İSMAİL GASPIRALI VE DİLDE BİRLİK FİKRİ ÜZERİNE *
|
|
|
- Volkan Bolat
- 9 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 İSMAİL GASPIRALI VE DİLDE BİRLİK FİKRİ ÜZERİNE * Mustafa TOKER ** ÖZET Bu çalışmada, Rusya daki Türkçülük hareketinin babası olarak kabul edilen İsmail Gaspıralı nın kısa bir hayat hikâyesi verildikten sonra, temel olarak dilde birlik fikri üzerinde durulmuştur. Onun bu konuyla ilgili amacı, bütün Türklerin birbirlerini kolaylıkla anlayabilecekleri ortak bir Türk dili oluşturabilmek şeklinde özetlenebilir. Bu yolda çok çetin mücadeleler vermiş; konunun uzun süre gündemde kalmasını sağlamıştır. Ancak, zaman içerisinde ortaya çıkan çeşitli engeller, bu mücadelenin tam anlamıyla başarıya ulaşmasını engellemiştir. Ancak, bütün Türklerin ortak bir Türkçeyle konuşmaları fikri onun ölümüyle birlikte yok olmamıştır. Onun yolundan giden aydın bilim adamları bu fikrin yılmaz savunucuları olmuşlar ve bu uğurda mücadeleye devam etmişlerdir. ANAHTAR KELİMELER İsmail Gaspıralı, Türkçülük, Dilde Birlik İSMAİL GASPIRALI AND AN ESSAY ON THE IDEA UNITIY IN LANGUAGE ABSTRACT In this essay, after giving a short biography of Ismail Bey Gasprinski regarded as the father of Turkist Movement in Russia, we basically emphasized his idea Unity in Language. His aim related this subject can be summarized as creating a Turkish Language by which all Turks can easily comprehend each other. He struggled a lot on this way; he achieved that the subject be on the agenda for a long time. However, several difficulties arisen in time prevented this struggle from being successful. Nevertheless, the idea that all Turks speak a common Turkish did not vanish. Enlightened scientists following his way have become dauntless supporters of this idea and continued struggling on this way. KEYWORDS İsmail Gaspıralı, Turkism, Unity in Language * ** 2 Kasım 2001 de Karapınar da yapılan İsmail Gaspıralı ve Türk Fikir Hayatındaki Yeri konulu panelde okunan bildiridir. Yard. Doç. Dr., Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü.
2 32 Mustafa TOKER Rusya daki Türkçülük ve yenileşme hareketinin en önde gelen temsilcisi olarak kabul edilen İsmail Gaspıralı, 21 Mart 1851 de, Kırım ın Bahçesaray şehri yakınlarındaki Avcıköy de doğdu. Gaspıra, İsmail Bey in babasının doğduğu yerin adıdır. İsmail Bey in babası, Çarlık ordusundan emekli bir teğmen olan Mustafa Alioğlu; annesi, Kırım asilzâdelerinden İlyas Mirza Kaytafoz un kızı Fatma Hanım dır. İsmail Bey, ilk öğrenimini Bahçesaray da bir Müslüman mektebinde aldıktan sonra, on yaşlarındayken Akmescid Erkek Ortaokuluna başladı. Burada iki yıl okuduktan sonra, önce Voronej de bir askerî okula, ardından da Moskova daki Harp Okuluna girdi. İsmail Bey, tabiî olarak bu şehirleri ve okulları kendisine yabancı gördü. Bu okullarda okumakta olan çok az sayıdaki Müslüman Türk çocuklarla arkadaşlık kurdu. Bunlar içinde de aslen Kırımlı olan ve Litvanya da yaşayan Mustafa Mirza Davidoviç le candan dost oldu. Moskova, bu devirlerde Slavcılığın, aşırı Rusçuluğun merkeziydi. Özellikle Türk düşmanlığını gaye edinen Slavcılık, bu iki Türk çocuğunun biribirlerine daha sıkı şekilde yaklaşmalarına ve düşünce dünyalarında milliyetçilik fikrinin filizlenmesine sebep oldu. Rusların Türk düşmanlığı, bu çocuklar üzerinde öyle derin izler bıraktı ki, 1867 de daha altıncı sınıftayken, Girit isyanında Rum asilerine karşı mücadele eden Osmanlı güçlerine katılmak üzere İstanbul a gitmek için teşebbüse bile geçtiler. Bu gayeyle Kırım a geldiler. Buradan gizlice Odesa ya geçen gençler, pasaportları olmadığı için İstanbul a gidemeden yakalandılar. Bu olay, Gaspıralı nın askerî öğrenciliğinin sona ermesine sebep oldu. Moskova ya tekrar dönemedi ve 1868 de, daha 17 yaşındayken Bahçesaray daki Zincirli Medresede Rusça öğretmenliğine başladı. Öğretmenliği esnasında Rus edebî ve felsefî eserlerini okudu de Kırım dan ayrılarak İstanbul, Viyana, Münih ve Stuttgart üzerinden Paris e gitti. Paris te bulunduğu iki yıl zarfında, meşhur Rus edebiyatçısı İvan Turgenyef in yanında yardımcılık ve bunun yanı sıra tercümanlık yaptı. Daha sonra, uzun zamandır hayalini kurduğu Osmanlı zabiti olma hevesiyle 1874 te İstanbul a gitti. İstanbul da bulunduğu esnada Şemseddin Sami, Mehmed Emin, Ahmed Mithat ve Necip Asım Beylerin fikirleri ile tanıştı. 1 Ama, İsmail Gaspıralı üzerinde özellikle, Namık Kemal, Şinasi Efendi ve Ziya Paşa nın önderliğindeki Genç Osmanlılar (Jön Türkler) akımı derin etkiler bıraktı. 2 İstanbul da kaldığı yaklaşık bir yıllık zaman zarfında, çok istediği zabit olma fikrini gerçekleştiremedi ve Kırım a geri döndü. 1 2 Cafer Seydahmet Kırımer, Gaspıralı İsmail Bey, (Haz. Ramazan Bakkal), Avrasya Bir Vakfı Yay., İstanbul 1996, s. 42. Serge A. Zenkovsky, Rusya da Türkçülük ve İslâm, (Çev. Ali Nejat Ongun), Günce Yayıncılık, Ankara 2000, s. 27.
3 İsmail Gaspıralı ve Dilde Birlik Fikri Üzerine yılında Bahçesaray belediyesine başkan yardımcısı seçilen İsmail Bey, bir yıl sonra da başkanlığa getirildi ve 1884 yılına kadar, beş yıl boyunca bu görevde bulundu. Gaspıralı nın Kırım daki ve diğer gezip gördüğü yerlerdeki tecrübeleri, onu hemen hepsi kabuğuna çekilmiş bir hâlde yaşamakta olan diğer Kırım Tatarlarından ayırıyordu. Elde ettiği bu tecrübelerin de yardımıyla mensubu olduğu milleti uyandırıp harekete geçirebilmek için yayın yoluyla faaliyete başlamak istedi. Ancak Ruslar, İsmail Bey in gazete çıkarmasına izin vermedi. Bunun üzerine, 1881 yılında Akmescid de çıkarılmakta olan Tavrida gazetesinde Genç Molla takma adıyla, daha sonraları kitap hâline de getirilen Rusya Müslümanlığı adını taşıyan yazılarını tefrika hâlinde yayımladı. Gaspıralı, bu yazılarında çok zekice bir üslûp kullanmış, böylece yazılarının yasaklanmasının önüne geçmiştir. Ancak o, fikirlerini ihtiyatlı şekilde ortaya koyabileceği Türkçe bir yayın organı çıkarmak istiyordu. Bunun için yaptığı resmî girişimlerin reddedilmesi üzerine, Tiflis te her biri başka ad taşıyan ve bir çeşit bildiriye benzeyen varaklar yayımladı. Bir yandan çıkarmak istediği gazete için izin almaya uğraşırken, diğer yandan da İdil boyundaki Müslüman Türkler arasında dolaşarak aboneler bulmaya çalıştı. Sonunda, 1883 yılında gazetenin bütün muhteviyatının Rusçasıyla birlikte yayınlanması şartıyla Türkçe bir gazete çıkarma izni aldı. İlk sayısı 22 Nisan 1883 te Bahçesaray da çıkan ve haftada bir gün yayınlanan bu gazetenin adı, Şinasi Efendi nin Tercüman-ı Ahvâl inden esinlenilerek konulan 3 Tercümân-ı Ahvâl-i Zaman dı. Daha sonra, 1903 yılında haftada iki gün çıkmaya başlayan gazete, 1912 den itibaren günlük olarak yayınlanmaya başlandı. Gaspıralı, bir yandan gazete çıkarmaya gayret ediyor, bir yandan da usûl-i cedîd okulları üzerinde çalışıyordu. Bu yolda, yurt içi ve yurt dışı pek çok ziyaretlerde bulundu. Bütün bu faaliyetler esnasında sağlığı iyice bozuldu. 63 yaşındayken 24 Eylül 1914 te Bahçesaray da öldü. 4 Hayatını kısaca özetlediğimiz İsmail Gaspıralı nın bütün hayatı boyunca yılmadan savaştığı ana gayesi, bazı ilim adamları tarafından bir ütopya olarak da 3 4 Serge A. Zenkovsky, age., s. 28. İsmail Gaspıralı nın hayatı hakkında daha fazla bilgi için bkz. Cafer Seydahmet Kırımer, Gaspıralı İsmail Bey, (Yay. Haz. Ramazan Bakkal), Avrasya Bir Vakfı Yay., İstanbul 1996; Nadir Devlet, İsmail Bey (Gaspıralı), Kültür ve Turizm Bak. Yay., Ankara 1988; TDV İslâm Ansiklopedisi, Gaspıralı, İsmail Bey, (Haz. Hakan Kırımlı), C. 13, s ; Hakan Kırımlı, İsmail Bey Gaspıralı, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Gen. Mrk. Yay., Ankara 2001; Yusuf Ekinci, Gaspıralı İsmail, Ocak Yay., Ankara 1997.
4 34 Mustafa TOKER değerlendirilen 5 ve Dilde, Fikirde, İşde Birlik cümlesinde ifadesini bulan, dünya üzerindeki bütün Türklerin tek vücut hâline gelmesidir. O, dünya üzerindeki Türklere ayrı birer milletmiş gibi (Azerî, Başkurt, Kazak, Karakalpak, Kırgız, Özbek Tatar, Türkmen... vs.) adlar verilmesinin, Türk milletini bölüp parçalama oyununun ilk perdesi olduğunu; oyunun ikinci perdesinde de Türk milletinin yok edilmesinin sahneleneceğini daha genç yaşlardayken fark etmiş, bu oyuna karşı nasıl davranılacağı hususunda fikir yürütmeye başlamıştır. Gaspıralı, daha Tercüman gazetesini kurmadan önce çıkardığı Tonguç ta (Yukarıda sözü edilen varaklardan birinin adıdır.), bütün Türklerin aynı dili konuşması meselesini gündeme getirerek, Türk dünyasının tümü tarafından anlaşılabilecek bir Türk dili kullanmıştır. 6 Gaspıralı, Tonguç un mukaddimesinde bu hususta şunları söyler: Milletimizin eseri olan lisanımız, edebî olarak işlenmemiş ise de, eğitime ve kaidelere uyabilecek bir dildir. Gayet nâzik Tatar türkülerinden, Nogay cönklerinden, Kırgız ve Türkmen cırlarından anlaşılır ki, eğer dilimiz usta bulup, kelime alınıp işlenirse, şimdikine göre çok daha fazla parlak ve kullanışlı olur. 7 Mukaddimenin devamında, yirmi beş yıllık hayatı boyunca ne yaptığını ve bundan sonra ne yapacağını şu sözlerle anlatır: Yirmibeş seneden beri dediğim, yazdığım, çalıştığım budur. Çare açmak, yol açmak, başka bir şey değildir. Çünkü, kavi, necip, ömürlü, sabırlı ve cesaretli olan Türk milletinin, perakende düşüp, Sedd-i Çin den Akdeniz e kadar yayıldığı hâlde, nüfuzsuz, sessiz kaldığı lisansızlığından, yani lisân-ı umumî (ortak dil)ye sahip olmadığından ileri gelmiştir. Bu inanışla ömrettim (yaşadım), bu inanışla mezara gireceğim A. Zeki Velidi Togan, Bugünkü Türkili (Türkistan) ve Yakın Tarihi, C. I, 2. Baskı, İstanbul 1981, s Ahmet Bican Ercilasun, İsmail Gaspıralı nın Fikirleri, Türk Dünyası Üzerine İncelemeler, Akçağ Yay., Ankara 1992, s Ahmet Bican Ercilasun, age., s Sabri Arıkan, İsmail Bey Gaspıralı ya Göre Dilde-Fikirde-İşte Birlik Niçin Şarttır?, Türk Dünyası Tarih ve Kültür Dergisi, S. 2000/07-163, s. 19.
5 İsmail Gaspıralı ve Dilde Birlik Fikri Üzerine 35 Daha bu yayınıyla rejimin şüphesini çekmeden, ince bir üslûp kullanarak, düşmanın amacını gizliden gizliye milletine hissettirmeye çalışan Gaspıralı, Tercüman gazetesinin kurulmasıyla birlikte, bu fikirlerini, o zamanki otorite boşluğunu da iyi değerlendirerek açıkça ifade etmeye başlamıştır. Gaspıralı, Bakû da Hayat gazetesini çıkaran Ali Merdan Topçubaşı na gönderdiği mektubunda, edebî dilin önemini şu sözlerle ifade eder: İnsanları tefrik eden üç şey vardır. Biri mesafe uzaklığı, biri din başkalığı ve biri dilsizliktir. Bundan 25 sene evvel, ahvâl-i milliyemizi mülahaza ederek zayıf başımla dertlerimize derman izlemekte gördüm ki, dinimiz hep bir ise de mesafe ile dilsizlik bizleri tefrik ediyor. Medeniyet eserlerinden olan vapurlar, demiryolları ve telgraflar, sene be sene mesafelere galebe geldikleri dahi görülüp, ayrılığımızın sebebi ancak dilsizlik, yani edebî dilimizin olmadığı baş sebep olduğu, gün gibi ortaya çıktı. 9 Gaspıralı, konuşulduğu ve yazıldığı zaman, İstanbul daki hamal ve kayıkçı ile Doğu Türkistan daki deve sürücüsü ve koyun çobanının dahi anlayabileceği bir dil istiyordu Haziran 1914 tarihli İkdam gazetesinde, kendisiyle yapılan İbret Alınacak Sözler başlıklı söyleşide, Eğer Türkler (Anadolu Türkleri) dillerini biraz daha sadeleştirmiş, okumayı ve imlayı öğretecek şekilde ünlü harfleri kullanmaya başlamış olsalardı, 5-6 seneye kadar Rusya Müslümanlarıyla dilleri kesinlikle birleşmiş olurdu. Bundan doğacak faydaları izah etmeye gerek yoktur sanırım. 11 diyerek Anadolu Türklerinin dilde sadeleşmeye önem vermediklerini, bu yüzden de Türkistan Türklüğü ile aralarında dil açısından uzaklaşmalar meydana geldiğini ifade etmektedir Sabri Arıkan, age., s. 19. Cafer Seydahmet Kırımer, age., s. 98. Yusuf Ekinci, age., s. 30.
6 36 Mustafa TOKER Gaspıralı, Tercüman gazetesinde, bütün dünya Türklüğünün anlayabileceği ortak bir edebî dil geliştirmeye çalışmış, bu edebî dilin de Osmanlı Türkçesi olmasını istemişti. 12 Bunun başlıca iki sebebi vardı. Birincisi, Osmanlı Türkçesinin bir imparatorluk dili olmasıdır. İkincisi ise, 19. yüzyılın başlarından itibaren Çarlık hükûmetinin Türkler arasına Rus göçmenler yerleştirmeye başlaması ve bunun neticesinde her Türk boyunun mahallî bir dil ve edebiyat oluşturmak için gayret etmeye başlamasıdır. Ancak, Osmanlı Türkçesinin Arapça, Farsça terkip ve ibarelerle dolu olması, diğer boyların bu Türkçeyi anlamalarını zorlaştırıyordu. Gaspıralı bu terkip ve ibareleri attı, yerlerine Kırım ve diğer coğrafyalardaki lehçelerden alıntılar yaptı. Böylece, Anadolu ve Rusya Türklüğü tarafından anlaşılan -bu görüşü paylaşmayan yazarlar da vardır 13 - ortak edebî dili oluşturdu. İsmail Bey in ortak edebî dil gayretlerinin yanı sıra, yukarıda da ifade edildiği üzere, Rus göçmenlerin Türklerin yoğun olduğu bölgelere iskân edilmeye başlanmasıyla, benliğini korumak isteyen Türk toplulukları kendi lehçeleriyle gazete ve dergi yayınlama gayreti içine girdiler. Bu çabalar, 1905 yılında Rusların Japonya karşısındaki yenilgileri sonucunda, Rus yönetiminin meşrutî idareye geçmesi ve Müslüman tebaaya bazı haklar vermesiyle giderek artmaya başladı. Türklerin bulunduğu büyük şehirlerin çoğunda Türkçe günlük gazeteler ve haftalık dergiler yayınlandı. Bunlar içinde mahallî lehçeler kullanılarak çıkarılanlar İsmail Bey in tepkisini çekiyordu. O, Kazan da çıkan bu tip dergi ve gazetelerin çok sığ ve yerli diline çatıyor, bunların Türk diline ve Türk milletine zarar verdiklerini söylüyordu. Bu hususta Gaspıralı yı haklı bulup destek çıkanlar olduğu gibi, haksız bulup ona muhalif olanlar da vardı. Hatta Müslüman Türk cemaati içinden bazı tutucu çevreler, yaptığı faaliyetler ve sarf ettiği sözler yüzünden onu halkı dinden çıkarmakla suçluyor; hükûmet içerisindeki pek çok nüfuzlu Rus da Panislâmcı, Pantürkçü düşünceleriyle Rus imparatorluğunu parçalamaya çalışmakla itham ediyordu. 14 Gaspıralı, bütün Türklerin birlik olabilmesi için, öncelikle cemaat olma fikrinden kurtulup millet olma fikrine sahip olunması gerektiğini düşünüyordu. O, ayrı ayrı lehçeler kullanmanın dilde birliğe engel olduğunu, millet olabilmek için ortak bir edebî dil olması gerektiğini savunuyordu. Onun bu hususta yazdığı yazılar, birliğe giden yolda ne kadar gayret ettiğini açık şekilde ortaya koymaktadır Serge A. Zenkovsky, age., s. 29. Serge A. Zenkovsky, age., s. 29. Hakan Kırımlı, age., s. 19.
7 İsmail Gaspıralı ve Dilde Birlik Fikri Üzerine Mart 1906 tarihli Tercüman gazetesinde, dilde birliğe karşı olan ve ayrı lehçelerin edebî diller olarak geliştirilmesini savunanlara şu şekilde cevap verir: Umumî edebî dili olmayan millet, millet sayılmıyor. Türk evlatlarından olan Tarançı, Sart, Özbek, Kırgız, Kazak, Kumuk, Nogay, Azerbaycan vesair tayfalar, Türkçe konuştukları hâlde, şiveleri başkadır. Birbirlerini güçlükle anlarlar. Bu hâl, birleşmeğe, birliğe, bilgilerin, ilimlerin herkese duyurulmasına, terakkiye (ilerlemeye), edebiyata, dostluğa ve kaynaşmaya engeldir. Binaenaleyh, en evvel, en ziyade, hepimiz için ihtiyaç ve lüzumlu olan, umumî lisan, edebî Türkçe dildir... Bu iş pek o kadar yengil (hafif) değilse de, çaresi bulunmaz müşkil de değildir. Tercüman gazetesi, Bahçesaray dan tâ Kâşgar a kadar okunduğu, yani anlaşıldığı, lisanen birleşmenin mümkün olduğuna büyük delildir. 15 Cafer Seydahmet Kırımer, Gaspıralı nın, ortak bir edebî Türk dili oluşturmak için tutulacak yolu açıkça ortaya koymamasına rağmen, Tercüman gazetesinde kaleme aldığı makaleler gözden geçirilince, aşağıdaki sonuçlara ulaşılabileceğini -Bekir Sıtkı Çobanzade nin Türk-Tatar Lisaniyatına Medhal adlı eserinden naklen- ifade etmektedir: 1. Mümkün olduğunca Türkçeye girmiş olan yabancı kökenli kelimeleri çıkarmak. 2. Okuryazarlar tarafından dahi anlaşılamayan Arapça, Farsça terkip ve ibareleri kaldırmak. 3. Bütün lehçelerdeki çok kaba olmayan kelimeleri, Osmanlı Türkçesinin yapısına uydurarak kullanmak. 16 Gaspıralı, eserlerinde ve Tercüman gazetesinde anlaşılır bir dil kullanmıştır. Bu da onun dilde birlik fikrini kuru kuruya savunmadığını, aynı zamanda uygulamasını yaptığını da gösterir. Rizaeddin Fahreddin, Til Yarışı adlı kitabında, İsmail Gaspıralı ve eserlerinde kullandığı dil hakkında şunları söyler: Sabri Arıkan, age., s. 20. Cafer Seydahmet Kırımer, age., s
8 38 Mustafa TOKER Ana dilimizin bugün yaşamakta olan en büyük hizmetkârını göstermek gerekirse, hiç şüphe yoktur ki, bu kişi Tercüman gazetesi yazarı İsmail Bey Gaspıralı dır. Herkesin anlayacağı şekilde, açık ifadeli ve ruhlu kısa cümlelerin, güzel ve edebî ifadelerin usulünü o ortaya koymuştur. Onun anlatımında, garip kelimeler, çıkışı olmayan cümleler, bir anlam için birden fazla eşanlamlı ifadeler olmaz. Türk dilinin birinci ıslahçısı Ali Şir Nevâî ise, ikincisi hiç şüphesiz İsmail Bey dir. 17 Tercüman da kaleme aldığı yazılarında, dil birliği konusunda mümkün olduğunca açık bir Türkçe kullanan Gaspıralı, meslektaşlarını da daima arı dil kullanmaları yolunda teşvik etmiştir yılında Azerbaycan da çıkarılmaya başlanan Füyûzât dergisinin yayın müdürü Hüseyinzâde Ali Bey e, derginin dördüncü sayısında yayınlanan mektubunda, Füyûzât ın birinci sayısını aldım. Düzeni ve baskısı güzel olmuş, hayırlı olsun. Dilini biraz daha sadeleştirirseniz halk arasında da daha fazla yaygınlaşır, sanıyorum. 18 demek suretiyle, Füyûzât ın sade dille çıkarılmasını istemesi bu fikrinin tezahürüdür. Aynı şekilde, Mehmet Emin Yurdakul un gönderdiği mektuba cevaben 12 Mart 1889 da kaleme aldığı mektubunda, sade Türkçeyle yazılan şiirlerinden duyduğu memnuniyeti, Şiirlerinizin dilinden başka, fikirleri de İstanbul un ay yüzlü ve kara saç ile mavi göz den ibaret şiir eserlerinin hepsinden üstündür. Cübbeleri kıyamet olan efendilerin; bastonları, ceketleri alamet olan şık beylerin tarzına zıt, sade ve kaba(!) Türkçe yle yazmak büyük cesarettir. Mensur ve manzum eserler arasına böyle sistemli bir eser kazandırmak, Türk âlemine büyük bir hizmettir. En içten tebriklerimi sunuyorum Cafer Seydahmet Kırımer, age., s. 88. Cafer Seydahmet Kırımer, age., s. 92.
9 İsmail Gaspıralı ve Dilde Birlik Fikri Üzerine 39 Türk âlemine dediğim abartı sanılmasın. Abartmayı ne severim, ne de ederim. Çünkü şiirlerinizi Edirne, Bursa, Ankara, Konya, Erzurum Türkleri anlayıp lezzetle okuyabilecekleri gibi; Tiflis, Tebriz, Şirvan, Horasan, Türkistan, Kâşgar, Deşt-i Kıpçak, Sibirya, Kazan ve Kırım Türkleri de okuyacaktır ki, bu şerefe Fuzûlî ve Nâbî bile nail olamadılar milyonluk ve 30 asırlık âleme ilk kez bir kaşık oğul balını yediren siz oldunuz ki, bu sizin için bir şeref, bizim içinse bir saadettir! Tekrar tebrik ediyorum. Tercüman gazetesinin çabası da bu yolda hizmettir. Sade ve kaba(!) Türk dilidir ki, Dersaâdet in hamal ve kayıkçılarına, Doğu Türkistan daki Türk devecilerine ve çobanlarına gazeteyi tanıtmıştır. Kazan ve Sibirya da olduğu gibi, Tebriz ve Horasan da da Bahçesaray dilini öğrenmeye meyil doğurmuştur. İstanbul edebiyatının sistemsiz devamından ve dudu kuşu dilinden usanmış, kararmıştım. Şiirleriniz büyük teselli oldu. Bunun için Allah sizden razı olsun. Size kardeşçesine gazetemi takdim ediyorum satırlarıyla dile getirmiştir. İşte Gaspıralı nın bu çabaları sonucunda, dünyanın diğer bölgelerindeki Türkler arasında bir kıvılcım parlamış oldu ve bu kıvılcım alevlenerek büyüdü. Onun Dilde, Fikirde, İşde Birlik düsturu, diğer Türk boylarına mensup pek çok Türk aydınını da etkiledi. Bunun neticesi olarak da Kazan da, Kafkasya da, Türkistan da ve Kırım da yayınlanan pek çok gazete ve dergi, hikâye ve romanın da bir kısmı, ya Tercüman gazetesinin dilinde veya buna yakın bir dilde çıktı. Kazan yazarlarından Akyiğitzade nin 1886 da basılan Hüsamettin Molla hikâyesi, Zahir Bigiyef in 1896 da çıkan Güzel Hatice romanı, Alime Tilbanat Hanım ın 1898 de ikinci baskısı çıkan Muaşeret Âdâbı, daha sonraları yayınlanmış olan Sadri Maksudî nin Maîşet hikâyesi, Ayaz İshakî nin bazı eserleri, Fatih Kerimî nin bütün yazıları, Abdullah Tukay ın bazı şiirleri, Tercüman Türkçesinin etkisindeydi. Kırım da Osman Akçokraklı nın 1899 da basılan Hikâyet-i Minkecan Hanım Türbesi ve daha sonra yayınlanan Kırım Koncaları, 19 Cafer Seydahmet Kırımer, age., s
10 40 Mustafa TOKER 1901 de Seyit Abdullah Özenbaşlı nın Olacağa Çare Olmaz ve Hasan Sabri Ayvazof un Neden Bu Hâle Kaldık? piyesleri ve Nasıl Tedris? adlı eseri, Tercüman Türkçesi kullanılarak kaleme alındı. 20 Ayrıca, Hâdi Atlasî nin Süyümbike, Kazan Hanlığı ve Sibir Hanlığı eserleriyle, Zahir Bigiyef in Maveraünnehirde Seyahat ve Günah-ı Kebâir eserleri de yine bu Türkçe esas alınarak yazıldı ten sonra, bütün Rusya Türklerinde olduğu gibi Azerbaycan Türkleri arasında da milliyetçilik fikri kuvvetlendi ve dilde sadelik, yalnız edebiyatta değil, matbuatta da canlanmaya başladı. Gaspıralı nın başlattığı ortak edebî dil çalışmaları, Kazan da olduğu gibi Azerbaycan da da karşılık buldu. XX. yüzyılın başlarında Azerbaycan edebî dilinin durumunun ne olacağı sorgulanmaya başlandı. Osmanlı Türkçesi tarafında olanlarla Azebaycan lehçesi taraftarları arasında şiddetli tartışmalar yaşandı. Hasan Bey Zerdabî, daha 1876 yılında Ekinci gazetesinin on dördüncü sayısında, Türk dil birliğini savunmuştu lü yıllarda, Osmanlı-Türk edebî dilini savunanlar, Hüseyinzade Ali Bey in idare ettiği Füyûzât ta bu yöndeki fikirlerini kaleme almaya başladılar yılında neşredilmeye başlanan Füyûzât dergisi, yalnız Azerbaycan da değil, bütün Rusya Türkleri arasında milliyetçilik fikrinin güçlenmesinde önemli işler yaptı. Füyûzât, sadece dilde sadeliğe önem vermedi, aynı zamanda dil konusundaki pek çok tartışmaya sütunlarında yer açarak bu husustaki görüşlerin olgunlaşmasına da yardım etti. Böylece, İsmail Gaspıralı nın ortak edebî dille ilgili gayretleri oldukça geniş bir sahada karşılık buluyor; sadeliğin, ortak edebî dilin anlamı ve önemi anlaşılıyordu. Bu akım, Türk birliği fikrini de gün geçtikçe kuvvetlendiriyordu. Bununla ilgili olarak Revue du Monde Musulman dergisinin Kasım 1906 tarihli sayısında Mr. Bouvat, Rusya Müslümanları Matbuatı adlı makalesinde, Bütün bu gazetelerin ortaklaşa takip ettikleri fikir ve gaye, Tatarca nın birleştirilmesi ve mümkün olduğu ölçüde İstanbul şivesine yaklaşmasını sağlamaktı. Bu gazeteler, Rusça kelimelerin istilasından mümkün olduğunca kaçınarak, yerlerine bu kelimelerin Osmanlıcasını kullanmaktaydı. 23 diyerek bu dergi ve gazetelerin ortak amacını izah etmektedir Cafer Seydahmet Kırımer, age., s. 89. Nadir Devlet, Rusya Türklerinin Millî Mücadele Tarihi ( ), TTK Yay., Ankara 1999, s. 20. Ahmet Bican Ercilasun, age., s Cafer Seydahmet Kırımer, age., s. 93.
11 İsmail Gaspıralı ve Dilde Birlik Fikri Üzerine 41 İsmail Gaspıralı nın dilde birlik fikrini yaymasına paralel olarak bu fikre muhalif olanlar da vardı. Ortak edebî dil fikrine karşı olanlar, her boyun kendi lehçesiyle edebiyatlarını oluşturmaları gerektiğini savunuyorlar; böylece, medenî yönden daha çabuk yükseleceklerini iddia ediyorlardı. Böyle düşünenlerin en büyük destekçileri Rus misyonerleri ve Rus müsteşrikleriydi. Bunlar, her boyun kendi lehçesiyle birer edebiyat ve dolayısıyla birer dil oluşturmasının, Rusya nın o derecede menfaati olduğunu, Rusya Türklerinin topyekûn hareket etmeleri hâlinde Rusya yı karanlık bir geleceğin beklediğini biliyorlardı. Bunun için, her lehçeye ayrı birer dilmiş gibi ayrı alfabeler verilmesi teklif edildi. Bu teklifi yapan, Rusya daki Türkleri Ruslaştırmak ve Hristiyanlaştırmak için büyük gayret sarf eden ve İsmail Gaspıralı gibi aydınları bu yolda büyük engel kabul eden Nikolay İlminskiy 24 idi. 25 Mayıs 1876 da çeşitli işaretlerle genişletilmiş Rus alfabesinin Türklerin kullandığı ayrı lehçelere uygulanmasını teklif eden İlminskiy, daha da ileri giderek, ortak bir Türk dili yerine, her bir boy için boy lehçesinin ana dil olarak kabul ettirilmesi gerektiği fikrini ortaya attı. 25 Kazak ve Tatar aydınlarına da tesir eden İlminskiy, onlara da kendi boy lehçelerinde alfabeler, gramerler ve sözlükler hazırlattı. Öte yandan, Mikola Ostroumov, Türkistan Vilayetinin Gazeti ni çıkarıyor; 1883 ten 1917 ye kadar bu gazeteyle şehir ağzına dayanan Özbekçeyi edebî dil hâline getirmeye çalışıyordu. 26 Türkmen Türklerinde önceleri özel bir edebiyat oluşturma fikri ve teşebbüsü yoktu. Ancak Bolşevikler, oyunun bir parçası olarak bir de Türkmen edebiyatı oluşturma gayreti içerisindeydi. Bunun sonucu olarak, 1925 te Aşkabat ta Emir Hacıoğlu Kakacan başkanlığında Türkmenistan Gazetesi nin yayımına başlandı. Gazetenin dili, başlarda Azerbaycan Türkçesiyle Özbek Türkçesi arasındaydı. Daha sonraları, gazetenin başına komünistleri geçirerek dilini halis Türkmenceye çevirdiler. 27 Bu lehçenin ağızlarından topladıkları kelimelerle oluşturdukları yapay dil ile Türkmen Türkçesini diğer Türk lehçelerinden uzaklaştırmaya çalıştılar. Bolşeviklerin bu icraatları Türkmenistan ile sınırlı kalmadı. Bu işleri, en büyüğünden en küçüğüne varıncaya kadar bütün Türk lehçelerinde uyguladılar. Böylece, hem her boyun kendisine ait bir millî(!) dili, hem de ayrı birer alfabesi oldu. Zamanla bu siyasete çeşitli ayak oyunları da katılarak Tatar Türkü, Başkurt Türküne; Özbek Türkü, Kırgız Türküne düşman edildi. Böylece, dilde birliğin önünü bütünüyle tıkamaya çalıştılar Ahmet Bican Ercilasun, age., s Ahmet Bican Ercilasun, age., s Ahmet Bican Ercilasun, age., s Cafer Seydahmet Kırımer, age., s
12 42 Mustafa TOKER Rus müsteşrik ve misyonerlerinin gayretleri bir tarafa, boyların kendi mensuplarından olanlar da bu çabalar içerisine girmişlerdi. Bunlardan birisi, Kazan Tatar Türklerinden olan Abdülkayyum Nasırî dir. O, Kazan Tatarcasının edebî dil hâline gelmesinde en büyük paya sahip olan kişidir. Kaleme aldığı sözlükler ve gramer kitaplarıyla bu amaca hizmet etmiştir. Bolşevik ihtilâlinden sonra halklara özgürlük fikriyle birlikte, Orta Asya Türklüğü aydınları, bütün Türklerin ortak bir edebî dille yazıp konuşmaya başlayacağını ümit etmiş ve bu yöndeki çalışmalarını arttırmışlardı. Ancak, ihtilâl beklendiği gibi çıkmamış; bütün Türklerin ortak bir dille yazıp konuşabilmeleri şöyle dursun, her boya ayrı bir alfabe verilmiş; hatta, biraz daha ileri gidilerek bütün Orta Asya Türklüğü 3-5 lehçeye değil, yalnızca Azerbaycan 17 değişik lehçeye ayrılmıştır. 28 Hâlbuki, ihtilâlle birlikte yaşanan hürriyet aylarında, Rusya Türkleri arasındaki Türkçülük cereyanının iyice artmasıyla, Moskova kongresinde Rusya daki Türk-Müslüman okullarında Osmanlı Türkçesinin mecburî bir ders olarak okutulması bile kararlaştırılmıştı. 29 Dilde birliğin önünde zaten yeterince engel varken Bolşevik idaresinin adamlarıyla bu sayı daha da arttı. Artık her hususta sıkı bir denetime giren idare, Türklüğün tek bayrak altında buluşmasına engel olabilmek için, önce dilde birliğin sağlanmaması gerektiğini biliyor ve buna engel olmak için de tüm yollara başvuruyordu. Bu arada, yandaşları dergiler ve gazeteler vasıtasıyla bu hususta kaleme alınmış yazılar da sık sık sütunları işgal ediyordu. Bolşevikler, bu mesele hakkında çok hassastılar. Türk dil birliği düşüncesine tahammülleri yoktu. Bu konuda Kırım Eyalet Komitesi kâtibi Çagar, Komünist Partisinin 17. kongresinde, Burjuva emeli taşıyan unsurlar, bilinçli olarak Tatar dilini, Arap ve Türk kelimeleriyle doldurmakta, Rusça kelimelerden kaçınmaktadırlar diyerek, dilde birlik gayesinde olanları suçlamakta, onları Bolşevik idareye âdeta ihbar etmektedir Cafer Seydahmet Kırımer, age., s Akdes Nimet Kurat, Türkiye ve Rusya, KB. Yay., Ankara 1990, s. 416; Nadir Devlet, İsmail Bey (Gaspıralı), Kültür ve Turizm Bak. Yay., Ankara 1998, s. 92. Cafer Seydahmet Kırımer, age., s. 111.
13 İsmail Gaspıralı ve Dilde Birlik Fikri Üzerine 43 Aynı kongrede söz alan Kırım Halk Eğitim Müdürü Aleksandroviç, İsmail Gaspıralı yı fakir Tatar halkını Çarlık rejimine satmakla suçlamış, onun bir inkılâpçı olmadığını ve Kırım daki dil birliği destekçilerinin -ki başında Hasan Sabri Ayvazof vardır- Türkiye ye meylettiklerini, yani pantürkist olduklarını, Kırım Tatar dilini ve edebiyatını Rus dili ve edebiyatının etkisinden kurtarmaya çalıştıklarını 31 söyleyerek, bunlara karşı önlem alınması gerektiğini ifade etmiştir. Bolşevikler, Türk dil birliğine karşı takip ettikleri siyaseti hiç bir zaman değiştirmediler. Türk dil birliğini, başka bir deyişle Türkçülüğün bu en sağlam temelini ve emelini kökünden baltalamaya devam ettiler. Komünist Partisine mensup Türklerden ve Rus müsteşriklerden bazıları, gerek mahallî lehçelerin güçlenmesi ve gerekse her lehçeye ayrı ayrı alfabeler yapılması meselesinde her boyun kendi kararıyla hareket ettiğini iddia ederler. Ancak bu iddianın doğru olmadığı, 1926 yılında Bakû da toplanan I. Türkoloji Kurultayı nda alınan kararlarla apaçık ortadadır. Bu kurultaya her boydan ilmî alanda yeterli ve resmî olarak yetkili kişiler katılmış ve önce ortak bir alfabe, daha sonra da ortak bir edebî dil oluşturulması kararlaştırılmıştır. Çok geçmeden toplantıya katılan boylar, birbirinden fazla farklı olmayan ve Lâtin esasına dayanan yeni alfabeye geçmişlerdir. Kurultayın ardından, ortak bir alfabede karar kılan ve alfabelerini değiştiren Orta Asya Türklüğü, faaliyetlerini bundan sonra da sürdürmeye çalışmışlar; ancak Bolşevik idarenin başına Stalin in geçmesiyle bu çalışmaları durdurmak zorunda kalmışlardır. Çünkü, Bolşevik idare eli kalem tutan bu aydınları pantürkistlik, turancılık fikirleri güttükleri için hapishanelere attırmış, sürgünlere göndermiştir. Cezasını çekip de hayatta kalmayı başaranlar, tekrar bu fikirler için çalışabilirler düşüncesiyle, kaza süsü verilen cinayetlere kurban gitmişlerdir. Çeşitli Türk boylarına mensup edebiyat ve fikir adamlarının hayatları incelenirse, hep yılları arasında öldükleri görülür. Stalin, eli kalem tutanları ortadan kaldırarak dil birliğinin kısa vadede gerçekleşmesini imkânsız hâle getirmiştir. Bu aydınların ortadan kaldırılmasının akabinde, çok zaman geçmeden bütün Türk boyları için ayrı ayrı Kiril esasına dayanan alfabeler hazırlatılarak bu alfabelerin kullanılması mecburî tutuldu da bağımsızlığına kavuşan Türk cumhuriyetlerinde ortak edebî dil oluşturma çabaları, Türkiye Türklüğü bilim adamları önderliğinde, özellikle de Türk Dil Kurumunun gayretleriyle yeniden başlamakla birlikte, bunun gerçek- 31 Cafer Seydahmet Kırımer, age., s. 112.
14 44 Mustafa TOKER leşmesi şu güne kadar mümkün olmamıştır. Yapılan toplantılarda, prensipte böyle bir uygulamaya geçilmesinin gerekli olduğu kararı alınmış; fakat uygulamaya geçilememiştir. Çünkü, uygulamaya geçilebilmesi için hükûmetlerin adım atması gerekmektedir. Aydınlar tarafından tartışılan bu husus, nedense devletler tarafından gündeme getirilememektedir. Bazı cumhuriyetlerin Lâtin esaslı alfabeye geçtikleri görülmekle birlikte, bu alfabeler birbiriyle önemli farklılıklar göstermektedir. Türkmenistan ve Azerbaycan bugün fiilen Lâtin alfabesine geçmişlerdir. Ancak, bu cumhuriyetlerin alfabeleri Türkiye Cumhuriyeti nin kullandığı alfabeden, özellikle ünlü sesler için kullanılan harfler açısından farklıdır. Yine de Kiril esaslı alfabe kullanmalarındansa böyle bir alfabe kullanmaları, bu iki cumhuriyetle Türkiye Cumhuriyeti nin yakınlaşmasını biraz daha kolaylaştırması açısından faydalı olmuştur. Gaspıralı nın dilde birlik davası, onun ölümüne kadar ulaşmaya çalıştığı gayelerden biri oldu. O öldüğü zaman bu gayeye ulaşılamamıştı. Ancak onun bu fikri, şüphe yok ki hem Rusya Türkleri arasında, hem de diğer Türk yurtlarında çok büyük ilgi ve kabul gördü yılları arasında Rusya İmparatorluğu nda yayınlanan Türk lehçelerindeki pek çok gazete ve derginin Tercüman Türkçesini, yahut ona çok yakın bir dili kullanmaları ve bunun ancak Sovyet döneminde mecburî olarak son bulması, Gaspıralı nın ortak edebî dil konusundaki bir ömür boyu süren gayretlerinin hiç de boşa gitmediğinin delilidir den itibaren Tercüman ın başlığının altında yer alan meşhur, Dilde, Fikirde, İşde Birlik sözü ise, günümüze kadar Türk dünyasındaki en yaygın uran(slogan)lardan biri hâline dönüşmüştür. Gaspıralı nın bu yoldaki gayretleri, bütünüyle sonuçsuz da kalmamıştır. Ölümünden sonra, 1920 lerde dahi çeşitli bölgelerdeki Türk yazı dilleri arasındaki farklılıkların günümüzdekilere ve Gaspıralı dan önceki dönemlere göre çok daha az olması bunun en güzel göstergelerinden biridir. 32 Bugün de gayreti içinde olunan dilde birlik fikrini ortaya atan İsmail Gaspıralı yı, doğumunun 150. yılında bir defa daha hatırlamak, şüphesiz ki hâlâ tek bir dille konuşup yazmak heyecanını duyan herkes için ödenmesi gereken bir vefa borcudur. Onun açtığı çığır, birtakım iç ve dış düşmanlar tarafından 32 Hakan Kırımlı, Kırım Tatarlarında Millî Kimlik ve Millî Hareketler ( ), TTK Yay., Ankara 1996, s. 151.
15 İsmail Gaspıralı ve Dilde Birlik Fikri Üzerine 45 engellenmeseydi, öyle tahmin ediyoruz ki bugün başarıyla sonuçlanmış olacaktı. Türk milleti için hayırlı olan her işte, nedense dahilî ve haricî bedhâhlar olagelmiştir, bundan sonra da olacaktır. Bize düşen, İsmail Gaspıralı azmi ve sebatını göstererek bu oyunun tezgâhçılarını, ilmin ve aklın yardımıyla bertaraf etmektir. Ruhu şâd olsun!
TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük
T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde
1 İSMAİL GASPIRALI HER YIL BİR BÜYÜK TÜRK BİLGİ ŞÖLENLERİ. Mehmet Saray
Mehmet Saray 1942'de Afyon'un Dinar kazasında doğdu. Orta öğrenimini Çivril ve Isparta'da yapan Saray, 1961-1966 arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. 1968-1978 yılları
ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DÖRT YILLIK-SEKİZ YARIYILLIK DERS PROGRAMI
ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ DÖRT YILLIK-SEKİZ YARIYILLIK DERS PROGRAMI ZORUNLU DERSLER BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YARIYIL 1 YDİ 101
Dünyayı Değiştiren İnsanlar
Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,
Program. AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu
Program AÇILIŞ 15 EKİM 2014 10:00-12:00 İstanbul Üniversitesi Cemil Bilsel Konferans Salonu TEBLİĞLER 15-17 EKİM 2014 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Konferans Salonları KAPANIŞ OTURUMU 17 Ekim
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Ders No : 0310460203 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ. Hafta 7
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TÜRK DİLİ I Hafta 7 Okutman Engin ÖMEROĞLU Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Sakarya Üniversitesi ne aittir. "Uzaktan Öğretim" tekniğine uygun olarak hazırlanan bu ders
ORTA ASYA TÜRK TARİHİ PDF
ORTA ASYA TÜRK TARİHİ PDF Orta Asya Tarihi adlı eser Anadolu Üniversitesinin ders kitabıdır ve Ahmet Taşağıl gibi birçok değerli isim tarafından kaleme alınmıştır. PDF formatını bu adresten indirebilirsiniz.
İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871
İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı
DOÇ. DR. HATİCE ŞİRİN USER İN BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE TÜRK YAZI SİSTEMLERİ ADLI ESERİ ÜZERİNE
DOÇ. DR. HATİCE ŞİRİN USER İN BAŞLANGICINDAN GÜNÜMÜZE TÜRK YAZI SİSTEMLERİ ADLI ESERİ ÜZERİNE Abdullah MERT Tarih boyunca çeşitli alfabelerle dillerini kaydeden Türkler için dünyanın en fazla alfabe değiştiren
PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN
PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun olduktan (1972) sonra bir süre aynı bölümde kütüphane memurluğu yaptı (1974-1978). 1976 da Türk
Dilde Fikirde İşte Birlik: İsmail Gaspıralı
Dilde Fikirde İşte Birlik: İsmail Gaspıralı Murat DURAN* Türk milliyetçiliğinin bir ideoloji olarak ortaya çıktığı 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başı sürecinde etkin olan isimlerin başında İsmail Gaspıralı
16 EKİM CUMA. Salon B (Alt Salon) BİRİNCİ OTURUM(10.50-12.40) Salon A (Üst Salon) BİRİNCİ OTURUM(10.50-12.40)
16 Ekim 2015 BİRİNCİ OTURUM(10.50-12.40) Doç. Dr. Osman Karatay 10.50-11.20 Prof. Durmuş ARIK Çuvaşlarda Ata Ruhlarıyla İlgili İnanış ve Uygulamalar 11.20-11.40 Prof. Harun GÜNGÖR Erciyes Üniversitesi
T.C. NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ. Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı İLGİLİ MAKAMA
Sayı : 10476336-100-E.531 29/01/2019 Konu : Ders İçerikleri-Çağdaş Türk Lehçerleri ve Edebiyatları Bölümü İLGİLİ MAKAMA Bu belge 5070 Elektronik İmza Kanununa uygun olarak imzalanmış olup, Fakültemiz Çağdaş
ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu.
PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun oldu. 1976 da Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi nin yayın kurulunda görev aldı. 1981 de doktorasını
Takvim-i Vekayi Gazetesi (1831)
Takvim-i Vekayi Gazetesi (1831) Osmanlı Devleti sınırları dâhilinde 1831 de yayınlanmaya başlanan ilk Osmanlı Türk gazetesidir. Haftalık olarak yayınlanan ve Osmanlı Türkçesi dışında Arapça, Ermenice,
ETKİNLİKLER/KONFERSANS
ETKİNLİKLER/KONFERSANS Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü Züriye Oruç 1 Prof. Dr. Salim Koca'nın konuk olduğu Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü konulu Şehir Konferansı gerçekleştirildi.
SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ (SSCB), ORTA ASYA'DAKİ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI.
SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ (SSCB), ORTA ASYA'DAKİ TÜRK DEVLET VE TOPLULUKLARI 1. Çarlık Rusyası'nın Yıkılışı ve Bolşevik İhtilali 1917 Martında I. Dünya Savaşı'nın olumsuz etkileri çarlık yönetimi
DERS PLANI DEĞİŞİKLİK SEBEBİNİ İLGİLİ SÜTUNDA İŞARETLEYİNİZ "X" 1.YARIYIL 1.YARIYIL 2.YARIYIL 2.YARIYIL. Kodu Adı Z/S T+U AKTS Birleşti
2011-2012 DERS PLANI DEĞİŞİKLİK SEBEBİNİ İLGİLİ SÜTUNDA İŞARETLEYİNİZ "X" YENİ DERS PLANI** 1.YARIYIL 1.YARIYIL Birleşti ATA 101 ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ I Z 2+0 2 X X X X ATA 101 ile ATA 102
Karahan, Saim Osman (2011), Dobruca Kırım Tatar Ağzı Sözlüğü (1-2-3), Köstence-Romanya, 1682 s., ISBN: 978-606-598-188-1
Dil Araştırmaları Sayı: 13 Güz 2013, 210-214 ss. Karahan, Saim Osman (2011), Dobruca Kırım Tatar Ağzı Sözlüğü (1-2-3), Köstence-Romanya, 1682 s., ISBN: 978-606-598-188-1 Işılay Işıktaş Sava * 1 Romanya
ORTA DOĞU VE KAFKASYA UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
Merkez Müdürünün Mesajı Orta Doğu ve Kafkasya Uygulama ve Araştırma Merkezi bağlı bulunduğu İstanbul Aydın Üniversitesi ve içinde bulunduğu ülke olan Türkiye Cumhuriyeti ile Orta Doğu ve Kafkasya ülkeleri
EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ PLANI
EKİM 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ PLANI Ay Hafta Ders Saati Konu Adı YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI Kazanımlar Osmanlı
ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ
ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ 1215 yılında Magna Carta ile Kral,halkın onayını almadan vergi toplamayacağını, hiç kimseyi kanunsuz olarak hapse veya sürgüne mahkum etmeyeceğini bildirdi. 17.yüzyıla
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÖNSÖZ DİL NEDİR? / İsmet EMRE 1.Dil Nedir?... 1 2.Dilin Özellikleri.... 4 3.Günlük Dil ile Edebî Dil Arasındaki Benzerlik ve Farklılıklar... 5 3.1. Benzerlikler... 5 3.2. Farklılıklar...
11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ
EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,
Milli varlığa yararlı ve zararlı cemiyetler
On5yirmi5.com Milli varlığa yararlı ve zararlı cemiyetler Milli varlığa yararlı ve zararlı cemiyetler nelerdir? Yayın Tarihi : 12 Kasım 2012 Pazartesi (oluşturma : 12/22/2018) Cemiyetler-Zararlı ve Yararlı
Stalin konusu ve gerçeğin tahrifi
Yalancı söylediği ya da yazdığının gerçek olmadığını bilmesine rağmen gerçeği değiştiren kişiye denilir. Söylediği ya da yazdığı yanlış olmasına rağmen böyle olduğunu bilmeyen kişiye yalancı denilemez.
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ
II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ 1908 II. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken İttihat ve Terakki Cemiyetinin faaliyetleri 1908 Reval Görüşmesi İTTİHAT ve TERAKKÎ CEMİYETİ 1908 İhtilâli ni düzenleyen
Türk Dünyası Elm Adamları Arasındaki Əməkdaşlığın Əhəmiyyəti
Türk Dünyası Elm Adamları Arasındaki Əməkdaşlığın Əhəmiyyəti Prof.Dr. Ahmet Burçin YERELİ Hacettepe Üniversitesi TÜRKİYE TÜRK DÜNYASI TÜRK MÜNEVVERLERİNİN ORTAK SEVDASI Divanü Lugati t-türk (1077) Kâşgarlı
EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR
EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR Eğitim ve kültür alanında yapılan inkılapların amaçları; Laik ve çağdaş bir eğitim ile bilimsel eğitimi gerçekleştirebilmek Osmanlı Devleti nde yaşanan ikiliklere
Yeni Osmanlılar Cemiyeti Kurucularından Mehmed Âyetullah Bey Dönem-İnsan-Eser
Yeni Osmanlılar Cemiyeti Kurucularından Mehmed Âyetullah Bey Dönem-İnsan-Eser Yazar Ferhat Korkmaz ISBN: 978-605-9247-84-9 1. Baskı Kasım, 2017 / Ankara 100 Adet Yayınları Yayın No: 252 Web: grafikeryayin.com
Zeki DOĞAN-Sosyal Bilgiler Öğretmeni
T.C. ĠNKILAP TARĠHĠ VE ATATÜRKÇÜLÜK BĠR KAHRAMAN DOĞUYOR AÇIK UÇLU DEĞERLENDĠRME SINAVI sosyalciniz.wordpress.com 1. 19. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı Devleti parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde
Türkiye de Ahmet Baytursınoğlu Üzerinde Yapılan Araştırmalar
Türkiye de Ahmet Baytursınoğlu Üzerinde Yapılan Araştırmalar Gülnar KOKYBASSOVA Kazak Türklerinin önemli şahsiyetlerinden Ahmet Baytursınoğlu Kazakistan da Ahmettanuv şılar tarafından çeşitli yönleriyle
MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI
MARUF VAKFI İSLAM EKONOMİSİ ENSTİTÜSÜ AÇILDI Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Maruf Vakfı Genel Merkezinin Açılışına Katıldı. Maruf Vakfı Genel Merkez açılışı, Vakfımızın Zeytinburnu ndaki merkezinde
AGRT DEN TARİHİMİ ÖĞRENİYOR, TABİATI SEVİYORUM SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ
AGRT DEN TARİHİMİ ÖĞRENİYOR, TABİATI SEVİYORUM SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ İlim Kültür Tarih Araştırmaları Merkezi (İKTAV) Belgesel Yayıncılık, Devr- i Alem Belgesel Programı ve Avrasya Gazete Radyo Televizyon
Yrd. Doç. Dr. Bahadır Bumin ÖZARSLAN
Yrd. Doç. Dr. Bahadır Bumin ÖZARSLAN EĞİTİM GEÇMİŞİ 1. Hukuk Lisansı (2000) Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2. Kamu Hukuku Yüksek Lisansı (2006) Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Sosyal
Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri
Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : GK. SEÇ. I: BİLGİ TOPLUMU VE TÜRKİYE Ders No : 0310250040 Teorik : 3 Pratik : 0 Kredi : 3 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü
İnci Hoca TANZİMAT EDEBİYATI I. DÖNEM
TANZİMAT EDEBİYATI I. DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI I. DÖNEM ÖZELLİKLERİ İlk özel gazete Tercüman-ı Ahval ile başlar. Toplum için sanat anlayışı benimsenmiştir. Halkı aydınlatma amacıyla eser verildiği için
YAYIN DEĞERLENDİRME. MÜSEYİP MEMMEDOV: PUBLİSİST SÖZÜN KUDRETİ * (Yrd. Doç. Dr. Özcan BAYRAK)
ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ DERGİSİ TÜRKÇENİN EĞİTİMİ ÖĞRETİMİ ÖZEL SAYISI ISSN: 1308 9196 Yıl : 6 Sayı : 11 OCAK 2013 YAYIN DEĞERLENDİRME MÜSEYİP MEMMEDOV: PUBLİSİST SÖZÜN KUDRETİ
Doktora Tezi: Kırım Hanlığı nı Kuruluşu ve Osmanlı Himayesinde Yükselişi (1441-1569)
ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Muzaffer Ürekli 2. Doğum Tarihi: 03.05.1955 3. Ünvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Siyasi Tarih İstanbul Üniversitesi 1977 Y. Lisans ------------
EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 11. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ
AY EKİM HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI EDEBİYATININ OLUŞUMU ÖĞRETİCİ METİNLER 2 KAZANIMLAR 1. Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini belirler.
Yrd.Doç.Dr. AYTEN CAN
Yrd.Doç.Dr. AYTEN CAN Fen-edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı Eğitim Bilgileri Edebiyat Fakültesi Türk Dili Ve Edebiyatı 1980-1984 Lisans Selçuk Üniversitesi Bölümü Türk Dili
Türk dünyası, bilişim alanında ortak terimler kullanmalı
TBD Türk Dünyası Ortak Bilişim Terimleri Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Belgin Tezcan Aksu: Türk dünyası, bilişim alanında ortak terimler kullanmalı TBD Türk Dünyası Ortak Bilişim Terimleri Çalışma Grubu,
ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite
ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Alsu KAMALIEVA Unvanı: Doç. Dr. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Lisans (Uzmanlık) Tatar Dili ve Edebiyatı Öğretmeni/Filolog KAZAN DEVLET ÜNIVERSITESI Doktora Yeni Türk
ÖZGEÇMİŞ. : Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. : :
ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Feridun TEKİN Adres Telefon E-posta : Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü : 310 54 84 : [email protected] 2. Doğum Tarihi : 30.05. 1964 3. Unvanı :
İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI. XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler
İSLAM UYGARLIĞI ÇEVRESINDE GELIŞEN TÜRK EDEBIYATI XIII - XIV yy. Olay Çevresinde Gelişen Metinler OLAY ÇEVRESINDE GELIŞEN EDEBI METINLER Oğuz Türkçesinin Anadolu daki ilk ürünleri Anadolu Selçuklu Devleti
OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK A N K A R A 2 0 0 7 1 P r o j e Y ö n e t i c
K A N A Y A N Y A R A K A R A B A Ğ
KANAYAN YARA KARABAĞ Astana Yayınları KANAYAN YARA KARABAĞ Derleyen: Yrd. Doç. Dr. Bahadır Bumin ÖZARSLAN Bu eserin bütün hakları saklıdır. Yayınevinden izin alınmadan kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz,
MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )
(1874-1931) Servet-i Fünun akımının önemli romancılarından biri olan Mehmet Rauf, 1875 de İstanbul da doğdu. Babası Hacı Ahmet Efendi, bir sağlık kurumunda çalışan bir memurdu. Önce Balat ta ki Defterdar
Türkistan Muhtariyeti 18 Şubat 1918'de Bolşevik Rus Ordusu tarafından yıkılınca,
Yaş Türkistan 1929-1930. Başyazarı: Mustafa Çokayoğlu, Cilt 1, Sayı 1-13; Yaş Türkistan 1929-1930, Tıpkıbasım, Ed. Tülay Duran, HzL. Timur Kocaoğlu, cilt 1, sayı 1-13, Ankara, Ayaz Tahir Türkistan İdil
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : EĞİTİM SOSYOLOJİSİ * Ders No : 0310340040 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili
(Dış Kapak Örneği) T.C. ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ ve EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ TEZ ADI BİTİRME TEZİ
(Dış Kapak Örneği) T.C. ÖMER HALİSDEMİR ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ ve EDEBİYATLARI BÖLÜMÜ TEZ ADI BİTİRME TEZİ Hazırlayan Adı Soyadı Danışman Unvan Adı Soyadı Niğde Ay, Yıl
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : A.SEÇ.ATATÜRK İLK.VE İNK.TAR.SEMİNERİ Ders No : 0310400249 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü
Doç. Dr. Ahmet Özcan Çerkeş-ÇANKIRI da doğdu. İlkokulu Elazığ, ortaokulu Kars, lise öğrenimini Antakya da tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve
Doç. Dr. Ahmet Özcan Çerkeş-ÇANKIRI da doğdu. İlkokulu Elazığ, ortaokulu Kars, lise öğrenimini Antakya da tamamladı. Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi tarih bölümünden mezun oldu.(1992) Kırıkkale
PROF. DR. HÜLYA SAVRAN. [email protected]. 4. ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans
PROF. DR. HÜLYA SAVRAN ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Hülya SAVRAN İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Bölümü 10145 Çağış Yerleşkesi / BALIKESİR 0 266 612 10 00
4.DÖNEM DERS ÖĞRETİM PLANI
4.DÖNEM DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE 1 Dersin Adı: ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ 2 Dersin Kodu: OATA204 3 Dersin Türü: ZORUNLU 4 Dersin Seviyesi: ÖNLİSANS 5 Dersin Verildiği Yıl: 2 6 Dersin Verildiği
II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ ÖZEL BÖLÜMÜ
II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ ÖZEL BÖLÜMÜ II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ NİN ARDINDAN Pınar FEDAKÂR* Dünyadaki siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerin çok hızla
Hollanda Türkevi Topluluğu nun Ankara Ziyareti
H A B E R B Ü L T E N İ Hollanda Türkevi Topluluğu nun Ankara Ziyareti Hollanda Türkevi Topluluğu, geçtiğimiz hafta Ankara da hem yeni görevleri dolayısıyla dostları tebrik etmek, hem de gerek mevcut işbirliğinin
Fırat Üniversitesi İNSANİ VE SOSYAL BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI
Fırat Üniversitesi İNSANİ VE SOSYAL BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇTL411 Karakalpak ve Nogay Türkçesi Yarıyıl Kodu Adı T+U 7 ÇTL411 Kredi AKTS 2 2 5 Dersin Dili Türkçe Dersin Düzeyi Fakülte Dersin Staj Durumu Yok
Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tarih Bölümü Ankara Üniversitesi 1997 Yüksek Lisans Tarih (Yakınçağ Tarihi) Ankara Üniversitesi 2000
ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı : Sezai BALCI Doğum Tarihi : 15 Temmuz 1976 Öğrenim Durumu : Doktora Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tarih Bölümü Ankara Üniversitesi 1997 Yüksek Lisans Tarih (Yakınçağ Tarihi)
TANZİMAT I. DÖNEM: ŞAİR VE YAZARLAR. * Şinasi *Ziya Paşa *Namık Kemal. * Ahmet Mithat Efendi *Şemsettin Sami
TANZİMAT I. DÖNEM: ŞAİR VE YAZARLAR * Şinasi *Ziya Paşa *Namık Kemal * Ahmet Mithat Efendi *Şemsettin Sami İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ İstanbul da doğdu. Arapça, Fransızca, Farsça dersleri
PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ
PROF. DR. CENGİZ ALYILMAZ Adı ve Soyadı : Cengiz ALYILMAZ : Prof. Dr. Bölüm/ Anabilim Dalı : Türkçe Eğitimi Bölümü Doğum Tarihi : 11.4.1966 Doğum Yeri : Kars Çalışma Konusu : Eski Türk Dili, Türkçe Eğitimi,
HALİDE EDİB ADIVAR VURUN KAHPEYE ROMAN
HALİDE EDİB ADIVAR VURUN KAHPEYE ROMAN 2 Halide Edib Adıvar ın Can Yayınları ndaki diğer kitapları: Sinekli Bakkal, 2007 Ateşten Gömlek, 2007 Handan, 2007 Mor Salkımlı Ev, 2007 Türk ün Ateşle İmtihanı,
Yusuf Ziya Ortaç ve Tiyatro Eserleri
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ABD YENİ TÜRK EDEBİYATI BİLİM DALI SEMİNER ÇALIŞMASI Yusuf Ziya Ortaç ve Tiyatro Eserleri Konuşmacı Emre ERDOĞAN Beylerbeyi nde doğmuşum, bostanlara karşı bir evde yıl 1895 babam,
Ekim Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen
Ekim 2017 Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen Boğaziçi Üniversitesi Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi nde bulunan, Haldun Özen tarafından bir araya getirilen Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu na
ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ
ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.
Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak
Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak
Danışman: Prof. Dr. H.Ömer KARPUZ
ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Ahmet AKÇATAŞ Doğum Tarihi: 22 Şubat 1970 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edeb. Öğr. Selçuk Üniversitesi 1992 Y.
İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta
İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri 19. yy da Osmanlı ve Bizans hakkındaki araştırmalar ilerledikçe benzerlikler dikkat çekmeye başladı. Gibbons a göre Osm. Hukuk sahasında
Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:
Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu
1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU. 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979. 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr.
ÖZ GEÇMİŞ-CV 1. Adı Soyadı: Selim EMİROĞLU 2. Doğum Tarihi: 16.03.1979 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 16.03.1979 tarihinde Malatya da doğdu. İlk, orta, lise öğrenimini ve ayrıca üniversite lisans ve yüksek lisans
Tez adı: Neva'i Mecalisü'n-Nefa'is metin-inceleme (2 cilt) (1990) SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ/TÜRK DİLİ ANABİLİM DALI
VAHİT TÜRK Adres İstanbul Kültür Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Ataköy Yerleşkesi/Bakırköy-İstanbul ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU 15.05.2014 Telefon E-posta 2124984370- Doğum Tarihi
İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ BU HAFTA ÜNLÜ ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY A AYDIN BAKIŞLAR KONFERANS DİZİSİNİN İKİNCİ OTURUMUNU GERİDE BIRAKTI.
İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ BU HAFTA ÜNLÜ ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY A AYDIN BAKIŞLAR KONFERANS DİZİSİNİN İKİNCİ OTURUMUNU GERİDE BIRAKTI. İstanbul Aydın Üniversitesi Türkiye Araştırmaları Merkezi nin
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ DERS PLANI
TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ DERS PLANI 1. SINIF - I. YARIYIL TDE 101 OSMANLI TÜRKÇESİ I 4 0 4 TDE 103 TÜRKİYE TÜRKÇESİ GRAMERİ I 2 0 2 TDE 109 ESKİ TÜRK EDEBİYATINA GİRİŞ I 2 0 2 TDE 111 YENİ TÜRK EDEBİYATINA
HABER YAZISI ALP AKIS VE ARI BARAHYA
HABER YAZISI ALP AKIS VE ARI BARAHYA GECMIŞTEN GUNÜMUZE HABER YAZILARI Halka günlük olayları haber verme geleneğinin şimdilik Atina da başladığı sanılmaktadır. Eski Atina da, halk günün belirli saatinde,
Temizyürek, F. (1994). "Usul-i Cedit Hareketi ve Gaspıralı İsmail Bey". Bilge Dergisi, (12), 12-15,
Türkistan Temizyürek, F. (1994). "Usul-i Cedit Hareketi ve Gaspıralı İsmail Bey". Bilge Dergisi, (12), 12-15, Koçar, Ç. (1991). Türkistan İle İlgili Makaleler. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları. Çay,
İsmail Gaspıralı, Seçilmiş Eserleri: 3 Dil-Edebiyat-Seyahat Yazıları, Ötüken Yayınları, Hazırlayan: Yavuz Akpınar, İstanbul 2008, 512 S.
İsmail Gaspıralı, Seçilmiş Eserleri: 3 Dil-Edebiyat-Seyahat Yazıları, Ötüken Yayınları, Hazırlayan: Yavuz Akpınar, İstanbul 2008, 512 S. İbrahim ÖZKAYA 1 Özet: Rusya Müslümanlarının önde gelen düşünce
Dr. Öğr. Üyesi Abbas KARAAĞAÇLI. 1. Adı Soyadı : Abbas Karaağaçlı 2. Doğum Tarihi : Unvanı : Dr. Öğr. Üyesi 4.
Dr. Öğr. Üyesi Abbas KARAAĞAÇLI 1. Adı Soyadı : Abbas Karaağaçlı 2. Doğum Tarihi : 10.07.1956 3. Unvanı : Dr. Öğr. Üyesi 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim Fakültesi İstanbul
8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ
8. SINIF T C İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BİR KAHRAMAN DOĞUYOR ÜNİTESİ KONU ANLATIMI HASAN DOĞAN BİR KAHRAMAN DOĞUYOR M. Kemal 1881 de Selanik te doğdu. Annesi Zübeyde Hanım, Babası Ali Rıza Efendidir.
"Down Şefler Türkiye Projesi"
"Down Şefler Türkiye Projesi" Proje kapsamında 11 ilde 27 down sendromlu genç aşçılık eğitimi alacak - Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş: - "Biz doğuştan gelen ya da sonradan olan hiçbir farklılaşmayı
PROF. DR. AHMET BURAN IN TÜRKLÜK BİLİMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ ADLI ESERİ ÜZERİNE
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi [TAED] 55, ERZURUM 2016, 629-635 PROF. DR. AHMET BURAN IN TÜRKLÜK BİLİMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ ADLI ESERİ ÜZERİNE Semra ALYILMAZ 1. Prof. Dr. Ahmet BURAN ın Öz
HAYALİ, EFSANEVÎ VARLIKLAR VE İLİMLER
İnsana eliyle kazandığından başkası yoktur. Simyacılık gafil işidir HAYALİ, EFSANEVÎ VARLIKLAR VE İLİMLER BU BÖLÜMDE: Kim vardı diyâr-ı kîmyâya (Ayrıca bakınız: Gaflet içinde yaşamak) Allah bes, baki
Birinci İtiraz: Cevap:
Bazı din bilginleri tutulmalarla ilgili bazı itirazlarda bulunarak bu konuda şüpheler uyandırmaya çalışmışlardır. Ulemaların itirazlarından bazıları cevaplarıyla birlikte aşağıya sıralanmıştır. Birinci
ÖZGEÇMİŞ. 7.1. Uluslararası Hakemli Dergilerde yayınlanan makaleler
1 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Ayşen Uslu 2. Doğum Tarihi: 01. 04. 1971 3. Ünvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Ege Ün. Edebiyat Fakültesi
tarikiyle Diyarbakır-İstanbul-Diyarbakır güzergâhı
Diyarbakır 5 no lu Askerî Cezaevi tarikiyle Diyarbakır-İstanbul-Diyarbakır güzergâhı Baskın Oran [email protected] www.baskinoran.com Tarihsel, Ekonomik, Kültürel Önemiyle Diyarbakır - İÖ 3000 de Hurrilerden
Azerbaycan ın yakın tarihinin incelenmesi birçok. Tarih 20. YÜZYILIN BAŞLARINDA AZERBAYCAN DA BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ.
Tarih Nazim GAHRAMANOV 20. YÜZYILIN BAŞLARINDA AZERBAYCAN DA BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ Difai teşkilatının amblemi Azerbaycan ın yakın tarihinin incelenmesi birçok açıdan önemlidir. Her şeyden önce, bölgenin
Gürcistan Dostluk Derneği. Faaliyet Raporu. Yayınlar Sosyal-Kültürel Etkinlikler İnsani Yardımlar Eğitim Faaliyetleri
Gürcistan Dostluk Derneği Faaliyet Raporu Yayınlar Sosyal-Kültürel Etkinlikler İnsani Yardımlar Eğitim Faaliyetleri Yazılı ve Görsel Yayınlar Gürcistan daki Müslüman toplumun ihtiyaçları doğrultusunda
ORTAK TÜRK YAZı PROBLEMİ HAKKINDA İLK TEZ
ORTAK TÜRK YAZı PROBLEMİ HAKKINDA İLK TEZ PROF. DR. ALAEDDİN MEHMEDOGW 29 Ocak 1997 tarihinde Azerbaycan İlimler Akademisi İ. Nesimi adına Dilcilik Enstitüsünde büyük canlanma vardır. N. Tusi adına Azerbaycan
Mustafa ARGUNŞAH-Hülya Hülya ARGUNŞAH (2007), Gagauz Yazıları, Türk Ocakları Kayseri Şubesi Yayınları, 296 s., Kayseri
Mustafa ARGUNŞAH-Hülya Hülya ARGUNŞAH (2007), Gagauz Yazıları, Türk Ocakları Kayseri Şubesi Yayınları, 296 s., Kayseri Veysel ŞAHĐN 1 Vatan ne Türkiyâ dır Türklere ne Türkistan Vatan büyük ve müebbet bir
ÖZ GEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: 1975 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu:
ÖZ GEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Oğuzhan KARABURGU 2. Doğum Tarihi: 1975 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Erciyes Üniversitesi 1998 Y. Lisans Yeni
* Cümle içinde, tırnak içinde verilen cümleler büyük harfle başlar. Tolstoy, Amaç olmayınca hayatın da bitmesi gerekir. demiştir.
YAZIM KURALLARI BÜYÜK HARFLERİN YAZIMI *Bitmiş cümleler büyük harfle başlar. İnanmak, başarmanın yarısıdır. * Cümle içinde, tırnak içinde verilen cümleler büyük harfle başlar. Tolstoy, Amaç olmayınca hayatın
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ I Ders No : 0020020021 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü
Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz
Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora
Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım
Çocuk ve Gençlik Romanları Yazarı Tokatlı Hemşerimiz İbrahim Ünsal Uçar İyi yazar olmak isteyen bir gencin 100 roman okuyup bir roman yazması lazım SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız Ünsal bey?
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : YENİ TÜRK EDEBİYATI II Ders No : 0020110013 Teorik : 3 Pratik : 0 Kredi : 3 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili
IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU
IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU Osmanlı Devleti nin 19. yüzyılda uyguladığı denge siyaseti bekleneni vermemiş; üç kıtada sürekli toprak kaybetmiş ve yeni yeni önem kazanan petrol Osmanlı
Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir.
Sevgili Meslektaşlarım, Kıymetli Katılımcılar, Bayanlar ve Baylar, Akdeniz bölgesi coğrafyası tarih boyunca insanlığın sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimine en çok katkı sağlayan coğrafyalardan biri
Fikret BABAYEV * * Azerbaycan Anayasa Mahkemesi Başkanı
Fikret BABAYEV * Sayın Başkan, değerli katılımcılar! Öncelikle belirtmek isterim ki, bugün bu faaliyete iştirak etmek ve sizlerle bir arada bulunmak benim için büyük bir mutluluktur. Bu toplantıya ve şahsıma
