1-8 KST117 İş Güvenliği Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK KBUZEM

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "1-8 KST117 İş Güvenliği Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK ekmelsulak@karabuk.edu.tr KBUZEM"

Transkript

1 1-8 KST117 Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi

2 ne Giriş İşci, işveren, iş ilişkisi Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. (4857 İş Kanunu Mad 2) Sağlık Dünya Sağlık Örgütü tanımına göre Sağlık, yalnız hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir Sağlık, bireyin fiziksel, duygusal, zihinsel ye toplumsal açıdan çevresiyle uyum içinde işlev görebilme yeteneğidir. İş güvenliği de çalışanların gördükleri işelrden dolayı sağlıklarının bozulmasına olumsuz etkilenmelerinin önüne geçmeyi hedeflemektedir nin Amacı İşçinin yaşamını ve sağlığını güvence altına almayı amaçlayan iş sağlığı ve güvenliği işçilerin tehlikelerden uzak bir iş çevresinde çalışmaları onların fizik ve ruh bakımından sağlıklı olmalarını ve gelişmelerini sağlar. İş sağlığı ve güvenliğinin sağlandığı bir çalışma ortamında çalışan işçinin huzuru ve mutluluğu artacağından, verimi artar ve toplumsal maliyeti azalır. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerini zamanında almak işverenin de yararınadır. Gerçekten, iş kazaları ve meslek hastalıklarından kaynaklanan iş kayıpları ve tazminatlar ile işverenlerin yüklendiği maliyet, zamanında alınan sağlık ve güvenlik önlemlerinin işyerine getireceği maliyete göre çok daha fazladır. 1 İş sağlığı ve iş güvenliği hükümlerinin temel amacı ve işlevi, mesleki risklerinin daha meydana gelmeden önlenmesi ve bu amaçla işçilerin bedensel ve ruhsal varlıklarına zarar verme ihtimali olan risklere karşı önlemlerin hazırlanmasıdır 2. İşyerinde iş sağlığını etkileyen her faktör bir kaza faktörü olabilir. Dolayısıyla yapılması gereken şey istatistik veriler ve bilimsel araştırmalar ışığında işyerindeki kaza sebeplerinin tespit edilmesi ve buradan kaza kaynaklarına gidilmesidir. Bu noktada kaynakta alınacak tedbirler işyeri konfor şartlarının sağlanmasından başlayan; risklere karşı koruma tedbiri en iyi olan makinelerin tercihi ve bu makinelerin işyeri içindeki konumlanmasına kadar devam eden ve kişisel koruyucu donanımların kullanılmasının sürekliliğini sağlayan bir süreçte gerçekleştirilir 3. Önlenmesi mümkün olmayan 1 EYRENCİ - TAŞKENT ULUCAN, Yenilenmiş 3. Baskı Bireysel İş Hukuku, İstanbul, 2006, s Kadir Arıcı, İş Sağlığı ve Güvenliği Dersleri, Ankara 1999, s.1; Ayrıca bkz.turhan Akbulut, İşçi Sağlığı- Prensip ve Uygulamaları, s Arıcı, s.221 vd.

3 3 risklerin değerlendirilmesi, en aza indirgenmesi, riskler meydana geldikten sonra oluşan zararın ortadan kaldırılması veya mümkün olacak en alt düzeye indirilmesi önleyicilik ilkesinden sonra gelen ilkelerdir. Önleyicilik ilkesinin gereği olarak İş sağlığı ve güvenliği konusundaki hizmetler de önleme ve koruma öncelikli olmalıdır. Sorunları önlemek ve işçileri bu sorunlardan korumak daha kolay ve daha ucuzdur. Bu hizmetlerde işçinin sağlığı bir bütün olarak ele alınmalı ve sağlığın korunması ve geliştirilmesi amaçlanırken farklı etmenler (fiziksel, kimyasal, biyolojik, biyolojik, ergonomik vs) bir bütün olarak değerlendirilmelidir İşçi Sağlığı ve nin Gelişimi Çalışma yaşamı içinde çeşitli hastalıklar, kazalar, işsizlik vb. pek çok risk vardır. Bunlar arasında iş kazaları ve meslek hastalıklarının ayrı ve önemli bir yeri vardır. Teknik gelişmelerin hızı, makineleşme, sanayileşme ve kimyasal madde kullanımı bir takım rahatsızlıkları da beraberinde getirmiş ve madenlerde, sanayide, yapı işlerinde ve hemen hemen çalışılan her yerde meydana gelen kazaların yarattığı tehlikelerin insanlığı ne ölçüde tehdit eder hale geldiği herkes tarafından anlaşılmaya başlanmıştır.bu ortamda, bu tehlikelerle bilinçli olarak mücadele edilmesi gereği ortaya çıkmış ve "iş güvenliği" kavramı doğmuştur.çalışanların sağlığı ile yapılan iş arasındaki ilişki aslında çok eski çağlara dayanmaktadır. Yunanlı düşünür Heredot, yine aynı çağlarda Eflatun ve Aristotales gibi düşünürler işçilerin sağlığı ve iş kazaları üzerinde durmuşlardır. Ancak bilimsel esaslara dayalı olarak bu konunun ele alınması 17. yüzyılda İtalya'da Bernandino Ramazzini tarafından gerçekleştirilmiştir.daha sonraları İngiltere'de ortaya çıkan Sanayi Devriminin ortaya çıkardığı sağlık ve iş güvenliği sorunları da devletin bu alana müdahale etmesi ve yasal düzenlemeler yapması gereğini ortaya çıkarmıştır.işçi sağlığı ve iş güvenliğinin ortaya çıkması sanayileşme olgusu ile yakından ilgilidir. Bu nedenle, Türkiye'de işçi sağlığı ve iş güvenliğini incelerken sanayileşme olgusunu öncelikle ele almalıyız. Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk sanayileşme çabaları 19. yüzyılda Avrupa'nın etkisiyle başlamış ve bu yüzyılın ikinci yarısında da işçi sayısının artmasına bağlı olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunları ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu dönemde işçilerin daha yoğun olarak yer aldıkları sektör madencilik olduğu için bu alanda çıkarılan ilk yasalar da, Dilaver Paşa Nizamnamesi, Maadin Nizamnamesi gibi, kömür madenlerinde çalışan işçilerle ilgili olmuştur.cumhuriyet döneminde de işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili bir çok yasal düzenleme yapılmıştır. Bunlar arasında şüphesiz en önemlisi 1937 yılında yürürlüğe giren 3008 sayılı İş Kanunu'dur. Böylece ilk kez işçi sağlığı ve iş güvenliği konusu ayrıntılı ve sistemli olarak düzenlenmiştir. Daha sonra bu kanuna dayanılarak çok sayıda tüzük çıkartılmıştır. Yine 1946 yılında Çalışma Bakanlığı'nın kurulması, 1945 yılında İşçi Sigortaları Kurumu'nun kurulması, 1950 yılında Sanayi ve Ticarette İş Teftişi Hakkındaki 81 numaralı uluslararası sözleşmenin onaylanması, 1971 tarihli Bülent Piyal, İşyeri İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri, Sendikal Notlar, S.14 (Nisan 2002), s

4 4 sayılı İş Kanunu'nun yürürlüğe girmesi bu dönemin önemli düzenlemeleri arasında sayılabilir. Günümüzde sanayileşmiş ve sanayileşmekte olan ülkelerde sanayide çalışanların sayısındaki hızlı artış beraberinde çalışanların bir takım sağlık ve iş güvenliği sorununu getirmiştir. Sanayileşmiş ülkeler içinde bulunduğumuz yüzyılda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda ciddi çabalar harcamak zorunda kalmışlardır. Bu ülkelerin hemen hemen hepsi iş kazalarını ve meslek hastalıklarını en düşük düzeyde tutmak için çabalamakta ve bu konuda eğitim ve kontrole önem vermekte, ayrıca bu konuyla ilgili olarak işyerlerinde gerekli önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla işyerlerini yoğun denetim altında tutmaktadırlar.işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunun gittikçe önem kazanmasının genel sebeplerini üç başlık altında toplayabiliriz. Bunlar; Teknik zorunluluklar, ekonomik zorunluluklar ve sosyal zorunluluklardır.konunun karşılaşılan maliyetler açısından önemini açıklayabilmek için işçi sağlığı-meslek hastalıkları ve iş güvenliği-iş kazaları ilişkisini açıklığa kavuşturmak gerekmektedir. İşçi sağlığına gereken önem verilmediği zaman karşımıza meslek hastalıkları, iş güvenliğine önem verilmediği zaman da iş kazaları çok boyutlu maliyetler olarak çıkmaktadır. Yani, işçi sağlığına önem vermemenin maliyeti meslek hastalıkları, iş güvenliğine önem vermemenin maliyeti de iş kazaları olarak belirmektedir.tabi ki, iş kazaları ve meslek hastalıklarının hem işçi ve işverene ve hem de daha makro düzeyde ülke ekonomisine yüklediği bir takım maliyetler de vardır. İşçi yönünden konunun önemi şu şekilde özetlenebilir;a) İşçinin gelir düzeyinde azalma olur, b) çalışma ve meslekte kazanma gücünde yine azalmalar meydana gelir, c) ayrıca, işçi de psikolojik ve ruhsal bir takım sorunların ortaya çıkmasına neden olur. İşveren yönünden de iş kazaları ve meslek hastalıklarının doğrudan ve dolaylı maliyetlerinden söz edilebilir. Doğrudan maliyetler, kaza sonucu doğan zararların ödenmesiyle ortaya çıkan maliyetlerdir. Sigortalıya ödenen tazminatlar,mahkeme masrafları, sürekli iş göremezlik ödenekleri gibi. Dolaylı maliyetler ise, doğrudan maliyetlerden farklı olarak kapsam ve miktar bakımından tam tespit edilemeyen ve sınırlandırılamayan maliyetlerdir.kaza nedeniyle ortaya çıkan hasarın maliyeti, kaza nedeniyle yapılması gereken harcamaların maliyeti, üretim ve verimlilikte ortaya çıkan azalmalar ve ürün teslimindeki gecikmelerden dolayı pazar kaybından doğan maliyetler işveren açısından karşılaşılan dolaylı maliyetlerdendir.iş kazası ve meslek hastalıkları ülke ekonomisi açısından da son derece önemlidir. İş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle ülke ekonomisi de birçok kayıplara uğramaktadır. Bir kere yetişmiş insan gücü kaybı ve bunların iş göremez duruma gelmeleri ülke ekonomisini zarara uğratmaktadır. Sosyal ve kültürel bir varlık olan insan gücünün kaybı toplumun bir kaybıdır. Bu kaybın ölçülmesi son derece güçtür. Tek bir işçi ve işletme açısından düşünüldüğünde kazaların ve hastalıkların maliyeti rakam olarak belki çok büyük görülmeyebilir. Ancak ülke ekonomisi açısından durum hiç de öyle değildir. Kazaya ya da hastalığa maruz kalan işçi üretimden düştüğü gibi ülke ekonomisine de tüketici olarak bir yük olacaktır. Bu nedenle, "çalışanları korumak ve kazaları önlemek, kaza sonucu ortaya çıkan zararları tazmin etmekten daha kolay ve ucuzdur".

5 5 İş Kazalarının ve Meslek Hastalıklarının Nedenleri İş kazalarının nedenlerini "insanlara bağlı nedenler" ve "fizik ve mekanik çevre koşullarına bağlı nedenler" olmak üzere iki ana grupta ele alabiliriz.bu iki grup içersinde insanlara bağlı nedenlerin iş kazalarının %80-90 oranında nedenini teşkil ettiği de kabul edilmektedir. İnsan davranışlarından kaynaklanan kaza nedenleri arasında; tehlikeli davranışlara yol açan kişisel özellikler, yaş, kıdem, mevki, aile durumu gibi; tehlikeli davranışlara yol açan fizyolojik faktörler, uykusuzluk, yorgunluk gibi; ve yine tehlikeli davranışlara yol açan psikolojik faktörler, duygusal koşullar gibi, sayılabilir.fizik ve mekanik çevre koşullarından kaynaklanan kaza nedenleri ise şunlardır; makinelerin yol açtığı kazalar, üretim organizasyonlarının yol açtığı kazalar ve çalışılan işyerindeki ısı, ışık, gürültü gibi çevresel faktörlerin yol açtığı kazalardır.meslek hastalıkları, iş kazalarına oranla üretim süreci içinde çok daha geniş bir işçi topluluğunun sağlığını tehdit ettiği için işçi sağlığı ve iş güvenliği sorununun bir bakıma en önemli boyutunu oluşturmaktadır. Sorumluluk ve sosyal güvenlik hukuku bakımından bir hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilebilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır. Öncelikle bir rahatsızlık ortaya çıkmış olmalıdır. Yine bu hastalık dıştan gelen bir sebeple olmalıdır. Tekrar eden nedenlerden ötürü meydana gelmiş olmalıdır. Hastalığın ortaya çıkışı birden bire değil, tedricen olmalıdır.hastalık vücut bütünlüğünün ihlali veya ölüm gibi bir sonuca yol açmış olmalıdır. Ortaya çıkan hastalıkla görülen iş arasında illiyet bağı, yani sebep-sonuç ilişkisi bulunmalıdır.meslek hastalıklarının nedenleri de beş grupta gözden geçirilebilir.bunlar; kimyasal maddelerden ileri gelen meslek hastalıkları, mesleki deri hastalıkları, toz hastalıkları ve diğer mesleki solunum sistemi hastalıkları, mesleki bulaşıcı hastalıklar ve fizik etkenlerle meydana gelen meslek hastalıklarıdır. İş Kazalarına ve İşçi Sağlığı Sorunlarına Karşı Alınabilecek Önlemler İş kazaları ve meslek hastalıkları ekonomik ve sosyal bir sorun olması sebebiyle toplumun büyük bir kesimi bu konuda doğrudan ya da dolaylı olarak sorumluluk üstlenmektedir. Ancak sorunun çözümünde devlet, işveren, işçiler ve sendikalar en etkili gruplar olarak karşımıza çıkmaktadır.işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda devletin rolü daha çok gözlemci,aydınlatıcı ve teşvik edici niteliktedir. Devletin bu konulara katkısı zaman içinde değişik aşamalardan geçmiştir. Başlangıçta zorlayıcı nitelik taşıyan devlet müdahalesi, sonraları yol gösterici, teşvik edici, dayanışma rolü ağırlık kazanarak ön plana çıkmıştır. Devletin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki en önemli etkinliği bu alandaki mevzuatı hazırlamak ve denetim yapmaktır. Bunun dışında bu konu bir devlet politikası olarak benimsenir ve bu konuda bağımsız uzman kuruluşlar oluşturulabilir.iş kazalarının önlenmesinde işletmelerin konuya yaklaşımları da son derece önemlidir. İşletmelerin ister insancıl nedenlerle, isterse ekonomik nedenlerle olsun işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda harcama yapmaları bir tür yatırımdır. İşletmeler açısından iş kazaları ve meslek hastalıklarından

6 6 korunmanın en etkin yolu işyerinde, iş güvenliği ilkelerine uygun bir çalışma düzeni oluşturmaktır. Buna göre birbirini izleyerek uygulanması gereken dört ayrı yöntem vardır. Bunlar; mühendislik revizyon, inandırma ve özendirme, işe uygun işçi seçme ve iş güvenliği disiplininin sağlanmasıdır.işçi sendikalarının da işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yapabilecekleri pek çok olumlu katkı vardır. Sendikaların bu konudaki şikayetleri toplu olarak gündeme getirmeleri ve ısrarla takip etmeleri çok yararlı olabilir.ayrıca toplu iş sözleşmelerine bu konuya ilişkin hükümler konulabilir.sendikalar işyerlerindeki işçi sağlığı ve iş güvenliği kurullarına sendika temsilcisi olarak aktif bir biçimde katılabilirler. Bu konuda üyelerini eğitebilir ve inceleme-araştırma faaliyetlerine katkıda bulunabilirler.işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda en istekli ve etkin olması gereken grup, bu tehlikelerle karşı karşıya bulunan işçilerdir. İşçiler konulan kurallara ve tavsiyelere uymalı, kullandıkları alet ve makineler hakkında yeterli bilgiye sahip olmaya çalışmalı ve bu konuda yapılan eğitim çalışmalarından olabildiğince yararlanmaya çalışmalıdırlar. Kısacası bu konuda bilinçli davranmalıdırlar.işçilerin sağlığını korumaya yönelik önlemler de, hastalıkları baştan önlemeye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, tedavi edici sağlık hizmetleri ve meslek hastalıklarına karşı alınması gereken önlemler şeklinde sınıflandırılabilir. Ülkemizde İşçi Sağlığı ve nin Genel Görünümü İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusu, Osmanlı İmparatorluğu döneminden günümüze kadar her dönemde Türk Çalışma Hayatında önemli yer tutmuştur. Başlangıcından günümüze kadar yapılan çalışmalar çözümün hep hukuki yollarda arandığını göstermektedir. Oysa günümüzde artık işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin düşünce, değerlendirme ve yöntemler değişmektedir. Bu gelişmelerin temel düşüncesi, en iyi çözüm şeklinin "daha başlangıçta kaza olasılıklarını ve sağlık sorunlarını gidermek" olduğudur. Ülkemizde İşçi sağlığı ve iş güvenliğinden sorumlu olan kurum ve kuruluşların başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gelmektedir.bakanlığın içinde dört ayrı birim konuyla ilgilidir. Bunlar; İşçi Sağlığı Daire Başkanlığı, İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, İşçi Sağlığı ve Enstitüsü Müdürlüğü ve Yakın ve Ortadoğu Çalışma Enstitüsü Müdürlüğü'dür. Daha sonra Sağlık ve Milli Savunma Bakanlıkları gelmektedir. Bakanlıklardan sonra SSK, Belediyeler, MPM, TSE ve Üniversiteler de değişik amaçlarla konuyla ilgilidirler.ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili uygulamalarda karşılaşılan bir çok sorun vardır. Bu sorunlar şu şekilde sıralanabilir: İşyerlerinin yapısından kaynaklanan sorunlar Yasal düzenlemelerden kaynaklanan sorunlar İstatistiksel verilerden ve araştırma sonuçlarından kaynaklanan sorunlar

7 7 Örgütlenme ve koordinasyon yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar Eğitimle ilgili sorunlar Kazalardan sonra ortaya çıkan sorunlar. Hakkının Ortaya Çıkışı Sanayi devriminin yarattığı olumsuz çalışma koşullarını düzeltmek amacıyla başlayan devlet müdahalesi, teknolojik gelişmelere ve günün ihtiyaçlarına uygun olarak değişen ve sürekli gelişen bir iş güvenliği mevzuatını ortaya çıkarmıştır. Bunun karşılığında işçiler açısından da bu mevzuattan kaynaklanan ve devlet tarafından ayrıca idari ve cezai yaptırımlarla korunan bir iş güvenliği hakkı doğmuştur. İş güvenliği hakkı, önemi nedeniyle çalışma hayatına ilişkin yasalar dışında bir çok ülkede anayasalarda da yer almak suretiyle anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.nitekim iş güvenliği hakkı Anayasamızın çeşitli maddelerinde de güvence altına alınmıştır.ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin gerekli yasal mevzuatın,bulunmakla birlikte son derece dağınık olduğunu daha önce belirtmiştik.bu konuda bir çok kanun ve denetim görevini yerine getirecek yine bir çok kurumun ve kuruluşun bulunması, ülkemizde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili uygulamalarda sorunlara neden olmaktadır.iş güvenliği mevzuatımızın önemli bir bölümü de işverenin işçiyi gözetme borcuna ilişkin düzenlemeler oluşturmaktadır. Bu düzenlemeler, işverenler tarafından alınması gereken teknik tedbirler, işin düzenlenmesiyle ilgili sağlık kuralları, işyerinin iş güvenliği konusunda örgütlendirilmesi konusundaki kurallar ve işçiyi gözetme borcunu yerine getirmeyen işverenlere uygulanacak yaptırımlar olarak gruplandırılabilir GİRİŞ Bilindiği üzere çalışanlar açısından 2 temel risk söz konusudur; İş kazası ve meslek hastalığı. Bu temel risklerin önüne geçebilmek üzere bilimsel çalışmalar yapılmakta ve uygulanabilir sistemler geliştirilmektedir. Uygulamaların standart olabilmesi için Ülkeler ayrıca yasal düzenlemeler yaparak İSG alanında bir disiplin yaratmaya çalışmaktadırlar. Ülkemizde de İSG alanına müdahale eden çok sayıda yasal düzenleme vardır. Bu derste ilgili yasal düzenlemeler belli bir sistematik içinde verilmiştir.

8 8 Üretimin bileşenleri; 4 İ veya 4 Ç Bileşenleri tanımlayan sözcüklerin baş harflerinden dolayı üretimin bileşenleri 4 İ veya 4 Ç ile de ifade edilebilir. Bunlar; İşveren (Çalıştıran) İşyeri (Çalışma yeri) İşçi (Çalışan) İş (Çalışma) İşçi ve işveren kavramları ve aralarındaki ilişkiler İş Kanununda ve Borçlar Kanununda hukuki olarak tanımlanmış ve açıklanmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği konusunun daha iyi anlaşılabilmesi için aşağıdaki pratik tanımlar kullanılabilir. İşveren: Bir hizmet sözleşmesi ile ücret karşılığında kişileri çalıştıran, işyerinin sahibi, İşyeri: Çalışmanın (yani işin) yapıldığı yer, İşçi: Bir hizmet sözleşmesi ile ücret karşılığında işveren emrinde çalışan kişi, İş: Bir hizmet sözleşmesi ile ücret karşılığında mal ve hizmet üretimi için yapılan eylem(ler). Bu bileşenlerden birinin varlığı ancak diğerlerinin varlığı ile olanaklıdır. Başka bir deyişle; Üretim; ancak söz konusu öğeler bir arada olduğu sürece yapılabilir. Üretimin bileşenleri birbirlerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemektedir. Bileşenlerden birinde var olan bir sorun diğer bileşenleri de olumsuz etkileyecektir. Öte yandan, İSG alanında yapılmış olan Yasal Düzenlemeler üretimin bütün bileşenlerini doğrudan etkilemektedir (Bakınız şekil-1). Yasal düzenlemelerle; Belirlemeler Sınırlamalar Zorunluluklar Yaptırımlar Getirilmiştir. Kullanılacak iş donanımlarının hangi özelliklere sahip olması gerektiği, nelerin meslek hastalığı sayılacağı, nelerin iş kazası olduğu net olarak belirlenmiştir. Belirlemeler yapılırken bazı sınırlamalar getirilmiştir. Her hastalık meslek hastalığı sayılmamaktadır. Geçirilen her kaza iş kazası sayılmamaktadır. İş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi veya en az düzeye indirilebilmesi için Sosyal taraflara yapmaları gerekenler konusunda zorlamalar getirilmiştir. Yapılması gerekenler yeterince yapılmadığı takdirde ise uygulanacak yaptırımlar belirlenmiştir. Bunları sırasıyla göreceğiz. Yasaların etkilerinden önce, üretimin bileşenlerinin birbirlerini etkilemesini incelemek daha yararlı olacaktır. Çünkü yalnızca yasaları bilmek sorunu çözmeye yetmemektedir.

9 KST117 9 Şekil 1: Üretimin bileşenleri ve birbirlerini etkilemeleri. Kırmızı oklar: Bileşenlerin etkileşimleri. Mavi oklar: Yasaların etkilemesi. Üretimin bileşenleri birbirlerini nasıl etkiler? İşveren; İşyerinin ve üretim araçlarının sahibidir. İşveren Tüzel Kişi (1) veya Gerçek Kişi (2) olabilir. Hukuki düzenlemeler bakımından 2 tür kişilik bulunmaktadır. "Gerçek kişi" ve "Tüzel kişi" (Hükmî şahıs). Toplulukların niteliğine göre "özel hukuk tüzel kişisi" ve "kamu hukuku tüzel kişisi" şeklinde ikili ayrıma tabi tutulabilir. (1)= Tüzel kişi gerçekte kişilik sahibi olmayan ancak varsayımsal olarak kişilik sahibi olduğu kabul edilen kişi veya mal topluluklarıdır. Başka bir deyişle; Hukuk bakımından birçok kişinin veya malın topluluğundan doğan ve tek bir kişi sayılan varlık. (2)= Gerçek kişi, sağ ve tam doğmak şartı ile kişinin anne karnına düşmesinden ölümüne kadar süreçte hukuken kişiler için kullanılan terimdir. İşyerinde politikaların belirlenmesi, çeşitli yönetim sistemleri kurulması, üretim ile ilgili kararların alınması, işe eleman alma, eleman çıkartma, terfiler vb< Hep işverenin inisiyatifindedir. Özellikle tek şahsın işveren (tek patron) konumunda olduğu işyerlerinde her şey patronun iki dudağı arasındadır. Kurumsallaşmış işyerlerinde ise sistemler daha etkin olarak kurulmakta ve çalışmaktadır. İşverenin bu özelliklerinden dolayı üretimin diğer 3 bileşeni doğrudan doğruya ve temelden etkilenmektedir. Ülkemizdeki işveren modelleri ve İSG yaklaşımları konusunda ayrıntılı bilimsel çalışmaların yapılmasına büyük ihtiyaç vardır. Elde edilecek sonuçların İSG adına olumlu etkiler yapacağı tartışmasızdır. Bu çalışmalar işverenlerin gelişimine de önemli ölçüde katkı yapacaktır.

10 10 İşyeri; Üretimin gerçekleştiği yerdir. İşyerinin fiziki, kimyasal ve biyolojik koşulları çalışanı doğrudan etkilemektedir. İşyeri ve çalışma koşulları; çalışan üzerinde çeşitli yüklenmelere neden olmaktadır. İş verimi doğrudan doğruya bu yüklenmelerle ilgilidir. Çalışanların iş kazası geçirmesi, meslek hastalığına yakalanması da işyeri koşulları ile ilişkilidir. Çalışanın etkilenmesi iş ve üretim kalitesini de etkileyecektir. Ortaya çıkan hukuki sonuçlar da işvereni etkilemektedir. İş; Üretimin gerçekleştirilebilmesi için çalışanlar bir vardiya boyunca onlarca hatta yüzlerce değişik iş (eylem=çalışma) yapmaktadırlar. Bütün bu yapılan işler değişik riskler ve zorluklar içermektedir. İş zorlukları veya beklenmedik bir zamanda açığa çıkan riskler; çalışanlarda değişik hastalıklara ve rahatsızlıklara ve hatta iş kazalarına yol açmaktadır. İşin özelliklerinden dolayı ortaya çıkan sonuçlar işvereni hukuki açıdan, işçiyi sağlık açısından ve işyerini de güvenlik açısından doğrudan doğruya etkilemektedir. İşçi; Üretimin tartışmasız en önemli bileşenidir. Bir vardiya boyunca oluşan yüklenmeler sonucunda çalışanın verdiği psikolojik ve fizyolojik tepkiler değişik sonuçlar yaratmaktadır. İş kazasını yaşayan da, meslek hastalığına yakalanan da işçidir. Şekil 2; Çalışanın işyeri ortamından ve işlerden etkilenmesi. Üretimin bileşenleri topluca veya ayrı ayrı olarak çevreyi de etkilemektedir. Çevreye olan etkiler bu kitabın kapsamı dışında tutulmuştur. Yasalar hiyerarşisi ve yasaların üretimin bileşenlerini etkilemesi;

11 11 Şekil 3; yasalar hiyerarşisi Çalışma hayatını düzene sokma ve disiplin getirme açısından farklı zamanlarda ve farklı bakanlıklar tarafından çok değişik Yasal Düzenlemeler yapılmıştır. Bu yasal düzenlemeler arasındaki bağlantıları tam olarak kavramak gerekir. Aksi durumda hiçbir işyerinde verimli bir İSG çalışması yapılamaz. Çünkü söz konusu düzenlemeler üretimin bileşenlerini doğrudan doğruya etkilemektedir. Bütün bu yasalar; İşverene, işçiye ve İSG uygulamacılarına önemli görevler ve sorumluluklar yüklemektedir. Öte yandan, işyerlerinin ve iş donanımlarının taşıması gereken özellikler, standartlar, uyulması ve uygulanması gereken kurallar ile çalışma ortamlarının taşıması gereken özellikler yine bu yasal düzenlemelerle ortaya konmuştur. İSG alanındaki yasal düzenlemeleri iyi bilmek, aralarındaki bağlantıları eksiksiz olarak kurabilmek gerekir. Sonuçta herkes ve her kurum kendi görev ve sorumluluklarını doğru bir şekilde bilecek ve tam olarak uyacak/uygulayacaktır. Yukarıdaki Şekil-3 de Ülkemizdeki Yasalar hiyerarşisi verilmiştir. Yetki ve yaptırım gücü bu sıraya göredir. Başka bir deyişle; Bir alttaki düzenleme hiçbir zaman kendi üstündekilerden daha güçlü değildir. En üst sırada Anayasa yer almakta ve en temel kuralları ortaya koymaktadır. Bütün yasalar, tüzük ve yönetmelikler Anayasaya uygun olarak yapılmaktadır. Bir hukuk devleti olan Ülkemizde hiçbir kişi ve kurum bu temel yasanın dışına çıkamaz. Anayasa ile devlete şu görevler verilmiştir; Çalışma hakkını korumak Çalışma özgürlüğünü sağlamak Sözleşme özgürlüğünü sağlamak Çalışanın haklarını korumak Zorla çalıştırılmayı engellemek

12 12 Angaryayı önlemek İşsizliği önlemek Çalışma barışını sağlamak Özel teşebbüslere güvence sağlamak Anayasamızdaki temel maddeler hangileridir? Zorla çalıştırma yasağı Madde 18.- Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz. Çalışma ve sözleşme hürriyeti Madde 48.- Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır. Çalışma hakkı ve ödevi Madde 49.- Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak, çalışmayı desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için gerekli tedbirleri alır. Devlet, işçi - işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır. Çalışma şartları ve dinlenme hakkı Madde 50.- Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar. Dinlenmek, çalışanların hakkıdır. Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.

13 13 Ayrıca Anayasamızın 51, 53, 54 ve 55 maddeleri de çalışanların başta sendika olmak üzere diğer haklarını düzenlemektedir. 56. madde ile de vatandaşların sağlık hizmeti alma haklarını düzenlenmektedir. Uluslar arası sözleşmeler Anayasa Madde 90. Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak analaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır. (Ekli / /7) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır. Anayasamızın bu maddesine uygun olarak imzalanmış bulunulan ILO sözleşmeleri ayrı bir ders olarak verilmiştir. Bu sözleşmeler bağlayıcı durumdadır. ĠĢ Sağlığı Güvenliğine Bütünsel YaklaĢım ve Güvenlik Kültürü ĠĢ sağlığı ve ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği çalıģanların sağlık ve güvenlik konuları ile ilgili bir alandır. Sanayi ve teknolojinin hızla geliģmesi, yeni iģ sahalarının açılmasıyla birlikte yeterli önlemlerin alınmaması durumunda, çalıģanların sağlığını ve güvenliğini tehdit eden sonuçlar ortaya çıkmaktadır. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği çalıģmalarında öncelikli amaç, çalıģanların sağlığını korumaktır. ĠĢyeri ortamında bulunan teknik ekipmanlar ile çalıģma koģullarından kaynaklanan çeģitli riskler nedeni ile çalıģanların sağlığı bozulabilir. Sağlığı bozulan ve hastalananların teģhis ve tedavisi de bu uğraģıların içine girer, ama bu çalıģmaların asıl amacı, iģyeri ortamında bulunan bu riskleri kontrol altına almak suretiyle iģyerini sağlıklı ve güvenli bir yer haline getirmek ve sonuç olarak da bu ortamda bulunan ve çalıģan kiģilerin sağlığının olumsuz etkilenmesinin önüne geçmektir. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği çalıģmalarının iki temel boyutu vardır; ĠĢyeri Hekimliği ĠĢ Güvenliği Bunlardan birisi; ĠĢyeri Hekimliği adı verilen tıbbi boyuttur. ĠĢyeri Hekimliği; ÇalıĢanların sağlığının yapacakları iģle ilgisini araģtırıp belirler. (örneğin; daha önce akciğer rahatsızlığı geçirmiģ bir kiģinin tozlu bir iģte çalıģtırılmaması gibi) ĠĢyeri ortamında oluģabilecek bazı risklere karģı alınacak tıbbi koruma yöntemlerini uygular. (Örneğin; tetanos aģısı uygulaması vb. gibi)

14 14 ĠĢyerindeki çalıģmalar sırasında sağlık sorunu olanların hastalıklarının teģhis ve tedavisi ile hastalığın yapılan iģle ilgisini araģtırarak gerekli önlemleri alır. Ġkinci boyut ise ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği boyutudur. ĠĢ sağlığı ve güvenliği; ĠĢin daha çok mühendislik/teknik tarafıdır. ĠĢyeri ortamındaki sağlık ve güvenlik risklerinin saptanması, Riskleri saptamak için gerekli ölçümlerin yapılması o ĠĢyerinde kullanılan çeģitli kimyasal maddelerin iģyeri ortam havasındaki ölçümü, o ĠĢyerinde yapılan iģler esnasında ortama yayılan ve sağlığa zararlı olduğu bilinen tozların ölçümü, o Makine ve tezgâhlardan kaynaklanan gürültü/titreģim düzeyini belirlemek üzere yapılan ölçümler vb o Risklerin kontrol altına alınması uğraģıları Bu boyut, iģyeri ortamında sağlıklı ve güvenlikli bir ortam oluģturmak için yapılan tüm çalıģmaları kapsadığı için ĠĢ Hijyeni olarak da adlandırılmaktadır. Her iki grup çalıģmalar birbirini tamamlayıcı niteliktedir ve her ikisi birlikte iģçi sağlığı ve ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği bütününü oluģturur. Bir baģka deyiģle; iģçi sağlığı ve ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin amacı, kaza ve hastalık Ģeklinde ortaya çıkan tehlikelerden çalıģanları korumak, zarar verici etkileri asgariye indirmek, mümkünse ortadan kaldırmak, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden tam iyilik halini hedefleyip yaģam kalitesini yüksek tutarak çalıģanların mutlu olmalarını sağlamaktır. ÇalıĢma Ģartları, çalıģan kiģinin bedensel ve ruhsal sağlığını doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebildiğinden, ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin sağlanması ile toplumun mutluluğu arasında bir iliģki kurmak mümkündür. Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de meydana gelen iģ kazaları ve meslek hastalıklarının bir bölümü ölümle, bir bölümü ise sakatlanma ve yaralanmalarla sonuçlanmaktadır. Bu olayların manevi üzüntüsü ve meydana gelen maddi zararın ve milli servet kaybının büyüklüğü, insanların iģ sağlığı ve ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği üzerinde önemle durmalarının önemli nedenleridir. ĠĢverenler; maddi ve manevi menfaatleri nedeniyle, çalıģanlar; doğrudan etkilenen kiģiler olarak, devlet ise, vatandaģlarının sağlığını ve mutluluğunu düģünmek zorunda olduğu için ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği konusu ile yakından ilgilenmek durumundadır. Bir baģka ifade ile iģ sağlığı ve ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin amacının; ÇalıĢanları korumak, Üretim güvenliğini sağlamak, ĠĢletme güvenliğini sağlamak olduğu kabul edilebilir RĠSKLER Ġnsanlar yaģamları boyunca, yolda yürümek, araba kullanmak, yüzmek, yemek yemek gibi yaptıkları bütün günlük eylemler sırasında birçok riski taģımaktadırlar. YaĢam içindeki bütün tehlike riskleri yok etmek mümkün değildir, ancak riskler; Fark edilebilir, Öğrenilebilir, Korunulabilir, Ölçülebilir, Analiz edilebilir, Değerlendirilebilir, Yönetilebilir ve kontrol edilebilir. Herhangi bir risk yokken yapılacak sağlık eğitimi ve etkin bir iletiģimle gençlerin ailelerin ve toplumun riskler konusunda bilgilendirilmesi, sosyal kabul edilebilirliğin sağlanması, maruziyet yaģının yükseltilmesi, tüm gençlerin problem çözme, mücadele etme becerilerinin geliģtirilmesi sağlanabilecektir. Bu faaliyetlerin tümü, birincil koruma olarak adlandırılmaktadır. Riskin varlığında ise; profesyonel eğitimlerle ulaģılan yapısal geliģim ile; erken tanı, değerlendirme, müdahale etme olanağını arttırmak, sorunun büyümesini önlemek, zarar

15 15 azaltma stratejilerini geliģtirmek, problem çözme, mücadele etme becerilerini geliģtirmek amaçlanmaktadır. Sonuçta, etkilenim azaltılabilmekte ve kontrol edilebilmektedir. Bu çalıģmalar ikincil korunma olarak tanımlanır. Riskin kontrol edilemediği durumlarda ise; kiģiye, aileye ve topluma olan zararı en aza indirmek, tedavi, hizmet ve desteğe eriģebilirliği arttırmak amacıyla yapısal geliģim tedavi ve rehabilitasyon programları uygulanabilmektedir. Bu çalıģmalar üçüncül koruma olarak tanımlanır. Sağlık ve güvenlik kiģisel ve toplumsal geliģmiģliğin en temel iki öğesidir. ĠĢ sağlığı ve güvenliği birden çok disiplinin bir arada olduğu bir alandır ve aģağıdaki temel ilkeler benimsenmiģtir. 1- Bütün çalıģanların hakları vardır 2- ĠĢ sağlığı ve güvenliği alanında politikalar oluģturulmalıdır. 3- Sosyal taraflar (iģveren ve iģçiler) ve diğer ilgili taraflarla görüģ alıģveriģinde bulunulmalıdır. 4- Önleme ve koruma, iģ sağlığı ve güvenliği program ve politikalarının amacı olmalıdır. 5- Bu alanda etkili program ve politikalar geliģtirilip uygulanması açısından bilgilendirme büyük önem taģımaktadır. 6- Sağlığın geliģtirilmesi iģ sağlığı uygulamalarının en temel yaklaģımıdır. 7- Bütün çalıģanları kapsayacak iģ sağlığı ve güvenliği hizmetleri oluģturulmalıdır. 8- ĠĢ kazalarına maruz kalan, yaralanan ve mesleki hastalıklara yakalanan çalıģanların tazminat alma, rehabilitasyon ve tedavi hizmetlerinden yararlanma imkanları olmalıdır. 9- Eğitim, güvenli ve sağlıklı çalıģma ortamları açısından yaģamsal önemdedir. 10- ĠĢçiler, iģverenler ve yetkililer belirli sorumluluklara, görevlere ve yükümlülüklere sahiptirler. 11- Politikalar fiilen uygulanmalıdır. ĠĢ sağlığının baģlıca amaçları; 1- ÇalıĢanların sağlığının ve çalıģma kapasitelerinin korunması ve geliģtirilmesi, 2- ÇalıĢma ortamının ve çalıģmanın sağlık ve güvenlik açısından elveriģli duruma getirilmesi, 3- ĠĢ örgütlenmelerinin ve çalıģma kültürlerinin çalıģma yaģamında sağlığı ve güvenliği destekleyici yönde geliģtirilmesi, böylece giriģimlerin verimliliklerine de olumlu katkıda bulunacak olumlu bir sosyal ortamın ve düzgün bir iģleyiģin sağlanması. ÇalıĢma kültürü ilkesi; iģletme tarafından benimsenen temel değer sistemlerinin bir yansıması anlamındadır. Böyle bir kültür pratikte yönetim sistemlerinde, personel politikalarında, katılım ilkelerinde, eğitim politikalarında ve kalite yönetiminde yerini almalıdır. Eğitim, sağlıklı ve güvenli bir iģyeri açısından çok önemlidir ve yıllardır sağlık ve güvenlik yönetiminin vazgeçilmez bir parçası olarak değerlendirilmiģtir. ĠĢ sağlığı ve güvenliği alanında eğitim tek baģına bir konu olarak ele alınmamalı, genel iģ eğitiminin ayrılmaz bir bileģeni olarak görülmeli ve gündelik iģ süreçlerine dahil edilmelidir. Yönetim üretim sürecinde rolü olan herkesin, iģleri için gerekli beceriler konusunda eğitilmesini sağlamalıdır. ĠĢ sağlığı ve güvenliği stratejilerinin benimsenmesinde; ĠSG farkındalığının arttırılması ve güvenlik kültürünün yaygınlaģtırılması, Etkin bir ulusal ĠSG sisteminin kurulması, Üst düzey politik katılım ve destek sağlanması, Uluslar arası, ulusal ve iģletme düzeyinde ĠSG ne öncelik verilmesi, OrtaklaĢa sürdürülecek bir ĠSG çabasına odaklanmak en önemli faktörlerdir. Uluslar arası ÇalıĢma Örgütü nün sosyal ve ekonomik güvenliği arttırma stratejisi, güvenliğin 7 temel boyutuna odaklanmaktadır. Temel güvenliğin 7 boyutu: ĠĢ piyasası güvencesi: Devlet güvencesinde, tam istihdam yoluyla uygun istihdam olanakları

16 16 Ġstihdam güvencesi: Keyfi iģten çıkarmaya karģı koruma, iģe alma ve iģten çıkarma ile ilgili düzenlemeler, mali yükün iģverence karģılanması ĠĢ güvencesi: KiĢinin mesleğinin, beceri alanının veya kariyerinin korunması Beceri geliģtirme güvencesi: Çıraklık ve iģ eğitimi yoluyla, yaygın beceri kazanma ve sürdürme olanağı. ÇalıĢma güvenliği: Tüm iģçiler için iģyerinde sağlık ve güvenlik düzenlemeleri, çalıģma saatlerinin sınırlandırılması, uygun olmayan saatlerde çalıģma ve gece iģinin kısıtlanması yoluyla kaza ve hastalıklardan korunma. Temsil güvencesi: Devletin iģlerine ekonomik ve politik olarak katılmıģ bağımsız sendikalar, iģveren örgütleri ile iģ piyasasında ortak sesin varlığının korunması. Gelir güvencesi: Asgari ücret, ücret ayarlamaları, kapsamlı sosyal güvence, vergilerin gelire göre ayarlanması ve gelirin korunması. ĠĢ Güvenliği Kültürü: Güvenlik; bilgiye dayalı bir eğitimin zinciridir, özümlenmiģ, yaģam biçimi haline getirilmiģ ve sosyal statüye uyarlanmıģ bilgiye ise kültür denilir. Güvenlik kültürü, güvenliği veya emniyeti tehdit edebilecek davranıģ veya uygulamalarla, bunların yer aldığı ortak kullanım ya da etki alanında bulunan canlıların veya araç gereç gibi nesnelerin zararını en aza indirmeyi amaçlayan, güvenlik ve emniyete öncelik veren, algı, inanç,tutum, kural, roller, sosyal, teknik ve politik uygulamalarla yetkinlik ve sorumluk hislerinin bütünüdür. Güvenlik kültürü üç alanda kararlılık gerektirmektedir; iģletmelerin mesleki sağlık ve güvenlik yönetim sistemlerini yaģama geçirme kararlılığı, iģçilerin bu sistemlere katılma ve destekleme kararlılığı ve uluslar arası bir çerçeve oluģturulmasına yönelik kararlılık. Bu kararlılık alanlarının, ILO nun sosyal ortaklarıyla, hükümetler, iģçi ve iģveren kuruluģları ile birlikte iģyerinde güvenlik ve sağlıkla ilgili önemli konuları ele alırken edindiği ortak deneyimlere dayandığı bildirilmiģtir. ĠĢ Güvenliği kültürünün geliģtirilmesinde; Devlet, ĠĢveren, ÇalıĢanlar/sendikalar, Üniversiteler, Meslek örgütlerinin görevleri aģağıda özetlenmiģtir. Devletin Rolü: Daha çok gözlemci, aydınlatıcı, teģvik edici ve arabulucu olmalıdır. En önemli etkinliği, gerekli koģul ve standartları mevzuatla düzenlemek, denetimi sağlamak ve devlet politikası olarak benimsenmesini sağlamak olmalıdır. Kayıt-dıĢı istihdamın önlenmesi Çocuk iģçiliğinin yok edilmesi Cinsiyet ayrımcılığının yok edilmesi Sosyal güvenliğin desteklenmesi Gelir dağılımı adaletsizliğinin azaltılması YaĢanabilir bir asgari ücretin saptanması ĠĢyerinde çalıģan iģçi sayısına bakılmaksızın, her çalıģanın ĠSĠG hizmetlerinden yararlanmasının sağlanması Kamu sağlık hizmetlerinin düzenlenmesi Güvenilir bir kayıt sistemi kurulması Hekim iģ müfettiģi istihdamı ĠĢ kazalarının Bilimsel analizi ĠĢçi Sağlığı Enstitülerinin kurulması/yaygınlaģtırılması Yasalarda çalıģanların korunması Ayrıca ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği konusunda hükümetin dikkate alması gereken temel faaliyetleri özetlemek gerekirse; toplumda, güvenlik kültürü bilincini oluģturmak ve yaygınlaģtırmak,

17 17 ĠĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili paydaģlar (iģveren çalıģanlar vd.) arasında sosyal diyaloğu sağlamak, ĠĢ sağlığı ve güvenliği sistemi ile ilgili toplumda ve iģletmelerde eğitim ve danıģmanlık hizmetleri vermek. Eğitim konusunda Milli Eğitim Bakanlığı ve Üniversiteler ile iģbirliği yapmak, ĠĢ sağlığı ve güvenliği konusunda, araģtırmaları teģvik etmek, ĠĢ sağlığı ve güvenliği konusunda iģ sağlığı hizmetleri ile ilgili sağlık ve güvenlik alt yapısını iyileģtirmektir. ĠĢverenlerin rolü: ĠĢletmeler iģ güvenliği konusunda, harcama yapmaktan kaçınmamalıdır. Öncelikle iģ kazaları ve meslek hastalıklarını önlemek için; Üretim süreçlerinde, Önce verimlilik yerine, önce insan yaklaģımının benimsetilmesi, Risk değerlendirmesi ve risk yönetimi yaklaģımının benimsetilmesi, ĠĢyerinde çalıģan iģçi sayısına bakılmaksızın, her çalıģanın ĠSĠG hizmetlerinden yararlanmasının sağlanması, ĠĢyeri sağlık ve güvenlik birimlerinin desteklenmesi, Ġlk ve acil yardım hizmetlerinin organizasyonu, ÇalıĢanların eğitimi, Veri akıģının sağlanması, ĠĢ kazalarının Bilimsel analizi. Ayrıca; ĠĢçilerin kiģisel koruyucu donanımları uygun Ģekilde kullanmaları için her türlü önlemin alınması, teknik geliģimlere uyum sağlanması, toplu ve kiģisel korunma önlemlerine öncelik verilmesi, iģçilere uygun talimatların verilmesi, iģçilerin bilgilendirilmesi ve görüģlerinin alınması iģverenin sorumluluğudur. ĠĢveren veya temsilcileri, iģ sağlığı faaliyetlerini sadece yasal yükümlülükten kurtulmak için yaptıklarında iģ sağlığı ve güvenliği konusunda baģarı sağlanamayacaktır. ĠĢ sağlığı ve güvenliği konusunda yapılan çalıģmaların kalite için birer yatırım olduğu unutulmamalıdır. ÇalıĢanlar/Sendikaların rolü: ĠĢyeri, iģ kolu ve üretim süreci ile ilgili bilgi sahibi olunması Risk değerlendirmesi ve risk yönetimi süreçlerine katılım, ĠĢ kazalarının Bilimsel analizi ĠĢ güvenliğinin yaģamın önceliği biçimine getirilmesine yönelik etkinlikler KiĢisel koruyucu ekipmanın kuralına uygun biçimde kullanılması Yasa ve yönetmeliklerde belirlenen, çalıģanların sorumlulukları; iģveren tarafından alınan her türlü tedbire riayet etmek ve talimatlara uymaktır Ģeklinde belirtilmektedir. Bu kapsamda çalıģanların; makine, cihaz ve ekipmanları doğru Ģekilde kullanmaları, iģyerinde iģ sağlığı ve güvenliği ile ilgili her türlü olumsuz durumu iģverene bildirmeleri, iģveren, sağlık ve güvenlik iģçi temsilcisi ve diğer çalıģanlarla iģ sağlığı ve güvenliği konusunda iģbirliği yapmaları ve güvensiz durumlardan kaçınmaları, sağlıklı ve güvenli bir çalıģma ortamının tesisi için, iģyerinde düzenlenecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerine katılmaları uygundur. Üniversitelerin rolü: ĠSĠG Sosyal politikalara bilimsel katkı sağlamak, Güvenilir bir kayıt sistemi kurulmasına bilimsel altyapı sağlamak, ĠĢ kazalarının Bilimsel analizi ĠĢçi sağlığı ve iģ güvenliği alanında çalıģacak insan gücünün temel eğitimi, ĠĢçi sağlığı ve iģ güvenliği alanında çalıģacak insan gücünün mezuniyet sonrası sürekli eğitimine katkı, ĠSĠG ile ilgili araģtırmalar, laboratuarlar ve ĠSĠG ile ilgili akademik ortamın oluģturulmasıdır.

18 18 Meslek Örgütlerinin rolü: ĠSĠG Sosyal politikalara katkı ĠĢçi sağlığı ve iģ güvenliği alanında çalıģacak insan gücünün yetiģtirilmesi ve istihdam edilmesi süreçlerine katkı ĠĢçi sağlığı ve iģ güvenliği alanında çalıģacak insan gücünün mezuniyet sonrası sürekli eğitiminin organizasyonu ĠĢ kazalarının Bilimsel analizine katkı sağlamaktır. Sosyal ve ekonomik geliģmenin göstergelerinden biri olan iģ sağlığı ve güvenliği düzeyinin iyileģtirilmesinde toplumda güvenlik kültürünün oluģturulması büyük önem taģımaktadır. Güvenlik kültürü oluģturulması için yeni yaklaģım ve yöntem önerileri aģağıda sıralanmıģtır; Proaktif ve bilgiye dayanan ĠSG yaklaģımı, yaygınlaģtırılmalı Ulusal ve uluslararası bir çalıģma ve üretim kültürü, oluģturulmalı Erken çocukluktan baģlayarak yaģam boyu eğitim, sürdürülmeli Duyarlılık ve bilinçlendirme eğitim kampanyaları, artırılmalı MEB ile yakın iģbirliği Sağlanmalı ve müfredatta ĠSG dersleri, yer almalı ĠSG Eğitim programları desteklenmeli, Ġyi uygulama örnekleri ve deneyimler paylaģılmalı, ĠSG konusunda öğretmen ve öğrenciler arasında yarıģmalar düzenlenmeli, ĠSG çalıģanları ile ĠSG eğiticileri ortak çalıģmalı, Okulda, ĠSG risklerinin farkına varılması, Ulusal bir bilgi ağı oluģturulmalı, KOBĠ lerde ĠSG için özel yöntemler geliģtirilmeli, Ġstihdam ve eğitim sistemleri arasında yakın iģbirliği sağlanmalı. ĠSG politikalarını belirleme ve geliģtirmede yeni yaklaģımlara ve fikirlere açık olunmalı, ĠSG uygulamalarında sosyal taraflarla (partnerlerle) iģbirliği sağlanmalı, ĠSG ile ilgili tek taraflı alınan kararların baģarı Ģansının az olduğu unutulmamalıdır, ĠSG alanında örnek iģçi ve iģveren seçimi, Okullarda interaktif ĠSG eğitim metotlarının kullanılması, Sektörel eğitimler yapılması. Çocuk ve gençler arasında bir iģe baģlamadan önce iyi davranıģlar geliģtirmek için, mutlaka sağlık ve güvenlik konuları okul müfredatına dahil edilmelidir. ĠSG görüģlerinin değiģik konularda ve tüm eğitim süreçlerinde karģılıklı entegrasyonu hedeflenmelidir. Bunun için çocukların yaģ ve eğitim seviyeleri göz önüne alınmalıdır, ayrıca, ĠSG programları Ģartlara duyarlı olmalı, her okulun yerel Ģartlarına uyarlanabilecek kadar esnek olmalıdır. Örneğin; anaokulunda dersler, güvende kalma kuralları veya arkadaģ edinme üzerine verilir. Ortaokulda ise konular çatıģmaları idare etmek, Ģiddeti önlemek veya yaģam için fiziksel olarak aktif olmak gibi konulardır. Çocukların ve gençlerin okul veya diğer eğitim birimlerinde sağlık ve güvenlik koģullarının uzun vadeli iyileģtirilmesi aģağıdaki koģulları kapsayan bir yaklaģımı gerektirmektedir: Fiziksel, zihinsel ve sosyal refah, Tüm okulun organizasyonu, bireysel ve çevresel parçaları arasında iletiģimin olması, Okulda bireysel sağlık güvenlik algısı ve davranıģ biçimlerini Ģekillendirip, iyileģtirmek, Okulları, öğrenci ve öğretmen ihtiyaçlarına uygun çalıģma alanları olarak biçimlendirmek Güvenli ve sağlıklı bir öğrenme alanı; çocukların ve gençlerin gelecekteki özel ve iģ hayatlarını en güvenli ve sağlıklı Ģekilde biçimlendirme becerisini ve risk farkındalığını mümkün olduğunca erken edinmelerini sağlayacaktır. ĠĢ sağlığı ve güvenliği eğitiminin temel faktörleri: Okullar, iģverenler, veliler, eğitimciler, istihdam büroları, sağlık bakımı sağlayıcıları ve sivil toplum gruplarıdır.

19 19 REKABET EDEBĠLĠRLĠK ve ĠġLETME YÖNETĠMĠNDE ĠSG Modern endüstri dilinde en çok duyulan terimlerden biri rekabettir. Global pazarda rekabet etme bitiģ çizgisi olmayan bir koģuya denk olarak tanımlanmıģtır. ĠĢletme yönetiminde sağlık ve güvenlik programlarının rekabet edebilirlik üzerindeki etkisinin bulunabilmesi için, ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği rekabet edebilirliği nasıl artırır? sorusunun cevabı aranır: Ġnsan Kaynakları: Modern Ģirketler, modern spor takımları gibidir. Rekabet edebilmek için iģçi almalı, istihdam etmeli ve mümkün olan en iyi personeli yetiģtirmelidirler. Böyle yaparken onların yeteneklerinden yararlanabilmek için çalıģma ortamlarının sağlıklı ve güvenli tutmaları gereklidir. Güvenli ve sağlıklı bir çevrede çalıģan yetenekli insanlar, devamlı sağlık ve güvenlik problemleri ile uğraģmak durumunda kalan aynı yetenekteki insanlara göre daha fazla rekabet edebilirliğe sahiptirler. Buna ek olarak en yetenekli iģçiler yaralanmalar yüzünden yavaģlamak durumunda kaldığında bir Ģirketin rekabet edebilirliğine katkıda bulunamazlar. Bunu akılda tutarak modern sağlık ve güvenlik uzmanları, iģ yerindeki sağlık ve güvenlik hizmetlerini etkin hale getirmelidirler. Üretkenlik ve Maliyet: Üretkenlik, insan, teknoloji ve yönetim stratejileri fonksiyonudur. Güvenlik ve sağlık ilk ikisi üzerinde doğrudan etkiye sahiptir. Güvenli ve sağlıklı iģ yeri sağlama imajına sahip Ģirketler için en iyi kiģileri çekmek ve tutmak daha kolay olur. Bu yetenekli iģçiler kazalar veya sağlık problemlerini merak etmekten çok yeteneklerini üretken olmaya odaklayabileceklerdir. ĠĢin maliyet yönünden bakıldığında, daha güvenli ve sağlıklı uygulama kayıtlarına sahip Ģirketler, kaynaklarını tıbbi harcamalar, çevre temizliği ve sağlık ve güvenlik ile ilgili davalara harcamak durumunda kalanlara kıyasla ekipman güncelleģtirmeye (yenilemeye) daha çok imkan bulacaktır. Kalite: Kalite, belirlenen üretim usullerine sıkı bağlılığı, ayrıntılara dikkati ve iģleri doğru Ģekilde yapmayı gerektirir. Bu yüzden sağlık ve güvenlik uzmanları aynı zamanda kalitenin savunucularıdır. Kaliteyi artırma çalıģmaları, aynı zamanda sağlık ve güvenliği de artırmayı sağlar. MüĢteri Taleplerine Cevap Verebilme Süresi: Cevap verebilme süresi, üretkenlik gibi insan, teknoloji ve yönetim stratejilerinin bir fonksiyonudur. Bu yüzden üretkenlik için geçerli olan Ģeyler bunun için de geçerlidir. Kaliteli bir ürün talep edildiğinde sağlayabilme becerisi zamanında üretim anlaģmalarında bir ön Ģarttır. Tedarik süresi, müģteri tatmininde Ģirket imajı bakımında önemlidir. Günümüzde ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin ihmal edildiği Ģirketlerin (kaza ve yaralanmalardan dolayı) tedarik süreleri sarkacağından Ģirketin imajı ve dolayısıyla rekabet edebilirliği azalacaktır. KĠġĠSEL KORUYUCU DONANIMLAR Bilindiği gibi, iģyerlerinde çeģitli riskler söz konusudur. Bu riskler gerçekleģtiğinde ise, çalıģanlar açısından sonuçları iģ kazası ve meslek hastalığı olarak kendini göstermektedir. ÇalıĢanları bu tehlikeden korumak amacıyla normal giysiler dıģında bazı malzemelerin kullandırılması söz konusudur. ÇalıĢan kiģileri meslek hastalığı ve iģ kazalarına karģı korumak ve çalıģmayı daha ergonomik hale getirmek amacıyla kullanılan bu malzemelere kiģisel koruyucu donanımlar denilmektedir. KiĢisel koruyucu donanımlar için değiģik tanımlar kullanılmaktadır. Tanımı nasıl yapılırsa yapılsın sonuç olarak amaç; ÇalıĢanı sağlık ve güvenlik yönünden korumaktır. Sosyal yardım amacıyla verilenler dıģında kalan kiģisel koruyucular ve giyim malzemeleri iģverenin malıdır. Bunlar; iģyerinde, yalnızca amacına uygun olarak kullanılmak zorundadır. KiĢisel koruyucu donanımların hangi Ģartlarda ve kimler tarafından kullanılması gerektiği

20 20 konusunda ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca özel bir yönetmelik çıkarılmıģtır. Ayrıca 89/686/EEC kiģisel koruyucu direktifine göre hazırlanmıģ, kiģisel koruyucularda TS EN kodları ve CE uygulamasına yönelik tebliğ de yayınlanmıģtır. Bu tebliğe ve söz konusu direktife göre kiģisel koruyucular üç grup içinde incelenmektedir. 1-Kategori I Tasarımcı tarafından, kullanıcının kendisinin değerlendirebileceği kabul edilen, tedrici olarak ortaya çıkan ve zamanında fark edilebilir derecede düģük düzeydeki risklere karģı koruma sağlayan basit yapıdaki kiģisel koruyucu donanımlar, Kategori-I olarak sınıflandırılır. 2-Kategori II Kategori-I ve Kategori-III ün dıģında kalan tüm kiģisel koruyucu donanımlar, Kategori-II olarak sınıflandırılır. 3-Kategori III Tasarımcı tarafından, ani olarak ortaya çıkabilecek tehlikeleri, kullanıcının zamanında fark edemeyeceği düģünülen durumlarda ve hayati tehlike oluģturarak, sağlığa ciddi Ģekilde ve geriye dönüģü mümkün olmayacak derecede zarar verebilecek risklere karģı koruma sağlayan karmaģık yapıdaki kiģisel koruyucu donanımlar, Kategori III olarak sınıflandırılır. Kategori III içinde sayılan KiĢisel Koruyucular Kitabın esas konusu bu malzemelerdir. ÇalıĢanları ortam riskleri ve tehlikelerine karģı, baģka bir deyiģle iģ kazaları ve meslek hastalıklarına karģı korumak üzere çalıģanlara iģveren tarafından verilmesi zorunlu olan malzemelerdir. Eğer kiģisel koruyucu donanımların seçimi yanlıģ yapılırsa veya amaca uygun olarak kullanılmazlarsa, kesinlikle, koruyucu özellikten söz edilemez. OSHA ve Bureau of Labor Statistics (BLS) raporlarına göre (Ülkemizde bu konuda yeterli veri ne yazık ki yok. Bu nedenle yabancı yayınlara baģvurulmaktadır.) kiģisel koruyucular kullanıldığı halde, pek çok iģ kazasının sonucunda, yine de yaralanmaların olduğu görülmektedir. Peki, kiģisel koruyuculara rağmen neden yaralanma oluyor? Yanıtı çok basit; Ya koruyucunun koruma kapasitesi aģılmıģtır, ya yanlıģ seçim yapılmıģtır ya da hatalı kullanılmıģtır. Öncelikle bilinmesi gerekir ki; KĠġĠSEL KORUYUCU DONANIMLAR; Tehlikeyi yok etmez, tehlikeden olumsuz etkilenmeyi önler veya en aza indirir. KĠġĠSEL KORUYUCU DONANIMLAR; Zarar verici etkenlere maruz kalma olasılığını azaltmak veya en aza indirmek için kullanılır. KĠġĠSEL KORUYUCU DONANIMLARIN; Koruma gücünün de bir sınırı vardır. YANLIġ SEÇĠLEN KĠġĠSEL KORUYUCU DONANIMLAR; Ekonomik kayıplara da neden olmaktadır. Çünkü Ģirketin maddi kaynakları boģuna israf edilmiģtir. ĠĢyerlerindeki risklere karģı sırasıyla; 1-Riski ortadan kaldırmak 2-Riski izole etmek (sınırlandırmak) 3-Toplu korumaya öncelik vermek 4- KiĢisel koruma yapmak Ģeklinde sıralanabilecek bir uygulama yapılmalıdır. KiĢisel koruyucu donanımları seçilmesi kullanılması için uyulması gereken kurallar ve bilinmesi gereken ayrıntılar vardır. Bir iģyerinde kiģisel koruyucu donanımlar baģvurulacak en son koruma yöntemi olmalıdır. Eğer bütün önlemlere rağmen, çalıģanların sağlık ve güvenlikleri tehdit altındaysa veya teknolojik olarak çalıģma ortamında ve donanımlarda değiģiklikler yapılamıyorsa son çare olarak korumayı kiģiselleģtirmek gerekir. Bu aģamaya gelinceye kadar, ilk 3 madde ile ilgili olarak yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemler kitabın önceki bölümlerinde ayrıntılı olarak anlatılmıģtır. Bu bölümde, son çare olarak kullanılması düģünülen kiģisel koruyucu donanımlar ile ilgili olarak bilinmesi gereken bazı önemli bilgiler aktarılacaktır.

21 21 89/686/EEC sayılı KiĢisel Koruyucu Donanımlar Direktifine göre; Bir kişisel koruyucu donanım, bir veya daha fazla sağlık veya güvenlik riskine karşı korunmak amacıyla bir kişi tarafından giyilmek veya taşınmak üzere tasarımlanan herhangi bir araç veya gereçtir. KiĢisel korunma donanımları aģağıda sayılanları da kapsamaktadır: 1. KiĢiyi aynı anda bir veya daha fazla olası risklere karģı korumak amacıyla üretici tarafından bir bütün haline getirilmiģ birçok cihaz veya aletten oluģmuģ donanımlar, 2. Özel bir faaliyetin yürütülmesi esnasında bir kiģi tarafından giyilen veya taģınan, kiģiyi koruma amacı olmayan ekipmanla ayrılabilir veya ayrılamaz Ģekilde birleģtirilen koruyucu alet veya cihazlar, 3. Koruyucu donanımın, özgün olarak o donanım için kullanılan ve rahat ve iģlevsel çalıģması için gerekli olan değiģtirilebilir parçalar. 4. KiĢisel korunma donanımının baģka bir dıģsal araçla birlikte kullanılmasına yönelik olarak piyasaya sürülen herhangi bir sistem, bu sistem sürekli olarak giyilmek ve taģınmak için tasarlanmamıģ olsa bile, donanımın tamamlayıcı parçası olarak kabul edilir. EN nedir? Avrupa için yeni standartları oluģturmakla görevli kurul, Avrupa Standartları Komitesidir (CEN). Bu komite; EFTA üyesi ülkelerin (Avusturya, Finlandiya, Ġzlanda, Norveç, Ġsveç ve Ġsviçre) ve her AB üye Ülkesinin Ulusal Standart Enstitüleri ve ayrıca önde gelen kiģisel koruyucu donanım üreticileri temsilcilerinden oluģmuģtur. Söz konusu standartlar Avrupa Standartları Komitesi tarafından geliģtirilir ve her Üye Ülkede Sağlık ve Güvenlik Yönetimi tarafından kontrol edilirler. Bazı standartlar taslak halindedir (prens), fakat bunlar tüm üye Ülkeler tarafından onaylandıktan sonra pr ön eki kaldırılır ve bağlayıcı Avrupa Normu durumuna gelirler. CE Nedir? Bir ürünün EN standardına uygun olup olmadığı yetkilendirilmiģ kurumlarca test edilir ve standartlara uygun olan ürüne uygunluk belgesi verilir. Bu belgeye dayanarak, ürün üzerine CE iģreti konur ve yanına da onayı veren kurumun kodu yazılır. ÇalıĢanların salt EN standartlarında ve CE onaylı kiģisel koruyucu donanımlarla iģ kazası ve meslek hastalıklarından korunmasını beklemek büyük hatadır. Bütün kiģisel koruyucu donanımların koruma ve dayanma güçlerinin sınırlı olduğu her zaman hatırda tutulmalıdır. ġekil 1; EN ve CE anlamları KiĢisel Koruyucuların Seçimi ĠĢ/risk ve ortam analizlerini yapıldıktan sonra gerekli kiģisel koruyucular seçilmelidir. KiĢisel koruyucuların seçiminde, mutlaka, uzman desteği olmalıdır. ĠĢyeri Hekimi ve ĠĢ Güvenliği Sorumlusu bu konuda hem ĠSG Kuruluna, hem de çalıģanlara teknik destek sağlamalıdır. Gerekli risk analizleri yapılmadan ve kullanım gereği saptanmadan kiģisel koruyucu

22 22 donanım kullanılmamalıdır. Olanaklı ise, kiģisel koruyucu donanım seçimi ve gerekleri konusunda bir prosedür hazırlanmalıdır. Bu prosedürde; Beni bekleyen riskler nelerdir? Seçtiğimiz kiģisel koruyucu neye karģı koruyor? Seçimlerde nelere dikkat etmeliyim? Beklentimiz nedir? Tarzında sorularla sıkı bir Ģekilde sorgulama yapılmalı ve gereksinimimizin ne olduğu belirlenmelidir. Bilinçsizce seçilen kiģisel koruyucu donanımlar yeterince koruma sağlamayacağı gibi maliyetleri de daha pahalıya gelecektir. Örneğin; Sizin basit tasarımlı, kategori I düzeyinde malzemeye gereksiniminiz varken bilinçsiz davranarak kategori III düzeyinde kiģisel koruyucu donanım aldığınızda aslında paranızı sokağa atmıģ olursunuz. KiĢisel Koruyucuların Satın Alınması ve Kullandırılması; ĠĢ Güvenliği Sorumlusu uygun olarak seçilen tüm koruyucular için bir teknik Ģartname dosyası hazırlamalıdır. Satın alınacak bütün koruyucular için bu dosyadaki kriterler geçerli olmalıdır. Kriterler ĠĢ Risk Analizi sonuçlarına göre belirlenmelidir. Alınan bütün kiģisel koruyucu donanımlar, çalıģanlara zimmet belgesi karģılığında dağıtılmalıdır. Sürekli veya geçici hizmet akdi ile çalıģanlar, stajyerler, çıraklar, iģ veya ziyaret amacıyla gelenler, süreli veya geçici iģler için bulunan alt yapımcı firma çalıģanları veya bu firmaya (nedeni ne olursa olsun) gelenlere kiģisel koruyucu donanım verilmesi zorunludur. Bu kiģiler de kiģisel koruyucu donanımları kullanmak zorundadırlar. Bazı ürünlerin son kullanma süresi üretici firma tarafından belirlenmiģ olabilir. Ancak, yapılan iģin gereği, malzemeler zamanından önce yıpranabilir. Yapılan iģ nedeniyle zamanından önce yıpranarak iģlevini yitiren malzeme süratle yenisi ile değiģtirilmelidir. ÇalıĢanlara; KiĢisel koruyucu donanımların nasıl kullanılacağı, bakımının ve temizliğinin nasıl yapılacağı iģveren tarafından öğretilmelidir. Kullanıcı kendisine öğretildiği Ģekilde malzemenin bakım ve temizliğini yapmak zorundadır. Onarılması gereken durumlarda doğrudan ĠĢ Güvenliği Sorumlusu ile iletiģim kurmalıdır. Olası yanlıģlıklar ve olumsuz sonuçlardan kaçınmak için, çalıģanların kendi kendine kiģisel koruyucu donanımları tamir etmesi yasaklanmalıdır. KiĢisel koruyucu donanımlar üzerinde bulunması zorunlu olan bilgiler ve iģaretler KiĢisel koruyucu donanımlarda ve ambalajlarında bazı bilgilerin olması gereklidir. 1-Üretici firmayı veya satıcıyı tanıtmaya yarayan bir isim, ticari marka gibi bilgiler. 2-Tüketicinin tanımasına yönelik olarak, ürünün ticari adı, cinsi, kodu, seri numarası vb gibi, bilgiler. 3-Ölçüsü 4-Kullanım süresi (zaman içinde, koruma gücü ve kalitesi azalabilir. ) Bu bilgilerin dıģında, malzeme üzerinde veya aynı zamanda ambalaj üzerinde ek olarak, depolama, kullanım, temizleme ve dezenfeksiyon, yedekleri ve aksesuarları, koruma seviyesine ait test sonuçları, kullanım ömrü, taģımak için gereken ambalajlama Ģekli ile, hangi risklere karģı kullanılabileceğini belirten semboller ve iģaretler bulunmalıdır. Ürünler üzerinde CE iģaretleri ve anlamları KiĢisel koruyucu donanımların üzerlerinde CE iģareti ve bazı rakamlar olabilir. Bunların anlamlarını da bilmek gerekir. Kategori I düzeyindeki kiģisel koruyucularda yalnızca CE iģareti bulunabilir. Bunun anlamı; Bu ürün uygunluk testinden geçmemiģtir ama, üreticisi tarafından, sağlık ve güvenlik gereklerini sağladığı beyan ediliyor demektir. Yani CE iģaretini üretici kendisi koymuģtur. Üreticinin buna yetkisi vardır. Kategori II ve kategori III düzeyindeki kiģisel koruyucularda CE iģareti ve bunun yanı sıra onay veren kurumun kodu da olacaktır. Bunun anlamı; Yetkili bir makam tarafından sağlık ve güvenlik gereklerini yerine getirdiği test edilmiģtir. Üretici firmaların kalite sistemleri ile testleri yapan laboratuarlar da bağımsız yetkili makamlarca denetlenebilir. Kalite sistemlerini denetleyen kurumların kodları da ürün üzerinde yer alır.

23 23 ġekil 2; KKD iģaretler üzerinde bulunan KiĢisel koruyucu donanımlar aģağıdaki gibi gruplandırılabilir Göz koruyucu donanımlar BaĢ koruyucu donanımlar Yüzü kısmen veya tamamen koruyan donanımlar ĠĢitmeyi koruyucu donanımlar El ve kol koruyucu donanımlar Solunum sistemini koruyucu donanımlar Koruyucu giysiler Yüksekten düģmeye karģı koruyucu donanımlar Ayak, bacak koruyucular ve kaymaya karģı koruyucu donanımlar Boğulmayı önlemek veya can yeleği olarak kullanılmak üzere tasarlanmıģ donanımlar Elektriksel risklere karģı koruyucu donanımlar Solunum Sistemi Koruyucuları Solunum cihazlarının iki ana türü vardır; Ortamdan solunan havayı temizleyen solunum cihazı Temiz hava sağlayan solunum cihazı Havayı temizleyen solunum cihazları, soluduğunuz havadaki partikülleri filtreleyerek tehlikeli maddeleri temizler, örneğin ; Toz zerreciklerini Metal zerreciklerini Sisi Dumanı Buharı solunum havasından filtre ederek kiģiye temiz hava sağlar. Bunlar; Acil Tahliye Donanımları Çeyrek yüz maskesi Yarım yüz maskesi Tam yüz maskesi Temiz hava sağlayan solunum cihazları çalıģana bir hortum yardımıyla, hava tüpünden, sıkıģtırılmıģ temiz hava sağlar. Bu türde, ortamdaki hava kullanılmaz. Tüplerle veya kompresörlerle sağlanan havanın içerik ve nem açısından belirli standartlara uyması gerekir. Temiz hava solunum cihazları; Yüze sımsıkı oturan cihazlar Yüz bağlantısı gevģek cihazlar olarak ikiye ayrılır. Yüze sımsıkı oturan solunum cihazlarında yarım yüz maskeleri veya tam yüz maskeleri bulunur. Yüz bağlantısı gevģek olan solunum cihazlarında baģı ve boyunu kaplayan baģlıklar veya lastikli ya da yan siperlikli yüz maskeleri bulunur. BaĢlıklara da, maskelere de hava borusuyla temiz hava sağlanır.

24 24 EN 136 =Tam yüz maskeleri EN 137 =Solunum tüp ve sırtlıkları EN 139 =Temiz hava beslemeli maskeleri EN 140 =Yarım yüz maskeleri EN 141 =Gaz ve buhar filtreleri EN 143 =Zerrecik (partikül) filtreleri EN 146 =Kendinden hava beslemeli baģlık ve maskeleri EN =Bakım gerektirmeyen (disposible) maskeler Not: EN 149 KiĢisel Koruyucu Donanımlar arasında yer alıp bakım gerektirmeyen toz, sis ve duman maskelerinin standardıdır. Bu standarda göre, maskeler koruma kademesine göre beģ ayrı grupta toplanıyordu; FFP1, FFP2S, FFP2SL, FFP3S, FFP3SL. Koruma kademelerinde yer alan harflerin anlamları ise; FF:FaceFilter (Yüz filtresi veya maskesi) P1: Mekanik çalıģmalar sonucu ortaya çıkan, toksik (zararlı) olmayan tozlar. P2:Toksik tozlar, MAK değerleri 0,1 mg/m 3 'den büyük olan tozlar. P3:Toksik, kanserojen, radyoaktif tozlar ve MAK değerleri 0,1 mg/m 3 'den küçük olan tozlar. S : Katı ve su bazlı sıvı zerrecikler. L : Katı ve yağ bazlı sıvı zerrecikler yılında, EN 149; EN 149:2001 Toz maskeleri adıyla yeni Avrupa Standardı olarak yenilendi. Maskelerde koruma kademeleri yükseltilirken, ürün sayısı ise üç olarak belirlendi. Yeni standarda göre tüm toz maskeleri hem katı hem de su ve yağ bazlı sıvı zerreciklere karģı koruma sağlıyor ve SL koruma kademesi tüm maskelerde yer alıyor. SL koruma tüm maskelerde yer aldığından maske üzerinde belirtilme koģulu ortadan kalkmıģ oldu. Maske üzerinde sadece FFP1, FFP2, FFP3 koruma kademelerinin EN 149:2001 ve CE iģareti ve onay kodu bulunması gerekiyor. Ayarıca ambalaj üzerinde raf ömrü, sıcaklık ve nem değerleri de yer almalıdır. Maske üzerinde sadece EN 149 yazılı ise; Ürün bir önceki standarda uygundur. Halen kullanılmaktadır ve kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Yalnızca yeni standardın koruma özelliğine sahip değildir. EN 403 =KaçıĢ maskeleri EN 405 =Bakım gerektirmeyen gaz/buhar maskeleri ġekil 3; Toz maskelerinde eski ve yeni standart özellikleri

25 25 Göz Koruyucuları Göz koruyucuları; Gözleri zararlı ıģınlardan, çeģitli yabancı maddelerden ve darbelerden korurlar. EN Standartlarına göre test edilmiģ sertifikalı güvenlik gözlüklerinde polikarbonat lensler kullanılır. Bunlar normal lenslerden daha güçlüdür, darbelere karģı daha dayanıklıdır ve reçeteli veya reçetesiz olarak satılan farklı türleri vardır. Onaylı tüm güvenlik lenslerinin, çerçevelerinin (ön tarafında ve Ģakaklarda), çıkartılabilir yan siperliklerin üzerinde ve gözlüklerle kaskların diğer parçalarının üzerinde üretici veya tedarikçi firmanın logosu bulunur. Güvenlik gözlüklerinde kullanılan çerçeveler, günlük hayatımızda kullandıklarımızdan daha sağlam ve genellikle ısıya dayanıklı olur. Bunlar, ayrıca lenslerin yerlerinden çıkarak göze girmesini önleyecek Ģekilde tasarlanmıģtır. Bir gözlük üzerinde yazan XEN166-F34 kodu ne anlama gelir? X =Üretici kodu EN 166 =Gözlük standardı -F =Darbe direnç kodu 34 =Kullanım amacı (3=Sıvı zerrecik, damlacık, 4= 5 mikrondan iri toz ) Bu gözlük; sıvı zerrecik ve damlacıklarla 5 mikrondan büyük tozlara karģı kullanılabilen EN 166 ya uygun bir gözlüktür anlamına gelmektedir. Lensin üzerindeki X1S ne anlama gelmektedir? X =Üretici firma kodu 1 =Lensin optik kalitesi S =Darbe direnç kodu Koruyucu gözlüklerin lensleri çeģitli uygulamalar için özel olarak üretildiğinden, sadece belirtilen iģ ve uygulama alanları için kullanılmalıdır. Farklı uygulama ve iģler için kullanılırlarsa yeterli koruma sağlamayabilirler. Kullanım dıģı zamanlarda daima koruma kaplarında saklanmalıdırlar. Bu koruyucu gözlükleri temizlemek içini akan suyun altında sıvı deterjan ile yıkamalı ve yumuģak bir bezle kurulamalıdır. Ayrıca uygun ürünlerle gerekli hallerde dezenfekte edilebilirler. Eğer lensler kırılırsa, çizilirse, boya sıçrar ve lekelenirse yine aynı tip ve CE damgalı yedekleriyle değiģtirilmelidirler. Çerçeve hasar görürse kesinlikle kullanılmamalıdır. EN 166 =Genel özellikler EN 167 =Optik test metotları EN 168 =Farklı optik test metotları EN 169 =Kaynakçı gözlük filtreleri EN 170 =Ultraviyole filtreleri EN 171 =Ġnfrared filtreleri EN 175 =Kaynak siperleri-baģlıkları EN 207, EN 208 =Lazer filtreleri

26 26 ġekil 4; Lensler üzerindeki iģaretlerin anlamları ġekil 5; Çerçeveler üzerindeki iģaretlerin anlamları SEMBOLLER S :ArtmıĢ direnç F :Yüksek hızlı düģük enerjili partiküllerin çarpmasına karģı direnç B :Yüksek hızlı orta enerjili partiküllerin çarpmasına karģı direnç kodu A :Yüksek hızlı yüksek enerjili partiküllerin çarpmasına karģı direnç kodu T :Uç sıcaklıkta yüksek hızlı partiküllere karģı direnç kodu 3 :Sıvı damlacıklısıçraklara karģı direnç kodu 4 :Toz parçacıklarına karģı direnç kodu > 5μ 5 :Az ve ince tozlara karģı direnç kodu < 5 μ 8 :DüĢük akımlı elektrik ark kaynağına karģı direnç kodu 9 :ErimiĢ metal sıçrakların yapıģması ve sıcak katıların delmesine karģı direnç kodu K :Ġnce partiküllerin yüzeyi çizmesine karģı direnç kodu N :Buğulanmaya karģı direnç kodu R :Kızıl ötesi ıģınlara karģı güçlü yansıtma O :Orijinal lens V :Yedek lens H :KüçükbaĢlara uygun araç LENSLER ÜZERĠNDEKĠ ĠġARETLER x-y-z U 1 B 8 9 K N R O CЄ x-y-z :Ölçü numarası U :Üretici 1 :Optik sınıf B :Mekanik darbe direnci 8 :Kısa elektrik arkı direnci 9 :ErimiĢ metal sıçrakların yapıģmaması ve sıcak

27 27 katıların delmesine karģı direnç kodu K :Ġnce parçacıklarla yüzeyin çizilme direnç kodu N :Buğulanmaya karģı direnç kodu R :Kızıl ötesi ıģınlara karģı güçlü yansıma O :Orijinal lens CЄ :Onay kodu ÇERÇEVELER ÜZERĠNDEKĠ ĠġARETLER U EN F H x-y-z CЄ U :Üretici EN 166 :Avrupa standart numarası :Kullanım alan kodu F :Mekanik direnç kodu H :KüçükbaĢa uygun araç kodu x-y-z :Kullanılabilir yüksek numaralı filtre CЄ :Onay kodu Kulak Koruyucuları Doğada titreģim yapan her nesneden ses çıkar. Sesler titreģim sayısına bağlı olarak değiģiklik gösterir. Bazı sesler insanın hoģuna giderken bazıları da rahatsız eder. Gürültü:Ġnsanı rahatsız edecek düzeydeki sestir. Sesin frekansı: Saniyedeki titreģim sayısıdır. Sesin Ģiddeti: Ses titreģimlerinin atmosferde yaratmıģ olduğu basınçtır. Ses Ģiddeti Logoritmik olarak belirlenir ve db Ģeklinde ifade edilir. A, B, C ölçeklerine göre ölçüm yapılır. En çok kullanılan A ölçeğidir ve sonuç db A Ģeklinde ifade edilir. Ses kaynağından uzaklaģtıkça sesin Ģiddeti azalır. Ses Ģiddetinde, Ģiddetler arası 10 birim artıģ olması; Ģiddetin 10 kat olduğu anlamına gelir. Örnek: 70 db lik bir ses 60 db lik bir sesten 10 kat daha fazladır. 90 db lik bir ses 60 db lik bir sesten; 10X10X10=1000 kat daha Ģiddetlidir. Ortamda 90 db gürültü çıkaran iki makinenin toplam gürültüsü; 90 db +90 db =180 db Ģeklinde aritmetik toplama ile bulunmaz. Önce iki gürültü Ģiddeti arasındaki aritmetik fark bulunur. Bulunan farka karģılık gelen değer, ġekil 6 daki grafikten okunur. Bulunan değer en yüksek gürültüye eklenir. Buna göre; 90-90=0 eder. Bunun grafikteki karģılığına 3 db denk gelir. 90+3=93 db gürültü vardır denir. db A 3 YÜKSEK SESE EKLENECEK DEĞER db A

28 28 ġekil 6; Yüksek Sese Eklenecek Değer Tablosu (OSHA) 105 db ve 80 db gürültü yapan 2 kaynak var. Toplam gürültü Ģiddeti kaç db dir? 105 db 80 db =25 db aritmetik fark bulunur. Logoritmik tabloda 25 db lik farka karģılık gelen değer 0,3 db olarak bulunur. Toplam gürültü Ģiddeti; 105 db + 0,3 db =105,3 db olur. Bu, gürültüyü kontrol etme veya azaltma veya gürültüden korunma çalıģmaları için önemlidir. Gürültünün insan üzerindeki etkileri; insanlar gürültüden farklı etkilenirler. KiĢisel faktörlerin de belirleyici olması sonucu herkeste etkiler aynı Ģekilde ortaya çıkmaz. Gürültü sonucu insanlarda; ĠĢitme yitikleri oluģur, ĠletiĢim bozulur, Rahatsızlık verir, Yorgunluk yaratır, Toplam olarak Verimliliği düģürür. Bunları; Psikolojik Fizyolojik Sosyal etkiler olarak ta adlandırabiliriz. Gürültüye bağlı olarak iģitme kayıpları 30 gün içinde ortaya çıkabilir. Önce 4000 Hz seviyesinde iģitme yitikleri baģlar. Bu aģamada kiģi normal konuģmaları duymaktadır. Bu dönem Akustik Çentik dönemi olarak adlandırılır. EtkileĢme sürdükçe iģitme yitikleri ilerler ve iģitme eğrisi artık konuģma sesleri seviyesini de içine alan Akustik Çanak Dönemi ne girer. NRR:NoiseReductionRatio (NRR) Ses önleyicilerin gürültülü bir ortamda sağlayacağı potansiyel koruma hakkında bazı kurallar sağlamak için geliģtirilmiģ bir değerlendirme sistemidir. NRR laboratuar koģullarında ölçülür ve db cinsinden bir NRR sayısı olarak verilir. Bu sayının yüksek olması korumanın da yüksek olduğunu gösterir. Ses önleyicilerin sağladığı gerçek koruma, ideal veya ölçülen değerden azdır. NRR'den yedi (5-10 arası) db az olduğu varsayılır. Diğer bir deyiģle, uygun ses önleyiciler çalıģanın maruz kaldığı gürültüyü (NRR-7) db(a) kadar azaltabilir. Ses önleyicisi kullanan bir kiģinin maruz kaldığı gürültüyü belirlemek için, iģyerinde ölçülen C ağırlıklı ses düzeyinden [db(c)] NRR çıkarılır. db(a) cinsinden gürültü = db(c) cinsinden ses düzeyi - NRR Güvenlik payı bırakmak için, bazı kuruluģlar çalıģma ortamı koģullarındaki beklenen gürültü azaltma faktörü olarak NRR'nin % 50'sini kullanırlar. SNR:SimplifiedNoiseReduction veya SingleNoiseRating (Kısaca SNR) Avrupa Birliği (AB) tarafından, ses önleyiciler için oluģturulmuģ değerlendirme sisteminin bir parçasıdır. Testler ticari laboratuarlar tarafından, üreticilerden bağımsız olarak yürütülür. NRR'ler gibi SNR'ler de db olarak ifade edilir ve farklı ses önleyicilerin potansiyel gürültü azaltma kapasitelerini karģılaģtırmak üzere bir kılavuz olarak kullanılır. NRR ve SNR ölçme yöntemleri farklı

29 29 olduğundan, belli bir ses önleyiciye ait değerler de farklıdır. Örneğin bir tıkaç için NRR değeri 27 db ve SNR değeri 30 db olabilir Gürültü kontrolü için; Tasarım aģamasında önlem alınmalıdır Gürültüyle kaynağında mücadele edilmelidir. Sesin yayılması önlenmelidir KiĢisel koruyucu malzemeler kullanılmalıdır EN =Kulaklıklar EN =Kulaklıklı baret EN =Kulak tıkaçları kullanılır. Kulak tıkaçları; Atılabilir Kulak Tıkacı Tekrar kullanılabilir Kulak Tıkacı Özel Ġmal EdilmiĢ Kulak Tıkacı Bantlı Kulak Tıkacı ġeklinde olabilir. Kafa Koruyucuları Baretler yada kasklar; BaĢı darbelere karģı kabuk aracılığıyla korurlar. Darbenin Ģiddetini de süspansiyon görevi yapan içlik aracılığıyla yayıp düģürürler. Çene bağlı olabilen türleri de vardır. Yapılan iģin niteliklerine göre değiģik renkleri vardır. Baretler; 1000 mm yükseklikten düģürülen 5,0 kn kuvvete dayanabilmelidir. Burada uygulanan darbe 49 J enerjiye karģılıktır. Baret üzerindeki ĠĢaretler; Standart numarası, Üreticinin adı ve tanıtım iģareti, Üretim yılı ve üç aylık dönem, ġapkanın tipi, Boyut ve/veya boyut aralığı (cm). Olanaklıysa ağırlık 400 gramı aģmamalıdır. Olabileceği kadar hafif olmalıdır. Kabuğun kalınlığı plastiğin türü ne olursa olsun 2 mm.den aģağı olmamalıdır. Hiçbir darbe görmeseler bile, açık havada kullanılan, UV maruziyeti olan kaynak yapılan alanlarda kullanılan baretlerin 3 yılda bir değiģtirilmesi uygun olur. Ömrü dolmamıģ bir baret darbe aldığı zaman değiģtirilmelidir. Kimyasallarla temas etmiģ baret hemen temizlenmelidir. Baret üzerine yapıģkan, yazı, boya vb uygulanmamalıdır. Çatlak, çizik vb hasarlı baretler KESĠNLĠKLE Kullanılmamalıdır. EN 397 =Baret Gövde Koruyucuları Ġçin Kodlar Koruyucu elbise; KiĢisel elbiselerin yerini alan veya üstünü örten ve bir veya daha fazla tehlikeye karģı koruyan elbiselerdir. EN 470 =Önlüklerin genel özellikleri EN 343 =Yağmurluk EN 340 =Genel iģ elbiseleri EN 467 =Sıvı kimyasallara karģı önlükler EN 465 =Kimyasal risklere karģı koruyucu elbise EN 471 =Reflektif (fosforlu) elbiseler

30 30 EN 469,EN351 =Isı ve alevden koruyucu donanımlar Emniyet Kemerleri Eğer, iģ yerinde, üç metre yada daha fazla yükseklikten düģme riski varsa, düģmeyi önleyici güvenlik donanımı kullanılmalıdır. EN 355 =Yüksekten düşmede ani şok absorbe eden emniyet halat vb EN 358 =Bel tipi emniyet kemeri ve emniyet halatı EN 361 =ParaĢüt tipi emniyet kemerleri EN 362 =Emniyet kancası EN 353 =Emniyet kemeri halatı,frenleme sistemleri EN 360 =Ani düģmeyi önleyici, geri salmalı makara, aparat ve örgü kolonlu halatlar El Koruyucuları ÇalıĢma hayatında, özellikle de sanayide en çok eller yıpranmaktadır. Eldivenler; Eli veya elin herhangi bir yerini tehlikelere karģı koruyan kiģisel koruyucu bir ekipmandır. Aynı zamanda önkol ve kolun bir bölümünü de koruyabilir. Eldivenler; Kendi içinde baģka risk oluģturmadan, riskten korumayı sağlayabilmelidir. El için sayılabilecek riskler aģağıdaki gibi olabilir 1-Mekanik riskler 2-Termal riskler 3-Kimyasal ve biyolojik riskler 4-Elektrik riskleri 5-TitreĢimler 6-Ġyonize radyasyon Ġlk 3 risk en sık olarak karģılaģılan risklerdir. Eldivenlerin koruyuculuğunda bu riskler dikkate alınmıģtır. Basit koruma yanı sıra karmaģık risklere karģı koruma da söz konusudur. Önceki sınıflamaların aksine, artık performans seviyesine göre sınıflama yapılmaktadır. 1-Mekanik risklere karģı koruyucu eldivenler Sürtünme direncine göre Bıçak kesiklerine karģı direncine göre Yırtılma direncine göre Delinme direncine göre GuruplanmıĢ olup, direnç indeksinde 1 den 4 e kadar dört seviye saptanmıģtır. 1 en az ve 4 en fazla koruma seviyesidir. Yalnızca, bıçak kesiklerine karģı dirençte 1 den 5 e kadar koruma seviyesi vardır. 2-Termal risklere (ısı ve ateģ) karģı koruyucu eldivenler Bu grupta 6 parametre söz konusudur. Direnç indeksi dört seviyeli olup 1 en az koruma ve 4 en fazla korumayı içermektedir. Aleve karģı davranıģ Dokunma ısısına karģı direnç Yayılma ısısına karģı direnç Isınım ısısına karģı direnç ErimiĢ, küçük metal sıçraklarına karģı direnç ErimiĢ, büyük metal sıçraklarına karģı direnç 3-Kimyasallara karģı koruyucu eldivenler

31 31 Bu gruptaki eldivenler için 1 den 6 ya kadar koruma indeksi vardır. 1 en az koruma ve 6 en fazla koruma anlamına gelmektedir. Koruma indeksi, kimyasalın nüfuz etme (geçirgenlikten çok, bir delikten yayılma anlamında kullanılmaktadır) süresine bağlı olarak saptanmaktadır. Nüfuz etme süreleri (EN e göre) 1>10 saniye 4>120 saniye 2>30 saniye 5>240 saniye 3>60 saniye 6>480 saniye dir. ġekil 7; Koruyucu Eldivenlerde Bulunacak ĠĢaretler ve Anlamları ġekil 8; Koruma Düzeylerine Göre Eldivenler ġekil 8 teki performans seviyesi sırasını karıģtırmamak gerekir. Eldivenin veya ambalajının üzerinde performans indeks değerleri bu sıraya göre verilmektedir. Örnek: termal risklere karģı bir eldivende (hayali olarak) olsun. Bunun anlamı; Bu eldiven aleve ve dokunmaya karģı az, konveksiyon ve radyant ısıya karģı orta ve erimiģ büyük ve küçük sıçraklara karģı çok zayıf koruma sağlar.

32 32 Eldiven seçimi ve kullanımı sırasında dikkat edilecek bazı noktalar Eldivenleri satın almadan önce iģyerinde deneyin. Eldivenlerin Türkçe olarak bilgi sayfalarını isteyin. Satıcı bunu size vermek zorundadır. Eldiven temiz ele giyilmelidir. Eldiveni takarak, dokunma ve eli kavrama açısından test edin. Eli iyi kavramayan eldiven kullanıcıya zarar verecektir ve korumayacaktır. Ele uygun ölçüde eldiven kullanılmalıdır. Unutmayın, bir kimyasal maddeye karģı koruma sağlarken, baģka bir kimyasal maddeye karģı yeterli koruma sağlamayabilir. PVA eldivenler suyu geçirirler. Bazı eldivenler eli terletir. Bu da kullanım zorluğu yaratır. Her kullanımdan önce, delik, yıpranma ve yırtıkları kontrol edin. Hasar görmüģ eldivenin yerine yenisini kullanın. Kimyasal madde ile temas etmiģ eldiveni kuralına uygun olarak yıkayın. Madde ile bulaģık kalmıģ eldivenin ömrü kısalır. Zaman içinde, kimyasallara karģı koruyan eldivenin geçirgenlik indeksi azalır. BulaĢık eldiveni kullanmayın. Böyle eldivenler, hiç kullanılmamasından daha tehlikelidir. Eldivenin temizliğini ve dezenfeksiyonunu daima, üretici veya satıcı tavsiyesine uygun olarak yapın. EN 374 =Kimyasal madde ve mikroorganizmalara karģı koruyucu eldiven EN 374-2=Kimyasal maddeyi içine alma direnci 3 kademe olan eldiven EN 374-3=Kimyasal maddeyi içine alma direnci 6 kademe olan eldiven EN 388=Antistatik mekanik iģ eldiveni EN 407=Sıcak iģ ve ısıya dayanıklı eldiven EN 420 =Genel amaçlı iģ eldivenleri EN 421 =Ġyonize ıģınlara ve radyasyona karģı dayanıklı eldiven EN 511 =Soğuk iģ eldiveni EN 659 =Yangın mücadele eldivenleri Ayak Koruyucuları ÇalıĢırken, ayakları delinmeler ve darbeler baģta olmak üzere çeģitli risklerden korumak gerekir. ÇalıĢma dıģı zamanlarda giyilen ayakkabıların seçiminde özen gösterilirken, çalıģma sırasında giyilecek ayakkabılar ihmal edilmektedir. Oysa en az 8 10 saat boyunca giyilecek olan bu ayakkabılarda bazı özellikler olmalıdır. Ġyi bir ayakkabıda aģağıdaki özellikler olmalıdır. Ayakkabının iç kısmı topuktan baģparmağa kadar tek parça olmalıdır. Ayakkabı topuğu sıkıca kavramalıdır. ÇalıĢanı yormamalıdır. Ön kısım parmakların hareket etmesine izin vermelidir. Yürürken ayağın kaymasını önlemek için ayakkabının üst kısmında bir bağ olmalıdır. Ayakkabının topuğu alçak ve geniģ olmalıdır, düz ayakkabılar önerilir. Ayakkabılarınız ne çok yüksek, ne de çok alçak topuklu olmalıdır.

33 33 ġekil 9; EN 347 ĠĢ ayakkabısının özellikleri ġekil 10; EN 346 Koruyucu ayakkabının özellikleri

34 34 ġekil 11; EN 345 Güvenlik ayakkabısının özellikleri Tablo 8 Ayakkabılarda koruma kodları ÇalıĢma Birimlerinde Giyilecek Giysilerde Dikkat Edilecek Bazı Özellikler Koruyucu elbiseler; Vücuda uygun olmalıdır. ÇalıĢmada hareketi engellemeyecek nitelikte olmalıdır. Bunların cep kapakları, saçak gibi sarkıntılı kısımları bulunmamalıdır. Cepleri az ve küçük olmalıdır. Hareketli makineler veya makine parçalarına kapılmamak için bu gereklidir. Yanıcı, patlayıcı, parlayıcı ve zehirli tozlarla çalıģanların giydiği iģ elbiselerinde kol kapakları, pantolon paçalarında dubleler ve cep gibi tozun birikebileceği kısımlar olmamalıdır. ĠĢbaĢında yırtık, sökük, sarkıntılı elbiseler giyilmemelidir. Döner veya diğer hareketli makinelerde çalıģmalarda boyunbağı, anahtarlık, saat zinciri ve baģörtüsü gibi sarkan parçalar ve aksesuarlar olmamalıdır. ĠĢbaĢında; kolları sıvanmıģ uzun kollu gömlek yerine kısa kollu gömlek giyilmelidir. Parlama ve yanma riski olan veya sıcak ortamda çalıģılan yerlerde, kimyasal maddelerle çalıģma sırasında kolalı gömlek ve ısıdan etkilenen malzemeden yapılmıģ kıyafetler giyilmemelidir. Bunlar ısıdan etkilenerek deforme olabildikleri gibi ĠĢ Güvenliği açısından da sakıncalıdır. Ayakkabılar bağcıklı ise, bağcıklar daima kısa olmalı ve ayakkabı kenarına sokulmalıdır. Döner ve hareketli makinelerde önlük kullanılmamalıdır. Önlük kullanmak zorunlu ise bunların göğüs kısmı belden ayrı olmalı ve vücuda gayet ince bağlarla bağlı olmalıdır. Maske, toz maskesi gibi bazı malzemelerin kullanımı sırasında sızdırmazlığın sağlanması amacıyla sakal ve bıyık bırakılması yasaklanmalıdır.

35 35 ÇALIŞMA ORTAMI GÖZETİMİ 1. ÇALIŞMA ORTAMI GÖZETİMİ TANIMI: İnsan, makine ve çevre ilişkisi ile üretime yönelik işlerin yürütüldüğü alana Çalışma Ortamı adı verebiliriz. Yapılan işin ve çalışma ortamının çalışanlar üzerindeki etkisinin sonuçlarını, ortam ölçümleri ile belgeleyerek, çalışanlar üzerindeki olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılması için iş güvenliği ve işçi sağlığı kapsamındaki yürütülen tüm çalışmalara Çalışma Ortamı Gözetimi denir. Çalışma ortamı gözetimi iş güvenliği ve işçi sağlığı çalışmasının ilk adımıdır.gözetim sonuçlarına göre riskler tespit edilmekte, emniyetli bir iş ortamı sağlanması ise bu risklerin ortadan kaldırılması ile gerçekleşmektedir. Çalışma ortamı gürültü, zayıf aydınlatma, özel alanların azlığı veya yokluğu, sıcaklık kontrolü, yetersiz sağlık imkanları gibi durumlar yüzünden çalışanların üzerinde olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Verim çalışma ortamının yaratılmasında ön koşul ergonomik yaklaşımlarla uygun makinalar, kişiye uygun iş, uygun çevre şartları ve uygun çalışma koşullarının sağlanması ile olacağı kesindir. İşçi, fiziki bir çevre içinde genellikle bir alet ya da bir makine kullanarak iş yapmaktadır. Fiziki çevrenin koşulları, başka bir deyişle zararlı olan maddelerin izin verilebilir düzeyleri, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatta belirtilmiştir. Örneğin aydınlatma, gürültü, gaz-toz oranları, sıcaklık,nem,radyasyon,göçük tehlikeleri,su basma durumu ve benzer konularda ilgili mevzuata uyulması halinde bunlar tehlikeli olmaktan çıkacaktır.

36 36 İş yerlerinde fiziki çalışma koşulları işverenin inisiyatifi kapsamında belirlenmektedir. Bu nedenle daha proje aşamasında uygun çalışma koşullarının sağlanması işverenin görevidir. İş yerlerinde, çevre koşullarının kontrolü ve ilgili ölçümler ise işçiler ya da teknik elemanlar tarafından yapılmaktadır. Görüleceği gibi insan faktörü daha işin başında devreye girmektedir. Çalışma ortamı gözetimi dendiğinde fiziki çevreyi kapsayan ve sosyal çevreyi dikkate alan bir bakış olduğu kesindir. Bize düşen görev çalışma ortamını çok iyi gözlemlemek, yapılan işin sonuçlarının çalışan üzerindeki etkisini görebilmektir. Unutulmaması gerekir ki gözden kaçan veya önemsiz kabul edilen koşullar çok kötü sonuçlara neden olabilmektedir. Sonuç olarak ; Bir İş yerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı çalışması, çalışma ortamı gözetimi ile ortaya konan iş kazaları ve meslek hastalıkları risklerini ortadan kaldırmak amaçlı yürütülen çalışmanın ilk adımıdır. 2. ÇALIŞMA ORTAMI GÖZETİMİ KAPSAMI : Çalışma ortamının gözetimi temel İş Sağlığı ve nin önemli etkinliklerinden birisidir. Bu etkinlik tehlikeli maddelere maruz kalmanın ve diğer çalışma koşullarının tanımlanması, maruz kalan çalışanların tanımlanması ve farklı çalışan gruplar için maruziyet düzeylerinin değerlendirilmesi için yürütülmektedir. Bu gözetim en iyi iş güvenliği çalışanı ve kontrol listeleri dokümanları eşliğinde yürütülmelidir. Çalışma ortamı gözetimi yapılırken incelemeler aşağıdakileri konuları kapsamalıdır. a)çalışanın sağlığını etkileyebilecek ergonomik faktörlerin tanımlanması ve değerlendirilmesi.

37 37 b)çalışanların sağlığı için riskler yaratabilecek fiziksel, kimyasal,biyolojik maruziyetler gibi faktörler ve iş hijyeni koşullarının değerlendirilmesi. c) Çalışanların olumsuz psikolojik faktörlere maruziyeti ve iş organizasyonu ile ilgili hususların değerlendirilmesi. d) İş kazaları riskinin ve önemli tehlikelerin değerlendirilmesi. e)toplu ve kişisel koruyucu donanımın değerlendirilmesi. f) Maruziyeti azaltmak, önlemek ve yok etmek için planlanan kontrol sistemlerinin değerlendirilmesi. g) Genel hijyen ve sağlık olanaklarının değerlendirilmesi. GÖZETİM AMAÇLI ORTAM ÖLÇÜMLERİ : Gözetim amaçlı ortam ölçümleri yapılabilmesi için iş ortamını ve yapılan işi çok iyi bilmek gerekmektedir. Her iş ve iş yeri özel koşullar içermekte ve çalışanlar üzerinde farklı sonuçlar doğurmaktadır. Ön koşul çalışma ortamı gözetiminin nasıl uygulanacağını ve nelerin gözetiminin yapılacağını bilmek, ölçümleri yaptırmak, sonuçlarını değerlendirebilmektir. Unutulmaması gerekir ki ölçümleri yapıp dosyada saklamak hiçbir işe yaramaz. Bize düşen görev olumsuzlukları ortadan kaldırmak, verimli ve emniyetli bir çalışma ortamı sağlamaktır. ÇALIŞMA ORTAMI ORTAM ÖLÇÜMÜ UYGULAMASI :

38 38 Çalışma ortamı ortam ölçümü yapılırken uygulamaları dört grup altında toplamak mümkündür. A. Fiziksel ortam ölçümleri B. Kimyasal ortam ölçümleri C. Sağlık ortam ölçümleri D. Psikolojik ortam ölçümleri A. FİZİKSEL ORTAM ÖLÇÜMLER : Fiziksel ortam ölçümleri, çalışma hayatının iş sağlığı ve iş güvenliği alanındaki en önemli takip ve kontrolü sağlamaktadır. Çalışma ortamının fiziksel gözetimi çok iyi yapılmalı ve ortam ölçümlerine işin gereği ve özelliğine göre karar verilmelidir. Fiziksel ortam ölçümlerinde sabit yapılması gereken ölçümler kadar işin özelliği nedeniyle farklı kullanılan iş ekipmanlarının da ölçümleri yapılmalıdır. İş gereği kullanılan iş ekipmanları kullanılış sıklığı ve tarzı ile doğru orantılı olarak zaman içinde yıpranmaya uğrar. Ortaya çıkan ufak tefek fark edilmemiş hasarlar ise çok ciddi potansiyel tehlike oluştururlar. Çalışma ortamının fiziksel gözetimi her an için takip edilmesi ve sorun var ise hemen çözüm bulunması gereken konuları kapsamaktadır. İş ekipmanlarındaki olağan dışı ses, arıza, uygun yerde kullanılmaması v.s faktörler çok önem taşımaktadır. Ayrıca iş ekipmanlarını kullanan elemanların işe uygun olup olmadığı ve emniyetli bir şekilde ekipmanları kullanıp kullanmadıkları da takip edilmelidir. Bütün bu iş ekipmanlarının iş saatlerindeki takibi kadar Teknik Periyodik Kontrolleri de rutin olarak yapılmalı ve dokümantasyonları saklanmalıdır. Teknik Periyodik Kontrollerin ana başlıkları : - Basınçlı kapların Teknik periyodik Kontroller, - Elektrik Topraklama ve Paratoner Kontrolleri, - Talimatların ve prosedürlerin hazırlanması, - Kazanların Teknik Periyodik Kontrolleri - Dokümantasyon şeklinde yapılmalıdır. Fiziksel ortam ölçümleri, tüm çalışma alanını ve tüm çalışma faktörlerini içerisine alan ölçümlerdir. Genel anlamda sıralayacak olursak ; 1. Fiziksel çevrenin uygun olup olmadığının tespitini, 2. Çalışan insanın sağlık ve güvenliğine ilişkin makine ve donanımların takibini, 3. Fiziksel ve ruhsal olarak işe uygun çalışan seçimi ve çalıştırılmasının sağlanmasını, 4. Çalışma ortamının işe ve çalışanlara uygunluğunun teminini, 5.Tasarlanacak bir makinenin veya çalışma ortamının hazırlanmasında sağlıklı karar alınmasını, içermektedir.

39 39 Fiziksel gözetim kısacası bir iş yerinde tüm çalışanların, donanımlarla olan uygunluğunun gözetimidir diye özetleyebiliriz. iş, ekipmanlar ve İşin gereği tüm iş yerlerinde mutlaka yapılması gereken ölçümler kadar, iş yeri koşullarına ve işin özelliğine göre de yapılan ölçümler değişiklik gösterebilir. VİBRASYON ISI HAVALANDIRMA GÜRÜLTÜ FİZİKSEL ÖLÇÜMLERİ HAVA AKIMI AYDINLATMA BASINÇ NEM RADYASYON Gürültü ölçümü 2. Gaz ölçümü 3. Toz ölçümü 4. Titreşim ölçümü 5. Aydınlatma ölçümü 4. Çalışma Ortamı İklimi ölçümü 5. Hava akım hızı ölçümü İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı gereğince yapılması gereken işyeri ortam ölçümleri olup, sonuçları bize ortamın çalışabilinir uygunlukta olduğunu belgeleyecek olan ölçümlerdir. Ayrıca sonuçlar bize düzeltilmesi veya yenilenmesi gereken iş ekipmanları ve iş şartlarını da ortaya koymamıza yardımcı olacaktır.

40 40 Kısacası ; Fiziksel gözetim ölçümleri, işin gereği mutlaka yapılması gereken, fiziki şartların değişmesi sonucu veya çalışma şekli ile iş ekipman değişikliği gibi yeni şartlar oluştuğunda tekrarlanması gereken ölçümlerdir. Ölçüm sonuçları her iş ekipmanı için hazırlanan özel belge dosyasında saklanmalı ve yapılan ölçüm sonuçları diğerleri ile karşılaştırılmalıdır. B. KİMYASAL ORTAM ÖLÇÜMLERİ : Günümüzde kimyasal maddeler sanayimizin ve günlük özel yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası olup katı, sıvı, gaz hallerinde kullanılmaktadır. Bu maddelerin bir çoğu yanlış kullanılma durumunda insanlara ve çevreye büyük zararlar verebilmektedir. Çalışma ortamı içerisinde kullanılan kimyasal maddeler dikkatsizlik ve yanlış kullanım sonucu iş kazalarının ve sağlık problemlerinin başlıca nedenleridir. Bu kapsamda kimyasal ortam gözetimi büyük önem taşımakta olup, iş ortamında bulunan ve kullanılan kimyasalların, tanımı ve maruziyet alanı tespit edilmelidir. Bu tespitler her iş yeri için ayrı sonuçlar ortaya çıkarır. Bu nedenle kimyasal gözetim çok geniş kapsamlı incelenmeli, hammadde girişinden başlayarak ürün elde edilmesi aşaması ve ürün ömrü de hesap edilerek bir sonuca varılmalıdır. Kimyasal gözetim genel anlamda risk taşıyan üç grupta incelenen maddeleri içermektedir. 1.Tozlar ve toz grupları 2.Gazlar ve Buharlar

41 41 3.Çözücü Kimyasal Ortam ölçümleri ; Kimyasal Maddelerle çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkındaki Yönetmelik gereği çalışanların tüm tehlikelerden korunması amaçlı yapılması gereken ölçümlerdir. 1. İş yerinde kullanılan Kimyasal Maddelerin listesinin hazırlanması 2. Risk değerlendirmesi sonucu ikame yöntemlerinin uygulanması 3. Prosedür ve talimatların hazırlanması 4. Gerekli eğitimlerin verilmesi 5. Uygulamaların takibi 6. Dokümantasyon C. SAĞLIK ORTAM ÖLÇÜMLERİ : Sağlık ortam ölçümleri, çalışanların öncelikle sağlık kuruluşlarınca yapılan muayene sonuçlarına göre bizi bilgilendirecek ölçümlerdir. Toplu ve kişisel koruyucu donanımların kullanılması, hijyen koşullarının sağlanması genellikle ölçümlerin sonucuna göre değerlendirilmektedir. Olumsuz sağlık ölçümleri ortaya çıktığı zaman önleyici ve kontrol eylemleri acilen başlanmalıdır.

42 42 Örnek olarak tozlu ortamda çalışan elemanların sağlık muayenelerinde tozun olumsuz etkileri ortaya çıkarsa, solunum maskeleri daha önleyici olanlarla değiştirilmelidir. Sağlık muayeneleri rutin bir sıklıkta yapılan ve aynı muayene türü ( akciğer taraması, kan ölçümleri, solunum testleri v.s ) olabileceği gibi işinin gereği çalışana özel yapılabilecek muayeneleri de kapsamaktadır. Örnek olarak kaynak atölyesinde çalışan işçilerin kaynak ışıklarına maruz kalmaları ve parça sıçrama sıklığı nedeniyle göz muayeneleri yapılması gibi < Sağlık gözetimi, çalışan için çeşitli tür sağlık muayeneleri yoluyla yapılmaktadır. Sağlık muayenelerinin temel amacı, belirli işleri yürütecek bir çalışanın işe uygunluğunu değerlendirmek, iş sürecinde bulunan zararlı etkenlere maruziyet ile ilişkili olabilecek bir sağlık bozulmasını değerlendirmek ve işteki maruziyetlerden kaynaklanan meslek hastalıkları vakalarını tanımlamaktır. Sağlık gözetimi, çalışanların çalışma becerilerinin değerlendirilmesi için de kullanılmaktadır. Ayrıca sağlık muayeneleri henüz bir hastalık oluşturmayan erken etkilerle ilgili gözlemlerin yapılmasına da yardımcı olmaktadır. Çalışanın sağlık muayeneleri: 1. İşe giriş sağlık muayeneleri 2. Periyodik sağlık muayeneleri

43 43 3. İşe dönüş sağlık muayeneleri 4. Genel sağlık muayeneleri 5. İş bitiminde veya hizmet bitiminden sonraki sağlık muayeneleri D. PSİKOLOJİK ORTAM ÖLÇÜMLERİ: Çalışanlar çalışma ortamından ya da çalışma koşullarından kaynaklanan sıkıntılar yaşayabilirler. Bu sıkıntılar iş verimini düşüreceği gibi iş kazaları riskini de artırmaktadır. Ayrıca çalışanlar kendi kişisel durumlarından kaynaklanan çeşitli psikolojik yüklenmelere maruz kalabilir. Bu psikolojik yüklenmeler sonucu,kişilerin işlerine ve işyerindeki arkadaşlarına uyumları güçleşir, iş hevesleri azalır, iş kazaları ve devamsızlıklar artar. Psikolojik yüklenmelerin oluşmasında, işyerindeki dağınıklığın ve çeşitli sosyal huzursuzlukların da önemli katkıları vardır. İş ortamında çalışanların gözetimi yapılırken insan faktörü unutulmamalı, her ne kadar teknoloji ve iş ekipmanları kullanılsa bile insan denetiminde yapıldığı unutulmamalıdır. İş yeri psikolojik ortam gözetimde aşağıda belirtilen maddeler gözlemlenmeli ve sonuçları incelenerek iyileştirme yoluna gidilmelidir. a-) İş yükünün çalışanların kapasitesinin üstünde olması b-) Çalışanların bilgi ve becerilerinin yaptığı işe yetersiz olması

44 44 c-) Çalışanların uygunsuz yerde çalıştırılmaları d-) Görev ve rol tanımı yapılmadan çalıştırılmaları e-) Çalışma koşullarının yetersiz olması ( ısı, ışık, kirlilik v.s ) f-) Çalışma ortamının iş sağlığı ve güvenliği konusunda emniyetsiz olması g-) Çalışanlara iş gereği ergonomik olmayan kişisel koruyucuların temini h-) İdari yönden uygun olmayan davranış ve beklentiler ı-) Yapılan işin monotonluğu Genel anlamda sıralanan psikolojik gözetim faktörleri her iş yeri için değişiklik gösterir. Bizlere düşen görev iş ortamını, çalışma koşullarını ve yapılan işi kavrayıp çalışanların üzerindeki etkilerini görebilmek sonucunda da çalışanlar adına uygun koşullar sağlamaktır. Çalışanlar kendi kişisel durumlarından kaynaklanan çeşitli psikolojik yüklenmelere maruz kalabilir. Bu psikolojik yüklenmeler sonucu,kişilerin işlerine ve işyerindeki arkadaşlarına uyumları güçleşir, iş hevesleri azalır, iş kazaları ve devamsızlıklar artar. Psikolojik yüklenmelerin oluşmasında, işyerindeki dağınıklığın ve çeşitli sosyal huzursuzlukların da önemli katkıları vardır. ÇALIŞMA ORTAMI GÖZETİMİNE AİT KAYIT VE İSTATİSTİKLER Çalışma ortamı gözetim ölçümlerinin kayıt haline alınması ve istatistik tutulması İş güvenliği ve işçi sağlığı elemanının en önemli görevlerinden biridir. Çünkü kayıtların incelenmesi ve takip edilmesi bize mesleki anlamda yol göstermektedir. Her yıl sonu, o yıla ait iş kazaları ve meslek hastalıkları incelenmeli, tekrarlanan kazalar ve hastalıklar var nedeni incelenerek koruyucu önlemler alınmalıdır. İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında, çalışma ortamı gözetim ölçümlerinin yaptırılma zorunluluğu vardır. İşyerlerinde yürütülen İş Sağlığı ne yönelik çalışmalar yürütülürken belge sisteminin de kurulması gereklidir. Bazı çalışmalar yasal

45 45 zorunluluk gereği belgelendirilmek durumundadır. Ayrıca işyerinde yürütülen çalışmaların bir sistem dahilinde sürdürülebilmesi için de belgelendirme gerekebilir. Belgelendirme, çalışmaların etkili, sürekli ve sistematik olarak yürütülebilmesi için gerekli olduğu gibi, yasal zorunluluktur da. Belgelendirmelere ilişkin örnekler arasında; sağlık muayeneleri, ortam ölçümleri, makine-tezgah kontrolleri, basınçlı kap kontrolleri, kaldırma araç kontrolleri, topraklama, paratoner kontrolleri, iş sağlığı güvenliği kurulu kayıtları, iş sağlığı iş güvenliği iç yönetmeliği, tehlike belirleme risk değerlendirme / risk analizi çalışmaları, sağlık güvenlik planı, patlamadan korunma dokümanı, yapı iş defteri, acil durum planları ile yangın güvenliği kapsamında yapılan çalışmalar gereği tutulan belgeler, malzeme güvenlik bilgi formları vb.leri sayılabilir. Bunun yanında, işyerinde çalışmakta olan bazı personelin yaptıkları işin için gerekli bilgi / uzmanlığa sahip olduklarının ehliyet vb. belgelerle gösterilmesi gerekmektedir. ( operatör belgesi, kazancı ehliyeti, iş güvenliği uzmanı sertifikası, işyeri hekimi sertifikası, işyeri hemşiresi sertifikası vb.) İşyerlerinde kullanılmakta olan, makine - tezgahlar, muhtemel patlayıcı ortamlarda kullanılacak makine ve teçhizat, kaldırma araçları, basınçlı kaplar üzerlerinde bulundurulması gereken etiketleri de belge sisteminin bir parçası olarak saymak gerekmektedir. A. SAĞLIK MUAYENELERİ VE SAĞLIK BİRİMİNE İLİŞKİN KAYITLAR:

46 46 1- Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalıştırılacaklar İçin Sağlık Raporu - Periyodik Sağlık Muayenesi: Ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılacak işçilerin işe girişlerinde, işin niteliğine ve şartlarına göre bedence bu işlere elverişli ve dayanıklı olduklarının fiziki muayene ve gerektiğinde laboratuar bulgularına dayanılarak hazırlanan hekim raporu ile belirlenmesi zorunludur. 2- Periyodik Sağlık Kontrolleri: İşin devamı süresince de işçilerin Ağır ve Tehlikeli İşlerde çalıştırılmalarında bir sakınca olmadığının 16 yaşını doldurmuş fakat 18 yaşını bitirmemiş genç işçiler için en az 6 ayda bir, diğerleri için de en az yılda bir defa hekim raporu ile tespiti zorunludur. Periyodik sağlık muayene süresi yapılan işe, kullanılan hammadde ortamındaki fiziksel şartlarına göre değişmektedir. Örneğin; - Kurşunla çalışan işçilerin, her üç ayda bir, sağlık muayenesine tabi tutulması, - Asbest gibi maruziyet sınırları risk kapsamında sayılan maddelerle çalışanların sağlık kayıtlarının da 40 yıl süre ile saklanması gereklidir. 3-İşçilerde bulaşıcı hastalık olmadığına dair rapor İşyerlerinde bulaşıcı hastalık çıkmaması, yayılmaması için gerekli tedbirlerin alınması ve kontrollerin yapılması gerekmektedir. Gıda işlerinde çalışanların, Üç Aylık periyotlarda Portör muayenelerinin yaptırılması gerekmektedir. 4- Sağlık Birimine ilişkin Belgeler: İşverenler, elli ve daha fazla işçi çalıştırılan işyerlerinde bir sağlık birimi kurmak zorundadırlar. İşverenler, işyerinde görev yapan işyeri hekiminin adı, soyadı, adresi, çalışma saatleri ile yetki ve sorumlulukları konusunda çalışanları bilgilendirmekle yükümlüdürler. Sağlık biriminde; en az bir işyeri hekimi ile birlikte en az bir işyeri hemşiresi veya sağlık memuru görevlendirilmesi zorunludur. Sağlık birimi, işyerinde yürütülen sağlık hizmetleri ile ilgili olarak yapılacak denetimlerde incelenmek üzere her yıl örneğe uygun yıllık değerlendirme raporu hazırlar ve bir nüshasını İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne gönderir. Çalışanların sağlık bilgileri, yaptığı işler ve çalıştığı ortamdaki maruziyet bilgileri ile bu maruziyetlerin değerlendirme sonuçları kişisel sağlık dosyalarında ve 10 yıl süresince saklanmalıdır. Çalışma ortamı ve çalışanların sağlık gözetimine ait bütün bilgiler kayıt altına alınır ve belgeler muhafaza edilir. Sağlık birimi, çalışanların kişisel sağlık dosyalarını işten ayrılma tarihinden itibaren aksine başka zorunluluk yoksa 10 yıl boyunca saklamak zorundadır.

47 47 Sağlık birimince, işyerinde meydana gelen bütün kazalar ve meslek hastalıkları kaydedilir. Kaza ve meslek hastalıklarının kayıtları değerlendirilerek kaynakları belirlenir ve bunlara yönelik önlemler geliştirilir. İşyerlerinde çalıştırılan, hekim, hemşire ve diğer sağlık personeline ilişkin belgeler işyerinde bulundurulmalı ve denetlemeye yetkili, kişilerce istenildiğinde gösterilmelidir. 5- İlk Yardımcı Belgesi: Tüm kurum ve kuruluşlarda istihdam edilen her yirmi personel için bir, ağır ve tehlikeli işler kapsamında bulunan işyerlerinde ise, her on personel için bir ilkyardım eğitimi sertifikası almış ilkyardımcı bulundurulması zorunludur. İlkyardımcı sertifikası ve ilkyardımcı kimlik belgesinin geçerlilik süresi üç yıldır. B. TEHLİKE BELİRLEME RİSK DEĞERLENDİRME İLE BELGELER: Tüm işyerlerinde Tehlike belirleme ve risk değerlendirmesi yapılmalı, bununla ilgili hazırlanacak doküman işyerlerinde saklanmalıdır ve gerektiğinde yenilenmelidir. 1. İş Sağlığı Güvenliği İç yönetmeliği İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları Hakkında Yönetmeliğinin 7.maddesi gereğince işyeri iş sağlığı ve güvenliği iç yönetmeliği hazırlanması gerekmektedir. Buna ilişkin ayrıntı Hizmetlerimiz bölümünde yer almaktadır. 2. Sağlık Güvenlik Planı Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği " gereğince Yapı alanında yürütülen faaliyetlerin dikkate alınarak, uygulanacak kuralları belirleyen bir sağlık ve güvenlik planının hazırlanması gerekmektedir. Buna ilişkin ayrıntı Hizmetlerimiz bölümünde yer almaktadır. 3. Patlamadan Korunma Dokümanı Patlayıcı ortam oluşması ihtimali bulunan işyerlerinin işverenleri " patlamadan korunma dokümanı" hazırlayacaklardır. 4. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu Defteri İşçi sağlığı ve iş güvenliği Kurulunun ayda en az bir kez olmak üzere yaptığı toplantılarda alınan kararlar bu deftere işlenecektir. uzmanları, sadece bu işten sorumlu olmalı ve etkili ve yetkili şekilde yönetimin üst mercilerine bağlı olarak çalışmalıdır. 5. Yapı iş defteri Yapı İş Defteri İnşaat işyerlerinde, inşaatın Fenni Sorumlusu tarafından tutulan bir defterdir. Bu deftere, işyerinde alınan güvenlik ve sağlık tedbirleri yazılmalıdır.

48 48 Bu defterin birinci sayfası usulüne uygun olarak doldurulduktan sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğü tarafından bütün sayfaları mühürlenerek onaylanır. 6. Yangına Karşı Alınan tedbirlerle İlgili Belgeler Yönetmeliğin gerekli gördüğü tüm acil aydınlatma, yönlendirme ve yangın alarm sistemleri periyodik testlere ve bakıma tabi tutulacaktır. Bu belgelerin sistemin ömrü boyunca saklanması ve periyodik test ve bakım servis sözleşmesi ile birlikte yetkililerin incelemesine hazır tutulması bina sahibi, yöneticisi veya sorumlu bina yetkilisinin sorumluluğunda olacaktır. Sisteme ilaveler yapıldığında veya iptaller olduğunda, sistem donanımında herhangi bir değişiklik, onarım ve ayar yapıldığında yeniden kabul testleri yapılacaktır. Yapılan değişiklikler yukarıda belirtilen belgelere işlenecektir. Seyyar yangın söndürme cihazları, en az 6 ayda bir defa kontrol edilecek ve kontrol tarihleri, cihazlar üzerine yazılacaktır. İşyerlerinde 6 ayda bir alarm ve tahliye denemeleri yapılacaktır. C. MAKİNE TEZGÂH ELEKTRİK TESİSATI VE TESİSLERİN KONTROL VE DENEYLERİ: Halen Yürürlükte Olan ve 1475 sayılı İş Kanunu Gereğince Çıkartılmış Olan İşçi Sağlığı Tüzüğü Gereğince Yapılması Gereken Kontrol ve Deneyler: 1- Kaldırma Araçlarının Kontrolü: Asansörler, yetkili teknik elemanlar tarafından belli periyotlarda kontrol edilecek ve kontrol belgesi düzenlenecektir. Kaldırma makineleri ve araçları, yetkili teknik bir eleman tarafından üç ayda bir bütünüyle kontrol edilecek ve bir kontrol belgesi düzenlenerek işyerindeki özel dosyasında saklanacaktır. 2- Basınçlı Kapların Kontrolü: Kazanlar (Her türlü kazan, sıcak su kazanı, buhar kazanı v.s.), yılda bir kez periyodik olarak kontrolleri yetkili teknik elemanlar tarafından yaptırılarak sonuçları sicil kartına veya defterine işlenecektir. 3- Havalandırma tesisatının kontrolü: Yetkili teknik elemanlar tarafından üç ayda bir kere kontrol edilmesi ve çalışır durumda olduğunun belgelenmesi gereklidir. 4- Elektrik tesisatı- Topraklama- Paratoner kontrolü: İşyerindeki bütün elektrik tesisatı (Aydınlatma tesisatı, Topraklama tesisatı dahil ) ve Paratoner senede bir kere yetkili teknik elemanlar tarafından kontrol ettirilerek uygun olduğuna dair belge alınması gereklidir.

49 49 Gerek iģ kanunu ve gerekse de ĠSG mevzuatı gereğince iģyerlerinde yapılacak olan Resmi Denetimler sırasında aģağıda liste halinde verilen doküman istenecektir. ĠĢe GiriĢ Muayene Kayıtları (Ağır ve Tehlikeli ĠĢlerde ÇalıĢacaklara Verilecek Rapor) ĠĢ Kazaları ve Meslek Hastalıkları Ġstatistik Kayıtları

50 50 Sağlık Birimi Yıllık ÇalıĢma Planı Periyodik Sağlık Muayene Raporları o Portör Muayeneleri o Göğüs Radyografileri o Akciğer Fonksiyon Testleri o ĠĢitme Testleri o Kan ve idrar testleri o ĠĢ Risklerine Göre Özel Testler Vizite Kayıtları Gebe ve Emzikli Kadın ĠĢçilerin Sağlık Kontrolü Emzirme Odaları ve KreĢlerle Ġlgili Kayıtlar Gece Postalarında ÇalıĢacak Kadın ĠĢçilerin Kontrolü Çocuk ĠĢçilerin Sağlık Kontrolü Ġçme Suyunun Analiz Raporları ĠĢçi Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği Kurul Kararları ĠĢyeri Ortamlarındaki Gaz ve Toz Ölçümlemeleri Emzirme Odaları ve KreĢlerin Kontrolü Ecza Dolaplarının Ġçerisinde Bulunan Malzemeleri Belirten Liste Yangın Alarm ve Tahliye Denemeleri Alev Geçirmez Cihazların Uygunluk Belgeleri Asansör Kabinlerinin TaĢıyabileceği Maksimum Yük Levhası Asetilen Jeneratörleri Ġçin Etiketler Asetilen Tüplerinin Kontrolleri Asma Ġskelelerin Kontrolü Aspirasyon Donanımların Kontrolleri Aydınlatma Tesisatının Kontrolü Basınçlı Asit Kaplarının Kontrolleri Basınçlı Gaz Tüplerinin Periyodik Kontrol ve Basınç Deneyleri Basınçlı Kapların Etiketleri Basınçlı Kapların Periyodik Kontrol ve Basınç Deneyleri Basınçlı Su ve Hava Tanklarının Periyodik Kontrolü Boru ve Donanımlarının Kontrolü Buhar ve Sıcak Su Kazanlarının Periyodik Kontrolü Eğitim Kayıtları Elektrik Tesisatının Kontrolü Elektrikli El Araçlarının Kontrolleri Elektrikli Kaynak Makinelerinin Kontrolleri Fırın ve Ocakların Kontrolleri Gece Postalarında ÇalıĢtırılacak Kadın ĠĢçiler Ġçin Ġzin Belgeleri Gırgır Vinçlerin Kontrolü Günde 7,5 Saat ve Daha Az ÇalıĢma Bildirimi Güvenlik Supaplarının Kontrolleri Ġnsan ve Yük Asansörlerinin Periyodik Kontrolü Kaldırma Araçlarının Periyodik Kontrolü Karpit Saklanan Kaplar Ġçin Etiket Kaynak ĠĢleri Sırasında Onarım Ġzni Kaynakçılar Ġçin Yeterlilik Belgesi Kazancılar Ġçin Yeterlilik Belgesi Kazanların Üzerindeki Etiketler KiĢisel Koruyucuların Kontrolü Kompresörlerin Periyodik Kontrol ve Basınç Deneyleri Kompresörlerin Üzerindeki Etiketler Kurma Ġzni ve ĠĢletme Belgeleri Ġçin BaĢvuru Marangoz Makinelerinin Kontrolleri Motopompların Periyodik Kontrolü Motorlu Araç ve Römorkların TaĢıma Kapasiteleri Etiketi Operatörlük Belgesi

51 51 Par. Pat. Teh. ve Zar. Madde Kaplarına ĠliĢkin Etiketler Paratoner ve Tesisatının Kontrolü Sıvı Tank ve Depoların Kontrolü Taban ve Asma Kat Ġskelelerinin Kontrolü Tam YalıtılmıĢ Elektrikli Aygıtların Kontrolleri Topraklama Tesisatının Kontrolü Vinçlerin TaĢıma Gücünü Belirten Etiketler Vulkanizatör ve Devulkanizatörlerin Periyodik Kontrolü Yangın Hortumlarının Kontrolleri Yangın Söndürme Cihazlarının Periyodik Kontrolü Zımpara TaĢının Dönme Hızı ve Özelliklerine ĠliĢkin Etiket Gürültü Kontrol Yönetmeliği x Ortam gürültüsünün ölçümü (Tablo2) 1 yıl (maruz kalmalar) x Gürültü Yönetmeliği Madde 5 x ĠSĠG Tüzüğü Madde 22 x Parpat 7551 çizelge 3 Ortam havasının ölçümü; toz, 1 yıl x Maden ve TaĢ Ocaklarında... Ortam havasının ölçümü; gaz, x 1 yıl ÇalıĢma ortamı sıcaklık ölçümleri x ĠSĠG Tüzüğü 20 ** değiģiklik Aydınlatma seviyesinin ölçümü x ĠSĠG Tüzüğü Madde 18 olursa/1 yıl 2006 Aralık'tan TitreĢim Ölçümleri x TitreĢim Yönetmeliği Madde 5 itibaren/1 yıl Elektrik Tesislerinde Topraklama Ölçümleri x Topraklamalar Yönetmeliği Ek 1 yıl P Radyasyon Güvenliği Tüzüğü ve Paratoner genel ve topraklama Yönetmeliğine bağlı TAEK en az 1 yıl kontrolleri uygulaması Elektrik Tesisatı Kontrolü Parpat 7551 Madde 40 1 yıl (kimyasal ambarları) Yangın Tüplerinin Kontrolleri ĠSĠG Tüzüğü/TS ay Köpüklü tip yangın ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl söndürücülerin yeniden dolumu Kimyasal tip yangın kullanımdan ĠSĠG Tüzüğü Madde 128 söndürücülerin dolumu sonra Yangın motorlu pompa, boru ĠSĠG Tüzüğü Madde ay tesisatı, motopomplar Lastikli hortumların kontrolü ĠSĠG Tüzüğü Madde ay Lastik olmayan hortumların kullanımdan ĠSĠG Tüzüğü Madde 120 kontrolü sonra ĠSĠG Tüzüğü 5 yıl ĠSĠG Tüzüğü Madde ay Tahliye tatbikatı ĠSĠG Tüzüğü Madde ay Yangın Söndürme Tatbikatı ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Ġlk Yardım/ĠĢ Kazası Tatbikatı Talimat 1 yıl Acil durdurma butonlarının Talimat 3 ay kontrolü Acil durum aydınlatmalarının Talimat 6 ay kontrolü Parlayıcı Yangın Yangın Patlayıcı Tüplerinin alarm Maddeler Basınç sistemlerinin çizelge 1 Testleri kontrolü

52 52 ĠĢ Makinesi Operatör Kullanım Belgesi 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 42. Madde kiģiye özel Kalorifer kazanlarının kontrolü ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Hava tanklarının kontrolü ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Kazanların kontrolü ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Kazanların basınç deneyleri ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Kazancıların ateģçi belgesi ĠSĠG Tüzüğü Madde 210 gerektikçe Basınçlı kapların kontrolü (hidrofor) ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Basınçlı kapların basınç deneyleri (hidrofor) ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Kompresörlerin Kontrolü ve basınç deneyleri ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Vinç, caraskal kontrolleri (caraskal, monoray, vinç, kriko, ĠSĠG Tüzüğü Madde ay trifor, opcuk vb.) Gezervinç Kontrolü ĠSĠG Tüzüğü Madde ay ĠSĠG Tüzüğü (Madde 25) Asansör Kontrolleri Asansör Yönetmeliği (Madde 1 yıl 24) Boru tesisatı periyodik kontrolleri ĠSĠG Tüzüğü Madde yıl Forklift ve kepçe kontrolleri ĠSĠG Tüzüğü Madde ay Emniyet Gergi Telleri ĠSĠG Tüzüğü Madde ay Tüplerin gaz kaçağı kontrollerinin yapılması Talimat 1 ay Güvenlik ve uyarı levhalarının uygunluğunun kontrolü Talimat 1 yıl Elektrikli ekipmanların kontrolü Talimat 6 ay Atölye Ekipmanlarının Kontrolü Talimat 6 ay Seyyar Lamba, priz, duy, kablo kontrolleri Talimat 3 ay Çeker ocak ve aspirasyon sistemlerinin kontrolü (laboratuar, yemekhane, ĠSĠG Tüzüğü (Madde 200) 3 ay kaynakhane) Seyyar Merdivenlerin Kontrolü x ĠSĠG Tüzüğü Madde 23 3 ay Ġskele kontrolü (kuruldu ise) Talimat kurulunca Platform kontrolleri Talimat 3 ay Emniyet kemerlerinin kontrolü ĠSĠG Tüzüğü Madde ay Maskeler, solunum cihazları ĠSĠG Tüzüğü Madde ay Laboratuar göz duģu ve acil duģ kontrolleri Talimat 3 ay Ġçme suyu bakteriyolojik TS 266/Gıda Maddeleri Tüzüğü kontrolleri x Madde 425/Ġçilebilir Nitelikteki Her ay Ġçme suyu kimyasal kontrolleri x Suların Ġstihsali, 3 ay Ambalajlanması, SatıĢı ve Denetlenmesi Hakkında Ġçme suyu fiziksel kontrolleri x Yönetmelik Madde 35 3 ay ĠĢe giriģ muayeneleri ĠĢyeri Hekimleri iģe giriģte Sağlık kontrollerinin birimlere göre dağılımı Periyodik sağlık kontrolleri tablosunda belirtildiği gibi... DuĢ ve Tuvaletlerin Kontrolü ve Temizliği Talimat Günlük

53 53 Su sebillerinin kontrolü ve temizliği Talimat 3 aylık Araç servis bakım kontrolleri Talimat km. Servis araçlarının kontrolü Talimat KiĢisel koruyucu malzeme sarfiyatı Talimat 1 ay Sağlık biriminde bulunan ilaçların son kullanma tarihlerinin kontrolü Talimat 1 ay PROSEDÜR ÇATISI TASLAĞI ÖRNEĞĠ ĠSG Prosedürü ana iskeleti örnek taslağı; 1-Amaç; 2-Kapsam; 3-Sorumluluklar; 4-Tanımlar; Uygulamalar; 5.1-Risk Değerlendirmesi; Ek Risk Değerlendirme Prosedürü 5.2-Teknik Kontroller; Ek Ek Periyodik Kontroller; Ek-5.3.1: Yıllık Periyodik Kontrol Tablosu Ek-5.3.2: Fiş ve Prizlerin Yıllık Kontrol Raporu 5.4-Saha Denetlemeleri Ek-5.4.1: İşyeri saha denetim formu 5.5-Çalışma İzni Gerektiren Tehlikeli İşler Ek-5.5.1: Sıcak İşlem İzin Prosedürü ve Formu Ek-5.5.2: Kısıtlı Kapalı Alan Çalışma İzin Formu 5.6-Ölçümler; Ek 5.6.1; Gürültü ölçümü, Ek 5.6.2; Toz ve hava kalitesi ölçümü Ek İş Sağlığı ve Güvenliği Gözlem Çalışmaları Ek 5.7.1; Gözlem formu 5.8- Sağlık Uygulamaları İşyeri Sağlık Risklerinin Belirlenmesi Ek İşe Giriş Sağlık Muayeneleri Ek : İşe Giriş Sağlık Muayene Formu İşe Dönüş Muayenesi Ek : İşe Dönüş Sağlık Muayene Formu Periyodik Sağlık Muayeneleri Ek : Periyodik Sağlık Muayene formu Koruyucu Sağlık Hizmetleri Ek Poliklinik Hizmetleri Ek İlk Yardım ve Acil Müdahale Ek İşyeri Sağlık Birimince Düzenlenecek Diğer Belgeler Ek

54 İş Kazaları İş Kazası Sonrası Yapılacak İşlemler Ek : Kaza sonrası işlemler Prosedürü Ek :İş Kazası Beyan Formu Ek :İş Kazası Bildirim Formu Ek :Kaza yeri inceleme Prosedürü İş Kazası İstatistikleri 5.10-İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu Ek : İSG Kurul Toplantı Tutanağı Koruyucu Malzemelerin Seçimi, Temini, Kullanımı ve Denetlenmesi Ek : Koruyucu Malzeme Formu Ek : KKD Zimmet Formu Ek : Koruyucu Malzeme Uyarı Formu 5.12-Sağlık ve Güvenlik Öneri Sistemi Ek : Öneri Formu 5.13-İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri Ek : Eğitime Katılım İmza Formu Genel Güvenlik Ek : İşaretleme örnekleri Ek : Tehlikeli Kimyasal Maddeler Çalışma ve Depolama Talimatı Ek : Makine Koruyucuları Prosedürü Ek : Forkliftlerde Güvenli Çalışma Talimatı Ek : Torna Tezgahları Güvenlik Talimatı Çevre Uygulamaları Ek : Atık Yönetimi Takip formu Müteahhit Firmalarla Çalışmalar Ek : Yüklenici Firma İSGÇ Teknik Şartnamesi 6-Dokümantasyon ve Gizlilik İlkesi 7- İlgili Doküman ve Referanslar Yasalar: Standartlar: Şekil 1; Ana Prosedür ve eklentileri sayfa üst bilgileri Şekil 2; Talimat ve formların sayfa üst bilgileri Hazırlanacak prosedür, talimat ve formlarda ġekil 1,2 ile verilen tarzda bilgileri sayfa üst bilgisi olarak kullanılabilir. Ana prosedür sabit kalırken, yasal düzenlemelerde olabilecek değiģikler için alt prosedür veya talimatlarda ve formlarda değiģiklikler yapılabilir. Bu yöntemle Sistem Kurgusu bozulmadan gerekli revizyonlar rahatlıkla yapılabilir. SAĞLIK EĞĠTĠMĠNĠN TANIMI VE AMACI

55 55 EĞĠTĠM ve SAĞLIK EĞĠTĠMĠ Toplumların sağlık düzeylerinin yükseltilmesi ve geliģmiģliği, üretim güçlerinin ilerlemesi ile olasıdır. Üretimin güçlenmesi için yapılan teknik yatırımlar ile insan gücü nitelik ve niceliğine yönelik olarak yapılan eğitim yatırımı eģdeğerli yatırımlardır. Eğitim, insanların bilgi düzeylerinin yükseltilmesini, deneyimlerinin zenginleģtirilmesini sağlayan bir araçtır. Ġnsan gücünün eğitilmiģlik derecesi arttıkça üretimin niteliği ve niceliği artarken, eğitime ayrılabilecek kaynak da artar. Eğitim, pahalı ancak verimli bir yatırımdır, toplumsal tüm yatırımları doğrudan etkiler. Eğitim ile; bireylere olumlu davranıģlar kazandırılması yanında istenmedik davranıģların bırakılması ile sağlıklı ve uyum içinde yaģamını sürdürmesi (insanın çok yönlü geliģiminin sağlanması) amaçlanmaktadır. Eğitim terimi; Latince deki educate mastarının isim Ģekli olan education sözcüğünün Türkçe karģılığıdır. Education; büyütmek, yetiģtirmek, ve geliģtirmek anlamlarına gelir. Eğmek mastarından türetilen eğitim sözcüğü dilimize 1940 larda yerleģmiģtir. Bu tarihten önce Arapça kökenli terbiye sözcüğü kullanılırdı. Kısaca, kiģilere istendik davranıģlar kazandırmak, istenmeyen davranıģlarında olumlu değiģiklikler oluģturmak Ģeklinde tanımladığımız eğitimin amacı; öğretilen fikrin benimsetilmesi, bilginin uygulanmasının sağlanmasıdır, ana unsur davranıģ değiģikliğidir. Eğitimin baģarılı olabilmesi için gerekli koģullardan biri de, konuyla ilgili bilginin edinilmesidir Yani davranıģ değiģikliğinin, ancak öğrenme sonucu oluģacağı unutulmamalıdır. Burada eğitim terimi ile karıģan, iç içe geçmiģ kimi kavramların bilinmesi gereklidir. Eğitim ve öğretim birbirinden farklı terimlerdir, ancak birbirleriyle iç içedirler. Bilen bir kiģinin bildiği bir konuyu; bilmeyen birisine anlatması, aktarması, o kiģinin bunları öğrenmesi, sorulduğunda yanıt vermesi, bildiğini göstermesi sürecine öğrenim denir. Öğrenimde, öğrenenin kendisine aktarılan bilginin doğruluğuna inanması veya inanmaması, uygulaması veya uygulamaması, o bilgiye muhtaç olması veya olmaması önemli değildir. Unutulmamalıdır ki öğretim ve eğitim amaç değildir, kiģiyi ve toplumu geliģtirmek için kullanılacak bir yöntemdir. Eğitim ve öğretimde amaçlı ve planlı bir çaba söz konusudur. EĞĠTĠMĠN TEMEL ĠLKELERĠ Ancak yapılan tanımlamaların hemen hepsinde ön plana çıkan; eğitimin temel ilkeleri vardır. Verilecek eğitimlerde; a. Amaç açık olmalıdır: b. Bireysel farklılıklar dikkate alınmalıdır: c. Konular bilinenden bilinmeyene doğru belli bir sırayla anlatılmalıdır: d. Eğitim, gerçek yaģamdakine benzer olmalı ve uygulama yaptırılmalıdır: e. Sonuçların doğruluğu ölçülebilir ve gözlenebilir yöntemlerle kontrol edilebilmelidir: Eğitim örgün eğitim veya yaygın eğitim Ģeklinde yapılabilir. Örgün eğitim; anaokulundan üniversiteye kadar örgütlenmiģ tüm okul eğitimlerini içine alır. Yaygın eğitim ise, daha geniģ ve değiģik eğitim biçimlerini kapsar. Yaygın eğitim bir kurum veya iģyerinde çalıģan kiģiler için yapılabileceği gibi geniģ kitleleri içeren halk eğitimi Ģeklinde de olabilir. Okulda verilen formal eğitim ve iģyerinde verilen hizmet içi eğitim dıģında, gerekli bilgileri örgün eğitimde al(a)mamıģ kiģilere; okuma-yazma öğretmek, çağın geliģmelerine kiģilerin uyumunu sağlamak, ulusal değerleri tanıtmak, toplu yaģam anlayıģ ve alıģkanlıklarını kazandırmak sağlıklı yaģama Ģekil ve yollarını öğretmek amaçları yanında bir meslek kazandırmak, yetiģkin bireylerin yeteneklerini, yaģamlarını ve davranıģlarını geliģtirmek ve iyileģtirmek amacıyla planlı olarak yapılan eğitime YetiĢkin Eğitimi denir. SAĞLIK EĞĠTĠMĠ Dünya Sağlık Örgütünün tanımına göre Sağlık eğitimi;

56 56 KiĢilere sağlıklı yaģam için alınması gereken önlemleri benimsetmeye ve uygulatmaya inandırmak; kendilerine sunulan sunulan sağlık hizmetlerini doğru olarak kullanmaya alıģtırmak; sağlık durumlarını ve çevrelerini iyileģtirmek amacıyla, birey yada toplumca karar aldırtmaktır. EndüstrileĢmiĢ batı ülkelerinin sağlık ölçütleri ve yaģam koģulları; ekonomik, çevresel ve yapısal düzenlemeler temelinde birlikte yürütülen sağlık eğitimi ile geliģtirilebilmiģtir. Sağlık eğitimi uygulamaları güvenlik ve yaģam koģullarından, çalıģma performansı ve üretkenliğine; sağlıklı insanlardan, sağlıklı çevreye kadar birçok alanda etkili olmuģtur. Böylece sağlığın geliģtirilmesi (health promotion) geniģ ölçüde baģarılabilmiģtir. KiĢiye ve topluma yönelik koruyucu hekimlik uygulamaları içinde bulunan sağlık eğitiminin DSÖ tarafından yapılan ve yukarda verilen tanımına göre sağlık bilgi düzeyini artırıcı herhangi bir uygulama, özellikle davranıģ değiģikliğini amaçlıyorsa, sağlık eğitimi olarak adlandırılabilir. Bu amaçlara ulaģılabilmesi için sağlık eğitiminin halka sunulan sağlık hizmetlerinin bir parçası olması zorunluluğu vardır. Sağlık eğitimi, hizmeti sunanlar tarafından verilirse daha etkili olur ve amaca ulaģılır. Sağlık eğitiminde asıl hedef, yetiģkinlerdir. Çünkü, değer yargıları, davranıģları ve alıģkanlıkları değiģtirilmesi gereken esas kitle; yetiģkinlerdir. Sosyal ve ekonomik düzenlemeler temelinde yapılacak olan sağlık eğitimi çabaları; bu sorunların aģılmasıyla sağlık göstergelerinde iyileģmeler sağlaması yanında eğitim düzeyi ve ekonomik göstergelerde de düzelmeler sağlayabilir. Halkın sağlıkla ilgili herhangi bir konuda eğitiminin daha yararlı olması ve eğitimin etkinliğinin yükseltilmesi için göz önünde bulundurulması gereken ilkelere sağlık eğitiminin ilkeleri denir. Bu ilkeler Ģunlardır: a. Eğitim verilecek hedef kitle nin sağlık durumu belirlenmelidir: Sağlığın yükseltilmesi çabaları toplumda kimler sağlıklı, kimler sağlıksız tanımlaması ile baģlar. Bu tanımlama sağlık eğitimine gereksinimi olan grubun özelliklerinin bilinmesini sağlar. Çabaların yoğunlaģacağı bireylerin kimler olacağı belirlenmiģ olur. Eğitimde öncelik verilmesi gereken gruplar (eğitime en çok gereksinim duyanlar) belirlenmeli, eğitime daha kolay eriģmelerinin sağlanması ve eğitime etkin olarak katılmadaki engellerin kaldırılması öncelik taģımalıdır. b. Hedef kitlenin gereksinimleri, var olan sorunları saptanmalıdır: Gereksinimlerinin saptanmasında; hedef kitlenin yaģantılarını paylaģmak onlarla bir süre birlikte yaģamak, grubu tanıma amaçlı grup görüģmeleri ve genel toplantılar yapmak, toplumu tanıyan kiģilerden bilgi almak, ilgili olabilecek yayın ve bilimsel çalıģmalar ve varsa verilerden yararlanmak ve sağlık kayıtlarını gözden geçirmek temel ilkeler olmalıdır. Eğitim, bireylerin gereksinimlerine ve sorunlarına çözüm getirmelidir. Eğitimin uygulanabilir ve gerçekçi önerilerle desteklenmiģ olması gereklidir. c. Eğitimde güdülenme sağlanmalıdır: Güdülenme sağlanması teriminin; bu kitapta var olan güdülerin güçlendirilmesi olarak alındığı, (olmayan güdülerin var edilemeyeceği/ güçlendirilemeyeceği noktasından hareketle) bilinmelidir. Örgün eğitimde sınıf geçme ve/veya not kaygısı, öğrencilerin ilgisini toplama ve güdülemede rol oynar. Yaygın eğitimde böyle bir zorunluluk olmaması eriģkin kiģilerin eğitime ilgisini çekmek için özel çaba gösterilmesini gerektirmektedir. EriĢkine aktarılan bilgi ve verilen eğitim onun yararına olsa bile, birey dinlemek ve yapmak istemeyebilir. Bu nedenle; eriģkin eğitiminde ilk aģama; eğitimin yararını bireye algılatmak, kiģinin konuyla ilgilenmesini sağlamak olmalıdır. ç. Eğitim hizmet ve olanaklarla desteklenmelidir: Bireylerde istendik davranıģlar oluģturabilmesi için; eğitim, olanak ve hizmetlerle desteklenmelidir. Örneğin; kan basıncını ölçtürme, hekime gidebilme ve ilaç alma olanağı sağlandıktan sonra; Günde iki kez tansiyonunuzu ölçtürün ve hekim önerirse ilaç tedavisine baģlayın.

57 57 önerisinde bulunulması amaca ulaģmada daha etkili olacaktır. Yani; bireylere tansiyon ölçtürme, hekime gidebilme ve ilaç alabilme olanakları sunulmalıdır. d. Eğitim sürekli olmalıdır: KiĢilerin davranıģlarını değiģtirmek kısa sürede gerçekleģmez. Özellikle kültürden kaynaklanan yanlıģ davranıģların değiģtirilmesi zaman alır. Sağlık eğitiminde amaçlara eriģebilmek için eğitimin sürekli yapılması ve umutsuzluğa düģüp eğitim çabalarının durdurulmaması gerekir. Hedef kitlenin sürekli eğitim baskısı altında tutulması baģarının koģullarından biridir. Sağlık eğitiminde bireylere davranıģ olarak kazandırılan sonuçların alıģkanlık haline gelebilmesi için, bunların uygulanıp uygulanmadığının da sürekli olarak izlenmesi gerekir. e. Eğitim herkesi kapsamalıdır: Sağlık eğitimi, yaģ, cins, meslek bakımından farklı olan bireylerden oluģan toplumun tamamını kapsamalı ve etkileyebilmelidir. Örneğin, çocuk beslenmesinde genç anne kadar; büyük annenin eğitilmesi de önemlidir. Çünkü büyükanne; anne ve çocuk üzerinde otorite sahibi olabilir. Sağlık eğitiminde, ilk aģamada kitle değil, toplum önderleri (öğretmen, muhtar, imam, yöneticiler ile askeri birliklerde subay ve astsubaylar) hedef alınmalıdır. Bu arada, yeniliklere direnen, çetin ceviz olarak tanımlanan kimseler ortaya çıkabilecektir. Onlarla da ilgilenmek, neden direndiklerini ortaya çıkarmak, onları da ikna etmeye çalıģmak; en azından baģkalarını etkilemelerini ve hizmetleri engellemelerini önlemek gereklidir. f. Eğiticinin niteliği önemlidir: Sağlık eğitiminde en etkili yöntem, yüz yüze eğitimdir. Yüz yüze eğitimde baģarının temel koģulu, eğiticinin niteliğidir. Eğitimin baģarılı olabilmesi için eğiticide bazı niteliklerin bulunması gereklidir: -Eğitici, eğitim yaptığı konunun gereğine ilk önce kendisi inanmalıdır. ĠĢini severek özenle istekle yapmalıdır, belli bir sürede belli bir ücret karģılığı iģini yapıp gitmek olarak algılarsa, izleyenler de isteksiz olur, eğitimden beklenen baģarı sağlanamaz. -Eğitici, hedef kitlenin tanıdığı ve inandığı bir kiģi olmalıdır. -Eğitici, eğitim yaptığı kiģileri, toplumu yakından tanımalı, kültürünü, alıģkanlıklarını, gelenek ve göreneklerini, sorunlarını, beklentilerini çok iyi bilmelidir. -Eğiticiler, gruplarındaki kimseleri çok iyi tanımalıdır. Eğitim düzeylerini, bilgi ve beceri düzeylerini, iyi niyet derecelerini, çalıģkanlık durumlarını, ailesini, varsa sorunlarını, mesleklerini bilmelidir. Sürekli yazıģma adreslerini bilmelidir. Bir konuyu anlatırken kiģilerin bilgi ve beceri düzeylerine göre anlatılmalıdır. -ĠletiĢimi kolaylaģtırmak için, eğitici ile eğittiği kiģilerin kültür düzeyleri mümkün olduğu kadar birbirine yakın olmalı, toplumun anlayabileceği bir dil kullanmalı, teknik argo/kirlilik denebilecek konuģma tarzından kaçınılmalıdır. -Eğitimin amacı gelen kimselere tam olarak anlatılabilmelidir. -Sağlık eğitimi verecek kiģiler; hedef kitleye sağlık hizmetini götürenler arasından seçilmelidir. -Eğitici, ön yargısız olmalıdır. KiĢilere eğitim durumlarından, mesleklerinden, yaģadıkları yerden, inancından dolayı sempati veya antipati duyabilir, ancak bu duygularını ön plana çıkarmaktan kaçınmalıdır -Eğitici, eğitim yaptığı kiģilere saygılı olmalı, onları incitecek, küçük düģürecek söz ve davranıģlardan kaçınmalıdır. -Eğiticiler, aynı zamanda eğitimini yaptırdıkları grubun yöneticisidirler, bu, onlarda bazı liderlik vasıflarının bulunmasını gerektirir. Yönetim bilimi tekniklerini bilmelidir. -KiĢiler arası ve gruplar arası iletiģim tekniklerini iyi bilmeli ve uygulayabilmelidir. Otoriter bir tutum takınmaktan kaçınmalıdır. -Eğiticilerin performansının en üst düzeyde tutulması; iyi güdülenmeleri, hizmet içi eğitime alınmaları, mesleki özgürlüklerine saygı gösterilmesi, çalıģma koģulları ve statülerinin iyileģtirilmesi gibi önlemlerin alınması ile baģarılabilir. g. Sağlık eğitimi bir bütün olarak ele alınmalıdır: Bir grup için planlanan eğitim, diğer grupların eğitim programlarıyla bir bütünlük oluģturmalıdır. Örneğin, çocukların, ailelerinin ya da bakıcılarının eğitimi, birbirini karģılıklı olarak destekleyen uygulamalar olmalıdır. ğ. Sağlık eğitiminde tüm sağlık personeli görev almalıdır:

58 58 YanlıĢ bir yaklaģım olarak bazı ülkelerde sağlık eğitimi belirli bir kurum ya da organizasyonun görevi sayılmaktadır. Doğru olan; sağlık eğitiminin, halka sağlık hizmeti veren tüm sağlık personelinin en önemli görevi olarak ele alınması ve uygulanmasıdır. Profesyonel sağlık eğitimcilerinin görevi ise, eğiticilerin eğitimi ve eğitim organizasyonunu sağlamak, eğitim tekniklerini öğretmektir. h. Sektörler arası iģbirliği sağlanmalıdır: Sağlık, çok etmenli bir sistem olduğu için, çeģitli kurum ve kuruluģların da sağlık eğitimine katılmaları gerekir. Bu nedenle, ilgili kuruluģ yöneticilerinin desteğini sağlamak çok önemlidir. Örneğin, çevre sağlığı konusunda bir ilçede baģlatılacak bir sağlık eğitimi kampanyasında belediye baģkanının, kaymakamın ve diğer kuruluģ yöneticilerinin desteği sağlanmalıdır. Belediye baģkanının belediye olanaklarını çevre sağlığı hizmetlerine yöneltmesi, kaymakamın ilçe olanaklarını harekete geçirmesi, ilçe müftüsü ve milli eğitim müdürünün kampanyayı desteklemesi, yerel radyo, televizyon ve gazetelerin desteklemeleri, takipçisi olmaları, sağlık eğitiminin etkinliğini artırır, amaca ulaģmayı kolaylaģtırır. ı. Uzun erimli planlarda, ara hedefler belirlenmelidir: Kaydedilen ilerlemenin gözlenebilir, ölçülebilir olmasını sağlamak için ara hedefler saptanmalıdır. i. Yapılan planlar değiģtirilebilir (elastik) olmalıdır: Yapılan planlar zaman içerisinde uygulanabilirliğini ya da gerçekçi olma özelliğini kaybedebilir. Bu durumda baģlangıçta konulan hedefler ve planları katı bir Ģekilde uygulamada ısrar edilmemeli; yeni planlar yapıp, yeni hedefler belirlemeden kaçınmamalıdır. j. Eğitimde cezalandırma ve ödüllendirme yerine göre kullanılmalıdır: Umumi Hıfzısıhha Kanunu, toplumun sağlığını bozanların, çevreyi kirletenlerin ve aģıdan kaçanların cezalandırılmasını öngörmüģtür. Halka olumlu davranıģ kazandırmada bu yetkiden yararlanma düģünülebilir. Ancak, bu önlemlerin hiçbir zaman eğitimin yerine geç(e)meyeceği, etkisinin sürekli olmayacağı bilinmelidir. Sağlık personeli bu yetkisini, toplumda tepki yaratmayacak, onları olumlu yönde etkileyecek Ģekilde kullanabilmelidir. Eğitim yaparken; yasaların suç saydığı davranıģlardan söz edilmesi çoğu kez yeterli ve yerinde olur. Güdülenmenin sağlanması ve en yüksek düzeyde tutulması amacıyla eğitim sırasında baģarılı görülenler, değiģik Ģekillerde ödüllendirilmelidir. Ödüllendirme baģarılı olanları daha da baģarılı olmaya sevk edeceği gibi diğer bireyleri de güdüleyecektir. YETĠġKĠN EĞĠTĠMĠNĠN ÖZELLĠKLERĠ YetiĢkin eğitimi; YetiĢkin olarak kabul edilen bireylere verilen eğitimdir ve YetiĢkin eğitimin ilkeleri sağlık eğitimini ilkeleri ile paralel olmak zorundadır. Ancak yetiģkinlere verilecek eğitimlerin bazı özel ayrıntıları vardır. Yetişkin İhtiyaçları doğrultusunda öğrenir.yetiģkinlerin öğrenme süreci gereksinim duyma ile baģlar, bu ihtiyaç ilgiyi(dürtü) doğurur. Ġlgi varsa eksik olan öğrenme kaynağıdır. Bu süreç Ģöyle özetlenebilir: Gereksinim duyma Ġlgi (Dürtü) Öğrenme DavranıĢ değiģikliği Öğrenme kaynağı (kitap, eğitim materyali, eğitici vb) varsa öğrenmenin tamamlanması için engel kalmaz. Bundan sonra yapılacaklar sadece öğrenmeyi kolaylaģtırmak içindir. Zaten bu nedenle yetiģkin eğitiminde rol alan eğiticiler için getirilen en kapsamlı tanım kolaylaģtırıcı olmalarıdır. Eğitim ortamını olumlu hale çevirmek, uygun eğitim tekniklerini kullanmak, eğitim materyallerinin daha kolay anlaģılmasını sağlamak için açıklama yapmak vb. yapılacak her faaliyet sadece öğrenme yardımcılığı içindir. Yani yetiģkinlerin bu hazır oluģluğu bir fırsattır ve eğitici bu fırsatı değerlendirilmelidir.

59 59 Bu nedenle yetiģkin eğitiminde gereksinim duyma çok önemli ve olmazsa olmaz Ģarttır. Yetişkin ihtiyaç duyduğunda öğrenir ilkesi olmazsa olmaz temel ilkedir. Bu nedenle iģyerlerinde verilecek eğitimlerde çalıģanların istediği, konuyu eğitim konusu olarak seçmek önem arz eder. Ancak yönetmelik gereği iģyerinde verilecek eğitimlerin konularının kapsamı belirlenmiģtir. Ve tamamen ilgisiz bir konudaki eğitim yönetmelik kapsamında bulunmayabilir. Burada önemli olan yönetmelikteki konuyu anlatmak değil çalıģanların gereksinim duyduğu ve eğitim verilecek konunun yönetmelikteki hangi ana baģlığı uyduğunun saptanmasıdır. Böylece mevzuat engel olmayacaktır. Çünkü yetiģkin eğitminin bir baģka özelliği yetiģkinin Eğitimin içeriğinin belirlenmesinde yer almak istemesidir. YetiĢkin eğitiminin yukarda açıklanan temel özellikleri de dahil olmak üzere bütün ilkelerini sıralayacak olursak; YetiĢkin ihtiyaç duyduğunda öğrenir, eğitimle kendi konusu arasında bağ olmalıdır. Eğitimin içeriğinin belirlenmesinde yer almak ister. YetiĢkin, öğrenmeye hazır olduğunda öğrenir. Hemen yada kısa sürede uygulayabileceği bilgi ve becerileri öğrenmek ister. Öğrenme sürecine etkin bir Ģekilde katılmak ister Eğitim sürecinde kendi bilgi ve tecrübesine dayalı olarak görüģlerini açıklamak ister. YetiĢkinlerin dikkat toplama süresi daha kısa olduğundan ve zamanları değerli olduğundan eğitim olabildiğince kısa tutulmalı, eğitimde çeģitlilik sağlayarak dikkatin devamı sağlanmalıdır. YetiĢkin eğitiminde sertifika, ödül, plaket gibi uygulamalar öğrenme cesaretini arttırır çünkü yetiģkinler sık sık olumlu geri bildirim (positive feedback) verilmesini beklerler. YetiĢkinler rahat, ve kendini ifade edebildikleri ortamlarda daha kolay öğrenirler.. Bilgi, beceri, alıģkanlık, ve hareketlerini geliģtirecek, problemlerini kendi baģına çözebilecek duruma getirecek yöntemleri kazanmak ister.çünkü yetiģkinler özgüvenlerini korumak isterler Belki de en önemli ilkelerden biri de yetiģkinlerin grup etkileģiminden hoģlanmasıdır. Bu nedenle eğitim ortamının sınıf düzeni, yada U düzeni yerine o düzeni Ģeklinde olması önerilir. Eğitici özellikleri YetiĢkin eğitiminde yer alacak eğiticinin temel özelliği yukarda da açıklandığı üzere kolaylaģtırıcı olmasıdır. Ancak aģağıda sıralanan özelliklere de sahip olması eğiticinin ve dolayısıyla eğitimin etkinliğini artıracaktır. Eğitici; Sağlıklı ve dengeli kiģiliğe sahip olmalı, Genel kültürü yüksek,

60 60 Öğrenmeyi seven, Açık fikirli Kendine güveni olan Mesleki ve toplumsal ideallere bağlı Lider Kendi konusu ve eğitim konusunda bilgi ve becerisi olan YetiĢkin psikolojisi konusunda bilgili olmalıdır. Yüksek performanslı eğitici aģağıdaki özellikleri kendisinde bulunduran eğiticidir. Ancak hepsinde önemlisi kolaylaģtırıcı olmalıdır. Yüksek performanslı eğitici; DanıĢman, Psikolog, Konu Uzmanı, Öğrenmeyi Seven (Öğrenci), Rehber, Planlayıcı, Yenilikçi, Değerlendirici, Yaratıcı, Yönetici, Dinleyici, Organizatör, Ġkna Edici, Motive Edici, Arabulucu olmalıdır. Ancak hepsinden önemlisi KOLAYLAġTIRICI olmalıdır. YETĠġKĠN EĞĠTĠMĠ TEKNĠKLERĠ Arnold ve arkadaģlarının 1991 yılında yaptıkları bir araģtırmanın sonuçlarına göre öğrenmenin gerçekleģme oranı; %20 iģiterek %30 görerek %50 görerek ve iģiterek %70 görerek, iģiterek ve ifade ederek %90 görerek, iģiterek, ifade ederek ve yaparak olmaktadır. Bu bilginin ıģığında yetiģkin eğitiminin yukarda sayılan diğer özellikleri göz önüne alındığında yetiģkinler yönelik eğitim tekniklerinin göze, kulağa hitap etmesi ayrıca ugulama yapmaya olanak tanıması gereklidir. YetiĢkinlerde kullanılabilecek baģlıca eğitim teknikleri Ģunlardır: Sunum (Demonstration) Vaka çalıģması Drama ve Rol yapma Taklit/öykünme/benzetim (simulasyon) Küçük grup tartıģması Soru-cevap Pratik yapma Saha gezisi Beyin fırtınası(brain storming) Ev ödevi Bilgisayar destekli öğretim Bu yöntemleri grupla birlikte öğrenmeye uygun olan teknikler ve bireysel öğrenmeye uygun teknikler olarak iki ana grupta incelmek mümkündür. Ev ödevi, bilgisayar destekli öğretim dıģında kalanlar grupla öğrenme için uygun teknikleridir. Ancak bu yöntemler arasında; Sunum, Rol yapma, Küçük grup tartıģması, Soru cevap ve Beyin fırtınası Yöntemleri en çok kullanılan yöntemle olduğundan bu yöntemlerin avantajları, dezavantajları ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktaları ayrıntılı olarak burada anlatılacaktır. SUNUM YÖNTEMĠ: Yeni bir konu tanıtılırken, bir durum, görüģ ya da sentez aktarılırken ve özellikle amfi ve konferans salonu gibi ortamlarda büyük gruplara ulaģmak gerektiğinde kullanılan tekniktir. Bu nedenle herkesin bildiği bir konu için uygun değildir ayrıca küçük gruplar için de (20 kiģinin altındaki gruplar) uygun değildir.

61 61 Kalabalık gruba ulaģmak bir avantajlı gibi görünse de beceri kazandırmak isteniyorsa uygun bir yöntem değildir. Eğiticinin kontrolünde olan bir yöntem olması avantajıdır. Ancak eğitici sunum için hazırlıklı olmalı, etkili sunum becerisi olmalıdır. Sunumlar, uygulamalı yöntemlerle desteklenmediği takdirde kalıcı öğrenme sağlayamazlar, sunum yaparken önemli noktalar özetlenmeli, katılımcıların soru sormasına fırsat tanımalıdır. KoĢulların anlatım yönteminden baģka bir yöntem uygulamaya elvermediği durumlarda bile uygulama renkli hale getirilmeye çalıģılmalıdır. Etkin bir öğretim için eğitim atmosferi; öğretmen-öğretmen, öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci iletiģimlerine olanak vermelidir. Grup tartıģmaları, soru yanıt yöntemi, örnek olay incelemeleri, problem çözme yöntemlerinden bir veya birkaçı kullanılarak yöntem zenginliğine gidilmelidir. ROL YAPMA Katılımcıların tutumunu değiģtirme ve problem çözmede değiģik yaklaģımlar kazandırma amacıyla kullanılan bir tekniktir. Dikkat toplayıcı, eğlenceli ve gerçeğe benzer bir yöntemdir. Ancak rol yapanların kontrolden çıkmaması, ne mesajlar vereceğini önceden bilmesi gerekir. Bütün tekniklerde olduğu gibi bu da önceden mutlaka hazırlık gerektirir. Uygun ortam ve az sayıda kiģi (küçük grup) gereklidir. Rol yapma iģlemi bittikten sonra katılımcıların ne hissettikleri, ne düģündükleri, önerileri, tepkileri sorulmalı. Sonunda mutlaka bir kapsayıcı ve doğru mesajları içeren bir özet yapmalı. Aksi halde rol yapanların yanlıģ rolleri katılımcılar tarafından doğruymuģ gibi algılanabilir ve yanlıģ öğrenmeye neden olur. KÜÇÜK GRUP TARTIġMASI 4 ile 7 kiģiden oluģan çalıģma gruplarına verilen bir soru cümlesinin çerçevesinde çözümlerini ve saptamalarını hazırlamaları istenir. Gruptan bir kiģi krapotör olur konuģulanları not eder ve önemli noktaları çıkarıp sunumu hazırlar. Küçük grubun kendi içinde yapacağı tartıģmaları yönlendirmek için eğitici(ler) gruplara kolaylaģtırıcı olarak destek verebilir. Küçük gruplar hazırlıklarını tüm gruba sunarlar ve diğer grupların da katkı ve önerileri alındıktan sonra ortak nbir sunum çıkabilir. Ġhtilaflı noktalar için tartıģma yapılarak ortak karara varılabilir. Bireylere problem çözümü becerisi kazandırdığı, ekip çalıģmasına fırsat verdiği ve katılımcıların birbirlerinden öğrenmelerini sağladığı için güzel bir yöntemdir. Ancak grupların kontrolü elde tutulamazsa boģa zaman kaybı gibi gören bazı katılımcılar sıkılabilir. Katkı vermez ve öğrenme gerçekleģmez.. Küçük grup tartıģmaları eğiticinin yapacağı bir sunum sonrasında yapılırsa konunun pekiģmesine yardımcı olur. Bu uygulamanın püf noktası gruptan istenen iģin net olması sorunun açık olmasıdır. Zaman sınırı verilmeli, katılımcılar birbirini dinlemeli bu nedenle zaman zaman eğitici yönlendirmesi gereklidir. En sonunda da gruba bu alıģtırmadan ne öğrendikleri sorulmalı, öğrendiklerini nasıl uygulayabilirler öğrenilmelidir. SORU CEVAP Katılımcıların bildiklerini tazelemeleri, öğrenilenleri gözden geçirmeleri ve öğrenip öğrenmediklerini test etme için kullanılır. Katılımcıların, dikkat toplamalarını sağlar, katılımcılara kendini ifade etme fırsatı sağlar. Ancak bu faydaların sağlanması için, doğru soruları doğru biçimde sormalı, gerektiğinde aynı soru farklı cümlelerle tekrar tekrar sorulabilmeli ki herkes tarafından anlaģılsın. Uygularken dikkat edilmesi gereken noktalar; Katılımcının verdiği yanıt: doğruysa desteklenmeli/ödüllendirilmeli, kısmen doğruysa doğru bölüm onaylanmalı, yanlıģ bölüm düzeltilmeli, tamamen hatalı ise eleģtirel bir tavır almadan doğru yanıta ulaģmaları sağlanmalıdır. Geçerli bir neden varsa öğrencilere cevabın doğruluğuna katılmama hakkı tanınmalı. Sorular önceden planlanmalı, soruların amacı belli olmalı,

62 62 Her soruda bir durum sorulmalı, Soru katılımcılardan birine sorulmalı, cevap için yeterli zaman bırakılmalı, BEYĠN FIRTINASI Amaç, çözümü olmayan veya çok zor olan, tekrarlayan ve problem çıkartan bir konu ya da sorun hakkında görüģler, düģünceler veya çözümler üretmektir. Eğitici gruba tek ve anlaģılır bir soru yönlendirmeli, ve beyin fırtınasının temel kurallarını gruba açıklanmalı: herkes aklına gelen her şeyi söyleyebilir, bütün fikirler kabul edilecek. söylenenlerin hepsi tahtaya/kağıda yazılacak, hiç bir fikir/öneri beyin fırtınası sırasında eleştirilmeyecek, tartışılmayacak beyin fırtınası belli bir tempo içinde yapılacak, öneriler listesi bitirildikten sonra başa dönüp hepsi teker teker tartışılacak. Bütün olası cevaplar alındıktan ve tahtaya yazıldıktan sonra her bir öneri bütün grubun oyuna sunulmalı, en çok oy alan 3-5 çözüm önerisi üzerinde ayrıca grup tartıģması yapılmalı. Eğitici kısa bir özet yaparak konuyu toparlamalı YÖNTEMLERĠN KARġILAġTRILMASI VE DEĞERLENDĠRĠLMESĠ : AĢağıdaki Ģekilde değiģik yöntemlerin uygulandığı bir eğitim ortamında etkileģimler Ģematize edilmiģtir. ġekil 3. DeğiĢik Yöntemler Uygulanan Eğitim Ortamında EtkileĢimler. Yöntem seçimi sihirli bir değnek değildir. Önemli olan eğiticinin konuyu en iyi Ģekilde öğretecek yöntem zenginliğine ulaģmaya çalıģmasıdır. Katılımcılar ile eğiticilerin karģılıklı etkileģmelerini sağlayan bu yöntemler aynı zamanda öğrenilenlerin kalıcı olmasını sağlama amacıyla kullanılmaktadır. Eğitimlerde kullanılan sunum türlerine göre katılımcıların zaman içinde anımsama yeteneklerindeki değiģim aģağıdaki Tabloda verilmiģtir. Tablo. Sunum türlerine göre zaman içinde anımsama kapasiteleri ANIMSAMA KAPASĠTESĠ SUNUM TĠPĠ 3 saat 3 gün sonra sonra Sözel (tek-yönlü) konferans % 25 % Yazılı (okuma) % 72 % 10 Görsel ve sözel sınıf dersi % 80 % 65 Katılımcı yöntemler (rol yapma, vaka çalıģması, tartıģma) % 90 % 70

63 63 Eğitimi planlayanlar hangi sunum tipi (katılımcı, konferans vb.) ile nasıl bir eğitim (birey, grup veya toplum) vereceğine karar verirken aģağıdaki özellikleri gözden geçirmelidir. Eğitimde Yöntem Seçimini Etkileyen Faktörler 1. Eğitici(ler)in yönteme yatkınlığı: Eğitici, yöntemlerden hangisini daha iyi uygulayacaksa o yöntemi kullanmalıdır. 2. Zaman ve fiziksel olanaklar: Kısıtlı zamanda grup tartıģması uygun bir yöntem değildir, ancak zaman sorunu yoksa bunu en etkili yöntemlerle zenginleģtirmek gerekliliği vardır. 3. Maliyet: Hedef kitleye uygulamalı deneyimler kazandırmayı amaçlayan bir yöntem ek maliyet gerektirirken, soru-yanıt ya da anlatım yöntemi ek bir maliyet gerektirmez. 4. Öğrenci grubunun büyüklüğü: GeniĢ gruplarda tartıģmalı yöntemleri uygulamak ne kadar zor ve yanlıģ ise küçük gruplarda anlatım tekniği gibi daha az etkili bir yöntem kullanmak da o kadar yanlıģtır. 5. Konunun özelliği: Bir konu uygulamalı eğitime yatkın ise bu fırsat kaçırılmamalı, ancak tarih gibi bazı kuramsal konuların anlatım tekniğine daha yatkın olduğu bilinmelidir. 6. Eğitimin sonunda hedef kitlede geliştirilmek istenen nitelikler: Eğitim süresi sonunda katılımcıların sadece bilgi düzeyini artırmak amaçlanıyorsa baģka, aynı zamanda beceri kazandırmak da hedefleniyorsa daha baģka yöntem tercih edilmelidir. 7. Katılımcıların hazır bulunuşluk düzeyi: Katılımcıların hazır olma durumları eğitim materyali seçiminde önemlidir. Bu durum katılımcıların mesajı anlayıp yorumlamalarını, dolayısıyla iletiģimi arttıracaktır. BAKIM ONARIM ĠġLERĠNDE Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ GĠRĠġ Günümüz çalıģanlarının en önemli sorunlarının baģında ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin geldiği konusunda hiç kuģku bulunmamaktadır. Sanayi toplumlarında çalıģan toplam nüfusun üçte ikisinin sanayide çalıģtığı göz önüne alınırsa ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği sorununun toplumun temel sorunlarının baģında yer alması doğal bir sonuçtur. Öte yandan sanayileģmenin temelinde makinalaģma vardır. Her geçen gün de yeni ve daha karmaģık makinalar bu oluģumda yer almaktadır. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği sorunun çözümünde makinalarla-insan iliģkilerinin düzenlenmesi, bu iliģkilerin belirli kurallara bağlanması ve standartlaģtırılması bir zorunluluk olmaktadır. Yapılan istatistikler göstermektedir ki, iģ kazaları sebeplerine göre sınırlandırıldıklarında makine kazaları üçüncü sırayı almaktadır. Ayrıca kazalardan meydana gelen ölümler ve maluliyetler incelenecek olursa mekanik sebeplerinin dördüncü sırada olduğu, daimi, kısmi maluliyet kazalarına göre ise makine kazalarının baģtan birinci sırayı teģkil ettiği görülür. Bakım-onarım (maintanence) hizmetleri, makine, tezgah ve tesislerin daha uzun sürelerle, arızasız ve problemsiz olarak çalıģmasını; beklenmedik arızalar sebebiyle tehlikeli durumların ortaya çıkmaması; istenmeyen olaylara, kazalara, yaralanmalara, malzeme hasarlarına, zaman kaybına sebep olmaması için yapılan planlı ve düzenli çalıģmalardır. Periyodik bakımlar, makine ve tesislerin ömrünün uzamasına katkıda bulunur. Ayrıca, beklenmedik arızalar sebebiyle kazalara sebebiyet verilmesini önler ve can güvenliğini sağlar. Bakım-onarım çeģitleri Ģunlardır: 1- Arıza vuku buldukça (problem ortaya çıktıkça) yapılan bakım-onarım (tamirat), 2- Problem ortaya çıkmadan yapılan (programlı) bakım-onarım, Parça değiģikliği yapmadan bakım,

64 64 Ömrü bitmiģ parçalar değiģtirilerek yapılan bakım, Bakım-onarım çalıģmalarında, önceden planlanmamıģ, beklenmedik bir zamanda meydana gelen bir arızayı giderirken, kaza riski daha fazladır. Çünkü ani durumlarda, gerekli malzemeler temin edilememekte, uygun olmayan malzeme ile çalıģılması, zorunluluğu ortaya çıkabilmekte ve dolaysıyla kazalara zemin hazırlanmıģ olmaktadır. Kazalar, makina-insan iliģkileri yönünden incelendiğinde en tehlikeli kazaların, yani ölümcül ve sakatlık bırakan kazaların büyük bir kısmının, makinalarda yapılan Bakım- Onarım sırasında meydana geldiği görülmektedir. ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği yönünden Bakım-onarımda yapılan hatalar iģyerinde çalıģan diğer personeli de tehlikeye sokmaktadır. Bakım-onarımda ĠĢ Güvenliği kuralları koymuģ ve bu kuralları standarda bağlamıģ olan iģyerleri ve iģletmelerde iģ kazaları, sadece bakım-onarım servislerinde değil, iģletmenin diğer ünitelerinde de büyük oranda azalmaktadır. Bu bakımdan bakım-onarımda iģ güvenliği, ĠĢ Güvenliliğinin en önemli halkalarından birini teģkil etmektedir. Yapılan istatistikler ve edinilen tecrübeler, tamir, bakım-onarım çalıģmaları esnasında çok fazla sayıda kazaların meydana geldiğini göstermektedir. Bu kazalar, tamir ve bakım çalıģmalarının yeterli emniyet tedbiri alınmadan yapılmıģ olmasından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple, bakım-onarım faaliyetlerinin planlı, programlı olarak yapılması gerekmektedir. Bakım-onarım iģlerinde güvenlik tedbirleri Bakım-onarım iģlerinin yapılmasında hedef: 1- Sistemin düzgün çalıģmasını sağlamak, 2- Tesisin ömrünü uzatmak, 3- Arıza ve kaza olmadan, tespit yapıp tedbir almak üzere yoğunlaģmıģtır. ĠĢletmeler, bakım-onarım çalıģmalarına izin verilmesi hususunda bir sistem kurulmalıdır. Bu sistemde; yöneticilerin, iģçilerin, müteahhitlerin ve diğer Ģahısların uymaları gerekli tedbirler ve Ģartlar açık ve aleni bir Ģekilde belirlenmelidir. Bu sistemde; Yapılacak iģ, ĠĢi kimin denetleyeceği, Alınacak güvenlik tedbirleri, ĠĢe baģlamadan önce çalıģanlar tarafından alınacak gerekli tedbirler (Örneğin; fiziksel kilitleme aygıtlarının takılması, tehlike uyarı levhalarının asılması gibi), ÇalıĢma alanının güvenli olup olmadığının tespiti ve güvenli hale getirilmesi, ÇalıĢma izninin kaldırılmasından önce yapılması gerekli iģlemlerin belirtilmesi, bu iģlemlerin kimler tarafından yapılacağının açık olarak yazılması, belge sisteminin yerleģtirilmesi, gerekmektedir. Bu Ģekilde uygun bir sistemle, planlı ve programlı yapılan çalıģmalarda: ĠĢ veriminin artması sağlanır; Malzeme kayıpları en aza indirilir, Ġsraf önlenir, Her Ģeyin en iyi Ģekilde ve en verimli Ģekilde kullanılması sağlanır, ÇalıĢanların güveni kazanılmıģ olur. Bakım-onarım iģlerinin yapılması belli bir izin prosedürüne bağlanmalıdır. ÇalıĢmaya izin Ģartlarının tasarımı, belirlenmesi, riskin türüne ve derecesine, iģin karmaģıklığına ve ilgili endüstri koluna göre yapılmalıdır. Bakım-onarım ekibine; Makinelerin korunması ilkeleri, Elektrik ve mekanik güvenlik, Bakım iģlerinde çalıģma izni hususlarında yeterli eğitim verilmelidir.

65 65 Eğitimle yetinmemeli, mutlaka etkili bir denetim sistemi kurulmalıdır. Otokontrol mekanizmaları geliģtirilmelidir. Çünkü insanlar sadece bilmedikleri için hata yapmazlar. Daha çok bildikleri konularda, yanlıģ ve hatalı olduklarını bile bile hata yaparlar, yanlıģ yaparlar. Bu tür yanlıģların yapılmaması için de uygun denetim mekanizmalarının geliģtirilmesi, kurulması, çalıģtırılması gereklidir. Bir diğer sakınca da, uygun ve yeterli eğitimi olan ekiplerin oluģturulamamasıdır. Uygun ekiplerin oluģturulamaması yine kazalara davetiye çıkarmaktadır. Plansız olarak yapılan bakım-onarım çalıģmalarının bir diğer mahsuru ise yapılan çalıģmalar esnasında uygun izin prosedürünün uygulanmamıģ, olması, yetkililerin haberdar edilememiģ olması, dolaysıyla yetkili teknik eleman nezaretinin mevcut olmaması ve gerekli emniyet tedbirlerinin alınamamıģ olması sebebiyle kazalara sebep olunmasıdır. Bu sebeple bakım-onarım çalıģmalarının planlı ve programlı olarak yapılmasına gayret gösterilmelidir. Planlı ve programlı bakım-onarım çalıģmalarının düzgün olarak yapılması durumunda, beklenmedik arızalar en aza indirilmiģ olacaktır. Her Ģeye rağmen ortaya çıkabilecek, arızalar tahmin edilerek, bu durumlarda yapılacak iģlemler önceden planlanmalı, ekstra durumlar karģısında yapılacak iģlemler önceden tasarlanmalı, gerekli malzeme ve personelin nasıl tedarik edileceği planlanmalıdır. Bakım-onarım iģlerindeki kazalar genellikle iģe baģlamadan önce ve iģin bitiminde meydana gelmektedir. Bu sebeple bakım-onarım iģlerine baģlamadan önce gerekli tedbirlerin alınması, tehlikelerin gözlenmesi, iģe apar topar (alelacele) dalınmaması gerekmektedir. ĠĢin bitiminde ise, yine gerekli kontrollerin yapılması, sökülmüģ veya bozulmuģ koruyucu sistemlerin yerine yerleģtirilmesi, düzeltilmesi, bütün bu tedbirlerde sonra çalıģmaya baģlanılması gereklidir. Kazaların bir kısmı da, bakım-onarım sonrası, yapılan normal çalıģmalarda meydana gelmektedir. Bakım-onarım esnasında yapılmıģ olan değiģikliklerden operatörün haberdar edilmemesi bu tür kazalara sebebiyet vermektedir. Bakım-onarımlarda tespit edilen önemli hususların kayda alınması, daha sonraki kontrollerde bu kayıtlara dikkat edilmesi gereklidir. Etkili kontrol, yazılı bir sistemle sağlanmalıdır. Ancak yazılı bir yönergenin tek baģına kazaları önleyemeyeceği hususuna da dikkat edilmelidir. Yönergelerin yanında eğitim ve denetim hizmetleri asla göz ardı edilmemelidir. Makine tezgah ve tesislerde normal çalıģmalar esnasında görülen değiģik durumlar, arızalar, kayda alınmalı, büyük revizyon ve bakım çalıģmaları esnasında bu kayıtlardan istifade edilmelidir. ĠĢyerinde bu tür kayıt sisteminin oluģturulmaması, ĠĢletmeleri ve idarecileri Ģahısların hafızalarına bağımlı kılar. Halbuki iģletmelerin, Ģahıslara ve Ģahısların hafızalarına güvenerek çalıģması doğru değildir. ġahısların hafızaları yanılabilir, Ģahıslar fanidir, her zaman iģyerinde mevcut olmayabilir. Fakat iģyerinin sürekli veya uzun ömürlü olması isteniyorsa kayıt sistemi yerleģtirilmelidir. Bu kayıt sistemi yeterli seviyede olmalıdır. Bürokrasiyi çok fazla artırmamalı, buna mukabil bazı bilgilerin unutulup kaybolmasına sebep olmamalıdır. ĠĢyerinde uygun bir kayıt sisteminin, belge sisteminin kurulması, bilgi akıģının güvenli ve sürekli bir Ģekilde sağlanmıģ olması, müessese olmanın Ģartıdır. Aksi halde, iģler, el yordamı ile, kiģilerin Ģahsi gayretleri ile, omuz gücü ile yürütülüyor demektir ki, bu yürümenin ve yürütmenin sürekli olması mümkün değildir. Çünkü kiģilere bağımlıdır. KiĢiler ise fanidir. Bakım-onarımlar, uzman (ehliyetli) kiģilerce yapılmalıdır. Makine bakım-onarım iģlerinde görevli olan kiģilerin, makine yapımcılarının önerileri hakkında yeterli bilgilerinin bulunması gerekmektedir. Makine yapımcıları tarafından tavsiye edilen yağlama programlarına özen gösterilmelidir. Kullanılan yağlar, yapımcının tavsiye ettiği nitelikte olmalıdır. Muayene veya bakım sırasında, koruyucuların kaldırılması gerektiğinde, güç kesilmeli, Ģalter kilitlenmelidir. Makinelerde herhangi bir bakım-onarım iģlemi yapıldıktan sonra koruyucu düzenlerin yerlerine düzgün olarak takılmasına dikkat edilmelidir. Bu hususta gerekli kontroller

66 66 yapılmalıdır. ĠĢyerlerinde, makine tezgâh ve tesisler üzerinde yapılan tamir ve bakımlar esnasında çıkarılmıģ olan makine koruyucu sistemlerin yerlerine yerleģtirilmeden, makineyi, tezgâhı, tesisi çalıģtırdıkları, koruyucuların kenarda köģede tozlanmaya terk edildikleri çok sık rastlanan hatalı hareketlerdendir. Bu hatalı davranıģlar birçok kazanın sebebini teģkil etmektedir. Önleyici bakım sistemlerinde koruyucuların düzgün denetimlerinin yapılması (gevģek vidalar, aģınmıģ yataklar, kusurlu kablolar, pimlerin kaybolması vb. durumlarda olduğu gibi) herhangi bir sorun çıkmadan önce, kusurların ve noksanların düzeltilmesini sağlar. Kilitlemeli koruyucular ve makinelerin küçük parçalarında operatörü korumak için bulundurulan güvenlik aygıtları aynı zamanda bakımcıyı da korurlar. Ancak büyük çaptaki makinelerde ve tesislerde, tehlikeli alana giren ve tesisat çalıģtırıldığında gözden uzak olduğu için görülemeyen bakımcıların korunması için özel tedbirler alınmalıdır. Her makine ve tesis için bakım, onarım ve kontrol talimatları hazırlanmalıdır. Bu talimatlarda hangi aralıklarla hangi tür bakımların yapılacağı belirtilmeli, değiģtirilmesi gerekli parçalar tespit edilmeli, bu parçaların hangi sürelerde veya hangi seviyedeki aģınmalarda veya hangi durumlarda değiģtirileceğinin açık olarak belirlenmesi gerekmektedir. Sözlü talimatlar, yanlıģ duymalara ve yanlıģ anlaģılmalara sebep olabileceğinden dolayı, insan hayatının söz konusu olduğu durumlarda güvenilir değildir. Bakım-onarım iģlerinde iyi malzemenin kullanılması gereklidir. Malzemenin kötü olması bakımı kötü hale getirir, kötü bakım arızalara ve kazalara davetiye çıkarır. ĠĢyerinde çalıģanlar; binalarda, inģaatta, makinede, tesisatta göreceği noksan veya tehlikeli durumları, amirine veya bakım-onarım iģlerinde görevli olanlara hemen bildirmesi, ĠĢverenin de bu arızaları en kısa zamanda, en uygun Ģekilde gidermesi gereklidir. Bakım-onarım iģlerinde uygun ve yeterli aydınlatma sağlanmalıdır. Rutubetli ve iletken ortamlarda düģük gerilimli (24 volt) aydınlatma cihazları kullanılmalıdır. Bakım-onarım iģlerinde görevlendirilecek iģçilerin bütün malzemelerini koyabileceği ve kolaylıkla taģıyabileceği takım çantaları veya kutuları verilecektir. Bu iģlerde kullanılan büyük aletlerin taģınması için el arabaları bulundurulacaktır. Bina ve tesisatta yapılacak bakım-onarım iģlerinde, geçici olarak uygun ve güvenli sabit merdivenlerle platformlar, geçit ve iskeleler yapılacaktır. Bakım-onarım iģleri çalıģmalar durdurulmadan yapıldığı durumlarda, gerekli güvenlik tedbirleri alınacaktır. Zararlı, zehirli gazların bulunduğu, havalandırmanın yeterli olmadığı yerlerde (Tehlikeli gaz, buhar veya sislerin meydana gelebileceği tank veya depolarda) yapılan çalıģmalarda, gerekli kiģisel koruyucu malzemeler verilmelidir. Bu gibi yerlerde tecrübeli ve usta iģçiler çalıģtırılmalı, kiģisel koruyucuları kullanmaları temin edilmeli, bir veya birkaç kiģi gözlemci olarak görevlendirilmelidir. Muhtemel bir zehirlenme durumunda ilk yardım yapacak malzeme ve kiģiler hazır bulundurulmalıdır. Hendek, çukur ve diğer kazı iģlerinin yapıldığı durumlarda, uygun Ģekilde payandalar ve korkuluklar yapılacak ve buralar geceleri ıģıklandırılacaktır. Basınçlı kazanlar ve kaplar basınç altında iken onarılmamalıdır. Onarılacak tank veya depoların diğer tank veya depolarla olan bağlantıları kesilmelidir. Onarılan tank veya depoların içinde mekanik karıģtırma tertibatı bulunduğu durumlarda, onarıma baģlanmadan önce karıģtırma tertibatının güç kaynağı ile irtibatı kesilmeli ve karıģtırıcı uygun Ģekilde takozlanmalı, desteklenerek bağlanmalıdır. Ġçinde parlayıcı, patlayıcı maddelerin bulunduğu kapların kaynakla tamir bakımının yapıldığı durumlarda, bu depolar tamamen temizlenmeli, buharla temizlenmeli, daha sonra içine su doldurulduktan (Azot veya karbondioksit gibi asal gazlar ile veya benzeri ile doldurulacak) sonra, yetkili teknik elemanların nezaretinde en usta kiģilere bu kaynak iģleri yaptırılmalıdır. Bu depolar, buharla yıkanabilecek ve içine su doldurulabilecek durumda değilse, çok özel olarak temizlenecek, raspalanacak, 24 saat su verilmek suretiyle karıģtırılacak, en az iki saat havalandırılacak, ilgililerce kontrol edilecek, deponun uygun Ģekilde temizlenmediği kanaatine varılırsa, su veya buharla temizlemeye ve havalandırma iģlemine devam edilecektir.

67 67 Yüksek yerlerde yapılan çalıģmalarda, emniyet kemeri, baret, bağlama ipleri gibi kiģisel korunma araçları verilecek ve bunların kullanılması sağlanacaktır. Bakım-onarım iģlerinde sık rastlanan kaza türleri: 1. Elektriğe çarpılma: Sistemin enerjisinin kesilmemiģ olmasından, Ortamın çok iletken bir ortam olmasından, Kullanılan seyyar elektrikli cihazların izolasyonunun uygun olmamasından, Seyyar aydınlatma lambalarının düģük gerilimli (24 Volt) olmamasından kaynaklanmaktadır. 2. Hareketli kısımlarda yaralanma (KayıĢ-kasnak sistemleri, diģli, kaplın, operasyon noktalarında yaralanma Ģeklinde). Bu tür kazalar makine veya tezgâh durdurulmadan tamir bakım yapılıyor olmasından dolayı meydana gelmektedir. 3. Zararlı zehirli gaz, toz ve dumanlar dolayısıyla zehirlenme ve boğulmaların meydana gelmesi; Bu tür kazaların meydana gelmemesi için öncelikle uygun havalandırma yapılmalı, yeterli olmaz ise uygun koruyucu maskeler kullanılmalıdır. 4. Parlama, patlama, yanma Ģeklinde meydana gelen kazalar. Parlama, patlama, yanma ihtimali bulunan iģyerlerinde çalıģmaya baģlamadan önce, parlama ve patlamaya karģı tedbir alınması önemlidir. Bu sebeple bu tür yerlerde izin belgesi uygulamasına azami dikkat gösterilmelidir. 5. DüĢme Ģeklindeki kazalar. DüĢme Ģeklindeki kazalar, yüksekte çalıģmalarda uygun iskele ve platformların olmamasından, korkuluk olmamasından ve emniyet kemeri kullanılmamıģ olmasından kaynaklanmaktadır. 6. KiĢisel koruyucu malzemelerin (baret, eldiven, emniyet ayakkabısı gibi) kullanılmamasından meydana gelen kazalar. Tamir bakım iģlerinin yapıldığı yerler, çoğu zaman çalıģanların çok aģına olmadıkları, Ģartları çok iyi bilmedikleri veya ortam Ģartlarını bilseler dahi bir an önce iģi yapma gayreti içinde ortam Ģartlarına fazla dikkat etmemeleri sebebiyle, kafalarını bir yerlere çarpmaları, ayaklarına malzeme düģürmeleri, tuttukları malzemelerden ellerinin kesilmesi Ģeklinde kazalar meydana gelmektedir. Bakım-onarım iģlerinde yaģanan kazaların diğer kazalardan farklı kılan sebepleri: ÇalıĢmaların aceleye getirilmesi, planlı yapılmaması, Gerekli yerlerden izin alınmaması, izin veren makamların gerekli tedbiri almaması, Uzman kiģilerin veya ekiplerin (Ani durumlarda bulunamaması ve kim bulunursa onla çalıģma yapılması) bulunamaması veya ekiplerin noksan oluģu, ÇalıĢma ortamının uygun aydınlatılmamıģ olması, Bakım-onarım öncesinde, iģe baģlamadan önce gerekli tedbirlerin alınmamıģ olması, iģe apar topar baģlanması, ÇalıĢma esnasında uygun tedbirlerin alınmamıģ olması, ĠĢin bitiminde, daha önce sökülmüģ olan emniyet tedbirlerinin tekrar yerleģtirilmemiģ olması, Bakım-onarım esnasında tesiste meydana getirilen değiģiklikler var ise bu değiģikliklerin operatöre izah edilmemiģ olması, Malzemelerin uygun kullanılmaması (Emniyet kemerinin iskele gibi kullanılması gibi) Bütün bu olumsuzluklar, bakım-onarım iģlerinde kazaların çok olmasına sebep olmaktadır. BAKIM-ONARIMDA GENEL ĠSG ÖNLEMLERĠ 1. Atölyelerin çalıģma koģullarının daha güvenli ve daha verimli olması için yerini tezgâhını temiz tut. 2. ĠĢe baģlamadan ve iģ bitiminde daire yetkilisine kesinlikle haber ver. 3. Cihaz bakımına, kazanların veya tesisatın çalıģmasına engel olmayacak görülebilir yerlere gerekli ikaz levhalarını asmadan iģe baģlama. 4. Daima iģe uygun sağlam avadanlık (yedek parça) kullan. 5. Kriko veya kaldıraç ile çalıģırken dayanma noktasının sağlam olmasına dikkat et. 6. Zımpara taģı, seyyar taģlama ve keski kullanırken kesinlikle gözlük tak. 7. TaĢlama tezgâhların yan ve ön korkuluksuz kesinlikle kullanma. 8. Zımpara taģlarını, teknisyen veya ustabaģına sormadan değiģtirme.

68 68 9. Kordon ve fiģleri sağlam olmayan elektrikli el aletlerini kullanma. Onarılması için yetkililere ikazda bulun. 10. Matkap, freze, torna tezgâhlarından çıkan talaģları, el ile temizleme. Bu iģ için uygun fırça veya aparatlar kullan. 11. Dönen parçaları kesinlikle üstüpü ve bez ile silme elle frenleme yapma, saçını ve giysilerini kaptırmaktan koru. 12. Tezgâhından çıkan talaģın baģkasına zarar vermemesi için paravan kullan. 13. Torna tezgâhını çalıģtırmadan öne mutlaka ayna anahtarını çıkar. 14. Tazyikli hava ile temizlik yaparken kesinlikle gözlük kullan. Yakın çevrende bir baģkasının bulunmamasına dikkat et. 15. Tornada uzun parça iģlerken çıkıntı yapan kısmın kimseye zarar vermemesine dikkat et. 16. Uzun parçaları fabrika içinde veya dıģında taģırken gerekli iģaretlemeyi yap. 17. Kaldırma makinalarına (vinç, jaraskal, trifor, asansör ve forklift vb.) üzerinde yazılı tonajdan fazla yük yükleme. 18. Kaldırma makinalarında anormal bir durma görürsen kullanma. Hemen amirine haber ver. 19. Yük kaldırma ve indirmesinde, yükün altında kesinlikle durma. 20. Kazan veya kaplarda çalıģacağın zaman sıcaklık emniyet sınırlarına düģmeden içeri girme. 21. Bakım-onarım personeli olarak, yalnız bu emniyet kaidelerinden baģka, fabrikanın diğer kısımlarının emniyet önlemlerini öğren. 22. Matkapla çalıģırken, deleceğin parçayı matkap masasına (veya mengenesine) iyice tuttur, sonra delik del, matkabı durdurmadan, parçaya veya matkaba hiç bir iģlemde bulunma. 23. ArkadaĢının çekiç veya ağır bir Ģeyle üzerine vurduğu aleti elle tutma, uygun bir pens, kıskaç gibi aletler kullan. 24. Besleme ve kaynak kablolarını, üzerinden araba, taģıt geçmesi halinde zedelenmeyecek ve bozulmayacak Ģekilde döģe ve emniyete al. 25. Yüksek yerlerde çalıģırken mutlaka emniyet kemeri kullan. Kemerin ipini sağlam yere bağla. 26. Ġskele kullanman gereken yerde mutlaka iskele kullan. 27. Ġskele üzerindeki gezinti tahtalarını her iki ucundan iskeleye sağlamca bağla / çak. 28. ġekil vermek için ısıtılmıģ boruların kimseye zarar vermemesi için tebeģir ile iģaret et. 29. Isıtılarak ve kum doldurularak boru bükerken temiz ve kuru kum kullan. 30. Isıtılmakta olan bir borunun ucunda durma. 31. Çapları dar veya içleri yağlı maddelerle kirli boruları ısıtırken tedbirli ol. 32. Asetilen ve oksijen tüplerini fırlatmak, yuvarlamak, zedelemek ve Ģiddetli sarsıntılara sebebiyet verecek Ģekilde bırakmak tehlikeli ve yasaktır. 33. Asetilen ve oksijen tüplerini kullanırken, depolarken, doğrudan doğruya güneģ ıģıklarının altında ve aģırı soğukta bırakma. 34. Asetilen ve oksijen tüplerini ateģ bulunan yerler civarına koyma ve yanma tehlikesi olan maddelerle birlikte depolama. 35. Dik duran tüpleri (çember veya uygun bir Ģeyle) düģmeye karģı emniyete al. 36. Oksijen tüplerini, ventil gibi aksamını yağlı maddelerle temas ettirme. 37. Asla yağlı ellerle yağlı üstüpü veya bezlerle oksijen tüplerinin ventillerini açma. 38. Asetilen, oksijen tüpleri gibi yüksek basınçlı tüplerin armatür ve bağlantılarında conta olarak kösele kullanma. Yalnız bu iģ için hazırlanmıģ hususi contaları kullan aksi takdirde ventil yanmaları meydana gelebilir. Paslanan ventil ve aksamı tel fırçalarla temizlenir. 39. Tüp ventillerini sıkı kapat, önce ventili az olarak aç, böylece pas ve pislikleri ağızından uzaklaģtır. Sonrada basınç düģürme manometresini tak. 40. Basınç düģürme manometresi baģlangıçta yavaģ açılır, eğer hızlı açılırsa, yüksek basınçla gelen oksijen içerde kalan hava ve gazı ısıtarak sıkıģtırma salmastraları veya burada bulunan tozlarının tesiri ile tutuģur ve dolayısıyla manometrenin yanmasına sebep olur. 41. Donan ventilleri (oksijen veya asetilen) sıcak su veya sıcak havlu ile çöz. Bu iģ için asla açık alev veya ateģ kullanma.

69 Asetilen ve oksijen tüplerinin ventillerini yavaģ yavaģ aç, genel olarak bu ventillerin V olanlarını 1/4 veya 1/2 defa döndürmek kafidir. 43. Kaynak iģlerini bitirir bitirmez, tüplerin ventillerini kapat ve basınç düģürme manometresini gevģet. 44. Oksijen ve asetilen tüplerini, yatay olarak bulundurmak isteniyorsa, baģ kısmının altına bir altlık koyarak yukarı kaldır ve manometreyi üst kısımda bırak. Adı geçen tüplerin baģlık kısmını hiç bir Ģekilde aģağıda bulunacak Ģekilde kullanma. 45. BoĢalan asetilen ve oksijen tüplerinin ventillerini kapat, muhafazasını tak. Dolu tüpler gibi muhafaza et. 46. Asetilen ve oksijen tüplerinin ventillerini kapat, bu iģ için herhangi bir alet kullanma. 47. Asetilen ve oksijen tüplerinin ventil millerinin sızdırıp sızdırmadığını kontrol etmek için sabunlu su kullan ve ventilleri tüplere takmadan sızdırma olup olmadığını iyice kontrol et. 48. Oksijen ve asetilen tüplerini manyetik krenlerle nakletme. 49. Asetilen ve oksijen tüplerini yatay olarak istif etmek istersen, istif yüksekliğini 4 tüpen fazla yapma ve alt sıraya tüpleri yerleģtir. Yanlarıda iyice takozla. 50. Oksijen tüplerini hiç bir zaman asetilen tüpleri ile birlikte depolama. 51. Yanar haldeki üflecleri tüplerin üstüne asma. 52. Oksijen tüplerini destek olarak kullanıp, üzerinde kaynak yapma. 53. Kaynaktan sonra üflece ait parçaları tekrar kutusuna veya duvardaki askısına koy hiç bir zaman fırlatıp atma. 54. Kaynak için kullanılan oksijen ve asetilen hortumlarını sızdırmazlık durumlarını sık sık kontrol et ve daima hortum kelepçeleri kullan. 55. Kaynak üfleçlerinin ağız beklerini açıp kapamak için daima kendilerine mahsus özel anahtarlarını kullan. Kaynak üflecini soğutmak istediğin zaman, yanıcı gazı kapat, oksijeni aç ve üfleci temiz su içine daldır. 56. Kaynak esnasında alev geri teperse hemen kapat ve tüplerin ısınıp, ısınmadığını kontrol et. Isınma var ise derhal ilk amirine haber ver. 57. Kaynak üflecinin ağzının tıkaması halinde her iki gazı kapat ve özel ağız raybaları ile üflecin ağzını temizle. 58. Kaynak esnasında yanar haldeki üfleci devrilerek herhangi bir tehlikeye meydan vermeyecek Ģekilde kaynak masasının üzerindeki hususi üfleç askısına as. 59. Asetilen tüplerinde hortum bağlantısı olarak bakır boru kullanma. 60. Kaynak iģleri bittikten sonra, üfleci yerine kaldırmadan evvel iyice temizle ve içinde gaz bırakma, aksi takdirde artık gazlar yayılarak patlayıcı gaz karıģımı hasıl edilebilir. 61. Elektrik ark kaynağı yaparken kuru eldiven kullan ve penselerinin, kablolarının tamamen izole edilmiģ olduğunu kontrol et. 62. Elektrik ark kaynağı yaparken kaynak aralarında, yani makina boģta çalıģırken elektrod pensesini koltuğunun altında tutma, izole edilmiģ bir parça üzerine (mesela bir tahta parçası gibi) bırak. 63. Elektrik ark kaynak kablosunu takarken veya kutupları değiģtirirken makinayı boģta çalıģtırma. Bu iģleri makinada cereyan yokken yap. 64. Elektrik ark kaynağını kapalı kab, kazan depo vb. gibi dar yerlerde yapıyor isen yalnız doğru akım, boģta çalıģma gerilimini sınırlayan koruyucular ve kendini metal kısımlarla temasını kesecek lastik veya tahta altlık, ayakkabı vs. kullan. 65. Ġçerisine alkol, benzin, aseton, benzol, katran ve yağ gibi ateģ ile teması halinde tehlike arz eden katı, sıvı ve gazlar bulunan veya daha evvel bu maddeleri ihtiva edip de boģ olan fıçı, bidon, varil vs. kapların kaynak, tamirat ve vs. iģlemleri için aģağıdaki hususlara uy. KullanılmıĢ bu kapların açılması, tamiri, kontrolü ve temizlenmesi için yetkililerden izin al. Bu kaplar üzerinde bulunan civata, perçin, kaynak, sıkma çemberi gibi kısımların sıkıģması veya bozulması halinde kıvılcım husule getirmeyen özel takımlar kullan, bu iģler için hiç bir surette kaynak alevi gibi açık alev veya tavla demir kullanma. Bu kapların içini aydınlatmak istediğin takdirde, en fazla 42 volt ile çalıģan lamba kullan, hiç bir surette bu iģ için açık alev bulundurma.

70 70 Adı geçen bu kapların temizlenmesi için izin aldıktan sonra, temizleme usulünü seçmek için daha evvel bu kabın nerede kullanıldığını öğren, buna göre temizle. Ancak temizleme usulünü bilmiyorsan öğren. TemizlenmiĢ kapların henüz temizlenmemiģ kaplarla karıģmaması için üzerlerini iģaretle ve ayrı bir yerde muhafaza et. 66. Tamir bakım iģinin planlı yapılması, beklenmedik arızalar için de B Planı yapılması, 67. Gerekli yerlerden izin alınması (izinlerin yazılı belgeye dayandırılması) 68. Ġzin veren makamların gerekli tedbirleri alıp izin vermesi 69. Bakım onarım ekibinin iģe baģlamadan önce gerekli tedbirleri alması, 70. Onarım süresince tedbirli çalıģması, 71. ĠĢin sonunda gerekli tedbirleri alması, 72. Yapılan bakım-onarımın, görülen arızaların kayda alınması, bilgi akıģının muntazaman sağlanması, 73. Uzman kiģilerin çalıģtırılması, 74. Makine yapımcılarının tavsiyelerine dikkat edilmesi, 75. Denetim hizmetinin aksatılmaması, 76. Uygun takım çantaları verilmesi, 77. Zararlı, zehirli, parlayıcı, patlayıcı gazlara karģı tedbir alınması (havalandırma sağlanması, maske kullandırılması, yangına karģı tedbir alınması) 78. Tank ve depo içinde mekanik karıģtırıcılar varsa bunların durdurulup takozlanması, 79. Parlayıcı, patlayıcı maddeler bulunan tankların veya bu maddelerle kirlenmiģ tankların, varillerin, kaynakla tamiri yapılmadan önce gerekli Ģekilde temizlenmesi, içine su veya asal gaz doldurulması. MAKĠNA BAKIMLARINDA Ġġ GÜVENLĠĞĠ Makina bakımlarında uyulması gerekli ĠSG kurallarına Ģöyle sıralamak mümkündür: 1. ÇalıĢan makina üzerinde hiç bir surette bakım yapılmamalıdır. Makina tamamen durduktan sonra bakım, temizlik ve yağlama gibi iģlemler yapılmalıdır. 2. Bakıma alınan makinanın elektrik devresinin akımı kesilmeli ve kilitlenmeli, kilitleme tertibatı yok ise sigorta alınmalıdır ve üzerine ikaz levhası (kart) asılmalıdır. 3. Ünitedeki makina ve donanımlarında yapılacak bakımlarda, iģin yapılma Ģekli ve zamanı için iģin sahibi olan kısımla anlaģma sağlanmalı ve gerekli hallerde zehirli, zararlı ve yanıcı maddelerin olup-olmadığı konusunda Ġġ GÜVENLĠĞĠ servisine kontrol ettirilip çalıģma izni alınmalıdır. ĠĢ Güvenliği yetkililerin (ĠSGB veya OSGB) öngördüğü önlemler alınmadan çalıģmaya baģlanmamalıdır. ġekil. Bakım onarım sırasında kullanılan kilitleme kartları 4. Basınçlı kaplar ve kazanlar basınç altına iken bakım-onarım yapılmamalıdır. 5. Zorunlu olmadıkça zehirli ve tehlikeli iģler hava kararmaya baģladıktan sonra yapılmamalıdır. 6. Bakım-onarım iģinin yapılması için koruyucu aksamın çıkarılması durumlarında, bakım iģi bittikten sonra koruyucu tekrar yerine takılmalıdır. Koruyucu aksam takılmadan makina çalıģtırılmamalıdır. 7. Asit, kostik gibi korozif maddeler ile parlayıcı ve zehirli maddelerin taģındığı boruların manģon ve flanģlarının sökülmesi gerektiğinde, önce flanģların alt kısımlarındaki somunlar sızıntı baģlayıncaya dek gevģetilmeli, sızıntı bittikten sonra flanģlar tamamen

71 71 açılmalıdır. Birbirine kaynamıģ olan flanģlar uygun bir aletle sızıntı alttan olacak Ģekilde açılmalıdır. 8. ÇalıĢmada sakınca görülen, koruyucusu olmayan veya yetersiz olan makinalar devreye alınmamalı, çalıģıyor ise hemen durdurulmalı, makinanın çalıģtırma butonu yanına lehva asılmalı ve ilgililere haber verilmelidir. 9. Makinanın dönen kısımlarına el sürülmemelidir. KayıĢlar dönerken yağ, reçine vb. maddeler sürülmemelidir. 10. ĠĢlenecek parçalar tezgâhlara sağlam olarak bağlanmalıdır. Çıkan talaģlar elle temizlenmemelidir.

72 72 EL ALETLERĠNDE Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ GĠRĠġ ĠĢ yerlerinin düzenli, tertipli tutulmasının, çalıģanların moralini yükselttiği ve iģin verimini artırdığı gibi iģ kazalarını da önlediği bilinen bir gerçektir. Bir atölyenin temizliği ve düzenli oluģu, o atölyenin güvenli olduğuna da bir iģarettir. Üretimin yanı sıra iģ yerlerinde temizlik ve tertip konusunda aģağıda sıralanan hizmetlerin düzenli olarak yapılması gerekir (ġekil 5-7): ÇalıĢma sırasında çalıģma alanı ve çevresinin kirlenme ve pislenmesine engel olunmalı, bu alanlar mümkün olduğu kadar temiz tutulmalı, ĠĢin tamamlanmasından sonra çalıģılan makineler mutlaka temizlenmeli, takım ve el aletleri yerine konulmalı, Çok kullanılan araçların yerleri, az kullanılanlara göre çalıģana daha yakın ayarlanmalı, ÇalıĢanların kayarak düģmelerine sebep olabilecek zemindeki yağ, mazot gibi petrol ürünleri temizlenmeli (veya üzerine ağaç testere talaģı dökülmeli), ĠĢ artıkları ve çöpler düzenli olarak tahliye edilmeli, ĠĢ yerinde iģin özelliğine göre temizliği en iyi yapabilecek araç ve gereçler (süpürge, kürek, fırça, deterjan vb.) kullanılmalı, ĠĢyerlerinde yemekhane, WC ve dinlenme salonları gibi sosyal faaliyetlerin yapıldığı yerler (çabuk kirleneceğinden) temizliği daha seri ve daha süratli yapılmalı, ĠĢ yerinde düzenli olarak günlük, haftalık, aylık, 3 aylık, 6 aylık ve yıllık rutin temizlikler yapılmalıdır. Atölye düzeni ile ilgili dikkat edilecek genel hususlar Ģunlardır: Tezgâhlar sıkıģık ve geliģigüzel yerleģtirilmemeli, Takım dolapları tezgâh aralarındaki geçitleri kapamamalı, Atölye çalıģma Ģartları (aydınlatma ve ısıtması) çalıģana uygun Ģekilde (Ergonomik) düzenlenmeli, Malzemeler takılıp düģme tehlikesi olmayacak Ģekilde depo edilmeli, Dikine duran malzemelerin devrilmemesi için tedbir almalı, Sobalı atölyelerde soba, uygun bir yere ve güvenli bir Ģekilde kurulmalı (kıģ aylarında ve akģamları mutlaka söndürülmeli), Atölyenin uygun yerlerinde yangın söndürme ve ilk yardım cihazları hazır ve kullanılabilir bir durumda bulundurulmalıdır. ĠĢ yerlerinde kurulu düzenin ve arzulanan temizliğin yeterli ve devamlı olması, yapılacak günlük çalıģma ve kontroller ile mümkün olduğu unutulmamalı ve temizlik ve tertip konularında yeterli nitelik ve sayıda eleman bulundurulmalıdır. ġekil 5. Atölyede Yapılan Temizlik, Tertip Ve Gereksiz Malzemelerin Dolaplara Kaldırılmasından Sonra, Daha Huzurlu Ve Güvenli Bir ÇalıĢma Ortamı OluĢur.

73 73 ġekil 6. Tertip Ve Düzen, Atölyenin Her Tezgâh Ve Aparat Ġçin Gereklidir. ġekil 7. Sık Kullanılan Araçların, Düzeni Sağlanmalı Ve ÇalıĢma Alanına Daha Yakında Tutulmalıdır.

74 74 ATÖLYEDE UYGUN ÇALIġMA Her tezgâhın kendine özgü çalıģma düzeni vardır. Burada çalıģma yerlerinde uyulması gereken genel hususlar özetlenmiģtir: Her türlü iģlem öncesi çalıģanın dikkatini toparlaması gerekir. Zira iģ kazaları genelde dikkatsizlik veya dalgınlık sonucu olur. ÇalıĢanın daima uyanık ve tedbirli olmalı, Eğitim ve öğretimin sorumluluğunu taģıyan kiģiden izin alınmadıkça herhangi bir tezgah çalıģtırılmamalı, ĠĢ parçasının veya kalıbın emniyetli bağlanıp bağlanmadığı kontrol edilmeli, Kaldırıp bağlanması güç kalıplar gerekli yardım alınmadıkça kullanılmamalı, Bakım-onarıma alınmıģ tezgahların koruyucu kapakları çalıģma öncesi yerlerine takılmalı, ÇalıĢır durumdaki bir tezgahın bakım ve onarımı aynı anda yapılmamalı, Aynı tezgahta birden fazla kiģi çalıģırken tezgahın kontrolü bir kiģi tarafından yapılmalı, Ara paydoslarında veya çalıģtırılmaması gerektiği zamanlarda tezgahlar çalıģtırılmamalı, Elektrik Ģalteri kapalı durumda bile olsa tezgah tamamıyla durmadıkça terk edilmemeli, ÇalıĢır durumdaki tezgah, elle veya gövde ile durdurulmamalı, Herhangi bir yaralanma ve benzeri durumlarda yeterli bilgi ve tecrübe yoksa ilk yardım istenmeli, Takımlar tezgah üzerine rasgele bırakılmamalı ve malzemeler zamanında depoya kaldırılmalı, Her aletin alet tahtası üzerine Ģekli çizilmeli. Bu düzenli bir alet edevat düzeni sağlar ve eğer bir alet kaybolursa kolayca farkına varılır (ġekil 8). ÇalıĢma düzenine uymayan davranıģlarda bulunulmamalı, diğer çalıģanlar rahatsız edilmemeli veya onların ilgisi dağıtılmamalıdır. Atölyede Giyim KuĢam Atölyede çalıģanların giyim kuģam konusunda dikkatli olması gerekir (bk. Koruyucular, ĠĢ Elbiseleri): ÇalıĢmaya baģlamadan önce, vücuda uygun, kısa kollu veya kolları sıvanmıģ temiz iģ elbisesi (önlük, tulum vb.) giymeli, Kravat takılmamalı, eğer varsa gömlek içerisine sokulmalı, Bol, yırtık ve saçaklı iģ elbisesi giyilmemeli, ĠĢin gereğine göre kiģisel koruyucular (kaynak iģlerinde koruyucu gözlük) kullanılmalı, Yüzük, saat, bilezik, kolye vb. eģyalar çalıģmaya baģlamadan önce mutlak surette çıkartılmalıdır. ġekil 8. Alet Ve Ekipmanların Muhafaza Edildiği Yerlerde, ġekilleri ÇizilmiĢ Olması, YerleĢimi KolaylaĢtırır

75 75 ATÖLYEDE Ġġ GÜVENLĠĞĠ Atölyelerde kullanılan alet ve makineler baģlıca iki guruba ayrılır: 1. Elektriksiz el aletleri ve makineleri, 2. Elektrikli el aletleri ve makineleri. ELEKTRĠKSĠZ ALETLERDE Ġġ GÜVENLĠĞĠ Elektriksiz el aletleri, iģ yerlerinde elektrikli alet ve makineler dıģında el becerisine dayalı olarak kullanılan aletlerdir. ĠĢ yerlerinde kullanılan belli baģlı el aletleri (takımlar) Ģunlardır (AkbaĢ vd., 1970; Karabay vd., 1970; Akkurt, 1985; Özcan vd., 1991; Çağlayan, 1992; Okan, 1992): Kesici aletler: Metal ve ağaç iģ parçalarının kesilmesi iģlemlerinde kullanılan aletlerdir (testereler: demir ve ağaç testereleri; makaslar: el, kol ve kollu tezgah makasları; keskiler: düz, tırnak, yan, saplı ve kaynak keskileri; bıçaklar, baltalar vb.), Vurma aletleri: ĠĢ parçalarının imalatı veya tamiratı sırasında darbe iģlemini yapan saplı aletlerdir (balyozlar; çekiçler: demir ve marangoz çekiçleri; baskı ve tokmaklar), SıkıĢtırma aletleri: ĠĢ parçalarının iģlenmesi, birleģtirilmesi, bükülmesi gibi iģlemlerde sıkıģtırma görevi yapan aletlerdir (mengeneler: tesviyeci, demirci, marangoz mengenesi; iģkenceler; anahtarlar: tek kollu ve çift kollu anahtarlar; penseler: düz, yan keski, kaynak, ayarlı ve karga burun; tornavidalar vb.), Ölçme, kontrol ve markalama aletleri vb. AraĢtırmalara göre özellikle küçük iģyerlerinde meydana gelen iģ kazalarının büyük çoğunluğu el aletlerinin doğru kullanılmamasından veya arızalı olmasından kaynaklanmaktadır (ancak el aletlerinin sebep oldukları kazaların genellikle ağırlık oranı yüksek değildir). Bu sebeple el aletlerini kullanmaya baģlamadan önce, nasıl kullanılacağı hakkında gerekli bilgiye sahip olunmalıdır. El aletlerinin güvenli kullanımı hakkında genel prensipler Ģunlardır: Depolanması: Her aletin kendine ait depolama yeri bulunmalıdır. Tezgâhların üzerlerinde sadece gerekli olan aletler bulundurulmalı, kullanılan takımlar yerlerine getirilip konulmalı, çalıģanların veya baģkaların üzerlerine düģebilecek veya ayağına takılabilecek bir yere bırakılmalarına müsaade edilmemelidir. Tamir ve bakımı: El aletleri sürekli bakım isteyen aletler olduğu için, hemen her iģ baģlangıcında ve bitiminde bu aletlerin sağlamlığı kontrol edilmelidir. Takımlar kullanılmadan önce muayenesi yapılıp gerekli tamiratları (mesela, baģları mantarlaģmıģ vurma aletleri taģlanmalı, sapları kırılmıģ veya gevģemiģ ise bunlar yenilenmelidir vb.) yapılmalıdır. Aletler temizlendikten ve gerekenler yağlandıktan sonra yerlerine konmalıdır. Bakım, aletlerin ömrünü uzatır ve kullanmaya hazır bir durumda bulunmalarını sağlar. Doğru kullanımı: Bozuk alet kullanma tehlikeli olduğu gibi el aletlerinin yanlıģ kullanılması da kaza riskini artırır. Burada önemli olan yapılacak iģe uygun alet seçimidir. ĠĢçi yapacağı her iģ için gereken takımı almasını ve kullanmasını sağlamak üzere eğitilmelidir. ĠĢçiye, iģin gerektirdiği her aletin en iyi kullanma Ģekli öğretilmeli, kötü kullanmanın doğuracağı sonuçlar belirtilmelidir (örneğin her hangi bir el aleti üstüne gereğinden fazla basınç veya kuvvet tatbik edilmemeli, parçanın fırlamasına sebebiyet vermemeli vb.). Ayrıca el aletleri kullanılırken elimden kayarsa ne olur? sorusu çalıģanın aklından çıkmamalıdır. Eğe Ġle ÇalıĢma Tesviyecilik ve kalıpçılıkta çokça kullanılan eğeler, parçalara biçim vermek, yüzeyleri düzeltmek ve iģlemekte kullanılan bir el aletidir. Eğe kullanımında dikkat edilecek hususlar (ġekil 9-11): Eğelemede titreģim olmaması için iģ parçası mengeneye bağlanmalı, Eğe sağ el ile tutulur (bu elin dört parmağı alttan, baģparmağı da üstten olmak üzere eğe sapı kuvvetlice tutulduktan sonra eğenin diģli kısmı iki el yardımıyla sürtülür), Eğelemede, kollar çabuk yorulmaması için vücudun hareketi kolların ritmine uydurulur, Daima saplı eğe kullanılır (sapsız eğenin kuyruğu ele batabilir), eğeye sap geçirilirken sapın çatlamamasına dikkat edilir,

76 76 Eğelemede ellerin mengene ağızlarına çarpmamasına dikkat edilir, Eğe talaģları üflenerek değil, fırça ile temizlenir, Eğe mengenede bağlı olan iģin üzerinde bırakılmaz, Eğeler (sertleģtirilmiģ metalden yapıldığı için) çok kırılgandır. Çarpıldığında kırılarak kopan parça bir kazaya sebep olabilir. ġekil 9. ĠĢ Parçaları Üzerinde ÇalıĢılmadan Mengeneye Sıkıca Bağlanmalıdır ġekil 10. Eğelemede ĠĢçinin Ġki Elini Kullanması ġarttır ġekil 11. Kaymayan Ve Güvenli Eğe Kullanımları Ġçin, Dört Parmağın Tutanağın Etrafından Tutacak ġekilde Uzanabilmesi Ve BaĢparmağın Dört Parmağın Üzerinde Olması Gerekir El Testeresi Ġle ÇalıĢma El testeresi, markalanmıģ küçük iģ parçalarının fazlalıklarını kesmeye yarayan bir araçtır. El testerelerinin kullanılmasında dikkat edilecek hususlar (ġekil 12): Testere ileri sürerken iģ parçasına bastırılır, geri çekerken serbest bırakılır, zorlama yapılmaz (testereyi hızlı sürmek sadece lamanın körlenmesine yol açar). Elle kesmede uygun hız dakikada gidiģ-geliģtir, Testere laması eğilmeye ve bükülmeye fazla dayanıklı değildir. Bu yükler altında aniden kırılarak eli yaralayabilir, ĠĢ parçasının kesilmesi sona ererken, aniden koparak elin yaralamaması için, sona doğru uygulanan baskı azaltılmalıdır.

77 77 ġekil 12. El Testeresinin Tutamağı Uygun Tutamaklı Olmalıdır. Tornavida Ġle ÇalıĢma Tornavida kullanılmasında dikkat edilecek hususlar (ġekil 13): Vida baģına uygun tornavida seçilir, Tornavida saplarının pürüzlenmemesine itina edilir, Tornavida sapına çekiç ile vurulmaz, Vidalanacak parça elle tutulmaz, Küçük parçalar tesviyeci tezgahı üzerine koyularak vidalanabilir. ġekil 13. Tornavida Kullanımında Mekanik Baskıyı (i) Azaltmak Ġçin Kuvveti Daha GeniĢ Alana Yaymak Gerekir (ii) Pens Ġle ÇalıĢma Parçaları tutmaya ve ayarlama yapmaya yarayan (pense, karga burun vb.) aletlerdir. Penslerin kullanılmasında dikkat edilecek hususlar: Hiçbir suretle (anahtar gibi) cıvata veya somunların sökülüp takılmasında kullanılmaz, Her zaman iģe uygun büyüklükte ve biçimde pens seçilir, Parmaklar pensin ağzından uzak tutulur, Pens çekiçlenmemelidir, Anahtar Ġle ÇalıĢma Anahtarların kullanılmasında dikkat edilecek hususlar: Cıvata baģına ve somuna uygun ölçüde anahtar seçilir, Ağzı bozulmuģ anahtarlar kullanılmaz, Bir tezgâhta anahtarla iģ yaparken önce tezgâh durdurulur, Daima anahtarın kolu (itilerek değil) vücuda çekilerek çalıģılır, Anahtar kolu boru parçası ile uzatılarak çalıģılmaz, Anahtara asla sert bir çekiçle vurulmaz. SıkıĢmıĢ bir cıvata veya somunu gevģetmek için anahtara ancak yumuģak gereçle kaplanmıģ bir çekiçle vurulabilir, Eğer anahtar çapaklanırsa (elleri kesmemesi için) taģlanır, Anahtarı döndürürken parmak eklemlerinin çevreye çarparak hasar verilmesi önlenir.

78 78 Çekiç Ġle ÇalıĢma Çekiçlerin kullanılmasında dikkat edilecek hususlar: Çekiç kullanırken eller yağlı veya terli olmamalıdır (yağlı el, çekicin elden kaymasına sebep olabilir), Kullanım öncesi, sapın gevģek veya kırık olup olmadığı kontrol edilir, Kullanımda çekiç sapını çekice yakın tutmak doğru değildir, Sert bir çekiçle, sertleģtirilmiģ parçaların ince kenarları çekiçlenmez (iģ parçası veya çekiçten kopan parçalar göze kaçabilir). Keski Ġle ÇalıĢma Keskilerin kullanılmasında dikkat edilecek hususlar: Keskiler kullanılmadan önce keskinliği kontrol edilir, gerekirse bilenir, Keski kullanırken güvenlik gözlüğü takılmalıdır, Keskiler sertleģtirilmiģ çelik parçalar üzerinde kullanılmamalıdır, Çekiç ile keski kullanırken, keskinin baģında çapak bırakılmaz, (baģının biçimi bozulmuģ veya çapaklanmıģ keskiler kullanılmaz), TalaĢ bir kimseye doğru fırlayacak yönde çıkarılmaz (parçaların sıçrayabileceği yerlerde tel kafes kullanılabilir). Markalama Aleti Ġle ÇalıĢma Markalama aletlerinin kullanılmasında dikkat edilecek hususlar: Pergel gibi sivri uçlu aletler cepte taģınmaz, (sivri uçları aģağıya gelecek Ģekilde taģınır ve ele batmayacak Ģekilde kullanılır), Keskin aletlerin kullanılması, kör olanlara oranla daha emniyetlidir. Kullanım öncesinde daima (çizeceklerin ve pergellerin) bilenmiģ olup olmadıkları kontrol edilir. ELEKTRĠKLĠ ALET VE MAKĠNELERDE Ġġ GÜVENLĠĞĠ Elektrik enerjisini mekanik enerjiye dönüģtürmesi prensibine göre çalıģan alet ve makineler üretimin çeģitli safhalarında kullanılmaktadır. Bunlar (AkbaĢ vd., 1970; Karabay vd., 1970; Akkurt, 1985; Özcan vd., 1991; Çağlayan, 1992; Okan, 1992): Elektrikli (el) Aletler (takımlar), Elektrikli (talaģsız ve talaģlı) Makinelerdir. AraĢtırmalara göre elektrikli alet ve makinelerin neden olduğu iģ kazaları, bütün sebepler arasında üçüncü yeri aldığı (tazminatı gerektiren kazalar bazında da bütünü arasında %20 lik bir oranı olduğu) görülmüģtür. Bu tip aletlerden meydana gelen ölüm ve maluliyetler incelendiğinde ise, bu tip mekanik sebeplerin dördüncü sırada, daimi kısmi maluliyet vakalarında ise birinci sırada bulunduğu tespit edilmiģtir. Ayrıca, bu tip kazaların yaklaģık %20 sinde yetersiz koruyucuların sebep olduğu bulunmuģtur. Bütün bunlarla beraber elektrikli alet ve makineler günün geliģen teknolojisi ile birlikte değiģime uğrayarak, özellikle elektrikli makineler, hızlı ve seri üretime imkan veren tam otomatik (robot) makineler haline getirilmiģ olup, bunların kullanıldığı tesislerde iģ kazalarında önemli bir azalma olduğu görülmüģtür. Elektrikli alet ve makinelere ait temel korunma prensipleri Ģu Ģekilde sıralanabilir: Tehlikeyi iģten uzaklaģtırma: Makine ve tezgahın tasarım ve imalatı sırasında, bütün imkanlardan faydalanarak verimli üretim ile birlikte tehlikelerin en iyi Ģekilde giderilmesine çalıģılmalıdır, Tehlikeden korunma: Eğer yukarıdaki husus gerektiği kadar yerine getirilemez ise, en uygun makine ve kiģisel koruyucuları ile bu sakıncalar önlenmelidir. Kullanılan alet ve makinelerin türü ve tipine göre kendi özel kural ve iģlemleri bulunur. Dolayısıyla çalıģanı bekleyen tehlikeler de farklı olabileceğinden, alet ve makinelerin emniyet kural ve tedbirleri de iģ koluna göre değiģiklik gösterir.

79 79 ELEKTRĠKLĠ EL ALETLERĠNDE Ġġ GÜVENLĠĞĠ Elektrikli el aletlerinin kullanımı sırasında güvenli bir çalıģma yapılabilmesi için genelde Ģu emniyet tedbirleri alınır: Elektrikli matkap, testere ve taģlama çarkları gibi döner aletleri kullananlar, eldiven (iģ eldiveni dıģında), kravat, kolye takmamalı, bol elbise giyinmemeli, Keski, matkap, bileme, parlatma çarkları ve fırça gibi aletlerin kullanılması sırasında oluģan tozlar için gözlük, yüz siperi vb. kullanılmalı, Kıvılcım meydana getirebilecek iģlerde yangın tehlikesine karģı iģ elbiselerinde yağ ve çözücü artığı bulundurulmamalı, Ağır olan elektrikli aletlerin düģürülmesi riskine uygun çalıģanlar tedbirli (özel koruyucu ayakkabı giymek vb.) olmalı, Elektrikli aletlerin yüksek yerlerde kullanılması sırasında, aletin kırılması veya elektrik çarpması ile düģmelere karģı (kemer ve omuz koruyucuları vb.) özel önlemler alınmalı, Gürültülü aletlerin kullanımında, kulaklık, tıkaç vb. kullanılmalı (bk. Fizyolojik ÇalıĢma Yeri Düzenleme: Gürültü), Topraklaması yapılmamıģ elektrik motorları kullanılmamalıdır. Matkap Ġle ÇalıĢma Malzemeleri delme iģlemlerinde kullanılmakta olup darbeli (beton iģlerinde) ve darbesiz (metal, p< ve tahta vb.) olmak üzere iki çeģittir. Matkapların kullanılması sırasında meydana gelebilecek iģ kazaları ve sebepleri Ģunlardır (ġekil 14): Matkap iyi tutulmadığından düģürülmesi, Matkap ucunun matkaba gevģek ve uzun bağlanması sonucu ucun yerinden fırlaması, Malzeme cinsine göre matkap ucu seçilmemesi, Matkapla çalıģma sırasında kollu elbise giyilmesi, Elektrik kablosundaki sıyrıklar sebebiyle elektrik çarpması, Elektrik motorunun topraklanmamıģ olması, TitreĢim ve sese karģı iyi korunma sağlanmalıdır. Testere Ġle ÇalıĢma Malzemelerin kesilmesi iģlemlerinde kullanılırlar. Testere kullanımı sırasında meydana gelebilecek kazalar ve sebepleri Ģunlardır: Eski ve ömrünü tamamlamıģ testerenin kullanılması, TitreĢim sebebiyle, hakimiyetin yitirilmesi ve testerenin düģürülmesi, Sürekli çalıģma sebebiyle testerenin kopması, Elektrik motorunun topraklanmamıģ olması. (i) (ii) ġekil 14. Matkap kullanımında titreģime Ve Sese KarĢı Ġyi Koruma Sağlanmalıdır (Ġ). Elektrikli Matkaplarında Sağlam Ve Ġstikrarlı kavrama güç talebini artırır (ii).

80 80 Bileme ve TaĢlama Çarkı Ġle ÇalıĢma Bileme çarkları kesici aletlerin bilenmesi iģlemlerinde, taģlama çarkları ise metallerin kaynaklanması (kaynakla birleģtirilmesi) sırasında meydana gelen pürüzlerin düzeltilmesi iģlemlerinde kullanılırlar. Bileme ve taģlama çarklarının kullanımında meydana gelen kaza sebepleri Ģunlardır (ġekil 15): Koruyucu gözlük kullanılmaması, Toz ve çapakların göze kaçması, Toz ve çapakların elle temizlenmesi, Sağlam tutulmadığından dengesiz salınımlar yapması, Çarkın sağlam takılmaması, Hasarlı çarkların kullanılması, Elbisenin çarka kaptırılması, Aletin çarka kaptırılması, Elektrik motorunun topraklanmaması. ġekil 15. Bileme Ve TaĢlama Çarklarında KiĢisel Ve Makine Koruyucusu Kullanımı

81 81 GÜVENLİK VE SAĞLIK İŞARETLERİ GĠRĠġ ĠĢyerlerinin bölümlerinde ve eklentilerinde, prosesin değiģik aģamaları yaģanırken, farklı tehlikeler ve riskler söz konusudur. ÇalıĢanların, hangi amaçla olursa olsun iģyerine dıģarıdan gelenlerin, alt iģveren ve elemanlarının bu tehlikeleri ve riskleri bilmeleri gerekir. Bilgilendirme, uyarma, anımsatma ve talimat verme amaçlı olarak sesli ve görsel iģaretler ile semboller (piktogramlar) kullanılmaktadır. Bu iģaretler ve semboller Uluslar arası standarttır. Aynı zamanda, herkesin kolayca anlayabileceği Ģekilde tasarlanmıģlardır. Tehlike ve risklerin azaltılamadığı veya önlenemediği durumlarda ve o bölümde bulunan herkesi bilgilendirmek veya uyarmak üzere bu semboller ve renklerle iģaretlemelere baģvurulmaktadır. Zaten, çıkarılan bir yönetmelikle de tehlikelere ve risklere karģı standart iģaretleme ve etiketleme yapılması zorunlu hale getirilmiģtir. Bu derste uyarı, bilgilendirme, yasak ve tehlikelerin standart olarak nasıl gösterildiği, renklerin hangi anlama geldiği ve uygulamaların nasıl yapılması gerektiği ayrıntılı olarak anlatılmıģtır. Türk Standartları Enstitüsünce Grafik semboller - Emniyet ile ilgili renk ve iģaretler - Bölüm 1: ĠĢ yerleri ve halka açık alanlardaki emniyet iģaretleri için tasarım prensipleri standardı yayınlanmıģtır. Bu standart; TS 7248 ISO 3864:1998 yerine TS ISO adı ile tarihinde yayınlanmıģtır. Ayrıntılı bilgi için; ISO : 2002, ISO EQV ve ISO kaynaklarına bakılabilir. ĠĢyerlerinde renkler ve anlamları; Bu renklere temel güvenlik renkleri denilmektedir. ĠĢyerlerinde kullanılan iģaretlerin ve renklerin bir anlamı vardır. Kırmızı: Genel olarak tehlike anlamına gelmektedir. Ancak değiģik amaçlarla kırmızı renk kullanılabilmektedir. 1- Durdurmayı, kapatmayı, durmayı veya tahliye etmeyi gerektiren tehlikeli durumları belirtmek için 2- Yangın önleme sistemleri ve donanımları ile bunların yerlerini iģaretlemek için 3- ÇeĢitli hareket ve davranıģları yasaklamak için; Kırmızı renk kullanılır. Sarı: Bir tehlike söz konusu ise; Dikkatli olunması ve önlem alınması gerektiğini belirtmek için sarı renk kullanılır. Kırmızıda olduğu gibi sarı rengin uygulanmasında da farklılıklar vardır. 1- Tehlikeli bir durum var dikkat et Ģeklinde uyarı yapan iģaretlerde Örneğin: Dikkat yanıcı madde, dikkat yukarıdan yük düģebilir. 2- Basamaklar, alçak geçitler, engeller vb durumlarda uyarı için. Örneğin merdiven korkulukları sarı renkli olmalıdır. Mavi: Uyulması zorunlu olan kuralları belirten iģaretlerde mavi renk kullanılmaktadır. Kullanılması zorunlu olan kiģisel koruyucu donanımları, gidilmesi zorunlu olan yönleri ve yapılması zorunlu olan davranıģları belirten iģaretlerde mavi renk kullanılmaktadır. YeĢil: Güvenli durumları (Sağlık ve Güvenlik) belirtmek için de yeģil renk kullanılır. KaçıĢ yollarını, toplanma bölgesini, acil durum çıkıģlarını, acil durum duģlarını ve Ġlk yardım ve kurtarma istasyonlarını belirtmek için yeģil renk kullanılmaktadır. Algılamanın %80-90 kadarı göz ile gerçekleģmektedir. Organizmanın en çok zorlanan bölümünün göz olduğu sanılmaktadır. Gözün; Uyum Düzenleme (akomodasyon) Tespit (görüntüleme)

82 82 Olmak üzere 3 temel fonksiyonu vardır. Bu fonksiyonların zorlanmadan yerine getirilebilmesi için çalıģma ortamının uygun Ģekilde aydınlatılması ve renklerin uygun olarak zıtlık yaratması gerekmektedir. Bazı faktörler görmeyi etkiler. Bunlar; KiĢisel etkenler Görme açısı Bakma süresi Görme keskinliği yanı sıra; Çevresel etkenler Cisim ile zemin arasındaki kontrast Zemin ıģıklılığı Zeminin yapısı ve rengi Bakılan cismin karmaģıklığı ve gölge Ortamdaki renkler de etkilemektedir. Gözün en iyi görebileceği bakıģ açısı: Yatay eksenden aģağısıdır. ĠĢaretlemelerde, özellikle de acil durum iģaretlemelerinde bu duruma dikkat etmek gerekir. 0 0 ġekil 1; Kontrast yaratarak en iyi fark edilebilen renk ikilileri Fark edilmesi gereken yerlerde zıt renkler kullanılmalıdır. Renkler %50 oranında eģit olmalıdır. 10 Cm. kalınlığındaki çizgiler, sol alttan sağ üste doğru 45 yükselmelidir. 0 lik açı ile Zıt renkler nerelerde kullanılmalıdır? Kapılarda Geçitlerde Bordürlerde Direklerde Kolonlarda Tamponlarda Zıt renkler kullanılmalıdır. Tehlike ve Uyarı Levhaları Bu levhalar, ortamda bir tehlikenin varlığı söz konusu olduğunda, çalıģanları uyarmak ve onların dikkatini çekmek için kullanılır. Sarı üçgen zemin ve siyah üçgen çerçeveden oluģur. Siyah %35 yer kaplamalıdır. Siyah çerçeve içinde bulunan iģaret, yazı veya resim içeriğine göre anlam kazanır. Levhanın altında ayrıca yazı olabilir. ġekil 2; Tehlike ve Uyarı Levhası!

83 83 ġekil 3; Tehlike ve Uyarı Levhaları Yasak levhaları Bazı çalıģma birimlerinde, bazı iģlerin ve eylemlerin yapılması veya bazı maddelerin ve malzemelerin bulundurulması ya da kullanılması yasak olabilir. Bu durumda yasaklama iģaretleri ve levhaları kullanılır. Beyaz zemin üzerinde kırmızı bir daire ve sağ alttan sol 0 yukarıya doğru 45 lik açı ile uzanan kırmızı bir kuģaktan oluģur. Kırmızılar tabelanın % 35 ini kaplamalıdır. Kırmızı kuģağın altında yer alan iģi veya eylemi yapmak, malzeme veya maddeleri bulundurmak yasaktır anlamını taģır. ġekil 4; Tehlike ve Yasak Levhası

84 84 ġekil 5; Tehlike ve Yasak Levhaları ÇALIġMA-2; Bu sembollerin anlamlarını bulalım ġekil 6; Yangın bilgi levhaları Bilgi levhaları: Sağlık ve güvenlikle ilgili bilgiler verir. YeĢil zemin içinde beyaz renkli yazı ve semboller vardır. ġekil 7; Sağlık ve Güvenlik iģaretleri Zorunlu hareket iģaretleri ĠĢyerlerinde; ĠĢin ve risklerin özelliklerine göre, uyulması ve uygulanması gereken kurallar ve eylemler olabilir. Bunlar, herkesin kolayca anlayabileceği Ģekilde tasarlanmıģ Ģekil ve sembollerden oluģmuģtur. ġekil ve semboller yanı sıra, yazı ile de anlamları güçlendirilebilir. Zemin mavi renkte ve yuvarlak, içinde de beyaz renkli Ģekil, sembol (piktogram) veya yazı vardır. Beyaz Ģekil veya yazıda ifade edilen eylemin yapılması gereklidir anlamını taģır. Mavi renk en az %50 yer kaplar.

85 85 ġekil 8; Zorunlu Hareket Levhası Zorunlu hareket levhaları; Uyulması ve dikkat edilmesi gereken kuralları, olası tehlikeleri haber veren iģaretlerdir. ġekil 9; Zorunlu Hareket ve Bilgi Levhaları Boru tesisatında renkler: Borular; içinden gaz veya sıvı halindeki akıģkanların geçtiği malzemelerdir. AkıĢkanlığın sürekli sağlanması nedeni ile boru tesisatı her zaman tercih edilen bir taģıma yöntemidir. Boru tesisatındaki borular, vanalar, supaplar ve bunlarla ilgili parçalar, içinde taģıdıkları maddelere göre ayrı renklerde boyanmalı ve kolay görülebilen yerlere belirti iģaretler konulmalıdır. Kollu veya saplı vana ve muslukların üzerinde, bunların açık veya kapalı olduklarını gösteren iģaret veya tertibat bulunmalıdır. Otomatik vanaların üzerlerinde, bunları gerektiğinde el ile çalıģır duruma getirecek bir tertibat bulundurulmalıdır. Bunların yapılması yasal zorunluluktur. ĠĢçi Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği Tüzüğü Madde 482: Boru tesisatındaki borular, vanalar, supaplar ve bunlarla ilgili parçalar, taģıdıkları maddelere göre ayrı renklerde boyanacak ve kolay görülebilen yerlere belirli iģaretler konulacak diye devam etmektedir. Ġncelenmesi gereken kaynaklar: TS ISO 14726:2004 ve ISO 9095 KarmaĢık bir boru sistemi olan tesiste standart renkte boyama ve iģaretleme yapılmazsa neler olur? BaĢta yangın olmak üzere, göçük veya baģka bir acil durumda, borulardan geçen akıģkanları durdurmak gerekebilir. Hangi borudan hangi akıģkanın geçtiği belli olmadığında acil durumu yaratan olayın vereceğinden çok daha büyük hasar meydana gelebilir. Olası bir göçük durumunda enkaz altındakileri aramak için çalıģan kurtarma ekipleri de borulardan çıkabilecek kaçaklar nedeniyle zor durumda kalabilir. Doğanın aģındırıcı etkisine karģı koruyucu olması için, bir tesis kurulurken zaten borular boyanmaktadır. Bu aģamada, kullanılan boyayı standart renklerde seçmelidir. Bazı borular özel olarak kaplanmıģ durumdadır ve boyama yapılamayabilir. Bu durumlarda da belli aralıklarla, borularda, tanıtım rengi denilen standart renklerde bantlar kullanılmalıdır. Duvar ve benzeri engelleri geçtikleri yerlerde, vanalar, supaplar ve musluklar ile bağlantı yerlerinde temel tanıtım renkli 15 Cm. bantlar yapılmalı ve akıģ yönü standart renklerde oklarla gösterilmelidir. Ġçerik Su Buhar Hava haricindeki gazlar ÇeĢitli yağlar Asit Alkali Renk YeĢil GümüĢ grisi Sarı Kahverengi Mor

86 86 Hava Diğer sıvılar Yangın suyu Açık mavi Siyah Kırmızı Tablo 1; Borularda Kullanılabilecek Renkler ġekil 10; Borularda temel tanıtım renkleri ve kod iģaretleri uygulaması Gaz ve buhar filtrelerinde renkler: Gaz ve buhar filtrelerinde de renk standardı uygulanmaktadır. Renklerin yanı sıra koruma yaptıkları kirleticilere göre de A, B, E ve K harfleri de kullanılmaktadır. Bir gaz veya buhar filtresi üzerinde bu renklerden biri veya birkaçından oluģan bir bant vardır. Bu bantların rengine göre yukarıda açıklanan kirleticilere karģı koruma sağlanıyor demektir. Bknz Tablo - 2 Filtre üzerinde kahverengi, yeģil ve gri renk varsa, ayrıca ABK harfleri de yer almalıdır. Eğer sarı ve yeģil renkli bant varsa EK harfleri de yer almalıdır. Fonksiyon Sembol Renk Organik gaz ve buharlar A Ġnorganik gaz ve buharlar B Asit gaz ve buharlar E Amonyak ve türevleri K Tablo 2; Gaz ve Buhar Filtrelerinde Renkler

87 87 ġekil 11; Eldivenler üzerinde bulunan semboller ġekil 12; Renklerin ve iģaretlerin anlamları ġekil 13; Renklerin ve iģaretlerin anlamları örnekler ile

88 88 ġekil 14; KKD üzerinde bulunan semboller ġekil 15; Kimyasal Maddeleri TaĢıyan Araçlarda Bulunması Gereken Uluslar arası Kimyasal Madde Tehlike Sembolleri

89 KST ġekil 15 a; Kimyasal Maddeleri TaĢıyan Araçlarda Bulunması Gereken Uluslar arası Kimyasal Madde Tehlike Sembolleri ġekil 16; Kimyasal Maddeler Tehlike Sembolleri ġekil 17; Global Harmonize Sisteme göre Kimyasal Maddelerin Tehlike Sembolleri GENEL ÇALIġMA ANLAMLARINI BULALIM

90 90 ELEKTRĠKLE ÇALIġMALARDA Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ GĠRĠġ Elektriğin Yeri ve Önemi Elektrik hayatımıza girmemiģ olsaydı 15 katı asansörsüz çıkmak, buzdolabında saklanan yiyeceklerin bozulmaması için çözüm aramak gerekecekti. Haberleri televizyondan takip etmek, mikrodalga fırında yemek ısıtmak, kısa sürede saç kurutmak, klima ile serinlemek, bir düğmeye basarak odayı aydınlatmak, bulaģık-çamaģır-kurutma gibi temizlik için gerekli olan makineleri çalıģtırmak mümkün olmayacaktı. Geceleri evler güvenliksiz ve karanlık olacak, elektrikli kalorifer, su ısıtıcısı, masa lambası, video ve bilgisayar gibi hayatı kolaylaģtıran, yaģama hız katan pek çok teknolojik aletten uzak kalacaktık. Elektriksiz bir hayatın Ģehir çapındaki etkileri ise sağlık, trafik, ulaģım, haberleģme, güvenlik sistemleri, iģ yerleri, su dağıtımı, enerji üretimi, basın-yayın, bakım-onarım çalıģmaları gibi elektriğe bağımlı olarak yürütülen iģlerde kendisini gösterecekti yazında ABD'de Detroit'ten New York'a kadar olan bölgede yaģanan elektrik kesintisi, elektriğe ne kadar bağımlı olduğumuzu gösteren çarpıcı örneklerden biri oldu. Kesinti sadece kısa bir süre olmasına rağmen, 'Hayat felce uğradı' baģlıklarıyla adeta felaket haberleri verildi. Trafik sinyalleri, asansörler, metrolar, bilgisayarlar çalıģmaz hale geldi. Elektrik olmadan insanlar iģe gidemediler, alıģveriģ yapamadılar, birbirleri ile iletiģim kuramadılar. ġekil 2 de elektrik kesintisinin vahim tablolarından biri görülmektedir. Kesilmesi durumunda hayatı durma noktasına getirebilen elektrik, bizim için tüm bu saydıklarımızdan daha büyük öneme sahiptir. ġehir içindeki sistemlerin iģlemesi, kurulu düzenin devam etmesi nasıl elektriğe bağımlı ise, vücudumuzda da enerji üretimi, iletiģim, güvenlik, bakım-onarım gibi hemen hemen her türlü iģlem için elektriğe ihtiyaç duyulur. Kısacası elektrik, vücudumuz için hayati bir öneme sahiptir. Çünkü vücudumuzdaki elektrik sistemi olmadan canlılıktan söz etmemiz mümkün değildir ve vücudumuzdaki elektrik ihtiyacı, bir Ģehrin ihtiyacından çok daha vazgeçilmezdir.

91 91 ġekil 1. Elektrik ve hayatımız Pek çok insan elektrikten faydalanırken, kendi bedeninin de tıpkı içinde yaģadığı Ģehir gibi elektriksiz çalıģmayacağını bilmez ya da düģünmez. Oysa vücudumuz kusursuz bir elektrik Ģebekesi ile donatılmıģtır. Ġnsan vücuduna baktığımızda, elektronik ile ilgili son derece karmaģık bilgileri kapsayan, elektrik enerjisinden nasıl yararlanılacağını bilen akıllı sistemler bulunduğunu görürüz. Nitekim bilim adamları vücudumuzdaki elektrik sistemini tarif ederken, günümüzde kullanılan elektrikli aletlerle ilgili benzetmeler yaparlar, elektronikte kullanılan terimleri kullanırlar: Piller, motorlar, pompalar, jeneratörler, devreler, akım, direnç, voltaj, yalıtım, yük... Bu terimleri kullanmadan sinir sistemini tarif etmeleri pek mümkün değildir. ELEKTRĠK ENERJĠSĠ Elektriğin hayatımızın her anında kullandığımız bu haline elektrik akımı denir. Elektrik enerjisini oluģturan akımı sağlayanlar ise elektronlardır. Elektrik, (-) negatif yük sahibi elektronların ve iyonların hareketi sonucu oluģan yük akımıdır. (ġekil 3) ġekil 3. Elektrik akımı ve yönü Ġletkenden (ya da alıcıdan) birim zamanda geçen elektrik yükü (elektron) miktarına akım denir. Akım, elektronların hareketiyle ortaya çıkar. Ancak eskiden akımın artı (+) yüklü oyuklar tarafından taģındığı sanıldığından, bugün de klâsik (eski) teorem kabul edilmektedir. BaĢka bir deyiģle, bir pilde akım, artı (+) uçtan eksi (-) uca doğru gider deriz. Ancak gerçekte akım eksi (-) uçtan artı (+) uca doğru akar.

92 92 Metallerin atomlarındaki elektron sayıları metalin cinsine göre değiģir. Ġletken maddelerin atomlarının son yörüngelerinde 4'den az elektron bulunur. Atomlar bu elektronları 8 'e tamamlayamadıkları için serbest bırakırlar. Bu yüzden bir Ġletken maddede milyonlarca serbest elektron bulunur. Bu maddelere elektrik alanı uygulandığında elektronlar negatif (-) 'den pozitif (+) yönüne doğru hareket eder. Bu harekete "Elektrik Akımı" denir. Birimi ise "Amper"dir. Günlük hayatta kullandığımız bir çok cihaz 1-2 amper elektrik çeker. Ġletkenin herhangi bir noktasından 1 saniyede 6,25x10 18 elektron geçmesi 1 Amperlik akıma eģittir. Saniyede 1 Amper'lik akım demek, bir kesitten saniyede 6 milyon kere milyar elektron geçiģi demektir. Yıldırımda ise bu sayı 1 milyon kat daha fazladır. Elektirik akımı değiģik ortamlarda farklı özellikler gösterir: Metallerde Elektrik Akımı: Katı iletken metal, hareketli veya serbest elektronlara sahiptir. Bu elektronlar metalin kristal yapisina bağlıdirlar, fakat herhangi bir atoma bağlı değillerdir. Herhangi bir dıģ elektriksel alan uygulamadan bile bu elektronlar ısı enerjisinden dolayı rastgele hareket ederler. Fakat normalde bir metaldeki net akım sıfırdır. Herhangi bir zamanda metal objenin herhangi bir kesitinde bir yönden diğerine geçen elektronların sayısı aksi yönde geçiģ yapanlarınkine ortalamada eģittir. Bir metal telin iki ucu arasına batarya gibi bir DC kaynağı bağlandığında iletkende bir elektrik alanı oluģur. Bu elektrik alanı metaldeki serbest elektronların alanın tersi yönünde sürüklenmesine sebep olur. Ortalamada bir yöne daha fazla hareket eden elektronlar elektrik akımını oluģtururlar. Elektrolitlerde Elektirik Akımı: Elektrolitler içlerinde elektrik akımını mümkün kılacak serbest iyonlar bulunduran maddelerdir. Elektrokimyasal hücreler bir elektrolit ve bu elektrolide yerleģtirilmiģ elektrotlardan oluģur. Bu hücreler kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çevirmek (pil) yada elektrik enerjisi kullanarak bir kimyasal tepkimeyi gerçekleģtirmek için (elektroliz) kullanılırlar. Her iki durumda da elektrotların çevresinde iyonlar oluģur yada yok olur. Bu tepkimeler sırasında elektrolit içerisinde birbirini nötrleyen yada birbirinden ayrılan anyon ve katyonlar (negatif ve pozitif yüklü iyonlar) elektrotlara doğru yada aksi yönde hareketleri sırasında elektrik akımını oluģtururlar. Örnek olarak, sıkça rastlanan kurģunlu pillerde elektrik akımı pozitif yüklü hidrojen iyonlarının bir yöne negatif yüklü sülfat iyonlarının diğer yöne hareket etmesinden meydana gelir. Diğer Ortamlarda Elektrik Akımı: Vakumda elektronlardan yada iyonlardan meydana gelmiģ bir ıģın elektrik akımına neden olabilir. Benzer Ģekilde kıvılcım ve plazmalarda elektrik akımı hareket eden elektronlar ve pozitif yada negatif yüklü iyonlardan meydana gelir. Yarı iletkenler üzerinde elektrik akımı, elektronların yanısıra, pozitif yüklü elektron boģlukları (Yarı iletken kristali üzerinde eksik olan değerlik elektronlar) tarafından da taģınır. P tipi yarı iletkenlerde elektrik akımı büyük oranda bu Ģekilde oluģur. (ġekil 4)

93 93 ġekil 4 Yarıiletkenlerde elektron delikleri Elektromanyetizma Ampére yasasına göre elektrik akımı bir manyetik alan meydana getirir. Bu manyetik alan, ġekil 5 teki gibi akım geçiren teli çevreleyen dairesel alan çizgileri olarak gözde canlandırılabilir. Elektrik akımı bir galvanometre yardımıyla doğrudan ölçülebilir, ama bu yöntem devrenin koparılmasını gerektirmektedir, bu da bazı durumlarda zorluk yaratır. Akım, devreyi koparmadan, meydana getirdiği manyetik alan sayesinde de ölçülebilir. Bu amaçla kullanılan cihazlar arasında Hall etkisi sensörleri, akım transformatörleri ve Rogowski bobinleri de vardır. Özel görelilik kuramı kullanılarak manyetik alan, akımı taģıyan parçacıklarla aynı hızda giden bir gözlemci için durağan bir elektrik alan dönüģtürülebilir. Zaten akımın kendisi de ölçüldüğü referans sistemine bağlıdır, çünkü akım, parçacıkların hızına ve bu da referans sistemine bağlıdır. ġekil 5 Akıma bağlı manyetik alan oluģumu. Doğru akım ve alternatif akım Doğru akım elektrik yükünün hep aynı yönde akmasıyla oluģur. Buna karģılık alternatif akımda eģit zaman aralıklarıyla akım yönü tersine döner. Bunların üretilmesi, iletilmesi ve kullanılması çok farklı özellikler gösterirler. ÇeĢitli elektronik devre elemanları kullanılarak bu iki akımı birbirine dönüģtürmek mümkündür. Elektrik enerjisi, çeģitli yöntemlerle diğer enerji çeģitlerinin dönüģtürülmesiyle üretilir. Ortaya çıkan akım doğru yada alternatif akım olabilir. Doğru akım en yaygın olarak kimyasal pillerde, güneģ pillerinde ve dinamolarda (doğru akım motoru) üretilir. Alternatif akım ise genellikle alternatif akım motorlarında üretilir. Kullanılan elektriğin büyük çoğunluğu herhangi bir enerji çeģidinin önce hareket enerjisine, oradan elektrik enerjisine çevrilmesiyle elde edilir. Alternatif akım motorları genel olarak doğru akım motorlarından daha ucuza mal olurlar, bakımları daha kolaydır ve daha yüksek verimde çalıģırlar. Dolayısıyla alternatif akım büyük miktarda üretime daha uygundur. Bunun yanında alternatif akımın iletimi de çeģitli nedenlerden çok daha ucuz ve verimli bir Ģekilde yapılabilir. Elektrik Ģebekesinin alternatif akım taģıması bu nedenlerden ötürüdür.

94 94 Buna karģılık elektrik Ģebekesinden uzak yada taģınabilir uygulamalarda piller yardımıyla doğru akım elde etmek daha kolaydır. ġekil 6 Doğru Akım ve Alternatif Akım Elektrik enerjisinin hareket enerjisine dönüģtürülmesinde de alternatif akım motorları benzer avantajlara sahiplerdir. Bu yüzden hareket enerjisi gerektiren uygulamalarda (örneğin elektrikli ev aletleri) alternatif akım tercih edilir. Öte yandan, doğru akım, elektronik cihazların (özellikle dijital) çalıģması için çok daha uygundur. Doğada karģılaģılan elektrik akımları arasında yıldırımlar, güneģ rüzgârları ve kuzey ıģıkları vardır. Ġnsan yapımı elektrik akımlarına örnek olarak da metal tellerde akan elektronlar örnek gösterilebilir. Bu duruma uzun mesafelere elektrik enerjisi dağıtan elektrik iletim hatlarında yada elektrikli ve elektronik aletlerin içlerindeki tellerde rastlanabilir. Akıma Elektronik bilimi dahilinde farklı yerlerde de rastlanabilir. Bunların arasında dirençlerin üzerinden geçen akımlar, vakumlu tüplerdeki vakumdan geçen akımlar, pillerin yada sinir hücrelerinin içinde akan iyonlar ve bir yarı iletkenden akan elektron boģlukları da vardır. Transformatör Ġki veya daha fazla elektrik devresini elektromanyetik indüksiyonla birbirine bağlayan bir elektrik aletidir. Bir elektrik devresinden diğer elektrik devresine enerjiyi elektromanyetik alan aracılığıyla nakleder. En basit halde, birbirine yakın konan iki sargıdan ibarettir. Eğer bu iki sargı ince demir levhaların üzerine sarılmıģsa buna demir çekirdekli transformatör denir. Eğer demirsiz plastik tüp gibi bir çekirdeğe sarılmıģsa buna hava çekirdekli transformatör denir. Sargılardan birine voltaj uygulanırsa, diğerinde de bir voltaj meydana gelir. Voltajın tatbik edilmesiyle ortaya çıkan akım, sargı etrafında bir manyetik alan doğurur. Bu alan, yakına konan diğer sargıda bir voltaj ortaya çıkarır.

95 95 ġekil 7 Transformatör TANIMLAR Küçük gerilim: Anma gerilimi 50 Volt a kadar olan gerilim değeridir. Tehlikeli gerilim: Etkin değeri Alternatif akımda 50 Volt un doğru akımda 120 Volt un üstünde olan, yüksek gerilimde ise, hata süresine bağlı olarak değiģen gerilimdir Alçak gerilim: Etkin değeri 1000 Volt ya da 1000 Volt un altında olan fazlar arası gerilimdir. Yüksek gerilim:etkin değeri 1000 Volt un üzerindeki fazlar arası gerilimdir. Frekans(Hz): Birim zamandaki salınım sayısıdır. ġekil 10 deki akım grafiğinde akımın 1 periyodu 0.02 sn sürmektedir. Frekans ise 1/periyot yani 1/0.02s=50 Hz olarak bulunur. ġekil 10 Alternatif akım (Sinüsoidal) Elektrik kuvvetli akım tesisleri: Ġnsanlar, diğer canlılar ve eģyalar için bazı durumlarda (yaklaģma, dokunma vb.) tehlikeli olabilmeli ve elektrik enerjisinin üretilmesini, özelliğinin değiģtirilmesini, biriktirilmesini, iletilmesini, dağıtılmasını ve mekanik enerjiye, ıģığa, kimyasal enerjiye vb. enerjilere dönüģtürülerek kullanılmasını sağlayan tesislerdir. Elektrik iç tesisleri: Yapıların içinde veya bu yapılara ek olarak kurulmuģ tesisler dıģındaki her türlü alçak gerilim tesisleri, evlere ait, bağ, bahçe tesisleri, sürekli tesislerin iģletemeye açılmasına kadar kurulmuģ geçici tesisler.

96 96 Dokunma gerilimi: Ġletken kısımlarla toprak arasında ortaya çıkan bir toprak hatası esnasında topraklama geriliminin insan tarafından elden ele veya elden ayağa köprülenen bölümüdür. (ġekil 10-11) Adım gerilimi: Topraklama geriliminin insanın 1 metre lik adım açıklığı ile köprüleyebildiği bölümdür. Bu durumda akım yolu ayaktan ayağadır. Koruma topraklaması: Gerilim altında olmayan iletken tesis bölümlerinin topraklayıcılara veya topraklanmıģ bölümlere doğrudan doğruya bağlanmasıdır. Koruma iletkeni: ĠĢletme araçlarının gövdesini koruma topraklama sisteminde topraklayıcıya, sıfırlama sisteminde sıfır iletkenine, koruma hattı sisteminde birbirlerine ve topraklayıcıya, hata gerilim koruma bağlaması sisteminde hata gerilim koruma anahtarına, hata akımı koruma bağlaması sisteminde topraklayıcıya bağlayan iletkendir. Sıfırlama sisteminde sıfır iletkeni de koruma iletkenidir. Sıfır iletkeni: Doğrudan doğruya topraklanmıģ bir iletken olup, genellikle sıfırlamada koruma iletkeni olarak kullanabilen orta iletkendir. Sıfırlama: Gerilim altında olmayan iletken tesis bölümlerinin sıfır iletkenine veya buna iletken olarak bağlanmıģ olan bir koruma iletkenine bağlanmasıdır. Topraklayıcının yayılma direnci: Bir topraklayıcı ile referans toprağı arasındaki toprağın direncidir. Topraklama direnci: Topraklayıcının yayılma direnci ile topraklama iletkeninin direncinin toplamıdır. ġekil 10 Adım ve dokunma gerilimi

97 97 ġekil 11 Dokunma gerilimi için izin verilen akım süreleri Gövde: ĠĢletme araçlarının her an dokunulabilen,aktif bölüm olmayan fakat bir arıza durumunda gerilim altına girebilen iletken bölümleridir. Gövde teması:bir hata sonucunda bir elektrik iģletme aracının gövdesi ile aktif bölümler arasında meydana gelen iletken bağlantıdır. Kısa devre: ĠĢletme bakımından birbirine karģı gerilim altında olan iletkenler ya da aktif bölümler arasında bir arıza sonucunda meydana gelen iletken bağlantıdır. Hata Gerilimi: Ġnsanlar tarafından dokunulabilen ve iģletme akım devresine ait olmayan iletken bölümler arasında veya böyle bir bölüm ile toprak arasında oluģan gerilimdir. Hata Akımı: Bir yalıtkanlık hatası sonucu oluģan kısa devre akımı ya da toprak teması akımıdır. Koruyucu ayırma: Bir yalıtım hatasında dokunma gerilimi meydana gelmemesi için bir takım tüketim aygıtının bir ayırma transformatörü aracılığı ile besleme Ģebekesinden iletken olarak ayrılmasını sağlayan bir koruma düzenidir. Kaçak akım: Gerilim altında bulunmayan iletken bölümler, akım sisteminin orta noktasına, doğrudan doğruya topraklamıģ bir Ģebeke noktasına ya da toprağa iletken olarak bağlı ise, gerilim altında olan tesis bölümlerinde bu bölümlere yalıtkan madde üzerinden iģletme gereği geçen akımdır. AĢırı gerilim: Genellikle kısa süreli olarak iletkenler arasında ya da iletkenlerle toprak arasında oluģan, iģletme geriliminin izin verilen en büyük sürekli değerini aģan, fakat iģletme frekansında olmayan bir gerilimdir. Ġç aģırı gerilim: Toprak temasları, kısa devreler gibi istenilen ya da istenilmeyen bağlama olayları ya da rezonans etkileriyle oluģan bir aģırı gerilimdir. DıĢ aģırı gerilim: Yıldırımlı havaların etkisiyle oluģan bir aģırı gerilimdir.

98 98 BaĢka Ģebekelerin etkisi ile oluģan aģırı gerilim: BaĢka Ģebekelerin, sözü edilen Ģebekeye etkisi sonucunda oluģan gerilimdir. ĠĢletme elemanı: Elektrik enerji tesislerini oluģturan generatör, motor, kesici, ayırıcı, anahtarlama (bağlama) hücresi vb. cihazlardır. El ulaģma Uzaklığı: Normal olarak girilip çıkılan yerlerde insan elinin, yardımcı bir araç kullanmadan her yönde ulaģabileceği uzaklıklardır. Bu uzaklıklar basılan yüzeyden baģlayarak: Yukarıya doğru el ulaģma uzaklığı: 2.50 metre. AĢağı ve yanlara doğru el ulaģma uzaklığı: 1.25 metre varsayılır. 3 Fazlı gerilim: Elektrik hatlarında enerji taģıma Ģeklidir diyebiliriz. Ġletim sırasında elektrik 3 fazlı sistem ile iletilir. Her faz ile toprak arasında bir faz-nötr gerilimi vardır. Bu 220V'dur ve genelde ev içinde kullandığımız sistemler bu kablolar ile gelen 1 fazı kullanırlar. Nitekim her fazın arasında da bir gerilim farkı mevcuttur bu da 380V'dur. Buna faz arası gerilim denir. Aralarındaki 120 derecelik açı farkı ile de iletim sırasında oluģabilecek sorunlara karģı koruma sağlanmıģ olur. (ġekil 12) ġekil 12 Üç fazlı gerilim için fazlar arası gerilim hesabı ELEKTĠRĠK TEHLĠKESĠ Yurdumuzda her yıl meydana gelen iģ kazalarının büyük bir kısmı elektrik kazalarından oluģmaktadır. Sanayimizin her kesiminde ve her makine ve tezgahta kullanılan elektrik, gerek tesisatının yapılması gerekse de kullanımı sırasında yasal ve teknik yönden gerekli olanların yapılmadığı, tesisat ehliyetli teknik elemanlara yaptırılmadığı, ilgili kurumlarca gerekli denetimler yapılmadığı sürece daha bir çok can ve mal kayıpları ile ulusal kayıplarla karģı karģıya kalacağımız kesindir. Elektrik akımından kaynaklı en ciddi zararlar elektrik çarpmalarıdır (ġekil 8). Elektrik çarpmasının etkileri pek çok etkene dayanır. En önemli etkenler akımın Ģiddeti, elektriksel temasın yapısı, etkilenen uzuvların durumları, akımın vücutta takip ettiği yol ve akım kaynağının gerilimidir. Çok zayıf bir akım sadece bir karıncalanmaya neden olurken, deriden geçen Ģiddetli akımlar ciddi yanıklara hatta kalpten geçen akımlar kalp krizine bile sebep olabilir. Kontrol dıģı elektrik kaynaklı ısınmalar da tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Fazla güç taģıyan kablolar yaygın bir yangın sebebidir. Cepte birlikte taģınan madeni paralar ve bir AA Pil kadar küçük bir güç kaynağı bile kısa devre sonucu hızlıca ısınıp deride yanıklara sebep olabilir. Elektrikle çalıģmada risk etmenleri genel olarak:

99 99 1-Elektrik tesisatının cins ve hacmine göre yetkili ehliyete sahip kiģilerce yapılmaması, bakım ve onarımının sağlanamaması, 2-Makina veya aletlerin çıplak metal kısımlarının topraklanmamıģ ya da gerekli yalıtımın yapılmamıģ olması, 3-Topraklamanın kolay muayene edilememesi sonucu, topraklaması yapılmıģ bilinen alet veya makinaların, zaman süreci içerisinde veya dıģ etkenler sonucu topraklamasının bozulması, 4-ÇalıĢanlara yeterli kiģisel koruyucu, yeterli güvenlik malzemesi verilmemesi veya çalıģanların bunları kullanmamaları, 5-ÇalıĢanlara iģçi sağlığı ve iģ güvenliği konularında gerekli bilgilerin verilmemesi ve bu konuda sürekli olarak uyarılmamaları veya iģyerinde konulan bu kurallara çalıģanların uymaması, 6-ÇalıĢanların elektrik enerjisi hakkında gerekli eğitim, bilgi ve deneyime sahip olmamaları, bunun sonucu olarak kendilerine aģırı güven duymaları ve elektriğe karģı gerekli dikkat ve özeni göstermemeleri 7-ÇalıĢanların gerekli talimatları almadan veya görevleri dıģında arızaya müdahale etmeleri. 8-ÇalıĢanların veya çalıģtıranların iģlerini benimsememeleri. ġekil 8 Elektrik akımından kaynaklı en ciddi zararlar elektrik çarpmalarıdır. Elektirik kazalarında etkili faktörler özetle Ģunlardır: 1- Tehlikeli akımın cinsi (doğru akım-alternatif akım) 2- Etkileyen gerilimin büyüklüğü, 3- Akım büyüklüğü ve Ģiddeti 4- Akım alternatif ise frekansı, 5- Akımın etki yaptığı süre, 6- Devre topraktan tamamlanmıģ ise; toprağın kuru ve ıslak durumu, 7- Elektrik devresinde izole edilmemiģ noktaların bulunması, 8- Akım kaynağı ile kazalı arasında akımı engelleyici maddelerin bulunması, 9- Akımı taģıyan bağlantılar, 10- Akım Ģiddetinin yönü ve izlediği yol, 11- Kaza sırasında vücudun gösterdiği direnç, 12- Ellerin kuru, ıslak, terli veya nasırlı olması Çarpılma Elektrikle çarpılmak için akımın vücuttan geçerek + ve - kutuplar arasındaki devreyi tamamlaması gerekmektedir. pil, batarya, ve akümülatörler doğru akım üretirler. doğru akım volttan sonra çarpılma hissi vermekte ancak tahribat yapmamaktadır. pil ve oto aküsü ile çarpılmak imkansızdır. 30 volt üstü doğru akım (dc) kaynakları tehlikelidir. Evde kullanılan elektrik alternatif akım (ac) tipindedir. Alternatif akım, 15 volt üzerinde çarpılma hissi verir, tahribat yapmaz. 20 volt üstü tehlikeli sayılabilir. elektriğe temas eden noktalar arası mesafe kısa ise arada kalan doku Ģiddetle ısınır ve yanar. yanık, elektrik akımının kuvvetine bağlı olarak çoğalır. Alternatif akım, kalp üstünden geçecek olursa, kalbin sinirsel ileti sistemini bozar, kalp durur.

100 100 Alternatif akımla çarpılma çok kolaydır. prizdeki etkin kutba değildiğinde, vücut devreyi tamamlamak için yere basan ayakları kullanır. Su, elektrik akımını iyi iletir. Kuruyken iletken olmayan tahta, plastik gibi maddeler ıslanınca iletken olurlar. Elektrik kazalarının oluģum nedenleri: 1- Ġzolasyon hatalarından oluģan kazalar %23 2- Makine yakınındaki elektrik kaçağı ile madeni kısımları nın %26 elektriklenmesi sonucu oluģan kazalar 3- Enerji iletim hatlarıyla temas sonucunda oluģan kazalar %20 4- Elektrik direkleri üzerinde veya yakınında oluģan kazalar %12 5- Gerilim yakınındaki iģlerde oluģan kazalar %5,5 6- Patlama sonucu oluģan kazalar %5,9 7- Elektrik kısa devreler sonucu yangın %7,6

101 101 ELEKTRĠKLE ÇALIġMALARDA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER ELEKTRĠK AKIMININ ĠNSAN VÜCUDUNDAKĠ ETKĠLERĠ Vücut üzerinden topraklanan iletim yolu gerilim değerine göre farklılık gösterir. Alçak gerilim değerlerinde bu yol dolaģım sistemi yani kalp üzerinden meydana gelir. Bu nedenle alçak gerilimlerin öldürücü etkisi kalp fibrinasyonundan (Ģok) kaynaklanmaktadır. Yüksek gerilimlerde vücuda uygulanan elektriksel alan Ģiddetinin daha fazla olması nedeniyle dolaģım sistemi dıģındaki bir çok organ da iletken hale gelir. Özellikle iletim yolunda bulunan deri dokusunun direnç etkisi nedeniyle oluģan aģırı ısı doku yanmasına neden olur. Genellikle alçak gerilime maruz kalan vücutta Ģok, yüksek gerilime maruz kalan vücutta ise ağır yanıklar meydana gelir. Ġnsan bedeninden geçen akımın büyüklüğü, kiģinin vücut direncine, temas noktalarının özelliklerine ve alternatif akımda frekansa bağlıdır. Ġnsan vücut direnci, vücut iç direnci, temas noktalarındaki geçiģ dirençleri ve genel olarak akım yolu üzerindeki diğer dirençlerden oluģur. Bu değerler kiģilere göre çok farklı değerler alabilirler. Akımın Ģiddetine göre ortaya çıkması muhtemel sonuçlar Tablo 3.1 de verilmiģtir. Tablo 3.1 Ġnsan Vücudundan Geçen Alternatif Akımın Etkileri Ġnsan vücudu toplam direnci 2500 ohm alınıp, insan için tehlikesiz akım 20 ma alınırsa 50 voltluk bir temas gerilimi sınır değer olarak kabul edilebilir. Bu nedenle 50 voltun üzerindeki Ģebeke (50 Hz) gerilimi tehlikeli gerilim olarak kabul edilir.yüksek frekanslı akımlarda vücut direncinin artması sebebi ile, tehlikenin azaldığı söylenebilir. Canlılar üzerinden elektrik akımı geçmesi sonucu bunlar üzerinde meydana gelen etkiler akım büyüklüğüne ve etki süresine göre ġekil 13 de gösterilmiģtir. Hayat ile ölüm arasındaki sınırı belirler. Bu gerilimin insan vücuduna zarar vermeyecek maksimum değeri, kaçak akımın eģik değeri 25 ma kabul edilerek ve kiģinin bulunduğu ortama göre değiģen iç direncinden hesaplanır. Normal Ģartlarda yetiģkin bir insanın iç direnci 2 kω dur. Nemli ortamda bu direnç 1 kω a, ıslak ortamda ise 480 Ω a kadar düģer. Normal, nemli ve ıslak ortamlar için temas gerilimlerin gerilim-zaman eğrileri Ģekilde verilmiģtir. ġekil14 den normal Ģartlarda, yetiģkin bir insanın ölüm riski olmadan sürekli olarak temasta kalabileceği maksimum gerilim değerinin 50 V olduğu görülmektedir. Aynı Ģartlarda kiģi 100 V luk gerilime maruz kaldığında, ölüm riski olmadan sadece 0,3 saniye temasta kalabilir. Ġnsanları elektrik çarpmasından korumak için genel olarak: Koruyucu yalıtma,

102 102 Üzerinde durulan yerin yalıtılması, Küçük gerilim kullanma, Sıfırlama ve Topraklama, gibi düzenler kullanılır. Ayrıca Elektrik Ġç Tesisleri Yönetmeliğinin tarih sayılı resmi gazetede yayımlanan son değiģikliği ile TEDAġ'ın da zorunlu kıldığı Kaçak akım rölesi (diğer adıyla hayat koruma) iģ güvenliği adına çok güzel bir teknik ilerlemedir. ġekil 13 Alternatif akım etkilerinin akım/zaman bölgeleri. ġekil 14 Temas geriliminin güvenlik eğrisi, hayat ile ölüm arasındaki sınırı belirler. Temas gelilimi güvenlik eğrisi (ġekil 14):

103 103 Koruyucu Yalıtım Normalde gerilim altında olmayan ancak yalıtım hatası sonucu elektriklenebilen parçaların izoleli yapılmasıdır. Elektrik iģlerinde kullanılan penseler, karga burunlar, tornavidalar ve benzer el aletleri, uygun Ģekilde yalıtılmıģ ve yağdanlıkların, süpürgelerin, fırçaların ve diğer temizlik araçlarının sapları, akım geçirmeyen malzemeden yapılmıģ olmalıdır. ġekil 15 Temastan koruyucu yalıtım Üzerinde durulan yerin yalıtılması Yerleri değiģmeyen sabit elektrikli makina ve araçlarla, elektrik panolarının taban alanına tahta ızgara, lastik paspas vb. konulmak suretiyle yapılan bir korunma önlemidir. Bu korunma önlemi, herhangi bir elektrik kaçağında insanı toprağa karģı yalıttığı için elektik çarpılması gerçekleģmez. Küçük Gerilim Kullanma Bir yalıtım hatasında elektrik çarpmasının etkili olmaması için, elektrikli araçların 42 voltluk gerilimle çalıģtırılmasıdır. Bu korunma önlemi yapılan elektrikli araçları ayrıca topraklamaya gerek yoktur. Kazan içinde veya buna benzer dar ve iletken kısımları bulunan yerlerle ıslak yerlerde, alternatif akım ile çalıģan lambalar kullanıldığı takdirde küçük gerilim kullanılmalıdır. Bu devredeki fiģler aynı yerde bulunabilecek daha yüksek gerilimli prizlere uymayacak türden seçilmelidir. Sıfırlama Elektrikli makina ve araçların gövde kısımlarının (yani Ģaselerinin) nötr iletkenine bağlanmasıdır (ġekil 16). Ancak nötr hattına doğrudan doğruya bağlamak için en az 10 mm². kesitinde bakır iletken kullanılması zorunludur. ġekil 16 Sıfırlama. Topraklama Elektrik enerjisinin kullanıldığı yerlerde, üzerinde akım taģıyabilecek madeni kısımların toprak ile yapılan elektriksel bağlantı düzenine topraklama denir (ġekil 16). (Diğer anlatımla makina Ģasesi ile yeryüzündeki toprağın birbirleri ile bağlanmasıdır). Elektrikle çalıģan tüm makina ve tezgahlar, tornalar, frezeler, planyalar, vargeller, hızarlar, matkaplar, kompresörler vb. nin Ģaselerine gözle muayene edilebilen topraklama hatları

104 104 çekilmelidir. Ayrıca çelik konstrüksiyonlu metal çatılar da yıldırıma karģı etkili bir Ģekilde topraklanmalıdır. ġekil 16 Topraklama. Topraklama devresi, düģük dirençli iletkenden (bakır veya alüminyumdan) yapılmıģ olmalı, bağlandığı cihazın devresinde meydana gelecek en büyük kaçak akımı iletecek kapasitede olmalı, mekanik ve kimyasal etkilerden korunmuģ olarak çekilmelidir. Elektrik tesisatının yıllık periyodik kontrol belgesinde, topraklama levhalarının ölçülen direnç değerleri ohm cinsinden yazılmalı, direnci 10 ohm'dan büyük levhalara ek topraklama levhası eklenmelidir. (Radyoaktif paratonerlerin topraklama direnci 5 ohm'dan küçük olmalıdır.) ÇeĢitli topraklama tesislerinin iģletme dönemi içindeki muayene, ölçme ve denetlemelere iliģkin önerilen periyotlar aģağıda verilmiģtir: Elektrik üretim iletim ve dağıtım tesisleri (enerji nakil ve dağıtım hatları hariç) için : 2 yıl Enerji nakil ve dağıtım hatları için : 5 yıl Sanayi tesisleri ve ticaret merkezleri için : Topraklamalara iliģkin dirençlerinin muayene ve ölçülmesi : 1 yıl Topraklama tesisleri ile ilgili diğer muayene,ölçme ve kontroller : 2 yıl Sabit olmayan tesisler için : Sabit iģletme elemanları için : 1 yıl Yer değiģtirebilen iģletme elemanları için : 6 ay Parlayıcı, Patlayıcı Tehlikeli ve Zararlı Maddelerle ÇalıĢılan ĠĢyerleri ve ĠĢlerde Alınacak Tedbirler Hakkında Tüzük kapsamındaki topraklama tesisleri ile ıslak ortamlarda çalıģılan iģyerlerindeki topraklama tesislerinin muayene, ölçme ve denetleme periyotları 1 yılı aģamaz. Kaçak Akım Rölesi

105 105 ġekil 17 Kaçak akım rölesi. Tüketici devrede, gelen ve giden akımların birbirlerine eģit olmadığı durumlarda, devreyi otomatik olarak kesen bir koruma cihazıdır. Yani insan vücudundan bir akım geçmesi halinde dönen akım, gelen akıma eģit olmayacak ve elektrik devresi kesilecektir. Hayat Koruma denen Kaçak akım rölesinde toprak hattına da gerek yoktur. Bu nedenle yerleri sürekli değiģen elektrikli aletlerin kullanılmasında çok güvenlidir. Yukarıda sayılan koruma önlemlerinin dıģında; Atölyelerde bulunan makina ve tezgahların ayrı ayrı durdurma tertibatından baģka, atölyedeki veya kısımdaki tezgahları tamamen durduracak bir ana Ģalter bulunmalıdır. Elektrik panolarının ön kısımlarında geçiģi güçleģtirecek malzeme bırakılmamalıdır. Makine ve tezgahların çalıģtırma düğmeleri yeģil, durdurma düğmeleri kırmızı renkte olmalıdır. Kollu ve çevirmeli Ģalterlerde ise çalıģtırma için "1", durdurma için "0" gibi etiketler bulunmalıdır. Makina ve tezgahların kumanda yeri, bunların görülemeyeceği yerde ise çalıģmaya baģlamadan önce bir uyarı sesi ile haber verilmelidir. (Yani elektrik geliyorum demelidir.) Elektrikli el aletlerinin kullanılması gereken yerlerde, yeteri kadar topraklanmıģ elektrikli prizler bulundurulmalıdır. Bu prizlerin yeterince bulunmamasından dolayı, el aletlerinin fiģleri sökülmekte, kablolar düz olarak bağlanmaktadır. Bu da çeģitli kazalara yol açmaktadır. Elektrik el aletlerini çalıģtırmak için anahtarın üzerine basıldığında çalıģtıracak, bırakıldığında durduracak yaylı anahtarlar kullanılmalıdır. Bu anahtarlar bozulduğunda aynı özellikteki yaylı anahtarla değiģtirilmelidir. Elektrik kabloları muntazaman döģenmiģ olmalı, kırık fiģ ve prizler onarılmalı, sigortalar kapalı dolap içerisinde bulundurulmalıdır. Büyük mutfaklar, bulaģık yıkama yerleri, soğuk hava depoları, su pompa daireleri ve kazan daireleri ile çamaģırhaneler, banyolar, galvanik iģletmeler gibi nemli ve ıslak yerler ile parlama ve patlama tehlikesi oluģturabilecek tozlu yerlerde; Aydınlatma lambaları, fiģ ve prizler ile anahtarlar su damlalarına ve toza karģı tamamen korunmuģ tipte (etanģ) olmalı, Sigortalar tehlikeli ortamın dıģında bulundurulmalı, Yıpratıcı etkisi olan buhar ve dumana açık metal parçalar, örneğin koruyucu boya ya da dayanıklı gereçler kullanılarak korozyona karģı korunmalıdır. Elektrik güvenliği söz konusu olduğunda daha çok cocuklar için önlemler almak gerekir. Çocuklar elektriğin görülmez olması ve yalnız etkileriyle kendini hissettirmesi sebebiyle çoğunlukla tehlikenin farkında değillerdir.

106 106 ġekil 18 Çocuklar için önlem alınmalıdır. ġekil 19 Çoklu pirizlere aģırı yükleme yangına neden olabilir. ġekil 22 YıpranmıĢ elektrik ekipmanları değiģtirilmelidir. Elektrik kabloları soba gibi ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır. Prizler çocukların müdahalesini önlemek için kapaklı olanlardan seçilmeli veya yükseğe konumlandırılmalıdır. Elektrik tellerinin yakınında uçurtma uçurmamak gerekir. Banyo ısıtması için elektrik sobası kullanılmamalıdır. Evde hayvan besleniyorsa elektrik kabloları yerde bulunmamalıdır. Hayvanlar bu kabloları kemirebilmektedir. Statik Elektrik Maddelerin yapısı, iģleme, öğütme, sürtünme, karıģtırma, sıçrama, taģıma ve depolama iģlemleri sonucunda statik elektrik yüklenmeleri oluģur. Statik elektrik, iletken bir bağlantı olmaksızın, sürtünme ve hareket sonucu oluģan durgun elektriktir. Statik elektrik yüklü cisimlerin, birbirleriyle temas etmeleri sonucu kıvılcım oluģur ve patlama ve yangın tehlikeleri meydana gelir.

107 107 Ayrıca kağıt, kumaģ gibi hafif ve iletken olmayan malzemelerin iģlendiği veya kullanıldığı yerlerde, statik elektrik yüklü malzemelerin birbirlerini itmesi veya birbirlerine yapıģması gibi üretim zorluğuna, Hassas elektrik alet ve cihazlarının hatalı çalıģmasına, Ġnsan vücudundaki normal elektrik dengesini bozarak, sinirsel sistemini etkilemesine, yol açarak baģka kazalara da davetiye çıkarabilir. Statik elektriği önlemek için, yapılan iģin niteliğine göre; -Nemlendirme, -Birbirine bağlama ve topraklama, -Ġyonizasyon yöntemlerinde biri veya birkaçı uygulanmalıdır. Statik elektrik yükleri alma bileziği: Ġnsan Vücüdundaki statik elektriğin %80'ininden fazlasını etkisiz hale getirir. Topraklama kablosuna ihtiyaç olmadığından hareket kolaylığı sağlar. Yüksüz bir ortam oluģturur. Statik elektriği boģaltmak için üzerindeki metal aksam toprak temaslı herhangi bir metale dokundurulur. Patlama riski olan bölgelerde statik elektriğin etkisini yok eder. ġekil 3.12 Statik yük bileziği. Statik elektrik yükleri toprağa boģaltma ayakkabıları: Ġnsan vücudunda biriken statik elektriği toprağa vererek vücuttaki sinir sistemini rahatlatır, Hassas elektronik aletlerle çalıģmalarda meydana gelebilecek olumsuzlukları önler. ġekil 3.13 Statik yük boģaltma ayakkabıları. Nemlendirme Çevre havasını statik elektrik akımının geçmesine izin verecek kadar nemli hale getirerek, statik elektrik birikimi engellenebilir. Nemlendirme birçok madde için zararlı olduğundan ve sıcak havalarda aģırı nem, insanları rahatsız edebileceğinden kullanım alanı sınırlıdır. Birbirine Bağlama ve Topraklama Ġletken özellikteki iki veya daha fazla cismi, bir iletken aracılığıyla birbirine bağlayarak topraklamaktır. Böylece, cisimlerdeki statik elektrik yükü dengelenmiģ olacaktır.

108 108 Parlayıcı sıvıların konulduğu bütün depolar ve boru donatımları, boru bağlantıları bu yöntemle statik elektriğe karģı topraklanmalıdır. Depoların parlayıcı sıvılarla doldurulması veya boģaltılmasında araç ile depo arasında topraklama hattı bağlantısı yapılmalıdır. Ġyonizasyon Yöntemleri Hava, normal koģullarda iletken değildir. Ancak, havayı yeterli oranda iyonlaģtırarak statik elektriğin cisimlerde birikmesi önlenebilir. Havayı iyonlaģtırmak için; statik tarak, radyoaktivite ile iyonlaģtırma veya açık alev gibi yöntemler kullanılmalıdır. Yıldırım Çarpması Yıldırım ve ĢimĢek olayları benzer Ģekilde geliģse de birbirinden farklı anlamlar taģıyan iki kavramdır. Elektrik boģalması iki bulut arasında oluģuyorsa ĢimĢek, bulut ve yer arasında gerçekleģiyorsa yıldırım olarak isimlendirilir. ġekil 3.14 Yıldırım. Hava normal Ģartlarda çok iyi bir yalıtkandır. Fakat zıt elektrik yüklerinin belli bir değere ulaģması elektrik boģalmalarını gerçekleģtirecek kadar arttığında hava plazma özelliğine kavuģur ve ısınmayla birlikte iletkenlik özelliği kazanır. Bu sıcaklık C'e kadar çıkabilir. Yıldırım olayları öncesinde dıģ mekanlarda: 1- Ayakta durulmamalı, yere yatılmamalı, eller yere değdirilmemeli ve çömelik halde durulmalıdır. 2- Çevresine göre daha yüksek olan yerlerin (ağaç, minare, elektrik direği, bayrak direği, telefon ve posta direği) yakında durulmamalıdır. 3- Açık alanlarda oynanmamalı, çalıģılmamalıdır. 4- Ağır tarım veya yol araçlarında çalıģılmamalıdır. 5- Traktörler, kazma kürek, metal çitler, motosikletler, çim biçme makineleri ve bisiklet gibi elektrik ileten objelerden uzak durulmalıdır. ġemsiye açılmamalı veya olta taģınmamalıdır. 5- Cep telefonuyla konuģulmamalıdır. 6- Elektrikli cihazlar kullanılmamalı ya da tamir edilmemelidir. 7- Araba varsa içine girilmelidir. (Yıldırım esnasında tamamen metal kaplı araba içerisinde güvende olunur. Arabada bulunan akım iletebilecek herhangi bir metale dokunulmamalı. Arabanın camları kapalı olmalı). 8- Ağaç altına sığınılmamalıdır. 9- Gruplar halinde durulmamalıdır. 10- Sudan uzak durulmalıdır. (Bir fırtına anında botla gezilmemeli veya yüzmeye gidilmemeli ve eğer dıģarıda su üzerinde yakalanılırsa mümkün olduğu kadar çabuk karaya çıkılmalı). 11- Metal tokalı ayakkabılar ve tüm metal objelerden çıkarılmalıdır. 12- ÇamaĢır ipi, metal boru, ray ve bunlara benzer uzak mesafelerden yıldırımı taģıyabilecek metal devrelerden uzak durulmalıdır. 13- Yıldırımdan korunaklı bir yer aranmalıdır. (Vadiler ve hendekler gibi alçak alanlarda barınak bulmaya çalıģılmalı. Alandaki en yüksek obje olunmamalı).

109 109 Yıldırım çarpması iç mekanlardı: 1- Duvarlardan uzak durulmalıdır. 2- Pencere, kapı, lavabo, boru, soba, radyatör ve elektrikli aletlerden uzak durulmalıdır. 3- Acil durumlar dıģında telefon kullanılmamalıdır ve elektrikli aletler tutulmamalıdır. (Sadece pille çalıģan aletleri kullanılmalıdır). 4- Gerekli olmadıkça dıģarı çıkılmamalıdır. 5- Fırtınadan önce, radyo ve televizyon setleri, bilgisayarlar da dahil olmak üzere elektrikli aletlerin bağlantıları kesilmelidir. 6- Banyo veya duģ alınmamalıdır. 7- Yüksek yerleri yıldırımdan korumak için paratoner (yıldırımlık = yıldırım savar) kullanılmalıdır. Yıldırımdan Korunma Sistemleri Birkaç sene öncesine kadar insanlar yıldırım iletkeninin yüklemesiyle, yapı için yıldırıma karģı yeterli bir koruma sağlandığını düģünüyorlardı. Bu kısmi koruma Ģimdi bir takım uyumlu cihazlarla desteklenmektedir. Bu cihazların tasarlanma amaçları ; direkt çarpmalara karģı korunma, yapının komģu iki nokta arasındaki tehlikeli potansiyel farklarından kaçınma, devre tertibatı ve elektrik iletkenleri üzerindeki indüksiyon etkilerini önleme ve network hatları üzerinde taģınan yüksek voltajı bastırmaktır. Standart NFC : Bu standart, mevcut bilgi ve teknikler açısından, yeterli korunmayı sağlamak için gerekli olan düzenlemeleri belirlemekte ve bu korunmayı tesis etmek için gerekli olan bilgileri sağlamaktadır. Yıldırımdan Korunma Sisteminin Ġlgilendiği konular Franklin çubuğu (Yakalama Ucu) ile korunma Faraday kafes sistemi ile korunma Gerili tellerle korunma Paratonerle koruma ( DıĢ Yıldırmlık ) Topraklama 1-Franklin Çubuğu ( Yakalama Ucu ) ile Yıldırımdan Korunma Franklin çubuğu veya yakalama ucu sistemleri olarak bilinen bu yöntem basit bir metal uç, iniģ iletkeni ve topraklama bölümlerinden oluģan bir yıldırımdan korunma yöntemidir (ġekil 3.15). Genelde kule tarzı yerlerin yıldırımdan korunmasında kullanılan yöntemde sabit bir koruma açısı ile belirlenen bir alan korunabilmektedir.

110 110 ġekil 3.15 Yakalama Ucu. Uygulama Yerleri Küçük tabanlı kule tarzı yapılar uygulama yerleri Cami minaresi, deniz feneri, nöbetçi kulübesi v.b. Faraday kafesli yapılarda özel nokta koruması Baca çıkıntıları, özellikle düz çatılardaki cihazlar, asansör kulelerinden oluģan bir yıldırımdan korunma yöntemidir

111 111 Tablo 3.2 Yakalama ucu seviyeleri a AÇISI H ( Yükseklik ) 20 M 30 M 45 M 60 M Seviye1 a 25 * * * Seviye2 a * * Seviye3 a * Seviye4 a Faraday Kafes Metodu ile Yıldırımdan Koruma Faraday Kafesi ile korunmak için, korunacak bina bütün tali kısımları ile birlikte binanın en yüksek yerlerinden toprağa kadar sürekli ve kesintisiz iletken bir yol teģkil edecek Ģekilde sarılacaktır. Yatay bağlantılarla tamamlanan iletkenlerin oluģturduğu birçok yakalama ucuna sahip bu kafes, A ve B tip olarak tesis edilmiģ bir topraklama sistemine bağlanacaktır. Yıldırımdan korunma tesisatları yıldırım risk raporuna göre hazırlanacak projeye uygun Ģekilde tesis edilecek, hazırlanacak yıldırım risk raporu için koruma düzeyi Tablo 1 esas alınarak belirlenecektir. Faraday kafesi sistemi; yakalama uçları iniģ iletkenleri ve topraklama sisteminden meydana gelmektedir. Franklin çubuğu ve Faraday kafesi uygulaması için, koruma düzeylerinde bu tesisatlara karģı gelen kriterlere uygun olacaktır. Topraklamanın genel kütlesine bilerek veya tesadüfen bağlanmıģ olan ana çatı üzerinde veya üst tarafındaki bütün metal çıkıntılar, yakalama uçları sistemi ile bağlanmalı ve sistemin bir bölümünü teģkil etmelidir. Yapının bazı bölümlerinin yükseklikleri, önemli değiģiyorsa miktarda alçak bölümler için gerekli yakalama ucu veya yakalama uçları sistemi, kendi iniģ iletkenine bağlanmasına ek olarak yüksek bölümlerin iniģ iletkenlerine de bağlanmalıdır. ġekil 3.15 Faraday kafes sistemi. 2- Gerili Tellerle Yıldırımdan Korunma

112 112 Yakalama ucunun uygulanmasında zorluk çekilen yerlerde, ekonomik ve kolay olması açısından gergili hat tekniği tercih edilmektedir. Büyük iģ merkezlerinin çatılarında bulunan ek tesisat donanımları (Klima V.b..), küçük boyutlu parlayıcı, patlayıcı ve yanıcı malzeme bulunduran depo ve tanklar uygulama alanlarıdır. ġekil 3.16 Gerili tellerle korunma. 3- Paratonerle Yıldırımdan Korunma Bu sistemler için, inceltilmiģ sivri paratonerler korunacak olan yapıların en yüksek noktasına yerleģtirilmektedir.paratonerlerin yere olan bağlantısı en kısa yol aracılığı ile yapılmaktadır. Sağladıkları korunma, yerleģtirildikleri noktaya ve bu noktanın çevre yapılardan olan yüksekliğine dayalı olarak değiģmektedir. Uyarma mesafesi prensibine dayalı olarak elektro-geometrik model yöntemi korunma seviyesinin güvenilir olarak hesaplanmasını sağlamaktadır. Ġyon cihazlarına uygun paratonerler de aynı kuralları takip etmektedir fakat uyarma mesafesi biraz daha iyileģtirilmiģtir (1,5-3 katı kadar), çünkü ark gecikmesi azaltılmıģtır. Bunların avantajı, özellikle düģük yoğunluktaki yıldırım çarpmaları söz konusu olduğunda verimlilikte yarattıkları artıģ ve ayrıca yapabilirliği bazen çok zor olan durumlar için paratonerlerin boylarında bir azalmayı da beraberinde getirmesidir. ġekil 3.17 Paratonerle korunma. 5- Topraklama ile Yıldırımdan Korunma

113 113 Toprak bağlantısının, yıldırım iletkenlerinin etkin olarak çalıģmasındaki rolünün çok önemli olduğu göz önüne alındığında, çok dikkat edilerek kurulması gerekmektedir. NF C ve NF C standartları, her bir alt iletken için kafes ve paratonerleri farklı boyutlarda olan özel bir topraklama olması gerektiği koģulunu getirmektedir. Elektriksel toprak veya mevcut kemer, eģ potansiyeli sağlamak amacıyla bu iletkenlere bağlanmaktadır. Son olarak, iletkenin topraklamasının, gömülü herhangi bir metal elektrik nakil borusundan mümkün olduğu kadar uzak (3-5 metre) tutulması ve omik değerinin düģük dalga empedansıyla 10 Ohm dan fazla olmamasını sağlamak çok önemlidir.

114 114 ELEKTRĠK TESĠSLERĠNDE GÜVENLĠK Genel Güvenlik Elektrik Tesisatı cins ve hacmine göre ehliyetli elektrikçiler tarafından tesis edilerek bakım ve iģletmesi sağlanmalıdır. Bu hususta Elektrik ile ilgili Fen Adamlarının Yetki ve Sorumlulukları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uyulmalıdır. Bu Yönetmelik; 1. inci Grup:En az 3 veya 4 yıl yüksek teknik öğrenim görenler. 2. inci Grup:En az 2 yıllık yüksek teknik öğrenim görenler ile ortaokuldan sonra en az 4 veya 5 yıl mesleki ve teknik öğrenim görenler. 3. üncü Grup:En az lise dengi mesleki ve teknik öğrenim görenler, lise mezunu olup bir öğrenim yılı süreyle Bakanlıkların açmıģ olduğu kursları baģarı ile tamamlamıģ olanlar ile 3308 sayılı Çıraklık ve Mesleki Eğitimi Kanunu nun öngördüğü eğitim sonucu ustalık belgesi alanlar. (Elektrik Ġle Ġlgili Fen Adamlarının Yetki, Görev Ve Sorumlulukları Hak. Yönetmelik Madde:3) Tablo 4.1 Yetkiler Elk. Ġç tesisi plan, proje hazırlanması ve imzalanması iģleri Elk. iç tesisi yapım iģleri ĠĢletme ve bakım iģleri Muayene ve kabul iģleri 1.Grup : 2.Grup : 3.Grup 16 KW 50 KW 150 KW 400 V 30 KW 125 KW 400 V 75 KW 400 V 1500 KW 35KV 1000 KW 35 KV 500 KW 400 V Kendileri tarafından yapılan tesislerin bakım, muayene, bağlantı ve kabulü için gerekli iģlerin tamamlanması, Yeterli elektrik bilgisi olmayan kimseler yardımcı olarak çalıģtırıldığında, bunlara önceden gerekli bilgiler ve talimatlar verilmeli, açıklamalar yapılmalıdır. Ġnsanların dikkatsizlikle yaklaģılabilecekleri uzaklıkta bulunan elektrik tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine doğrudan doğruya ya da günlük hayatta kullanılan aygıtlarla dokunulmasını önleyici teknik tedbirler alınmalıdır. Güvenlik Mesafeleri Tablo 4.2 Hava hattı iletkenlerinin en büyük salgı durumunda üzerinden geçtikleri yerlere olan en küçük düģey uzaklıkları Ġletkenlerin üzerinden geçtiği yer Hattın izin verilen en yüksek sürekli iģletme gerilimi (kv) 0-1 (1 dahil) 1-17, , En küçük düģey uzaklıklar (m) Üzerinde trafik olmayan sular (suların en 4,5* ,5 kabarık yüzeyine göre) Araç geçmesine elveriģli çayır, tarla, otlak 5* ,5 vb. Araç geçmesine elveriģli köy ve Ģehir içi 5,5* *

115 115 yolları ġehirlerarası karayolları Ağaçlar 1,5 2,5 2, Üzerine herkes tarafından çıkılabilen düz 2,5 3,5 3, ,7 damlı yapılar Üzerine herkes tarafından çıkılmayan eğik ,5 5 8,7 damlı yapılar Elektrik hatları ,5 4,5 Petrol ve doğal gaz boru hatları Üzerinde trafik olan sular ve kanallar (bu 4,5 4, uzaklıklar suların en kabarık düzeyinden geçebilmeli taģıtların en yüksek noktasından ölçülmelidir.) ĠletiĢim (haberleģme) hatları 1 2,5 2,5 2,5 3,5 4,5 Elektriksiz demiryolları (ray demirinden ,5 ölçülmelidir) Otoyollar Tablo 4.3 Hava hattı iletkenlerinin ağaçlara olan en küçük yatay uzaklıkları Hattın izin verilen en yüksek sürekli iģletme gerilimi KV Yatay uzaklık m 0-1 (1 dahil) (170 hariç) 2, , (420 dahil) 4,5 Tablo 4.4 Hava hattı iletkenlerinin en büyük salınımlı durumda yapılara olan en küçük yatay uzaklıkları Hattın izin verilen en yüksek sürekli iģletme gerilimi (KV) Yatay uzaklık m 0-1 (1 dahil) (36 dahil) ,5 (72,5 dahil) 3 72,5-170 (170 dahil) (420 dahil) 5 Direkler Tablo 4.5 Gerilim altındaki iletkenlere mutlak yaklaşma mesafesi Volt Volt Santimetre (cm.)

116 116 Üç yıldan fazla kullanılan ağaç direğin tümü çürümeye karģı etkili bir Ģekilde emprenye edilmiģ Ģekilde korunmalıdır. Bir ağaç direğe sağlam olduğundan emin olunmadıkça çıkılmamalıdır. Direğin sağlam olup olmadığı basit dıģ muayene ile meydana çıkarılamayacağından, direğe tırmanmadan önce ya bir çekiç ile dip tarafına vurulmak suretiyle dolgun ve tınlayan bir ses çıkarıp çıkarmadığı kontrol edilmeli, ya da dip kısmı en az 20 santimetre kazılıp çürüme olup olmadığı muayene edilmelidir. Don halinde çekiçle yapılan muayenede aldanmak mümkün olduğundan direğe çıkmadan evvel direğin kaldırma çatalları, payanda veya lenteleme gibi baģka bir vasıta ile kuvvetlendirilmesi sağlanmalıdır. Eski ağaç direklerde hat tellerinin kesilmesi veya kurtarılması, daha genel olarak bir direğin denge durumunu değiģtirmek gibi bir iģleme teģebbüs etmek gerekirse, bu direğin durumu ne olursa olsun iģe giriģmeden önce yani tırmanmadan önce yukarıda belirtilen kuvvetlendirme iģlemi yapılmalıdır. Ağaç direklerin tepesi yağmur sularının çürütücü etkisine karģı etkili biçimde korunmalıdır. Çift ve A tipi direklerde bağlantılar, yağmur sularının birikmesini önleyecek Ģekilde yapılmalıdır. Alçak gerilim direklerinde kullanılan lenteler, en alt iletkenin 50 santimetre altına bağlanmıģ olmalıdır. Yüksek gerilim hatlarındaki direklerin lenteleri topraklanmıģ olmalıdır. Elektrik hatlarına ait direklere mümkün olduğunca haberleģme kablosu çekilmemelidir. Direklerde lamba değiģimi yapılmadan önce gerilim kestirilmeli, gerilim altında lamba değiģtirilmemelidir. ĠnĢaat ġantiyeleri ĠnĢaat Ģantiyeleri ile diğer açık çalıģma yerlerinde kullanılan elektrikli el aletleri küçük gerilim veya 1/1 oranlı, sargıları birbirinden ayrı güvenlik transformatöründen (ayırıcı transformatör) elde edilen gerilimle çalıģtırılmalı veya özel olarak imal edilmiģ çift yalıtkanlı olmalıdır. Güvenlik transformatörü kullanılması halinde çıkıģ devresine yalnız 1 adet elektrikli el aleti bağlanmalıdır. ġantiyelerde elektrik bağlama tesisleri ve tabloları kapalı tipte, kilitli ve dıģ etkenlere karģı yalıtılmıģ ve korunmuģ olmalıdır. ĠnĢaat Ģantiyelerinde bükülebilen, iletken olarak ancak iki kat lastik kılıflı, çok damarlı iletkenler kullanılmalıdır. Ġletkenler ezilme, kesilme gibi etkilerden korunmuģ olarak çekilmelidir. Büyük mekanik zorlanmalar olabilecek yerlerdeki iletkenler, uygun askı düzeni kurularak korunmalıdır. Elektrikli el aletleri ve el lambaları için en azından mekanik zorlanmalara dayanıklı lastik kılıflı iletkenler kullanılmalıdır. ġantiyelerde kullanılacak anahtar, fiģ, priz, buat gibi iģletme araçları en azından damlayan suya karģı korunmuģ tipten olmalıdır. ĠnĢaat Ģantiye sahası yakınından hava hattı iletkenleri veya yer altı elektrik kabloları geçiyorsa, gerekli emniyet mesafeleri sağlanmadan veya elektrik hatları uzaklaģtırılmadan inģaat çalıģmalarına baģlanmamalıdır. Hava hattı ile inģaat arasında yeterli emniyet mesafesi bulunsa bile, inģaata baģlanmadan önce hat iletkenlerine yaklaģmayı önleyici diğer teknik tedbirler alınmalıdır. ĠnĢaat yakınındaki enerji hattının tehlikesine karģı çalıģanlar uyarılmalı, buna ait ikaz levhaları uygun yerlere asılmalıdır. Binalarda yapılacak ek inģaat, onarım veya boya iģleri ile benzeri çalıģmalara baģlamadan önce gerilim altındaki iletkenlere yaklaģması gereken kimselerin korunması sağlanmalıdır. Bu amaçla, mümkün olduğu taktirde çalıģma süresince hattın enerjisi kestirilmeli ve benzer teknik tedbirler alınmalıdır. ġantiyelerde kullanılan yüksek bomlu vinçlerin ve beton pompa makinelerinin inģaat yakınındaki enerji hatlarına yaklaģma tehlikesine karģı gereken tedbirler alınmalıdır. Mobil beton pompa araçları mümkün olduğunca hat iletkenlerinin bulunmadığı bir cepheye kurulmalıdır. Pompa operatörüne mümkünse kablosuz kumanda aleti verilmeli veya uygun yalıtkanlıktaki zemin üzerinde durarak çalıģmaları sağlanmalıdır. Bu iģler Ģantiye Ģefinin veya Ģantiye görevlisinin gözetimi altında yapılmalıdır. Pompa operatörüne elektrik hatlarının tehlikeleri hakkında eğitim verilmelidir.

117 117 Su borusu ve inģaat demiri gibi uzun, iletken metal çubuklar ile yüksek seyyar iskeleler ve platformların Ģantiye içinde taģınması veya bu malzemelerle çalıģma sırasında, inģaat sahasından geçen elektrik hava hattı tellerine temas tehlikesine karģı gerekli tedbirler alınmalıdır. ĠnĢaatın üst katlarına elle veya makara yardımıyla yahut gırgır vinç kullanılarak malzeme çekme iģleri yapılacağında, inģaat yakınından elektrik hattı geçip geçmediğine dikkat edilmeli, gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan çalıģma yapılmamalıdır. ġantiyelerde iskele kurulduktan sonra dahi Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinde belirtilen yatay ve düģey emniyet mesafeleri korunmalıdır. ELEKTRĠK ĠÇ TESĠSLERĠNDE GÜVENLĠK Aydınlatma Tesisleri ĠĢyerlerindeki aydınlatma tesisatı Türk Standartlarına ve Elektrik Ġç Tesisler Yönetmeliğinde belirtilen hükümlere, teknik usul ve koģullara uygun Ģekilde yapılmalı ve iģletilmelidir. Aydınlatma araçları iģçilerin sağlığına zarar vermemeli, keskin, göz kamaģtırıcı ve titrek ıģık meydana getirmeyecek özellikte olmalıdır. Makinelerin hareketli parçalarının ve bunların bulunduğu mekanların aydınlatılmasında görüntü yanılmalarını önleyecek teknik tedbirler alınmalıdır. ĠĢyerlerinde herhangi bir arıza sebebiyle ıģıkların sönmesi ihtimaline karģı yeteri kadar yedek aydınlatma araçları bulundurulmalı, gece çalıģması yapılan yerlerin gerekli mahallerinde aydınlatma yetersizliği nedeniyle gerektiğinde otomatik olarak yanabilecek yedek aydınlatma tesisatı bulundurulmalıdır. Yangından zarar görebilecek yerlerdeki yedek aydınlatma cihazlarının bulunduğu yerlerde acil durumlarda kaçıģ istikametini gösteren fosforesan boyalı iģaretler bulundurulmalıdır. FiĢ-Priz Sistemleri FiĢler, aynı tesiste kullanılan farklı gerilimler için kullanılan prizlere sokulmayacak yapı ve özellikte olmalıdır. Ara fiģ-priz düzenlerinin yalıtkan düzenekleri uygun Ģekilde korunmalıdır. Kırık ve çatlak fiģprizler kullanılmamalıdır. FiĢ ve priz sisteminde topraklama kontak elemanları akım kontak elemanlarından önce bağlantıyı sağlamalıdır. Elektrikli Makinelerin Bağlantıları Elektrikli makinelerin koruma tipi, yerleģtirildikleri yerlerdeki Ģartlara uygun seçilmeli, fazla nem, buhar bulunan yerler ile yağlı yerlerdeki elektrik motorlarının gerilim altındaki kısımlarıyla bağlantıları uygun Ģekilde korunmuģ olmalıdır. Elektrik makinelerine iliģkin bağlantılar çalıģma sırasında meydana gelebilecek titreģimlere dayanıklı biçimde seçilmeli ve yapılmalıdır. Sigortalar Alternatif veya doğru akım devrelerinde kullanılan sigortalar kapalı bir tablo içine monte edilmeli, değeri 32 amper in üstünde olan sigortalar en az bir Ģalter veya anahtarla kontrol altına alınmalıdır. Bu Ģalter ve anahtarla akım kesilmeden tablo kutusu kapağı açılmayacak ve bu kapak kapanmadan akım verilmeyecek Ģekilde olmalıdır. Yüksek kesme güçlü Ģalterle enerji verilmesi sırasında Ģalter patlaması riskine karģı gerekli tedbirler alınmalıdır. Sigortalar değiģtirilmeden önce gerilim dıģı bırakılmalı ve gerilim yokluğu kontrol edilmelidir. Sigorta gerilim dıģı bırakılamıyorsa, kesicilerle devrenin kesilmesi sağlanmalı, tesisatın tekrar servise konulmasında sigortanın yeniden yanması ihtimali göz önüne alınarak sigortayı değiģtiren kiģinin kendine zarar gelmeyecek Ģekilde elleri ve yüzünün korunması için gerekli kiģisel koruyucular kullandırılmalıdır. Elektrik tesislerinde orijinal olmayan, yamanmıģ ve tel sarılarak köprülenmiģ sigortalar kullanılmamalıdır. Gerilim Altındaki Bölümler

118 118 Gerilim altındaki kısımların dokunmaya karģı gerilimi 50 Volt tan yukarı olan alternatif veya 120 Volt tan yukarı olan doğru akımlı bölümleri devreleri yalıtılmıģ olmalı ya da doğrudan doğruya dokunmaya karģı korunmuģ olmalıdır. Elektrik kabloları gerilim değerine uygun olarak yalıtılmalı ve bu kablolarla bunların bağlantı ve kontrol tertibatı dıģ etkilere karģı uygun Ģekilde korunmalıdır. Vinçlere akım sağlayan hava iletkenleri uygun Ģekilde yerleģtirilmiģ ve korunmuģ olmalı ve bunların altına veya yakınına malzeme istifi ve yığını yapılmamalıdır. Ġletkenler mekanik ve kimyasal etkilerden korunmuģ olarak yerleģtirilmelidir. Kontrol, bakım ve onarımı yapılacak makine ve elektrik devrelerinin, tesisatının, motor veya teçhizatın enerji kaynağı ile bağlantısı kesilmeli, akımı kesen Ģalter veya anahtarların açık durumda olmaları ve bu Ģekilde kalmaları sağlanmalı, onarım bitirilmeden devreye akım verilmemelidir. Akım kesen Ģalter veya anahtarlarda kilitleme tertibatı bulunmalı veya Ģalter ve anahtarların üzerine, çalıģma yapıldığını gösteren ikaz levhaları asılmalıdır. ÇalıĢma yerinde gerilim yokluğu tespit edildikten sonra bakım onarım çalıģmalarına baģlanmalıdır. Tevzi Tabloları ĠĢyerinde çalıģanların eriģebileceği yerlerde bulunan tevzi tabloları, panoları ve kontrol tertibatı ile benzeri tesisat, kilitli dolap veya hücre içinde olmalıdır. Saç malzemeden yapılmıģ ana kuvvet panolarının ön ve arka çalıģma tabanları, elektrik akımını geçirmeyen, uygulama gerilimine dayanıklı izole malzeme ile kaplanmıģ olmalıdır. Bu malzemenin eni el ulaģma mesafesi dikkate alınarak seçilmelidir. Tevzi tablolarının üretim ve kullanımında Elektrik Ġç Tesisleri Yönetmeliği hükümlerine uyulmalıdır. Tevzi tablo ve pano yanına ve altına malzeme istif edilmemelidir. Tevzi tablosu veya benzeri tertibat üzerinde bulunan sigortalar, Ģalterler, ilgili standartlara ve Elektrik Ġç Tesisler Yönetmeliği hükümlerine uygun yapılmıģ ve korunmuģ olmalıdır. Tablo veya pano üzerindeki sigorta, Ģalter ve anahtarların üzerine, kumanda ettiği yeri gösteren etiketler bulunmalıdır. Tozlu ve nemli yerlerde kullanılan tablolar tamamen sızdırmaz biçimde kapalı dökme demir ya da çelik saçtan yapılmalıdır. Tevzi tabloları, panolarının metal gövdesi ile gerilim altında olmayan bütün metal bölümleri topraklanmalıdır. Gerilimi 1000 Volt u geçmeyen ana dağıtım tabloları, bakımı ve ayarı gerektiren her kısmı kolayca eriģilebilecek, iletkenler kolayca izlenebilecek, Ģalter veya kumanda cihazları tablonun önünden idare edilebilecek ve bütün ölçü ve kontrol aletleri ile sinyalizasyon cihazları tablonun ön cephesinden kolayca görünebilecek Ģekilde düzenlenmelidir. Gerilimi 1000 Volt tan fazla olan ana dağıtım tabloları, hücreler ve yüksek gerilimle çalışan bütün aletlerin metal koruyucuları topraklanmış olmalı veya bunlar uygun şekilde izole edilmeli ve bütün metal kollar ile diğer bütün metal bağlantılar topraklanmalıdır. Bunların kontrolünde, bakım ve onarımında akım kesilmeli ve kontrol bakım veya onarımı yapılan tablo veya hücre diğerlerinden bir paravana veya bölme ile ayrılmalıdır. Transformatörler ve Kondansatörler Transformatör, kondansatör ve benzerlerinin konulduğu iģyerlerinin yeteri kadar havalandırılması sağlanmalı ve duvarları ile kapıları yangına dayanıklı olmalıdır. Transformatör, kondansatör ve benzerleri, Ģarj kalıntılarını önleyecek Ģekilde bağlanmıģ ve kontrol edilmiģ olmalı ve bu teçhizatın bulunduğunu bildiren ve bunlara dokunulmadan önce alınması gereken tedbirleri açıklayan levhalar uygun yerlere konmalıdır. ĠĢyerine konacak hava soğutmalı transformatörleri yanabilir malzemelerden yeteri kadar uzakta bulunmalı veya yanabilir maddelerden, ısı geçirmeyen ve yanmayan bir bölme ile ayrılmıģ ya da uygun Ģekilde kapatılmıģ olmalıdır. Transformatörler ve kondansatör merkezlerindeki diğer yüksek gerilim cihazları, parmaklıklı veya kafes telli kapılar ile kapalı özel hücrelere yerleģtirilmiģ olmalıdır. Yüksek gerilim hücrelerinde yalıtılmıģ tabure, kauçuk eldivenler, neon lambalı ıstankalar, manevra çubuğu, yangın söndürme cihazları, topraklama- kısa devre teçhizatı ve manevra talimatı haiz tabela vb. bulundurulmalıdır.

119 119 Akümülatör Tesisleri KurĢun-asitli sabit akümülatör tesisleri, tabanı aside dayanıklı malzemeden yapılmıģ, iyi havalandırılmıģ ve özel yapılmıģ odalarda veya hücrelerde bulundurulmalıdır. Akümülatör odaları kuru havalı, serin ve sarsıntısız olmalı, sıcaklık değiģmelerinden korunmalıdır. Akümülatörlerin bulunduğu yerler tercihen doğal havalandırmanın yeterli olabileceği biçimde yapılmalıdır. Pencere, kapı vs. ile havalandırma için gerekli hava sağlanamazsa, akümülatör tesislerinin büyüklüğüne göre kıvılcım yapmayan aspiratör, havalandırma boruları ya da kanalları gibi yapay havalandırma düzenleri kullanılmalıdır. Bu boru ve kanallar elektrolit etkisine dayanıklı malzemeden yapılmıģ olmalı, duman bacalarına veya ateģli yerlere açılmamalıdır. Akümülatör bataryalarının kutuları cam, sert kauçuk, plastik ve benzeri akım geçirmeyen malzemeden yapılmıģ olmalı ve bunlar akım geçirmeyen sağlam ayaklar üzerine oturtulmalıdır. KurĢun asitli akülerin tespit edildiği yalıtkan gereçler elektrolitlere dayanıklı olmalıdır. Akümülatör odalarına açık alevli araçlarla girilmemeli ve sigara içilmemelidir. Akümülatör bataryaları, tesisi gerektiğinde bütün kutupları kesilecek Ģekilde yapılmalıdır. Bataryalar kolayca ulaģılabilecek ve denetlenebilecek Ģekilde yerleģtirilmeli,yerleģtirme konusunda havalandırma durumu da dikkate alınmalıdır. Akümülatör bataryalarında asit hazırlama iģinde hiç suretle asit üzerine su ilave edilmemelidir. Suya yavaģ yavaģ ve azar azar asit ilave edilmelidir. çalıģanlara iģe uygun yüz siperi, muģamba önlük, lastik eldiven ve benzeri kiģisel koruyucular verilmeli ve kullandırılmalıdır. Akümülatör odaları açık ateģ veya kızgın cisimlerle ısıtılmamalı, kapılar dıģarı doğru açılacak Ģekilde yapılmalıdır. Kapılar pencereler, duvarlar, tavanlar, döģemeler elektrolit etkisine dayanıklı olmalıdır. Akümülatör odalarındaki elektrik tesislerinde, nemli ve benzeri yerler için seçilen iletken, kablo ve gereçler kullanılmalıdır. Bu yerlerde akkor telli lamba ve sızdırmaz tip armatür kullanılmalı, kıvılcım yapabilen kollektörlü aspiratörler kullanılmamalıdır. Anahtar, priz vs. gibi iģletme sırasında alevlenmeye sebep olabilacak kıvılcım çıkaran elektrik araçları akü odalarının dıģına konulmalıdır. Seyyar Ġletkenler ĠĢyerlerinde sürekli olarak taģınabilir veya çekme iletkenler kullanılmamalıdır. Ancak iģin gereği olarak geçici olarak kullanılacağında gerekli iģ güvenliği tedbirleri alınmalıdır. TaĢınabilir iletkenlerin kullanılması gereken yerlere yeteri sayıda ve uygun Ģekilde topraklanmıģ elektrik prizleri tesis edilmelidir. TaĢınabilir elektrik kablo iletkenlerin çok damarlı, dayanıklı kauçuk veya plastik malzeme ile kaplanmıģ olmalı, gerektiğinde eğilip bükülebilmeli bir metalle dayanıklılığı artırılmalı ve bunların kaplamaları bozulmamalı, bağlantıları iyi durumda tutulmalıdır. Seyyar uzatma kabloları kullanılmadığı zamanlarda prize bağlı tutulmamalı, yerde serili halde bırakılmamalıdır. Bu kablolara ekleme yapılmamalıdır. EzilmiĢ ve izolasyonu hasar görmüģ kablolar kullanılmamalıdır. Kazan içinde veya buna benzer dar ve iletken kısımları bulunan yerlerle ıslak yerlerde alternatif akımla çalıģan lambalar kullanıldığı taktirde, küçük gerilim veya koruyucu ayırma sağlayan aygıtlar (güvenlik tranformatörü) çalıģma yerinin dıģında tutulmalıdır. El Aletleri Elektrik iģlerinde kullanılan penseler, kargaburunlar, tornavidalar ve benzeri el aletleri uygun Ģekilde yalıtılmıģ ve yağdanlıkların, süpürgelerin, fırçaların ve diğer temizlik araçlarının sapları akım geçirmeyen malzemeden yapılmıģ olmalıdır. Elektrikli el aletleri iyi bir Ģekilde muhafaza edilmeli ve her an iģe hazır Ģekilde bakımlı bulundurulmalıdır. Elektrikli el aletleri kendi özel gayeleri için doğru olarak ve kendi kapasiteleri içinde, aģırı zorlanmalara baģvurulmadan kullanılmalıdır. TaĢınabilir elektrikli el aletlerinin sapları yeterli cins ve kalınlıkta akım geçirmeyen maddeyle kaplanmalı veya bu gibi malzemeden yapılmıģ olmalı ve bu aletlerin üzerlerinde devreyi kapalı tutmak için sürekli basılması gereken yaylı devre kesicileri bulunmalıdır. Asılı olarak kullanılması gereken taģınabilir elektrikli aletler, yay veya bir kablo ya da bir zincir ucuna asılarak uygun ağırlıklarla dengede tutulmalıdır.

120 120 TaĢınabilir ağır elektrikli aletlerin bir yerden diğer bir yere taģınması özel sapan veya askılarla yapılmalı ve bu sapan askılar çalıģma sırasında kullanılmamalıdır. TaĢınabilir elektrikli aletler ile çalıģanlar, bol ve etekleri geniģ elbiseler giymemeliler, iģe uygun izole eldiven takmalıdırlar. Elektrikli el aletleri kullanılmadan önce yetkili kimseler tarafından kontrol edilmeli, topraklaması arızalı, motoru fazla kıvılcımlı, priz, fiģ, anahtar ve bağlantı kablosu bozuk olanlar kullanılmamalıdır. Elektrikli el aletleri kullanılmadığı zamanlar, kablosu prizden çekilip toplanarak uygun yerlerde muhafaza edilmelidir. Elektrik Kaynak Makinelerinde Güvenlik Elektrik kaynak iģlerinde ehil kaynakçılar çalıģtırılmalıdır. Elektrik kaynağı iģlerinde çalıģan iģçilere, iģin özelliğine uygun kaynak maskesi, deri eldiven, yanmaz önlük, iģ ayakkabısı gibi kiģisel korunma araçları verilmelidir. Elektrik kaynağı yapılan yerler, baģka iģçilerin çalıģtığı yerlerden ayrı olmalı veya iģçilerin çalıģmasına engel olmayacak Ģekilde ıģık geçirmeyen taģınmaz veya taģınabilir uygun paravanalarla ayrılmıģ olmalıdır. Elektrik kaynağı sırasında ortama yayılan kaynak gaz ve dumanlarının intiģar ettiği yerden emilerek dıģarı atılması için alttan veya yandan çeken uygun aspirasyon sistemi kurulmalıdır. Elektrik kaynak makineleri ve teçhizatı yalıtılmıģ veya topraklanmıģ, kaynak penseleri kabzalı ve dıģ yüzleri yalıtılmıģ ve kaynak ısısına karģı elektrot pensleri uygun Ģekilde korunmuģ olmalıdır. Elektrik kaynak makinelerinin Ģalteri, makine üzerinde bulunmalı, kablolar sağlam Ģekilde tespit edilmiģ olmalıdır. Otomatik veya yarı otomatik dikiģ ve punta kaynağı makinelerinde operasyon noktasına kapalı koruyucu yapılmalıdır. Besleme ve kaynak kabloları, üzerinden taģıt geçmesi halinde zedelenmeyecek ve bozulmayacak Ģekilde korunmalıdır. Yanıcı maddeler yakınında elektrik kaynağı yapılmamalıdır. Elektrik kaynak makinelerinin temizlenmesi, tamir ve bakımı veya yerinin değiģtirilmesi sırasında makineler Ģebekeden ayrılıp elektriği kesilmelidir. Kaynak makinelerinin bakım ve onarımı yetkili elektrikçiler tarafından yapılmalıdır. PARLAYICI PATLAYICI ORTAMLAR Elektrik Motorları Parlayıcı, patlayıcı maddelerin üretildiği, kullanıldığı ya da elden geçirildiği yerlerle, çalıģmalar sırasında parlayabilen ve patlayabilen gaz, buhar, toz veya benzerlerinin çıktığı yerlerde bulunan elektrik motorlarının besleme kablolarının baģlıca kumanda tertibatı ile termik starterleri, akım kesicileri, komütatörleri, röleleri, dirençleri ve benzeri tertibatı ateģe dayanıklı ve izole edilmiģ oda veya hücreler içine yerleģtirilmelidir. Transmisyon tertibatındaki miller ve yataklar statik elektriğe karģı topraklanmalı, kayıģla kasnak arasına ve kayıģın kasnağı terk ettiği kısmın her iki tarafına topraklanmıģ metal taraklar uygun Ģekilde konmalıdır. Ark veya kıvılcım çıkaran elektrik motorları parlayıcı, patlayıcı ve yanıcı madde bulunan ortamlarda kullanılmamalıdır. Statik Elektrik Parlayıcı ve patlayıcı maddelerin bulunduğu yerlerle bu maddelerin yakınındaki yerlerde statik elektrik yüklerinin meydana gelmesine karģı nemlendirme, topraklama, iyonizasyon, vb. gibi uygun tedbirler alınmalıdır. Statik elektriği iletmeyen malzemelerin kullanılmasından mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Sıvı parlayıcı ve patlayıcı maddelerin çok büyük akma hızları ile doldurulup boģaltılmasından, sıçramalı ve yüksek basınçla doldurulmalarından kaçınılmalıdır. Parlayıcı sıvıların konulduğu bütün depolar ve boru donanımları, boru bağlantıları statik elektriğe karģı uygun Ģekilde topraklanmalıdır. Depoların parlayıcı sıvılarla doldurulması ve boģaltılmasında araç ile depo arasında topraklama hattı bağlantısı yapılmalı statik elektriğe karģı tedbirler alınmalıdır.

121 121 Lastik tekerlekler üzerinde hareket eden tankerler yüklü oldukları statik elektrikten tamamen arındırılmadıkça dolum yerlerine sokulmamalıdır. Öğütülerek toz haline getirilmiģ maddelerin pnömatik konveyörlerle taģındığı hallerde, statik elektriğe karģı konveyörün metal boruları bütün hat boyunca birbirine iletken bağlantılı olmalı ve topraklanmalı, Titan, Alüminyum ve Magnezyum ince tozlarının taģındığı yerlere statik elektrik dedektörleri veya benzeri uygun tertibat konulmalıdır. Statik elektik birikmelerine karģı, gerekli yerlere statik elektrik yük gidericileri ve nötralizatörler konulmalı veya uygun diğer tedbirler alınmalıdır. Tabanca boyası yapılan tesislerde boyanacak veya verniklenecek metal parçalar, boyama hücrelerinin bütün metal kısımları ile davlumbazlar, kaplar, emme tertibatı ve boya tabancaları uygun Ģekilde topraklanmıģ olmalıdır. Sentetik akaryakıt kapları iletken maddelerle kaplanmalı, metal boyalarla boyama ya da iletken ağ geçirme iģlemleri uygulanmalı yahut bu cins kaplar toprak içine yerleģtirilmelidir. Sentetik kaplara iletken yüzeyler kazandırılması halinde bu yüzeyler doldurma ve boģaltmadan önce topraklanmalıdır. Akaryakıt depolama tankları akaryakıt doldurulduktan sonra ilgili standartlara uygun olarak gerekli bir süre dinlendirilmelidir. Alev Sızdırmaz Teçhizat Parlayıcı maddelerin bulunduğu iģyerlerindeki elektrik motorları alev sızdırmaz tam kapalı tipten olmalıdır. Parlayıcı gaz veya buharların havaya karıģması ile patlama tehlikesi bulunan yerlerdeki elektrik alet ve teçhizatı tehlikeli alanın dıģına kurulmalı veya bu alet ve teçhizat alev sızdırmaz tipte olmalıdır. Alev geçirmez cihazların kullanılmasından önce imalatçı ve satıcı müesseselerden bu cihazların gerektiği gibi olduklarına dair belgeler alınmalıdır. Alev geçirmez cihazların üzerinde yapılacak herhangi bir onarım veya değiģiklik bu cihazların ilk güvenlik durumlarını bozmayacak veya azaltmayacak Ģekilde yapılmalıdır. Alev geçirmez cihazlar için kullanılacak iletkenler eksiz borular içinde bulunmalı veya madeni kılıflı, zırhlı yahut mineral tecritli kablolar kullanılmalıdır. Bu gibi aletlere iletkenlerin bağlantısı, tesisatın alev geçirmez özelliğini bozmayacak Ģekilde yapılmalıdır. Tehlikeli bir ortama giren elektrik tesisat boruları tehlike alanına girdikleri noktada alev sızdırmaz buatlarla donatılmalıdır. Teçhizatın Korunması Mekanik bir etkiye maruz kalması muhtemel olan yerlerdeki kablolar zırhlı olmalıdır. Alev sızdırmaz cihaz veya teçhizatın madeni gövdesi ile kabloların madeni kılıfları ve boruları arasındaki elektrik bağlantısı lehim kaynağı veya uygun manģonlar kullanılarak yapılmalıdır. Kablo uçları neme karģı bu tip iletkenlere özgü alev sızdırmaz özel kapaklarla tecrit edilmeli ve boruları veya kabloların madeni kılıfları iletken olarak kullanılmamalıdır. Güvenlikli oldukları yetkili makamlar tarafından onaylanmıģ aletler ve tesislerin üzerinde güvenlik durumlarını bozacak hiçbir değiģiklik yapılmamalıdır. Besleme hattının tehlikeli bölgeye zırhlı veya madeni kılıflı kablolarla uzatılması gerektiği hallerde bütün madeni kılıflar birbirleriyle irtibatlanmalı ve etkili Ģekilde topraklanmalıdır. Parlayıcı bir ortamda akım kesici tertibat, kumanda ettiği makine veya cihazın hemen bitiģiğinde bulunmadığı hallerde bunların kontrol, bakım veya onarım sırasında beklenmedik bir anda gerilim altında kalmasını önlemek için gerekli tedbirler önceden alınmalıdır. Akım kesicilerde, kontrol ettikleri cihazları belirten uygun etiketler bulundurulmalıdır. Parlayıcı, patlayıcı ortamlarda sigortalar daima tehlike bölgesi dıģına konmalıdır. Ancak bunun sağlanamadığı hallerde bunlar alev geçirmez kutular içinde bulunmalı ve bu kutular gerilim kesilmeden açılmamalıdır. Bu gibi kutular üzerinde bu hususu belirten ikaz yazıları bulunmalıdır. Parlayıcı, patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddeler bulunan yerlerde, aydınlatma devresi de dahil olmak üzere elektrik tesisatı bir yılı geçmeyen süreler içinde muntazaman ehliyetli elemanlar tarafından kontrol ve bakıma tabi tutulmalıdır. Parlayıcı, patlayıcı ortamlarda suni aydınlatma tesisleri ancak alev sızdırmaz armatürlerle yapılmalı, aksi halde ortam dıģına yerleģtirilmiģ lambalardan yararlanılmalıdır. Parlayıcı, patlayıcı ortamlardaki bütün madeni bölme ve çatı kısımları ile makine ve teçhizat uygun Ģekilde topraklanmalıdır. Motorların durdurulup çalıģtırılmasına uzaktan kumanda eden tesisat da diğer bütün elektrik tesisatı gibi, tozlara karģı korunmuģ olmalıdır. AĢırı akımlara ve kısa devrelere karģı

122 122 korunmak üzere faz iletkeni ile toprak arasında bir kaçak olması halinde devreye otomatik olarak akım kesen bir cihaz konulmalı ve bu cihaz akımın %10 artması halinde harekete geçmelidir. Parlama ve patlama tehlikesi oluģturabilen organik tozun meydana geldiği, taģındığı, aktarıldığı ve çalıģıldığı yerlerde elektrik motor ve jeneratörleri toz geçirmez etanģ tipten olmalı veya devamlı olarak temiz hava basılan tecritli hücrelerde bulundurulmalıdır. Motorların uzaktan kumanda edildiği hallerde kumanda düğmeleri toz geçirmez tipten imal edilmiģ olmalı veya toz geçirmeyen ayrı bir odada bulunmalıdır. Parlama ve patlama tehlikesi oluģturan organik tozların meydana geldiği, taģındığı, aktarıldığı ve çalıģıldığı yerlerde sigortalar tehlikeli ortam dıģında kurulmalıdır. Buna olanak bulunmayan hallerde sigortalar toz geçirmez etanģ kutular içinde bulunmalı, bu kutular ancak akım kesildikten sonra açılabilmeli ve bu gibi kutular üzerine de bu hususu belirten uyarma levha ve yazılar bulundurulmalıdır. Parlama ve patlama tehlikesi oluģturan organik tozların iģlendiği, taģındığı veya aktarıldığı konveyörler, elevatörler, silolar veya benzeri tertibatın içini aydınlatmakta kullanılacak elektrik lambaları toz geçirmez etanģ globların içine alınmalı ve elektrik tesisatı ayrıca çarpma, düģme gibi mekanik tehlikelere karģı uygun tarzda korunmuģ ve buralarda dıģarıya tesis edilmiģ olan toz geçirmez etanģ anahtarlar kullanılmalıdır. Yıldırımdan Korunma Çıplak hava hatları tehlike alanına girmeden son bulmalı ve bu uçlarda dıģ aģırı gerilim yükselmelerine karģı uygun koruyucu parafudr gibi cihazlar bulundurulmalıdır. Parlayıcı, patlayıcı, yanıcı, tehlikeli ve zararlı maddelerin üretildiği, iģlendiği ve depolandığı yerler, yağ, boya veya diğer parlayıcı sıvıların bulunduğu binalar, yüksek bacalar, yüksek binalar ile üzerinde direk veya sivri çıkıntılar yahut su depoları gibi yüksek yerler bulunan binalar, yıldırıma karģı yürürlükteki mevzuatın öngördüğü sistemlerle donatılmalıdır. Hava hatları ise uygun kapasitedeki parafudrlar ile korunmalıdır. Tamamen çelik konstrüksiyon binalarla saç ve borulardan imal edilmiģ tank ve benzeri çelik depoların yeterli bir topraklamaya tabi tutulması bu hususun yetkili teknik eleman tarafından kontrol edilerek yeterliliğinin belgelendirilmesi zorunludur. Paratonerler ve yıldırıma karģı alınan diğer koruyucu tertibat en az yılda 1 defa ehliyetli elektrikçiye kontrol ettirilmeli, düzenlenen belge iģyerinde bulundurulmalıdır. TOPRAKLAMA Alternatif ve doğru akımlı çalıģan çıplak metal kısımlı elektrik cihazları uygun Ģekilde topraklanmalıdır. Topraklama tesisatı, yürürlükteki Topraklamalar Yönetmeliği ve Elektrik Ġç Tesisleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak yapılmalı ve iģletilmelidir. Topraklama devresi bir hata gerilimi sonucu cihaz gövdesinde tehlikeli gerilim oluģturmayacak Ģekilde ve bağlandığı cihazın izolesinde meydana gelebilecek en büyük kaçağı toprağa iletecek kapasitede olmalıdır. Elektrik iletkenlerinin mahfazaları, metal mahfaza boruları, elektrik teçhizatının metal koruyucuları ve diğer gerilim altında bulunmayan yalıtılmıģ kısımları uygun Ģekilde topraklanmalıdır. Topraklama Kontrolü Topraklama tesisatı periyodik olarak en az yılda bir, yer değiģtirebilen iģletme elemanları için altı ayda bir defa yetkili teknik elemanlar tarafından muayene ve ölçümleri yapılmalıdır. Yapılan muayene, ölçüm ve kontrol sonucu düzenlenecek belge, iģyerinde bulundurulmalıdır. Kontrol, ölçüm ve muayenelerde ölçüm noktaları, motor güçleri, çalıģma gerilimi, motor nominal akımı, sigorta açma akımı, iletken tertibi, ölçülen topraklama direnci, hesaplanan topraklama direnci ve sonuçlar belgede açıkça belirtilmelidir. Kontrol, ölçüm ve muayeneler, Elektrik Tesislerinde Topraklama Yönetmeliği nin Madde 7/Ek-P hükümleri çerçevesinde yapılmalıdır. Elektrik üretim, iletim ve dağıtım tesislerinin topraklama tesisatı, hatlar hariç 2 yılda bir, enerji nakil ve dağıtım hatlarının topraklamaları ise en geç 5 yılda bir muayene, ölçme ve denetlemeye tabi tutulmalı, ölçüm sonuçları kaydedilmelidir.

123 123 Toprak hatları kolay muayene edilecek Ģekilde çekilmiģ olmalıdır. Toprak bağlantı hatları açık çekildiği taktirde mekanik ve kimyasal etkilerden korunmuģ olmalıdır. Koruma Ġletkeni TaĢınabilir çıplak metal kısımlı elektrikli el aletlerinin topraklanması, topraklama elemanı bulunan fiģ ve prizlerle yapılmalı, yüksek amperajlı prizler üzerinde ayrıca bir Ģalter bulundurulmalı, bunlara akım sağlayan kablolar dağınık bulundurulmamalı, geçitlerde yüksekten geçirilmelidir. Aletler, besleme kablosu içinde bulunan özel topraklama iletkeni ile topraklanmalıdır. Koruma iletkenlerinin bağlantısı tam bir iletkenlik sağlayacak biçimde yapılmalıdır. Koruma iletkenli bir koruma sisteminde kullanılan elektrikli araçlar topraksız prizlerden ve koruma düzeni olmayan tesisattan beslenmemelidir. Koruma iletkeni olarak kullanılan yalıtılmıģ iletkenler ve sıfır iletkeni bütün uzunlukları boyunca özel olarak belli renklerde iģaretlenmiģ olmalıdır. Bu iģaret baģka iletkenler için kullanılamamalıdır. Koruma iletkeni özenle döģenmiģ olmalı, toprak iģareti ile belirtilmiģ olan bağlantı noktalarına bağlanmalıdır. Koruma iletkeninin ve bağlama yerlerinin kendiliğinden gevģemesi önlenmelidir. Kaçak Akım Rölesi Elektrikli el aletleri üzerinde meydana gelebilecek kaçakların tehlikeli gerilim seviyesine gelmeden önce alete gelen elektrik devresini kesen kaçak akım röleleri de uygun bir iģ güvenliği tedbiridir. Topraklamalı aletlerde topraklama devresindeki kesinti halinde aletin elektrik devresini kesen bir kontaktörün bulunması Ģekli de geçerli sayılır. ERGONOMĠK ÖNLEMLER VE ĠLK YARDIM 1. Ġnsanlar unutkandır. Unutkanlık faktörü göz önünde tutularak; uyarı levhalarının konulduğu yerin seçimine, talimatnamelerin kısa ve öz oluģuna, çift güvenlik sistemine büyük ölçüde önem verilmelidir. Örneğin zımpara taģının çalıģtırıldığı yerde "GÖZLÜKSÜZ ÇALIġMA" levhası bulunmalı ve zımpara taģının yanında bir gözlük bulunmalıdır. 2. Belli bir iģi öğrenmiģ ve bunu uzun bir süre uygulamıģ insanlar, yaptıkları hareketlerin belli bir sonuçlarının olmasını beklerler. Örneğin, yukarıya ve aģağıya doğru hareket ettirilerek çalıģan bir elektrikli makina Ģalterinin, yukarıya doğru hareket ettirilmesinde makinanın çalıģması, aģağıya doğru hareket ettirilmesinde de makinanın stop etmesi beklentisi vardır. Ancak, evimizde veya iģ yerlerimizde, elektrik lambalarını yakıp söndürmek için kullandığımız anahtarlara bakacak olursak, lambayı açmak için, bazı anahtarları yukarıya doğru, bazılarını ise aģağıya doğru hareket ettirmek zorunda kalırız. Elektriğin bir anda kesildiği düģünüldüğünde, hangi anahtarın açık, hangisinin kapalı olduğu kestirilemeyeceğinden, elektriğin tekrar gelmesi sırasında istenmeyen durumlar oluģabilecektir. Bu nedenle tüm makina tasarımlarında, insan alıģkanlık ve beklentileri dikkate alınmadıkça, buna bağlı kazalar da önlenemez. 3. Ġnsanlar kendilerini ön plana çıkarmak isterler. Örneğin; elektriği kesmeden elektrik direğine çıkıp elektrik bağlarlar, yine elektriği kesmeden bir makinada veya panoda onarıma giriģirler, hatta ağızlarına ampul koyup yakmaya çalıģırlar. ÇalıĢanların belli riskleri görebildikleri halde, erkeklik, kabadayılık, gözü peklik ve kendine güven gibi toplumsal değerleri ön plana çıkararak, veya kendilerini iģverene kabul ettirmeye çalıģarak belirgin risk faktörlerini görmezlikten gelmeleri, bu hareketlerinden dolayı cezalandırılacakları yerde ödüllendirilmeleri sürdükçe kazalar da sürecektir.

124 ĠĢ ortamında aģırı düzeyde titreģimler, gürültü, esinti, nem düzeyi gibi faktörler ve bedensel zorlanmalar stres yaratarak kazalara neden olabilirler. Ayrıca, iģ güvenliği amacıyla çalıģanlara verilmesi gereken güvenlik malzemelerinin ergonomik yapıda olmasına özen gösterilmelidir. Güvenlik malzemeleri ve el aletleri, yapımına özgü iģlerde kullanılmalı, Alçak gerilim eldiveni, Yüksek gerilimli çalıģmalarda kullanılmamalı aynı Ģekilde elektrik kontrol kalemi tornavida yerine kullanılmamalıdır. Bununla beraber çalıģanların iģe alındıklarında ve iģbaģı süresince iyi bir teknik düzeye kadar eğitilmesi, kaza yapma olasılığını azaltacaktır. Elektrik ÇarpmıĢ KiĢiye Yapılacak Ġlkyardımda dikkat edilmesi gereken hususlar özetle: Kazazedeye yardım etmeden önce öncelikle kendi güvenliğimize dikkat etmeli, elektrik akımı kesilmelidir. Aksi durumlarda ilkyardımcı da yaralanabilir. Elektrik akımı kesilemiyorsa kazazedenin elektrik kaynağından uzaklaģması sağlanmalıdır. Bunun için tahta, plastik gibi yalıtkan malzemeler kullanılabilir. Hızlı bir Ģekilde kazazedenin solunumu ve nabzı kontrol edilmedir. Solunum ve nabız yoksa suni solunum ve kalp masajı yapılmalıdır. Eğer solunum ve nabız var fakat kazazedenin bilinci yerinde değilse hastaya Ģok pozisyonu verilmelidir. Yanıklar kuru ve temiz bezlerle kapatılır. Acil olarak kazazede sağlık kuruluģuna ulaģtırılır. ġekil. Kazazedeye yalıtkan malzemeler ile dokunulur ġekil. ġok yatıģı hastanın hayatta kalma süresini uzatabilir. ELEKTRİK BAKIM-ONARIM İŞLERİNDE GÜVENLİK TEDBİRLERİ Elektrik tesisatının, cihazlarının veya çıplak iletkenlerinin daima gerilim altında bulunduğu kabul edilmeli ve teknik bir zorunluluk olmadıkça gerilim altında elektrik onarımı yapılmamalıdır. Elektrik tesisatı veya teçhizatının bakım-onarımında bunları devreden çıkaracak bir devre kesme tertibatı bulunmalı, devreden çıkarıldıktan sonra bunların topraklı olması hali devam etmelidir. Alçak gerilimli tesislerde yapılacak iģlere giriģilmeden önce gerilim kesilmelidir. Ancak zorunluluk hallerinde, çalıģma müsaadesi veya hizmet talimatında sayılan Ģartlar dahilinde ve aģağıdaki hususlara uyularak çalıģma yapılması gerekir. a-platformu olmayan bir direğe çıkılmasını icap ettiren bir iģlem bahis konusu olmadıkça yalıtkan bir eģya üzerinde durulmalı (paraģüt tipi emniyet kemeri kullanılmalı), b-ġyi durumda bulunan yalıtkan eldivenler ve sapı yalıtkan aletler kullanılmalı, c-çıplak iletkenler civarında çalıģırken baret, yalıtkan altlıklı iģ ayakkabısı ve iģ elbisesi giyilmeli, d-nötr teli dahil iģyerine yakın olan gerilim altındaki diğer iletkenlerden çalıģanın kendisini önceden izole etmesi sağlanmalıdır.

125 125 e-gerilim altındaki elektrik devrelerinin, elektrik makinelerinin veya cihazlarının bakımonarımı, bu iģle görevlendirilen yetkili ve ehliyetli teknik elemanlar tarafından veya bunların gözetimi ve sorumluluğu altında diğer Ģahıslar tarafından yapılmalıdır. Alçak gerilim için (AG Eldiveni), yüksek gerilim için (YG Eldiveni) kullanılır. Yer altı kablolarında yapılacak bir iģlemde, elektrik kesilmesinden hemen sonra kapasitif boģalmayı temin için, üzerinde çalıģılması gereken kabloların bütün iletkenleri kısa devre edilmeli ve topraklanmalıdır. Kısa devre ve topraklama iģlemi çalıģma yerinin en yakın kısımları üzerinde ve bu yerin her iki ucunda yapılmalıdır (topraklama ıstanka). Yeniden gerilim altına girme tehlikesini önlemek için, fazların tayini, deney vs. için topraklama kaldırıldığı takdirde gerilim vermeye elveriģli bulunan bütün ayırıcılar açık durumda kilitlenmiģ olmalıdır. Elektrik tesislerinin tesis, iģletme bakım iģinde görevlendirilen kimselere iģletme sorumluları tarafından iģin süresi, yeri, cinsi ve önemi ve uyulacak kurallara iliģkin yazılı görev talimatı verilmelidir. Sözlü olarak telefon veya telsizle verilen talimatlar tekrar ettirilmeli, yanlıģ anlamalara ve hatalı manevra yapılmasına meydan verilmemelidir. Yüksek gerilim tesislerine ayrılan ve iģletilen yerlere, küçük boyutlu elektrik gereçlerinden baģka eģya konulmamalı, buralar, baģka iģler için kullanılmamalı, kapıları kilitli tutulmalı ve ilgisiz kiģilerin girmeleri önlenmelidir. Bu yerlerin kapısına giriģ yasağını bildiren ikaz levhası asılmalıdır. Elektrik iģlerinde kullanılan manevra çubukları, neon lambalı ıstankalar, sigorta pensleri, kauçuk eldivenler, yalıtkan sehpalar, yangın söndürme cihazları gibi alet ve araçlar periyodik olarak denetlenmeli, her zaman iģe uygun ve sağlam durumda olmaları sağlanmalıdır. Yüksek gerilim tesislerinde bulunan hücreler, çıkıģlar, kesici ve ayırıcıların nerelere ait olduğunu gösterir yazılı levhalar, uzaktan okunabilecek Ģekilde teçhizatın uygun yerlerine asılmalı, ayrıca hat baģı direkleri üzerine ait olduğu fiderin ismini belirten levha asılmalıdır. Açık hava elektrik tesisleri en az 180 santimetre yükseklikteki duvar veya tel kafes çitle çevrilmiģ olmalı, ikaz levhaları takılmalı, giriģ kapıları kilitli olmalıdır. Tesislerin içi ve etrafı kuru ottan arındırılmıģ olmalıdır. Kesicilerle kendi ayırıcıları arasında kilitleme düzeni bulunmalı, kesici açılmadan ayırıcı açılıp kapatılamayacak Ģekilde olmalıdır. Ayrıca hücrede, gerilim olduğunda kapısı açılmayacak Ģekilde otomatik kilitleme tertibatı bulunmalıdır. Yüksek gerilim tesislerinde ve havai hatlardaki çalıģmalar, biri iģ güvenliği tedbirlerini aldırmak ve izlemekle görevli olan, en az iki kiģiden oluģan ekip tarafından yapılmalıdır. Yüksek gerilim tesislerinde bakım onarıma baģlamadan önce aģağıdaki tedbirler alınmalıdır: ĠĢe baģlamadan Görev Emri ve ÇalıĢma Müsaadesi Formu düzenlenmeli, çalıģma yapılacak tesisin özelikleri bildirilmelidir. Yüksek gerilim tesislerinde enerji kesme ve yeniden enerji verme iģlemleri bir tutanakla kayıt altına alınmalı, bu tutanak iģyerinde bulundurulmalıdır. Üzerinde çalıģma yapılacak teçhizatı gerilimsiz bırakmak için kesiciler ve ayırıcılar açılmalıdır. Birden fazla kaynaktan beslenen elektrik tesisatında, kablo veya hava hatları üzerinde onarıma giriģilmeden önce akım her yönden kesilmelidir Elektrik Ģebekelerinin bakım, onarım, yenileme iģlerine baģlamadan önce, bu Ģebekelerden beslenen tüketicilerde jeneratör bağlı olup olmadığı araģtırılmalı, ters besleme olup olmadığı tespit edilmelidir. Ayrıca bu jeneratörlerde enversör Ģalter (indirmeli-kaldırmalı Ģalter) bulunmalıdır. Kesici ve ayırıcının her fazının açık olduğu gözle ve araç ile teker teker kontrol edilmelidir. Kesici ve ayırıcılar açık durumda kilitlenmelidir. Kesme cihazları ve kumanda tertibatı üzerine ikaz levhası asılmalıdır. Kilitleme tertibatı mevcut değilse, kesici ve ayırıcının yanında bir nöbetçi (gözlemci, nezaretçi) bulunmalıdır. ÇalıĢma yerinde gerilim yokluğu kontrol edilmelidir. Bir enerji hattında bakım-onarım çalıģması yapılacağında, bu hattı kesen baģka bir enerji hattı bulunup bulunmadığı araģtırılıp tespit edilmelidir. Mevcut olduğu takdirde

126 126 çalıģma yapılan hattı etkileyip gerilim altında bırakma tehlikesine karģı gerekli tedbirler alındıktan sonra çalıģmaya baģlanmalıdır. Onarılacak hava hatlarının her iki tarafı devreden çıkarıldıktan sonra çalıģma yerinde gerilim yokluğu tespit edilmeli, gerilim yokluğu tespit edildikten sonra çalıģma yerinin yakınında ve çalıģma yerini besleyebilen bütün kollar üzerinde topraklama ve kısa devre iģlemleri yapılmalıdır. ÇalıĢma süresince kısa devre ve topraklama tedbiri kaldırılmamalıdır. Topraklama ve kısa devre iģlerinde yalıtkan eldiven, baret, yalıtkan ayakkabı, yalıtkan halı veya tabure ile yalıtkan ıstankalar kullanılmalıdır. ÇalıĢma yeri, gerektiğinde levha, bayrak, flama ve bariyerler gibi iģaretlerle sınırlandırılmalıdır. ĠĢletmenin sorumlu kiģileri veya iģ güvenliği görevlisi, iģ süresince çalıģanların tehlike ile karģılaģabilecekleri hiçbir devre kapama iģlemi yapılmamasını sağlamalıdırlar. Topraklama ve kısa devre tedbiri, ancak bütün çalıģmalar bittikten ve bunları yapanların hepsine haber verildikten sonra kaldırılmalıdır. Elektrik tesislerinde iģletme, bakım-onarım iģlerinde yapılan iģe uygun olarak, çalıģanlara, hat tüfeği, gerilim detektörü, faz kalemi, neon lambalı ıstanka, topraklama ve kısa devre aparatı, çalıģma gerilimine dayanıklı kauçuk eldiven, izole tabanlı ayakkabı, elektrikçi bareti, emniyet kemeri, ayakçak ve ilk yardım malzemeleri gibi teknik malzeme ve kiģisel koruyucular verilmeli, bunların iģ baģında kullanımı sağlanmalıdır. Hat montaj ve demontaj iģlerinde kullanılan bucurgat, palanga, makara gibi alet ve edevatın periyodik kontrolleri yapılmalı, arızalı olanlar kullandırılmamalıdır. Bu malzeme ve kiģisel koruyucular periyodik olarak kontrol edilmeli, her zaman sağlam ve kullanmaya hazır halde bulundurulmalıdır. ELEKTĠRĠK TESĠSLERĠNDEKĠ BAKIM-ONARIMDA ĠSG Elektrik tesislerinin bakım-onarımında, demontaj ve montaj iģlerinde iģ kazalarına karģı gerekli tedbirler alınmalıdır. Gerilim altındaki baģka hat tellerine temas tehlikesine ve indüksiyon akımı oluģmasına karģı her türle önlemler alınmalıdır. Bu iģlerde çalıģanlara elektriğin özellikleri, tehlikeleri ve kazalardan korunma tedbirleri konusunda gerekli bilgiler verilmeli, ikazlar yapılmalıdır. Arazide ve trafo merkezlerinde iģletme, bakım-onarım görevi yapanlara iģ güvenliği ve ilk yardım eğitimi verilmelidir. Üzerinde yüksek gerilim ve alçak gerilim bulunan müģterek direklerde çalıģma yapılacağında, her iki gerilim de kestirilmelidir. Kesici ve ayırıcıların yanlıģlıkla ya da yetkili olmayan kimseler tarafından kapatılmasını önlemek için bunların kumanda düzenleri kilitlenmeli, ayrıca kumanda kolları üzerine ikaz levhaları asılmalıdır. Yüksek gerilim sigortaları, ancak ayırıcısı açılıp gerilimi kesildikten ve sigortanın her iki tarafında gerilim bulunmadığı kontrol edildikten ve kısa devre ve topraklama tedbiri alındıktan sonra değiģtirilmelidir. Elektrik hatları yakınında ağaçların budanması ve kesilmesi iģleri ancak iģletmeden sorumlu olan görevlilerin gözetimi altında yapılmalıdır. Hava hatlarının bakım onarım çalıģmalarında mümkün olduğunca bomlu, izole sepetli iģ makineleri kullanılmalıdır. Bu makineler, operatörü tarafından her kullanımdan önce kontrol edilmeli, ayrıca yetkili teknik eleman tarafından periyodik kontrolden geçirilmeli ve kontrol belgesi düzenlenmelidir. Uzun boylu vinçlerin, yüksek damperli kamyon ve iģ makinelerinin, enerji hatları altında çalıģmasına izin verilmemelidir. Bu araçların hat telleri yakınında çalıģtırılması sırasında tellere temas tehlikesine karģı gerekli tedbirler alınmalı, araç sürücüleri bu hususta bilgilendirilmeli ve uyarılmalıdır. Enerji hattı tesis edilirken mümkün olduğunca bir baģka enerji hattı ile kesiģmemesi için gerekli tedbirler alınmalı, zorunluluk doğarsa, kesiģme yerindeki direkler durdurucu tipinden seçilmelidir. Hat tellerinin birbirine yaklaģması ve emniyet mesafesine girmesi önlenmelidir. Hat atlatması yapılırken mevcut hattın enerjisi kestirilmelidir.

127 127 Enerji hatlarının bakım, onarım çalıģmalarının gündüz yapılması esastır. Gece çalıģma yapılması gerekiyorsa projektörler kullanılarak uygun ve yeterli aydınlatma sağlanmalıdır. Fırtınalı, yağmurlu, yüklü havalarda enerji hatlarının bakım ve tamiri yapılacağında atmosferik boģalma tehlikesine, indüksiyon akımına ve izolasyon durumuna azami dikkat edilmeli, gerekli tedbirler alınmalıdır. Elektrik tesislerinde uygun yerlere: Elektrik akımının neden olduğu kazalarda yapılacak ilk yardım, Tesisin bağlama Ģeması, Tesisin iģletilmesi sırasında alınması gereken özel önlemler ile ilgili kısa talimatlar asılmalıdır.

128 128 HAVALANDIRMAYA GĠRĠġ HAVALANDIRMAYA OLAN ĠHTĠYAÇ Havalandırma herhangi bir bölüme doğal çekim veya mekanik güç kullanarak içeri hava verme, dıģarı hava atma ve bölümdeki havanın yenilenmesi iģlemine denir. Kapalı bir bölümde bulunan; Canlılar: Solunum, terleme, ısı yayma, sigara dumanları ve diğer nedenlerle, İşletmeler: ÇalıĢma esnasında çıkan zararlı toz, gaz, kokular nedeniyle, Depolar: Gıda ve benzeri maddelerin çıkardığı koku, ısı, dolayısıyla bozulan bölüm havasının dıģarı atılması, yerine temiz havanın verilmesi gereklidir sayılı Ġmar Kanununda evlerin yeterli aydınlıkta ve havalandırılabilir olması Ģart koģulmaktadır. Ayrıca iģ yerleri ve fabrikalarda gerek ilk kuruluģ esnasında ve gerekse daha sonra yapılan denetimlerde iģçi sağlığı ve iģ güvenliği yönünden birçok ortamda havalandırma yapılması istenmektedir lerde hasta bina sendromu olarak tanımlanan hava geçirmeyen bina tasarımları, çeģitli kaynaklardan gelen iç mekan kirleri, çevre dumanları, biyolojik kirleticiler, bazı bina malzemeleri, vb. artık temizlenememektedir. Bu tür kirlilikler teneffüs edildiklerinde veya yutulduklarında sağlığı tehdit etmektedirler. Son 20 sene içerisinde 1.25 milyondan fazla sızdırmaz bina inģa edilmiģtir ve bunların tümü de iç mekan hava kalitesi (IAQ) sorunları için potansiyel problemler oluģturmaktadırlar. Amerikan Çevre Koruma Kurumu (EPA) iç mekan hava kalitesini, dünyadaki en önemli beģ çevre konusundan biri olarak değerlendirmektedir. EPA ya göre kötü iç mekan hava kalitesine yol açan unsurlardan bir çoğu daha önce zararsız olduklarını düģündüğümüz hususlardan kaynaklanmaktadır: Halılardan, ahģap mobilyalardan, büro donanımlarından, deodorantlar ve temizlik maddelerinden çıkan gazlar. Kurum aynı zamanda klima cihazı kökenli maya ve bakterileri önemli ölçüde zararlı olduklarını ortaya koymuģtur. Yine Amerika da Ulusal ĠĢ Güvenliği ve Sağlık Kurumunca yapılan araģtırmalarda halka açık binaların %30 unda iç mekan kirliliği tespit edilmiģtir yılında laboratuvar birlikleri, ĠĢ Güvenliği ve sağlık Kurumu tarafından çalıģanları hasta bina sendromuna karģı koruyacak kuralları tanımaya zorunlu bırakılmıģlardır. Ulusal ĠĢ Güvenliği ve Sağlık Kurumunun ve diğer resmi ve özel sektör kurumlarının son on yıl boyunca gerçekleģtirdikleri araģtırmalar sayesinde sorun gözler önüne serilmiģtir. Yapılan çalıģmaların %52 sinde iç mekan havası kirliliğinin yetersiz havalandırmadan (yetersiz taze hava giriģi ve düģük oda hava hareketi) kaynaklandığı belirlenmiģtir. FĠLTRELER FĠLTRE SEÇĠMĠ VE VERĠMĠ Filtre seçiminde dikkate dilecek birinci nokta filtre kullanılacak yerde arzu edilen hava temizliğidir. Filtrenin havayı temizleme etkinliğini tarif etmek için genel olarak kullanılan standart, ASHRAE ve/veya EUROVENT 4/5/BS6540 test metodudur. Bu test metodu ile iki çeģit değer tanımlanır: Toz Tutma: Filtrenin büyük ve ağır parçaları tutma yeteneği. Bu değer, filtrenin tuttuğu toz parçacıklarının ağırlık yüzdesi olarak açıklanabilir. Toz tutma, kaba ve ön filtrelerle ölçülür. Verimlilik: Filtrenin küçük ve hafif parçacıkları, esas olarak da karbonu tutma etkinliği. Bu değer ise, tozun lekeleme (rengi bozma) testi ile belirlenir. Verimlilik terimi orta ve yüksek verimlilikteki filtreler için kullanılmaktadır. ĠKLĠMLENDĠRME NEDĠR? Kapalı bir ortamın sıcaklık, nem, temizlik ve hava hareketini insan sağlık ve konforuna veya yapılan endüstriyel iģleme en uygun seviyelerde tutmak üzere bu kapalı ortamdaki havanın Ģartlandırılmasıdır. Ġklimlendirme terimi Ġngilizce deki air condition (hava Ģartlandırılması) ve Almanca daki klima terimine karģılık gelir. Türkçe de iklimlendirme ve klima terimlerinin her ikisi de kullanılmaktadır. ĠKLĠMLENDĠRMENĠN ÖNEMĠ

129 129 ünyada kabul edilmiģ araģtırmalara göre, insanlar belli bir sıcaklık ve nem aralığında ve temiz havalı ortamlarda rahat etmektedirler. Bu aralık konfor bölgesi olarak tanımlanmıģtır (nem %30 ile %60, sıcaklık C). Sıcaklığın gereğinden fazla veya az olmasının rahatsız edici olduğu açıktır. Nem düzeyinin az olması boğaz kuruluğu, gözlerde yanma gibi rahatsızlıklara yol açmasının yanında, fazla nem de terlemeye ve bunaltıcı bir sıcaklık hissine neden olur. Ayrıca ortamın havası temiz ve taze olmalıdır, toz, duman, polen ve diğer zararlı maddelerin filtre edilmesi ve insanın fark etmeyeceği ama temiz havayı getirip kirli havayı götürecek bir hava dolaģımı gereklidir. ĠklimlendirilmiĢ ortamlar, is gücü veriminde artıģ ve sağlıklı bir yasam sağlar. Yukarıda sayılan zararlardan kurtulmak ve yararları elde etmek için iklimlendirme gereklidir. Bu bilgilerin ıģığında klima bir lüks değil, insanca yasamak için bir ihtiyaç hâline gelmiģtir. Klima sadece soğutma değildir. Ġklimlendirme, kapalı mekanın havasının istenen sıcaklık, nem, hava dolaģımı, temizlik ve tazelikte tutulmasıdır. Bunların hepsinin olmasa da, birkaçının kontrol altında tutulması da iklimlendirme olarak tanımlanabilir. Bir klima cihazı yazın içerideki fazla ısıyı dıģarıya atarak içerisini serinletir. Bu sırada havanın fazla nemi alınır, içeride gerekli hızda hava dolaģımı sağlanır ve hava filtre edilir. Cihazın ısı pompası özelliği de varsa, kısın yaz çalıģmasının tersine çalıģarak dıģarıdan aldığı ısıyı içeriye vererek ısıtma da sağlar. Isı, soğutulan ortamdan evaporatör (buharlastırıcı) vasıtası ile çekilir, kondenser vasıtası ile ısıtılan ortama verilir. ĠKLĠMLENDĠRMENĠN TEMEL UNSURLARI 1. Sıcaklık: Ġnsan veya imalat kontrolü için ortam sıcaklığı konfor veya tasarım Ģartlarını sağlamalıdır. Bu Ģartlar insan konforu için C arasında değiģmektedir. 2. Nem: Ġnsan konforu için bağıl nemin %30--%60 arasında tutulmalıdır. 3. Temizlik: Havanın içindeki partikül madde (PM) ve zararlı gazların (SO2, CO2 vb.) filtrelenmesi gerekir. 4. Hava hareketi: Konfor için yaz aylarında daha fazla, kıs aylarında nispeten daha düģük hava hareketi gereklidir. ĠKLĠMLENDĠRME ĠġLEMLERĠ Sekil 1. Ġklimlendirme iģlemlerinin sınıflandırılması

130 130 ĠKLĠMLENDĠRME ĠLE SOGUTMA ĠLĠSKĠSĠ ġekil 2. Ġklimlendirme ile soğutma arasındaki iliģki Nem,Esinti Termal Konfor ÇalıĢma ortamındaki nem, esinti ve termal konfor mutlaka standart sınırlar içinde olmalıdır. Standart dıģı değerler; ÇalıĢma konforunu ve temposunu olumsuz etkiler. Uygun olmayan koģullarda, insanın düzenleme ve dengeleme sistemleri bir süre için olumsuzlukları tolere edebilir. Vücuttaki ısı transferleri; Konveksiyon Kondüksiyon Radyasyon BuharlaĢma olmak üzere 4 yolla gerçekleģir. Konveksiyon: Cilt ile üzerine yayılan hava arasında gerçekleģir. Kondüksüyon: Temas ederken gerçekleģir. Radyasyon: Sıcak cisimden soğuk cisime doğru yayılma ile olur. BuharlaĢma: Vücuttan buhar Ģeklinde (ter, solunum) su kaybıyla gerçekleģir. (Nemli havalarda buharlaģma azalır ve terleme artmıģ görünür. Kuru havalarda da terleme fark edilmez) WHO tarafından önerilen nem ve hava akım hızları; Nem: C de %45-65 Hava Akım Hızı: Rahatlatıcı : m/sn Rahatsız edici:0.5 m/s Uluslar arası standartlara göre; Vücut sıcaklığının 38 0 C üzerine çıkmaması veya 1 saatte 1 0 C den fazla yükselmemesi önerilmektedir. Hava Akımı Oturarak yapılan çalıģmalarda 0.3 m/sn, Ġnce iģlerde 0.1 m/sn olması tercih edilmelidir. Radyant ısı için ortalama değer 18,3 0 C olması istenir. Üst sınır 20 0 C, alt sınır 16,7 0 C dir. Efektif Sıcaklık: Hava sıcaklığı, havanın nem oranı ve hava akım hızının beraberce kiģi üzerinde yarattığı sıcaklık etkisine denir. ÇalıĢanlar üzerinde eģit sıcaklık etkisi yaratan bu 3 değiģkenin bileģimlerine eģ değer efektif sıcaklık denilmektedir. Ölçülen değerler, Namagromlar üzerinde iģaretlenir ve hissedilen değer bulunur.ancak günümüz teknolojisinde, elle hesap yapmaya gerek bırakmadan hissedilen değerleri hesaplanmıģ olarak gösteren cihazlar yaygın olarak bulunmakta ve kullanılmaktadır C sıcaklık %25 nem oranı ve 0,1 m/sn hava akım ortam ile 27 0 C sıcaklık %75 nem oranı ve 0,1 m/sn hava akım ortam çalıģanlar üzerinde aynı sıcaklık etkisi yaratır.

1. HAFTA KIG126. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı. Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK. ekmelsulak@karabuk.edu.tr

1. HAFTA KIG126. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı. Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK. ekmelsulak@karabuk.edu.tr 1. HAFTA KIG126 Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK ekmelsulak@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 GİRİŞ Bilindiği üzere çalışanlar açısından 2 temel risk söz konusudur;

Detaylı

İş Sağlığı Güvenliğine Genel Bakış ve Güvenlik Kültürü Güvenlik, yapılan işin ve/veya çalışma şartlarının zarar ve/veya tehlike içermeme durumudur. Güvenliği sağlamanın üç ana kuralı vardır; 1- Güvenliği

Detaylı

www.ankaraisguvenligi.com

www.ankaraisguvenligi.com İş sağlığı ve güvenliği temel prensiplerini ve güvenlik kültürünün önemini kavramak. Güvenlik kültürünün işletmeye faydalarını öğrenmek, Güvenlik kültürünün oluşturulmasını ve sürdürülmesi sağlamak. ILO

Detaylı

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ

Detaylı

Av. Füsun GÖKÇEN. TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU

Av. Füsun GÖKÇEN. TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU Av. Füsun GÖKÇEN Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası 4857 sayılı ĠĢ Kanunu MADDE 77 ĠġVERENLERĠN VE ĠġÇĠLERĠN

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR. 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? CEVAP:

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR. 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? CEVAP: İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? 1 İş Sağlığı ve Güvenliğinin Tanımı. 2 İş Sağlığı ve Güvenliği faaliyetlerinin yürütülmesi.

Detaylı

ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK TASLAĞI. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK TASLAĞI. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK TASLAĞI BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 -

Detaylı

İŞVERENİN ÖNLEM ALMA BORCU

İŞVERENİN ÖNLEM ALMA BORCU İŞVERENİN ÖNLEM ALMA BORCU İş kazaları ve meslek hastalıkları işyerlerinde meydana gelmektedir. Başka bir ifade ile iş kazası ve meslek hastalıklarının nedeni işyeri koşullarıdır. İşyerlerindeki kuralları

Detaylı

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 15.05.

Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 15.05. MESGEMM İSG/Mevzuat/ler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam ve Dayanak Madde 1- Amaç Madde 2 - Kapsam Madde 3 - Dayanak Madde 4 - Tanımlar İkinci Bölüm - Genel Hükümler Madde 5 -İşverenin Yükümlülükleri

Detaylı

Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik

Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete Tarihi: 15.05.2013 Resmi Gazete Sayısı: 28648 Çalışanların İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE

Detaylı

RİSK DEĞERLENDİRMESİ ve ÇALIŞANLARIN İSG EĞİTİMLERİ. Ali Kaan ÇOKTU

RİSK DEĞERLENDİRMESİ ve ÇALIŞANLARIN İSG EĞİTİMLERİ. Ali Kaan ÇOKTU T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ RİSK DEĞERLENDİRMESİ ve ÇALIŞANLARIN İSG EĞİTİMLERİ Ali Kaan ÇOKTU İSG Uzman Yardımcısı Endüstri Mühendisi Giriş Genel

Detaylı

ĠġVERENLERE ÖNEMLĠ UYARILAR Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KANUNLARI ĠLE GELEN YAPTIRIMLAR

ĠġVERENLERE ÖNEMLĠ UYARILAR Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KANUNLARI ĠLE GELEN YAPTIRIMLAR ĠġVERENLERE ÖNEMLĠ UYARILAR Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KANUNLARI ĠLE GELEN YAPTIRIMLAR Yeni iģ sağlığı ve güvenliği konusundaki yasalar iģverenlere birçok yükümlülükler getirmektedir. Bu yükümlülüklerin yerine

Detaylı

İş Sağlığı ve İş Güvenliğinde Çalışan Katılımının Önemi

İş Sağlığı ve İş Güvenliğinde Çalışan Katılımının Önemi İş Sağlığı ve İş Güvenliğinde Çalışan Katılımının Önemi Y.Doç.Dr.Nezih VAROL, Halk Sağlığı & Adli Tıp Uzmanı Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hastanelerde İSG Sempozyumu 27.05.2014 Dünya

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ ZORUNLU DERSLER İş Sağlığı Epidemiyolojisi ISG701 1 3 + 0 6 İş sağlığı ve epidemiyoloji kavramlarının

Detaylı

ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK. 15 Mayıs 2013 ÇARġAMBA RG Sayı : 28648

ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK. 15 Mayıs 2013 ÇARġAMBA RG Sayı : 28648 ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK 15 Mayıs 2013 ÇARġAMBA RG Sayı : 28648 BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKU. Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKU. Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKU Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ Çalışanların Eğitimi, Bilgilendirilmesi ve Katılımların Sağlanması Yükümlülüğü Çalışanların bilgilendirilmesi (m. 16) (1) İşyerinde iş sağlığı ve

Detaylı

ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI

ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI Dünya da her yıl 2 milyon kiģi iģle ilgili kaza ve hastalıklar sonucu ölmektedir. ĠĢle ilgili kaza

Detaylı

10 dan Az ÇalıĢanı Olan ĠĢyerleri 10-49 ÇalıĢanı Olan ĠĢyerleri. AZ TEHLĠKELĠ (Aynı miktarda) ÇOK TEHLĠKELĠ (%50 artırılarak)

10 dan Az ÇalıĢanı Olan ĠĢyerleri 10-49 ÇalıĢanı Olan ĠĢyerleri. AZ TEHLĠKELĠ (Aynı miktarda) ÇOK TEHLĠKELĠ (%50 artırılarak) 6645 SAYILI Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KANUNU ĠLE BI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASI HAKKINDA KANUN ĠLE 6331 SAYILI ĠSG KANUNUNDAKĠ ĠDARĠ PARA CEZALARININ TEHLĠKE SINIFI VE ÇALIġAN

Detaylı

(Türkiye Sözleşmeyi 18 Ekim 1961 tarihinde imzalamış ve 16 Haziran 1989 tarihinde onaylamıştır.)

(Türkiye Sözleşmeyi 18 Ekim 1961 tarihinde imzalamış ve 16 Haziran 1989 tarihinde onaylamıştır.) TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI A. ÇALIŞMA HAKKI VE ÖDEVİ MADDE 49 - Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. (Değişik 2. fıkra: 4709-3.10.2001 / m.19) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma

Detaylı

ASBESTLE ÇALIġMALARDA ÖNLEMLERĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK

ASBESTLE ÇALIġMALARDA ÖNLEMLERĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ASBESTLE ÇALIġMALARDA SAĞLIK mad men VE season GÜVENLĠK 6 episode 10 ÖNLEMLERĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK Aslıcan GÜLER İSG Uzman

Detaylı

İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Sağlığı ve Güvenliği İş Sağlığı ve Güvenliği Sunanlar: Cem Taşkın Öktem 1133022 Büşra Duman 1133024 Sunum Tarihi: 06.03.2014 İrem Bengisu Ay 1133016 Kübra Yaman 1133036 İş Sağlığı ve İş Güvenliğinin Gelişimi Geçmişi daha eskiye

Detaylı

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 8 OCAK 2013 ÖNDER KAHVECİ

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 8 OCAK 2013 ÖNDER KAHVECİ 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 8 OCAK 2013 ÖNDER KAHVECİ T Ü R K İ Y E K A M U - S E N G E N E L S E K R E T E R İ T Ü R K S A Ğ L I K - S E N G E N E L B A Ş K A N

Detaylı

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY GİRİŞ ÇalıĢmak yaģamın bir parçasıdır. YaĢamak nasıl bir insan hakkı

Detaylı

Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi

Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve

Detaylı

TÜRKİYE DE VE DÜNYA DA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

TÜRKİYE DE VE DÜNYA DA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TÜRKİYE DE VE DÜNYA DA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İş Sağlığı ve Güvenliği Kavramı Geleneksel anlamıyla iş sağlığı ve güvenliği; işyerlerini işin yürütümü nedeniyle oluşan tehlikelerden uzaklaştırmak ve sağlığa

Detaylı

DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar

DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar Dersin Adı Alan Meslek / Dal Dersin Okutulacağı Sınıf / Dönem Süre Dersin Amacı Dersin Tanımı DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar 32 Ders Saati Bu ders ile öğrenciye;

Detaylı

YÖNETMELİK. MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

YÖNETMELİK. MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. 15 Mayıs 2013 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28648 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: YÖNETMELİK ÇALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM

Detaylı

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ 167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ Yrd. Doç. Dr. Barış ÖZTUNA Çankırı Karatekin Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri

Detaylı

Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1

Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1 İş Güvenliği Mühendisliği Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1 2007 Yılı SSK İstatistikleri İş Kazası Sayısı : 80602 İş kazaları sonucu ölüm sayısı : 1043 Sürekli iş

Detaylı

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ EYLEM PLANI (2012-2014) İSTİHDAM-SOSYAL KORUMA İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ EYLEM PLANI (2012-2014) İSTİHDAM-SOSYAL KORUMA İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ 1. Sosyal yardımlar hak temelli ve önceden belirlenen objektif kriterlere dayalı olarak sunulacaktır. 1.1 Sosyal Yardımların hak temelli yapılmasına yönelik, Avrupa Birliği ve geliģmiģ OECD ülkelerindeki

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BAKIŞ VE GÜVENLİK KÜLTÜRÜ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BAKIŞ VE GÜVENLİK KÜLTÜRÜ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BAKIŞ VE GÜVENLİK KÜLTÜRÜ 1 Amaç Katılımcıların iş sağlığı ve güvenliğinin temel prensiplerini ve güvenlik kültürünün önemini kavramalarına yardımcı olmaktır. Öğrenim hedefleri

Detaylı

BARTIN ÜNĠVERSĠTESĠ ORMAN FAKÜLTESĠ ORMAN ENDÜSTRĠ MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ DERS TANITIM VE UYGULAMA BĠLGĠLERĠ DERS BĠLGĠLERĠ

BARTIN ÜNĠVERSĠTESĠ ORMAN FAKÜLTESĠ ORMAN ENDÜSTRĠ MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ DERS TANITIM VE UYGULAMA BĠLGĠLERĠ DERS BĠLGĠLERĠ BARTIN ÜNĠVERSĠTESĠ ORMAN FAKÜLTESĠ ORMAN ENDÜSTRĠ MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ DERS TANITIM VE UYGULAMA BĠLGĠLERĠ DERS BĠLGĠLERĠ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İş Güvenliği Uzmanlığı ORE 438 8 2+0 2

Detaylı

ĠġÇĠ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ DERSĠ

ĠġÇĠ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ DERSĠ 15.11.2013 ĠġÇĠ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ DERSĠ Egemen Avcu Dr. Makine Mühendisi Ford Otosan İhsaniye Otomotiv Meslek Yüksek Okulu Makine Resim ve Konstrüksiyon Programı Ders içeriği GiriĢ ĠĢ Kazaları ĠĢ yerinde

Detaylı

İŞYERLERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖRGÜTLENMESİ. Yrd.Doç.Dr. H. Ebru ÇOLAK KTÜ Harita Mühendisliği Bölümü GISLab ecolak@ktu.edu.

İŞYERLERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖRGÜTLENMESİ. Yrd.Doç.Dr. H. Ebru ÇOLAK KTÜ Harita Mühendisliği Bölümü GISLab ecolak@ktu.edu. İŞYERLERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖRGÜTLENMESİ Yrd.Doç.Dr. H. Ebru ÇOLAK KTÜ Harita Mühendisliği Bölümü GISLab ecolak@ktu.edu.tr İşyeri örgütlenmesinde İSİG İş sağlığı ve güvenliğinin temel amacı, işçilerin

Detaylı

Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR

Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR Aşağıdakilerden hangisi iş sağlığı ve güvenliği açısından en uygun tehlike tanımıdır? a) Büyük zarara yol açabilecek durum b) Malın, malzemenin ya da işyeri

Detaylı

IGA İŞGÜVENLİĞİ DANIŞMANLIK NEDEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ? İş işten geçmeden bu cezalardan korumak için firmanızın yanınızdayız...

IGA İŞGÜVENLİĞİ DANIŞMANLIK NEDEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ? İş işten geçmeden bu cezalardan korumak için firmanızın yanınızdayız... www.isguvenligianaliz.com uzman@isguvenligianaliz.com www.twitter.com/isguvenligianaliz IGA İŞGÜVENLİĞİ NEDEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ? Çalışma Bakanlığı'nın istatistik açıklamalarına göre 2010 yılında

Detaylı

Söz konusu yönetmelikte;

Söz konusu yönetmelikte; 15.05.2013 (SİRKÜLER 2013 37) Konu: Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik. İş yerlerinde çalışanlara verilecek iş sağlığı ve güvenlik eğitimlerinin usul

Detaylı

İşçi sağlığı ve güvenliği için AB mevzuatı Tim Tregenza İş Güvenliği ve Sağlığı Ajansı

İşçi sağlığı ve güvenliği için AB mevzuatı Tim Tregenza İş Güvenliği ve Sağlığı Ajansı İşçi sağlığı ve güvenliği için AB mevzuatı Tim Tregenza İş Güvenliği ve Sağlığı Ajansı Safety and health at work is everyone s concern. It s good for you. It s good for business. AB-İSG Avrupa Birliği

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU İDARİ PARA CEZALARI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU İDARİ PARA CEZALARI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU İDARİ PARA CEZALARI 6331 SAYILI Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK ĠDARĠ PARA CEZALARI (01.01.2013-31.12.2013) Yükümlülüğü Getiren Madde MADDE 4 İşverenin

Detaylı

CALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK. (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM

CALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK. (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM CALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç Madde 1 Bu Yönetmelik, işverenlerce, işyerlerinde

Detaylı

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (01.01.2013-31.12.2013)

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (01.01.2013-31.12.2013) 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (01.01.2013-31.12.2013) Yükümlülüğü Getiren Madde Ceza Maddesi Yerine Getirilmeyen Yükümlülük Uygulanacak İdari Para Cezası

Detaylı

09 Aralık 2003 Tarihli Resmi Gazete

09 Aralık 2003 Tarihli Resmi Gazete Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmelik, işyerlerinde sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi

Detaylı

30.10.2014 5510 SAYILI KANUN

30.10.2014 5510 SAYILI KANUN 5510 SAYILI KANUN İş Kazası : İş kazası, aşağıdaki durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhsal olarak özre uğratan olaydır. 1 Sigortalının işyerinde bulunduğu

Detaylı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Madde 1- Bu Yönetmelik, işyerlerinde sağlık ve güvenlik şartlarının

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Madde 1- Bu Yönetmelik, işyerlerinde sağlık ve güvenlik şartlarının İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği [Resmi Gazete: 09.12.2003 Salı, Sayı: 25311 (Asıl)] Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Yönetmelik,

Detaylı

ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:28.07.2013/28721 www.bilgit.

ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:28.07.2013/28721 www.bilgit. ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:28.07.2013/28721 www.bilgit.com BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ Türk Akreditasyon Kurumu Personel Akreditasyon Başkanlığı Akreditasyon Uzmanı 1 Ülkemizde ve dünyada tüm bireylerin iģgücüne katılması ve iģgücü piyasalarında istihdam edilebilmeleri için; bilgiye dayalı

Detaylı

X X İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezleri X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X. X X X X X X Okul/Kurum Müdürlükleri

X X İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezleri X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X. X X X X X X Okul/Kurum Müdürlükleri A 1 B 2 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SORUMLULARININ TESPİTİ İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ve Bağlı bulunan Okul/Kurumların işveren vekillerinin tespit edilerek, makam onayının alınması İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİ

Detaylı

(*09/12/2003 tarih ve 25311 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır)

(*09/12/2003 tarih ve 25311 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği (*09/12/2003 tarih ve 25311 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde

Detaylı

HİZMETLERİMİZ. HAKkIMIZDA. İş Güvenliği Uzmanlığı. İş Yeri Hekimliği. Sağlık raporu. Acil Durum Planlaması. İş Güvenliği Eğitimleri.

HİZMETLERİMİZ. HAKkIMIZDA. İş Güvenliği Uzmanlığı. İş Yeri Hekimliği. Sağlık raporu. Acil Durum Planlaması. İş Güvenliği Eğitimleri. İş Güvenliği Uzmanlığı İşyerinizde yürütülecek olan ve yasal zorunluluk içeren İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerini Çalışma İş Yeri Hekimliği ve sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş OSGB

Detaylı

AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği

AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği İşyeri Sağlığı, Güvenliği ve Hijyeni AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliğinin önemi Misyon ve teşkilat AB Mevzuatı ve AB Stratejisi Ortaklar Başlıca güçlükler ve inisiyatifler

Detaylı

3. İşyerinde risk değerlendirmesi yapıldıktan sonra önlemlere karar verilirken, hangi öncelik sıralamasının yapılması doğrudur?

3. İşyerinde risk değerlendirmesi yapıldıktan sonra önlemlere karar verilirken, hangi öncelik sıralamasının yapılması doğrudur? ÇALIŞMA SORULARI-İŞ KAZALARI-Bilal ÇOLAK 1. Aşağıda verilenlerden hangisi tehlikeli kimyasal maddelerle yapılan çalışmalarda riskin elimine edilmesi ya da azaltılması adına diğerlerine göre önceliğe sahiptir?

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (7 Nisan 2004/25426 R.G.) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak Madde 1 Bu Yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarda bulunmak

Detaylı

İş Güvenliği Uzmanları İçin Yenileme Eğitimi Programı

İş Güvenliği Uzmanları İçin Yenileme Eğitimi Programı İş Güvenliği Uzmanları İçin Yenileme Eğitimi Programı Sıra No Konular Süresi 1 Açılış, Tanışma, Programın Tanıtımı ve Ön Test Uygulaması 1 2 Dünya da ve Türkiye de İSG nin Mevcut Durumu ve Gelişmeler 1

Detaylı

7.Hafta: Risk ve Risk Analizi. DYA 114 Çevre Koruma. BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ

7.Hafta: Risk ve Risk Analizi. DYA 114 Çevre Koruma. BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ 7.Hafta: Risk ve Risk Analizi DYA 114 Çevre Koruma BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ RİSK ve RİSK ANALİZİ Risk Belirli bir tehlikeli olayın meydana gelme olasılığı

Detaylı

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI MADDE 4 Yükümlülüğü Getiren Madde Ceza Maddesi Yerine Getirilmeyen Yükümlülük İşverenin genel yükümlülüğü 4/1-a 26/1-a

Detaylı

Sağlıklı ve güvenli alandasınız!

Sağlıklı ve güvenli alandasınız! Sağlıklı ve güvenli alandasınız! Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi nedir? İş yerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunan T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nca yetkilendirilen birimdir. OSGB ler,

Detaylı

İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ. Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü

İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ. Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü İş Güvenliğinin Tanımı İş güvenliği; bir işin yapılması sırasında, işyerindeki fiziki çevre şartlarından

Detaylı

HAZİRAN 2013 MEVZUAT BÜLTENİ. Çevre & İş Güvenliği

HAZİRAN 2013 MEVZUAT BÜLTENİ. Çevre & İş Güvenliği HAZİRAN 2013 MEVZUAT BÜLTENİ Çevre & İş Güvenliği MEVZUATIN ADI : ÇOK TEHLİKELİ İŞLERDE GÖREVLENDİRİLEBİLECEK (C) SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARI HAKKINDA TEBLİĞ R. G. TARİHİ / SAYISI : 14.06.2013 / 28677

Detaylı

GÜRÜLTÜ YÖNETMELİĞİ TASLAĞI

GÜRÜLTÜ YÖNETMELİĞİ TASLAĞI Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: GÜRÜLTÜ YÖNETMELİĞİ TASLAĞI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı, çalışanların gürültüye maruz kalmaları sonucu

Detaylı

Doç. Dr. Pir Ali KAYA

Doç. Dr. Pir Ali KAYA 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nda İşverenin Yükümlülükleri Doç. Dr. Pir Ali KAYA Uludağ Üniversitesi İ.İ.B.F. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü 1 I. 6331 Sayılı Kanuna Göre İşverenin

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE RİSK YÖNETİMİ VE DEĞERLENDİRMESİ DOÇ. DR. İBRAHİM OCAK DOÇ. DR. ALİ İSMET KANLI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE RİSK YÖNETİMİ VE DEĞERLENDİRMESİ DOÇ. DR. İBRAHİM OCAK DOÇ. DR. ALİ İSMET KANLI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE RİSK YÖNETİMİ VE DEĞERLENDİRMESİ DOÇ. DR. İBRAHİM OCAK DOÇ. DR. ALİ İSMET KANLI Konu Başlıkları 1. Temel Kavramlar ve Tanımlar 2. İlgili Mevzuat 3. Risklerden Korunma Yöntemleri

Detaylı

EK. 1 İş denetimlerinin yasal dayanakları ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığının görevleri

EK. 1 İş denetimlerinin yasal dayanakları ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığının görevleri EK. 1 İş denetimlerinin yasal dayanakları ve İş Teftiş Kurulu Başkanlığının görevleri İş denetiminin bir dayanağında ILO nun 19.06.1947 tarihli ve 81 nolu Sanayi ve Ticarette İş Teftişi Hakkındaki Milletlerarası

Detaylı

TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM

TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM Esin ÖZDEMİR Avrupa Birliği Daire Başkanlığı Uzman 15 Ocak 2010, Ankara 1 ĠÇERĠK Türk Eğitim Sisteminin Genel Yapısı Sorunlar Türkiye de Sanayi/Okul ĠĢbirliği TOBB ve Eğitim Oda

Detaylı

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI HOŞGELDİNİZ 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI 24.10.2013 İÇERİK İSG Açısından Devletin Sorumlulukları 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İşverenlerin Yükümlülükleri

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

.. ALT YÜKLENICI POLITIKASI

.. ALT YÜKLENICI POLITIKASI .. ALT YÜKLENICI. POLITIKASI. FUV Mühendislik, alt yüklenicilik hizmeti alması gereken durumlarda kendi çalışma prensiplerini paylaşan firmaları tercih eder. Alt yüklenici firma seçimi, kalite yönetim

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Burhanettin KURT, İSG Uzmanı

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Burhanettin KURT, İSG Uzmanı T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Burhanettin KURT, İSG Uzmanı Mayıs, 2013 Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum; gerçekleşme ihtimali bulunan

Detaylı

EYLÜL 2013 MEVZUAT BÜLTENĠ. Çevre & ĠĢ Güvenliği

EYLÜL 2013 MEVZUAT BÜLTENĠ. Çevre & ĠĢ Güvenliği EYLÜL 2013 MEVZUAT BÜLTENĠ Çevre & ĠĢ Güvenliği MEVZUATIN ADI : AĞIR VE TEHLĠKELĠ ĠġLERDE ÇALIġTIRILACAK ĠġÇĠLERĠN MESLEKĠ EĞĠTĠMLERĠNE DAĠR TEBLĠĞĠN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI HAKKINDA TEBLĠĞ R. G. TARĠHĠ

Detaylı

(*23/12/2003 tarih ve 25325 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır)

(*23/12/2003 tarih ve 25325 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Titreşim Yönetmeliği* (*23/12/2003 tarih ve 25325 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin

Detaylı

GENEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÖRNEK FORMU

GENEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÖRNEK FORMU GENEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÖRNEK FORMU Risk Değerlendirme No: Tarih: İşveren: İşyeri Adresi: Yapılan İş Nedir? (Kısaca açıklayınız) İşçi sayısı: Erkek Kadın Çocuk Çırak Öğrenci RİSK DEĞERLENDİRMESİ YAPILMASININ

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU ESNEK GÜVENCE BAĞLAMINDA TÜRKİYE DE SOSYAL GÜVENCE Yasemin KARA Ağustos 2009 İÇERİK GİRİŞ TÜRKİYE HOLLANDA SONUÇ ve DEĞERLENDİRME 2 GİRİŞ 3 Matra Projesinin Temelleri Bu çalışma

Detaylı

6331 sayılı Kanun Çerçevesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün Geliştirilmesi Açısından Koordinasyon

6331 sayılı Kanun Çerçevesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün Geliştirilmesi Açısından Koordinasyon 6331 sayılı Kanun Çerçevesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kültürünün Geliştirilmesi Açısından Koordinasyon Yrd.Doç.Dr.Zeynep Şişli İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Çalışmanın Sorusu; Türk hukukunda

Detaylı

AVUKAT BÜROSU RİSK DEĞERLENDİRME FORMU

AVUKAT BÜROSU RİSK DEĞERLENDİRME FORMU AVUKAT BÜROSU RİSK DEĞERLENDİRME FORMU İşveren Büro Adresi Yapılan İş Çalışan Sayısı Toplam: Hukuki Danışmanlık, Dava ve İcra İşlemleri Takibi Erkek Kadın Çocuk Stajyer Öğrenci RİSK DEĞERLENDİRMESİ YAPILMASININ

Detaylı

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk,

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

YÖNETİM SİSTEMLERİ. Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı

YÖNETİM SİSTEMLERİ. Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı YÖNETİM SİSTEMLERİ Alev ACAR Çevre Mühendisi Yönetim Sistemleri Uzmanı Genel Bilgilendirme Çevre Yönetim Sistemi (ISO 14001) İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi (OHSAS 18001) Sosyal Sorumluluk Standardı

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

Güvenlik Kültürü & İSG Yasası

Güvenlik Kültürü & İSG Yasası Güvenlik Kültürü & İSG Yasası Dr. Rana GÜVEN, MSc., PhD. Genel Md. Yrd. 6 Şubat 2013, İstanbul İÇERİK Güvenlik Kültürü Kavramı Dünyada ve Türkiye de İş Sağlığı ve Güvenliğinin Mevcut Durumu İSG Yasası

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ

İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ 2014 İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ PARS DANIŞMANLIK 20.02.2014 5763 Sayılı Kanun ( İş Kanunu ve bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun) Kabul Tarihi:15.05.2008 İçerik 4857 sayılı İş kanunu dahil

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ

MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ MUSTAFA KEMAL ÜNĠVERSĠTESĠ BĠLGĠSAYAR BĠLĠMLERĠ UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Mustafa Kemal Üniversitesi

Detaylı

İSG PLANLAMA RİSK DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ

İSG PLANLAMA RİSK DEĞERLENDİRME PROSEDÜRÜ SAYFA NO 1/6 1. AMAÇ KAPSAM: Hastanede yeni bir bölüm açarken veya devam eden bölümlerin tehlikelerinin belirlenmesi, risklerin değerlendirilmesi, İSG programlarının oluşturulması ve gerekli kontrol ölçümlerinin

Detaylı

MESLEK HASTALIKLARI ve İŞ KAZALARI

MESLEK HASTALIKLARI ve İŞ KAZALARI 15 Ocak 2011 İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Hukuksal Yönü MMO Kocaeli Şubesi MESLEK HASTALIKLARI ve İŞ KAZALARI Doç. Dr. Nilay Etiler Kocaeli Üniversitesi Meslek hastalığı 5510 sayılı SS-GSS Kanunu

Detaylı

İŞ GÜVENLİĞİ VE İNSAN SAĞLIĞI LEVENT SONĞUR Kalite Yönetim Direktörü

İŞ GÜVENLİĞİ VE İNSAN SAĞLIĞI LEVENT SONĞUR Kalite Yönetim Direktörü İŞ GÜVENLİĞİ VE İNSAN SAĞLIĞI LEVENT SONĞUR Kalite Yönetim Direktörü HİÇ HATA YAPMAMIŞ BİR İNSAN, YENİ BİR ŞEY DE DENEMEMİŞTİR. Albert EINSTEIN BAŞLARKEN İş Sağlığının Tanımı Çalışma koşullarını ve üretim

Detaylı

HAS 5030 ĠĢ Sağlığı Uygulamaları Kimyasal ve Fiziksel Risk Etmenleri. Alp Ergör alp.ergor@deu.edu.tr

HAS 5030 ĠĢ Sağlığı Uygulamaları Kimyasal ve Fiziksel Risk Etmenleri. Alp Ergör alp.ergor@deu.edu.tr HAS 5030 ĠĢ Sağlığı Uygulamaları Kimyasal ve Fiziksel Risk Etmenleri Alp Ergör alp.ergor@deu.edu.tr Anımsayalım: ÇalıĢma yaģamında sağlığın bileģenleri nelerdir? ÇalıĢma YaĢamı ve Sağlık ĠliĢkisi ÇalıĢma

Detaylı

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ KANUNU

6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ KANUNU T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ KANUNU İsmail GERİM Genel Müdür Yardımcısı 07 Mayıs 2013, İZMİR İSG Verileri ve Maliyetleri

Detaylı

TİTREŞİM YÖNETMELİĞİ TASLAĞI. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

TİTREŞİM YÖNETMELİĞİ TASLAĞI. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: TİTREŞİM YÖNETMELİĞİ TASLAĞI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı, çalışanların mekanik titreşime maruz kalmaları

Detaylı

ADANA TİCARET ODASI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMET ALIMI TEKNİK ŞARTNAMESİ

ADANA TİCARET ODASI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMET ALIMI TEKNİK ŞARTNAMESİ ADANA TİCARET ODASI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMET ALIMI TEKNİK ŞARTNAMESİ Madde 1 Hizmetin Konusu Bu Teknik Şartnamenin konusu Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) hizmeti sunan firmalardan temin edilecek

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ. Dilek OLUT

BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ. Dilek OLUT BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ Dilek OLUT Tıp biliminin ilk ve temel prensiplerinden biri Önce Zarar Verme ilkesidir. Bu doğrultuda kurgulanan sağlık

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞVERENLERİN HUKUKİ SORUMLULUKLARI ULUSLARARASI KAYNAKLAR (SÖZLEŞME VS.) 1982 ANAYASASI TÜRK BORÇLAR

Detaylı

ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI

ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI 1. Sorunun öneminin saptanması Pnömokonyoz ülkemizde en sık görülen mesleki akciğer hastalıklarından biri olup, önlenebilir meslek hastalıklarının başında gelmektedir.

Detaylı