4. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU
|
|
|
- Aygül Kıraç
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 tilted. 4. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU haziran 19 <8
2 4. DONEM ÇALIŞMA RAPORU. J S ig M id A S HAZİRAN 1978
3 BAĞIMSIZLIK DEMOKRASİ SOSYALİZM MÜCADELESİNDE HAYATLARINI YİTİREN, TÜM İLERİCİ, DEMOKRAT, YURTSEVER VE SOSYALİSTLERİN ANISI ÖNÜNDE SAYGI İLE EĞİLİRİZ.
4 TÜTED TÜM TEKNİK ELEMANLAR DERNEĞİ 4. GENEL KURULU GÜNDEM: 1 Açılış 2 Başkanlık Divanı seçimi 3 Saygı Duruşu 4 TÜTED Genel Başkanının açış konuşması 5 Konuk konuşmaları 6 Komisyon seçimleri Genel Kurul Bildirisi ve Karar Tasarısını Hazırlama Komisyonu Tüzük Değişikliği Komisyonu Bütçe Taslağını Hazırlama Komisyonu 7 4. Dönem Çalışma Raporunun okunması 8 Çalışma Raporunun üzerinde görüşme 9 Aklama 10 Komisyon Raporlarının görüşülmesi 11 Oy Sayım Komisyonunun seçimi ve seçimler 9 Yönetim Kurulu Denetleme Kurulu 0 Onur Kurulu 12 Dilekler 13 Seçim sonuçlarının açıklanması ve kapanış. Yer: DSİ Toplantı Salonu - ANKARA Gün : Haziran 1978 Saat:
5 TÜTED'İN 4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE MERKEZ ORGANLARINDA GÖREV ALAN ÜYELER MERKEZ YÖNETİM KURULU : AYKUT GÖKER (Genel Başkan) HALUK ORHUN (Genel Sekreter) HAMİT MENGÜÇ (Genel Sayman) GÜNAY BOLAZAR (Üye) NECDET BULUT (Üye) YİĞİT SAYILGAN (Üye) SAMİ GÖK (Üye) MERKEZ ONUR KURULU; OSMAN AYBERS (Başkan) İSMET RIZA ÇEBİ (Üye) AYBARS UNGAN (Üye) MERKEZ DENETLEME KURULU : BEKİR ÖZGİRGİN (Başkan) DOĞAN ANAKÖK (Üye) COŞKAN ILICALI (Üye) A
6 4. DÖNEM SONU İTİBARİYLE TÜTED İN YEREL TEMSİLCİLİK VE ŞUBELERİ : ANKARA ADANA ANTALYA AYDIN BURSA ÇANAKKALE DENİZLİ HOPA İSKENDERUN İSTANBUL İZMİR KASTAMONU KAYSERİ KONYA EREĞLİ MERSİN TARSUS TUNCELİ ZONGULDAK ERZİNCAN GAZİANTEP SAMSUN ARTVİN DİYARBAKIR MANİSA SİVAS GİRESUN KOCAELİ ESKİŞEHİR FATSA KIRŞEHİR MALATYA ORDU VAN KARADENİZ EREĞLİ KONYA KIRIKKALE BİTLİS YEREL TEMSİLCİLİK : TEKİRDAĞ
7 İÇİNDEKİLER 1. ÖNSÖZ 2. TÜRKİYE'DE DEMOKRATİK TOPLUMSAL MUHALEFET İÇİNDE TEKNİK ELEMAN HAREKETİNİN GELİŞMESİNE KISA BİR BAKIŞ 3. EKONOMİK - DEMOKRATİK HAKLAR MÜCADELESİNDE TÜTED İN SOMUT TALEP VE HEDEFİ 3.1. Grevli Toplu Sözleşmeli Sendikal Haklar Mücadelesi 3.2. İşçi - Memur Ayrımına Karşı Mücadele - Siyasal Haklar İçin Mücadele 3.3. Vergi Sisteminin Ücretliler Lehine Değiştirilmesi - Asgari Ücretin ve Özel İndirimin Yükseltilmesi İçin Mücadele 3.4. MEYAK Kesintilerinin İadesi ve Sosyal Haklar İçin Mücadele 3.5 Güncel Sorunlara İlişkin Diğer Mücadeleler 4. EYLEM ÖRGÜTLENME BÜTÜNSELLİĞİNİN BİR PARÇASI OLARAK ÖRGÜTLENME ÇALIŞMASI İÇİNDE ELDE EDİLEN SONUÇLAR 4.1 Demokratik Merkeziyetçiliğin Hayata Geçirilmesi İçin Atılan İleri Adımlar Danışma Kurulu Uygulaması Bölge Toplantıları Şube Ziyaretleri 4.2 Şube Örgütlenmesi Yeni Kurulan Şubeler Kapanan Şubeler Süreli veya Geçici Olarak Faaliyetleri Engellenen Şubeler 4.3. Üye Sayısındaki Artış ve Üyelerin Dağılımı Hakkında Bilgi Toplam Üye Sayısı Mesleklere Göre Üye Bileşimi Üyelerin Çalıştıkları Kesimlere Göre Dağılımı Sendikalı Üyeler 5. KİTLE EYLEMLERİ Temmuz 1976 Bursa Mitingi 5.2. DGM Yasa Tasarısına Karşı Südürülen Eylemler 6
8 5.3. Ekonomik Demokratik Haklar Miting ve Yürüyüşleri 5.4. Demokratik Güçlerin, Yıllarında Yükselen Eylem Birliği ve TÜTED 5.5. Madeni Eşya Sanayi İşkolundaki Grevler ve Lokavtlara İlişkin Tavrımız Mayıs Kutlama Törenleri Mart Direnişi 5.8. İşyerlerinde Ortak Mücadele 5.9. Panel ve Konferanslar TEKNİK ELEMAN ÖRGÜTÜNÜN 3. TEKNİK ELEMAN KURULTAYI KARARLARI DOĞRULTUSUNDAKİ ORTAK ÇALIŞMALARI 7. ULUSLARARASI TEKNİK ELEMAN HAREKETİNİN GELİŞMESİ VE İLİŞKİLERİMİZ 8. KOMİSYON ÇALIŞMALARI 9. HUKUK BÜROSU ÇALIŞMALARI 10. TEKNİK BÜRO ÇALIŞMALARI 11. YAYIN POLİTİKASI VE UYGULAMA 12. MALİ RAPOR Merkezi Bütçe Uygulaması Giderler Gelirler Dönem Sonu Kesin Hesap Durumu Gelir ve Giderlerin Bütçe Rakamlarıyla Karşılaştırılması Önümüzdeki Çalışma Dönemine İlişkin TÜTED Genel Merkezi İçin Gider Bütçesi Önerisi Gider Tahminlerine Esas Olan Bazı Veriler Önümüzdeki Çalışma Dönemine İlişkin Genel Merkez İçin Gelir Gider Bütçesi Önerisi Gelir Tahminlerine Esas Olan Bazı Veriler 13. SOSYAL DAYANIŞMA FONU Gider Karşılaştırması Gelir Karşılaştırması 7
9
10 1. ÖNSÖZ «t Geçtiğimiz iki yılın dünya ölçeğinde yaşanan en önemli dönem noktalarından biri kuşkusuz Büyük Ekim Sosyalist Devrimlnin 60. yılının kutlanması oldu. Dünya ölçüsünde kapitalizmden sosyalizme geçiş sürecinin başlangıç noktası olarak gerçekleşen Büyük Ekim Sosyalist Devriminin etkileri yaşamın bütün alanlarında geçtiğimiz dönemde de gitgide artan biçimde kendisini duyurdu. Geride bıraktığımız iki yıl boyunca emperyalizm dünya ölçüsünde savaş kışkırtıcılığını sürdürdü. Kendi iradesini halklara egemen kılmak, egemenliğini ve sömürüsünü sürdürebilmek için bölgesel çatışmaları ve savaş tehdidini kullanmaya devam etti. Emperyalizm bir yandan silâhlanma yarışını hızlandırırken diğer yandan da devletler arasında İşbirliğini, bir güven ortamı doğmasını engellemeye çalıştı. Emperyalizmin silâhlanma yarışını yeni bir aşamaya sokma çabaları son iki yıl içinde bir kez daha açıkça sergilendi yılı sonunda NATO üyesi ülkelerin birleştirilmiş askeri bütçeleri, 1929'da dünyadaki tüm ülkelerin askeri bütçeleri toplamının 37 katına erişti mali yılı için ABD'de 118 milyar dolar, Ingiltere'de 6,3 milyar sterlin. Federal Almanya da 32,8 milyar DM gibi rekor seviyede askeri Dütçeler kabul edildi yılında ABD nin diğer ülkelere silâh sevkiyatı 1,4 milyar dolar iken bu toplam 1977 sonunda yılda ortalama 9-10 milyar dolara yükseldi. Bu dönemde silâhlanma yarışının kamçılanması yönündeki en ciddi gelişme ABD tarafından Cruise «Kanatlı» füzelerin geliştirilmesi programının yürürlüğe konması ve «nötron» bombası adında yeni bir nükleer imha silâhının geliştirilmesi oldu. ABD nin başını çektiği dünya emperyalist sistemi silâhlanma yarışının bugünkü aşamasında stratejik silâhların niceliğinin artırılmasının yanısıra niteliğinin yükseltilmesine ağırlık vererek, silâhlanmanın kontrol altına aılnmasını olanaksız hale getirme çabalarını sürdürdü. Buna karşılık, günümüzde uluslararası barışın güçlendirilmesine en önemli engel olan silâhlanmaya karşı tek gerçekçi alternatif sosyalist ülkeler tarafından önerildi. 6 Mayıs 1977 de Varşova da 100 ülkeden 1200 delegenin katılmasıyla toplanan Dünya Barış Kurucuları Kongresi, silâhsızlanma sorununun günümüzdeki önemini ortaya koydu. 9
11 -* Öte yandan, son iki yıl, bilimsel ve teknolojik devrimin meyvelerinin sosyalist sistem içinde toplandığının açıkça sergilendiği bir dönem oldu. Nitekim, bu dönemde ABD'de ulusal gelirin yıllık artışı yüzde 3,4, sanayi üretiminin artışı yüzde 4,2, bunlardan da önemli olarak toplumsal emek üretkenliğinin yıllık artışı yüzde ancak 2,3 ve sanayideki emek üretkenliğinin artışı yüzde 3,5 düzeyinde kalırken SSCB de ulusal gelirin yıllık artışı yüzde 8,0, sanayi üretiminin artışı yüzde 9,4, toplumsal emek üretkenliğinin artışı yüzde 6,8 ve sanayideki emek üretkenliğinin artışı yüzde 6,1 oldu. Yine bilimsel ve teknolojik devrimin ulaştığı düzey için bir gösterge olarak son iki yıllık dönemde SSCB de otomatik kontrol sistemlerinin sayısının 3050 ye yükseldiği belirtilebilir. Sosyalist ekonominin etkinliğini yükseltmek amacıyla sosyalist ülkeler bünyesinde bulunan 1600 kuruluş tarafından gerçekleştirilen bilimsel ve teknolojik araştırma çalışmalarıyla bilimsel ve teknik işbirliğine hız verildi. Son iki yıl içinde, bu işbirliği sayesinde araştırmanın tamamlandığı, yeni makina, üretim biçimi ve üretim aygıtı ve den çok yeni malzeme ve ürün türünün geliştirildiği rapor edildi. Yine bu dönem içinde yetkinleştirilen teknolojik süreç sayısının e ulaştığı belirtildi. Kapitalist dünyada ekonomik bunalımdan çıkış yolu bulunamaz, politik bunalımlar derinleşip sınıf mücadeleleri keskinleşir, emperyalist ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasındaki çelişkiler keskinleşirken ulusal kurtuluş hareketleri ve kapitalist ülkelerdeki işçi sınıfı hareketleri toplumsal ve politik alanlarda önemli başarılar elde etti. * Ülkemizde ise son iki yıllık dönem büyük burjuvazinin siyasi iktidarını pekiştirmek için anti-demokratik, faşizan uygulamaların, baskı, saldırı ve terörün tırmandırıldıği; buna karşın ekonomik iflas ve yükselen demokratik toplumsal muhalefet hareketinin sonucu olarak MC koalisyonlarının çöktüğü bir dönem oldu. MC koalisyonları döneminde Türkiye ekonomisi ifiâsın eşiğine kadar geldi. Bizzat MC nin Başbakanı, «Türkiye nin 75 sente muhtaç duruma geldiğini» yolundaki itirafı ile döviz rezervlerinin sıfıra indiğini kamu oyuna açıklıyordu. Bu durum özellikle Türkiye burjuvazisinin sanayici kesiminin yoğun döviz transfer talepleri açısından aşılması gerekli bir sorun yaratıyordu. Yapısal olarak dışa bağımlı çarpık Türkiye sanayiinin ithal girdisi ihtiyacını karşılayabilmesi için gerekli döviz transferlerinin yapılamaması sanayi üretimini durma noktasına yaklaştırmıştı. Bu döviz darboğazından çıkabilmenin çareleri ise bu darboğazın asıl ve sürekli nedeni olan emperyalist - kapitalist ilişkiler ağı içinden aranıyordu. Uluslararası finans-kapital şebekesi 10
12 T ve Türkiye Burjuvazisi, Türk parasının devalüe edilmesini, başta IMF olmak üzere emperyalizmin ekonomi alanındaki denetim ve yönlendirme örgütleriyle olan bağımlılık ilişkisinin artırılmasını, ücretlerin dondurulmasını öneriyordu. MC döneminin bu ağır mirasını devralan yeni Hükümet yaptığı % 32 lik devalüasyon ve ardından IMF anlaşmaları ile döviz darboğazını aşmaya çabalıyor. Devalüasyonun doğal sonucu olarak fiyat artışlarının hızlanması ve burjuvazinin talepleri gözetilerek hazırlanan yeni vergi yasaları bunalımın yükünün yine işçilerin, emekçilerin sırtına yükleneceğini gösteriyor. Öte yandan, sanayicilerin taleplerine uyarak hükümetin ücretleri dondurmayı düşündüğü Başbakanın konuşmalarında ima edilmeye başladı. Ekonominin büyük darboğazının aşılabilmesi için tüm kapitalist ülkelerle kurulmaya çalışılan yeni ilişkiler Türkiye'nin dışa bağımlılığını bir kat daha artırırken Hükümet NATO dan çıkılmasının düşünülmediğini defalarca açıkladı. Böylece emperyalizme ekonomik bağımlılığın askeri ve politik bağımlılıkla bütünleşmesinin süreceği belirlenmiş oldu. Tüm bu ekonomik ve politik çalkantılar giderek Türkiye'deki sınıf mücadelesinin keskinleşmesine de doğal olarak yol açmaktadır. Kapitalist sistem içinde kalarak gelişmeye çalışmanın getireceği tüm bunalımları işçilere, emekçilere yükleyerek atlatmaya çalışıldığı sürece de bu mücadele giderek keskinleşecektir. Son iki yılda Türkiye işçi sınıfı hareketi önemli kazanımlar elde etmiş, sınıf mücadelesinde önemli deneyler yaşanmıştır. Kuşkusuz bu dönemin en önemli olayları İşçi sınıfımızın ilerici sendikal örgütü DİSK tarafından iki kez alınan kitlesel demokratik direniş kararının işçi sınıfımızın en bilinçli, en mücadeleci kesimlerince hayata geçirilişi ve madeni eşya sanayi işkolunda DİSK e bağlı T. Maden - İş Sendikasının uyguladığı uzun süreli grevlerdir. Diğer emekçi kesimleri ve kitle örgütleri tarafından da geniş ölçüde desteklenen DGM direnişi, 20 Mart Direnişi ve Madeni Eşya Sanayii İşkolundaki grevlerin işçi sınıfımızın toplumsal mücadeleler tarihinde önemli birer yeri olacaktır. Önümüzdeki günlerde işçi sınıfımızı ve diğer emekçi sınıf ve tabakaları bekleyen en önemli sorun Hükümetin ücretlerin dondurulması yolunda atacağı ima edilen adımlar olacaktır. emekçi sınıf ve tabakaların üzerindeki Bu imalar aynı zamanda işçi ve anti-demokratik, siyasi baskıların artırılması yönünde de girişimlerin ortaya çıkacağı anlamına gelmektedir. İşçi sınıfımızı ve tüm emekçileri çetin mücadele günleri beklemektedir. 11
13
14 2. TÜRKİYE BE DEMOKRATİK TOPLUMSAL MUHALEFET İÇİNDE, TEKNİK ELEMAN HAREKETİNİN GELİŞMESİNE KISA BİR BAKIŞ TÜTED, 12 Mart ın faşist baskı ve terör ortamında, 1971 Eylül'ünde kuruldu. TÜTED, 1971 ve öncesinin demokratik teknik eleman hareketinin özellikle de TEKSEN hareketinin mirasına sahip çıktı, o hareketin sağladığı birikimin üzerine inşa edildi. Buna rağmen, gerek kurulduğu dönemin baskıcı koşulları gerekse «dernek» statüsünde bulunuşu nedeniyle TÜTED'in teknik eleman kitlesi içinde kök salısı, gelişmesi zaman aldı; çetin bir mücadelenin verilmesini gerekli kıldı. Bu çetin mücadelenin sonucunda TÜTED, 1976 yılına gelirken örgütlenme - eylem diyalektik bütünselliği içinde belirli bir aşamaya ulaştı Haziranındaki 3. Genel Kurulumuz bu aşamanın önemli bir kilometre taşı oldu çalışma döneminde ise TÜTED, demokratik toplumsal muhalefetin oluşmasında kendi paylarına düşen işlevleri yerine getirmeye çalışan başlıca, etkin demokratik kitle örgütlerinden birisi haline geldi döneminin TÜTED hayatındaki öneminden dolayı, bu dönemde yapılan çalışmaları anlatmadan önce bu çalışmaları biçimlendiren temeldeki yaklaşımların, savunduğumuz görüşlerin, mücadele hedeflerinin ve taleplerin kaynaklandığı Türkiye'deki demokratik teknik eleman hareketine ve bu hareketin gelişimine kısaca bakmakta yarar gördük. Teknik elemanların demokratik toplumsal muhalefet içinde etkin bir kesim olarak yeralmaya başlamaları 60'lı yılların sonlarına rastlar. Türkiye'de teknisyen ve mühendis seviyesinde teknik eleman yetiştirilmesine Cumhuriyetten önce başlandı ama 60 lı yılların sonlarına kadar teknik elemanların genel tavrı kurulu düzenden ve hakim sınıflardan yana oldu. Teknik elemanların sınıfsal konumlarındaki değişiklikleri hızlandıran sosyo - ekonomik yapıdaki gelişmeler döneminde belirgin hale geldi. Türkiye kapitalizminin hızla gelişmeye ve dünya kapitalist sistemiyle bütünleşmeye başladığı bu dönemde, bu sürecin doğal sonucu olarak, teknik eleman kesimindeki nicel büyüme ivme kazandı. Teknik elemanlar üretim 13
15 ve dağılım sürecinde eskiye oranla çok daha büyük sayılarda yer almaya başladılar. Hakim sınıflar ve onların siyasi iktidarı teknik elemanların ve bu arada mühendis ve mimarların sayıca artışını teşvik eden bir eğitim, ücret ve istihdam politikası izledi. Mühendis ve Mimar Odalarının kuruluşu da bu döneme rastlar. Mühendis ve mimarlar, hakim sınıfların teknik hizmet üretimini kendi politikaları doğrultusunda rasyonelleştirmek ve teknik elemanların bu kesimini kendi sınıfsal çıkarları doğrultusunda denetimi altına almak amacıyla meslek esasına göre kurdukları bu odalara yasa gereği üye olmak durumundaydılar. Bu gelişmelere karşın döneminde teknik elemanların herhangi bir politik muhalefet hareketine rastlamamaktayız. Çünkü teknik elemanlar diğer emekçilere oranla oldukça yüksek ücretler almakta ve sosyo-ekonomik sıkıntılardan pek fazla etkilenmemektedir. Ayrıca Türkiye de, diğer emekçi sınıf ve tabakaları etkileyecek güçte bir işçi sınıfı hareketi henüz gelişmemiştir. Kapitalistleşme ve tekelleşme sürecinin daha ileri aşamalara ulaşmaya, buna paralel olarak bir dizi toplumsal sorunun ortaya çıkmaya, sınıfsal çelişkilerin daha da belirginleşmeye başladığı 60'lı yıllardaki bu gelişim teknik elemanları daha yakından etkilemeye başladı. Üretim ve dağıtım sürecinde daha çok sayıda teknik eleman yeralmaya, bu konumları itibariyle daha çok sayıda teknik eleman işçi sınıfıyla etkileşim alanına girmeye ve işçi sınıfıyla yakınlaşmaya başladı. Artık teknik elemanların önemli bir kesimi doğrudan kapitalist sömürüye tabiydiler ve işçilerinkine benzer sorunlara sahip oluyorlardı. Bunun yanısıra 1961 Anayasasının getirdiği nisbî özgürlük ortamında yükselmeye başlayan işçi sınıfı hareketi ve toplumsal siyasi muhalefet teknik eleman kesiminde de yansımasını buldu. Teknik elemanların kurulu düzene karşı örgütlü muhalefetinin maddi temelleri, toplumsal gelişmenin bu evresinde atıldı. 1960'ların ikinci yarısında bir kısım mühendis ve mimar odalarında örgütlü bir muhalefet hareketi yükselmeye başladı. Aynı dönemde, mühendis ve mimarlar dışında kalan teknik eleman kesimleri ise meslek esasına göre kurdukları «dernek» statüsündeki örgütlerinde daha çok meslekî haklarını savunmak için girişimlerde bulunuyorlardı. Hakim sınıfların, teknik eleman kesimlerinin çıkarlarının birbiriyle çatıştığı izlenimini yaratan, onları birbirinden ayrı tutmayı amaçlayan politikalarının bir sonucu olarak teknik eleman kesimleri geneldeki sorunlarının ortak olduğu ortaklaşa davranmanın gerekli olduğu teşhisinden ve bu sorunların çözümü için anlayışından bir hayli uzakta bulunuyorlardı. Ama 70 li yıllar bir çok konuda olduğu gibi bu konuya da açıklık getirdi. 14
16 > 1970'LER VE SONRASI 1970 ler Türkiyesinde, kapitalistieşme ve tekelleşme sürecinin varmış olduğu noktada, teknik elemanların önemli bir kesimi için aşağıdaki tesbitleri yapmak mümkün olmaktadır. 1. Teknik elemanlar, işçi sınıfına özgü bazı sorunlarla karşı karşıyadırlar. Bu sorunları şöyle özetleyebiliriz Teknik eleman kitlesi içinde işsizlik gittikçe yaygınlaşmaktadır Teknik elemanların aldığı ücretlerin düşüklüğü, onları geçim sıkıntısı ile karşı karşıya bırakmaktadır. Teknik elemanlar gittikçe artan hayat pahalılığı ve enflasyondan etkilenmektedirler Teknik elemanlar işgüvenliğine sahip değillerdir. 2. Teknik elemanlar üretim süreci içinde işçilerle birlikte yer almaya başlamakta ve bu durum sınıfsal bir yakınlaşmaya yol açmaktadır. 3 İşçi sınıfının gelişen ekonomik ve siyasal hareketi, toplumun diğer sınıf ve tabakaları gibi teknik elemanları da etkilemekte ve onları bağımsızlık demokrasi mücadelesinin yanına çekmektedir 1970'lere kadar devam eden bir süreç içinde oluşup gelişen ve 1970'lerde teknik eleman damgasını vuran bu tesbitler veya maddi koşullar, teknik elemanları hakim sınıflara karşı bir muhalefet durumuna getirdi. Yukarıda sıralanan maddi koşulların zorlamasının doğal sonuçları 1970 lerin başlarından itibaren tüm Odalarda somut olarak gözlenmeye başlandı. Bu tarihlere kadar mevcut düzenin sürmesinden yana tavır almış, sadece ve sadece mesleki sorunlarla ilgilenmeyi amaçlamış olan meslek odalarında önemli değişiklikler oldu. Meslek Odaları yönetimlerine ilericiler, demokratlar seçildiler. Geçmişten farklı olarak meslek odaları; «Çalışan halkımızın bir parçası olan teknik elemanların sorunları yurt sorunlarından ayrılamaz ve onun bir parçasıdır» tesbitinden hareket ederek yurt ve dünya sorunlarıyla uğraşmaya, onları tahlil ederek sonuçlar çıkarmaya başladı. Bir yandan Odalar ülke ülke çıkarlarına ters girişimleri, emperyalist-kapitalist dünya sistemine bağımlılıktan kaynaklanan sorunlar ve emperyalizm olgusunu somuta indirgeyerek teşhir ederken, diğer yandan teknik elemanlar arasında, ekonomik demokratik hakları elde etme ve koruma doğrultusunda bir hareketlenme gözlendi. Kamu kesiminde 4/10195 sayılı kararnameye göre çalışan teknik elemanlar, iş güvenliği, sosyal güvenlik ve toplu sözleşme haklarından yoksundurlar. Teknik elemanlar ekonomlk-demokratik haklarını elde etmek, korumak için 1970 Şubatında TEKSEN i Teknik Personel Sendikası'nı kurdular. 15
17 TEKSEN, ilerici teknik eleman hareketinin, ülke genelinde işçi sınıfının öncülüğünde verilmekte olan bağımsızlık demokrasi mücadelesine yakınlaşmasında somut bir adım oldu. TEKSEN DÖNEMİ (1970 ŞUBAT ) 1961 Anayasası kamu kesiminde çaılşanlara «Sendika kurma» hakkını tanıyordu. TEKSEN bu hak kullanılarak kuruldu. Kamu kesiminde çalışan tüm teknik elemanları çatısı altında toplamayı amaçlayan TEKSEN, kuruluş bildirisinde şöyle sesleniyordu. «4/10195 Kazazedeleri. Sosyal güvenliği sağlayacak hiçbir hukuki dayanağın olmadığı gerek hukukçular, gerekse yargı organları tarafından defalarca belirtilmedi mi? İşçi misin? Yok. Oturduğun sandalyede söz sahibi misin? Yok. İşgüvenliğin? Yok. Emeklilik güvenliğin? Yok. İş kazalarına karşı güvenliğin? Yok. Yok. Yok. Yok. Pekâlâ, sen vatandaş değil misin? Sen; tıpkı büyük halk çoğunluğu gibi bugünkü bozuk düzenin doğa! bir sonucusun. Şurasını iyi bilelim ki bu düzende ancak ve ancak sendikal eylemle hak alınabilir. Yoksa hatırla gönülle değil. 4/10195 Kazazedeleri. Teknik Personel Sendikası (TEKSEN) seni işçi sınıfından ayıranlarla savaşmak ve bu «yok» ları «var» etmek için kuruldu. Hak alabilmek için güçlü olmak, güçlü olabilmek için de birleşmek gerekli... SENDİKANA ÜYE OL SENDİKANA ÜYE BUL» Ekonomik-demokratik hakların kazanılması mücadelesinde TEKSEN'in önündeki en önemli hedef, kamu kesiminde çalışan teknik elemanların 4/10195 kapsamından çıkarılarak toplu sözleşmeli sendikal hakları elde etmesinin ve teknik elemanların işçi statüsünde yer almalarının sağlanmasıydı. Örgütlülük düzeyini şaşılacak bir hızla artırmaya başlayan TEKSEN'in bir yıl sonra üye sayısı 5000 e yaklaşıyordu. 16
18 (şçi sınıfına en yakın kesimlerden birisini oluşturan teknik elemanların örgütlenmesini, hakim sınıfların çıkarını gözeten personel yasasının gündeme gelişi daha da hızlandırdı. PERSONEL YASASINA KARŞI DİRENİŞ : TEKNİK PERSONEL MİTİNGİ VE GENEL FORUM TEKSEN bir yandan teknik elemanların toplu sözleşme haklarını elde etmeleri ve işçi statüsünde yer almaları doğrultusunda mücadelesini sürdürürken, hakim sınıflar, kamu kesiminde çalışan teknik elemanları 657 sayılı Devlet Memurları Yasası kapsamına alarak onları birer kapıkulu yapmak ve grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakları elde etme mücadelelerini baltalamak istiyordu. Hakim sınıflar çıkarmak istedikleri bu yasa ile teknik elemanları eskisinden daha kötü ekonomik koşullar içine itiyorlardı. Hakim sınıfların teknik elemanları memurlaştırma girişimleri, teknik eleman kitlesi içinde tepkiyle karşılandı. Bu tepki aynı zamanda teknik elemanların hakim sınıflara karşı ilk örgütlü tepkisiydi. Personel yasasını protesto etmek amacıyla, Ankara'da Odalar, bazı sendikalar ve TEKSEN in katıldığı «Teknik Personel Mitingi» düzenlendi. Mitingde söz alan konuşmacılar; teknik elemanların «memurlaştırma» girişimlerine karşı çıktıklarını açıklarken, teknik elemanların grevli ve toplu sözleşmeli sendikal haklara kavuşması gerektiğini belirttiler. Konuşmacılar aynı zamanda emperyalist sömürüye de karşı çıktıklarını vurguluyorlardı. 657 sayılı Devlet Memurları Yasası, TBMM bütçe alt komisyonunda görüşülürken; düzenleyicilik ve yürütücülüğünü TEKSEN in üstlendiği bir «Genel Forum» yapıldı kişi tarafından izlenen forum, aşağıdaki kararları aldı. «Teknik elemanların üretime katkı ölçüsünde ve tabanı, insan gibi yaşamayı sağlıyan, adaletli bir ücret tablosuna ve terfi sistemine dayanan ayrı bir statüye alınmaları, işçi sayılmaları, grev, toplu sözleşme ve diğer hakların tanınması isteğinde ve bunları kesinlikle almaya; Anayasanın öngördüğü reformlar gerçekleştirilerek ülkemiz halkı yararına büyük üretim hamlelerine erişinceye, çalışan ve tüm değerleri yaratan kol ve kafa emekçileri kurtuluncaya kadar mücadeleye kararlıyız.» Forumda, yasa tasarısını protesto amacıyla «Yurt düzeyinde iki gün boykot» yapılması kararlaştırıldı. Boykot oldukça başarılı oldu. Katılma oranı, bazı bölgelerde yüzde yüze kadar ulaştı. Kısa bir süre sonra üç günlük bir boykotla direniş yinelendi. Ancak burjuvazinin personel yasasını çıkarma 17
19 daki kararlılığına karşı; teknik elemanların emekçi halkın diğer kesimleriyle örgütlü bir dayanışma içinde olmayışı ve en önemlisi ülkenin her kesitteki politik yaşantısına damgasını vuran bir işçi sınıfı hareketinin bulunmayışı, teknik elemanların «memurlaştırılma»ya karşı direnişlerini başarısızlığa götüren faktörler oldu. Personel yasasında TBMM'den geçmesi için 21 parmaklık fark yetti. Personel Yasasının getirdiği hükümler 1970 yılı sonundan itibaren uygulanmaya başlandı. Uygulamanın sonuçları ise; teknik elemanlar için oldukça zor yaşam koşulları, eşitsizlik ve huzursuzluklar oldu. Bu dönemde TEKSEN in, personel yasasında öngörülen teknik elemanlar lehindeki hükümlerin bir an önce uygulanmaya konulmasıyla ilgili çalışmalara yöneldiğini görüyoruz. TEKSEN, personel yasasında öngörülen, teminindeki güçlük, iş güçlüğü ve iş riski zamlarının uygulanmaya konulması ve geçerli ölçütlere bağlanması için çeşitli çalışmalar yaptı, yönetmelik tasarıları hazırladı ve öneriler geliştirdi yılı Mart ı geldiğinde TEKSEN, üye kitlesinin ekonomik demokratik hakları doğrultusundaki mücadelesini vargücüyle sürdürüyordu. 12 MART 1971 VE TEKSEN 12 Mart 1971 muhtırasını izleyen günlerde emekçi halkımıza yöneltilen faşist baskı, kıyım ve zulümden teknik elemanlar da payına düşeni aldı. TEKSEN, 12 Mart döneminde, varlığını koruyabildiği sürece mücadelesine ara vermedi bütçesinde yer aldığı halde emekçi ve teknik eleman düşmanı iktidar tarafından yürürlüğe konmayan yan ödemelerin ödenmesiyle ilgili eylemini sürdürdü. Yan ödemeler üzerine birlikte ayrıntılı öneriler geliştirdi. meslek kuruluşları ile TEKSEN in bu konuyla ilgili olarak hükümete ledir. çektiği telgrafın metni şöy- «Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanmış bulunan «yan ödemeler tasarısı» hakkındaki görüşlerimiz aşağıda sunulmuştur. 1. Yeni yan ödemeler tasarısında göze çarpan en önemli aksaklık Ziraat ve Orman Mühendisleri ile, Kimyager, Yüksek Matematikçi, Tekniker ve Teknisyenlere «teminindeki güçlük zammı»nın verilmemesidir. Böyle bir değerlendirme teknik camiada büyük bir huzursuzluk ve verim düşümü yaratacaktır. Kalkınma çabalarının temel öğesi olan teknik elemanların bir kesiminin, hakları olan ekonomik olanaklarından yoksun bırakılmaları ayrıca sosyal adalet ilkelerini de ihlâl etmektedir. 18
20 2. Ayrıca tasarıya göre iş riski ve iş güçlüğü zamlarından tekniker, teknisyenler sadece % 50 oranında yararlandırılacaktır. Oysa, bilindiği gibi örneğin bir maden ocağında, bir yüksek gerilim hattının altında çalışan bir mühendisle bir tekniker yada teknisyen aynı iş riskine, aynı tehlikelere maruzdurlar. Dolayısıyla iş riski ve iş güçlüğü zamlarından tekniker ve teknisyenlerin sadece % 50 oranında yararlandırılmalarının anlamı anlaşılmamaktadır. 3. Tasarıda özellikle mahrumiyet bölgelerinde çalışanlar için yeterli derecede ayrıcalık bulunmamaktadır. Oysa şantiyelerde, büyük merkezlerden uzak işyerlerinde çalışan teknik elemanlar için ayrıcalıklar yaratılmasının zorunlu olduğu ortadadır. Ülke kalkınmasını gerçekleştirme çabalarında en etkin bir yer alacak teknik elemanların huzurlu bir ortam içinde çalışmalarını ve verimli olabilmelerini sağlamak üzere yukarıda belirttiğimiz hususların dikkate alınmasını rica eder, en derin saygılarımızı sunarız.» Erim, telgrafın yanıtını (!) verdi (!). Anayasanın kamu kesiminde çalışanlara sağladığı, kısır da olsa, sendikalaşma hakkı geri alındı. Erim TV de istihza ile kamu personelinin isterlerse, dernek kurabileceklerini söylüyordu. Böylece 5000 üyeli TEKSEN ile birlikte kamu kesiminde çalışan diğer emekçilerin sendikaları da kapatılarak kamu kesiminde çalışanlardan öc alınıyor; tüm çalışanlar üzerinde anti-demokratik baskılar kurulmak isteniyordu. Baskılar, teknik elemanları ve onun öncü kesimini yıldırmadı, 12 Mart döneminde ülkenin demokratikleşmesi ve faşizmin geriletilmesi için, TEKSEN üyesi teknik elemanlar faşizme karşı mücadele ettiler, zindanlarda çile çektiler, işkenceler gördüler. TÜTED'İN KURULUŞU VE TÜTED DÖNEMİ Sendika kapatmalar, TEKSEN üyeleri üzerindeki baskı ve kıyımlar, pek işe yaramadı. Teknik elemanlar kurtuluşlarını işçi sınıfının verdiği bağımsızlık demokrasi mücadelesinde yer almakta görüyorlardı. Teknik elemanlar bu gerçeği; 12 Mart baskı ve terör döneminde daha da somut bir biçimde görecekler ve kavrayacaklardı. TEKSEN birikimi üzerine, 1971 Eylülünde Türkiye Teknik Elemanlar Birliği (TÜTEB) adıyla kurulan yeni örgüt, daha sonra, demekler yasası hükümleri uyarınca Tüm Teknik Elemanlar Derneği (TÜTED) adını aldı. 12 Mart döneminin baskı ve terör ortamında kurulan TÜTEB, kısıtlı çalışma koşullarında (maddi olanaklar ve kadro yetersizliği) mücadelesine başladı. 19
21 TÜTEB aşağıdaki çıkış bildirisiyle üyelerinin ekonomik - demokratik taleplerinden yola çıkarak bağımsızlık demokrasi mücadelesinde işçi sınıfının yanında yer almağa hazır olduğunu bildiriyordu. «Bilim ve teknoloji, gelişme ve değişme süreçlerinde toplumsal yapıların biçimlenmesini sağlayan ve oluşturan araçlardır. Bir ülkenin teknik gücü de toplumsal yapı değişiminin etkin ve önemli bir öğesidir. Teknik kadroların eğitilmesi ve istihdam politikaları da o ülkede egemen olan ekonomik ve politik güçlerin çıkarlarına göre düzenlenir. Ekonomik düzen ve sanayileşmenin niteliği başka bir deyişle öngörülen kalkınma modeli de teknik gücün oluştuğu, biçimlendiği ortamın temel belirleyicisidir. Son 20 yıldan beri ülkemizde öngörülen, ekonomik kalkınma ve sanayileşme modeline uygun bir eğitim ve istihdam politikası, teknik gücümüzü gizli yada açık işsizliğe, meslek dışı faaliyete yada yurt dışına itmiştir. Ayrıca yabancı teknik hizmet ithal edilerek teknik gücümüzün gelişmesi engellenmekte ve giderek niteliksiz, yeteneksiz ve üretkenliği olmayan kadrolar haline dönüşmesine yol açmaktadır. Toplumumuza egemen çıkar guruplarının düzenlediği ücret politikaları da teknik gücümüzün bir kenara itildiğinin açık kanıtlarıdır. Sorunlarımızı işte bu bütünlük içinde ele alıyoruz. «Son Anayasa değişikliği ile, üyelerinin ekonomik ve sosyal haklarını yurt çıkarları çerçevesinde yılmadan savunan ve bir buçuk senedir örgütlenme çabasında olumlu gelişmeler gösteren TEKSEN faaliyetten men edilmiştir. Ve bu men ediliş teknik elemanların, örgütlenmenin, TEKSEN içinde birleşmenin, yani teknik elemanlar arasında yaratılan mühendis - tekniker, mühendis - mimar gibi çelişkileri bir yana itip birlik olmanın bilincine vardıkları bir sırada olmuştur. Fakat örgütlenme, birlikte mücadele etme, haklarımızı savunmayı sürdürmemiz gerekmektedir. Bugünkü koşullar altında beraberliği ancak bir «birlik» içinde sağlayabileceğimizi düşündük ve tüm teknik elemanları içine alan Türkiye Teknik Elemanları Birliği, TÜTEB i kurduk. Birliğimiz yerli ve yabancı çıkar gruplarına ve onların uygulamalarına karşı ülke çıkarlarını ve teknik eleman haklarını savunmak, güçlü bir demokratik baskı grubu olmak üzere örgütlenmek amacındadır. Bu örgütlenmeye katılmanın yurtsever her teknik elemanın bir ödevi olduğu inancındayız. TÜRKİYE TEKNİK ELEMANLAR BİRLİĞİ YÖNETİCİLERİ OLARAK : 1. Yabancı ve yerli gruplarının ülkemizin kaynaklarını sömürmesine, 2. Teknik gücümüzün gelişmesini engelleyen ve onu yozlaştıran yabancı teknik hizmet ithaline, 3. Kamu kaynaklarının verimli ve üretken olmayan yatırımlarla tüketilmesine, 20
22 4. Halkımızın gerçek ihtiyaçlarına öncelik vermeyen yatırımlara, 5. Ülke verilerine dayanmayan bir eğitim ve istihdam politikasına, 6. Teknik elemanları sömürmeye yönelmiş ücret politikalarına, 7. Bugün çoğunluğumuzu bir geçim sıkıntısına sokmuş olan ve gittikçe artan hayat pahalılığına karşı, Örgütlenmeye ve Anayasanın öngördüğü yollarla demokratik bir mücadelede yurtsever ve haklı sesimizi en etkin bir biçimde duyurmaya kararlıyız. GÜÇ BİRLİKTEN DOĞAR, TÜTEB'DE BİRLEŞELİM.» TÜTEB in bu çağrısı, diğer teknik eleman kuruluşlarında ve meslek odalarında da yansımasını buldu. Meslek Odaları açtıkları üye olma kampanya- larıyle, TÜTEB i desteklediler ve güçlenmesine katkıda bulundular Haziranında yapılan Olağanüstü toplantıda Birlik, Türkiye Teknik Elemanlar Derneği (TÜTED), Mayıs 1973'te Tüm Teknik Elemanlar Derneği (TÜTED) adını aldı. TÜTED, teknik elemanlar içinde örgütlülüğünü arttırmak ve güçlenmek için bir iletişim ve bilgilendirme aracı olan TÜTED Haberler i çıkarmaya başladı. Şimdiki TÜTED Haberler ile kıyaslandığında, oldukça yetersiz görülen, o zamanki TÜTED Haberler, görevini «faşizme karşı demokratik bir ses» olarak bir ölçüde yerine getiriyordu. 12 Mart faşizminin işçiler ve emekçiler üzerindeki baskı, terör ve zulmü teknik elemanların örgütlenmesini büyük ölçüde engelleyen bir unsur olarak sürerken, TÜTED tüm anti-demokratik uygulamalara karşı sesini yükseltiyordu. Bir yandan 12 Mart faşizminin teknik eleman kitlesi üzerindeki baskısı, diğer yandan TÜTED'in içinde bulunduğu mail zorluklar ve örgütleyici kadroların azlığı nedenleriyle; TÜTED'in faaliyetleri önemli bir süre sadece yayın faaliyetleri ile sınırlı kaldı. Bu süre içinde örgütün gelişme hızı oldukça düşük oldu. TÜTED bir yandan örgütlenme çalışmalarını sürdürürken, örgütlenmenin kalıcı ve doğru olabilmesinin koşullarını aramaya yöneliyordu. Çünkü TÜTED, doğru bir örgütlenme modelinin «ancak ve ancak teknik eleman kesiminin bir toplumsal katman olarak üretim ve dağıtım süreci içindeki yerinin doğru olarak saptanması ve diğer sosyal sınıf ve tabakalarla olan ilişkilerinin doğru olarak kavranması» temeli üzerinde kurulabileceği bilincindeydi. Bu genel doğrudan yola çıkan TÜTED, teknik elemanların üretim ve dağıtım sürecindeki yeri ile sınıflar arası ilişkilerinde şu tahlili yaptı : 21
23 > «Daha önceleri çalışanlar arasında ayrıcalıklı bir konuma sahip olan teknik elemanlar tekelleşme süreci içinde ve tekelleşme hızının artmasına koşut olarak, bu ayrıcalıklı durumlarını yitirmektedirler. Üretim ve üretimin dağılımı süreci içinde işçi sınıfı ile birlikte üretime katılmaya başlayan teknik elemanlar; işçi sınıfına yakınlaşmakta ve işçi sınıfına özgü sorunlara sahip olmaktadırlar. Bu yakınlaşma süreci, üretimde otomasyon ve otomatik kontrol tekniklerinin kullanılmasıyla, daha da hızlanmaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak teknik elemanlar, işçi sınıfına en yakın katmandır ve işçi sınıfının doğal müttefikidir.» Bu tahlilin ışığında TÜTED, teknik elemanların ekonomik demokratik haklar mücadelesinde tek doğru örgütleniş biçiminin «işçi sendikalarında örgütlenmek» olduğu tesbitini yapıyordu. TÜTED bu tesbitten hareket ederek; teknik elemanların önündeki kazanılması gereken demokratik mevziyi gösteriyordu. TÜTED bu görüşü yaygınlaştırmak ve kitlesine kabul ettirmek için yoğun bir ideolojik çalışmaya girişti. Bu çalışma, teknik eleman kitlesi içinde, cılız da olsa var olan elit sendikacılık (yani işçi sendikaları dışında ayrı teknik eleman sendikalarında örgütlenmek) görüşünü geriletti. Daha sonraları toplanan birinci ve ikinci teknik eleman kurultayları TÜTED'in bu görüşlerini onayladı. Böylece örgütlenme biçimi ile ilgili görüşler yaygın bir resmiyet kazanmış oldu. TÜTED, grevli toplu sözleşmeli sendikal hakları alma mücadelesini, bağımsızlık demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak görüyordu. Teknik elemanların mücadelesinin, işçi sınıfı öncülüğünde verilmekte olan bağımsızlık demokrasi mücadelesinin bütünselliği içinde başarıya ulaşmasının ilk koşulu olarak teknik eleman kesimi içindeki dayanışmanın ve örgütlülük düzeyinin yükseltilmesinin gereğine inanan TÜTED; bu dayanışmayı gerçekleştirmek ve teknik eleman sorunlarının çözümleriyle ilgili ortak kararlar almak üzere Birinci Teknik Eleman Kurultayının düzenlenmesinde görev aldı. BİRİNCİ TEKNİK ELEMAN KURULTAYI Teknik elemanların birliği doğrultusunda atılmış ilk adım olan 1. Teknik Eleman Kurultayına 29 teknik eleman örgütü katıldı. 1. Teknik Eleman Kurultayı Nisan 1974 tarihlerinde Ankara da DSİ Konferans salonunda toplandı. Teknik elemanların çeşitli sorunlarının,,bu arada, Teknik Personel İş Kanunu Tasarısı Taslağı Teknik Elemanların Sendikal Haklara Kavuşmaları ve Teknik Eleman İş Kanununun getirecekleri Teknik Eğitim ile Uygulama Arasında Yaratılan Çelişki 22
24 y Teknoloji İthali ve Beyin Göçü Teknik Elemanların Hizmetlerini Halkımıza Gerekli ve Yeterli Bir Biçimde Sunamayışlarının Nedenleri Teknik Personele Uygulanan Statünün Eleştirisi Teknik Elemanların Yönetimde Söz Sahibi Olmaları Gereği konulu raporların okunarak tartışıldığı Birinci Kurultay, Grevli Toplu Sözleşmeli Sendikal hakların alınması için mücadele konusunda görüş birliğine vardı. Bir yıl sonra yapılacak olan 2. Kurultay öncesi çalışmaları sürdürmek üzere TMMOB, TEK-DER ve TÜTED'den oluşan bir «Kurultay Düzenleme Komitesi» kuruldu. İKİNCİ TEKNİK ELEMAN KURULTAYI 7-8 Haziran 1975 tarihlerinde, Ankara Selim Sırrı Tarcan salonunda toplanan İkinci Kurultayın gündemini bir tek madde oluşturuyordu; «SENDİKA LAŞMAK». 34 teknik eleman kuruluşunun ülkenin her yerinden gelen delegeleri; sendikalaşma sorunlarını tartıştılar. Sendikalaşma biçimi bu kurultayda hiç bir tereddüte yer vermeyecek ölçüde kesinlik kazandı. İkinci Kurultayda, «Elit Sendikacılık» anlayışı tamamen terkedildi. İşçi sınıfı sendikalarında örgütlenmenin tek doğru örgütlenme biçimi olduğunu savunan delegeler; teknik eleman işçi yakınlığının, özünde kafa ve kol emeğinin birliğinden kaynaklandığını ve günümüzün bilimsel teknolojik koşullarında da bu yakınlığın daha iç içe bir öz kazandığını belirttiler. Böylece TÜTED'in yıllar önce «sendikalaşma biçimi» ile ilgili olarak açtığı yaygın ideolojik çalışmanın, bir bakıma, başarı ile sonuçlandığı ve bu görüşlerin oldukça yaygın olarak kabullenildiği belgeleniyordu. Kurultaya konuk olarak gelen DİSK'e bağlı bazı sendika liderleri genelde çalışanların, özelde işçi - teknik eleman birliğinin gereğini savunan konuşmalar yaparak, teknik elemanları işçi sendikalarında örgütlenmeye çağırdılar. İkinci Kurultay, TÜTED'i bir demokratik kitle örgütü, teknik elemanların sendikalaşma mücadelesinin öncü örgütü olarak oy birliği ile kabul etti. Teknik elemanların ve TÜTED in verdikleri sendikal hakları elde etme mücadelesi içinde oldukça önemli bir aşamayı aşağıdaki kararlar oybirliğiyle alındı. ifade eden İkinci Kurultay da «TEKNİK ELEMANLARIN SENDİKALAŞMA MÜCADELSİNİN İLKELERİ : a) Teknik elemanların sendikal haklar mücadelesi, halkımızın ve tüm çalışanların mücadelesinin bir parçasıdır. Bu ilke hayata geçirilmelidir. Bu ilke mücadelemizin siyasi özünü de belirler. 23
25 Sendikal haklar, birleştirici olur düşüncesi ile, salt ekonomik çıkarlarla savunulmamaiıdır. Egemen güçler sendikal hakları kabul etmek zorunda olduklarından sarı sendikacılığı da tezgahlarlar. Sendikal haklar mücadelesi, tekelci sermayenin egemenliğine karşı, antifaşist, antiemperyalist mücadele ile içiçedir. Bu mücadelede bağımsızlık ve demokrasiden yana tüm siyasi partilerin açık tavır almaları istenmeli, programlarda tüm çalışanların ve teknik elemanların sendika! haklarının açıkça yer alması sağlanmalıdır. b) Teknik elemanların sendikal haklar mücadelesi bir bütündür. Bu bütünlük soyut birliktelik düzeyinde kalmamalıdır. Birlik, tüm teknik eleman örgütlerini ve örgütlerin tabanlarındaki farklı kesimleri kucaklamalıdır. Yoksulluğa, işsizliğe ve ücretli çalışmaya itilen serbest çalışan teknik elemanlar da, sendikalaşma mücadelesinin bir parçası olarak ele alınmalıdır. Bu ancak örgütlerin sürekli bir araya gelmeleri ile gerçekleştirilebilir. c) Mücadelenin bütünlüğü ve birliği, somut hedeflerin kazanılmasına açık olmalı, güçler birieştirilirken, örgütsel insiyatifler güç kazanmalıdır. d) Örgütlenme, üretimi, yani işi, işin yapıldığı yeri esas almalıdır. Yapay çelişkiler yalnızca örgütler arasında değil, bizzat işin yapıldığı yerde, tabanda giderilmeye çalışılmalıdır. İşyeri esasına göre örgütlenme yeni ve dinamik kadroların oluşmasını da sağlayacaktır. Bu örgütlnemede güncel sorunlarla amaçlarımız içiçe savunulmalı, mücadelenin bütünlüğü ve sürekliliği hayata yansımalıdır. e) Sendikalaşma, işçi sendikaları içinde olmayı amaçlamalıdır. Şu anda özel kesimde ve bazı iktisadi kamu kuruluşlarında, yasal olarak sendikalaşma hakkı olan teknik elemanlar mutlaka, varolan işçi sendikalarına katılmaya yönlendirilmelidir. f) Teknik eleman örgütleri arasında birliği amaçlıyan dayanışma, ortak çalışma ve destek eleştiriden bağımsız çlamaz. Birlik doğrultusunda örgütler arası çelişkiler fiilen ve sistemli bir şekilde bir araya gelerek çözümlenebilir.» «TEKNİK ELEMANLARIN DAHA GÜÇLÜ VE İLERİ DÜZEYDE ÖRGÜTLENMESİ CİN ÖNERİLER 1 Teknik elemanların sendikal haklarını elde etme mücadelesi, tüm teknik elemanları çatısı altında toplayan demokratik bir kitle örgütünün önderliğinde verilecektir. 2 Tüm Teknik Elemanlar Demeği (TÜTED) bu önderliği üstlenebilecek nitelikte olan tek örgüttür. 24
26 3 TÜTED vereceği mücadelede tüm meslek örgütlerimizce desteklenmelidir. Bu desteğin somut olarak gerçekleştirilebilmesi için TÜTED Merkez ve Şube Yönetim Kurulları TÜTED çatısı altında tüm teknik eleman örgütlerini bir araya getiren bir danışma kurulu oluşturmalıdır. Bu, TÜTED'in güçlenmesi için izlenecek somut bir çalışma biçimidir. 4 Örgütlenme - eylem diyalektik birlikteliği içinde, gelecek Teknik Eleman Kurultayına kadar, TÜTED'in önderliğinde önce bölgesel ve sonra genel forum ya da forumlar oluşturulmalıdır. Bu forumların oluşturulmasıyla somut ve bağlayıcı eylem biçimleri saptanmalıdır. 5 Gelecek yıl toplanacak 3. Teknik Eleman Kurultayının düzenlenmesi ve yönlendirilmesi için TÜTED görevlendirilmelidir. 6 Kurultay tertip komitesi 2. Teknik Eleman Kurultayının bilimsel içeriğini, örgütlenme doğrultusundaki somut kararlarını bütün teknik elemanlara en kısa zamanda iletmelidir.» Kurultay kararları; bağımsızlık - demokrasi mücadelesinin bir parçası olan «sendikalaşma» mücadelesinde, örgütler arası dayanışmanın zorunluluğunu vurgulayarak, birlikteliğin daha ileri platformlarda ele alınmasının gerekliliğini belirtiyordu. Teknik elemanların sendikalaşma mücadelesinin başarısının güvencesi ise; tüm teknik elemanları çatısı altında toplayacak demokratik - merkeziyetçi bir kitle örgütün olan TÜTED'in güçlenmesi idi. TÜTED'in güçlenmesi ve gelişmesi açısından oldu. İkinci Kurultay bir dönemeç Kurultay sonrası, kurultay kararları doğrultusunda çalışmalarını yoğunlaştıran TÜTED, örgütler arası diyaloğun genişletilmesi çabalarına önemli katkılarda bulundu. ÖRGÜTLÜLÜK DÜZEYİNİ YÜKSELTME YOLUNDA ÖNEMLİ BİR ADIM : İŞYERİ TEMSİLCİLİKLERİ : «Ortak olarak belli bir üretim faaliyetinde bulunan kişilerin, birbirleriyle daha yakın etkilenme içinde bulundukları, talep ve sorunlarının benzer olduğu...» tesbitinden yola çıkan TÜTED, İkinci Kurultaydan sonra, örgütlenmesini bu temel üzerine inşa ediyordu. Her işyerinde işyeri temsilcilikleri kuruluyordu. Belli bir işyerinin, ayrı çalışma birimlerinde görev üstlenen işyeri temsilcileri, biraraya gelerek, o işyerine ait «İşyeri Komiteleri»ni oluşturuyorlardı. İşyeri temsilcilikleri ve komiteleri şubelere bağlı birimler olarak çalışıyorlardı. 25
27 Y Temel örgüt birimleri olan işyeri temsilcilikleri, demokratik merkeziyetçi işleyiş içerisinde, kitleyle bağ kurmada kilit noktası ve TÜTED'in alacağı kararların oluşmasında ve yaşama geçirilmesinde tayin edici oluyordu. Örgütlenme sorununa doğru bir tarzda yaklaşma ve bu tarzın hayata geçirilmesi, meyvalarını kısa zamanda verdi. Temel birimlerini işyeri temsilciliklerinin oluşturduğu demokratik - merkeziyetçi örgütlenme, TÜTED'i üye ve şube sayısı olarak, hızlı bir biçimde büyüttü. Bugün TÜTED çeşitli il ve ilçelerde kurulmuş olan 37 adet şubesiyle faaliyet gösteriyor. Şube kurma taleplerinin bugün, genellikle, kitleden geliyor olması, TÜTED'in teknik elemanlar içindeki saygınlığı ve güveninin somut belirtilerinden sadece birisi yılında İzmir Şubesini kurmak üzere Genel Merkez'den İzmir e gönderilen görevlilerin, müteşebbis yönetim kurulunu oluşturacak 5 kişiyi dahi bulamadan geri dönmeleri durumuyla, bugün teknik elemanlardan gelen şube kurma talepleri karşılaştırılacak olursa; TÜTED'in vardığı nokta daha iyi anlaşılabilir. ÜÇÜNCÜ TEKNİK ELEMAN KURULTAYI : İkinci Kurultayda alınan karar gereğince TÜTED'in düzenlediği Üçüncü Teknik Eleman Kurultayı Mayıs 1976 da Ankara'da Alemdar Sinemasında, 34 teknik eleman kuruluşunun katılmasıyla toplandı. oldukça yoğun olduğu günlerde yapı MC'nin faşist baskı ve saldırılarının lan Üçüncü Kurultayda; Demokratik Hak ve Özgürlükler Mücadelesinde Teknik Elemanların Yeri ve Görevleri, Sendikal Haklarımızı Nasıl Alırız? Sendikal Haklara Giderken Güncel Sorunlarımızı Nasıl Çözeriz? konularında hazırlanan raporlar tartışıldı. Birinci ve İkinci kurultaylarda bir ölçüde gerçekleştirilen «Teknik Elemanlar ve Örgütleri arasındaki anti-emperyalist, anti-faşist dayanışma» Üçüncü Kurultay ile daha da pekiştirilmiş oldu. Üçüncü Kurultayda gündeme getirilen «Çalışanlar Kurultayı» önerisi ise; sendikal haklardan yoksun tüm çalışanların birliği doğrultusunda atılmış ileri bir adımdı. Üçüncü Kurultay, teknik elemanların verdikleri sendikalaşma mücadelesinin bağımsızlık demokrasi mücadelesinin bir parçası olduğunu ve işçi sınıfının mücadelesine tabi bulunduğunu belirterek, teknik elemanların mücadelesinin politik boyutlarını gösteriyordu. Birinci ve İkinci kurultay kararlarına kazandırılan bu politik boyut, Üçüncü Kurultay için ayırdedici bir özel- 26
28 > lik oluyordu. Üçüncü Kurultay aşağıdaki kararları alarak çalışmalarına son verdi. Artık hedef tüm çalışanların birliği idi. «DEMOKRASİ Sınıflı toplumlarda demokrasi kavramı, ne kadar sınıflar üstü ve saf olarak gösterilmeye çalışılırsa çalışılsın, mutlaka egemen sınıfların damgasını taşır. Tarihin çeşitli dönemlerinde Devlet yönetimini ellerine geçiren sosyal sınıflar, demokrasiyi kendileri için demokrasi, özgürlük, eşitlik, diğer sınıflar için ise sömürü, baskı ve zorbalık olarak kullanma gayretleri içine girmişlerdir. Egemen sınıfların toplumun diğer sınıflarına kendi gönül rızasıyla özgürlük bahşetmesi düşünülemez. Ancak ezilen, sömürülen sınıfların da egemen sınıfların sömürüsüne isteyerek boyun eğmeyeceği bir gerçektir. Tarihsel sürecin belirli bir kesiminde, belirli bir ülkedeki demokrasi kavramının kapsamını egemen güçler ile sömürülen sınıfların mücadelesi tayin eder. Kapsamı ne olursa olsun özünde demokrasi egemen sınıfların demokrasisidir ve demokrasiden söz edilen her yerde «Hangi sınıf için» sorusunu sormak gerekir. Burjuvazinin yönetimindeki ülkelerde işçi sınıfı ve emekçi kitleler özgürlüklerini ne kadar genişletirlerse genişletsinler, ekonomik haklarına ne ölçüde kavuşurlarsa kavuşsunlar egemen sınıfların sömürüsünün dışına çıkamazlar. Bu yüzden, bütün bu mücadelelerin demokratik hak ve özgürlüklerden yana, işçi sınıfından ve tüm emekçi halktan yana bir iktidarın kurulmasını ve nihai hedef olarak da işçi sınıfı iktidarını gözetmesi zorunludur. Ancak bu, işçi sınıfının ve yandaşlarının uzun uğraşlar sonucu elde etmiş olduğu demokratik mevzileri korumayı, demokratik hakları genişletmeyi siyasal mücadelenin nihai hedefinden ayrı düşünmeyi getirmemelidir. Burjuvazinin gerçekleştirmesine imkân olmayan bu görev de işçi sınıfına ve yandaşlarına düşmektedir. Bu mücadele işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin nihai hedefine doğru sürdürdükleri mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Demokratik hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi mücadelesi asla küçümsenmemeli, fakat işçi sınıfının ve emekçi kitlelerin gerçek kurtuluşu için verilen mücadelenin bir parçası olduğu da dır. TEKNİK ELEMANLARIN SINIFLAR İÇİNDEKİ YERİ asla unutulmamalı Teknik eleman topluluğu birbirinden farklı sosyal sınıflar içinde yer alan değişik kesimlerden oluşan, heterojen bir yapıya sahiptir. Bu yapı içinde teknik elemanların çok büyük bir kesimi ücretli emekçilerdir. Üretim araçlarının mülkiyetinden yoksundurlar. İş güçlerini ücret kar- 27
29 > şılığı satarlar. Üretim içinde olanları, üretim sürecinde işçi sınıfının yanındadır. Birer ücretli emekçi olarak, çıkarları, tekellerin egemenliğindeki kapitalist sistemde işçi sınıfının çıkarlarıyla aynı doğrultudadır. Bu gerçekler özellikle 1965 sonrası Türkiye koşullarında çok daha açık bir biçimde su yüzüne çıkmış ve teknik elemanların büyük bir kesiminin birer ücretli emekçi olarak işçi sınıfının ve diğer emekçi kitlelerin yanında olduklarını göstermiştir. Devlet sektöründe ve özel sektörde çalışan ücretli büyük çoğunluğun yanında küçük bürolarda ücretli olarak çalışan veya küçük büro sahibi olan teknik elemanlar ve ayrıca üretim araçlarına sahip olarak sermaye kesiminin içinde olan teknik elemanlar vardır. Ancak bütün bu farklılıklar, teknik elemanların genel olarak ücretli emekçiler olma gerçeğini ortadan kaldırmaz. TEKNİK ELEMANLARIN EKONOMİK VE DEMOKRATİK HAKLAR MÜCADELESİ Teknik elemanların ekonomik ve demokratik haklar mücadelesi özünde bir bütündür. Anti-faşist ve anti-emperyalist bir nitelik taşır. Bu mücadele için sınıfının ve emekçi kitlelerin politik mücadelesinin bir parçasıdır. Genel olarak emekçi kesim içinde olan teknik eleman kitlesinin, ekonomik ve demokratik haklar mücadelesi, işçi sınıfının ve diğer emekçi kitlelerin demokrasi mücadelesi ile bütünleşmektedir. Bu yüzden teknik elemanlar işçi sınıfı ve emekçi kitlelerden yana, ekonomik - demokratik hak ve özgürlüklerden yana bir iktidarın kurulması için işçi sınıfının öncülüğünde verilen demokrasi mücadelesinde diğer emekçi kitlelerle birarada olacak, bu birliktelik içinde kendi gücü oranında yer almaya devam edecektir. Son yıllardaki gelişmeler ve geçirdiği deneyler teknik elemanlara ekonomik haklarını savunabilmek için sendikal örgütlenmeye gitme zorunluluğunu öğretmiştir. Geçen dönemlerde yapılan tartışmalar sonunda elit sendikalar yerine mevcut işyeri sendikalarında örgütlenmenin doğruluğu ortaya çıkmıştır. Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızın daha verimli olması için; Kamu kesiminde teknik elemanların grevli ve toplu sözleşmeli sendikal hakları için genel planda mücadele verilirken, yasal olarak sendikalaşmaları olanaklı olan özel kesimde çalışan teknik elemanların sendikal haklarını kullanmaları sağlanmalıdır. Bu amaçla, özel kesimdeki işyerleri taranmalı, pilot bölge çalışmaları yapılmalı, bu çalışmalar için tüm teknik eleman örgütlerinde oluşturulacak birimlerin (komisyonlar) koordinasyonu ve çalışmalarının değerlendirilmesi TÜTED tarafından sağlanmalıdır. 28
30 Sendikal harekette işten atılan baskıya uğrayan teknik elemanlar için tüm örgütlerin katkısıyla «sendikal mücadele fonu» oluşturulmalıdır. GÜNCEL SORUN Dünyada emperyalizm, kendi yapısından gelen bunalımlar ve dünya işçi sınıfı hareketinin gelişen mücadelesi ve ezilen dünya halklarının verdikleri bağımsızlık savaşları sonucu, adım adım gerilemektedir. Ülkemizde de ekonomik sorunlar ve işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin gelişen örgütlü mücadelesi karşısında çaresizliğini gizleyemeyen egemen güçler giderek hırçınlaşmakta, açık faşizmi örgütlemeye çalışmaktadırlar. Bu aşamada güncel sorun tüm ilerici güçlerin birlikte planlı ve örgütlü bir mücadeleyi sürdürmeleridir. Faşizme karşı mücadelenin kesin bir başarıya ulaşması için teknik eleman kitlesi kendine düşen görevi yapmaya kararlıdır. Bugün temel sorunumuz, deneylerden geçmiş birlik ihtiyacını demokratik bir eylem planı etrafında gerçekleştirmek ve sürekli kılmaktır. Teknik elemanların mücadelesinin güçlendirilmesi ve halkın mücadelesine etkin olarak katılabilmesi için gündemde olan, «demokratik eylem planı etrafında birleşmek» sorunudur. Sendikal hakların kazanılması tek başına bir amaç değil demokrasi ve bağımsızlık mücadelesinin araçlarından biridir ve siyasi özü itibariyle işçi sınıfımızın ve halkımızın bağımsızlık ve demokrasi mücadelesine tabidir. Ülkemizin bugünkü koşullarında teknik eleman örgütlerinin görevi, teknik eleman kitlesini en geniş tabanı ile ortak bir eylem planı etrafında birleştirmek, örgütler ve kitleler arasında sürekli ilişki, haberleşme ve dayanışma oluşturmaktır. Bu oluşum tüm teknik eleman örgütlerinin ortak dayanışma ve iradesinin ürünüdür. Eylem programının acil hedefi emperyalist sömürüye ve MC iktidarının faşist baskı, kıyım ve terörüne karşı yayın, demokratik kitle eylemleri ile sürekli teşhir ve mücadele etmek ve bu mücadeleyi öncelikle işçi sınıfının halkımızın bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi ile birleştirmektir. Bu mücadelenin programlaşması, sürekli kılınması ve çalışma biçiminin saptanması için Kurultaya katılan tüm örgüt yetkilileri en kısa zamanda toplanmalıdır. Bu çalışmaların yürütülmesi görev olarak TÜTED'e verilmiştir. Senaikal haklar mücadelemizin ve bu haklardan yoksun tüm çalışanların ortak mücadelesinin daha ileriye götürülebilmesi artık bu çalışanların tümünü bir araya getiren «Çalışanlar Kurultaylarını», çalışanların demokratik kitle örgütlerinin örgütlü bir birlikteliğinin gerçekleştirilmesini gerektir- 29
31 inektedirler. Kurultayımız, «Çalışanlar Kurultaylarının» örgütlenmesi olanaklarının araştırılması ve yaratılmasını temenni eder.» MC DÖNEMİ VE TÜTED Milliyetçi Cephenin kurulmasıyla artmaya başlayan faşist baskı ve saldırılar, işçi sınıfı öncülüğünde verilmekte olan bağımsızlık - demokrasi mücadelesini geriletmeyi, faşizmi kurumlaştırmayı amaçlamaktaydı. Emekçi halkımızın tüm kesimleri üzerinde uygulanan faşist baskı ve saldırılardan teknik elemanlar ve TÜTED de büyük ölçüde nasibini (!) aldı. MC döneminde çok sayıda teknik eleman yerlerinden sürüldü, kıyıldı ve baskılara uğradı. TÜTED Şubelerine saldırıldı. Anti-demokratik, faşist baskılarla, TÜTED in gelişmesi engellenmek istendi. Tüm bu baskılara rağmen TÜTED'in gelişmesi durmadı. TÜTED her geçen gün büyümeye, yeni üyeler kazanmaya ve yeni şubeler açmaya devam etti; tırmanan faşizme karşı, bağımsızlık demokrasi yolunda, daha güçlü olarak direndi. MC döneminde teknik elemanların ekonomik-demokratik hakları için verdikleri örgütlü mücadele tüm faşist baskılara rağmen her geçen gün yükselerek sürdü. Yine bu dönemde ortak ekonomik - demokratik talep ve hedefleri itibariyle teknik elemanların diğer emekçi kesimlerle olan dayanışması pekiştirildi; teknik elemanlar, öğretmenler, memurlar ortak talepleri uğrunda ortak mücadele verdiler, ortak eylemlere girdiler. Bu dönemde TÜTED, teknik elemanların demokratik kitle örgütü olarak, ekonomik demokratik haklar için verilen mücadelede başlıca örgütleyici, sürükleyici güçlerden biri olarak kendisini kamu oyuna tanıttı ve kabul ettirdi. TÜTED, ekonomik, demokratik haklar için verilen mücadeleyi her zaman ülke genelindeki bağımsızlık demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak gördü, hayatın ve verilen mücadelenin her alanında bu bütünselliği vurguladı; antiemperyalist antifaşist antişovenist mücadelenin ön saflarında yerini aldı. TÜTED, içinde yer aldığı bu mücadelenin işçi sınıfının ideolojik - siyasi - fiili öncülüğünde başarıya ulaşabileceğini, işçilerin ve tüm diğer emekçilerin nihaî kurtuluşunun kendi ellerinde olduğunu, nihaî kurtuluş demek olan sosyalizme giden yolda tüm işçilerin ve emekçilerin ulusal ve uluslararası birlik ve dayanışmasını savundu. TÜTED, gerek ekonomik demokratik haklar için sürdürülen mücadelede gerekse antiemperyalist antifaşist antişovenist mücadelede bu ilkesel yaklaşımlar çerçevesinde başta TMMOB olmak üzere diğer teknik eleman ör 30
32 gütleriyle, aralarında TÖB-DER ve TÜM-DER in de bulunduğu emekçi kesimlerin diğer demokratik kitle örgütleriyle, gençlik ve kadın örgütleriyle, işçi sınıfımızın ilerici sendikal örgütü DİSK'le eylem birliğine gitti, böylesi bir eylembirliğinin kurulabilmesi için somut katkılarda bulundu. TÜTED, MC dönemindeki tüm baskı ve engellere rağmen teknik elemanların uluslararası dayanışma plâtformlarında Türkiye teknik elemanlarının sesini duyurmayı başardı. MC döneminde sürdürülen mücadele ve yapılabilenler, ayrıntılı olarak, TÜTED in son iki yıllık faaliyet dönemine ilişkin rapor bölümünde anlatılacak. 31
33
34 3. EKONOMİK - DEMOKRATİK HAKLAR MÜCADELESİNDE TÜTED İN SOMUT TALEP VE HEDEFLERİ TÜTED, teknik elemanların ekonomik - demokratik hakları için sürdürdüğü mücadelede Teknik Eleman Kurultaylarında alınan, kendisinin de büyük ölçüde katkıda bulunduğu kararları hayata geçirmeyi amaçlıyor. TÜTED, teknik elemanların ekonomik demokratik hakları olarak neleri taiep ediyor, neler için mücadele ediyor; bunları topluca yinelemekte yarar \/ar, 3.1. GREVLİ, TOPLU SÖZLEŞMELİ SENDİKAL HAKLAR MÜCADELESİ TÜTED, sendikal haklardan yoksun tüm emekçiler ve onların bir parçası olan teknik elemanlar için GREVLİ, TOPLU SÖZLEŞMELİ SENDİKA HAKKI'- nı talep etmektedir. Sendikal haklar alınıncaya dek mücadelesini sürdürecektir. TÜTED, sendikal haklara, sendikalı olabilme hakkına sahip, ancak bu hakları fiilen kullandırılmayan tüm emekçiler, teknik elemanlar için SENDİKAL HAKLARI KULLANABİLME ÖZGÜRLÜĞÜ'nü mücadelesini sürdürecektir. talep etmektedir. Bu uğurda TÜTED, teknik elemanlar sendikal haklarını aldıklarında onların, işçi sınıfının sendikal örgütlerinde işçilerle birlikte örgütlenmelerini savunmaktadır. Bugünden, bu uğurda mücadele vermektedir İŞÇİ. MEMUR AYRIM INA KARŞI MÜCADELE - SİYASAL HAKLAR İÇİN MÜCADELE TÜTED, emekçiler arasında ayrılık yaratmaya yönelik her tür uygulamanın, örneğin işçi statüsü - memur statüsü biçiminde farklı çalışma statüleri uygulanmasının kaldırılmasını talep etmektedir. Kamu kesiminde çalışanların bir bölümünün ekonomik - demokratik haklarını sınırlayabilmenin, onları burjuvazinin kapı kulları olarak çalıştırabilmenin bir yöntemi olan «memur statüsüne» özünde karşı çıkmaktadır. Bugünkü statüleri her ne olursa olsun kamu kesimindeki tüm çalışanlar için SİYASAL HAKLAR ı SİYA- 33
35 > SETLE UĞRAŞMA, SİYASİ PARTİLERE GİRME HAKLARI m talep etmektedir yılının Ocak ve Şubat aylarında yapılan Ekonomik - Demokratik Haklar Miting ve Yürüyüşlerine konuşmacı olarak katılan TÜTED M.Y.K. üyeleri, Zonguldak'da, Denizli'de, Mersin'de, Bursa'da, Ankara'da bu konuda şunları söylüyorlardı : «657'nin temel felsefesi, işçi sınıfı ile diğer emekçileri birbirinden ayrı tu t maktır. İşçi statüsü'nden farklı bir «devlet memuru» statüsünün çıkarılmasının temel amacı budur. Bu ayrı statü, memurların, öğretmenlerin, teknik elemanların kendilerini işçi sınıfının dışında, ondan ayrı düşünmelerini sağlayan bir şartlandırma aracı olarak uygulanmaktadır. Böylece tüm çalışanların sorunlarının temelli çözümünün ön şartı olan işçi sınıfının önderliğindeki birlikteliğin kurulması ve birlikte mücadele elden geldiğince ertelenmek istenmektedir. Tüm gücümüzle, işçi - memur ayrımına hayır diyoruz. İşçi sınıfıyla diğer tüm çalışanların birliği için, mücadelemizi sürdüreceğiz. Kafaların içine yerleştirilmek istenen ayrılıkçı tüm şartlandırmaları kıracağız. İşçi statüsünden farklı bir memur statüsünün sürdürülmesinin, «devlet memuru» diye ayrı bir tanımın sürdürülmesinin bir diğer nedeni de, bu tanımla anılan kitlelerin siyasi faaliyette bulunmasını, siyasi partilere girmesini önlemektir. İleriye sürdükleri gerekçe ise çok ilgi çekicidir. «Devlet memuru tarafsız olacaktır.» Ama ne hikmetse, hangi parti olursa olsun, iktidara geldiğinde, siyasi partilere girmesi yasaklanan devlet memurlarının kendi yanında tavır almasını istemektedir. İktidardaki parti değişikliğinde kadrolar değiştirilmektedir. Bu uygulama bir çelişkiymiş gibi gözüküyor, ama değil. Burjuvazi devlet memurlarının temelde burjuva çıkarlarını kollayan partilerden herhangi birinin yanında tavır almasından rahatsız değil, onu asıl rahtasız eden, devlet memurlarının burjuva partilerinin dışındaki işçi sınıfı partisine kayması, burjuvazinin çıkarlarına karşı siyasi faaliyette bulunması. Yasak olan bu. Bu yasakta bugüne kadar iktidara gelen tüm partiler birleştiler. Bizler sorunlarımızın temelli çözümünün siyasi çözümlerden bağımsız olmadığının bilincindeyiz. Siyasi faaliyette bulunabilme hakkını istiyoruz. Siyasi partilere girme hakkını istiyoruz. Siyasal haklarımızı almak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Ve biz teknik elemanlar olarak diyoruz ki: Ekonomik - demokratik haklar, tüm çalışanların bu uğurdaki mücadelesi birleştirilebildiği ve sürekli kılınabildiği ölçüde alınabilecektir. Ekonomik - demokratik haklar için mücadele, işçi sınıfının öncülüğünde Türkiye genelin 34
36 % de verilmekte olan bağımsızlık demokrasi mücadelesi ile bütünleştirilebildiği ölçüde, alman haklar kalıcı olacaktır, genişletilebilecektir.» 3.3. VERGİ SİSTEMİNİN ÜCRETLİLER LEHİNE DEĞİŞTİRİLMESİ - ASGARÎ ÜCRETİN VE ÖZEL İNDİRİMİN YÜKSELTİLMESİ İÇİN MÜCADELE TÜTED, vergi sisteminin ücretliler lehine değiştirilmesini, ücretliler üzerindeki vergi yükünün ulusal gelirden aldıkları payla uyumlu hale getirilmesini talep etmektedir. TÜTED, bunu talep ederken, ulusal gelirden % 33 oranında pay alan ücretlilerin gelir vergisindeki payları % 66 iken ulusal gelirden % 67 oranında pay alan beyannameli mükelleflerin gelir vergisindeki paylarının % 33 olmasındaki çarpıklığı ve buna yol açan kapitalist yapıyı teşhir etmektedir. TÜTED, asgarî ücretin insanca yaşamaya olanak verecek bir düzeyde tutulmasını, her yıl yeniden saptanmasını, özel indirimin asgarî ücret düzeyine yükseltilmesini ve asgarî ücretin her yükseltilişinde özel indirimin de aynı düzeye yükseltilmesini sağlayacak bir işleyiş biçimi getirilmesini, ücretlilerden kesilen malî denge vergisinin kaldırılmasını talep etmektedir MEY AK KESİNTİLERİNİN İADESİ VE SOSYAL HAKLAR İÇİN MÜCADELE TÜTED, memur statüsünde çalışanların maaşlarından gqsbedilerek dolaylı yoldan burjuvazinin finansman ihtiyacını karşılamada kullanılan MEYAK kesintilerinin faizleriyle birlikte iadesini talep etmekte ve MEYAK'a karşı çıkmaktadır. TÜTED, tüm emekçilerin dinlenme, tatil yapma ve benzeri ihtiyaçlarının, yeni bir kuruluşa gitmeye gerek kalmaksızın mevcut sosyal amaçlı kurumların statüleri yeniden düzenlenerek karşılanabileceğini savunmaktadır. TÜTED, 1975 yılında, diğer demokratik kitle örgütleriyle birlikte başlattığı «MEYAK KESİNTİLERİ GERİ VERİLMELİDİR» kampanyasıyla, teknik elemanların ve diğer emekçilerin dolaylı ya da dolaysız hiçbir yararını görmedikleri bu kesintilere karşı çıktı. TÜTED teknik eleman kesimi içinde yürüttüğü kampanya ile, binlerce teknik elemanın Maliye Bakanlığına ve TBMM Başkanlığına dilekçe göndermesini sağladı. MEYAK kesintilerine karşı mücadele sürecek GÜNCEL SORUNLARA İLİŞKİN DİĞER MÜCADELELER TÜTED, 657 sayılı Devlet Personel Yasasının, katsayı sisteminin, yan ödemeler ve benzeri uygulamaların memur statüsünde çalışanların yaşam koşullarını iyileştirme yönünde hiç bir şey getirmediğini ve getirmeyeceğini; temel çözümün ancak grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakların alınması 35
37 ile getirilebileceğini sürekli vurgulamakla birlikte söz konusu yasaya tabi olarak çalıştırılanların, bu statü içinde kaldıkları sürece daha fazla haksızlığa uğramamaları, çalışma ve yaşam koşullarının daha fazla kötüleşmemesi için onların özlük haklarının sonuna dek verilmesini, Personel Yasasındaki memurlar lehine olan sosyal yardımlara ilişkin hükümlerin uygulanmasını, kaldırılmasını talep et aralarında ayrıcalık yaratan her tür uygulamanın mektedir. TÜTED her malî yıldan önce katsayının yükseltilmesi ile ilgili somut talepler getirmekte, yan ödemelerin artırılmasını ve uygulamada eşitliği, eşit işe eşit ücreti savunmaktadır. TÜTED, TÜM-DER le birlikte, 1977 malî yılı öncesinde, maaşlarda zaten önemli bir artım getirmeyen katsayı yükseltmelerinin bir de alt derecelerde bulunanlara üst derecedekilere göre çok daha az artım getirmesinin yarattığı sakıncaları, adaletsizliği önlemek için, katsayı sistemi yerine tüm derecelere uygulanacak bir «seyyanen zam sistemi» önermiştir. TÜTED, «büyük proje zammı», «sözleşmeli personel statüsü» gibi uygulamaların ardında yatan gerçek nedenleri sergilemektedir. Teknik elemanlar arasında ayrıcalık yaratan, bunun da ötesinde teknik elemanları burjuvazinin çıkarları doğrultusunda yönlendirebilmenin, baskı altında tutabilmenin bir aracı olarak kullanılan bu tür uygulamalara karşı çıkmaktadır, sonuna dek de karşı çıkacaktır. TÜTED, teknik elemanların meslek kategorilerine kendi çıkarı açısından farklı ağırlıklar izafe eden burjuvazinin ve onun siyasi iktidarlarının, bu yaklaşımdan kaynaklanan, teknik elemanlar arasında ayrılıklar - ayrıcalıklar yaratmaya yönelik çarpık eğitim, ücret ve istihdam politikalarına özellikle karşı çıkmaktadır. TÜTED in, bir kısım teknik elemanları işçi statüsünde sayarken diğerlerini memur statüsünde bırakan «işçi - memur ayırımı» Kararnamesine, aynı koşullarda hizmet gören teknik elemanlardan bir bölümüne, salt meslek unvanlarından hareketle, düşük yan ödemeler takdireden «yan ödeme» kararnamelerine, teknik elemanların bazı meslek kategorilerinde bulunanlarını gözardı eden «intibak» kararnamelerine karşı çıkışının temel nedenlerinden biri de budur. TÜTED, teknik elemanların meslek kategorileri arasında uzlaşmaz çıkar çelişkileri olmadığını kanıtlamıştır ve bunu savunmaktadır. TÜTED, tüm teknik elemanların ekonomik - demokratik haklarını alma mücadelesinin başarıya ulaşmasının onların birlik ve dayanışmasından geçtiğini savunmaktadır ve teknik elemanlar arasında, onların demokratik, meslekî kitle örgütleri arasında birlik ve dayanışmanın sağlanması için mücadele etmektedir ve edecektir. 36
38 4. EYLEM - ÖRGÜTLENME BÜTÜNSELLİĞİNİN BİR PARÇASI OLARAK ÖRGÜTLENME ÇALIŞMASI İÇİNDE ELDE EDİLEN SONUÇLAR 4.1. DEMOKRATİK MERKEZİYETÇİLİĞİN HAYATA GEÇİRİLMESİ İÇİN ATILAN İLERİ ADIMLAR DANIŞMA KURULU UYGULAMASI : 1974 yılından beri TÜTED içinde önemli bir organ olma niteliğini sürdüren «Danışma Kurulu» geride bıraktığımız daha bir etkinlik kazandı Çalışma Döneminde Kaynağını tüzükten alan Danışma Kurulunu, üç ayda bir biraraya gelen Şube Yönetim Kurullarının temsilcileri oluşturuyorlar. Genel Merkez - Şubeler - Yerel Temsilcilikler arasında doğrudan diyalog- kurulabilmesi olanağını sağlayan bu yapısı ile Danışma Kurulu, özellikle geçtiğimiz dönemde, MYK ve Şubelerin üç aylık dönemler itibariyle yaptıkları çalışmaların eleştirildiği - değerlendirildiği, ileriye yönelik çalışmalara esas teşkil edecek MYK kararlarının oluşmasına, yönlendirilmesine örgüt birimlerinin ortaklaşa katkıda bulunabildiği, örgütün herhangi bir biriminde kazanılan deneylerin diğerlerine aktarıldığı ve bu deneylerin topluca değerlendirildiği bir organ olma niteliğini kazandı. Bu niteliği ile de, bir «Danışma Kurulu» olmanın ötesinde, yerine getirdiği işlevler açısından bir «Genel Yönetim Kurulu» görünümü aldı. Danışma Kurulu yukarıda sayılan görevleri itibari ile TÜTED'in Demokratik merkeziyetçi yapısının demokratik yönünü temsil ediyor. Danışma Kurulu, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi içinde, somut örgütsel sorunlar etrafında oluşan görüşlerin bir forumu olma niteliği ile de TÜTED'in üretici bir birimi ve MYK ın çevresindeki bir danışma ve denetim halkasıdır. Danışma Kurulu Toplantıları : Geçtiğimiz dönemde TÜTED Danışma Kurulu altı kez toplandı. Yapılan toplantılar, gerek katılım oranı ve gerekse görüşülen konular açısından örgütümüzün ulaştığı örgütlülük düzeyinin önemli bir göstergesi oldu. Danışma 37
39 * Kurullarımız örgütsel bütünlük ve kararlılık yönünden, önemli birer sıçrama taşı olma niteliğini de artırarak sürdürdü. Şurasını rahatlıkla söyleyebiliriz ki ülkemizde var olan siyasi farklılaşmalar, ülkemizin genel yapısı ve bu yapının getirdiği her boyuttaki sorun diğer demokratik kitle örgütleri gibi TÜTED i de doğrudan etkiledi. Doğal olarak da bu sorunlar TÜTED'deki en çarpıcı yansımasını Danışma Kurulları içinde buldu. Geçtiğimiz iki yıllık çalışma döneminin öne çıkardığı antifaşist - antiemperyalist mücadele ve bu mücadeleye ilişkin cephe ve demokratik güçlerin eylem birliği sorunu, geçirilen genel ve yerel seçim dönemlerinde TÜTED in alacağı tavır konusu, ekonomik - demokratik haklar uğrunda yapılan ve yapılacak eylemler kaçınılmaz olarak Danışma Kurullarımızın önemli gündem maddelerini oluşturdu. Tartışmalardaki görüşlerin çeşitliliği Danışma Kurullarının önemini bir kat daha artırdı. Danışma Kurullarının önemini bir taraftan gündemindeki maddeler artırırken, bir taraftan da Danışma Kurullarının oluşturacağı ağırlıklı görüş ve sonuçta MVK nin alacağı kararlarda örgütümüzün bütünlüğü açısından önem kazanıyordu. Böylesi bir yapı içinde toplanan Danışma Kurullarımız ağırlıklı görüşü oluştururken örgütsel bütünlüğü sağlamayı sürekli gözönünde tuttu ve bu ilkeyi titizlikle korudu. Geneldeki ve özeldeki her sorun tüm açıklığı ile Danışma Kurullarında tartışıldı. Bu açıdan Danışma Kurullarımız hepimiz için eğitici bir organ olma işlevini yerine getirirken, diğer yandan da örgütsel birliği pekiştirici bir niteliğe kavuştu. Toplantılar sonucunda oluşan ağırlıklı görüşe Merkez Yönetm Kurulu her zaman saygı duydu ve hayata geçirilmek üzere ağırlıklı görüşü karar şekline dönüştürdü, uygulanması için çalıştı. Merkez Yönetim Kurulunun yaptığı çalışmalar, özellikle demokratik kitle örgütlerinin eylembirliği konusunda aldığı kararlar Danışma Kurulunca geniş ölçüde değerlendirildi ve destek gördü. Danışma Kurullarına Şube Katılım Durumu : Faaliyet raporumuz baskıya hazırlanırken 6. Danışma Kurulu toplantısı henüz yapılmamış olduğundan burada yalnızca ilk 5 ine ilişkin sayısal değerlendirmeleri vereceğiz : Parasal zorluklar, ulaşım zorluğu Şube katılma oranını etkileyen önemli faktörler oldu. Danışma Kurulları her seferinde % 60 la % 45 arasında bir katılım ile toplandı. Toplam beş Danışma Kuruluna bir veya birden fazla katılan şubelerin oranı ise % 84 oldu. Yani iki yıllık dönem içinde Danışma Kurullarımıza % 16 oranında Şubemiz hiç katılmamıştır. Bu oranın içinde Van, Hopa, Artvin, Tunceli gibi ulaşım zorluklarının belirleyici olduğu Şu 38
40 belerin olması konuya gerekli açıklığı getirmektedir. Katılımın böylesi zorlukları olmasına rağmen, Ankara, İstanbul ve İzmir'le birlikte bu zorlukları yenerek her Danışma Kuruluna katılma titizliğini gösteren Çanakkale, Kastamonu, Giresun Şubelerimize burada teşekkür etmeyi görev sayıyoruz. Sonuç : Yukarıdaki değerlendirmelerimizde, Danışma Kurulunun önemi ve (adı ne olursa olsun) böyle bir çalışma biçiminin yararını dile getirdik. Ancak böylesi bir kurulun çalışma biçiminin daha verimli bir hale dönüştürülmesi de üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Geçtiğimiz dönemde yapılan Danışma Kurullarında, örneğin, TÜTED Şubelerinin yerel sorunlarına yönelmedeki verimin, TÜTED in geneldeki sorunlarına yönelmede ulaşılan verimin çok altında olduğunu belirtmek gerekiyor. Zamanın kısıtlılığı (en çok iki gün) ve katılım çokluğu Danışma Kurulu gündemini, ortak sorunları birleştiren bir kaç madde şeklinde sınırlandırmayı zorunlu kılmaktadır. Böylesi bir organın gelecek dönemde de mutlaka işletilmesi ama Şube sayısının daha da artacağı dikkate alınarak işleyiş biçiminin yeni bir düzenlemeye kavuşturulması ve resmi bir «karar organı» haline dönüştürülmesi gerekmektedir BÖLGE TOPLANTILARI : Danışma Kurulları ile ilgili bölümde değindiğimiz gibi, TÜTED Danışma Kurullarında gündemin genel sorunlarla yüklü olması nedeniyle yerel sorunlara yönelik görüşme yapamama sorunu ortaya çıktı. Şube sayısının giderek artma olasılığı bu sorunun daha da artacağı izlenimini yarattı. Üçüncü Danışma Kurulunda, yerel sorunların ortaklaşa çözülebilmesi için, özellikleri ve sorunları birbirine benzeyen illerdeki TÜTED Şubelerinin temsilcilerinin biraraya gelmesiyle Bölge Toplantılarının yapılması konusu üzerinde duruldu. Görüşmelerin sonucunda Ankara, Çanakkale, İskenderun, Giresun, Denizli, Sivas ve Diyarbakır da Bölgesel toplantıların yapılması kararlaştırıldı. Bölge toplantıları günü Denizli ve Giresun'da, günü Sivas ta, günü İskenderun ve Çanakkale de yapıldı. Bölge Toplantıları, Danışma Kurullarının geleneğine uyarak Genel Merkez çalışmaları hakkında bilgilenme ve görüşme ile açıldı. Her toplantıda, bölgesel çalışmanın gerekliliği ve bu tür çalışmaların sistemleştirilerek sürdürülmesi özellikle dile getirildi. Yapılan toplantılardan; ekonomik ve demokratik haklar, örgütlenme ve bölgesel ilişki ağının kurulması, kültürel sorunlar,teknik sorunlar ve mali 39
41 sorunlar için işbirliği yapılmasının gerekliliği üzerinde duruldu. Şubelerimiz eylem - örgütlenme bütünselliği içinde (yayın, bölgesel sorunlar, işyeri çalışmaları) elde ettikleri deneyimleri karşılıklı olarak aktardılar. Bölgelerde yeni TÜTED Şubelerinin oluşturulması ve üye sayısının arttırılması için teknik eleman kesimleri ile bağ kurulmasına yönelik çalışmalarda izlenecek yöntemler karşılıklı ve somut örnekler verilerek tartışıldı. Bölgesel Toplantılara İlişkin Değerlendirmeler : İlk defa hayata geçirdiğimiz Bölgesel Toplantılarda katılım, İskenderun toplantısı dışında, gerek Şube sayısı, gerekse Şubelerden kptılan Yönetici sayısı açısından istenen düzeye çıkamadı. Ayrıca Diyarbakır ve Ankara Bölgesel toplantıları yapılamadı. Şimdiye kadar Danışma Kurullarına mevsim ve maddi koşullar nedeniyle gelemeyen Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu daki Şubelerimize ulaşma isteği önemli ölçüde gerçekleşemedi. Ayrıca katılan Şubelerimizin büyük bir kısmı, toplantılara yeterli hazırlık içinde gelemedi. Tüm bu olanaksızlıklara rağmen, bir kısım Şube Yönetim Kurulları bölgesel düzeyde ilk defa biraraya gelip ortaklaşa iş yapma doğrultusunda önemli adımlar attılar, ağı oluşturmaya çalıştılar. birbirleriyle tanıştılar, bir haberleşme Geçtiğimiz dönemde ilk kez başlatılan bölgesel toplantıların, ortaya çıkan yetersizlikler giderilmek koşuluyla önümüzdeki çalışma döneminde de sürdürülmesi yararlı olacaktır ŞUBE ZİYARETLERİ Geçtiğimiz Çalışma döneminde Genel Merkezimizin Şubelerle ilişkisi çeşitli düzeylerde geliştirilerek sürdürülmüştür. MYK üyeleri, örgütlenme sekreterimiz, hukuk danışmanımız ve MYK tarafından görevlendirilen diğer uzman ve danışman arkadaşlarımız çeşitli amaçlarla 126 kez Şube ziyareti yapmışlar, Şube Yöneticisi ve üyesi arkadaşlarımızla doğrudan görüşme olanağı bulmuşlardır. Bu ziyaretlere çoğu zaman Genel Merkezden birden fazla arkadaşımız katılmıştır. Yine bu ziyaretler Hopa ve Artvin Şubelerimiz dışında kalan tüm şubelerimizi kapsamış ve bazı şubelere birden fazla gitme olanağı bulunmuştur. Yapılan ziyaretlerin hangi amaçlara yönelik olduğu aşağıda belirtilmektedir : Şube yöneticileri ve üyeleri ile doğrudan görüşmek ve sorunları üzerinde tartışmak için 44 ziyaret, Şubelerarası bölgesel toplantılara katılmak üzere 5 ziyaret, Şube kuruluş çalışmaları ile ilgili olarak 15 ziyaret, Şube kongrelerinde bulunmak üzere 19 ziyaret, 40
42 » Şubelerimizde düzenlenen açık oturum, panel, konferans, forum ve benzeri faaliyetlerde bulunmak üzere 11 ziyaret, Bölgesel mitingler dolayısıyla 19 ziyaret, Demokratik kitle örgütleri arasındaki bölgesel eylembirliği çalışmalarını yönlendirmek amacıyla 13 ziyaret. Genel Merkezin sınırlı parasal ve eleman olanakları göz önünde tutulduğunda toplam ziyaret sayısının önemli bir mertebeye ulaştığı tesbitini yapmak mümkündür. Geçtiğimiz dönemde Şube yöneticisi arkadaşlarımız da çeşitli amaçlarla Genel Merkezimizi ziyaret etmişler, ilgililerle sorunları üzerinde görüşmüşlerdir ŞUBE ÖRGÜTLENMESİ YENİ KURULAN ŞUBELER : 1976 yılında işbaşına gelen Yönetim Kurulumuz, geçmiş deneyleri ve Şube kuruluşunda ortaya çıkan zaafları değerlendirerek, saptanan olumsuzlukları asgariye indirmek için çaba sarfetti. Güçlü ve kalıcı Şube kurma ilkesi ile tabanın kendi örgüt birimini oluştururken söz ve karar sahibi olması ilkesini titizlikle korudu. MYK, bu amaca yönelik olarak, kurulacak şubelerin yeterli teknik eleman potansiyeline, TÜTED örgütlenmesini sürdürebilecek, en azından ilk genel kurulunu yapabilecek ve yönetim kurulundan ayrılmaların olması halinde bunların yerine yeni arkadaşları getirebilecek bir kadroya sahip olup olmadıklarını özellikle araştırdı. MYK koyduğu ilkeyi hayata geçirebilmek İçin, Şube kurulacak bölgelerdeki TÜTED Şubeleriyle ilişki kurarak bilgi ve önerilerini aldı. Kuruluş öncesinde, olanakların elverdiği ölçüde Örgütlenme Komisyonu üyelerini Şube kurma çalışması için görevlendirdi. MYK, TÜTED Şubelerinin güçlü ve kalıcı kuruluşunu ve kuruluşta o bölgedeki teknik elemanların söz ve karar sahibi olmasını sağlamak için bir olanak yaratacağı inancıyla, bölge teknik elemanlarıyla bir ön kuruluş toplantısının yapılmasını şart koştu. Bu toplantılara mutlaka MYK adına bir üye katıldı. Yeni arkadaşlarımıza TÜTED tanıtıldı ve amaçları anlatıldı. Toplantı sonucunda Müteşebbis Yönetim Kurulu, toplantıya katılan teknik elemanlarca saptandı. MYK, saptanan arkadaşlara gerekli yetkiyi verdi. Geçtiğimiz dönemde, saptanan bu çalışma biçimi doğrultusunda İskenderun, iarsus Giresun. Erzincan, İzmit, Kırıkkale Şubeleri kuruldu. Yukarıda adını saydığımız şubelerimiz ilk genel kurullarını yaparak bölgelerinde yeterli üye sayısına sahip bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyorlar yılından önce kurulan fakat ilk altı ay içinde Genel Kurula gidemedikleri için fesholan 41
43 Antalya ve Diyarbakır Şubelerimiz ise, saptanan bu çalışma biçimiyle yeniden ve güçlü bir şekilde kuruldu. Mevcut teknik eleman potansiyelinin bir şube oluşturmak üzere harekete geçirilmediği il veya ilçelerde ise şube yerine önce yerel temsilcilikler oluşturuldu. Yerel Temsilcilikler, Şube kuruluşuna ilişkin hazırlık çalışmalarını yaptılar ve mevcut teknik eleman potansiyelini harekete geçirmeyi sağladılar. Bu yönde önemli deneyler kazanıldı. Adıyaman Şube çalışmalarını sürdürmek için kurulan Yerel Temsilcilik, yeterli koşulları olmadığından hayatını sürdüremedi. Buna karşılık Konya ve Karadeniz Ereğli temsilcilikleri bölgelerinde yeterli hazırlıkları tamamladıktan sonra yukarıda anlatılan çalışma yöntemiyle yapılan kuruluş toplantısı sonucunda şube şekline dönüştüler. Tekirdağ'da oluşturulan yerel temsilciliğimiz ise halen şube kuruluş çalışmasını sürdürmektedir. Şube kuruluşları ile ilgili olarak saptadığımız çalışma biçimi, örgütlenme çalışmalarımızda bir ilke olarak benimsendi. Şube kuruluşlarını TÜTED'in bir eylemi haline dönüştüren ve bundan böyle de dönüştürecek olan bu çalışma biçimi, örgütlenmemizin güçlü ve kalıcı olmasını sağladı. MYK; TÜTED Şubelerinin, örgütlenmelerini işyeri temsilciliği ve komiteleri üzerine inşa etmeleri sorununa büyük önem vermiş ve tüm şubelerimizi bu konuda yönlendirebilmek için çaba sarfetmiştir. Başta Ankara Şubemiz olmak üzere birçok Şubemiz işyeri örgütlenmesinde önemli başarılar elde etmişlerdir KAPANAN ŞUBELER : 4. Çalışma Döneminin başında, 3. Çalışma Döneminde kurulmuş TÜTED Şubelerinin durumunu yeniden değerlendiren Merkez Yönetim Kurulu, kuruluş yetkisini aldıktan sonra ilk altı ay içinde kongresini yapamayan, kuruluşlarını çeşitli nedenlerden dolayı gerçekleştiremeyen Trabzon, Sinop, Konya, Adıyaman, Tunçbilek, Afşin Şubeleri için verilen yetkileri iptal etti. Rize, Diyarbakır ve Antalya Şubeleri ise benzer nedenlerle münfesih hale geldiler. Başarılı çalışmalar yapan Mazıdağı Şubesi ise, başta Şube Başkanı olmak üzere, Yönetim Kurulu üyelerinin çeşitli yerlere sürülmesi nedeniyle olağanüstü kongreye giderek kendini feshetti. Seydişehir Alüminyum tesislerindeki faşistleştirme operasyonunda sürgün ve işten atılmalar nedeniyle Seydişehir Şubemizin Yönetim Kurulu üyeleri ve Dernek üyelerinden büyük bir çoğunluk Seydişehir i zorunlu olarak terketmek durumunda kaldı. Böylece Seydişehir Şubesi fiilen çalışamaz duruma geldi. Seydişehir de yeniden Şube oluşturma girişimleri ise olumlu sonuç vermedi. veya temsilcilik açma 42
44 Derneğimizin itibariyle 37 Şubesi bulunmaktadır. Bunlardan Fatsa, Denizli, Bitlis ve Malatya Şubeleri ise Genel Kurullarını zamanında yapamayarak Merkez Genel Kuruluna katılma haklarını yitirmişlerdir SÜRELİ VEYA GEÇİCİ OLARAK FAALİYETLERİ ENGELLENEN ŞUBELER : İzmir Şubeci 1. MC döneminde DGM tarafından faaliyetten 14 ay gibi uzun bir süre alıkonmuş ve eylül 1977'de tekrar faaliyetine başlamıştır. Aynı dönemde faaliyetten alıkonan Adana Şubesi halen faaliyetini sürdürememektedir. Son Hükümet döneminde ise Kastamonu Şubesi 1 ay süre ile faaliyetten alıkondu. Tüm bu baskılar ne Genel Merkezi imizi ne de Şubelerimizi geriletememiştir. Genel Merkezi miz faaliyetten alıkonan Şubelerimizle ilgili olarak açılan davaların izlenmesinde ve ortaya çıkan sorunların çözümünde tüm olanaklarını seferber etmiştir ÜYE SAYISINDAKİ ARTIŞ VE ÜYELERİN DAĞILIMI H AKKINDA BİLGİ TOPLAM ÜYE SAYISI : TÜTED in toplam üye sayısı ve bunun şubelere göre dağılımı Çizelge 1 de verilmiştir. Aynı çizelgede Haziran/1976 ile Haziran/1978 arasındaki dönemde üye sayısındaki artış sayısal ve oransal olarak belirtilmiştir. Dönem başında olan toplam üye sayısı, dönem sonunda ne ulaşmış, üye sayısı artışı 5.000, artış oranı ise % 70 olmuştur. Üye artışının bir bölümü dönem içinde kurulan yeni şubelerden kaynaklanmaktadır. Diğer şubeler içinde önemli artışlar ise Ankara, İstanbul, İzmir gibi merkezlerde olmuştur. Dönem başında toplam üye ile TÜTED üyelerinin % 75'ini kapsayan bu üç şube, dönem sonunda üye ile toplam TÜTED üyelerinin % 62 sini oluşturmaktadır. Yalnız Ankara Şubesi'nin üye sayısı ise toplam üye sayısının yaklaşık % 30 unu oluşturmaktadır. Yukarıdaki veriler, TÜTED üyelerinin büyük bölümünün belirli birkaç şubede toplulaştığını göstermektedir. Ancak, sözkonusu merkezlerin önemli bir teknik eleman potansiyeline sahip oldukları gözönüne alınırsa bu durumu doğal karşılamak gerekir, hatta bu şubelerin mevcut üye potansiyelinin büyük bir bölümünü henüz örgütleyemedikleri de söylenebilir. Üye sayısı 200 ün üzerindeki diğer 5 Şube (Adana, Bursa, İskenderun, Samsun, Sivas) ise toplam üye sayısının yaklaşık % 13 ünü oluşturmaktadırlar. Döne/n içinde oransal olarak, üye sayısında büyük artış gösterdiği görülen bazı şubelerin sayısal olarak, henüz yeterli gelişmeyi sağlıyamadıkları da Çizelge 1 de İzlenmektedir Adana, Antalya, Bursa, Kastamonu, Çanakkale, Manisa, Samsun gibi şubeler hem sayısal hem de oransal olarak önemli 43
45 * gelişmeler göstermişlerdir. Dönem başında üye sayısı için düşünülen hedet aşılmıştır MESLEKLERE GÖRE ÜYE BİLEŞİMİ : TÜTED üyelerinin mesleklerine göre dağılımı Çizelge 2'de verilmiştir. 28 Şubenin üye kayıtlarından elde edilen verilere göre TÜTED üylerinin % 52 sini mühendis - mimar kesimi oluşturmaktadır. Büyük bölümü kamu kesiminde çalışan ve sendikal haklardan yoksun olan bu kesimin, toplam üye sayısı içinde böylesine yüksek bir orana ulaşmasını doğal karşılamak gerekir. Öte yandan, dönem içinde mühendis - mimar üyelerin oranında, özellikle teknisyen kesimi lehine bir azalma olmuştur. İkinci büyük grubu oluşturan teknisyen kesiminin toplam üye sayısı içindeki oranları % 28 e ulaşmıştır. Bu oran, Zonguldak Ereğli Şubesinde % 77, Manisa Şubesinde % 59, Hopa Şubesinde % 56, Kocaeli Şubesinde % 53 düzeyine ulaşmıştır. Teknisyen kesiminin üye bileşiminin % 40 ını aştığı şubelerin sayısı ise 1 l dir. Önemli bir bölümü sendikal haklara sahip olan teknisyen kesiminin, TÜ- TED in ilkeleri ve mücadele hedefleri doğrultusunda, diğer teknik elemanlarla birlikte TÜTED çatısı altında toplanmaları önemli bir olgudur. Üye sayısı açısından üçüncü önemli kesim tekniker ve teknik öğretmenlerdir. Bu kesim toplam üyelerin % 7'sini oluşturmaktadır. TÜTED üyelerinin % 13 ü ise yukarıda sözü edilen üç grubun dışında kalan meslek gruplarından oluşmaktadır ÜYELERİN ÇALIŞTIKLARI KESİMLERE GÖRE DAĞILIMI : TÜTED üyelerinin çalıştıkları kesimlere göre dağılımı Çizelge 3 de verilmiştir. Üyelerin % 78 gibi büyük bir bölümü kamu kesiminde çalışmaktadır. Bu olgu, kamu kesiminde çalışan teknik elemanların grevli, toplu sözleşmeli sendikal haklardan yoksun olmaları; ücretlerinin belirlenmesinde, işten çıkarma, terfi vb. özlük hakları konusunda hiçbir güvenceye sahip olmamaları olgusuyla yakından ilintilidir. Çizelge den çıkan önemli bir sonuç da üyeler arasında serbest çalışanların oranının % 8 gibi küçümsenmeyecek bir düzeyde oluşudur SENDİKALI ÜYELER : Grevli, toplu sözleşmeli sendikal hakların kazanılması, TÜTED in başlıca mücadele hedeflerindendir. Bu nedenle TÜTED üyelerinin büyük bölümünün sendikasız teknik elemanlardan oluşması doğaldır. Buna karşılık birçok sendikalı teknik eleman da TÜTED e üye olmakta ve bu mücadeleye omuz vermektedir. Bu durum Çizelge 3'den rahatlıkla izlenmektedir. Üye formlarında sendikalı üyeler konusunda yeterli açıklık bulunmadığından 44
46 Çizelge 3 deki bilgiler genel bir oran çıkarmaktan çok, bilgi edinilebilen bazı şubelerdeki durumu belirtmek için hazırlanmıştır. Sendikalı üyelerin oranı Kocaeli Şubesinde % 63'e, Zonguldak Ereğli Şubesinde % 55'e, Diyarbakır Şubesinde % 39 a ulaşmaktadır. 45
47 ÇİZELGE 1 HAZİRAN/1976 HAZİRAN/1978 DÖNEMİNDE ÜYE SAYISINDAKİ ARTIŞ Haziran/1976 Üye Sayısı ADANA 126 ANKARA ANTALYA 21 o ARTVİN AYDIN 15 BURSA ÇANAKKALE 62 DENİZLİ 45 DİYARBAKIR ERZİNCAN ESKİŞEHİR GAZİANTEP GİRESUN HOPA İSKENDERUN İSTANBUL İZMİR KIRIKKALE KIRŞEHİR KONYA KONYA - EREĞLİ KASTAMONU 66 KAYSERİ 93 KOCAELİ MANİSA 48 MERSİN 115 ORDU 52 SAMSUN 252 SİVAS 170 Üye Sayısındaki Son Artış Üye Sayısı (Sayısal) (%)
48 Üye Sayısı Haziran/1976 Üye Sayısı Son Üye Sayısındaki (Sayısal) (%) Artış TARSUS 50 TUNCELİ VAN ZONGULDAK ZONGULDAK EREĞLİ N O T: 1 Son üye sayısı, son Şube Genel Kurulundaki üye sayısıdır. 2 Haziran/1976 sayıları, o tarihte kayıtlı gözüken tüm üyeleri kapsamaktadır. Son üye sayıları ise çeşitli nedenlerle kayıtları silinen üyeler düşürüldükten sonra (bunların büyük bölümü Haziran/1976 öncesinde kaydolan üyelerdir) ortaya çıkan net sayılardır. Bu nedenle gerçek üye artış oranının çizelaede gözükenden daha yüksek olması gerekir. 3 Bu çizelge Genel Kurulumuzda temsil edilm eyen Malatya, Fatsa, Bitlis Şubelerinin üye sayısını kapsamamaktadır. 47
49 ÇİZELGE 2 TÜTED ÜYELERİNİN Mühendis Tekniker, Jeolog, teofi- Mimar Teknik zik, Fizikçi, Öğretmen Kimyager, Matematikçi, İstatistikçi 7* Sayı % Sayı % ADANA ANKARA ANTALYA U ARTVİN AYDIN _ BURSA ÇANAKKALE DENİZLİ _ DİYARBAKIR ERZİNCAN GİRESUN _ HOPA İSKENDERUN (*) İSTANBUL _ İZMİR KASTAMONU KAYSERİ KOCAELİ MANİSA MERSİN ORDU SAM SUN(*) SİVAS TUNCEL İ VAN ' ZONGULDAK ZON. EREĞLİ T O P L A M (*) Bölümlemede yalnız mühendis - m im ar/tekniker/teknisyen gruplan gözönüne alınmıştır.
50 MESLEKLERİNE GÖRE DAĞILIMI Teknisyen Sürveyan, Teknik res- Diğer (Sanat Ok. Topoğraf, sam, Teknik Mezunu) ve Prospektör Hesapçı nikelikli işçi Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % _ _
51 ÇİZELGE 3 TÜTED ÜYELERİNİN ÇALIŞTIKLAR! KESİMLERE GORE DAĞILIMI VE SENDİKALI ÜYE ORANI KESİMLERE GÖRE DAĞILIM (%) Sendikalı Üye Kamu Özel Serbest İŞSİZ Oranı ADANA ANKARA (B) ANTALYA ARTVİN (B) AYDIN 98 2 (B) BURSA ÇANAKKALE DENİZLİ (B) DİYARBAKIR ERZİNCAN GİRESUN HOPA İSKENDERUN İSTANBUL B B B B 30 İZMİR (B) KASTAMONU KAYSERİ KOCAELİ MANİSA MERSİN (B) ORDU (B) SAMSUN SİVAS (B) TUNCELİ (B) VAN (B) ZONGULDAK (B) ZON. EREĞLİ T O P L A M 78 NOT: (B) Bilinmiyor
52 5. KİTLE EYLEMLERİ Teknik eleman kitlesinin, ekonomik - demokratik taleplerinden hareket ederek, tüm emekçilerin ortak mücadelesinde yerini almasını ve bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğu bağımsızlık, demokrasi mücadelesine aktif olarak katılmasını sağlamak, sorunları kamuoyuna maletmek için önemli bir araç olan kitle eylemleri açısından bu çalışma dönemi oldukça yoğun geçti. Bu dönemde yapılan kitle eylemlerini şu başlıklar altında toplayabiliriz TEMMUZ 1976 BURSA MİTİNGİ : TÜTED, 10 Temmuz 1976 da Bursa da, işçi sınıfına ve onun ilerici sendikal örgütü DİSK e yöneltilen faşist baskılara karşı düzenlenen miting ve yürüyüşte işçi sınıfının yanında yer aldı, bu eyleme aktif olarak katıldı DGM Y A S A TASARISINA KARŞI SÜRDÜRÜLEN EYLEMLER : İşçi sınıfı öncülüğünde verilmekte olan ve her gün gelişen bağımsızlık, demokrasi mücadelesini geriletmek ve tüm emekçileri baskı altında tutmak amacıyla, burjuvazi, 12 Mart döneminin bir uzantısı olan DGM ni olağanüstü mahkemeler olarak kurumlaştırmak istiyordu. DGM nin süresi 11 Ekim 1976 da sona erecekti. DGM'ni kurumlaştırmak İçin parlamentoya yeni bir yasa tasarısı sevkedildi. Bu yasa tasarısına, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm emekçi ve aydınlar karşı çıktı. Tasarının parlamentodan geçmemesi için DİSK ve diğer demokratik kitle örgütleri yurt çapında geniş bir kampanya başlattılar. 13 Temmuz 1976 günü TÜTED, TÜM-DER, TÖB-DER, TÜS-DER, TMMOB, ÇHD, TİB, TÜMAS AYÖD, İGD, İKD, AKD ve Halkevleri Genel Başkanları Ankara da basına bir açıklama yaparak DGM yasa tasarısına karşı mücadele edeceklerini kamuoyuna açıkladılar ve «DGM'lerin yeniden kurulmasını her türlü demokratik eyleme girişerek engelleme ve başta DİSK olmak üzere sermayenin emrine ve yönetimine girmeyi açıkça reddeden tüm sendikaların ve devrimci kuruluşların bu uğurdaki girişimlerini destekleme kararımızı şerefli basınımız aracılığıyla kamuoyuna açıklarız» dediler. 15 Demokratik kitle örgütünün şube ve temsilciliklerinden gelen üyelerin 51
53 % geniş katılımıyla 27 Eylül 1976 günü Yürüyüşü» yapıldı. Ankara'da «DGM'ye Hayır Miting ve 16 Eylül 1976'da DİSK'in kararı doğrultusunda tüm işyerlerinde işi bırakma eylemi başladı. Bu direnişe burjuvazinin tepkisi sert oldu. Fabrikalarda, işyerlerinde işi bırakma eylemine öncülük eden sosyalistler kitlesel olarak işten atıldılar. TÜTED Genel Başkanı Aykut Göker tüm üyelerimizi İşten atılan işçilerle dayanışmaya çağırdı. 16 Ekim 1976 günü İzmir de 7 demokratik kitle örgütü «Antidemokratik Baskılar ve DGM» konulu bir kapalı salon toplantısı düzenledi. Toplantıya konuşmacı olarak TÜTED Genel Başkanı da katıldı. Fransız Teknik Elemanlarının Sendikal Örgütü CGT üyesi UGICT bir bülten yayınlayarak DGM yasa tasarısına karşı çıktı. TÜTED üyeleri üzerinde yoğunlaşan baskıları anlattı ve TÜTED üyesi meslektaşlarını desteklediklerini bildirdi. Başta işçi sınıfı ve onun ilerici sendikal örgütü DİSK olmak üzere, tüm demokratik kitle örgütlerinin kararlı mücadeleleri, bu mücadeleye ana muhalefet partisinin de katılması sonucu DGM yasasının çıkmasını önledi. Burjuvazi bu kararlı mücadele karşısında gerilemek zorunda kaldı. İşçi ve emekçiler bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinde önemli bir kazanım elde ettiler EKONOMİK DEMOKRATİK HAKLAR MİTİNG VE YÜRÜYÜŞLERİ MC'nin kurulduğundan beri uygulayageldiği ekonomik politika ve faşizmi kurumlaştırma doğrultusundaki hızlı tırmanış, 1976 sonlarına gelindiğinde, emekçiler için hayatı yaşanmaz duruma getirmişti. TÜTED, TÜM-DER ve TÖB-DER ilkeli bir birliktelik içinde 22 Ocak 1977 de Denizli ve Mersin'de, 29 Ocak 1977 günü Zonguldak ve Bursa da, 5 Şubat 1977 günü Ankara,da, miting ve yürüyüşler düzenlerken, miting ve yürüyüşlerin amacını bu örgütlerin başkanları şöyle açıklıyordu : «1977 yılı bütçesinin meclislerde görüşüldüğü günlerdeyiz. Ülkemizde memurların toplu sözleşmeli - grevli sendika kurma hakları olmadığı için, sefaletin kucağına itilmektedirler. Cok yönlü sömürü ve mevcut üretim biçimi sonucu şiddetlenen enflasyon, dayanılmaz boyutlara ulaşan hayat pahalılığı, biz memurların belini bükmektedir. Maaş ve ücretlerimiz, ev kiraları ve yiyecek - giyecek maddelerinin fiyatları yanında komik kalmaktadır. 657 sayılı Yasa, memurlara getirdiği külfetler yönünden işletilmekte, tanıdığı sosyal haklar yönünden işletilmemektedir. Örneğin 6 yıldan beri MEYAK adı altında maaşlarımızın % 5'leri gaspedilmektedir. Yakacak zammı, aile 52
54 ödeneği verilmemektedir. Katsayı dondurulabilmekte, ya da göstermelik artışlarla, fiyat artışlarının çok gerisinde bırakılabilmektedir. Tüm bunlara demokrat, ilerici, devrimci memurlar üzerindeki siyasal baskılar eklendiğinde, hayat bizler için çekilmez hal almaktadır. Kısaca egemen güçler, memurları kapıkulu yapmak istiyor.» «Yıllardır verilmeyen ekonomik - demokratik haklarımız konusunda sessiz kalamayız. Biz, TÖB-DER, TÜM-DER ve TÜTED olarak seslerimizi gür bir şekilde duyurmakta kararlıyız.» diyen örgüt başkanları saptanan ortak talepleri ise şöyle sıraladılar : «Maaş tablosundaki 15, 14, 13. dereceler kaldırılmalı, Katsayı, hayat pahalılığını karşılayacak biçimde yeniden düzenlenmeli, Çocuk zamları 250 liraya çıkarılmalı, MEYAK soygunu durdurulmalı, kesilen paralar faizleriyle birlikte geri verilmeli, Yakacak zammı verilmeli, Aile ödeneği verilmeli, Konut sorunu ele alınmalı, Yan ödemeler ulufe şeklinde değil, tüm memurlara eşit ölçüler içinde verilmesi, Yolluklar 6245 sayılı Yasada gösterilen biçimde düzenlenmeli, Fazla mesai, ek ders ücreti, bütçe tasalarında yıllardır yer alan fakat uygulanmayan mahrumiyet yeri ödeneği ve benzeri ödenekler hayata geçirilmelidir. Memur kıyımına son verilmeli, antidemokratik 76. madde kaldırılmalıdır, İşçi-memur ayrımı kaldırılmalı, tüm çalışanlara toplu sözleşmeli, grevli sendika kurma hakkı verilmelidir.» TÖB-DER, TÜM DER ve TÜTED Genel Başkanları, basın toplantısının sonunda şu ortak çağrıyı yaptılar : «Ekonomik ve demokratik haklarımız etrafında yapılacak mitinglerimize örgütlü - örgütsüz tüm öğretmen, memur ve teknik elemanları çağırıyoruz.» «Büyük kitle gösterilerimize, demokrasiden, bağımsızlıktan yana, çalışanların grevli - toplu sözleşmeli davet ediyoruz.» haklarından yana tüm demokratik güçleri 22 Ocak günü Denizli'de yapılan mitingde MYK üyesi Necdet Bulut, aynı tarihte Mersin de yapılan Mitinge Genel Sayman Hamit Mengüç, 29 Ocak günü Bursa da yapılan mitinge Genel Başkan Aykut Göker, aynı gün Zonguldak ta yapılan mitinge Genel Sekreter Haluk Orhun, 5 Şubat günü Ankara'da yapılan mitinge Genel Başkan Aykut Göker konuşmacı olarak katıldılar. 53
55 «DEMOKRATİK ve EKONOMİK HAKLAR» miting ve yürüyüşlerine katılan yüzbinlerce öğretmen, memur ve teknik eleman, TÜTED, TÖB-DER ve TÜM-DER in yürüttüğü haklı ve kararlı mücadelenin kitleler İçinde kazandığı sarsılmaz gücü bir kez daha kanıtladı. Bu güçlü kitle gösterilerinden korkan MC ve yandaşlarının giriştiği baskı ve tertipler İstedikleri sonucu vermedi. Sendikal haklarından yoksun emekçilerin demokratik kitle örgütleri TÜTED, TÖB-DER ve TÜM-DER, getirilmek istenen bütün engellemelere rağmen bugün daha güçlü. MC nin Ankara Valisi, 5 Şubat günü Ankara da yapılan onbinlerce teknik eleman, öğretmen ve memurun katıldığı miting ve yürüyüşe, Maocu diye adlandırılan bir avuç işçi sınıfı düşmanının saldırısı ve ateş açarak kan dökmesini bahane ederek, TÜTED, TÖB-DER ve TÜM-DER i kapatmağa kalkıştı. Vali onbinlerce üyesi bulunan bu örgütleri «Faaliyetten alıkoydu.» Ankara Valisinin bu antidemokratik, yasa dışı kararını, MC ve yandaşları bütün yurtta uygulamaya çalıştılar. TÜTED, TÖB-DER ve TÜM-DER in genel merkezleri ve yurttaki tüm şubeleri polis tarafından kapatıldı. Teknik elemanların öğretmenlerin, memurların kitle örgütleri üzerinde terör havası estirilmek istendi. MC nin radyo ve televizyonu bu amaçla kullanıldı. Ama kapalı kalınan dönemde de demokratik mücadele sürdürüldü. Bütün baskılar, tertipler ve saldırılar boşa çıkarıldı. Demokratik örgütler, ilerici kamuoyu ve yargı organları, MC'nin Ankara Valisine gereken cevabı verdi. 22 Şubat günü TÜTED, TÖB-DER ve TÜM-DER'in merkez ve şubelerine uygulanan «faaliyetten alıkoyma» kararı kaldırıldı. TÜTED, TÖB-DER ve TÜM-DER genel başkanları Danıştay ın «faaliyetten alıkoyma» girişimi hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermesi üzerine, basına yaptıkları bir ortak açıklamada, verilmekte olan haklı ve kararlı mücadeleyi hiçbir engelin durduramayacağını belirterek, «örgütlerimiz her geçen gün çığ gibi büyüyecek, gelişecek, güçlenecektir» dediler. TÜTED Genel Başkanı Aykut Göker, TÖB-DER Genel Başkanı Gültekin Gazioğlu ve TÜM-DER Genel Başkanı Erhan Tezgör ün ortak açıklaması şöyle : «Bilindiği gibi 5 Şubat 1977 de Ankara'da düzenlenen «Ekonomik - Demokratik Haklar Miting ve Yürüyüşü nden sonra mitinge dışardan yapılan saldırı bahane edilerek, örgütlerimiz faaliyetten alıkonulmuştu. Yetkilerini kötüye kullanan yasa tanımaz Ankara Valisinin bu eylem ve İşlemi, yüksek yargı organı Danıştayca durdurulmuştur. Böylece örgütlerimiz TÖB-DER, TÜM-DER, TÜTED yeniden faaliyete başlarken, ülkemizde milliyetçi cephenin el uzatamadığı demokratik mevzilerin varlığı da bir kez daha kanıtlanmıştır. «Yüksek yargı organının bu kararı, ilgililere bildirilmiş olup, şubelerimizin de faaliyete başlamasında yasal bir engel kalmamıştır. 54
56 Kapalı olduğumuz dönemde başta üyelerimiz olmak üzere tüm ilerici - demokrat kişi ve kuruluşların değerli basınımızın, yakın ilgi ve desteğini gördük. Örgüt üyelerimizin 5 Şubat eyleminde gösterdiği kararlılık ve örgütsel bütünlüğe bağlılık kapalı olduğumuz dönemde daha da pekişmiştir. Zaten örgütlerimizin, bağımsızlık ve demokrasiden yana, kitle tabanımızın ekonomik - demokratik taleplerini en etkin biçimde dile getiren bu kararlı mücadelesi, sermaye sınıfının temsilcisi durumunda bulunan MC yi tedirgin etmiş, hukuk dışı işlemlere yöneltmiştir. Yüzbin öğretmen, memur, teknik elemanın acil ekonomik, demokratik taleplerinin gür bir sesle dile getirmesi, sadece dışa bağımlı tekelci sermaye sınıfının değil, son çözümlemede onlarla aynı safa düşen saldırgan gurupları da tedirgin etmiştir. Demokratik memur hareketinin yoksulluğa, sömürüye, emperyalizme, faşizme karşı çıkması; sendika hakkını vurgulaması, onları da telaşa düşürmüştür. Bütçenin ve bu arada kamu personelinin acil ekonomik sorunlarının gündemde olduğu bir dönemde, örgütlerimizin kapattırılmak istenmesi, son derece dikkat çekicidir. Milliyetçi Cephe bütçeyi oluşturup paylaşırken, dikensiz gül bahçesi istemektedir. Komisyonlarda katsayı tartışmalarını sürdürürken, memurların yasalarda yer alıp, hayata geçirilmeyen, aile, çocuk, zammı, mahrumiyet yeri, yakacak, yiyecek ve yemek yardımlarını göz ardı etmek istemiştir. Asgari ücretin altında kalan derecelerin kaldırılması taleplerimizi duymamazlıktan gelmektedir. Bir milyon memuru, aile çevreleri ile 5 milyon insanı, yakından ilgilendiren «memurların sendika hakkı sorunu» sanki sosyal kapsamlı bir konu değilmiş gibi hiç gündeme alınmamaktadır. Ama, tüm burjuva politikacıları ve sermaye partileri sosyal kapsamlı yasa tekliflerinden bahsedebilmektedir. Tüm bunlara karşın, örgütlerimizin bir bütün olarak kararlı mücadelesi meyvalarını vermektedir. Bize yöneltilen faşist baskılar «meyvalı ağaç taş- tanır» örneğinin ifadesidir. Hiçbir engel, haklı ve kararlı mücadelemizi durduramayacaktır. Örgütlerimiz her geçen gün çığ gibi büyüyecek, gelişecek, güçlenecektir. Somut ekonomik - demokratik taleplerimizi, bu arada grevli, toplu sözleşmeli sendika hakkımızı mutlaka alacağız. İşçi sınıfımızın ve emekçi halkımızın mücadele ittifakı içinde yerimizi koruyup, güçlendireceğiz.» 55
57 > 5.4. DEMOKRATİK GÜÇLERİN, YILLARINDA YÜKSELEN EYLEMBİRLİĞI VE TÜTED : 1976 yılının sonlarında ve 1977 yılının ilk yarısında ülkenin içinde bulunduğu somut koşullar demokratik kitle örgütleri arasında eylem birliğinin - güçbirliğinin en geniş çerçevede somutlanmasını, saptanacak hedeflere yönelik olarak sürekliliğinin sağlanmasını her zamankinden daha acil bir görev olarak gündeme getirdi. Başta işçi sınıfı olmak üzere tüm emekçi sınıf ve tabakaların giderek ağırlaşan sorunlarının kaynağı olan Türkiye kapitalizminin sırtını dayadığı, bütünleştiği emperyalizme ve artık açıktan tezgâh- lanmaya çalışılan faşizme karşı mücadelede demokratik güçlerin eylembirliğinin - güçbirliğinin sağlanmasında demokratik kitle örgütlerinin önemli işlevleri, görevleri bulunmaktaydı. TÜTED, bu konuda payına düşen yükümlülükleri yüksek bir sorumluluk anlayışı içinde üslendi. Antifaşist, antiemperyalist mücadele için demokratik kitle örgütlerinin eylembirliğinin sağlanması yolunda atılan olumlu adımlarda TÜTED'in önemli ölçülerde katkıları oldu. Antifaşist ve antiemperyalist bir eylembirliği platformunda buluşabilen, aralarında TÖB-DER, TÜM-DER, TÜTED, TMMOB, Halkevleri, KÖY-KOOP, DEV-GENÇ, İGD, ÇHD, TÜMÖD, TÜS-DER, İKD gibi örgütlerin bulunduğu çok sayıda demokratik kitle örgütü, 1977 yılında, somut sorunlara ilişkin sürekli, ortak açıklamalarıyla kamuoyu oluşturulmasına önemli katkılarda bulundular. Düzenledikleri (zaaflarına aşağıda değineceğimizi) ortak miting ve yürüyüşlerle emekçi halk kitlelerinin somut sorunlarını dile getirmeye, faşizme ve emperyalizme karşı mücadele kararlılığını kendi kitle tabanlarında ve emekçi kitlelerde yaygınlaştırmaya çalıştılar. 18 Eylül 1977 de Ceyhan da, 9 Ekim 1977 de Niğde'de, yine aynı tarihte Antalya'da, 5 Kasım 1977 de Trabzon, Bursa ve Denizli de yapılan «Taban Fiatlarını, Hayat Pahalılığını, Faşist Baskıları Protesto Miting ve Yürüyüşleri», 24 Aralık 1977 de İzmir de yapılan «İşsizliği, Hayat Pahalılığını ve Faşist Baskıları Protesto» miting ve yürüyüşü, 15 Ocak 1978 de İstanbul da yapılan «Faşist Baskılar ve Hayat Pahalılığını Protesto» miting ve yürüyüşü bu eylem birliği çerçevesindeki mücadelenin birer parçasıydı. TÜTED Şubeleri bulundukları bölgelerde bu mitinglerin düzenlenmesine katkıda bulundular, üyelerinin önemli sayılarda katılımını sağladılar. Mitinglerden Bursa ve İzmir'dekine Genel Başkan Aykut Göker konuşmacı olarak katıldı. Bu miting ve yürüyüşler dışında eylem birliğine katılan örgütler 11 Ocak 1978'de Ankara da «Üniversiteler ve Yüksek Okulların sorunları» konulu bir forum, yine Ankara da çeşitli konularda kitlesel basın toplantıları düzenlediler. 1 Şubat 1978 de Ankara Belediyesi önünde «Ankara Belediyesindeki 56
58 Kıyımlar» konusunda, 7 Şubat 1978'de Millî Eğitim Bakanlığı önünde «Eğitim Enstitülerinde Danıştay Kararlarının uygulanması» konusunda, 12 Mart 1978'de Kızılay da «12 Mart Faşizminin Lânetlenmesi» konusunda yapılan basın toplantılarına binlerce emekçi ve öğrenci katıldı. Bu dönemde eylembirliğine katılan örgütlerin ortak sesini kamuoyuna duyurmak amacıyla «Demokratik Mücadele Ajansı» çıkarıldı. Demokratik güçlerin eylembirliğinin sağlanmasında önemli adımların atıldığı bu dönemde başta TÜTED olmak üzere bazı Demokratik kitle örgütlerinin sabırlı ve özverili çalışmaları ile gerçekleştirilen eylemler aşılması gereken bazı olumsuz gelişmeleri de birlikte getirdi. Demokratik kitle örgütlerinin üzerinde anlaşabildikleri ortak görüşlerini kamuoyuna duyurmak amacıyla düzenlenen miting ve yürüyüşler zaman zaman «siyasetlersin; siyasi ayrılıkları ön plâna çıkarttıkları, sloganlarını yarıştırdıkları bir arenaya dönüştürüldü. Anadolu'nun çeşitli yörelerinde, taban fiyatları, hayat pahalılığı karşısında ezilen halk kitleleri bu ad altında yapılan mitinglerde zaman zaman bu «siyasetlersin birbirlerinin siyasi sloganlarını bastırmak İçin azami çaba göstererek sürdürdükleri sağırlar diyaloğunu dışardan izlemek zorunda bırakıldı. Yani «siyasetlersin ortaklaşa düzenlenen eyleme kendi siyasi damgasını vurarak, kendi sloganlarını - pankartlarını önplâna çıkararak kitleleri kendi tarafına kazanabileceği yanılgısı somutta asıl hitabedllmesi gereken, mücadele saflarına asıl kazanılması gereken geniş emekçi kesimlerinden soyutlanmayı, kopmayı getirdi. Her eylem sonrası yapılan eleştirilerde bu yanlışların üzerine gidildiği halde bir sonraki eylemde «siyasetler» aynı hataları yinelemekten geri durmadılar. Bu dönemde görülen bir başka olumsuz gelişme de bazı güçlü demokratik kitle örgütlerini kendi «siyasetlerinin kuyruğuna takamayanların bu örgütleri parçalayıp yerine işkolları, işyerleri dernekçiliği adı altında kendi dar gurupçu anlayışlarının egemen olduğu kadro örgütlerini kurma girişimleri oldu. Demokratik kitle örgütlerinin amaç ve işlevi ile taban tabana zıt olan bu girişimler işyerlerinde ve işkollarında her «siyaset»in ayrı dernek kurması sonucunu getirdi. Demokratik kitle örgütlerine siyasi partilerin işlevlerini yüklemeye kalkma yanlışından kaynaklanan bu olumsuz gelişmeler, bir yerde eylembirliği çalışmalarının genelinde de tıkanıklık getirdi. Tüm bu olumsuz gelişmelere karşın eylembirliği çalışmalarının önü kapalı değildir. Çünkü her geçen gün, yapılan yanlışların üzerine gitme kararlılığı, bu yanlışlara karşı mücadele giderek yükseliyor. Bir diğer umut verici gelişme de DİSK le diğer demokratik kitle örgütleri arasında olumlu bir diyalogun başlatılmış, ortak hareket edebilmenin ön koşullarını sağlamada bazı adımların atılmış olmasıdır Mayıs öncesinde, dünya işçi sınıfının birlik, mücadele dayanışma gününün kutlama törenlerine ilişkin ha 57
59 zırlık çalışmalarına katılmak üzere DİSK'in diğer demokratik kitle örgütlerini de çağırması, tören sonrasında düzenlenen ortak değerlendirme toplantısı, yine DİSK'in işçi - memur ayrımı ve kamu kesiminde çalışanların sendikal haklarının alınması konusunda ortaklaşa hareket etmek üzere TÖB-DER, TÜM-DER, TÜTED, TMMOB ve TÜS-DER'e 1978 Mayıs başlarında çağrıda bulunması atılan adımların somut örnekleridir. Demokratik kitle örgütlerinin, değişik siyasi görüşlerdeki üyelerinin ekonomik - demokratik taleplerinden hareketle, kitlelerini bağımsızlık, demokrasi mücadelesine katabilmeleri olan asıl işlevlerini yerine getirmelerinde Türkiye işçi sınıfının siyasi hareketinin gelişmesinin önemli katkıları olacaktır MADENİ EŞYA SANAYİ İŞKOLUNDAKİ GREVLER VE LOKAVTLARA İLİŞKİN TAVRIMIZ ; DİSK'e bağlı T. Maden - İş Sendikasının madeni eşya işkolundaki uzun süreli grevlerinde; işçi sınıfımızın bu önemli kavgasında TÜTED ve üyeleri üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalıştı. TÜTED üyesi teknik elemanlar bu grevleri sınıfsal bir dayanışma anlayışı içinde destekledi. Ankara, İstanbul, Manisa, Antalya, İskenderun, Tarsus, Mersin, Bursa başta olmak üzere tüm TÜTED Şubelerinin kapsadığı bölgelerdeki üyelerimiz dayanışma komiteleri oluşturarak, üyelerden birer günlük yövmiye toplama kampanyaları açarak, grevci işçileri işyerlerinde ziyaret ederek, dayanışma geceleri düzenleyerek, dayanışma kampanyaları açarak T. Maden - İş in grevlerini desteklediler, grevci İşçilerle somut dayanışma örnekleri verdiler MAYIS KUTLAMA TÖRENLERİ : Dünya işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs, ülkemizde kitlesel olarak 1976 yılında DİSK in düzenlediği törenle, uzun bir aradan sonra, yeniden kutlanmaya başlandı. Bir önceki çalışma dönemine rastlayan 1976 daki bu kutlama törenine TÜTED kitlesel olarak katılmıştı. 1 Mayıs 1977'de de TÜTED, Şubeleriyle - üyeleriyle törendeki onurlu yerini aldı. Burjuvazinin kana buladığı bu törenden sonra, 3 Mayıs 1977 de basına bir açıklama yapan Genel Başkan Aykut Göker MYK nun bu konudaki görüşünü şöyle dile getiriyordu ; «Yüzbinlerce işçinin, emekçinin coşkunlukla katıldığı 1 Mayıs ı kutlama tö renini burjuvazi kana boyadı. Dünyanın başka kapitalist ülkelerinde de burjuvazinin kana boyadığı «1 May ıs la r yaşandı. Türkiye işçileri, emekçileri de 1 Mayıs'ları yeniden kutlamaya başlamalarının ikinci yılında burjuvazinin bu kutlamaya nasıl katıldığını gördüler. 58
60 Taksim'deki Intercontinental Oteli nden, Sular İdaresinin üzerinden, «özel» arabalardan, panzerlerden kusulan kurşunlarla, atılan bombalarla katılıyordu burjuvazi işçinin, emekçinin bayramına. 1 Mayıs tan önceki günlerde burjuva basını 1 Mayıs ı kutlama törenlerinde «Maocuoların halka saldıracağını haber (!) veriyordu. Burjuva basınının bu duyarlılığı ilginçti. Yine aynı burjuva basınını hemen 1 Mayıs'ın ertesinde, söz birliği etmişçesine ve şimdiye dek görülmeyen bir nitelikte, «Maocu'- ların kitlelerin üzerine saldırdığını ve «1 Mayıs'ı kana buladığını» yazıyordu. 34 insanın ölümünden, yüzlercesinin yaralanmasından «Maocu'lar» sorumlu tutuluyordu. Gerçekte «Maocu» diye anılan gruplar son törende de burjuvazinin kendilerine izafe ettiği misyonu yerine getirmişler ve Taksim meydanında emekçi halkın üzerine ateş açarak saldırmışlardır. Ancak bu saldırı, burjuvazinin, önceden planladığı kararlı operasyonunu başlatabilmesi için somut bir tutamak oluşturmaktan öteye bir anlam taşımamış ve meydanın hakim noktalarına yerleştirilen ajanları, panzerleri kanalıyla burjuvazi operasyonunu bu somut başlangıç üzerine inşa ederek, meydanın dört bir yanını kana bulamıştır, sonra da tüm sorumluluğu «Maocu»ların üzerine yıkmıştır. Burjuvazi 1 Mayıs'da yüzbinlerce işçiye, emekçiye saldırmak, gücünü göstermek zorundaydı. Yüzbinlerce emekçinin, işçinin tek bir yumruk gibi birleşen muhteşem gücünü parçalamak zorundaydı. Burjuvazi hayatın her alanında ve anında yaşama mücadelesi, yani iktidar mücadelesi veriyordu. İşçilerin yükselen hareketi, birliği karşısında kolay kolay çekilemez, mevzilerini terkedemezdi. Burjuvazi Mayıs ında Taksim meydanını, 1 Mayıs'lar, iktidarı için yükselen bir tehlikeyi simgeleştirdiği, somutladığı için kana buladı. Operasyonunun birinci hedefi buydu, ikinci hedefi, seçim ortamında baskıyı, terörü sürekli diri tutmaktı. Terörü diri tutarken kendisinden yana olmayanların sandık başlarına gidişini azaltmayı amaçlıyordu. Seçim şansının çok fazla aleyhine dönmesi halinde şu veya bu şekilde müdahalede bulunabilmenin gerekçesini oluşturacak «anarşik bir ortamı» her ihtimale karşılık sürdürmeyi amaçlıyordu. Ve bütün bunlarla birlikte, Mao cu diye anılanların kendiliklerinden üstlendikleri «halka saldırı» misyonundan yararlanarak, burjuvazi kendi geliştirdiği ve kanalize ettiği operasyonun sorumluluğunu onların üzerine yıkıyor ve mes'eleyi «sol arasında» bir çatışma olarak gösteriyordu. Böylece de halk kitlelerinin kafasında kan dökücü, kardeşin kardeşi vurduğu bir «sol» imajı yaratılıyordu. Burjuvazi seçimlere kendi siyasi iktidarı ile girebilmenin avantajını kullanıyordu. Burjuvazi, kendi iktidarı için çevirdiği bütün bu kanlı oyunlara, kendi iktidarı için her şeyi göze aldığını vurgulayan bu kanlı politikasına rağmen, 59
61 * bir gün mutlaka ama mutlaka kıydığı bu insanların kanında boğulacaktır. Ve işte o zaman 1 Mayıs törenleri her yıl, coşkunlukla başlatıldığı gibi, coşkunlukla bitirilecektir.» 1978 yılında yapılacak 1 Mayıs kutlama törenleri, burjuvazinin geçen yıl yapılan törende 1 Mayıs alanım kana bulaması nedeniyle büyük önem taşıyordu. TÜTED, DİSK'in 1 Mayıs Törenlerini Hazırlama Komitesinin çağrısına uyarak hazırlık çalışmalarına katıldı. TÜTED'in 1 Mayıs Kutlama törenlerine katılması bu kez daha geniş bir kitle tabanı ile sağlandı. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gününde teknik elemanlar işçi sınıfının yanında yerlerini aldılar. 1 Mayıs 1978 kutlama töreni coşkuyla başladı, coşkuyla bitti MART DİRENİŞİ : Faşizmin, faşist uygulamaların ve faşist kitle katliamlarının yokedilmesi; işçi, emekçi sın:l ve tabakaların, işçi sınıfı öncülüğünde verdiği antifaşist mücadele ile olanaklıdır. Antifaşist mücadelenin en önemli yöntemlerinden biri ise kitle mücade'ssidir. Türkiye'de ve dünyada işçi sınıfı tarihi kitle mücadelelerinin zengin deneyleri ile doludur. Ülkemizde de 20 Mart günü gerçekleştirilen «faşizme ihtar» eylemi, işçi sınıfımızın zengin deneyleri arasında yer alacak önemli bir eylem niteliğinde oldu. Mart ayı içinde, faşist mihrakların giriştiği kitle katliamlarını protesto etmek amacıyla, DİSK üyelerinin iki saat süreyle işi bırakacağı, DİSK Genel Başkam tarafından kamuoyuna açıklandı. Ayrıca DİSK'in açıklamasında, faşist saldırganlıkların önlenmesi, faşist örgütlerin kapatılması için girişilen eylemin, bütün yurtsever ve demokratik kuruluşlar tarafından desteklenmesi doğrultusunda çağrı da yer aldı. DİSK in çağrısı üzerine, TÜTED Gene! Baş- kanının da aralarında bulunduğu demokratik kitle ve meslek örgüt başkanları ortak bir açıklama yaparak; DİSK'in «Faşizme İhtar» eylem kararını «antifaşist ve antiemperyalist mücadele yolunda atılmış önemli bir adım» olarak değerlendirdiler ve «üyelerimizin bu konuda üzerlerine düşen görevi yerine getireceğine inanıyoruz» dediler. Örgüt başkanlarının yaptığı açıklama özetle şöyle : «İşçilerin, emekçilerin, öğrencilerin yığınsal olarak birarada bulundukları yerlere, örneğin kitle ulaşım araçlarına, kahvehanelere bomba konulması, buraların otomatik silahlarla taranması, Anayasal kuruluşlara yapılan bombalı saldırılar ve son olarak İstanbul Üniversitesinde derslerinden çıkan öğrencilerin üzerine bomba atılması ve ateş açılması bir kez daha açıkça göstermiştir ki; 1 Bu olaylar Türkiye işçi sınıfını ve diğer tüm emekçi sınıf ve tabakaları faşizmin karanlığında boğmaya yönelik, emekçi halkı açlığa, zulme ve iş- 60
62 * kenceye mahkûm etmeyi hedefleyen eli kanlı dır. faşistlerce tezgâhlanmakta- 2 Bu olaylar emperyalizmden kaynaklanan, partisiyle ve yan örgütleriyle tüm faşist mihrakların iktidara yönelik siyasi hareketinin bir parçası olarak gelişmektedir. Başta işçi sınıfımız olmak üzere tüm emekçi halkımız kendi varlığına kasteden bu faşist saldırıya boyun eğmemede kararlıdır. Bu konudaki azim ve kararını kitlesel mücadelesiyle somutlayacaktır. Bu mücadele; 1 Faşist hareket partisi ve onun yan örgütleri Ülkü Ocakları ve benzeri kuruluşlar kapatılıncaya, 2 Toplum ClA'nın maşalarından ve kontrgerilladan arınıncaya, 3 Can güvenliği ve öğrenim özgürlüğü sağlanıncaya, 4 Faşizmin kaynağı kurutuluncaya kadar sürecektir. «Faşistlere karşı direnme hakkının kullanılması varolabilmenin ön koşulu haline gelmiştir. Bu Anayasal hak Türkiye işçi sınıfı ve diğer tüm emekçi sınıfı ve tabakalarca kullanılacaktır. Tüm emekçilerin DİSK'in kararı doğrultusunda bu Anayasal haklarını kullanmaları antifaşist mücadelenin bir simgesi olacaktır. Tüm ilericiler, demokratlar, yurtseverler görev başına.» DİSK'in başını çektiği «faşizme ihtar» eylemi, tüm yurt çapında, toplumun her kesiminde yer alan güçler tarafından geniş destek gördü. Yüzbinlerce işçi, memur, öğretmen, teknik eleman, hukuk adamı, doktor işlerini iki saat süreyle bırakarak faşizmi lanetlediler. İHTAR EYLEMİ VE TEKNİK ELEMANLAR Başta TÜTED üyesi teknik elemanlar olmak üzere, tüm antifaşist teknik elemanlar faşizme ihtar eylemine katıldılar. Teknik elemanlar, yoğun oldukları işyerlerinde işbırakma eyleminin öncüsü, sürükleyicisi oldulur. Dağıttıkları bildirilerle, düzenledikleri forum ve toplantılarla ihtar eyleminin amaçlarını anlattılar. Antifaşist mücadelenin gereğini vurguladılar, faşist mihraklar ve onların siyasi örgütü kapatılmadan faşist terörün geriletileme- yeceğini dile getirdiler. Teknik elemanlar, işçi sınıfı mücadelesinin yanında yer adlıklarını, onlarla omuz omuza olduklarını somut eylem içersinde gösterdiler. Kararlı ve disiplinli tutumlarıyla gelecekteki eylemlerin başarısı için güven kaynağı oldular. Başarının örgütlü mücadeleyle verileceğini bir kez daha kanıtladılar. Ankara, İstanbul, İzmir, Çanakkale, Kocaeli ve daha birçok ilimizde, büyük küçük her işyerinde, işçi sendikaları ve diğer kardeş demokratik kitle örgütleriyle ortak mücadelede eylem içinde ajitasyon ve propaganda da önemli bir deneyim kazanıldı. 61
63 Eylem sonrasında burjuvazi ve burjuvazinin güdümünde yer alan güçlerin tepkisi, eyleme katılanları kanunsuz eylem yapmakla suçlama çabaları, faşizme karşı işbırakma eylemini hükümete karşı olarak gösterme gayretleri, teknik elemanları ve ihtar eylemine katılanları yıldırmadı, geriletemedi. Haklarında soruşturma açılan TÜTED üyeleri «antifaşist nitelikteki ihtar eylemine katıldıklarını, faşizme ve faşist teröre karşı direnmenin kendileri İçin bir görev olduğunu» söylediler. 20 MART EYLEMİ VE GETİRDİKLERİ Başta İşçi sınıfı olmak üzere tüm sınıf ve tabakaların 20 Mart eyleminden ileriye yönelik çıkaracağı önemli dersler vardır. 20 Mart eylemi faşizme karşı yığınsal tepkinin ne ilki, ne de sonuncusu olacaktır. Faşizm tehlikesi ve faşizme yönelik çabalar sürdükçe faşizme karşı mücadele daha da güçlenerek sürecektir. Eylemlerimizin güçlü olması, geçmiş eylemlerimize yönelik değerlendirmenin başarısına bağlı olacaktır. 20 Mart eylemi faşizmin kitle katliamlarına yöneldiği bir dönemde, bu girişimlere dur demek, faşist tırmanışın geriletilmesi amacıyla başlatılmış gerekli bir girişimdir. Bu yüzdendir ki DİSK in işbırakma çağrısı geniş destek ve katılım görmüştür. İhtar eyleminin önemli bir yanı ise; bu hareketin hükümete karşı olmayıp, onu uyarmak amacıyla yapılmış olduğudur. Grev değil, uyarı eylemi olduğudur. 20 Mart eyleminin öne çıkarılacak çok önemli bir yanı ise iş bırakmanın örgütlü ve kitlesel olarak gerçekleştirildiğidir. Faşizme ihtarın gerçek bir kitle eylemi ile mümkün olabileceğini, kitlesel direnişle başarıya ulaşacağını dost ve düşman açık bir şekilde gördü. Kitlesel işbırakmayı işyerlerinden çıkararak bireysel direniş ve gösteriye dönüştürmeye kalkanlar ise tecrit oldular. Bu tür tavırların burjuvaziye yaradığı, burjuvazinin kitlesel direnişe kara çalmak için bu tavır içinde olanları kullandığı bir kez daha somutlandı. Faşizme karşı, başta DİSK olmak üzere toplumsal muhalefetin giriştiği eylem ise, geniş toplumsal muhalefetin oylarıyla iktidar olanları önemli ölçüde korkuttu. Bu tepki, kaynağını Anayasa dan alan İhtar Eylemini yasa dışı sayacak kadar ileri gitti. İhtar Eylemi sonrasında demokratik güçlere ve örgütlere önemli görevler düşüyor. Faşizme karşı verilecek mücadelede elde edilecek her yeni kazanımın korunması ve yeni kazanımlar için tabanda ve tavanda güçlerin birleştirilerek faşizme karşı örgütlendirilmesi gerekiyor. Faşizmin kaynağının kurutulması için yeni eylemlerin gündeme gelmesi ancak böyle mümkün olacaktır. 62
64 5.8. İŞYERLERİNDE ORTAK MÜCADELE : İşyeri temsilciliklerini ve komitelerini örgütlenmesinin temel birimleri olarak kabul eden TÜTED, işyerleri düzeyinde gerek teknik elemanların gerekse diğer emekçilerin ortak somut sorunlarından hareketle, onların ekonomik - demokratik kazanımlarını korumak ve yeni haklar almak için o işyerindeki diğer demokratik kitle ve meslek örgütleriyle birlikte etkin girişimlerde bulundu, kitle eylemleri düzenledi. Bunlardan en çarpıcısı TRT'nin faşistleştirilmesi girişimlerine karşı yükseltilen TRT emekçilerinin ortak, örgütlü eylemleri idi. TÜM-DER, TÜTED, TMMOB ve DİSK YENİ HABER-İŞ Sendikasının ortaklaşa düzenledikleri afişleme ve imza kampanyaları, forum, ortak basın açıklaması ve benzeri eylemlerin kamuoyunda etkin yansımaları oldu. MTA Enstitüsünde, D.S.İ. de, İller Bankasında sonuç alıcı ortak girişimler bütün dönem boyunca sürdürüldü. Bu tür işyerlerinde ilerici sendikal örgütlerle ortak hareket edildi PANEL VE KONFERANSLAR : tarihinde Ankara'da TÜTED, TEK-BANK-İŞ, TÜM-DER, Devrimci Belediyeler Derneği ve TMMOB Belediye sorunlarının tartışıldığı bir panel düzenledi. Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesinin 14 Mayıs 1977 de düzenlediği «Ekonomik Sorunlar ve Sendikalaşma» paneline MYK üyesi Günay Bolazar konuşmacı olarak katıldı. A.Y.Ö.D.'ün 24.10'1977'de, ADMMA - Y.O. Öğrenci Derneğinin de düzenledikleri okullardaki faşist baskı ve işgale ilişkin panellere MYK Üyesi Necdet Bulut konuşmacı olarak katıldı. TÜM-DER in 3 Aralık 1977 de Ankara da düzenlediği «Kamu Kuruluşlarında Faşist Baskı ve Kıyımlar» konulu panele Genel Başkan Aykut Göker konuşmacı olarak katıldı. Maden Mühendisleri Odasının 'de Zonguldak'ta düzenlediği «E.K.İ. de Anti Demokratik Baskılar ve Teknik Eleman Kıyımı» konulu Foruma Genel Başkan Aykut Göker konuşmacı olarak katıldı. 25 Şubat 1978 de TÜTED Manisa Şubesinin Manisa'daki diğer demokratik kitle örgütleriyle birlikte, 8 Nisan 1978 de TÜTED Sivas Şubesinin düzenledikleri «Sendikalaşma» konusundaki panellere Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Günay Bolazar konuşmacı olarak katıldı Şubat 1978 tarihinde Ankara'da yapılan TÖB-DER in Demokratik Eğitim Kurultayına TÜTED delegeleri ile katıldı. Ayrıca bu kurultay içinde yer alan «Sendikalaşma İçin Somut Mücadele Yöntemleri» adlı panelde MYK Üyesi Günay Bolazar TÜTED adına bir tebliğ sundu. 63
65 TÜTED Sivas Şubesinin Ocak ve Nisan 1977 de düzenlediği konferans ve seminerlere TÜTED Genel Merkezinden Eğitim Uzmanları Ayhan Başaran ve İlhan Akalın gönderildi. Kimya Mühendisleri Odasının 25 Mayıs 1978'de Ankara da düzenlediği söyleşi toplantısında Genel Başkan Aykut Göker Sendikalaşma üzerinde bir söyleşide bulundu. TÜTED Genel Merkez Yönetici ve elemanlarının katıldığı bu panel, seminer ve konferanslar dışında bir kısım TÜTED Şubeleri de çeşitli konularda kendi olanakları ile benzer toplantılar düzenlediler, benzer faaliyetlere katıldılar. 04
66 6. 34 TEKNİK ELEMAN ÖRGÜTÜNÜN 3. TEKNİK ELEMAN KURULTAYI KARARLARI DOĞRULTUSUNDAKİ ORTAK ÇALIŞMALARI Mayıs 1976'da Ankara'da toplanan 3. Teknik Eleman Kurultayı TÜTED e somut bir görev verdi. Bu görev Kurultay Kararları'nda şöyle ifade ediliyordu : I «Ülkemizin bugünkü koşullarında teknik eleman örgütlerinin görevi, teknik eleman kitlesini en geniş tabanı ile ortak bir eylem planı etrafında birleştirmek, örgütler ve kitleler arasında sürekli ilişki, haberleşme ve dayanışmayı oluşturmaktır. Bu oluşum tüm teknik eleman örgütlerinin ortak davranış ve iradesinin ürünüdür. Eylem programının acil hedefi emperyalist sömürüye ve MC iktidarının faşist baskı, kıyım ve terörüne karşı yayın, demokratik kitle eylemleri ile sürekli teşhir ve mücadele etmek ve bu mücadeleyi öncelikle işçi sınıfının ve halkımızın bağımsızlık ve demokrasi mücadelesi ile birleştirmektir. Bu mücadelenin programlaşması, sürekli kılınması ve çalışma biçiminin saptanması için Kurultaya katılan tüm örgüt yetkilileri en kıso zamanda toplanmalıdır. Bu çalışmaların yürütülmesi görev olarak TÜTED'e verilmiştir.» Haziran 1976'da yapılan 3. Olağan Genel Kurulumuzu izleyen günlerde bu görev gündemimizin ilk maddesine alındı ve Kurultay'ca öngörülen «mücadelenin programlanması, sürekli kılınması ve çalışma biçiminin saptanması» için 23 Haziran 1976 tarihli bir mektupla 34 teknik eleman örgütünün yetkililerine bir araya gelme çağrısı yapıldı. Çağrıda bulunulan 34 Örgütten 14'ünün temsilcileri 9 Temmuz 1976'da biraraya geldiler. Bu toplantıda, Kurultay Kararları doğrultusunda bir «Ortak Eylem Programı» hazırlamaya karar verildi ve bunun için TÜTED, EMO ve Mimarlar Odası temsilcilerinden oluşan bir komisyon görevlendirildi. Komisyonca hazırlanan tasarı 30 Temmuz 1976'da yapılan ortak toplantıda geliştirilerek kabul edildi. 16 örgütün katıldığı bu toplantıda Eylem Programı nın hayata geçirilebilmesi için ayrıca bir «Uygulama Programı» hazırlanması kararlaştırıldı. 65
67 Daha önce oluşturulan komisyonca hazırlanan «Uygulama Programı Taslağı» 10 Eylül, 17 Eylül ve 20 Eylül günleri yapılan ortak toplantılarda geliştirilerek, öngörülen somut faaliyetlere 30 Ekim'e kadar talepte bulunacak örgütlerin de katılabilmesi kaydıyla kabul edildi. 10 Eylül toplantısına 11 örgüt, Eylül toplantısına 13 örgüt katıldı. 30 Ekim'de kamuoyuna açıklanan Uygulama Programında yeralan somut faaliyet alanları şunlardı; Sendikal haklar konusunda ortak bir bildirge yayınlanması, bir sendikalaşma paneli düzenlenmesi gibi konuları da içeren sendikalaşma alanındaki çalışmalar, Herbirinde, saptanan ayrı konuların işleneceği 8 bölgesel kurultay düzenlenmesi, Çalışanlar Kurultayı düzenlenmesi, Ülkemizde teknik eğitimin sorunları konusunda yapılacak çalışmalar, Sosyal güvenlik fonu - sendikalaşma fonu kurulması, İş güvenliği konusundaki çalışmalar, İşçi - memur ayrımı konusundaki çalışmalar, v.b., Bu alanlarda yapılması düşünülen çalışmaların kapsamı ve içeriği saptandı. Bu çalışmaları yürütmek üzere 8 ana komite oluşturuldu. Her komitede enaz 2 olmak üzere çeşitli teknik eleman örgütleri (görev alan toplam örgüt sayısı 10'du) görev aldı. Komitelerin önemli bir bölümü çalışmalarına başladı ancak belirli bir süre sonra komitelerin tümü işlemez hale geldi. Bu soruna bir çözüm bulmak, başlanan çalışmaları sürdürebilmek amacıyla TÜTED in çağrısıyla 19 Kasım 1976 da, 17 Aralık 1976'da ve 13 Mayıs 1977 de olmak üzere teknik eleman örgütleri 3 kez daha biraraya geldiler. Bu toplantılara da, sırasıyla, 12, 6 ve 10 örgüt katıldı. Gösterilen tüm iyi niyetli çabalara rağmen ortak çalışmalar sürdürülemedi, 3. Teknik Eleman Kurultayında alınan karar hayata geçirilemedi. Yapılabilenler, iki bölgedeki çalışmalarla sınırlı kaldı. Bu iki çalışmaya kısaca değineceğiz : 1. GÜNEY BÖLGESİ KURULTAYI : TÜTED, O.M.O., Z.M.O., Teknik Ormancılar Derneği ve Türkiye Ziraatçılar Derneğinin birlikte düzenlediği 1. Güney Bölgesi Kurultayı, 8 Ocak 1977 de Mersin'de toplandı. Geniş bir teknik eleman topluluğunun yanısıra, bölgedeki sendika, kooperatif ve demokratik kuruluş temsilcilerinin de izlediği 66
68 kurultayda, özellikle tarım kesiminde çalışan teknik elemanların sorunları ve toplumsal görevleri üzerinde duruldu. «EREĞLİ KÖMÜR İŞLETMESİNDE ÇALIŞAN TEKNİK ELEMANLARIN SORUNLARI» KONULU FORUM TÜTED, TMMOB, Maden M.O., TÜTED ve Maden M.O. Zonguldak Şubelerinin birlikte düzenledikleri «Ereğli Kömür İşletmesinde Çalışan Teknik Elemanların Sorunları» konulu forum, 22 Ocak 1977'de Zonguldak'ta yapıldı. Kalabalık bir topluluğun ilgiyle izlediği forumda; İş ve İşçi Sağlığı, Meslek Hastalıkları, İş Kazaları, İş Kazalarına Karşı Sigorta ve Yeraltı Vergi Muafiyeti, Yan Ödemeler ve Fazla Mesai Sorunları konulu bildiriler sunuldu. Bu bildirilerden ilki TÜTED Genel Merkezi, İkincisi Maden M.O. Zonguldak Şubesi, üçüncüşü Maden M.O. Genel Merkezi, sonuncusu ise TÜTED Zonguldak Şubesi tarafından hazırlanmıştı. 34 TEKNİK ELEMAN ÖRGÜTÜNÜN ORTAK ÇALIŞMALARINDAKİ BAŞARISIZLIĞIN NEDENLERİ : 34 Teknik Eleman Örgütünün ortak çalışmalarındaki başarısızlığın nedenleri üzerinde kısaca durmakta yarar görüyoruz. Mes eleye TÜTED açısından bakıldığında, örgütümüzün 3. Teknik Eleman Kurultayının aldığı kararı hayata geçirebilmek üzere tüm teknik eleman örgütlerini bu karar çerçevesinde biraraya getirebilmek için elinden gelen çabayı gösterdiğini tesbit etmek mümkündür. Ama tüm çabalara rağmen örgütlerin hiç bir toplantıda salt çoğunluğunun bile bulunabilmesi sağlanamamıştır. Yukarıda da belirtildiği gibi Ortak toplantılara katılım sayısı en fazla 16 ya çıkarılabilmiş, komitelerde çalışma talebi yalnızca 10 örgütten gelmiştir. 34 örgütten 12'si hiç bir ortak toplantıya katılmamıştır. Katılan 22 örgütten 8'si ise yapılan 7 ortak toplantıdan yalnızca 1 veya 2 sine katılmıştır. Bu verilere göre, 34 teknik eleman örgütünün sayıca önemli bir bölümü ortak çalışma, ortak hareket gereğine inanmamış, TÜTED'in gösterdiği çaba onları ikna etmeye yetmemiştir denebilir. Aslında bu tesbit, çalışmalara başlarken toplantılara katılan sınırlı sayıdaki örgütçe de yapılmış, ancak bu örgütler çalışmalar ilerledikçe, somut ürünlerin ortaya çıktığı görüldükçe diğerlerinin de katılımının mümkün olacağı görüşüne varmışlardır. Ama oluşturulan komiteler işlemez hale gelince bu amaç gerçekleştirilemediği gibi çalışmalar da bütünüyle başarısızlığa uğramıştır. Komitelerin işletilememesi sorununa yine TÜTED açısından bakıldığında; TÜTED'in, görev aldığı komitelerde, en azından bunların önemli bir bölü 67
69 münde, 1977 Mayısının sonlarına kadar sürükleyici olma yolunda çaba sarfettiği tesbltini yapmak mümkündür. Ama belirli bir süre sonra TÜTED de, özellikle demokratik kitle örgütlerinin ortak çalışmalarının ve eylem birliğinin yükselişine paralel olarak sınırlı sayıdaki kadrolarını daha çok bu alana yöneltmek zorunda kalmıştır. Yapılması gereken bir diğer tesbit de bu çalışmaların yürütülmesi için çaba gösteren örgütlerle ilgili olacaktır. Bu çaba TÜTED dışında yalnızca TMMOB ve bağlı birkaç odası ile Kimyagerler Derneği, Arkeologlar Derneği gibi olanakları sınırlı birkaç dernek tarafından gösterilmiş, ama bu çaba «34 teknik eleman örgütü»nün bir kül olarak birlikte hareket etmesine yetmemiştir. 68
70 > 7. ULUSLARARASI TEKNİK ELEMAN HAREKETİNİN GELİŞMESİ VE İLİŞKİLERİMİZ Bilindiği gibi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde çeşitli biçimlerde ve düzeylerde etkilerini göstermekte olan bilimsel ve teknolojik devrimin bir gereği ve sonucu olarak tüm ülkelerde teknik elemanlarla işçi sınıfı arasında sınıfsal bir yakınlık doğmaktadır. Bilimin ve teknolojinin giderek artan biçimde üretimle bütünleşmesi teknik elemanların toplumsal rollerinin önemini de giderek artırmaktadır. Artan toplumsal sorumluluk ve görevleri tüm ülkelerin teknik elemanlarını ülkeleri içinde ve diğer ülkelerin teknik elemanlarıyla birlikte örgütlenmeye götürmektedir. Artık teknik elemanlar emeklerinin üretimle ilişkisinin bilincindedirler ve bunların sonuçlarının tüm insanlık için kullanılmasını istemektedirler. Tüm ülkelerin teknik elemanlarının örgütlenme ihtiyacının ve ortak sorunlarının varlığının bir ifadesi olarak ortaya çıkan ve 1975 yılının Nisan ayında gerçekleştirilen Torino Konferansı, «Mühendis, İdari Personel ve Teknisyenlerin Uluslararası Sendikal Konferansı» olarak önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu konferansta oluşturulan Bağlantı Komitesi başlatılan çalışmaların sürekliliğini sağlamak için toplantılarım sürdürmektedir. TÜTED olarak yakından izlediğimiz bu toplantıların ilki Paris'te, İkincisi Fas'ta Merakeş kentinde, üçüncüsü ise Aralık 1977 tarihleri arasında Moskova'da yapıldı. Bağlantı Komitesinin Moskova toplantısına Genel Başkanımızın gönderdiği aşağıdaki mesajla Türkiye'deki teknik elemanların sesi uluslararası platformda bir kez daha duyuruldu. MESAJ Meslektaşlarım, arkadaşlarım, Türkiye teknik elemanları sendikal haklardan ve siyasi haklardan genel olarak yoksun bulunmaktadır. Bugün Türkiye deki teknik elem anların yaklaşık olarak yarısı devletin ve yerel idarelerin ki Türkiye de yerel idarelerde merkezi idareye bağımlıdırlar denetim ve sahipliğindeki hizm et alanlarında, işyerlerinde çalışmaktadırlar. Buralarda çalışan teknik elem anların sendikal hakları ve siyasi haklan bulunmamaktadır. Yani sendika üyesi olamazlar, dolayısıyla toplu sözleşme ve grev yapma haklan yoktur. Siyasi partilere üye olamazlar. Siyasi faaliyette bulunamazlar. Devlet kesim inde bu haklardan yoksun bulunanlar yalnızca teknik elem anlar değildir. Eğitim emekçileri, büro emekçileri, sağlık personeli de aynı durumdadırlar. 69
71 » Teknik elemanların diğer yarısı da özel sermayenin, burjuvazinin doğrudan denetimi ve sahipliğindeki hizm et alanlarında ve işyerlerinde çalışm aktadırlar. Buralarda çalışan teknik elem anlar geçerli yasalara göre sendikal haklara ve siyasi haklara sahiptirler. Ama bu haklarını fiilen kullanam amaktadırlar. Çalıştıkları işyerindeki veya işkolundaki işçi sendikasına üye olan, işçilerle dayanışm a içine giren, işçilerin sendikal hareketlerinde onlarla birlikte hareket eden teknik elemanlar, bir yolu bulunarak, patronlar tarafından işten atılmakta, kara listelere geçirilmekte ve bir daha kolay kolay herhangi bir işe alınmamaktadırlar. Yasalara göre, özel kesimde çalışan teknik elemanların siyasal haklarının bulunduğunu söylemiştik. Bu haklar fiiliyatta burjuva partileri söz konusu olduğunda işlemekte, eğer girilen işçi sınıfının partileri, sosyalist partiler ise bu partilere giren teknik elemanlar, bu partilerin siyaseti, ideolojisi doğrultusunda eylemde bulunan teknik elemanlar, derhal patronlar tarafından işyerinden tasfiye edilmektedirler. Türkiye işçi sınıfı yüzyıla varan sosyal mücadelesinin, sınıf mücadelesinin sonucunda sınırlı da olsa sendikal haklarını ve siyasi haklarını almış, bu haklara sahip çıkmıştır. Türkiye işçi sınıfı bugün bu haklarını kendi sınıfsal çıkarları için kullanmakta, bu hakları daha da genişletme, ileriye götürmenin m ücadelesini vermektedir. Bu mücadele, Türkiye işçi sınıfının Türkiye burjuvazisine ve onun bağımlı bulunduğu emperyalizme karşı sürdürdüğü ve giderek yükselen siyasi, ideolojik m ücadelesinin bir parçası olarak gelişm ektedir. Türkiye teknik elemanları da, sendikal ve siyasi haklardan yoksun diğer tüm emekçi sınıf ve tabakalarla birlikte bugün, demokratik haklarını alma mücadelesini giderek yükseltmektedir. Türkiye teknik elemanlarının bugün gündem lerinin birinci maddesinde «sendikal hakların ve siyasi hakların alınması» yazılıdır. Türkiye teknik elemanları ve diğer emekçi sınıf ve tabakalar, demokratik haklarını alma mücadelelerinde Türkiye işçi sınıfının ve dünya işçi sınıfı ile diğer emekçi sınıf ve tabakaların zengin m ücadele deneylerinden yararlanmaktadır. Türkiye teknik elemanlarının ilerici, demokrat, yurtsever unsurlarını yani en bilinçli unsurlarım çatısı altında toplayan bir örgüt olarak; sürdürdüğümüz demokratik haklarımızı alm a mücadelemizin, bugün Türkiye de işçi sınıfının ekseni etrafında verilmekte olan ve giderek yükselen bağımsızlık, demokrasi m ücadelesinin bir parçası olduğunun bilincindeyiz. Demokratik haklarımızı alma mücadelemizi bu bütünsellik içinde kavrıyoruz ve işçi sınıfımızın Türkiye genelindeki mücadele ittifakı içinde yer alıyoruz. Bu perspektif içinde biryandan teknik elemanların ekonomik-demokratik hakları için örgütlü bir mücadeleyi sürdürürken, diğer yandan tüm teknik eleman kitlesini bu mücadeleye katabilmek için çaba sarfediyoruz. Bu mücadelede, mühendis ve mimarların meslek odalarıyla birlikte hareket ediyoruz. Mühendis ve mimarların meslek odaları 1950 lerde burjuvazi tarafından kuruldu. Burjuvazi bu odalar kanalıyla Türkiye mühendis ve mimarlarını denetimi altında tutmayı; onları kendi siyaset ve ideolojisinin hakimiyeti altına almayı amaçlıyordu. Fakat amaçlananın tam tersine, bugün bu odalar ilerici, demokrat, yurtsever unsurların denetimi altına alınmıştır ve bu odalar mü 70
72 hendis ve mimarların m esleki sorunlarıyla ilgilendikleri gibi, bu sorunların bağımlı bulunduğu ülke sorunlarıyla da ilgilenm ekte ve demokratik haklar için mücadele etmektedirler. Örgütümüz TÜTED, hem bu odalara kayıtlı mühendis ve m imarların hem de teknik eleman niteliğine sahip diğer meslek kategorilerinden olan teknik elemanların üye olabildikleri bir kitle örgütü durumundadır. Mücadelemizi son derecede sınırlı yasal olanaklar içinde; burjuvazinin ve onun siyasi iktidarının sürekli baskı, zulüm ve terörü altında sürdürüyoruz. Bugürf Türkiye de faşizm tırmanmaktadır. Binlerce ilerici, yurtsever, demokrat sosyalist işçi ve emekçi ki bunların arasında çok sayıda teknik eleman da bulunm aktadır siyasi görüş veya eylem inden dolayı işinden atılmış, görev yeri değiştirilm iş durumdadır. Faşist çeteler tarafından hemen hergün düzenlenen silahlı saldırılarda bugune dek yüzlerce öğrenci, işçi ve emekçi hayatını kaybetmiştir. Faşist baskı, zulüm ve terör devam etmektedir. İlerici, demokrat nitelikli partilerin, kuruluşların, kitle örgütlerinin binaları saldırıya uğramaktadır. İlerici, demokrat, sosyalist olarak tanınanların evlerine silahlı, bombalı saldırılar düzenlenmektedir. Fabrikada, okulda, işyerlerinde, sokakta can güvenliği kalm a mıştır. Bütün bu faşist baskı ve teröre karşı, ülkemiz genelinde tırmanan faşizme karşı, her gün yükselen faşist tehlikeye karşı ülkedeki tüm demokratik güçler ortak bir mücadele vermektedir ve bu mücadele de giderek yükselmektedir. TÜTED, bu antifaşist eylembirliğinde yerini almış bulunmaktadır. Örgütleriniz aracılığıyla bütün dünya teknik elem anlarına bildiriyoruz ki; bugün Türkiye nin teknik elemanları ve özellikle bunlar içindeki ilerici, demokrat, yurtsever, sosyalist unsurlar mesleki sorunların çözülmesi, ekonomik demokratik hakların genişletilm esi mücadelesinin çok daha ötesinde varolma, yaşayabilm e mücalesi vermektedirler, kendi ülkelerinde çalışabilme, işbulma, aç kalmama özgürlüğüne sahip olabilmek için m ücadele vermektedirler Ve bu mücadelelerini de mutlaka başarıya ulaştıracaklarına inanmaktadırlar. Başarmaya kararlıdırlar. Yaşasın mücadelemiz. Yaşasın tüm dünyada emperyalist-kapitalist sistemin baskılarına, faşizmin zulüm ve terörüne karşı mücadele eden işçiler ve emekçiler. Başarı dileklerim, sendikal selamlarımla. Bağlantı Komitesi'nin Moskova toplantısı sonunda yayımlanan Nihai Belge'- ye TÜTED'in insiyatifi ile gelişmekte olan çalışanların siyasal hakları konusunda bir eklenti yapıldı. Bu belgeyi aşağıda sunuyoruz : ülkelerin kamu kuruluşlarında MÜHENDİS, İDARİ PERSONEL VE TEKNİSYENLER (MİPT) ULUSLARARASI BAĞLANTI KOMİTESİ ÜÇÜNCÜ ÇALIŞMA TOPLANTISI. MOSKOVA Aralık
73 NİHAİ BELGE Aralık 1977 tarihlerinde Moskova da «MÎPT ler Uluslararası Bağlantı Komitesinin» üçüncü çalışma toplantısına katılan örgütler, komitenin şu andaki çalışmalarının MİPT lerin bilim ve tekniğin evriminde giderek artan katkılarını yansıttığını vurguladılar. Komite, birer ücretli emekçi olan MİPT lerin gelişme mücadelesinde, kendi maddi ve moral durumlarını korumak için diğer emekçi kesimlerle dayanışma içinde olmaları gerektiğini belirtti. Komite, 1975 Nisanında Torino da toplanan Uluslararası Sendikalar Konferansının MİPT lerin sorunları konusunda aldığı kararların hayata geçirilmesi konusunu ayrıntılı olarak inceledi. Üçüncü toplantıya katılan üyeler, Torino kararlarının yaygın bir uluslararası kabul gördüğü gerçeğini saptadılar. Komite; mühendislerin, teknisyenlerin, yöneticilerin ve bilim işçilerinin «çalışma ve çalıştırılma koşu 1ları»nı kurallara bağlayan ve Kasım 1977 de ILO tarafından hazırlanan dokümanın geliştirilmesine ve benimsenmesine katkıda bulundu. Söz konusu ILO dokümanı, her ne kadar önerileri tümüyle komitenin formüle ettiği biçimde yansıtmıyorsa da, çok önemli ve olumlu bir gelişmedir. Bu nedenle, kanun koyucuların, hükümet temsilcilerinin, işverenlerin ve çalışanların bu önerilerimizi toplu iş sözleşmesi ve iş akitlerinde gözönüne almalarını sağlayacak biçimde davranmalıyız. Bu başlangıcın yol göstericiliği altında Bağlantı Komitesi, bu üçüncü toplantıda güncelleştirilen, 1975 Torino Konferansının taleplerle ilgili temel ilkeler belgesini kamuoyunda geniş bir biçimde tanıtmak için çabalarını yönlendirmeye karar verdi. Bu talepler özellikle aşağıdaki maddeleri kapsamaktadır : 1. Söz söyleme özgürlüğünün tanınması, sendikal faaliyetlere katılma hakkı ve özellikle toplu sözleşme özgürlüğü, 2. İş güvencesi ve yeteneklerin tanınması, 3. İş bulma kuramlarının kamu kuruluşları olması, 4. Meslek sırları ve MİPT ler arasında rekabet olmaması konularında garantili haklar verilmesi. Komite, UNESCO nun 1974 Genel Kurulunda kabul edilen bilim işçilerinin statülerine ilişkin önerilerin yaygınlaştırılmasını ve her ülkede etkin bir biçimde uygulanmasının sağlanmasını amaçlamaktadır. Komite, bazı ülkelerde hızla büyüyen kamu sektörüne ait kuramlarda sayılan milyonlara ulaşan, yüksek düzeyde nitelikli iş gücünün siyasal haklardan yoksun tutulması gerçeğini ciddi bir biçimde ele aldı. Bağlantı Komitesi, bu durumun, ülkelerin siyasal yaşamında belirleyici bir rol oynayan emekçilerin mücadelelerine karşı olduğu konusunda görüş birliğine vardı. Ayrıca, Bağlantı Komitesi MİPT lerin bilim ve teknolojideki evrimi ve bu evrimin sosyo-ekonomik etkilerini ihmal edemiyeceği görüşünü dile getirdi. 72
74 Bu durum gelişm ekte olan ülkelerin mücadeleleri ile dayanışm a için bir temel olabilir. Devletler' arasında karşılıklı anlayış tem eline oturtulacak bilim sel ve teknolojik işbirliğini teşvik etm enin ve uluslararası şirketlerin oynadığı olumsuz rolü kınamanın; 1979 da Birleşmiş Milletler Örgütünün düzenleyeceği «İnsanlığın Gelişm esine Hizmette Bilim ve Teknoloji» konulu konferansa hazırlanan tüm MİPT örgütlerim yönlendiren ruh olmasının önemini belirten komite; 1978 yılı içinde New York ta Birleşmiş Milletler tarafından silâhsızlanm a üzerine bir konferans düzenleneceğine ve bu konferansın silâhlanm a yarışına ve nötron bombası gibi kitle imha silâhlarının yapımına karşı olan çabalara fırsat vereceğine dikkati çekti. Bağlantı Komitesinin yapısı, MİPT'lerin bilim ve tekniğin gelişm esinin yararına olan haklarının savunulmasında, tüm ulusal MİPT örgütlerinin ve çeşitli uluslararası kuruluşların da katılmalarıyla bir çok projenin geliştirilmesi için şart olan fikir alışverişi için elverişli bir platform yaratmaktadır. Bağlantı Komitesinin üçüncü toplantısı çeşitli uluslararası sendikal örgütlerle olan verimli ilişkilerini sürdürmek niyetini yeniledi ve Dünya Bilim İşçileri Federasyonu ile olduğu kadar Dünya Mühendis Örgütleri Federasyonuyla da yeni ilişkiler kurulmasını hoşnutlukla karşıladığını belirtti. TÜTED'in uluslararası ilişkilerini sürdürmesi kuşkusuz Türkiye Teknik elemanlarının ekonomlk-demokratik haklarını alma mücadelesine güç katacaktır. Kardeş örgütlerle kurulacak sıkı bağlar hem onların mücadele deneylerinin TÜTED e, dolayısıyla Türkiye'deki teknik eleman kitlesine aktarılmasını sağlayacak hem de Türkiye de ve tüm ülkelerdeki emekçilerin mücadelesinde dayanışma olanaklarını artıracaktır. Bu anlayışla çalışma dönemimiz süresinde dış ülkelerdeki ulusal ve uluslararası teknik eleman örgütlerinin çalışmaları yakından izlenmiş ve TÜTED in bu örgütlerin ortak çalışmalarına resmen katılabilmesi için Hükümet nezdinde gerekli girişimler yapılmıştır Şubat 1978 tarihlerinde Tunus'ta Bağlantı Komitesince düzenlenen «Beyin Göçü» konulu seminere TÜTED'in bir tebliğ vererek resmen katılması İçin gerekli izinler İçişleri Bakanlığından alınmışsa da Tunus'da o günlerde çıkan olaylardan dolayı bu toplantı ertelendiği için bu tebliğin sunulması ve seminerin izlenmesi gelecek döneme kalmıştır. 73
75
76 8. KOMİSYON ÇALIŞMALARI Çalışma Programımızın hayata geçirilmesinde Merkez Yönetim Kurulumuza yardımcı olmak, aynı program çerçevesinde öngörülen bir kısım faaliyeti yürütmek üzere komisyonlar oluşturuldu. Komisyonlar oluşturulurken bunların kuruluş ve çalışma esaslarını tesbit eden bir yönetmelik ile her bir komisyondan beklenen faaliyetin çerçevesini gösteren programlar hazırlandı. Merkez Yönetim Kurulu ile Komisyonlar arasında doğrudan bir bağlantı kurmak İçin de Yönetim Kurulumuzun her üyesine bir komisyonun çalışmalarını izleme, yönlendirme görevi verildi. Oluşturulan komisyonlar şunlardı : Örgütlenme Komisyonu, Sendikal Örgütlenme Komisyonu Araştırma - İnceleme - Dokümantasyon ve Yayın Komisyonu, Eğitim Komisyonu, Komisyonlar oluşturulurken görev verilecek arkadaşların mümkün olduğunca TÜTED in üye tabanını yansıtmalarına özen gösterildi. Açık kalplilikle söylemek gerekir ki; iyi niyetli bir başlangıç yapılmasına rağmen Komisyon çaılşrnaları başarılı olamadı, beklenen ürünler elde edilemedi. Bu, hiç bir şey yapılamadı anlamına gelmiyor ama yapılabilenler sınırlı kaldı. Başarısızlığın sorumlusu muhakkak ki bu komisyonlarda görev alan arkadaşlarımız değildi. Hata özünde komisyonlarla ilgili yaklaşımdan kaynaklandı. Komisyonlara görev verilirken hernekadar görev alanları, kendilerinden beklenen faaliyetin ana çerçevesi çizilmiş ise de faaliyet programlarının ayrıntılı hale getirilmesi, somutlanması komisyonlara bırakılmıştı. Böylece komisyon üyelerinden yaratıcı bir üretkenlik ve faaliyeti zenginleştirmeleri beklenmiş, demokratik bir yaklaşımla komisyonlara geniş inisyatif tanınmıştı. Ama her bir komisyona bırakılan faaliyet alanının genişliği, bu genişlik çerçevesinde komisyonlarca oluşturulan önerilerin hayata geçirilebilmesi için gerekli olan maddi olanakların Dernek olanaklarını aşması, komisyonlara zamanında faaliyetleri itibariyle bir öncelikler dizisinin verilememiş olması gibi nedenlerle komisyonlar yapacakları somut işler konusunda bir belir 75
77 sizliğin ve isteksizliğin içine düştüler. Örneğin TÜTED'in yurt çapındaki örgütlülük düzeyini hem nitel hem de nicel yönden geliştirmesi beklenen Örgütlenme Komisyonu bu görevini yerine getirebilmek için elemanlarını Ankara dışına gönderebilmek ihtiyacındaydı. Ama ne kendi elemanlarının zaman ve maddi olanakları buna elverişliydi ne de Derneğin kadrosu ve maddi olanakları bu talebi tam anlamıyla karşılayabilecek düzeydeydi. Sonuçta Örgütlenme Komisyonu yalnızca mevcut durumun izlenmesi ve örgütün işleyişi ile ilgili bir kısım bürokratik hizmetlerde Yönetim Kurulumuza Yardımcı olabildi. Bazı elemanları da Dernek dışında ortaya çıkan olanakları değerlendirerek yeni şube oluşumlarına sınırlı ölçüde yardımcı oldular. Komisyonlardan çok şey beklenmişti. Başarısızlığın nedeni bu oldu. Buna karşılık bu Komisyonlar dışında oluşturulan ama yapıları Komisyonların yapısına benzeyen TÜTED HABERLER Yayın Kurulu Teknik Büro gibi birimlerimizde bu birimlerden beklenen faaliyet başlangıçta tanımlanabildiği, somutlanabildiği ve olanaklarımızla uyumlu tutulabildiği için başarı elde edildi. (Bu birimlerin çalışmalarına raporumuzun başka bölümlerinde değinilecektir). Bu çaılşrna döneminde Komisyonlarla ilgili olarak kazanılan deney herhalde önümüzdeki çalışma döneminde benzer hatalara düşülmemesini sağlayacaktır. 76
78 > 9. HUKUK BÜROSU ÇALIŞMALARI Çalışma Programında yer aldığı üzere TÜTED'de bir Hukuk Bürosu oluşturmak için dönem başında Avukat Erşen Sansal'la TÜTED Hukuk Danışmanı olarak sözleşme yapılmıştır. Maddi olanaksızlıklar nedeniyle sözleşme hükümlerinin yerine getirilememesine rağmen Hukuk Danışmanımız, başta 5 Şubat eylemlerinden sonra TÜTED'in kapatılması olmak üzere, tüm Şubelerimizin ve üyelerimizin hukuksal sorunları ile ilgilenmiş ve gerekli hukuk yardımını sağlamıştır. 10. TEKNİK BÜRO ÇALIŞMALARI Dönem içinde «çalışanların ve bunun içinde teknik elemanların tüm ekolojik, ekonomik ve sağlık sorunlarının sınıfsal yönden incelenmesi, çözüm önerilerinin araştırılması amacıyla bir Teknik Büro Kurma İsteği» MYK nca olumlu karşılanmış ve TÜTED Teknik Büro Ocak 1977 tarihinde oluşturulmuştur. Teknik Büro'dan arkadaşlarımız «Hava Kirliliği» sorununa ilişkin olarak bir Panel'in hazırlanmasına öncülük etmiş, Başbakanlığın «Ankara'nın Hava Kirliliği» konulu toplantılarına ve TRT nin aynı amaçla yaptığı bir programa konuşmacı olarak katılmıştır 'de Zonguldak'ta yapılan Fo- rum'a sunulan «iş ve İşçi Sağlığı, Meslek Hastalıkları» Teknik Büro tarafından hazırlanmıştır. konulu tebliğ de Teknik Büro'ca yürütülen bazı araştırmaların özetleri TÜTED Haberler'de yer almıştır. Teknik Büro İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği ile ilgili bir kitapçık çalışmalarını sürdürmektedir. hazırlama 77
79
80 11. YAYIN POLİTİKASI VE UYGULAMAj Tamamladığımız çalışma döneminde TÜTED yayınları TÜTED'in genel politikası ile tam bir uyum içinde sürdü. Sürekli yayın organımız TÜTED Haberler de doğru, sağlıklı kitle örgütü anlayışımızın, demokratik merkeziyetçi örgüt işleyişimizin yansımasına büyük özen gösterildi. Bu anlayış içinde TÜTED Haberler teknik elemanların sorunlarının dile getirildiği, örgüt işleyişinin tarafsızca yansıtıldığı, çalışmalarında MYK na yardımcı olan ciddi bir kitle örgütü dergisi olmayı başardı. TÜTED Haberler faşizme karşı verilen mücadelede, bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinde TÜTED in yerini almasında kendine düşen görevi yerine getirdi. Teknik elemanların ve tüm çalışanların uluslararası mücadele ve dayanışmasının yanında yerini aldı. Tüm teknik eleman kitlesinin ortak sorunları yanında, tek tek işyerlerinin, çeşitli teknik eleman kesimlerinin somut sorunlarının, bu sorunların çözülmesi için verilen mücadelelerin tüm teknik eleman kitlesine, kamuoyuna yansıtılması için çaba gösterdi. Tüm yayınlarda teknik eleman kitlesinin ortak mücadele doğrultusunda eğitilmesi kitle örgütü yayınının birincil görevi olarak ele alındı. TÜTED Haberler iki yıl boyunca, Genel Sekreterin ve MYK'dan bir üyenin de katıldığı beş kişilik bir yayın kurulunca hazırlandı. Yayında yer alan yazılarda tüm örgütün, tüm üyelerin, çalışanların diğer kesimlerinin katkısının sağlanması için çaba gösterildi. TÜTED in birçok şubesinin değerli araştırmaları ve yazıları yayınlandı. TÜTED in işbirliği - eylembirliği yaptığı kitle örgütlerinin üye ve yöneticilerinin yazılarına yer verildi. Ancak bu dönemde de yayının hazırlanışında örgütün bir bütün olarak düzenli katkısı sağlandı denilemez. Tüm Şubelerde kurulması istenilen yayın temsilcilikleri geçen dönemde belirli bir ölçüde hayata geçirlleblldi. Şubelerden yayın kuruluna sürekli haber, yazı akışı sağlanamadı. Bu, önümüzdeki dönemde daha iyi bir yayın için mutlaka aşılması gereken bir eksiklik. Geçen dönem merkezi yayın organının yanısıra birçok TÜTED Şubesi de kendi üyeleriyle bağlarını pekiştirmek, yerel sorunlarını kamuoyuna, teknik eleman kitlesine aktarabilmek için Şube düzeyinde bülten çıkardılar. TÜTED MYK bu konudaki tüm girişimleri olumlu karşıladı ve destekledi. Süreli yayın organı TÜTED Haberlerin yanısıra TÜTED MYK olaylar, sorunlar konusundaki görüşlerini örgüte ve kamuoyuna duyurmak için bir TÜTED 79
81 > Haber Bülteni yayınladı. Bu bülten MYK'nın görüşlerinin, kararlarının her olay ve gelişmeden sonra en kısa sürede kamuoyuna yansıtılması görevini yerine getirdi. Geçen dönem yayın konusunda ciddi parasal güçlüklerin çekildiği bir dönem oldu. Kağıt ve tüm baskı fiyatlarındaki artışlar birçok diğer kitle örgütünün olduğu gibi TÜTED'in de sürekli yayın organını sürdürmesini engelleyecek boyutlara vardı. Ancak yayının örgüt işleyişi açısından önemi göz önüne alınarak TÜTED Haberlerin tüm güçlüklere karşın yayınlanması sürdürüldü. Bu güçlükler TÜTED Haberlerin trajının düşürülmesine, daha önce parasız olarak tüm üyelere ulaştırılan TÜTED Haberlerin şubelere paralı olarak gönderilmesine neden oldu. Üyelerimizin bu dönemde abone kampanyasına gösterdiği ilgi yayının sürdürülebilmesinin temel dayanağını oluşturdu. Önümüzdeki çalışma döneminde de, abone sayısının artırılması, tüm TÜTED Şubelerine, tüm TÜTED üyelerine düşen önemli bir görev. Parasal zorluklar süresiz yayınlar konusunda dönem başında hazırlanan programın gerçekleştirilmesine olanak vermedi. Bu dönemde TÜTED, planlanmış olan dört kitaptan ancak birini TÜM-DER le birlikte yayına sokabildi. Önümüzdeki dönemde parasal zorlukların yenilerek TÜTED üyelerine mücadelelerinde yararlı olacak kitapların mutlaka en iyi şekilde hazırlanarak yayınlanması gerekecek. Kısaca özetlemek gerekirse bu dönemde çeşitli olanaksızlıklara eksikliklere rağmen TÜTED nitelikli, tutarlı bir yayın organının yayımını sürdürdü. Önümüzdeki dönemde olanaksızlıkların aşılması, eksikliklerin giderilmesi, daha iyi yayınlara sahip olunması için TÜTED MYK ile birlikte tüm şubelerin bu görevi başaracaklarına inanıyoruz. 80
82 12. MALİ RAPOR MERKEZİ BÜTÇE UYGULAM ASI 3. Genel Kurulumuzda 4. Çalışma Dönemimiz itibariyle merkezi bütçe uygulamasına geçilmesi kararı alınmış ve TÜTED gelir ve gider bütçesi bu esasa göre bağlanmıştı. Genel Merkezimizce gösterilen tüm çabalara rağmen bu kararın hayata geçirilmesinde başarısızlığa uğranılmıştır. 3. Genel Kurulumuzda kabul edilen merkezi bütçe uygulamasında, şubelerimizin her ay sonu itibariyle gelir ve gider rakamlarını Genel Merkeze bildirmeleri öngörülmekteydi. Bu kararın bir diğer önemli yanı ise, şubelerimizin topladıkları üye ödentilerinden ayıracakları belirli bir payı Genel Merkeze göndermeleri idi. Şubelerimizin büyük çoğunluğu dönem içinde merkezi bütçe uygulamasının bürokratik yanını yerine getiremedikleri gibi, merkez paylarını göndermek hususunda da öngörülen hedeflerin altında kaldılar. Dönem içinde şubelerimizin Genel Merkeze aktardıkları üye ödentileri toplamı ,50 TL. seviyesinde kalırken Merkezden Şubelere yapılan parasal katkıların toplamı , TL. oldu. Buradan da görülmektedir ki Genel Merkez, giderlerini karşılayabilmek için sürekli kaynak bulmak, kaynak yaratmak zorunda kaldı. Genel Kurulumuz bu durumu değerlendirerek önümüzdeki dönemde izlenecek yola ışık tutacak ve gerekli önlemleri alacaktır kanısındayız. Özellikle, TÜTED Genel Merkezinin ve tüm şubelerinin giderlerinin ağırlıklı bölümünün üye ödentileriyle karşılanabilmesinin çareleri bulunmalıdır GİDERLER (1 Haziran Mayıs 1978) 1. PERSONEL GİDERLERİ ,60 TL 1.1. Sözleşmeli personel ücretleri (sigorta, vergi, sos. yardımlar dahil) ,60 TL 1.2. Götürü hizmet ödentileri , TL 1.3. Geçici görev yollukları , TL 2. OTURUM HAKLARI... 0, TL 2.1. Yetkili Kurullar 2.2. Komisyonlar 3. GAZETE YAYIN GİDERLERİ ,40 TL 81
83 > 3.1. Telif hakları, düzenleme, basım ,40 TL 3.2. Dağıtım , TL 4. KİTAP, BROŞÜR vb. YAYIN GİDERLERİ , TL 5. YAYIN ALIM VE BİLGİ DERLEME - DOKÜMANTASYON GİDERLERİ TL 6. KİTLE EYLEMLERİNE İLİŞKİN GİDERLER ,60 TL 7. MERKEZDEN ŞUBELERE KATKI (*) ,50 TL 8. GENEL KURUL VE DİĞER TOPLANTI GİDERLERİ ,85 TL 9. GENEL GİDERLER ,40 TL 9.1. Kira , TL 9.2. Elektrik, su vb. giderler ,50 TL 9.3. Bakım, onarım, gözetim giderleri , TL 9.4. Kırtasiye, basılı kağıt, malzeme vb ,45 TL 9.5. PTT ve damga pulu giderleri, harçlar ,20 TL 9.6. Çay ocağı giderleri ,50 TL 9.7 Taşıma, kamyon, taksi ,75 TL 10. DEMİRBAŞ GİDERLERİ... 0, TL GİDERLER TOPLAMI ,35 TL (*) MERKEZDEN ŞUBELERE KATKI : A n ka ra , D e n izli... 75, Ç anakkale ,50 İstanbul ,50 İz m ir ,50 Malatya , Toplam : ,50 TL G ELİR LER (1 H a z ira n M a yıs 1978) 1. ŞUBELERCE MERKEZE AKTARILAN ÜYE AYLIK ÖDENTİLERİ (*) ,50 TL 2. YAYIN SATIŞ GELİRLERİ ,25 TL 2.1. Gazete satış gelirleri ,50 TL 2.2. Kitap vb. satış gelirleri ,75 TL 3. REKLAM GELİRLERİ , TL 4. TRANSFER ÖDEMELERİNE İLİŞKİN ALINTILAR ,25 TL 5. FAİZ GELİRLERİ BAĞIŞLAR VE DİĞER , TL GELİRLER TOPLAMI , TL 82
84 * MYK'nın tarih ve 77 sayılı kararı ile üyelerimizden H. Orhun, N.K. Döleneken, C. Gönültaş kanalıyla Osmanlı Bankası Anıttepe Şubesinden TÜTED adına alınan hatır k re d is i... MYK nın tarih ve 77 sayılı kararı ile sosyal dayanışma fonundan çekilen... GENEL TOPLAM , TL 5.030, TL , TL (*) ŞUBELERDEN GENEL MERKEZ'E KATKI : Ankara ,50 Antalya , Aydın , Bursa , Denizli , Giresun , H o p a , İskenderun , İz m it , Konya (Tems.)... 50, Manisa , Tarsus , Toplam : ,50 TL. 83
85 * I- en 00 CG ce I - CD CM d CO 00 oco o Ln OJ TOPLAM B7.35 TL C/5 W «O CD s w Z o Q CVÎ _ J - J 1- V t n CD CO LO (D CM 00 CM 00 a CD E. a CL /] Q <D * -C L_ <D C <n C - c o _n 05 a ~a cu c T 3 =3 C C t> o m E <D CD C c 0 =0 Û Q Œ) «L LO O <D.Q 3 C/> a S c * LU N ( I I 8CO a a G 5 -J _J -1 h* K 1- m 1. m CO in m 1- a Gi 00 1 n H r Od c\i CM * r CM 05 c _c acfl I o CD a CO 5 CD O c (D o CO to CD -C n CO C/D C l JMC T3 C a a cu n a < -Q T3 a 1 =1 c c CL c/> 13 3 O C c fto a o c m cn J* c E E CD < 0 c C o O 1 o Q I I 84
86 * S n _l 1_ı -J _ı _l _ı -J _ı -J _ı _J -1 _1-J _J _l _I «J h- H l~ 1- h- H F- h ı h H h- h- o I 1 o j 1 I o a LO ı I 1 ın a m 1 ır> 1 1. co I. 1, **. LO co 1. 1^LOOJ C\J 1. ( 3 cm' ö evt a* tr 00 o a)' iri T o 1--» evi CO o CO COa CM ı i co oo m 00 o *7 r-*> «i m co Q oo *d- co m CM co 00 r- o m Ö y N en cn O «3*_ co CMt- T co co r*«o', co co N CM co r«-' co ^ o lo (Tl co T* *r 1 C\J ın r~ (M GELİR VE GİDERLERİN BÜTÇE RAKAMLARIYLA KARŞILAŞTIRILMASI 3 D * <uo â b03 T3 O I o w 0 *g a 0 c CO _l 1_l _l _1 _J _j -J _1 «j _J.J _l -J -J _J -J H t~ h h- H H I- h~ 1-1- h- 1 \- o I ı o 1 I 1 Q o io o 1 id a id 1 ın co 1 lfc 1. p. l# l_ (O lo co 1. m 1. CM_ CM 1. co cm" O m CM* a Tt* Q* co tf- 00 cm 00 a T-T co o CM 0û co CM 1 oo o LD ın LO CO <13 C\J V* co OD r- CO N O m co (O CMCT3 05 CO co * CM a, 00 r*^ r*. COT co CM00 Ö CO *T CM co r CM co CM vr T- co r a <M «O- L 1. 1 t s g g o O o o S o o 00 evi CO 00 aj 0 cn C _ a _ c ^ C T3 O -O W o *- «- Q- S 0 C 0 ^ _ N - 0 O a a aı *7 <vj oo +3 û. r - O s M O M>. Q :Q 0 ^ 0 0 M O O D " h- - İsi CO o _Q N İÜ (D D w 0 T3 5 E ra a a t- CD co C\J co 4 _J J -J J I -1 - J i f - H- H h - > - f- h- h- h- 1 I 1 I I 1 1 I 1 L ^ L a a o, ö oo o a* G 8 O o O LO O Q p O p m a o o O (M LO oo lo LO co T C\J oo n co o co co a CO T t *0 5 c > o >» -O > P 3 : ti a a d O OJ CO ^ w- w. a i 1 0 Wo "O oo ra c E o uy -X o XJ 0 C o k_ > 0 E E 0 B > 0 c >- 9 a > i lo co : o T3 : G o i o- s z M 0 _a a> r» oo 05 n >»05 <a 0 ıra 0 0 z s g. a E b tn c a -o cn o 0 05 O X > a Cfl E o o E Î Î t > E a. 2 LU CO L. <-> 3 S t - CM CO <7 LOCO ffl ffi ö) 9 Oİ Oİ C ow«] p G» ö> E w E _ O CO td ta co S < _J O. o I- 85
87 * o LL J -J _ J _ l _ j 1-1 h-! H 1 K H 1 h- o o to I LO 1 1 I in lo CM 1. CM \m _ 1 00 i O CM a O) o' LO t f l 0 5 CQ o O o CM (a 'd - 5 f 0 3 o r» oo 00 t O 00 en O) CM CD Q r - t CM P - CNJ * *» m J * ' CD < g H c /> < J» H c /> CC c w ce W Ü oj lô oi 3 3 O *25 <U o 3 Cû f lj CD CD > 3 c a C - I - J _ l _ l - J f H I - H o O LO 1 lo 1 1 LO lo r - J, CNJ 1 1. CD t o ' O LO «T O CO LO o Í CM CO m LO o o r» CO V 0 5 «T 0 5 CM CÛ < - CM CM oa in CM 00 - J _l J _ J _J İ. J - J } 1- h h- \ - h - L 1 L L a o o o T- o d o o o Q o o o a o o a o C0 o co CD c i c i c i ó CO oa CM o CM (fi r - CM CM ro jç " c * QJ CD j C a CD N CD JC w. CD _CD E ^ <i> C CD o o CD =0 CD -Q 3 > c o - O 1 w CD CE X) (Tt- S > Q) Q. <0 O KJ a O c O > a r - CM > CSJ CM cd 03 E _ o eu or CD C '5 E <D T5 =0 *3? O C O C O o LL CD 03 CD Ol TJ Œ q & «ÖJ o CÛ E Q. Q CM LO c û 86
88 % E 5 o. o I- I-»- h h h i l i l , ı I. / ı I r \ l- ı I t i 1.1 I t ı I. / > I. ı I. \ ı ı r l o o Q CO a a o 1 co co o a evi co co o a o a o a o o a o o o o co p co o a o o p o a o a a a o o o ö o o a co o ıo co d c o o m evi co LO 00 C\J CD LD 0 3 CO r - CO L O» «- CD 12.6 ÖNÜMÜZDEKİ ÇALIŞMA DÖNEMİNE İLİŞKİN TÜTED GENEL MERKEZİ İÇİN GİDER BÜTÇESİ ÖNERİSİ C a c ö > oi c c O E oc * w V 5 O h~ H H 1 h- h- H I L I S o as r - 0S 0 h- I i I I I. I. I U 1.1. ı 1.1. o o O o co co o a o O CO O CO ö co co l o l o a o o co lo lo _ l _ l -J _J _J -J -J -J 1 _ ı i -J j t h - K h - H - K H ı - H H f - H h - h I I I 1 1 t I i I. 1 1 L 1 ı ö o * o o O o o T O co co~ a " d O o a o o o o O o o O o o o o O C0 o co co o o o O o p p a o o Q p a p co ö o LO o o LO d LO 00* LO LO LO LO id o \ oo o ı?> OJ CNJ r~ cvı CM 00 0 C TP CD _0 T3 a o : IJJ ry f 0 w S E o ö 0 İ? 1 Q.-=3 LU S r «N a. *-»- cc LU _J cr LU o û ^ o: O > < _ 0 : > < > - x $ y a ^ 5 lu o z> ı O OL LU =) N z o S C0<3 n h < T - O O O. 5 z > o s 8 l ce o ^ E O I o: - j >5)m,r f i 2 f i * > a. O ı- o: LU CD -l O UJ m lu D > (/>, * a. LUÜJ Û c r aı 0 3 w rr. CC. Û * rn 0 o i lo co r>» oo 0) X İ > E LU c.o 3 a > on to c LU o 0 c E > C/D D 4-J _o > _J s _<D D H 1 h- LU LU CO CL 2 LU r - CM co LO O CT) OD OD ûl LU _ l o: LU g 0. C fia> < >d)cd û l. 5 CD LU a> û s < -J a. O LU 2 LU a 87
89 12.7. GİDER TAHMİNLERİNE ESAS OLAN BAZI VERİLER (1.1) Sözleşmeli personel ücretleri (sigorta, vergi, sosyal yardımlar dahil) 1. Yıl aylık ücret 2. Yıl aylık ücret Genel Sekreter , ( , ) 6.500, ( , ) Büro Sekreteri , ( , ) 4.000, ( ,-) Hukuk Danışmanı , 3.500, (Kısmi zamanlı) Hizmetli , ( + 600, ) 1.650, (+600, ) (Kısmi zamanlı) (3.) Gazete Yayın giderleri : Ayda bir çıkarılmak ve baskı sayısı 'in altında olmak kaydıyla; aylık asgari maliyet : Dizgi, pikaj, montaj , Kağıt, b a s k ı , Telif h a k k ı ,_ T oplam , Dağıtım giderleri ,_ Toplam , 88
90 % I E o û. o o o d m r - o o C3 cc co I 8 d O I cj I CM* O O o CM O o T ÖNÜMÜZDEKİ ÇALIŞMA DÖNEMİNE İLİŞKİN TÜTED GENEL MERKEZİ İÇİN GELİR BÜTÇESİ ÖNERİSİ c E. c 0 c a > 01 c E O C ö I Ea? â * a* O c a JC (D N O - * w. E cu o <D _Q 3 C/> O oco c <D T3 O I. o s co m m S co I I I l. I o 00 a Lf3 a> cn S S ı ı r ı ı. ı m c umm 1 O ) a ) k_ ço> <2 4» cu n 03 co -Q co* (D > -* D. Cfl N c CD i CM > CM CM <u cn E 0 JC (D 01 ç c J * ov Û3 c L. (D E Û3 T3 W c D 03 cn o m i CD >OÎ (D > W _ n >o> m 2 < - i a_ O Z LU O CM lo 89
91 12.9 GELİR TAHMİNLERİNE ESAS OLAN BAZI VERİLER (1) Şubelerce merkeze aktarılan üye aylık ödentileri : (Kötümser tahmin) Üye sayısı Ödenti (tl/ay)... 20, TL Ödenti toplama verimi... % aylık toplam ödenti geliri , TL Genel merkeze aktarma oranı (yaklaşık)... % 32 Genel merkeze aktarılacak toplam tutarı , TL (2.1.) Gazete satış gelirleri : Toplam gazete satış geliri olarak, toplam gazete yayın giderlerini karşılayacak bir meblağ esas alınmıştır. Gazetenin şubelerimiz eliyle üyelerine, para karşılığında dağıtılması öngörülmüştür. Gazete satış fiyatının 4-5 TL. arasında saptanması gerekmektedir. wu
92 13. SOSYAL DAYANIŞMA FONU : M.Y.K tarihinde, «kıyılan, sürülen TÜTED üyelerinin yasal haklarını aramak, işsiz kaldıkları sürece onlara parasal destek sağlamak üzere bir sosyal dayanışma fonu kurma» kararını aldı. Fonun nasıl oluşturulacağına ve işletileceğine ilişkin bir yönetmelik tarihinde yürürlüğe girdi. Fon Hesabı : Katkıda bulunanlar Katkı tutarı Adana Şubesi , TL Aydın»... 25, TL C. Kale» , TL G. Antep» , TL Hopa» , TL İskenderun» , TL İstanbul» , TL Kon. Ereğli» , TL Mazıdağ» , TL Samsun» , TL Sivas» , TL Faiz Gelirleri ,43 TL T oplam ,43 TL Şubelerimizden yalnız Çanakkale Şubesi Fon Yönetmeliğinin «fona katkıda bulunulmasına» ilişkin hükümlerini yerine getirmiştir. Fondan da yalnızca Çanakkale Şubemizin iki üyesi yararlanmıştır. 91
93 NOVE(7940î-Bİ30Q ATBAASI mm
SENDİKALAŞMA EYLEMİ İÇİN İLERİ
grevli,toplu sözleşmeli SENDİKALAŞMA EYLEMİ İÇİN İLERİ [TfH TüR K iy E [-C JTEK N İK ELEMAN i ^ M k u r u lta y i 22-23 Mayısı Maltepe Alemdar Sineması 'saat X) > T ü rk iy e 3. t e k n ik elem a n k u
TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB
TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)
19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ
19 EYLÜL MÜHENDİS, MİMAR, ŞEHİR PLANCILAR DAYANIŞMA GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI 19.09.2014 Bugün 19 Eylül. Bugün bu ülkenin mühendis, mimar ve şehir plancılarının örgütü TMMOB nin mücadele dolu tarihi açısından
TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U)
TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U) KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.
2.1. B* çalışmalar 2 aşamada gerçekleştirilecektir. I. Aşama; Ekli çizelgeye göre BSlgesel Kurultayların düzenlenmesi
.1. 2, 4.Teknik Eleman Kurultayı Çalışmaları 2.1. B* çalışmalar 2 aşamada gerçekleştirilecektir. I. Aşama; Ekli çizelgeye göre BSlgesel Kurultayların düzenlenmesi II, Aşama:Bölgesel Kurultaylarda üzerinde
TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 17. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE
5 PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRE 79 5. PANEL, ÇALIŞTAY, FORUM, SEMPOZYUM, KURULTAY, KONFERANS, KONGRELER 5.1 TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu İle Yapılan Ortak Etkinlikler
7. dönem çalışma raporu TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI. EMO Kocaeli Şubesi 146
TMOOB KOCAELİ İKK ÇALIŞMALARI EMO Kocaeli Şubesi 146 İKK Sekreterliği Makina Mühendisleri Odası tarafından yürütülmektedir. Şubemiz, üniversite, resmi kurum, sendika, oda ve derneklerle sürdürülebilir
GENEL BAŞKANIN MESAJI
GENEL BAŞKANIN MESAJI Küresel ekonomik kriz, ekonomiyi kalıcı olarak küresel dünyanın birinci önceliği haline getirdi. İkibinli yılların ilk dönemine yıkıcı bir savaş olan ABD nin Irak işgali damgasını
SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER EYLEM VE ETKİNLİKLER
SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER EYLEM VE ETKİNLİKLER Yaşanası güzel bir dünya için, emeğe, eşitliğe, özgürlüğe, barışa kardeşliğe, paylaşmaya ve dayanışmaya önem veren bir Oda
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ EMEK BÜROLARI YÖNETMELİĞİ
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL MERKEZİ EMEK BÜROLARI YÖNETMELİĞİ İÇİNDEKİLER I.GENEL HÜKÜMLER A- Amaç... 2 B- Kapsam 2 C- Dayanak. 2 D- Tanımlar 2 II. EMEK BÜROLARININ AMACI, OLUŞUMU, İŞLEYİŞİ, ORGANLARI
AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015
ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy
MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR
MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,
1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine
Genel Başkanımız Haydar Arslan ın okuduğu basın açıklaması metni aşağıdadır. KGM Önünde Basın Açıklaması Yaptık
Sendikamız Yapı-Yol Sen 12 Nisan 2012 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü önünde ve eşzamanlı olarak tüm şube binaları önünde, Otoyol ve Köprülerin özelleştirilmesi, görevde yükselme ve unvan değişikliği
TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI
TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi
MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ!
MAYIS 2010 YAŞASIN 1 MAYIS ALANLARDAYIZ! İşçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs; tüm yurtta olduğu gibi İstanbul da da coşkuyla kutlandı.1978 1 Mayıs ın ardından ilk kez izin verilen
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ NEDİR? GERÇEK BİR TOPLU SÖZLEŞME İÇİN
TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ NEDİR? Toplu İş Sözleşmesi (TİS), çok genel anlamı ile emekçilerin temsilcisi sendika ile işveren temsilcilerinin, ekonomik, özlük ve çalışma koşullarını birlikte belirlemeleridir.
SUNUŞ. Birleşik Metal İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulu
SUNUŞ İşyeri sendika temsilcileri, işyerinde çalışan işçilerin mevzuattan, toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü hak ve çıkarlarını korumakla görevli olan, sendikasının örgütlenmesi ve güçlenmesi için
İKİNCİ BÖLÜM ENDÜSTRİ DEVRİMİ, SOSYAL SORUN VE SOSYAL POLİTİKA İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI
İKİNCİ BÖLÜM İÇİNDEKİLER Sayfa No ÖNSÖZ GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI I. EKONOMİ, TOPLUM BİLİMİ VE SOSYAL POLİTİKA...7 A. EKONOMİ BİLİMİ...7 B. TOPLUM
Tüm Teknik Elemanlar Derneği
Tüm Teknik Elemanlar Derneği TÜTED Genel Kurulları: TÜTED Genel Merkezi nin 1. Olağan Genel Kurul unda (04 Haziran 1972) Genel Yönetim Kurulu na seçilen üyeler görev bölümünü şu şekilde yapmışlardı: Genel
ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)
DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)
YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER
YAZILI VE GÖRSEL BASINA YANSIYANLARDAN ÖRNEKLER tmmob 2002/2004 Cumhuriyet / 7 Haziran 2002 Radikal / 7 Haziran 2002 218 Evrensel / 15 Temmuz 2002 37. dönem çalışma raporu 219 tmmob 2002/2004 Cumhuriyet
DEMOKRATİK EĞİTİM KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
., ' - : ' ' ; -. -. - :,» DEMOKRATİK EĞİTİM KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ TÖB-DER'in düzenlediği, 4-11 Şubat 1978 tarihleri arasında Ankara'da toplanan, başta DİSK olmak üzere çok sayıda demokratik kuruluşun
MART 2016 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili
MART 2016 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Akdeniz/Karaduvar Mahallesinde saha çalışması
Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..
28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin
Türkiye'de "Decentralization" Süreci
Türkiye'de "Decentralization" Süreci 30 Nisan 2013 Bahçeşehir Üniversitesi İlker Girit Ahmet Ketancı Türkiye'de "Decentralization" Süreci Decentralization Prensipleri Türkiye deki Tarihi Süreç Türkiye
TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü
TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 Ekonomik düzen nedir? Ekonomik düzen, toplumların çeşitli gereksinimlerini karşılamak üzere yaptıkları
BÖLÜM 15. TMMOB Çalışmalarında Odamız
BÖLÜM 15 TMMOB Çalışmalarında Odamız Bölüm 15 BÖLÜM 15. TMMOB ÇALIŞMALARINDA ODAMIZ 24 aylık süreçte Birliğin Yönetim, Denetleme ve Yüksek Onur Kurullarında yer alan üyelerimiz bu kurulların çalışmalarında
7. dönem çalışma raporu ÜYE TOPLANTILARI. EMO Kocaeli Şubesi
ÜYE TOPLANTILARI 60 Gebze de Temsilcilik Ve Üye Toplantısı Gerçekleştirildi 24 Şubat 2012 7. Dönem yönetim kurulu 24 Şubat Cuma günü Gebze temsilciliği üyeleriyle bir araya geldi. Buluşmada Şube Başkanı
İşyeri Temsilcileri Rehberi
İşyeri Temsilcileri Rehberi Bir sendika için en önemli kadrolardan birisi işyeri temsilcisidir. İşyeri düzeyinde ise işyeri temsilcisi sendika örgütlenmenin olmazsa olmazıdır. Bir işyerinde işyeri temsilcisinin
BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!
BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan
1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim
1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin
DEMOKRATİK, MÜCADELECİ VE GÜÇLÜ YENİ BİR SENDİKAL HAREKET İÇİN BİRARAYA GELDİK, YOLA ÇIKIYORUZ...
1 DEMOKRATİK, MÜCADELECİ VE GÜÇLÜ YENİ BİR SENDİKAL HAREKET İÇİN BİRARAYA GELDİK, YOLA ÇIKIYORUZ... Türkiye sendikal hareketi ciddi bir tıkanıklık yaşamaktadır. Emekçilerin karşı karşıya olduğu sorunlara
İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9
İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12
UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ
UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ Genel Konferansın 20. Oturumunda benimsenmiştir. (*) Giriş Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu nun amacının UNESCO Kuruluş Sözleşmesi tarafından belirlendiği
TKP-1920 nin 1 Mayıs 2015 Mitinglerine ve 7 Haziran Seçimlerine Çağrısı
TKP-1920 nin 1 Mayıs 2015 Mitinglerine ve 7 Haziran Seçimlerine Çağrısı İş ve aş için, Demokrasi ve özgürlük için, barış sürecinin ilerlemesi için, 7 Haziran seçimlerinde HDP yi desteklemek için, Haydin
Siyasi Parti. Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir.
SİYASAL PARTİLER Siyasi Parti Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir. Siyasi partileri öteki toplumsal örgütlerden ayıran
20. Dönem Çalışma Raporu İçindekiler Dönem Çalışma Programı Çalışma Döneminde Örgütsel Durum ve İşleyiş...
İçindekiler 1-Sunuş... 1 2-Jeoloji ve Jeoloji Mühendisliğine Genel Bir Bakış... 15 2.1-Jeoloji... 15 2.1.1-Jeolojinin Diyalektiği... 16 2.2-Jeoloji Mühendisliği... 26 3-TMMOB-Jeoloji Mühendisleri Odası
KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?
KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası
AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK
AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK BİR SORUNU DAHA ÇÖZÜME KAVUŞTURDUK Üniversitelerde idari ve akademik personeli bir bütün olarak görüyoruz. 666 Sayılı KHK ile idari personelin ek ödeme oranlarında artış gerçekleştirilirken,
SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR
BÜLTEN 21.05.2015 SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR 7 Haziran genel seçimine günler kala nefesler tutuldu, gözler yapılan anket çalışmalarına ve seçim vaatlerine çevrildi. Liderlerin seçim savaşının
TÜRKİYE DE KADIN İŞÇİ GERÇEĞİ: DAHA FAZLA AYRIMCILIK, DÜŞÜK ÜCRET, GÜVENCESİZ İSTİHDAM
TÜRKİYE DE KADIN İŞÇİ GERÇEĞİ: DAHA FAZLA AYRIMCILIK, DÜŞÜK ÜCRET, GÜVENCESİZ İSTİHDAM 7 Mart 2018, İstanbul Giriş tarafından hazırlanan ve özet sonuçları kamuoyuna açıklanan Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği
Çalışma hayatında barış egemen olmalı
Çalışma hayatında barış egemen olmalı Ocak 19, 2012-3:31:16 olduğunu belirtti. olduğunu belirterek, ''Bu bakış açısı çerçevesinde diyalog merkezli çalışmalarımızı özellikle son 7 aydır yoğun bir şekilde
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI
BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve
YATIRIM TEŞVİKLERİNDEN İZMİR YETERİNCE PAY ALAMIYOR
YATIRIM TEŞVİKLERİNDEN İZMİR YETERİNCE PAY ALAMIYOR Övgü PINAR 2012 yılından bu yana yürürlükte olan yatırım teşvik sistemi, ülkemizin stratejik sektörleri için önem arz eden ara mallara olan ithalat bağımlılığını
151 NOLU SÖZLEŞME KAMU HİZMETİNDE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASI VE İSTİHDAM KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME
151 NOLU SÖZLEŞME KAMU HİZMETİNDE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASI VE İSTİHDAM KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 7 Haziran 1978 Kanun Tarih ve Sayısı: 25 Kasım 1992
Gayri Safi Katma Değer
Artıyor Ekonomik birimlerin belli bir dönemde bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri sonucunda ürettikleri mal ve hizmetlerin (çıktı) değerinden, bu üretimde bulunabilmek için kullandıkları mal ve hizmetler
7 Haziran Kasım 2015 Seçimleri Arasındaki Değişim
7 Haziran 2015 1 Kasım 2015 Seçimleri Arasındaki Değişim Erol Tuncer 2 EROL TUNCER Giriş 2015 yılında siyasî tarihimizde bir ilk yaşanmış, aynı yılın 7 Haziran ve 1 Kasım günlerinde iki kez Milletvekili
Bölüm 18. Demokrasi Mücadelesinde Odamız
Bölüm 18 Demokrasi Mücadelesinde Odamız 268 M M O 40. Dönem Çalışma Raporu M M O 40. Dönem Çalışma Raporu 269 TMMOB Makina Mühendisleri Odası bugüne dek olduğu gibi bu dönemde de kendi meslek alanları
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1
Mayıs 2013 - Düzce 1 İçerik Giriş Kamu Üniversite Sanayi İşbirliğinde En Somut Ara Yüzler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Bölgesel
İÇİNDEKİLER KAPİTALİST ÜRETİM TARZI 41 I TEKEL-ÖNCESİ KAPİTALİZM 42
İÇİNDEKİLER 15 Ekonomi Politiğin Konusu 16 Toplum Yaşamının Temeli Olan Maddi Malların Üretimi 17 Üretici Güçler ve Üretim İlişkileri 23 Toplumun Gelişmesinin Ekonomik Yasaları 26 Ekonomi Politiğin Tanımı
KASIM 2011 FAALİYET RAPORU. Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili
KASIM 2011 FAALİYET RAPORU Prof.Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Genel Merkezi tarafından Bingöl ilinden sorumlu Milletvekili
TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI
TMMOB MADEN MÜHENDİSLERİ ODASI 2. KAMUDA ÇALIŞAN MÜHENDİS, MİMAR VE VE ŞEHİR PLANCILARININ ÜCRETLERİ VE ÖZLÜK HAKLARI İYİLEŞTİRİLMELİ, EMEKLİLERİN KOŞULLARI İNSANCA YAŞAM DÜZEYİNE ÇEKİLMELİDİR! TMMOB Maden
ULUSAL ÇALIŞTAY SONUÇLARI
ULUSAL ÇALIŞTAY SONUÇLARI 1 Nasıl bir anayasa yapım süreci? Maddeleri değil ilkeleri temel alan Ayırıcı değil birleştirici Uzlaşmaya zorlamayan Uzlaşmazlık alanlarını ihmal etmeyen Mutabakatı değil ortak
TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK
TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi
Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi
Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi Bilgi toplumunda, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yarattığı hız ve etkileşim ağı içinde, rekabet ve kalite anlayışının değiştiği bir kültür
ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ANKARA İKK ÇALIŞMALARI
24. 20. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ANKARA İKK ÇALIŞMALARI 20.Çalışma Dönemi içinde merkezi düzeyde olduğu kadar yerel düzeyde de TMMOB ye bağlı Odalarla ortak çalışmalar yürütülmesine özel bir önem verilmiştir.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu
v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan
ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili
ŞUBAT 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. CHP Mersin/Mezitli Gençlik Kolları ile TBMM de bir
SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. [email protected]
SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği [email protected] SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık
Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü
Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...xi KISALTMALAR... xvii GİRİŞ...1 Birinci
TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER A.5 İŞYERİ KOMİTELERİ YÖNETMELİĞİ
TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER A.5 İŞYERİ KOMİTELERİ YÖNETMELİĞİ 2 İŞYERİ KOMİTELERİ YÖNETMELİĞİ İŞYERİ KOMİTELERİ YÖNETMELİĞİ 3 İŞYERİ KOMİTELERİ YÖNETMELİĞİ Madde 1. Amaç: Bu yönetmelik, Birleşik Metal İşçileri
Koç Üniversitesi nde neler oluyor?
Koç Üniversitesi nde neler oluyor? 27 Mart 2015 tarihinde, Koç Üniversitesi temizlik işçileri, öğrencileri, öğretim görevlileri, asistanları ve büro emekçileri bir araya geldiler ve bir forum gerçekleştirdiler.
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir
NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem
NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı
SAMSUN ŞUBE tarihinde Şube Genel Kurulu ve tarihinde de seçimlerimiz gerçekleştirildi.
SAMSUN ŞUBE 13.02.2016 tarihinde Şube Genel Kurulu ve 14.02.2016 tarihinde de seçimlerimiz gerçekleştirildi. 1-7 Mart 2016 Deprem haftası nedeniyle basın açıklamaları 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlamalarına
4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI
4. ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 4.1 DANIŞMA KURULLARI Danışma Kurulu Çalışma Programı nı tartıştı 23. Genel Kurul`un ardından 24. Dönem I. Danışma Kurulu Toplantısı 09 Haziran 2012 tqrihinde
4- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI
4- ÇALIŞMA DÖNEMİNDE ÖRGÜTLENME ÇALIŞMALARI 4.1- DANIŞMA KURULLARI ODAMIZ 23. DÖNEM I. DANIŞMA KURULU TOPLANTISI Odamız 23 Dönem 1. Danışma Kurulu toplantısı 17 Temmuz 2010 tarihinde Ankara da gerçekleştirildi.
KARADAĞ SUNUMU Natalija FILIPOVIC
VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yeni Teknolojiler ve Bunların Yargıda Uygulanmaları Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar Yüksek
(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)
25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:
Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ
Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR...XXI TABLOLAR
ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR
ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR III. Sınıf Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Risk Gruplarına Yönelik Sosyal Politikalar Dersi Notları-VI Doç. Dr. Şenay GÖKBAYRAK İçerik Engellilere
TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR
TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR ANAYASANıN TEMEL ILKELERI 2 1. madde Türkiye devleti bir cumhuriyettir. 2. Madde Cumhuriyetin nitelikleri Cumhuriyetçilik Başlangıç ilkeleri Atatürk
GRAFİK 1 : ÜRETİM ENDEKSİNDEKİ GELİŞMELER (Yıllık Ortalama) (1997=100) Endeks 160,0 140,0 120,0 100,0 80,0 60,0 40,0 20,0. İmalat Sanayii
TÜTÜN ÜRÜNLERİ İMALAT SANAYİİ Hazırlayan Ömür GENÇ ESAM Müdür Yardımcısı 78 1. SEKTÖRÜN TANIMI Tütün ürünleri imalatı ISIC Revize 3 sınıflandırmasına göre, imalat sanayii alt ayrımında 16 no lu gruplandırma
T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI
T.C. B A Ş B A K A N L I K YENİ TEŞVİK K SİSTEMS STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV
ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ
209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.
MESLEK ÖRGÜTÜNÜN GöREV ÇAĞRISINA KATILMAK SUÇ MUDUR? BU NEDENLE HUKUKİ BİR YAPTIRIM UYGULANABİLİR Mİ?
MESLEK ÖRGÜTÜNÜN GöREV ÇAĞRISINA KATILMAK SUÇ MUDUR? BU NEDENLE HUKUKİ BİR YAPTIRIM UYGULANABİLİR Mİ? Bilindiği gibi Dr. Ersin Aslan ın, bir hasta yakını tarafından öldürülmesinin birinci yılı yaklaşıyor.
Türkiye nin Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Karnesi
Türkiye nin Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Karnesi Özet Türkiye nin ILO Karnesi Zayıf! 31 Mayıs 2016, İstanbul Türkiye ILO lerini En Çok İhlal Eden Ülkelerden Uluslararası Çalışma Örgütü nün (ILO) 105.
SENDİKALAR VE İŞYERİ ÖRGÜTLENMESİ
SENDİKALAR VE İŞYERİ ÖRGÜTLENMESİ Ali BERBEROĞLU Hazırlayan: Dr. Erkan AYDOĞANOĞLU Eğitim Sen Eğitim Uzmanı 1 SENDİKA NEDİR? İşçi ve emekçi sınıfların ekonomik, sosyal ve demokratik hak ve çıkarlarını
ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet
ANAYASAL ÖZELLİKLER Ulus devlet, belirli bir toprak parçası üzerinde belirli bir nüfus ve egemenliğe sahip bir örgütlenmedir. Ulus-devlet üç unsura sahiptir: 1) Ülke (toprak), 2) Nüfus, 3) Egemenlik (Siyasal-Yönetsel
BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman
BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman 516 1. SEKTÖRÜN TANIMI Büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri imalatı ISIC Revize 3 ve NACE Revize 1 sınıflandırmasına
2. Barit Ortak Toplantısının Düşündürdükleri ODADAN HABERLER. " Sorunlar Konulu Ortak Toplantı
1. " Sorunlar Konulu Ortak Toplantı ODADAN HABERLER Yönetim Kurulumuzun aldığı karar gereğince 7.9.1974 günü oda merkezinde TKİ, ETİBANK ve MTA Enstitüsü Genel Direktör- Müdürleriyle «SORUNLAR» konutu
NEDİR? TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI ÖĞRENCİ TEMSİLCİLİKLERİ 4/24/2014
TMMOB GIDA MÜHENDİSLERİ ODASI ÖĞRENCİ TEMSİLCİLİKLERİ NEDİR? Açılımı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) 6235 sayılı Yasayla 1954 yılında kurulmuştur. TMMOB tüzel kişiliğe sahip, Anayasanın
Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler
Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler Açılış Tarihi Kapanış Tarihi Sona Eriş Nedeni 1 Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17.11.1924 05.06.1925
TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER SOSYAL ETKİNLİKLER BÜROLARI YÖNETMELİĞİ
TÜZÜK VE YÖNETMELİKLER A.6.4 SOSYAL ETKİNLİKLER BÜROLARI YÖNETMELİĞİ SOSYAL EKİNLİKLER BÜROLARI YÖNETMELİĞİ Madde 1. Amaç: Bu yönetmelik, Birleşik Metal İşçileri Sendikası nın merkez ve şubelerinde faaliyet
İstanbul Politikalar Merkezi. FUAT KEYMAN 13 Mayıs 2017
İstanbul Politikalar Merkezi FUAT KEYMAN 13 Mayıs 2017 Yerel Kalkınmada Yeni Dinamikler: Türkiye nin Kentlerinden, Kentlerin Türkiye sine raporu; 12 kentimize ilişkin sosyo-ekonomik verilerin derinlemesine
Asgari ücretin belirlenmesini düzenleyen Asgari Ücret Yönetmeliği uyarınca, asgari ücret, pazarlık ücreti değildir.
ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI Karar Tarihi : 30/12/2014 Karar No : 2014/1 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu nun 39 uncu maddesi gereğince, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında
109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR
-1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407
İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI (İİT) GENEL SEKRETERİ SAYIN YOUSEF BIN AHMAD AL-OTHAIMEEN İN İİT. EKONOMİK ve TİCARİ İŞBİRLİĞİ DAİMİ KOMİTESİ (İSEDAK)
İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI (İİT) GENEL SEKRETERİ SAYIN YOUSEF BIN AHMAD AL-OTHAIMEEN İN İİT EKONOMİK ve TİCARİ İŞBİRLİĞİ DAİMİ KOMİTESİ (İSEDAK) 33. OTURUMUNDA YAPACAĞI KONUŞMANIN TASLAK METNİ İstanbul,
BİRİNCİ BÖLÜM... 1 KAYIT DIŞI İSTİHDAM... 1 I. KAYIT DIŞI EKONOMİ...
İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM... 1 KAYIT DIŞI İSTİHDAM... 1 I. KAYIT DIŞI EKONOMİ... 1 A. Kayıt Dışı Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 B. Kayıt Dışı Ekonominin Nedenleri... 4 C. Kayıt Dışı Ekonominin Büyüklüğü...
İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2
İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2
DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER
DÜNDEN BUGÜNE ÜNİVERSİTELER Prof. Dr. M. Tuba Ongun Ülke siyasetinin yakıcı gündeminin, yükseköğretim sistemi ve üniversitelerimizin sorunlarının çok önüne geçtiği günler yaşıyoruz. YÖK ün hazırladığı
CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY
CHP İLÇE BAŞKANI RECAİ SEYMEN TEKRAR ADAY CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen, 29 Kasım Pazar günü yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Kongresinde ilçe başkanlığına tekrar aday olduğunu
