here with reference to guidelines Serhat Akmeşe

Detaylı

YÖK TEZLERİ PROJE KELİME TARAMASI

YÖK TEZLERİ PROJE KELİME TARAMASI YÖK TEZLERİ PROJE KELİME TARAMASI YÖK Tezleri Proje Kelimesi Taraması Sonuçları Toplam Çalışma Sayısı 1833 İncelenen 1673 İlgisiz 372 Toplam İncelenen 1301 X Projesi 720 Proje Yönetimi 123 Yatırım Projeleri

Detaylı

MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ 253 MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ Özge ALTUN ÖZET Ülkemizde gelişen teknoloji ve ileri seviye mühendislik uygulamalarının artmasıyla

Detaylı

Mimarlık Meslek Pratiği

Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık Meslek Pratiği Mimarlık yapı sektörünün ayrılmaz bir parçasıdır. Yapı sektörü ise tüm dünyada diğer sektörler için itici güç oluşturan dinamik bir sektördür. Son elli yıldır

Detaylı

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu

ALAN ARAŞTIRMASI II. Oda Raporu tmmob makina mühendisleri odası TMMOB SANAYİ KONGRESİ 2009 11 12 ARALIK 2009 / ANKARA ALAN ARAŞTIRMASI II Türkiye de Kalkınma ve İstihdam Odaklı Sanayileşme İçin Planlama Önerileri Oda Raporu Hazırlayanlar

Detaylı

Düzey-Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ve Verilen Derece

Düzey-Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi (TYYÇ) ve Verilen Derece İnşaat Teknolojisi programı1976 yılında Yapı Bölümü adı altında kurulmuş olup daha önce Akdeniz üniversitesi ve Süleyman Demirel Üniversitesi bünyesinde eğitim öğretim faaliyetlerini dürdürmüştür. Mehmet

Detaylı

ENERJİ VERİMLİLİĞİ MEVZUATINDA ODAMIZIN YERİ VE GÖREVLERİ

ENERJİ VERİMLİLİĞİ MEVZUATINDA ODAMIZIN YERİ VE GÖREVLERİ ENERJİ VERİMLİLİĞİ MEVZUATINDA ODAMIZIN YERİ VE GÖREVLERİ Şuayip Yalman MMO Yönetim kurulu Başkan Vekili Giriş Enerji verimliliği kapsamındaki konular Makine Mühendisliği meslek disiplini içerisinde bulunan

Detaylı

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İÇ KONTROL SİSTEMİ ÇALIŞMALARI SUNUCU AYDIN GÜZHAN MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANI * 5018 Sayılı Kanun Md.55 İç Kontrol Nedir? İç kontrol;idarenin amaçlarına, belirlenmiş politikalara

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ KARİYER GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Üniversitesi Kariyer

Detaylı

ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara

ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara ÜSİMP UNİVERSİTE SANAYİ İŞBİRLİĞİ DENEYİMLERİ ÇALIŞTAYI, 9-10 Ocak 2013, Ankara SUNUM İÇERİĞİ 1. İstanbul Sanayi Odası nın Sanayi Üniversite İşbirliğine Bakışı ve Bu Kapsamdaki Rolü 2. Sanayi- Üniversite

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı :OSMAN AYTEKİN. 2. Doğum Tarihi :01.02.1970. 3. Unvanı :YRD.DOÇ.DR.

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı :OSMAN AYTEKİN. 2. Doğum Tarihi :01.02.1970. 3. Unvanı :YRD.DOÇ.DR. ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :OSMAN AYTEKİN 2. Doğum Tarihi :01.02.1970 3. Unvanı :YRD.DOÇ.DR. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İNŞ. MÜH. GAZİANTEP ÜNİV. 1993 Y. Lisans İNŞ. MÜH. DUMLUPINAR

Detaylı

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU

AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU AR-GE ANKETİ ANALİZ RAPORU Eylül 2006 İÇİNDEKİLER Önsöz...3 TÜBİTAK Ar-Ge Anketi Soruları Analizi...4 1. Genel Bilgiler İle İlgili Sorular...4 2. Proje Sunum ve Destekler İle İlgili Sorular...12 3. Üniversite

Detaylı

HİZMETLERİMİZ. HAKkIMIZDA. İş Güvenliği Uzmanlığı. İş Yeri Hekimliği. Sağlık raporu. Acil Durum Planlaması. İş Güvenliği Eğitimleri.

HİZMETLERİMİZ. HAKkIMIZDA. İş Güvenliği Uzmanlığı. İş Yeri Hekimliği. Sağlık raporu. Acil Durum Planlaması. İş Güvenliği Eğitimleri. İş Güvenliği Uzmanlığı İşyerinizde yürütülecek olan ve yasal zorunluluk içeren İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerini Çalışma İş Yeri Hekimliği ve sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş OSGB

Detaylı

İnşaat Sektöründe Eğitim Başarı / Başarısızlık İlişkisinin İncelenmesi

İnşaat Sektöründe Eğitim Başarı / Başarısızlık İlişkisinin İncelenmesi İnşaat Sektöründe Eğitim Başarı / Başarısızlık İlişkisinin İncelenmesi Gökhan Arslan, Serkan Kıvrak Anadolu Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü İki Eylül Kampüsü 26555 Eskişehir Tel: (222) 321 35 50

Detaylı

6331 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışmalar yaparak, Şifa Ortak Sağlık Güvenlik Birimi tarafından ;

6331 sayılı İş Kanunu kapsamında iş sağlığı ve güvenliği konusunda çalışmalar yaparak, Şifa Ortak Sağlık Güvenlik Birimi tarafından ; 17.12.2013 İŞ GÜVENLİĞİ KAPSAMINDAKİ HİZMET TEKLİFİ TEKLİF BİLGİLERİ YETKİLİ ANKARA DİŞ HEKİMLERİ ODASI DANIŞMAN ŞİFA ORTAK SAĞLIK VE GÜVENLİK BİRİMİ ADRES: HEPKEBİRLER MAH. NASRULLAH İŞ MERKEZİ KAT:5

Detaylı

Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır.

Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır. Firmamız mühendislik hizmet sektöründe kurulduğu 1998 yılından bugüne 16 yılı aşkın sürede faaliyette bulunmaktadır. Tüm altyapı çalışmalarının ilk adımı olan harita mühendislik hizmetlerinin ülke kalkınmasındaki

Detaylı

Proje Genel Bilgileri

Proje Genel Bilgileri TORUN TOWER Proje Genel Bilgileri TORUN TOWER PROJESİ Adres: Konsept Mimari Tasarım: Arquitectonica Uygulama Mimari Tasarım: Piramit Mimarlık Statik Tasarım: Yapı Teknik İnş.San. ve Proje Elektrik Tasarım:

Detaylı

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI PARK VE BAHÇELER DAİRESİ BAŞKANLIĞI YEŞİL ALANLAR PLANLAMA PROJE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve

Detaylı

KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.4 KALİTE YÖNETİM / İÇ KONTROL BİRİMİ

KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.4 KALİTE YÖNETİM / İÇ KONTROL BİRİMİ KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.4 KALİTE YÖNETİM / İÇ KONTROL BİRİMİ Kalite Yöneticisi Dök.No KAİM.İKS.FRM.081 Sayfa No 1/ 3 İŞİN KISA TANIMI: Kayısı Araştırma İstasyonu Müdürlüğü üst yönetimi

Detaylı

A. YAVUZLAR MÜHENDİSLİK VE DANIŞMANLIK PROJE YÖNETİM HİZMETLERİ

A. YAVUZLAR MÜHENDİSLİK VE DANIŞMANLIK PROJE YÖNETİM HİZMETLERİ AKARYAKIT İSTASYONU PROJESi Akaryakıt istasyonu projesi,inşaatı,yenilenmesi,dönüştürülmesi ve bakımlarının yapılması projelerinde,proje yönetim ve danışmanlık hizmeti verdiğimiz konular aşağıda detaylandırılmaktadır.bu

Detaylı

KORUFLORYA AİLE REZİDANS VE YAŞAM MERKEZİ 08071067 CANSU BAYIR 08071050 BÜŞRA BİLGE SOFU

KORUFLORYA AİLE REZİDANS VE YAŞAM MERKEZİ 08071067 CANSU BAYIR 08071050 BÜŞRA BİLGE SOFU KORUFLORYA AİLE REZİDANS VE YAŞAM MERKEZİ 08071067 CANSU BAYIR 08071050 BÜŞRA BİLGE SOFU KORUFLORYA, Aydınlı, Metal Yapı, Arke ve Vizyonlife ortaklığının TOKİ işbirliğiyle hayata geçirdiği bir projedir.

Detaylı

İTFAİYE BAKIM ONARIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ I. KISIM GENEL ESASLAR

İTFAİYE BAKIM ONARIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ I. KISIM GENEL ESASLAR İTFAİYE BAKIM ONARIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ I. KISIM GENEL ESASLAR Amaç Madde 1 Belediye İtfaiye Yönetmeliği kapsamında İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı her türlü araç, makine ve ekipmanın bakım onarımını planlamak,

Detaylı

T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Bilgi İşlem Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Bilgi İşlem Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. BURSA NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANLIĞI Bilgi İşlem Müdürlüğü ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - Bu yönetmelik, Bursa Nilüfer Belediyesi Bilgi İşlem Müdürlüğü

Detaylı

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ İMO İstanbul Şubesi-İSİG Paneli-28 Mart 2015 İNŞAATLARDA ÇAĞDAŞ PROJE YÖNETİM YAKLAŞIMINDA İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ YÖNETİMİ Mert UZUN İnşaat Yüksek Mühendisi İş Güvenliği Uzmanı 1 İMO İstanbul Şubesi-İSİG

Detaylı

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ KARADENİZ STRATEJİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ KARADENİZ STRATEJİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ KARADENİZ STRATEJİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Recep Tayyip

Detaylı

3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ 3.ORTAK AKIL TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 14 HAZİRAN 2013 ÖNSÖZ Üniversitemiz Rektörlüğü olarak ilkini 14 Mayıs 2011 de Kongre ve Kültür Merkezinde, ikincisini 22 Mayıs 2012 de Burhaniye

Detaylı

teskon 2011 de buluşmak üzere SUNUŞ

teskon 2011 de buluşmak üzere SUNUŞ SUNUŞ Ulusal Kongresi 18 yıl önce, 15-17 Nisan 1993 tarihleri arasında, Balçova Termal Tesisleri İzmir de TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından düzenlendi. Bu toplantı bir teknik toplantı olduğu kadar,

Detaylı

KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN

KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN TANIM Bina, karayolu, demiryolu, metro, köprü, tünel, rıhtım, baraj, sulama, pis su arıtması gibi yapıları tekniğe uygun ve ekonomik olarak tasarlayan, yaptıran ve yapım çalışmalarının yürütülmesini denetleyen

Detaylı

BÜRES PROJESİ İKA ENERJİ MÜHENDİSLİK SANAYİ LTD. ŞTİ.

BÜRES PROJESİ İKA ENERJİ MÜHENDİSLİK SANAYİ LTD. ŞTİ. BÜRES PROJESİ İKA ENERJİ MÜHENDİSLİK SANAYİ LTD. ŞTİ. İKA ENERJİ KISA TANITIM İŞ SÜREÇLERİ RÜZGAR ANALİZLERİ PROJE YAKLAŞIMI LOJİSTİK YÖNETİMİ SUNUM MALİYET VE NAKİT YÖNETİMİ İSİG YÖNETİMİ RİSK YÖNETİMİ

Detaylı

KENT KONUT TUANA EVLERİ

KENT KONUT TUANA EVLERİ KENT KONUT TUANA EVLERİ KENT KONUT KİMDİR? KENT KONUT KOCAELİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN BİR YAN KURULUŞU OLARAK 2005 YILINDA KURULMUŞTUR. GENEL MÜDÜR BAHATTİN YANIK IN ÖNDERLİĞİNDE KOCAELİ GENELİNDE SOSYAL

Detaylı

Elif Sarı Mühendis. Kişisel Bilgiler. Eğitim Bilgileri 1 / 5

Elif Sarı Mühendis. Kişisel Bilgiler. Eğitim Bilgileri 1 / 5 Elif Sarı Mühendis Adres Bilgileri : Türkiye - İstanbul(Asya) - Üsküdar - Fıstıkağacı Cep Telefonu : 90 (554) 465 28 77 E-Posta : elifsari01@gmail.com elfsr@hotmail.com Kişisel Bilgiler Toplam Tecrübe

Detaylı

BOYABAT MESLEK YÜKSEKOKULU

BOYABAT MESLEK YÜKSEKOKULU BOYABAT MESLEK YÜKSEKOKULU Boyabat Meslek Yüksekokulu, 2547 Sayılı Kanunun 2880 Sayılı kanunla değişik 7/d-2 maddesi uyarınca Ondokuz Mayıs Üniversitesine bağlı olarak kurulmuştur. Geçici olarak tahsis

Detaylı

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar Technical Assistance for Implementation of the By-Law on Strategic Environmental Assessment EuropeAid/133447/D/SER/TR Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği'nin Uygulanması Teknik Yardım Projesi

Detaylı

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ

Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ Namık Kemal Üniversitesi SÜREKLĠ EĞĠTĠM MERKEZĠ 2009 Yılı Kurumsal Değerlendirme Raporu Sürüm no. 2.0 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Tekirdağ, Ocak 2010 1. SunuĢ Bu

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı

AY-MEL ÇEV.MÜH.EĞ.PR.DAN.LTD.ŞTİ. aymelcevre@gmail.com

AY-MEL ÇEV.MÜH.EĞ.PR.DAN.LTD.ŞTİ. aymelcevre@gmail.com İlan Sahibi Firma AY-MEL ÇEV.MÜH.EĞ.PR.DAN.LTD.ŞTİ. İş Tanımı Firmamız bünyesinde istihdam edilmek üzere, "Çevre Kanununca Alınması Gereken Đzin ve Lisanslar Hakkında Yönetmelik" kapsamında Çevre Görevlisi

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

HİZMETİÇİ EĞİTİMLER PERSONEL DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

HİZMETİÇİ EĞİTİMLER PERSONEL DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ 2012 HİZMETİÇİ EĞİTİMLER PERSONEL DAİRESİ BAŞKANLIĞI HİE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2 Hizmetiçi Eğitimler İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 3 MAKAM ONAYI... 5 MERKEZ TEŞKİLATI PROGRAMI... 9 MERKEZ

Detaylı

T.C NİĞDE ÜNİVERSİTESİ. 2014 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu

T.C NİĞDE ÜNİVERSİTESİ. 2014 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu T.C NİĞDE ÜNİVERSİTESİ 2014 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı TEMMUZ 2014 I. OCAK - HAZİRAN 2014 DÖNEMİ BÜTÇE UYGULAMA SONUÇLARI A. Bütçe Giderleri Üniversitemize,

Detaylı

T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı

T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı T.C. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı i Satın Alma, İdari İşler ve Destek Hizmetleri Birimi Birim Yıllık Faaliyet Raporu 01.01.2011 31.12.2011 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... ii TABLOLAR LİSTESİ... iii 1. Satın

Detaylı

Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Bölüm/Program Dersi

Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Bölüm/Program Dersi BEK- Dersin Adı Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Bölüm/Program Dersi DERS TANIM BİLGİLERİ Şantiye Mühendisliği ve Yapı Lojistiği Dersin Kodu Teori/Saat Uygulama/Saat Laboratuar/Saat AKTS

Detaylı

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902) KARİYER PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU FORMU. Etik Kurul İzin Belgesi Var, ekte sunuldu Gerekli değil

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902) KARİYER PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU FORMU. Etik Kurul İzin Belgesi Var, ekte sunuldu Gerekli değil T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902) KARİYER PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU FORMU Proje No: (Proje Yönetimi Ofisi tarafından verilir) Proje Başlığı Proje Alanı Sağlık Bilimleri Fen ve Mühendislik Bilimleri

Detaylı

T. C. KAMU İHALE KURUMU

T. C. KAMU İHALE KURUMU T. C. KAMU İHALE KURUMU Elektronik İhale Dairesi KALİTE YÖNETİM SİSTEMİ BT Strateji Yönetimi BT Hizmet Yönetim Politikası Sürüm No: 6.0 Yayın Tarihi: 26.02.2015 444 0 545 2012 Kamu İhale Kurumu Tüm hakları

Detaylı

ÜAS DA SUNULAN BİLDİRİLER KAPSAMINDA İMALAT İŞLETMELERİNİN ÜRETİM SORUNLARINA BAKIŞI

ÜAS DA SUNULAN BİLDİRİLER KAPSAMINDA İMALAT İŞLETMELERİNİN ÜRETİM SORUNLARINA BAKIŞI V. Ulusal Üretim Araştırmaları Sempozyumu, İstanbul Ticaret Üniversitesi, 25-27 Kasım 2005 ÜAS DA SUNULAN BİLDİRİLER KAPSAMINDA İMALAT İŞLETMELERİNİN ÜRETİM SORUNLARINA BAKIŞI Halil SAVAŞ Pamukkale Üniversitesi

Detaylı

BİRİM GÖREV TANIMLARI

BİRİM GÖREV TANIMLARI T.C. ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ BİRİM GÖREV TANIMLARI BİRİM: BAĞLI OLDUĞU BİRİM: İDARİ VE MALİ İŞLER DAİRE BAŞKANLIĞI GENEL SEKRETERLİK GÖREVİN KISA TANIMI: Üniversitemiz birimlerinin hizmetlerini en iyi şekilde

Detaylı

ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı. 7 11 Aralık 2005. Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları

ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı. 7 11 Aralık 2005. Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları ELECO 2005 3. Uluslar arası Elektrik, Elektronik, Aydınlatma, Otomasyon ve İletişim Fuarı 7 11 Aralık 2005 Ziyaretçi Araştırması Özet Sonuçları TÜYAP BURSA FUARCILIK A.Ş. TÜYAP Bursa Uluslararası Fuar

Detaylı

14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi

14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi 14.1.5. 5. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi 4. Ulusal Yapı Malzemesi Kongresi ve Sergisi nin gerçekleştirilmesi ve değerlendirilmesinin ardından Bilim ve Danışma Kurulumuz 5. Ulusal Yapı Malzemesi

Detaylı

T.C. IĞDIR ÜNİVERSİTESİ

T.C. IĞDIR ÜNİVERSİTESİ 2010 YILI YATIRIM PROGRAMI İZLEME VE DEĞERLENDİRME RAPORU 1 İçindekiler 1. Yönetici Özeti... Hata! Yer işareti tanımlanmamış. 2. Genel Değerlendirme... 5 2.1. Üniversitemizin Vizyonu... 5 2.2. Üniversitemizin

Detaylı

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler

Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler Tüm Kurumsal İşlerinizde Profesyonel Çözümler www.faktorgrup.com İşlerinizde Profesyonel Çözümler Değerli yöneticiler, Bildiğiniz gibi, içinde yaşadığımız yüzyılda modern işletmecilik kavramı beraberinde

Detaylı

sendika haberleri İSG HABERLERİ İş Sağlığı ve Güvenliği Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi

sendika haberleri İSG HABERLERİ İş Sağlığı ve Güvenliği Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi İş Sağlığı ve Güvenliği Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Sendikamıza Üye Çimento Fabrikalarının iş sağlığı ve güvenliği açısından 2010 yılı performans değerlendirme toplantısı 21 Aralık 2010 tarihinde

Detaylı

Enhancing Vocational Language Skills and Working Culture Awareness of European Construction Professionals (EVLAC) http://evlac.mku.edu.

Enhancing Vocational Language Skills and Working Culture Awareness of European Construction Professionals (EVLAC) http://evlac.mku.edu. Anket 1: Dil eğitimi ihtiyacı olan kişilere yöneliktir. Sayın ilgili, Bu anket çalışmasının çıktıları Avrupa daki inşaat sektörü çalışanlarının dil becerilerini ve çalışma kültürü bilgilerini arttırmak

Detaylı

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 Eyül 2011 Bu yayın Avrupa Birliği nin yardımlarıyla üretilmiştir. Bu yayının içeriğinin sorumluluğu tamamen The Management Centre ve Dikmen Belediyesi ne

Detaylı

Gürcan Banger 21 Mayıs 17 Haziran 2012

Gürcan Banger 21 Mayıs 17 Haziran 2012 Gürcan Banger 21 Mayıs 17 Haziran 2012 Üretim Yatırımı Girişim kapsamında hedeflenen ürün veya hizmetlerin üretilmesi için gerekli işletme faaliyetleri planlanmalıdır. Girişimcinin uzmanlığına da bağlı

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR?

İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR? İNSAN KAYNAKLARI PERFORMANS YÖNETİMİ NEDİR? Sefa ESEN Kurumsal Finansman Yönetmeni 1 Stratejik hedeflere ulaşmada stratejik plan çevriminin performans gözlemleme ve raporlama unsurları kurum tarafından

Detaylı

YAPI İŞLETMESİ VE ŞANTİYE TEKNİĞİ 01 YAPI İŞLETMESİ VE ŞANTİYE TEKNİĞİ. Principles of construction management - Roy Pilcher (Yapım Yönetimin İlkeleri)

YAPI İŞLETMESİ VE ŞANTİYE TEKNİĞİ 01 YAPI İŞLETMESİ VE ŞANTİYE TEKNİĞİ. Principles of construction management - Roy Pilcher (Yapım Yönetimin İlkeleri) YAPI İŞLETMESİ VE ŞANTİYE TEKNİĞİ Kaynak: Devam Durumu: Principles f cnstructin management - Ry Pilcher (Yapım Yönetimin İlkeleri) %70 derse katılım, %30 devamsızlık Ders Değerlendirme: Ara sınav: %40

Detaylı

Yönetmelikler. tmmob makina mühendisleri odası. Yatırım Hizmetleri Yönetimi Mühendis Yetkilendirme Yönetmeliği

Yönetmelikler. tmmob makina mühendisleri odası. Yatırım Hizmetleri Yönetimi Mühendis Yetkilendirme Yönetmeliği Yönetmelikler tmmob makina mühendisleri odası Yatırım Hizmetleri Yönetimi Mühendis Yetkilendirme Yönetmeliği 263 tmmob makina mühendisleri odası Yönetmelikler 21 Şubat 2008 PERŞEMBE günü resmi gazetede

Detaylı

CEPHE DANIŞMANLIK VE MİMARLIK

CEPHE DANIŞMANLIK VE MİMARLIK CEPHE DANIŞMANLIK VE MİMARLIK HAKKIMIZDA Zent Danışmanlık & Mimarlık Ltd. Şti. Mimar Abdurrahim Zent ve Fatih Zent tarafından kurulmuştur. Kurucu ortaklarından Mimar Abdurrahim Zent ülkemizin önde gelen

Detaylı

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir;

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 12. Yetkin Mühendislik TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yetkin İnşaat Mühendisliği Uygulama Yönetmeliği nin [10] bazı hükümleri aşağıda belirtilmiştir; 1. no lu maddede, bu yönetmeliğin amacının, tüm ülkede

Detaylı

BİLECİK ÜNİVERSİTESİ 2011 YILI YATIRIM PROGRAMI İZLEME VE DEĞERLENDİRME RAPORU

BİLECİK ÜNİVERSİTESİ 2011 YILI YATIRIM PROGRAMI İZLEME VE DEĞERLENDİRME RAPORU BİLECİK ÜNİVERSİTESİ 2011 YILI YATIRIM PROGRAMI İZLEME VE DEĞERLENDİRME RAPORU Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı 2012 1. GENEL DEĞERLENDİRME 1.1. Kuruluşun Yatırımlarını Finansman Kaynakları : Üniversitemiz

Detaylı

Anket 2: Şirketteki yabancı dil ihtiyaçları hakkında bilgi verebilecek kişilere yöneliktir

Anket 2: Şirketteki yabancı dil ihtiyaçları hakkında bilgi verebilecek kişilere yöneliktir Anket 2: Şirketteki yabancı dil ihtiyaçları hakkında bilgi verebilecek kişilere yöneliktir Sayın ilgili, Bu anket çalışmasının çıktıları Avrupa daki inşaat sektörü çalışanlarının dil becerilerini ve çalışma

Detaylı

T.C. AMASYA ÜNİVERSİTESİ Amasya Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu II. ÖDÜLLÜ PROJE YARIŞMASI BAŞVURU FORMU

T.C. AMASYA ÜNİVERSİTESİ Amasya Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu II. ÖDÜLLÜ PROJE YARIŞMASI BAŞVURU FORMU T.C. AMASYA ÜNİVERSİTESİ Amasya Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu II. ÖDÜLLÜ PROJE YARIŞMASI BAŞVURU FORMU YARIŞMANIN ADI II. ÖDÜLLÜ PROJE YARIŞMASI Toplum İçin Yeni Teknolojiler Temalı Proje Yarışması.

Detaylı

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI

COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİN İNŞAAT ALANINDAKİ UYGULAMALARI Ali Baran AKGÜN Egemen ÇAKIR Melike ERSOY Özlem PALABIYIK Danışman: Y. Doç. Dr. Esin ERGEN 1 İçerik CBS nedir? CBS nin inşaatta kullanım alanları

Detaylı

Kapsam MADDE 2- (1) Bu yönerge, Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğünün teşkilatı ile bu teşkilatta görevli personeli kapsar.

Kapsam MADDE 2- (1) Bu yönerge, Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğünün teşkilatı ile bu teşkilatta görevli personeli kapsar. SAĞLIK ARAŞTIRMALARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DAİRE BAŞKANLIKLARI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönerge, Sağlık Bakanlığı Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğünün teşkilat yapısını, görevlerini, yetkilerini ve

Detaylı

PROJE TEKLİF FORMU FİZİBİLİTE RAPORU HAZIRLANMASI GEREKMEYEN KAMU YATIRIM PROJESİ TEKLİFLERİ İÇİN

PROJE TEKLİF FORMU FİZİBİLİTE RAPORU HAZIRLANMASI GEREKMEYEN KAMU YATIRIM PROJESİ TEKLİFLERİ İÇİN FİZİBİLİTE RAPORU HAZIRLANMASI GEREKMEYEN KAMU YATIRIM PROJESİ TEKLİFLERİ İÇİN PROJE TEKLİF FORMU 1. PROJE TANIMLAMA BİLGİLERİ Adı: Türkiye Deniz Araştırma Alt Yapısının Analizi Etüt Projesi Yeri: Seyir,

Detaylı

Proje önerilen faaliyetler ön çalışma raporuna uygun mu, uygulanabilir mi, hedeflerle ve öngörülen sonuçlarla uyumlu mu?

Proje önerilen faaliyetler ön çalışma raporuna uygun mu, uygulanabilir mi, hedeflerle ve öngörülen sonuçlarla uyumlu mu? KONYA "BÖLGESEL İNOVASYON MERKEZİ" GÜDÜMLÜ PROJE ÖZETİ Başvuru Sahibi: Konya Sanayi Odası Proje Ortakları: Konya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü, Konya Ticaret Odası,Konya ABİGEM, Konya Ticaret Borsası,

Detaylı

Bahaettin SARI. İMO Yapı Denetim Komisyon Başkanı

Bahaettin SARI. İMO Yapı Denetim Komisyon Başkanı Bahaettin SARI İMO Yapı Denetim Komisyon Başkanı 1999 depremlerinin ağır faturasından; 1. Müteahhitler 2. 4 lü TUS mühendis ve mimarlar 3. Belediye ve Valilikler sorumlu tutulmuş; Felaketlerin; doğru yer

Detaylı

* İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen tüm Öğrenci ve Yeni Mezunlar,

* İnsan Kaynakları alanında çalışmak isteyen tüm Öğrenci ve Yeni Mezunlar, İNSAN KAYNAKLARI UZMANLIĞI EĞİTİMİ Rekabetçi ve etkin süreç yönetimi için öncelikli olan entellektüel sermaye olarak kabul edilen insan kaynağı yönetiminde doğru stratejiler oluşturmak günümüz başarılı

Detaylı

Proje ve Yapım Şube Müdürlüğü

Proje ve Yapım Şube Müdürlüğü Personel Kastamonu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, bünyesinde görev yapan personelimiz; 1 2 8 7 1 3 1 Şube Müdürü (Vekil) Mimar Mühendis Tekniker Teknisyen Kontrol Teknisyeni Şef Kastamonu Çevre ve Şehircilik

Detaylı

KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, İŞ TANIMLARI VE GEREKLERİ BELGELERİ

KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, İŞ TANIMLARI VE GEREKLERİ BELGELERİ KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE GÖREV, İŞ TANIMLARI VE GEREKLERİ BELGELERİ KIRSAL KAKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRÜ KIRSAL KAKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE Yayın Tarihi 03.02.2014 Revizyon Tarihi 15.04.2014

Detaylı

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ EĞİTİMİ (2015-12)

ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ EĞİTİMİ (2015-12) ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ EĞİTİMİ (2015-12) 19 23 Ekim 2015, Bornova, İZMİR Değerlendirme Raporu Proje Hazırlayan Teslim Tarihi 05.11.2015 GAP-TEYAP Çiftçi Örgütleri Merkezli Çoğulcu Yayım Modeli İbrahim

Detaylı

EKLER. EK 12UY0106-4/A1-2: Yeterlilik Biriminin Ölçme ve Değerlendirmesinde Kullanılacak Kontrol Listesi

EKLER. EK 12UY0106-4/A1-2: Yeterlilik Biriminin Ölçme ve Değerlendirmesinde Kullanılacak Kontrol Listesi Yayın Tarihi: 26/12/2012 Rev. :01 EKLER EK 12UY0106-4/A1-1: nin Kazandırılması için Tavsiye Edilen Eğitime İlişkin Bilgiler Bu birimin kazandırılması için aşağıda tanımlanan içeriğe sahip bir eğitim programının

Detaylı

MESLEK İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ

MESLEK İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ TÜRK MÜHENDİS VE MİMAR ODALARI BİRLİĞİ GEMİ MÜHENDİSLERİ ODASI MESLEK İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ İhsan Altun Osman Kolay Hidayet Çetin İhsan Altun Yönetim Temsilcisi Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Başkan

Detaylı

YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI DAİRESİ HASTANE ŞUBE AMİRİ KADROSU HİZMET ŞEMASI

YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI DAİRESİ HASTANE ŞUBE AMİRİ KADROSU HİZMET ŞEMASI YATAKLI TEDAVİ KURUMLARI DAİRESİ HASTANE ŞUBE AMİRİ KADROSU Kadro Adı : Hastane Şube Amiri Hizmet Sınıfı : Yöneticilik Hizmetleri Sınıfı (Üst Kademe Yöneticisi Sayılmayan Diğer Yöneticiler) Kadro Sayısı

Detaylı

KÜTAHYA BELEDİYESİ SU VE KANALİZASYON MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

KÜTAHYA BELEDİYESİ SU VE KANALİZASYON MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ KÜTAHYA BELEDİYESİ SU VE KANALİZASYON MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Amaç : Madde 1-) Bu yönetmeliğin amacı Kütahya Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğünün görev ve çalışma

Detaylı

Tanımı Rolü Temel Fonksiyonları Afet Yönetiminde Lojistik. Afete Hazırlık Süreci Afet Müdahale Süreci Afet Müdahale Sonrası

Tanımı Rolü Temel Fonksiyonları Afet Yönetiminde Lojistik. Afete Hazırlık Süreci Afet Müdahale Süreci Afet Müdahale Sonrası AFET LOJİSTİĞİ LOJİSTİK Tanımı Rolü Temel Fonksiyonları Afet Yönetiminde Lojistik Afete Hazırlık Süreci Afet Müdahale Süreci Afet Müdahale Sonrası Kızılay Lojistik Yönetim Sistemi LOJİSTİK NEDİR? İhtiyaçları

Detaylı

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902B) BAŞLANGIÇ PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU SUNUMU

T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902B) BAŞLANGIÇ PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU SUNUMU T.C. ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ (1902B) BAŞLANGIÇ PROGRAMI PROJESİ BAŞVURU SUNUMU 1. BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİ ÖNERİ ÖZETİ VE ANAHTAR KELİMELER: (Projenin literatürdeki yeri, özgün değeri, amacı, yöntem,

Detaylı

MESLEK KAVRAMI VE MESLEK SEÇİMİNİN ÖNEMİ

MESLEK KAVRAMI VE MESLEK SEÇİMİNİN ÖNEMİ AHMET ARSLAN MESLEK KAVRAMI VE MESLEK SEÇİMİNİN ÖNEMİ Meslek, kişilerin topluma yararlı mal ve hizmet üreterek geçimlerini temin etmek ve para kazanmak için yaptıkları, belli bir eğitimle kazanılan, sistemli

Detaylı

1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ

1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 ÜRETİM VE ÜRETİM YÖNETİMİ 13 1.1. Üretim, Üretim Yönetimi Kavramları ve Önemi 14 1.2. Üretim Yönetiminin Tarihisel Gelişimi 18 1.3. Üretim Yönetiminin Amaçları ve Fonksiyonları

Detaylı

Yapı işlerinde iş güvenliği açısından asıl işveren alt işveren ilişkisi, alt işveren yönetimi

Yapı işlerinde iş güvenliği açısından asıl işveren alt işveren ilişkisi, alt işveren yönetimi Yapı işlerinde iş güvenliği açısından asıl işveren alt işveren ilişkisi, alt işveren yönetimi Beste ARDIÇ ARSLAN İnşaat Mühendisi- İş Güvenliği Uzmanı 11-12 Kasım 2013 bardic@etkinisguvenligi.com 0 536

Detaylı

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI Stratejik İletişim Planlaması -1 İletişim temelinde, plan ve strateji vardır. Strateji bilgi üretimine dayanır. Strateji, içinde bulunduğumuz noktadan

Detaylı

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YERLEŞİM İSTATİSTİKLERİ 2008

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YERLEŞİM İSTATİSTİKLERİ 2008 BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ YERLEŞİM İSTATİSTİKLERİ 2008 Boğaziçi Üniversitesi Haziran, 2008 Boğaziçi Üniversitesi İSTANBUL Copyright 2008 Boğaziçi University Library Cataloging in-publication Data Boğaziçi

Detaylı

TMMOB ÖĞRENCİ EVİ PEYZAJ TASARIMI ÖĞRENCİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JURİ RAPORU

TMMOB ÖĞRENCİ EVİ PEYZAJ TASARIMI ÖĞRENCİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JURİ RAPORU TMMOB ÖĞRENCİ EVİ PEYZAJ TASARIMI ÖĞRENCİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI JURİ RAPORU 1 TMMOB ÖĞRENCİ EVİ PEYZAJ TASARIMI ÖĞRENCİ FİKİR PROJESİ YARIŞMASI I.TUTANAK JURİ RAPORU 1-Yarışma kapsamında 5 projenin;

Detaylı

T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI İç Denetim Birimi Başkanlığı KALİTE GÜVENCE VE GELİŞTİRME PROGRAMI

T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI İç Denetim Birimi Başkanlığı KALİTE GÜVENCE VE GELİŞTİRME PROGRAMI T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI İç Denetim Birimi Başkanlığı KALİTE GÜVENCE VE GELİŞTİRME PROGRAMI Ocak 2013 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam Madde 1 (1) Bu Programın amacı, Bakanlığımızda

Detaylı

Planlamak,Yeşil Planlamak Zamanında Yeşil Planlamak. Alev AKIN, y.mim.,pmp İPYD 2010-2011 YK Başkanı

Planlamak,Yeşil Planlamak Zamanında Yeşil Planlamak. Alev AKIN, y.mim.,pmp İPYD 2010-2011 YK Başkanı Planlamak,Yeşil Planlamak Zamanında Yeşil Planlamak Alev AKIN, y.mim.,pmp İPYD 2010-2011 YK Başkanı Yeşil Tesisler Konferansı, Ekim 2010 içerik proje ve proje yönetimi nedir? başarılı projelerin sırrı?

Detaylı

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu

T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI. 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRE BAŞKANLIĞI 2012 Yılı Çalışan Memnuniyeti Anket Raporu OCAK 2013 1.1 Araştırmanın Amacı Araştırmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Strateji Geliştirme

Detaylı

Afetlere Müdahale ve İyileştirme Kapasitesini Etkin Risk Yönetimi ile Geliştirmek

Afetlere Müdahale ve İyileştirme Kapasitesini Etkin Risk Yönetimi ile Geliştirmek Stratejik Amaç 8 Afetlere Müdahale ve İyileştirme Kapasitesini Etkin Risk Yönetimi ile Geliştirmek Stratejik Hedef 1 Zarar Önleyici/Azaltıcı Faaliyetleri Gerçekleştirmek 1. AKOMAS Afet Bilgi Sistemine

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı YÜKSEK FEN KURULU KARARI

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Yüksek Fen Kurulu Başkanlığı YÜKSEK FEN KURULU KARARI Karar Konusu : I GİRİŞ YÜKSEK FEN KURULU KARARI... Anonim Şirketi tarafından ihale edilerek birim fiyat sözleşmeye bağlanan İçmesuyu ve İçmesuyu Arıtma Tesisi Yapım İşi ile ilgili olarak görüş istemidir.

Detaylı

KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3 İŞ TANIMI VE GEREKLERİ BELGELERİ

KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3 İŞ TANIMI VE GEREKLERİ BELGELERİ KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3 BELGELERİ KAYISI ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ EK 3.1 MÜDÜR Dök.No KAİM.İKS.FRM.082 Sayfa No 1 / 4 İŞİN KISA TANIMI: üst yönetimi tarafından belirlenen amaç, ilke

Detaylı