ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Transkript

1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Didem YİĞİTOĞLU KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA FARKLI BİTKİ SIKLIKLARININ KIŞLIK VE YAZLIK EKİLEN BAZI NOHUT ÇEŞİTLERİNDE (Cicer arietinum L.) VERİM VE VERİM İLE İLGİLİ ÖZELLİKLERE ETKİSİ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI ADANA, 2006

2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA FARKLI BİTKİ SIKLIKLARININ KIŞLIK VE YAZLIK EKİLEN BAZI NOHUT ÇEŞİTLERİNDE (Cicer arietinum L.) VERİM VE VERİM İLE İLGİLİ ÖZELLİKLERE ETKİSİ Didem YİĞİTOĞLU DOKTORA TEZİ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Bu Tez.../.../2006 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği/ Oyçokluğu İle Kabul Edilmiştir. İmza. İmza.. İmza. Prof. Dr. A. Emin ANLARSAL Prof. Dr. Hasan GÜLCAN Prof. Dr. Mustafa ÇÖLKESEN DANIŞMAN ÜYE ÜYE İmza. Prof Dr. Veyis TANSI ÜYE İmza.. Yrd. Doç. Dr. B. Tuba BİÇER ÜYE Bu Tez Enstitümüz Tarla Bitkileri Anabilim Dalında Hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ Enstitü Müdürü İmza ve Mühür Bu Çalışma, Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: ZF2004D18 Not : Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanundaki hükümlere tabidir.

3 ÖZ DOKTORA TEZİ KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA FARKLI BİTKİ SIKLIKLARININ KIŞLIK VE YAZLIK EKİLEN BAZI NOHUT ÇEŞİTLERİNDE (Cicer arietinum L.) VERİM VE VERİM İLE İLGİLİ ÖZELLİKLERE ETKİSİ Didem YİĞİTOĞLU ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. A.Emin ANLARSAL Yıl : 2006, Sayfa: 163 Jüri : Prof. Dr. A.Emin ANLARSAL Prof. Dr. Hasan GÜLCAN Prof. Dr. Mustafa ÇÖLKESEN Prof. Dr. Veyis TANSI Yrd. Doç. Dr. B. Tuba BİÇER Bu araştırma, Kahramanmaraş bölgesinde nohutta (Cicer arietinum L.), en uygun ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığını saptamak amacıyla, Kahramanmaraş Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında ve yıllarında erken ilkbahar ve erken kış ekimleri halinde bölünmüş parseller deneme desenine göre, dört tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, iki ekim zamanı (Erken Kış ve Erken İlkbahar) ve sıklığının (15, 25, 35 ve 45 bitki/m 2 ) dört nohut çeşidinde (İzmir-92, Menemen-92, Akçin-91 ve Diyar-95) verim ve verimle ilgili özelliklere etkisi incelenmiştir. Araştırma sonucunda her iki yılda ele alınan farklı ekim zamanı ve sıklıkların tane verimi üzerine istatistiksel olarak önemli etkide bulunduğu saptanmıştır. Ele alınan çeşitlerde tane verimi değerleri yılında erken kış ekimlerinde kg/da, erken ilkbahar ekimlerinde kg/da; yılında erken kış ekimlerinde kg/da, erken ilkbahar ekimlerinde kg/da; iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise erken kış ekimlerinde kg/da, erken ilkbahar ekimlerinde kg/da arasında değişmiştir. İki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, en yüksek tane verimi Menemen-92 ve Diyar-95 çeşitlerinden ve m 2 de 45 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nohut (Cicer arietinum L.), çeşit, ekim zamanı, ekim sıklığı, verim I

4 ABSTRACT PhD THESIS RESEARCH ON THE EFFECT OF DIFFERENT SOWING DENSITIES ON THE YIELD AND YIELD COMPONENTS OF SOME CHICKPEA (Cicer arietinum L.) CULTIVARS THAT SOWN IN WINTER AND SPRING IN KAHRAMANMARAŞ REGION Didem YİĞİTOĞLU DEPARTMENT OF FIELD CROPS INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervisor: Prof.Dr. A.Emin ANLARSAL Year : 2006, Pages : 163 Jury : Prof. Dr. A.Emin ANLARSAL Prof. Dr. Hasan GÜLCAN Prof. Dr. Mustafa ÇÖLKESEN Prof. Dr. Veyis TANSI Yrd. Doç. Dr. B Tuba BİÇER This study was carried out to aim to determine the most suitable sowing time, cultivar and density in chickpea (Cicer arietinum L.) at the Kahramanmaraş Agricultural Research Institute Research Land, and years, as early winter and early spring sown, according to the split plot experiment design with four replications. In the study, the affects of two different sowing times (Early Winter and Early Spring), and plant densities (15, 25, 35 and 45 plant per m 2 ) on the yield and yield components of four chickpea cultivars (İzmir-92, Menemen-92, Akçin-91 and Diyar-95) were investigated. As a result of this study, it was determined that different sowing times and densities had statistically important effect on the seed yield. The values of the seed yields of the varieties were changed between and kg/da in early winter sowing, and kg/da in early spring sowing in ; and kg/da in early winter sowing, and kg/da in early spring sowing in ; and as combined results of two years values were changed between kg/da in early winter sowing, kg/da in early spring sowing. The means of two years, the highest seed yields were obtained from Menemen-92 and Diyar-95 cultivars and 45 plant/m 2 plant density. Key Words: Chickpea (Cicer arietinum L.), cultivar, sowing time, plant rate, yield II

5 TEŞEKKÜR Araştırma konusunun seçiminden tezin tamamlanmasına kadar desteğini esirgemeyen, bilgi ve deneyimleri ile bana yardımcı olan değerli hocam Sayın Prof. Dr. A. Emin ANLARSAL a, her zaman yardımlarını gördüğüm değerli hocalarım Sayın Prof. Dr. Mustafa ÇÖLKESEN ve Sayın Prof. Dr. Hasan GÜLCAN a, değerli hocam Sayın Prof. Dr. Aydın AKKAYA ya, değerli hocalarım Sayın Prof Dr. L. Sezen TANSI ve Sayın Prof Dr. Veyis TANSI ya, doktora çalışmalarım esnasında daima yanımda olan değerli arkadaşlarım Dr. Ali MUNGAN a, Ziraat Yüksek Mühendisi Bekir ÇİÇEK e, Su Ürünleri Mühendisi Orhan BÜLBÜL e, Dr. Merve SEZAL a, Ziraat Yüksek Mühendisi Ayşe KUŞÇU ya, Ziraat Mühendisi Avni ÇAKALLIOĞLU na, Ziraat Yüksek Mühendisi Bekir Bülent ARPACI ya, Ziraat Mühendisi Alaaddin ÖZDEMİR e, Araştırma Görevlisi Ziya DUMLUPINAR a, Araştırma Görevlisi Burhan KARA ya, ders dönemimde bilgisayar desteği sağlayan kardeşim Mustafa Oluş ÖZYEŞİLDAĞ a, Hayati YİĞİTOĞLU ve Yiğitoğlu matbaası çalışanlarına, Kahramanmaraş Tarım İl Müdürlüğü Ç.E.Y. Şube Müdürü Sayın Halim UZMAN a, çalışma esnasında her türlü desteği sağlayan Kahramanmaraş Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü çalışanlarına, projeyi destekleyen Çukurova Üniversitesi Araştırma Fonuna, anneme ve eşim Halis YİĞİTOĞLU na teşekkür ederim. III

6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ. I ABSTRACT. II TEŞEKKÜR III ÇİZELGELER DİZİNİ...VI ŞEKİLLER DİZİNİ....X 1. GİRİŞ 1 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR 4 3. MATERYAL VE METOT Materyal Araştırma Yerinin İklim ve Toprak Özellikleri İklim Özellikleri Toprak Özellikleri Metot Deneme Metodu İncelenen Özellikler ve Yöntemleri Verilerin Değerlendirilmesi BULGULAR VE TARTIŞMA Çıkış Süresi Metrekaredeki Bitki Sayısı Bitki Boyu İlk Bakla Yüksekliği Ana Dal Sayısı Çiçeklenme Süresi Bakla Sayısı Tane Sayısı Tane Ağırlığı Tane Verimi Tane Ağırlığı Olgunlaşma Süresi 134 IV

7 4.13. Hasat İndeksi Soğuk Zararı Gözlemleri Antraknoz (Ascochyta rabiei (Pass.) Labr.) Gözlemleri SONUÇLAR VE ÖNERİLER..147 KAYNAKLAR.151 ÖZGEÇMİŞ..163 V

8 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 3.1. Araştırmanın Yürütüldüğü 2003,2004 ve 2005 Yılları ve Uzun Yıllara İlişkin Bazı İklim Değerleri...37 Çizelge 4.1. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Çıkış Süresine (gün) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları 46 Çizelge 4.2. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Çıkış süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar...47 Çizelge 4.3. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Çıkış Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar..51 Çizelge 4.4. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Metrekaredeki Bitki Sayısına (adet) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları.53 Çizelge 4.5. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Metrekaredeki Bitki Sayısına (adet) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar...54 Çizelge 4.6. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Metrekaredeki Bitki Sayısına (adet) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar 57 Çizelge 4.7. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Bitki Boyuna (cm) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları.. 59 Çizelge 4.8. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Bitki Boyuna (cm) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar..60 Çizelge 4.9. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Bitki Boyuna (cm) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar...62 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları 63 VI

9 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar 64 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar..68 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Ana Dal sayısına (adet/bitki) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları...70 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Ana Dal sayısına (adet/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar.71 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Ana Dal sayısına (adet/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları 80 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar 81 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları...89 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar...90 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar 93 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Varyans VII

10 Analiz Sonuçları Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar..101 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar.104 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları..109 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar..110 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Verimine (kg/da) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları..116 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar.117 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar 121 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları..126 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar.127 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar.130 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum VIII

11 L.) Çeşitlerinde Saptanan Olgunlaşma Süresine (gün) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları..135 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Olgunlaşma Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar..136 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Olgunlaşma Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Hasat indeksine (%) İlişkin Varyans Analiz Sonuçları..142 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Hasat indeksine (%) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar..143 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Hasat indeksine (%) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar 145 IX

12 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 3.1. Denemede Kullanılan Menemen-92 Çeşidinin Erken İlkbahar Ekimine İlişkin Bir Görünüm 35 Şekil 3.2. Denemede Kullanılan Diyar-95 Çeşidinin Erken İlkbahar Ekimine İlişkin Bir Görünüm 36 Şekil 3.3. Erken İlkbahar Ekiminde Çıkışlara İlişkin Deneme Görünümü..39 Şekil 3.4. Erken Kış ve Erken İlkbahar Ekimlerine İlişkin Olgunlaşma Görünümü 40 Şekil 4.1. Her İki Yılda ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen Çıkış Süresi (gün) 49 Şekil 4.2. Her İki Yılda ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Farklı Çeşitlerde Elde Edilen Çıkış Süresi...49 Şekil 4.3. Her İki Yılda ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Çıkış Süresine (gün) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu...50 Şekil 4.4. İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Metrekaredeki Bitki Sayısına İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Şekil 4.5. Her İki Yılda ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen İlk Bakla Yüksekliği (cm) Şekil 4.6. Her İki Yılda ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu..67 Şekil Yılında ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Ekim Zamanı x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu..68 Şekil 4.8. Her İki Yılda ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen Ana Dal Sayısı (adet/bitki) 72 Şekil 4.9. Birleşik Ortalamalarda Ana Dal sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu...74 Şekil Yılında ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Ana Dal sayısına (adet/bitki) İlişkin Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu...76 Şekil Birleşik Ortalamalarda Ana Dal sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu.78 X

13 Şekil Her İki Yıl ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen Çiçeklenme Süresi (gün)...83 Şekil Her İki Yıl ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Farklı çeşitlerde Elde Edilen Çiçeklenme Süresi (gün)...83 Şekil Her İki Yıl ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Ekim zamanı x Çeşit İnteraksiyonu..84 Şekil Her İki Yıl ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda farklı Ekim Sıklıklarında Elde Edilen Çiçeklenme Süresi..85 Şekil Yılında Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu..87 Şekil Her İki Yılda ve İki Yılıklı Birleştirilmiş Ortalamalarda Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu...92 Şekil Yılında ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu.94 Şekil İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu...94 Şekil Yılında Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu...96 Şekil Yılında Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu...97 Şekil İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu.98 Şekil Her İki Yılda ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu 103 Şekil Yılında Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu. 106 Şekil İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu.107 Şekil Her İki Yılda ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu.113 Şekil Yılında Farklı Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Çeşit x Ekim XI

14 Sıklığı İnteraksiyonu Şekil Yılında ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Şekil Yılında ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ekim Zamanı x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu Şekil Yılında ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Tane Verimine (kg/da) İlişkin Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu. 122 Şekil İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu Şekil İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Şekil Yılında ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ekim Zamanı x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu.131 Şekil Yılında 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu.132 Şekil İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu Şekil Her İki Yıl ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen Olgunlaşma Süresi (gün) 138 Şekil Her İki Yıl ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Farklı Çeşitlerde Elde Edilen Olgunlaşma Süresi (gün) 139 Şekil Her İki Yıl ve İki Yıllık Birleştirilmiş Ortalamalarda Olgunlaşma Süresine (gün) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu 139 XII

15 1. GİRİŞ Didem YİĞİTOĞLU 1. GİRİŞ Gen merkezinin Güneydoğu Anadolu olduğu bildirilen nohut (Cicer arietinum L.), Leguminosae familyasından tek yıllık bir bitkidir (Auckland ve Measen, 1980). Nohut kuru tane olarak yemeklerde kullanılan, kaynatılarak çerez yapılan veya şekerlemecilerde leblebi yapılarak tüketilen, süt olum döneminde firik olarak yenilebilen bir baklagil bitkisidir. Nohudun diğer baklagillere olan üstünlüğü yaygın kullanımıyla da sınırlı değildir. Aynı zamanda içerdiği yüksek orandaki protein, nohudu düşük gelir kaynağına sahip olanlar veya hayvansal gıda tüketmeme yolunu seçenler için protein ihtiyaçlarını karşılayacak bir kaynak olarak da çok önemlidir. Taneleri oldukça yüksek düzeyde protein içeren nohut, özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde önemli bir gıda maddesidir. Nohut tanelerinde %16,4-31,2 protein, %38,1-73,3 karbonhidrat, %1,5-6,8 yağ, %1,6-9,0 selüloz bulunmaktadır. Nohut yemeklik tane baklagiller içinde yağ oranı bakımından en zengin olanıdır. Proteini özellikle isoleucine, leucine ve lysine gibi insan beslenmesinde büyük önemi olan amino asitlerce zengin; ancak tryptophan, methionine ve cystine yönünden fakirdir (Şehirali, 1988). Tüm baklagil tohumları kalsiyum, fosfor, magnezyum ve potasyum bakımından zengindir. Nohut soya hariç diğer önemli yemeklik tane baklagillerden daha fazla kalsiyum ve demir içerir. Nohudun, Rhizobium ciceri bakterisi ile azot bağlayan derin ve yayılıcı kökleri, hiç durmadan yaşlanan dünyamızın toprakları için ıslah kaynağıdır. Günümüzde üstün özelliklere sahip yüksek verim beklentisi ile yetiştirilen çeşitli bitkilerin, toprak yorgunluğundan kaynaklanan verim kayıplarının, vejetasyonu süresince toprağa 5-8 kg/da saf azot bırakan nohutla (Engin, 1980) münavebeli ekilmesiyle kazanacağı fayda göz ardı edilemez. Sulamasız tarım alanlarına uyum sağlaması, makineli hasada uygun çeşitlerin ıslah edilmesi, taşıma ve depolamasının kolaylığı, ucuz ve kaliteli bir besin kaynağı olması ve kendinden sonra yetiştirilen bitkilere olan faydası nohudu günümüzde en önemli bitkilerden biri haline getirmiştir. Sanayileşme ile tarım topraklarının başka amaçlı kullanılması devam ettikçe geleceğin vazgeçilmez bitkisi olmaya da devam edecektir. 1

16 1. GİRİŞ Didem YİĞİTOĞLU Nohut, kumlu-killi veya killi, nötr den alkaliye kadar değişen (PH 6-9) toprakları tercih eder. Kumlu ve asit fazlalığı olan topraklar nohut yetiştirmek için uygun değildir. Taşlı, zayıf drenajlı topraklarda yetiştirilmemelidir ve fazla toprak suyuna toleransı zayıftır. Optimum gelişme sıcaklığı 20 o C dir. Yüksek sıcaklığa karşı toleransı bezelye ve baklaya göre daha yüksektir. Soğuk ve nemli çevre koşulları yapraklara etki eden enfeksiyonları mümkün hale getirir. Dona karşı toleranslıdır. Yetiştiricilikte Desi tip için ortalama 375 mm, Kabuli tip için ise 450 mm yıllık yağışa ihtiyaç duyulmaktadır (Horsham, 1994). Dünya nohut ekiliş alanı 1961 yılında 12.8 milyon hektarla en yüksek olmuş, daha sonra yetiştirilmeleri avantajlı bulunan diğer tarla bitkileri ekilişlerinin artmasıyla nohut ekim alanları giderek azalmıştır yılında dünya nohut ekiliş alanları ha, üretimi ton, verimi ise 818 kg/ha dır (Anon., 2005a). Ülkemizde 1960 yılında 86 bin ha olan nohut ekim alanları 1980 yılında dış isteklerin artışıyla genişleme göstermiştir (272.9 bin ha) yılında Türkiye nohut ekiliş alanları, ha olan yemeklik tane baklagil alanlarının % 50.1 ini oluşturmaktadır ( ha). Üretimi ise yemeklik tane baklagiller içindeki % 41.9 payla tondur (Anon., 2003a). Kahramanmaraş İlinde yemeklik tane baklagiller ha ile toplam tarla bitkileri ekim alanı içinde % 10 paya sahiptir. Nohudun ise ha ekiliş ile yemeklik tane baklagiller içindeki payı % 54.5 dir. İlin nohut üretimi ton, verimi ise kg/da dır (Anon., 2005b). Kahramanmaraş İlimizde elde edilen verim Dünya ve Türkiye ortalamasına göre yüksektir. Bitkilerde verim kompleks bir yapıya sahip olup, genetik yapı, kültürel uygulamalar ve çevre faktörleri tarafından büyük ölçüde etkilenmektedir. Islah edilmiş, yüksek verim potansiyeline sahip çeşitlerin, genetik bünyelerinde sahip oldukları bu potansiyelin ortaya çıkabilmesi için, onların mümkün olduğunca ideal koşullarda yetiştirilmesi ve en doğru yetiştirme tekniklerinin uygulanması gerekmektedir. Bitki yetiştirmede ekim sıklığı ve ekim zamanı en önemli kültürel uygulamalardan olup; her çeşide ve her yöreye uygun ekim sıklığı ve zamanının belirlenmesi verim yönünden büyük önem taşımaktadır. Nitekim nohut, bölgelere 2

17 1. GİRİŞ Didem YİĞİTOĞLU göre çok farklı yağış, sıcaklık, toprak verimliliği ve uzun gün koşullarında yetiştirilebilen bir bitkidir. Kahramanmaraş ovasında nohut, yaygın olarak ilkbaharda ekilmekle birlikte, soğuğa dayanıklı çeşitlerin kışlık ekimleri de görülebilmektedir. İklim koşullarının uygun olması nedeniyle yetiştiriciler, ekim zamanının belirlenmesinde oldukça rahat davranmakta ve bu konuya gereken önemi vermemektedir. Bu kadar geniş bir döneme yayılan ekim zamanı uygulamalarının ve çeşitli ekim zamanları için kullanılması gereken bitki sıklıklarının verimi ne ölçüde etkilediği konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle, nohudun kış ve ilkbahar ekimlerinde bitki sıklıklarının verimi ne ölçüde etkilediğinin ortaya konulması önem göstermektedir. Bu araştırmada yörede daha önceki denemelerde ümitli görülen dört nohut çeşidi Aralık ayı başları ve Şubat ayı ortalarında m 2 de 15, 25, 35 ve 45 bitki olmak üzere ekilmiş ve yöre için en uygun çeşit, ekim sıklığı ve ekim zamanının belirlenmesine çalışılmıştır. 3

18 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Dünyada ve Ülkemizde yörelere göre nohut için en uygun ekim zamanı ve ekim sıklığını belirlemek üzere çok sayıda araştırma yapılmıştır. Yapılan bu araştırmalardan bazıları kronolojik bir sıra izlenerek aşağıda özetlenmiştir. Van Der Maesen (1972), ekoloji ve kültürel çalışmalar üzerine yazdığı bildirisinde, nohut üretiminde ekim zamanının çok önemli olduğunu ve erken ekimin tercih edilmesi gerektiğini, nohudun bir uzun gün bitkisi olduğunu, ışık miktarı ve hava neminin nohudun çiçeklenme ve bakla bağlaması üzerine etkili olduğunu, çiçeklenmenin yüksek oransal nemde geciktiğini, çiçeklenme ve bakla bağlama döneminde ışık yoğunluğunun % 25 oranında azalmasının bitkide bakla sayısını %25-56 arasında azalttığını, çeşitlere göre optimum sıcaklığın vejetatif gelişim için C ile C (gece-gündüz) arasında, çiçeklenme için C ile C (gecegündüz) arasında değiştiğini bildirmiştir. Siddique ve ark. (1984), Avustralya da ekim sıklığının nohut (Cicer arietinum L.) gelişimi, hasat indeksi ve dal yapısına etkisini değerlendirdikleri çalışmada, m 2 de 23, 33 ve 50 bitki sıklıklarını kullanmışlar ve tane veriminin tüm ekim sıklıkları için benzer olduğu, ancak en yüksek tane veriminin en yüksek ekim sıklığından elde edildiği, ekim sıklığındaki artış ile birlikte biyolojik verimin arttığı, hasat indeksinin ise azaldığı, yüksek ekim sıklığında her biri benzer kuru madde içeren bir ana gövde ve üç ana dalın oluştuğu, fakat kuru madde oranının gövdeden en son oluşan dala kadar gittikçe azaldığı, düşük ekim sıklığında, hasat indeksinin, farklı dallar arasında genellikle daha düşük ve daha üniform olduğu sonucuna varılmıştır. Akdağ (1985), Tokat yöresinde ekim sıklığının nohudun verim ve verim unsurları üzerine etkilerini araştırdığı çalışmasında, ILC 482, Yerli İspanyol ve Yerli Sıra çeşitlerini 40 cm sabit sıra arası mesafe ve 10, 15 ve 20 cm sıra üzeri mesafesi kullanarak ekmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, bitkide bakla sayısı ve bitkide tane sayısı açısından çeşitler ve ekim sıklıkları arasındaki fark önemli olmuş ve ekim sıklığındaki artışla birlikte azalmış; 100 tane ağırlığı açısından çeşitler arasındaki farklar önemli olmuş, bitki başına tane veriminin ekim sıklığı arttıkça azalmış 4

19 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU olmasına rağmen m 2 deki bitki sayısının artması bu açığı kapatmış ve parsel verimleri bitki sıklığına bağlı olarak artmış, en yüksek tane verimi 10 cm sıra üzeri mesafesi ile elde edilmiştir. Islam ve Solh (1987), Lübnan'da, ilkbahar ve yaz mevsimlerinde nohudun gelişme ve verim performansını belirlemek amacıyla 4 nohut çeşidi ile yaptıkları araştırmada, tane verimi ve biyolojik verimde önemli farklılıkların olmadığını, buna karşın hasat indeksi bakımından hem çeşitler hem de yetişme dönemleri arasında önemli farklılıkların oluştuğunu saptamışlardır. Aynı araştırıcılar, ilkbahar ekimlerinde uygulanan yeterli sulamadan sonra bile iyi verim alınamadığını ve bu nedenle yüksek verim açısından nohudun kışlık sezonda yetiştirilmesinin daha uygun olacağını belirtmişlerdir. Muehlbauer ve Singh (1987), nohudun genetik özelliklerini inceledikleri çalışmalarında tane sayısı az olan çeşitlerin daha iri tane oluşturabileceğini bildirmişlerdir. Anonymous (1989), Diyarbakır koşullarında ekim sıklığının nohudun verimine etkisini belirlemek amacıyla yapılan bir araştırmada, orta büyüklükte tane iriliğine sahip (100 tane ağırlığı 29 g) ILC 482 çeşidi kullanılmış, optimum ekim sıklığının 15 x 12 cm ve 15 x 15 cm olduğu sonucuna varılmıştır. Beech ve Leach (1989), Avustralya da, ekim sıklığı ve sıra arası mesafenin nohudun verimine etkisini araştırdıkları çalışmada, tane veriminin 18.0 ve 71.0 cm sıra arası mesafede, kurak veya yağışlı yılda çok etkilendiği, kurak yılda tane veriminin bitki sıklığı ile önemli oranda arttığı, yağışlı yılda daha yüksek değere ulaştığı fakat ekim sıklığı yönünden farkın istatistiksel açıdan önemsiz olduğu, yüksek tane verimi için m 2 de en az 40 adet bitkinin olması gerektiği ve sıra arası mesafenin bitkinin gelişmesine yardım edecek şekilde olması gerektiği sonuçlarına varmışlardır. Engin (1989), Çukurova koşullarına uygun yüksek verimli antraknoza dayanıklı kışlık nohut (Cicer arietinum L.) çeşitlerinin belirlenmesi amacıyla yürüttüğü araştırmasında, erken ilkbahar yerine kış başlarında ekildiğinde nohuttan daha yüksek verim alındığını, fakat kışın şiddetli soğuklar nedeniyle bitkilerde ölümler görüldüğünü, bu nedenle soğuğa dayanıklı çeşitlerin kullanılması 5

20 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU durumunda ortalama kg/da tane verimi alınabileceğini bildirmiştir. Orhan ve Özkan (1989a), Diyarbakır koşullarında ilkbahar mevsimi başlarında, 3 yıl süre ile, ekim sıklığının Güney Sarısı 482 (ILC-482) çeşidinin verimine etkisini inceledikleri araştırmalarında, 5 sıra arası (15, 25, 35, 45, 55cm) ve 5 sıra üzeri (3, 6, 9, 12, 15) mesafe kullanılmış ve en yüksek tane veriminin 15 cm sıra arası x 12 cm sıra üzeri mesafe ekim sıklığından sağlandığı sonucuna varılmıştır. Orhan ve Özkan (1989b), Diyarbakır koşullarında 3 yıl süre ile nohut çeşitlerinin farklı ekim tarihlerine göre performanslarını değerlendirdikleri araştırmalarında, Diyarbakır çevresinde ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin benzer iklim koşullarına sahip diğer alanlarında antraknoza dayanıklı nohut çeşitlerinin ekimlerinin en geç Şubat ayı sonlarında veya Mart ayı başlarında olmak üzere mümkün olduğunca erken yapılması gerektiği, geleneksel nisan ayı ekimleri ile karşılaştırıldığında erken ekimin çiftçi için çok daha karlı olduğu sonucuna varılmıştır. Kamel (1990), İspanya da 6 yıl boyunca kışlık nohut çeşitlerini belirlemek amacıyla yürüttüğü seleksiyon çalışmasında, kışlık (10 ve 30 Kasım) ekimlerin (2.0 t/ha) yazlık ekimlere göre (0.6 t/ha) ortalama %210 oransal kar sağladığını, 25 gün ile 45 gün arasında değişen erkencilik düzenlemelerinin ekim zamanına ve çeşit özelliğine bağlı olarak değiştiğini, bunun yanında genetik potansiyelin çevre koşullarından önemli derecede etkilendiğini bildirmiştir. Kidambi ve ark. (1990), Amerika Birleşik Devletlerinde (Portland) nohudun tarımsal özelliklerinin istatistik açıdan değerlendirilmesi amacıyla 3 çaprazlanmış nohut hattında yaptıkları araştırmada, ikincil dal sayısı, çiçeklenme gün sayısı ve olgunlaşma özellikleri arasında digenik interaksiyon saptamış, bitki başına tane verimi ve verim özellikleri arasında interaksiyon ve/veya linkage önemli olmuştur. Ayrıca heterosis ve ıslah depresyonu gözlemlenmiştir. Bitki başına tane verimi ile bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, 100 tane ağırlığı ve yaprak alanı arasında pozitif korelasyon saptanmıştır. Orhan ve Özkan (1990), Diyarbakır koşullarında bazı nohut çeşitlerinde uygun ekim zamanlarının belirlenmesi amacıyla yürüttükleri çalışmalarında, antranoza dayanıklı olan nohut çeşitlerinin Aralık ayında ekilmesinin en uygun ve karlı ekim 6

21 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU zamanı olduğu sonucuna varmışlardır. Plancquaert ve ark. (1990), Fransa da çiftçilerin yüksek verim elde etmek için özel ürün düzenlemeleri geliştirmeleri gerektiğini belirtmişler; bu amaçla 2 nohut çeşidini (ILC-482 ve ILC-3279) farklı zaman (1. denemede normal-3 Mart ve geç-2 Nisan tarihlerinde, 2. denemede kışlık-4 Aralık ve yazlık-5 Mart tarihlerinde) ve farklı sıklıklar (30, 60, 90 bitki/m 2 ) kullanarak ekmişlerdir. Çalışmaların sonucunda, ekimin erken yapılması halinde nohudun potansiyel veriminin yüksek olduğunu bildirmişlerdir. Ekimin erken yapılması, çeşidin dik büyümesi ve suyun yeterli olması halinde optimum bitki sıklığının arttığını, tane veriminin hasat zamanında m 2 deki tane sayısına ve tane ağırlığına bağlı olduğunu, ekim sıklığının her iki deneme için bitki yapısını etkilediğini, bitki başına bakla sayısının düşük ekim sıklığında yüksek bulunduğunu belirtmişlerdir. 2. denemede kışlık ekimle birlikte çiçeklenme zamanının gün daha erken olduğunu saptamışlar, 1.denemede mart ayı ekilişinin nisan ayı ekilişine göre 5-10 gün daha erken çiçeklenme sağladığını, bahar ekimlerinde hasat zamanının çok az etkilendiğini ancak 2. denemede kışlık ekimde hasat zamanının 8-10 gün daha erken ve denemenin yapıldığı bölge koşulları için en uygun ekim sıklığının bitki/m 2 olduğunu bildirmişlerdir. Pramanik ve ark. (1990), Bangladeş te, kış döneminde bitki sıklığının nohutta büyüme, verim ve verim unsurlarına etkisini saptamak için yürüttükleri araştırmada, m 2 ye 10 dan 50 adet bitkiye kadar değişen sıklıkta ekim yapmışlar, bitki boyu hariç tüm birincil ve ikincil verim unsurlarının bitki sıklığının artması ile azaldığını, tane verimi ve biyolojik verimin bitki sıklığı arttıkça artmasına rağmen m 2 'de 30, 40 ve 50 adet bitki sıklıkları arasındaki verim farklılığının önemsiz olduğunu saptamışlardır. Sonuç olarak, dekara yaklaşık 6 kg tohumluk kullanımı ile m 2 de 30 adet bitki sıklığının nohudun optimum yetiştirilmesi ve maksimum verim için uygun olduğunu bildirmişlerdir. Karasu (1991), Isparta ekolojik koşullarında, yıllarında, 4N-91/1-3 ve ILC 195 hatları ile 4 farklı sıra arası mesafesi (17, 34, 51 ve 68 cm) kullandığı çalışmasında, sıra arası mesafesi arttıkça bitkide bakla sayısı, 1000 tane ağırlığı ve bitkide tane veriminin arttığını ve bu artışların istatiki olarak önemli olduğunu, en yüksek tane veriminin (82.7 kg/da) 34 cm sıra arası mesafede elde edildiğini, 51cm 7

22 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU (67.9 kg/da), 17 cm (58.19 kg/da), 68 cm (57.9 kg/da) sıra arası mesafelerinden daha düşük verim elde edildiğini, 4N-91/1-3 hattının diğer hatta göre daha yüksek tane verimi ve bitkide tane verimi verdiğini ve sonuçta Isparta ekolojik koşullarında en uygun sıra arası mesafenin 34 cm olduğunu bildirmiştir. Özdemir ve ark. (1992), Çukurova koşullarında kışlık ekime uygun, iri taneli nohut çeşitlerinin tespiti amacıyla yürüttüğü çalışmasında, bitki boyunun cm, ilk bakla yüksekliğinin cm, 100 tane ağırlığının g ve tane veriminin kg/da arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Kapar (1993), Orta Karadeniz Geçit Bölgesinde nohut yetiştiriciliğinde geleneksel yetiştirme teknikleri ile çiftçiye tavsiye edilen yetiştirme paketini kıyaslayarak gerçekleştirdiği çalışmasının sonucunda, en yüksek verimin erken ekim zamanında, sıraya ekim metoduyla ve gübresiz parsellerden sağlandığını bildirmiştir. Mart (1993), Çukurova koşullarında bazı nohut (Cicer arietinum L.) çeşitlerinde ekim sıklığının verim ve verimle ilgili karakterlere etkisini araştırmıştır. Araştırmada FLIP 85-54C, FLIP ve ILC 48 çeşitleri 5, 10, 15 cm sıra üzeri mesafesi kullanılarak ekilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, bitki boyu açısından çeşitler arasındaki fark önemli, ekim sıklıkları arasındaki farklar önemsiz olmuş; ilk bakla yüksekliği açısından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuş; ekim sıklıkları yan dallanmayı önemli ölçüde etkilemiş ve ekim sıklığındaki artışla birlikte yan dal sayısında azalma görülmüştür. Ortalama bitki ağırlığı açısından çeşitler ve ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuş ve ekim sıklığındaki azalmaya bağlı olarak bitki ağırlığı artış göstermiştir. Bitkide bakla, dolu bakla ve boş bakla sayıları açısından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuş ve ekim sıklığı azaldıkça bu unsurlar için artış gözlenmiş, hasat indeksi açısından ise yalnız çeşitler arasındaki farklar önemli bulunmuştur. Siddique ve Pritchard (1993), Avustralya da buğday yetiştirilen alanlarda yapılan nohut üretimi ile ilgili olarak düzenledikleri tarım notunda, nohudun dik büyüyen, cm boylanan, bileşik yaprağa ve odunsu dallara sahip bir bitki olduğunu; desi ve kabuli adı altında iki gruba ayrıldığını bildirmişlerdir. Ayrıca yıllık yağış miktarı yüksek alanlarda yüksek verim sağlandığını belirtmişlerdir. Çiçeklenme zamanındaki yüksek sıcaklıklara bakla, bezelye ve fasulyeden daha 8

23 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU dayanıklı olduğunu, üretimi için optimum sıcaklığın gündüz o C, gece o C olduğunu, toprak sıcaklığının 15 o C olmasını tercih ettiğini ancak 5 o C ye kadar olan toprak sıcaklıklarına tolerans gösterdiğini, iyi drene olmuş nötrden alkaline kadar değişen toprak tiplerinde yetiştiğini ve su tutan tuzlu topraklara toleransının olmadığını belirtmişlerdir. Erken ekimle birlikte tanenin çimlenip gelişmesinin daha da iyileştiğini, ancak çıkışın yavaş olduğunu ve gün sürebildiğini; ekimdeki gecikmeyle çiçeklenme periyodunun kısaldığını ve bitki gelişimi ile tane veriminin azaldığını; nohut fertilizasyonu için çiçeklenme ve bakla oluşturma dönemlerinde 15 o C nin üzerinde sıcaklık isteği olduğunu, erken çiçeklenen bitkilerde ekimin çok erken yapılmasıyla çiçeklenme ve bakla oluşturma dönemlerindeki don zararı nedeniyle verim kaybının meydana geleceğini; geçci çeşitlerde ekimin çok geç yapılmasıyla çiçeklenme zamanındaki su stresi ve yüksek sıcaklıklar nedenleriyle tohum doldurmanın zayıf olacağını, desi tip çeşitler için geleneksel ekim sıklığının 45 bitki/m 2, kabuli tip için ise 30 bitki/m 2 olduğu bildirmişlerdir. Şakar ve Orhan (1993), Diyarbakır da kışlık olarak yetiştirilen ILC 482 nohut çeşidinde sıra arası mesafe ve bitki sıklığının tane verimine etkisini belirlemek amacıyla yılları arasında üç yıl süre ile yürüttükleri çalışmalarında, bitki sıklıklarının verimde önemli farklar sağladığı ve yüksek verim için 45 ve 60 bitki/m 2 bitki sıklığının en kazançlı bitki sıklıkları olduğu sonucuna varılmıştır. Anonymous (1994), Filistin de yapılan bir araştırmada Akdeniz Bölgesi koşullarında nohut ekiminin geleneksel olarak ilkbaharda, Mart ayından Nisan ayı sonuna kadar yapıldığı, son yıllarda yapılan araştırmalarla elde edilen çeşitler sayesinde ekimin kış aylarında yapılmaya başlandığı, kış aylarında yapılan ekimle tane veriminin iki katına çıktığı, bitki boyunda artış görüldüğü ve bitkilerin makineli hasada daha uygun olduğu, ancak kışlık ekimle Ascochyta blight hastalığının tüm ürüne zarar verecek kadar etkide bulunabildiği, soğuk zararının meydana geldiği ve kış yağışlarının bol olması sebebiyle yabancı ot zararının arttığı, uygun bitki sıklığının ise kg/da olduğu bildirilmiştir. Geletu ve ark. (1994), Etiyopya da, ve yıllarında iki nohut çeşidinin verim ve verimle ilgili özellikler üzerine ekim zamanı, ekim sıklığı ve ekim zamanı x ekim sıklığı interaksiyonunun etkilerini belirlemek amacıyla yürüttükleri 9

24 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU çalışmada, ekim zamanları arasında önemli farklılıkların olduğunu, Ağustos ayı sonundan Eylül ayı başına kadar yapılan ekimlerde verimin arttığını, geç ekimlerde verimin düştüğünü bildirmişlerdir. Ayrıca, ekim sıklıkları arasında önemli farklılıkların olmadığını, ekim zamanının çeşitlerin performanslarını etkileyen en önemli faktör olduğunu ve iki çeşit arasında sadece yıllarında önemli farklılığın olduğunu belirtmişlerdir. Aynı araştırıcılar, ekim zamanları arasında çiçeklenme süresi, olgunlaşma süresi, bitki boyu ve bitki başına bakla sayısı hariç diğer tüm karakterler arasında önemli farklılıkların bulunmadığını; çiçeklenme süresi, olgunlaşma süresi ve bakla sayısı bakımından çeşitler arasında önemli farklılıkların olduğunu, olgunlaşma zamanı ve bitki başına bakla sayısı için çeşit x ekim zamanı hariç tüm interaksiyonların önemsiz olduğunu belirtmişlerdir. Horsham (1994), Avustralya da desi ve kabuli nohut tiplerinde optimum ekim sıklığını belirlemek amacıyla yürüttüğü çalışmada, çimlenme oranı %80 ve 100 tane ağırlığı 18 g olan desi çeşitlerde 100 kg/ha ekim sıklığının, çimlenme oranı %75 ve 100 tane ağırlığı 38 g olan kabuli çeşitlerde 150 kg/ha ekim sıklığının uygun olduğunu ve ekimden önce 100 tane ağırlığı ve çimlenme testlerinin yapılması gerektiğini bildirmiştir. Kumar ve ark. (1994), İngiltere Rabi bölgesi sulamasız koşullarında nohudun verimliliği ve nohut genotiplerinin ekim sıklığına gösterdiği tepkileri inceledikleri çalışmada, yeni geliştirilen 4 nohut genotipi (PDG 8413, H 208 Avrodhi, ve GNG 146) 2 ekim sıklığı (45 ve 30 cm) ve 2 gübre dozunu (50 ve 100 kg/ha diamonyum fosfat) 2 yıl süre ile denemişlerdir. Araştırmada adı geçen ilk genotipin ikinci genotipe göre %7.6, üçüncü genotipe göre %19.2, dördüncü genotipe göre %42 daha fazla tane verimi sağladığı belirlenmiştir. İkinci yıl için 45 cm sıra arası mesafe ile 100 kg/ha gübre uygulamasının 30 cm sıra arası mesafe ve 50 kg/ha gübre uygulamasına göre verimi daha fazla artırdığı sonucuna varmışlardır. Tekin (1994), Çukurova Bölgesinde yabancı kaynaklı bazı nohut çeşitlerinin agronomik, fizyolojik ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi için yürüttüğü araştırmasında, ilk bakla yüksekliği, bitkide yan dal sayısı, bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, 100 tane ağırlığı ve tane verimi açısından çeşitler arasındaki farklar önemli olurken, bitki boyu, bitkide ana dal sayısı, çift tohumlu bakla sayısı, 10

25 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU bitkide tohum ağırlığı ve hasat indeksi değerlerinde istatistiki olarak farkların önemli olmadığı saptanmıştır. Tane verimini bitkide bakla sayısı ve bitkide tane sayısının olumlu, bitki boyu ve 100 tane ağırlığının olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Tane kabuk oranı ve tanedeki toplam protein oranları açısından tüm çeşitlerin birbirine yakın değerde olduğu, denemenin yürütüldüğü dönemdeki yüksek yağış nedeniyle antraknoz hastalığının geliştiği ve ILC-482 çeşidinin bu hastalıktan daha çok etkilendiği, en yüksek tane veriminin FLIP 84-79C (502 kg/da) çeşidinden sağlandığı sonucuna varılmıştır. Akdağ ve Şehirali (1995), Tokat ta bakteri (Rhizobium ssp) aşılama, azot dozları ve ekim sıklığının nohut (Cicer arietinum L.) un verim ve verim unsurlarına etkilerini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmada, iki yıl süre ile (1987 ve 1988) bakteri aşılaması, dört azot dozu (0.0, 2.5, 5.0 ve 7.5 kg N/da), üç sıra arası mesafesi (20, 30 ve 40 cm) ve bir yerli nohut çeşidi kullanmışlardır. Sıra arası mesafenin artışı ile bitkide bakla ve tane sayısı, bitkide tane verimi, biyolojik verim ve dekara tane veriminin her iki yıl için önemli ve olumlu etkilendiğini bildirmişlerdir. McKenzie ve Hill (1995), Yeni Zelanda'da, nohudun gelişim ve verimini belirlemek için iki üretim sezonunda ( ve ) yürüttükleri çalışmada, üretim sezonunun nohut yetiştirilmesi için çok uygun ve elde edilen tane veriminin yüksek (345.0 kg/da) olduğunu, üretim sezonunun ise uygun olmadığını ve daha düşük tane verimi (187.0 kg/da) sağlandığını, bitki sıklığını arttırmanın verimi arttırmadığını ve bu durumun her şeyden önce, daha yüksek bitki sıklıklarında bitki başına bakla sayısındaki azalmanın nedeni olduğunu, ekim zamanları bakımından ise en yüksek tane veriminin yazlık ekimlerden alındığını, kışlık ekilen bitkilerin 700 kg/da'ın üzerinde kuru madde verdiğini ancak, hasat indeksi değerinin düşük ve sadece 0.25 olduğunu, yazlık ekimlerin ise da a 200 kg tane, 410 kg/da kuru madde ve 0.51 hasat indeksi değeri verdiğini bildirmişlerdir. Brinsmead ve ark. (1996), Avustralya da dört lokasyonda dik ve yarı dik desi nohut çeşitlerinin sıra arası mesafe ve bitki sıklığına gösterdiği tepkiyi inceledikleri çalışmada, her lokasyon için optimum bitki sıklığının bitki/m 2 olduğu, geniş sıra arası mesafenin yüksek verim alınan alanlarda verim düşüşüne neden olduğu ve 11

26 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU çeşit x sıra arası interaksiyonun bulunmadığı bildirilmiştir. Felton ve ark. (1996), Avustralya da, yılları arasında sıra arası mesafe ve bitki sıklığının nohudun verimine etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmalarında 4 sıra arası mesafe (25, 50, 75 ve 100 cm) ve 2 tohum miktarı kullanılmış ( kg/da) ve verimdeki azalmaların sıra arası mesafesiyle ilgili olmadığı, ekim oranını arttırmanın verimi arttırdığı, ekim oranı x sıra arası interaksiyonunun önemli olmadığı sonucuna varmışlardır. Mühür (1996), Çukurova bölgesi koşullarında bazı nohut (Cicer arietinum L.) çeşitlerinde farklı ekim zamanlarının verim ve verimle ilgili bazı özellikler üzerine etkilerini araştırmış ve dört nohut çeşidini (Akçin-91, FLIP 84-19C, FLIP 85-46C VE FLIP 90-4C) dört farklı zamanda (2 Ekim, 17 Ekim, 2 Kasım, 17 Kasım ve 2 Aralık) ekmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, ekim zamanındaki gecikmeye bağlı olarak çıkış süresi uzamış, buna karşılık çiçeklenme süresi, bakla bağlama süresi ve olgunlaşma süresi kısalmış; en yüksek verime 2. ekim zamanında FLIP 84-19C çeşidiyle ulaşılmış; erken ekimlerin antraknoz hastalığını artırdığı görülmüştür. Orhan (1996), Diyarbakır da bazı nohut çeşitlerinin ekim zamanı ve ekim şekillerinin tane verimine ve verim unsurlarına etkisini belirlemek için yaptığı araştırmada, Ocak ve Şubat aylarında yapılan ekimlerin geleneksel yazlık ekime göre %100 e varan verim artışı getirdiğini, daha erken ekimlerin ise risk taşıdığını ve yabancı ot probleminin arttığını, ilk bakla yüksekliğinin yıl, ekim şekli, çeşit, ekim zamanı, yıl x çeşit ve yıl x ekim zamanı interaksiyonlarından önemli derecede etkilendiğini, olgunlaşma süresinin ekim zamanlarına göre gün arasında değiştiğini ve ekim zamanı geciktikçe bitkilerin çıkıştan hasat olgunluğuna kadar geçen gün sayısının azaldığını bildirmiştir. Özdemir ve ark. (1996), Çukurova da iki nohut çeşidi (ILC 482, FLIP C) ve ICARDA'dan sağlanan FLIP C çeşidi ile nohutta en uygun ekim sıklığını saptamak amacıyla bir araştırma yapmışlardır. Araştırmada, sıra arası mesafesi 45 cm sabit tutularak, 5, 10, 15 cm sıra üzeri ekim sıklıklarında m 2 de 44.4, 22.2 ve 14.8 bitki olacak şekilde ekim yapmışlar, birim alandan en yüksek tane verimini her üç çeşitte 45 cm x 5 cm ekim sıklığında saptadıklarını, dekara 12

27 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU tane veriminin kg arasında değiştiğini, ekim sıklıklarının birim alanda ki tohum verimi, bakla ve tohum sayısını önemli ve olumlu düzeyde etkilediğini, çeşitlerden ise en yüksek verimin ILC-482 çeşidinden elde edildiğini bildirmişlerdir. Özdemir ve Engin (1996), Çukurova da değişik ekim sıklığı uygulamasının üç nohut çeşidinde verim ve verim unsurları üzerine etkilerini inceledikleri çalışmalarında, 14 nohut çeşidini beş yıl süre ile yetiştirmişler ve yıllara göre çeşitlerin ortalaması olarak kg/da arasında tane verimi elde etmişlerdir. Araştırıcılar, bitkinin bakla doldurma dönemindeki kuraklık ve ani yüksek sıcaklıkların tohum bağlamayı olumsuz etkilediğini ve verimin düşmesine neden olduğunu bildirmişlerdir. Singh ve Saxena (1996), Suriye de yürüttükleri çalışmalarda, kışlık ekilen nohudun yazlık ekilenlere göre daha uzun yetişme süresi, daha bol yağış ve optimal sıcaklık bulduğunu, bundan dolayı kışlık ekimle biyolojik veriminin arttığını, makineli hasada uygun daha uzun boylu bitkilerin oluştuğunu; daha uzun süre generatif dönemde kaldığından daha yüksek tane verimi sağladığını; su kullanım etkinliğinin %100 daha fazla olduğunu ve kışlık ekim nedeniyle erken gelişen yeşil alanın topraktan buharlaşma şeklinde su kayıplarını azalttığını bildirmişlerdir. Araştırmacılar ayrıca, kışlık ekilen nohudun kg/ha, yazlık ekilen nohudun ise kg/ha azot fiske ettiğini; böylece kışlık ekilen nohudun ihtiyacı olan nitrojenin %90 ının simbiyotik yaşam sayesinde karşıladığını ve kendinden sonra ekilen bitkilere yazlık ekilen nohuda göre daha iyi özellikte toprak bıraktığını bildirmişlerdir. Araştırmacılar hasat indeksi konusuna da değinmişler, ilave sulama yapıldığında (%38) sulamasız koşullara göre (%46) hasat indeksinin azaldığını bildirmişlerdir. Nohudun antraknoz hastalığı ve soğuk zararından kaçınmak için yazlık ekildiğini belirten araştırmacılar, antraknoz hastalığına karşı ilaçlamanın ve dayanıklı çeşit kullanmanın yararları üzerine durmuşlardır. Erken sonbaharda (1 Ekim) yapılan ekimlerin soğuk ve orobanş zararlarını artırması nedeniyle uygun olmadığı da ayrıca belirtmişlerdir. Toker ve Çağırgan (1996), Akdeniz havzasında geleneksel olarak yazlık ekilen nohut bitkisinde kışlık ekim ve ıslah yaklaşımları ile ilgili bir araştırma yapmışlardır. Araştırma sonucunda, kışlık ekim geleneksel ekim ile karşılaştırıldığında verimin iki 13

28 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU katına çıktığı, kışlık ekimlerin makineli hasada daha uygun olduğu ve kışlık ekimle toprağa daha fazla azot bağlandığı; ancak kışlık ekilen bitkilerin yabancı ot sorununun daha fazla olduğu, kışlık çeşitlerin tanelerinin daha küçük olduğu bildirilmiştir. Anonymous (1997), Suriye de yıllarında yapılan bir araştırmada, yabani nohut çeşitleriyle (C. bijugum, C. reticulatum, C. echinospermum) kültür çeşidi (C. arietinum) soğuğa dayanıklılık ve tane verimleri açısından kıyaslanmıştır. Üzerinde çalışılan 78 çapraz ve 3 kontrol hattı sonbaharda (Ekim ayı başları) ve kışın (Aralık ayı ekimleri) ekilmiş, yüksek tane verimine soğuğa toleransı yüksek 10 hatla ulaşılmıştır (tane verimleri 4467 ve 5711 kg/ha). Bu verim durumunun hatların agronomik ve kalite eğilimlerinin yüksek olması ile sağlandığı bildirilmiştir. Bejiga ve ark. (1997), Etiyopya da toprak yüzey drenajı ve ekim zamanının nohut verimine etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri araştırmalarında, 2 lokasyonda (Debre Zeit ve Akaki), 3 üretim sezonu boyunca ( ) üç tohum yatağı tipi (geniş tohum yatağı ile karığa, sırt ile karığa ve düz araziye) ve üç ekim zamanı (Ağustos ayı başlarından itibaren 14 günlük aralıklarla) üzerinde çalışmışlar, en yüksek tane veriminin iki lokasyon için de ilk ekim zamanından sağlandığı ( ve kg/ha), ilk ve son ekim zamanları kıyaslandığında ilk ekim zamanının birinci lokasyonda %9.5-48, ikinci lokasyonda % daha fazla verim sağladığı, tane verimi açısından tohum yatağı tipleri arasındaki farkların önemli olmadığı sonucuna varmışlardır. Erman ve ark. (1997), Van koşullarında, nohutta bazı özelliklerin birbirleri ile olan ilişkileri ve aynı özelliklerin path analizi ile birim alan tane verimi üzerine doğrudan ve dolaylı etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürüttükleri araştırmalarında, 3 nohut çeşidi ile 8 nohut hattı kullanılmıştır. İncelenen özellikler arası ilişkilerde, dekara tane verimi ile biyolojik verim (r=0.548**), bitkide tane verimi (r=0.548**)ve bitkide bakla sayısı (r=0.830**) arasında olumlu ve istatistiki olarak %1 seviyesinde önemli, bin tane ağırlığı arasında ise olumsuz yönde ve istatistiki olarak %1 düzeyinde önemli (r=-0.691**) bir ilişkinin bulunduğu, yapılan path analizinde bağımlı değişken olarak ele alınan dekara tane verimine olumlu yönde en yüksek doğrudan etkiye sahip özelliğin bitkide bakla sayısı olduğu (0.3468) ve bunu 14

29 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU hasat indeksinin (0.2421) izlediği, olumsuz yönde doğrudan etkiye sahip özelliğin ise bitkide yan dal sayısı olduğu ( ) ve bunu bitkide tane veriminin ( ) izlediği sonuçlarına varılmıştır. Saini ve Faroda (1997), Hindistan'da, ve kış sezonlarında, bir nohut çeşidi (H ), üç ekim zamanı (Ekim ayının 3. haftası, Kasım ayının 1. ve 3. haftası) ve üç ekim sıklığı (20 cm ve 30 cm sıra aralıklı ve çift sıralara (20:40 cm) 5, 7.5 ve 10 kg/da tohumluk miktarı) kullanarak yaptıkları araştırmada, optimum ekim zamanının Kasım ayının 1. haftası ve en yüksek tane veriminin 276 kg/da olduğunu, ortalama tane veriminin çift sıralı ekimlerde dekara 263 kg, 30 cm sıra aralığında 256 kg ve 20 cm sıra aralığında 240 kg olduğunu, 7.5 ve 10 kg/da ekim sıklığına ait tane veriminin 5 kg/da ekim sıklığına ait verimden önemli miktarda yüksek, 7.5 ve 10 kg tohum/da ekim oranlarının verim bakımından benzer olduğunu bildirmişlerdir. Singh (1997), nohudun Güneydoğu Anadolu ve buraya yakın Suriye toprakları orijinli, kendine döllenen çok eski bir baklagil bitkisi olduğunu bildirdiği çalışmasında, nohut ıslahında önemli hedefin, çeşitlerin genetik potansiyelini artırarak hastalık, zararlı, soğuk ve kurak etkilerini elimine ederek üretimi artırmak olduğunu, seleksiyon tekniği ile hastalıklara dayanıklılığın ve agronomik karakterlerin geliştirilmesi gerektiğini, çeşitli gelişmelerin sağlanması için F 2 populasyonu, bulkpedigri metodu ve ikincil seviyedeki ıslah metotlarının kullanılması gerektiğini, Güney Asya da çeltikle münavebeye girecek ve Akdeniz koşullarına uygun 50 nin üzerinde çeşidin ıslah edildiğini, bu çeşitlerin yüksek biyolojik verime ve uzun generatif döneme sahip olma, çoklu-strese dayanıklı, erken olgunlaşan ve çiftçilerin isteklerini karşılayacak düzeyde özelliklere sahip olduğunu belirtmiştir. Brandon ve ark. (1998), Avustralya da ekim sıklığının nohudun gelişimi ve verimine etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmada, 7 lokasyonda 3 ü eski çeşit olmak üzere 5 çeşit ve kg/ha arasında değişen ekim sıklıkları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda Tyson çeşidinde optimum ekim sıklığının 50 bitki/m 2, yeni çeşitlerden Heera ve Sona da ise 40 bitki/m 2 olduğu, en düşük ekim sıklığından (15 bitki/m 2 ) optimum ekim sıklığına kadar m 2 deki bakla sayısı, bakladaki tane sayısı ve tane veriminin arttığı, ortalama tane ağırlığının ise azaldığı 15

30 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU bildirilmiştir. Cinsoy ve Yaman (1998), İzmir de nohut için bazı özellikler arası ilişkilerin path analizi ile değerlendirmesini yaptıkları çalışmada, 125 nohut çeşidinden oluşan materyali 17 özellik yönünden inceleyerek, bitkide tane ağırlığı ile ikili ilişkileri ve path analizi ile bu özelliğe olan katkı paylarını saptamışlardır. Çalışma sonucunda bitkide bakla sayısının bitki tane ağırlığı ile gerek ikili ilişkisi gerekse doğrudan katkı payı en yüksek bulunmuş, bitkide tane ağırlığına doğrudan katkı payı yüksek olan diğer özellikler ise yaprakçık boyu, bakla boyu ve baklada tohum sayısı olarak sıralanmıştır. İncelenen özelliklerden çiçeklenme süresi ve kanopi yüksekliği, bitki tane ağırlığının oluşumunda olumsuz yönde katkıda bulunmuş, incelenen diğer özelliklerin ise daha az oranda fakat farklı yönlerde bitkide tane ağırlığına doğrudan etki payına sahip olduğu bildirilmiştir. Çiftçi ve Türk (1998), Güneydoğu Anadolu koşullarında 2 üretim sezonunda 9 çeşit ile ekim zamanlarının bazı nohut çeşitlerinde verim ve verim öğelerine etkisini incelemek için yaptıkları çalışmalarında, bitki boyu, bitkide yan dal sayısı, bitkide bakla sayısı, ilk bakla yüksekliği, bin tane ağırlığı ve tane veriminin kışlık ekimlerde yazlık ekimlere göre daha yüksek olduğu sonucuna varmışlardır. Özveren (1998), Çukurova koşullarında, yılında, üç nohut çeşidi ile dört farklı ekim derinliğinin (4, 8, 12 ve 16 cm) tane verimi ve verimle ilgili özelliklere etkisini incelemiştir. Araştırma sonucunda, tane veriminin çeşitlere göre kg/da, ekim derinliklerine göre ise kg/da arasında değiştiğini, bitki boyu ile ilk bakla yüksekliği, dolu bakla sayısı ile tane sayısı arasında önemli ve olumlu bir ilişkinin olduğunu bildirmiştir. Srinivasan ve ark. (1998), Hindistan da nohudun erken generatif dönemde soğuğa toleransını belirlemek için baklada genetik varyasyon ve stresin tanımlanmasına çalıştıkları araştırmalarında, birçok nohut çeşidinin sıcaklığın 10 0 C ye kadar düşmesiyle gelişmesine ve çiçeklenmesine devam ettiği ancak bakla bağlamada başarısız olduğu saptanmıştır. Tarla koşullarında ve kontrollü çevre koşullarında çeşitlerin soğuğa karşı gösterdiği tepkilerin farklı olduğu, erken olgunlaşan iki ıslah hattının soğuk hava koşullarında bakla bağladığı ancak tane verimlerinin sınırlı olduğu belirlenmiştir. Araştırmacılar, kontrollü çevre 16

31 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU koşullarındaki denemelerde baklanın gündüz sıcaklığın 20 0 C olması durumunda C gece sıcaklığına rağmen oluştuğu, tohum gelişimi için bakla gelişiminden daha yüksek bir sıcaklık eşiğinin olduğu sonuçlarına varmışlardır. Anlarsal ve ark. (1999), Çukurova koşullarında bazı nohut (Cicer arietinum L.) hatlarının verim ve verimle ilgili özelliklerinin saptanması amacıyla kıraç koşullarda ICARDA'dan sağladıkları 23 hatla yürüttükleri araştırmalarında, iki yıllık ortalamalara göre, hasat indeksi dışındaki diğer özellikler için hatlar arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar olduğunu saptamışlardır. Hatlara göre çiçeklenme süresinin gün, olgunlaşma süresinin gün, bitki boyunun cm, toplam bakla sayısının adet/bitki, dolu bakla sayısının adet/bitki, tane sayısının adet/bitki, tane ağırlığının g/bitki, hasat indeksinin % , 100 tane ağırlığının g ve tane veriminin ise kg/da arasında olduğunu, ele alınan hatlarda tane verimi ile bitki başına dolu bakla, tane sayısı, tane ağırlığı ve hasat indeksi arasında önemli ve olumlu, bitkideki tane sayısı ile 100 tane ağırlığı arasında olumsuz ve önemli bir ilişkinin bulunduğunu bildirmişlerdir. Azkan ve ark. (1999), Bursa ekolojik koşullarında farklı ekim zamanlarının nohut hat ve çeşitlerinde verim ve verim öğeleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmalarında, materyal olarak 8 tescilli çeşit (Eser-87, Canıtez-87, ILC 482 (Güney Şarısı), Aydın-92, Menemen-92, İzmir-92, Akçin-91 ve Diyar-95), 2 üretim izinli nohut çeşidi (ILC 195/2 ve Ak ), bölgede yapılan önceki çalışmalarda kışa dayanıklı olarak seçilen 7 nohut hattı (226, 211, 127, 114, 157, 160 ve 135) ve l köy populasyonu ile kışlık (1 Kasım, 5 Kasım, 5 Kasım) ve yazlık (27 Mart, 11 Mart, 2 Mart) olmak üzere iki ekim zamanı kullanmışlardır. Araştırmada ekim zamanlarının verim öğeleri üzerine etkisinin farklı olduğunu, ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun bitkide ana dal sayısı dışında tüm özellikler için önemli olduğunu saptamışlardır. Bitki boyu (59.9 cm), ilk baklanın yerden yüksekliği (35.9 cm), bitkide bakla sayısı (24.4 adet), bakla boyu (2.6 cm), bitki verimi (7.7 g), 1000 tane ağırlığı (414.6 g), bitkide tane sayısı (23.2 adet), baklada tane sayısı (1.1 adet) değerlerinin kışlık ekimlerde en yüksek değeri verirken, bitkide yan dal sayısı (4.3 adet), bakla eni (1.2 cm) ve hasat indeksi 17

32 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU (%39.7) değerlerinin ise yazlık ekimlerde en yüksek değerlere sahip olduğunu, bitkide ana dal sayısı ve biyolojik verim üzerine ekim zamanlarının önemli etkisinin bulunmadığını, tane verimi yönünden yazlık ekimlerin (185.9 kg/da), kışlık ekimlere (168.2 kg/da) göre daha yüksek değerler verdiğini bildirmişlerdir. Eyüpoğlu ve ark. (1999), Ankara'da, yılları arasında, üç farklı tip nohutta uygun sıra arası mesafesi ve tohum miktarının verime etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri araştırmalarında, Orta Anadolu koşullarına uygun, gelişme tipleri farklı üç nohut genotipi (dik tip; AK-71114, yan dik; Akçin-91 ve yatık tip; ILC-86172), 2 sıra arası mesafe (17.5 ve 35 cm) ve 6 ekim sıklığı (15, 25, 35, 45, 55 ve 100 tane/m2) kullanmışlardır. Çalışmada, AK ve ILC nohut çeşitlerinde sıra arası mesafenin istatistiki olarak önemli olmadığı, bununla birlikte 35 cm sıra arası mesafede verimlerin daha yüksek olduğu, Akçin-91 çeşidinde 35 cm sıra arası mesafenin 17.5 cm sıra aralığına karşılık istatistiki olarak önemli olduğu, tohumluk miktarları açısından 45 tane/m 2 ekim sıklığının diğerlerine göre daha uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Kulaz ve Çiftçi (1999), yıllarında Van koşullarında bitki sıklığının nohudun (Cicer arietinum L.) verim ve verim öğelerine etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmalarında, 3 nohut hattını ile m 2 de 28, 42 ve 56 tohum sıklığında ekmişler ve en yüksek tane veriminin 42 tohum/m 2, en düşük tane veriminin ise 28 tohum/m 2 sıklığından elde edildiğini bildirmişlerdir. Regan ve ark. (1999), Avusturalya da, 4 yıl süre ile, 11 lokosyonda, kabuli nohutun (Kaniva çeşidi) büyüme ve tane verimi üzerine ekim sıklığının etkisini ( kg/da) belirlemek amacıyla yaptıkları araştırmada, tüm yıl ve lokasyonların ortalaması alındığında, bitki sıklıklarının dekara 6.0 kg tohum ekilmesiyle m 2 de 10 adet bitkiden, 32.0 kg tohum ekilmesiyle m 2 de 43 adet bitkiye kadar değiştiğini, genel olarak ekim sıklığı ve tane verimi arasında pozitif bir ilişkinin olduğunu, yüksek ekim sıklıklarında tane veriminin artmasının temelde birim alanda daha fazla sayıda bitki olmasıyla ilişkili olduğunu, yüksek ekim sıklıklarında bitki başına daha az sayıda bakla olmasına rağmen birim alanda daha fazla bakla olduğunu, ekim sıklığını değiştirmenin ortalama tane ağırlığı ve bakla başına tane sayısı üzerine çok az etkisi olduğunu, ekonomik optimum bitki sıklığının lokasyona göre m 2 de 8 den 18

33 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU 68 adet bitkiye kadar değiştiğini, fakat Avustralya için (25-35 bitki/ m 2 de) ortalama 27 bitki/ m 2 önerdiklerini, düşük oranda bitki çıkışları nedeni ile, bu sıklığı elde etmek için önerilenden daha fazla tohum kullanılması gerektiğini, ekonomik optimum bitki sıklığı ve tane verimi arasında güçlü bir ilişkinin olduğunu (r 2 = 0.66 P0.01), Avustralya'da yüksek verimin alındığı bitki sıklığının 35 bitki/m 2 den fazla olduğu durumlarda en fazla kazancın elde edilmesine rağmen, verimin yaklaşık 100 kg/da olduğunu, 25 bitki/m 2 'lik bitki sıklığının kazançlı olduğunu bildirmişlerdir. Verghis ve ark. (1999), Yeni Zelanda da ışığın ve toprak neminin nohudun verim ve verim unsurları üzerine etkisini belirlemek için yürüttükleri çalışmada, 2 toprak nemi seviyesi (yağmur ve sulama) ve 2 ışık miktarı (tam ışıklanma ve %40 gölge) kullanılmıştır. Araştırma sonunda gölge koşulları ve toprak nemi arasında önemli oranda etkileşim olduğu, en yüksek kuru madde üretiminin (838 g/m 2 ) gölge almayan ve sulanan bitkilerden sağlandığı, günlük bitki gelişme oranının gölge koşullarında 14 g/m 2, ışık koşullarında 27 g/m 2 olduğu saptanmıştır. Üzerinde durulan her iki faktörün tane verimine etkide bulunduğu, en yüksek tane verimine (389 g/m 2 ) tam ışıklanma koşullarında ve sulama sonucunda ulaşıldığı, gölgeli koşullarda yetiştirilen ve sulanan bitkilerden yalnız 139 g/m 2 verim alınabildiği, gölgeli koşullarda ve sulama sonucunda tane verimindeki azalmayla birlikte hasat indeksinin de büyük oranda azaldığı bildirilmiştir. Cassells ve Caddick (2000), Avustralya da hasat zamanının desi tip nohudun verimi ve tane kalitesine etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmada, Amethyst çeşidini iki lokasyonda ve iki yıl süre ile erken, zamanında ve geç hasat etmişlerdir. Verim açısından geç yapılan hasatta, hasat öncesi bakla dökülmesi, dal kırılması ve hasat esnasında dal kırılması sebepleriyle %20 nin üzerinde tane kaybı meydana gelmiş ve en yüksek verime erken hasat uygulamasıyla ulaşılmıştır. Geciken hasatla tanede kalite kaybı yağışlarla tanede meydana gelen zarardan kaynaklanmıştır. En yüksek tane kalitesine erken hasat ile ulaşılmıştır. Araştırmacılar, %13 oransal nemde, serin ve kuru bir ortamda depolama ile tanede istenilen kalitenin devam edebileceğini bildirmişlerdir. Mart (2000), Çukurova Bölgesinde bazı özellikler yönünden nohutta genotip x 19

34 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU çevre interaksiyonları ve uyum yeteneklerinin saptanması amacıyla yürüttüğü çalışmasında, 2 yıl süre ile 5 farklı lokasyonda 24 nohut çeşidini denemiş, nohut çeşitlerinin incelenen özellikler yönünden farklı çevrelerde farklı uyum yetenekleri gösterdiklerini ve tane verimlerinin kg/da, ham protein oranının % arasında değiştiğini bildirmiştir. Saccardo ve ark. (2000), İtalya da nohudun yazlık ve kışlık ekimini kıyasladıkları bir araştırmada, kışlık ekimin İtalya nın kurak alanlarında, yazlık ekimin ise verim farkını kaliteli ürünle kapatabilen erkenci çeşitleri kullanmak şartıyla İtalya nın serin ve yağışlı alanlarında yapılması gerektiğini belirtmişlerdir. Ayrıca, kışlık ekilen bitkilerin bol vejetatif aksam geliştirebildiği, fakat kışlık ekimde temel ihtiyacın Ascochyta rabiei ye ve soğuğa dayanıklılık olduğunu, bu yüzden İtalya da kışlık ekime uygun nohut çeşitlerinin tespiti için 15 yıldan bu yana araştırmaların yapıldığını, bu çalışmaların sonunda istenilen özelliklere sahip 7 lokal kışlık çeşidin elde edildiğini, bu çeşitlerin tamamının Ascochyta rabiei ye ve soğuğa dayanıklı, yüksek verimli (2.5 t/ha) ve makineli hasada uygun olduğunu, büyük tohuma sahip çeşitlerin Ascochyta rabiei ye daha dayanıklı olduğunu, mekanize kültürel işlemlerin de dahil edilmesiyle nohudun diğer kültürel bitkiler ile rekabet edebilir duruma geldiğini bildirmişlerdir. Yürürdurmaz (2000), Kahramanmaraş koşullarına uygun yazlık ve kışlık nohut çeşitlerini belirlemek amacıyla yürüttüğü araştırmasında, 7 çeşit (Diyar-95, ILC-482, İzmir-92, Canıtez-87, Menemen-92, Koçbaşı yerel çeşidi ve Aydın-92) kışlık ve yazlık olarak ekilmiş ve bitki boyu, ilk meyve yüksekliği, bitkide meyve sayısı, bitkide tane ağırlığı, 100 tane ağırlığı ve tane veriminin kışlık ekimle arttığı, bitki boyu, ilk meyve yüksekliği, bitkide meyve sayısı, bitkide tane ağırlığı, 100 tane ağırlığı ve tane veriminde ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Anonymous (2001), Avustralya da yapılan bir araştırmada, ideal ekim zamanının optimum sıcaklık ve gün uzunluğu koşullarını sağlayan Mayıs ayı başlarından ortasına kadar olan süre (erken) olduğu, böylece tanenin Ekim/Kasım aylarında (yağmur sezonu başlamadan önce) olgunlaştığı, ekimde gecikme olduğu takdirde çiçeklenme ve bakla oluşturma zamanlarının sezon sonundaki olumsuz 20

35 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU sıcaklığa rastlaması sebebiyle tane veriminde önemli bir azalma görüldüğü, Ayrıca ortalama tane ağırlığının 0.50 g/tohum ve çimlenme oranının %80 olması durumunda optimum ekim oranının kg/ha (17 bitki/m 2 ) olduğu bildirilmiştir. Haq ve ark. (2001), nohudun Pakistan da 1 milyon hektar yıllık ekilişe sahip önemli bir baklagil bitkisi olasına rağmen, veriminin çok düşük olduğunu (0.5 t/ha), verimdeki düşüklüğün asıl sebebinin mevcut çeşitlerin hastalıklara ve özelikle de Ascochyta rabieie ye dayanıklı olmaması ve özel üretim tekniklerine uygun olmamasından kaynaklandığını, yüksek verimli çeşitler elde etmek için tercih edilecek yollardan birinin de mutasyon ıslahı olduğunu, mutasyon ıslahı ile elde edilen çeşitlerden NIFA-95 in ebeveynine göre 6.5 kat daha fazla verim sağladığı ve tanedeki protein oranının 1.25 kat daha fazla olduğunu bildirmiştir. Liu ve Gan (2001) yarı-kurak çevre koşullarında nohudun su kullanım etkinliği ve morfolojik elastikiyetini belirlemek için yürüttükleri çalışmada kabuli ve desi tip nohut çeşitlerini farklı bitki sıklıklarında buğday anızına ve nadas alanına ekmişlerdir. Çalışmada nohut fidelerinin çıkış oranı sırasıyla düşük (20 bitki/m 2 ) ve yüksek (50 bitki/m 2 ) bitki sıklıkları için kabuli tipte %90-72, desi tipte ise %81-70 arasında değişmiş, yüksek bitki sıklığında karşılaşılan düşük çıkış oranının zayıf tohum-toprak ilişkisinden kaynaklanmış olabileceği kanısına varılmıştır. Düşük su varlığında buğday anızına ekim yapıldığında, kabuli tip çeşidin verimi ekim sıklığı metrekarede 20 bitkiden 45 bitkiye doğru arttıkça artmış, metrekarede 45 bitki sıklığından sonraki artışlar verimi etkilememiştir. Su kullanım etkinliği yüksek olduğunda ve nadas toprağına ekim yapıldığında desi tip nohut çeşidinin verimi ekim sıklığı arttıkça artış göstermiştir. Kabuli tip nohut düşük ekim sıklığında bitki başına 28 adet bakla, yüksek ekim sıklığında ise 13 adet bakla oluşturmuş, aynı zamanda yüksek ekim sıklığında üretilen fertil bakla sayısının (670 adet) düşük ekim sıklığına göre %12 daha fazla olduğu saptanmıştır. Benzer şekilde desi tip nohut düşük ekim sıklığında bitki başına 63, yüksek ekim sıklığında 30 adet bakla oluşturmuş; düşük ekim sıklığında toplam 1130, yüksek ekim sıklığında ise 1450 fertil bakla sağlamıştır. Ekim sıklığı arttıkça bitki başına bakla sayısının azalmasına rağmen birim alandaki yüksek bakla sayısı, tane verimini artırmıştır. Kabuli tip Sanford ve CDC Xena çeşitleri yüksek oranda (%17-23) fertil olmayan baklaya sahipken küçük tohumlu 21

36 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU desi tip B-90 ve CDC Chico çeşitlerinde bu oran daha düşük olmuş (%9-12) ve aralarındaki fark istatistiksel açıdan önemli bulunmuştur. Çalışmanın sonunda nohudun bitki rekabetinden kaynaklanan potansiyel verim kaybını telafi eden büyük bir morfolojik elastikiyete sahip olduğu bildirilmiştir. Nielsen (2001) tarafından Avustralya da nohut, fasulye ve mercimeğin üretim fonksiyonlarının değerlendirildiği çalışmada, baklagiller uygun sulama koşullarının tespiti için bir sulama sistemi dahilinde yetiştirilmişler; su kullanımı ile verim arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla toprak su içeriği, bitki su kullanımı ve tane verimi ölçülmüştür. Verim, bu ilişkiler ve lokal yağış kayıtları kullanılarak hesaplanmıştır. Denemede yer alan baklagillerden nohut artan su kullanımına göre en yüksek verim artışını sağlamış (10.6 kg/ha/mm), bunu sırasıyla fasulye (8.0 kg/ha/mm) ve mercimek izlemiştir (3.3 kg/ha/mm). Özçelik ve ark. (2001), Amasya'da, farklı ekim zamanı ve bitki sıklığında yetiştirilen nohut çeşitlerinin tane verimi ve bazı özelliklerinin tespiti amacıyla 2 yıl süre ile 2 çeşit (Damla-89 ve İzmir-92), 2 ekim zamanı (Mart-Nisan ve Mayıs), 2 sıra arası (25 cm ve 37.5 cm) ve 2 sıra üzeri mesafe (5 cm ve 7.5 cm) kullanarak yürüttükleri çalışmalarında, iki yıllık birleştirilmiş verilerin analizlerine göre, yılların tüm özelliklere, çeşitlerin tanede kabuk oranı hariç diğer özelliklere, ekim zamanı faktörünün bitkide bakla sayısı ve tanede kabuk oranı hariç diğer özelliklere, sıra arasının bitkide bakla sayısı ve tane verimine ve sıra üzeri mesafenin ise sadece tane verimine etkisinin istatistiki olarak önemli olduğunu saptamışlardır. Tane verimi bakımından Damla-89 çeşidinden (119.7 kg/da) İzmir- 92 (105.1 kg/da) çeşidine göre daha yüksek tane verimi elde edildiği, erken ekimin (92.8 kg/da) daha yüksek verim sağladığı, 25 cm sıra arası ve 5 cm sıra üzeri mesafede yapılan ekimin kg ile en yüksek verim verdiği sonucuna varmışlardır. Togay ve Togay (2001), Van ekolojik koşullarında farklı sıra arası mesafelerinin nohudun bazı tarımsal özelliklerine etkisini inceledikleri araştırmalarında, ILC-482 çeşidini dört farklı sıra arası mesafe (15, 20, 25, 30 cm) ile ekmişlerdir. Araştırma sonuçlarına göre; ekim sıklığının 100 tohum ağırlığı ve baklada tohum sayısına etkisi önemli olmuş, geniş sıra arası mesafe ile bitkide bakla sayısı, bitkide tane sayısı, ana ve yan dal sayısı ve tane veriminde artış görülmüş, en 22

37 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU yüksek tane verimi 30 cm sıra arsı mesafeden en düşük tane verimi ise 15 cm sıra arası mesafeden elde edilmiştir. Altınbaş (2002), İzmir de kışlık nohutta tane verimi, biyolojik verim, ve tane iriliği için genotipik değişkenlik ve adaptasyonu ile ilgili olarak 3 sezon boyunca ( ) yeni geliştirilen 8 kabuli nohut hattı ve iki nohut çeşidi kullanarak yapmış olduğu çalışmasında, 3 üretim sezonu için çeşit x yıl interaksiyonunun önemli olduğu, iki nohut çeşidi ve 8 nohut hattının kışlık ekime en iyi uyum sağladığı değerlendirmesini yapmıştır. Altınbaş ve Sepetoğlu (2002), İzmir de kışlık ekime uygun nohut geliştirmede bazı tarımsal özellikler için genotipik ve çevresel etki değerlendirmesi konularında 4 yıl süre ile ( ) araştırma yapmışlardır. Araştırma sonucunda yıllar arası etkinin bitki başına birincil dal ve bakladaki tane sayısı dışındaki tüm faktörler için önemli, genotip x yıl interaksiyonunun bitki boyu ve 100 tane ağırlığı dışındaki tüm faktörler için önemli olduğu bildirilmiştir. Biswas ve ark. (2002), Bangladeş te ekim sıklığının blackgram ın gelişme ve verimi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla 2 çeşidi (BARImash-3 ve BINAmash- 1) 25, 33 ve 50 bitki/m 2 sıklığında ekmişlerdir. Çalışma sonunda çeşitlerin her ikisi de yaprak alanı indeksi, bitki büyüme oranı, net asimilasyon oranı, nispi büyüme oranı ve tane verimi açısından benzer tepki vermiştir. Ekim sıklığının incelenen özellikler arasındaki etkisi farklı olmuş, yaprak alan indeksi ile bitki büyüme oranına önemli oranda etki etmiştir. Yüksek bitki sıklığı yüksek yaprak alanı indeksi ve yüksek bitki gelişme oranı sağlarken, en yüksek tane verimine birim alanda en yüksek bakla sayısına ulaşılması nedeniyle orta ekim sıklığında ulaşılmıştır. Net asimilasyon ve nispi büyüme oranlarında bitki sıklığının etkisi görülmemiştir. Erdoğan (2002), Hatay bölgesinde bazı nohut (Cicer arietinum L.) çeşitlerini değişik Rhizobium ırkları ile aşılamanın nodül oluşumu ve tane verimine etkilerini araştırdığı çalışmasında, 3 Rhizobium ırkı ve 3 nohut çeşidini (İzmir-92, Aydın-92 ve Menemen-92) kullanmış, üstün verim için çiçeklenme/bakla tutma dönemlerinde nohudun azota önemli derecede ihtiyacı olduğunu bildirmiştir. Kazi ve ark. (2002), Pakistan da ekim zamanının nohudun tane ağırlığı ve tane verimine etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmada, 5 ekim zamanı (15 23

38 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU Ekim, 30 Ekim, 15 Kasım, 30 Kasım ve 15 Aralık) ve 4 çeşit (DG-92, Chhola, DH-89 ve Sanyasi) baz alınmıştır. Araştırma sonunda tane ağırlığı ve tane verimi ekim zamanı ve çeşit faktörlerinin her ikisinden de önemli derecede etkilenmiş, maksimum 1000 tane ağırlığı (224,83 g) ve tane verimine (2320 kg/ha) 15 Kasımda yapılan ekimlerle ulaşılmış, bunu 30 Ekim tarihindeki ekimler izlemiştir. DG-92 çeşidi en yüksek 1000 tane ağırlığına (263,93 g) sahip olmuş, bunu DG-89 ve Chhola çeşidi izlemiştir. En yüksek 1000 tane ağırlığı (274,33 g) ve tane verimi (3333,33 kg/ha) için Dg-92 x 15 Kasım ekimi interaksiyonu bildirilmiştir. Whish ve ark. (2002), Avustralya da ekim sıklığı ve yabancı ot yoğunluğunun nohut verimine etkisini inceledikleri çalışmalarında, 6 bitki sıklığındaki (0, 2, 4, 8, 16, 32 bitki/m 2 ) yabani yulaf (Avena sterilis ssp. Ludoviciana) ve şalgam otu (Rapistrum rugosum) nu 2 bitki sıklığındaki nohutla (32 ve 64 sıra arası mesafe) karışım halinde ekmişlerdir. Araştırma sonucunda, her iki yabancı ot yoğunluğunun artmasıyla parsel verimlerinin azaldığı, yabancı otsuz parseller kıyaslandığında 32 cm sıra arası mesafenin daha çok verim getirdiği, ancak sıra arasının genişlemesiyle yabancı ot zararının büyük oranda artmadığı ve geniş sıra arası mesafe kullanımı ile nohudun minimal düzeyde yabancı ot rekabeti gösterdiği görülmüştür. Akhtar ve ark. (2003), İspanya, Hindistan Suriye ve Mısır da 41 nohut genotipi ile yürüttükleri çalışmalarında, FLIP C genotipinin yüksek fizyolojik etkinliği sayesinde %41.5 ile maksimum hasat indeksi sağladığı, bunu FLIP 97-28C genotipinin %39.1 ile izlediği, biyolojik verim ve hasat indeksi arasında olumsuz (r 2 = ), verim ile hasat indeksi arasında olumlu (r 2 =+0.698) bir ilişkinin olduğu, verimin hasat indeksindeki gelişmeye bağlı olarak artacağı sonucuna varmışlardır. Altınbaş (2003), İzmir de kışlık yetiştirme koşullarında dört yıl süreyle denenen yeni geliştirilmiş F 5 kökenli bazı kabuli tip nohut hatlarında, bitki tane verimi ve tane iriliği ile biyolojik verim ve hasat indeksi arasındaki ilişkiler çoklu regresyon ve korelasyon analizleriyle incelenmiştir. Basit ve çoklu korelasyon değerleri 100 tane ağırlığına oranla, biyolojik verim ve hasat indeksiyle bitki tane verimi arasında daha güçlü ilişkilerin bulunduğunu ortaya koymuştur. Dört yıllık analiz sonuçlarına göre; biyolojik verim ve hasat indeksinin birlikte bitki veriminde gözlenen değişkenliğin %97,8-99,8 i ve 100 tane ağırlığında da %3,1-26,6 sından sorumlu oldukları 24

39 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU belirlenmiştir. Biyolojik verim 2. ve 4. deneme yıllarında; hasat indeksi diğer iki yılda bitki verimine daha fazla katkıda bulunmuştur. Kışlık koşullarda yüksek verimli ve iri taneli genotiplerin geliştirilmesinde biyolojik verimi fazla olan bitkiler arasından yüksek hasat indeksine sahip bitkilerin seçilmesinin daha etkili olabileceği sonucuna varılmıştır. Barary ve ark. (2003), 1996 üretim sezonunda İran da sıra aralığı ve ekim sıklığının yeni yarı dik bir kabuli nohut hattının ( ) gelişim ve verimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürüttükleri araştırmada, sıra arası ve sıra üzeri aralığın verim üzerine etkisinin istatistiki olarak önemli olmadığını, fakat interaksiyonun (P<0.05) önemli olduğunu, en yüksek tane veriminin sıra arası 40 ve 50 cm, sıra üzeri 5 ve 7.5 cm den elde edildiğini, 100 tane ağırlığı, bakladaki tane sayısı ve tanenin protein oranı üzerine sıra arası, sıra üzeri ve sıra arası x sıra üzeri interaksiyonunun önemsiz olduğunu (P>0.05) belirtmişlerdir. Hasat indeksi değerinin ise farklı sıra arası, sıra üzeri ve sıra arası x sıra üzeri interaksiyonlarında önemli derecede değiştiğini, nispi büyüme oranı ve bitki büyüme oranındaki eğilimlerin birbirleriyle çakışacak biçimde benzerlik gösterdiğini ve sonuç olarak 40 x 7,5 cm veya 50 x 5 cm ve sıcak koşullarda yarı dik çeşit yetiştirmenin uygun olacağını bildirmişlerdir. Gan ve ark. (2003), Kanada da yılları arasında yarı kurak çevre koşullarında optimum bitki sıklığını belirlemek amacıyla yürüttükleri araştırmada, bezelye ile kıyaslamalı olarak, desi ve kabuli tip nohudun ekim sıklığının tane verimine, tane kalitesine ve hasat edilebilirliğine etkisini araştırmışlardır. Geleneksel yazlık ekimde ekim sıklığının artmasıyla verimin arttığı, en yüksek tane verimine kabuli tip nohutta bitki sıklığı/m 2 ile, desi tipte ise bitki sıklığı/m 2 ile ulaşılmıştır. Ekim buğday anızına yapıldığında kabuli tip nohutta bitki/m 2, desi tip nohutta ise bitki/m 2 ekim sıklığında optimum tane verimine ulaşılmıştır. Buğday anızına yapılan ekimde, ekim sıklığı arttıkça bitkide tohum büyüklüğü azalmıştır. Ekim sıklığındaki artış olgunlaşmayı gün uzatmış ve ilk bakla yüksekliğini cm artırmıştır. Birim alanda canlı tohumdan bitki meydana gelme oranı her iki nohut tipi ve bezelyede bitki sıklığı arttıkça azalmıştır. Jackson ve Miller (2003), Conrad da sulamasız koşullarda 6 nohut çeşidi ile 25

40 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU yürüttükleri çeşit performans çalışmasında, tane veriminin ( lbs/a), 100 tane ağırlığının ( g) ve çiçeklenme zamanının (26 Haziran-2 Temmuz) çeşitlere göre değiştiğini bildirmişlerdir. Khan ve ark. (2003), Pakistan da nohudun vejetatif gelişimi esnasında biçilmesinin yeşil yem ve tane verimi açısından etkisini belirlemek için bir araştırma yapmışlardır. Araştırma Aralık ve Ocak aylarında yeşil yem bulamayan çiftçilerin bu açığı nohutla kapatmak istemeleri üzerine, faaliyetin hayvan yemi ve tane verimi olarak kar ve zararını tespit etmek amacını hedeflemiştir. Bu amaçla ve üretim sezonlarında tarla denemesi kurulmuş ve NIFA-88 çeşidinde farklı seviyelerde biçim ile biçim yapılmayan parseller kıyaslanmıştır. Bitkilerin 1/2 seviyeden kesildiği muamele 4137 ve 2095 (1. yıl tane verimi ve 2. yıl tane verimi) kg/ha ile en yüksek verimi sağlamıştır. 2/3 seviyeden kesim dışındaki muameleden 3543 ve 2072 (1. yıl tane verimi ve 2. yıl tane verimi) kg/ha verim alınırken kontrol muameleden (kesim yapılmamış) 3201 ve 1973 (yıllar sırasıyla) kg/ha verim sağlanabilmiştir. Bitki boyu ve dal sayısı kesim seviyesinden etkilenirken bitkide bakla sayısı ve 1000 tane ağırlığında önemli bir fark oluşmamıştır. Verimdeki artışın bitki başına daha fazla dal ve bakla sayısı oluşmasından kaynaklanmış olabileceği düşünülmüştür. Yer seviyesinde aşırı kesim sonucunda her iki yılda da maksimum yeşil yem sağlamasına rağmen, üretim sezonunda en düşük tane verimi elde edilmiş, üretim sezonunda ise kesimden sonra Aralık ayı sonlarından Ocak ayı ortalarına kadar bulutlu ve soğuk havanın hüküm sürmesi sebebiyle sezon sonunda bitkiler tane verimi açısından tamamıyla başarısız olmuştur. Liu ve ark. (2003), Kanada da yarı kurak iklim koşullarında nohudun morfolojik açıdan beklenen seviyeye getirilmesi amacıyla 4 ekim sıklığı kullanarak yürüttükleri araştırmalarında, denemeye alınan iri tohumlu kabuli tip nohudun küçük tohumlu kabuli ve desi nohut tiplerine göre birim alan için % 90 fazla verim sağladığı, bitki sıklığının m 2 de 20 den m 2 de 50 bitkiye yükselmesiyle verimin desi tip nohut çeşitlerinde % 20, küçük tohumlu kabuli tip nohut çeşitlerinde % 27, iri tohumlu kabuli tip nohut çeşitlerinde ise % 17 oranında arttığı sonucuna varmışlardır. Machado ve ark. (2003), Amerika da (Oregon) 2 nohut çeşidini farklı ekim 26

41 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU zamanı, sıra arası mesafe ve ekim oranlarında yetiştirdikleri çalışmada, denemenin yapıldığı tüm alanlar için (Moro, Pendleton, Milton), Nisan ayı başlarındaki ekimle en yüksek tane verimine ulaşılmış, bu tarihten geç yapılan ekimler verimde azalmaya yol açmıştır. Denemeye alınan çeşitlerden Dwelley yalnız bir lokasyonda ve ekim Nisan ayı başlarında yapılmak koşuluyla yüksek verim sağlarken, kurağa daha dayanıklı olan Sinola çeşidi diğer 2 lokasyonda, her ekim zamanı ve ekim sıklığında daha yüksek verim sağlamıştır. Fusarium ve virüs hastalıkları görülmesine rağmen en yüksek tane verimine Nisan ayı başlarında yapılan ekimle ulaşılmıştır. Nisan ayının ilk haftasında yapılan ekimlerle Dwelley çeşidinin tohum büyüklüğü azalmış, Sinola çeşidi ise az miktarda etkilenmiştir. Her iki çeşit için verim ekim sıklığının 1.5 tohum/ft 2 den 3.0 tohum/ft 2 e çıkmasıyla artmıştır. Ekim sıklığının 1.5 tohum/ft 2 den 4.5 tohum/ft 2 e çıkmasıyla Sinola çeşidinde önemli verim artışı kaydedilirken, Dwelley çeşidinde 3.0 tohum/ft 2 den sık ekimlerde verim artışı olmamıştır. Ayrıca sıra arası mesafenin tüm lokasyonlarda tane verimine etkide bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Oweis ve ark. (2003), Akdeniz koşullarında ilave sulama ile kışlık ekilen nohudun su kullanım etkinliğini belirlemek için 4 yıl süre ile ( ) yürüttükleri çalışmalarında, üç ekim zamanı (Kasım sonu, Ocak ortası ve Şubat sonu) ve iki çeşit kullanmışlardır. Araştırma sonunda, erken ekim ve artan ilave sulama uygulamalarıyla birim alanda nohut veriminin arttığı, erken ekim tarihlerinde evapotranspirasyon miktarında meydana gelen büyük artış ve ilave sulamadaki azalmalar sebepleriyle su kullanım etkinliğinin azaldığını bildirilmişlerdir. Özdemir ve Karadavut (2003), Ilıman iklim koşullarında Kuzeybatı Türkiye'de iki yıl süre ( ) ile 21 farklı nohut genotipinde kışlık ve yazlık nohut ekiminin verim ve verim karakterlerine etkisini inceledikleri araştırmada, ilk yıl 2.1 o C sıcaklık ve iki kez (2 ve 4 gün) kar örtüsüne ikinci yıl 7.6 o C sıcaklık ve 3 kez (8, 14 ve 6 gün) kar örtüsüne maruz kalan genotipler fide döneminde soğuğa dayanmış yalnız FLIP 98-33C ve FLIP 98-36C üretim sezonunda vejetatif gelişmelerinin son zamanlana denk gelen soğuklardan etkilenmiş ve verimleri düşmüştür. Kışlık ekimle birlikte bitki boyu, bitkide dal sayısı, bitkide bakla sayısı, bakla tutan dal uzunluğu ve 100 tane ağırlığının arttığını ve sonuçta tane veriminin 27

42 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU daha yüksek olduğunu bildirmişlerdir. İki yıllık ortalamalara göre ise, kışlık ekimlerin yazlık ekimlere göre %102'lik verim (164.2 kg/da) artışı sağladığını saptanmışlardır. Bununla birlikte kışlık ekimlerde hasada kadar geçen süre, 100 tane ağırlığı ve çiçeklenmeye kadar geçen sürenin; yazlık ekimlerde ise çiçeklenmeye kadar geçen süre, 100 tane ağırlığı, bitki boyu ve hasada kadar geçen sürenin tane verimine etkisi önemli bulunmuştur. Özgün ve ark. (2003), Diyarbakır koşullarında farklı ekim zamanlarının Gökçe nohut çeşidinde verim ve verim öğelerine etkisini belirlemek için bir araştırma yapmışlardır. Araştırma sonucunda ekim zamanları arasındaki farklılıkların çiçeklenme zamanı, bakla bağlama zamanı, çiçeklenme ile olgunlaşama arasında geçen süre, bitki boyu yönünden 0.01 düzeyinde önemli, alt baklanın yerden yüksekliği, birim alanda tane verimi ölçümleri 0.05 düzeyinde, bakla sayısı, bitkide tane verimi, tane sayısı, biyolojik verim ve sap verimi yönünden 0.01 düzeyinde istatistiksel olarak önemli, birincil dal sayısı yönünden ise ekim zamanları arasındaki farkların ise önemsiz olduğu saptanmıştır. Toker ve Çancı (2003) Antalya da nohut genotiplerini antraknoza (Ascochyta rabiei) dayanıklılık, verim ve verim kriterleri açısından değerlendirdikleri çalışmada, toplam 41 genotipi 2 yıl süre ile yetiştirmişlerdir ( , ). Denemede hastalık kontrolü için hassas olan ILC-263 çeşidini kullanmışlar, hassas çeşitler hastalıktan tamamiyle öldüğü zaman, hastalığı 1-9 skalası üzerinden değerlendirmişlerdir. Denemede kullanılan çeşitlerden FLIP 95-53C ve FLIP 95-68C genotiplerini antraknoza dayanıklılık ve tane verimi açısından, FLIP 97-74C ve FLIP 95-53C genotiplerini antraknoza dayanıklılık ve yüksek biyolojik verim açısından, FLIP C genotipini ise antraknoza dayanıklılık iri tanelilik, tane verimi ve hasat indeksi açısından üstün bulmuşlardır. Üstün ve Gülümser (2003), Antraknoz hastalığı görülen Karadeniz Orta Kuzey Geçit Bölgesinde nohudun uygun ekim zamanının belirlenmesi ve bitkisel karakterlerde meydana gelen değişimlerin incelenmesi amaçlarıyla 1990, 1993 yıllarında Amasya nın Taşova İlçesinde; 1992, 1993, 1994 yıllarında Göllühöyük TİM de 5 nohut çeşidi ile 6 farklı ekim zamanı kullanarak bir araştırma yapmışlardır. Araştırma sonuçlarına göre ekim zamanı geciktikçe bitki boyu, dal 28

43 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU sayısı, bitkide tane sayısı, tohum indeksi, bin tane ağırlığı ile verimde azalmaların olduğu kaydedilmiştir. Çeşitler arasında antraknoza toleranslı Damla-89 erken ekimler için tavsiye edilmiştir. Anonymous (2004a), Pakistan da yapılan bir araştırmada, nohudun optimum ekim zamanının Kasım ayının 15 inden sonuna kadar bir zaman dilimi olduğu, Ekim ayındaki ekimlerle kıyaslandığında Kasım sonlarında yapılan ekimlerde %50 daha fazla verim sağlandığı, 40 kg/ha tohum miktarına göre 80 kg/ha tohum miktarı kullanıldığında %60 daha fazla verim sağlandığı, bakteri aşılamanın nohut gelişimine olumlu etkisinin olduğu ve verimi %10 oranında artırdığı bildirilmiştir. Anonymous (2004b), Kanada da yazlık ve kışlık ekimin nohudun verim ve verim unsurlarına etkilerinin incelendiği bir araştırmada, desi tip nohut çeşidi Myles ve kabuli tip nohut çeşidi CDC Chico, sonbaharda (28 Ekim 2003) ve ilkbaharda (27 Nisan ve 20 Mayıs 2003) ekilmiştir. Deneme sulamasız koşullarda sürdürülmüş ve çiçeklenme süresi, olgunlaşma süresi, bitki boyu, 100 tane ağırlığı, bitkideki tane sayısı, hasat indeksi ve parsel verimi ölçüm ve gözlemleri yapılmıştır. Araştırma sonunda, bitki boyu açısından ortalamalar dikkate alındığında, CDC Chico çeşidi Myles çeşidine göre; sonbaharda ekilenler ilkbaharda ekilenlere göre daha uzun bitki boyu sağlamıştır. CDC Chico çeşidinin tane ağırlığı Myles çeşidine göre önemli derecede yüksek bulunmuş, geç ilkbahar ekimleri erken ilkbahar ekimlerine göre daha ağır tane sağlamıştır. Verim ortalamaları dikkate alındığında Myles çeşidi önemli derecede yüksek verim getirmiş, erken ilkbahar ekimi geç ilkbahar ekimine göre yaklaşık %40 yüksek verim sağlamıştır. Sonbaharda yapılan ekimler erken ilkbahar ekimine göre 15 gün daha erken çiçeklenme, 28 gün daha erken olgunlaşma sağlanmıştır. CDC Chico çeşidinin daha düşük oranda bitki sıklığı ve tane verimi sağlaması, olumsuz kış koşullarından daha çok etkilenmesine bağlanmış ve kışa dayanıklı nohut çeşitlerine duyulan ihtiyaç üzerinde durulmuştur. Berger ve ark. (2004), Avustralya da yabani ve kültürü yapılan nohut çeşitlerini bir takım özellikler açısından kıyasladıkları çalışmada, çiçeklenme ile bakla bağlama zamanları arasındaki sürenin yabani çeşitlerde ortalama 5-7 gün, kültürü yapılan çeşitlerde ise ortalama 14 gün olduğunu, bu konunun yabani nohudun soğuğa toleransı ile ilgisinin bulunabileceği ve acilen araştırılması 29

44 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU gerektiğini bildirmişlerdir. Biçer ve Anlarsal (2004), Diyarbakır da yerel nohut çeşitlerinin önemli bitkisel ve tarımsal özelliklerini belirlemek amacıyla, 1999 ve 2000 yılları ilkbahar yetiştirme sezonunda yürüttükleri çalışmada, 43 kabuli ve 3 desi tip yerel nohut çeşidi ile iki tescilli nohut çeşidi kullanılmış ve çıkış süresinin gün, metrekaredeki bitki sayısının adet, % 50 çiçeklenme gün sayısının gün, bitki genişliğinin cm, olgunlaşma gün sayısının gün, bitki boyunun cm, bitkide ana dal sayısının adet, bitkide yan dal sayısının adet, bitkide bakla sayısının adet, bitkide tane sayısının adet, bitkide tane veriminin g, 100 tane ağırlığının g ve tane veriminin kg/da arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Biçer ve ark. (2004), Güneydoğu Anadolu Bölgesi koşullarında sulamanın yazlık ekilen nohuda etkisini belirlemek amacıyla yürüttükleri çalışmada 12 nohut çeşidi kullanmışlar (Sarı-98, Diyar-95, Gökçe, Aziziye-94, Uzunlu-99, Küsmen-99, Damla-89, Aydın-92, Akçin-91, Er-99, Menemen-92, İzmir-92), bitki boyu, bitki başına tane verimi, bitkide bakla sayısı, yaprak büyüklüğü, yapraktaki yaprakçık sayısı, tane ve bakla büyüklüğü değerlerinin sulama uygulamaları ile arttığı, tanede protein oranının ise azaldığı sonucuna varmışlardır. Cici (2004), Avustralya da yapmış olduğu çalışmada, nohudun derin kök sistemine rağmen bitkisel gelişiminin yavaş olması ve bitkisel gelişimin ilk dönemlerinde toprağı gerektiği kadar kapatamaması sebebiyle yabancı otlarla rekabetinin zayıf olduğunu, yabancı otların su, bitki besin elementi ve ışık açısından nohutla rekabete girerek verimi önemli oranda azalttığını bildirmiştir. Deshmukh ve ark. (2004), Hindistan da ekim zamanındaki gecikmenin nohut verimi ve membran zararına etkilerini incelemek amacıyla 6 nohut çeşidi ile yürüttükleri çalışmalarında, erken (15 Kasım) ve geç ekimlere (15 Aralık) göre orta zamanda (30 Kasım) yapılan ekimlerde en yüksek tane veriminin elde edildiğini bildirmişlerdir. Geliştirilmiş üç ıslah hattından diğer çeşitlere göre daha yüksek verim sağlanan çalışmada, en düşük biyolojik verimin 15 Aralık ekiminden elde edildiği, biyolojik verim ve tane verimi yönünden çeşitler arasında önemli ölçüde 30

45 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU fark bulunduğu, hasat indeksinin 3. ekim zamanında en yüksek olduğu ve çeşitlere göre önemli farklılıkların belirlendiği sonucuna varılmıştır. Fleet ve ark. (2004), Avustralya da ekim düzenlemelerinin Ascochyta blight yoğunluğuna etkisini belirlemek için yürüttükleri çalışmada, geniş sıra arası mesafenin hastalık yoğunluğunu azalttığı fakat fungusit uygulamasıyla kıyaslandığında bu azalmanın küçük olduğu, fungusit uygulamasıyla verim artışının (%300) daha fazla olduğu sonuçlarına varmışlardır. Gan ve ark. (2004), Kanada da su stresi ve yüksek sıcaklığın nohudun farklı gelişme dönemlerindeki etkilerini belirlemek amacıyla yürüttükleri araştırmada Myles (desi) ve CDC-Xena (kabuli) nohut çeşitleri çiçeklenme ve bakla oluşturma dönemlerinde, 10 gün boyunca, yüksek (35/16 O C) ve düşük (28/16 O C) sıcaklıklara ve benzer şekilde yarayışlı suyun %50 si ve %90 ı oranında yüksek ve düşük su stresine maruz bırakılmıştır. Bitkiler çiçeklenme döneminde 35/16 0 C sıcaklığa maruz kaldıklarında kontrol sıcaklığı olan 20/16 0 C e göre ana dal üzerinde %53, yan dal üzerinde %22 oranında daha az dolu bakla oluşturmuş, %90 su stresinde tamamen boş bakla meydana gelmiştir. Yüksek sıcaklık stresi sebebiyle kabuli tip kontrol sıcaklığına göre %58 oranında daha az bakla doldurabilmiştir. Desi tipten, bakla doldurma döneminde strese uğradığında %54, çiçeklenme döneminde uğradığında ise %33 daha az verim vermiş, kabuli tipten de aynı dönemlerde sırasıyla %50 ve %44 daha az verim elde edilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda araştırıcılar, generatif dönemde meydana gelecek stres periyodunun kısalması ile nohutta verim artışı sağlanabileceği sonucuna varmışlardır. Iqbal ve ark. (2004), Pakistan da 3 yıl süreyle nohudun Ascochyta blight a karşı dayanıklılığını belirlemek amacıyla, sera ve tarla şartlarında sürdürdükleri çalışmada, 824 germplasm kullanmışlardır. Kullanılan genotiplerin hiçbirinin bakla bağlama döneminde hastalığa karşı dayanıklılık gösteremediği, genel olarak fide ve vejetatif dönemlerde ıslah programı sayesinde hastalığa karşı dayanıklılığın oluştuğu, enfeksiyon seviyesinin bakla bağlama döneminde yüksek olması yanında, hastalık oluşumu açısından, fide ve bakla oluşumu dönemleriyle büyük oranda ilişkili olduğu, fide döneminde dayanıklılık gösteren genotiplerin bakla bağlama dönemine de hastalığa daha dayanıklı olduğu, fide dönemindeki dayanıklılığın 31

46 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU bitkiyi ileriki dönemde hastalıktan koruduğu bildirilmiştir. Rubio ve ark. (2004), Akdeniz koşullarında Ascochyta blight hastalığına dayanıklı çeşitlerin kışlık ekilmeleriyle, geleneksel yazlık ekimlere göre tane ve biyolojik verimlerinin daha yüksek olduğunu bildirmişlerdir. Akdeniz koşullarında, tohum büyüklüğü, verime etki eden erken/geç çiçeklenme genleri, tekli/çiftli bakla ve dik/çalı formunun nohudun verim stabilitesine etkilerini belirlemek amacıyla yaptıkları araştırmada, 6 nohut hattını kışlık (4 yıl) ve yazlık (3 yıl) olarak değerlendirmişlerdir. Çiftli bakla geninin tane verimi ve tohum büyüklüğüne etkisinin olmamasına rağmen yüksek verim stabilitesinin tekli bakla genini taşıyanlara göre daha yüksek olduğu, çalı formundaki hatların verim ortalamalarının dik habituslu bitkilerden daha yüksek olduğunu saptamışlardır (kışlık ekimlerde çalı formlu hatların verimi g/m 2, dik formlu hatların verimi g/m 2 ; yazlık ekimlerde sırasıyla 120 g/m 2 ve g/m 2 ). Ayrıca erkenci hatların verim ortalamalarının geççi olanlara göre daha yüksek olduğu, erkenci olma özelliğinin tane veriminin yüksek olması açısından özellikle yazlık ekimlerde önemli olduğu (erkenci hatların verimi g/m 2 geççi hatların verimi g/m 2 ) belirlenmiştir. Böylece yazlık ekimlerin erken çiçeklenen çalı formlu çeşitlerle, kışlık ekimlerin ise çalı formlu çiftli baklalı ve erkenci çeşitlerle yapılmasının verim ve verim stabilitesi üzerinde önemli etkisi olacağı sonucuna varılmıştır. Soltani ve ark. (2004), İran da nohudun bir uzun gün bitkisi olarak fotoperiyoda karşı tepkisini belirlemek amacıyla, 4 nohut çeşidini, 4 lokasyon ve 11 ekim zamanında değerlendirmişlerdir. Ekimlerin Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Ocak aylarında yapılması sonucunda çiçeklenmenin yaklaşık olarak aynı zamana (10 Mayıs) rastladığı, gün uzunluğunun yaklaşık olarak saate gerilediğinde ise çiçeklenmenin geciktiği ( gün), bu durumun gün uzunluğunun kritik değerin üzerine çıkana dek bitkinin tepkisiz kalmasından kaynaklandığı, bu sebepten nohudun bir uzun gün bitkisi olarak değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yau (2004), Lübnan da kışlık ekilen ve sulamasız koşullarda yetiştirilen nohutta uygun ekim sıklığı ve ekim zamanını belirlemek amacıyla yaygın olarak ekimi yapılan Janta-2 nohut çeşidini kullanarak aynı lokasyonda (Beka Vadisi) iki 32

47 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU deneme yürütmüştür. İlk denemede iki yıl süre ile bitkiler metrekarede 20, 40 ve 60 bitki sıklığı ile kışlık (Kasım ayında) ve yazlık (Mart ayında) olarak ekilmiştir. İkinci denemede bitkiler üç yıl süre ile üç farklı zamanda (Kasım/Aralık, Ocak ve Şubat) ekilmiştir. İlk denemenin sonuçlarına göre erken ekim verimi büyük oranda artırmış ancak ekim sıklıkları ile ekim zamanı x ekim sıklığı interaksiyonu istatistiksel olarak önemli bulunmamış, geleneksel bahar ekiminde kullanılan bitki sıklığının kışlık ekimde de uygun olacağı sonucuna varılmıştır. İkinci denemede Kasım/Aralık ve Ocak ekimleri benzer sonuçlar vermiş ve Şubat ekimine göre daha yüksek verim sağlamıştır. Bu denemeler ışığında, Lübnan Beka Vadisinde nohudun kışlık tahıllar ile benzer zamanlarda geleneksel ekim sıklığıyla ekilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yücel (2004), Çukurova kıraç koşullarında, kışlık olarak tarımı yapıla nohutta en uygun ekim zamanı ve ekim sıklığını saptamak amacıyla yaptığı çalışmasında, 3 ekim zamanı (Kasım ayı ortası, Aralık ayı başı ve Aralık ayı sonu), 3 ekim sıklığı (30, 40, 50), ve dört nohut çeşidi kullanmış, ekim zamanları ve ekim sıklıklarının tane verimine etkilerinin istatistiki açıdan önemli olmadığı, en yüksek tane veriminin Menemen-92 ve Aydın-92 çeşitlerinden elde edildiği sonucuna varılmıştır. Brinsmead (2005), Avustralya da yılları arasında 4 lokasyonda nohudun sıra arası mesafesi ile bitki sıklığına gösterdiği tepkiyi incelediği çalışmada, cm sıra arası mesafe ve 5-70 bitki/m 2 olmak üzere geniş bir ekim sıklığı yelpazesi kullanmış ve geniş sıra arası mesafe ile dar sıra arası mesafeyi kıyaslamıştır. Lokasyonlardan üçünde geniş sıra arası mesafede 1.5 t/ha verim sağlanmış ve 72 cm sıra arası mesafe 36 cm ile benzer sonuçlar vermiştir. Diğer dördüncü lokasyonda (Nindigully) ise yüksek verim dar sıra arası mesafeden sağlanmıştır. Geniş sıra arası mesafede yetiştirilen bitkilerde bitki boyu daha uzun olmamış ancak daha çok dal oluşturmuşlardır. Geniş sıra arası mesafe nadiren verimde azalmalara sebep olmuştur. Ayrıca geniş sıra arası mesafe Ascochyta hastalığının kontrolüne yardımcı olmuş, bunun yanında en geniş sıra arası mesafenin 20 bitki/m 2 olarak tutulması gerektiği ve optimum ekim sıklığının bitki /m 2 olduğu bildirilmiştir. 33

48 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Didem YİĞİTOĞLU Mohammadi ve ark. (2005), İran da yabancı ot yoğunluğunun nohudun gelişim ve verimine etkisini inceledikleri çalışmada, bir nohut çeşidi 2 lokasyonda (Tabriz ve Kermanshah) yetiştirilmiş ve nohudun çıkış tarihinden 0, 12, 24, 36, 48 ve 60 gün sonra yabancı ot gelişimine izin verilmiştir. Lokasyonların her ikisinde de tane verimi yabancı ot gelişmesine izin verilen gün sayısı azaldıkça artmış, yabancı ot zararı arttıkça azalmıştır. Nohudun tüm gelişimi boyunca yabancı otla rekabet ettiği parseller ile kıyaslandığında yabancı ot bulunmayan parseller için Tabriz de % 66.4, Kermanshah ta ise % 48.3 oranında yüksek tane verimi elde edilmiştir. Tabriz de nohudun 5 yapraklı olduğu dönem ile çiçeklenme sonuna kadar (çıkıştan gün sonra); Kermanshah ta ise 4 yapraklı olduğu dönemden çiçeklenme başlangıcına kadar olan dönemde yabancı ot gelişimine izin verildiği taktirde %10 dan fazla verim kaybı meydana gelmiştir. Yabancı ot gelişimine izin verilen periyot uzadıkça, tane verimi ile birlikte bitki kuru ağırlığı, dal sayısı, bitkide bakla sayısı ve 100 tane ağırlığında azalma olmuş, bu faktörlerle nohut tane verimi arasında önemli ve olumlu korelasyon saptanmıştır. Tane verimi ile baklada tane sayısı arasında önemli bir korelasyon bulunmamıştır. 34

49 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU 3. MATERYAL VE METOT 3.1. Materyal Bu araştırmada, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü nden sağlanan İzmir-92 ve Menemen-92, Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü nden sağlanan Akçin-92 ve Diyarbakır Tarımsal Araştırma Enstitüsü nden sağlanan Diyar-95 olmak üzere tescilli dört nohut çeşidi materyal olarak kullanılmıştır. Denemede kullanılan çeşitlerin özellikleri aşağıda verilmiştir. İzmir -92 : Dik gelişme gösteren, 1000 tane ağırlığı 401 g olan, bej-turuncu tane rengine ve koç başı tane tipine sahip bir çeşittir. Menemen-92 : Dik gelişme gösteren, 1000 tane ağırlığı 402 g olan, bejturuncu tane rengine ve koç başı tane tipine sahip bir çeşittir. Akçin-91 : Dik gelişme gösteren, 1000 tane ağırlığı g olan açık krem tane rengine ve koç başı tane tipine sahip bir çeşittir. Diyar-95 : Dik gelişme gösteren, 1000 tane ağırlığı g olan, bejturuncu tane rengine ve koç başı tane tipine sahip bir çeşittir. Denemede kullanılan çeşitler ve aralarındaki farklar Şekil 3.1 ve 3.2 de verilmiştir. Şekil 3.1. Denemede kullanılan Menemen-92 çeşidinin erken ilkbahar ekimlerine ilişkin bir görünüm. 35

50 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU Şekil 3.2. Denemede kullanılan Diyar-95 çeşidinin erken ilkbahar ekimlerine ilişkin bir görünüm Araştırma Yerinin İklim ve Toprak Özellikleri İklim Özellikleri Araştırmanın yürütüldüğü yıl ve aylara ait bazı iklim değerleri Çizelge 3.1 de verilmiştir. Çizelge 3.1 den izlendiği üzere araştırmanın yürütüldüğü dönemlerde, en düşük ortalama sıcaklık döneminde Ocak ayında (4.9 C), döneminde Aralık ayında (5.4 C) ; en yüksek ortalama sıcaklık değeri ise her iki yılda sırasıyla 25.8 C ve 24.4 C ile Haziran ayında saptanmıştır. Uzun yıllar ortalama değerleri incelendiğinde ise en düşük ortalama sıcaklık 4.9 C ile Ocak ayında, en yüksek ortalama sıcaklığın ise 24.9 C ile Haziran ayında saptandığı görülmektedir. 36

51 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU Çizelge 3.1. Araştırmanın Yürütüldüğü 2003, 2004, 2005 Yılları ile Uzun Yıllara İlişkin Bazı İklim Değerleri Sıcaklık ( o C) Oransal Toplam Aylar Yıllar Min. Max. Ort. Nem (%) Yağış (mm) Kasım Uzun Yıllar Aralık Uzun Yıllar Ocak Uzun Yıllar Şubat Uzun Yıllar Mart Uzun Yıllar Nisan Uzun Yıllar Mayıs Uzun Yıllar Haziran Uzun Yıllar Kaynak: Kahramanmaraş Meteoroloji İstasyonu 2003, 2004 ve 2005 Aylık iklim Verileri ve Uzun Yıllar Ortalama Değerleri Oransal nem değerlerine bakıldığında ise en düşük değer döneminde Mart ayında (% 48.3), döneminde Haziran ayında (% 52.7) saptanmıştır. En yüksek oransal nem değeri; döneminde % 80.6 ile Ocak ayında, döneminde % 68.0 ile Kasım ayında saptanmıştır. Uzun yıllar ortalama değerlerine bakıldığında; en yüksek oransal nem değeri % 72.6 ile Aralık ayında, en düşük değer ise % 50.7 ile Haziran ayında saptanmıştır. Araştırma süresince gerçekleşen yağışa bakıldığında ise en düşük değer her iki yılda da Haziran ayında (sırasıyla 0 mm yağış yok, 8.1 mm); en yüksek değer ise 37

52 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU döneminde Ocak ayında (251.6 mm), döneminde Kasım ayında (263.2 mm) saptanmıştır Toprak Özellikleri Denemelerin kurulduğu Kahramanmaraş Tarımsal Araştırma Enstitüsü topraklarının 0-30 cm derinliğinden alınan öneklere ait analizleri İl Özel İdaresi Köye Yönelik Hizmetler Müdürlüğü Toprak Analiz Laboratuarında belirlenmiştir (Anonymous, ). Bunlardan kireçle ilgili analizler Schlicting ve Blume (1966), ph ve tuz Richards (1954) ve tekstür Bouyoucos (1951) tarafından belirtilen yöntemlere göre yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre araştırma yeri toprakları 1. deneme yılında kumlu-killi yapıya sahip, ph: 8.50, % kireç: 21.45, % total tuz: 0.114, Fosfor (P 2 O 5 ): 8.75, % organik madde: 0.89; 2. deneme yılında ise kumlukilli yapıya sahip, ph: 8.81, % kireç: yok, % total tuz: 0.324, Fosfor (P 2 O 5 ): 2.04, % organik madde: 0.87 olarak belirlenmiştir Metot Deneme Metodu Araştırma Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümünün araştırma sahası olarak kullandığı Kahramanmaraş Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında, bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Bu araştırma yetiştirme döneminde 25 Kasım ve 10 Şubat, yetiştirme döneminde ise sürekli yağışlar nedeniyle 14 Aralık ve 20 Şubat tarihlerinde, erken kış ve erken ilkbahar ekimleri halinde, bölünmüş parseller deneme desenine göre kurulmuştur. Araştırmada çeşitler ana parsel olarak ele alınmış, ekim sıklıkları alt parselleri oluşturmuştur. Araştırmada farklı kaynaklardan sağlanan dört nohut çeşidi kullanılmıştır. Ekim sıklıkları m 2 de 15, 25, 35 ve 45 bitki olmak üzere düzenlenmiştir. Deneme alanı pamuk hasadından sonra pullukla derin bir şekilde sürülerek ardından diskaro ve tapan çekilerek tohum yatağı hazır hale getirilmiştir. Denemede 5 kg/da N ve 8.8 kg/da P 2 O 5 gelecek 38

53 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU şekilde, ekimle birlikte 1. deneme yılında toprak analizi sonuçlarına göre önerilen 5.25 kg/da saf azot; 2. deneme yılında ise 5.01 kg/da saf azot ve 6.9 kg/da saf fosfor tüm deneme alanında uygulanmıştır. Ekimlerden sonra yağışların yeterli olması nedeniyle sulama yapılmamıştır. Ekimler her parsel 5 sıra olmak üzere, sıra arası 45 cm sabit tutularak 5 m uzunluğundaki sıralara elle yapılmıştır. Parsel boyutları 5 x 2.25 =11.25 m 2 olarak belirlenmiştir. Parseller arasında boşluk bırakılmamış, her bloğun baş ve sonlarına kenar tesirini gidermek amacıyla beşer sıra nohut ekilmiştir. Ekim sıklığı olarak 15, 25, 35, 45 bitki/ m 2 olacak şekilde sırasıyla her bitki sıklığı için her sıraya 34, 56, 79 ve 101 adet tohum atılmıştır. Bitki çıkışları, birinci deneme yılında çeşitlere ve ekim sıklıklarına göre değişmekle birlikte, erken kış ve erken bahar ekimlerine göre sırasıyla birinci deneme yılında Aralık 2003 ve 6-8 Mart 2004 tarihlerinde; ikinci deneme yılında ise Ocak 2005 ve Mart 2005 tarihlerinde gerçekleşmiştir. Deneme alanında bitki çıkışları Şekil 3.3 de verilmiştir. Şekil 3.3. Erken ilkbahar ekiminde çıkışlara ilişkin deneme görünümü Araştırmanın yürütüldüğü her iki yetiştirme döneminde, kış mevsiminin soğuk, ilkbahar mevsiminin yağışlı ve ılıman geçmesi sonucu yıllara, ekim zamanlarına, çeşitlere ve ekim sıklıklarına göre değişmekle birlikte antraknoz (Ascochyta ssp) 39

54 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU hastalığı ve soğuk zararı görülmüştür. Kış süresince yapılan gözlemler sonucu, bitkilerin soğuğa dayanıklılık değerlendirmesi Sing ve ark. (1989) tarafından belirtilen 1-9 skalasına göre, bitkilerin belirli gelişme dönemlerinde (fide, çiçeklenme, bakla ve olgunlaşma) yapılan gözlemler sonucu, bitkilerin antraknoza dayanıklılıkları Sing ve ark. (1981) tarafından belirtilen 1-9 skalasına göre değerlendirilmiştir. Antraknoz hastalığı yalnız bakla oluşturma döneminde, soğuk zararı ise yalnız fide döneminde görülmüştür. Deneme alanında çeşitlere ve ekim zamanlarına göre olgunlaşma durumları Şekil 3.4 de verilmiştir. Şekil 3.4. Erken kış ve erken ilkbahar ekimlerine ilişkin olgunlaşma görünümleri Araştırma alanındaki bitkilerin hasat olgunluğu çeşitlere, ekim sıklıklarına ve ekim zamanlarına göre değişmekle birlikte yetiştirme mevsiminde Haziran; yetiştirme mevsiminde Haziran tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Araştırmanın yürütüldüğü yıllarda fide döneminden bitkiler sıra aralarını kapatıncaya değin 2 şer kez çapa ve el ile yabancı ot kontrolü yapılmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü yetiştirme döneminde yabancı ot miktarının daha fazla olması sebebiyle otlanma olduğunda otların elle çekilmesine hasat dönemine kadar devam edilmiştir. 40

55 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU İncelenecek Özellikler ve Yöntemleri Singh ve ark. (1991) tarafından uluslar arası baklagil denemelerinde uygulanan yöntemler esas alınarak aşağıda açıklanan gözlem ve ölçümler yapılmıştır. Çıkış Süresi (gün) Ekim tarihinden bitkilerin % 50 sinin çıktığı tarihe kadar geçen süre çıkış süresi olarak belirlenmiştir. Metrekaredeki Bitki Sayısı (adet) Her parselde fide döneminde orta üç sıranın bir metre uzunluğundaki bitkiler sayılarak metrekaredeki bitki sayısı (adet) değeri bulunmuştur. Bitki Boyu (cm) Olgunlaşma döneminde her parselde rasgele seçilen 10 adet bitkinin en üst noktası ile toprak yüzeyi arasındaki mesafe ölçülüp ortalamaları alınmak suretiyle bitki boyu (cm) değerleri saptanmıştır. İlk Bakla Yüksekliği (cm) Her parselden rasgele seçilen 10 adet bitkinin ilk oluşan baklasıyla toprak yüzeyi arasındaki mesafe ölçülüp ortalamalar alınmak suretiyle ilk bakla yüksekliği (cm) değerleri bulunmuştur. Bitkideki Dal Sayısı (adet/bitki) Her parselden rasgele seçilen 10 adet bitkinin dal sayısı sayılıp, ortalamaları alınmak suretiyle bitkideki dal sayısı (adet/bitki) değerleri saptanmıştır. Çiçeklenme Süresi (gün) Her bir parseldeki bitkilerin % 50 sinin çiçeklendiği tarih ve ekim tarihi arasındaki geçen gün sayısı olarak hesaplanmıştır. 41

56 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU Bitkideki Bakla Sayısı (adet/bitki) Her parselden rasgele seçilen 10 adet bitkinin bakla sayısı belirlenerek ortalamaları alınmak suretiyle bitkideki bakla sayısı (adet/bitki) değerleri saptanmıştır. Bitkideki Tane Sayısı (adet/bitki) Her parselden rasgele seçilen 10 adet bitkiden alınan taneler ayrı-ayrı sayılıp, ortalamaları alınarak bitkideki tane sayısı (adet/bitki) değerleri hesaplanmıştır. Bitkideki Tane Ağırlığı (g/bitki) Her parselden rasgele seçilen 10 adet bitkinin taneleri temizlenip, hassas terazide tartıldıktan sonra ortalamaları alınarak bitkideki tane ağırlığı değeri (g/bitki) saptanmıştır. 100 Tane Ağırlığı (g) Hasattan sonra her parselden elde edilen tanelerden 4 adet 100 er tohum sayılıp tartıldıktan sonra ortalamaları alınarak 100 tane ağırlığı (g) değerleri bulunmuştur. Tane Verimi (kg/da) Hasattan sonra her parselden elde edilen taneler tartılarak kg/da cinsinden hesaplamak suretiyle tane verimi değerleri hesaplanmıştır. Hasat indeksi (%) Her parselden rasgele seçilen 10 adet bitkide tane veriminin toplam toprak üstü aksamı değerine bölünerek hasat indeksi (%) değeri bulunmuştur. Olgunlaşma Süresi (gün ) Her bir parselin hasat tarihleri kaydedilerek, ekim tarihi ile hasat tarihi arasında geçen gün sayısı olarak hesaplanmıştır. 42

57 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU Soğuk Zararı (skor) Her parselde kış süresince yapılan gözlemler sonucu, bitkilerin soğuğa dayanıklılık değerlendirilmesi Sing ve ark. (1989) tarafından belirtilen aşağıdaki skala kullanılarak yapılmıştır: 1. Çok Dayanıklı :Zarar simptomu görülmedi, 3. Dayanıklı :Yapraklarda hafif zarar (%11-12 yaprakçıkta kuruma görülmüş) ve %20 dal kurumuş, bitki ölümü yok, 5. Orta Dayanıklı :%41-60 yaprakçık ve %21-40 dal kuruması ve %5 bitki ölmüş, 7. Hassas :%81-99 yaprakçık ve %61-80 dal kurumuş ve %26-50 bitki ölmüş, 9. Çok Hassas :Bitkilerin tamamı ölmüş. Antraknoz Gözlemleri (skor) Her parselde bitkilerin belirli gelişme dönemlerinde ( fide, çiçeklenme, bakla ve olgunlaşma ) yapılan gözlemler sonucu, bitkilerin antraknoza dayanıklılıkları Sing ve ark. (1981) tarafından belirtilen aşağıdaki skala kullanılarak yapılmıştır: 1. Çok Dayanıklı :Lezyon görülmedi, 3. Dayanıklı :Dikkatli incelemeden sonra dallar üzerinde birkaç tane dağılmış lezyon görülmesi, 5. Orta Dayanıklı :Lezyonlar yaygın ve kolay fark ediliyor. Parselin birkaç yerinde sadece birkaç dal kırılmış, 7. Hassas :Lezyonlar çok yaygın ve zarar vermiş, 9. Çok Hassas :Lezyonlar çok daha fazla ve pek çok bitki ölmüş Verilerin Değerlendirilmesi Araştırma sonunda elde edilen verilere, her yıl için ayrı ayrı, farklı yerlerde tekrarlanan bölünmüş parseller ve bunlara ek olarak yıllar birleştirilerek çeşitli yıllar ve yerlerde tekrarlanan bölünmüş parseller deneme desenlerine göre, MSTATC 43

58 3. MATERYAL VE METOT Didem YİĞİTOĞLU paket programı kullanılarak varyans analizi uygulanmıştır. Elde edilen ortalamaların karşılaştırılması Duncan (%5) testine göre yapılmıştır. (Düzgüneş ve ark, 1987). 44

59 4. BULGULAR VE TARTIŞMA 4.1. Çıkış Süresi (gün) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan çıkış süresine ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.1 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.2 ve 4.3 de, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.1, 4.2 ve 4.3 de verilmiştir. Çizelge 4.1 den izlendiği gibi, çıkış süresi yönünden ve yıllarında ekim zamanı ve çeşit faktörleri ile ekim zamanı x çeşit interaksiyonu, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, ekim zamanı ve çeşit faktörleri ile yıl x ekim zamanı, yıl x çeşit, ekim zamanı x çeşit ve yıl x ekim zamanı x çeşit interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların çıkış süresine etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Çıkış süresi yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki çıkış süresi değeri yılına göre daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.2). Çizelge 3.1 den izlendiği gibi araştırmanın ikinci yılında erken kış ekimlerinin yağışlar yüzünden daha geç yapılması ve bu dönemde ortaya çıkan düşük sıcaklıklar nedeni ile çıkış süresi uzamıştır. Mühür (1996) ve Yücel (2004) kışlık ekimlerde ekim zamanındaki gecikmeye bağlı olarak çıkış süresinin uzadığını; Mart (1993) ise yağışların uzun sürmesi ve düşük hava sıcaklıkları nedeniyle çıkış süresinin uzayabileceğini bildirmişlerdir. 45

60

61 Çizelge 4.2. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Çıkış Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA b f C MENEMEN ORTALAMA c f D AKÇİN ORTALAMA b e B DİYAR ORTALAMA a d A GENEL ORT A B ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA c g C MENEMEN ORTALAMA d g D AKÇİN ORTALAMA b f B DİYAR ORTALAMA a e A GENEL ORT A B

62 Çizelge 4.2 nin ÇEŞİT İZMİR-92 devamı EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA ORTALAMA c g C MENEMEN ORTALAMA d g D AKÇİN ORTALAMA b f B DİYAR ORTALAMA a e A GENEL ORT A B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.2 den izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan çıkış süreleri sırasıyla yılında ve gün, yılında ve gün, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve gün olarak saptanmıştır. Anılan özellik bakımından yıl x ekim zamanı interaksiyonu önemli bulunmuştur (Şekil 4.1). Bununla birlikte her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda çıkış süresinin erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde uzun olduğu izlenmiştir. Tohumların çimlenmelerinde en önemli etkiyi yaratan faktörler sıcaklık ve nemdir. Erken kış ekimlerinde düşük hava sıcaklıkları nedeniyle, ihtiyaç duydukları toplam sıcaklığa daha uzun sürede ulaştıklarından, tohumların çimlenme süreleri uzamıştır. Bu nedenle çıkış süresi değerleri erken kış ekimlerinde daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.2). 48

63 35 30 Çıkış Süresi (gün) Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Yıllar Şekil 4.1. Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen Çıkış Süresi (gün) Çıkış Süresi (gün) İki Yıl Birleşik Yıllar İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Şekil 4.2. Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Nohut Çeşitlerinde Elde Edilen Çıkış Süresi (gün) Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan çıkış süreleri; yılında gün, yılında gün ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise gün arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yıl x çeşit interaksiyonu da önemli olmuştur (Şekil 4.2). 49

64 Bununla birlikte her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Diyar-95 çeşidi ilk grupta yer alırken, Menemen-92 çeşidi en düşük çıkış süresine sahip olarak son grupta yer almıştır. Tekin (1994) ve Kulaz (1999) ın bildirdiklerinin aksine denemede yer alan çeşitlerin çıkış için farklı nem ve sıcaklık gereksinimleri sonucu, çıkış süreleri arasındaki farklar önemli olmuştur. Mart (1993) ile Biçer ve Anlarsal (2004) da çıkış sürelerinin çeşitlere göre farklılık gösterebileceğini bildirmişlerdir. İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Çıkış Süresi (gün) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil 4.3. Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Çıkış Süresine İlişkin (gün) Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Çizelge 4.2 ve Şekil 4.3 den izlendiği gibi, ve yılları ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin çıkış süresi ortalama değerleri sırasıyla , ve gün arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yıl x ekim zamanı x çeşit interaksiyonu da önemli olmuştur (Şekil 4.3). Her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken ilkbahar ve kış ekimlerinde Diyar-95 çeşidinin çıkış süresi değeri diğer çeşitlere göre önemli derecede yüksek bulunmuştur. Erken kış ekimlerinde yer alan çeşitlerden yılında İzmir-92 ve Akçin-91 çeşitlerinin anılan özellik bakımından aralarındaki fark önemli olmamış ve Menemen-92 çeşidinin çıkış süresi ise en 50

65 kısa olmuştur yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken ilkbahar ekimlerindeki bütün çeşitler farklı grupta yer almış, Diyar-95 çeşidi en uzun çıkış süresi ile ilk grupta yer alırken, Menemen-92 ve İzmir-92 çeşitleri en düşük değere sahip olarak son grupta yer almışlardır. Bu sonuç ışığında tohum iriliği azaldıkça çıkış süresinin kısaldığı söylenebilir. Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan çıkış süresine (gün) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.3 de verilmiştir. Çizelge 4.3. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Çıkış Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar İKİ YIL BİRLEŞİK Çizelge 4.3 den izlendiği gibi, her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, çıkış süresi yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmamıştır. Bununla birlikte farklı ekim sıklıklarında saptanan çıkış süreleri yılında gün, yılında gün, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise gün arasında değişim göstermiştir. 51

66 4.2. Metrekaredeki Bitki Sayısı (adet) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan metrekaredeki bitki sayısına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.4 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.5 ve 4.6 da, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.4 de verilmiştir. Çizelge 4.4'den izlendiği gibi metrekaredeki bitki sayısı yönünden ve yıllarında ekim zamanı, çeşit ve sıklık faktörleri, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ekim zamanı, çeşit, ve sıklık faktörleri ile ekim zamanı x çeşit interaksiyonu önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların metrekaredeki bitki sayısına etkisi, istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Çizelge 4.5 den izlendiği gibi erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan metrekaredeki bitki sayısı sırasıyla yılında ve adet, yılında ve adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve adet olarak saptanmıştır. Her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda metrekaredeki bitki sayısının erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli düzeyde düşük olduğu izlenmiştir. Bu durum erken kış ekimlerinde havanın daha soğuk olması nedeniyle yeterli nemi bulup çimlenen tohumların çıkış için yeterli sıcaklığa daha geç ulaşmaları sonucu bazı tohumların çıkışlarını tamamlayamaması ile açıklanabilir. Bu nedenle metrekaredeki bitki sayısı değerleri erken kış ekimlerinde, erken ilkbahar ekimlerine kıyasla daha düşük olmuştur (Çizelge 4.5). 52

67

68 Çizelge 4.5. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Metrekaredeki Bitki Sayısına (adet) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA AB MENEMEN ORTALAMA AB AKÇİN ORTALAMA B DİYAR ORTALAMA A GENEL ORT B A ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR , ORTALAMA B MENEMEN ORTALAMA B AKÇİN ORTALAMA B DİYAR ORTALAMA A GENEL ORT B A

69 Çizelge 4.5 in ÇEŞİT İZMİR-92 devamı EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA ORTALAMA b b B MENEMEN ORTALAMA b b B AKÇİN ORTALAMA b b B DİYAR ORTALAMA b 29.62a 28.62A GENEL ORT B A *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.5 den izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan metrekaredeki bitki sayıları; yılında adet, yılında adet ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yılında en yüksek değer Diyar- 95 çeşidinden elde edilirken, İzmir-92 ve Menemen-92 çeşitleri ile arasındaki faklar önemli olmamıştır yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise en yüksek değer yine Diyar-95 çeşidinden elde edilmiş ve ilk grubu oluşturmuştur. Aynı özellik açısından İzmir-92, Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitleri arasında ise istatistiksel olarak bir fark bulunmamış ve diğer grubu oluşturmuştur. İri taneli çeşitlerin tane kabuğunun küçük taneli çeşitlerden daha ince olması nedeniyle tanenin su alması daha hızlı olduğu söylenebilir. Diyar-95 çeşidi de iri taneli bir çeşit olduğu için çimlenmesi diğer çeşitlere göre daha yüksek olmuştur. Böylece, Diyar-95 çeşidinin diğer çeşitlere göre metrekaredeki bitki sayısı değerleri de daha yüksek olmuştur. Metrekaredeki bitki sayısı yönünden çeşitler arasında farklılık olduğu diğer bazı araştırmacılar tarafından bildirilmiştir (Biçer ve 55

70 Anlarsal, 2004; Yücel, 2004). Çizelge 4.5 ve Şekil 4.4 den izlendiği gibi, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin metrekaredeki bitki sayısı ortalama değerleri adet arasında değişim göstermiştir. Erken ilkbahar ekimlerinde Diyar-95 çeşidinin metrekaredeki bitki sayısı değeri diğer çeşitlere göre önemli düzeyde yüksek bulunmuştur. Erken kış ekimlerinde kullanılan bütün çeşitler ve erken ilkbahar ekimlerinde kullanılan İzmir-92, Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitlerinin ise anılan özellik bakımından aralarındaki fark istatistiksel açıdan önemli olmamış ve son sıralarda yer almışlardır. Yücel (2004) de metrekaredeki bitki sayısı yönünden ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmiştir. 30 Metrekaredeki Bitki Sayısı İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar Erken Kış İki Yıl Birleşik Erken İlkbahar Şekil 4.4. Birleşik Ortalamalarda Metrekaredeki Bitki Sayısına (adet) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan metrekaredeki bitki sayısına (adet) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.6 da verilmiştir. 56

71 Çizelge 4.6. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Metrekaredeki Bitki Sayısına (adet)ilişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar D C B A D C B A İKİ YIL BİRLEŞİK D C B A *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.6 dan izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan metrekaredeki bitki sayısı yılında adet, yılında adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, m 2 de 45 bitki ekim sıklığı, ilk sırada m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ise son sırada yer almıştır. Yücel (2004) de bulgularımıza benzer sonuçlar bildirmiştir. 57

72 4.3. Bitki Boyu (cm) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı sıklıklarda bazı nohut çeşitlerinde saptanan bitki boyuna ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları Çizelge 4.7 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.8 ve 4.9 da verilmiştir. Çizelge 4.7'den izlendiği gibi, ekim zamanı ve ekim sıklığı faktörlerinin bitki boyuna etkisi her iki deneme yılında ve iki yıl birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunurken diğer tüm faktör ve interaksiyonların bitki boyuna etkisi istatistiksel açıdan önemsiz bulunmuştur. Çizelge 4.8 den izlendiği gibi erken kış ve erken ilkbahar ekimlerinde saptanan bitki boyları sırasıyla yılında ve cm, yılında ve cm, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve cm arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından ekim zamanları arasındaki farkın önemli bulunmuştur. Her iki deneme yılında ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimleri en yüksek bitki boyu değeri göstermiştir. Erken kış ekimlerinde çıkışların daha erken ve çiçeklenmeye kadar geçen sürenin uzun olması nedeniyle bitkiler vegetatif olarak daha fazla gelişmiştir. Bunun sonucunda da bitki boyu değerleri artış göstermiştir. Erken kış ekiminin bitki boyu üzerine önemli ve olumlu düzeyde etkide bulunduğu bir çok araştırıcı tarafından bildirilmiştir (Anon., 1994; Çiftçi ve Türk, 1998; Azkan ve ark., 1999; Yürürdurmaz, 2000; Özdemir ve Karadavut, 2003). Çizelge 4.8 den izlendiği gibi aralarındaki fark önemli olmamakla birlikte farklı çeşitler için saptanan bitki boyları yılında cm, yılında cm, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise cm arasında değişim göstermiştir. Şehirali (1998), nohudun bitki boyunun çeşitlere ve bölgelere göre değişebileceğini ve cm arasında olduğunu bildirmiştir. Kahramanmaraş İlinde yapılan çalışmalarda bitki boyu değerinin Yürürdurmaz (2000) cm arasında değiştiğini bildirmiştir. 58

73

74 Çizelge 4.8. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Bitki Boyuna (cm) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA MENEMEN ORTALAMA AKÇİN ORTALAMA DİYAR ORTALAMA GENEL ORT A B ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA MENEMEN ORTALAMA AKÇİN ORTALAMA DİYAR ORTALAMA GENEL ORT A B

75 Çizelge 4.8 nin devamı ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA İZMİR ORTALAMA MENEMEN ORTALAMA AKÇİN ORTALAMA DİYAR ORTALAMA GENEL ORT A B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan bitki boyuna (cm) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.9 da verilmiştir. Çizelge 4.9 dan izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan bitki boyu ortalama değerleri yılında cm, yılında cm ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise cm arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından Tekin (1994) in bildirdiğinin aksine ekim sıklıkları arasındaki farkın önemli bulunduğu ve yılları ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda, en yüksek değer metrekarede 45 bitki ekim sıklığından elde edilmiş, bunu önemsiz farkla metrekarede 35 bitki ekim sıklığı izlemiştir. En düşük bitki boyu değerleri metrekarede 15 bitki sıklığından elde edilmiş, yalnız yılında metrekarede 25 bitki ekim sıklığı ile arasındaki fark önemli olmamıştır. Birim alandaki bitki sayısı arttıkça bitkilerin güneş ışığından daha fazla yararlanabilmek için rekabete girmiş olabileceği ve böylece bitki boylarının artacağı söylenebilir. Pramanik ve ark. (1990) da bitki boyunun ekim sıklığı arttıkça arttığını bildirmiştir. 61

76 Çizelge 4.9. Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Bitki Boyuna (cm) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar B B A A C B AB A İKİ YIL BİRLEŞİK C B A A *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir İlk Bakla Yüksekliği (cm) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan ilk bakla yüksekliğine ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.10 da, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.11 ve 4.12 de, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.5, 4.6 ve 4.7 de verilmiştir. Çizelge 4.10 dan izlendiği gibi, ilk bakla yüksekliği yönünden yılında ekim zamanı, çeşit, sıklık faktörleri ile ekim zamanı x çeşit ve ekim zamanı x ekim sıklığı interaksiyonları, yılında ekim zamanı, çeşit ve sıklık faktörleri ile ekim zamanı x çeşit interaksiyonu önemli bulunmuştur. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, ekim zamanı, çeşit ve sıklık faktörleri ile yıl x ekim zamanı, ekim zamanı x çeşit ve ekim zamanı x ekim sıklığı interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların ilk bakla yüksekliğine etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. 62

77

78 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA B CD B MENEMEN ORTALAMA B D B AKÇİN ORTALAMA BC D B DİYAR ORTALAMA A CD A GENEL ORT A B ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA B B B MENEMEN ORTALAMA B B B AKÇİN ORTALAMA B B B DİYAR ORTALAMA A B A GENEL ORT A B

79 Çizelge 4.11 in devamı ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA İZMİR ORTALAMA B CD 20.86B MENEMEN ORTALAMA B CD B AKÇİN ORTALAMA BC D B DİYAR ORTALAMA A CD A GENEL ORT A B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. İlk bakla yüksekliği yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki ilk bakla yüksekliği değeri yılına göre daha düşük olmuştur (Çizelge 4.2). Araştırmanın ikinci yılında erken kış ve ilkbahar ekimlerinin yağışlar yüzünden daha geç yapılması ilk bakla yüksekliğinin kısalmasına yol açmıştır. Orhan (1996) ve Yücel (2004) de yıllara göre ilk bakla yüksekliği değerleri arasındaki farkların önemli olduğunu bildirmiştir. Çizelge 4.11 den izlendiği gibi erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan ilk bakla yükseklikleri sırasıyla yılında ve cm, yılında ve cm, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve cm olarak saptanmıştır. Anılan özellik bakımından yıl x ekim zamanı interaksiyonu da önemli bulunmuştur (Şekil 4.5). Bununla birlikte her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ilk bakla yüksekliğinin erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli düzeyde yüksek olduğu izlenmiştir. Bu araştırmada erken kış ekimlerinde bitki boyu erken ilkbahar ekimlerine göre daha yüksek olmuş ve buna bağlı olarak da ilk bakla yüksekliği daha fazla olmuştur 65

80 (Çizelge 4.11). Orhan (1996) ilk bakla yüksekliği değerlerinin ekim zamanlarına göre farklılık gösterdiğini ve yıl x ekim zamanı interaksiyonunun önemli bulunduğunu bildirmiştir. Çiftçi ve Türk (1998) ile Yürürdurmaz (2000) kışlık ekimde ilk bakla yüksekliğinin yazlık ekime göre daha yüksek olduğunu ve aralarındaki farkın önemli olduğunu bildirmişlerdir. 25 İlk Bakla Yüksekliği (cm) Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Yıllar Şekil 4.5. Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen İlk Bakla Yüksekliği (cm) Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan ilk bakla yükseklikleri yılında cm, yılında cm ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise cm arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda, Diyar-95 çeşidi en yüksek değere sahip olarak ilk grupta, İzmir- 92, Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitleri ise sonraki grupta yer almıştır. Tekin (1994), Orhan (1996) ve Yücel (2004) ilk bakla yüksekliğinin çeşitlere göre farklılık gösterdiğini bildirmişlerdir. Yürürdurmaz (2000) da ilk bakla yüksekliğinin çeşitlere göre farklılık gösterdiğini ve en yüksek değerin Diyar-95 çeşidinden elde edildiğini bildirmiştir. Çizelge 4.11 ve Şekil 4.6 dan izlendiği gibi, her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna 66

81 ilişkin ilk bakla yüksekliği ortalama değerleri yılında cm, yılında cm, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise cm arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde Diyar-95 çeşidinin ilk bakla yüksekliği değeri ilk grupta yer almıştır yılında erken ilkbahar ekimlerinde Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitleri, yılında erken kış ekimlerinde İzmir- 92, Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitleri ile erken ilkbahar ekimlerinde yer alan çeşitlerin tümü; iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise erken ilkbahar ekimlerinde Akçin-91 çeşidi son grupta yer almışlardır. Yürürdurmaz (2000) da çeşit x ekim zamanı interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmiştir. İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar İlk Bakla Yüksekliği (cm) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil 4.6. Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan ilk bakla yüksekliğine (cm) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.12 de verilmiştir. Çizelge 4.12 den izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan ilk bakla yükseklikleri yılında cm, yılında cm, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise cm arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, m 2 de 45 bitki ekim sıklığı, ilk grupta, m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Mart (1993) ile Gan ve ark. (2003) ekim sıklığının artmasıyla ilk bakla yüksekliğinin de 67

82 arttığını bildirmişlerdir. Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken kış Erken İlkbahar b d B ab d AB a d A a c A C BC AB A İKİ YIL BİRLEŞİK c e C b e B a e AB a d A *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. 15 bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 30 İlk Bakla Yüksekliği (cm) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Yılında ve Birleşik Ortalamalarda İlk Bakla Yüksekliğine (cm) İlişkin Ekim Zamanı x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu Çizelge 4.11 ve Şekil 4.7 den izlendiği gibi, yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin ilk bakla yüksekliği ortalama değerleri yılında cm, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise cm arasında değişim göstermiştir yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken 68

83 kış ekimlerinde m 2 de 35 ve 45 bitki sıklıkları ilk grupta yer alırken, erken ilkbahar ekimlerindeki m 2 de 45 bitki sıklığı dışında kalan sıklıklar son grupta yer almıştır Ana Dal Sayısı (adet/bitki) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan ana dal sayısına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.13 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.14 ve 4.15 de, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.8, 4.9, 4.10 ve 4.11 de verilmiştir. Çizelge 4.13 den izlendiği gibi, ana dal sayısı yönünden yılında ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile çeşit x ekim sıklığı interaksiyonu, yılında ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri önemli bulunmuştur. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile yıl x ekim zamanı, ekim zamanı x çeşit, çeşit x ekim sıklığı, ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların ana dal sayısına etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. 69

84

85 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Ana Dal Sayısına (adet) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR b-d bc de de ORTALAMA B MENEMEN a b-d b b-e ORTALAMA A AKÇİN b-d b-d c-e b-e ORTALAMA B DİYAR a ab b-d e ORTALAMA A GENEL ORT A 2.63 B 3.04 ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA BC MENEMEN ORTALAMA AB AKÇİN ORTALAMA C DİYAR ORTALAMA A GENEL ORT A 2.69 B

86 Çizelge 4.14 ün devamı ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA İZMİR d-f 2.89 f-j 3.10 cd d-f 2.88 f-j 3.07 c-e d-g 2.26 kl 2.68 fg d-h 2.34 kl 2.71 fg ORTALAMA 3.19 C 2.59 E 2.89 B MENEMEN a 2.98 f-ı 3.59 ab b-d 2.61 ı-k 3.04 c-e b-d 2.63 h-k 3.08 cd d-f 2.45 j-l 2.81 d-g ORTALAMA 3.60 A 2.67 E 3.13 A AKÇİN c-f 2.63 h-k 2.99 d-f d-g 2.69 g-k 2.91 d-f d-g 2.39 kl 2.75 e-g d-f 2.44 j-l 2.81 d-g ORTALAMA 3.20 C 2.53 E 2.87 B DİYAR ab 3.45 b-e 3.66 a bc 2.91 f-ı 3.34 bc e-ı 2.93 f-ı 2.96 d-f f-ı 2.15 l 2.53 g ORTALAMA 3.39 B 2.86 D 3.12 A GENEL ORT A 2.66 B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. 4 Anadal Sayısı (adet/bitki) Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil 4.8. Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen Ana Dal Sayıları (adet/bitki) Çizelge 4.14 den izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan ana dal sayıları sırasıyla yılında 3.46 ve 2.63 adet,

87 yılında 3.23 ve 2.69 adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise 3.34 ve 2.66 adet olarak saptanmıştır. Anılan özellik yönünden yıl x ekim zamanı interaksiyonu da önemli bulunmuştur (Şekil 4.8). Bununla birlikte her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ana dal sayısının erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek olduğu izlenmiştir. Erken kış ekimlerinde vejetasyon süresi erken ilkbahar ekimlerine göre yaklaşık 2 ay daha uzun olduğundan, uzun gün bitkisi olan nohut generatif döneme daha uzun bir zaman diliminde geçmiştir. Bu dönem içerisinde topraktan alınan bitki besin elementleri ile güneş ışığından elde edilen enerji daha fazla dal oluşumuna yol açmıştır. Böylece ana dal sayısı değerleri erken kış ekimlerinde daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.14). Diğer taraftan Özdemir ve Karadavut (2003) ile Üstün ve Gülümser (2003) de benzer bulgular bildirmişlerdir. Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan ana dal sayıları; yılında adet, yılında adet ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Menemen-92 çeşidi ilk grupta yer alırken, Diyar-95 çeşidi ile arasındaki fark önemli olmamış; yılında ise Diyar-95 çeşidi ilk grupta yer alırken, Menemen-92 çeşidi ile arasındaki fark önemli olmamıştır. Her iki yıl ve iki yıllık ortalamalara göre, Akçin-91 çeşidi en düşük ana dal sayısı değeri ile son grupta yer alırken, İzmir-92 çeşidi ile aralarındaki fark istatistiksel yönden önemli bulunmamıştır. Nohutta dallanma genotip ve çevre koşullarına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu araştırmada yer alan çeşitlerin farklı genetik yapıya sahip olmaları farklı sayıda dal oluşturmalarına neden olmuştur. Diğer taraftan Erdoğan (2002) ve Yücel, (2004) de ana dal sayısı bakımından çeşitler arasındaki farkın önemli olduğunu bildirmişlerdir. Buna karşın Tekin (1992), Kulaz (1999) ve Mart (1993) ana dal sayısı yönünden nohut çeşitleri arasındaki farkın önemli olmadığını bildirmişlerdir. 73

88 4 Anadal Sayısı (adet/bitki) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 0 Erken Kış İki Yıl Birleşik Erken İlkbahar Şekil 4.9. Birleşik Ortalamalarda Ana Dal Sayısına (adet/bitki) İlişkin ekim zamanı x çeşit interaksiyonu Çizelge 4.14 ve Şekil 4.9 dan izlendiği gibi, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin ana dal sayısı ortalama değerleri adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde Menemen-92 çeşidi ana dal sayısı yönünden en yüksek değere sahip olarak ilk grupta yer almıştır. Erken ilkbahar ekimlerinde ise Diyar-95 çeşidinde, diğer çeşitlerden önemli düzeyde daha yüksek ana dal sayısı değeri saptanmıştır. Akçin-91 çeşidi en düşük ana dal değeri ile son grupta yer alırken, İzmir-92 ve Menemen-92 çeşitleriyle aralarındaki fark istatistiksel açıdan önemli bulunmamıştır. Bu durum kışlık ekimlerin çeşitlere bağlı olarak dallanmayı artırabileceğini ortaya koymaktadır. Yücel (2004) de dal sayısı bakımından ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmiştir. Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan ana dal sayısına (adet/bitki) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.15 de verilmiştir. 74

89 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Ana Dal Sayısına (adet) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar A B BC C A B C C İKİ YIL BİRLEŞİK A B C D *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.15 den izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan ana dal sayıları yılında adet, yılında adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, ana dal sayısı bakımından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuş; her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, m 2 deki bitki sayısı arttıkça bitkide ana dal sayısı azalmış ve m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ilk grupta, m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Metrekaredeki bitki sayısı arttıkça bitki başına düşen toplam alan azalmakta ve böylece bitkilerin birbirleriyle rekabeti artmaktadır. Buna bağlı olarak m 2 deki bitki sayısı arttıkça bitkilerin dallanmaları da azalmıştır. Bulgularımıza benzer şekilde m 2 de bitki sayısı arttıkça ana dal sayısının azaldığı diğer bazı araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir (Togay ve Togay, 2001; Brinsmead, 2005). 75

90 15 bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 4 Anadal Sayısı (adet/bitki) İzmir-92 Meneme n-92 Akçin-91 Diyar-95 İzmir-92 Meneme n-92 Akçin-91 Diyar İki Yıl Birleşik Şekil Yılında ve Birleşik Ortalamalarda Ana Dal Sayısına (adet/bitki) İlişkin Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu Çizelge 4.14 ve Şekil 4.10 dan izlendiği gibi, yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin ana dal sayısı ortalama değerleri sırasıyla ve adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yılında ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Diyar-95 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı en yüksek ana dal değerine sahip olarak ilk grupta yer alırken, Menemen-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ile aralarındaki fark önemli olmamıştır. Diyar-95 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ise en düşük ana dal değerine sahip olmuştur. Bununla birlikte anılan çeşit ile Akçin-91 çeşidinin m 2 de 35 ve 45, Menemen-92 çeşidinin m 2 de 45, İzmir-92 çeşidinin m 2 de 35 ve 45 bitki sıklıklarıyla aralarındaki fark istatistiksel yönden önemli bulunmamıştır. Çizelge 4.14 ve Şekil 4.11 den izlendiği gibi iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli olan ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin ana dal sayısı ortalama değerleri adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, en yüksek değer erken kış ekimlerinde Menemen-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığından elde edilmekle birlikte, Diyar-95 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ile aralarındaki fark önemli olmamıştır. En düşük değer erken ilkbahar ekimlerinde Diyar-95 76

91 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığında saptanmıştır. Aynı ekim zamanında anılan çeşit ile İzmir-92 çeşidinin m 2 de 35 ve 45, Menemen-92 çeşidinin m 2 de 45, Akçin-91 çeşidinin m 2 de 35 ve 45 ekim sıklıkları ile aralarındaki farklar istatistiksel yönden önemli bulunmamıştır. Erken ilkbahar ekimlerinde en yüksek değer Diyar-95 çeşidinde m 2 de 15 bitki ekim sıklığında saptanmıştır. 77

92 Erken Kış Erken İlkbahar 4,5 4 3,5 3 2,5 Ana Dal Sayısı 2 (adet/bitki) 1,5 1 0,5 0 İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 İki Yıl Birleşik İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 35 bitki/m2 25 bitki/m2 15 bitki/m2 Şekil Birleşik Ortalamalarda Ana Dal Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 78

93 4.6. Çiçeklenme Süresi (gün) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan çiçeklenme gün sayısına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.16 da, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.17 ve 4.18 de, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.12, 4.13, 4.14, 4.15 ve 4.16 da verilmiştir. Çizelge 4.16 dan izlendiği gibi, çiçeklenme gün sayısı yönünden yılında ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları; yılında ekim zamanı ve çeşit faktörleri ile ekim zamanı x çeşit interaksiyonu önemli bulunmuştur. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, ekim zamanı ve çeşit faktörleri ile yıl x ekim zamanı, yıl x çeşit, ekim zamanı x çeşit yıl x ekim zamanı x çeşit ve yıl x ekim sıklığı interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların çiçeklenme süresine etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Çiçeklenme süresi yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki çiçeklenme gün sayısı değeri yılına göre daha düşük olmuştur (Çizelge 4.17). Araştırmanın ikinci yılında ekimlerin yağışlar yüzünden daha geç yapılması çiçeklenme süresini kısaltmıştır. Erdoğan (2002) da uzun süren yağışlar nedeniyle ekim zamanı geciken araştırmasının ilk yılında, çiçeklenme süresinin daha kısa olduğunu ve yıllar arasındaki farkın önemli olduğunu belirtmiştir. 79

94

95 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR bc 78.5 h cd 78.3 h d 78.3 h d 78.3 h ORTALAMA C 78.3 F C MENEMEN ab 78.3 h a 78.0 h a 77.8 h bc 78.0 h ORTALAMA B 78.0 F B AKÇİN e 77.0 ı e 76.8 ı e 76.8 ı e 76.0 j ORTALAMA D 76.6 G D DİYAR a 79.8 fg a 80.0 f a 79.3 g a 79.3 g ORTALAMA A 79.6 E A GENEL ORT A 78.1 B A ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA B 76.8 E B MENEMEN ORTALAMA B 76.9 E B AKÇİN ORTALAMA C 73.8 F C DİYAR ORTALAMA A 78.8 D A GENEL ORT A 76.5B B 81

96 Çizelge 4.17 in devamı ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA İZMİR ORTALAMA C 77.5 F C MENEMEN ORTALAMA B 77.4 F B AKÇİN ORTALAMA D 75.2 G D DİYAR ORTALAMA A 79.2 E A GENEL ORT A 77.3 B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.17 den izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan çiçeklenme gün sayıları sırasıyla yılında ve 78.1 gün, yılında ve 76.5 gün, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve 77.3 gün olarak saptanmıştır. Anılan özellik bakımından yıl x ekim zamanı interaksiyonu önemli bulunmuştur (Şekil 4.12). Bununla birlikte her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda çiçeklenme gün sayısının erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde uzun olduğu izlenmiştir. Erken ilkbahar ekimlerinde çıkış da ekim zamanına bağlı olarak daha geç olmuş ve çiçeklenme döneminin rastladığı bahar aylarında artan hava sıcaklığı ve gün uzunluğu nedeniyle bitkiler vejetatif dönemlerini tamamlayıp daha kısa sürede generatif döneme geçmiştir. Bu nedenle çiçeklenme gün sayısı değerleri erken kış ekimlerinde daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.17). Erken ekimin çiçeklenme gün sayısı üzerine önemli ve olumlu düzeyde etkide bulunduğu bir çok araştırmacı tarafından bildirilmiştir (Planquaert ve ark., 1990; Siddique ve ark., 1993; Geletu ve ark., 1994; Mühür, 1996; Özgün ve ark., 2003; Soltani ve ark., 2004). 82

97 160 Çiçeklenme Süresi (gün) Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen Çiçeklenme Süresi (gün) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Çiçeklenme Süresi (gün) İki Yıl Birleşik Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Nohut Çeşitlerinde Elde Edilen Çiçeklenme Süresi (gün) Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan çiçeklenme gün sayıları; yılında gün, yılında gün ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise gün arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yıl x çeşit interaksiyonu da önemli olmuştur (Şekil 4.13). Bununla birlikte her iki yıl ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda 83

98 Diyar-95 çeşidi ilk grupta yer alırken, Akçin-91 çeşidi en düşük çiçeklenme süresine sahip olarak son grupta yer almıştır. Çiçeklenme gün sayısının erken/geç çiçeklenme genleri nedeniyle veya çeşitlere göre değişebileceği diğer bazı araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir (Geletu ve ark., 1994; Mühür, 1996; Anlarsal ve ark., 1999; Jackson ve Miller, 2003; Biçer ve Anlarsal, 2004; Rubio ve ark., 2004). İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Çiçeklenme Süresi (gün) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Çizelge 4.17 ve Şekil 4.14 den izlendiği gibi, her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin çiçeklenme gün sayısı ortalama değerleri sırasıyla , ve gün arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yıl x ekim zamanı x çeşit interaksiyonu da önemli olmuştur (Şekil 4.14). Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde Diyar-95 çeşidinin çiçeklenme gün sayısı değeri ilk grupta yer alırken; erken ilkbahar ekimlerinde Akçin-91 çeşidinin çiçeklenme gün sayısı değeri son grupta yer almıştır. Erken ilkbahar ekimlerinde Diyar-95 çeşidi diğer çeşitlere göre önemli düzeyde daha geç çiçeklenme süresine sahip olmuştur. Geletu ve ark. (1994) ve Yücel (2004) ekim zamanının çeşitlerin çiçeklenme performanslarını etkileyen en önemli 84

99 faktör olduğunu bildirmişlerdir. Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan çiçeklenme gün sayısına (gün) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.18 de oluşan interaksiyonlar Şekil 4.15 de verilmiştir. Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken kış Erken İlkbahar A AB BC C İKİ YIL BİRLEŞİK *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çiçeklenme Süresi (gün) İki Yıl Birleşik 15 bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Ekim Sıklıklarında Elde Edilen Çiçeklenme Süreleri (gün) 85

100 Çizelge 4.18 ve Şekil 4.15 den izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan çiçeklenme süreleri yılında gün, yılında gün, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise gün arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yıl x ekim sıklığı interaksiyonu da önemli bulunmuştur (Şekil 4.15) yılında çiçeklenme gün sayısı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuş, m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ilk sırada, m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ise son sırada yer almıştır. Ekim sıklığının artmasıyla birlikte bitkinin ikincil verim komponentlerinin azaldığı Pramanik ve ark. (1990) tarafından bildirilmiştir. Daha yağışlı geçen yılında ise ekim sıklıkları arasında istatistiksel olarak önemli bir fark bulunamamıştır. Yücel (2004) de yağışlı geçen deneme yılında çiçeklenme süresi yönünden ekim sıklıkları arasındaki farkın önemli olmadığını bildirmiştir. Çizelge 4.17 ve Şekil 4.16 dan izlendiği gibi, yalnız yılında önemli olan ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin çiçeklenme gün sayısı değerleri gün arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yılı erken kış ekimlerinde Diyar-95 çeşidinin tüm ekim sıklıkları ile Menemen-92 çeşidinin m 2 de 15, 25 ve 35 bitki sıklıkları ilk grupta yer almıştır. En düşük değer erken ilkbahar ekimlerinde Akçin-91 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığında elde edilmiştir.erken ilkbahar ekimlerinde Diyar-95 çeşidinin m 2 de 25 bitki ekim sıklığında en yüksek çiçeklenme süresi değeri saptanmıştır. Ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonu yönünden Yücel (2004) de sonuçlarımıza benzer bulgular bildirmiştir. 86

101 Erken Kış Erken İlkbahar 160 Çiçeklenme Süresi (gün) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar Yılı İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 35 bitki/m2 25 bitki/m2 15 bitki/m2 Şekil Yılında Çiçeklenme Süresine (gün) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 87

102 4.7. Bakla Sayısı (adet/bitki) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan bakla sayısına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.19 da, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.20 ve 4.21 de, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.17, 4.18, 4.19 ve 4.20, 4.21 ve 4.22 de verilmiştir. Çizelge 4.19 dan izlendiği gibi, bakla sayısı yönünden yılında ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit, ekim zamanı x ekim sıklığı ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları, yılında ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli olmuştur. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit, ekim zamanı x ekim sıklığı, çeşit x ekim sıklığı ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların bakla sayısına etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Çizelge 4.20 den izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan bakla sayıları sırasıyla yılında ve adet, yılında ve adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve adet olarak saptanmıştır. Bununla birlikte her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda bakla sayısının erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek olduğu izlenmiştir. Erken kış ekimlerinde vejetasyon süresi erken ilkbahar ekimlerine göre yaklaşık 2 ay daha uzun olduğundan, uzun gün bitkisi olan nohut generatif döneme daha uzun bir zaman diliminde geçmiş, bu dönem içerisinde topraktan alınan bitki besin elementleri ile güneş ışığından elde edilen enerji daha fazla bakla oluşumuna yol açmıştır. Bu nedenle bakla sayısı değerleri erken kış ekimlerinde daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.20). Bulgularımıza benzer şekilde erken ekimin bakla sayısı üzerine önemli ve olumlu etkide bulunduğu diğer araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir (Çiftçi ve Türk, 1998; Azkan ve ark., 1999; Özdemir ve Karadavut, 2003). 88

103

104 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Bitkide Bakla Sayısına (adet) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR b de ef f-h h-k j-m f-ı o ORTALAMA B DE B MENEMEN a cd c g-j ef k-o h-l no ORTALAMA A DE A AKÇİN cd ef e-g h-k l-o m-o k-o no ORTALAMA CD E C DİYAR c de de ı-m h-m k-n m-o no ORTALAMA C E C GENEL ORT A B ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR b e-g gh ıj j-l mn ı-k r ORTALAMA B D B MENEMEN a de c ı-k f-h n k-l o-q ORTALAMA A CD A AKÇİN cd f-h hı j-l mn n-p no q-r ORTALAMA C D C DİYAR cd ef gh j-l lm n n-p p-r ORTALAMA C CD C GENEL ORT A B

105 Çizelge 4.20 nin devamı ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA İZMİR b de b fg g-ı e g-j l-n g h-j p h ORTALAMA B DE B MENEMEN a de a c g-j d ef l-n f ı-k no h ORTALAMA A D A AKÇİN cd ef c gh h-j ef k-m mn h mn op ı ORTALAMA C E C DİYAR cd c-e c gh g-j ef j-l l-n gh mn no ı ORTALAMA C DE C GENEL ORT A B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan bakla sayıları; yılında adet, yılında adet ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından her iki yıl ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Menemen-92 çeşidi ilk grupta yer alırken, Akçin-91 çeşidi en düşük bakla sayısına sahip olarak Diyar-95 çeşidi ile birlikte son grupta yer almıştır. Diğer taraftan bakla sayısı bakımından çeşitler arasındaki farkın önemli olduğu bir çok araştırmacı tarafından bildirilmiştir (Akdağ, 1985; Tekin, 1994; McKenzie ve Hill, 1995; Togay ve Togay, 2001; Erdoğan, 2002; Biçer ve Anlarsal, 2004; Yücel, 2004). Çizelge 4.20 ve Şekil 4.17 den izlendiği gibi, her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin bakla sayısı ortalama değerleri sırasıyla , ve adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda bakla sayısı yönünden erken kış 91

106 ekimlerinde en yüksek değer Menemen-92 çeşidinden elde edilmiş ve ilk grupta yer almış, Akçin-91 çeşidi ise en düşük değere sahip olarak Diyar-95 çeşidi ile birlikte son grupta yer almıştır. Erken ilkbahar ekimlerinde ise Menemen-92 çeşidinden en yüksek değer elde edilmiş, ancak diğer çeşitler ile arasındaki farklar istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Geletu ve ark. (1994) ve Yürürdurmaz (2000) da bakla sayısı bakımından ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmiştir. İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Bakla Sayısı (adet/bitki) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan bakla sayısına (adet/bitki) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.21 de verilmiştir. Çizelge 4.21 den izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan bakla sayıları yılında adet, yılında adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, bakla sayısı bakımından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuş; her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ilk grupta, m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Bitki sıklığı arttıkça bitkilerin dallanmalarının azalmasına bağlı olarak bakla sayıları da azalmıştır. Metrekarede 92

107 bitki sayısı arttıkça bakla sayısının azaldığı diğer bazı araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir (Akdağ, 1985; Plancquaert ve ark., 1990; Karasu, 1991; McKenzie ve Hill, 1995; Brandon ve ark., 1998; Regan ve ark., 1999; Liu ve Gan, 2001; Togay ve Togay, 2001). Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Bitkide Bakla Sayısına (adet) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar a b A b c B c e C d f D A B C D İKİ YIL BİRLEŞİK a b A c d B d f C e g D *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.21 ve Şekil 4.18 den izlendiği gibi, yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin bakla sayısı ortalama değerleri sırasıyla ve adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde m 2 de 15 bitki ekim sıklığı en yüksek bakla sayısına sahip olarak ilk grupta, erken kış ekimlerinde m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ise en düşük bakla sayısı ile son grupta yer almıştır. 93

108 15 bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 60 Bakla Sayısı (adet/bitki) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Yılında ve Birleşik Ortalamalarda Bakla Sayısına İlişkin (adet/bitki) Ekim Zamanı x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu Farklı çeşit ve ekim zamanlarında saptanan bakla sayısına ilişkin ortalamalar ve oluşan gruplar Çizelge 4.20 de, ortaya çıkan interaksiyonlar Şekil 4.19 da verilmiştir. 60 Bakla Sayısı (adet/bitki) bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 0 İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Şekil Birleşik Ortalamalarda Bakla Sayısına İlişkin (adet/bitki) Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 94

109 Çizelge 4.20 ve Şekil 4.19 dan izlendiği gibi, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin bakla sayısı ortalama değerleri adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Menemen-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı en yüksek bakla değerine sahip olarak ilk grupta, Diyar-95 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ise en düşük bakla değerine sahip olarak son grupta yer almıştır. Çeşitlerin tümünde m 2 de 15 bitki ekim sıklığında, diğer sıklıklardan önemli düzeyde daha yüksek bakla sayısı değerleri saptanmıştır. Çizelge 4.20 ile Şekil 4.20, 4.21 ve 4.22 den izlendiği gibi önemli olan ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin bakla sayısı yılında adet, yılında adet ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, erken kış ekimlerinde Menemen-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı en yüksek bakla sayısı değerine sahip olarak ilk grupta yer almıştır. Her iki yılda da ilkbahar ekimlerinde en yüksek bakla değeri ise Menemen-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki sıklığından elde edilirken, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda, Diyar-95 çeşidinde aynı bitki sıklığında saptanmıştır yılında erken ilkbahar ekimlerinde İzmir-92, Menemen-92, Akçin-91 ve Diyar-95 çeşitlerinin m 2 de 45 bitki ekim sıklıkları ile erken kış ekimlerinde Akçin-91 çeşidinin m 2 de 35 ve 45 bitki ekim sıklıkları ve Diyar-95 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığı, yılında erken ilkbahar ekimlerinde İzmir-92, Akçin-91 ve Diyar-95 çeşitlerinin m 2 de 45 bitki ekim sıklıkları, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise erken ilkbahar ekimlerinde İzmir-92 ve Akçin-91 çeşitlerinin m 2 de 45 bitki ekim sıklıkları son grupta yer almıştır. 95

110 Erken Kış Erken İlkbahar 70 Bakla Sayısı (adet/bitki) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar Yılı İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 35 bitki/m2 25 bitki/m2 15 bitki/m2 Şekil Yılında Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 96

111 Erken Kış Erken İlkbahar Bakla Sayısı (adet/bitki) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 45 bitki/m Yılı İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 25 bitki/m2 Şekil Yılında Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 97

112 Erken Kış Erken İlkbahar Bakla Sayısı (adet/bitki) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 45 bitki/m2 İki Yıl Birleşik İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 25 bitki/m2 Şekil Birleşik Ortalamalarda Bakla Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 98

113 4.8. Tane Sayısı (adet/bitki) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan tane sayısına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.22 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.23 ve 4.24 de, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.23, 4.24 ve 4.25 de verilmiştir. Çizelge 4.22 den izlendiği gibi, tane sayısı yönünden ve yıllarında ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit interaksiyonu önemli olmuştur. İki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların tane sayısına etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Tane sayısı yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki tane sayısı değeri yılına göre daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.23). Çizelge 3.1 den izlendiği gibi araştırmanın ikinci yılında ekimlerin yağışlar yüzünden daha geç yapılması ve çiçeklenme döneminde ortaya çıkan aşırı yağışlar ve sürekli kapalı hava çiçeklenmeyi ve bakla bağlamayı geciktirmiş, tane sayısının azalmasına neden olmuştur. Benzer bulgular Yücel (2004) tarafından da bildirmiştir. 99

114

115 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA B CD B MENEMEN ORTALAMA A CD A AKÇİN ORTALAMA CD D C DİYAR ORTALAMA BC D BC GENEL ORT A B A ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR b bc e-g e-g fg ıj f-h kl ORTALAMA B C-E B MENEMEN a bc bc e-g de ıj hı j-l ORTALAMA A CD A AKÇİN bc cd f-h f-h ıj ıj jk l ORTALAMA CD E C DİYAR b bc ef gh ıj j j-l j-l ORTALAMA C DE C GENEL ORT A B B 101

116 Çizelge 4.23 ün devamı ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA İZMİR b de gh g-ı ı-k lm ı-k p ORTALAMA B DE B MENEMEN a b-d b-d h-j gh m kl n-p ORTALAMA A D A AKÇİN c-e ef h-k ı-k m mn m-o p ORTALAMA D E C DİYAR bc de fg j-l lm mn mo op ORTALAMA C E C GENEL ORT A B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.23 den izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan tane sayıları sırasıyla yılında ve adet, yılında ve adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve adet olarak saptanmıştır. Bununla birlikte her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda tane sayısının erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek olduğu izlenmiştir. Erken kış ekimlerinde vejetasyon süresi erken ilkbahar ekimlerine göre yaklaşık 2 ay daha uzun olduğundan, uzun gün bitkisi olan nohut generatif döneme daha uzun bir zaman diliminde geçmiş, bu zaman içerisinde topraktan alınan bitki besin elementleri ile güneş ışığından elde edilen enerji daha fazla bakla oluşumuna yol açmıştır. Bu durum tane sayısı değerine de yansımış ve tane sayısı erken kış ekimlerinde daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.23). Erken ekimin tane sayısı üzerine önemli ve olumlu etkide bulunduğu diğer araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir (Çiftçi ve Türk, 1998; Özdemir ve Karadavut, 2003; Üstün ve Gülümser, 2003). Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan tane sayıları; 102

117 yılında adet, yılında adet ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından her iki yıl ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Menemen-92 çeşidi ilk grupta yer alırken, Akçin-91 çeşidi en düşük tane sayısına sahip olarak son grupta yer almıştır. Bitkide tane sayısı bitkide bakla sayısıyla doğrudan ilişkilidir. Nitekim bu araştırmada da toplam bakla sayısı yüksek olan çeşitlerin tane sayıları da yüksek olmuştur. Diğer taraftan tane sayısı bakımından çeşitler arasındaki farkın önemli olduğu bir çok araştırmacı tarafından bildirilmiştir (Akdağ, 1985; Tekin, 1994; Togay ve Togay, 2001; Erdoğan, 2002; Biçer ve Anlarsal, 2004; Yücel, 2004). İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Tane Sayısı (adet/bitki) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Çizelge 4.23 ve Şekil 4.23 den izlendiği gibi, her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin tane sayısı ortalama değerleri sırasıyla , ve adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde en yüksek değere sahip olan Menemen-92 çeşidi tane sayısı yönünden en yüksek değere sahip olarak ilk grupta yer almıştır yılında erken ilkbahar ekimlerinde Diyar- 103

118 95 çeşidi en düşük değere sahip olurken, erken ilkbahar ekimlerinde yer alan diğer çeşitlerle arasındaki fark önemli olmamıştır yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise en düşük değer Akçin-91 çeşidinden elde edilmekle birlikte, İzmir-92 ve Diyar-95 çeşitleri ile arasındaki farklar istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Azkan ve ark. (1999) da tane sayısı bakımından ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmiştir. Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan tane sayısına (adet/bitki) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.24 de verilmiştir. Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar A B C D A B C D İKİ YIL BİRLEŞİK A B C D *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.24 den izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan tane sayıları yılında adet, yılında adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, tane sayısı bakımından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuştur. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ilk grupta, m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Metrekaredeki bitki sayısı arttıkça tane sayısının (adet/bitki) azaldığı diğer bazı araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir (Akdağ, 1985; Mart, 1993; Akdağ ve Şehrali, 1995; Brandon ve ark., 1998; Togay ve 104

119 Togay, 2001; Yücel, 2004). Çizelge 4.23 ile Şekil 4.24 ve 4.25 den izlendiği gibi önemli olan ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin tane sayısı yılında adet, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise adet arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, erken kış ekimlerinde Menemen-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı en yüksek tane sayısı değerine sahip olarak ilk grupta yer alırken, erken ilkbahar ekimlerinde Akçin-91 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığı son sırada yer almış ve erken ilkbahar ekimlerindeki diğer çeşitlerin m 2 de 45 bitki ekim sıklıkları ile arasındaki farklar istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Aynı zamanda erken ilkbahar ekimlerinde tüm çeşitlerde m 2 de 15 bitki ekim sıklığında diğerlerine göre önemli düzeyde daha yüksek tane sayısı değerleri elde edilmiştir. 105

120 Erken Kış Erken İlkbahar 60 Tane Sayısı (adet/bitki) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar Yılı İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 35 bitki/m2 25 bitki/m2 15 bitki/m2 Şekil Yılında Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 106

121 Erken Kış Erken İlkbahar Tane Sayısı (adet/bitki) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 İki Yıl Birleşik İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 35 bitki/m2 25 bitki/m2 15 bitki/m2 Şekil Birleşik Ortalamalarda Tane Sayısına (adet/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 107

122 4.9. Tane Ağırlığı (g/bitki) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan bitkide tane ağırlığına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.25 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.26 ve 4.27 de, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.26 ve 4.27 de verilmiştir. Çizelge 4.25 den izlendiği gibi, bitkide tane ağırlığı yönünden yılında ekim zamanı ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit interaksiyonu, yılında ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit ve çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli olmuştur. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit interaksiyonu önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların tane ağırlığına etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Bitkide tane ağırlığı yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki tane ağırlığı değeri yılına göre daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.26). Çizelge 3.1 den izlendiği gibi araştırmanın ikinci yılında ekimlerin yağışlar yüzünden daha geç yapılması ve çiçeklenme döneminde ortaya çıkan aşırı yağışlar ve sürekli kapalı hava çiçeklenmeyi ve bakla bağlamayı geciktirmiş, tane sayısına benzer şekilde tane ağırlığının da azalmasına neden olmuştur. Cinsoy ve Yaman (1998) da çiçeklenme süresindeki artışın bitkide tane ağırlığı oluşumuna olumsuz yönde katkıda bulunduğunu bildirmişlerdir. 108

123

124 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA AB 8.13 D MENEMEN ORTALAMA A 8.05 D AKÇİN ORTALAMA C 9.13 D DİYAR ORTALAMA BC 8.60 D GENEL ORT A 8.48 B A ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR a c de d-f ORTALAMA A 7.70 D A MENEMEN a b d f-h ORTALAMA A 7.65 D A AKÇİN a c d-g h ORTALAMA B 8.23 CD 9.47 B DİYAR a b e-h g-h ORTALAMA B 8.93 C AB GENEL ORT A 8.13 B B 110

125 Çizelge 4.26 nın devamı ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA İZMİR ORTALAMA A 7.91 C AB MENEMEN ORTALAMA A 7.85 C A AKÇİN ORTALAMA B 8.68 C 9.83 B DİYAR ORTALAMA B 8.76 C B GENEL ORT A 8.30 B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.26 dan izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan bitkide tane ağırlıkları sırasıyla yılında ve 8.48 g, yılında ve 8.13 g/bitki, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve 8.30 g/bitki olarak saptanmıştır. Bununla birlikte her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda tane ağırlığının erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek olduğu izlenmiştir. Erken kış ekimlerinde vejetasyon süresi erken ilkbahar ekimlerine göre yaklaşık 2 ay daha uzun olduğundan, daha önce belirtilen nedenlerle bakla oluşumunun fazla olmasına yol açmıştır. Bu durum tane sayısı değerinde olduğu gibi bitkide tane ağırlığına da yansımış ve tane ağırlığı erken kış ekimlerinde daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.26). Erken ekimin tane ağırlığı üzerine önemli ve olumlu etkide bulunduğu Yürürdurmaz (2000) tarafından da bildirilmiştir. Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan tane ağırlıkları yılında g/bitki, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise g/bitki arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından çeşitler 111

126 arasındaki farkın önemli olduğu yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda, Menemen-92 çeşidi ilk grupta yer alırken, yılında Diyar- 95 ve İzmir-92 çeşitleri ile; iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise İzmir-92 çeşidi ile aralarındaki fark istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre Akçin-91 çeşidinin tane ağırlığı değeri en düşük olmuş ve son grupta yer almıştır. Ancak anılan özellik bakımından Akçin-91 çeşidi ile yılında Diyar-95, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise İzmir-92 ve Diyar-95 çeşitleri ile aralarındaki farklar istatistiksel yönden önemsiz bulunmuştur. Tane ağırlığı bakımından çeşitler arasındaki farkın önemli olduğu diğer bazı araştırmacılar tarafından bildirilmiştir (Mart, 1993; Akdağ, 1985; Anlarsal ve ark., 1999; Kazi ve ark., 2002; Anonymous 2004b; Yücel, 2004). Çizelge 4.26 ve Şekil 4.26 dan izlendiği gibi, her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin tane ağırlığı ortalama değerleri sırasıyla g/bitki, g/bitki ve g/bitki arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde en yüksek tane ağırlığı elde edilen Menemen-92 çeşidi ilk grupta yer almıştır. Ancak anılan çeşidin İzmir-92 çeşidi ile arasındaki fark önemli olmamıştır. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken ilkbahar ekimlerinde Menemen-92 çeşidi en düşük tane ağırlığı değeri ile son grupta yer almıştır yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda İzmir-92, Akçin-91 ve Diyar-95 çeşitleri arasında, yılında ise İzmir-92 ve Akçin-91 çeşitleri ile aralarındaki fark istatistiksel yönden önemli bulunmamıştır. Yürürdurmaz (2000) da tane ağırlığı bakımından ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmiştir. 112

127 İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Tane Ağırlığı (g/bitki) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan tane ağırlığına (g/bitki) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.27 de verilmiştir. Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar A B C D A B C D İKİ YIL BİRLEŞİK A B C D *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.27 den izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan tane ağırlıkları yılında g/bitki, yılında g/bitki, 113

128 iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise g/bitki arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, tane ağırlığı bakımından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuştur. Anılan özellik bakımından her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ilk grupta, m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Ekim sıklığı arttıkça bakla ve tane sayısının azalmasına paralel olarak tane ağırlığı da düşüş göstermiştir. Bulgularımıza benzer şekilde metrekaredeki bitki sayısı arttıkça tane ağırlığının (g/bitki) azaldığı diğer bazı araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir (Mart, 1993; Brandon ve ark., 1998; Regan ve ark., 1999; Yücel, 2004). 15 bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 Tane Ağırlığı (g/bitki) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Şekil Yılında Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu Çizelge 4.26 ve Şekil 4.27 den izlendiği gibi, yılında önemli bulunan çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin tane ağırlığı ortalama değerleri g arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden ele alınan tüm çeşitlerde m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ilk grubu oluşturmuştur. Akçin-91 çeşidinin m 2 de 45 bitki sıklığı en düşük değere sahip olarak son grupta yer alırken, Menemen-92 ve Diyar-95 çeşitlerinin m 2 de 45 bitki ekim sıklıkları ile arasındaki fark istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Diğer taraftan son sıralarda yer alan İzmir-92 ve Diyar- 95 çeşitlerinde m 2 de 35 ve 45 bitki sıklıkları arasında önemli bir fark 114

129 bulunmamasına karşın, Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitlerinde aynı ekim sıklıkları arasındaki fark önemli bulunmuştur Tane Verimi (kg/da) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan tane ağırlığına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.28 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.29 ve 4.30 da, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.28, 4.29, 4.30 ve 4.31 de verilmiştir. Çizelge 4.28 den izlendiği gibi, tane ağırlığı yönünden yılında ekim zamanı ve ekim sıklığı faktörleri, yılında ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit, ekim zamanı x ekim sıklığı ve çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli olmuştur. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, ekim zamanı, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit, ekim zamanı x ekim sıklığı, çeşit x ekim sıklığı ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların tane verimine etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Tane verimi yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki tane verimi değeri yılına göre daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.29). Çizelge 3.1 den izlendiği gibi araştırmanın ikinci yılında ekimlerin yağışlar yüzünden daha geç yapılması ve çiçeklenme döneminde ortaya çıkan aşırı yağışlar ve sürekli kapalı hava çiçeklenmeyi ve bakla bağlamayı geciktirmiş, tane veriminin de azalmasına neden olmuştur. Cinsoy ve Yaman (1998) da çiçeklenme süresindeki artışın bitkide tane ağırlığı oluşumuna olumsuz yönde katkıda bulunduğunu bildirmişlerdir. Bu durum tane verimine de yansımış ve yılı tane verimi değeri daha düşük bulunmuştur McKenzie ve Hill (1995), Özçelik ve ark. (2001), Erdoğan (2002) ve Yücel (2004) de tane verimi yönünden yıllar arasındaki farkın önemli olduğunu bildirmişlerdir. 115

130

131 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA MENEMEN ORTALAMA AKÇİN ORTALAMA DİYAR ORTALAMA GENEL ORT A B A ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR e d c b ORTALAMA B E B MENEMEN d c b ab ORTALAMA A DE A AKÇİN e d c b ORTALAMA C DE B DİYAR d d c a ORTALAMA B CD AB GENEL ORT A B B 117

132 Çizelge 4.29 un ÇEŞİT İZMİR-92 devamı EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA mn r h ı-k o-q g c-e mn de b-d h-j bc ORTALAMA B D B MENEMEN f-h p-r fg d-g mn e a l bc b g-ı ab ORTALAMA A CD A AKÇİN m-o qr h j-l m-o fg e-g l de c-f h-k c ORTALAMA B CD B DİYAR j-l n-p g ı-k m f e-g kl d bc c-e a ORTALAMA B C A GENEL ORT A B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.29 dan izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan tane verimleri sırasıyla yılında ve kg/da, yılında ve kg/da, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve kg/da olarak saptanmıştır. Her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda tane veriminin erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek olduğu izlenmiştir. Erken kış ekimlerinde vejetasyon süresi erken ilkbahar ekimlerine göre yaklaşık 2 ay daha uzun olduğundan, uzun gün bitkisi olan nohut generatif döneme daha uzun bir zaman diliminde geçmiş, bu dönemde topraktan alınan bitki besin elementleri ile güneş ışığından elde edilen enerji daha fazla bakla oluşumuna yol açmıştır. Bu durum tane verimi değerine de yansımış ve tane verimi erken kış ekimlerinde daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.29). Diğer taraftan erken ekimin geç ekime göre tane verimi üzerine önemli ve olumlu etkide bulunduğu bir çok araştırmacı tarafından da bildirilmiştir (Engin, 1989; Planquaert ve ark., 1990; Kapar, 1993; Siddique ve Pritchard, 1993; Anon., 1994; Geletu ve ark., 1994; Orhan, 1996; Singh ve Saxena, 1996; Toker ve Çağırgan, 1996; Bejiga ve ark., 1997; Islam 118

133 ve Solh, 1987; Çiftçi ve Türk, 1998; Azkan ve ark., 1999; Yürürdurmaz, 2000; Anon., 2001; Özçelik ve ark., 2001; Kazi ve ark., 2002; Oweis ve ark., 2003; Özdemir ve Karadavut, 2003; Özgün ve ark., 2003; Üstün ve Gülümser, 2003; Yau, 2004). Aynı çizelgeden izlendiği gibi, tane verimi bakımından çeşitler arasındaki farkların önemli bulunduğu yılında kg/da, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise kg/da arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda, Menemen-92 çeşidinde en yüksek değer elde edilmekle birlikte, Diyar-95 çeşidi ile aralarındaki fark istatistiksel yönden önemsiz bulunmuştur yılında Akçin-91 çeşidi en düşük tane verimi değeri ile son grupta yer alırken, İzmir-92 çeşidi ile aralarındaki fark önemli olmamış; iki yıllık birleşmiş ortalamalarda ise İzmir-92 çeşidi son grupta yer alırken Akçin-91 çeşidi ile aralarındaki fark önemli olmamıştır. Tane verimi yönünden çeşitler arasında oluşan bu farklılık, çeşitlerin çıkış gücü, dal sayısı, bakla sayısı, tane sayısı ve tane ağırlıkları ile çeşitlerin bölge iklim koşullarına göstermiş olduğu uyumdan kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan tane verimi bakımından çeşitler arasındaki fark ile ilgili olarak bir çok araştırmacı benzer bulgular bildirilmiştir (Karasu, 1991; Mart, 1993; Geletu ve ark., 1994; Kumar ve ark., 1994; Tekin, 1994; Mühür, 1996; Özdemir ve ark., 1996; Brandon ve ark., 1998; Özveren, 1998; Özçelik ve ark., 2001; Kazi ve ark., 2002; Liu ve ark., 2003; Machado ve ark., 2003; Toker ve Çancı, 2003; Deshmukh ve ark., 2004; Yücel, 2004). Çizelge 4.29 ve Şekil 4.28 den izlendiği gibi, yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin tane verimi ortalama değerleri sırasıyla ve kg/da arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde Menemen-92 çeşidi tane verimi yönünden en yüksek değere sahip olarak ilk grupta yer almıştır. Erken ilkbahar ekimlerinde İzmir-92 çeşidi en düşük tane verimi değeri ile son grupta yer alırken; Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitlerinin erken ilkbahar ekimleriyle aralarındaki farklar istatistiksel yönden önemsiz bulunmuştur. Çeşitlerin ekim zamanlarına göre tepkileri incelendiğinde, Menemen-92 çeşidinin ekiminde geç 119

134 kalınmaması gerektiği, Diyar-95 çeşidinin ise geç ekimlere daha toleranslı olduğu görülmektedir. Azkan ve ark. (1999), Yürürdurmaz (2000) ve Yücel (2004) de tane verimi bakımından ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmişlerdir. İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar Tane Verimi (kg/da) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Yılında ve Birleşik Ortalamalarda Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan tane verimine (kg/da) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.30 de verilmiştir. Çizelge 4.30 dan izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan tane verimleri yılında kg/da, yılında kg/da, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise kg/da arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, tane verimi bakımından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuş; ekim sıklığı arttıkça tane verimi artış göstermiştir. Anılan özellik bakımından m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ilk grupta, m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Yüksek ekim sıklığında tane veriminin artması birim alanda daha fazla bitki bulunmasıyla ilgilidir. Yüksek ekim sıklığında bitki başına daha az bakla oluşmasına rağmen, 100 tane ağırlığının artması ve birim alanda daha fazla bakla olması nedeniyle tane verimi de daha yüksek olmaktadır. Bulgularımıza benzer şekilde metrekaredeki bitki sayısı arttıkça tane veriminin (kg/da) arttığı bir çok araştırmacı tarafından da bildirilmiştir (Orhan 120

135 ve Özkan, 1989a; Planquaert ve ark., 1990; Karasu, 1991; Şakar ve Orhan, 1993; Kumar ve ark., 1994; Brinsmead ve ark., 1996; Felton ve ark., 1996; Özdemir ve ark., 1996; Brandon ve ark., 1998; Eyüpoğlu ve ark., 1999; Kulaz ve Çiftçi, 1999; Regan ve ark., 1999; Liu ve Gan, 2001; Özçelik ve ark., 2001; Barary ve ark., 2003; Gan ve ark., 2003; Liu ve ark., 2003; Machado ve ark., 2003; Anon., 2004a). Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar D C B A e g D d f C b e B a c A İKİ YIL BİRLEŞİK d f D c e C a d B a b A *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.30 ve Şekil 4.29 dan izlendiği gibi, yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin tane verimi ortalama değerleri sırasıyla ve kg/da arasında değişim göstermiştir. Bununla birlikte yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde m 2 de 45 bitki ekim sıklığı en yüksek tane verimi değerine sahip olarak ilk grupta, erken ilkbahar ekimlerinde m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ise en düşük tane verimi değeriyle son grupta yer almıştır. Diğer taraftan iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde m 2 de 35 ve 45 bitki ekim sıklıkları ilk grubu oluşturmuş; erken ilkbahar ekimlerinde ise m 2 de 45 bitki ekim sıklığında diğer sıklıklara göre önemli düzeyde daha yüksek tane verimi elde edilmiştir. Ekim sıklıklarının ekim zamanlarına göre tepkileri incelendiğinde, erken kış ekimlerinde bitkilerin yaklaşık 2 ay daha uzun bir süre olgunlaşmadan kalması ve 121

136 ekim sıklığının artması sonucunda, birim alandan daha fazla bakla elde edilmesinin tane verimi değerini artırdığı; buna karşılık erken ilkbahar ekimlerinde daha kısa bir yaşam süresi bulunan bitkilerin tane verimi değerinin azaldığı görülmektedir. 15 bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 250 Tane Verimi (kg/da) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Yılında ve Birleşik Ortalamalarda Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ekim Zamanı x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 15 bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 250 Tane Verimi (kg/da) İzmir-92 Meneme n-92 Akçin-91 Diyar-95 İzmir-92 Meneme n-92 Akçin-91 Diyar İki Yıl Birleşik Şekil Yılında ve Birleşik Ortalamalarda Tane Verimine (kg/da) İlişkin Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu yılında ve birleşik ortalamalarda tane verimine (kg/da) ilişkin çeşit x ekim sıklığı interaksiyonu Şekil 4.30 da verilmiştir. 122

137 Çizelge 4.29 ve Şekil 4.30 dan izlendiği gibi, yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin tane verimi ortalama değerleri sırasıyla ve kg/da arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Diyar-95 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığı en yüksek tane verimi değerine sahip olarak ilk grupta yer alırken, Menemen-92 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığı ile aralarındaki fark önemli olmamıştır. Bunun yanında İzmir-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı en düşük tane verimi değerine sahip olarak son grupta yer alırken, Akçin-91 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ile aralarındaki fark önemli olmamıştır. Diyar-95 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığının en yüksek değeri göstermesi, diğer ekim sıklıkları ile karşılaştırıldığında birim alanda daha fazla bakla oluşmasının yanı sıra, ekim zamanlarındaki gecikmeye diğer çeşitlere göre daha toleranslı olmasından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte tüm çeşitlerde m 2 de 45 bitki ekim sıklığından diğer sıklıklara göre önemli düzeyde daha yüksek tane verimi değerleri elde edilmiştir. Çizelge 4.29 ve Şekil 4.31 den izlendiği gibi iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli olan ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin tane verimi kg/da arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, erken kış ekimlerinde Menemen- 92 çeşidinin m 2 de 35 bitki ekim sıklığı en yüksek tane verimi değerine sahip olarak ilk grupta yer almıştır. Bunun yanında erken ilkbahar ekimlerinde İzmir-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı son grupta yer alırken, Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitlerinin m 2 de 15 bitki ekim sıklıkları ile aralarındaki fark istatistiksel açıdan önemli bulunmamıştır. Diğer taraftan erken kış ekimlerinde tüm çeşitlerde m 2 de 45 bitki ekim sıklığından elde edilen tane verimleri diğerlerinden önemli düzeyde yüksek olmasına karşın, ilkbahar ekimlerinde tane verimi bakımından Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitlerinin m 2 de 35 ve 45 bitki ekim sıklıkları arasında önemli bir fark bulunmamıştır. 123

138 Erken Kış Erken İlkbahar 250 Tane Verimi (kg/da) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 İki Yıl Birleşik İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 35 bitki/m2 25 bitki/m2 15 bitki/m2 Şekil Birleşik Ortalamalarda Tane Verimine (kg/da) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 124

139 Tane Ağırlığı (g) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan 100 tane ağırlığına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.31 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.32 ve 4.33 de, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.32, 4.33, 4.34 ve 4.35 de verilmiştir. Çizelge 4.31 den izlendiği gibi, 100 tane ağırlığı yönünden yılında ekim sıklığı ve çeşit faktörleri yılında çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x ekim sıklığı ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli olmuştur. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, çeşit ve ekim sıklığı faktörleri ile ekim zamanı x çeşit, ekim zamanı x ekim sıklığı ve ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların 100 tane ağırlığına etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. 100 tane ağırlığı yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki ortalama değerler yılına göre daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.32). Çizelge 3.1 den izlendiği gibi araştırmanın ikinci yılında ekimlerin yağışlar yüzünden daha geç yapılması ve çiçeklenme döneminde ortaya çıkan aşırı yağışlar ve sürekli kapalı hava çiçeklenmeyi ve bakla bağlamayı geciktirmiş, döllenme ve tohum oluşumunun daha sıcak dönemlere rastlaması nedeniyle 100 tane ağırlığının azalmasına neden olmuştur. Cinsoy ve Yaman (1998) da çiçeklenme süresindeki artışın bitkide tane ağırlığı oluşumuna olumsuz yönde katkıda bulunduğunu bildirmişlerdir. Altınbaş ve Sepetoğlu (2002) ve Yücel (2004) de 100 tane ağırlığı bakımından yıllar arasındaki farkın önemli olduğunu bildirmiştir. Çizelge 4.32 den izlendiği gibi, aralarındaki fark önemli olmamakla birlikte erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan 100 tane ağırlıkları sırasıyla yılında ve g, yılında ve g, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve g olarak saptanmıştır. 125

140

141 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA B MENEMEN ORTALAMA B AKÇİN ORTALAMA B DİYAR ORTALAMA A GENEL ORT A ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR c-h ıj c-f f-j c-f c-h c-h bc ORTALAMA B MENEMEN j j h-j g-j c-h e-ı c-h c-e ORTALAMA C AKÇİN g-j d-ı d-ı c-h b-d c-h b-e b-e ORTALAMA B DİYAR c-f c-h ab c-f a c-g a bc ORTALAMA A GENEL ORT B 127

142 Çizelge 4.32 nin ÇEŞİT İZMİR-92 devamı EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA h-k kl d-ı j-l d-ı c-h e-j b-d ORTALAMA B-D CD B MENEMEN kl l j-l ı-k e-j g-k e-j c-g ORTALAMA D D C AKÇİN ı-k e-j f-j e-j c-f c-h d-ı c-g ORTALAMA B-D BC B DİYAR c-e c-ı ab c-h a c-ı a bc ORTALAMA A B A GENEL ORT *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.32 den izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan 100 tane ağırlıkları yılında g, yılında g, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise g arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Diyar-95 çeşidi ilk grupta yer alırken, Menemen-92 çeşidinin 100 tane ağırlığı değeri en düşük olmuş ve son grupta yer almıştır. Ancak yılında Diyar-95 dışında kalan tüm çeşitler son grubu oluşturmuştur. Aynı çizelgeden izlendiği gibi, tane sayısı yüksek olan Menemen-92 çeşidinin 100 tane ağırlığı, tane sayısı daha düşük olan Diyar-95 çeşidinin 100 tane ağırlığından daha düşük olduğu izlenmiştir. Bu durum tane sayısı az olan çeşitlerin daha iri tane oluşturabileceğini ortaya koymaktadır (Muehlbauer ve Singh, 1987). 100 tane ağırlığı bakımından çeşitler arasındaki farkın önemli olduğu diğer bazı araştırmacılar tarafından bildirilmiştir (Akdağ, 1985; Tekin, 1994; Yürürdurmaz, 2000; Erdoğan, 2002; Yücel, 2004). 128

143 100 Tane Ağırlığı (g) Erken Kış İki Yıl Birleşik Erken İlkbahar İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar-95 Şekil Birleşik Ortalamalarda 100 Tane Ağırlığına (g/bitki) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Çizelge 4.32 ve Şekil 4.32 den izlendiği gibi, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin 100 tane ağırlığı ortalama değerleri g arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinde en yüksek değer saptanan Diyar-95 çeşidi ilk grubu, Menemen-92 çeşidi ise en düşük 100 tane ağırlığı değeri ile son grubu oluşturmuştur. 100 tane ağırlığı bakımından Diyar-95 çeşidi dışında kalan tüm çeşitlerde ekim zamanları arasında önemli bir fark bulunmamıştır. Yürürdurmaz (2000) da 100 tane ağırlığı bakımından ekim zamanı x çeşit interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmiştir. Diğer taraftan ekim zamanlarına göre çeşitlerin durumu incelendiğinde, erken kış ekimlerinde Diyar-95 dışında kalan çeşitler arasında; erken ilkbahar ekimlerinde ise, Akçin-91 ve Menemen-92 dışında kalan çeşitler arasında 100 tane ağırlığı bakımından önemli bir fark bulunmadığı izlenmektedir. Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan 100 tane ağırlığına (g/bitki) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.33 de verilmiştir. Çizelge 4.33 den izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan 100 tane ağırlıkları yılında g, yılında g, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise g arasında değişim göstermiştir. Her 129

144 iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, 100 tane ağırlığı bakımından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuştur. Anılan özellik bakımından her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, m 2 de 35 ve 45 bitki ekim sıklığı ilk grupta, m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Bu çalışmada metrekaredeki bitki sayısı arttıkça bitki başına düşen tane sayısının azalmasına karşın 100 tane ağırlığı artış göstermiştir. Nitekim bulgularımıza benzer şekilde Anlarsal ve ark. (1999) da tane sayısı ile 100 tane ağırlığı arasında olumsuz bir ilişki olduğunu bildirmişlerdir. Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar C B AB A d d C b cd B a bc A a a A İKİ YIL BİRLEŞİK d d C bc d B a c A ab a A *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.33 ve Şekil 4.33 den izlendiği gibi, yılı ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda önemli bulunan ekim zamanı x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin 100 tane ağırlığı ortalama değerleri sırasıyla ve g arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yılında erken kış ekimlerinde m 2 de 35 bitki ekim sıklığı en yüksek 100 tane ağırlığı değerine sahip olarak ilk grupta yer alırken, erken kış ve erken ilkbahar ekimlerinin m 2 de 45 bitki ekim sıklıklarıyla aralarındaki fark önemli olmamıştır. İki yıllık birleşmiş ortalamalara göre erken ilkbahar ekiminde m 2 de 45 bitki ekim sıklığı en yüksek değer elde edilmekle birlikte, erken kış ekiminin m 2 de 35 ve 45 bitki ekim sıklıkları ile aralarındaki fark önemli olmamıştır yılında ve 130

145 birleşik ortalamalarda, erken kış ve erken ilkbahar ekimlerinde m 2 de 15 ve 25 bitki ekim sıklıkları 100 tane ağırlığı bakımından son grubu oluşturmuştur bitki/m2 25 bitki/m2 35 bitki/m2 45 bitki/m2 100 Tane Ağırlığı (g) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Yılında ve Birleşik Ortalamalarda 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ekim Zamanı x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu Çizelge 4.32 ile Şekil 4.34 ve 4.35 den izlendiği gibi, önemli olan ekim zamanı x çeşit x ekim sıklığı interaksiyonuna ilişkin 100 tane ağırlığı yılında g, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise g arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yılı ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, erken kış ekimlerinde Diyar-95 çeşidinin m 2 de 35 bitki ekim sıklığı en yüksek toplam 100 tane ağırlığı değerine sahip olarak ilk grupta yer alırken, erken kış ekiminde Diyar-95 çeşidinin m 2 de 45 ve 25 bitki ekim sıklıklarıyla aralarındaki fak önemli olmamıştır. Erken ilkbahar ekimlerinde Menemen-92 çeşidinin m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Diğer taraftan yılında ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken ilkbahar ekimlerinin, tüm çeşitlerde m 2 de 45 bitki ekim sıklığı benzer grupları oluşturmuş ve diğer çeşit ve ekim sıklıklarından daha yüksek 100 tane ağırlığına sahip olmuştur. 131

146 Erken Kış Erken İlkbahar 100 tane ağırlığı (g) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar Yılı İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 35 bitki/m2 25 bitki/m2 15 bitki/m2 Şekil Yılında 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 132

147 Erken Kış Erken İlkbahar Tane Ağırlığı İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 35 bitki/m2 İki Yıl Birleşik İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar bitki/m2 15 bitki/m2 Şekil Birleşik Ortalamalarda 100 Tane Ağırlığına (g) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit x Ekim Sıklığı İnteraksiyonu 133

148 Olgunlaşma Süresi (gün) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan olgunlaşma gün sayısına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.34 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.35 ve 4.36 da, önemli interaksiyonlar ise Şekil 4.36, 4.37, 4.38 de verilmiştir. Çizelge 4.34 den izlendiği gibi, olgunlaşma gün sayısı yönünden ve yıllarında ekim zamanı ve çeşit faktörleri ile ekim zamanı x çeşit interaksiyonu; iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, ekim zamanı ve çeşit faktörleri ile yıl x ekim zamanı, yıl x çeşit ve yıl x ekim zamanı x çeşit interaksiyonları önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların olgunlaşma gün sayısına etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Olgunlaşma gün sayısı yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki olgunlaşma gün sayısı değeri yılına göre daha düşük olmuştur (Çizelge 4.35). Araştırmanın ikinci yılında ekimlerin sürekli yağışlar yüzünden daha geç yapılması çiçeklenme gün sayısında olduğu gibi, olgunlaşma gün sayısının da kısalmasına yol açmıştır. 134

149

150 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Olgunlaşma Gün Sayısına (gün) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA B E B MENEMEN ORTALAMA B E B AKÇİN ORTALAMA C F C DİYAR ORTALAMA A D A GENEL ORT A B ÇEŞİT EKİM ORTALAMA SIKLIĞI EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA B E B MENEMEN ORTALAMA B E B AKÇİN ORTALAMA C F C DİYAR ORTALAMA A D A GENEL ORT A B

151 Çizelge 4.35 in ÇEŞİT İZMİR-92 devamı EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA ORTALAMA B F B MENEMEN ORTALAMA C F B AKÇİN ORTALAMA D G C DİYAR ORTALAMA A E A GENEL ORT A B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.35 den izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan olgunlaşma gün sayıları sırasıyla yılında ve gün, yılında ve gün, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise ve gün olarak saptanmıştır. Anılan özellik bakımından yıl x ekim zamanı interaksiyonu önemli bulunmuştur (Şekil 4.36). Bununla birlikte her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda olgunlaşma gün sayısının erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde uzun olduğu izlenmiştir. Daha önce de belirtildiği gibi, olgunlaşma süreleri ekimden olgunlaşmaya kadar geçen süredir. Erken ekimlere paralel olarak çıkışlar da erken olmakta, çiçeklenme süreleri ise sıcaklık ve gün uzunluğu gibi nedenlerle belirli bir zaman dilimi içinde gerçekleşmektedir. Bitkiler çiçeklenmeden sonra oluşturdukları baklayı ve dolayısı ile taneleri olgunlaştırmak için belli bir süreye ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle erken kış ekimlerinde olgunlaşma gün sayısı erken ilkbahar ekimlerine göre daha yüksek olmuştur. (Çizelge 4.35). Diğer taraftan Orhan (1996) da olgunlaşma süresinin ekim zamanlarına göre gün arasında değiştiğini ve ekim zamanı geciktikçe 137

152 bitkilerin olgunlaşma gün sayısının azaldığını bildirmiştir. Erken ekimin olgunlaşma gün sayısı üzerine önemli ve olumlu düzeyde etkide bulunduğu diğer bazı araştırmacılar tarafından da bildirilmiştir (Geletu ve ark., 1994; Mühür, 1996; Anon., 2004b). Olgunlaşma Süresi (gün) İki Yıl Birleşik Erken Kış Erken İlkbahar Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Ekim Zamanlarında Elde Edilen Olgunlaşma Süresi (gün) Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan olgunlaşma gün sayıları; yılında gün, yılında gün ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise gün arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik yönünden yıl x çeşit interaksiyonu da önemli olmuştur (Şekil 4.37). Bununla birlikte her iki yıl ile iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda Diyar-95 çeşidi ilk grupta yer alırken, Akçin-91 çeşidi son grupta yer almıştır. Geletu ve ark.(1994) ile Biçer ve Anlarsal (2004) da bulgularımıza benzer şekilde olgunlaşma gün sayılarının çeşitlere göre farklılık gösterdiğini bildirmiştir. 138

153 İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar Olgunlaşma Süresi (gün) İki Yıl Birleşik Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Farklı Nohut Çeşitlerinde Elde Edilen Olgunlaşma Süresi (gün) İzmir-92 Menemen-92 Akçin-91 Diyar Olgunlaşma Süresi (gün) Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar Erken Kış Erken İlkbahar İki Yıl Birleşik Şekil Farklı İki Yılda ve Birleşik Ortalamalarda Olgunlaşma Süresine (gün) İlişkin Ekim Zamanı x Çeşit İnteraksiyonu Çizelge 4.35 ve Şekil 4.38 den izlendiği gibi, ve yıllarında önemli bulunan ekim zamanı x çeşit interaksiyonuna ilişkin olgunlaşma gün sayısı ortalama değerleri sırasıyla , ve iki yıllık ortalamalarda ise gün arasında değişim göstermiştir. Anılan özellik bakımından yıl x ekim zamanı x çeşit interaksiyonu da önemli olmuştur (Şekil 4.38) ve 139

154 yıllarında erken kış ekimlerinde Diyar-95 çeşidinin olgunlaşma gün sayısı değeri ilk grupta yer alırken; erken ilkbahar ekimlerinde Akçin-91 çeşidi ise daha kısa sürede olgunlaşarak son grupta yer almıştır. Geletu ve ark. (1994) ve Yücel (2004) de olgunlaşma gün sayısı yönünden çeşit x ekim zamanı interaksiyonunun önemli olduğunu bildirmişlerdir. Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan olgunlaşma gün sayısına (gün) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.36 da verilmiştir. Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Olgunlaşma Gün Sayısına (gün) İlişkin Ortalama Değerler EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken kış Erken İlkbahar İKİ YIL BİRLEŞİK Çizelge 4.36 dan izlendiği gibi, Gan ve ark. ( ) nın bildirdiğinin aksine aralarında önemli bir fark olamamakla birlikte farklı ekim sıklıklarında saptanan olgunlaşma gün sayılarına ilişkin ortalama değerler yılında gün, yılında gün arasında, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise gün olmuştur. Mart (1993) ve Yücel (2004) de bulgularımıza benzer şekilde olgunlaşma gün sayısı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farkın önemli olmadığını bildirmiştir. 140

155 4.13. Hasat İndeksi (%) Erken kış ve ilkbahar ekimleri ile farklı ekim sıklıklarında bazı nohut çeşitlerinde saptanan toplam bakla sayısına ilişkin ve yılları ile yılların birleştirilmiş varyans analiz sonuçları, Çizelge 4.37 de, ortalama değerler ve oluşan gruplar, Çizelge 4.38 ve 4.39 da verilmiştir. Çizelge 4.37 den izlendiği gibi, hasat indeksi yönünden ve yıllarında ekim zamanı ve ekim sıklığı faktörleri, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise yıl, ekim zamanı ve ekim sıklığı faktörleri önemli bulunmuştur. Diğer tüm faktör ve interaksiyonların hasat indeksine etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. Hasat indeksi yönünden yıllar arasındaki fark önemli bulunmuş ve yılındaki hasat indeksi değeri yılına göre daha yüksek olmuştur (Çizelge 4.38). Çizelge 3.1 den izlendiği gibi araştırmanın ikinci yılında ekimlerin yağışlar yüzünden daha geç yapılması ve çiçeklenme döneminde ortaya çıkan aşırı yağışlar ve sürekli kapalı hava çiçeklenmeyi ve bakla bağlamayı geciktirmiş, tane verimine benzer şekilde hasat indeksinin de azalmasına neden olmuştur. Yücel (2004) de hasat indeksi bakımından yıllar arasındaki farkın önemli olduğunu bildirmiştir. Çizelge 4.38 den izlendiği gibi, erken kış ve ilkbahar ekimlerinde saptanan hasat indeksi değerleri sırasıyla yılında % ve %, 47.16, yılında % ve % 45.11, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise % ve %46.13 adet olarak saptanmıştır. Her iki yılda ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda hasat indeksi değerinin erken kış ekimlerinde erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek olduğu izlenmiştir. Islam ve Solh (1987) ve McKenzie ve Hill (1995) de hasat indeksi bakımından yetiştirme dönemleri arasında farklar olduğunu bildirmişlerdir. 141

156

157 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Saptanan Hasat İndeksine (%) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA MENEMEN ORTALAMA AKÇİN ORTALAMA DİYAR ORTALAMA GENEL ORT A B ÇEŞİT EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar İZMİR ORTALAMA MENEMEN ORTALAMA AKÇİN ORTALAMA DİYAR ORTALAMA GENEL ORT A B

158 Çizelge 4.38 in ÇEŞİT İZMİR-92 devamı EKİM SIKLIĞI IKI YIL BİRLEŞİK EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar ORTALAMA MENEMEN ORTALAMA AKÇİN ORTALAMA DİYAR ORTALAMA GENEL ORT A B *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Aynı çizelgeden izlendiği gibi, farklı nohut çeşitlerinde saptanan hasat indeksi ortalama değerleri aralarında istatistiksel olarak önemli bir fark bulunmamakla birlikte yılında % , yılında % ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise % arasında değişim göstermiştir. Bulgularımıza benzer şekilde Tekin (1994) ve Anlarsal ve ark. (1999) da hasat indeksi bakımından çeşitler arasındaki farkın önemli olmadığını bildirmişlerdir. Buna karşın Mart (1993), Akhtar ve ark. (2003), Toker ve Çancı (2003) ve Desmukh ve ark. (2004) hasat indeksi yönünden nohut çeşitleri arasındaki farkın önemli olduğunu bildirmişlerdir. Farklı ekim zamanları ve sıklıklarında saptanan hasat indeksine (%) ilişkin ortalama değerler ve oluşan gruplar Çizelge 4.39 da verilmiştir. 144

159 Çizelge Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarında Saptanan Hasat İndeksine (%) İlişkin Ortalama Değerler ve Oluşan Gruplar* EKİM SIKLIĞI EKİM ZAMANI ORTALAMA Erken Kış Erken İlkbahar B B A A B AB A A İKİ YIL BİRLEŞİK B B A A *Aynı harf grubuna ait değerler Duncan % 5 e göre farklı değildir. Çizelge 4.39 dan izlendiği gibi, farklı ekim sıklıklarında saptanan hasat indeksi değerleri yılında % , yılında % , iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ise % arasında değişim göstermiştir. Her iki yıl ve iki yıllık birleştirilmiş ortalamalara göre, hasat indeksi bakımından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmuş; m 2 de 45 ve m 2 de 35 bitki ekim sıklıkları ilk grupta, m 2 de 15 bitki ekim sıklığı ise son grupta yer almıştır. Hasat indeksinin ekim sıklığına gösterdiği tepki tane verimi değerlerine paralel olmuştur. Diğer bazı araştırmacılar da hasat indeksinin tane verimine paralel tepki göstereceğini bildirmişlerdir (Erman ve ark., 1997; Anlarsal ve ark. 1999; Verghis ve ark. 1999; Akhtar ve ark., 2003; Altınbaş, 2003). 145

160 4.14. Soğuk Zararı (skor) ve yıllarında yalnız erken kış ekimlerinde fide döneminde soğuk zararı kaydedilmiş, İzmir-92, Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitleri %41-60 yaprakçık ve %21-40 dal kuruması ve % 5 bitki ölümü görülerek 5. düzeyde soğuk zararı (orta dayanıklı); Diyar-95 çeşidi ise yapraklarda hafif zarar (%11-12 yaprakçıkta kuruma görülmüş) ve % 20 dal kuruması görülerek ve bitki ölümü görülmeksizin 3. düzeyde soğuk zararı (dayanıklı) kaydedilmiştir. Engin (1989) ve Srinivasan (1998) da çeşitlerin soğuk zararına karşı dayanıklılıklarının farklı olduğunu ve kışlık ekimlerde kışa dayanıklı bitkilerin kullanılması gerektiğini bildirmişlerdir. Özdemir ve Karadavut (2003) vejetatif dönem sonlarında görülen soğuk zararının verimi düşürdüğünü kaydetmiştir. Anon. (1994) ile Khan ve ark. (2003) da çalışmalarında soğuk zararının meydana geldiğini bildirmişlerdir Antraknoz (Ascochyta rabiei) Gözlemleri ve yıllarında yalnız erken kış ekimlerinde bakla döneminde antraknoz hastalığı (Ascochyta rabiei (Pass.) Labr.) kaydedilmiş; İzmir-92, Menemen-92 ve Akçin-91 çeşitlerinde dikkatli incelemeden sonra dallar üzerinde birkaç tane dağılmış lezyon görülerek 3. düzeyde (dayanıklı); Diyar- 95 çeşidinde ise lezyon görülmeyerek 1. düzeyde (çok dayanıklı) hastalık kaydedilmiştir. Orhan ve Özkan (1989b), Tekin (1994), Toker ve Çancı (2003) ve Üstün ve Gülümser (2003) çeşitlerin antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalığına dayanıklılıklarının farklı olduğunu bildirmişlerdir. Mühür (1996) de erken ekimlerin antraknoz (Ascochyta rabiei) hastalığını teşvik ettiğini bildirmiştir. 146

161 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Didem YİĞİTOĞLU 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Bu araştırma, Kahramanmaraş bölgesinde kışlık nohut (Cicer arietinum L.) yetiştiriciliğinde en uygun ekim zamanı ve ekim sıklığını saptamak amacıyla, Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında ve yıllarında bölünmüş parseller deneme desenine göre, dört tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada, iki farklı ekim zamanı (Erken Kış ve Erken İlkbahar) ve dört ekim sıklığının (15, 25, 35 ve 45 bitki/m 2 ) dört nohut çeşidinde (İzmir-92, Menemen-92, Akçin-91 ve Diyar-95) verim ve verimle ilgili özelliklere etkisi incelenmiştir. Araştırmada incelenen özelliklerin iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarından elde edilen sonuçlar, maddeler halinde aşağıda özetlenmiştir. 1. Çıkış süresi (gün): Erken kış ekimlerinde gün değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde uzun çıkış süreleri izlenirken, çeşitler açısından en uzun çıkış süresi Diyar-95 çeşidinde gün değeriyle saptanmıştır. Çıkış süresi bakımından ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmamıştır. 2. Metrekaredeki bitki sayısı (adet): Erken ilkbahar ekimlerinde adet değeriyle erken kış ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek metrekarede bitki sayısı izlenirken, çeşitler açısından metrekarede en yüksek bitki sayısı değeri adet ile Diyar-95 çeşidinde saptanmıştır. Metrekaredeki bitki sayısı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar da önemli bulunmuş ve en yüksek bitki sayısı m 2 de adet değeriyle m 2 de 45 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 3. Bitki boyu (cm): Erken kış ekimlerinde cm değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek bitki boyu izlenirken, anılan özellik bakımından çeşitler arasındaki farklar önemli bulunmamıştır. Bitki boyu yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli bulunmuş ve en yüksek bitki boyu cm değeriyle m 2 de 45 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 4. İlk bakla yüksekliği (cm): Erken kış ekimlerinde cm değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek ilk bakla yüksekliği 147

162 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Didem YİĞİTOĞLU izlenirken, çeşitler açısından en büyük ilk bakla yüksekliği değeri cm ile Diyar-95 çeşidinde saptanmıştır. İlk bakla yüksekliği yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar da önemli bulunmuş ve en büyük ilk bakla yüksekliği cm değeriyle m 2 de 45 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 5. Ana dal sayısı (adet/bitki): Erken kış ekimlerinde 3.34 adet/bitki değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek ana dal sayısı izlenirken, çeşitler açısından en yüksek ana dal sayısı değeri 3.12 adet/bitki ile Diyar-95 çeşidinde saptanmıştır. Ana dal sayısı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar da önemli bulunmuş ve en yüksek ana dal sayısı 3.34 adet/bitki değeriyle m 2 de 15 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 6. Çiçeklenme süresi (gün): Erken kış ekimlerinde gün değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde uzun çiçeklenme süresi izlenirken, çeşitler açısından en uzun çiçeklenme süresi değeri gün ile Diyar-95 çeşidinde saptanmıştır. Çiçeklenme süresi yönünden iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmamıştır. 7. Bakla sayısı (adet/bitki): Erken kış ekimlerinde adet/bitki değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek bakla sayısı izlenirken, çeşitler açısından en yüksek bakla sayısı değeri adet/bitki ile Menemen-92 çeşidinde saptanmıştır. Bakla sayısı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar da önemli bulunmuş ve en yüksek bakla sayısı adet/bitki değeriyle m 2 de 15 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 8. Tane sayısı (adet/bitki): Erken kış ekimlerinde adet/bitki değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek tane sayısı izlenirken, çeşitler açısından en yüksek tane sayısı değeri adet/bitki ile Menemen- 92 çeşidinde saptanmıştır. Tane sayısı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar da önemli bulunmuş ve en yüksek tane sayısı adet/bitki değeriyle m 2 de 15 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 9. Tane ağırlığı (g/bitki): Erken kış ekimlerinde g/bitki değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek tane ağırlığı izlenirken, çeşitler açısından en yüksek tane ağırlığı değeri g/bitki ile Menemen

163 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Didem YİĞİTOĞLU çeşidinde saptanmıştır. Tane ağırlığı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar da önemli bulunmuş ve en yüksek tane ağırlığı g/bitki değeriyle m 2 de 15 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 10. Tane verimi (kg/da): Ekim zamanlarına göre tane verimleri incelendiğinde, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda erken kış ekimlerinden elde edilen tane verimleri, erken ilkbahar ekimlerine göre önemli düzeyde yüksek olmuştur. Farklı nohut çeşitlerinde saptanan tane verimleri incelendiğinde, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda, Menemen-92 ve Diyar-95 çeşitlerinin tane verimlerinin diğer çeşitlerden önemli düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte çeşitlerin tane verimleri ekim zamanlarına göre değişmiştir. Buna göre erken kış ekimlerinde Menemen-92, erken ilkbahar ekimlerinde ise Diyar-95 çeşitlerinden en yüksek tane verimleri elde edilmiştir. Ancak Diyar-95 çeşidinin başarılı bir şekilde kışlık olarak yetiştirilmesi de mümkün görülmektedir. Ekim sıklıklarına göre tane verimleri incelendiğinde, iki yıllık birleştirilmiş ortalamalarda m 2 de 45 bitki ekim sıklığından elde edilen tane verimleri, diğer sıklıklardan önemli düzeyde daha yüksek olmuştur. Bununla birlikte, ekim sıklıklarının tane verimine etkisinin çeşit ve ekim zamanlarına göre değiştiği saptanmıştır. Buna göre, yüksek tane verimi bakımından erken kış ekimlerinde Menemen-92 çeşidinin m 2 de 35 bitki ekim sıklığı, erken ilkbahar ekimlerinde ise, Diyar-95 çeşidinin m 2 de 45 bitki ekim sıklığı önerilebilir Tane Ağırlığı (g): 100 Tane ağırlığı yönünden ekim zamanları arasındaki farklar önemli olmamıştır. Çeşitler açısından en yüksek 100 tane ağırlığı değeri g ile Diyar-95 çeşidinde izlenirken, 100 tane ağırlığı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar da önemli bulunmuş ve en yüksek 100 tane ağırlığı g değeriyle m 2 de 45 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 12. Olgunlaşma Süresi (gün): Erken kış ekimlerinde gün değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde uzun olgunlaşma süresi izlenirken, çeşitler açısından en uzun olgunlaşma süresi değeri gün ile Diyar

164 5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Didem YİĞİTOĞLU çeşidinde saptanmıştır. Olgunlaşma süresi yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmamıştır. 13. Hasat indeksi (%): Erken kış ekimlerinde % değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre önemli ölçüde yüksek hasat indeksi izlenirken, anılan özellik bakımından çeşitler arasındaki farklar önemli olmamıştır. Hasat indeksi yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli bulunmuş ve en yüksek hasat indeksi % değeriyle m 2 de 45 bitki ekim sıklığından elde edilmiştir. 14. Soğuk zararı (skor): Erken kış ekimlerinde 5. ve 3. düzey değerleriyle erken ilkbahar ekimlerine göre şiddetli soğuk zararı izlenirken, çeşitler açısından en yüksek soğuk zararı 5. düzey ile Diyar-95 dışında kalan tüm çeşitlerde saptanmıştır. Soğuk zararı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmamıştır. 15. Antraknoz (Ascochyta rabiei (Pass.) Labr.) gözlemleri (skor): Erken kış ekimlerinde 3. ve 1. düzey değeriyle erken ilkbahar ekimlerine göre yüksek antraknoz zararı izlenirken, çeşitler açısından en yüksek antraknoz zararı 3. düzey ile Diyar-95 dışında kalan çeşitlerde saptanmıştır. Antraknoz zararı yönünden ekim sıklıkları arasındaki farklar önemli olmamıştır. 150

165 KAYNAKLAR AKDAĞ, C., Ekim Sıklığının Tokat Yöresinde Üç Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşidinde Verim ve Verim Unsurlarına Etkileri Üzerine Bir Araştırma. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi. Adana, D.Baş No: 280 AKDAĞ, C, ŞEHİRALİ, S., Bakteri (Rhizobium ssp) Aşılama, Azot Dozları ve Ekim Sıklığının Nohut (Cicer arietinum L.)'un Verim ve Verim Unsurlarına Etkileri. Gazi Osman Paşa Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Dergisi, Tokat, 12: AKHTAR, L.H., ABDULLAH, SIDDIQI, S.Z., HUSSAİN, M., ARSHAD, M., Evaluation of Exotic Material of Chickpea (Cicer arietinum L.) under Bahawalpur Agroclimatic Condition. Asian Journal of Plant Sciences 2 (4): ALTINBAŞ, M., Kışlık Nohutta Tane Verimi, Biyolojik Verim ve Tane İriliği için Genotipik Değişkenlik ve Adaptasyon. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 39 (1): ALTINBAŞ, M., Kışlık Nohut (Cicer arietinum L.) Islahında Biyolojik Verim ve Hasat İndeksinden Yararlanma Olanakları. Ege Tarımsal araştırma Enstitüsü Dergisi Anadolu Özet/ OZET-ABS-03-1.htm. ALTINBAŞ, M., SEPETOĞLU,H., Kışlık ekime Uygun Nohut Geliştirmede Bazı Tarımsal Özellikler için Genotipik ve Çevresel Etki Değerlendirmesi. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 39(3): ANLARSAL, A.E., YÜCEL, C, ve ÖZVEREN, D., Çukurova Koşullarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Hatlarının Verim ve Verimle İlgili Özelliklerinin Saptanması Üzerine Bir Araştırma. Türkiye 3. Tarla Bitkileri Kongresi. Cilt III, Çayır Mera Yem Bitkileri ve Yemeklik Tane Baklagiller, Adana, ANONYMOUS, Ülkesel Yemeklik Tane Baklagil Araştırmaları Nohut Uygulama Projesi Nohut (Cicer arietinum L.) ta Ekim Sıklığının Verime 151

166 Etkisi. Güneydoğu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü. ANONYMOUS, Dryland Farming in Paletsine. Applied Research Institute- Jerusalem Bethlem, Caritas St. P.O. Box 860, West Bank. ANONYMOUS, ICARDA Annual Report. ANONYMOUS, Kabuli Chickpea Production in the Ord River Area. The Goverment of Western Australia.Farmnote. http: ANONYMOUS, İl Özel İdaresi Köye Yönelik Hizmetler Müdürlüğü Toprak Laboratuarı Analiz Sonuçları. ANONYMOUS, 2003a. DİE. ANONYMOUS, 2004a. Production Tecnologies. AZRC Research Highlight page:43. ANONYMOUS, 2004b. Fall vs. Spring Seeding of Desi Chickpea. CDCS Special Crops Trial Report ANONYMOUS, 2005a. FAO. ANONYMOUS, 2005b. Kahramanmaraş Tarım il Müdürlüğü İstatistik Bilgileri. Tarla Bitkileri Kesin Ürün Karnesi. AUCKLAND, L.J.G. and MAESEN, V.D., Hybridization of Crop Plants. Chickpea. (Walter R. Fehr and Henry H. Hedley Editors): AZKAN, N., KAÇAR, O., DOĞANGÜZEL, E., SİNCİK, M. ve ÇÖPLÜ, N., Bursa Ekolojik Koşullannda Farklı Ekim Zamanlannın Nohut Hat ve Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkisi. Türkiye 3. Tarla Bitkileri Kongresi. Cilt III, Çayır Mera Yem Bitkileri ve Yemeklik Tane Baklagiller,Adana, BARARY, M., MAZAHERI, D., and BANAI, T., The Effect of Row and Plant Spacing on the Growth and Yield of Chickpea (Cicer arietinum L.). Proceedings of the 11 th Australian Agronomy Conference, Geelong. BEECH, D.F. and LEACH, G.J., Effect of Plant Density And Row Spacing On The Yield Of Chickpea (ev Tyson) Grown on the Darling Downs, Southeastern Queensland. Australian Journal of Experimental Agriculture Australia. 29 (2): BEJIGA G., TULLU, A., TSEGAYE, S., ESHETE, M., ANBESSA, Y., Soil 152

167 Surface Drainage and Yield of Chickpea Grown on Vertisols in Ethiopia. African Crop Science Journal 5(1): BERGER, J.D., TURNER, N.C., BUCK, R.P., Wild and Cultivated Cicer Species-Different Evolutionary Paths Lead to Different Phenological Strategies that can be Exploited to Broaden the Adaptation of Chickpea. Adaptation of Plants to Water-Limited Mediterranean-Type Environments. Perth, Western Australia September BİÇER, B.T., ANLARSAL, A.E., Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Köy Çeşitlerinde Bitkisel ve Tarımsa Özelliklerin Belirlenmesi. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Bilimleri Dergisi 10(4): BISWAS, D.H., HAQUE, M.M., HAMİD, A., AHMED, J.U., RAHMAN, M.A., Influence of Plant Population adensity on Growth and Yield of Two Blackgram varieties. Plant Journal of Agrononmy 1(2-3): BİÇER, B.T., KALENDER, A.N., ŞAKAR, D., The Effect of Irrigation on Spring-Sown Chickpea. Journal of Agronomy 3(3): BOUYOUCOS, G.J., Arecalibration of the Higrometer Method for Making Mechanical Analysis of Soils. Agron. Jour. 43: (toprak analizleri) BRANDON, N., RUSSELL, J., BRADY, J., CLARK, T., JETTNER, R., Crop Updates 1998: Pulses. Department of Agriculture, Western Australia. BRINSMEAD, R.B., THOMPSON, P.R., MARTIN, W.D., A Chickpea Cultivar x Population x Row Space Study. 4th Proceedings of the Australian Agronomy Conferance, Australian Society of Agronomy. BRINSMEAD, B., Chickpea Response to Row Space and Plant Population in the Western Downs/Maranoa. DPI Farming System Institute, Hermitage Research Station, Warwick. http: www. apsru. gov. au / apsru / projects / wfs / achievement / Tecn Artic.htm-39k- CASSELLS, J.A., CADDICK, L.P., Influence of Harvest Time on Yield and Seed Quality of Desi Type Chickpeas. Stored Grain Research Laboratory, CSIRO Entomology, GPO Box 1700, Canberra, ACT 153

168 2601. CİCİ, Z., Research. Postgraduate Briefs. Cooperative Research Centre for Australian Weed Management Annual Report p:26. CİNSOY, A.S., YAMAN, M., Nohutta Bazı Özellikler Arası İlişkilerin Path Analizi ile Değerlendirilmesi. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Dergisi Anadolu Özet/Abstract ÇİFTÇİ, V., TÜRK, Z., Güneydoğu Anadolu Koşullarında Ekim Zamanlarının Nohutta (Cicer arietinum L.) Verim ve Verim Ögelerine Etkisi Üzerine Bir Araştırma. Doğu Anadolu Tarım Kongresi Eylül 1998 Erzurum, sayfa: DESHMUKH, P.S., SINGH, T., KUSHWAHA, S.R., RAO L.S., TURNER, N.C., YADAV S.S., KUMAR,J., Effect of Delayed Planting on Membrane Injury and Yield of Six Chickpea Genotypes. 4th International Crop Science Congress India ICSC2004 Author Gateway. DÜZGÜNEŞ, O., KESİCİ, T., KAVUNCU, O. ve GÜRBÜZ, F., Araştırma ve Deneme Metodları (İstatistik Metodlan-H). Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Yayınları: 1021, Ders Kitabı: 295. Ankara, 381. ENGİN, M., Yemeklik Tane Baklagiller Ders Notu. Ç. Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Adana. ENGİN, M., Çukurova Koşullarına Uygun Yüksek Verimli Antraknoza Dayanıklı Kışlık Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma. Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, 4(6): ERDOĞAN, C., Hatay Bölgesinde Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerini Değişik Rhizobium Irkları ile Aşılamanın Nodül Oluşumu ve Tane Verimine Etkileri. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Doktora Tezi. Adana, D.Baş No: ERMAN, M., ÇİFTÇİ, V., GEÇİT, H.H., Nohut (Cicer arietinum L.) ta Özellikler Arası İlişkiler ve Path Katsayısı Analizi Üzerine Bir Araştırma. Anakara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Bilimleri Dergisi 3 (3): EYÜPOĞLU, H., MEYVECİ, K., KARAGÜLLÜ, E., SÜREK, D., ACAR, V., ve 154

169 OKAN, O., Üç Farklı Tip Nohutta Uygun Sıra Arası Mesafesi ve Tohum Miktarının Verime Etkisi. Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, 8: 1-2. FELTON, W.L., MARCELLOS, H., and MURISON, R.D., The Effect of Row Spacing and Seeding Rate on Chickpea Yield in Northern New South Wales. Proceedings of the 8 th Australian Conference, Toowoomba, Çjueensland, Australia, 30 January-2 February, FLEET, B., COVENTRY, D., KOOPMAN, D., Interactions Between Ascochyta Intensity and Sowing Arrangement with Chickpea. Proceedings of the 4th International Crop Science Congress. 26 Sep-1 Oct GAN, Y.T., MILLER P.R., MCCONKEY, B.G., ZENTNER, R.P., LIU, P.H., MCDONALD, C.L., Optimum Plant Population Density for Chickpea and Dry Pea in Semiarid Environment. Can. J. Plant Sci 83:1-9 GAN, Y., WANG, J., ANGADI, S.V., MCDONALD, C.L., Response of Chickpea to Short Periods of High Temperature and Water Stres at Different Developmental Stages. 4th International Crop Science Congress India ICSC2004 Author Gateway. GELETU, B., ABEBE, T., and SEIFU, T., Effect of Sowing Date and Seeding Rate on the Yield and Other Characters of Chickpea (Cicer arietinum L.). Ethiopian Journal of Agricultural Sciences Ethiopia. 14 (1-2): HAQ, M.A., HASSAN, M., SADIQ, M., A High Yielding, Beter Quality Chickpea Mutant Variety NIFA-95. FAO Mutation Breeding Newsletter, Issue No.45, July 2001, p.6-7. HORSHAM, B.R., Ckickpea Production. September, Department of Primary Industries, Victoria, Australia. IQBAL, S.M., GHAFOOR, A., AYUB,N., Screening of Chickpea Germplasm Against Ascochyta blight Disease. Pakistan Journal of Agricultural Research, January-March 2004,Vol.18, Issue No.1. ISLAM, M.S., and SOLH, M.B., Growth and Yield Performance of Winter and Spring Sown Four Cultivars of Chickpea (Cicer arietinum L.). Bangladesh Journal of Botany. Bangladesh. 16 (2):

170 JACKSON, G., MILLER, J., Dryland Chickpea Variety Performance Trial. Western Triangle Agricultural Research Center, Conrad, MT KAMEL, M., Winter Chickpea: Status and Prospects. CHIEAM - Options Mediterraneennes - Serie Seminaires - No : KAPAR, H., Nohut Tarımında Çiftçi Uygulamaları ile Önerilen Yetiştirme Tekniklerinin Kıyaslanması Üzerine Bir Araştırma. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi. KARASU, A., Nohutta (Cicer arietinum L.) Farklı Sıra ve Aralıklarının Bazı Tarımsal Özellikler Üzerine Etkisi. Türkiye 3. Tarla Bitkileri Kongresi. Cilt III, Çayır Mera Yem Bitkileri ve Yemeklik Tane Baklagiller, Adana, KAZI, B.R., OAD, F.C., JAMRO, G.H., LAKHO, A.A., JAMALİ, N.M., Effect of Planting Dates on the Seed Weight and Seed Yield of Various Varieties of Gram. Asian Journal of Plant Sciences. 1(4): KHAN, R.U., KHAN, M., KHAN, T.N., SHAH, J., Cutting gram (Cicer arietinum L.): Effect of Gren Fodder and Seed Yield under Rodh Kohi System of Dera Ismail Khan. Pakistan Journal of Biological Sciences 6(2): KIDAMBI, S.P., TARLOCHAN, S.S., BALWANT, S.B., Generation Mean Analysis of Agronomic Traits in Chickpea. P In: J. Janic and J.E. Simon (eds.), Advances in New Crops. Timber Pres, Portland, OR. KULAZ, H., ve ÇİFTÇİ, V., Van Koşullarında Bitki Sıklığının Nohut (Cicer arietinum L.)'ta Verim ve Verim Öğelerine Etkisi. Turkish Journal of Agriculture and Forestry. 23(3): KUMAR, R., SINGH, M., SINGH, R.C., TOMER, D.P.S., Response of Chickpea (Cicer arietinum L.) Genotypes to Row Spacing and Fertility under Rain-Fed Conditions. Indian Journal of Agronomy 39 (4), 1994 ctop KÜN, E., Serin İklim Tahılları. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları: 1032, Ders Kitabı:

171 LIU, P-H., GAN, Y., Morphological Plasticity of Chickpea vs. Water Avaibility. Abstracts of Oral Presentations Conference. October 28-30, 2001, Fargo, North Dakota. LIU, P-H., GAN, Y., WARKENTIN, T., MCDONALD, C., Morpholojical plasticity of Chickpea in a Semiarid Environment. Crop Science. 43: MACHADO, S., HUMPHREYS, C., TUCK, B., DARNELL,T., CORP, M., Variety, Seeding Date, Spacing, and Seeding Rate Effects on Grain Yield and Grain Size of Chickpeas (Cicer arietinum L.) in Eastern Oregon. Agricultural Experiment Station Oregon State University Special Report 1047, June MART, D., Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Ekim Sıklığının Verim ve Verimle İlgili Karakterlere Etkilerinin Araştırılması. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi. Adana, D.Baş No: MART, D., Çukurova Koşullarında Nohut (Cicer arietinum L.)'da Bazı Önemli Özellikler Yönünden Genotip x Çevre İnteraksiyonlan ve Uyum Yeteneklerinin Saptanması Üzerine Bir Araştırma. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı, Doktora Tezi, Adana, 220. McKENZIE, B.A., and HILL, G.D., Growth and Yield of Chickpea (Cicer arietinum L.) Varieties in Centerbury, New Zealand. New Zealand Journal of Crop and Horticultural Science. 23: MOHAMMADI, G., JAVANSHIR, A., KHOOIE, F.R., MOHAMMADI, S.A., SALMASI, Z.S., Critical Period of Weed Interference in Chickpea. Weed Research Volume:45, Issue:1, Page:57-February MUEHLBAUER, F.J., SINGH, K.B., Genetics of Chickpea. The Chickpea. C A B International, ICARDA, p MÜHÜR, H.N., Çukurova Bölgesi Koşullarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Farklı Ekim Zamanlarının Verim ve Verimle İlgili Bazı Özellikler Üzerine Etkilerinin Araştırılması. Ç.Ü. Fen 157

172 Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi. Adana, D.Baş.No: NIELSEN, D.C., Production Functions for Chickpea, Fiald Pea, and Lentil in the Central Great Plains. Agronomy Journal 93: ORHAN, A., Diyarbakır Yöresinde Bazı Nohut Çeşitlerinin Ekim Zamanı ve Ekim Şekillerinin Tane Verimine ve Verim Unsurlarına Etkisi. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı, Doktora Tezi, Adana, 107. ORHAN, A., ÖZKAN, B., 1989a. Ülkesel Yemeklik Dane Baklagiller Projesi Güney Sarısı 482 de Ekim Sıklığının Verime Etkisi Tespit Denemesi. Güneydoğu Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Diyarbakır. ORHAN, A., ÖZKAN, B., 1989b. Ülkesel Yemeklik Dane Baklagiller Projesi Nohut Uygulama Projesi Nohut Çeşitlerinin Farklı Ekim Tarihlerine Göre Performansı. Güneydoğu Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Diyarbakır. ORHAN, A., ÖZKAN, B., Ülkesel Yemeklik Dane Baklagiller Projesi. Güneydoğu Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Diyarbakır. OWEIS, T., HACHUM, A., PALA, M., Water Use Efficiency of Winter-Sown Chickpea under Supplemental İrrigation in a Mediterranean Environment. Agricultural Water Management 66 (2004) ÖZÇELİK, H., BOZOĞLU, H., PEKŞEN, E., ve MUT, Z., Farklı Ekim Zamanı ve Bitki Sıklığında Yetiştirilen Nohut Çeşitlerinin Tane verimi ve Bazı Özelliklerin Tespiti. Türkiye 4. Tarla Bitkileri Kongresi, Eylül, Tekirdağ, ÖZDEMİR, S., ENGİN, M İri Taneli Bazı Nohut Çeşitlerinin Çukurova Bölgesinde Stabilite Analizleri. Türk Tarım ve Ormancılık Dergisi. 20(2): ÖZDEMİR, S., ENGİN, M. ve BAYRAK, A., Çukurova Koşullarında Kışlık Ekime Uygun İri Taneli Nohut Çeşitlerinin Tespiti. Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, Adana, 7(3): ÖZDEMİR, S., KARADAVUT, U., Comparison of the Performance of Autumn and Spring Sowing of Chickpeas in a Temperate 158

173 Region. TÜBİTAK, Türk J. Agric. For. 27: ÖZDEMİR, S., MART, D. ve ANLARSAL, A.E., Değişik Ekim Sıklığı Uygulamasının Üç Nohut Çeşidine Verim ve Verim Unsurlan Üzerine Etkileri. Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, Adana, 11 (1): ÖZGÜN, Ö. S., BİÇER,B. T., ŞAKAR, D., Diyarbakır-Bismil Ekolojik Koşullarında Nohutta Farklı Ekim Zamanlarının Verim ve Verim Unsurlarına Etkilerinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma. Türkiye. Tarla Bitkileri Kongresi Ekim 2003 Bitki Yetiştirme Teknikleri II. Cilt Sayfa ÖZVEREN, D., Çukurova Koşullarında Farklı Ekim Derinliklerinin Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim ile ilgili Özelliklere Etkisi Üzerinde Bir Araştırma. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi. Adana, D.Baş No: PLANCQUAERT, P.H., BRAUN, P.H., WERY, J., Agrononmic Studies on Chickpea (Cicer arietinum L.) Options Mediterraneennes-Serie Seminaires-No : PRAMANIK, M.H.R., KHAN, M.A.H., MUSHI, A.A.A. and SADEQUE, M.A., Optimum Plant Population for Chickpea in Bangladesh. Progressive Agriculture. Bangladesh, 1(1): REGAN, K.L., SIDDIQUE, K.H.M. and MARTIN, L.D., Response of Kabuli Chickpea (Cicer arietinum L.) to Sowing Rate in Mediterranean-Type Environments of South-Western Australia. Australian Journal of Agricultural Research. 43:1, RICHARDS, L.A., Diagnosis and Improvement of Saline and Alkali Soil. USDA Handbook, No: 60. (toprak analizleri) RUBIO, J., FLORES, F., MORENO, M.T., CUBERO, J. I., GİL J., Effects of the Errect/Bushy Habit, Single/Double Pod and Late/Early Flovering Genes on Yield and Seed Size and Their Stability in Chickpea. Field Crops Research 90 (2004) SACCARDO, F., CAMPIGLIA, E., MANCINELLI, R., CRINO, P., VITALE, P., 159

174 2000. Winter and Spring Sowing of the Italian Chickpea (Cicer arietinum L.) Crop. Acta Horticulturae (ISHS) 533: SAINI, S.S., and FARODA, A.S., Effect of Sowing Time, it is Pattern and Seed Rate on Growth and Yield of H Chickpea (Cicer arietinum L.). Indian Journal of Agronomy. 42 (4): SCHLICTING, E., and BLUME, H., Bodenkundliches Practicum-Parey Varleg, Hamburg, Berlin. (toprak analizleri) SIDDIQUE, K. H. M., SEDGLEY, R.H., MARSHALL, C., Effect of Plant Density on Growth and Harvest Index of Branches in Chickpea (Cicer arietinum L.). Department of Agriculture, University of Western Australia, Nedlansd 6009, W.A., Australia. SIDDIQUE, K. H. M., PRITCHARD, I., Growing Chickpeas in the Wheatbelt: Production. Department of Agriculture Western Australia, Farmnote 33/93. SINGH, K.B., HAWTIN, G.C., NENE, Y.L., REDDY, M.V., Resistance in Chickpea to Ascochyta Blight. Plant Disease 65: SINGH, K.B., MALHOTRA, R.S., SAXENA, M.C., Screening Chickpea for Cold Tolerance under Field Conditions. Crop Science 29(2): SINGH, K.B., HOLLY, L., BEJIGA, G., A Catolog of Kabuli Chickpea Germplasm. ICARDA, p SINGH, K.B., SAXENA, M.C., Winter Chickpea in Mediterranean-Type Environments. A Technical Bulletin, p: ISBN: ICARDA. P.O. Box 5466, Aleppo, Syria. SINGH, K.B., Chickpea (Cicer arietinum L.). Field Crop Research 53: SIRINIVASAN, A., JOHANSEN, C., SAXENA, N.P., Cold Tolerance During Early Reproductive Growth of Chickpea (Cicer arietinum L.): Characterization of Stres and Genetic Variation Pod Set.Field Crop Research 57(1998) SOLTANI, A., TORABI, B., ZEINALI, E., SARPARAST, R., Response of Chickpea to Photoperiod as a Qualitative Long-Day Plant. Asian Journal of Plant Sciences 3(6):

175 ŞAKAR, D., ORHAN, A., Ülkesel Yemeklik Dane Baklagiller Projesi. Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Diyarbakır. ŞEHİRALİ, S., Yemeklik Tane Baklagiller. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınlan: 1089, Ders Kitabı: ŞEHİRALİ, S., ÇİFTÇİ, C.Y., KÜSMENOĞLU, I., ÜNVER, S., YORGANCILAR, Ö., Yemeklik Baklagiller Tüketim Projeksiyonları ve Üretim Hedefleri. Türkiye Ziraat Mühendisliği IV. Teknik Kongresi 9-13 Ocak 1995, Ankara. TC Ziraat Bankası Kültür Yay. No: 26 S TEKİN, K., Yabancı Kaynaklı Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin Agronomik, Fizyolojik ve Teknolojik Özelliklerinin Belirlenmesi. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi. Adana, D.Baş No: TOGAY, Y., TOGAY, N., Effect of Different Row Space on Some Agronomic Characters in Chickpea (Cicer arietinum L.). Ankara University Faculty of Agriculture Journal of Agricultural Science 7(2): TOKER, C., ÇAĞIRGAN, İ., Kışlık Nohut (Cicer arietinum L.) Ekimi ve Islah Yaklaşımları. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Degisi, 9: TOKER, C., ÇANCI, H., Selection of Chickpea (Cicer arietinum L.) Genotypes for Resistance to Ascochyta Blight [Ascochyta rabiei (Pass.) Labr.], Yield and Yield Criteria. Turkısh Journal of Agricultural Forestry 27 (2003) TUBİTAK. ÜSTÜN, A., GÜLÜMSER, A., Orta Karadeniz Bölgesinde Nohut için Uygun Ekim Zamanının Belirlenmesi. Türkiye 5. Tarla Bitkileri Kongresi Ekim 2003 Diyarbakır. Bitki Yetiştirme Teknikleri II. Cilt Sayfa VAN DER MAESEN, L.J.G., Cicer L. A Monograph of the Genus, with Special reference to the Chickpea (Cicer arietinum L.), Its Ecology and Cultivation. WAU Dissertation No library. wur. nl/ wda/ abstracts/ab528.html VERGHIS, T.I., MCKENZIE, B.A., HILL, G.D., Effect of Light and Soil Moisture on Yield, Yield Components, and Abortion of Reproductive 161

176 Structures of Chickpea (Cicer arietinum L.), in Canterbury, New Zealand. New Zealand Journal of Crop and Horticultural Science Abstracts. Mckenzie lincoln.ac.nz. WISH, J.P.M., SİNDEL, B.M., JESSOP, R.S., FELTON, W.L., The Effect of Row Spacing and Weed Density on Yield Loss of Chickpea. Australian Journal of Agricultural Research Volume: 53, YAU, S-K., Optimal Sowing Time and Seeding Rate for Winter-Sown, Rain- Fed Chickpea in a Cool Mediterranean Area. Adaptation of Plants to Water Limited Mediterranean Type Environments Perth, Western Australia September. YÜCEL, D., Çukurova Koşullarında Farklı Ekim Zamanları ve Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim ile ilgili Özelliklere Etkisi Üzerine Araştırmalar. Ç.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Doktora Tezi. Adana, 53. YÜRÜRDURMAZ, C., Kahramanmaraş Koşullarına Uygun Yazlık ve Kışlık Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin Belirlenmesi. K.S.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Kahramanmaraş. 162

177 ÖZGEÇMİŞ 1973 yılında Kahramanmaraş ta doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Kahramanmaraş ta sürdürdüm ve öğretim yılında Kahramanmaraş Lisesi nden mezun oldum. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü nde öğretim yılında başladığım yüksek öğrenimimi öğretim yılında Üniversite birincisi olarak tamamladım. Üniversite birincisi olmam dolayısıyla, 1994 yılı Türkiye Büyük Millet Meclisi açılış kokteyline davetli olarak katıldım öğretim yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı nda açılan Yüksek Lisans sınavını kazandım ve 1996 yılında Araştırma Görevlisi kadrosuna atandım Eylül 1997 tarihleri arasında Samsun da yapılan II. Tarla Bitkileri Kongresi ne, Eylül 1998 tarihleri arasında Erzurum da yapılan Doğu Anadolu Tarım Kongresi ne katıldım yılında Yüksek Lisans çalışmamı tamamladım öğretim yılında Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalında doktora eğitimime başladım. Halen Kahramanmaraş Tarım İl Müdürlüğü Çiftçi Eğitim ve Yayım Şubesi nde Mühendis kadrosu ile görev yapmaktayım. Evli ve 1 çocuk annesiyim. 163

KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA FARKLI BİTKİ SIKLIKLARININ KIŞLIK VE YAZLIK EKİLEN BAZI NOHUT ÇEŞİTLERİNDE

KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA FARKLI BİTKİ SIKLIKLARININ KIŞLIK VE YAZLIK EKİLEN BAZI NOHUT ÇEŞİTLERİNDE KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA FARKLI BİTKİ SIKLIKLARININ KIŞLIK VE YAZLIK EKİLEN BAZI NOHUT ÇEŞİTLERİNDE (Cicer arietinum L.) VERİM VE VERİM İLE İLGİLİ ÖZELLİKLERE ETKİSİ 1 Effect of Different Sowing Densities

Detaylı

DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI KIŞLIK KIRMIZI MERCİMEK

DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI KIŞLIK KIRMIZI MERCİMEK DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI KIŞLIK KIRMIZI MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE FARKLI EKİM SIKLIKLARININ VERİM VE VERİM İLE İLGİLİ ÖZELLİKLERE ETKİSİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA* An Investigation

Detaylı

Van Gevaş Ekolojik Koşulların Da Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin İkinci Ürün Olarak Yetiştirilmesi

Van Gevaş Ekolojik Koşulların Da Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin İkinci Ürün Olarak Yetiştirilmesi TÜRK TARIM ve DOĞA BİLİMLERİ DERGİSİ TURKISH JOURNAL of AGRICULTURAL and NATURAL SCIENCES www.turkjans.com Van Gevaş Ekolojik Koşulların Da Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin İkinci Ürün Olarak

Detaylı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes

Detaylı

Yeni Geliştirilen Nohut Hatlarının Bornova Koşullarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikleri Üzerinde Araştırmalar

Yeni Geliştirilen Nohut Hatlarının Bornova Koşullarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikleri Üzerinde Araştırmalar Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2001, 38(2-3):39-46 ISSN 1018-8851 Yeni Geliştirilen Nohut Hatlarının Bornova Koşullarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikleri Üzerinde Araştırmalar Metin ALTINBAŞ 1 Hasan SEPETOĞLU

Detaylı

Mardin Kızıltepe Ekolojik Koşullarında Farklı Bitki Sıklıklarının Nohutta (Cicer arietinum L.) Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkisi

Mardin Kızıltepe Ekolojik Koşullarında Farklı Bitki Sıklıklarının Nohutta (Cicer arietinum L.) Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkisi Araştırma Makalesi / Research Article Iğdır Üni. Fen Bilimleri Enst. Der. / Iğdır Univ. J. Inst. Sci. & Tech. 5(1): 73-81, 2015 Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi Iğdır University Journal

Detaylı

Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi. Nohutta Farklı Bitki Sıklıklarının Tane Verimi ve Bazı Tarımsal Özellikler Üzerine Etkileri

Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi. Nohutta Farklı Bitki Sıklıklarının Tane Verimi ve Bazı Tarımsal Özellikler Üzerine Etkileri Selçuk Tar Bil Der, 3(1): 1-7 1 Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi Nohutta Farklı Bitki Sıklıklarının Tane Verimi ve Bazı Tarımsal Özellikler Üzerine Etkileri Mehmet Masum İşlek 1, Ercan Ceyhan 2,* 1 Gıda,

Detaylı

Bazı Bezelye (Pisum sativum L) Çeşitlerinin Tohum Verimi ve Verim Komponentlerinin Belirlenmesi

Bazı Bezelye (Pisum sativum L) Çeşitlerinin Tohum Verimi ve Verim Komponentlerinin Belirlenmesi Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 5 (1):44-49, 2010 ISSN 1304-9984, Araştırma M. ÖZ, A. KARASU Bazı Bezelye (Pisum sativum L) Çeşitlerinin Tohum Verimi ve Verim Komponentlerinin Belirlenmesi

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Savaş YEŞİLGÜN ÇUKUROVA BÖLGESİNDE BAZI KIŞLIK NOHUT (Cicer arietinum L.) HAT VE ÇEŞİTLERİNİN BİTKİSEL VE TARIMSAL ÖZELLİKLERİNİN SAPTANMASI

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ)

EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) UYGUN ÇEŞİT GELİŞTİRMEK ÜZERE SEÇİLEN NOHUT (Cicer arietinum L.) GENOTİPLERİNİN PERFORMANSLARININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR İzzet YILDIRIM

Detaylı

Kuru ve Sulu Koşullarda Farklı Bitki Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğelerine Etkileri

Kuru ve Sulu Koşullarda Farklı Bitki Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğelerine Etkileri TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2005, 11 (4) 417-421 Kuru ve Sulu Koşullarda Farklı Bitki Sıklıklarının Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinde Verim ve Verim Öğelerine Etkileri Necat TOĞAY 1 Yeşim TOĞAY

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI YEMLİK PANCAR (HAYVAN PANCARI)

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.. TRIM VE KÖYİŞLERİ KNLIĞI KORUM VE KONTROL GENEL MÜÜRLÜĞÜ TOHUMLUK TESİL VE SERTİFİKSYON MERKEZİ MÜÜRLÜĞÜ TRIMSL EĞERLERİ ÖLÇME ENEMELERİ TEKNİK TLİMTI KOLZ (rassica napus oleifera L.) 2001 TRIMSL EĞERLERİ

Detaylı

Şanlıurfa Koşullarında Farklı Aspir Çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Uygun Ekim Zamanlarının Belirlenmesi

Şanlıurfa Koşullarında Farklı Aspir Çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Uygun Ekim Zamanlarının Belirlenmesi U. Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2012, Cilt 26, Sayı 1, 1-16 (Journal of Agricultural Faculty of Uludag University) Şanlıurfa Koşullarında Farklı Aspir Çeşitlerinin (Carthamus tinctorius L.) Uygun Ekim

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Medeni YAŞAR DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI NOHUT (Cicer arietinum L.) HAT VE ÇEŞİTLERİNİN VERİM VE VERİM ÖĞELERİNİN BELİRLENMESİ

Detaylı

Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi. Nohutta Farklı Ekim Zamanlarının Tane Verimi ve Bazı Tarımsal Özellikler Üzerine Etkileri

Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi. Nohutta Farklı Ekim Zamanlarının Tane Verimi ve Bazı Tarımsal Özellikler Üzerine Etkileri Selçuk Tar Bil Der, 2(2): 128-135 128 Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi Nohutta Farklı Ekim Zamanlarının Tane Verimi ve Bazı Tarımsal Özellikler Üzerine Etkileri Canan Topalak 1, Ercan Ceyhan 2 1 İl Gıda,

Detaylı

Determination of Seed Rate on Winter Lentil (Lens culinaris Medik.) cv. Kafkas

Determination of Seed Rate on Winter Lentil (Lens culinaris Medik.) cv. Kafkas Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, 2008, 17 (1-2): Araştırma Makalesi Kafkas Kışlık Kırmızı Mercimek (Lens culinaris Medik.) Çeşidinde Tohum Miktarının Belirlenmesi Derya SÜREK 1, Erol

Detaylı

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI Prof. Dr. Cemalettin Yaşar ÇİFTÇİ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Ankara 2004 1 TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TEKNİK

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Mahmut TANTEKİN DİYARBAKIR EKOLOJİK KOŞULLARINDA BAZI KIŞLIK KIRMIZI MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE FARKLI EKİM SIKLIKLARININ

Detaylı

Kahramanmaraş Koşullarında Farklı Mercimek (Lens culinaris Medic.) Genotiplerinde Bitki Sıklığının Verim ve Verim Unsurlarına Etkisinin Araştırması

Kahramanmaraş Koşullarında Farklı Mercimek (Lens culinaris Medic.) Genotiplerinde Bitki Sıklığının Verim ve Verim Unsurlarına Etkisinin Araştırması Harran Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi 19 (3), 135-143, 2015 ISSN 2148-5003, Araştırma Makalesi Kahramanmaraş Koşullarında Farklı Mercimek (Lens culinaris Medic.) Genotiplerinde Bitki Sıklığının Verim

Detaylı

Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi

Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi Anadolu Tarım Bilimleri Dergisi Anadolu Journal of Agricultural Sciences http://dergipark.ulakbim.gov.tr/omuanajas Araştırma/Research Anadolu Tarım Bilim. Derg./Anadolu J Agr Sci, 30 (2015) 68-73 ISSN:

Detaylı

Veysel BEYSARI Yüksek Lisans Tezi. Tarla Bitkileri Anabilim Dalı. Danışman: Doç. Dr. Mehmet AYÇİÇEK

Veysel BEYSARI Yüksek Lisans Tezi. Tarla Bitkileri Anabilim Dalı. Danışman: Doç. Dr. Mehmet AYÇİÇEK BAZI NOHUT(Cicer arietinum L.) ÇEŞİTLERİNİN BİNGÖL KOŞULLARINDAKİ VERİM VE ADAPTASYON YETENEKLERİNİN BELİRLENMESİ Veysel BEYSARI Yüksek Lisans Tezi Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Mehmet

Detaylı

BEZELYE (Pisum sativum) 2n=14. Bezelye

BEZELYE (Pisum sativum) 2n=14. Bezelye BEZELYE (Pisum sativum) 2n=14 Bezelye KÖKENİ, TARİHÇESİ ve YAYILMA ALANI Kökeni Bezelye nin kökeni olarak I. derecede Doğu Akdeniz, İran, Kafkasya, Afganistan ve Tibet e kadar uzanan bölgeler olduğu belirtilmiş;

Detaylı

SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ:

SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ: Soğan insan beslenmesinde özel yeri olan bir sebzedir. Taze veya kuru olarak tüketildiği gibi son yıllarda kurutma sanayisinde işlenerek bazı yiyeceklerin hazırlanmasında da

Detaylı

DİYARBAKIR ŞARTLARINDA ŞAHİN-91 VE SUR-93 ARPA ÇEŞİTLERİNDE UYGUN EKİM SIKLIĞININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

DİYARBAKIR ŞARTLARINDA ŞAHİN-91 VE SUR-93 ARPA ÇEŞİTLERİNDE UYGUN EKİM SIKLIĞININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA ANADOLU, J. of AARI 10 (2) 2000, 35-45 MARA DİYARBAKIR ŞARTLARINDA ŞAHİN-91 VE SUR-93 ARPA ÇEŞİTLERİNDE UYGUN EKİM SIKLIĞININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Hasan KILIÇ İrfan ÖZBERK Fethiye ÖZBERK

Detaylı

Seçilmiş bazı nohut (Cicer arietinum L. ) hatlarının agronomik ve kalite özellikleri bakımından değerlendirilmesi

Seçilmiş bazı nohut (Cicer arietinum L. ) hatlarının agronomik ve kalite özellikleri bakımından değerlendirilmesi Akademik Ziraat Dergisi 1(1): 29-36 (2012) ISSN: 2147-6403 http://azd.odu.edu.tr Araştırma (Research) Seçilmiş bazı nohut (Cicer arietinum L. ) hatlarının agronomik ve kalite özellikleri bakımından değerlendirilmesi

Detaylı

YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Türkiye 10. Tarla Bitkileri Kongresi, Konya-2013, Kitap2, sayfa 350-357 YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN

Detaylı

ANKARA KOŞULLARINDA BEZELYE'DE (Pisum sativum L.) FARKLI EKĐM ZAMANLARININ VERĐM VE VERĐM ÖĞELERĐNE ETKĐLERĐ

ANKARA KOŞULLARINDA BEZELYE'DE (Pisum sativum L.) FARKLI EKĐM ZAMANLARININ VERĐM VE VERĐM ÖĞELERĐNE ETKĐLERĐ ANADOLU, J. of AARI 15 (1) 2005, 49-60 MARA ANKARA KOŞULLARINDA BEZELYE'DE (Pisum sativum L.) FARKLI EKĐM ZAMANLARININ VERĐM VE VERĐM ÖĞELERĐNE ETKĐLERĐ Gökhan DEMĐRCĐ Saime ÜNVER Ankara Üniversitesi Ziraat

Detaylı

BÖRÜLCE (Vigna sinensis) 2n=22

BÖRÜLCE (Vigna sinensis) 2n=22 BÖRÜLCE (Vigna sinensis) 2n=22 Kökeni, Tarihçesi ve Yayılma Alanı Filogenetik özellikler dikkate alınarak börülce nin kökeni olarak İran ve Hindistan arasındaki bölge gösterilmiş olmasına karşın; Vavilov

Detaylı

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 19 (37): (2005) 13-20

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 19 (37): (2005) 13-20 S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 19 (37): (2005) 13-20 BURÇAK (Vicia ervilia (L.) Willd.) TA EKİM ZAMANININ VERİM VE VERİM ÖĞELERİ ÜZERİNE ETKİSİ 1 Abdullah ÖZKÖSE 2 Hayrettin EKİZ 3 2 Selçuk Üniversitesi,

Detaylı

EKĐM SIKLIĞININ FASULYEDE (Phaseolus vulgaris L.) VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERE ETKĐSĐ. Lütfullah ÖZCAN

EKĐM SIKLIĞININ FASULYEDE (Phaseolus vulgaris L.) VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERE ETKĐSĐ. Lütfullah ÖZCAN EKĐM SIKLIĞININ FASULYEDE (Phaseolus vulgaris L.) VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERE ETKĐSĐ Lütfullah ÖZCAN Çukurova Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarla Bitkileri Anabilim Dalı, Adana-TURKEY

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA DEĞİŞİK KIŞLIK MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE VERİM ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA DEĞİŞİK KIŞLIK MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE VERİM ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2005, 18(2), 285-290 KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA DEĞİŞİK KIŞLIK MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE VERİM ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KORUMA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi Müdürlüğü TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI NOHUT (Cicer arietinum L.) MERCİMEK

Detaylı

AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ

AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN AHUDUDU Ahududu, üzümsü meyveler grubundandır. Ahududu, yurdumuzda son birkaç yıldır ticari amaçla yetiştirilmektedir. Taze tüketildikleri

Detaylı

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI T.. TRIM VE KÖYİŞLERİ KNLIĞI KORUM VE KONTROL GENEL MÜÜRLÜĞÜ TOHUMLUK TESİL VE SERTİFİKSYON MERKEZİ MÜÜRLÜĞÜ TRIMSL EĞERLERİ ÖLÇME ENEMELERİ TEKNİK TLİMTI HŞHŞ (Papaver somniferum L.) 2005 İÇİNEKİLER Sayfa

Detaylı

Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi. Farklı Dönemlerde Ekilen Nohut Çeşitlerinde (Cicer arietinum L.) Bazı Tarımsal Özelliklerin Belirlenmesi

Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi. Farklı Dönemlerde Ekilen Nohut Çeşitlerinde (Cicer arietinum L.) Bazı Tarımsal Özelliklerin Belirlenmesi Selçuk Tar Bil Der, 3(1): 25-29 25 Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi Farklı Dönemlerde Ekilen Nohut Çeşitlerinde (Cicer arietinum L.) Bazı Tarımsal Özelliklerin Belirlenmesi Fatma Ceran 1,* Mustafa Önder

Detaylı

Korunga Tarımı. Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi.

Korunga Tarımı. Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi. Korunga Tarımı Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi. Osman Dilekçi - Ziraat Mühendisi Teknik İşler Şube Müdürü 0248

Detaylı

ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME

ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME Ülkemizin Ege - Akdeniz ve Batı Karadeniz sahil kesimleri ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi hariç tüm diğer tarım alanlarında yetiştiriciliği yapılan şeker pancarında verim

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Cüneyt KÖSEOĞLU ÇUKUROVA KOŞULLARINDA FARKLI EKİM SIKLIKLARINDA BAKLA ÇEŞİTLERİNİN TANE VERİMİ VE VERİMLE İLGİLİ ÖZELLİKLERE ETKİSİ ÜZERİNDE

Detaylı

Effect on yield and yield components in some chickpeas (Cicer arietinum L.) varieties of irrigation applied in different development stages

Effect on yield and yield components in some chickpeas (Cicer arietinum L.) varieties of irrigation applied in different development stages YYÜ TAR BİL DERG (YYU J AGR SCI) 2012, 22 (1):40-47 Geliş Tarihi (Received): 25.11.2011 Kabul Tarihi (Accepted): 13.01.2012 Araştırma Makalesi/Research Article (Original Paper) Farklı Gelişme Dönemlerinde

Detaylı

Türkiye VIII. Tarla Bitkileri Kongresi, 19 22 Ekim 2009 Hatay, (Sunulu Bildiri)

Türkiye VIII. Tarla Bitkileri Kongresi, 19 22 Ekim 2009 Hatay, (Sunulu Bildiri) ESKĐŞEHĐR KOŞULLARINDA BAZI NOHUT ÇEŞĐT ve HATLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI ve SIRA ARASI MESAFELERĐNĐN VERĐM, VERĐM UNSURLARI ve KALĐTE ÜZERĐNE ETKĐSĐ Evren ATMACA 1 Cemalettin Y. ÇĐFTÇĐ 2 Sabri ÇAKIR 1

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Ercan YILDIZ DİYARBAKIR KOŞULLARINDA BAZI KIRMIZI MERCİMEK ( Lens culinaris Medik. ) ÇEŞİTLERİNDE ÖNEMLİ BİTKİSEL VE TARIMSAL ÖZELLİKLERİN

Detaylı

Bazı Soya Fasulyesi [Glycine max (L.) Merill] Çeşitlerinin Bursa Koşullarına Adaptasyonu Konusunda Bir Çalışma

Bazı Soya Fasulyesi [Glycine max (L.) Merill] Çeşitlerinin Bursa Koşullarına Adaptasyonu Konusunda Bir Çalışma Ulud. Üniv. Zir. Fak. Derg., (2002) 16(2): 25-34 Bazı Soya Fasulyesi [Glycine max (L.) Merill] Çeşitlerinin Bursa Koşullarına Adaptasyonu Konusunda Bir Çalışma Abdullah KARASU * Mehmet ÖZ ** A. Tanju GÖKSOY

Detaylı

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 22 (46): (2008) ISSN:

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 22 (46): (2008) ISSN: www.ziraat.selcuk.edu.tr/dergi Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 22 (46): (2008) 77-89 ISSN:1300-5774 ORTA ANADOLU EKOLOJİK ŞARTLARINDA YETİŞTİRİLEN FASULYE (Phaseolus vulgaris L.) GENOTİPLERİNİN

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Alihan ÇOKKIZGIN GÜNEY VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGELERİNDEN TOPLANAN BAZI KIRMIZI MERCİMEK (Lens culinaris MEDIK.) YEREL GENOTİPLERİNİN BİTKİSEL

Detaylı

Kışlık Ekilen Nohut Hatlarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikler İçin Performans ve Adaptasyon İlişkisi

Kışlık Ekilen Nohut Hatlarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikler İçin Performans ve Adaptasyon İlişkisi Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2003, 40(1):49-56 ISSN 1018-8851 Kışlık Ekilen Nohut Hatlarında Verim ve Bazı Tarımsal Özellikler İçin Performans ve Adaptasyon İlişkisi Metin ALTINBAŞ 1 Hasan SEPETOĞLU 2

Detaylı

Macar Fiği Neden Önemlidir? Hangi Topraklarda Yetişir?

Macar Fiği Neden Önemlidir? Hangi Topraklarda Yetişir? Macar Fiği Neden Önemlidir? Macar fiği, son yıllarda ülkemizde ekimi yaygınlaşan beyazımsı-sarı çiçekli bir fiğ türüdür (Resim 1). Bitkinin önemli olmasını sağlayan özellikler; yerli fiğe nazaran soğuklara

Detaylı

Yerfıstığında Gübreleme

Yerfıstığında Gübreleme Yerfıstığında Gübreleme Ülkemizin birçok yöresinde ve özellikle Çukurova Bölgesi nde geniş çapta yetiştiriciliği yapılan yerfıstığı, yapısında ortalama %50 yağ ve %25-30 oranında protein içeren, insan

Detaylı

ÇUKUROVA KOŞULLARINDA BAZI Crambe TÜRLERİNİN VERİM ve YAĞ ORANLARININ SAPTANMASI *

ÇUKUROVA KOŞULLARINDA BAZI Crambe TÜRLERİNİN VERİM ve YAĞ ORANLARININ SAPTANMASI * ÇUKUROVA KOŞULLARINDA BAZI Crambe TÜRLERİNİN VERİM ve YAĞ ORANLARININ SAPTANMASI * The Determination Of Yield And Oil Content Of Some Crambe Species Under The Cukurova Conditions Özlem KÖYBAŞI Tarla Bitkileri

Detaylı

İkinci Ürün Koşullarında Yetiştirilen Bazı Soya Çeşitlerinin Önemli Agronomik ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi

İkinci Ürün Koşullarında Yetiştirilen Bazı Soya Çeşitlerinin Önemli Agronomik ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Dergisi, 2016, 25 (Özel sayı-2):125-130 Araştırma Makalesi (Research Article) İkinci Ürün Koşullarında Yetiştirilen Bazı Soya Çeşitlerinin Önemli Agronomik ve

Detaylı

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ Hazırlayan Handan KAVAKOĞLU (ATB AR-GE, Gıda Yüksek Mühendisi) Yasemin OKUR (ATB AR-GE,

Detaylı

Bingöl Ekolojik Koşullarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Hat ve Çeşitlerinde Tohum Verimi ve Bazı Tarımsal Özelliklerin Belirlenmesi

Bingöl Ekolojik Koşullarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Hat ve Çeşitlerinde Tohum Verimi ve Bazı Tarımsal Özelliklerin Belirlenmesi Bingöl Ekolojik Koşullarında Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Hat ve Çeşitlerinde Tohum Verimi ve Bazı Tarımsal Özelliklerin Belirlenmesi Adil BAKOĞLU [email protected] Bingöl Üniversitesi Teknik Bilimler

Detaylı

ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ HAZİRAN ÜLKESEL BUĞDAY GELİŞİM RAPORU

ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ HAZİRAN ÜLKESEL BUĞDAY GELİŞİM RAPORU ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ HAZİRAN- 2017 ÜLKESEL BUĞDAY GELİŞİM RAPORU (12.06.2017) Türkiye Geneli Bitki Gelişimi Türkiye de 2016-2017 Ekim sezonunda buğday ekim alanlarının geçen yılki rakamı koruyacağı hatta

Detaylı

Kimi Yembezelyesi Çeşitlerinde (Pisum arvense L.) Sıra Arası Mesafelerinin Tohum Verimi ile Bazı Verim Özelliklerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma

Kimi Yembezelyesi Çeşitlerinde (Pisum arvense L.) Sıra Arası Mesafelerinin Tohum Verimi ile Bazı Verim Özelliklerine Etkisi Üzerinde Bir Araştırma Ceylan ve Ark. Araştırma Makalesi (Research Article) Yaşar Tuncer KAVUT A. Esen ÇELEN Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, 35100, İzmir / Türkiye sorumlu yazar: [email protected]

Detaylı

Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları

Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları TÜRK TARIM ve DOĞA BİLİMLERİ DERGİSİ TURKISH JOURNAL of AGRICULTURAL and NATURAL SCIENCES www.turkjans.com Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları a Seyithan

Detaylı

Ekmeklik Buğdayda Başak

Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak Ekmeklik Buğdayda Başak SARIPAS SARIPAS SARIPAS Çavdar ve Bezelye Ekili Tarla Buğday tarlası Yulafta Salkım Serin İklim

Detaylı

ORTA GÜNEY ANADOLU NOHUT ÜRETİM ALANLARI İNCELEME GEZİ RAPORU

ORTA GÜNEY ANADOLU NOHUT ÜRETİM ALANLARI İNCELEME GEZİ RAPORU ORTA GÜNEY ANADOLU NOHUT ÜRETİM ALANLARI İNCELEME GEZİ RAPORU GEZİ TARİHİ: 11-13 TEMMUZ 2012 KATILANLAR: Zir. Yük.Müh. Hakan ÖZİÇ Orta Güney Anadolu inceleme gezisi nohut yetiştiriciliğinin yoğun olarak

Detaylı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları GİRİŞ Sulamanın amacı kültür bitkilerinin ihtiyacı olan suyun, normal yağışlarla karşılanmadığı hallerde insan eliyle toprağa verilmesidir. Tarımsal

Detaylı

Tokat- Kazova Koşullarında Ekmeklik Buğday Çeşitlerinin (Triticum aestivum) Verim ve Diğer Özelliklerine Ekim Zamanının Etkisi

Tokat- Kazova Koşullarında Ekmeklik Buğday Çeşitlerinin (Triticum aestivum) Verim ve Diğer Özelliklerine Ekim Zamanının Etkisi GOÜ, Ziraat Fakültesi Dergisi, 2012, 29(1), 75-79 Tokat- Kazova Koşullarında Ekmeklik Buğday Çeşitlerinin (Triticum aestivum) Verim ve Diğer Özelliklerine Ekim Zamanının Etkisi Ali Safi KIRAL Aynur ÇELİK

Detaylı

Şanlıurfa Koşullarında Yetiştirilen Bazı Kırmızı Mercimek (Lens culinaris Medik.) Genotiplerinin Verim ve Verim Öğelerinin Belirlenmesi

Şanlıurfa Koşullarında Yetiştirilen Bazı Kırmızı Mercimek (Lens culinaris Medik.) Genotiplerinin Verim ve Verim Öğelerinin Belirlenmesi Nevşehir Bilim ve Teknoloji Dergisi Cilt 5(1) 27-34 2016 DOI: 10.17100/nevbiltek.56241 URL: http://dx.doi.org/10.17100/nevbiltek.56241 Şanlıurfa Koşullarında Yetiştirilen Bazı Kırmızı Mercimek (Lens culinaris

Detaylı

PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA

PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA LİF BİTKİLERİ PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA Ön bitki pamuk ise toprak işlemesine çubuk kesme ile başlanır. Sap kesiminden sonra toprak pullukla 20-30 cm derinden sürülür. Kışa doğru tarlanın otlanması

Detaylı

T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ

T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ T.C ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ HAŞHAŞ (Papaver somniferum L.) BİTKİSİNİN VERİMİ VE BAZI ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE GİBBERELLİK ASİDİN (GA 3 ) FARKLI DOZ VE UYGULAMA ZAMANLARININ

Detaylı

Araştırma Makalesi. Selçuk Üniversitesi Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi 25 (2): (2011) ISSN:

Araştırma Makalesi.  Selçuk Üniversitesi Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi 25 (2): (2011) ISSN: Araştırma Makalesi www.ziraat.selcuk.edu.tr/ojs Selçuk Üniversitesi Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi 25 (2): (2011) 17-23 ISSN:1309-0550 Melezleme Yöntemiyle Elde Edilen Yemeklik Bezelye (Pisum sativum

Detaylı

Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi

Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi Bazı Ceviz (Juglans regia L.) Çeşitlerinin Çimlenme ve Çöğür (Anaçlık) Gelişme Performanslarının Belirlenmesi Akide ÖZCAN 1 Mehmet SÜTYEMEZ 2 1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniv., Afşin Meslek Yüksekokulu,

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Muhittin BAĞCI ORTA ANADOLU KOŞULLARINDA MACAR FİĞ İNDE (Vicia pannonica Crantz. cv. TARMBEYAZI-98) SIRA ARASI VE TOHUM MİKTARININ OT VERİMİNE

Detaylı

Tescil Edilen Çeşitlerin Uygulamaya Aktarılması Bilgi ve İletişim Formu

Tescil Edilen Çeşitlerin Uygulamaya Aktarılması Bilgi ve İletişim Formu Tescil Edilen Çeşitlerin Uygulamaya Aktarılması Bilgi ve İletişim Formu Tescil edilen çeşidin ait olduğu tür: Fagopyrum esculentum Moench (Yaygın Kara Buğday) Çeşidin tescil edilen adı: GÜNEŞ Tescil yılı:

Detaylı

Farklı Gübreleme Yöntemlerinin Nohut (Cicer arietinum L.) ta Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkileri *

Farklı Gübreleme Yöntemlerinin Nohut (Cicer arietinum L.) ta Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkileri * TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2006, 12 (3) 252-258 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Farklı Gübreleme Yöntemlerinin Nohut (Cicer arietinum L.) ta Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkileri * Nurdan ŞAHİN 1 H.

Detaylı

BAHRİ DAĞDAŞ ULUSLARARASI TARIMSAL ARAŞTIRMA ENST. ALDANE TRAKYA TARIMSAL ARAŞTIRMA ENST./EDİRNE

BAHRİ DAĞDAŞ ULUSLARARASI TARIMSAL ARAŞTIRMA ENST. ALDANE TRAKYA TARIMSAL ARAŞTIRMA ENST./EDİRNE AHMETAĞA Başak Özelliği: Beyaz, Kılçıklı Bitki Boyu (cm) : 80-100 Yatmaya Dayanıklılık: Dayanıklı Dane Rengi: Kırmızı Dane Verimi (kg/da): 400 900 Gelişme Tabiatı: Alternatif (Kışlık Yazlık) Kurağa Dayanıklılık:

Detaylı

FİĞ TARIMI Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM

FİĞ TARIMI Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM FİĞ TARIMI Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM Önemli Fiğ Türleri Dünya üzerinde serin ve ılıman eklim kuşağına yayılmış çok sayıda fiğ türü vardır.

Detaylı

Tohum yatağının hazırlanması:

Tohum yatağının hazırlanması: Toprak isteği: Yem bezelyesi tüm baklagillerde olduğu gibi, özellikle yeterli kireç bulunan ve PH değeri 6,5-7 olan toprakları sever. PH değeri 6-8 aralığında olan topraklarda da ekimi yapılabilir. Bu

Detaylı

TARLA BİTKİLERİ MERKEZ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ TESCİL YILI:

TARLA BİTKİLERİ MERKEZ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ TESCİL YILI: COLFIORITO Başakları orta uzunlukta, kılçıklı ve beyaz 1000 tane ağırlığı 19.1-36.5 gr arasındadır. Yatmaya dayanımı iyidir. Kahverengi pas ve sarı pasa orta hassastır. DEMİR 2000 Sağlam saplı ve uzun

Detaylı

ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ 2018 ÜLKESEL HUBUBAT REKOLTE DEĞERLENDİRME RAPORU

ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ 2018 ÜLKESEL HUBUBAT REKOLTE DEĞERLENDİRME RAPORU ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ 2018 ÜLKESEL HUBUBAT REKOLTE DEĞERLENDİRME RAPORU (21.05.2018) Türkiye Geneli Bitki Gelişimi Türkiye de 2017-2018 Ekim sezonunda buğday ekim alanlarının geçen yılki rakamdan daha

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ

ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ TÜRKİYE DEN TOPLANAN YABANİ NOHUT POPULASYONLARININ BAZI TARIMSAL ÖZELLİKLER YÖNÜNDEN İNCELENMESİ Mahdi SAADOON JAAFAR TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM

Detaylı

Farklı Soya Fasulyesi (Glycine max L. Merr.) Hatlarının Bursa Ekolojik Koşullarında Bazı Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi

Farklı Soya Fasulyesi (Glycine max L. Merr.) Hatlarının Bursa Ekolojik Koşullarında Bazı Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi U. Ü. ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2008, Cilt 22, Sayı 1, 55-62 (Journal of Agricultural Faculty of Uludag University) Farklı Soya Fasulyesi (Glycine max L. Merr.) Hatlarının Bursa Ekolojik Koşullarında Bazı

Detaylı

ÖZET. İlhan TURGUT * Arzu BALCI **

ÖZET. İlhan TURGUT * Arzu BALCI ** Ulud. Üniv. Zir. Fak. Derg., (2002) 16(2): 79-91 Bursa Koşullarında Değişik Ekim Zamanlarının Şeker Mısırı (Zea mays saccharata Sturt.) Çeşitlerinin Taze Koçan Verimi İle Verim Öğeleri Üzerine Etkileri

Detaylı

Tritikale (xtriticosecale Wittmack) de Farklı Ekim Sıklıklarının Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkileri

Tritikale (xtriticosecale Wittmack) de Farklı Ekim Sıklıklarının Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkileri TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2005, 11 (1) 98-103 Tritikale (xtriticosecale Wittmack) de Farklı Ekim Sıklıklarının Verim ve Bazı Verim Öğelerine Etkileri Mehmet ATAK 1 Cemalettin Yaşar ÇİFTÇİ 1 Geliş Tarihi:

Detaylı

KIRŞEHİR KOŞULLARINDA FARKLI SIRA ARASI UYGULAMALARININ BAZI FİĞ ÇEŞİTLERİNDE TOHUM VERİMİNE ETKİSİNİN BELİRLENMESİ

KIRŞEHİR KOŞULLARINDA FARKLI SIRA ARASI UYGULAMALARININ BAZI FİĞ ÇEŞİTLERİNDE TOHUM VERİMİNE ETKİSİNİN BELİRLENMESİ T.C. AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KIRŞEHİR KOŞULLARINDA FARKLI SIRA ARASI UYGULAMALARININ BAZI FİĞ ÇEŞİTLERİNDE TOHUM VERİMİNE ETKİSİNİN BELİRLENMESİ SİBEL BAŞKÖY YÜKSEK LİSANS TEZİ TARLA

Detaylı

Araştırma Makalesi. Selçuk Üniversitesi Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi 26 (1): (2012) ISSN:

Araştırma Makalesi.  Selçuk Üniversitesi Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi 26 (1): (2012) ISSN: Araştırma Makalesi www.ziraat.selcuk.edu.tr/ojs Selçuk Üniversitesi Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi 26 (1): (2012) 27-33 ISSN:1309-0550 Yozgat Ekolojik Şartlarında Yetiştirilen Fasulye (Phaseolus

Detaylı

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ HATAY İLİ EKOLOJİK ŞARTLARINDA BÖRÜLCE (Vigna sinensis (L.) Savi) ÇEŞİTLERİNİN TANE VERİMİ VE BAZI TARIMSAL ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE FARKLI BİTKİ SIKLIKLARININ

Detaylı

İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN İncirin iklim İstekleri İncir bir yarı tropik iklim meyvesidir. Dünyanın ılıman iklime sahip bir çok yerinde yetişebilmektedir. İncir

Detaylı

BAKLAGİLLER Familya: Leguminosae Alt familya: Cins: Tür: Cins: Tür: Cins: Tür: Cins: Tür:

BAKLAGİLLER Familya: Leguminosae Alt familya: Cins: Tür: Cins: Tür: Cins: Tür: Cins: Tür: BAKLAGİLLER Familya: Leguminosae Alt familya: Papilianaceae Cins: Phaseolus Tür: Phaseolus vulgaris Phaseolus vulgaris var. nanus (Bodur fasulye) İri Phaseolus vulgaris var. comminus (Sırık fasulye) tohumlu

Detaylı

TEKİRDAĞ KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLEN BAKLA (Vicia faba L) GENOTİPLERİNİN VERİM VE VERİM UNSURLARININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Sinem KOÇ

TEKİRDAĞ KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLEN BAKLA (Vicia faba L) GENOTİPLERİNİN VERİM VE VERİM UNSURLARININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Sinem KOÇ TEKİRDAĞ KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLEN BAKLA (Vicia faba L) GENOTİPLERİNİN VERİM VE VERİM UNSURLARININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Sinem KOÇ Yüksek Lisans Tezi Tarla Bitkileri Anabilim Dalı Danışman:

Detaylı

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ HAZIRLAYAN YALÇIN YILMAZ ZİRAAT MÜHENDİSİ UZMAN TARIM DANIŞMANI Ülkemizde buğday yaklaşık 9.5 milyon hektar alanda ekilmekte, üretimde yıldan yıla değişmekle birlikte 20 milyon ton

Detaylı

BAKLİYAT DOSYASI. 4 TÜRKİYE ABD 240 Kaynak: FAO

BAKLİYAT DOSYASI. 4 TÜRKİYE ABD 240 Kaynak: FAO BAKLİYAT DOSYASI Dünya üzerinde tarımı çok eski yıllardan beri yapılmakta olan yemeklik dane baklagillerin diğer bir deyişle bakliyat ürünlerinin insan beslenmesinde bitkisel kaynaklı protein gereksiniminin

Detaylı

RHIZOBIUM AŞILAMASI VE AZOT UYGULAMASININ NOHUTUN VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERĐNE ETKĐSĐ

RHIZOBIUM AŞILAMASI VE AZOT UYGULAMASININ NOHUTUN VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERĐNE ETKĐSĐ ANADOLU, J. of AARI 11 (1) 2001, 14-22 MARA RHIZOBIUM AŞILAMASI VE AZOT UYGULAMASININ NOHUTUN VERĐM VE VERĐMLE ĐLGĐLĐ KARAKTERLERĐNE ETKĐSĐ Ufuk KARADAVUT Mustafa Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi,

Detaylı

NİSAN 2017 ÜLKESEL BUĞDAY GELİŞİM RAPORU

NİSAN 2017 ÜLKESEL BUĞDAY GELİŞİM RAPORU Türkiye Geneli Bitki Gelişimi Türkiye de 2016-2017 Ekim sezonunda buğday ekim alanlarının geçen yılki rakamı koruyacağı hatta çok azda olsa özellikle İç Anadolu Bölgesinde artış olacağı tahmin edilmektedir.

Detaylı

Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin Farklı Çevrelerde Antraknoz (Ascochyta rabiei) a Dayanımları ve Tane Verimleri Üzerine Bir Araştırma*

Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin Farklı Çevrelerde Antraknoz (Ascochyta rabiei) a Dayanımları ve Tane Verimleri Üzerine Bir Araştırma* GOÜ. Ziraat Fakültesi Dergisi, 2007, 24 (2), 87-97 Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin Farklı Çevrelerde Antraknoz (Ascochyta rabiei) a Dayanımları ve Tane Verimleri Üzerine Bir Araştırma* Oral

Detaylı

Farklı Ekim Zamanı ve Potasyum Uygulamasının Aspirde (Carthamus tinctorius L.) Tohum Verimi ve Bitkisel Özelliklere Etkisi

Farklı Ekim Zamanı ve Potasyum Uygulamasının Aspirde (Carthamus tinctorius L.) Tohum Verimi ve Bitkisel Özelliklere Etkisi Farklı Ekim Zamanı ve Potasyum Uygulamasının Aspirde (Carthamus tinctorius L.) Tohum Verimi ve Bitkisel Özelliklere Etkisi Fatih Kıllı 1 Ayşe H. Küçükler 2 ÖZET Ekim zamanı ve potasyum gübrelemesinin aspirde

Detaylı

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22 S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22 KONYA YÖRESİNDE FARKLI EKİM ZAMANLARINDA YETİŞTİRİLEN BAZI HAVUÇLARDA KALİTE Tahsin SARI 1 Mustafa PAKSOY 2 1 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü,

Detaylı

Effect of Different Sowing Dates on Seed Yields and Yield Components of Phacelia (Phacelia Tanacetifolia Benthmam ) in Autumn Sowing Period

Effect of Different Sowing Dates on Seed Yields and Yield Components of Phacelia (Phacelia Tanacetifolia Benthmam ) in Autumn Sowing Period YYÜ TAR BİL DERG (YYU J AGR SCI) 2016, 26(3): 366-371 Geliş Tarihi (Received): 06.04.2016 Kabul Tarihi (Accepted): 27.05.2016 Araştırma Makalesi/Research Article (Original Paper) Arı Otu Bitkisinin Sonbahar

Detaylı

Konya İlinde Fasulye Tarımında Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Önerileri. The Problems and Suggestions to Dry Bean Farming in Konya Region

Konya İlinde Fasulye Tarımında Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Önerileri. The Problems and Suggestions to Dry Bean Farming in Konya Region Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 5 (1): 143-148, 2012 ISSN: 1308-3945, E-ISSN: 1308-027X, www.nobel.gen.tr Konya İlinde Fasulye Tarımında Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Önerileri Mustafa ÖNDER 1* Mehmet

Detaylı

ÇUKUROVA BÖLGESİNDE ANA ÜRÜN KOŞULLARINDA BAZI SOYA ÇEŞİT VE HATLARININ VERİM VE TARIMSAL ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ *

ÇUKUROVA BÖLGESİNDE ANA ÜRÜN KOŞULLARINDA BAZI SOYA ÇEŞİT VE HATLARININ VERİM VE TARIMSAL ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ * ÇUKUROVA BÖLGESİNDE ANA ÜRÜN KOŞULLARINDA BAZI SOYA ÇEŞİT VE HATLARININ VERİM VE TARIMSAL ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ * Determınation of Yıeld and Important Plant Characteristics of Some Soybean Varieties

Detaylı

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM

Detaylı

Kışlık Nohutta Tane Verimi, Biyolojik Verim ve Tane İriliği İçin Genotipik Değişkenlik ve Adaptasyon

Kışlık Nohutta Tane Verimi, Biyolojik Verim ve Tane İriliği İçin Genotipik Değişkenlik ve Adaptasyon Ege Üniv. Ziraat Fak., Derg., 2002, 39 (1):25-32 ISSN 1018-8851 Kışlık Nohutta Tane Verimi, Biyolojik Verim ve Tane İriliği İçin Genotipik Değişkenlik ve Adaptasyon Metin ALTINBAŞ 1 Summary Genotypic Variability

Detaylı

Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 5 (2): , 2012 ISSN: , E-ISSN: X,

Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 5 (2): , 2012 ISSN: , E-ISSN: X, Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 5 (2): 126-130, 2012 ISSN: 1308-3945, E-ISSN: 1308-027X, www.nobel.gen.tr Kızıltepe Ekolojik Koşullarında Bazı Macar Fiğ (Vicia Pannonica CRANTZ.) Genotiplerinin Ot Verimi,

Detaylı

Yozgat Koşullarında Yetiştirilen Yeşil Mercimek Genotiplerinin Verimine Ekim Sıklığının Etkisi

Yozgat Koşullarında Yetiştirilen Yeşil Mercimek Genotiplerinin Verimine Ekim Sıklığının Etkisi Yozgat Koşullarında Yetiştirilen Yeşil Mercimek Genotiplerinin Verimine Ekim Sıklığının Etkisi Özge DOĞANAY ERBAŞ KÖSE 1 Hatice BOZOĞLU 2 Zeki MUT 1 1 Bozok Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri

Detaylı