lij MusTAFA ZEKi TERzi
|
|
|
- Bariş Yücel
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 mi: et-teratfbu'l-idariyye (tre. Ahmet Özel), İstanbul 2003,!, , ; H. Kennedy, The Armies of the Caliphs Military and Society in the Early /slamic State, London 2005; W. Hoenerbach, "Zur Heeresverwaltung der Abbasiden", Isi., XXIX (1950), s ; L. E. Kubbel, "Sur le sisteme militaire des omayyades", Palestinsky Sbornik, IV/67, Moskva 1959, s. 115, 125, 130; V. J. Parry. "İslam' da Harb Sanatı" (tre. Erdoğan Merçil- Salih Özbaran). TD, sy ( 1975). s. 195 vd.; Ali M. Şetta. "islam Tarihinin ilk Dönemlerinde Suriye'de Tersaneler ve Deniz Harekat Üsleri" (tre. Mustafa Zeki Terzi). Akademik Açı, sy. 2, Samsun 1997, s. 26 vd., 30 vd.; Cl. Cahen- D. Ayalon, "l2jaycll", Ef2 (İng. ), ll, 517 vd., 520 vd.; Macid Khadduri- Cl. Cahen, "J:larb", a.e. (İng. ), lll, 185 vd.; S. A. A. Rizvi, "Lashkar", a.e., V, ; Erdoğan Merçil, "Gulam", DİA, XIV, ; C. E. Bosworth, "Army", Elr., ll, lij MusTAFA ZEKi TERzi Osmanlı Dönemi. A) Kara Kuvvetleri. XIV. yüzyıl başlarında Bitinya bölgesinde bir gaza devleti olarak ortaya çıkan Osmanlı Beyliği ' nin Osman Gazi döneminde askeri kuwetleri daha çok aşiret yapısı içinden oluşturuluyordu. Osman Bey'in bir aşiret lideri olarak sivrilmesiyle etrafındaki diğer savaşçı beylerin güçlerinin katılımı sonucu ortaya çıkan askeri kuwetlerin hepsi atlı birlikler durumundaydı. Bunlar tipik Türkmen kabile savaşçıları tarzında teşkilatlanmıştı. Bizans sınırında yapılan mücadeleler dolayısıyla Bizanslılar tarafından bu bölgelere sevkedilen paralı askerlerin bir kısmının Osman Bey'in güçlerine katılması (mesela Peçenek ve Alanlar). daha önce yaşanan Selçuklu tecrübesi Osmanlılar'ın savaş sistem ve gücüne yeni katkılar sağladı. Orhan Bey devrinde sınır Iarı genişleyen ve Bizans'a karşı faaliyetlerini arttıran beyliğin askeri sisteminde giderek önemli değişmeler meydana geldi. Orhan Bey'in kardeşi Alaeddin Bey'in de tavsiyesiyle yaya ve müsellem adları altın da ilk düzenli birlikler kuruldu. Bursa Kadısı Çandarlı Kara Halil'in teklifiyle 1 OOO'er kişilik gruplara ayrılan bu birliklerin erieri Türk gençlerinden sağlandı. Ancak bunlara ücretleri sadece sefer zamanında ödeniyor, sefer bitince işlerinin başına dönüyorlardı. Bu yüzden daimi ve muvazzaf sayılmıyorlar, sadece vergilerden muaf tutui uyarlardı. Kumandanları onbaşı, yüzbaşı ve binbaşı rütbesindeydi. Uc beyliği döneminin en önemli askeri başarısı Çanakkale Bağazı'ndan geçilerek Edirne'ye kadar ulaşılmasıdır. Yeniçeri Ocağı'nın kuruluşuna kadar savaşlarda yaya ve müsellemlerle gönüllüler kullanıldı. Ancak bir süre sonra bunlar da kafi gelmeyince yeni bir ordunun kurul- 362 ması kaçınılmaz oldu ve oluşturulan birliğe "yeni çeri" (yeni asker) denildi. Yaya ve müsellemler ise tedricen geri hizmetlere alındı. Yeniçeriler kapıkulu ocakları adı altında anılacak merkez kuwetlerinin ilkiydi ve doğrudan padişaha bağlıydı. Bu düzenli ve maaşlı ordu Romalılar'dan beri Avrupa'da kurulan ilk daimi muvazzaf askeri güçtü. Er ihtiyacı önceleri çıkarılan pencik * kanunu gereği savaş esirlerinden elde edildi. Bunlar ilk zamanlarda doğrudan yeniçeri yapılırken daha sonra bunun sakıncaları görüldü ve bir süre Türk çiftçi ailelerinin yanında eğitim görmeleri, Türkçe'yi, Türk adet ve geleneklerini öğrenmeleri kararlaştırıldı. Ardından yeni kurulan Acemi Ocağı'nda bir süre askeri eğitim gördükten sonra yeniçeri yapılma esası getirildi. Ülke sınırlarının gittikçe genişlemesi ve buna bağlı olarak pençik uygulamasının yetmemesi üzerine yeni asker kaynağı arandı. Devşirme adıyla Osmanlı tebaası h ı ristiyan ailelerin oğullarından faydalanılması yoluna gidildi. Çıkarılan devşirme kanunu gereğince hıristiyan ailelerin belli yaşlardaki oğulları devlet hizmetine alınacaktı. ihtiyaca göre üç beş yılda bir toplanan çocuklar tercihen on dört-on sekiz yaşları arasında olacaktı. Önceleri sadece Osmanlı Avrupası'nda uygulanan devşirme kanunu XV. yüzyılın sonlarından itibaren Anadolu'daki hıristiyan ailelere de teşmil edildi. Zeki ve fiziği düzgün olanlar saray okulu, iri yapılı olanlar Bostancı Ocağı için ayrıldı, geri kalanlar da Türk çiftçi ailelerinin yanına gönderildi. Türk ailesinin yanından dönen devşirmelerin kıdemlileri cebeci ve topçu ocaklarında istihdam edildi, diğerleri Acemi Ocağı' na alındı. XVI. yüzyıla doğru askeri sistemde meydana gelen değişme, Batılı ordularla rekabet edebilmek için tüfekli piyade askeri sayısını arttırma yolundaki faaliyetler sonucu ocaklara gelişigüzel alımlar yapıldı. Yeni alınan maaşlı askerlerin organizasyonu tam olarak yapılamayınca askeri disiplin sarsıldı. Düzenli askeri güçlerle ilgili ilk Acemi Ocağı Gelibolu'da açıldı. Fetihten sonra İstanbul'da ikincisi devreye sokuldu. Acemi oğlanlarının Yeniçeri Ocağı ' na geçmesine "bedergah" (kapıya çıkma) denirdi. Karakullukçu adı verilen acemi yeniçeriler ocak içinde zamanla yükselerek yeniçeri ağası, hatta vezlriazam bile olabilirlerdi. İ lk yeniçeri kışiası Edirne'de tesis edildi. Fethin ardından yeniçeriler için İstanbul'da iki yerde kışla yapıldı. Bunlardan Şehzadebaşı semtindekilere Eski Odalar, Aksaray semtindekilere Yeni Odalar denirdi. Başlıca görevi savaşmak olan yeniçeriler barış zamanlarında bulundukları yerlerde asayişi sağlar ve yangın söndürme gibi işleri yaparlardı. Ocağın silahlarının bakımı ve temini cebeci denilen birliğin görevi dahilindeydi. Savaşa çıkılırken gerekli silahlar ve diğer savaş araçlarını bunlar develere yükleyerek götürürler ve savaş sırasında yeniçerilere dağıtırlardı. Ayrıca top kullanan birlikler de özellikle II. Mehmed devrinden itibaren kap ıkulu askeri ocaklarının önemli bir bölümünü teşkil etti. Kapıkulu ocaklarının yaya kısmından Topçu Ocağı mensuplarının başlıca görevi top dökmek ve bunları kullanmaktı. Avrupa'da top ve top kullanımı tekniklerinin hafif topların geliştirilmesi karşısında XVIII. yüzyılın sonlarında III. Mustafa zamanında sürat topçuları sınıfı kurularak bu ocağın ıslahına çalışıldı, II. Mahmud döneminde ise yeniden yapılandırıldı. Büyük topların nakli için oluşturulan Top Ar abacıları Ocağı da yaya kapıkulu ocaklarındandı. Humbaracı Ocağı mensuplarının görevi bir nevi el bombası olan humbara silahını kullanmaktı. UIGfeli ve dirlikli humbaracılar XVII. yüzyıl başlarında önemlerini kaybettilerse de XVIII. yüzyılda I. Mahmud devrinde Osmanlı hizmetine giren Humbaracı Ahmed Paşa'nın gayretleriyle yeniden organize edildiler. 1734'te Üsküdar'da açılan Humbarahane (Hendesehane) modern anlamda ilk askeri mektep olmuştur. Aynı statüdeki lağımcıların başlıca görevi ise yer altında açtıkları tünellerde patiattıkları maddelerle fetihleri kolaylaştırmaktı. Merkez kara ordusunun atlı kısmını oluşturan kapıkulu süvarilerinin varlığı I. Murad devrine kadar gider. Sipah, silahdar, sağ ve sol u!gfecilerle sağ ve sol gariplerden oluşan kapıkulu süvarilerine "altı bölük halkı" da denirdi. Bu atlı birlikler sefer sırasında padişahın yakınında bulunurdu. Efrad ı başta Yeniçeri Ocağı olmak üzere öteki kapıkulu ocaklarından alınırdı. Kapıkulu süvarisi olmaya "bölüğe çıkma" de- Ordu-yı Hümayun vezir cu hadarı
2 nirdi. Enderun'a öğrenci yetiştiren saray okullarından ve bostancılardan da kapıkulu süvariliğine geçilebilirdi. Osmanlı ordusunun merkezi kuwetini oluşturan kapıkulu askerleri seçkin savaşçı birlikler olarak seferlerde önemli roller üstlenmişler, sayıca XV-XVI. yüzyıllarda dalayına erişerek bazı önemli meydan savaşlarının ve kale kuşatmalarının belirleyici gücü olmuşlardır. Ateşli silahların ve özellikle tüfeğin kullanımı bunun göstergesidir. Mo h aç Savaşı'nda tüfekli yeniçeriler çarpışmanın kaderini tayin etmiş ve Macar birliklerinin püskürtülmesini sağlamıştır. Aynı etkili rolü daha önce Otlukbeli, Mercidabık ve Ridaniye savaşların da da oynamışlardır. Savaş meydanında önlerine kalkanlar ve kazıklar l a çevrili olarak kazdıkları hendeğin arkasına yerleşirler, savunma pozisyonunda önceleri ok, sonraları topların hemen arkasında tüfekleriyle hücumu karşılarlardı. Bu birliklerin başarısını sağlayan en önemli özellikleri son ana kadar dağılmaksızın katı bir disiplin içinde hareket etmeleridir. Saldırı düzeninde ise gerekli durumlarda saflar halinde yürüyüşe geçerler, kapıkulu süvarileri de yanlardan atlı olarak ellerinde kılıç. topuz ve mızrak olduğu halde hücum ederlerdi. XVI. yüzyılın sonlarındaki uzun savaşlar döneminde kapıkulu askerinin ordudaki fonksiyonu daha da arttı. Sayıları ve kullandıkları silahlar, taktikler dolayısıyla giderek Osmanlı ordusunda ağırlıklı bir sınıf oluşturdular. XVIII. yüzyılda iyi sevk ve idare edilememeleri yüzünden savaşlardaki başarısızlık ve yenilgiler dolayısıyla yeni askeri güçlerin oluşturulması çabaları başlatılmıştır. Klasik dönemde Osmanlı ordusunun asıl askeri gücünü sayı ve nitelik itibariyle eya Ietlerden gelen kuwetler teşkil etmiştir. Bunların en önemlisi timarlı sipahilerdir. Osmanlı toprak düzeninin askeri yönünü yansıtan sistemin özü devlete ait bir yerin gelirinin dirlik olarak tevcih edilmesidir. "Sahib-i arz" da denilen timarlı sipahiden önce toprağın ekilip biçilmesini sağlaması ve vergilerini toplaması, sonra da askeri hizmet beklenirdi. Tirnar daha önceki İslam devletlerinde uygulanan iktanın devamı ve geliştirilmiş şeklidir. Dirlik denilen gelir kaynağının en küçük birimi olan timara sahip olan kişiler, gelirlerinin her 3000 akçesi karşılığında her türlü masrafları kendilerine ait olmak üzere devlete "cebelü" denilen bir atlı asker yetiştirmekle yükümlüydüler. Zeamet ve has sahipleri ise gelirlerinin her 5000 akçesi için bir cebelü besliyorlardı. Düzenli defterleri bulunan sipahiler zaman zaman yoklamaya tabi tutulurlardı ve tasarruf ettikleri yeri iş lemezlerse toprakları ellerinden alınırdı. XV ve XVI. yüzyıllarda Anadolu ve Rumeli beylerbeyiliklerinin bayrağı altında sefere iştirak eden timarlı sipahilerin sayısı cebelüleriyle birlikte dalayına erişebiliyordu. Kendi içinde hiyerarşik bir yapıya sahip olan timarlı sipahiler barış zamanlarında bulundukları bölgenin asayişinden sorumlu idiler. Timarlı sipahi teşkilatı, paralı yaya askerinin istihdamının arttığı XVI. yüzyıl sonlarında önemli değişime uğradı ve giderek ehemmiyetini kaybetti. Bunlar ordunun düzeni içinde sağ ve sol kollarda atlı ve zırhlı olarak savaşa girerler, saldırı sırasında yarım ay biçiminde yürürler, genellikle geri çekilme taktikleriyle de karşı tarafın düzenini bozup onları küçük gruplara ayırırlar, sonra geriden toplanarak çevirme harekatına girişirlerdi. Savaşlardaki etkili rolleri XVII. yüzyılda giderek azaldı, at üzerinde tüfek-tabanca kullanabilen süvarilerin önemi ise XVIII. yüzyıldan itibaren arttı. Aynı yüzyılda timarlı sipahi teşkilatının ıslahına çalışıldıysa da çağdaş bir yapıya kavuşturulamadı ve 1847'de resmen kaldırıldı. Osmanlı ordusunda timarlı sipahilerden başka yine eyalet askeri statüsünde öncü, Devsirmelerin k a y ıtl a rı n ın ya pılma sı nı ve yol paral a rın ı n ve rilm esini tasvir eden minyatür (Süley manname, TSMK, Hazine, nr. 1517, vr. 31') ORDU geri hizmet ve kale kuweti gibi yardımcı birlikler de kullanılmıştır. Öncü kuwetler asıl ordunun önünden giden hafif süvari ve yaya birlikleridir. Atlı olanlar "akıncı" ve "deli" (delil), yayalar ise "azeb" adıyla anılırdı. Bunlardan akınciların varlığı kuruluş yıllarına kadar çıkarsa da bir ocak şeklinde teşkilatianmaları Evrenos Bey'in gayretleriyle olmuştur. Genellikle Rumeli'de sınır boylarında istihdam edilen aklncılar Mihaloğulları, Evrenosoğulları, Turhanoğulları ve Malkoçoğulları gibi bağlı oldukları beylerin adıyla anılırdı. Asıl orduya kılavuzluk ve kaşiflik yapan aklncılar XVI. yüzyıl sonlarından itibaren önemlerini kaybetm işler ve yerlerini Kırım Tatarları'na bırakmış lar, 1826'da ise resmen kaldırılmışlardır. Deli adıyla anılan süvariler Osmanlı ordusunda XV. yüzyılın sonlarından itibaren kullanılmaya başlanmıştır. Görevleri bakımından akıncılara benzeyen delileri onlardan ayıran en önemli özellik vezlriazam, vezir ve beylerbeyilerin maiyet askeri olmalarıdır. lll. Selim zamanında ıslahına çalışılan deliler ll. Mahmud tarafından 1829'da lağvedilmiştir. Yeniçeri Ocağı ' nın teşkilinden önce kullanılan hafif piyade birliği olan azebler de Osmanlı ordusunun öncü kuvvetlerindendir. XVI. yüzyıldan itibaren kale muhafıziıkiarında kullanılmışlar ve maaşlı statüye geçirilmişlerdir. Fiili varlığı XVII. yüzyılda sona eren azebler de ll. Mahmud zamanında kaldırılmıştır. Geri hizmet birlikleri denilen cerehor, canbazan, yörük, yaya ve müsellemler ise Osmanlı ordusunun yardımcı kuwetlerini oluştururdu. Bunlardan ilk ikisi ordunun işçi birlikleri, Orhan Gazi döneminde kurulan yaya ve müsellemler de sonradan geri hizmete alınan birliklerdir. Kalelerde görev yapan askerler azeb, gönüllü, beşli gibi adlarla anılırdı. XV. yüzyılın sonlarında yerli kulu da denilen serhad kulları teşkil edilmişti. Kale kuwetleri arasında dizdarın emrinde "hisar eri" ve "farisan" denilen muhafızlar da bulunurdu. 1528'de O sman lı kara kuvvetlerinin mevcudu kadardı. XVII. yüzyıldan itibaren ordunun ıslah çabaları süreklilik kazanan bir olgu haline gelmiş, özellikle 1683 Viyana bozgunu sonrasında ısiahat ihtiyacı daha açık şekilde kendini göstermiştir. Nitekim ll. Osman bu yolda hayatından olmuş, IV. Murad ve Köprülüler zamanında kısmi bazı iyileştirmeler yapılmıştır. Ancak bu asırdaki ıslahat girişimlerinde Kanuni Sultan Süleyman devrinin ideal dönem kabul edilmesi ve gelenekçi bir anlayış peşinde koşulması, çağın ihtiyaçlarına yönelik yeni düzen Iemelerin gündeme gelmesini kısmen de 363
3 olsa önlemiştir. XVlll. yüzyıl başlarından itibaren Yeniçeri Ocağı ve timarlı sipahilerin ıslahı için girişimlerde bulunulmuşsa da yine başarılı olunamamıştır. Bu asrın bir öncekinden farkı, Avrupa devletlerinin askeri üstünlüklerinin kabul edilmesi ve daha ciddi adımlar atılmasıdır. Nitekim Fransız mühtedisi Humbaracı Ahmed Paşa, I. Mahmud zamanında Humbaracı Ocağı ' nı ıslah ile görevlendirilmiş, Üsküdar'da açtığı Humbarahane denilen askeri okulda teknik dersler vermiştir. lll. Mustafa devrinde Fransa'dan getirtilen Baron de Tott, Topçu Ocağı'nı ıslahta görevtendirilmiş ve sürat topçuları adıyla bir sınıf teşkil etmiştir. Osmanlı ordusunda ilk köklü ısiahat girişimi lll. Selim tarafından gerçekleştirilmiştir. Kendisine sunulan raporlar doğrultusunda Nizam - ı Ced'id çerçevesinde yeni bir ordu kuran lll. Selim yenikışialar inşa ettirdi. Nizam-ı Ced'id neferlerine Avrupa! eğitim uygulandı, giderleri için İrad-ı Ced'id adıyla yeni bir hazine teşkil edildi. Kısa sürede mevcudu 'e ulaşan Nizam-ı Ced'id ordusunun taşrada da kurulmasına başlandı. Topçu Ocağı ' nın ıslahına girişen lll. Selim tirnar sistemini de iyileş tirmeye çalıştı yılında Mühendishane-i Berr'i-i Hümayun açıldı. Ancak bütün bu faaliyetler iç ve dış tahrikler sonucu çıkan bir isyanla 1807'de sona erdi. ll. Mahmud'un cülüsundan sonra sadrazamlığa getirilen Alemdar Mustafa Paşa'nın kurduğu ordunun ad ı Sekban-ı Ced'id idi. Teşkilatı ve kıyafeti ile N izam-ı Ced'id ordusuna benzeyen Sekban - ı Ced'id neferleri de Levent ve Selimiye kışialarında eğitilmeye başlandı, fakat yeniçeriterin çıkardığı isyan yüzünden bunların da ömürleri uzun olmadı. Nizam - ı Ced'id ve Sekban-ı Ced'id ordularının kaldırılmasının ardından rakipsiz kalan yeniçeriler ise ll. Mahmud tarafından ilga edildi yılında önce bir askeri ısiahat denemesi yapıld ı. Eşkinci Oca- 364 ğı adıyla kurduğu yeni ordunun erlerini yeniçerilerden seçen ll. Mahmud, bir ay kadar sonra çıkan isyan üzerine bu ocağın kapatılmasının ardından Yeniçeri Ocağı ' nı lağvedip Asakir-i Mansüre-i Muhammediyye adıyla yeni bir ordu kurdu. Yeni ordunun en büyük zabiti serasker unvanını taşıyordu. Eski Ağakapısı'nın adı Bab-ı Serasker'i oldu. Askere alım meselesi bir nizama bağlandı. İlk mevcudu olan yeni ordu modern anlamda taburlara ve bölüklere ayrıldı. Asakir-i Mansüre-i Muhammediyye nazırı ordunun maaş vb. teknik işlerinden sorumlu tutuldu. Yeni ordunun giderleri için Mansüre Hazinesi adıyla bir müessese kuruldu ve maaşların verilmesi aylık usule bağlandı. Mansüre ordusu zaman geçtikçe daha da modernleştirildi; üç taburdan bir alay, iki alaydan bir liva teşkil edildi yılında İstanbul'un Avrupa yakasındakilere Hassa, Anadolu (Üsküdar) yakasındakilere ise Mansüre denildi. Mecburi hizmet on yılla sınırlandırıldı. Ordunun subay ihtiyacın ı karşılamak üzere 1834'te Harbiye Mektebi açıldı. Bu arada Avrupa'ya öğrenciler gönderildi. Aynı yıl redif adı altında yedek birlikler teşkil edildi ve yeni ordunun adı Asakir-i Nizamiyye'ye çevrildi. Tanzimat döneminde askeri alanda önemli gelişmeler oldu. Seraskerlik makamının itibarı daha çok arttı ve sadrazamlıktan sonra ikinci sırayı aldı. 1843'te muvazzaf askerlik beş yıla indirildi, ihtiyatlık süresi yedi yıl olarak belirlendi. Dört yıl sonra askere almada kura usulü benimsendi. Sultan Abdülmecid döneminde Osmanlı kara kuwetleri ordulara ayrıldı. 1847'de cizye kaldırılarak gayri müslimlerin de askerlik yapmaları kararlaştırıldıysa da uygulamada bazı güçlüklerle karşılaşıldı Isiahat Fermanı ' nın ardından gayri müslimlerin askerlik yapmaları yine gerçekleştirilemedi. Buna karşılık cizye yerine "bedel-i askeri" adıyla vergi alınması kararlaştırıldı. Sultan Abdüla- Sefer sırasında kurulan ordu pazarının tasvir edildiği minvatür (Nusretname, TSMK, Hazine, nr. 1365, vr. 35" dan detay) ziz devrinde hassa alayları teşkil edildi ve yeni bir üniforma benimsendi. Ordu modern silahlarla teçhiz edildi. Tophane ve askeri okullar ıslah edildi. 1869'da Serasker Hüseyin Avni Paşa'nın girişimiyle Osmanlı ordusunda nizamiye, redif ve müstahfız diye üç ana birim oluşturuldu. Osmanlı kara kuwetleri merkezi İstanbul'da Hassa, Şumnu'da Tuna, Manastır'da Rumeli, Erzurum'da Anadolu, Şam'da Suriye, Bağdat'ta Arabistan ve Yemen'de Yemen orduları diye yedi orduya ayrıldı. Her ordunun mevcudu kişi idi. Yine bu padişah zamanında Bab-ı Seraskeri'nin yanında ordunun teknik meseleleriyle meşgul olması için Harbiye Nezareti kuruldu. Il. Abdülhamid devrinde askeri yeniliklere devam edildi. Askere olan ihtiyaç sebebiyle Doğu Anadolu aşiretlerinden Hamidiye Hafif Süvari Alayları kuruldu. Asıl ordunun ıslahı için Almanya'dan askeri heyet getirildi. XIX. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı ordusu yapılan düzenlernelerin de tesiriyle modern teknolojiyi iyi takip eden ve bunları kullanabilen bir yapıya dönüştürüldü. Fakat sevk ve idarede zayıf kalındı. Özellikle XIX. yüzyılda girişilen savaşlarda bu durum çok açık şekilde gözlendi, bunun önünü almak için yapılan çabalar başarısızlıkları önlemeye yeterli olmadı. I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusu tarihe karıştıysa da yeni Türk ordusunu kuranlar Osmanlı askeri okullarında okuyan subaylar oldu. B) Deniz Kuvvetleri. Osmanlılar'ın denizle ilk temasları Marmara ve Ege sahillerinde kıyısı bulunan beylikterin ithakın dan sonraya rastlar. İlk gemi yapım tezgahı Karamürsel'de kuruldu. Yıldırım Bayezid zamanında Çanakkale Bağazı ' nın önemi takdir edilerek Gelibolu'da bir tersane ve deniz üssü teşkil edildi ( 1390). Burada yapılan gemiler Yıldırım'ın İstanbul kuşatmasında kullanıldı. Gemilerde hizmet etmek üzere azeb denilen genç bekarlardan bir deniz azebleri sınıfı oluşturuldu. Bununla birlikte kuruluş devri Osmanlı denizciliği Venedikliler ve Cenevizliler gibi denizci devletlerle boy ölçüşecek güçte değildi. Osmanlılar'ın ilk önemli deniz savaşı Yıldırım Bayezid zamanında Cenevizliler' le oldu ve zaferle sonuçlandı. İlk Osmanlı Venedik çat ışması ise Çelebi Mehmed döneminde oldu (1416) ve Osmanlı donanmasının yenilgisiyle sonuçlandı. Donanma kumandanı Çalı Bey bu muharebede şehid düştü. İstanbul'un fethinden sonra denizciliğe daha çok önem verildi ve Haliç Tersanesi
4 savaş suç l ularının idam edildiği levi ek çadır (TSMK, lll. Ahmed, nr. 3593, vr. ll"dan detay) kuruldu. Batı Anadolu sahillerinin güvenliği bakımından Ege adalarının bir kısmı fethedildi, bir kısmı da vergiye bağlandı. Venedik'le yapılan savaşlarda önemli başarılar elde edildiği gibi italya'nın Otranto Kalesi zaptedildi. Osmanlı donanmasının asıl gelişmesi Il. Bayezid döneminde gerçekleşti. Büyük savaş gemilerinin inşası, Kemal ve Burak Reis gibi Akdeniz'de dolaşan Türk denizcilerinin donanma hizmetine alınması Osmanlı denizciliğine canlılık getirdi. Yavuz Sultan Selim devrinde Haliç Tersanesi büyütülerek yeni gemiler inşa edildi. Kanuni Sultan Süleyman zamanında Osmanlı denizciliği teşkilat bakımından yeniden düzenlendi ve etkili bir deniz gücü oluşturuldu. Cezayir-i Bahr-i Sefıd beylerbeyiliği kuruldu, Barbaros Hayreddin Paşa kaptan-ı deryalığa getirildi. Donanmanın düzenlenmesinde Barbaros Hayreddin Paşa ' nın önemli rolü vardır. Bu sayede Osmanlı deniz gücü Akdeniz'de zirveye ulatı. Mısır'ın ve Kızıldeniz sahillerinin alınmasından sonra Süveyş'teki Memlük tersanesinden yararlanan Osmanlılar, Hint ve Umman denizlerinde faaliyet gösteren ispanya! ve Portekiz gemilerine karşı burada güçlü bir donanma vücuda getirdiler ve bunu ayrı bir kaptanlığa bağladılar. Süveyş kaptanlığı Mısır beylerbeyiliğine tabi oldu. Bu faaliyetler Barbaros ekolünden yetişen Turgut Reis, Piya.Ie ve Kılıç Ali paşalar zamanında da devam etti. Geli bolu ve istanbul'dan başka imparatorluğun Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz liman şehirlerinde tersaneler kurularak gemiler inşa edildi. Nitekim 1571 'de inebahtı 'da donanmanın yakılmasından sonra çok kısa süre içerisinde yeni bir donanma teşkil edildi. Macaristan'ın fethinden sonra Tuna nehrinde işleyen bir donanma daha yapıldı. Adına ince donanma denilen bu nehir gücü Tuna kaptanlığına bağlandı. Tuna gemileri genellikle Rusçuk'taki tersanede kışlardı. Bir başka nehir donanması da Fırat'ta işlerdi. Bu güzergahın gemileri Birecik Tersanesi'nde inşa edilirdi. Bahriye ile ilgili her şeyden kaptan-ı derya sorumluydu. Önceleri sancak beyi derecesinde olan kaptan-ı deryaların ikamet merkezi XVI. yüzyılın ortalarına kadar Gelibolu idi. Barbaros Hayreddin Paşa'dan itibaren kaptan-ı deryalar beylerbeyi ve vezir rütbesine yükselmişler, aynı zamanda Cezayir-i Bahr-i Sefıd (Kaptanpaşa) eyajetinin beylerbeyisi olmuşlardır. Kaptanpaşa eyajetine sancak statüsünde olan Ege ve Akdeniz adaları bağlıydı. Bu sancak beylerine derya beyleri denirdi. Bir deniz seferi vukuunda eyaletin çıkardığı asker mevcudu 1983 azeb hariç 4500 kişiyi bulurdu. Ayrıca Cezayir, Tunus ve Trablusgarp'tan kişilik bir kuwet ç ıkardı. Osmanlılar ' da gemi kullananlara genellikle kaptan veya daha yaygın olarak reis denirdi. XVII. yüzyılın sonlarından itibaren kaptan paşadan sonra kapudane, patrona ve riyale gibi yeni kumandan rütbeleri ortaya çıktı. Kapudane birinci ferik (aramira!) karşılığı bir unvandı. Gemisine kapudane-i hümayun denirdi. Patrona ferik (koramiral 1 visamiral) rütbesine eşitti ve beylerbeyi veya sancak beyi rütbesindeydi. Gemisine patrana-i hümayun denirdi. Riyale ise tuğamiral mukabili bir rütbe olup bindiği gemiye riyale-i hümayun adı verilirdi. Bunların altında süvari kaptanlar vardı. Süvarİkaptanların her biri çeşitli renklerde bayrak ve flamalar taşırdı. Osmanlılar'da her ilkbaharda donanmanın denize açılması münasebetiyle törenler yapılırdı. Bir kısmı Ege'ye ve Akdeniz' e, bir kısmı Karadeniz' e açılan donanma mutlaka Beşiktaş önlerinden hareket ederdi. Bu seferler ülke kıyılarını deniz korsanlarından korumaya yönelikti. Kış gelmeden önce donanma geri döner, bu münasebetle Tophane önlerinde tören yapılır, daha sonra gemiler tersane önünde demirlerdi. Osmanlı donanmasında azeblerden başka leventler, kürekçiler, aylakçılar, kalyoncular, gabyalar, sudagaholar gibi çeş itli hizmet e rbabı vardı. Leventler donanmanın tüfekçi ve muhafız askerleriydi. Bunlar Türkler'den ve adalardaki Rumlar'dan toplanırdı. Kürekçiler iki sınıftı. Savaş esirlerinden olanlara forsa denirdi. Donanmada Osmanlı tebaasından cezalı kürekçiler de kullanılırdı. Fakat asıl kürekçi sınıfını bu iş için Osmanlı tebaasından toplanan gençler oluştururdu. Yelkenli gemilerde donanmanın denize açılacağı zamanlarda geçici olarak istihdam edilen ücretli sınıfa aylakçı ve kalyoncu adı verilirdi. Bunlar XIX. yüzyılda kaldırılarak yerlerine kalıcı şekilde tüfekçi neferler konmuştur. Gabyalar yelkenli gemilerin direklerine bakan görevlilerdi. XVII. yüzyıldan itibaren adları geçen sudagaholar ise yelkenlilerdeki topçu efradı idi. Bu görevlilerden başka gemilerde nakkaş. marangoz, demirci, kalafatçı. halatçı gibi hizmet erbabı ve sanatkarlar da bulunurdu. XVI. yüzyıl boyunca Osmanlı denizciliği çağdaşı devletlere karşı üstünlüğünü korudu. Bu yüzyılda mükemmel deniz haritaları yapıldı, Pir! Reis ve Seydi Ali Reis gibi denizciler tarafından denizciliğe dair eserler yazıldı. XVII. yüzyıldan itibaren Osmanlı donanınası daha çok muhafaza görevi yapmaya başladı, kıyı koruma ve ticaret gemilerine refakat etme vazifesi üstlendi. Girit savaşları sırasında donanmanın askeri faaliyeti yeniden arttı. Ancak bazı askeri ve teknik aksaklıklar ortaya çıktı. Bir ara Venedikliler üstün gemi tipleriyle Çanakkale Bağazı'nı kapatarak Osmanlı gemilerinin Girit'teki donanınaya yardımlarını engellemişle rdi. Bunun sebebi kalyon tipi gemilere gereği gibi önem verilmemesiydi yılından itibaren donanınada kalyon sayısı arttırılmış, 1695'te Sakız adası Venedik muhasarasından kurtarılmıştır. Karlofça Antiaşması ' ndan sonra Amcazade Hüseyin Paşa'nın sadrazamlığı ve Mezemorta Hüseyin Paşa'nın kaptan-ı deryalığı zamanında Osmanlı bahriyesi yeniden teşkilatlandırıldı. Donanmadaki kalyon sayısı arttırıldı, denizeilikle ilgili bir kanunname çıkarıldı (BA, MD, nr. ı 12, S. 1-6). XVII. yüzyılın sonlarındaki ıslahatı müteakip kalyonculuğun ön plana çıkmasından sonra Osmanlı donanmasının 1770 yılında Ruslar tarafından Çeşme'de yakılınasına kadar Akdeniz'de üstünlük tekrar kuruldu. Çeşme Vak'ası, Osmanlı bahriyesinin mutlaka çağa uydurulması gerektiği Gönüllü askerlerden " başıbozuk" lar 365
5 Harbiye Kışiası'nda talim yapan askerleri gösteren birfotoğraf (IRCıCA Fotoğraf Arşivi) hususunda yetkilileri uyaran acı bir olay oldu. Cezayirli Gazi Hasan Paşa kaptan-ı deryalığı zamanında donanma işlerine büyük önem verdi yılında Mühendishane-i Bahri-i Hümayun kuruldu, burada ders vermesi için Avrupa'dan hocalar getirildi. Bu arada Fransız gemileri tarzında gemiler inşa ettirildi. lll. Selim devrinde bahriyeye önem verilmeye devam edildi, özellikle Kaptanıderya Küçük Hüseyin Paşa'nın gayretleriyle denizcilik işleri yeni bir nizama bağlandı, yeni gemiler yaptırıldı, Bahriye Mühendishanesi'nin ıslahına çalışıldı, burada yabancı hocalara dersler verdirildi. 1804'te Tersane Eminliği'nin yerine UmOr-ı Bahriyye Nezareti kuruldu, denizciliğin teknik işleri buraya bağlandı. ll. Mahmud, lll. Selim'in başlattığı bahriyeye ait ısiahat faaliyetlerini sürdürdü, gemi inşa havuzları ile yeni savaş gemileri yaptırdı. Ancak Osmanlı donanmasının 1827' de Batılılar tarafından Navarin'de yakılması o zamana kadar elde edilen neticeleri bir anda yok etti. Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin gemicilik tekniğinden istifade edilerek yeni tip gemilerin inşasına başlanırken Avrupa'dan da buharlı gemi satın alındı. Tanzimat döneminde Bahriye Meclisi kuruldu, fakat herhangi bir varlık gösteremedi. Sultan Abdülaziz zamanında bahriye işleri tekrar ele alındı, İngiltere'den birçok zırhlı gemi satın alındı, gemi sayısı 106'ya çıkarıldı, böylece devrine göre dün- 366 yanın üçüncü büyük filosu teşkil edildi yılında kaptanpaşalık lağvedilerek yerine Bahriye Nezareti kuruldu, deniz kuvvetleri Bahriye nazırının emrine verildi. Daha sonraki yıllarda birkaç defa daha kaptanpaşalık ihdas ediidiyse de 1880'de kurulan nezaret varlığını 1927 yılının sonlarına kadar sürdürdü. C) Hava Kuvvetleri. Osmanlılar'ın havacılıkla ilgilenmesi. XVII. yüzyılda efsanevl ve teyit edilemeyen bilgiler (Hezarfen Ahmed ve Lagarl Hasan çelebiler) bir tarafa bırakılırsa XIX. yüzyılda başlamıştır. 1. Abdülhamid döneminden itibaren balon uçuşları yapılmış. fakat bunlar birer gösteri olmaktan öteye geçmemiştir. Askeri amaçlı ilk balon Balkan Savaşı esnasında 1912' de Edirne'nin müdafaasında gözlem aracı olarak kullanıldı. İlk motorlu ve güctürnlü balon 1913'te Almanya'dan satın alındı ve İstanbul'da bir balon bölüğü kuruldu. Ancak aynı yıl içinde Osmanlı hükümeti tayyareciliğe daha çok önem vermeye başladı yılı sonlarında Mahmud Şevket Paşa, iki subayı Almanya ve Fransa'ya ataşemiliter olarak gönderip bu ülkelerin askeri yapılarını inceletti. Bunlardan Fethi Bey'in bir havacı sınıfı kurulması yolundaki raporu üzerine Erkan - ı Harbiyye'ye bağlı bir Tayyare Komisyonu teşkil edildi. Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa zamanında Yeşilköy'de Tayyarecilik Mektebi ve bir uçuş karargahı kurulması kararlaştırıl dı. İlk tayyare uçuşu 27 Nisan 1912' de Sultan Reşad'ın (V. Mehmed) cüios yıl dönümünde gerçekleştirildi ve gittikçe havacılıkta ilerlemeler kaydedildi. Fakat havacı lık teşkilatının gerçek temeli Enver Paşa' nın Harbiye nazırlığı zamanında atıldı. ı. Dünya Savaşı'nda Tayyare Mektebi'ndeki faaliyetler durdu, mevcut uçaklar savaşın çeşitli cephelerinde kullanıldı. Savaş sonunda hava kuwetleri ve teşkilatı dağıldı, uçak ve malzemelere İtilaf devletlerince el konuldu. Milli Mücadele sırasında eski uçaklarla keşif ve bombardıman uçuşları yapılmışsa da asıl gelişmeler 1922'den sonra olmuştur. BİBLİYOGRAFYA : BA, MD, nr. 3, s. 266 vd.; nr. 112, s. 1-6; BA, Cevdet- Bahriye, nr. 5849; Kanunname-i Al-i Osman (nşr. Abdülkadir Özcan), İstanbul 2004, tür. yer.; Kritovulos, Tarih-i Sultan Mehmed Han-ı San[ (tre. Karolidi), istanbul ı328, s. 43; Neşrl, Cihannüma (Unat), I, 199; Pir1 Reis, Kitab-ı Bahriye, İstanbul ı935, tür.yer.; Lutfı Paşa, Asafname (nşr. M. Kütükoğlu, Prof Dr. Bekir Kütükoğlu'naArmağan içinde), istanbul 199ı, s ; Mebde-i Kanün-ı Yeniçeri; Celalzade, Tabakatü'lmemalik, vr. 44b, 45b, 143'; Topçular Katibi Abdülkadir (Kadrf) Efendi Tarihi (haz. Ziya Yı lmazer), Ankara 2003, 1-11, tür.yer.; Katib Çelebi, Tuhfetü'l-kibar, tür.yer.; Eyyübi Efendi Kanunnamesi (nşr. Abdülkadir Özcan), istanbul ı994, s. 33, 40-53; A. Galland, istanbul'a Ait Günlük Hatıralar: (nşr. Ch. H. A. Schefer, tre. Nahid Sırrı Örik), Ankara ı972, I, ıl7-118 ; ll, ı37- ı38; D'Ohsson. Tableau general, VII, tür.yer.; L. Marsigli, Osmanlı imparatorluğu'nun Zuhur ve Terakkisinden inhitatı Zamanına Kadar Askeri Vaziyeti (tre. Mehmed Nazmi), İstanbul ı934; Mahmud Raif Efendi ve Nizam-ı Cedid'e Dair Eseri (nşr. Kemal Beydilli-İlhan Şahin), Ankara 200 ı; Şirvanlı Fatih Efendi, Güizar-ı Fütühat (nşr. Mehmet Ali Seyhan), İstanbul 200ı; L. Lamouche, L'organisation militaire de l'empire ottomarı, Paris ı895; Cevad Paşa, Tarih-i Askeri-i Osmani, İstanbul ı299, 1; a.e., ll, iü Ktp., TY, nr. 4ı78; Mahmud Şevket Paşa, Osmanlı Teşkilat vekıyafet-iaskeriyyesi, istanbul ı325, 1-11; Fevzi Kurtoğlu, Türklerin Deniz Muharebeleri, İstan bul ı935; Ali Haydar Alpagut, Türklerin Deniz Harp Sanatına Hizmetleri, İstanbul ı936; Necati Tacan. Akıncı/ar ve Mehmed Il, Bayezid II Zamanlannda Akınlar, İstanbul ı936; Uzunçarşılı, Kapukulu Ocakları, 1-11; a.rnlf., Merkez-Bahriye, s. 389 vd.; M. Tayyib Gökbilgin, Rumeli'de Yürükler, Tatarlar ve Evliid-ı Fatiharı, İstanbul ı957; a.mlf., "Nizam-ı Cedld", fa, IX, 309-3ı8; Aydın Taneri, Kuruluş Devri Osmanlı Kara ve Deniz Kuvvetleri, Ankara ı98ı; Ali İhsan Gencer, Bahriyede Yapılan Isiahat Hareketleri ve Bahriye Nezaretinin Kuruluşu, İstanbul ı985, s. 299 vd.; Muzaffer Erendil, Topçuluk Tarihi, Ankara 1988; İdris Bostan, Osmanlı Bahriye Teşkilatı: XVII. Yüzyılda Tersane-i Amire, Ankara ı992; a.mlf., Kürek/i ve Yelkenli Osmanlı Gemileri, İstanbul 2005; G. Hazai, "Macar Havacı Oszkiır Asbôth'un Türk Havacılığına Ait Bir Projesi", Çağını Yakalayan Osmanlı (haz. Ekmeleddin İhsanoğlu - Mustafa Kaçar), istanbul ı995, s. 49ı-495; Ekmeleddin İhsanoğlu, "Osmanlı Havacılığına Genel Bir Bakış", a.e., s ; C. Finkel, "XV ve xvı. Yüzyıllarda Büyük Meydan Muharebelerinde Uygulanan Strateji ve Taktikler", XV ve XVI. Asırları Türk Asrı Yapan Değerler(ed Abdülkadir Özcan), istanbul ı997, s. ı55 vd.; Salim Aydüz, Osmanlı Devleti'nde Tophane-i Amire'nin Faaliyetleri ve Top Döküm Teknolojisi (XIV-XVI. Asırlarda) (doktora tezi, 1998), iü Sosyal Bilimler Enstitüsü; Ahmet Turan Alkan, ll. Meşrutiyet Devrinde Ordu ve Siyaset, İstanbul 200ı; Abdülkadir Özcan, "Osmanlı'dan Cumhuriyet' e intikal Eden Askeri Kurumlar", Prof Dr. Mehmet Saray'a Armağan- Türk Dünyasına Bakışlar (haz. Halil Bal - Muhammet Erat), istanbul 2003, s ; a.mlf., "Hassa Ordusu'nun Temeli: Muallem Bostaniyan-ı Hassa Ocağı, Kuruluşu ve Teşkilatı", TD, sy. 34 (1984), s ; a.mlf., "Çeribaşılık Müessesesi", Mimar Sinan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dergisi, sy. ı, istanbul ı991, s. ı96-203; a.mlf., "Tarih Boyunca Türklerde Ordu ve Politikaya Genel Bir Bakış", İslam, sy. ı56, Ankara ı996, s. ı7 -ı9; A. Levy, "The Officier Corps in Sultan Mahmud II's New Ottoman Army (I )", IJMES, II (1971), s ; Halil inalcık, "Osmanlı Devrinde Türk Ordusu", TK, X/ıı8 (1972), s. ı30-ı38; G. Kaldy-Nagy, "The First Centuries of the Ottoman Military Organization", AOH, XXXI (1977), s. ı47-ı83; Kemal Beydilli, "II. Abdülhamit Devrinde Gelen ilk Aiman Askeri Heyeti Hakkında", TD, sy. 32 (1979), s. 48ı-494; Mübahat S. Kütükoğlu. "Sultan II. Mahmud Devri Yedek Ordusu. Redif-i Asakir-i Mansüre", TED, sy.
6 12 ( ), s ; P. Fodor, "The Way of a Seljuk 1nstitution to Hungary: The Cerehor", AOH, XXXVll ( 1984). s ; Yavuz Ercan. "Devşirme Sorunu, Devşirmenin Anadolu ve Balkanlardaki Türkleşme ve islamiaşmaya Etkisi", 1TK Belleten, L/198 (1986), s li] ABDÜLKADiR ÖZCAN L ORDU Karadeniz bölgesinin Orta Karadeniz bölümünde şehir ve bu şehrin merkez olduğu il. Karadeniz kıyısında lav yığınından oluşan ve kuzey-güney doğrultusunda uzanan Boztepe'nin (550 m.) batıdan çevirdiği Kiraz Limanı adlı koyun kenarında XVIII. yüzyılın sonlarına doğru kurulmuş yeni bir şehirdir. Antik dönemlerde Ordu yöresinde bulunan Katyara şehri içeriye doğru giden bir karayolunun başında yer alıyordu. Etrafındaki ufak koylar tabii birer liman ve barınak durumundaydı. Kuzeybatısında bugün Bozukkale denilen, iki tarafı derin koylarla çevrili küçük bir yarım ada mevcuttu. Sırtı Boztepe'ye dayalı küçük, fakat gemiciler için uygun bir siteydi. Bu haliyle bir Miletos iskan modeli oluşturuyordu. Miletoslular, milattan önce 670'lerden itibaren Karadeniz bölgesinde ticaret kolonileri kurmaya başlamışlardı. Katyara bu kalanilerin ilklerinden biri olan Sinope (Sinop) tarafından tesis edilmişti. Buradan demir ve bakır madenieri ihraç ediliyordu (Bratianu. s. 20). Ksenofon'un (Ksenophon) ifadesine göre Katyara'nın milattan önce 400'lerin başında hala korunaklı bir site olduğu anlaşılmaktadır. Sağ kalan 6500 askeriyle birlikte Trabzon'dan karayoluyla Katyara'ya gelen Ksenofon şehir dışında konaklamış ve burada kırk beş gün kalmıştı. Ancak Katyaralılar onları şehre sokmamış, görüşmeler sonucunda Ksenofon ve askerleri Sinop'tan gelen gemilere binerek Katyara'dan ayrıl mışlardı. Bu vesileyle Ksenofon bölgenin iç kesimlerinde Khalybler, Mossynoikler ve Tibarenler denilen yerli halkların yaşadığını belirtmiştir. Pontus Kralı ı. Farnakes (m.ö. ı 90- ı 69) Giresun'un bulunduğu yarımadada Farnakia'yı kurunca Katyara halkını buraya nakletti. Strabon (ö. 2l'den sonra) Kotyoralılar'ın Farnakia'yı iski'ın ettiklerini yazar. Bu olaydan sonra dönemin kaynaklarında Katyara'nın adı geçmez. _j Ordu yöresi daha sonra Roma İmparatorluğu'nun, ardından Bizans'ın denetimine girdi (395) Bölgede 324 yılından itibaren Hıristiyanlık yayıldı. IV. Haçlı Seferi sırasında İstanbul'un işgali ( ı 204) sonrasında Trabzon'da kurulan Rum Devleti'nin sınırları içinde kaldı. Nihayet sürecinde çeşitli Türk gruplarının, özellikle Hacı Emiroğulları'nın mücadeleleri neticesinde Türkler tarafından fethedildi. Bu dönemin kaynakları olan Panaretos'un Kronik' i ve Esterabi'ıdl'nin Bezm ü Rezm'indeki bilgilerden Trabzon Rum İmparatorluğu'nun XIV. yüzyıl boyunca Türkler'le sürekli çatışma halinde olduğu, imparatorların kızlarını Türk beyleriyle evlendirerek karşılıklı baskınlarla devam eden ilişkileri düzeltmeye çalıştıkları, buna rağmen çatışmaların yine de sürdüğü anlaşılmaktadır. Karamanlı Mehmed Bey'in Konya üzerine yürümesini fırsat bilen Trabzon imparatoru 127Tde denizden Sinop'a saldırmış, ancak Çepniler tarafından bozguna uğratılmış. bazı Türk grupları Samsun sahil şeridini takiben doğuya doğru ilerlemiş, Karadeniz dağlarında yayiayan Türk grupları Harşit deresi, Aksu, Melet suyu, Bolaman deresi vb. vadilerden sahile inmeye başlamıştı kilometrelik bu dağlık ve sarp alan ancak 120 yıllık bir süreçte fethedilebildi. Ordu çevresinde Bayram Bey idaresinde bir Türkmen beyliği kuruldu, oğlu Hacı Emir 1350 yıllarında beyliği genişletti. Canik Emlri Taceddin Bey, Hacı Emir'in oğ lu Süleyman'ın Ordu bölgesindeki topraklarına saldırdı, ancak mağlup oldu ve öldürüldü (788/1 386). 1. Bayezid 800 (1398) baharında büyük bir orduyla Canik bölgesine girince diğer bazı emirlerle birlikte Ordu yöresi emlri Süleyman da ona tabi oldu. Bu mücadelenin ardından Türkler bölgeye bütün varlıklarıyla yerleştiler ve kendi düzenlerini kurdular. Fetih sonrasında yerli halktan çok az insan kaldı. Bunlar, İskefsir (Reşad iye), Milas (Mesudiye). Habsamana (Gölköy), Bolaman, Vana ve Öksün gibi kalelerde fetih sırasında savunmada kalan ve sonradan teslim olanlardan meydana geliyordu. 1404'te Ordu yöresinden geçen Katalan elçisi Clavijo, bu sahillerin askeriyle Türk Beyi Arzamir'in (Hacı Emir[?]) yönetimi altında olduğunu yazar. Hacıemiroğulları Beyliği 1427'de Osmanlılar tarafından ilhak edildi. Beyliğin yapısını aksettiren 859 (1455) tarihli Tahrir Defteri'nde Ordu yöresinin adı "vilayet-i Canik-i Bayrainlu maa İskefsir ve Milas" şeklinde kaydedilir. Vilayet yirmi dört idari birimden müteşekkildi. Bunlar, fetih esnasında asker! birlikler tarzında örgütlenen ve bölgeye yerleşen boy ve oymaklardan oluşuyordu. Ancak bu ilk Türk yerleşmesi sırasında antik Katyara artık mevcut değildi. Bugünkü Ordu ve yakın çevresi "bölük-i Geriş-i Bucak", daha sonra "nahiye-i Bucak" diye adlandırılmıştı ve adları Türkçe olan on dört köyden meydana geliyordu. Türkler'den başka etnik unsur yoktu. Bucak bölüğünün güneydoğusunda bugünkü Eskipazar ve çevresinde "bölük-i niyabet-i Ordu be-ism-i Alevi" denilen idari birim vardı. Nefs-i Ordu diye anılan yer bütün Canik-i Bayram bölgesinin merkeziydi. Burası daha sonra "kaza-i Bayram! u, nefs-i Ordu nam-ı diger Alevi" diye adlandırılacak, "nahiye-i Bayramlu nam-ı diger Ordu" adını alacaktır (ı 022/ ı 6 ı 3). Bölgede en kalabalık köy seksen dokuz hane ile nefs-i Ordu idi. 859'da (ı 455) Su başı Musa Bey'in hassı olan nefs-i Ordu'da on altı hanelik bir zenaatkar topluluğu ile on dokuz hanelik "cemaat-i Alev!" vardı. Ayrıca kırk yedi kişi "kadlmlik yurtları" ile vergiden muaftı. Burada bulunan caminin imaını Mevlana Yusuf Fakih, mülazımları Haydar! oğlu Mevlana Abdullah ve Pir Aziz idi. Nefs-i Ordu'da pazar ve bir boyahane mevcuttu. Bazı kişilerin kadimlik veya satın alınmış yurt ve mülkleri vardı. Bunlar ömer Ağa, Mevlana Kadı Ataullah, Mustafa Ağa, Pir Ali oğullarından Eymir Han ve Haydar Ağa evlatlarıydı. 890'da ( 1485) nefs-i Ordu'da cemaat-i Alevi ile vergi muafiyetine sahip olan kişilerin adlarının artık belirtilmediği dikkati çeker. Toplam nüfus seksen dokuz haneden on sekize düştü. Bu düşüşün sebebi muhtemelen göç olayına dayanır. 926'da (ı 520) nefs-i Ordu'da önceki durumdan farklı olarak vergi mükellefleri dışında iki zaviyedar ile ektikleri yerin vergisini veren on beş sipahiyan ve sipahizadegan ortaya çıktı, müsellemlerin sayısı da seksen beşe yükseldi. Suranın pazar vergileri Trabzon'da Sultan Selim'in vfılidesinin imaretine vakfedilmişti. Bugünkü Ordu şehrinin tarihi bağlantısı açısından 859 (1455) Tahrir Defteri'ndeki "bölük-i niyabet-i Ordu be-ism-i Alev!" ve "bölük-i Geriş-i Bucak" adları önemlidir. Ordu bölüğü bölgenin ilk merkezi olan bugünkü Eskipazar'dadır, Bucak bölüğü ise günümüzde Ordu'nun kurulduğu yerdedir. Bu veriler, bazı yazarların XIX. yüzyıldan önce bölgede Ordu adına rastlanmadığı yolundaki iddialarını çürütür. Ordu kelimesi, "cemaat-i Ordu-yı Ulaş"ta olduğu gibi birçok Türkmen cemaatinin adında geçer. Faruk Sümer bunu "... aile oymağı" diye açıklar. Bu durumda "bölük-i niyabet-i Ordu be-ism-i Alevi" muhtemelen bölgeyi Türkleştiren Hacı Emir İbrahim b. Bayram'ın oymağıdır. Bölgenin "vilayet-i Bayramlu maa İskefsir ve Milas" diye adiandıniması ve burada Bayramlı köyünün bu- 367
İÇİNDEKİLER GİRİŞ BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI. 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2
İÇİNDEKİLER GİRİŞ 1. Dersin Amacı ve Önemi... 1 2. Kaynaklar-Tetkikler... 2 BÖLÜM 1 OSMANLI SARAYLARI 1. OSMANLI SARAYLARININ TARİHİ GELİŞİMİ... 7 2. İSTANBUL DAKİ SARAYLAR... 8 2.1. Eski Saray... 8 2.2.
SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)
SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak
OSMANLI İMPARATORLUĞU GERİLEME DÖNEMİ ISLAHATLARI XVIII. YÜZYIL
OSMANLI İMPARATORLUĞU GERİLEME DÖNEMİ ISLAHATLARI XVIII. YÜZYIL OSMANLI DA 18. YÜZYIL GERİLEME DÖNEMİ DİR. Yaklaşık 100 yıl sürmüştür. 18. Yüzyıldaki Islahatların Genel Özellikleri -İlk kez Avrupa daki
TERSÂNE-İ ÂMİRE NİN TARİHÇESİ, İDARİ YAPISI ve PERSONELİ
TERSÂNE-İ ÂMİRE NİN TARİHÇESİ, İDARİ YAPISI ve PERSONELİ Prof. Dr. Reşat Baykal İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi 61. Yılında Gemi Mühendisleri Odası Meslek Alanımız 11 Aralık 2015 Titanic
10. SINIF TARİH DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ
KASIM EKİM 0. SINIF TARİH DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI. OSMANLI DEVLETİ NİN KURULUŞU (00-5). XIV. yüzyıl başlarında Anadolu, Avrupa ve Yakın
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ
KASIM EKİM 017-018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı 1. 1. XIV. yüzyıl başlarında
AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ
AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli
Osmanlı larda Ordu. Kapıkulu Ordusu:
Osmanlı larda Ordu Osmanlı ordusu başlangıçta aşiretlerden gelen atlı birlikler ile gönüllü yaya askerlerden oluşurken 14. yüzyılın ortalarından itibaren büyük bir gelişme gösterdi. En gelişkin dönem sayılan
UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders
UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını
II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ
II. MAHMUT (1808-1839) DÖNEMİ TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ Halk arasında gâvur padişah ve püsküllü bela olarak adlandırılan padişah II.
1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray
1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan
DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi
DURAKLAMA DEVRİ KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi 05.08.2017 OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU XVII.YÜZYILDA OSMANLI- AVUSTRYA VE OSMANLI- İRAN İLİŞKİLERİ a-avusturya ile İlişkiler
SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ
SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ BAKİ SARISAKAL SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ 1880 yılının başında Samsun da açıldı. Üçüncü Ordu nun sorumluluğu altındaydı. Okulun öğretmenleri subay ve sivillerdi. Bu okula öğrenciler
ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI:
DOĞUBAYAZIT M. M. FAHRETTİN PAŞA ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIFLAR SEÇMELİ TARİH DERSİ 1. DÖNEM 2. ORTAK SINAV SORULARI A GRUBU ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI: SORULAR
Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Flash Anlatım Perşembe, 12 Kasım :53 - Son Güncelleme Çarşamba, 25 Kasım :14
Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Flash Anlatım Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Ders Notu OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ (1300-1453) 1. OSMANLI'DA DEVLET ANLAYIŞI Türkiye Selçuklu Devleti
TARİH BOYUNCA ANADOLU
TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle
OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik
OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu
C D E C B A C B B D C A A E B D D B E B A A C B E E B A D B
1- XIX. ve XX. yüzyılın başlarında. Osmanlı. Devleti her alanda çöküntü içinde olmasına karşılık, varlığını ve bağımsızlığını uzun süre korumuştur. Bu durumun en önemli nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?
YÜKSELME DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi
YÜKSELME DEVRİ KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ www.tariheglencesi.com Youtube Kanalı: tariheglencesi 05.08.2017 II.Selim (1566-1574) Tahta Geçme Yaşı: 42.3 Saltanat Süresi:8.3 Saltanat Sonundaki Yaşı:50.7
İstanbul u Fethinin Dahi Stratejisi - Genç Gelişim Kişisel Gelişim
Fetih 1453 gösterime girdi. Yönetmenliğini ve yapımcılığını Faruk Aksoy'un yaptığı, başrollerinde Devrim Evin, İbrahim Çelikkol ve Dilek Serbest'in yer aldığı İstanbul'un Fethi ni konu alan Türk film 17
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ 1908 II. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken İttihat ve Terakki Cemiyetinin faaliyetleri 1908 Reval Görüşmesi İTTİHAT ve TERAKKÎ CEMİYETİ 1908 İhtilâli ni düzenleyen
Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Edirne Tarihi - Bizans Döneminde Edirne Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Hadrianopolis ten Edrine ye : Bizans Dönemi.......... 4 0.2 Hadrianopolis Önce Edrine
a. Merkez Yönetiminin Bozulması
Yazı İçerik Merkez Yönetiminin Bozulması Eyalet Yönetiminin Bozulması Ordu ve Donanmanın Bozulması Eğitim Sisteminin Bozulması Ekonomik Durumun Bozulması Toplum Yapısının Bozulması Osmanlı İmparatorluğunun
775QSU& b T Ü R K İY E C U M H U R İY E T İN İN H E D E F İ; BİR A Ç IK D E N İZ D E V L E T İ O LM AK TIR. Fahri S. K O R UTÜRK
775QSU& b T Ü R K İY E C U M H U R İY E T İN İN H E D E F İ; BİR A Ç IK D E N İZ D E V L E T İ O LM AK TIR. Fahri S. K O R UTÜRK TÜRK DONANMA VAKFI İSTANBUL İL BŞK. LlGl Kuzey Deniz Saha Komutanlığı karsısında
OSMANLI SİYASİ TARİH 100 Soru-Cevap
- - OSMANLI SİYASİ TARİH 100 Soru-Cevap Osman Bey zamanında Bizans la yapılan ilk savaşın adı nedir? 1302 Koyunhisar (Bafeon) Osman Bey adına bağımsızlık alameti olarak ilk hutbeyi okuyan kimdir? Dursun
SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
1 SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ Gürbüz MIZRAK Süleyman Şah Türbesi ve bulunduğu alan Suriye'nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisindeydi. Burası Türkiye'nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak
MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com
MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri
İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.
Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR
Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi
9. HAFTA. Ulusal sağlık politikaları: Osmanlı İmparatorluğu ve sağlık hizmetleri
9. HAFTA Ulusal sağlık politikaları: Osmanlı İmparatorluğu ve sağlık hizmetleri 2 Sağlık hizmetleri daha çok saraya ve orduya yönelik olarak yürütülmüştür. Devletin tek resmi sağlık örgütü sarayda yer
SAYFA BELGELER NUMARASI
İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... SAYFA BELGELER NUMARASI 1. 27 Ekim 1922 tarihinde İsmet Paşa nın Dışişleri Bakanlığına ve Fevzi Paşa nın Batı Cephesi Komutanlığına atanması... 1 2. İstanbul daki mevcut
Gazi Ahmet Muhtar Paşa
Evrensel Bakış Açısı Gürbüz Evren Cepheden Cepheye Koşan Komutan: Gazi Ahmet Muhtar Paşa O smanlı Devletinin son dönemlerinde, ordunun en önemli komutanlarından biri de, Gazi Ahmet Muhtar Paşa dır. Verilen
ARAYIŞ YILLARI (17.YÜZYIL) (DURAKLAMA DÖNEMİ ) ISLAHATLAR AYAKLANMALAR
ARAYIŞ YILLARI (17.YÜZYIL) (DURAKLAMA DÖNEMİ ) ISLAHATLAR AYAKLANMALAR 1. Osmanlı Devleti nde Yeniçeri Ocağı nı kaldırmak isteyen ilk padişah II. dır. Osman 2. Genç Osman saray ile halk arasındaki kopukluğu
İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta
İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri 19. yy da Osmanlı ve Bizans hakkındaki araştırmalar ilerledikçe benzerlikler dikkat çekmeye başladı. Gibbons a göre Osm. Hukuk sahasında
Devleti yönetme hakkı Tanrı(gök tanrı) tarafından kağana verildiğine inanılırdı. Bu hak, kan yolu ile hükümdarların erkek çocuklarına geçerdi.
Orta Asya Türk tarihinde devlet, kağan adı verilen hükümdar tarafından yönetiliyordu. Hükümdarlar kağan unvanının yanı sıra han, hakan, şanyü, idikut gibi unvanları da kullanmışlardır. Kağan kut a göre
İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...
İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız
İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ
İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ GİRİŞ Prof.Dr. Zekai Celep İnşaat Mühendisliğine Giriş GİRİŞ 1. Dersin amacı ve kapsamı 2. Askeri mühendislik ve sivil mühendislik 3. Yurdumuzda inşaat mühendisliği 4. İnşaat
istanbul'un fethinin türk ve dünya tarihi açısından sebepleri istanbul'un fethinin türk ve dünya tarihi açısından gelişmesi istanbul'un fethinin türk
, istanbul'un fethinin türk ve dünya tarihi açısından sebepleri istanbul'un fethinin türk ve dünya tarihi açısından gelişmesi istanbul'un fethinin türk ve dünya tarihi açısından sonuçları istanbul'un fethinin
SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5
SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5 BAKİ SARISAKAL SELANİK Selanik 26 Mayıs: Selanik Limanında Padişahın Gelişini Bekleyen Selanik Valisi İbrahim Bey ve Hükümet Erkânı Selanik Limanında Padişahı Bekleyen
Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.
İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET
EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI NUH MEHMET YAMANER ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 10.SINIF OSMANLI TARİHİ I. DÖNEM I. YAZILI SORULARI A GURUBU
Ertuğrul Gazi 1) * Orhan Bey tarafından fethedilmiş olup başkent buraya taşınmıştır. * İpek sanayisinin merkezi konumundaki bu bölgenin fethiyle Osmanlı gelirleri. Yukarıdaki özellikleri verilmiş bölge
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ASKERLİK HAYATI
T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TEOG ÇIKMIŞ SORULAR - 1. ÜNİTE Atatürk ün askerlik hayatı ile ilgili olay ve olguları kavrar. Örnek olaylardan yola çıkarak Atatürk ün çeşitli cephelerdeki başarılarıyla
Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Toprak Yapısı Üretim ve Ticaret Flash Anlatım
Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Toprak Yapısı Üretim ve Ticaret Flash Anlatım Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Toprak Yapısı Üretim ve Ticaret Ders Notu OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ
ASKERLİK HİZMET SÜRELERİ
Belirli bir askerlik süresi yok Belirli bir askerlik süresi yok Muvazzaflık : 5 yıl Rediflik : 7 yıl NİZAMİYE Silahaltı : 4 yıl İhtiyat : 2 yıl (Süvari ve topçunun bir sene ihtiyatlık süresi silâhaltında
BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876)
BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) I. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken Genç Osmanlıların faaliyetleri İstanbul (Tersane) Konferansı BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) Osmanlı
Osmanlı'da devşirme sistemi
On5yirmi5.com Osmanlı'da devşirme sistemi Osmanlı Devleti'nde uygulanan devşirme sistemi nedir? Nasıl uygulanır? Yayın Tarihi : 19 Şubat 2014 Çarşamba (oluşturma : 7/16/2017) 623 yıl boyunca hakimiyet
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : OSMANLI TARİHİ II Ders No : 0310440158 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
İÇİNDEKİLER... SUNUŞ III
SUNUŞ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... III BİRİNCİ BÖLÜM SİYASİ, COĞRAFİ DURUM VE ASKERÎ GÜÇLER 1. Siyasi Durum... 1 a. Dış Siyasi Durum... 1 b. İç Siyasi Durum... 2 (1) Birinci Dünya Savaşı Öncesi Osmanlı Devleti
Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Edirne Köprüleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Köprüleri......................... 4 0.1.1 Gazimihal Köprüsü.................... 4 0.1.2 Beyazid Köprüsü.....................
OSMANLI DEVLETİ DURAKLAMA DÖNEMİ ( XVII/17.YÜZYIL) ÖNEMLİ GELİŞMELERİ
OSMANLI DEVLETİ DURAKLAMA DÖNEMİ ( XVII/17.YÜZYIL) ÖNEMLİ GELİŞMELERİ SOKULLU MEHMET PAŞA'NIN ÖLÜMÜYLE DÖNEM BAŞLAMIŞTIR VE KARLOFÇA ANLAŞMASINA KADAR DEVAM ETMİŞTİR. DURAKLAMANIN NEDENLERİ YENİÇERİ OCAĞINDA
MODERNLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI DENİZ TEKNOLOJİSİ VE TERSANE-İ AMİRE
MODERNLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI DENİZ TEKNOLOJİSİ VE TERSANE-İ AMİRE Prof. Dr. Tuncay Zorlu İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü 6.1.2016 1 Çeşme Bozgunu (1770) ve Modernleşmenin
FRANCHISE KİMİN BULUŞU NASIL BAŞLADI? NASIL GELİŞTİ?
1 FRANCHISE KİMİN BULUŞU NASIL BAŞLADI? NASIL GELİŞTİ? DÜNYADA FRANCHISE 2 TÜRKİYE 1994- İlk franchise fuarı açıldı 1991- UFRAD kuruldu 1985- McDonald s açıldı, Turyap, Sağra franchise verdi ABD 1960-
2) Osmanlı Eyaletinden Üçüncü Bulgar Çarlığına, Kitabevi Yayınları, İstanbul 1996
Doğum Tarihi ve Yeri: 10.02.1960- Sivas Eğitim Üniversite: Lisans: İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Yakınçağ Tarihi, 1976-1980 Yüksek lisans: İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi,
Dönemsel Şartlar Ve Osmanlı Ordusunun Tarihi
Dönemsel Şartlar Ve Osmanlı Ordusunun Tarihi Türk teşkilat tarihi içerisinde önemli bir yere sahip olan ordu Hakan ın karargâhı anlamına gelmektedir. Ordunun yapılandırılmasına dair ilk uygulamaların Büyük
ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI
HAFTALAR KONULAR 1. Hafta TÜRK DEVRİMİNE KAVRAMSAL YAKLAŞIM A-) Devlet (Toprak, İnsan Egemenlik) B-) Monarşi C-) Oligarşi D-) Cumhuriyet E-) Demokrasi F-) İhtilal G-) Devrim H-) Islahat 2. Hafta DEĞİŞEN
YÜKSELME DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi
YÜKSELME DEVRİ KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ www.tariheglencesi.com Youtube Kanalı: tariheglencesi 02.03.2018 Youtube kanalıma abone olarak destek verebilirsiniz. ARİF ÖZBEYLİ Tahta Geçme Yaşı: 33.3 Saltanat
A- askeri Alanda : B- Hükümet ve Yönetim Alanında : II.MAHMUT DÖNEMİ ( )
II.MAHMUT DÖNEMİ ( 1808-1839 ) A- askeri Alanda : Alemdar Mustafa Paşa tarafından " Sekban-ı Cedit" adında askeri ocak kuruldu.ancak yeniçerilerin isyanı sonucu bu askeri ocak kaldırıldı. Yeniçerilerden
İktisat Tarihi I
İktisat Tarihi I 11.10.2017 12. asrın ikinci yarısından itibaren Anadolu Selçuklu Devleti siyasi ve idari bakımdan pekişmişti. XII. yüzyıl sonlarından itibaren şehirlerin gelişmesi ile Selçuklu ekonomik
TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ
TAHLİSİYE SANDALI 1 TAHLİSİYE SANDALI İNCELEME ve ARAŞTIRMA PROJESİ TAHLİSİYE SANDALI ve DENİZDEN CAN KURTARMA TARİHİ 18. yüzyılın sonuna doğru 1790 lı yıllarda, tahlisiye - denizden can kurtarmanın başladığını
Fatih Sultan Mehmet'in Başarı Sırları ve Liderlik Özellikleri
Fatih Sultan Mehmet'in Başarı Sırları ve Liderlik Özellikleri Fatih'in Askerî ve İdarî Vasıfları > Fatih, büyük hayallerin ve geniş coğrafyaları fethetmeyi öngören hedeflerin insanıydı. Fatih Sultan Mehmed'in
IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU
IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU Osmanlı Devleti nin 19. yüzyılda uyguladığı denge siyaseti bekleneni vermemiş; üç kıtada sürekli toprak kaybetmiş ve yeni yeni önem kazanan petrol Osmanlı
5. ÜNİTE: EKONOMİ VE SOSYAL HAYAT
5. ÜNİTE: EKONOMİ VE SOSYAL HAYAT 1- Osmanlı Devleti nde ekonominin temeli olan tarımdan elde edilen gelirlerle asker beslenir, devlet adamlarının maaşları ödenirdi. Bundan dolayı tarım gelirlerinde bir
İktisat Tarihi I. 18 Ekim 2017
İktisat Tarihi I 18 Ekim 2017 Kuruluş döneminin muhafazakar-milliyetçi bir yorumuna göre, İslam ı yaymak Osmanlı toplumunun en önemli esin kaynağını oluşturuyordu. Anadolu'ya göçler İran daki Büyük Selçuklu
Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Edirne Çarşıları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Çarşıları ve İş Merkezleri................ 4 0.1.1 Alipaşa Çarşısı(Kapalı Çarşı).............. 4 0.1.2
Osmanlı Devletinin Duraklama Nedenleri
On5yirmi5.com Osmanlı Devletinin Duraklama Nedenleri Osmanlı İmparatorluğunun duraklama nedenleri nelerdir? Yayın Tarihi : 9 Kasım 2012 Cuma (oluşturma : 1/10/2017) Osmanlıda duraklama sebepleri, Osmanlı
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11 BİRİNCİ BÖLÜM İLK TÜRK DEVLETLERİNDE EĞİTİM 1.1. HUNLARDA EĞİTİM...19 1.2. GÖKTÜRKLERDE EĞİTİM...23 1.2.1. Eğitim Amaçlı Göktürk Belgeleri: Anıtlar...24 1.3. UYGURLARDA
Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları)
Bacıyân-ı Rum (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Varlığı Neredeyse İmkânsız Görülen Kadın Örgütü Âşık Paşazade nin Hacıyan-ı Rum diye adlandırdığı bu topluluk üzerinde ilk defa Alman doğu
Fatih Sultan Mehmed in Liderlik Sırları - Genç Gelişim Kişisel Gelişim
Fetih 1453 gösterime girdi. Yönetmenliğini ve yapımcılığını Faruk Aksoy'un yaptığı, başrollerinde Devrim Evin, İbrahim Çelikkol ve Dilek Serbest'in yer aldığı İstanbul'un Fethi ni konu alan Türk film 17
OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK A N K A R A 2 0 0 7 1 P r o j e Y ö n e t i c
OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN
OSMAN HAMDİ BEY ŞEKER AHMET PAŞA HAZIRLAYAN: MEHMET KURTBOĞAN OSMAN HAMDİ BEY 1842 yılında İstanbul'da doğdu. 1860'da hukuk öğrenimi için Paris'e gitti. Hukuk öğreniminin yanı sıra o dönemim ünlü ressamlarının
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...15 BİRİNCİ BÖLÜM OSMANLI DEVLETİNDE MERKEZ TEŞKİLATI...17 Osmanlı Devleti nin Yapısı...17 Osmanlılarda Hâkimiyet Anlayışı...18 Osmanlı Hâkimiyet Anlayışının Kaynakları...19 Türk-Moğol
1302'de Koyunhisar savaşını kazandı. (Koyunhisar savaşının diğer adı: Bafeon Savaşı) (Ayrıca bu savaş ilk Osmanlı - Bizans savaşıdır)
Osmanlı Devleti - Kuruluş Dönemi Önemli Notlar - Pdf İndir 1. Osman Bey 1298' Bizans'tan Karacahisar'ı aldı. 1302'de Koyunhisar savaşını kazandı. (Koyunhisar savaşının diğer adı: Bafeon Savaşı) (Ayrıca
Osmanlı Devlet teşkilatında, gerek yönetim alanında,gerekse askeri alanda bazı değişiklikler olmuştur. Bu değişikliklerin bir kısmı merkez
Osmanlı Devlet teşkilatında, gerek yönetim alanında,gerekse askeri alanda bazı değişiklikler olmuştur. Bu değişikliklerin bir kısmı merkez teşkilatında bir kısmı da taşra teşkilatında olmuştur.bilhassa
GEÇMİŞTEKİ İZLERİYLE KAYSERİ
GEÇMİŞTEKİ İZLERİYLE KAYSERİ Prof. Dr. Mustafa KESKİN - Prof. Dr. M. Metin HÜLAGÜ İÇİNDEKİLER Sunuş Önsöz Giriş I. Tarihi Seyri İçerisinde Kayseri II. Şehrin Kronolojisi III. Kültürel Miras A. Köşkler
Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............
Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.
MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.
Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI
Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: MUSTAFA KEMAL İN HAYATI KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu özeti olarak
3. İnşaat Mühendisliği eğitimi : İnşaat mühendisliği veya genelde mühendislik eğitimi için başlangıç noktası olarak 1747 yılı kabul edilmektedir.
3. İnşaat Mühendisliği eğitimi : İnşaat mühendisliği veya genelde mühendislik eğitimi için başlangıç noktası olarak 1747 yılı kabul edilmektedir. Bu tarihte Fransa da mühendis Jean Rodolphe Perronet e
En İyisi İçin. Cevap 1: "II. Meşrutiyet Dönemi"
Ne x t Le v e l Ka r i y e r 300ADET TAMAMIÖZGÜN ÇÖZÜMLÜAÇI KUÇLU SORU Kaymakaml ı k Sı navı nahazı r l ı k Tar i h Açı kuçl usor u Bankası En İ yi si İ çi n.. Necat i beycd.50.yı li şhanı Apt.no: 19/
Amiral Turgut Reis 449 nci ölüm yıl dönümünde anıldı
Amiral Turgut Reis 449 nci ölüm yıl dönümünde anıldı Ünlü Türk denizcisi Turgut Reis, 449. ölüm yıl dönümünde Bodrum Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliklerle anıldı. Atatürk Meydanı nda düzenlenen
YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI
YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4
İNKILAP TARİHİ VİZE BÖLÜMÜ ALTIN SORULAR. 1- Osmanlı da ilk kez yabancı ülkeye seyahat eden padişah kimdir? CEVAP: Abdülaziz.
İNKILAP TARİHİ VİZE BÖLÜMÜ ALTIN SORULAR NotCopy Yayınlarının izni dahilinde paylaşılmıştır Başarılar dileriz 1- Osmanlı da ilk kez yabancı ülkeye seyahat eden padişah kimdir? CEVAP: Abdülaziz. 2- Dil,
7- Osmanlı Devleti'nde Yükselme Devri'nden sonra yeteneksiz padişahlar görülmeye başlandı. Bunun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Şehzadele
1- Osmanlı Devleti nin ekonomik olarak zayıflamasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Teknolojik gelişmelerin artması B) Don-Volga kanal teşebbüsü C) Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması D) Avrupalılara
AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)
AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan
FİNAL ÖNCESİ ÇÖZÜMLÜ DENEME TÜRK İDARE TARİHİ SORULAR
SORULAR 1- Devletin maddi gücünün anlaşılması için insan ve hayvan sayımının yapıldığı son toy ne zaman toplanırdı? A) İlkbahar B) Yaz C) Sonbahar D) Kış E) Mayıs ayı ortası 2- Devşirme sistemi ve I. Murad
Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur.
Çekerek ırmağı üzerinde Roma dönemine ait köprüde şehrin bu adı ile ilgili kitabe bulunmaktadır. Tokat ın 68 km güneybatısında yer alan Sulusaray, Sabastopolis antik kenti üzerinde kurulmuştur. Antik Sebastopolis
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : OSMANLI TARİHİ II (KLASİK ÇAĞ) Ders No : 0020100029 Teorik : Pratik : 0 Kredi : ECTS : 5 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim
ŞANLIURFA YI GEZELİM
ŞANLIURFA YI GEZELİM 3. Gün: URFA NIN KALBİNDEN GÜNEŞİN BATIŞINA GEZİ TÜRKİYE NİN GURURU ATATÜRK BARAJI Türkiye de ki elektrik üretimini artırmak ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki 9 ili kapsayan tarım
AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere,
COĞRAFİ KEŞİFLER 1)YENİ ÇAĞ AVRUPASI AVRUPA DA MEYDANA GELEN TEKNİK GELİŞMELER : 1)BARUTUN ATEŞLİ SİLAHLARDA KULLANILMASI: Çinliler tarafından icat edilen barut, Çinlilerden Türklere, Türklerden Müslüman
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GENEL TARİH VE GENEL TÜRK TARİHİ I. TARİH BİLİMİNE GİRİŞ...3
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GENEL TARİH VE GENEL TÜRK TARİHİ I. TARİH BİLİMİNE GİRİŞ...3 A. Tarihin Tanımı...3 B. Tarihin Kaynakları...4 C. Tarihe Yardımcı Bilim Dalları...4 D. Tarihte Yüzyıl, Yarı Yüzyıl,
Sıra No. Yükseköğretim Kurumu Adı
Proje ANA EYLEM 1 - PROGRAM ÜLKELERİ ile ÖĞRENCİ ve PERSONEL (KA103) Yükseköğretim Kurumları Ders Verme Hareketliliği Faaliyeti Hibe sine Talep 1 2015-1-TR01-KA103-019704 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ
Osmanlı Teşkilat Tarihi El Kitabı
Osmanlı Teşkilat Tarihi El Kitabı Editör Tufan Gündüz Yazarlar İbrahim Solak Mustafa Güler Özen Tok Mehmet Demirtaş Mustafa Alkan Ümit Kılıç Arif Sarı ISBN: 978-605-4692-01-9 5. Baskı Haziran, 2017 / Ankara
ETKİNLİKLER/KONFERSANS
ETKİNLİKLER/KONFERSANS Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü Züriye Oruç 1 Prof. Dr. Salim Koca'nın konuk olduğu Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü konulu Şehir Konferansı gerçekleştirildi.
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : OSMANLI TARİHİ I Ders No : 0310440122 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876
SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 BAKİ SARISAKAL SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 Bosna-Hersek ve Bulgaristan olaylarının devam ettiği sırada Selanik
KURTALAN İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları
KURTALAN İLÇESİ Siirt deki Kültür Varlıkları 163 3.5. KURTALAN İLÇESİ 3.5.1. ERZEN ŞEHRİ VE KALESİ Son yapılan araştırmalara kadar tam olarak yeri tespit edilemeyen Erzen şehri, Siirt İli Kurtalan İlçesi
Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?
DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.
KAY 361 Türk İdare Tarihi. Ders 6: 20 Kasım 2006 Konu: Osmanlı Toprak Sistemi Okuma: Ortaylı, 1979, sf
KAY 361 Türk İdare Tarihi Ders 6: 20 Kasım 2006 Konu: Osmanlı Toprak Sistemi Okuma: Ortaylı, 1979, sf. 81-122. Osmanlı İmparatorluğu: Genel Bir Bakış 1243 Kösedağ Savaşı sonucunda İran İlhanlıları n tabi
AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ YAYIN LİSTESİ
AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : Muharrem KESİK İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 Mail : [email protected] 2. Doğum -
