T.C. SELÇUK ÜNĐVERSĐTESĐ FEN BĐLĐMLERĐ ENSTĐTÜSÜ
|
|
|
- Tolga Yağcı
- 8 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C. SELÇUK ÜNĐVERSĐTESĐ FEN BĐLĐMLERĐ ENSTĐTÜSÜ BAZI BĐTKĐSEL UÇUCU YAĞLARIN Ephestia kuehniella ya (LEPĐDOPTERA : PYRALIDAE) FÜMĐGANT ETKĐLERĐ ÜZERĐNDE ARAŞTIRMALAR YASĐN NAZIM ALPKENT YÜKSEK LĐSANS TEZĐ BĐTKĐ KORUMA ANA BĐLĐM DALI KONYA, 2009
2 ÖZET Yüksek Lisans Tezi BAZI BĐTKĐSEL UÇUCU YAĞLARIN Ephestia kuehniella ya (LEPĐDOPTERA : PYRALIDAE) FÜMĐGANT ETKĐLERĐ ÜZERĐNDE ARAŞTIRMALAR Yasin Nazım ALPKENT Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bitki Koruma Anabilim Dalı Danışman : Prof. Dr. Özdemir ALAOĞLU 2009, 63 sayfa Bu çalışmada, buhar distilasyon yöntemiyle lavanta (Lavandula angustifolia), nane (Mentha spicata), kişniş (Coriandrum sativum) ve adaçayı (Salvia officinalis) ndan elde edilen uçucu yağların değirmen güvesi Ephestia kuehniella nın günlük larvalarına ve 0 24 saatlik yumurtalarına karşı iki farklı sıcaklıktaki ( 27±2 C ve 22±2 C ) fümigant etkileri araştırılmıştır. Bütün testler üç tekerrürlü olarak yürütülmüş, her birinde 20 şer larva veya yumurta bulunan tekerrürlere 24, 48 ve 72 saat süreyle uçucu yağ buharları uygulanmıştır. Ölüm oranlarının probit transformasyonu yapılarak LC50 ve LC99 değerleri hesaplanmıştır. Uçucu yağların E. kuehniella ya karşı fümigant toksisitenin; ortam sıcaklığına, zararlının gelişme dönemine, uçucu yağın uygulama dozu ve süresine bağlı olarak değiştiği tespit edilmiştir. LC50 değerlerine bakıldığında, biyolojik dönemlerin uçucu yağlara karşı duyarlılıkları farklı bulunmuş; lavanta yağında yumurtalar larvalara göre daha duyarlı iken, nane uçucu yağında aynı, kişniş ve adaçayında ise larvaların yumurtalara göre daha duyarlı oldukları tespit edilmiştir. Larvalara karşı yapılan testlerde, 22±2 C ve 27±2 C koşullarında 72 saatlik uygulama sonunda; lavanta uçucu yağında sırasıyla 175 µl/l ve 300 µl/l hava dozuyla % 96 ölüm oranı elde edilmiş, sıcaklık artışı etkinliği azaltmıştır. Aynı koşullarda, nane uçucu yağının etkinliği 250 µl/l hava dozunda % 90 dolayında iken kişniş ve adaçayında sırasıyla 22±2 C 75 µl/l hava için % 90 civarında, 27±2 C de 100 µl/l dozda ise %100 olmuş, 5 C lik sıcaklık artışının bu üç uçucu yağın larvalara toksisitesi üzerine belirgin bir etkisi olmamıştır. i
3 Yumurtalar için yapılan testlerde 22±2 C ve 27±2 C koşullarında 72 saatlik uygulama sonunda; lavanta uçucu yağında sırasıyla 100 µl/l ve 225 µl/l hava dozuyla % 95 in üzerinde ölüm oranları elde edilmiş, sıcaklık artışı etkinliği azaltmıştır. Aynı koşullarda, nane uçucu yağının etkinliği 250 µl/l hava dozunda sırasıyla % 85 ve % 100 iken kişnişte 125 µl/l hava dozunda (her iki sıcaklıkta da) % 98 olmuştur. Adaçayı uçucu yağının etkinliği sıcaklık artışından olumlu etkilenmiş ve bu değerler sırasıyla 150 µl/l hava dozda % 57 iken 75 µl/l hava dozda % 82 olmuştur. Anahtar Kelimeler: Ephestia kuehniella, uçucu yağ, fümigant etki, Lavandula angustifolia, Mentha spicata, Coriandrum sativum, Salvia officinalis ii
4 ABSTRACT MS Thesis INVESTIGATIONS ON FUMIGANT TOXICITY OF SOME PLANT ESSENTIAL OILS AGAINST TO EPHESTIA KUEHNIELLA (LEPIDOPTERA:PYRALIDAE). Yasin Nazım ALPKENT Selçuk University Graduate School of Natural and Applied Science Department of Plant Protection Advisor: Prof. Dr. Özdemir ALAOĞLU 2009, 63 Page The fumigant activity of essential oil vapours distilled from lavender (Lavandula angustifolia), mint (Mentha spicata), coriander (Coriandrum sativum) and sage (Salvia officinalis) were tested against eggs (0-24 hours-old) and larvae (20-25 days-old) of mediterranean flour moth, Ephestia kuehniella under 22+2 C and C conditions.the essential oils were tested to the pest with three replicates that each contain 20 eggs or larvae. Exposure times were 24, 48 and 72 hours. Fumigant toxicity was changed according to temperature, oils, biological stage of the pest, dose and exposure time. It was found that the sensitivities of the larvae and the eggs to the essential oils were different at the base of LC50. While the eggs were more sensitive than the larvae against to the lavender oil, but it was same in mint oil and it was more resistant to the coriander and sage oils. At the end of the tests against to the larvae and the eggs for 72 hours exposure time; the lavender and mint oil showed lower toxicity (over 90% mortality with 175 µl/l µl/l air) ) than the other two oils. At 27±2 C lavender essential oil toxicity apperently decreased for the eggs and the larvae, but the toxicities of the mint and coriander oils were not evidently affected from the temperature change. Sage oil toxicity was higher to the eggs at the C iii
5 than that of the lower temperature. The coriander and sage oils caused % mortality of the larvae at the dose of µl/l air for 72 hours. The lavender oil caused over 95% mortality for the eggs at doses of 100 and 225 µl/l air at the 22±2 C ve 27±2 C in 72 hours respectively. The effectiveness of the mint essential oil was 85% and 100 % to the eggs at a dose of 250 µl/l air in 72 hours. While mortality rate of the eggs was 98% at the dose of 125 µl/l of coriander oil, it was 57% and 82% at doses of 150 µl/l and 75 µl/l air of the sage oil at 22±2 C ve 27±2 C respectively. Key Words: Ephestia kuehniella, essential oils, fümigant effect, Lavandula angustifolia, Mentha spicata, Coriandrum sativum, Salvia officinalis iv
6 ÖNSÖZ Bu çalışmada bitkisel kökenli uçucu yağların, depolanmış tahıl ürünlerinin önemli bir zararlısı olan Ephestia kuehniella Zeller nın yumurta ve larva dönemlerine karşı farklı 2 sıcaklığın fümigant etkisi araştırılmıştır. Bu tezin proje safhasından sonuçlanmasına kadarki bütün süreçlerde beni yönlendiren, maddi ve manevi her türlü desteğini gördüğüm Değerli Danışman Hocam Sayın Prof. Dr. Özdemir ALAOĞLU na sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Yüksek lisans programı süresince yardımlarını esirgemeyen, çalışmalarım her aşamasında fikirlerinden yararlandığım ve her türlü özveriyi gördüğüm Değerli Dr. Hüseyin ÇETĐN e sonsuz şükranlarımı sunarım. Bu zaman sürecinde düşüncelerimi genişleten fikir dostu Değerli Serkan YEŞĐL, Orhan MÜLAYĐM, Ekrem ÖĞÜR, Ali DOĞANÖMÜR e, Ayrıca çalışmalarımın her safhasında yardımlarını ve manevi desteğini aldığım çok Değerli arkadaşım Profesyonel Turist Rehberi Sayın Recep SEZGĐN e teşekkürlerimi sunuyorum. Gösterdikleri anlayış ve tez yazım aşamasında bana yardımcı olan Değerli Adem YURDUNKULU ve Rukiye DÜZGÜNER e tekrar teşekkürlerimi sunar, hepsine ayrı ayrı Bilim yolunda başarılar dilerim. Gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Meryem UYSAL, Prof. Dr. Celal TUNCER ve Prof. Dr. Ahmet GÜNCAN a teşekkürü bir borç bilirim. Yaşamım boyunca bana manevi destek olan, gittiğim her yolda yardımını esirgemeyen, hoş görüsüne sığındığım, ışık kaynağım olan sevgili babacığım Sn. Muhittin ALPKENT ve ağabeyciğim Sn. Hakan ALPKENT e sonsuz saygı ve teşekkürlerimi sunarım. Yasin Nazım ALPKENT v
7 ĐÇĐNDEKĐLER Sayfa No ÖZET.. i ABSTRACT... iii ÖNSÖZ..... iv ÇĐZELGELER DĐZĐNĐ... vi ŞEKĐLLER DĐZĐNĐ.. vii 1. GĐRĐŞ 1 2. KAYNAK ARAŞTIRMASI Uçucu Yağları Elde Edilen Bitkilerle Đlgili Kaynak Araştırması Mentha spicata L. (Kıvırcık nane) Lavandula angustifolia Mill ( tıbbi lavanta ) Coriandrum sativum L. ( Kişniş ) Salvia officinalis L. ( Adaçayı ) Uçucu Yağ Denemeleri Đle Đlgili Kaynak Araştırması MATERYAL VE METOT Materyal Bitki metaryali Ephestia kuehniella Zell. (Lepidoptera: Pyralidae) Un güvesi Metot Ephestia kuehniella Zell. nın yetiştirilmesi Bitkilerin toplanması, kurutulması ve muhafazası Uçucu yağların elde edilmesi Uçucu yağların fümigant etkilerinin saptanması Testlerden elde edilen verilerin değerlendirilmesi ARAŞTIRMA SONUÇLARI Bitkisel uçucu yağların 27±2 C de Ephestia kehniella ya fümigant etkileri E. kuehniella larvalarına fümigant etkileri Bitkisel uçucu yağların 27±2 C de ki E. kuehniella yumurtalarına fümigant etkisi Bitkisel uçucu yağların 22±2 C de ki E. kuehniella larvalarına fümigant etkisi Bitkisel uçucu yağların 22±2 C de ki E. kuehniella yumurtalarına fümigant etkisi TARTIŞMA SONUÇ VE ÖNERĐLER KAYNAKLAR EKLER.. 53 ÖZGEÇMĐŞ vi
8 ÇĐZELGELER DĐZĐNĐ Sayfa No Çizelge 3.1. Uçucu yağ elde edilen bitkiler Çizelge 4.1. Lavanta ve nane uçucu yağlarının 27±2 C de E. kuehniella Larvalarına fumigant etkisi. 24 Çizelge 4.2. Kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının 27±2 C de E. kuehniella larvalarına fumigant etkisi Çizelge 4.3. Lavanta ve nane uçucu yağlarının 27±2 C de E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi Çizelge 4.4. Kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının 27±2 C de E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi 28 Çizelge 4.5. Lavanta ve nane uçucu yağlarının 22±2 C de E. kuehniella Larvalarına fumigant etkisi 30 Çizelge 4.6. Kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının 22±2 C de E. kuehniella larvalarına fumigant etkisi Çizelge 4.7. Lavanta ve nane uçucu yağlarının 22±2 C de E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi Çizelge 4.8. Kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının 22±2 C de E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi 34 vii
9 ŞEKĐLLER DĐZĐNĐ Sayfa No Şekil 3.1. Mentha spicata L. ( Nane ) Şekil 3.2. Lavandula angustifolia Mill. ( Lavanta ).. 16 Şekil 3.3. Coriandrum sativum L. ( Kişniş ). 16 Şekil 3.4. Salvia officinalis L. ( Adaçayı ) Şekil 3.5. Ephestia kuehniella Zeller nın yumurta, larva, ergin bireyleri 17 Şekil 3.6. Đklim odası(nem, sıcaklık, ışık, üretim kapları) Şekil 3.7. Larvalara karşı fümigant etki denemesinde kullanılan plastik tüpler Şekil3.8. Yumurtalara karşı fümigant etki denemesinde kullanılan yumurta pleytleri ve test düzeneği viii
10 1-GĐRĐŞ Depolanmış tahıl, tahıl ürünleri ( un ve unlu mamuller, irmik vb.) gibi tarım ürünlerinde beslenen böcek ve akarlar, ürünlerde miktar ve kalite kayıplarına, dolayısıyla önemli ekonomik zararlara neden olmaktadır. Tarlalardan veya bir başka depodan gelen zararlılarla bulaşık ürünlerin depoya konulması ile buralara giren zararlıların istedikleri ortam koşullarını (sıcaklık, nem) bulmaları sonucu populasyon artışına bağlı olarak kayıplar ortaya çıkmaktadır. Gıda maddelerinin üretimi kadar hasat sonrası kayıpların önlenmesi de büyük öneme sahiptir. Günümüzde depolama sektörü, gıda maddelerinin muhafazası ve dağıtımında hem beslenme hem de ekonomik açıdan büyük önem taşımaktadır. 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra yaşanan hızlı sanayileşme ve nüfuz artışı açlık problemini de beraberinde getirmiştir. Bu problemlerin giderilmesine yönelik politikalar geliştirilmiş ve yoğun girdi kullanarak birim alandan yüksek verim almaya yönelik hedefler belirlenmiştir. Ancak entansif tarımın yapılması sırasında aşırı gübre ve ilaç kullanılması zararlıların ilaçlara karşı direnç kazanmalarına yol açmıştır. Gıda üretiminde kalite unsuru, sağlıklı gıda ve bunun yanında organik tarım giderek daha ön plana çıkmaktadır. Bilindiği gibi depolarda zararlılara karşı en çok kimyasal mücadele yöntemi kullanılmaktadır. Kimyasalların depo koşullarında kullanılması ile; pestisit kalıntısı, zararlılarda direnç gelişimi ve uygulayıcılarda zehirlenme olayları gibi olumsuzluklar ortaya çıkmaktadır. Gıda maddelerinin fümigasyonunda çok kullanılan metil bromid in ozon tabakasına zarar vermesinden dolayı, dünyada kullanımının kısıtlanması ve tamamen yasaklanması konusunda uluslar arası yasal düzenlemeler getirilmiştir. Depo ortamında zararlı populasyonunu baskılamak ve düşürmek için alternatif bir çok yöntemler üzerinde çalışılmaktadır. Açık tarım alanlarındaki zararlılarla beraber özellikle depolanmış ürünlerdeki zararlılara karşı son birkaç onyıldan beri pestisitlere alternatif olarak bitkisel uçucu yağlar üzerinde çalışmalar 1
11 yapılmaktadır. Günümüzde bitki ekstraktlarının tarımsal üretimde kayıplara neden olan hastalık ve zararlıların kontrolünde kullanımı ile ilgili araştırmalar artarak devam etmektedir (Karakoç, 2006). Halihazırda 2000 den fazla bitki türünün böcek ve akarlara toksik özelliğe sahip olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalar uçucu yağların depolanmış ürünlerde zararlılara karşı fümigant olarak kullanılma potansiyeline sahip olduklarını göstermektedir. Bitkisel bileşikler içinde en çok uçucu yağlar, depo zararlılarına karşı test edilmiştir. Yürütülen yeni araştırmalar, uçucu yağların ve bunların bileşenlerinin kullanılan mevcut fümigantlara alternatif bileşikler olarak potansiyel kullanıma sahip olabileceklerini göstermiştir (Gözek, 2007). Yüksek uçuculuk özelliklerinden dolayı özellikle monoterpenoid bileşikler potansiyel zararlı mücadele ajanı olarak düşünülmüştür (Karcı, 2006). Dünya uçucu yağ pazarı senelik olarak yaklaşık 7 milyar dolardır ve bu miktar gelen talep doğrultusunda her geçen gün artmaktadır. Türkiye nin yıllık uçucu yağ ihracatı 7,5 milyon dolar, ithalatı ise 4 milyon dolar civarındadır. Đhracatımızın büyük bir kısmını gülyağı, ithalatımızı da portakal ve nane yağı oluşturmaktadır (Atılgan ve ark., 2007). Depolanmış ürün zararlıları arasında Ephestia kuehniella Zeller özellikle un fabrikaları, un ve tahıl depolarında çok yaygın olan ve büyük ekonomik kayıplara neden olan bir türdür. Güneydoğu Anadolu Bölgesi ndeki un fabrika ve değirmenlerinin % 48.8 inde E. kuehniella nın zararına rastlandığı, Bursa Đli un fabrikaları ve değirmenlerinde un güvesinin en yaygın türler arasında olduğu bildirilmektedir (Coşkuncu, 2004). E. kuehniella üzerinde uçucu yağ veya bileşenlerin etkileri konusunda yapılmış bazı uluslar arası ve ulusal çalışmalar bulunmaktadır. Ancak, bu önemli tür üzerinde fazla çalışılmamış olan kimi bitkisel uçucu yağların bulunduğu dikkate alınarak belirlenmiş 4 bitkiye ait uçucu yağların Ephestia kuehniella Zeller nın larva ve yumurtalarına karşı farklı dozlarının farklı iki sıcaklıkta ve üç farklı sürede fümigant toksisitelerinin tespiti amaçlanmıştır. Un ve unlu mamüllerin depolandığı veya üretildiği tesislerde fazla sorun olan bu zararlıya karşı çevre dostu, fakat aynı 2
12 zamanda kimyasallara alternatif olabilecek etkin ilaçların geliştirilmesi çalışmalarında bu araştırmanın önemli veriler sağlayabilecektir. 2- KAYNAK ARAŞTIRMASI 2.1. Uçucu Yağları Elde Edilen Bitkilerle Đlgili Kaynak Araştırması Mentha spicata L. (Kıvırcık nane) Lamiaceae familyasına bağlı olup ana vatanı Mısır dır (Anonymous, 2008a). Çok yıllık, cm boyunda, kökleri toprağa iyi tutunmuş ve yaygındır. Toprağı örten ve çim gibi kaplayan bir yapısı bulunmaktadır (Er ve Yıldız, 2003; Ellialtıoğlu ve ark., 2007). Türkiye de Batı Anadolu, geçit bölgeleri, Kuzey ve Kuzeydoğu Anadolu da çok iyi yetişmektedir. Çoğunlukla Avrupa ve Asya kıtasında yayılma göstermektedir (Er ve Yıldız, 2003). Ülkemizde 7 türe ait 12 takson yayılış göstermektedir. Bu türlerden bazıları, Mentha pulegium, M. arvensis, M. aguatica, M. piperita, M. longifolia, M. suaveolens, M. spicata'dır (Öztürk ve ark., 1991). Dünya da en çok ticareti yapılan başlıca yağlar; portakal, nane, okaliptüs, gül, sitronel ve limon yağıdır (Atılgan ve ark., 2007). Türkiye nin 2006 yılı uçucu yağ ithalatı yaklaşık 10 milyon dolar olup ithal edilen yağların en başında nane yağı gelmektedir (Bektaşoğlu, 2007). M. spicata % 50 çiçeklenme döneminde biçim yapıldığında uçucu yağ oranı % 3.0 kadar olup yağın başlıca bileşenleri; % 70 carvon, % 30 menthol, % 3 limonen, % 2 mirsen, % 2 8-cineol, % 2 carvil asetat, diğer bileşenleri ise; % 1 dihidro carvil asetat, % 1 dihidro carveol, % 1 oktan-3-ol, % 0,4 cis-jasmon dur (Özgüven ve Kırıcı, 1998; Bayrak, 2006) Lavandula angustifolia Mill ( tıbbi lavanta ) 3
13 Labiatae familyasından çok yıllık, yarı çalımsı görünümlü Akdeniz bitkisi olup, cm derinlere inebilen güçlü bir kazık köke sahiptir. Lavantanın keskin bir kokusu bulunmaktadır (Anonymous, 2008b). Akdenize kıyısı olan ülkelerde Fransa, Đtalya, Yugoslavya da yetişmektedir (Sezik ve ark., 2006). Bu tür Orta Avrupa da m yüksekliklerde yetişir (Kalafatçılar, 2006). Lavanta uçucu yağının kalitesi özellikle yağdaki linalil asetat ve linalool oranına göre değerlendirilir ( Sezik ve ark., 2006).Türkiye nin uçucu yağ ithalatında lavanta yağı 2005 verilerine göre 221 bin $ tutmuştur (Bektaşoğlu, 2007). Uçucu yağında; α, β- pinen, fenchen, sabinen, carven, 1,8-cineol, linalool, camfor, isoborneol, 4-methyl-1-(methylethyl)-3-cyclohexen-1-ol, terpineol gibi bileşikler bulunur (Yusufoğlu ve ark., 2003) Coriandrum sativum L. ( Kişniş ) Umbelliferae familyasından olan kişniş in (Coriandrum sativum L.) anavatanı Anadolu ve Kafkasya olup Asya ve Avrupa da doğal olarak bulunmaktadır (Kan ve Đpek, 2002). Ülkemizde aşotu, kuzbere gibi isimlerle de bilinen bir baharat bitkisidir (Kaya ve Yılmaz, 1999). Kişniş cm yüksekliğinde kendine özgü kokulu tek yıllık otsu bir bitkidir (Karaca ve Kevseroğlu, 2001). Kökleri ince olup fazla derine gitmez. Türkiye florasında 2 tür ve 2 varyete ile temsil edilmektedir. Coriandrum sativum var. vulgare büyük daneli, Coriandrum sativum var. microcarpum küçük daneli kişniş olarak bilinmektedir. Kişnişin tarımı Mardin, Gaziantep, Burdur, Erzurum, Denizli, Isparta gibi illerde yapılmaktadır (Kan, 2007). Tohumlarda uçucu yağ oranı 0,3-1.5% arasındadır (Arslan ve ark., 1997). Kişniş meyvesinin uçucu yağı alkol, ester, aldehit, hidrokarbon, eter, fenol ve ketonlardan oluşmaktadır ( Doğan ve Akgün, 1986). 4
14 Kişniş uçucu yağında 20 den fazla bileşen bulanmaktadır (Kızıl ve Đpek, 2003). Bileşik olarak en fazla linalool ( %) bulunmaktadır. Kişniş uçucu yağında bulunan diğer karakteristik maddeler gamma-terpinen ( %), alfapinen (0 10.9%), p-cymen( %), geranil asetat ( %), camfor ( %), geraniol ( %), myristic asit ( %), limonen ( %), carvon ( %), camfen (0 1.3%), alfa-humulen (0 1.3%), mirsen (1.2%) ve linalil asetat (0 1.1) dır (Arak ve ark. 2007) Salvia officinalis L. ( Adaçayı ) Makedonya nın deniz seviyesinden 800 metreye kadar olan bölgeleri bitkinin asıl gen merkezi olarak gösterilmekte (Yenikalaycı ve Özgüven, 2001), Fransa, Almanya, ABD ve diğer bir kısım ülkelerde üretimi yapılmaktadır (Đlisulu, 1992). Türkiye florası nda Lamiaceae familyası, 45 cins, 565 tür ve toplam 735 takson ile temsil edilmektedir. Salvia officinalis ülkemizde Dağ çayı, Yayla çayı olarak da adlandırılmaktadır (Yılmaz ve Güvenç, 2007). Tıbbi adaçayı cm yükseklikte morumsu mavi çiçekli, çok yıllık ve çalımsı bir bitkidir(yenikalaycı ve Özgüven, 2001). Dalları dört köşeli, yaprakları karşılıklı saplıdır (Ceylan, 1976). Yaprakların bileşiminde tanen, acı madde ve %1-2.5 oranında uçucu yağ bulunmaktadır (Yenikalaycı ve Özgüven, 2001). Tıbbi adaçayının saplarındaki uçucu yağ oranı % arasında değişmektedir (Karaaslan ve Özgüven, 1999). Tüketim alanı oldukça geniş ve ihraç şansı da yüksek olan bu bitkinin Türkiye de tarımı yapılmamaktadır (Đpek, 2007). Salvia cinsi bitkilerde en yaygın olarak bulunan fenolik bileşikler genel olarak fenolik asitler, fenolik diterpenler ve flavonoidlerdir (Başkan ve ark., 2007). Adaçayı için gıda kodekslerinde uçucu yağ oranının en az %1.5 olması istenmektedir. Tıbbi olarak kabul edilen yağda α,β -tujon, 1,8 cineol, camfor, borneol, bornilasetat bulunmaktadır (Ekren ve ark., 2007). 5
15 Adaçayında yapılan bir çalışmada, yazın yapılan hasatlarda taze herbadaki uçucu yağ oranının, baharda yapılan hasatlardakine göre daha yüksek olduğu saptanmıştır (Kocabaş ve ark., 2007) Uçucu Yağ Denemeleri Đle Đlgili Kaynak Araştırması Shaaya ve ark. (1991), çeşitli baharat ve yabani bitkilerden ekstrakte ettikleri 28 uçucu yağ ve onların bazı ana bileşenlerinin fümigant toksisitesini ambar zararlılarından Rhizopertha dominica F., Oryzaephilus surinamensis L., Tribolium castaneum Herbst. ve Sitophilus oryzae L. nin erginlerine karşı test etmişler ve bunları etki bakımından; 1)- Terpinen-4-ol ve 1,8 cineole bileşenleri; 3-loblu adaçayı, adaçayı, defne, biberiye ve lavanta uçucu yağları R. dominica ya karşı en etkin; 2) Linalool, α-terpineol ve carvacrol bileşenleri; kekik, fesleğen, mercanköşk otu ve karabaş kekik uçucu yağları O. surinamensis e en etkin; 3) 1,8 cineole bileşeni; anason ve nane uçucu yağları T. castaneum a karşı en etkin bulmuşlardır. Shaaya ve ark. (1993), birbirinden farklı uçucu yağlar ve bunların bileşenlerinin fumigant etkisini, depo zararlısı böceklerin (Tribolium confusum, Rhizopertha dominica ve Ephestia cautella) yumurta ve erginlerine karşı ve funguslara karşı gözlemlemişlerdir. En etkili bileşiği olan SEM-76 nın 1.5 µl/1 konsantrasyonda tüm erginlere karşı 24 saat muamelesinden sonra %100 ölüm oranı elde edilmiştir. Mercanköşk yağı daha yüksek konsantrasyonlarda böcek yumurtalarını etkili bir şekilde öldürmüştür. Bu uçucu yağların tümü içinde sadece iki uçucu yağ kekik ve mercanköşkün fungisidal aktivitesi gözlemlenmiş ve bunların bileşenleri olan thymol ve carvacrol etkin bulunmuştur. Etkin yağların hassasiyetleri arasındaki farklılıklar değişik böcek türleri ve dönemleri arasında ortaya çıkmıştır. Regnault-Roger ve Hamraoui (1995), Acanthoscelides obtectus erginlerine karşı p-cymene, α-pinene, camphor, linalool, terpineol, cuminaldehyde, cinnamaldehyde, anethole, carvacrol, thymol, estragole ve eugenol olmak üzere bazı monoterpenoidlerin fumigant toksisitesini tespit etmek amacıyla 24 ve 48 saat uygulama süreleri için LC50 konsantrasyonlarını saptamışlar ve erginlere en fazla 6
16 toksisite gösteren bileşiğin linalool ve en düşük toksisite gösterenin ise estragole olduğunu bildirmişlerdir. Saraç ve Tunç (1995), Pimpinella anisum L. (Anason), Eucalyptus camaldulensis Dehn. (Okaliptus), Thymbra spicata L.var. spicata (Karabaş kekik) ve Satureja thymbra L.(Kekik) gibi 4 bitki türünün uçucu yağlarını fümigant olarak üç böcek türünde saat arasında değişen periyotlarda ve mµl/l hava dozlarında uygulayarak yüksek toksisite elde etmişlerdir. P. anisum un uçucu yağı diğer yağlardan daha kısa bir sürede ( Sitophilus oryzae için saat, Ephestia kuehniella da saat ) Tribolium confusum ve S. oryzae erginlerine, E. kuehniella nın üçüncü dönem larvasında %95 oranında ölüme sebep olmuştur. E. camaldulensis in uçucu yağı ise bütün böcek türleri içinde yüksek bir ölüm oranına sebep olmuştur. T. confusum da 168 saat içerisinde sebep olduğu ölüm oranı %86 dır. T. spicata var. spicata ve S. thymbra uçucu yağları sadece S. oryzae ve E. kuehniella ya yüksek toksisite göstermiştir. Perez ve Pascual-Villalobos (1999), Chrysanthemum coronarium L. (Krizantem) dan elde edilen uçucu yağı kontak etkisi denemiştir. Bu yağın insektisit etkisi Bemisia tabaci (Genn.) ve depo ürün zararlılarından Tribolium castaneum (Herbst), Acanthoscelides obtectus (Say) ve Ephestia kuehniella (Zell.) da kullanılarak in vitro bioassays yöntemleri ile test edilmiştir. Bu damla uygulaması ile yüksek bir ölüm oranı elde edilmiştir. 24 saatte LC50 değeri için T. castaneum da larva başına µl dir. Kontakt uygulamasını takiben etkisi hızlı ve yıkıcı olarak tespit edilmiştir. A. obtectus erginleri ve E. kuehniella larvalarında daha hızlı etki görülmüş, T. castaneum erginlerinin uçucu yağlara karşı çok daha hassas oldukları ortaya konmuştur. Uçucu yağ uygulamasının beyazsinekler için repellent ve fümigant toksisitesi sürekli olmamakla birlikte kısa bir süre içinde gözlemlenmiştir. Papachristos ve Stamopoulos (2000), 13 tane bitkinin uçucu yağlarını (kereviz, portakal, okaliptus, katran ardıcı, Akdeniz defnesi, melez lavanta, nane, yeşil nane, fesleğen, kekik, menengiç, biberiye, doğu mazısı) Acanthoscelides obtectus Say. a karşı fümigant etkisini test etmişlerdir. Bu çalışmada Choice ve no- Choice testleri ile bu uçucu yağların böceklerde repellent etkileri, doğurganlığın azalması, yumurtadan çıkma oranlarında düşme, yumurtadan yeni çıkmış 1. dönem 7
17 larvaların ölüm oranlarında artış ve döllerin ortaya çıkmasındaki kötü etkileri ortaya koymuşlardır. Üstelik bazı uçucu yağların A. obtectus a karşı güçlü toksik etkisinin olduğu ve erkeklerin dişilerden daha hassas olduğu ortaya çıkmıştır. Uçucu yağlarla yapılan testler arasında erkeklerde en fazla toksik etki Mentha microphylla ve Mentha viridis de görülürken dişiler arasında en fazla toksik etki Lavandula hybrida ve Rosmarinus officinalis de görülmüştür. Shukla ve ark. (2000), depo zararlılarının kontrolü, zararsız ve etkili doğal fümigantların geliştirilmesi için Rhizoperta dominica F., Trogoderma granarium E., Sitophilus oryzae L., Ephestia cautella (Walker) ve Corcyra cephalonica (St). a karşı kontakt ve fümigant uygulamaları araştırılmıştır. Eucalyptus pauciflora nın uçucu yağı en güçlü toksik ajan olarak bulunmuştur. Bu yağın %5 konsantrasyonu sadece kontakt etkili olarak kullanıldığında dk da depo zararlısı böcekleri öldürmektedir. Ancak fumigant olarak öldürme süresi R.dominica ve S.oryzae e karşı 7 saat T. granarium a karşı 5 saat ve Ephestia cautella ya karşı 6 saat olarak bulunmuştur. Bu yağın bileşenlerinin ısıya dayanıklı ve 36 ay bozulmayan bir yapıya sahip olduğu saptanmıştır. Uçucu yağda yapılan farmakolojik parametreler ve organoleptik testlerde hiçbir yan etki göstermemiştir. Bu bağlamda başarılı denemelerden sonra Eucalyptus pauciflora nın uçucu yağı güvenilir bulunmuş ve BĐOPAUCĐ preparatı adı altında piyasaya sürülmüştür. Tripathi ve ark. (2000), Mentha arvensis, M. citrata, M. piperita ve M. spicata gibi nane türlerinden elde edilen uçucu yağların ve bunların içinde bulunan menthone, menthol, linalool, linalyl acetate, menthofuran, limonene ve l-carvone bileşenlerinin T. castaneum ve Callosobruchus maculatus L. zararlılarına karşı fumigant etkilerini araştırmışlardır. Test edilen aromatik kimyasalların hepsinin C. maculatus a, T. castaneum dan daha etkili olduğunu ve sıvı menthol bileşiğinin en etkili fumigant olduğunu tespit etmişlerdir. M. arvensis ve M. piperita uçucu yağları ile menthone, linalyl acetate, menthofuran, l-carvone bileşenlerinin ise her iki zararlıya karşı fumigant etki gösterdiğini bildirmişlerdir. Tunç ve ark. (2000), anason (Pimpinella anisum L.), kimyon (Cuminum cyminum L.), okaliptus (Eucalyptus camaldulensis Dehn. ), kekik otu (Origanum syriacum var. Bevanii) ve biberiye (Rosmarinus officinalis L.) uçucu yağlarının 8
18 fümigant etkilerini depo zararlısı olan, Kırma biti Tribolium confusum ve un güvesi Ephestia kuehniella nın yumurtalarına karşı test etmişlerdir. Anason ve kimyon uçucu yağlarına yumurtaların maruz bırakılması % 100 ölümle sonuçlanmıştır. Kekik uçucu yağı, T. confusum ve E. kuehniella yumurtalarında sırasıyla % 77 ve % 89 gibi ölüm oranlarına yol açmıştır. En yüksek ölüm oranları sırasıyla % 45 ve % 65 ile okaliptus ve biberiye uçucu yağları ile sağlanmıştır. Anason 98,5 µl /l hava uçucu yağ konsantrasyonunda LT99 değerleri sırasıyla E. kuehniella ve T. confusum için 60.9 ve saat olarak hesaplanmıştır. Kekik otu uçucu yağının 98,5 µl /l hava dozu için LT99 değeri 127 saat olarak belirlenmiştir. Koschier ve ark. (2001), Lamiaceae familyasındaki bitki türlerinin uçucu yağları ve bunların değişik bileşenlerinin etkilerini belirlemek için Thrips tabaci nin ergin dişileri üzerinde % 0.01 ve % 1 arasında 3 konsantrasyonu denemişlerdir. Yaşayan erginlerin sayısı ve pırasa yaprak disklerindeki beslenme zararının yüzdesi 24 saat sonra belirlendi. Kekik, nane ve lavanta yağlarının değişik konsantrasyonlarında ve biberiye yağının %1 konsantrasyonunda T. tabaci nin beslenmesi önemli ölçüde engellenmiş, üstelik tripslerin beslenme zararı linalool ve eugenol ün üç farklı konsantrasyonda uygulanması sonucu azalmıştır. Yaprak disk yüzeyindeki canlı erginlerin sayısı terpinen-4-ol un %1 konsantrasyonda uygulanması ile önemli ölçüde azaldığı gözlenmiştir. Papachristos ve Stamopoulos (2002), A. obtectus un larva ve pupa dönemlerine karşı Lavandula hybrida Rev. (lavanta), Rosmarinus officinalis (biberiye) ve Eucaliptus globulus (okaliptus) uçucu yağlarının fumigant toksisitesini test etmişlerdir. Uygulama süresi ve ölüm ile sıcaklık ve ölüm arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır. Uçucu yağların hepsinin, böceğin dönemine ve uçucu yağlara bağlı olarak LC50 değerleri 0.6 ve 76µL/L arasında, test edilen tüm ergin öncesi dönemlere karşı toksik olduğunu ve larva dönemleri ilerledikçe, larvaların uçucu yağlara olan toleranslarının arttığını, fakat larvaların pupalardan daha hassas olduklarını tespit etmişlerdir. Traboulsi ve ark. (2002), aromatik bitkilerin yapraklarından ve çiçeklerinden çıkarılan uçucu yağ ekstraktlarının insektisidal aktiviteleri Culex pipiens in 4. dönem larvalarına karşı fumigant aktivitesi şeklinde denemişlerdir. En çok toksik olarak 9
19 mersin bitkisi (Myrtus communis L.) nin ekstraktları, bulundu. Akabinde kekik (Origanum syriacum L.), nane (Mentha microcorphylla Koch), sakız ağacı (Pistacia lentiscus L.) ve karabaş lavantası (Lavandula stoechas L.) LC 50 değerleri sırasıyla 16, 36, 39, 70 ve 89 mg litre-¹ olarak bulunmuştur. Her bir bitki türünün 20 nin üzerinde major bileşik belirlendi. 8 saf bileşik (1.8-cineole, menthone, linalool, terpineol, cavracrol, thymol, (1S)-(-)-pinene ve (1R)-(+)-pinene) larvalara karşı test edildi. Thymol, cavracrol, (1R)-(+)-pinene ve (1S)-(-)-pinene en fazla toksik (LC50=36-49 mg L-¹) iken menthone, 1.8 cineole, linalool ve terpineol daha az toksik (LC50= mg L-¹) bulunmuştur. Byung-Ho ve ark. (2003), Avustralya da bulunan Myrtaceae familyasının türlerinden elde edilen 42 uçucu yağdan 6 sı, tahıl zararlısı Sitophilus oryzae L., Tribolium castaneum (Herbst) ve Rhyzopertha dominica F. ya karşı fumigant toksisiteye sahip olduklarını gözlemlemişlerdir. Bunlar Eucalyptus nicholii, E. codonocarpa, E. blakelyi, Callistemon sieberi, Melaleuca fulgens ve M. armillaris den elde edilen uçucu yağlardır. S. oryzae erginlerine karşı seçilmiş uçucu yağların LC50 ve LC95 değerleri sırasıyla 19 30,6 µl/l hava ve µl/l havadır. Aynı zamanda bu yağların LC95 değerlerine bakıldığında hemen hepsinin de T. castaneum ve R. dominica ya karşı iki kat toksik oldukları ortaya çıkmıştır. Koschier ve Sedy (2003), Lamiaceae familyasındaki bitkilerden elde edilen pek çok uçucu yağ konsantrasyonlarının Thrips tabaci ye karşı repellent ve deterrent etkilerini denemişlerdir. Bioassay çalışmalarında biberiye uçucu yağının olfaktometre içinde %10 konsantrasyonda thrips dişilerine karşı uzaklaştırıcı etki yaptığı belirlenmiştir. Dual-choice testlerinde kekik ve nane yağının %0,1 ve %1 konsantrasyonu ile muamele edilmiş yaprak diskleri üzerine thrips dişilerinin yumurta bırakma aktivitesinin engellendiği ortaya çıkmıştır. %1 konsantrasyondaki lavanta yağı ve %0,1 konsantrasyondaki adaçayı uçucu yağı da yumurta bırakmayı etkilemiştir. No-choice testlerinde, kekik ve lavanta yağları %1 ve %0,1 konsantrasyonlarda uygulamadan sonra thripslerin yumurta bırakma oranları kontrol gruplarıyla karşılaştırıldığında %45 60 oranında azaldığı gözlenmiştir. Nane yağı sadece %1 konsantrasyonda yumurta bırakmayı engellemiştir. Thrips tabaci ye karşı repellent ve deterrent etki gösteren uçucu yağlar diğer kontrol yöntemlerle birlikte 10
20 kombine edildiğinde biyolojik mücadele ya da IPM stratejilerinde katkıyı artırabileceği kanısına varılmıştır. Aslan ve ark. (2004) tarafından yapılan bir araştırmada Sideritis trojana Bornm. (Sarıkız çayı) nın bileşenlerinden ent-kaurene diterpenoid ve 7- epicandicandiol ve 18-acetylsideroxol nın Ephestia kuehniella Zell. ya karşı toksisite gösterdiği tespit edilmiştir. Acanthoscelides obtectus ve Sitophilus granarius a karşı toksisite gösterdikler halde 7-epicandicandiol diacetate ın E. kuehniella ya karşı toksisite göstermiştir. P testi değerleri böceklere karşı dozun ve zamanın istatistiksel önemini göstermek için uygulanmıştır. A. obtectus için insektisidal aktivite dozun miktarı ile birlikte artmıştır. Ancak maruz bırakma süresi ile artmamıştır. E. kuehniella nın ölüm yüzdesi hem doz miktarı hem de zamanla artarken benzer sonuçlar S. granarius için gözlemlenmemiştir. 96 saat sonra bileşiğin toksisitesi böcekte etki yapmamıştır. Papachristos ve Stamopoulos (2004), A. obtectus un yumurta dönemine karşı L. hybrida (lavanta), R. officinalis (biberiye) ve E. globulus (okaliptus) bitkilerinden elde edilen uçucu yağların fumigant toksisitesini test etmişlerdir ve uçucu yağların, yumurta yaşına bağlı olarak, LC50 değerlerinin µl/l arasında test edilen yumurtalara toksik olduklarını bildirmişlerdir. Tüm durumlarda genç yumurtaların (3 günlükten az), yaşlı yumurtalara (3 günlükten fazla) göre uçucu yağlara karşı daha dayanıklı olduklarını tespit etmişlerdir Aslan ve ark. (2005), Micromeria fruticosa L., Nepata racemosa L., ve Origanum vulgare L. türlerinden elde edilen uçucu yağların Lasioderma serricorne (F.) (Coleoptera: Anobiidae) ve Sitophilus granarius (L.) (Coleoptera: Curculionidae) un ergin dönemlerine ve Ephestia kuehniella (Zell.) (Lepidoptera: Pyralidae) nın üçüncü dönem larvalarına karşı fumigant toksisitesini denemişlerdir. Bu denemeyi 1L lik cam kavanozlarda sırasıyla 0.5, 1, 1.5 ve 2 µl dozlarında uygulamışlardır. E. kuehniella larvalarında bütün bitki türlerinin uçucu yağları denenmiş ve hepsinde de tamamen ölüm 120 saat sonra 2 µl/l havada ulaşılmıştır. Ölüm oranının artışı uçucu yağların dozlarına ve uygulama sürelerinin artışına bağlıdır. Bütün bitki türlerinin uçucu yağları E. kuehniella ve S. granarius a karşı etkili bulunmasına rağmen O. vulgare nin uçucu yağı diğer bitkilerden daha etkin 11
21 bulunmuştur. Diğer taraftan N. racemosa nın yağı L. serricorne ye karşı daha etkin bulunmuştur. Bu üç bitkinin uçucu yağları E. kuehniella, L. serricorne ve S. granarius a karşı sahip oldukları etkinlikler ortaya konulmuştur. Erler (2005), Türkiye de yetişen aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağlarda bulunan 6 büyük monoterpenoid; carvacrol, 1.8-cineole, menthol, γ terpinene, terpinen- 4-ol ve thymol bileşiklerinin fumigant aktivitelerini kırma biti Tribolium confusum ergin ve yumurtalarına, un güvesi Ephestia kuehniella nın larva ve yumurtalarına karşı test etmişlerdir. Dozlar 5,8 184,8 mg/l hava aralığında ve saat maruz kalma periyodunda kullanılmıştır. 6 bileşenin hepsi fümigant olarak test edilen bütün böcek türlerine ve onların gelişim safhalarına karşı, değişen derecede etki göstermiştir. En güçlü aktif bileşen carvacrol dür. 184,8 mg/l gibi doz gerektiren E. kuehniella larvası hariç, 46,2 mg/l havada ve saat uygulama süresinde böceklerin bütün dönemlerine karşı % 90 nın üzerinde ölüm oranı elde edilmiştir. γ terpinene 46,2 184,8 mg/l gibi yüksek dozlar gerektirmesine rağmen aynı zamanda 26,4 57,5 saat sonra bütün böceklerde % 99 ölüm oranına yol açmıştır. Bu durumu 46,2 184,8 mg/l doz aralığında sadece bir böcek türünün bir dönemine karşı aynı ölüm oranlarını gösteren thymol ve terpinen- 4-ol takip etmektedir. 1,8 cineol ve menthol gibi bileşenler denenmiş, test edilen dozlarda ve uygulama periyotlarında % 99 dan düşük ölüm oranı göstermemiştir. En yüksek tolerans gösteren böcek gelişim dönemi E. kuehniella larvasıdır. % 99 ölüm oranına ulaşabilmesi için en az 184,8 mg/l hava dozunda monoterpenoid uygulamasına ihtiyaç duymaktadır. Yıldırım ve ark. (2005), Origanum acutidens Hand.-Mazz., Satureja hortensis L., Hypericum scabrum L., Thymus vulgaris L., Micromeria fruticosa L., Salvia limbata C.A.Mey, Salvia nemorosa L. ve Hyssopus officinalis L. i içeren sekiz farklı bitki türünden elde edilen uçucu yağları Sitophilus granarius (L.) un erginlerine Ephestia kuehniella (Zell.) larvalarına karşı fümigant etkilerini test etmişlerdir. O. acutidens, S. hortensis ve H. scabrum uçucu yağlarının birbirinden farklı olarak Sitophilus granarius (L.) erginleri ve Ephestia kuehniella larvalarına insektisit etkileri vardır. Test edilmiş uçucu yağların dozları ve uygulama süreleri arasında önemli farklılıklar vardır. S. granarius erginlerinde ve E. kuehniella larvalarında ölüm oranı temel uçucu yağların dozlarına ve uygulama sürelerine bağlı 12
22 olarak artar. Origanum acutidens, Satureja hortensis, Hypericum scabrum, Thymus vulgaris, Micromeria fruticosa, Salvia limbata, Salvia nemorosa ve Hyssopus officinalis temel uçucu yağlarının 10 µl dozu için Sitophilus granarius için yaklaşık ortalama ölüm oranları sırasıyla %74, 66, 73, 4, 12, 7, 10 ve %14, Ephestia kuehniella için ise %79, 62, 72, 24, 24, 6, 0 ve %14 olarak bulunmuştur. Bütün türlerin kontrol gruplarında ölüm gözlemlenmemiştir. Karcı (2006), yaptığı çalışmada 32 farklı bitkiden elde edilen uçucu yağların, T. confusum un gelişme dönemlerine karşı fumigant etkisini araştırmıştır. Test edilen uçucu yağlar, farklı uygulama sürelerinde ve dozlarında böceğin gelişme dönemlerine göre farklı fumigant toksisite göstermiştir. 100 µl/l sabit dozda, 72 saat maruz bırakma süresi sonunda, T. confusum yumurtalarına karşı kekik, yeşil nane, huş ağacı, rezene, anason, beyaz kekik, tarçın, soğan, sarımsak ve kişniş otu uçucu yağları % %100 arasında; larvalara karşı sarımsak ve soğan uçucu yağları % %83.3 arasında; pupalara karşı sirken, yeşil nane, limon, sarımsak, soğan ve defne uçucu yağları % %100 arasında erginlere karşı çam, limon, Hindistan cevizi ağacı, biberiye, sarımsak, soğan ve okaliptüs uçucu yağları % %100 arasında ölüme neden olarak yüksek fumigant toksisite gösterdiği bildirilmiştir. Test edilen uçucu yağlar içerisinde özellikle sarımsak ve soğan uçucu yağlarının, T. confusum un tüm dönemlerine karşı yüksek fumigant etki gösterdiği rapor edilmiştir. Rozman ve ark. (2006), 1.8-cineole, camphor, eugenol, linalool, cavracrol, thymol, borneol, bornyl acetate ve linalyl acetate bileşiklerinin, lavanta, biberiye, kekik ve Akdeniz defnesinde de doğal olarak bulunan uçucu yağlar olduğunu bildirerek bu bileşenlerin Sitophilus oryzae L., Rhyzopertha dominica F. ve Tribolium castaneum Herb. un erginlerine karşı fumigant etkisini değerlendirmişlerdir. Đnsektisidal aktiviteler muamele süresi, bileşik ve böcek türlerine göre değişiklik göstermiştir. En hassas türler S. oryzae ve ardından R. Dominica olup T. castaneum un tolerans düzeyi oldukça yüksektir. 1.8-cineole, borneol ve thymol bileşikleri en düşük dozda (0.1 µl/720 ml hacim) 24 saat içinde S. oryzae ya uygulandığında oldukça etkili bulunuştur. R. dominica için camphor ve linalool oldukça etkili olup aynı şartlarda %100 oranda ölüme neden olmuştur. Yağ içerikli olmayan bileşikler 24 saat muamele periyodundan sonra, hatta en yüksek 13
23 dozda bile (100 µl/720 ml hacim) % 20 den fazla ölüm meydana getirmiştir,. Böylece, 7 gün sonra 1.8-cineole %92.5, camphor %77.5 ve akabinde linalool %70.0 ölüm oranına neden olmuştur. Bu bileşikler fumigantlar olarak yüksek oranda uçuculuk, etkinlik ve güvenilirlikleri nedeniyle uygundur (Rozman ve ark., 2006). Çağlar ve ark. (2007), Origanum acutidens L. bitki türünün uçucu yağını Lasioderma serricorne F. (Coleoptera: anobiidae) ve Sitophilus granarius L. ( Coleoptera: Curculionidae) un erginlerine ve Ephestia kuehniella Zell. (Lepidoptera: pyralidae) nın üçüncü larva dönemine karşı fumigant toksisitesini test etmişlerdir. Origanum acutidens in uçucu yağı 0.5, 1, 1.5 ve 2 µl /L hava dozunda denenmiştir. Yapılmış olan testler ile böceklerin bütün yaşama evrelerinde 96 saatte 2 µl /L hava dozunda %100 ölüm tespit edilmiştir. Ölüm oranı uçucu yağın dozları ve uygulama sürelerine bağlı olarak artmıştır. O. acutidens in uçucu yağı bütün böcek türlerine karşı etkin bulunmasına rağmen, E. kuehniella nın larvasında değişen zaman ve dozlarda etkin ve S. granarius ve L. serricorne den daha duyarlı olduğu bulunmuştur. Çalışmada bu bitki uçucu yağının E. kuehniella, L. serricorne ve S. granarius a karşı güçlü bir toksik etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Karcı ve Işıkber (2007), yaptıkları çalışmada defne, rezene, beyaz kekik, soğan, civanperçemi, Đngiliz nanesi, ardıç, okaliptüs, göknar, sarımsak, Hindistan cevizi ağacı, biberiye, Hint safranı, çam ve anason uçucu yağlarının kırma biti (Tribolium confusum) nin yumurtalarına karşı fumigant etkisini denemişlerdir. T. confusum yumurtalarını 24, 48 ve 72 saat süreyle uçucu yağların 100 µl/l uygulama dozuna maruz bırakmışlardır. Sarımsak, soğan, defne, anason ve beyaz kekik uçucu yağlarının 24 saat uygulama süresinde %42.2 ve %100 arasında değişen ölüm oranı ile güçlü bir ovisit etkiye sahip olduğunu tespit etmişlerdir. Yapılan probit analizleri sonucu, yumurtalar için sarımsak, soğan, anason, beyaz kekik ve defne uçucu yağlarına ait LT90 değerlerinin sırasıyla 1.1, 22.1, 22.4, 13.8 ve 51.1 saat olduğunu bildirmişlerdir. Bu çalışmada, sarımsak uçucu yağı için LT50 ve LT90 değerleri sırasıyla 0.86 ve 1.06 saat olarak tespit edilmiştir. 14
24 3- MATERYAL VE METOT 3.1. Materyal Araştırmanın ana materyalini dört bitki; lavanta (Lavandula angustifolia Mill.), nane (Mentha spicata L.) ve adaçayı (Salvia officinalis L. ) ile Umbelliferae familyasından kişniş (Coriandrum sativum) L bu bitkilerden elde edilen uçucu yağlar ve un güvesi (değirmen güvesi) Ephestia kuehniella Zeller oluşturmuştur. Ergin böceklerin ve yumurtaların üretimi ile uçucu yağ testlerini uygulamada yumurta pleytleri, 1 litrelik cam kavanozlar, tül bezleri, samur fırçalar, petri kutuları, şeffaf kutular, stereo mikroskop, plastik tüpler, yumuşak pens, un ve ortam nemlendiricisi çalışmanın diğer materyallerini oluşturmuştur Bitki Materyali Bu çalışmada Labiatae familyasından lavanta (Lavandula angustifolia Mill.), nane (Mentha spicata L.) ve adaçayı (Salvia officinalis L. ) ile Umbelliferae familyasından kişniş (Coriandrum sativum L.) bitkilerinin uçucu yağları kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan bitkiler Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü nden temin edilmiştir. Bitkiler Çizelge 3.1 de verilmiştir. Çizelge 3.1. Uçucu Yağ Elde Edilen Bitkiler Türkçe adı Latince adı Familya Elde edildikleri bitki aksamı Nane Mentha spicata L. Labiatae Yaprak,sap, govde Lavanta Lavandula angustifolia Mill. Labiatae Yaprak,sap, govde 15
25 Adaçayı Salvia officinalis L. Labiatae Kişniş Coriandrum sativum L. Umbelliferae Yaprak,sap, govde çiçekler Yaprak,sap, govde, tohum Şekil 3.1. Mentha spicata L. ( Nane) (Anonymous, 2007) Şekil 3.2. Lavandula angustifolia Mill.(Lavanta) (Anonymous, 2009a) Şekil 3.3. Coriandrum sativum L. ( Kişniş) (Anonymous, 2009b) 16
26 Şekil 3.4. Salvia officinalis L. (Adaçayı) (Anonymous, 2006) Ephestia kuehniella Zeller (Lepidoptera: Pyralidae) Un Güvesi Denemede kullanılan un güvesi (Şek. 3.5) Ankara Üniverstesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü nden temin edilmiştir. Kelebeğin boyu mm., ön kanatlar üzerinde kanadı enine kesen zikzak koyu renkte bantlar vardır. Ön kanatlar soluk kurşuni renkte, arka kanatlar sarımtrak beyaz renkte ve çevresi uzun saçaklıdır. Larvanın vücudu seyrek kıllarla kaplıdır, baş kahverenklidir. Olgun larva mm. boyundadır. Şekil 3.5. Ephestia kuehniella (Zeller) yumurta, larva ve ergin (orijinal) 17
27 3.2 METOT Ephestia kuehniella nın yetiştirilmesi Un güvesi E. kuehniella nın yetiştirilmesine Ankara Üniverstesi Ziraat Fakültesinden gelen örneklerle başlanmıştır. Đklim odasında plastik kaplar içerisinde pupalardan ortaya çıkan erginler cam tüpler yardımıyla 1 litrelik cam kavanozlara alınarak, üzerine tül geçirilip lastik bantla sabitlenmiştir. Erginlerin çiftleşmesinden sonra ergin dişilerin verdiği yumurtalar, içinde 2 cm un bulunan ve 25 x 15 x 10 cm ebatlarında olan plastik kaplara, ince uçlu bir fırça yardımı ile aktarılmıştır. Yumurtalardan çıkarak un ortamında beslenen larvalar pupa olduktan sonra yaklaşık gün içinde ergin çıkışı başlamıştır. Üretim çalışmaları 27 ± 2 o C sıcaklık ve %60±5 nem koşullarına sahip iklim odasında yürütülmüştür. Şekil.3.6. Đklim odası ve üretim kapları Bitkilerin Toplanması, Kurutulması ve Muhafazası Fümigant etkileri araştırılacak nane, adaçayı, kişniş ve lavanta bitkileri Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi nin Tarla Bitkileri Bölümünden kuru olarak temin 18
28 edilmiştir. Toplanan bitkiler gölgede, havadar bir yerde sık sık çevrilerek kurutulmuş ve serin bir ortamda muhafaza edilmiştir Uçucu Yağların Elde Edilmesi Nane, adaçayı, kişniş ve lavanta uçucu yağlarını elde etmek için önceden kurutulmuş bitki materyalleri öğütülerek 100 gr tartılıp Klavenger düzeneğiyle üç saat su distilasyonuna tabi tutulmuştur. Elde edilen uçucu yağlar koyu renkli, ağzı sıkıca kapatılarak parafilm çekilmiş cam şişeler içerisinde +4º C deki buzdolabında muhafaza edilmiştir. Fumigasyonda kullanılacak olan kişniş, lavanta, nane, adaçayı nın uçucu yağları Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Entomoloji Laboratuarı ile Tarla Bitkileri ve Gıda Mühendisliği Bölümlerine ait Laboratuarlarda çıkarılmıştır Uçucu Yağların Fümigant Etkilerinin Saptanması Yumurta ve larvalara uygulanacak her bir uçucu yağın dozunu belirlemek için yapılan ön çalışmalarda % 100 ölümün altında ve % 5 ölüm üzerinde değerler öndenemelerle tespit edilmiş olup bunlar ; 25, 50, 75, 100, 125, 150, 175, 200, 225, 250, 275, 300,325 µl/l hava dozları, yumurta ve larvalarda ölüm oranını minimumdan maksimuma doğru sağlayacak şekilde artırılarak test edilmiştir. Böylece her bir biyolojik dönem için testlerde uygulanacak uygun uçucu yağ dozu (genellikle 5 doz) belirlenmiştir.bu ön denemeler böcek kültürlerinin yetiştirildiği aynı şartlarda yürütülmüştür. 19
29 Şekil 3.7. Larvalara karşı fümigant etki denemesinde kullanılan plastik tüpler Şekil 3.8. Yumurtalara karşı fümigant etki denemesinde kullanılan yumurta pleytleri ve test düzeneği Uçucu yağların un güvelerinin larva ve yumurtalarına karşı fumigant etkilerinin belirlenmesinde 22±2 o C ve 27±2 o C sıcaklık ile %60±5 nispi nem ve günlük 12 saatlik ışıklanma periyoduna sahip iklim odası kullanılmıştır( Ayvaz ve ark., 2006). Larvalara karşı fümigant etkinin saptanması, Erler (2000) tarafından kullanılan yönteme benzer şekilde yapılmıştır. E.kuehniella nın günlük larvaları yumuşak bir pens yardımıyla alınarak 8cm uzunluk ve 3cm çapındaki plastik tüpler içine konulmuştur. Đçine 20 adet larva konulmuş olan her bir tüp bir tekerrür sayılmıştır. Plastik tüpün ağzı larvaların hava alabileceği şekilde bir tülle kapatılıp lastikle tutturulmuştur. Daha sonra 3 adet tüp (3 tekerrür olmak üzere) 1 litrelik cam kavanozun içine konmuştur. Kavanoz kapağının iç yüzeyine 3x8 cm boyutunda kurutma kâğıdı bantla tutturulduktan sonra üzerine belli dozda uçucu yağ damlatılmış ve kapağı kapatılarak belli bir süre uçucu yağın etkisine maruz bırakılmıştır. Uçucu yağ asetonla belli oranda seyreltildikten sonra mikropipet 20
30 yardımıyla damlatılmıştır. Asetonun böceklerin tüm gelişme dönemlerine karşı fümigant etkisi bilindiğinden, Erler in (2000) uyguladığı gibi, muamele dozlarının seyreltilmesinde ve kontrol lerde kullanılan asetonun uçması için kapaklar bir süre (14 22 sn) bekletildikten sonra kapatılmıştır. Uygulama süresinin sonunda kavanoz kapağı açılarak larvaların her bir tekerrürü bir petri kabına konulup canlı- ölü bireylerin durumunun netleşmesi için 3 gün aynı ortamda bekletilmiş, daha sonra larvaların canlı/ölü oranı tespit edilmiştir. Kontrol tekerrürlerinde sadece 40 µl /l hava aseton uygulanmıştır. Denemelerde 24, 48 ve 72 saatlik uygulama süreleri kullanılmıştır. E. kuehniella nın yumurtalarına uçucu yağların fümigant toksisitesini belirlemek için yine Erler (2000) in uyguladığı yöntem kullanılmıştır saatlik yumurtalar, üzerinde 60 adet çukurcuğun bulunduğu ve bu iş için uygun değişiklikler yapılmış plastik yumurta pleytlerine yerleştirilerek uçucu yağların buharlarına maruz bırakılmıştır. Bir yumurta pleyti, üzerinde 3 mm çapında ve 3 mm derinliğinde yuvarlak çukurcuklar bulunan bir alt pleyt (5.6 x 8.2cm) ve bu çukurcukların üzerine isabet eden noktalarda matkapla 3 mm çapında delik açtığımız bir üst pleyt (5.9 x 8.4 cm) den oluşmaktadır. Bu iki pleyt arasına bir serigrafik bez yerleştirildikten sonra hepsi birden lastik bantla sabitlenmiştir. Böylece bir taraftan yumurtaların bulunduğu çukurcuğa hava giriş-çıkışı sağlanırken bir taraftan da oluşacak her hangi bir sallanmada yumurtaların veya çıkış yapmış olan larvaların pleyt ten dışarı savrulmasına engel olunmuştur. Her bir çukurcuğa ince uçlu samur fırça yardımıyla birer yumurta bırakılmış ve 20 yumurta bir tekerrür sayılmıştır. Hazırlanan yumurta pleyti 1 litrelik cam kavanoza yatay konumda konulmuştur. Hazırlanan uygulama dozları kavanoz kapaklarının iç yüzeyine bantla yapıştırılmış 3x8 cm boyutundaki kurutma kâğıtlarına mikro pipet yardımı ile emdirilerek uygulanmıştır. Kurutma kağıdı üzerine belirlenen dozda asetonla seyreltilmiş uçucu yağ damlattıktan sonra kavanoz kapağı kapatılarak yumurtalar uçucu yağ buharlarına maruz bırakılmıştır. Erler in (2000) e göre, muamele dozlarının seyreltilmesinde ve kontrol lerde kullanılan asetonun uçması için kapaklar bir süre (14 22 sn) bekletildikten sonra kapatılmıştır.uygulama süresi sonunda yumurtaların bulunduğu pleyt kavanozdan dışarı alınmış ve 5 gün beklettikten sonra pleytler açılarak alt pleytteki çukurcuklarda bulunan canlı/ ölü yumurta sayısı belirlenmiştir. Larva çıkışı olmayan 21
31 yumurtalar ölü, larva çıkışı olanlar ise canlı olarak değerlendirilmiştir. Denemeler her doz ve süre için 3 tekerrürlü olarak tertip edilmiş, kontrol dozu olarak 40 µl/l hava aseton uygulanmıştır Testlerden Elde Edilen Verilerin Değerlendirilmesi Un güvelerine karşı yapılan fümigant etki testlerinden elde edilen % ölüm değerleri Taş ın (2008) kullandığı gibi Abbot formülü [(A-B)/A] x 100; burada : A, kontroldeki % canlı; B, muamele dozundaki % canlı kullanılarak ile kontrollerde meydana gelen doğal ölümle düzeltilmiştir (Abbot, 1925). Minitab paket programı (McKenzie & Goldman, 2005) kullanılarak ortalama ve standart hataları hesaplanmış, daha sonra Poloplus programı kullanılarak (LeOra, 1994) % ölümlerin probit transformasyonu yapılmıştır. Probit analiz metoduna göre de birebir regresyon ile LC50 ve LC99 değerleri hesaplanmıştır. 22
32 4. ARAŞTIRMA SONUÇLARI 4.1. Bitkisel Uçucu Yağların 27±2 C de Ephestia kuehniella ya Fümigant Etkileri Ephestia kuehniella Larvalarına Fümigant etkileri Bitkisel uçucu yağların 27±2 C de E. kuehniella larvalarına karşı fümigant etkisi Çizelge 4.1 ve 4.2 de verilmiştir. Çizelgenin incelenmesinden anlaşılacağı gibi uçucu yağ bileşenlerinin larvalara fümigant etkisi uygulanan doz ve sürenin artışına bağlı olarak artış eğilimi göstermiştir. Uygulanan doz ve süre yanında bitkisel uçucu yağlar arasında da larvalara etki bakımından büyük farklılıklar görülmüştür. Bitkisel uçucu yağların etkinliğine bakıldığında lavanta uçucu yağı, 325 µl/l hava dozunun(en yüksek doz) 72 saatlik uygulaması sonunda % 100 ölüme sebep olurken, 48 ve 24 saat sonunda sırasıyla % ve % oranlarında ölüm ortaya çıkmıştır. Bir alt dozu olan 300 µl/l hava dozunda 24, 48 ve 72 saatlik uygulama süresinde sırasıyla % 50.00, % ve %96.30 oranında bir ölüme neden olmuştur. En düşük uygulama dozunun (225 µl/l hava) 72 saat sonunda etkisi % olmuştur. Bitkisel uçucu yağların 27±2 C de E. kuehniella larvalarına karşı fümigant etkileri bakımından LC50 değerleri dikkate alınarak farklı test süreleri için etkinlik sıralaması yapılabilir. Bazı LC50 değerleri hesaplanamamışsa da dozların etkinliklerine bakılarak tahmin edilebilir. Fümigant etkiler LC50 değerleri dikkate alınarak değerlendirmek ve sıralanmak istenirse her üç test süresi için de; adaçayı> kişniş> lavanta> nane şeklinde olmaktadır. 23
33 Çizelge 4.1. Lavanta ve nane uçucu yağlarının 27±2 C de E. kuehniella larvalarına fumigant etkisi (Ortalama ± standart hata ve LC değerleri) Doz % ölüm (Ortalama ± standart hata) Uygulama süresi (saat) (µl/l hava) Lavanta ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±0.00 Kontrol 3,33±3, ±2, ±2,88 LC50(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * * LC99(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * * ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±5.56 Kontrol 3,33±3, ±2, ±2,88 LC50(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * Nane * LC99(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * * * Uygulama dozlarındaki % ölüm değerleri hesaplanamamıştır 24
34 Çizelge 4.2. Kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının 27±2 C de E. kuehniella larvalarına fumigant etkisi (Ortalama ± standart hata ve LC değerleri) % ölüm (Ortalama ± standart hata) Doz Uygulama süresi ( saat ) (µl/l hava) Kişniş ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±0.00 Kontrol 3,33±3, ±2, ±2,88 LC50(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0,95 * * * * LC99(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0,95 * * * * Adaçayı ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±0.00 Kontrol 3,33±3, ±2, ±2,88 LC50(µl/l hava) Güven Aralığı 0, LC99(µl/l hava) Güven Aralığı 0, * Uygulama dozlarındaki % ölüm değerleri hesaplanamamıştır Bitkisel Uçucu Yağların 27±2 C de E. kuehniella Yumurtalarına Fümigant Etkisi Bitkisel uçucu yağların 27±2 C de E. kuehniella yumurtalarına fumigant etkisinin yol açtığı % ölüm (ortalama ± standart hata), LC değerleri ve güven aralığı 0,95 seviyesine göre alt sınır ve üst sınır halinde Çizelge 4.3 ve 4.4. de verilmiştir. 25
35 Çizelgede görüldüğü gibi, lavanta uçucu yağının uygulanan 5 dozu 175 µl/l ile 275 µl/l hava arasında değişmiştir. Uygulama süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24 saat sonunda etkinlik % arasında iken 48 saatte %28.56 %100 arasında, 72 saatlik uygulamada ise % ile % 100 arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi 250 µl/l hava dozunda 48 saatte % 92.8 ve 72 saatlik uygulamada % 100 e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiştir. Nane uçucu yağının uygulanan dozları 175 µl/l ile 250 µl/l hava arasında değişmiştir. Uygulama süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24 saat sonunda etkinlik; % arasında iken 48 saatte % arasında, 72 saatlik uygulamada ise % ile % 100 arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi en yüksek doz olan 250 µl/l hava dozunda 48 saatte % e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiş, % 100 etkinlik ancak 72 saatlik süre sonunda elde edilmiştir. Kişniş uçucu yağının yumurtalara uygulanan dozları 100 µl/l ile 200 µl/l hava arasında değişmiştir. Uygulama süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24 saat sonunda etkinlik; % arasında iken 48 saatte % arasında, 72 saatlik uygulamada ise % ile % arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi en yüksek doz olan 200 µl/l ve bir alt dozu 175 µl/l hava dozunda 72 saatte % e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiştir. Adaçayı uçucu yağının E. kuehniella yumurtalarına karşı yapılan fümigant etki testlerinde 25 µl/l -100 µl/l arası 4 doz kullanılmıştır. Uygulama süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 24 saat sonunda etkinlik; % arasında iken 48 saatte % arasında, 72 saatlik uygulamada ise % ile % arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi en yüksek doz olan 100 µl/l hava dozunda % olan etkinlik, bir alt dozu 75 µl/l hava dozunda 72 saatte % e düşmüş olduğu görülmektedir. 26
36 Çizelge 4.3. Lavanta ve nane uçucu yağlarının 27±2 C de E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi (Ortalama ± standart hata ve LC değerleri) % ölüm (Ortalama ± standart hata) Doz Uygulama süresi (saat) (µl/l hava) Lavanta ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±0.00 Kontrol 5.00±0.00 6,66±1,66 6,66±1,66 LC50(µl/l hava) Güven Aralığı 0, LC99(µl/l hava) Güven Aralığı 0, Nane ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±0.00 Kontrol 5.00±0.00 6,66±1,66 6,66±1,66 LC50(µl/l hava) * * * Güven Aralığı 0,95 * * * * * * LC99(µl/l hava) * * * Güven Aralığı 0,95 * * * * * * * : Uygulama dozlarındaki % ölüm değerleri hesaplanamamıştır 27
37 Çizelge 4.4. Kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının 27±2 C de E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi (Ortalama ± standart hata ve LC değerleri) Doz (µl/l hava) % ölüm (Ortalama ± standart hata) Uygulama süresi (saat) Kişniş ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±1.79 Kontrol 5.00±0.00 6,66±1,66 6,66±1,66 LC50(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0,95 * * * * LC99(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0,95 * * * * Adaçayı ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±3.09 Kontrol 5.00±0.00 6,66±1,66 6,66±1,66 LC50(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0,95 * * * * LC99(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0,95 * * * * * : Uygulama dozlarındaki % ölüm değerleri hesaplanamamıştır Bazı uçucu yağların LC50 değerleri hesaplanamamışsa da dozların etkinliklerine bakılarak E. kuehniella yumurtalarına fümigant etkileri bakılıp LC50 değerleri dikkate alınarak farklı test süreleri için uçucu yağların etkinlik sıralaması yapılabilir. Büyükten küçüğe doğru olmak üzere; 24 saatlik test süresi için sıralama; kişniş> lavanta> adaçayı> nane şeklinde, 48 saatlik uygulama için sıralama; adaçayı> kişniş> lavanta> nane şeklinde, 72 saatlik deneme süresi için de aynı sıralama olduğu değerlendirilmiştir. 28
38 Bitkisel uçucu yağların 22±2 C deki E. kuehniella larvalarına fümigant etkisi Bitkisel uçucu yağların 22±2 C de E. kuehniella larvalarına fumigant etkisinin yol açtığı % ölüm (ortalama ± standart hata), LC değerleri ve güven aralığı 0,95 seviyesine göre alt sınır ve üst sınır halinde Çizelge 4.5 ve 4.6 da verilmiştir. Lavanta uçucu yağının 175 µl/l ile 275 µl/l hava arasında 5 farklı dozu uygulanmıştır. Uygulama süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 175 µl/l ile 275 µl/l hava arasındaki 5 dozun 24 saatlik uygulama sonundaki etkinliği % % arasında iken 48 saatte % %100, 72 saatlik uygulamada ise % ile % 100 arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi 200 µl/l hava dozunda 72 saatlik uygulamada % 100 e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiştir. Nane uçucu yağının 150 µl/l ile 250 µl/l hava arasında 5 farklı dozu uygulanmıştır. Test süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 150 µl/l ile 250 µl/l hava arasındaki 5 dozun 24 saatlik uygulama sonundaki etkinliği % % arasında iken 48 saatte % % 75.86, 72 saatlik uygulamada ise % ile % arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi 250 µl/l hava dozunda 72 saatlik uygulamada ancak % 91 e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiştir. Kişniş uçucu yağının 25 µl/l ile 125 µl/l hava arasında 5 farklı dozu uygulanmıştır. Test süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 25 µl/l ile 125 µl/l hava arasındaki 5 dozun 24 saatlik uygulama sonundaki etkinliği % % arasında iken 48 saatte % % 72.41, 72 saatlik uygulamada ise % ile % arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi 125 µl/l hava dozunda 72 saatlik uygulamada % 98 e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiştir. 29
39 Çizelge 4.5. Lavanta ve nane uçucu yağlarının 22±2 C de E. kuehniella larvalarına fumigant etkisi (Ortalama ± standart hata ve LC değerleri) % Ölüm (Ortalama ± standart hata) Doz Uygulama süresi (saat) (µl/l hava) lavanta ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±0.00 Kontrol 1,66±1,66 3,33±1, ±1,66 LC50(µl/l hava) ** Güven Aralığı 0, ** ** LC99(µl/l hava) ** Güven Aralığı 0, ** ** ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±1.82 Kontrol 1,66±1,66 3,33±1, ±1,66 LC50(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0, * * nane * * LC99(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0, * * * * * : Uygulama dozlarındaki % ölüm değerleri hesaplanamamıştır **: Uygulama dozlarında %100 ölüm meydana geldiğinden LC değerleri hesaplanamamaktadır Kişnişte olduğu gibi adaçayı uçucu yağının un güvesi larvalarına 25 µl/l ile 125 µl/l hava arasında 5 farklı dozu uygulanmıştır. Test süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 25 µl/l ile 125 µl/l hava arasındaki 5 dozun 24 saatlik uygulama sonundaki etkinliği % ile % arasında iken 48 saatte % % 84.48, 72 saatlik uygulamada ise % ile % arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi 125 µl/l hava dozunda 72 saatlik uygulamada % 96 ya ulaşan bir fümigant etki ortaya çıkmıştır. 30
40 Çizelge 4.6. Kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının 22±2 C de (Ortalama ± standart hata ve LC değerleri) E. kuehniella larvalarına fumigant etkisi % Ölüm (Ortalama ± standart hata) Doz Uygulama süresi (saat) (µl/l hava) kişniş ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±1.82 Kontrol 1,66±1,66 3,33±1, ±1,66 LC50(µl/l hava) Güven Aralığı 0, LC99(µl/l hava) Güven Aralığı 0, adacayı ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±1.82 Kontrol 1,66±1,66 3,33±1, ±1,66 LC50(µl/l hava) Güven Aralığı 0, ,28 8, LC99(µl/l hava) Güven Aralığı 0, Bitkisel uçucu yağların 22±2 C de E. kuehniella larvalarına karşı fümigant etkileri bakımından LC50 değerleri dikkate alınarak farklı test süreleri için etkinlik sıralaması yapılabilir. Bazı LC50 değerleri hesaplanamamışsa da dozların etkinliklerine bakılarak tahmin edilebilmektedir. Uçucu yağların fümigant etkileri LC50 değerleri dikkate alınarak büyükten küçüğe doğru sıralanmak istenirse; 24 saatlik uygulama için kişniş> adaçayı> lavanta> nane ; 48 saat için adaçayı> kişniş> nane> lavanta; 72 saat için adaçayı> kişniş> lavanta> nane şeklinde olmuştur. 31
41 Bitkisel uçucu yağların 22±2 C deki E. kuehniella yumurtalarına fümigant etkisi Bitkisel uçucu yağların 22±2 C de E. kuehniella yumurtalarına fumigant etkisinin neden olduğu % ölüm (ortalama ± standart hata), LC değerleri ve güven aralığı 0,95 seviyesine göre alt sınır ve üst sınır halinde Çizelge 4.7 ve 4.8 de verilmiştir. Lavanta uçucu yağının 175 µl/l ile 275 µl/l hava arasında 5 farklı dozu uygulanmıştır. Uygulama süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 175 µl/l ile 275 µl/l hava arasındaki 5 dozun 24 saatlik uygulama sonundaki etkinliği % % arasında iken 48 saatte % %100, 72 saatlik uygulamada ise % ile % 100 arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi 200 µl/l hava dozunda 72 saatlik uygulamada % 100 e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiştir. Nane uçucu yağının 150 µl/l ile 250 µl/l hava arasında 5 farklı dozu uygulanmıştır. Test süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 150 µl/l ile 250 µl/l hava arasındaki 5 dozun 24 saatlik uygulama sonundaki etkinliği % % arasında iken 48 saatte % % 75.86, 72 saatlik uygulamada ise % ile % arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi 250 µl/l hava dozunda 72 saatlik uygulamada ancak % 91 e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiştir. Kişniş uçucu yağının 25 µl/l ile 125 µl/l hava arasında 5 farklı dozu uygulanmıştır. Test süreleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 25 µl/l ile 125 µl/l hava arasındaki 5 dozun 24 saatlik uygulama sonundaki etkinliği % % arasında iken 48 saatte % % 72.41, 72 saatlik uygulamada ise % ile % arasında gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi 125 µl/l hava dozunda 72 saatlik uygulamada % 98 e ulaşan bir fümigant etki gözlenmiştir. Lavanta uçucu yağının kullanıldığı en yüksek doz ve bir alt dozunda ölüm değerleri hemen hemen birbirine yakın çıkmıştır. Örneğin 175 µl ve 150 µl/l havada 72 saatlik uygulama süresi sonucu % 100 ölüm meydana getirebilmiştir. Aynı dozların 48 saatlik uygulama süresi sonunda meydana getirdikleri ölüm sırasıyla % 98 ve % 92 dir. 24 saatlik uygulama süreleri sonunda ise % 35 i geçen düşük bir 32
42 ölüme sebep olmuşlardır. Diğer bir uçucu yağ olan nanede 250 µl/l havada en uzun uygulama süresinde % 85, 48 ve 24 saatlik uygulama sürelerinde ise % 65i bulmayan ölümlere yol açmıştır. Kişniş ve adaçayı uygulandıkları en yüksek doz olan 150 µl/l havada 72 saatlik uygulama süresinde kişniş % 100 ölüm sağlarken adaçayında bu oran % 55i ancak geçmiştir. 48 saatlik uygulama süresi sonunda kişnişte % 66 ölüm sağladığı görülmüştür. Adaçayında ise % 50 yi varmayan bir ölüm gözükmüştür. Çizelge 4.7. Lavanta ve nane uçucu yağlarının 22±2 º C de E. kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi (Ortalama ± standart hata ve LC değerleri) Doz % Ölüm (Ortalama ± standart hata) Uygulama süresi (saat) (µl/l hava) lavanta ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±0.00 Kontrol 3.33±1,66 5,00±0.00 6,66±1,66 LC50(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * * LC99(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * * ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±4.72 Kontrol 3.33±1,66 5,00±0.00 6,66±1,66 LC50(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * nane * LC99(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * * * : Uygulama dozlarındaki % ölüm değerleri hesaplanamamıştır 33
43 Bitkisel uçucu yağların 22±2 C de E. kuehniella yumurtalarına karşı LC50 değerleri dikkate alınarak fümigant etkileri farklı test süreleri için büyükten küçüğe doğru sıralanmak istenirse; 48 saat için lavanta > adaçayı> kişniş> nane; 72 saat için adaçayı> kişniş> lavanta > nane şeklinde oluşmaktadır. Çizelge 4.8. Kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının 22±2 º C de E. kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi (Ortalama ± standart hata ve LC değerleri) % Ölüm (Ortalama ± standart hata) Doz Uygulama süresi (saat) (µl/l hava) kişniş ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±0.00 Kontrol 3.33±1,66 5,00±0.00 6,66±1,66 LC50(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0,95 * * * * LC99(µl/l hava) * * Güven Aralığı 0,95 * * * * adacayı ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ± ±6.19 Kontrol 3.33±1,66 5,00±0.00 6,66±1,66 LC50(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * * LC99(µl/l hava) * Güven Aralığı 0,95 * * * : Uygulama dozlarındaki % ölüm değerleri hesaplanamamıştır 34
44 5. TARTIŞMA Bu çalışmada lavanta, nane, kişniş ve adaçayı uçucu yağlarının E. kuehniella nın larva ve yumurtalarına karşı fümigant etkisi iki farklı sıcaklıkta test edilmiştir. E. kuehniella ya karşı yapılan fümigant etki testlerinden elde edilen sonuçlara göre; toksisitenin uçucu yağlara, böceğin gelişme dönemine, muamele dozu ve süresine bağlı olarak değiştiği görülmüştür. Bitkisel uçucu yağlar un güvesine fümigant etkileri LC 50 değerlerine bakılarak iki grupta ele alınabilir: 1.Grup: Fümigant toksisitesi yüksek olanlar: Bu gruba giren bitkisel uçucu yağlar kişniş ve adaçayıdır. Bu bitkilerin uçucu yağları özellikle düşük dozlarda larva ve yumurtalarda meydana getirdikleri ölümler ile son derece toksik olduğu anlaşılmaktadır. Farklı gelişme dönemlerinde çoğu zaman kullanılan dozun 25 µl/l havadan başlatılması da etkinliğinin yüksek olduğunun bir kanıtıdır. Örneğin 27±2 C ve 22±2 C de 72 saatlik en uzun uygulama süresi ve 125 µl/l hava dozunda, adaçayı ve kişnişin uygulandığı larvalarda ve kişniş uçucu yağının uygulandığı yumurtalarda % 95 i geçen etkinlikler kaydedilmiştir. Ancak adaçayının yumurtalara 22±2 C de uygulanan maksimum (150 µl/l hava) dozda 24 saatlik uygulama süresinde % 25, 48 saatte % 47 ve 72 saatlik uygulamada ancak % 57 oranında ölüm meydana getirebilmiştir. Bu sonuçlara bakıldığında, adaçayı uçucu yağının etkinliğinde sıcaklık artışından dolayı yumurtalara karşı artış görülürken, larvalara karşı belirgin bir değişiklik olmadığı söylenebilir. Kişniş uçucu yağının ise gerek larvalara gerekse yumurtalara etkinliğinin 5 C lik sıcaklık değişiminden etkilenmediği anlaşılmaktadır. 2.Grup: Orta veya düşük fümigant toksisite gösterenler: Bu grupta lavanta ve nane uçucu yağları yer almaktadır. Bunlardan lavanta, larvalara karşı 27±2 C ve 22±2 C de sırasıyla 300 µl/l ve 175 µl/l hava dozunda 72 saat sonunda % 96 oranında ölüme neden olduğu görülmüştür. Yine aynı uçucu yağın yumurtalardaki etkinliği 27±2 C ve 22±2 C de sırasıyla 225 µl/l ve 100 µl/l hava dozlarında 72 35
45 saatlik uygulama sonunda % 96 ve % 98 olarak kaydedilmiştir. Bu sonuçlara bakıldığında 5 C lik sıcaklık artışının lavanta uçucu yağının hem larvalara hem de yumurtalara karşı fümigant toksisitesinde düşmeye neden olduğu görülmektedir. Nane uçucu yağının 27±2 C ve 22±2 C sıcaklıklarda larvalara karşı 250 µl/l hava dozunda 72 saatlik uygulama süresinde etkinliği sırasıyla % ve oranında iken aynı doz, aynı sıcaklık ve sürede yumurtalarda bu etkinlik sırasıyla % 100 ve % oranlarında olmuştur. Bu sonuca bakıldığında, ortam sıcaklığının 5 C lik artışı, nane uçucu yağının etkinliğini larvalara karşı azaltırken yumurtalara karşı tam tersine arttırmış gibi görünmektedir. Çalışmalar sonucunda LC50 değerlerinden anlaşılacağı gibi, uçucu yağların fümigant etkilerine 5 C sıcaklık artışının farklı yönde etkileri olmuştur. Böcekler solunum hızının sıcaklık artışıyla birlikte arttığı bilinmektedir. Dolayısıyla ortam sıcaklığındaki artışların uçucu yağların fümigant toksisitelerine olumlu yönde yansıması beklenir. Nitekim, Karakoç ve ark., ( 2006 ), yapmış oldukları çalışmada Salvia officinalis L. ( adaçayı ), Cuminum cyminum L. ( kimyon ), Anetheum gravlolens L. ( dere otu ), Mentha spicata spicata L. ( nane ), Micromeria fruticosa brachycalyx P.H. Davis ( taş nane ) ve Ocimum minimum L. ( fesleğen ) un uçucu yağlarını üç önemli depo zararlısı olan Acanthoscelides obtectus, Sitophilus granarius ve Sitophilus oryzae nın erginlerine karşı fümigant toksisitelerini tek dozda 10, 20 ve 30 C sıcaklıklarda araştırmışlardır. Sonuçta bütün uçucu yağların fümigant toksisitelerinin sıcaklık derecesiyle pozitif ilişkisini tespit etmişlerdir. Sıcaklık dereceleri arasında 10 ar C farklılık olmasından dolayı toksisite- sıcaklık ilişkisi net olarak görülebilmiştir. Çalışmamızda ise sıcaklık değişimi sadece 5 C ile sınırlı olduğu için belirgin etkinlik değişimleri gözlenememiştir. Ancak, uçucu yağların kimisinde negatif ilişki bulunmasının nedenleri daha detaylı çalışmalarla ortaya konulmalıdır. Shaaya ve ark. (1991), çeşitli baharat ve yabani bitkilerden ekstrakte ettikleri 28 uçucu yağ ve onların bazı ana bileşenlerinin fümigant toksisitesini ambar zararlılarından Rhizopertha dominica F., Tribolium castaneum Herbst. nin erginlerine karşı test etmişler ve etki bakımından; terpinen-4-ol ve 1,8 cineole bileşenlerini içeren adaçayı ve lavanta uçucu yağlarını R. dominica ya karşı en etkin ve 1,8 cineole bileşenini içeren nane uçucu yağını T. castaneum a karşı en etkin 36
46 olduğunu tespit etmişlerdir. Bu sonuçlar tarafımızdan elde edilen sonuçlar arasında test edilen türler farklı olmasına rağmen az çok benzerlik bulunmaktadır. Araştırmamızda larva denemelerine bakıldığında 27±2 C de 24, 48 ve 72 saatlik uygulama süreleri için LC50 değerlerine bakıldığında fümigant etkileri; 1,8 cineole bileşeni bulunan adaçayı linalool içeren kişniş terpineol içeren lavanta >1,8 cineole bileşiği içeren nane şeklinde sıralanmaktadır. Larvalara 22±2 C de 24 saatlik uygulama süresindeki LC50 değerlerine bakıldığında; adaçayı = kişniş lavanta nane şeklinde sıralanmaktadır. 48 saatlik uygulama süresinde ise LC50 değerleri şu şekilde sıralanmaktadır; adaçayı > kişniş > nane > lavanta. Regnault-Roger ve Hamraoui (1995), Acanthoscelides obtectus erginlerine karşı p-cymene, α-pinene, camphor, linalool, terpineol, cuminaldehyde, cinnamaldehyde, anethole, carvacrol, thymol, estragole ve eugenol olmak üzere bazı monoterpenoidlerin fumigant toksisitesini tespit etmek amacıyla 24 ve 48 saat uygulama süreleri için LC50 konsantrasyonlarını saptamışlar ve erginlere en fazla toksisite gösteren bileşiğin linalool ve en düşük toksisite gösterenin ise estragole bileşiğinin olduğunu bildirmişlerdir. Yaptığımız çalışmada farklı türler kullanılmış olmasına rağmen farklı gelişme döneminde kullanılan bitkilerdeki bileşenlerin aynı olması ve birbirine yakın sonuçlar çıkması yapılan çalışmayı desteklemektedir. Yaptığımız çalışmada kullanılan türün E. kuehniella olması ve larva dönemine uygulanan bitkisel uçucu yağlarda en etkin ikinci sırada yer alan ( % arasında ) linalool bileşeni içeren kişnişin benzer fümigant etkiye sahip olmasından dolayı sonuçların benzerlik gösterdiği söylenebilir. Saraç ve Tunç (1995), Pimpinella anisum L., Eucalyptus camaldulensis Dehn., Thymbra spicata L.var. spiceata ve Satureja thymbra L. bitki türlerinin uçucu yağlarının fümigant toksisitelerini saat arasında değişen periyotlar için ve µl/l hava dozlarında test ederek yüksek toksisite elde etmişlerdir. Uygulanan bitkisel uçucu yağlardan anason (P.anisum), E. kuehniella larvasında saatte %95 oranında ölüme sebep olmuştur. Yapmış olduğumuz denemede de buna yakın sonuçlar çıkmıştır. Larvalarda kullanılan bitkisel uçucu yağın farklı olmasına karşın anason (P.anisum) bitkisinin önemli bileşeni α-pinen maddesinin kişniş ve lavanta bitkisinde de bulunmasından dolayı bu iki araştırma sonuçlarını karşılaştırmak mümkündür. 27±2 C de larvalara 72 saatlik uygulama sonunda lavanta uçucu yağında 300 µl/l hava dozunda ve kişnişde 48 saatte 100 µl/l hava 37
47 dozunda % 95 i bulan ölüm oranları gerçekleşmiştir. 22±2 C de ise larvalara 72 saat uygulanan lavanta ve kişniş uçucu yağları için sırasıyla 175 µl/l hava ve 125 µl/l hava dozlarında %95 i geçen ölüm oranları, bu sonuçların Saraç ve Tunç(1995) un bulgularıyla aynı doğrultuda olduğunu göstermektedir. Tripathi ve ark. (2000), Mentha arvensis, M. citrata, M. piperita ve M. spicata gibi nane türlerinden elde edilen uçucu yağların ve bunların içinde bulunan menthone, menthol, linalool, linalyl acetate, menthofuran, limonene ve l-carvone bileşenlerinin T. castaneum ve Callosobruchus maculatus L. zararlılarına karşı fumigant etkisini araştırmışlardır. Test edilen aromatik kimyasalların hepsinin C. maculatus a, T. castaneum dan daha etkili olduğunu ve sıvı menthol bileşiğinin en etkili fumigant olduğunu tespit etmişlerdir. Benzer olarak yapılan çalışmamızda nanenin her iki farklı sıcaklıkta da ve her iki gelişme dönemine etkisinin uygulanan en yüksek doz olan 250 µl/l havada 72 saat uygulama süresinden sonra yüksek ölüme sebep olduğu görülmüş ve söz konusu çalışmadakine benzer sonuçlar çıkmıştır. Tunç ve ark. (2000), Uçucu yağların fümigant aktivitesi anason (Pimpinella anisum L.), kimyon (Cuminum cyminum L.) ve biberiye (Rosmarinus officinalis L.) nin uçucu yağları depo zararlısı olan, Kırma biti Tribolium confusum Du Val ve un güvesi Ephestia kuehniella Zeller nın yumurtalarına karşı test etmişlerdir. Anason ve kimyon uçucu yağlarının yumurtalara maruz bırakılması ile % 100 ölümle sonuçlanmıştır. Biberiye uçucu yağı ile % 65 ölüm oranı sağlanmıştır. Çalışmamızda kullanılan kişniş, lavanta ve adaçayı uçucu yağlarının içerdikleri bileşenlerinin söz konusu çalışmadaki kimyon, anason ve biberiyedeki ile bileşenlerinin yakın olmasından dolayı bazı sonuçları yakın çıkmıştır. Kişniş ve lavantanın 72 saatlik uygulama süresinde her iki farkli sıcaklıkta yumurtalara uygulamalarına bakıldığında fümigant etkilerinin %98 den yüksek olduğu görülmektedir. Biberiyenin ise adaçayı ile benzer bileşeni olan 1,8 cineole ün gösterdiği etkinin adaçayında da % 57 den yüksek olduğu görülmüştür. Kullanılan bitkisel uçucu yağlar farklı olsa da bileşenlerinin benzer olmasından dolayı yaptığımız çalışmanın sonuçlarına yakın etkiler gösterdiği anlaşılmaktadır. Papachristos ve Stamopoulos (2002), Acanthoscelides obtectus un larva ve pupa dönemlerine karşı Lavandula hybrida Rev. (lavanta) ve Rosemarius officinalis (biberiye) uçucu yağlarının fumigant toksisitelerini test etmişlerdir. Uygulama süresi - ölüm ile sıcaklık - ölüm arasındaki ilişkiyi araştırmışlardır. Uçucu yağların, böceğin 38
48 dönemine ve uçucu yağın çeşidine bağlı olarak LC50 değerlerinin 0.6 ve 76µl/l hava arasında, test edilen tüm ergin öncesi dönemlere karşı toksik olduğunu tespit etmişlerdir. Test edilen zararlı türü farklı olmakla birlikte yaptığımız çalışmada her iki sıcaklıkta da lavanta ve biberiye bitkisi uçucu yağlarının en önemli bileşeni olan 1,8 cineol ün adaçayında bulunan miktarlarının yakın olmasından dolayı sonuçların az çok birbirine yakın olduğu görülmüştür. Yaptığımız çalışmada da 27±2 C ve 22±2 C de larvalara her uygulama süresinde muamele dozu ve sıcaklık farkına bağlı olarak ölüm oranları fümigant etkiye bağlı olarak değiştiği ve arttığı görülmüştür. Erler (2005), Türkiye de yetişen aromatik bitkilerden elde edilen uçucu yağlarda bulunan 6 büyük monoterpenoid den konumuzla alakalı olan iki monoterpenoid 1.8-cineole ve menthol bileşiklerinin fumigant aktivitelerini un güvesi Ephestia kuehniella Zell. nın larva ve yumurtalarına karşı test etmiştir. Dozlar 5,8 184,8 mg/l hava aralığında ve saat maruz kalma periyodunda kullanılmıştır. Test sonucunda 1,8 cineol ve menthol gibi bileşenler % 99 dan düşük ölüm oranı göstermemiştir. Benzer bileşenleri içeren adaçayı (1.8-cineole) ve nane (menthol) uçucu yağlarının 24 saatlik uygulama süresinde larvalarda, en yüksek dozlarda fümigant etkileri % arasında gerçekleşmiştir. 48 saatlik uygulama süresinde yine en büyük dozlarda fümigant etki % arasında, 72 saatlik uygulama süresinde ise % arasında değişmiştir. Aynı sıcaklıkta yumurtalarda meydana gelen fümigant etkilere baktığımızda, nane ve adaçayı uçucu yağlarının en yüksek dozlarda uygulaması sonucu; 24 saatte ölüm oranları % arasında iken 48 saatlik uygulama süresinde % arasında, 72 saatlik uygulama süresinde ise % arasında ölüm gerçekleşmiştir. Đkinci farklı bir sıcaklık olan 22±2 C de larvalarda, nane ve adaçayı uçucu yağlarının en büyük dozlarının fümigant etkilerine baktığımızda; 24 saatlik uygulama süresinde % arasında, 48 saatlik uygulama süresinde % 75 ile 84 arasında, 72 saatlik uygulama süresinde ise % arasında ölüm meydana getirdikleri görülmektedir. 22±2 C de yumurtalardaki nane ve adaçayı uçucu yağlarının meydana getirdiği fümigant etkilere baktığımızda 24 saatlik uygulama süresinde % arası değişen ölüm görülürken 48 saatlik uygulamada % arasında, 72 saatlik uygulama süresinde ise % arasında değişen ölümler meydana getirmişlerdir. 39
49 Karcı (2006), yaptığı çalışmada 32 farklı bitkiden elde edilen uçucu yağların, Tribolium confusum du Val. un gelişme dönemlerine karşı fumigant etkisini araştırmıştır. 100 µl/l hava sabit dozunda, 72 saat maruz bırakma süresi sonunda, T. confusum yumurtalarına karşı yeşil nane ve kişniş otu uçucu yağları % 54,7 100 arasında ölümler meydana getirmiştir. Kullanılan böcek türünün farklı olmasına karşın bitkilerin E. kuehniella nın yumurtalarında farklı dozlarda benzer etkiler gösterdikleri görülmektedir. 27±2 C de 175 µl/l hava dozunda nane ve kişniş uçucu yağı için fümigant etki % arasında değişmektedir. 22±2 C deki yumurtalarda ise 150 µl/l hava dozunda nane ve kişniş için % arası değişen bir fümigant etki görülmektedir. Bu durum, metabolik faaliyetlere bağlı olarak böceklerin farklı gelişim dönemlerindeki solunum hızının farklılığından olabileceği şeklinde açıklanabilir. Çağlar ve ark. (2007), Origanum acutidens L. uçucu yağının fumigant toksisitesini Ephestia kuehniella Zell. (Lepidoptera: Pyralidae) nın üçüncü dönem larvalarına karşı test etmişlerdir. Ölüm oranları uçucu yağın dozları ve uygulama sürelerine bağlı olarak artmıştır. Yaptığımız çalışmada da uygulama süresi 48 saat süresi sonrasında ve artan dozlara bağlı olarak fümigant etkinin arttığı saptanmıştır. 40
50 6. SONUÇ ve ÖNERĐLER Bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre bitkisel uçucu yağların elde edildiği bitkiler olan lavanta, nane, kişniş ve adaçayı nın depo zararlısı olan E. kuehniella da test edilen gelişme dönemlerine karşı az ya da çok toksik etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Toksisitenin uçucu yağlara, zararlının gelişme dönemine, muamele dozu ve süresine bağlı olarak değiştiği görülmüştür. Lavanta ya hassasiyetleri bakımından böceğin gelişme dönemlerine baktığımızda 22±2 C de Larva 22±2 C de yumurta 27±2 C de yumurta 27±2 C de larva şeklinde sıra oluşmuştur. Nane ye karşı hassasiyet şu şekilde olmuştur: 27±2 C de larva 22±2 C de yumurta 22±2 C de Larva 27±2 C de yumurta. Kişniş e karşı olan hassasiyet şu şekildedir: 22±2 C de Larva 22±2 C de yumurta 27±2 C de yumurta 27±2 C de larva Adaçayı na karşı hassasiyet ise şu şekildedir: 22±2 C de Larva 27±2 C de yumurta 27±2 C de larva 22±2 C de yumurta şeklinde olmuştur. Bu sonuçlardan da anlaşılacağı üzere böcek gelişme dönemleri arasında en hassas olanların larvalar olduğu, yumurtaların ise fümigant etkiye daha dayanıklı oldukları anlaşılmaktadır. Bitkisel uçucu yağların larvalara daha düşük dozlarda etkili olduğu LC50 değerlerinden tespit edilmiştir. Yumurtalarda ise aynı etkinlik düzeyine ulaşmak için çok daha yüksek dozların kullanılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Bitkisel kökenli insektisitlerin çevreye ve hedef olmayan organizmalara etkilerinin az ya da hiç olmadığı ve birçok zararlı türüne karşı değişik şekillerde etki ettikleri bilinmektedir. Bu çalışma sonucunda 4 farklı bitkiden elde edilen uçucu yağın önemli bir depo zararlısı olan E. kuehniella nın iki gelişme dönemine karşı 41
51 farklı derecelerde fumigant toksisite gösterdikleri belirlenmiştir. Uçucu yağların fumigant toksisitelerindeki bu farklılıkların özellikle kullanılan bitkisel uçucu yağların içinde bulundukları sıcaklık ve muamele sürelerinde daha yüksek veya düşük aktiviteye sahip olmalarına neden olduğudur. Gerek mevcut gerekse diğer araştırıcılar tarafından yapılan çalışmalarla da bu husus ortaya çıkmıştır. Yapılan tüm testler değerlendirildiğinde, E.kuehniella nın iki gelişme dönemine karşı bitkisel uçucu yağların fumigant toksisitesine bağlı olarak depolanmış ürün zararlılarının mücadelesinde sentetik fumigantlara biyo-fumigant olarak potansiyel alternatifler olabilecekleri düşünülebilir. Bu araştırma sonucunda ümitvar görülen uçucu yağların fümigant toksisiteleri konusunda daha ileri çalışmaların yapılması gerekir. Bu çalışmalarda söz konusu uçucu yağların önemli bileşenlerinin tek tek ve ikili ve üçlü sinerjistik etkileri birlikte çalışılmalıdır. Biyolojik testler sonunda, her gelişme dönemi için etkili bulunan uçucu yağlara veya bileşenlere ait toksikolojik veriler bundan sonra uçucu yağlar ile yürütülecek daha detaylı çalışmalara önemli bir kaynak oluşturacak ve sonuçların pratiğe aktarılmasına, özellikle sentetik fumigantlara alternatif biyo-fumigantların geliştirilmesine önemli bir katkı sağlıyacaktır. 42
52 7. KAYNAKLAR Abbot, W.S., A method of computing the effectiveness of an insecticide. J. Econ. Entomol. 18: Anonymous, Salvia officinalis L. ( Anonymous, Mentha spicata L. Anonymous, 2008a. Anonymous, 2008b essential oil monograph. Anonymous, 2009a. Lavandula angustifolia Mill. ( Anonymous, 2009b. Coriandrum sativum L. ( Arak, E., Orav, A., Raal, A., Composition of the essential oil of Coriandrum sativum L. seeds from various countries. Poster Presentations. Institute of Pharmacy, University of Tartu, Estonia, Institute of Chemistry, Tallinn University of Technology, Estonia Arslan, N., Gürbüz, B., Gümüşçü, A., Bazı Kişniş (Coriandrum sativum L.) populasyonlarının Ankara şartlarında kışa dayanıklılığı üzerine bir araştırma. XI.Bitkisel Đlaç Maddeleri Toplantısı. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, sf Aslan, I., Calmasur, O., Sahin, F., Cağlar O Đnsecticidal effects of essential oils against Ephestia kuehniella (Zell.), Lasioderma serricorne (F.) and Sitophilus granarius (L.). Plant Protection Department, Faculty of 43
53 Agriculture, Atatürk University, Erzurum, TURKEY Times Cited: 5 References: 43 Volume.112 Issue.3 pages Aslan, I., Kılıç, T., Gören, A. C., Topçu, G., Toxicity of acetone extract of Sideritis trojana and 7-epicandicandiol, 7-epicandicandiol diacetate and 18- acetylsideroxol against stored pests Acanthoscelides obtectus (Say), Sitophilus granarius (L.) and Ephestia kuehniella (Zell.). Atatürk University, Faculty of Agriculture, Plant Protection Department, Erzurum, Balıkesir University, Faculty of Arts and Science, Department of Chemistry, Balıkesir, TÜBĐTAK, UME, P.O. Gebze-Kocaeli, Istanbul University, Faculty of Pharmacy, Beyazit-Istanbul, TURKEY Volume 23, Issue 2, Pages Atılgan, B., Atalay, B., Şölener, M., Hoşgün, H., Çopuroğlu, E., Yalçınkaya, M., Su Distilasyonu Yöntemi ile Nane Yağı Eldesi. 21.Ulusal Kimya Kongresi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü, Eskişehir Ayvaz, A., Albayrak, S., Tunçbilek, A.Ş., Đnherited sterility in Mediterranean flour moth Ephestia kuehniella Zeller (Lepidoptera: Pyralidae): Effect of gamma radiation on insect fecundity, fertility and developmental period. Journal of Stored Product Research. Science and Art Faculty, Department of Biology, Erciyes University, Kayseri 43: Başkan, S., Öztekin, N., Erim, F.B., Adaçayının (Salvia officinalis L.) antioksidan bileşikleri rosmarinik ve karnosik asitin kapiler elektroforez ile tayini. 21.Kimya Kongresi. Đstanbul Teknik Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Kimya Bölümü, Đstanbul Bayrak, A., Gıda aromaları. Ankara Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Gıda Mühendisliği bölümü, Gıda teknolojisi derneği, Ankara, yayın no:32 s
54 Bektaşoglu, S., Uçucu yağlar. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Đhracat Geliştirme Etüt Merkezi, sf.1-11 Byung-Ho, Lee, Peter, C. Annis, Fa ale Tumaalii and Won-Sik Choi Fumigant toxicity of essential oils from the Myrtaceae family and 1,8-cineole against 3 major stored-grain insects. a) Department of Food Technology, University of Newcastle, PO Box 127, Ourimbah NSW, 2258, AUSTRALĐA b) Stored Grain Research Laboratory, CSIRO Entomology, GPO Box 1700, Canberra City 2601, AUSTRALĐA c) Department of Life Science, Sooncunhang University, Asan-si, Chungnam, , South KOREA Volume: 40, Issue: 5, 2004, Pages Caglar, O., Calmasur, O., Aslan, I., Kaya, O., Insecticidal effect of essential oil of Origanum acutidens against several stored product pests. Plant Protection Department, Faculty of Agriculture, Atatürk University, Erzurum, TURKEY 16 (11): Ceylan, A., Salvia officinalis L. (Tıbbi Adaçayı) üzerinde bir çalışma. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Đzmir, s Coşkuncu, K., Bursa Đli un fabrikalarında zarar yapan Ephestia kuehniella Zeller (Lepidoptera: Pyralidae) nın ergin popülasyon dalgalanması. Doktora Tezi. Türkiye Entomoloji Dergisi Uludağ Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Bitki Koruma Bölümü, Bursa 29 (1): Doğan, A., Akgün, A., Kişniş (Coriandrum sativum L.) üretimi, bileşimi ve kullanımı. Türk Tarım ve Ormancılık Dergisi Cilt 11, sayı 2, sf Ekren, S., Sönmez, Ç., Sancaktaroğlu, S., Bayram, E., Farklı biçim yüksekliklerinin Adaçayı (Salvia officinalis L.) genotiplerinde agronomik ve teknolojik özelliklere etkisinin belirlenmesi. ¹Araş. Gör., E.Ü.Z.F. Tarla Bitkileri Bölümü, Bornova-Đzmir, ²Zir. Yük.Müh., E.Ü.Z.F. Tarla Bitkileri 45
55 Bölümü, Bornova-Đzmir, ³Prof. Dr., E.Ü.Z.F. Tarla Bitkileri Bölümü, Bornova-Đzmir, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 44 (1): Ellialtıoğlu, Ş., Sevengör, Ş., Sezik, E., Şanlıurfa'da nane tarımının geliştirilmesi üzerinde çalışmalar. Şanlıurfa GAP GĐDEM Bilgilendirme Toplantısı, Seminer Notları(Yayımlanmamış). ¹ Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü, Ankara, ² T.C. Başbakanlık GAP Bölge Kalkınma Đdaresi Başkanlığı, Ankara, ³ Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı, Ankara 16 s. Er, C., Yıldız, M., 2003 Keyif bitkileri. Ders kitabı, Ankara Üniverstesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri bölümü, Yayın no: 1534, Ders kitabı: 487 Ankara Erler, F., Bitki kökenli Bileşiklerin Böcek ve Akarlarla Mücadelede Kullanılma Potansiyeli Üzerinde Araştırmalar. Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bitki Koruma Anabilim Dalı Doktora Tezi. Antalya. s 120 Erler, F., (2005). Fumigant activity of six monoterpenoids from aromatic plants in Turkey against the two stored-product pests confused flour beetle, Tribolium confusum and Mediterranean flour moth, Ephestia kuehniella. Journal Plant Dis. Prot. 112: Gözek, N., Bitkisel kökenli sarımsak ile soğan uçucu yağlarının ve bazı aktif bileşenlerinin kırma un biti (Tribolium confusum du Val.) nin gelişme dönemlerine karşı fümigant etkisi. Yüksek Lisans Tezi. Kahramanmaraş Sütçü Đmam Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bitki Koruma Ana Bilim Dalı, Kahramanmaraş sf.58 Đlisulu, K., Đlaç baharat bitkileri. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Ankara A.Ü. Yayınları
56 Đpek, A., Tıbbi adaçayı (Salvia officinalis) hatlarında azotlu gübrelemenin herba verimi ve bazı özellikleri üzerine etkileri. Doktora tezi. Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı, Ankara Kalafatcılar, Ö.A., Parfüm bitkileri ve kozmetoloji. T.C. Manisa Belediyesi Kültür Sanat Yayınları sf Kan, Y., Đpek, A., Seçilmiş bazı kişniş (Coriandrum sativum L.) hatlarının verim ve bazı özellikleri. 14. Bitkisel Đlaç Hammaddeleri Toplantısı Bildirileri, Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Konya, Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Ankara s Kan, Y., Konya ekolojik koşullarında yetiştirilen Kişniş (Coriandrum sativum L.) de uygulanan organik ve inorganik gübrelerin verim ve uçucu yağ oranı üzerine etkileri. Selçuk Üniverstesi Ziraat Fakültesi dergisi. Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Konya 21 (42): (2007) Karaaslan, D., Özgüven, M., Tıbbi Adaçayı (Salvia officinalis L) nda uçucu yağ bileşenlerinin Kalitatif ve Kantitatif tayini. Türkiye 3.Tarla Bitkileri Kongresi. Poster Bildiri. Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Diyarbakır, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Adana, cilt 2, Endüstri Bitkileri, Karaca, A., Kevseroğlu, K., Kişniş ( Coriandrum sativum L.) ve Rezene ( Foenicilium vulgare Mill.) bitkilerinde bazı önemli fenolojik ve morfolojik özellikler üzerine bir araştırma. Türkiye 4. Tarla Bitkileri Kongresi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi, TBB, Samsun 47
57 Karakoç, Ö.C., Bazı bitki uçucu yağlarının Sitophilus oryzae L., Sitophilus granarius L. (Col.: Curculionidae) ve Acanthoscelides obtectus Say. (Col.: Bruchidae) a karşı fumigant etkileri. Yüksek Lisans Tezi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü, Tokat, Türkiye Entomoloji Dergisi 29 (1): Karcı, A., Bitkisel kökenli bazı uçucu yağların Kırma un biti, Tribolium confusum Jacquelin duval (Coleoptera: Tenebrionidae) un tüm gelişme dönemlerine karşı fumigant etkisi. Yüksek Lisans Tezi, Kaharamanmaraş Sütçü Đmam Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bitki Koruma Ana Bilim Dalı, Kahramanmaraş. 45 s. Karcı, A., Işıkber, A., Ovicidal activity of various essential oils against confused flour beetle, Tribolium confusum Jacquelin du Val. (Coleoptera: Tenebrionidae). Integrated Protection of Stored Products IOBC/ WPRS Bulletin, 30: Kaya, N., Yılmaz, G., Telci, Đ., Farklı zamanlarda ekilen Kişniş populasyonlarının agronomik ve teknolojik özellikleri. Turkisch Journal of Agriculture and Forestry, Tübitak, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Đzmir, Gaziosmanpaşa Üniverstesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Tokat (24) Kızıl, S., Đpek, A., Bazı kişniş (Coriandrum sativum L.) hatlarında farklı sıra arası mesafelerinin verim, verim özellikleri ve uçucu yağ oranı üzerine etkileri. Tarım Bilimleri Dergisi, 10 (3) Kocabaş, I., Sönmez, Đ., Kalkan, H., Kaplan, M., Farklı organik gübrelerin adaçayı (Salvia fructicosa Mill.) nın uçucu yağ oranı ve bitki besin maddeleri içeriğine etkileri. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 20(1):
58 Koschier, E.H., Sedy, K.A. and Novak, J., Đnfluence of plant volatiles on feding damage caused by the onion Thrips tabaci(lin). Đnstitute for Plant Protection, University of Natural Resources and Applied Life Sciences (BOKU) Vienna, AUSTRĐA, Đnstitute for Applied Botany, University of Veterinary Medicine, Veterinärplatz 1, Vienna, AUSTRĐA Volume 21, Issue 5, Pages Koschier, E.H. and Sedy, K.A., Labiate essential oil affecting host selection and acceptance of Thrips tabaci (lindeman). Institute for Plant Protection, University of Natural Resources and Applied Life Sciences (BOKU) Vienna, Austria 22 (7): LeOra Software, Polo-PC a user s guide to Probit or Logit analysis, 1119 Shattuck Avenue, Berkeley, CA, Mckenzie, J. D. & R. Goldman, The Student Guide to Minitab Release 14 Manual.Pearson Education, Boston, MA. Özgüven, M., Kırıcı, S., Farklı ekolojilerde nane (Mentha) türlerinin verim ile uçucu yağ oranı ve bileşenlerinin araştırılması. Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri bölümü, Adana, s Öztürk, M., Seçmen, Ö., Pirdal, M., Yukarı Fırat havzası nane çiftliği. Fırat Havzası Tıbbi ve Endüstriyel Bitkileri Sempozyumu Bildirileri, s Papachristos, D.P. and Stamopoulos, D.C., Repellent, toxic and reproduction inhibitory effects of essentiaal oil vapours on Acanthoscelides obtectus (Say) (Coleoptera:Bruchidae). Laboratory of Applied Zoology and Parasitology, University of Thessaloniki, Greece 38 (2): Papachristos, D.P., Stamopoulos, D.C., Toxicity of vapours of three essential oils to the immature stages of Acanthoscelides obtectus (Say) (Coleoptera: Bruchidae). Journal of Stored Products Research, 38:
59 Papachristos, D.P., Stamopoulos, D.C., Fumigant toxicity of three essential oils on the eggs of Acanthoscelides obtectus (Say) (Coleoptera:Bruchidae). Journal of Stored Products Research, 40: Perez, M.P., Pascual-Villalobos, M.J., Effect of the essential oil of flower Chrysanthemum coronarium L. on white fly and stored product pests. Estacion Sericicola, Consejeria de Medio Ambiente, Agrilutura y Agua, CIDA, La Alberca, Spain 14 (1-2) : Rozman, V., Kalinovic, I. And Korunic, Z., Toxicity of naturally occurring compounds of Lamiaceae and Lauraceae to three stored-product insects. Diatom Research and Consulting Inc., 14 Greenwich, Canada 43 (4) : Regnault-Roger, C., Hamraoui, A., Fumigant toxic activity and reproductive inhibition induced by monoterpenes on Acanthoscelides obtectus (Say) (Coleoptera), a bruchid of kidney bean (Phaseolus vulgaris L.). Journal of Stored Products Research, 31: Sarac, A., Tunc, I., Toxicity of essential oil vapors to stored product insects. Zeitschrift für pflanzenkrankheiten und pflanzenschuts-journal of Plant Diseases and Protection. 7, 102(1): Sezik, E., Yeşilada, E., Orhan D.D., Bitkisel ilaç hammadeleri toplantısı. XV. Bitkisel Đlaç Hammaddeleri Toplantısı Bildiri Kitabı. Shaaya, E., Ravid, U., Paster, N., Juven, B., Zisman, U. And Pissarev, V., Fumigant toxicity of essential oils against four major stored-product insects. Jour. Chem. Ecol., 17(3):
60 Shaaya, E., Ravid, U., Paster, N., Kostjukovsky, M., Menasherov, M., Plotkin, S., Essential oils and their components as active fumigants against several species of stored product Insects and Fungi. The Volcani Center, Israel pp.344: Shukla, A. C., Shahi, S.K., Anupam, D Biotechnology of microbes and sustainable utilization. Biological Product Laboratory, Department of Botany, University of Allahabad, Allahabad, Indıa pp Taş, T., Pamukta Kullanılan Bazı Pestisitlerin Beyazsinek Parazitoidi Eretmocerus mundus MERCET (Hymenoptera: Aphelinidae) a Olan Etkilerinin Labroratuvar Koşullarında Belirlenmesi. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Bitki Koruma Anabilim Dalı, Adana. Yüksek lisans tezi s Traboulsi, A.F., Taoubi, K., El-Haj, S., Bessiere, J.M., Rammal, S., Đnsecticidal properties of essential plant oils against the mosquito Culex pipiens molestus (Diptera: Culicidae). Faculty of Agricultural Sciences, Lebanese University, Beirut, LEBANON, Faculty of Pharmacy, Lebanese University, Beirut, LEBANON, Ecole Nationale Superieure de Chimie de Montpellier, Laboratoire de Phytochimie, 8, Rue Ecole Normale, Montpellier, France 58 (5): Tripathi, A.K., Prajapati, V., Kumar, A.K., Kumar, S., Effect of volatile oil constituents of Mentha species against the stored grain pests, Collosobruchus maculatus and Tribolium castaneum. Journal of Medicinal and Aromatic Plant Sciences, 22: Tunç, I., Berger, B. M., Erler, F., Dağlı, F Ovicidal activity of essential oils from five plants against two stored product insects. Allemagne 18 36(2):
61 Yenikalaycı, A., Özgüven, M., Çukurova bölgesinde farklı ekolojilerde tıbbi adaçayı ( Salvia officinalis L.) nın verim ve verim komponentlerinin araştırılması. Türkiye 4. Tarla Bitkileri Kongresi Bildiri Kitabı, s Yıldırım, E., Kesdek, M., Aslan, I., Calmasur, O., Sahin, F., The effect of essential oils from eight plant species on two pests of stored product insects. 14 (1): Yılmaz, G., Güvenç A., Ankarada aktarlarda Adaçayı adı altında satılan drogların morfolojik ve anatomik olarak incelenmesi. Ankara Eczacılık Fakültesi Dergisi. 36 (2) Yusufoğlu, A., Çelik, H., Kırbaşlar, F.G., Utilization of Lavandula angustifolia Miller extracts as natural repellents, pharmaceutical and industrial auxiliaries. J.Serb.Chem.Soc. 69(1)1 7 52
62 8. EKLER EK-1. 27±2 C de lavanta uçucu yağının Ephestia kuehniella larvalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) Kontrol
63 27±2 C de nane'nin E.kuehniella larvalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,05 55, ,07 36,84 55,55 6,89 31,57 50,00 6,89 47,36 61, ,58 42,1 66,66 43,1 31,57 55,55 32,76 63,15 72, ,93 63,15 72,22 32,76 68,42 66,66 53,44 73,68 88, ,44 63,15 88,88 37,93 78,94 83, ,15 83, ,62 52,63 83, ,89 66, Kontrol *Depo zararlılarına karşı yapılan fümigant etki testlerinden elde edilen % ölüm değerleri Abbot formülü [(A-B)/A] x 100; burada: A, kontroldeki % canlı; B, muamele dozundaki % canlı kullanılarak kontrollerde meydana gelen doğal ölümle düzeltilmiştir. 54
64 EK-2. 27±2 C de kişniş'in E.kuehniella larvalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,58 5,26 5, ,72 15,78 16,66 3,44 10,52 22,22 6,89 26,31 33, ,07 15,78 5,55 12,07 21,05 22,22 22,41 47,36 77, ,76 36,84 72,22 22,41 68,42 88,88 32, , ,58 89,47 100,00 22, ,00 68, , ,48 89,47 100,00 79,31 94,73 100, Kontrol ±2 C de adaçay'nin E.kuehniella larvalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,89 5,26 11, ,72 21,05 5,56 1,72 5,26 16,67 37,93 31,57 55, ,58 31,57 61,11 22,41 36,84 61,11 43,1 57,89 66, ,62 57,89 88,89 53,44 42,1 88,89 74,13 94,73 83, ,96 84,21 100,00 79,31 94,73 94,44 94, , , ,00 79,31 94,73 100, Kontrol
65 EK-3. 27±2 C de lavanta'nın E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,53 19,64 73, ,26 35,71 73,21 10,53 30,35 67,86 21,05 25,00 78, ,79 46,43 78,57 26,32 51,78 89,29 15,79 62,50 94, ,53 78,57 100,00 0,00 83,93 94,64 47,37 89,29 100, ,79 89,29 100,00 21,05 100,00 100,00 47,37 100,00 100, ,37 100,00 100,00 47,37 100,00 100,00 78,95 100,00 100, ,95 100,00 100,00 78,95 100,00 100,00 100,00 100,00 100, ,00 100,00 100,00 94,74 100,00 100, Kontrol ±2 C de nane'nin E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,79 8,93 67, ,79 30,35 25,00 0,00 14,28 57,14 21,05 46,43 78, ,05 35,71 78,57 31,58 30,35 78,57 36,84 57,14 89, ,05 35,71 78,57 36,84 35,71 67,86 15,79 100,00 100, ,32 100,00 100,00 26,32 94,64 100, Kontrol
66 EK-4. 27±2 C de kişniş'in E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,00 30,35 83, ,79 41,07 51,78 21,05 41,07 51,78 57,89 8,93 94, ,32 14,28 100,00 26,32 19,64 100,00 36,84 94,64 94, ,79 100,00 89,29 15,79 100,00 100,00 42,11 78,57 94, ,58 94,64 100,00 42,11 89,29 100,00 42,11 100,00 94, ,89 94,64 100,00 57,89 83,93 100, Kontrol ±2 C de adaçayı'nın E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi (Düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,26 19,64 46, ,05 41,07 51,78 5,26 19,64 35,71 10,53 30,35 57, ,79 14,28 57,14 10,53 30,35 35,71 10,53 30,35 83, ,79 30,35 83,93 5,26 25,00 78,57 21,05 57,14 73, ,05 51,78 78,57 5,26 51,78 83, Kontrol
67 EK-5. 22±2 C de lavanta'nın E.kuehniella larvalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Uygulama Doz süresi(saat) (µl/l hava) ,73 68,97 100, ,56 74,14 100,00 8,47 58,62 89,09 28,81 84,48 100, ,81 84,48 100,00 38,98 89,66 100,00 38,98 94,83 100, ,15 100,00 100,00 28,81 84,48 100,00 64,41 100,00 100, ,41 94,83 100,00 64,41 89,66 100,00 84,75 100,00 100, ,75 100,00 100,00 84,75 100,00 100,00 94,92 100,00 100, ,75 100,00 100,00 89,83 100,00 100, Kontrol
68 22±2 C de nane'nın E.kuehniella larvalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) EK-6. Uygulama Doz süresi(saat) (µl/l hava) ,47 63,79 72, ,47 63,79 89,09 18,64 58,62 89,09 18,64 63,79 78, ,98 63,79 83,64 28,81 58,62 78,18 23,73 68,97 72, ,81 63,79 72,73 38,98 53,45 78,18 28,81 74,14 83, ,81 74,14 83,64 38,98 68,97 72,73 49,15 84,48 89, ,24 68,97 94,55 54,24 74,14 89, Kontrol ±2 C de kişniş'in E.kuehniella larvalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Uygulama süresi(saat) Doz (µl/l hava) ,56 17,24 23, ,47 17,24 18,18 13,56 27,59 29,09 23,73 43,11 72, ,98 43,11 78,18 33,90 48,28 78,18 33,90 58,62 100, ,07 58,62 89,09 33,90 63,79 89,09 33,90 63,79 94, ,90 48,28 89,09 28,81 79,31 94,55 64,41 74,14 94, ,41 74,14 100,00 59,32 68,97 100, Kontrol
69 22±2 C de adaçay'nin E.kuehniella larvalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Uygulama Doz süresi(saat) (µl/l hava) ,90 63,79 61, ,90 63,79 67,27 44,07 63,79 67,27 33,90 68,97 61, ,90 68,97 67,27 23,73 63,79 67,27 44,07 89,66 89, ,98 84,48 94,55 33,90 84,48 89,09 64,41 94,83 94, ,49 84,48 94,55 64,41 79,31 89,09 69,49 84,48 94, ,49 84,48 94,55 69,49 84,48 100, Kontrol EK-7. 22±2 C de lavanta'nın E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,42 26,32 57, ,90 26,32 78,57 6,90 31,58 67,86 27,59 52,63 100, ,90 31,58 100,00 32,76 57,89 94,64 12,07 57,89 100, ,90 68,42 94,64 32,76 78,95 100,00 37,93 84,21 100, ,28 94,74 100,00 27,59 100,00 100,00 37,93 100,00 100, ,11 100,00 100,00 27,59 94,74 100, Kontrol
70 22±2 C de nane'nın E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) EK-8. Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,42 21,05 19, ,42 21,05 30,35 17,24 21,05 25,00 17,24 31,58 30, ,24 36,84 30,35 27,59 31,58 41,07 32,76 36,84 51, ,07 47,37 51,78 22,42 31,58 46,43 32,76 68,42 62, ,24 57,89 62,50 17,24 63,16 57,14 27,59 63,16 83, ,42 57,89 94,64 43,11 63,16 78, Kontrol ±2 C de kişniş'in E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,90 21,05 62, ,07 21,05 41,07 1,73 5,26 62,50 12,07 36,84 78, ,07 10,53 62,50-3,44 26,32 46,43-3,44 15,79 89, ,42 26,32 94,64 17,24 47,37 89,29 12,07 21,05 100, ,24 31,58 100,00 12,07 21,05 94,64 22,42 63,16 100, ,42 68,42 100,00 27,59 68,42 100, Kontrol
71 22±2 C de adaçayı'nın E.kuehniella yumurtalarına fumigant etkisi(düzeltilmiş ölüm oranları %) Doz Uygulama süresi(saat) (µl/l hava) ,90 15,79 30, ,90 5,26 8,93 6,90 5,26 3,57 22,42 15,79 30, ,90 10,53 14,28 1,73 0,00 8,93 12,07 21,05 8, ,90 5,26 8,93 6,90 5,26 25,00 17,24 31,58 51, ,24 31,58 57,14 6,90 42,11 51,78 22,42 31,58 57, ,42 31,58 57,14 22,42 36,84 51,78 22,42 57,89 57, ,42 42,11 46,43 32,76 42,11 67, Kontrol
72 ÖZGEÇMĐŞ 1983 yılı Batı Almanya doğumluyum. Đlkokul 1. sınıf öğrenimimi Almanya nın Heidelberg şehrinde tamamladıktan sonra Babamın isteği üzerine kardeşlerimle Türkiye ye gelerek ilköğrenimimi Eskişehir ve ardından Ankara da tamamladım yıllarında Ankara Mustafa Kemal Lisesinde lise öğretimimi tamamladım yılında Kahraman Maraş Sütçü Đmam Üniversitesi Ziraat Fakültesine başladım. Đlk yılın sonunda Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesine yatay geçiş yaparak burada 4 senelik öğrenimimi tamamladım. Ardından Yüksek lisans öğrenimime gene aynı Üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsünde 2006 da başladım. 63
Asetonun fasulye tohum böceği [Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)] erginlerine fumigant etkisi
Türk. entomol. derg., 2009, 33 (1): 23-30 ISSN 1010-6960 Orijinal araştırma (Original article) Asetonun fasulye tohum böceği [Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae)] erginlerine fumigant
Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi
Selçuk Tar Bil Der, 1(1):6-11 6 Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi Tıbbi ve Aromatik Bitki Uçucu Yağlarının Fasulye Tohum Böceği [Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Chrysomelidae)] Erginlerine Fumigant
ANKARA İLİ KIZILCAHAMAM İLÇESİ TIBBİ VE AROMATİK BİTKİ YETİŞTİRİCİLİĞİ PAZAR ARAŞTIRMASI
ANKARA İLİ KIZILCAHAMAM İLÇESİ TIBBİ VE AROMATİK BİTKİ YETİŞTİRİCİLİĞİ PAZAR ARAŞTIRMASI Proje Koordinatörü Proje Sorumlusu Danışman Proje No :Vet.Hek. Ahu KAYALARLI ACARTÜRK : Zir. Müh. Adem BÜYÜKHAN
BİTKİ UÇUCU YAĞLARININ BÖCEKLERE KARŞI İNSEKTİSİDAL ETKİLERİ. Araş. Gör. Dr. Ayşe USANMAZ BOZHÜYÜK Bitki Koruma Bölümü
BİTKİ UÇUCU YAĞLARININ BÖCEKLERE KARŞI İNSEKTİSİDAL ETKİLERİ Araş. Gör. Dr. Ayşe USANMAZ BOZHÜYÜK Bitki Koruma Bölümü Uçucu (Eterik) Yağlar Uçucu yağlar, aromatik, kokulu bitkilerden çeşitli yöntemlerle
T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİBERİYE [Rosmarinus officinalis L. (LAMIALES: LAMIACEAE)] UÇUCU YAĞ BUHARININ Callosobruchus maculatus ( F.) (COLEOPTERA: CHRYSOMELIDAE) VE NOHUT DANELERİ
DİSTİLEX NANO TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ
DİSTİLEX NANO TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ Distilex tesislerinde; bitki ve meyve özütleri uygun yöntem ve ileri teknoloji ile elde edilerek gıda, ilaç, kozmetik, kimya, insan sağlığında gıda takviye ürünleri, hayvan
T.C. KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI
T.C. KHRMNMRŞ SÜTÇÜ İMM ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUM NBİLİM DLI BİTKİSEL KÖKENLİ SRIMSK İLE SOĞN UÇUCU YĞLRININ VE BZI KTİF BİLEŞENLERİNİN KIRM UN BİTİ (Tribolium confusum du Val.)
UÇUCU YAĞLAR. Hazırlayan Songül BEKTAŞOĞLU 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi
UÇUCU YAĞLAR Hazırlayan Songül BEKTAŞOĞLU 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi UÇUCU YAĞLAR Üretim Türkiye de uçucu yağ üretiminin büyük kısmını gülyağı oluşturmaktadır.
Bazı bitki uçucu yağlarının Acanthoscelides obtectus (Say) (Coleoptera: Bruchidae) üzerindeki fumigant toksisiteleri 1
Türk. entomol. derg., 2015, 39 (1): 109-118 DOI: http://dx.doi.org/10.16970/ted.61714 ISSN 1010-6960 Orijinal araştırma (Original article) Bazı bitki uçucu yağlarının Acanthoscelides obtectus (Say) (Coleoptera:
F. Takım: Coleoptera
F. Takım: Coleoptera 1. Familya: Dermestidae a)anthrenus museorum L. (Çekmece böceği) b)trogoderma granarium Everst. (Khapra böceği) a)anthrenus museorum L. (Çekmece böceği) Erginleri 3 mm. kadar olan
EKİN KAMBUR BİTİ (Rhyzopetrha dominica )
Ekin kambur biti ergin ve larvası EKİN KAMBUR BİTİ (Rhyzopetrha dominica ) Ergin, esmer kırmızı renkli 2.5-3 mm boyda ve silindirik şekillidir. Baş, göğsün altına eğik durduğu için kamburumsu bir görünüşe
FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ *
Ç.Ü Fen Bilimleri Enstitüsü Yıl:8 Cilt17-3 FARKLI SICAKLIKLARIN AVCI BÖCEK SCYMNUS SUBVILLOSUS (GOEZE) (COLEOPTERA: COCCINELLIDAE) UN ERGİN ÖNCESİ DÖNEMLERİNİN ÖLÜM ORANLARINA ETKİLERİ * The Effect Of
ÖZET Yüksek Lisans Tezi Callosobruchus chinensis (L.) e (Bruchidae: Coleoptera) FOSFİN GAZININ VAKUM ALTINDAKİ ETKİSİ Emine KARAKUŞ Ankara Üniversites
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Callosobruchus chinensis (L.) e (Bruchidae: Coleoptera) FOSFİN GAZININ VAKUM ALTINDAKİ ETKİSİ Emine KARAKUŞ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI ANKARA
Original article (Orijinal araştırma)
Türk. entomol. derg., 2016, 40 (4): 455-466 DOI: http://dx.doi.org/10.16970/ted.28725 ISSN 1010-6960 E-ISSN 2536-491X Original article (Orijinal araştırma) Rosmarinus officinalis L. (Lamiales: Lamiaceae)
Latince Adı: Ocimum Türkçe Adı: Fesleğen
MUTFAK BİTKİLERİ Ocimum Fesleğen Latince Adı: Ocimum Türkçe Adı: Fesleğen Familya: Lamiaceae Orjini: Yunanistan Büyüme Şekli: 12 x 36 cm Büyümesi: orta derecede büyüme gösterir. Yapraklar: karışıklı, dar,
Sait ERTÜRK 1* Mustafa ALKAN 1 Tuğba FIRAT AKDENİZ 1
Sait ERTÜRK 1* Mustafa ALKAN 1 Tuğba FIRAT AKDENİZ 1 1 Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, ANKARA Uluslararası Katılımlı Türkiye VI. Bitki Koruma Kongresi 5-8 Eylül 2016 Konya Giriş İnsanın
ÖZET Yüksek Lisans Tezi Callosobruchus chinensis (L.) (Coleoptera:Bruchidae) İLE SAVAŞIMDA VAKUMDAN YARARLANMA OLANAKLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR Haleh
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ Callosobruchus chinensis (L.) (Coleoptera:Bruchidae) ile savaşımda vakumdan yararlanma olanakları üzerinde araştırmalar Haleh MORTAZAVİ BİTKİ
Dr. Hülya ÇAKMAK Gıda Mühendisliği Bölümü
Dr. Hülya ÇAKMAK Gıda Mühendisliği Bölümü FONKSİYONEL BİLEŞENLER İÇEREN BAHARAT VE TIBBİ-AROMATİK BİTKİLER Doğal antioksidan kaynağı olan birçok bitki ve baharat bulunmaktadır. Çeşitli baharatlar, kakao
KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ
KLİMALARDA ÜREYEN BAKTERİLERE BİTKİSEL YAĞLARIN ETKİSİ Hazırlayan Öğrenciler Fulya MORDOĞAN 7-B Pırıl ALP 7-B Danışman Öğretmen Demet EROL İZMİR, 2012 1 İÇİNDEKİLER 1. Proje özeti...3 2. Projenin amacı...3
YÜKSEK LİSANS TEZİ. Sıray ALPAY BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI. Her haklı saklıdır
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ FOSFİN GAZININ Carpophilus hemipterus (L.) (Coleoptera: Nitidulidae) A FARKLI SICAKLIKLARDA ETKİLERİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR Sıray ALPAY BİTKİ
Prof.Dr. Fatmagül GEVEN
Prof.Dr. Fatmagül GEVEN Tıbbi ve aromatik bitkilerin kullanılan kısımları; yaprak, çiçek, tohum, kök, kabuk vb. gibi organlardır ve bunların içlerindeki etkili bileşikler nedeniyle hastalıkları tedavi
Hazırlayanlar: İshak ATICI, Ali GÖZÜBÜYÜK
PESTİSİTLERİN SUCUL BİTKİLERİN GELİŞİMİNE ETKİLERİ Grup: Aziziye Danışman: Yrd. Doç. Dr. Fatih DUMAN Hazırlayanlar: İshak ATICI, Ali GÖZÜBÜYÜK İnsanlar kolay veya parasız sahip oldukları nimetlerin değerini
[email protected] YABANCI DİL BİLGİSİ Yabancı Dil / Derecesi KPDS ÜDS TOEFL IELTS
KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Ünvan Dr. Ünal KARIK Mühendis Dahili 451 E-mail Doğum Tarihi - Yeri [email protected] 16.07.1973-ERZİNCAN EĞİTİM BİLGİLERİ Doktora Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü-Tarla
KARDELEN TARIM ÜRÜNLERİ LTD. ŞTİ. DOĞAL BİTKİSEL YAĞLAR-SAÇ VE CİLT BAKIM ÜRÜNLERİ
KARDELEN TARIM ÜRÜNLERİ LTD. ŞTİ. DOĞAL BİTKİSEL YAĞLAR-SAÇ VE CİLT BAKIM ÜRÜNLERİ S.NO ÜRÜN ADI BİRİM DİZİ ADETİ 1 ACIBADEM YAĞI 20CC 12 2 ADAÇAYI YAĞI 20CC 12 3 AHUDUDU AROMASI 20CC 12 4 ALABALIK YAĞI
Farklı nane türlerine ait klonların uçucu yağlarının buğday biti [Sitophilus granarius L. (Coleoptera: Curculionidae)] ne fumigant etkisi
Türk. entomol. derg., 2012, 36 (2): 255-263 ISSN 1010-6960 Orijinal araştırma (Original article) Farklı nane türlerine ait klonların uçucu yağlarının buğday biti [Sitophilus granarius L. (Coleoptera: Curculionidae)]
AMBAR ZARARLILARI UZM. EMİNE KARAKUŞ (ENTOMOLOJİ) MERSİN ZİRAİ KARANTİNA MÜDÜRLÜĞÜ 2015
AMBAR ZARARLILARI UZM. EMİNE KARAKUŞ (ENTOMOLOJİ) MERSİN ZİRAİ KARANTİNA MÜDÜRLÜĞÜ 2015 Depolanmış ürünlerde zararlı Arthropodların bulunuşu ile tüm dünyada ortalama ürün kaybı % 5-10 olarak kabul edilmektedir.
6. Familya: Tenebrionidae
6. Familya: Tenebrionidae a) Tenebrio molitor L. (Un kurdu) b) Tenebrio obscurus L. (Esmer Un kurdu) c) Tribolium confusum Duv.(Kırma biti) d) Tribolium castaneum (Hbst.) (Un biti) e) Latheticus oryzae
RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA
RUS BUĞDAY AFİTLERİNE KARŞI BİYOLOJİK KORUMA HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER 7-F Miray DAĞCI Ömür Mehmet KANDEMİR DANIŞMAN ÖĞRETMEN NİLÜFER DEMİR İZMİR - 2013 İÇİNDEKİLER 1. Projenin Amacı ve Hedefi.. 2 2. Afit
Ekşilik böceklerinden Carpophilus hemipterus (L.) (Coleoptera: Nitidulidae) un biyolojik dönemlerine fosfin gazının toksisitesi 1
Türk. entomol. derg., 2014, 38 (2): 215-225 ISSN 1010-6960 Orijinal araştırma(original article) Ekşilik böceklerinden Carpophilus hemipterus (L.) (Coleoptera: Nitidulidae) un biyolojik dönemlerine fosfin
KİŞNİŞ(Coriandrum sativum)
KİŞNİŞ(Coriandrum sativum) Tibbi Etkileri ve Kullanımı yöntemleri şöyle sıralanabilir: Eski Mısır papirüsleri, Çince ve Sanskritçe metinlerde ve hatta İncil'de sağlığa yararlı etkilerinden övgüyle söz
Yard.Doç.Dr. Özgür SAĞLAM Namık Kemal Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü
Yard.Doç.Dr. Özgür SAĞLAM Namık Kemal Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü Tekirdağ 2015 a) Atrap b) Emgi şişesi c) Işık tuzakları d) Renk tuzakları e) Feromon tuzakları f) Çukur tuzaklar (Pit-Fall) g) Besin
8. Familya: Curculionidae. Sitophilus granarius (L.) (Buğday biti) Sitophilus oryzae (L.) (Pirinç biti)
8. Familya: Curculionidae Sitophilus granarius (L.) (Buğday biti) Sitophilus oryzae (L.) (Pirinç biti) Sitophilus granarius (L.) Erginler koyu kahve veya kırmızımsı gri renkte, 3-5 mm. boydadır. Baş kısmı
Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı
Sürdürülebilir Pestisit Kullanımı Doç. Dr. Seral YÜCEL Dr. Hale GÜNAÇTI Adana Biyolojik Mücadele Araştırma İstasyonu Dünyanın en önemli sorunlarından biri hızla artan nüfusudur. Dünya nüfusunun gittikçe
ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı
iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes
Prof.Dr. Fatmagül GEVEN
Prof.Dr. Fatmagül GEVEN Tıbbi bitkilerde pek çok türün yetiştirilmesinde tohumla çoğaltma yöntemi kullanılır. Kekik (Thymus sp), Adaçayı (Salvia sp.), Dağçayı (Sideritis sp.), Oğulotu (Melissa officinalis),
Kullanım Yerleri. İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir
ŞEKER PANCARI Kullanım Yerleri İnsan beslenmesinde kullanılır. Şekerin hammadesidir. Küspesi hayvan yemi olarak kullanılır. İspirto elde edilir Orijini Şeker pancarının yabanisi olarak Beta maritima gösterilmektedir.
RAPOR FORMATI I. Projenin Türkçe ve İngilizce Adı ve Özetleri Biyorasyonel İnsektisitlerin Bazı Lepidoptera Türleri Üzerine Etkileri Özet Bu çalışmada
ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ KESİN RAPORU Proje Başlığı Biyorasyonel İnsektisitlerin Bazı Lepidoptera Türleri Üzerine Etkileri Proje Yürütücüsünün İsmi Prof. Dr. Cem ÖZKAN Yardımcı Araştırmacıların
Domates Yaprak Galeri Güvesi Tuta absoluta
Tuta absoluta Bu nesne Türkiye Tarımsal Öğrenme Nesneleri Deposu kullan-destekle kategorisinden bir öğrenme nesnesidir. Kullan-Destekle nesneleri bilimsel çalışmalarda kaynak gösterilerek kullanmak istisna
TÜRKİYE DE BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİ VE ENDEMİZM. Özet
TÜRKİYE DE BİTKİ ÇEŞİTLİLİĞİ VE ENDEMİZM Mesut Uyanık 1*, Ş. Metin Kara 2, Bilal Gürbüz 1, Yasin Özgen 1 1 Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Dışkapı-Ankara 2 Ordu Üniversitesi,
Prof. Dr. Bilal GÜRBÜZ danışmanlığında Arif İPEK tarafından hazırlanan bu çalışma 19/10/2007 tarihinde aşağıdaki jüri tarafından oybirliği ile Tarla B
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ TIBBİ ADAÇAYI (Salvia officinalis) HATLARINDA AZOTLU GÜBRELEMENİN HERBA VERİMİ VE BAZI ÖZELLİKLER ÜZERİNE ETKİLERİ Arif İPEK TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ DEPOLANMIŞ ÜRÜN ZARARLISI Carpophilus hemipterus (L.) (COLEOPTERA: NITIDULIDAE) İLE SAVAŞIMDA FOSFİN GAZINDAN YARARLANMA OLANAKLARI ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR
Solanaceae Familyası (Patlıcangiller)
Solanaceae Familyası (Patlıcangiller) 1 Bir veya çok yıllık, otsu, tırmanıcı, çalı veya ağaç şeklinde bitkileri içerir, Daha çok Avustralya, Orta ve Güney Amerika'da yayılış gösterir. Yapraklar boyut ve
PESTİSİT UYGULAMA TEKNİKLERİ. ARŞ. GÖR. EMRE İNAK ANKARA ÜNİVERSİTESİ/ ZİRAAT FAKÜLTESİ/ BİTKİ KORUMA BÖLÜMÜ
PESTİSİT UYGULAMA TEKNİKLERİ ARŞ. GÖR. EMRE İNAK ANKARA ÜNİVERSİTESİ/ ZİRAAT FAKÜLTESİ/ BİTKİ KORUMA BÖLÜMÜ [email protected] GENEL ZARARLILAR TEMEL KAVRAMLAR Pestisit(Pesticide): Pest cide (Zararlı
1. GİRİŞ Dünya kuru incir üretiminde %50-55'lik bir payla birinci sırada yer alan ülkemiz; Dünya kuru incir ihracatında %60-65 lik bir payla yine birincidir. Hemen hemen tamamının (%85-90) ihraç edilmesi
zeytinist
1 T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ EDREMİT MESLEK YÜKSEKOKULU Zeytincilik ve Zeytin İşleme Teknolojisi Programı Öğr. Gör. Mücahit KIVRAK 0 505 772 44 46 [email protected] www.mucahitkivrak.com.tr 2 3 4 ZEYTİN
ÖNEMLİ ZARARLILARI. Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) yumurta
ÖNEMLİ ZARARLILARI Spodoptera spp. (Yaprak kurtları) Ergin 20 mm yumurta Larva 35-40 mm ÖNEMLİ ZARARLILARI ÇİÇEK TRİPSİ (Frankliniella tritici) Küçük sigara şeklinde 1,3 mm uzunluğunda, genelde sarı renkli
DEĞĐŞĐK AZOT DOZLARININ FLORADAN TOPLANAN KARABAŞ KEKĐK (Thymbra spicata var. spicata L.) in BAZI AGRONOMĐK VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐ ÜZERĐNE ETKĐSĐ
ANADOLU, J. of AARI 13 (1) 2003, 132-141 MARA DEĞĐŞĐK AZOT DOZLARININ FLORADAN TOPLANAN KARABAŞ KEKĐK Süleyman KIZIL Özlem TONÇER Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Diyarbakır/TURKEY
Kimyasal savaş nedir?
KİMYASAL SAVAŞ Kimyasal savaş nedir? Tarımsal savaş; zararlı popülasyonlarını ekonomik zarar eşiği altında tutmak amacıyla kimyasal bileşiklerin kullanıldığı tarımsal savaş yönetimidir. Tarihçesi M.Ö 12.
Mardin İlinde Üretilen Mısır Nişastasının Spesifikasyon Değerlerine Uygunluğunun Belirlenmesi - doi: 10.17932/ IAU.
Mardin İlinde Üretilen Mısır Nişastasının Spesifikasyon Değerlerine Uygunluğunun Belirlenmesi - doi: 10.17932/ IAU. IAUD.m.13091352.2015.7/25.13-17 Nurten BOZDEMİR 1 Murat ÇİMEN 1* Seyhan AKÇAN 1 Özet
ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. BAZI BTKSEL ÇAYLARIN MNERAL MADDE ÇER ÜZERNE FARKLI DEMLEME ve KAYNATMA SÜRELERNN ETKS
ÖZET Yüksek Lisans Tezi BAZI BTKSEL ÇAYLARIN MNERAL MADDE ÇER ÜZERNE FARKLI DEMLEME ve KAYNATMA SÜRELERNN ETKS Tolga UÇAR Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gıda Mühendislii Anabilim Dalı Danıman:
Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir.
ACUR YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ 1.Black Strong Ürünlerinin Acur YetiĢtiriciliğinde Kullanımı Acur organik maddece zengin topraklarda çok iyi yetişir. Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise
Antibiyotik Antifungal Antimikrobiyel Antioksidatif Antiseptik Şifalı Bitkiler
Antibiyotik Antifungal Antimikrobiyel Antioksidatif Antiseptik Şifalı Bitkiler Antibiyotik Antifungal Antimikrobiyel Antioksidatif Antiseptik Şifalı Bitkiler Antibiyotik Antifungal Antimikrobiyel Antioksidatif
Gıdalardaki Pestisit Kalıntıları. Dr. K.Necdet Öngen
GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI Dr. K.Necdet Öngen Tükettiğimiz gıdaların güvenilirliği hayati derecede önemlidir Gıdalarımızdaki pestisit kalıntıları konusunda neyi ne kadar biliyoruz? Tükettiğimiz gıdalar
Zir. Yük. Müh Seyla TEPE 1
BÝTKÝ KORUMADA DOÐAL PESTÝSÝTLERÝN KULLANIMI Zir. Yük. Müh Seyla TEPE 1 ÖZET Bu makalede. bitki korumada pestisitlere karºý doðal ve güvenli alternatifler hakkýnda bilgi verilmiºtir. Ayrýca bu amaçla kullanýlan
Çizelge 1. 1997 yılında patlıcan ve 1999 yılında domates serasına ait bilgiler.
ÖRTÜALTI SEBZE YETĐŞTĐRĐCĐLĐĞĐNDE ENTEGRE MÜCADELE PROGRAMINDA ĐLAÇLAMA HACMĐNĐN DÜŞÜRÜLMESĐ AMACIYLA AKSU U.L.V. CĐHAZLARI ÜZERĐNDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR Seralarda ilaçlama hacminin düşürülmesiyle ilgili
KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir?
Tükettiğimiz imiz gıdalarg daların n güvenilirlig venilirliği i hayati derecede önemlidir KALINTILARI Dr. K.Necdet Öngen Gıdalarımızdaki pestisit kalıntıları konusunda neyi ne kadar biliyoruz? Tükettiğimiz
BAZI BİTKİSEL EKSTRAKTLARIN Tuta absoluta (Meyrick, 1917) (Lepidoptera: Gelechiidae) NIN FARKLI BİYOLOJİK DÖNEMLERİNE ETKİSİ
ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİTKİ KORUMA ANABİLİM DALI 2013-YL-015 BAZI BİTKİSEL EKSTRAKTLARIN Tuta absoluta (Meyrick, 1917) (Lepidoptera: Gelechiidae) NIN FARKLI BİYOLOJİK DÖNEMLERİNE
E. Takım: Lepidoptera. 1. Familya: Pyralidae 2. Familya: Galleriidae 3. Familya: Tineidae 4. Familya: Gelechiidae
E. Takım: Lepidoptera 1. Familya: Pyralidae 2. Familya: Galleriidae 3. Familya: Tineidae 4. Familya: Gelechiidae 1. Familya: Pyralidae a) Ephestia kuehniella (Zell.)(Değirmen güvesi) b) Ephestia elutella
Tebliğ. "Ancak, ilaç sanayiinde kullanılmak üzere ithal edilecek ürünler için, 2 nci maddedeki esaslara göre Kontrol Belgesi aranır.
Tebliğ Dış Ticaret Müsteşarlığından: Dış Ticarette Standardizasyon Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ Tebliğ No: (25/18) MADDE 1 31/12/24 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 21 (42): (2007) 43-48
www.ziraat.selcuk.edu.tr/dergi Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 21 (42): (2007) 43-48 KÜLTÜRE ALINAN ADAÇAYI(Salvia halophila Hedge) NIN BAZI AGRONOMİK VE KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE GÜBRELERİN
T.C. SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ
T.C. SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ BAZI BĠTKĠ EKSTRAKTLARININ Callosobruchus maculatus (F.) (COL.: BRUCHIDAE) A ETKĠLERĠ ÜZERĠNDE ARAġTIRMALAR Murat Nadi TAŞ YÜKSEK LĠSANS TEZĠ BĠTKĠ KORUMA
3.5. TARIM MAKİNALARI BÖLÜMÜ
3.5. TARIM MAKİNALARI BÖLÜMÜ 3.5.1. TARIM MAKİNALARI ANABİLİM DALI Yürütücü Kuruluş (lar) : Çeşitli Tarımsal Ürünlerin Vakumla Kurutulmasında Kurutma Parametrelerinin Belirlenmesi İşbirliği Yapan Kuruluş
EK-3 ÖZGEÇMİŞ Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities)
EK-3 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Ömer Cem KARAKOÇ 2. Doğum Tarihi: 30/01/1978 3. Unvanı: Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Bitki Koruma Gaziosmanpaşa Üniversitesi 2004 Yüksek
Ceviz Fidanı-Ağacı İklim ve Toprak İstekleri
Yavuz-1 CEVİZ (KR-2) Ceviz yetişen tüm bölgelerde yetişir. Özellikle geç donların görüldüğü yerlerde yetiştirilmesi tavsiye edilir. Verimsiz bir çeşittir. Nisbi Periyodisite görülür. Meyvesi oval şekilli
Kahramanmaraş ve Adıyaman İllerinde Depolanmış Buğdaylar Üzerinde Rastlanan Böcek Türleri ve Bulaşma Oranları*
KSÜ Fen ve Mühendislik Dergisi 8(1)-2005 107 KSU Journal of Science and Engineering 8(1)-2005 Kahramanmaraş ve Adıyaman İllerinde Depolanmış Buğdaylar Üzerinde Rastlanan Böcek Türleri ve Bulaşma Oranları*
Orijinal araştırma (Original article)
Türk. entomol. derg., 2013, 37 (3): 319-328 ISSN 1010-6960 Orijinal araştırma (Original article) Bazı bitki uçucu yağlarının ve monoterpenoid bileşenlerinin Amerikan hamamböceği, Periplaneta americana
SEÇİLMİŞ OĞULOTU (Melissa officinalis L.) HATLARININ ANKARA KOŞULLARINDA HERBA VERİMİ VE BAZI ÖZELLİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI *
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2008, 21(1), 85 96 SEÇİLMİŞ OĞULOTU (Melissa officinalis L.) HATLARININ ANKARA KOŞULLARINDA HERBA VERİMİ VE BAZI ÖZELLİKLERİNİN ARAŞTIRILMASI * Bilal GÜRBÜZ
EVDE BİYOTEKNOLOJİ. Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS
EVDE BİYOTEKNOLOJİ Yrd. Doç. Dr. Hüseyin UYSAL ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİ BÖLÜMÜ 5. DERS STERİLİZASYON; BİTKİ DOKU KÜLTÜRLERİNDE KULLANILAN STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ VE BU STERİLİZASYON
Fesleğenin (ocimum bacilicum) Antibakteriyel Etkisinin Araştırılması. Grup Ege
Fesleğenin (ocimum bacilicum) Antibakteriyel Etkisinin Araştırılması Grup Ege Gülsüm UYAR Yalçın KABAK Proje Fikrinin Ortaya Çıkışı Fesleğenden sinek kovucu sprey yapalım! Toplu taşıma araçlarında kullanılacak
Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi
Selçuk Tar Bil Der, 3(2): 205-209 205 Selçuk Tarım Bilimleri Dergisi Ankara (Gölbaşı) Şartlarında Farklı Ekim Zamanlarında Yetiştirilen Kimyon (Cuminum cyminum L.)'un Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi
PİYASADA SATILAN KUMAŞ BOYASININ SU PİRESİ ÜZERİNE TOKSİK ETKİSİNİN İNCELENMESİ
PİYASADA SATILAN KUMAŞ BOYASININ SU PİRESİ ÜZERİNE TOKSİK ETKİSİNİN İNCELENMESİ GRUP İNDİGO GAMZE ÖZEN İHSANİYE YURTTAŞ Danışman: YRD. DOÇ.DR. FATİH DUMAN ÖZET: Bu çalışmada piyasada satılan kumaş boyalarının
T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ ORMAN ALTI ODUNSU BİTKİLER. Hazırlayan: Danışman: Yrd.Doç.Dr Nurgül KARLIOĞLU
T.C İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ ORMAN ALTI ODUNSU BİTKİLER Hazırlayan: 0601120025 Danışman: Yrd.Doç.Dr Nurgül KARLIOĞLU Laurocerasus officinalis(karayemiş) Sistematik ; Alem : Plantae Bölüm :
Prof. Dr. Sait GEZGİN, Uzman Nesim DURSUN. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Böl., Konya. *[email protected].
Toprağa Farklı Şekil ve Miktarlarda Uygulanan TKİ-Hümas ın Toprak Reaksiyonu ve luluğuna Etkisi, Bu Etkisinin Diğer Bazı Humik asit Kaynakları ile Karşılaştırılması Prof. Dr. Sait GEZGİN, Uzman Nesim DURSUN
Çayın Bitkisel Özellikleri
Çayın Bitkisel Özellikleri Bir asırlık bir ömre sahip bulunan çay bitkisi doğada büyümeye bırakıldığında zaman bir ağaç görünümünü alır. Görünüş itibarı ile dağınık bir görünüm arz eden bitki yapısı tek
Dr. Hülya ÇAKMAK Gıda Mühendisliği Bölümü ANTİOKSİDANLAR
Dr. Hülya ÇAKMAK Gıda Mühendisliği Bölümü ANTİOKSİDANLAR ANTİOKSİDANLAR Aktif oksijen türevleri (ROS) normal metabolizma sırasında vücudumuzun ürettiği yan ürünlerdir. Ancak bazı dış kaynaklardan da serbest
GCMS ile aroma analizleri ve uygulama örnekleri
GCMS ile aroma analizleri ve uygulama örnekleri Yüksek Kimya Müh. Hacer Tanacı Ant Teknik Cihazlar Ankara Bölge Aplikasyon Şefi teknik yazı Aroma bileşikleri gıda ve içeceklerde olgunlaşma esnasında biyokimyasal
BİYOLOLOJİK MALZEMENİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ PROF. DR. AHMET ÇOLAK
BİYOLOLOJİK MALZEMENİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ PROF. DR. AHMET ÇOLAK SÜRTÜNME Sürtünme katsayısının bilinmesi mühendislikte makina tasarımı ile ilgili çalışmalarda büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir otun
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 21 (42): (2007) 36-42
www.ziraat.selcuk.edu.tr/dergi Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 21 (42): (2007) 3642 KONYA EKOLOJİK KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLEN KİŞNİŞ (Coriandrum sativum L.) DE UYGULANAN ORGANİK VE İNORGANİK
Bitki Zararlıları Standart İlaç Deneme Metotları
I İÇİNDEKİLER Sayfa No: AMBAR ZARARLILARI STANDART İLAÇ DENEME METOTLARI... 1 AMBARLARDA ZARARLI BÖCEKLER FÜMİGASYON STANDART İLAÇ DENEME METODU... 1 AMBARLARDA ZARARLI BÖCEKLER KORUYUCU STANDART İLAÇ
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...4 GİRİŞ...5 BÖLÜM 1: YAŞ
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...4 GİRİŞ...5 BÖLÜM 1: YAŞ ve CİLT...9 Yaşlanma Süreci...10 Kırışıklıklar... 11 Cildin Başlıca Düşmanları...12 Kozmetik Çözümler...14 Ameliyat...14 Cilt Tipleri...16 Cilt Tipinizi Belirlemek...17
Umbelliferae. Daucus carota L. (HAVUÇ) Apium graveolens var. dulce (YAPRAK KEREVİZİ) Apium graveolens var. rapaceum (KÖK KEREVİZİ) Anethum graveolens
Umbelliferae Daucus carota L. (HAVUÇ) Apium graveolens var. dulce (YAPRAK KEREVİZİ) Apium graveolens var. rapaceum (KÖK KEREVİZİ) Anethum graveolens (DEREOTU) Foeniculum vulgare (REZENE) Petroselinum crispum
Bazı bitkisel kökenli uçucu yağların Tetranychus cinnabarinus (Boisduval, 1867) (Acari: Tetranychidae) üzerine kontakt ve repellent etkileri 1
Türk. entomol. bült., 2011, 1 (2):99-107 ISSN Orijinal araştırma (Original article) Bazı bitkisel kökenli uçucu yağların Tetranychus cinnabarinus (Boisduval, 1867) (Acari: Tetranychidae) üzerine kontakt
ESANS UYGULAMALARINDA DOĞADAN ALDIĞIMIZ İLHAMIN TEKNOLOJİK YÖNTEMLERLE DEĞERLENDİRİLMESİ
ESANS UYGULAMALARINDA DOĞADAN ALDIĞIMIZ İLHAMIN TEKNOLOJİK YÖNTEMLERLE DEĞERLENDİRİLMESİ Kemal Özgür Boyanay Kimya Yüksek Mühendisi Seluz Fragrance Company o İÇERİK Doğadan gelen ilham Doğal hammaddeler
Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı. Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı)
Dryocosmus kuriphilus(kestane gal arısı)sürvey Talimatı Zararlı Organizma Dryocosmuskuriphilus(Yasumatsu) (Kestane gal arısı) Sınıf: Insecta Takım: Hymenoptera Familya:Cynipidae Tanımı Konukçuları Zarar
Sorumlu yazar Geliş Tarihi : 30 Mart 2012 e-posta: [email protected] Kabul Tarihi : 15 Mayıs 2012
Tarım Bilimleri Araştırma Dergisi 6 (1): 10-14, 2013 ISSN: 1308-3945, E-ISSN: 1308-027X, www.nobel.gen.tr Doğu Karadeniz Bölgesinde Yeni Bir Zararlı Ricania simulans (Walker, 1851) (Hemiptera: Ricaniidae)
Bilim adamları canlıları hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroskobik canlılar olarak dört bölümde sınıflandırmışlar.
1- Canlının tanımını yapınız. Organizmaya sahip varlıklara canlı denir. 2-Bilim adamları canlıları niçin sınıflandırmıştır? Canlıların çeşitliliği, incelenmesini zorlaştırır. Bu sebeple bilim adamları
Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması
Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları
Etken Maddesi Monoterpen Türevi Droglar. Oleum Rosae Folia Menthae Flos Lavandulae Folia Salviae Folia Rosmarini
Etken Maddesi Monoterpen Türevi Droglar Oleum Rosae Folia Menthae Flos Lavandulae Folia Salviae Folia Rosmarini 1 Oleum Rosae (Gül Yağı) Rosa damascena (Isparta Gülü) (Rosaceae) nın taze çiçeklerinden
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Derim Dergisi, 2008, 25(1):40-47 ISSN
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Derim Dergisi, 2, 25(1):-7 ISSN 13-396 OĞULOTU (Melissa officinalis L.) NDA FARKLI BİTKİ SIKLIĞI VE AZOT DOZLARININ DROG VERİMİ VE UÇUCU YAĞ ORANI ÜZERİNE ETKİLERİ
DEĞİŞİK AZOT DOZLARININ FLORADAN TOPLANAN KARABAŞ KEKİK (Thymbra spicata var. spicata) İN BAZI AGRONOMİK VE KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ
DEĞİŞİK AZOT DOZLARININ FLORADAN TOPLANAN KARABAŞ KEKİK (Thymbra spicata var. spicata) İN BAZI AGRONOMİK VE KALİTE ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ Süleyman KIZIL Özlem TONÇER Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi
TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu ( cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylü
SUSAM HASADI TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu (30-125 cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylüdür. Ülkemizde tarımı yapılan yağ bitkileri
BİTKİ TANIMA I. P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) Yrd. Doç. Dr.
1 BİTKİ TANIMA I Yrd. Doç. Dr. Taki DEMİR P E P 1 0 1 _ H 0 4 C h a m a e c y p a r i s l a w s o n i a n a ( L a v z o n Ya l a n c ı S e r v i s i ) C r y p t o m e r i a j a p o n i c a ( K a d i f
CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ
CEPHE KAPLAMA MALZEMESİ OLARAK AHŞAPTA ORTAM NEMİNİN ETKİSİ Öğr. Gör. Hakan ÜNALAN (Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu) Yrd. Doç. Dr. Emrah GÖKALTUN (Anadolu Üniversitesi Mimarlık Bölümü)
HİDROLOJİ. Buharlaşma. Yr. Doç. Dr. Mehmet B. Ercan. İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü
HİDROLOJİ Buharlaşma Yr. Doç. Dr. Mehmet B. Ercan İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü BUHARLAŞMA Suyun sıvı halden gaz haline (su buharı) geçmesine buharlaşma (evaporasyon) denilmektedir. Atmosferden
Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile
Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.
BİTKİSEL ÇAYLAR. Prof. Dr. Gülçin SALTAN İŞCAN ANKARA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMAKOGNOZİ ANABİLİM DALI. Prof. Dr. G.
BİTKİSEL ÇAYLAR Prof. Dr. Gülçin SALTAN İŞCAN ANKARA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMAKOGNOZİ ANABİLİM DALI Prof. Dr. G.SALTAN 1 GIDA SİLAH YAKACAK BARINMA ZEHİR İLAÇ BİTKİLERİN KULLANIMI Prof. Dr.
BAHARAT BAHÇESİ VE BİTKİLERİ
BAHARAT BAHÇESİ VE BİTKİLERİ Baharat bahçeleri genellikle bahçelerin bir bölümünü kapsamakla birlikte, tamamen baharat bitkilerinin yetiştirildiği bahçe olarak da değerlendirilebilir. Karasal iklimin hakim
ODUN DIŞI ORMAN ÜRÜNLERİ BİTKİ TANIMI II
ODUN DIŞI ORMAN ÜRÜNLERİ BİTKİ TANIMI II 1. Laurocerasus officinalis 2. Salvia officinalis 3. Tilia tomentosa 4. Tilia cordata 5. Tilia platyphyllos 6. Tilia rubra 7. Quercus brantii 8. Castanea sativa
Farklı Sıra Arası ve Sıra Üzeri Mesafelerinin Kekik (Origanum vulgare var. hirtum) de Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkisi
TARIM BİLİMLERİ DERGİSİ 2006, 12 (3) 246-251 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ Farklı Sıra Arası ve Sıra Üzeri Mesafelerinin Kekik (Origanum vulgare var. hirtum) de Verim ve Verim Öğeleri Üzerine Etkisi
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ SÜLFÜRİL FLORİT GAZININ DEPOLANMIŞ ÜRÜN ZARARLISI
ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ SÜLFÜRİL FLORİT GAZININ DEPOLANMIŞ ÜRÜN ZARARLISI Carpophilus hemipterus (L.) a (Coleoptera: Carpophylidae) ETKİNLİĞİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR Sıray
