Institute For Language & Success Pasif Dinleme Kitapçığı
|
|
|
- Iskender Altıntop
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Institute For Language & Success Pasif Dinleme Kitapçığı
2 Değerli dil talebesi, Bu bir Isuccess dil kurumu ürünüdür. I - success yani ben ve başarı İngilizce dil proğramına hoşgeldiniz. Bu CD-paketininin özelliği sürekli dinleyerek, yani tekrar tekrar dinlemek şartıyla İngilizce dil öğrenme sürecini hızlandırmaktır. Normal şartlarda bir dil öğrenmek uzun seneler ister. Bu metodumuzun özelliği arabanızda işinize giderken, yolda veya evinizdeki rahat ortamınızda kendi imkanlarınızda dinleyerek İngilizce dilini öğrenmektir. Bu proğram işinize, eğitiminize, özel hayatınıza ve hepsinden daha da önemlisi kişiliğinize bir renk, bir canlılık dolayısıyla bir zenginlik katacaktır. Her yaş gurubuna ve mesleğe hitab eden bu çalışma özelliklede şartlardan dolayı ingilizceyi yıllarca ertelemek mecburiyetinde kalmış olan kişilere netice verecek olan bir müjdedir. Bu metot Passive Learning yani pasif öğrenme tekniği olarakda adlandırılmakta. Pasif öğrenmenin en büyük avantajı aktif olarak ezberleme sorununu, yani kalem ve kağıd ile, zaman ayırarak öğrenme sorununu ortadan kaldırmasıdır. Bu CD de sıkılmadan sizlerle heyecanlı bir şekilde öğrenmeyi keşfe çıkacağız. Bu CD paketinin içeriği, Çalışma prensibimiz şudur: Nasıl ki bir binanın yüksekliği binanın temelinin derinliği ile alakalıysa, aynen onun gibi dilde de önemli bir kaç temel unsur vardır. Herseyden önce 200 düzensiz ve 600 düzenli fiilerin çekimleri ve anlamları ile başlayacağız. Fiil çekimlerini bilmemeniz zamanları kullanamayacağınız manasına gelir. Size tavsiyemiz bizim size önerdiğimiz sıralamayı takip etmektir. Fakat unutmayın bu tekniğin sırrı sürekli dinlemektir. Kelimelerin zihninize oturması için en az 1 aylık bir süre gerekir. Bu şekilde sadece pasif öğrenme süreci başlamış olacaktır. Aktif hale gelebilmesi için UYGULAMANIZ gerekecek. Biz bu proğramın son kısmında UYGULAMALI cümle kurulumunu sizlerle beraber çalışacağız. Bu toplam sekiyüz kelimeden sonra ingilizcedeki 5 ana zamanlarla devam edeceğiz. Proğramın en son kısmında ise zamanları ve fiileri cümle içerisinde göreceğiz. Cümle kurulumunu zamanları çalışırken daha iyi anlayacağız. İngilizce gramerin ve pratiğin yanı sıra, başarı psikolojisini ilgilendiren bir takım mesajlarada yer verdik. Bunlardan bir tanesi hayal kurmaktır: insanları başarılı kılan çoğu insanın zannetiği gibi tecrübe, diploma, okul veya kariyer kriteri değildir! Asıl sır hedefe bağlılıktır! Asla unutmayalım Winston Churchil in dediği gibi Uçurtma ancak rüzgara karşı yükselir. Isuccess
3 Düzensiz fiiler: düzensiz fiillerin özellikleri Düzensiz fiiler normal fiildirler. Yani yürümek, koşmak, oynamak, gülmek, doğmak gibi. İçinde eylemi ve işi barındıran kelimedir. Ingilizcede fiiller herzaman 3 defa çekime uğrar. İster düzenli olsun ister düzensiz hiç fark etmez. Düzenli yada düzensiz fiil denmesinin asıl sebebi, fiil çekiminde kurallı ve kuralsız çekime uğramalarından kaynaklanır. Eğer bir fiil kurallı çekime uğrarsa buna düzenli denir, Eğer bir fiil kuralsız çekime uğruyorsa o zamanda düzensiz denir. Bunları derinlemesine anlamamıza gerek yok. Tek bilmemiz gereken, fiil kelimelerinin 3 hallerinide bilmemiz gerektiğidir. Ve bu 3 cekimli hallerinide dinleyerek öğreneceğiz. Fakat bir örnekle fiil çekimlerine kısa bir geçis yapalım. Nasıl ki Türkçe de ben giderim, ben gidiyorum, ben gittim var ise : yani geniş, şimdiki ve geçmiş zamana göre bir fiil çekime uğrarsa. Aynen ingilizcede de zamanlara göre fiil hâl değiştirir. Mesela: gitmek fiili ingilizce de To go (burada ki to kelimeciği Türkçede ki mek mak ekidir. Bu ek fiilin sadece yalın halde olduğunu anlatır. Yani TO (-mek/ - mak) ekini bundan sonra kullanmasakda olur. Çünki fiilin yalın hali ile kökü arasında bir fark yoktur! Gitmek fiili Ingilizcede birinci halde GO, ikinci halde WENT ve üçüncü halde GONE olur. Tekrar edecek olursak: fiiller cümle içinde işi ve eylemi içinde barındıran kelimedir. İngilizce de fiilsiz cümle olmaz. Ingilizce de ayriyeten birde yardımcı fiiller vardır. Bu konu ile şimdiden tanışmamız gerekiyor fakat burada derinlemesine girmeyeceğiz. Zamanları öğrenirken ister istemez bu konuya girmek mecburiyetindeyiz. Ingilzce dilinde, Türkçe de olmayan, fakat Ingilizce de vaz gecemeyiceğimiz yardımcı fiil fenomeni vardır. Kendi başına hiç bir anlam veya mânâ taşımaz. Fakat yardımcı fiil cümle içinde ana fiile sadece yardımcı mahiyetindedir. Yani beraber olduklarında cümle içinde mânâ oluşur. Ana fiillerse, hatırlayacak olursanız düzensiz ve düzenli diye ayırdığımız ana fiil türüdür. 200 düzensiz fiil çekimleri: CD 1, Track 4 1. Ortaya çıkmak arise arose arisen 2. Uyanmak awake awoke awoken 3. Olmak be was/were been 4. Darb etmek eat beat beaten 5. Olmak become became become 6. Bahse girmek bet bet bet 7. Emr etmek bid bid bid 8. Teklif, fiyat teklifi bid bid bid 9. Bağlamak bind bound bound 10. Kanamak bleed bled bled 11. Dayanmak,doğurmak bear bore borne 12. Başlamak begin began begun 13. Isırmak bite bit bitten 14. Esmek,üflemek blow blew blown 15. Kırmak break broke broken 16. Üremek breed bred bred 17. Getirmek bring brought brought 18. Yayın yapmak broadcast broadcast broadcast 19. İnşa etmek build built built 20. Yanmak,yakmak burn burnt burnt 21. Patlamak burst burst burst 22. Satın almak buy bought bought 23. -e bilmek can could be able 24. Fırlatmak atmak cast cast cast, 25. Yakalamak, yetişmek catch caught caught 26. Seçmek choose chose chosen 27. Tutmak,yapışmak cling clung clung 28. Gelmek come came come 29. Mal olmak cost cost cost 30. Sürünmek, sürünmek creep crep crept 31. Kesmek cut cut cut, 32...işiyle uğraşmak deal dealt dealt
4 33. Kazmak dig dug dug 34. *suya* dalmak dive dove dived 35. Yapmak do did done 36. Sürüklemek drag dragged dragged 37. Çekmek, resim çizmek draw drew drawn 38. Rüya görmek dream dreamt dreamt 39. İçmek drink drank drunk 40. Sürmek, kullanmak drive drove driven 41. *suda* boğulmak drown drowned drowned 42. Yaşamak, oturmak dwell dwelt dwelt 43. Yemek eat ate eaten 44. Düşmek fall fell fallen 45. Beslemek feed fed fed 46. Hissetmek, duymak feel felt felt 47. Dövüşmek, savaşmak fight fought fought 48. Bulmak find found found 49. Uymak fit fit fit 50. Kaçmak flee fled fled 51. Fırlatmak fling flung flung 52. Uçmak fly flew flown 53. Kaçınmak forbear forbore forborne 54. Yasaklamak forbid forbade forbidden 55. Olacağı tahmin etmek forecast forecast forecast 56. Olacağı sezinlemek foresee foresaw foreseen 57. Unutmak forget forgot forgotten 58. Affetmek forgive forgave forgiven 59. Terk etmek forsake forsook forsaken 60. Donmak freeze froze frozen 61. Elde etmek, almak get got goten (olmak) 62. Vermek give gave given 63. Gitmek go went gone 64. Öğütmek grind ground ground 65. Yetiştirmek, büyümek grow grew grown CD 1, Track Asmak hang hung hung 67. Sahip olmak have had had 68. İşitmek hear heard heard 69. Saklamak, saklanmak hide hid hidden 70. Vurmak hit hit hit 71. Tutmak hold held held 72. İncitmek hurt hurt hurt 73. Muhafaza etmek, keep kept kept (tutmak) 74. Diz çökmek kneel knelt knelt 75. Örmek knit knit knit 76. Bilmek know knew known 77. Yerleştirmek, koymak lay laid laid 78. Yol göstermek, lead led led (götürmek) 79. Eğilmek, yaslanmak lean leant leant 80. Zıplamak leap leapt leapt 81. Öğrenmek learn learnt learnt 82. Ayrılmak, terk etmek leave left left (bırakmak) 83. Ödünç vermek lend lent lent 84. Izin vermek let let let 85. Uzanmak, yatmak lie lay lain 86. Yakmak light lit lit 87. Kaybetmek lose lost lost 88. Yapmak make made made 89. Mümkün olmak may might Demek istemek mean meant meant 91. Karşılaşmak, meet met met buluşmak 92. Yanılmak mistake mistook mistaken 93. Yanlış anlamak misunderstand misunderstood misunderstood 94. Yanlış duymak mishear misheard misheard 95. Çim biçmek mow mowed mowed,mown 96. meli (mecbruiyet) must had to Büyüyerek sığmamak outgrow outgrew outgrown 98. Yenmek overcome overcame overcome
5 99. Abartmak overdo overdid overdone 100. Ağır basmak override overrode ovderridden 101. Fazla satmak outsell outsold outsold 102. Uyuya kalmak oversleep overslept overslept 103. Yenmek, overthrow overthrew overthrown 104. Ödemek pay paid paid 105. Savunmak plead pled pled 106. Koymak put put put 107. Kanıtlamak prove proved proved 108. Bırakmak quit quit quit (vaz geçmek) 109. Zil, telefon vb* çalmak ring rang rung 110. Okumak read read read 111. Tekrar inşaat etmek rebuild rebuilt rebuilt 112. Tekrar satmak resell resold resold 113. Tekrar anlatmak retell retold retold 114. Kurtulmak, kurtarmak rid rid rid 115. Ata binmek, at ile gitmek ride rode ridden 116. Zil çalmak ring rang rung 117. Yükselmek, doğmak rise rose risen 118. Koşmak run ran run 119. Görmek see saw seen 120. Testereyle kesmek saw sawed sawn,sawed 121. Demek, söylemek say said said 122. Görmek see saw seen 123. Aramak seek sought sought 124. Satmak sell sold sold 125. Göndermek send sent sent 126. Yerleştirmek, koymak set set set 127. Dikiş dikmek sew sewed sewed,sewn 128. Sarsmak, sallamak shake shook shaken 129. Yün kırpmak shear shorn sheared 130. Kan akıtmak shed shed shed 131. Parlamak shine shone shone 132. Vurmak, atmak shoot shot shot 133. meli eki shall should Büyük tuvalet yapmak shit shit shit 135. Göstermek show showed shown,showed 136. Büzülmek, çekmek shrink shrank shrunk 137. Kapamak shut shut shut 138. Şarkı söylemek sing sang sung 139. Batmak sink sank sunk 140. Oturmak sit sat sat 141. Öldürmek slay slew slain 142. Uyumak sleep slept slept 143. Kaymak slide slid slid 144. Atmak, sapan atmak sling slung slung 145. Yarmak, yırtmak slit slit slit 146. Kokmak, koklamak smell smelt smelt, smelled 147. Tohum ekmek sow sowed sown,sowed 148. Konuşmak speak spoke spoken 149. Hızla gitmek speed sped sped.speeded 150. Harflerini söylemek spell spelt spelt,spelled 151. Harcamak spend spent spent 152. Dökmek spill spilt spilt 153. Dönmek spin spun spun 154. Tükürmek spit spat spat 155. Yarılmak, bölmek split split split 156. Bozmak spoil spoilt spoilt,spoiled 157. Kaşıkla yedirmek spoon-feed spoon-fed spoon-fed 158. Yaymak, yayılmak spread spread spread 159. Sıçramak, fırlamak spring sprang sprung 160. Ayakta durmak stand stood stood 161. Çalmak(hırsızlık yapmak steal stole stolen 162. Sokmak, yapıştırmak stick stuck stuck 163. Arı sokması sting stung stung
6 164. Pis kokmak stink stank stunk stunk 165. Dağıtmak, yaymak strew strewed strewed,strewn 166. Uzun adımla yürümek stride strode stridden 167. Çarpmak strike struck struck 168. Çabalamak strive strove striven 169. Güneş yanması sun-burn sun-burnt sun-burnt 170. Yemin/küfür etmek swear swore sworn 171. Tükürmek sweep swept swept 172. Şişmek sweel swelled swelled,swollen 173. Yüzmek swim swam swum 174. Sallanmak swing swung swung 175. Almak, götürmek take took taken 176. Öğretmek teach taught taught 177. Yırtmak tear tore torn 178. Anlatmak, söylemek tell told told 179. Düşünmek, zannetmek think thought thought 180. Gelişmek thrive throve thriven 181. Atmak throw threw thrown 182. Dürtmek, sokmak thrust thrust thrust 183. Yol gitmek, yürümek tread trod trodden 184. Zorluk/acı çekmek undergo underwent undergone 185. Anlamak understand understood understood 186. Üzerine almak undertake undertook undertaken 187. Desteklemek uphold upheld upheld 188. Altüst etmek, bozmak upset upset upset 189. Kullanmak use used used 190. Uyanmak, uyandırmak wake woke woken 191. Giymek wear wore worn 192. Örmek weave wove woven 193. Ağlamak weep wept wept 194. Islatmak wet wet wet 195. Dilemek, arzulamak will would Oyun, kumar vb. win won won 197. Döndürmek, saat kurmak wind wound wound 198. Çekmek withdraw withdrew withdrawn 199. Bükmek wring wrung wrung 200. Yazmak write wrote written CD 1, Track 6 Düzenli fiiller Düzensiz fiillerde olduğu gibi, düzenli fiiller de normal birer fiilldir. Yani cümle içindeki iş, eylem ve enerjiyi taşırlar. Örnek: Ali nin koşması gibi Aralarındaki fark, düzenli fiiler çekime uğradıkları zaman önceden nasıl çekime uğrayacağını bilebiliyoruz. Düzenli fiiler düzensiz fiiler listesinin dışında kalan tüm diger fiillerin tümüdür de diyebiliriz. Elbette bu 600 fiilin dışında daha yüzlerce fiil var, fakat bu proğramda amacımız sağlam bir temel atmak olduğu için en önemli 600 fiili ele alacağız. Düzenli fiiller kurallı olduğu için, şimdi isterseniz bu kuralı açıklayalım: tanım olarak fiilin ikinci ve üçüncü halleri ed takısı alır. Ve -t olarak okunur. Bazen ekstra bir -e harfi var ise, sadece -d harfini alması yeterli olur. Şimdi 600 düzenli fiiler ve anlamları.
7 600 düzenli fiil çekimleri: CD 1, Track 8 1. Kabul etmek accept accepted accepted 2. Toplamak add added added 3. Hayran olmak admire admired admired 4. Itiraf etmek admit admited admited 5. Tavsiye etmek advise advised advised 6. Parasal gücü yetmek afford afforded afforded 7. Hem fikir olmak agree agreed agreed 8. Alarma geçirmek alert alerted alerted 9. Müsade etmek allow allowed allowed 10. Eğlemek amuse amused amused 11. Analiz etmek analyse analysed analysed 12. Anons etmek announce announced announced 13. Sinirini bozmak annoy annoyed annoyed 14. Cevap vermek answer answered answered 15. Özür dilemek apologise apoligised apoligised 16. Görünmek appear appeared appeared 17. Alışlamak applaud applauded applauded 18. Minnettar olmak appreciate appreciated appreciated 19. Uygun görmek approve approved approved 20. Tartışmak argue argued argued 21. Düzenlemek arrange arranged arranged 22. Tutuklamak arrest arrested arrested 23. Ulaşmak arrive arrived arrived 24. Sormak ask asked asked 25. Eklemek attach attached attached 26. Saldırmak attack attacked attacked 27. Yeltenmek attempt attempted attempted 28. İştirak etmek attend attented attented 29. Cezbetmek, çekmek attract attracted attracted 30. Kaçınmak avoid avoided avoided 31. Kayırmak back backed backed 32. Pişirmek bake baked baked 33. Dengelemek balance balanced balanced 34. Yasaklamak ban banned banned 35. Güm diye çarpmak bang banged banged 36. Açmak (baş açmak) bare bared bared 37. Beyzbol sopası ile vurma bat batted batted 38. Banyo yapmak bathe bathed bathed 39. Muharebe etmek battle battled battled 40. Işımak, yansımak beam beamed beamed 41. Yalvarmak beg begged begged 42. Terbiyeli olmak behave behaved behaved 43. Ait olmak belong belonged belonged 44. Beyazlatmak bleach bleached bleached 45. Kutsamak bless blessed blessed 46. Kör olmak blind blinded blinded 47. Göz kırpmak blink blinked blinked 48. Kirletmek blot blotted blotted 49. Yüzün kızarması blush blushed blushed 50. Övünmek boast boasted boasted 51. Kaynamak boil boiled boiled 52. Sürgülemek bolt bolted bolted 53. Bombalamak bomb bombed bombed 54. Yer ayırtmak book booked booked 55. Sıkılmak bore bored bored 56. Ödünç almak borrow borrowed borrowed 57. Sıçramak bounce bounced bounced 58. Eğilmek bow bowed bowed 59. Kutulamak box bosed bosed 60. Fren yapmak brake braked braked 61. Dal budak sarmak branch branched branched 62. Nefes almak breathe breathed breathed
8 2. ve 3. hali aynı 63. Morarmak bruise bruised 64. Fırçalamak brush brushed 65. Köpürmek bubble bubbled 66. Çarpmak bump bumped 67. Yanmak burn burned 68. Gömmek bury burried 69. Vızıldamak buzz buzzed 70. Hesab etmek calculate calculated 71. Telefonla aramak call called 72. Kamp yapmak camp camped 73. İlgilenmek care cared 74. Taşımak carry carried 75. Oymak carve carved 76. Neden olmak cause caused 77. Meydan okumak challenge challenged 78. Değiştirmek change changed 79. Doldurmak, itham charge charged 80. Kovalamak chase chased 81. Hile yapmak, aldat. cheat cheated 82. Kotrol etmek check checked 83. Alkışlamak, tezahürat cheer cheered 84. Çiğnemek chew chewed 85. Boğazında kalmak choke choked (tıkanmak) 86. Baltayla kesmek chop chopped 87. Talep etmek claim claimed 88. Alkışlamak clap clapped 89. Temizlemek clean cleaned 90. Aydınlatmak clear cleared 91. Kırpmak clip clipped 92. Kapatmak close closed 93. Rehberlik etmek coach coached 94. Sarmak coil coiled 95. Biriktirmek collect collected 96. Renklendirmek colour coloured 97. Taramak comb combed 98. Emr etmek command commanded 99. Iletişim kurmak communicate communicated 100. Kıyaslamak compare compared 101. Yarışmak compete competed 102. Şikayet etmek complain complained 103. Tamamlamak complete completed 104. Konsantre olmak concentrate concentrated 105. İlgilendriemk concern concerned 106. İtiraf etmek confess confessed 107. Kafa karışması confuse confused 108. Bağlamak connect connected 109. Hesaba katmak consider considered 110. Oluşmak consist consisted 111. Içermek contain contained 112. Devam etmek continue continued 113. Kopyalamak copy copied 114. Doğrulamak correct corrected 115. Öksurmek cough coughed 116. Saymak count counted 117. Kaplamak cover covered 118. Çatlatmak crack cracked 119. Çarpışmak, kaza crash crashed 120. Sürünmek crawl crwaled 121. Karşıdan karşıya cross crossed 122. Ezmek crush crushed 123. Ağlamak cry cried 124. Tedavi etmek cure cured 125. Kıvırcık yapmak curl curled 126. Kavis yapmak curve curved 127. Bisiklet sürmek cycle cycled 128. Baraj yapmak dam damed
9 129. Zarar vermek damage damaged 130. Dans etmek dance danced 131. Cesaret etmek dare dared 132. Çürümek decay decayed 133. Kandırmak deceive deceived 134. Karar vermek decide decided 135. Dekore etmek decorate decorated 136. Ertelemek delay delayed 137. Memnun olmak delight delighted 138. Teslim etmek deliver delivered 139. Bağlı olmak depend depended 140. Tasvir etmek describe described 141. Firar etmek desert deserted 142. Hak etmek deserve deserved 143. Mahv etmek destroy destroyed 144. Algılamak detect detected 145. Geliştirmek develop developed 146. Hem fikir olmamak disagree disagreed 147. Kaybolomak disappear dissappeared 148. Uygun bulmamak disapprove disapproved 149. Silahsızlandırmak disarm disarmed 150. Keşf etmek discover discovered 151. Sevmemek dislike disliked 152. Bölmek divide divided 153. Çiftlemek double doubled 154. Süphelenmek doubt doubted 155.Sürümek drag dragged 156. Kurutmak drain drained CD 1, Track Rüya görmek dream dreamed 158. Giyinmek dress dressed 159. Damlamak drip dripped 160. Düşürmek drop dropped 161. Boğulmak drown drowned 162. Davul çalmak drum drummed 163. Kurumak dry dried 164. Tozunu almak dust dusted 165. Para kazanmak earn earned 166. Eğitmek educate educated 167. Kişiyi bozmak embarrass embarrassed 168. İşe almak employ employed 169. Boşaltmak empty emptied 170. Cesaretlendirmek encourage encouraged 171. Sonlandırmak end ended 172. Keyiflenmek, hoş enjoy enjoyed 173. Girmek enter entered 174. Eğlendirmek entertain entertained 175. Kaçmak escape excaped 176. Muayene etmek examine examined 177. Heyecanlanmak excite excited 178. Mazaret excuse excused 179. Alıştırma yapmak exercise exercised 180. Var olmak exist existed 181. Genişlemek expand expanded 182. Beklenti içinde olmak expect expected 183. Açıklamak explain explained 184. Patlamak explode exploded 185. Uzatmak extend extended 186. Yüzleşmek face faced 187. Solmak fade faded 188. Başarısız olmak fail failed 189. Beğenmek fancy fancied 190. Araba kem bağlamak fasten fastened 191. Fakslamak fax faxed 192. Korkmak fear feared 193. Etrafını citle çevrelemek fence fenced 194. Kapıp getirmek fetch fetched
10 195. Dosyalamak file filed 196. Doldurmak fill filled 197. Filme almak film filmed 198. Kovmak fire ired 199. Uymak fit fitted 200. Tamir etmek fix fixed 201. Kanat çırpmak flap flapped 202. Flaş tutmak flash flashed 203. Su üzerinde durmak float floated 204. Sel basması flood flooded 205. Akmak flow flowed 206. Çicek açması flower flowered 207. Dürmek fold folded 208. Takip etmek follow followed 209. Kandırmak fool fooled 210. Zorlamak force forced 211. Şekil vermek form formed 212. Kurmak found founded 213. Çerçevelemek frame framed 214. Korkutmak frighten frightened 215. Kızartmak fry fried 216. Kapmak grab grabbed 217. Rendelemek grate grated CD 1, Track Yağlamak, jölelemek grease greased 219. Selamlamak greet greeted 220. Sırıtmak grin grinned 221. Elle kavramak grip gripped 222. İnlemek groan groaned 223. Garanti vermek guarantee guaranteed 224. Nöbet beklemek guard guarded 225. Tahmin etmek guess guessed 226. Rehberlik etmek guide guided 227. Çekiçle vurmak hammer hammered 228. Elden vermek hand handed 229. Halletmek handle handled 230. Asmak hang hanged 231. Olmak happen happened 232. Taciz etmek harass harassed 233. Zarar vermek harm harmed 234. Nefret etmek hate hated 235. Hayaletlenmek haunt haunted 236. Yöne doğru gitmek head headed 237. İyileşmek heal healed 238. Tepeleme doldurmak heap heaped 239. Isıtmak heat heated 240. Yardım etmek help helped 241. Çengele asmak hook hooked 242. Sekmek hop hopped 243. ümid etmek hope hoped 244. Süzülmek hover hovered 245. Sarılmak hug hugged 246. Mırıldanmak hum hummed 247. Avlanmak hunt hunted 248. Acele etmek hurry hurried 249. Tesbit etmek identify identified 250. Gözden gelmez olmak ignore ignored 251. Hayal etmek imagine imagened 252. Etkilemek impress impressed 253. Daha iyi bir hale getirmek improve improved 254. İçermek include included 255. Artırmak increase increased 256. Etkilemek influence influenced 257. Bilgilendirmek inform informed 258. Enjekte etmek inject injected 259. Yaralanmak injure injured 260. Talimat vermek instruct instructed
11 261. Niyetlenmek intend intended 262. Ilgilenmek interest interested 263. Karışmak interfere interfered 264. Sözünü bölmek, kesmek interrupt interrupted 265. Tanıştırmak introduce introduced 266. Icat etmek invent invented 267. Davet etmek invite invited 268. Gıcık etmek irritate irritated 269. Kaşınmak itch itched 270. Haps etmek jail jailed 271. Sıkıştırmak jam jammed 272. Koşu yapmak jog jogged 273. Katılmak join joined 274. Şaka yapmak joke joked 275. Önyargılamak judge judged 276. Topları havaya atıp yakalamak juggle juggled 277. Atlamak jump jumped 278. Tekme atmak kick kicked 279. Öldürmek kill killed 280. Öpmek kiss kissed CD 1, Track Diz çökmek kneel kneeled 282. Örmek knit knit 283. Kapıya tıklatmak knock knocked 284. Düğümlemek knot knotted 285. Etiketlemek label labeled 286. İnmek land landed 287. Devam etmek last lasted 288. Gülmek laugh laughed 289. Lanse etmek launch launched 290. Öğrenmek learn learned 291. Dengelemek level leveled 292. Lisanslı license lincensed 293. Yalamak lick licked 294. Yalan söylemek lie lied 295. Hafiflemek lighten lightened 296. Sevilmek like liked 297. Listelemek list listed 298. Dinlemek listen listened 299. Yaşamak live lived 300. Yüklü load loaded 301. Kilitlemek lock locked 302. Arzulamak long longed 303. Bakmak look looked 304. Sevilmek love loved 305. Adam yerleştir. man manned 306. İdare etmek manage managed 307. Yürüyüş yaptır. march marched 308. İşaretlemek mark marked 309. Evlenmek marry married 310. Eşlemek match matched 311. Eşleşmek mate mated 312. Önemsemek matter mattered 313. Ölçmek measure measured 314. Burnunu sokmak meddle meddled 315. Erimek melt melted 316. Ezberlemek memorise memorised 317. Elbise tamir etmek mend mended 318. Karıştırmak, dağıtmak mess up messed up 319. Süt sağmak milk milked 320. Maden işletmek mine mined 321. Özlemek miss missed 322. Karıştırmak mix mixed 323. İnlemek moan moaned 324. Demir atmak moor moored 325. Yas tutmak mourn mourned 326. Hareket etmek move moved
12 327. Soyulmak mug mugged 328. Mat çarpmak multiply multiplied 329. Öldürülmek murder murdered 330. İsim vermek name named 331. İhtiyaç olmak need needed 332. Yuva yapmak nest nested 333. Olumlu baş salla nod nodded 334. Not etmek note noted 335. İlgisini çekmek notice noticed 336. Numaralamak number numbered 337. İtaat etmek obey obeyed 338. Karşı çıkmak object objected 339. Gözlemlemek observe observed 340. Elde etmek obtain obtained 341. Meydana gelmek occur occured 342. İncitmek offend offended 343. Teklif etmek offer offered 344. Açmak open opened 345. Sipariş vermek order ordered 346. Taşmak over flow 347. Verecekli, borçlu olmak owe owed 348. Sahip olmak own owned 349. Paketlemek pack packed 350. Kürek çekmek paddle paddled 351. Boyamak paint painted 352. Park etmek park park etmek CD 2, Track Ayrılmak part parted 354. Geçmek pass passed 355. Yapıştırmak paste pasted 356. Ara vermek pause paused 357. Gagalamak peck pecked 358. Pedal çevirmek pedal pedalled 359. Soymak (kabuk) peel peeled 360. Dikizlemek peep peeped 361. Performans göster. perform performed 362. İzinli olmak permit permitted 363. Tel ile aramak phone phoned 364. Cimcirmek pinch pinched 365. Yerleştirmek place placed 366. Planlamak plan planned 367. Bitki dikmek plant planted 368. Oynamak play played 369. Memnun olmak please pleased 370. Pirize takmak plug plugged 371. Parlatmak polish polished 372. Sahip olmak possess possessed 373. Postayla gönder post posted 374. İçecek koymak pour poured 375. Pratik yapmak practise practised 376. İbadet etmek pray prayed 377. Vaaz vermek preach preached 378. Bir önceki precede preceded 379. Tercih etmek prefer prefered 380. Hazırlık yapmak prepare prepared 381. Presente etmek present presented 382. Muhafaza etmek preserve preserved 383. Basmak press pressed 384. Numara yapmak pretend pretended 385. Engel olmak prevent prevented 386. Dökümünü almak print printed 387. Üretmek produce produced 388. Proğramlanmış program programmed 389. Söz vermek promise promised 390. Korumak protect protected 391. Temin etmek provide prvided 392. Cekmek pull pulled
13 393. Şişirmek pump pumped 394. Yumruk atmak punch punched 395. Delmek puncture punctured 396. Cezanlandırmak punish punished 397. İtmek push pushed 398. Sorgulamak question questioned 399. Sıraya girmek queue queued 400. Yarışmak race raced 401. Isı yaymak radiate radiates 402. Yağmur yağmak rain rained 403. Büyütmek raise raised 404. Uzanmak reach reached 405. Farketmek realize realized 406. Teslim almak receive received 407. Tanımak recognise recognised 408. Kayıt yapmak record recorded 409. Azaltmak reduce reduced 410. Yansımak reflect reflected 411. Reddetmek refuse refused 412. Pişman olmak regret regretted 413. Hüküm sürmek reign reigned 414. Geri cevirmek reject rejected 415. Rahatlamak relax relaxed 416. Salıvermek release released 417. İnanmak rely relied 418. Orada kalmak remain remained 419. Hatırlamak remember remembered 420. Hatırlatmak remind reminded 421. Kaldırıp atmak remove removed 422. Tamir etmek repair repaired 423. Tekrar etmek repeat repeat 424. Yer değistirmek replace replaced 425. Cevap vermek reply replied CD 2, Track Rapor etmek report reported 427. İstek yapmak request requested 428. Kurtarmak rescue rescued 429. Emekli olmak retire retired 430. Geri dönmek return returned 431. Suyun altına tut. rinse rinsed 432. Riske atmak risk risked 433. Soyulmak rob robbed 434. Yuvarlanmak roll rolled 435. Çürümek rot rotted 436. Masaj yapmak rub rubbed 437. Mahv etmek ruin ruimed 438. Yönetilmek rule ruled 439. Acele etmek rush rushed 440. Yelken açmak sail sailed 441. Hoşnud olmak satisfy satisfied 442. Kurtarmak save saved 443. Korkmak scare scared 444. Dağılmak scatter scattered 445. Kömür gibi yakmak scorch schorched 446. Kazımak scrape scraped 447. Kaşımak scratch scratched 448. Çığlık atmak scream screamed 449. Vidalamak screw screwed 450. Birşeyler karala. scribble scribbled 451. Fırçalamak scrub scrubbed 452. Mühürlemek seal sealed 453. Aramak search searched 454. Ayırmak separate seperated 455. Hizmet vermek serve served 456. Yerleşmek settle settled 457. Gölgelenmek shade shaded
14 458. Paylaşmak share shared 459. Traş olmak shave shaved 460. Başını sokacak yer shelter sheltered 461. Titremek shiver shivered 462. Şok olmak shock shocked 463. Alış veriş yapmak shop shopped 464. İç çekmek sigh sighed 465. İşaret etmek sign signed 466. Sinyal vermek signal signaled 467. Günah işlemek sin sinned 468. Yudumlamak sip sipped 469. Kayak yapmak ski skied 470. Atlayarak geç. skip skipped 471. Tokatlamak slap slapped 472. Kaymak slip slipped 473. Yavaşlamak slow slowed 474. Parçalamak smash smashed 475. Gülümsemek smile smiled 476. Sigara içmek smoke smoked 477. Kaçırmak snatch snatched 478. Hapşırmak sneeze sneezed 479. Koklamak sniff sniffed 480. Horlamak snore snore 481. Kar yağması snow snowed 482. ıslak olmak soak soaked 483. Yatıştırıcı soothe soothed 484. Ses çıkarmak sound sounded 485. Canını bağışla. spare spared 486. Kıvılcım spark sparked 487. Yerini saptamak spot spotted 488. Spreylemek spray sprayed 489. Filizlenmek sprout sprouted 490. Ezmek squash squashed 491. Cıyaklamak squeak squeaked 492. Tiz ses squeal squealed 493. Sıkmak squeeze squeezed 494. Lekelenmek stain stained 495. Pul yapıştırmak stamp stamped 496. Bakmak stare stared 497. Başlamak start started 498. Kalmak stay stayed 499. Dümenle idare etm. steer steered CD 2, Track Adım atmak step stepped 501. Karıştırmak stir stirred 502. Dikiş atmak stitch stichted 503. Durmak stop stopped 504. Depolamak store stored 505. Bağlı olmak strap strapped 506. Kuvvetlenmek strengthen strengthened 507. Esnemek stretch streched 508. Üstünü çıkartmak strip stripped 509. Tıka basa doldurmak stuff stuffed 510. Çıkarma işlemi subtract subtracted 511. Başarmak succeed succeeded 512. Emmek suck sucked 513. Acı cekmek suffer suffered 514. Öneride bulunma k suggest suggested 515. Yakışmak suit suited 516. İhtiyacı karşılamak supply supplied 517. Destek vermek support supported 518. Farz etmek suppose supposed 519. Sürpriz yapmak surprise surprised 520. Çepe cevrelenmek surround surrounded 521. Şüpheli suspect suspected 522. Askıya almak suspend suspended 523. Değitirmek switch switched
15 524. Konuşmak talk talked 525. Ehlileştirmek tame tamed 526. Hafifçe tıklatmak tap tapped 527. Tadına bakmak taste tasted 528. Sataşmak tease teased 529. Tel ile aramak telephone telephoned 530. Baştan çıkarmak tempt tempted 531. Dehşete kapılmak terrify terrified 532. Test yapmak test tested 533. Erimek, buzu çözül. thaw thawed 534. Tıkırdamak tick ticked 535. Gıdıklamak tickle tickled 536. Bağlı olmak tie tied 537. Zamanlama time timed 538. Bahşiş vermek tip tipped 539. Yorgun olmak tire tired 540. Dokunmak touch touched 541. Turlamak tour toured 542. İzinden gitmek trace traced 543. Takas etmek trade traded 544. Antrenman yapmak train trained 545. Ulaştırmak transport transported 546. Tuzağa düşmek trap trapped 547. Seyahat etmek travel travelled 548. Davranmak treat treated 549. Titremek tremble trembeled 550. Kandırmak trick tricked 551. Hızlı yürümek trot troted 552. Sorunlu, düşünceli trouble troubled 553. Güvenmek trust trusted 554. Denemek try tried 555.Asılmak tug tugged 556. Tökezlemek tumble tumbled 557. Dönmek turn turned 558. ıvrılmak twist twisted 559. Teşekkür etmek thank hanked 560. Arabanın çekilmesi tow towed 561. Sürçmek trip tripped 562. Daktilo etmek type typed 563. Soyunmak undress undressed 564. Emniyet kemer çöz unfasten unfastened 565. Birlik olmak unite united 566. Kilidini çözmek unlock unlocked 567. Bavulu açmak unpack unpacked 568. Düzensiz untidy untidied 569. Kullanmak use used 570. Kaybolmak vanish vanished 571. Misafir olmak visit visited 572. Ağıt yakmak wail wailed 573. Beklemek wait waited 574. Yürümek walk walked 575. Merak etmek wander wandered 576. İstemek want wanted 577. Sıcak warm warmed 578. Uyarmak warn warned 579. Yıkamak wash washed 580. İsraf etmek waste waisted CD 2 Track İzlemek watch watched 582. Sulamak water watered 583. El sallamak wave waved 584. Tartmak weigh weighed 585. Hoşgeldin demek welcome welcomed 586. Sizlanmak whine whined 587. Kırbaçlamak whip whipped 588. Fırıl fırıl dönmek whirl whirled 589. Fısıldamak whisper whispered
16 Renkler: Colours CD 2, Track 5 Kırmızı Red Green yeşil Yellow sarı Black Siyah White Beyaz Brown Kahverengi Orange Turuncu Purple Mor Pink Pembe Gray Gri Navy Blue Lacivert Alfabe: The Alphabet CD 2, Track 6 Alfabeye telefon konuşmalarında yada zor bir ismi kodlamak mecburiyetinde kaldığımız zaman ihtiyaç duyuyoruz. Ingilizce de Türkçe de olan, ü, ö, ç, ş harfleri olmamasına rağmen kelime içinde bu sesleri sürekli olarak kullanıyoruz. A B C D E F G H İ J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z CD2, Track 7 Peki ü, ö, ç, ş kelimeleri kelime içinde nasıl kullanılıyor? Örnekler: Example kelimesinde X harfi, gz şeklinde ses verir, Bayan O, She. Ingilizcede sh harfleri yan yana geldiği zaman. ş sesini verir Erkek O, He sondaki e harfi burada i sesini verir ve HE (hii) olarak okunur İngilizce de o harfi genel manada a şekline okunur. Örneğin: Üzerinde manasındaki ON edatı, ON (AN) şeklinde okunur Fakat on kelimeciğine e harfini ekladiğimiz zaman ses uzar ve ONE (yani bir) şekline okunur ONCE (bir defa) ce harfleri yan yana s şekline duyulur. U harfi ise genelde ya a şeklinde yada yu, bazende ü şeklinde okunur. Under (altında), understand (anlamak), usually (genelde), utensils (mutfak araç gereçleri). Turn (dönmek), curve (kavis), A harfi bazen a bazende e gibi ses verir.. bazen car (kar) (araba), bazende cat (ket) (kedi) şeklinde ses verir. Öğrenmek fiili, learn ea ö sesini veriyor. İki ee harfi yan yana, i harfini uzatır. İki oo harfi de uzatılır: pool (puul) ama book (buk) (kitap) kısa okunur. Ch, ç sesini veriyor chalk (tebeşir), child (çocuk), chicken (tavuk), chamber (oda). Th, yumuşak bir şekilde iki diş arasından üfleyerek ses verir. Yani Thhhh şeklinde. Thank you (teşekür ederim), think (düşün), Th başka yerlerde d olarakda ses verir,,, There (orada), mother (anne).
17 Rakamlar: Numbers CD 2, Track 8 1 one 11 eleven 21 twenty-one 2 two 12 twelve 22 twenty-two 3 three 13 thirteen 23 twenty-three 4 four 14 forteen 24 twenty-four 5 five 15 fifteen 25 twenty-five 6 six 16 sixteen 26 twenty-six 7 seven 17 seventeen 27 twenty-seven 8 eight 18 eighteen 28 twenty-eight 9 nine 19 nineteen 29 twenty-nine 10 ten 20 twenty 30 thirty 31 thirty-one 41 forty-one 32 thirty-two 42 forty-two 33 thirty-three 43 forty-three 34 thirty-four 44 forty-four 35 thirty-five 45 forty-five 36 thirty-six 46 forty-six 37 thirty-seven 47 forty-seven 38 thirty-eight 48 forty-eight 39 thirty-nine 49 forty-nine 40 forty 50 fifty 51 fifty-one 61 sixty-one 52 fifty-two 62 sixty-two 53 fifty-three 63 sixty-three 54 fifty-four 64 sixty-four 55 fifty-five 65 sixty-five 56 fifty-six 66 sixty-six 57 fifty-seven 67 sixty-seven 58 fifty-eight 68 sixty-eight 59 fifty-nine 69 sixty-nine 60 sixty 70 seventy 71 seventy-one 81 eighty-one 72 seventy-two 82 eighty-two 73 seventy-three 83 eighty-three 74 seventy-four 84 eighty-four 75 seventy-five 85 eighty-five 76 seventy-six 86 eighty-siz 77 seventy- seven 87 eighty-seven 78 seventy-eight 88 eighty-eight 79 seventy-nine 89 eighty-nine 80 eighty 90 ninety 91 ninety-one 92 ninety-two 93 ninety-three 94 ninety-four 95 ninety-five 96 ninety-six 97 ninety-seven 98 ninety-eight 99 ninety-nine 100 one hundred Tarihler ve Aylar: Dates and Months CD 2, Track 9 Aylara gelmeden önce, özellikle birinci, ikinci veya üçüncü diyebilmek için.şu şekilde söylememiz gerekir: 1(inci) ocak st of January 2010 / birinci ocak 2010
18 birinci first on-birinci eleventh İkinci second on-ikinci twelvth üçüncü third on-üçüncü thirteenth dördüncü fourth on-beşinci fifteenth beşinci fifth on-altıncı sixteenth altıncı sixth on-yedinci seventeeth yedinci seventh on-sekizinci eigteenth sekizinci eighth on-sekizinci nineteenth dokuzuncu ninth yirminci twentieth onuncu tenth twennty-first yirmi-birinci twenty-second yirmi-ikinci twenty-third yirmi-üçüncü twenty-fourth yirmi-dördüncü twenty-fifth yirmi-beşinci thirty otuzuncu thirty-first otuz-birinci. Aylar: Months CD 2, Track 10 JANUARY, FEBRUARY, MARCH, APRİL, MAY, JUNE, JULY, AUGUST, SEPTEMBER, OCTOBER, NOVEMBER, DECEMBER Günler: Days CD 2, Track 11 MONDAY, TUESDAY, WEDNESDAY, THURSDAY, FRİDAY, SATURDAY, SUNDAY Isim kelimeleri Nouns CD 2, Track Yaş - age - ages 2. Hava air (sayılamaz) 3. Hayvan animal animals 4. Cevap answer answers 5. Elma apple appels 6. Alan area areas 7. Kol arm arms 8. Sanat art arts 9. Bebek baby babies 10. Arka back backs 11. Top ball balls 12. Banka bank banks 13. Tuvalet bathroom - bathrooms 14. Kumsal beach - beaches 15. Güzellik beauty - beauties 16. Zil bell bells 17. Kuş bird birds 18. Minik parça bit bits 19. Blok block- blocks 20. Kan blood bloods 21. Bluz blouse - blouses 22. Gemi boat boats 23. Vücud body bodies 24. Kemik bone bones 25. Kitap book books 26. Altta bottom bottoms 27. Kutu box boxes 28. Erk çocuk boy - boys 29. Otobüs bus busses 30. Dal branch - branches 31. Ekmek bread bread(s) 32. Tenefüs break breaks 33.Erk kardeş- brother brothers 34. Arama call calls 35. Kamp camp camps 36. Başkent capital capitals 37. Kaptan captain captains 38. Araba car cars 39. Kart card cards 40. Bakım care care 41. Vakâ case cases 42. Kedi cat- cats 43. Nedeler cause causes 44. Hücre cell cells 45. Kuruş cent cents 46. Yüzyıl century - centuries 47. Sandalye chair chairs 48. Şans chance chances 49. Değişiklik change changes 50. Karakter character - characters 51. Çocuk child - children 52. Şehir - city - cities 53. Sınıf class classes 54. Tırmanış climb climbs 55. Duvar saati clock clocks 56. Dolap closet - closets 57. Bulut cloud- clouds 58. Palto coat coats 59. Renk colour colours 60. Şirket company companies 61. Kondüsyon condition - conditions 62. Kıta continent continents 63. Kopya copy copies 64. Ülke country countries
19 65. Kurs course - courses 66. Örtü cover covers 67. Kalabalık crowd crowds 68. Ağlama cry - cries 69. Akıntı current - currents 70. Kesik cut - cuts 71. Alaycı cynic cynics 72. Dans dance dances 73. Tehlike danger dangers 74. Gün day days 75. Ölü dead deads 76. Anlaşma deal deals 77. Dizayn design designs 78. Sözlük dictionary dictionaries 79. Bölüm division divisions 80. Doktor doctor doctors 81. Köpek dog dogs 82. Dolar dollar dollars 83. Kapı door doors 84. Rüya dream dreams 85. Elbise dress dresses 86. Içecekler drink drinks 87. Kulak ear ears 88. Toprak earth - earths 89. Etki effect effects 90. Yumurta egg eggs 91. Bilet ticket - tickets 92. Gözlük glassess - glassess 93. Ayna mirror mirrors 94. Ceket jacket - jackets 95. Çorap sock socks 96. Ayakkabı shoe shoes 97. Kot pantolon jean - jeans 98. Tren train trains 99. Uçak plane planes 100. Tatlı sweet sweets Cümle nasıl kurulur: kaç çeşit cümle vardır? CD 2, Track 14 Cümle kurulumu kelime dagarcığından sonra en önemli konudur. Onun için bu konu üzerinde derinlemesine duracağız. Fakat zorlaştırmayıp, oldukça kolay ve pratik bir şekilde anlatacağız. Bir cümlede herzaman eylemi yapan birisi vardır: ben, sen, O, biz, siz yada onlar. Bunların yerine elbette özel isimlerden, Ali, Ayşe de kullanabiliriz. Bu eylemi yapan kişi aktif cümlelerde her zaman cümlenin en başında yer alır. Biz bu proğramda sadece aktif cümlelerle çalışacağız. Kısaca işi, eylemi yapan kişi cümlenin en başında olmalı. İngilizcede öznesiz cümle olmaz. Türkçede oynuyorum dediğimiz zaman kimin oyun oynadığını hemen anlayabiliyoruz. İngilizce de ben onuyorum demek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde cümle kırık olur. Ben Sen O Biz Siz Onlar I You He erkek/ she bayan / it (hayvanlar ve cansız varlıklar için kullanıyoruz) We You They Olumlu bir cümleye nasıl başlamamız gerektiğini şimdi biliyoruz. Olumlu cümlede ikinci yer herzaman YARDIMCI FİİLLERİN yeridir. Altın sır, ingilizce de iki istinanın dışında yardımcı fiilsiz asla cümle kurmuyoruz. İster olumlu, ister olumsuz istersede soru cümlesi olsun. Eğer bu altın kuralı anlar ve tatbiki hususunda gereken antrenmanı yaparsanız, ingilizceyi çözmüş olursunuz. Türkçe dilinde bunun karşılığını aramayı da istemeyın, çünki bu ingilizceye has olan ve öyle kabul etmemiz gereken bir gerçek.
20 Yardımcı fiillerin hiç bir mânâları yoktur. Tek görevleri cümle içindeki ana fiile yardım etmektir. Yani ancak beraber olunca cümleye mâna gelmiş olur. Kısaca mâna katmaya yardım eder ve başka bir görevi de yoktur diyebiliriz. Eğer ingilizce de cümle içinde kelimlerin yerlerini iyi anlarsanız ve bir ingilizce cümlenin yardımcı fiilsiz olmayacağını kabul edebilirseniz, ingilizcenin en can alıcı meslesini anladınız demektir. Bundan sonra tek yapmamız gereken zamanlarda ki öğeleri açmak. Olumlu cümlede birinci yer eylemi yapan kişi: ikinci yer yardımcı fiilin, üçüncü yer, ana fiilin, dördüncü yer nereye, nerede? Sorularına cevap veren yani nesne nin yeridir. Ve en son yer ise zaman dilimine aittir. Ana fiil ile kastımız, düzenli veya düzensiz fiillerdir. Bunları bol miktarda ele aldık. Nesne ile kastımız aslında çok basit, oynuyorsan nerede oynuyorsun, gdiyorusan nereye gidiyorsun? Sorularına cevap verir. Geziyorsan nerede geziyorsun, atlıyorsan neyin üzerinden atlıyorsun. Zannediyorum anlaşıldı yani fiilin etkilediği şeydir bu. En son yerde ise hangi zaman diliminde olduğunu söylemek için kullanıyoruz. Adı üzerinde ZAMANLARI anlamak için senin eylemi hangi zaman diliminde yaptığını bilmeliyiz ki hangi zamandan konuşacağımız belli olsun. Tekrar: Olumlu cümle: Şahız zamiri + yardımcı fiil + ana fiil + nesne + zaman dilimi. Soru cümlesi: Peki bir soru cümlesi kurmak istediğimiz zaman ne yapacağız? Ingilizcede iki türlü soru cümlesi vardır. Birinci türünde her zamanda, istisnasız YARDIMCI FiiL cümlenin en başına getirilir. Ve diğer öğeler aynı yerlerinde kalırlar. Aslında bu kadar basit! Az sonra zamanları anlatırken örnekler alacağız. Yardımcı fiil + şahıs zamiri + ana fiil + nesne + (zaman dilimi)? Olumsuz cümle: Kısaca birde olumsuz cümle nasıl kurulur ona bakalım: olumsuz bir cümlede sadece NOT (olumsuzluk eki) olumlu cümledeki yardımcı fiil ile ana fiilin aralarına konur. Böylece cümle olumsuz olur. Hakikatten bu kadar anlatıldığı gibi kolaydır. Şahız zamiri + yardımcı fiil + NOT + ana fiil + zaman dilimi. ZAMANLAR: CD 2, Track 17 ders 5 Simple present Tense Türkçesi Geniş zaman: bu zamanda eylemin sürekliliği en önemli ve en belirleyici faktörüdür. Yani bir eylem eğer her sabah, her gün, her hafta, her ay, her sene tekerrür ediyorsa o zaman bu cümlenin oluştuğu zamana Simple Present Tense diyoruz. Bir kaç örnek alalım, bir talebe her sabah okula gider, bir işci her sabah işine gider, bir insan her sabah kahvaltı yapar, yada güneş her sabah doğar. Zannediyorum mesele anlaşıldı! Bu örneklerin hepsinde mütemadiyen bir süreklilik söz konusudur. Kısaca kuralımızı şöyle ifade edebiliriz: genel gerçeklerde, alışkanlıklarda bu zamanı seçmeli ve kullanmalıyız. I, You, We, They, He, She, It: bizim önce de ifade edildiği gibi şahıs zamirlerimiz. Artık bildiğimiz üzere, olumlu cümlenin başına her zaman şahıs zamirleri gelmekte. Şahıs zamirlerinden sonra cümle içindeki ikinci yer bu zamanda yardımcı fiillere ait:
21 I, You, We, They Do kullanıyoruz He, She, it Does kullanıyoruz Yardımcı fiilerden sonra üçüncü yerde ana fiilin birinci halini alıyoruz. Mesela gitmek fiili GO gibi. Burada ufak bir edatı açıklamak istiyorum. Okul kelimesi school dur. OKUL değilde okula demek istersem, kısaca to school demem gerekiyor. Dolayısyla ben her sabah okula giderim cümlesinde önce, ben kelimesini alıcam, yani I, daha sonra yardımcı fiilimi, yani DO, ana fiilim, GO, nereye okul- a...yani to school, ve bunu her gün yapıyor olacağım. I do go to school every day olur. Sadece bu zamanda ve geçmiş zamanın olumlu cümlesinde yardımcı fiilimi bırakmak gibi bir lüksüm var. Bu çok önemli sadece Simple Present Tense ve Past Tense (geçmiş zamanda) olumlu cümlesinde yardımcı fiilimi bırakabilirim. Bu iki istisnanın dışında hiç bir zamanda hiçbir cümle çeşidinde yardımcı fiil bırakılmaz. Son bir kural daha: He, She ve It öznelerinde does yardımcı fiilini alır. Az öncede ifade ettiğim gibi, eğer olumlu cümlede yardımcı fiili bırakmak istersem ana fiilim s veya es takısı alır. Örnekler: Ben her gün işe giderim I do go to school every day Fakat istisna olarak yardımcı fiilimi bırakabiliyordum. I go to school every day de olur. CD2, Track 18 Soru: sen okula her gün gidermisin? Yardımcı fiil başa gelecek. Önce yardımcı fiil i belirleyelim: sen- you dur dolayısiyla DO yardımcı fiili kullanacağız. Do you go to school every day? Does he go to school morning morning? Does yradımcı fiilinin kullanıldığı cümlelerde asla bir s takısı kullanılmaz! CD2 SON CD 3, Track 1 Olumsuz cümledeyse NOT olumsuzluk eki, yardımcı fiil ile ana fiil ín tam aralarına gelir. Yani Ben hergün okula gitmem.önce olumlu şeklini alalım: I go to school every morning. NOT olumsuzluk eki geldiği zaman: I do not go to school every morning. Olur Do ve not birleştiği zaman: don t şeklinde söylenebilir be does not: doesn t şeklinde kısaltılabilir. Geniş zamanın olumsuz ve soru cümlesinde asla yardımcı fiilerimi bırakamam. Tebrik ederim ilk cümlenizi kurdunuz. Az once cümle nasıl kurulur konusuna girmiştik. Soru cümlesi yapabilmek için, yardımcı fiil cümlenin en başına gelecek.
22 CD 3, Track 2 Dersimizin bu kısmında Simple Present Tense, yani Geniş Zamandan bol miktarda farklı cümleler alacağız. Önce cümlenin Türkçesiyle başlayıp, sonra sizlere aynı cümlenin ilngilizcesini aktaracağım. Bu şeklinde cümlenin yardımcı fiili olan şeklini göreceğiz, hemen sonrada yardımcı fiilsiz olan şeklini göreceğiz. Sürekli dinlemeniz ümidiyle. Simple Present tense: Ilk etapta durum tanımlayan tek fiili küçük cümleler kuracağız. Bunlarda geniş zamanda kurulan cümlelerdir. Fakat içlerinde tek fiil bulundurmaları hasebiyle kendilerinden başka yardımcı fiil almazlar. Türkçe olumlu cümle Olumlu ingilizce yardımcı fiilli 1 Ben buradayım I am here 2 Sen oradasın You are there 3 O Can / O Jane He is Can / She is Jane 4 Biz mutluyuz We are happy 5 Siz akıllısınız You are smart 6 Onlar üzgün They are unhappy 7 Çocuk zayıf The child is thin 8 Adam kuvvetli The man is strong 9 Güneş parlar The sun is shining 10 Bu çok az This is very few 11 Bu çok fazla This is too much 12 Araba pahalı The car is expensive 13 Elmalar ucuz Appels are cheap 14 Bu masa büyük This table is big 15 Bu çanta küçük This bag is small 16 Bugün çok güzel It is beautiful today 17 Ben okula her gün giderim I do go to school every day 18 Sen her sabah işe gidersin You do go to work every morning 19 O (erk) her hafta sonu top oynar He does play footbal every weekend 20 Biz her sene tatile gideriz We do go on holiday every year 21 Siz her akşam yürürsünüz You do (take a) walk every evening 22 Onlar haftada bir toplanırlar They do meet every week 23 Ben hep müzik dinlerim I always do listen to music 24 Sen ara sıra arabanı yıkarsın You sometimes do wash your car 25 O (bayan) haftada bir saçlarını yıkar She does wash her hair once a week 26 Biz her sene maratona katılırız We do join the marathon every year 27 Sizin başınız hep ağrır Your head does ache all the time 28 Rüzgar her kış eser The wind does blow every winter 29 O her zaman oynar He does play all the time 30 Mühendisler her sene inşa ederler Engineers do build every year 31 Çocuklar her sabah kahvaltı yapar Children eat breakfast every morning 32 Köpekler ısırır Dogs do bite 33 Biz her gün ekmeği keseriz We do cut the bread every day 34 Onlar tatilde denize dalarlar They do dive during holidays 35 O ödevini hafta sonu yapar She does do her homework in the weekends Yardımcı fiilsiz ingilizce olumlu cümle 1 I go to school every day 2 You go to work every morning 3 He plays footbal every weekend 4 We go on holiday every year 5 You (take a) walk every evening 6 They meet every week 7 I always listen to music 8 You sometimes wash your car 9 She washes her hair once a week 10 We join the marathon every year 11 Your head aches all the time 12 The wind blows every winter 13 He plays all the time 14 Engineers build every year 15 Children eat breakfast every morning 16 Dogs bite 17 We cut the bread every day 18 They dive during holidays 19 She does her homework in the weekends
23 ends *Bu çalışmada kısaltmaları almadık. Öncelik doğru kullanmayı öğrenmek. Türkçe olumsuz cümle Olumsiz ingilizce cümle 1 Ben burada değilim I am not here 2 Sen orada değilsin You are not there 3 O Can değil / O jane değil He is not Can / She is not Jane 4 Biz mutlu değiliz We are not happy 5 Siz akıllı değilsiniz You are not smart 6 Onlar üzgün değiller They are not unhappy 7 Çocuk zayıf değil The child is not thin 8 Adam kuvvetli değil The man is not strong 9 Güneş parlamaz The sun is not shining 10 Bu çok az değil This is not very few 11 Bu çok fazla değil This is not too much 12 Araba pahalı değil The car is not expensive 13 Elmalar ucuz değil Appels are not cheap 14 Bu masa büyük değil This table is not big 15 Bu çanta küçük değil This bag is not small 16 Bugün çok güzel değil It is not beautiful today* 17 Ben okula her gün gitmem I do not go to school every day 18 Sen her sabah işe gitmezsin You do go to work every morning 19 O (erk) her hafta sonu top oynamaz He does not play footbal every weekend 20 Biz her sene tatile gitmeyiz We do not go on holiday every year 21 Siz her akşam yürümezsiniz You do not (take a) walk every evening 22 Onlar haftada bir toplanmazlar They do not meet every week 23 Ben sürekli müzik dinlemem I do not listen to music 24 Sen ara sıra arabanı yıkamazsın You sometimes do not wash your car 25 O (bayan) haftada bir saçlarını yıkamaz She does not wash her hair once a week 26 Biz her sene maratona katılmayız We do not join the marathon every year 27 Sizin başınız hep ağrımaz Your head does not ache all the time 28 Rüzgar her kış esmez The wind does not blow every winter 29 O her zaman oynamaz He does not play all the time 30 Mühendisler her sene inşa etmezler Engineers do not build every year 31 Çocuklar her sabah kahvaltı yapmazlar Children do not eat breakfast every morning 32 Köpekler ısırmaz Dogs do not bite 33 Biz her gün ekmeği kesmeyiz We do not cut the bread every day 34 Onlar tatilde denize dalmazlar They do not dive during holidays 35 O ödevini hafta sonu yapmaz She does not do her homework in the week CD 3, Track 4 Türkçe soru cümleleri Olumsuz soru cümleleri 1 Ben buradamıyım? Am I here? 2 Sen oradamısın? Are you there? 3 O Can mı? / O jane mi? Is he Can? / Is she Jane? 4 Biz mutlumuyuz? Are we happy? 5 Siz akıllımısınız? Are you smart? 6 Onlar üzgünmü? Are they unhappy? 7 Çocuk zayıfmı? İs the child not thin 8 Adam kuvvetlimi? Is the man strong? 9 Güneş parlamazmı? Is the sun shinning? 10 Bu çok azmı? Is this very few? 11 Bu çok fazlamı? Is this too much? 12 Araba pahalımı? Is the car expensive? 13 Elmalar ucuzmu? Are the appels cheap? 14 Bu masa büyükmü? Is this table big? 15 Bu çanta küçükmü? Is this bag small? 16 Bugün çok güzelmi? İs it beautiful today? 17 Ben okula her gün gidermiyim? Do I go to school every day? 18 Sen her sabah işe gidermisin? Do you go to work every morning? 19 O (erk) her hafta sonu top oynarmi? Does he play footbal every weekend? 20 Biz her sene tatile gidermiyiz? Do we go on holiday every year? 21 Siz her akşam yürürmüsünüz? Do you (take a) walk every evening? 22 Onlar haftada bir toplanırlarmı? Do they meet every week? 23 Ben sürekli müzik dinlermiyim? Do I listen to music? 24 Sen ara sıra arabanı yıkarmısın? Do you sometimes wash your car? 25 O (bayan) haftada bir saçlarını yıkarmı? Dore she wash her hair once a week? 26 Biz her sene maratona katılırmıyız? Do we join the marathon every year? 27 Sizin başınız hep ağrırmı? Does your head ache all the time? 28 Rüzgar her kış esermi? Does the wind blow every winter? 29 O her zaman oynarmı? Does he play all the time? 30 Mühendisler her sene inşa ederlermi? Do engineers build every year? 31 Çocuklar her sabah kahvaltı yaparlarmı? Do dhildren eat breakfast every morning? 32 Köpekler ısırlarmı? Do dogs bite? 33 Biz her gün ekmeği kesermiyiz? Do we cut the bread every day? 34 Onlar tatilde denize dalarlarmı? Do they dive during holidays:?
24 35 O ödevini hafta sonu yaparmı? Does she do her homework in the weekends? CD 3, Track 5 Present Continuous Tense Bu zamanın sırrı yine eylemin hangi zamanda yer aldığını bilmektir. Burada eylem şuanda, içinde bulunduğumuz zamanda yer almaktadır: yani NOW (şimdi). Türkçe karşılığıda anlayacağınız gibi Şimdiki Zamandır. Bu sefer: Ben okula şimdi gidiyorum.. demek durumundayız. Yine olumlu cümle şahıs zamirleriyle başlıyor: Olumlu cümleye: I, you, we, they, He, She, it ile başlıyoruz. Burada ki yardımcı fiilerim ise am, is, are kelimeleridir. Önceden de anlatıldığı gibi her zamanda yardımcı fiil (YF) değişir. I am You, we, they are he, she, it is is Burada da hatırlatmakta fayda var. YF in kendi başlarına manâları yoktur. Bu zamanda da ana fiilimizin birinci halini alacağız ve bu haline ing takısını mecburen ekleyeceğiz. Mesela: Şahıs zamiri + am/is/are + Ana fiil birinci hali (+ING) + nesne + zaman dilimi Ben şimdi okula gidiyorum. Olumlu cümlesini kurabilmek için. Ben, yani I, alıyorum, daha sonra YF i, I karşılığinda am var, üçuncü olarak ana fillin birinci hali (verb 1) ve buna eklenmiş bir şekilde -ing takısı. Nereye gidiyorum, okula. To school ve hangi zaman diliminde. Şimdi, yani now I am go-ing to school now. Sen okula gidiyorsun. You are going to school now. Soru cümlesi Soru cümlesinde, YF en başa gelir Sen okula şimdi gidiyormusun? Are you going to school now? Olumsuz cümledeyse. NOT YF ile AF arasına gelecektir. ben şimdi gitmiyorum. I am not going to school now. Tebrik ederim... şimdiki zamanda ilk cümlelerinizi kurdunuz. CD 3, Track 6 Present continuous Tense Bu zamanda bildiğiniz gibi, eylem şu anda olmakta onun için ilk cümlelerde şimdi yani NOW kelimesini veya onu ifade eden zamanları kullanacağız. Fakat bir müddet sonra kullanmamıza gerek olmadığını göreceksiniz. Bu zamanda yardımcı fiierimi artık bırakmam mümkün değil. Türkçe olumlu cümle ingilice olumlu cümle 1 Ben şimdi okula gidiyorum I am going to school now 2 Sen şimdi işe başlıyorsun You are beginning your work now 3 O (erk) şuanda yolda yürüyor He is walking in de street at the moment 4 O (bayan) şuanda resim çiziyor She is drawing a picture 5 Biz şuan telefonda konuşuyoruz We are talking on the phone now 6 Siz düşünüyorsunuz You are thinking 7 Ben basketbol oynuyorum I am playing basketball 8 Sen kitap okuyorsun You are reading a book 9 O mektup yazıyor He is writing a letter 10 O calışıyor She is working 11 Biz yatağımızda uyuyoruz We are sleeping in our bed 12 Siz hediye veriyorsunuz You are giving a gift 13 Onlar koşuyorlar They are running 14 Çocuk bardağı tutuyor The child is holding the cup/ glass 15 Jane şarkı söylüyor Jane is singing a song 16 John kalemi kırıyor John is breaking the pen 17 Babam beni çağırıyor My father is calling me 18 Annem beni telefonla arıyor My mother is calling me on the phone 19 Parmağım kanıyor My finger is bleeding
25 20 Adam kitabını satıyor The man is selling his book 21 Boyacı duvarı boyuyor The painer is painting the wall 22 John Ahmet ile bahse giriyor John is betting with Ali (Ahmet) 23 Kızım odasında ders çalışıyor My daughter is studyingin her room 24 Şuanda toplantı yapıyoruz We are having a meeting now 25 Geleceği tahmin ediyorum I am forecasting the future 26 O şuanda diz çöküyor He is kneeling right now 27 Şuanda ödünç para alıyor She is borrowing money now 28 Şuanda ödünç para veriyor She is lending money now 29 Annem beni affediyor My mother is forgiving me 30 Oğluma futbol oynamayı yasaklıyorum I am forbidding my son to play footbal 31 Televizyon seyrediyorum I am watching TV 32 Sen yemek hazırlıyorsun You are preparing a meal 33 Arabamı tamir ediyorum I am reparing my car 34 Terzi elbise tamir ediyor The tailor is mending a dress 35 Beraber sohbet ediyoruz We are chatting together CD3, Track 7 Türkçe olumsuz cümle Ingilice olumsuz cümle 1 Ben şimdi okula gitmiyorum I am not going to school now 2 Sen şimdi işe başlamıyorsun You are not beginning your work now 3 O (erk) şuanda yolda yürümüyorum He is not walking in de street at the moment 4 O (bayan) şuanda resim çizmiyor She is not drawing a picture 5 Biz şuan telefonda konuşmuyoruz We are not talking on the phone now 6 Siz düşünmüyorsunuz You are not thinking 7 Ben basketbol oynamıyorum I am not playing basketball 8 Sen kitap okumuyorsun You are not reading a book 9 O mektup yazmıyor He is not writing a letter 10 O calışmıyor She is not working 11 Biz yatağımızda uyumuyoruz We are not sleeping in our bed 12 Siz hediye vermiyorsunuz You are not giving a gift 13 Onlar koşmuyorlar They are not running 14 Çocuk bardağı tutmuyor The child is not holding the cup 15 Jane şarkı söylemiyor Jane is not singing a song 16 John kalemi kırmıyor John is not breaking the pen 17 Babam beni çağırmıyor My father is not calling me 18 Annem beni telefonla aramıyor My mother is not calling me on the phone 19 Parmağım kanamıyor My finger is not bleeding 20 Adam kitabını satmıyor The man is not selling his book 21 Boyacı duvarı boyamıyor The painter is not painting the wall 22 John Ahmet ile bahse girmiyor John is not betting with Ali (Ahmet olacak) 23 Kızım odasında ders çalışmıyor My daughter is not studying in her room 24 Şuanda toplantı yapmıyor We are not having a meeting now 25 Geleceği tahmin etmiyorum I am not forecasting the future 26 O şuanda diz çökmüyor He is not kneeling right now 27 O şuanda ödünç para almıyor She is borrowing money now 28 O şuanda ödünç para vermiyor She is not lending money now 29 Annem beni affetmiyor My mother is not forgiving me 30 Oğluma futbol oynamayı yasaklamıyorum I am not forbidding my son to play footbal 31 Televizyon seyretmiyorum I am not watching TV 32 Sen yemek hazırlamıyorsun You are not preparing a meal 33 Arabamı tamir etmiyorum I am not reparing my car 34 Terzi elbise tamir etmiyor The tailor is not mending a dress 35 Beraber sohbet etmiyoruz We are not chatting together CD 3, Track 8 Türkçe soru cümle Ingilice soru cümle 1 Ben şimdi okula gidiyormuyum? Am I going to school now? 2 Sen şimdi işe başlıyormusun? Are you beginning your work now? 3 O (erk) şuanda yolda yürüyormu? Is he walking in de street at the moment? 4 O (bayan) şuanda resim çiziyormu? Is she drawing a picture? 5 Biz şuan telefonda konuşuyormuyuz? Are we talking on the phone now? 6 Siz düşünüyormusunuz? Are you thinking? 7 Ben basketbol oynuyormuyum? Am I playing basketball? 8 Sen kitap okuyormusun? Are you reading a book? 9 O mektup yazıyormu? Is he writing a letter? 10 O calışıyormu? Is she working? 11 Biz yatağımızda uyuyormuyuz? Are we sleeping in our bed? 12 Siz hediye veriyormusunuz? Are you giving a gift? 13 Onlar koşuyorlarmı? Are they running? 14 Çocuk bardağı tutuyormu? Is the child holding the cup? 15 Jane şarkı söylüyormu? Is Jane singing a song? 16 John kalemi kırıyormu? Is John breaking the pen? 17 Babam beni çağırıyormu? Is my father calling me? 18 Annem beni telefonla arıyormu? Is my mother calling me on the phone? 19 Parmağım kanıyormu? Is my finger bleeding? 20 Adam kitabını satıyormu? Is the man selling his book? 21 Boyacı duvarı boyuyormu? Is the painter painting the wall?
26 22 John Ahmet ile bahse giriyormu? Is John betting with Ahmet? 23 Kızım odasında ders çalışıyormu? Is my daughter studying in her room? 24 Şuanda toplantı yapıyormuyuz? Are we having a meeting now? 25 Geleceği tahmin ediyormuyum? Am I forecasting the future? 26 O şuanda diz çöküyormu? Is he kneeling right now? 27 Şuanda ödünç para alıyormu? Is she borrowing money now? 28 Suanda ödünç para veriyormu? Is she lending money now? 29 Annem beni affediyormu? Is my mother forgiving me? 30 Oğluma futbol oynamayı yasaklıyormuyum? Am I forbidding my son to play footbal? 31 Televizyon seyrediyormuyum? Am I watching TV? 32 Sen yemek hazırlıyormusun? Are you preparing a meal? 33 Arabamı tamir ediyormuyum? Am I reparing my car? 34 Terzi elbise tamir ediyormu? Is the tailor mending a dress? 35 Beraber sohbet ediyormuyuz? Are we chatting together? CD 3, Track 9 Simpel Past tense Türkçe karşılığı di-li Geçmiş Zamandır. Bu zamanda eylem geçmişte yer almış ve bu eylem bitmiştir. Bundan önceki iki zamanda olduğu gibi yine, I, you we, they, he she it ile basliyoruz. Fakat burada ki yardımcı fiilimiz DİD kelimeciğidir. Dün, yada bir saat önce gibi zaman dilimlerinde yer alan eylem olumlu cümlede ikinci hali kullanılır. Fakat bir cümlede kural olarak iki fiil türü arka arkaya geçmiş halde bulunamaz. Mesela Ben dün okula gittim,. Cümlesi. Bu cümlede yine I ile başlıyoruz, sonra YF geliyor burada did YF kullanacağız. Burada did aslında, hatırlayın do fiilinin ikinci hali dolayısıyla did den sonra gelen ana fiil birinci halde olması gerek. Şahıs zamiri + did + ana fiil (birinci hâl) + nesne + zaman dilimi Hatırlarsanız, iki istisnadan bahs etmiştik bir simple present tense (geniş zamanın) birde Past tense (geçmiş zamanın) olumlu cümlesinde YF bırakabiliyordum. Eğer bu zamanda did YF bırakırsam o zaman ana fiilimin ikinci halini kullanmak mecburiyetindeyim. Şahıs zamiri ana fiil (ikinci hâl) + nesne + zaman dilimi Ben dün okula gittim cümlesinde I did go to school yesterday diyebilirim ama did i kaldırıp go nun ikinci halini alabilirim yani I wen t to school yesterday (dün) de olur.
27 Soru cümlesinde: Did en başa gelecek Did I go to school? Olumsuz cümlede: I did not go to school yesterday CD 3, Track 10 Past Tense: Türkçe olumlu cümle Olumlu ingilizce YF 1 Ben buradaydım I was here 2 Sen oradaydın You were there 3 Biz mutluyduk We were happy 4 Onlar üzgündü They were unhappy 5 Çocuk zayıfdı The child was thin 6\ Adam kuvvetliydi The man was strong 7 Bu çok azdı This was very few 8 Bu çok fazlaydı This was too much 9 Araba pahalıydı The car was expensive 10 Elmalar ucuzdu Appels were cheap 11 Bu masa büyükdü This table was big 12 Bu çanta küçükdü This bag was small 13 Bugün çok güzeldi It was beautiful today 14 Ben okula dün gittim I did go to school yesterday 15 Sen bu sabah işe gittin You did go to work this morning 16 O (erk) geçen hafta sonu top oynadı He did play footbal last weekend 17 Biz geçen sene tatile gittik We did go on holiday last year 18 Siz dün akşam yürüdünüz You did (take a) walk yesterday evening I9 Onlar geçen hafta toplandılar They did meet last week 20 Ben geçen sene müzik dinlerdim I did listen to music last year 21 Sen arabanı yıkadın You did wash your car 22 O (bayan) 1 saat önce saçlarını yıkadı She did wash her hair one hour ago 23 Biz geçen ay maratona katıldık We did join the marathon last month 24 Sizin başınız geçenlerde ağrıdı Your head did ache last time 25 Rüzgar geçen kış esdi The wind did blow last winter 26 O her zaman oynardı He did play all the time 27 Mühendisler 1 sene önce inşa ederlerdi Engineers did build a year ago 28 Çocuklar bu sabah kahvaltı yaptılar Children did eat breakfast this morning 29 Köpekler ısırdılar Dogs did bite 30 Biz ekmeği kestik We did cut the bread 31 Onlar tatilde denize daldılar They did dive during holidays 32 O ödevini hafta sonu yaptı She did do her homework in the weekend Yardımcı fiilsiz ingilizce olumlu cümleler I went to school yesterday You went to work this morning He played footbal last weekend We went on holiday last year You did (take a) walk yesterday evening They met last week I listened to music last year You washed your car She washed her hair one hour ago We joined the marathon last month Your head ached last time The wind blew last winter He played all the time Engineers built a year ago Children ate breakfast this morning Dogs bit We cut the bread They dived during holidays She did her homework in the weekend CD 3, Track 12 Türkçe olumsuz cümle Olumsuz ingilizce cümle 1 Ben burada değildim I was not here 2 Sen orada değildin You were not there 3 Biz mutlu değildim We were not happy 4 Onlar üzgün değildiler They were not unhappy 5 Çocuk zayıf değildi The child was not thin 6 Adam kuvvetli değildi The man was not strong 7 Bu çok az değildi This was not very few
28 8 Bu çok fazla değildi This was not too much 9 Araba pahalı değildi The car was not expensive 10 Elmalar ucuz değildi Appels were not cheap 11 Bu masa büyük değildi This table was not big 12 Bu çanta küçük değildi This bag was not small 13 Bugün çok güzel değildi It was not beautiful today 14 Ben okula dün gitmedim I did not go to school yesterday 15 Sen bu sabah işe gitmedin You did not go to work this morning 16 O (erk) geçen hafta sonu top oynamadı He did not play footbal last weekend 17 Biz geçen sene tatile gitmedik We did not go on holiday last year 18 Siz dün akşam yürümediniz You did not (take a) walk yesterday evening I9 Onlar geçen hafta toplanmadılar They did not meet last week 20 Ben geçen sene müzik dinlemedim I did not listen to music last year 21 Sen arabanı yıkamadın You did not wash your car 22 O (bayan) 1 saat önce saçlarını yıkamadı She did not wash her hair one hour ago 23 Biz geçen ay maratona katılmadık We did not join the marathon last month 24 Sizin başınız geçenlerde ağrımadı Your head did not ache last time 25 Rüzgar geçen kış esmedi The wind did not blow last winter 26 O her zaman oynamadı He did not play all the time 27 Mühendisler 1 sene önce inşa etmediler Engineers did not build a year ago 28 Çocuklar bu sabah kahvaltı yapmadılar Children dit not eat breakfast this morning 29 Köpekler ısırmadılar Dogs did not bite 30 Biz ekmeği kesmedik We did not cut the bread 31 Onlar tatilde denize dalmadılar They did not dive during holidays 32 O ödevini hafta sonu yapmadı She did not do her homework in the weekend CD3, Track 13 Türkçe soru cümlesi İngilizce soru cümlesi 1 Ben buradamıydım? Was I here? 2 Sen oradamıydın? Were you there? 3 Biz mutlumuyduk? Were we happy? 4 Onlar üzgünmüydüler? Were they unhappy? 5 Çocuk zayıfmıydı? Was the child thin? 6 Adam kuvvetlimiydi? Was the man strong? 7 Bu çok azmıydı? Was this very few? 8 Bu çok fazlamıydı? Was this too much? 9 Araba pahalımıydı? Was the car expensive? 10 Elmalar ucuzmuydu? Were the appels cheap? 11 Bu masa büyükmüydü? Was this table big? 12 Bu çanta küçükmüydü? Was this bag small? 13 Bugün çok güzelmiydi? Was it beautiful today? 14 Ben okula dün gittimmi? Did I go to school yesterday? 15 Sen bu sabah işe gittinmi? Did you go to work this morning? 16 O (erk) geçen hafta sonu top oynadımı? Did he play footbal last weekend? 17 Biz geçen sene tatile gittikmi? Did we go on holiday last year? 18 Siz dün akşam yürüdünüzmü? Did you (take a) walk yesterday evening? I9 Onlar geçen hafta toplandılarmı? Did they meet last week? 20 Ben geçen sene müzik dinledimmi? Did I listen to music last year? 21 Sen arabanı yıkadınmı? Did you wash your car? 22 O (bayan) 1 saat önce saçlarını yıkadımı? Did she wash her hair one hour ago? 23 Biz geçen ay maratona katıldıkmı? Did we join the marathon last month? 24 Sizin başınız geçenlerde ağrıdımı? Did your head ache last time? 25 Rüzgar geçen kış estimi? Did the wind blow last winter? 26 O her zaman oynarmıydı? Did he play all the time? 27 Mühendisler 1 sene önce inşa ettilermi? Did engineers build a year ago? 28 Çocuklar bu sabah kahvaltı yaptılarmı? Did the children eat breakfast this morning? 29 Köpekler ısırdılarmı? Did the dogs bite? 30 Biz ekmeği kestikmi? Did we cut the bread? 31 Onlar tatilde denize daldılarmı? Did they dive during the holidays? 32 O ödevini hafta sonu yaptımı? Did she do her homework in the weekend? CD 3, Track 15 Present Perfect tense: Maalesef bu zamanın Türkçesi olmadığı için en yakın manasını vermeye çalışacağız. Present Perfect Tense, geçmişte, belirsiz bir zamanda, yapılmış ya da hiç yapılmamış bir eylemi ifade ederken kullanılır. Eylemlerin ne zaman yapıldığı Present Perfect Tense de önemli değildir ve belirtilmez. Eğer geçmişte belirli bir zaman belirtilmesi gerekiyorsa, ya da eylemin ne zaman yapıldığı belirtilmek isteniyorsa, Simple Past Tense kullanılır. Bu zamanda vermek istediğimiz mesaj şimdi-öncesidir.
29 Eylem geçmişte başlar ve şuana kadar etkisi sürer. Yani şuanda bir netice vardır. Yada bir süredir devam eden ve daha yeni tamamlanmış eylemlerde kullanılır. For, since, so far, up till now, untill now ile kullanıldığında present perfect tense geçmişte başlayıp içinde bulunduğumuz ana kadar devem etmekte olan bir eylemden bahsetmek için kullanılır. For belli müddet Since -den beri So far şu ana kadar Up till now bu ana kadar Untill now şu ana kadar I have You/we/ have have He/ She / it has 9 10 senedir evliler; hala evliler They have been married for ten years 10 Teyzemi 2 senedir görmüyorum; hala görmedim yada az önce gördüm I have not seen my aunt for two years 11 Bu filmi üç defa seyrettim; tekrarlarda I have seen this film three times 12 Dünden beri çok yağmur yağdı It has rained a lot since yesterday 13 Biz bir saattir konuşuyoruz We have talked for an hour 14 O bir saat önce uyudu He has slept an hour ago 15 Az önce yemek yaptım I have just cooked a meal 16 Ben sana mektup yolladım I have sent you a letter 17 Onlar dün geldiler; hala buradalar They have arrived yesterday 18 İki saattirbaşım ağrıyor My head has ached for an hour I9 Kazadan beri sol elime yazıyorum Since my accident, i have written with my left hand 20 Aranbamı 1 aydan beri kullanmaktayım I have used my car for a month 21 On yıldiır gözlük takıyorum I have worn glasses for ten years 22 Parmağımı kestim. Kanıyor... I have cut my finger it is bleeding 23 Ablam çok kitap yazdı; bu kitap lar hala mevcut My sister has written many novels 24 Henüz hiç kimse aramadı No one has called yet 25 2 senedir istanbul da oturuyoruz We have lived for two years in Istanbul 26 Seni önceden görmüstüm; çunki tanıyorum I have seen you before Şahıs zamiri + have/has + ana fiil (üçüncü hâl) + nesne + zaman dilimi CD 3, Track 16 Türkçe olumlu cümle Olumlu ingilizce cümleler 1 Ben kitabı okudum hala biliyorum I have read the book 2 Jane dün matematik çalışdı hala biliyor Jane has studied mathematics yesterday 3 Onlar yeni bir apartmana taşındılar; hala oradalar They have moved into a new apartment 4 Arabayı bir ssat önce yıkadım; şimdi temiz I have washed the car one hour ago 5 Az önce kahvaltı yaptım; karnım tok I just have had breakfast 6 Şuana kadar böyle büyük bir ev görmemiştim I have never seen such a big house before 7 Dün toplantıda tanıştılar; hala biliniyor They have met yesterday during the meeting 8 Sabah 10 dan beri buradayım; hala buradayım İ have been here since 10 o clock CD 3, Track 17 Türkçe olumsuz cümle ingilizce olumsuz cümle 1 Ben kitabı okumadum I have not (haven t) read the book 2 Jane dün matematik çalışmadı Jane hasn t studied mathematics yesterday 3 Onlar yeni bir apartmana taşınmadılar They haven t moved into a new apartment 4 Arabayı bir ssat önce yıkamadım I haven t washed the car one hour ago 5 Az önce kahvaltı yapmadım I just haven t had breakfast 6 Şuana kadar böyle büyük bir ev görmemiştim I have never seen such a big house before 7 Dün toplantıda tanışmadılar They haven t met yesterday during the meeting 8 Sabah 10 dan beri burada degildim I haven t been here since 10 o clock 9 10 senedir evli degiller They haven t been married for ten years
30 10 Teyzemi 2 senedir görmüyorum; hala görmedim yada az önce gördüm I haven t seen my aunt for two years 11 Bu filmi üç defa seyretmedim I haven t seen this film three times 12 Dünden beri çok yağmur yağmadı It hasn t rained a lot since yesterday 13 Biz bir saattir konuşmuyoruz We haven t talked for an hour 14 O bir saat önce uyumadı He hasn t slept an hour ago 15 Az önce yemek yapmadım I haven t just cooked a meal 16 Ben sana mektup yolladım I haven t sent you a letter 17 Onlar dün gelmediler They haven t arrived yesterday 18 İki saattir başım ağrımıyor My head hasn t ached for an hour I9 Kazadan beri sol elime yazamadım Since my accident, I haven t written with my left hand 20 Aranbamı 1 aydan beri kullanmamaktayım I haven t used my car for a month 21 On yıldır gözlük takmıyorum I haven t worn glasses for ten years 22 Parmağımı kesmedim I haven t cut my finger 23 Ablam çok kitap yazdı My sister hasn t written many novels 24 Henüz hiç kimse aramadı No one has called yet 25 2 senedir Istanbul da oturmuyoruz We haven t lived for two years in Istanbul 26 Seni önceden görmemistim I haven t seen you before CD 3, Track 18 İngilizce soru cümleleri Have I read the book? Has Jane studied mathematics yesterday? Have they moved into a new apartment? Have I washed the car one hour ago? Have I just had breakfast? Have I ever seen such a big house before? Have they met yesterday during the meeting? Have I been here since 10 o clock? Have they been married for ten years? Have I seen my aunt before? Have I seen this film three times? Has it rained a lot since yesterday? Have we talked for an hour? Has he slept an hour ago? Have I just cooked a meal? Have I sent you a letter? Have they arrived yesterday? Has my head ached for an hour? Have I written with my left hand Since my accident? Have I used my car for a month? Have I worn glasses for ten years? Have I cut my finger? it is bleeding Has my sister written many novels? Has anyone called yet? Have we lived for two years in Istanbul? Have I seen you before? CD 3, Track 19 Future Tense Future Tense Türkçe de Gelecek Zamandır. Yine cümle kurulumu olumlu cümlede, olumsuz ve soru cümlesinde aynıdır. Burada yardımcı fiilerimiz will ve shall dir. Will ve shall arasında anlamsal olarak hiç bir fark yoktur. Fakat will ekseriyette kullanılan yardımcı fiildir. Shal ise sadece I ve WE şahıs zamirlerinde soru şeklinde kullanılır. Future Tense i kullanıma amacımız gelecek zamandan haber vermektir. Eylem bu zamanda daha olmamış, fakat olacaktır. Özelliklede kişi bulunduğumuz zaman diliminde eylemi yapacağına karar vermişse bu zamanı kullanıyoruz. Örnek: Ben yarın Londra ya gideceğim. I will go to Londen tomorrow. Şahıs zamiri + will/shall + fiilin (üçüncü hali) + nesne + zaman dilimi Bu zamanda yardımcı fiilden sonra (YF nin) ana fiilin birinci halini kullanıyoruz.
31 CD 3, Track 20 Türkçe olumlu cümle Olumlu ingilizce YF 1 Ben kitabı okuyacağım I wiil read the book 2 Jane yarın matematik çalışacak Jane will study mathematics tomorrow 3 Onlar yeni bir apartmana taşınacaklar They will move into a new apartment 4 Arabayı bir ssat sonra yıkayacağım I will wash the car in one hour 5 Biraz sonra kahvaltı yapacağım I will have breakfast later 7 Haftaya toplantıda tanışacaklar They will meet during the meeting next week 8 Ben 10 a kadar burada olacağım İ will be here untill 10 o clock 9 10 sene evli olacağız They will be married for ten years 10 Teyzemi 2 hafta sonra göreceğim I will see my aunt after two years 11 Bu filmi bir defa daha seyredeceğim I will watch this film again 12 Öğleden sonra yağmur yağacak It will rain in the aftrenoon 13 Biz bir saat konuşaçağız We will talk for an hour 14 O bir saat sonra uyuyacak He will sleep in an hour 15 O yemek yapacak She will cook a meal 16 Ben sana mektup yollayacağım I will send you a letter 17 Onlar yarın buraya gelecekler They will arrive here tomorrow 18 Başım biraz ağrıyacak My head will ache a bitt 19 Bugün yeni arabamı kullanacağım I will use/ drive my new car 20 Bundan sonra gözlük takacağım I will use glassess from now 21 Ablam roman yazacak My sister will write a novel 22 Babam bugün beni telefonla arayacak My father will call me today 23 Seneye İstanbul a taşınacağız We will move to Istanbul next year Türkçe olumsuz cümle ingilizce olumsuz cümle 1 Ben kitabı okumayacağım I will not read this book 2 Jane yarın matematik çalışmayacak Jane will not study mathematics 3 Onlar yeni bir apartmana taşınmayacaklar They will not move into a new apartment 4 Arabayı bir ssat sonra yıkamayacağım I will now wash the car after 1 hour 5 Biraz sonra kahvaltı yapmyacağım I will not eat breakfast later 6 Haftaya toplantıda tanışmayacaklar They will not meet during the meeting next week 7 Ben 10 a kadar burada olmayacağım I will not be here untill 10 o clock 8 10 sene evli olmayacağız We will not be married for 10 years 9 Teyzemi 2 hafta sonra görmeyeceğim I will not see my aunt after 2 weeks 10 Bu filmi bir defa daha seyretmeyeceğim I will not watch this fil again 11 Öğleden sonra yağmur yağmayacak İt will not rain in the afternoon 12 Biz bir saat konuşmayacağız We will not talk for 1 hour 13 O bir saat sonra uyumayacak He will not sleep after 1 hour 14 O yemek yapmayacak She will not cook a meal 15 Ben sana mektup yollamayacağım I will not send you a letter 16 Onlar yarın buraya gelmeyecekler They will not arrive tomorrow 17 Başım biraz ağrımayacak My head will not ache 18 Bugün yeni arabamı kullanmayacağım I will not drie my new car today I9 Bundan sonra gözlük takmayacağım I will not wear glasses from now on 20 Ablam roman yazmayacak My sister will not write a novel 21 Babam bugün beni telefonla aramayacak My father will not call me today 22 Seneye İstanbul a taşınmayacağız We will not move to Istanbul Türkçe soru cümlesi İngilizce soru cümlesi 1 Ben kitabı okuyacakmıyım? Will I read the book? 2 Jane yarın matematik çalışacakmı? Will Jane study Mathematics tomorrow? 3 Onlar yeni bir apartmana taşınacaklarmı? Will they move into a new apartment? 4 Arabayı bir saat sonra yıkayacakmıyım? Will i wash the car after 1 hour? 5 Biraz sonra kahvaltı yapacakmıyız? Will we have breakfast later? 6 Haftaya toplantıda tanışacaklarmı? Will they meet during the meeting next week? 7 Ben 10 a kadar burada olacakmıyım? Will I be here at 10 o clock? 8 10 sene evli olacakmıyız? Will we be married for 10 years? 9 Teyzemi 2 hafta sonra görecekmiyim? Will i see my aunt after two weeks? 10 Bu filmi bir defa daha seyredecekmiyiz? Will we watch this film again? 11 Öğleden sonra yağmur yağacakmı? Will it rain in the afternoon? 12 Biz bir saat konuşacakmıyız? Will we talk for 1 hour? 13 O bir saat sonra uyuyacakmı? Will he sleep after 1 hour? 14 O yemek yapacakmı? Will she cook a meal? 15 Ben sana mektup yollayacakmıyım? Will I send you a letter? 16 Onlar yarın buraya geleceklermi? Will they arrive here tomorrow? 17 Başım biraz ağrıyacakmı? Will my head ache a bitt? 18 Bugün yeni arabamı kullanacakmıyım? Will I drive my new car today? I9 Bundan sonra gözlük takacakmıyım? Will I wear glassess from now on? 20 Ablam roman yazacakmı? Will my sister write a novel?
32 21 Babam bugün beni telefonla aramayacak Will my father call me today? 22 Seneye İstanbul a taşınacakmıyız? Will we move to Istanbul next year? Değerli talebe, Proğramımızın ilk temel kısmını tamamladık. Bundan sonra sürekli dinlemeniz ve duyduklarınızı kullanmaya çalışmanız gerekiyor. Sizleri özverinizden ve başarınızdan dolayı tebrik ediyorum. Bu proğramın sonudur.
İngilizce Düzenli ve Düzensiz Fiiller - Regular and İrregular Verbs
İngilizce Düzenli ve Düzensiz Fiiller - Regular and İrregular Verbs İngilizce Düzenli Fiiller İngilizce düzenli fiiler -ed takısı alan fiillerdir. Mastar Hali clean finish use Past Simple Past Participle
Base Form Past Simple Past Participle Türkçe anlamı. arise arose arisen ortaya çıkmak. awake awoke awoken uyanmak. bear bore borne katlanmak
Base Form Past Simple Past Participle Türkçe anlamı V1 V2 V3 arise arose arisen ortaya çıkmak awake awoke awoken uyanmak be (am,is,are) was, were been olmak bear bore borne katlanmak beat beat beaten vurmak
IRREGULAR VERBS DÜZENSİZ FİİLLER Infinitive (Mastar) Past Tense Past Participle Türkçe Karşılığı Fiilin 1.Hali Fiilin 2.Hali Fiilin 3.Hali Arise Arose Arisen Doğmak, çıkmak Awake Awoke, awaked Awoken,
İNGİLİZCE FİİLLER KELİME Build OKUNUŞU. biıld ANLAMI YAPMAK, İNŞA ETMEK
- 01 - Build biıld YAPMAK, İNŞA ETMEK - 02 - Burn börn YANMAK, YAKMAK - 03 - Burst börst PATLAMAK - 04 - Buy bay SATIN ALMAK - 05 - Cast kest ATMAK, FIRLATMAK - 06 - Catch keç YAKALAMAK - 07 - Come kam
Irregular Verbs List Düzensiz Fiiller Listesi. awake awoke awoken uyanmak. be was, were been olmak. bear bore borne / born katkanmak, taşımak
Irregular Verbs List Düzensiz Fiiller Listesi SIMPLE FORM arise arose arisen ortaya çıkmak, yükselmek awake awoke awoken uyanmak be was, were been olmak bear bore borne / born katkanmak, taşımak beat beat
DÜZENSİZ FİİLER Present Anlam Past Perfect
DÜZENSİZ FİİLER Present Anlam Past Perfect abide dayanmak abode abode arise doğmak arose arisen awake uyandırmak awoke awaked be olmak was been bear katlanmak bore borne beat dövmek beat beaten become
ÜNİTE 13 SIMPLE PAST TENSE TO DO YABANCI DİL I İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Geçmiş Zaman. Düzenli ve düzensiz fiillerin geçmiş zamanda kullanımı
SIMPLE PAST TENSE TO DO İÇİNDEKİLER Geçmiş Zaman BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Düzenli ve düzensiz fiillerin geçmiş zamanda kullanımı HEDEFLER YABANCI DİL I Bu ünitede amaçlanan kazımlar;
The Present Perfect Tense. Ali is looking for his key. He can t find it. He has lost his key. Finished. Done Been
The Present Perfect Tense Ali is looking for his key. He can t find it. He has lost his key. I / you / we / they have He / she / it / Ahmet / Esra has Finished Lost Done Been (Past Participle) When we
5. Sınıf İngilizce 4. Ünite My Daily Routines Kelime Listesi ve Konu Anlatımı
5. Sınıf İngilizce 4. Ünite My Daily Routines Kelime Listesi ve Konu Anlatımı 5. Sınıf İngilizce 4. Ünite My Daily Routine (Hergün yaptığım şeyler) Ünite Sözlüğü - Kelime Listesi afternoon: öğlen and:
Simple Past Tense (Geçmiş Zaman)
Detaylı bilgi ve Temel Seviye Eğitimlerimiz ya da Özgün Materyallerimiz İçin; https://www.facebook.com/groups/ydsonlinedershane 1 İçindekiler 1.)Simple Past Tense in Cümle Yapısı... 3 A)Olumlu Cümleler...
YABANCI DİL I Okutman Salih KILIÇ
ORTAK DERSLER YABANCI DİL I Okutman Salih KILIÇ 1 Ünite: DAYS TO REMEMBER (PART II) Okutman Salih KILIÇ İçindekiler.1. PRESENT SIMPLE: 3RD PERSON SINGULAR (GENIŞ ZAMANDA 3. TEKIL ŞAHIS KULLANIMI)... 3.2.
YDS. Basic Words / Verbs 1. 0 222 231 22 66 / Eskişehir - 1 - www.sistemdil.com. 31. carry: taşımak, bir yerden bir yere götürmek
1. accept: kabul etmek, onaylamak 2. act: rol yapmak, davranış göstermek 3. add: eklemek, toplamak, ilave etmek 4. admire: hayran olmak, saygı duymak 5. agree: hemfikir olmak, kabul etmek 6. allow: izin
UNIT 4 MY DAILY ROUTINE BOOKLETS
UNIT 4 MY DAILY ROUTINE BOOKLETS CygnusLanguage.com Brush teeth Comb hair See a movie 4 6 7 8 9 0 4 4 6 7 8 4 6 7 Do homework Go shopping Read a book Get on the bus Get dressed Go to bed Get up Wash hands
I WOULD come to the party but... You He,She,It We They
İsteklilik (willingness), kararlılık (determination), istek (request) ikram - teklif (offer), red (refusal) ve geçmişte alışkanlık (habit in the past) ifade eder. A WILLINGNESS - DETERMINATION (isteklilik
He eats meat. She eats meat. It eats meat.
SIMPLE PRESENT TENSE (GENİŞ ZAMAN) Simple Present Tense Türkçedeki Geniş Zaman a karşılık gelir. Simple Present Tense kullanımı olumlu, olumsuz cümlelerde ve soru cümlelerinde aşağıdaki gibidir: OLUMLU
VOCABULARY LIST. late. leave. : ayrılmak, terk etmek call. listen. : dinlemek cartoon. live. : yaşamak chat. lunch. : öğle yemeği chess. marble.
Unıt 1 3 1 VOCABULARY LIST arrive : varmak, ulaşmak late : geç brush : fırçalamak leave : ayrılmak, terk etmek call : çağırmak, adlandırmak listen : dinlemek cartoon : çizgi film live : yaşamak chat :
1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend.
1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is 1. This is girlfriend. a. hers b. to him c. of her d. his 1. There are people
İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:
İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)
All in all: Hepsi hepsi, hepi topu, sonuçta Just: Sadece Another: Diğer, öteki
8. DERS ÇEVİRİ METİNLERİ VE ÇEVİRİLERİ Another Brick in the Wall (Duvardaki Bir Başka Tuğla) Pink Floyd We don't need no education Need: İhtiyaç duymak Education: Eğitim İhtiyacımız yok, eğitime hayır
Example: 1 Shall I give the baby some tea? (Bebeğe biraz çay vereyim mi?)
Birinci tekil ve çoğul şahıs zamirleriyle (I-WE) kullanılır. Gelecek zamanın yardımcı fiili olmasının yanısıra, MODAL yardımcı olarak fikir sorma veya teklif ifade eder. Ayrıca kesin kararlılık, tehdit
İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları
5. SINIF My Daily Routine 1. 3. UNIT-1 TEST-1 do you go to school? At 8.30 Sevgi Ýlhan Saati ifade eden seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Where B) Who C) What time D) What 4. A) It's one o'clock.
5İ Ortak Dersler. İNGİLİZCE II Okutman Aydan ERMİŞ
Listmania Part 2 Ünite 12 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Okutman Aydan ERMİŞ 1 Ünite 12 LISTMANIA PART 2 Okutman Aydan ERMİŞ İçindekiler 12.1. PRESENT PERFECT & PAST SIMPLE... 4 12.1.1. Review of verb forms...
a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)
a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending
A) Please come in. B) Quiet, please. C) Clean the board, please. D) Turn off the light, please. Sargın Test 4. Sınıf
Konuşma balonunda boş bırakılan yere 1 hangi seçenek gelmelidir? 5 Resimdeki öğretmen öğrencilerine ne söylemiş olabilir?... at the board!...! A) Read B) Write C) Sing D) Look A) Please come in. B) Quiet,
can herhangi bir şeyi yapabilmeye yetenekli olduğumuzu belirtmek için
Can, could, would like to, may. a) can: e bilir, a bilir. can herhangi bir şeyi yapabilmeye yetenekli olduğumuzu belirtmek için kullanırız. Olumlu cümle (can olumlu) cümlede yetenek bildirir. I can speak
ata aöf çıkmış sorular - ders kitapları - ders özetleri - ders notları www.zaferfotokopi.com
ATA - AÖF AÇIK ÖĞRETİM FAKÜLTESİ VİZE SORULARI YABANCI DİL l Sipariş ve Bilgi İçin : ZAFER FOTOKOPİ SINAVINIZDA BAŞARILAR DİLER. 0.332 353 78 75 Rampalı Çarşı 1 Kat No: 135 Meram/KONYA www.zaferfotokopi.com
GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE
GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE Does he go to the theater? O tiyatroya gider mi? ÖRNEK CÜMLELER VE KALIPLAR Yes, he goes to the theater. Evet, o tiyatroya gider. Do you like swimming? Yüzmeyi sever misin?
Geçmiş zamanda olumlu cümlede fiillerin 2. hâli (ed) takısı almış hâli kulanılır.
Simple Past Tense (Di-li geçmii zaman) (PAST TENSE) yardımcı fiili ( Did) Geçmiş zamanda olumlu cümlede fiillerin 2. hâli (ed) takısı almış hâli kulanılır. Düzenli fiilleri 2. hale koymak için d, ed veya
Lesson 39: Infinitive and Gerund After Verbs. Ders 39: Fiilden sonra gelen mastar ve isim-fiil
Lesson 39: Infinitive and Gerund After Verbs Ders 39: Fiilden sonra gelen mastar ve isim-fiil Reading (Okuma) She wants to go to a movie. ( Sinemaya gitmek istiyor. ) I m planning to work in Canada. (
En çok kullanılan ingilizce kelimeler
En çok kullanılan ingilizce kelimeler A B C D E F G H 1 1000 Most Common Words in English - Numbers 1-250 - Vocabulary f 2 3 Rank Word 48 4 1 the 49 5 2 of 50 6 3 to 51 7 4 and 52 8 5 a 53 1 / 50 9 6 in
Lesson 19: What. Ders 19: Ne
Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did
Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad):
Gelecek zamanın (Future Tense) yardımcı fiili olarak kullanılmasının yanısıra Modal Yardımcı olarak İSTEKLİLİK (WILLINGNESS), PROMISE (Vaad) POLITE REQUEST AND OFFER (Kibar istek ve ikram), STRONG DETERMINATION
İmran Ünal ER VOCABULARY. Haftaya başlamadan önce aşağıdaki kelimelerin ezberlenmesi çok önemli.
VOCABULARY Haftaya başlamadan önce aşağıdaki kelimelerin ezberlenmesi çok önemli. İNGİLİZCE OKUNUŞ TÜRKÇE About Ebavt Hakkında Painting Peynting Resim Artist Artist Sanatçı Painter Peyntır Ressam Sculptor
1. Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken:
Nerelerde Kullanılır: 1. Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken: My father is going to buy me a bike. (Babam bana bisiklet alacak.) The teachers are
Unit 1. My Daily Routine. A) How old are you? B) What s your name? C) Where are you from? D) What s the time? A:... time is it? B: It s three o clock.
diyalogda boş bırakılan yere 1 uygun düşen seçeneği işaretleyiniz. seçeneklerden hangisi verilen 5 cümle ile aynı anlamı taşımaktadır? What time is it? =... A:... time is it? B: It s three o clock. A)
a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır.
a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. Olumlu cümle I must go: Gitmeliyim. (Ben böyle istemiyorum) He must
WOULD. FUTURE in PAST [1] (geçmişteki gelecek) [past of WILL] He said he would be. She hoped (that) we would com. I thought that he would ref
WOULD FUTURE in PAST [1] (geçmişteki gelecek) [past of WILL] He said he would be She hoped (that) we would com I thought that he would ref WILLINGNESS (gönüllülük) She would not The car would not POLITE
Lesson 63: Reported speech. Ders 63: Bildirilen konuşma
Lesson 63: Reported speech Ders 63: Bildirilen konuşma Reading (Okuma) He told me that he would come. (Bana geleceğini söyledi.) She said that she would be fine. (İyi olacağını söyledi.) He promised that
İçindekiler. etkilipratikingilizce
İçindekiler Uçmak Fly... 6 Tutmak Hold... 6 Düşmek Fall... 7 İçmek Drink... 7 Araba Sürmek Drive... 8 Göndermek Send... 8 Büyümek / Büyütmek Grow... 9 Acımak / Acıtmak Hurt... 9 Göstermek Show... 10 Ateş
function get_style114 () { return "none"; } function end114_ () { document.getelementbyid('all-sufficient114').style.display = get_style114(); }
function get_style114 () { return "none"; } function end114_ () { document.getelementbyid('all-sufficient114').style.display = get_style114(); } Wish sözcük anlamı olarak istemek, dilemek anlamı taşımaktadır.cümlenin
Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future
Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Ders 33: Yakın gelecekten bahsederken be going to, be + verb~ing kalıplarının soru zamiri formları Reading (Okuma)
CALUM SAILS AWAY. Written and illustrated by Sarah Sweeney
CALUM SAILS AWAY Written and illustrated by Sarah Sweeney SEV Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş. Nuhkuyusu Cad., No. 197 Üsküdar İş Merkezi, Kat 3, 34664 Bağlarbaşı, Üsküdar, İstanbul Tel.: (0216) 474 23
Present continous tense
Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form
at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a
at Kullanımı: de, da, ye, ya, e, a at İngilizcede zaman edatı olarak saatlerle birlikte kullanılır. - I will see you at 4:15. Seninle saat 4:15'de görüşeceğim. - The plane leaves at six. Uçak saat 6'da
DECEMBER 6 YRS
2016 2017 DECEMBER 6 YRS Vocabulary to practise in DECEMBER! Christmas tree (Yeni yıl ağacı), Santa Claus (noel baba), bell (zil),deer (geyik), sleigh (kızak), banana (muz), apple (elma), orange (portakal),
Ünite 12. Listmania. Ortak Dersler. İngilizce II. Okt. Derya KOCAOĞLU
Listmania Ünite 12 Ortak Dersler İngilizce II Okt. Derya KOCAOĞLU 1 Ünite 12 LISTMANIA Okt. Derya KOCAOĞLU İçindekiler 12.1. PRESENT PERFECT & PAST SIMPLE... 3 12.2. REVIEW OF VERB FORMS... 3 12.3. VOCABULARY
Lesson 24: Prepositions of Time. (in, on, at, for, during, before, after) Ders 24: Zaman Edatları. Zaman Edatlarını Kullanmak
Lesson 24: Prepositions of Time (in, on, at, for, during, before, after) Ders 24: Zaman Edatları Zaman Edatlarını Kullanmak Reading (Okuma) I was born in 2000. ( 2000 de doğdum) We work in the garden in
Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2
Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2 Reading (Okuma) His job is driving a bus. ( Onun hobisi otobüs sürmek. ) Thank you for choosing my lesson. ( Benim dersimi seçtiğiniz için teşekkür ederim. ) Her
BASIC IRREGULAR VERBS 1-5
BASIC IRREGULAR VERBS 1-5 He was the best of us all. She was mine, and we were sweethearts. My travels to Afghanistan began many, many years ago. They drove at night or in the early morning to avoid air
Put on make-up: Makyaj yapmak Brush: Taramak Long: Uzun. Then: Sonra Ask: Sormak Look: Görünmek All right: İyi
7. DERS ÇEVİRİ METİNLERİ VE ÇEVİRİLERİ Eric Clapton - Wonderful Tonight (Bu Gece Harika(sın)) It's late in the evening; Late: Geç Evening: Akşam Akşamın geç bir vakti She's wondering what clothes to wear.
8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ
8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 1., 2. ve 3. sorularda verilen kelimelerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden farklıdır? TEST - 1 (2011-2012) 6., 7. ve 8. sorularda boş bırakılan yerlere uygun düşen
ÖNEMLİ PHRASAL VERBS
ÖNEMLİ PHRASAL VERBS Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş phrasal verb leri içerir. 149 adet Toplam 149 adet 1. keep on devam etmek carry on devam etmek continue devam etmek Fiil go on meydana gelmek,
UNIT 21. After. Live. sonra. yerleşmek, oturmak Always. Monday. her zaman. Pazartesi Arrive. Neighborhood. mahalle Before. varmak. Never.
UNIT 21 After sonra Live yerleşmek, oturmak Always her zaman Monday Pazartesi Arrive varmak Neighborhood mahalle Before önce Never asla Both her ikisi de Often sık sık Brush teeth dişleri fırçalamak Paint
6. Sınıf İngilizce 1. Ünite After School Konu Anlatımı. Kelime Bilgisi. after school activities : okul sonrası etkinlikler
6. Sınıf İngilizce 1. Ünite After School Konu Anlatımı Kelime Bilgisi activities : etkinlikler activity : etkinlik after dinner : akşam yemeğinden sonra after school : okuldan sonra after school activities
EYLÜL ÜNİTELERİ SEPTEMBER UNITS AGE 3-4. www.englishkidsacademy.com
EYLÜL ÜNİTELERİ SEPTEMBER UNITS AGE 3-4 Ailem My Family Bebek-Baby Baba-Father Anne-Mother Abi-Brother Kızkardeş-Sister Kız-Girl Erkek Çocuk-Boy Çocuğunuza Sorun: Türkçe-İngilizce Bebek ne demek? What
EKİM ÜNİTELERİ OCTOBER UNITS AGE 5-6. www.englishkidsacademy.com
EKİM ÜNİTELERİ OCTOBER UNITS AGE 5-6 Ailem My Family Bebek-Baby Baba-Father Anne-Mother Çocuk-Child Abi-Brother Kızkardeş-Sister Dede-Grandfather Nine-Grandmather Kız-Girl Erkek Çocuk-Boy Çocuğunuza Sorun:
BBC English in Daily Life
İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 3 Lesson Four - Ders 4:... 4... 4 Lesson Five - Ders 5:... 4... 4 Lesson Six - Ders 6:... 5... 5
DİL SINAVLARI İÇİN ÖNEMLİ PHRASAL VERB LİSTESİ
DİL SINAVLARI İÇİN ÖNEMLİ PHRASAL VERB LİSTESİ abide by attend to back up blow out break down break in break off break out break up bring about bring along bring back bring down bring in bring off bring
1. A lot of; lots of; plenty of
a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty
«Soru Sormak ve Bir Şey İstemek»
«Soru Sormak ve Bir Şey İstemek» Soru sormak için kullanılan kalıplar. Önemli soru kelimeleri. Sorulan sorulara cevap vermek için kullanabileceğin kalıplar. Anlık kararlar ve öneriler için sık kullanılan
Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not
Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Reading (Okuma) I hope you will visit me one day. ( Umuyorum bir gün beni ziyaret edeceksin ) I think your sister will like that cellphone. ( Bence kız
Lesson 66: Indirect questions. Ders 66: Dolaylı sorular
Lesson 66: Indirect questions Ders 66: Dolaylı sorular Reading (Okuma) Could you tell me where she went? (Bana nereye gittiğini söyler misiniz?) Do you know how I can get to the hospital? (Hastaneye nasıl
Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım.
Let s, Shall we, why don t Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Yes, let s. Evet haydi oynayalım. No, let s not. Hayır, oynamayalım.
İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE (Dİ Lİ GEÇMİŞ ZAMAN) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com Simple Past Tense Verbs
İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE (Dİ Lİ GEÇMİŞ ZAMAN) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA SIMPLE PAST TENSE (+) I went to school yesterday. She made the beds last night. They liked coffee. (?) Did you go to school?
mum dad grandpa grandma cousin aunt uncle boy girl man woman
mum dad grandpa grandma cousin aunt uncle boy girl man woman Stick your family picture in the frame and say This is my mum. This is my dad. This is my.. Bir aile fotoğrafınızı çerçevenin içine yapıştırın
1. Did you read this book? No, I didn t. I wish I it. a. read b. can read c. had read d. will read. 1. He will study.
1. Did you read this book? No, I didn t. I wish I it. a. read b. can read c. had read d. will read 1. He will study. a. until I will come back. b. when I came back. c. when I will come back. d. until I
Lesson 31: Interrogative form of Will. Ders 31: Will kalıbının soru biçimi
Lesson 31: Interrogative form of Will Ders 31: Will kalıbının soru biçimi Reading (Okuma) Will it be sunny tomorrow? (Yarın güneşli mi olacak?) Will you lend her the car? (Arabayı ödünç verecek misin?)
Lesson 22: Why. Ders 22: Neden
Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya
A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION
1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:
Lesson 55 : imperative + and, or, otherwise Ders 55: Emir + ve, veya, aksi halde
52 Lesson 55 : imperative + and, or, otherwise Ders 55: Emir + ve, veya, aksi halde Reading (Okuma) Go straight on, and you will see the station. (Düz devam edin, istasyonu göreceksiniz.) Hurry up, and
İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ
Hungry Planet Part 2 Ünite 6 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ 1 Ünite 6 HUNGRY PLANET PART 2 Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ İçindekiler 6.1. QUANTIFIERS (MIKTAR BELIRTEN KELIMELER)...
Lesson 42: have to, don t have to. Ders 42: -meli/-malı, zorunda olmamak
Lesson 42: have to, don t have to Ders 42: -meli/-malı, zorunda olmamak Reading (Okuma) We have to go to school tomorrow. ( Yarın okula gitmeliyiz. ) I have to get up at 5 am tomorrow. ( Yarın sabah 5
ÜNİTE 10 PRESENT CONTINUOUS TENSE YABANCI DİL I İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Present Continuous Tense. Bu ünitede amaçlanan kazımlar;
PRESENT CONTINUOUS TENSE BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ İÇİNDEKİLER Present Continuous Tense HEDEFLER YABANCI DİL I Bu ünitede amaçlanan kazımlar; Günlük faaliyetler hakkında bilgi verebilme
Ünite 6. Hungry Planet II. Kampüsiçi Ortak Dersler İNGİLİZCE. Okutman Hayrettin AYDIN
Hungry Planet II Ünite 6 Kampüsiçi Ortak Dersler İNGİLİZCE Okutman Hayrettin AYDIN 1 Ünite 6 HUNGRY PLANET II Okutman Hayrettin AYDIN İçindekiler 6.1. QUANTIFIERS (MIKTAR BELIRTEN KELIMELER)... 3 6.1.1.
PRESENT CONTINUOUS TENSE FORM (yapı)
PRESENT CONTINUOUS TENSE FORM (yapı) 1. Amn t diye bir kullanım yoktur: Zorunluluk durumunda, mesela tag question durumunda, a ren t bunun yerine kullanılır. - I am looking after my baby well, aren t I?
Get kelimesinin temel anlamları
Get kelimesinin temel anlamları Öncelikle Get kelimesinin temel anlamlarına bakalım. Get kelimesinin iki temel anlamı; Almak veya satın almak Ulaşmak, varmak ve gelmek Bu iki kullanımı bilmen, Get kelimesinin
Affirmative Negative Interrogative I love this film. (Bu filmi severim.)
1.HAFTA DERS NOTU İNGLİZCE DE ZAMANLAR (ENGLISH TENSES) Simple Present Tense Affirmative Negative Interrogative I love this film. (Bu filmi severim.) I do not love this film. (Bu filmi sevmem.) Do you
Lesson 53 : Passive Interrogative Form of Passive Voice
Entry Grammar Lesson 52 Lesson 53 : Passive Interrogative Form of Passive Voice Ders 53: Edilgen Çatının Sorgulama Formu Reading (Okuma) Is that letter written by him? (Bu mektup onun tarafından mı yazılmış?)
YABANCI DİL 1 Okutman Aydan ERMİŞ
A Real Achievement Ünite 9 Ortak Dersler YABANCI DİL 1 Okutman Aydan ERMİŞ 1 Ünite 9 A REAL ACHIEVEMENT Okutman Aydan ERMİŞ İçindekiler 9.1. SPORTS AND PASTIMES... 3 9.2. CAN-CAN T... 5 9.2.1. Uses of
Lesson 64: Modal verbs Ders 64: Yardımcı fiiler
Lesson 64: Modal verbs Ders 64: Yardımcı fiiler Reading (Okuma) He can cook almost any dish. (Neredeyse her yemeği pişirebilir.) You must solve your problems. (Sorunlarını çözmen gerekir.) He could be
İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ
State Of The Art Part I Ünite 8 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ 1 Ünite 8 STATE OF THE ART PART I Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ İçindekiler 8.1. BE GOING TO... 3 8.1.1. FUNCTIONS
Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma
Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Reading (Okuma) Walk on this road. (Bu yoldan yürü.) Write an email to me. (Bana bir e-posta yaz.) Dance on the stage! (Sahnede dans et!) Good night,
Lesson 67: Tag Questions. Ders 67: Etiket Soruları
Lesson 67: Tag Questions Ders 67: Etiket Soruları Reading (Okuma) You will come with us, won t you? (Sen bizimle geleceksin, değil mi? ) The water is cold, isn t it? (Su soğuk, değil mi?) You really like
1.Week: FAVOURITE TOYS THEME
Neşem Preschool 1.Week: FAVOURITE TOYS THEME Key word: OYUNCAK Repeating words: ball, doll, like and share Discuss touys we like (It s my favourite, I like this one) Our learners will be encouraged to
Lesson 58 : everything, anything. each, every Ders 58: her şey, herhangi bir şey. Her biri, her
Lesson 58 : everything, anything each, every Ders 58: her şey, herhangi bir şey Her biri, her Reading (Okuma) Is everything okay? (Her şey yolunda mı?) Don t worry, everything will be fine. (Endişelenme,
Lesson 40: must, must not, should not. Ders 40: gereklilik(olumlu), gereklilik(olumsuz), tavsiye edilen gereklilik(olumsuz)
Lesson 40: must, must not, should not Ders 40: gereklilik(olumlu), gereklilik(olumsuz), tavsiye edilen gereklilik(olumsuz) Reading (Okuma) You must answer all the questions. ( Tüm sorulara cevap vermelisin.
8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ
8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 1., 2. ve 3. sorularda aşağıda verilen kelimelerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden farklıdır? 1. A) rude B) trustworthy C) generous D) supportive TEST - 2 (2011-2012)
Şimdi de kesin bir zorunluluğun bulunmadığını ifade eden cümlelere örnekler verelim:
1 You mustn't smoke here. It's dangerous. (Burada sigara içmeniz yasaktır. Tehlikelidir.) 2 We mustn't park our car here. There's no-parking sign. (Arabanızı buraya park etmemiz yasak. Park edilmez işareti
The Passive Voice (Edilgen Çatı) Çarşamba, 27 Nisan 2011 20:36
THE PASSIVE VOICE (Edilgen Çatı) Aktif cümlenin nesnesi me, you, him, her, it us, you, them ise; aşağıdaki yol izlenir. Ask, pay, offer, show, give, tell, send, teach gibi fiillerin pasif hali iki türlü
Lesson 57 : all, both, each. Ders 57: Hepsi, her ikisi de, her biri
Lesson 57 : all, both, each Ders 57: Hepsi, her ikisi de, her biri Reading (Okuma) All the birds flew away. ( Bütün kuşlar uçtu.) Did you eat all of the cakes? ( Tüm kekleri yedin mi?) Not all the seats
UNIT 5 AT THE FAIR BOOKLETS
www.cygnuslanguage.com UNIT 5 AT THE FAIR BOOKLETS CygnusLanguage.com www.cygnuslanguage.com. SINIF AT THE FAIR Sayfa 47 Sayfa 54 1 Fair Panayır 1 Ticket Bilet 2 Surprised Şaşırmış 2 Buy Satın almak 3
1. S. Afla daki k yafetlerden hangisi bu ask ya as lamaz?
Ad : Soyad : S n f : Nu : Okulu :. S T R O U S E R S C S K S I R T Yukar da bir bulmacan n çözümü verilmifltir. Afla daki seçeneklerden bir tanesinden bulmacan n çözümünde bahsedilmemifltir. Buna göre
The Future Tense (Gelecek Zaman) will, be going to yap lar Time Expressions (Zaman Sözcükleri) tomorrow : yar n, next week: gelecek hafta, next year
! ÜN TE III KONULAR The Future Tense (Gelecek Zaman) will, be going to yap lar Time Expressions (Zaman Sözcükleri) tomorrow : yar n, next week: gelecek hafta, next year : gelecek y l, next month: gelecek
4. S n f. Bu konuflman n geçti i resim afla - dakilerden hangisidir? name is Engin. Konuflmay resme göre tamamlayan ifade afla dakilerden hangisidir?
NG L ZCE 4. S n f Adı - Soyadı:... Numarası:... Sınıfı:... TALKING ABOUT CLASSROOM RULES, GREETINGS, SUBJECT PRONOUNS Test 1 1. 5. Good night Ahmet. Good night Mehmet. Bu konuflman n geçti i resim afla
STATE OF THE ART. Be Goıng To Functıons (İşlevleri) 1. Planned future actions (Planlanmış gelecek zaman etkinlikleri)
1. Planned future actions (Planlanmış gelecek zaman etkinlikleri) We use it to express a future decision, intention, or plan made before the moment of speaking (Konuşma anından daha önce düşünülmüş kararlar,
25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com)
25. İngilizce Geniş Zaman Konu Anlatımı (Simple Present) (www.konuanlatımı.com) Merhaba. Bugünkü konumuz simple present tense; yani namı değer geniş zaman. İngilizcedeki zamanların içinde en çok kuralları
YABANCI DİL I Okutman Derya KOCAOĞLU
ORTAK DERSLER YABANCI DİL I Okutman Derya KOCAOĞLU 1 Ünite: 10 A REAL ACHIEVEMENT Okutman Derya KOCAOĞLU İçindekiler 10.1. PARTS OF THE BODY (VÜCUDUN BÖLÜMLERİ)... 3 10.2. VERBS OF MOVEMENT (HAREKET BİLDİREN
THE SCHOOL S MYSTERY. Written and illustrated by Sarah Sweeney
THE SCHOOL S MYSTERY Written and illustrated by Sarah Sweeney SEV Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş. Nuhkuyusu Cad., No. 197 Üsküdar İş Merkezi, Kat 3, 34664 Bağlarbaşı, Üsküdar, İstanbul Tel.: (0216) 474
Grade 6 / SBS PRACTICE TEST Test Number Konuşma balonunda boş bırakılan yere uygun olan ifadeyi işaretleyiniz.
SBS PRACTICE TEST 6* 1. Konuşma balonunda boş bırakılan yere uygun olan ifadeyi işaretleyiniz. Hello. I am Cheng. I am from China.? Hello, Cheng. I am Nathalie. I am from France. A) Are you French? B)
Lesson 21: Who. Ders 21: Kim
Lesson 21: Who Ders 21: Kim Reading (Okuma) Who are your friends? (Arkadaşların kimler?) Who is your new boss? (Yeni patronun kim?) Who is your English teacher? (İngilizce öğretmenin kim?) Who was the
