Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi"

Transkript

1 Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 9 DERS KİTABI Yazar Yılmaz GÜNEYLİOĞLU Talim ve Terbiye Kurulunun tarih ve 173 sayılı kararıyla öğretim yılından itibaren 5 (beş) yıl süreyle ders kitabı olarak kabul edilmiştir.

2 Editör Hatice ARICI Dil Uzmanı Himmet AÇIKGÖZ Görsel Tasarımcı Ümit YÜKSEL Program Geliştirme Uzmanı İsmet KEBAPÇI Ölçme Değerlendirme Uzmanı Tolga İNCE Rehberlik Yağmur KAYNAK ÇIKARAY ISBN Baskı Semih Ofset Matbaacılık Ltd.Şti. Ankara

3 Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. İSTİKLÂL MARŞI Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl. Hakkıdır Hakk a tapan milletimin istiklâl. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va dettiği günler Hakk ın; Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerîhamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden na şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyyet; Hakkıdır Hakk a tapan milletimin istiklâl! 3 Mehmet Âkif Ersoy

4 GENÇLİĞE HİTABE Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve hâricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. Mustafa Kemal Atatürk 4

5 MUSTAFA KEMAL ATATURK.. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ( ) 5

6 9 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi İÇİNDEKİLER 1. : İnsan ve Din 9 mize Hazırlanalım 1. İnsan ve Din 1. Tevhit, monoteizm, politeizm ve ateizm kavramlarının anlamlarını araştırıp öğreniniz. 2. Kur an-ı Kerim mealinden insanın üstün özellikleriyle ilgili bir ayetin anlamını bulup defterinize yazınız. 3. Dinin insan hayatındaki yeri ve önemi hakkında bir araştırma yapınız. 1. İnsanın Evrendeki Konumu İnsanın Doğası ve Din Dinin İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi İnanmanın Çeşitli Biçimleri Tek Tanrıcılık (Monoteizm)...16 Sensin Yalnız Allah ım (c.c) (Okuma Metni) Çok Tanrıcılık (Politeizm) Tanrıtanımazlık (Ateizm)...20 mizi Değerlendirelim : İbadet ve Temizlik 23 mize Hazırlanalım 2. İbadet ve Temizlik 1. İbadet, gusül ve teyemmüm kavramlarının anlamlarını araştırınız. 2. Çevre kirliliğinin yol açtığı zararlarla ilgili haber, resim ve yazılar bulup sınıfa getiriniz. Bunlarla bir sınıf panosu oluşturunuz. 3. Temizlikle ilgili Peygamberimiz (s.a.v.)in bir hadisini bulup defterinize yazınız. 1. İbadetin Anlamı ve Kapsamı Niçin İbadet Edilir? İbadet Temizlik İlişkisi Beden Temizliği Gusül Abdest Teyemmüm Mekân ve Çevre Temizliği...35 mizi Değerlendirelim : Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı mize Hazırlanalım 1. Hz. Muhammed (s.a.v) in doğduğu ortamın dinî ve sosyal yapısı hakkında araştırma yapınız. 2. Kur an-ı Kerim den Alâk suresinin ilk beş ayetinin mealini bulup okuyunuz. 3. Putperest, müşrik, vahiy, muhacir ve ensar kavramlarının anlamlarını araştırınız. 4. Peygamberimiz (s.a.v.)in Veda Hutbesi ni okuyunuz. Hutbeden temel insan hakları ile ilgili ilkeleri çıkarıp defterinize not ediniz. 1. Hz. Muhammed (s.a.v.) in Doğduğu Ortam Hz. Muhammed (s.a.v.) in Doğumu, Çocukluğu ve Gençliği Hz. Muhammed (s.a.v.) e ilk Vahyin Gelişi Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hicreti Hz. Muhammed (s.a.v.) in Toplumsal Barışa Yönelik Etkinlikleri Hz. Muhammed (s.a.v.) in İslam ı Yayma Çabaları Veda Hutbesi nde Evrensel Mesajlar Hz. Muhammed (s.a.v.) in Vefatı...53 Eş olarak Hz. Hatice (Okuma Metni)...54 mizi Değerlendirelim

7 İçindekiler 4. : Kur an ve Ana Konuları Kur an ve Ana Konuları mize Hazırlanalım 1. Tecvit, mukabele, hatim, Mushaf, meal ve tefsir kavramlarının anlamlarını araştırıp öğreniniz. 2. Kur an-ı Kerim in Peygamberimiz (s.a.v.)e hangi yıllar arasında ve nasıl indirildiğini araştırınız. 3. Bir Kur an-ı Kerim mealinden İslam ın inanç esasları ile ilgili iki ayet meali bulup bunları defterinize yazınız. 1. Kur an-ı Kerim İslam Dininin Temel Kaynağıdır Kur an-ı Kerim in Tarihi Kur an la İlgili Bazı Kavramlar Kur an ın İç Düzeni ile İlgili Kavramlar Kur an ın Okunması ile İlgili Kavramlar Kur an ın Anlaşılması ve Yorumlanması ile İlgili Kavramlar Kur an-ı Kerim in Belli Başlı Konuları İnanç İbadet Ahlak Kültürümüzde Kur an ın Yeri ve Önemi...68 mizi Değerlendirelim...71 mize Hazırlanalım 5. Değerler 1. Değer, örf, âdet ve seciye kavramlarının anlamlarını araştırıp defterinize yazınız. 2. Toplumumuzu birleştiren temel değerlerin neler olduğunu araştırınız. 3. Sizce kişilik gelişiminde, millî ve manevi değerlerin nasıl bir etkisi vardır? Düşüncelerinizi defterinize yazınız. 5. : Değerler Değer Nedir ve Nasıl Oluşur? Değerlerin Oluşumunda Dinin Etkisi Örf ve Âdetlerin Dinle İlişkisi Ahlaki Değerlerin Dinle İlişkisi Kişilik Gelişiminde Değerlerin Etkisi Toplumu Birleştiren Temel Değerler Vatan ve Ülkü Birliği Bayrak ve İstiklal Marşı Hürriyet ve Bağımsızlık İnsan Haklarına Saygı Millî Seciye Kavramı ve Atatürk...85 mizi Değerlendirelim

8 9 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 6. : Laiklik ve Din 87 mize Hazırlanalım 6. Laiklik ve Din 1. Laiklik Avrupa da ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır? Araştırınız. 2. Kur an-ı Kerim mealinden İslam ın din ve inanç özgürlüğü ile ilgili bir ayet meali bulup defterinize yazınız. 3. Laik devletin temel özelliklerinin neler olduğunu araştırınız. 1. Din Bireyi Esas alır Laikliği Doğuran Nedenler Laik Devlet Laiklik Din ve Vicdan Özgürlüğünün Güvencesidir Atatürk ün Laiklik Anlayışı...92 mizi Değerlendirelim : Türkler ve Müslümanlık Türkler ve Müslümanlık mize Hazırlanalım 1. Türklerin, Müslüman olmadan önceki inançları ve ahlak anlayışları hakkında bir araştırma yapınız. 2. İnternet ya da ansiklopedilerden Ahmet Yesevî nin hayatı ve düşünceleri ile ilgili bilgi edininiz. 3. Mevlânâ nın hoşgörüye verdiği önemi belirten bir sözünü bulup defterinize yazınız. 4. Türklerin İslam mimarisine ve sanatına katkılarını araştırınız. 1. Türklerin Müslüman Oluşu Türklerde İslam Anlayışının Oluşmasında Etkili Olan Şahsiyetler Ebû Hanife Maturidî Şafiî Eş arî Ahmet Yesevî Ahî Evran Hacı Bektaş Veli Mevlânâ Okuma Metni Yunus Emre İlahi (Okuma Metni) Hacı Bayram Veli Türklerin İslam Medeniyetine Katkıları Mimar Sinan (Okuma Metni) mizi Değerlendirelim SÖZLÜK KAYNAKÇA

9 1. İnsan ve Din mize Hazırlanalım 1. Tevhit, monoteizm, politeizm ve ateizm kavramlarının anlamlarını araştırıp öğreniniz. 2. Kur an-ı Kerim mealinden insanın üstün özellikleriyle ilgili bir ayetin anlamını bulup defterinize yazınız. 3. Dinin insan hayatındaki yeri ve önemi hakkında bir araştırma yapınız.

10 1. 1. İnsanın Evrendeki Konumu İnsanı diğer varlıklardan farklı kılan özellikler nelerdir? Kâinatta canlı ve cansız yüzlerce varlık bulunmaktadır. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, dağlar, Ay, Güneş, yıldızlar ve gezegenler bunlardan bazılarıdır. Evrendeki varlıklar içinde insanın üstün ve ayrıcalıklı bir konumu vardır. Çünkü Yüce Rabb imiz insana akıl, düşünme yeteneği ve özgür irade vermiştir. İnsan aklıyla doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden ayırt eder. Olaylar arasında sebep sonuç ilişkisi kurar. Evrenin, insanın ve diğer varlıkların nasıl yaratıldığını; öldükten sonra ne olacağını sorgular. İnsan akıllı bir varlık olduğu için çeşitli araştırma ve incelemelerde bulunur. Birçok kitap okur. Böylece yeni bilgiler edinir ve kendisini geliştirir. Medeniyetler kurar ve hayatını anlamlı hâle getirir. İnsan araştırma ve incelemelerde bulunur, evrenin sırlarını çözmeye çalışır. Etkinlik Biz insanı en güzel biçimde yarattık Tîn suresi, 4. ayet. Biz hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık. İsrâ suresi, 70. ayet. Yukarıdaki ayetlerde insanın hangi özelliklerine vurgu yapılmaktadır? Arkadaşlarınızla belirleyiniz. 10

11 İnsan ve Din Yüce Allah, insandan geçimini çalışarak sağlamasını ister. İnsanın akıllı ve özgür irade sahibi olması, beraberinde bazı sorumlulukları da getirmektedir. Bunların başında kişinin, yaratıcısına karşı sorumluluğu gelir. Her insan, kendisine sonsuz nimetler veren ve onu diğer varlıklardan üstün kılan yaratıcısına karşı kulluk görevini yerine getirmekle sorumludur. Bu konuyla ilgili olarak Kur an-ı Kerim de şöyle buyrulur: Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. 1, Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabb inize kulluk ediniz 2 İnsanın; ailesine, topluma ve çevreye karşı da görev ve sorumlulukları vardır. Kişi, anne ve babasına saygılı olmalı, onların öğütlerine uymalıdır. Aile bireyleriyle yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalıdır. Toplumdaki diğer insanlara karşı sevgi, saygı ve hoşgörüyle yaklaşmalıdır. Toplumsal hayatı düzenleyen, insanların bir arada barış ve huzur içinde yaşamasını sağlayan hukuk, ahlak ve görgü kurallarına uymalıdır. Yüce Allah (c.c.) ın tertemiz yarattığı çevreyi korumaya önem vermelidir. Havayı, suyu kirletmemeli, ağaçlara, ormanlara zarar vermemeli ve doğal dengeyi bozacak davranışlardan kaçınmalıdır. Yüce Allah (c.c.) ın vermiş olduğu nimetlerin değerini iyi bilmeli, savurganlık yapmamalıdır. Yüce Rabb imiz bir ayette Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah (c.c.) israf edenleri sevmez. 3 buyurmaktadır. Allah (c.c.), yeryüzündeki nimetleri insanın kullanımına ve faydasına sunmuştur. İnsanoğlu bunun bilincinde olmalı ve Allah (c.c.) a daima şükretmelidir. Bu konuyla ilgili olarak Kur an-ı Kerim de şöyle buyrulur: O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı 4, Allah (c.c.) ın size verdiği rızıktan helal ve temiz olarak yiyin, eğer (gerçekten) Allah (c.c.) a ibadet ediyorsanız onun nimetine şükredin. 5 Bütün bunlar evrende insanın diğer varlıklardan farklı bir konuma sahip olduğunu ortaya koymaktadır. 1 Zâriyât suresi, 56. ayet. 2 Bakara suresi, 21. ayet. *c.c.: Celle Celâlühû. ifadesinin kısaltılmış şeklidir. Şanı yücedir, şanı yüce oldu. anlamında Allah ın sıfatlarındandır. 3 A râf suresi, 31. ayet. 4 Bakara suresi, 29. ayet. 5 Nahl suresi, 114. ayet. 11

12 1. 2. İnsanın Doğası ve Din Din duygusu, bir dine inanma ihtiyacı insanda doğuştan mı vardır, yoksa sonradan mı kazanılmıştır? İnsan maddi ve manevi yönü olan bir varlıktır. Her insanın yeme, içme, giyinme ve barınma gibi maddi ihtiyaçlarının yanında, yüce ve üstün bir varlığa inanma gibi manevi ihtiyaçları da vardır. Dolayısıyla bir dine inanma ihtiyacı insanın doğasında var olan bir özelliktir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)* bu durumu bir hadisinde Her çocuk fıtrat üzere doğar 6 buyurarak ifade etmiştir. Fıtrat her insanın; doğuştan Yüce Allah (c.c.) ın varlığını ve birliğini kavrayabilecek ve ona inanabilecek özelliğe sahip olması demektir. Yüce Allah, her insanı fıtrat üzere yaratmıştır. İnsan, aklı ve sahip olduğu üstün özellikleri sayesinde pek çok zorluğun üstesinden gelebilir. Hayatta karşılaştığı güçlükleri aşabilir. Bilgisayar, telefon, televizyon, uçak, otomobil gibi birçok teknolojik araç gereç üreterek hayatını kolaylaştırabilir. Tabiat olaylarının nedenlerini araştırıp bunlara karşı önlemler alabilir. Buna rağmen insan, zaman zaman güç yetiremediği, çaresiz kaldığı çeşitli olaylarla da karşılaşabilir. Örneğin, tarih boyunca insanlar ölüm, çeşitli hastalıklar ve doğal afetler karşısında güçsüz, çaresiz kalmışlardır. Bu nedenle de insanlar yüce, üstün ve güçlü bir varlık olan Allah (c.c.) a yalvarıp dua etmişlerdir. Kutsal kitabımız Kur an da insanın bu özelliğine dikkat çekilir ve bir ayette şöyle buyrulur: İnsanın başına bir sıkıntı geldiğinde Rabb ine yönelerek ona yalvarır 7 Bir başka ayette de İnsana bir zarar geldiği zaman bize dua eder 8 buyrulur. Din, tarih boyunca bütün toplumlarda var olan bir olgudur. Gerek dinler tarihi ile ilgili araştırmalar gerekse arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan dinî motifler, mabetler bunu açıkça ortaya koymaktadır. *s.a.v.: Sallallahü aleyhi vesellem. ifadesinin kısaltılmış şeklidir. Allah ın selam ve esenliği onun üzerine olsun. anlamına gelir. 6 Buhari, Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1987, C 4, s Zümer suresi, 8. ayet. 8 Yunus suresi, 12. ayet. 12

13 İnsan ve Din Tarihin çeşitli dönemlerinde insanlar, Güneş i, yıldızları, Ay ı, ateşi ve çeşitli varlıkları kutsal kabul edip tapınmışlardır. Yüce Allah (c.c.) bu gibi yanlış inançları ortadan kaldırıp tevhit inancını yerleştirmek için birçok peygamber göndermiştir. Bu peygamberlerden bazılarına da ilahî kitaplar indirmiştir. Böylece insanlara, inanılıp ibadet edilmeye layık tek varlığın kendisi olduğunu bildirmiştir. Nitekim Kur an-ı Kerim de, Rabb in sadece kendisine kulluk etmenizi emretti 9 buyrulur. Kâbe (Mekke) Kubbetüs Sahra (Kudüs) Altın Mabet (Amritsar-Hindistan) Çin tapınağı (Pekin) Din, tarih boyunca var olan bir olgudur. Etkinlik Sizi karada ve denizde yürüten o Allah (c.c.) tır. Gemi, içindekileri güzel bir rüzgârla götürürken yolcular neşelenirler; bir fırtına çıkıp da onları her taraftan dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşatıldıkları anda ise Allah (c.c.) ın dinine sarılarak Bizi bu tehlikeden kurtarırsan andolsun ki şükredenlerden oluruz! diye ona yalvarırlar. Yunus suresi, 22. ayet. Yukarıdaki ayetin vermek istediği mesaj nedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 9 İsrâ suresi, 23. ayet. 13

14 1. 3. Dinin İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi Biliniz ki kalpler ancak Allah (c.c.) ı anmakla huzur bulur. Ra d suresi, 28. ayet. Yukarıdaki ayet, dinin insan hayatındaki yeri ve önemi açısından sizlere nasıl bir fikir vermektedir? İslam dini, insanı iyiye, güzele ve doğruya yönlendirir. İnsanın kötülüklerden, yanlış inanç ve uygulamalardan uzak olmasını sağlar. İnsanı Allah (c.c.) a inanıp ona ibadet etmeye yönlendirir. Bu konuyla ilgili olarak Kur an-ı Kerim de şöyle buyrulur: İlahınız bir tek Allah (c.c.) tır. Ondan başka ilah yoktur. O rahmandır, rahîmdir. 10, Allah (c.c.) a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın 11 İslamiyet, toplumda insanlar arasındaki ilişkileri düzenlemeye yönelik çeşitli ilkeler ortaya koyar. Toplumda bireylerin birbirlerine sevgi, saygı ve hoşgörüyle yaklaşmalarını ister. Yoksullara ve muhtaçlara yardım etmeyi öğütler. Büyüklere saygılı olmayı, komşu haklarını gözetmeyi, akrabaları ziyaret etmeyi emreder. Bununla ilgili olarak Yüce Rabb imiz bir ayette şöyle buyurur: Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın Din, insanın hayatını anlamlandırmasına komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya iyi davranın katkı sağlar. 12 İslam, kişiye ve topluma zarar veren yalan söylemek, hırsızlık yapmak, dedikodu etmek, iftira atmak, yalancı şahitlik yapmak gibi her türlü kötü davranışı yasaklar. Yüce Allah (c.c.) bir ayette bununla ilgili olarak şöyle buyurur: Ey iman edenler! Allah (c.c.) için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi adil davranmamaya itmesin 13 Dinin, toplumsal hayatın her alanında önemli bir yeri vardır. İslamiyet, örfümüzü, âdetimizi, ahlak anlayışımızı ve mimarimizi derinden etkilemiştir. Örneğin, yemeklerden sonra dua edilmesi, yeni doğan çocukların sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunması; kandil gecelerinde camilerde Kur an ve mevlit okunması İslam ın etkisiyle toplumumuzda oluşan örf ve âdetlerimizdendir. Cami, medrese, türbe, külliye gibi birçok mimari eser de dinimizin etkisiyle yapılmıştır. İslam dini, insanlara barış, huzur, dostluk ve kardeşlik içinde yaşamalarını öğütler. Kin, nefret, düşmanlık gibi kötü duygu ve düşünceleri yasaklar. Bununla ilgili olarak Yüce Allah (c.c.) bir ayette, Ey iman edenler! Hep birden barışa girin 14 buyurur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) de bir hadisinde, Birbirinize kin tutmayınız, birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize sırt çevirip alakanızı kesmeyiniz. Ey Allah (c.c.) ın kulları, kardeş olunuz. 15 buyurmuştur. 10 Bakara suresi, 163. ayet. 11 Nisâ suresi, 36. ayet. 12 Nisâ suresi, 36. ayet. 13 Mâide suresi, 8. ayet. 14 Bakara suresi, 208. ayet. 15 Buhari, Câmius Sahih, Mısır,1981, Edep

15 İnsan ve Din Etkinlik güzel davranışlarda bulunmayı öğretir. aklını kullanmayı öğretir. faydalı olmayı öğretir. insana insana özgür olmayı öğretir. sorumluluk almayı öğretir. insana DİN insana insana insana insana insana irade sahibi olmayı öğretir. hayatı anlamlandırmayı öğretir. verilen sözde durmayı öğretir. Yukarıdaki kavram haritasını, dinin insan hayatındaki yeri ve önemi açısından yorumlayınız. Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Muhakkak ki Allah (c.c.), adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye sizlere öğüt veriyor. Nahl suresi, 90. ayet. İnanıp dua ve ibadet etmek insana huzur verir. 15

16 1. 4. İnanmanın Çeşitli Biçimleri Yeryüzünde çok sayıda inanç biçiminin olmasının sebepleri neler olabilir? İnanma, insanın doğuştan sahip olduğu ve çeşitli şekilde ifade ettiği bir duygudur. Tarih boyunca insanoğlu bazen fıtratına uygun davranmış bazen de çevresinin etkisinde kalarak değişik inanma biçimlerine yönelmiştir. Tek tanrıcılık (monoteizm), çok tanrıcılık (politeizm), tanrıtanımazlık (ateizm) bunların başında gelir Tek Tanrıcılık (Monoteizm) İlahî dinlerdeki tanrı inancı hangi esasa dayanır? Tanrı nın varlığını, birliğini, eşi ve benzerinin olmadığını savunan inanma biçimine tek tanrıcılık ya da monoteizm adı verilir. Tek tanrıcılık İslam da tevhit kavramıyla ifade edilir. Tevhit sözcük olarak birlemek anlamına gelir. Terim olarak ise Yüce Allah (c.c.) ın varlığını ve birliğini ifade eder. Tevhit inancına göre Allah (c.c.) birdir, eşi ve benzeri yoktur. Evrendeki canlı ve cansız varlıkların yaratıcısı odur. Yüce Allah (c.c.), sonsuz bilgisi ve gücüyle her şeye hükmeden tek İlah tır. O, her şeyi bilir, işitir ve görür. Hiçbir şeye muhtaç değildir. Tüm varlıklar ona muhtaçtır. Tevhit inancı Kur an-ı Kerim in İhlâs suresinde şöyle ifade edilmektedir: De ki: O Allah (c.c.) birdir. Allah (c.c.) sameddir (Hiçbir şeye muhtaç değildir. Her şey ona muhtaçtır.). O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur İhlâs suresi, 1-4. ayetler. Kelime-i Tevhit; Yüce Allah ın varlığını ve birliğini ifade eder. 16

17 İnsan ve Din İlahî dinler temelde tevhit inancına dayanmaktadır. Ancak İslam ın dışındaki dinlerde zamanla tevhit inancından sapmalar olmuştur. Hristiyanlıkta Baba, Oğul (Hz. İsa) ve Kutsal Ruh gibi üçlü bir tanrı inancı benimsenmiş; Yahudilikte ise Allah (c.c.) a bazı insani sıfatlar atfedilmiştir. Örneğin Yahudiler Hz. Üzeyr i Allah (c.c.) ın oğlu olarak kabul etmektedirler. 17 İlahî olmayan bazı dinlerde de tek Tanrı inancı vardır. Örneğin Çin dinlerinden Konfüçyüsçülük te Tien, Taoizm de ise Tao adında tek bir Tanrı ya inanılır. Bunun yanında İslam dan önce Türkler de Gök Tanrı adında tek bir İlah a inanırlardı. Etkinlik Eğer yerde ve gökte Allah (c.c.) tan başka ilahlar bulunsaydı, yer ve gök (bunların nizamı) kesinlikte bozulup gitmişti. Enbiyâ suresi, 10. ayet. O (Allah), doğunun da batının da Rabb idir. Ondan başka ilah yoktur. Öyleyse yalnız onun himayesine sığının. Yukarıdaki ayetleri tevhit inancı açısından arkadaşlarınızla değerlendiriniz. Müzzemil suresi, 9. ayet. 17 Şinasi Gündüz, Yaşayan Dünya Dinleri, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 2006, s

18 1. Okuma Metni Sensin Yalnız Allah (c.c.) ım Bilinen, bilinmeyen, Varlıklara ilk neden, Yoktan varlık var eden, Sensin yalnız Allah (c.c.) ım. Varlığı birleyen, Yaratıp şekil veren, Kâinatı yöneten, Sensin yalnız Allah (c.c.) ım. Maddeye hayat veren, Besleyip yetiştiren, Olgunluğa erdiren, Sensin yalnız Allah (c.c.) ım. Mustafa Çınkılıç, Dinî ve Ahlaki Şiirler, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2006, s

19 İnsan ve Din 4.2. Çok Tanrıcılık (Politeizm) Birden fazla tanrı inancının olduğu dinlerden hangilerini biliyorsunuz? Yeryüzünde tarih boyunca insanlar çeşitli dinlere inanmışlardır. Bunlardan bazıları çok tanrıcılık inancına dayanır. Örneğin, eski Mısır ve Yunan dinlerinde birden fazla tanrı inancı vardır. Eski Mısır da Güneş tanrısı Ra, ölüler Tanrısı Oziris, sular tanrısı Sobek, gök tanrısı Hathor gibi çeşitli tanrılara inanılırdı. Eski Yunan da da gök tanrısı Zeus, rahmet tanrısı Apollon gibi birçok tanrı inancı hâkimdi. 18 Hinduizm de de birden çok tanrının varlığına inanılır. Örneğin, Brahma yaratıcı tanrı, Şiva yok edici tanrı, Vişnu koruyucu tanrı olarak kabul edilir. İslam dini, çok tanrıcılığı Yüce Allah (c.c.) a ortak koşmak olarak değerlendirmiş ve şirkin her türlüsünü yasaklamıştır. Peygamberimiz (s.a.v.) de putperestliğin ortadan kalkması için büyük bir mücadele vermiştir. Yüce Rabb imiz bir ayette Allah (c.c.), kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz 19 buyurarak insanları şirke düşmeme konusunda uyarmıştır. Şirk: Allah a ortak koşmak anlamına gelir. Etkinlik Onlar Allah (c.c.) ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve bunlar Allah (c.c.) katında bizim şefaatçilerimizdir, diyorlar. De ki: Siz Allah (c.c.) ın göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir. Yunus suresi, 18. ayet. Yukarıdaki ayetin anlamı üzerinde arkadaşlarınızla konuşunuz. 18 Ekrem Sarıkçı, Başlangıçtan Günümüze Dinler Tarihi, Fakülte Kitabevi, Isparta, 2002, s Nisâ suresi, 48. ayet. 19

20 Tanrıtanımazlık (Ateizm) Sizce evrendeki olaylar tesadüfen mi meydana gelmektedir? Ateizm, evreni yaratan yüce bir Tanrı nın varlığını reddetmektedir. Ateist düşünürler Tanrı nın varlığına ilişkin delillerin deneye tabi tutulamadığını, dolayısıyla varlığı kanıtlanamayan bir Tanrı ya inanmanın mantıksız olduğunu savunurlar. Bu görüşte olan düşünürler ancak gözle görülebilen şeylerin varlığına inanırlar. Ateistler, evrenin tesadüf eseri kendiliğinden varolduğunu savunurlar. Ateistler, ilahî dinlerin tanrı inancını kabul etmemekte, Yüce Allah (c.c.) ın varlığını inkâr etmektedirler. Bunun yanında ilahî dinlerdeki ahiret, peygamber, melek, kutsal kitap gibi inanç esaslarına da karşıdırlar. Ateistler, Tanrı sız bir yaşam kurmayı amaçlamaktadırlar. Vahya dayanmayan inanç biçimleri ve düşünce akımları insanları hurafe, batıl inanç ve bazı zararlı akımlara yönlendirebilmektedir. Örneğin satanizm bunlardan biridir. Satanizm, şeytana tapınmayı esas alır. Satanistler ayinlerinde insanlara işkence etmekte, hayvanları öldürmekte ve şiddete başvurmaktadırlar. Bu da toplumda huzursuzluğa ve kargaşaya neden olmaktadır. Bu nedenle satanizm gibi zararlı akımlardan uzak durmalıyız. 20

21 İnsan ve Din Yüce Rabb imiz Kur an-ı Kerim de bizleri şeytanın kötülükleri konusunda uyarmakta ve şeytana tapınmayı yasaklamaktadır. Bir ayette, Ey âdemoğulları! Size, şeytana tapınmayın, çünkü o, sizin apaçık bir düşmanınızdır, demedim mi? 20 buyrulur. Etkinlik Ey insanlar!.. Şeytanın peşine düşmeyin; zira şeytan sizin açık bir düşmanımızdır. O, size ancak kötülüğü, çirkin ve Allah (c.c.) hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. Bakara suresi, ayetler. Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını takip ederse muhakkak ki o, edepsizliği (yüz kızartıcı suçları) ve kötülüğü emreder Yukarıdaki ayetlerde şeytanın hangi özelliklerinden söz edilmektedir? Nur suresi, 21. ayet. Bu ayetlerden ne gibi ilkeler ve dersler çıkarmalıyız? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 20 Yasîn suresi, 60. ayet. 21

22 1. 1. İnsanın evrendeki konumunu açıklayınız. 2. İnsan niçin inanmaya ihtiyaç duyar? Açıklayınız. ÜNİTEMİZİ DEĞERLENDİRELİM 3. Dinin insan hayatındaki yeri ve önemi hakkında bilgi veriniz. 4. Politeizm ne demektir? Açıklayınız. 5. Vahye dayanmayan inanç türlerinin sosyal hayattaki tezahürleri hakkında bilgi veriniz. 6. Aşağıda verilen kavramları ve açıklamaları birbiriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz. Monoteizm Fıtrat Şirk Tevhit Satanizm Ateizm Allah (c.c.) ın varlığı ve birliği inancı Tanrıtanımazlık İnsanın doğuştan Yüce Allah (c.c.) ın varlığını kavrayabilecek özellikte yaratılması Şeytana tapıcılık Tek tanrıcılık Allah (c.c.) a ortak koşmak Çok tanrıcılık 7. Aşağıdaki şemaya Yüce Allah (c.c.) ın emir ve yasaklarından örnekler yazınız. Yüce Allah (c.c.) ın Emirleri... Yasakları Aşağıdakilerden hangisi insanı diğer canlılardan ayıran özelliklerden biri değildir? A. İnanan bir varlık olması B. Akıllı bir varlık olması C. Sorumlu bir varlık olması D. Ölümlü bir varlık olması E. Davranışlarını bilinçli bir şekilde gerçekleştirmesi 22

23 2. İbadet ve Temizlik mize Hazırlanalım 1. İbadet, gusül ve teyemmüm kavramlarının anlamlarını araştırınız. 2. Çevre kirliliğinin yol açtığı zararlarla ilgili haber, resim ve yazılar bulup sınıfa getiriniz. Bunlarla bir sınıf panosu oluşturunuz. 3. Temizlikle ilgili Peygamberimiz (s.a.v.)in bir hadisini bulup defterinize yazınız.

24 2. 1. İbadetin Anlamı ve Kapsamı İbadet denince aklınıza neler gelmektedir? İbadet sözlükte; boyun eğmek, itaat etmek, saygı duymak, kulluk etmek, tapınmak gibi anlamlara gelir. İslami bir kavram olarak ibadet; Yüce Allah (c.c.) ın emirlerine uymak, yasaklarından ise kaçınmak demektir. İslam dininde ibadet yalnızca Yüce Allah (c.c.) için yapılır. Bununla ilgili bir ayette, şöyle buyrulur: Yalnız Allah (c.c.) a ibadet et ve şükredenlerden ol. 1 Başka bir ayette ise (Rabb imiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız. 2 buyrulur. İbadet denilince aklımıza öncelikle namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek, kurban kesmek gibi ibadet çeşitleri gelmektedir. Kur an da, bu gibi ibadetleri açık bir şekilde emreden ayetler yer alır. Örneğin, namazla ilgili olarak bir ayette şöyle buyrulur: Namazı dosdoğru kılın. Çünkü namaz müminler üzerine vakitleri belirli bir farzdır. 3 Oruçla ilgili olarak ise Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz Öyleyse sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun 4 buyrulur. Namaz ve hac İslam da farz olan ibadetlerdendir. 1 Zümer suresi, 66. ayet. 2 Fatihâ suresi, 5. ayet. 3 Nisâ suresi, 103. ayet. 4 Bakara suresi, 183 ve 185. ayetler. 24

25 İbadet ve Temizlik İslam dininde ibadet sadece namaz, oruç, hac ve zekâtla sınırlı değildir. Dinimizde, yapılan her iyi, güzel iş ve davranış da salih amel sayılır ve ibadet olarak değerlendirilir. Örneğin, yoksullara yardım etmek, cami, okul, hastane, çeşme, yurt, köprü gibi toplum yararına yapılar inşa etmek ibadet sayılır. Bunun yanında ilim öğrenmek, geçimini çalışarak helal yollardan sağlamak, ağaç dikmek gibi davranışlar da salih ameldir ve dinimizde ibadet kapsamına girer. Kur an-ı Kerim de bizleri salih amel işlemeye yönlendiren çeşitli ayetler yer alır. Bunlardan birinde şöyle buyrulur: Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızık olarak yerden size Ağaç dikmek vb. güzel davranışlar da dinimizde ibadet sayılır. çıkardıklarımızdan hayra harcayın 5 Bir başka ayette ise şu ifadeler yer alır: İman edip salih ameller işleyenlere gelince, halkın en hayırlısı onlardır 6 Yüce Allah (c.c.) Kur an-ı Kerim de salih amel işleyenleri ödüllendireceğini de belirtmektedir. Bununla ilgili olarak bir ayette şöyle buyrulur: İman edip salih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah (c.c.) ın ayetlerini apaçık okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah (c.c.) a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah (c.c.) onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah (c.c.) o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir. 7 Bizler de Yüce Allah (c.c.) a karşı sorumluluklarımızı yerine getirmeye, ibadetlerimizi yapmaya önem vermeliyiz. Allah (c.c.) ın yasaklarından da kaçınmalıyız. Etkinlik İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır Bakara suresi, 277. ayet. İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah (c.c.) tan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed (s.a.v.) in onun kulu ve elçisi olduğuna şahadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve Kâbe yi haccetmek. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları, Ankara, 1989, C 2, s Yukarıdaki ayet ve hadisi yorumlayınız ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 5 Bakara suresi, 267. ayet. 6 Beyyine suresi, 7. ayet. 7 Talak suresi, 11. ayet. 25

26 2. İbadetler; bedenle, hem beden hem de malla ve yalnızca malla yapılan olmak üzere üç grupta ele alınabilir. Örneğin, namaz ve oruç bedenle, hac hem beden hem de malla, zekât ise malla yerine getirilir. İbadetler, hükmüne göre de farz, vacip ve sünnet olmak üzere başlıca üç gruba ayrılır. Farz: Yüce Allah ın yapılmasını kesin olarak istediği iş ve davranışlardır. Beş vakit namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibadetler farzdır. Vacip: Farz kadar kesin olmamakla beraber Allah (c.c.) ın yapılmasını istediği iş ve davranışlardır. Ramazan ve Kurban Bayramı namazları ile vitir namazı vaciptir. Sünnet: Peygamberimizin söz, fiil ve takrirlerine denir. Örneğin, beş vakit namazın sünnetlerini ve teravih namazını kılmak sünnettir. 2. Niçin İbadet Edilir? Sizce insanın ibadet etmedeki amacı nedir? Yüce Allah (c.c.) insanı diğer varlıklardan üstün bir konumda yaratmıştır. Ona akıl, düşünme yeteneği ve özgür irade gibi üstün özellikler vermiştir. El, ayak, göz, kulak gibi organlarıyla da insanı en güzel biçimde yaratmıştır. Ayrıca ona birçok nimet vermiştir. Havayı, suyu, güneşi, hayvanları, çeşitli meyve ve sebzeleri onun yararına sunmuştur. Tüm bunlara karşılık insan da yaratıcısına şükretmeli, onun emrettiği ibadetleri yerine getirmelidir. Allah (c.c.), kendisine kulluk eden, ibadetlerini yerine getiren kimselerden hoşnut olur ve onları ödüllendirir. Yüce Rabb imiz Kur an-ı Kerim de kendisine kulluk görevimizi ve ibadetlerimizi yerine getirmemizi emretmektedir. Bununla ilgili olarak bir ayette şöyle buyrulur: Bana kulluk (ibadet) et ve beni anmak için namaz kıl. 8 Bir başka ayette ise şu ifadeler yer alır: Kendi kendine, yalvararak ve ürpererek yüksek olmayan bir sesle sabah akşam Rabb ini an 9 8 Tâ-hâ suresi, 14. ayet. 9 A raf suresi, 205. ayet. Verdiği nimetlerden dolayı Allah a ibadet ve şükrederiz. 26

27 İbadet ve Temizlik Namaz insanı Yüce Allah a yakınlaştırır. Allah (c.c.) ın size verdiği rızıktan helal ve temiz olarak yiyin, eğer gerçekten Allah (c.c.) a ibadet ediyorsanız, onun nimetine şükredin. Nahl suresi, 114. ayet. Yüce Allah (c.c.), ibadet eden kullarını çok sever ve onları ahirette ödüllendirir. Bununla ilgili olarak Kur an da şöyle buyrulur: İşte size vaat edilen cennet! Ki o, Allah (c.c.) a yönelen, emirlerine riayet eden, görmediği hâlde Rahman dan korkan ve Allah (c.c.) a yönelmiş bir kalp ile gelenlere mahsustur. 10 Bunun bilincinde olan her Müslüman hem Allah (c.c.) ın rızasını kazanmak hem de cennete gitmek için ibadetlerini yerine getirmeye önem verir. Etkinlik Biliniz ki kalpler ancak Allah (c.c.) ı anmakla huzur bulur. Ra d suresi, 28. ayet. De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabb i Allah (c.c.) içindir. En am suresi, 162. ayet. Yukarıdaki ayetlerden ibadetlerin yapılış amacı ile ilgili ilkeler çıkarıp arkadaşlarınızla paylaşınız. Etkinlik 10 Kâf suresi, ayetler. 27

28 2. Etkinlik inancını güçlendirir. Allah (c.c.) ın rızasını kazandırır. -insana kötülüklerden alıkoyar. -insanı -insanın temizlik alışkanlığı kazandırır. -insana İBADET -insana sorumluluk bilinci kazandırır, -insanın ahlakını güzelleştirir. -insana -insanın cennete girmesine vesile olur. sevap kazandırır. İbadetlerin yapılış amacı ile ilgili kavram haritasını değerlendiriniz. 3. İbadet Temizlik İlişkisi Namazın anahtarı temizliktir. Ebu Davut, Sünen, Dârül Kütübil İlmiyye, Beyrut, 1986, Salat 73. Yukarıdaki hadisin vermek istediği mesaj nedir? Temizlikle ibadetler arasında sıkı bir ilişki vardır ve İslam dini temiz olmayı bazı ibadetlerin ön şartı olarak görür. Örneğin namaz kılabilmek için abdest almak gerekir. Yine hacca giden kimseler boy abdesti alıp ihrama girerler ve hacca niyet ederler. Kâbe yi abdestli olarak tavaf ederler. Ayrıca dinimiz cuma günleri cuma namazına gitmeden önce boy abdesti almayı öğütlemektedir. İbadetler insanın manevi yönden de temiz olmasını sağlar. Çünkü ibadetlerini yerine getiren insan kötülüklerden kaçınır. Başkalarına karşı kötü duygu ve düşünce taşımaz, güzel ahlak sahibi olur. Yüce Allah (c.c.) Kur an-ı Kerim de Namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar 11 buyurmaktadır. Bütün bunlar ibadetlerle temizlik arasında çok önemli bir ilişkinin olduğunu göstermektedir. 11 Ankebût suresi, 45. ayet. 28

29 İbadet ve Temizlik Etkinlik Peygamberimiz (s.a.v.) bir gün arkadaşlarıyla sohbet ederken onlara Birinizin kapısının önünden bir ırmak geçse ve o kimse orada günde beş kez yıkansa vücudunda hiç kir kalır mı? diye sordu. Onlar da Kalmaz. diye cevap verince, Allah (c.c.) Resulü şöyle buyurdu: İşte beş vakit namaz da bunun gibidir. Allah (c.c.) namaz sayesinde günahları siler ve temizler. Buharî, Menakıt, 6. Yukarıdaki hadisi ibadet-temizlik ilişkisi açısından değerlendiriniz Beden Temizliği Bir gün boyunca bedeninizi temiz tutmak için neler yapıyorsunuz? Beden temizliği, vücudumuzu her türlü kirden arındırmak demektir. Birçok hastalığın sebebi mikroplardır. İnsan, bedenini temiz tutmadığında vücuduna birçok mikrop girer. Bu da çeşitli hastalıklara neden olur. Bu nedenle yemeklerden önce ve sonra ellerimizi yıkamalıyız. Dişlerimizi düzenli olarak fırçalamalıyız. Haftada en az bir kez banyo yapmalı, terlediğimizde duş almalıyız. Uzayan tırnaklarımızı kesmeliyiz. Tuvaletten çıktıktan sonra ellerimizi sabun ve suyla yıkamalıyız. Kirlenen elbiselerimizi temiz olanları ile değiştirmeli, iç çamaşırlarımızın temiz olmasına önem vermeliyiz. Ellerimizi temiz tutmaya özen göstermeliyiz. 29

30 2. Temizlik konusunda Peygamberimiz (s.a.v.) bizlere en güzel örnektir. O, ellerinin, saçlarının ve bütün vücudunun temiz olmasına büyük özen gösterirdi. Her gün dişlerini misvaklamayı (fırçalamayı) ihmal etmezdi. Bir hadisinde de Eğer müminlere zor gelmeyeceğini bilseydim, her namazdan önce onlara dişlerini misvaklamalarını (fırçalamalarını) emrederdim. 12 buyurmuştur. Dişlerimizi düzenli olarak fırçalamalıyız. Etkinlik Temizlik imanın yarısıdır. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte, C 10, s Yemekten önce ve sonra el yıkamak yemeğe bereket getirir. Tirmizi, Sünen, Mısır, 1984, Et ime, 29. Yukarıdaki hadisleri arkadaşlarınızla yorumlayınız Gusül Boy abdesti ya da gusül denince ne anlıyorsunuz? Boy abdesti ya da gusül, ağız ve burnu suyla temizlemek ve bütün bedeni baştan ayağa hiç kuru yer kalmayacak şekilde yıkamak demektir. Akıllı ve ergenlik çağına gelmiş her Müslüman a, cünüplük durumunda ve kadınların âdet ve lohusalık hâllerinin sona ermesinde gusletmek farzdır. Bu konuyla ilgili olarak Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: Eğer cünüp oldunuz ise boy abdesti alın 13 Gerekli durumlarda boy abdesti almayan Müslüman namaz kılamaz, Kur an-ı Kerim i eline alıp okuyamaz ve Kâbe yi tavaf edemez. Dinimizde cuma ve bayram günleri ile hac ve umre için ihrama girmeden önce boy abdesti almak sünnettir. Gusül şöyle alınır: Önce eûzü besmele çekilir ve Niyet ettim gusül abdesti almaya. diye niyet edilir. Sonra ağza su alınıp çalkalanır. Burna su verilip burun temizlenir ve bütün vücut baştan ayağa kuru yer kalmaksızın yıkanır. 12 Müslim, Camiûs Sahih, İrfan Yayınevi, İstanbul, 1988, Taharet, Mâide suresi, 6. ayet. 30

31 İbadet ve Temizlik Guslün farzı üçtür: 1. Ağza su alıp ağzı temizlemek 2. Burna su verip burnu temizlemek 3. Bütün vücudu yıkamak Etkinlik Sık sık banyo yapan, cuma ve bayram günleri boy abdesti alan insanlar neler düşünürler, kendilerini nasıl hissederler? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız Abdest Cuma namazına gitmeden önce boy abdesti almak sünnetir. Abdest niçin alınır? Abdest, namazın şartlarından biridir ve abdest almadan hiçbir namaz kılınamaz. Abdest ile ilgili olarak Kur an-ı Kerim de şöyle buyrulur: Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başlarınızı mesh edip topuklara kadar ayaklarınızı yıkayın 14 Abdest namazın farzlarından biridir. 14 Mâide suresi, 6. ayet. 31

32 yet edilir. Ve "Eûzü billahi mineşşeytanirracîm, Bismillahirrahmanirrahîm" okunur. (Resim: 1) 2. RESİMLERLE ABDESTİN ALINIŞI Resim: 1 Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) abdestin usulüne uygun olarak nasıl alınacağını Müslümanlara öğretmiştir. Buna göre abdest şöyle alınır: 3) Sağ avuç ile ağıza üç kere ayrı ayrı su alınıp her defasında iyice çalkalanır. 1) Önce kollar dirseklerin yukarısına kadar sıvanır, sonra "Niyet ettim Al- (Resim: 3) 2) Eller bileklere kadar üç kere 3) yıkanır. Parmak aralarının yıkanmasına ayrı su alınıp her Sağ avuç ile lah ağıza rızası üç için kere abdest ayrı almaya" diye niyet defasında edilir. Ve iyice "Eûzü çalkalanır. varsa billahi mineşşeytanirracîm, Bismillahirrahmanirrahîm" dikkat edilir. Parmaklarda yüzük oynatılıp altının yıkanması sağlanır. (Resim: 3) okunur. (Resim: 2) (Resim: Resim: 1) 3 3) Sağ avuç ile ağıza üç kere ayrı ayrı su alınıp her defasında 4) Sağ iyice avuç çalkalanır. Resim: 1 ayrı su çekilir. ile buruna üç kere ayrı Resim: 2 Resim: 3 (Resim: Eûzü besleme 3) (Resim: 4) çekilir ve Niyet ettim Allah (c.c.) rızası için abdest almaya. diyerek abdest için niyet edilir ve eller yıkanır. 4) 321 Sağ avuç ile buruna üç kere ayrı Ardından ağza üç kez su alınıp ağız iyice temizlenir. ayrı su çekilir. (Resim: 4) Resim: 4 Resim: 3 2) Eller bileklere kadar üç kere yıkanır. Parmak aralarının 6) Alında yıkanmasına saçların bittiği yerden itibaren kulakların dikkat edilir. Parmaklarda yüzük varsa yumuşağına 4) Sağ avuç ve ile çene buruna üç kere ayrı 5) Sol el oynatılıp ile sümkürülerek altının yıkanması burun altına temizlenir. yıkanır. Resim: 4 kadar yüzün sağlanır. ayrı her su çekilir. tarafı üç kere (Resim: 2) (Resim: 4) (Resim: 5) (Resim: 6) 322 (Resim: 5) Resim: 2 Burna üç Resim: kez su 4 verip burun temizlenir. Sonra Resim: yüz 5 yıkanır. 5) Sol el ile sümkürülerek burun temizlenir. (Resim: 5) 5) Sol el ile sümkürülerek burun temizlenir ) Sağ kol dirseklerle beraber üç kere yıkanır. 321 Yıkarken kolun Resim: her tarafı, 5 kuru bir yer kalmayacak şekilde iyice ovulur. (Resim: 7) Resim: 6

33 baren kulakların yumuşağına 7) Sağ ve kol çene dirseklerle beraber üç altına kadar yüzün her kere tarafı yıkanır. üç kere yıkanır. Yıkarken kolun her tarafı, kuru bir 9) Eller yeni (Resim: bir su ile 6) ıslatılır. Sağ yer kalmayacak şekilde iyice ovulur. n içi ve parmaklar başın üzerine ko-(resimlarak bir kere meshedilir. 7) (Resim: 9) İbadet ve Temizlik Resim: 7 Resim: 6 9) Eller yeni bir 7) su ile Sağ ıslatılır. kol dirseklerle Sağ beraber üç elin içi ve parmaklar kere başın yıkanır. üzerine konularak üç bir kere meshedilir. Resim: 9 8) Sol kol dirseklerle beraber re yıkanır. 9) Eller yeni bir su ile ıslatılır. Sağ Yıkarken kolun her tarafı, kuru bir elin içi ve parmaklar (Resim: başın üzerine 9) yer ko-kalmayacanularak şekilde iyice ovulur. Yıkarken kolun her bir tarafı, kere meshedilir. kuru bir 10) Eller ıslatılarak r kalmayacak şekilde iyice ovulur. (Resim: sağ 7) elin şehadet (Resim: 9) parmağı ile sağ kulağın içi, baş parmağı ile de kulağın dışı; sol elin şehadet (Resim: 8) parmağı ile sol kulağın içi, baş parmağı ile de kulağın arkası meshedilir. Ardından önce sağ kol yıkanır. (Resim: Sonra 10) Resim: 7 sol kol Resim: yıkanır. 8 Sağ el ıslatılıp Resim: baş mesh 9 edilir. 12) Sağ ayak üç kere topuklarla 323 beraber yıkanır. Yıkamaya parmak Resim: 10) uçlarından beraber başlanır üç ve parmak araları parmağı iyice ile sağ kulağın içi, baş parma- Eller 9 ıslatılarak sağ elin şehadet Resim: 8) 10Sol kol dirseklerle kere yıkanır. temizlenir. ğı ile de 10) Eller ıslatılarak sağ elin Sonra kulağın şehadet işaret dışı; ya sol da elin serçe şehadet parmaklarıyla sol kulağın Yıkarken kolun her tarafı, kuru parmağı bir parmağı ile ile sağ kulağın içi, baş parma-kulaklarığı ile de kulağın dışı; sol elin parmakla arkası içi, baş içi, parmağı (Resim: 12) baş- yer kalmayacak şekilde iyice ovulur. ile de kulağın şehadet da meshedilir. kulakların arkası 11) Elleri yeniden ıslatmaya gerek (Resim: 8) parmağı ile sol kulağın (Resim: içi, baş temizlenir. 10) madan geriye kalan üçer parmağın parmağı şı ile de boyun meshedilir. ile de kulağın arkası meshedilir. Kalan diğer üç parmakla da (Resim: 11) (Resim: 10) ense mesh edilir. Resim: 12 Resim: 10 Resim: Resim: 10 11) Elleri yeniden ıslatmaya Resim: 11gerek olmadan geriye kalan üçer parmağın 4 dışı ile de boyun meshedilir. 11) Elleri yeniden ıslatmaya gerek olmadan geriye kalan (Resim: üçer parmağın 11) 12) Sağ ayak üç kere topuklarla beraber yıkanır. Yıkamaya parmak Son olarak uçla-sağ ve sol ayak to- dışı ile de boyun meshedilir. 13) Sol ayak topuklarla beraber yınır. Yıkamaya (Resim: parmak 11) uçlarından temizlenir. ce abdestin alınışı tamamlanmış rından başlanır ve parmak araları puklarla iyice birlikte yıkanır. Böyle- şlanır ve parmak araları iyice temiznir. (Resim: 12) olur. Resim: 11 (Resim: 13) 324 Resim: Resim: 12 Resim: Abdest bitince ayakta ve kıbleye karşı Kelime-i Şehadet okunur.

34 2. Abdestin farzı dörttür: 1. Elleri ve kolları dirseklere kadar yıkamak 2. Yüzü yıkamak 3. Başın dörtte birini mesh etmek 4. Topuklar da dahil ayakları yıkamak Bazı durumlar abdestin bozulmasına neden olur. Bunların başlıcaları şunlardır: Uyumak Bayılmak Tuvalet ihtiyacını gidermek Yellenmek Kusmak Etkinlik Ümmetim kıyamet gününde, abdest dolayısıyla yüzleri ve ayakları nurlu olarak gelecektir Müslim, Taharet, 35. Yukarıdaki hadisi de dikkate alarak abdestin faydaları ile ilgili arkadaşlarınızla konuşunuz Teyemmüm İnsan, abdest için su bulamadığında ne yapmalıdır? Teyemmüm, Müslümanlara ibadetlerin yapılışı konusunda birtakım kolaylıklar sağlamaktadır. Temiz su bulunmadığı ya da hastalık ve benzeri sebeplerle suyun kullanılmasının sakıncalı olduğu durumlarda teyemmüm yapılır. Teyemmüm; temiz toprak veya kil, kum gibi toprak cinsinden bir maddeyle yapılır. Bununla ilgili olarak Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurur: Su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla mesh edin. Allah (c.c.) size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez 15 Teyemmüm şu şekilde yapılır: Önce teyemmüm almak için niyet edilir. Sonra eller temiz toprağa ya da toprak cinsinden bir şeye sürülüp silkelenir ve yüz mesh edilir. Ardından aynı şekilde eller tekrar toprağa sürülür. Önce sağ, sonra da sol kol mesh edilir. Bu şekilde teyemmümün alınışı tamamlanmış olur. Bir kez 15 Mâide suresi, 6. ayet. Teyemmüm ibadetlerde kolaylık sağlamaktadır. 34

35 İbadet ve Temizlik yapılan teyemmümle ancak bir vakit namaz kılınabilir. Her namaz için ayrı ayrı teyemmüm almak şarttır. Su bulunur veya suyun kullanılma imkânı ortaya çıkarsa teyemmüm bozulur. Ayrıca abdesti bozan her şey teyemmümün bozulmasına sebep olur. Etkinlik Allah (c.c.) sizin için kolaylık ister, zorluk istemez Yukarıdaki ayetin anlamını arkadaşlarınızla değerlendiriniz. Bakara suresi, 185. ayet Mekân ve Çevre Temizliği Yaşadığımız mekânları ve çevreyi temiz tutmadığımızda ne gibi sorunlarla karşılaşırız? Temizlik bir bütündür. Hem bedenimizi ve giysilerimizi hem de içinde bulunduğumuz mekânları ve çevreyi temiz tutmalıyız. Hayatımızın büyük bir bölümünü evimizde geçiririz. Sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir şekilde hayatımızı sürdürebilmemiz için evimizi temiz tutmalıyız. Anne ve babamıza, evimizin tertip ve düzeni konusunda yardımcı olmalıyız. Evimiz gibi okulumuz da yaşadığımız mekânların başında gelir. Okulumuzun lavabo, tuvalet, koridor ve kütüphane gibi bölümlerini temiz kullanmalıyız. Çöpleri çöp kutularına atmalıyız. Sınıfımızı temiz tutma konusunda üzerimize düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Okulumuzun bahçesini de temiz tutmalı, ağaçlara zarar vermemeliyiz. Çevremizi temiz tutmalıyız. 35

36 2. Çevremizde herkese açık olan bazı toplumsal mekân ve yerler vardır. Parklar, piknik alanları, camiler, hastaneler, tiyatro ve sinemalar bunlardan bazılarıdır. Buraları temiz tutmalıyız. Yerlere çöp atmamalı ve tükürmemeliyiz. Çevreyi kirletenleri güzel bir dille uyarmalıyız. Toplumsal mekânların ve çevrenin temizliği konusunda diğer insanlarla yardımlaşma ve dayanışma içinde olmalıyız. Çevremizi temiz tutma konusunda duyarlı olmalıyız. İslam dini çevreyi temiz tutmamızı emreder. Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde, Allah (c.c.) temizdir, temiz olanları sever öyleyse avlularınızı ve boş sahalarınızı temiz tutun 16 buyurmuştur. Başka bir hadislerinde ise insanların gelip geçtiği yolların, onların gölgelendikleri yerlerin temiz tutulmasını öğütlemiştir. 17 Bizler de dinimizin buyruklarına uyalım. Toplumsal mekânları ve çevreyi temiz tutalım. Bunun hem kendi sağlığımız hem de diğer insanların sağlığı, mutluluğu ve huzuru için gerekli olduğunu unutmayalım. Etkinlik Yukarıdaki fotoğrafları İslam dininin çevre temizliğine verdiği önem açısından yorumlayınız. Görüşlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 16 Kütüb-i Sitte, C 10, s Kütüb-i Sitte, C 10, s

37 İbadet ve Temizlik ÜNİTEMİZİ DEĞERLENDİRELİM 1. İbadet kavramı ne anlama gelmektedir? Açıklayınız. 2. İbadetin kapsamı hakkında bilgi veriniz. 3. Yüce Allah (c.c.) a niçin ibadet ederiz? Açıklayınız. 4. İbadet temizlik ilişkisini örneklerle açıklayınız. 5. Bedenimizi temiz tutmak için neler yapmalıyız? Belirtiniz. 6. Abdestin alınışını anlatınız. 7. Guslün farzları nelerdir? Söyleyiniz. 8. Çevremizi ve toplumsal mekânları temiz tutmak için neler yapmalıyız? Düşüncelerinizi söyleyiniz. 9. Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşlukları ayraç içindeki sözcüklerden uygun olanlar ile tamamlayınız. (salih, teyemmüm, gusül, sünnet, ibadet) - Vücudu baştan ayağa hiçbir kuru yer kalmayacak şekilde yıkamaya denir. -...amel de İslam dininde ibadet sayılır. - Temiz su bulunmadığında ya da suyun kullanılmasının hastalık ve benzeri sebeplerle sakıncalı olduğu durumlarda... yapılır. -...Yüce Allah ın emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak demektir. - Peygamberimiz (s.a.v.)in söz, fiil ve takrirlerine... denir? 10. Aşağıdakilerden hangisi abdestin farzlarından biri değildir? A. Kolları dirseklere kadar yıkamak B. Burna üç kez su vermek C. Yüzü yıkamak D. Başın dörtte birini mesh etmek E. Ayakları topuklarla birlikte yıkamak 11. Aşağıdakilerden hangisi abdesti bozan durumlardan biri değildir? A. Bayılmak B. Uyumak C. Tuvalet ihtiyacını gidermek D. Yellenmek E. Göze ilaç damlatmak 12. Aşağıdaki ibadetlerden hangisi hem mal hem de bedenle yapılan ibadetlerden biridir? A. Namaz kılmak B. Hacca gitmek C. Zekât vermek D. Oruç tutmak E. Kurban kesmek 37

38 Temizlikle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi diğerlerinden farklıdır? A. Yemeklerden önce ve sonra elleri yıkamak B. Çöpleri çöp kutularına atmak C. Elbiseleri temiz tutmak D. Doğru sözlü ve dürüst olmak E. Dişleri fırçalamak 14. Yüce Allah ın Kur an da yapılmasını kesin olarak emrettiği iş ve davranışlara ne ad verilir? A) Vacip B) Sünnet C) Farz D) Helal E) Haram 15. ile ilgili aşağıdaki kavramları bulmacadan bulup işaretleyiniz. İBADET ORUÇ ABDEST FARZ VACİP TEYEMMÜM NAMAZ SÜNNET GUSÜL SALİH AMEL TEMİZLİK HAC SADAKAİ CARİYE A N S A L İ H A M E L R İ T S Ü N N E T B U R H Y T E D N Ü O P A D E K J L E Y U A İ B A D E T T Z O M E N M A E G M S U E Ş E İ M S A S Y U G T U F A R Z M T Z Y O S E S P T E U L Ü A D I R Ü I V A C İ P İ M P U R U L Z H E P A Ç K E H Y P Ç O Y A E T B S Ü S A D A K A İ C A R İ Y E 38

39 3. Hz. Muhammed (s.a.v.) in mize Hazırlanalım Hayatı 1. Hz. Muhammed (s.a.v) in doğduğu ortamın dinî ve sosyal yapısı hakkında araştırma yapınız. 2. Kur an-ı Kerim den Alâk suresinin ilk beş ayetinin mealini bulup okuyunuz. 3. Putperest, müşrik, vahiy, muhacir ve ensar kavramlarının anlamlarını araştırınız. 4. Peygamberimiz (s.a.v.)in Veda Hutbesi ni okuyunuz. Hutbeden temel insan hakları ile ilgili ilkeleri çıkarıp defterinize not ediniz.

40 3. 1. Hz. Muhammed (s.a.v.) in Doğduğu Ortam Putperest ve müşrik kavramları sizlere neler çağrıştırıyor? Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), Arabistan ın Mekke şehrinde dünyaya gelmiştir. Arabistan, Asya kıtasının güneybatısında yer almaktadır. Doğusunda Umman Denizi ve Basra Körfezi, batısında Kızıldeniz, kuzeyinde Irak ve Suriye, güneyinde ise Aden Körfezi ve Hint Okyanusu vardır. Hz. Muhammed (s.a.v.) in doğduğu Mekke de Allah (c.c.) ın evi (Beytüllah) olarak nitelendirilen kutsal Kâbe bulunmaktadır ve burası dünyanın en eski yerleşim yerlerindendir. Bu nedenle Mekke çok önemli bir şehirdir. Arabistan ın büyük bir bölümü çöllerle kaplı olduğundan insanların bir kısmı çöllerde göçebe olarak yaşıyordu. Burada yaşayan insanlar geçimlerini hayvancılık ve tarımla sağlıyordu. Mekke, Medine, Taif gibi şehirlerde yaşayanlar ise ticaretle uğraşıyordu. Özellikle dışarıdan Mekke ye hem Kâbe yi ziyaret etmek hem de ticaret yapmak için çok sayıda insan geliyordu. Ayrıca yılın belli zamanlarında Mekke de panayırlar düzenleniyordu. Arabistan ın farklı bölgelerinden ve diğer ülkelerden gelen insanlar, burada alışveriş yapıyordu. Böylece Mekkeliler çok önemli bir gelir elde ediyordu. Peygamberimiz (s.a.v.)in doğduğu dönemde Mekke ve Arabistan da putperestlik yaygındı. İnsanlar Kâbe nin içini putlarla doldurmuştu. Bu kutsal mabette her kabilenin bir putu vardı. İnsanlar Hz. İbrahim in getirdiği tevhit inancını unutmuş, putlara tapar hâle gelmişti. Putların, kendilerini Allah (c.c.) a yaklaştıracağına inanıyorlardı. Bu nedenle dilek ve isteklerini putlara iletiyor, onlar adına kurbanlar kesiyorlardı. Peygamberimiz (s.a.v.) Mekke de dünyaya gelmiştir. 40

41 Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı Puta tapanlara, putperest denir. Putperestler, putları Allah (c.c.) a ortak koştukları için de müşrik olarak adlandırılırlar. Putperestliğin yanında Arabistan da Hristiyanlık, Musevilik gibi dinlere mensup insanlar da vardı. Bunun yanında az sayıda da olsa Hz. İbrahim in getirdiği dinî inancı benimseyen ve bunu sürdürmeye çalışan kimseler de bulunuyordu. Bunlara Hanif deniliyordu. Hanifler putlara tapmıyor, içki, kumar, falcılık gibi kötü alışkanlıklardan uzak duruyorlardı. Hz. Muhammed (s.a.v.) in doğduğu dönemde toplumda insanlar hürler ve köleler olmak üzere başlıca iki sınıfa ayrılmıştı. Hürler, özgürdü ve her hakka sahipti. Kölelerin ise hiçbir hak ve özgürlüğü yoktu. Köleler bir mal gibi alınıp satılabiliyordu. Peygamberimiz (s.a.v.)in doğduğu dönemde Arap Yarımadası nda halk kabileler hâlinde yaşıyordu. Kabileler arasında kan davası ve benzeri sebeplerle sık sık savaşlar çıkıyordu. Toplumda haksızlık ve düşmanlık artmış, barış ve huzur ortamı kalmamıştı. Güçlüler zayıfları eziyor, Mekke ye gelen yabancıların mallarına el konuluyordu. Kadınlar ve kız çocukları hor görülüyordu. Kadınlara mirastan pay verilmiyor, kimi zaman kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü oluyordu. Ayrıca toplumda içki içmek, kumar oynamak, hırsızlık, falcılık gibi kötü alışkanlık ve davranışlar da artmıştı. Bu dönemde Arap toplumunda okuma yazma bilenlerin sayısı azdı. Fakat Araplar arasında şiir ve hitabet sanatı gelişmişti. Her yıl Mekke de düzenlenen panayırlarda şiir yarışması yapılır, birinci gelen şiir Kâbe nin duvarına asılırdı. Bunlardan muallaka-i seba diye bilinen yedi şiir, Araplar arasında meşhurdur. Etkinlik Dinî durum Sosyal durum Ekonomik durum Kültürel durum Yukarıdaki şemayı Hz. Muhammed (s.a.v.) in doğduğu ortamın özelliklerini dikkate alarak doldurunuz. 41

42 3. 2. Hz. Muhammed (s.a.v.) in Doğumu, Çocukluğu ve Gençliği Peygamberimiz (s.a.v.)in doğumu ve çocukluğu hakkında neler biliyorsunuz? Hz. Muhammed (s.a.v.), 20 Nisan (12 Rebiyülevvel) 571 de Mekke de doğmuştur. Peygamberimizin babası Abdullah, oğlu doğmadan önce vefat etmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in doğumunu ailesinde büyük bir sevinçle karşılanmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)in dedesi Abdülmuttalip, torununun doğumunun Mekkelilere büyük bir ziyafet vermiştir. Sonra torununa çok övülen, beğenilen, güzel huyları olan anlamına gelen Hz. Muhammed (s.a.v.) adını vermiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) in doğduğu dönemde Mekkeliler yeni doğan çocukları bir süre sütanneye verirlerdi. Hz. Muhammed (s.a.v.) de doğduktan bir süre sonra Halime adında bir sütanneye verildi. Halime nin ailesi geçim sıkıntısı çeken yoksul bir aileydi. Hz. Muhammed (s.a.v.) le birlikte Halime nin evine bolluk ve bereket geldi. Peygamberimiz (s.a.v.) dört yaşını bitirene kadar sütannesi Halime nin yanında kaldı. Daha sonra sütannesi Hz. Muhammed (s.a.v.) i Mekke ye getirip annesi Âmine ya teslim etti. Âmine oğluna özenle bakıyor, babasının yokluğunu aratmamaya çalışıyordu. Hz. Muhammed (s.a.v.) altı yaşındayken Âmine, oğlunu ve yardımcısı Ümmü Eymen i de yanına alarak eşinin kabrini ve akrabalarını ziyaret etmek için Medine ye gitti. Bir süre orada akrabalarının yanında kaldı ve eşinin kabrini ziyaret etti. Daha sonra Mekke ye dönmek üzere oğlu ve yardımcısıyla birlikte yola çıktı. Medine yakınlarındaki Ebva denilen yere geldiklerinde Âmine hastalandı ve burada vefat etti. Hz. Muhammed (s.a.v.) annesinin vefatına çok üzüldü. Hem babasını hem de annesini kaybettiği için yetim ve öksüz kaldı. Annesinin vefatından sonra Hz. Muhammed (s.a.v.) i Ümmü Eymen Mekke ye getirip dedesi Abdülmuttalip e teslim etti. Bundan sonra Hz. Muhammed (s.a.v.) dedesinin yanında kalmaya başladı. Abdülmuttalip torununa sevgiyle baktı ve onunla yakından ilgilendi. Yanından onu hiç ayırmadı, toplantı ve benzeri yerlere giderken torununu da götürdü. Abdülmuttalip yaşlı biriydi. Bu nedenle kendisinden sonra torununu, oğlu Ebu Talip e emanet etti. Hz. Muhammed (s.a.v.) sekiz yaşına geldiğinde dedesi Abdülmuttalip i de kaybetti. Dedesinin vefatı Hz. Muhammed (s.a.v.) i derinden etkiledi. Peygamberimiz zamanında ticaret kervanları develerle yapılırdı. 42

43 Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı Amcası Ebu Talip, babasının emaneti olan yeğenini yanına alarak ona dedesinin yokluğunu hissettirmemeye çalıştı. Hz. Muhammed (s.a.v.) i daima koruyup gözetti. Onu en iyi şekilde yetiştirmek için çalıştı. Ticaret için Mekke dışına giderken onu da yanında götürdü. Böylece Hz. Muhammed (s.a.v.) ticaret konusunda kendisini yetiştirdi. Hem ticaretteki doğruluğu ve dürüstlüğü hem de güzel ahlakıyla insanların sevgi ve saygısını kazandı. Hz. Muhammed (s.a.v.) in ticaretteki başarısı ve dürüstlüğü, Mekke nin zenginlerinden biri olan ve aynı zamanda ticaretle uğraşan Hz. Hatice nin dikkatini çekti. Bir süre sonra Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) e birlikte ticaret yapmayı, kendi kervanlarının idaresini üstlenmesini teklif etti. Peygamberimiz (s.a.v.) onun teklifini kabul etti ve Hz. Hatice nin ticaret kervanını yönetmeye başladı. Hz. Muhammed (s.a.v.) in yönetimindeki ticaret kervanlarından Hz. Hatice çok kâr elde etti. Bu süreçte Hz. Hatice Peygamberimizi daha yakından tanıdı ve onun kişiliğine, dürüstlüğüne hayran oldu. Bir süre sonra Hz. Muhammed (s.a.v.) e evlilik teklifinde bulundu. Peygamberimiz (s.a.v.) aile büyüklerinin de görüşünü aldıktan sonra Hz. Hatice ye olumlu cevap verdi. Bu evlilik gerçekleştiğinde Hz. Muhammed (s.a.v.) yirmi beş, Hz. Hatice ise kırk yaşındaydı. Peygamberimiz (s.a.v.) ile Hz. Hatice nin bu evlilikten dördü kız, ikisi erkek olmak üzere altı çocukları oldu. Kızlarının adı Zeynep, Rukiye, Ümmü Gülsüm ve Fatıma dır. Oğullarının adı ise Kasım ve Abdullah tır. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) gençliğinde güzel ahlakı, dürüst ve güvenilirliği ile tüm Mekkelilerin sevgisini ve saygısını kazanmıştır. Bu nedenle de Mekkeliler ona Muhammedü l-emin (Güvenilir Muhammed) demişlerdir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in, gençliğinde yaşadığı bazı önemli olaylar vardır. Bunlardan biri amcalarıyla birlikte Ficar Savaşı na katılmasıdır. Bu savaş, Hz. Muhammed (s.a.v.) in mensup olduğu Kureyş kabilesi ile Kays kabilesi arasında, Haram Aylarda (muharrem, recep, zilkade ve zilhice) yapılmıştır. Hz. Muhammed (s.a.v.) Ficar Savaşı nda amcalarına ok vermek suretiyle yardımcı olmuştur. 1 Hz. Muhammed (s.a.v.) in gençliğinde gerçekleşen önemli olaylardan biri de Hilful Fudul cemiyetinin kurulması ve onun bu cemiyetin üyelerinden biri olmasıdır. O dönemde Mekke de insanların, özellikle de yabancıların can ve mal güvenliği kalmamıştı. Bunun üzerine Mekke nin ileri gelenleri, şehirde güvenliği sağlamak, haksızlıkları önlemek için Hilful Fudul cemiyetini kurdular. Hz. Muhammed (s.a.v.) de bu cemiyetin bir üyesi olarak Mekke de yaşanan haksızlıkları önlemek, mağdur olanlara yardım etmek için mücadele etmiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) in gençliğinde yaşadığı önemli olaylardan biri Kâbe Hakemliği dir. Kâbe yağmur ve sel suları gibi nedenlerle zarar görmüştü. Mekkeliler, Kâbe nin 1 Sabri Hizmetli, İslam Tarihi, Yeni Çizgi Yayınları, Ankara, 1995, s Hacerü l-esved

44 3. duvarlarını yıkıp yeniden tamir ettiler. Ancak sıra kutsal sayılan Hacerü l-esved in yerine konulmasına geldiğinde Mekkeliler arasında anlaşmazlık çıktı. Çünkü her kabile bu önemli görevi kendisi yerine getirmek istiyordu. Bu konudaki anlaşmazlık ve tartışma giderek büyüdü. Bu sırada orada bulunanlardan biri Kâbe ye ilk gelecek kişinin hakem olmasını teklif etti. Diğerleri de bunu kabul etti. Bir süre sonra Kâbe nin kapısında Hz. Muhammed (s.a.v.) belirdi. Onu görünce herkes çok sevindi. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v.) e güveniyorlar ve onun soruna adil bir şekilde çözüm getireceğine inanıyorlardı. Durumu Hz. Muhammed (s.a.v.) e anlattılar. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Hacerü l-esved i bir yaygı üzerine koydu. Her kabileden birer temsilci seçip yaygının uçlarından tutturdu ve Hacerü l-esved i yerine koydu. Böylece o, Mekkeliler arasında çıkabilecek bir çatışmayı da önledi. Etkinlik Yukarıdaki olayda Peygamberimiz (s.a.v.)in hangi özellikleri öne çıkmaktadır? Arkadaşlarınızla değerlendiriniz. 3. Hz. Muhammed (s.a.v.) e ilk Vahyin Gelişi Peygamber Efendimize ilk vahiy nerede ve ne zaman gelmiştir? Hz. Muhammed (s.a.v.) gençliğinde toplumun içinde bulunduğu kötü durumdan, Mekkelilerin putlara tapmasından rahatsız oluyordu ve zaman zaman Nur Dağı ndaki Hira Mağarası na gidiyordu. Özellikle ramazan ayını burada geçirmeye özen gösteriyordu. Hira Mağarası nda Yüce Allah (c.c.) ın varlığını, birliğini, toplumun içinde bulunduğu kötü durumdan nasıl kurtulacağını düşünüyordu. 610 yılının ramazan ayında yine Hira Mağarası nda bulunduğu bir sırada, vahiy meleği Cebrail (a.s.) 2 geldi ve Peygamberimiz (s.a.v.)e Oku! diye seslendi. Hz. Muhammed (s.a.v.) Ben okuma bilmem. dedi. Cebrail (a.s.) tekrar, Oku! dedi. Peygamberimiz (s.a.v.) yine Ben okuma bilmem. dedi. Cebrail (a.s.) üçüncü kez Peygamberimize Oku! dediğinde, Hz. Muhammed (s.a.v.) Cebrail (a.s.) e Ne okuyayım? diye karşılık verdi. Cebrail (a.s.) Alâk suresinin ilk beş ayetini okudu. Bu ayetlerde Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: Yaratan Rabb inin adıyla oku! O, insanı embriyodan yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabb in en büyük kerem sahibidir. Hz. Muhammed (s.a.v.) ilk vahyin ardından heyecan ve korku içinde hızla eve geldi. Başından geçenleri eşi Hz. Hatice ye anlattı. Hz. Hatice onu şu sözlerle teselli etti: Korkma! Allah (c.c.) a yemin ederim ki o seni hiçbir zaman utandırmaz. Çünkü sen akrabanı gözetirsin. Doğruyu söylersin. Fakirlere, muhtaçlara yardım edersin. 3 Hz. Hatice daha sonra da Peygamberimiz (s.a.v.)i amcasının oğlu Varaka bin Nevfel e götürdü. Varaka bin Nevfel, Hristiyanlık ve Yahudilik gibi ilahî dinleri iyi biliyordu. Varaka bin Nevfel Hz. Muhammed (s.a.v.) i dinledikten sonra ona gelenin Cebrail (a.s.) olduğunu ve Hz. Muhammed (s.a.v.) in Allah (c.c.) tarafından peygamber olarak görevlendirildiğini bildirdi. 2 a.s. Aleyhisselam. ifadesinin kısaltılmış şeklidir. Allah ın selamı üzerine olsun. demektir. 3 İbni Hişam, Siretün Nebeviyye, Beyrut, 1980, C 2, s

45 Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı Kur an-ı Kerim Peygamberimiz (s.a.v.)e Hira Mağarası nda indirilmeye başlanmıştır. İlk vahyin ardından Cebrail (a.s.) bir süre Peygamberimiz (s.a.v.)e gelmedi. Hz. Muhammed (s.a.v.) bir gün yine Hira Mağarası ndan dönerken tekrar Cebrail (a.s.) i gördü ve telaş içinde hızlı bir şekilde evine döndü. Hemen yatağına uzandı. Bu sırada Cebrail (a.s.) ikinci kez geldi ve Ey bürünüp sarınan (Resulüm!) Kalk ve insanları uyar. Sadece Rabb ini büyük tanı. Elbiseni tertemiz tut. Kötü şeyleri terk et. 4 anlamındaki Müddessir suresinin ilk beş ayetini getirdi. Bu emrin ardından Peygamberimiz (s.a.v.) en yakınlarından başlamak üzere insanları İslam a davet etmeye başladı. Onun çağrısına ilk inananlar; eşi Hz. Hatice, yakın arkadaşı Hz. Ebu Bekir, azatlı kölesi Hz. Zeyd ve amcasının oğlu Hz. Ali oldu. Peygamberimiz, Sana emrolunanı açıkça söyle 5 ayeti indikten sonra da tüm insanları açıktan İslam a davet etmeye başladı. Etkinlik (Önce) en yakın akrabanı uyar. Şuarâ suresi, 214. ayet. Yüce Allah (c.c.) Peygamberimiz (s.a.v.)den niçin öncelikle yakın akrabalarını İslam a davet etmesini istemiştir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 4 Müddessir suresi, 1-5. ayetler. 5 Hicr suresi, 94. ayet. 45

46 3. 4. Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hicreti Bir insanın doğup büyüdüğü yerden göç etmek zorunda bırakılması, o kişide ne gibi duygu ve düşünceler oluşturur? Peygamberimiz (s.a.v.), Mekkelileri açıktan İslam a davet etmeye başladıktan sonra başta Ebu Cehil ve Ebu Lehep olmak üzere müşriklerin ileri gelenleri ona karşı çıktılar. Sevgili Peygamberimizle alay ettiler, ona deli, mecnun gibi küçümseyici sözler söylediler. Yeni Müslüman olanlara çeşitli baskı, eziyet ve işkenceler yaptılar. Onlarla tüm ilişkilerini kestiler. Müslümanlara ne bir mal sattılar ne de onlardan bir mal aldılar. Bu nedenle Müslümanlar çok zor durumda kaldılar. Fakat hiçbir şey Müslümanları dinlerinden döndüremedi. Hz. Muhammed (s.a.v.) bütün bu zorluklara rağmen İslam a çağrısını sürdürdü. Hem Mekkelilere hem de Mekke dışındaki kabilelere İslam ı duyurmaya çalıştı. Peygamberimiz (s.a.v.) 620 yılında Akabe denilen yerde Medine den Mekke ye gelen altı kişilik bir grupla karşılaştı. Onlara İslam ı anlattı, Yüce Allah (c.c.) tan gelen ayetleri okudu. Bu insanlar da Müslüman oldular. Bir yıl sonra aynı yerde buluşmak üzere Peygamber Efendimizle sözleştiler. Yurtlarına dönmek üzere Mekke den ayrıldılar. Medineliler 621 yılında on iki kişilik, 622 de ise yetmiş beş kişilik bir grupla Mekke ye geldiler ve Akabe de Hz. Muhammed (s.a.v.) le buluştular. Peygamberimiz (s.a.v.) Medinelilerle yaptığı üçüncü görüşmede onlara Mekkeli müşriklerin baskılarının ve eziyetlerinin dayanılmaz hâle geldiğini bildirdi. Müslümanların yaşadığı zorluklardan söz etti. Bunun üzerine Medineliler Peygamberimiz (s.a.v.)i ve Müslümanları Medine ye davet ettiler. Onları kendi canları gibi koruyacaklarına dair söz verdiler. Peygamberimiz (s.a.v.)in Medinelilerle yaptığı ikinci Akabe görüşmesine I. Akabe Biatı, üçüncü görüşmeye ise II. Akabe Biatı denmektedir. Mekkeli müşriklerin Müslümanlara karşı baskı ve eziyetlerinin iyice artması üzerine Peygamberimiz (s.a.v.) 622 yılında Müslümanlara Medine ye hicret edeceklerini bildirdi. Bunun ardından Müslümanlar mallarını ve mülklerini Mekke de bırakarak hicret için gruplar hâlinde Medine ye doğru yola çıktılar. Bunu öğrenen Mekkeli müşrikler iyice endişeye kapıldılar. Çünkü İslam ın yayılıp güçlenmesini istemiyorlardı. Bu nedenle de son çare olarak Hz. Muhammed (s.a.v.)i öldürmeye karar verdiler. Bunun için her kabileden birer temsilci seçtiler ve bir Sevr Dağı ndan görünüm gece Peygamberimiz (s.a.v.)in evini kuşattılar. Ancak Hz. Muhammed (s.a.v.) gece karanlığında kimseye görünmeden evden çıktı ve arkadaşı Hz. Ebu Bekir in yanına gitti. Kendisindeki Mekkelilerin 46

47 Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı emanetlerini ise sahiplerine teslim etmek üzere Hz. Ali ye bıraktı. Yatağına da onu yatırdı. Daha sonra en sadık dostu Hz. Ebu Bekir le birlikte Medine ye doğru hicret için yola çıktı. Mekkeli müşrikler sabahleyin Peygamberimiz (s.a.v.)in yatağında Hz. Ali yi görünce çok şaşırdılar ve Peygamberimiz (s.a.v.)in evden ayrıldığını anladılar. Hemen atlı birlikler oluşturup onu yakalamak için yollara düştüler. Peygamberimiz (s.a.v.)i bulup getirene yüz deve ödül vadettiler. Peygamberimiz (s.a.v.) Hz. Ebu Bekir le birlikte bir süre Sevr Dağı ndaki bir mağarada saklandı. Mekkelilerden bir grup bu mağaranın önüne kadar geldi. Ancak mağaranın girişine bir örümceğin ağ ördüğünü ve bir güvercinin yuva yaptığını gördüler. Bu nedenle de içeride kimsenin olmadığını zannettiler ve oradan uzaklaştılar. Onların mağaranın önünden ayrılmasından sonra Peygamberimiz (s.a.v.) ile Hz. Ebu Bekir mağaradan çıkıp Medine ye doğru tekrar yola devam ettiler. Kuba denilen yere geldiklerinde burada bir süre konakladılar. Peygamberimiz (s.a.v.) Kuba da bir mescit yaptırdıktan sonra Medine ye doğru yollarına devam ettiler. Bir cuma günü Medine yakınlarındaki Ranuna Vadisi ne geldiler. Peygamberimiz (s.a.v.) burada öyle vaktinde ilk kez cuma namazı kıldırdı. Uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra 24 Eylül 622 de Medine ye ulaştılar. Medineliler, Peygamberimiz (s.a.v.) ile Hz. Ebu Bekir i büyük bir sevinç ve coşku içinde karşıladılar. Kuba Mescidi Hicretle birlikte Müslümanlar Mekkeli müşriklerin baskı ve zulmünden kurtuldular. Dinlerini özgürce yaşama imkânı buldular. Hicretten sonra İslam dini Arabistan da daha hızla yayılmaya başladı. 47

48 3. Mekke den Medine ye hicret eden Müslümanlara muhacir, Medineli Müslümanlara ise ensar denir. Etkinlik Ay Doğdu Üzerimize Ay doğdu üzerimize, Veda Tepesi nden. Şükür gerekti bize, Allah (c.c.) a davetinden. Sen güneşsin, sen aysın. Sen nur üstüne nursun. Sen Süreyya yıldızısın. Ey sevgili, ey Resul! Ey bize gönderilen elçi, Yüce bir davetle geldin. Sen bu şehre şeref verdin. Ey sevgili, ey Resul! Peygamberimi Öğreniyorum, Hazırlayan: Komisyon, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 2008, s. 53. Yukarıdaki dörtlükler, Peygamberimiz (s.a.v.)in Medine ye gelişi sırasında oradaki Müslümanların duygu ve düşünceleri hakkında size nasıl bir fikir vermektedir? Görüşlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 48

49 Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı 5. Hz. Muhammed (s.a.v.) in Toplumsal Barışa Yönelik Etkinlikleri Bir toplumda barış olmadığında ne gibi sorunlar yaşanır? Hz. Muhammed (s.a.v.), hicretten sonra Medine de öncelikle Mekke den hicret eden Müslümanlarla Medineli Müslümanları kardeş ilan etmiştir. Böylece Medineli Müslümanlar sahip oldukları malları, bağ ve bahçeleri muhacirlerle paylaşmış, onlara iş imkânı sağlamıştır. Bu da Müslümanların birbiriyle kaynaşmasına vesile olmuştur. Aralarındaki sevgi, dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) Medine ye hicret ettiğinde burada bazı Arap ve Yahudi kabileleri yaşıyordu. Bunlar; Evs ve Hazreç adlı Arap kabileleriyle Benî Nâdir, Benî Kaynuka ve Benî Kureyza adlı Yahudi kabileleriydi. Evs ve Hazreç adlı kabileler arasında uzun yıllardan beri süre gelen anlaşmazlık ve düşmanlık vardı. Peygamberimiz (s.a.v.) bu iki kabileyi birbiriyle barıştırdı. Böylece aralarındaki anlaşmazlıklara son verdi ve düşmanlığı ortadan kaldırdı. Hz. Muhammed (s.a.v.) Yahudi kabileleriyle de Medine Vesikası ya da Medine Sözleşmesi olarak bilinen bir antlaşma yaptı. Bu antlaşmaya göre Müslümanlar ve Yahudiler dininde, inancında özgür olacaktı. Herkes ibadetlerini serbestçe yerine getirebilecekti. Medine ye bir düşman saldırısı olduğunda Müslümanlarla Yahudiler birlikte karşı koyacaktı. Hiç kimse diğer tarafın düşmanıyla iş birliği yapmayacaktı. Bir sorun olduğunda Hz. Muhammed (s.a.v.) e başvurulacaktı, onun vereceği karara uyulacaktı. Peygamberimiz (s.a.v.) tüm bu çalışmalarıyla Medine de toplumsal barışı ve farklı iki dine mensup toplumun bir arada yaşamasını sağladı. Etkinlik İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat edenler ve (muhacirleri) barındırıp yardım edenler var ya işte onların bir kısmı diğer bir kısmının dostlarıdır... Enfâl suresi, 72. ayet. Yukarıdaki ayetlerde övgüyle söz edilenler kimlerdir? Bu ayetlerin anlamları üzerinde arkadaşlarınızla konuşunuz. 6. Hz. Muhammed (s.a.v.) in İslam ı Yayma Çabaları Peygamberimiz (s.a.v.) İslam ı yayarken ne gibi zorluklarla karşılaşmıştır? 610 yılında ilk vahyin gelmesiyle birlikte Hz. Muhammed (s.a.v.) in peygamberlik görevi başlamıştır. O, öncelikle İslam ı en yakınlarına duyurmuş, çağrısını Mekke de üç yıl gizlice sürdürmüştür. Daha sonra tüm Mekkelileri açıktan İslam a davet etmiştir. Mekkeli müşriklerin ileri gelenleri, Peygamberimiz (s.a.v.)e büyük bir tepki göstermişler ve İslam ı anlatmasına engel olmaya çalışmış- 49

50 3. lardır. Yeni Müslüman olanlara çeşitli baskı ve eziyetlerde bulunmuşlardır. Bütün engellemelere ve baskılara rağmen Peygamberimiz (s.a.v.) İslam ı insanlara duyurmaya ve anlatmaya çalışmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.) İslam a çağrısını yalnızca Mekkelilere değil, Mekke dışındaki insanlara da ulaştırmak için büyük gayret göstermiştir. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v.) tüm insanlara gönderilmiş Allah (c.c.) ın son peygamberiydi. Bu nedenle Hz. Muhammed (s.a.v.) Mekke ye dışarıdan gelenleri de İslam a davet etmiştir. Ayrıca Taif e de gitmiş, onlara kendisinin Allah (c.c.) resulü olduğunu bildirmiş ve İslam ı anlatmıştır. Ancak Taifliler Peygamber Efendimizin çağrısını kabul etmemişler ve onu taşa tutmuşlardır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in ayakları kanlar içinde kalmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.) tekrar Mekke ye dönmek zorunda kalmış ve tüm güçlüklere rağmen çağrısını sürdürmüştür. Mekkeli müşriklerin baskı ve zulümleri artık dayanılmaz hâle geldiği için Peygamberimiz, Müslümanlarla birlikte 622 de Medine ye hicret etmiştir. Hicretten sonra peygamberlik görevini burada sürdürmüştür. Onun sabırlı ve azimli çalışması sonucunda pek çok Arap kabilesi İslam ı kabul etmiş ve İslam dini hızla Arap Yarımadası nda yayılmaya başlamıştır. Peygamberimiz (s.a.v.) İslamiyeti yaymak için İran, Bizans, Habeş gibi çevre ülkelerin hükümdarlarına da elçilerle mektuplar göndermiştir. Örneğin, Dihye bin Halife ile Bizans İmparatoru Heraklius (Herakliyus) a gönderdiği mektupta şu ifadeler yer almaktadır: Allah (c.c.) ın Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) den Bizans İmparatoru Herakliyus a: Allah (c.c.) ın selamı hak yolda olanların üzerine olsun. Seni İslam a davet ediyorum. İslam ı kabul et ki kurtuluşa eresiniz. Allah (c.c.) da sana mükâfatını iki kat versin. Eğer kabul etmezsen halkın günahını sen çekersin. Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızdaki ortak olan söze gelin. Sadece Allah (c.c.) a kulluk edelim ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah (c.c.) ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilahlaştırmasın 6 Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in Habeş kralı Necaşi ye gönderdiği mektup ise şöyledir: Bismillâhirrahmânirrahîm (Rahman ve rahîm olan Allah (c.c.) ın adıyla). Bu yazı, Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) den Habeş in büyüğü Necaşi Ashama yadır. Selam hidayete tâbi olanlara, Allah (c.c.) a ve Peygamberine iman edenlere, Allah (c.c.) ın bir ve ortaksız olduğuna, zevce ve çocuk edinmediğine, Hz. Muhammed (s.a.v.) in onun kulu ve elçisi olduğuna şehadet edenlere olsun. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in gönderdiği elçiler, İran hükümdarı dışındaki devlet başkanları tarafından çok iyi karşılanmış ve çeşitli hediyelerle uğurlanmıştır. Ancak bunların hiçbiri İslam ı kabul etmemiştir. Peygamberimizin mektuplarından biri 6 Mahmut Esed, İslam Tarihi, Marifet Yayınları, İstanbul, 1983, s

51 Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı Etkinlik Peygamberimiz (s.a.v.)in İran hükümdarına gönderdiği mektupta şu ifadeler yer almaktadır: Bismillâhirrahmânirrahîm (Rahman ve rahîm olan Allah (c.c.) ın adıyla). Allah (c.c.) ın kulu ve Peygamberi Muhammed (s.a.v.) den Fars ın büyüğü Kisra ya. Hidayete uyanlara, Allah (c.c.) ve Resulüne iman edenlere, Allah (c.c.) tan başka hiçbir ilah olmayıp onun bir tek olduğuna, ortağı ve benzeri bulunmadığına, Hz. Muhammed (s.a.v.) in onun kulu ve resulü olduğuna şehadet edenlere olsun. Ey Kisra! Seni Allah (c.c.) ın dinine davet ediyorum. Çünkü ben dirileri (Allah) ın azabıyla uyarmak, kâfirler üzerinde o söz (azap) hak olmak için, bütün insanlara peygamber olarak gönderildim. Ey Kisra! Müslüman ol ki selamet bulasın. Eğer olmazsan Mecusilerin günahı boynuna olsun. İrfan Yücel, Peygamberimizin Hayatı, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1999, s Yukarıdaki mektuptan Peygamberimiz (s.a.v.)in İslam a davet üslubuyla ilgili olarak ne gibi ilkeler çıkarılabilir? 7. Veda Hutbesi nde Evrensel Mesajlar Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), 632 yılında ashabına haccetmek için Mekke ye gideceğini haber verdi. Bu haberi duyan Müslümanlar Arabistan ın çeşitli yerlerinden akın akın Mekke ye doğru yola çıktılar. Peygamberimiz (s.a.v.) ve yüz bini aşkın Müslüman Mekke de buluştu. Hep birlikte hac ibadetini yerine getirdiler. Bu hac, Peygamberimiz (s.a.v.)in ilk ve son haccı oldu. Bu nedenle Veda Haccı olarak nitelendirildi. Hz. Muhammed (s.a.v.) hac esnasında Arafat ta Müslümanlara bir konuşma yaptı. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in bu konuşmasına Veda Hutbesi adı verildi. Veda Hutbesi temel insan hakları açısından çok önemli evrensel mesajlar içermektedir. Peygamberimizin Veda Hutbesi ni okuduğu Arafat Dağı ndan bir görünüm 51

52 3. Peygamberimiz (s.a.v.)in Veda Hutbesi nde şöyle buyurmaktadır: Hamd Allah (c.c.) a mahsustur. Ona hamd eder, ondan yardım isteriz. Şahitlik ederim ki Allah (c.c.) tan başka ilah yoktur. Allah (c.c.) tektir, eşi, ortağı, dengi ve benzeri yoktur. Yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed (s.a.v.) onun kulu ve resulüdür. Ey insanlar! Sözümü iyi dinleyiniz. Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. İnsanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay, bu kentiniz Mekke nasıl mukaddes bir şehir ise canlarınız, mallarınız, namus ve şerefiniz de öylece mukaddestir; her türlü saldırıdan korunmuştur. Ashabım! Yarın Rabb inize kavuşacaksınız. Bugünkü her hâl ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Bu vasiyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsinler. Olabilir ki bildirilen kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi kavramış olabilir. Ashabım! Cahiliye Devri nde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Ey insanlar! Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız. Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu konuda Allah (c.c.) tan korkmanızı tavsiye ederim. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Müminler! Size bir emanet bırakıyorum. Ona sımsıkı sarıldıkça yolunuzu şaşırmazsınız. O emanet Allah (c.c.) ın kitabı ve benim sünnetimdir. Müminler! Sözümü iyi dinleyin, iyi belleyin. Rabb iniz birdir, babanız birdir. Hepiniz Âdem densiniz. Âdem ise topraktandır. Hiç kimsenin başkaları üzerinde soy sop üstünlüğü yoktur. Allah (c.c.) katında üstünlük, ancak takva iledir. Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Böylece bütün Müslümanlar kardeştir. Gönül hoşluğu ile kendisi vermedikçe, başkasının hakkına el uzatmak helal değildir. Ashabım! Allah (c.c.) tan korkun, beş vakit namazınızı kılın, ramazan orucunuzu tutun, malınızın zekâtını verin. Böylece Rabb inizin cennetine girersiniz. Ey insanlar! Yarın beni sizden soracaklar, ne dersiniz? Ashap da: -Allah (c.c.) ın dinini tebliğ ettin, görevini hakkıyla yaptın, bize öğüt ve vasiyette bulundun, diye şahitlik ederiz, dediler. İbni Hişam, Siretün Nebeviyye, C4, s.345; İrfan Yücel, Peygamberimizin Hayatı, s

53 Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı Etkinlik Peygamberimizin Veda Hutbesi nden temel insan hakları ile ilgili ilkeler çıkarınız ve bunları günümüz insan hakları ile karşılaştırınız. 8. Hz. Muhammed (s.a.v.) in Vefatı Peygamberimiz (s.a.v.) ne zaman, nerede vefat etmiştir? Peygamberimiz (s.a.v.) Veda Haccı ndan Medine ye dönerken yolda hastalandı ve Medine ye vardığında da rahatsızlığı iyice arttı. Mescide dahi gidemez oldu. Namazları kıldırmak üzere kendi yerine Hz. Ebu Bekir i görevlendirdi. Allah (c.c.) Resulü (s.a.v.) 8 Haziran 632 de evinde vefat etti. Peygamberimiz (s.a.v.)in vefat haberi Müslümanları derinden sarstı. Çoğu kimse onun vefat ettiğine inanamadı ve ne yapacağını, nasıl davranacağını bilemedi. Hatta Hz. Ömer Hz. Muhammed (s.a.v.) öldü. diyenlere kılıcını çekip sert bir şekilde tepki gösterdi. Peygamberimiz (s.a.v.)in vefat haberini duyan Hz. Ebu Bekir ise hemen onun evine geldi ve odasına girdi. Hz. Muhammed (s.a.v.) in yüzündeki örtüyü kaldırıp vefat ettiğini görünce gözlerinden yaşlar boşandı ve dudaklarından şu sözler döküldü: Sana her şey feda olsun 7 Hz. Ebu Bekir daha sonra kendini toparlayıp dışarı çıktı ve Müslümanlara şöyle dedi: Ey insanlar! Kim Hz. Muhammed (s.a.v.) e tapıyor idiyse bilsin ki Hz. Muhammed (s.a.v.) ölmüştür. Kim de Allah (c.c.) a tapıyorsa bilsin ki Allah (c.c.) bakidir, ölümsüzdür. 8 Sonra da şu ayeti okudu: Hz. Muhammed (s.a.v.) ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür ya da öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? 9 Müslümanlar Hz. Ebu Bekir in bu konuşmasından sonra biraz sakinleştiler. Peygamberimizin Kabri Mescid-i Nebi nin içindedir. Peygamberimiz (s.a.v.)in cenazesini Hz. Ali yıkadı. Amcası Hz. Abbas ve onun oğulları da Hz. Ali ye yardımcı oldu. Hz. Muhammed (s.a.v.) in cenazesi vefat ettiği yere yani Hz. Ayşe nin odasına defnedildi. 7 İbrahim Sarıçam, İlk Dönem İslam Tarihi, Anadolu Üniversitesi Yayınları, Eskişehir, 1999, s İbrahim Sarıçam, İlk Dönem İslam Tarihi, s Âl-i İmran suresi, 144. ayet. 53

54 3. Sevgili Peygamberimizin kabrinin bulunduğu yere Ravza-i Mutahhara (Tertemiz Cennet Bahçesi) denir. Etkinlik (Ey Hz. Muhammed!) Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler. Zümer suresi, 30. ayet. Yukarıdaki ayetin vermek istediği mesajı arkadaşlarınızla değerlendiriniz. Okuma Metni Eş Olarak Hz. Hatice Hz. Peygamberin sevgili eşi Hz. Hatice, Mekke de doğdu. Kureyş kabilesinin Esedoğulları soyuna mensuptur. Babası Huveylid, Kureyş in ileri gelenlerindendi. Hz. Hatice, Müslüman olmadan önce iffet ve şerefiyle tanınmış, saygın bir dul hanımdı. Bu yüzden kendisine, iffetli ve namuslu anlamına gelen Tahire lakabı verilmişti. Hz. Hatice nin bu özelliklerinden dolayı pek çok kişi kendisiyle evlenmek istediyse de o, bu teklifleri geri çevirdi. Ticaretle uğraşan Hz. Hatice, Mekke nin büyük tüccar aileleri arasında yer almış ve Mekke nin zenginlerinden biri olmuştu. O, ticarette doğruluk, dürüstlük ve güveni ilke edindiği için ticari ortaklık kurarken ortaklarının güvenilir ve dürüst olmasına çok önem verirdi. Hz. Hatice, 40 yaşında iken Hz. Muhammed (s.a.v.) le evlendi. Böyle bir evlilik için Hz. Hatice nin yeğeni aracılık etmişti. Hz. Hatice nin yeğeni, bir defasında Hz. Muhammed (s.a.v.) ile birlikte ticaret amacıyla aynı kafilede yer almıştı. Bu yolculuktan dönünce Hz. Muhammed (s.a.v.) in güvenilir, zeki ve kabiliyetli biri olduğunu Hatice ye anlatmıştı. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu sıralarda 25 yaşlarında idi. Başka tanıdıklarının da tavsiyesi üzerine Hz. Muhammed (s.a.v.) e, ticaret kervanlarında kendisine yardımcı olmasını teklif etti. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu teklifi kabul edip Hz. Hatice nin kervanlarında çalışmaya başladı. Çok kısa zamanda Hz. Muhammed (s.a.v.) başarılarıyla, dürüstlüğüyle Hz. Hatice nin güvenini kazandı. Hz. Hatice, güzel ahlaklı ve davranışlarına hayran olduğu Hz. Muhammed (s.a.v.) e evlenme teklif etti. Hz. Muhammed (s.a.v.) aldığı bu teklifi amcalarına götürdü. Amcası Ebu Talip, kardeşleri ile birlikte Hz. Muhammed (s.a.v.) i de yanlarına alarak Hz. Hatice nin evine gittiler. Ona talip oldular. Hz. Hatice nin amcası Amr b. Esed bu evliliğe izin verdi. Bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.v.), o sırada 40 yaşlarında olan Hz. Hatice ile evlendi. Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) in örnek kişiliğinden çok etkilenmişti. Bunun sonucunda Hz. Hatice onu hem sevmiş hem de önceden olduğu gibi servetinin idaresini ona bırakmıştır. Şeref ve asalet bakımından bir zirve olan Hz. Muhammed (s.a.v.), Hz. Hatice gibi soylu bir kadınla evlenerek maddi bakımdan rahatlamıştı. Bütün Mekke halkı onlara gıpta ve saygıyla bakıyordu. Onların evliliği gerçek saygının ve samimiyetin simgesi olmuştur. 54

55 Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hayatı Hz. Muhammed (s.a.v.) in Hatice den dört kızı, iki oğlu oldu. Kızları; Zeynep, Rukiye, Ümmügülsüm ve Fatıma dır. Hz. Peygamberin soyu Fatıma dan devam etti. Erkek çocuklarının adı, Kasım ve Abdullah tır. Peygamberimizin ilk erkek çocuğunun adının Kasım olmasından dolayı da Hz. Muhammed (s.a.v.) e Ebu l-kasım künyesi verilmiştir. Her ikisi de küçük yaşta ölmüştür. Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) in hayatına anlam katan bir kişiydi. Her açıdan ona destek vermişti. Hz. Muhammed (s.a.v.) ilk vahiy tecrübesini onunla paylaşmış, o da vahyin gerçekliğine hemen inanmış ve bütün varlığı ile onu desteklemiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) Hira Mağarası nda bulunduğu bir sırada ilk vahyi alınca büyük bir korku ve heyecana kapılarak evine dönmüştü. Yaşadığı tecrübeyi Hz. Hatice ye anlatan Hz. Muhammed (s.a.v.), korktuğunu söylemişti. Hz. Hatice onu şu sözleriyle teselli etmişti: Hiç korkma!.. Allah (c.c.) seni asla kötülük içine atmaz. Allah (c.c.) sana mutlaka iyilikle muamele edecektir. Çünkü sen yakınlarına yardım ediyor, ailene bakıyor, hayatını dürüstlükle kazanıyor, diğer insanların doğruluktan ayrılmamalarını sağlıyor, yetimlere sığınacak bir yer temin ediyorsun. Sözünde doğru, emanete hıyanet etmez, hiçbir dayanağı olmayanların yardımcısı, muhtaçlara iyilik için koşan ve herkes ile iyi geçinip nezaketle muamele eden bir kimsesin. Hz. Hatice daha sonra Hz. Muhammed (s.a.v.) i dinî konularda bilgili olan amcasının oğlu Varaka ya götürmüş, bilgi ve güven vermesi noktasında eşine yardımcı olmuştu. Sonra da herkesten evvel kendisine inandığını ve peygamberlik çağrısına uyduğunu bildirdi. Hz. Hatice, kıtlık yıllarında Hz. Muhammed (s.a.v.) in yoksulluk çeken amcası Ebu Talip e destek için Hz. Ali yi evine almasına razı olmuş ve onu evladı gibi görmüştür. Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) in acı ve sıkıntılı günlerinde hiçbir zaman ümitsizliğe düşmemiş ve onu yalnız bırakmamıştır. İlk vahiyden sonra yaşanan kesinti (fetretü l-vahiy) dönemi Hz. Muhammed (s.a.v.) için derin bir üzüntü dönemi oldu. Hz. Hatice, bu dönemde de peygamberlik görevine duyduğu tereddütsüz inancı dolayısıyla Hz. Muhammed (s.a.v.) in en büyük manevi destekçisi olmaya devam etmiştir. Mekkeli müşrikler Haşimoğullarını 3 yıla yakın bir süre boykot ettiğinde Hz. Muhammed (s.a.v.) ile beraber zorluklara göğüs germiş; imanı ve sevgisiyle bir eş olarak destek vermiş; sıkıntılarına, üzüntülerine çare olmaya çalışmıştır. Hz. Muhammed (s.a.v.), onun bu maddi ve manevi desteğini şöyle takdir etmektedir: Bütün insanlar beni ret ve inkâr ederken o, bana iman etti. İnsanlar beni yalanlarken o, beni tasdik etti ve insanlar bana mali ambargo uygulanıp iktisadi bir sıkıntıya boğarken o, malını mülkünü benim için seferber etti. Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.v.) in, sadece eşi değil, aynı zamanda yakın bir dostu, bir dert ortağı olmuş, sıkıntılı anlarında onu teselli etmiştir. Hz. Hatice, 25 yıl kadar süren bir evlilikten sonra, Hicret ten üç yıl kadar önce vefat etti. Onun vefatı Hz. Muhammed (s.a.v.) i son derece üzmüştü. Hz. Muhammed (s.a.v.) onun vefat etmesinden sonra başka hanımlarla evlenmesine rağmen onu hiç unutmamış, her zaman sevgi ile anmış ve hakkında güzel sözler söylemiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.), bir defasında onu şu sözlerle övmüştür: Allah (c.c.), bana ondan daha hayırlısını vermedi. O, hiç kimsenin kabul etmediği bir zamanda bana iman etti; herkesin beni yalanladığı bir zamanda o, beni tasdik etti; kimsenin bana bir şey vermediği sırada o malını benim için kullandı ve çocuklarımın annesi oldu. Prof.Dr. Nahide BOZKURT Ortaöğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretim Programı, s

56 3. ÜNİTEMİZİ DEĞERLENDİRELİM 1. Peygamberimiz (s.a.v.)in doğduğu ortamın kültürel ve sosyal özellikleri hakkında bilgi veriniz. 2. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)in çocukluk hayatını anlatınız. 3. Peygamberimiz (s.a.v.)in Kâbe Hakemliği hakkında bilgi veriniz. 4. Hicretin sebep ve sonuçlarını söyleyiniz. 5. Peygamberimiz (s.a.v.) hicretten sonra Medine de toplumsal barışı sağlamak için neler yapmıştır? Belirtiniz. 6. Peygamberimiz (s.a.v.)in vefatı sahabeler üzerinde nasıl bir etki yapmıştır? Açıklayınız. 7. Peygamberimiz (s.a.v.)in Veda Hutbesi nde yer alan evrensel mesajlarından üç örnek veriniz. 8. Aşağıdakilerden hangisi Peygamberimiz (s.a.v.)in doğduğu çevrede var olan inançlardan biri değildir? A. Putperestlik B. Haniflik C. Budizm D. Yahudilik E. Hristiyanlık 9. Peygamber Efendimiz Mekke den Medine ye hangi tarihte hicret etmiştir? A. 571 B. 610 C. 620 D. 622 E Peygamberimiz (s.a.v.)e ilk vahiy ne zaman ve nerede gelmiştir? A. 572 yılında Kâbe de B. 610 yılında Hira Mağarası nda C. 620 yılında Sevr Mağarası nda D. 622 yılında Arafat Dağı nda E. 630 yılında Mekke de 11. Peygamberimiz (s.a.v.)in kabri aşağıdaki şehirlerden hangisindedir? A. Mekke B. Taif C. Medine D. Cidde E. Yemen 12. Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşlukları yay ayraç içindeki sözcüklerden uygun olanları ile tamamlayınız. (Akabe, ensar, Alak, şirk, muhacir, Hanif) Peygamberimiz (s.a.v.) Medineli Müslümanlarla... denilen yerde görüşmüştür.... Allah (c.c.) a ortak koşmak anlamına gelir. İslam dan önce Mekke de Hz. İbrahim in getirdiği dine inananlara... deniliyordu. Mekke den Medine ye hicret eden Müslümanlara... Medineli Müslümanlara ise... denir. 56

57 4. Kur an ve Ana Konuları mize Hazırlanalım 1. Tecvit, mukabele, hatim, Mushaf, meal ve tefsir kavramlarının anlamlarını araştırıp öğreniniz. 2. Kur an-ı Kerim in Peygamberimiz (s.a.v.)e hangi yıllar arasında ve nasıl indirildiğini araştırınız. 3. Bir Kur an-ı Kerim mealinden İslam ın inanç esasları ile ilgili iki ayet meali bulup bunları defterinize yazınız.

58 4. 1. Kur an-ı Kerim İslam Dininin Temel Kaynağıdır Kur an-ı Kerim ile ilgili neler biliyorsunuz? Yüce Allah (c.c) insanları iyiye, güzele ve doğruya yönlendirmek için tarih boyunca birçok peygamber göndermiştir. Bunlardan bazılarına ilahî kitaplar indirmiştir. Hz. Musa ya Tevrat ı, Hz. Davut a Zebur u, Hz. İsa ya İncil i, son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) e ise Kur an-ı Kerim i göndermiştir. Kur an-ı Kerim İslam ın temel kaynağıdır. Kur an-ı Kerim bizlere dinimizin inanç, ibadet ve ahlak esaslarını öğretir. İnsanın yaratılış amacını, yaratıcısına, Kur an-ı Kerim son ilahî kitaptır. kendisine ve çevresine karşı görevler ve sorumluluklarını bildirir. Toplumsal ilişkilerde uyulması gereken kuralları açıklar. İnsanları iyiye, güzele ve doğru yola yönlendirmek için çeşitli öğütlerde bulunur. Bununla ilgili olarak bir ayette şöyle buyrulur: Bu (Kur an) bütün insanlığa bir açıklamadır; takva sahipleri için de bir hidayet ve öğüttür. 1 Bir başka ayette ise Şüphesiz bu Kur an en doğru yola iletir 2 buyrulur. Etkinlik Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz Allah (c.c) a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız onu Allah (c.c) a ve Resul e götürün. Bu hem hayırlı hem de netice bakımından daha güzeldir. Nisâ suresi, 59. ayet. Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: Kur an, Allah (c.c) ın kitabıdır. Onda sizden öncekilerin bilgileri, sizden sonrakilerle ilgili haberler vardır. Ayrıca sizin aranızda meydana gelebilecek sorunların çözümü vardır. O, gerçek ile yanlışı birbirinden ayıran bir ölçüdür. Tirmizi, Sevabul Kur an, 14. Yukarıdaki ayet ve hadisten Kur an-ı Kerim ile ilgili ilkeler çıkarıp bunları arkadaşlarınızla paylaşınız. 1 Âl-i İmran suresi, 138. ayet. 2 İsrâ suresi, 9. ayet. 58

59 Kur an ve Ana Konuları Kur an-ı Kerim geçmişte yaşamış peygamberlerin kıssalarından, milletlerin ve toplumların hayatından söz eder. Onların başına gelen olumsuzluklardan, yaptıkları hatalardan ders almamızı ister. Dinimizi doğru bir şekilde öğrenebilmek için öncelikle Kur an-ı Kerim e başvurmalıyız. Kur an-ı Kerim i öğrenmeye, onun meal ve tefsirini okumaya önem vermeliyiz. Ancak İslam a ait her konuyu açık ve ayrıntılı bir şekilde Kur an da bulamayabiliriz. Peygamberimiz (s.a.v.) Kur an-ı Kerim i gerek sözleri gerekse uygulamaları ile Müslümanlara açıklayıp öğretmiştir. Bu nedenle Kur an-ı Kerim in yanı sıra dinimizin temel ikinci kaynağı olan Peygamberimiz (s.a.v.)in sünnetini de öğrenmeye önem vermeliyiz. 2. Kur an-ı Kerim in Tarihi Kur an-ı Kerim Peygamber Efendimize ne zaman indirilmeye başlanmıştır? Kutsal kitabımız Kur an-ı Kerim, Peygamberimiz (s.a.v.)e 610 yılının Ramazan ayında Kadir Gecesi indirilmeye başlanmıştır. Bu durum bir ayette Biz onu (Kur an ı) Kadir Gecesi nde indirdik. 3 şeklinde belirtilmektedir. İlk vahiy geldiğinde Peygamberimiz (s.a.v.) Nur Dağı ndaki Hira Mağarası ndaydı. Cebrail (a.s.) Peygamberimiz (s.a.v.)e ilk olarak Alâk suresinin 1-5. ayetlerini getirdi. Bu ayetlerde Yüce Rabb imiz şöyle buyurmaktaydı: Yaratan Kur an-ı Kerim Peygamberimiz (s.a.v.)e, 610 yılının Ramazan Rabb inin adıyla oku! O, insanı ayında indirlmeye başlanmıştır. embriyodan yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabb in en büyük kerem sahibidir. 4 Etkinlik Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)e ilk inen ayetlerde Yüce Allah (c.c) nelere vurgu yapmaktadır? Bunların vermek istediği mesajları arkadaşlarınızla değerlendiriniz. 3 Kadr suresi, 1. ayet. 4 Alâk suresi, 1-5. ayetler. 59

60 4. Kur an-ı Kerim Peygamberimiz (s.a.v.)e ayet ve sureler hâlinde bölüm bölüm indirilmiş ve yaklaşık yirmi üç yılda tamamlanmıştır. Bununla ilgili olarak bir ayette şöyle buyrulur: İnkâr edenler: Kur an ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi? dediler. Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık (parça parça indirdik) ve onu tane tane ayırarak okuduk. 5 Kur an ın parça parça indirilmesi onun öğrenilmesi, ezberlenmesi ve yazıya geçirilmesinde birtakım kolaylıklar sağlamıştır. Sevgili Peygamberimiz, Yüce Allah (c.c) tan gelen Kur an ayetlerini vahiy kâtibi denilen kişilere, hurma kabuğu, deri ve yassı kemik gibi şeylere yazdırıyordu. Sonra da ayetlerin doğru bir şekilde yazılıp yazılmadığını kontrol ediyordu. Ayrıca bazı sahabeler de gelen ayetleri ezberliyordu. Peygamberimiz (s.a.v.) sağlığında Kur an-ı Kerim in ayetleri inmeye devam ettiğinden kitap hâline getirilememiştir. Kur an-ı Kerim ilk halife Hz. Ebu Bekir zamanında kitap hâline getirilmiştir. Başta Hz. Ömer olmak üzere bazı Müslümanlar, savaşlarda çok sayıda hafızın şehit düşmesi üzerine, Kur an ın korunamamasından endişe ettiler. Bu nedenle Hz. Ebu Bekir den Kur an ın kitap hâline getirilmesini istediler. Hz. Ebu Bekir de Peygamberimiz (s.a.v.)in vahiy kâtiplerinden ve Kur an ı ezbere bilen hafızlardan bir komisyon oluşturdu. Komisyonun başkanlığına da Zeyt bin Sabit i getirdi. Bu komisyon, titiz bir çalışma sonucunda kutsal kitabımız Kur an ı kitap hâline getirdi. Hz. Osman zamanında ise bu ilk nüsha esas alınarak Kur an-ı Kerim çoğaltıldı ve belli İslam merkezlerine gönderildi. Böylece kutsal kitabımız hiçbir değişikliğe uğramadan Yüce Allah (c.c) tan geldiği şekliyle günümüze kadar ulaştı. Hz. Osman Mushaf ı Topkapı Sarayı/İstanbul 5 Furkân suresi, 32. ayet. 60

61 Kur an ve Ana Konuları Hz. Ali, Kur an ayetlerini iniş sırasına göre yazmıştı. Bu ayetleri, Kur an-ı Kerim in kitap hâline getirilmesi esnasında komisyon başkanı Zeyt bin Sabit e verdi. Böylece Kur an ın kitap hâline getirilmesine katkı sağlamış oldu. 3. Kur an la İlgili Bazı Kavramlar Kur an-ı Kerim i tanımamızı ve iç düzenini bilebilmemizi sağlayan bazı kavramlar vardır. Ayet, sure, cüz ve Mushaf bunların başında gelir. Şimdi bu kavramların ne anlama geldiğini görelim Kur an ın İç Düzeni ile İlgili Kavramlar Ayet ve sure denince aklınıza neler geliyor? Kur an-ı Kerim ayet ve surelerden oluşmaktadır. Sureleri oluşturan, bir veya birkaç cümleden meydana gelen ifadelerden her birine ayet denir. Kur an-ı Kerim de yaklaşık 6666 ayet vardır. Ayetler birbirinden durak adı verilen işaretlerle ayrılmaktadır. Sure ise ayetlerden meydana gelen ve Kur an-ı Kerim i oluşturan bölümlerden her birine verilen addır. Kur an da 114 sure vardır. Tevbe suresinin dışındaki bütün surelerin başında besmele yer alır. Kur an-ı Kerim in ilk suresi Fâtiha, son suresi ise Nâs tır. Kur an da birkaç ayetten meydana gelen sureler olduğu gibi çok sayıda ayetten meydana gelen sureler de vardır. Kur an ın en kısa suresi üç ayetten oluşan Kevser suresi; en uzun suresi ise 286 ayetten meydana gelen Bakara suresidir. Kur an-ı Kerim ayet ve surelerden oluşmaktadır. 61

62 4. Kur an-ı Kerim de yer alan her surenin bir adı vardır. Sureler adını genellikle içinde geçen olay, olgu, kişi ve konudan alır. Örneğin; Yusuf suresi, Hud suresi, İbrahim suresi adını peygamberlerden; Kadr, Cuma, Cin ve Fil sureleri ise adını içinde geçen konu ve olaydan almaktadır. Müminûn suresi müminlerin özelliklerinden, Lokman suresi Hz. Lokman dan, Meryem suresi de Hz. Meryem den söz ettiği için bu adı almıştır. Cüz ise Kur an ın her yirmi sayfasına verilen addır. Kur an-ı Kerim, toplam otuz cüzden meydana gelir. Mushaf, Kur an ın isimlerinden biridir. Değişik malzemelere yazılmış Kur an ayetleri Hz. Ebu Bekir zamanında toplanıp bir araya getirilmiş ve bu nüshaya Mushaf adı verilmiştir. Kur an-ı Kerim meali Etkinlik Kur an daki ayet sayısı : Kur an da yer alan sure sayısı: Kur an ın en uzun ve en kısa sureleri: Kur an ın ilk ve son sureleri: Kur an da yer alan cüz sayısı: Yukarıdaki tabloyu doldurunuz. 62

63 Kur an ve Ana Konuları 3.2. Kur an ın Okunması ile İlgili Kavramlar Güzel sesle Kur an okuyan bir hafız dinlediğinizde neler hissedersiniz? Kur an ın okunması ile ilgili başlıca kavramlar; tecvit, mukabele, hatim ve hafızlıktır. Tecvit, Kur an ın usulüne uygun olarak güzel bir şekilde okunmasıyla ilgili kurallar bütününe denir. Kur an-ı Kerim in, kurallarına uygun ve güzel bir şekilde okunması dinleyenler üzerinde derin bir etki bırakır. İnsanların manevi duygularını arttırır. Bu nedenle Müslümanlar Kur an ı tecvit kurallarına uygun, güzel bir şekilde okumaya önem verirler. Yüce Rabb imiz bir ayette Kur an ı tane tane oku. 6 buyurarak Kur an ın güzel bir şekilde okunmasını istemiştir. Mukabele, Kur an-ı Kerim i genellikle hafız birisinin açıktan sesli olarak okuması, diğerlerinin de onun okuyuşunu sessizce takip etmesidir. Kur an Peygamberimiz (s.a.v.)e yaklaşık yirmi üç yıllık bir sürede bölüm bölüm indirilmiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu süre içinde kendisine indirilen ayetleri her yıl ramazan ayında Cebrail (a.s.) e okumuş, o da Peygamberimiz (s.a.v.)in okuyuşunu takip etmiştir. Peygamberimiz, vefatından önceki yılın ramazan ayında ise Kur an ı baştan sona Cebrail (a.s.) e iki kez okumuştur. Onun bu uygulaması daha sonra Müslüman toplumlarda bir gelenek hâline gelmiştir. Bu nedenle ramazan ayında cami, mescit ve evlerde mukabele okumaya önem verilmektedir. Etkinlik Kur an okumaya önem vermeliyiz. Kur an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin. A raf suresi, 204. ayet. Yukarıdaki ayetin vermek istediği ana düşünce nedir? Görüşlerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 6 Müezzemmil suresi, 4. ayet. 63

64 4. Hatim, Kur an ın baştan sona bir kez okunmasıdır. Toplumumuzda özellikle ramazan ayında hatim yapmaya büyük önem verilir. Her gün Kur an dan bir cüz okunur ve bir ayın sonunda Kur an baştan sona bir kez okunmuş olur. Ayrıca toplumumuzda vefat eden akrabalar, yakınlar için de hatim yapmaya önem verilir. Hatmin sonunda da dua yapılır. Sevabı ölmüş yakınların ve tüm Müslümanların ruhuna bağışlanır. Hafızlık ise Kur an-ı Kerim in baştan sona ezberlenmesidir. Kur an ı baştan sona ezbere bilen kişiye hafız denir. Kur an Peygamberimiz (s.a.v.) e indirilmeye başlandığında bazı sahabeler gelen ayetleri ezberlemişlerdir. 632 yılında vahyin inişi sona erdiğinde de birçok sahabe hafız olmuştur. O günden bu yana Müslümanlar hafız yetiştirmeye büyük önem vermişlerdir Kur an ın Anlaşılması ve Yorumlanması ile İlgili Kavramlar Kur an ın anlaşılması ve yorumlanması ile ilgili temel kavramlar meal ve tefsirdir. Kur an ın Arapçadan, bir başka dile tercüme edilmesine meal denir. Dünyada farklı dilleri konuşan binlerce Müslüman vardır. Bunların hepsinin Arapça bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle Kur an-ı Kerim çeşitli dillere tercüme edilmiştir. Bu Kur an tercümelerine, meal adı verilmiştir. Çünkü Kur an ayetlerinin ifade ettiği anlamın başka bir dile tam anlamıyla çevrilmesi Kur an-ı Kerim ve meali mümkün değildir. Bu nedenle Kur an meallerinde tercümeden farklı olarak kısa kısa açıklamalar yer almaktadır. Oysa tercümelerde böyle bir şey söz konusu değildir. Tercümede bir metin başka bir dile olduğu gibi çevrilir. Ülkemizde Türkçe mealli birçok Kur an-ı Kerim vardır. Bizler kutsal kitabımızda yer alan Yüce Allah (c.c) ın buyruklarını, öğütlerini, dinimizin inanç, ibadet ve ahlak gibi ilkelerini öğrenebilmek için meal okumaya önem vermeliyiz. Kur an-ı Kerim in ayetlerinin açıklanıp yorumlanmasına ise tefsir denir. Kur an da pek çok ayette kapalı ifadeler, mecazlı anlatımlar yer almaktadır. Bu ayetlerin doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için tefsire ihtiyaç vardır. Kur an ı tefsir edecek kişinin Arapçayı, Kur an ın indiği dönemin sosyal, 64 Kur an okuyan genç Kur an-ı Kerim de yer alan bir ayetin anlamını ya da açıklamasını öğrenmek istediğinizde ne yapıyorsunuz?

65 Kur an ve Ana Konuları ekonomik ve kültürel özelliklerini iyi bilmesi gerekir. Ayrıca tefsir yapacak kişinin diğer İslami ilimlere de vakıf olması şarttır. Bizler meal okurken anlayamadığımız ya da açıklamasına ihtiyaç duyduğumuz ayetler için tefsirlere başvurmalıyız. Kur an-ı Kerim i tefsir eden kişiye müfessir denir. Etkinlik Bir Kur an-ı Kerim mealinden ve tefsirinden İhlas suresinin meal ve tefsirini okuyunuz. Meal ile tefsir arasında ne gibi farklar olduğunu arkadaşlarınızla paylaşınız. 4. Kur an-ı Kerim in Belli Başlı Konuları Kutsal kitabımız Kur an da pek çok konudan söz edilir. İnanç, ibadet ve ahlak bunların başında gelir İnanç İslam ın inanç esasları ya da imanın şartları denince aklınıza neler geliyor? Kur an-ı Kerim in üzerinde önemle durduğu konuların başında inanç esasları gelir. Kur an-ı Kerim de Allah (c.c) ın varlığı, birliği ve sıfatları üzerinde önemle durulur. Evreni ve tüm varlıkları yalnızca bir İlah ın yarattığı, Allah (c.c) ın eşi ve benzerinin olmadığı vurgulanır. Bununla ilgili olarak İhlâs suresinde şöyle buyrulur: De ki: O, Allah (c.c) birdir. Allah (c.c) sameddir. O doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur. 7 Kur an-ı Kerim bize İslam ın inanç esaslarının neler olduğunu açık bir şekilde bildirmektedir. Bu durum bir ayette şöyle belirtilir: Peygamber Rabb i tarafından kendisine indirilene iman etti. Müminler de (iman ettiler.) Her biri Allah (c.c) a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. Allah (c.c) ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayrım yapmayız dediler. 8 Kur an-ı Kerim de sıkça Allah ın varlığı ve birliği üzerinde durulmaktadır. 7 İhlâs suresi, 1-4. ayetler. 8 Bakara suresi, 285. ayet. 65

66 4. Etkinlik Ey iman edenler! Allah (c.c) a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği ve daha önce indirdiği kitaba iman (da sebat) ediniz. Kim Allah (c.c) ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse tam manasıyla sapıtmıştır. Nisâ suresi, 136. ayet. Yukarıdaki ayette dinimizin inanç ve esaslarından hangileri geçmektedir? Bunlara inanmanın önemi üzerinde arkadaşlarınızla konuşunuz. Her Müslüman Allah (c.c) ın varlığına ve birliğine, peygamberlerine, kutsal kitaplarına, meleklerine, ahiret gününe, kaza ve kadere şüphe duymaksızın inanır İbadet İslam dininde hangi ibadetler yer almaktadır? Kur an-ı Kerim de insanın yaratılış amacının Yüce Allah (c.c) a kulluk ve ibadet etmek olduğu vurgulanır. Bir ayette şöyle buyrulur: Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. 9 Başka bir ayette de insanın Allah (c.c) a ibadet etmesi, verdiği nimetlerden dolayı ona şükretmesi istenir ve şöyle buyrulur: Öyleyse siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin. 10 Oruç, Kur an-ı Kerim de Müslümanlara farz olan ibadetlerdendir. 9 Zâriyat suresi, 56. ayet. 10 Bakara suresi, 152. ayet. 66

67 Kur an ve Ana Konuları Kur an ın en çok üzerinde durduğu konulardan biri de ibadettir. Kur an-ı Kerim, namaz kılmanın, oruç tutmanın, zekât vermenin ve hacca gitmenin Müslümanlara farz olduğunu bildirmektedir. Örneğin, namazla ilgili olarak bir ayette Namaz müminler üzerine vakitleri belli bir farzdır. 11 buyrulur. Bir başka ayette ise orucun farz oluşu ile ilgili şu ifadeler yer alır: Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı 12 Tevbe suresinin 60. ayetinde ise yoksul, düşkün, yolda kalmış, borçlu gibi kişilere zekât verilmesi emredilir. Namaz ibadeti Kur an ın önemle üzerinde durduğu konulardan biridir. Dinimizde yapılan her iyi ve güzel iş (salih amel) de ibadet olarak değerlendirilir. Bizler bunun bilincinde olalım. Yoksullara, kimsesizlere yardım edelim. Daima iyi ve güzel davranışlarda bulunmaya özen gösterelim. Namazımızı kılalım, orucumuzu tutalım. Etkinlik Namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah (c.c) ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah (c.c) yaptıklarınızı bilir. Ankebut suresi, 45. ayet. Namazı kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin. Bakara suresi, 43. ayet. İbadetlerin önemi ve faydası açısından yukarıdaki ayetleri yorumlayınız Ahlak Ahlak kurallarının amacı nedir? Ahlak kurallarına uyulmadığında ne gibi sorunlar yaşanır? Kur an-ı Kerim de yer alan temel konulardan biri de ahlaktır. Kur an ın pek çok ayetinde ahlaki ilkelere sıkça vurgu yapılır. İnsanların iyi ve güzel davranışlarda bulunması, kötülüklerden de kaçınması istenir. Dinimiz, toplumda insanların barış, huzur ve güven içinde, mutlu bir yaşam sürmelerini amaçlar. Bunun gerçekleşmesi için de ahlaki kurallara uyulmasını emreder. İnsanlara; doğru sözlü, dürüst ve güvenilir olmalarını öğütler. Anne, baba ve büyüklerine karşı saygılı davranmalarını emreder. Nitekim bir ayette şöyle buyrulur: Rabb in sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara Of! bile deme; onları azarlama, ikisine de güzel söz söyle Nisâ suresi, 103. ayet. 12 Bakara suresi, 183. ayet. 13 İsrâ suresi, 23. ayet. 67

68 4. Etkinlik Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz sorumluluğu gerektirir. İsrâ suresi, 34. ayet. Emrolunduğun gibi dosdoğru ol Hûd suresi, 112. ayet. Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden incitme gelen sadakadan daha iyidir Bakara suresi, 263. ayet. Yukarıdaki ayetlerden ahlaki ilkeler çıkarınız ve bunların günlük yaşamdaki önemini arkadaşlarınızla değerlendiriniz. Kur an-ı Kerim; yalan söylemek, hırsızlık yapmak, kin gütmek, dedikodu etmek, iftira atmak gibi kötü davranışları da yasaklar ve bunları ahlaka aykırı görür. Bir ayette, Yalan sözden sakının. 14 buyrulur. Başka bir ayette ise Muhakkak ki Allah (c.c), adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder. Çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. 15 buyrulur. O hâlde bizler de İslam ın emrettiği ve öğütlediği ahlaki ilkelere uyalım. İyi ve güzel davranışlarda bulunalım. Kötü ve çirkin davranışlardan kaçınalım. 5. Kültürümüzde Kur an ın Yeri ve Önemi Her kim Kur an bilmedi. Sanki cihana gelmedi. Derdine derman bulmadı. İşlerine pişman ola. Suat BATUR, Yunus Emre Divanı, Altın Kitaplar, İstanbul, 2005, s.96. Yukarıdaki dörtlükte ne anlatılmaktadır? Kültürümüzde Kur an ın ayrı bir yeri ve önemi vardır. Milletimiz kutsal kitabımız Kur an-ı Kerim e büyük bir değer vermiş ve saygıda hiç kusur etmemiştir. Kutsal kitabımız Kur an ı okurken onu rahle üzerine ya da yüksekçe bir yere koymaya özen göstermişlerdir. Kur an-ı Kerim kılıflarını ve kaplarını el yazması Kur an ları en güzel şekilde süslemişlerdir. Kur an-ı Kerim in bulunduğu odada ayağını uzatıp yatmayı doğru bulmamışlardır. Ünlü mutasavvıf ve şairlerimiz de eserlerinde Kur an ın önemine değinmişler, şiir ve sözlerine kutsal kitabımızı konu edinmişlerdir. Örneğin Yunus Emre bir dörtlüğünde şöyle demiştir: 14 İsrâ suresi, 34. ayet. 15 Nahl suresi, 90. ayet. 68

69 Kur an ve Ana Konuları Ne bahtlıdır ol kişi ki Okuduğu Kur an ola. Çalap ona rahmet kıla. Gönlü dolu iman ola. 16 Ahmet Yesevî de hikmet adı verilen şiirlerinde şu dizelere yer vermiştir: Benim hikmetlerimin ferman-ı Sübhan Okuyup anlasan manayı Kur an. 17 Pir Sultan Abdal ise Kur an la ilgili bir şiirinde şu ifadelere yer vermiştir: Tabii, ol nutku Kur an da bula Mürşit gelip bizim kalbimiz yuya. 18 Mevlânâ ise Kur an la ilgili bir dörtlüğünde şöyle demiştir: Âdemoğlunun eğer edepten nasibi yoksa âdem değildir. Âdemoğluyla hayvan arasındaki fark edeptir. Gözünü aç da bak, cümle Kelâmullah a, Kur an ın bütün ayetlerinin manası edepten ibarettir. 19 Bu konuyla ilgili Hatayi nin bir dörtlüğü ise şöyledir: Hüseyni yem bugün meydan içinde Okudum, dinledim irfan içinde Yetmiş bin yıl evvel Furkân içinde Cebrail (a.s.) e kelam ettim ezelden. 20 Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır Hak Dini Kur an Dili ve Hasan Basri Çantay da Kur an ı Hakim ve Meali Kerim adlı meal tefsir çalışmalarıyla Kur an ın anlaşılmasına katkı sağlamışlardır. 16 Annemaria Schimmel, Yunus Emre ile Yollarda, Ötüken Yayınları, İstanbul, 2002, s Ahmet Yesevi, Divan-ı Hikmet, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2004, s Abdurrahman Güzel, Dinî Tasavvufi Türk Edebiyatı, Akçağ Yayınları, Ankara, 1999, s İsmail Yakıt, Hz. Peygamber i Anlamak, Ötüken Yayınları, İstanbul, 2003, s Abdurrahman Güzel, Dinî Tasavvufi Türk Edebiyatı, Akçağ Yayınları, Ankara, 1999, s

70 4. Etkinlik... İnmemiştir hele Kur an, bunu hakkıyla bilin, Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!... Mehmet Âkif ERSOY, Safahat, Akvaryum Yayınları, Ankara, 2008, s Kur an esrar oluğu, Sonsuzluğun soluğu, Gösteren ok, kulluğu, İnkârı, iman oldu.... Necip Fazıl KISAKÜREK, Rıza A kdemir, D inî ve M illî Ş iirler A ntolojis i, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1999, s. 95. Yukarıdaki dörtlükleri yorumlayınız ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 70

71 Kur an ve Ana Konuları ÜNİTEMİZİ DEĞERLENDİRELİM 1. İslam ın temel kaynağı açısından Kur an ın önemini açıklayınız. 2. Kur an ın bölüm bölüm indirilmesinin ne gibi faydaları olmuştur? Belirtiniz. 3. Kur an ayetlerinin toplanıp kitap hâline getirilmesi ve çoğaltılması hakkında bilgi veriniz. 4. Kültürümüzde Kur an a verilen önemi örneklerle anlatınız. 5. Aşağıdakilerden hangisi Kur an ın iç düzeni ile ilgili bir kavram değildir? A. Ayet B. Sure C. Cüz D. Meal E. Mushaf 6. Sureleri oluşturan cümle veya cümle gruplarına ne denir? A. Tecvit B. Ayet C. Sure D. Mushaf E. Hatim 7. Aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır? A. İlk vahiy Peygamberimiz (s.a.v.)e 610 yılında gelmiştir. B. Kur an ı oluşturan 114 bölümden her birine sure denir. C. Kur an otuz cüzden oluşmaktadır. D. Kur an ı baştan sona okumaya hafızlık denir. E. İhlâs suresinde, Allah (c.c) ın varlığı, birliği, eşi ve benzerinin olmadığı belirtilir. 8. Kur an-ı Kerim in ayetlerinin açıklanıp yorumlanmasına ne denir? A. Sure B. Meal C. Hatim D. Tecvit E. Tefsir 9. Aşağıdaki kavramları ve bunların anlamlarını birbiriyle eşleştiriniz. Hafız Mukabele Tecvit Cüz Mushaf Hatim Meal Kur an ın her yirmi sayfasına verilen ad Kur an ı bir kişinin okuyup diğerlerinin dinlemesi Kur an ın 114 bölümünden her biri Kur an ı baştan sona ezbere bilen kişi Kur an ın adlarından biri Kur an-ı Kerim in, Arap dilinin kurallarına uygun olarak güzel bir şekilde okunması Kur an ayetlerinin başka bir dile tercüme edilmesi Kur an ın baştan sona okunması 71

72 Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşlukları yay ayraç içindeki sözcüklerden uygun olanları ile tamamlayınız. (vahiy kâtibi, meal, ilahî, tefsir, vahiy, durak) - Kur an-ı Kerim Peygamberimiz (s.a.v.)e... yoluyla indirilmiştir. - Peygamberimiz (s.a.v.) inen Kur an ayetlerini adı verilen kişilere yazdırıyordu. - Kur an-ı Kerim de yer alan ayetler, birbirinden... adı verilen işaretlerle ayrılmaktadır. - Kur an-ı Kerim i anlamak için... ve... okumaya önem veriniz. 11. Kur an-ı Kerim le ilgili aşağıdaki bulmacayı doldurunuz Dinimizin temel kaynağı. 2. Kur an ın indirilmeye başlandığı gece. 3. Toplumumuzda 11 ayın sultanı olarak adlandırılan ay. 4. Kur an ı iki veya daha fazla kişiden birinin okurken diğerlerinin onu takip etmesi. 5. Kur an surelerini oluşturan cümlelerden her biri. 6. Kur an ın adlarından biri. 7. Kur an ı oluşturan bölümlerden her biri. 8. Ölümden sonraki hayat. 9. Kur an ı baştan sona ezbere bilen kimse. 10. Kur an ın okunmasında uyulması gerekli olan ilkeler. 11 Kur an ın açıklanıp yorumlanması. 12. Kur an ın Türkçe çevirisi. 13. Allah (c.c) tarafından peygamberlere bildirilen mesajlar. 14. Kur an ın yirmi sayfalık bölümlerinden her biri. 15. Vahyi peygamberlere iletmekle görevli melek. 72

73 5. Değerler mize Hazırlanalım 1. Değer, örf, âdet ve seciye kavramlarının anlamlarını araştırıp defterinize yazınız. 2. Toplumumuzu birleştiren temel değerlerin neler olduğunu araştırınız. 3. Sizce kişilik gelişiminde, millî ve manevi değerlerin nasıl bir etkisi vardır? Düşüncelerinizi defterinize yazınız.

74 5. 1. Değer Nedir ve Nasıl Oluşur? Kur an-ı Kerim ile ilgili neler biliyorsunuz? Kur an Din Vatan Bayrak İstiklal Marşı Doğruluk Dürüstlük Cami Yukarıdaki sözcükler sizlere neleri çağrıştırıyor? Bir toplumda benimsenmiş ve yaşatılmakta olan duygu, düşünce, davranış, kural, inanç, millî ve manevi unsurlar değer olarak adlandırılır. Değerler genellikle bir dine, inanca, ahlaka, felsefi düşünceye ve sanata dayanır. Bu nedenle iyi, kötü denildiğinde ahlaki değerler; haram, helal, günah ve sevap denildiğinde dinî değerler; estetik ve güzel denildiğinde sanatsal değerler akla gelir. Değerler tarihî ve toplumsal süreç içinde oluşur. Örneğin örf ve âdetlerimiz uzun bir tarihî süreç içinde oluşmuş ve nesilden nesile aktarılarak gelmiştir. Toplumsal ilişkilerde öne çıkan bazı davranışlar da zaman içinde bireyler tarafından benimsenmiş ve yaygınlaşmıştır. Bunun sonucunda ahlak, ticaret ve benzeri konularda değerler meydana gelmiştir. Ayrıca atalarımızdan kalan cami, medrese, çeşme, türbe, kervansaray gibi mimari yapılar da sanatsal ve kültürel değerlerimizdendir. Değerlerimizin birçoğunun hem maddi hem de manevi yönü vardır. Örneğin Süleymaniye, Selimiye ve Sultan Ahmet camileri bizim için maddi ve manevi açıdan önemli birer değerdir. Bu camilerin sanat değeri yüksek mimari eserler oluşu maddi yönünü, yüzyıllardır ibadet edilen bir mekân olması manevi yönünü ifade eder. Bayrağımız ve İstiklal Marşı mız da maddi ve manevi açıdan bizim için çok önemli değerlerdir. İster maddi ister manevi olsun bütün değerlerimiz bizim için kutsaldır. Bizler değerlerimizi korumaya büyük önem veririz. Gerekirse kutsal değerlerimiz uğruna canımızı feda etmekten kaçınmayız. Etkinlik Değerlerin bireylerin ve toplumların hayatında nasıl bir önemi vardır? Tartışınız. 74

75 Değerler Sultan Ahmet Camisi ve Ayasofya - İstanbul 2. Değerlerin Oluşumunda Dinin Etkisi Değerler kendiliğinden oluşmaz. Değerlerin oluşmasına etki eden birçok unsur vardır. Din, aile, çevre, eğitim ve öğretim bunlardan bazılarıdır. Din; örf ve âdetlerden ahlaka, toplumsal ilişkileri düzenleyen kurallardan sanat ve felsefeye kadar bütün değerleri etkilemiş ve pek çok değer dinin etkisiyle oluşmuştur Örf ve Âdetlerin Dinle İlişkisi Toplumumuzda önem verdiğimiz örf ve âdetlere örnekler belirleyip bunları arkadaşlarınızla paylaşınız. Örf ve âdetler toplumsal hayatı düzenleyen kurallardan biridir. Örf; yasalarca belirlenmemiş olan ve âdetlerin yüceltilmesi sonucunda oluşan, halkın kendiliğinden uyduğu davranış biçimleri ve kurallardır. Örflerin yaptırım gücü âdetlere göre daha fazladır. Bu nedenle örflere uymayan kişi toplumda ayıplanır. Anne ve babaya saygılı davranmak, akrabayı ziyaret etmek, misafire ikramda bulunmak toplumumuzda önem verilen örflerdendir. Âdet ise toplumda eskiden beri uygulanagelen 75

76 5. ve halkın büyük çoğunluğunun benimsediği davranış biçimleridir. Dinî ve millî bayramlar ile kandil gecelerinin kutlanması toplumumuzda âdet hâline gelmiştir. Toplumumuzda önem verilen birçok örf ve âdet İslam ın etkisiyle oluşmuştur. Sünnet törenlerinde ve kandil gecelerinde Kur an-ı Kerim ve mevlit okutmak, yeni doğan çocukların sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okumak, bayramlarda akrabaları ve yakınları ziyaret etmek buna örnek olarak verilebilir. Muharrem ayının 10. günü aşure pişirip komşu ve yakınlara dağıtmak, evlenen kızların çeyizine Kur an-ı Kerim koymak, selamlaşırken Esselamü aleyküm., Ve aleyküm selam. ifadelerini kullanmak da dinimizin etkisiyle oluşan örf ve âdetlerimizdendir. Örf ve âdetlerin toplum tarafından benimsenip yaşatılması, bunların o toplumun din, ahlak ve değerlerine uygun olmasına bağlıdır. İslam dini Kur an ve sünnete aykırı olan örf ve âdetleri uygun görmez. Dinimize, millî ve manevi değerlerimize aykırı olan örf ve âdetler varlığını sürdürememekte ve zamanla uygulamadan kalkmaktadır. Kandil gecelerinde Kur an ve mevlit okutmak toplumumuzda âdet hâline gelmiştir. Her milletin kendine mahsus örf ve âdetleri, kendine göre millî özellikleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamaktadır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynısı olabilir ne de kendi milleti içinde kalabilir. Bunun sonu şüphe yok ki hüsrandır. Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürkçülük, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul, 1998, C 1, s

77 Değerler Etkinlik Size selam verildiği zaman, ondan daha güzeli ile veya aynı selamla karşılık verin Nisâ suresi, 86. ayet. Komşusu açken tok yatan bizden değildir. Hâkim, Müstedrek, Beyrut, 1972, C 2, s. 15. Küçüğümüze merhamet etmeyen büyüğümüzün hakkını bilmeyen bizden değildir. Tirmizi, Birr, 15. Yukarıdaki ayet ve hadisleri dinimizin örf ve âdetlerimize etkisi açısından değerlendiriniz Ahlaki Değerlerin Dinle İlişkisi Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim. Hz. Muhammed (s.a.v.) Ahmed bin Hanbel, Müsned, Darül Meârif, Mısır, 1955, C 2, s Yukarıdaki hadisin vermek istediği mesaj nedir? Ahlak sözcük olarak huy, seciye, karakter, mizaç gibi anlamlara gelir. Terim olarak ahlak; bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kurallarıdır. Ahlaki değerler ile din arasında çok önemli bir ilişki vardır. Din güzel ahlak sahibi bireylerden oluşan bir toplum meydana getirmeyi amaçlar. Bunu gerçekleştirmeye yönelik Kur an-ı Kerim de ve Peygamberimiz (s.a.v.)in hadislerinde birçok emir, öğüt ve yasak yer almaktadır. Örneğin, Yüce Rabb imiz Kur an-ı Kerim de anne ve babamıza saygılı olmamızı, verdiğimiz sözü yerine getirmemizi ve dürüst olmamızı emretmektedir. Bununla ilgili olarak Yüce Allah (c.c.) İsrâ suresinde şöyle buyurmaktadır: Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü verilen söz, sorumluluğu gerektirir. Ölçtüğünüz zaman tastamam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Bu hem daha iyidir hem de neticesi bakımından daha güzeldir. 1 Peygamberimiz (s.a.v.) de bir hadisinde Müminlerin iman bakımından en mükemmel olanı ahlakı en güzel olanıdır 2 buyurarak İslam ın ahlaka verdiği önemi vurgulamıştır. Dinimiz bireye ve topluma zarar veren, yalan söylemek, hile yapmak, iftira atmak, dedikodu etmek, başkalarını alaya almak ve kötü zanda bulunmak gibi ahlaka aykırı davranışları da yasaklar. Örneğin Yüce Rabb imiz Hucurât suresinde şöyle buyurur: Ey Müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi ayıplamayın ve kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim de tövbe etmezse işte onlar zalimlerdir. Ey iman edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın 3 1 İsrâ suresi, 34 ve 35. ayetler. 2 Tirmizi, Rada, Hucurât suresi, ayetler. 77

78 5. Peygamberimiz (s.a.v.) de bir hadisinde Doğruluktan ayrılmayın. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Yalan sözden sakının. Çünkü yalan söz kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür. 4 buyurmuştur. Etkinlik İslam güzel ahlaktır. Hz. Muhammed (s.a.v.) Ali Muttaki, Kenzül Ummal, Darül Kütübil Mısriyye, Mısır, 1966, C 3, s. 17. Yukarıdaki hadisi yorumlayınız ve düşüncelerinizi aşağıya yazınız Kişilik Gelişiminde Değerlerin Etkisi Sizce iyi bir insan hangi özelliklere sahip olmalıdır? İnsanın kişiliğinin gelişmesinde ve oluşmasında etkili olan pek çok unsur vardır. Değerler bunların en önemlilerindendir. Küçük yaşlardan itibaren insana değerlerin kazandırılması, onun güçlü bir kişiliğe sahip olmasını sağlar. Dinî, ahlaki, millî ve manevi değerler kişiye iyi, güzel, faydalı davranış ve alışkanlıklar kazandırır. İnsana doğruluğu, dürüstlüğü, hoşgörüyü, şefkatli, merhametli ve alçak gönüllü olmayı öğretir. İnsanın temizliğe özen gösterme, zamanı iyi kullanma gibi güzel alışkanlıklar kazanmasına katkıda bulunur. Yalan söylemek, hırsızlık yapmak, dedikodu etmek, kumar oynamak, içki ve sigara içmek gibi kötü davranış ve alışkanlıklardan da kaçınmasını sağlar. Bu nedenle bireylere ailede, okulda ve toplumda insani, dinî, ahlaki, millî ve manevi değerlerin kazandırılması, onların kişiliğini geliştirip olgunlaştırır. Güzel ahlak sahibi ve erdemli bir insan olmasını sağlar. İçinde yaşadığı toplumun millî ve manevi değerlerini benimsemiş; sağlam, güçlü bir kişiliğe sahip olan bireyler huzurlu ve mutlu olurlar. Karşılaştıkları zorluk ve sıkıntılar karşısında ümitsizliğe düşmezler. Kararlı, azimli, sabırlı, çalışkan ve üretken olmayı ilke edinirler. Bu da onların başarılı olmasına katkıda bulunur. 4 Buharî, Edep, 69. Dinî değerler kişilik gelişimine olumlu etkilerde bulunur. 78

79 Değerler Etkinlik Çocuklara ve gençlere toplumumuzun önem verdiği değerler kazandırılmadığında toplumda ne gibi sorunlar yaşanabilir? Sınıfınızda tartışınız. 4. Toplumu Birleştiren Temel Değerler Ülkemizde yaşayan bütün vatandaşlarımızı birbirine bağlayan, bir amaç uğrunda birlikte yaşamamızı sağlayan bazı temel değerler vardır. Vatan ve ülkü birliği, bayrak ve İstiklal Marşı, insan haklarına saygı, hürriyet ve bağımsızlık bunlardan bazılarıdır Vatan ve Ülkü Birliği Değil mi cephemizin sinesinde iman bir; Sevinme bir, acı bir, gaye aynı vicdan bir; Değil mi sinede birdir vuran yürek Yılmaz! Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz! Mehmet Âkif ERSOY, Safahat, s.324. Yukarıdaki dörtlüğün ana düşüncesi nedir? Vatan; bir milletin üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu, sınırları belirli yerdir. Üzerinde özgürce yaşadığımız vatanımızı bizlere atalarımız emanet etmişlerdir. Vatanımızın bağımsızlığı için doğulusu-batılısı, kuzeylisigüneylisi birlikte mücadele etmiş ve bu topraklar için binlerce şehit vermişlerdir. Atalarımız tarih boyunca kederde, tasada, kıvançta bir olmuşlardır. Ülkemizin bir köşesinde sel, yangın, deprem gibi olaylar meydana geldiğinde bütün vatandaşlarımız hemen birbirinin yardımına koşmakta, sıkıntılarını paylaşmaktadır. Herhangi bir vatandaşımız spor ve benzeri alanlarda başarı kazandığında birlikte sevinmekte, bayramları hep birlikte coşku içinde kutlamaktadır. Tarihimiz, dinimiz, bayrağımız, İstiklal Marşı mız, dilimiz, örf ve âdetlerimiz birdir. Ülkemizin dört bir yanı, atalarımızın yaptırdığı cami, medrese, köprü, kervansaray, türbe, çeşme vb. mimari eserlerle doludur. Bütün bunlar vatandaşlarımızın vatan ve ülkü birliği ile birbirine bağlı olduğunu göstermektedir. 79 Atalarımız, vatanımızın bağımsızlığı ve özgürlüğü için canını feda etmekten kaçınmamıştır (Afyon Şehitliği).

80 5. Etkinlik Bir Yolcuya Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, Bir vatan kalbinin attığı yerdir. Bu tümsek, koparken büyük zelzele, Son vatan parçası geçerken ele, Mehmet in düşmanı boğduğu sele, Mübarek kanını akıttığı yerdir. Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, Düşün ki haşrolan kan, kemik, etin Gördüğün bu tümsek Anadolu nda, Yaptığı bu tümsek, amansız çetin, İstiklal uğrunda, namus yolunda; Bir harbin sonunda bütün milletin; Can veren Mehmet in yattığı yerdir. Hürriyet zevkini tattığı yerdir. Necmettin Halil ONAN Faruk Çil, Çocuk Şiirleri Antolojisi, Kılavuz 2006 Yayınları, İstanbul, 2008, s Yukarıdaki dörtlüklerin anlamlarını arkadaşlarınızla değerlendiriniz. 80

81 Değerler 4.2. Bayrak ve İstiklal Marşı Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl. Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk a tapan milletimin istiklâl! Mehmet Âkif ERSOY İstiklal Marşı mızdan alınan yukarıdaki dizeler ne anlama gelmektedir? Bayrağımız ve İstiklal Marşı mız, bağımsızlık ve özgürlüğümüzün sembolüdür. Bu değerler, millet olarak bizleri birbirimize bağlar. Ay yıldızlı bayrağımız rengini şehitlerimizin kanından alır. Bayrağımız bizim için kutsaldır. Bu nedenle bayrağımıza saygı gösterir ve onu canımız pahasına da olsa koruruz. Onun yere atılması, yırtılması vb. durumlara izin vermeyiz. Bayramlarda ve önemli günlerde caddeleri, sokakları, resmî binaları, evlerimizi bayraklarla donatırız. Resmî törenlerde bayrağımızı büyük bir gurur ve şerefle taşırız. Vatanımızın her bir köşesinde bayrağımızın dalgalanması bize onur verir. Böylece bağımsız ve özgür olmanın mutluluğunu yaşarız. Etkinlik Türk Bayrağı Yiğitlerin ocağında uyandın, Şehitler kanıyla boyandın, Nice düşman kalesine uzandın. Sana selam ey şanlı Türk bayrağı. Çırpınarak dalgalanır kanadın, Gökyüzüne çıkmak mıdır muradın? Gölgende can vermek ister evladın. Bir kalendir her bir Türk ün kucağı. Ey şerefin, büyüklüğün fermanı, Ey kavgalar tarihinin destanı, Seni ister şu toprağın her yanı, Sensiz tütmez, milletimin ocağı. İbrahim Alâettin GÖVSA Dursun YAŞA, Kahramanlık Şiirlerimizden Bir Demet, Yorum Matbaacılık, Ankara, 1972, s.131. Yukarıdaki şiirden bayrak sevgisi ile ilgili ne gibi mesajlar çıkarılabilir? 81

82 5. Bayrağımız bağımsızlığımızın sembolüdür. İstiklal Marşı mız da toplumumuzu birleştiren ortak değerlerimizdendir. Çünkü İstiklal Marşı mız atalarımızın Kurtuluş Savaşı nda verdiği mücadeleyi, kahramanlıkları, milletimizin bağımsızlık ve özgürlük aşkını dile getirmektedir. Bayrağımız gibi İstiklal Marşı mıza da büyük bir saygı gösteririz. İstiklal Marşı mız okunurken hazır ol durumunda saygıyla bekler ve okunuşuna yürekten eşlik ederiz. Etkinlik Mehmet Âkif ERSOY bir sözünde Allah (c.c), bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın! demiştir. Onun bu sözü söylemesinin sebebi ne olabilir? 4.3. Hürriyet ve Bağımsızlık Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Mehmet Âkif ERSOY Yukarıdaki dörtlüğün ana düşüncesi nedir? 82

83 Değerler Hürriyet ve bağımsızlık bir millet için çok önemlidir. Çünkü ancak özgür ve bağımsız milletler varlığını sürdürebilir. Kültürünü, dilini, gelenek ve göreneklerini yaşatıp sonraki nesillere aktarabilir. Milletimiz tarih boyunca hep özgür ve bağımsız yaşamıştır. Başka milletlerin egemenliği altında yaşamayı kabul etmemiş, bağımsızlık ve özgürlüğü için büyük mücadeleler vermiştir. Bu uğurda gerektiğinde canını ortaya koymuş, binlerce şehit vermiştir. Düşman güçleri vatanımızı işgal ettiğinde Çanakkale, Sakarya ve Dumlupınar gibi birçok yerde düşmanla göğüs göğüse çarpışmış, büyük kahramanlıklar göstermiştir. Kurtuluş Savaşı nı, yokluklar ve sıkıntılar içinde vermiş, bizlere bağımsız ve özgür bir ülke bırakmayı başarmıştır. Atatürk bu durumu bir sözünde şöyle dile getirmiştir: Bizim milletimiz vatanı için, hürriyeti ve egemenliği için fedakâr bir halktır; bunu ispat etti 5 Bizler bağımsızlık ve özgürlüğümüzün değerini iyi bilmeliyiz. Bağımsızlık ve özgürlüğümüzü korumak için elimizden gelen çabayı göstermeliyiz. Atalarımıza, şehitlerimize ve vatanımıza karşı görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmeye özen göstermeliyiz. Etkinlik Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar O rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar. Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor. Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor. Mehmet Âkif ERSOY, Safahat, s.412. Yukarıdaki dörtlüğü yorumlayınız. Çanakkale Şehitliği 5 Atatürkçülük, C 1, s

84 İnsan Haklarına Saygı Temel insan hakları denince aklınıza neler geliyor? Her insanın doğuştan sahip olduğu bazı temel insan hakları vardır. Yaşama, sağlık, din, ibadet etme, düşüncelerini ifade etme, haberleşme, özel yaşamın gizliliği, eğitim ve öğretim görme hakkı bunların bazılarıdır. Toplumda bireyler birbirlerinin haklarına saygılı olmalıdırlar. Bu, insanların barış ve huzur içinde mutlu bir hayat sürmesi için şarttır. Eğer insanlar birbirlerinin yaşama, inanç, düşünce ve benzeri haklarına saygı göstermezlerse toplumda huzursuzluk, endişe, güvensizlik gibi olumsuzluklar ortaya çıkar. Toplumsal birlik ve bütünlük bozulur. İnsanlar birbirine sevgi ve saygı duymazlar. İslam dini insanların haklarının korunmasını ve bireylerin birbirlerinin haklarına saygılı olmalarını emreder. Bunların başında da yaşama hakkı gelir. Dinimiz her insanın canını kutsal sayar ve cana kıymayı, adam öldürmeyi yasaklar. Bununla ilgili olarak bir ayette şöyle buyrulur: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur 6 Yüce dinimiz her insanın inancında özgür olduğunu, din konusunda zorlamanın olmadığını bildirir. İnsanlara, birbirlerinin inancına saygı duymalarını, hoşgörülü olmalarını öğütler. Bununla ilgili olarak bir ayette şöyle buyrulur: Hak Rabb inizdendir. Öyleyse dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin 7 Bir başka ayette de Dinde zorlama yoktur 8 buyruğu yer alır. Etkinlik Sizin dininiz size, benim dinim de banadır. Kâfirûn suresi, 6. ayet. Bu ay ve bu belde (Mekke) nasıl kutsal (korunmuş) ise canlarınız, mallarınız, namus ve şerefiniz de öylece mukaddestir (Her türlü saldırıdan korunmuştur.) Müslim, Hac, 194. Yukarıdaki ayet ve hadisi İslam ın insan haklarına verdiği önem açısından yorumlayınız ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Bütün insanlar hür ve hakları bakımından eşit doğarlar. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, 1. madde 6 Mâide suresi, 32. ayet. 7 Bakara suresi, 256. ayet. 8 Kehf suresi, 29. ayet. 84

85 Değerler 4.5. Millî Seciye Kavramı ve Atatürk Bir milletin namuslu bir varlığa, hürmete layık bir mevkiye sahip olması için o milletin her şeyin üstünde özel bir niteliğe sahip olması lazımdır ki o da, o milletin belirli ve olumlu bir karaktere sahip olmasıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK Yukarıdaki sözde neye vurgu yapılmaktadır? Atatürkçülük, C 1, s. 59. Seciye; huy, karakter, mizaç, öz gibi anlamlara gelir. Millî seciye ise milletimizin karakterini, özelliklerini ifade etmektedir. Her milletin kendine ait birtakım özellikleri olduğu gibi milletimizin de öne çıkan bazı temel özellikleri vardır. Bunlar uzun bir tarihî süreç içinde oluşmuştur. Misafirperverlik, hayırseverlik, yiğitlik, vatanseverlik, kahramanlık, çalışkanlık, cömertlik, bağımsızlığına ve özgürlüğüne düşkünlük bunların başında gelir. Atatürk çeşitli sözlerinde milletimizin bu özelliklerini övgüyle dile getirmiştir. Örneğin bir Atatürk milletimizin temel özelliklerine sözünde Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk konuşmalarında sıkça değinmiştir. milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti millî birlik ve beraberlik içerisinde güçlükleri yenmesini bilmiştir 9 demiştir. Atatürk, milletimizin sahip olduğu özelliklerin geliştirilmesi gerektiğini de şöyle ifade etmiştir: Milletimizin yüksek karakterini, yorgunluk bilmeyen çalışmalarını, yaratılıştan sahip olduğu zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, millî birlik duygusunu devamlı olarak ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî idealimizdir. 10 Etkinlik Bilelim ki millî benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürkçülük, C 3, s. 31. Atatürk ün yukarıdaki sözünü yorumlayınız ve düşüncelerinizi aşağıya yazınız. 9 Atatürkçülük, C 1, s Atatürkçülük, C 1, s

86 5. ÜNİTEMİZİ DEĞERLENDİRELİM 1. Değer nedir ve değerler nasıl oluşmuştur? Açıklayınız. 2. Ahlaki değerlerin dinle nasıl bir ilişkisi vardır? Bilgi veriniz. 3. Kişilik gelişimine değerlerin etkisi nedir? Belirtiniz. 4. Bayrağımız ve İstiklal Marşı mız bizim için neden önemlidir? Açıklayınız. 5. Bir toplumda insan haklarına saygı gösterilmezse ne gibi sorunlar yaşanır? Düşüncelerinizi söyleyiniz. 6. Aşağıdakilerden hangisi değerler için söylenemez? A. Değerler genellikle bir inanca, ahlaka, sanata, felsefi düşünceye ve beğeniye dayanır. B. Değerler kısa sürede oluşur ve nesilden nesile aktarılmaz. C. Değerler kişilik gelişimine olumlu etkide bulunur. D. Bir toplumun sahip olduğu millî ve manevi unsurlar o toplum için birer değerdir. E. Cami, türbe ve medrese gibi mimari eserlerin hem maddi hem de manevi değeri vardır. 7. Milletimizi diğer milletlerden ayıran temel özelliklere ne ad verilir? A. Ülkü birliği B. Tarih C. Millî seciye D. Millî birlik E. Değer 8. Aşağıdakilerden hangisi örf ve âdetlerin genel özellikleri arasında yer almaz? A. Nesilden nesile aktarılarak gelmektedir. B. Uymayanlar ayıplanır ve kınanır. C. Millîdir ve pek çok örf ve âdet dinin etkisiyle oluşmuştur. D. Yazılı kurallardan meydana gelir. E. Toplumda insanların ortaklaşa alışmış olduğu değerlerdir. 9. Aşağıdakilerden hangisi toplumumuzu birleştiren temel değerlerden biri olarak görülemez? A. Vatan ve ülkü birliği B. Bayrak C. Aynı düşünce ve görüşe sahip olmak D. İstiklal Marşı E. Hürriyet ve bağımsızlık 10. Aşağıdaki bilgilerden doğru olanların başına D, yanlış olanların başına ise Y yazınız. ( ) Değerler kişilik gelişimine olumlu etkide bulunur. ( ) Değerlerin sadece manevi yönü vardır. ( ) İslamiyet örf ve âdetlerimizi etkilemiştir. ( ) Millî seciye başka milletlerin temel özelliklerini ifade eder. ( ) Ülkü birliği toplumumuzu birleştiren temel değerlerden değildir. ( ) Bayrağımız ve İstiklal Marşı mız bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün sembolüdür. 86

87 6. Laiklik ve Din mize Hazırlanalım 1. Laiklik Avrupa da ne zaman ve nasıl ortaya çıkmıştır? Araştırınız. 2. Kur an-ı Kerim mealinden İslam ın din ve inanç özgürlüğü ile ilgili bir ayet meali bulup defterinize yazınız. 3. Laik devletin temel özelliklerinin neler olduğunu araştırınız.

88 6. 1. Din Bireyi Esas Alır Herkes, kendi kazandıklarına karşı bir rehindir (yaptıklarından sorumludur). Tûr suresi, 21. ayet. Yukarıdaki ayette vurgulanan ana düşünce nedir? Yüce Allah (c.c) varlıklar içinde insana üstün özellikler ve ayrıcalıklı bir konum vermiştir. Onu; düşünme yeteneği, akıl ve özgür irade gibi birtakım özelliklerle donatmıştır. Bu nedenle de insan yaptıklarından sorumludur. İnsan akıllı bir varlık olduğu için dinin emir ve yasaklarından da sorumludur. Din birey olarak insanı muhatap alır. Kutsal kitabımız Kur an-ı Kerim de bireye yönelik birçok emir, öğüt ve yasak yer alır. Örneğin bir ayette şöyle buyrulur: Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!.. 1 Başka bir ayette de Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin, rükû edenlerle beraber rükû edin. 2 buyrulur. Din insanı iyi ve güzel davranışlara yönlendirir. Kötü ve zararlı davranışlardan da sakındırır. Örneğin bir ayette şöyle buyrulur: Muhakkak ki Allah (c.c), adaleti, iyiliği, akrabalara yardım etmeyi emreder; çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. 3 Dinin birçok hükmü bireye yöneliktir. İnsan merak eden, sorgulayan ve araştıran bir varlıktır. Bu nedenle de evrenin ve varlıkların nasıl yaratıldığını, kendi yaratılış amacının ne olduğunu, öldükten sonra ne olacağını sorgular. Bu ve benzeri konularla ilgili soruların cevaplarını bulmaya çalışır. Din insanı bu konularda bilgilendirir. Örneğin Kur an-ı Kerim bizlere ölümün bir yok oluş olmadığını, kıyamet günü tüm insanların tekrar dirileceğini, yaptıklarından sorguya çekileceğini ve bundan sonra sonsuz bir hayatın başlayacağını haber vermektedir. Bütün bunlar, dinin bireyi esas aldığını açıkça ortaya koymaktadır. 1 Hud suresi, 112. ayet. 2 Bakara suresi, 43. ayet. 3 Nahl suresi, 90. ayet. 88

89 Laiklik ve Din Etkinlik Rabb in için namaz kıl ve kurban kes. Kevser suresi, 2. ayet. Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. İsrâ suresi, 26. ayet. Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür. Zilzâl suresi, 7-8. ayetler. Yukarıdaki ayetlerden dinin bireye yönelik hükümleri ile ilgili ne gibi ilkeler çıkarılabilir? 2. Laikliği Doğuran Nedenler Laiklik ilkesi ile ilgili neler biliyorsunuz? Laiklik; din ile devlet işlerinin ayrı yürütülmesi ve devletin, bireylerin dinî inanç ve ibadetlerine hiçbir şekilde müdahale etmemesidir. Laiklik, Hristiyanlığın hâkim olduğu Batı dünyasında uzun ve büyük mücadeleler sonucunda ortaya çıkmıştır. Orta Çağ da kilise yönetimi din işlerinden felsefeye, bilimsel çalışmalardan günlük hayatı düzenleyen kurallara kadar her şeyi otoritesi altında bulunduruyordu. Din adamları toplumda ayrıcalıklı bir sınıf hâline gelmişti. Papa hem dinî bir lider hem de siyasi idarenin başıydı. Din adamlarının görüşleri Tanrı nın sözleri olarak görülür ve mutlak doğru olarak kabul edilirdi. Kilisenin kararları tartışılmazdı. Bilim adamları, düşünürler kilisenin görüş ve uygulamalarına aykırı fikirler ileri sürdüğünde cezalandırılırlardı. Kilisenin uygulamalarına karşı çıkanlar aforoz edilirdi. Halk zamanla kilisenin baskılarından iyice bunaldı ve kilisenin uygulamalarına karşı çıkmaya, tepki göstermeye başladı. Bu durum kilise ile siyasi iktidarlar arasında bir mücadelenin başlamasına neden oldu. Bazı Avrupa ülkelerinde siyasi iktidar, din adamlarının yetkilerinin sınırlandırılmasını, Notre Dame Kilisesi - Fransa 89

90 6. kilisenin halk üzerindeki baskısının sona ermesini savunuyordu. Bu durum 1789 Fransız İhtilali ile bütün Avrupa yı etkisi altına aldı. Çünkü Fransız İhtilali ni gerçekleştirenler kilisenin yetkilerini sınırlandırmışlar ve din ile devlet işlerini birbirinden ayırmışlardı. Dilimize Fransızcadan geçmiş olan laiklik böylece ortaya çıktı ve zamanla bütün Avrupa ülkelerinde yaygınlaşıp benimsendi. Ülkemizde ise Laiklik, 1937 de Anayasa mızdaki yerini aldı ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerinden biri hâline geldi. Bu durum 1982 Anayasası nın 1 ve 2. Maddelerinde şöyle ifade edilmektedir: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. 3. Laik Devlet Sizce laik bir devlet hangi niteliklere sahip olmalıdır? Laik devlet, din ve devlet işlerini birbirinden ayrı yürütür. Vatandaşların inanç ve ibadetlerine herhangi bir müdahalede bulunmaz. Bütün dinlere ve inanç mensuplarına eşit mesafededir. Laik devlette bireyler istediği dine, inanca inanıp inanmamakta özgürdür. Laik devlet, tüm vatandaşların din ve vicdan hürriyetini yasalarla güvence altına alır. Vatandaşlarının dinî inançlarının istismar edilmesine ve sömürülmesine izin vermez. Laik devlette bireyler inançlarından ve düşüncelerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. Herkes yasalar önünde eşit haklara sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti de demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Ülkemizde herkes istediği dine inanmada, ibadetlerini yerine getirmede özgürdür. Atatürk bu durumu bir sözünde şöyle ifade etmiştir: Türk devleti laiktir. Her yetişkin dinini seçmekte serbesttir. 4 Laik devlet vatandaşlarının inanç ve ibadet özgürlüklerini güvence altına alır. Etkinlik İnancından ve düşüncesinden dolayı insanlara baskı uygulamak ne gibi sorunlara yol açar? Tartışınız. 4 Atatürkçülük, C 1, s

91 Laiklik ve Din 4. Laiklik Din ve Vicdan Özgürlüğünün Güvencesidir Din ve vicdan özgürlüğü ne demektir? Din ve vicdan özgürlüğü her insanın temel haklarındandır. Laiklik ilkesi, her bireye istediği bir dinî inancı benimseyip benimsememe ve inancının gereği olan ibadet vb. buyrukları yerine getirme özgürlüğü getirmektedir. Ayrıca kişiye, inancının gerektirdiği şekilde hiçbir baskı altında kalmadan düşüncelerini özgürce ifade edebilme imkânı vermektedir. Bununla ilgili olarak Anayasa mızın 24 ve 25. maddelerinde şu hüküm yer almaktadır: Herkes vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir Kimse ibadete, dinî ayin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı suçlanamaz Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun, kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz. Düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz Laiklik ilkesi gereğince devlet, vatandaşların din ve vicdan özgürlüklerini korur. Dinin çıkar aracı olarak kullanılması, politikaya alet edilmesi gibi durumlara izin vermez. Atatürk de dinin istismar edilmesine karşı çıkmış, bir sözünde bu durumu şöyle belirtmiştir: Bunca yüzyıllarda olduğu gibi bugün bile milletlerin cahilliğinden ve taassubundan faydalanarak bin bir türlü siyasi ve kişisel amaç ve menfaat temin etmek için dini alet ve vasıta olarak kullanmak teşebbüsünde bulunanların, içeride ve dışarıda varlığı bizi, bu konu üzerinde söz söylemekten ne yazık ki henüz uzak bulundurmuyor. 5 Etkinlik Laiklik bütün din ve inançlara saygılı olunmasını esas alır. Her kişi, istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine göre bir siyasi fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin şartlarını yerine getirmek veya getirmemek hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz. Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürkçülük, C 3, s Yukarıdaki sözü, Atatürk ün din ve vicdan hürriyetine verdiği önem açısından değerlendiriniz. 5 Ahmet Bekir Palazoğlu, Atatürk İlkeleri, Türk Hava Kurumu Yayınları, Ankara, 1996, s

92 6. 5. Atatürk ün Laiklik Anlayışı Laiklik prensibinde ısrar ediyoruz. Çünkü millî iradenin, insanlığa mal olmuş değerlerin belki de en mukaddesi (kutsalı) olan din hürriyeti ancak laiklik prensibine bağlanmakla korunabilir. Mustafa Kemal ATATÜRK Atatürkçülük, C 2, s Yukarıdaki söz, Atatürk ün laiklik anlayışı ile ilgili sizlere nasıl bir fikir vermektedir? Atatürk dine önem veren bir devlet adamıydı. Onun Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkân yoktur 6 sözü bunu açıkça ortaya koymaktadır. Atatürk laikliğin dine engel olmadığını, aksine gerçek dindarlığın gelişmesine imkân sağladığı kanaatindeydi. Bu düşüncesini bir sözünde şöyle ifade etmiştir: Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için gerçek dindarlığın gelişmesi imkânını temin etmiştir. 7 Atatürk ün laiklik anlayışı genel olarak iki esasa dayanmaktadır. Bunlardan biri din ve devlet işlerinin birbirinden ayrı yürütülmesi, diğeri ise tüm vatandaşların din, vicdan ve ibadet hürriyetlerinin güvence altına alınmasıdır. O, bunu bir sözünde şöyle belirtmiştir: Laiklik yalnız din ve dünya işlerinin birbirinden ayrılması demek değildir. Tüm vatandaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir. 8 Atatürk, dine önem veren bir devlet adamıydı. 6 Atatürkçülük, C 1, s Atatürkçülük, C 1, s Atatürkçülük, C 1, s

93 Laiklik ve Din Atatürk e göre din bir vicdan işidir ve din ile devlet işi birbirine karıştırılmamalıdır. O, bu düşüncesini bir sözünde şöyle ifade etmiştir: Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden kaçınıyoruz 9 Atatürk ün laiklik anlayışında din ve vicdan özgürlüğünün önemli bir yeri vardır. Bununla ilgili olarak bir sözünde, Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz. 10 demiştir. Bağlı bulunmakla inanmış ve mutlu olduğumuz İslam dinini, yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere, bir siyaset aracı durumundan uzaklaştırmak ve yüceltmek gerekli olduğu gerçeğini de görüyoruz. Kutsal ve ilahî olan inançlarımızı ve vicdanlarımızı, karışık ve türlü renkte bulunan ve her türlü menfaat ve ihtiraslara görünüş alanı olan siyasetlerden ve siyasetin bütün ögelerinden bir an önce ve kesinlikle kurtarmak, milletin dünyaya ve ahirete ait mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur. Ancak bu şekilde İslam dininin yüceliği belirir. Mustafa Kemal ATATÜRK Ahmet Bekir PALAZOĞLU, Atatürk İlkeleri, s Etkinlik İnsanlara din ve vicdan özgürlüğü sağlanamadığında, o toplumda ne gibi sorunlar yaşanır? Sınıfınızda tartışınız ve ulaştığınız sonuçları aşağıya yazınız Atatürkçülük, C 1, s Atatürkçülük, C 2, s

94 6. ÜNİTEMİZİ DEĞERLENDİRELİM 1. Dinin bireyi esas alması ne demektir? Açıklayınız. 2. Laikliği doğuran nedenler nelerdir? Belirtiniz. 3. Laiklik niçin din ve vicdan özgürlüğünün güvencesidir? Açıklayınız. 4. Atatürk ün laiklik anlayışında öne çıkan hususlar nelerdir? Söyleyiniz. 5. Laik devlet için aşağıdakilerden hangisi söylenemez? A. Bütün vatandaşlar din ve vicdan özgürlüğüne sahiptir. B. Yönetimde din kuralları esas alınır. C. Bütün vatandaşlar yasalar önünde eşit haklara sahiptir. D. Halk egemenliğine dayanır. E. Dinin istismar edilmesine izin verilmez. 6. Laiklik ilkesi Anayasa mıza hangi yılda girmiştir? A B C D E Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşlukları yay ayraç içindeki sözcüklerden uygun olanları ile doğru bir şekilde tamamlayınız. (kralların, laiklik, kilisenin, imkân, bireye, güvence, özgürdür) - Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına... yoktur. - Din ve devlet işlerinin ayrı yürütülmesi, devletin, vatandaşların dinî inanç ve ibadetlerine hiçbir müdahalede bulunmamasına... denir. - Laik devlet tüm vatandaşlarının düşünce, inanç ve ibadet haklarını... altına alır. - Orta Çağ da Avrupa... baskısı altındaydı. - Ülkemizde her birey istediği dini seçmede ve inandığı dinin gereklerini yerine getirmede... - Kutsal kitabımız Kur an-ı Kerim de... yönelik birçok emir, öğüt ve uyarı yer almaktadır. 94

95 7. Türkler ve Müslümanlık mize Hazırlanalım 1. Türklerin, Müslüman olmadan önceki inançları ve ahlak anlayışları hakkında bir araştırma yapınız. 2. İnternet ya da ansiklopedilerden Ahmet Yesevî nin hayatı ve düşünceleri ile ilgili bilgi edininiz. 3. Mevlânâ nın hoşgörüye verdiği önemi belirten bir sözünü bulup defterinize yazınız. 4. Türklerin İslam mimarisine ve sanatına katkılarını araştırınız.

96 7. 1. Türklerin Müslüman Oluşu Türkler ne zaman İslam ı kabul etmeye başlamışlardır ve ilk Müslüman Türk devletleri hangileridir? Türklerle Müslümanlar arasındaki ilk doğrudan ilişki Halife Hz. Ömer zamanında gerçekleşmiştir. Kadisiye (636) ve Nihavend (637) savaşlarında Sasanileri yenen Müslümanlar, Ceyhun Irmağı nı geçip Türklerin yaşadığı bölgelere kadar ilerlemişlerdir. Ancak Halife Hz. Ömer in emriyle İslam ordusu Türklerle bir çatışmaya girmeden geri dönmüştür. Halife Hz. Osman dönemine gelindiğinde ise İslam ordusu Türklerin yaşadığı Buhara, Taşkent, Semerkant, Beykent gibi bazı yerlere akınlar düzenlemişlerdir. Fakat bu akınlarda Müslüman askerlerle Türkler arasında önemli bir savaş ve çatışma olmamıştır. Emeviler Dönemi nde ( ) ise bazı halife ve idarecilerin ırkçı bir politika izlemeleri, Arap olmayanlara karşı olan sert tutum ve davranışları nedeniyle Türklerle Müslümanlar arasında iyi ilişkiler kurulamamıştır. Bu durum Türkler arasında İslam ın yayılmasına engel olmuştur. Bu dönemde Türklerden bireysel düzeyde ve sınırlı sayıda kişi İslam ı kabul etmiştir. 750 de Emeviler yıkıldı ve Abbasiler Dönemi ( ) başladı. Bu dönemde Türklerle Müslümanlar arasında olumlu gelişmeler oldu. Horasanlı bir Türk olan Ebu Müslim in komutasındaki askerî birliğin Emevilere karşı başlattığı ihtilal hareketi, Emevi Devleti nin yıkılmasında ve Abbasi Devleti nin kurulmasında etkili oldu. Ayrıca 751 yılında yapılan Talas Savaşı nda Türklerle İslam ordusu Çinlilere karşı birlikte savaştılar ve büyük bir zafer elde ettiler. Bu durum Türklerle Müslümanlar arasında olumlu ilişkilerin gelişmesini sağladı. Abbasiler, başta ordu olmak üzere çeşitli devlet kademelerinde Türklere görevler verdiler. Zamanla Türklerle Müslümanlar arasındaki iyi ilişkiler arttı. Türkler, İslam ı daha yakından tanıma imkânı buldular. Bu nedenle de İslamiyet Türkler arasında hızla yayılmaya başladı. Türkler kitleler hâlinde Müslüman oldular. Onuncu yüzyıla gelindiğinde hem halkı hem de yöneticileri Türk olan Müslüman Türk devletleri ortaya çıktı. 1 Bunlar İtil Volgo Bulgar Devleti (920), Karahanlılar (945) ve Gazneliler (963) dir. Etkinlik İslam ı kabul etmeden önce Türklerde Gök Tanrı inancı yaygındı. Türkler, Gök Tanrı nın evrendeki her şeyi yarattığına, yaşattığına, yüce ve üstün bir varlık olduğuna inanırlardı. Yılın belli zamanlarında Gök Tanrı adına kurbanlar keserlerdi. Ölen kimselerin ruhlarının yaşadığına, iyi kimselerin ruhlarının cennete, kötü kimselerin ruhlarının ise cehenneme gideceğine inanırlardı. Cennete uçmak, cehenneme ise tamu adını verirlerdi. Bunun yanında Türkler Müslüman olmadan önce üstün ahlaki niteliklere sahiptiler. Doğruluk, dürüstlük, büyüklere saygı, hoşgörü, misafirperverlik, alçak gönüllülük Türklerin çok önem verdiği ahlaki ilkelerdendi. Ayrıca vatanseverlik, kahramanlık, yiğitlik gibi nitelikler de Türklerin özelliklerindendi. Ekrem SARIKÇI, Başlangıçtan Günümüze Dinler Tarihi, s (Kısaltılıp özetlenerek alınmıştır.) Yukarıdaki metni de dikkate alarak Türklerin Müslüman olmadan önceki inanç esasları ve ahlaki özellikleri ile İslam ın inanç ve ahlak esaslarını karşılaştırınız. Bu özelliklerin Türklerin İslamiyeti benimsemesindeki etkisini değerlendiriniz. 1 Nesimi Yazıcı, İlk Türk-İslam Devletleri Tarihi, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları, Ankara, 1992, s

97 Türkler ve Müslümanlık On iki imamın sekizincisi olan Ali er-rıza başta olmak üzere Türkistan a gelen ehl-i beytten bazı kişiler, İslam ın Türkler arasında yayılmasına katkı sağlamışlardır. 2. Türklerde İslam Anlayışının Oluşmasında Etkili Olan Şahsiyetler İslam ı kabul ettikten sonra Türkler arasında pek çok âlim, mutasavvıf ve düşünür yetişmiştir. Bunların, Türkler arasında İslam ın yayılmasında ve İslam düşüncesinin oluşmasında önemli etkisi olmuştur. Ebû Hanife, İmam Maturidî, İmam Şafiî, Eş arî, Ahmet Yesevî, Ahî Evran, Hacı Bektaş Veli, Mevlânâ ve Yunus Emre bunların başında gelir Ebû Hanife Ebû Hanife, 699 da İslam dünyasının en önemli ilim merkezlerinden biri olan Kûfe de doğmuş ve 767 de Bağdat ta vefat etmiştir. İmam Âzam adıyla meşhur olmuştur. Ebû Hanife küçük yaşlarda Kur an-ı Kerim i ezberlemiş ve hafız olmuştur. Başta fıkıh, kelam olmak üzere dinî ilimlerde kendisini yetiştirmiştir. Fıkhi mezheplerden biri olan Hanefilik onun görüş ve düşünceleri doğrultusunda oluşmuştur. Ebû Hanife bir taraftan ticaretle uğraşırken bir taraftan da ilmî çalışmalarını sürdürmüştür. Derin bilgisi, güçlü zekâsı ve ticaretteki tecrübesi ile toplumsal hayatta Müslümanların karşılaştığı sorunlara pratik çözümler getirmiştir. Ebû Hanife, dinî konularda hüküm verirken öncelikle Kur an ve sünnete başvurmuştur. Daha sonra ise sahabelerin görüşlerini ve kıyası esas almıştır. İmam-ı Âzam Camisi ve Türbesi - Bağdat/Irak 97

98 7. Ebû Hanife nin görüşleri, başta ülkemiz olmak üzere Pakistan, Hindistan, Orta Asya ve Balkanlar gibi İslam dünyasının pek çok bölgesinde yaygındır. Çok sayıda Müslüman namaz, oruç, hac, zekât, nikâh, ticaret ve benzeri konularda hayatlarını onun görüşlerine uygun olarak şekillendirmektedir. Ebû Hanife birçok öğrenci yetiştirmiştir. İmam Ebu Yusuf, İmam Muhammed, İmam Züfer bunların en meşhurlarıdır. İmam Âzam Ebû Hanife İslam ın inanç esasları ile ilgili Fıkhu l-ekber adlı eseri yazmıştır Maturidî Kıyasın sözcük anlamı; karşılaştırma, mukayese etme, ölçme, eşitleme gibi anlamlara gelir. Dinî bir terim olarak ise hakkında açık hüküm bulunmayan bir meselenin hükmünü, aralarındaki ortak özellik ve benzerliğe dayanarak Kur an da veya sünnette hükmü belirtilen bir konuya göre belirlemektir. İmam Maturidî 852 de Semerkant yakınlarındaki Maturid denilen yerde doğmuş, 944 te de yine Semerkant ta vefat etmiştir. Maturidî küçük yaşlardan itibaren Semerkant ta ilim tahsil etmeye başlamış; kelam, tefsir, hadis, fıkıh gibi İslami ilimlerde kendini yetiştirmiştir. İmam Maturidî Külliyesi ve Türbesi - Semerkant/Özbekistan 98

99 Türkler ve Müslümanlık Maturidî nin yaşadığı dönemde İslam dini geniş bir coğrafyaya yayılmış, farklı toplumlardan çok sayıda insan İslamiyeti kabul etmiştir. Bu dönemde özellikle Yunan felsefesine ait birçok eser Arapçaya çevrilmiş, dinî konularda İslam a uygun olmayan çeşitli görüş ve düşünceler ortaya çıkmıştır. Bu durum Müslüman âlimlerin İslam dininin inanç esaslarını akli ve felsefi ilkelerle savunma ve ortaya koyma ihtiyacını doğurmuştur. Bunun sonucunda da kelam ilmi ortaya çıkmıştır. Maturidî de İslam dünyasının yetiştirdiği en büyük kelam âlimlerinden biridir. İmam Maturidî, İslam ın inanç esaslarını, Kur an ve sünnet doğrultusunda akli delillerle temellendirmiş ve savunmuştur. Onun bu alandaki görüşleri doğrultusunda itikadî mezheplerden biri olan Maturidîlik ortaya çıkmıştır. İmam Maturidî nin görüşleri Semerkant, Pakistan, Afganistan, Türkiye, Kafkasya, Balkanlar, Malezya ve Orta Doğu gibi birçok bölge ve ülkede yayılmıştır. İmam Maturidî nin Kitabüt Tevhit ve Makalat adlı eserleri kelamla; Tevilatul Kur an ise tefsirle ilgilidir Şafiî İmam Şafiî, 767 de Filistin in Gazze şehrinde doğmuş, 819 da da Mısır da vefat etmiştir. Annesi İmam Şafiî yi küçük yaşta Mekke ye götürmüştür. İmam Şafiî ilk öğrenimini burada görmüş, Kur an-ı Kerim i ezberlemiş, birçok hocadan dinî ilimlerle ilgili dersler almıştır. Daha sonra Medine ye gitmiş ve dönemin büyük âlimlerinden olan İmam Malik ten ilim tahsil etmiştir. Medine den sonra Bağdat a gelmiş ve ünlü âlim Hasan es-şeybani nin yanında kalmış ve onun ilminden istifade etmiştir. 2 İmam Şafiî, başta fıkıh ve hadis olmak üzere İslami ilimlerde derin bir bilgiye sahiptir. Fıkhi mezheplerden biri olan Şafiîlik onun görüş ve düşünceleri çerçevesinde oluşmuştur. İmam Şafiî Bağdat tan sonra Mısır a gitmiş ve vefat edene kadar burada yaşamıştır. O, Mısır ın sosyal yapısını ve burada yaşanan dinî sorunları gördükten sonra görüşlerini gözden geçirmiş, daha önce yazdığı Mebsut adlı eseri yeniden kaleme alarak el-umm adlı yeni bir kitap yazmıştır. 3 Onun fıkıh usulü ile ilgili er-risale adlı eseri de İslam dünyasında ünlüdür. Şafiîlik mezhebi Mısır, Suriye, Irak, İran, Azerbaycan gibi ülkelerde yayılmıştır. Özellikle ülkemizin doğu bölgesinde de Şafiîlik mezhebine mensup çok sayıda vatandaşımız vardır Eş arî İmam Eş arî, 874 te Basra da doğmuş, 936 da Bağdat ta vefat etmiştir. Uzun bir süre ünlü Mu tezile âlimlerinden Ebu Ali el-cübbai nin yanında kalmış ve ondan ders almıştır. Gençlik yıllarında Mu tezile mezhebinin görüşlerini benimsemiştir. Daha sonra hocası ile ilmî tartışmalarda bulunmuş ve görüş ayrılığı yaşamıştır. Bu nedenle de Mu tezile mezhebinden ayrılmıştır. İmam Eş arî nin düşünceleri ve görüşleri itikadî mezheplerden biri olan Eş arîliğin doğmasını sağlamıştır. 2 Abdülkadir Şener, İslam Hukuku Dersleri, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir, 1992, s Abdülkadir Şener, İslam Hukuku Dersleri, s

100 7. İmam Eş arî, İslam ın inanç esaslarını Kur an ve sünneti esas alıp akli delillerle ortaya koymaya çalışmıştır. 4 İmam Eş arî birçok öğrenci yetiştirmiş ve çeşitli eserler yazmıştır. Onun itikadî konularla ilgili görüşlerini içeren en önemli eseri Makâlâtü l-islamiyyin dir. İmam Eş arî nin görüşleri Hindistan dan Endülüs e kadar birçok ülkede Müslümanlar tarafından kabul görmüş ve yayılmıştır. Özellikle de Türkler tarafından benimsendiği görülmektedir Ahmet Yesevî Ahmet Yesevî, Türkler arasından yetişmiş en büyük mutasavvıflardan biridir. XI. yüzyılın sonlarında Batı Türkistan ın Sayram kasabasında doğmuş, 1167 de Türkistan ın Yesi şehrinde vefat etmiştir. Ahmet Yesevî küçük yaşlarda anne ve babasını kaybetmiştir. Bunun üzerine ablasıyla birlikte Yesi şehrine gelmiş ve burada âlim ve mutasavvıf bir kişi olan Arslan Baba dan ders almıştır. Daha sonra Buhara ya gitmiş ve dönemin önde gelen âlimlerinden biri olan Yusuf Hemedani nin yanında ilim öğrenmiş, İslami ilimlerde kendisini yetiştirmiştir. Hocasının vefatından sonra da tekrar Yesi ye dönmüş, burada dersler vermeye başlamış ve çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Ahmet Yesevî, İslam ı tasavvufi bir yorumla Türkler arasında yaymaya çalışmıştır. Yetiştirdiği birçok öğrenciyi Ahmet Yesevî temsilî resmi Türklerin yaşadığı bölgelere göndererek İslam ın Türkler arasında yayılmasında etkili olmuştur. Kendisinden sonra yetişen Hacı Bektaş Veli, Mevlânâ ve Yunus Emre gibi mutasavvıfları da derinden etkilemiştir 5. Ahmet Yesevî nin hikmet adlı şiirleri, Divan-ı Hikmet adlı kitapta toplanmıştır. Etkinlik Sünnet imiş, kâfir de olsa incitme sen, Huda bizardır, kat yürekli gönül incitenden, Allah (c.c) şahit, öyle kula hazırdır cehennem. Ahmet Yesevî, Divan-ı Hikmet, s. 72. Ahmet Yesevî nin yukarıdaki dizelerini yorumlayınız. 4 İrfan Abdülhamid, Eş ari, İslam Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İstanbul, 2004, C 11, s M.Fuad Köprülü, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, 1993, s

101 Türkler ve Müslümanlık 2.6. Ahî Evran Ahî Evran, 13.yüzyılda Asya dan Anadolu ya gelip yerleşen mutasavvıflardan biridir. Doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemekle beraber 14.yüzyılın başlarında, 93 yaşlarında vefat ettiği tahmin edilmektedir. Ahî Evran, Anadolu ya geldikten sonra bir süre Denizli, Konya ve Kırşehir de yaşamıştır. Anadolu da birçok şehri dolaşarak Ahilik teşkilatının kurulmasına öncülük etmiştir. O, hayatının son zamanlarını Kırşehir de geçirmiştir. Ahî Evran ın kurulmasına öncülük ettiği ahilik teşkilatı, bir meslek kuruluşu olmanın yanı sıra insanlara dinî ve ahlaki terbiyenin verilmesinde, millî ve manevi değerlerin kazandırılmasında önemli rol oynamıştır. 6 Ahî Evran Kırşehir de vefat etmiştir ve türbesi buradadır. Etkinlik Ahî Evran Türbesi - Kırşehir Ahilik haftası ülkemizde nasıl kutlanmaktadır? Bununla ilgili yazı, resim ve benzeri doküman toplayıp bir pano oluşturunuz. 6 İlhan Şahin, Ahî Evran, İslam Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 1989, C 1, s

102 Hacı Bektaş Veli Gelin canlar bir olalım. Bir olalım, iri olalım, diri olalım. Hacı Bektaş Veli Yukarıdaki dizelerin ana düşüncesi nedir? Hacı Bektaş Veli, 1210 da Horasan da doğmuş, 1271 de Nevşehir de vefat etmiştir. Ahmet Yesevî nin yetiştirdiği dervişlerden biri olan Hacı Bektaş Veli, Horasan dan gelip Anadolu ya yerleşmiştir. Anadolu da İslam ın yayılmasında önemli etkisi olmuştur. Hacı Bektaş Veli insan sevgisini, hoşgörüyü, dostluk ve kardeşliği ön plana çıkararak insanlara İslam ı anlatmıştır. Konuşmaları, güzel sözleri, Hocası Ahmet Yesevî den aldığı tasavvuf terbiyesi ve örnek kişiliği ile insanları iyiye, doğruya yönlendirmiş, onları derinden etkilemiştir. Böylece Anadolu da İslamiyetin yayılmasına katkı sağlamıştır. 7 Hacı Bektaş Veli Camisi ve Türbesi - Hacıbektaş/Nevşehir 7 Abdurrahman Güzel, Hacı Bektaş Veli ve Makâlât, Akçağ Yayınları, Ankara, 2002, s

103 Türkler ve Müslümanlık Etkinlik Birbirinizin gönlünü kırmayın. Çünkü müminin gönlü Kâbe ye benzer Tanrı ile gönül arasında perde yoktur. Kâbe nasıl dokunulmaz, ve mübarek ise gönül de Tanrı nın tecelli ettiği yer olduğu için mübarektir, ona dokunmayın. Hacı Bektaş Veli Abdurrahman Güzel, Hacı Bektaş Veli ve Makâlât, s. 25. Yukarıdaki sözü yorumlayınız ve düşüncelerinizi aşağıya yazınız Hacı Bektaş Veli Horasan dan Anadolu ya gelirken Kayseri-Ürgüp yolu üzerindeki bir Hristiyan köyünde konaklar. Burada insanlar ona şöyle derler: Ey Tanrı dostu, bize ismini, nereden gelip nereye gittiğini ve maksadını bağışlar mısın? Bunun üzerine Hacı Bektaş Veli onlara şöyle cevap verir: Adım, Hacı Bektaş tır. Horasan dan Hicaz a oradan da Sivas şehrine gitmekteyim. Maksadım şaki olana aman vermemek ve ahalinin sulh ile bir arada yaşaması için hakikat sırlarını anlatmaktır. Bunun için Pirim Hoca Ahmet Yesevî den emir alıp Rûm a geldim. Abdurrahman Güzel, Hacı Bektaş Veli ve Makâlât, s Mevlânâ Gel, gel, ne olursan ol yine gel, ister kâfir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel, bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir, yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel... Mevlânâ Emine Y EN İTERZİ, M evlânâ Celaleddin Rûmî, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2004, s.12. Yukarıdaki söz Mevlânâ nın kişilik özelliği ile ilgili sizlere nasıl bir fikir vermektedir? 103

104 7. Mevlânâ, 1207 de Horasan ın Belh şehrinde dünyaya gelmiş, 1273 te Konya da vefat etmiştir. Babası âlim bir kişi olan Bahâeddin Veled dir. Bahâeddin Veled ailesiyle birlikte Belh ten Konya ya gelmiştir. Mevlânâ ilk eğitimini babasından almıştır. Daha sonra Karaman da medresede eğitimine devam etmiştir. Arapça ve Farsçayı en iyi şekilde öğrenmiştir. Tefsir, hadis, fıkıh gibi ilimlerde derinleşmiştir. Mevlânâ, dönemin ünlü sufilerinden Şemsi Tebrizi ile tanıştıktan sonra kendisini tasavvufa vermiştir. Şemsi Tebrizi den tasavvuf dersleri almıştır. Daha sonra inzivaya çekilmiş ve bu sırada meşhur eseri Mesnevî yi kaleme almıştır. Mevlânâ gerek eserlerinde gerekse sohbetlerinde ilahî aşk, insan sevgisi, hoşgörü, tevazu, şefkat, merhamet, doğruluk, cömertlik ve alçak gönüllülük gibi konular üzerinde durmuştur. Nitekim bir sözünde şöyle demiştir: Güneş gibi ol, şefkatte, merhamette, Gece gibi ol, ayıpları örtmede, Akarsu gibi ol, keremde, cömertlikte, Toprak gibi ol, tevazuda, mahviyette Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol. 8 8 Mesnevi-Seçmeler, s.47. Mevlânâ Camisi ve Türbesi - Konya 104

105 Türkler ve Müslümanlık Okuma Metni TÖVBE Bir an bile ondan (Allah) uzaklaşmaman gerekir, Çünkü bu uzaklaşmadan bozukluklar çoğalır. Tevbe ederim, ne olur ki? diyorsun Ama, eğer kalbin açılırsa tevbe edersin. Birçok kişi bu işi kolay sandı, Zira birçok zorluk kolay görünür. Zor işi neden kolay gösterir (bilir misin)? Kader, senin aklını tuzaktan çelmek için. Ne durumda olursan ol, onun huzurunda bulun, Çünkü yakınlıkta sevgi ve muhabbet çoğalır. Temiz olsan da olmasan da ondan kaçma, Zira temizlikte, yakınlık artar... Mevlânâ Saadettin KOCATÜRK, Mevlânâ, Divân-ı Kebir Üzerine İncelemeler, Semih Ofset SEK Yayıncılık, Ankara, 2012 s

106 Yunus Emre Gelin tanış olalım, İşi kolay kılalım. Sevelim sevilelim, Dünya kimseye kalmaz. Yunus Emre Yunus Emre Divanı, s. 17. Yukarıdaki dizelerin vermek istediği mesaj nedir? Ünlü Türk mutasavvıfı ve şairi Yunus Emre nin yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir. Nerede doğup nerede vefat ettiği kesin olarak bilinmemektedir. Anadolu nun çeşitli yerlerinde ona ait olduğu söylenen türbe ve mezarlar bulunmaktadır. Yunus Emre, Türk Tasavvuf Edebiyatı nın en büyük şairlerinden biridir. O, Türkçeyi sade bir şekilde kullanmış, şiirlerini yalın ve anlaşılır bir dille söylemiştir. Allah (c.c) ve peygamber sevgisini, ilahî ve şiirlerle insanların gönlüne yerleştirmiş, İslam ın Anadolu da yayılmasına katkı sağlamıştır. Yunus Emre şiirlerinde sevgi, dostluk, kardeşlik ve barış gibi toplumsal değerlere önem vermiştir. Örneğin bir dörtlüğünde şöyle demektedir: Ben gelmedim davi için, Benim işim sevi için, Dostun evi gönüllerdir, Gönüller yapmaya geldik. 9 Yunus Emre; din, mezhep, ırk ve renk ayrımı yapmaksızın herkese sevgi ve hoşgörüyle yaklaşmayı esas almıştır. Bunu da Yaratılanı severiz, Yaradan dan ötürü. sözüyle ifade etmiştir. Etkinlik Yol odur ki doğru vara, Göz odur ki Hakk ı göre, Er odur ki alçakta dura, Yüceden bakan göz değil. Yunus Emre Yunus Emre Divanı, s Yukarıdaki dörtlüğü yorumlayınız. 9 Hüseyin Özbay, Mustafa Tatçı, Yunus Emre (Makalelerden Seçmeler), Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul, 1994, s

107 Türkler ve Müslümanlık Okuma Metni İlahi Ben yürürüm yane yane, Aşk boyadı beni kane, Ne akilem ne divane, Gel gör beni aşk neyledi. Gâh eserim yeller gibi, Gâh tozarım yollar gibi, Gâh akarım seller gibi, Gel gör beni aşk neyledi. Akarsulayın çağlarım, Dertli ciğerim dağlarım, Şeyhin anuben ağlarım, Gel gör beni aşk neyledi. Miskin Yunus bîçareyim, Baştan ayağa yâreyim, Dost elinden avareyim, Gel gör beni aşk neyledi. Yunus Emre nin temsilî resmi Yunus Emre Yunus Emre Divanı, s Hacı Bayram Veli Hacı Bayram Veli nin doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1345 te Ankara da doğduğu tahmin edilmektedir. Hacı Bayram Veli 1430 da Ankara da vefat etmiştir. Türbesi Ankara nın Ulus semtinde kendi adıyla bilinen Hacı Bayram Camisi nin yanındadır. Hacı Bayram Veli gençlik yıllarında medresede tefsir, fıkıh, hadis, tasavvuf gibi ilim dallarında öğrenim görmüştür. Daha sonraları tasavvufa yönelen Hacı Bayram Veli meşhur mutasavvıf Somuncu Baba dan ders almış, zamanla dönemin önde gelen mutasavvıflarından biri olmuştur. 107

108 7. Ankara da kendi dergâhını kuran Hacı Bayram Veli, burada insanlara tasavvuf başta olmak üzere dinî ilimlerle ilgili dersler vermiş, sohbetler yapmıştır. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilmesine rağmen şiirlerini Türkçe söylemiş, halkın anlayabileceği bir dil kullanmıştır. Onun dergâhı hem dinî, ahlaki ve tasavvufi eğitimin yapıldığı hem de kimsesizlerin, yoksulların, ilim öğrenmek isteyenlerin barındığı bir yer olmuştur. Buraya gelenler Hacı Bayram Veli nin ilminden, sohbetlerinden istifade etmişlerdir. Böylece Hacı Bayram Veli Ankara ve çevresinde İslam ın yayılmasına önemli hizmetlerde bulunmuştur. 10 Hacı Bayram Veli Camisi ve Türbesi - Ankara 3. Türklerin İslam Medeniyetine Katkıları Milletimizin yetiştirmiş olduğu âlim, bilgin ya da mimarlardan hangilerinin adlarını biliyorsunuz? Türkler Müslüman olduktan sonra İslam medeniyetinin gelişip güçlenmesine büyük katkılar yapmışlardır. Hâkim oldukları topraklara cami, medrese, külliye, darüşşifa, kervansaray, türbe, çeşme, köprü ve benzeri yapılar inşa etmişlerdir. Birçok ilim adamı, mimar, sanatçı ve edebiyatçı yetiştirmişlerdir. Başta dinî ilimler olmak üzere, fen bilimleri, mimari ve sanat alanlarında önemli çalışmalar yapmışlardır. 10 Ethem Cebecioğlu, Hacı Bayram Veli, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2004, s

109 Türkler ve Müslümanlık Dinî İlimler Müslüman Türk âlimleri tefsir, hadis, kelam, fıkıh, İslam tarihi gibi dinî ilimler alanında çok önemli çalışmalar yapmışlar ve birçok kitap yazmışlardır. Örneğin; Ebû Hanife fıkıh, İmam Maturidî, kelam, Zemahşeri ve Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır tefsir, Ahmet Cevdet Paşa İslam tarihi alanında çalışmalar yapmış ve önemli eserler vermişlerdir. Zemahşeri nin Keşşaf ı, Fahreddin Razi nin Mefatihul Gayb ı, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır ın Hak Dini Kur an Dili adlı eserleri tefsirle ilgili önemli kaynaklardır. Ahmet Cevdet Paşa nın Kısası Enbiya ve Tevarihi Hulafa adlı eseri de İslam tarihi alanında önemli bir kaynaktır. Fen Bilimleri Müslüman bilim adamları matematik, tıp, fizik, astronomi, kimya ve biyoloji gibi fen bilimlerinde çeşitli çalışmalar ve buluşlar yaparak bilime büyük katkı sağlamışlardır. Örneğin Harezmi matematik alanında ondalıklı sistemi bulmuş, yazdığı Hisabül Cebr ve l Mukabele adlı kitap Avrupa da uzun yıllar ders kitabı olarak okutulmuştur. İbni Sina, tıp alanında dünyaca Uluğbey Rasathanesi - Semerkant ünlüdür. Onun el-kanun fi t-tıp ve Kitabü ş-şifa adlı eserleri Avrupa dillerine tercüme edilip üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Uluğ Bey ve Ali Kuşçu gibi bilginler ise astronomi ile ilgili çok önemli çalışmalar yapmışlardır. Uluğ Bey Semerkant ta, Ali Kuşçu da İstanbul da bir rasathane kurmuştur. Birunî de fizik ve kimya alanında araştırma ve incelemeler yapmış, ışığın sesten daha hızlı hareket ettiğini tespit etmiştir. 11 Atalarımız İslam medeniyetine mimari ve sanat alanında büyük katkıda bulunmuşlardır. Milletimiz cami yapımına büyük önem vermiş ve Mimar Sinan ın yapmış olduğu İstanbul daki Süleymaniye ve Edirne deki Selimiye camileri görenleri kendine hayran bırakmaktadır. Bunların yanında Müslüman 11 Mehmet Bayrakdar, İslam da Bilim ve Teknoloji Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2000, s. 139 ve

110 7. Türk mimarların İstanbul da yaptığı Sultan Ahmet Camisi ve Yeni Cami ile Bursa Ulu Cami Türk- İslam mimarisinin en önemli eserlerindendir. Atalarımız dinî ve pozitif bilimlerin okutulduğu yerler olarak medrese yapımına da çok önem vermişlerdir. Sivas taki Çifte Minareli ve Gök Medrese, Konya daki Karatay ve Sırçalı medreseleri, Kayseri deki Hunat Hatun Medresesi, Tokat ve Niksar daki Yağıbasan medreseleri bunlardan bazılarıdır. Milletimiz birçok yerde külliye, çeşme ve türbe gibi mimari eserler de yapmışlardır. İstanbul daki Süleymaniye Külliyesi ve III. Ahmet Çeşmesi ile Bursa daki Yeşil Türbe bunların en güzel örneklerindendir. 3. Ahmet Çeşmesi- İstanbul Tezhip Örneği Çifte Minareli Medrese - Erzurum Türkler hat, tezhip, minyatür gibi sanat dallarında da çok önemli çalışmalar yapmışlardır. Özellikle kutsal kitabımız Kur an ı ve bazı kitapları elle ve en güzel yazı çeşidiyle yazmışlardır. Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatına hüsnühat denir. Hafız Osman, Şeyh Hamdullah Çelebi bu alanda yetişmiş en büyük hattatlarımızdandır. Atalarımız başta Kur an-ı Kerim olmak üzere bazı el yazması dinî eserlerin sayfa kenarlarını, konu başlıklarını, cümle sonlarını, satır aralarındaki boşlukları yaldızlı çizgi ve motiflerle süslemişlerdir. Buna tezhip denir. Tezhip, altın yaldız ve boya ile yapılan bir çeşit kitap süsleme sanatıdır. Kâğıt veya deri üzerine sulu boya veya altın suyu ile ince fırçalar kullanılarak yapılan renkli resim sanatına ise minyatür denir. Bu sanatta resimlere ışık, gölge ve derinlik yansıtılmaz. Türkler 110

111 Türkler ve Müslümanlık minyatürü daha çok el yazması eserlerde konuların kolay anlaşılması için kullanmışlardır. Nigâri ve Levnî en meşhur minyatür sanatçılarımızdandır. Ebru da atalarımızın önem verdiği sanat dallarından biridir. Ebru; kâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış yağlı boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süstür. Yusuf Has Hacip, Kaşgarlı Mahmut, Ahmet Yesevî, Mevlânâ, Yunus Emre, Fuzulî, Mehmet Âkif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek gibi edebiyatçı, şair ve mutasavvıflarımız da gerek fikir gerekse eserleriyle İslam medeniyetinin gelişmesine önemli katkılar sağlamışlardır. Etkinlik Mostar Köprüsü (Bosna) İnce Minareli Medrese (Konya) Hüsnühat örneği Sultanahmet Camisi nin iç görünümü (İstanbul) Yukarıdaki fotoğraflar, milletimizin İslam medeniyetine katkıları ile ilgili size nasıl bir fikir vermektedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. 111

112 7. Okuma Metni Mimar Sinan Mimar Sinan 1490 senesinde Kayseri nin Ağırnas köyünde doğdu. Yavuz Sultan Selim Han zamanında devşirme olarak İstanbul a geldi yılında mimarbaşı oldu. Mimar Sinan ın, mimarbaşılığa getirilmeden evvel yaptığı üç eser dikkat çekicidir. Bunlar; Halep te Hüsreviye Külliyesi, Gebze de Çoban Mustafa Külliyesi ve İstanbul da Hürrem Sultan için yapılan Haseki Külliyesi dir. Halep teki Hüsreviye Külliyesi nde, tek kubbeli cami tarzı ile bu kubbenin köşelerine birer kubbe ilave edilerek yan mekânlı cami tarzı birleştirilmiş ve böylece Osmanlı mimarlarının İznik ve Bursa daki eserlerine uyulmuştur. Külliyede ayrıca avlu, medrese, hamam, imaret ve misafirhane gibi kısımlar bulunmaktadır. Gebze deki Çoban Mustafa Paşa Külliyesi ndeyse renkli taş kakmalar ve süslemeler görülür. Külliyede cami, türbe ve diğer unsurlar gayet ahenkli bir tarzda yerleştirilmiştir. Mimar Sinan ın İstanbul daki ilk eseri olan Haseki Külliyesi, devrindeki bütün mimari unsurları taşımaktadır. Mimar Sinan ın mimarbaşı olduktan sonra verdiği üç büyük eser, onun sanatının gelişmesini gösteren basamaklardır. Bunların ilki İstanbul Şehzadebaşı Camii ve Külliyesi dir. Dört yarım kubbenin ortasında merkezî bir kubbe tarzında inşa edilen Şehzadebaşı Camii, daha sonra yapılan bütün camilere örnek teşkil etmiştir. Süleymaniye Camii, Mimar Sinan ın İstanbul daki en muhteşem eseridir. Kendi tabiriyle kalfalık döneminde yapılmıştır. Türk mimarisinin yetiştirdiği, İslam âleminin bu büyük mimar ve mühendisi doksan yaşın üzerinde, faal bir hayat sürdü. Eserlerinin bir kısmı İstanbul dadır. Osmanlı ülkesinde damgasını vurmadığı bir köşe yok gibidir de İstanbul da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye 112

113 Türkler ve Müslümanlık Camii nin yanında kendi yaptığı mütevazı ve sade türbeye defnedildi. Mimar Sinan, statik endişeden kaynaklanan kalın taşıyıcı duvarların kesitlerini inceltip yapıda modül sistemini kullandı. Farklı renk ve dokuda çeşitli malzemeler kullanmak yerine, aynı malzemeyle ışık gölge oyunlarına tabi tutarak çeşitli zenginlikler ortaya koydu. Bu amaçla düzlemden eğri yüzeylere geçerken uygulamaya koyduğu mukarnasları ve kapı çevrelerinde yer verdiği sade taş bordürleri sık sık kullandı. Hiçbir zaman fonksiyonu dışında bir malzeme kullanımına gitmedi. Bu özelliğiyle yapı elemanları bina bütününde birbirlerini tamamlayarak gelişti ve yapı, onu taçlandıran, âdeta boşlukta yüzer görünümündeki bir kubbe ile noktalandı. Mimar Sinan her mimari eseri kendine has bir biçimle ele almak, yapıda form ve konstrüksiyon beraberliğini kurmak, dış mekânın iç mekânla bütünlük kazanmasını sağlamak, mevcut teknolojik imkân ve malzemeleri kendi istekleri doğrultusunda kullanmayı bilmek, akılcı ve sade bir malzeme kullanmak gibi günümüzde de geçerli mimarlık prensiplerini bundan dört asır önce eserleriyle ortaya koydu. Bu sebeple daima sanatı ile asırlar ötesi bir mimari dehâ olarak anıldı ve anılacaktır. Rehber Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları, İstanbul, 1994, C 14, s

114 7. ÜNİTEMİZİ DEĞERLENDİRELİM 1. Emeviler ve Abbasiler dönemlerini Türkler arasında İslamiyetin yayılması açısından karşılaştırınız. 2. Ahmet Yesevî nin Türkler arasında İslam ın yayılmasında nasıl bir etkisi olmuştur? Açıklayınız. 3. Mevlânâ sohbetlerinde, söz ve eserlerinde genellikle hangi konular üzerinde durmuştur? Belirtiniz. 4. Ahî Evran ın, Ahilik teşkilatının kurulması ve toplumda meslek ahlakının yerleşmesindeki katkılarını anlatınız. 5. Türkler, mimari ve sanat alanında İslam medeniyetine ne gibi katkılarda bulunmuşlardır? Bilgi veriniz. 6. Hanefilik aşağıdaki âlimlerden hangisinin görüş ve düşünceleri doğrultusunda oluşmuştur? A. İmam Şafiî B. İmam Âzam C. İmam Maturidî D. Mevlânâ E. İmam Eş arî 7. İmam Maturidî, yaptığı çalışmalar ve ortaya koyduğu görüşlerle aşağıdaki ilim dallarından hangisinde meşhur olmuştur? A. Fıkıh B. Tefsir C. Hadis D. Kelam E. İslam tarihi 8. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır? A. İmam Âzam Fıkhu l-ekber B. Hacı Bektaş Veli Makâlât C. Mevlânâ Divan-ı Hikmet D. İmam Şafiî er-risale E. İmam Eşâri Makâlâtü l-islamiyin 9. Matematikte ondalıklı sistemi bulan ve Hisabul Cebir ve l-mukabele adlı kitabın yazarı olan Türk bilgini kimdir? A. Ali Kuşçu B. Harezmi C. Ebû Kâmil eş-şuca D. Birunî E. Uluğ Bey 10. Aşağıdaki âlimlerimizden hangisi çalışma yaptığı ilim dalı itibariyle diğerlerinden farklıdır? A. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır B. Mevlânâ C. Yunus Emre D. Ahmet Yesevî E. Hacı Bayram Veli 11. Atalarımızın okumaya, araştırmaya ve ilme verdiği önemden dolayı ortaya çıkan mimari eser aşağıdakilerden hangisidir? A. Külliye B. Medrese C. Türbe D. Cami E. Kervansaray 114

115 Türkler ve Müslümanlık Ahmet Yesevî nin yetiştirdiği dervişlerden biridir. - Horasan dan Anadolu ya gelmiş ve burada İslam ın yayılmasına katkı sağlamıştır. - Türbesi Nevşehir dedir. - Makâlât adlı eserin sahibidir. Yukarıda tanıtılan ünlü mutasavvıfımız aşağıdakilerden hangisidir? A. Ahmet Yesevî B. Yunus Emre C. Hacı Bayram Veli D. Ahî Evran E. Hacı Bektaş Veli 13. Kâğıt süslemeciliğinde kitre, kola vb. yapıştırıcılarla yoğunlaştırılmış su üzerine, neft yağı ile sulandırılmış, yağlı boya damlatılarak yapılan ve kâğıda geçirilen süsleme sanatı hangisidir? A. Hüsnühat B. Tezhip C. Minyatür D. Ebru E. Resim 14. Altın yaldız ve boya ile yapılan süsleme sanatına ne ad verilir? A. Hüsnühat B. Minyatür C. Ebru D. Mimari E. Tezhip 15. Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşlukları yay ayraç içindeki sözcüklerden uygun olanları ile doğru bir şekilde tamamlayınız. (hüsnühat, tezhip, İbni Sina, topluluklar, rasathane, sade, Gök Tanrı) - Türkler Abbasiler Döneminde. hâlinde Müslüman olmaya başlamışlardır. - Müslüman olmadan önce Türklerde inancı vardı. - Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatına denir. - Yunus Emre şiirlerinde bir Türkçe kullanmıştır. - El-Kanun fi t-tıp adlı eser.. ya aittir. - Uluğ Bey, Semerkant ta bir kurmuştur. 115

116 Sözlük SÖZLÜK A âdet: 1. Bir kimsenin yapmaya alışkın olduğu şey, alışkı. 2. Topluluk içinde eskiden beri uyulan kural, töre. aforoz etmek: Hristiyanlıkta kilise tarafından cemaatten kovmak. ahali: 1. Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk. 2. Bir yerde toplanan halk, kalabalık. aman vermemek: 1. Rahat bırakmamak, göz açtırmamak. 2. Acımayıp öldürmek. ambargo: 1. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama durumu. 2. Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak. amel: İş, edim, eylem, davranış. arş: İslam dinine göre göğün en yüksek katı. ashap: Sahabe, Hz. Muhammed (s.a.v.) i görmüş ve onun sohbetinde bulunmuş Müslümanlar. ayin: 1. Dinî tören, ibadet. 2. Mevlevî tekkelerinde okunan ağır bestelerin biçimi. B baht: Olacakların, kaçınılmaz olduğunu belirleyen ilahî iradenin insan için veya bir toplum için çizdiği hayat tarzı, kader, talih. batıl: 1. Doğru ve haklı olmayan. 2. Çürük, temelsiz. belletmek: Öğretmek. bizar: Tedirgin, bezmiş, usanmış, bezginlik getirmiş. C-Ç cephe: 1. Yüz, anlaç. 2. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. cüz: 1. Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri. 2. Kur an ın bölünmüş olduğu otuz parçadan her biri. Çalap: Allah. D davi: Dava, kavga. değer: 1. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan somut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. 2. Bir şeyin parayla ölçülebilen karşılığı. 3. Yüksek ve yararlı nitelik. destan: Kahramanlık öykülerine verilen ad. E ebedî: Sonsuz, ölümsüz. embriyo: Döllenmiş yumurtacığın gelişmeye başladığı andan dölüt olmasına kadar geçen süredeki adı. esrar: Gizler, sırlar. ezel: Başlangıcı belli olmayan zaman, öncesizlik. 116

117 Sözlük F farz: 1. Müslümanlıkta özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan. 2. Yapmak zorunda kılınan şey, boyun borcu. fasık: 1. Allah ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen. 2. Kötülük eden, fesatçı. ferman-ı Sübhan: Allah ın buyruğu. fenalık: Kötülük, şer. fıkıh: 1. Bir şeyi, gereği gibi iyice anlayıp bilme. 2. İslam hukukunda din ve dünya işleri ile ilgili ana kaynaklardan yararlanarak konulmuş olan kuralların bütünü. Furkan: Kur an ın isimlerinden biri. G - Ğ gelenek: Bir toplumda eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup nesilden nesile iletilen kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, davranışlar. gıpta: İmrenme, imrenti. gıybet: Çekiştirme, yerme, kötüleme vb. H hadis: 1. Hz. Muhammed (s.a.v.) in genel kural değerindeki söz ve davranışları. 2. Bu söz ve davranışları inceleyen bilim. Hakk: Allah. hâşâ: 1. Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilemediğini anlatan söz. Zihne aykırı görülen bir ihtimalden söz edilirken kullanılan söz. hakikat: 1. Bir işin doğrusu, gerçek, asıl, esas. 2. Gerçeklik. haşir: 1. Toplanma, bir araya gelme. 2. Kıyamet gününde ölülerin dirilip mahşere çıkarılması. hayâsızlık: Utanmazlık, sıkılmazlık. hısım: Soyca veya evlilik sonucu aralarında bağ bulunanlardan her biri, akraba. Huda: Allah. hurafe: Dine sonradan girmiş boş inanç. hüsran: 1. Beklenilen şeyin elde edilememesi yüzünden duyulan acı. 2. Zarar, ziyan. I İ icma: 1. Toplama. 2. İslam bilginlerinin bir konuda fikir birliği etmeleri. idrak etmek: Anlamak, kavramak, akıl erdirmek. ilahî: Allah (c.c.) a özgü, tanrısal. ilham: 1. Esin. 2. Allah (c.c.) ın, peygamberlerin yüreğine doldurduğu ilahî âleme özgü duygu ve düşünceler. istismar: Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. itikat: 1. İnanma, inan. 2. İnanç. izmihlâl: Yıkılma, çökme. 117

118 Sözlük J K kabile: Ortak bir atadan türediklerine inanılan, toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan topluluk, boy. kavil: 1. Söz. 2. Sözleşme, anlaşma. kelam: 1. Söz. 2. Söyleyiş biçimi, söyleme. 3. Allah (c.c.) ın varlığını ve İslam dininin doğruluğunu konu edinen bilim. Kelamullah: Allah ın sözü, Kur an-ı Kerim. kerem: 1. Soyluluk, ululuk, büyüklük. L lütuf: Önem verilen, sayılan birinden gelen iyilik, yardım, ihsan, inayet, atıfet. M mahremiyet: Gizlilik. mahviyet: Alçak gönüllülük. mesh etmek: Abdest alırken ıslak eli başa ve meste sürmek. mezhep: Bir dinin görüş ve anlayış farklılıkları sebebiyle ortaya çıkan kollarından her biri. mukaddes: Kutsal. mutasavvıf: Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Allah (c.c.) a adamış kimse, sofi. mürşit: 1. Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz. 2. Mürşitlerine tasavvufu öğreten, sırları ve gerçekleri gösteren tarikat şeyhi. müşrik: Allah (c.c.) a ortak koşan. Mevla: Allah. N nasihat: Öğüt. nimet: 1. İyilik, lütuf, ihsan. 2. İyi yaşamak için gerekli her şey. 3. Yiyecek, içecek, özellikle ekmek. 4. Yararlanılan imkân. nizam: Düzen. nüsha: 1. Birbirinin tıpkısı olan yazılı şeylerin her biri. 2. (Gazete, dergi vb. için) sayı. O-Ö olgu: 1. Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. 2. Düşünülmüş olanın karşıtı, olmuş olan, gerçek olan, gerçekleşmiş olan. örf: Yasalarla belirlenmemiş olan, halkın kendiliğinden uyduğu gelenek, âdet. P papirüs: Papirüsgillerden, Nil Nehri kıyısında yetişen bir bitki. 2. Eski Mısırlıların papirüs saplarından yaptıkları kâğıt. 3. Bu kâğıda yazılmış, el yazması. pir: 1. Yaşlı, koca, ihtiyar kimse. 2. Bir tarikat ya da sanatın kurucusu. putperest: Puta tapan. 118

119 Sözlük R rahman: Herkese, her canlıya merhamet eden anlamında Allah ın sıfatlarından biri. rahîm: Koruyan, acıyan, merhamet eden anlamında Allah ın sıfatlarından biri. rahmet: Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme. riayet etmek: Uygun davranmak, saygı göstermek. rızık: 1. Yiyecek, içecek şey, azık. 2. Allah (c.c.) ın herkese verdiğine inanılan nimet. 3. Yaşamak için gerekli yiyecek. S-Ş sahabe: Hz. Muhammed (s.a.v.) i gören, onun meclislerinde ve konuşmalarında bulunan Müslüman. seciye: Yaradılış, huy, karakter. sine: 1. Göğüs. 2. Gönül, yürek. softa: Bir görüşe, bir inanışa körü körüne bağlanan kimse. sünnet: Hz. Muhammed (s.a.v.) in, Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş oldu söz. şaki: Haydut, eşkıya. şan: Unvan, şöhret. şark: Doğu. şek: Şüphe. şer: Kötülük, fenalık. T taklit: 1. Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma. 2. Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme. takva: Günahtan sakınma, züht. tebliğ etmek: 1. Bildirmek, haber vermek. 2. İslam ı yaymak. tebrik: Kutlama. tecelli etmek: Belirmek, görünmek, avluya çıkmak, meydana çıkmak. terbiye: 1. Eğitim, 2. Görgü. tümsek: 1. Küçük tepe. 2. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik. türbe: Genellikle din büyükleri için yaptırılan ve içinde o kimselerin mezarı bulunan yapı. U Ü ulu: 1. Erdemler bakımından çok büyük, yüce. 2. Saygı duyulan, büyük. usul: 1. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, yöntem, tarz. 2. Bilimde belli bir sonuca erişmek için belli bir plana göre izlenen yol, metot. 119

120 Sözlük V vaat etmek: Söz vermek. vâkıf olmak: Bilmek, öğrenmek, anlamak. vasiyet etmek: Öldükten sonra herhangi bir şeyin yapılmasını istemek. vahiy: Bir buyruk veya düşüncenin Allah (c.c.) tarafından peygamberlere bildirilmesi. vebal: Günah, sorumluluk. vicdan: Kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç. Y yadigâr: Bir kimseyi veya bir olayı hatırlatan nesne (veya kişi). yörünge: 1. Bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek. 2. Bir gök cisminin, hareket etmesi süresince aldığı yol. Z zan: Sanı. zelzele: Deprem. zerre: 1. Çok küçük parçacık. 2. Molekül. ziyan: Zarar. zulüm: Güçlü bir kimsenin, yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıyım, kıygı, acımasızlık, haksızlık, eziyet, cefa. 120

121 Kaynakça KAYNAKÇA ABDÜLHAMİT, İrfan Eş ari İslam Ansiklopedisi, C 11, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İstanbul, Ahmed bin Hanbel, Müsned, Darül Maârif, Mısır, AKDEMİR, Rıza (Derleyen), Dinî ve Millî Şiirler Antolojisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, ALGÜL, Hüseyin, Âlemlere Rahmet Hz. Muhammed (s.a.v.), Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, Ali Muttaki, Kenzül Ummal, Darül Kütübil Mısrıyye, Mısır, Atatürkçülük, haz.: Genelkurmay Başkanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul, AYDIN, Mehmet, Ansiklopedik Dinler Sözlüğü, Nüve Kültür Merkezi Yayınları, Konya, BATUR, Suat, Mesnevi- Şeçmeler, Altın Kitaplar, İstanbul, BATUR, Suat, Yunus Emre Divanı, Altın Kitaplar, İstanbul, BAYRAKDAR, Mehmet, İslam da Bilim ve Teknoloji Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, Buhari, Câmius Sahih, Mısır, Buhari, Sahih-i Buhari Muhtasarı, Tecrîd-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, CANAN, İbrahim, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları, Ankara, CEBECİOĞLU, Ethem, Hacı Bayram Veli, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, ÇİL, Faruk, Çocuk Şiirleri Antolojisi, Kılavuz 2006 Yayınları, İstanbul, ÇİNKILIÇ, Mustafa, Dinî ve Ahlaki Şiirler, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, Ebu Davud, Sünen, Dârül Kütübil İlmiyye, Beyrut, ERSOY, Mehmet Âkif, Safahat, Akvaryum Yayınları, Ankara, ESAD, Mahmut, İslam Tarihi, Sadeleştiren: A. Lütfi KAZANCI, Osman KAZANCI, Marifet Yayınları, İstanbul, GÜNDÜZ, Şinasi, Yaşayan Dünya Dinleri, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, GÜZEL, Abdurrahman, Dinî-Tasavvufi Türk Edebiyatı, Akçağ Yayınları, Ankara, Hakim, Müstedrek, Beyrut, HAMİDULLAH, Muhammed, İslam Peygamberi, Çeviren: Salih TUĞ, İrfan Yayınevi, İstanbul, HİZMETLİ, Sabri, İslam Tarihi, Yeni Çizgi Yayınları, Ankara, İbni Hişam, Siretün Nebeviyye, Beyrut, KEMAL, Ali (Derleyen), Yunus Emre, Parıltı Yayınları, İstanbul, KOCATÜRK, Saadettin, Mevlânâ Divân-ı Kebîr Üzerine İncelemeler, Semih Ofset, SEK Yayıncılık, Ankara, KÖPRÜLÜ, M. Fuad, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara,

122 Kaynakça Kur an-ı Kerim ve Meali, Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, Kur an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, Müslim, Câmius Sahih, Çeviren: O. Zeki MOLLAAHMETOĞLU, İrfan Yayınevi, İstanbul,1988. ÖZBAY, Hüseyin; Mustafa TATÇI (hazırlayan), Yunus Emre, (Makalelerden Seçmeler), Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, İstanbul, PALAZOĞLU, Ahmet Bekir, Atatürk İlkeleri, Türk Hava Kurumu Yayınları, Ankara, Peygamberimizi Öğreniyorum, haz.: Komisyon, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara, Rehber Ansiklopedisi, Türkiye Gazetesi Yayınları, İstanbul, SARIÇAM, İbrahim, İlk Dönem İslam Tarihi, Anadolu Üniversite Yayınları, Eskişehir, SARIKÇI, Ekrem, Başlangıçtan Günümüze Dinler Tarihi, Fakülte Kitabevi, Isparta, SCHİMMEL, Annemarie, Yunus Emre ile Yollarda, Ötüken Neşriyat, İstanbul, ŞAHİN, İlhan, Ahî Evran İslam Ansiklopedisi, C 1, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, İstanbul, ŞENER, Abdülkadir, İslam Hukuku Dersleri, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir, Tirmizi, Sünen, Mısır, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve İnsan Hakları, Yetkin Yayınları, Ankara, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzu, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, YAKIT, İsmail, Hz. Peygamberi Anlamak, Ötüken Yayınları, İstanbul, YAŞA, Dursun, Kahramanlık Şiirlerimizden Bir Demet, Yorum Matbaacılık, Ankara, 1972, s.131. YAZICI, Nesimi, İlk Türk İslam Devletleri Tarihi, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları, Ankara, YENİTERZİ, Emine, Mevlânâ Celâleddin Rûmî, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, YESEVİ, Ahmet, Divan-ı Hikmet, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, YÜCEL, İrfan, Peygamberimizin Hayatı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Ankara, GÖRSEL KAYNAKÇA httpwww.google.com.trurlsa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=6&ved=0cdyq FjAF&url=http%3A%2F%2Fwww.diyanet.gov.tr%2Fdijitalyayin%2FNamazveAbdest. pdf&ei=uzysuqtonc-fyapt94hybq&usg=afqjcngl2kjd3b7wfy25uwohvgxet1c tkw Yayınevinin fotoğraf arşivi 122

123

124

Abdest Gusül Teyemmüm

Abdest Gusül Teyemmüm Abdest Gusül Teyemmüm Memduh ÇELMELİ ABDEST Farz ve Sünnetleriyle Abdestin Alınışı 1- Niyet edilir. Euzü-Besmele çekilir. 2- Eller bileklere kadar yıkanır. Abdestin Farzları 1) Yüzü yıkamak 2) Elleri dirseklerle

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı İnsanın Evrendeki

Detaylı

Abdest nedir? Abdest, dini bir temizliktir. Belli organları usulüne göre yıkamaktır. Abdest namazın hazırlık şartlarındandır.

Abdest nedir? Abdest, dini bir temizliktir. Belli organları usulüne göre yıkamaktır. Abdest namazın hazırlık şartlarındandır. ABDEST Neler Öğreneceğiz? Abdest nedir? Abdestin farzları nelerdir? Abdest nasıl alınır? Abdestin sünnetleri nelerdir? Abdestin mekruhları nelerdir? Abdesti bozan şeyler nelerdir? Abdest nedir? Abdest,

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com amaz dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com amaz dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com amaz Memduh ÇELMELİ NAMAZ: AYET ve HADİSLER «Namazı kılın; zekâtı verin ve Allah a sımsıkı sarılın...» (Hac, 78) Namazı kılın; zekâtı verin; Peygamber e itaat edin ki merhamet göresiniz. (Nûr, 56) «Muhakkak

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI. Mehmet Akif Ersoy

İSTİKLÂL MARŞI. Mehmet Akif Ersoy İSTİKLÂL MARŞI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban

Detaylı

Dr. Kemal Akkan BATMAN

Dr. Kemal Akkan BATMAN Dr. Kemal Akkan BATMAN (Komisyon Başkanı) Dr. Ayer BURKE Diren CİVA GÜNER Mevhibe B. HOCAOĞLU Salih SARPTEN Ömer ÖZKAN Bu kitap, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, Talim Terbiye Dairesi tarafından ortaokullarda

Detaylı

STRATEJÝK PLANI 2011-2014

STRATEJÝK PLANI 2011-2014 i i T.C. KARABÜK VALÝLÝÐÝ TEKNÝK VE ENDÜSTRÝ MESLEK LÝSESÝ E n d ü s t r i M e s e v KARABÜK l e k k L n s k e T K a r a b k ü s i e STRATEJÝK PLANI 0-04 KARABÜK - 00 ÝSTÝKLÂL MARÞI Korkma, sönmez bu þafaklarda

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

AAA AYŞE HASAN TÜRKMEN ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ YILLIK FAALİYET PLANI

AAA AYŞE HASAN TÜRKMEN ORTAOKULU MÜDÜRLÜĞÜ YILLIK FAALİYET PLANI 2015-2016 YILLIK FAALİYET PLANI 1 T.C. KEMALPAŞA KAYMAKAMLIĞI Ayşe Hasan Türkmen Ortaokulu Müdürlüğü 2 Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini

Detaylı

RESİMLERLE ABDESTİN ALINIŞI

RESİMLERLE ABDESTİN ALINIŞI RESİMLERLE ABDESTİN ALINIŞI 1) Önce kollar dirseklerin yukarısına kadar sıvanır, sonra "Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya" diye niyet edilir. Ve "Eûzü billahi mineşşeytanirracîm, Bismillahirrahmanirrahîm"

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

ORTAÖĞRETİM DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERS KİTABI 9. SINIF YAZARLAR. Dr. Ahmet TÜRKAN Dr. Ramazan ŞAHAN Ahmet MEYDAN Ali Sacit TÜRKER

ORTAÖĞRETİM DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERS KİTABI 9. SINIF YAZARLAR. Dr. Ahmet TÜRKAN Dr. Ramazan ŞAHAN Ahmet MEYDAN Ali Sacit TÜRKER ORTAÖĞRETİM DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERS KİTABI 9. SINIF YAZARLAR Dr. Ahmet TÜRKAN Dr. Ramazan ŞAHAN Ahmet MEYDAN Ali Sacit TÜRKER DEVLET KİTAPLARI DÖRDÜNCÜ BASKI..., 2015 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI YAYINLARI...:

Detaylı

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir?

Kurban Nedir Ve Niçin Kesilir? Kurban sözlükte yaklaşmak, yakınlaşmak gibi anlamlara gelmektedir. Kurban, Allah a yaklaşmak ve onun hoşnutluğunu kazanmak amacıyla belirli bir zamanda uygun nitelikteki bir hayvanı kesmektir. Kesilen

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

9. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

9. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI.Ġnsanın Evrendeki Konumu.Ġnsanın Doğası ve Din Ġnsanın evrendeki konumunu fark eder. Ġnsanın akıl sahibi ve inanan bir varlık olma özelliğiyle

Detaylı

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ T.C. İSTANBUL VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KADIKÖY GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA ORTAOKULU 2015/2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BRİFİNG DOSYASI İSTİKLAL MARŞI Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, Sönmeden

Detaylı

TEMİZLİK HAZIRLAYAN. Abdullah Cahit ÇULHA

TEMİZLİK HAZIRLAYAN. Abdullah Cahit ÇULHA TEMİZLİK HAZIRLAYAN Abdullah Cahit ÇULHA TEMİZLİK MADDİ TEMİZLİK MANEVİ TEMİZLİK İslam dini, hem maddî, hem de manevî temizliğe büyük bir önem vermiştir. Bu iki kısım temizlik arasında büyük bir ilgi vardır.

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd

Detaylı

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM REHBERİ Web Adresi : http://tip.erciyes.edu.tr/ - http://tip.erciyes.edu.tr/egitim_rehberi.asp E-mail : [email protected] Adres

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı Hayat Amaçsız

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Teravih Namazı. Namazı Bozan Durumlar. Namazın İnsana Kazandırdıkları. Kunut Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Teravih Namazı. Namazı Bozan Durumlar. Namazın İnsana Kazandırdıkları. Kunut Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Teravih Namazı Namazı Bozan Durumlar Namazın İnsana Kazandırdıkları Kunut Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 o Teravih namazı ramazan ayında kılınır. o Yatsı namazının son

Detaylı

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:2 KONU: NAMAZIN ŞARTLARI

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:2 KONU: NAMAZIN ŞARTLARI 1- Soru: Namaza başlamadan önce ve namaz esnasında uymamız gereken şartlara ne denir? Cevap: Namazın farzları/şartları denir. 2- Soru: Namazın dışındaki/namaza başlamadan önce yerine getirilmesi gereken

Detaylı

5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ

5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ 5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ Allah İnancı Ünite/Öğrenme Konu Kazanım Adı KOD Hafta Tarih KD1 KD2 KD3 KD4 KD5 KD6 Allah Vardır ve Birdir Evrendeki mükemmel düzen ile Allahın (c.c.) varlığı ve birliği

Detaylı

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1. Güzel ahlâk 2. Kötü ahlâk 2 Güzel ahlâk neye denir? Allah ın ve Resulü nün emir ve tavsiye ettiği, diğer

Detaylı

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları

İçindekiler. Günlük namazlar. Cemaatle namaz. Cuma namazı. Bayram namazı. Cenaze namazı. Teravih namazı. Namazın insana kazandırdıkları Ön Söz Bu dergide namaz ibadetinden bahsedilmektedir. Namaz ibadetinin bize kazandırdıklarını, nasıl namaz kılacağımızı, namazın içindeki ve dışındaki şartları vb. gibi konuları özetlemektedir. Dergi kolay

Detaylı

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2017-2018 EĞİTİM - ÖĞRETİM REHBERİ Web Adresi : http://tip.erciyes.edu.tr/ - http://tip.erciyes.edu.tr/egitim_rehberi.asp E-mail : [email protected] Adres

Detaylı

T.C. DARICA KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü DARICA ASLAN ÇİMENTO İLKOKULU BRİFİNG DOSYASI

T.C. DARICA KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü DARICA ASLAN ÇİMENTO İLKOKULU BRİFİNG DOSYASI T.C. DARICA KAYMAKAMLIĞI İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü DARICA ASLAN ÇİMENTO İLKOKULU BRİFİNG DOSYASI KOCAELİ 2013 2014 Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini,

Detaylı

T.C. BEYOĞLU KAYMAKAMLIĞI Özel Saint Benoit Fransız Lisesi 2010-2014 STRATEJİK PLAN İSTANBUL

T.C. BEYOĞLU KAYMAKAMLIĞI Özel Saint Benoit Fransız Lisesi 2010-2014 STRATEJİK PLAN İSTANBUL T.C. BEYOĞLU KAYMAKAMLIĞI Özel Saint Benoit Fransız Lisesi -2014 STRATEJİK PLAN İSTANBUL İSTİKLAL MARŞI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI

EDİRNE İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 MERKEZ 4. DÖNEM VAAZ (EKİM, KASIM, ARALIK) VE İRŞAT PROGRAMI 5.10.2015 Pazartesi 06.10 2015 Salı Y.ÇİFTÇİ S.AL Y.ÇİFTÇİ 7.10.2015 Çarşamba Y.ÇİFTÇİ 15:00 8.10.2015 Perşembe S.AL S.AL 9.10.2015 Cuma E.ÜZÜM S.AL Y.ÇİFTÇİ 15:00 E.ÜZÜM (Siyer ) Mirac ve Hediyesi Namaz

Detaylı

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet.

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet. BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME ETKİNLİK Ders: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ Sınıf: 9.Sınıf Ünite: İslam da İman Esasları Konu: Kitaplara İman Etkinliğin adı: İlahi Mesaj Süre: 40 dak + 40 dak Yine onlar, sana indirilene

Detaylı

KINALI HASAN. Ey gözümün nuru Hasan ım,

KINALI HASAN. Ey gözümün nuru Hasan ım, KINALI HASAN Yüzbaşi Sirri Bey, ikindi vakti yeni gelen erati teftiş ederken, içlerinde bir tanesinin saçinin bir tarafi kinalanmiş oldugunu görür ve takilir: Hiç erkek kinalanir mi? Mehmetçik: Buraya

Detaylı

Bu kitapta neler var?

Bu kitapta neler var? Bu kitapta neler var? Akıllı ve Eğlenceli >> Pekiştirici Etkinlikler Tam Ölçen ve Bilgilerinizi Derinlemesine Sorgulayan >> Ünite Testleri Artıbir >> Sınav Özel Soruları Kazanım Odaklı >> Konu Testleri

Detaylı

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya

Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya VAHYE DAYALI DİNLER YAHUDİLİK Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya nispetle verilmiştir. Yahudiler

Detaylı

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR.

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe yi tavaf etmesi Allah ın insanlar üzerindeki hakkıdır. (Al-i

Detaylı

KKTC MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINIDIR

KKTC MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINIDIR Yazı ve Araştırma Kurulu Başkan Dr. İsmail Ertunç Özatenç Üyeler Uzm. Duygu Geylan Nazife Uçar Aysun Candan Özada Resimleyen Celal Deniz Grafik Tasarım Aziz Ener Düzeltme Meltem Tekin Okuyucular Yrd. Doç.

Detaylı

ÖĞRETİM YILI. MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSLARI İBADET DERSİ DÖNEM DÜZEYE GÖRE DERS PLÂNI

ÖĞRETİM YILI. MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSLARI İBADET DERSİ DÖNEM DÜZEYE GÖRE DERS PLÂNI EYLÜL EKİM KASIM İBADET VE MÜKELLEF T E M İ Z L İ K 1.İbadetin (Salih Amel) Tanımı 2.Amacı ve Önemi: İbadet Bize Ne Kazandırır? 4.Temizlik-İbadet İlişkisi 9 2 NAMAZ 1.DÖNEM 1. DÜZEY (KUR 1) 3. Temel İbadetler

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Editör Reyhan KAYA. Dil Uzmaný Rabia Eda ÖZDEMÝR. Görsel Tasarýmcý Özlem KAYMAZ. Program Geliþtirme Uzmaný Nihal AHÝOÐLU

Editör Reyhan KAYA. Dil Uzmaný Rabia Eda ÖZDEMÝR. Görsel Tasarýmcý Özlem KAYMAZ. Program Geliþtirme Uzmaný Nihal AHÝOÐLU 1. Kitap Editör Reyhan KAYA Dil Uzmaný Rabia Eda ÖZDEMÝR Görsel Tasarýmcý Özlem KAYMAZ Program Geliþtirme Uzmaný Nihal AHÝOÐLU Ölçme Deðerlendirme Uzmaný Murat AKYILDIZ Rehberlik Süleyman AYHAN ATATÜRK'ÜN

Detaylı

Mustafa Kemal ATATÜRK

Mustafa Kemal ATATÜRK Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler. Mustafa Kemal ATATÜRK İSTİKLÂL MARŞI

Detaylı

ÖZEL BİLFEN İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

ÖZEL BİLFEN İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖZEL BİLFEN İLKÖĞRETİM OKULU 2016-2017 ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TEST: 16 1. Hac ibadeti ne zaman farz olmuştur? A) Hicretin 9. yılında B) Hicretin 6. yılında C) Mekke nin fethinden

Detaylı

İBADET 1 İBADET NEDİR?

İBADET 1 İBADET NEDİR? İBADET 1 İBADET NEDİR? Allah ın rızasını kazanmak ve ona yakın olmak için Allah tarafından emredilen Peygamberimiz tarafından uygulamalı olarak gösterilen namaz, oruç, hac gibi davranışlara denir. Ayrıca

Detaylı

2015-2016 ÖĞRETİM YILI YERKÖY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSU DİNİ BİLGİLER (EK ÖĞRETİM) PROĞRAMINA GÖRE DERS PLANI

2015-2016 ÖĞRETİM YILI YERKÖY İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ KUR AN KURSU DİNİ BİLGİLER (EK ÖĞRETİM) PROĞRAMINA GÖRE DERS PLANI HAFTA 1 6 DİN, İMAN VE İNSAN 2 6 ALLAH-İNSAN VE ÂLEM İLİŞKİSİ 3 6 ALLAH A İMAN 4 6 MELEKLERE İMAN 5 6 KİTAPLARA İMAN 6 6 PEYGAMBERLERE İMAN 7 6 AHİRETE İMAN 8 6 KADER VE KAZAYA İMAN 1. Dinin İnsan Hayatındaki

Detaylı

ÖNCESİNDE BİZ SORDUK Editör Yayınevi LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yeni Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55

ÖNCESİNDE BİZ SORDUK Editör Yayınevi LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yeni Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55 Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55 8 Ey insanlar! Rabbiniz birdir, atanız (Âdem) da birdir. Hepiniz Âdem densiniz, Âdem ise topraktan yaratılmıştır. Allah katında en değerli olanınız, O na karşı gelmekten

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı İMAM HATİP ORTAOKULU TEMEL DİNÎ BİLGİLER DERSİ (İSLAM; 5, 6,7 ve 8.Sınıflar) ÖĞRETİM PROGRAMI ANKARA 2012 1.GİRİŞ Yaratılıştan itibaren hayata

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı Allah

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ KURBAN: AYET ve HADİSLER Biz, her ümmet için Allah ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine onun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. İlahınız,

Detaylı

ICERIK. Salih amel nedir? Salih amelin önemi Zekat nedir? Zekat kimlere farzdır? Zekat kimlere verilir? Sonuc Kaynaklar

ICERIK. Salih amel nedir? Salih amelin önemi Zekat nedir? Zekat kimlere farzdır? Zekat kimlere verilir? Sonuc Kaynaklar ICERIK Salih amel nedir? Salih amelin önemi Zekat nedir? Zekat kimlere farzdır? Zekat kimlere verilir? Sonuc Kaynaklar Salih amel nedir? Salih: dogru yolda olan, fesat icinde olmayan, faydalı ve yarayışlı

Detaylı

BAĞYURDU KAZIM DİRİK ORTAOKULU Müdürlüğü YILLIK FAALİYET PLANI

BAĞYURDU KAZIM DİRİK ORTAOKULU Müdürlüğü YILLIK FAALİYET PLANI 2015-2016 YILLIK FAALİYET PLANI 1 T.C. KEMALPAŞA KAYMAKAMLIĞI B.Kazım Dirik Ortaokulu Müdürlüğü 2 Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Kiraz Öğretmen Evi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü YILLIK FAALİYET PLANI

Kiraz Öğretmen Evi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü YILLIK FAALİYET PLANI 2015-2016 YILLIK FAALİYET PLANI 1 T.C. KİRAZ KAYMAKAMLIĞI Kiraz Öğretmenevi ve ASO Müdürlüğü 2 Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI. Mehmet Akif ERSOY

İSTİKLÂL MARŞI. Mehmet Akif ERSOY İSTİKLÂL MARŞI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER (COĞRAFYA)

SOSYAL BİLGİLER (COĞRAFYA) KKTC MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI SOSYAL BİLGİLER (COĞRAFYA) 7 1. Baskı AĞUSTOS 2006 KKTC MİLLİ EĞİTİM VE KÜLTÜR BAKANLIĞI YAYINIDIR Başkan Dr. İsmail Ertunç Özatenç Üyeler Uzm. Sibel Kutoğlu Uzm.

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek 1.VE EN YÜCESİ: Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek 2.SEVİYE: Allah ın rızasını ve sevgisi kazanmak için 3.SEVİYE: Allah ın verdiği nimetlere(yaşam-akıl-yiyecekler

Detaylı

MateMito AKILLI MATEMATİK ATÖLYEM

MateMito AKILLI MATEMATİK ATÖLYEM ATÖLYE BİLGİSİ! MateMito AKILLI MATEMATİK ATÖLYEM Artık matematikten korkmuyorum. Artık matematiği çok seviyorum. Artık matematik dersinde daha pratiğim. Artık matematik dersinde ustalaşıyorum. 7 Artık

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 14 ARALIK 2013 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 14 ARALIK 2013 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTK (MZERET) SINVI 14 RLIK 2013 Saat: 11.20 DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Biz herşeyi bir ölçüye göre yarattık. (Kamer suresi, 49. ayet) Güneş ve ay bir hesaba göre hareket eder.

Detaylı

ZEKÂT IN KELİME OLARAK; ARTMA ÇOĞALMA ARINMA BEREKET Bu anlamlara gelmektedir.

ZEKÂT IN KELİME OLARAK; ARTMA ÇOĞALMA ARINMA BEREKET Bu anlamlara gelmektedir. ZEKÂT IN KELİME OLARAK; ARTMA ÇOĞALMA ARINMA BEREKET Bu anlamlara gelmektedir. Zekât Terim Olarak İse; Dinen zengin sayılan Müslümanların yılda bir kez malının ya da parasının belli bir miktarını Allah

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

DENİZ BİNBOĞA 6- D 296

DENİZ BİNBOĞA 6- D 296 DENİZ BİNBOĞA 6- D 296 ÖNSÖZ Bu kitap namaz hakkında bilgi sahibi olmak isteyen çocuklar ve büyük yaştaki insanlar için güzel bir bilgi kaynağıdır. Kitapta namaz hakkında her bilgi yer almaktadır. İnternet

Detaylı

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. İbadet nedir? niçin yapılır? İbadetler ile ilgili kavramlar. Başlıca İbadetler. Camiyi Tanıyalım BÖLÜM: 1

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. İbadet nedir? niçin yapılır? İbadetler ile ilgili kavramlar. Başlıca İbadetler. Camiyi Tanıyalım BÖLÜM: 1 Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: İbadet nedir? niçin yapılır? İbadetler ile ilgili kavramlar Başlıca İbadetler Camiyi Tanıyalım BÖLÜM: 1 İbadet, Arapça kökenli bir kelime İbadetin sözlük anlamı: Kulluk

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir.

Detaylı

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir?

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Din Kültürü. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir? Düşünmeyi öğretir Hayata anlam katar Sabretmeyi öğretir Herkesten yardım istemeyi öğretir Özgür olmayı öğretir. Peygamberimizin Medine'ye

Detaylı

KABA DEĞERLENDİRME FORMLARININ DOLDURULMASI

KABA DEĞERLENDİRME FORMLARININ DOLDURULMASI KABA DEĞERLENDİRME FORMLARININ DOLDURULMASI BEP için hazırlanmış olan kaba değerlendirme formları öğrencinin performansını almak için hazırlanmış ve öğrencinin öncellikli gereksinimleri göz önünde bulundurulmuştur.

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı Kader ve

Detaylı

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar

Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mikat Sınırları Kâbe (Beytullah) Makam-ı İbrahim Safa ve Merve Tepeleri Zemzem Kuyusu Arafat Müzdelife Mina 1 Hac ve Umre İle İlgili Mekânlar Mekke deki Önemli Ziyaret Mekânları

Detaylı

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır.

NAMAZ. 2 Namaz kimlere farzdır? Ergenlik çağına gelmiş, akıllı ve Müslüman olan herkese farzdır. NAMAZ 1 Namazın önemi ve faydaları nelerdir? 1. İslam ın şartlarından biridir. 2. Kulu, Allah a yaklaştırır. 3. Cemaatle kılınması, birlik ve beraberliği pekiştirir. 4. Sorumluluk bilincini geliştirir.

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

BEP Plan Hazırla T.C Ağrı Valiliği ALPASLAN ORTAOKULU Müdürlüğü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı

BEP Plan Hazırla T.C Ağrı Valiliği ALPASLAN ORTAOKULU Müdürlüğü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı BEP Plan Hazırla T.C Ağrı Valiliği ALPASLAN ORTAOKULU Müdürlüğü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı Öğrenci : ALİ İHSAN ASLAN Eğitsel Performans Bismillâhirrahmanirrahim

Detaylı

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Mart 2014 Faaliyet Raporu

UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Mart 2014 Faaliyet Raporu UETD Genelmerkez Gençlik Kolları Mart 2014 Faaliyet Raporu GK Faaliyet Raporu Mart 2014 2 UETD Gençlik Kolları olarak düzenleyeceğimiz Birinci Gençlik Makale Yarışması. Konu Demokrasi ve Değerlerimiz.

Detaylı

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Dua. Dua İbadetin Özüdür. Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Dua. Dua İbadetin Özüdür. Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2 Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Dua Dua İbadetin Özüdür Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2 Dua Arapça kökenli bir kelime olup «istemek, davet etmek» demektir.

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ. ÜNİTE: KAZA VE KADER Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek konular ve ders işleme teknikleri hakkında bilgi sahibi

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

kaza, hükmetmek, Terim anlamı ise kaza, yaratılması demektir.

kaza, hükmetmek, Terim anlamı ise kaza, yaratılması demektir. ÖRNEKLER DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHL. BİLGİSİ ÜNİTE: 1. ÜNİTE (KADER İNANCI) KONU: KAZA VE KADER İNANCI KADER: Kelime olarak KAZA: Kelime olarak kader; bir şeye gücü kaza, hükmetmek, - Su 100 yetmek, biçimlendirmek,

Detaylı

Aliağa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü 2015-2016 YILLIK FAALİYET PLANI

Aliağa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü 2015-2016 YILLIK FAALİYET PLANI 2015-2016 YILLIK FAALİYET PLANI 1 T.C. İZMİR VALİLİĞİ Aliağa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğü 2 Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra

Detaylı

T.C. BURDUR VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü...İİÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE...MÜDÜRLÜĞÜNE...BÖLÜMÜNE

T.C. BURDUR VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü...İİÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE...MÜDÜRLÜĞÜNE...BÖLÜMÜNE T.C. BURDUR VALİLİĞİ İl Milli Eğitim Müdürlüğü Sayı : 39958266-102-E.8764864 03.09.2015 Konu: Çalışma Takvimi...İİÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE...MÜDÜRLÜĞÜNE...BÖLÜMÜNE İlgi : Bakanlığımız Ortaöğretim Genel

Detaylı

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 06 07 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ AY EKİM KASIM HAFTA ARALIK DERS KONU ADI SAATİ Allah Her Şeyi Bir Ölçüye Göre Yaratmıştır Kader ve Evrendeki Yasalar İnsan İradesi ve Kader

Detaylı

Bu kitapta neler var?

Bu kitapta neler var? Bu kitapta neler var? Her bölümün başında kısa, pratik bilgilerle konuyu kavramanızı hedefleyen >> Hadi Öğrenelim Yol gösteren, öğretici >> Çözümlü Sorular Eğlenerek çözeceğiniz pekiştirici etkinlikler

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Refet Bele Anaokulu Müdürlüğü YILLIK FAALİYET PLANI

Refet Bele Anaokulu Müdürlüğü YILLIK FAALİYET PLANI 2017-2018 YILLIK FAALİYET PLANI 1 T.C. KARABAĞLAR KAYMAKAMLIĞI Refet Bele Anaokulu Müdürlüğü 2 Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini

Detaylı

İÇİNDEKİLER İTİKAD ÜNİTESİ. Sorular

İÇİNDEKİLER İTİKAD ÜNİTESİ. Sorular İÇİNDEKİLER Takdim. 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... Dinin Çeşitleri... İslâm Dininin Bazı Özellikleri... I. BÖLÜM 11 11 11 II. BÖLÜM İman İmanın Tanımı... İmanın Şartları... Allah'a İman... Allah

Detaylı

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 1. Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder. Bu hadiste verilen mesaj aşağıdaki ayetlerin hangisinde

Detaylı

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN

GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN 1 ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ MUSTAFA KOÇ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ TALÝP ARSLAN BASKI YERÝ ÇAÐLAYAN A.Þ. TS EN ISO 9001:2008 SER NO: 300-01 SARNIÇ YOLU ÜZERÝ NO:7 GAZÝEMÝR / ÝZMÝR TEL: 0

Detaylı

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir.

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir. UMRE DİNİ SUNUM UMRENİN FAZİLETİ CİHADA DENKTİR Hz. Aişe (r.a) Efendimiz e (s.a.v) sorar: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki

Detaylı

BÖLÜM: 2. Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeliyiz? Orucu Bozan Durumlar. Orucun Kişiye ve Topluma Kazandırdıkları. Ramazan Bayramı Sevinci

BÖLÜM: 2. Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeliyiz? Orucu Bozan Durumlar. Orucun Kişiye ve Topluma Kazandırdıkları. Ramazan Bayramı Sevinci Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeliyiz? Orucu Bozan Durumlar Orucun Kişiye ve Topluma Kazandırdıkları Ramazan Bayramı Sevinci Maun Suresi ve Anlamı BÖLÜM: 2 Sosyal hayatımızı

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ DİKKAT! BU BÖLÜMDE YANTLAYACAĞNZ TOPLAM SORU SAYS 20 DİR. ÖNERİLEN YANTLAMA SÜRESİ 40 DAKİKADR. 1) Annemize Babamıza 3) İnsanda yardımlaşma, cömertlik, insan sevgisi

Detaylı

İslâm Dininde Orman ve Suyun Önemi

İslâm Dininde Orman ve Suyun Önemi İslâm Dininde Orman ve Suyun Önemi Prof. Dr. Mehmet Emin AY Bursa İl Müftüsü 6 Şubat 2014 Perşembe İslam Dini nin Temel kaynakları olan Kur an-ı Kerim de ve Peygamberimizin Hadislerinde, Orman kavramıyla

Detaylı

BEP Plan Hazırla T.C Osmangazi Kaymakamlığı HAMİTLER TOKİ MTAL Müdürlüğü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı

BEP Plan Hazırla T.C Osmangazi Kaymakamlığı HAMİTLER TOKİ MTAL Müdürlüğü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı BEP Plan Hazırla T.C Osmangazi Kaymakamlığı HAMİTLER TOKİ MTAL Müdürlüğü Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı Öğrenci : HİDAYET KENAR Eğitsel Performans Duanın Allah tan

Detaylı

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI

2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAAZIN 2015 YILI İKİNCİ DÖNEM ÜÇ AYLIK VAAZ- İRŞAT PROGRAMI VAİZİN TARİHİ GÜNÜ VAKTİ ADI SOYADI ÜNVANI GÖREV YAPACAĞI YER KONUSU 2.4.2015 PerşembeÖğleden Önce Şevket ŞİMŞEK Uzman Vaiz Huzurevi Mescidi

Detaylı