KIBRIS SORUNU VE KOFİ ANNAN PLANI ÜZERİNE MUHTEMEL SENARYOLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KIBRIS SORUNU VE KOFİ ANNAN PLANI ÜZERİNE MUHTEMEL SENARYOLAR"

Transkript

1 KIBRIS SORUNU VE KOFİ ANNAN PLANI ÜZERİNE MUHTEMEL SENARYOLAR Hakkı ATUN (Başkan) : Sayın Rektör, değerli konuşmacılar, saygı değer hocalarım ve sevgili öğrenciler. DAÜ-Sam olarak amacımız doğrultusunda bir başka etkinliği gerçekleştirmekteyiz. Gerek zamanlama ve gerekse amaç bakımından bunun faydası ortadadır. Çünkü halkımız ayakta ve büyük bir heyecan içerisindedir. Halkımız karşı tarafa ve bu konuyla ilgili olanlara bir mesaj vermeye çalışmaktadır. Ancak bu çok önemli tarihi dönemeçte son derece dikkatli, sağduyulu olmamız ve en doğru kararı vermemiz herhalde kaçınılmazdır. Biz karar verme mekanizmasına bir nebze katkı koyabilirsek elbette bundan çok mutluluk duyarız. Konuşmacılarımızı sizlere takdim etmek gerekirse, uzun yıllar önemli başkentlerde (Atina, Cenevre, Tokyo gibi) görev yapmış Emekli Büyükelçimiz Sn. Gündüz AKTAN ve Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğr. Üyesi Sn. Doç. Dr. Hasan ÜNAL. Konuşmacılarımıza geçmeden önce konuyla ilgili olarak bir kaç önemli noktaya değinmek istiyorum. Kıbrıs Türk Halkı olarak kırk yıldan bu yana önce 1963 sonrasındaki süreçte ve ayrıca 1974 sürecinden sonra Türkiye ile birlikte kendimize göre bir yönetim biçimi, haklarımıza sahip çıkma konusunda yaklaşım ortaya koyarak Nasıl bir güvence ve kalıcı bir çözüm temeli yaratabiliriz? biçiminde bir devlet kurduk. Öngördüğümüz politika Türkiye ile birlikte, bunun bir kalıcı çözüme eşit, egemen zeminde bir anahtar olabilmesiydi. Gerek , gerekse sonraki süreçte bunu tanıtmamakla ve yaşatmamakla, aynı zamanda karşı tarafın meşru taraf kabul edilmesi nedeni ile önümüze bir çok engeller çıkarılmıştır. Ve gelinen noktada Kıbrıs Rum kesimi AB ne alınırken biz halâ yaya kalmaktayız. Bunlar olayın bir yönüdür. 1

2 Ambargolarla ve kendi hatalarımız neticesinde ekonomik durumumuzu geliştirmemiş ve bunu karşı tarafa adeta bir avantaj biçiminde sunmuş bulunmaktayız. Halkımızın sabırsızlığı ve heyecanı belki bu gerçek karşısında haklılığını göstermektedir. Ve bunun arkasından da bir psikolojik harekat biçiminde adeta çözüme katkısı olacak taraf yalnız Türk tarafıymış gibi bizden taviz istercesine, Annan Planının bir an önce imzalanması biçiminde bir Kopenhag Zirvesi olayı yaşanmıştır ve o günden sonra her kademede bu konu alabildiğine tartışılmaktadır. Ancak bunun daha da tartışılmaya ihtiyacı olduğunu ve açıklığa kavuşup kalıcılığı saptanmadan imzalanmaması, son derece önemli tarihi bir görevdir. 4 Mart 1964 te imzalanan kararın hâla bizlere neye mâl olduğunu çok iyi bilmekteyiz. Belki bir kelime daha eklenmiş olsaydı bugünkü durum farklı olabilirdi. Dolayısıyla bir politikacı veya politik bir makam için siyasi karar verme yada bir toplumun ve milletin kaderine imza koymak sonderece sorumluluk taşıyan bir olaydır. Bu sorumluluk öyle büyüktür ki öldükten sonra bile o politikacının peşinden yıllarca belki asırlarca gidebilir. Örnek olarak bugün rahmetli İnönü yü bile bazı kararlar başka türlü olabilirmiydi diye sorgulamaktayız. Halkımızın kafasını karıştıran önemli sorunlardan bir tanesi de; 28 Şubat veya 24 Nisan 2003 tarihine kadar imza atılamadığı takdirde biz bir azınlık durumuna düşeriz ve karşı taraf bu defa Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB ne girmesini tescil etmiş olur ve biz tamamı ile açıkta kalırız düşüncesidir. Bunun böyle olup olmadığını çok iyi araştırmamız, bilmemiz ve sizlere duyurmamız gerekmektedir. Tahmin ederim ki çok canalıcı bir nokta olduğu için bu konuyada açıklık gelecektir ve son söz olarakta ikinci defa halkımızın barış ve çözüm isteğini dile getiren ve güçlü bir ses veren mitingler olmaktadır. Demokrasiye inanan herkes elbette buna saygı duymak durumundadır ve buna kulak vermelidir. Ancak bu mesajı ben karşı tarafa ve bütün dünyaya da vermiş olduğumuza inanıyorum, çünkü tek taraflı çözüm olmayacağına göre Rum tarafının bu konudaki tutmununda bilinmesi, niyetlerinin uzun vadede saptanması ve bu konuda tavır koymaları son derece önemlidir. Benim bilebildiğim kadarı ile Kopenhag da bile bu Annan Planını kabul ettiklerini bilmiyoruz, duymadık, böyle bir yaklaşımları olmadığını hatta Rum halkının bu plana karşı olduğunu da kendi basınlarından bilmekteyiz. Dolayısı ile bu konuda karşı tarafın hareketi bizler için son derece önemlidir. Bizi rahatsız eden unsurların düzeltilebilmesi için bu unsurlar kadar ortaya koyacağımız iyi niyet ve çaba iki tarafın 2

3 karşılıklı bu adada çözüm isteniyor ve bir bütün halinde AB ne girilecekse, sorumluluğu paylaşmamız gerekmektedir. Ve bu mesajları kendi içimize veriyormuşuz ve kendi liderimizden taviz istiyormuşuz biçiminde algılanıp onlara fırsat vermemeliyiz diye düşünüyorum. Kaldı ki bugün imzalayalım ve kabul edelim dediğiniz belgenin, Sn. Denktaş ın kırk yıllık çabalarının bir sonucu olduğunu unutmamak gerekir. O sonuca varan lidere şimdi güvensizlik beyan etmek elimizi zayıflattığı gibi zannedersem hiç kabul edilemeyecek bir haksızlık olur diye düşünüyorum. Sonuç olarak Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak en sağduyulu ve soğukkanlı davranmamız gereken bir dönemden geçmekteyiz ve hatta olmak veya olmamak gibi bir noktada bulunuyoruz. Bu düşüncelerimden sonra sözü Emekli Büyükelçimiz Sn. Gündüz AKTAN a bırakıyorum. Hepinize saygılarımı sunarım. Emekli Büyükelçi Gündüz AKTAN: Sayın Rektör, sayın Başkan, değerli öğretim üyeleri ve sevgili arkadaşlar. Adet üzere bende tarihi açıdan son derece önemli bir noktada toplandığımızı söyleyeceğim. Ama gerçekten çok önemli bir noktadayız, ben Türkiyeden geliyorum, size sizin sorunlarınızn hakkında ne düşündüğümü anlatacağım. Sorunlar sizin, siz yaşıyorsunuz bu sorunları ama sorunlar bizide yakından ilgilendiriyor çünkü biz sizi kendimizden,kendimizi de sizden sayıyoruz. Evvela dış politika konusunda çok basit bir kaç söz söylemek istiyorum. Soğuk savaştan sonra sadece Tarihin sonu geldi denmedi, Türkiye deki bazı arkadaşlarımız dış politikanın da sonunun geldiğini söylediler. Artık barış vardı. Ulusal güç ve ulusal çıkar politikasının gereği yoktu, Türkiye en nihayet AB ne girecekti bu şartlarda dış politikaya ihtiyaç yoktu. Dış politikanın olmadığı yerde strateji de olamazdı. Kıbrısın stratejik değeri ne olabilirdiki, zira o da ortadan kalkmıştı zaten stratejide kimsenin anlamadığı, tanımı yapılmamış bir kavramdı. Bu açıdan ben sayın başkana, merkezin içindeki o stratejik kelimesini en kısa zamanda değiştirerek çağdaş bir görüntü vermesini tavsiye ederim. 3

4 Dış politika nasıl olduysa bizim kuşağımızda değişiverdi yani yazılı tarih onbin yıldır devam etmektedir. Bir şey oldu, bir olağan üstü mucize, belki ben emekli olduğuma göre bizim için önemli değil, ama sizin açınızdan baktığımızda artık dış politika tümüyle ortadan kalkmış demektir. Yani bu dünyada ulusal güç için politika yapılmıyormu? Bunu söyleyebilirmiyiz. Stratejinin önemi ortadan kalktı ise, barış dönemine girdiysek, bu Irak ta burnumuzun dibinde ne oluyor? Ada olarak sizin stratejik değeriniz yoksa Türkiyenin ne gibi bir stretejik değeri var ki bütün dünya, Dünyanın en stratejik yeri Türkiye dir diyor. Madem önemi kalkmış, o zaman Türkiye nin de stratejik değeri olamaz. Arkadaşlar, soğuk savaş döneminin bitmesi ile ne tarih sona erer ne de dış politika sona erer. Bu, acı gerçeklerden kaçmanın çok basit bir yoludur ve bunun kaçanlar açısından çok ciddi maliyeti vardır. Dünya mücadele dünyasıdır. Ulus devletlerin hâla küresel dünyada çıkarları vardır. Bu çıkarlar için, ordular durmaktadır, belki yarın burnmuzun dibinde Irak savaşı, belki o savaştan sonrada belki bir başka yerde bir başka savaş çıkacaktır. Yani Kıbrıs sorununu biz stratejinin, dış politikanın sona erdiği böyle hayali bir ortamda değerlendirerek, doğru bir sonuca ulaşamayız ve kendi takip edeceğimiz hareketi sağlıklı bir biçimde saptayamayız. Bu ilk söyleyeceğimdi. Şimdi bugün içinde bulunduğumuz durumu genel bir ifade ile parlak değil diye nitelendiriyoruz o zaman parlak olmayan bu duruma nasıl geldik? Tabii ki bu tehlikeli bir soru çünkü sizin artık ezbere bildiğiniz Kıbrıs ın tarihçesini tekrardan anlatmak gibi bir risk taşıyor ama ben onu yapmayacağım. Bir kaç konuya değineceğim sistemi rahmetli Fatin Rüştü Zorlu ile Averoff tarafından kuruldu. Sn. Zorlu ile karşılaşma imkanım olmadı ama Sn. Averoff ile tanıştım. İyi bir sistem kurdular çünkü 1960 sistemi iyi bir sistemdi. Ama talihsiz bir sistemdi, bir yandan sömürgeciliğin tasfiyesi dönemine isabet etti ki o sırada sömürgecilikten kurtulan tüm uluslar, bu arada Kıbrıs ta yaşayan Rumlar ve Türkler de günün heyecanını yaşıyorlardı. Bağımsız olmak, kendi kaderini tayin etme hakkı taşıyorlardı yılında öyle bir karmaşık sistem kurulmuştu, dünyada yerleşik demeokrasilerin dahi bu konuda ciddi bir tecrübesi yoktu. Daha yeni bağımsızlığını kazanmış, sömürgecilikten yeni çıkmış olan bu Kıbrıs taki iki halk, esasen çok büyük bir tecrübe gerektiren sofistike bir sistem yaratmak zorunda idiler. Bunu söylemekten muradım şudur; bu sistem 1963 te yıkıldı, bu yıkılışın nedeni: Kıbrıslı Rumların adaya tek başına hakim olmak istemeleridir. Ama zaten bu sistemi yürütecek bir alt yapı, tecrübe ve olgunluk o tarihlerde aranamazdı. Onun için çok fazla da haksızlık yapmamak lazım gibi geliyor. Onların yaptığı kötü idi ama realist olarak bu sistemin yaşatılması da zordu. 4

5 arasında burada çok kötü şeyler yaşandı, o dönem benim sizin yaş ortalamalarınızda olduğum dönemdi. Bizim için çok acı idi, bu arada büyük bir mezalim cereyan ediyordu ve Türkiye hiç bir şey yapamıyor uzaktan seyrediyordu. Siz kendi ırkdaşlarınızın, kardeşlerinizin bir yerde öldürüldüğünü, aç bırakıldığını, ilaçsız bırakıldığını seyredeceksiniz ve bir şey yapamıyacaksınız. Duyguların belkide en kötü ve acısı buydu. Tüm acılar ve kötülükler unutulur. Bu söylediklerimin amacı Türkiyenin yaptığı hataları söylemektir. Onbir yıllık bir mezalim burada cereyan etti, fakat Türk tarafından, ve Türkiye den hiç bir zaman resmi düzeyde en azından, Ey dünya! Burada insanlığa karşı suçlar işlenmektedir sözü çıkmadı. Benim bakanlığımdan da çıkmadı çünkü çok basit bir nedenle biz iyi bir hukuk bilerek yetiştirilmedik. Soykırım sözcüğünü sadece Sn. Denktaş, BM Güvenlik Konseyinin Mart 1964 te aldığı 186 sayılı karardan sonra, hırsla kapıdan çıkarken verdiği beyanatta kullanmıştır ve Türkler e karşı soykırım yapılıyor demiştir. O tarihlerde soykırım sözcüğü çok yaygın kullanılıyordu. On-onbeş kişi öldürülse soykırım yapıldı deniyordu ama yıllar sonra Akritas planının soykırıma teşebbüs olduğunu gördük. Türkiye bunuda kullanamadı 186 sayılı karar ile ilgili sayın Başkanın eleştrisi oldu, ben de aynen katılıyorum. Bazen hayatınızda şu bir adımı atsaydım dersiniz ve o adım atılmamış olur. Hepimiz hayatı buna benzer atılamamış adımlarla doludur. Orada atmadığımız bir adım bizim bugünlere gelmemize neden olan unsurların başındadır. Kıbrıs ta o zaman bir isyan olduğunu kabul ettik ve Rumların bir hükümet olduğunuda kabul ettik. Bunun nedeni bir an önce BM Barış Gücünü buraya getirip katliamı durdurmaktı. Evet katliamı durdurmak için acele etmek lazımdı ve acele ettiğimiz içinde bu iki hatayı yaptık ve bugün başımızda tanınmamış bir Türk tarafı ve tanınmış Rum tarafı mevcuttur. Bu dönemi 1974 teki müdahale ve ondan sonraki müzakere dönemlerini de arka arkaya koyduğumuzda, hata olarak yaptığımız iki şeyi de söylemek gerekmektedir. Bunlarda birincisi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi tanıtamadık ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nin ilanına tepki olarak buraya ambargo kondu, engelleyemedik. Ambargo BM yasasına aykırı olarak konuldu bunu savunamadık ve başımıza Devletler Hukukunu ayaklar altına alan bir ambargo ortaya çıktı. Tanımadılar ve ambargo uyguladılar, yani bir küçük topluma yapılacak en kötü şeyi yapmış oldular. Buna Türkiye açısından hatamı yoksa başarısızlık mı demek gerek bilemiyorum ama bugünün sorunlarını işte bu konular yarattı. Diğer bir hususta, 1991 de Rum tarafı BM müzakere sürecinden umudunu kesti ve AB üyeliğine müracaat etti. Ciddiye almadık, böyle bir saçmalık olamazdı. Bölünmüş bir adanın 5

6 güneyi AB ne müracaat edemezdi. Üstelik garanti anlaşmasının açık hükümlerine aykırı bir durumdu ama tüm itirazlarımıza rağmen AB Komisyonu herhangi bir hukuk çalışması bile yaptırmadan, BM Güney Kıbrıs ı tanıyor, onun için ben bu müracaatı kabul ediyorum dedi. O andan itibaren bugüne kadar bir çok vesile ile sözlü ve yazılı olarak hukukun üstünlüğüne inanmış ve bu temelde kurulmuş olan AB nin Kıbrıs ta hukuk ihlali yaptığını her zaman söylemiştir. Bu konuda da kimseyi ikna edemedik Mart ında AB Rumlar ile müzakerelere başladı de Lüksemburg Zirvesinde bizim AB adaylığımızı reddettiler adaylığımız ancak 1999 Helsinki Zirvesinde kabul edildi. Şimdi orada hepimizin bildiği bir şey var 2002 yılı sonuna kadar Kıbrıs sorunun çözülmesi lazım 2004 e kadar da Ege sorunun çözülmesi veya çözümlenemez ise La Haye Adalet Divanına gitmesi lazım. Türkiye nin üyeliği bu iki şarta bağlandı. Şimdi günümüze geliyorum; Annan paketi önümüzde, Sn. Denktaş hasta ve paketin son şeklini müzakere etme durumuna sahip değiliz. Helsinki kararına göre 10 Aralık tarihine kadar imzalanması gerekiyordu. Türkiye de ve Kıbrıs ta, Türk tarafı bu planı imzalamadığı için planın kabul edilmediği yolunda genel bir kanaat oluştu ama bu kanaat yanlış bir kanaattir Aralık tarihlerini hatırlayın; Türk tarafı Kopenhag da bir odada bulunurken karşısında Rum tarafı yok, onların yerine Amerikan, İngiliz ve BM temsilcileri var ve imzala diyorlar. Türk tarafı imzalamak için çok basit bir iki şey istiyor, karşı taraf reddediyor ve olduğu gibi imzalanmasını istiyor. Bunu Türk tarafının kabul etmesinin imkanı yoktu. İçeride Türk tarafının neler istediği ve neler verilmediğini tartışacak değilim. Gelecekte bu işin sorumluları tarafından sizlere açıklanması gereken bir husustur, fakat bu hususu öğrendiğinizde eminim benim kafamda beliren soru işaretleri sizin kafanızda da belirecektir. Niye bunları bize verip imzamızı almadılar? Çünkü istenenler çok basit seylerdi. Ve karşımızda da Rumlar yoktu, sanki onlar adına konuşma yetkisine sahip Amerikalılar, İngilizler ve Sn. Desoto vardı. Acaba bunlar imzalamamamızı mı istiyorlar? Şöyle bir senaryo kurabiliriz; biz bunu imzaladık diyelim. Artık bundan sonra söyleceklerimin hepsi şartlıdır. Annan paketini imzaladınız ve siz Güney Kıbrıs la birlikte AB ne girdiniz, biz dışarıdayız te bize müzakere tarihi verileceği söyleniyor, birkaç yıl sonra verilir ve müzakere altı yedi yıl sürer. Türkiye arası bir tarihte AB ne üye olur. Siz bu arada yalnız başınıza AB nin içindesiniz, Annan planın uygulandığı bir ortamda. Yani Türkiye tarafından hiç bir şekilde korunmuyorsunuz. Buna karşılık, bırakalım İngiltere yi, Yunanistan AB koşullarından yararlanarak bütün gücüyle Kıbrıs Rumlarının arkasında. Zaten yanı başımızda 6

7 sizinkinden 17 kat daha büyük bir ekonomi var, siz ambargonun altından yeni kalkacaksınız ve AB üyeliğine hazırlanmak için hiçbirşey yapmadınız. Kıbrıs Rum tarafı dışarıda AB den aldığı paralar ile ekonomisini hazırladı, hatta Yunanistan ın arkasında Yunan diasporasının da sermayesi mevcuttur. Onlarla karşı karşıyasınız ve kendinizi koruyacaksınız, ayrıca bize 2004 te tarih verileceği de garanti değil. Bu durum Kopenhag Zirvesi vesilesi ile tüm basına yansıdı Avrupa basınını takip eden herkes bilir; bize tarih vermemelerinin sebebi Kopenhag şartlarının yerine getirmediğimiz için değildir bunun nedenleri Türkiye nin Avrupalı olduğuna inanmamaları, Türkiyenin çok büyük olması, müslüman olması ve farklı bir kültüre sahip olmasıdır. Nerede ise utanmasalar farklı bir ırktan olduğumuzu ileri sürecekler. Diğer yandan Kıbrıslı Türkleri üyeliğe alacaklar çünkü siz onların nazarında önemsizsiniz. Onlara göre siz ikiyüzbin kişilik ufak bir toplumsunuz, zaten yerleşiklerinde yarısını Türkiye ye gönderip sizi yüzellibin kişi olarak AB ne alırlar. Ama bizi almamak için şimdiden gerekçeleri söylüyorlar. Demek ki sizin yalnız başınıza girmenizi öngörüyorlar. O zaman Türkiye nin önünde iki tane seçenek var; birincisi Annan planını öyle hale getiririz ki Türkiye üye olmadan Kıbrıslı Türkler AB ne üye olur ama o plan çerçevesinde varlığı tam olarak korunur. Ekonomisi geliştirilir ve siyasi yapısı korunur bu son derece zor işi Kıbrıslı Türkler yapacak ve Türkiye ile Sn. Denktaş Annan planını bu hale getirecek, bu mümkün mü? Karşı taraf bunu kabul eder mi? Bu Annan planının çerçevesinde hakikaten Kıbrıs Türkleri varlığını koruyabilir mi? Buna bakmak lazım yani Annan planını şurası eksik burası fazla olarak değil bir bütün olarak değerlendirmeliyiz. Siz varlığınızı koruyabilirmisiniz yoksa şimdi biz göç etmek istemiyoruz diyen arkadaşların yanında acaba aileleride mi göç ederler? Bunları değerlendirmemiz lazım. Eğer planı değiştiremezsek ne yapabiliriz? O zaman şunu yapabiliriz, müzakere ederiz, değiştirebildiğimiz kadar değiştiririz sonra döner deriz ki Türkiye nin ekonomik gücü ile Annan planının eksikleri ve yanlışları dengelenir. Ne zamana kadar olur bu: Türkiye yi ne zaman AB üyesi yaparsanız o zaman olur, olduktan sonrada Annan planını çok hızlı uygulamaya koyabilirsiniz. 28 yılda olacak iş 18 yılda olur. Hızlandırılmış bir Annan planı temelinde ama Türkiye ile birlikte bir çözüm, bu Türkiye nin AB ne girmesini de kolaylaştırır. Pekala Rum tarafı bundan ne kazanacaktır? AB ne girmeyi kazanacaktır, buyursun girsin. Ama orada bir hüküm bulunması lazım; o da şudur ileride Türkiye nin üyeliği sırasında Kuzey Kıbrıs ta AB ne girdiğinde, parça devlet haline dönüşmek üzere ortak devlet 7

8 yetkilerini kullanır. Annan planının ayrıntılarını bir kenara bırakıyorum şimdi ise bu işin nasıl yapılacağına dair bir kaç şeyden bahsedeceğim. Bunlardan birincisi eğer ben Sn. Denktaş ı biraz tanımışsam, bunca yıllık mücadeleden sonra Sn. Denktaş Kuzey Kıbrıs ın, içinde Türkiye nin olmadığı bir AB ne girmesini ama varlığını koruyacak bir Annan paketinin ortaya çıkmamasını nasıl karşılar? Benim düşünceme göre Sn. Denktaş böyle bir paketi imzalamaz. O zaman ne olacak? Bir çok insan Ne olursa olsun Annan planı imzalansın, biz AB ne girelim, ekonomik ve siyasi geleceğimizi AB de arıyoruz diyorlar. Ama Sn. Denktaş böyle bir paketi imzalamayabilir. O zaman ne yapılacak? Başka bir şey anlatayım size; 1960 sistemini Averoff-Zorlu ikilisi kurmuştu, Kıbrıs taki 1960 düzenini adadaki toplumlar kurmadı, kim kurdu peki? Türkiye ve Yunanistan. Toplum liderleri çağrıldı ve imza edildi. O zaman hiçbir noktaya itiraz hakları yoktu te Türkiye, Garanti Anlaşmasına dayanarak Silahlı Kuvvetleri ile müdahale etti. Garanti Anlaşmasına göre Silahlı Kuvvetleri ile müdahale edip mevcut rejimi 1960 Anayasal rejimine döndürme yetkisine sahip bir garantör ülke, bundan sonraki düzeni de tayin edebilir.türkiye de yeni hükümetimiz çözüm için ve imza atması için Sn. Denktaş a baskı yapmaktadır. Yeni hükümete tavsiyem, aynı Zorlu-Averoff un yaptığı gibi eğer Annan paketinin Türkiyenin geleceği için hayırlı bir paket olduğunu düşünüyorlar ise, bu paketi kendileri imzalasınlar. Sokaklarda, meydanlarda Sn. Denktaş ın istifasını isteyen arkadaşlarımız Sn. Erdoğan dan da bu metni imzalamasını isteyebilirler buna hakları vardır belki de işin doğrusuda budur. Yani paketin imzalanmasını Türkiye den talep edebilirsiniz ancak bu paketi imzalayacak ve böylesi tarihi vebal altına girecek bir hükümet ve onun başkanını bulursanız. Şimdi son noktayı söyleyeceğim; sorun aslında sizin AB ne girmenizle bitmiyor sorun Türkiye nin AB ne girişi ile ilgilidir. Türkiye nin AB ne girişini şu veya bu şekilde sağlayacak olsak sizin Annan paketi bizi çok fazla sıkıntıya sokmaz. Türkiye nin içinde bulunduğu bir AB de size hiçkimse hiçbirşey yapamaz. O zaman biz nasıl AB ne gireceğiz; biz ancak sizle beraber hareket edebilirsek girebileceğiz. Bugüne kadar belki Türkiye sizi belâlardan kurtardı ve korudu, sizleri ne kadar mutlu etti bilemem ama bundan sonra eğer Türkiye nin gerçekten AB ne girme şansı varsa, bu Kıbrıs Türkü nün bizimle birlikte hareket etmemesi halinde gerçekleştirilemez. Eğer siz biz Türkiye ile birlikte üye olacağız demezseniz çok muhtemelen sizi alırlar ama bizi 8

9 bırakırlar. İlk defa öyle bir duruma geldik ki küçücük bir Türk toplumu koca bir ülkenin kaderinde bu kadar etkili olabilir. Bu arada gösteri yapan arakadaşları saygı ile karşılıyorum ama Türkiye nin kendilerine ihtiyacı olduğunu da bilmeliler. Teşekkür ederim. Doç. Dr. Hasan ÜNAL: Sayın Başkan, sayın öğretim üyeleri ve değerli öğrenciler. Aslında Gündüz Bey aşağı yukarı söylenebilecek herşeyin çerçevesini çizdi, ben de o çerçevenin içini doldurmaya çalışacağım. Son zamanlarda Kıbrıs ta konuşulan hususlara dikkat çekmek lazım. Bu husularda birisi mesela Barış İstiyoruz. Şimdi bu söz adeta adada bir savaş ortamı olduğu düşüncesini beraberinde getiriyor, oysa benim bildiğim bu adada 1974 ten beri nerede ise tek kurşun bile atılmadı. Dolayısıyla adada bir barış olmasını istemek çok ta mantıklı değil, çünkü adada zaten barış mevcut durumda. Çözüm kelimesi de yanıltıcı çünkü çözümden Kıbrıs Türk halkının ve Rumların anladığı şey birbirinden çok farklıdır. Diğer bir konuda zaten her iki tarafında adada kendi çözümleri mevcut dolayısıyla şöyle demek gerekiyor. Her biri kendi çözümünü oluşturmuş iki toplum acaba bir anlaşmaya yeniden gidebilir mi? Zamanla adanın bütünleşmesine ve belki yavaş yavaş bir devlet olarak hareket etmesine fırsat verecek bir anlaşma olabilir mi? Ama bu anlaşma hem Türkiye nin ada üzerindeki hak ve çıkarlarını koruyacak, aynı şekilde Yunanistan ın hak ve çıkarlarını koruyacak yani iki garantör ve Anavatan ülkenin ve ayrıca adadaki Türk ve Rum toplumlarınında hak ve çıkarları koruyacak. Aslında iki tarafın çözümden anladığı şey ve adanın geleceğine ilişkin hedefleri birbirine o kadar zıt ki, bunları bir araya getirmek sihirbazlık gerektirecek kadar zor bir şey. Buradan şuraya gelmek istiyorum: Türkiye de özellikle 3 Kasım seçimlerinden sonra iktidara gelen AKP yöneticilerinin, özellikle de Sn. Tayyip Erdoğan ın 40 yıldır çözümsüzlük siyaseti izliyoruz sözleri üzerine bir şeyler söylemek istiyorum. Bir defa kırk yılla çözümsüzlük kelimesini yanyana getiridiğimizde ortaya çok ilginç tablolar çıkıyor. Mesela kırk yıl öncesine gidersek 1963 senesi oluyor te Rumlar 1960 Anlaşmaları ile oluşturulmuş olan Anayasal düzeni silah zoru ile ortadan kaldırdılar ve onbir yıl sürecek olan etnik temizlik harekatına başladılar yılında acaba Türkiye Rumlara tepki vermeye başlarken, 1964 te çıkarma tehdidinde bulunurken ve hava kuvvetlerini gönderirken, 1967 de 9

10 tekrar müdahala tehdidini ortaya koyarken çözümsüzlük için mi adımlar attı? Kırk yıldır çözümsüzlük siyaseti izlediğimize göre demekki bunları yapmak yanlıştı. O zaman bunun alternatifi ne idi? Direnmeyeceksiniz ve kimliğinizden vazgeçeceksiniz veya adayı bırakıp Türkiye ye gideceksiniz. Şimdi buradan da Türkiye deki liberal söyleme geçersem, artık ne kadar liberal olduğu üzerinde de konuşmak lazım ama burası onun yeri değil. Bu AB meselesi burada öyle bir şekilde ortaya konuyor ki Türkiye de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nde insanlığın ve insanların nihai hedefi AB vatandaşı olmaktır, yani bundan daha üstün bir değer olamaz. Dolayısıyla bugüne kadar yaptığımız herşeyi aslında AB içinde bir fert olabilmek için de yapmalıydık, yani bunun içine millet olarak ve toplumsal kimliğimiz ile girmemiz falanda o kadar önemli değildi. Bu mantık ile bakacak olursak Kıbrıslı Türkler direnmeseydi ve ada Yunanistan ile birleşseydi, Yunanistan 1981 de AB üyesi olunca bu adada AB ne girmiş olacaktı. Bu görüşe göre ben Türkmüşüm, diğeri Rummuş vs. bunları tartışmak anlamsızdır. Çünkü sonuçta sizin gittiğiniz yer insanlığın ulaşabildiği en yüksek nokta olan AB dir. Dolayısıyla buna neden itiraz olsun, bu mantık ile bakarsak o zaman Kurtuluş savaşımızda saçmalıktır, Anadolunun zaten yarısı Yunan işgalindeydi. O topraklarda 1981 de Yunanistan ile birlikte AB üyesi olurdu. Ayrıca zaten bu liberal çizginin geliştiridiği giderek AKP üst yönetiminin ve özellikle Sn. Tayyip Erdoğan ın benimsediği bu söylemin bir sürü mahsurları da mevcuttur. Mesela diyorlar ki artık strateji denilen kavram soğuk savaş döneminde kalmıştır, bu Kıbrıs adasının da ozaman bir değeri falan yoktur. Fakat her ne hikmetse bu ada İngiltere açısından çok stratejik bir öneme haiz ve İngiltere adadaki üstelerini bırakmamak için elinden geleni yapıyor. Üstelik şimdi ada AB ne alınırken İngiltere kendi üslerinin AB sistematiğine alınmayacağına dair anlaşmaya şerh koyuyor. Yani İngiliz üsleri Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği nin dışında bırakılacaktır. Bunuda İngilizlere sorduğumuzda, diyorlarki Bu ada stratejik bir yerde, Doğu Akdeniz i, Türkiye yi, Suriye yi ve İsrail i kontrol ediyor yani böyle bir adayı bırakıp gitmek enayiliktir fakat aynı İngilizler başka bir ortamda bize sizin açınızdan buranın stratejik değeri olmaması gerekir diyorlar. Nasıl olsa hepimizin buluşma noktası AB, bugün Kıbrıslı Türkler giriyor ve yarın değilse öbürgün belki siz de gireceksiniz ve orada buluşacağız. 10

11 Oysa bakıyoruz AB de Türkiye ile ilgili konular Türkiye nin AB üyesi olacağı varsayımı üzerine inşa ediliyor. Yani Türkiye ile ilgili konularda, Kıbrıs olsun AGSP olsun yapılan planlar Türkiye nin bir gün AB üyesi olacağı varsayımı üzerine inşaa ediliyor. Bundan daha tabi bir şey olabilir mi diyorlar. Şimdi Annan paketinde sanki Türkiye on yıldır AB üyesi, Yunanistan zaten üye, o zaman AB içinde beraberiz, ama burada çözülmeyen bir sorun var, kafa ağrıtıyor nedir o sorun? Diyor ki; ikinizde AB üyesisiniz oysa Türkiye nin AB ne nezaman ve hangi şartlarda üye olacağı konuşulduğu zamanda AB yetkilileri adeta ateş püskürüyor: Ne münasebet, sizin AB ne üye olacağınızı kim söyledi?. Türkiye ile ilgili bir konunun tartışılacağı noktalara doğru gidilirken, mesela Kopenhag Zirvesinde olduğu gibi, Avrupa basınında müthiş bir kampanya başlıyor. İşte Türkiye AB ne üye olamaz çünkü ayrı bir kültüre mensupturlar, coğrafi konumları elverişli değil veya Türkiye nin jeopolitik coğrafyası ile AB ne alınması mümkün değildir. Efendim Türkler AB ne alınmamalı çünkü nufusları yetmiş milyon ve her yıl bir milyonda artıyor ve yirmi yıl sonra AB nin en kalabalık üyesi durumuna gelirler ve AB kurumlarında en geniş temsil yetkisi kazanırlar. Dolayısıyla bizim aslında kurmak istediğimiz AB fikri sulandırılmış olur, biz bunu yapamayız. Bu tartışmaların Kıbrıs a yansıyan kısmını Kopenhag da gördük çünkü bu zirveye gidilen haftalarda Türkiye ye ısrarla şunu dediler Efendim siz Kıbrıs meselesini çözerseniz, AB den müzakere tarihi almanız nerede ise garanti hale gelir ama çözmezseniz yani Annan planını imzalamazsanız böyle bir şeyi hayal dahi etmemeniz gerekir. Oysa artık biliyoruz ki Kopenhag da o oluşturulan odada Türk tarafının çok basit taleplerinden bir tanesi de Biz Annan planına imza atarsak, Türkiye nin üyeliği ile ilgili süreçte bir iyileşme olacak mı? çünkü Türkiye ye daha önceden Kopenhag da ne verileceği önceden söylenmişti, daha önceden Alman-Fransız modelinde önerilen tekilifinde gerisine düşüldü dolayısıyla Türk tarafının pazarlık veya nabız yoklama amacı ile yaptığı bu girişimlere de şöyle denildiğini bilmekteyiz Hayır kardeşim siz bir defa Kıbrıs ile Türkiye nin üyelik sürecini niye bağlantılı hale getiriyorsunuz ki bizim Kıbrıs ile olan politikamız belli, biz Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla müzakere ettiğimiz Rumları herhalukârda AB ne alacağız, siz bu plana ister imza atın veya atmayın. Sizin ne zaman üye olacağınıza gelince bu karanlık bir konu, bugünden yarına verilecek bir karar değil. Şimdi burada bu husus çok önemli çünkü hem Kuzey Kıbrıs ta hemde Türkiye de yürütülen psikolojik harekatta bunu yapan insanlar ısrarla şunu söylemektedirler: Türkiye nin AB yolunu açmak için Annan planına imza atması gerekmektedir yani Annan planına sadece adadaki sorunu çözmek için değil aynı zamanda Türkiye nin AB yolunu açmak için de imzalamalıyız diye bir hava yaratılıyor. 11

12 Oysa Türkiye nin AB ne giden yolu hiç te bu kadar kolay değildir. Mesela diyelim ki Annan planına imza attık ve Kıbrıs meselesinden kurtulduk. Ege meselesini de diyelimki La Haye Adalet Divanı na, Yunanistan ın istekleri doğrultusunda hazırlanacak bir Tahkimname ile götürdük. Emin olun ki karar aleyhimize olacaktır. Ama bütün bu tavizlere rağmen Türkiye nin üyelik süreci ilerlemeyebilir. Mesela 2004 yılına kadar AB ne üye olacak ülkeler Türkiye nin müzakere sürecini engelleyebilirler yani bu üyelerden bir tanesinin bile engelleme yönünde gerekçeler ortaya koyması fazlasıyla yeter. İkincisi 2006 yılında Almanya da muhafazakarların iktidara geleceği gün gibi ortadadır. Yani muhafazakarlar da Türkiye nin üye olmasına ideolojik ve kültürel gerekçelerle karşı çıktıklarına göre, Türkiye nin Kıbrıs meselesinde taviz vermesi veya Ege sorununda Yunanistan ın istediği yolu takip etmesi Türkiye yi AB üyesi yapmaz. Şimdi burada Gündüz Bey sizlere dedi ki: Bizim size ihtiyacımız var. Bence bu ihtiyaç iki yönlü çünkü Kuzey Kıbrıs ında Türkiye ye ihtiyacı vardır. Neden? Kıbrıs Türk toplumu küçük bir topluluk olarak AB ne girecek ve bu arada Anadoludan gelenlerin bir kısmının anlaşma gereği geri dönmesiyle bu sayı daha da azalacak ve sonuçta AB içinde yüzyüzelli bin civarında bir Kıbrıs varlığı olacaktır. Belki şunu temin etmeye de katkıda bulunacaksınız zira AB sizi emsal göstererek Ben Hıristiyan klüp değilim, işte böyle Kıbrıslı Türkler gibi içimde müslümanlar da var diyecek. Şimdi Balkanlara ilişkin genişleme sürecini hızlandıracaklarmış, Şubat tan itibaren AB de bu yönde bir süreç Batı Balkanlar dan başlayıp, Doğu Balkanlar a doğru devam edecekmiş. Çünkü Hırvatistan a Şubat ayında üyelik müracaatında bulunmasını tavsiye etmişler. Ardından belkide Bosna yı da alacaklardır. Bunlar küçük nüfuslar olduğundan AB tarafından alınmaları ve kabul edilmeleri Türkiye gibi büyük bir ülke ile kıyaslanmayacak kadar kolay. Dolayısıyla böyle küçük müslüman nüfuslar AB ne entegre edilirse, AB nin kendisine yöneltilen Hıristiyan kulübü suçlamasından da kurtulma fırsatı bulacaktır. Ama sizin bize ihtiyacınız olan nokta şudur: Siz bu anlaşmayı imzalayacaksınız ve anlaşma hemen uygulamaya girecek, diğer yandan AB hukuku da devreye girecek, sadec Annan planı hükümleri değil Annan planının AB hukuku ile çelişen kısımlarının da Rumların istediği şekilde AB müktesabatına uygulanması ile birlikte, sizin, kimliğinizle ayakta kalma mücadelenizde daha geniş zorluklar yaratacaktır. 12

13 Siz Türkiye nin üye olmadığı ve belkide hiç giremeyeceği bir AB de Rumlar tarafından yutulmaktan kendinizi nasıl koruyacaksınız? Yani şöyle düşünün ki; sizin üçkatınızdan fazla bir Rum nüfusu yanıbaşınızda, üstelik sizinkinden onyedi kat daha fazla bir ekonomisi de var, eğer nüfusunuz azalırsa bu dengesizlik daha da büyüyecektir. Yani siz bunun içinde kendinizi ayakta tutma mücadelesi vereceksiniz. Çünkü AB nin sistematiğine dahil edilmiş bir Kıbrıs a Türkiye nin bundan sonra müdahale etmesi mümkün olmayacaktır. İkinci bir nokta bu karşılıklı birbirimize olan ihtiyacımızla ilgili olarak, bir de birbirimizin ihtiyacını destekleyen hak ve çıkarlarımız var. Yani Türkiye nin 1960 anlaşmaları çerçevesinde bu adanın tamamı üzerinde hakları mevcuttur. Sizinde burada Türk toplumu olarak haklarınız ve çıkarlarınız mevcuttur. Şimdi Türkiye deki bu AB ve Yunanistan konusunda psikolojik harp yapan çevreler ve buradaki muhalafet partileri başta olmak üzere sivil toplum örgütleri gibi unsurlar, Denktaş Bey git bu planı imzala diye baskı yapıyorlar. Bence Denktaş Bey bu planı imzalama hakkına ve yetkisine sahip değildir. Çünkü bu planın imzalanması ile birlikte Türkiye 1960 anlaşmalarından doğan tüm haklarından feragat etmiş oluyor. Şimdi Denktaş Beyi çözümsüzlükle suçlayan ve baskı yapan Tayyip Erdoğan ekibi, aslında planı kendileri imzalamakla yükümlüler. Zira Türkiye nin haklarından feragat edecği bir anlaşmayı Denktaş Bey imzalayamaz. Denktaş Bey de zaten ahlaki açıdan böyle bir belgeyi imzalamaz. Denktaş Bey Türkiye adına, Türkiye nin haklarından feragat manasına gelen bir anlaşmayı imzalamaz. Dolayısıyla eğer Sn. Erdoğan bunu yapabiliyorsa, Simitis le elele verip Ben 1960 anlaşmaları ile Türkiye nin elde ettiği tüm hakları sana devrediyorum beni ilgilendirmiyor, strateji diye bir şey yoktur, bu bir soğuk savaş kavramıdır. Ben artık dünyaya farklı bir gözle bakıyorum demelidir ve bunun siyasi sorumluğunuda üstlenmelidir. Bu anlaşmanın Kıbrıs Türk toplumu adına birisi tarafından imzalanması gerekiyorsa, bunu Denktaş Bey yapmayacağına göre başka birini bulup yaptırmalıdırlar. Ama esas sorumluluk Sn. Erdoğan ın ve AKP nin omuzlarında kalır. Yani Sn. Erdoğan Kıbrıs ı vermek istiyorsa vermelidir, Ege den vazgeçiyorsa onu da vermelidir ve Türkiye yi AB ne bu hükümet döneminde sokmalıdır. Sokamıyorsa o zaman yetmiş milyon bunun hesabını soracaktır. Dolayısıyla şu noktaya geliyorum bu iş bir polemik konusu haline getirilerek çözülecek bir iş değildir, bu çözümsüzlük kelimesini Türkiye nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nin siyasetine atfetmek kadar büyük bir yanlışlıktır. 13

14 Tekrar geriye dönecek olursak, 1975 yılında adada BM gözetiminde nüfus mübadelesi yapılmış ve iki kesimlilik oluşmuş daha sonra adaya bizim müdahalemiz sayesinde geri dönebilen Makarios ile Sn. Denktaş oturmuş ve 1977 de bir çerçeve anlaşması imzalamıştır da bu defa Kyprianou ile ilk anlaşmayı teyid eden bir anlaşma daha imzalanmış ama Kyprianou bu çerçeve anlaşmasının içeriğine uymayacağını açıklamıştır. BM Genel Sekreterinin iyiniyet misyonu çerçevesinde görüşmeler başlamış ve genel sekreter Perez De Cuellar tıpkı bugünkü Annan paketi gibi bir çözüm paketi hazırlamıştır. Bu paketi Denktaş bey incelemiş ve kabul etmişken karşısındaki Kyprianou, Denktaş Beyin imza koyduğunu görünce Yunanistan a gidip on gün kalmış ve döndükten sonra paketi kabul etmeyeceğini açıklamıştır. BM Genel Sekreteri Kıbrıs Rum tarafını suçlamış, o da yetmemiş kendi Dışişleri Bakanı Rolandis, Rum gazetelerinde federasyon istemediklerini bile bile federasyon istiyormuş gibi masaya oturduğu ve masadan kaçmak için sürekli bahane aradıklarını söyleyerek Kyprianou yu eleştiren yazılar yazmıştır. Daha sonra Butros Gali Fikirler Dizisine gelinmiş, Denktaş Bey Fikirler Dizisindeki 91 paragrafı kabul ettiğini, kalan 9 paragrafı da Vasiliu ile müzakere etmek istediğini belirtmiştir. Denktaş Bey e Paketin tamamını imzalaması gerektiği, zira bu Fikirler Dizisi nin, Kıbrıslı Türkler in alabileceği azami hakları içerdiği ve daha fazlasının mümkün olmadığı söylenmiştir. Bunun üzerine Denktaş Bey planı imzalayabileceğini ama yine de Vasiliu ile görüşmek istediğini belirtmiş, bu arada Vasiliu başta ABD ve BM olmak üzere herkese Ben bunun tamamına imza atarım demiştir. Ama masaya oturulmuş ve Denktaş bey, Vasiliu ya Sen bunun tamamını imzalıyor musun? diye sorunca, Bütün paragrafları müzakere edeceği cevabını almıştır. Daha sonra, paket müzakere edilirken Kıbrıs Rum Kesimi nde pakete karşı muhalif bir grup oluşmuştur. Bu red cephesinin başkanlık seçimlerinde aday gösterdiği Klerides seçimleri kazanınca yaptığı ilk iş bu Fikirler Dizisi ni ortadan kaldırmak olmuştur. Bu arada siyasete bir daha gireceğini düşünmemiş olmalı ki, anılarında bu Fikirler Dizisi ile Kıbrıs ın bir Helen Adasına dönüştürülemeyeceğini yazmış ve bunun tek yolunun AB çerçevesinde bir çözümden geçtiğini anlatmıştır. Zaten kendisi de göreve geldikten sonra bunu başlattı ve AB nin işe karışmasıyla, Kıbrıs ile ilgili parametreler de değişmiştir yılında Denktaş Bey in insiyatifiyle adada doğrudan görüşmeler başlamış ve Türk tarafı iki defa Rum tarafının önüne global çözüm önerileri koyduğu halde Rum tarafı bunları reddetmiştir. Bunları şunun için söylüyorum. Çözümsüzlük siyaseti derseniz sanki Rum tarafı kucaklarını açmış ta biz gitmiyoruz gibi anlaşılır ama kucaklarını açıp bizi 14

15 beklemedikleri de ortada. Liberal taraftan Denktaş Bey e muhalif bir yazarımız bile bunu kabul ediyor ve Bu kadar bölünürsek bir şey elde edemeyiz diyor. Dolayısıyla karşınızda adayı Helen adası yapmayı hedefleyen ve bunun için yeni neslini kiliselerde Türk düşmanlığı eğitiminden geçiren bir toplum var. Çözümsüzlük kelimesini çözüme dönüştürmek, bu topluma önerilerinizi kabul ettirmekten geçiyor ama biz öyle bir noktaya geldik ki, haklarımızı savunmak adına Rum tarafının kabul etmediği bir öneriyi ortaya attığımızda, çözümsüzlüğü destekleyen taraf oluyoruz. Ve bu taktiksel olarak çok büyük bir hatadan başka bir şey değil. İkinci bir nokta da şudur. Böyle uzun süreli mücadelelerde taraflar mücadeleden eşit derecede zarar görmeye başlayıp her iki tarafta da farklı görüşler ortaya çıkmaya başlarsa ve çıkarlarından taviz verecek duruma gelirlerse yeni pozisyonlar oluşabilir. Şimdi taraflardan biri temel görüşlerinden ve çıkarlarından taviz vermek istemezken, öbür taraftan sadece çıkarlarından değil temel haklarından da büyük tavizler vermesi istenmesi ve bununda çözüm yanlısı görüş olarak takdim edilmesi taktiksel olarak büyük bir yalnışlıktır. Buradan şu noktaya geliyorum. Diyelim ki Türkiye nin AB üyeliği ümidi vardır, belki günün birinde olacaktır ve olmalıdır da ama bu arada çok önemli bir meseleyle karşı karşıyayız; Kıbrıs Türk Toplumu nun AB sistemi içerisinde kısa sürede yitirilmesi ile sonuçlanabilecek bir süreçle karşı karşıyayız. Bu arada Türkiye, AB üyesi olacağım diye Ege gibi konuları da kaybetmesin. Bu noktada bazı Amerikalı iktisatçılar Eurozone, yani AB nin Euroyu uyguladığı alan, 15 yıl içinde iktisaden çökebilir diyorlar. Yani Türkiye nin AB üyeliğinin gündeme geleceği süre belki de 15 yılla sınırlı. Yani diyelim ki, Kıbrıs ta ve Ege de AB ne gireceğiz diye büyük tavizler verdik, ama AB 15 yıl sonra dağılma sürecine girebilir, veya en azından Türkiye için üyelik bügünki kadar cazip olmayacak. Mesela bugünki AB üyeliği 1980 deki kadar cazip değil. Yinede pozitif düşünmeye çalışalım. Diyelim ki, hem Türkiye nin AB yolu tıkanmasın, hem de Kıbrıslı Türklerin Rumlar tarafından yutulma sürecinin önü açılmasın. Ne yapılabilir bu konuda? Denktaş Bey bunu değişik vesilelerle ifade etti. Diyor ki, Eğer Annan planına imza atılacaksa, o zaman şunu da ilave edelim: bu plan ancak Türkiye AB üyesi olduktan sonra ve hızlandırılarak uygulanır. Türkiye AB üyesi olana kadar uygulanmaz. Yani Türkiye ile Kıbrıs ın AB ne eşzamanlı üyeliği. Bu teze bugüne kadar getirilen en büyük eleştiri şudur: Niye Rumlar sizi beklesinler ki? Yani tüm hazırlıklarını yapmış ve müzakereleri tamamlamışken niye sizi beklesinler? 15

16 Peki, beklemesinler o zaman şöyle yapalım: Kıbrıs Rum Kesimi bu şekilde AB ne Annan Planındaki iki parça devletten birisi olarak girsin. Yani AB üyelik anlaşmasında Annan Planına doğrudan atıfta bulunulsun ve anlaşma AB müktesebatına uygun hale getirilsin. Bu arada Kıbrıs Rum tarafı AB ne girer girmez, birliğin Kıbrıs Türk parça devleti ile müzakerelere başlaması gerekiyor. Çünki burada AB müktesabatına hazırlık adına en ufak bir hazırlık bile yapılmadı. Bir düşünün, Rum tarafı AB ne tam üyelik başvurusunu 1991 de yaptı ve muhtemelen 2004 de üye olacak, yani 13 yıllık bir hazırlık dönemi geçirmiş olacaklar. Kıbrıs Türk tarafının da belki bu 13 yıla ve hatta daha fazlasına ihtiyacı vardır, AB ne dışarıda hazırlanmak için. Zaten AB nin, Rum tarafına hiç bir ciddi hazırlık yapmadan Gelin AB ne girin demesi ilk defa oluyor. Yani müktesebatın uygulanması hakkındaki müzakerelerde en ufak bir ilerleme yaşanmıyor ama AB, Rumlara doğrudan üyelik teklif ediyor. İşte bunlar kafa karıştırıcı noktalar. Biraz önce söylediğim gibi Kıbrıs Rum tarafı AB ne parça devlet sıfatı ile girsin. Bu arada, Kıbrıs Türk tarafının muktesebata uyumu sağlanır. Bu süre içinde AB nin doğrudan Türk tarafına, iki toplum arasındaki ekonomik uçurumu azaltmak için, yeterli miktarda fon aktarsın ki iki parça devlet AB içinde buluştuklarında iki taraf arasındaki ekonomik dengesizlik minimuma inmiş olsun. Şimdi böyle bir süreç ki Denktaş Bey buna moratoryum diyor, ve bu bir çok problemi çözüyor. Mesela bunlardan birisi garanti sistemi. Şimdiki Annan Planına göre garanti sistemi o kadar uydurma bir hale gelmiş ki, Türkiye nin garantörlüğü güya kalıyor ama ne hale geliyor. Öncelikle, Türkiye AB üyesi değil ve belki hiç olamayacak ama Türkiye, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların üyelikte kalmasını garanti eder duruma geliyor. Şimdi az önceki senaryodan hareket edersek, AB onbeş yıl sonra iktisadi problemlerden dolayı parçalanma sürecine girerse ve Kıbrıs devleti de Türklerle birlikte AB den çıkıp, bir nefes almak isterse biz Türkiye olarak müdahalede bulunup Hayır AB üyeliğinde kalacaksın diyeceğiz böyle bir saçmalık olmaz! AB üyesi olmayan bir ülke, bir halkı AB içinde kalmaya nasıl zorlayabilir. Ama bizim konuştuğumuz moratoryum modelinde garantiden korkmaya gerek kalmıyor, çünkü Türkiye de AB üyesi olunca ve herhangi problem kalmamış olacak. Bu plana göre Türkiye den gelmiş ve geri gönderilme durumunda olan insanların durumuda çözüme kavuşuyor, çünkü herkes otomotikman AB vatandaşı oluyor ve kimse geri gönderilmiyor. Planın uygulanmasında Kıbrıs Rum tarafı stratejık gerekçelerle buraya sistematik bir biçimde mesela yüz veya 16

17 ikiyüzbin kişi yerleştirip sizin kimliğinizi ortadan kaldırmaya kalkarsa bizde o zaman beşyüzbin kişi yerleştiririz. Yani bunlar şimdi senaryo gibi geliyor ama o zaman biz de Rodos dahil olmak üzere tüm adalara ve hatta Yunanistana on milyon Türk gider yerleşiriz ve hatta Yunanistan daki seçimleri de kazanır ve bakarsınız bir gün Hasan Ünal Yunanistan Başbakanı olarak karşınıza çıkabilirim. Bunlar saçma gelebilir ama sonuçta bir senaryodur. Şimdi bunlar şuna işaret ediyor, yani bizler hepimiz şuna kafa patlatıyoruz, minumum bir ihtimalde olsa Türkiye nin AB ne girme ihtimali vardır. Ama bu ihtimal Kopenhag Zirvesi ile azalmıştır ve dahada azalması mümkündür. Türkiye nin AB ne üye olması ise hiç kimsenin şüphesi olmasın ki iyi bir şeydir. Kıbrıs Türk halkı açısından kendi kimliğini kaybetmeden üyelik doğru mudur? Doğrudur. Dolayısıyla yapılması gereken proje üretmektir. Herkes yani muhalefet partisi, liberal aydınlar vs. proje üretmekle yükümlüdür. AB bir medeniyet projesidir dolayısıyla önemli olan bunun içine girmektir deyip projeleri bir kenara bırakmak doğru değildir. Böyle sürekli gazete köşelerinde Sn. Denktaş a hakaret eden yazılar yazmak ve onu çözümsüzlükle suçlayan parti lideri olmak hiç mi hiç devlet adamlığı sorumluluğu ile uyuşmaz. Şimdi bizim hem Türkiye de hem burada önümüzde olan bir meselemiz var ve önemli bir dönüm noktasındayız. Bu noktada birliğimizi bozmadan hep birlikte plan ve proje üretelim. Kıbrıs Türk halkının yutulmasına izin vermeden Türkiye nin AB üyeliği ihtimalini sürdürerek bu süreci nasıl geliştiririz? Bu gayet makul bir müzakare pozisyonudur. Ama ben ne Kıbrıs Türk muhalefetinden, ne de Türkiye deki liberal çevrelerden en ufak bir proje duymadım. Söyledikleri tek şey şu Neden Kıbrıs Türk halkı Türkiye nin üyeliğini beklesin ancak burada zaten Türkiye üye olmadan önce AB ne girmekten endişe duyan taraf Kıbrıs Türk halkının kendisi, o zaman Kıbrıs Türk halkını hem AB sürecine hazırlamak ve bu aradada AB fonlarından yararlandırmak lazımdır yoksa başka türlü olmaz. Kendi kendimize bedava AB sürecine hazırlanamayız. Şimdi bize Türkiye üye olmasa da Kıbrıs Türkleri AB ne girmelidir ve Kıbrıs sorunu bir an önce çözülmelidir diyorlar. Bu ne biçim projedir ve ne biçim bir mantıktır. Bu ancak Türkiye ile Kıbrıs Türk toplumu arasında bir kutuplaşma yaratmaktan başka bir işe yaramaz ve zaten mesele üzüm yemek değil de bağcıyı dövmeye dönüşmüştür. Kimin ne söylediği değil de sadece kimin söylediği önemli hale geldi yani ne kadar mantıklı da konuşsa, Sn. 17

18 Denktaş bir şeyler söyleyince karşı taraf ne söylendiğine bakmadan hemen karşı çıkıyor ve sonradan neden karşı çıkılması gerektiğine dair gerekçeler icat ediliyor. çıkmayacaktır. Bu çok yanlış bir süreçtir ve devam ettiği takdirde hiç kimse bundan kazançlı Teşekkür ederim. 18

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması

45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması 45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması İktisadi Kalkınma Vakfı nın Sayın Başkanı, Sayın Büyükelçiler, Kıymetli basın mensupları Hanımefendiler

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki Bildiğiniz üzere Deutsche bank'ın arzı ile varantlar İMKB'de işlem görmeye başladı. Bu konuda çok soru gelmiş. Basit bir şekilde ne olduğunu açıklamak da bize farz oldu. Fakat hemen şunu belirteyim ki;

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ SİGORTA MÜKTESEBAT REHBERİ

AVRUPA BİRLİĞİ SİGORTA MÜKTESEBAT REHBERİ AVRUPA BİRLİĞİ SİGORTA MÜKTESEBAT REHBERİ Hazırlayan: Berna Özşar Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği AB, Mevzuat ve Projeler Birimi Uzmanı AVRUPA BİRLİĞİ SİGORTA MÜKTESEBAT REHBERİ TSRŞB Yayın

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 40 Ekim 2011 İKV DEĞERLENDİRME NOTU Kıbrıs ta Son Perde Can MİNDEK [Metni yazın] İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr KIBRIS TA SON PERDE Türkiye nin AB üyelik sürecinin önünde birçok engel olduğu öne

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na katılmak için gittiği Paris te, UNESCO Genel Direktör

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na katılmak için gittiği Paris te, UNESCO Genel Direktör Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Bilim ve Kültür Teşkilatı'nın (UNESCO) 38. Genel Konferansı'na katılmak için gittiği Paris te, UNESCO Genel Direktör Irina Bokova, Afganistan Yüksek Öğretim Bakanı Khatera

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Bölüm 1 : Eski Sevgiliniz Sizi Neden Terk Etti?

Bölüm 1 : Eski Sevgiliniz Sizi Neden Terk Etti? www.eskisevgiliyigerikazanmak.net Sayfa 1 Bölüm 1 : Eski Sevgiliniz Sizi Neden Terk Etti? Terk edilen insanların bir çoğunda eski sevgilileri tarafından terk edilişlerine karşı bahaneler bulmak ve savunmaya

Detaylı

Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve önemli BM, AB kararları-1

Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve önemli BM, AB kararları-1 Kıbrıs Antlaşmaları, Planları ve önemli BM, AB kararları-1 Ata Atun İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ Rauf R. DENKTAŞ.. Ata ATUN... vii x 1) 1 Ağustos 1571 - Lala Mustafa Paşa ile Marc Antonio Bragadin arasında yapılan

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Erdoğan, Haşimi'ye destek için ne dedi?

Erdoğan, Haşimi'ye destek için ne dedi? On5yirmi5.com Erdoğan, Haşimi'ye destek için ne dedi? Başbakan Erdoğan, (Interpol), Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşimi hakkında çıkardığı yakalama kararını değerlendirdi. Yayın Tarihi : 8 Mayıs 2012

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti.

11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi, Ankara ve Atina nın Ortaklık başvurularını kabul etti. ARAŞTIRMA RAPORU ÖZEL ARAŞTIRMA--AVRUPA BİRLİĞİ TÜRKİYE KRONOLOJİSİ 20/06/2005 1959 1963 1964 1966 1968 1970 1971 1972 1973 31 Temmuz: Türkiye, AET ye ortaklık için başvurdu. 11 Eylül: AET Bakanlar Konseyi,

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele On5yirmi5.com PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele Prof. Abbas Vali, PKK yönetiminin, aktif olarak barış sürecinde yer almak isteyeceğini söyledi. Yayın Tarihi : 4 Şubat 2013 Pazartesi (oluşturma

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ

FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ FİRMALARIN PLAKA TAHDİTİ GÖRÜŞLERİ 31 Ağustos 2015 Pazartesi 10:13 İSTAB yönetim kurulu üyesi 11 firmanın sahipleri de hem plaka tahdidi hem okul ücret zamlarına yönelik düşüncelerini açıkladılar. RÖPORTAJ:

Detaylı

1. Lütfen Araştırın!

1. Lütfen Araştırın! GENEL BİLGİLER Bu dokümantasyonu meydana getirmekteki temel amacımız, belirsizlikleri asgari düzeye indirgemek ve bazı konularda düşünmenizi sağlamaktır. Birçoğunuzun ilk defa duyduğu bu hizmetlerle ilgili

Detaylı

Cumhurbaşkanı Konuşması

Cumhurbaşkanı Konuşması Cumhurbaşkanı Konuşması Lefkoşa,KKTC 07 Mart 2011,Pazartesi Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu Cumhurbaşkanı Sayın Dr.Derviş Eroğlu nun Alaköprü Barajı Temel Atma Töreni nde Yaptıkları Konuşma Sayın Başbakan,

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler

Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Konumuz sol içi cinayetler, özel olarak da Acilciler bünyesindeki cinayetler Bir cinayetin altı elemanı vardır: Öldürülen kimdir, öldüren kimdir, cinayetin yeri, cinayet günü, nasıl öldürüldü, neden öldürüldü?

Detaylı

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü

KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü On5yirmi5.com KPSS'de çok konuşulan 'vitamin' sorusu ve çözümü Kaç gündür bir 'vitamin' sorusudur gidiyor. İşte geçtiğimiz günlerde yapılan KPSS sorularında yer alan 'vitamin' sorusu ve çözümü... Yayın

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

KUZEY KIBRISTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI

KUZEY KIBRISTA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI «Öngörülen birleşik Kıbrısta işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği» 18 Eylül 2015, MERİT Hotel Lefkoşa Halil Erdim Maden Mühendisi TAŞOVA koordinatörü Kuzey Kıbrıs ta İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası 1 Mart

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır

Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır KSS Söyleşileri Temiz üretimin altı çizilmeli ve algılanması sağlanmalıdır Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) Çevre Projeleri Koordinatörü Ferda Ulutaş ile Vakfın faaliyetleri, kurumsal sosyal sorumluluk

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Serbest ticaret satrancı

Serbest ticaret satrancı Serbest ticaret satrancı Türkiye nin sadece AB nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle anlaşma yapabilmesi Türk dış ticaretini olumsuz etkiliyor. AB ile STA yapan bazı ülkeler Türkiye

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

Cumhurbaşkanı Konuşması

Cumhurbaşkanı Konuşması Lefkoşa,KKTC 26 Aralık 2012, Çarşamba Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu www.kktcb.org basinburosu@kktcb.org basin@kktcb.org Cumhurbaşkanı Konuşması Cumhurbaşkanı Sn. Dr. Derviş Eroğlu nun Verecekleri Basın

Detaylı

İş Kazalarının Önlenmesi konusunda Öneriler

İş Kazalarının Önlenmesi konusunda Öneriler İş Kazalarının Önlenmesi konusunda Öneriler Z.İlhan ÖLÇER ( İnşaat Yüksek Mühendisi) A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı 11 Ocak 2016 Pazartesi İş Güvenliğinin Önceliğiniz Olduğunu Söylemeyin! İş yerindeki güvenliği

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

A. Buğra : Konuşmadığımız süre içinde asgari ücret tespit edildi.

A. Buğra : Konuşmadığımız süre içinde asgari ücret tespit edildi. 14.07.2004 Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder le Sosyal Politika Forumundan Ö. Madra: Günaydın Ayşe A. Buğra: Günaydın E.Altuğ: Günaydın Ayşe Hanım A. Buğra : Günaydın Ö. Madra: Evet. Bugün biraz asgari ücretten

Detaylı

Bülent Çetin, Bursa. Evet, değerli arkadaşlar, ben sunumunu sunan arkadaşlara teşekkür ediyorum.

Bülent Çetin, Bursa. Evet, değerli arkadaşlar, ben sunumunu sunan arkadaşlara teşekkür ediyorum. I.OTURUM-TARTIŞMALAR Konuşmacılara teşekkür ediyoruz. Gerçekten birbirinden ilginç üç tane bildiri sunuldu. Şimdi bildirilerle ilgili soru sormak isteyen veya kısa olarak katkı sağlamak isteyenlere söz

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

"AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1

AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER 1 TÜRK DÜNYASI SENDİKALAR ZİRVESİ "AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1 ZZI - Zentrum der zeitgemäßen Initiativen (Modern girişimler merkezi) / Avusturya 1 Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir

Detaylı

İLK KIBRIS TÜRK PUL SERİSİ

İLK KIBRIS TÜRK PUL SERİSİ Kıbrıs Türk Filateli Derneği tarafından kurulan komisyon başarılı bir çalışma ile Kıbrıs Türk Posta Tarihi konusunda iki ciltlik son derece kapsamlı bir eser ortaya çıkardılar. Bu anlamlı çalışmayı Kıbrıs

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor.

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor. Kepçe kulak genellikle olması gerekenden daha büyük kulak olarak algılanır. Hâlbuki çok doğru değil. Kepçe kulakları olan bir insan ile normal kulakları olan bir insanın aslında kulak büyüklüğü olarak

Detaylı

Başkan: Teşekkürler Al. (Odaya girdiler ve herkes ayağa kalkar; Başkan onları selamlayarak yerine oturur.)

Başkan: Teşekkürler Al. (Odaya girdiler ve herkes ayağa kalkar; Başkan onları selamlayarak yerine oturur.) Saat 11.30 Başkanın özel danışmanı: Buyurun Bay Başkan bugünkü programınız. Başkan: (dosyaya söyle bir göz atarak) programda neler var Al. Başkanın özel danışmanı: Efendim x bölgesiyle ilgili geliştirilen

Detaylı

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor:

Bu yaklaşımlar anne babaların kafasını oldukça meşgul eden şu soruyu akla getiriyor: Uzm. Psikolog Nuray ÖZBEN AVŞAR Anne - baba - çocuk ilişkisinin son yıllarda hızlı bir değişim içerisine girmiş olduğu gözleniyor. Hızla gelişen dünya ile hayata bakış açıları her geçen gün gelişiyor ve

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül 2009 12:41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül 2009 13:10

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül 2009 12:41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül 2009 13:10 Bir Gencin Eroin Kullandığı Nasıl Anlaşılır? Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Anatolia Klinikleri nde Şef Yardımcısı Doç. Dr. Özkan Pektaş a bu soruyu sorduğumda söze şöyle başladı: Daha kırık kırık, çatallı,

Detaylı

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER 16. Temsil Yeteneği Kurumu temsil yeteneğinden yoksun, tutarsız ve güven oluşturmayan bir izlenim vermektedir. 1 Giyim, konuşma ve tavırlarında

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

GJYKATA KUSHTETUESE УСТАВНИ СУД CONSTITUTIONAL COURT. Dava No: KO 29/11. Başvurucu. Sabri Hamiti ve Kosova Meclisinin diğer milletvekilleri

GJYKATA KUSHTETUESE УСТАВНИ СУД CONSTITUTIONAL COURT. Dava No: KO 29/11. Başvurucu. Sabri Hamiti ve Kosova Meclisinin diğer milletvekilleri REPUBLIKA E KOSOVËS - РЕПУБЛИКА КОСОВO - REPUBLIC OF KOSOVO GJYKATA KUSHTETUESE УСТАВНИ СУД CONSTITUTIONAL COURT Priştine, 30 Mart 2011 Nr. ref.: OM 108/11 Dava No: KO 29/11 Başvurucu Sabri Hamiti ve Kosova

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı