AYDIN ĠL EMNĠYET MÜDÜRLÜĞÜ REHBERLĠK VE PSĠKOLOJĠK DANIġMA BÜRO AMĠRLĠĞĠ RUH SAĞLIĞI KAVRAMI VE PSĠKOLOJĠK BOZUKLUKLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AYDIN ĠL EMNĠYET MÜDÜRLÜĞÜ REHBERLĠK VE PSĠKOLOJĠK DANIġMA BÜRO AMĠRLĠĞĠ RUH SAĞLIĞI KAVRAMI VE PSĠKOLOJĠK BOZUKLUKLAR"

Transkript

1 AYDIN ĠL EMNĠYET MÜDÜRLÜĞÜ REHBERLĠK VE PSĠKOLOJĠK DANIġMA BÜRO AMĠRLĠĞĠ RUH SAĞLIĞI KAVRAMI VE PSĠKOLOJĠK BOZUKLUKLAR AYDIN

2 ÖNSÖZ Dünya sağlık örgütüne göre sağlık; bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hali olarak tanımlanmaktadır. Sağlığın tanımından da anlaşılabileceği gibi ruhsal ve sosyal iyilik hali, bedensel iyilik haliyle eşit derecede önemlidir. Ancak ülkemizde insanlar sağlık deyince hemen beden sağlığına atıfta bulunmakta ve bedensel sağlıklarını daha çok önemsemektedirler. Bedensel bir yakınmaları olduğunda hemen hekime gider, gerekirse ilaç kullanımına başlarlar. Fakat ruh sağlığı söz konusu olduğunda insanların bu durumu daha az önemsedikleri ve tedavi için daha zor karar verdikleri ve gönülsüz davrandıkları gözlemlenmektedir. Bu duruma etki eden birkaç faktör bulunmakla birlikte bunlar; Toplumda yaygın olan Ben deli miyim?, Deli olan psikoloğa/psikiyatriste gider, psikolojik destek alır algısı, Bireyin yaşadığı psikolojik durumu anlamlandıramaması, nereye başvuracağını, nasıl destek alacağını bilememesi, Bireyin yaşadığı psikolojik soruna ilişkin farkındalığının olmaması, Toplum içerisinde psikolojik rahatsızlık yaşayan bireylerin dışlanması, ötekileştirilmesi ve buna bağlı olarak bireyin psikolojik rahatsızlık yaşıyor olmasından dolayı etiketlenmekten korkması, Psikolojik destek ve tedavi sürecine ilişkin kalıplaşmış yanlış ve olumsuz yargılar. Bu kitapçığın hazırlanmasının amacı ruh sağlığı kavramı ve psikolojik bozukluklar hakkında genel bir bilgi vermektir. Bu bilgiler ruh sağlığı ve psikolojik süreçleri anlamada yararlı olacaktır. Ancak, bu bilgiler bireyin kendisi ya da yakınları hakkında teşhiste bulunabilmesi için yeterli değildir. Eğer birey bazı belirtileri kendisinde ya da çevresinde görüyorsa yetkili bir kuruma ve yetkin bir uzmana başvurmasında yarar vardır. Psikolog Kıvılcım Ç. ÇAKMAK 2

3 RUH SAĞLIĞI KAVRAMI Kime Göre Normal? Neye Göre Anormal? Sağlık, bedensel ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik halidir. Ruh Sağlığı ise bir anlamda bireyin kendisi ve çevresi ile bir uyum ve denge içerisinde olmasıdır. Bireyin duyuş, düşünüş ve davranışları arasında bir bütünlük olması gerekmektedir. Ruh sağlığı bozulan kişi, genellikle duygu, düşünce ve davranışlarında değişik derecelerde tutarsızlık, aşırılık, uygunsuzluk ve yetersizlik sergiler. Her birey zaman zaman bu tür örüntüler sergileyebilir ancak psikolojik rahatsızlık yaşayan kişilerde bu özelliklerin sürekli veya tekrarlayıcı olması, kişinin günlük rutinini, işlevini ve kişiler arası ilişkilerini bozacak nitelikte olması gerekir. Yine de psikolojik olarak normal ve anormalin tanımını yapmak oldukça güçtür. Çünkü belirtildiği gibi anormal olarak adlandırılan bir takım belirtiler normalde de görülebilmektedir. Ancak anormal kavramını belirleyen bazı kriterler söz konusudur. Bunlar; 1- Ġstatistiksel Seyreklik: Anormal davranışın bir özelliği seyrek olmasıdır. Örneğin normal zeka aralığı IQ olarak değerlendirilirken ve toplumda yer alan bireylerin büyük bir bölümü bu aralıkta yer alırken, 70 IQ ya sahip birey zeka geriliği yaşıyor olarak değerlendirilir. Ancak IQ su 110 geçenlerde ise herhangi bir anormalite değerlendirilmez. Bu demek oluyor ki seyreklik anormalitenin tek belirleyicisi değildir. 2- Normların Ġhlal Edilmesi: Anormalliği değerlendirirken ele alınan bir diğer özellik ise normların ihlal edilmesidir. Davranışın normları ihlal edip etmemesi ya da bunu gözlemleyenleri tehdit edip etmemesi veya kaygılandırıp kaygılandırmaması her ne kadar anormalite için önemli bir kriter ise de tek başına belirleyicilik açısından yeterli değildir. Örneğin suçlular çeşitli şekillerde toplumsal normları çiğnerler ancak hepsi psikolojik bir rahatsızlık yaşamamaktadır. 3- KiĢisel Rahatsızlık Hissetme: Kimi zaman kişi yaşadığı süreçten ciddi anlamda rahatsızlık duyar. Kişiler yaşantılarından mustariptirler. Örneğin kişi yaşadığı depresyondan büyük ölçüde hoşnutsuzdur, ya da kapalı alan korkusu kendisini huzursuz 3

4 etmektedir. Ancak her psikolojik rahatsızlık ille de rahatsızlık hissetmeyi içermez. Örneğin antisosyal kişilik bozukluğunda kişi soğuk kanlılıkla diğerlerine hor davranır ve herhangi bir suçluluk, rahatsızlık kaygı hissetmeksizin sürekli yasaları çiğner ve insanlara rahatsızlık verir. 4- Yeti Yitimi Ya Da ĠĢlev Bozulması: Bireyin yaşadığı anormallik sebebiyle yaşamının önemli bazı alanlarında bozulmaların olması ya da yeti yitimi anormal davranışın önemli bir parçasıdır. Örneğin madde kullananlarda nörolojik bazı bozukluklar oluşabileceği gibi kişiler arası ilişkilerde de ciddi problemler oluşmaya başlar. 5- Beklenmedik Olma: Uyaran ve ortaya çıkan davranış belirti arasında bir uyumsuzluk söz konusudur. Örneğin hayatında herhangi bir sorunu olmamasına rağmen bireyin her an kötü bir şey yaşayacağına ilişkin yoğun düşüncelerinin varlığı. Burada kaygı beklenmedik ve var olan duruma oransızdır. ***Tüm bu kriteler psikolojik anormalitenin varlığını değerlendirmek için oldukça önemli olmalarına rağmen hiç biri tek başına kesin ve net olarak anormaliteyi teşhis etmez, bütüncül olarak değerlendirilmeleri gerekir. 4

5 Ruhsal Yönden Sağlıklı Birey Kendini ve çevreyi gerçekçi bir biçimde algılar. Aynı şekilde başkalarını da anlayabilir, kişiler arası ilişkilerden tatmin olur. Yaşadığı toplumun kültürel, sosyal normlarına ayak uydurabilir, uyamadığında bu çatışmayı sağlıklı bir şekilde çözebilir. Yaşamaya heveslidir. Yaratıcıdır. Kendisi için planlar yapar ve olaylara esnek olarak yaklaşır. Diğerleri tarafından kabul görür. Yeniliklere açıktır, farklılıkları anlayışla karşılayıp bunlara yeri geldiğinde saygı gösterebilir. Gerektiğinde çevreyi biçimlendirir ya da içinde bulunduğu çevreye ayak uydurur. Tutum ve davranışları hem kendisini hem de çevresini mutlu eder. Hem cinsleriyle ve karşı cinslerle sağlıklı saygı ve sevgiye dayalı ilişkiler kurar. PSĠKOLOJĠK BOZUKLUKLAR A-KAYGI (ANKSĠYETE) BOZUKLUKLARI Kaygı bozukluğunun temel özelliği, kişinin gündelik hayatta karşılaştığı olaylarla ilgili olarak, engelleyemediği aşırı bir endişe ve kuruntulu beklenti (evham) içinde olmasıdır. Gün boyunca, normal bir insanda da çeşitli olaylar veya düşünceler karşısında anksiyete gözlenebilir (örneğin; sınava girmeden önce, karşı cinsten hoşlandığı biriyle konuşurken vs). Anksiyete kişiyi içsel ve dışsal tehditlere karşı uyarır; bu açıdan bakıldığında hayat için kurtarıcı bir niteliği vardır. Tehditten korunmak ya da sonuçlarını azaltmak için kişiyi gereken adımları atması için hazırlar. Anksiyetenin bir ruhsal hastalık belirtisi olması için verilen uyarıya şiddet ya da süre olarak uygunsuz bir yanıt olması, sık tekrarlaması ve kişinin mesleki veya sosyal açıdan işlevselliğini bozuyor olması gerekmektedir. 1-FOBĠLER Bir duruma ya da objeye yönelik, her karşılaşmada ortaya çıkan panik duygusu/ yoğun anksiyetedir. Kişinin kendisi de korkularını mantıksız ve abartılı bulur. Kişi, korktuğu şeyden kaçınır, bu korkusu işlevselliğini, sosyal ilişkilerini, mesleki performansını etkiler. Sosyal fobi ve özgül fobi olmak üzere ikiye ayrılır. 5

6 Sosyal Fobi: Başkalarının varlığı ile ilgili mantıklı olmayan, ısrarlı bir korkudur. Sosyal fobik kişi başkaları tarafından değerlendirilebileceğini düşündüğü durumlardan kaçınmaya çalışır. Bu durum kişinin yaşamını ciddi anlamda sınırlandırabilir. Öyle ki topluluk karşısında konuşmak, performans sergilemek, dışarıda yemek yemek yani başkalarının olduğu yerde herhangi bir iş yapmak aşırı derecede kaygı oluşturur. Bu durum kişinin olağan günlük işlerini, mesleki işlevselliğini (ya da eğitimiyle ilgili), toplumsal etkinliklerini ve sosyal ilişkilerini ciddi anlamda bozar. - En sık görülen psikolojik rahatsızlıktır. - Erken yaşlarda başlar. - Başka psikolojik rahatsızlıklarla görülme oranı yüksektir. Özgül Fobi: Belirli bir nesne ya da durumla karşılaşınca ya da karşılaşma beklentisi olduğu zaman ortaya çıkan asılsız korkulardır. Korku bir nesne ya da durumun bir yönünden korkma olabileceği gibi (Örn; kaza yapacağını düşündüğü için uçağa binmeme, başına bir şey geleceğini düşündüğünden asansör kullanmama vb.) korkulan nesne ile karşılaşınca meydana gelebilecek kontrolünü kaybetme, paniğe kapılma, bayılma sonuçlarından kaygı duyma şeklinde de ortaya çıkabilir. -Erken yaşta başlar. -Kadınlarda görülme oranı erkeklere nazaran daha fazladır. -Korku yaratan nesne ya da durumdan kaçınma kişi için çözümdür. 6

7 2-PANĠK BOZUKLUK (PANĠK ATAK) Ani ve nedeni açıklanamayan belirtiler nöbetinin mevcut olduğu bozukluktur. Bunlar; -Nefes almada güçlük - Terleme -Kalp çarpıntısı - Titreme -Göğüs ağrısı - Aşırı korku -Boğulma hissi - Korkunç bir şey olacakmış hissi -Mide bulantısı - Ölüm korkusu -Baş dönmesi - Kontrolü kaybetme korkusu -Kendini ortama yabancı hissetme - Delirme korkusu Panik nöbetler çok sık ortaya çıkabilir, bazen haftada bir ya da daha sık olabilir. Genellikle 10 dakika içerisinde en yoğun belirtiler ortaya çıkar ancak saatlerce de sürebilir. Kişide gelecek nöbetlerle ilgili endişe ortaya çıkar. Çoğunlukla bu nöbetler sırasında hastanelerin acil servislerine başvurulur. -Kadınlarda erkeklere oranla daha yüksektir. -Genellikle erken yetişkinlik döneminde (20-40 yaş) ortaya çıkar. 3-GENELLEġMĠġ KAYGI BOZUKLUĞU Genelleşmiş kaygı bozukluğu olan birey çoğu kez önemsiz şeylerle ilgili olarak sürekli bir kaygı içerisindedir. Her çeşit konuda kronik ve kontrol edilemez bir endişe söz konusudur. Örneğin birey çocuğunun başına gelebilecek bir kazadan dolayı sürekli dehşet içinde olabilir. Belirtileri; -Gerginlik -Yorgunluk -Uyku düzensizliği -Dikkat dağınıklığı -Unutkanlık -Sabırsızlık-kızgınlık -Huzursuzluk -Sürekli endişe hali 7

8 ***Bu kişiler sürekli kötü bir şey olacak duygusu ve korkusunu yaşarlar. Bu nedenle sürekli tetiktedirler ve sıkıntılıdırlar. Anksiyetenin tüm belirtilerini yaşarlar. 4-OBSESĠF KOMPULSĠF BOZUKLUK Aklın ısrarlı ve kontrol edilemeyen düşüncelerle dolduğu ya da kişinin bazı davranışları tekrar tekrar yapma zorunluluğu hissettiği bozukluktur. Genellikle hamilelik, doğum, aile çatışmaları, işle ilgili ciddi problemlerin yaşanması gibi stres yaşantılarının akabinde erken yetişkinlik döneminde başlar. Obsesyonlar: İstemsiz olarak akla gelen tekrarlayan düşünceler, itkiler ve imgelerdir. Kontrol edilemezler ve akla aykırı olarak algılanırlar. Örneğin ölümcül bir hastalığa yakalanacağına yada mikrop kapacağına ilişkin var olan tekrarlayıcı düşünceler. Kompulsiyon: Sıkıntıyı azaltmak ya da bir felaketin olmasını önlemek için kişinin kendisini yapmaya zorunlu hissettiği tekrarlayıcı davranışlar. Davranış açık bir şekilde aşırıdır. Örneğin mikrop kapmaktan korkan birinin günde 200 kez ellerini yıkaması ya da defalarca banyo yapması gibi. OKB sıklıkla temizlik ve düzenle ilgilidir. Kişi daha çok olmasından korktuğu bir şeyden kendini alıkoymaya çalışır. Bunlar bazen saatler hatta günün büyük bir kısmını alan temizlik törenleri; kahverengi olan şeylerden kaçınma, sayı sayma, çizgilere basmadan yürüme, uğurlu eşyaya ya da bedeninin bir yerine dokunmak gibi tekrar edici sihirli önlemler; kapı kapama, ocak söndürme, elektriği kapama gibi yapılan bir şeyin 8-10 kez ya da daha fazla kontrol edilmesi gibi farklı şekillerde gerçekleşir. Bireylerin günlük rutinleri, işlevleri ve sosyal ilişkileri bu rahatsızlıktan ciddi anlamda olumsuz etkilenir. 8

9 5-TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU Kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere ruhsal travma denir. Böyle durumlarda kişinin doğrudan yaşadığı, şahit olduğu ya da öğrendiği, fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü tehdit edici bir durum söz konusudur. Bu büyük stres karşısında (savaş, deprem, trafik kazası, cinsel taciz vb.) kişide artmış kaygı, travmayla ilgili uyarıcılardan kaçınma ve duygusal tepkilerin azalması gibi aşırı tepkiler gözlemlenir. Travma sonrası stres bozukluğunda; -Yoğun korku, çaresizlik, dehşet duygularının yaşanması -Olayı rüyalarda (kabuslar) görme, gün içerisinde yeniden yaşıyormuş gibi hissetme, -Uykuya dalamama, uykuyu devam ettirmede güçlük, dikkatte ilişkin problemler, aşırı uyarılmış olma durumu ve abartılmış irkilme tepkileri, - Kaygı, kızgınlık, korku, suçluluk gibi duygular, -Travma ile ilgili anıları uyandıran etkinlikler, yerler ya da kişilerden uzak durma çabaları, -Travmanın önemli bir yönünü hatırlayamama, -Etkinliklere karşı ilginin ya da katılımın önemli ölçüde azalması -İnsanlardan uzaklaşma ya da insanlara yabancılaşma -Duygulanımda kısıtlık /küntlük (örneğin sevme duygusunu yaşayamama, olumlu duyguları hissedememe ) gözlemlenir. *** Tanı için bu belirtilerin en az 1 ay boyunca devam etmesi gerekir. Travma sonrası stres bozukluğu travmatik olaydan sonra bir hafta içerisinde de başlayabilir, 30 yıl gibi çok uzun bir süre sonrada. 9

10 B-SOMATOFORM BOZUKLUKLAR Somatoform bozukluklarda psikolojik rahatsızlıklar bedensel bir biçim almıştır. Fizyolojik açıklaması olmayan, istemli olarak kontrol edilemeyen somatoform bozukluğundaki fiziksel belirtiler kaygıya bağlı psikolojik nedenler sonucu ortaya çıkarlar. Bilindiği üzere bedensel rahatsızlıkların oluşmasında duygusal süreçler oldukça önemlidir. Bu tür rahatsızlıklarda duyguların boşalımını sağlayan yollar kapanmış olmasından dolayı gerilim bedensel olarak ifade edilir ve bilinç dışı olarak gerçekleşir. 1-KONVERĠSYON BOZUKLUĞU Fizyolojik olarak herhangi bir sorun bulunmamasına, organlarda ya da sinir sisteminde problem bulunmamasına rağmen kol ve bacaklarda kısmi ya da tam felç; bayılma nöbetleri ve denge kusurları; deride batma, uyuşma, karıncalanma hissi; tamamen ya da kısmi körlük yaşama; konuşamama ya da ses kaybı; koku duyusunun kaybı gibi durumlar yaşanabilir. Netice itibariyle fizyolojik bir kökeni olmamasına rağmen psikolojik süreçlerden dolayı kişi birçok alanda yeti yitimi yaşayabilmektedir. 2-SOMATĠZASYON BOZUKLUĞU Fiziksel bir temeli olmamasına rağmen süreğen, çoklu bedensel yakınmalar söz konusudur. Baş, sırt, eklem ağrıları; gastrointestinal yakınmalar (ishal, bulantı, mide ağrıları vb.) ; cinsel sorunlar bir arada yer alır. Özellikle duyguların açık olarak belli edilmediği kültürlerde daha sık görülmektedir. İş ve okulla ilişkin problemler ile evlilik ve kişilerarası ilişkilerle ilgili sorunlarda sıklıkla bu rahatsızlıkla birlikte bildirilir. 10

11 C-DĠSOSYATĠF BOZUKLUKLAR Disosyatif bozukluklarda kişinin kimlik duygusu, bilinci ve belleğindeki bozukluklar yer almaktadır. Bu bozukluğu gösteren kişiler önemli olayları hatırlamayabilirler, geçici olarak kimliklerini bilmeyebilirler ya da başka bir kimlik benimseyebilirler. 1-DĠSOSYATĠF AMNEZĠ VE DĠSOSYATĠF FUG (KAÇIġ) Disosyatif amnezi genellikle stres verici, travmatik bir olaydan sonra aniden bireyin kişisel bilgilerini hatırlayamaması şeklinde oluşur. Bilgi tamamen kaybolmaz ancak amnezi süresi boyunca hatırlanamaz. Bellekteki kayıp unutkanlıkla açıklanamayacak kadar büyüktür. Kişi amnezi sürecinde bellek kayıpları yaşasa da konuşma, okuma, yazma gibi özel becerilerini ve dünyaya-yaşama ilişkin kazanılmış bazı bilgilerini yitirmez. Amnezik süreç bazen birkaç saat bazen de birkaç yıl kadar sürebilir. Genellikle oluşumu gibi aniden sonlanır. Disosyatif fugde ise bellek kaybı daha yoğundur. Kişi sadece bellek kaybı yaşamaz, aynı zamanda aniden evinden, işinden ve sosyal çevresinden uzaklaşarak yeni bir kimlik benimser. Yeni bir kimlik benimsemek kimi zaman çok detaylı olur. Kişi yeni bir isim, yeni bir ev, yeni bir iş ve hatta yeni kişilik özellikleri edinir. Füg yaşantıları daha çok doğal afet, savaş, evlilik anksiyetesi ve kişiler arası sorunlar gibi ciddi stres verici yaşantıların sonucunda gerçekleşir. Düzelme zaman açısından fark gösterse de geçmişe yönelik hafıza tam olarak yerine gelir. 2-DĠSOSYATĠF KĠMLĠK BOZUKLUĞU (ÇOKLU KĠMLĠK) Kendi içinde sürekliliği olan, birbirinin yerini alabilen kimlikler, aynı kişide birlikte varlığını sürdürür. Genel olarak alter kişilik diye adlandırılan bu kimlikler yineleyici biçimde denetimi ele alırlar ve algıladıkları kendilik kavramı doğrultusunda davranırlar. Bu kimlikler belirgin olarak farklı ses, aksan, kelime dağarcığı, yüz ifadesi, hareket özellikleri, kişilik özellikleri, cinsiyet, yaş farklılıkları gibi farklılıklara sahip olabilir. Bu kişilerde ikiden başlayarak birçok farklı kimlik türü bir arada olabilir. Kimlikler arası geçiş ani ve dramatiktir. 11

12 D-YEME BOZUKLUKLARI Yeme Bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve son yıllarda tanımlanan tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların içinde yer aldığı bir tanı grubudur. Bu hastalıklar ruhsal kaynaklıdır ve bedensel belirtiler ön planda gibi görünse de ciddi ruhsal sorunlarla birliktedir. 1-ANOREKSĠYA NERVOZA Anoreksiya nervozadaki temel belirtiler; zayıf bir bedene sahip olma arzusu, kilo almaktan aşırı derecede korku, beden imgesinde bozukluk ve mensturasyon dönemlerinin kaybolmasıdır. Kişi kilo kaybetme amacıyla özel davranış biçimleri geliştirir. Bu kişilerin yaklaşık yarısı bütün yiyecek alımını ileri derecede azaltarak kilo kaybeder. Bazıları yoğun egzersiz yapar. Diğer yarısı sıkı diyet uygular, ara sıra kontrol kaybederek tıkınırcasına yemek yer ve ardından bu yediklerini kusarak çıkarır. Hastalar aldıkları besinlerin kilo yapıcı etkisini azaltmak için ilaçlara da başvurabilirler. Sonuçta kişi, sağlığını tehdit edecek ölçüde zayıflar. Anoreksik kişiler normal vücut ağırlığında olmayı reddederler. Kilo almaktan çok korkarlar ve kilo verseler dahi bu korkuları azalmaz. Benden biçimlerini çarpık bir şekilde algılarlar. Aşırı derecede zayıf olduklarında bile aşırı kilolu oldukları ya da karın, kalça, bel gibi beden bölümlerinin çok kilolu olduğuna inanırlar. Bu nedenle sıkça tartılır ve beden bölümlerini ölçerler. 2-BULUMĠA NERVOZA Bulumia nervoza aşırı yeme atakları ( iki saatten daha az bir sürede aşırı derecede/tıkınırcasına yemek yeme) ve ardından gelen kusmaların ön planda olduğu bir yeme bozuklukları tablosudur. Hasta yine zayıf bir beden sahip olmak istediği için anoreksiya nervozadaki gibi yediklerini dışarı atmak, kalori yapıcı etkilerini gidermek için çeşitli yollara başvurur. Tıkınırcasına yeme örüntüsü bittikten sonra bu durum iğrenme, huzursuz olma duyguları ve kilo alma korkusunu doğurur. Ve akabinde kişi daha çok kusma yoluyla bununla birlikte aşırı egzersiz, müshil ve idrar söktürücü gibi ilaçları kullanma yoluyla yediklerinden kurtulma eğilimi sergiler. Anoreksiyaya nazaran bulumiada kişi biraz daha normal beden ağırlığına sahiptir. 12

13 3-TIKINIRCASINA YEME BOZUKLUĞU Tıkınırcasına yeme bozukluğunun tanımlayıcı özelliği kişinin büyük miktarlarda yiyecek tükettiği ve yeme davranışı üzerinde kontrol kaybı hissettiği, tekrarlayan aşırı yeme dönemleriyle karakterizedir. Bulimia nervoza sahibi kişilerden farklı olarak bu kişiler tıkınırcasına yeme nöbetlerinin etkilerini telafi etmek için, kendi kendini kusturma, kusturucu,ishal yapıcı,idrar söktürücü ilaç alma veya uzun süreli hiç yemek yememe veya aşırı fiziksel egzersiz gibi telafi edici davranışlara girmezler. Bu nedenle de kiloludurlar. E-DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI Duygudurum bozukluğu grubundaki bireylerin temel bozukluğun duygulanımda olduğu kabul edilir. Duygudurum bozuklukları ile kastedilen iki temel durumdan bir tanesi duygudurumun neşe yönünde kaymasıyken (yükselmiş, çizginin üstüne çıkmış) diğeri de keder yönünde kaymasıdır (çökmüş, çizginin altına inmiş). Yükselmiş duygudurumun bulunduğu kişilerin manide (uçuşumda), çökmüş duygudurumu yaşayan kişilerin ise depresyonda (çöküntüde) olduğu kabul edilir. Sağlıklı insanlar günlük hayatlarında yaşadıkları olaylar karşısında tepkisel olarak duygudurum dalgalanmaları yaşarlar. Eşiyle tartışan bir kişinin birkaç saatlik kederli olması veya çocuğunun başarısı nedeniyle annenin birkaç gün neşeli olması gibi tepkiler sağlıklı duyguduruma örnek olarak verilebilir, burada önemli olan duygudurumun denge içinde olmasıdır. 1-DEPRESYON Büyük bir üzüntü, endişe, suçluluk, değersizlik hissi, diğer insanlardan uzaklaşma, uyku, iştah, cinsel istek kaybı ya da her zamanki faaliyetlere karşı isteksizlikle belirginleşen duygu durumudur. Depresyondaki kişi duygudurumu açısından mutsuz, karamsar ve ümitsizdir. Bu kişiler bazen kendilerini tüm duygularını yitirmiş gibi hissedebilirler. Depresyon yaşantısından zihinsel süreçler de etkilenir. Konsantrasyon ve dikkate ilişkin sorunlar ve karar vermede güçlükleri yaşanır. Hareketlerde yavaşlama, yorgunluk, halsizlik sıklıkla gözlemlenir. Kimi zaman basit gündelik işleri bile yerine getiremezler. Yeme bozuklukları (iştahtan kesilme - aşırı yeme), uyku problemleri (sürekli uyuma arzusu uyuyamama) ve kronik ağrılar (baş, boyun, eklem ağrıları, mide-bağırsak şikayetleri) sürece eşlik eder. 13

14 ***Hepimiz hayatımızın çeşitli evrelerinde farklı faktörlere bağlı olarak çökkün bir ruh haline bürünürüz. Ancak sürecin depresyon olarak nitelenebilmesi için yukarıda sıralanan belirtilerin en az 2 hafta süreyle devam etmesi gerekir. Görülme sıklığı yüksektir. ***Depresyon sürecinde intihar sıklıkla karşımıza çıkan bir olgudur. 2-MANĠK-DEPRESĠF (BĠPOLAR) BOZUKLUK Maniden (aşırı taşkınlık, coşku) depresyona (çökkünlük) kadar uzanan ruh halindeki aşırı değişiklikler olarak tanımlanır. Bu ruh hali oynamaları arasında, bipolar bozukluğu olan kişi normal ruh hali de deneyimleyebilir. Manik terimi aşırı hareketli, enerjik, konuşkan, umursamaz, güçlü, öforik, dürtüsel bir dönemi tanımlar. Sonra, birdenbire bu yükseklerde uçan ruh hali karanlık bir ruh haline dönüşebilir. Bu bir öncekine tamamen zıt olan ruh hali depresyon olarak tanımlanır ve üzüntü, ağlama, değersizlik hissi, enerji kaybı, haz kaybı, uyku problemlerini içinde barındırır. Kişi bu iki uç duygu arasında gelgitler yaşar. Manik Ataklar Döneminde; - Olağan durumdan farklı ve belirgin biçimde hızlı ve sürekli aşırı konuşma, -Zihinsel etkinlikler hızlanması, -Dikkatini bir noktaya/şeye yoğunlaştırmada zorlanma, konudan konuya hızlı geçişler, sıçramalar, -Sosyallikte artma, girişkenlik, ataklık, toplumsal ilgi bariz şekilde artış, -Sonuçlar irdelenmeden yaşamdan zevk almaya yönelik etkinliklere girişme, giyim kuşamın değişmesi, toplumsal normları zorlayan cinsel deneyimlere yönelme, dürtüsel ve hesapsızca para harcama eğilimi, -Uyku gereksiniminde azalma, öyle ki günlerce uyumayabilirler buna rağmen kendilerini iyi hissetme, -Özgüven patlaması görülür. 14

15 F- ġġzofrenġ Şizofreni, kişinin gerçekle gerçek olmayan arasındaki farkı ayırt etmesini zorlaştıran, normal düşünce akışını korumasını engelleyen, duygularını kontrol etmesini ve normal olarak davranmasını önleyen zorlayıcı bir hastalıktır. Şizofrenide düşünce, algı ve dikkat, motor davranışlar ve duygular gibi çeşitli temel alanlarda bozukluklar mevcuttur. Bu nedenle şizofreni tanısı alanlardaki davranışsal, duyuşsal ve duygusal anormalite örüntüleri birbirinden farklılık gösterir. Şizofreni sürecinde; -KonuĢmada düzensizlikler ve konuģma fakirliği: Konuşmanın içeriğinden bağımsız/alakasız olaylardan bahsetme, anlamsız ve kuralsız cümleler kurma gözlemlenir. Konuşma fakirliğinde ise konuşma miktarı çok azalmıştır ya da konuşmanın içeriği çok az bilgi vermektedir. -Sanrılar: Sanrılar, doğru olmadığı konusunda açık deliller bulunmasına karşın kişinin doğru olarak kabul ettiği düşünceler/inançlardır. Örneğin; kişi, manyetik dalgalar aracılığı ile komşularının onun davranışlarını kontrol ettiğine inanır, veya TV deki bir kişinin ona özel mesajlar gönderdiğini söyler -Varsanılar: Çevreden gelen uyarıcı olmadığı halde duyusal yaşantıların olma durumudur. Örneğin; var olmayan sesleri duyma, kokuları hissetme, gerçekte orada olmayan nesneleri veya kişileri görme gibi. -DüĢünce Bozukluğu: Şizofrenik bireyin düşünce şekli çok değişiktir. Şizofrenik birey ard arda kesintisiz düşünmeyi yapamadığından dolayı sıkıntı çekebilir. Düşünceler çok hızlı gidip gelirler ve onları yakalamak imkansızdır. Kişi uzun süreli düşüncelerini yoğunlaştıramaz, düşünceler kolayca dağılır, dikkatini odaklayamaz. Neyin konu ile ilgili olduğunu veya olmadığını seçemez. Düşünceleri dağılmış ve parçalanmış olduğundan kişi mantıklı bir düzen içinde onları toparlayamaz, aktaramaz. Düşünceyi mantıklı bir şekilde sürdürmedeki eksiklik "düşünce bozukluğu" olarak adlandırılır ve bu durum karşılıklı duygu, düşünce, haber iletimini çok zorlaştırır. Kişiler arası ilişkileri bozar. -Duygu Durum: Şizofrenik hasta çoğu zaman 'uygunsuz duygulanım' gösterir. Bunun anlamı kişinin konuşma ve düşünceleri ile uyuşmayan bir duygu göstermesidir. Örneğin kişi kendisine kötülük yapılacağını söyler ve ardından güler. Bazen de şizofrenik bireylerde künt veya düz duygulanım görülebilir. Bu, hastalardaki duygusal dışa vurmadaki azalmaya işaret eder. 15

16 -DavranıĢ Örüntüleri: Şizofrenik bireyler birbiri arkasına garip hareketler yapabilirler, bunlar bazen karmaşık parmak, el ve kol hareketleridir. Kimi zaman da garip yüz ifadeleri takınırlar. Bazı şizofrenlerde faaliyet düzeylerinde olağan dışı hareketlilik söz konusudur. Bu hareketlilik yerinde duramama, aşırı heyecan, el kol hareketleri vb. şekilde ortaya çıkabilir. Öte yandan kimilerinde ise katatonik hareketsizlik, donupkalma durumu gözlemlenir. Uzun süre garip beden duruşları sergilerler. Örneğin; kişi tek ayağının üzerinde durarak diğer bacağını kalçasına doğru kıvırıp tüm gün öyle kalabilir. -Öz Bakım: Öz bakımları kötüdür. Bu kişiler kendileri ve temizlikleri ile ilgilenmezler. Kirli tırnaklar, taranmamış saçlar, fırçalanmamış dişler, kirli elbiselerle dolaşırlar. -Ġstek ve enerji azalması - haz alamama: Enerjinin olmaması, ve genellikle günlük faaliyetlere ilgisizlik söz konusudur. -Asosyallik: Bazı şizofrenler kişilerarası ilişkiler açısından ciddi sorunlar yaşarlar. Sadece birkaç arkadaşları olabilir ya da hiç arkadaşları olmaz. Sosyal becerileri zayıftır ve başkalarıyla vakit geçirmeye ilişkin ilgileri yoktur. *** Tüm bu belirtiler şizofrenik bireylerde farkı şekillerde görülür. *** Etiketleme ve ötekileştirme en çok şizofreni rahatsızlığı yaşayan bireylere yönelik olarak gerçekleştirildiği için bu acımasız önyargılar şizofrenik bireyler ve aileleri için yaşanan süreci daha zor hali getirmektedir. 16

17 G- MADDE KULLANIMI İnsanoğlu acıyı dindirmek ve bilinç durumunu değiştirmek adına yüzyıllardır çeşitli maddeler kullanmıştır. Bu maddeler genellikle vücuda zararlı olmalarına rağmen haz verici olmaları sebebiyle madde kötüye kullanımının oluşmasına temel teşkil etmektedirler. Madde kullanımı madde bağımlılığı ve madde kötüye kullanımı olmak üzere iki boyutta ele alınmaktadır. 1-MADDE BAĞIMLILIĞI Kişinin maddeden aldığı etkiyi elde etmek için maddenin daha yüksek dozlarda kullanımı veya aynı dozda kullanımı şeklinde kişide toleransın gelişmiş olması gerekmektedir. -Kişi madde alımını kestiği ya da azalttığı zaman yoksunluk belirtileri, olumsuz fiziksel ve psikolojik etkiler ortaya çıkar. -Madde bağımlılığı sürecinde kişi maddeyi amaçladığından daha fazla miktarda ya da daha uzun süre kullanır. - Maddenin aşırı kullanımına ilişkin farkındalık vardır ancak kullanımı azaltmayı denese bile kişi bunu başaramaz. -Madde bağımlısı zamanının büyük bir kısmını maddeyi bulmak ya da maddenin etkilerinden kurtulmak için harcar. -Fizyoloijk ve psikolojik sorunlara rağmen madde kullanımı devam eder. -Kimi aktiviteler (iş, eğlence, sosyal hayat vb.) madde kullanımı sebebiyle azalır ya da bırakılır. 2-MADDE KÖTÜYE KULLANIMI Maddenin birden çok kullanılmasına bağlı olarak aşağıdakilerin sürece eşlik etmesi gerekir. -Madde kullanımına bağlı olarak örneğin işe gitmeme, bireyin çocuklarını ihmal etmesi gibi temel sorumlulukları yerine getirmeme, -Kullanılan maddenin etkisi altında iken iş hayatında ya da otomobil kullanırken ve benzeri durumlarda tehlikelere maruz kalma, -Davranış taşkınlıkları ve sosyal normların ihlali gibi yasal sorunların varlığı, -Eşle kavga gibi süregelen sosyal ve kişiler arası problemlerin varlığı. 17

18 H- KĠġĠLĠK BOZUKLUKLARI Kişilik bozukluklarının belirtileri, zaman zaman çeşitli derecelerde sahip olduğumuz özellikleri açıklamaya çok uygun olabilmesine rağmen, gerçek bir kişilik bozukluğu çeşitli özelliklerin aşırılığı ile tanımlanır. Uzun yıllar boyunca geliştirdiğimiz kişilik, hayatın zorluklarını ele almanın bir yolu, diğer bireylerle ilişki kurmanın bir tarzıdır. Kimi bireyler meydan okuyucudur, kimileri saldırgan, kimisi ise utangaçtır. Bu kişilerin hiçbirine kişilik bozukluğu tanısı konulamaz. Kişilik bozukluğunu tanımlayabilmek için davranış örüntülerinin çok eski, kişinin tüm hayatını istila etmiş ve işlev bozukluğuna sebep olmuş olması gerekir. 1-PARANOĠD KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Paranoid kişilik bozukluğunun temel belirtisi insanlardan şüphe etmektir. Kişi sürekli diğerlerinden kötülük göreceği ya da diğerleri tarafından kullanılacağını düşünür. Bu nedenle daimi olarak kendisine yönelik yapılacak olan kötülüklere ilişkin ipuçları arar. Başkalarına güvenme konusunda ciddi tereddütler yaşaralar. Bu kişilerin zihinleri sürekli diğerlerinin sadakati ve güvenirlği hakkındaki dayanaksız şüphelerle meşguldür. Çevrelerindeki olaylardan kendilerince mesajlar çıkarırlar. Örneğin komşunun köpeği kasıtlı olarak kendisini rahatsız etmek için havlamaktadır. 2- ġġzoġd KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Şizoid kişilik bozukluğunda kişi sosyal ilişkiler kurmaz ve bu ilişkilerden hoşlanmaz. Genellikle bu kişilerin yakın arkadaşları yoktur. Donuk ve mesafelidirler. Diğer inşalara karşı samimi ve içten duyguları yoktur. Övülmek, eleştirilmek gibi diğer bireylerden gelen geribildirimlere karşı duyarsızdırlar ve diğerlerinin duygularına ilgi göstermezler. Yalnız yaşarlar ve tek başına yapabilecekleri aktivitelerle ilgilenirler. Karşı cinse ve cinselliğe karşı da ilgisizlikleri söz konusudur. 3-ġĠZOTĠPAL KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Şizoid kişiliğin kişiler arası ilişkiler hususundaki örüntülerini taşımakla birlikte azalmayan aşırı bir sosyal kaygıya sahiptirler. Tuhaf inançlara ve büyüsel düşüncelere sahip olabilirler. Algı yanılsamaları yaşarlar. Örneğin gerçekte orada olmayan bir gücün ya da kişinin orada olduğunu hissetme gibi. Konuşurken net olmayan ve alışılmamış bir dil kullanımı görülür. Davranış ve görünüşlerinde tuhaflıklar gözlemlenir. Şüphecilik ve paranoid düşünceler sıklıkla görülür. Duygusal durumları sıkılmış ve donuktur. Sıklıkla diğer kişilik bozuklukları ile karıştırıldığından tanı alması zordur. 18

19 4- SINIR (BORDERLĠNE) KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Bu kişiler ilişkilerinde, duygu durumlarında ve benlik imgelerinde sabit kalamazlar. Diğer insanlara yönelik duygular ve tutumlar kısa bir süre içerisinde dikkat çekici bir derecede ve açıklanamaz şekilde değişebilir. Bununla birlikte duygularda kararlılık yoktur, birden bire idealleştirmeden aşırı öfkeye kayma gözlemlenebilir. Genellikle tartışmacı, çabuk sinirlenen, aşağılayıcı şekilde alaycı, hemen küsen ve beraber yaşanması çok zor kişilerdir. Kumar, madde kullanımı, para harcama, cinsel ilişki içerisinde olma gibi dürtüsel davranışlar mevcuttur ve bu kişinin kendisine zarar verecek boyuttadır. Benlik duyguları gelişmemiştir, kendilik değerleri, sadakatleri ve kariyer seçimleri hakkında belirsizlik hakimdir. Genellikle fırtınalı ve gelip geçici kişilerarası ilişkileri vardır. Kronik depresyon ve yoğun boşluk duyguları sebebiyle sık sık intihar girişimleri ve kendisine zarar verici davranışlar söz konusudur. 5-HĠSTRYONĠK KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Histerik olarak da tanımlanan bu kişiler aşırı dramatik ve dikkat çekmeye çalışan bireylerdir. Bu kişiler dikkatleri üzerlerine çekmek için genellikle farklı giyim tarzları, makyaj, saç rengi gibi fiziksel özelliklerini kullanırlar. Ben merkezcidirler, fiziksel çekicilikleriyle aşırı ilgilenirler ve dikkat odağı olmadıkları zaman bundan rahatsızlık duyarlar. Uygunsuz derecede cinsel olarak tahrik edici ve baştan çıkarıcı olmakla birlikte başkaları tarafından kolayca etkilenirler. Konuşmaları genellikle karşısındakini etkilemek amaçlı ve içerikten yoksundur. 6-NARSĠSTĠK KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Narsistik kişiliği olanlar kendi benzersizliklerini ve yetilerini abartılı bir gözle görürler. Sürekli büyük başarılarla ilgili hayallerle meşguldürler. Onların benmerkezci olduklarını söylemek durumu ifade etmek açısından yetersiz kalır. Her zaman dikkat odağı olma, koşulsuz kabul görme ve övülme arzusu içerisindedirler. Sadece özel ve yüksek statüdeki insanların kendilerini anlayabileceklerini düşünürler. Empati yokluğu, çekemezlik duygusu, kibir, bir takım haklara ve avantajlara sahip olma duyguları mevcuttur ve bu kişiler arası ilişkilerini negatif yönde etkiler. Herkesten kendilerine yönelik özel muamele beklerler ve kendilerini bunun karşılığını sunmak zorunda hissetmezler. Eleştirilere aşırı tepki gösterirler. Öz itibarı ile narsizim kişinin kendisine tapması, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak da tanımlanan bir terimdir. 19

20 7-ANTĠSOSYAL KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Antisosyal kişilik bozukluğu olan birey, sorumsuz ve antisosyal davranışları sürekli iş değiştirerek, kuralları çiğneyerek, asabi ve fiziksel saldırgan davranış sergileyerek, borçlarını zamanında ödemeyerek ve düşüncesizce hareket ederek sergiler. Bu kişiler dürtüsel hareket ederler ve bir plan yapıp ona bağlı kalamazlar. Zarar verici davranışlarının ve işledikleri suçların farkındadırlar ancak buna aldırış etmez ve yaptıklarından pişmanlık duymazlar. Hem olumlu hem de olumsuz duyguları fakirleşmiştir. Utanç duyguları yoktur. Diğer bireyler üzerinde etkileyicilikleri ve cazibeleri vardır ve bu etkiyi kişisel kazanları için kullanırlar. Şişirilmiş bir öz saygıya sahip olmakla birlikte bencil kimi zamanda acımasız bir kişilik örüntüsüne sahiptirler. Erken başlangıçlıdır. 15 yaşından önce davranım bozuklukları gözlemlenmeye başlanır. 8-ÇEKĠNGEN (KAÇINGAN) KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Eleştirilme, reddedilme ya da kabul görmeme ihtimaline karşı aşırı duyarlı olan ve karşı tarafın ondan hoşlanacağına emin olmadan ilişkiye girmekten kaçınan kişilerdir. Aptalca bir şey söylemekten ya da yüzünün kızarması, sesinin titremesi gibi sebeplerden mahcup duruma düşmekten aşırı korktuklarından sosyal ortamlarda zorluk çekerler. Başkalarına nazaran yetersiz ve aciz olduklarına inanırlar. Hayatlarındaki riskleri ve tehlikeleri olduğundan fazla abartırlar. 9-BAĞIMLI KĠġĠLĠK BOZUKLUĞU Bağımlı kişilik bozukluğu tanısı alan bireylerin özgüvenleri çok düşüktür. Hayatlarında pasif bir rol üstlenmişlerdir. Öyle ki nerede yaşayacaklarına, ne iş yapmaları gerektiğine, kiminle arkadaşlık edeceklerine ve benzeri süreçlere ilişkin karar verme durumlarında karar verme sorumluluklarını ebeveynlerine ya da eşlerine bırakırlar. Karşı tarafın onayını kaybetmekten korktukları için hatalı olduklarını bildikleri halde karşı tarafı onaylarlar. Kendi başlarına karar vermede ya da eyleme başlamakta zorluk çekerler. Birisi tarafından korunup kollanmaya aşırı ihtiyaç duyarlar dolayısıyla yalnız kalmaktan rahatsızlık duyarlar. Başkalarından taleplerde bulunmazlar ve ilişkilerinin bozulmaması için kendi ihtiyaçlarını göz ardı ederler. 20

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005 Travma Nedir? Günlük rutin işleyişi bozan, Aniden beklenmedik bir şekilde gelişen, Dehşet, kaygı ve panik yaratan, Kişinin anlamlandırma

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir. Psikiyatrinin en önemli hastalıklarından biridir. Bu hastalıkta gerçeği değerlendirme yetisinde bozulma, acayip tuhaf davranışlar, hezeyanlar ( mantıksız, saçma, olması mümkün olmayan veya olması mümkün

Detaylı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5 Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Açıklama (2011-2013) Danışman: Pfizer Konuşmacı: Pfizer

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en

ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en 1 ÇOCUĞUNUZUN RUH SAĞLIĞI Bu yazıyla ilgilenip okuduğunuza göre bir yetişkin olmalısınız. Çocuğunuza sevginizi göstermenin ya da ona yardımcı olacak en iyi yolu bulmanın zor olduğu zamanlar vardır. Çocuğunuz

Detaylı

Depresyon Belirtileri

Depresyon Belirtileri Depresyon, kişinin sosyal işlevlerini ve günlük yaşama dair etkinliklerini rahatsız edecek, bozacak dereceye ulaşmış üzüntü, melankoli veya keder durumudur. Depresyon toplumda çok sık görülmekle beraber,

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI

UZ. DR. GÖNÜL ERDAL DAĞISTANLI GÜRÜLTÜ = HOŞA GİTMEYEN SES GÜRÜLTÜNÜN SÜRESİ ŞİDDETİ ZAMANI TÜRÜ GÜRÜLTÜ FİZYOLOJİK TEPKİLER RUHSAL TEPKİLER FİZYOLOJİK TEPKİLER ANĠ GÜRÜLTÜDE KAS GERĠLMELERĠ BAġ DÖNMESĠ YORGUNLUK ĠġĠTME KAYIPLARI METOBALĠZMA

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi

ÖFKE KONTROLÜ. Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi ÖFKE KONTROLÜ Aşağıdaki kendini değerlendirme soruları bilimsel bir araç olarak tasarlanmış değildir. Amaç; çeşitli durumlardaki davranışlarınıza

Detaylı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı

ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER. Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı ŞİZOFRENLERİN BEYİN YAPISI VE ORKİDELER Dr. Bülent Madi- Nöroloji Uzmanı Nöron: Bu sinir hücrelerinden beynimizde milyarlarca sayıda var. Ne İşe Yarar? Öğrendikçe beyindeki nöronlar arası binlerce bağlantı

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD 1943 2013 70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: 2012 Janssen Cilag

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ Tutum Tutum bir kişinin diğer bir kişi, bir olay veya çevresi ile ilgili olarak negatif veya pozitif tavırdır. Tutum Tutumlar değerler gibi sosyal ve duygusal inşalardır

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI se Li ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI SINAV KAYGISI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2015 KAYGI; Kaygı, kişinin bir uyaranla karşı karşıya kaldığında yaşadığı bedensel, duygusal ve zihinsel

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

Türkiye de obezite. (Kaynak: TÜİK)

Türkiye de obezite. (Kaynak: TÜİK) Türkiye de obezite WHO Yetişkinlerde obezite oranları E %21.7 K %34.0 Toplam %27.8 (2008 rakamları) 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun %16,9 u obez ve %33 ü fazla kiloludur. (2009 2010 arasındaki dönemde

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM

T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM BENİ KOŞULSUZ SEVİN! OTİZM NEDİR? O Bireyin sosyal iletişimini, dil

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir?? Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem Sıklığı?? Klinik seyir?? Çocuğun ilk travmatik yaşam olayı emzirme bağlanma olumsuz sağlık koşulları yetersiz bakım Doğum Değişim İyi anne olabilecek

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir?

Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları. Psikolojiye Giriş. Günümüz Kriterleri. Anormallik nedir? Psikolojiye Giriş İşler Kötüye Gittiğinde Olanlar: Zihinsel Bozukluklar 1. Kısım Ders 18 Klinik Psikoloji: Ruh Hali Rahatsızlıkları Susan Noeln-Hoeksema Psikoloj Profesörü Yale Üniversitesi 2 Anormallik

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Tiedot turkiksi DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu)

Detaylı

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI)

II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) II. KADEME) 11 14 Yaş Dönemi Özellikleri (ERİNLİK BULUĞ ÇAĞI) Fiziksel Gelişim Bu dönemdeki çocukta, ilköğretimin II. Kademesine geç uyum sağlama görülebilir. Hem bedensel hem de psikolojik açıdan birçok

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım

Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Psiko-Onkoloji Onkoloji Hastalarına Psikolojik Yaklaşım Dr. Mecit ÇALIŞKAN HNH Psikiyatri İdari ve Eğitim Sorumlusu Kanser hastaları tanı, tedavi ve hastalığın ileri evrelerde çeşitli ve değişik, ruhsal

Detaylı

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz)

( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) ÇOCUKLARDA BİPOLAR DUYGULANIM BOZUKLUĞ ( iki uçlu duygulanım bozukluğu, psikoz manik depresif, manik depresif psikoz) Bipolar duygulanım bozukluğu ; iki uçlu duygulanım bozukluğu, manik depresif psikoz

Detaylı

Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır.

Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır. Afetler, genellikle ani, yıkıcı, zaman sınırlı ve tüm toplumu etkileyen olaylardır. Ölüm, yaralanma, çok sayıda insanın evsiz kalması, yaşamsal hizmetlerin kesintiye uğraması gibi sonuçlara yol açıyorsa,

Detaylı

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği

Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği Aile Avukatlığı ve Aile Rehberliği Çocuk istismarı fiziksel ya da psikolojik olarak bir çocuğa bir yetişkin tarafından kötü davranılmasıdır. Ayrıca çocuklara kötü muamele, çocuk istismarı ve ihmali ile

Detaylı

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ Prof Dr Behcet Coşar Gazi Üni. Tıp Fak. Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatri Ünitesi İNSAN Biyo Psiko Sosyal 11/6/2009 2 KOAH

Detaylı

Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri. Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D.

Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri. Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D. Gelişim Sürecinde İstismarın Ruhsal Etkileri Prof. Dr. Runa İdil Uslu Ankara Üniv. Tıp Fak. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi A.D. Amaç İstismar yaşantısının tetikleyebileceği ruhsal belirtileri ve süreç içinde

Detaylı

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ SUNUM PLANI: Hareketli çocuk kime denir? Klinik ilgi odağı olması gereken çocuklar hangileridir?

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE

DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Information på turkiska DEHB GÜNLÜK YAŞAM KAOS HALİNE GELDİĞİNDE Çocukların oturup konsantre olmakta ve dürtülerini kontrol etmekte zorlanmaları normaldir. Ancak DEHB li (Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III

ÖNSÖZ... IX 1. 10 12 13 10 14 2. 15 15 3. 20 20 24 27 28 29 30 30 33 34 36 39 40 41 42 III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX 1. Çocuklara Zarar Veren Anne-Baba Davranışları...1 Aşırı Koruyuculuk ve Kısıtlayıcılık...2 Reddetme; Maskelenmiş Mahrumiyet...4 Aşırı Hoşgörü ve Şımartma...5 Aşırı Beklentiler...6

Detaylı

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen

Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Melikgazi Rehberlik ve Araştırma Merkezi Filiz DOĞAN Psikolojik Danışman/Rehber Öğretmen Kaygı, strese verilen normal bir tepkidir. Korku ve kaygılarla ortaya çıkan sıkıntı, gerginlik ve huzursuzluk küçük

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? SELDA TÜRKMEN le EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? EFT, orijinal İngilizce isminin baş harflerinin kısaltmasıdır; "Emotional Freedom Techniques". İnsanda huzursuzluk yaratan bütün kötü duygulardan

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

ONYOMANİ Onyomani; alışveriş bağımlılığı ya da takıntılı alışveriş davranışı olarak adlandırılabilen

ONYOMANİ Onyomani; alışveriş bağımlılığı ya da takıntılı alışveriş davranışı olarak adlandırılabilen Kenan ŞENLİK -Psikolojik Danışman Onyomani; alışveriş bağımlılığı ya da takıntılı alışveriş davranışı olarak adlandırılabilen ve Çoğunlukla, depresyon, kaygı bozuklukları ya da bastırılmış öfke-saldırganlık

Detaylı

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D.

Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması. Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması Prof. Dr. Elvan İŞERİ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri A.D. Çocuk Psikiyatrisi Uygulamalarında İstismar Olgularının Tanınması

Detaylı

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ 8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GELİŞİM DÖNEMİ ÖZELLİKLERİNİ BİLMEK NE

Detaylı

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA 1. TIRNAK YEME Tırnak yeme, her yaşta ve her iki cinste de görülebilen, zaman içinde

Detaylı

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Medyada Riskler Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi dsezgin@media.ankara.edu.tr Plan Tarihsel arka plan: Çocukların medya kullanımı Günümüzde medya ve çocuk Medyada çocukları

Detaylı

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK YAŞAM KALİTESİ VE OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi Kişinin kendi sağlığını değerlendirmesi için geliştirilmiş bir ölçme metodudur. Sağlıkla ilgili yaşam kalitesi ölçümü

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

DEPRESYON. Belirtiler

DEPRESYON. Belirtiler DEPRESYON Toplumumuzda depresyon psikiyatrik hastalıklar arasında en sık görülenlerdendir. Bu sebeple halkımız arasında en çok bilinen, en çok ismi duyulan hastalıktır. Fakat ne yazık ki en sık yanlış

Detaylı

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur.

Açıklama 2008 2010. Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı, danışman, konuşmacı: Herhangi bir maddi ilişki yoktur. Gençlerde DEHB nin Öğrenim Hayatı Üzerine Etkileri Dr Aytül Karabekiroğlu Samsun Mehmet Aydın Eğitim ve Araştırma

Detaylı

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır.

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Nedir? Bağımlılık Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Ne Zararı Var? Teknolojinin insan hayatına sağladığı

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Obezite ve Yeme Alışkanlıklarının Psikolojik Temelleri

Obezite ve Yeme Alışkanlıklarının Psikolojik Temelleri Obezite ve Yeme Alışkanlıklarının Psikolojik Temelleri Prof. Dr. Yıldız Akvardar Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Neden besleniyoruz? Ruhsal gelişimde Oral Dönem (0-1 yaş) Bebeğin doyurulması,

Detaylı

HUKUK VE PSİKİYATRİ. Prof.Dr.Bengi SEMERCi

HUKUK VE PSİKİYATRİ. Prof.Dr.Bengi SEMERCi HUKUK VE PSİKİYATRİ Prof.Dr.Bengi SEMERCi TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU Kişiyi aşırı korkutan, dehşet içinde bırakan, çaresizlik yaratan, çoğu kez olağandışı ve beklenmedik olayların yol açtığı etkilere

Detaylı

E T Ö. Essen Travma Ölçeği. Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih:

E T Ö. Essen Travma Ölçeği. Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih: Essener Trauma - Inventar Tagay S., Erim Y., Çeçim İM., Senf W. Rheinische Kliniken Essen, Universität Duisburg Essen 2004 E T Ö Essen Travma Ölçeği Kod/Ad-Soyad: Yaş: Tarih: 1 ETÖ Açıklama: Bazen insan

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Çocuklarda Dikkat Eksikliği

Çocuklarda Dikkat Eksikliği Çocuklarda Dikkat Eksikliği BR.HLİ.037 Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Sendromu Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu; aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve istekleri erteleyememe (dürtüsellik)

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. I Adınız soyadınız [..] II Doğum tarihiniz [ ] III Cinsiyetiniz? Kadın Erkek IV

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

KARDEŞ KISKANÇLIĞI KARDEŞ KISKANÇLIĞININ NEDENLERİ

KARDEŞ KISKANÇLIĞI KARDEŞ KISKANÇLIĞININ NEDENLERİ KARDEŞ KISKANÇLIĞI Kıskançlık, sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır. kıskançlığın içgüdüsel yani doğuştan getirdiğimiz genlerimize şifrelenmiş olduğu ileri sürülmektedir. Yaşamın

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ DEPRESYON HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ Bu kitapçık Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Beyin Görüntüleme ve Elektrofizyoloji Birimi tarafından hazırlanmıştır. Şubat 2010 1 DEPRESYON

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

İletişimin Bileşenleri

İletişimin Bileşenleri Düşünce, bilgi ve duyguların; sözcük, yazı ve resim gibi semboller kullanarak anlaşılır hale getirilmesi, paylaşılması ve etkileşim sağlanmasıdır. İletişim Sürecinde; Dönüt (feedback) sağlanamıyorsa iletişim

Detaylı

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır.

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır. AİLE TUTUMLARI Eğitimciler olarak bizler çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri için en sağlıklı eğitim yollarının geliştirilmesi çabası içindeyiz. Öğrenci eğitiminde ve çocuğa karşı doğru

Detaylı

HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ

HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ HASTALIK VE HASTANEYE YATMANIN ÇOCUK VE AİLEYE ETKİSİ Prof.Dr. Güler CİMETE II. Çocuk Sağlığı sempozyumu 29 Mayıs 2009 İstanbul Çocuklarda Hastalık kavramı Gelişimi 0-2 yaş; Anlayamama, akıl erdirememe

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı