Bir Bakışta Eğitim 2013 ÖNE ÇIKAN KONULAR
|
|
|
- Ata Ergen
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Bir Bakışta Eğitim 2013 ÖNE ÇIKAN KONULAR
2 Bir Bakışta Eğitim 2013 ÖNE ÇIKAN KONULAR OECD
3 Bu çalışma OECD (İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı) Genel Sekreterliğinin sorumluluğunda yayınlanmıştır. Burada ifade edilen görüşler ve savlar Kurumun, ya da üye ülke devletlerinin resmi görüşlerini yansıtmayabilir. Bu belge, ve içeriğinde bulunan herhangi haritalar herhangi bir ülkenin statü ya da egemenliğine, uluslararası hudut ve sınırlarına, ve herhangi bir ülkenin, şehrin, ya da bölgenin adına halel getirmemektedir. Lütfen bu yayına aşağıda belirtildiği şekilde atıfta bulununuz: OECD (2013) Education at a Glance Highlights, OECD Publishing ISBN (baskı) ISBN (html) Seri: Education at a Glance ISSN (BASKI) Issn X(online) İsrail için istatistikî veriler ilgili İsrail makamlarının sorumluluğu altında kendilerinden temin edilmiştir. Bu tür verilerin OECD tarafından kullanımı Golan tepeleri, Doğu Kudüs ve Batı Şeria daki İsrail Yerleşim durumuna halel getirmeden uluslararası hukuk kuralları altındadır. Fotoğraf jenerikleri: Kapak Blue Jean images/getty images. Resimler: Bölüm 1 Jeffrey Coolidge/The Image Bank/Getty Images. Bölüm 2 Wavebreakmedia /Shutterstock. Bölüm 3 Tom Grill/Photographer s Choice RF/Getty Images. Bölüm 4 Julia Smith/Riser/Getty Images. Bölüm 5 Image Source/Getty Images OECD yayınları ile yanlış doğru tablosu online olarak: adresinden bulunabilir. OECD 2013 Kaynak olarak uygun OECD referansı gösterilerek ve telif hakkı sahibi belirtilerek içeriğini kendi kullanımınız için kopyalayabilir, indirebilir veya yazdırabilirsiniz ve OECD yayınlarından, veri tabanı ve multimedya ürünlerinden kendi belgelerinize, sunumlarınıza, bloglarınıza, web sayfalarınıza ve eğitim materyallerinize alıntı yapabilirsiniz. Kamu yararına veya ticari kullanım için bütün talepler ve tercüme hakları [email protected] adresine sunulmalıdır. Kamu yararına veya ticari kullanım için bu materyalin resimli kısımlarına izin talebi direk olarak [email protected] adresinde Copyright Clearance Center (CCC) veya [email protected] adresinde Centre français d exploitation du droit de copie (CFC) yönlendirilmelidir.
4 Önsöz Education at a Glance (Bir Bakışta Eğitim) 2013: Öne Çıkan Konular eğitim hakkında OECD nin uluslararası düzeyde mukayese edilebilir verilerine okuyucu dostu bir tanıtım sunmaktadır. Adından da anlaşılacağı üzere OECD nin amiral gemisi olan Education at a Glance 2013 eğitim istatistikleri külliyatından elde edilmiştir. Ancak o yayından birçok yönü ile farklıdır, özellikle aşağıda belirtilen konuları araştıran beş bölüm şeklinde düzenlenen yapısı açısından farklılık gösterir: - Eğitim seviyeleri ve öğrenci sayıları: Bu bölüm genel nüfus içerisinde eğitim seviyeleri, genç insanların nasıl ve nerede eğitim gördükleri ve iş dünyasına geçişi ne kadar iyi sağladıklarına bakar. - Yüksek öğretim ve iş: Bu bölüm üçüncül eğitime giren, ve başarı ile tamamlayan öğrenci sayılarına, ve de gençlerin okuldan iş dünyasına geçişine bakmaktadır. - Eğitimin ekonomik ve sosyal faydaları: Bu bölüm daha yüksek gelir ve daha düşük işsizlik oranı ile eğitimin bireylere hangi düzeyde ekonomik kazanç sağladığına ve bu yararların insanlar ve toplumlar için eğitime yatırıma nasıl teşvik ettiğine bakar. Ayrıca, yüksek düzeyde eğitim alan bir nüfusa sahip olmakla ilgili toplumsal faydaları açıklar. - Eğitim için yapılan harcama: Bu bölüm ülkelerin eğitim için ne kadar harcadığına, özel harcamaların rolüne, hangi eğitime para harcandığına ve ülkelerin harcadıkları paraların karşılıklarını alıp almadıklarına bakar. - Okul ortamı: Bu bölüm öğretmenlerin işte ne kadar vakit harcadıklarına, eğitim vermek için ne kadar zaman harcadıklarına, sınıf mevcutlarına ve öğretmen aylıklarına bakar. Bu yayın genel olarak İlk Bakışta Eğitim 2013 de kullanılan terminolojiyi kullanır. Ancak birkaç yerde terminoloji basitleştirilmiştir. Daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular okuyucu kılavuzuna başvurmalıdırlar. Bu kitaptaki tablolar ve şekiller okuyucuları ilgili verilerin Excel formatında mevcut bulunduğu internet sitesine yönlendiren dinamik hiperlink veya StatLink bağlantılı olarak hazırlanmıştır. İlaveten metinde İlk Bakışta Eğitim 2013 de var olan şekil ve tablolarına atıf yapılır. Bu materyale genelde ilgili belirteç ile tablo ve şekillere eşlik eden StatLinks üzerinden veya adresinden erişilebilir. OECD nin eğitim konularındaki çalışmaları hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen okuyucular adresine başvurmalıdırlar. EDUCATION AT A GLANCE 2012: HIGHLIGHTS OECD
5
6 İçerik tablosu İ İdari Özet 7 Okuyucu Kılavuzu 9 1. Eğitim Seviyeleri ve Öğrenci Sayıları 13 Erişkinler hangi seviyeye kadar eğitim almıştır? 14 Eğitime kimler katılıyor? 16 Çocuklara erken yaşta verilen eğitimin rolü nedir? 18 Orta öğretimi tamamlayan gençlerin sayısı ne kadardır? Yüksek Eğitim ve İş 23 Yüksek okul eğitimine başlayan gençlerin sayısı ne kadardır? 24 Yüksek okul eğitiminden mezun olan gençlerin sayısı nedir? 26 Mezun olamayan öğrencilerin sayısı nedir? 28 Öğrenciler eğitimden işe geçişte ne kadar başarılılar? 30 Yurtdışında eğitim alan öğrencilerin sayısı nedir ve nereye gitmektedirler? Eğitimin Ekonomik ve Sosyal Faydaları 35 Yüksek okul mezunları ne kadar daha fazla kazanıyor? 36 Eğitim istihdam oranını nasıl etkiliyor? 38 Eğitime yatırım yapılmaya teşvik eden şeyler nelerdir? 40 Eğitimin sağlık açısından faydaları nelerdir? Eğitim için Yapılan Harcama 45 Her öğrenci için ne kadar harcanıyor? 46 Eğitime harcanan milli servet payı ne kadardır? 48 Kamu harcamaları hangi oranda eğitime gidiyor? 50 Özel sektör harcamalarının rolü nedir? 52 Yüksek öğretim öğrencileri ne kadar ödüyor? 54 Öğretmenlerin maliyeti ne kadar? Okul Ortamı 59 Öğrenciler sınıfta ne kadar zaman geçiriyor? 60 Her sınıfta ne kadar öğrenci var? 62 Öğretmenlere ne kadar ödeme yapılıyor?, 64 Öğretmenler ders vermek için ne kadar zaman harcıyorlar? 66 İstatistikî Not 69 Terimler Sözlüğü 71 Okunabilecek Diğer Kaynaklar 75 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
7 OECD Yayınlarını aşağıda belirtilen adreslerden takip edebilirsiniz: Bu kitapta. Basılı sayfadan Excel dosyaları elde etme imkânı sağlayan StatLinks Hizmeti sağlanmaktadır. StatLinks bağlantısı için bu kitapta bulunan tablo veya grafiklerin sağ alt köşesine bakınız. Uygun Excel sayfasını indirmek için sadece internet tarayıcısının ile başlayan linkine tıklayınız. Eğer PDF e-kitap baskısını okuyorsanız ve bilgisayarınız internete bağlı ise sadece bağlantı üzerine tıklayınız. OECD kitaplarının çoğunda görülen StatLink sayfasını bulacaksınız.
8 Yönetici Özeti: Krizin Ortasında Eğitim ve Beceriler 2008 ile 2011 yılları arasında işsizlik seviyeleri, Bir Bakışta Eğitim: Önemli Noktalar ın bu baskısında konu edindiğimiz ülkelerin çoğunda hızlı bir şekilde arttı, ve o zamandan bu yana yüksek seviyelerde kalmaya devam etmiştir. Küresel resesyondan kaynaklanan işsizlik ve az istihdam imkanlarından özellikle de genç insanlar çok kötü etkilendi yılında ne istihdam edilen, ne de eğitim gören (NEET) yaş grubunun OECD genelindeki oranı %16 seviyesindeydi yaş grubunda bu oran %20 seviyesindeydi. Bazı ülkelerde bu rakamlar çok daha yüksek, ve yaş grubundaki üç kişi arasında birden fazlası ne çalışıyor, ne de eğitim görüyor. Bu genç insanlar, kendilerinin yaratmadığı bir krizden dolayı çok büyük bir bedel ödemek zorunda kalıyorlar. Bu durumun özellikle yetenekleri, çalışma morali ve sosyal bütünleşmeleri üzerinde uzun süren etkileri oluyor. İyi bir eğitim halen değerli Eğitim alanında elde edilen başarıların işverilebilirlik üzerinde çok büyük etkisi var, ve kriz bu etkiyi sadece daha da kuvvetlendirdi. Ortalama olarak, OECD ülkelerinde, 2011 yılında, üniversite diploması olan kişiler arasındaki işsizlik oranı sadece %4.8 di. Bunun yanı sıra, orta eğitimi tamamlamayanlar arasında işsizlik oranı ise %12.6 ydı yılları arasında düşük seviyeye kadar eğitim alanlardaki işsizlik oranı farkı neredeyse yüzde 3.8 artış gösterirken, yüksek seviyede eğitim alan kişiler arasında bu artış %1.5 oranında kaldı. Gençler için, iyi bir eğitim, iş deneyimi bulunmayan durumlarda değerli bir sigorta olarak öne çıkıyor. Bu durum kriz ortamında bile geçerli. OCD ülkeleri genelinde, 2011 yılında, yaş grubu arasında, orta öğretimi tamamlamayanlar arasındaki işsizlik oranı %18.1 di. Aynı yaş grubunda yüksek öğretim diplomaları bulunanlar arasında ise ortalama işsizlik oranı %6.8 olurken, aynı seviyelere kadar eğitim gören yaş grubundaki kişiler arasında bu oran sadece %4.0 dı. Kriz zamanlarında ülkelerin gençler arasında işsizliğin artışını sınırlandırma yeterliliği birçok hususa bağlıdır. Bunların arasında, eğitim ile iş arasındaki kurumsal düzenlemelerin iş hayatına atılmayı ne kadar kolaylaştırdığı da belki de en önemlisidir. Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Almanya ve Lüksemburg gibi, mesleki programlardan mezun olanların sayısı ortalamadan (%32) daha yüksek olan ülkelerin hepsi bu yaş grubundaki işsizlik artışını yüzde 8 in altında tutmayı başardı. Diğer tarafta ise, Yunanistan, İrlanda ve İspanya gibi, genç yetişkinlerin %25 inden az bir kısmının meslek liselerinden mezun olduğu ülkelerde, sadece orta öğretim gören yaş grubuna dahil kişiler arasındaki işsizlik oranında yüzde 12, veya daha fazla bir artış görüldü. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
9 Eğitim ile gelir arasındaki bağ halen kuvvetli İDARİ ÖZET: KRİZİN ORTASINDA EĞİTİM VE BECERİLER Eğitimdeki başarılar sadece işverilebilirliği değil, aynı zamanda işten sağlanan gelirleri de etkilemektedir. Ortalama olarak, yüksek öğretim diplomaları olan yetişkinlerin gelirleri, lise öğretimi görenlerin 1.5 katıyken, lise öğretimi görmeyen kişilerin gelirleri ise, lise öğretimi gören aynı yaş grubuna dahil kişilerden ortalama %25 daha düşük. Kriz bu gelir farkını da genişletti yılında, OECD ülkelerinin genelinde, yüksek seviyeye kadar eğitim gören ile düşük seviyeye kadar eğitim görenler arasındaki işten sağlanan gelir farkı %75 oranındaydı yılında bu rakam %90 a yükselmişti. Düşük ve yüksek seviyeye kadar eğitim görenler arasındaki gelir farkı ( ve de yüksek öğretim mezunları için rakamlar) genelde yaş ilerledikçe artar. Orta eğitimi tamamlamayan yaş grubuna dahil kişiler, orta eğitimi tamamlayan, aynı yaş grubundan iş arkadaşlarının elde ettiği gelirin ortalama olarak sadece %80 ini almaktadırlar. Ancak, yaş grubunda, orta öğretim görmeyenlerin, orta eğitimi tamamlayanlarla karşılaştırıldığında aldıkları ücret %72 seviyesinde kalmaktadır. Bu arada, yaş grubunda, yüksek öğretimi tamamlamış kişiler, aynı yaş grubundan, ancak sadece orta öğretimi tamamlamış kişilere göre %40 daha fazla gelir elde etmektedirler yaş grubunda ise bu fark %76. Uzun vadede bir yüksek öğretim kurumundan alınan bir diploma bariz bir şekilde avantaj sağlamaktadır. Diğer bulgular yılında, OECD ülkeleri genelinde, ortalama olarak yaş grubunun %84 ünün bir eğitim kurumunda kaydı bulunmaktaydı yaş grubundaki kişiler arasında eğitim görenlerin yüzdesi ise 2000 yılında %22 iken, 2011 yılında %28 seviyesine ulaşmıştı. Bunun sonucunda, yüksek öğretim diplomalı yetişkinlerin oranı da, 2000 ile 2011 yılları arasında yüzde 10 arttı. OECD ülkeleri genelinde yaş grubuna dahil kişiler arasında yüksek öğretim diploması olanların oranı 2011 yılında %39 du. - Öğretmenler de krizden etkilendi ile 2011 yılları arasında öğretmenlerin ücretleri, mevcut verileri olan ülkelerin çoğunda reel olarak yükseldi. Ancak, ekonomik gerilemeden dolayı maruz kalınan mali kısıtlamaların sonucunda bazı ülkelerde 2009 ile 2010 arasında öğretmen ücretleri ya düşürüldü, ya da donduruldu. Ancak, en iyi zamanlarda bile çoğu öğretmenin ücreti, benzer seviyelere kadar eğitim görmüş olan, ve farklı alanlarda çalışan kişiler ile rekabet etmekten uzaktaydı. - OECD ülkelerindeki bir çok çocuk resmi eğitimlerine artık 5 yaşından çok önce başlıyor. OECD ülkelerinin genelinde her on 4 yaşındaki çocuktan sekizi (%82) erken çocukluk dönemi eğitiminde kayıtlıyken, Belçika, Fransa, İzlanda, İtalya, Norveç, İspanya ve İsveç te eğitim 3 yaşından itibaren daha yaygın (%90 dan fazla). - Veriler ayrıca yurt dışında eğitim görmenin özellikle Asya da rağbet gördüğünü gösterdi yılında 4.3 milyon yüksek öğretim öğrencisi vatandaşı oldukları ülkenin dışındaki programlarda kayıtlıydı. En yüksekten başlayarak sırasıyla, Avustralya, Birleşik Krallık, İsviçre, Yeni Zelanda ve Avusturya daki yüksek öğretim kayıtlarında uluslararası öğrenci kayıtlarının oranları en yüksek olanlar. OECD ülkelerinde yüksek öğretim programlarında kayıtlı olan yabancı öğrenci sayısı ise, OECD ülkesinin vatandaşı olup yurt dışında eğitim gören öğrenci sayısının neredeyse üç katıydı. - İlk defa olarak, Bir Bakışta Eğitim 2013: Öne Çıkan Konular eğitim ile iki sosyal sonuç olan obezite ve sigara kullanımı arasındaki etkileşimi değerlendiriyor. Verilerin daha yüksek seviyelere kadar eğitim gören yetişkinler arasında obezitenin, ve de sigar kullanımının, daha düşük seviyelere kadar eğitim görenlerle kıyaslandıklarında, daha düşük olduğunu göstermesi belki de sürpriz değil. 8 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
10 Okuyucu kılavuzu Bu bölüm bu yayında kullanılan bazı terminolojileri tanıtmakta ve daha başka bilgiler edinmek için okuyuculara verilen linklerin kullanımını açıklamaktadır. Eğitim seviyeleri Eğitim sistemleri, öğrencilerin genel olarak eğitime başladıkları yaş, her bir okullaşma evresinin sonu, derslerin süresi ve öğrencilere verilen eğitim ve öğrenmeleri beklenen konu da dâhil olmak üzere ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Bu farklılıklar eğitimde uluslararası mukayese edilebilen istatistiklerin derlenmesini büyük ölçüde zorlaştırmaktadır. Bu bağlamda Birleşmiş Milletler değişik eğitim sistemlerinin mukayese edilmesi ve standart terminoloji için bir temel oluşturan Eğitimin Uluslararası Standart Sınıflandırmasını (ISCED) oluşturmuştur. Aşağıda verilen tablo bu sınıflandırma sistemini tanıtmakta ve eğitimin her seviyesi ile neyin ifade edilmek istendiğini açıklamaktadır. Okuyucular bu yayının hem ISCED sınıflandırmasında hem de Bir Bakışta Eğitim 2013 de kullanılandan farklı olarak kısmen basitleştirilmiş bir terminoloji kullandığını dikkate almalıdırlar. Tablo iki yayındaki eşit terimleri, ISCED sınıflandırmasını ve bunun ne anlama geldiğinin tanımını göstermektedir. Bir Bakışta Eğitim 2013 de eğitim seviyelerini tanımlamak üzere kullanılan ifadeler ISCED sınıflandırması (ve alt kategoriler) Genel olarak bu yayında kullanılan ifadeler Okul öncesi eğitim Okul öncesi eğitim ISCED 0. Çok küçük çocukları okul ortamı ile tanıştırmak amacı ile tasarlanan planlı eğitimin ilk aşaması. Asgari başlama yaşı 3 İlköğretim İlköğretim ISCED 1 Okuma, yazma ve matematikte tam temel eğitim ve bazı diğer konularda temel fikirler vermek için tasarlanmıştır. Başlama yaşı: 5 ve 7 arasında, Süre: 6 yıl Orta okul Orta okul ISCED 2 (alt kategoriler: 2A öğrencileri akademik eğitime Genelde daha fazla konuya yönelik bir yol ve daha fazla devam etmeleri için hazırlar, 3A; 2B ye yönlendirme daha uzmanlaşmış öğretmenler ile temel eğitim koşullarını güçlü meslek odaklıdır, 3B ye yönlendirme; 2C işgücüne tamamlar. 6 yıllık ilköğretimi takiben başlanır; süresi 3 yıldır. katılıma hazırlar) Bazı ülkelerde bu eğitim seviyesine ulaşma zorunlu eğitim süresinin sonudur. Lise Lise ISCED 3 (alt kategoriler: 3A öğrencileri üniversite seviyesine, Ortaöğretim seviyesinden daha güçlü konu odaklı, 5A seviyesinde eğitim için hazırlar; 3B ise 5B seviyesinde genelde daha kalifiye öğretmenler ile verilir. Öğrencilerin 9 mesleki yüksek eğitime başlamak üzere hazırlar; 3C yıllık eğitimi veya ortaöğretim düzeyini tamamlamış öğrencileri işgücü için veya orta eğitim sonrası yüksek olmaları beklenir ve genelde 15 veya 16 yaşlarındadır. eğitim düzeyinde olmayan eğitim için hazırlar, ISCED 4) Orta eğitim sonrası yüksek eğitim düzeyinde olmayan Orta eğitim sonrası yüksek eğitim düzeyinde eğitim eğitim ISCED 4 (alt kategoriler: 4A öğrencileri hem üniversite Bu seviyedeki programlar ulusal olarak liseeğitim veya seviyesinde hem de mesleki yönelimli eğitim için yüksek orta eğitim sonrası eğitim olarak görülebilir, ancak eğitime giriş için hazırlar; 4B öğrencileri işgücü olarak uluslararası mukayesede bunların statüsü kolay anlaşılır hazırlar). değildir. Program içeriği liseeğitim düzeyinden çok ileri düzeyde değildir ve yüksek öğretim düzeyinden biraz daha düşük düzeydedir. Bu eğitime kabul liseeğitim programının tamamlanmasını gerektirir. Süresi genelde 6 ay ve 2 yıl arasında tam zamanlı eğitime eşittir. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD OKUYUCU KILAVUZU Bir Bakışta Eğitim 2012 de eğitim seviyelerini tanımlamak üzere kullanılan ifadeler Genel olarak bu yayında kullanılan ifadeler
11 ISCED sınıflandırması (ve alt kategoriler) Yüksek eğitim Yüksek eğitim ISCED 5 (alt kategoriler 5A ve 5B, aşağıya bakınız) ISCED 5 Yüksek eğitimin ilk aşamasıdır. (ikincisi ISCED 6- ileri araştırmayı kapsar) Seviye 5 te iki alt kategori arasında ayrım yapılması genelde daha yararlıdır: Bunlar uzun ve daha fazla teorik programları temsil eden 5A ve programların daha kısa ve daha fazla uygulamaya yönelik olduğu 5B dir. Yüksek eğitimin ülkeler arasında faklı olduğu düşünülür ise, bu iki alt kategori arasındaki sınır çizgilerinin her zaman çok net olmadığını dikkate alınız. Yüksek eğitim tip A Yüksek eğitim tip A ISCED 5A Teori temelli olan ve öğrencileri araştırmaya hazırlamayı veya tıp veya mimarlık gibi yüksek beceri gerektiren mesleklere erişimi amaçlayan uzun süreli programlar. Başlama 13 yıllık eğitimi tamamladıktan sonra, öğrencilerin Liseeğitim veya orta eğitim sonrası yüksek eğitim düzeyinde olmayan eğitimi tamamlamış olmaları gerekir. Süresi en az 3 yıllık tam zamanlı eğitimdir ama genel olarak 4 yıldır. Yüksek eğitim tip B Mesleki yönelimli yüksek eğitim ISCED 5B Daha çok uygulamaya dayalı veya öğrencilerin direk olarak spesifik mesleklere girmesi için gerekli olan becerilere odaklı kısa süreli programlar. Başlama 13 yıllık eğitimin tamamlanmasını gerektirir; öğrencilerden 3B veya 4A düzeyinde belirli konuların üstesinden gelmiş olmaları gerekir. Süresi en az 2 yıllık tam zamanlı eğitime eşittir, ancak genel olarak 3 yıldır. İleri araştırma programları İleri araştırma programları ISCED 6 Yüksek eğitimin ikinci aşamasıdır. Eğitimi ilerletmek ve asıl araştırmalara adanan programlardır. ISCED standartları konusunda daha kapsamlı tanımlar ve açıklamalar için lütfen (Classifying Education Programmes) Eğitim Programlarının Sınıflandırmasına başvurunuz: OECD ülkelerinde (1999) ISCED -97 uygulamaları için kılavuz. Kapsama alınan ülkeler OECD ve üye ülkeler: Bu yayın OECD üye 34 ülke, Eğitim Sistemleri Programının (INES) OECD göstergelerine katılan iki OECD üyesi olmayan ülke ki bunlar Brezilya ve Rusya Federasyonudur ve INES katılımı olmayan diğer G20 ülkelerinden (Arjantin, Çin, Hindistan, Endonezya, Suudi Arabistan ve Güney Afrika ) elde edilen verilerden derlenmiştir. Belçika: Belçika ile ilgili veri ya Flaman toplumu ya da Fransız toplumuna uygun olabilir. Böyle bir durumda Belçika ya atfedilen metin ve şekiller (FL) ile belirtilmiş ise Flaman toplumunu ve (Fr) olarak belirtilmiş ise Belçika daki Fransız toplumu ile ilgili olduğuna işaret eder. EU21: Bunlar Avrupa Birliği üyesi olan 21 OECD ülkesinden alınan veya belirlenen verileridir, Bu ülkeler: Avusturya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Polonya, Portekiz, Slovenya, Slovakya Cumhuriyeti, İspanya, İsveç ve Birleşik Krallık tır. G20: Bu ülkeler Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kore, Meksika, Rusya Federasyonu, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Türkiye, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği (G20 ortalamasına dâhil olmayan ülkelerdir). İsrail: İsrail için istatistikî veriler ilgili İsrail makamlarının sorumluluğu altında kendilerinden temin edilmiştir. Bu tür verilerin OECD tarafından kullanımı Golan tepeleri, Doğu Kudüs ve Batı Şeria daki İsrail Yerleşim durumuna halel getirmeden uluslararası hukuk kuralları altındadır. 10 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
12 Tablo ve şekiller ile ilgili notlar: Herhangi bir rakamın arkasındaki veri konusunda daha fazla detay için, Bir Bakışta Eğitim 2013 tam yayınlarında ilgili göstergeye bakınız veya veri ve notları indirmek için şekil kaynağındaki hiperlink e tıklayınız. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
13
14 1. EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Erişkinler hangi seviyeye kadar eğitim almıştır? Eğitime kimler katılıyor? Çocuklara erken yaşta verilen eğitimin rolü nedir? Orta öğretimi tamamlayan gençlerin sayısı ne kadardır? EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
15 1. EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Erişkinler Hangi Seviyeye Kadar Eğitim Almıştır? OECD ülkelerinde yüksek öğretim gören yetişkin sayısı 2000 yılından bu yana neredeyse yüzde 10 artmıştır. OECD ülkelerinin çoğunda yaş grubuna dahil kişiler yetişkinler arasındaki en iyi yüksek öğretim başarı oranına sahiptirler, ve diğer yaş gruplarına göre ortalama yüzde 7 daha öndedirler. Farklı cinsler arasındaki eğitim başarıları arasındaki fark da sadece daralmıyor bazı durumlarda tersine dönüp, kadınların erkeklerin önünde olmasını sağlıyor. Önem Eğitim hem şimdiki zaman için, hem de gelecek için önemlidir. Erişkinlerin eğitim aldıkları seviye, genelde insan sermayesinin seviyesi için nüfus içerisinde mevcut bulunan beceri ve iş gücü için bir temel olarak kullanılır. Yüksek seviyelerde eğitim başarıları ciddi bir şekilde daha yüksek istihdam oranları ile ilişkilendirilmektedir ve daha iyi bir iş, ve daha yüksek bir gelir için bir kapı olarak görülmektedirler. Bireylerin daha fazla eğitim görmek için kuvvetli nedenleri vardır ve de aynı zamanda, hükümetlerin, eğitim aracılığıyla nüfusların beceri seviyelerini ilerletmek için de sebebi vardır özellikle de ulusal ekonomiler toplu üretimden bilgi ekonomilerine dönüştüğü bu dönemde. Bulgular Lise öğretimi görmeyen yetişkinlerin oranı son on yıl içinde yaklaşık yüzde 10 geriledi, ve neredeyse tüm OECD üye ülkelerde lise öğretimi artık standart olarak düşünülüyor. Ortalama olarak, genç yetişkinlerin %82 si en azından lise öğretimini tamamlarken, bu oran daha yaşlı yetişkinlerde sadece %64. Lise ya da yüksek öğretim gören kişi oranları, İtalya, Meksika, Portekiz, Türkiye ve İspanya hariç, tüm OECD ülkelerinde lise öğretimi görmeyen kişi oranından daha yüksek. Son yıllarda eğitim başarısı konusunda cinsiyet farklılıkları da evrim geçirdi. Bugün, genç kadınlar arasında ortalama %84 en az lise öğretimi görürken, genç erkekler arasında bu oran %81. Son yıllarda OECD genelinde yüksek öğretim tamamlama oranları yüzde 10 kadar artsa bile, halen erkek ve kadınların sadece %35 i yüksek öğretimi tamamlamakta. OECD ülkelerinin çoğunda genç yetişkinler arasında yüksek öğretimi tamamlama oranı daha yaşlı olan yetişkinlere göre yüzde 15 daha fazla. Örneğin, Kore de bu iki yaş grubu arasında, yüksek öğretimi tamamlama konusunda yüzde 51 lik bir fark var. Diğer tarafta, Almanya ve Amerika Birleşik Devletlerinde yaş grupları arasındaki farklar çok düşük; ve İsrail de yüksek öğretim gören genç yetişkinlerin oranı daha yaşlı gruptan biraz daha düşük yılında üniversite seviyesinde eğitime sahip olan yetişkin erkek sayısı yetişkin kadın sayısından fazlaydı yılında ise bu durum tersine döndü, ve yüksek öğretimi tamamlayan kadın oranı %33 e ulaşırken, erkekler arasında bu oran %30 da kaldı. Ayrıca, yaş grubu arasında yüksek öğretim gören kadınların oranı %40 ın üzerinde ve bu erkeklerden yaklaşık yüzde 8 daha fazla. Genç kadınlar arasında yüksek öğretim tamamlama oranları Avustralya, Kanada, İrlanda, İsrail, Yeni Zelanda, Norveç ve İsveç te kuvvetli bir şekilde arttı. Bu ülkelerde genç kadınların en az %50 si yüksek öğretim görürken, genç erkeklerde bu oran %50 nin altında kaldı. Eğilimler İnsanların eğitim seviyelerini artırma çabaları özellikle eğitim spektrumunun üst ve alt uçlarında başarı oranlarının önemli bir biçimde değişmesine yol açmıştır. OECD ülkelerinde 2000 ve 2011 yılları arasında lise öğretime sahip olmayan kişilerin sayısı yaklaşık yüzde 10 düşerken yüksek eğitimi tamamlayanların da yaklaşık aynı oranda artmıştır. Lise eğitim seviyesini veya orta eğitim sonrası yüksek eğitim düzeyinde olmayan eğitimi tamamlayanların sayısı neredeyse hiç değişmeden kalmıştır. Açıklamalar Yetişkinler yaş arası nüfusu ifade etmektedir; genç yetişkinler 25-34, ve daha yaşlı yetişkinler ise yaş gruplarını ifade etmektedir. Nüfus ve eğitim başarısı hakkındaki veriler Ulusal İşgücü araştırmalarından derlenen OECD ve Eurostat veri tabanından alınmıştır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge A1) Kapsama alınan alanlar: - Erişkinlerin yaş grubuna ve cinsiyete göre eğitim başarıları. OECD den daha fazla bilgi için Eğitim için Ulusal Politika değerlendirmeleri (Reviews of National Policies for Education (serileri) 14 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
16 1. EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Erişkinler Hangi Seviyeye Kadar Eğitim Almıştır? Şekil 1.1. En azından yüksek öğretim alan nüfus, 2011 Bu şekil yüksek öğretim seviyesinde eğitim alan ve yaş grubuna dahil kişilerin oranlarını göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik A Şekil 1.2. En azından lise öğretime sahip nüfus, 2011 Bu şekil en az lise öğretim seviyesinde eğitim alan ve yaş grubuna dahil kişilerin oranlarını göstermektedir. Son on yıllık dönemlerde eğitimde gözlenen hızlı yayılma daha genç olan kişilerin daha yüksek seviyeye kadar öğretim görmelerine yol açmıştır. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Tablo A1.2a, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
17 1. EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Eğitime Kimler Katılıyor? Mevcut verileri olan tüm OECD ve G20 ülkelerinde 5-14 yaş grubunun eğitime erişimi sınırsız. Mevcut verileri olan 39 OECD ve G20 ülkesinin 31 inde yaş grubu arasında kayıt oranları %75 in üzerinde yılları arasında OECD ülkeleri genelinde yaş grubu arasında kayıt oranları yüzde 10 dan fazla arttı. Meksika ve Birleşik Krallık hariç, tüm OECD ülkelerinde yaş grubunun %20 sinden fazlası 2011 yılında kayıtlı olarak eğitim görüyordu. Önem Ekonomik ve sosyal kalkınma için iyi eğitim almış bir nüfus gereklidir; bu nedenle toplumlar çocukların ve erişkinlerin geniş düzeyde eğitim fırsatlarına ulaşmalarını temin etmeye gayret ederler. Ekonomik olarak zorlu dönemlerde istihdam piyasasındaki olanaklar açısından eğitimin avantajı daha da bariz bir hale gelir. Bu bölüm zorunlu eğitim bittikten sonra eğitimlerine devam eden genç insanların sayısına odaklanarak 1995 yılından 2011 yılına kadar eğitime başlama değerlendirmesini incelemektedir. Bulgular Neredeyse tüm OECD ülkeleri 13 yıllık bir resmi eğitim süresine sahiptirler, ve bu daha da artmaktadır yılında herhangi bir OECD ülkesindeki herhangi bir 5 yaşındaki çocuk, 40 yaşından önce, ortalama 17 yıldan daha fazla süren bir öğretim hayatı bekleyebilirdi. Beklenen eğitim süresi Lüksemburg da 14 yıldan, Danimarka, Finlandiya, İzlanda ve İsveç te 19 yıldan daha uzun bir süreye kadar değişmekteydi. Kadınlar tam zamanlı eğitimde ortalama 16.7 yıl boyunca, erkekler ise 16.3 yıl boyunca kayıtlı kalmayı bekleyebilirler. Tüm OECD ülkelerinde zorunlu eğitim ilk ve orta öğretimden ibarettir, ve çoğunda da lise öğretim de buna dahildir. 5 ile 14 yaşları arasında kayıt oranı %90 ın üzerindedir yani mevcut verileri olan tüm OECD ve diğer G20 ülkelerinde temel eğitimin kapsamı sınırsız verilerine göre yaş grubu arasında kayıt oranları, mevcut verileri bulunan çoğu OECD ve G20 ülkelerinde %75 in üzerindeyken, bu oran Belçika, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Macaristan, İrlanda, Hollanda, Polonya ve Slovenya da %90 ın üzerindeydi yılında, OECD ülkelerinde yaş grubunun ortalama %28 i herhangi bir tür eğitimde kayıtlıydı. Bu yaş grubu arasında eğitimde kayıtlı olan en yüksek oranlar (%40 dan daha fazla) Danimarka, Finlandiya ve Yunanistan da bulunmaktaydı. OECD ülkeleri arasında %20 nin altında kalan tek ülkeler Meksika ve Birleşik Krallık. Diğer G20 ülkeleri arasında, Endonezya ve Suudi Arabistan da bu yaş grubu arasından %15 den düşük bir oran kayıtlıydı. OECD ülkelerinde, yaş grubunda kayıtlı, ve eğitime devam eden kadınların oranı %29, erkeklerin ise %26. Eğilimler Nerdeyse tüm OECD ülkelerinde, yılları arasında, yaş grubunda eğitime kayıt oranları istikrarı bir şekilde, yaklaşık yüzde 8 oranında arttı (2000 yılında bu oran ortalama %76 iken, 2011 de %84 oldu). Bu artışlar, sınırlı bir istihdam piyasasında eğitime katılmanın getirdiği faydaların genel olarak bilindiğine işaret edebilir. Burada tek istisna, bu dönemde kayıt oranlarının %87 den %84 e gerilediği Fransa yaş grubu arasında kayıtlarda da artış oldu. Son 16 yıl içinde nüfusun bu kesimi arasında kayıtlar tüm OECD ülkelerinde, ortalamada yüzde 10 a yakın bir oranda arttı. Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, Kore ve İsveç de bu oranlar yüzde 15 den fazla artarken, Kanada, Fransa, Meksika, Norveç ve Portekiz de bu artış yüzde beşin altında kaldı. Açıklamalar ders yılı için veriler yıllık olarak OECD tarafından yönetilen eğitim istatistikleri UOE veri toplamlarına dayalıdır. Farklı bir biçimde kaydedilemediği takdirde, rakamlar sayımlara dayalıdır ve tam zamanlı ve yarı zamanlı eğitim arasında ayrım yapılmamıştır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge C1) Kapsama alınan alanlar: - Kurum türü ve kayıt olma şekline göre ilk, orta ve yüksek öğretim gören öğrenciler. - Eğitim gören genç yetişkinlerin oranı - Eğitim beklentisi (yıl sayısı) 16 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
18 EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Eğitime Kimler Katılıyor? Şekil yaşındakilerin okula kayıt olma oranları (1995, 2011) Bu şekil tam zamanlı ve yarı zamanlı öğretime kaydolan yaşındakilerin yüzdesindeki artış veya azalışı göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik C1.2, - Şekil yaşındakilerin okula kayıt olma oranları (1995, 2011) Bu şekil tam zamanlı ve yarı zamanlı öğretime kaydolan yaşındakilerin yüzdesindeki artış veya azalışı göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik C1.1, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
19 1. EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Çocuklara Erken Yaşta Verilen Eğitimin Rolü Nedir? İlköğretim öncesi en az bir sene eğitim gören on-beş yaşındaki öğrenciler genelde okulda daha iyi performans göstermektedir. Birçok OECD ülkesinde, kadınlar arasında çalışma sayıları arttıkça, çocukluğun erken döneminde alınan eğitim de artmıştır, ancak, bu hizmetlerin kalitesini artırmadan hizmetlere erişimi iyileştirmek iyi sonuçları garanti etmeyecektir. OECD ülkelerinde, çocukların çoğu için eğitim artık 5 yaşından çok önce başlamaktadır. Belçika, Fransa, İzlanda, İtalya, Norveç, İspanya ve İsveç te 3 yaşındaki çocukların %90 ından fazlası erken dönem çocukluk eğitimine kayıtlıdır. OECD ülkeleri genelinde, 4 yaşında olan çocuklar arasında dörtte-üçten yüksek bir oran (%82) erken dönem çocukluk eğitimine kayıtlıdır. Bu rakam, Avrupa Birliğine dâhil OECD ülkelerinde %86 dır. Önem Erken dönem çocukluk eğitimi gençlerin idraksal ve duygusal gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Öğrencileri erken dönem çocukluk eğitimine kaydetmek sosyal eşitsizlikleri de hafifletebilir. Bununla birlikte, erken dönem çocukluk eğitimi ve bakımını sağlamak, birçok ülkede öncelikli bir politika haline gelmiştir. Ülkeler erken dönem çocukluk eğitim programlarını genişletmeye devam ederken, anne ve babanın, erişim, maliyet, program ve personel kalitesi ve sorumluluğu ile ilgili ihtiyaçlarını ve beklentilerini de göz önünde bulundurmak zorundadır. Bulgular OECD nin 15 yaşındaki öğrenciler ile ilgili gerçekleştirdiği PISA değerlendirmesinin sonuçları, çoğu ülkede, ilköğretim öncesi eğitim programlarına katılan öğrencilerin, katılmayanlara kıyasla daha iyi performans gösterdiğini belirtmektedir. Ev dışında çalışan, ve daha ileri bir yaşta çocuk doğuran kadın sayılarındaki artış, erken dönem çocukluk eğitimindeki artış ile aynı zamanda gerçekleşiyor. Annelerin ilk çocuklarını doğurduğu ortalama yaş, son 40 yıl içinde tüm OECD ülkelerinde arttı. Almanya ve Birleşik Krallıkta ilk doğumda ortalama yaş 30. Diğer tarafta ise, en düşük ortalama yaş 21 in biraz üzerisiyle Meksika da. İlköğretim öncesi eğitim harcamaları, OECD ülkelerinde Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın (GSYİH) ortalama %0.6 sına denk geliyor. Ancak, değişik ülkeler arasında önemli farklılıklar var. Avustralya ve Türkiye de ilköğretim öncesi eğitime GSYİH nin %0.1 i veya daha azı harcanırken, Danimarka, İzlanda, İsrail, Lüksemburg, Rusya Federasyonu ve İspanya da bu rakam GSYİH nin %0.8 i, ya da daha fazlası. Kamu sektörü tarafından finanse edilen ilköğretim öncesi eğitim, genelde diğer OECD ülkelerine göre Avrupa ülkelerinde daha ilerlemiş oluyor. Özel sektör finansmanı ise ülkeler arasında büyük farklılıklar gösteriyor Belçika, Estonya, Lüksemburg ve İsveç te %5 veya daha altındayken, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Japonya, Kore, İspanya ve Amerika Birleşik Devletlerinde ise %25 veya daha fazla. İlköğretim öncesi eğitim için yapılan kamu harcamaları çoğunlukla kamu kuruluşlarını desteklemek için kullanılıyor, ancak özel kuruluşlar da bu şekilde finanse ediliyor. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, ilköğretim öncesi kuruluşlar için yapılan kamu harcamalarının seviyesi öğrenci başına USD Bu özel sektör ilköğretim öncesi kuruluşları için yapılan kamu harcamalarının neredeyse iki katı (USD 3.494). İlköğretim öncesi eğitime ayrılan kaynaklarla ilgili diğer önemli bir gösterge ise öğrenci öğretmen oranı. Profesyonel olmayan personel (öğretmen asistanları gibi) hariç, öğrenci öğretmen oranı Şili, Çin, Fransa, İsrail, Meksika ve Türkiye de 20 den fazla öğrenciden, Estonya, İzlanda, Yeni Zelanda, Slovenya ve İsveç te 10 dan aza kadar değişiyor. Eğilimler Erken dönem çocukluk eğitim programlarına kayıtlar, 3 yaşındakiler için 2005 yılında %64 den, 2011 yılında %70 e arttı (OECD ülkeleri ortalaması); 4 yaşındakiler için ise 2005 de %78 olan oran, 2011 yılında %84 e artmıştı. Brezilya, Meksika ve Polonya da 4 yaşındakiler için kayıt oranları bu dönem içinde yüzde 20 artış gösterdi. Açıklamalar Erken dönem çocukluk eğitimi, ya da ilköğretim öncesi eğitim, öncelikli olarak çok küçük çocukları okula benzer bir ortama alıştırmak için tasarlanan ilk düzenli öğretim aşaması olarak tanımlanmaktadır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge C2) Kapsama alınan alanlar: - İlköğretim öncesi programlarda kayıt oranları - İlköğretim öncesi eğitim için kamu ve özel sektör harcamaları - Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçları üzerinde ilköğretim öncesi eğitim politikalarının etkisi OECD den daha fazla bilgi için PISA Cilt II. Kuvvetli Başlamak II ve III: Erken Çocukluk Dönemi Eğitim ve Bakımı 2006 ve EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
20 EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Çocuklara Erken Yaşta Verilen Eğitimin Rolü Nedir? Şekil yaşında eğitime kayıt olma oranları (2005, 2011) Şekil, 4 yaşındaki tam zamanlı ve yarı zamanlı öğrencilerin kamu ve özel kuruluşlara 2005 ve 2011 yıllarındaki kayıt rakamlarını kıyaslamaktadır. Kaynak: OECD (2013), Education at a glance Grafik C Şekil 1.6. Erken dönem çocukluk eğitiminde öğrenci öğretmen oranları, 2011 Bu şekil, erken dönem çocukluk eğitiminde her öğretmene düşen öğrenci sayısını göstermektedir. Not: Bu rakam yorumlanırken biraz temkinli davranmak gerekecektir, çünkü gösterge öğretmen / öğrenci oranlarını sadece eğitim ve eğitim ve gündüz bakımı programları olan ülkelerde kıyaslamaktadır. Bazı ülkelerde bu iki farklı konuda personel gereksinimleri çok farklıdır. Kaynak: OECD (2013), Education at a glance Grafik C EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
21 EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Orta Öğretimini Tamamlayan Gençlerin Sayısı Ne Kadardır? Mezun olanların güncel örneklerine dayalı olarak OECD ülkelerinde günümüz gençlerinin ortalama % 83 ünün yaşamları süresince lise öğretimini tamamlamak istedikleri tespit edilmiştir. G20 Ülkeleri için bu seviye %79 dur. OECD ülkelerinde tarihsel eğilimlerin aksine kızlar erkeklerden daha fazla lise eğitim düzeyini tamamlamaktadırlar. Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve Norveç te lise mezunlarının yaklaşık %10 luk kısmı 25 yaşında ya da daha yaşlıdır; İzlanda da bu oran %20 ye yakındır, ve Portekiz de de neredeyse %30 dur. Önem Bu bölüm orta eğitimi ne kadar öğrencinin tamamlamasının beklendiğini göstermektedir. Lise eğitimi alan öğrencilere, istihdam piyasasına ya da yüksek öğretime girmek için gerekli temel beceri ve bilgileri vermek, ve kendilerini faal vatandaş olarak yetiştirmeyi hedeflemektedir. İstihdam piyasasındaki beceriler daha fazla bilgiye dayalı olurken ve çalışanların gittikçe hızlı bir şekilde değişen küresel ekonomiye daha fazla uyum göstermesi gerekirken, liseden mezun olmak da tüm ülkelerde gittikçe daha önemli olmuştur. OECD ülkelerinde lise eğitimi tamamlamayan öğrenciler iş bulmakta çok büyük zorluklar çekmektedir. Politika belirleyiciler, lise eğitimlerini tamamlamayan öğrencileri belirleyerek okulu erken bırakanların sayısını azaltacak yollar aramaktadırlar. Kaç öğrencinin lise eğitim programlarını başarı ile tamamladıkları konusunda - aynı zamanda kaç öğrencinin de bu programı tamamlamadığını gösteren- uluslararası mukayese edilebilen önlemler bu çabaları destekleyebilir. Bulgular 27 ülkenin 23 ünden elde edilen verilerde liseden mezun olanların yüzdesi % 75 ten fazladır. Finlandiya, Almanya, Japonya, Kore, Hollanda, Norveç, Slovenya ve Birleşik Krallıkta bu oran % 90 veya daha fazladır. Bugün, kadınlar arasında mezuniyet oranlarının ortalaması %86 iken, erkekler arasında bu rakam %79 dur. Ortalama olarak, OECD ülkeleri arasında, öğrenciler lise öğretimden ilk defa 20 yaşında mezun olurlar. Ancak, bu yaş değişik ülkeler arasında farklılık göstermektedir ve İsrail, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletlerinde 17 olup, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve Portekiz de ise 22 veya daha yüksektir. Geleneksel olarak meslek öncesi ve mesleki programlardan, kadınlardan fazla erkek mezun olmuştur, ve bu bugün de halen böyledir. Ortalama olarak bu programlardan mezuniyet oranlarında erkekler kadınların yüzde 4 önündedir (erkekler için %49, kadınlar için %45). Ancak, hiç olmadığı kadar fazla sayıda genç kadın da mesleki programlardan mezun olmaya başlamıştır. Avustralya, Belçika, Brezilya, Şili, Çin, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Hollanda, Portekiz ve İspanya da mezun olan kadın oranı erkek oranını geçmiştir. Cins farklılıkları ayrıca gençlerin mesleki eğitim alırken seçtikleri alanlarda da kendini göstermektedir. Erkekler için en popüler alanlar büyük farkla mühendislik, imalat ve inşaattır. Lise seviyesinde mesleki programlar alan erkeklerin %49 u bu konuları seçmektedir. Bu rakam Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan ve Norveç te %70 e ulaşmaktadır. Diğer taraftan kızlar sosyal bilimler, işletme ve hukuk (toplamı %26), sağlık ve refah (%17) ve hizmetler (%17) daha dengeli bir şekilde dağılmaktadır. Eğilimler 1995 yılından bu yana liseden mezun olanların oranı OECD ülkelerinde ortalama olarak yüzde sekiz artış göstermiştir. En büyük artış 2000 ile 2011 arasında % 4 yıllık büyüme oranı gösteren Meksika da meydana gelmiştir. Açıklamalar ders yılı için veriler 2012 yılında OECD tarafından yönetilen eğitim istatistikleri UOE verilerine dayalıdır ve 2000 den 2004 e kadar lise mezuniyet oranları eğilimleri ile ilgili veriler Ocak 2007 tarihinde yürütülen özel araştırmadan elde edilmiştir. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge A2) Kapsama alınan alanlar: - Güncel lise mezuniyet oranları ve eğilimleri 20 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
22 EĞİTİM SEVİYELERİ VE ÖĞRENCİ SAYILARI Orta Öğretimi Tamamlayan Gençlerin Sayısı Ne Kadardır? Şekil 1.7. Lise eğitim programlarından başarı ile mezuniyet, 2011 Bu şekil, ilk olarak lise eğitimine başlayan ve, normalde programı tamamlamak için tahsis edilen süre içinde bu eğitimden mezun olan öğrencilerin yüzdesini göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Table A2.1a, - Şekil 1.8. Lise mezunları ortalaması, 2011 Bu şekil lise eğitimini başarıyla tamamlayan öğrencilerin ortalama yaşlarını göstermektedir. Genel programlar Mesleki programlar Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Chart A2.2, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
23
24 2. Yükseköğretim ve İş Yükseköğretime başlayan gençlerin sayısı ne kadardır? Yükseköğretimden mezun olan gençlerin sayısı nedir? Mezun olamayan öğrencilerin sayısı nedir? Öğrenciler eğitimden işe geçişte ne kadar başarılılar? Yurtdışında eğitim alan öğrencilerin sayısı nedir ve nereye gitmektedirler? EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
25 OECD ülkelerinde günümüz gençlerinin ortalama %60 ının yaşamları süresince üniversite düzeyinde programlara başlamaları ve %3 ünün ileri derecede araştırma programlarına girmeleri beklenmektedir. OECD ülkelerindeki genç yetişkinlerin neredeyse yarısı 25 yaşına gelmeden üniversite seviyesinde programlara girecektir. OECD ülkeleri genelinde, ortalama olarak, üniversite seviyesindeki programlara giriş oranı kadınlarda %67 iken, erkeklerde %53 dür. Ancak, ileri derecede araştırma programlarında bu fark neredeyse yok olmaktadır. Önem Bu bölüm yaşamları boyunca ne kadar öğrencinin özel türde yüksek eğitim programına başlaması beklendiğini göstermektedir. Ayrıca yüksek eğitim programlarına erişebilirlik ve fark edilebilirlik değerine de ışık tutmakta ve günümüz iş piyasasında değer kazanan yüksek düzeyde beceri ve bilginin nüfus tarafından hangi derecede edinildiğine ilişkin bazı işaretler sağlamaktadır. Yüksek öğretime yüksek düzeyde başlama ve katılım oranı, yüksek öğretim görmüş işgücünü geliştirdiğine işaret etmektedir. Bulgular Eğer hâlihazırdaki öğretime başlama yapısı devam ederse OECD ülkelerindeki genç erişkinlerin % 60 ının yaşamları süresince üniversite düzeyindeki programlara başlayacakları tahmin edilmektedir. Bazı ülkelerde genç erişkinlerin en azından % 70 nin bu programlara başlaması beklenirken Belçika ve Meksika da ve de Çin ve Endonezya gibi diğer G20 ülkelerinde %35 ten daha fazlasının bunu yapmayacakları beklenmektedir. Ancak, bir ülkeye eğitim görmeye gelen uluslararası öğrenciler çıkarıldığında rakamlar oldukça farklıdır. Özellikle Avustralya da fark yüzde 27 ye kadar çıkmaktadır. Uluslararası öğrenciler dahil edilmediğinde, sadece Polonya ve Slovenya daki oranlar %70 seviyelerinde kalmaktadır. Bugün, OECD ülkelerinde genç yetişkinlerin yaklaşık %3 ünün hayatları süresince ileri derecede araştırma programlarına girmesi beklenmektedir. Bu oranlar Şili, Meksika, İspanya ve Türkiye de %1 in altındayken, Almanya, Slovenya ve İsviçre de %5 civarına kadar çıkmaktadır. Mesleğe yönelik programlara hayatları süresince başlayacak öğrencilerin oranı ise bugünkü genç yetişkinler arasında %19 olarak tahmin edilmiştir (kadınların %20 si ve erkeklerin %18 i). Oranlar İzlanda, Endonezya, Meksika, Polonya ve Slovakya Cumhuriyetinde %5 in altındayken, Belçika, Kore ve Yeni Zelanda da %35 in üstünde, ve Arjantin ve Şili de %50 den fazladır. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde üniversite seviyesindeki programlara ilk defa giriş yapanların %81 i, ve meslek e yönelik programlara ilk defa giriş yapanların %62 si, 2011 yılında 25 yaşından küçüktü. Ayrıca, 2011 yılında ileri derece araştırma programlarına giren öğrencilerin %56 sı da 30 yaşının altındaydı. Yüksek öğretim programlarına ilk defa giren öğrenciler arasında en popüler konular Finlandiya ve Kore, ve Suudi Arabistan gibi diğer G20 ülkeleri hariç her ülkede sosyal bilimler, işletme ve hukuk olmuştur. Eğilimler OECD ülkelerinde 1995 ve 2011 yılları arasında öğrencilerin üniversite seviyesinde eğitime başlama oranı ortalama olarak yaklaşık yüzde 20 puan artarken, meslek e yönelik yüksek öğretim programlara giriş oranları neredeyse sabit kalmıştır. Bu artışın nedeni birçok ülkede yüksek eğitime erişim imkânının artması ama aynı zamanda da bazı ülkelerdeki eğitim sisteminin yapısal değişikliğidir. Yüksek öğretim programlarına giriş oranlarının artmasının bir diğer sebebi de müracaat edenlerin kaynağının genişleyip daha fazla uluslararası ve daha yaşlı öğrencilerin de dahil olmasıdır. Açıklamalar Veriler öğretim yılını temsil etmekte, ve 2012 yılında OECD tarafından yönetilen eğitim istatistikleri UOE verilerine dayalıdır ve 2000 den 2004 e kadar giriş oranları eğilimleri ile ilgili veriler Ocak 2007 tarihinde OECD ülkelerinde yürütülen özel araştırmadan elde edilmiştir. Yüksek öğretime giriş oranları üzerinde uluslararası öğrencilerin etkisi ile ilgili veriler Aralık 2012 de OECD tarafından yürütülen özel araştırmadan elde edilmiştir. Belirli bir yaş grubu için net giriş oranı, her bir yüksek öğretim türüne giren o yaştaki öğrenci sayısını, aynı yaş grubundaki toplam nüfusa bölerek hesaplanmaktadır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge C3) Kapsama alınan alanlar: - Eğitim seviyelerine göre başlama oranları - Yüksek öğretime yeni başlayanların yaşı - Yeni başlayanların cinsiyet olarak dağılımı 24 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
26 2. YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Yükseköğretime Başlayan Gençlerin Sayısı Ne Kadardır? Şekil 2.1 Üniversite seviyesinde eğitime başlama oranları (2000, 2011) Bu şekil üniversite seviyesinde eğitime başlayan genç insanların artışını - veya aksini- yüzde olarak göstermektedir. OECD ülkelerinin çoğunda başlama oranları artmıştır. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Chart C3.2, - Şekil 2.2 Mesleğe yönelik yüksek eğitime başlama oranları (2000, 2011) Bu şekil 2000 ve 2011 yıllarında mesleğe yönelik yüksek öğretim programlarına giren gençlerin yüzdesini göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2012, Chart C3.2, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
27 2.YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Yükseköğretimden Mezun Olan Gençlerin Sayısı Nedir? -Mevcut ortalamalara göre OECD ülkelerinde genç nüfusun ortalama %40 ının hayatları süresince üniversite düzeyinde eğitimlerini tamamlamaları beklenmektedir. - OECD ülkelerinde bugünkü genç yetişkinlerin yaklaşık %11 inin hayatları süresince mesleğe yönelik eğitimlerini tamamlamaları beklenmektedir. - OECD ülkesindeki bir öğrenci, ortalama olarak ilk üniversite seviyesindeki diplomasını 27 yaşında almaktadır. Birleşik Krallık ta ortalama 24 olan bu yaş, Finlandiya, İzlanda, İsrail ve İsveç te 29 ya da daha yüksektir. Önem Yüksek öğretim oranları bir ülkenin gelişmiş, uzman bilgi ve beceri ile çalışan üretme kapasitesini gösterir. OECD ülkelerinde daha yüksek maaş ve daha iyi istihdam beklentisi ile yüksek eğitim elde etmek için güçlü özendirme tedbirleri bulunmaktadır. Yüksek eğitim ülkeler arasında yapı ve kapsam olarak birbirinden oldukça büyük farklılıklar gösterir ve mezuniyet oranları hem bu programlara başlama derecesi hem de iş piyasasında daha yüksek beceri için talepten etkilenir. Yüksek öğretime erişimi genişletmek ve kalitesini artırmak bilgiye dayanan ekonomiler için çok önemlidir, ancak bu hedeflerin tutturulması, bütçeler kısıtlı olduğunda çok daha zordur. Bulgular 2011 yılındaki şablondan yola çıkarsak, mukayese edilebilir verileri bulunan 28 OECD ülkesinde, genç nüfusun ortalama %40 ı hayatları süresince üniversite seviyesindeki programlardan mezun olacaktır. Bunun oranları Şili, Meksika ve Türkiye de %25 iken, bunun aksine Avustralya, Danimarka, İzlanda, Yeni Zelanda, Polonya ve Birleşik Krallıkta bu oran %50 veya daha fazladır. Doktora seviyesi hariç, yüksek öğretimin tüm seviyelerinden mezun olanların çoğu kadındır. Hâlihazırdaki mezuniyet oranlarında dayalı olarak OECD ülkelerinde ortalama olarak belirgin bir biçimde erkeklere (%32) göre daha fazla kadının (% 48) üniversite seviyesinde niteliklilik elde etmesi beklenmektedir. OECD ülkelerinde en yüksek seviye yüksek eğitimde, insanların yaklaşık % 1.6 sı ileri araştırma programlarını tamamlamaktadırlar. Bu rakam 2000 yılında sadece %1.0 dı. İleri derece araştırma programlarından mezuniyet oranlarında en fazla artış gözlenen ülkeler Danimarka, İrlanda, Yeni Zelanda, Slovakya Cumhuriyeti ve Birleşik Krallık tır. Burada mezuniyet oranları 2000 ile 2011 yılı arasında en az yüzde 1 artmıştır yılında Çin de mezuniyet oranı %2.2 olmuştur bu OECD ortalamasının üzerindedir. Birçok ülkede, yüksek öğretim mezunlarının önemli bir kısmını uluslararası öğrenciler oluşturmaktadır. Avustralya, Avusturya, Yeni Zelanda, İsviçre ve Birleşik Krallık ta, ilk yüksek öğretim diplomasıyla mezun olan öğrencilerin en az %10 u uluslararası öğrencilerden ibarettir. Eğilimler OECD ülkelerinde son 16 yıl arasında üniversite seviyesinde eğitimden mezuniyet oranı yüzde 20 artarken, mesleğe yönelik yüksek öğretim programlarının oranları ise neredeyse sabit kalmıştır. Doktoralar yüksek öğretim programlarının sadece küçük bir parçasını temsil etmektedir, ancak bunların da mezuniyet oranı son 16 yıl içinde ikiye katlanmıştır. Açıklamalar akademik yılı için veriler 2012 yılında OECD tarafından yönetilen eğitim istatistikleri UOE veri toplamalarına dayalıdır. Yüksek öğretimden mezuniyet oranları üzerinde uluslararası öğrencilerin etkisi ile ilgili veriler Aralık 2012 de OECD tarafından yürütülen özel araştırmadan elde edilmiştir. Yüksek eğitimden mezun olanlar, üniversite derecesi alanlar, mesleki niteliklilik alanlar veya ileri araştırma derecesi doktora standardına sahip olanlardır. Net eğitim oranları yüksek eğitimi tamamlamak isteyen bir yaş grubunun tahmini yüzdesini temsil eder. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge A3). Kapsama alınan alanlar: - Niteliklilik seviyesi ve cinsiyete göre mezuniyet oranları OECD den daha fazla bilgi için Yüksek Öğretim Yönetim ve Politikası (Higher Education Management and Policy) (Dergi) Yüksek eğitim OECD incelemeleri (ulusal inceleme serileri) 26 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
28 2.YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Yükseköğretimden Mezun Olan Gençlerin Sayısı Nedir? Şekil 2.3 Üniversite seviyesinde eğitimden ilk mezuniyet oranları (1995,2011) Bu şekil üniversite seviyesinde eğitimden ilk mezun oranların yüzdesindeki artış ve azalışı göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Tablo A3.2, - Şekil 2.4 Mesleki yönelimli eğitimden ilk mezuniyet oranı (1995, 2011) Bu şekil mesleki yönelimli eğitimden ilk mezun oranların yüzdesindeki artış ve azalışı göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Tablo A3.2, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
29 2.YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Mezun Olamayan Öğrencilerin Sayısı Nedir? Ortalama olarak, verileri mevcut olan OECD ülkeleri genelinde, bu seviyede ilk yüksek öğrenim programına giren öğrencilerden yaklaşık %70 i mezun olmaktadır. Üniversite seviye programlarına dâhil olan kızların, program sonunda yüksek öğrenim diplomasını kazanma ihtimali erkeklerden fazladır: tamamlama oranları ortalama olarak erkeklerden yüzde 10 daha fazladır. Tam zamanlı öğrencilerin mezun olma ihtimali yarı zamanlı öğrencilerden daha fazladır, ancak, öğretim ücretlerinin seviyesi ile kurslarını tamamlayan öğrenci sayıları arasında bariz bir ilişki bulunmamaktadır. Önem Yükseköğretim programlarına giren öğrenciler arasından nihai olarak kaç tanesinin mezun olduğunu gösterdiklerinden, yükseköğretim tamamlama oranları yükseköğretim sistemlerinin verimliliğini gösterebilirler. Ancak, öğrenciler yüksek öğrenim programını çeşitli sebeplerden dolayı bırakabildiği için, düşük tamamlama oranları illa ki verimsizliğin, ya da eğitim sisteminin öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayamadığının işareti değildir. Öğrencilerin bırakma sebepleri arasında uyumlu olmadıkları bir programı seçtiklerini fark etme, eğitim kurumu tarafından belirlenen standartlara ulaşamama veya programı tamamlamaktan önce cazip iş imkânı bulma gibi sebepler yer almaktadır. Düşük seviyedeki mezuniyet oranları (örneğin yüksek orandaki okul bırakma) öte yandan, eğitim sisteminin öğrencinin ihtiyacını karşılamadığını gösterebilmektedir. Bulgular Ortalama olarak, verileri mevcut olan OECD ülkeleri genelinde, bu seviyede ilk yükseköğretim programına giren öğrencilerden yaklaşık %70 i mezun olmaktadır. Ancak ülkeler arasında farklılıklar mevcuttur. Macaristan, Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve Amerika Birleşik Devletlerinde ilk yükseköğretim programına giren öğrencilerin %60 ından azı mezun olurken, Avustralya, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Japonya ve İspanya da bu oran %75 in üzerindedir. Mesleki programlarda ortalama tamamlama oranları (%61) ortalama üniversite seviyesi tamamlama oranlarından bir miktar düşüktür, ancak yine Almanya, Japonya ve Slovakya Cumhuriyetinde %75 den fazla, Amerika Birleşik Devletlerinde ise sadece %18 dir. Tam zamanlı öğrencilerin mezun olma ihtimali yarı zamanlı öğrencilerden fazladır. Tam zamanlı ile yarı zamanlı öğrenciler arasındaki en büyük fark Yeni Zelanda da görülmektedir. Orada üniversite seviyesinde programa giren tam zamanlı öğrencilerin tamamlama oranı, yarı zamanlı öğrencilerden yüzde 34 daha yüksektir. Bazı ülkelerde sadece bir sene eğitim gördükten sonra cazip iş imkânları sunulduğu için öğrenciler tamamlamadan önce eğitimlerini terk etmeyi tercih edebilir. Ayrıca, Yeni Zelanda ve İsveç teki gibi, yükseköğretime giren bazı öğrenciler belirli bir programdan mezun olmak yerine, yaşam boyu öğrenim ve becerilerini geliştirmek adına birkaç değişik kursu görmeyi tercih edebilirler. Üniversite seviyesindeki kurumlar tarafından belirlenen öğretim ücreti ile tamamlama oranları arasında bariz bir ilişki bulunmamaktadır. Avustralya, Japonya, Hollanda ve Birleşik Krallık ta öğretim ücretleri USD den fazladır ve tamamlama oranları da, OECD ortalaması olan %70 den ciddi bir şekilde fazladır. Danimarka ve Finlandiya da öğretim ücretleri alınmamakta ve öğrencilere yüksek seviyede finansman (sübvansiyon şeklinde) sağlanmaktadır, ancak o ülkelerde de tamamlama oranları %75 in üzerindedir. Açıklamalar Tamamlama oranları ile ilgili veriler 2012 yılında yapılan özel bir araştırmadan alınmıştır. Tamamlama oranları, belirli bir eğitim seviyesine girenler arasından bu seviyede en az birinci diploma ile mezun olanlardır. Tamamlama oranları herhangi bir derste mezun olanların oranı olarak hesaplanır. Tamamlamama oranları ise o seviyede ilk kalifikasyonlarını elde etmeden belirli eğitim seviyesini bırakan öğrenci sayılarını ifade etmektedir. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge A4). Kapsama alınan alanlar: Tamamlamamanın sonuçları Giriş, mezuniyet ve tamamlama oranları arasındaki ilişki. OECD den daha fazla bilgi için Yükseköğretim Yönetimi ve Politikası (Higher Education Management and Policy) (Dergi) Yükseköğretim OECD incelemeleri (ulusal inceleme serileri) 28 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
30 2.YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Mezun Olamayan Öğrencilerin Sayısı Nedir? Şekil 2.5. Yükseköğretim programlarının başarıyla tamamlanması, 2011 Bu şekil yükseköğretim programlarına girip, programı tamamlamak için normalde tahsis edilen süre içinde bu seviyede en az birinci diploma ile mezun olan öğrencilerin yüzdesini göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Tablo A3.2, Grafik A4.1, - Şekil 2.6. Yükseköğretim programlarının cinsiyete göre başarıyla tamamlanması, 2011 Bu şekil, cinsiyet bazında, yükseköğretim programlarına girip, bu programları başarıyla tamamlayan öğrenci yüzdesini göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Grafik A4.1, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
31 2.YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Öğrenciler Eğitimden İşe Geçişte Ne Kadar Başarılılar? - OECD ülkelerinde yaşındakilerin ortalama % 16 sı ne istihdam içerisinde ne de eğitim veya öğrenimdedir (NEET). Kadınların NEET olma ihtimali erkeklerden daha fazladır. - Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde eğitim görmeyen yaş grubuna dâhil kişiler arasında, çalışan oranı 2008 yılında %41 den, 2011 yılında %37 ye geriledi. - Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, yarı zamanlı çalışan yaş grubuna dâhil kişilerin neredeyse %30 u daha fazla çalışmak istemektedir. Önem Bu bölüm genç nesil için eğitimden çalışmaya geçmenin zorluğunu göstermektedir. Resesyon dönemleri sırasında genel olarak yüksek olan işsizlik oranları okuldan işe geçişi genç nesil için önemli derecede daha zor yapmaktadır. Bunun nedeni de, daha fazla iş tecrübesine sahip olanların iş piyasasına yeni girenlere göre tercih edilmesidir. Bu bölüm genç insanların eğitimde, istihdamda ve işsizlikte harcamayı bekledikleri yılların sayısına bakmaktadır. Genç insanların okuldan işe geçişlerini iyileştirmek için eğitim sistemleri insanların iş piyasasının talepleri ile örtüşen yeteneklere sahip olmalarını temin etmeye ve ne okulda ne de işte olmayan genç erişkinlerin oranını azaltmaya çalışmalıdır. Bulgular Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, 2011 yılında, yaş grubuna dâhil kişilerin %47 si eğitim görmekteydi. Geriye kalan %53 den %37 si çalışmaktaydı, %7 işsizdi ve %9 iş gücüne dâhil değildi. İşsizlik seviyeleri özellikle Yunanistan (%14.6) ve İspanya da (%17.0) kaygıyla karşılanmaktadır buna bir de o ülkelerdeki gençler arasında hareketsizlik de eklenebilir (Yunanistan - %7.1 ve İspanya %7.5) yılında bir OECD ülkesinde ortalama 15 yaşında birinin eğitimde 7.1 (2007 rakamı 6.8) ilave yıl, 30 yaşına kadar 5.6 yıl bir işte, toplam 1 yıl işsiz olarak ve 1.4 yıl tamamen iş gücü dışında (ne eğitimde ne de, iş aramada) geçirmesi beklenmektedir yaş arası kadınların ise hareketsiz olma ihtimali erkeklerin iki katıdır. Bu dönem içinde, erkeklerdeki 0.9 yıla karşılık, 1.9 yıl tamamen iş gücü dışında geçirmesi beklenmektedir. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, 2011 yılında yaş grubunda, lise eğitimini tamamlamayanların %14 ü işsizdi. Bu rakam, lise eğitimi veya orta öğretim sonrası ancak yüksek öğretim olmayan programları tamamlayanlar arasında %8 ve yükseköğretimi tamamlayanlar arasında da %6 olmuştu. Eğilimler Hükümetler tarafından insanların eğitim seviyelerinin arttırılması çabaları eğitime katılımda oldukça önemli değişikliklere yol açmıştır yılında OECD ülkelerinde ortalama olarak, yaş grubuna dâhil kişilerin %41 i eğitim görüyordu yılına kadar bu oran %47 ye artmıştı ile 2011 arasında kişilerin oranı dengeli bir şekilde artarken, gençler arasındaki istihdam durumu 2000 ile 2003 arası (- yüzde 3.3), ve de 2008 ile 2011 arası (-yüzde 3.7) olmak üzere iki kere büyük düşüş yaşamıştır. Gençlerin istihdam edilmesindeki bu düşüşler, internet balonunun patlaması ( ), ve emlak balonunun patlaması (2008) ile aynı ana denk geldi yaşındakiler arasında NEET (çalışmayan ve eğitim görmeyen) popülasyonu ise 2000 ile 2011 arasında istikrarlı kalarak %15 civarında kaldı. Açıklamalar Veriler yıllık OECD işgücü araştırmasının bir bölümü olarak toplanmıştır ve genelde ilk çeyrek dönem veya takvim yılının ilk üç ayının ortalamasına işaret ederken yaz istihdamı hariç tutulmuştur. Bazı Avrupa Ülkeleri için veri yıllık Avrupa İşgücü araştırmasından alınmıştır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge C5) Kapsama alınan alanlar: yaşındakiler için eğitimde bulundukları ve eğitimde olmadıkları beklenen yıllar ve ayrıca eğilimler ve cinsiyet farklılıkları - Değişik yaş grupları için okuldan işe geçiş, ve gönüllü ya da yarı zamanlı iş. OECD den daha fazla bilgi için Daha İyi Beceriler, Daha İyi İşler, Daha İyi Yaşamlar (Better Skills, Better Jobs, Beter Lives (2012)) 30 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
32 2.YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Öğrenciler Eğitimden İşe Geçişte Ne Kadar Başarılılar? Şekil 2.7 Eğitim, öğrenim veya istihdam içerisinde yer almayan gençler (2011) Bu şekil yaş grubu arasında eğitimde, öğrenimde veya istihdam içerisinde yer almayan (NEET) gençlerin yüzdesini, yarı zamanlı çalışanları ve tam zamanlı çalışmak isteyenleri göstermektedir. Tam zamanlı Yarı zamanlı Zorunlu yarı zamanlı Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Grafik C5.1, - Şekil 2.8 Gençler arasında eğitim ve istihdam, 2011 Bu şekil genç erişkinler arasında yaş grubuna göre eğitim ve iş statüsünün dağılımını göstermektedir. Okulu bırakan ve zor bir iş pazarına giren genç erişkinlerin işsiz kalması ve tamamen iş gücü dışında kalması daha muhtemeldir. Eğitim içerisinde Eğitim dışında, çalışan Eğitim dışında, çalışmayan Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Tablo C5.4a, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
33 2.YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Yurtdışında Eğitim Alan Öğrencilerin Sayısı Nedir ve Nereye Gitmektedirler? - Yükseköğretim seviyesindeki öğrencilerin 4.3 milyondan fazlası vatandaşı oldukları ülke dışındaki bir ülkede eğitime kayıtlıdırlar. Sırasıyla (azalarak) Avustralya, Birleşik Krallık, İsviçre, Yeni Zelanda ve Avusturya yüksek öğrenim gören öğrenciler arasında en fazla uluslararası öğrenciye sahip ülkelerdir. - Dünya çapında yurtdışında eğitim alan Asyalılar % 53 ü teşkil etmektedirler. Kesin bir ifade ile en fazla uluslar arası öğrenci Çin, Hindistan ve Kore kökenli öğrencilerdir. - Yüksek öğrenim için, OECD ülkelerine gelen öğrenci sayısı, bu ülkelerden giden öğrenci sayısından fazladır. OECD ülkelerinde yüksek öğrenim kaydı bulunan yabancı öğrencilerin sayısı, bu ülkelerin vatandaşı olup yurt dışında okuyanların neredeyse üç katıdır. - Dünya çapında yurt dışında eğitim gören öğrencilerin %77 si bu eğitimi OECD ülkelerinde almaktadır (G20 ülkelerinde bu rakam %83 dür). Geçtiğimiz son on yıl içerisinde bu oran sabit kalmıştır. Önem Bu bölüm hangi öğrencilerin yurtdışında eğitim aldıklarına ve tercih ettikleri yerlerin boyutuna bakmaktadır. Yabancı bir ülkede yüksek seviyede eğitim almak öğrencilere başka kültürler ve diller hakkında bilgilerini artırma ve gittikçe globalleşen iş pazarında kendilerini daha iyi donatma imkânı tanır. Sosyal ve eğitimsel etkilerin yanı sıra yurtdışında eğitim almanın mühim bir ekonomik etkisi vardır. Eğitimin beynelmilel hale gelmesi kayıt harçlarından elde edilen gelirler ve uluslararası öğrencilerin yerel tüketiminin bir sonucu olarak bazı ülkelerin ekonomilerinde artan bir etkiye sahiptir. Bulgular Yurt dışında eğitim gören öğrencilerden dörtte üçü OECD ülkelerine gitmektedir. Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri dünya genelinde eğitim gören yabancı öğrencilerin %50 sinden fazlasına ev sahipliği yapmaktadır. Coğrafik bölge açısından, kendi ülkeleri dışında kayıt yapan öğrenciler için önde gelen yer olan Avrupa yüksek öğrenim öğrencilerinin %48 ini ağırlamaktadır. Bunu, tüm uluslararası öğrencilerin %21 i ile Kuzey Amerika takip etmektedir. Okyanusya ya giden uluslararası öğrencilerin sayısı 2000 yılından bu yana üçe katlanmıştır, ancak bu bölge yine de toplamda tüm yabancı öğrencilerin sadece %10 una ev sahipliği yapmaktadır. Asya, Latin Amerika ve Karayipler gibi diğer bölgeler de uluslararası öğrenci sayısında artış görmektedir. Bu üniversitelerin gittikçe çoğalan ülkede uluslararası bir statü almasını yansıtmaktadır. OECD ülkelerinden giden uluslararası öğrenciler ise çoğunlukla Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Kore, Slovakya Cumhuriyeti, Türkiye ve Amerika Birleşik Devletlerinden gitmektedir. OECD üyesi olan 21 Avrupa ülkesinde, yurt dışında kayıtlı olan her bir öğrenci için 2.7 yabancı öğrenci bulunmaktadır. Avustralya, Avusturya, Yeni Zelanda, İsviçre ve Birleşik Krallık ta kayıtlı uluslararası öğrenciler yüksek öğretimde kayıtlı öğrencilerin %10 undan daha fazlasını temsil etmektedir. Ayrıca, Avustralya, Hollanda, Yeni Zelanda, İsviçre ve Birleşik Krallık ta kayıtlı ileri derece araştırma programı öğrencilerinin de %30 undan fazlasını temsil etmektedirler. Eğilimler Geçen son otuz yıllık süre içerisinde dünya çapında uluslararası öğrencilerin sayısı 1975 yılında 0.8 milyondan 2011 yılında 4.1 milyon ile beş kat artmıştır döneminde dünya genelinde yükseköğretim programlarında kayıtlı olan yabancı öğrenci sayısı %100 den fazla artmıştır. Bu dönemde yıllık artış neredeyse %7 olmuştur. OECD ülkelerindeki yükseköğretimde kayıtlı öğrenci sayıları küresel eğilimi aynen takip etmiştir. Açıklamalar Aksi belirtilmediği sürece uluslararası ve yabancı öğrencilerle ilgili veriler yılına aittir ve 2012 yılında OECD tarafından yönetilen eğitim istatistikleri UOE veri toplamalarına dayalıdır. UNESCO İstatistik Kurumundan da veri dâhil edilmiştir ancak referans yılı 2010 dur. Öğrenciler eğer kendi vatandaşı oldukları ülkeden ayrılmışlar ise ve eğitim için başka bir ülkeye gitmişler ise uluslararası öğrenci olarak sınıflandırılırlar. Öğrenciler eğer eğitim aldıkları ülkenin vatandaşı değiller ise yabancı öğrenci olarak sınıflandırılırlar. Bu son kategori öğrenim gördükleri ülkenin vatandaşı olmamalarına rağmen daimi ikametleri o ülkede bulunan öğrencileri de kapsar (Örnek olarak, göçmen ailelerin genç üyeleri). İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge C4) Kapsama alınan alanlar: - Öğrencilerin vatandaşı oldukları ülke ve destinasyonlara göre dağılımı - Yurtdışında eğitim gören öğrencilerin sayısındaki eğilim. 32 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
34 2.YÜKSEKÖĞRETİM VE İŞ Yurtdışında Eğitim Alan Öğrencilerin Sayısı Nedir ve Nereye Gitmektedirler? Şekil 2.9 Uluslararası eğitim pazar paylarındaki eğilim (2000, 2011) Şekil destinasyona göre yükseköğretimdeki yabancı ve uluslararası öğrencilerin dağılımını göstermektedir. OECD ülkeleri Diğer G 20 ve OECD üyesi olmayan ekonomiler Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Grafik C4.3, - Şekil 2.10 Yükseköğretimde öğrenci hareketliliği, 2011 Bu şekil her ülkede yükseköğretim seviyesindeki uluslar arası öğrencilerin yüzdesini göstermektedir. 1. Yabancı ülkeler vatandaşı oldukları ülkeler baz alınarak tanımlanmıştır. Bu veriler uluslararası öğrenci verileri ile kıyaslanamaz ve bu yüzden ayrı bir grafikte verilmeleri gerekmektedir. Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Grafik C EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
35
36 3. Eğitimin Ekonomik ve Sosyal Faydaları Yüksek okul mezunları ne kadar fazla kazanıyor? Eğitim, istihdam oranını nasıl etkiliyor? Eğitime yatırım yapılmasını gerektiren unsurlar nelerdir? Eğitimin sağlık açısından faydaları nelerdir? EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
37 3. EĞİTİMİN EKONOMİK VE SOSYAL FAYDALARI Yüksek Okul Mezunları Ne Kadar Daha Fazla Kazanıyor Tüm OECD ülkelerinde gelirler kişilerin eğitim seviyeleri ile uyumlu olarak artma eğilimindedir. Daha yüksek (yükseköğretim) bir eğitime sahip olan kişiler OECD ülkelerinde sadece lise, ya da yüksek öğrenim olmayan orta ötesi öğrenim görmüş bir kişiye göre 1,5 kat daha fazla kazanmayı bekleyebilir. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, eğitim seviyesi arttıkça, daha genç ve daha yaşlı çalışanlar arasındaki gelir farkı da artmaktadır. Burada avantajlı olanlar daha fazla eğitim görmüş ve daha yaşlı olan çalışanlardır. Bütün ülkelerde ve bütün eğitim seviyelerinde kadınlar erkeklere göre daha az kazanır ve en büyük fark da yükseköğretim görmüş kişiler arasındadır. Burada kadınlar erkeklerin elde ettiği gelirin %72 sini elde etmektedirler. Önem Bu bölüm değişik düzeyde eğitim seviyeleri ile işçilerin nispi kazançlarını inceler. Daha yüksek derecede beceriler genel olarak istihdam ve daha yüksek gelir ihtimalini arttırır. Eğitimli gruplar arasındaki kazançların vergi öncesi farkları eğitim arz ve talebine iyi bir belirti sağlamaktadır. Zaman içerisinde kazanç konusundaki veriler ile bu farklar eğitim sistemlerinin iş piyasası taleplerini karşılayıp karşılamadığına ilişkin güçlü bir sinyal vermektedir. Bulgular Eğitimde elde edilen derecelerin ortalama gelirlerle kuvvetli bir bağı bulunmaktadır. Brezilya, Şili ve Macaristan da, üniversite seviyesi eğitim gören yetişkinler lise eğitimi, ya da yüksek öğretim olmayan, orta öğretim üzeri seviyede eğitim görenlerden iki misli daha fazla gelir elde etmektedirler. Eğitim skalasının diğer ucunda ise, lise eğitimi seviyesinin altındakiler tüm ülkelerde, gelir açısından ciddi bir şekilde dezavantajlıdırlar. Brezilya, Yunanistan ve Amerika Birleşik Devletleri genelinde, lise, ya da yüksek öğretim olmayan, orta öğretim üzeri seviyede eğitim görenlerin elde ettikleri gelirin sadece %65 ini elde etmektedirler. Daha fazla eğitim, kazançta cinsiyet ayrımını biraz yakınlaştırmaktadır. Eğitimleri hangi düzeyde olursa olsun ortalama olarak kadınlar erkeklere göre önemli miktarda daha az kazanmaktadırlar. Bunlar arasında bu fark lise eğitimi ve orta eğitim sonrası yükseköğretim düzeyinde olmayan eğitimi tamamlamış olanlarda en küçük düzeyde ve yükseköğretimi tamamlamış olanlar arasında ise yüksek düzeydedir. Yükseköğretime sahip olan kadınlar sadece beş ülkede erkeklerin kazancının % 75 veya daha fazlasını kazanmaktadırlar, bu ülkeler ise: Finlandiya, Yeni Zelanda, Slovenya, İspanya ve Birleşik Krallıktır. Brezilya, Estonya, İtalya ve Kore de yükseköğretim derecesine sahip bir kadın, yükseköğretim almış bir erkeğin kazancının % 65 ini veya daha azını almaktadır. Eğitim ile elde edilen kazanç avantajları yaş ile artmaktadır. Yükseköğretim mezunlarının kazançları daha yaşlılara nispeten daha yüksektir: Yüksek öğrenim görmüş bir kişi için kazanç primleri yaşlarında % 37 den yaşındakilerde %69 veya daha fazlasına kadar çıkmaktadır. Lise eğitimi olan kişilerde kazanç dezavantajları Avustralya, Danimarka, Finlandiya, İrlanda, Norveç, Slovak Cumhuriyeti, İsveç, Birleşik Krallık ve Birleşik Devletler haricinde bütün ülkelerde artmaktadır. Kadınların gelirlerinde ise, lise eğitimi, ya da yüksek öğretim olmayan, orta öğretim üzeri seviyede eğitim görenler için yaş cinsiyet farkını azaltmaktadır. Bu kadınlar yaş grubuna geldiklerinde, aynı yaş grubundaki erkeklerin %79 unu kazanmayı bekleyebilirler. Eğilimler 2000 ile 2011 yılları arasında lise öğretimin altında eğitim görmüş yetişkinlerin nispi gelirleri birkaç istisna hariç (Almanya, Macaristan ve İsviçre), OECD ülkelerinin çoğunda düşmüştür. Diğer tarafta, Belçika, Almanya, Macaristan, İsviçre ve Amerika Birleşik Devletleri dahil, OECD ülkelerinin çoğunda, yükseköğretim sahibi yetişkinlerin nispi gelirleri ise artmıştır. Bu farklılıklar yüksek öğrenim görmüş genç profesyoneller için talebin OECD ülkelerinin çoğunda yükseköğretim kurumlarının arzı seviyesinde olduğunu, ve daha düşük derecelerde beceri sahibi insanların bugün daha savunmasız olduğunu göstermektedir. Açıklamalar Kazanç verileri ülkeler arasında bunların yıllık, aylık veya haftalık olarak bildirilmesi de dâhil olmak üzere değişik yönler ile birbirinden farklıdır. Bu nedenle burada gösterilen sonuçlar dikkatle yorumlanmalıdır. Bazı ülkeler için tam zamanlı, yıllık gelir verileri, tam zamanlı durumunu belirlemek için kendisi tarafından belirlenmiş bir yaklaşımı benimseyen Avrupa Gelir ve Hayat Koşulları Araştırmasına (EU-SILC) dayanmaktadır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge A6) Kapsama alınan alanlar: - Nüfusun nispi kazançlarında eğilim - Kazançta cinsiyet ve yaşa göre farklılıklar - Eğitsel başarıya göre kazanç dağılımındaki farklılıklar OECD den daha fazla bilgi için Daha İyi Beceriler, Daha İyi İşler, Daha İyi Yaşamlar (Better Skills, Better Jobs, Beter Lives (2012)) 36 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
38 3. EĞİTİMİN EKONOMİK VE SOSYAL FAYDALARI Yüksek Okul Mezunları Ne Kadar Daha Fazla Kazanıyor Şekil 3.1 Eğitim seviyelerine göre nispi kazançlar (2011) Bu şekil, lise ve yükseköğretim kapsamında olmayan lise sonrası eğitimi temel alarak (grafiğin sol taraf skalasında 100 ile işaretlenen satır) yaşındaki erkeklerin değişik eğitim düzeyleri arasındaki kazançlarını mukayese etmektedir. Lise eğitimi Yükseköğretim Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Grafik A6.1, - Şekil 3.2 Cinsiyete göre eğitim seviyelerine göre nispi kazançlar (2011) Bu şekil, lise ve yükseköğretim kapsamında olmayan lise sonrası eğitimi temel alarak (grafiğin sol taraf skalasında 100 ile işaretlenen satır) yaş arasındaki kadınların değişik eğitim düzeyleri arasındaki kazançları mukayese etmektedir. Üniversite programları Mesleki programlar Lise eğitimi Erkekler Kadınlar Kaynak: OECD (2013), Bir Bakışta Eğitim 2013, Grafik A6.2, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
39 3.EĞİTİMİN EKONOMİK VE SOSYAL FAYDALARI Eğitim İstihdam Oranını Nasıl Etkiliyor? - OECD ülkeleri genelinde, yüksek öğrenim görmüş sahibi kişilerin iş bulması, ve tam zamanlı çalışıyor olması, yüksek öğrenim sahibi olmayan kişilerden daha yüksek olasılıktır. - İşsizlik oranları, lise eğitimi seviyesine sahip olmayan kişilerde (ortalama olarak, OECD genelinde %13), yüksek öğrenim sahibi olan kişilerden (%5) neredeyse üç katıdır. - En az lise seviyesine sahip kişiler, bu seviyede eğitim görmeyen kişilerden daha fazla iş bulma olasılığına sahiptirler. - Erkeklerin istihdam oranları kadınlara göre daha fazladır, ancak, yüksek öğrenim seviyesine sahip kişiler arasında bu fark en düşük seviyedeyken, lise öğrenim seviyesine sahip olmayanlar arasında da en yüksek seviyededir. Önem Bu bölüm eğitim ve iş yaşamı arasındaki ilişkiyi incelemektedir. OECD ülkeleri ekonomik kalkınmayı teşvik etmek için sabit iyi eğitimli işçilerin yeterince teminine bağlıdır. İstihdam ve işsizlik ve bunların zaman içerisindeki gelişimi konularında veriler bu nedenle politika belirleyiciler için, temin ve potansiyel temin, iş piyasasında mevcut olan beceriler ve bu becerilere işverenlerin talebi hakkında önemli bilgiler sağlar. Politika belirleyiciler için OECD ekonomilerinde meydana gelen uzun süreli yapısal değişiklikler ve ekonomik kriz etkisi arasında ayrım yapmak özellikle önemlidir. Bulgular Eğitim istihdam alanında önemli bir etkiye sahiptir. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, yükseköğretim almış nüfusun % 80 i istihdam edilmiştir. Lise ve yüksek öğretim olmayan lise sonrası eğitim seviyesi görenler arasında ise OECD ortalaması %70 e, ve lise eğitimi görmeyenlerde de %60 a gerilemektedir. Tam zamanlı çalışma ihtimali de eğitim seviyesiyle birlikte artmaktadır. Lise eğitiminin altında olan kişilerin %64 ü tam zamanlı olarak çalışırken, bu oran yüksek öğretim derecesine sahip olan kişiler arasında %75 tir. Yüksek öğretim gören kişilerle ortaokul eğitimi görenler arasındaki fark özellikle Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya Cumhuriyeti, Slovenya ve Birleşik Krallıkta oldukça yüksektir. Bu ülkelerde fark en az yüzde 40 dır. Tüm OECD ülkeleri ve eğitim seviyeleri genelinde erkeklerin %80 ine karşın, kadınların %65 i istihdam edilmektedir. Eğitim seviyesi arttıkça cinsiyet farkı azalsa da ve de 2011 yılında OECD ülkelerinde yüksek öğretim görmüş olan kadınların oranı (%33) erkeklerden (%30) biraz fazla olsa da, OECD ülkeleri genelinde kadınlar arasındaki istihdam oranı yine de erkeklere göre ciddi bir şekilde daha düşüktür. OECD ülkeleri genelinde, mesleki lise eğitimi görmüş kişilerin istihdam oranı (%76), genel lise eğitimi görenlerden (%70) daha yüksektir, ve %8.4 e karşın, %7.4 ile, işsiz kalma olasılıkları, genel lise eğitimi görmüş olanlardan daha düşüktür. Eğilimler Zor ekonomik zamanlarda bile eğitim genelde işsizliğe karşı iyi bir sigortadır. Geçen 15 yıl içerisinde yükseköğretim görmüş erkek ve kadınların istihdam oranı bu eğitime sahip olmayanlara göre belirgin bir biçimde istikrarlı bir şekilde daha yüksek olmuştur. Diğer tarafta, yükseköğretim derecesine sahip olanlar arasında işsizlik oranı sadece daha düşük seviyelere kadar öğrenim gören erkek ve kadınlara göre daha düşük olmuştur. Ekonomik kriz esnasında da bu fark daha da açılmıştır. Lise ya da yüksek öğretim olmayan lise sonrası eğitim almayan kişiler en fazla etkilenenlerdir: 2008 ile 2011 yılları arasında bu grup arasında işsizlik oranları neredeyse yüzde 4 (%8.8 den %12.6 ya) yükselmiştir. Açıklamalar İstihdam oranı çalışma yaşında olan nüfusun yüzde olarak istihdam edilen kişilerin sayısına işaret eder. İşsizlik oranları sivil işgücünün yüzdesi olarak işsiz kişileri ifade eder. İşsizlik fiilî olarak iş arayan ve hâlihazırda işe başlamaya hazır olan insanlar olarak tanımlanır. İstihdam haftada en az bir saat para veya kar için çalışan veya bir işi olan ancak geçici olarak hastalık, izin veya iş yavaşlatma nedeni ile işte olmayan kişileri tanımlar. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge A5) Kapsama alınan alanlar: - Cinsiyet ve eğitimsel kazanıma göre istihdam ve işsizlik oranlarının eğilimi - Mesleki ve genel eğitime sahip bireylerin istihdam oranı - Yarı zamanlı ve mecburi yarı zamanlı işler 38 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
40 3.EĞİTİMİN EKONOMİK VE SOSYAL FAYDALARI Eğitim İstihdam Oranını Nasıl Etkiliyor? Şekil 3.3 Yükseköğretime sahip sahip yaşındaki kişilerin istihdam oranı, 2011 Bu şekil daha yükseköğretime sahip kişileri eğitim başarılarına göre istihdam oranlarındaki farkı göstermektedir. Üniversite eğitimi Ortaokul eğitimi kaynak: OECD (2013), Eğitime Bir Bakış 2013, Grafik A Şekil 3.4 Yükseköğretime sahip yaşındaki kişilerin istihdam oranı, cinsiyete göre, 2011 Bu şekil daha yüksek bir eğitime sahip erkekler ve kadınların istihdam oranlarındaki farkı göstermektedir. Erkek Kadın Kaynak: OECD (2013), Eğitime Bir Bakış 2013, Tablo A EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
41 3.EĞİTİMİN EKONOMİK VE SOSYAL FAYDALARI Eğitim İstihdam Oranını Nasıl Etkiliyor? - OECD ülkeleri genelinde, yüksek öğretim sahibi kişilerin iş bulması ve tam zamanlı çalışıyor olması, yüksek öğretim sahibi olmayan kişilerden daha yüksek olasılıktır. - İşsizlik oranları, liseöğretim seviyesine sahip olmayan kişilerde (ortalama olarak, OECD genelinde %13), yüksek öğretim sahibi olan kişilerden (%5) neredeyse üç katıdır. - En az liseöğretim seviyesine sahip kişiler, bu seviyede eğitim görmeyen kişilerden daha fazla iş bulma olasılığına sahiptirler. - Erkeklerin istihdam oranları kadınlara göre daha fazladır, ancak, yüksek öğretim seviyesine sahip kişiler arasında bu fark en düşük seviyedeyken, liseöğretim seviyesine sahip olmayanlar arasında da en yüksek seviyededir. Önem Bu bölüm eğitim ve iş yaşamı arasındaki ilişkiyi incelemektedir. OECD ülkeleri ekonomik kalkınmayı teşvik etmek için sabit iyi eğitimli işçilerin yeterince teminine bağlıdır. İstihdam ve işsizlik ve bunların zaman içerisindeki gelişimi konularında veriler bu nedenle politika belirleyiciler için, temin ve potansiyel temin, iş piyasasında mevcut olan beceriler ve bu becerilere işverenlerin talebi hakkında önemli bilgiler sağlar. Politika belirleyiciler için OECD ekonomilerinde meydana gelen uzun süreli yapısal değişiklikler ve ekonomik kriz etkisi arasında ayrım yapmak özellikle önemlidir. Bulgular Eğitim istihdam alanında önemli bir etkiye sahiptir. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, yüksek eğitim almış nüfusun % 80 i istihdam edilmiştir. Liseve yüksek öğretim olmayan orta öğretim ötesi eğitim seviyesi görenler arasında ise OECD ortalaması %70 e ve lise eğitimi görmeyenlerde de %60 a gerilemektedir. Tam zamanlı çalışma ihtimali de eğitim seviyesiyle birlikte artmaktadır. Lise eğitimi altında olan kişilerin %64 ü tam zamanlı olarak çalışırken, bu oran yüksek öğretim derecesine sahip olan kişiler arasında %75 dir. Yüksek öğretim gören kişilerle ortaöğretim görenler arasındaki fark özellikle Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Slovakya Cumhuriyeti, Slovenya ve Birleşik Krallıkta oldukça yüksektir. Bu ülkelerde fark en az yüzde 40 dır. Tüm OECD ülkeleri ve eğitim seviyeleri genelinde erkeklerin %80 ine karşın, kadınların %65 i istihdam edilmektedir. Eğitim seviyesi arttıkça cinsiyet farkı azalsa da, ve de 2011 yılında OECD ülkelerinde yüksek öğretim görmüş olan kadınların oranı (%33) erkeklerden (%30) biraz fazla olsa da, OECD ülkeleri genelinde kadınlar arasındaki istihdam oranı yine de erkeklere göre ciddi bir şekilde daha düşüktür. OECD ülkeleri genelinde, mesleki lise eğitimi görmüş kişilerin istihdam oranı (%76), genel lise eğitimi görenlerden (%70) daha yüksektir ve %8.4 e karşın, %7.4 ile işsiz kalma olasılıkları, genel lise eğitimi görmüş olanlardan daha düşüktür. Eğilimler Zor ekonomik zamanlarda bile eğitim genelde işsizliğe karşı iyi bir sigortadır. Geçen 15 yıl içerisinde yüksek eğitimli erkek ve kadınların istihdam oranı bu eğitime sahip olmayanlara göre belirgin bir biçimde istikrarlı bir şekilde daha yüksek olmuştur. Diğer tarafta, yüksek eğitime sahip olanlar arasında işsizlik oranı sadece daha düşük seviyelere kadar öğretim gören erkek ve kadınlara göre daha düşük olmuştur. Ekonomik kriz esnasında da bu fark daha da açılmıştır. Lise, ya da yüksek öğretim olmayan orta öğretim sonrası eğitim almayan kişiler en fazla etkilenenlerdir: 2008 ile 2011 yılları arasında bu grup arasında işsizlik oranları neredeyse yüzde 4 (%8.8 den %12.6 ya) yükselmiştir. Açıklamalar İstihdam oranı çalışma yaşında olan nüfusun yüzde olarak istihdam edilen kişilerin sayısına işaret eder. İşsizlik oranları sivil işgücünün yüzdesi olarak işsiz kişileri ifade eder. İşsizlik fiili olarak iş arayan ve hâlihazırda işe başlamaya hazır olan insanlar olarak tanımlanır. İstihdam haftada en az bir saat para veya kar için çalışan veya bir işi olan ancak geçici olarak hastalık, izin veya iş yavaşlatma nedeni ile işte olmayan kişileri tanımlar. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge A5) Kapsama alınan alanlar: - Cinsiyet ve eğitimsel kazanıma göre istihdam ve işsizlik oranlarının eğilimi - Mesleki ve genel eğitime sahip bireylerin istihdam oranı - Yarı zamanlı ve mecburi yarı zamanlı işler 38 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
42 3.EĞİTİMİN EKONOMİK VE SOSYAL FAYDALARI Eğitime Yatırım Yapılmaya Teşvik Eden Şeyler Nelerdir? Şekil 3.5. Cinsiyete göre yüksek öğrenimin kamuya getirisi, 2009 Bu şekil kamusal yararlar arasındaki ( artan vergi gelirleri ve diğerleri arasında sosyal transferler için alt ihtiyaç) farkı ve lise veya yükseköğretim öncesi eğitim alanlara kıyasla yüksek öğretim gören kadın ve erkeklerin kamu harcamalarını gösterir Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Tablo A7.4a ve A7.4b, - and Şekil 3.6. Cinsiyete göre yüksek öğrenimin özel sektöre getirisi, 2009 Bu şekil lise veya yükseköğretim öncesi eğitim alanlara kıyasla yüksek öğretimini başarıyla tamamlayan kadın ve erkeklerin özel faydaları (artan hayat boyu kazanç) ile özel maliyetleri (öğrenim ücretleri ve önceden belirlenmiş kazançlar) arasındaki farkı gösterir Erkek Kadın Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Tablo A7.3a ve A7.3b, - and EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
43 3.EĞİTİMİN EKONOMİK VE SOSYAL FAYDALARI Eğitimin Sağlık Açısından Faydaları Nelerdir? - Yüksek düzeyde eğitim mezuniyeti bulunan erişkinler kuvvetle muhtemeldir ki daha uzun yaşamaktadırlar. - Ortalama olarak, OECD ülkelerinin genelinde, yüksek öğrenim seviyesi sahiplerinde obezite oranları, lise öğrenimi görmeyen kişilerin yarısı kadardır. - OECD ülkeleri genelinde, ortalama olarak, yüksek öğrenim seviyesine sahip olan kişiler arasında, lise öğrenimi görmeyen kişilere kıyasla, sigara kullanım oranları yüzde 16 daha azdır. Önem OECD devletlerinin ana kaygılarından bir tanesi son birkaç on yıl görülen beklenen yaşam sürelerindeki artışlara rağmen - sağlık standartlarının iyileştirilmesidir. Güçten düşüren kronik hastalıklarda ve de perhiz, egzersiz ve alkol tüketimine bağlı olarak ortaya çıkan sağlık problemlerindeki artışlarla birlikte sağlık sorunlarının niteliğinde önemli değişiklikler olmuştur. Bu bölüm, eğitim derecesi ile sağlık göstergelerinden ikisi olan obezite ve sigara kullanımının etkileşimine odaklanmaktadır. Eğitim, çocukluk ve ergenlik dönemlerinin sağlıklı davranış ve yaşam biçimi geliştirmekte önemli bir rol oynadığı için eğitim her iki durumun oluşması ya da oluşmaması konusunda önemli bir etkiye sahiptir. Bulgular Eğitim sağlığınıza faydalıdır. Ortalama olarak, mevcut verisi bulunan 15 OECD ülkesinde, 30 yaşında olan, ve yüksek öğrenim görmüş olan bir erkek, üst orta öğrenimi tamamlamamış 30 yaşındaki bir erkekten sekiz yıl daha fazla yaşamayı bekleyebilir. Bunun sebebi ne olabilir? Bunun cevaplarından bir tanesi daha iyi bir yaşam biçimidir daha iyi eğitimli yetişkinlerin aşırı kilolu olma, ya da sigara kullanma ihtimali daha azdır; ve hem obezite, hem de sigara kullanımı önemli sağlık kaygılarıdır. Dünya Sağlık Örgütüne göre obezite bir salgın hastalık seviyesine ulaşmıştır, ve ciddi kronik hastalıklarla, sakatlıkla, hayat kalitesinin düşmesiyle, ve hayat süresi beklentisinin azalmasıyla bağlantısı bulunmaktadır. Ayrıca ruh sağlığını ve sosyal hayatı da etkilemektedir. Sigara kullanımı da son on yıl içinde kullanım oranlarının yaklaşık beşte bir oranında düşmüş olmasına rağmen - halen dünya genelinde yetişkinlerin %10 unun ölüm sebebidir, ve dolaşım hastalıkları ile kanserin önde gelen nedenidir. Ortalama olarak, mevcut veri bulunan 24 OECD ülkesinde, Yetişkinlerin yaklaşık %19 u aşırı kiloludur. Obezite özellikle lise eğitiminin altında dereceye sahip olan kişiler arasında (%25) yüksek olup, yükseköğretim derecesi sahipleri arasında (%13) nispeten daha düşüktür. Eğitim seviyesine göre obezite oranlarındaki düşüş kadınlarda, erkeklere göre, daha fazladır. Yükseköğretim derecesi sahibi kadınlar arasında obezite oranları, lise eğitiminin altında derece sahiplerine göre yüzde 16 daha düşüktür. Bu fark erkekler arasındaki farkın (%7) iki katından daha fazladır. Eğitim seviyeniz ne kadar yüksekse, sigara kullanma ihtimaliniz de o kadar düşüktür. Mevcut verileri bulunan 25 OECD ülkesinde yetişkinlerin yaklaşık %30 u her gün sigara kullanmaktadır. Ancak, günlük sigara kullanımı özellikle lise eğitimin altında dereceye sahip kişiler arasında daha yaygındır (%37), ve yüksek eğitim derecesine sahip olan kişiler arasında daha düşüktür (%21). Sigara kullanımına bakıldığında, elde edilen dereceye göre erkeklerdeki düşüş (%20), kadınlara göre (%13) çok daha yüksektir. Bu düşüş oranı ayrıca, diğer OECD üye ülkelerine göre, bazı Orta Avrupa ülkeleri ve öncelikli olarak İngiliz dili konuşan ülkeler arasında daha fazladır. Elde edilen eğitim derecesi ile sağlık göstergeleri (obezite ve günlük sigara kullanımı) arasındaki ilişki, kişilerin cinsiyeti, yaşı ve geliri de dikkate alındığında bile, güçlü olmaya devam etmektedir. Açıklamalar Bu gösterge için gelişimsel çalışma OECD nin Eğitimsel Araştırma ve Yenilik Merkezi (Centre for Educational Research and Innovation) (CERI) ile işbirliği içerisinde iş piyasası, eğitimin ekonomik ve sosyal sonuçları konusunda INES İstihdam Piyasası, Eğitimin Ekonomik ve Sosyal Sonuçları (LSO) Ağı tarafından yürütülmüştür. Göstergeler için kavramsal çerçeve CERI nin Eğitimin Sosyal Sonuçları (OECD, 2007; OECD, 2010) tarafından geliştirilmiştir, ve de Empirik Stratejiler INES LSO ağı tarafından geliştirilmiştir. Tüm ülkelerden alınan veriler ülkelerin kendi araştırmalarında beyan edilen verilere dayanmaktadır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar, kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013(gösterge A8) Kapsama alınan alanlar: - Eğitim seviyesi ve obezite oranları arasındaki ilişki - Eğitim seviyesi ve sigara kullanımı oranları arasındaki ilişki OECD den daha fazla bilgi için Improving Health and Social Cohesion (2010) (Eğitim ile Sağlık ve Sosyal Kaynaşmayı Geliştirme) 42 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
44 3.EĞİTİMİN EKONOMİK VE SOSYAL FAYDALARI Eğitimin Sağlık Açısından Faydaları Nelerdir? Şekil 3.7. Eğitim seviyelerine göre yetişkinler arasında obezite oranları, 2011 Eğitim seviyesine göre obez olan yetişkinlerin yüzdesi Lise eğitimi altında Lise eğitimi Yükseköğretim Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik A8.1, - Şekil 3.8. Eğitim seviyelerine göre yetişkinler arasında sigara kullanma oranları, 2011 Eğitim seviyelerine göre sigara kullanıcısı yetişkinlerin yüzdesi Lise eğitimi altında Lise eğitimi Yükseköğretim Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik A8.2, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
45
46 4. Eğitim için Yapılan Harcama Her öğrenci için ne kadar harcanıyor? Eğitime harcanan milli servet payı ne kadardır? Kamu harcamaları hangi oranda eğitime gidiyor? Özel sektör harcamalarının rolü nedir? Yüksek öğretim öğrencileri ne kadar ödüyor? Öğretmenlerin maliyeti ne kadar? EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
47 4. EĞİTİM İÇİN YAPILAN HARCAMA Her öğrenci için ne kadar harcanıyor? -OECD ülkeleri, ortalama olarak, ilk ve yüksek öğrenim arasındaki her bir öğrenci için yılda ABD $ harcama yapmaktadır. İlkokul öğrencileri için yapılan ortalama harcama ABD $ iken, orta öğrenim gören öğrenciler için ABD $, ve yüksek öğrenim gören öğrenciler için ise ABD Dolarıdır. - İlk ve orta eğitimde yapılan toplam öğrenci başı harcamaların yaklaşık %94 ü temel eğitim hizmetlerine ayrılmıştır. Yüksek öğrenimde daha büyük farklılıklar görünmektedir. Bunun bir nedeni, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) harcamalarının ortalama olarak öğrenci başına toplam harcamaların %31 seviyesinde olmasıdır. - Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, 2005 ile 2010 yılları arasında, ilk, orta ve lise eğitim seviyelerinde öğrenci başı harcamalar yüzde 17 artmıştır. Ancak 2009 ile 2010 arasında, ekonomik kriz nedeniyle, eğitime yapılan yatırım OECD ülkelerinin üçte birinde düşmüştür. Önem Bu bölüm eğitime yapılan kamu ve özel ortak harcamalarının seviyesini göstermektedir. Öğrenci başına daha fazla harcama yapmak anlamına gelebilecek olan yüksek kaliteli eğitim verilmesi talebi, kamu harcamaları ile ilgili diğer taleplerle ve vergilerin düşük tutulma arzusu ile dengelenmelidir. Bu konu ekonomik kriz dönemlerinde ve kamu harcamalarının sıkı tutulduğu dönemde daha fazla önem kazanır. Bir öğrenciyi işe ve hayata hazırlamak için gerekli harcama düzeyini belirlemek zor olduğundan, uluslararası mukayeseler eğitim kaynaklarının karşılaştırılması için referans noktası sağlayabilir. Bulgular Öğrenci başına harcamalar genellikle öğretmen maaşları ile bağlantılıdır. Orta öğretim seviyesinde en fazla harcama yapan 10 ülkede öğretmen maaşları ve düşük öğrenci öğretmen oranları harcamaları artıran en önemli unsurlardır. İlk ve orta öğretim seviyelerinde öğrenci başına yapılan harcamalar ile kişi başı GSYİH arasında güçlü bir etkileşim bulunmaktadır daha fakir ülkeler, genellikle daha zengin ülkelerden daha az harcama yaparlar. Bu ilişki yüksek öğretim seviyesinde daha zayıftır. Bunun ana nedeni, bu seviyede finansman mekanizmaları ve kayıt şablonlarının farklı olmasıdır. Ar-Ge faaliyetleri ve öğrencilere sunulan refah hizmetleri gibi yan hizmetler dışarıda bırakıldığında, OECD ülkelerinde ilk öğretimden yüksek öğretime kadar temel eğitim hizmetleri için yapılan harcamalar ortalama ABD Dolarından ortalama ABD Dolarına düşmektedir. Bunun ana nedeni, yan faaliyetlere dikkate alınmadığında, yüksek öğretimde öğrenci başına yapılan çok daha düşük harcamalardır (8.889 ABD Doları). Ortalama olarak OECD ülkelerinin yüksek öğretim seviyesinde öğrenci başına yaptığı harcama ilköğretim seviyesinde yaptıkları harcamanın neredeyse iki mislidir. Ancak, yüksek öğretim seviyesinde diğer hizmetler özellikle araştırma ve geliştirme faaliyetleri harcamaların büyük bir parçasını teşkil eder. Bunlar dışarıda bırakıldığında, yüksek öğretim seviyesinde, temel eğitim hizmetlerinde, öğrenci başına harcamalar yine de ilk öğretim, orta öğretim ve yüksek öğretim olmayan orta öğretim ötesi seviyelerden %10 daha yüksektir. Eğilimler İlköğretim, orta öğretim ve lise seviyelerde öğrenci başına yapılan harcamalar, mevcut verileri bulunan bütün ülkelerde, 1995 ile 2010 yılları arasında, ortalama olarak %61 in üzerinde arttı. Bu dönem ülkelerin çoğunda oldukça istikrarlı öğrenci kayıtları görülen bir dönemdi ile 2010 yılları arasında, mevcut verileri bulunan 31 ülkenin 8 inde her bir yüksek öğretim öğrencisi için yapılan harcama düştü. Avusturya, İzlanda, İsrail, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan harcamalar kayıt oranlarındaki artış kadar yükselmedi. Yeni Zelanda, Rusya Federasyonu ve İsviçre de ise öğrenci başına yapılan kamu harcamaları (özel sektör harcamaları verileri mevcut değil) bu dönemde geriledi. Açıklamalar Veriler 2010 mali yılı ile ilgilidir ve OECD tarafından 2012 yılında yönetilen eğitim istatistikleri konusunda UOE veri toplamalarına dayalıdır. Belirli bir eğitim düzeyinde her bir öğrenci için harcama bu seviyede buna uygun tam zamanlı düzeye eşit eğitime yapılan toplam harcamaya bölünerek hesaplanır. Temel eğitim hizmetleri eğitim kurumlarında verilen öğretim ile doğrudan ilişkilidir. Buna öğretmen maaşları, okul binalarının inşası ve bakımı, öğretim materyalleri, kitaplar ve okulların idaresi dâhildir. İsrail için veri konusunda bilgi: - Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge B1) Kapsama alınan alanlar: - Eğitim kurumlarında bütün hizmetler için öğrenci başına yıllık harcama ve kişi başına gayrisafi yurtiçi hasıla ile mukayesesi - Öğrenci başına eğitim kurumlarının kümülatif harcamaları. 46 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
48 4. EĞİTİM İÇİN YAPILAN HARCAMA Her öğrenci için ne kadar harcanıyor? Şekil 4.1. Öğrenci başına yıllık harcama, 2010 Bu şekil, temel ve yüksek eğitim arasında öğrenci başına (eğitim kurumlarında) yıllık ne kadar harcandığını göstermektedir; bu veri örgün eğitimde öğrenci başına maliyet konusunda bir fikir verir. Ana hizmetler Yan hizmetler (ulaşım, yemek, barınma) ve Ar-Ge Toplam Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B1.1, - Şekil 4.2 Temel eğitime harcamaya oranla eğitime yapılan harcama, 2010 Bu şekil, temel eğitim ile mukayeseli olarak değişik eğitim düzeyleri için öğrenci başına (eğitim kurumlarınca) yapılan yıllık harcamayı göstermektedir. Okul öncesi Ortaöğretim Yükseköğretim Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B1.3, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
49 4. EĞİTİM İÇİN YAPILAN HARCAMA Eğitime harcanan milli servet payı ne kadardır? - OECD ülkeleri kendi gayrisafi yurtiçi hasılalarının ortalama % 6.3 ünü eğitim kurumlarına harcamaktadırlar ile 2010 yılları arasında, verilerin mevcut olduğu neredeyse tüm ülkelerde, tüm eğitim seviyelerine yapılan toplam harcama GSYİH deki artıştan daha hızlı bir artış göstermiştir ile 2010 yılları arasında ülkelerin çoğunda GSYİH artmasına rağmen, aynı sürede OECD ülkelerinin üçte birinde, eğitim kurumlarına yapılan devlet harcamaları düşmüştür. Bunun sebebi, büyük ihtimalle, mali konsolidasyon politikalarıdır. Önem Ülkeler, ekonomide büyümeyi beslemek, verimliliği artırmak, kişisel ve sosyal gelişime katkıda bulunmak ve sosyal eşitsizliği azaltmak için eğitim kurumlarına yatırım yaparlar. Bu bölüm milli servetten eğitime aktarılan oranı incelemektedir. Harcama seviyesi, hükümet, özel kuruluşlar, bireysel öğrenciler ve aileleri dahil, ülkenin genel harcamalar içinde eğitime ne kadar öncelik verdiğine bağlıdır. Eğitim harcamaları çoğunlukla kamu bütçelerinden gelir, ve hükümetler tarafından yakından izlenir. Bu mali kriz döneminde, eğitim gibi temel sektörler de bütçe kesintilerine maruz kalabilir. Bulgular Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, okul öncesi öğretim için yapılan harcamalar eğitim kurumlarına yapılan harcamaların yaklaşık onda biridir başka bir değişle, GSYİH nin %0.6 sı. Ülkeler arasında ise büyük farklılıklar bulunmaktadır. Örneğin, Avustralya ve Türkiye de okul öncesi öğretim için yapılan harcamalar GSYİH nin %0.2 sini temsil ederken, Danimarka ve İzlanda da %1 civarında ya da daha yüksektir. OECD ülkelerinde toplamda eğitim için yapılan harcamaların yaklaşık üçte ikisi (yani GSYİH nin %3.9 u) ilk öğretime ve lise eğitimine ayrılmaktadır. Yeni Zelanda ve Norveç GSYİH lerinin %5 inden fazlasını bu eğitim seviyeleri için harcarken, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Japonya, Rusya Federasyonu ve Türkiye %3 veya daha azını harcamaktadır. Yüksek öğretim ise, ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, eğitim kurumlarına yapılan harcamaların dörtte birine GSYİH nin %1.6 sına tekabül etmektedir. Kanda, Şili, Kore ve Amerika Birleşik Devletleri, yüksek öğretim için GSYİH lerinin %2.4 ü ile %2.8 i arasında harcama yapmaktadırlar. Üç ülke ise GSYİH lerinin %1 inin altında bir rakamı yüksek öğretime ayırmaktadır Brezilya (%0.9), Macaristan (%0.8) ve Slovakya Cumhuriyeti (%0.9). GSYİH nin yüzdesi olarak eğitim kurumlarına yapılan özel sektör harcamalarının en yüksek olduğu yer yüksek öğretimdir. Şili, Kore ve Amerika Birleşik Devletlerinde GSYİH nin %1.7 si ile %1.9 u arasında harcama yapılmaktadır. Eğilimler 2008 yılında başlayan (ve halen var olan) küresel ekonomik krizin ekonominin değişik sektörlerine çok önemli negatif etkisi olmuştur. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, yılları arasında eğitim kurumlarına yapılan kamu harcamalarındaki yıllık artış %4 iken, yılları arasında bu oran %1 e düşmüştür. Mevcut verisi bulunan ülkeler arasında üçte birinden fazlası 2008 ile 2010 yılları arasında eğitim kurumlarına yapılan kamu harcamalarının artış oranında düşüş gerçekleştiğini belirtti. Avusturya, İrlanda, Yeni Zelanda, Norveç, Portekiz, İspanya ve Amerika Birleşik Devletleri 2008 ile 2009 arasında artış ve 2009 ile 2010 arasında düşüş olduğunu belirtirken, Estonya, Macaristan, İzlanda ve İtalya hem , hem de arasında düşüş olduğunu belirttiler. Açıklamalar 2010 mali yılı için veri 2012 de OECD tarafından yönetilen eğitim istatistikleri konusunda UOE verilerine dayanmaktadır. Eğitim kurumlarına yatırımlar hem eğitici kurumları (bireylere organize grup düzenlemeleri ile eğitim sağlayanlar veya uzaktan eğitim) hem de eğitim kurumları olmayan (diğer eğitim kurumlarına idari, danışmanlık veya profesyonel hizmet sağlayan ancak kendileri öğrenci kaydı yapmayan) kurumları kapsar. İsrail için veri konusunda bilgi: / Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge B2) Kapsama alınan alanlar: - Gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzdesi olarak eğitim kurumlarına harcamalar. - Harcamalarda değişiklikler, 1995, 2000, 2005 ve EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
50 4. EĞİTİM İÇİN YAPILAN HARCAMA Eğitime harcanan milli servet payı ne kadardır? Şekil 4.3 Gayrisafi yurtiçi hâsıla yüzdesi olarak eğitime harcama eğilimleri (2000,2010) Bu şekil ülkelerin milli gelirden eğitim kurumlarına ayırdıkları payı ve bu payın zaman içerisinde nasıl değiştiğini göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Tablo B2.1, - Şekil 4.4. Ekonomik krizin eğitim harcamaları üzerindeki etkisi Bu şekil ekonomik krizin kamu tarafından yapılan eğitim harcamalarını ne şekilde etkilediğini göstermektedir. GSYİH dan eğitime yapılan kamu harcamalardaki yüzdesel değişim GSYİH deki değişim Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B2.3, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
51 4.EĞİTİM İÇİN YAPILAN HARCAMA Kamu harcamaları hangi oranda eğitime gidiyor? - Eğitime ayrılan kamu kaynağı, OECD ülkelerinde (ortalama olarak) toplam kamu harcamalarının %13 üne tekabül eden sosyal bir önceliktir. Burada, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, İrlanda, İtalya ve Japonya da yapılan harcamalar %10 un altındayken, Meksika ve Yeni Zelanda da ise %20 nin üzerindedir. - Ülkelerin çoğunda 1995 ve 2010 arasında eğitime ayrılan kamu harcamasının oranı az bir miktarda artmıştır ile 2010 yılları arasında, OECD ülkelerinin neredeyse yarısında, eğitim alanında kamu harcamaları, diğer kamu harcamalarına göre, daha hızlı bir artış göstermiştir, ancak bariz bir küresel eğilim görülmemektedir. - OECD ülkelerinin çoğu, ilk, orta ve lise seviyeleri için yaptığı harcama, yüksek öğrenim için yaptığı harcamanın iki katından fazladır. Önem Eğitime yapılan kamu harcaması, toplam kamu harcamasının yüzdesi olarak sağlık hizmetleri, sosyal güvenlik ve ulusal güvenlik gibi kamu harcamalarının diğer alanlarına oranla eğitime verilen önemin yerini gösterir ların ikinci yarısından bu yana OECD ülkelerinin çoğu kamu bütçelerini birleştirmeye çalışmışlar ve eğitim, bazı diğer sektörler ile kamu mali desteği için rakip olmak zorunda kalmıştır. Son zamanlarda ekonomik kriz kamu bütçelerinin üzerine daha da fazla baskı yapmıştır ve daha az kamu kaynağı artık eğitime ayrılabilmektedir. Bu bölüm eğitim harcamalarındaki değişimi hem mutlak koşullar hem de kamu bütçelerindeki boyutun değişimine göre değerlendirmektedir. Bulgular Eğitim hükümetler için bir önceliktir. Mevcut veri bulunan ülkelerin çoğunda kamu harcamalarının oranı olarak eğitime ayrılan tutar 1995 ile 2005 seneleri arasında artış gösterdi. Sadece Kanada, Fransa, İsrail, Japonya, Yeni Zelanda ve Portekiz de farklılık görülmektedir ile 2010 yılları arasında ise, toplam kamu harcamaları eğitim harcamalarından daha hızlı artarken, kamu harcamalarının eğitime ayrılan oranı, ülkelerin üçte ikisinde geriledi. Ekonomik kriz sırasında kamu harcamalarının oranı olarak eğitim harcamalarının ne şekilde geliştiğine dair herhangi belirgin bir küresel eğilim bunmasa da, 2008 ile 2010 yılları arasında, mevcut veri bulunan 30 ülkenin 14 ünde eğitim harcamaları diğer hizmetlerin toplamına yapılan kamu harcamalarından hızlı arttı. Kamu harcamaları ilk, orta ve lise eğitiminde, yüksek öğretime kıyasla daha ademi merkeziyetçi. Ortalama olarak, bu eğitim seviyeleri için ilk kamu harcamalarının %50 sinden fazlası OECD ülkelerinde merkezi hükümetten gelirken, yüksek öğretimde bu rakam %87. İlk, orta ve lise eğitiminde, tamamen merkezden finansman sağlayan tek ülke var Yeni Zelanda. Buna karşın, yüksek öğretim için tamamen merkezden finansman sağlayan 9 ülke (Şili, Estonya, Macaristan, İzlanda, İrlanda, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç ve Slovakya Cumhuriyeti) bulunmaktadır. Eğilimler Geçen 15 yıl ( ) içerisinde eğitimin her seviyesine ayrılan kamu harcaması veri bulunan ülkelerin üçte ikisinde hafif bir artış göstermiştir. Ancak 2005 ile 2010 arasındaki dönemde, toplam kamu harcamalarının yüzdesi olarak eğitim için yapılan kamu harcamaları, mevcut verileri bulunan her üç ülkeden neredeyse ikisinde gerilemiştir. Bu düşüş özellikle Macaristan, İzlanda, İrlanda, Meksika, Norveç, Polonya, Slovenya ve Amerika Birleşik Devletlerinde önemli seviyelere ulaşmıştır (yüzde 1 ya da daha fazla). Açıklamalar 2010 mali yılı için veri 2012 de OECD tarafından yönetilen eğitim istatistikleri konusunda UOE verilerine dayanmaktadır. Toplam kamu harcamaları tüm hükümet seviyelerinde (merkezi, bölgesel ve yerel) yapılan geri ödenmeyecek cari harcamalar ve sermaye harcamalarını ifade eder. Bu rakama eğitim kurumlarına yapılan doğrudan kamu harcamaları, ev halkına yapılan kamu desteği (örneğin, öğrencilere verilen burslar ve eğitim ücretleri ve yaşam masrafları için öğrencilere verilen krediler) ve eğitim için diğer özel kurumlara yapılan harcamalar (örneğin, staj programları yürüten şirketlere ya da işçilik kurumlarına verilen teşvikler) dahildir. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge B4) Kapsama alınan alanlar: - Toplam kamu harcamalarının eğitime dağılımı - Kamu eğitim fonlarının ilk kaynakları ve Hükümet seviyesinde eğitim kaynaklarının nihai alıcıları (sanal ortamda). 50 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013,
52 4.EĞİTİM İÇİN YAPILAN HARCAMA Kamu harcamaları hangi oranda eğitime gidiyor? Şekil 4.5 Toplam kamu harcaması yüzdesi olarak eğitime yapılan kamu harcama eğilimleri (2005, 2010) Bu şekil eğitime toplam kamu harcamasını (ki bu eğitim kurumlarına harcama ve bütçeye kamu sübvansiyonları gibi harcamaları kapsar) ve bunun zaman içerisinde nasıl geliştiğini gösterir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B4.1, - Şekil 4.6 Gayrisafi yurtiçi hasıla yüzdesi olarak toplam kamu harcaması (2000, 2010) Bu şekil genel ekonomi yüzdesi olarak kamu harcama ebadını göstermektedir. Bu veri eğitime ayrılan kamu harcaması oranının incelenmesi için kaynak sağlar Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B4.2, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
53 4. EĞİTİME YAPILAN HARCAMA Özel sektör harcamalarının rolü nedir? Şekil 4.7 Eğitim kurumlarına yapılan özel harcama payı, 2010 Bu şekil öğrenim düzeyine göre eğitim kurumlarına özel kaynaktan gelen harcama yüzdesini göstermektedir. İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öncesi eğitim Yükseköğretim Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B3.1, - Şekil 4.8 Yükseköğretime yapılan özel harcama payındaki eğilimler (2000, 2010) Bu şekil 2000 yılından 2010 yılına kadar özel harcamadaki artışı veya aksini- yükseköğretime yapılan toplam harcamanın bir yüzdesi olarak göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B3.3, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
54 4. EĞİTİME YAPILAN HARCAMA Yükseköğrenim öğrencileri ne kadar ödüyor? - Eğitim ücretleri OECD ülkeleri arasında büyük farklılık göstermektedir. OECD ülkelerinin üçte birinde üniversite öğrencileri kendi ülkelerindeki devlet üniversitelerine $ dan daha fazla ödemektedirler; sekiz ülkede hiçbir şey ödememektedirler. - Yüksek düzeyde okul ücreti bulunan ülkeler aynı zamanda şirketler gibi özel kaynakların yükseköğretime en çok katkı sunma eğiliminde olduğu ülkelerdir. - Uluslararası öğrencilere, yerel öğrencilerden daha yüksek ücret uygulayan OECD ülkesi sayısı gittikçe artmaktadır. - Yükseköğrenime yapılan kamu harcamalarının ortalama %22 si öğrencileri, hane halklarını ve diğer özel kişileri desteklemek üzere ayrılmaktadır. Önem Bu bölüm, yıllık okul ücretleri, eğitime doğrudan ve dolaylı kamu harcaması ve öğrencilerin geçinmeleri için kamu yardımları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Hükümetler özellikle düşük gelirli ailelerin okul ücretlerine yardım yaparak öğrencilere ve ailelerine mali yardım ile eğitime erişimi ve eğitim eşitliği konusu ile ilgili sorunlarına eğilebilir. Ancak bu yardımın nasıl verileceği hibe, burs veya krediler ile mi birçok ülkede tartışma konusudur. Bulgular Mevcut verileri bulunan 26 OECD ülkesinin yaklaşık yarısında, ilk düzey yüksek öğretim programları ücretleri öğrenim alanına göre farklılık göstermektedir. Talep edilen öğretim ücretlerinin seviyesi ve öğrencilerin eğitim aldığı alan arasında belirli bir ilişki şablonu mevcut değildir. Ücretler arasındaki farklılığın en önde gelen kriterleri öğrenim alanının kamuya maliyeti ve istihdam piyasası imkânlarıdır. OECD ülkeleri genelinde, devlet üniversiteleri ile devlet destekli özel üniversitelerin talep ettikleri ücretlerde, ikincil ve daha ileri düzeyde yüksek öğrenim programları, ilk yüksek öğrenim programları ücretlerinden çok fazla yüksek değildir. Bu durum için istisnai ülkeler Avustralya, Şili ve Birleşik Krallıktır. Öğrencilerin öğretim ücreti ödediği, ancak ciddi bir derecede mali destekten yararlanabildiği ülkelerde üniversite eğitimine erişim seviyeleri ortalamanın altında değildir. Çok gelişmiş mali destek sistemleri, öğretim ücreti bulunmayan ülkelerde yüksek öğretime giriş sayılarının oldukça yüksek olmasını da açıklayabilir. Gelir seviyesine bağlı geri ödeme şartlı krediler ve belirli gelir ve zenginlik seviyesinde olanların altındaki öğrenciler belirlenerek yapılan bağışlar bir yandan yüksek öğretime erişimi fazlalaştırıp eşitliği ön plana çıkarabilirken bir yandan da maliyetlerin devlet ile öğrenci arasında paylaşılmasını sağlar. Eğilimler Okul ücretleri canlı tartışmalar yaratmaya devam etmektedir ve son on yıllar boyunca OECD ülkelerinde önemli reformlar yapılmıştır yılından buyana mevcut bilgi bulunan 25 ülkenin 14 ü öğretim ücretleri ile ilgili reformlar hayata geçirmiştir. Bu reformlarla birlikte, İzlanda ve Slovakya Cumhuriyeti haricinde 14 ülkenin tümünde öğrenciler için ayrılan kamu desteği seviyelerinde değişiklik meydana gelmiştir yılından bu yana, bazı ülkelerde öğretim ücretlerinde ve kamu destek sistemlerinde daha fazla değişiklikler yapılmıştır. Birleşik Krallıkta, üniversitelerin mali durumlarına istikrar getirmek için yapılan planın bir parçası olarak öğretim ücretleri 2012 yılında ikiye katlanmıştır. Benzer şekilde, 2011 yılında, üniversite-seviyesi eğitime erişimi genişletmek ve eşitliği daha iyi seviyeye getirmek için Kore de reform yaparak yükseköğretim öğrencilerine ayrılan kamu desteğini arttırmıştır. Açıklamalar 2010 mali yılı için veri 2012 de OECD tarafından yönetilen eğitim istatistikleri konusunda UOE verilerine dayanmaktadır. Eğitim kurumları tarafından alınan okul ücreti, öğrencilere mali yardım, ve 1995 yılından bu yana yapılan reformlar konusunda veri 2012 yılında yapılan özel bir anket araştırması ile elde edilmiştir ve akademik yılı ile ilgilidir. Bütçeye kamu desteği bağış/ burs, kamu öğrenci kredileri, öğrenci statüsünde olası aile veya çocuk ödenekleri, nakit veya barınma, ulaşım, tıbbi harcamalar, kitaplar ve malzeme, sosyal, eğlence ve diğer amaçlar şeklinde kamu desteği ve özel kredilere faiz ilintili destekleri kapsar. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar, kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (Gösterge B5) Kapsama alınan alanlar: - Üniversite düzeyinde eğitim kurumlarında alınan ortalama okul ücreti. - Öğrencilere mali yardım dağıtımı. - Yükseköğretim kurumlarının yönetimi. OECD den daha fazla bilgi için OECD Reviews of Tertiary Education (Yükseköğretim OECD incelemeleri) (devam etmekte). Higher Education Management and Policy (Yükseköğretim İdaresi ve Politikası) (dergi). EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
55 4. EĞİTİME YAPILAN HARCAMA Yükseköğrenim öğrencileri ne kadar ödüyor? Şekil 4.9 Üniversite ücretleri, Bu şekil üniversite düzeyinde eğitim için devlet üniversitelerindeki tam zamanlı yerli öğrencilerden alınan yıllık okul ücretlerinin ortalamasını göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B5.2, - Şekil 4.10 Yükseköğretime yapılan kamu destekleri, 2010 Bu şekil destek türüne göre bölünen, eğitime toplam kamu harcaması yüzdesi olarak bütçe ve diğer özel kurumlara eğitim için verilen kamu desteklerini göstermektedir. Burslar/barınmaya yönelik diğer hibeler Transferler ve diğer özel kurumlara ödemler Öğrenci bursları Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B5.4, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
56 4. EĞİTİME YAPILAN HARCAMA Öğretmenlerin maliyeti ne kadar? - Öğretmenlerin öğrenci başına maliyetini dört faktör etkiler: öğrencilerin sınıfta ne kadar zaman geçirdikleri, öğretmenlerin ders verme saatleri, tahmini sınıf mevcudu ve öğretmen aylıkları. - Öğrenci başına öğretmenlerin maliyeti ülkeler arasında ciddi bir şekilde farklılık göstermektedir; ülkelerin çoğunda, öğretmen maaşları, eğitim verilen seviyeye göre artmaktadır ile 2011 yılları arasında eğitimin ilkokul ve ortaokul seviyesinde öğretmenlerin maliyetleri yüksek bir oranda artmıştır. Ortalama olarak, %10 dan fazla bir artışla, ilkokul seviyesinde USD den USD ye ve ortaokul seviyesinde de USD den USD ye yükselmiştir. Önem Hükümetler toplumun ve ekonominin eğitimsel ihtiyaçlarına cevap verirken kamu harcamalarında harcadıkları paranın karşılığını almak istediklerinden eğitime ayrılan kaynak ile elde edilen öğrenim sonuçları arasındaki ilişki çoğu eğitim politikası tartışmasının odak noktası olmuştur. Gerçekten de son on yıl içerisinde ilk ve orta eğitimde uygulanan değişik reformların bu alana önemli etkileri olmuştur. Bunun sonucunda değişik okul sistemlerinin nasıl kaynak ayırdığının uluslararası mukayesesine büyük bir ilgi vardır. Öğretmenler harcamaların önemli bir bölümüne tekabül ettiğinden, bunların maliyetine özel bir ilgi gösterilmektedir. Bulgular Ülkeler arasında harcama seviyelerin birbirine yakın olması birçok farklı politika seçimlerini gizleyebilir. Örneğin, 2011 yılında lise seviyesinde, Almanya ve Portekiz arasında öğrenci başına öğretmenlerin ücret maliyetleri birbirine çok yakındı, ve her ikisi de ortalamanın üzerindeydi. Almanya da bunun ana nedeni daha yüksek maaşlardan kaynaklanırken, Portekiz de ise genelde ortalamanın altındaki sınıf mevcudundan kaynaklanmaktadır. Her bir öğretim seviyesinde, öğrenci başına öğretmenlerin maliyetindeki farklılığın ana nedeni çoğu zaman öğretmenlerin maaşlarıdır. İkinci en önemli neden ise tahmini sınıf mevcududur. Doğal olarak, öğretmen maaşları ülkeden ülkeye, ülkelerin zenginlik seviyesine göre değişiklik göstermektedir. Ülkelerin zenginlik seviyesi de dikkate alınınca öğrenci başına öğretmenlerin ortalama maliyetlerinin üzerinde öğretmen maaşlarının etkisi daha zayıftır. Eğitim seviyeleri arasında, öğrenci başına öğretmen maliyetlerinde büyük farklılıklar bulunmaktadır yılında öğrenci başına öğretmen aylık maliyeti ilkokul düzeyinde USD, ortaokul düzeyinde USD ve lise düzeyinde USD idi. Ancak, bazı ülkelerde özellikle Finlandiya, Hollanda ve Slovenya da lise seviyesindeki öğretmenlerin aylık maliyetleri ortaokul seviyesinde olanlardan daha düşüktür. Eğilimler OECD ülkelerinin çoğu, 2005 ile 2011 yılları arasında, ilk ve ortaokullarda eş zamanlı olarak öğretmen maaşlarını artırırken tahmini sınıf mevcutlarını da azalttı. Bu dönemde, her iki yıl için mevcut veri bulunan ülkelerde öğretmen ücretleri ilkokulda ortalama %14 ün üzerinde, ve ortaokulda neredeyse %11 artarken, tahmini sınıf mevcudu ilkokulda %18, ve ortaokulda %6 gerilemiştir. Bu değişiklikler öğretmenlerin aylık maliyetlerinde artışa neden olmuştur ile 2011 yılları arasında, hem ilkokul, hem de ortaokul seviyelerinde öğretmenlerin aylık maliyetlerinin ciddi bir şekilde gerilediği tek ülkeler Macaristan ve İtalya dır. Açıklamalar 2011 eğitim-öğretim yılına ait veriler, her ikisi de OECD tarafından 2012 yılında yayınlanan, hem UOE eğitim istatistikleri verilerine, hem de Öğretmenler ve Müfredat Anketine dayanmaktadır ile 2005 eğitim-öğretim yıllarına ait veriler, her ikisi de OECD tarafından 2013 yılında yayınlanan, hem UOE eğitim istatistikleri verilerine, hem de Öğretmenler ve Müfredat Anketine (öğretim süreleri ve öğretmen maaşları adına eğilim verileri için), ve 2002 ile 2007 yıllarında yayınlanan (öğrenci öğretmen oranları ve öğretim süreleri için) Education at a Glance raporuna dayanmaktadır. Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar, kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (Gösterge B7). Kapsama alınan alanlar: - Eğitim düzeyine göre öğrenci başına aylık maliyet. - Kişi başı gayrisafi yurtiçi hâsıla yüzdesi olarak öğrenci başına aylık maliyet. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
57 4. EĞİTİME YAPILAN HARCAMA Öğretmenlerin maliyeti ne kadar? Şekil Eğitim seviyesine göre, öğretmenlerin öğrenci başına aylık maliyeti, 2011 Bu şekil, eğitim seviyelerine göre, öğretmenlerin öğrenci başına ücret maliyetlerini kıyaslamaktadır. Ortaokul İlkokul Lise Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B7.1, - Şekil 4.12 Ortaokul düzeyinde öğrenci başına öğretmenlerin aylık maliyeti (2005, 2011) Bu şekil 2005 ve 2011 yıllarında ortaokullarda öğrenci başına aylık öğretmen maliyetlerini mukayese etmektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik B7.2, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
58
59 5. OKUL ORTAMI Öğrenciler sınıfta ne kadar zaman geçiriyor? Her sınıfta kaç öğrenci var? Öğretmenlere ne kadar ödeme yapılıyor? Öğretmenler ders vermek için ne kadar zaman harcıyorlar? EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
60 5. OKUL ORTAMI Öğrenciler sınıfta ne kadar zaman geçiriyor? - OECD ülkelerinde öğrencilerin ilkokul ve ortaokul sırasında ortalama saat ders alacakları beklenir, ve bunun çoğu zorunludur. - OECD ülkelerinde ortalama olarak, ilkokul öğrencileri için okuma, yazma ve edebiyat, matematik ve fen zorunlu eğitimin takriben %51 ine, ve ortaokul öğrencileri için de %41 ine tekabül eder. - OECD ülkelerinde ortalama olarak, ilkokul öğrencilerinin zorunlu eğitim süresinden %6 sı, ve ortaokul öğrencilerinin zorunlu eğitim süresinin %7 si müfredatın esnek kısmına ayrılır. Önem Bu bölüm ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin örgün eğitimde ne kadar zaman geçirdiklerini incelemektedir. Ülkelerin eğitime ne kadar zaman ayırdığı ve hangi derslerin zorunlu olacağı seçimi ulusal ve / veya bölgesel eğitim önceliklerini yansıtmaktadır. Eğitime yapılan kamu harcamalarının büyük kısmı resmi sınıf oturumlarındaki ders zamanına gittiğinden öğrencilerin okulda ne kadar zaman geçirdikleri eğitime ayrılması gereken kaynağın belirlenmesinde önemli bir faktördür. Bulgular Zorunlu öğretim saatleri zorunlu olan müfredatı öğretmeye ayrılmaktadır. OECD ülkelerinde ilkokul öğrencileri ortalama olarak yılda 802 saat ders görürler. Bunun 791 saati zorunlu eğitimdir. Ortaokul öğrencileri ise, ilkokul öğrencilerine kıyasla yılda 122 saat daha fazla ders görürler ve bunun da 116 saati zorunlu eğitimdir. Okuma, yazma ve edebiyata ayrılan zorunlu müfredat oranı OECD ve G20 ülkeleri arasında büyük farklılık göstermektedir. İlkokul öğrencileri için Endonezya da %15 ten Macaristan da %38 e, ortaokul öğrencileri için ise Japonya ve Portekiz de %11 den İrlanda da %24 e kadar değişmektedir. Verileri mevcut olan tüm OECD ve bazı G20 ülkelerinde ilkokul öğrencilerinin müfredatının %26 lık en büyük bölümü okuma ve yazmaya ayrılmıştır. OECD ve G20 ülkelerinin çoğunda %17 lik ikinci en büyük pay ise matematik öğretimine ayrılmıştır. Bunu %11 ile sanat takip etmektedir. Beden eğitimi (%9), fen (%7) ve sosyal bilgiler (%7) ile birlikte bu altı eğitim alanı bu öğretim seviyesindeki müfredatın ana kısmını oluşturmaktadır. Ortaokul öğrencileri için, verileri mevcut olan ülkelerin yaklaşık üçte birinde okuma, yazma ve edebiyata ayrılan zorunlu eğitim süresi, diğer eğitim alanları ile kıyaslandığında, müfredatın yine en büyük kısmını oluşturmaktadır. Ancak, 9 ülkede öğrenciler zorunlu temel müfredatın en büyük kısmında çağdaş yabancı dilleri öğrenmektedirler. Lüksemburg ve Danimarka da ortaokul öğrencileri zorunlu eğitim süresinin %20 den fazlasında çağdaş yabancı dilleri öğrenmektedir. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, müfredatın esnek kısmı, ilkokul öğrencileri için zorunlu eğitim süresinin %6 sına ve ortaokul öğrencileri için %7 sine tekabül etmektedir. Çek Cumhuriyeti ve Hollanda, ilk ve alt orta dereceli okullarda, zorunlu müfredatın bu kısmında tamamen esnekliğe izin verirken, Yunanistan, Macaristan, Lüksemburg ve Meksika da müfredatın esnek kısmı, her iki öğretim seviyesinde, yok denilecek kadar azdır. Açıklamalar Ders verme zamanı konusunda veriler zorunlu ve hedeflenen ders verme zamanı arasında farklılık gösterir. Zorunlu ders verme zamanı okullardan beklenen asgari ders verme ve öğrencilerin katılmak mecburiyetinde olduğu ders miktarını ifade eder. Hedeflenen öğretme zamanı müfredatın hem zorunlu hem de zorunlu olmayan kısmında belirlenen yıllık tahmini saat sayısıdır. Ancak bu ne verilen eğitimin kalitesini ne de eğitime dâhil edilen insan ve malzemenin düzey veya kalitesini gösterir. Ders zamanı verileri 2012 OECD-INES Öğretmenler ve Müfredat Anketi nden alınmıştır ve eğitim-öğretim yılını ilgilendirmektedir. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar, kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (Gösterge D1). Kapsama alınan alanlar: - Devlet okullarındaki zorunlu ve hedeflenen ders süresi. - Konuya göre ders süresi. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
61 5. OKUL ORTAMI Öğrenciler sınıfta ne kadar zaman geçiriyor? Şekil 5.1 Devlet okullarında ders saatleri, 2011 Bu şekil ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin aldıkları hedeflenen ders saatlerini gösterir (bu kamu okullarında verilmesi için gerekli olan zorunlu ders saatini ve ayrıca zorunlu olmayan derslere ayrılan zamanı temsil eder). İlkokul Ortaokul Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik D1.1, - Şekil 5.2 Konuya göre ders saati, 2011 Bu şekiller ilk ve orta dereceli okullarda her bir konuya ayrılan zorunlu ders saatinin yüzdesini göstermektedir. Okuma, yazma ve edebiyat Modern yabancı diller Matematik Diğer zorunlu çekirdek müfredat Fen bilgisi Zorunlu esnek müfredat Ortaokul eğitimi Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik D1.2a ve D1.2b, - ve EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
62 5. OKUL ORTAMI Her sınıfta kaç öğrenci var? - OECD ülkelerinde ilkokul seviyesinde ortalama olarak her sınıfta yaklaşık 21 öğrenci bulunur, ancak bu sayılar diğer G20 ülkelerinde daha fazladır. - Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, ilkokul ve ortaokul arasında sınıf başına öğrenci sayısı ortalama iki veya daha fazla öğrenci olarak artar ile 2011 yılları arasında, özellikle Kore ve Türkiye gibi nispeten büyük sınıf mevcudiyetleri bulunan ülkelerde, ilkokul düzeyinde ortalama sınıf mevcudiyetleri düşmüştür. Önem Bu bölüm ilk ve orta dereceli devlet ve özel sektör okullarında sınıf başına öğrenci sayılarını incelemektedir. Sınıf mevcudu birçok OECD ülkesinde hararetle tartışılan bir konudur ve mevcut eğitim harcamaları üzerinde ciddi bir etkiye sahiptir. Az sınıf mevcudunun özellikle yoksun geçmişlerden gelen öğrenciler arasında çoğunlukla yüksek kalitede eğitim imkânı sağladığı şeklinde algılanmasına rağmen öğrenci performansına ektisi konusunda kanıtlar genel olarak zayıftır. Bulgular İlkokul seviyesinde, OECD ve G20 ülkelerinde 21 civarında olan ortalama sınıf mevcudu Şili ve Çin de 30 un üzerinden Lüksemburg da 16 ya değin değişiklik göstermektedir. Sınıf başına öğrenci sayısı ilkokul ve ortaokul arasında artış eğilimindedir. Ortaokullarda sınıf mevcudu, Estonya, İzlanda, Lüksemburg, Rusya Federasyonu, Slovenya, ve Birleşik Krallıkta 20 den az iken Kore de 34 öğrenci ve Çin de neredeyse 53 öğrenci gibi farklılıklar göstermektedir, ve verileri mevcut tüm ülkelerin ortalaması 23 öğrencinin üzerindedir. Mevcut verileri bulunan 30 OECD ve G20 ülkesinin 27 sinde ilkokul ve ortaokul düzeyleri arasında öğrenci öğretmen oranı düşmektedir. Öğrenci öğretmen oranındaki bu düşüş, eğitim seviyesiyle artış eğilimi gösteren öğrencilerin yıllık ders alma saatindeki artış farkını yansıtmaktadır. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, orta öğretimde öğrenci öğretmen oranı, devlet okullarına göre, özel okullarda biraz daha iyidir. Bunun en fazla göze çarptığı ülke Meksika dır. Burada, devlet okullarında, özellere kıyasla neredeyse öğretmen başına 17 daha fazla öğrenci bulunmaktadır. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, ilkokul ve ortaokul seviyelerinde, devlet okullarında, özel okullara kıyasla, sınıf başına en fazla bir tane öğrenci fazla bulunmaktadır. Sınıf mevcudu ülkelerin içerisinde çok farklılık göstermektedir. Brezilya, İzlanda, Malezya, Meksika ve Türkiye de en küçük ve en büyük sınıflar arasındaki fark 30 öğrenciyi bulmaktadır. Bu, kısmen okulun içinde bulunduğu topluluklar arasındaki farklılıklardan kısmen de devlet okullarıyla özel okullar arasındaki farklılıklardan kaynaklanabilir. Eğilimler 2000 yılından 2011 yılına kadar mevcut veri bulunan ülkelerde ortalama sınıf mevcudu hem ilkokul hem de ortaokul seviyesinde bir öğrenci azalmıştır, ve OECD ülkeleri arasındaki sınıf mevcudu aralığı da daralmıştır. İlkokullarda ortalama sınıf mevcudundaki azalma kısmen bu dönemdeki sınıf mevcudu reformları ile açıklanabilir. İlkokul sınıf mevcudu düşüşü en belirgin şekilde (dört öğrenciden fazla), 2000 yılında nispeten daha fazla sınıf mevcudu olan Kore ve Türkiye gibi ülkelerde olmuştur. Bunun aksine, 2000 yılında özellikle Danimarka ve İzlanda gibi görece düşük sınıf mevcutlarına sahip ülkelerde bu sayı artmıştır. Açıklamalar Veriler eğitim-öğretim yılı ile ilgilidir ve OECD tarafından 2012 yılında yönetilen eğitim istatistikleri UOE veri toplamalarına dayanmaktadır. Sınıf mevcutları, kayıtlı öğrenci sayısının sınıf sayısına bölünmesi ile hesaplanmıştır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar, kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (Gösterge D2). Kapsama alınan alanlar: - Okul türü ve eğitim seviyesine göre ortalama sınıf mevcudu. - Eğitim personeline düşen öğrenci oranı. - Eğitim kurumlarında istihdam edilen eğitim ve eğitim dışı personel. OECD den daha fazla bilgi için Improving School Leadership (Okul yöneticiliğini geliştirme) (Cilt 1: Politika ve uygulama) (2008). EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
63 5. OKUL ORTAMI Her sınıfta kaç öğrenci var? Şekil 5.3 İlkokullarda ortalama sınıf mevcudu eğilimleri (2000, 2011) Bu şekil ilkokul sınıflarında ortalama kaç öğrenci olduğunu ve bu sayıların artmış veya azalmış olup olmadığını göstermektedir. Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik D2.1, - Şekil 5.4 Eğitim seviyelerine göre ortalama sınıf mevcudu, 2011 Bu şekil ilkokul ve ortaokul arasında sınıf mevcutlarının nasıl değiştiğini göstermektedir. Ortaokul İlkokul Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik D2.2, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
64 5. OKUL ORTAMI Öğretmenlere ne kadar ödeme yapılıyor? - En az 15 yıl deneyimli bir öğretmenin (yıllık) maaşı okulöncesi düzeyde ortalama $, ilkokul düzeyinde $, ortaokul düzeyinde $ ve lise düzeyinde $ dır. - OECD ülkelerinde ortalama ilkokul düzeyindeki öğretmen maaşları yaşlarındaki yükseköğrenim görmüş olanların ortalama kazançlarının % 82 sini, lise düzeyindeki öğretmen maaşlarıysa % 89 unu temsil etmektedir. - Cetvelin tepesindeki maaşlar okulöncesi seviyede başlangıç maaşlarından ortalama %58, lise seviyesinde ise %62 daha yüksektir. Önem Bu bölüm kamuda okulöncesi, ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan öğretmenlerin başlangıç, orta kariyer seviyesinde ve azami yasal maaşlarını göstermektedir. Öğretmen maaşları eğitimde en büyük maliyet olduğundan hem eğitimin kalitesi, hem de dengeli bir eğitim bütçesi arayan politika belirleyicileri için kritik bir konudur. Bulgular Birçok OECD ve diğer G20 ülkesinde öğretmen maaşları eğitim verdikleri seviyeye göre artmaktadır. Örneğin, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Macaristan, Endonezya, Polonya ve İsviçre de, en az 15 senelik tecrübeye sahip bir lise öğretmeni, aynı tecrübeye sahip olan bir okulöncesi öğretmeninden en az %25 daha yüksek maaş almaktadır. Okulöncesi seviyede cetvelin tepesindeki maaşlar ortalama olarak başlangıç maaşlarından %58 daha yüksektir. Bu rakam ilkokullarda %59 a, ortaokullarda %61 e, ve liselerde %62 ye ulaşmaktadır. Cetvelde ilerlemenin uzun yıllar aldığı durumlarda fark genelde en fazladır. Maaş cetvelinin en üst seviyesine gelmenin 30 ya da daha fazla yıl alacağı ülkelerde bu maaşlar ortalama olarak başlangıç seviyesinden %78 daha yüksektir. Azami nitelik ile maaş cetvelinin en üstünde bulunan öğretmenler için maaş ortalaması, okulöncesi seviyede $, ilkokul seviyesinde $, ortaokul seviyesinde $ ve lise seviyesinde $ dır. Ancak, daha yüksek nitelikler için maaş artış derecesi değişmektedir. Örneğin, İsrail, Meksika, Polonya ve Slovenya da en yüksek niteliklere sahip ilkokul öğretmenleri aynı tecrübeye, ancak sadece asgari niteliklere sahip diğer ilkokul öğretmenlerinden en az %30 daha fazla maaş almaktadır. Fakat, ülkelerin yaklaşık %40 ında hiçbir fark bulunmamaktadır. Eğilimler 2000 ile 2011 yılları arasında birçok ülkede öğretmen maaşları reel anlamda artmıştır. Danimarka, Estonya, İrlanda ve Portekiz de maaşlar eğitimin her seviyesinde en az %20 artmıştır. Çek Cumhuriyetinde (ilkokul ve ortaokullarda) ve Türkiye de (liselerde) maaşlar son on yılda iki katına çıkmıştır. Sadece Fransa ve Japonya, bu dönemde öğretmen maaşlarının reel anlamda azalmış olduğu kayda değer istisnalardır. Bazı ülkelerde 2008 yılındaki ekonomik gerilemenin de öğretmen maaşları üzerinde doğrudan etkisi olmuştur. Öğretmen maaşları 2000 yılından buyana ilk kez düşmüştür. Ortalama olarak, OECD ülkeleri genelinde, 2009 ile 2011 yılları arasında bu düşüş tüm eğitim seviyelerinde %2 dolayında gerçekleşmiştir. Açıklamalar Veriler 2012 OECD-INES Öğretmen ve Müfredat Anketinden alınmıştır ve eğitim-öğretim yılı ile ilgilidir. Brüt öğretmen maaşları OECD Ulusal Muhasebat veri tabanından özel tüketim için satın alım pariteleri (PPPs) kullanılarak dönüştürülmüştür. Başlangıç maaşı tam yetkili ve tam zamanlı bir öğretmenin öğretmenlik kariyerine başladığında ortalama planlı brüt yıllık maaşına işaret eder. Yükseköğrenimli çalışan kazançları, üniversite eğitimli, mesleki yükseköğrenimli ve lisansüstü eğitimli yaşlarındaki tam zamanlı, tam yıllı çalışanların ortalama kazançlarıdır. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar, kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (Gösterge D3). Kapsama alınan alanlar: - Öğretmen maaşları ve eğilimleri. - Öğretmenlere ek ödemeler. OECD den daha fazla bilgi için Education Today 2013: The OECD Perspective (2013) (Günümüzde Eğitim 2013: OECD nin Bakış Açısı). EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
65 5. OKUL ORTAMI Öğretmenlere ne kadar ödeme yapılıyor? Şekil 5.5 Ortaokullarda öğretmen maaşları, 2011 Bu şekilde üstteki grafik 15 yıllık tecrübe sonrası öğretmenlere ne kadar ödendiğini göstermektedir. Alttaki grafik öğretmen maaşlarını yüksek eğitimli tam zamanlı çalışanların kazançları ile mukayese etmektedir. Yükseköğretim mezunlarının kazançları üzerinde Yükseköğretim mezunlarının kazançları altında Kaynak OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik D Şekil 5.6 Ortaokullarda Asgari ve azami öğretmen maaşları, 2011 Bu şekil ortaokullarda mesleğe başladıklarında, asgari tecrübe ve azami kalifikasyon ile cetvelin en üstündeki öğretmen maaşları arasındaki açığı göstermektedir. Başlangıç maaşı ve asgari eğitim Derecenin en üstü ve azami kalifikasyon Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik D EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
66 5. OKUL ORTAMI Öğretmenler ders vermek için ne kadar zaman harcıyorlar? - Kamu okullarında öğretmen başına verilen ders saati ortalaması okul öncesi eğitimde yılda 994 saattir. İlk okulda yıllık ortalama 790 saat, orta okulda 704 saat ve lise eğitiminde 664 saattir ve 2011 yılları arasında, mevcut verisi bulunan ülkelerin neredeyse yarısında ilk, orta veya lise eğitiminde ortalama öğretim saati en az %10 oranında artmıştır ya da düşmüştür. - Öğretmenlerin çalışma zamanının düzenlenme şekli yıllık saat sayısından haftalık ders sayısına - ülkeler arasında önemli ölçüde değişiklik gösterir. Önem Bu bölüm öğretmenlerin ders vermek için harcadığı zaman ve derslere hazırlanma ve öğrencileri değerlendirme gibi ders dışı çalışmasını inceliyor. Çalışma zamanı ve ders verme zamanı öğretmenlerin iş yükünü kısmen belirlese de, bu değişik ülkelerde öğretmenlerden ne talep edildiği farklılığına yönelik algılama sağlar. Ders verme saatleri ve ders dışı görevlerinin boyutu da öğretmenliğin meslek olarak çekiciliğini etkileyebilir. Bu şekilde öğretmenlerin ders vermek için harcadıkları zamanın miktarı da ülkelerin eğitime ayırması gereken mali kaynakları etkileyen faktörlerden biridir. Bulgular OECD ve diğer G20 ülkelerinde, okul öncesi devlet okullarında ortalama ders verme saati yılda 994 saattir, ancak Endonezya da 450 saatten, İzlanda, Norveç ve İsveç te saatin üstüne kadar çıkmaktadır. Devlet ilköğretim okullarında ortalama ders verme saat sayısı yıllık 790 saattir ancak bu da ülkeler arasında farklılık göstermektedir (örneğin, Yunanistan ve Rusya Federasyonunda 600 saatin altındayken, Şili ve Amerika Birleşik Devletlerinde saatin üzerindedir). Ortaöğretimde devlet okullarında yıllık ders verme saati ortalaması 709 saattir ancak burada da Yunanistan da 415 saatten Arjantin, Şili, Meksika ve Amerika Birleşik Devletlerde saat üzerine kadar farklılık göstermektedir. Devlet lise eğitiminde ortalama ders verme saat sayısı yıllık 664 saattir ancak Danimarka da olan 369 saatten Arjantin de saate kadar farklılık gösterir. İlköğretim öncesi öğretmenlerin, ortalama olarak ilköğretim öğretmenlerinden yılda yaklaşık %30 daha fazla saat boyunca ders vermesi gerekmektedir, ancak öğretmenlerin okulda bulunup çalışması gereken (ya da toplam çalışma saatleri) bu iki farklı eğitim seviyesi için eşdeğerdir. Eğilimler Mevcut veri bulunan ülkelerinin neredeyse yarısında 2000 ve 2011 arasında ders verme zamanı en az bir öğretim seviyesinde en az %10 oranında değişmiştir. Önemli derecede değişiklik meydana gelen ülkelerin çoğunda bu dönemde ders verme süreleri artmıştır. Birkaç ülkede ders verme saati aşırı bir biçimde değişmiştir: Portekiz ve İspanya da orta öğretimde %25 in üzerinde artış görülmüştür. Diğer tarafta, 2000 ile 2011 yılları arasında net ders verme saati Meksika da (orta okul seviyesi), Hollanda da (lise seviyesi) ve İskoçya da (ilk okul seviyesi) %10 civarında gerilemiştir. Açıklamalar Veriler 2012 OECD-INES Öğretmen ve Müfredat Araştırmasındandır ve ders yılıyla ilgilidir. Ders verme zamanı, politikaların belirlediği şekilde, tam zamanlı bir öğretmenin yıllık belirli bir grup veya sınıfta bulunan öğrencilere verdiği ders saati olarak tanımlanır. Çalışma zamanı tam zamanlı bir öğretmenin normal çalışma zamanına işaret eder ve ders verme ile doğrudan ilgili olan ve ayrıca derslere hazırlanma, öğrencileri değerlendirme, sınav ve testleri düzeltme, veliler ve diğer personel ile toplantı yapmak gibi zamanı içerir. İsrail için veri konusunda bilgi: Daha fazla bilgi edinmek için İlave materyal, notlar ve kaynak ve metodoloji konusunda tam açıklamalar için, bakınız Education at a Glance 2013 (gösterge D4) Kapsama alınan alanlar: - Öğretmenlerin çalışma zamanının düzenlenmesi. - Eğitim seviyelerine göre yıllık ders verme saat sayısı. 66 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
67 5. OKUL ORTAMI Öğretmenler ders vermek için ne kadar zaman harcıyorlar? Şekil 5.7 Eğitim seviyesine göre yıllık ders verme saati (2011) Bu şekil değişik eğitim düzeylerinde öğretmenler için yıllık ders verme saati farklılıklarını göstermektedir. (Sırasıyla: lise, genel programlar; ilköğretim; orta okul) Lise, genel programlar İlk okul Orta okul Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Grafik D4.2, - Şekil 5.8. Orta okulda yıllık öğretim saatleri eğilimleri (2005, 2011) Bu şekil yılları arasında öğretmenlerin eğitim vererek geçirdiği saat sayısını göstermektedir. Öğretmenin işinin önemli bir parçası öğrencilerle iletişimdir, ancak görevler arasında derse hazırlık ve ödev ve testleri düzeltmek de bulunmaktadır. Yıllara göre saatler Kaynak: OECD (2013), Education at a Glance 2013, Gerafik D4.1, - EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
68
69 İstatistikî Not İstatistik kapsamı Veri eksikliği halen birçok ülkede göstergelerin kapsamını sınırlasa da, kapsam, prensip olarak ilgili kurumların sahipliğine veya sponsorluğuna bakılmadan ve eğitim sağlama mekanizması dikkate alınmadan bütün ulusal eğitim sistemlerini (ulusal bölge içerisinde) kapsar. Aşağıda açıklanan bir istisna ile bütün öğrenci tipleri ve bütün yaş gruplarının; özel eğitim programlarında veya programın ana amacının bireyin eğitimsel gelişimi olması şartı ile Eğitim Bakanlığından başka Bakanlıklar tarafından organize edilen eğitim programlarındaki çocuklar (özel eğitime muhtaç öğrenciler dâhil) erişkinler, yurttaşlar, yabancılar ve ayrıca uzaktan öğretimdeki (açık öğretim) öğrencilerin dâhil edilmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte, açıkça eğitim sisteminin bir parçası olarak görülen birleşik okul ve işe dayalı programlar haricinde işyerinde mesleki ve teknik eğitim temel eğitim harcamaları ve kayıt verileri içerisine dâhil edilmemiştir. Erişkin veya düzenli olmayan şeklinde sınıflandırılan eğitimsel faaliyetler bu faaliyetlerin örgün eğitim araştırmalarına benzer bir konu veya çalışma içerisinde bulunması şartı ile veya altında yatan programların düzenli eğitim programlarına uygun benzer potansiyel niteliğe götürmesi şartı ile kapsama alınmıştır. Öncelikle genel ilgi, şahsi zenginleşme, boş zaman veya dinlence için erişkin kursları hariç tutulmuştur. Uluslararası ortalamaların hesaplanması Birçok gösterge için OECD ortalaması sunulmuştur. OECD ortalaması: Bu mevcut veri bulunan veya tahmin edilebilen bütün OECD ülkelerinin veri değerlerinin ağırlıksız ortalaması olarak hesaplanmıştır. Bu nedenle OECD ortalaması ulusal sistemler seviyesinde veri değerlerinin ortalamasına işaret eder ve verilen bir ülke için tipik veya ortalama ülke değeri ile nasıl mukayese edildiğine yönelik sorunun cevaplanması için kullanılır. Bu her ülkede eğitim sisteminin kesin kapsamını dikkate almaz. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
70
71 TERİMLER SÖZLÜĞÜ Terimler Sözlüğü Yan Hizmetler: Yan hizmetler, esas eğitim amacının yakınlarında olan eğitim kurumları tarafından sunulmaktadır. Yan hizmetlerin iki ana bileşeni öğrenci refah hizmetleri ve genel kamu için sunulan hizmetlerdir. Sınıf sayısı: Sınıf sayısı, sınıf başına ortalama öğrenci sayısıdır ve kayıtlı öğrenci sayısını sınıf sayısına bölünerek elde edilir. Bitirme oranları: Bitirme oranları, belirli bir eğitim seviyesine giriş yapan öğrenciler arasından, programı bitirmek için tahsis edilmiş normal süre içerisinde bu seviyede en azından birinci diplomalarını alan öğrencilerin oranıdır. Zorunlu eğitim: Zorunlu eğitim çocukların yasal olarak artık okula gitme zorunlulukları olmadığı yaşı ifade etmektedir (örneğin, 15. doğum günü). Mevcut harcamalar: Mevcut harcamalar, mevcut yıl içinde eğitim ile ilgili tüketilen ürün ve hizmetler için yapılan ve eğitim hizmetlerinin devamlılığını sağlamak için tekrar tekrar yapılması gereken harcamalardır. Terk oranı: Terk oranları, birinci diplomalarını almadan eğitim sistemindeki belirli bir seviyeyi bırakan öğrenci oranını ifade etmektedir. Eğitim başarısı: Eğitim başarısı tamamlanmış en yüksek eğitim seviyesi ile gösterilir ve ISCED e (Uluslararası Eğitim Sınıflandırma Standardı) uygun olarak tanımlanmıştır. Eğitim personeli: Sınıflandırma dört ana fonksiyonel kategoriye dayanmaktadır: i) öğretim personeli; ii) öğrenciler için profesyonel destek; iii) Yönetim / Kalite Kontrol / İdare; ve iv) bakım ve işletme personeli. Öğretmenler ve öğretmen asistanları öğretim personeli kategorisinde yer almaktadır. Eğitimle ilgili beklentiler: Eğitimle ilgili beklentiler beş yaşındaki bir çocuğun hayatı boyunca resmi eğitim almayı bekleyebileceği ortalama süreyi ifade etmektedir. İstihdam oranı: İstihdam oranları, çalışma yaşındaki nüfusa karşılık olarak çalışmakta olan kişi sayısını temsil etmektedir. Kayıt oranları: Kayıt oranları, belirli bir yaş grubundaki toplam nüfusa karşılık, o yaş grubunda, her eğitim seviyesinde kayıtlı bulunan öğrenci sayısını temsil etmektedir. Temel eğitim hizmetleri harcamaları: Temel eğitim hizmetleri harcamaları eğitim ve öğretimle doğrudan bağlantısı olan tüm harcamaları içermektedir. Buna öğretmenler, okul binaları, eğitim malzemeleri, kitaplar, okul dışı eğitim ve okulların idaresi de dâhil edilmelidir. Birinci nesil öğrenciler: Birinci nesil öğrenciler, PISA ya, değerlendirme yapılan ülkede doğduklarını, ancak anne ve babalarının başka bir ülkede doğduğunu belirten öğrencilerdir. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
72 TERİMLER SÖZLÜĞÜ Yabancı öğrenciler: Yabancı öğrenciler verilerin toplandığı ülkenin vatandaşı olmayan öğrencilerdir. Genel programlar: Genel programlar katılımcıları özel bir meslek ya da ticaret, ya da bir üst seviye mesleki ya da teknik eğitim programlarına giriş için hazırlamak adına özellikle tasarlanmamış programlardır. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH): Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) bir ülke tarafından bir dönem içinde üretilen nihai ürünlerin ve hizmetlerin değeri eksi ithalatların değerinin standart ölçüsüdür. İnsan Sermayesi: İnsan sermayesi işçilik, beceriler ve bilgi içerisinde bulunan üretken zenginliktir. Planlanmış öğretim süresi: Planlanmış öğretim süresi öğrencilerin bir yıl içinde, müfredatın hem zorunlu hem de zorunlu olmayan kısımlarından görmesi gereken eğitimin toplam saat sayısını ifade etmektedir. Ortaöğretim: Ortaöğretim, çoğunlukla daha uzman öğretmenlerle ve daha fazla konu odaklı bir şekilde temel öğretimi tamamlar. Giriş 6 yıllık ilköğretim sonrasındadır ve süresi 3 yıldır. Bazı ülkelerde bu seviyenin sonu zorunlu eğitimin de sonudur. Net mezuniyet oranları: Net mezuniyet oranları belirli bir yaş grubundan ömürleri boyunca yüksek öğretimi tamamlayacak kişi oranının tahminini ifade etmektedir ve mevcut mezuniyet oranlarını örnek almaktadır. PISA veya Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı: Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı, 15 yaşında olan ve böylece zorunlu eğitimin sonuna yaklaşan genç yetişkinlerin bugünkü bilgi toplumlarının zorluklarını karşılamaya ne kadar hazır olduklarına dair OECD tarafından yapılan bir çalışmadır. Yüksek öğretim olmayan orta öğretim sonrası eğitim: Bu seviyedeki programlar ulusal olarak lise ya da orta öğretim sonrası eğitimi olarak görülebilir, ancak uluslararası kıyaslamalar açısından statüleri o kadar açık değil. Programın içeriği lise eğitiminden çok fazla ileride olmayabilir ve her halükarda yüksek öğretimden daha düşük seviyededir. Giriş için tipik olarak bir lise programının tamamlanması gerekir. Süre ise genel olarak 6 ay ile 2 sene arasında, tam zamanlı eğitimi karşılamaya yetecek kadardır. İlköğretim öncesi eğitim: İlköğretim öncesi eğitim çok küçük çocukları okul atmosferine alıştırmak için tasarlanmış, düzenli öğretimin ilk aşamasıdır (asgari giriş yaşı: 3). İlköğretim: İlköğretim okuma, yazma ve matematik alanlarında iyi bir temel eğitim sunmak ve de bazı diğer konularla ilgili basit bir anlama sağlamak için tasarlanmıştır (giriş yaşı: 5 ile 7 arası). Süresi 6 yıldır. Özel sektör harcamaları: Özel sektör harcamaları özel kaynaklar (örneğin, ev halkı ya da diğer özel kişiler) tarafından finanse edilen harcamaları ifade etmektedir. Ev halkı öğrenciler ve aileleridir. Diğer özel kişilere ise özel şirketler ve dini kuruluşlar, yardım kuruluşları ve ticari ve işçilik dernekleri gibi kar amacı gütmeyen kuruluşlar dâhildir. Özel kurum: Bir kurum, bir sivil toplum kuruluşu (örneğin Kilise, Sendika ya da ticari şirket) tarafından idare ediliyor ve yönetiliyorsa, ya da yönetim kurulu üyelerinin çoğu bir kamu kuruluşu tarafından seçilmemişse, özel kurum olarak tanımlanır. Özel dâhili getiri oranı: Getiri oranı, eğitime yapılan ilk yatırımın maliyetine karşılık, zaman içinde elde edilen getirinin bir ölçüsünü temsil etmektedir. 72 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
73 TERİMLER SÖZLÜĞÜ Kamu kurumu: Bir kurum, doğrudan bir kamusal eğitim kurumu ya da acentesi, ya da doğrudan herhangi bir devlet kuruluşu tarafından idare ediliyor ve yönetiliyorsa, ya da yönetim kurulunun (Konsey, Komite vs.) üyelerinin çoğu bir kamu kuruluşu tarafından atanmış ya da seçilmişse, kamu kurumu olarak tanımlanır. Öğretim süresi: Öğretim süresi tam zamanlı çalışan bir öğretmenin bir yıl boyunca herhangi bir öğrenci grubu ya da sınıfına verdiği programlı eğitim saati sayısıdır ve politikalar tarafından belirlenmektedir. Üniversite seviyesi eğitim: Uzun vadeli, teori temeli olan ve de öğrencileri daha ileri derecede araştırmaya yöneltme amaçlı olan, ya da tıp ya da mimarlık gibi yüksek beceri gereken mesleklere erişim sağlamayı hedefleyen programlar. Girişten önce 13 yıllık bir eğitim süresi bulunmaktadır ve öğrencilerin tipik olarak lise ya da orta öğretim sonrası olup yüksek öğretim programları olmayan eğitimi tamamlamış olması gerekir. Süre en az 3 yıl tam zamanlı eğitimin karşılığıdır, ancak 4 yıllık programlara daha sık rastlanmaktadır. Lise eğitimi: Lise eğitimi, OECD ülkelerinin çoğunda orta öğretimin son aşamasıdır. Lise, alınan dersler üzerine ortaöğretimle kıyaslanınca, daha da kuvvetli bir ihtisasa dayanmaktadır ve öğretmenlerin genelde daha fazla kalifikasyonu bulunmaktadır. Öğrencilerin tipik olarak girişten önce 9 yılık eğitim süresini ya da ortaöğretimi tamamlamış olması gerekmektedir. Giriş yaşı 15 ya da 16 dır. Mesleğe yönelik yüksek öğretim: Kısa vadeli, daha fazla pratiğe (uygulamaya) dayalı olan, ya da öğrencilerin belirli meslek alanlarına girebilmeleri için gereken ihtiyaçları üzerine odaklanan programlar. Girişten önce 13 yıllık eğitim süresi vardır ve süresi en az 2 yıllık tam zamanlı eğitime denk gelir, ancak 3 yıllık programlara daha sık rastlanmaktadır. Meslek programları: Mesleki eğitim, katılımcıları daha fazla eğitim görmeden, belirli mesleklere giriş için hazırlamaktadır. Bu tür programların başarıyla tamamlanması iş piyasasına uygun mesleki kalifikasyona yol açmaktadır. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
74
75 OKUNABİLECEK DİĞER KAYNAKLAR Okunabilecek Diğer Kaynaklar Eğitimde Bugün 2013 OECD Perspektifi Bu kitap OECD nin sekiz önemli alanda bugünkü eğitimin durumu ile ilgili söyleyeceklerini özetlemektedir: çocukluk döneminin erken yaşlarındaki eğitim, okul eğitimi, ilk eğitimden sonraki değişimler, yüksek öğretim, yetişkin eğitimi, sonuçlar ve geri dönüşler, eşitlik ve yenilikler te Eğitimi Şekillendiren Eğilimler Toplumlarımızın gittikçe daha çeşitli olması eğitim için ne anlama gelir? Küresel ekonomik güç yeni ülkelere doğru ne şekilde kaymaktadır? Çalışma yapıları ne şekilde değişiyor? 2013 te Eğitimi Şekillendiren Eğilimler bunun gibi sorulara cevap bulabilmek için uluslararası delilleri bir araya toplamaktadır. Mesleki Eğitim ve İş Eğitimi ile ilgili OECD İncelemesi Almanya nın Okul Ötesi Beceriler Açısından Gözden Geçirilmesi Değişen ekonomilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için ne tür iş eğitimleri gerekmektedir? Programlara ne şekilde finansman sağlanmalıdır? Akademik ve üniversite programlarına ne şekilde bağlı olmalıdırlar? İşverenler ve sendikaların devreye girmesi için ne yapılması gerekir? Bu serideki ülke raporları bu ve diğer sorulara bakmaktadır. OECD nin orta öğretim sonrası mesleki eğitim ve iş eğitimi ile ilgili politikaların incelenmesine dair serisi olan Okul ötesi Beceriler in bir bölümünü oluşturmaktadır. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
76 OKUNABİLECEK DİĞER KAYNAKLAR Sanat için Sanat? Sanat Eğitiminin Etkisi Sanat eğitiminin çoğu zaman kritik ve yaratıcı düşünme yeteneğini geliştirmenin bir yöntemi olduğu söylenir. Bu rapor, bu tür sonuçlar üzerine sanat eğitiminin etkisi ile ilgili tecrübeye dayanan bilginin durumunu irdelemektedir. Daha İyi Beceriler, Daha İyi İşler, Daha İyi Hayatlar Beceri Politikalarına Stratejik Bir Yaklaşım Bu kitap yüksek kaliteli bir beceri havuzu elde etme ve bunu en iyi şekilde kullanma hedefine ulaşmak adına ülkelere yardımcı olacak bir strateji sunmaktadır. Bir Bakışta Eğitim: Ülkelere özgü materyal OECD göstergeleri 34 OECD üye ülkesi, 8 OECD üyesi olmayan ülke ve Avrupa Birliği için önemli unsurları gösteren tablolar ve çok dilli özetler ile ülke notları. İlgili OECD yayınları Teachers for the 21st Century: Using Evaluation to Improve Teaching (2013) (21. Yüzyıl için Eğitim vermek: Eğitimi İyileştirmek için Değerlendirmeyi Kullanmak), PISA 2012 Assessment and Analytical Framework : Mathematics, Reading, Science, Problem Solving and Financial Literacy (2013) (PISA 2012: Değerlendirme ve Analitik Çerçeve: Matematik, Okuma, Fen, Problem Çözme ve Mali Bilgi), OECD Factbook (2013) (OECD Gerçekler Kitabı), Equity and Quality in Education: Supporting Disadvantaged Students and Schools (2012) (Eğitimde Eşitlik ve Kalite: Yoksun Öğrencileri ve Okulları Desteklemek), 76 EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD 2013
77 OKUNABİLECEK DİĞER KAYNAKLAR Health at a Glance 2011: OECD Indicators (2011) (Bir Bakışta Sağlık 2011: OECD Göstergeleri), How s Life?: Measuring Well-being (2011) (Hayat Nasıl?; Refahı Ölçmek), PISA 2009 Results: Students On Line: Digital Technologies and Performance (Volume VI) (2011) (PISA 2009 Sonuçları: Sanal Ortamda Öğrenciler; 2000 Yılından Bu Yana Dijital Teknolojiler ve Performans (Cilt VI)), PISA 2009 Results: Learning Trends: Changes in Student Performance Since 2000 (Volume V) (2010) (PISA 2009 Sonuçları: Öğretim Eğilimleri; 2000 Yılından Bu Yana Öğrenci Performansındaki Değişiklikler (Cilt V)), PISA 2009 Results: What Makes a School Successful?: Resources, Policies and Practices (Volume IV) (2010) (PISA 2009 Sonuçları: Bir Okulu Başarılı Yapan Nedir?; Kaynaklar, Politikalar ve Uygulamalar (Cilt IV)), PISA 2009 Results: Learning to Learn: Student Engagement, Strategies and Practices (Volume III) (2010) (PISA 2009 Sonuçlar: Öğrenmeyi Öğrenmek: Öğrencinin İlgisini Çekmek, Stratejiler ve Uygulamalar (Cilt III)), PISA 2009 Results: Overcoming Social Background: Equity in Learning Opportunities and Outcomes (Volume II) (2010) (PISA 2009 Sonuçlar: Sosyal Geçmişin Üstesinden Gelmek; Eğitim Olanakları ve Sonuçlarında Eşitlik (Cilt II)), PISA 2009 Results: What Students Know and Can Do; Student Performance in Reading, Mathematics and Science (Volume I) (2010) (PISA 2010 Sonuçlar: Öğrencilerin Bildikleri ve Yapabildikleri: Öğrencinin Okuma, Matematik ve Fen Performansı (Cilt I)) Improving Health and Social Cohesion through Education (2010) (Eğitim Aracılığıyla Sağlık ve Sosyal Kaynaşmayı İyileştirmek), Starting Strong III: A Quality Toolbox for Early Childhood Education and Care (2011) (Güçlü Başlamak III: Çocukluğun Erken Döneminde Eğitim ve Bakım için Kaliteli Bir Alet Çantası), Learning for Jobs: OECD Reviews of Vocational Education and Training (2010) (İş İçin Öğrenmek: OECD İncelemesi: Mesleki Eğitim), Creating Effective Teaching and Learning Environments: First Results from TALIS (2009) (Etkili Öğretim ve Öğretim Ortamları Yaratmak: TALIS den ilk Neticeler), Yakında Yayınlanacaklar: PISA 1997 yılında OECD tarafından başlatılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA), 15 yaşındaki öğrencilerin yetenek ve bilgilerini test ederek dünya genelindeki eğitim sistemlerini değerlendirmeyi amaçlayan bir uluslararası çalışmadır. Bugüne kadar değerlendirmelere 70 den fazla ülke ve ekonomiden öğrenciler katılmıştır yılından bu yana, her üç yılda bir, rastgele seçilen on-beş yaşındaki bir öğrenci grubu, okuma, matematik ve fen gibi önemli derslerde sınava girerler değerlendirmenin her yılında bir ders üzerine odaklanılır yılında elde edilen veriler matematik üzerine odaklanmıştır, ve 30 ülke içeren, zorunlu olmayan, bilgisayar üzerinde matematik ve okuma değerlendirmesi, ve de yine zorunlu olmayan, ve 19 ülke tarafından alınan mali bilgi değerlendirmesi de dahil edilmiştir yılının veri toplama sonuçları 3 Aralık 2013 tarihinde yayınlanacaktır. EDUCATION AT A GLANCE 2013: HIGHLIGHTS OECD
78 İKTİSADÎ İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA TEŞKİLATI OECD, hükümetlerin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarına yönelmek için birlikte çalıştıkları eşsiz bir forumdur. OECD ayrıca müşterek idare, bilgi ekonomisi ve yaşlanan nüfus sorunları gibi yeni gelişmeler ve konulara cevap vermede hükümetlere yardım eden ve anlama çabalarının ön planındadır. Teşkilat, hükümetlerin politik tecrübelerini karşılaştırdıkları, müşterek problemlere cevap aradıkları, iyi uygulama belirledikleri ve yerel ve uluslararası politikaları koordine etmek için çalıştıkları ortamı sağlar. OECD üye ülkeleri: Avustralya, Avusturya, Belçika, Kanada, Şili, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Almanya, Yunanistan, Macaristan, İzlanda, İrlanda, İsrail, İtalya, Japonya, Kore, Lüksemburg, Meksika, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, Polonya, Portekiz, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, İspanya, İsveç, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Devletler dir. Avrupa Birliği OECD çalışmalarına katılır. OECD yayınları ekonomik, sosyal ve çevre konularında araştırma ve teşkilatın istatistik verilerinin ve ayrıca söyleşiler, kılavuzlar ve üyeleri tarafından anlaşmaya varılan standartların sonuçlarını ilan eder. OECD PUBLISHING, 2, rue André-Pascal, PARIS CEDEX 16 ( P) ISBN No
79 Bir Bakışta Eğitim 2013 ÖNE ÇIKAN KONULAR Bir Bakışta Eğitim 2013: Öne Çıkan Konular OECD nin çok önemli bir incelemesi olan eğitim istatistikleri çalışması, Bir Bakışta Eğitimi, özetlemektedir. Aşağıda belirtilen hususlar dahil olmak üzere, bugünkü eğitim ile ilgili önemli konular ile ilgili kolay erişilebilir veriler sunmaktadır: Eğitim seviyeleri ve öğrenci sayıları: Yetişkinler hangi seviyeye kadar eğitim gördü, ve çocukluk döneminin erken yaşında gösterilen performans daha sonra öğrencinin performansını ne şekilde etkilemektedir? Yüksek eğitim ve iş: Yüksek öğretimden mezun olan gençlerin sayısı nedir, ve iş hayatına ne kadar kolay bir şekilde girebilmektedirler? Eğitimin ekonomik ve sosyal faydaları: Eğitim insanların iş bulma potansiyelini nasıl etkiler, ve gelir üzerindeki etkisi nedir? Eğitim için harcama yapmak: Kamu harcamalarının yüzde kaçı eğitim için kullanılmaktadır, ve özel sektör harcamalarının rolü nedir? Okul ortamı: Öğretmenler kaç saat çalışmaktadır, ve sınıflardaki öğrenci sayıları ne kadar farklıdır? Her bir gösterge iki sayfa üzerine yayılmıştır. Sol taraftaki sayfa göstergenin önemini açıklar, önemli bulguları anlatır, önemli eğilimleri inceler, ve okuyuculara, OECD eğitim veri tabanları ve diğer OECD yayınlarında konu ile ilgili daha fazla bilgi edinebilmeleri için yol haritası sunar. Sağ taraftaki sayfa ise açık bir şekilde sunulan çizelge ve grafiklerden ibarettir. Bunlar hiperlinklerle (StatLinks) okuyucuları, Excel formatında ilgili verilere yönlendirmektedir. Bu yayına sanal ortamda, adresinden de ulaşabilirsiniz. Bu çalışma, tüm OECD kitaplarını, dergilerini ve istatistikî veri tabanlarını toplayan OECD ilibrary de yayınlanmıştır. Daha fazla bilgi için adresini ziyaret ediniz.
LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013
OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri
A.ERDAL SARGUTAN EK TABLOLAR. Ek 1. Ek 1: Ek Tablolar 3123
Ek 1: Ek Tablolar 3123 Ek 1 EK TABLOLAR Tablolar, - (129) Dünya Sağlık Örgütü: WHO Dünya Sağlık Raporu - (123) Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı: UNDP İnsani Gelişme Raporu - (128) Dünya Bankası: WB
KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI MERKEZİ
Yükseköğretim Sisteminin Uluslararasılaşması Çerçevesinde Türk Üniversitelerinin Uluslararası Öğrenciler İçin Çekim Merkezi Haline Getirilmesi Araştırma Projesi KALKINMA BAKANLIĞI KALKINMA ARAŞTIRMALARI
Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition
Education at a Glance: OECD Indicators - 2006 Edition Summary in Turkish Bir Bakışta Eğitim: OECD Göstergeleri - 2006 Türkçe Özet Bir Bakışta Eğitim, eğitimciler, politika yapıcılar, öğrenciler ve velilere
SAĞLIK HARCAMALARINDA SON DURUM
1 SAĞLIK HARCAMALARINDA SON DURUM Temmuz 2018 Sağlık harcamaları ekonomik kriz sonrası yaşadığı düşüşten sonra artma eğilimi göstermiştir. 2016 yılında sağlık harcamaları, 2017 yılında beklenenden daha
Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir?
tepav Economic Policy Research Foundation of Turkey Yeni kanun teklifi neden yeterli değildir? Güven Sak 28 Şubat 2012 Çerçeve Ne yapmak istiyoruz? İnsan gücümüz dünyanın en büyük 10 uncu ekonomisi olma
2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK BLOK GRANİT DIŞ TİCARET VERİLERİ
2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK BLOK GRANİT DIŞ TİCARET VERİLERİ DÜNYA DÜNYA PAZARINDA 1.406.544 2.178 0,155% DÜNYA ÇI ÇI NİN MEVCUT YE ÇI NİN DÜNYA INDAKİ ÇI MEVCUT DEKİ RAKİP ÇILAR MİKTAR 1 - Çin 521.837 0
DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ
DEĞİŞEN DÜNYA-DEĞİŞEN ÜNİVERSİTE:YÜKSEKÖĞRETİMİN GELECEĞİ TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ Kemal Gürüz Atılım Üniversitesi 12 Mart 2012 Yirmi beş yaş üstü nüfus içinde ortaöğrenim görmüş olanların oranı, %. 2007.
EKONOMİK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA ÖRGÜTÜ
EKONOMİK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA ÖRGÜTÜ OECD, hükümetlerin küreselleşmenin ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarına yönelmek için birlikte çalıştıkları eşsiz bir forumdur. OECD ayrıca müşterek idare, bilgi
AB eğitim raporu: ilerleme iyi fakat hedeflere ulaşmak için daha fazla çaba gerekiyor
IP/11/488 Brüksel, 19 Nisan 2011 AB eğitim raporu: ilerleme iyi fakat hedeflere ulaşmak için daha fazla çaba gerekiyor Brüksel, 19 Nisan AB Komisyonunun eğitim ve öğretim konusunda bugün açıklanan yeni
TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris)
TEST REHBER İLKELERİ PROGRAMI ULUSAL KOORDİNATÖRLER ÇALIŞMA GRUBU 26. TOPLANTISI (8-11 Nisan 2014, Paris) Dr. A. Alev BURÇAK Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Sunu Planı OECD Hakkında
Dünya da ve Türkiye de İş Sağlığı ve Güvenliği
Dünya da ve Türkiye de İş Sağlığı ve Güvenliği Amaç İstatistikî veriler ve karşılaştırmalarla dünyada ve Türkiye deki İSG durumu hakkında bilgi sahibi olmak. 2 Öğrenim hedefleri ILO İSG verileri, WHO meslek
Araştırma Notu 14/161
Araştırma Notu 14/161 22 Ocak 2014 EĞİTİM KALİTESİNDE YÜKSEK AMA YETERSİZ ARTIŞ Seyfettin Gürsel * ve Mine Durmaz ** Yönetici Özeti Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2012 yılı raporunu
2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK BLOK MERMER TRAVERTEN DIŞ TİCARET VERİLERİ
2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK BLOK MERMER TRAVERTEN DIŞ TİCARET VERİLERİ TUTAR 1000$ 'NİN DAKİ 1.203.101 466.269 38,756% YE 'NİN TUTAR BİRİM TUTAR 1 1 Çin 755.033 399.367 62,7572% Dünya 755.033 3.857.570 196
Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 21 Mayıs 2018
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 21 Mayıs 2018 Pazar 2018 yılı Mart ayında, AB ve EFTA ülkeleri toplamında ticari araç pazarı 2017 yılı aynı ayına göre yüzde 2,8 azalarak 268 bin adet seviyesinde gerçekleşti.
Ekonomik Araştırmalar ÖDEME DAVRANIŞLARI. Mayıs Şirketlerin işletme sermayesi ihtiyaçları için iyi stok yönetimi çok önemli
Ekonomik Araştırmalar ÖDEME DAVRANIŞLARI Source: Pexels Şirketlerin işletme sermayesi ihtiyaçları için iyi stok yönetimi çok önemli Ödeme Davranışları, Euler Hermes Ekonomik Araştırmalar YÖNETİCİ ÖZETİ
Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 14 Temmuz 2017
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 14 Temmuz 2017 Pazar 2017 yılı Mayıs ayında, AB ve EFTA ülkeleri toplamında ticari araç pazarı 2016 yılı aynı ayına göre yüzde 9,4 artış göstererek 213 bin adet seviyesinde
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Mayıs - 2018 Hazırlayan: Aslı VAZ İÇİNDEKİLER 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1. TÜRKİYE YE GELEN YABANCI ZİYARETÇİLERİN
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Eylül - 2018 Hazırlayan: Aslı VAZ İçindekiler 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1. TÜRKİYE YE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA
EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar
EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları
Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 27 Şubat 2018
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 27 Şubat 2018 Pazar 2017 yılı Aralık ayında, AB ve EFTA ülkeleri toplamında ticari araç pazarı 2016 yılı aynı ayına göre yüzde 4,2 azalarak 213 bin adet seviyesinde gerçekleşti.
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ
EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ Eğitimin Ekonomik Temelleri Ekonomi kökeni Yunanca da ki oikia (ev) ve nomos (kural) kelimelerine dayanır. Ev yönetimi anlamına gelir. Ekonomi yerine, Arapça dan gelen iktisat
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 2 Ekim 2017 Pazar 2017 yılı Ağustos ayında, AB ve EFTA ülkeleri toplamında ticari araç pazarı 2016 yılı aynı ayına göre yüzde 0,3 artarak 159 bin adet seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye de Sağlık Harcamalarının Finansal Sürdürülebilirliği
Sağlık Nedir? Dünya Sağlık Örgütü sağlığı şöyle tanımlanmıştır: Sağlık insanın; bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam iyilik halidir. Türkiye de Sağlık Hakkı (T.C.Anayasası 56.Madde) Herkes sağlıklı ve dengeli
Cumhuriyet Halk Partisi
1 Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran: Türkiye ile AB arasındaki gelir uçurumu azalmadı arttı Tarih : 14.12.2012 2011 DE HIZLI KALKINMA MASALINA ULUSLARARASI YALANLAMA TÜİK, EUROSTAT ve OECD işbirliğiyle
Education at a Glance: OECD Indicators - 2004 Edition
Education at a Glance: OECD Indicators - 2004 Edition Summary in Turkish Eğitime Bakış: OECD Göstergeleri - 2004 Türkçe Özet Değişen ekonomik ve toplumsal koşullar eğitime gerek bireylerin gerekse ulusların
EFA 2009 Küresel İzleme Raporu. Eşitsizliklerin Üstesinden Gelmek: Yönetişim. EFA Hedeflerindeki İlerleme ve Önemli Noktalar
EFA 2009 Küresel İzleme Raporu Eşitsizliklerin Üstesinden Gelmek: Yönetişim EFA Hedeflerindeki İlerleme ve Önemli Noktalar EFA 2009 Raporu na göre; iyi bir yönetişim ile okula kayıt oranları artabilir,
HALI SEKTÖRÜ. Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1
2017 HALI SEKTÖRÜ Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde Türkiye nin toplam
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 30 Mart 2016 Pazar 2016 yılı Ocak-Şubat döneminde AB ve EFTA ülkeleri toplamına göre ticari araç pazarı, 2015 yılındaki pozitif performansını sürdürdü ve yüzde 15 artış
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 22 Aralık 2015
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 22 Aralık 2015 Pazar 2015 yılı Ocak-Kasım döneminde AB ve EFTA ülkeleri toplamına göre ticari araç pazarı yüzde 12 artış göstererek 1 milyon 956 bin adet seviyesine ulaştı.
2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK İŞLENMİŞ MERMER VE TRAVERTEN DIŞ TİCARET VERİLERİ
2017 YILI İLK İKİ ÇEYREK İŞLENMİŞ MERMER VE TRAVERTEN DIŞ TİCARET VERİLERİ DÜNYA TUTARI DÜNYADAKİ 1.264.850 452.261 36% DÜNYA 1 1 Amerika Birleşik MEVCUT YE TUTARI NİN NİN DÜNYA MEVCUT DEKİ LAR TUTAR TUTAR
HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1
2017 HALI SEKTÖRÜ Mart Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2017 MART AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı Ocak-Mart döneminde Türkiye nin toplam ihracatı
EĞİTİMDE KUŞAKLARARASI HAREKETLİLİK Fırsat Eşitliğinde Türkiye Nerede?
DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2013 N201302 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Bilgi ASLANKURT 1 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri EĞİTİMDE KUŞAKLARARASI HAREKETLİLİK Eğitim, bir ülkenin insan kaynağının
5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3]
Ek Karar 5.1. Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri [2005/3] KARAR NO Y 2005/3 Ulusal Bilim ve Teknoloji Sistemi Performans Göstergeleri Ülkemizin bilim ve teknoloji performansı, aşağıdaki
GENÇLERĠN ĠġĠ OLMADIĞI GĠBĠ Ġġ ARAYIġI DA YOK
06 Temmuz 2015 GENÇLERĠN ĠġĠ OLMADIĞI GĠBĠ Ġġ ARAYIġI DA YOK TĠSK in OECD ve TÜĠK verileri ile yaptığı analize göre, 6 milyon genç boģta geziyor, üstelik bunların 4,7 milyonu iģ de aramıyor. Sorunun temel
SAHA RATING, DÜNYA KURUMSAL YÖNETİM ENDEKSİ Nİ GÜNCELLEDİ
SAHA RATING, DÜNYA KURUMSAL YÖNETİM ENDEKSİ Nİ GÜNCELLEDİ 21.07.2017 Saha Rating güncellenmiş Dünya Kurumsal Yönetim Endeksi (DKYE) çalışmasını tamamladı. Saha nın çalışması sonucunda, endekse giren ülkelerin
1. Demiryolu Karayolu Denizyolu Havayolu Taşımacılığı Satın Almalar ve Birleşmeler... 12
Sektörel Görünüm: Yük Taşımacılığı ve Limancılık Ağustos 2018 I İÇİNDEKİLER 1. Demiryolu... 6 2. Karayolu... 7 3. Denizyolu... 8 4. Havayolu Taşımacılığı... 11 5. Satın Almalar ve Birleşmeler... 12 1.
BAKANLAR KURULU SUNUMU
BAKANLAR KURULU SUNUMU Murat Çetinkaya Başkan 12 Aralık 2016 Ankara Sunum Planı Küresel Gelişmeler İktisadi Faaliyet Dış Denge Parasal ve Finansal Koşullar Enflasyon 2 Genel Değerlendirme Yılın üçüncü
UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL
UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar
HALI SEKTÖRÜ. Kasım Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1
2016 HALI SEKTÖRÜ Kasım Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2016 KASIM AYI İHRACAT PERFORMANSI 2016 yılı Ocak-Kasım döneminde Türkiye nin toplam
OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye
OECD Ticaretin Kolaylaştırılması Göstergeleri - Türkiye OECD, hükümetlerin sınır (gümrük dahil) prosedürlerini geliştirmeleri, ticaret maliyetlerini azaltmaları, ticareti artırmaları ve böylece uluslar
DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü
DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü KONYA ÖZELİNDE YABANCI SERMAYELİ FİRMALARIN ÜLKE BAZLI ANALİZİ 06.08.2014 1 DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail
Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2013/2014 Şubat)
Rapor No: 1/ Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (13/1 Şubat) Şubat 1 OSD OICA Üyesidir OSD is a Member of OICA 1. Otomobil Pazarı AB (7) ve EFTA ülkelerinde otomobil pazarı 13 yılı Şubat ayında
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 3 Ocak 2017 Pazar 2016 yılı Kasım ayında AB ve EFTA ülkeleri toplamına göre ticari araç pazarı 2015 yılı aynı ayına göre yüzde 12,8 artış göstererek 211 bin adet seviyesinde
Türkiye, OECD üyesi ülkeler arasında çalışanların en az boş zamana sahip olduğu ülke!
Türkiye de İnsanlar Zaman Yoksulu, Kadınlar Daha da Yoksul 1 KEİG Platformu 3 Ocak 2019 Zaman kullanımı ile ilgili karşılaştırmalı istatistiklere bakıldığında, Türkiye özel bir konuma sahip. İstihdamda
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 16 Ekim 2016 Pazar 2016 yılı Ağustos ayında AB ve EFTA ülkeleri toplamına göre ticari araç pazarı 2015 yılı aynı ayına göre yüzde 31,2 artış göstererek 157 bin adet seviyesinde
8 İSTİHDAM TRB2 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ 2014
8 İSTİHDAM TRB2 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ 2014 HAZIRLAYANLAR Günsu CANTÜRK, PPKB Uzmanı Harun KAPTANER, PPKB Uzmanı Tuğba ÖZCAN, PPKB Uzmanı Plan Koordinatörü: M. Emin ÇAKAY, PPKB Birim Başkanı 2 3
Türkiye Bilişim Sektörü:
TÜBİSAD Raporu Tanı1m Toplan1sı TÜRKİYE NİN DİJİTAL EKONOMİYE DÖNÜŞÜMÜ Türkiye Bilişim Sektörü: Yeri, Önemi, Evrimi ve Yetenekleri Yılmaz Kılıçaslan Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü Eskişehir 14 Şubat
Çok tatil yapan ülke imajı yanlış!
Tarih: 19.05.2013 Sayı: 2013/09 İSMMMO nun Türkiye de Tatil ve Çalışma İstatistikleri raporuna göre Türkiye tatil günü sayısında gerilerde Çok tatil yapan ülke imajı yanlış! Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında
Education at a Glance: OECD Indicators - 2005 Edition
Education at a Glance: OECD Indicators - 2005 Edition Summary in Turkish Eğitime Bakış: OECD Göstergeleri - 2005 Türkçe Özet Eğitim ve yaşam boyu öğrenim, ekonomilerin ve toplumların gelişiminde kritik
HALI SEKTÖRÜ. Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1
2017 HALI SEKTÖRÜ Mayıs Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı Ocak-Mayıs döneminde Türkiye nin toplam
AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.
AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi
AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.
AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi
FİNANSAL SİSTEM DÜZENLEMELERİ VE EKONOMİK BÜYÜME
Niyazi ÖZPEHRİZ FİNANSAL SİSTEM DÜZENLEMELERİ VE EKONOMİK BÜYÜME 1. Giriş Finansal sistemin işleyişi, ekonomik büyüme üzerinde önemli etkilere sahip olabilmektedir. İyi işleyen bankacılık sistemi ve menkul
SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI
SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ Seramik sektörünün en
Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi
POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine
Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2012/2013 Ağustos)
Rapor No: 213/18 Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (212/213 Ağustos) Ağustos 213 OSD OICA Üyesidir OSD is a Member of OICA 1. Otomobil Pazarı AB () ve EFTA ülkelerinde otomobil pazarı 212 yılı
HALI SEKTÖRÜ. Mart Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1
2018 HALI SEKTÖRÜ Mart Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2018 MART AYI İHRACAT PERFORMANSI 2018 yılı Ocak-Mart döneminde Türkiye nin toplam ihracatı
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Şubat - 2019 Hazırlayan: Aslı VAZ İÇİNDEKİLER 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1 TÜRKİYE YE GELEN YABANCI ZİYARETÇİLERİN
Endişeye mahal yok (mu?)
tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Endişeye mahal yok (mu?) Güven Sak İstanbul, 19 Ekim 2011 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2010 Reel milli gelir (1960=100) www.tepav.org.tr
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Ekim - 2018 Hazırlayan: Aslı VAZ İÇİNDEKİLER 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1.TÜRKİYE YE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA
Devletin Bilgi Talepleri ile ilgili Rapor
Devletin Bilgi Talepleri ile ilgili Rapor Temmuz - Aralık Apple da, verilerinizi koruma konusundaki taahhüdümüzü son derece ciddiye alıyoruz ve size mümkün olan en güvenli donanımları, yazılımları ve hizmetleri
Araştırma Notu 12/126
Araştırma Notu 12/126 10.02.2012 Arap Baharı ve Avrupa Borç Krizi İhracatı Teğet Geçti Barış Soybilgen* Yönetici Özeti Orta Doğu nun önemi artmaya devam ediyor 2011 yılında Türkiye nin ihracatı 2010 yılına
BÖLGE VE SEKTÖRLERDE İSTİHDAM BEKLENTİSİ +%2 +%5 +%5 +%1 MARMARA İÇ ANADOLU EGE AKDENİZ ARAŞTIRMA. Fotoğraflar: Dünya Gazetesi Fotoğraf Arşivi
ARAŞTIRMA +%2 MARMARA EGE İÇ ANADOLU +% AKDENİZ Fotoğraflar: Dünya Gazetesi Fotoğraf Arşivi BÖLGE VE SEKTÖRLERDE İSTİHDAM BEKLENTİSİ 56 +% KARADENİZ 209 YILININ BİRİNCİ ÇEYREK ARAŞTIRMASINA GÖRE TÜRKİYE
İŞSİZLİK BÜYÜK ÖLÇÜDE ERKEKLERDE YAŞANAN İŞGÜCÜ ARTIŞI İLE İSTİHDAM KAYIPLARINDAN KAYNAKLANIYOR
Araştırma Notu 09/31 01.03.2009 İŞSİZLİK BÜYÜK ÖLÇÜDE ERKEKLERDE YAŞANAN İŞGÜCÜ ARTIŞI İLE İSTİHDAM KAYIPLARINDAN KAYNAKLANIYOR Seyfettin Gürsel ***, Gökçe Uysal-Kolaşin ve Mehmet Alper Dinçer Yönetici
İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!
İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM
BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 -
BİR BAKIŞTA SAĞLIK -AVRUPA 2010 - (OECD ve Avrupa Birliği işbirliğinde hazırlanan Bir Bakışta Sağlık-Avrupa 2010 adlı yayının özetidir) AĞUSTOS 2011 ANKARA İçindekiler ÖZET 1 BÖLÜM 1- SAĞLIĞIN DURUMU...
HALI SEKTÖRÜ. Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1
2018 HALI SEKTÖRÜ Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2018 OCAK AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılında Türkiye nin toplam ihracatı 2016 yılına kıyasla
24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL
24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım
OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1
OECD VE AB KAPSAMINDA EN ELVERİŞSİZ YATIRIM ORTAMI TÜRKİYE DE TABLO 1 OECD VE AB ÜLKELERĠNDE YATIRIM ORTAMININ ÇEKĠCĠLĠK SIRALAMASI, 2005 Yeni Zelanda ABD Kanada Norveç Avusturalya Danimarka İngiltere
İŞSİZLİKTE TIRMANIŞ SÜRÜYOR!
İşsizlik ve İstihdam Raporu-Ekim 2016 17 Ekim 2016, İstanbul İŞSİZLİKTE TIRMANIŞ SÜRÜYOR! İki yılda 457 bin yeni işsiz! Geniş tanımlı işsiz sayısı 6.3 milyonu aştı Tarım istihdamı 291 bin, imalat sanayi
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Haziran - 2018 Hazırlayan: Aslı VAZ İçindekiler 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1. TÜRKİYE YE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2011 OCAK - ARALIK İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2011 ARALIK AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Ocak 2012 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2011 OCAK - ARALIK İHRACAT
AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara
AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2011) Ankara İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE. nerden, nereye? Sarp Kalkan. 20 Kasım 2013
tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı PERAKENDE nerden, nereye? Sarp Kalkan 20 Kasım 2013 Slayt 3 GSYH ile Perakende ve Toptan Ticarette Reel Büyüme (1998 fiyatlarıyla) 140,000 130,000 15,000
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ
TÜ ROFED TÜRİ ZM BÜ LTENİ Kasım - 2018 Hazırlayan: Aslı VAZ İÇİNDEKİLER 1. TÜRKİYE'YE VE DÖRT İLİMİZE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA VE AYLARA GÖRE DAĞILIMI... 1 1.1.TÜRKİYE YE GELEN ZİYARETÇİLERİN YILLARA
Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (2011/2012 Ekim)
Rapor No: 212/23 Avrupa Ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi (211/212 Ekim) Kasım 212 OSD OICA Üyesidir OSD is a Member of OICA 1. Otomobil Pazarı AB (27) ve EFTA Ülkeleri nde otomobil pazarı 211 yılı
İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül)
İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) 2- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Borçluya Göre Alacaklı Dağılımı (2002-2015
ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ. Erasmus+ 2015-2016 Öğrenci Staj Hareketliliği Başvuruları
Başvuru Yöntemi ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ Erasmus+ 2015-2016 Öğrenci Staj Hareketliliği Başvuruları 21 Mart 2016 15 Nisan 2016 tarihleri arasında online alınacaktır. http://www.kimoerasmus.com/erzincan/default.aspx?id=1
ERASMUS PROJE DÖNEMİ ÖĞRENCİ STAJ HAREKETLİLİĞİ BAŞVURU REHBERİ
ERASMUS+ 2018 PROJE DÖNEMİ ÖĞRENCİ STAJ HAREKETLİLİĞİ BAŞVURU REHBERİ Erasmus+ Programı Öğrenci Staj Hareketliliği çerçevesinde 2018 Proje Dönemi nde programdan yararlanmak isteyen Hitit Üniversitesi öğrencileri
PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı
1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı
Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi
Büyükdere Cad. No. 106 34394 Esentepe - İstanbul AçıkDeniz Telefon Bankacılığı: 444 0 800 www.denizbank.com Avrupa Birliği ve Türkiye Yerel Yönetimler Analizi 2013 Mali Verileri DenizBank bir Sberbank
Araştırma Notu 18/229
Araştırma Notu 18/229 18 Mayıs 2018 15-19 YAŞ ARASINDAKİ 700 BİN GENÇ NE İŞGÜCÜNDE NE EĞİTİMDE Gökçe Uysal * ve Yazgı Genç ** Yönetici Özeti 2012-2016 dönemine ait Hanehalkı İşgücü Anketi verileri kullanılarak
OECD, Avrupa Birliği Sağlık İstatistikleri ve Türkiye
İzleme Ölçme ve Değerlendirme Kurum Başkan Yardımcılığı Editor Aziz KÜÇÜK Hazırlayanlar H. Erkin SÜLEKLİ Alper MORTAŞ OECD, Avrupa Birliği Sağlık İstatistikleri ve Türkiye Hastanelerde Beşeri ve Fiziki
GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA
GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda
Büyük Türkiye, Güçlü Ekonomi için kişi başına gelirle birlikte insani gelişmişliğe, özgürlük ve demokrasi standartlarına da bakmak gerekir
Umut Oran Basın Açıklaması 26.10.2013 Büyük Türkiye, Güçlü Ekonomi için kişi başına gelirle birlikte insani gelişmişliğe, özgürlük ve demokrasi standartlarına da bakmak gerekir TÜRKİYE, KİŞİ BAŞINA MİLLİ
Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar
Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi [email protected] www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika
International Cartographic Association-ICA
International Cartographic Association-ICA 1.AMAÇ: Uluslararası Kartografya Birliği (International Cartographic Association-ICA), 1959 yılında kurulmuştur. Hükümetler dışı bir kuruluş olan ICA nın ana
Erasmus+ Programı Avrupa Birliğinin yılları arasında eğitim, gençlik ve spor alanlarında uyguladığı hibe destek programıdır.
Erasmus+ Programı Avrupa Birliğinin 2014-2020 yılları arasında eğitim, gençlik ve spor alanlarında uyguladığı hibe destek programıdır. İZÜ ve Erasmus+ Yükseköğretim Hareketlilik KA-103 Projesi Personel
Özet Metin. Eğitime Bakış: OECD Göstergeleri - 2003
Özet Metin Eğitime Bakış: OECD Göstergeleri - 2003 Overview Education at a Glance: OECD Indicators - 2003 Edition Turkish translation Bu özet metinler, OECD yayınlarının kısaltılmış çevirileridir. Bunları
TÜRKİYE'NİN GSYH PERFORMANSI TARİHSEL GELİŞİM ( )
TÜRKİYE'NİN GSYH PERFORMANSI TARİHSEL GELİŞİM (196-215) 1. Giriş Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYH) ülkelerin ekonomik büyümelerini dönemsel olarak ölçmek için kullanılan ve ülkelerin ekonomik büyümeleri
ERASMUS PLUS ÖĞRENCİ HAREKETLİLİĞİ PROGRAMI (STUDENT MOBILITY) 2014-2015 AKADEMİK DÖNEMİ 1 Haziran 2014-30 Eylül 2015
ERASMUS PLUS ÖĞRENCİ HAREKETLİLİĞİ PROGRAMI (STUDENT MOBILITY) 2014-2015 AKADEMİK DÖNEMİ 1 Haziran 2014-30 Eylül 2015 Erasmus plus programı nedir? Nereden bilgi alabilirim? Başvuru tarihleri nedir? Kimler
TÜRKİYE'NİN BİLİM, TEKNOLOJİ, SANAYİ VE KALKINMA STRATEJİSİ ASST. PROF. DR. HAKKI ÇİFTÇİ (ÇUKUROVA UNİVERSİTY, TURKEY)
TÜRKİYE'NİN BİLİM, TEKNOLOJİ, SANAYİ VE KALKINMA STRATEJİSİ ASST. PROF. DR. HAKKI ÇİFTÇİ (ÇUKUROVA UNİVERSİTY, TURKEY) KITASALLAŞMA, BÖLGESELLEŞME ULUSALLAŞMA 3 Rekabet gücünün temel özellikleri şu
AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > [email protected]
AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE ÖZEL OKULLAR Murat YALÇIN > [email protected] Özel okul anlayışı, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa Birliği ülkelerinde de farklı uygulamalar olmakla birlikte vardır ve yaygınlık
Türkiye İleri Teknolojiye Sıçramayı Nasıl Yapar? Dün Nerede Hata Yaptık?
tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye İleri Teknolojiye Sıçramayı Nasıl Yapar? Dün Nerede Hata Yaptık? Ankara, 29 Nisan 2015 Slayt 2 Çerçeve Şimdi neredeyiz? Türkiye nin geçirdiği
HABER BÜLTENİ Sayı 35
HABER BÜLTENİ 20.09.2016 Sayı 35 KONYA İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN FİYAT BEKLENTİSİ DÜŞTÜ Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi geçen aya ve geçen yılın aynı dönemine göre yükseldi. Mevcut siparişler ise; Temmuz 2016
HABER BÜLTENİ Sayı 20
HABER BÜLTENİ 02.06.2015 Sayı 20 Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi bir önceki aya göre düştü: Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi, Mayıs 2015 te hem bir önceki aya hem de bir önceki yılın aynı ayına göre
