Perspektif FEBRUAR / ŞUBAT 2009 Yıl/Jg.: 15, Sayı/Nr.: 170

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Perspektif FEBRUAR / ŞUBAT 2009 Yıl/Jg.: 15, Sayı/Nr.: 170"

Transkript

1 Perspektif FEBRUAR / ŞUBAT 2009 Yıl/Jg.: 15, Sayı/Nr.: 170 İslam Toplumu Millî Görüş aylık yayın organı İş hayatı ve İbadet ÇOCUKLAR ÖLÜRKEN... WENN KINDER STERBEN... HAYATIN İŞ VE İBADET BOYUTU GOTTESDIENSTE IM ALLTAG

2

3 IGMG Perspektif IGMG AYLIK YAYIN ORGANI EDİ TÖR FEBRUAR / ŞUBAT 2009 Yıl/Jg.: 15, Sayı/Nr.: 170 AD RES ANSC HRIFT IGMG Perspektif Boschstr , D Kerpen Tel.: 02237/ Fax: 02237/ YA YINCI HERAUSGEBER Islamische Gemeinschaft Millî Görüş IGMG e.v. Amtsgericht Bonn, VR 6621 Vertreten durch den Vorstand: Osman Döring, Vorsitzender Oguz Ücüncü, Generalsekretär Ali Bozkurt, stellv. Vorsitzender GENEL YAYIN YÖNETMENİ CHEFREDAKTEUR Oğuz Üçün cü (V.i.S.d.P) DİZGİ-LAYOUT İlhan BİLGÜ BAS KI DRUCK Yavuzsöhne-Duisburg Yayınlanan makale ve fikir yazılarının sorumlulukları yazarlarına aittir. Die in der Zeitschrift veröffentlichten Meinungen binden die Autoren, nicht die IGMG. İLAN SER Vİ Sİ AN ZE IGEN SER VI CE Tel.: 02237/ Fax: 02237/ ABO NE SER VİSİ ABON NE MENT Islamische Gemeinschaft Millî Görüş Lastschriftabteilung Boschstr , D Ker pen Tel.: 02237/ Fax: 02237/ Yıllık abone ücreti: 59,-EURO Jahresabonnement: 59,-EURO IGMG Genel Merkez Üyelerine Ücretsizdir Für Vereinsmitglieder der IGMG kostenlos Der Bezugspreis ist im Mitgliedsbeitrag enthalten HE SAP NO BANK VERBINDUNG DENIZ BANK AG Kon tonr.: BLZ: Ortadoğu da barış Dünya nın finansal ve siyasal temsilcilerinin bir araya gelerek, gelecek için projeler ürettiği Davos zirvesi, bu sene Türkiye Başbakanı Erdoğan ın Gazze saldırıları dolayısıyla İsrail Cumhurbaşkanı Perez e sert cevaplar vermesi ile başka bir platforma ev sahipliği yapmak zorunda kaldı. İsrail, tüm katliamlarına rağmen eleştirilemez olma hakimiyetini sürdürme gayretinde iken, artık eleştiri seslerinin açık muhatabı haline geldi. Umarız bu tartışma, Ortadoğu barışının doğru temeller üzerine oturtulmasına yardımcı olur. Herşeyden önce sorunun temeli, yalnızca Hamas olarak gösterilerek yanlış yönlendiriliyor. Hamas daha 1980 lerde işgalci İsrail kuvvetlerine karşı Filistin halkının direnişi olarak ortaya çıktı. Son seçimlerde de büyük bir çoğunlukla iktidara geldi. Fakat, ABD ve İsrail'in yanındaki dünya güçleri, Filistin halkının bu iradesine ipotek koydu. Bu yüzdendir ki, İsrail in 60 yıldır işgal kuvveti olarak, işgal ettiği topraklardan çekilip Hamas ın da barış sürecine dahil edilmesi gerçekleşmediği müddetçe, barışa doğru bir adım atılamayacağı ortadadır. Bölgede ancak, İsrail in dikte ettiği bir barış yerine, Filistinlilerin de haklarını koruyan adil bir barış kesin çözüm olacaktır. Davos ta bir araya gelenler, Ortadoğu barışına bir katkı yapamamanın yanısıra, dünyanın içinde bulunduğu ekonomik ve malî krizin de sorumluları olmalarına rağmen, adil bir paylaşıma ve dayanışmaya dayalı yeni çözümler üretmekten de uzak kaldı. Davos ta bu gelişmeler olurken, rakip bir forum da Brezilya nın Belém kentinde yapıldı. Bu forum, her ne kadar elit iktidarlar nezdinde bir yer edinemedi idiyse de, özellikle bugünkü krizin gerçek mağdurlarından oluşuyordu. Fakat, forumun asıl suçu, globalleşme karşıtı olması, radikal, fundamentalist, extremist fikirleri ile bugünkü küresel ekonomik ve siyasal düzene muhalefet şerhi koymasıydı. Bu arada, önümüzdeki Hac ve Umre Organizelerimizin ön çalışmaları tamamlandı. Pek çok seçeneğin bulunduğu Umre Organizemizin ilk kafilesi 29 Mart ta hareket ediyor. Organizemizde yaz tatili ve Ramazan umresi seçenekleri de bulunuyor. Gelecek sayımızda buluşmak üzere, Allah a emanet olun. Oğuz ÜÇÜN CÜ ŞUBAT/FEBRUAR 2009

4 İÇİNDEKİLER YORUM Çocuklar ölürken GÜNDEM CSU, zanlıları, kökenlerine göre kayıt altına almak istiyor Gazze den dünyaya yansımalar Almanya nın Gazze tutumu TEŞKILAT Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız Leipzig te verilen başörtüsü kararı şaşırtıcı değil Entegrasyon yetersizliği, etnik veya kültürel arka planla ilgili değil..15 İSLAM VE HAYAT İbadet ve salihçe çalışma Peygamber hayatının bir parçası: Çalışmak Hayatın iş ve ibadet boyutu KÜLTÜR Bilginin transferi ve Avrupa üniversiteleri TOPLUM Çift dillilik Cami cemiyetlerinin entegrasyon çalışmaları DÜNYA Cezayir Kahire de kendini görmek ISLAM UND LEBEN Gottesdienste im Alltag VERBAND IGMG kritisiert Darstellung der jüngsten Integrationsstudie KOMMENTAR Wenn Kinder sterben IGMG PERSPEKTİF

5 yorum Çocuklar ölürken... Eğer Davos daki konferansa katılanlar dünya barışı konusunda ciddî iseler, o zaman, Ortadoğu sorununda, sebeb ve etkileri birbirine karıştırmaktan uzak durmaları gerekir. Oğuz ÜÇÜNCÜ ölümünden sonra duygusal davranılması şaşırtıcı değil miş. Bu sözlerle Çocukların Dünya Ekonomik Forumu nun organizatörü Klaus Schwab Başbakan Erdoğan ın tepkisinin vehametini hafifletmeye çalışmışdı. Peki, olay bu kadar basit miydi? Çocuklar ile ilgili bir mesele olduğunda, Türkiye Başbakanı çok duyarlıydı ki, bu yüzden İsviçre Alplerindeki konferanz mekanını öfke dolu bir şekilde tüm delegasyonu ile birlikte gecenin yarısında terkediyordu. Organizatörlerin bu zavallıca açıklama teşebbüsünün bizzat kendisi bile, İsrail in Gazze deki saldırganlığı üzerine yapılan tartışmayı ürkütücü bir şekilde ortaya koyuyor. Kelimenin tam anlamıyla Başbakan ın sabrını taşıran ne İsrail in işgal politikası, ne sivil hedeflerin bombalanması, ne de, yasak silahların kullanılması veya sonu gelmeyen uluslararası hukukun ihlali, ya da kapatılan sınır kapıları, yetişkinlerin öldürülmesi veya yaralanması değil. Erdoğan ın sabrını taşıran şey, savaşın talî kayıpları olarak algılanan öldürülen ve yaralanan çocuklardı. Aslında, Davos taki asıl skandal, olayların bu şekilde ters yüz edilme şeklidir. Şükür ki, tüm gelişmeler fiilen tüm dünyanın gözü önünüde canlı olarak gelişiyordu. Böylece bizler de belki de tarihin önemli bir bölümüne şahitlik edenlerden olduk. Çünkü, 12 dakikalık konuşması ile Tayyip Erdoğan, bu zamana kadar eşi görülmemiş bir açıklıkla, bir Türk Başbakanı olarak ilk kez dünya politikasının kulis arkalarındaki gelişimelerine bir bakış açısı getirerek, böylece Gazze deki trajik çatışmayı ortaya koydu. Erdoğan, hiç çekinmeden isim vererek, fiilen 42 yıldan beri açık hava hapishanesinde yaşayan bir halkın sırtından, özellikle İsrail deki sorumlu politikacılarla birlike Batı Şeria da, Mısır da ve Suudi Arabistan da acımasız bir iktidar ve çıkar politikası yürütenleri açığa çıkardı. Erdoğan böylece, doğrudan İsrail Cumhurbaşkanına yönelik olarak verdiği cevapla, kendisine hiç de bir diplomatik sınırlama getirmeden, Davos taki bu tiyatrodan memnuniyetsizliğini, yanlış anlaşılmaya yer vermeyecek şekilde açıkca ortaya koydu. Davos taki panelde, BM Genel Sekreteri ile Arab Birliği Genel Sekreteri ve Türkiye Başbakanı Erdoğan moderatör tarafınden sınırlanır ve engellenirken, bakıyorsunuz ki, son konuşmacı olarak Şimon Perez, hiç sözü kesilmeden, yalan, polemik, ve dramaturjik bir ifadeyle müzakerecilere karşı bolca suçlamalarda bulunuyor. Üstelik, bu konuşma dünyanın önder elitlerinin alkışlarıyla karşılanıyor. Bu durum karşısında Tayyip Erdoğan, Ban Ki Moon ile Amr Musa nın aksine sessiz kalmıyor. Hatta Erdoğan, alkışların şahiplerine de şu sözlerle seslenerek bu hoşnutsuzluğunu açıkça ortaya koyuyor: Kim bu açık haksızlığı alkışlıyorsa, onlar da insanlığa karşı suç işliyor demektir. Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu nun Kişiselleşmiş vicdanı, ve ezilmişlerin sesi olarak sahneden ayrılıyor. Tartışmanın diğer katılımcılarının da aynı şekilde sahneyi tereketmeleri gerekirdi. Dünya kamuoyu bundan sonra, uluslararası hukuku ayaklar altına alıp, sivilleri öldüren ve sivil altyapıyı acımasızca tahrip ederek savaş suçu işleyen İsrail önderliği tarafından hafife alınmayı kabullenmemeli. Eğer Davos daki konferansa katılanlar dünya barışı konusunda ciddî iseler, o zaman, Ortadoğu sorununda, sebeb ve etkileri birbirine karıştırmaktan uzak durmaları gerekir. Daha da ötesi, İsrail in sayısız BM Güvenlik Konseyi kararlarına uymasını temin etmek ve Filistin in işgalinin hemen sona erdirilmesi için gayret göstermeliler. ŞUBAT/FEBRUAR

6 gündem CSU, zanlıları, kökenlerine göre kayıt altına almak istiyor Geleceğe yönelik perspektifi olmayan insanların, kalıcı oturumu olan ve okula giden kişiler ile karşılaştırıldıklarında, daha fazla suça yatkın oldukları görülmektedir. Bu bilgiler yeni olmamakla beraber, birçok bilimsel araştırmanın da konusu olmuş ve ispatlanmıştır. Ekrem ŞENOL Federal Kriminal Dairesi, her yıl suçluların listesini veren istatistikleri yayınlarken, bu listelerde suç gruplarına göre, örneğin, hırsızlık, öldürme, kundaklama gibi bir ayrıma gidiliyor. Sonunda da zanlılar, Alman vatandaşı olanlar ve olmayanlar olarak ayrılıyorlar. CSU dan gelen son açıklamalara göre, vatandaşlığa bakılarak ayırım yapmak yetersiz. Zanlının hangi kökenden olduğunun da istatistiklere alınması gerekiyor. CSU Eyalet Grup Başkanı Peter Ramsauer, Handelsblatt a yaptığı açıklamada, Suç ile mücadele için kökenin de belirtilmesi gerekir şeklinde konuştu. Ramsauer ayrıca Süddeutsche Zeitung adlı gazeteye verdiği başka bir beyanatta ise; Sürekli olarak, yabancıların suç oranının düştüğü iddia ediliyor. Hâlbuki, bunun nedeni, yabancıların, Alman vatandaşlığına kabul edilme yoluyla, resmî olarak Alman olmalarıdır. Böylece, istatistiklerde yabancıların suç oranı düşmüş oluyor şeklinde ifadelerde bulunuyor. Ramsauer in yaklaşımı yeni değil. Zira, Ramsauer in, bu talepleri geçmişte de dile getirdiği biliniyor. Suçluların, kökenlerine göre kayda alınmalarının, önleme ve aydınlatma çalışmaları için önemli olduğu, bugün belli suçların köken itibariyle, belirli gruplar tarafından işlendiği söyleniyor. Buna karşın, etkili tedbir ve çalışmalar yapılabilmesi için, somut bilgiler ve istatistiklerin önemli olduğu belirtiliyor. Ancak açıkça anlaşılıyor ki, CSU, zanlıların kökenlerine göre kayıt altına alınması talebi ile yabancıların ne kadar tehlikeli ve suça meyilli olduğunu göstermek istiyor. Burada, daha önemli olan nokta ise, bize göre suçu engellemek için yeni bilgiler verebilecek şekilde istatistiklerin derinleştirilmesi zaruretidir. Ancak bunun için, zanlının, sadece kökeninin kayıt altına alınması yeterli değildir. Ayrıca, Almanya da ikamet süresi, seyahat amacı, ekonomik uyumu, okul eğitimi, oturum durumu gibi yan şartların da kayıt altına alınması gerekir. Almanya ya sadece seyahat amacıyla gelmiş veya iltica başvurusu yapmış ve Almanya da çalışma imkânı olmayan, perspektifi olmayan, ertesi gün için bile Almanya da kalma teminatı olmayan kişilerin de işledikleri suçlar, Almanya da sürekli yaşayan yabancıların hesabına yazılmaktadır. Geleceğe yönelik perspektifi olmayan insanların, kalıcı oturumu olan ve okula giden kişiler ile karşılaştırıldıklarında, daha fazla suça yatkın oldukları görülmektedir. Bu bilgiler yeni olmamakla beraber, birçok bilimsel araştırmanın da konusu olmuş ve ispatlanmıştır. Belirtilen ayrıntıların, kriminal istatistiklerde yer almamasının burada sürekli yaşayan yabancıların aleyhine işleyen bir süreç olduğu bilinmektedir. Örneğin, Kriminolog Christiand Pfeiffer, uzmanların, suçlunun veya zanlının sosyal profilinin de krimi- 6 IGMG PERSPEKTİF

7 gündem CSU Eyalet Grup Başkanı Peter Ramsauer nal istatistiklerde yer alması halinde, istatistiklerin bir anlam ifade ettiğine dikkat çektiklerini belirtiyor. Detaylı bir kriminal istatistiğin değerlendirme sonucuna değinen Christian Pfeiffer, bir bölgede oturan yabancı işçi göçmenlerdeki suç oranının, aynı düzeydeki Alman sosyal grubuna oranla daha düşük olduğunu da ifade ediyor. Bu anlamıyla, Almanya da sürekli yaşayan yabancılar, aynı konumdaki Almanlara göre kanuna daha saygılılar. Kayıt altına almalarda iyileştirilmesi gereken diğer bir nokta ise, polisteki kriminal istatistiklerde, suçluların değil, her zaman zanlıların kayıt altına alınması hususudur. Alman toplumunda, yabancıları ihbar etme eğilimi, Almanlarla karşılaştırıldığında daha fazla olduğundan bu da aynı şekilde ispatlanmıştır bu durum, yabancıların zanlı kaydını artırmaktadır. Yabancı veya Alman zanlılardan kaçının mahkûm olduğu konusunda ise bir istatistik tutulmadığından dolayı, bu durum, istatistiklerin yabancı ve göçmenlerin zararına sonuçlar vermesine neden olmaktadır. Ancak, kökenden daha fazla bilginin kayıt altına alınması, CSU nun hoşuna gitmeyecektir. Bu durum, siyasîlerin açıklamakta zorlanacakları bir hâl olacaktır. Öte yandan, bu durumda, özellikle kalıcı oturumu olan, belki de vatandaş olmuş veya yıllardır Almanya da yaşayan yabancılar ve göçmenler rahatlayacak, her Alman ın aynı olmaması gibi, her yabancının da aynı olmadığı böylece anlaşılmış olacaktır. Bu önemli bir husustur. Bununla beraber, detaylı bilgilerin olması halinde Ramsauer de oy kapmak için seçimlerde bu şekilde konuşma imkânına da sahip olamayacaktır. Ramsauer in açıklamalarına, vurgulara dikkat kesilerek bir daha yakından bakalım: Sürekli olarak, yabancıların suç oranının düştüğü iddia ediliyor. Hâlbuki, bunun nedeni, yabancıların, Alman vatandaşlığının kabul edilme yoluyla, resmî olarak Alman olmalarıdır. Böylece, istatistiklerde yabancıların suç oranı düşmüş oluyor. Ramsauer, gördüğümüz kadarıyla vatandaşlığın takdir edilmesi ile, hak olarak elde edilmesi arasındaki farkı bilmiyor. Almanya da, yabancıların vatandaşlığa kabul edilme işleminin çoğu, kişinin buna hak kazanması sonucunda gerçekleşmektedir. Yabancılar, bu hakkı elde etmek için, detaylarına şimdi girmeyeceğimiz bir kısım şartları yerine getirmek durumundalar. Ancak, Ramsauer in açıklamaları bağlamında, şartlardan bir tanesini öne çıkaralım: Vatandaşlık Kanunu nun 10. maddesinin 1. fıkrasının 5. bendi, yabancının Bir suç nedeniyle hüküm giymemiş olması nı şart koşmaktadır. Söz konusu şartlar yerine geldiğinde, ilgil daire, kişiyi vatandaşlığa kabul etmekle yükümlüdür. Takdir edilerek verilen vatandaşlıkta ise, tüm şartları yerine getirmese de kişi millî formayı giymesi halinde hiçbir şartta istenmeyebilir - takdir yetkisi kullanılarak Alman vatandaşlığına alınabiliyor. Ramsauer, bir yılda takdir edilerek elde edilen vatandaşlık oranının kaç olduğu ve özellikle kime uygulandığını öğrenirse iyi eder. Bir Alman takımının millî formasını giyme niyetinde olamayanların şanslarının az olduğunu söyleyebiliriz. Son tahlilde Ramsauer in vatandaşlığa sonradan alınanları formel Alman ifadeleriyle tanımlaması bile, zaten benzeri olmayan bir gaf. Ek olarak, zanlıların kökenlerinin kayıt altına alınmasını talep eden Ramsauer ve CSU nun, arka planda nasıl bir zihniyete sahip oldukları, aktardığımız sözlerde açık bir şekilde gözüküyor; yoruma ihtiyaç bırakmıyor. Sonuç olarak şunu söylemeliyiz, bilgilerin detaylı bir şekilde kayıt altına alınması yanlış değildir. Tam tersine, mümkün olduğunca geniş bir çapta yapılması gereklidir. ŞUBAT/FEBRUAR

8 gündem Gazze den dünyaya yansımalar Küresel açıdan Gazze savaşının ortaya çıkardığı temel öğe, büyük güçlerin ve de uluslararası örgütlerin, mesele İsrail olunca, olaya tamamıyla duygusal yaklaştıkları ve bunun bir yansıması olarak da, uluslararası sistemdeki mekanizmaların tıkanmasıdır. Mehmet Soğuk savaş sonrasında yaşanan iki savaş kadar Müslümanlar ve uluslararası düzen arasındaki ilişkiyi net bir şekilde özetleyen hiç birsey yoktur: 1990 ların başında yaşanan Bosna savaşı ve 22 gün sonunda nihayet sona eren 2009 Gazze savaşı. Bu iki savaşın Müslümanlar üzerinde bıraktığı etki anlaşılmadan oluşum surecinde olan yeni uluslararası sistem anlaşılamayacağı gibi, yine bu iki savaşın İslam dünyasında bıraktığı psikolojik ve sosyal yıkımı tamir etmeden Müslümanların dâhil olduğu bir uluslararası sistemi kurmak da neredeyse imkânsızdır. İslam dünyasının büyük güçlere, uluslararası örgütlere ve en önemlisi kendi liderlerine isyan ettiği ve onların meşruiyetini yeniden sorguladığı son Gazze savası hem uluslararası sistem açısından hem de İslam dünyasının kendi iç dinamiklerinde yol açacağı muhtemel yıkım ve arayışlar çerçevesinde özel bir önem arz etmektedir. Bu yazıda temel olarak Gazze savaşının küresel güçler, İslam dünyası ve Ortadoğu bölgesi açısından genel bir değerlendirmesi yapılacaktır. Küresel açıdan Gazze savaşının ortaya çıkardığı temel öğe, büyük güçlerin ve de uluslararası örgütlerin, mesele İsrail olunca, olaya tamamıyla duygusal yaklaştıkları ve bunun bir yansıması olarak da, uluslararası sistemdeki mekanizmaların tıkanmasıdır. Son donemin şahin gücü Rusya sadece yaşanan bu insanlık dramını sessizce izlemeyi tercih ederken geleceğin supergücü olarak görülen Çin cılız bir açıklama ile olaya yaklaşmıştır. Avrupa Birliği donem başkanı Çek Cumhuriyetinin durumu İsrailin kendini savunması olarak gören açıklaması sadece Çek Cumhuriyetinin acemiliği ya da iş bilmezliğiyle izah edilemez. Bu aslında Avrupa Birliğinin Yahudilere karşı hala bir suçluluk psikolojisi ile hareket ettiğinin en kritik donemde bile barizce açığa çıkmasından başka birşey değildir. Küresel güç Amerika ve Asya nın devlerinden olan Hindistan olayı teröre karşı savaş olarak görürken, Japonya ise klasik dünya olaylarına yönelik ilgisizliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Gazze savaşı bir nevi dünyadaki tüm güç odaklarının yakın bir çıkarlarının olmadığı bir durumda nasıl davranacaklarını gösteren bir turnusol kağıdı görevini görmüştür. Uluslararası sistem acısından bu savaşın en temel çıktısı İslam dünyasının özellikle Bosna savaşından sonra zaten güvenini her gecen gün kaybettiği küresel sistem ve kurumlara olan güvenin en dibe vurmuş olmasıdır. Ki bu durum küresel bir düzen kurmayı hem zorlaştıracak hem de daha uzun bir süre belirsizliklerle boğuşacağımızın göstergesi olarak görülmelidir. Gazze savaşı İslam dünyasının herhangi bir hayati konuda bile kendi kendine hareket edebilme yetisini yitirdiğinin bir göstergesi olarak tarihe geçecektir. Venezuela devlet başkanı Chavez in bile İsrail ile diplomatik ilişkileri kestiği bir dönemde, İslam dünyasından sadece cılız tepkiler ve hatta İsrail e gizli destek imalarının basına yansıması, İslam dünyasında uzun süredir var olan sokak ve saray arasındaki meşruiyet gerilimini hat safhaya çıkarmıştır. Sokaklarda binlerce insanın kınadığı İsrail e devlet kanadından hemen hiç bir tepkinin gelmemesi onların sadece güçsüzlüğüyle izah edilemez. Her ne kadar fikri olarak ne yapılması gerektiği konusunda kafalar karışık olsa da verilen tepkilerin bile Amerika ile ilişkileri gözeterek ortaya konması İslam dünyasının psikolojik zayıflığı yanında kendi hayati çıkarlarını bile korumadan aciz kaldığının göstergesidir. Sadece Türkiye nin yoğun çaba gösterdiği fakat sonuç alamadığı bu donemde Arap dünyasında yapılan gösterilerde Erdoğan a selam sloganlarının atılması aslında liderlik kriz anında test edilir deyişinin Arap sokaklarında bulduğu yankının yansılamalarından başka birsey değildir. 57 üyesi bulunan İslam Konferansı Örgütü kınama açıklamalarının yanında birsey yapamadığı gibi, Arap Ligi kendi arasında görüş birliğine dahi varamamış ve Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün gibi devletler Arap Ligi zir- 8 IGMG PERSPEKTİF

9 gündem vesine katılmayı bile red olan soğuk savaş ın yansımalarıydı. Gazze savaşı etmiştir. Körfez İşbirliği Örgütü etkili bir açıklama sonrasında ise yine bu soğuk savaş kendisini acık ve yapmadığı gibi Katar dışındaki körfez devletleri de net bir şekilde göstermiştir. Önceki dönemlerde çe- bu donemde daha çok sessiz kalmayı tercih etmişlerdir. Temel olarak Gazze lenilen bu ayrışma son döşitli siyasî söylemlerle giz- savaşının ortaya çıkardığı nemde keskinleşmiş ve derinleşmiştir. Suudi Arabis- nokta İslam dünyasının düşünülenden de zayıf olduğu tan ve Mısır ın Katar ın ve kendi öz çıkarlarını bile başkenti Doha da yapılan savunmaktan aciz olduğudur. Ortaya çıkan başka bir katılmamaları kendilerinin Arap Birliği toplantısına nokta ise halk ile idareciler Cami, hastane, okul... Hepsi, İsrail ın hedefiydi öncülük ettiği kurumlara arasındaki uçurumun artık bile artık sahip çıkmadıklarının bir göstergesi ol- dayanılmaz bir safhaya geldiği ve bu durumun sosyal patlamalara yol açabileceğidir. masının yanında artık ayrışmayı gizleyecek bir durumun Bu açıdan İslam dünyasındaki haklar nezdinde nasıl ki olmadığının gostegesi olmuştur. Artık Arap dünyasındaki ayrışma bir nevi İsrail yanlıları ve karşıtları seklinde Bosna olayı hala hafızalardan silinmemiş ise Gazze olayı da benzer bir etkiyle insanların olaylara bakışını şekillendirmeye devam edecek ve birçok sosyal çıktılara yol açanumda bulunan Mısır ın, Refah taki sınır kapısını açma- kendini göstermiştir. Özellikle savaş boyunca kilit bir kocaktır. Tüm bunların yanında Gazze savaşı Müslümanların dikkatini dış düşmanlara değil artık içerdekilere yö- yol açmış ve gündem bir anda İsrail den Mısır a dönmüştür. ması, İslam dünyasında infial denilebilecek bir tepkiye neltmiştir. Özellikle 11 Eylül olaylarından sonra ortaya çıkan ve daha çok Amerikan karşıtlığı olarak kendisini ifa- Mısır ın yan yana gösterilerek protesto edilmesi ve bir Hemen hemen her yerde yapılan protestolarda İsrail ile de eden öfke bu savaştan sonra artık içeriye ve de İslam dünyasındaki liderlere yönelecektir. Bu süreç yeni bir iç muginç bir not olarak tarihe geçecektir. nevi Mısır ın da baş suçlu olduğunun vurgulanması ilhasebenin yollarını açacak ve yaklaşık sekiz yıldır Müslümanların dışarıya bakarak bir nevi nadasa bıraktıkları iç meyi keskinleştirmiş ve bölgede yeni gelişmelere de ka- Ortadoğu acısında bu savaş Araplar arasındaki bölün- sorunlarıyla yeniden yüzleşmelerinin yolunu açacaktır. pı aralamıştır. Özellikle Mısır da bir grup üst düzey subayın Hangi açıdan bakılırsa bakılsın Gazze savaşının yaşandığı dönemde Müslümanlar halklar Bosna savasındaki döneme de darbe yapacakları seklinde tehdit etmesi yanında yine Mübarek i eğer İsrail ile işbirliğine devam etmesi halin- nazaran çok daha güçlü ve etkilidirler. İslam dünyasında var bir grup askerin refah sınır kapısından içeri giren Filistinlileri engelleme görevini red etmeleri sosyal düzeyde ya- olan yardım kuruluşlarından derneklere, araştırma merkezlerinden yeni yetişen iş adamlarına kadar İslam dünyasındaki sivil öğeler belirli bir birikime zaten sahip olup, rülmelidir. Yine aynı şekilde hemen hemen hiç bir şekilşanan infialin bürokrasi düzeyine de yansıması olarak gö- Gazze savaşı bu birikimin yeniden nasıl ve ne şekilde degerlendirilebilecegiyle alakalı yeni tartışmaları ve stratejileri izin verilmemesi Hüsnü Mübarek ve diğerlerinin küçük bir de Mısırda İsrail e karsı protesto gösterisi yapılmasına gündeme getirecektir. protesto eyleminin rejimin yıkılmasıyla sonuçlanacağından korkmasından kaynaklanmaktadır. Her ne kadar 22 Gazze savaşının kısa ve yakın vadede en büyük etkisi Ortadoğu bölgesinde hissedilecektir. Bunun bir sebebi gün suren savaş şimdilik sona ermiş olsa da Ortadoğu bölgesi açısından iki temel sonuca yol açacaktır. Mısır ın iç savaşın bu bölgede olması ise diğer ve daha etkili sebebi savaşın ortaya çıkardığı gerçekler açısından bölgenin kaderini değiştirme gücüne sahip olmasıdır. Herşeyden önyasetini karıştırması kuvvetle muhtemel olan bir durum or- dinamiklerini harekete geçirmesi dolayısıyla Mısır iç sice Arap devletlerinin zayıflığını ortaya koymasının yanısıra aslında yıllardır var olan fakat bir türlü kendini ifade selesinde yaşanan açmazı da sona erdirmek için ümietletaya çıkarmasının yanısıra 2006 yılından beri Filistin me- etmeyen Arap dünyasındaki derin bölünmeyi de ortaya ri yeniden yeşertmiştir. Özellikle son bir kaç yıldır Gazze nin zaten açık bir hapishane olduğu dikkate alındığın- çıkarmıştır. Bu bölünme çeşitli zamanlarda kendini çeşitli şekilerde ifade etmiştir. Örneğin 1960 larda Nasser liderliğindeki Pan-Arabizme karsı İslamcılığı gündemde ümitlerle beraber riskleri de beraberinde getirecektir. Süda taşların yerinden savaşla bile olsa oynatılması yeni tutmaya çalışan Suudi Arabistan in izlediği siyaset ya da recin risklerinin miminize edilerek ufukların yeşertilmesi süreci yönlendirecek aktörlerin zamanla alacağı pozis larda bu defa Mısır ve Suudi Arabistan in İran a karşı izlediği yıkıcı siyaset yıllardır Arap dünyasında var yonla alakalı olup zaman gösterecektir. ŞUBAT/FEBRUAR

10 gündem Almanya nın Gazze tutumu İsrail in Gazze saldırılarıyla birlikte ideal-reel politika ayrımı da yeniden gündeme geldi. Savaş süresince ortaya konan farklı devlet politikalarına hep birlikte şahit olduk Ünal KOYUNCU Siyaset uzmanlarının gelişmeleri değerlendirmede kullandıkları iki anahtar kavram söz konusudur: İdeal siyaset ve reel politika. İdeal siyaset yaklaşımına göre yönetim, ahlak ve adalet kavramlarıyla ifade edilen değerler ekseninde şekillenirken, reel politika söylemi, idare mekanizmasının güç ve devlet aklı gibi olgular doğrultusunda pratiğe geçirilmesini ön plana çıkarır. İdeal politikada adalet gereği doğru ve uygulanabilir olmayan bir şey, gücü hesaba katan reel politikada uygulamaya konulması reel hesaplardan dolayı kaçınılmazdır. Hem reel politika hemde ideal siyaset, siyaset dünyasına egemen olan tarafların dünya görüşleri çerçevesinde uygulanma fırsatı bulur. Bu durum iç politikada olduğu gibi devletlerin boy ölçüştüğü sahne olan uluslararası siyasette de geçerlidir. İsrail in Gazze saldırılarıyla birlikte ideal-reel politika ayrımı da yeniden gündeme geldi. Savaş süresince ortaya konan farklı devlet politikalarına hep birlikte şahit olduk. Gazze nin vurulmasıyla birlikte başlayan diplomatik açıklamalar, savaşın başlamasında suçlunun aranması ve devletlerin iç ve dış dinamikleri göz önünde bulundurarak tutumlarını ortaya koymaları diplomasinin, bir savaş karşısında nasıl işlediğini gösteriyordu. Savaş tüm şiddetiyle insan canına kıyarken, ağır işleyen bir devlet bürokrasisine benzeyen diplomasi, canların kurtarılmasında geç kalıyordu. Devlet aklının reelpolitik tutumu Dünya gündemiyle birlikte bireysel gündemimizide etkileyen İsrail in Gazze saldırısının Almanya kamuoyunda ele alınış biçimlerini, ideal-reel siyaset yaklaşım tarzlarını göz önünde bulundurarak değerlendirdiğimizde, reelpolitik yaklaşımın ağır bastığını görmekteyiz. Gerek Başbakan Angela Merkel in savaşın başlangıcında İsrail Başbakanı Ehud Olmert ile yaptığı telefon görüşmesinde ve gereksede Dış İşleri Bakanı Frank Walter-Steinmeier in Orta Doğu diplomasi turunda, savaşın durdurulması için öne çıkan çözüm önerisi: İsrail in güvenliği ve Gazze Şeridi ne yapılan silah kaçakçılığının durdurulmasıdır. Bu ifadenin açılımı, İsrail e yönelik HAMAS saldırılarının durdurulması anlamına gelmektedir. Gazze saldırılarını eşit askerî şartlara sahip iki ülke arasında yapılan bir savaşmış gibi algılayan bakış açısının yansıması olan bu ifadeler, Almanya nın bu saldırılardaki tutumunu ortaya koymaktadır. Bu tutum, Başbakan Merkel in saldırıların başlangıcında ifade ettiği gibi savaşın çıkmasına sebep olan taraf HAMAS tır. HAMAS İsrail e yönelik roket saldırısını durdurmuş olsaydı böyle bir savaş çıkmamış ve İsrail in kendisini savunma hakkını kullanmasına gerek kalmamış olacaktı gibi sığ bir anlayışın ürünüdür. Bu tutumun savunulması, Almanya nın Gazze saldırıları sonrası ürettiği politikalara ilişkin değerlendirmelerde ana söylemdir. Ülkenin dış politika aydınlarının ortak kanaati bu doğrultudadır. Bu tespitin geçerliliğini anlamak için, ana söylemi paylaşan eski Dış İşleri Bakanı Joschka Fischer in açıklamalarına göz atmak mümkündür. Fischer in açıklamaları, Alman devlet politikasını izah eden yönü ile ilginçtir. Eski Dış İşleri Bakanı, Die Zeit gazetesinde yayınlanan söyleşisinde kendisine yöneltilen eleştirel sorulara reelpolitik düzleminde cevap vermektedir. Fischer, Almanya nın Gazze de yaşanan insanlık dramını göz ardı ederek erken bir şekilde İsrail den yana tavır koymasının sorun teşkil edip etmediğine yönelik soruya, devlet aklını (Staatsräson) ön 10 IGMG PERSPEKTİF

11 plana çıkaran cevaplarla yanıt vermektedir. Fischer e göre, Bayan Merkel Gazze deki insani trajedi nedeniyle bunun sebebinin unutulmaması gerektiğine dikkat çekti. HA- MAS, ateşkes antlaşmasının son bulduğu gerekçesiyle Güney İsrail e yönelik roket saldırılarını tekrar başlattı. Bu olguyla ilgili uluslararası uzlaşma söz konusudur. Arap ülkelerinde bile olağanüstü bir durum olarak HAMAS ın yarı suçluğu ifade edilmektedir. Öte taraftan, sivil halkın korunması Fischer için de tabiki, önemli bir husustur. Ancak, Güney İsrail roketlerle saldırıya uğradığı aylarda nedense insani felaket soruları hiç gündeme gelmemiştir. Söyleşide Almanya nın devlet olarak yürüttüğü İsrail politikasına da değinen Fischer için Almanya, İsrail ile partiler üstü bir dayanışma içerisindedir. Bu durum Almanya nın kuruluşundan bu yana devam eden devlet aklının bir parçasıdır. Aynı şekilde, Almanya nın dış politikasının şekillenmesine katkı amacıyla bilgi üreten Bilim ve Siyaset Vakfı Direktörü ve Orta Doğu Uzmanı Volker Perthes de bulunmuş olduğu konumun doğası gereği ana söylem çizgisinde yer alan değerlendirmelerde bulunmuştur. Perthes, Süddeutsche Zeitung gazetesinde yayınlanan söyleşisinde savaşın çıkış sebebi olarak HAMAS ı zikretmekte ve bu savaşın orta vadede HAMAS ı zayıflatacağı tahmininde bulunmaktadır. Perthes e göre halk HAMAS ı İsrail ile savaşmak için seçmemiştir. HAMAS ı el-fetih e kıyasla daha az şaibeli bulduklari için seçmiştir. Halkın beklentisi Gazze Şeridi nde savaş yönünde değildi. Dolayısıyla savaş orta vadede HAMAS ın zayıflamasına neden olacaktır. Fakat kısa vadede halk Gazze Şeridi ni yönetenlerin arkasında duracaktır, ki bunlar HAMAS tır. Kamuoyu vicdanının protestosu Devlet tutumunu yansıtan bu değerlendirmelerde HA- MAS ın suçluluğuna dair sesli bir fikir birliği söz konusuyken, İsrail in orantısız güç kullanımına dair eleştiri cılız kalmakta daha doğrusu hiç yer almamaktadır. Ancak Almanya nın bir bütün olarak bu çizgide yer aldığını düşünmek haksızlık olur. Zira savaşın masum insanı yok eden tarafına dikkat çeken ve bu savaşta İsrail i eleştiren kanaatlerde söz konusudur. Kamuoyu araştırma şirketi gündem Forsa nın yaptığı araştırmada ortaya çıkan sonuç, halkın devlet tutumundan farklı düşündüğünü ortaya koymaktadır. Zira araştırmaya katılan kişilerin yarısına yakını İsrail in saldırgan bir ülke olduğu kanaatindedir. Tabii bu kanaatin oluşumunda savaşın diplomatik boyutundan ziyade insanlık boyutuyla ilgili ayrıntıların basında yer alması önemli bir etkendir. Haftalık haber dergisi Der Spiegel, Gazze deki okulda mültecilere yardım eden Birleşmiş Milletler yardım kuruluşunun İsrail tarafından bombalanmasının ayrıntılarına yer verirken, İsrail saldırganlığını ispatlar mahiyetteydi. Kadınlar, çocuklar ve yaşlı erkeklerden oluşan 30 aile üyesi mavi-beyaz bayraklı BM bayrağının dalgalandığı okula varmak için bir saat yürümüşlerdi. 22 yaşındaki Muhammed Burada güvenlikteyiz, dedi. Dakikalar sonra okul bombalandı. Haberin devamında BM yöneticisi John Ging in gözlemlerine de yer verilmekte, saldırının ardından yaralıları ziyaret eden Ging saldırıların şiddeti ve yaralıların çaresizliği konusunda hayrette olduğunu ifade etmektedir. Haberin devamı savaş durumu ile ilgili devlet aklının görmek istemediği boyutlara yer veriyordu: Bu zaman zarfında doktorlar yaralıları, yeterince besleyemediklerinden öldüler. İnsanlar uzun kuyruklarda ekmek bekliyorlardı. Nüfu- Federal Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier sun üçte birinde su yoktu, elektrikse hiç kimsede. Hastaneler jeneratörle çalışmaktaydı. Jeneratörlerin bozulması durumunda tamir etme imkanı yoktu, çünkü İsrail iki yıldan beri yedek parça girşine müsade etmiyordu. Savaşın basına yansıyan insanı yok eden yüzü, kamuoyu vicdanının insanın hayatına önem atfeden tarafını besledi. Almanya nın bir çok şehrinde ülkede yaşayan Müslümanlar tarafından yapılan protesto gösterileri bu vicdanın sokaklara yansımasıydı. Son bilgilere göre savaşta 1200 den fazla kişi hayatını yitirmiş, 5000 den fazla insan yaralanmış, okul, hastane ve Birleşmiş Milletler binaları vurulmuştu. Halk, bu savaş bilançosunun ortaya çıkmaması için ideal siyasetten yana tavır koymuş ve savaşın durdurulması için sessizliğini protestolarla bozmuştu. ŞUBAT/FEBRUAR

12 teşkilat Gazzeli kardeşlerimizin yanındayız Savaş sonrası, ebeveynlerini savaşta kaybeden yetimlerden en az 2000 yetimin bakımını üstlenmeyi planlayan IGMG ve IHH Avrupa, bölgede şimdiye kadar 200 ü el-halil de 300 ü Gazze de olmak üzere 500 yetime kefil oldu. IGMG-IHH yardım kamyonları İsrail saldırılarının başladığı günden beri Gazzeli Müslüman kardeşlerimizin yardımına koştuk. Adem Bark ve Tayyip Sayan dan oluşan IGMG ve IHH heyeti Euro değerinde tıbbî yardımın ve Euro değerinde de gıda, battaniye türü yardımların tırlarla Gazze ye girmesini sağladı. Tam teşekküllü bir ameliyat odası malzemeleri ve ilaç satın alınarak Gazze ye ulaştırıldı. Ayrıca tam teşekküllü 2 Ambulans da Gazze ye ulaştırılacak. Gazze ye gönderilen ilk yardım ekibinde Adem Bark başkanlığında, Dr. Zeliha Vural ve Dr. Reem Abu Namuus bulunuyordu. Ekipteki doktorların hastahane ve ihtiyaçlar hususunda hazırladıkları raporlar doğrultusunda, gerekli olan ilaçlar ve tıbbî malzeme tedarik edilerek Gazze deki hastahanelere ve Gazze deki partner organizasyona gönderildi. IGMG ve IHH olarak, gıda malzemeleri için Euro, kışlık battaniye ve diğer yatak malzemeleri ile kışlık çocuk giyeceği için Euro, başta fosfor yanıkları için hazırlanan özel ilaçlar ile diğer tıbbî malzemeler için Euroluk yardımlarla, acil ihtiyaçlar için de nakdî yardım yapıldı. Böylece toplam Euroluk yardım gönderildi. IGMG Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Hizmetler Başkanı Ali Bozkurt ve Berlin Bölge Başkanı Siyami Öztürk ten oluşan ikinci bir heyet de Refah Sınır Kapısı nda idi. Gazze sınırında incelemelerde bulunan ve ihtiyaçları yerinde tespit eden heyetten Ali Bozkurt ve Siyami Öztürk Almanya ya geri döndü. Gazze den geri dönen Ali Bozkurt izlenimlerini ve yaptıkları çalışmaları şöyle aktardı: 8 Ocak 2008, Perşembe günü Arab Tabibler Birliği ni (Arab Medical Union) ziyaret ettik. Birliğin Genel Sekreteri İbrahim Zağferani ile görüştük ve kendilerinden çalışmalar hakkında bilgi aldık. Arap Tabibler Birliği bilhassa Filistin konusunda önemli faaliyetlere imza atan bir kuruluş. Şimdiye kadar yaptığımız yardımlarımızı bu kuruluş aracılığıyla Gazze ye ulaştırdık... İki ambulans alındı ve bu kurum tarafından techizat ve resmi işlemleri takip ediliyor. Yine bu kurum vasıtasıyla ve bizim nezaretimizde ambulansların ulaştırılması sağlanacak. Arap Tabibler Birliği ile görüşmemizde yaralıların Mısır a geldiklerinde tedavilerinin tarafımızdan üstlenilmesi konusunda kendilerine 100 bin dolarlık bir bütçe ayırdığımızı belirttik... Heyetimizde bulunan Tayyip Sayan hocamızı da Kahire de yaralıları ziyaret etmek üzere bıraktık. Kendisi yaralıları ve refaketçilerini ziyaret etti. Onlardan Gazze de yaşananları gözyaşı içerisinde dinledi. Refaketçilerine bir miktar nakdi yardımda bulundu. Arap Tabipler Birliği nden ayrılmadan önce ilaç ve sağlık malzemesi almaları için beraberimizde götürdüğümüz yu da bağışladık. Refah Kapısı na gitmek üzere yola çıktık...sınır kapısının Filistin tarafından bombalanan yerlerden dumanların nasıl göğe yükseldiğini görmemek için ancak kör olmak gerekiyordu Sınır kapısında dikkatimizi çeken bir nokta da Türklerin ve Türkiye nin ta başından beri Refah Kapısı nda yardımların gönderilmesi için sarfettiği gayretten övgüyle bahsediliyor olmasıydı... Biz Almanya ile telefonlarla görüşürken sınırın öbür tarafında uçak sesleri artarak gelmeye başladı. Her uçak sesinin ardından bir patlama se- 12 IGMG PERSPEKTİF

13 teşkilat En çok gıda ve tıbbî malzeme ile kalacak bir eve ihtiyaç var Doktor heyetimiz ameliyat esnasında si geliyordu. Bir kaç dakika sonra da dumanların göğe doğru yükseldiğini görüyorduk...öyle bir acı ki, sadece seyrediyorsunuz bir şey yapamıyorsunuz. Halbuki her düşen bomba onlarca can alıyor ve yüzlerce yaralı geride bırakıyor. Bu durum iki saat boyunca devam etti. İkindi vaktine kadar gelen yardımların Gazze ye girişi sağlanmış oldu. Yardımlar yukarda da bahsettiğim gibi tampon bölgede Gazzelilere teslim ediliyor. Aynı şekilde yaralılar da Gazze den ambulanslarla geliyor ve Mısır ambulansları yaralıları teslim alarak Mısır a getiriyorlar. Bu konuda Mısır daki sivil toplum kuruluşlarını tebrik etmek gerekiyor. Onlar öncülük yapmasalar durumlar çok daha vahim olurdu. Sevindirici bir olay ise o gün 30 kadar doktorun Gazze ye geçmesine müsade edilmesi idi. Bunu da orada gözlemlemiş olduk. Bundan sonra da peyderpey doktorların Gazze ye gönderildiği haberlerini aldık. İkindi vaktine doğru Refah Sınır Kapısı ndan ayrılmadan önce Gazze deki partner kuruluş yetkilileri ile bir telefon görüşmesi yaparak, bir gün önce gönderdiğimiz yardımların kendilerine ulaştığı haberini almamız bizi ziyadesiyle memnun etti. Ama kardeşimizin yaşadıklarını telefonda anlatırken gözyaşlarımıza hakim olamadık. Kardeşimizin, sadece o gün 300 e yakın yaralıyı hastaneye sevkettiklerini ve en az beş ailenin şehid olduğunu söyledi. Bizim üzüldüğümüzü anlayınca onun yine bizi teselli etmeye çalışması manidardı... IGMG ve IHH Refah Kapısı nın açılması ihtimalini de gözönünde bulundurarak ekseriyeti Filistinli ve Türk doktorlardan oluşan Doktorlar Birliği nin de desteğiyle Mısır hastanelerinde yaralıların tedavisi için altyapı çalışmalarını da başlatmıştı. Mısır a gönderilen yaralıların tedavileri Mısır tarafından yapılıyordu ancak hastanın rehabilite sürecinde ve hasta yakınının kalacağı yer hakkında yardım yapılmıyordu, hasta yakınının tüm bunları kendisinin tedarik etmesi lazım, IGMG ve IHH Avrupa burada da devreye girdi ve bu hastaların ve yakınlarının tedavi süresince masraflarının karşılanmasını sağladı. Gazze deyiz IHH Avrupa ve IGMG yardım ekibi doktorlarıyla 16 Ocak gününden beri Gazze de bulunuyor. Yardım ekibimiz Gazze ye, 10 tanesi kendi branşlarında uzman olan doktorlardan oluşan 11 kişi ile ulaştı. Gazze nin en büyük hastahanesi olan Şifa Hastahanesi nde karşılanan doktorlarımızdan bazıları hemen ameliyathanelere çağrıldı ve görevlerine başladılar. Sabah olduğunda yine bir toplantı yapıldı ve doktorlarımızın görev yerleri belli oldu, kimi ortopedi kimi beyin kimi çocuk kısımlarında görevlerine başladı. Gazze de hastahanelerin yoğun bakım üniteleri dolu, onlarca yaralı hayat ile ölüm arasında gidip geliyor, doktorlarımız ve diğer ülkelerden gelen doktorlar büyük çaba sarfediyorlar, teknik aletler yetersiz, yer yetersiz, yaralı çok, ama doktorlar zamanla mücadele ederek bir çok hastayı ölümden kurtarıyorlar, şehit olanlarınsa sayısı gittikçe artıyor...ekibimizde yer alan doktorlarımız sabah 8 den gece 12 ye kadar canla başla çalışıyor, bir ameliyattan diğerine koşuyor ve kardeşlerimizin hayatlarının kurtulmasına vesile oluyor. IGMG ve IHH Avrupa olarak Gazze de evi yıkılan insanlara; yatak, battaniye, yiyecek, içecek gibi acil ihtiyaçların dağıtılmasını da devam ediyoruz. Hergün 2500 insana hazır gıda paketlerinin dağıtımı yapılıyor. Bölgede yapacağımız çalışmalar arasında evi yıkılmış insanlara kirası 150 euro civarında tutan evlerden kiralamak var. Burada, 5000 in üzerinde ev yıkıldı ve 100 aileye ev kiralama yardımı başlattık. Savaş sonrası, ebeveynlerini savaşta kaybeden yetimlerden en az 2000 yetimin bakımını üstlenmeyi planlayan IGMG ve IHH Avrupa, bölgede şimdiye kadar 200 ü el-halil de 300 ü Gazze de olmak üzere 500 yetime kefil oldu ve her yetime aylık 30 euro ayrılacak. Gayretlerinizle bu yetimlerin sayısını 2000 e çıkaracağız. Gazze de yardımlarımız ayrıca sağlık taramaları yapılmasını, içme suyu şebekeleri oluşturulmasını da kapsıyor. ŞUBAT/FEBRUAR

14 teşkilat Leipzig te verilen başörtüsü kararı şaşırtıcı değil IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü: Leipzig te verilen başörtüsü kararı şaşırtıcı değil Baden Württemberg Eyaleti artık kendini Almanya da ideolojik bir sekülerizm yolunun açıcısı olarak görebilir Almanya Federal Yüksek İdare Mahkemesi, başörtüsü ile öğretmenlik yapmak isteyen bir Müslüman öğretmenin şikayetini karara bağlayan URTEIL Baden-Württemberg Yüksek İdare Mahkemesi nin temyiz yolunu kapatması üzerine yaptığı itirazı reddetti. Leipzig teki mahkemenin bu kararı üzerine bir açıklama yapan IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü tepkisini: Leipzig te verilen başörtüsü kararı şaşırtıcı değil. Ayrıca, Baden Württemberg Eyaleti artık kendini Almanya da ideolojik bir sekülerizm yolunun açıcısı olarak görebilir sözleri ile sürdürdü. Leipzig deki Federal Yüksek İdare Mahkemesi, bu kararıyla, Baden-Württemberg Yüksek İdare Mahkemesi nin Mart 2008 de verdiği tartışmalı mahkeme kararını onaylayarak, başörtülü Müslüman öğretmenin temyiz yolunun kapatılmasına olan itirazını reddetmiş oldu. Mahkeme, kararın gerekçesinde, davanın temel bir anlamı olmadığını savundu. İslam Toplumu Millî Görüş Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, karar vesilesiyle Baden Württemberg Eyaleti ndeki siyasî sorumluları şu sözlerle eleştirdi: Baden Württemberg Eyalet Hükümeti Almanya da hukuk devletinin sekülerliğine büyük bir darbe vurdu. Eyalet Hükümeti böylece, Almanya nın tarafsızlığa dayanan modeline aykırı olan dünya görüşü ve ideoloji merkezli sekülerizmin, yani laiksizmin yolunu açmış oldu. Görünen o ki, bunlar yapılırken ortaya çıkması muhtemel Bundesverwaltungsgericht Im Namen des Volkes sonuçlar da ciddiye alınmadı. Kiliseler de sadece Müslümanları mağdur edeceğini umarak bu gidişatı kısmen ses çıkarmayarak desteklediler. Üçüncü, IGMG olarak Baden Württemberg Eyaleti nde öğretmenlerin başörtüsüne yasak getiren kanun öncesi yaptıkları uyarıları hatırlatarak şunları söyledi: Baden Württemberg Eyalet Hükümeti kendisini böylece, dinî kamusal hayatın dışına itmek isteyenlerin maşası haline getirmiş oldu. Daha da trajik olanı bu gelişmelerin isminde Hristiyan kavramını taşıyan bir parti tarafından yapılmış olmasıdır. Bu açıdan baktığınızda Leipzig te verilen başörtüsü kararı şaşırtıcı değil - Baden Württemberg Eyaleti artık kendini Almanya da ideolojik bir sekülerizm yolunun açıcısı olarak görebilir. IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, başörtüsünü yasaklayan kanunların çıkarılmaması talebini yineledi ve şunları söyledi: Yasak getiren kanunlar Müslüman bayanların iş hayatına entegrasyon çabalarına vurulmuş büyük bir darbedir. Bu tür kanunlar bir yandan eyaletlerin çoğunda Müslüman bayanların öğretmenlik mesleğine girmelerini engellerken, diğer yandan yasaklamanın verdiği mesaj özel sektörde dahi bu bayanların iş bulmasına engel olmaktadır. Bu anlamda biz eyaletlerdeki kanun koyuculara yönelik, devlet eliyle ayrımcılığa son vermeleri ve Müslümanların dinî uygulamalarını bir tehdit olarak değil, bir zenginlik olarak kabul etmeleri çağrımızı bıkmadan yineleyeceğiz. 14 IGMG PERSPEKTİF

15 teşkilat Entegrasyon yetersizliği, etnik veya kültürel arka planla ilgili değil Üçüncü, Berlin Toplum ve Gelişme Enstitüsü tarafından Kullanılmayan Potansiyel Almanya da Entegrasyonun Durumuna Dair adıyla yayınlanan araştırma ile ilgili yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. IIGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü, Berlin Toplum ve Gelişme Enstitüsü tarafından Kullanılmayan Potansiyel Almanya da Entegrasyonun Durumuna Dair adıyla yayınlanan araştırmaya tepki gösterdi. Üçüncü, Enstitü sorumluları, araştırma sonuçları ile ilgili açıklamalarının ırk veya dinle ilgili genellemeler içermemesine dikkat etmeliler dedi. Üçüncü, özellikle araştırmanın sonuçlarının yansıtılma şeklini eleştirerek, konuyu dindarlık ve entegrasyonda yetersizlik ile ilişkilendiren beyanların bilimsel olarak ispat edilmediğini örnek gösterdi ve bu nedenle de araştırmanın ciddiye alınamayacağını kaydetti. Eğitim konusunda Türk kökenli göçmenlerde sorunların varlığının bilindiğini, ancak bunun kesinlikle onların kökenleriyle ilgili bir sorun olmadığını vurgulayan Üçüncü, Araştırma sonuçlarının yansıtılış şekli, belli toplumsal gruplar sanki sırf etnik kimlikleri veya dinleri nedeniyle başarısızmış izlenimi veriyor. Aslında bugünkü durumun nedeni daha çok, özellikle sorumluların yıllardır sosyal ve eğitim politikalarında gösterdikleri acziyetin getirdiği yanlış gelişmelerdir. Bunlar birçok bilimsel araştırmanın konusu olmuş ve ispatlanmıştır şeklinde konuştu. Söz konusu araştırmada yer alan eyaletler arasında farkların da bunu doğruladığını kaydeden Üçüncü, örneğin Berlin de yaşayan Türklerin eğitim seviyesinin Saarland a göre yüksek olmasının veya Berlin in hem diplomasız Türklerin en yoğun olduğu bölge hem de Türk akademisyenlerin en fazla olduğu yer olmasının konunun karmaşıklığını gösterdiğini belirtti. Üçüncü ayrıca, bu açıdan bakıldığında Saarland daki sonuçların bizleri şaşırtması gerektiğini, zira bölgede etnik unsurların fazla olmaması ve dini derneklerin sayısının az olmasına rağmen entegrasyonun düşük seviyede seyretmesinin, söz konusu seviyenin dini veya etnik aidiyetle ilgili olmadığını gösterdiğini vurguladı. Bunun yanı sıra araştırmanın farklı göçmen gruplar arasında hiç karşılaştırmaya konu olamayacak unsurlar içerdiğini belirten Üçüncü, şunları söyledi: Bu araştırma çok sayıda yanıltıcı unsurlar içermekte ve böylece yanlış analizlere yol açmaktadır. Esasen bu tür araştırmalarda sadece bilgi toplamada değil, bilgilerin değerlendirilmesinde de bilimsel ölçüler olmasına özellikle dikkat edilmeli ve sorunun kültürelleştirilmesinden kaçınılmalıdır. Kültürelleştirme toplum içerisinde önyargıları sabitleştirdiği için çok tehlikelidir. Tam da bu nedenle medya da bu tür araştırmalara eleştirel yaklaşmalı ve sorumlu habercilik görevini yerine getirmelidir. Araştırma hakkındaki haberlerin çoğunluğunun sadece klişelerden ibaret olduğu gözden kaçmamaktadır. Türkleri Almanya da entegrasyon noktasında en başarısız göçmen grubu olarak nitelemek, ne gerçeklerle bağdaşmakta ne de bu insanların kendilerine bakışını yansıtmaktadır. Her şeye rağmen söz konusu araştırmanın Türk kökenli toplumun toplumsal katılım için daha yoğun çaba sarf etmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirten Üçüncü, özellikle ailelerin çocuklarının eğitimiyle daha fazla ilgilenmeleri, çocukların iyi eğitim alarak hem kendilerine hem de topluma hizmet edebilmeleri için eğitim sisteminin imkânlarından faydalanılmasının önemli olduğunu kaydetti. Ancak diğer taraftan göçmenlerin ve onların kurduğu kurumların hukukî eşitliği konusunda temel hususların ihmal edildiğini vurgulayan Üçüncü, ayrıca toplumda çoğulculuk ve farklılıklara saygı gibi hususların büyük önyargılara maruz kaldığını ifade etti. Üçüncü son olarak şunları ifade etti: Tüm bu zorluklar güç birliği ile aşılmalı, ancak bunu yaparken son yıllarda elde edilen başarılara ve bu yöndeki çabalara da gözümüzü kapamamalıyız. ŞUBAT/FEBRUAR

16 islam ve hayat İbadet ve salihçe çalışma Yarattığını en iyi bilen Yüce Allah, insanı başıboş bırakmamıştır. Onun davranışlarını düzenleyen, planlayıp programlayan ölçüler koymuştur. Ahmet ARSLAN İnsanlar kavramlarla düşünürler. Kavramlar ise; insanların dünyaya bakışlarına göre şekillenirler. Aynı zamanda da dünyaya bakışlarını belirlerler. Bir anlamda insan, varlığı hakkında, yapıp ettikleri üzerinde düşünmesiyle insandır. İnsanı diğer varlıklardan üstün kılan özellik akıl ve irade sahibi olmasıdır. Ancak insanın ayrıcalıkları aynı zaman da sorumlu kılınma sebepleridir. Dinler ve insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini telkin eden ideolojiler insanlara hayatı anlam(landırm)ak için temel kavramlar sunarlar. İnsan, kendi varlığına ilişkin temel sorularının cevaplarını bu kavramlar vasıtasıyla vererek, böylelikle bir dini, yani bir yaşam tarzını benimsemektedir. İnsanlık tarihini seçilen peygamberler ve gönderilen kitaplar vasıtasıyla gösterilen hidayet (doğru yol) ve bu hidayetten sapmalar (dalalet) arasındaki mücadele olarak sunan İslam dini, bizlere hayati kavramlar sunmaktadır. Bunların başında ibadet kavramı gelmektedir. Bu kavram aynı zamanda insan türünün yeryüzünde ne aradığının da cevabını teşkil etmektedir. (Zariyat Sûresi, [51:56]) Kelime anlamı itaat etmek, boyun eğmek, tapmak, kulluk etmek, küçüklüğünü kabul etmek demek olan ibadet, İslami terminolojide, Allah ın sevdiği, emrettiği, kabul ettiği ve razı olduğu bütün gizli-açık amel ve sözlerdir. Bunlardan bazıları; iman, İslam, ihsan, dua, korkmak, umut etmek, tevekkül etmek, ummak, gönülden saygı duymak, yönelmek, yardım istemek, sığınmak, yardımına çağırmak, kurban kesmek, adak adamak, ilah olarak yalnızca Allah ı tanımak, Allah ın hükmüne teslimiyet göstermek, Allah için sevip Allah için buğzetmek, namaz kılmak, zekat vermek, oruç tutmak, hacca gitmek, tavaf etmek, tevbe-istiğfar etmek vs. dir. Davranış ve eylemlerimizi düşünce ve inançlarımızın şekillendirdiğini kabul ettiğimizde her herhalde tembelliklerin en kötüsünün de düşünce tembelliği olduğunu kabul etmemiz gerekecektir. Bir müminin temel ödevi inancına göre hayatını düzenleme çabasıdır. Mü min, yaratılış gayesinin Allah a kulluk olduğunu bilen kimse olarak tüm hayatını ibadet kavramı çerçevesinde gözden geçirmek durumundadır. Çalışmak ama nasıl? Allahu Teala nın yüce vasıflarla donattığı insan, her haliyle bir eylem, oluş, hareket üzeridir. İnanan inanmayan her insan hareket halindedir. İsteyerek ve istemeyerek/iradeli ve irade dışı mutlaka bir şeyler yapar. Uyanıkken isteğe bağlı olarak bir şeyler yapar, uykuda iken ise irade dışı olarak yine hareketlilik devam eder. Her insanın gün boyunca yaptığı sayısız eylemler, hareketler, davranışlar vardır. İnsan düşünür, planlar, konuşur ve düşünüp konuştuklarını eylem planına döker. Yarattığını en iyi bilen Yüce Allah, insanı başıboş bırakmamıştır. Onun davranışlarını düzenleyen, planlayıp programlayan ölçüler koymuştur. Bunlara riayet etmek hem insanın kendi yararınadır, hem de insanlığın yararınadır. Dünya düzeninin, ekolojik dengenin korunması da buna bağlıdır. Bu ölçülere uymakla insan, dünyasını kurtarıp kazandığı gibi, ahiretini de kurtarır ve kazanır. Ama bu ölçülere uymayan insan hem kendine kötülük etmiş olur, hem de başkalarına. Hem dünyasını karartmış olur, hem de ahiretini. İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz o da kendinizedir. (İsra Sûresi, [17:7]) Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir. (Leyl Sûresi, [92:4]) İslam a göre, davranışlara değer kazandıran, onları kalıcı kılan da inanç ve o inanç ölçülerine göre yapılan eylemlerdir. İnançsız olarak yapılan işler ve iman ölçüle- 16 IGMG PERSPEKTİF

17 islam ve hayat rine uymayan eylemler boş, anlamsız ve zarardır. İnançsızlık ve iman ölçülerine uymamak insanın kendisine ve tüm varlığa karşı olan tutumunu şekillendirir. Varlığının anlamını kaybeden kimsenin eylemleri de anlamsızlaşır. Bu anlamda çalışmak ibadettir, ama her çalışma değil elbet. Müslüman ın, İslamî ölçülere uygun olarak yaptığı bir çalışma ibadettir ki bu çalışmaya Kur an salih amel adını vermiştir. Salih amel, Allah ın haklarıyla, insanların haklarının gözetilerek yapılan bilinçli davranışlardır. Yani içerisinde isyan olmayan, haram karışmayan, kötü ve zarar niteliği taşımayan her hareket salih ameldir ve ibadettir. Öyle ki, kişinin ailesinin geçimini temin etmesi için koşuşturması da ibadettir, helalinden kazanıp getirdiklerini çoluk çocuğuna ikram etmesi de ibadettir, Yaradanına karşı yükümlülüklerini yerine getirmesi de ibadettir. Boşduranları kınayan Kur an, koşturanlar adını verdiği bir sûresinin ilk ayetinde (Adiyat Sûresi, [100:1]) koşturanlara yemin ederek çalışıp çabalamaya teşvik etmiştir. Çalışıp çabalamaya teşvik eden pek çok ayetten bir kaçı şöyledir: İnsanın ve yeryüzünün yaratılış gayesi onun salih amel işlemesidir: İnsanların hangisinin daha iyi iş işlediğinin ortaya koyalım diye, yeryüzünde olan şeyleri, yeryüzünün süsü yaptık. (Kehf Sûresi, [18:7]) Hanginizin daha iyi iş işlediğini belirtmek için, ölümü ve dirimi yaratan O dur. O, güçlüdür, bağışlayandır. (Mülk Sûresi, [67:2]) İnanan kişi işini sağlam yapmalı, evrende kendisine sunulan nimet ve imkanlardan en iyi bir biçimde yararlanmasını bilmelidir. Ey dağlar ve kuşlar! Davud tesbih ettikçe siz de onu tekrarlayın, diyerek and olsun ki, ona katımızdan lütufta bulunduk; geniş zırhlar yap, dokumasını sağlam tut, diye ona demiri yumuşak kıldık. Ey insanlar! Yararlı iş işleyin; doğrusu ben yaptıklarınızı görenim. (Sebe Sûresi, [34:10-11]) Çalışmalarda öncelikle ahiret hayatını kazanmak gözetilmelidir. Dünyaya dünya kadar, ahirete ise ahiret kadar değer verilmelidir. Allah ı anmakla fazlını aramak arasında Dünya sonlu ve yok olucu; ahiret ise kalıcı ve sonsuzdur. Ahireti hedefleyen kimse dünyayı da elde eder, ama gayesi yalnızca dünya olan kimsenin ahirette alacağı hiçbir şey yoktur. Böbürlenme! Allah şüphesiz ki böbürlenenleri sevmez. Allah ın sana verdiği şeylerde, ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma; Allah ın sana yaptığı iyilik gibi, sen de iyilik yap; yeryüzünde bozgunculuk isteme; doğrusu Allah bozguncuları sevmez. (Kasas Sûresi, [28:76-77]), İşte büyük kurtuluş şüphesiz budur. Çalışanlar bunun için çalışsın. (Saffat Sûresi, [37:60-61]) Kur an ın salih amel dediği tüm güzellikler, aslında Müslümandan sadır olması gereken davranışlardır. İslam bu güzellikleri ibadet olarak niteleyerek, davranışlara manevi bir boyut kazandırır. Buna göre İslam inancında, insanının davranışlarında dünya ve ahiret, madde ve mana hep içiçedir. Salih amel, hem sahibinin, hem de başkalarının yararınadır. Salih amelin karşılığı hem dünyada hem de ahirette sahiplerine dönecektir. Elbette salih amellerin ahiret kazanımları dünyadaki kazanımlarından çok daha fazladır. İslam, Müslüman ın hayatını zikrullah ile fazlullah arasında bir koşturmaca (Cuma Sûresi, [62:9-10]) olarak değerlendirmiş ve ona göre planlamıştır. Bir taraftan zikrullah a (Allah ı tanıyıp anmaya, O nu her zaman hatırda tutup O na göre yaşamaya) çağırmış; ardından da fazlullah diye adlandırdığı rızık talebine, dünya işine bizleri yönlendirmiştir. İslam a göre, Müslüman ın tam dinlenip istirahat edeceği yer cennettir. O, cenneti hakedinceye kadar koşturmak ve çalışmak borcundadır. İslam insanı, hayırlı bir işte yorulur, bir başka hayırlı işte dinlenir. Nitekim Yüce Rabbimiz bunu şöyle belirtir: Öyleyse, bir işi bitirince diğerine giriş. Ve yalnız Rabbine yönel, Onu iste, O ndan iste. (İnşirah Sûresi, [94:7-8]) İnsanlığı doğrularla tanıştırma görevi ile insanlar arasından seçilen, rehber insanlar, peygamberler; davetlerinin karşılığı olarak, insanlardan herhangi bir ücret/ karşılık ne istemişler ve ne de beklemişlerdir. Onlar hep şu mesajı tekrarlamışlardır: Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbine aittir. (Şuara Sûresi, [26:109, 127, 145, 164, 180]) Onlar kendi geçimlerini kendi el emekleri, göz nuru ve alın teriyle kazanmışlardır. Sözgelimi kaynaklarımız Hz. Adem in ziraatçi, değirmenci ve ekmekçi; Hz. Nuh un gemici marangoz; Hz. Zekeriya nın marangoz; Hz. Süleyman ın zembil- küfeci; Hz. Davud un demirci; Hz. İbrahim in elbiseci olduğunu söylerler. 1 Bu seçkin insanların bu farklı mesleklerde çalışmış olmaları, hem onların kendi hayatlarını, kendi el emekleriyle kazandıklarını, hem de insanlığın yararına olan her mesleğin değerli ve onurlu olduğuna işaret eder. 1 Abdullah b. Mahmud el- Mesılî, el-ihtiyar, İstanbul 1980, IV, 170. ŞUBAT/FEBRUAR

18 islam ve hayat Peygamber hayatının bir parçası: Çalışmak Çalışma insan için bir zorunluluk olduğu kadar aynı zamanda bir görevdir de. Görevdir, çünkü insan, hem kendine, hem de çevresine karşı görev ve sorumlulukları olan bir varlıktır. Murat KURT Hepimizin bildiği gibi peygamberler, hayatımızın her safhasına ışık tutan ve örnek davranışlarıyla insanlığa model olan, Allah (cc) tarafından seçilmiş mümtaz insanlardır. Her alanda olduğu gibi çalışma hayatında ve meslek erbabı olarak da bizlere model olmuşlardır. İnanan insanlara düşen onların bu alandaki örnek hareketlerini yaşadığı çağa taşımaktır. Çalışma, insanın en temel eylemlerinden ve insan olarak var olmanın şartlarından biridir. Hayatın tüm alanlarında insanın muvaffak olduğu başarılar, onun çalışan bir varlık olmasına dayanır. Çalışmayanın insanlar arasında değeri de olmaz. Çalışma insan için bir zorunluluk olduğu kadar aynı zamanda bir görevdir de. Görevdir, çünkü insan, hem kendine, hem de çevresine karşı görev ve sorumlulukları olan bir varlıktır. Başkalarına muhtaç olmadan, kendi el emeği veya aklı ile kazanmak en iyi çalışma şeklidir. Peygamberimiz Kişinin yediği en hayırlı yemek, elinin emeği ile kazandığı yemektir. Allah ın peygamberi Davut (as) da elinin emeği ile geçinirdi buyurmuşlardır. (Teysiru l - Vusul ) Kur an-ı Kerim de isimleri zikredilen peygamber efendilerimizin her biri, bir veya birkaç dünya işiyle meşgul olmuşlar ve dünya geçimlerini bu yoldan tedarik etme yoluna başvurmuşlardır. Böylece hem insanlara güzel ve faydalı meslekleri öğretmişler, hem de insanlara boyun bükmekten kurtulmuşlardır. Bundan dolayı da tevhid akidesini kimseden korkmadan savunmuşlardır. Ana işleri Peygamberlik yani irşad, tebliğ olsa da hepsi insandı, kuldu ve geçimlerini temin etmek için çalışıyorlardı. Hz. Adem den (as) son Nebi ye (sav) Hz. Adem (as): İlk ziraat mühendisi ve çiftçi idi. Hz. Şit (as): Dokumacıların, örücülerin ve mensucat sanayiinin ilk kurucusu idi. Hz. İdris (as): İğneyi ilk icat eden, ona delik açan, iplik geçiren olduğundan, terzicilerin- konfeksiyoncularınörücülerin piri sayılır. Hz. Nuh (as): Marangozcuların -gemicilerin- denizcilerin ve barbarosların piri idi. Hz. Hud (as): Tüccar idi. Bütün tüccarların piri sayılır. Hz. Salih (as): Sürülerle develer yetiştirirdi. Sütlerini hem içer, hem de satıp dünyalığını temin ederdi. Salih peygamberin devesi meşhurdur. Hz. İbrahim (as): Mimardı. Kabeyi yeniden inşa edişiyle, Hz Süleyman (as) a ve Mimar Sinan a önderlik etmiştir. Hz. Lut (as): Tarihçi idi. Seyyahların, Evliya çelebilerin piridir. Hz. İsmail (as): Kara ve deniz avcılığı ile geçimini sağlardı. Avcıların piri sayılır. 70 dil bilirdi. Tercümanların da piridir. Hz. İshak (as) ve Hz. Yakub (as): Çoban idiler. Hz. Yusuf (as): Saati ilk icat eden, toprak mahsulleri ofisini ilk defa kuran, bolluk zamanında depolamayı, kıtlık zamanında halka dağıtmayı düşünen maliye bakanlığı yapmış bir peygamberdir. Hz. Yakub (as) ve Hz. Şuayb (as): Ziraatçı idiler. Hz. Musa (as): Çobanlık yapmış ve Hz. Şuayb (as) a hizmetçilik etmiştir. Bir büyüğe hizmet etmekte peygam- 18 IGMG PERSPEKTİF

19 islam ve hayat ber mesleklerinden biridir. Hz. Harun (as): Vezir idi. Hz. Davud (as): Demiri işleyen, zırh yapan ve düzenli ordular kuran, Calut un ordularını mağlup eden bir kumandandır. Hz. Süleyman (as): Emir, hükümdar idi. Sazlardan zenbil yapardı. Bakır madenini ilk defa işleyen O dur. Hz. Zülkif (as): Ekmek pişirirdi, fırıncıların piri idi. Hz. İlyas (as): Dokumacı ve iplikçilerin piri idi. Hz. Yunus (as): Balık avlayıp geçinirdi, balıkçıların piri idi. Hz. Üzeyir (as): Bahçıvan idi. Meyve ağaçlarını ilk defa aşılayan fidan yetiştiren, budama işlerini insanlara öğretendir. Bağ ve bahçe işleriyle uğraşanların piridir. Hz. Lokman (as): Doktorluk ve eczacılık mesleğinin piridir. Hz. İsa (as): Avcı idi. Av aleti ile geçimini temin ederdi. Peygamberimiz (as), Rızkın onda dokuzu ticarettedir, Doğru ve dürüst tacir kıyamet gününde sıddıklar ve şehidlerle birlikte haşredilecektir. buyurmuştur. Son Nebi ve Çalışmak Hz. Muhammed (sav): Allah Rasûlu sevgili Peygamber Efendimiz gerek sözü ile, gerekse yaşayışı ile insanlığa örnek olmuştur. Çalışma ve gayret konusunda da O nun pek çok ibretli sözü mevcuttur. Fakat bu hususta bizzat yaşayarak anlatmak istedikleri, sözlerinden çok daha fazladır. Çünkü O, yapmadığını söylemez; bir şeyi tavsiye veya emretmişse, muhakkak kendisi tatbik eder ve öyle söylerdi. Bu sebeple Rasûlullah her konuda olduğu gibi çalışma konusunda da en güzel örnek şahsiyeti temsil etmektedir. Hz. Peygamberin hayatı çalışmakla geçmiştir. Rasûlullah Efendimiz, çalışmaya çocukluğundan itibaren başlamıştır; çocukluğunda sütannesi Halime nin koyunlarını otlattığı gibi, daha sonra da Mekke de ücret karşılığı Kureyş in koyunlarını gütmüştür. Olgunluk yaşına geldiğinde ticareti iyice öğrenmiş ve bütün Mekkelilerin güvenini kazanmıştır. Bir çok Mekkeli tüccar onunla çalışmak, kervanını ona teslim etmek istemiştir. Bu dönemde Peygamberimiz Hz. Hatice ye ait ticaret kervanının başına geçmiş ve Basra ya gitmiştir. Böylece Peygamberimiz, artık kendi geçimini kazanmaya başlamış ve geleceğe yönelik olarak da, bir evin sorumluluğunu alacak donanıma sahip olduğunu göstererek Hz. Hatice validemizle aile hayatı kurmuştur. Ticaretin yanısıra efendimiz çok yönlü bir insan olarak eğitimcilik, ordu komutanlığı ve devlet başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. Bütün peygamberler gayet ciddi, lüzumlu ve faydalı işlerde çalışıp, insanlara numune olmuşlar, pirlik ve liderlik yapmışlardır. Hiçbir peygamber tali ve boş işlerle meşgul olmadıkları gibi, sırf para kazandıran, fakat insanlığa hiçbir faydası olmayan, işlerle de uğraşıp boş vakit geçirmemişlerdir. İslam dan önce bazı zahidlerin, İslamiyet sonrasında bir kısım tasavvuf erbabının dünyaya devamlı kötü gözle baktıkları, fakirliği, zenginliğe tercih ettikleri halvet ve çilehanelere çekilerek, dünyayı kökten reddettiklerini biliyoruz. Bir lokma, bir hırka tabirleriyle ifadesini bulan bu görüşlerin, Peygamber Efendimizin çalışma sünneti ile ters düştüğünü görmekteyiz. Bunu iyi kavramış olan Hz. Ömer (ra), hiç çalışmaksızın Medine sokaklarında oturan, başkasından bir şeyler bekleyerek karnını doyuran ve kendilerini mütevekkil olarak adlandıran Yemenlileri Siz mütevekkil (tevekkül eden) değil müteekkilsiniz (hazır yiyiciler), mütevekkil, tohumu toprağa atandır diyerek kovmuştur. Bunlardan anlaşılıyor ki, tevekkül ile çalışma arasında bir zıtlık yoktur. Bugünkü egemen dünyanın üstünlüğünü sağlayan şey; ilim ve teknoloji ve insanın bu dünyadaki hayatına değer vermeye, bu hayatı her an daha mükemmel hale getirmenin insan elinde olduğuna inanmaya dayanır. İnanmaya, dolayısıyla maddiyata dayalı bir hayatı sürmeye dayanır. Buna karşın biz, madde ve maneviyet ekseninde iki cihan saadetini hedefleyen müminler olmamız gerekirken, duyarlı davranmak adına, bugün geldiğimiz noktada elimizde bir takım firma, marka listeleri ile dolaşıp protesto gösterileri yapmaktan öteye giden fazla bir girişimimiz maalesef yok. Oysaki Peygamberimiz (as), Rızkın onda dokuzu ticarettedir., Doğru ve dürüst tacir kıyamet gününde sıddıklar ve şehidlerle birlikte haşredilecektir. (Tirmizî, Hakim, İhya ) buyurmuştur. Kur an ı Kerim de Allah ın sana verdiğinden ahiret yurdunu iste, ama dünyadan da nasibini unutma (Kasas Sûresi, [28:77]) buyurulmaktadır. Sonuç olarak söylemeliyiz ki, peygamber hayatları çalışmaya bir değer atfetmekte ve onu yüceltmektedir. Bununla birlikte İslam dininin temel kaynaklarında, ister hayatın devamını sağlayacak temel ihtiyaç maddelerinin üretimine, isterse hayatın kaliteli ve kolay yaşanmasını sağlayacak altyapıyı kurmaya yönelik olan çalışmalara bir değer atfedildiği de açık bir biçimde görülmektedir. Durum böyle olmasına rağmen Müslüman dünyanın buna paralel bir görünüm sergilemediği de bir gerçektir. Bu durum, zihniyetimizi oluşturan temel kaynaklara yüklenilen anlamlarla alakalı olsa gerektir. Zihniyetimizin inşasında bunların yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir ŞUBAT/FEBRUAR

20 islam ve hayat Hayatın iş ve ibadet boyutu İbadet, hayattan kopuk değil, hayat ile iç içedir. Müslümanın hayatında hayat ayrı, ibadet ayrı gibi bir bölünme de yoktur. Assoc. Prof. Özcan HIDIR İlahî dinlerin temel esasları arasında yer alan ibadetler, esas olarak dinin, inanç boyutundan gözlemlenebilir ve yaşanabilir davranışlar boyutuna gelmesidir. İslam Dini nde ise ibadetler; sadece Allah Teâlâ ya yaklaşmak için yapılan belirli bazı davranışlar olarak görülmemiş, hemen bütün dünya hayatının bir ibadet haline dönüştürülebilmesi için, Allah Teâlâ ya kulluk ve O na yakınlaşma maksadıyla yapılan veya terk edilen her davranış, kulluk/ibadet olarak değerlendirilmiştir. Şu ayetinde Cenâb-ı Hak, buna işaret eder: De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi olan Allah içindir (En âm Sûresi, [6:162]). Buna göre İslam da ibadet ve kulluk, sadece namaz, oruç, hac, zekât ve dualardan ibaret değil, bir Müslüman ın Yüce Allah ın rızasını kazanmak amacıyla yaptığı dünyadaki her güzel ve yararlı iş yani amel-i sâlih tir. Dindarlığın esasını îman vücuda getirirse de, kalpteki îmanın varlığını fiilen ibadetler ortaya koyar. Allah Teâlâ, Ben insanları ve cinleri sadece bana ibadet etsinler diye yarattım (Zâriyât Sûresi, [51:56]) buyurarak, kâinattaki en şerefli mahlûk olan insanın da kendisine kulluk maksadıyla yaratıldığını bildirir. Şu halde insanoğlu, iş ve ibadet hayatını bu gayeye uygun olarak, kendisine verilen görevleri yerine getirme derecesine göre, Allah Teâlâ ya yaklaşır. Meseleye bu açıdan bakılırsa, hayatın kendisi bir ibadet; bütün ibadetler de hayattır. Zira ibadet hayattan kopuk değil, hayat ile iç içedir. Müslümanın hayatında hayat ayrı, ibadet ayrı gibi bir bölünme yoktur. Zira ibadet Müslümanın hayatında iğreti duran bir husus değil, hayat dokusunun özünde bulunan bir iksir olup, İslam da gerek ferdin gerekse toplumun hayatı el ele dokunur. Bir İslam insanı veya bir İslam toplumu ndan söz edilecekse bu, ancak ibadeti ve iş hayatını Allah Teâlâ ya yakınlık duygusu ile bütünleşme halinde olur. Bu itibarla İslam Dîni, evrensel bir din olup tüm insanlığa ve hayatın bütün alanlarına yönelik teori-pratik, îman-aksiyon/amel ve ahlâkı kucaklayan âileden ekonomiye, fertten devlete, sosyal hayattan siyasî hayata kadar bir dizi esaslar getirmiştir. Bu sebeple İslam, müslümanın iş hayatı ve çalışma düzeni ile günlük, haftalık ve senelik ibadetleri arasında uyum/ahengin de tedbirlerini almıştır. Modern iş hayatı ve ibadetin zorluğu Ne var ki, günümüzde özellikle Batı dünyasında iş hayatı, fabrikaların ve diğer kurum ve kuruluşların çalışma şekli ve zaman ayarlamaları, her ne kadar ekonomik açıdan verimli olduğu iddia edilse bile, ibadetlerin yerine getirilmesi açısından birtakım sıkıntılar meydana getir- Bir İslam insanı veya bir İslam toplumu ndan söz edilecekse bu, ancak ibadeti ve iş hayatını Allah Teâlâ ya yakınlık duygusu ile bütünleşme halinde olur. 20 IGMG PERSPEKTİF

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu

Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Bush, Suudi Kralıyla petrol fiyatı konuştu Orta Doğu gezisinin son durağı Suudi Arabistan'da bulunan ABD Başkanı George W. Bush, Suudi Kralı Abdullah'la, yüksek petrol fiyatlarının ABD'yi nasıl etkilediği

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR Meslek odaları ve bazı sivil toplum kuruluşları, son günlerde yaşanan iç kargaşalarda meydana gelen ölümler, Türk Bayrağına ve Atatürk heykellerine yapılan saldırılar üzerine sağduyu çağrısında bulundu.

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

İLİM HALKALARI PROJESİ

İLİM HALKALARI PROJESİ Takdim İşgal devleti İsrail in 2004 yılında, Gazze ve Batı Şeria sınırları ile 1948 topraklarını ayırmak için bir duvar inşa etmiştir. Bu duvarların inşa edilme sebebi İsrail in işgal topraklarında yapacak

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu Sayın Başkan, Değerli Meclis Başkanları, Değerli Katılımcılar, Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nu sunmak

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU

İsrail. 08 Haziran 2010 TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ. Yaralıların Tahliye Operasyonu. Afet Yönetimi Müdürlüğü FAALİ YET RAPORU İsrail Yaralıların Tahliye Operasyonu FAALİ YET RAPORU TÜRK KIZILAYI MÜDAHALE FAALİYETİ 08 Haziran 2010 Afet Yönetimi Müdürlüğü A. GENEL DURUM Ulusal ve uluslararası çeşitli sivil toplum örgütleri tarafından

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü İçin Taslak Yasal Temeller Merkez Düzey Yerel Düzey Müdahale Mekanizmaları Geleneksel

Detaylı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı

ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı ALO 170 Sivas ta Hizmet Vermeye Başladı MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ: -VATANDAŞLAR ALO 170 HATTI SAYESİNDE HER TÜRLÜ SORU VE SORUNLARINI OLDUKLARI YERDEN BİR TELEFONLA ÇÖZEBİLİYORLAR -AÇILAN ÇAĞRI

Detaylı

www.mainz.de/frauenbuero Kadına Karşı Şiddette İlk Yardım

www.mainz.de/frauenbuero Kadına Karşı Şiddette İlk Yardım www.mainz.de/frauenbuero Kadına Karşı Şiddette İlk Yardım Kadına Karşı Şiddette İlk Yardım Kadına karşı şiddetin bir çok yüzü vardır: taciz, hakaret, aşağılama, yıldırma, dayak, tecavüz. Bunlar, bir çok

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Değerli Çekmeköy Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri Tarihi boyunca bağımsızlığını koruyabilmiş ve Afrika Kıtası'nın Avrupa devletlerince sömürge yapılamamış tek ülkesi olan Etiyopya (Habeşistan) dünya tarihinin en eski medeniyetlerinden biri olarak biliniyor.

Detaylı

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları,

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları, 07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi Değerli Basın Mensupları, Uluslararası Adalet ve Hürriyet Derneği`nin, 2015 Yılı İsrail tarafından

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak

SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak SGK ve TİKA İşbirliğiyle Sosyal Güvenlik Tecrübeleri Yurtdışına Aktarılacak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) arasında işbirliği protokolü

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar

Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar Hamburg Uyum Meclisi Genel bilgiler Seçim süreci hakkında sorular ve cevaplar 1. Uyum Meclisi ne için gereklidir? Entegrasyon; örneğin politika, ekonomi, iş piyasası, eğitim, sosyal işler, kültür, din,

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi 07-08 Mayıs 2016, Batman ve Hasankeyf En az 12 bin yıllık sürekliliği olan, doğa, kültür ve insanın bütünleştiği, dünyada eşi benzeri olmayan bir kültürel

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.

DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12. DİŞ HEKİMLERİ İSYAN BAYRAĞINI ÇEKTİ http://www.zamanindahaber.com/saglik/dis-hekimleri-isyan-bayragini-cekti-h50455.html 23.12.2014 Dişhekimleri, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'ndan randevu bekliyor

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 1 Kasım 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 4 Kasım 2015 Not: bu dosyada iletilen veriler görselleştirilirken slide da belirtilen logo, örneklem bilgisi (n=) ve Ipsos

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN Branş Analizi anayasa Bu yılın vatandaşlık soruları ÖSYM standardının dışına çok da çıkmayan, beklenen aralıkta sorular olmuştur. Soru dağılımları da ÖSYM nin özellikle son yıllarda belirlediği biçime

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman

Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman Beraberliğimizin ne kadar süreceğini bilmediğimizin farkına vararak, birbirimizin değerini bilelim. - Joshua Loth Liebman YAS SÜREÇLERİ NİLÜFER ARDA ÖMER PAMUK Önemli bir kayıp yaşayan kişi, hayatını yeniden

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

ARBEIT & LEBEN ggmbh. Sürekli gelişen iş ve yaşam dünyanızdaki yolculuğunuzda sizlere eşlik ediyor ve destek oluyoruz. - 3 -

ARBEIT & LEBEN ggmbh. Sürekli gelişen iş ve yaşam dünyanızdaki yolculuğunuzda sizlere eşlik ediyor ve destek oluyoruz. - 3 - ARBEIT & LEBEN ggmbh Sürekli gelişen iş ve yaşam dünyanızdaki yolculuğunuzda sizlere eşlik ediyor ve destek oluyoruz. - 3 - KURUM ARBEIT & LEBEN ggmbh 1973 senesinden beri Rheinland Pfalz Eyaleti Eğitim

Detaylı

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi

Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı. Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Daima eşit fırsatlar. 2014 ırkçılığa karşı konu yılı Federal Hükümetin Ayrımcılıkla Mücadele Ofisi Irkçılık hepimizi ilgilendiriyor Ev yok, iş teklifi yok, sokakta hakaretler: Ayrımcılıkla ırkçılığın birçok

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

SELÇUK TTO GÖREVLENDİRME ETKİNLİK RAPOR FORMU ETKİNLİK DETAYLARI

SELÇUK TTO GÖREVLENDİRME ETKİNLİK RAPOR FORMU ETKİNLİK DETAYLARI Doküman No Sayfa No 1/1 Etkinlik Yer Tarih 12.12.2013 ETKİNLİK DETAYLARI KOSGEB-GİZ ANADOLU DA EKONOMİNİN DESTEKLENMESİ PROJESİ Konya Teknokent Ardıçlı Toplantı Salonu Saat 10.00 16.00 Katılımcı/ları TTO

Detaylı

KONFERANS GEÇİCİ KORUMA ALTINDAKİ YABANCILARIN TÜRKİYE DE ÇALIŞMASI

KONFERANS GEÇİCİ KORUMA ALTINDAKİ YABANCILARIN TÜRKİYE DE ÇALIŞMASI KONFERANS GEÇİCİ KORUMA ALTINDAKİ YABANCILARIN TÜRKİYE DE ÇALIŞMASI Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Türkiye de Çalışması Konferansı Büyük İlgi Gördü Ankara da ilk kez geçici koruma sağlanan yabancıların

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması

2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması Sosyal Araştırmalar Enstitüsü için gerçekleştirilmiştir. 2015 Genel Seçim Sandık Sonrası Araştırması 8 Haziran 2015 2015 Ipsos. Tüm Hakları Saklıdır. Bu dosya içeriği, Ipsos'un izni olmaksızın medya da

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :5. Syf Selvitopu ndan Gazze mesajı: Dünyanın kardeşliğe ihtiyacı var Maliyeciler Mahallesi'nde düzenlenen iftar yemeğine katılan

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT

ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT ANATOLIA GLOBAL YOUTH-BUSINESS SUMMIT 23 27 TEMMUZ 2010 GELECEĞĠN LĠDERLERĠ ĠSTANBUL DA BULUġUYOR. AIESEC İstanbul Tomtom mah. İstiklal Cad. Nuru Ziya sok. NO:32/5 Beyoğlu İstanbul Tel: +90 212 293 8836,

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Bu anketin amacı, niteliksel bilgilerin toplanıp, belirli formlarda yardım ve ihtiyacı olan, 15-25 yaş arası göçmen yada farklı

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı