DÜNDEN BUGÜNE GÖKEYÜP
|
|
|
- Soner Ertuğ
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- GEÇMİŞİ OLMAYANIN ÖMER GELECEĞİ EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP DE OLMAZ ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP DÜNDEN BUGÜNE GÖKEYÜP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- SERVET ÖMER DİZMAN EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-KÖKEYİP- ÖMER EMRE-SEYDİLÜ-
2 ~ 1 ~
3 Ey Ecdadım Ömer Emrenin torunu, - Okuyacaksın, öğreneceksin. Okuyup öğrenmek insana, tekrarlayıp durmak papağana mahsustur. Bildiğini bildirecek, ben diye de böbürlenmeyeceksin. -Bilge arkadaşın sohbeti de bilgecedir. Sana saygı gösteren cemaat te değil bilgiyi paylaşan cemaatte bulunacaksın. -Gösterişe temah etmeyeceksin.gösteriş cahilliktir,bunu bileceksin. -Seveceksin.Önce aileni, sonra milletini, sonra da insanı seveceksin.ülken içinse hiç bir şeyi kıyas etmeyeceksin. -Devletine bağlı olacaksın.varsan bunu devletine borçlusun. Kırılsanda, incinsende diklenmeyeceksin.yanlışa karşı devletle değil yanlış yapan zihniyetle mücadele edeceksin.mücadele kaba güçle değil bilgiyle olur, bileceksin. -Üreyeceksin, çocuk berekettir,çocuk gelecektir.üreme en kutsal görevdir. Dünya üzerinde varlığını idame ettirmenin tek yolu üremedir. Ana nın kutsallığı burada gizlidir. -Nice yaratıklardan insanı ayıran temel öge sadakattir. Eşine ve işine sadakati olmayanın, milletine, ülkesine ve devletine ihaneti an meselesidir. -Kainatta gördüğün herşey senin için var edilmiş nimetlerdir.çokluğuna aldanıp müsrif olmayacaksın. -Harama el uzatmayacaksın. Alın terinle ıslanmamış her nimet senin için haramdır. -Yol boyu sana ikram edilen herşey tadasıyadır.ikramın doyasıya olanı haramdır. -Karışmayacaksın, milletin ariliği esastır.aslolanda; özde arilik kanda, sözde arilik aidiyettedir. -Önce çocuklarını, sonra çalışanını doyuracaksın.arta kalanı da kendin yiyecek, daha da artıyorsa muhtaçlarla paylaşacaksın. Paylaşırken de neslinin devamını göz önünde bulunduracaksın. -Elin övgüsü de sövgüsü de kendinedir. Sadece gülümseyeceksin. -Alimin alimliği fendedir. Aleme ancak alimin fen i ile karşı koyabilirsin. Fenden gayrısı per den ibarettir. Dervişin ki kelamı ses etmektir. Aslolan fen ile bezenmiş ok ile kılıçtadır. Ebediyet bunda saklıdır. -Hiç bir kararı acele vermeyeceksin. Bir gündüz bir gece düşünecek, ertesi gün karar vereceksin. Gündüz efradına, geceleyin eşine danışacaksın. -Böylece alınan her karar en muteberdir. El alem ne derse desin,duymayacak ve doğru bildiğinden şaşmayacaksın. Böyle bildiler,böyle bildim, sende böyle bileceksin. Servet Dizman ~ 2 ~
4 ~ 3 ~
5 GEÇMİŞİ OLMAYANIN GELECEĞİ DE OLMAZ DÜNDEN BUGÜNE GÖKEYÜP ~ 4 ~
6 Ömer Emre Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin manevi teşvikleriyle yayınlanmıştır Salihli ~ 5 ~
7 1977 yılının Ağustos ayı.sıcak bir cuma günü,terzi Ahmedin dükkanının duvarına dayanmış ve Üniversite sınavı sonuç belgesini postacı bugün getirir mi ki diye derin düşünceler içinde dikilirken havuzların(hafızların) Mustafa dayı(mustafa Uslu) yanıma geldi ve halimi hatırımı sordu. Sohbet o kadar ilerledi ki, söz döndü dolaştı bizim kökümüz Kütahyalı mı?(13) sorusuna geldi.hatta, -Bizim okulda Kütahyalı arkadaşlar var. Ama bizim konuşmalarımız onlara hiç benzemiyor, diye de eklediğimi hatırlıyorum. Rahmetli Mustafa amca yüzüme manalı manalı baktı ve -bunu daha evvel babana sormadın mı diye soruyla karşılık verdi. Bende -ilk defa size soruyorum,dercesine ı-ı dedim.o da önüne baktı, yutkundu tam cevap verecekti ki karşıdan Mustafa Çavuşun(Mustafa Özder) geldiği yöne doğru baktı ve ona seslendi. Bak adaş bu çocuk neyi merak ediyor? Dedi. Üçlü sohbet ilerleyip de konu tekrar geçmiş imize gelince; Mustafa Amca -Annen tarafının kökünü babana sor, ama baban tarafı, yani biz öz be öz buralıyız, başkaca duyduğun herşey fasafisodur. Diye de ekledi. O fasafisodur sözünü duyduğumdan andan itibaren sormaya başladım. -Neden Gökeyüp değilde Kökeyip deniyor? ~ 6 ~
8 - Bölgenin en eski ticaretcilerinden olan Gökeyüplülerden hiç kimse, 1965 lere kadar, neden başka bir şehre veya köye taşınmamış? -O kadar çok yer gezip gördükleri halde; neden başka bir yerden arazi, ev, bağ-bahçe alımında bulunulmamış? -Dışa neden hiç kız verilmemiş? -Çevre köylerden, tahsil görüp de devlet hizmetinde görev alan bir çok kişi varken; neden Gökeyüplüler bu yola gitmemişler? Hatta gitmek isteyene de hayır denmiş? -Acaba okumuş olmak, tahsil görmek neden istenilmeyen bir durum olmuş? -Bu denli içine kapalılığın sebebi ne olabilir? -Bu büyük bir korkuya mı dayanmaktadır? -Yağmur duasına neden hep Ömer Emrenin ayak ucuna gidiyoruz. -Ömer Emre kimdir? -Herkesin dil ucuyla da olsa söylediği Kütahyadan gelme..uydurma bir hikaye midir? -Bu üç kardeş hikayesi nedir? -Eyüp e kardeş yapılan Gök musa lılar neden farklı konuşuyorlar? Konuşurken; kelimeleri neden uzatıyorlar? -Biz aslen nereliyiz?... Sorular sorular sorular..servet Dizman ~ 7 ~
9 derviş sıfatlı insanların az çok bir teşkilâta tâbi akınları, boş yerlere gelip yerleşmeleri ve orada bir nevi Türk uzletgâh(inzivaya çekilme yeri) ve manastırlarını (couvent ermitage) tesis ettikleri ve oraları yavaş yavaş bir köy, bir kültür ve tarikat merkezi halinde teşkilâtlandırdıkları görülmektedir. Başlangıçta Türk nüfusunun sürekli olarak batıya doğru taşmasının o kadar tabiî bir görüntüsü olan bu teşekküller, Anadolu içinde bu taşıb yayılmanın bütün aşamalarını tespit etmeğe hizmet edecek vaziyette adım adım ilerlemişlerdir. O kadar ki bu kolonizatör Türk dervişlerine ve onların köylerde tesis ettikleri zaviyelere, Türk fetihleri ile birlikte ilerleyen bir şekilde, bütün Anadolu da raslanılmaktadır. Aynı göçmen akını batıya doğru taştıkça bu akının öncüleri olan dervişler ve onların kurdukları zaviyeler batıya doğru ilerlemiş ve çoğalmıştır. Anadolu da tesadüf edilen zaviyelerin çoğunun Osmanlılardan evvelki beyliklerin koruma ve nişanlariyle kurulmuş Ahî zaviyeleri olması lâzım gelir... bu devirlerde mevcut hak ve imtiyazlarını âyende ve revendeye hizmet etmek mukabilinde almışlardır. (1).. ~ 8 ~
10 .... Saruhanoğulları Beyliği: Saruhan bey Alpagu adlı bir savaşçının oğludur.selçukluların son zamanlarında uç beyliği yapmıştır.tarihçi Şikari eserinde Saruhan beyle ilgili şu bilgileri vermektedir. sultanın iki kapucubaşi varidi.moğol kavminden(anadoluya sonradan doğrudan- orta Asyadan gelen Türklere Moğol denirdi) idi. Birine Saruhan birine Orhan derler idi. Moğul kavmi Aladüddinden yüz çevirüp Karamana gittikleri vakitte bu ikiliyi kapucubaşılıktan çıkarup hasbeylemişti. Karamanın vefatından sonra yine mansıplarını vermişidi. Emir Musa ile bu iki Moğol Beyine mektup virüp Larendeye gönderdi. Mehmed bey Saruhan a ider ey dilaver, işittim. Alaüddin cefa eylemiş, Moğol beyleri bizimle olup sen onda olmana sebep nedir? Bunda kal, sana külli riayet ederim dedi. Saruhan kaldı. Karaman oğlu Saruhanı mirahor eyledi. (Bkz.Hasan Fehmi Turgal. Şikari tarihi tercümesi. Konya mecmu.c.1.sy.2 s.90) Saruhan Bey daha sonra Emir, bilahare de Uç Beyi oluyor ve Bizanslılarla mücadeleye başlıyor. M. Çağatay Uluçay a göre Saruhan Bey emrindeki savaşçı yiğit ve azizlerle beraber bölgemize, -diğer bir deyişle Bizans sınırlarına- Demirci ve Adala hattından giriş yapmıştır. Saruhan Beyin bu bölgeyi hiç savaşmadan elegeçirdiği, bunda Ömeremre başta olmak üzere, bölgedeki Türk dervişlerince yerel halkın Türk hakimiyetine hazırlanmasının büyük rol oynadığı anlaşılmaktadır. Saruhan beyin ilk zapt ettiği bölgeyi Ömeremre ve zaviyesine vakfeylemesi dikkate şayandır. ~ 9 ~
11 Saruhan Bey ve oğlu İlyas Bey tarafından miladi 1339 da düzenlenen vakıf senediyle yöremizin ecdadımız Ömer Emre ye evladiyet üzere vakf edildiği görülmektedir. Benzeri vakf senetleri ile yöremiz Yavuz Sultan Selim Han tarafından Ömer Emre evladı Şeyh derviş Ali ye, yine Kanuni Sultan Süleyman tarafından Ömer Emre soyundan Şeyh Hamza Çelebiye, vakf edilmiştir. Hicri 974/miladi /tarihli bir beratlada günde bir akçe alması şartıyla Memi isimli dervişe bırakılmıştır lü yılların sonlarında düzenlenen bir vakfiye ile de Ömer Emre zaviyesi ve köyüne Adalada yetiştirilen çeltik(pirinç)ten pay verilmesi buyruklanmıştır. Yine zaviyenin 1760 tarihli bir vakıf senediyle de Ömer Emre soyundan Hızır Fakıh, Hüseyin ve Derviş e müştereken vakf edildiği görülmektedir. Bu senetler kayıtlarda mevcuttur. Ayrıca bu vakfiyelerde atıf yapılarak bahsedilen, fakat yazılı hali bulunamayan Sultan Murat Han ve Sultan Mehmet Han zamanında düzenlenen vakfiyeler de vardır. Kayıtlarda mevcut olan bu vakfiyeleri aşağıda sırasıyla irdeleyeceğiz. Bu inceleme sonunda Gökeyüplülerin(yani Ömer Emrelilerin) 1200 lü yılların sonlarında Türkistandan(Horasan dan) gelen yerleşik kültüre sahip özbe öz Türk ve Ömer Emrenin torunları oldukları anlaşılacaktır. Bu güne kadar uydurulan üç kardeş (11),Kütahyadan gelme (12),Sivastan gelme (13), karakeçili yörüğü (14), gibi tefrikalarında bu çalışmamızla beraber bir daha dile alınmayacağını umuyoruz.. ~ 10 ~
12 A-Ömer Emre Köyü dönemi: Selçukluların son döneminde Anadoluda ortaya çıkan karışıklıkları bertaraf etmek, birlik ve dirliğin tekrar sağlanmasına katkıda bulunmak maksadıyla, Horasanda eğitim almış, kültürlü,bilgili aziz kişiler Anadoluya gönderilmişlerdir. Bu kişiler çağlarında Türk yurdu içindeki ayrılıkları yoketmenin yanısıra fethedilecek bölgelerdeki yerli ahaliyi Türklerin gelişine hazırlama görevinide yüklenmiş kültürlü ve aziz kişilerdir. Ömer Emre taşıdığı EMRE ismi itibariyle döneminde Anadoluda yayılmakta olan fars akımına karşı Türklük ve kültürünün yayılmasıyla görevlidir. Saruhan Beyin fetih mücadelesinde ordunun gelişine yöre halkını sosyal olarak hazırlayan, böylelikle hem öncü kuvvetlerin, hemde ordu birliklerinin mahalli halk ve milislerce hoşgörüyle karşılanmasını sağlayan ulema olan Ömer Emre ye bölge vakfedilmiştir. Ömer Emre, Dibek Dağının doğu yamaçlarına, bu günkü Gökeyüp ün yaklaşık 2 km. doğusuna,adala- Demirci yolu ile Manisa-Demirci yolunun tam birleşim noktasına yerleşmiş ve yörenin Türkleşmesine kurduğu zaviyesiyle büyük katkılar sağlamış ulu bir kişidir lü yılların sonlarında geldiği ve maiyetiyle birlikte bu noktaya yerleştiği,kurduğu zaviyesiyle de çevre halka hizmet ettiği görülmektedir. Bilgeliğini zamanın idarecilerine de kabul ettirdiği anlaşılmaktadır. Hatta Saruhan beyliği döneminde danışılan kişi durumunda olduğu bilinmektedir. Yine saruhanoğulları Beyliğinin son Hükümdarı Hızır Şah tarafından verilen emirle Adala yöresinde yetiştirilen çeltikten Ömer Emre Köyü ve dergahına yeteri miktarda pay verildiği de belgelidir. Konuyla ilgili ilk berate ulaşılamamıştır.ancak ilk berata atıfla düzenlenen beratta ; Kariye-i Zaviye-i Ömer Emre ~ 11 ~
13 Baadehu Adala da olan imaretin çeltiğinden manisa kiliyle buçuk müd çeltik ekilip hasılı Ömer Emre Zaviyesine Hızır Paşadan vakfiyet üzre tasarruf olını gelmiştir deyu ellerinde hüccet-i şeriyeleri vardır (2) Denilmektedir. Bunun anlamı ise: Hızır Paşanın Adala daki ekim sahasının çeltiğinden Ömer Emre Zaviyesine pay verilmesini emrettiği dir. Bu berat devletin pay ödenmesini emrettiği nadir beratlardan birisidir. Bu durum Ömer Emrenin Saruhan beyliği indinde büyük bir ağırlığa sahip olduğunun da göstergesidir. Miladi tarihli vakfiyenin bizzat Saruhanoğulları beyliğinin kurucusu saruhan bey tarafından düzenlendiği ve daha sonrasında İlyas bey tarafından da fiilen uygulatıldığı, Hicri 927(Miladi 1520) tarihli vakfiyeden anlaşılmaktadır. Hicri 927 tarihli bu vakfiyenin birinci kısımında (.Tarih-i berat sene te erbain ve sittemie/seb amie ) denilerek hicri 740 /miladi 1339/ tarihli 22 Aralık-31 Ocak arası 40 günlük -seb amie- gününde Ömer Emre adına düzenlenmiş vakfiyeye atıfta bulunulmaktadır. Kaza-i Adala... Sûret-i vakıfnâme-i merhum ve mağfûr Saruhan Bey ve oğlu İlyas Bey, Ömer Emre nâm vakfedüp Allah aşkına demiş oğlu, oğluna;kızı, kızına yesünler der-i dûâya meşgul olsunlar. Tarih-i berat sene te erbain ve sittemie(seb amie) (3) Elhâletü hazih-i mezbur Ömer Emre evlâdından Şeyh Derviş Ali padişahımız hallede, mülkehu berat-ı hümayuniyle vakf-ı evlatlık üzere mutasarrıftır.tarih-i berat sene 927( Hicri 927 senesi miladi 1520 ye denk gelmektedir) ~ 12 ~
14 . Der Karye-i... Ömer Emre evlâdı mezkûr Ömer Emre. Hamza veled-iyusuf, Mustafa veled-i Ali( ), Tursun veled-i Dede Bali Hacı Ahmed Veled-i Ömer, Torosî Veled-i Mahmud, İmir Şah Veled-i Ahmed İsmail veled-i Şeyh Ali, Pîr Ahmed birâderi U, Menteşe Birâder diğer Ahmed veled-i Hacı Ali, Uveys veled-i Nasuh. İmri Şah veled-i Nasuh, Bâlî veled-i Hamza Ramazan Veled-i Yusuf olmak üzere toplam 14 kişi (nefara 14) düzenlenen bu vakfiyeye şahitlik etmiştir. Bu vakfiyenin düzenlendiğinde yıl 1520 başlarıdır. Ve padişah Yavuz Sultan Selim Handır. Yavuz Sultan Selim Han bu beratla Ömer Emrenin zaviyeliğini öne çıkarmakta ve..allah aşkına demiş oğlu, oğluna;kızı, kızına yesünler der-i dûâya meşgul olsunlar.. sözüne atıfta bulunarak..oğlu kızı yesin, ama dua ile meşgul olsun lar, yani başka işlere(söz gelimi siyasete) karışmasınlar demek istemiştir.nitekim Ömer Emre zaviyesi de bu berata uygun olarak faaliyetlerine devam etmiştir. Ömer Emre Zaviyesi sonraki Osmanlı padişahlarınca da evlatlık statüsü kabul ve tasdik edilerek faaliyetini sürdürmüştür. ~ 13 ~
15 Hicri 974/miladi 1567 tarihli beratla da günde bir akçe alması şartıyla Memi isimli dervişe bırakılmıştır (TD 398 s.15 Td 544 vrk.107a ) (4), Sonraki yıllarda Ömer Emre zaviyesi tarihin derinliklerinde kaybolmaya yüztutmuştur. Bu noktada Ömer Emre nin tabi olduğu Saruhanoğulları beyliği dönemine de dikkatlice bakmak icap etmektedir. Ömer Emre köyünün hangi şartlarda ad değiştirme durumunda kaldığıda Saruhanoğulları-Osmanlı ilişkileri irdelendiğinde anlaşılır hale gelecektir. Saruhanoğulları Beyliği 1300'den 1390 Nisanına kadar önce 90 yıl, 28 temmuz 1402'den 1410'a kadar 8 yıl olmak üzere toplam 98 yıl hüküm sürmüştür. Başkentleri Manisa'dır. Saruhan Beyin 1308'e kadar Selçukluların uç beyi olduğu, 1335'e kadar İlhanlılar'a tabi bulunduğu, bu tarihte de müstakil oldukları bilinmektedir. Saruhan, 1313'de Manisa'yı fethetmiş, daha sonra da yeni fetihlerle hudutlarını genişletmiştir. Ayrıca bir donanma meydana getirerek çevreye akınlara başlamıştır. Saruhan'a bağlı kuvvetlerin baskısıyla Foça'da yaşayan Rumlar ve diğer Hristiyan unsurların her yıl gümüş dirhem vergi vermekte oldukları belgelerle sabittir. Saruhan Bey sahip olduğu donanma ile Ege Denizi'ndeki adalar ve Balkanlara seferler yapmıştır. Osmanlılara karşı Aydınoğulları ile birleşerek Gelibolu'ya hücum etmiştir. Daha sonra Bizans'taki taht mücadelesine de karışmışlardır. Bu sebeple Saruhan'ın oğlu Süleymân Bey, Aydınoğullarından Umur Bey ile birleşerek Rumeli'ye çıkmış, ancak, Küçükçekmece civarında ölmüştür. Saruhan Bey'in yerine oğlu Fahreddîn İlyâs Bey geçmiştir(1345). Osmanlıların kuvvetlenmesi ve Rumeli'de fetihler yapması, Saruhanlılara gaza yollarını kapatmıştır. İshak Bey zamanında Saruhanlıların Osmanlılar ile münasebetleri dostanedir Kosova savaşına Osmanlılara yardımcı kuvvet de gönderilmiştir. Osmanlılar ilk defa 1390 yılında Manisa'yı almışlar ve bu şehir ile Karesi'yi birleştirerek bey sancağı yapmışlardır. ~ 14 ~
16 Ancaak Yıldırım Bayezid tahta geçtiği zaman Karamanoğullarının, Osmanlılar aleyhine meydana getirdiği ittifaka Saruhanoğulları da katılmıştır. İşte bu hareket hem Saruhanoğulları beyliğini, hemde beyliğin kültürel ve askeri temeli olan dergahları ki,( Ömer Emre de bunların başında gelenlerdendir.) Osmanlılar gözünde hedef haline getirmiştir. Saruhan askerleri Ankara Savaşı'na (1402) Osmanlıların yanında katılmışlardır. Ancak savaşın seyri içinde eski beyleri Saruhan beyin oğlu Hızır Paşa nın Timur un yanında olduğunu gördüklerinde saf değiştirmişler ve Timur ile yan yana olan Hızır Paşa nın yanına geçmişlerdir. Savaşı kazanan Timur, Hızır ın bu yardımını karşılıksız bırakmamış ve Saruhan Beyliği'ni tekrar kurdurmuştur.beyliğin başına da Hızır Paşa geçmiştir. Hızır Paşa 1410 yılına kadar hüküm sürmüş, 1410 yılında veliaht Çelebi Mehmet e karşı şavaşı kaybetmiştir. Çelebi Mehmet Hızır Paşayı yakalatarak astırmıştır (1410). Mezarı Manisa da Körhane türbesinde, Saruhan Beyin mezarının yanındadır. Bu Hızır Paşa ki; Adala yöresine ekilip biçilen çeltikten Ömer Emre köyü ve dergahına pay verilmesini emreden Hızır Paşa dır. Kariye-i Zaviye-i Ömer Emre Baadehu Adala da olan imaretin çeltiğinden manisa kiliyle buçuk müd çeltik ekilip hasılı Ömer Emre Zaviyesine hızır paşadan vakfiyet üzre tasarruf olını gelmiştir. deyu ellerinde hüccet-i şeriyeleri vardır. Denilmektedir (2). Ömer Emre Köyü dönemine ilişkin olarak yerinde veya mezarlıkta yazılı bir belge veya taş yoktur. Ancak Prof.Dr.Füsun Baykal 1970 li yıllarda hazırladığı asistanlık tezinde henüz okunmamış mezar taşından bahsetmektedir. Bu taşı bulmak, dolayısıyla okumak ~ 15 ~
17 mümkün olmamıştır. Bulunduğu takdirde daha kıymetli bilgiler elde edilebilecektir (Bknz: Prof.Dr. Fusun baykal Gökeyüp köyü ve ilkel çömlekçiliğin köy ekonomisindeki yeri s. 60 /tez çalışması. Saruhan bey Manisa yöresini feth etme mücadelesine Demirci-Borlu- Adala hattından başlamıştır. Bu mücadele de manevi olarak en büyük desteği ise Ömer Emre den görmüştür. Saruhan bey Ömer Emrenin gösterdiği büyük yararlıklardan dolayı ilk fethedilen bölgeyi kendisine evladiyet olarak vakfeylemiştir. Kıyı Egeyi iç Egeye, dolayısıyla Anadolunun içlerine bağlayan yolların kesişim noktası olan bu bölgeyi en güvendiği kişiye vakfeden Saruhan bey; vakfiyeyi dua etme şartına bağlayarak Ömer Emrenin ulemalığına büyük önem verdiğini beyan etmiştir. Başkaca kişiler lehine düzenlenen nice vakfiyelerde böyle bir şartın olmayışı Ömer Emre ye verilen değeri ortaya koymaktadır. Ancak Osmanlı hakimiyetinin başlamasıyla beraber bu değer yavaş yavaş itilmeye doğru gitmiştir. Burada asıl sorun Osmanlı da değildir. Asıl sorun, Ömer Emrenin büyüklüğünü hazmedemeyen çevredeki zaviyelerin Osmanlı idarecileriyle Ömer Emre ileri gelenleri arasına girmeleri ve daimi olarak negatif davranış içinde göstermeleridir. Bu noktada 1865 doğumlu Mehmet Efendi den(benimde büyük dedem Yusuftan dolayı amcam olan Mehmet Efendi, Yusuf,Ali,Fadime,Kezban,Emine nin kardeşi olup Ekşi Mustafanın oğludur.dini eğitim almış ve Kula da müftülük yapmıştır. Ömer Emreden Sonra eğitim görerek devlete hizmet eden tek kişidir.) naklen aktaran torunu Mustafa Çavuşun(Özder) anlattığı olay son derece manidardır. Anlatıma göre: Osmanlı Hakimiyetinden sonra Manisa da görevli bir şehzade Kütahya (veya Amasya)sancağına tayin olunur. Maiyetiyle beraber yola koyulur. Önceden haber alan... zaviyesi şeyhi kendisine yakın gördüğü tekkelerin şeyhlerine haber verir. Kendi aralarında karar alırlar. Şehzade tekbir getiren gençler tarafından ~ 16 ~
18 Adala yöresinde karşılanacak ve Kız Köprüsünden geçirilerek Ömer Emre ye uğraması engellenecektir. Nitekim öylede yaparlar. Doğrudan... Zaviyesine götürülür ve orada ağırlandıktan sonra dualarla Saruhan sancağı dışına kadar uğurlanır. Şehzadenin Ömer Emre şeyhi nerededir? diye sormasında ise; - Efendim kendileri üç gündür sizin gidişinizin şerefine davul zurna çaldırıp, kazan kaynatmaktadır. cevabını vermişlerdir. Oysa zamanın Ömer Emre Zaviyesi şeyhi ise şehzade gelecek diye, kestiği kırk koçun etiyle en mükellef sofraları hazırlamış ve misafir yolu gözlemektedir. B-SEYDİLÜ Köyü dönemi: Ömer Emre Köyü 1400 lü yılların sonlarında veya 1500 lü yılların başlarında SEYDİLÜ adını almıştır. Seydi nin bu günkü anlamı eğitimli,terbiyeli efendiliğe yaraşır kimse olarak verilse de islami dilbilimcilerinin aktarışına göre Seyyid ي د: Arapça ),(س İslam Peygamberi Hz. Muhammed in (s.a.v) kızı Hz.Fatıma dan (s.a) olan torunları Hasan, Hüseyin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm ün soyundan olanlar için kullanılan bir sıfattır.bu noktadan hareketle SEYDİLÜ için Hz. Muhammed in (s.a.v) soyundan olanların yaşadığı yer diyebiliriz. Seydilü yü oluşturanlar Ömer Emre soyundan olmakla beraber zaviyenin bulunduğu yerden ayrılıp bu günkü Gökeyüp e geçerek orada yaşamaya devam eden Şeyh Hızır Bali ve efradından başkası değildir (5). Öyleki Şeyh Hızır ın bir diğer özelliği ise Saruhanoğulları Beyliğinin son beyi Hızır Paşa nın adını taşıyor olmasıdır. Diğer ileri gelen Şeyh Seydi Ali ise efradıyla beraber bugünkü Sarısu Mahallesinin seydalla mevkisine taşınmıştır.ancak bu bölgenin Dibek Dağının ~ 17 ~
19 gölgesinde kalması, dolayısıyla güneşin geç doğması nedeniyle o da diğerlerinin yanına dönmüştür. O bölgede yerleşimin yoğunlaşmaması ve geriye sadece bir-iki yıkıntı ile harmanyerinin(seydalla Harmanyeri) baki kalması bunu teyit etmektedir. Yukarıda belirttiğimiz vakıfnamede, Kanuni Sultan Süleymanın tahta geçmesiyle zaviyenin yönetimi ve idamesi, köyün yönetimi vede gelen geçene hizmet yükümlülüğü Şeyh Hamza Çelebiye verildiği görülmekte ve Sultan Murat Han ve Sultan Mehmet Han zamanlarında düzenlenmiş beratlardan bahsedilmektedir.(ancak bu beratlar mevcut dökümanlar arasında yoktur. Bahse konu bu beratlar Ömer Emre soyundan kişiler adına tanzim olunan beratlardır. Gerek M.Çağatay Uluçay (6) gerekse Dr.H.M.Eravcı ve Dr.M.Korkmaz (7) da bu görüştedirler). Şeyh Hamza Çelebinin oğlu Bali (Şeyh Hızır Bali nin torunu) Yavuz un son döneminde Şeyh Derviş Ali lehine düzenlenen ve başta verdiğimiz beratta olduğu gibi aşağıda vereceğimiz Seydilü Köyü için düzenlenen beratta da şahitlik etmiştir lü yıllar da Ömer Emre köyü aslına, yani zaviye ye dönüşürken; köy ile zaviyenin yönetimi ayırılmış ve yeni köyün adı da SEYDİLÜ Köyü olmuştur. Zaviye ile köyü, o günün şartlarında ayırmak uygun görülmüş ve yeni köy için otağ yeri olarak ta bugünkü Gökeyüp ün olduğu yer seçilmiştir. İlk yerleşimin de eski oda olarak isimlendirilen sırt bölgesinden karakuma doğru uzanan sırt hattı olduğu, eski oda denilen yapının ilk günden bu yana gelen geçen misafirlere sığınacak yer şeklinde zaviye olarak düzenlendiği bilinmektedir. Bu noktanın Ömer Emre yi direkt olarak gördüğünü de belirtmeliyiz.yeni yerleşim yerinin ilk sakinleride yukarıda izah ettiğimiz üzere Ömer Emre soyundan Şeyh Hızır Bali ve efradıdır. Bu bağıntıyı sn.m. çağatay Uluçay tespit etmiş, (8) fakat beratları kronolojik sıralamaya almadığı için net söyleyememiştir. ~ 18 ~
20 Karye...i Seydilû tabi i kazaa-i Adala merhum Saruhan Bey den zaviye vakfı evlad olup elinde nişân-ı hümayün var ayende (kalana) revendeye (gidene) hidmed ide deyu kayd olunmuş ve Halil Bey defterinde oğlu Hamza tasarruf ider suret-i defter-i atik (eski) budur, el-vakt padişahımızın nişan-ı şerifiyle mezkûr Emre evladından Şeyh Hızır Bali mutasarrıfdır. Elinde Sultan Murat Han ve Sultan Mehmet Han tabe Serahu beratları var vakf-ı evlatlık üzre mutasarrıftır. Şimdiki halde mezkur Emre evladından Şeyh Hamza Çelebi padişahımız izzühü nazaruhu hazretlerinden vakf-ı evlatlık üzre berat-ı hümayünüyle mutasarrıftır. Ayende ve revendeye hidmet ide deyu. Tarih-i berat fi sene 927/ miladi 1521 (9) Berat : Sahib-i Vakf Kalem Veled-i Mehmed Seydi Birader İlyas U Hızır Bali Veled-i Şeyh Hamza Çelebi Biraderan:... Sahib-i vakf ve ammi zâde : (Vakif sahibi ve Amca oğlu) Torasi Seydi Veled-i Hızır Seydi Hacı İvaz Veled-i Hüseyin Seydi Satı Seydi Veled-i Mustafa Seydi Her iki vakfiyenin de incelendiğinde görüleceği üzere şahitlerden Bali ayni kişidir(bali veled-i Hamza..) Zaviye ve köy için bir yıl içinde iki ayrı ~ 19 ~
21 vakfiye düzenletilmiş, ikinci vakfiye ile de köy isminin Seydilü olduğu bizzat yeni padişah Kanuni Sultan Süleyman a teyit ettirilmiştir. Bu vakfiyeyle beraber ömer ismi Seydilü köyü ile ilgili işlemlerde kaleme alınmaz olmuştur. Bahislerde sadece emre evladı. ifadelerine yer verilmeye başlamıştır. Bunun sebebinin ise Ömer Emre adında asli zaviyenin faaliyetlerine devam ediyor olması nedeniyle karışıklıklara yol açmamak olsa gerektir. Burada Osmanlı hakimiyetine girmiş olmanın da etkisi büyüktür.hicri 18 zilhicce 1173 /miladi 1760/ tarihli bir vakfiye de ise şöyle denilmektedir. Kaza-i Adala : Der Liva-i Saruhan Seydilü tabi i Adala kariye-i mezbure merhum Saruhan beyden zaviyeye vakf-i evlad olup elinde nişan-i hümayün vardır. Ayende ve revendeyehizmed ide deyu kayd olunmuş ve Halil Bey defterinde dahi vakıf yazılmış, şimdi Emre oğlu neslinden Mehmet oğlu Hamza tasarruf eder ve suret-i defter-i atik budur el vakt nişan-i şerifle mezkur Emre evladından Şeyh Hızır Bali mutasarrıftır. Elinde Sultan Murat ve Sultan Mehmed beratları vardır.vakf-ı evladlık üzre mutasarrıflardır. Merhum Sultan Süleyman berat-ı hümayünu ile ayende ve revendeye hizmet ide deyu evladlık Şeyh Hamza Çelebi mutasarrıfdır deyu mukayyeddır defter-i atik. Hala Emre evladından Hızır Fakıh ve Hüseyin ve Derviş ayende ve revendeye hizmet etmek üzre berat-ı hümayun ile mutasarrıflardır (10).18 Z.1173 Bu tarih miladi tır. a)bu vakfiye, bizim yılında düzenlenen ve Şeyh Hamza Çelebinin mutasarrıf olarak yetkilendirildiği belgenin Kanuni sultan Süleyman tarafından/döneminde düzenlenmiştir, şeklindeki görüşümüzü teyit etmektedir c)seydilü adı sadece zaviye ilgili olarak resmi işlerde kullanılmış,köylü tarafından benimsenmemiştir. ~ 20 ~
22 b)bu vakfiye bu günkü Gökeyüp ün tarih içindeki idari seceresini de ortaya koyan eşi bulunmaz bir belgedir. Buna göre; Hicri Miladi Muhatabı Mutasarrıfı Bey/Padişah Zaviye+köy Ömer Emre Saruhan bey Bilinmiyor < Zaviye+köy - Hızır Paşa Bilinmiyor Bilinmiyor zaviye+köy (Mehmet oğl)hamza Sultan Murat Han Bilinmiyor Bilinmiyor zaviye+köy Şeyh Hızır Bali F.Sultan Mehmet Han Zaviye+köy Derviş Şeyh Ali Yavuz S. Selim Han Köy Şeyh Hamza Çelebi Kanuni S. Süleyman Köy Hızır Fakıh,Hüseyin,Derviş 3. Mustafa Osmanlı devletinde de zaman içinde çok farklı yönetim anlayışı taşıyan padişahlar olmuştur. Bazı padişahlar doğu kültürünün etkisinde kalmışlar ve devleti ona göre dizayn etmişlerdir. Bazı padişahlar islamın merkezini hedef almışlar ve devleti, tabi halkıda, buna göre dizayn etmişlerdir, hatta halk kendiliğinden bu yönde şekillenmiştir. Günümüzde görmekte olduğumuz lidere göre hareket etme anlayışı Osmanlı zamanın da da aynen geçerlidir.(ömer Emre den Seydilü adına dönüşümde bu durumun etkisi alenidir.) Gerek Selçuklunun son zamanlarında gerekse beylikler dönemlerinde emre lik en değerli mertebelerden iken; Yavuz Sultan Selim zamanında Halifeliğin Osmanlıya geçmesinden olsa gerek ki Emrelik kenara itilmiş, seyitlik muteber hale gelmiştir. Buna ~ 21 ~
23 karşılık Osmanlının en yenilikçi padişahı olarak bilinen III.Mustafa devrinde seyitlik eski itibarını kaybetmiştir. Bu arada 1600 lü yıllar Anadoluda depremli yıllardır. O depremlerin etkisi ve sonucu olarak bir çok yerleşim yeri yıkılmıştır. Sağ kalan ahali çoğunlukla çevre yerleşim yerlerine sığınmıştır. KÖKEYİP(Gökeyüp) dönemi: Köke (11) Anadolunun bir çok yerinde olduğu gibi bu yöredede toprak gövece, kap-kacağa verilen addır. 17. yy.da bahse konu depremlerde Köke yapımı ile uğraşan komşu yerleşim yeri yıkılmış ve başta Eyip olmak üzere sağ kalanlar Seydilüye sığınmışlardır. O Seydilü ki, ata geleneği zaviyeciliği bırakmamış ve çaresiz kalan her kişiye kucak açmıştır. (Kurulan her yeni mahalle öncelikle gelip-geçen için barınma yeri tesis etmiştir.700 yıldır devam eden bu gelenek oda adı altında sürmekte olup, gelip geçenlerden oda lara sığınanların yeme-içme ihtiyaçları çevre sakinler tarafından karşılanmaktadır.) Osmanlı hakimiyeti sonucu devlet desteğinin kaybedilmesiyle,bu odalara sığınanların yiyeceği içeceği çevresindeki komşularca karşılanmıştır. Bu odalar naçar kalan herkese yurt-yuva olduğu gibi zaman zaman köye gelen demirci kalaycı semerci sepetçi keçeci gibi zenaatkarlarada barınak olmuştur. Köke(göveç)ustası Eyüp ün sığındığı devirde; Seydilü, Ömer Emreden kalma eski şan ve şöhretini hem siyaseten hemde ekonomik olarak kaybetmiş durumdadır.tarım yok denecek kadar azdır.arazi yapısı olarak ta tarıma uygun bölge değildir. Araziler tamamen ormanlarla kaplıdır. Hayvancılık da en az seviyededir. Çünkü arazilerin ormanlık olması, meranın olmayışı hayvancılığa izin vermemektedir. ~ 22 ~
24 Kaldıki ecdat buraya ne tarım için nede hayvancılık için yerleşmiştir. Ecdat buraya kendisine verilen birlik ve dirlik içerisinde Türkleştirme ve Müslümanlaştırma görevini uygulamak için yerleşmiştir. Zaviyenin yeri, Kütahya-Demirci hattından gelen yolun Adala ve Manisa hattı olarak ikiye ayrıldığı noktadır tarihli vakfiyede belirtildiği gibi buraya yerleşmenin sebebi gelene geçene hizmet etmek. tir. Bu hizmette bizzat devletin desteği ile yapılagelmiştir. Hatta zannımız odur ki, devlet/ beylik tarafından Ömer Emre köy ve zaviyesine, hizmet ifa edebilmesi için nakit yardımda da bulunmuştur. Ancak Osmanlı idaresi, Saruhan Beyliği döneminde yapılan çeltik yardımını kesmiştir. Köke yapmasını bilen Eyip ve yanındakiler adeta Seydilü için kurtarıcı gibi olmuşlardır. Herbiri seydi olan yerleşik halkın erkekleri ham madde temin ederken; kadınlar ise evde köke ustalarından köke(göveç) yapmasını öğrenmişlerdir. Baş usta Eyip veya diğer bir değişle Köke-eyip (tıpkı bu günkü tofaşosman, balıktasin, kakanmemet,canavarali vs. gibi) lakabı adeta seydiliği bastırmıştır. Bu noktada üretilen kökelerin(çömleklerin) köyün erkekleri tarafından -Aydından İzmire, Afyondan Kütahya ya- uzak diyarlar dahil çevre yerleşim yerlerinde buğday, arpa,incir, zeytin,kuru üzüm, gibi değişik tahıl ve meyveler ile takasen satılması işleminde, gidilen yerlerde biz Seydilü lüyüz demenin ağırlığı altında Kökeyip liyiz demenin rahatlığı ortaya çıkmıştır (16). Çünkü, Ömer Emrenin torunları sırtlarında çömlek dolu heybe ile kapı kapı dolaşıp çömlek alır mısınız diye bağırmaktadırlar. O günün şartlarında onulmaz dertleri olanların çare bulduğu, çocuğu olmayanın gidip kabrinde dua edipte şefaat beklediği Ömer Emrenin torunları bunu kabullenememiştir. ~ 23 ~
25 İkiyüz küsur yıllık Seydilü köyü sessiz sedasız Köke(e)yip oluvermiştir. Halk arasındaki bu köke-eyip adı pratik söyleme uygun olarak Kökeyip olurken devlet ricali arasında İstanbul şivesinin de etkisiyle resmiyette Gökeyüp olmuştur. Hatta 1891 Aydın vilayet salnamesinde adı Saruhan Sancağı, Adala nahiyesine bağlı Göleyüp Karyesi olarak geçmektedir.yine bu salnameye göre köyde 85 hanede 385 erkek nüfus yaşamaktadır. Halen halkın dilindeki adı KÖKEYİP tir. Hatta daha da değişime uğramış ve KÖKEP (E harfi uzun okunacak) şeklini almıştır. Belirtmek gerekir ki, Ömer Emrenin torunları Gökeyüp adını benimsememişler, mecburiyetten kullanmak durumunda kalmışlardır. Seydi olan bir kişinin USTASI EVİN HANIMI OLAN köke/çömmek/çömlek üretmesi ve köy köy gezerek bunun yalvaryakar satışıyla uğraşır olması ağırlarına gitmiş olsa gerektir. Dedelerimiz aslında köke(göveç) ticaretini Emre soyuna, hatta peygamber soyuna uygun görememişler ama bu yönlerini asla beyan da etmemişlerdir lü yıllarda ve devamında karşılaşılan zor muameleler Gökeyüplüleri tamamıyla içe dönük hayata mecbur bırakmıştır (17). Tahsil görüp devlette görev almaktan son derece kaçınmışlardır. Bu noktada hicri 740 tarihli vakıfnamede allah aşkına oğlu oğluna ve kızı kızına yesünler, der-i duaya meşgul olsunlar.. ibaresinden anlaşılacağı gibi vakfiye nimetlerinden faydalanma dua ile meşgul olma şartına bağlanmaktadır. Bu şart başkaca hiçbir vakfiyede yoktur. Bu noktada iki yönlü soru akla gelmektedir. 1- Ömer Emre çok değerli bir ulema/aziz olduğu için mi ondan dua talep edilmiştir? yoksa ~ 24 ~
26 2- Ömer Emrenin duadan başka işlere(söz gelimi siyasete) karışmaması için mi vakfiye nimetlerinden faydalanması dua şartına bağlanmıştır? Elbet ki, Saruhan Bey zamanında düzenlenen vakfiyedeki dua şartının amacı Ulu Ömer Emre nin dualarından Allah katında faydalanabilmektir. Ancak; Bu şartın Yavuz Sultan selim zamanında düzenlenen vakfiyede de aynen dile getirilmesi 2. Sorudaki düşünceyi geçerli kılmaktadır. Ömer Emre, devrinin en ağırlıklı zatlarındandır. Onun bu ağırlığı 1500 lü yılların ortalarına kadar da devam etmiştir. Osmanlının başına her yeni padişah geçtiğinde Ömer Emre ileri gelenleri yeni padişahın huzuruna çıkmışlardır. Buna yukarıda verdiğimiz vakfiye listesinde görmek mümkündür. Adete Ömer Emre nesilleri yaşama şartlarını tahta çıkan her yeni padişahtan icazet alma ya bağlamışlardır. Bu da insanlar üzerinde bıkkınlık, hatta korku yaratmıştır. Korku ise içe kapanıklılığı tetiklemiştir. Bu durum yıllık bir zaman zarfında köyden kimsenin tahsile gönderilmemesi ve devlet hizmetinden uzak durulmasının sebebini de açıklamaktadır. Ömer Emrenin torunları, Gökeyüp gençleri cumhuriyetin kurulmasıyla korku kefenini yırtmışlar ve bugün her dalda ecdatlarına yaraşır pozisyonlarda görev almaya başlamışlardır. İnanıyoruz ki, Ömer Emre li gençler önümüzdeki yıllarda yüce Türk Milletine ve devletine hizmet yolunda en üst mertebelere çıkacaklardır. Ve son olarak belirtmek gerekir ki, Ömer Emrenin torunları yüzlerce yıl sıkıntılar ve çaresizlikler altında kalarak geçmişlerinden bihaber olsada, ecdadını asla unutmamış, ne zaman zora düşse, ne zaman ~ 25 ~
27 rahmete muhtaç olsa, ecdadından şefaat dilemiş ve onun ayak ucuna, akçeşme nin başına koşmuştur. Oradan başka hiç bir yerde yağmur duası etmemiştir. İlk oğlanları akçeşmenin aharına başmıştır, yağmur bol olsun diye. Akçeşmenin önünde kazanlar kaynatmıştır ki, rahmet için duaya kalkan ellerin sahipleri yesin, soframız bereketlensin diye.. Allah cümle ecdadımızın kabirlerini cennet eyleye SERVET DİZMAN Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri E. Müfettişi E.Öğretmen Ömer Emre SYD Derneği Y.K. Başkanı SALİHLİ Bknz. (1) Prof.Dr.Ömer Lütfi Barkan, İstila devirlerinin kolonizatör Türk Dervişleri ve zaviyeler Vakıflar Dergisi sy. II, Ankara, 1942, (2) M.Çağatay Uluçay Saruhan Oğulları ve eserlerine dair vesikalar II 1946 s İst. İsmail Hakkı Uzunçarşılı Osmanlı devleti teşkilatına medhal Ankara s.165 (3) M.Çağatay Uluçay.age s.39 (4) M.Çağatay Uluçay age s.37 TD.398,s.15; TD.544 Vrk.107a Dr.H.ersavcı, Dr.M.korkmaz age s (5) Dr.H.ersavcı, Dr.M.korkmaz Saruhanoğulları ve Osmanlı Klasik Döneminde Manisada yaşayan Kültürel izleri Manisa 1999 s M.Çağatay Uluçay.age s.40 ~ 26 ~
28 (6) M.Çağatay Uluçay age s.27 (7) Dr.H.ersavcı, Dr.M.korkmaz age s.147, TD.398,s ; TD.544 Vrk.108a-108b (8) M.Çağatay uluçay age s.27 (9) M.çağatay Uluçay age s.37 (10) M.çağatay Uluçay age s (11) TDK.Büyük Türkçe Sözlük Dip notlar ve Açıklayıcı bilgiler (12) Emekli öğretmen, araştırmacı İ. Çiçek, tarihli bu vakfiyede şahitler arasında geçen Mustafa veled-i Ali adını her nedense tarihi hata ile Mustafa oğlu Ali şeklinde okumuştur. Bu ismin doğru okunuşu Alinin oğlu Mustafa dır. Bu yanlış okuma yetmiyormuş gibi birde Gökeyüp, Gök Musa ve Ali kardeştirler, Ali daha köyünü kuramamıştır. Ve Ali için ayrıca Alanbaşındaki çeşmenin sahibi gibi hiç bir dayanağı olmayan yargılar yazabilmiştir. Yine birçok kişilerde kes-yapıştır yöntemiyle, aynı İ.Çiçek gibi Eyüp, Musa ve Ali yi kardeş yapmayı başarmışlar, hatta aralarında kimin abi kimin kardeş olduğuna bile karar verebilmişlerdir. Yine bazı kişiler 1511 tarihli vakıfnameden bahsetmekte ve Gökeyüp Borlu Kazasına bağlıydı.. gibi ifadeler de kaleme alabilmişlerdir. Ne Ömer Emre, ne Seydilü nede Gökeyüp tarihin hiç bir noktasında Borluya bağlı olmamıştır Ne acıdır ki miladi 1511 tarihini taşıyan bir vakıfname de yoktur. Kaldıki Eğer bahse konu vakıfname 1521 tarihli vakıfname ise şahitler ~ 27 ~
29 arasında görülen Mustafa veled-i Ali nin okunuşu Mustafa oğlu Ali değil, Ali nin oğlu Mustafa dır. Aslında kardeş(!) Ali yi anlatmaya gerek bile yoktur. Çünkü tarihte oğle birisi yaşamamıştır. Kökeyipte Gökali çeşmesi diye bir çeşme de yoktur. Kast edilen çeşmenin adı Gövalı çeşmesi dir. Bir görüşe göre; günümüz Türkçesindeki açılımı Kovalık yerdeki çeşme anlamındadır. Ekilip biçilemeyen ormanlık yerlere tarihlerden beri kovalık denir. Diğer bir anlatıma göre ise bu çeşmenin adı kovalı çeşme dir. İlk yapıldığında hayvanların su içmesine uygun ahar denilen bölümü olmadığından önünde daima kova bulundurulduğu için bu ad verilmiştir.bu anlatım akla ve mantığa daha uygun gelmektedir. ki, bu çeşmenin geçmişi en fazla yıllıktır. Yapısında kullanılan malzemeler incelendiğinde bunu fark etmek o kadar da zor değildir. Öte yandan Eyüp e zoraki kardeş yapılan Musa/ki, Çağatay Uluçay age. dipnot 119 a göre Gök Musalu / : Osmanlı da Borlu kazasına bağlı bir köy olarak varlığı belgelidir. Yöre halkı hem konuşulan şive hemde sosyolojik yapı olarak Gökeyüpten farklıdır. Ancak Gök Musalının Gökeyüp e bağlanmasını müteakip evlenme ve etkileşimler sonucu yeni nesilde farklılıklar nisbeten göze çarpmamaktadır. Gök Musalı köyü Cumhuriyetin ilk yıllarında Gökeyüp köyü ile otlak parası yüzünden anlaşmazlığa düşmüş ve olay iki köy arasında çatışmaya kadar varmıştır. Gökmusalu köyü, camlı kulübe olayı olarak adlandırılan mahkeme sürecini kaybetmiştir. Müteakiben muhtarlığını fes ettirerek Gökeyüp e iltihak etmek zorunda kalmıştır. Camlı kulübe olayı başlı başına bir hukuki planlama dehasıdır.gökeyüplülere ait hayvanların Gök Musalı Köyü arazilerinde otlayabilmesi için, Gök Musalı muhtarlığı yüklü miktarda otlak parası talep etmektedir. Bu parayı ödemeyenlerin koyunlarını köy bekçileri marifetiyle zapt altına almakta ve satmaktadır. Satış bedellerini de otlak parası karşılığı köy geliri olarak kayda almaktadır. Bunun önüne geçemeyen Gökeyüplüler sonunda camlı kulübe olayını tertiplemişler ve başarıya da ulaşmışlardır. Uygulanan baskılar sonucu bir çok Gök Musalılı yöreyi terk etmiştir. Kalanlara da zamanın köy öğretmeninin(lakabının kör öğretmen olduğu tesbit edilmiş ~ 28 ~
30 olup tam adı bilinememektedir) tavsiyesiyle biz zaten kardeş çocuklarıyız.biri Musa biri Eyüp, ikiside Gök. Bu ayrılığa ne gerek var. kapatın muhtarlığı bize katılın. Kardeş kardeş yaşayalım. teranesiyle istenilen amaca ulaşılmıştır. Anlatımlara atfen tuttuğum notlarıma göre Mısıro(Mustafa Gültekin) dayımızın tam oluverdiği ve Kıygo nun da ilk muhtar olduğu zamanda gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu konuda herbiri hakkın rahmetine kavuşmuş Mustafa Uslu, Muammer Bilgin, Hüseyin Dizman,Mustafa Bilgin,Rifat Uslu ve Mustafa Özder in anlatımları bende saklıdır. Konuyla ilgili mahkeme kayıtlarından da faydalanarak ayrı bir çalışma yapılabilir. Bu görevide köyden çıkacak ilk avukata bırakıyorum. (13) Kütahyadan gelmelilik olayı tamamen uydurmadır.köydeki dört aile 1800 lü yılların ortalarında mecburiyetten sancak deyiştirme nin kolaylıklarından faydalanma maksatlı olsa gerek ki Kütahya/Örencik ten Gökeyüp e gelmişlerdir.yine aynı sebeple bir ailenin Rize den gelme olduğu bilinmektedir.yine üç aileninde köken olarak konar göçer yörük oldukları, 1880 lerde köye yerleştikleri ve köy halkıyla kaynaştıkları, Ayrıca Ali isminde başka bir kişinin de doğu vilayetlerinin birinden gelerek köye sığındığı, köyde sığır çobanlığı yaptığı,kimseyle evlenmediği ve eceliyle öldüğü bilinmektedir.bu gelmelerin iki sebebi vardır. Birincisi köy insanlarındaki zaviyecilik hoşgörüsü, diğer sebepse köyün gözden ırak ve devletle fazla içli dışlı olmamasıdır. (14) Öte yandan Prof.Dr.Güngör Güner eski Gördes belediye Başkanı Hayri Büke ye dayandırdığı fikrine göre Gökeyüplüler Sivastan göçebe olarak gelmişlerdir. demiştir. Ancak ne Prof.Güngör Güner nede Sn. Hayri Büke bu fikirlerine dayanak oluşturabilecek bir belgeyi ortaya koyamamışlardır. (Bkz: Anadolu'da Yaşamakta olan İlkel Çömlekçilik. Prof. Güngör Güner) (15) Yine bazı kişiler de Kökeyip in karakeçili yörüğü kökenli olduğu gibi iddialar ileri sürmüşlerdir. Buna dayanak olarakta köy mezarlığında bulunan bir mezar taşındaki yazı gösterilmektedir ki, bu yazıda "Ahirü l mevt Merhum Karakeçili Köse Hacı Muhammed Bin Maksûd ruhuna ~ 29 ~
31 fatiha Sene: ۲ ۰ ۲ ۱ denilmektedir. (Hicri.1202 yılı Miladi 1787 dir). Burada hemen belirtmek gerekir ki, Kökeyip adına bu mezar taşındaki tarihten tam 120 yıl önce Manisa Şeriye sicillerinde( yılları) Saruhan sancağı Adala kazasına bağlı.. şeklinde rastlanmaktadır. Bu bilgiler ışığında; Bahsekonu "karakeçili" deyimi yörük boyu anlamında değil, ya sade bir ünvandır yada kişinin kendi kökü veya geldiği köyün adıdır ki, mezarlıktaki başka hiçbir taşta "bin"(oğlu) bağlacı kullanılan bir isim bulmak mümkün değildir. Bu ismi taşıyan kişi olsa olsa dini bilgiler vermek maksadıyla köye gezici olarak gelen ve köyde ölen birisidir. Köy halkı tarafından bu kişinin "DEDE" olarak kabul edilmesi de bu sonucu doğrulamaktadır. Ayrıca köy mezarlığında, bu mezardan daha eski yüzün üzerinde mezar bulunmaktadır. Yine 1667 yılı ile 1786 yılı arasında 120 yıl olduğunu göz önünde bulundurmak gerekir. Ve nihayet olarak köyde bu kişiye akrabamız diyen kimsede yoktur. Örneğin kendi soyağacıma ilişkin benim bilgim 1760 yılına kadar inmektedir.köydeki tüm sülalelerle direkt veya dolaylı akrabalık bağım olduğu halde; bu zat ile en ufak bir bağıntı yoktur. Bu mezarın sahibi çok büyük olasılıkla oruç aylarında köye gönüllü veya ücret karşılığı imamlık yapmak için Karakeçili den geçici olarak gelen din adamıdır. Köylü tarafından, veya daha sonra gelen din adamlarınca, hürmeten mezar taşı yaptırılmış olması büyük ihtimaldir. Bölgemizde onlarca Karakeçili köyü vardır.(bknz. Oğuz geleneği çerçevesinde tarihten günümüze Karakeçililer. İsmail Özçelik -Kırıkkale Üniversitesi)Sözün özü bu zatın Gökeyüp ün kökeniyle hiç bir ilgisi yoktur. (16) Tarihi akış içerisinde Ömer Emre Köyü isim değiştirmekle kalmamış yerini de değiştirmiş ve bugünkü Gökeyüp ün olduğu yere taşınmıştır. Eski zaviye, yani Ömer Emre zaviyesi ise aynı yerinde kalmıştır. Bu isim değiştirme, taşınma gibi olayların sebebini belge yetersizliğinden tam olarak açıklamak mümkün değildir. Günümüzde olduğu gibi zamanın siyasi otoritesinin özel istekleri de etkili olmuş olabilir. Ancak 1402 Ankara savaşı öncesi Yıldırım Beyazid Saruhan üzerine yürümüş ve Manisayı Osmanlıya ilhak etmiştir. Toprakları elinden alınan Saruhan Beyi Hızır Paşanın önce Karamanoğlu Mehmet Beyin yanına, bir ~ 30 ~
32 yıl sonra da Sivas a gelmiş olan Timurun yanına gittiği bilinmektedir (bkz.konya Mecmuası sy.9 s.479). Bu savaşı kazanan Timur, savaşta kendisine yardımda bulunan Hızır Paşaya ödül olarak Saruhan Beyliğini tekrar kurdurmuştur.1402 Ankara savaşından sonra 17 Ağustos 1402 de Hızır Paşa Manisaya emrindeki bir alay askerle beraber dönüş yapmıştır. Bu olayların seyri içinde oluşan olumsuz havanın Osmanlıyı etkilediği bir gerçektir. Nitekim 1390 lı yıllar da Osmanlıya ilhak edilen Saruhanoğulları beyliği bakiyeleri üzerinde aşırı bir telefiyet olmamakla beraber 1402 Ankara yenilgisi sonrasındaki 1410 tarihli yeniden Osmanlı hakimiyeti dönemi kanlı başlamıştır. Devrin saruhan Beyi Hızır Şah yakalanarak asılmıştır.bazı tarihçilere göre asılmadan önce Hızır Şah, Çelebi Mehmetten iki tane son istekte bulunmuştur. Bunlardan birincisi Vakfiyelerine saygı gösterilmesi, ikincisi ise cenazesinin Körhane Türbesine gömülmesi talebidir.körhane Türbesindeki Saruhan Beyin mezarı yanındaki diğer mezarın Hızır Şaha ait olduğu kabul edilmektedir. İkinci hakimiyet döneminde Osmanlıya karşı Timura yardım etmiş olmanın hesabı bizzat sorulmuştur. Saruhan beyliğinin gözde kurumlarının başında gelen Ömer Emre Köyü ve zaviyesi de diğer zaviyeler gibi siyasi nufuzunu kaybetmeye mahkum olmuştur. (17) Yavuz Sultan Selim Han zamanındaki seferler öncesi iç tehlikeleri bertaraf etme etkinliklerindende zarar görüldüğü gerçektir.timur a karşı savaşın kaybedilmesi, saf değiştiren beylik askerlerine bağlanmış olmalı ki, takip eden yıllarda çıkılan tüm seferler de öncelikle iç güvenlik tedbirleri alınmış ve bilfiil uygulanmıştır.bu uygulamalar bazen had safhaya ulaşmış olmalı Ki, yeni padişahın başa geçmesiyle köylü ve zaviye ahalisinin yeni bir isimle, hemde peygamber soyundan gelindiğini belirtir bir isimle huzura çıkmış olmaları desteklemektedir. İsim değişikliği de bu baskıları hafifletme çabalarından birisi olsa gerektir. Şunu açıklıkla beyan etmek gerekir ki, 1402 Ankara savaşındaki tutum ve sonuç nedeniyle Ömer Emre köyü ve zaviyesi çok ağır bedel ödeme durumunda kalmıştır. (18) Kayı Boyu işareti/tamgası: Gökeyüp Belediye binasının yaklaşık 3-5 yüz metre doğusunda karakum mevkiinde bir taş bulunmuştur. Taşın ~ 31 ~
33 şeklen bir özelliği yoktur. Yöresel adıyla kayrak taşı dır. Ancak taşın üzerinde Kayı Boyu nu simgeleyen işaretlere benzer bir oyma mevcuttur. Şekil incelendiğinde çok basit ve ilkel bir çalışma olduğu anlaşılmaktadır. Tamgayı simgeleyen üç işaretten ortadaki işaretin gerçek tamgadakine uymadığını belirtmek gerekir. Kanaatimiz odurki; 1389 birinci Kosova savaşına Osmanlı askerlerinin yanında katılan Saruhanoğlu Beyliği askerleri arasındaki Ömer Emreli bir asker tarafından bu savaşta flama üzerinde görülen işaretin, dönüşte taş üzerine kazınmaya çalışılması olarak değerlendirilebilir. Kaynak Kitap, belge ve araştırma yazıları -M.Çağatay Uluçay Saruhan Oğulları ve eserlerine dair vesikalar İst Prof.Dr.Ömer Lütfi Barkan, İstila devirlerinin kolonizatör Türk dervişleri ve zaviyeler Vakıflar Dergisi, s. II, Ankara, 1942, -Prof.Dr.Güngör Güner Anadolu'da Yaşamakta olan İlkel Çömlekçilik -Dr.H.Ersavcı, Dr.M.Korkmaz Saruhanoğulları ve Osmanlı Klasik -döneminde Manisada yaşayan Kültürel izleri Manisa M.Çağatay Uluçay Saruhan Oğulları ve eserlerine dair vesikalar II İst İsmail Hakkı Uzunçarşılı Osmanlı devleti teşkilatına münhal Ankara Av. Teoman Ergül Salihli İzmir Prof. Dr. Mustafa Algan Germiyan İlinde bir Sufi Said Emre -Prof.Dr. Fusun Baykal Gökeyüp köyü ve ilkel çömlekçiliğin köy ekonomisindeki yeri -İbrahim Gökçen Tarihte Saruhan köyleri Istanbul Celâl Bayar Üniversitesi yayınları Manisa şehri bilgi şöleni Başbakanlık Osmanlı arşivleri ~ 32 ~
34 -İsmail Özçelik Oğuz geleneği çerçevesinde tarihten günümüze Karakeçililer. Kırıkkale Üniversitesi -Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük -Konya Mecmuası sayı konya TEŞEKKÜR Bende bu araştırma isteğini verdikleri bilgilerle hareketlendiren büyük büyük dedemden amcamız olan Mustafa Çavuş a(mustafa Özder), Rifat amcaya(rifat Uslu)Kedi Nasuhun Mustafa ya(mustafa Bilgin) yine Muammer Hoca ya(muammer Bilgin) Köselerin Memetali ye(mehmet Ali Gündoğdu)Canavar Ali ye(ali Aral) ve babam Emirin Hüseyin e(hüseyin Dizman) Allahtan gani gani rahmet diliyorum. Yüce mevlam, adını saydığım veya sayamadığım tüm büyüklerimden razı olsun. Öğrendiklerimden kat i olarak belgeleyemediklerimi paylaşmıyorum. Ama belgeye dayanan tüm öğrendiklerimi hemşehrilerimle paylaşmanın zamanının geldiğine inanıyorum. Öte yandan yanlış bilgilerin gitgide kalıcı olmaya başlamasının da engellenmesi gerektiğinin farkındayım.. Ayrıca 1980 li yıllarda yaptığım araştırmalarda bana kapıların açılmasında hertürlü nüfuzlarını kullanan değerli hocalarım tarihçi Profesör Dr. Hamza Eroğlu na ve hukukçu Prof.Dr.Ali Bozer e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Allah kabirlerini cennet etsin Salihli ~ 33 ~
Bacıyân-ı Rum. (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları)
Bacıyân-ı Rum (Dünyanın İlk Kadın Teşkilatı: Anadolu Bacıları) Varlığı Neredeyse İmkânsız Görülen Kadın Örgütü Âşık Paşazade nin Hacıyan-ı Rum diye adlandırdığı bu topluluk üzerinde ilk defa Alman doğu
TARİH BOYUNCA ANADOLU
TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle
Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Flash Anlatım Perşembe, 12 Kasım :53 - Son Güncelleme Çarşamba, 25 Kasım :14
Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Flash Anlatım Kuruluş Dönemi Osmanlı Kültür ve Uygarlığı Ders Notu OSMANLI KÜLTÜR VE MEDENİYETİ (1300-1453) 1. OSMANLI'DA DEVLET ANLAYIŞI Türkiye Selçuklu Devleti
OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik
OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu
Balım Sultan. Kendisinden önceki ve sonraki Postnişin'ler sırası ile ; YUSUF BALA BABA EFENDİ MAHMUT BABA EFENDİ İSKENDER BABA EFENDİ
Balım Sultan Bektaşiliği kurumlaştıran önder olarak bilinen Balım Sultan; Hacı Bektaş Veli'nin ilk öncülülerinden Dimetoka tekkesinin posnişini Seyit Ali Sultan'in torunlarindan olup, doğumu 1462 dir.
Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi
Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi PROF. DR. NEJAT GÖYÜNÇ ARMAĞANI 305 Mevlüt ESER Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ NEÜ A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Mevlevilik, Mevlâna
EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI NUH MEHMET YAMANER ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 10.SINIF OSMANLI TARİHİ I. DÖNEM I. YAZILI SORULARI A GURUBU
Ertuğrul Gazi 1) * Orhan Bey tarafından fethedilmiş olup başkent buraya taşınmıştır. * İpek sanayisinin merkezi konumundaki bu bölgenin fethiyle Osmanlı gelirleri. Yukarıdaki özellikleri verilmiş bölge
Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......
KUDÜS TE BULUNAN TARİHİ OSMANLI ESERLERİ
KUDÜS TE BULUNAN TARİHİ OSMANLI ESERLERİ 2 www.mirasimiz.org.tr KUDÜS TE BULUNAN TARİHİ OSMANLI ESERLERİ Kudüs, Müslümanlarca kutsal sayılan bir şehirdir. Yeryüzündeki ikinci mescid, Müslümanların ilk
Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar
Deniz Esemenli ile Üsküdar Turu 27 Ekim 2013, Pazar Tur Danışmanımız: Doç. Dr. Deniz Esemenli, Sanat Tarihçisi Buluşma Noktası: Üsküdar Meydanı, III. Ahmet Çeşmesi önü Tur başlama saati: 09.00 Gezimizin
20 Derste Eski Türkçe
!! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış
İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta
İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri 19. yy da Osmanlı ve Bizans hakkındaki araştırmalar ilerledikçe benzerlikler dikkat çekmeye başladı. Gibbons a göre Osm. Hukuk sahasında
KARAMAN ERMENEK BALKUSAN KÖYÜ
KARAMAN ERMENEK BALKUSAN KÖYÜ MEHMET BİLDİRİCİ Balkusan köyü Ermenek- Karaman yolu üzerinde Ermenek ten yaklaşık 25 km uzaklıkta ormanlar içinde bir köy. 25 Ağustos 2011 günü benim ricam üzerine Ali Aktürk
ETKİNLİKLER/KONFERSANS
ETKİNLİKLER/KONFERSANS Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü Züriye Oruç 1 Prof. Dr. Salim Koca'nın konuk olduğu Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü konulu Şehir Konferansı gerçekleştirildi.
1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray
1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan
Hazırlayan Muhammed ARTUNÇ 6.SINIF SOSYAL BİLGİER
Hazırlayan Muhammed ARTUNÇ 6.SINIF SOSYAL BİLGİER SOSYAL BİLGİLER KONU:ORTA ASYA TÜRK DEVLETLERİ (Büyük)Asya Hun Devleti (Köktürk) Göktürk Devleti 2.Göktürk (Kutluk) Devleti Uygur Devleti Hunlar önceleri
SURUÇ İLÇEMİZ. Suruç Meydanı
SURUÇ İLÇEMİZ Suruç Meydanı Şanlıurfa merkez ilçesine 43 km uzaklıkta olan ilçenin 2011 nüfus sayımına göre toplam nüfusu 100.912 kişidir. İlçe batısında Birecik, doğusunda Akçakale, kuzeyinde Bozova İlçesi,
Ramazan: Hicri takvimin dokuzuncu ayıdır. Ramazan-ı Şerif veya Oruç Ayı da denilir.
Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan Recep ve Şaban ayını mübarek kılıp bizi ramazan ayına ulaştıran rabbimize hamd olsun. Bu yazımızda sizinle ramazan ayıyla ilgili terimlerin anlamını inceleyelim. Ramazan: Hicri
ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI:
DOĞUBAYAZIT M. M. FAHRETTİN PAŞA ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIFLAR SEÇMELİ TARİH DERSİ 1. DÖNEM 2. ORTAK SINAV SORULARI A GRUBU ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI: SORULAR
ESKİ GÜMÜŞHANE (SÜLEYMANİYE MAHALLESİ) VE PANAYIR ALANI
ESKİ GÜMÜŞHANE (SÜLEYMANİYE MAHALLESİ) VE PANAYIR ALANI Tarihi geçmişi M.Ö. 3000 4000 lere ait olduğu belirtilen, Gümüş madeni yurdu Gümüşhane, Gümüş-hane, Kimişhane, vb. olarak bilinen bu diyarın bilinen
ALUCRA DELLÜ KÖYÜ CAMİSİ VE KOYUN BABA HAZRETLERİ ZİYARETİ
ALUCRA DELLÜ KÖYÜ CAMİSİ VE KOYUN BABA HAZRETLERİ ZİYARETİ Koyun Baba Zaviyesi nin bulunduğu Dellü köyüne 2 yıl önce ziyarete gittiğimde adeta terk edilmiş vaziyette bulmuştum. Yaz ayı olmasına rağmen
Osmanlı Devleti'nin kurucuları, Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı aşiretidir.
Osmanlı Devleti'nin kurucuları, Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı aşiretidir. Kayı aşireti, Türkiye Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat döneminde Ankara yakınlarındaki Kara- cadağ bölgesine yerleştirilmiştir.
İktisat Tarihi I. 18 Ekim 2017
İktisat Tarihi I 18 Ekim 2017 Kuruluş döneminin muhafazakar-milliyetçi bir yorumuna göre, İslam ı yaymak Osmanlı toplumunun en önemli esin kaynağını oluşturuyordu. Anadolu'ya göçler İran daki Büyük Selçuklu
Başbakan Yıldırım, Ankara YHT Garı açılış töreninde konuştu
Başbakan Yıldırım, Ankara YHT Garı açılış töreninde konuştu Ekim 29, 2016-6:32:00 Başbakan Binali Yıldırım, "Bu modern Ankara Tren Garı yap-işlet-devret modeliyle 725 trilyon harcanarak, bu hale geldi.
Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM YAYIN LİSTESİ
Yrd. Doç. Dr. Sezai SEVİM YAYIN LİSTESİ KİTAP - Osmanlı Kuruluş Dönemi Bursa Vakfiyeleri, Yayına Hazırlayanlar, Yrd. Doç. Dr. Sezai Sevim- Dr. Hasan Basri Öcalan, Osmangazi Belediyesi Yayınları, İstanbul
Bir başka ifadeyle sadece Allah ın(cc) rızasına uygun düşmek için savaşmış ve fedayı can yiğitlerin harman olduğu yerin ismidir Çanakkale!..
BABAN GELİRSE ÇAĞIR BENİ OĞUL.. Çanakkale destanının 99. yıl dönümünü yaşadığımız günlere saatler kala yine bir Çanakkale k ahramanının hikayesiyle karşınızdayım.. Değerli okuyucular; Hak için, Hakikat
Beylikler,14.yy. başı BEYLİKLER DÖNEMİ
BEYLİKLER DÖNEMİ Beylikler,14.yy. başı Sınırlara yerleştirilmiş olan Türkmen beylikleri, Selçuklulardan sonra bağımsızlıklarını kazanarak Anadolu Türk mimarisine canlılık getiren yapıtlar vermişlerdir.
MÜSİAD İFTARI ŞANLIURFA
MÜSİAD İFTARI ŞANLIURFA 16.06.2017 Sayın Milletvekillerim, Sayın Valim, Sayın Belediye Başkanım Sayın Mardin Şube Başkanım, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, Şanlıurfa
EBUTAHİR KAZASI NÜFUS VE TOPLUM YAPISI 1834 M (1250 H.) Salih AKYEL 1
Fırat Üniversitesi Harput Uygulama ve Araştırma Merkezi Geçmişten Geleceğe Harput Sempozyumu, Elazığ 23-25 Mayıs 2013 93 EBUTAHİR KAZASI NÜFUS VE TOPLUM YAPISI 1834 M (1250 H.) Salih AKYEL 1 1831 yılına
Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı. Lala Mustafa Paşa Külliyesi ve Cami. Ilgın Kaplıcaları. Buhar Banyosu
Ilgın Sahip Ata Vakıf Hamamı Konya'nın 90 km kuzeybatısında yer alan ve 349 km2 yüzölçüme sahip olan Ilgın, günümüzden 3500 yıl önce şimdiki iskan yerinin 25 km kuzeydoğusunda Hititler tarafından "Yalburt"
KIBRIS VAKIFLARINI ARAŞTIRMA VE DEĞERLENDİRME PROJESİ
KIBRIS VAKIFLARINI ARAŞTIRMA VE DEĞERLENDİRME PROJESİ KIVABİS Kıbrıs Vakıfları Bilgi Sistemi KIVABİS adı verilen Kıbrıs Vakıflar Bilgi Sistemi, projenin amacına uygun olarak, tarihi vakıfların kuruluşu,
Devleti yönetme hakkı Tanrı(gök tanrı) tarafından kağana verildiğine inanılırdı. Bu hak, kan yolu ile hükümdarların erkek çocuklarına geçerdi.
Orta Asya Türk tarihinde devlet, kağan adı verilen hükümdar tarafından yönetiliyordu. Hükümdarlar kağan unvanının yanı sıra han, hakan, şanyü, idikut gibi unvanları da kullanmışlardır. Kağan kut a göre
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)
Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de
Osmanlı nın ilk hastanesi:
mekan Osmanlı nın ilk hastanesi: Yıldırım Darüşşifası YAPIMI 1394 TE TAMAMLANAN VE OSMANLI DEVLETİ NİN İLK HASTANESİ OLARAK KABUL EDİLEN BURSA DAKİ YILDIRIM DARÜŞŞİFASI, OSMANLI NIN YAPI ALANINDA DEVLET
Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?
DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.
Samaruksayı Seyir olarak bilinen köyün eski adı, Cumhuriyetin ilk yıllarında,
İKİSU KÖYÜ YERİ VE NÜFUSU İkisu Köyü, bağlı olduğu Yomra İlçesi nin güneybatısında yer alır. Yomra İlçesi ne 4 km., Trabzon İli ne 16 km. uzaklıktadır. Bu uzaklıklar köyün giriş uzaklığıdır. Köyün girişindeki
dinkulturuahlakbilgisi.com KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com
KURBAN İBADETİ Memduh ÇELMELİ KURBAN: AYET ve HADİSLER Biz, her ümmet için Allah ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine onun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık. İlahınız,
AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı
1 AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı Karye-i Şeyhler ( 175) 1 1 1 Eş-şeyh Mehmed Arif ibn-i El-Hac Şeyh İbrahim Uzun boylu, Kır sakallı 60 2 Oğlu Şeyh İsmail
Es-Seyyid Eş-Şeyh Abdülkadir El Abri Hazretleri
Es-Seyyid Eş-Şeyh Abdülkadir El Abri Hazretleri Asıl adı: Abdülkadir Nesebi: Seyyid( Hazreti Hüseyin(R.A) ın Efendimizin Soyundandır) Doğum yeri ve tarihi:m.1897/h.1315,muş un Bulanık İlçesi Abri(Esenlik)Köyü
İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta
İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri İstanbul un fethinden sonra Osm. İmp nun çeşitli kurumları üzerinde Bizans ın etkileri olduğu kabul edilmektedir. Rambaud, Osm. Dev.
Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu
Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Ocak 05, 2017-4:11:00 Başbakan Binali Yıldırım, Keçiören Belediyesi önünde düzenlenen metro açılış töreninde yaptığı konuşmada, nüfusu
BOSNA-HERSEK TEKİ KÜLTÜR, BİLİM VE EĞİTİM ÜZERİNDEKİ OSMANLI ETKİSİ: MEVCUT DURUM
Prof. Dr. Cazim HADZİMEJLİS* BOSNA-HERSEK TEKİ KÜLTÜR, BİLİM VE EĞİTİM ÜZERİNDEKİ OSMANLI ETKİSİ: MEVCUT DURUM Osmanlıların Balkanlarda çok büyük bir rolü var. Bosna Hersek te Osmanlıların çok büyük mirası
KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER. Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle açıklanabilir.
Araştırmanın Yapıldığı Kayacık Köyü Hakkında Genel Bilgiler KAYACIK KÖYÜ HAKKINDA GENEL BİLGİLER KAYACIK İSMİNİN KAYNAĞI Kayacık Köyü nün isminin kaynağı hakkında iki rivayet bulunmaktadır. Bunlar şöyle
SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ
1 SÜLEYMAN ŞAH TÜRBESİ Gürbüz MIZRAK Süleyman Şah Türbesi ve bulunduğu alan Suriye'nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisindeydi. Burası Türkiye'nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak
Azrail in Bir Adama Bakması
Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen
İdari Durum. İklim ve Bitki Örtüsü. Ulaşım
. İdari Durum İlçemizde belediye teşkilatı 1884 yılında kurulmuştur. İlçeye bağlı 16 mahalle muhtarlığı bulunmaktadır. Mezra ve oba mevcut değildir. İklim ve Bitki Örtüsü İnönü Marmara, Ege ve İç Anadolu
UŞAK'DA BIR KÖPRÜ KITABESI ÇANLı KÖPRÜ (H. 653. M. 1255)
»^o^y^^ (S)>-^ı>^-^ ûi^^ts^ Okunuşu : Essultanî UŞAK'DA BIR KÖPRÜ KITABESI ÇANLı KÖPRÜ (H. 653. M. 1255) )ena hazihi imara Emir Sipah Salar *Şücaeddin Kızıl bin Nuhbe (?) edamallahu sümuvvehu cemaziyelûlâ
İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK
İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ. Konu:14.YÜZYIL BEYLİKLER DÖNEMİ MİMARİSİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI BÖLÜMÜ Konu:14.YÜZYIL BEYLİKLER DÖNEMİ MİMARİSİ İran üzerinden geçerek Batı Anadolu'ya yerleşen Türk boyların dan bir bölümü 13. yüzyıl sonlarında
Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:
Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği
BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi
2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI
Bodrum Sutopu Takımı, Başkan Kocadon u ziyaret etti
Bodrum Sutopu Takımı, Başkan Kocadon u ziyaret etti Türkiye Sutopu Federasyonu na bağlı Bodrum Yarımada Su Sporları Kulübü sporcuları, elde ettikleri başarının ardından Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon
tarafından yazıldı. Pazartesi, 13 Ağustos :33 - Son Güncelleme Pazartesi, 13 Ağustos :52
ASİLDER in organize ettiği ve çok sayıda genç üyemizin katılımı ile 2-16 Temmuz 2012 tarihleri arasında gerçekleşen ASİLDER Umre Organizasyonumuz güzel bir şekilde tamamlanmıştır. Rabbim, bu güzel organizasyona
SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ
SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ BAKİ SARISAKAL SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ 1880 yılının başında Samsun da açıldı. Üçüncü Ordu nun sorumluluğu altındaydı. Okulun öğretmenleri subay ve sivillerdi. Bu okula öğrenciler
AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)
AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan
SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5
SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5 BAKİ SARISAKAL SELANİK Selanik 26 Mayıs: Selanik Limanında Padişahın Gelişini Bekleyen Selanik Valisi İbrahim Bey ve Hükümet Erkânı Selanik Limanında Padişahı Bekleyen
Sonuç. Beylikler dönemi, Anadolu'da Türk kültür ve medeniyetinin gelişmesi
78 ağaçları bulunan yer, Ermenek'e bağlı Görme! Köyü'nde 32 Paşaçukuru olarak bilinen yer, Ermenek'te Emir Ahmed mülkü civarındaki yer, Ermenek'e bağlı Gargara Köyü'nde 33 yer, Mut Medresesi yakınındaki
Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Cennet, Tanrı nın Harika Evi
Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Cennet, Tanrı nın Harika Evi Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Lazarus Uyarlayan: Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010 Bible
Kafiristan nasıl Nuristan oldu?
Kafiristan nasıl Nuristan oldu? Afganistan'ın doğusunda Nuristan olarak anılan bölgenin Kafiristan geçmişi ve İslam diniyle tanışmasının hikayesi hayli ilginç. 10.07.2017 / 13:21 Hindikuş Dağları'nın güneydoğusunda
BAŞKAN YAVUZ, TUZLA BELEDİYE BAŞKANI DR.ŞADİ YAZICI, EŞİ
BAŞKAN YAVUZ, TUZLA BELEDİYE BAŞKANI DR.ŞADİ YAZICI, EŞİ DR.FATMA YAZICI YI KIRIKHAN DA AĞIRLADI BAŞKAN YAVUZ, TUZLA BELEDİYE BAŞKANI DR.ŞADİ YAZICI, EŞİ DR.FATMA YAZICI VE TUZLA BELEDİYESİNDEN GELEN KONUKLARINI
DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi
DURAKLAMA DEVRİ KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi 05.08.2017 OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU XVII.YÜZYILDA OSMANLI- AVUSTRYA VE OSMANLI- İRAN İLİŞKİLERİ a-avusturya ile İlişkiler
KURTALAN İLÇESİ. Siirt deki Kültür Varlıkları
KURTALAN İLÇESİ Siirt deki Kültür Varlıkları 163 3.5. KURTALAN İLÇESİ 3.5.1. ERZEN ŞEHRİ VE KALESİ Son yapılan araştırmalara kadar tam olarak yeri tespit edilemeyen Erzen şehri, Siirt İli Kurtalan İlçesi
ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş
ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders Dr. İsmail BAYTAK Orta Asya Tarihine Giriş Türk Adının Anlamı: Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı Türk adından ilk olarak Çin Yıllıklarında bahsedilmektedir. Çin kaynaklarında
Yapımcı Enver Arçak Ankaralı Yahudilerin belgeselini çekti ve paylaştı. Arçak, "Hermana" isimli belgeselinin hikayesini de Odatv'ye anlattı...
Ankara Yahudilerinin anlatılmamış hikayesi ortaya çıktı Yapımcı Enver Arçak Ankaralı Yahudilerin belgeselini çekti ve paylaştı. Arçak, "Hermana" isimli belgeselinin hikayesini de Odatv'ye anlattı... Yapımcı
EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ
EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık
Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te
9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır
Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci
Eylül 2017 Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci Aziz Ogan, 30 Aralık 1888 tarihinde Edremitli Hacı Halilzade Ahmed Bey'in oğlu olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Kataloglama
Cennet, Tanrı nın Harika Evi
Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Cennet, Tanrı nın Harika Evi Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Lazarus Uyarlayan: Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org 2010 Bible
T.C. SİVAS BELEDİYESİ MECLİS PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU. Sayı :1 08/01/2019 Konu : 15 Temmuz Şehitler Meydanı MECLİS BAŞKANLIĞINA (KOMİSYON RAPORU)
MECLİS PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU Sayı :1 08/01/2019 15 Temmuz Şehitler Meydanı Belediye Meclisimizin 03/01/2019 tarihli toplantısında Meclis Plan ve Bütçe Komisyonumuza havale edilen 15 Temmuz Şehitler Meydanı
Birinci İtiraz: Cevap:
Bazı din bilginleri tutulmalarla ilgili bazı itirazlarda bulunarak bu konuda şüpheler uyandırmaya çalışmışlardır. Ulemaların itirazlarından bazıları cevaplarıyla birlikte aşağıya sıralanmıştır. Birinci
Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.
İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11 BİRİNCİ BÖLÜM İLK TÜRK DEVLETLERİNDE EĞİTİM 1.1. HUNLARDA EĞİTİM...19 1.2. GÖKTÜRKLERDE EĞİTİM...23 1.2.1. Eğitim Amaçlı Göktürk Belgeleri: Anıtlar...24 1.3. UYGURLARDA
Sağlık Bakanlığından:
19 Ocak 2013 Sayı : 28533 RESMÎ GAZETE Sayfa : 41 Sağlık Bakanlığından: MEZARLIK YERLERİNİN İNŞAASI İLE CENAZE NAKİL VE DEFİN İŞLEMLERİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE
Doç. Dr. Selçuk ÖZDAĞ
AK PARTİ TBMM GRUP BAŞKANLIĞI MİLLETVEK HAZİRAN 2016 FAALİYET RAPORLARI Doç. Dr. Selçuk ÖZDAĞ TBMM 24. 25. ve 26. Dönem Manisa Milletvekili AK Parti Siyasi Erdem ve Etik Kurulu Üyesi TDED Manisa Şube Başkanı
Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Kulübü Başkanı Metin Baykal: Halkla ilişkilerci girişken olmazsa çok şeyi kaybeder..
Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Kulübü Başkanı Metin Baykal: Halkla ilişkilerci girişken olmazsa çok şeyi kaybeder.. SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?
AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI. Ocak 2016 Sayı: 4
0 T.C. AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI Ocak 2016 Sayı: 4 Sosyal Medya üzerinde oluşturulan Din Kültürü Öğretmenleri grubu tarafından başlatılan "81 ile 81 Akülü Sandalye"
RESTORASYON ÇALIŞMALARI
VAKIFLAR İSTANBUL I. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2010 YILI RESTORASYON ÇALIŞMALARI (01.01.2011 Tarihi İtibari ile) restorasy n 175 restorasy n 175 RESTORASYONU TAMAMLANAN ESERLER (2004-2010) S.NO İLİ İLÇESİ TAŞINMAZ
III. MİLLETLER ARASI TÜRKOLOJİ KONGRESİ Y A Z M A ESERLERDE SERGİSİ. 24 Eylül - 5 Ekim 1979 SÜLEYMANİYE KÜTÜPHANESİ.
III. MİLLETLER ARASI TÜRKOLOJİ KONGRESİ Y A Z M A ESERLERDE V A K IF M Ü H Ü R L E R İ SERGİSİ 24 Eylül - 5 Ekim 1979 SÜLEYMANİYE KÜTÜPHANESİ H azırlayanlar : Dr. GÜNAY KUT NİM ET BAYRAKTAR Süleyman şâh
Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.
TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri
OSMANLI MEDRESELERİ. Tapu ve evkaf kayıtlarına göre orta ve yüksek öğretim yapan medrese sayısı binden fazlaydı.
B130214028 Nil ÜSTER OSMANLI MEDRESELERİ Medrese, Müslüman ülkelerinde orta ve yüksek öğretimin yapıldığı eğitim kurumlarının genel adıdır. Medrese kelimesi Arapça ders kökünden gelir. Medreselerde ders
Anlamı. Temel Bilgiler 1
Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,
ŞATRANC-I UREFA (Arifler Satrancı) Satranç Hindistan da yaklaşık 1500 yıl önce bulunmuş klasik bir strateji oyunudur. Satranç Sanskritçe de
ŞATRANC-I UREFA (Arifler Satrancı) Satranç Hindistan da yaklaşık 1500 yıl önce bulunmuş klasik bir strateji oyunudur. Satranç Sanskritçe de Çaturanga, dört çatu yol ranga anlamlarına gelir. Şatranc-ı Urefa,
Edirne Köprüleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı
Edirne Köprüleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Köprüleri......................... 4 0.1.1 Gazimihal Köprüsü.................... 4 0.1.2 Beyazid Köprüsü.....................
BALIKESİR KAZASI (1840 1845)
1 2 BALIKESİR KAZASI (1840 1845) 3 Tanzimat başlarında BALIKESİR KAZASI (1840 1845) (Demografik Durum) Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Yayın No:8 ISBN 975 94473 4 7 Kapak : Petek Ofset Matbaacılık
HAVRAN BELEDİYEBAŞKANLIĞI 2016 YILI TEMMUZAYI FAALİYET RAPORU
HAVRAN BELEDİYEBAŞKANLIĞI 2016 YILI TEMMUZAYI FAALİYET RAPORU A-KİLİT PARKE TAŞI İLE YOL YAPIM-ÇEVRE DÜZENLEMESİ VE PARK YAPIMI HİZMETLERİ : 1- İlçemize bağlı Çamdibi mahallesi meydanı çevre düzenlemesi
Sultan Abdülhamid Han hakkında 7 itiraf
Sultan Abdülhamid Han hakkında 7 itiraf Osmanlı Devleti'nin en kritik bir devrinde otuz üç yıl hükümdarlık yapmış İkinci Abdülhamid Han için ağır ithamlarda bulunanların sayısı gittikçe azalmakla birlikte,
Bodrum Belediye Başkanları Kitabı Yayınlandı
Bodrum Belediye Başkanları Kitabı Yayınlandı 1877 yılında kurulan Bodrum Belediyesini ve Bodrum u yöneten Belediye Başkanlarının gözünden Bodrum un anlatıldığı Bodrum Belediye Başkanları kitabı yayınlandı.
MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ
MANİSA'DAN KUDÜS İZLENİMLERİ İlahiyat Fakültesi, Manisa İl Müftülüğü ve İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şubesi işbirliği ile düzenlenen; Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Rektörümüz Prof. Dr. A. Kemal Çelebi, Rektör
İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler
İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd
Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya
VAHYE DAYALI DİNLER YAHUDİLİK Yahudiliğin peygamberi Hz. Musa dır. Bu nedenle Yahudiliğe Musevilik de denir. Yahudi ismi, Yakup un on iki oğlundan biri olan Yuda veya Yahuda ya nispetle verilmiştir. Yahudiler
Iğdır Sevdası. yıp olarak acı bir gerçeklik halinde karşımıza dikilmiştir.
BİRSEN YAYCI (SAYAN) 1950 den önceki dönemlerde il genel meclisi üyesi olarak Iğdır ı temsil eden Hüseyin Yaycı, kişiliği ve kültürüyle Iğdır ın vazgeçilemez renkli bir şahsiyeti ve başarılı bir ticaret
nevi den ( Mes 9şirli) r H i k â y ele
9 Mesnevi den (şiirli) H i k â e y r l e ÖNSÖZ Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. Mevlânâ Celâleddîn Sevgili Okur, Medeniyetimizin temeli olan değerlerimizi Hz. Mevlânâ mızın Mesnevi sinden
İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler
İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler OLAY ÇEVRESINDE GELIŞEN EDEBI METINLER Oğuz Türkçesinin Anadolu daki ilk ürünleri Anadolu Selçuklu Devleti
Proje Adı. Projenin Türü. Projenin Amacı. Projenin Mekanı. Medeniyetimizin İsimsiz Taşları. Mimari yapı- anıt
Önsöz Medeniyet; bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder. Türk medeniyeti dünyanın en eski medeniyetlerinden biridir. Dünyanın
YÜKSELME DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi
YÜKSELME DEVRİ KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ www.tariheglencesi.com Youtube Kanalı: tariheglencesi 02.03.2018 Youtube kanalıma abone olarak destek verebilirsiniz. ARİF ÖZBEYLİ Tahta Geçme Yaşı: 33.3 Saltanat
Sultan Abdulhamit in hayali gerçek oldu BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU BALKANLAR 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI
5 te 7 de AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI AK 4 te YIL: 2012 SAYI : 167 17-24 ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 3 te 6 da Sultan
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ TEST 1 1) Türklerin Anadolu ya gelmeden önce
1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ
1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BAKİ SARISAKAL 1891 MANASTIR SALNAMESİNDE MANASTIR VİLAYETİ BİNALAR VE ARAZİ LİSTESİ Manastır Vilayetinde Nüfus Cemaati İslam Ulah ve Rum Ermeni Bulgar Yahudi
ÖZGEÇMİŞ. 2. Doğum Tarihi : Unvanı :Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu :Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans
ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı :Hasan KARAKÖSE İletişim Bilgileri :Ahi Evran Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Adres Tarih Bölümü Bağbaşı Yerleşkesi KIRŞEHİR Telefon Mail : O.386.2804573 :[email protected]
