AZERBAYCAN EKONOMİSİ VE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AZERBAYCAN EKONOMİSİ VE"

Transkript

1

2 AZERBAYCAN EKONOMİSİ VE YATIRIM İMKANLARI Dr. Osman Nuri ARAS B a k ü 2005 Azerbaycan Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti (TÜSİAB) Yayınları

3

4 AZERBAYCAN EKONOMİSİ VE YATIRIM İMKANLARI ISBN: Azerbaycan Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti (TÜSİAB) Yayınları

5 99

6 ÖZGEÇMİŞ Dr. Osman Nuri Aras Erzurum un Horasan ilçesinde 1970 yılında dünyaya gelen Aras, ilk, orta ve lise öğrenimini memleketinde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1990'da mezun oldu yılında Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Bölümü'nde Para Politikasının İç Dengedeki Rolü ve 1980 Sonrası Türkiye Örneği adlı tez çalışması ile yüksek lisansını tamamladı. Aynı yıl Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Politikası Ana Bilim Dalı'nda doktora yapmaya başladı. 1999'da Başlıca Para Talebi Teorileri ve 1980 Sonrası Finansal Sistemdeki Gelişmelerin Türkiye'de Para Talebine Etkisi adlı tez çalışması ile doktora öğrenimini tamamlayarak doktor ünvanını aldı. Dumlupınar Üniversitesi Bilecik İİBF'de yılları arasında araştırma görevlisi olarak çalışan Aras, 1999'da Rusya Federasyonu'na bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti Uluslararası Doğu Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yaptı yılından itibaren ise Azerbaycan Qafqaz Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır eğitim yılında araştırma ve eğitim amacıyla Güney Afrika Cumhuriyeti nde bulundu. Aşağıdaki kitaplarının yanısıra, Aras'ın ekonomi alanında yayımlanan makale ve tebliğleri de bulunmaktadır. Aras evli ve bir çocuk babasıdır. Diğer Kitapları: 1. Para Talebi, Para İkamesi ve Finansal Gelişme, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü, Rusya'da Tıkanan Sosyoekonomik Değişim Dalgası, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü, Azerbaycan ın Hazar Ekonomisi ve Stratejisi, Der Yayınları, İstanbul, Azerbaycan Ekonomisi - Makroekonomik ve Sektörel Analiz, Kafkasya Araştırmalar Merkezi Yayınları, Bakü, Akıyla Karasıyla Güney Afrika, Adiloğlu Neşriyyatı, Bakü, 2004.

7

8

9 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ö N S Ö Z Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği nin dağılmasının ardından 1991 yılının sonlarında tarih sahnesinde uluslararası ekonomik ve politik denge unsuru olmaya başlayan Azerbaycan da, geçen onüç yılı aşkın süre içerisinde, ekonomi liberal bir bakış açısıyla serbest piyasa şartlarına göre yeniden yapılandırılmaya çalışıldı. Yeniden yapılanma sürecinin, hem reel piyasalara hem de mali piyasalara yönelik olduğu ülke. bölgeye yönelik yabancı yatırımların ilk durak noktası oldu. Asrın Anlaşması ile 1994 yılından başlamak üzere Azerbaycan ın özellikle enerji sektörüne yabancı sermaye yatırımları başarılı şekilde devam etmektedir yılından itibaren ise diğer sektörlere yönelik yerli ve yabancı yatırımların teşviki amacıyla kalkınma programları uygulanmaya başlandı. Azerbaycan ın bağımsızlık sonrası süreçte siyasi, sosyal ve ekonomik kalkınma, gelişme ve bağımsızlık açısından olumlu anlamda önemli mesafe aldığı görülmektedir. Gereken hukuki ve idari düzenlemelere rağmen, uygulamaya ve ekonomik göstergelere yansıyan olumlu gelişmeler dikkate alındığında, 21. yüzyılda Azerbaycan ın dünyanın gelişmiş, sivil, güçlü bir devleti olmaya namzet olduğu görülmektedir. Gelinen nokta azımsanmayacak bir düzeyde olmakla birlikte, elbette daha çok ve önemli adımların atılması gerekmektedir. Bu eser ile, Azerbaycan da görev yaptığım beş yılı aşkın süre içerisinde Azerbaycan ekonomisi ile ilgili bilgi birikimimi bir araştırma kitabı haline getirmeye çalıştım. Çalışma süresince başta Qafqaz Üniversitesi öğretim kadrosu olmak üzere katkısı olan herkese teşekkür ederim. Tabii çalışma boyunca maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen eşime ve biricik oğluma da teşekkürü bir borç bilirim. Ayrıca çalışmanın gün yüzüne çıkmasını sağlayan TÜSİAB Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür ederim. Yabancı ve yerli yatırımcı başta olmak üzere Azerbaycan ekonomisine ilgi duyan herkese çalışmanın faydalı olması temennisiyle. Dr. Osman Nuri ARAS [email protected] Bakü

10 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2

11 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları A Z E R B A Y C A N H A K K I N D A G E N E L B İ L G İ L E R Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Başkenti : Bakü Kuruluş Tarihi : 28 Mayıs 1918 Bağımsızlık Tarihi : 18 Ekim 1991 Önemli Şehirleri : Bakü, Gence, Sumgayıt, Mingeçevir, Alibayramlı, Şeki, Lenkeran. Yönetimi Biçim : Cumhuriyet Resmi Dili : Azerbaycan Dili Yüzölçümü : km 2 Para Birimi : Manat Para Birimi Paritesi : 1 $ = 4850 Manat (2005) Nüfusu : Nüfus Yoğunluğu : 95.5 (kişi/km 2 ) Ortalama Ömür : 72 Dinler : Müslüman %93.5, Rus Ortodoks %2.4, Ermeni Ortodoks %2.3, Diğer %1.8 Coğrafi Koordinatları : Doğu Meridyeni, Kuzey Meridyeni Komşuları : Güneyde 756 km İle İran ve 13 km ile Türkiye, Kuzeyde 390 km ile Rusya, Kuzeybatıda 480 km ile Gürcistan ve Batıda 1007 km ile Ermenistan. Büyük Gölleri : Dünyanın en büyük gölü Hazar Denizi (Yüzölçümü km 2, derinliği 1025 m), Sarısu, Ağgöl, Ağzıbirçala, Mehman, Büyükşor, Hacıkabul. Adalar : Pirallahi, Çilov, Karazira, Büyükzira Nehirler : Kür (Kura), Aras, Alazani, Samur, Terter, Kanık, Genceçay ve Beylegan. 3

12 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 4

13 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 5 GİRİŞ... 9 BİRİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN EKONOMİSİNİN DEĞİŞİM SÜRECİ Bağımsızlık Öncesi Dönem Bağımsızlık Sonrası Birinci Dönem Bağımsızlık Sonrası İkinci Dönem Bağımsızlık Sonrası Üçüncü Dönem Değişim Sürecinin Genel Değerlendirmesi İKİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİK ANALİZ Gayri Safi Milli Hasıla Enflasyon İstihdam Özelleştirme Devlet Bütçesi Döviz Kuru Dış Ticaret Dış Borçlar Çevre ve Ekoloji Nüfus ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SEKTÖREL ANALİZ Sanayi Tarım ve Hayvancılık Hizmetler DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BÖLGESEL ANALİZ Ekonomik Bölgeler Bölgesel Kalkınma Programının Gerekliliği Bölgesel Kalkınma Programı

14 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras BEŞİNCİ BÖLÜM HAZAR ENERJİ KAYNAKLARININ EKONOMİK ÖNEMİ Petrol ve Doğal Gaz Potansiyeli Petrol ve Doğal Gaz Anlaşmaları Petrol ve Doğal Gaz Üretimi Petrol ve Doğal Gaz Sektörüne Yapılan Yabancı Yatırımlar Petrol İhraç Miktarı ve Gelirleri Boru Hatları ALTINCI BÖLÜM EKONOMİDE HOLLANDA HASTALIĞI VE KARŞI ÖNLEMLER Hollanda Hastalığı Azerbaycan da Hollanda Hastalığı ve Ötesi Hollanda Hastalığı na Karşı Önlemler YEDİNCİ BÖLÜM İKTİSAT POLİTİKALARI Para Politikası Maliye Politikası Döviz Kuru Politikası SEKİZİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN IN DÜNYA EKONOMİSİNE ENTEGRASYON SÜRECİ Entegrasyon Düzeyi Uluslararası Ekonomik Kurumlarla İlişkiler Avrupa Birliği ile İlişkiler Bölgesel Ekonomik İlişkiler Entegrasyonda Yeni Hedefler DOKUZUNCU BÖLÜM AZERBAYCAN DA YABANCI YATIRIMLAR VE YATIRIM POTANSİYELİ Yabancı Yatırımlar Yatırım İklimi Yatırım Potansiyeli Yatırım Alanları

15 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ONUNCU BÖLÜM ÜLKE EKONOMİSİNİN SWOT ANALİZİ Güçlü Yönler Zayıf Yönler Tehditler Fırsatlar Öneriler ONBİRİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN-TÜRKİYE EKONOMİK İLİŞKİLERİ Ekonomik İlişkilerin Hukuki Temelleri Ticari İlişkiler Türkiye Sermayesinin Azerbaycan daki Etkinliği Türkiye de Azerbaycan Sermayesi Yeni Dönem SONUÇ VE ÖNERİLER YARARLANILAN KAYNAKLAR

16 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 8

17 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları GİRİŞ Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve bütün dünyada 1980 li yılların ortalarında başlayarak devam eden sosyal ve siyasal süreç, SSCB nin dağılması, Komünist Parti nin tarih sahnesinden çekilmesi ve Birlik üyesi cumhuriyetlerin her birinin bağımsız bir devlet olmaları ile sonuçlandı. Dünyanın en eski üretim ve medeniyet merkezlerinden biri olan, 86.6 bin kilometrekare yüzölçümü ve 8 milyonu aşkın nüfusu ile Güney Kafkasya nın doğusunda Hazar Denizi nin sahilinde yerleşen Azerbaycan da bağımsızlığını kazanan ülkeler arasındaydı. Azerbaycan, 18 Ekim 1991 de bağımsızlığını ilan etti. Böylece bağımsız bir devlet olarak Azerbaycan, 20. yüzyılın sonunda, tarih sahnesinde uluslararası ekonomik ve politik denge unsuru olmaya başladı. Denge unsuru olmanın kalıcılığı açısından geçiş süreci yaşayan Azerbaycan'ın, ekonomik kalkınmasını gerçekleştirerek, siyasi bağımsızlık ve istikrarın yanı sıra ekonomik bağımsızlık ve istikrara da tam olarak ulaşması gerekmekteydi. Bunun için geçiş sürecini yaşayan diğer ülkelerde olduğu gibi siyasi ve sosyal olduğu kadar ekonomik olarak da karşılaşılan sorunlar gidermeliydi. Karşılaşılan sorunlar daha çok yapısal karakter taşıdığından, öncelikle ülke ekonomisinin kendi başına ayakta durabileceği şekilde yeniden yapılanması gerekmekteydi. Ülkede onüç yılı aşkın süre içerisinde yapılmaya çalışılan; ekonominin liberal bir bakış açısıyla serbest piyasa şartlarına göre yeniden yapılandırılmasında mesafe almak olmuştur. Yer altı kaynakları bakımından zengin bir potansiyele sahip olan Azerbaycan'ın ekonomik açıdan en önemli zenginliği, üretimi diğer kaynaklara göre birinci sırada yer alan enerji kaynağı olarak petrol ve doğal gazdır. Dolayısıyla yapısal dönüşümün gerçekleştirilmesinde, sahip olunan enerji 9

18 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kaynaklarının en etkin biçimde kullanılması hayati önem taşımaktadır. Geçiş sürecindeki ekonomilerde devletin müdahalesi olmadan sermaye birikiminin karşılanması ve sermayenin en verimli alanlara yönelmesi gerçekleşmemektedir. Dolayısıyla ekonomide istikrarı sağlamada serbest piyasa ekonomisindeki "görünmez el"in yanı sıra, ikinci bir "el" olarak devlet de ekonomide yer almaktadır. İktisadi kararları alma ve uygulama açısından önem arzeden siyasi istikrar, Azerbaycan'da Haydar Aliyev'in iktidara gelmesiyle sağlanmıştır. Azerbaycan'daki güçlü iktidar, ekonomik kalkınmanın gerçekleşmesi için önemli kararlara imza atmıştır. Gerçekten de Azerbaycan, yıkılan Sovyetler Birliği'nin ardından yaptığı anlaşmalarla, tarihi bir fırsatı hem siyasi bağımsızlık hem de ekonomik bağımsızlık 1 açısından yakalama imkanına sahip olmuştur. Zira Azerbaycan ın yapısal dönüşümünün gerçekleştirilmesinde en önemli kaynak olan enerji kaynakları ile ilgili önemli anlaşmalar bu dönemde imzalanmıştır. Petrol anlaşmalarında öngörülen yatırım miktarı toplamı 60 milyar dolar civarındadır. Petrol satışından elde edilen gelirler ise, geçen süre içerisinde, bazı sosyal ve ekonomik problemlerin çözümünde anahtar olmuştur. Bu çalışmada akademik bir bakış açısıyla dönüşüm sürecini yaşamakta olan Azerbaycan ekonomisinin genel değerlendirmesi, makroekonomik, sektörel ve bölgesel analizi, ekonomi politikaları, uluslararası ekonomi ile entegrasyon düzeyi, yabancı yatırım düzeyi ile yatırım iklimi ve yatırım imkanları ele alınacaktır. Ayrıca Azerbaycan-Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere de genel hatlarıyla yer verilecektir. 1 Küreselleşme sürecinin yaşandığı günümüzde, ekonomik bağımsızlığı mutlak anlamda düşünmemek daha doğru olacaktır. 10

19 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Çalışma Türk işadamlarının Azerbaycan ekonomisi ile ilgili değerlendirme yapabilmesi, Azerbaycan da muhtemel yatırım alanları hakkında fikir vermesi bakımından da ayrıca önem arzetmektedir. 11

20 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 12

21 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları BİRİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN EKONOMİSİNİN DEĞİŞİM SÜRECİ Eski dönemlerde ve Orta Çağ da ülkeler arasında ekonomik ilişkiler, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarındaki başlıca ticaret merkezleri aracılığıyla gerçekleştirilirdi. Asya'nın içinden, Çin ve Hindistan'dan Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına uzanan temel kervan yolları, özellikle "Büyük İpek Yolu" Azerbaycan topraklarından geçerdi. Doğu Avrupa'yı (Rusya dahil) ve Volga nehri boyunca alanları, Derbent geçidi aracılığıyla Güney Kafkasya, İran ve Merkezi Asya'ya bağlayan ünlü kervan yolu da yine Azerbaycan'dan geçmekteydi. Böylece ülke içinden geçen uluslararası kervan yolları dünya devletlerinin dikkatini eskilerden beri Azerbaycan'a yöneltmişti. Azerbaycan, Batı ile Doğu arasında "altın köprü" rolünü oynamaktaydı. Bu önemi dolayısıyla 19.yüzyılın başlarında, 1813 de Gülistan, 1828 de Türkmen Çay anlaşmaları ile Kuzey Azerbaycan ve Güney Azerbaycan olmak üzere ikiye ayrılarak Rusya ve İran tarafından işgal edilerek paylaşıldı Bolşevik ihtilalinden sonra 28 Mayıs 1918 tarihinde Mehmet Emin Resulzade başkanlığında kurulan "Demokratik Azerbaycan Cumhuriyeti" Türkiye tarafından derhal tanınmış; ancak ülkenin Nisan 1920 gecesi Ruslar tarafından işgali ile tarihe mal olmuştur. Azerbaycan, 1922 de Kafkasya Ötesi Federal Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ne katılmış, 1936 dan sonra ise Azerbaycan SSCB adını almıştır. Nihayet Rusya içinde kalan Kuzey Azerbaycan, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla tekrar bağımsızlığına kavuştu li yılların sonunda Mihail Gorbaçov tarafından uygulanan glasnost politikaları sonucunda çöken SSCB nin dağılmasıyla, Azerbaycan 1920 yılında henüz çiçeği burnunda 13

22 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kaybettiği istiklalini tekrar elde etti. Azerbaycan Parlamentosu 31 Ağustos 1991 de ülkenin bağımsızlığını ilan etmiş, 18 Ekim 1991 de ise Meclis Bağımsızlık Kanununu kabul etmiştir. Bağımsızlığını kazanan Azerbaycan, sadece Sovyet emperyalizminden kurtulmadı, aynı zamanda totaliter Sovyet rejiminden, ütopik komünist ideolojiden ve harp sanayi kompleksine hizmet eden bir ekonomik yapıdan da kurtulmuş oldu. Azerbaycan ın ekonomik kalkınmasını ve dünya ekonomisine entegresini sağlayacak olan en kıymetli milli serveti, Azerbaycan Cumhuriyeti nin yeniden bağımsız bir devlet olarak dünya devletleri arasında yer almasıdır. Çünkü sadece bağımsız devlet olması halinde Azerbaycan halkı tarihinin, kaderinin, milli kimliğinin ve zengin tabii kaynaklarının sahibi olarak ekonomik kalkınmasını ve refahını sağlayabilecektir. Bu gün Azerbaycan Cumhuriyeti tam bağımsızdır, arazisinde hiçbir yabancı ülkenin askeri üssü yoktur, ayrıca milletin ve ülkenin stratejik problemlerinin milli menfaatler doğrultusunda çözümü devlet organlarının yetkisi altındadır. Elbette siyasi bağımsızlığın kazanılması milli ekonominin yapılanmasına temel teşkil etmektedir. Ancak, ülkenin sosyo-ekonomik durumunu değerlendiren veriler bağımsızlığı değerlendirmek için temel olmamalıdır. Ekonomik kalkınma ve dünya ekonomisine entegre bakımından ikinci amil, Azerbaycan ın iklim şartları ile coğrafi şartları ve konumudur. Dünyanın on bir iklim kuşağından dokuzu Azerbaycan da vardır. Tarım ve turizmin gelişimine geniş olanaklar sağlayacak şekilde elverişli coğrafyaya, verimli toprak alanlarına, uzun kıyı şeridine, geniş yaylalara, geniş ormanlara, güzel hava şartlarına sahiptir. Coğrafi konumu ile, Yeni İpek Yolu projesi diye adlandırılan yolun geçiş güzergahında olmasının yanı sıra 14

23 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Orta Asya ve Hazar enerji kaynaklarının dünya pazarlarına naklinin gerçekleştirilmesi söz konusu olan hatların geçiş güzergahında bulunmaktadır. Azerbaycan'ın elverişli coğrafi konumunun, Avrupa ve Asya ülkeleri arasında ekonomik ve politik ilişkilerin gerçekleştirilmesinde tarihi süreçte rol oynadığı görülmektedir. Bağımsızlığını kazanarak Birleşmiş Milletler üyesi olan ve dünya ülkeleri ile siyasi, sosyal ve ekonomik olarak bağımsız ilişkiler kuran Azerbaycan'ın jeopolitik konumuna günümüzde de büyük önem verilmektedir. Avrupa ile Asya'nın kavşağında bulunan Azerbaycan, tedricen Avrupa-Kafkasya-Asya ulaşım koridorunu oluşturabilme ve tarihte olduğu gibi güçlü iletişim merkezine dönüşebilme imkanına sahiptir. Ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmede, sacayaklarından üçüncüsü ise doğal kaynaklar yönü ile önemli bir zenginliğe sahip olmasıdır. Doğal kaynaklar bakımından zengin olan Azerbaycan'da kurşun, çinko, bakır, demir cevheri, barit, kobalt, arsenik, mermer, kireçtaşı, maden suyu, maden tuzu ve kaya tuzu kaynaklar arasında dikkat çekmektedir. Az miktarda altın ve gümüş gibi değerli madenler de bulunmaktadır 2. Azerbaycan'ın en önemli zenginliği ise, üretimi diğer kaynaklara göre birinci sırada yer alan petrol ve doğal gazdır. Azerbaycan'da petrol, Hazar Denizi'nde, Hazar Denizi'ne uzanan Abşeron yarımadasında, Kür nehri kıyılarında, Kobustan bölgesinde ve Gence yakınlarında bulunmaktadır. Petrolün büyük bir kısmı Hazar Denizi'nden sağlanmaktadır. Ticari üretimine başlandığı 140 yılı aşkın süreden beri anahtar bir rol oynayan petrol, bağımsızlık sonrasında da ülkenin temel döviz kaynağı ve ihraç kapasitesinin dayandığı önemli kaynak durumundadır. 2 Mehemmedhesen Velili, Azerbaycan, Azerbaycan Devlet Neşriyyatı, Bakı, 1993, s

24 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Geçiş sürecinde ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilme noktasında yukarıda ifade edilen sacayaklarına sahip olan Azerbaycan ın bağımsızlığından bu yana geçen sürede ekonomik kalkınması, üç temel dönemden oluşmaktadır. Aşağıda Azerbaycan ın bağımsızlık öncesi dönemi ile birbirinden ayrıştırılabilecek üç temel dönem olarak, bağımsızlık sonrası değişim süreci incelenecektir Bağımsızlık Öncesi Dönem Sovyetler Birliği ve Sonu 18. yüzyılın başından beri Sovyet halkları, Büyük Petro, Lenin ve Gorbachev in adıyla özdeşleşen, üç büyük sosyo-ekonomik değişim geçirmiştir. Petro ile birinci değişim dalgasını geçiren Sovyet halkları bakımından ikinci önemli büyük değişim dalgası, 1917 Devrimidir. İlk kez 1905 te patlak veren devrim, 1917 de çarlık otokrasisini yerle bir etti. Kısa bir süre sonra Bolşevikler devrime el koydu ve Ruslar demokrasi ile pazar ekonomisini reddetmeye zorlandı 3. Kapitalizmin henüz filizlenme halinde olduğu Sovyetler Birliği nde, siyasi mekanizmaya egemen olan entellektüel güçler merkezi planlama esasına dayalı bir ekonomik örgütlenme modeli olan Komünizmi uygulamaya koydular. Böylece yarım yüzyılı aşkın bir süre, Ruslar, kendilerini ve dünyanın kalan bölümünü totaliter diktatörlük ve merkezi planlama konusunda kitlesel bir deneye sokarken, uluslararası ve ulusal sınırlar ile kimlikler de, değişik biçimlerde Sovyetler Birliği tarafından yönlendirilen Leninist rejimlerden meydana gelen bir dünyanın varlığına göre biçimlendirilmeye çalışıldı 4. Sovyetler Birliği 1985 ten itibaren, yetmiş yılı aşkın bir süre önce önünde durdukları ve kaderlerini belirleyecek olan 3 4 Daniel Yergin Thane Gustafson, Rusya 2011 ve Dünyadaki Yeri, (Çev: Özden Arıkan), Sabah Yayınları, İstanbul, 1994, s.1. Ken Jowitt, Yeni Dünya Düzensizliği, (Çev: Levent Köker), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, s

25 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yol ayrımına yeniden gelmiş, yeni bir tarihi döneme girmiş oluyorlardı. Hem bir yönetim biçimi, hem de ideolojik bir sistem ve siyasi cazibe kutbu olarak Marksizm-Leninizm in çöküşüne şahit olundu. Tarihin tabii gelişim seyri ve diyalektiğin kuramları sosyalizmi temelinden sarstı, Maksist- Leninist öğretiği hayatla ve gerçekle ilişkisi bulunmayan bir sistem olarak reddetti. Bu durum yeryüzünün altıda birini kaplayan, hür dünyayı daima endişe ve korkuya gömen totaliter Sovyetler Birliği nde de kendini hissettirmeye başladı. Sosyalist sistemin sadece sanayileşme sürecinde başarılı olabildiği Sovyetler Birliği nde, zamanla ekonomide ortaya çıkan aşırı istihdam, yeni teknoloji üretilemeyişi, işsizliğe sebep olabileceği endişesiyle yeni teknolojilerin ithal edilmemesi, işletme yönetim ve organizasyonunda başarısızlık gibi nedenlerle ekonomi durgunluğa girmişti. Kalitesiz mal üretimi ile, büyüme hızında artış görülüyor gibi olsa da, aslında olan şey satılamayan mal stoklarının büyümesiydi. Üretim araçlarındaki kollektif mülkiyet, motivasyonu yok etmiş ve bu durum ekonomide verimliliği büyük ölçüde düşürmüştü. Ekonomide rekabetin olmayışı ve kalkınma stratejisinin kapalı bir ekonomik modele dayanması, işletmeleri teknolojik geriliğe itmişti. Tüketici tercihlerini ve kaynakların kıtlık derecesini yansıtmayan idari fiyat sistemi kaynak dağılımını bozmuş, karaborsayı, suistimalleri ve israfı büyük ölçüde arttırmıştı. Verimliliğin ön plana çıktığı dünyada sosyalizmin tıkanması ve merkezi planlamanın yetersiz kalmasıyla ekonomik dengesizlikler gözlenmeye başladı. ABD ile silah yarışına girilmesi ise yatırımları olumsuz şekilde etkileyerek, tarım sektöründe ve tüketim malları üretiminde gerilemeye neden olmuştu 5. Sonuçta, uzay yarışlarına katılan bir toplum asgari geçim standartlarındaki bir hayat seviyesinden bile mahrum kalmıştı. 5 İsmail Özsoy, Dağıstan ın Sosyo-Ekonomik Tarihi, Kaynak Yayınları, İzmir, 1997, s.246; İsmet Ergün, Kollektivist Bir Sistemde Piyasa Ekonomisine Geçiş Sorunları, Türkiye Modeli ve Türk Kökenli Cumhuriyetlerle Eski Sovyet Halkları, Yeni Forum Yayınları, Ankara, 1992, s.109; Yergin Gustafson, ss

26 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Böyle bir ortamda, Sovyet komünizmi, süregelen sosyoekonomik durgunlukla reform arasında bir tercih yapma durumunda kalmıştı. Ancak mütevazı reformlar durgunluğu giderememiş, daha köklü bir reformun da komünist sistemi büyük ölçüde zayıflatmadan yapılmasının mümkün olmadığı ortaya çıkmıştır 6. Çernenko nun Mart-1985 de ölmesinden sonra yerine geçen ve en az Petro kadar sabırsız olan Mihail Gorbachev, Sovyet ekonomi sisteminin teşebbüs ruhunu öldürdüğünü, çalışmayı değil tembelliği teşvik ettiğini, dolayısıyla ekonomik açıdan ilerlemenin mümkün olmadığını hareket noktası alarak, Komünist Parti nin Şubat-1986 daki kongresinde dile gerdiği, Glastnost ve Perestroika politikaları ile sosyalist dünyanın, 21. yüzyılının eşiğinde ciddi değişiklik ihtiyacını karşılamaya çalışmıştır. Bu politikalarla ekonomik açıdan dışa açık serbest piyasa ekonomisi, politik açıdan ise çoğulcu demokrasi amaçlanmıştır: Perestroika, bazı ihtiraslı bireylerin veya bir liderler grubunun aklına esen bir heves değildir. Sosyalist toplumumuzda derin gelişme süreçlerinden kaynaklanan acil bir zorunluluktur. Bu toplum değişim için olgunlaşmış bulunmaktadır. Uzun zamandır değişimin hasretini çekmekteydi. Perestroika yı başlatmadaki herhangi bir gecikme yakın gelecekte, açık konuşmak gerekirse, ciddi sosyal, iktisadi ve siyasi bunalımlarla yüklü çok şiddetli bir ortama yol açabilirdi. 7 Gorbachev da Çinli dostları gibi, piyasa mekanizmasının kapitalizm ile özdeşleştirilmesine karşı çıkıyor, piyasa toplumunun sosyalist (marksist) teoriyi geçersiz kılmayacağını ileri sürüyordu. Bazı temel değerlerden büyük tavizler 6 7 Marc F Plattner, Demokrasi Anı, (Çev: Ergun Özbudun), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, s.55. Mikhail Gorbachev, Perestroika: New Thinking for Our Country and the World, New York, 1987, s.17 den naklen Mustafa Özel, Değişim ve Kriz, İz Yayıncılık, İstanbul, s

27 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları vermemek kaydıyla, serbest piyasa sisteminin sosyalist topluma uyarlanmasına çalışılmış ve bunun toplumun tabiatını değiştirmeyeceği düşünülmüştür 8. Böylece Sovyet halkları, gerçekleştirilmesi kolay olmayan, üçüncü büyük sosyal reform dalgasına da maruz kalmış oluyorlardı. Üçüncü değişim dalgasında Rusya, diktatörlükten demokrasiye, merkezdeki planlamacılar tarafından yürütülen ve paranın gerçek anlamda rol oynamadığı güdümlü ekonomiden serbest piyasa ekonomisine ve dört yüzyıllık bir imparatorluktan ulus devlete geçiş olmak üzere, aynı anda çok zor üç geçişi birden gerçekleştirilmesini gerektiren çok yoğun bir gündemle karşı karşıya kalmış oluyordu: Kapitalizmden sosyalizme geçmek kolaydır. Yumurtaları kırıp omlet yapmaya benzer. Ama sosyalizmden kapitalist bir rejim üretmek kolay değildir. Omletten çiğ yumurta çıkarmaya çalışmak anlamına gelir. 9 Perestroika ve Glastnost politikalarının etkisiyle 1986 da liberal ekonomik kavramlar kullanılmaya başlanmış, 1988 de piyasa, mülkiyet, işsizlik gibi kavramlar tartışılmaya başlanmıştır. Böylece özel teşebbüs formlarının yasallaştırılması bakımından radikal adımlar atılmıştır de mülkiyet hakları tanınmıştır. Aile çiftliklerinin kurulması, fabrikaların işçilere kiralanması, hisse senetlerinin çıkarılması, Batı lı firmalarla müşterek teşebbüslerin kurulması kabul edilmiştir 10. Gorbachev e göre, sosyalizmin ve sosyalist değerlerin yok olması anlamına gelmeyen Perestroika ve Glastnost politikaları beklenmedik sonuçlar doğurmuştur. Sovyet Özel, s.114. Rusya Federasyonu Başkan adaylarından Vadim Bakatin in tarihli Hürriyet teki demecinden naklen Ergün, s.109. İlhan Uludağ Salih Mehmedov, Sovyetler Birliği Sonrası Bağımsız Türk Cumhuriyetleri ve Türk Gruplarının Sosyo-Ekonomik Analizi Türkiye İlişkileri, TOBB Yayınları, İstanbul, 1992, s

28 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras halklarının milliyetçilik duyguları ekonomik açıdan refahtan önce özgürlüklerini düşünür bir biçimde harekete geçmiştir. Böylece 1990 da yapılan anayasa değişikliği ile Başkanlık sistemine geçilmiştir. 5 Şubat 1991 de anayasada yapılan değişiklikle Komünist Parti nin iktidar tekeline son verilerek, 19 Ağustos 1991 de de, demokratik açılıma son vererek, ülkenin felakete sürüklenişinin önüne geçmek üzere 11, Marksist-Leninist lerin yaptıkları darbe girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Komünist Parti kapatılmıştır. 21 Aralık 1991 de ise Alma-Ata da yapılan zirve ile Bağımsız Devletler Topluluğu resmen ilan edilirken, SSCB de dağılmış oluyordu 12. Öte yandan Proleterya diktatörlüğü nden, öncü parti den, doğru çizgi den ve demokratik merkeziyetçilik ten söz etmeksizin tasavvur edilemeyecek Leninizmin yok oluşu ile birlikte, dünya üzerinde ülkelerin uzun süredir kullandıkları jeopolitik referans da çerçevesini değiştirmiş oluyordu Sovyetler Birliği nde Azerbaycan Sovyetler Birliği döneminde, bu ülkenin bir alt parçası niteliğini taşıyan Azerbaycan ın ekonomik örgütlenme biçimi ve işleyiş mekanizmaları Sovyetler Birliği nin ekonomik stratejisi doğrultusunda şekillenmişti. Sanayi tesislerinin tümü Sovyetler Birliği nin ihtiyacına göre kurulmuş, dev tesislerden meydana gelmekteydi. Sovyetler Birliği nde merkezi planlama doğrultusunda ülkeler arasında uzmanlaşma ve işbölümüne gidilmişti. Bu çerçevede Azerbaycan ekonomisinin itici motor gücü niteliğindeki sanayii öteden beri petrol sanayii olmuştu. İhracatın genellikle rafine petrol ürünleri, makine ve tekstil ürünleriyle, şaraptan Charles S. Fairbanks, Moskova Darbesinden Sonra, (Çev: Levent Köker), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, s.333. Atila Artam, Türk Cumhuriyetlerinin Sosyo Ekonomik Analizleri ve Türkiye İlişkileri,Sabri Artam Vakfı Yayınları, İstanbul, 1993, s.4,13; Uludağ Mehmedov, s.26. Jowitt, s ; Plattner, s

29 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları oluşan çok önemli bir kısmı Rusya ve Ukrayna gibi diğer Cumhuriyetlerle gerçekleştirilirken, ithalatın da büyük kısmı yine bu Cumhuriyetlerden alınan gıda ürünleriyle, rafine edilip yeniden ihraç edilmek üzere ithal edilen ham petrol ürünlerinden oluşmaktaydı 14. Henüz Sovyetler Birliği dağılmadan önce, uzmanlar siyasi bağımsızlığa ekonomik bakımdan hazır olan iki cumhuriyetten biri olarak Azerbaycan ı işaret ediyorlardı. Elbette bu değerlendirme, ülkenin sadece doğal kaynaklarının zenginliğine değil, ülke ekonomisinin kalkınma perspektifine de dayanıyordu. Zira Azerbaycan ın bütçe gelirleri, harcamalarından genelde fazlaydı. Üretilen milli gelir, tüketilen milli gelirden yüksek oluyordu 15. Ekonomik veriler dikkate alındığında Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan ın belirli bir kalkınma seviyesine ulaştığı görülmektedir. Ancak bu dönemde Azerbaycan ın kaybettikleri kazandıklarından daha çok olmuştur. Zira bu dönemde ekonominin planlamasının merkezde yapılması, ülke ekonomik şartlarının dikkate alınmaması sonucunu doğuruyordu. Bir çok ürün ya hammadde ya da ara mamul olarak ayrı ayrı birlik üyesi cumhuriyetlere ucuz fiyatla satılıyor, daha sonra da nihai ürün olarak yüksek fiyattan Azerbaycan a geliyordu. Diğer yandan Azerbaycan her zaman ülkeye gelir getiren petrol ve petrol ürünler, pamuk, tütün, şarap gibi ürünlerin ihracatçısı olmasına karşın, bu ürünlerin satışından elde edilen gelirler Birlik bünyesinde tek bir merkezde toplandığından dolayı, Azerbaycan öz servetlerinde mülkiyet hakkına sahip olmamış oluyordu 16. Azerbaycan ekonomisi Sovyetler Birliği bünyesinde yüksek ancak anlamlı olarak değerlendirilmeyecek bir kalkınma seviyesine ulaşmıştı. Bağımsızlık öncesi son yirmi Azerbaijan, IMF Economic Review, Washington DC, May, 1992, s.3 Azer Emiraslanov, Dövlet Müsteqilliyi ve Milli İqtisadiyyatın Formalaşması Problemleri, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss Emiraslanov, ss

30 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yıllık dönemde Azerbaycan ekonomisinin kalkınması istikrarlı bir süreç takip etmemiştir. Örneğin, ülkede yıllarında ortalama ekonomik büyüme oranı %5.2 iken, yılları arasında %7.4 e yükselmiştir yılları arasında ise bu oran keskin bir azalma trendi göstermiştir. Ekonomi yıllarında ortalama %4.9, yıllarında ise %5-6 oranında küçülme kaydetmiştir da ise üretim hacmi mutlak olarak azalma gösterirken, 1990 da ise milli gelir %7 azalmıştır. Özellikle doğal kaynakların, ucuz ve bol işgücünün yoğun kullanımına dayanan enerji sektörü gibi alanlara ağırlık verilmiş olması, ekonomik yapıda krizler için elverişli ortamlar yaratmıştır. Yukarıdaki değerlendirmeler de dikkate alındığında Sovyetler Birliği nin dağılması sadece siyasi değil ekonomik şartlardan da kaynaklanmıştır. Ayrı ayrı cumhuriyetlerden oluşan bir birliğin yönetimi sosyo-ekonomik kalkınmayı gerçekleştirme bakımından ciddi problemler yaratmaktaydı. Dünya ekonomisinden tecrit olan Sovyet ekonomisinin mevcut durumu, gelişmiş ülkelerin ötesinde gelişmekte olan ülkelerden bile geride kalıyordu 17. Sovyetler Birliği nin dağılmasının ardından Azerbaycan ın bağımsızlığına yeniden kavuşması ile sona eren planlı ekonominin Azerbaycan ekonomisine miras koyduğu problemler şöyle sıralanabilir 18 : 1. Ekonomik yapının sağlıklı olmaması. 2. Üretim gücünün bölgesel ve sektörel dağılımının dengeli olmaması. 3. Üretilen malların hem kalitesinin düşük olması, hem de kişi başına düşen miktarının Sovyetler Birliği nden iki kat az olması lı yılların başlarında Azerbaycan da tüketimin sadece %50 si iç üretimden sağlanabilmiştir Emiraslanov, s. 55. Rasim Hesenov, Azerbaycanın İqtisadi İnkişaf Paradigması ve İqtisadi Tehlükesizlik Konsepsiyasının Seçimi, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Bakı, Oktyabr-2001, ss

31 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 4. Ekonomik yapının sağlıklı olmaması sonucunda Azerbaycan ın dış ticaretinde 1980 li yılların sonlarında ihracat ithalattan %30-40 fazla olmuştur. Ekonomik bakımdan olumlu değerlendirilmesi gereken bu durum, ülkenin alan ve coğrafi kuruluşunun uygun olmaması bakımından istenmeyen bir durumdur. Şöyle ki, hammadde ve ara malların ihracatın %55-60 ını teşkil etmesi, genelde ise ithalat ve ihracatın %45-50 sinin Rusya ile gerçekleştirilmiş olması, daha sonra ekonomik kalkınmanın dengesinin bozulmasına neden olmuştur. Azerbaycan ın yeniden siyasi bağımsızlığını kazanmasının, Sovyetler Birliği nin dağılması öncesinde Azerbaycan ekonomisinde yaşanan olumsuz gelişmeler sonucu ekonomik krizin derinleştiği bir döneme rast geldiği görülmektedir Bağımsızlık Sonrası Birinci Dönem ( ) Bağımsızlık sonrası ekonomik kalkınma sürecinin doğru olarak değerlendirilebilmesi için özellikle bağımsızlığın kazanıldığı şartların ve bağımsızlığın elde edildiği ilk yıllarda yaşanan gelişmelerin dikkate alınması gerekir 19. Dolayısıyla yukarıda anlatılan bağımsızlığının kazanıldığı şartlarda Sovyet sisteminin Azerbaycan a bıraktığı problemlerle baş başa geçen ilk yıllar ve bu ilk yıllarda yaşanan gelişmeler ele alınacaktır: yılları siyasi bağımsızlığın elde edilmeye çalışıldığı dönemdir. Bu dönemde bağımsızlığı kazanmanın önündeki engellerle mücadele edilmiştir. Bu yılların ardından yılları birinci dönem olarak değerlendirilebilir. 18 Ekim 1991 yılında Azerbaycan ın Devlet Bağımsızlığı Hakkında anayasa maddesinin kabul edilmesinden bu yana 12 yıl geçti. Bağımsızlığın kazanılması uğrunda verilen zor ve ağır mücadele dikkate alındığında, Rasim Hesenov, ss

32 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Ekim 1991 tarihi Azerbaycan ın kalkınma sürecinde ne kadar önemli bir yer tuttuğu daha iyi anlaşılmaktadır. Elbette halkın yerine ikamesi mümkün olmayan bir milli serveti olan bağımsızlığının korunması ise onun elde edilmesinden kat kat ağır ve mürekkeptir. Bunu Azerbaycan ın bağımsızlık sonrası yaşadığı süreç bir daha açıkça ortaya koymaktadır. SSCB nin dağılması ile birlikte Azerbaycan da uzmanlaşma ve işbölümüne dayalı ekonomik yapılanma sona ermiş ve ülke, genel Pazarlarını kaybetmiştir. Hammadde, yarı-mamul, teçhizat-ekipman, pazar, finansman ve işletme yöneticiliği konularında eski merkezi planlamaya göre örgütlenilmesi nedeniyle bir çok tesiste üretimin durması veya üretimin atıl seviyede kalması söz konusu olmuştur. Eski SSCB deki işletmelerle ekonomik bağlantıların koparılması ve ülkenin diğer Cumhuriyetlerdeki pazar payını kaybetmesinin yanı sıra SSCB döneminde merkezden sağlanan sübvansiyonların da kesilmesiyle birlikte üretimde şok çöküşler yaşanmıştır. Ermenistan savaşı ve Çeçenistan sorunu ise, ülke sanayii için gereken ara malların ithal yollarının kapanmasına neden olmuştur. Sovyetler Birliği nin dağılması ile bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan ın bağımsızlığını ebedileştirmesi için, önünde çözmesi gereken önemli sorunlar vardı. Zira 20. yüzyılın 80 li yıllarının sonlarında Azerbaycan halkı önemli bir bunalıma girmiş; yönetim zaafı, kanuni düzendeki aksamalar, etnik bağlamda ayrımcı oluşumlar ve halkın emeği ile kazanılan iktisadi ve entellektüel potansiyel gelişim yerine azalma sürecine girmişti. Bütün bu problemleri çözebilmek için, kendi içinde tutarlı ve çok yönlü iç ve dış siyasetin hazırlanması ve uygulanması, ülkenin doğal, teknik, ekonomik ve entellektüel potansiyelinden, sosyal ve siyasal enerjisinde verimli şekilde istifade edilmesi gerekiyordu Heyder Eliyev, Azerbaycan Respublikasının Dövlet Müsteqilliyinin Onuncu İldönümü Haqqında, Azerbaycan Respulikası Prezidentinin 20 Mart 2001 Tarihli Fermanı, Bakı, 24

33 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ne var ki, Azerbaycan da çözülmesi gereken problemler açısından önemli adımlar atılamayınca, 1990 lı yılların başı Azerbaycan da ekonomik durgunluğun ve bunalımın arttığı yıllar oldu. Bu dönemde siyasi istikrarsızlık ve piyasa ekonomisine geçişle ilgili ülkede büyük ekonomik kriz ortaya çıkmıştır. Ekonomide yüksek oranda işsizlik ve hiper-enflasyon sürecine girilmiştir. Yüksek enflasyon ve istikrarsız sosyo-politik ortam, iktisadi büyümeye, özellikle sanayi ve tarım gibi önemli alanların gelişmesine engel olmuştur. Üretim hacminin azalması ve enflasyon hızının yüksek olması ekonomik buhranın ve toplumda sosyo-ekonomik gerginliğin artmasına neden oldu. Azerbaycan ın bağımsızlık süreci ve bağımsızlığın ilk yılları oldukça sancılı geçti. Ülke daha SSCB nin son yıllarından başlayarak 1988 yılından itibaren Ermenistan ın silahlı tecavüzüne maruz kaldı ve ateşkesin imzalandığı 12 Mayıs 1994 tarihine kadar topraklarının %20 sini kaybetti. Ekonominin genel dengeleri için gerekli olan reformların gerçekleştirilememesi, devlet bütçesinin büyük bir bölümünün savaş için harcanması, topraklarının %20 si işgal edilerek 1 milyondan fazla nüfusun göçmen durumuna düşmesi, yabancı sermayenin ülke ekonomisine çekilememesi ve özelleştirmenin sanayi sektöründe fiilen başlatılamaması gibi olumsuzluklar Azerbaycan ekonomisini önemli bir darboğaza sürüklemişti. Serbest piyasa ekonomisine geçişe ilişkin tam bir stratejinin belirlenmemiş olması nedeniyle, bu yıllarda hayata geçirilmeye çalışan ekonomik kararlar da birbiri ile uzlaşmayan karakter taşımıştır. Dönüşüm sürecinin ilk yıllarında Ermenistan ile yaşanan savaş, Rusya nın Azerbaycan a ulaşım ambargosu koyması ve Çeçenistan savaşı nedeniyle önemli iki petrol boru hattının 20 Mart 2001; Settar Seferov, Evezsiz Milli Servetimiz: Müsteqillik, İqtisadiyyat ve Audit Jurnalı, No:10, Oktyabr-2001, ss

34 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kullanılamaması gibi politik ve askeri sorunlar ekonomik performansı olumsuz yönde etkilemiştir. Kısaca yılları bağımsızlığın ardından bütün problemlerle yüz yüze kalındığı, ülkede sosyal ve siyasal problemlerin bunalıma dönüştüğü, savaş ortamının yaşandığı, serbest piyasa ekonomisine geçişte ciddi suistimallerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Ekonomide olumsuz gidişte en keskin hal ise 1992 de ortaya çıktı yıllarında GSMH iki kattan daha çok azalarak 1991 yılının %48 i oranında gerçekleşti döneminde GSMH her yıl ortalama %13-20 azalarak 1994 yılında milyon dolar olarak gerçekleşmiştir yılı ile karşılaştırıldığında 1994 de GSMH %53, sanayi %62, tarım %44, tüketim %75 ve vergi hasılatı %45 azalma göstermiştir. Sonuçta halkın geçim standardı 3,6 defa reel ortalama ücret seviyesi ise %80 azalmıştır. Aynı dönemde uygulanan yanlış iktisat politikaları bankacılık-finans sisteminde ve dış ticarette ciddi problemler yaratmıştır yılları arasında enflasyon 4 haneli rakamlara yükselmiştir. Para politikasındaki önemli eksiklikler de ekonomik buhranda etken oldu. Krediler ise daha çok banka yöneticilerinin istekleri doğrultusunda verildi. Ekonomik buhran, üretimin hızla azalmasına, üretimin azalması ise mal arzının azalmasına, fiyatların artmasına ayrıca devlet bütçesinin önemli açıklar vermesine neden oldu. Vergi tahsil sistemindeki eksikler, vergi oranlarının enflasyon dolayısıyla erozyona uğraması gibi nedenlerle devlet bütçesindeki gelir kalemleri keskin şekilde azaldı. Devlet müesseselerine ve tarım sektörüne verilen büyük miktardaki kredilerin verimsiz ve denetimsiz kullanımı ekonomik durumu daha da gerginleştirdi Asef Nadirov, İqtisadiyyatın Yeni İnkişaf Merhelesi, Azerbaycan Qezeti, 15 Sentyabr 2001, s.2. Rasim Hesenov, s.9. 26

35 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Bu dönemde dış ticarete ilişkin veriler de gittikçe olumsuz bir boyut kazanmaya, ödemeler bilançosunda açıklar gittikçe artmaya başladı. Ekonomik bunalımın acı neticelerinden bir diğeri ise, milli paranın değer kaybı şeklinde ortaya çıktı. İlk Dönemde Yapılan Reformlar Özel Mülkiyet Kanunu Haziran 1991 de kabul edilmiştir yılının başlarında fiyat liberalizasyonuna gidilmiş, aynı yıl Ocak ayında Katma Değer Vergisi uygulamasına geçilmiştir. Nisan ayında Yabancı Sermaye Kanunu, Ağustos ayında ise Merkez Bankası Kanunu yürürlüğe konulmuş, ayrıca, Ağustos ayında para birimi olarak Manat piyasada işlem görmeye başlamıştır yıllarında da devam eden savaşın etkisiyle reform sürecinde yavaşlamalar olmuştur yılının Ocak ayında küçük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine ilişkin olarak bir kanun yasalaşırken, 1994 yılının Ocak ayında Manat ın tek yasal para birimi olarak işlem görmesine başlanmıştır. Mayıs ayında Ermenistan ile ateşkes anlaşmasının imzalanması ile ekonomik dönüşüm süreci tekrar hız kazanarak, Haziran ayında İflas Kanunu kabul edilmiş, bankaların konsolidasyonu işlemine başlanmıştır 23. Görüldüğü üzere, yılları arasında ekonomik dönüşüm süreci oldukça yavaş işlemiş, ticaretin ve piyasanın liberalizasyonunu sağlayacak reformlar gerçekleştirilmiştir. Bankacılık, özelleştirme, dış ticaretin liberalizasyonu ve diğer bazı yapısal değişiklikler ise yılları arasında gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. 23 Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, ( ). 27

36 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1.3. Bağımsızlık Sonrası İkinci Dönem ( ) Yapılan seçimler sonucu 1993 yazında otuz yıldan fazla devlet idareciliği tecrübesine sahip olan Haydar Aliyev in Azerbaycan ın cumhurbaşkanı olması ile birlikte Azerbaycan yönetiminde önemli değişiklikler oldu. Aynı tarihten itibaren hukuki reformların hayata geçirilmesine hız verildi. Bu dönemde iktisadi süreçte kötüye gidişi durdurmaya dönük iktisadi reformlar programı hazırlandı, stratejik iktisadi gelişim yolunu belirleyen modeller oluşturulmaya çalışıldı. Çağın gereklerine uygun olarak ekonomide serbest piyasanın teşekkül ettirilmesi, özelleştirme ve özel teşebbüsün inkişaf ettirilmesi, yeni ekonomik yapının, gümrük, vergi ve mali sistemin yeniden oluşturulması, ticaretin liberalleşmesi, toprak ve tarım reformlarının yapılması, halkın sosyal imkanlarının arttırılması, eğitim ve sağlık şartlarının geliştirilmesi için gerekli hukuki alt yapının oluşturulması amacıyla önemli kanunlar kabul edilmiştir 24. Ekonomide serbest piyasa şartlarının oluşturulmaya çalışılması, fiyatların, dış ticaretin ve döviz kurlarının liberalleşmesi doğrultusunda atılan adımlar ile birlikte enflasyon seviyesi önemli derecede azalmaya başlamış, bütçe açıkları minimuma indirilmiştir. Alınan önlemler sayesinde küçük müesseselerin özelleştirilmesi tamamlanmış, hizmet sektörü daha çok özel teşebbüse verilmiş, orta ve büyük işletmelerin özelleştirilmesine başlanmış, makroekonomik istikrar sağlanmış, ekonomide durgunluk sona ererek yeniden iktisadi gelişme sürecine girilmiş, toprak reformu hayata geçirilerek özel mülkiyete devredilmiş, kolhoz ve sovhozların 25 emlakı İmran Ceferzade, Esaslı İnkişaf İlleri, İqtisadiyyat Qezeti, 18 Oktyabr-1 Noyabr 2001, s..3. Kolhoz: Devlete ait topraklarda üretim yapan kollektif çiftliklere verilen isimdi. Belirlenmiş bir kotaya göre ürünlerini devlet kuruluşlarına satmakla yükümlüydüler. Elde ettikleri karın büyük bir kısmı üyeleri arasında paylaştırılırdı. Sovhoz: Doğrudan doğruya devlet tarafından işletilen çiftliklere verilen isimdi. Tüm gelirleri devlete aitti. İşçiler bu çiftliklerde belirli bir ücret karşılığında çalışırlardı. 28

37 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları özelleştirilmiş, tarım sektörü toprak vergisi istisna olmakla diğer vergilerden 5 yıl muaf tutulmuş ve vergi borçları silinmiş, bu müesseselere indirimli yakıt ve enerji satışı temin edilmiştir. Tarım sektörü üzere özelleştirilmesi planlanan emlakin %93.2 si özelleştirilmiştir. Sonuçta 1997 yılından başlayarak tarım ve hayvancılık ürünlerinin yılda %7 artış kaydetmesi sağlanmıştır 26. Kendi imkanları ile iktisadi kalkınma sürecine ivme kazandırması mümkün olmayan Azerbaycan, uluslararası iktisadi ve finans sistemi ile entegre olmaya çalışarak, yabancı sermayenin ülkeye akımı sağlanmaya çalışıldı ün ikinci yarısından itibaren hayata geçirilen düzenlemeler Azerbaycan ın sosyal, siyasal ve ekonomik hayatında istikrarı sağlamaya imkan vermiştir. Ülkede bankacılık ve finans sisteminin yeniden yapılanmasına ilişkin önemli adımlar atıldı. Serbest piyasa ekonomisi yönünde atılan adımlar Azerbaycan ın uluslararası finans kuruluşları ile ilişkilerini arttırmıştır. Yine bu dönemde dünyanın en büyük petrol şirketleri ile asrın anlaşması adı ile anılan yüksek öneme sahip petrol anlaşmaları imzalandı yılında asrın anlaşması nın yapılması ve 12 Kasım 1995 de yeni anayasanın kabul edilmesi ile piyasa ekonomisinin hukuki normatif altyapısının kurulmasının hızlanması ile birlikte ülkeye büyük hacimde yabancı sermaye girmeye başladı. Ekonomik sistemin yeniden yapılandırılması bakımından en önemli adım, ülkenin stratejik açıdan, sosyal ve siyasal hayatında ve de ekonomik yapısında yeni dönemin başlangıcı olarak Azerbaycan ın ilk Anayasasının kabul edilmesi olmuştur. Yeni Anayasa devlet yönetiminin 26 (Osman Nuri Aras, Rusya da Tıkanan Sosyo-Ekonomik Değişim Dalgası, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü, 2000, s.43.) Ş. E. Yaqubov A. M. Mahmudzade, Azerbaycan Respublikasında Aparılan Aqrar İslahatların Qiymetlendirilmesi, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss.60-63; Ceferzade, s.3. 29

38 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yapılanması, vatandaşların ve devletin hak ve ödevlerini belirlemenin ötesinde ilk defa demokratik değerlere dayanan, liberal piyasa ekonomisinin kurulma gerekliliğini kabul etti. Anayasa ile özel mülkiyetin, özel teşebbüsün, dünya ekonomisine entegrasyonun hukuki esasları tespit edildi. Bu bakımdan Azerbaycan da geniş anlamda ekonomik düzenlemelerin başlangıç yılı olarak 1995 yılı kabul edilebilir 27. Kısaca cephede varılan ateşkes ve içeride sağlanan istikrar ile beraber sıra artık ekonomik reformlara gelmişti yılından itibaren ülkede sert ekonomik önlemler alınmaya başlandı, IMF ile yürütülen sıkı işbirliği ve IMF programlarının tavizsiz uygulanmaya başlanmasıyla yürütülen sıkı para politikası ile kısa sürede ekonominin genel dengelerinde bir rahatlama sağlayarak enflasyonun kontrol altına alınması ve GSMH nın düşüşünün önlenmesi sağlandı. Sonuçta 1996 yılından itibaren Azerbaycan ekonomisinde gerileme süreci yavaşlamaya başladı. Oluşturulan kalkınma modeli reel sonuçlar vermeye başladı. Şöyle ki, son beş yıl içerisinde GSMH %26.3 artmış, nüfusun yaşam düzeyi iki kat iyileşmiş, ekonomide özel sektörün payı %29 dan %68 e yükselmiştir yılları arasında petrol yataklarının müşterek üretimi amacıyla yapılan anlaşmalarda yer alan şirketler tarafından yaklaşık 3.4 milyar dolar yatırım yapılmıştır 28. Ancak Azerbaycan da yıllarında izlenen ve ekonomik istikrarı sağlayan politikaların, reel ekonomiyi teşvik edici devlet politikalarıyla desteklenmemesi, 1997 yılı öncesi yabancı sermayenin ülkeye celbi için uygulanan vergi muafiyetinden vazgeçilmesi ve devlet organlarının gerekli hassasiyeti göstermekte yeterli olmayışı nedenleriyle üretime yönelik yatırımlar yapılamamıştır Rasim Hesenov, s.12; Emiraslanov, s.57. Akif Musayev, Azerbaycan Respublikasının İqtisadi İnkişaf Stratejiyası ve Vergi Siyaseti, İqtisadiyyat ve Audit Jurnalı, No:10, Oktyabr-2001, s

39 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yılları arasında yatırılan toplam yabancı sermaye hacmi ise 5.9 milyar dolar olmuştur. Bu miktarın %22.8 i finansal kredi, %56.3 ü petrol sanayisine, %20.9 u ise diğer sektörlere yapılan yatırım şeklinde olmuştur 29. Azerbaycan petrol sektörüne yapılan önemli miktarlardaki yabancı yatırım neticesinde eski Sovyet Cumhuriyetleri içinde en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. GSMH daki artış oranı 1998 yılında %10 olmuş, 1999 yılında ise %7.2 olmuştur. Azerbaycan ekonomisindeki büyüme petrol sektöründen ve petrol sektörüne bağlı inşaat faaliyetlerinden, iletişim sektörlerinden ve az miktarda tarım sektöründen kaynaklanmaktadır. Bir başka açıdan değerlendirildiğinde, 2000 yılı sonunda GSMH 1990 yılına göre 2 kat, bu çerçevede sanayi sektöründe üretim 3.3 kat, tarım sektöründe 2.4 kat aşağı gerçekleşmiştir yılına kadar yatırım hacmi 2.3 kat azalmakla birlikte, daha sonraki dönemde yaşanan artış sonucunda 2000 yılı sonunda yatırım hacmi 1989 yılına göre %55 artmıştır 30. Öte yandan bu dönem süresince uygulanan kur ve para politikaları yüksek fiyat artışlarını önlerken, ulusal para Manat ın diğer paralar karşısında istikrarlı bir seyir izlemesini sağlamıştır yılında %1700 lere kadar yükselen enflasyon 2000 yılında %1.8 lere gerilemiştir. Doğrudan yabancı yatırımlar Azerbaycan ın ekonomik canlanmasında anahtar rolü oynamıştır. Doğrudan yabancı yatırımların önemli kısmı petrol üretimi ve çıkarımı alanlarına olmuştur yılları arasında yatırımlar %59.1 oranında artış göstermiştir. Sabit yatırımların GSYİH içindeki payı 1998 yılında 1995 yılı payının iki katına çıkarak %40.6 olmuştur. Azerbaycan ın en önemli istihdam kaynağı olan ve GSMH ya katkıda bulunan ikinci önemli sektör olan tarım Musayev, s.12. Mezeddin Eyyubov, Bazar İqtisadiyyatına Keçid ve Senaye Kompleksi Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr-2001, ss

40 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras sektörüne yabancı yatırımların GSMH ya katkısı ise %0.5 in altındadır. Yabancı yatırımcılar imalat sanayi sektörüne yatırım yapmaktan kaçınmaktadırlar. Bunun bir sonucu olarak da sektörün üretimi düşmüştür yılı itibariyle 122 ülke ile iktisadi ilişkiler kurulmuş, ticari ilişkilerin toplam hacmi 2.9 milyar dolardan fazla olmuştur. Bu miktar 1993 yılına göre 2.2 kat daha büyüktür 31. Ülkenin ekonomik gelişim sürecinde dikkate alınması gereken önemli bir nokta, söz konusu bu değişim ve kalkınma; topraklarının %20 sinin Ermenistan işgali altında olduğu, dolayısıyla üretim potansiyelinin çok büyük bir bölümünden (1/5) mahrum olduğu, 300 bin iş yerini kaybettiği ve bu topraklarda daha önce yaşayan halkın (nüfusun yaklaşık %12 si) göç etmek mecburiyetinde kaldığı son derece güç şartlarda elde edilmiştir: Ermenistan ın Azerbaycan topraklarının %20 sini işgal etmesi, bölgeden 290 bin aileyi, bir başka ifadeyle bir milyondan çok insanı göçe mecbur etmiştir. Ermenistan ın tecavüzü neticesinde zarara uğrayan 27 il ve ilçe arazisi toplam 22.7 bin km 2 dir. Dağlık Karabağ la birlikte Nahçıvan ın da sınır bölgeleri tesir altında kalmıştır bin km 2 lik (Azerbaycan arazisinin %20 si) alan ise halen Ermenistan ın işgali altındadır. İşgal edilen Yukarı Karabağ arazisinde 87 yerleşim alanı, 7 idari rayon, 11 şehir, 1.3 milyon hektar tarım arazisi, i büyükbaş olmak üzere toplam 600 bin büyük ve küçükbaş hayvan, 7000 tarım işletmesi, 850 eğitim kurumu, 650 sağlık merkezi, 120 bin ikamet yeri terk edilmek zorunda kalınmıştır. Ayrıca bölgede 160 köprü, kilometre kara yolu, 2300 kilometre sulama kanalları, kilometre elektrik hattı 2500 trafo, km su kanalı, km doğal gaz boru hattı, 20 km kanalizasyon hattı, 160 km su tankı, 34 km gaz 31 Nadirov, s.2. 32

41 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları dağıtım donanımı, abone için haberleşme istasyonu, 4 havaalanı ve Baku-Ağdam, Bakü-Nahçıvan-Erivan demiryolu hattı bulunmaktadır. Yine bölgede 800 tıp merkezi, hastahane, poliklinik v.b, 719 kültür evleri, 825 kütüphane, 6 park, 47 müzik, sanat ve resim okulu, 3 tiyatro, 3 galeri, 300 den fazla tarihi abide bulunmaktadır. Bölgede makine, gıda sanayisi, elektrik ve yapı malzemeleri gibi alanlarda 180 den fazla sanayi işletmesi faaliyet göstermekteydi. Bu işletmelerde den fazla kişi istihdam edilmekteydi. Tarıma elverişli iklimi ve toprak yapısının elverişli olması nedeniyle bölgede 320 kolektif çiftlik, 90 dan fazla devlet çiftliği ve bazı tarım birlik ve organizasyonları faaliyet göstermekteydi. Bölgeden ülkenin buğday üretiminin %24 ü, üzüm üretiminin %41 i, patates üretiminin %46 sı, et üretiminin %18 i ve günlük hayvansal ürünlerin %34 ü elde edilmekteydi. Yine bölgede hektar tarıma elverişli yüksek verime sahip arazi, ekin alanı ve uzun süreli ekim alanı kullanılmaktaydı. İşgal altındaki arazi demir, cıva, krom, perlit, mermer, kireçtaşı, akik, altın ve mineral sular başta olmak üzere doğal kaynaklar bakımından zenginliğe sahiptir. Dolayısıyla Azerbaycan aynı zamanda zengin doğal kaynaklardan, özellikle 39.6 bin ton rezerve sahip olan 3 altın madeni yatağından, 4 cıva ve antimon yatağından mahrum kalmıştır 32. İşgal edilen bölge bir çok ender hayvan ve bitki türlerine de sahiptir yılındaki ermeni saldırıları sonucunda yaşlı, kadın ve çocuklarında aralarında yer aldığı yaklaşık Azerbaycan vatandaşı Ermeniler tarafından hunharca 32 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, Birleşmiş Milletler Teşkilatı İnkişaf Programı, 2002, s.59; Nadirov, s.2; Emiraslanov, s

42 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras katledilmiş, yaklaşık 4000 kişi hapsedilmiş veya kaybolmuş, 1050 kişi sakat kalmıştır öğrenci eğitim imkanından mahrum kalmış, eğitim sektöründe çalışan kişi işini kaybetmiştir. 100 km karayolu, elektik hattı, su, doğal gaz hattı ve diğer altyapı birimleri mahvedilmiştir. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile iletişim kesilerek abluka altına alınmış, 130 km uzunluğundaki demir yolu işgal edilmiştir. Bu nedenle Nahçıvan a yolcu ve yük ulaşım imkanı ancak İran üzerinden mümkün olabilmektedir. Ulaşımdaki bu zorunluluğun devlet bütçesini yılda 2.5 milyon dolar kayba uğratmaktadır. Öte yandan ulaşım problemini çözmek amacıyla Bakü-Nahçıvan havayolu ulaşımına yapılan transfer harcamalarının devlet bütçesine getirdiği ek yük yılda yaklaşık 10 milyon dolardır. İşgal öncesi İran ve Azerbaycan üzerinden Avrupa dan İran, Orta Doğu ve Asya ülkelerine demir yolu vasıtasıyla önemli hacimde yük taşımacılığı gerçekleştirilmekteydi. Ayda yaklaşık vagon yük Azerbaycan dan geçmekteydi. Bu transit geçişlerden elde edilen gelir imkanından mahrum olmakla da devlet bütçesi önemli kayba uğramaktadır 33. Toplamda barınma birim, 7000 endüstri, tarım ve diğer alanlardaki işletmeler, 4400 eğitim, kültür, hastahane ve diğer kamu birimi harap edilmiş, yok edilmiştir. Yukarıdaki veriler dikkate alındığında Ermenistan ile savaş sonucunda, Azerbaycan ın milyar dolar arasında zarara uğradığı şeklinde hesaplamalar yapılmaktadır. Periyodik olarak metro, deniz ulaşımı, tren ve demir ve kara yolu ulaşımında terör hadiseleri organize eden Ermeniler sonuçta, aralarında yaşlı bayan, erkek ve çocuklarında yer aldığı 2000 insanı katletmiş, kişiyi yaralamış veya sakat bırakmıştır. Sadece iki metro terör hadisesinin zararı dolar olmuştur. 33 Azerbaijan Economic Damages and Heavy Tolls Caused By Armenian Aggression, ( ). 34

43 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ermeniler tarafından işgal edilen arazilerde narkotik bitkiler yetiştirilmekte ve ürünlerinin gizli yollarla İran, Rusya ve diğer ülkelere taşınmaktadır. Fuzuli bölgesindeki Horadiz kasabasından Ordubad bölgesine kadar uzanan 128 km mesafede uzanan Azerbaycan ın devlet sınırlarına Ermeniler nezaret ettiğinden dolayı narkotik maddelerin mübadelesi, kaçakçılık ve yerüstü servetlerin İran a taşınması daha da artmıştır. Kelbecer ve Zengilan arazilerinde yer alan altın yatakları Ermeniler tarafından sağlıksız bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yatakların hammaddesi Ermenistan daki Ararat altın fabrikasına taşınmaktadır. Bu hammadde külçe haline getirilerek Rusya ve diğer devletlere satılmaktadır. Ermenistan ın altın madeninden elde ettiği gelirinin Ermenistan bütçesinin yaklaşık %51 ini teşkil ettiği ifade edilmektedir 34. İşgal altındaki bölge ekolojik açıdan da tehlike altındadır. Bölgeye nükleer atıklar taşınmaktadır. Öte yandan %25-26 sı ormanlık olan işgal altındaki toprakların yok edilmesi, bölgedeki hayvan ve bitki türlerinin zarar görmesi de ayrı bir tehlikedir. Yapılan hesaplamalara göre ormanlık alanların yaklaşık %8-10 u tahrip edilmiş durumdadır. Tahrip edilen alanlardaki ekonomik kayıp ise yaklaşık 22 milyar dolardır 35. Hazar a akan nehirler vasıtası ile yılda milyon m 3 kirli su akıntısının, 500 milyon m 3 ü Ermenistan ve Gürcistan dan gelmektedir. Ermenistan ile yapılan savaş sadece Azerbaycan ın ekonomik dönüşüm sürecini etkilemekle kalmamış, söz konusu savaşın etkisinde şekillenen uluslararası ilişkiler de ekonomik dönüşüm süreci üzerinde etkili olmuştur. Ermeni işgali sonucunda ana vatanından uzak kalan göçmenlerin karşılaştığı problemlerin en önemlileri eğitim, Tebriz Vefalı, Qarabağın İqtisadıyyatımıda İzi, Herbi And Qezeti, 1-15 Aprel 2003, s.3. Azerbaijan Economic Damages and Heavy Tolls Caused By Armenian Aggression, ( ). 35

44 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras sağlık ve işsizliktir: Bu gün maddi kısıtlamalar içinde yaşayan göçmenler geçici olarak ülkenin 70 farklı şehrinde ve bölgesinde yaşamaktadırlar. Göçmenlerin karşılaştığı problemlerle sadece Kaçkın ve Mecburi Göçmenlerin İşi Üzere Devlet Komitesi değil, aynı zamanda ülkede faaliyet gösteren uluslararası ve yerli özel teşkilatlar da ilgilenmektedirler. Bununla birlikte, göçmenler hala söz konusu problemlerle karşılaşmaktadırlar. Göçmenlerin karşılaştığı zorluklar daha çok eğitim ile ilgilidir. Ayrıca göçmenler kendi çocuklarına gereken seviyede yiyecek, giyecek, okul araç ve gereçleri alamadıkları için onları zamanında okula gönderememektedirler. Diğer yandan çadır şehirlerine, yurtlara ve bir çok bölgeye yerleştirilen göçmen okullarının teknik imkanları da yeterli değildir. Bu okullar aynı zamanda başka okullara bağlı olarak faaliyet göstermektedirler. Bu nedenlerle eğitim seviyesi söz konusu okullarda düşük olmaktadır. Göçmen okullarının eğitim araç ve gereçleri ile yeterli düzeyde donatılmaması, bir çok durumda öğrencilerin okuldan uzaklaşmasına neden olmaktadır. Göçmen okullarında eğitim seviyesinin aşağı düşmesi temelde anababaların ekonomik imkansızlığına ve onların karşılaştığı sosyal problemlere bağlıdır. Son on yılda göçmenler arasında ölüm hadiseleri, özellikle çocuk ölümleri bir hayli artmıştır. Göçmenler arasında bir çok hastalığın hızla yayılması, onların karşılaştığı sosyal ve geçim zorlukları ile ilgilidir. Çadır şehirlerde, yurtlarda ve yol kenarlarında, yük vagonlarında yerleşen insanlar arasında verem, maleriya, kalp-damar, sarılık ve benzeri hastalıklar daha geniş yayılmaktadır. Burada yaşayan insanlar romatizma ve deri hastalıklarıyla da karşılaşmaktadırlar. Bu tür hastalıklarla düzenli olarak mücadele ediliyor. Bu mücadele sonucunda, yıllarında çadır şehirlerde toplu hal alan malariya ve kotur hastalıkları önlenebilmiştir. Çadır şehirlerde yaşayan insanların zayıf gıdalanması göçmenler arasında bazı hastalıkların artmasına ortam 36

45 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları oluşturmaktadır. Son 12 yılda göçmenler arasında özürlülerin sayısında da artış olmuştur. Bu durum özellikle yeni doğan çocuklar arasında yaygın olarak gözükmektedir. Araştırmalara göre, ev ortamında doğan çocukların daha sonra bazı problemlerle karşılaştıkları görülmektedir. İşsizlik problem ise insanların sağlık problemleri ile ilgilenmelerine imkan vermemektedir 36. İkinci Dönemde Yapılan Reformlar 1995 yılının Ocak ayında haksız rekabete ilişkin bir kanun yasalaşmıştır. Nisan-1995 de ise ilk IMF programı kabul edilmiştir yılında IMF ve diğer uluslararası kuruluşların desteğini alan finansal istikrar politikalarının uygulanmaya başlanmasıyla ekonomik büyüme sürecine yeniden girilmiştir. Eylül-1995 de küçük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine ilişkin bir kanun tasarısı kabul edilmiştir. Kabul edilen kanunun ardından 1996 yılında küçük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine başlanmıştır. Haziran ayında Merkez Bankası Kanunu nda değişiklik yapılırken, Eylül ayında bankacılık sektöründe yeniden yapılandırma faaliyetlerine hız verilmiş, hazine senetleri piyasası faaliyete geçirilmiştir. Ağustos ayında ise Toprak Reformu Kanunu kabul edilmiştir yılının Şubat ayında kamu alımlarında rekabetin korunmasına ilişkin bir kanun kabul edilirken, Haziran ayında İflas Kanunu nda değişiklik öngören kanun tasarısı yasalaştırılmıştır. Haziran ayında ayrıca, yeni Gümrük Kanunu kabul edilerek basitleştirilmiş yeni bir gümrük tarife uygulamasına geçilmiştir. Telekom Kanunu ise Temmuz ayında kabul edilmiştir yılında ise enerji sektörünü yeniden düzenlemek üzere Elektrik Kanunu kabul edilmiştir. Ağustos ayında Rehin ci Qezet,

46 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Kanunu, Eylül ayında yeni bir Menkul Kıymetler Kanunu kabul edilmiştir yılının Şubat ayında İş Gücü Kanunu kabul edilmiştir. Petrol gelirlerinin tek bir hesap altında toplanmasını, harcamaların daha şeffaf kurallara göre yapılmasını temin amacıyla, Petrol Fonu kurulmasını öngören bir karar Aralık-1999 da yayımlanmıştır yılının sonlarında ise Emlak Komitesi lağvedilirken, yerine 2000 yılının Şubat ayında, kamuya ait mülklerin özelleştirilmesinden sorumlu olacak şekilde Emlak Bakanlığı kurulmuştur. Ayrıca Mayıs ayında yeni bir Özelleştirme Kanunu, Haziran ayında ise yeni bir Vergi Kanunu çıkarılmıştır 37. Ekonomik değişim sürecinin bu döneminde üç önemli hedef doğrultusunda yol alınmaya çalışılmıştır 38 : 1. Ülkenin temel doğal kaynak rezervlerinin işlenmesinin sağlanması. 2. Liberal-demokratik yönlü piyasa prensiplerine dayanan bir ekonomik yapının oluşturulmaya çalışılması. 3. Dünya ekonomisi ile global ve bölgesel ekonomik entegrasyonun gerçekleştirilmeye çalışılması. Yapısal değişime ilişkin alınan kararların da etkisiyle bu dönemde meydana gelen gelişmeler genel olarak şöyle sıralanabilir: 1. Ülke ekonomisinde istikrar sağlanmış, 2. Ülkenin önemli doğal kaynaklarını aktif hale getirme stratejisi doğrultusunda büyük başarılara imza atılmış, 3. Toprağın özel mülkiyete verilmesi ile Azerbaycan köylerinde yeni bir sosyo-ekonomik ortam oluşturulmuş, 4. Ekonomide liberalizasyon, dış ilişkilerin geliştirilmesi ve yabancı yatırımcıların özelleştirmeye katılımlarının Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, ( ). Rasim Hesenov, s

47 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sağlanması ile, ekonomik kalkınma adına temel, devamlı ve önemli bir kaynağa ulaşılmıştır. Kısaca yılları, serbest piyasa ekonomisine geçişin temellerinin atılmaya çalışıldığı, ekonomik bunalımın derinleşmesinin sona erdiği, ekonomide şeffaflığın sağlanmaya çalışıldığı dönem olmuştur Bağımsızlık Sonrası Üçüncü Dönem (2001 ve Sonrası) 2001 sonrası, bağımsızlık sonrası üçüncü dönem olarak değerlendirilebilir. Bu dönemde; 1. İktisadi büyümenin ivme kazanarak devam ettirilmesi, böylece iktisat politikalarının güçlendirilmesi, 2. İkinci Devlet Özelleştirme Programının kabul edilmesi ile enerji sektörün yeniden yapılandırılması ve kapasitenin arttırılması, 3. Elde edilen gelişme düzeyine göre iktisat politikalarının sosyal yönünün güçlendirilmesi, sosyal refah düzeyinin arttırılması, bunun içinde cari perspektifte hükümetin iktisat politikasında enerji sektörünün hızla gelişmesi sonucu elde edilen kaynakların diğer sektörlere yöneltilmesi, gerçekleştirilmesi hedeflenen önemli amaçlar olarak değerlendirilebilir. Azerbaycan hükümetinin uluslararası kurumlarla yaptığı görüşmeler sonucunda hazırlandığı orta vadeli yeni faaliyet programı ile refah düzeyinin arttırılması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla bu aşamada uygulanacak olan iktisat politikası ile daha çok petrol sektörü dışındaki alanların geliştirilmesi hedeflenmektedir. Hammaddede petrol ve yan ürünlerinin üstün olduğu petrol rafinerisi, kimya, petro-kimya sanayii ve elektrik enerjisi alanları petrolün ekonomideki rolünü daha da arttırmaktadır. Gerekli önemin verilmesi halinde 39

48 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan da dünya çapında petrol ürünleri piyasası oluşabilir. Stratejik öneme sahip olan bu alana son dönemde büyük miktarda yabancı sermaye yatırılmıştır. Sanayiinin temelini oluşturan EP-300 makinesinin enerji ve buhar teminatı yeniden kurulmaktadır. Sanayiinin içinde yer alan diğer üretim alanlarında da modernize edilmesi için gereken görüşmeler yapılmaktadır. Elektrik enerjisi sanayii de petrol ve gaz ürünlerinin büyük çeviricisi gibi onların kullanımının verimliliğini arttırmaktadır. Bu alana yabancı sermayenin girişi daha fazladır. Esas tüketicisi petrol sektörü olan diğer alanlar metalürji ve inşaat malzemeleri gibi alanlardır. Yabancı sermayenin yeteri kadar yatırılmamış olması, bütçenin yeterli olmaması sonucu gerekli devlet yatırımlarının da yapılamamış olması nedeniyle bu alanların durumu iç açıcı değildir. Ancak bu alanların yeniden inşası için gerekli sermayenin yatırılması amacıyla bazı kanuni düzenlemeler yapılmaktadır. İktisadi kalkınma stratejisinin yakın perspektifte temel amacı; yapılan iktisadi düzenlemelerin derinleştirilerek çağdaş piyasa ilişkileri ve dünya üretim sisteminin gelişim eğilimi temelinde ülkenin iktisadi sisteminin yeni kalkınma seviyesine geçmesinin sağlanması olacaktır. Azerbaycan ın ekonomik gücünü hızla yükseltecek bu strateji; ülkedeki doğal ekonomik ihtiyatların aktif üretim aşamasına geçmesini sağlamak, bu doğrultuda Hazar ın petrol ve doğal gaz ihtiyatlarının ekonominin kompleks gelişmesinin sağlanmasına yöneltilmesi, ülkenin ulaşım potansiyelinin geliştirilmesi ve verimliliğinin yükseltilmesi, insan kaynaklarında verimliliğinin arttırılması gibi problemlerin çözümünü dikkate almalıdır. Ekonomik kalkınmanın sağlanması, yeni işyerlerinin açılması, halkın gelir düzeyinin arttırılması ile hayat 40

49 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları standartlarının yükseltilmesi doğrultusunda çok önemli tedbirlerin hayata geçirilmesi amacıyla Haydar Aliyev in Mart-2001 de imzaladığı Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı na esasen yıllarını kapsayacak şekilde yapılacak olan faaliyetler de önem arz etmektedir. 2 Temmuz 2001 de IMF Yönetim Kurulu "Azerbaycan da Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı nı tasdik etti. Azerbaycan da yoksulluğun azaltılması programının hayata geçirilmesini zaruri kılan sebepler vardır. Zira Dünya Bankası nın verilerine göre, Azerbaycan da halkın %40-50 sinin günlük geliri 1 dolardan aşağıdır. Buna karşın yapılan bir başka hesaplamaya göre asgari geçim için yaklaşık 86 dolar gerekmektedir. Bir işçinin ortalama aylık gelir ise 64.4 dolardır. Bu da Azerbaycan da halkın önemli bir kısmının (%40-50 sinin) yoksulluk seviyesinde yaşadığını göstermektedir yılının Nisan ve Mayıs aylarında Haydar Aliyev in yerli ve yabancı iş adamları ile görüşmesinin ardından, Aliyev in 2002 yılının Ağustos ve Eylül aylarında imzaladığı girişimciliği destekleyen fermanlar 40 ile, özellikle vergi, gümrük, lisans ve işletmelerin teftişi ile ilgili yapılan yapısal düzenlemelerle işadamlarının karşısındaki bazı problemler giderilmeye çalışılmıştır. Yapılan bu düzenlemelerle işadamlarının ekonomide yeni bir devrin başladığı inancı arttırılmaya çalışılmıştır. Ülkede yaratılan atmosfer, yabancı işadamlarının dikkatini çekmeye başlamıştır. İşadamları ile yapılan görüşmeler sonucunda vergi oranları düşürülmüş ve küçük ve orta ölçekli işletmeciliğin geliştirilmesi için program kabul edilmiştir Ekber Eldaroğlu, Azerbaycan Hökumeti Yoxsulluq Problemini Hell Etmeye Çalışır, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No:32 (152), 09 Avqust Cumhurbaşkanı, kanunlardan sonra Bakanlar Kurulu kararlarından önce gelen ve ferman olarak adlandırılan kararlar alma yetkisine sahiptir. 41

50 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1994 te başlayan ekonomik kalkınma stratejisi 2004 de de devam etti. Ülkedeki kalkınma hızı, kişi başına GSMH hacminin 5.1 milyon Manat a ulaşması ile neticelendi. Ortalama aylık gelir %26.2 artarak bin Manat oldu ki bu da kişi başına düşen gelirin %19.6 artması demektir sonu itibariyle ülke ekonomisine yöneltilen yatırımların toplam miktarı 22 milyar dolar olurken, ekonomide özel sektörün payı %74 e yükselmiştir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 11 Şubat 2004 tarihinde, Azerbaycan bölgelerinin yıllarını kapsayan sosyo-ekonomik kalkınması ile ilgili Devlet Programı onaylandı. Söz konusu program, Azerbaycan'da bölgelerin ekonomik potansiyellerinin ve doğal kaynaklarının verimli bir şekilde değerlendirilmesi ile başta tarım sektörü olmak üzere petrol dışı sektörleri canlandırmak ve geliştirmek, böylece ülkede istihdam seviyesini arttırarak halkın gelir seviyesinin ve geçim standardının arttırılmasını sağlamaya yönelik atılmış olan en önemli ve kapsamlı adımlardan biridir. Devlet Programı 2008 e kadar ülkede kişi başına GSMH yı 1578 dolara, özel sektörünün ekonomideki payını ise %85 e yükseltmeyi hedeflemektedir. Azerbaycan da petrol dışı sektörlerin gelişmesine ilişkin olarak son bir kaç yılda oldukça önemli başarı kazanılmıştır. Yoksulluğun giderilmesi ile bağlı işlere, özellikle de bölgelerin ekonomik kalkınmasına daha çok dikkat verilmektedir. Bakü dışında petrol dışı sektörün kalkınması %6 dan %12 ye yükselmiştir Değişim Sürecinin Genel Değerlendirmesi Her ne kadar uluslararası finans kurumları başta olmak üzere dışardan önemli etki olsa da, serbest piyasa ekonomisine geçiş ve ülke ekonomisini öncelikle batı olmak üzere dünya ekonomisine entegre, Azerbaycan ın kendi tercihi olmuştur. Zaten dış etkiler de bu istikamettedir. Diğer yandan 42

51 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Azerbaycan, kendi varlığını ve kalkınmasını kendi finanse edebilme noktasında da önemli mesafe almıştır. Değişim sürecinde gelinen nokta dikkate alındığında, ekonomik bağımsızlığın en önemli göstergelerinin Azerbaycan da teşekkül ettiği görülmektedir: Artık ülke arazisindeki bütün doğal kaynaklar, sermaye ve ekonomik potansiyel büyük bir oranda Azerbaycan a aittir. Ülkenin uluslararası seviyede tanınan milli para birimi (Manat) vardır. Manat en azından Güney Kafkasya da en güçlü para birimi olma yolundadır. Makroekonomik bakımdan ülkede alınan mesafe ise kısaca şöyle ifade edilebilir: Son 10 yılda ülkede GSMH 2 kat yani %100, sanayi üretim hacmi %30, tarım ve hayvancılık sektöründe üretim hacmi %61, yatırım hacmi %18.8 kat, pasal gelir 4.5 kat, ortalama aylık ücretler 7.6 kat, dış ticaret hacmi 5.5 kat, devlet bütçe gelirleri 4.6 kat artmıştır. Geçen süre zarfında 15 orta ve uzun vadeli devlet programı kabul edilerek uygulamaya konulmuştur. Bu da ülkede sürekli kalkınma sürecini ve iklimini sağlamıştır. Son kabul edilen bölgesel sosyo-ekonomik kalkınma programı ise bölgesel ve sektörel kalkınmaaçısından atılan en önemli adım olmuştur. Ancak, doğal kaynakları hukuki açıdan Azerbaycan a ait olmakla birlikte, bu mülkiyetin ekonomik bakımdan gerçekleşmesi açısından bazı problemler vardır. Bu problemlerin varlığı, bağımsızlığı pekiştirme ve serbest piyasa ekonomisine geçiş döneminin tabii bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Önemli olan problemlerin çözüme kavuşması için gerekli düzenlemelerin gecikmeden ve doğru olarak yapılmasıdır. Dönüşüm sürecinin başlangıcından itibaren devletin fonksiyonlarında değişikliklerin ötesinde ekonomide köklü değişikliklerin gerçekleştirilmesi sonucu, fiyatların serbestleştirilmesi konusuna ağırlık verilerek önemli düzenlemeler gerçekleştirilmiş, kamu alımlarını piyasa mekanizmasının dışında bırakan uygulamalara son 43

52 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras verilmiştir. Ayrıca, dış ticarette uygulanan miktar kısıtlamaları kaldırılarak, değişken bir kur rejimi kabul edilmiştir. Öte yandan değişim sürecinde geçen 13 yılı aşkın süre sonucunda gelinen noktada, makroekonomik göstergeler itibariyle ekonomide istikrar da sağlanmıştır: Manat ın değeri istikrarlıdır, enflasyon çok düşük oranda seyretmektedir, bütçe açığı düşüktür, GSMH reel olarak tatmin edici bir oranda ve istikrarlı olarak artmaktadır. Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu, BMT Kalkınma Programı ve Asya Kalkınma Bankası gibi kuruluşlar, hükümet tarafından ülkedeki makroekonomik istikrarın korunmasına yöneltilen siyaseti olumlu değerlendirmektedirler. Bu kuruluşlar, tekelcilik, yolsuzluk, ekonomide dengeli sektörel ve bölgesel kalkınma ile ilgili problemlerin ise henüz devam etmekte olduğunu ifade etmektedirler. Öte yandan BMT tarafından yayınlanan İnsani Kalkınma Endeksine 41 dair hesaplamalara göre, 1996 yılından başlayarak ülkede İnsani Kalkınma Endeksi nin istikrarlı bir artış trendi seyrettiği görülmektedir. Hesaplamalardaki bilgilere göre, 2003 yılında Azerbaycan da İnsani Kalkınma Endeksi oldu. Bu, 2001 ve 2002 yıllardakinden ve dünya üzere ortalama göstergeden yüksektir. 41 BMT Kalkınma Programı 1990 lı yıllardan başlayarak yıllık global ve milli insan kalkınması hakkında veriler yayınlamaktadır. Her bir ülke insani kalkınmasını belirleyen verilerden oluşan İnsani Kalkınma Endeksi esasen ülkelerin reytingini takdim etmektedir. 177 devletin yer aldığı İnsani Kalkınma Endeksi yıllık olarak BMT tarafından hazırlanmaktadır. Bu endeks kişibaşına gelir, eğitim, tıbbi hizmet ve ömrün uzunluğu esasında hesaplanmaktadır: BM Kalkınma Programı nın (UNDP) hazırladığı İnsani Gelişim Raporu UNDP nin salt ekonomik büyüklüklere dayanan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla yerine, millî gelir rakamlarının yanı sıra, sağlık, temiz ve güvenli su ve gıda elde edebilme, eğitim imkânlarından yararlanabilme düzeyi gibi bir çok sosyo-kültürel kriteri göz önüne alarak hazırladığı üç ana endekse dayanarak hesaplanan insanî kalkınma seviyesi insanların yaşama biçimlerini sadece maddî/para ölçüleriyle değil yaşama kalitesi bakımından değerlendirmeyi hedefliyor. Azerbaycan Cumhuriyeti nde BMT nın Kalkınma Programı nın teşebbüsü ile insan kalkınması ile ilgili veriler 1994 yılından itibaren hesaplanmaktadır. 44

53 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 2004 yılı bilgilerine göre, Azerbaycan İnsani Kalkınma Endeksi'ne göre, dünyada 91.nci yerdedir. En iyi hayat seviyesi sıralamasında ilk beş ülke şöyledir: Norveç, İsveç, Avustralya, Kanada ve Hollanda. Geçmiş Sovyet ülkeleri arasında en yüksek seviyede Estonya (36.cı sıra), Litvanya (41) ve Latviya (50) yer almaktadır. Rusya 57.ci, Belarus 62.ci, Ukrayna 70.ci, Kazakistan 78.ci, Ermenistan 82.ci, Türkmenistan 86.cı, Gürcistan 97.ci, Özbekistan 107.ci, Kırgızistan 110.cu, Moldova 113.cü, Tacikistan 116.cı yerde yer almaktadır 42. BMT nın kabul ettiği karara göre 2015 e kadar yoksulluk oranının %50 azaltılması hedeflenmiştir den itibaren BMT nın Kalkınma Programı ile birlikte "Kara Altının İnsan Altınına Çevrilmesi" projesinin başlatılması planlanmıştır. İlham Aliyev tarafından 27 Eylül 2004 te tasdik edilen Kara Altının İnsan Altınına Çevrilmesinde Azerbaycan ın Petrol Gelirlerinden Potansiyel Faydalanılması projesi 1 Şubat 2005 de Ekonomik Kalkınma Bakanlığı ile BMT Kalkınma Programı arasında imzalandı. Proje, Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınman Hakkında Devlet Programı ve Asrın Kalkınma Hedefleri çerçevesinde sürekli insan gelişimini temin amacıyla Devlet Yatırım Programı vasıtasıyla petrol gelirlerinden verimli şekilde faydalanılmasına ilişkin makroekonomik tavsiyelerin verilmesini, eğitim sistemine yatırımların yöneltilmesi vasıtasıyla petrol dışı sektörlerde yoğunlaşmayı artırmak amacıyla gerekli ortamın yaratılmasına ilişkin tavsiyelerin hazırlanmasını kapsamaktadır. Öte yanda ekonomide serbest piyasanın oluşumu adına atılan adımlara rağmen, The US Heritage Foundation ve The Wall Street Journal tarafından hazırlanan Index of Economic Freedom adlı raporda yılında Azerbaycan 155 ülke ci Qezet, ; 525-ci Qezet, Raporda ülkelerin reytinginin tespitinde, ticaret politikası, hükümetin ekonomiye müdahalesi, maliye politikası, yabancı yatırımlar, ücretler, fiyatlar ve mülkiyet hakları 45

54 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras içerisinde ancak 103.ncü sırada yer alabilmiştir. Bir önceki yıla göre ise 3 basamak yükseldiği görülmektedir. Her bir ülkede, makro iktisadi istikrarın sağlanması ve devamı için öncelikle siyasi istikrar olmalıdır. Bu bakımdan Haydar Aliyev in iktidara gelmesinin ardından sağlanan siyasi istikrar adına endişeye sevk edici belirsizlikler İlham Aliyev in iktidara gelmesi ile minimum düzeye çekilerek beklentiler olumlu kılınmıştır. Ardından da ekonomik iklimin elverişliliğini ve cazibesini Bakü nün yanı sıra ülkenin tüm bölgelerine de taşıyacak devlet teşvik politikalarının ve programlarının hayata geçirilmesi ve Bakü-Ceyhan ın faaliyete geçmesinin ardından elde edilecek petrol ihraç gelirleri ile ülke, her bir bölge ve sektörünü kapsayacak bir mahiyette topyekün bir kalkınma sürecine girecektir yılından itibaren Azerbaycan, ekonomisinin son 10 yılında makroekonomik istikrar, başarılı petrol stratejisi, kaybedilen ekonomik potansiyelin yeniden kazanılması, radikal ekonomik reformlar ve yeniden yapılanma şeklinde tanımlanabilecek olan kalkınma aşamasının ardından yeni bir kalkınma dönemine girmiştir. dikkate alınmaktadır. Azerbaijan Among Mostly Unfree Countries, Says Report, Azernews, ( ). 46

55 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 47

56 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İKİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİK ANALİZ Birinci bölümdeki değerlendirmede de görüldüğü gibi, Azerbaycan ekonomik alanda bağımsızlık sonrası geçiş süreci yaşayan bölgedeki diğer ülkeler ile mukayesede fark edilir pozitif gelişmeler elde etmiştir. Zengin enerji kaynaklarının varlığı ise bu sektöre yabancı sermayedarları yönelterek ekonomik kalkınmayı motive edici amillerin başında yer almıştır. Azerbaycan da ekonomik gelişme, makroekonomik istikrarın süreklilik arz ettiği bir ortamda devam etmektedir. Aşağıda değişim sürecini yaşayan Azerbaycan ekonomisinin makroekonomik analizi yapılacaktır Gayri Safi Milli Hasıla Ülkede bağımsızlığın kazanıldığı ilk yıllarda henüz çağdaş bir vergi politikasının uygulanmaması, dış ticaretteki kısıtlamalar, milli gelirin düşük olmasının yanı sıra, savaş ve dağılma sonrası ortaya çıkan sorunlar nedeniyle milli gelir büyüme hızında da ciddi bir gerileme ortaya çıkmıştı 44. Öyle ki, ekonomide sosyalist yapıdan liberal yapıya geçiş sürecini yaşamakta olan Azerbaycan da, yılları arasında %60 oranında küçülme kaydetmiştir yılları arasında GSMH da önemli gerilemeler olmuşsa da, 1995 yılından itibaren IMF ve Dünya Bankası ile işbirliği çerçevesinde başlatılan ekonomide yeniden yapılanma ve özelleştirme programları çerçevesinde, uygulanmaya başlanan ekonomik istikrar programıyla 1996 yılından itibaren büyüme sürecine girilmiştir. Dönüşüm sürecinde 44 Saleh Memmedov, İnflasiya ve Maliye Bazarı, Bakı, 1998, s

57 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Azerbaycan ekonomisi eski SSCB ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülkelerden biri olmuştur. Büyümenin itici gücü, yabancı sermaye girişi ve ihracat gelirlerinin en çok olduğu hidrokarbon sektörüdür. Yıllar Tablo 1. GSMH Değişim Oranı GSMH Değişimi (%) Sanayi (%) Tarım (%) , Kaynak: Azerbaycan Respublikası Devlet Statistik Komitesi (ARDSK) Yayınları yılında %-11.8 olarak gerçekleşen GSMH, 1996 yılından itibaren artış kaydetmeye başlamıştır de Rusya krizinden etkilenmesine karşın Azerbaycan ekonomisinin %10 büyüme kaydetmesinde, dünyada artmaya başlayan petrol fiyatlarının ve petrol anlaşmalarının ülkeye çektiği yabancı sermayenin ve yılın özellikle son çeyreğinde inşaat sektörünün gösterdiği performans ve dış ticaretteki gelişme etken olmuştur. Azerbaycan ekonomisinde 1999 yılı başında durgunluk yaşanmasına karşın yine petrol ve doğal gaz ile ilgili yatırımlarda artış gözlenmiştir. Ancak diğer sektörlerde gelişme asgari seviyede kalmıştır. 49

58 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2000 yılında bu artış 1990 yılından beri en yüksek düzeye çıkarak %11.1 olarak gerçekleşmiştir yılında BDT sınırlar içinde en yüksek ekonomik artış Azerbaycan da müşahede edilmiştir. GSMH nın reel artışına etki eden unsurların yapısında ise değişiklikler olmuştur yıllarında da yine %10 civarında bir kalkınma hızı kaydedilmiştir de ekonominin bütün alanlarında üretimde artış oldu. Bu artış, özellikle inşaat ve imalat sanayisinde oldu. Söz konusu alanlarda katma değer artışı inşaatta %61 ve imalatta %17.7 oldu yılı ülke içi üretiminde üretim sahalarının payı önceki yıl ile mukayesede %60.1 den %63.1 e yükseldi. Hizmet sahalarının payı ise %31.9 dan %30 a geriledi. Tablo:2. GSMH (Milyon $) ($) ($) 0 Kaynak: ARDSK Yayınları. ( yılları tahminidir.) 2003'de sanayide milyar Manatlık, yani GSMH nın %37.8 i kadar, tarım, avcılık ve ormancılıkta milyar Manatlık (%13.2), inşaatta milyar Manatlık (%12.1), ulaşımda 2544,3 milyar Manatlık, posta ve 45 Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, Milli Bank İllik Hesabat-2000, Azerbaycan Respublikası Milli Bankı, Bakı, 2001, s.6. 50

59 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları haberleşmede 788,6 milyar Manatlık (%2.2) katma değer artışı oldu. Ayrıca toptan ve perakende satış, otomobillerin, motosikletlerin, yiyecek malları ve şahsi eşyaların tamiri ile ilgili hizmet sahalarında milyar Manatlık (%7.4), otel ve restoran hizmet sahalarında milyar Manatlık (%0.5), sosyal, gayri resmi ve diğer hizmet sahalarında ise 4431 milyar Manatlık (%12.6) katma değer hasıl oldu de de ekonominin bütün sektörlerinde üretimde artış devam etmiştir. Sonuçta, 1997 de GSMH nın artış hızı %5.8 e, yıllarında ise %10 a varmıştır. Petrol gelirlerinin ülkeye dahil olması ve Kalkınma Programı çerçevesinde atılacak adımlarla 2008 yılında GSMH nın milyon dolar olacağı tahmin edilmektedir. Kişi başına GSMH, 1990 lı yılların birinci yarısında yaşanan ekonomik buhran dolayısıyla önemli bir azalış kaydetmiştir yıllarında 7 kat azalış kaydeden geçim standardı, 1995 sonrasında uygulamaya konulan tedbirlerle 46 artış eğilim göstermeye başlamıştır yılından itibaren her yıl artış kaydeden Kişi Başına Gelir, nihayet 2004 yılında, bir önceki yıla göre %19.6 artış kaydederek, 1041 dolar olarak hesaplanmıştır. Gelir düzeyindeki artış alım gücünün artmasına, dolayısıyla reel sektörün gelişmesine zemin yaratan amillerden olmuştur yılında Dünya Bankası'nın değerlendirmesine göre, ülkede yoksulluk oranı %61 oldu. Ülkedeki resmi verilere göre ise yoksulluk sınırı altındaki nüfusun oranı 1999 yılı rakamlarıyla %60 civarındaydı yılı verilerine göre kişi başına aylık ortalama gelir, asgari tüketim bütçesinin ancak %45 ini karşılamaktaydı. Azerbaycan da yoksulluk seviyesi 2001 yılında %49'a, 2002 yılında %46.7'ye ve 2003 yılında ise %44.7'ye gerilemiştir yıllarında asgari geçim 46 E.S. İmanov-E. M. Babaşov-R. H. Dayıyev, İqtisadi İslahatlar Şeraitinde Ehalinin Sosial Müdafiesinin Teşkili Meseleleri, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s

60 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras sepetinin değeri 120 bin Manat oldu, ancak artık 2002 yılında bu gösterge yeni metoda uygun olarak 175 bin Manat, 2003 yılında ise 180 bin Manat oldu. Bununla birlikte, 2003 yılında yoksulluk seviyesi 2001 ile mukayese edildiğinde %4.3 azalmıştır. Tablo:3. Kişi Başına GSMH ($) ($) Kaynak: ARDSK Yayınları yıllarında Azerbaycan da yoksulluğun azalması ve ekonomik kalkınma hakkında devlet programı 20 Şubat 2003'de Cumhurbaşkanı nın fermanı ile tasdik edildi. Yoksulluğun giderilmesi ile ilgili devlet programı, makroekonomik istikrarın güçlenmesi, gelir elde etme imkanlarının artırılması, eğitim ve sağlık alanlarında girişimin artırılması ve hizmetlerin iyileştirilmesi, altyapının iyileştirilmesi, halkın düşük gelirli kesiminin sosyal güvenliğinin artırılması, göçmenlerin hayat seviyesinin iyileştirilmesi hedeflerinde yoğunlaşmıştır. Ekonomik kalkınma ve işsizlik, sosyal politika ve insan gelişim, bölgesel politika ve yapısal kalkınmanın yanısıra varolan potansiyelin geliştirilmesi olmak üzere dört farklı yoldan hedeflerine ulaşmayı amaçlamıştır. 52

61 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Azerbaycan hükümeti yıllarını kapsayan Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Hakkında Devlet Programının ardından yıllarını kapsayan yeni bir program hayata geçirecektir. İlk programın kabul edildiği 2003 de %44.7 olan yoksulluk seviyesi 2004 de %42.5 e inmiştir. Bu oranın 2005 den itibaren her yıl biraz daha aşağı ineceği beklenmektedir. Uzun vadeli Sürekli İnsan Gelişim Stratejisi olarak adlandırılan yeni program ise 2015 yılına kadar Azerbaycan da yoksulluk seviyesinin %20-25 lere çekilmesini hedef almaktadır yılında asgari ücretin artırılması hakkında ferman imzalandı. Fermana göre, 60 bin Manat olan asgari ücret Temmuz-2004 ten itibaren 100 bin Manat olmuştur. Amaç, devlet politikasına uygun olarak halkın sosyo-ekonomik durumunu iyileştirmek, yoksulluğun azaltılmasını ve halkın düşük gelirli kesiminin yaşam standartlarını yükseltmektir yılları arasında asgari ücret toplam %18 artış kaydetmiştir yılında ise asgari ücretin %25 oranında artırılması planlanmıştır. Halkın parasal gelirinde, özel mülkiyete ve özel teşebbüse dayanan faaliyetlerden elde edilen gelirler önemli bir paya sahiptir. Özel mülkiyetin ve teşebbüsün gelişimi için oluşturulan imkanlarla bu faaliyetlerden elde edilen gelirler her yıl artış kaydetmektedir. Parasal gelirleri içinde ücret ikinci yeri tutmaktadır. Resmi verilere göre ortalama aylık ücret 1995 de 14, 2000 yılında 50 dolar olmuştur. Ortalama aylık ücret 2003 yılında bin Manat (78 dolar) oldu. Bu miktar, 2002 ile mukayese edildiğinde %21.4 daha çoktur. Ortalama aylık ücret durumuna göre Ermenistan ve Gürcistan'ı geçmesine bakmayarak Azerbaycan, enerji taşıyıcıları olan Rusya ve Kazakistan gibi ülkelerden geridedir. 47 Gov't Says New Program Will Halve Poverty Level, Azernews, No:10(400), March 8 March 15, 2005, s.3. 53

62 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Sanayi, ulaşım, inşaat ve finans sektörlerinde çalışan ve ticaretle meşgul olanların ücretleri ise diğer sektörlerde çalışanlara göre nispi olarak yüksektir den 2004 e gelindiğinde ortalama aylık ücretler yaklaşık 6 kat artmıştır. Bir önceki yıla göre %26.2 artışla 2004 te bin Manat (98$) olan ortalama aylık ücretin, 2005 de bin Manat, 2006 da bin Manat ve 2007 de ise bin Manat olacağı tahmin edilmektedir. Tablo:4-a. GSMH'nın Sektörel Dağılımı (%) Sanayi Tarım Ulaşım ve Haberleşme İnşaat Kaynak: ARDSK Yayınları. Ancak Azerbaycan da iktisadi reformların IMF in görüşleri doğrultusunda Monetarist ağırlıklı olması nedeniyle 48 sıkı para politikasının ve kamu harcamalarını azaltarak denk bütçe politikasının uygulanması, refah seviyesi çok düşük olan ve henüz istenen seviyeye ulaşmamış çoğunluğu oluşturan nüfusu olumsuz yönde etkilemektedir. Bu uygulamalar paralelinde gaz, akaryakıt ve ekmeğe uygulanan 48 E. Ö. Hüseynov, Reformatika ve Onun Hiperdövre Uyğunlaşdırmanın Zeruriliyi, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s

63 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sübvansiyonların kaldırılması, göçmenler, özürlüler ve şehit aileleri dışında elektrik, su, toplu taşıma araçları gibi alanlarda önceden tanınan avantajların veya indirimlerin kaldırılması, geçiş sürecinde sıkıntıların yaşanmasına neden olmaktadır. Özellikle köylerde yaşayan nüfusun %90-95 i yoksulluk sınırındadır 49. Tablo:4-b Yılı GSMH'nın Sektörel Dağılımı (%) Diğer 20% Sanayi 37% Ticaret 8% Haberleşme 3% İnşaat 13% Ulaştırma 8% Tarım 11% Bölgesel boyutuyla kişi başına milli gelir incelendiğinde, Bakü de ortalama gelir düzeyinin yüksek olduğu, diğer şehirlerde ise gelir düzeyinin Bakü deki gelir düzeyinin yaklaşık yarısını teşkil edecek bir seviyede, yani bir hayli aşağı olduğu tespit edilmiştir 50. Reform uygulamaları sonucunda GSMH nın sektörel dağılımında ve özel sektörün ekonomideki ağırlığında kaçınılmaz olarak değişiklikler olmuştur. GSMH içinde özel sektörün payı 1995 de %34 iken her geçen yıl artış gösteren bu oran 2004 yılında %74 e varmıştır. GSMH içinde en önemli yere ise, sanayi ve tarım sektörü 49 Yaqubov Mahmudzade, s.66; Faruk Arslan, Azerbaycan Ekonomisinde Geçiş Dönemi, Hazar Bilim Sanat ve Kültür Dergisi, S.1, Bahar-2000, s Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, ss.16,

64 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras sahiptir. Gerçekleştirilen yatırımlar sonucunda petrol üretiminin GSMH dan aldığı pay önemli oranda artış kaydetmiştir. Sovyet döneminden kalan ve verimli sanayi üretimini destekleyecek durumda olmayan alt yapının yeniden inşa edilmesiyle inşaat ve ulaşım sektörlerinde de önemli gelişmeler gerçekleşmiştir. Değişim ve gelişim sürecinde olan Azerbaycan da, sanayileşmenin tamamlanması, tarım sektörünün modernizasyonu ve tam istihdama ulaşabilmesi için yüksek bir kalkınma hızına ihtiyaç vardır. Gelişmekte olan bir ülke olarak Azerbaycan da reel milli gelirdeki artışın yüksek olması, gelişmiş ülkeler ile arasındaki uçurumu kapatabilme açısından daha bir önem arz etmektedir. Gelir seviyesinin düşük olması tasarrufu azaltmakta, tasarruf az olunca, yatırım az olmaktadır. Yatırım azlığı ise üretim artışının yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Kısaca fakirler fakir oldukları için fakirlerdir ifadesiyle tanımlanan fakirlik kısır çemberinden kurultulmak için reel milli gelirde önemli artışlar sağlanması gerekmektedir. Kalkınma hızının yüksek olması ise yeniden yapılanmayı gerektiren bir amaç olduğundan, sorunun çözümü uzun dönemli bir amaç olarak dikkate alınmalıdır. Öte yandan gelir dağılımının düzeltilmesi, Azerbaycan da hızlı kalkınmanın ön şartıdır. Zira, zengini daha zengin, fakiri daha fakir eden kapitalist bir anlayış ile gelir ve servet dağılımında adaleti dikkate alınmadan, kapital birikimi sağlayarak kalkınmayı gerçekleştirmek mümkün olmayacaktır. Çünkü, birinci olarak telekominakasyon çağı diye adlandırılan günümüz dünyasında bilgi akışkanlığı, kapital birikimine karşı toplumsal tepkiler oluşturarak ülke içi istikrarın bozulmasına etken olabilecek bir seviyededir. Öte yandan ülkede kalkınmanın sağlanması öncelikle ülke iç talep artışını gerektirmktedir. Bu nedenle gelir dağılımını düzenlemek, iç pazarı genişletip toplam talebi arttırarak sanayii teşvik edecektir. 56

65 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 2005 yılı sonundan itibaren elde edilmeye başlanacak olan petrol gelirlerinin yanısıra, teşvik politikaları ile yabancı sermayeninde ülkeye çekilmesi ve bu çerçevede yıllarını kapsayan bölgesel sosyo-ekonomik kalkınma programının uygulanmaya başlaması, gelir dağılımında adalet içinde reel milli gelirin yüksek seviyede sağlanması adına endişeleri giderme adına en önemli imkan ve adımlardır Enflasyon Enflasyon ile kavram olarak Azerbaycan halkının tanışması 1990 lı yılların başında olmuştur. Birlik ülkeleri arasında ekonomik bağımlılığın varolduğu Sovyetlerin dağılmasının ardından işletmelerin faaliyetlerinin durması, toplam arzın önemli oranda düşmesine ve sonuçta enflasyonun yükselmesine neden olmuştur. Halkın elindeki mal stoklarını piyasaya sürmesi ile toplam talebin bir ölçüde karşılanması nedeniyle yıllarında daha sonraki yıllara göre enflasyon oranı aşağı seviyede seyretmiştir. Ekonomide fiyat kontrollerinin kaldırılarak fiyatların göreceli serbestleştirilmesi ve dönüşüm sürecinin ilk dört yılında yaşanan savaş nedeniyle kamu harcamalarındaki artışa bağlı olarak ortaya çıkan kamu açıklarının açık finansman yöntemi ile finanse edilmesi fiyat artışlarının önemli oranda yükselmesine neden olmuştur yılına kadar para arzında dikkate alınan bir göstergenin olmaması ve bütçe açıklarını gidermek için devamlı para emisyonuna başvurulması, Manat ın sürekli değer kaybederek hiper enflasyon sürecine girilmesi sonucunu doğurmuştur. Yine yaşanan enflasyonist süreçte Rusya- Çeçenistan savaşı nedeniyle kuzey demir yolu hattının kapanması ile ithalattaki düşüş ve dış ticaret ile ilişkili bazı mali kurumların uygulamaları da etken olmuştur Nesimi Kamalov, Yılları Arasında Azerbaycan da Enflasyon, Journal of Qafqaz University, Number 6, Fall-2000, ss

66 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bu yükselişte Merkez Bankası nın müdahalesi ile beraber Azerbaycan Manatı nın ABD Doları na karşı değer yitirmesi ve tüketim malları tercihlerinin ithalata yönelmesi de etkili olmuştur. Kısaca SSCB nin dağılmasının ardından devralınan ve yaşanan ekonomik sorunlar ve savaş ekonomisi nedeni ile enflasyon oranları dört haneli rakamlara yükselmiştir yıllarında dört haneli rakam olarak gerçekleşen enflasyon % ile 1994 yılında en yüksek düzeye ulaşmıştır yılı Mayıs ayında gerçekleştirilen ateşkes ve alınan tedbirler ile birlikte 1995 yılından itibaren enflasyon düşüş eğilimi göstermeye başlamakla birlikte, yine de %511.8 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşmiştir. Tablo:5. Enflasyon Oranı Kaynak: ARDSK Yayınları. IMF ile birlikte hazırlanan kalkınma programlarının ilki ile başlayan sıkı para politikası uygulamaları sonucu 1996 yılından itibaren, enflasyonun tehlikeli boyutlarda olmasından ekonomiyi kurtaracak şekilde, fiyatlar gelen düzeyinde istikrar sağlanmıştır. Dolayısıyla hükümetin Ermenistan la 58

67 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ateşkesin ardından uygulamaya koyduğu istikrar programı yüksek enflasyona son vermiştir. İstikrar programının kararlı uygulamasının sonucu olarak 1997 yılında enflasyon oranı tek haneye düşmüştür ve 1999 yıllarında ise fiyatlarda önemli düşüşler yaşanmıştır. Açık bir ekonomiye sahip Azerbaycan, ulusal parasının başlıca ticaret ortaklarının ulusal paraları karşısında değer kazanması neticesinde ithalat maliyetlerindeki düşüşten yararlanmıştır yılında fiyatlarda ortalama %8.5 düşüş olmuştur yılının ikinci yarısından itibaren uygulanmakta olan sıkı para politikasında yumuşamaya gidilmesi sonucu yıllarında deflasyonun yaşandığı ülkede 2000 yılından itibaren fiyatlar genel düzeyinde artış gözlenmeye başlamıştır yılın da ise %10.4 olarak gerçekleşen enflasyon oranı, böylece dikkat çekici bir seviyeye ulaşmıştır yılındaki enflasyonun sadece 1/3 ü para hacminin artması gibi parasal amillerden kaynaklanmıştır. Enflasyon petrolün satış fiyatındaki artış ve bölgede Euro nun yükselmesi ile açıklanmaktadır de gerçekleşen enflasyonda talep amilleri, bu çerçevede halkın parasal gelirlerinde %20.7 artış ve yatırım hacmindeki artış etken olmuştur. Maliyetlerdeki artışta etken olmuştur yılı sanayi ürünleri üretim fiyatları %21.9 artmıştır. Maliyet enflasyonu bakımından enerji ürünlerinin fiyatlarında meydana gelen artışta etken olmuştur. Fiyatlar genel düzeyine etki eden dış etkenler olarak, petrolün dünya fiyatındaki artış sonucu, dış ticaretin gerçekleştirildiği ülkelerde üretim maliyetlerindeki artış ve Euro nun güçlenmesi nedeniyle Eurozona dan ithal olunan malların fiyatlarında belirli bir orandaki artış sayılabilir. Ayrıca Rusya sınırında geçişlerde yaşanan problemler ve tahıl ithaline KDV üzerine uygulanan indirimin sona ermesi de enflasyonda etken amiller arasında sayılabilir. 59

68 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Fiyatların yükselmesi neticesinde enflasyonist ortamın ülke ekonomisinde yaşanması kaçınılmazdır. Enerji ürünlerinin fiyatının yükselmesi ise bu süreci hızlandıracaktır. Fiyatların gizli şekilde artması ve reel rakamların istatistiklere tam olarak yansıtılmaması durumu gerçekte söz konusu ise, bu durumu daha sonra bütçeye olumsuz şekilde etkide bulunacaktır. Fiyatlardaki artış elbette ki halkın sosyo-ekonomik durumuna olumsuz etki edecektir. Fiyat artışları, ülkede %49 dan zorla %44 e indirilen yoksulluk oranını yeniden yükselecektir. Ekonomide yapısal dönüşüm yaşamakta olan Azerbaycan da enflasyon yapısal karekter taşımaktadır. Ekonomide toplam arz toplam talep arasındaki dengenin kalkınmanın dinamik süreciiçerisinde sağlanması kolay değildir. Tarım sekötünde modernizasyonun henüz gerçekleşmemiş olması, sanyi üretiminde miktar ve çeşit yönünden zayfılık, tüketici ve üretici arasında pazarlama problemleri gibi nedenler enflasyonun 2004 te iki haneli olmasının temel nedenleridir. Fiyatlar genel düzeyinde istikrar açısından dikkat edilmesigereken noktalardan biri şudur: Fiyat istikrarı hedefi ile yüksek üretim artışı ve tam istihdama yaklaşma hedefleri arasında çelişki vardır. Çünkü, kısa vadede fiyat artışları, diğer şartlar değişmemek şartıyla, üreticilerin kar oranını arttıracağından, üreticiyi daha fazla üretime teşvik edecektir. Böylece hem yüksek büyüme oranı hem de istihdamda artış sağlanmış olacaktır. Bu bakımdan, kontrol altında olmak kaydıyla, Azerbaycan da %10-15 seviyelerinde bir enflasyon oranı makul karşılanabilir İstihdam Ülke ekonomisinde yaşanan geçiş ve durgunluk yüzünden iş kabiliyeti olan insanların büyük çoğunluğu işsiz kalmıştır. Ermenistan ın Azerbaycan topraklarının %20 sini işgal etmesi sonucu, bölgeden bir milyon civarında insanın 60

69 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları göçe mecbur olması da istihdam problemini arttırıcı önemli bir etken olmuştur. İşsizlerin büyük çoğunluğu Rusya, Türkiye, İran gibi komşu ülkelere yönelmişlerdir. Ülkeyi bu şekilde terk edenler arasında gençler ve orta yaşlı insanların oranı daha çoktur. İşgücü potansiyelinin uluslararası dolaşımı, Azerbaycan da problem oluşturmuştur. Azerbaycan da işgücü dolaşım hızı çok yüksektir. Bu durum ülkenin gelecek demografik durumuna ciddi etki yapacaktır. Diğer bir taraftan, ülkede kalifiye işgücüne verilen değer de düşük olduğundan, onlar da ülkeyi terk etmektedirler. Bu tür beyin göçü sürecinin son 5-6 yılda daha fazla arttığı görülmektedir 52. Azerbaycan hükümeti, yurtdışına göç edenlerin ülkeye dönmelerini sağlamak amacıyla 2005 yılından itibaren sosyal alanda reformlara ağırlık verecektir. Ermenistan dan ve Ermeni işgalindeki topraklardan göç etmek mecburiyetinde kalanların %60 ının ekonomik olarak aktif kabul edilmesine karşın, göçmenlerin büyük bir kısmı işsiz olup, devletten aldıkları yardımla yaşamlarını devam ettirmeye çalışmaktadırlar. Devlet işsizlik problemini çözmek amacıyla bazı düzenlemelere gitmektedir. Bir taraftan yeni iş yerlerinin açılması, uygun pazar sisteminin kurulması (emek piyasası, meslek değişme kursları v.b.), diğer taraftan işsizlerin sosyal korunumu için önlemler almaktadır. Son yıllarda özel sektörün gelişimi de bu programın çözümüne yeni imkanlar vermektedir. Toplam nüfusun istihdam düzeyinin zamanla çok az bir artış kaydettiği görülmektedir: Toplam nüfusun istihdam edilen oranı 1998 de %53.4, 1999 da %56.7, 2000 de %56.8 ve 2001 de %56.9 olmuştur yılında ise bu oran %57 civarındadır. 52 Investment Possibilities of Azerbaijan, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, s.20; Azer Mehdiyev, Azerbaycan ın Dünya İqtisadiyyatına İntegrasiyasının Reallıqları, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, s

70 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo 6. İstihdamın Sektörel Dağılımı (%) Yıllar Sanayi Tarım ve Diğer Hayvancılık Kaynak: ARDSK Yayınları. İstihdamın sektörel dağılımı da zamanla değişmektedir. Sanayi ve inşaat sektöründe istihdam edilen işgücünün oranı bir hayli azalma kaydederken, hizmet sektöründe istihdam edilen işgücü artış kaydetmektedir. Tarım sektöründe çalışanların oranı 1998 yılına kadar hemen hemen sabit kalırken, bu tarihten sonra önemli artış göstermiştir den 2005 e gelindiğinde istihdamın daha çok ulaşım, haberleşme, tarım, turizm, inşaat alanlarında arttığı görülmektedir. İstihdam edilen işgücünün sektörel dağılımı ise aşağıdaki tabloda yer almaktadır. İstihdam edilen işgücünün petrol ve gaz üretimi ile ilgili alanlarda en yüksek aylık gelire sahip olduğu, ortalama en düşük aylık gelirin ise sağlık sektöründen elde edildiği görülmektedir. Devlet sektöründe (devlet işletmeleri ve yönetim organlarında) çalışanların oranı, 1990 yılından itibaren devamlı olarak azalma göstermektedir. Serbest piyasa mekanizmasına geçiş ve özelleştirmenin sonucu olarak 1990 yılında istihdamda %70.7 olan devlet sektörünün payı 2004 yılında %31 e inmiştir. 62

71 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo:7. İstihdamda Devlet ve Özel Sektörün Payı(%) Devlet Özel Sektör Kaynak: ARDSK Yayınları yılı başlarında ülkenin ekonomik faal nüfusunun sayısı 3 milyon bin oldu. Resmi verilere göre bu sayının 3 milyon 747 bini istihdam edilmiştir. İktisadi faal nüfus ülke nüfusunun %46.7 sini oluşturmaktadır yılı başı itibariyle faal nüfusun i resmi işsiz olarak kaydedilmiştir. İşsizlerin büyük çoğunluğu orta yaşlı nüfustur. Resmi rakamlara göre, yaş arasında olanların kişisi, 35 yaştan yukarı olanların kişisi çalışma arzusunda olmasına karşın iş bulamamaktadır. İşsizler arasında kadın-erkek oranında ise kadınların oranının 1995 de %59.7 olmasına karşın bu oran azalma göstererek 2004 te %53 e gerilemiştir. Şayet istatistiki verilerde yer alan rakamların gerçek işsizlik oranı olduğu kabul edilirse, bu oran gelişmiş ülkelerdeki işsizlik oranından bile aşağı seviyede olacaktır. Gerçekte ise ülkedeki işsizlik oranının resmi verilerle mukayese edilemeyecek derecede yüksektir. Yine de resmi olarak işsizlik oranının ise her yıl artış kaydettiği dikkat çekmektedir. Her ne kadar devlet kurumlarının verdiği istatistiklere göre Azerbaycan da resmi işsizlik oranı %1.5 civarında olsa da, uluslararası kuruluşları verdiği bilgilere, 63

72 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yapılan farklı hesaplamalara ve uzmanların kanaatine göre bu oran %16-25 arasındadır. İşsizliğin sebepleri ise çeşitlilik arz etmektedir. Faal işgücünün iş bulamamasının temelinde; sosyo-ekonomik şartlar, bir sosyo-ekonomik yapıdan diğerine geçiş, ülkenin henüz savaş ortamında olması yatmaktadır. Yanlış veya yetersiz iktisat politikaları sonucunda kapanan müesseseler ve ortaya çıkan işsizler ordusu da özellikle ifade edilmelidir. Öte yandan teknolojideki süratli gelişmeden dolayı da orta yaşlı insanlar işlerini kaybederek işsiz kalmaktadırlar. Aslında böyle eğilimler pazar ekonomisi şartlarında yaşayan bütün ülkeler için karşılaşılan problemlerdendir. İşsizlik Azerbaycan da çözüm bekleyen en önemli ve aktüel meselelerden biridir yılı başı itibariyle ülke vatandaşının %44 ünün hayat standardı yoksulluk seviyesinin altındadır. Dünya Bankası tarafından yapılan değerlendirmeye göre aynı insanların günlük kazancı yaklaşık 1.20 dolardır. Tablo:8. Resmi İşsizlik Oranı (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. 64

73 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Azerbaycan da, gelişmiş ülkelerde ihracat ve yatırım azlığı gibi geçici nedenler yerine, işsizliğin temel nedeninin yapısal karakter taşıyor olması, problemin çözümüne uzun vadeli ve devamlı politikalarla ulaşılabileceği sonucunu vermektedir. İşsizlik problemi hükümetin de karşısında duran öncelikli meseledir. Bölgelerde ekonominin yeniden geliştirilmesi, 600 bin yeni iş yeri açılması doğrultusunda yapılan çalışmalar da bunu göstermektedir Özelleştirme Azerbaycan bağımsızlığın ardından serbest piyasa ekonomisine geçiş kararı almış ve bu yönde uygulamalara başlamıştır. İlk olarak 1993 yılında Özelleştirme Kanunu nu çıkarmış ancak fiili uygulamaya 1995 yılından sonra başlayabilmiştir. Serbest piyasa ekonomisine geçişin önemli aşamalarından biri sayılan ve ülkede ekonomide yeniden yapılanmanın önemli faktörlerinden biri olan ve batı sermayesinin de iştirak edebileceği özelleştirme faaliyetleri, devlet mülkiyetinin özelleştirilmesi hakkında 7 Ocak 1993 de Azerbaycan Parlamentosu tarafından kabul edilen kanun ile birlikte başlamıştır. Geçmiş dönemden farklı olarak Azerbaycan ın ekonomik temellerini devlet mülkiyeti, özel mülkiyet ve belediye mülkiyeti teşkil etmeye başlamıştır 53. Söz konusu tarihte çıkarılan ve 27 maddeden oluşan "Devlet Mülkiyetinin Özelleştirilmesi Kanunu" ile Azerbaycan da serbest piyasa ekonomisine geçiş çalışmalarının hukuki dayanağının sağlanmasıyla beraber ülkede ilk taslak özelleştirme çalışmaları 1993 yılında başlatılmıştır. Ancak bu program parlamentodan onay alamamıştı ve 1994 yıllarında Özelleştirmenin Devlet Programı uzun tartışmalar ve revizyonlardan sonra 1995 yılında Milli Meclis tarafından 53 Azerbaycan Respublikasının Konstitutyası, Azerbaycan Neşriyyatı, Bakı, 1996, s.7. 65

74 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras onaylanarak birinci özelleştirme programı uygulanmaya başlamıştır. IMF ve Dünya Bankası nın da tavsiyeleri doğrultusunda özelleştirme Azerbaycan yönetiminin öncelikli hedefleri arasında yer almaya başlamıştır. Sistemli özelleştirme ve piyasanın liberalleştiirlmesi, planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçişi hızlandıran önemli tedbirler olmuştur. Üretim sahasındaki devlet emlakının üçte ikisi binici aşamada özelleştirilmey çıkarıldı. Özelleştirme programı çerçevesinde restoran, kafe, berber, dükkan, atölye gibi ticarethane olarak nitelendirilebilecek küçük ölçekli işletmeler, özelleştirilmesi mecburi sayılan işletmeler olmuşlardır. Petrol, doğal gaz, telekomünikasyon ile ilgili kuruluşlar, sanatsal mekanlar ve madenler özelleştirilmeyecektir. Ancak, bu kuruluşlar Devlet Başkanı veya Başbakan kararı ile özelleştirme kapsamına alınabilir. Özelleştirme, 1992 de kurulan Devlet Emlak Komitesi tarafından yürütülmekteydi yılında ise Emlak Komitesi feshedilerek özellşetirmeden sorumlu olacak şekilde Emlak Bakanlığı kurulmuştur yılları arasında yalnızca konutlarda ve taksilerde özelleştirme gerçekleştirilmiştir. Cumhurbaşkanının 8 Şubat 1997 tarihli fermanı uyarınca her biri 4 adet çekten ibaret 8 milyon adet Devlet Özelleştirme Payı'ndan (Çek) adedi Azerbaycan vatandaşlarına ücretsiz dağıtılmıştır. Özelleştirmeye ülke vatandaşları bu çeklerle, yabancı ülke vatandaşları ise opsiyon adı verilen özelleştirme çekleri ile katılabilmektedirler. Azerbaycan da yıllarını kapsayan birinci özelleştirme programı ancak 2000 yılı başlarında tamamlanabilmiştir. Birinci özelleştirme programında özelleştirme programına alınan küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük bir kısmı bu program çerçevesinde özelleştirilmiştir yılında özelleştirmeye hız verilerek, sayıları 6200 e varan küçük işletme özelleştirilirken, bu rakam 1997 yılı sonunda e ulaşmıştır. 66

75 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Birinci özelleştirme programındaki gecikme nedeniyle ikinci özelleştirme programı ancak tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından imzalanabilmiştir. Dolayısıyla ikinci özelleştirme programı 2 yıllık bir gecikme ile ancak uygulamaya konulabilmiştir. İkinci özelleştirme programı ile orta ve büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesi planlanmakta ve böylece devletin ekonomideki rolü iyice azaltılmaya çalışılmaktadır yılı başlarında Cumhurbaşkanı Aliyev, özelleştirmeye hız verilerek, imalat, enerji ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren 100 büyük kamu iktisadi teşebbüsünün özelleştirileceğini ilan etmiştir 54. Farklı alanları kapsayan 450 civarında işletme büyük özelleştirme kapsamında yer almaktadır. Özelleştirme programına göre özelleştirilecek tesis ve müesseseler küçük, orta ve büyük olarak 3 gruba ayrılmıştır. Küçük müesseselerin %15'i çalışanlarına parasız verilmekte, %85'i ise paralı açık arttırma ile satılmaktadır. Orta ve büyük müesseseler ise önce anonim şirket statüsüne dönüştürülmekte, sonra özelleştirilmektedir. Bu şirketler; hisselerinin en az %50'si çek açık artırmaları ile, %15'i müessese çalışanlarına çek karşılığında, %10'u paralı açık artırma ve kalan %25'inin ise devlet tarafından kapalı yatırım fonuna verilmesi ile özelleştirilmektedir 55. İkinci özelleştirme programı çerçevesinde ise haberleşme, ulaştırma, kimya, enerji kompleksi ve diğer sektörlerdeki müesseselerin özelleştirme süreci devam etmektedir. Özelleştirmenin başladığı tarihten 2005 yılı başına kadar toplam değeri milyar Manat olan 40.7 bin küçük ölçekli işletme özelleştirilmiştir. Yine 2005 yılı başı itibariyle Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, ( ). 55 Process of Privatization, ( ). 67

76 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras devlet şirketi, bu çerçevede 356 orta ve büyük ölçekli şirket anonim şirkete dönüştürülmüştür. Sonuçta 150 binden çok Azerbaycan vatandaşı özel mülkiyet sahibi olmuştur 56. Öte yandan arazi mülkiyetinde değişiklik sonucu özel mülkiyete devri sonucu Azerbaycan da ülke arazisinin %56.9 u ( hektar) devlet, %23.5 ( ) hektar belediye, %19.6 ( hektar) özel mülkiyete aittir. Birinci özelleştirme programı çerçevesinde, özelleşen küçük ve orta ölçekli işletmeler ekonomide yükselen bir role sahiptirler başı itibariyle yaklaşık 47 bin küçük ve orta ölçekli işletme Azerbaycan da faaliyet göstermektedir. Küçük ve orta ölçekli işletmelere destek vermek yönetimin öncelikleri arasında yer almaktadır. Bu çerçevede, küçük ve orta ölçekli işletmelere gereken finansal kaynak sağlamak üzere Teşebbüse Yardım Fonu kurulmuştur. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti nde, Bakü, Gence, Mingeçevir, Sumgayıt şehirlerinde, Abşeron, Berde, Hanlar, Gazak, Haçmaz, Şeki, Göyçay, Masallı, Gusar, Ucar, Gah ve Balaken rayonlarında özelleştirme daha hızlı olmuştur. Özelleştirme başlanan tarihten 2005 yılı başına kadar bin bina bir başka ifadeyle özelleştirilmesi planlanan binaların %59.5 i özelleştirilmiştir. Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın 11 Şubat 2004 tarihli fermanı ile tasdik edilen "Azerbaycan Cumhuriyet Bölgelerinin Sosyo-Ekonomik Kalkınması Hakkında Devlet Programı"nda belirlenen hedeflerden biri de devlet müessese ve araçlarının özelleştirilmesinin hızlandırılmasıdır. Bu çerçevede, özelleştirmenin ikinci aşaması esasen orta ve büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesini kapsamasına 56 N. Ö. Hacıyev, Sahibkarlıq Sektorunun İnkişafının Süretlendirilmesi ile Bağlı Problemler, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s

77 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları karşın, küçük işletmelerin özelleştirilmesi sürecinin tamamlanmasına dikkat daha da artırılmıştır. Reform uygulamaları ile küçük işletmelerin hemen hemen tamamı özelleştirilmiştir. Tarım sektöründe de önemli sayılabilecek özelleştirme uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Özelleştirilen küçük işletmelerin toplam varlık değeri GSMH nın %6.5'i kadardır. Ancak, büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesinde benzer bir başarı elde edilememiştir. Reform sürecinin başlangıcından bu yana orta ve büyük ölçekli işletme anonim şirketlere dönüştürülerek açık artırma usulü ile özelleştirilmiştir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük bölümünün özelleştirilmesine rağmen, büyük ölçekli kamu iktisadi kuruluşlarının özelleştirilmesi ile ilgili süreç yavaş işlemektedir. Özelleştirme sürecine katılan yabancı yatırımların oranı her geçen gün yükselme kaydetmiştir. Alınan önemli mesafeye rağmen özelleştirmenin ve yapısal reformların yavaş ilerlediği de dikkatlerden kaçmamaktadır. Ne yazık ki, 1995 den başlayarak gerçekleştirilen reformlar (özelleştirme), tarım sektöründe beklenen olumlu sonuçları vermemiştir. Yapılan reformlar bazı sahalarda ekonomik daralmanın daha da derinleşmesine sebep olmuştur. Yine özelleştirilen kurumlarda uzun yıllardır çalışanların işsiz kalması da önemli bir problemdir. Öte yandan çeklerle yürütülen özelleştirme de beklenen neticeyi yeterli seviyede vermemiştir. Ülkede sağlıklı anonim şirketler sınıfı teşekkül etmezken, vatandaşlar da özelleştirme sürecine faal olarak iştirak edemediler. Böyle bir sınıf ilk zamanlarda oluşsa da, devlet denetiminin zayıf olması ve sosyal denetim imkanlarının tatbik olunması için gerekli kanuni altyapının oluşmaması dolayısıyla anonim şirketler belirli problemlerle karşılaştılar. Sonuçta insanlar kendi paylarını satmaya başladılar. Anonim şirketlerin sayısı ilk 69

78 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras zamanlar 100 bin civarında olmasına karşın, bugün bu rakam 50 binlere düşmüştür. Bu tür özelleştirme aynı zamanda devlet bütçesinde olan kaynakların miktarına da olumsuz etki göstermektedir. Devlet-Özel Sektör Mukayesesi Hem devlet mülkiyetinin özelleştirilmesi, hem de halkın özel teşebbüs esasında özel müesseseler kurması sonucunda, özel sektör ekonominin temel bölümü haline gelmiştir. Bazı sektörlerde, özellikle tarım sektöründe temel ağırlığa özel sektör sahiptir. Gerçekleştirilen yeniden yapılanmanın sonucunda, ekonomik verilerin mukayesesinden de görüleceği gibi, her geçen yıl ekonomide özel sektörün makroekonomik göstergelerin teşekkülündeki ağırlığı devamlı olarak artmaktadır. Ekonominin özel sektör bölümünde 1997 yılında GSMH nın %46 sı, 1998 yılında %55 i, 1999 yılında %62 si, 2000 yılında %68 i, 2004 te ise %74 ü üretilmiştir. Dolayısıyla GSMH içerisinde devletin rolü giderek azalmaktadır. Devlet bütçesinin teşekkülünde de vergi girdileri bakımından özel sektörün rolünün artış kaydettiği görülmektedir. Elbette devlet mülkiyetinin özelleştirilmesi, ekonomide özel sektörün rolünün artmasında birinci amildir yılı sonu itibariyle sanayi ürünlerinin %57 si, tarım ürünlerinin %99 u, ulaşım hizmetlerinin %57.8 i, haberleşme hizmetlerinin ise %71.3 ü özel sektörün payına düşmüştür. Ancak temel ve stratejik sektörlerde devletin tekel durumu ve ağırlığı devam etmektedir. Sovyetler Birliği nden miras kalan devlet tekeli ekonominin inkişafına engel olmaktadır. Devlet tekellerinden kurtulmanın yolu ise büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesidir. Ancak, bu sürecin Azerbaycan da yavaş işlemekte olduğu görülmektedir. 57 Hacıyev, s

79 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo:9. GSMH'da Özel Sektörün Ağırlığı (%) Devlet Özel Sektör Kaynak: ARDSK Yayınları. Her ne kadar verilerden yola çıkarak ekonomide özel sektörün payının yüksek olduğu görülse de, bu görünüşte devlet mülkiyetinde kalan işletmelerin, özellikle sanayi işletmelerinin, faaliyette bulunmaması etkindir. Ayrıca bazı özel sektöre ait işletmeleri, özel sektör olarak görmek tam da doğru değil. Örneğin anonim şirketlerin (sehmdar cemiyyetlerinin) çoğu daha çok devlet işletmesi gibi faaliyet göstermektedir. Öte yandan enerji üretiminde özel sektörün formal karakter taşıdığı, enerji satışında ayrı ayrı işletmelerin özel sektör tarafından işletilmesi yönünde girişimlerin olduğu, petrol ve doğal gazın üretiminde ise özel sektör olarak sadece yabancı müteşebbislerin var olduğu dikkate alındığında, sanayi sektörünün temel bölümü olan enerji sektöründe özel mülkiyetin aslında olmadığını söylemek mümkündür Devlet Bütçesi Karabağ savaşı sonucunda savunma harcamaları artan Azerbaycan ın devlet bütçesinde gelir-gider dengesinin Nazim İmanov, İlk On İlin Yekunları: İqtisadiyyat, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr-2001, ss

80 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yılından itibaren açık verecek şekilde bozulmaya başladığı görülmektedir 59. Serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecinde vergi sisteminde yapılan reformlar, devlet bütçesinde gelirlerin yıldan yıla artması ve 90 lı yılların başında yüksek olan bütçe açığının 1995 yılından itibaren azalma trendine girmesi sonucunu doğurmuştur yılında GSMH nın %9.4 üne eşit olan bütçe açığı 1999 da GSMH nın %2.4 üne, 2000 yılında %1 ine eşit olmuştur ve 2002 yıllarında ise bütçe açığı GSMH nın %1 inin altında olmuştur. Bütçenin açıkla hayata geçirilmesinde yüksek enflasyon korkusu etken olmaktadır 60. Bütçe gelirlerinin arzu edilen seviyeye ulaşmamasındaki en önemli engellerden biri de vergi sistemindeki çıkmazlardır. Bütçe gelirlerine benzer şekilde bütçe harcamaları da yıldan yıla artış kaydetmektedir. Azerbaycan da kamu harcamalarının GSMH da ağırlığının yüksek olarak kalmaya devam ettiği görülmektedir. Azerbaycan BDT devletleri ile mukayesede yolsuzluğun seviyesine ve kayıt dışı ekonominin hacmine göre ilk sıralarda yer almaktadır 61. Bu durum bütçe gelirleri açısından olumsuz sonuç doğurmaktadır. Bütçe harcamalarında sosyal savunma ve güvenlik harcamalarının payının yıldan yıla arttığı görülmektedir. Bütçenin petrolden elde edilen gelirlerinin bütçe gelirleri arasındaki yeri ise şöyledir: Devlet bütçesi gelirlerine Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) vasıtası ile dahil olan petrolün payı 2002 yılında %36.5 iken, 2003 yılında bu 59 Ercan Sancak, Azerbaycan İqtisadiyyatı, Qafqaz Üniversiteti Neşriyyatı, Bakı, 1999, s F. Y. Bayramov-S. E. Necefov, Dövlet Bütcesinin Kesiri ve İnflasiya, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s Javid Ahmadi, Development Perspectives of Azerbaijan Agriculture, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, ss.8-9; Stanislav Zhukov, The Macroeconomic Situation in Azerbaijan: At the End of the First Post-Soviet Decade, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, ss

81 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları oran %31 olmuştur. Ancak Devlet Petrol Fonu ndan (ARDNF) transferler de dikkate alındığında petrol sektörünün devlet bütçe gelirleri içindeki payı %39.1 olmuştur de ise söz konusu oran %40.9 (%31.6 SOCAR ın payı ve %9.3 ARDNF den transferler) seviyesinde oldu. Tablo 10. Bütçe Gelir ve Giderleri (Milyar Manat) Yıllar Gelirler Giderler * Kaynak: ARDSK Yayınları. *Kabul edilen bütçe rakamları. Son yıllarda bütçe gelirlerinde meydana gelen artışta petrol unsuru büyük rol oynamaktadır. Veriler yıldan yıla bütçe gelirleri içerisinde petrol gelirlerinin artmakta olduğunu göstermektedir. Petrol ihraç gelirlerinin bütçe gelirlerindeki payı 2005 yılından itibaren daha da artacaktır. 73

82 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo:11. Bütçe Açığı (GSMH'nın %'si) Kaynak: ARDSK Yayınları verileri ile mukayese edildiğinde 2005 yılında devlet bütçesinin petrol dışı açığının GSMH nın %2.4 hacminde olması planlanmıştır ki, bu da hükümetin petrol gelirlerinin harcamasının artırılmasına dair orta vadeli stratejisine ve 2005 makroekonomik hedeflerine uygun düşmektedir. Harcamalarda sosyal bir eğilime sahip olan 2005 yılı bütçesinde, ücretler, eğitim ve savunma harcamalarına daha fazla ağırlık verilmiştir. Bu çerçevede ortalama ücretler bir önceki yıla göre %22 arttırılmıştır. Bu artış ile yolsuzluk oranının azaltılmaya çalışıldığı görülmektedir. Savunma harcamaları ise %30 arttırılmıştır Döviz Kuru Azerbaycan Ruble Bölgesi nden çıkarak, milli paranın tedavülüne ilişkin kabul edilen kanunun ardından, Kasım de Bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti nin milli para birimi Manat ı tedavüle çıkarmıştır. Azerbaycan milli para birimi, ilk aşamada Rusya nın para birimi Ruble ile birlikte tedavülde olmuştur. Hükümetin serbest piyasa ekonomisine

83 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları geçileceğini ve özelleştirmeyi Manat ile yapacağını açıklamasının yanı sıra toplam hacminin piyasada az olması sonucu ilk zamanlar değerini koruyan Manat, ithalatın önemli bir kısmının Ruble ile yapılmak mecburiyetinde olması ve ithalatın yapıldığı ülkelerde, özellikle Rusya da fiyatların liberalleşmeye paralel olarak yükselmesi sonucunda, 1993 yılının ortalarında Ruble karşısında değer kaybetmeye başladı. Yine yıllarında bankacılık sektöründe yaşanan iflaslar ve Manat ın değer kaybedeceği endişesi başta dolar olmak üzere para ikamesine neden olmuştur 62. İki para biriminin mübadele aracı olarak kullanılması, ödemeler sisteminde, dış ticaret bilançosunda bazı problemlere neden olurken, ülkede yaşanan ekonomik buhranın derinleşmesine de etkide bulunmuştur. Nihayet Manat 1994 yılından itibaren ülkedeki tek resmi ödeme aracı olmuştur de Valyuta Tenzimlenmesi Haqqında (Döviz Kuru Düzenlemeleri Hakkında) kanunun kabul edilmesi ve 1995 de anti-enflasyonist para ve kredi politikasının uygulanmaya başlanması sonucu 1996 yılının Mayıs ayından itibaren Manat değer ve itibar kazanmaya başladı. İlk yıllarda enflasyon, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık gibi sebeplerle ABD Doları karşısında hızla değer yitirse de, 1995 yılından sonra ülkede gerçekleştirilen ekonomik tedbirler ve sıkı para politikası neticesinde döviz kurunda fazla bir dalgalanma olmamıştır. Merkez Bankası nın politikaları ve bunu destekleyen petrol anlaşmaları ile Manat, Amerikan Doları karşısında 1998 yılına kadar bir miktar değer kazanmıştır. Ancak 1999 yılından itibaren efektif döviz piyasasında Manat ın değeri aşağı düşürülmüş ve Azerbaycan ın ticari rekabet şansı artırılmaya çalışılmıştır. 62 C. Şerifov, Azerbaycanda Valyuta Bazarının Müasir Veziyyeti ve Onun İnkişaf Perspektivleri, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, ss ; Sancak, ss

84 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Komşu ülkeler daha yüksek enflasyon oranlarına sahip olduklarından, Manat bu ülke para birimleri karşısında değer kazanmıştır yıllarında yabancı sermaye girişindeki artışlar nedeniyle Manat, Amerikan Doları karşısında değer kazanmıştır. Aşırı değerlenen para biriminin yanı sıra 1998 yılında yaşanan Rusya krizinin de etkisiyle ihracat gelirlerinde önemli miktarlara varan azalmalar yaşanmıştır un ikinci yarısında, 1995 yılından itibaren uygulanmakta olan para ve döviz kuru politikalarında yumuşama ile birlikte yeniden döviz kuru yükselmeye başlamıştır yılının ortalarından itibaren, Manat ın amortismanını düzeltmek için müdahalede bulunulan bir kirli dalgalanmadan döviz kuru ayarlaması amaçlı piyasa mekanizmasına yani dalgalı kur rejimine geçilmiş, ulusal para birimi ABD Doları karşısında %7 oranında devalüe edilerek ihraç ürünlerine rekabet üstünlüğü kazandırılmaya çalışılmıştır. Kısaca 1999 daki mali istikrar, sıkı para politikası ve devalüasyon ile Manat güç kazanmış ve istikrara kavuşmuştur. Manat ın devalüasyonu nedeniyle ihraç malları dışarıda ucuza, içeride ise pahalıya tüketilmeye başlamıştır. Ayrıca ithal hammaddeye dayalı ihraç ürünlerinin maliyeti artmış, bir başka ifadeyle ithalat pahalı yapıldığı için ihracat yoluyla elde edilen döviz gelirleri, parası Manat a karşı değer kazanan ülkelere geri gitmeye başlamıştır yılları arasında yumuşak bir devalüasyona uğrayan Manat ın 2004 yılında ise bir miktar değer kazandığı görülmektedir. Mantın değer kazanmasının nedenleri ise şöyle açıklanabilir: 2004 te tedavüldeki para kütlesi %31 faiz artarken ülkeye büyük hacimde döviz girişi döviz kurlarına etki etmektedir. Petrol ve doğal gaz üretiminin artması ve GSMH daki artışla birlikte ülkeye döviz girişi daha da 63 Kamalov, s

85 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları artacaktır. Bunlar ise Manat ın değer kazanmasına neden olacaktır. Azerbaycan milli para birimi Manat ın değeri, günlük olarak Bakı Banklararası Valyuta Birjası nda (Bakü Bankalararası Para Piyasası nda) belirlenmektedir. Reel ve nominal döviz kurları arasında ciddi bir fark bulunmamaktadır. Döviz büroları ve bankalar Merkez bankasının belirlediği kur üzerinden en fazla (+/-) 5 Manat farkla alım veya satım yapabilmektedirler. Tablo:12. Döviz Kuru (yıl sonu) Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan ın döviz rezervleri yeterli düzeydedir. Azerbaycan Merkez Bankası nın (AMB) döviz rezervleri 2003 yılında 77 milyon dolar bir başka ifade ile %11.3 artarak 757 milyon dolar oldu. Bu miktar, tahminen ülkenin 5 aylık mal ve hizmet ithali kadardır. Döviz rezervlerinin artışı daha çok AMB nın döviz piyasasında gerçekleştirdiği alışlardan kaynaklanmıştır. Döviz rezervleri 2004 sonu itibariyle ise bir önceki yıla göre %15.82 artarak milyon dolar oldu de IMF 77

86 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kredilerinin anapara ve faiz ödemeleri için Merkez Bankası rezervlerinden 62.6 milyon dolar harcanmıştır. Böylece nispi artış 182 milyon dolardan fazla olmuştur. Döviz rezervlerindeki artış esas itibariyle ülke içi döviz piyasasından alışlara dayanmaktadır de Milli Bank ın döviz pazarına müdahalesi ülkeye yurtdışından döviz akışı dolayısıyla ülke para biriminde muhtemel devalüasyonunu önlemiştir. Azerbaycan ın döviz rezervlerinin yeterli düzeyde olması önemlidir. Ancak milli varlıklara sadece devletin değil, onun vatandaşlarının da mülkiyeti dahildir. Çağdaş dünyada devletin varlığı hazinedeki paranın miktarından daha çok, onun vatandaşlarının varlıklı olması ile ölçülür. Bu açıdan ise Azerbaycan da problemin varlığı gözükmektedir: Halkın gelir düzeyi düşük, sosyal tabakalaşma keskin, orta tabaka yok denecek kadar zayıftır. Bu problemlerin çözümünde, hem Petrol Fonu nda toplanan gelirlerden, hem de dış kredilerden daha verimli olarak yararlanılması gerekmektedir Dış Ticaret Ülke Merkez Bankası (Milli Bank) tarafından 1995 den bu yana uluslararası standartlara cevap verecek şekilde ödemeler bilançosunun düzenlendiği Azerbaycan da, gerekli düzenlemelerde önemli mesafe alınmadan ülke ekonomisinin dünya ekonomisine entegresini sağlama amacıyla dış ticaretin tamamen liberalleştirmesi, ağır durumda olan üretim alanlarının yıkılışını hızlandırmış, yerli üretimi bir hayli azaltmış ve iç piyasayı tamamen ithalata bağımlı duruma getirmiştir. Geç de olsa yerli üretimin gelişimini sağlamak için hükümetin uygulamak istediği tedbirler ise uluslararası kurumlar, özellikler IMF ve Dünya Bankası tarafından itirazla karşılanmıştır yılı Nisan ayından itibaren Azerbaycan da yeni gümrük vergileri yürürlüğe konulmuştur. Hükümet, yerli üretimi arttırmak için ülkede üretimi 64 Nazim İmanov, s

87 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları mümkün olan bir çok ürünün ithalinden alınan gümrük vergilerini yükseltmeye çalışmıştır. Fakat uluslararası finans kurumları ile anlaşma mümkün olmadığından vergiler istenilen seviyeye çıkartılamadı. Bazı ürünler için vergi oranlarının %15 e yükseltilmesine rağmen, bu adımın varılmak istenen hedeflere ulaşmada yeterli olmayacağı düşünülmektedir 65. Bağımsızlığını elde ettiği yılların ardından yılları arasında Azerbaycan ın dış ticaret dengesi açık vermiştir. Ancak petrol ürünleri ihracının artması söz konusu açığı aşağılara çekmiştir. Ülkede sosyal ve siyasal istikrarın sağlanmaya başladığı 1994 te asrın anlaşması nın imzalanması ile başlayan ve sonradan başarı ile devam ettirilen iktisat politikalarının hayata geçirilmesi sonucunda, 1993 ile mukayese edildiğinde dış ticaret hacmi 1997 de %16.4, 1998 de %24.3, 1999 da %45.2 oranında ve 2000 de 2.1 kat, 2001 de 2.7 kat, 2002 de 2.8 kat, 2004 te ise 5.2 kat artış kaydetmiştir. Azerbaycan 2004 yılında dış ticaret hacmi 2003 yılına oranla %38 (ithalat %33.8, ihracat %40) artmıştır yılında Manat ın aşırı değerlenmesiyle ihracat gelirleri azalırken, ithalatın artması ve hidrokarbon sektörüne yatırım amaçlı yüksek miktarlı yabancı sermaye girişi dış ticaret açığının 1998 yılında milyon dolara yükselmesine neden olmuştur da milyon dolar açık veren dış ticaret dengesi 2003 yılı hariç 2000 yılından itibaren fazla vermeye başlamıştır. Bununda esas sebebi uluslararası petrol anlaşmalarının yeni aşamaya geçmesi; petrol çıkarma ve ihraç aşamasına geçilmesi sonucunda ülkeden petrol ihracının büyük oranda artışı ile bağlantılıdır. 65 Mehdiyev, s

88 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo:13-a. Dış Ticaret Hacmi ve Dengesi (milyon $) Dış Ticaret Hacmi Dış Ticaret Dengesi Kaynak: ARDSK Yayınları. Petrol ihracatının artmaya başladığı 2000 yılından itibaren ihracatın GSMH içindeki payının önemli bir yer tutmaya başladığı görülmektedir. İhracat içinde petrol ürünleri önemli yer tutmaktadır. Petrol ve petrol ürünlerinin ihracat içindeki payı 1998 de %64.8, 1999 da %75.9, 2000 de %84, 2001 de %91.23, 2002 de %81.23 ve 2004 te %82 olmuştur. Bu, esas olarak ham petrolün ihracından kaynaklanmaktadır. Bir taraftan dünya pazarında petrolün fiyatının artması ile ilişkili olarak ülkeden ihraç olunmuş ham petrolün fiyatı artmış, diğer taraftan ise ihraç olunan ham petrolün hacmi artmıştır. Azerbaycan ın ihracatında petrol ürünlerinin ağırlıkta olması, Azerbaycan ekonomisini petrol fiyatlarına son derece bağımlı bir hale getirmektedir. Diğer ihraç ürünleri arasında ise gıda ve metaller önemli yer tutmaktadır. 80

89 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo 13-b. Azerbaycan Dış Ticareti (Milyon $) Yıllar İthalat İthalat Artışı (%) İhracat İhracat Artışı (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan ihracatında petrol ve petrol üretimlerinin ağırlığı, petrol üretimi ve dolayısıyla ihracının artmasıyla daha da artacaktır. Bu ise, bir sektöre bağımlılık şeklinde ülke için önemli bir sorun olabilir. Çözüm için petrol gelirlerin petrol dışı sektörlere yöneltilmesi gerekmektedir. İthalatın yapısı ihracatın yapısına göre tamamen farklıdır yılından beri, ekonomik düzelmeye bağlı olarak iç talebin yükselmesi sebebi ile ithalatta da hızlı bir yükselme gözlenmektedir. Azerbaycan ın 2004 yılı ticari ilişkilerinde özel sektörün payı, ithalatta %72.93, ihracatta ise %49.15 olarak gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda vurgulamak gerekir ki, ithali ikame eden yerli üretimin artışı sonucunda genel tüketim mallarının ve bu bağlamda tarım ürünleri ithalinin hacminde azalma gözlenmektedir. 81

90 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Ülke, ithalatta makine ve donanım gibi yatırım malları alarak üretim hacmini ve teknolojik seviyesini artırma eğilimindedir. Sanayi tesislerinin özelleştirilmesinde yaşanan tıkanıklığın aşılamaması gibi yapısal sorunlar nedeniyle üretim yapılamaması ve dolayısıyla ihracatın katma değeri düşük hammadde ve yarı mamul mallar üzerinde yoğunlaşması ve diğer yandan milli para birimi Manat ın yıllarında ABD dolarına karşı aşırı değer kazanması sonucu ithalat daha cazip hale gelmiştir. Diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi, ithalat açısından parasal düzelizm içinde olan Azerbaycan da, mal ve hizmet ithalatı için yabancı para rezeevine sahip olmak ve devamlı olarak arttırmak mecburiyetindedir. Ülke henüz yapısal değişim ve sanayileşmesini tamamlayamamış olmasına ve petrol dışı sektörlerde ihracat günün çok zayıf olmasına karşın ödemeler bilançosu açıklarını petrol gelirleri ile kapatabilmektedir. Fakat bu durum ülke ekonomisi açısından sağlıklı bir durum değildir. Hatta burum ekonomik bir hastalıktır. Hem hastalıktan kurtulmak için hem de petrol ihracının yıl sonrasında azalacağı dikkate alınarak, dış dengeyi devam ettirebilmek için hızlı sanayileşmek, ithalatı ikame etmek ve ihracatı arttırmak şeklinde sıralanabilecek uzun vadeli yapısal değişikliklerin daha yoğun ve dikkatle devam etmesi gerekmektedir. Dış Ticarette Başlıca Ülkeler Azerbaycan 2004 yılında dünyanın 123 farklı ülkesi ile ticari ilişki kurmuştur. İhracatın %68.84 ünü Rusya, İngiltere, Kazakistan, Türkiye, Almanya, Ukrayna, Hollanda, Çin, ABD ve Japonya ile gerçekleştirmiştir. İthalatının ise %86.70 ini ise İtalya, İsrail, Rusya, Gürcistan, Türkiye, İran, Türkmenistan, Endonezya, Hırvatistan ve Fransa ile gerçekleştirmiştir yılındaki dış ticaretin %21.7 si İtalya, %10.9 u Rusya, %6.1 i Türkiye, %6.1 i İngiltere, %4.1 i Türkmenistan, %3.9 u İsrail, 82

91 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları %3.8 i Kazakistan, %3.4 ü Almanya, %3 ü İran, %3 ü Gürcistan, %2.8 i Fransa, %2.7 si Çin ve %2.7 si Hollanda ile gerçekleştirilmiştir. İtalya, Trieste terminalinden gerçekleştirilen petrol yüklemeleri sebebiyle Azerbaycan ın ihracat yaptığı ülkeler içerisinde ilk sıradadır yılında Rusya Federasyonu nda yaşanan ekonomik kriz sonucu yapılan devalüasyon ve Rus mallarının Azerbaycan para birimine oranla değer yitirmesi sebebiyle Rusya Azerbaycan pazarında fiyat avantajı sağlamış ve bu ülkenin mallarına olan talep artarak Rusya Azerbaycan ın dış ticaretinde bu tarihten itibaren ilk sıralara yükselmiştir. Tablo 14-a: 2004 Yılı İthalatta İlk 6 Ülke (%) Diğer, İtalya, İran, 4.25 Türkiye, 5.05 Gürcistan, 5.21 Rusya, 5.8 İsrail, 8.96 Kaynak: ARDSK Yayınları. Dış ticaret rakamlarına bakıldığında dış ticaretin yapısal değişime uğradığı, eski Sovyetler Birliği ülkeleri ile yapılan ticaretten uzaklaşma ve Batı piyasalarına yönelme eğilimi gözlemlenmektedir. 83

92 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Komşu ülke olan İran ın ise ihraç ettiği ürünlerinin düşük kaliteli olması sebebiyle Azerbaycan ın dış ticaretinde çok gerilerde kaldığı görülmektedir. Yine de İran, Azerbaycan ın dış ticaret hacminde önemli rol oynamaktadır. İran ın 1994 yılında toplam ihracattaki %38 lik payı ile Azerbaycan ın en önemli ihraç pazarı idi. Ancak 2002 yılında İran, Azerbaycan ın ithalatında %3.5, ihracatında ise %1.4 lük bir paya sahip olmuştur te ise iki ülke arasında ticaret hacmi yaklaşık 200 milyon dolar olmuştur yılında İran Azerbaycan ın ithalatında %4.25 lik bir paya sahip olmuştur. Tablo:14-b Yılı İhracatta İlk 6 Ülke Rusya 16,24% Diğer 48,04% İngiltere 12,03% Kazakistan 6,757% Ukrayna 4,86% Almanya 5,66% Türkiye 6,42% Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan ın dış ticari ilişkilerinde ülke portföyünde de zamanla değişme olmaktadır. Bu değişime göre Azerbaycan ın daha çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ile işbirliği yaptığını göstermektedir. 84

93 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları BDT Ülkeleri İle Dış Ticari İlişkiler Azerbaycan 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesinin ardından dış ticarette SSCB ülkeleri dışındaki yeni pazarlara yönelmiştir. Ancak bağımsızlığın ilk yıllarında Azerbaycan ın geçmiş ekonomik bölgeye bağımlılığı devam etmiştir. Ülke ekonomisinin Rusya ya bağımlılığı, bağımsız ekonomik politikanın hayata geçirilmesine ve milli ekonominin yapılandırılmasına suni engeller yaratıyordu 66. BDT'nin, toplam ticaret içindeki payı 1998 yılında %27.7 iken 1999 yılında bu değer %22.6 olarak gerçekleşmiştir yılında BDT Azerbaycan ın dış ticaret işlemleri içerisinde bu oran biraz daha gerileyerek %20.9 olmuştur. Dolayısıyla yıllarında dış ticaretinin %80-85 gibi bir oranını BDT ülkeleri ile yapan Azerbaycan ın dış ticaret ilişkileri 1994 yılından itibaren köklü bir şekilde değişme göstermesi sonucu BDT ülkeleri ile olan dış ticaret hacmi sürekli olarak azalmaya başlamıştır 67. Azerbaycan ın ihracatında BDT ülkelerinin payı 1991 de %94 iken, bu oran 1999 da %22.7, 2000 de %13.5 ve 2002 de %11 olarak gerçekleşmiştir yılında ise bir önceki yıla göre BDT ülkeleri ile ihracat hacmi iki kat artarak toplam ihracat için de BDT ülkelerinin payı %18.5 e yükselmiştir. BDT ülkelerinin Azerbaycan ın ithalatı içindeki payı ise 1991 de %80 iken, bu oran 1999 da %31.4, 2000 de %32 ve 2002 de %32.9 olmuştur. BDT ülkeleri ve Rusya'dan yapılan dış ticarette, ithalatta görülen azalmanın ihracata göre daha yavaş olduğu görülmektedir. Ukrayna gibi diğer BDT ülkelerinden yapılan ithalat ise daha büyük oranda azalmıştır yılında BDT ülkeleri ile dış ticaret hacmi 894 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu miktarın milyon 66 Emiraslanov, s A. V. Veliyev, Azerbaycan ın İstihlak Bazarının Formalaşmasında MDB Ülkeleri İle İqtisadi Elaqelerin Rolu, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss

94 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras doları ithalatın, milyon doları ise ihracatın payına düşmüştür. Dolayısıyla BDT ülkeleri ile ticari ilişkilerinde Azerbaycan 2002 yılında milyon dolar açık vermiştir 68. Yukarıda da ifade edildiği gibi dönüşüm süreci ile birlikte, dış ticaretin yapısında da değişiklik olmuş, Azerbaycan ın BDT ülkelerine karşı ihracat bağımlılığı azalırken özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ihracatında önemli artışlar kaydedilmiştir Dış Borçlar Azerbaycan ın dış borç stoku ve dış borçların GSMH içindeki payı yıllar itibariyle devamlı artış kaydetmektedir. Dönüşüm sürecinin başlangıç yıllarında ortaya çıkan ve giderek artan cari açıklarının doğrudan yatırım ve finansman amaçlı yabancı sermaye girişleriyle finanse edildiği görülmektedir. Örneğin, kamu açıklarının finansmanında da yabancı fonların kullanıldığı dış borçların GSMH içindeki payının artışından görülebilir yılında yabancı sermaye girişlerindeki azalmaya karşın dış borçlardaki artış cari açığın dış borçlanmayla finanse edildiğini göstermektedir. Benzer şekilde, dış borçların ödenmesinde en önemli kaynak olan ihracat gelirlerindeki artış hızının dış borç artış hızından düşük gerçekleşmesi dış borç/ihracat rasyosunda artışa neden olmaktadır. Dış borç/ ihracat oranı 1993 de %7.3 ten, 1999 da %77.1 e yükselmiştir. Söz konusu oran 2000 de %66, 2001 de %54 ve 2002 de %63 olarak gerçekleşmiştir. Bu durumda ihracat artış hızındaki bir yavaşlamanın, ülkenin dış borç batağına saplanmasına, yani borcu borçla ödeyen bir kısır döngüye sebep olabilecek bir nitelik taşıdığına dikkat çekmek gerekir. 68 Dövlet Statistika Komitesi Verileri, Azerbaycan Zaman Qezeti, Fevral 2003, s.6. 86

95 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Dış borçların GSMH ya oranına bakıldığında, 1993 de %4 olan bu oranın 2004 yılında %22.2'ye yükselmiş olması, sürdürülebilir büyümenin kaynağına yönelik tehlike sinyallerinin çalması anlamına gelmektedir. Diğer taraftan cari açıkların finansmanında da yabancı kaynaklar kullanıldığından dış borç stoku önemli artışlar göstermiştir. Borçlardaki artışa rağmen, artan yatırımlarla petrol üretim ve ihracatındaki artışın borçların geri ödenmesinde herhangi bir sorun yaşanmasını engelleyeceği düşünülmektedir. Azerbaycan borç piyasasının düzenlenmesine de ayrıca önem vermektedir. Bunun sonucunda 2005 yılı başı itibariyle Azerbaycan'ın dış borç (1.588 milyar ABD doları) seviyesi GSMH'nın %18.6'sına tekabül etmektedir. Dolayısıyla ülkenin kişi başına düşen dış borcu 192 dolar civarındadır. Yıllar Tablo 15. Dış Borçlar Dış Borç Miktarı (Milyar $) GSMH nın % si Kaynak. ARDSK Yayınları. Kişi başına düşen dış borç miktarı, eski Sovyet ülkeleri ile karşılaştırıldığında ortalarda yer almaktadır. Azerbaycan da ortalama ücretin 100, devlet müesseselerinde çalışanların maaşı dolar kabul edildiğinde, 192 dolarlık kişi başına dış borç dikkat çekici bir seviyede olmaktadır. 87

96 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Dış borçların büyük bir kısmı uluslararası kurumlardan alınan vadeli borçlardır. Azerbaycan ın borçlu olduğu kurumlar arasında Japonya Uluslararası Bankası (425 milyon dolar), Dünya Bankası (422 milyon dolar), IMF (222 milyon dolar), Alman BLG Bankası (80 milyon dolar), Avrupa Yeniden Kurma ve Kalkınma Bankası (80 milyon dolar), Türkiye Eximbank (79,5 milyon dolar), Amerikan Eximbank (52.5 milyon dolar), İslam Kalkınma Bankası (48 milyon dolar) başta gelmektedir 69. Ekonomik reformlar için alınan krediler 455,8 milyon dolar olup, bunun 208,9 milyon dolarını IMF, 246,9 milyon dolarını ise Dünya Bankası vermiştir. Yatırım projeleri için verilen kredi toplamı ise 1132,2 milyon dolardır. Bunun 531,3 milyon doları enerji sektörüne, 92,9 milyon doları tarım, 57,6 milyon doları kimya sanayii, 139,2 milyon doları ulaşım sektörüne, 52,8 milyon doları işgalden kurtarılmış arazilerin yeniden inşasına, 120,3 milyon doları ise sosyal alanlara ayrılmıştır. Alınan kredilerin istenilen alanda harcandığına ilişkin ise bazı endişeler vardır. Azerbaycan ın Türkiye ye olan tartışmalı borç sorunu hakkında iki devlet uzlaşmaya varmıştır. Azerbaycan ın Türkmenistan a olan borç meselesinde ise anlaşmazlık söz konusudur. Azerbaycan a ise sadece Gürcistan ın (16 milyon dolar) borcu bulunmaktadır. Diğer BDT ülkeleri ile mukayesede Azerbaycan ın dış borçlarının bazı ülkelerden daha az olduğu görülmektedir 70. Azerbaycan da dış borçların ödenmesine bütçenin %3 ü ayrılmaktadır. Bu oran diğer BDT ülkelerine göre oldukça aşağıdır sonu itibariyle GSMH sını %22.2 sine karşılık gelen dış borçları, Petrol Fonu'nun kaynakları dikkate 69 Xarici Borcumuz 1 Milyard 588 Milyon Dollara Çatıb, Azerbaycan Zaman Qezeti, 23 Mart 2005, s Zhukov, s.5. 88

97 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları alındığında, Azerbaycan ın döviz rezervlerine denk gelmektedir ki, bu da ülkenin finansal güvenilirliğini ifade etmektedir. Uluslararası standartlara göre ise dış borçların GSMH nın %40 ını, yıllık ihracatın % sini aşarsa kritik kabul edilmektedir. Öte yandan Azerbaycan ın dış borçlarının büyük bir kısmı 10 yıldan daha fazla bir vadeye sahip kredilerdir. Ayrıca Azerbaycan yabancı ülkelerden dış yardım da almaktadır. İnsani amaçlarla dış yardımda bulunan ülkeler başta ABD olmak üzere Japonya, Almanya, İsviçre, Türkiye, İtalya ve Finlandiya dır. Japonya ile Azerbaycan arasında ekonomik işbirliği yüksek düzeydedir 71. Japonya Azerbaycan a özellikle Ermenistan ın tecavüzü sonucunda mecburi göçmen durumunda olanlara insani yardımda bulunmuştur. Japonya 1993 den başlayarak mecburi göçmenlere Uluslararası Kurumlar vasıtası ile 11 milyon 470 bin ABD dolar yardım yapmıştır. Japonya hükümeti Azerbaycan daki büyükelçiliği vasıtasıyla 10 yılı aşkın süredir Ot kökleri ve insan güvenliği grant programı çerçevesinde mecburi göçmenlere toplam değeri 480 bin ABD dolar olan sekiz yardım projesi hayata geçirmiştir. Bağımsızlığın ardından Azerbaycan Almanya ile de ekonomik ve teknik işbirliğine başlamıştır. Almanya yardımda ABD ve Japonya'dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Almanya ile Azerbaycan arasındaki işbirliği, ekonomik düzenlemelere ilişkin olmanın yanı sıra ekoloji ve tıp sahasında da yapılmaktadır Geniş Bilgi İçin Bkz: Çingiz Abbasov, Azerbaycanın Dünya İqtisadiyyatına İnteqrasiya Yolları, Elm Neşriyyatı, Bakı, 2005, ss Çingiz Abbasov, ss

98 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2.9. Çevre ve Ekoloji km 2 lik yüzölçümüne sahip Azerbaycan ın topraklarının %50 si tarımsal, %2.5 i kentsel alanlardan oluşmaktadır. Azerbaycan florası ve bitki örtüsü de çok zengindir. Bilinen bitki sayısı 1400 den fazladır. Azerbaycan arazisinin %12 si ormanlarla kaplıdır. Ülke arazisinin hektarı orman ile örtülü saha olarak kabul edilmektedir. Toplamda ülkede 127 milyon m 3 odun rezervi bulunmaktadır. Yönetim, ormanlardan sanayi ve başka amaçlarla kesimini yasaklamıştır. Koruma, bakım ve ağaçlandırma çalışmalarıyla ormanların geliştirilmesine çalışılmaktadır. Ülkedeki ormanların, çoğunu yapraklarını döken ağaçlarla, çam ağaçları oluşturmaktadır. Ülkenin güney bölgesinin yeşil örtüsünü ciddi tehlike gözlemektedir. Bölgelerde doğal gazın yetersiz olması ile ilgili yaşanan zorluklar orman güvenlikçileri için de aktüeldir. Kanunsuz ağaç kesimleri daha çok iki şekilde olmaktadır: Bir kısmı ağaçlardan ısınma için faydalanırken, bir kısmı ise ticari amaçla kesmektedirler. En çok baskıya maruz karan araziler ise Lerik, Guba, Zagatala, Balaken ve Hanlardır de yeniden inşa tedbirleri çerçevesinde hektar arazide yeni ağaçlar dikilmiştir. Bunlar daha çok Kobustan, Gilezi ve Karadağ bölgelerindedir. Ayrıca 500 hektar arazide ise yeniden dikim amacıyla çalışmalar yapılmıştır. Ekoloji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, tabii yanacağın az olmasının ormanlar için ciddi tehlike yaratacağını hesaplamaktadır. Bu da, doğal gazın verilmesinin yakın zamanlarda normal grafikle ve normal basınçla düzenlenmemesi halinde, bölgelerde işsizlik, hastalık, çocuk ölümü, yabancı yatırımcıların faaliyeti için altyapının olmaması, kanuni ve kanunsuz göç gibi problemlere ormansızlık da ilave olabilecektir. 90

99 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Petrol ve doğal gaz en önemli doğal kaynaklardır. Demir, alüminyum, çinko, bakır, arsenik, molibden, mermer ve ateş kili gibi zengin mineral kaynaklarına da sahiptir. Transkafkasya nın en fazla kirlilik sorunu olan bölgesi Azerbaycan dır. Son yıllık sanayi faaliyetleri neticesinde Azerbaycan da ekolojik durum gerginleşmiştir. Azerbaycan da ekolojik problemler çok ve çeşitlilik arz etmektedir. Hem hava, hem su, hem de toprak kirlenmesi mevcuttur. Yeterli miktarda su rezervlerine sahip olmasına rağmen yüzey suyu kirlidir. İçme su rezervlerinin terkibi ise gittikçe kötüleşmektedir. İçilen suyun terkibinde ağır metallerin oranı normalden kat fazladır. Ülkede ciddi su yetersizliği problemi olmasına karşın, suyun %29 u taşınma zamanı kaybolmaktadır. Sanayi üretimindeki düşüşe rağmen hava kirliliği yüksek düzeylerde seyretmeye devam etmektedir. Ülkede hava kirliliğinde otomobil nakliyatı en önemli nedendir. Atmosfere dahil olan zararlı maddelerin genel hacminin yaklaşık %41 i otomobil nakliyatından kaynaklanan atıklardır. Otomobillerin büyük bir kısmı Rusya tarafından üretilen standart seviyesi düşük otomobillerdir. Diğer yabancı ülkelerden getirilen otomobillerin büyük kısmı ise eskidir. Geçmiş yıllardan kaynaklanan toksin atıkları ise ülkenin ekolojik dengesinin bozulmasına bir hayli etki etmektedir. Ülkede 2003 sonunda Sumgayıt şehir müesseselerinde 3 milyon ton, Bakü şehir müesseselerinde ton, diğer şehir ve bölge arazisinde ise ton zehirli atıklar oluştu. Organizma için oldukça tehlikeli kabul edilen zehirli atıklar esasen üretim sürecinde ortaya çıkmaktadır. Zayıf sulama koşulları nedeniyle toprak verimliliği azalmıştır. Hazar Denizi nde yaşanan ekonomik problemler de önemlidir. Son yıllarda deniz suyunda yüksek kirlenme halleri daha çok müşahede olunmaktadır. Hazar Denizi'ni öncelikle 91

100 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras akan çaylar kirletmektedir. Denizin kirlenmesinin %70-75 i Volga nın payına düşmektedir. Sebepler arasında inşa edilen evlerin merkezi kanalizasyon sistemine dahil olmaması da yer almaktadır. Yine petrol üretimi ve diğer sanayi müesseselerin atıkları da Hazar daki kirliliğe etki eden temel unsurlardandır. Hazar Denizi sularının yükselmesi de diğer bir ekolojik sorundur. Önemli bir balıkçılık bölgesi olan Hazar Denizi nin verimliliği bu sebeple tehlike altındadır. Hazar ın seviyesinin yılları arasında yükselmesi sonucu yaklaşık 50 bin hektar arazi su altında kalmıştır. Deniz seviyesindeki yükselmenin devam etmesi durumunda 2015 yılına kadar su altında kalan arazi 100 bin hektara varmış olacaktır. Hazar ın seviyesindeki yükselme, kıyıdaş ülkelerden sanayi potansiyelinin %70-75 i kıyıya yakın olan Azerbaycan a en fazla zararı vermektedir. 73 Ülkede toprağın kirlenmesi ile ilgili problemler ise 70 nci yıllardan itibaren artmaya başlamıştır. Abşeron topraklarında ciddi kirlenme yaşanmaktadır. Sadece Abşeron'un 30 bin hektardan fazla toprak sahası kirlenmeye maruz kalmaktadır. Kirli topraklar temizlenerek tarım, parkların yapılması ve diğer verimli maksatlar için faydalanılabilir. Toprakların temizlenmesi sürecinde esas işlerin ise 2005 yılının sonu, 2006 yılının başlarında başlanılması dikkate alınmıştır Nüfus 2005 yılı başlarında Azerbaycan ın nüfusu kişidir. Nüfusun 131 bini 2004 yılı içerisinde doğmuştur yılında ülkede doğum oranı %0.16, ölüm oranı ise %0.06 olmuştur. Kilometrekareye yaklaşık 95 kişi düşmektedir. 73 Reşad Süleymanov, Xezerin Seviyyesinin Qalxmasından En Çox Ziyan Gören Azerbaycandır, 525-ci Qezet, No:56 (1913), 26 Mart

101 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Nüfusta artış oranı 2004 yılında son dokuz yılın en yüksek seviyesinde olmuştur. Nüfusun %49 u erkek, %51 i kadındır. İyi eğitilmiş, vasıflı işgücüne sahip Azerbaycan nüfusunun %40 a yakın kısmı başkent Bakü de yaşamaktadır. Genel olarak nüfusun %51.5 i şehirlerde %48.5 i ise kırsal bölgelerde yaşamaktadır. Ortalama yaşam düzeyi 72.4 tür. Bu oran kadınlar için 75.2, erkekler için ise 69.6 dır yılında başlayan Ermenistan-Azerbaycan Dağlık Karabağ Savaşı sırasında, Azerbaycan iç siyasi çekişmelerin de etkisiyle, 1993 yılında Dağlık Karabağ ile birlikte topraklarının %20 sini kaybetti. Yaklaşık bir milyon Azerbaycan vatandaşı-nüfusun %12 si işgal edilen toprakları terk etmek zorunda kaldı. Bağımsızlık sonrası diğer Sovyet mekanında olan Azerbaycanlılar ülkeye geri dönerken Rusların yarısı ve Ermeniler ekseriyeti ülkeyi terketmnişlerdir. Günümüzde Dağıstanlılar ve Ruslar ülkedeki en büyük azınlıklardır. Dağıstanlılar nüfusun %3.2 sini, Ruslar %2.5 ini oluşturmaktadır. Ermenilerin ise nüfusun %2 sini oluşturduğu tahmin edilmektedir. Lezgi ve Talış gibi diğer etnik gruplar ise nüfusun %2.3 ünü teşkil etmektedir. Azerbaycan halkını dini İslam dır, azınlıklardan Ruslar Rus Ortodoks ve Ermeniler Ermeni Ortodoks inancına sahiptir. 74 Investors Handbook, International Conference Investing in Azerbaijan- Gateway to the Newly Insdependent States, Baku, May , s

102 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 94

103 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SEKTÖREL ANALİZ Bu bölümde sanayi, tarım ve hizmetler sektörü alt başlıkları altında, Azerbaycan ekonomisinin sektörel değerlendirmesi yapılacaktır Sanayi Bağımsızlık öncesi Azerbaycan ekonomisinde temel ağırlığa sanayi sektörünün sahip olduğu görülmektedir de milli gelirin %42.1 i sanayi sektörünün payına düşmekteydi. Aynı yılda sanayi sektöründe faaliyet gösteren 1005 işletmeden 529 u ağır sanayi, 206 sı hafif sanayi, 263 ü tarım sanayi kompleksine bağlı olan gıda üretim işletmeleri olmuştu 75. Bağımsızlığın kazanıldığı ilk yıllar, sanayi işletmelerinin serbest piyasa ekonomisine uyumlaştırılma dönemi olarak değerlendirilebilir yılı sonunda sanayi ürünlerinin fiziki hacminde 1990 yılına oranla %70 gerileme yaşanmıştır. Diğer sektörler de dikkate alındığında, 1990 yılında faaliyet gösteren 3800 den fazla işletmenin faaliyeti 1995 yılında durdurulmuştur. Bir kısmında ise kısmen faaliyete devam edilmiştir. Öte yandan yıllarında sanayi ürünlerinin bütün alanlarda düşüş kaydettiği görülmektedir. Hatta sanayi işletmelerinin sayısının, yeni kurulan özel mülkiyetli işletmelerle birlikte 1005 den 2984 e çıkması üretim hacminin ciddi şekilde azalmasını engelleyememiştir 76. Bağımsızlığın ilk yıllarında sanayi üretimi alanında devlet yönetiminin zayıflaması, uyumlu bir istikrar programının olmaması, işletmelerin denetimden uzak kalması 75 E. Ehmedov - M. Hacıyev, Azerbaycan İqtisadiyyatı, Seda Yayınları, Bakı, 2004, s.31; Eyyubov, s Eyyubov, ss

104 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ise, sanayi üretiminde hızlı azalışın temel sebepleri olmuştur. Ancak hemen şunu da ifade etmek gerekir ki, yaşanan olumsuz ekonomik gelişmeler sadece Azerbaycan daki gelişmelere değil, eski sosyalist blok ülkelerinde yaşanan siyasi ve ekonomik sürece de bağlı olmuştur. 77 Azerbaycan sanayi potansiyelinin %20 lik kısmını, petrol işleme makineleri üretim sektörü ve bağlı makine-inşaat sektörü oluşturmaktadır. Petrol işleme makineleri üretimi Azerbaycan ın en eski ve ana sanayi dalıdır. SSCB döneminde bu sektör, SSCB ihtiyaçlarının %70 ini karşılamaktaydı. Ancak, çok eski teknoloji ile üretim yapılması, hammadde ve yedek parça yokluğu gibi nedenler, ülke ihtiyaçlarının çok üstünde kapasiteye sahip olan fabrikaların ya eski kapasitelerinin çok altında üretim yapmasına ya da kapanmasına neden olmuştur. Sanayi müesseselerinin tümü Sovyetler Birliği dönemindeki başka cumhuriyetlerle irtibatlı olduğundan dolayı, bağımsızlık sonrasında sanayi sektöründe, büyük problemler yaşanmaktadır. Öte yandan, teçhizat ve donanımın keyfiyetinin düşük olması ise üretimin yapılmasını anlamsız kılmaktadır. Hükümet, petrole bağlı endüstrileri stratejik sanayi dalları olarak kabul etmiş ve özelleştirme kapsamına almıştır. Diğer yandan, 1995 yılında ortak üretime geçmek amacı ile yabancı yatırımcı aramak üzere bir program başlatılmıştır. Ancak, uluslararası bu yatırımlara bazı sınırlamalar da getirilmiştir. Azerbaycan ekonomisinin petrole dayalı olması nedeniyle sanayi sektörünün temelini kimya, petro-kimya, makine, imalat sektörü oluşturmaktadır. Petrol ve petrol ürünleri ağırlıklı bir sanayi yapılanmasına sahip olan Azerbaycan da 1990 yılından itibaren hızla düşen sanayi üretimi, Azerbaycan ve diğer eski Sovyetler Birliği ülkelerinde siyasi ve iktisadi istikrarın sağlanmaya başladığı 1995 yılından itibaren tekrar 77 Eyyubov, s

105 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yükselme trendine girmiştir yılında %20.8 olan oran 1995 de %29.6 olarak gerçekleşmiştir. Sanayi ürünlerinin GSMH içindeki payı 1998 de %22.9, 1999 da %28.2 olarak gerçekleşmiştir yılı GSMH içerisindeki toplam payı %36 olan sanayi ürünleri arasında; petrol, doğal gaz, petrol ürünleri, petrol teknik ekipmanı, çelik, demir cevheri, çimento, kimyasal, petro-kimya ve tekstil gibi ürünler bulunmaktadır yılı sanayi üretimi 1999 yılına göre önemli oranda artmıştır yılları, ekonomik istikrarın sağlandığı bir dönem olmakla birlikte, GSMH da gözlenen artış daha çok petrol üretim sanayisindeki artıştan ve buna bağlı inşaat inşaat faaliyetlerinden kaynaklanmıştır. Sanayi ürünlerinin GSMH içindeki payı 2001 yılında %37.6 olarak gerçekleşirken 2002 yılında bir önceki yıla göre düşüş kaydederek %34.9 olarak gerçekleşmiştir. Ancak 2003 yılında yeniden artış gösteren bu oran 2004 te ise %38.1 olmuştur. Kısaca, 1996 yılından itibaren makroekonomik istikrarın sağlanması ile birlikte ekonomide yaşanan süreç tersine dönerek, Azerbaycan da yeni sanayi işletmeleri açılmıştır. İşletmelerin sayısı artmasına karşın, istihdam edilen işgücü 1995 yılı ile mukayese edildiğinde çok ciddi oranda azalmıştır. Ülke nüfusunun yaklaşık %7 si sanayi sektöründe istihdam edilmektedir. Ülke nüfusunun yaklaşık %7 si sanayi sektöründe istihdam edilmektedir sonrası değişim süreci dikkate alındığında, her ne kadar ülkede siyasi istikrar sağlanmış olsa da sanayi sektöründe üretim yapan işletmelerin istihdam sorununu çözmede yeterli olmadığı görülmektedir. Ülkede kurulan yeni sanayi işletmelerinin %90 ı özel sektöre ait küçük ve orta ölçekli işletmelerdir. Daha önceden mevcut olan büyük sanayi tesisleri ise eski teknolojiye sahip ve verimliliği düşük tesislerdir. Bu nedenle, Azerbaycan petrol ve madenlerinin büyük bir kısmı hammadde veya yarı mamul olarak satılmaktadır. 97

106 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo:16. GSMH'da Sanayi Sektörünün Yeri (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. Petrol üretim ekipmanları imalat sanayi sektörü ve buna bağlı makine-inşaat sektörü Azerbaycan sanayiinin 1/5'ini oluşturmaktadır. Enerji imalatı sanayii, elektronik ve metal işleme, makine ve gemi inşası, lastik, tekstil sanayileri önde gelen sanayi dallarıdır. İmalat sanayiinde kurulu çok sayıda müessese bulunmaktadır. Ancak, diğer bir çok sektörde olduğu gibi sanayi sektöründe de dışa (eski SSCB ülkelerine) bağımlılık, tesislerin büyük ölçüde atıl kalmasına neden olmuştur. İmalat sanayi bağımsızlık sonrası dönemde üretim miktarı bakımından 1999 yılına kadar gerileme kaydetmiştir. Demir çelik üretiminin yanı sıra kağıt ve orman ürünleri, yapı malzemeleri, tekstil gibi diğer imalat sanayi sektörlerinde de benzer bir duruma rastlamak mümkündür yılından itibaren ise imalat sanayisinde yeniden artış gözlenmeye başlamıştır. Gıda sanayiinde şarap üretimi en önemli üretim koludur. Hafif sanayide, tekstil, halı, deri ürünleri ev mobilya başlıca üretim kollarıdır. 98

107 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tekstil sanayiinde orta, büyük ve küçük ölçekli pek çok tesis mevcuttur (çırçır, iplik eğirme, düz ve yuvarlak örgü, ayakkabı, konfeksiyon ve deri işleme fabrikaları gibi). Bunlar dışında, pamuğu girdi olarak kullanan birkaç fabrikada bulunmaktadır. Özellikle tekstil sektörü önemli ölçüde düşüş kaydetmiştir. Bu alan Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan sanayisinin %10-15 ini oluşturmaktaydı. Bu alanda çalışanların sayısı ise bin idi yılı başı itibariyle ise ülke sanayisinde tekstilin payı %3-5 dir. Çalışanların sayısı da ciddi şekilde azalmıştır. Tekstil ve bazı tüketime yönelik sektörler ithal malları ile rekabette güçlük çekmektedirler. Pamuğa dayalı entegre tesislerin kurulması aciliyet taşımaktadır. Bu nedenle petrol dışı sektörlerin geliştirilmesine ilişkin programlarda tekstil sanayiinin geliştirilmesi hükümetin öncelikli hedeflerinden biridir. Gıda maddeleri üretiminde ise son yıllara kadar sürekli bir düşüş gözlenmiştir. Ağır sanayide genelde ara mal ve yarı mamul üretilmektedir. Ağır sanayiinin temelini petrol sanayii oluşturmaktadır. Azerbaycan da ağır sanayii Sumgayıt şehrinde yoğunlaşmıştır. 88 ana sanayi kuruluşu bu şehirde bulunmaktadır. Azerbaycan hükümeti bölgedeki sanayi kurumlarının rehabilitasyonuna yönelik 25 yıllık bir kalkınma planı hazırlamıştır. Bu planın gerçekleşebilmesi için 30 milyar dolarlık yabancı yatırıma ihtiyaç vardır. Sanayi komplekslerinin üretiminde gözlenen ciddi orandaki azalmanın, eski Sovyetler Birliği nin dağılması ile sosyalist cumhuriyetlerin işletmeleri arasındaki ilişkinin kesilmesine bağlı olduğu açıktır. Bu etkinin özellikle ağır sanayi sahalarını kapsadığı görülmektedir. Ancak bu etkiyi hafif sanayi açısından ifade etmek de mümkün değildir. Sanayi sektöründe 2000 yılında milyar Manat'lık (3,564.8 bin dolar) sanayi ürünü üretimi ile bir önceki yıla göre 99

108 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras %6.9 luk büyümede enerji, petro-kimya fabrikaları ve özel sektöre ait tesislerin büyük etkisi olmuştur yılları arasında ise sanayideki artış oranı 2000 yılı seviyesinin altında seyretmiştir. Petrol ürünleri üretimi dikkate alınmadığında ise 2004 te sanayi sektöründeki artış %8.6 olmuştur. Tablo:17-a. Sanayi Üretimi (Önceki Yıla Oranla %) Kaynak: ARDSK Yayınları. Bir başka açıdan bekıldığında, sanayi üretiminde 1997 yılından itibaren azalma trendi tersine dönerek artmaya başlamakla birlikte, Azerbaycan ın 2004 yılı sonu itibariyle sanayi üretimi henüz 1990 lı yıllar seviyesine ulaşmadığı görülmektdir. Enerji üretim sanayii, elektronik ve metal işleme, makine ve gemi inşası, lastik, tekstil sanayileri önde gelen sanayi dallarıdır. Bağımsızlıktan sonra, petrole bağlı endüstrilerden metal işleme ve kimya sektörlerine yönelme başlamıştır. Özellikle son yıllarda petrol makineleri üretimi ve metalürji alanlarında önemli gelişmeler olmuştur. 1 Ocak 1997 tarihinden itibaren yeni Gümrük Vergisi ve KDV oranları yürürlüğe girmiş; koruma önlemleri arttırılmıştır. Bunun yanı sıra, yatırım için kullanılan her 100

109 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları türlü ham madde, yarı mamul, makine ve teçhizat ithalatı gümrük vergisinden muaf tutulmuştur. Özel sektörün sanayi sektörü içerisindeki payının yıldan yıla artmakta olduğu görülmektedir. Örneğin, sanayi ürünleri üretiminin 1998 de %26.4 ü, 1999 da %37.3 ü, 2000 de %43.7 si, 2002 de %53.7 si, 2004 te ise %57 si özel sektörün payına düşmektedir. Ancak bu artış, özel sektörün ekonomide ağırlığının artmasının yanı sıra, devlet sektörüne ait büyük sanayi işletmelerinin üretim hacminin aşağı düşmesinden ve bazı ürünlerin üretiminin tamamen durdurulmasından kaynaklanmaktadır. Madencilik Sektörü Azerbaycan yeraltı kaynakları bakımından çok zengindir. Başlıca kaynakları; petrol, doğal gaz, bakır, alunit, çinko, kurşun, sülfat, polimetal filizi, cıva, molibden, demir cevheri, barit, kobalt, arsenik, mermer, kireç taşı, siyanit, maden tuzu ve kaya tuzudur. Dolayısıyla Azerbaycan, hem metal cevheri hem de endüstriyel hammadde bakımından zengin bir portföye sahiptir. Sovyet döneminde doğal kaynakların kullanımı genellikle kısa ve uzun vadeli ihtiyaçları dikkate alınarak planlanmıştı. Maden yataklarından, eski merkezi hükümetçe aşırı derecede kullanılanların bazılarında verim düşerken, bazıları ise kapanmış veya ekonomiye yük olacak duruma gelmiştir. Demir rezervlerinin milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Demir cevheri çıkarımı SSCB nin dağılmasından sonra durmuştur. Bunun nedeni, en önemli alıcı konumundaki Gürcistan ın düşük kaliteyi öne sürerek demir satın almaktan vazgeçmesidir. Ancak, Alman ve İngiliz firmaları demir yataklarının rehabilitasyonu ile ilgilenmektedir. Filizçay daki polimetalik cevher yataklarında önemli bir potansiyel olduğu tahmin edilmektedir. 101

110 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Yüksek tenör ve rezervde altın yatakları bulunmakla birlikte, henüz hiçbiri işletilmeye sokulmamıştır. Azerbaycan da zengin altın yataklarının işlenmesi için 1997 yılında ABD nin "RV Investment" şirketi ile anlaşma yapılmıştır. 25 yıllık anlaşmaya göre ABD şirketi proje doğrultusunda 6 altın yatağı için 500 milyon doları operasyon, 120 milyon doları gelirtirme amacıyla olmak üzere yaklaşık 620 milyon dolar sermaye yatırımında bulunacaktır. Altın yatakları Gedebey, Ordubat ve Ermeni işgali altında olan Kelbecer de yerleşmektedir. RV şirketi, altınnın dünya piyasalarındaki fiyatına bağlı olarak yataklarda faaliyetle başlamayı planlamıştır bin ton sülfürik asit stokları olmasına rağmen, pazar imkanı bulunamamış ve 1 milyon dolar değerinde gümüş mücevheratı pazarlanamadığı için üretimi durdurulmuştur. Madencilik sektöründe acil modernizasyona ihtiyaç varlığını ve önemini devam ettirmektedir. Kısaca Azerbaycan, madencilik sektöründe birçok sorunla karşı karşıyadır. Çok sınırlı olan maden üretimi tesislerinde teknoloji geri kalmıştır. Elektrik Enerjisi Azerbaycan da kapasitelerinin %85 ini kullanan sekiz termik santral ve altı hidroelektrik santral mevcuttur. Sovyet döneminde inşa edilen bu elektrik üretim merkezleri bağımsızlık sonrasında yeterince etkili olmamaktadırlar. Azerbaycan da elektrik enerjisinin %82 si termal elektrik istasyonlarında, %18 i ise hidroelektrik istasyonlarda üretilmektedir yılından itibaren fiyat liberalizasyonu, enerji sektörünü de kapsayacak biçimde genişletilerek ve ülke 78 Azerbaycanın Qızıl Yataqlarının İşlenmesine Başlanılacaq, Üç Nöqte Qezeti, No:41(521), 4 Mart 2003; US Company to Develop Azerbaijan's Gold Deposits in 2005, Azernews, ( ). 102

111 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları içindeki enerji fiyatları dünya fiyatları düzeyine yükseltilmeye başlanmıştır. Azerbaycan da üretilen elektrik enerji miktarı gerekli ihtiyaçları karşılayamamaktadır. Özellikle kış aylarında ihtiyaç arttığından ciddi sıkıntı yaşanmaktadır. Ülkenin kendi elektrik ihtiyacını karşılayamamasının en önemli nedenleri, üretim tesislerinin eskimesi ve bakımonarımın yapılamamasıdır. Teknoloji ve ekipmanlar aşınmış ve eskidir. Öte yandan olumsuz dağıtım şartları nedeniyle üretim kaybı giderek yükselmektedir. Üretim kaybı, toplam üretimin yaklaşık %15-20 sidir. Tablo:17-b. Elektrik Üretimi (milyar kwh) Kaynak: ARDSK Yayınları. Enerji ihtiyacını karşılayabilmek için Azerbaycan Rusya, Türkiye ve İran dan enerji ithal etmektedir. Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye ile birleşik enerji sistemi kurmak için, AB programına katılmıştır. Öte yandan Azerbaycan, enerji sektöründe görülen kayıpların giderilmesi amacıyla özelleştirmeye gitmiştir yılında Cumhurbaşkanı Aliyev, devletin tekelinde olan Azerenerji nin yeniden yapılanması, anonim şirket olması ve beş yıl içinde özelleştirilmesi konusunda bir ferman imzaladı. 103

112 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2000 yılında özelleştirilmeye sunulan 16 ağın satılması yolundaki başarısızlıktan sonra (satılığa sunulmuş 16 ağdan yalnız 4 ü için teklif gelmişti) Azerbaycan enerji bakımından beş bölgeye bölündü Bakü, Nahçıvan, Kuzey (Sumgayıt), Güney (Ali-Bayramlı) ve Batı (Gence), daha sonra bu beş bölgeye ilişkin anonim şirketlerin kurulması kararı alındı. Azerbaycan da elektrik enerjisi üretimi için gerekli yakıt problemi bulunmamaktadır. Ülke, kendi ihtiyacını karşılayacak petrol ve doğal gazın verimli olarak üretimi ve elektrik enerjisine dönüştürülmesi, teknik yönden uygun bir biçimde iletilmesi ve dağıtılması, buna karşılık bedelinin tahsili ile ilgili problemlerin yaşanması da dikkate alınarak başta Bakü olmak üzere, Sumgayıt, Ali Bayramlı, Mingeçevir şehirlerinin elektrik şebekeleri, uzun süreli idare etmek üzere özel sektöre devredilmiştir. Bakü ile ilgili devir işlemi, Aralık de işletme hakkı devir ihalesinin yapılması sonucu, elektrik dağıtımının işletilmesi 7 Kasım 2001 de Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ferman ile 1 Ocak 2002 den başlamak üzere bir Türk şirketi olan Barmek Holding e verilmiştir. Bazı projelerde Azerbaycan ın enerji sektörünün yeniden yapılanmasına destek verilmiştir. Yabancı sermayedarlar bunda büyük rol oynasalar da, onların motivasyonunun petrol sektöründe olduğu gibi güçlü olmadığı görülmektedir. Mayıs de Yenikend hidroelektrik santralinin inşaatı tamamlandı. Mingeçevir de Kür nehri üzerinde olan hidroelektrik istasyonunun 41 milyon dolar değerindeki yeniden inşa projesi tamamlandıktan sonra enerji kapasitesinde önemli artış meydana geldi. Aralık-2000 de Bakü yakınlarında değeri 201 milyon dolar olan Severnaya elektrik istasyonunun inşasına başlanıldı. Buranın çalışma kapasitesini artırabilmek için Japon şirketleri Mitsui ve Mitsubishi, İsveç şirketi ABB ve Türkiye şirketi TML Borova, bu projede taşaronluk yapmaktadırlar. 104

113 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Alman KfW, Ekim-2000 de yarım-istasyonların kurulması ve teknik araçların elde edilmesi için 15 milyon dolar değerinde kredi ayırmıştır. Azerbaycan ın enerji sektörünün tümüyle yeniden yapılanması için 2.5 milyar dolara ihtiyaç olduğu tahmin edilmektedir. Japonya nın Uluslararası İşbirliği Bankası da enerji sektöründe önemli finans kaynağı olmuştur. Kurum, sektörün gelişmesi için 339 milyon dolar değerinde kredi ve Sumgayıt ta petro-kimya merkezi için blokların inşasına 100 milyon dolar değerinde kredi vermiştir. Japon Bankası, aynı zamanda Karadağ dan bölgedeki elektrik istasyonuna gaz kemerinin gelmesini de sağlamıştır. Enerji sektörünü optimize etmek için Cumhurbaşkanı Aliyev, elektrik ağlarının uzun süreçte idaresine ilişkin dört anlaşma imzalamıştır sonlarında Cumhurbaşkanı tarafından alternatif enerji kaynaklarının kullanımı na ilişkin devlet programı imzalandı. Bu doğrultuda yıllarını kapsayan Azerbaycan Cumhuriyetinin Yakıt-Enerji Kompleksinin Geliştirilmesi hakkında bir devlet programı da cumhurbaşkanı tarafından imzalanmıştır. Ev ve sanayi enerji talebini karşılamak üzere hükümet tarafından enerji arzını arttırmak amacıyla öncelikler arasında; verimsiz ve eski olan Ali Bayramlı Elektrik Santrali nin (1050 MVt) rehabilitasyonu, özel sektör tarafından orta ölçekli (100 MVt) elektrik santrallerinin inşası, küçük su ve rüzgar enerji santrallerinin inşası, yeni hidroenerji santrallerinin inşası yer almaktadır 79. Sözkonusu devlet programı çerçevesinde hedeflere ulaşılabilmesi için yaklaşık 1 milyar dolara ihtiyaç bulunmaktadır. Programa gçre ğlkede elektrik üretimi %4,5 artacaktır. Sonuçta 2015 yılında elektirk enerjisi 2004 yılı ile 79 Brief Overwiev of Business Practices, New Investment Opportunities and Legal Environment, Azerbaijan Investment Promotion and Advisory Foundation, Baku, 2005, s

114 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras mukayesede 1,7 kat artarak 38 milyar kwh olacaktır. Enerji sisteminin gücü ise 6,5 bin MVt artmış olacaktır Tarım ve Hayvancılık Tarım ve hayvancılık sektörü, petrol dışı sektörler arasında Azerbaycan ın sosyo-ekonomik gelişmesinde etkili olabilecek en önemli sektördür. Azerbaycan'daki zengin tarım alanları ve değişik iklime sahip bölgeler, geniş çeşitlilikte, kaliteli ve işlenmeye değer ürün yetiştirilmesini mümkün kılmaktadır. Azerbaycan'da yeryüzünde mevcut 11 iklimsel bölge türünün 9'u mevcuttur. Bu çeşitlilik subtropik iklimden tundra iklimine kadar uzanmaktadır. Bir sezonda birden fazla hasat elde etmek mümkündür. Ülke ikliminin çeşitliliği farklı ürünlerin üretimine imkan vermektedir. Kısaca iklimi tarımsal üretime oldukça elverişli olan Azerbaycan ın başlıca tarım ürünleri ise buğday, pamuk, tütün, çay, zeytin, sebze ve meyvedir. Ülkenin kendi kendine yetecek kadar tahıl üretim potansiyeli vardır. Arazilerin özel mülkiyeti, Sovyetlerin 1920 de Azerbaycan'ı işgal etmesi ile birlikte tarım sektöründe de sona ererken, tarım arazileri kolhoz (kollektif işletmeler) ve sovhoz (devlet işletmeleri) adı verilen devlet mülkiyeti esasına dayalı tarımsal kooperatiflerle idare edilmeye başlanmıştır. Bu dönemde, hangi ürünlerin nerede üretileceği ve bu ürünlerin hasat edildikten sonra nereye gönderileceği merkezi yönetim tarafından planlanmaktaydı. Ülkenin güney sınırında, İran'a yakın bölgede bulunan ve özellikle lahana, domates ve biber üretimi için çok elverişli olan Lenkeran yöresi, geçmişte "Tüm Birliğin Bahçesi" olarak adlandırılmaktaydı. Ayrıca, Guba, Haçmaz ve Masallı yörelerindeki kolhoz ve sovhozlarda da sebzecilik büyük bir 80 Enerji Sektorunun Veziyyetini Yaxşılaşdırmaq Üçün 1 Milyard Dollar Lazımdır, 525-ci Qezet, No:53 (1910), 23 Mart

115 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları öneme sahipti. Toplam olarak Azerbaycan, ton sebzeyi Birlik Fonu'na göndermekteydi. Tablo 18. Tarım Alanları Alanlar Toprak % si Rezervleri (bin hektar) Toplam Arazi Tarıma Elverişli Alan Sulanması Mümkün Alan Ekin Alanı Ormanlar Erozyona Uğrayan Alan Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan için pamuk endüstrisi de büyük bir öneme sahipti. 1970'ler ve 1980'lerde her yıl yaklaşık bir milyon ton civarında pamuk üretilmekteydi. Ancak, geçiş sürecinde yaşanan genel problemlerin yanı sıra, dünya piyasalarındaki pamuk fiyatlarının düşüşüne bağlı olarak pamuk üretimi oldukça büyük miktarlarda azalmıştır. Sovyet döneminde büyük bir artış gösteren tahıl üretimi 70 ve 80'li yıllarda yıllık bir milyon tona kadar çıkmıştır. Ayrıca, birim alandan elde edilen ürün miktarı da 1913 ve 1970 arasında üç kattan fazla artış göstermiştir. Sovyet yönetimi Azerbaycan'daki tahıl üretimini daha ileri seviyelere götürmek yerine şarap endüstrisi üzerinde durmayı tercih etmiştir. Azerbaycan'da üretimi azalan tarım ürünlerinden birisi de pirinçtir. Pirinç, Azerbaycan'da geleneksel olarak ve uzun yıllardır bazı güney bölgelerde ve kuzeydeki Gagavuz dağlarının eteklerinde yetiştirilmekteydi. Sovyet döneminde Birliğin diğer cumhuriyetlerinde çok fazla pirinç üretildiği gerekçesiyle Azerbaycan'da pirinç üretimi durdurulmuştur. 1970'lerde Azerbaycan tarımının özellikle şaraplık üzüm üretimi yönünde geliştirilmesi için girişimlere başlanmıştı. Yaklaşık hektar arazi şaraplık üzüm üretimine 107

116 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras açılmıştı. Bu amaçla planlan hedef; 1990'dan itibaren yıllık 3 milyon ton üzüm üretimi sağlamaktı. Sovyet rejimi zamanında yukarıda bahsedilen politikalar ışığında Azerbaycan'da rejimin gerekli gördüğü üç tarımsal üretim kolu geliştirilmişti: Pamuk, şaraplık üzüm ve sebze. Bu ürünlerin çok az bir kısmı Azerbaycan'da tutulmaktaydı. Örneğin, üretilen pamuk Rusya'ya gönderilmekteydi. Moskova Azerbaycan'ı her zaman bağımlı kılarak kendi bünyesi içerisinde tutmaya çalışmıştır. Azerbaycan her yıl Birlik Fonu ndan ortalama ton süt ve süt ürünleri ile ton et ve et ürünleri almaktaydı. Zira Azerbaycan da hayvancılığın gelişmesi için gereken hayvan yemi üretim izni Sovyet yönetimince verilmemekteydi. Bunun sonucu olarak Azerbaycan da diğer Sovyet Cumhuriyetleri ne oranla çok daha az et ve süt ürünleri tüketilmiştir. Örneğin, Sovyetler Birliği'nin ortama kişi başına düşen yıllık et tüketimi 65 kg. iken Azerbaycan'da bu oran 37 kg. civarında olmuştur 81. SSCB nin dağılması ile birlikte, sovhozlar (devlet çiftlikleri) ve kolhozlar (kollektif çiftlikler) kendiliğinden çözülmeye başlamıştır. Makroekonomik ve politik istikrarın sağlanması ile, hükümet tarımsal alanda reform çalışmalarına hız vermiştir yılında uygulamaya konulan Tarım Reformu Kanunu ve toprak reformuna yönelik hukuki düzenlemelerin (Toprak Kanunu, Mülkiyet Hakkında Kanun, Köylü İşletmelerinin Kurulması Hakkında Kanun, Sahipkarlık Hakkında Kanun v.b.) yapılması ile birlikte, sovhoz ve kolhozların sayısı azalırken, aile çiftliklerinin sayısı artmaya başlamıştır. Azerbaycan'ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra, özelleştirmenin başlamasıyla birlikte tarım arazilerinin de özel mülkiyete devredilmesini, Bağımsız 81 Azerbaycan-Türkiye Tohum Üretim ve Araştırma İşletmesi Projesi ile İlgili Görüntüler, ( ). 108

117 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Devletler Topluluğu içerisinde uygulayan tek ülke olmuştur. Kazakistan, Özbekistan ve diğer Cumhuriyetlerde ise araziler, geçici kullanım için kira ya da leasing yoluyla verilmektedir. Toprakta devlet mülkiyetinden, özel ve kollektif mülkiyete geçiş büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Azerbaycan Tarım Bakanlığı verilerine göre, bir milyonun üzerinde insan tarım arazisi sahibi olmuş ve çiftlik sayısı 'e ulaşmıştır. SSCB nin dağılmasının ardından BDT pazarını büyük oranda kaybeden ve genelde üretim güçlüğü içerisinde bulunan Azerbaycan ın tarımsal üretimi yılları arasında %48 oranında azalmıştır. Ancak daha sonra bu azalma durdurulmuştur. Azerbaycan da tarımda kendi iç yapısına uygun yeni devlet politikaları ile sektöre işlevsellik kazandırılması sonucu, Sovyet rejimi ve sonrasındaki geçiş sürecinde üretimi azalan tarım ürünleri üretiminde yeniden artış yaşanmaya başlamıştır yılında yapılan toprak reformu ile söz konusu üretim artışına geçilmiştir. Tablo:19. GSMH'da Tarım Sektörünün Yeri (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. Yapılan özelleştirmeler neticesinde, ülkede tarım ürünlerinin %99.8 i özel sektör tarafından üretilmektedir. Azerbaycan Tarım Bakanlığı, kendi iç yapısına tarıma yönelik yeni bir devlet politikası çerçevesinde işlevsellik 109

118 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kazandırmayı planlamaktadır. Bakanlık içerisindeki bu yeni reformlar, Dünya Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve EBRD gibi kuruluşlar ve diğer uluslararası finans kurumlarından alınan tavsiyeler ışığında başlatılmıştır. Ülkede Sovyet rejimi döneminde azaltılan ürünler tekrar üretim zemini kazanma aşamasındadır. Üzüm: Bir zamanlar Azerbaycan da tarımın en fazla geliştiği alanlardan biri de üzümcülük oldu. Üzümcülük ve şarapçılık ise Sovyet döneminde tarım sektöründe önemli bir yere sahip olmuştur yılına kadar ülkede 275 bin hektar üzüm bağı bulunmaktaydı. Yılda yaklaşık 2 milyon ton üzüm elde edilmekteydi. Gorbaçov döneminde alkolizm ile mücadele yapılması, Azerbaycan da 150 bin hektar üzüm bağının zarar görmesine neden olmuştur 82. Sovyet rejiminin dağılmasından sonra Azerbaycan daha çok tahıl üretimine yönelmiştir. Sözkonusu süreçte üzüm bağları da dağılmaya başladı. Tahıl üretimini artırmak için şaraplık üzüm bağlarının buğday tarlalarına çevrilmiştir SSCB döneminde, merkezi planlama stratejileri çerçevesinde, bir tarım ülkesi olarak varlığını sürdüren Azerbaycan 1993 yılında Dağlık Karabağ ile birlikte topraklarının %20 sini kaybeden ülkenin sebze, meyve ve üzüm yetiştirmeye elverişli tarımsal alanları da elden çıkmış ve bu ürünlerin üretiminde büyük ölçüde düşüş meydana gelmiştir. Satılan üzüm ve şaraptan yeterli gelir elde edilemediği için üzümcülüğe ilgi azaldı. Nihayet, ülkede sadece 7700 hektar üzüm bağı kaldı. Tarım alanlarının Ermenistan ın eline geçmesi ile birlikte sebze üretimi yarıya inmiş, üzüm üretimi ve şarap ihracatı önemli ölçüde azalmıştır. 117 üzüm işleme fabrikasından çoğu üretim dışı hale gelmiştir. Ermeniler tarafından işgal edilen arazilerin büyük kısmı verimli tarım alanlarıdır. Örneğin, Fuzuli yöresinde yıllık ton üzüm 82 E. Ehmedov - M. Hacıyev, s

119 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları üretilmekteydi. Zangilan şehri üç üzüm işleme fabrikası ve 3000 hektar üzüm bağına sahipti. Ağdam pamuğu, Gubadli ise hayvancılığı ile meşhur bölgelerdi. Ermeni işgali nedeniyle bu bölgeden göç edilmek durumunda kalındığında, yaklaşık büyükbaş hayvan da yörede bırakıldı. Üzümcülük ve şarapçılık günümüzde de tarım endüstrisinde yatırım alanlarından biri olma potansiyeline sahiptir. Son yıllarda Celilabad, Tovuz, Şemkir, Ağstafa, Kazak, Şamahı, Samuh ve diğer bölgelerde yeniden üzüm bağlarının oluşturulmasına başlanıldı. Üzümcülüğün geliştirilmesine bölgelerin kalkınmasına dair devlet programında da yer verilmiştir. Fındık: İşletmecilik imkanı olan tarım ürünlerinden biri de fındıktır. Başta Zagatala olmak üzere Bakü, Guba ve Haçmaz da üretilmektedir. Kabuklu fındığın %65 i AB ye ihraç olunmaktadır. Şekerpancarı: Üretiminin tekrar gündeme getirilmesi düşünülen bir başka ürün de şekerpancarıdır. Azerbaycan, Sovyet rejimi döneminden önce önemli miktarlarda şekerpancarı üretmekteydi. Ancak Ukrayna da bu ürünü üretmeye ve SSCB'nin tümünün ihtiyacını karşılamaya başlayınca Azerbaycan'da pancar üretimine gerek kalmamıştır. Bağımsızlıktan sonra Nahçıvan, Beylagan, Sabirabad, İmişli ve Salyan yörelerinde tekrar üretilmeye başlanmıştır. Ancak ülkede şekerpancarını işleyecek fabrika bulunmamaktadır. Şeker pancarı üretimine rağmen şeker fabrikasının yokluğu nedeniyle, şeker pancarı işlenmek üzere sınır şehri Bilasuvar'dan İran'ın Erdebil şehrine gönderilmektedir. İran pancarı işleyip, işlenmiş ürün olarak Azerbaycan'a geri göndermektedir. Bu sistem Azerbaycan ın aleyhine olduğundan dolayı ülkede şeker üretimine ilişkin bazı girişimler mevcuttur. Şeker ihtiyacı yaklaşık ton olan Azerbaycan da hem şeker pancarı üretimine hem de şeker fabrikalarına ihtiyaç duyulmaktadır. İhtiyaç doğrultusunda Azersun 111

120 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Holding bünyesinde İmişli de şeker fabrikası inşa edilmektedir. Bölgesel sosyo-ekonomik kalkınma programı çerçevesinde Nahçıvan, Şeki, Masallı ve Bilesuvar rayonlarında şeker fabrikalarının kurulması planlamıştır. Guba ve Saatli yöresindeki fabrikalar küçük paketler halinde çeşitli reçel ve marmelatlar üretmektedir. Lenkeran'daki bir başka fabrikada salça üretmektedir. Bu üç yeni fabrika ürünlerini Japonya, Rusya, Belçika ve İsviçre gibi ülkelere ihraç etmektedir. Çay: Ülkede çay üretiminin temelleri 1930 lu yıllarda, bu bitki için elverişli subtropikal iklime sahip olan Lenkeran- Astara bölgesinde atılmıştır. Çay üretimi 1960 lı yılların sonuve 1970 li yılların başında en yükse seviyeye ulaşmıştır 83. Azerbaycan'ın çay üretimi 1970'lerde ton civarında iken bu miktar geçen zaman zarfında azalarak tona kadar düşmüştür. Bu durum kısmen ülkede çalışır vaziyette çay işleme fabrikasının bulunmayışından kaynaklanmaktadır. Çay işleme fabrikalarının da özelleştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bakü'deki çay fabrikaları Türk şirketlerince satın alınmış ve çiftçiler yeniden çay üretimine başlanmıştır. Bu fabrikalarda işlenen Azerbaycan çayı Türk ve Hint çayı ile karıştırılarak satışa sunulmaktadır 84. Bölgelerin sosyo-ekonomik kalkınması ile ilgili Devlet Programı çerçevesinde ülkenin Lenkeran ve Astara nın da yer aldığı güney bölgesinde çaycılığın geliştirilmesi için bazı önlem ve teşvikler hayata geçirilmektedir. Bakımsızlıktan yararsız hale gelen çay üretim alanlarının yeniden üretim yapmaya elverişli hale getirilmesi çalışmalarına başlanmıştır. Sadece Lenkeran rayonunda 1000 hektara yakın çay sahası yeniden kullanıma elverişli hale getirilecektir. Devlet Programı na uygun olarak 2007 de Lenkeran rayonunda çaycılığın 83 E. Ehmedov - M. Hacıyev, s Azerbaycan-Türkiye Tohum Üretim ve Araştırma İşletmesi Projesi ile İlgili Görüntüler, ( ). 112

121 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları geliştirilmesinden 19 milyar Manat gelir elde edilmesi hedeflenmiştir. Tablo 20. Tarım Ürünleri Üretimi (bin ton) Yıllar Tahıl Pamuk Tütün Üzüm Çay Kaynak: ARDSK Yayınları. Lenkeran ve Astara çay fabrikalarının üretime başlaması için yeteri kadar sermaye yatırılmıştır. Güney bölgesinde çaycılığın gelişmesinde "Azersun Holding"in faaliyetleri önem arz etmektedir. Pamuk: Pamuk üretiminde geçmişten beri önemli bir yere sahip olan ülkede üretim, büyük kısmı Rusya ve Özbekistan dan gelen nitrojen gübre ve biçme makineleri gibi girdilerin eksikliği ve bunların yedek parça fiyatlarındaki artışlar nedeniyle düşmüştür. Ülkenin pamuk üretimi potansiyeli yılda 830 bin tondur. Pamuk üretiminin %70 i hammadde olarak ihraç edilmektedir. Önemli ölçüde pamuk üretilmesine rağmen, pamuk işleme tesisleri az sayıdadır. Pamuk üretimine ilişkin el ile toplama (%35 i el ile toplanmaktadır), parazitlerin yeterli kontrol edilememesi gibi sorunlar yaşanmaktadır. Aynı sorunlar tütün ve çay için de geçerlidir. 113

122 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tütün: Ülkede tütüncülük daha çok Şeki-zagatala bölgesinde gelişmiştir. Sovyet döneminin son yıllarında 62 bin metrik tona ulaşan tütün üretimi bağımsızlık sonrası dönemde önemli oranda azalma kaydetmiştir 85. Azerbaycan yabancı ülkelere tütün ihraç edememektedir. Yurtdışına tütün ihraç edilmesi için ülke arazisinde ton tütün üretilmelidir. Azerbaycan da ise yılda toplam 4 bin ton tütün yaprağı üretmek mümkündür. Ülkenin sigara üreticileri esas hammaddeyi yabancı ülkelerden getirmektedirler. Ülkede üretilen tütün yaprağının kalitesinin düşük olması ise bazı bölgelerin bu saha ile henüz yeni ilgilenmeye başlamasından kaynaklanmaktadır. Patates: Ülkede 2004 yılında, ekim alanlarının artmasına paralel olarak, bir önceki yıla göre üretim hacmi %21 in üzerinde artan patates ise başta Rusya olmak üzere komşu ülkelere ihraç edilmeye başlamıştır. Zeytin: Ülkede zeytin toplama ve değerlendirme işlemleri henüz yeterli seviyede sağlıklı şekilde yapılmamaktadır. Zeytinlerin toplanması ve işlenmesi ile ilgili işletmelerin kurulması ile ülkenin zeytin yağı talebinin de karşılanması mümkün olabilecektir. Elbette zeytinliklerin tahrip edilmesine ve ağaçların kesilmesine de engel olunması gerekmektedir. Ülkenin Kobustan, Şirvan, Muğan, Abşeron rayonlarının bazı bölgeleri zeytin üretimine uygundur. Bu bölgelerde zeytinliklerin oluşturulması halinde yıl sonra ülke zeytin üretiminde önemli bir potansiyele ulaşabilecektir. Tablo-20 de yer alan tarım ürünlerinin, son iki yıl hariç, yıldan yıla üretim düzeyinin daha çok düştüğü görülmektedir. Tablo-21 de ise üretimi artan tarım ürünleri ile ilgili bilgiler yer almaktadır yıllarını kapsayacak şekilde, beş yıl içinde patates üretimi 3 kat, sebze üretimi 2 kat, meyve üretimi %30 artmıştır. 85 E. Ehmedov - M. Hacıyev, s

123 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo 21. Tarım Ürünleri Üretimi (bin ton) Yıllar Şeker Patates Sebze Meyve Pancarı Kaynak: ARDSK Yayınları. Ülkedeki çoğu yetiştirici ve üretici açısından en büyük problem, nakit para akışının olmayışı ya da sağlanamayışıdır. Tarım Bakanlığı her yörede kredi birlikleri oluşturma amacındadır. Ancak böylelikle tarımsal girdi alımlarındaki tıkanıklık ya da yetersizlik aşılabilir. Bölgesel Kalkınma Programı ( ) çerçevesinde çiftiçilere yönelik kredi verilmeye başlanması atılan fiili adımların en önemlisidir. Azerbaycan tarım sektöründe varolan problemleri aştığında tarımsal açıdan geleceği aydınlık gözükmektedir. Çünkü Azerbaycan'ın iklim ve toprak koşulları birinci kalitede ürün yetiştirilmesini mümkün kılmaktadır. Geçiş döneminin ardından, üretim verimliliğinin artışı da mümkün olacaktır. Damızlık tohum, suni gübre, ilaç, ekipman gibi temel girdilerde ve pazara ulaşma konusunda yaşanan problemlerin aşılması durumunda, tarım sektöründe büyük bir gelişmenin yaşanması mümkündür. Nüfusun yaklaşık %40 ının istihdam edilmekte olduğu tarım sektörünün GSMH ya katkısı her geçen yıl 115

124 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras azalmaktadır. Öte yandan ülkede çalışanların ortalama aylık geliri 441 bin Manat veya 90 dolar, üretim sanayisinde çalışanların geliri 667 bin Manat, inşaat sektöründe 453 bin Manat olduğu halde, tarım sektöründe çalışanların ortalama aylık geliri 67 bin Manat tır. Bu miktar ülkedeki ortalama aylık gelir düzeyinin sadece %30 una tekabül etmektedir. Gelişmiş ülkelerde tarım ile meşgul olan bir şahıs kişiyi geçindirdiği halde Azerbaycan da kendi ailesinin geçimini ancak temin edebilmektedir. Tarım sektörünün ekonomideki ağırlığı azalırken, işgünün önemli bir kısmını istihdam etmeye devam eden tarım sektöründe bazı reform uygulamalarına devam edilmektedir. Bu kapsamda, tarımsal altyapı iyileştirilmekte, eğitim, araştırma faaliyetleri, özel sektör girişimciliği desteklenmekte, çiftçilere makine ve teçhizat yardımında bulunulmakta, Tarım Bakanlığı yeniden organize edilerek politika üretmede ve uygulamada etkinliği artırılmaya çalışılmaktadır yılından itibaren sanayide gözlenen iyileşme, tarım sektöründe 1998 yılından itibaren başlamış ve yıllarında da devam etmiştir. Bu olumlu gelişme de uluslararası kuruluşlarla işbirliğinin de önemli katkısı vardır. Ekonomik bağımsızlık ve güven açısından önem arz eden tarım sektörünün kalkındırılması amacıyla, 2001 yılından itibaren sektör toprak vergisi dışındaki vergilerden muaf tutulmuştur. Bu muafiyet bölgesel devlet programında da dikkate alınmıştır. Tarımın gelişen alanlarında ve hayvancılıkta hem üretim hem de hizmet alanları için yeni işyerleri kurulmaktadır. Tarım ve hayvancılık sektöründe yapılan reformların sonuçlarının da alınmaya başlamasıyla her yıl daha iyi sonuçlar alınmaya başlamıştır: Ancak Azerbaycan, henüz tahıl ihtiyacının %80-85 ini karşılayabilmekte, geriye kalan kısmını ise ithal etmektedir. Sebze ve meyve ise ihraç edilmektedir. 116

125 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ancak Azerbaycan ın 2002 de ilk defa buğday ihraç ettiği de (6.400 bin ton) görülmektedir. Önceki yıllarla mukayesede ülkede gerçekleştirilen reformlarla son yıllarda tarım ürünlerinde belirli artış sağlanmakla birlikte üzümcülük, çaycılık, pamukçuluk alanlarında önceki yıllara nispeten azalma olmuştur. Tarım ürünleri bütün kategoriler üzere 1995 yılı ile mukayese edildiğinde, önemli oranda artmıştır. Ancak tarım ürünleri üretiminde gelinen nokta 1990 yılı seviyesi ile aynıdır. Hayvancılık Ülke genelinde 1996 yılına kadar devlete ait hayvanların hemen hepsi (%99.8 büyükbaş, %98 küçükbaş) özel sektöre dağıtılmıştır. Kalan hayvanlar hükümet tarafından damızlık amacıyla kullanılmaktadır. Bağımsızlık sonrası ülkede kârlı alanlardan biri de büyükbaş hayvan yetiştiriciliği olmuştur. Hayvancılık ülke ihtiyacını karşılayacak şekilde gelişmiştir. Fakat 1998 yılına kadar hayvancılık sektöründe büyük düşüşler meydana gelmiştir. Ülkede geçmişle mukayese edildiğinde et ve süt ürünleri üretimi artış keydetmektedir. Bu üretimin hemen hepsi özel çiftliklerce sağlanmaktadır. Ülkede gerçekleştirilen özelleştirmenin ardından 1998 den itibaren büyükbaş hayvan yetiştiriciliği artmaktadır. Ayrıca ülkede süt ürünlerinin kalitesi de geliştirilmektedir. Azerbaycan şirketleri 15 çeşidin üzerinde süt mamulünü (yoğurt, kaşar, beyaz peynir, süt, vb.) üretmektedir. Hayvancılık ürünlerinin üretimi ile ilgili veriler ise Tablo-22 de yer almaktadır. Hem hayvancılık ürünleri üretimi hem de hayvan sayısı sürekli olarak artmaktadır yılı ile karşılaştırıldığında 2004 te tarım sektöründe toplam ürün %4.6, bitkisel üretimde %3.6 olurken hayvancılık üretiminde %6 oranında artış sağlanmıştır. 117

126 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo 22. Hayvancılık Ürünleri Üretimi Yıllar Et (bin ton) Süt (bin ton) Yumurta (milyon) Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan kırmızı et ithal etmezken, tavuk ithal etmektedir. Et ürünlerinin %24 ü ve yumurtanın %35 i ithal edilmektedir. Verilerde dikkat çeken nokta, et üretiminde 1998 yılına kadar gerilemenin ardından yeniden artış sürecine girildiğidir. Ancak henüz 1990 yılı seviyesine ulaşılamamıştır. Süt üretiminde ise 1997 yılına kadar azalmanın ardından yeniden artış sürecine girilirken, yıllarında üretiminin hem devamlı olarak artış kaydettiği hem de 1990 yılı üretim düzeyinin üzerinde olduğu görülmektedir. Yumurta üretiminin ise 1998 yılına kadar azalma kaydettiği, bu tarihten sonra ise yeniden artış göstermeye başladığı, ancak 2004 yılındaki üretimin 1990 yılı üretim düzeyinin altında kaldığı görülmektedir. Sektördeki Temel Problemler: 118

127 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ülkenin iklim şartlarının tarım ürünlerinin yıl boyunca üretimine imkan vermesine karşın, toprak alanlarının ancak %53.1 inin tarıma elverişli olması dikkat çekicidir. Analizler, ülkede her kişiye düşen ekin sahasının yıldan yıla azaldığını göstermektedir. Bir kişiye 0.20 hektar ekin sahası düşmektedir. Bazı bölgelerde, özellikle de Lenkeran, Astara, Abşeron, Nahçıvan Muhtar Cumhuriyeti nde bir kişiye düşen ekin sahası hektardır. Tarıma elverişli toprakların büyük bir kısmı rutubetsiz zonaya ait olduğundan, gelişmiş sulama sistemi uygulamadan rekabete elverişli ürün üretimi zordur. Dolayısıyla tarım sektörünün gelişmesinde sulama ve drenaj sistemleri önemli faktörlerdendir. Ancak bir yandan modern sulama teknikleri kullanılamamakta, diğer yandan da arazinin tuzluluk oranı artmakta ve erozyona maruz kalmaktadır. Özellikle Hazar ın seviyesindeki değişme arziyi tarıma elverişsiz hale getirmektedir. Yine Kür-Araz nehirleri arasında kalan topraklar da tuzlulaşarak veya su altında kalarak sektör dışı kalmaktadır. 713 kilometre uzunluğundaki Hazar kıyılarında ve zengin akarsularında balıkçılık ve ülkenin su ürünlerinin özel bir yeri vardır. Ülkede sulanması mümkün olan 3200 bin hektar sahanın ancak 1450 bin hektarı sulanabilmektedir. Hazar ın seviyesinin artması nedeniyle 1450 bin hektar sulanan ekin sahasının %47 sinden çoğu farklı derecede zarar görmüştür. Su altında kalan 1450 bin hektar sahanın 385 bin hektardan çoğu ıslah açısından yetersiz durumdadır. Sadece 2004 yılında Hazar ın su seviyesinin 8 santimetre yükseldiği hesaplanmıştır. Bu durum yaklaşık 150 bin hektar 103 bin toprak su seviyesinin yükselmesine maruz kalması demektir. Yapılan tahminlere göre sürecin bu şekilde devam etmesi durumunda hazar da su seviyesindeki yğkselme 70 santimetreye ulaşacaktır 86. Öte yandan ülkede 115 bin hektar 86 Rising Caspian Waters Pose Flood Threat, Azernews ( ). 119

128 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras civarında toprağın tuzlanma, 167 bin hektarda ise tuzlanma ile beraber su seviyesinin yükselme süreci yaşanmaktadır. Islah ve sulama sistemleri bakımından ise istifade olunan milyar m 3 suyun %67 si tarımın payına düşmektedir. Tarım sektörüne olumsuz etkiler sonucunda 150 bin hektar tütün ve pamuk, 170 bin hektar üzüm sahası zarar görerek üretim alanı dışında kalmıştır. Tarımın gelişmesini, üretim seviyesinin ve verimliliğinin yükselmesini zorlaştıran esas sebeplerden biri de son yıllarda tarım üretimindeki maddi-tekniki altyapıdaki zayıflamadır yılına oranla tarımda kullanılan traktör, biçer-döver gibi tarım makinelerin sayısında önemli azalma olmuştur. Makinelerin artık iyiden iyiye eskimesi ve bakımsız kalması nedeniyle kullanım imkanı ve verimliliği de sınırlanmaktadır. Son yıllarda toprakların üretime yönelik bilinçli kullanımında gereken hassasiyetin gösterilmemesi de tarım sektörünün en önemli problemlerinden biridir. Hayvancılıkla ilgili olarak ise temel problem, yem üretim seviyesinin düşük, maliyetinin ise yüksek olmasıdır. Yukarıda ifade edildiği gibi, halkın beslenmesi için gerekli olan gıda maddelerinin üretimi yönünde çok elverişli doğal şartlara sahiptir. Ancak iklim koşulları ve doğal ortamın elverişli olmasına rağmen; makine-ekipman yetersizliği ve eskimesi, kaliteli tohum, gübre ve zirai ilaç kullanılmaması (mesela, tarımda ihtiyaç duyulan gübrenin sadece %4-5 i karşılanabilmektedir.) gibi nedenlerle ülke potansiyeli yeterince değerlendirilememektedir Azerbaycanın İqtisadi İcmalı, Rüblük Bülleten, TASİS Avropa Ekspertiza Xidmeti, Bakı, İyul-Dekabr 1999, s.41; Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, ( ). 120

129 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Problemden çıkış yolu ziraatçilere finansal imkanların sağlanması, onlara üretimde, imalatta ve satışta devlet tarafından gereken yardımın gösterilmesidir. Elbette tarım ve hayvancılık sektörüne ilişkin problemlerin çözümünde, dünya tecrübesinde de azami derecede istifade edilmelidir 88. Sektörde Reform Çalışmaları Devlet bütçesinden tarım ve hayvancılık sektörüne ayrılan pay her geçen yıl artmaktadır. Bu artış sektörün toparlanmasında önemli faktörlerden biridir 89. Ülkede mevcut doğal kaynaklardan verimli ve sürekli olarak yararlanmak, toprak yönetiminin ve kalitesinin iyileştirmek, üretim ve imalata giderlerinin azaltmak ve üretimde verimliliği artırmak amacıyla, kırsal bölgelerde çiftçi birliklerinin oluşturulması, çiftçilere yerel danışmanlık hizmetlerinin verilmesi, mikro kredi sisteminin kurularak işlevsel hale gelmesi, altyapı-sulama-drenaj sisteminin modernizasyonu gibi adımlar hazırlanan çeşitli program ve projelerle gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır: "Azerbaycan ın altı rayonunda işletmelerin özelleştirilmesi" projesi 1996 yılında tasdik edildi ve 2003 yılı sonunda tamamlandı. Projenin değeri milyon dolardır. Projenin kreditorları Dünya Bankası ve Uluslararası Tarımın Kalkınma Fonu (IFAD)dur. Krediler söz konusu projenin gerçekleştirildiği 113 köyün her birindeki şahıslara verilmiştir. Azerbaycan da Bakanlar Kurulu kararı ile Yıllarında Tarım Sektörünün Kalkınma Programı kabul edilmiştir. Bu programın hayata geçirilmesi ve başarı ile sürdürülmesi, tarım ve hayvancılık sektöründe üretimin 88 Rovşen Quliyev, Aqrar Bazarların Tenzimlenmesi Üzre Dünya Tecrübesi, Meşveret Bülleteni, No:12(48), Mart-2002, s Son Beş İlde Kend Teserrüfatına 300 Milyon Dollar Xarici Sermaye Qoyulub, 525-ci Qezet,

130 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras gelecekte dinamik kalkınmasının temin edileceğini ifade etmeye imkan vermektedir 90. Ağustos-2004 de ise Azerbaycan hükümeti ve Dünya Bankası arasında "Ziraat Yatırımları" projesi imzalandı. Bu proje bölgelerde yaşayan nüfusun sosyo-ekonomik durumunu iyileştirmek bakımından önemlidir. Proje çerçevesinde zirai işletmelerin, mikro proje yatırımlarının kredilendirilmesine yardımı hedeflemiştir. Son yıllarda tarım bölgelerinde finansal hizmetlerin sunulmasıyla ilgili bazı çalışmalar da olmuştur. Söz konusu bölgelerde 78 yeni banka şubesinin faaliyetine izin verildi. Aynı zamanda da diğer kurumlar tarafından belirli yardımlar sağlandı. Elde olunan olumlu artış eğilimine bakmayarak tarım ürünleri üretiminin mevcut göstergeleri potansiyel imkanların seviyesinden aşağıdır. Bunun esas sebebini üretim için gerekli şartların olmaması ve üretim imkanlarından verimsiz istifade edilmesi ile ilgilidir. Hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla suni mayalanma teknolojisinden faydalanmak amacıyla hayvancılığın yapıldığı bölgelere Hollanda dan suni mayalanma araç ve gereci getirilmiştir. Hayvansal aşıların uygulanmasının yaygınlaşmaya başlaması ve hayvan ırklarını ıslah çalışmaları sonucunda canlı hayvan sayısı ve hayvansal ürünlerin üretiminde son yıllarda istikrarlı olarak artışlar gözlenmektedir. Öte yanda yönetim, devlet laboratuarlarının denetimini iyileştirerek, sınır kapılarında karantina kontrollerini güçlendirmiş, gıda güvenliğinin sağlanması ve toplumun sağlıklı gıda ihtiyacını temin için gerekli önlemler almaya başlamıştır yıllarını kapsayan Devlet Programı çerçevesinde tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik belirlenen hedefler şöyle sıralanabilir 91 : 90 Cavadov, ss İrşad Eliyev, Agrar Saheye İnvestisiya İmkanları Diyalog Azerbaycan İş Dünyası 122

131 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları -Başta Bakü ve Gence olmak üzere ülkenin büyük şehirlerinde tarım ürünlerinin toptan satış pazarlarının teşkiline yabancı sermayenin yöneltilmesi. -Azot gübresi üretecek fabrikanın inşası ve mevcut süper fosfat fabrikasının yeniden üretime başlamasına yabancı sermayenin yöneltilmesi. -Zaruri tarım makineleri ve yedek parçalarının üretimine yabancı sermayenin yöneltilmesi. -Toprak sulama ve ıslah sisteminin yeniden inşası ve bu çerçevede 11 en önemli tesisin inşasına yabancı sermayenin yöneltilmesi. -Tarım ve hayvancılık ürünleri üretimi yapan işletmelerin, özellikle köylerde küçük üretim işletmelerinin et, süt, meyve ve sebze üretim sistemlerinin inşası. -İmalat sanayisi için yardımcı materyal olan şişe, plastik v.s. üreten işletmelerin inşası. -Halkın ve gıda sanayisinin şeker talebinin karşılanması amacıyla şeker üretim fabrikalarının inşasına yabancı sermayenin yöneltilmesi. -Bölgesel zirai eğitim merkezlerinin, araştırma enstitülerinin, devlet kaliteli tohum tahıl ve damızlık hayvan üretim işletmelerinin ve bölgelerinin teknik altyapısının modernleştirilmesi ve güçlendirilmesi, bilimsel araştırmaların artırılması. -Bölgelerin sosyo-ekonomik kalkınmasına, sosyal altyapının onarımına ve yeniden inşasına sermaye sağlanması. -Yeni üzüm bağlarının teşkili ve şarap fabrikalarının inşası. -Bitki koruma ve karantina önlemlerinin yeteri kadar hayata geçirilmesi için bu alana altyapısının geliştirilmesi ve yeniden donanımı. Dergisi, Sayı:16, Ağustos-2004, s

132 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras -Veterinerlik ve hayvan sağlığı önlemlerinin arttırılması hektar toprak sahasına hizmet sunan küçük tarım hizmet işletmelerinin kurulması. -Patates nişastası üretim işletmelerinin kurulması. -Başta tavukçuluk olmak üzere hayvancılığın gelişmesinde rol oynayan yem fabrikalarının inşası için yabancı sermayenin yöneltilmesi. Genel olarak yukarıda ifade edilen ve Programda tarım ve hayvancılıkla ilgili hedefler için gerekli yatırım ortamı sağlanmaya çalışılmıştır den başlayarak bölgelerde tarım ve imalat sanayisinin gelişmesi için Maliye ve Tarım Bakanlıkları doğrudan yatırımlarla birlikte, uluslararası finans kurumlar ile işbirliğine dayanan büyük projelere daha fazla ağırlık vereceklerdir. Tarımda üretim hacminin artırılması amacıyla üretim ve imal işletmelerinin kurulması ve teknik problemlerinin çözümü dikkate alınmıştır. Bu doğrultuda tarım sektörüne makine ve teçhizat alımı için Agrolizing şirketine 100 milyar Manat kaynak ayrılmıştır. Tarım araçları, gübre ve tohumda iyileştirme ile tarımda üretim hacmini en az iki kat artırmak mümkündür. Hesaplamalara göre, 2008 yılına kadar tarım sektörünün GSMH daki payının %15 den çok olacağı beklenmektedir. Bölgesel Kalkınma Programı çerçevesinde toplamda 2008 e kadar tarım üretiminde %62.5 artış hedeflenmektedir. Balıkçılık Hazar Denizi'nin dünya piyasalarındaki önemini arttıran sektörlerden birisi de balıkçılık sektörüdür. Petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanı sıra Hazar Denizi, kaliteli ve zengin balık rezervlerine de sahip kapalı su havzasıdır. Hazar, en kıymetli balık türü olan Mersin (Nere) balığının esas vatanıdır. Mersin balığı aynı zamanda Havyar elde edilen balıktır. Hazar'da, özellikle Mersin balığı üretimi ve bu balığın ürünü olan siyah 124

133 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları havyar üretimi önemli bir ekonomik gelir olarak karşımıza çıkmaktadır. BDT ülkelerinde Hazar havzası, balık avının %55-56'sını, yiyecek balık ürünlerinin %40-42'sini, Balık konserve ürünlerinin %50'sini sağlamaktadır 92. Tablo:23. Azerbaycan'da Balık Ürünleri Üretimi (bin ton) Tablo 23. Azerbaycan da Balık Ürünleri Üretimi (bin ton) 1980'li yılların başına kadar Hazar zengin balık populasyonu ile çok ünlüydü. Özellikle Mersin balığından elde edilen siyah havyar bir zamanlar Rusya'nın batıya dışsatımının %90'ını oluşturmaktaydı. Daha önceden ton Mersin balığı çıkarılmasına karşın 1980 yılında bu rakam tona düşmüştür. Bu miktar 1994 yılında ise tona kadar azalmıştır. Volga deltasında balıkçı geçimini sadece bu işten sağlarken zamanla bu sayı balıkçıya gerilemiştir 93. Hazar ın Azerbaycan bölümünde ise Mersin balığı avı 1992 de 550 ton civarında olmasına karşın, son yıllarda bu miktar 90 ton civarındadır. 92 Nebi Nebiyev, İqtisadiyyat Cemiyyet ve Ekoloji Muhiti, Ağrıdağ Neşriyyatı, Bakı, 2000, s Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Fealiyyet Planı, Dövlet Ekologiya ve Tebietden İstifadeye Nezaret Komitesi, Bakı, 1998, ss.39-40; Altan Türker, Tükenmiş Bir Çevresel Miras Orta Asya'da Sınır Ötesi Çevre Sorunları ve Doğal Kaynakların Tahribi, Avrasya Etüdleri, C.1, S.1, İlkbahar-1995, s

134 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Son yıllarda yasak avlanma ile, daha çok küçük balıkların tutulduğu Hazar'da önemli balık türlerinin miktarı düşmüştür. Her yıl miktar %10 azalma kaydetmektedir 94. Rusya İçişleri Bakanlığı nın açıklamalarına göre 2004 te Hazar dan 500 milyon dolarlık Mersin balığ tutulmasına rağmen, resmi rakamların 40 milyon dolar olduğu görülmektedir. Bu ise sadece Rusy da illegal avlanmanın kanuni avlanmanın 10 katı olduğu anlamına gelmektedir. Bazı uluslararası kaynaklara göre ise Hazar a kıyısı olan ülkelerden batı ülkelerine yaklaşık 1 milyar dolar değerinde havyar illegal yollarla satılmaktadır. Dünya bankası nın yaptığı araştırmalara göre her yıl 1 milyon ton civarında petrol atıkları Hazar a atılmaktadır. Hazar dan dioksinle zehirlenmiş balıkların tutulması da dikkate alındığında Hazar daki kirlenmenin temel nedeninin petrol olduğu görülmektedir 'lu yıllardan başlayarak Hazar'a dökülen çayların üzerine inşa edilen hidro-teknik tesisler, Hazar kıyılarına inşa edilen sanayi ve inşaat alanları ile şehirlerin ve sanayi merkezlerinin genişlemesi, denizin hidroloji ve biyoloji rejimine olumsuz etkide bulunmuştur. Yavaş yavaş denizin atıklarla kirletilmesi, balık rezervlerinin üretimine ve kalitesine olumsuz etkide bulunmuştur. Volga ve Kür nehirlerinde kurulan sulama ve enerji amaçlı barajlar, kıymetli balıkların yumurtlama su sahalarının azalmasına yol açmıştır. Savaş sonrası yıllarda Volga nehri ve kolları üzerinde inşa edilen büyük hidro-teknik tesisler, baraklar, bentler, hidroelektrik istasyonlar, bir çok sanayi tesisleri açık denizde tüketilen petrol ve gaz, sürekli faaliyette olan deniz nakliyatı son 60 yılda Hazar'da balık avlanmasını önemli düzeyde azalmıştır. Özellikle siyah havyar üretiminin %90 nının bu havzadan elde edildiği günler geride kalmıştır. Havyar üretiminde kullanılan balık türlerinde düşüşün gerçekleşmesi 94 Azerbaycan İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1997, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, 1997, s

135 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sonucu 1950'li yıllarda Rusya, Kazakistan, İran ve Azerbaycan'ın sahip olduğu 20'yi aşkın balık fabrikasında bu tür balıklar üretilirken, Hazar Denizi'nin sularının yükselmesi sonucunda bu fabrikalar sular altında kalmış ve balık üretiminde dolayısıyla havyar üretiminde büyük düşüşler yaşanmıştır. Hatta bu husus havyar üretiminde kullanılan balık türlerinin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına sebep olmuştur arasındaki dönemde söz konusu sebeplerden dolayı sadece Volga'nın kirlenmesi ve barajlar yüzünden balık kaybı 5 milyon tonun üzerinde olmuştur. Bunun tonu havyarlarıyla meşhur mersin balığı türleridir. Azerbaycan da balıkçılık özellikle Hazar da yapılmaktadır. Hazar'ın Azerbaycan sektöründe yaklaşık 120 çeşit balık vardır ve bunlardan yedisi, tüketim ve ilaç sanayisinde kullanılan, nere balığının muhtelif türleridir. Önemli bir başka balık türü de kızıl balıktır 96. Azerbaycan'da Mersin Balığı ve havyar üretiminin idare edilmesi, üretimi, pazarlaması ve ihracat hakkı devlete ait "Azerbalık" şirketine aittir de "Caspian Fish Co.-Azerbaycan" şirketinin kurulmasından ve 2001 de "Azerbalık" adlı devlet müessesesinin kapatılmasından sonra Azerbaycan da balık avı ve ithali hızla azaldı. Ülkenin bütün balıkçılık sektörü aynı tarihten itibaren adı geçen şirketin elinde tekelleşti. Hiç bir hukuki ve fiziki şahıs bu şirketin izni olmadan balık ithal edebilememektedir. Ülkeye getirilen balık ithalatçılar tarafından "Caspian Fish"in adına resmileştirilmektedir. İthalatçılar getirdikleri balığın %20-30 unu bu şirkete satmaya mecbur edilmektedir Budaq Budaqov Yaqub Qerbli, Azerbaycan Respublikasının Fiziki Coğrafiyası, Öyretmen Neşriyyatı, Bakı, 1996, s.81; Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Faaliyet Planı, s.6. Yusuf Vezir Çemenzeminli, Tarihi Coğrafi ve İqtisadi Azerbaycan, Bakı Universiteti Neşriyyatı, Bakı, s.45; Budaqov Qerbli, s

136 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras "Caspian Fish Co.-Azerbaycan" şirketinin yerli pazardaki tekel statüsü rekabet ortamının yok olmasına neden olmakta, bu ise balık ürününün fiyatının artması ile sonuçlanmaktadır. Son iki yılda balık ürünü %40-50 pahalanmıştır. Ülkede balıkçılığın gelişmesi için gerekli ve yeterli şartların olmasına karşın nüfusun balık ve balık ürünleri ile temini minimum hacimdedir. Nüfus artışı göz önüne alındığında, balık ve balık ürünlerine mevcut talep 100 bin tondur. Ancak yılda reel olarak elde edilen balık ve balık ürünleri bu rakamın %10-20 sine tekabül etmektedir. İstatistiki veriler yıllar itibariyle avlanan balıklar arasında kıymetli balık türlerinin oranının düştüğünü göstermektedir yılından 1997 yılına kadar Azerbaycan'da balık avlanması ve deniz ürünleri üretimi yaklaşık altı kat azalmıştır yılları arasında ise balık avlanmasında genelde artış kaydedilmiştir yılına gelindiğinde balık avının 25 bin tona yaklaştığı görülmektedir yılında 10 farklı balık üretim tesislerinde milyon adet farklı türde balık yavrusu üretilerek hazar Denizi ne, Kür çaylarına ve dahili su havzalarına bırakılmıştır. Balık ve havyar üretimi için yeterli harcama yapılması durumunda ekonomiye önemli katkı sağlanmış olacaktır. Balık Üretimini Düşüren Nedenler Havyar çıkarılan balık neslinin tehlikeye girmesinde statü probleminin varlığı etken olmuştur 97. Sovyetler Birliği dağılmadan önce kaçak balık avcılığını gerek İran gerekse Sovyetler Birliği ciddi manada nezaret etmekteydi 98. Sovyet 97 Rusya, Azerbaycan ve Kazakistan arasında Hazar ın kuzey bölümüne dair paylaşım yapılmıştır. Bu paylaşım Azerbaycan ın ortaya koyduğu görüşün çok az değiştirilmiş mahiyetinde olmuştur: Hatta Rusya Hazar ın sektörel paylaşımının aleyhine idi. Sonuçta küçük bir değişiklikle Rusya da bu görüşe, yani Azerbaycan ın görüşüne gelmiştir. ABD nin Mobil petrol şirketi ise Türkmenistan-Azerbaycan arasındaki anlaşmazlık nedeniyle Kepez yatağında faaliyet göstermekten imtina etmiştir. İran ile de henüz anlaşmaya varılamamıştır. 98 Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Faaliyet Planı, s

137 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sonrası dönemde ise bu balık avı meselesinde ülkelerin ciddi anlamda bir boşluğa düştüğü görülmektedir. Bu durum hiç şüphesiz kaçak balık avcılığını da beraberinde getirmiştir. Her ne kadar Sovyet sonrası dönemde ülkeler balık avının yıllık miktarını belirleme konusunda anlaşmış görünseler de, kaçak avcılığın önü alınamamaktadır. Aynı şekilde ülkelerin ekonomik güçleriyle doğru orantılı olarak balık üretme çiftliklerinin kapasitesi ve sayısı düşmüş, bu suretle ortaya çıkan açık, kaçak avcılıkla giderilmeye çalışılmıştır. Bu da bölge ülkeleri arasındaki anlaşma gereği belirlenen miktarların korunmasını güçleştirmiştir. Hidrokarbon rezervlerinin yanı sıra biyolojik rezervler yönüyle de Hazar Azerbaycan'da ekonomik gelişme açısından büyük önem taşımaktadır. Önemli petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanı sıra Hazar, dünyanın Nere balığı ve havyar üretiminin de %90'ından fazlasını temin kaynağı olmuştur. Ancak hem kirlenme hem de fazlaca balık avı Nere balığı rezervlerinin kısa sürede ve hızlı bir şekilde azalması tehlikesini yaratmıştır 99. Ticari önemi olan balık populasyonunun özellikle yapılan üretim faaliyetleri sonucu büyük zarara uğradığı görülmektedir. 1950'li yıllardan başlayarak Hazar'a akan nehirlerin üzerinde su ve elektrik santrallerinin inşa edilmesi Mersin balıklarının üreme yerlerine büyük zarar verirken Hazar'ın seviyesinin artması da Mersin balıklarının üretim yerlerinin su altında kalmasına neden olmuştur. Sonuçta Mersin balıklarının avı önemli oranda azalmıştır. Ayrıca daha kıymetli bir balık çeşidi olan Hazar Kızıl balığının yıllık avı da azalmıştır. Ticari önemi olan diğer balık çeşitlerinde Hazar'ın Yılan balığı, Şemayı ve Ağgöz ise hemen hemen yok olmuştur. Hazar Denizi'nden elde edilebilecek biyolojik servetlerinin, özellikle balık rezervlerinin arttırılması ise 99 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1999, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, 1999, ss

138 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ancak kıyı devletlerinin birlikte çalışmaları ile mümkün olabilecektir 100. Ayrıca bölgede son dönemde ortaya çıkan yiyecek sıkıntısı karşısında özellikle ihracata yönelik olarak deniz ürünlerinin böyle bir potansiyele sahip olması karşısında bölge devletlerinin bu sorunu birlikte ele almaları kaçınılmaz hale gelmiştir 101. Kirliliğe karşı gerekli önlemlerin alınmaması durumunda Hazar birçok biyolojik kaynaklardan yoksun kalacaktır. Sonuçta en çok kirlenmeye maruz kalan bölgeler olarak Azerbaycan ve Türkmenistan kıyılarında gelecek 15 yıl içerisinde denizin 50 metre derinliğinde balık tutulması önemini kaybedecek ve denizin 30 bin km 2 alanı balık üretimi açısından yoksun kalacaktır 102. Öncelikle zararlı dışsal ekonomiyi gidererek balık üretiminin arttırılması için petrol ve doğal gaz çıkarma sanayisinde, Hazar havzasında ve kıyısında yer alan diğer sanayi tesislerinde daha az atıklı bir arıtma sistemi teknolojisi kullanması gerekmektedir. Ayrıca Hazar kıyısı şehirlerinde ve havzasında yaşayan 150 milyonu aşkın nüfusun atıklarının arıtılması, denizde yüzen tankerlerin, yolcu gemilerinin, petrol ve doğal gaz taşıyan gemilerin denize bıraktıkları atıkların ve petrol ile karışık atıkların zararsız hale getirilmesi gerekmektedir 103. Son yıllarda Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşlarının ve yabancı müteşebbislerin desteği ile gerçekleştirilen projelerle balık üretimi ve işleme potansiyeli arttırılmaya çalışılmaktadır. Mesela sadece 2004 yılında, Doğal Kaynaklar ve Ekoloji Bakanlığı na ait Neftçala ve Ali 100 Nebiyev, ss Nebiyev, s P. Memmedov, Xezerin Ekoloji Problemlerinin Hellinde Ölkelerarası Emekdaşlığın Ehemmiyeti, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, (Ed. Ziyad Semedzade), Azerbaycan Elmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s Nebiyev, s

139 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Bayramlı balık üretim tesislerinden Hazar a 15.5 milyon adet yavru Mersin balığı bırakılmıştır. Arıcılık Ülkede en yaygın arıcılık ürünü baldır. Halbuki, polen, arı sütü, mum, çiçek tozu gibi ürünlerin üretimi de mümkündür. Arıları muhafaza metotları ve arı üretim teknolojisi de ülkede aşağı seviyededir. Ülkenin bala olan talebinin yerli üretimle karşılanması için arıcılık ürünlerinin üretimini şimdiki üretim ile mukayesede 8 defa arttırmak gerekir. Bu artışa, ülkenin tabii iklim şartları, zengin bitki örtüsü ve arı türleri imkan vermektedir. Üstelik diğer sektörler ile mukayese edildiğinde arıcılığın kalkınmasına lazım olan finansal kaynak, finansal desteğin geri ödemesi ve, iş imkanları daha uygundur. Bölgelerin sosyo-ekonomik kalkınması ile bağlı devlet programında arıcılık sahasının kalkınmasına özel önem verilmektedir. Bu doğrultuda arıcılık yapan ailelerin sayısının 5 kat arttırılması hedeflenmektedir Hizmetler Hizmetler sektörünün GSMH içindeki payı 1998 de %52.4, 1999 da %48.0, 2000 de %41.7, 2001 de %40.8, 2004 te ise yaklaşık %37 olarak gerçekleşmiştir. Aşağıda hizmetler sektörü içinde yer alan önemli alt sektörlere yer verilecektir Eğitim Geçim standartlarının aşağı düşmesi ve savaş ortamına bağlı olarak 1990 lı yılların başlarında eğitim seviyesinde gerileme yaşandı. Dolayısıyla eğitim seviyesi yüksek olmakla birlikte geçiş sürecinin ekonomik şartları, eğitim seviyesinin gelişmesine olumsuz etkide bulunmuştur. Eğitimdeki bu olumsuz tablo, bağımsızlığın onuncu yılının ikinci yarısına 131

140 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kadar devam etmiştir. Bu tarihten sonra ise eğitim seviyesi yükselmeye başlamıştır. Azerbaycan da 1781 ilkokul ve 4546 ortaokul faaliyet göstermektedir. Devlet eğitim-öğretim sisteminde 109 teknik meslek okulu ve lisesi, 55 meslek yüksek okulu (teknikum) ve 26 üniversite faaliyet göstermektedir ve 1991 yıllarında büyük miktarda eğitim kurumu hizmete sunulmuştur yılları arasında ise çok az sayıda eğitim kurumu hizmete verilmiştir yılları arasında inşa edilen eğitim kurumlarının sayısı ise 257 dir. Eğitim-öğretim kurumlarında 1 milyon 700 bin öğrenci ilk ve orta, 200 bin öğrenci ise yüksek öğrenim kurumlarında eğitim almaktadır. Öğrencilerin eğitimi ve öğretimi ile 213 bin eğitimci ilgilenmektedir. Eğitimcilerin bini ilk ve orta öğretim kurumlarında çalışmaktadırlar. Azerbaycan da eğitim sisteminin, dünya eğitim sistemi ile entegrasyonunu sağlamak amacıyla, dünyanın gelişmiş 40 a yakın ülkesinde 3000 den fazla Azerbaycan genci eğitim almaktadır. Öte yandan, dünyanın 50 ye yakın ülkesinden ise yaklaşık 2000 kişi Azerbaycan da eğitim almaktadır 104. Eğitim sektöründe özel sektörün payı ise gittikçe artmaktadır. Özel eğitim kurumlarında daha çok serbest piyasa ekonomisinde ihtiyaç duyulan alanlarda eğitim verilmektedir. Örneğin, özel yüksek öğretim kurumlarında eğitim alan öğrencilerin %25 i iktisat, %18 i hukuk fakültelerinde okumaktadırlar. Özel eğitim kurumları içerisinde Çağ Öğretim İşletmeleri nin açmış olduğu eğitim kurumlarının ise eğitim sektörüne önemli katkısı olmaktadır. Azerbaycan bağımsızlığına kavuşmasının ardından Çağ Öğretim Şirketi vasıtasıyla 1992 de Türkiyeli işadamları 104 Misir Merdanov, Heyder Eliyev ve Azerbaycan Tehsili, Azerbaycan Müellimi Qezeti, Mart 2003, s.3.

141 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları gönüllü olarak Azerbaycan da eğitim hizmetlerini başlatmışlardır. Çağ Öğretim İşletmeleri bünyesinde; bir üniversite (Qafqaz Üniversitesi), 10 lise (Azerbaycan-Türk Özel Liseleri), 2 ilköğretim okulu (Kafkas İlköğretim), 10 üniversiteye hazırlık kursu (Araz Kursu) ve 2 üniversite öğrenci yurdu olmak üzere toplam 25 kurum bulunmaktadır. Kurumlarda toplam 6000 den fazla öğrenci ve 850 civarında eğitimci bulunmaktadır. Çağ Öğretim İşletmeleri nden 2600 ün üzerinde mezun olan lise öğrencisi, Azerbaycan ın yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Avrupa ülkeleri ve Türkiye başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde yüksek öğrenimlerine devam etmektedirler. Lise öğrencileri katıldıkları uluslararası bilim olimpiyatlarında toplam 116 madalya alarak önemli başarılara imza atmışlardır. Qafqaz Üniversitesi nden mezun olan yaklaşık 1000 kişi ise ya Azerbaycan da önemli kamu ve özel işletmelerde çalışmakta ya da Azerbaycan, Türkiye Avrupa ülkeleri veya ABD de yüksek lisans veya doktora eğitimlerine devam etmektedirler. Mezunlarının çalıştıkları kamu ve özel sektöre ait işletmelerde, serbest piyasa ekonomisinin gereklerine uygun bir performans göstermeleri, Çağ Öğretim İşletmeleri ni, yeniden yapılanma sürecindeki eğitim sektörüne örnek kurumlar olma konumuna getirmiştir. Çağ Öğretim İşletmeleri nin yanı sıra orta öğrenimde ve yüksek öğrenimde hizmet veren özel eğitim kurumları da yer almaktadır. Ancak bazı özel yüksek öğretim kurumlarının eğitim seviyesinin düşük olması ise, bu kurumların eğitimine son verilmesi ile neticelenmiştir. 105 Azerbaycan da Qafqaz 105 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, ss

142 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Üniversitesi ile birlikte 15 özel üniversite faaliyet göstermektedir 106. Eğitim alanında bazı reformlar yapılmasına karşın, çok önemli bazı problemler varlığını henüz devam ettirmektedir: Dağlık Karabağ dan göç edenlerin eğitim problemleri çözüme kavuşturulamamaktadır. Karabağ dan göç eden ailelerin çocukları 695 okulda eğitim almaktadırlar. Bu okullardan bir kısmı çadır kentlerde ve evlerde eğitim hizmeti vermektedir. Söz konusu okullarda yaklaşık 90 bin öğrenci eğitim almaktadır 107. Ekonomik problemler, eğitimin niteliğini düşürecek şekilde, eğitimi devamlı olarak olumsuz etkilemektedir. Eğitim kurumlarının teknik donanımının yetersizliği de önemli bir problem olarak çözüm beklemektedir. Eğitim çağındaki öğrenci sayısının yıldan yıla artması ise ülkede yeni bir problem olarak okul yetersizliğinin meydana çıkmasına neden oldu. Artık söz konusu problem sadece ücra bölgelerde değil, başkentte de kendini göstermektedir. Şehirdeki bir çok okul normalden çok öğrenci kabul etmek mecburiyetinde kalmaktadır yılı bütçesinde eğitime ayrılan kaynaklar 300 milyon dolar civarındadır. Bu oran Japonya daki bir üniversitenin bütçesinden 2,5 defa daha azdır. Eğitime, sağlığa, savunmaya ve diğer alanlara ayrılan harcamalar ilgili sektörün minimum ihtiyacından 2-3 kat azdır. Eğitime GSMH nın %2 sinden daha az kaynak ayrılması, bu alanda ciddi problemler yaratmaktadır. Devlet harcamaları içinde eğitime ayrılan pay %3-4 civarında olmuştur. Bu oran da eğitime devlet bütçesinden ayrılan payın hem az olduğunu, hem de azalma eğiliminde olduğunu göstermektedir. 106 Merdanov, ss.2-3. Ayrıca, eğitim kurumları hakkında geniş istatistiki bilgi için bkz Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Neşriyyatı, Bakı, 2002, ss

143 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yıllarını kapsayan 5 yıl içerisinde 149 yeni eğitim kurumunun yapılması planlaştırılmıştır. Ayrıca Azerbaycan da Yoksulluğun Azaltılması ve İktisadi Kalkınma Programı çerçevesinde 28 yeni eğitim kurumunun inşası ve 200 eğitim kurumunun tamiri planlanmıştır. Bununla birlikte Devlet Petrol Fonu ndan Karabağ dan göçe maruz kalanlara yardım çerçevesinde 13 yeni eğitim kurumunun yapılması da planlanmıştır. Böylece gelecek beş yıllık süre içerisinde 190 yeni eğitim kurumunun yapılması, tamir ve ek bina ile birlikte toplamda 1050 eğitim kurumunda normal şartlarda bir eğitim imkanı sağlanması planlanmıştır 108. Öte andan ülkede 1047 öğrenciye sadece 1 bilgisayar düşmektedir yılında her 33 öğrenciye bir bilgisayar düşecek şekilde, yıllarında Azerbaycan ın tüm eğitim müesseselerinin bilgisayarla donatılması hakkında program planlanmıştır. Ülkede güçlü bir bilimsel potansiyele sahip olunmasına karşın, bu potansiyelden faydalanılamamaktadır. Zira milli gelirden bilimsel araştırmalara ayrılan payın dünya ortalamasının bir hayli aşağısında kaldığı görülmektedir. Bilimsel araştırmalar için milli gelirden ayrılan payın dünya ortalaması %2.2 olmasına karşın, bu oran Azerbaycan da %0.2 dir. Bu oranın zamanla azalma eğiliminde olduğu da görülmektedir. Zira bu oran 1990 da %0.5 olarak gerçekleşmiştir. Bilimsel araştırma yapanların sayısı (her 100 bin kişiye 2791) ise dünya ortalamasının (her 100 bin kişiye 959) üzerindedir 110. Bu durum bilimsel araştırma yapan uzmanların gelir düzeyinin düşük olduğuna ve teknik donanımlarının yetersiz olduğuna işaret etmektedir. Sonuçta yapılan araştırmaların verimliliği de düşük olmaktadır. 108 Azerbaycan Tehsil Nazirliğinin Beyenatı, Azerbaycan Zaman Qezeti, Mart 2003, s.2; Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Neşriyyatı, Bakı, 2003, s Ülke genelinde ise her 1000 kişiden inin bilgisayarı bulunmaktadır. 110 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, ss

144 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Dolayısıyla eğitim ve bilimsel araştırmaların gelişmesi bir ülkenin stratejik kalkınma yönlerinden biri olmalıdır yılından başlamak üzere 10 yıllık süreyi kapsayan ikinci reform programı çerçevesinde Dünya Bankası, Azerbaycan eğitim alanına 63 milyon dolar kredi verecektir. Bu program üç aşamada finanse edilecektir. İlk aşama 4 yılı kapsamaktadır. Dünya Bankası bu dönemde 18 milyon dolar kredi verecektir. Diğer iki aşama üçer yılı kapsamaktadır. Dünya Bankası ikinci dönemde 20 milyon dolar, üçüncü aşamada ise 25 milyon dolar kredi verecektir 111. Bütçe ve bütçe-dışı kaynakların kullanılmasında verimliliğin arttırılması, yapısal değişikliklerin gerçekleştirilmesi için yıllarında 98.3 milyar Manat ın sektöre yöneltilmesi planlanmıştır. Bunun 19.5 milyar Manat ı devlet bütçesinden, 78.8 milyar Manat ı Dünya Bankası (DB) kredisi (18 milyon doları) olarak karşılanacaktır. Devlet bütçesinden ortaokul öğrencilerinin ücretsiz ders kitapları ile temin edilmesi için 99.5 milyar Manat, eğitim programlarının geliştirilmesi için 1.1 milyar Manat, yeni teknolojilerin tatbiki ile eğitim sisteminin yenileştirilmesi için 2 milyar Manat, kütüphane şebekesinin geliştirilmesi ve kütüphane fonunun yenileştirilmesi için 5.3 milyar Manat kaynak harcanacaktır. Devlet tarafından yurtdışında okuyan Azerbaycan vatandaşlarının harcamaları için yıllarında 19.1 milyar Manat ın harcanması planlanmıştır. Ayrıca program, eğitim sektöründe çalışanların sosyal statüsünün yükseltilmesini ve emekli maaşlarının iyileştirilmesini göz önünde tutmaktadır. Hükümet tarafından hazırlanan ve yıllarını kapsayan eğitimde kalkınma programında Azerbaycan ın eğitim sisteminin problemleri ve çözüm yolları genel olarak değerlendirilmiştir. 111 Dünya Bankı Tehsilin İnkişafına 63 Milyon Dollar Kredit Ayıracaq, 525-ci Qezet,

145 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Programda başlıca problemler arasında ilk ve orta okullarda eğitim seviyesinin aşağı olması, zayıf maddi-teknik altyapı, köylerde öğretmen yetersizliği, sınıfların ve ders araçgereçlerinin yetersizliği, ders programlarının piyasa ekonomisinin taleplerine uygun olmaması, eğitim sisteminin ve emek piyasasının sağlıksız gelişimi, gençlerin aşağı seviyede teknik ve mesleki eğitimi alması gibi sorunlar yer almaktadır. Problemlerin çözümü için programda somut önlemler göz önünde tutulmuştur. Hedeflerin gerçekleştirilmesi için 4 yıl içinde milyar Manat (123 milyon dolara yakın) finansal kaynağın eğitim sektörüne yöneltilmesi planlaştırılmaktadır. Bu kaynakların yarısından çoğu, yaklaşık 382 milyar Manat ı eğitimin maddi-teknik altyapısının güçlendirilmesine harcanması düşünülmektedir. Bunun milyar Manat ı devlet bütçesinden, milyar Manat ı bütçe-dışı gelirlerden temin edilecektir Sağlık Sovyetler Birliği sisteminin başarısı olarak değerlendirilebilecek şekilde Azerbaycan a, o günün şartlarında gelişmiş bir sağlık sistemi miras kalmıştı. Ancak, bir yandan bu sektöre bütçeden gerekli payın ayrılmaması, diğer yanda ise halkın gelir seviyesinin düşmesi nedeniyle, sağlık hizmetleri günümüzde tatmin edici değildir. Azerbaycan da faaliyet gösteren sağlık kurumları, çağdaş taleplere cevap verememekte, bir çoğu bina ve teçhizat yönüyle eski ve yararsızdır. Sağlık harcamalarının milli gelirden aldığı pay %1 civarında olmuştur. Bu da sağlık harcamaları için ayrılan payın yetersiz olduğunu göstermektedir. 137

146 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo 24. Sağlık Verileri Yıllar Hastane Poliklinik Doktor Sağlık Memuru Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan genelinde, her 10 bin kişiye düşen doktor sayısı 37.5, sağlık memur sayısı 72.6, hastane yataklarının sayısı yaklaşık 82 dir. Bu sayı sadece Bakü için hesaplandığında, genel ortalamanın üzerinde olduğu görülecektir. Bakü de her kişiye düşen doktor sayısı yaklaşık 85, sağlık memur sayısı 110, hastane yataklarının sayısı 115 dir. Bu durum sağlık hizmetlerinin Bakü dışında daha da yetersiz olduğunu göstermektedir. Sağlık hizmetlerinin yetersizliği, bazı hastalıkların yıldan yıla sayısının artmasına neden olmaktadır. Kayda alınan hastalıklar arasında en fazla görülen hastalıklar başta üst solunum yolları olmak üzere, solunum yolları, sindirim sistemi, sinir sistemi, kulak burun boğaz hastalıklarıdır 112. Hastanelerde resmi ve gayri resmi paralı hizmete geçilmesi, yeterli ilaç, teknik donanım ve finans kaynakların olmaması, hizmet ve ilaç fiyatlarının yüksekliği gibi nedenler halkın sağlık hizmetlerinden faydalanma düzeyini düşürmüştür. Açılan özel yeni sağlık merkezlerinin ise, sağlık hizmetinin kalitesinin artmasında önemli rolü olmaktadır. 112 Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, ss

147 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Sağlık sektöründe bir çok problem olmasına rağmen, ekonomik kalkınma ve gelir düzeyinin atması ile birlikte bu problemlerin de azalma sürecine girdiği görülmektedir. Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Kalkınması Hakkında Devlet Programı nda 21 yeni sağlık müessesesinin inşası göz önünde tutulmuştur Turizm Ülkede turizm sektörü için gerekli iklim, doğal güzellikler, tarihi ve arkeolojik eser potansiyeli kısaca doğal, tarihsel ve kültürel servetler mevcuttur. Azerbaycan da doğal imkanlar arasında 11 iklim kuşağından 9 unun varlığı, Hazar Denizi nin sahilleri, Haçmaz-Lenkeran-Astara bölgesindeki ormanlık alanlar ve tedavi amacıyla da faydalanılabilecek potansiyeldeki kaynak suları dikkat çekmektedir 113. İklim şartlarının elverişli olması dolayısıyla ülke, Sovyetler Birliği döneminde önemli oranda turist çekmekteydi. Söz konusu dönemdeki oteller ve plajlar bunu göstermektedir. Azerbaycan da turizm sektörünü oluşturan alanlar aşağıdaki alt başlıklar altında toplanabilir; Tatil Turizmi: Özellikle yaz aylarında tatil yapmaya en uygun bölgeler Zagatala, Şeki, Guba, Gence, Kazak ve Lenkeran dır. Yayla ve Dağ Turizmi: Azerbaycan da yayla ve dağ turizmi için elverişli yöreler; Zagatala meşelikleri, Şeki Gelesen Göresen Galası, Başdaşagıl, Guba Meşelikleri, İsmayıllı, Lahıç, Gebele, Ağdaş ormanları, Gence, Hacıkent, Göygöl olarak sıralanabilir. Kaplıca ve Sağlık Turizmi: Azerbaycan içme ve tedavi amaçlı mineral su kaynakları ile zengindir. Ülkede 200 milyon 113 Bkz. Z. N. Eminov, Azerbaycan Fiziki ve İqtisadi Coğrafiyası, Azerbaycan Coğrafiya İnstitutu Neşriyyatı, Bakı, 2000, ss

148 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras litre su veren 2000 civarında mineral su kaynağı bulunmaktadır 114. Öte yandan Naftalan denilen ve dünyada sadece Azerbaycan da bulunan petrol karışımlı çamursu bir madde başta sinir sistemi olmak üzere deri, cilt, kadın hastalıkları vb. bir çok hastalığa iyi gelmektedir. Azerbaycan da tedavi nitelikli sanatoryumların çoğu Abşeron Yarımadası nda yerleşmektedir. Plaj Turizmi: Doğusu Hazar Denizi tarafından kaplı olan Azerbaycan plaj turizmi açısından da elverişlidir. Bilgeh ve civarı kilometrelerce uzanan plajlara sahiptir. Av Turizmi: Evcil ve yabani olmak üzere Azerbaycan da toplam 97 çeşit memeli hayvan, 346 çeşit kuş ve 95 çeşit balık bulunmaktadır. Farklı bölgelerinin av turizmine elverişli olduğu ülkede av tüfeği kullanmak ruhsata tabidir. Aynı zamanda her tüfek sahibinin av derneğine üye olmasu mecburidir. Kültür Turizmi: Azerbaycan çok zengin bir kültür ve tarih hazinesine sahiptir. Ülkedeki eski anıt, mezar, türbe, bina ve diğer tarihi eserleri korumak, restore etmek için çeşitli kurumlar kurulmuştur. Tabii zenginlikleri dolayısıyla turizmin Guba-Haçmaz, Astara-Lenkeran, Şeki-Zagatala, Gence-Hanlar, Şemkir- İsmayıllı, Siyezen-Hızı bölgelerinde gelişmesi daha uygundur. Gelen turist sayısı dikkate alındığında gelişmiş ülkelerden çok az sayıda turistin geldiği, BDT ülkelerinden gelen tursitlerin ağırlıkta olduğu görülmektedir. Aslında ülkeye gelen turist sayısı açıklanan istatistiki verilerde yer alan rakamdan çok yüksektir. Açıklamalara göre kayıt sistemindeki problem nedeniyle veriler gerçeği yansıtmamaktadır. Alınan yeni önlemler ve kararlarla bu problem çözülmeye çalışılmaktadır. 114 Ehmedov - Hacıyev, s

149 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo:25. Ülkeye Gelen Turist Sayısı (bin kişi) Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan da iç turizm açısından gelir düzeyinin düşük olması, dış turizm açısından ise, ülkenin yurt dışında tanıtımının yeterli olmaması, aksine Karabağ problemi nedeniyle Ermenistan ile arasındaki uyuşmazlığın tehlikeli bir bölge gibi algılanması önemli olumsuz etkenlerdir. Uzun süre turizm sektörüne ait tek bir devlet politikasının ve programının olmaması da turizm sektörünün gelişmemesinde etkili olmuştur. Azerbaycan ın turizm açısından en elverişli bölgelerinden biri olan Karabağ ın işgal altında olması, turizm sektörü açısından en önemli kayıpların başında gelmektedir. İşgal sonrası, Karabağ daki turizmi olumsuz etkileyecek şekilde Ermeniler tarafından bölgenin ekolojik dengesine önemli zararlar verilmektedirler 115. Bütçeden sektörün gelişimi amacıyla ayrılan pay her geçen yıl bir önceki yıla göre fazla olmakla birlikte, sektörün arzu edilen gelişme trendini yakalayabilmesi için yeterli değildir. 115 R. Abbasov, s

150 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan da turizm sektörünün gelişmesini engelleyen diğer nedenler şöyle sıralanabilir: - Dinlenme tesislerinde şartların gerekli seviyede olmaması - Turistik alanlara giden yolların ulaşım açısından elverişsiz olması, - Turistlerin kalabilecekleri otellerin elverişli sağlık şartlarına sahip olmaması, - Ülkenin 10 yıldan uzun süredir Ermenistan ile olan savaşın etkisi altında olması Azerbaycan, 1994 yılından bu yana turizm alanında çeşitli ülkelerle birçok işbirliği anlaşması imzalamıştır. Azerbaycan Gençlik, Spor ve Turizm Bakanlığı tarafından, Uluslararası Turizm Teşkilatına üye olduğu 27 Eylül 2001 tarihinden sonra, turizm sektörünün geliştirilmesi amacıyla, uluslararası kurumların finansal destek ve diğer ülkelerde faaliyet gösteren turizm şirketlerinin Azerbaycan a yatırım yapmalarını teşvik amacıyla özel yatırım programı hazırlanmıştır. Hazırlanan dokümanlarla, ülkenin turizm sektörünün gelişmesi açısından hem tanıtımı yapılmaya hem de sektöre yönelik yatırımların yapılması teşvik edilmeye çalışılmaktadır. Turizm sektörü için gerekli kadroların yetiştirilmesi amacıyla da yüksek öğretim düzeyinde bazı çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca sektörde çalışanların mesleki gelişimlerinin sağlanması amacıyla, başta Türkiye olmak üzere bazı ülkelerin turistik bölgelerinde mesleki eğitim kursları almaları sağlanmaktadır. 116 Yeni oluşturulan Guba-Haçmaz, Şeki-Zagatala, Lenkeran-Astara ve Tovuz-Kazak turizm yollarını çağdaş standartlara ulaştırmak amacıyla, Azerbaycan Turizm 116 R. Abbasov, Azerbaycan Turizm Üçüm Ehemmiyetli Bölgedir, Herbi And Qezeti, 1-15 Aprel, 2003, s.2; Ebülfez Garayev, Azerbaycan Bu Gün Uluslararası Olimpiyat Oyunlarına Başarılı İmza Atan Devletler Sırasındadır, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Mart-2003, s

151 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Bakanlığı tarafından, uluslararası turizm şirketlerine değeri 100 bin dolar - 50 milyon dolar arasında değişen projeler takdim edilmiştir 117. Öte yandan 27 Ağustos 2002 tarih ve 1029 sayılı serencam ile " dönemi için turizmin kalkınmasına dair Devlet Programı" tasdik edilmiştir. Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev in imzaladığı ferman ile turizm faaliyetleri ile meşgul olan şirketleri için verilen lisans süresi iki yıldan beş yıla çıkarılmıştır. Devlet rüsumu 8 milyon Manat tan 2 milyon 750 bin Manat a düşürülmüştür. Sonuçta turizm sektöründeki şirketlerin sayısı artarak 130 a ulaşmıştır. Ülke genelinde 87 otel faaliyet göstermektedir. Otellerde hizmet kalitesinin yükseltilmesi için çalışmalar yapılmaktadır 118. Ayrıca Azerbaycan da 30 civarında yeni turistik otel inşa edilmektedir, 7 bölgede turizm-enformasyon merkezleri oluşturulmuştur. Turistler için giriş vizesinin miktarı ise 40 dolardan 20 dolara indirilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ise havaalanları ve sınır kapılarından 10 dolar karşılığında bir aylık giriş ve ülkede ikamet etmek üzere vize alabilmektedir. Turizm sektörünün yıldan yıla gelişmekte olduğu görülmektedir. Mesela sadece 2003 de otel ve motellerin faaliyetinden elde edilen gelir 208 milyar 214 milyon 400 bin Manat olmuştur yılında 74 şirkete lisans verilmiş ve bundan devlet bütçesine 203 milyon 500 bin Manat gelir elde edilmiştir yılında turizm sektöründeki artış %33 tür. Ülkeye gelen turist sayısı her yıl yaklaşık %20-30 artış kaydetmektedir yıllarında toplam 52 yeni turizm binası kullanıma sunulmuştur ci Qezet, E. Garayev, s

152 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yıllarını kapsayan bölgesel kalkınma programında geliştirilmesi birinci öncelikli hedefler arasında yer alan turizm sektörü ile ilgili olarak, bölgelerde ekoturizmin gelişmesi amacıyla hazırlanan projeler ve iş planları, bu alana ilgi gösteren yabancı yatırımcılara takdim edilmiştir. Çeşitli program ve proje ve kültürel organizasyonlarla Azerbaycan; turizmin bir çekim bölgesi olabilecek, altyapının düzenlenmesiyle geniş bir turizm potansiyeline sahip olacaktır. Henüz yeterince tanınmayan ve turizm yatırımcılarını bekleyen Guba, Nabran, Şeki, İsmayıllı gibi şehirler ve bölgelerdeki doğal güzelliklerin yanı sıra, hemen her caddesinde yer alan kültür ve sanat merkezleriyle Bakü gelişmekte olan turizm sektöründe vazgeçilmez yer alacaktır Finans Aşağıda finans sektörü bankacılık, sigortacılık ve menkul kıymetler borsası alt başlıkları altında incelenecektir Bankacılık Yeni bir sisteme geçme çalışmaları sürdürülen ülkede aynı zamanda başta bankacılık olmak üzere, yeni bir mali sistem kuruluşu da sürdürülmektedir. Ülkede Merkez Bankası (Milli Bank), sermayesi devlete ait olan bankalar, özel sermayeli yerel bankalar ve yabancı sermayeli bankalar faaliyet göstermektedir. Sermayesinin tamamı devlete ait bir tüzel kişiliğe sahip olan Merkez Bankası, mali piyasalar üzerinde çok sert bir denetim sürdürmektedir. Azerbaycan da bankacılık sisteminin gelişim süreci üç aşamaya bölünebilir. Birinci aşama olarak yılları 119 Nazif Şahin, Turizm ve Kültürel Değerlerimiz, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Sayı:15, Bakü, Şubat-2004, s

153 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları arasında Merkez Bankası sistemi teşekkül ettirilmiştir yıllarında hiper-enflasyon şartlarında istikrarsız bir ortamda bankacılık sistemi gelişmiştir ve sonrasında ise makroekonomik istikrar ortamında bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılarak gelişimi sağlanmaya çalışılmıştır 120. Azerbaycan da bankacılık sisteminin hukuki esasları Azerbaycan Cumhuriyeti nin Ekonomik Bağımsızlığının Esasları hakkında 25 Mayıs 1991 tarihli Anayasa Kanunu nun Banka sistemi ve para tedavülü adlı 14.cü maddesi ile atılmıştır 121. Bu madde ile Azerbaycan da bağımsız banka sisteminin ve ulusal para biriminin hukuki temelleri, Merkez Bankası nın statü ve yetkileri belirlenmiştir. Merkez Bankası 11 Şubat 1992 de kurulmuştur 122. Bankacılık ve Merkez Bankası konusundaki düzenlemelerle ilgili olarak 7 Ağustos 1992'de "Merkez Bankası Hakkındaki Kanun" ile "Bankalar ve Bankaların Faaliyetleri Hakkındaki Kanun" arka arkaya yürürlüğe girmiştir. Aralık-1992 de Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Bankı nın Nizamnamesi kabul edildi. Ülkede Merkez Bankası ve diğer bankalardan oluşan bir bankacılık sisteminin kurulması amaçlanmıştır: Para ve bankacılık sektöründe politikaları belirleme, denetim ve kontrol yetkisi Merkez Bankasına aittir. Bankacılık kanunu modern anlamdaki tüm bankacılık işlemlerini kapsamına almaktadır, fakat ekonominin tam anlamıyla serbest pazar sistemine geçememiş olması ve banka sisteminin de modern anlamıyla yerleşmemiş olması nedenleriyle hedeflenenler gerçekleştirilememektedir. Serbest piyasa ekonomisine geçişin ilk yıllarında Azerbaycan da, banka sisteminin oluşmamasından dolayı, bankalar üzerinde güçlü bir kontrol ve denetim olmadı. Hukuki boşlulardan da yararlanan ticari bankalar hızla arttı. 120 Azerbaycan Respublikası Bank Sistemi Haqqında Melumat Toplusu, Azerbaycan Banklar Assosiyası Neşriyyatı, Bakı, 2000, s Azerbaycan Respublikasının Milli Bankı, ( ). 122 Azerbaycan Respublikasının Milli Bankı, ( ). 145

154 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Kurulan bankalar genellikle spekülatif faaliyetler de yoğunlaştılar. Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Bankı hakkındaki kanun 10 Haziran 1996 da, kabul edilmiştir. İlgili kanun ile ilgili 1997, 1998, 2001, 2002 ve nihayet 2004 yıllarında bazı değişiklikler ve ilaveler yapılmıştır. Nihayet Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Bankı hakkındaki kanun son haliyle 10 Aralık 2004 de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından onaylanmıştır. Azerbaycan Cumhuriyeti nde Bankalar Hakkında Kanun son şekli ile 16 Ocak 2004 te ülke Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmıştır yılından itibaren tüm bankalarda uluslararası muhasebe standartlarına göre işlemler gerçekleştirilmeye başlandı. Azerbaycan'da mali piyasa araçları ve bankacılık hizmetleri gelişmemiştir. Ancak yabancı banka şubeleri ile rekabet edebilmek amacıyla yerli sermayeli bankalar, hizmet çeşitliliğini ve kalitesini arttırmaya çalışmaktadırlar yılı başında 158 olan banka ve banka dışı tüm kredi kuruluşlarının sayısı 2002 de 116 ya düşmüştür yılı başı itibariyle ise 114 lisanslı kredi kuruluşu faaliyet göstermektedir de halktan tasarruf toplamak üzere 42, yabancı para birimi ile yapılan bankacılık faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere 43, kıymetli madenlerle faaliyet yapmalarına izin verilen kurum sayısı 2, teminatlar ve garanti vermek üzere 41, plastik kartlarla faaliyet gerçekleştirmek üzere 30 kredi kurumu lisansa sahiptir. Azerbaycan da banka sayısındaki artış trendi 1995 e kadar sürmüştür yılından itibaren ise banka sayısında azalma başlamıştır. Özellikle bağımsızlığın ilk yıllarında bankaların kuruluş sermayesinin düşük tutulması sebebiyle bankaların sayısında bir artış yaşandı. Daha sonra yaşanan banker faciasının 146

155 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ardından Merkez Bankası kuruluş sermayesi miktarını kademeli bir artış trendine otururken bankaların sayısında da kademeli bir düşüş gözlenmiştir. 1 Ekim 1997 de yapılan yeni düzenlemeler ile yeni açılan bankalar için nizamname sermayesinin yeterliliği dolara, faaliyet gören bankalar için ise dolara yükseltildi. Bu düzenlemenin ardından küçük bankalar kapanmaya başladı de banka sistemini sağlamlaştırma politikası doğrultusunda bankaların asgari sermayeleri 2 milyon dolara ve yeni kurulacak bankalar için ise 5 milyon dolara çıkarılmıştır. Temmuz-2002 de ise faaliyette bulunan bankalar için kuruluş sermayesi 2.5 milyon dolara yükseltilmiştir 123. Kuruluş sermayelerini 2.5 milyon dolara yükseltememeleri nedeniyle bazı ticari bankaların birleşmesi, bazı bankaların ise faaliyetine son vermesi sonucunda daha önceden yüksek olan banka sayısı düşmüştür yılında nizamname sermayesini 2.5 milyon dolara yükseltemeyen 8 bankanın lisansı iptal edilmiştir yılında da bankaların kuruluş sermayelerinin arttırmaları süreci devam etmiştir. Merkez Bankası özel bankaların nizamname sermayesini 2003 yılı Temmuz ayında 2.5 milyon dolardan 3 milyon dolara yükseltmiştir. Bu ise yeterli nizamname sermayesine sahip olaman bankaların kapanması sonucunu doğurmuştur. Merkez Bankası özel bankaların nizamname sermayesini, her altı ayda bir 0.5 milyon dolar arttırarak, tedrici olarak 5 milyon dolara çıkarmayı planlamıştır. Bankacılık sektöründe kuruluş sermayesinde artıma gidilmesi doğrultusunda verilen karar sonucu 2001 den itibaren ülkede 50 ye yakın banka faaliyetini durdurmuştur. Sonuçta 1990 lı yılların başında kredi kuruluşları içerisinde 240 banka faaliyet gösterirken bu sayı 2001 yılı başında 59 a, 2002 başında 53 e ve 2005 başlarında ise 43 e düşmüştür ( ). 147

156 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bankalarının ikisi devlet bankası, 40 ı ise özel bankadır. Bankalardan 15 i yabancı sermayeli veya yabancı sermaye iştiraklidir yılı sonunda 4 devlet bankası Agrobank, Sanayi Bankası, Emanet Bankası ve Uluslararası Banka, banka aktiflerinin %80 ine, geri ödenmeyen kredilerin %85 ine, mevduatların %75 ine, şubelerin %65 ine ve banka sektöründe çalışanların %70 ine sahiptiler yılı başı itibariyle ülkede 2 devlet (Azerbaycan Beynelhalk Bankası ve Kapital Bank) bankası vardır. Henüz Sovyet döneminde, 1988 yılında, Azerbaycan da açılan ihtisas bankaları Agroprombank, Promstroibank ve Sberbank ın (Agrar Sanayi, Sanayi İnvestisiya ve Emanet Bank) 2000 yılında birleştirilmesi ile Birleşik Universal Bank anonim şirket statüsünde kurulmuştur yılında ise bankanın adı Kapital Bank olarak değiştirilmiştir. Azerbaycan Beynelhalk Bank ı ise Sovyet döneminde kurulan Vnesheconombank ın şubesinin 1992 yılında devlet bankasına dönüştürülmesi ile kurulan diğer bir devlet bankasıdır. Ekseriyeti devlet kontrolünde olan bankacılık sektörü, özellikle Azerbaycan Uluslararası Bankası nın etkisi altında bulunmaktadır. Azerbaycan Uluslararası Bankası'nın nizamname sermayesinin hacmi 100 milyar Manat tır. Azerbaycan Uluslararası Bankası'nın aktifleri bankacılık sektörünün toplam aktiflerinin %54 üne tekabül etmektedir. Bu oranın bir önceki yıla göre 7 puan artmış olması da dikkat çekicidir. Hazırlıklar bitmediğinden 2005 devlet bütçesinde BUS Bankası (yeni adıyla Kapital Bank) nın ve Azerbaycan Uluslararası Bankası nın özelleştirilmesi göz önüne alınmamıştır. Faaliyet gösteren bankaların şubelerinin sayısı 2002 yılı başında 191 iken bu sayı 2003 başında 226 ya 2005 yılı 124 Two Local Banks Merge, Azernews, No:09(399), March 1 March 7, 2005, s

157 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları başında ise 350 ye yükselmiştir. Yerleşik olmayan bankalarının şube sayısı ise sadece 1 tanedir. Kredi kuruluşlarının yurtdışında şube, temsilcilik v.b. faaliyetleri ise zayıftır 125. Bu kurumların yurtdışında 1 şube, 1 temsilcilik ve 1 bağlı banka şeklinde faaliyet göstermektedir. Ülkedeki faaliyet gösteren bankalar, şubelerinin sayısına göre incelendiğinde özel bankaların şubelerinin sayısının 223, devlet bankalarının şube sayısının ise 127, dolayısıyla özel bankalarının şubelerinin sayısının daha fazla olduğu görülmektedir. Azerbaycan da kurulu Türk bankalarının yanı sıra bazı yabancı bankaların şubeleri de ülkede faaliyet göstermektedir. Azerbaycan da Yabancı sermayeli banka hem %100 yabancı sermaye hem de ortak olarak kurulabilmektedir. Bankalarda yabancı sermayenin payı %30 ile sınırlıdır. Yabancı bankaların sektördeki payı bir çok ülke ile mukayese edildiğinde bu oranın yüksek olduğu görülmektedir. Yerli bankaların öz sermayelerinin zayıf olması ise, yabancı bankalarla rekabette zayıf düşmelerini sonuç vermektedir. Ayrıca yerel ve yabancı bankalar kurmuş oldukları muhabir banka ilişkileri ile dünyanın birçok ülkesine yönelik parasal işlemleri yürütebilmektedirler sonu itibariyle bankaların nizamname sermayesinin toplam hacmi bir önceki yıla göre %41.3 artarak milyar Manat olmuştur. Ocak-2005 itibariyle toplam nizamname sermayesinin 140 milyar Manat ı devlet bankalarının, 911 milyar Manat ı ise özel bankaların payına düşmektedir. Yabancı sermayenin iştiraki ile kurulan bankaların nizamname fonu milyar Manat tır ki, bu da toplam nizamname fonunun %33.6 sına eşittir. Elbette uygulanan sıkı para politikalarının da banka sayısının azalmasında önemli etkisi olduğu dikkate alınmalıdır ( ). 149

158 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 150 Kredi ve Kredi Faiz Oranları Bankacılık sektörünün ekonomideki ağırlığı giderek artmış ve bankalara olan güvenin artması ile toplam mevduat ve kredi hacmi artırmıştır. Verilen kredilerde her geçen yıl özel sektörün payının artmaya başladığı da görülmektedir yılında verilen toplam kredilerin %35 i özel bankalar tarafından verilirken bu oran 2004 te %46 olarak gerçekleşmiştir. Devlet bankalarının ağırlığının ise yılları arasında %45 olduğu görülmektedir. Tablo 26. Krediler (Milyar Manat) Yıllar Kısa Vadeli Kısa Vadeli (%) Uzun Vadeli Uzun Vadeli (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. Banka dışı kredi kurumlarının krediler içindeki payı 2002 yılında %15 civarında iken 2004 yılında %9 a gerilemiştir. Verilen kredilerde dövizin devam eden bir ağırlığı dikkat çekmektedir yıllarında kredilerin %35 i Manat, %65 i döviz olarak verilmiştir. Özel sektöre yönlendirilen kredi miktarlarında da önemli artışlar olmuştur. Bu gibi önemli gelişmeler para kredi politikasının daha da başarı ile uygulanmasına imkan vermiştir. Daha çok kısa vadeli olan toplam kredilerin 2002 yılında %70 i özel sektöre plase edilirken 2004 yılında %79.6 sı plase edilmiştir. Devlet sektörüne yönlendirilen kredilerin hacmi ise 2002 de toplam kredilerin %30 u olurken 2004 te %20.4

159 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları olmuştur. Ayrıca verilen kredilerde sektörel olarak ticarethizmet ve ulaşım-haberleşme sektörlerinin daha büyük pay aldığı görülmektedir. Faiz oranları piyasa tarafından belirlenmekte olup, Hazine tahvillerinin işlem gördüğü bir piyasa faaliyete geçirilerek mali sektörünün gelişmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Kısa vadeli kredi faiz oranları 2001 yılı başında %19.53, 2002 başında %19.74 ve 2003 başında %18.17 olmuştur. Uzun vadeli kredi faiz oranları ise 2001 yılı başında %21.60, 2002 başında %20.70 ve 2003 başında %18.86 olmuştur. Bankalararası piyasada üç aylık kredi faiz oranları 2001 yılın başında %20.3, 2002 başında %19.75 ve 2003 başında %19.67 olmuştur yılında ise krediler için ortalama nominal faiz oranı yükselme kaydetmiştir yılı sonunda %14.91 olan Manat la kredi faiz oranı 2004 yılı sonu itibariyle %15.55 olmuştur. Ancak, son 12 ayda enflasyon oranının %10.4 olduğu dikkate alındığında reel faiz oranının %9.76 azaldığı ifade edilebilir. Mevduat ve Mevduat Faiz Oranları Mevduatların ise büyük bir kısmının döviz olarak yatırıldığı görülmektedir de 2001 yılına göre %5 artışla, mevduatların %85 gibi büyük bir kısmı, 2004 yılında ise %80 i döviz olarak gerçekleşmiştir. Manat ile yatırılan mevduatların oranı ise 2002 de %15, 2004 te ise %20 olmuştur. Ayrıca mevduatların büyük bir kısmı devlet bankalarında toplanmaktadır. Son yıllarda halk tarafından özellikle devlet bankalarına yatırılan mevduatların hacmi artış kaydetmiştir. Bu durum öncelikle devlet bankalarına duyulan güvenin arttığı gibi düşünülebilir ( ). 151

160 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 2004 de bankalara yatırılan mevduatların hacmi %67.9 artarak milyar Manat olmuştur. Mevduatların milyarı Manat la, milyar Manat ı ise döviz ile gerçekleşmiştir. Fiziki şahıslar tarafından bankalara milyar Manat mevduat yatırılmıştır ki bu miktar bir önceki yıla göre %60 daha çoktur. Hukuki şahıslar tarafından ise milyar Manat mevduat yatırılmıştır ki bu miktar bir önceki yıla göre %73.5 daha çoktur. Mevduatların %47.6 sı özel bankaların payına düşmüştür. Şahsi kısa vadeli mevduatların %53.5, uzun vadeli mevduatların ise %66.5 artmış olması halkın bankacılık sistemine güveninin artmaya başlaması olarak değerlendirilebilir. Öte yandan dövizle yatırılan mevduatların hacmi %63.8 artarken, Manat la mevduatların hacminin %86.6 artmış olması ise yerli para birimine güvenin artmaya başlaması şeklinde değerlendirilebilir. Tablo:27. Krediler Toplamı (Milyar Manat) Kaynak: ARDSK Yayınları yılında mevduat faiz oranları hemen hemen sabit kalmıştır. Manat ile mevduatların ortalama faiz oranı 2004 yılı sonunda bir önceki yıla oranla %6.5 ten %6.93 e yükselirken, dövizle yatırılan mevduatlar için orta faiz oranı %10.08 den %9.43 e düşmüştür. 152

161 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Bankadışı Kredi Kurumları Banka dışı kredi kuruluşlarının sayısı ise 2001 yılı başında 99 iken 2002 başında 63 e, 2003 başında ise 47 ye düşmüştür. Banka dışı kredi kurumu sayısı 2005 başında ise 70 e yükselmiştir. Banka dışı kredi kurumlarının 25 şubesi faaliyet göstermektedir. Banka dışı kredi kurumların gelişimi ile ilgili bazı problemler söz konusudur. Öncelikle kurumsal düzenlemelerin yetersiz olmasıdır. Ayrıca küçük hacimli kredi verilmesi de henüz Azerbaycan da tam olarak anlaşılmamıştır. Bu kurumların dolar arası verdikleri krediler, geçiş süreci ile ilgili geçici bir durum gibi algılanarak, insani yardım gibi değerlendirilmektedir. Aslında küçük hacimli kredilerin verilmesi, bankacılığın bu sahada etkin olarak yer almaması ve geçim seviyesinin düşük olması nedeniyle, Azerbaycan da küçük ölçekli işletmeciliğin gelişmesi açısından önem arz etmektedir. Bir başka problem de bu kuruluşlar tarafından verilen kısa vadeli kredilerin, ekonomik kalkınmada bir anlam ifade etmediği şeklinde değerlendirmenin yapılmasıdır 127. Azerbaycan da ACDI/VOCA, ADRA, FINCA, NNE, NRC, MC, OXFAM, IOM, SCF ve WVI gibi çeşitli uluslararası kredi kuruluşu faaliyet göstermektedir. Ülkede mikro kredi vermek amacıyla 15 banka dışı kredi kurum ülkede faaliyet göstermektedir. Azerbaycan Mikro- Finans Birliği (AMMA) Aralık-2001 de 8 mikro-finans Mikrofinans kurumu tarafından kurulmuştur sonu itibariyle resmi olarak kayda alınan Azerbaycan Mikro-Finans Birliği terkibinde uluslararası teşkilatın yarattığı kredi kurumları, Azerbaycan Mikro-Finans Bankası, Alman- Azerbaycan Fonu ve banka dışı diğer kredi teşkilatları bulunmaktadır. 127 S. Eyyuboğlu, Qeyri-Bank Kredit Teşkilatları Bazarda Hökümranlıq Edir, 525-ci Qezet, Entrepreneurs to Get Loans up to $1m, Azernews, No:10(400), March 8 March 15, 2005, s

162 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Ülkede faaliyet gösteren mikro-finans kurumları 54 farklı bölgede, 47 bin küçük ve orta ölçekli müteşebbise (%40 ı bayan) bazı projelerin finansmanı amacıyla küçük hacimli mikro-kredi verdi. Verilen her bir kredi miktarı 100 dolar ile dolar arasında değişmektedir. Söz konusu teşkilatlar iş adamlarına 2004 sonu itibariyle, 117 milyon 787 bin dolardan çok küçük hacimli kredi vermiştir yılı sonunda bu rakamın 200 milyon doları aşacağı hesaplanmıştır. Mikro-Finans ülkede yoksulluğun azaltılması için en uygun yollardan biri olarak görülmektedir. Mikro kredi verilmesi için Azerbacan da geniş bir potansiyel ve büyük fırsatlar bulunmaktadır. Mikro kredi veren kurumlarından biri de Azerbaycan Mikro-Finans Bankası dır. Azerbaycan Mikro-Finans Bankası (AMMB), Ekim de uluslararası anonim şirketler grubu (AYİB, BMK, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası, LSF Finans Sistemleri) (AMMB Uluslararası Finans Korporasiyası, Avrupa Yeniden Kurma ve Kalkınma Bankası, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası, Kreditanstalt fur Wiesderaufbau (KfW) ve LFS Finans Sistemleri ) tarafından kurulmuştur. AMMB, AB nin teknik yardım programı ve Almanya devleti tarafından desteklenmektedir. AMMB, havaalanı pazarında mikro ve küçük ölçekli kredilerin verilmesine Eylül-2003 de başladı. Toplam miktarı 1 milyon ABD dolarından çok olan 170 kredi verildi. Banka 2003 de yıl boyunca kredi portföyünü artırmayı başardı de banka 7.3 milyon ABD doları miktarında den çok kredi verdi. Mikro-Finans Bankası faaliyet başladığı tarihten Nisan e kadar 23 milyon dolar değerinde yaklaşık 10 bin mikro- 129 Reşad Süleymanov, Azerbaycan Mikro Maliyye Assosiasiyası Daşınmaz Emlakın Temirine de Kredit Verir, 525-ci Qezet, No:43 (1900), 5 Mart

163 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları kredi tahsis etmiştir dolar arasında verilen kredilerin yıllık faiz oranları %18-36 arasında değişmektedir 130. Öte yandan İşletmeciliğe Yardım Milli Fonu nun kredileri 19 temsilci banka ve 5 diğer kredi kurumu vasıtasıyla verilmektedir. Yapılan son düzenlemelerle Fon tarafından verilen her bir kredinin limiti dolardan bir milyon dolara yükseltilmiştir. Öte yandan faiz oranı %7 olan kredinin süresi ise 5 yıldan 8 yıla yükseltilmiştir. Bankalar tarafından fonun kaynakları hesabına 63 milyar Manat kredi verildi yılında olduğu gibi 2005 yılında da fon vasıtası ile 200 milyar Manat (40 milyon dolar) bütçe kaynağı müteşebbislere kredi verilmesi bütçede dikkate alınmıştır 131. Bankacılık Sektöründeki Temel Problemler Azerbaycan da mali kesim yapısı itibariyle zayıf bir görünüm arz etmektedir. Azerbaycan halkı yapı itibariyle ticarete daha yatkındır. Ancak bunun için gerekli maddi birikimlere sahip değildir. Ülkede daha önce yaşanan banker faciaları sebebiyle halkın bankalara güveni kalmamıştır. Bu sebeple de maddi birikimi olanlar bunu banka dışı yöntemlerle değerlendirmektedirler. Bir kısım insanlar bankaların kredi verme görevini de üstlenmişlerdir. Bankacılık sektöründe yaşanan problemlerin başında likidite probleminin olduğu görülmektedir. Sektörde gereğinden fazla ticari banka bulunmakta ve genellikle, tek şubeli yapısal özelliğe sahip bu bankalar, yetersiz sermaye yapılarına sahiptirler. Mali sektöre ilişkin reform çalışmaları ise çok yavaş ilerlemektedir. Özellikle ekonomide büyük ağırlığı olan yerel devlet bankaları özelleştirme kapsamına alınmış ve 130 Mikromaliyyeleşdirme Bankı On Mininci Kreditini Verdi, 525-ci Qezet, No:57 (1914), 29 Mart Entrepreneurs to Get Loans up to $1m, Azernews, No:10(400), March 8 March 15, 2005, s

164 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras özelleştirme işlemleri devam etmektedir. Azerbaycan kendi bankacılık sistemini oluşturma konusunda ilerleme kaydederken, devlet bankalarında da yeniden yapılanmaya yönelik çalışmalar yapılmıştır. Sovyet döneminden kalan başlıca dört bankadan üçünün birleştirilmesine ancak 2000 yılının Haziran ayında başlanabilmiştir. Bankacılık Sektöründe Reform Çalışmaları Devlet bankalarında yapılan reformlar; yönetimin gelişmesi, yeni hizmetlerin ve piyasaların gelişmesi, bankaların kurumsal ve örgütsel gelişmesi amacıyla Dünya Bankası nın SAC programına göre yapılmaktadır Şubat 2001 de Merkez Bankası, bankalar tarafından yapılan ulusal döviz ödemelerinin daha sürekli şekilde ve online sisteminde yapılabilmesini sağlamak için AZIPS sistemini kurmuştur 133. Bu sistem uluslararası standartlara uygun olacak şekilde SWIFT esasında kurulmuştur. Bankacılık sektöründeki eksikliklerin giderilmesi amacıyla, hükümet 1999 da Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu nun eşgüdümü ile reform programları hazırlamıştır. Stratejinin ana hedefleri hükümete bağlı bankaların yeniden organize edilmesi ve özelleştirilmesi, özel bankaların birleşmesi, Azerbaycan Milli Bankası nın düzenleyici, denetleyici niteliğinin ve banka kapasitesinin artırılması ve teftiş, muhasebe de dahil olmakla sağlam, etkili ve rekabete dayalı teknik, gelişen altyapı oluşturabilmesidir de Milli Bank, sisteminin güçlendirilmesi için küçük ve orta ölçekli işletmelere parasal yardımın artırılmasına yönelik banka reformlarına devam etmiştir. Devlet banklarının özel sektöre devri için önemli çalışmalar yapılmıştır. Rekabetin artması amacı ile yabancı sermayenin bankacılık sektörüne teşvik süreci daha da kolaylaştırılmıştır. Bankacılık sektörünün gelişmesi için bu sahada altyapı 132 İllik Hesabat, Azerbaycan Respublikası Milli Bankı, Banki i Biznes, Zerkalo Qezeti, 28 Fevral

165 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları çalışmalarına hız verilmiştir. Bankacılık ile ilgili yeni kanunlar yapılmaya başlanmıştır. Azerbaycan da bankacılık sisteminin gelişmesine elverişli şartları yaratmak, bu sektöre öncü iş tecrübesini ve teknolojiyi çekmek, böylece yatırımları hızlandırmak amacıyla Azerbaycan Uluslararası Bankası nın kuruluş sermayesinin %20 sinin Avrupa Kalkınma Bankası na satılması planlaştırılmıştır. Azerbaycan'ın bankacılık piyasasında nakitsiz ödemelere geçiş süreci gittikçe hızlanmaktadır. Nakitsiz ödemelere geçişin dünya tecrübesi; halkın finansal kaynaklarının banklara çekilmesi ülkedeki ekonomik durumu keyfiyet bakımından iyileştirdiğini ve bununda, halkın sosyal yaşam standartlarını yükselttiğini göstermektedir. Bankacılık sisteminde Ocak-2005 den itibaren Azerbaycan da "İnternet Bankacılığı" ve "Mobil Bankacılık" ödeme sistemleri uygulanmaya başlandı. Bu faaliyetler Dünya Bankasının (DB) ve Uluslararası Para Fonu nun (IMF) tavsiyelerine esasen hayata geçirilmiştir. Günümüzde Azerbaycan ın bankacılık piyasasında mudilerin imkanlarını genişletmekte ve onların taleplerine maksimum derecede uyumlu evrensel hizmetler sunulmaktadır. Ülkede bankacılık sektörünün gelişmesi ve böylece halkın bankalara olan güvenini yeniden sağlamak için mevduat sigorta fonu kurulmalı ve mevduatların sigortalanması hakkında kanun kabul edilmelidir. Mevduata sigorta fonunun oluşturulmasından kaynaklanacak problemler için de Milli Bank ın, bankaları finansal hesaplarını gerçeğe uygun açıklamaya yönelik politika takip etmelidir. Reformlar çerçevesinde mevduatların sigortalanması için bazı çalışmalar yapılmıştır. Mevduat Sigorta Fonu nun kurulmasına ve faaliyetlerine ilişkin düzenlemelerin 2005 yılında ayrı bir kanunla düzenlenmesi planlanmıştır. 157

166 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bankacılık sektöründe altyapı çalışmaları, ödeme sistemi, muhasebe sistemi, banka kontrolü ve hukuki altyapı gibi çalışmalar da devam edecektir. Bankacılık sektörünün gelişmesi ise özel sektör açısından, özellikle kolay kredi bulma imkanları elde etmesine imkan verecektir Sigortacılık Sovyetler Birliği nin dağılmasının ardından ilk zamanlarda yapılan faaliyetlerden biri de önceki sistemde yer alan Devlet Sigorta Kurumu nun Azerbaycan daki organı olan Azerbaycan Devlet Sigorta Şirketi nin yeniden örgütlenmesi olmuştur. 20 Eylül 1991 tarihinde Azerbaycan Respublikası Devlet Sigorta Kommersiya (Ticaret) Şirketi nin kurulması hakkında ferman çıkarıldı. Bu fermana esasen, Devlet Sigorta Kommersiya Şirketi bağımsız, Maliye Bakanlığı nın denetiminden serbest, kendi şartlarına göre çalışabilen, kendi kendini finanse eden bir şirket olarak 22 Kasım 1991 de tüzüğü onaylanarak faaliyete başladı. 24 Ocak 1994 tarihinde şirketin tüzüğü Bakanlar Kurulu tarafından değiştirildi ve yürürlüğe konuldu. Özellikle yılları içerisinde, standart işlemler için sigorta sektörünün hukuki altyapısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Devlet Sigorta Kommersiya Şirketi reasürans alanında LLOYD (İngiltere) sigorta şirketleri grubunun SEDJWICK, WILLS FABER & DUMAS sigorta broker grupları, MUNHEN RE (Almanya) reasürans şirketi, Asia (İran) şirketi ve Lukoil (Rusya) sigorta A. Ş. ile işbirliği yapmaktadır. Ülkede sigortacılık sektörünün gelişmesi amacıyla atılması gereken ikinci adım ise, sektörde monopole son 134 Azerbaycan Respublikası Milli Bankının 2003-cü il Üçün Pul-Kredit Siyasetinin Başlıca İstiqametleri Barede Beyanatı, ( ). 158

167 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları koymaktı. Bu amaç doğrultusunda kısa bir süre sonra Devlet Sigorta Şirketine rakip nitelikte etkin çalışan şirketler sigorta şirketleri sektörde kendini göstermeye başladı. Sigorta şirketleri 1992 yılından itibaren yabancı ortaklar ile birlikte, 1995 yılından itibaren ise yerli sermayeli olarak kurulmaya başlandı yılı başı itibariyle ülkede 29 sigorta şirketi bulunmaktadır. Bunların 22 si milli ve 7 i ise yabancı sermayeli (İngiltere, Türkiye, Rusya, İran, ABD, İtalya) müşterek sigorta şirketidir 135. Sigorta şirketlerinin kuruluş sermayelerinin toplamı içinde yabancı sermayenin payı %10.5 dir 136. Yabancı sigorta şirketleri Azerbaycan da sigorta sektörüne her geçen gün daha fazla ilgi göstermektedirler. Ancak yabancı yatırımcıların sigorta sektöründe tekelciliğini önlemek için bazı sınırlamalar konulmuştur. Mesela yabancı sermayedarlar ancak sigorta sektörünün maksimum %49 una sahip olabilmektedirler. Bu nedenle yabancı yatırımcılar ülkede faaliyet gösteren sigorta şirketini satın almaktansa, onların hisselerine sahip olmayı tercih etmektedirler yılı başı itibariyle ülkede faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin nizamname sermayesinin toplam hacmi bir önceki yıla göre %36.7 artarak 121 milyar Manat olmuştur. Bu çerçevede 22 yerli sigorta şirketinin toplam nizamname sermayesi %39.7 artarken, 7 yabancı sermayeli ortak sigorta şirketinin toplam nizamname sermayesi %26 artış kaydetmiştir. Nizamname sermayesinin %82 si yerli, %18 i ise yabancı sermayeli ortak sigorta şirketlerinin payına düşmektedir. Sigorta sektöründe yer alan şirketlerin toplam sermayelerinin önemli bir kısmı 5 Şubat 2002 de kurulan ve 1 Nisan 2002 de lisans alan Uluslararası Sigorta Şirketi ne aittir. 135 Azerbaycan Respublikası Dövlet Statistika Komitesi-2002, ( ) ( ). 159

168 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 5 Ocak 1993 tarihinde 436 no lu Azerbaycan Cumhuriyeti Sigorta Hakkında Kanunu çıkarıldı. Daha sonra bu kanunu zamanın taleplerin uygunlaştırmak amacıyla yeni Sigorta Kanunu 25 Haziran 1999 da meclis tarafından kabul edildi ve 19 Ağustos 1999 da Cumhurbaşkanınca onaylanarak yürürlüğe girdi. Sigorta sektörüne yönelik bu kanunlar dışında bazı kanunlar da çıkarılmıştır yılından başlanan petrol anlaşmalarının imzalanması ile Azerbaycan'da büyük miktarda sermaye girişine neden olmuştur. Bunun sonucu olarak, sigorta şirketlerinin büyük kısmı petrol sektörüne yönelmiştir. Azerbaycan da yaşayan yabancı vatandaşlar, vatandaşlığı olmayan şahıslar ve yabancı tüzel kişiler, ülke vatandaşları ve şirketleri ile eşit sigorta hakkına sahiptirler. Sigorta sektöründe yürütülen reformlar çerçevesinde, Azerbaycan da faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin kuruluş sermayesinde aşamalı olarak artışa gidilmiştir. 4 Mayıs 2000 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı nın sigorta hakkında imzaladığı Serencam doğrultusunda Bakanlar Kurulu nda alınan karar ile sigorta kurumları için aşamalı olarak kararlaştırılan kuruluş sermayesi şöyledir 137 : tarihine kadar 500 milyon Manat, tarihine kadar 750 milyon Manat, tarihine kadar 1 milyar Manat, tarihine kadar 1.5 milyar Manat, tarihine kadar 2 milyar Manat ( $). Ocak-2005 den itibaren ise her bir sigorta şirketinin nizamname sermayesinin minimum 2.5 milyar Manat ( $) olması gerektiğine karar verilmiştir. Azerbaycan Bakanlar Kurulu'nun 2004 te aldığı karara göre, ülkede faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin nizamname sermayelerinin minimum hacmini tedrici olarak 2010 yılına kadar 5 milyar Manat a (yaklaşık $), reasürans 137 Siğortacıların Nizamname Kapitalı Artırılır, Ekspert İqtisad Jurnalı, No:5-6 (17-18), , s.4.

169 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları şirketlerinin ise 10 milyar Manat a yükseltmeleri gerekmektedir yılından başlayarak, sigorta şirketlerinin her yıl öz sermayelerini 500 milyon Manat artırmaları gerekmektedir. Reasürans şirketlerinin ise her yıl öz sermayelerine 1 milyar Manat ilave etmeleri gerekmektedir. Bakanlar Kurulu nun "Sigorta ve şirketlerinin nizamname sermayesinin minimum hacminin belirlenmesi" hakkındaki kararına uygun olarak sigorta piyasasında faaliyet gösteren şirketlerin nizamname sermayelerini 2006 yılında 3, 2007 de 3.5, 2008 de 4, 2009 da 4.5, 2010 da ise 5 milyar Manat a yükseltmeleri gerekmektedir. Sonuçta 2010 yılı başında sigorta şirketlerinin nizamname sermayesinin minimum hacmi 5 milyar Manat, reasürans şirketlerininki ise 10 milyar Manat olmalıdır. Yeni kurulan sigorta şirketlerinin nizamname sermayesinin minimum hacmi ise 5 milyar Manat, tekrar sigorta şirketlerininki ise 10 milyar Manat olmalıdır. Sermayeleri dikkate alındığında sigorta şirketlerinin çoğunun küçük ve orta büyüklükteki şirketler olduğu görülmektedir. Ülkede sigorta faaliyetlerinin %90 lık hacmini 10 sigorta şirketi yerine getirirken, geriye kalan %10 luk kısım ise diğer sigorta şirketlerinin payına düşmüştür. Sigorta sektöründe yabancı sigorta şirketleri daha fazla etkinliğe sahiptirler. Azerbaycan da faaliyet gösteren yabancı şirketler esasen kendi ülkelerindeki sigorta şirketlerinde sigorta olmaktadırlar. Ayrıca yerli sigorta şirketleri de ödeme kabiliyetleri zayıf olduğundan dolayı büyük hacimli sigorta anlaşmalarını yurtdışında tekrar sigorta (reasürans) ettirmektedirler. Sigortacılık Hizmetleri Sigorta şirketleri yerli ve yabancı şirketlere ve işadamlarına çeşitli sigorta hizmetleri sunarak bir çok riski teminat altına almaktadırlar. Sigorta sektöründe 35 farklı sigorta türü bulunmaktadır. Bu sigorta türlerinde 9 u zorunlu, 26 sı ise isteğe bağlı sigortadır. En yaygın sigorta türleri, kaza, 161

170 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yangın, sağlık, ferdi kaza, kargo, otomobil, finansal risk, hayat, mühendislik, tarım ve hayvancılık sigortasıdır. Sigorta şirketlerinin daha çok küçük hacimli işlemlerde yoğunlaştıkları görülmektedir. Ancak serbest piyasa sistemine geçilmesinin ardından sigortacılığın geliştirilmesi ile sigorta hizmetlerinin sayısı da her geçen yıl artmaktadır. Gönüllü sigorta türlerinin, zorunlu sigorta türlerinden daha fazla olması da Azerbaycan'da sigorta piyasasının gelişmesinin bir göstergesidir. Toprak kayması, sel ve su taşması gibi felaketler son zamanlarda Azerbaycan da da yaşanmaktadır. Azerbaycan da faaliyet gösteren işletmeler ve halk emlaklarını sigortalamakla, herhangi bir tabii felaket ya da bireysel müdahaleler sonucunda ortaya çıkacak büyük hacimdeki zararı karşılayabilme imkanına sahiptirler 138. Sigorta Primleri Sigorta şirketlerinin topladıkları sigorta primleri yıldan yıla artış göstermektedir yılındaki toplam prim miktarı 2003 yılına göre %14.5 artarak milyar Manat olarak gerçekleşmiştir. Toplanan sigorta primlerinin %92.5 i gönüllü sigorta çeşitlerine aittir. Tahsil edilen sigorta primlerinin %91.9 u yerli sigorta şirketlerinin payına düşmektedir. Sigorta edilen hadiseler için ödenen 70.7 milyar Manat ise toplam sigorta primlerinin %21.6 sına tekabül etmektedir. Azerbaycan'da sigorta sektörü henüz gelişme aşamasındadır ve ekonomiye katkısı, diğer finansal kurumlarla kıyaslandığında, çok fazla değildir. Ülkenin sigorta piyasasında mevcut sigorta devriyesi Gayri Safı Milli Hasılanın (GSMH) %1'inden de azdır 139. Sigorta Sektöründeki Temel Problemler 138 Elövset Qocayev, Azerbaycan İqtisadiyyatında Siğortanın Rolu, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:15, TÜSİAB Cemiyeti, Bakü, Şubat-2004, ss A. Azizova, Minfin Podvodit İtogi Strahovogo Goda, Zerkalo Qezeti, No. 15(108), 162 Bakı, 2002, ss

171 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Sigorta sektörünün gelişmesinin yavaş seyretmesinde, yerli halk ve işletmelerin sigorta hizmetlerinden oldukça az faydalanmasının nedenleri arasında gelir düzeyinin düşük olması ve halkın sigortanın yararlarını yeterli düzeyde anlamamış olması önem arz etmektedir. Azerbaycan da insanların sigorta sektörüne ilgilerinin ve güvenlerinin az olmasının temel nedenlerinden bir diğeri de şirketlerin bilgilendirme ve tanıtım faaliyetlerinin yetersiz olmasıdır. Ülkenin dinamik kalkınmasının temel unsurlarından olan sigorta sektörünün gelişmesi ve sektörün güven vermesi, yabancı yatırımların ülkeye akınını da arttıracak amillerden biri olacaktır Menkul Kıymetler Borsası Borsanın oluşmasına ilişkin yasal düzenlemeler Menkul Kıymetler ve Borsaları Hakkında kanunun kabul edilmesi ile başladı. Borsanın gelişmesi Azerbaycan da özelleştirme sürecinin başlaması ile daha da hız kazandı. 30 Aralık 1998 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı tarafından Azerbaycan Cumhuriyeti nin Cumhurbaşkanı yanında menkul kıymetler üzere devlet kurumunun oluşturulması ile ilgili ferman imzalamıştır. Menkul Kıymetler Borsası hakkında en mühim bilgileri Sermaye Piyasası Hakkında Ulusal Mevduat Sistemi (Milli Depozit Sistemi) hakkında Azerbaycan Cumhuriyeti Kanununu 2.bölümünün 3. maddesinde yer almaktadır. Şöyle ki kanunun ilgili maddesinde Menkul Kıymetler Borsasına ilişkin devlet düzenlemesi hakkında bilgi verilerek, katılımların ne şekilde ve kimler tarafından olabileceği açıklanmaktadır yılından sonra menkul kıymetler piyasasının oluşumuna özel dikkat verilmektedir. Menkul kıymetler piyasasının çalışma esasları ise devlet kısa süreli tahvillerin ihracı hakkında kanuna esasen belirlenmiştir. 163

172 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 18 kurum tarafından kurulan Bakü Menkul Kıymetler Borsası fiili olarak 15 Şubat 2000 tarihinde tesis edilmiş ve resmi açılışı 2004 yılında yapılmıştır. 30 işyerinden ibaret ticari salona sahip olan Borsa, teknik donanım bakımından, her tür kıymetli kağıdın ticari işlem görmesi için elverişlidir. Borsa, Euro-Asya Federasyonu Menkul Kıymetler Borsası, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, Fessaloniki Menkul Kıymetler Borsası, INISIT, Interfax, Azerbaycan Merkez Bankası, Azerbaycan Uluslararası Bankası ve Azerbaycan Yatırımların Teşviki ve Danışma Fonu ile işbirliği içindedir 140. Borsada ilk yıllarda devlet tarafından ihraç edilen menkul kıymetler borsada işlem görmesine karşın, daha sonraki yıllarda kooperatif ve anonim şirketlere ait menkul kıymetler de işlem görmeye başlamıştır. Ülkede menkul kıymetler piyasasının tam anlamı ile oluşturulduğunu ve belirli bir işlem hacmine kavuştuğunu söylemek mümkün değildir. Özellikle sermaye hareketlerinin sınırlı olması, ekonomik alanda yaşanan problemler ve mali piyasalara olan güvensizlik borsanın gelişmesinin karşısını önemli ölçüde almıştır. Önümüzdeki yıllarda petrol sektörüne yatırım yapan yabancı şirketlerin kendi menkul kıymetlerini piyasaya çıkarmaları beklenmektedir ki, bunlarla ilgili gerekli hukuki düzenlemeler de yapılmıştır. Menkul kıymetler piyasasının gelişmesi için, hacimleri az da olsa, repo ve ters-repo işlemlerinin yapılması ise önemli bir adımdır. Tahvil piyasaları da henüz oluşmamıştır. Yerel firmalar olduğu gibi Azerbaycan hükümetinin de uluslararası tahvil piyasalarında herhangi bir işlemine rastlanılmamıştır. Özelleştirme sürecinin hızlanmasıyla tahvil piyasasının da gelişeceği düşünülmektedir. Azerbaycan kıymetli kağıtlar piyasasının diğer problemi ise yabancı şirketler için dikkat çekici olmamasıdır. Bunun 140 Geniş bilgi için bkz: 164

173 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları temel nedenlerinden biri piyasada istifade olunan araçların miktarının çok az olmasıdır. Yabancı finansman sahipleri böyle bir kıymetli kağıtlar piyasasına yatırım yapmak istememektedirler. Yabancı yatırımcılar kalkınmakta olan devletlerin piyasasına milli para birimi ile %4-5 oranında faiz geliri elde etmek üzere girmek istemezler. Menkul Kıymetler Borsası nın kuruluş sermayesini arttırma amacıyla yeni sermayedarlara ulaşılmaya çalışılmaktadır. Sonuçta Borsa nın kuruluş sermayesi 5.4 milyar Manat a ulaştırılmıştır. Kuruluş çalışmalarının başladığı günden 2005 yılına gelindiğinde, ülkede menkul kıymetler piyasasının altyapısı oluşturulmaya çalışıldı. Söz konusu altyapı menkul kıymetler borsasını, kredi teşkilatlarını ve broker şirketleri kapsamaktadır. Son yıllarda ülkede menkul kıymetlerin tedavül hacminin artması ve yeni finansal araçların gelişmesi müşahede edilmektedir de dolaşımda olan esas menkul kıymetler, devlete bonoları ve hisse senetleri olmuştur. Menkul kıymetlerin en müteşekkil sektörlerinden birini şirket bonoları teşkil etmektedir de ise piyasadaki menkul kıymet türleri artmıştır yılı başlarında Azerbaycan da ilk banka bonoları arz edilmiştir. Yeni finansal araçlardan biri de Merkez Bankası'nın kısa vadeli notlarıdır. Söz konusu finansal aracın piyasaya arzına Eylül-2004 de başlandı. "Not" olarak isimlendirilen bu menkul kıymetler her tür parasal talebi ödeyebilecektir. Notların arzı, ülkede paraya olan talebin yükselmesi ile izah edilmektedir. Merkez Bankası, ilave para hacminin dolaşıma çıkarılmasının enflasyon oranını artırabileceğini göz önünde bulundurarak bu menkul kıymet türüne öncelik vermektedir. Tüketicilerin paraya olan talebi arttıkça, onlar notlardan istifadeye öncelik vereceklerdir. 165

174 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bu tür tecrübe dünya ülkelerinin bir çoğunda vardır. Maksat dolaşıma yeni finansal araç arz etmekle hem paraya olan ihtiyacı karşılamak, hem de enflasyonist sürecin karşısını almaktır. Yeni notlar ülkede faaliyet gösteren 42 lisans sahibi ticari bankanın hizmetine verilmiştir. Azerbaycan menkul kıymetler pazarının geliştirmesinin birinci aşaması kıymetli kağıtlar piyasasının geliştirilmesidir. Esas dikkat Azerbaycan'daki yatırımcıların portföyüne dikkat edilmelidir. Bunun için de ilk başta büyük müesseselerin özelleştirilmesi zorunludur. Çünkü büyük yatırımcılar küçük müesseselere ciddi önem vermemektedirler. İkinci olarak ise piyasada şeffaflığın sağlanması gerekmektedir Ulaşım ve Haberleşme Ulaşım ve Haberleşme sektörü GSMH içinde yaklaşık %10 civarında bir paya sahiptir te ulaşım hizmetlerinin hacmi %10 artmıştır yılında ulaşım sektörü ile bir önceki yıla göre yük taşıma hacmi %6.9, yolcu taşıma hacmi ise %3.6 oranında artış kaydetmiştir. Türkmenistan ve Kazakistan dan taşınan petrolün bir bölümünün İran ve Rusya üzerinden nakledilmesi Azerbaycan üzerinden transit yük taşıma hacmine olumsuz etkide bulunmaktadır. Tablo:28. GSMH'da Ulaşım ve Haberleşme Sektörünün Yeri (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. 166

175 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 2004 de taşınan yükün %55.5 gibi önemli bir karayolu ile gerçekleştirilmiştir. Yüklerin %15.4 ü boru hatları, %17.8 i demir yolu, ve %11.2 si deniz yolu ile taşınmıştır. Taşınan yüklerin %57.8 i, yolcuların ise %84.7 i özel sektöre ait ulaşım araçları vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir. Haberleşme hizmetlerinin hacminde de özel sektörün payı her geçen yıl artmaktadır. Nihayet özel sektörün payı 2004 te %71.3 olmuştur. Haberleşme hizmetlerinin %74.2 si ise doğrudan özel sektöre yapılmıştır. Azerbaycan'ın açık denizlere çıkışının olmayışı ve karayolu bağlantılarındaki zorluklar ulaşım alanında en önemli sorunlarındandır. Haberleşme sektörü ise dünya ile entegrasyon sürecinde hızla gelişme kaydetmektedir. Aşağıda deniz, hava, kara, demiryolu, boru hattı ulaşımı ve haberleşme ayrı ayrı ele alınacaktır Deniz Yolu Ulaşımı Azerbaycan, deniz yolu ulaşımı bakımından bölgede geçiş ülkesi olma gibi önemli bir potansiyele sahiptir. Hazar Denizi nde yüzlerce kilometrelik bir kıyı şeridi bulunmasına karşın, ülkede sadece biri büyük olmak üzere irili ufaklı toplam 15 liman bulunmaktadır. Ülkenin en büyük limanı Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı'dır. Azerbaycan da demir yolları olmadığı dönemde deniz yolu taşımacılığı büyük rol oynamıştır. Azerbaycan ve Hazar'a kıyı devletler arasında doğrudan ve düzenli deniz seferleri yapılmaktadır. Hazar denizi vasıtasıyla İran, Türkmenistan, Dağıstan, Kazakistan ve Rusya ile ilişki kurulmaktadır 141. Bakü'deki Uluslararası Deniz Ticaret Limanı, Azerbaycan'ın lojistik altyapısının stratejik bir bölümü olarak 141 Velili, ss

176 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras görünmenin yanı sıra, Orta Asya'dan batı piyasalarına mineral, ürün ve diğer ürünlerin taşınmasında bir lojistik koridor olarak anahtar bir noktadır. Liman, derinlemesine stratejik incelemelerin konusu olmanın yanı sıra kurumsal finans yardımları ve yabancı yatırım iştirakleri için de adaydır. Bakü limanının iyileştirilmesinin çalışma ve geliştirilmesi konusu, konsolidasyon ve kargo kullanım avantajı bakımından önemlidir 142. Bakü limanı hem derin hem de hiçbir zaman donmamaktadır. Liman, yolcu taşımacılığına ise pek elverişli değildir. Altyapısı dünya entegrasyonuna uygun nitelikte olmayan Azerbaycan'da deniz taşımacılığı da eski ve yararsız durumdadır. Genel olarak nakliyat sektöründeki gerilemenin temel nedeni, sektörün eski Sovyet ülkeleri ile olan bağlılığından kaynaklanmıştır. Ulaşım sektöründen istifade etmede toplam yolcu sayısının deniz nakliyat payının yıllar itibariyle düşüş sergilediği görülmektedir yılında yolcunun deniz nakliyatından faydalanmasına karşın, bu miktar 1991'de , 1992 ve 1993'de , 1994'de , 1996'da ve 1997'de olmuştur yılına kadar her yıl düşüş kaydeden deniz yolu ile yolcu taşımacılığı, Tablo-29 da da görüldüğü gibi, 2002 yılında ise bir önceki yıla göre %27.3 artış kaydetmiştir yılında yeniden düşüş gösteren deniz yolu ile yolcu taşımacılığında 2004 yılında %46.3 gibi önemli bir oranda artış yaşanmıştır. Deniz yolu ile yük taşımacılığının gelişimi ise şöyledir: 1960'da 9.163, 1970'de , 1980'de , 1990'da ve 1997'de milyon ton deniz yolu ile yük taşımacılığı 142 Azerbaijan, Eurasian File, TICA, S.103, July 1998/2, s.2; Investment Guide to Azerbaijan 1998, USACC, Washington, 1998, s Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1996, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Programı, Bakı, 1996, s.41; Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1998, ss

177 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yapılmıştır 144. Verilere dikkat edildiğinde 1970'lerden 2005 e gelindiğinde yıllar itibariyle deniz yolu ile yük taşımacılığının hacminin de 90 lı yılların ortalarına kadar dikkat çekici oranda azaldığı görülmektedir yılı istisna olmak kaydıyla, 1998 yılından itibaren ise deniz yolu ile yük taşımacılığın hacminde genelde artış gözlenmiştir de deniz yolu ile taşınan yüklerin toplamı 13 milyon 208 bin ton olmuştur. Deniz yolu ile taşınan yüklerin büyük bir oranının petrol ve petrol ürünleri olduğu dikkat çekmektedir. Bu oran 2004 yılında %70.7 olmuştur. Deniz taşımacılığının faaliyet gösterdiği ayrı-ayrı coğrafi araziler sırasında Hazar havzası öncü olmaya devam etmiştir. Burada faaliyet gösteren gemiler tarafından 12 milyon 197 bin ton yük taşınmıştır. 1990'lı yılların ortalarından 2004 yılına kadar ulaşım sektöründeki gözlenen gelişmede ise, Kazakistan petrolünün Hazar Deniz'den geçerek Karadeniz'e nakledilmesi önemli rol oynamıştır 145. Yıllar Yük Taşıması (bin ton) Tablo 29. Deniz Ulaşımı Yük Taşıması Artış Oranı(%) Yolcu Taşıması (bin kişi) Yolcu Taşıması Artış Oranı(%) Kaynak: ARDSK Yayınları. 144 Narodnoye Hozyaistvo Azerbaicanskoi SSR V 1983 Godı Stat. Ejegodnik, Bakı, 1983, s.91; Statisticeskiye Pokazateli Azerbaicana V 1997 Godı Stat. Ejegodnik, Bakı, 1998, s Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s

178 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Deniz yolu taşımacılık filosuna katılmak üzere 2004 yılında faaliyete geçen "Haydar Aliyev" adlı gemi, Nijni- Novgorodda yerleşen "Krasnoe Sormova" gemi yapım fabrikasında inşa olundu. Geminin değeri 13.5 milyon dolardır. Gemi en çağdaş teknoloji ile donatılmıştır. TRACECA hattı ile yüzecek olan gemi, Kazakistan petrolünü Bakü limanı vasıtasıyla dünya pazarına çıkaracaktır. Bakü limanı, Orta Doğu, Avrupa ve Güney Doğu Asya ülkeleri için elverişli "transit" rolünü oynayabilir. Her türlü liman malzemeleri ve modern terminallerin yapımı için 2 milyar dolar gerekmektedir. Projenin teknik ve ekonomik esasları hazırlanmaktadır. Projenin kısa bir sürede gerçekleşmesi mümkündür. Bakü limanı dışında, Azerbaycan ın Lenkeran şehrinde de liman inşası, Muğan ovasının güneyinde üretim ve ticaretin gelişimi açısından faydalı olacaktır 146. Özel bir önem arz eden deniz taşımacılığı konusunda maddi ve teknik altyapının sağlamlaştırılması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Azerbaycan'da önemli olan bu taşımacılık türü için, ağır yükleri taşımada kullanılan gemilere, petrol ve sıvı kimyevi yüklerin taşınmada kullanılan tankerlere, frigorifik gemilere, demiryolu vagonlarında yükleri taşımak için kullanılan feribotlara, sıvı yükleri, katı ve döküm yükleri taşımada kullanılan kombine edilmiş gemi gibi ek yeni tip yük taşıma gemilerine ihtiyaç vardır Kara Yolu Ulaşımı Azerbaycan'ın karayollarının toplam uzunluğu km dir. Bunun çoğunluğu stabilize ve toprak yollardan oluşmaktadır. Karayolu taşımacılığında otobüs kullanımı ağırlıktadır 147. Toplam karayolu taşımacılığının %80-85 i otobüslerle gerçekleşmektedir. 146 Velili, s Investors Handbook, s

179 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Trafikteki otomobil sayısı ise her geçen yıl artmaktadır yılında otomobil ithal edilmiştir. Azerbaycan'ın açık denizlere ulaşan 3 karayolu bağlantısı vardır. Bunlar; Gürcistan üzerinden Karadeniz'e, Rusya üzerinden Karadeniz'e ve İran üzerinden Basra Körfezine ulaşan yollardır. TRACECA projesinin bir bölümü olarak Azerbaycan- Gürcistan arasında kara yolu yapımına başlanmıştır. Kara yollarının yapım ve onarımı amacıyla EBRD ve Dünya Bankası finansal destek vermektedir de Azerbaycan kara yolunun geliştirilmesi, yeniden inşası ve modernleştirilmesi amacıyla devlet bütçesinden 75 milyar Manat (16 milyon dolar) pay ayrılmıştır. Tablo 30. Kara Yolu Ulaşım Araçları Yıllar Toplam Otomobil Sayısı (bin adet) Her 1000 kişiye düşen Otomobil Sayısı Küçük Otomobiller (bin adet) Her 1000 kişiye düşen küçük otomobil Her 100 aileye düşen şahsi küçük otomobil Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan da yolların tamiri için 800 milyon dolardan çok finansal kaynak gerekmektedir. Bölgelerin sosyoekonomik kalkınmasına dair devlet programında ülke yollarının e kadar uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi göz önünde tutulmuştur. "Bölgesel Sosyal ve Ekonomik Kalkınma Hakkında Devlet Programı"na uygun olarak yolların onarımı ile ilgili kompleks önlemler planı hazırlandı. Ülke dahili yolların esaslı tamiri ve yeniden inşası 171

180 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras maksadı ile bir sıra uluslararası kurumlara, kredilerin ayrılması ile ilgili başvurular oldu. Ülkede uluslararası ulaşım yolları başta olmak üzere otomobil yolları 2008 e kadar yeniden inşa edilecektir yılları içinde 1225 kilometre uzunluğunda şehirlerarası yolda, 1807 kilometre uzunluğunda ise şehir içi otomobil yollarında onarım ve yeniden inşa faaliyetleri yürütülecektir. Bu çerçevede önemli projeler üzerinde faaliyetler devam etmektedir: 1. Bakü-Elet-Kazak-Gürcistan sınırı boyunca uzunluğu 508 km olan yolun Bakü-Elet (47 km) bölümünde yeniden inşa faaliyetlerine başlanılmış ve 2005 sonuna kadar; 2. Uzunluğu 85 km, proje değeri 41 milyon dolar olan ve Avrupa Yeniden Kurma ve Geliştirme Bankası nın finanse ettiği Gazimemmed-Kürdemir yolunun inşası ise 2006 sonunda; 3. Kürdemir-Ucar-Yevlak-Gence boyunca uzunluğu 188 km, proje değeri 102 milyon dolar olan yol 2007 sonuna kadar; 4. Gence-Kazak-Gürcistan sınırına kadar uzunluğu 132 km, proje değeri 60 milyon dolar olan yolun yeniden inşa işleri de 2007 yılında; 5. Bakü-Guba-Rusya sınırına kadar uzunluğu 208 km, proje değeri yaklaşık 280 milyon dolar olan birinci tekniki dereceli yolun inşası 2008 yılında; 6. Uzunluğu 21 km, proje değeri 30 milyon dolar olan Bakü çevre yolunun 2006 da tamamlanması planlanmıştır. 7. Ayrıca Elet-Astara istikametinde uzunluğu 243 km, proje değeri yaklaşık 300 milyon dolar olan yolun yeniden inşası ile ilgili tekniki ve ekonomik projelendirme faaliyetleri tamamlanmış durumdadır. Yolun finansmanı için uluslararası finans kurumları ile 172

181 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları görüşmeler sonucunda bu yolun yeniden inşası için faaliyetlere de başlanmış olacaktır. Elet-Astara yolunda yeniden inşa faaliyetlerinin, 2010 a kadar tamamlanması hedeflenmiştir. 8. İnşasına başlanan Bilesuvar-İran sınırı boyunca uzunluğu 19,5 km, proje değeri 35 milyar Manat olan yolun da 2005 de tamamlanması planlanmıştır. 9. Bakı-Şamahı-İsmayıllı boyunca uzunluğu 162 km, proje değeri 270 milyar Manat olan yol ise yıllarında yeniden inşa olacaktır. 10. Toplam uzunluğu 71 kilometre olan Şemkir-Kazak otomobil yolunun yeniden inşasına Dünya Bankası 40 milyon dolar kredi ayırmıştır. Projeler doğrultusunda Bakü den Gürcistan sınırına kadar uzanan yolun yeniden inşası çerçevesinde Elet-Gazimemmed yolu ve Gence-Kazak otomobil yolunun 2.3 kilometrelik Gence- Şemkir bölümü hizmete sunulmuştur. Tablo 31. Karayolu Ulaşımı Yıllar Genel Yollar (bin km) Yolcu Taşıma (bin kişi) Yolcu Taşıma Miktarında Değişme(%) Yük Taşıması (bin ton) Yük Taşıma Miktarında Değişme (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. Bakü nün karayollarının onarımı amacıyla, Bakü idaresi tarafından 2003 yılı içerisinde 11 bölümden oluşan bir ihale açılmıştır. Özellikle Bakü de otomobillerin sayısı her geçen 173

182 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras gün artmaktadır. Bakü de ortaya çıkan otomobil yoğunluğunun giderilmesi, şehir içi ulaşım için yeni projeleri zaruri kılmaktadır. Kısa sürede bu problem çözülmese, şehirde otomobille hareket etmek mümkün olmayacaktır. Bu amaçla, yani trafik tıkanıklığının önlemek amacıyla Avrupa standartlarında iki üç üstgeçidin yapılması dikkate alınmıştır Demir Yolu Ulaşımı Demiryolu taşımacılığı ülke içi ve uluslararası taşımacılıkta önemli yere sahiptir. Azerbaycan da sosyoekonomik yaşamın omurgasını demiryolu taşımacılığı oluşturmaktadır. Yüklerin yaklaşık %70 i, yolcuların yaklaşık %30 u demiryolu taşımacılığı ile gerçekleştirilmektedir. Demiryollarının toplam uzunluğu 2120 km dir. Demiryolu ile daha çok petrol, petrol ürünleri, metal, makine-teçhizat, gıda maddeleri ve orman ürünleri taşınmaktadır. Bakü de şehir içi ulaşımda metronun önemli bir yeri vardır de faaliyete başlayan metro hatlarının günümüzdeki uzunluğu 28.5 kilometredir 148. Bakü Metrosu temizliğine ve bakım şartlarına göre Uluslararası Ulaştırma Teşkilatı tarafından dünyada "en temiz metro" olarak seçilmiştir. İstisnalar dışında bütün metro geçitlerinde temizlik yüksek seviyededir. Metro genellikle yolcu taşımacılığında kullanılırken, diğer demiryolları daha çok yük taşımacılığında kullanılmaktadır. Kazakistan petrolünün Azerbaycan arazisinden transit hacminin artırılması hakkında varılan anlaşma çerçevesinde 2004'de petrol naklinin hacminin %20 artırılması planlaştırıldı. Bu hacim, 2003 yılında 2,8 milyon ton olmuştur. Esasen Azerbaycan demir yolu ile petrol taşınmasının 8 milyon tona çıkarılması göz önünde tutulmaktadır. Azerbaycan da demir yolu ile yük taşımacılığında da önemli bir yeri, %74.5 lik bir oranla petrol ve petrol ürünleri almaktadır. 148 Investors Handbook, s.59; Eminov, ss

183 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo 32. Demir Yolu Ulaşımı Yıllar Demir Yolu (bin km) Yolcu Taşıma Miktarı (bin kişi) Yolcu Taşıma Miktarındaki Değişme(%) Yük Taşıma Yük Taşıma Miktarındaki Değişme(%) Kaynak: ARDSK Yayınları. Demiryollarının büyük kısmının yeniden inşası gerekmektedir. 800 vagondan, 350 sinin tamirata ihtiyacı vardır. Ancak, Azerbaycan da bunun gerçekleştirebilecek mali kaynak olmadığından dolayı 20 milyon dolarlık yabancı yatırım gerek duyulmaktadır. Gürcistan da meydana gelen olaylar sonucunda Batum limanının kullanılamaması ve Azerbaycan-Gürcistan sınırında denetimlerin arttırılması gibi nedenler, ülkeden transit demir yolu taşımacılığının hacminde olumsuz etkide bulunmuştur Hava Yolu Ulaşımı 1924 yılında Bakü-Tiflis hava yolu seferlerinin başlaması ile Azerbaycan da hava yolu taşımacılığı başlamıştır 149. Azerbaycan da toplam 27 adet havaalanı bulunmaktadır. Ancak bunlardan 5 i normal yolcu uçakları trafiğine uygun alanlardır. Bakü ve Gence havaalanları uluslararası trafiğe açıktır. Diğerleri şehirlerarası taşımacılıkta kullanılmaktadır. Ülkenin sahip olduğu uçak filosu oldukça yaşlanmış bir durumdadır. Yedek parça ve aksamının üretilebileceği tesisler 149 Eminov, s

184 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yetersiz ve bakım imkanları kısıtlıdır. Son yıllarda uçak filosuna 12 yeni uçak katılmıştır yıllarında da alınacak olan yeni uçaklarla filonun gençleştirilmesine devam edilecektir. Tablo 33. Hava Yolu Ulaşımı Yıllar Yolcu Taşıma (bin kişi) Yük Taşıma (bin ton) Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan dan 60 ın üzerinde ülkeye düzenli olarak uçak seferleri mevcuttur. Havayolu ulaşımı, ülkenin bağımsızlığını elde etmesinin ardından uluslararası siyasi ve ekonomik ilişkilerinin artması ile paralel olarak gelişme kaydetmektedir yıllından itibaren hava yolu ile yolcu taşımacılığında artış olurken, yük taşımacılığında dalgalanma yaşanmıştır. Ancak 2004 yılında yük taşımacılığında %42.9 gibi önemli bir artış olmuştur da Bakü de yeni havalimanının inşası ve yeni uçakların alınması ile birlikte daha fazla gidiş-dönüş seferini yapılabilmesi ve yolculara daha iyi hizmet sunulabilmesi mümkün olmuştur. Dış hat seferlerinin ardından Bakü nün iç hat seferlerinin gerçekleştirildiği bölüm de gerekli yeniden inşa ve onarım yapılmış, Nahçıvan Uluslararası Havaalanı da yeniden inşa edilerek 2004 te hizmete sunulmuştur. Gence deki havaalanının da Tamirat ve yenilenmeye ihtiyacı bulunana Gence havalanı da uluslararası satndartlara uygun olarak 2006 yılında hizmete girecek şekilde yeniden inşa edilmektedir. Lenkeran hava limanının inşaatı ise

185 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yıllarını kapsayan bölgesel sosyo-ekonomik kalkınmaya ilişkin Devlet Programı na uygun olarak gerçekleşmiş olacaktır. Yevlak, Naftalan, Şeki, Zagatala ve diğer şehirlerdeki havaalanlarının yeniden inşası gelecek yıllarda gerçekleştirilecektir. Böylece Azerbaycan ın her bir bölgesine havayolu ile ulaşım imkanı sağlanmış olacaktır Boru Hattı Ulaşımı ABD den sonra ilk defa boru hattının inşa edildiği Azerbaycan da ulaşım sektöründe boru hatları ile ulaşımın ayrı bir önemi vardır. Petrol ve doğal gazın ulaşımında daha çok boru hatlarından faydalanılmaktadır. Boru hatları ile taşınan yüklerin dağılımı ise Tablo.34 te yer almaktadır. Ulaşım sektöründe yük taşınmasında boru hatlarının payı 1990 da %9.5 iken, 1995 de 31.5 e yükselmiştir. Ancak daha sonraki yıllarda bu oranda azalmalar görülmektedir. Ulaşım sektöründeki rolü, petrol üretiminin artmaya başlaması ile önem kazanan boru hatları, temel ihraç boru hattı olarak Bakü-Tiflis-Ceyhan ın devreye girmesinin yanı sıra doğal gaz ihracına ilişkin Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattının işlerlik kazanması ile daha önemli paya sahip olacaktır. Boru hatlarına ilişkin bilgilere ise Hazar enerji kaynaklarının ekonomik önemi adlı bölümde detaylı olarak ayrıca yer verilecektir. 150 'Azerbaijan Aviation to Lead in the Caspian Region, Azernews, ( ). 177

186 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tablo:34. Boru Hatları İle Yük Taşıması (bin ton) Toplam Petrol Boru Hattı Doğla Gaz Boru Hattı Kaynak: ARDSK Yayınları Haberleşme Kablosuz haberleşme Azerbaycan daki telekom endüstrisinin en aktif alt sektörüdür. Kablosuz haberleşme 1994 yılından itibaren, ilk kablosuz ağ kurulduktan sonra etkili yabancı yatırım almaktadır. Azerbaycan 1996 yılı Aralık ayında GSM hücresel telefon sistemine katılmıştır de mobil telefon hizmetlerin hacmi 2003 yılına oranla %47.9 artış kaydetmiştir de ülkede toplam 2 bin mobil telefon kullanılırken 2005 yılı başı itibariyle bu rakam 1.5 milyonu geçmiştir. Dolayısıyla ülke nüfusunun yaklaşık %18 i mobil haberleşme hizmetlerinden faydalanmaktadır. Bu rakamın 2005 sonunda 2 milyonu geçeceğinin tahmin edilmesi bu alanın yatırım potansiyelinin varlığını göstermektedir. Azerbaycan da mobil telefon kullanım oranı bölgedenbölgeye değişmektedir. Bakü %50 gibi yüksek orana sahipken, bazı küçük şehirlerde bu oran %10-15 i geçmemektedir. Bir çok 178

187 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları halde mobil telefon bağlantısı, eskimiş ve etkisiz kablolu telefon bağlantılarına alternatif olmaktadır. Azerbaycan pazarında Azercell ve Bakcell adlı iki operatör faaliyet göstermektedir. Piyasada "Azercell"in payı %86, "Bakcell"in payı ise %14 tür. Azerbaycan arazisinin %71 i haberleşme ağı kapsamındadır. Sadece Azercell tarafından yapılan sermaye yatırımı 270 milyon doları aşmıştır. İletişim bağlantılarına olan yatırımlardan sonra bazı uluslararası üreticiler, sektöre uzun süreli yatırımlar yapmaya hazır olduklarını belirtmişler. İletişim ve Bilişim Bakanlığı Azerbaycan da üçüncü operatör şirketinin açılması için görüşmelere başlamıştır. Posta sistemine toplamda 15 milyon dolar hacminde yatırım yapılacak ve yılları içinde bütün postahaneler otomatik sisteme geçecektir. Ülkenin nüfusunun yarısına yakın kısmının, yaşanan göçler nedeniyle de Bakü ye göç ettiği düşünüldüğünde ekonomik yoğunluğun, telekom altyapısının da etkisiyle İnternet in daha çok Bakü de geliştiği ve mevcut abone kitlesinin %90 lık bölümünün sadece Bakü de olduğu tespit edilmiştir. Azerbaycan da yaşanan hızlı gelişme ve oluşan internet piyasası nedeni ile ülkedeki tüm telekom hizmetlerini doğrudan veren İletişim ve Bilişim Bakanlığı nın gerek teknoloji gerekse yetişmiş personel açısından oldukça yetersiz kaldığı görülmektedir. 179

188 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 180 Tablo 35. Haberleşme Yıllar Telefon Aboneleri (bin) Mobil Telefonlar (bin) 1000 kişiye düşen telefon 1000 kişiye düşen mobil telefon Kaynak: ARDSK Yayınları. Ayrıca üzerinde durulması gereken bir başka konu ise ülkede yaşanan lisan sorunudur. Azerbaycan da yazılı medya ve internet servislerinin çoğu Rusça olmakla birlikte devlet tarafından alınan kesin karar ile 1 Ağustos 2001 tarihinden itibaren Latin alfabesinin kullanılması zorunlu kılınmıştır. Bu durum, internet ortamında dünya ile entegrasyonu hızlandıracak bilginin paylaşımını kolaylaştıracak en önemli adım olarak değerlendirilmektedir 151. Azerbaycan da büyük bir internet ve data piyasası oluşmaktadır. Söz konusu piyasa gerek ülke çapında gerekse uluslararası bağlantılar anlamında önemli yatırımları kaldırabilecektir. Ancak bu yatırımların yapılması ve işletmelerin kurulması, ülkenin ekonomik yapısı ile kanuni çerçevesi de göz önünde bulundurularak, Haberleşme ve Enformasyon Teknolojileri Bakanlığı nın gözetim ve denetiminde, teknolojik ve insani açıkları tamamlayacak şekilde uygun olacaktır. Azerbaycan da telekom alt yapısı lokal devreler açısından yeterli olmakla birlikte ekonomik şartlar nedeni ile talebin sınırlı düzeyde kalması nedeni ile internet erişimi için yeterli yatırımın henüz yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca internet trafiğini taşımak için çok büyük avantaj sağlamaya yönelik 151 Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Telekominikasyon ve İnternet Altyapısı İle İlgili Olarak Hazırlanan Teknik Rapor, ( ).

189 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları fiber transmisyon alt yapısı mevcuttur. Bu altyapı şehirlerarası iletişim trafiğinin taşınması ve bu sayede internet in yaygınlaştırılması için kullanılabilecektir 152. Tüm uydulardan öncelikle Moskova ya bağlanılmakta, diğer ülkelerle İnternet trafik yönlendirmesi Moskova üzerinden sağlanmaktadır. Bu durum ise hem mevcut durumda Rusya ve Rusça baskısının devamı, hem de gelecekte elektronik ticaret gibi ekonomik faaliyetlerin Moskova merkezli olarak yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. Moskova üzerinden yapılan İnternet trafik yönlendirmesinin Türkiye üzerinden daha geniş bantlı ve güvenli bir şekilde sağlanması sonucunda Türkiye, Azerbaycan da ve diğer Türk Cumhuriyetlerinde etkin bir rol alabilecektir yılında ABD de askeri amaçla icat edilen internetten faydalanmaya Azerbaycan da 1994 de başlandı. Türkiye Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Türkiye Bilimsel Araştırmalar Merkezi ile Azerbaycan İlimler Akademisi nin ortak bir projeyi hayata geçirmeleri ile birlikte Orta Doğu Teknik Üniversitesi üzerinden 1994 de ilk defa Azerbaycan İlimler Akademisi interneti kullanmaya başlamıştır. Söz konusu proje TİKA tarafından finanse edilmiştir sonu itibariyle ülkede 400 binden çok internet kullanıcısı, 20 den çok internet provaydırı, 400 e yakın internet kafe faaliyet göstermektedir. İnternete üye olanların büyük bir kısmını işletmeler ve eğitim kurumları oluşturmaktadır. Resmi olarak 100 bin internet kullanıcısı vardır. Azerbaycan da internetten faydalananların sayısı dünya ortalamasının bir hayli aşağısındadır. Ülkede her 1000 kişiden toplam 15 kişi internetten faydalanmaktadır. Dünyada ise bu rakam her 1000 kişi için 150 dir. 152 Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Telekominikasyon ve İnternet Altyapısı İle İlgili Olarak Hazırlanan Teknik Rapor, ( ). 181

190 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İnternet hizmeti Haberleşme ve Enformasyon Teknolojileri Bakanlığı ndan gerekli lisans alındıktan sonra verilebilmektedir. İnternet hizmeti sunan kurumlar bir tür Haberleşme ve Enformasyon Teknolojileri Bakanlığı nın ortağı gibi faaliyet göstermektedirler. Son yıllarda Azerbaycan da enformasyon-komünikasyon teknolojileri (İKT) gelişmektedir. İKT nin gelişmesi için altyapı yaratılmaktadır, gerekli devlet programları hazırlanmaktadır. İKT nin gelişmesi için çok önemli hacimde yatırımlara gerek duyulmaktadır. Bu sermayeyi ise sadece özel sektör vasıtasıyla ülkeye çekmek mümkündür. Yakın gelecekte telekomünikasyon kurumlarının özelleştirilmesi ve elverişli piyasa şartlarının yaratılması planlanmaktadır. Büyük projeler arasında e-devlet, e-posta sistemlerinin hazırlanmasını ve bölgelerde televizyon radyo yayınlarının gerçekleştirilmesi yer almaktadır de haberleşme hizmetlerinin hacmi genelde %18 artmıştır Yeni İpek Yolu Projesi İpek endüstrisi, eski çağlardan beri birçok milletin hayatında çok önemli bir yer tutmuş; Uzak Doğudan gelen ipek ve baharat, Batı dünyası için, uluslararası ilişkilerde önemli bir rol oynamıştır. İpek, ayrıca, Doğu kültürünün Batı tarafından tanınmasını da sağlamıştır. Doğunun ipeği ile baharatının kervanlarla batıya taşınması, Çin'den Avrupa'ya ulaşan ticaret yolların oluşturmuştur. Orta Çağda, ticaret kervanları, şimdiki Çin'in Xian kentinden hareket ederek Özbekistan'ın Kaşgar kentine gelirler; burada ikiye ayrılan yollardan ilkini izleyerek Afganistan ovalarından Hazar Denizi ne; diğeri ile de Karakurum Dağlarını aşarak İran üzerinden Anadolu'ya ulaşırlardı. Anadolu'dan deniz yolu ile veya Trakya üzerinden karayolu ile Avrupa'ya giderlerdi. Doğudan batıya doğru gelişen bu ticari harekette, daha önceki çağlardan beri kullanılmakta olan bir yol şebekesinden 182

191 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yararlanılmıştır. Yoğun bir şekilde ipek, porselen, kağıt, baharat ve değerli taşların taşınmasının yanında kıtalar arasındaki kültür alışverişine de imkan sağlayan bu binlerce kilometre uzunluğundaki kervan yolları, zaman içinde ''İpek Yolu'' olarak adlandırılmıştır. İpek Yolu, Orta Çağ sonlarında yeni kıtaların ve ticaret yollarının bulunmasının ardından önemini kaybetmişti. Daha sonraları da Orta Asya'nın Sovyetler Birliği hakimiyeti altında hem güneye (İran, Afganistan ve Pakistan), hem de Kafkaslar üzerinden batıya açılan kapıları kapalı tutuldu. 1990'li yıllarla birlikte bu bölge halklarının talihi beklenmedik bir şekilde değişti. 21.yüzyılın en önemli bölgelerinden biri olacak olan Orta Asya'da Türk Cumhuriyetleri bağımsızlıklarını kazandılar. Böylelikle bölgenin bütün dünya için önemli yeraltı kaynaklarının Sovyet monopolünden kurtulabilme şansı doğdu. Fakat Rusya'nın Sovyetler Birliği döneminde bu bölgeyi dış dünyaya sadece kendisi üzerinden bağlamasından dolayı üretilen ürünlerin, çıkarılan petrol ve doğal gazın ve sahip olunan hammaddenin başka ticaret yolları ile dünya pazarlarına taşınması gerekiyordu 153. Bölgenin dış dünya ile olan bağlantısı, coğrafi bir gözlem yapıldığında, Rusya hariç üç yoldan yapılabilir. Bu yollar 154 ; -Birincisi Çin üzerinden Uzak Doğu ülkelerine ve Pasifik Okyanusu'na (ki bu yol olası projelerin mesafelerin uzaklığından dolayı şu anda finans edilemez olmasından dolayı arka sıralarda yer almaktadır), -İkincisi Pakistan ve İran üzerinden (transit geçiş yolu olarak da Afganistan) Hint Okyanusuna, -Üçüncüsü ise Hazar Denizi nden Kafkaslar ve Türkiye üzerinden Akdeniz'e ve Avrupa'ya doğru uzanıyor. 153 Mehmet Binay, İpek Yolu Yeniden Canlanıyor, ( ). 154 Mehmet Binay, İpek Yolu Yeniden Canlanıyor, ( ). 183

192 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İkibin yıl boyunca Doğunun zenginliklerini Batıya taşıyan kervanların geçtiği, beş Türk Cumhuriyeti'nin yanı sıra, Tacikistan, Gürcistan ve Ermenistan'ı da kapsayan, Karadeniz'den Çin'e tarihi İpek Yolu nun 21. yüzyıla bir iletişim, ulaşım ve enerji koridoru olarak taşınmasını öngören TRACECA (Transport Corridor Europe-Caucasus- Asia/Avrupa-Kafkasya-Asya Ulaştırma Koridoru) Projesi, 7-8 Eylül 1998 tarihlerinde Bakü'deki Gülistan Sarayı'nda gerçekleştirilen Zirve sonunda imzalanan yüzyılın en kapsamlı ulaşım ve taşımacılık anlaşması ile, global ekonomik ilişkiler zincirine yeni bir halka olarak eklenmiştir. İki kıtayı ve üç deniz havzasını birbirine bağlayacak olan İpek Yolu'nun Restorasyonu projesinin temelleri 1993 yılında beş Orta Asya ve üç Kafkas ülkesinin Ulaştırma ve Ticaret Bakanları'nın katılımıyla Brüksel'de gerçekleştirilen bir konferansta ortaya atılmış ve AB'nin bu girişime verdiği ekonomik ve siyasi destek sayesinde somut bir çerçeve kazanmıştır 155. Söz konusu proje, öngördüğü ulaştırma koridorları ile denize çıkışı olmayan Kafkasya ve Orta Asya Cumhuriyetleri nin uluslararası pazarlarla bütünleşmelerini sağlayacak önemli bir aşamayı teşkil etmesinin ve bu çerçevede bölgedeki ekonomik büyümeye kayda değer bir katkı yapacak olmasının yanı sıra, söz konusu devletlerin siyasi ve ekonomik bağımsızlıklarını güçlendirecek ciddi bir katalizör olması bakımından da büyük önem arz etmektedir 156. İpek Yolu, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan 155 Gani Gönüllü, İpek Yolu Stratejisi, ( ); Rovşen İbrahimov, Böyük İpek Yolu Proqramı ve Gözlenilen Netiğceleri, İpek Yolu II. Respublika Elmi-Praktiki Konferansının Materialları, Bakı, 2001, ss.22-24; İpek Yolu ve Türkiye, ( ). 156 İpek Yolu ve Türkiye, ( ). 184

193 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımakta ve olağanüstü bir tarihi ve kültürel zenginlik sunmaktadır. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri nin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra, İpek Yolu nun hem bir ticaret yolu, hem de tarihi ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiş, bu yol boyunca inşa edilmiş ve artık kullanılmayan yapıların, yeni işlevler kazandırılarak korunmaları ve yaşatılmaları için çalışmalar başlatılmıştır. Geçmişte kervanların Doğunun zenginliklerini Batıya taşıması gibi, şimdi de Avrasya Koridoru, barışı ve huzuru Orta Asya'ya ve Kafkaslara taşıyacak ve medeniyetler arası diyalogun genişlemesini sağlayacaktır. Küreselleşme yönünde büyük dönüşümler yaşayan günümüz dünyasının ekonomik, siyasi ve teknolojik şartları karşısında, TRACECA projesinin bölgesel barış ve istikrarın sağlanmasında oynayacağı rol göz ardı edilemez. Bu bağlamda, asırlar boyunca tarihi İpek Yolu'nun güzergahı üzerinde önemli bir yer tutan, ancak bundan daha önemlisi, Soğuk Savaş sonrası gelişmeler ışığında, gerek ekonomik, gerek sosyal, gerek siyasi bakımdan 21. yüzyılın en dinamik coğrafyasını teşkil etmeye namzet Avrasya'nın kalbinde bir cazibe merkezi olarak duran Türkiye'nin de böylesine önemli bir projenin dışında kalmasını düşünmek mümkün değildir. Türkiye'nin bu özellikleriyle TRACECA idealine önemli bir katkı yapacağı aşikardır. İpek Yolu nun yeniden inşası, Azerbaycan ın bağımsızlık döneminde atılan en önemli olumlu adımlardan biridir. Merkezi Asya'dan Avrupa'ya en elverişli yol Hazar Denizi'nden ve Azerbaycan'dan geçen yoldur. Merkezi Asya, Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan ve Karadeniz'den geçerek Avrupa'ya uzanan yeni bir ulaşım yolu açıldı. İşlemekte olan bu yol, eski İpek Yolu'nu yeniden canlandırmak anlamına da gelmektedir. Bu yol ile Merkezi Asya'dan Avrupa'nın en ucunda yer alan ülkelere ve Avrupa'dan Merkezi Asya'ya en uygun ve güvenli şekilde taşıma 185

194 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yapılabilmektedir. Hem Orta Asya'dan Avrupa'ya hem de Avrupa'dan Orta Asya'ya yükler gitmektedir. Bu yükleri Hazar Denizi üzerinde Azerbaycan'a ait olan küçük gemiler taşımaktadır yılından başlayarak atılan adımlar ile bu güzergah, bölge ulaşım güzergahları ile rekabet edebilen ve ülke ekonomisinin kalkınmasına, yerüstü ulaşım kompleksinin teşekkülüne önemli tesir eden temel sebeplerden biri olmaktadır yılına oranla 2001 de İpek Yolu ile yük taşınması 1.5 kat, transit yük taşıması 1.9 kat, elde edilen gelir ise 1.6 kat artmıştır. Ayrıca Chevron-Tengiz petrol şirketinin Kazakistan'ın Tengiz petrol yatağında ürettiği petrolün dünya pazarlarına sunulması için Hazar Denizi'nin de yer aldığı bir güzergah kullanılmaktadır. Kazakistan petrolünün TRACECA Avrasya ulaşım güzergahı vasıtası ile Azerbaycan üzerinden Gürcistan ın Karadeniz limanına nakli 1996 yılından itibaren devam etmektedir. Ham petrol Aktau dan tankerlerle Bakü ye, buradan da demir yolu ile Batum a nakledilmektedir 159. Yeni İpek Yolu bünyesinde yer alan Türkiye-Gürcistan- Azerbaycan hattını sağlıklı biçimde birbirine bağlayacak "demir yolu projesi", bölgesel ticaret ve yatırım imkanlarını ikiye katlayacak; ülkeler arasındaki sosyal ve kültürel yakınlaşmayı daha da arttıracaktır. Sözkonusu demir yolu projesinin faaliyete geçmesi için gerekli çalışmalar 2005 yılı içerisinde başlamıştır. Söz konusu projenin hayata geçirilmesi Azerbaycan ulaşım sektörünün daha dinamik gelişmesine zemin yaratacaktır. 157 Haydar Aliyev, Dünya Siyasetinde Azerbaycan Petrolü, (Der. İlham Aliyev Akif Muradverdiyev, Çev. Abdullah Çiftçi - Ergun Kocabıyık), Sabah Kitapları No.77, İstanbul, 1988, ss , H. Memmedov R. Ahundov, Qedim İpek Yolunun Neqliyyat Marşutları, İpek Yolu II. Respublika Elmi-Praktiki Konferansının Materialları, Bakı, 2001, ss ci Qezet,

195 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Kars-Ahalkalaki-Tiflis-Bakü demir yolu, Azerbaycan ı Avrupa ya doğrudan bağlayacak olan bir hattır. Projenin maliyeti yaklaşık 400 milyon dolardır. Proje yaklaşık iki yıl içerisinde tamamlanmış olacaktır. Projenin tamamlanarak hattın faaliyete başlaması durumunda ilk yıl yük taşıma hacmi 2-3 milyon ton arasında olacaktır. Daha sonra ise bu rakam 5-8- milyon tona yükselecektir. Kars-Ahalkalaki-Tiflis-Bakü demir yolunun faaliyete başlaması ve bu hattın Avrupa ve BDT ülkelerinden gelen yükleri İran üzerinden Hindistan a taşıyan Kuzey-Güney ulaşım koridoru ile birleştirilmesi durumunda, demir yolu ile yük taşıma hacmi milyon tona varacaktır. İpek Yolu, en az petrol boru hattı kadar stratejik öneme de sahip olacaktır Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru İran, Rusya ve Azerbaycan arasında 2005 yılı başında Bakü de Kuzey-Güney ulaşım koridoru projesi imzalanmıştır. "Kuzey-Güney" ulaşım koridoru projesi çerçevesinde Rusya, Azerbaycan ve İran arasında Gezvin-Reşt demir yolu hattının projelendirilmesi, inşası ve kullanımı, aynı zamanda Astara (Azerbaycan) - Astara (İran) demir yolunun projelendirilmesi ile ilgili ortak şirketin kurulması hakkında memorandum imzalandı. Protokol demiryolu projesinin inşası amacıyla bir anonim şirketin (joint stock company) kurulmasını ve projeye yatırımcıları çekmeyi hedeflemiştir. Kuzey-Güney ulaşım koridorunda Azerbaycan bölümünün uzunluğu 505 km dir. Proje Hazar Denizi limanları, Rusya nın su kanalları ve demiryolları vasıtasıyla İran Körfezi ve Güney Asya dan Avrupa ya yük taşınmasını amaçlamaktadır North-South Project Talks Due in Baku, Azernews, ( ). 187

196 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Projenin gerçekleşmesi ile Azerbaycan kuzeyden güneye taşınacak yüklerin geçiş merkezi olacaktır. Uluslararası ulaşım koridoru tam olarak faaliyet geçtiğinde Avrupa ülkelerinin, Rusya nın, Orta Asya ve Kafkasya nın, İran Körfezi ve Hindistan a çıkışına, Hazara kıyıdaş ülkelerin Karadeniz limanları ile ticari ilişkilerinin artmasına imkan yaratacaktır. Aynı koridor Azerbaycan ın transit taşımalardan elde ettiği gelirlerin artmasına da imkan verecektir. Bu koridor ile ilk aşamada 5 milyon, daha sonraki yıllarda ise Azerbaycan arazisinden milyon ton yük taşınması planlaştırılmaktadır İnşaat yıllarında Azerbaycan ın ekonomik ve sosyal kalkınması ile inşaat sektöründeki gelişmeler arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu yıllarda ülkede üretime dönük olan ve olmayan yeni büyük bina ve kompleksler inşa edilmiştir. Ayrıca faaliyette olan bazı binalar ise genişletilmiş ve restore edilmiştir. Tablo-36 da görüldüğü gibi inşaat sektörünün GSMH ya katkısı 1991 de %8.1 iken, 1999 da %10.9 olmuştur. Söz konusu etki, yıllarında düşük kalmasının ardından 2002 yılında yeniden yükselişe geçen oran 2004 te %13 e ulaşmıştır. 188

197 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo:36. GSMH'da İnşaat Sektörünün Yeri (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. IMF tarafından yapılan değerlendirmelere göre sektörün ekonomiye katkısı resmi istatistiklerde göründüğünden fazladır. İnşaat faaliyetlerinin çok önemli bir kısmı kayıt dışı kalmaktadır. Petrol sektörüne yabancı yatırımların başladığı 1995 yılından itibaren inşaat faaliyetleri önemli oranda artış kaydetmiştir. Yatırımların inşaat sektörüne plase edilen kısmı ise yılları arasında dalgalanma gösterirken, 1990 yılı hariç, toplam yatırımlardan inşaat sektörünün aldığı pay %1 in altında kalmıştır. Yatırımların her geçen yıl daha büyük bir kısmı üretim amaçlı alanlara plase edilmiştir yılında inşaat sektörüne yönelen yatırımların hacmi bir önceki yıla göre %82.2 artış kaydederek 10.3 trilyon Manat olmuştur. Bu miktarın 7.8 trilyon Manat ı (1.6 milyar dolar) yani toplam yatırım miktarının %75.5 i yabancı yatırımların payına düşmektedir yılında ise petrol dışı inşaat sektörüne yöneltilen yatırımların hacmi 2003 ile mukayesede %39.8 artış kaydederek 24.2 trilyon Manat olmuştur. İnşaat sektörüne ci İlin Yekunları Üzre Pul-Kredit Siyasetinin Yerine Yetirilmesi Veziyyeti Haqqında, ( ). 189

198 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yöneltilen yatırımların %73.7 si yabancı sermayenin payına düşmektedir. Bu oran, Azerbaycan da inşaat sektörünün gelişmesinde yabancı iş adamlarının etkinliği daha da yükselmektedir. İnşaat sektöründeki artış hızı, ilk aşamada yeni üretim ve iş alanlarının kurulmasına sebep olmuştur de binlerle iş yerinin açılmasında yeni inşa edilmiş müesseseler temel role sahip olmuştur. Gelişmeye paralel olarak sektörde istihdam hacmi de her geçen gün artarak 200 bin civarına ulaşmıştır. Azersanayetikinti, Azersutikinti, Azerenerjitikinti gibi uzmanlaşmış firmalar ve SOCAR (The State Oil Company of the Azerbaijan Republic), Hazar Denizcilik Şirketi, Azerbaycan Demiryolları Departmanı gibi kuruluşların inşaat firmaları en büyük inşaat teşebbüsleridir. Türk firmalarının sektöre büyük ölçüde hakim oldukları görülmektedir. Azerbaycan da faaliyet göstermekte olan Türk firmaları içinde, yaklaşık %20.1 ile inşaat firmaları en önemli paya sahiptir. Azerbaycan gündemini meşgul eden petrol boru hatları, konut restorasyonu ve konut inşası, savaştan zarar gören ve Azerbaycan ın 1/5 ine karşılık gelen yörelerin yeniden inşası, altyapı restorasyonu, sanayi tesislerinin restorasyonu ve inşası, eğlence ve konaklama tesislerinin inşası gibi projeler Türk firmalarının pazara girmelerine imkan vermiştir. Konut ve iş merkezi inşaatı yapan Türk firmaları, Azerbaycan pazarında oldukça aktif faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte inşaat sektöründe Türk girişimcilerinin ABD ve Batı Avrupa nın güçlü firmaları ile rekabet etmeleri gerekmektedir. Her geçen gün eski binaları yıkılarak yerlerine yeni binaların inşa edilmesi ile Bakü nün görünümü modernleşmektedir. Ancak çağdaş inşaat konstruksiyonları ve inşaat materyalleri, aynı zamanda jeoloji ve jeodeziye keşiflerinin dakik seviyesi Bakü de maksimum 15 kattan yüksek bina inşasını mümkün kılmamaktadır. Öte yandan 190

199 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yeni inşa edilen çok katlı binaların şehircilik, yeşil saha ihmali bakımlarından da endişe verici olduğu görülmektedir. Bu endişeler de dikkate alınarak 2004 yılında, Başkentin merkezinde ve şehir çevresinde 12 katlı binalardan daha yüksek binaların inşası yasaklanmıştır. Boru hatlarının inşası, modern sanayi tesislerinin kurulması, yeniden yapılanma ve restorasyon projeleri ve özellikle, turizm-eğlence sektörü için oteller, restoranlar ve çeşitli tesisler inşası, Azerbaycan inşaat sektöründe önemli yatırım fırsatlarıdır. Yeni inşaat projeleri, kaliteli inşaat malzemelerine olan talebi artırmaktadır. İç üretim ise gerek kalite gerekse miktar yönünden ihtiyacı karşılayacak durumda değildir. İnşaat sanayiine ait malzemelerin ve hammaddelerin bol ve ucuz olması ve arz açığının bulunması nedenleriyle inşaat sektörü bu bakımdan da dış yatırımlar için özendirici bir sektördür. Azerbaycan da petrol sektörünün yanı sıra ve petrol sektörüne paralel olarak inşaat sektörü de hızla gelişmektedir. Gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak yeni yerleşim alanları ve ticaret merkezleri yapmaya eğilimin artacağı dikkate alındığında, inşaat sektörü gelişmeye elverişli alanlardan biridir. İnşaat sektöründeki gelişme nüfus artış hızından bir kaç kat yüksektir. Bununla paralel inşaat malzemelerinin fiyatı da hızla artmaktadır. Ev imkanlarının olmaması boşanmaların artmasına etki eden faktörler arasındadır. Ayrıca insanların geç evlenmelerine de neden olmaktadır. Bu bakımdan, petrol gelirlerinin konut inşasına yöneltilmesi uygun olacaktır. 191

200 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 192

201 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları DÖRDÜNCÜ BÖLÜM BÖLGESEL ANALİZ Azerbaycan ekonomik açıdan on bölgeye ayrılarak analiz edilebilir. Bu ayrım, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 11 Şubat 2004 tarihinde onaylanan ve Azerbaycan bölgelerinin yıllarını kapsayan sosyo-ekonomik kalkınması ile ilgili hazırlanan Devlet Programı'nda yapılmıştır 162. Ekonomik bölge tasnifinde; ekonomik ve coğrafi konum ve yapı, doğal zenginlik ve tabii kaynaklar, faal nüfus yoğunluğu, bölgelerin alan ve toprak yapısı, tarihi öncelikler gibi özellikler dikkate alınmıştır. Ülkedeki ekonomik bölgeler taşıdıkları özelliklerine göre aşağıda genel hatlarıyla ele alınacaktır. Bölgelerle ilgili değerlendirmeye geçmeden önce; a- Ülkenin iklim koşullarının uygun olması sebebiyle büyük ve küçük baş hayvancılıkla, kanatlı hayvancılık üretiminin hemen hemen her bölgede mümkün olduğunu, b- Azerbaycan da hemen her bölgede tarıma uygun ekilebilir alanların genişliği ve iklim çeşitliliği nedeniyle tarımsal yatırımların daha da çeşitlendirilmesinin mümkün olduğunu, c- Ayrıca ülkenin birçok bölgesi turizm açısından keşfedilmemiş zengin güzelliklere sahip olduğundan, turizm sektörünün daha geniş bir potansiyelinin bulunduğunu, 162 Bkz: State Program on Social-Economic Development of Regions of Azerbaijan Republic for the Years of , ( ); Brief Overwiev of Business Practices, New Investment Opportunities and Legal Environment, Azerbaijan Investment Promotion and Advisory Foundation, Baku, 2005, ss

202 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras d- Gıda sanayisinin gelişmesinin de bölgelerin sosyoekonomik kalkınmada önemli rol oynayacağını ifade etmek gerekir Ekonomik Bölgeler Ülke ekonomik açıdan Abşeron, Gence-Kazak, Nahçıvan, Şeki-Zagatala, Lenkeran, Guba-Haçmaz, Aran, Yukarı Karabağ, Kelbecer-Laçın ve Dağlık Şirvan olmak üzere on bölgeden oluşmaktadır Abşeron Ekonomik Bölgesi Bölge, günümüzde ülke ekonomisini temsil konumundadır. Ülkede üretimin en büyük payı bu bölgeye düşmektedir. Ülkenin diğer bölgeleri ile mukayese edildiğinde, gelişmiş bir altyapıya sahip olduğu söylenebilir. Abşeron dan en önemli kara, hava, su ve tren yolları geçmektedir. Hazar Denizi ile çevrili olması, bölgenin ulaşım bağlantılarını önemli oranda arttırmaktadır. Abşeron ekonomik bölgesi, ülkenin en önemli kültürel merkezlerinden de biridir. Araştırma enstitüleri, yüksek öğretim kurumları, büyük spor tesisleri, sağlık merkezleri ve diğer sosyal altyapı kurumları bölgede faaliyet göstermektedir. Bakü Ülke yönetimi tarafından hazırlanan bölgesel kalkınma programı, yüksek gelişme seviyesine sahip olduğundan dolayı Bakü yü kapsamamaktadır. Dolayısıyla aşağıdaki Abşeron ekonomik bölgesine ilişkin veriler ve bilgilerde Bakü yer almamaktadır. Bu alt başlık altında kısaca Bakü hakkında genel değerlendirme yapılacaktır. Ekonomik gelişim düzeyi ile ülkenin diğer şehirlerinden, daha net ifadeyle, kendisi dışında kalan ülke kısmından açıkça farklaşan şehir, aynı zamanda ülkenin başkenti olan Bakü dür. 194

203 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Bakü, 2.5 milyonluk nüfus yoğunluğunun yanı sıra, yabancı yatırımların da geçen 13 yıllık süre içerisinde yoğunlaştığı şehir oldu yılında itibaren ise yükselen çok katlı binalar ile Bakü, şehirleşme adına fırsat ve endişeleri bünyesinde barındıran bir şehir. Bölgesel ekonomik kalkınma programının dışında bırakılan Bakü de muhtemel yatırım alanları şöyle sıralanabilir: petrol ve gaz sektörlerine ait yan sanayi, elektrik, elektronik, petrol ürünlerinin değerlendirilmesi, demir ve demir dışı metaller alanında muhtelif yatırımlar, otomotiv ve otomotiv yan sanayi tesisleri, inşaat malzemeleri üretim tesisleri, tekstil sektörüne ait entegre tesisler, deniz nakliyatı ve gemicilik sektörü tesisleri, kara, hava, deniz, metro ve demiryolu ulaşımı ile ilgili altyapı ve üstyapı çalışmaları, alkol ve alkollü içecek tesisleri, sağlık, eğitim, turizm tesisleri, çevre korumaya yönelik tesisler, toprak ıslahı ve sulaması ile ilgili tesisler. a. Kapsadığı Bölgeler Abşeron ve Hızı idari reyonları ile ülkenin en önemli şehirlerinden olan Sumgayıt tan oluşmaktadır. Özellikle Sumgayıt şehri, çok uygun ekonomik-coğrafi konuma sahiptir. b. Toplam Yüzölçümü Abşeron ekonomik bölgesi (Bakü hariç) 3.34 bin km 2 'dir. Ülke arazisinin %3.9'unu oluşturmaktadır. c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu Ülke nüfusunun %4.8'ini bünyesinde bulunduran bölgenin toplam nüfusu 'dir. Bölgede kilometre kareye 116 kişi düşmektedir. Faal nüfus 163 bin kişidir. Ekonomik bölgenin uygun ekonomik-coğrafi konumu, nüfus yerleşiminde önemli bir rol oynamaktadır. Nüfusun çoğunluğu şehirde yaşamaktadır. 195

204 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras d. İklimi Ekonomik bölgenin iklimi, kuru suptropikal karaktere sahiptir. e. Doğal Madenler Doğal kaynaklar itibariyle zengin olan ekonomik bölgelerden biri Abşeron dur. Bölgenin doğal madenleri arasında hızar taşı, alçıpan taşı, çimento hammaddesi, kuvars ve inşaat kumu yer almaktadır. Abşeron yarımadasında zengin banyo tedavi kaynakları, kaplıcalar bulunmaktadır. İklimsel-banyo tedavi imkanları, Hazar kıyısı boyunca plaj turizmine imkan vermektedir. Buna karşın kendi arazisinde içme suyunun olmadığı tek bölgedir. Bölge içme suyunu su boru hatları vasıtasıyla diğer bölgelerden, Samur ve Kura nehirlerinden karşılamaktadır. f. Sanayi Alanları Bu bölgede sanayi sektörü petrol, doğal gaz, elektrik, organik-inorganik kimyasal ürünler, ilaç, metalürji, enerji, demir-çelik, demir dışı metal tesisleri, petrol yan sanayi, tekstil, hafif ve gıda sanayisinde yoğunlaşmıştır. Ulaşım ve hizmetler sektörü, bölge endüstrisi için önemli hizmetler sunmaktadır. Ekonomik bölge güçlü bir yakıt-enerji kaynağına sahiptir. Ülkede üretilen petrol, doğal gaz ve elektriğin önemli bir kısmı bu bölgenin payına düşmektedir. Sanayi yapısının merkezinde kimya ve petro-kimya endüstrisi yer almaktadır. Aynı zamanda demir ve demir dışı metaller de sanayide önemli bir yere sahiptir. Polimeri yapı materyalleri, cam.v.b ürünler de bölgede üretilen sanayi ürünleridir. 196

205 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları g. Tarım ve Hayvancılık Alanları Tarım ve hayvancılık sektöründe kuru suptropikal meyvelerin yetiştirilmesi, sebzecilik, çiçekçilik, üzümcülük, sütçülük, tavukçuluk ve büyük-küçükbaş hayvancılık dikkat çekmektedir. Tarımsal iklim şartları bölgede zeytin, safran, fıstık gibi ürünleri üretmeye de imkan vermektedir. h. Gelişen Sektörler İnşaat, ulaşım ve çeşitli hizmet sektörleri bölgede gelişen sektörlerin başında yer almaktadır Gence-Kazak Ekonomik Bölgesi Azerbaycan'ı Gürcistan ve Karadeniz ile birleştiren ve ülkenin batı bölümünde yerleşen Gence-Kazak ekonomik bölgesine ait özelliklerin genel çerçevesi ise aşağıdaki gibidir: Bölgenin sosyal altyapısı, ülkenin kuzey-batı bölümünün sosyo-ekonomik gelişmesinde ve bu bölgenin sosyokültürel ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir role sahiptir. Bilimsel araştırma merkezleri, tarım alanında uzman yetiştiren yüksek öğretim kurumları, halk kütüphaneleri, müzeler, tiyatrolar, hastahaneler ve diğer sosyal altyapı kurumları bölgede bulunmaktadır. a. Kapsadığı Bölgeler Önemli ekonomik-coğrafi konuma sahip olan bu bölge Agstafa, Daşkesen, Gedebey, Goranboy, Hanlar, Kazak, Samuh, Şemkir, Tovuz idari reyonlarının yanı sıra Gence ve Naftalan şehirlerini kapsamaktadır. b. Toplam Yüzölçümü Yüzölçümü bin km 2 olan bölge, ülkenin %14.4'ünü oluşturmaktadır. 197

206 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu kişiden oluşan bölgede ülke nüfusunun %13.6'sı yaşamaktadır. Ülke ortalamasının biraz aşağısında yer alacak şekilde, kilometrekarede ise 88 kişi yoğunluğa sahiptir. Nüfusun daha çok vadi bölgelerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Vadilerde nüfus yoğunluğu kişidir. Nüfusun %47 si şehirlerde yaşarken %53 ü kırsal kesimlerde yaşamaktadır. Faal nüfus miktarı ise 633 bin kişidir. d. İklimi Bölge topografik karakteri itibariyle dörde ayrılmaktadır. Bu ayrıma paralel olarak bölgede iklim şartlarının da çeşitlilik arz ettiği görülmektedir. e. Doğal Madenler Gence-Kazak ekonomik bölgesi zengin doğal kaynaklara sahip olan bölgelerden biridir. Demir filizi, alüminyum, bakır, alçıpan taşı, mermer, seolit, alçı ve çimento hammaddesi dikkat çeken doğal madenler arasındadır. Bölge arazisinden geçen Kür ise hidro-enerji rezervleri ile zengindir. Doğal dinlenme alanları da bölgede mevcuttur. Uygun doğal şartlar, temiz hava ve iklim, orman ve dağ manzarası ve önemli tıbbi mineral sular uluslararası seviyede dinlenme alanları ve sanatoryumların oluşturulmasına imkan vermektedir. Deniz seviyesinden 1566 metre yükseklikte yerleşen Göygöl ve Hacıkent dinlenme alanları bölgede bulunmaktadır. Naftalan dinlenme ve tedavi sanatoryumu ise uluslararası üne sahiptir. f. Sanayi Alanları Ekonomik potansiyeli ile Gence-Kazak, ülkede ikinci önemli yeri tutan bölgedir. Azerbaycan ın toplam endüstri üretimine yaklaşık %12-13 lük bir oranda sağladığı katkı ile, ülkenin ikinci endüstri bölgesidir. Gence-Kazak ekonomik bölgesinde temel sanayi alanları; elektrikli aletler, haberleşme 198

207 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ekipman üretimi, tarım makineleri, metalürji, otomobil, pamuk, iplik, tekstil, halı, çimento, seramik, cam, muhtelif ekipman, ağır sanayi ve gıda sanayisidir. İnşaat sanayisinde temel işletmeler, ev inşaat yapı şirketleri, metal-beton, tuğla-seramik ve mermer fabrikalarıdır. g. Tarım ve Hayvancılık Alanları Şeker, patates, buğday, üzüm, şarap, karamela, konserve, et ve süt ürünleri, büyük ve küçükbaş hayvancılık bölgedeki önemli tarım ve hayvancılık alanlarıdır. Ülkenin tarım ürünlerinin %13-14 ünü üreten bölgede, temel tarım ürünleri patates, üzüm ve buğdaydır. Ülkenin patates üretiminin yaklaşık %80 i, üzümün %28 i bu bölgenin payına düşmektedir. Pamuk ise sadece Goronboy idari rayonunda üretilmektedir. Bahçecilik ve meyvecilik de bölgede gelişmiştir. Ülkedeki hayvancılık ürünlerinin %15 i de bu bölgeden elde edilmektedir. h. Gelişen Sektörler Bölgede gelişen sektörlerin başında turizm sektörü gelmektedir. Ülke genelindeki demir yolunun %6.2 si, otomobil yollarının %6.1 i bu ekonomik bölgenin payına düşmektedir. Ekonomik bölgenin arazisinden geçen başta kara yolu olmak üzere, demir yolu, boru hattı ve hava ulaşımı ülke içi ve uluslararası ekonomik ilişkilerin gelişmesinde önemli etkendir. Gence, Kazak ve Agstafa temel ulaşım ağlarıdır. Avrupa-Kafkas-Asya koridorunun bu bölge arazilerinden geçiyor olması da bölge arazisinden geçen yolların çağdaş ve uluslararası standartlara göre inşasını gerektirmektedir. Bölgelerin sosyo-ekonomik kalkınmasına ilişkin Devlet Programı çerçevesinde bölge içinde ve diğer bölgelerle bağlantılı çeşitli yolların ve köprülerin inşa ve onarım faaliyetleri devam etmektedir. 199

208 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tarihi İpek Yolu nun bu araziden geçmesi bölgede demir yoluna olan talebi de artırmıştır. Ayrıca Kür nehri üzerinde ikinci demir yolu köprüsünün inşasına da Devlet Programı nda yer verilmiştir. Bölgeden geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı Gence, Hanlar, Şemkir, Tovuz, Agstafa, Kazak rayonlarının sosyoekonomik kalkınmasında önemli değişikliklere sebep olmuştur. Ekonomik bölgenin arazisinde devlet tarafından özel olarak korunan araziler Korçay, Karayazı-Agstafa Devlet Yasaklığı ve Karayazı Devlet Korusu dur. Ekonomik bölge dahilinde esasen ülke içi ve Bağımsız Devletler Topluluğu ile hava ulaşımını Gence hava limanı temsil etmektedir. Ayrıca Agstafa ve Naftalan hava limanları da faaliyet göstermektedir. Gence hava limanının yeniden inşası ise zorunluluklar arasındadır. Kısaca Gence-Kazak ekonomik bölgesinin sosyoekonomik kalkınmasında ulaşım sektörü önem arz eden sektörlerden biridir Şeki-Zagatala Ekonomik Bölgesi Ülkenin kuzey-batısında yerleşen Şeki-Zagatala, Azerbaycan ın en zengin ekonomik bölgelerinden biridir. Gelişmiş ulaşım ağına sahip olan bölgedeki önemli yollar Yevlah-Balaken anayolu ve demiryoludur. Ekonomik bölgedeki sosyal altyapı genel eğitim kurumları, kültür ve sağlık merkezleri, müze ve tiyatrolardan ibarettir. a. Kapsadığı Bölgeler Ekonomik bölge, Balaken, Gah, Gebele, Oğuz, Zagatala ve Şeki idari reyonlarını kapsamaktadır. 200

209 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları b. Toplam Yüzölçümü Toplam 8.96 bin km 2 alana sahip olan bölge ülke arazisinin %10.3'ünü oluşturmaktadır. Bölgenin dağlarla ve dağlık bölgelerle kaplı olması nedeniyle toprak kaynakları sınırlıdır. Bu durum bölgede doğal farklılıklara sebep olmaktadır. c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu kişi olan bölge nüfusu, ülke nüfusunun %6.5'ine tekabül etmektedir. Bölge nüfusunun 632 bin kişisi faal nüfustur. Bölgenin kilometrekareye nüfus yoğunluğu ise 59 kişidir. %27 si şehirlerde, %73 ü kırsal kesimde yaşayan nüfusun dolayısıyla önemli bir kısmı dağlık bölgelerde yaşamaktadır. d. İklimi Bölge iklimi çeşitlilik göstermekle birlikte daha çok ılıman iklim şartlarına sahiptir. e. Doğal Madenler Ekonomik bölge doğal kaynaklar açısından zengindir. Bölgedeki doğal madenler arasında bakır, kükürt, kurşun, çinko, kum ve diğer inşaat ürünleri, içme suyu yer almaktadır. Ülkede üretilen bakırın tümü, kükürt madenlerinin %90 ı, kurşunun %97 si, çinkonun %99 u bu bölgede üretilmektedir. Çakıl, kum ve diğer inşaat materyalleri dağlarda ve dağlık bölgelerde bulunmaktadır. Ayrıca bölgede geniş ormanlıklar bulunmaktadır. Önemli bir kısmı Balaken ve Zagatala arazisinde yer almak üzere, bölgenin %27 si ormanlarla kaplıdır. Doğal güzellikleri, ekonomik bölgeyi ülkenin önemli turistik dinlenme bölgesi yapmaktadır. Şeki-Zagatala ekonomik bölgesinin Gebele, Balaken, Gah, Şeki ve Zagatala rayonlarında dinlenme ve turizm işletmeler olmakla birlikte yeterli değildir. 201

210 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bölge arazisinden Gürcistan a uzanan uluslararası yol geçmektedir. Bölge aynı zamanda önemli su kaynaklarına da sahiptir. f. Sanayi Alanları Sanayi sektörünün tek yönlü ve çok zayıf olduğu bölgede daha çok hafifi ve gıda sanayisinin gelişmiş olduğu görülmektedir. Bu alanlar bölgedeki sanayi üretiminin %95 ini oluşturmaktadır. Ülkede sanayi üretiminin sadece %3 ünün biraz üzerinde bir kısmı bölgenin payına düşmektedir. Bölge arazisinin %27 sini oluşturan ve nüfusunun %30 unun yaşadığı Şeki ise bölgedeki sanayi üretiminin yarısına sahiptir. Hafif sanayi ise ipek üretiminden oluşmaktadır. Bölge merkezlerinde farklı ölçekte tekstil endüstri işletmeleri faaliyet göstermektedir. g. Tarım ve Hayvancılık Alanları Bölgenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım ve hayvancılıkta tütüncülük, ipekçilik, meyvecilik, tahıl ürünleri, üzümcülük, et ve süt, pamuk ve büyük ve küçükbaş hayvancılık önde gelen alanlardır. Bu çerçevede ekonomik bölge tarıma dayalı sanayiinin geliştirilmesi, ipek böcekçiliği, fındık işleme, tütün, şarap, su şişeleme tesisleri ve ağaç ve orman ürünlerine elverişlidir. Ülkede üretilen tütünün %75 i, buğdayın %17 si, dutun %35 i, yeşil çayın %2 den fazlası bu bölgenin payına düşmektedir. Çiftçilik hayvanları üretiminde ise ülke arzının %10 dan fazlası Şeki-Zagatala ekonomik bölgesinde arz edilmektedir. h. Gelişen Sektörler Şeki-Zagatala bölgesinde gelişen alanlar olarak ipekçilik ve turizm sektörü dikkat çekmektedir. 202

211 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ekonomik bölgede yer alan Gah idari rayonu Azerbaycan ın kuzey-batısında yerleşmektedir. Coğrafi açıdan çok elverişli şartlara sahiptir. Azerbaycan ın turizm bölgelerinden biridir. Ancak Gah ekonomik açıdan diğer rayonlardan daha zayıf kalmıştır. Kalkınma programının uygulanmaya başlaması ile bölgeden Bakü ye göç durmuş ve varolan işletmeler yeniden faaliyete başlamıştır Dağlık Şirvan Ekonomik Bölgesi Azerbaycan ın merkezinde yerleşmekte olan ve kadim yerleşim alanlarından olan Dağlık Şirvan ekonomik bölgesi, tüm üretim çeşitlerinin kullanıldığı geniş bir ulaşım ağına sahiptir. Bölgede sosyo-ekonomik altyapı olarak yüksek ve orta öğretim kurumları, kültür ve sağlık merkezleri, tiyatro ve müzeler bulunmaktadır. Dağlık Şirvan ekonomik bölgesi hakkında aşağıdaki genel bilgiler verilebilir. a. Kapsadığı Bölgeler Dağlık Şirvan ekonomik bölgesi Ağsu, İsmayıllı, Gobustan ve Şamahı idari rayonlarını kapsamaktadır. b. Toplam Yüzölçümü Toplam yüzölçümü 6.06 bin km 2 olan bölge ülkenin %7'sini oluşturmaktadır. c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu kişiden oluşan bölgede ülke nüfusunun %3.2'si yaşamaktadır. Nüfusun 141 bin kişisi faal nüfustur. Diğer bölgelere göre daha az nüfus yoğunluğuna sahiptir. Kilometrekarede ise 43 kişi yoğunluğa sahiptir. 203

212 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras d. İklimi Dağlık ve ova olmak üzere topografik açıdan ikiye ayrılan bölgede dolayısıyla iklimin de çeşitlilik arz ettiği görülmektedir. Topografik özelliğine göre nemli, ılıman-soğuk ya da sıcak ve kuru iklim şartları bölgede hakimdir. e. Doğal Madenler Doğal kaynaklar bakımından bölge zengin değildir. Taş, kum, kireç, çıngıl ve diğer inşaat materyalleri bölgede vardır. Dağlık bölgeler tedavi amaçlı mineral sularla zengindir. Kükürt ve hidrokarbonat ile zengin olan ılıcalar içme ve tedavi amacıyla kullanılmaktadır. f. Sanayi Alanları Bölgede sanayi sektörünün zayıf olduğu dikkat çekmektedir. Temel sanayi alanları bölgesel tarım ürünlerinin işlendiği gıda sanayi ve hafif sanayidir. Hafif sanayi alanları meyve suyu, tekstil ve halıcılıktır. Gıda sanayisinde ise bölge üzümlerinin şarap olarak işlenmesi temel alandır. Ayrıca orman ve odun işleme müesseseleri, inşaat materyalleri, tarım makineleri tamir işletmeleri bölgede bulunmaktadır. Şirvan bölgesi tarihi olarak el sanatları ve tekstil merkezidir. Lahiç bakır üretimi ile, Şamahı ipek başörtüsü üretimi ile meşhurdur. g. Tarım ve Hayvancılık Alanları Başlıca tarım ve hayvancılık alanları tahılcılık, üzümcülük, şarapçılık ve büyük-küçükbaş hayvancılıktır. Tahıl üretiminde buğday önemli ağırlığa sahiptir. Diğer tahıl ürünleri bölgesel tüketimi karşılamaktadır. h. Gelişen Sektörler Bölgede gelişen sektörler arasında ipekçilik ve turizm sektörü öne çıkmaktadır. 204

213 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Aran Ekonomik Bölgesi Ülkenin merkezinde yerleşen bölge, önemli ulaşım yolları üzerinde bulunmaktadır. Söz konusu ulaşım yolları Bakü yü ülkenin temel ekonomik bölgelerine bağlamaktadır. Aynı zamanda bu yollar ile Gürcistan, İran ve Türkiye ye ulaşım imkanına kavuşulmaktadır. Uluslararası ulaşımdaki artış ile birlikte bu yolların önemi de artmıştır. Öte yandan Yevlak- Bakü arasında hava yolu ulaşımı mümkündür. Azerbaycan'ın üretilen enerji kaynaklarının %70 inin elde edildiği Aran ekonomik bölgesi ile ilgili genel bilgiler ise aşağıdaki gibidir. a. Kapsadığı Bölgeler Aran Ekonomik Bölgesi Ağcabedi, Ağdaş, Beylegan, Berde, Bilesuvar, Göyçay, Hacıgabul, İmişli, Kürdemir, Neftçala, Saatlı, Sadirabad, Salyan, Ucar, Zerdab idari reyonlarının yanı sıra, Ali-Bayramlı, Mingeçevir ve Yevlah şehirlerini kapsamaktadır. b. Toplam Yüzölçümü 21,43 bin km 2 toplam alana sahip olan bölge ülke arazisinin %24.7'sini oluşturmaktadır. Bölge arazisinin önemli bir kısmı (yarısından fazlası) deniz seviyesinin altındaki düz alanlardan oluşmaktadır. c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu Elverişli iklim şartları ve ekonomik-coğrafi konumu nüfus yerleşiminde önemli role sahiptir kişi olan bölge nüfusu, ülke nüfusunun %20.5'ine tekabül etmektedir. Faal nüfus 918 bin kişidir. Ülke ortalamasının biraz altında olacak şekilde, bölgenin kilometrekareye nüfus yoğunluğu 83 kişidir. 205

214 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras d. İklimi Aran ekonomik bölgesi kuru suptropikal bir iklim türüne sahiptir. e. Doğal Madenler Doğal madenler arasında yeraltı ve yer üstü enerji kaynakları ve mineral su madenleri yer almaktadır. Bu kaynaklar temelde bölgenin güney-doğu ve merkezinde yer almaktadır. Zengin güneş enerjisi, Kür ve Araz nehirlerinin su kaynakları, tarım için elverişli topraklar bölgenin diğer doğal kaynaklarıdır. f. Sanayi Alanları Aran ekonomik bölgesinde sanayi gelişmiştir. Temel sanayi alanları petrol, doğal gaz, iyot, brom, kimyasal maddeler, tekstil, deri işleme, inşaat malzemeler, hafif ve gıda sanayisidir. Bölgede sanayi alanları güney-batıda Ali Bayramlı, Salyan ve Neftçala, kuzey-batıda Mingeçevir ve Yevlak şehirlerinde yoğunlaşmaktadır. g. Tarım ve Hayvancılık Alanları Meyve-sebze, balıkçılık, et, süt, büyük-küçükbaş hayvancılık, pamuk, şeker pancarı, buğday, patates ve üzüm bölgedeki başlıca tarım alanları arasındadır. Bölgeden ülkenin pamuk üretiminin %90'ı elde edilmektedir Nahçıvan Ekonomik Bölgesi İşgalci politikasının sonucu olarak Ermenistan tarafından ablukaya alınmış olan bu ekonomik bölge Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan ile çevrilidir. Dolayısıyla ekonomik-coğrafi konumu itibariyle elverişsiz durumda olan bölge ile Azerbaycan'ın diğer bölgeleri arasındaki ilişki 206

215 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları doğrudan sadece havayolu vasıtasıyla kurulabilmektedir. Demiryolu ulaşımı tamamen devre dışı kalmıştır. Kara yolu ile ise İran üzerinden ulaşım mümkündür. Eski medeniyet merkezlerinden biri olan Nahçıvan ekonomik bölgesi geniş bir sosyo-kültürel altyapıya sahiptir. Yüksek, mesleki ve orta öğretim kurumları, kültür ve sağlık merkezleri, müzeler ve tarihi abideler bölgedeki sosyal altyapıyı oluşturmaktadır. a. Kapsadığı Bölgeler Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti nin tümü Nahçıvan Ekonomik bölgesini oluşturmaktadır. Bölge Babek, Culfa, Ordubad, Sederek, Şahbuz, Şarur idari rayonlarını ve Nahçıvan şehrini kapsamaktadır. Sederek, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti nde yerleşim birimi ve nüfus olarak en küçük rayon olmakla birlikte coğrafi bakımdan özel bir öneme sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti nin Azerbaycan ile 11 kilometrelik sınırı bu arazide Aras nehri boyunca yerleşmektedir lı yıllarda Sederek savaş cephesini hatırlatıyordu. Ermeni hücumlarının ardı-arkası kesilmiyordu. Haydar Aliyev in teşebbüsü ile Ümit Köprüsü olarak adlandırılan Sederek-Dilucu köprüsünün inşası, Azerbaycan ın ayrılmaz parçası olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti nin yakın bölgeleri arasında ilişkiler kurulmuş ve güçlenmiş olması Sederek e de istikrar getirmiştir. b. Toplam Yüzölçümü Toplam yüzölçümü 5.5 bin km 2 olan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ülkenin %6.3'ünü oluşturmaktadır. c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu kişiden oluşan bölgede ülke nüfusunun %4.5'i yaşamaktadır. Bölgede nüfusun 198 bin kişisi faal nüfusu 207

216 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras oluşturmaktadır. Kilometrekarede ise 66 kişi yoğunluğa sahiptir. d. İklimi Nahçıvan'ın iklimi çeşitlilik göstermektedir. e. Doğal Madenler Doğal kaynaklar bakımından zengin olan bölgedeki doğal madenler arasında molibden, polimetal filiz, taş tuzu, dolomit, mermer, inşaat ürünleri, demir-beton, kum, çıngıl, maden suları yer almaktadır. Bölgede iki yüzden fazla mineral su kaynağı bulunmaktadır. Ülkede üretilen molibden ve dolomit rezervlerinin tümü, mineral su kaynaklarının %60 ı Nahçıvan ekonomik bölgesinden elde edilmektedir. Bölgenin sadece %0.5 i ormanlık alandır. f. Sanayi Alanları Enerji, elektronik ürünler, çimento, şeker, gıda, alüminyum tabaklar, mobilya üretimi, ipekçilik, halıcılık ve tekstil-trikotaj bölgedeki temel sanayi alanlarıdır. Ülke sanayi üretiminin yaklaşık %2.6 sı bu bölgenin payına düşmektedir. Sanayi üretiminin yarısı, sanayi üretim işgücünün %35 i Nahçıvan şehrinin payına düşmektedir. Sanayide önde gelen alanlar enerji, alüminyum fabrikaları, mobilya, otomobil tamir işletmeleridir. İnşaat materyalleri sanayisinde ise çelik-beton, duvar kaplama materyalleri, kum ve çakıl işletmeleri yer almaktadır. Bölgede hafif ve gıda sanayisi ise önemli yer tutmaktadır. Hafif sanayi olarak tekstil, ipek işleme, halıcılık, dokuma işletmeleri yer almaktadır. Gıda sanayisi olarak, konservecilik, tütün işleme, mineral su şişeleme, et işleme ve balık ürünleri işletmeleri dikkat çekmektedir. 208

217 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları g. Tarım ve Hayvancılık Alanları Tütün, üzüm, meyve, sebze, buğday, kına, şeker pancarı, et-süt ve yün üretimine yönelik besicilik, arıcılık ve balıkçılık ise bölgedeki tarım ve hayvancılık alanlarıdır. Tarım ürünlerinin üretimi ülke üretiminin %3.6 sını oluşturmaktadır. İklim şartlarındaki elverişlilik, tarım sektöründe farklı alanlarda uzmanlaşmaya imkan vermektedir. Nahçıvan, ülkedeki ikinci önemli tütün üreten ekonomik bölgedir de Nahçıvan da başlayan tarım reformları 1996 dan itibaren daha da hızlanmıştır. Tarım ürünleri üretim hacmini arttırmak için çiftçilere gerekli yardımlar yapılmıştır. Temel problemlerden olan sulama problemi yeniden inşa ve tamirlerle giderilmeye çalışılmıştır. Sonuçta her geçen yıl tarım ürünleri üretiminde önemli artış görülmektedir. Bölgede hayvancılık da aynı yıllarda önemli gelişme kaydetmiştir Lenkeran Ekonomik Bölgesi Azerbaycan ın güney-doğusunda yerleşen bölgede ulaşım sistemi ekonomik gelişmede ve Azerbaycan ile İran arasında ekonomik ilişkilerin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Bakü-Lenkeran arasında hava yolu ulaşım imkanı bulunmaktadır. Sosyal altyapı olarak bölgede yüksek ve orta öğretim kurumları, hastahaneler, tiyatrolar, bölgesel müze ve diğer sosyal altyapı kurumları faaliyet göstermektedir. Ülkede üretilen çayın hemen hemen tümünün elde edildiği Lenkeran ekonomik bölgesine ilişkin genel bilgiler aşağıdaki gibidir. 209

218 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras a. Kapsadığı Bölgeler Bölge Astara, Celilabad, Lerik, Masallı, Yardımlı ve Lenkeran idari rayonlarını kapsamaktadır. Bu bölge doğuda Hazar Denizi ile çevrili, batı ve güneyde İran ile sınırdır. b. Toplam Yüzölçümü Toplam yüzölçümü 6,08 bin km 2 olan bölge ülkenin %7'sini oluşturmaktadır. Lenkeran ovası ve Talış dağları tarafından ikiye bölünmüş bir topografik karakter göstermektedir. c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu kişi olan bölge nüfusu, ülke nüfusunun %9.3'üne tekabül etmektedir. Elverişli ekonomik-coğrafi konumu nüfus yoğunluğunda önemli rol oynamaktır. Bölgenin faal nüfus sayısı ise 366 bin kişidir. Ekonomik bölgenin kilometrekareye nüfus yoğunluğu ise 124 kişidir. Lenkeran ovasındaki nüfus yoğunluğu ise 170 tir. d. İklimi Tabii şartları itibariyle bölge ülkenin diğer ekonomik bölgelerinden farklılık arz etmektedir. Lenkeran ekonomik bölgesinde dünyadaki 11 farklı iklimden 7'si mevcuttur. Genelde nemli suptropikal iklim karakterine sahiptir. e. Doğal Madenler Ekonomik bölgede çok az doğal kaynak bulunmaktadır. Alçı, çay taşı ve inşaat kumu bölgedeki doğal madenler arasında sayılabilir. Bölge termal su bakımından ise zengindir. Güzel doğal alanlar, sıcak ve soğuk mineral sular, elverişli iklim şartları ve gelişmiş ulaşım ağı bölgede dinlenme sanatoryum turizminin gelişmesine uygun şartlar sağlamaktadır. Lenkeran da turizm merkezi, Meşesu da ise tedavi merkezi faaliyet göstermektedir. Bölgenin %26 sı ormanlar ile kaplıdır. 210

219 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları f. Sanayi Alanları Bölge ekonomisi tarım sanayi komplekslerine dayanmaktadır. Sanayi sektörünün ise gıda sanayisi ve balıkçılık ürünleri üzerine kurulduğu söylenebilir. Diğer sanayi alanları arasında orman ürünleri sanayisi sayılabilir. Sanayi üretiminin %90 ı gıda sanayiinin payına düşmektedir. Gıda sanayisinde balık, çay, meyve-sebze konservesi, şarap üretimi, tütün işleme önemli yer tutmaktadır. g. Tarım ve Hayvancılık Alanları Meyve-sebze, çay, üzüm, tahıl ürünleri ve patates bölgedeki temel tarım alanlarıdır. Nemli suptropikal iklim, verimli topraklar, su ve verimli işgücü kaynakları tarımın bölgede gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Bölge, ülkenin narinceyi üretiminde en önemli ekonomik bölgesidir. Kıyı bölgelerde ise balıkçılık yapılmaktadır. Kümes hayvancılığı da bölgede gelişmiştir. Ülkede üretilen çayın %99 u, sebzenin %27 si, buğdayın %15 i, patatesin %24 ü, üzümün %13 ü ve meyvenin %10 u bu bölgenin payına düşmektedir. h. Gelişen Sektörler Gelişen sektörler arasında çaycılık dikkat çekmektedir. Gürcistan dan sonra Sovyetler zamanında Azerbaycan da çay üretimi Birlikte ikinci sırada yer almaktaydı lerden sonra binlerce çay alanları ve müesseselerine ait altyapı, üretim yapılamaz hale gelmiştir. Ülkede kalkınma programları doğrultusunda çay alanları ve müesseseleri özelleştirilmiştir. Lenkeran-Astara bölgesi başta olmak üzere ülkede çaycılığın gelişmesi amacıyla çiftçilere kredi ve teknik imkan sunulmaktadır. Çaycılığın geliştirilmesi ile hedeflenen, ülkenin çay ihraç eden bir konuma gelmesidir. 211

220 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Guba-Haçmaz Ekonomik Bölgesi Sınır şehirlerinin yer alması nedeniyle Guba-Haçmaz ekonomik bölgesi stratejik önem arz eden bölgelerden biridir. Ülkenin kuzey-doğusunda yerleşmektedir. Bölge Hazar Denizi ile uzun kıyı şeridine sahiptir. Bölge elverişli ulaşım-coğrafi konuma sahiptir. Bölgeden geçen karayolu, demiryolu, petrol, doğal gaz ve su boru hatları, telekomünikasyon hatları bölge ekonomisinin gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Komünikasyon hatları Azerbaycan ve Rusya yı birbirine bağlamaktadır. Sosyal altyapı, bölgedeki sosyo-ekonomik gelişme ve sosyo-ekonomik taleplerin karşılanması bakımından önem arz etmektedir. Halk kütüphaneleri, tiyatro, hastahane ve diğer sosyal altyapı kurumları bölgede faaliyettedir. Guba-Haçmaz Ekonomik Bölgesi'ne ait genel bilgiler aşağıdaki gibidir. a. Kapsadığı Bölgeler Guba-Haçmaz Ekonomik Bölgesi Deveçi, Haçmaz, Guba, Gusar, Siyezen idari rayonlarından oluşmaktadır. b. Toplam Yüzölçümü Toplam yüzölçümü 7,66 bin km 2 olan Guba-Haçmaz Ekonomik Bölgesi ülkenin %8.8'ini oluşturmaktadır. c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu kişiden oluşan bölgede ülke nüfusunun %5.6'sı yaşamaktadır. Nüfusun 257 bini faal nüfusu oluşturmaktadır. Kilometrekarede ise 59 kişi yoğunluğa sahiptir. Topografik yapısı nedeniyle bölge nüfusu, daha çok Hazar Denizi nin kıyısındaki düz alanlarda yerleşmektedir. Nüfusun %32 si kentsel alanda %68 i ise kırsal alanda yaşamaktadır. 212

221 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları d. İklimi Bölge dört farklı zonaya bölünene bir spesifik topografik karaktere sahiptir. Dolayısıyla sıcak, soğuk-nemli ve soğuk olmak üzere çeşitlilik arz eden bir iklim yapısına sahiptir. e. Doğal Madenler Bölgenin doğal kaynakları arasında petrol, doğal gaz, yanıcı şist, kum, çıngıl ve içme suyu yer almaktadır. Ormanlar bölgenin %10-11 ini kaplamaktadır. Ekonomik bölge doğal dinlenme kaynakları bakımından zengindir. Ülkedeki en önemli sanatoryum bu bölgededir. Siyezen de Kalealtı mineral suyunda yerleşen ülkenin önemli sanatoryumu faaliyet göstermektedir. f. Sanayi Alanları Bölge sanayisi petrol ve doğal gaza bağlıdır. Bölgenin petrol ve doğal kaynakları Siyezen rayonunda (Keşçay, Siyezen-Nardaran, Emircan, Zoğlu-Zeyve, Tengi, Saadan, Veyimdağ-Toğçay v.s.) yoğunlaşmaktadır. Bölge ekonomisinin sektörel yapısında tarım sektörünün egemenliği, hafif ve gıda sanayisinin gelişmesini mümkün kılmaktadır. Tarım sanayisi alanında meyve-sebze konserveciliği, halıcılık ve balık ürünleri önemli yere sahiptir. g. Tarım ve Hayvancılık Alanları Ekonomik bölgede ağırlıklı olan sektör tarım ve hayvancılıktır. Tarım özellikle meyve ve sebze üretiminde yoğunlaşmaktadır. Bunlarla birlikte üzüm, patates ve buğday da üretilmektedir. Süt ve et üretimi amacıyla büyükbaşküçükbaş hayvancılık bölgenin düz bölgelerinde gelişmiştir. Bölgenin Siyezen ve Deveci rayonlarında ise tavukçuluk yapılmaktadır. 213

222 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras h. Gelişen Sektörler Bölgenin gelişen sektörleri arasında ise turizm önde gelmektedir. Bölge turizmi açısından önem arzeden yerler Yalama- Hudat denizkenarı, böbrek hastalıkları için Kalealtı tedavi merkezi, Gusar, Guba, avcılık ve balıkçılık açısından Haçmaz ve Deveci dir. Turizmin yanı sıra bölgede konservecilik, alkollü ve alkolsüz içkiler, un, et ve süt ürünleri üretimi, ambalajlama, inşaat malzemeleri ve halıcılık daha elverişli yatırım alanları arasındadır. Bölgede yer alan Siyezen rayonunda petrol sanayisinin yanı sıra bölgede yer alan diğer reyonlarda olduğu gibi konservecilik, tavukçuluk, alkolsüz içkiler, un, et ve süt ürünleri üretimi de öncelikli yatırım alanları arasındadır Yukarı Karabağ Ekonomik Bölgesi Bölgenin büyük bir kısmı Ermeniler tarafından işgal edilmiştir. İşgal edilen bölge toprakları yeniden bağımsızlığına kavuştuktan sonra bölge ile ilgili devlet tarafından özel bir programın hazırlanmasına karar verilmiştir. Doğal kaynaklar ve turistik yerlerle zengin olan bölge hakkındaki genel bilgiler şöyledir. a. Kapsadığı Bölgeler Ağdam, Terter, Hocavend, Hocalı, Şuşa, Cabrayıl, Füzuli idari reyonları ve Hankendi şehirlerinden oluşan Yukarı Karabağ Ekonomik Bölgesinin Hocavend, Hocalı, Şuşa, Cebrayıl idari reyonları ve Hankendi şehrinin tümü ile Ağdam ve Füzuli reyonlarının bir kısmı Ermeniler tarafından işgal edilmiştir. 214

223 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları b. Toplam Yüzölçümü Ağdam, Füzuli rayonlarının işgal olunmayan bölümleri ile Terter rayonunun toplam yüzölçümü 1482 km 2 'dir. c. Nüfus ve Nüfus Yoğunluğu Yine işgal altında olmayan bölge topraklarında yaşayan kişi sayısı kişidir. Kilometrekareye ise 143 kişi düşmektedir. d. Sanayi Alanları Bölgedeki sanayi, tarım ürünlerinin işlenmesine dayanmaktadır. e. Tarım ve Hayvancılık Alanları Bölgenin temel tarım ve hayvancılık alanları üzüm, buğday, meyve, tütün ve hayvancılıktır. Bölge üzüm üretimi ile dikkat çekmektedir. Yüksek dağlık bölgelerde et, süt ve yüne yönelik büyükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Aynı zamanda ekonomik bölgede arıcılık ve dut üretimi de gelişmektedir Kelbecer-Laçın Ekonomik Bölgesi Bölgenin tümü Ermeniler tarafından işgal edilmiştir. İşgal edilen bölge yeniden bağımsızlığına kavuştuktan sonra bölge ile ilgili devlet tarafından özel bir programın hazırlanmasına karar verilmiştir. a. Kapsadığı Bölgeler Ekonomik bölge Kelbecer, Laçın, Zengilan ve Gubadlı bölgelerini kapsamaktadır. b. Toplam Yüzölçümü km 2 toplam yüzölçümüne sahip olan bölge, ülkenin %7.5'ini oluşturmaktadır. 215

224 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras c. Doğal Madenler Bölgenin doğal madenleri arasında altın, cıva, mermer, kopal, perlit, kaplayıcı inşaat taşları yer almaktadır. d. Sanayi Alanları Sanayinin temel bölümü gıda ve küçük bir oranda hafif sanayiden oluşmaktadır. e. Tarım ve Hayvancılık Alanları Bölge ekonomisinin temel alanları tarım ve hayvancılıktır. Özellikle bölgenin büyükbaş hayvancılık ve arıcılığa elverişli olduğu görülmektedir Bölgesel Kalkınma Programının Gerekliliği 20. yüzyılın sonlarında bağımsızlığını kazanan Azerbaycan bir çok zorluklarla karşılaşmak mecburiyetinde kaldı. Sosyo-ekonomik meselelerin çözümü devamlı olarak yönetimin dikkat merkezinde olsa da, Azerbaycan ekonomik sahada yüksek başarılara nail olamadı yılında hayata geçirilen ekonomik reformlar sonucunda ülkenin sosyoekonomik hayatında gerileme süreci durmuş ve sonuçta kişi başına düşen GSMH nın hacmi artmış, döviz pazarında istikrar, bütçe açığının minimum seviyeye indirilmesi gibi önemli ve olumlu adımlar atılmıştır. Kısaca son on yılda hayata geçirilen ekonomik düzenlemelerle, ülkede makroekonomik istikrar sağlanmış, ekonominin dinamik kalkınmasına hız verilmiş ve halkın geçim standardı önemli derecede iyileştirilmiştir. Ancak geçen bu dönemde ekonomik değişim ve kalkınma bakımından henüz yolun başında olan Azerbaycan, kalkınma çabalarında bölge ayrımına gidecek ve bölgesel kalkınma politikası uygulayacak durumda değildi. Şartlar, daha çok petrol ve doğal gaz üretim ve ihracına yönelik performans harcamayı ve öncelikle bölge 216

225 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ve sektör ayrımına gitmeden yabancı sermayeyi ülkeye çekmeyi gerektiriyordu yılından itibaren ise sosyo-ekonomik kalkınma bakımından yeni aşamaya adım atan Azerbaycan da çözümü zaruri olan meselelerden biri de bölgelerde özel teşebbüsün gelişmesini arttırarak işgücü, tabii ve ekonomik potansiyelden verimli şekilde istifade ederek ekonominin sürekli kalkınmasını, işgücünün istihdamının artırılmasını ve böylece ülkede yoksulluk seviyesinin azaltılmasını sağlamaktır. Bu doğrultuda önlemlerin hayata geçirilmesi, bölgelerin ekonomik kalkınmasında mevcut olan keskin farkın giderilmesini ve bölgesel dengenin sağlanmasını temin edecektir. Dünya tecrübesi göstermektedir ki, bölgelere arası dengeli gelişme ile daha yüksek ekonomik sonuçlar elde etmek mümkün olabilir. Bu bakımdan Azerbaycan ın tam anlamıyla kalkınması, her bir bölgenin ekonomik seviyesinin yükseltilmesine bağlıdır. Ülkenin ayrı-ayrı bölgelerinde ekonominin serbest piyasa prensibi esasında kalkınmasının gerekliliği en önemli problemlerden biridir. Bakü ve Sumgayıt şehirlerinde ekonomi hızla gelişmektedir. Ancak ülkenin sosyo-ekonomik seviyesini sadece bir-iki şehrin ekonomik gücü ile gerçekleştirmek mümkün değildir. Azerbaycan da mutlak anlamda ekonomik kalkınmanın sağlanması için diğer bölgelerde de ekonomik kalkınmaya özel önem verilmesi ve belirli önlemlerin alınması gerekmektedir. Komşu ülkeler Ermenistan ve Gürcistan a oranla Azerbaycan ın elverişli ekonomik-coğrafi şartları ekonominin bölgesel yapısının verimli şekilde yapılandırılmasına imkan vermektedir. Bölgesel ekonomik kalkınmanın da başlıca belirleyicilerinden biri olan yabancı sermayenin ayrı-ayrı her bir bölgeye çekilmesi, varılması gereken hedefe uygundur. Devlet bütçesinin mevcut durumu iç kaynaklar hesabına bölgelerin sosyo-ekonomik durumunun geliştirilmesine imkan 217

226 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras vermemektedir. Bunun için de bölgelerde yabancı yatırım ağırlıklı özel teşebbüse ortamın yaratılması zorunludur. Bölgelerde yer alan enerji kaynakları, insan kaynakları, tabii servetler, hükümetlerin aynı kaynaklardan maksimum derecede yararlanılması için gerekli şartları yaratması halinde bölgesel ekonomik kalkınmaya imkan verecek potansiyeldedir. Ülke kendi pamuk, üzüm, tütün, meyve-sebze ve kaynak suları ile zengindir. Bölgelerde olan hammadde miktarı bölgelerde sanayi sektörü, özellikle imalat sanayisinin kalkınmasına imkan vermektedir. Çiftçilere belirli yardım ve indirimler yapılmakla birlikte, onlar bir çok problemle karşı karşıyadır. Maddi bakımdan yeterli imkanı olmayan köylüler, kredi imkanlarından yeteri düzeyde faydalanamamaktadırlar. Hatta bazı bölgelerde en küçük problemlerin çözümü bile mümkün olamamaktadır. Doğal gazın, elektriğin olmaması ve tarım araçlarına ve teknik bilgiye duyulan ihtiyaç da diğer problemlerdir. Böyle bir ortamda devletin tarım sektöründeki müteşebbislere ilgisinin gerekliliği kaçınılmazdır. Turizme yararlı olan bölgeler bakımsızlıktan kullanılamaz hale, harabeye dönmüştür. Zamanla Sovyetler mekanından, hatta diğer sosyalist ülkelerden kendine turist çeken turistik şehir Naftalan ilgisizlikle kendi haline terkedilmiştir. Halbuki tarım ve turizmi kalkındıracak yatırımcıları bölgelere çekmek ve sosyo-ekonomik şartları arttırmak mümkündür. Dünyanın ABD, Almanya, Fransa, Japonya ve diğer kalkınmış ülkeleri sosyal kalkınma sahasında kazandıkları yüksek neticeleri bir çok açıdan ülkenin ekonomik kalkınmasına kompleks yaklaşımla, bölgelerin kalkınmasına dikkati artırmakla elde etmişlerdir. Ülkede gerçekleşen yatırımların %80 i başkentin payına düşmektedir. Ülkenin diğer bölgelerinde sanayi sektörü yok denecek kadar çok zayıf, mevcut müesseseler ise tam kapasite ile işlememektedir. Ülkede sanayi potansiyelinin esas hissesinin Bakü ve ona yakın arazilerde yerleşmiş olması 218

227 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları halkın aynı bölgelere akımını arttırmıştır. Söz konusu durum, bağımsızlık kazandıktan sonra diğer şehirlerde yaşayan nüfusun kütlevi olarak başkente akımına sebep olmuştur. Bölgelerde iş bulamayanlar Bakü ye yönelmiştir ki, bu da sonunda başkentte nüfus yoğunluğunun artmasına ve bir çok problemin meydana çıkmasına neden olmuştur. Hem Bakü, hem de ülkenin diğer bölgelerinde kronik işsizliğin yaşanıyor olması nedeniyle binlerce halk ülkeyi terk etmiştir. Taşralıların Rusya nın farklı şehirlerine iş bulmak amacıyla akımı da çok ciddi problemleri beraberinde getirmiştir. En önemlisi ise bölgelerde yaşayan nüfusun sosyoekonomik durgunluk dolayısıyla mevcut hakimiyete güveni zayıflamıştır. Ülkede devlet istatistik komitesi verileri 67 şehrin, merkezi harcamalara bağlı olduklarını, yani onların ekonomik bakımdan başkente bağımlı olduklarını göstermektedir. Ülke genelinde bölgelerin merkeze bağımlılığı %60 a yakındır. Sanayinin nispeten geliştiği Sumgayıt şehrinde bu oran %46.4, Gence de %51.8, Mingeçevir de %66.8 teşkil ederken, sanayinin çok zayıf ve ya yok denecek seviyede olduğu Gebele nin başkente bağımlılığı %90.7, Daşkesen in %90.2, Yardımlı nın %93.5 ve Kaçmaz %80.6 teşkil etmektedir. Bu bağımlılık oranları ancak bölgelerin kalkınmasına kompleks yaklaşım sonucunda azalacaktır Bölgesel Kalkınma Programı Asrın Anlaşması imzalandıktan sonra bağımsız Azerbaycan da ekonomide kalkınma süreci başladı. Ancak yapılan yatırımlar ve altyapıda iyileştirme ve yeniden inşa Bakü de gerçekleştirilebilmişti. Buna karşın ülkenin diğer bölgeleri dikkat merkezinin dışında kalmıştı. Bu durum Başkent ve diğer şehirler arasında sosyo-ekonomik seviyede önemli fark yaratmıştır. Bu ise ülke için endişe verici bir durum demekti. Bütçe de diğer bölgelerin payı yaklaşık %10-12 idi. Ülkede yapılan yatırımların maksimum %15-17 i diğer 219

228 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras bölgelere yapılmaktaydı. Bölgelerde yaşanan işsizlik, yukarıda da ifade edildiği gibi, Bakü ye işgücü akımını arttırdı. Altyapı, elektrik, su, doğal gaz hizmetlerinde istifadede ciddi aksamalar oluyordu. Bölgelerin servetlerinden verimli istifade ederek; tarım ürünleri üretimini artırmak, petrol dışı sanayi sahalarının; imalat sanayisinin, hizmet ve diğer altyapı donanımlarının, turizmin kalkınmasını temin etmek, istihdamın seviyesini yükseltmek ve halkın yaşam standardını daha da iyileştirmek amacıyla bölgesel kalkınmaya yönelik bir program gerekliydi. Bu çerçevede Azerbaycan ın sosyo-ekonomik kalkınmasının hızlandırılması hakkında 24 Kasım 2003 de imzalanan ferman ile ülkenin sosyo-ekonomik kalkınmasının esas istikametleri belirlenirken, aynı zamanda bölgelerin kalkınması hakkında özel bir devlet programının hazırlanması hakkında da emir verilmiştir. 11 Şubat 2004 de ise ülke Cumhurbaşkanı İlham Aliyev "Azerbaycan bölgelerinin nci yıllarda sosyoekonomik kalkınması ile ilgili devlet programının onaylanması hakkında" ferman imzaladı. Tasdik edilen Program, Azerbaycan ekonomisinin dengeli ve sürekli gelişmesini belirleyen çok önemli bir belgedir. Devlet Programı nda ülkenin ekonomik bölgelerinin tarım, sanayi ve sosyal alanlarının kalkınmasını hızlandırmaya, altyapının kurulmasına ilişkin konular net olarak ifade edilmiştir. Azerbaycan da 15 den çok Devlet Programı uygulamaya konulmuştur. Bu programların her biri milli ekonominin serbest piyasa ekonomisine göre yeniden yapılanmasını gerçekleştirerek, Azerbaycan ın uluslararası ekonomik entegrasyonunu hızlandırmayı, halkın refah seviyesini iyileştirmeyi, yoksulluğun ve işsizliğin azaltılmayı amaçlamaktadır. 11 Şubat 2004 tarihli Devlet Programı da bölgelerde sosyal problemlerin giderilmesi, işsizliğin azalması kısaca halkın refah seviyesinin iyileşmesi adına zamanında atılan bir adım olmuştur. Ancak bölgelerin kalkınması 220

229 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları hakkındaki Program diğerlerinden daha büyük öneme sahiptir: Cumhurbaşkanı tarafından söz konusu devlet programının onaylanması, yönetimin bölgelere gösterdiği ilgi ve bölgesel sorunları çözmeye dönük atılan en önemli adım olarak değerlendirilebilir. Dolayısıyla söz konusu Devlet Programı, Azerbaycan'da bölgelerin ekonomik potansiyellerinin ve doğal kaynaklarının verimli bir şekilde değerlendirilmesi ile başta tarım sektörü olmak üzere petrol dışı sektörleri canlandırmak ve geliştirmek, böylece ülkede istihdam seviyesini arttırarak halkın gelir seviyesinin ve geçim standardının arttırılmasını sağlamaya yönelik atılmış olan en önemli adımlardan biridir. Elbette ki, her bir ülkede varolan mevcut tabii ve beşeri potansiyelin verimli şekilde kullanılabilmesi için, altyapının çağdaş taleplere cevap veren bir seviyede olması gerekmektedir. Bu bakımdan da Program büyük önem arz etmektedir. Yapılacak faaliyetlerin somut olarak belirlenmesi ise programın verimliliğini daha da artırmaktadır. Devlet Programı nda bölgelerde ekonominin kalkınmasını hızlandıran önlemler, bununla ilgili devlet politikasının temel istikametleri belirlenmiştir. Devlet Programı üç bölümden ibarettir. Birinci bölümde Azerbaycan ın ekonomik rayonlarının genel yapısı, ikinci bölümde yıllarında bölgelerin sosyo-ekonomik kalkınmasının esas hedefleri, üçüncü bölümde ise bölgelerde Program çerçevesinde uygulanması dikkate alınan önlemler ve bu önlemlerin uygulayıcıları ve uygulanma süresi hakkında bilgiler yer almaktadır. Her bölgedeki problemler ve problemlerin çözümü için takvim belirlenerek hangi kurumlar tarafından problemlerin çözüleceğinin ifade edilmiş olması da Program ı önceki programlardan farklı kılan noktalardan biridir. 221

230 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Devlet Programı çerçevesinde uygulamaya konulan önlemlerin; devlet bütçesi, Özel Teşebbüse Yardım Milli Fonu, bütçe dışı devlet fonları, ticari bankalar ve banka olmayan kredi teşkilatlarının kredileri, uluslararası teşkilatların ve yabancı devletlerin finansal kaynakları, yerli ve yabancı işadamlarının finansal kaynakları, kanunla yasaklanmayan diğer kaynaklardan elde edilen kaynaklar ile finanse edilmesi dikkate alınmıştır. Bu dönemde Devlet Petrol Fonu nun kaynaklarından da yararlanılacaktır. Programın yürütülmesi için yerli finans kaynakları tahminen 5-6 milyar Manat hacminde olacaktır Programın Genel Hedefleri Bölgesel sosyo-ekonomik kalkınmaya yönelik hazırlanan söz konusu Devlet Programı nda; - makroekonomik istikrarın devam etmesi, - düşük orandaki enflasyonun devamı, - optimal devlet düzenlemesi, yatırımların öncelikli alanlara yöneltilmesi, - tarım sektöründeki sürdürülen reformların ikincisinin gerçekleştirilmesi, - özel teşebbüsün bölgelerde gelişmesi amacıyla özelleştirmenin hızlandırılması, - ihracat potansiyelinin artırılması, petrol dışı sektörlerin gelişmesi amacıyla yatırım teknolojilerinin tatbikine yönelen yapısal politikaların uygulanması, - özel teşebbüs için yatırım ikliminin iyileştirilmesi ve - sosyal hizmetlerin seviyesinin yükseltilmesi başlıca istikametler olarak belirlenmiştir. Programın amacı; mevcut potansiyelden verimli istifade ederek bölgelerin ekonomisinin ayrı-ayrı alanlarının kalkınmasını, üretime yönelik işletmelerin faaliyetinin yeniden başlamasını ve daha da genişletilmesini, ihraç eğilimli 222

231 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ürün üretimini teşvik etmek, yerli teşebbüsün gelişmesi ile halkın gelir seviyesinin iyileştirilmesini, istihdam seviyesini, özellikle de gençlerin verimli alanlarda istihdamını ve ülke ekonomisinin dinamik kalkınmasını temin etmektir. Bölgelerin geleneksel üretim alanlarının yeniden inşası ve yeniden kurulması, yeni üretim alanlarının inşası, yerli kaynaklardan istifadenin verimliliğinin artırılması, bölgelerin kalkınması için gerekli altyapının kurulması, yeni iş yerlerinin açılmasının teşvik edilmesi, bölgelere yatırımları yöneltmek için gerekeli yatırım ikliminin oluşturulması temel amaçlar olarak belirlenmiştir. Bölgelerin sosyo-ekonomik kalkınması ile ilgili Devlet Programı nda ülkenin 10 ekonomik coğrafi rayonunda 30 temel projenin hayata geçirilmesi göz önünde tutuldu. Bunlar yeni tesislerin inşa edilmesi ve turizm altyapısının kurulması ile de ilgilidir. Programda eğitim, sağlık, tarım gibi sosyoekonomik hayatın bütün alanlarında düzenlemelerin yapılması göz önünde tutulmuştur. Devlet Programı hedeflerine göre 2008 de toplam Gayri Safi Milli Hasıla, 2003 ile mukayesede 2.3 kat artarak 76.3 trilyon Manat teşkil edecektir. Özel sektörün ise GSMH daki payının %85 olması planlanmıştır. GSMH içinde tarım sektörünün artış oranı ise %10-15 seviyesinde olacaktır. Yatırım hacminin ise 16.8 milyar dolara ulaşması ve bunun %60 ının bölgelere plase edilecektir. Programın uygulanacağı 5 yıl içinde iş yeri açılacak ve ortalama aylık ücretler 3,1 kat artacaktır. Devlet Programı 2008 e kadar yürütülecektir. Bu süreçte; dengeli kalkınma hızına ulaşmak için zorunlu altyapının kurulması, çalışmayan müesseselerin üretim faaliyetinin yeniden başlatılması ve bölgelere yatırım akımının güçlendirilmesi amacıyla önemli adımların atılması gözlenmektedir. Yine programın tarımın kalkınmasına, imalat müesseselerinin kurulmasına, bölgelerde sosyal hizmetlerin iyileştirilmesine imkan yaratacağı beklenmektedir. 223

232 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Programın Bölgesel Hedefleri Devlet Programı nda işgal altında olan bölgeler dışındaki bölgelerle ilgili bölgesel hedefler de belirlenmiştir. Şeki-Zagatala, Guba-Haçmaz, Gence-Kazak ve Lenkeran bölgelerinde su problemleri diğer bölgelere oranla azdır. Karabağ, Mil, Muğan ve Abşeron bölgelerinde ise su problemleri hemen hemen yılın her zaman devam etmektedir. Su problemlerinin çözümü amacıyla bölgesel ekonomik programda hedefler belirlenerek ve belirlenen hedefler çerçevesinde önemli adımlar atılmaya başlanmıştır. Lenkeran, Astara, Masallı, Celilabad, Bilesuvar, Lerik ve Yardımlı rayonlarının yer aldığı ülkenin güney bölgesinde tarımın ve turizmin kalkınması için büyük potansiyel var. Aynı zamanda bölgede çaycılığın, tahılcılığın, hayvancılığın ve imalat sanayiinin kalkınması için de büyük imkanlar vardır. Abşeron zonasında tarımın ve imalat müesseselerinin faaliyetinin güçlendirilmesi, bu zonada turizmin kalkınması da projede dikkate alınmıştır. Lenkeran, Dağlık Şirvan, Guba-Kaçmaz ekonomik rayonları da öncelikle tarım ve imalat müesseselerinin kalkınmasına yönelik projelerle dikkat çekmektedir: Gence-Kazak Bölgesi: Programda dikkati çeken başka bir nokta ise ülkede ekonomik bakımdan önemli görülen Gence- Kazak ekonomik rayonunda üretici ve imal edici sanayi müesseselerinin kalkınmasının göz önünde tutulmasıdır. Gence şehri üzere 64 projeye 3,5 milyar Manat kredi ayrılması göz önünde tutulmuştur. Şemkir şehri üzere 22 projeye 1,2 milyar Manat kredi ayrılmıştır. Kredi sağlanacak projelerden 24 ü orta ve büyük hacimlidir. Bu projelerin kredilendirilmesi için 565 milyar Manat tan çok kaynak ayrılacaktır. Bu, projelerin hayata geçirilmesi için Kredilerin yaklaşık 200 ü mikro ve küçük hacimlidir. Toplam miktarı 4,4 milyar Manat olan bu 224

233 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları kredilerin verimli kullanılması 550 den fazla yeni iş yerinin açılmasına imkan verecektir. Ayrılan kredilerin kullanılması sonucunda 950 kişiye de iş imkanı sağlanmış olacaktır. Şeki-Zagatala Bölgesi: Tarım sektöründeki özel yeri ile dikkat çeken Şeki-Zagatala ekonomik rayonunda ise daha çok tarım ve imalat sanayisinin kalkınmasına ağrılık verilecektir. Zagatala Bölgesi üzere 5 projeye 2,312 milyar Manat kredi ayrılacak. Hayata geçirilecek tedbirler neticesinde 300'e yakın yeni iş yerlerinin açılması göz önünde tutuldu. Şeki Bölgesi üzere toplam miktarı 1063,0 milyon Manat olan 4 projeye kredi ayrılması karara verildi. Gebele Bölgesi üzere toplam miktarı 490 milyon Manat olan 1 projeye kredinin ayrılmasına karar verildi. Balaken Bölgesinde de bir proje için toplam miktarı 490 milyon Manat olan kredi ayrıldı. Lenkeran, Dağlık Şirvan, Guba-Kaçmaz ve Gence-Kazak ekonomik rayonları başta olmak üzere bölgelerin eko-turizm bakımından kalkınması da öncelikler arasındadır. Abşeron ekonomik bölgesinde 2008 e kadar yeni dinlenme tesisleri inşa edilecektir. Bölgenin Kızılkazıma köyünde turizm kompleksinin yapılmasıyla Hızı rayonuna turist akınının artması sağlanmış olacaktır. Gence-Kazak ekonomik bölgesindeki Goranboy idari rayonunun Gülüstan arazisinde tedavi amacıyla turistik tesisler inşa edilmesi hedeflenmiştir. Guba-Haçmaz ekonomik bölgesindeki Guba, Deveçi ve Haçmaz rayonları dinlenme bölgeleri olarak meşhurdur. Nabran kasabası uluslararası turizm merkezi olmaya başlamıştır. Bu süreci geliştirmek amacıyla Nabran da turizm merkezinin, olimpiyat spor lisesinin, spor ve sağlık altyapısının modernizasyonu planlanmıştır. İran-Azerbaycan arasında kara ve demir yolu projelerinin gerçekleşmesi Lenkeran ekonomik bölgesinde turizm sektörünün gelişmesine önemli ivme kazandıracaktır. 225

234 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bölge yapılacak ve modernize edilecek yeni tesislerle turizm altyapısı açısından daha geniş imkanlara kavuşacaktır. Dağlık Şirvan ekonomik bölgesinde turizm sektörünün, özellikle İsmayıllı şehri ve Şamahı rayonunda yapılacak altyapı çalışmaları ile geliştirilmesi hedeflenmiştir. Nahçıvan ekonomik bölgesinde turizme elverişli tarihi mekanların elverişli hale getirilmesi ve Şahbuz rayonunun Batabat ve Kanlıgöl arazilerinde gerekli altyapının sağlanması ile bu bölgede de turizm sektörünün geliştirilmesi hedeflenmiştir Program Sonrası Gelişmeler "Bölgelerinin Sosyo-Ekonomik Kalkınmasına İlişkin Devlet Programı"nın yürütülmesi ile ilgili olarak ayrı-ayrı kurumlar belirli adımlar atmaya başladı. Bölgesel kalkınma programı çerçevesinde, bölgelere sermaye yatırmak isteyen hem yabancı, hem de yerli iş adamlarına her tür yardım gösterilmektedir. Bölgelerde yerli kaynaklardan verimli olarak faydalanmak amacıyla üretim, imalat, turizm, ticaret, hizmet ve diğer alanlarda işletmeler kurulmuş ve faaliyeti durdurulan bir çok işletmelerde yeniden ütretime başlanmıştır. Ülkenin imkanları çerçevesinde, başarılı faaliyet göstermeleri için çiftçilere de kredi verilmektedir. Programın aşamalarının ayrı-ayrı gerçekleştirilmesine başlanılmıştır. Örneğin Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen karara uygun olarak tahıl sahalarının sigortası için göz önünde tutulan kaynakların %25 i devlet bütçesi tarafından finanse edilecektir. Bu adım, ekin sahalarının sigortasının geleneksel hale getirilme talebi doğrultusunda atıldı. Uluslararası tecrübe dikkate alınarak Bakanlar Kuruluna bölgelerde tarım sektörüne yönelik hizmetlerin başlaması hakkında teklifler hazırlandı. 226

235 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Uluslararası kuruluşların bölgelere yöneltilmesi de öncelikli konulardan biridir. Bu doğrultuda Azerbaycan ın sekiz ekonomik bölgesinde ekonomik forumlar düzenlendi. Bu forumlarda bir çok projeye imkan sağlanmıştır. Bölgelerde insanların satın alım gücünü arttığı, beklentilerinin olumlu hale dönüştüğü görülmektedir. Bölgelerde bir çok eğitim ve sağlık işletmeleri tamir edilmiş ve inşa edilmiştir. Bu faaliyetlere özel teşebbüsün desteği de dikkat çekicidir. 1 Ekim Ocak 2005 tarihleri arasında Azerbaycan da 177 binden fazla yeni işyeri açıldı. Açılan yeni işyerlerinin %53.1 i sürekli niteliktedir. Sadece 2004 yılında ise 83.7 bini sürekli olmak üzere 167 bin işyeri açılmıştır. Açılan işyerlerinin %87 si özel sektöre, %13 ü ise kamu sektörüne aittir. Yeni işyerlerinin sektörel dağılımı ise şöyledir: %13.6 inşaat, toptan, perakende satış ve oto hizmetleri %10.8, imalat sanayii, %14.2, tarım %8.1, taşınmaz emlak %3.9, hükümet yönetimi ve zorunlu sosyal sigorta %3.2 dir yılı içerisinde yeni işyerlerinin %84 ü bölgelerde %12 si ise Bakü de faaliyete başlamıştır. Açılan işyerlerinin %90 ı ise, mutlak çoğunluğu petrol dışı alanlarda olmak üzere, özel sektöre aittir. Bu veriler devlet tarafından özel sektöre bölgelerde yatırım yapmalarına verilen imkanların bir göstergesidir. Açılan işyerlerinin iktisadi bölgelere göre dağılımı ise şöyledir: Aran Bölgesi , Abşeron Bölgesi , Gence- Gazah Bölgesi , Guba-Haçmaz Bölgesi , Şeki- Zagatala Bölgesi , Lenkeran Bölgesi , Nahçıvan Bölgesi 7.300, Yukarı Karabağ Bölgesi 3.700, Dağlık Şirvan Bölgesi 900. Açılan işyerlerinin aksine, büyük ölçekli işletmelerin (anonim şirketlerin) ise %59.3 ü Bakü de faaliyete başlarken, %6.5 i Abşeron, %6.3 ü Gence-Kazak, %5.4 ü Nahçıvan ve %4.1 i Lenkeran ekonomik bölgesinde faaliyete başlamıştır. 227

236 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bu çerçevede, 2004 yılında Gence de Oka markalı otomobil üretimi, Abşeron da Azbentonit fabrikası, Nahçıvan Uluslararası Havaalanı, Lenkeran da bira ve salça fabrikaları, Haçmaz da makarna fabrikası, Şeki, Sederek ve Ordubad rayonlarında değirmenler, Nahçıvan da ve Berde şehirlerinde yüzme havuzları, Bakü, Sumgayıt ve Gence şehirlerinde, Ağstafa, Tovuz, Gebele, Daşkesen, Haçmaz, Masallı, Abşeron, Gobustan ve Guba rayonlarında otomatik telefon istasyonları, Culfa ve İmişli rayonlarında elektrik üretim tesisleri, diğer üretim ve üretim dışı tesisler (hastahane, okul, kütüphane, kreş, ev) hizmete sunulmuştur. Sadece 2004 te Guba-Haçmaz Ekonomik Bölgesi nde 4000'e yakın iş yeri kuruldu. Bunun 2000'e yakını doğrudan iş yeri, 100'den çoğu yeniden inşa edilmiş iş yeri, kalanları ise geçici mevsimlik iş yeridir. İktisadi bölgeye dahil olan Kaçmaz'da daha çok tarım sektörü kalkınmıştır. Burada un ve yem değirmenlerinin, büyük baş hayvan çiftliğinin, seracılığın ve bazı ticari işletmenin hizmete sunulması ile 100'den çok kişi işle temin olundu. Önceki dönemde "Kaçmaz-Halı" ASC'nin yeniden faaliyete başlaması ve Kaçmaz Kondinsioner fabrikasının halka farklı hizmetler sunması da istihdamda önemli rol oynamıştır. Gusar Bölgesinde de Devlet Programı'nın icrası ile ilgili önemli gelişmeler yaşanmaya başlamıştır. Bölgede halı üretimine başlanmıştır. Yeni okul binaları, dinlenme ve ticaret müesseseleri inşa edilmiştir. Alınan önlemler sonucunda 100'den fazla iş yeri kurulmuştur. Ayrıca Guba'da halı işletmeciliği ve Gıda Ürünleri Kombina'sında marmelat ve reçel üretimine yeniden başlanmıştır. Öte yandan Dağlık bölgelerde küçük ve orta ölçekli işletmeciliğin geliştirilmesi amacı ile Quba, Gedebey, Qebele, Lerik ve Şahbuz rayonlarını kapsayan "Dağ ve Yüksek Dağlık Arazilerin Kalkınması Programı"na uygun olarak geçen bir kaç yıl boyunca 350 milyon dolarlık kaynak, kredi şeklinde 228

237 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları müteşebbislere verildi. Hayata geçirilen önlemler sonucunda söz konusu rayonlarda ikibinden çok yeni iş yeri kurulmuştur. Bununla birlikte aynı rayonlarda gelecekte 2 milyon 650 bin dolar hacminde kredinin verilmesi de dikkate alınmıştır te Lerik de faaliyete başlayan İFAD (Tarımın Kalkınması hakkında Uluslararası Fon) hükümet dışı teşkilat Dağ ve yüksek dağ arazilerinin kalkınması programı çerçevesinde rayonda tarım sektörünün gelişmesi, yoksulluğun azaltılması ve altyapının iyileştirilmesi için faaliyetlerini arttırmıştır. Çiftçilerin iş ortamının iyileştirilmesi, tarım ürünlerinin üretimi, satışı ve ticareti amacı ile hazırlanmış program çerçevesinde rayonda 30 grup oluşturulmuştur. İFAD 2004 te arazide altyapının iyileştirilmesine, sosyal tesislerin inşasına ve tamirine 300 milyon Manat harcanmıştır. Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti nde 2004 yılında sosyo ekonomik açıdan önemli gelişmeler olmuştur. Sosyal ve ekonomik altyapıda ve ekonomik göstergelerde iyileşme gerçekleşmiştir. Sederek rayonunun sosyo-ekonomik kalkınması hakkında Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti nin 15 Mart 2000 tarihli serencamı faaliyet programına çevrilmiştir. Bu program, sınır bölgesi olan Sederek rayonunda eğitim, sağlık ve kültürel alanlarda kalkınmayı, ekonomide istikrar ortamının güçlenmesini sağlamıştır. Rayon merkezinde ve köylerinde farklı alanlarda onarım ve yeniden inşa faaliyetleri, yol ve köprüler inşa edilmiştir. Türkiye ile Azerbaycan arasında tek giriş kapısı olan Sederek in 24 saat hizmet sunabilmesi için yeni inşaat ve tekniki altyapının kurulmasına çalışılmaktadır ci yıllarda Azerbaycan Cumhuriyeti Bölgelerinin Sosyo-Ekonomik Kalkınması Hakkında Devlet Programı nın Nahçıvan da uygulanması üzere yapılan amaç yönlü tedbirler Sederek rayonunu da kapsamaktadır. Rayonda 229

238 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras istihdam hacminde de yeni işletmelerin kurulması ile artış olmuştur. Özel Teşebbüse Yardım Milli Fonu nun faaliyetlerinin canlandırılması amacı ile 2004 de Fon un kaynakları artırıldı. Kaynakların müteşebbislere verilmesi için müvekkil bankalar seçildi ve sayıları artırıldı. Su ve kanalizasyon hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla kurumsal adımlar atılmıştır de kanuni düzenlemler de yapıldı. Ülkede özel ekonomik bölgelerin kurulması, yatırım faaliyetlerinin genişlendirilmesi, tekel ve diğer ekonomik ilişkileri düzenleyen, bölgelerin kalkınmasını teşvik eden kanun tasarıları hazırlandı. Orta ve büyük ölçekli işletmelerin anonim şirkete çevrilmesi işleri devam etmiştir. Küçük ve kiraya verilmiş müesseselerin özelleştirilmesi hızlanmıştır. Devlet yatırımları esasen üretim işletmelerinin yeniden inşasına, bölgelerin altyapı ve kamu hizmetlerinin iyileştirilmesine, sosyal tesislerin inşasına yöneltilmesi amacıyla yılları için gereken finansal kaynaklar ile ilgili çalışmalar yapıldı. Vergi oranlarının optimal seviyeye çekilmesi ile ilgili çalışmalar uygulamaya konulmuştur. Kısaca, beş yılı kapsayan Azerbaycan da Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Kalkınması Hakkında Devlet Programının ( ) ardından geçen süre zarfında, ülkenin bütün bölgelerinde büyük canlanma müşahede edilmeye başlamıştır Programdan Beklentiler Petrol sanayisinin kalkınması ülkenin öncelikli meselesidir. Bununla birlikte petrol dışı sektörlerin de geliştirilmesi gereklidir. Bunun için ise milli ekonominin rekabet gücünün sağlanması ve arttırılması, üretimin modernleştirilmesi, bir çok koruyucu teknolojilerin tatbiki bölgelerde sanayi üretiminin artması kalkınma politikasının öncelikleri arasında yer almalıdır. 230

239 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları "Azerbaycan Cumhuriyeti Bölgelerinin Sosyo-Ekonomik Kalkınması Hakkında Devlet Programı"nın iyi icra edilmesi halinde, ülkede petrol sektörü petrol dışı sektörü ile beraber kalkınacak, bölgelerin ekonomik potansiyelinden verimli şekilde istifade edilmesiyle yoksulluk oranı azaltılacak, yeni iş yerleri kurulacak, halkın hayat standardı yükselecektir. Yine Programla bölgelerde özel teşebbüsün hızla artması, yerli üretim ve imalat müesseselerinin genişlemesi, ekonomik, sosyal-kültürel altyapı işletmelerinin yeniden inşası ve gelişmesi mümkün olacaktır. Devlet Programı na uygun olarak 2008 yılına kadar ülkenin köy nüfusunun istihdamı, İhracın Teşviki Fonu ve hem de devlet sermayesinin sevki ile imalat müesseselerinin kurulması, mikro-kredi kurumlarının kredi verme faaliyetlerinin desteklenmesi gerekmektedir. Ancak bu tür önlemler tarım üretiminin %62.5 artmasına imkan verebilecektir. Öte yandan 600 bin yeni iş yerinin açılması ancak iş ve yatırım ikliminin iyileştirilmesi ile mümkün olabilecektir. Bir iş yerinin açılması için 10 binlerce dolar gerekmektedir. Eğer bir işyeri çağdaş teknoloji ve altyapıyı gerekli kılıyorsa, böyle bir durumda milyonlarca dolar gerekmektedir. Bu bakımdan Azerbaycan ın kağıt üzerinde iş yerinden çok ihraç edilen ürünlerle rekabet edebilecek güce sahip olan iş yerlerinin açılması gerekmektedir. Ancak Azerbaycan da maddi üretim alanlarının, sanayinin ve tarım üretiminin artış hızı GSMH artış hızından geri kalmaktadır. Dış ticaretin artış hızı ise daha aşağıdır. Bu da Azerbaycan ekonomik yapısında dengenin kurulması için önemli adımların atılması gerektiği anlamına gelmektedir. Bölgelerde bürokratik engellerin ortadan kaldırılması, yerinden yönetim ve hukuk-güvenlik kurumları ile ilişkilerin iyileştirilmesi ile özel teşebbüs için hem hukuki, hem ekonomik, hem de tekniki açıdan elverişli iş ve yatırım ortamı oluşturulmuş olacaktır. 231

240 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Özel teşebbüsün bölgelerde yatırım yapması, yeni işyerleri açması ve var olan işyerlerinde yeniden üretime başlanması ile bölgesel kalkınma gerçekleştirilebilir. Dolayısıyla bölgelerin kalkınması hedefine gerçek anlamda ulaşılması, daha çok, özel teşebbüse sağlanacak imkan ve teşviklerin artarak devam ettirilmesine bağlıdır. Sağlam temellere oturtulmuş bölgesel kalkınma politikasında başarının devamı bu politkaların etkilerinin takibini de gerektirir. Dolayısıyla ilk bölgesel kalkınma programının ardından yapılacak değerlendirmede başta kişibaşına GSMH olmak üzere bazı temel ekonomik göstergeler ışığında ülkenin ayrı ayrı bölgesel gelişmişlik coğrafyası çıkartılmalıdır. Farklı kriterlerin birlikte değerlendirilmesi teşvik ve destek sistemini daha zengin hale getirecektir. Belirlenecek kriterlere göre tespit edilen bölgesel coğrafya temelinde, bölgesel ve yapısal sorunlara bölgesel destek sistemi geliştirilmeli ve teşvikler de belirlenecek öncelik esasına göre çeşitlendirilmelidir. Bölgesel kalkınma politikasında, her bölgenin kendine özgü yapısal sorunlarının da olabileceği dikkate alınmalıdır. Kalkınmada bölge hatta şehir bazında öncelik sıralamasına gidilmelidir. Böylece Azerbaycan da Bakü dışındaki bölgelerde gelişmişlik farkları ve gelişmenin çok başında olunması durumu dikkate alınarak teşvik uygulaması kademeli olarak gerçekleştirilecektir. Kişibaşına GSMH bakımından ülke ortalamasının belirli oranlarla altında olan şehirler kademelendirilerek, teşvikler kademeli olarak arttırılabilir. 232

241 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 233

242 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras BEŞİNCİ BÖLÜM HAZAR ENERJİ KAYNAKLARININ EKONOMİK ÖNEMİ Petrol Azerbaycan ın en kıymetli doğal servetidir. Ticari üretimine başlandığı tarihten bu yana geçen 140 yılı aşkın sürede anahtar bir rol oynayan petrol, günümüzde de ülkenin temel döviz geliri ve ihraç kapasitesinin dayandığı önemli kaynak durumundadır. Ülkenin gelişmesinin orta ve uzun dönemli perspektifleri direkt olarak petrol sektörünün güçlenmesine bağlıdır. Petrol satışından elde edilen gelirler bazı sosyal ve iktisadi problemlerin çözümünde anahtar rol almaktadır. Azerbaycan enerji kaynaklarının keşif ve geliştirilmesi açısından yaptığı anlaşmalarla, tarihi bir fırsatı hem siyasi bağımsızlık hem de ekonomik bağımsızlık açısından yakalama imkanına sahip olmuştur. İmzalanan petrol anlaşmaları ülkeye yabancı sermaye girişini hızlandırırıken, buna paralel olarak da yabancı yardımlar ve uluslararası mali kuruluşların açtığı krediler artmıştır Petrol ve Doğal Gaz Potansiyeli Hazar bölgesi (Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Rusya ve İran) 10 milyar varil onaylanmış petrol rezervlerine sahiptir. Tahmini petrol rezervleri toplamı ise 233 milyar varildir. Hazar Bölgesi nin onaylanan doğal gaz rezervleri yaklaşık olarak 170 Tcf (trillion cubic feet) dir. Özbekistan da dahil olmak üzere bölgenin tahmini doğal gaz rezervleri ise 293 Tcf dir Bkz: İ. T.Akbarov, The Role and Economic Importance of Caspian Sea Region, Materials of the International Conference on a Theme Caucasus and Central Asia During 234

243 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Şunu ifade etmek gerekir ki; Hazar bölgesinin hidrokarbon rezervleri ile dolayısıyla Azerbaycan ın petrol ve doğal gaz potansiyeli ile ilgili olarak da çok farklı değerlendirmeler yapılmaktadır 164. Azerbaycan Enerji Bakanlığı verilerine göre ise, Azerbaycan ın yapılan anlaşmaları kapsayan bölgelerinde 6-8 milyar varil (1 milyar ton) ton petrol rezervi bulunmaktadır. Sadece Azeri-Çırak-Güneşli yataklarının petrol rezervleri 730 milyon tondur. Yukarıdaki veri doğrultusunda Azerbaycan dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %0.7 sine sahiptir 165. Azerbaycan ın faaliyette olan yataklarında 200 milyar m 3 doğal gaz rezervi bulunmaktadır. Dünyanın önemli kondensat yatağı olan Şahdeniz yatağının keşfi ile birlikte, iki farklı hesaplamaya göre yatağın doğal gaz rezervinin yaklaşık bir trilyon m 3 olduğu tespit edilmiştir 166. Azerbaycan ın onaylanan toplam doğal gaz rezervleri ise 1,37 trilyon m 3 tür. Onaylanan doğal gaz rezervlerine göre Azerbaycan dünyanın %0,8 ine tekabül eden bir doğal gaz rezervine sahiptir 167. Yapılan hesaplamalara göre risk amili de dikkate alınarak Azerbaycan da toplam jeoloji gaz rezervlerinin trilyon m 3 arasında olduğu tahmin edilmektedir 168. Bu rezervleri ile Azerbaycan, gelecek yıl içerisinde petrolün yanı sıra Globalization, Baku, 2003, ss Not: 1 ton = 7,33 varil ; 1 trilyon küp metre = 35,33 trilyon küp feet. 164 Bkz: Gubad İbadoğlu, Azerbaycan ın Kalkınma Stratejisinde Petrolün Rolü:Ortodoks Bakış Açısıyla, 2023 Dergisi, S.18, 15 Ekim-2002, s BP Statistical Review of World Energy 2004, ( ); Sevil Yıldırım, Dünyada ve Türkiye de Petrol, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü, Ankara, Ağustos-2003, ss Ancak daha sonraki araştırmalara göre doğal gaz rezervlerinin 500 milyar m 3 olduğuna dair açıklamalarında yer aldığı dikkat çekmektedir. Bkz: Drilling of New Well on Shahdaniz to Allow Higher Sales, Azernews, ( ) 167 BP Statistical Review of World Energy 2004, ( ). 168 Fikret Sucayev, Azerbaycanda Qaz Hasilatı ve Ona Olan Telebatın Ödenilmesinin Başlıca İstiqametleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

244 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras dünyanın doğal gaz ihraç eden ülkeleri arasında da yer alacaktır. Azeri-Çırak-Güneşli (AÇG) ve Şahdeniz yataklarının tam olarak işlenmesinin ardından gelecek 5 yılda Azerbaycan petrol ve doğal gaz üretiminde güçlü kalkınmaya nail olacaktır. AÇG üzere 3.ncü aşamanın başlaması ile 2008 de bu yataklardan günlük üretimi 140 bin varilden 1 milyon varile yükselecektir. Şahdeniz yatağının işlenmesi üzere 1.nci aşamanın hayata geçirilmesi sonucunda ise 400 milyar m 3 ten çok doğal gaz üretilecektir. Bu üretimle Azerbaycan doğal gaz ihracatçısı ülkelerden biri olacak ve Bakü-Tiflis- Erzurum doğal gaz boru hattı vasıtasıyla Türkiye pazarı mavi enerji doğal gaz ile temin edilecektir. Yapılan bazı hesaplamalara göre Azerbaycan petrol rezervlerinin yıl içerisinde tükeneceği ifade edilmektedir. Rus uzmanlara göre ise bu süre yıldır Petrol ve Doğal Gaz Anlaşmaları Orta Asya ve Kafkaslarda ham petrol yataklarının mevcudiyetinin fark edilmesi 13. yüzyıla kadar gider. 19. yüzyılın sonlarına doğru, bölgesel güçler, dünya güçleri ve petrol şirketleri arasında büyük bir rekabet başladı. Petrol piyasası üzerindeki kontrolünü kaybetmekten korkan Rusya, 1895 yılında Amerikan Standart Oil, the Rothschilds ve Nobels şirketleri arasındaki bir anlaşmayı sabote etti. Bölgedeki rekabet; etnik çatışmalar, idari kokuşma ve azgelişmiş hukuki ve ticari uygulamalarda artan ölçüde ateşlenmekteydi yüzyıldaki teknolojik gelişmeler petrol rezervlerinin yoğun olarak işletilmesini mümkün kıldı ve bölgenin kontrolü için verilen mücadeleler daha da yoğunlaştı. Rekabet esas ci Qezet, Ersan Bocutoğlu, Orta Asya ve Kafkasya daki Durum ve Avrupa Güvenliği, Karadeniz Teknik Üniversitesi Matbaası, Trabzon, 1998, s

245 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları olarak Kafkasya ve Hazar Denizi alanında odaklandı 171. Bölgeden çıkan ham petrol 20. yüzyılın iki dünya savaşı esnasında ana stratejik bir rol oynadı. Kafkasya petrol alanlarının muhafazası müttefiklerin en önemli önceliği oldu. İkinci Dünya Savaşı sırasında, Kafkasya petrolleri Hitler'in yayılmacı politikalarının en önemli hedefi idi Alman-Rus Paktı'ndan sonra, Kafkasya'dan çıkarılan Sovyet petrolü Alman petrol ithalatının üçte birini teşkil etmekteydi yılında, Almanya bölgenin doğal kaynakları üzerinde kontrolü ele geçirmek için sürekli askeri saldırılar düzenledi. Sovyetler Birliği zamanında Azerbaycan'ın, faydasından yoksun kalacak şekilde, birliğin petrol ihtiyaçlarının önemli bir bölümünü karşıladığı görülmektedir. Petrol üretimini ve ihracatını arttırmak üzere petrol sanayisine yapılan yatırımlarda dengesiz artışa karşın, diğer sanayi dallarına yapılan yatırımlar gittikçe azalmıştır. SSCB nin dağılmasının ardından da neredeyse bütün dünyanın dikkati bağımsızlığını kazanan Türk Cumhuriyetleri ne yöneldi. Zengin petrol ve doğal gaz yataklarına sahip olan Türk Cumhuriyetleri ne yazık ki tek başlarına mevcut petrol ve doğal gaz rezervlerini işleyecek yeterli mali ve teknik potansiyele sahip değildi. Azerbaycan'ın Hazar Denizi'ndeki petrol üretim ve geliştirme çalışmaları Güneşli, Çırak, Azeri ve Kepez olmak üzere dört sahada yoğunlaşmıştı. Ancak basit bir teknoloji kullanılması nedeniyle hem üretimde hem de üretilebilir kaynaklarda azalma problemi ile karşı karşıya kalınmıştı yılında petrol üretimi 14,7 milyon ton iken, petrol üretimi giderek azalarak 1990 yılında 12,5 milyon ton, 1995 yılında 9,2 milyon ton ve 1996 yılında ise 9,1 milyon tona düştü. Petrol üretimindeki meydana gelen bu azalma eski teknoloji kullanılması ve petrol alanlarının bakımının iyi yapılmaması nedeniyle verimliliğin düşmesinden 171 Bocutoğlu, s

246 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kaynaklanmıştır. Azerbaycan'ın sahip olduğu zengin petrol rezervlerinin işletilmesi için Eylül 1992'de Azerineft ve Azneftkimya adlı iki devlet şirketi birleştirilerek, Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (The State Oil Company of the Azerbaijan Republic - SOCAR) kurulmuştur. Petrol üretiminin artırılması ve mevcut rezervlerin iyileştirilmesi ancak modern teknolojiler kullanılması ve yeni projeler geliştirilmesi halinde sağlanabilecekti. Azerbaycan'ın ekonomik potansiyeli ve sahip olduğu teknoloji mevcut rezervlerinin işletilmesi ve geliştirilmesi için yeterli değildi. Söz konusu yetersizlik Azerbaycan'ı büyük petrol şirketleriyle işbirliğine yöneltti 172. Ülkede hem karada hem de denizde petrol çıkarılmaktadır. Karada çıkarılan petrol daha çok Abşeron yarımadasında çıkarılmaktadır. Azerbaycan ın petrol anlaşmaları daha çok deniz yatakları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ayrıca karadaki yataklara ilişkin anlaşmalar da yapılmıştır. Azerbaycan büyük petrol şirketleri ile yaptığı anlaşmalarla petrol rezervlerini ülke ekonomisine kazandırmayı hedeflemiştir. Bu hedef doğrultusunda, karadaki yataklara ilişkin olanlar da dahil olmak üzere, 20 Eylül 1994 tarihinden itibaren Azerbaycan da dünyanın 19 ülkesinden 33 şirketin katılımı ile 23 uluslararası petrol anlaşması imzalanmıştır 173. Üretimin Paylaşım Anlaşmaları (PSA) tipli olan bu anlaşmalar yıllık süreyi kapsamaktadır. Kararlaştırılan yatırımların toplam hacmi 60 milyar doların üzerindedir. 172 Natig Aliyev, The Azerbaijan Oil and Gas Industry in the Period, ; Çelik Kenan - Kalaycı Cemalettin, "Azeri Petrolünün Dünü ve Bugünü", Journal of Qafqaz University, V.II, No.II, 1999, s Asrın Anlaşması ndan önce ise Anşad Petrol ve Batı Abşeron Yatakları olmak üzere iki anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşmalara da aşağıda genel hatlarıyla yer verilecektir. Öte yandan, 10 Kasım 1995 de Karabağ Yatağı Anlaşması ve 14 Aralık 1996 da Eşrefi ve Dan Ulduzu Yatakları Anlaşması imzalanmış, ancak yapılan keşif çalışmaları sonucunda anlaşmalarda yer alan sözkonusu yatakların yeterli petrol ve doğal gaz rezervine sahip olmamalarının tespit edilmesi üzerine birinci anlaşma 1999 da, ikinci anlaşma ise 2000 yılında feshedilmiştir. 238

247 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Petrol projelerinin gerçekleştirilmesinde 72'si yerli şirket olmak üzere toplam 400 şirket yer almaktadır. Şirketlerin faaliyetleri inşaattan ekolojik hizmetlere kadar uzanmaktadır. Yerel ve yabancı şirketler arasındaki işbirliği, modern teknolojilerin, donanımın, materyallerin ve yönetim tekniklerinin uygulanmasına imkan yaratmakta ve böylece, merkezi karar ekonomisinden piyasa ekonomisine geçişte büyük rol oynamaktadır 174. Azerbaycan da petrol sektöründe yaklaşık 75 bin kişi istihdam edilmektedir. Petrol sektöründe çalışanlar diğer sektörlere oranla çok yüksek maaş almaktadırlar yılından itibaren petrol çıkarımından kendi payını almaya başlayan Azerbaycan, önemli hacimdeki ekonomik gelire 2006 yılından itibaren elde etmeye başlayacaktır. Genel olarak yabancı petrol şirketleri ile işbirliğinin yapılmasının Azerbaycan a ekonomik açıdan katkısı şöyle sıralanabilir: -Azerbaycan a modern araştırma, petrol çıkarma, işleme ve ulaşım teknolojilerinin ülkeye girişi ile petrol sanayisinin aktiflerini yenileme ve petrol-gaz sanayisinin gelişmesine yardım edebilecek müesseseleri kurma fırsatı elde etmiştir. -Yapılan anlaşmalar sonucu artan petrol üretimi bütçe gelirlerinin de önemli ölçüde artması sonucunu doğurmuştur. -Azerbaycan evrensel işgücü ve hammadde piyasalarına girebilme ve izlenecek gerekli politikalarla ülkenin gelişimi için gelir kaynağı olarak hammadde alanındaki üstünlüğünden başarıyla yararlanabilme imkanını elde etmiştir. -Artan petrol ve doğal gaz üretiminin istihdamı teşvik etmesi sonucu, yeni altyapı yatırımlarını gerçekleştirilmiş olacaktır. Yapılan petrol ve doğal gaz anlaşmaları yerel işgücünün istihdamının gittikçe artmasını sağlayacak şekilde 174 Fikret Aliyev, Kontrakt Veka: 5 Let Spustya, Consulting & Business, S.9, 1999, s.40-41; Haydar Aliyev, ss Natık Aliyev, Petrol Azerbaycan ın Milli Serveti (Eyvaz Gasanov un Röportajı), Diyalog Avrasya Dergisi, Şubat-2001, s

248 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras imzalanmıştır. Bu durum, yerel nüfus için yeni iş yerlerinin açılmasıyla istihdam düzeyini daha da yükseltme imkanını sağlamıştır. -Azerbaycan başta "asrın anlaşması" olmak üzere yaptığı anlaşmalarla, tüm dünyaya birlikte eşit düzeyde çalışabileceğini ve işbirliği yapabileceğini de ispat etmiştir. Yukarıda sıralanan ekonomik yönlü genel katkıların yanı sıra petrol anlaşmalarının Azerbaycan ın milli menfaatlerine uygun olmayan şartlar taşıdığına dair bazı endişeler de zaman zaman dile getirilmektedir. Sadece hammaddenin hasılatı değil, yerli üretimcilerin mal ve hizmetlerine büyük hacimli siparişlerin temin edilmesi ve çok sayıda iş yerinin açılmasını da kapsamasına karşın, faaliyette olan petrol anlaşmaları için zaruri teçhizat ve hizmetler genel itibari ile dışarıdan getirilmekte, siparişlerde yerli üreticilerin ürün ve hizmetlerinin pay oranı çok düşük kalmaktadır. Aşağıda, enerji kaynaklarının üretimine ilişkin imzalanan anlaşmalardan, ülkenin petrol rezervleri bakımından önem arzeden Asrın Anlaşması: Azeri-Çırak- Güneşli Yatakları Anlaşması na ve doğal gaz rezervleri açısından önem arzeden Şahdeniz Yatağı Anlaşması na yer verilecektir. Daha sonra ise diğer anlaşmalara genel hatlarıyla değinilecektir Asrın Anlaşması: Azeri - Çırak - Güneşli Yatakları Anlaşması Yapılan anlaşmaların en önemlisi olan ve Sovyet zamanında devamlı gerileme kaydeden sektöre yeni nefes aldıran "asrın anlaşması" Azerbaycan açısından büyük bir ekonomik öneme sahiptir 176. AÇG yataklarını kapsayan anlaşma Azerbaycan'ın bağımsızlığından ve konumunu kapsamlı şekilde değiştirme 176 Azerbaijan International Magazine, Summer-1995, ss

249 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yolunda yaptığı çabalardan kaynaklanan en önemli tarihi olaydır. Çok zor bir şekilde yapılan görüşmeler, Azerbaycan hükümeti ve Batılı şirketler arasında, eski Sovyet Birliği zamanında başladı. Sovyet ekonomisini hafifleten liberalizasyon süreci daha çok Batı şirketlerini Azeri, Çırak ve Güneşli off-shore alanlarındaki zengin mineral kaynaklarının keşfi ve Azerbaycan'ın iyi gelişmiş petrol endüstrisi ile cezbetti. Kaynakların geliştirilip araştırılması için gerekli fonların yokluğu yüzünden Azerbaycan hükümeti projelerin gerçekleştirilmesi amacıyla Batı yatırımlarını ülkeye çekmeyi kararlaştırdı yılının Ocak ayında hükümet projeleri ihaleye açtı. BP, Statoil, Amoco, Unocal ve diğer şirketler bu ihaleye katıldılar de, içinde Amoco, BP, McDermott, Pennzoil, Ramco, Unocal, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Statoil gibi şirketlerin bulunduğu bir grup yabancı şirket Azerbaycan ile, Azerbaycan ın Hazar Denizi ndeki sektöründe yer alan Çırak ve Güneşli alanlarının iyileştirilmesi konusunda 3 yıl boyunca devam edecek görüşmeleri başlattılar yılında Hazar'ın petrol yataklarında faaliyet göstermek isteyen şirketler konsorsiyumda birleşerek görüşmeler yaptılar. Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ın projenin %30 unu alması kaydıyla, Ebulfez Elçibey yönetimi ile Azerbaycan Uluslararası Petrol Konsorsiyumu (Azerbaijan International Oil Consortium-AIOC) arasında petrol alanlarının geliştirilmesi amacıyla bir anlaşma yapıldı 177. Anlaşmalar gereğince Haziran-1993'de Londra'da görüşmelerin devam etmesi gerekiyordu. Ancak Azerbaycan'da yaşanan yönetim değişikliği nedeniyle görüşmeler sonuçsuz kaldı. Ebulfez Elçibey görüşmeleri gerçekleştiremeden, Suret Hüseyinov tarafından 18 Haziran 1993'de askeri darbeyle 177 S. Bölükbaşı, Ankara's Bakü-Netred Transcaucassa Policy, The Middle East Journal, Winter-1999, s

250 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras devrildi. Aynı yıl içerisinde Azerbaycan'ın yeni Cumhurbaşkanı olan Haydar Aliyev söz konusu petrol anlaşmasını iptal etti. Bu arada, Elçibey in ani devrilişi şirketleri tekrar Cumhurbaşkanı Aliyev le görüşme masasına getirdi. 4 Şubat 1994'de görüşmeler yeniden başladı. Nisan- 1994'te SOCAR, Rus şirketi Lukoil'in Azerbaycan'ın kendi hissesinden %10 payı alacağını konsorsiyum ortaklarına resmen açıkladı. Konsorsiyum da yer alan firmalar, Rusya'nın gelecekte uygulayabileceği baskıları dikkate aldılar. Çünkü Volga nehri üzerindeki kontrolü nedeniyle Ruslar Hazar Denizi'nin iç sularından gelecek ağır yük gemilerine geçişi tıkayabilirdi. Bakü, İstanbul ve Houston da devam ettirilen bu görüşmeler sonucunda Konsorsiyum a Rusya'da dahil edilerek anlaşma yeniden düzenlendi ve SOCAR'ın %10'luk hissesi Rusya'ya devredildi. Yaklaşık üç yıl süren görüşmeler sonucunda, 20 Eylül 1994 yılında Bakü'nün Gülistan sarayında SOCAR ile Konsorsiyum arasında asrın anlaşması olarak adlandırılan "Hazar Denizi'nin Azerbaycan Sektöründe yer alan Azeri, Çırak ve Güneşli yataklarında Petrolün Ortak İşlenmesi ve Pay Bölüşümü Hakkında Anlaşma" imzalanarak ilgili bölgelerde petrol arama ve çıkarma yetkisi AIOC'a verildi 178. Sonuçta bir çok baskı ve tepkilere rağmen anlaşma imzalanarak Azerbaycan açısından hayati bir adım atılmış oldu. Anlaşma hükümlerine göre Azerbaycan bu üç petrol yatağı üzerinde mülkiyet hakkını korumaktadır. İlgili anlaşma 2 Aralık 1994'de Azerbaycan Milli Meclisi tarafından onaylandıktan sonra 12 Aralık 1994'de yürürlüğe girdi Nasser Sagheb- Masoud Cavadi, Azerbijan's 'Contract of the Century' Finnally Signed With Western Oil Consortium, Azerbaijan International Magazine, Winter-1994, s Azerbaijan International Magazine, Summer-1998, s

251 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Mega Proje olarak da adlandırılan ve toplam yatırım bedeli 11 milyar dolara ulaşan bu proje kapsamında toplam üretilebilir petrol rezervlerinin 5.4 milyar varil (730 milyon ton), doğal gaz rezervlerinin ise 96 milyar m 3 olduğu tahmin edilmektedir. Yataklar ayrıca 6 milyon ton kandansat rezervine sahiptir. Yukarıdaki tahmini verilerde zaman zaman değişmeler olmaktadır. Anlaşma, 30 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. Anlaşma bünyesinde yer alan Güneşli yatağı 82 km, Çırak yatağı 94 km ve Azeri yatağı ise 113 km kıyıdan uzakta bulunmaktadır Aralık-1994'te Konsorsiyum, Azerbaycan Uluslararası İşletme Şirketini (AIOC) kurdu. Görevi projeyi günlük bazda izlemek olan AIOC un programında, Azerbaycan petrol sanayisinin altyapısının batı standartlarına göre ve bu ölçütler dikkate alınarak kurulması esas yer tutuyor 180. Anlaşmanın müzakeresi esnasında karşılaşılan problemler veri olmak üzere, şirketlerin anlaşmayı feshedebilecekleri konuları da kapsıyordu. Bu şartlar şunlardı: Dağlık Karabağ'daki savaşın yayılması, Rusya ile Azerbaycan arasındaki hem ekonomik, hem de siyasi ilişkilerin ileri derecede bozulması, Azerbaycan içindeki istikrarsızlıklar, Azerbaycan Hükümeti'nin istikrarlı bir ihracat hattı bulamaması ve Hazar Denizi'nin statüsünü belirleyen rejim üzerinde doğacak herhangi bir anlaşmazlık 181. Konsorsiyumda yer almayan Japonya'da daha sonra konsorsiyuma dahil olmuştur. Japonya'nın "Itochu" şirketi önce anlaşmaya katılmazken daha sonra tüm paylarını satan "McDermott International"dan %2.45 pay elde ederek "AÇG" konsorsiyumuna katılmıştır. Japon şirketi daha sonra 180 N. Aliyev, E. Şahbazov, Heydar Eliyev ve Azerbaycan Neft Sanayisinin İnkişafı, Azerbaycan İnternational Matbaası, Bakı, 1998, ss N.E. Ferruhov, Asrın Petrol Anlaşması - XX Asrın En Önemli Olayı, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, (Ed. Ziyad Semedzade), Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s.196; Bocutoğlu, ss

252 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Amoco'nun sattığı %5'lik paydan %1.5'ini alarak toplam payını %3.9'a çıkarmıştır 182. Amoco'nun sattığı paylardan %3'ü Exxon, %0.5'i ise Unocal tarafından satın alındı. Daha önce SOCAR'ın payı %30 olarak kararlaştırılırken anlaşma imzalanmadan önce %10'unu Rus Lukoil, anlaşma imzalandıktan sonra Nisan-1995'de %5'ini Exxon şirketine, %5'ini aynı tarihte TPAO'ya devretti. İran'a %5'lik pay verilmek istense de, Batının tepkisi nedeniyle devir gerçekleşmedi 183. Konsorsiyum üyeleri arasında imzalanan "İşlemlerin Birlikte Yürütülmesi Konusunda Razılaşma Üzere Anlaşma"yla uyumlu olarak daha sonra Azerbaijan International Operating Company kuruldu. SOCAR ın yanısıra dünyanın diğer ülkelerinden 11 şirketinin katılımı ile tesis edilen bu kurum, anlaşma alanında yer alan yatakların işletilmesine hizmet etmektedir. Asrın anlaşmasında mevcut paylaşımın son şekli aşağıdaki gibidir 184 : BP (operator) %34.13, Unocal %10.3, SOCAR %10, INPEX %10, Statoil %8.56, ExxonMobil %8 TPAO %6.75 Devon %5.62, Itochu %3.92, Amerada Hess % Yaponskie Kompanii v Azerbaydjane - Tam Gde Net Riska, Net i Bolşoy Pribıli, Capital Magazine, Aprel-May 1997, ss Elşan Memmedov, Asrın Müqavilesi Azerbaycan Neft Saneyisinin İnkişafında Mühüm Merheledir, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, (Ed. M Merdanov v.d.), Bakı, 1997, ss Central Azeri Crude Oil Export Starts, Azernews, No:10(400), March 8 March 15, , s.3.

253 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Production Sharing Agreement (hazır ürünün bölünmesi) tipli bir anlaşma olan "Asrın Anlaşması"nda hisselerin dağılımına bakıldığında en büyük payın ABD'ye ait olduğu görülmektedir. Amerikan şirketlerinin toplam payı yaklaşık olarak %40'dır. ABD bir yılda yaklaşık 340 milyon ton petrol üretiyor, 600 milyon ton ise ithal ediyor. Dolayısıyla ABD ye ithal edeceği yeni enerji kaynakları gerekmektedir. Bu bakımdan Hazar ABD nin ekonomik ilgi alanı içinde yer almaktadır. İngiliz şirketlerin toplam payı ise yaklaşık olarak %19'dur. Amerikan ve İngiliz şirketlerinden sonra konsorsiyumdaki en büyük pay %10'la Rus ve Azerbaycan şirketlerine aittir. "Asrın Anlaşması nın" Azerbaycan Cumhuriyeti için rolü, alanların işletilmesi için gerekli olan yatırımlarının %90 ının Konsorsiyum tarafından yerine getirilecek olmasıdır. Azerbaycan petrol ve gaz alanlarının kullanılması üzerinde kontrol ve yönetim hukukunu kendisinde tutmaktadır. Hiç şüphesiz ki, denizin petrol rezervlerinin hızlı ve faydalı şekilde işletilmesi için büyük miktarda yatırım yapma ve yeni teknolojiyi satın alma açısından yabancı ülkelerden en tecrübeli petrol şirketlerini hemen bu bölgelere cezbederek onları ortak yapmak çok önemlidir. Çünkü bu alanların işletilmesi amacıyla kazıma ve imal platformlarının, boru hatlarının, kuruda teçhizat sistemlerinin kurulması için büyük miktarlarda yatırıma gerek duyulmaktadır. Milli ekonominin gelişmesinde önemli bir unsur olmanın yanı sıra dış politikada da önemli bir araç olan enerji kaynaklarına ilişkin imzalanan "Asrın Anlaşması" ile Azerbaycan, dünya ekonomisine aktif bir şekilde entegre olmaya ilk adımı atmış oldu. İlk petrol projesi olan Azeri-Çırak-Güneşli deniz yataklarında gözönünde tutulan bütün faaliyetler yerine getirilmiş, burada petrol üretimine ilişkin son teknolojiler uygulanmış, petrol sanayisinin altyapısı oldukça çağdaşlaştırılmıştır. "Çırak-1" deniz platformasının inşası 245

254 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras tamamlanmış ve petrol üreten ilk kuyu kazılmış, platformadan Sengeçal daki sahil terminaline kadar ve Petrol Taşları ndaki kompressor istasyonuna kadar sualtı boru kemerleri çekilmiştir. Sengeçal da sahil terminali inşa edilmiş, Bakü-Novorossiysk petrol boru hattında onarım faaliyetleri yapılmış ve 12 Kasım 1997 de bu petrol boru hattı faaliyete geçmiştir. Çırak-1 de üretimin ardından Asrın Anlaşması nda yer alan yataklarda petrol üretimine ilişkin faaliyetler üç aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşama Ağustos-2001 de Merkezi Azeri yatağında üretim için gerekli çalışmalarla başlamıştır. İkinci aşama ise Eylül-2002 de Batı ve Doğu Azeri yakatlarındaki çalışmalarla başlamıştır. Üçüncü aşamanın başlamasına ilişkin anlaşma ise, 20 Ekim 2004 te imzalanmıştır. Anlaşmada Güneşli yatağında üretime başlama hedeflenmiştir. Üçüncü aşamaya ilişkin petrolün ilk olarak 2008 yılında üretilmesi planlanmıştır de petrol üretimi günde 300 bin varil olacaktır. Bir yıldan sonra ise Asrın Anlaşması çerçevesinde petrol üretimi günlük 1 milyon varile yükselmiş olacaktır "Şahdeniz" Yatağı Anlaşması Şahdeniz Yatağı na ilişkin anlaşma 4 Temmuz 1996 tarihinde imzalanmış ve 4 Ekim 1997'de onaylanıp, 17 Ekim 1996'da yürürlüğe girmiştir. "Production Sharing Agrement" biçiminde imzalanan anlaşma, 30 yıllık süreyi kapsamaktadır. Bu anlaşma ile sorumluluk Şah Deniz Konsorsiyumu'na verilmiştir. BP Exploration Ltd., arazinin işletilmesinden sorumludur. Hazar da Azerbaycan sektörünün güneydoğusunda yerleşen Şahdeniz Yatağı, Bakü'den 70 km uzaklıktadır. Yatak 800 km 2 lik alanı kapsamaktadır. 246

255 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları BP Exploration 1996 yılının Ekim ayının sonlarına doğru çalışmalarına başlamıştır. Projenin yatırım tutarı 4.1 milyar dolardır 185. Şahdeniz yatağında yaklaşık bir trilyon m 3 doğal gaz rezervi bulunmaktadır. Doğal gazın 400 milyar m 3 ü tasdiklenmiştir. Yılda 60 milyar m 3 doğal gaz çıkarılabileceği tahmin edilmektedir 186. Böylece "Şahdeniz" yatağı Azerbaycan ın doğal gaz potansiyelini yaklaşık 1 trilyon m 3 arttırmıştır. Yukarıda temel göstergeleri hakkında bilgi verilen projenin konsorsiyumuna katılma talepleri anlaşmayı siyasi mücadele alanına çevirdi. Karabağ yatağı ile ilgili anlaşmanın ardından "Liberation" gazetesi 6 ay içerisinde yeni bir petrol anlaşmasının imzalanacağı konusunda bilgi verdi ve Fransız petrol şirketi Elf Acquitaine in anlaşmaya katılacağını bildirdi 187. Yeni petrol anlaşmasına Fransa'nın katılmasında, Aliyev in Aralık-1993 tarihinde Fransa ya yaptığı resmi ziyaretin etkisi oldu 188. Öte yandan Lukoil'in diğer Rus şirketi Yukos ile ortak olarak konsorsiyuma katılacağı kesinlik kazandı. Ancak İran'ın katılımı noktasında problemler çıktı. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın Mayıs-1996'da Aşkabat taki toplantısında Azerbaycan'ın Şahdeniz'deki %20'lik payının %10'unu İran a vereceği hakkında Aliyev ve Rafsancani anlaşma imzaladı. Böylece Hazar petrolleri konusunda İran ın bazı olumsuz etkilerinin yok edilmesi amaçlandı. Ancak daha önceden konsorsiyumda ABD şirketlerinin de katılacağı öngörülmesine karşın, İran'ın katılması durumunda Washington ABD şirketlerinin anlaşmada yer almalarını 185 Caspian Staging a Comeback, Offshore Engineer, June-2000, s.38; Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May-2000, s Caspian Staging a Comeback, s.38; Consulting & Business, S.9, 1999, s Nesirov, s N. İbrahimov - İ. Şükürov, Geydar Aliev Otkrıvaet Miru Azerbaydjan, Bakı, 1994, s

256 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yasakladı 189. Sonuçta İran şirketi OIEC konsorsiyumda yer alırken hiçbir ABD şirketi konsorsiyumda yer almadı. Şah Deniz'de şirketler arasında pay dağılımı şöyledir: İngiliz BP %25.5 Norveç Statoil Alliance %25.5 Azerbaycan SOCAR %10, Rus Lukoil %10, Fransız TotalFinaElf %10, İran OIEC %10, Türk TPAO %9. Şahdeniz Yatağı, Azerbaycan'ın dünyanın doğal gaz üreticisi ve ihracatçısı ülkeleri arasında yer almasına imkan verecektir. Bu nedenle Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı kararlaştırılmadan doğal gaz ihracına ilişkin boru hattı da tartışılmaya başlamıştır. Şahdeniz den çıkarılacak gazın satışı ile ilgili olarak 2004 te 4 anlaşma imzalandı. Yılda 6.3 milyar m 3 gazın satılması için ilk anlaşma "Botaş"la imzalandı. Bir anlaşma Azerbaycan devleti ile iki anlaşma ise Gürcistan la imzalandı. Anlaşmalara göre, Azerbaycan'a yılda 1.5 milyar, Gürcistan'a ise 800 milyon m 3 doğal gaz satılacaktır. İlham Aliyev in Aralık-2004 de İngiltere ye seferi sırasında ise Avrupa Yeniden Kurma ve Kalkınma Bankası (AYİB) ile Şahdeniz Projesi nde Azerbaycan tarafından finanse edilmesi gereken %10 luk pay ile ilgili olarak kredi anlaşması imzalandı. Azerbaycan ın Şahdeniz Projesi ndeki payını finanse edecek olan AYİB, kredi anlaşmasına göre SOCAR a 170 milyon dolar kredi verecektir. Böylece Şahdeniz gazının dünya piyasasına çıkarılması için gereken finansmanın sorununun yabancı finans kurumları 189 Yasin Aslan, Hazar Petrolleri, Kafkas Kördüğümü ve Türkiye, Ankara, 1997, s.75-76; Azerbaycan Zaman Qezeti, 20 Mart

257 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları tarafından karşılanmasının başlangıcı ve projenin hayata geçmesi için önemli adım olmuştur. Şahdeniz projesi çerçevesinde her ay yaklaşık 100 milyon dolar harcanmaktadır. Şahdeniz dünyanın en büyük 10 petrolgaz projesinden biri olacaktır. Yataktan 2006 yılının sonlarında doğal gaz ihraç edilmeye başlanacaktır Diğer Anlaşmalar Denizdeki Yataklar Üzere Yapılan Anlaşmalar 1. Lenkeran-Deniz Talış-Deniz Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 13 Ocak Onay Tarihi: 13 Haziran Yer Alan Şirketler: TotalFinaElf (35%, operator), Wintershall (30%), SOCAR (25%), OIEC (İran) (10%) Tahmini Rezervler: 700 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 2 milyar dolar. Statüsü: 2001 yılında ilk kuyu test edildi. 2. Yalama-D222 Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 4 Temmuz 1997 Onay Tarihi: 4 Kasım Yer Alan Şirketler: Lukoil (80%, operator); SOCAR (20%). Tahmini Rezervler: Yalama yatağında 750 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 4 milyar dolar. Statüsü: 2-D ve 3-D sismik çalışmaları yapıldı. 249

258 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras gaz. 3. Abşeron Yatağı Anlaşması Anlaşma Tarihi: 1 Ağustos 1997 Onay Tarihi: 11 Kasım 1997 Yer Alan Şirketler: SOCAR (50%); Chevron (30%, operator), TotalFinaElf (20%). Tahmini Rezervler: 13 milyar varil petrol, 100 tcf doğal Yatırım Hacmi: 3.5 milyar dolar. Statüsü: 2001 de gerçekleştirilen ilk kuyu kazmasının sonucu tatmin edici olmadı. İkinci kuyu kazma işlemi 2004 te gerçekleştirildi. Günlük 70 varil petrol üretimi tahmin edilmektedir. 4. Oğuz Yatağı Anlaşması Anlaşma Tarihi: 1 Ağustos Onay Tarihi: 5 Kasım Yer Alan Şirketler: ExxonMobil (50%, operator), SOCAR (50%). Tahmini Rezervler: 290 milyon varil petrol ve 685 bcf (milyar küp feet) doğal gaz. Yatırım Hacmi: 2 milyar dolar. Statüsü: Nisan-2001 de kuyu kazıldı. Exxonmobil Nisan-2002 de projeyi terkettiğini açıkladı. 5. Nahçıvan Yatağı Anlaşması Anlaşma Tarihi: 1 Ağustos Onay Tarihi: 14 Kasım Yer Alan Şirketler: 250

259 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ExxonMobil (50%, operator), SOCAR (50%). Tahmini Rezervler: 750 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 2 milyar dolar. Statüsü: ExxonMobil başarılı bir kuyu kazdı. Çalışmalarına devam edecektir. 6. Kürdaşı-Arazdaşı-Kirgan Deniz Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 2 Haziran Yürülük Tarihi: 7 Temmuz Yer Alan Şirketler: SOCAR (50%), Agip (25%, operator), Mitsui (15%), TPAO (5%), Repsol (5%). Tahmini Rezervler: 730 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 2.5 milyar dolar. Statüsü: Yapılan ilk kuyu kazma sonuçları tatmin edici olmadı. 7. İnam Yatağı Anlaşması Anlaşma Tarihi: 21 Temmuz Onay Tarihi: 1Aralık Yer Alan Şirketler: SOCAR (50%), BP (25%, operator), Royal Dutch/Shell (25%). Tahmini Rezervler: 2.2 milyar varil petrol. Yatırım Hacmi: 2 milyar dolar. 251

260 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Statüsü: Ağustos 2001 de BP ilk değerlendirmesinde kazma işlemlerini askıya aldı yılına kadar yeni kazma işlemleri planlanmıştır. 8. Araz-Alov-Şark Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 21 Temmuz Onay Tarihi: 18 Aralık Yer Alan Şirketler: SOCAR (40%), BP (15%, operator), Statoil (15%), ExxonMobil (15%), TPAO (10%), Alberta Energy (5%). Tahmini Rezervler: 4 milyar varil petrol. Yatırım Hacmi: 10 milyar dolar. Statüsü: Aralık 2001 de İran ve Azerbaycan ın Hazar Denizi sınırında belirsilikten dolayı karşı karşıya gelmeleri üzerine araştırmalar durdurulmuştur. 9. Yanan Tava - Ateşgah - Muğan Deniz Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 25 Aralık Onay Tarihi: 11 Haziran Yer Alan Şirketler: SOCAR (50%), JAOC konsorsiyum (50%). JAOC içinde yer alan şirketleri pay dağılımı ise şöyledir: Japex (22.5%, operator), Inpex (12.5%), Teikoku (7.5%), Itochu (7.5%). Tahmini Rezervler: 600 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 2.3 milyar dolar. Statüsü: Sismik çalışmalar yapılmaktadır. 252

261 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 10. Lerik-Cenab-Savalan-Dalga Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 27 Nisan Yer Alan Şirketler: SOCAR (50%), ExxonMobil (30%, operator), Tahsis edilmeyen (20%). Tahmini Rezervler: 1 milyar varil petrol. Yatırım Hacmi: 3 milyar dolar. Statüsü: D-43, D-44 ve D-73 adlı bloklarda keşif çalışmaları yapılmaktadır. gaz. 11. Zafer-Meşel Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 27 Nisan Onay Tarihi: 21 Nisan Yer Alan Şirketler: SOCAR (50%), ExxonMobil (30%, operator), Conoco (20%). Tahmini Rezervler: 1-2 milyar varil petrol, 1.8 Tcf doğal Yatırım Hacmi: 3 milyar dolar. Statüsü: D-9, D-38 adlı bloklarda keşif çalışmaları yapıldı. Son kazma işlemi Eylül-2004 te yapıldı Karadaki Yataklar Üzere Yapılan Anlaşmalar 1. Kelameddin-Mişovdağ Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 1992 yılında Joint Venture olarak imzalandı yılında PSA ya çevrildi. Yer Alan Şirketler: National Energy (85%), SOCAR (15%). 253

262 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Tahmini Rezervler: 200 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 50 milyon dolar. Statüsü: 2004 te ortalam üretim hacmi 2700 bpd bpd ye yükseltilmesi planlanıyor. 2. Anşad Petrol Anlaşması Anlaşma Tarihi: 1993 yılında Joint Venture olarak imzalandı yılında PSA ya çevrildi. Yer Alan Şirketler: SOCAR (51%), Attila Doğan (31.5%), Land and General Berhard (17.5%). Tahmini Rezervler: 219 milyon varil petrol (Neftçala, Killi, Babazanan Yatakları). Statüsü: da 4 kuyu kazıldı yılında ortalama petrol üretim hacmi bpd dir te ortalam doğal gaz üretim hacmi 1.1 mcf/gün dür. 3. AzGeroil Anlaşması Anlaşma Tarihi: 1995 yılında Joint Venture olarak imzalandı yılında PSA ya çevrildi. Yer Alan Şirketler: SOCAR (51%), Grunewald (49%). Tahmini Rezervler: 140 milyon varil petrol (Ramani, Balhanı, Sabuncu Yatakları). Statüsü: 1999 da ortalama üretim hacmi 1000 bbl/d dir. 4. Güneybatı Kobustan Yatağı Anlaşması Anlaşma Tarihi: 2 Haziran Onay Tarihi: Kasım Yer Alan Şirketler: 254

263 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları SOCAR (20%), CNPС of China (62.83%) Arawak Energy of Canada (37.17%). Tahmini Rezervler: milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 900 milyon dolar. Statüsü: 2-D sismik araştırmalar devam etmektedir. 5. Zığ-Hövsan Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 5 Haziran Onay Tarihi: Haziran Yer Alan Şirketler: SOCAR (20%), Lukoil (50%). Tahmini Rezervler: milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 250 milyon dolar. Statüsü: Yataklar rehabilite edilmiştir. Çevre sorunları nedeniyle anlaşmanın başlama tarihi geriye atılmıştır. 6. Kürsengi-Karabağlı Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 15 Aralık Onay Tarihi: 16 Nisan Yer Alan Şirketler: SOCAR (50%), CNPC (30%), Amerada Delta-Hess JV (20%). Tahmini Rezervler: 730 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 1 milyar dolar. Statüsü: Üretimi arttırmak için 2003 te 10 yeni kuyu kazıldı. Haziran 2004 itibariyle petrol üretimi 6600 bbl/d dir. 7. Muradhanlı-Caferli-Zerdab Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 21 Temmuz

264 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Onay Tarihi: 20 Kasım Yer Alan Şirketler: SOCAR (50%), Ramco (50%, operator). Tahmini Rezervler: 730 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 1 milyar dolar. Statüsü: Muradhanlı da ilk kuyu Nisan 2001 de kapatıldı. 8. Padar-Harami Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 27 Nisan Onay Tarihi: 9 Haziran Yer Alan Şirketler: Nations Energy (85%, operator), SOCAR (15%). Tahmini Rezervler: milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 140 milyon dolar. Statüsü: Sismik araştırmalar devam etmektedir. 9. Şirvan-Kurovdağ Yatağı Anlaşması Anlaşma Tarihi: 1997 de JV olarak imzalandı de PSA ya dönüştürüldü. Yer Alan Şirketler: SOCAR (49%), Caspian Energy Group (UK) (51%). Tahmini Rezervler: 650 milyon varil petrol (Kurovdağ Yatağı). Statüsü: 1997 den itibaren kuyuların rehabilitasyonu devam etmektedir te ortalama petrol üretim hacmi bpd, doğal gaz üretim hacmi 1.5 mcf/d oldu. 256

265 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 11. Batı Abşeron (Karadağ-Kepez-Umbaki) Yatakları Anlaşması Anlaşma Tarihi: 10 Ağustos Yer Alan Şirketler: BMB (100%). Tahmini Rezervler: 200 milyon varil petrol. Yatırım Hacmi: 700 milyon dolar. Statüsü: BMB nin faaliyetini durdurma talebi üzerine Aralık-1999 da SOCAR yatakların imtiyaz hakkını devralmıştır. 11. Pirsaat Yatağı Anlaşması Anlaşma Tarihi: 5 Haziran Yer Alan Şirketler: SOCAR (25%), Sheng Lee Oil (50%) Middle East (25%). Tahmini Rezervler: 7 milyon ton. Yatırım Hacmi: 147 milyon dolar. Statüsü: Yatakta 7 yeni petrol kuyusunun kazılması, 27 sinin ise yeniden inşası ile yeniden üretim planlanmıştır. 12. Karaçukur Yatağı Anlaşması Anlaşma Tarihi: 18 Haziran Yer Alan Şirketler: SOCAR (25%), Nobel Sky (Sheng Lee Oil ve Middle East) (75%). Statüsü: 1954 ten sonra araştırma ve keşif faaliyetlerinin yapılmadığı yatağın yeniden inşası ve petrolün üretimi hedeflenmiştir. Karaçukur yatağı 121 kuyudan oluşmaktadır. Günlük üretim hacmi 45 tondur. 257

266 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 5.3. Petrol ve Doğal Gaz Üretimi Hazar daki en deneyimli petrol üreticisi olan Azerbaycan da son 100 yıl içerisinde 1.4 milyar ton petrolün, 445 milyar m 3 doğal gazın çıktığı hesaplanmıştır. Üretimine başlandığı tarihten 2005 yılına kadar Azerbaycan da en fazla petrol üretimi ise 23.4 milyon ton ile 1941 yılında gerçekleştirilmiştir. Değişim sürecine girilmesi ile birlikte petrol üretiminin iyice düştüğü Azerbaycan da, yapılan anlaşmaların ardından petrol üretimine dönük yapılan faaliyetlerin ardından üretim miktarı yeniden artmaya başlamıştır Kasım ında Çırak yatağının ilk kuyusundan petrol üretimine başlanmasıyla, 1997'ye kadar azalma gösteren petrol üretimi, 1998'den itibaren artmaya başlamıştır. Doğal gaz üretimi ise 1999 yılı hariç, düşüş göstermektedir 190. Toplam petrol üretiminin Hazar Denizi'nden elde edilen kısmı 1995'de %82.3 iken bu oran 1999'da %89'a yılları arasında ise bu oran %89 dan büyük olmuştur 191. Dolayısıyla petrol üretiminin Hazar Denizi'nden elde edilen kısmı yıllar itibariyle artış göstermektedir yılından itibaren ise bu oran %90 ın üzerinde olacaktır. 190 Müsteqil Azerbaycan, Azerbaycan Republikası Dövlet Statsitika Komitesi, Bakı, 2001, s Müsteqil Azerbaycan, s.402; Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s.64, Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Neşriyyatı, Bakü, 2002, s

267 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo:37-a. Petrol Üretimi (milyon ton) Kaynak: ARDSK Yayınları deki petrol üretiminin 1990 yılı ile mukayese edildiğinde 2.5 milyon ton daha fazla üretildiği görülmektedir. Bu üretim miktarı Azerbaycan da 1979 yılında üretilen petrol üretimi seviyesine denk gelmektedir. Böylece 1960 lı yılların sonlarından itibaren yıldan yıla devam eden petrol üretimindeki gerileme sona ererek yeniden yükselişe geçmiş bulunmaktadır. Petrol üretiminin 2003 yılında 15.3, 2004 de ise bir önceki yıla göre %1.3 artışla 15.5 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Ham petrol üretiminin esas itibariyle Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR) ve Azerbaycan Uluslararası Petrol Şirketi (AIOC) tarafından yapıldığı Azerbaycan'da, yıllık ham petrol üretiminin, 2008 yılında 40 milyon tona, 2010 yılında ise 50 milyon tona çıkacağı hesaplanmaktadır. Azerbaycan da doğal gaz üretimine ise 1902 yılında başlanmıştır. Üretimine başlandığı tarihten itibaren Azerbaycan da en fazla doğal gaz üretimi 17 milyar m 3 ile 1981 yılında gerçekleştirilmiştir lerde doğal gaz üretimi yıllık olarak 14 milyar m 3 e çıkmıştır. Ancak 1990'dan itibaren üretim önemli düzeyde düşme kaydederek geçen yüzyılın 60 lı yıllarındaki düzeyine inmiştir. 259

268 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Öte yandan Azerbaycan da iki büyük rafineri vardır. Bunlar; Bakü ve Novo-Bakü Rafinerileridir. Bakü Rafinerisi ni günlük kapasitesi varil, Novo-Bakü Rafinerisi nin ise varildir. Çok düşük kapasite ve eski teknoloji ile çalışmakta olan her iki rafinerinin de rehabilitasyonu ve yenilenmesi amacıyla, yaklaşık 700 milyon dolar gerekmektedir. ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı, Bakü Rafinerisi ve Sumgayıt petro-kimya tesisinin modernizasyonunun fizibilite etütleri için sırasıyla dolar ve dolar finansman sağlamıştır. Doğal gaz üretiminin yaklaşık %96'sı Hazar Denizi'nden elde edilmektedir yıllarında doğal gaz üretim hacmi %16.3 azalmıştır yılında ise doğal gaz üretimi yaklaşık %7.4 oranında azalma kaydederek milyar m 3 olmuştur ve 2004 yıllarında da azalma kaydeden doğal gaz üretimi, bir önceki yıla göre %3.1 düşüşle 2004 te yaklaşık 5 milyar m 3 olarak gerçekleşmiştir. Üretilen doğal gaz ülke için talebinin sadece %40 ını karşılayabilmektedir. Dolayısıyla doğal gazın üretimi, ülkenin iç talebini karşılamaya yetecek seviyede değildir 193. Bu nedenle, doğal gaz ithali söz konusudur. Doğal gaz üretiminin azalmasının başlıca nedenleri arasında, teknik altyapının eski ve yetersiz olması ile az sayıda yeni gaz kuyularında üretime başlanmasıdır. Üretimin azalması daha çok denizdeki kuyularda gözlenmektedir. Gerekli donanım yetersizliği nedeniyle, gazın talebi karşılayamadığı bir ortamda, petrol ile birlikte çıkan önemli 192 5,1 Milyard Kubmetr Qaz Çıxarılıb, ( ). 193 Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s.64; Müsteqil Azerbaycan, s

269 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları miktarda doğal gaz yakılmaktadır. Öte yandan naklinde de ciddi kayıplar yaşanmaktadır 194. Tablo:37-b. Doğal Gaz Üretimi (milyar metre küp) Kaynak: ARDSK Yayınları. Doğal gaz üretiminin 5-6 milyar m 3 e kadar gerilemesi sonucu, Azerbaycan önceden Ermenistan ve Gürcistan'a gaz ihraç ederken, 1990'dan itibaren kendisi Türkmenistan ve İran'dan ithal etmeye başlamıştır. Ancak doğal gaz ithalatını 1995 de durdurmuştur yılında ise Rusya'dan ithal etmek üzere anlaşma yapılmış ve Kasım-2000'de deneme olarak doğal gazın verilmesine başlanmıştır 195. Azerbaycan ile Rusya arasındaki ticaret hacminde doğal gaz satışı önemli rol oynamaktadır. Azerbaycan 2004 te Rusya dan 5.5 milyar m 3 gaz ithal etmiştir. İthal edilen gaz dolayısıyla 256 milyon 412 bin dolar ödenmiştir de de aynı miktarda gaz alınarak Rusya ya 330 milyon dolar ödenecektir. 194 Fikret Sucayev, Azerbaycanda Qaz Hasilatı ve Ona Olan Telebatın Ödenilmesinin Başlıca İstiqametleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Osman Nuri Aras, Azerbaycan ın Hazar Ekonomisi ve Stratejisi, Der Yayınları, İstanbul, 2001, ss

270 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan ın gaza olan talebinin ülke içi üretim tarafından karşılanması ancak 2006 yılından sonra "Şahdeniz" yatağının işlenmesine başlandıktan sonra mümkün olabilecektir yıllarda ülkedeki doğal gaz üretiminin yıllık hacminin 60 milyar m 3 e ulaşması gerekiyor ki, milyar m 3 ü ülke içi talebi karşılayabilsin Petrol ve Doğal Gaz Sektörüne Yapılan Yabancı Yatırımlar Azerbaycan da, enerji kaynakları ve bunlara bağlı olarak ülkeye giren yabancı sermaye, 1990 ların ortalarından itibaren Azerbaycan ekonomisinin iyileşmesinde hayati bir rol oynamaya devam etmektedir. Tablo:38. Petrol Sektörüne Yapılan Yabancı Yatırımlar (milyon $) Kaynak: ARDSK Yayınları yılları arasında petrol sanayisine toplam 3.34 milyar dolar yatırım yapılmıştır yılından itibaren ise petrol sektörüne yapılan yabancı yatırımlarda önemli artış olmuştur. Sonuçta 2004 yılı sonu itibariyle, petrol sektörüne 262

271 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yapılan toplam yatırım miktarının 12 milyar dolara ulaştığı görülmektedir. Enerji kaynaklarının üretimine ilişkin imzalanan 23 anlaşma ile kararlaştırılan yatırımların toplam hacmi ise 60 milyar dolar civarındadır Petrol İhraç Miktarı ve Gelirleri Azerbaycan ın ihracatı içerisinde en önemli yeri, %85-90 lık bir oranla, başta ham petrol olmak üzere, petrol ve petrol ürünleri oluşturmaktadır yılının sonlarına doğru BTC hattının faaliyete geçmesinin ardından ihracat içerisinde petrolün ağırlığı daha da artacaktır yılına kadar Bakü-Novorossiysk ve Bakü-Supsa boru hatları ile petrol ihraç eden Azerbaycan, BTC boru hattının Ekim-2005 de faaliyete başlamasının ardından, sözkonusu hat ile önce 25 milyon ton, 2007 yıldan itibaren ise her yıl milyon ton petrol nakledecektir. Yapılan tahminlere göre Azerbaycan ın ham petrol ihracatı 2010 yılında 1 milyar varil/güne ve 20 yıl içinde ise 2 milyar varil/güne ulaşacaktır. Doğal gazı ise ithal etmekte olan Azerbaycan, 1995 de 579, 2000 de 274, 2001 de 3337 ve 2002 yılında milyon m 3 (211,6 milyon dolar), 2004 te ise 5.5 milyar m 3 doğal gaz ithal etmiştir te de aynı miktarda doğal gaz ithali planlanmıştır. Şahdeniz yatağından 2006 yılında üretime başlanması ile birlikte doğal gaz ihracına da başlanmış olacaktır. İhracat içerisinde petrol ve petrol ürünlerinin ağırlığı, Azerbaycan ekonomisini petrol fiyatlarına son derece bağımlı bir hale getirmiştir. 1997'de petrole bağlı vasıtalı vergiler toplam vergilerin %57'sini teşkil etmiştir. Petrole bağlı bütün gelirler bütçe gelirlerinin esas artan bölümünü teşkil ederek 'de tahminen toplamın %50'si olmuştur ve 98'de 263

272 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras petrol fiyatlarının aşağı düşmesi ise devlet gelirlerine ve genel iktisadi güce olumsuz etkide bulunmuştur de ihracat gelirlerinin dörtte üçünü petrol ve petrol ürünlerinden elde eden Azerbaycan, petrol fiyatlarının düşmesine bağlı olarak 1998 de önemli ölçüde gelir kaybına uğradı. İhracat ve vergi gelirlerinde önemli bir yer tutan petrol kaynaklı vergilerin gerilemesi bütçe açığını arttırmıştır. 1999'da ise, yılın ortalarında petrol fiyatının artması ve yeni yatakların üretime başlaması sonucunda, gelirlerde yeniden artış olmuştur. 1999'un ikinci yarısında petrol fiyatlarının önemli derecede artış göstermesi petrol üretiminin de artmasına sebep olmuştur. Bu gelişme petrol gelirlerine ve devlet bütçesine olumlu etkide bulunmuştur. OPEC petrol fiyatlarındaki artış 2000 yılında da devam etmiştir yılında bir taraftan dünya pazarında petrolün fiyatının artması ile ilişkili olarak ülkeden ihraç olunan ham petrolün her tonunun fiyatı 1999 yılına göre 90 dolar artmış, diğer taraftan ise ihraç olunan ham petrolün hacmi de 800 bin ton fazla olmuştur yılında milyon dolarlık ham petrol ihraç olunmuştur ki, bu da 1999 yılına göre milyon dolar daha çoktur. Bu durum Azerbaycan'ın petrol sektöründen elde ettiği gelirlere olumlu etkide bulunmuştur. Sonuçta 2000 yılında önemli ölçüde yükselen petrol fiyatları, bütçeyi olumlu yönde etkilemiştir. Çünkü petrole dayalı gelirler, direk gelirlerinin yarıdan fazlasını oluşturduğu gibi bütçe gelirlerinin yaklaşık yarısını teşkil ediyordu yılında Azerbaycan ın mineral yakıt, petrol ve petrol ürünleri ihracı 1.927,4 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Ham petrol ihracı 8.793,6 bin ton (1.159,5 milyon dolar) olmuştur. Buna karşın 2002 yılında mineral yakıt, petrol ve petrol ürünleri ithalatı ise 292,6 milyon dolar (toplam ithalatının %17,5 i) olarak gerçekleşmiştir. 196 Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, s Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, İyul-Dekabr 1999, ss.42, Aliyev Natık, s

273 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 2002 yılında ise, ABD nin Irak a müdahale ihtimalinin gittikçe güçlenmesiyle petrolün varil fiyatı 32 dolar civarına yükselmiştir. Bu ise Azerbaycan ın petrol gelirlerinin artmasının sonuç vermektedir yılı bütçesinde petrolün varil fiyatı 19 dolar olarak dikkate alınmıştı. Petrolün varil fiyatının 1 dolar yükselmesi Azerbaycan a yılda milyon dolar gelir getirdiği dikkate alındığında, sadece petrol fiyatlarındaki artış sonucunda Azerbaycan 100 milyon dolardan çok gelir elde etmiştir yılı devlet bütçesinde ise petrolün varil fiyatı 19,5 dolar olarak dikkate alınmıştır de ise dünya pazarında petrolün satış fiyatı son 14 yıldaki en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Fiyat Artışının Sebepleri: Bir çok uzman fiyatın hızla yükselmesini petrole olan talebin artması ile açıklamaktadır. Son yıllar Meksika gibi ülkelerde, Kuzey Denizi nde petrolün hacmi azalmıştır. Aynı zamanda bir çok ülkede petrol ihracı tamamıyla durmuştur. Çok az olan üretim ancak iç talebi karşılayabilmektedir. Önceki yıllar petrol ihracatçısı gibi bilinen İngiltere artık petrol ithal etmektedir. ABD ve Çin in ekonomik kalkınmasının hızlanmasının ardından petrole olan ihtiyaçları artmıştır. Dünya pazarı, Çin ve Hindistan gibi büyük devletlerin de petrole olan talebini karşılaması gerekmektedir. Bütün bunların yansıra, ABD nin petrol ve doğal gaz rezervlerinin azalması da petrole olan talebi artırmaktadır. Sonuçta bütün bu nedenler petrolün dünya piyasalarında fiyatının yükselmesine neden olmuştur. Ortadoğu da yaşanan olaylar da petrolün dünya fiyatının yükselmesine etki etmiştir. Irak'taki yaşanan savaş ortamı ve çatışmalar, orada olan petrol üretim işletmelerinin zayıflığı ve her an yaşanabilecek terör olayları petrol kıtlığını ortaya çıkarmaktadır ki, bu da pazar ekonomisi kurallarına uygun olarak fiyatların yükselmesine neden olmaktadır. 199 N. Sefereliyev, Neft Bahalaşır. İqtisadiyyatımız Bundan Yararlanacaq, İki Sahil Qezeti, 5 Mart

274 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Dünya pazarında fiyatın yükselmesinde OPEC in petrol sektöründe tekelci bir kurum olması da önemli etkenlerden biridir. Fiyat Artışının Bütçeye Etkisi: Uluslararası pazarda fiyatın yükselmesine paralel olarak Azerbaycan petrolünün fiyatının da yükselmesi ülkenin ihracatına olumlu etki etmektedir. Azerbaycan bütçe girdileri sadece vergiler ve gümrük rüsumlarından oluşmamaktadır. Aynı zamanda bütçe gelirlerinin artmasına dünya pazarlarında satılan Azerbaycan petrolünün gelirindeki artış da etki etmektedir. Hazırlanan 2003 ve 2004 yılı bütçelerinde petrolün dünya pazarına satışı varil başına 20 dolar olarak hesaplanmasına karşın, uluslararası pazarlarda petrolün fiyatı bu miktarın bir hayli üzerinde gerçekleşmiştir. Azerbaycan ın ihraç ettiği petrolün bir varilinin fiyatı 38 doları aşmıştır. Böyle olduğu halde petrol gelirlerinin bütçeye ayrılan bölümünün az olması dikkat çekmektedir. Petrol gelirlerinin devlet bütçesinin teşekkülünde önemli kaynaklardan biri olması nedeniyle, hükümetin bütçe hesaplamalarını yeniden dikkate alarak petrolün bütçe hesaplarındaki varil fiyatını değiştirmesi gerekebilir bütçesi hazırlandığında dünya pazarında petrolün fiyatı yeteri kadar yüksekti ve bu eğilimin devam edeceği beklenmekteydi. Ancak yine de petrolün fiyatı 20 dolar olarak dikkate alınmıştı. Dünya tecrübesine istinat edilerek, uluslararası şirketlerin verdiği tahminler esasında bütçe hazırlanma zamanı nispeten reel petrol fiyatlarının dikkate alınması daha doğru olacaktır yılı bütçesinde petrolün varil fiyatı 25 dolar olarak dikkate alınmasına karşın, 2005 yılı içerisinde piyasada petrolün varil fiyatı bu rakamın 2,2 katıdır. Petrolün veril fiyatında 1 dolarlık artıştan Azerbaycan 1 milyon 400 bin dolar artı gelir elde etmektedir. Fiyatın değişmesi neticesinde artan gelir petrol fonuna dahil olsa da, onun harcamasına dikkat etmek gerekmektedir. 266

275 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Petrol Gelirlerinin Yönetimi: Petrolden elde edilen servetin nasıl kullanılacağı önemlidir. Bu bağlamda Azerbaycan deneyimindeki en temel sorun, Ahbap-Çavuş Kapitalizmi nin (Crony Capitalism) ortaya çıkması kadar kamu kesimindeki rüşvet ve suiistimalin de yüksek düzeyde oluşudur. Ülkeye yönelik petro-para akımı bu konudaki reformların yapılmasını güçleştirmektedir. Petrol gelirlerinin kolaylıkla elde edilmesi kamu harcama politikasının zayıflamasına da neden olabilmekte, petrol fiyatlarındaki ani değişme devlet bütçesini etkileyerek uzun vadeli dış borç ve faiz ödemelerinin artmasına yol açabilmektedir 200. Dolayısıyla ülke ekonomisini yönlendiren hükümetin petrol gelirlerini, sürdürülebilir bir büyüme sürecini sağlayacak bir kaynak dağılımı mekanizmasıyla ve büyümenin niteliğini yönlendirecek şekilde (petrol ve petrol dışı ticari sektörler ile dış ticarete konu olmayan sektörler arasında) dağıtmaya özen göstermesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Finansal kurum ve piyasaların tam olarak gelişmediği bir ekonomide petrolden elde edilen gelir ve karların üretken yatırımlara yönlendirilmesi temel bir sorun teşkil etmektedir. Bu sorunun çözülebilmesi ise, devletin ekonomideki planlayıcı rolüne gerek olduğu görülmektedir. Petrol ihracatından Azerbaycan ın elde edeceği döviz gelirleri ülke ekonomisinin diğer alanlarının, özellikle ithali ikame eden ve ihraç yönlü alanların geliştirilmesine yöneltilmelidir. Günümüzde Azerbaycan dünya piyasasına sadece enerji taşıyıcıları ve hammaddenin ihracatçısı gibi çıkmaya mecbursa da, gelecekte yalnız bu rolle yetinmek olmaz. Ayrıca, petrol ihracatçısı olan ülkelerin acı tecrübesini derinden öğrenmeğe bağlı sonuçlar çıkarmak da gerekecektir. 200 Country Assistance Strategy For The Azerbaijan Republic, The World Bank Report, No:19892-AZ, November 29,1999, s.11; Alkan Soyak Zenfira Nesirova, Küreselleşme Sürecinde IMF Politikalarının Sonuçları: Azerbaycan Deneyimi, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta Asiya Mövzusunda Beynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, s

276 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Petrolün elde edilen gelirlerin yönlendirmesi daha çok yatırım ağırlıklı olmalıdır. Yatırım yönlü politika daha çok önceliklidir. Ancak hükümet bununla birlikte sosyal yönlü meseleleri de hayata geçirmelidir. Azerbaycan'ın petrol ve doğal gaz gelirlerinin yönetiminin uzun vadeli stratejisi 2004 de belirlendi. Söz konusu stratejik belge, enerji sektörünün ve ülke altyapısının kalkınması için, yüksek miktardaki petrol ve doğal gaz gelirlerinin elde edilmeye başlandığı dönemde, ekonominin kayıpsız transformasyonunun temin edilmesi hakkındaki hükümet planlarını yansıtmaktadır. Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan stratejik program elde edilecek petrol ve doğal gaz gelirlerinin yıllarında yönetimini öngörmektedir. Elde edilecek gelirlerin %25 i ise harcanmayarak muhafaza edilecektir. Azerbaycan ın asıl üretime başlayacağı 2005 yılı sonlarından itibaren, elde edeceği petrol gelirleri hakkında ise farklı değerlendirmeler sözkonusudur. Yapılan farklı hesaplamalar petrol üretim hacmine ve petrol fiyatlarına ilişkin farklı değerlendirmelerden dolayı ulaşılmaktadır: 30 yıllık süre içerisinde Azerbaycan ın petrol ve doğal gazdan dolayı milyar dolar arasında bir gelir elde edeceği hesaplanmaktadır. Azeri, Çırak ve Güneşli yataklarından elde edilecek gelir yıllarında en yüksek seviyeye ulaşacaktır. Bu dönemde ülkeye yılda yaklaşık 5-6 milyar dolar, nihai olarak ise toplam milyar dolar girecektir. Şahdeniz yatağının işlenmesinden beklenen gelir ise 2029 yılına kadar 7 milyar dolardan fazladır 201. Devlet Petrol Fonu tarafından yapılan hesaplamaya göre ise yıllarında petrol ve doğal gaz gelirleri en üst seviyeye ulaşacaktır. Gelecek 20 yıl içerisinde ülkenin petrol ve doğal gaz gelirleri milyar dolar arasında değişecektir. 201 Bu hesaplamalar bir varil petrol 25 $ olduğu dikkate alınarak yapılmıştır. 268

277 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi tarafından yapılan değerlendirmeye göre ise petrolün varil fiyatının 35 dolar olması halinde, 2024 yılına kadar ülkenin petrol gelirleri 104 milyar dolar olacaktır Boru Hatları Boru hatları da ekonomik açıdan önem arz etmektedir. Enerji kaynaklarının etkin kullanımında en temel sorunlardan biri, kaynakların dünya piyasalarına ulaşmasını sağlayan nakil hatlarının oluşturulmasıdır. Rusya dışında nakil hatlarına sahip olunması halinde, ekonomik bağımsızlık açısından en temel adım atılmış olacaktır. Azerbaycan petrolü Dağıstan, Gürcistan, İran gibi yabancı ülkelere 1880 yılına kadar trenle yük şeklinde, Hazar da ise gemilerle nakledilmekteydi. Daha sonra ise Bakü petrolü Rusya, Gürcistan ve diğer ülkelere ve aynı zamanda Grozni den 720 km uzunluğunda olan boru hatları ile işlenmek üzere nakledilmeye başlandı 203. Bu hatlar Bakü-Novorossiysk ve Bakü-Supsa hatlarıydı. Hazar petrollerinin keşfinin ve Azerbaycan ın bağımsızlığının ardından üçüncü bir hat olarak ise Bakü-Tiflis-Ceyhan gündeme geldi. Azerbaycan petrollerinin dünya gündemine girdiği günlerde, petrolün taşınması için 7-8 güzergahın gündeme gelmesine karşın Azerbaycan petrollerini çıkarmak amacıyla kurulan Azerbaycan Uluslararası Petrol Konsorsiyumu (AIOC)'nun hazırladığı raporla güzergah sayısı Bakü- Novorossiysk, Bakü-Supsa ve Bakü-Tiflis-Ceyhan olarak 3'e indirildi % of Oil, Gas Revenues to Accrue, Azernews, ( ). 203 F. Ş. Eliyev, Azerbaycan Respulikasının Yeraltı Suları ve Ehtiyatlarından İstifade ve Jeokoloji Problemleri, Çaşıoğlu Neşriyyatı, Bakı, 2000, s

278 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Bakü-Novorossiysk Petrol Boru Hattı Erken üretim petrolünün hangi güzergahtan taşınacağının tartışıldığı dönemlerde, Rusya Bakü ile Novorossiysk limanı arasında zaten bir boru hattı olduğunu ve ayrıca bu hattın hem ucuz hem de hızlı bir biçimde gerçekleştirilebilecek tek alternatif olduğunu ileri sürdü. Rusya bununla da kalmayıp boru hattının Çeçenistan topraklarından da geçecek olması nedeniyle Çeçenistan'la anlaşmaya vardı. Daha sonra Azerbaycan-Rusya ve Çeçenistan arasında Bakü-Grozni-Tihoretsk-Novorossiysk boru hattına ilişkin üç taraflı sözleşme imzalandı 204. AIOC ve Rusya'nın Transneft şirketi arasında 16 Şubat 1996'da imzalanan anlaşma ile Bakü-Grozni-Novorossiysk hattıyla erken petrolün ihracına karar verildi yılının Kasım ayından itibaren petrol bu hattan ihraç edilmektedir. Boru hattı yoluyla Bakü'den Rusya'nın Novorossiysk limanına akıtılan petrolü, buradan tankerlerle dünya pazarlarına taşıyan tankerlerin ilki 12 Aralık 1997 tarihinde İstanbul Boğazı'ndan geçmiştir. Bakü-Novorossiysk petrol boru hattı ile yılda 2.5 milyon ton Azerbaycan petrolü ihraç edilmektedir. SOCAR ihraç edilen petrolün her tonu için Rusya ya dolar ödemektedir. Bu miktar, Bakü-Supsa boru hattı ile ihraç edilen petrolün her tonu için ödenilen rakamdan yüksektir Bakü-Supsa Petrol Boru Hattı Bakü-Novorossiysk hattının yanı sıra 9 Ekim 1995'de Bakü'de erken üretim petrolünün uluslararası piyasalara pazarlanması için belirlenen diğeri güzergah ise Bakü'den Gürcistan'ın Supsa limanına varan Batı Boru Hattıdır. Aliyev ve Shevardnadze'nin de katılımıyla 8 Mart 1996'da Tiflis te, erken petrolün Azerbaycan'dan Gürcistan'a naklini 204 Haydar Aliyev, ss

279 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları kararlaştıran anlaşma AIOC, Gürcistan hükümeti ve SOCAR arasında imzalandı. Anlaşmada öncelikle Azeri, Çırak ve Güneşli yataklarından çıkarılan petrolün uluslararası piyasalara nakli kararlaştırılmıştır. Çeçenistan probleminin Bakü-Novorossiysk i tehlikeli kılması nedeniyle Bakü-Supsa hattı inşa edilerek devreye sokulmuştur. Bu hat planlandığı şekilde 1999 yılı içerisinde tamamlanarak faaliyete geçmiştir 205. Kullanılmaya başladığı tarihten itibaren petrolün ihraç edilmeye başladığı hattan 2004 yılında 6.3 milyon ton petrol ihraç edilmiştir Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Petrol üretiminin birkaç yıl içerisinde artması durumunda şu anki boru hatları yetersiz kalacağından, Batı piyasalarına ihraç için temel ihraç boru hattı noktasında farklı tercihler gündeme gelmiştir. Bu tercihlerden üzerinde karar kılınan ise Bakü-Tiflis-Ceyhan olmuştur km'lik Bakü-Tiflis-Ceyhan hattı, Bakü yakınlarındaki Sangaçal limanından kara geçişiyle, Gürcistan ın Başkenti Tiflis üzerinden geçip, Türkiye sınırının 42 derece 49 dakika kuzey ve 43 derece 18 dakika doğu koordinatları arasından Anadolu ya giriş yapacaktır. Hattın 443 km si Azerbaycan, 249 km si Gürcistan 1076 km si ise Türkiye topraklarında yer almaktadır. Hat Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Sivas, Kayseri, Kahramanmaraş, Osmaniye ve Adana il sınır güzergahını takip ederek Ceyhan'da inşa edilecek olan terminale bağlanacaktır 206. Uzun vadede Doğu-Batı Koridoru ile Azerbaycan'ın yanı sıra Kazakistan petrolü ve Türkmenistan doğal gazının da 205 Oil and Gas Investment Projects: Azerbaijan and Georgia, World Bank Bisnis Home Page, ( ). 206 Baku-Tblisi-Ceyhan Pipeline, Energy Ecology Economy Popular Science Journal, 13/2003, ss

280 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras taşınması düşünülmektedir. Buna göre Hazar Denizi'nin altına döşenmesi düşünülen Transkafkasya hattı ile Kazak petrolü ve Türkmen doğal gazı Bakü'ye, buradan ise Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ile Türkiye'ye ulaştırılacaktır. 18 Eylül 2002 de Azerbaycan Türkiye ve Gürcistan Cumhurbaşkanlarının katılımı ile Bakü-Tiflis Ceyhan boru hattının inşasına ilişkin temel atma töreni yapılmıştır. ABD nin ihraç-ithal bankası "Eximbank" 30 Aralık 2003 de Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının inşası maksadıyla Amerikan araç gereçlerinin ihracı ve hizmetler için 160 milyon dolar uzun vadeli kredi ayırma hakkında karar aldı. Proje hakkında bilgiler Kongreye takdim edildikten sonra Banka bu kararı kabul etti. Nihayet 3 Şubat 2004 de ise Bakü-Tiflis-Ceyhan ın reelleşmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır. Bu tarihte bütün dünyada tanınan en önemli finans kurumları ile projenin finans paketinin hazırlanması tamamlandı. Yeni Cumhurbaşkanı İlham Aliyev in imzaladığı "Azerbaycan Halkının Milli Lideri Haydar Alirıza oğlu Aliyev in Hatırasının Ebedileştirilmesi Hakkında" 10 Mart 2004 tarihli ferman ile, Bakü-Tiflis-Ceyhan Esas İhraç Boru Hattı na Haydar Aliyev in adının verilmesi kararı alındı. Borulara petrolün doldurulması harcamaları ile birlikte BTC ye 3.6 milyar dolar kaynak harcanacaktır. Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının Azerbaycan ekonomisine gerçek anlamda katkısı, faaliyete geçmesi planlanan 2005 yılında kendini göstermeye başlayacaktır. Boru Hattı Ekim-2005 de faaliyete başlayınca önce 25 milyon ton, 2007 yıldan itibaren ise Ceyhan limanına her yıl milyon ton arasında petrol nakledilecektir. Ceyhan ham petrol ihraç terminali 120 milyon ton/yıl kapasiteli olup, yaklaşık 71 milyon ton/yıl kapasitesi olan Irak-Türkiye ham petrol boru hattı da dikkate alındığında, atıl kalan 49 milyon ton/yıllık kısım, BTC boru hattından 272

281 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları nakledilecek olan kapasiteyi karşılamaya yeterli bulunmaktadır. BTC boru hattının gerçekleşmesi sonucu Azerbaycan da üretilecek petrolün yanı sıra Kazakistan petrolünün de bu boru hattından dünya piyasalarına ulaştırılması halinde ise, petrolün ekonomik gelişmeye ve bağımsızlığa etkisi daha açık olarak gözükecektir. Kazakistan petrolünün de söz konusu güzergahtan taşınması hakkında görüşmeler devamlı olarak gündemdedir. Kazakistan tarafı ile petrolün taşınması için bütün belgeler hazırlanmıştır. Nitekim ChevronTexaco şirketi yılda 12 milyon ton Kazakistan petrolünün Bakü-Ceyhan ile naklini düşünmektedir. Total (Fransa), Eni (İtalya), Inpex (Japonya) ve ConocoPhillips (ABD) şirketleri de Hazar ın Kazakistan bölümünde Kaşagan yatağından çıkardıkları petrolü dünya piyasalarına BTC ile ihraç etmeyi (yılda 12 milyon ton) istemektedirler Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Hazar Denizi nin Azerbaycan sektöründe yerleşen ve sahilden 100 km uzaklıkta yer alan Şahdeniz de zengin doğal gaz yataklarının bulunmasının ardından, doğal gazın nasıl ihraç edileceği gündeme geldi. Aliyev ve Türkmen başı arasındaki telefon görüşmesinde Azerbaycan'ın Trans-Hazar hattından yılda 5 milyar m 3 doğal gaz ihracı konusunda uzlaşılmasına karşın, Türkmenistan'ın Trans-Hazar'ı yapacak şirketin sözleşme süresini uzatmaması, hattın gerçekleşmesini şüpheye soktu. Ayrıca Türkmenistan'ın Rusya'ya yılda 50 milyar m 3 doğal gaz satacak olması bir yönüyle Türkmenistan'ın Trans-Hazar boru hattından soğuması demekti. Bu gelişmeler Azerbaycan ın, kendi doğal gazını pazarlamak için yeni yol arayışına girmesinde etken oldu. Mart-2001 de Aliyev in Türkiye yi ziyaretinde Ankara da Azerbaycan ve Türkiye arasında doğal gaz ihracına ilişkin 207 Bakı-Ceyhanın Şansı Artıb, Azadlıq Qezeti, No:2(2665), 5 Yanvar

282 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras olarak bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre 2004 de Türkiye ye Şahdeniz yatağından çıkarılacak 2 milyar m 3 hacminde, 2005 de 3 milyar m 3, 2006 da 5 milyar m 3 ve yıllarında 6.6 milyar m 3 olmak üzere 5 yıl içerisinde toplam 23.2 milyar m 3 doğal gaz ihracı planlandı. Azerbaycan ve Gürcistan arasında 14 Mart 2002 de Tiflis te yapılan anlaşmaya göre ise, ilgili hat ile Türkiye dışında Avrupa ülkelerine de doğal gaz nakledilmesi öngörüldü. Her ne kadar yapılan anlaşmada ihracına 2004 yılında başlanacağı kararlaştırılmış olsa da, gelişmeler doğrultusunda daha sonra Şahdeniz doğal gazının Türkiye ye ulaştırılması amacıyla Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattının yapımına 2004 yılında başlanması planlanmıştır 208. Söz konusu hat, BTC petrol boru hattına paralel olacaktır. İki boru hattı arasındaki mesafenin 12 metre olarak dikkate alınması ise, iki projenin gerçekleştirilmesinde zamanın ve finansal harcamaların azaltılmasına imkan verecektir yılı içerisinde BP şirketi Şahdeniz deniz yatağından doğal gaz nakline ilişkin Güney Kafkas doğal gaz boru hattının inşasına başladı. İnşaatın 2005 yılının 4.ncü çeyreğinde tamamlanması, 2006 yılı kışında ise doğal gazın üretilerek ihracına başlanması planlanmıştır. Yapılan bir anlaşma ile ilk yıl 1 milyar m 3 olmak üzere doğal gaz Yunanasitan ve Avrupaya ihraç edilecektir. İhraç miktarı daha sonra 14.3 milyar m 3 e çıkacaktır. Bu çerçevede Yunanistan ile Türkiye arasında boru hattının yapılması da planlanmıştır. Yunanistan ın bu hattan doğal gaz satın almaya başlaması ile projede yer alması, Yunanistan ın Şahdeniz projesinin stratejik ortağı olan Türkiye ile ilişkilerinin derinleşmesine ivme kazandıracaktır. Yunanistan ın projede yer alması Yunanistan ın Azerbaycan a ve Ermenistan a karşı siyasetinde de belirli bir denge sağlayacaktır. 208 Sevil Yıldırım, Dünyada ve Türkiye de Petrol, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü, Ankara, Ağustos- 2003, s

283 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Trans-Hazar doğal gaz boru hattının da işlerlik kazanması durumunda enerji kaynaklarının ekonomik gelişmeye ve bağımsızlığa etkisi daha da net ortaya çıkacaktır. İran ve Irak tan farklı olarak Azerbaycan ın petrol ve doğal gaz yatakları sınırlıdır. Ancak bu kaynaklar Azerbaycan ın Avrupa ya entegrasyonuna ve Avrupa Birliği nin yakın komşuluk stratejisinin reelleşmesine hizmet edecektir. Elbette petrol ve doğal gaz projelerinin hayata geçirilmesi, bölgedeki diğer ülkelerin ekonomik kalkınmasına da önemli ivme kazandıracaktır. 275

284 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ALTINCI BÖLÜM EKONOMİDE HOLLANDA HASTALIĞI VE KARŞI ÖNLEMLER Azerbaycan da sektörel yatırımların daha çok petrol sektörüne yapılması ve bu doğrultuda GSMH'nın önemli bir bölümünün petrol gelirlerinden oluşması endişe vericidir. Bütün dikkatlerin sadece enerji kaynaklarına yöneltilmesi ekonomi için risk demektir. Böyle bir yöneliş ekonominin bazı konjonktürel dalgalanmalara açık olması sonucunu doğurmaktadır. Petrol sektörünün tek taraflı gelişimi nedeniyle dünya piyasalarındaki fiyat değişmeleri GSMH, bütçe ve dış ticaret üzerinde de dalgalanmalara neden olmaktadır Hollanda Hastalığı Genel anlamda Hollanda Hastalığı ; bir ülke ekonomisinde bir sektörün hızlı gelişimi karşısında diğer sektörlerin gelişmemesi, geri kalması veya çökmesi olarak tanımlanabilir. Özel anlamda ise, sadece doğal kaynaklara dayalı petrol sanayii itişli büyüme süreci ve bu sektörün aşırı kullanımının getirdiği ekonomik yapının, diğer sanayilerin sağlıklı gelişmesini engellemesidir. Literatürde Hollanda Sendromu ya da Hastalığı 209 olarak anılan bu durum, varolduğu ülkenin dengesiz iktisadi büyümesine işaret etmektedir. 209 Hollanda Hastalığı (Dutch Disease) bir doğal kaynağın keşfi ya da aşırı kullanımı neticesinde bir ekonominin sanayisizleştirilmesi anlamına gelmektedir lı yıllarda Kuzey Deniz doğla gaz yataklarının bulunmasından sonra Hollanda da ortaya çıktığı için bu şekilde isimlendirilmiştir. Hollanda Sendromunu İngiltere, Norveç, Meksika, Nijerya gibi ülkeler petrol üretimi, Kolombiya kahve üretimi, Fil Dişi Sahilleri kahve, kakao ve orman ürünleri üretimi, Zambiya ve Zaire ise demir filizi üretimi ile ilgili olarak yaşamıştır. Bkz: Y. Hesenli, Neft Gelirlerinin Azerbaycanın İqtisadiyyatına Tesirinin 276

285 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Hollanda Hastalığı, üç farklı yoldan makroekonomik istikrarın bozulmasına yönelik etkide bulunmaktadır 210 : Birincisi oil-boom ile birlikte ulusal paraya olan talep artmakta ve merkez bankası enflasyonu kontrol altında tutma arzusuyla sterilizasyon politikalarında gönülsüz davranarak reel döviz kurunun (yabancı para karşısında ulusal paranın) aşırı değerlenmesine göz yumabilmektedir. İkincisi petrol gelirlerinin miktarı ve toplanmasına yönelik belirsizlikler ödemeler dengesinin sürdürülebilirliğini riske atabilmekte ve ayrıcalıklı olmayan dış borç sözleşmelerinin imzalanmasına ve dış borç yükünün artmasına yol açılabilmektedir. Üçüncü olarak, beklenmeyen gelir akımları, hükümet harcamaları üzerine ratchet etkisi yaratabilmekte ve ülkenin mali politikasının istikrarına yönelik bir tavır alışa neden olabilmektedir. Petrol gelirlerinin kolaylıkla elde edilmesi devletin harcama politikasının zayıflamasına da neden olabilecektir. Örneğin, ilave petrol gelirlerine paralel olarak devlet harcama düzeyinin arttırılması, petrol fiyatlarının düşmesi sonucunda devlet bütçesine olumsuz etki edecek ve uzun süreli bütçe açıkları dış borçların ve faiz ödemelerinin artmasına neden olacaktır. Klasik Hollanda Hastalığı argümanı petrol sektörü ve petrol dışı ticari sektörlerle, dış ticarete konu olmayan sektörler arasındaki dengesiz büyüme üzerine odaklanır. Hollanda Hastalığı na göre, doğal kaynakların yoğun olarak işletilmesinin ekonominin dış ticarete konu olan diğer alanlarına olumsuz etkisi iki şekilde ortaya çıkmaktadır. Semerelilik Problemleri Valyuta Böhranı: Dağıdıcı Artım, Holland Xesteliği ve Asiya Maliyye Virusu, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta AsiyaBeynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, s.217; V. A. Hüsetynov, v.d., Manatın Bahalaşması ve İqtisadi İnkişaf: Hollanda Xestelyi nin Mezmunu ve Elametlerinin Tedqiqi, Seda Neşriyyatı, Bakı, 2005, ss C. B. Rosenberg and T. O. Saavalainen, Dealing with Azerbaijan's Oil Boom, Finance and Development,, Vol.35, No.3, September-1998, ss.35-36; Osman Nuri Aras, Geçiş Sürecinde Azerbaycan da Yaşanan Hollanda Sendromu ve Çözüm Önerileri, Nesreddin Tusinin 800 İllik Yubileyine Hesr Edilmiş Republika Elmi Konferans Materialları, Bakı, 2-3 Aprel 2001, ss

286 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Birincisi, harcamaların artması etkisidir: Eğer enerji kaynaklarından elde edilen gelir yurtdışında tutulmaz ve finansal yollarla doğrudan ve dolaylı olarak dış ticarete konu olmayan mallara harcanırsa, bu malların fiyatları, dış ticarete konu olan malların fiyatları ile mukayese edildiğinde artacak ve reel etki döviz kurlarının yükselmesi olarak kendini gösterecektir. Bu da geleneksel dış ticarete konu olan alanlara zarar verecektir. Karakteristik olarak dış ödemeler dengesi bozulacaktır. Şöyle ki, enerji kaynakları ihracının daha sonraki aşamada fiyatının yükselmesine bakmayarak, gelecekte enerji kaynağı gelirlerinin artacağının beklenmesi iç tüketim ve ithalatı en yüksek seviyeye çıkaracak, petrol sektörü dışındaki sektörlerin ihracı ise azalacaktır. Azerbaycan örneğine bakıldığında dış ticarete konu olmayan sektörlerin (perakende ticaret, restoran ve otel gibi) GSYİH içindeki payının petrol üreticisi olmayan geçiş ülkelerininkinden çok daha hızlı büyüdüğü görülecektir 211. İkinci etkisi ise üretimde en önemli faktörlerden biri olan işgücünün sektörel dağılımı yoluyla olacaktır. Gelişmekte olan sektörde ücretlerin yükselmesi nedeniyle, söz konusu sektör ekonominin diğer sektörlerindeki kalifiye işgücünü kendine doğru çekecektir. Sonuçta diğer sektörlerde kalifiye işgücünün azalması, üretimin de aşağılara düşmesine neden olacaktır. Enerji sektörüne vasıflı işgücü ve araçların akımı diğer sektörlerin gelişim potansiyelini olumsuz yönde etkileyecektir. Petrol sektörü ile petrol dışı sektörler arasında meydana gelen parçalanmanın artması, söz konusu sektörlerde serbest piyasa mekanizmasının işlerliğini engellemektedir. Ekonominin sadece enerji sektörüne bağımlı olması bazı sosyo-ekonomik olumsuz sonuçlar da doğurabilecektir. Petrol gelirlerinin ithal malları alımında harcanması, özellikle yatırım malları yerine tüketim malları ithal edilmesi durumunda, ülkenin ticaret bilançosu da açık verebilecektir. 211 C. B. Rosenberg and T. O. Saavalainen, ss

287 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ekonominin Hollanda Hastalığı na düşmesini engellemek amacıyla petrol ile ilgili olmayan alanların üretim ve istihdam düzeyinin geliştirilmesi için gerekli yatırım ikliminin oluşturulması gerekmektedir. Petrol fiyatlarının istikrarsızlığı bakımından hükümet temkinli bir politika yürüterek ihtiyatlardan istifadeyi fiyatlar yükseldiğinde arttırmalı, fiyatlar düştüğünde ise talebe göre belirlemelidir. İhtiyat fonunun oluşturulması da amortisman rolü görecektir. Kısaca Hollanda Hastalığı enerji kaynaklarının yoğun artımının uygun olmayan bir siyasetle yönetilmesinin olumsuz etkilerini ifade etmektedir. Petrol sektörü dışında ihracata yönelik diğer sektörlere gereken önemin verilmemesi neticesinde dengesiz bir artış meydana gelecektir. Reel döviz kurlarının yükselmesi diğer dış ticaret konusu olan sektörlerin rekabet kabiliyetine etki eder. Petrol sektörünün yoğun artımı ile bağlı olarak ücret ve fiyat çekişmesi petrol dışı sektöre oranla artabilmekte ve sonuçta emek piyasası ile fiyatlar arasında denge bozulabilmektedir. Örneğin, Azerbaycan'da 1994 yılından itibaren reel döviz kurundaki artış, diğer Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerindeki artıştan daha yüksek olmuştur Azerbaycan da Hollanda Hastalığı ve Ötesi Yapılan bir çalışmada 212 da dikkat çekildiği gibi ülkede Hollanda Hastalığı nın yedi temel belirtisinden bazıları ülkede görülmektedir. Bu belirtiler arasında; ülke para biriminin bazı yıllarda yabancı para birimleri karşısında değer kazanması, ihraç mallarının rekabet gücünün azalması, üretim faktörlerinin marjinal vermliliğin en yüksek olduğu şekilde dağılımdan uzak olması, genelde ekonominin özelde ise sanayinin tek yönlü gelişimi, talebin ithalata bağımlı olması, bütçenin petrol gelirlerine bağımlı olması gösterilebilir. 212 Bkz: V. A. Hüsetynov, v.d., Manatın Bahalaşması ve İqtisadi İnkişaf: Hollanda Xestelyi nin Mezmunu ve Elametlerinin Tedqiqi, Seda Neşriyyatı, Bakı,

288 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İhracatta diğer sektörlerde artışın gözlenmesine rağmen, ülkenin geçiş sürecinde ekonomide genel olarak bir çöküş yaşadığı ve henüz toparlanma sürecinde olduğu dikkate alındığında, ihraç ürünlerinde gerçek anlamda rekabet üstünlüğüne sahip olup olmadığı noktasında yanıltıcı sonuca varılabilir. Azerbaycan da büyük miktarda yatırıma gerek duyan petrol dışı sektörlerin yatırımlardan yeterince faydalanamaması söz konusudur. İktisat politikasında, şeffaflık, ileri görüşlülük ve kaynakların dengeli dağılımı karar almada birinci derecede dikkate alınmalıdır ki, petrol sektörünün yoğun gelişmesinden serbest piyasa mekanizmasına geçişte maksimum düzeyde faydalanılabilsin. Azerbaycan ekonomisine yabancı yatırımların akımının güçlendirilmesi ve onların korunması için her türlü şartların yerine getirilmesi ülkenin iktisat politikasının en temel amacı olmalıdır. Bu önemli bir nokta olarak her zaman devletin dikkat merkezinde olmalıdır. Kısaca Azerbaycan ın dünya ekonomisine entegre olmasında ve ülkeye yabancı sermayenin çekilmesinde yalnız petrol sektörüne istinat etmek yanlıştır. Ülkenin yıllık ihracatının %90 a kadar kısmını petrol ve petrol ürünleri teşkil etmektedir; eğer petrol anlaşmaları çerçevesinde ülkeye getirilen üretim-teknolojik ağırlıklı ürünler dikkate alınmazsa, ithalatın yarısına yakın kısmını tarım ürünleri teşkil etmektedir. Aslında, Azerbaycan ın doğal-iklim ve toprak durumu ülkede tarım ürünlerinin üretiminin artırılmasına, iç talebin karşılanması dışında ihraç etmek içinde üretmeye imkan vermektedir. Buna göre de petrol dışı sektörlere yabancı sermayenin çekilmesi için gerekli şartların oluşturulması gerekmektedir Ariel Cohen, Caspian Basin Confronts Boom and Bust Energy Cecle, ( ); Mehdiyev, s

289 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ülke ekonomisinde Hollanda Hastalığı, Hastalığın belirtileri ve alınması gereken önlemler, özellikle petrolün ihracına başlanacağı 2005 yılı sonlarından itibaren daha fazla önem kazanacaktır. Hollanda Hastalığı tehlikesinin yanısıra, yatırımların hemen hepsinin Abşeron bölgesinde, hatta Bakü de, toplanması sonucu, diğer bölgelerde yabancı sermayenin yok denecek kadar olması da Azerbaycan ekonomisi açısından önemli bir tehlikedir. Halbuki ülkede bir çok bölge yabancı yatırımların faaliyeti için; güçlü üretim ve bilimsel - teknik potansiyelin yaratılması, uzman kadroların varlığı ve teşkili, zengin biyolojik ve mineral ihtiyatların varlığı, tüketim ve üretime dönük teknik donanım ürünlerinin geniş bir pazara sahip olması, elverişli jeo-siyasi durum, ulaşım ve coğrafi konumdaki üstünlükler ve İpek Yolu nun yeniden inşası gibi çok elverişli şartlara sahiptir 214. Toplanan vergilerin yaklaşık %90 ı Bakü nün payına düşmektedir. Nahçıvan, Gence, Mingeçevir ve Sumgayıt gibi şehirlerde dahil olmak üzere, toplanan verilerin geriye kalan yaklaşık % 10 u ise Azerbaycan ın Bakü dışında kalan şehirlerine düşmektedir. Aslında bu durum bir başka açıdan değerlendirildiğinde, Bakü haricinde ülkenin ağır ekonomik şartlarda olduğunu göstermektedir 215. Aslında Azerbaycan ekonomisi, iç piyasa bakımından yeterli bir potansiyele sahiptir. Bu da üretimin çeşitli sektörlerde artmasına zemin oluşturmaktadır. Ayrıca Azerbaycan ın zengin servetlerinin dünyada, özellikle Avrupa ülkelerinde ekonomik gelişmenin zaruri taleplerine uygun olarak büyük miktarda kabul görmesi, uluslararası düzeyde uzun süre geçerliliğini koruyacaktır. Ayrıca bazı ülkelerde yaşanan ekonomik durgunluk sonucu sermayeden istifadenin 214 Zerife Musayeva, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss.34-46; Şaulov, s Nazim İmanov, s

290 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras sınırlı hale gelmesi, söz konusu sermayenin Azerbaycan ekonomisine yöneltilmesine de imkan verebilecektir Hollanda Hastalığı na Karşı Önlemler Ülkede, Hollanda Hastalığı na karşı politik, kurumsal, makroekonomik, sektörel ve bölgesel bazda çeşitli önlemler alınmakta ve alınmaya çalışılmaktadır. Bölgesel sosyoekonomik kalkınma programı ile petrol dışı sektörlerin ve Bakü dışı bölgelerin kalkınmasına ilişkin çalışmalara bölgesel analiz bölümünde yer verilmiştir. Aşağıda ise diğer önlemlerden olan Devlet Petrol Fonu ndan ve henüz fikri planda gündeme gelen Serbest Bölgelerden bahsedilecektir Devlet Petrol Fonu Ülkede petrol gelirlerinin artmasına karşın halkın geçim standartlarında arzu edilen seviyede olumlu değişiklikler müşahede olunmamaktadır. Bu nedenle Azerbaycan hükümeti ile Uluslararası Para Fonu (IMF) arasında petrol gelirlerinden daha verimli faydalanılması hakkında zaman zaman görüşmeler yapılmaktadır. Petrol gelirlerinin ülkenin sosyo-ekonomik kalkınmasına ve halkın yaşam standardına etkisi dikkate alındığında, petrol sanayisi üzere uzmanlaşmış ülkelerin durumu çok da iç açıcı değildir. Petrol gelirlerinden sağlıklı istifade edilmeyen ülkelerde yaşam standardı süratle aşağı düşmüştür yıllarda dünyanın 97 ülkesinde ekonomik gelişme ve tabii kaynaklar arasında yapılan mukayeseli analizin sonuçları tezat oluşturmuştur. Şöyle ki, nispeten yukarı seviyede yer alan 18 gelişmekte olan ülke arasında tabii kaynaklarla zengin olan ülke sayısı sadece 2 devlettir. Bu ülkeler Malezya ve Moritanya dır. Dünya Bankası istatistiklerine göre, 1965 den 1998 e kadar geçen dönemde kişi başına GSMH daki yıllık azalma hızı İran ve Venezüella da %1, Kuveyt'te ve 216 Nadirov, s

291 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Irak ta %3 oldu. Katar da ise yıllarında bu oran %6 olmuştur. OPEC üyesi olan ülkelerde genelde kişi başına GSMH nın hacmi son 30 yılda artmamış, aksine yılda yaklaşık %1.3 azalmıştır. Bu durum sadece OPEC ülkelerinde müşahede olunmamaktadır. Son 20 yıl boyunca zengin tabii kaynaklara sahip ülkeler kategorisinde yer alan 65 ülkeden toplam 4 ü esas sermaye yöneltilen yatırımların hacmini GSMH nın %25 i seviyesine çıkarabilmiştir. Bu ülkeler yıllık kişi başına GSMH artış hızını %4 den az olmayan seviyede gerçekleştirebilmişlerdir. Bunlar Bostvana, Endonezya, Malezya ve Tayland dır. Bu ülkeler arasında yalnız Endonezya nın nispeten zengin petrol rezervi vardır. Güney- Doğu Asya da tabii kaynaklar sınırlı olan Honkong, Singapur, Güney Kore ve Tayvan gibi ülkeler ise daha yüksek artış oranı sağlamışlardır. Tabii kaynak rezervlerinin hacmi ile ülkede müşahede olunan ters ilişki farklı sebeplerle izah edilmektedir. Bu ilişkinin esas sebeplerinden biri "Hollanda Hastalığı"dır. Hollanda Hastalığı na ait bazı belirtiler Azerbaycan da görülse de, ülkede yaşanan süreç, ülkenin serpest piyasa ekonomisine geçiş ülkesi olması nedeniyle farklılık gösterdiği de dikkat çekmektedir. Azerbaycan da da bir sektörün kalkınması diğer sektörlerin finans kaynaklarını kendine çekmektedir. İstatistiki verilere göre, Azerbaycan ihracında yalnız petrol ve petrol ürünleri %90 civarında bir paya sahiptir. Zengin tabii kaynak rezervleri ile ülkede ekonomik gelişme arasında müşahede olunan zıt ilişkinin başka bir mekanizması üretim sektörü ölçütlerinin nüfusun eğitim seviyesine ve beşeri sermayeye olumsuz etkisidir. Bu kaynakların benimsenmesinden elde olunan gelirin büyük kısmı işgücü geliri ile ilgili değil ve üretim alanları prodüktif kabul edilmemektedirler. Burada yüksek seviyede uzmanlaşmış iş gücüne talep de az olmaktadır. Bu saha üzere uzmanlaşan insanların hem eğitimi istenilen seviyede değil, 283

292 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras hem de onların emeğinden petrol dışı sektörlerde istifade etmek mümkün olmamaktadır. Ancak bu durum, zengin tabii rezervlerin ekonomik istikrar ve kalkınmanın karşısında duran engel olduğu anlamına gelmemektedir. Sadece tabii kaynakların varlığı, büyük risk demektir ve hükümetlerin iktisat politikalarını daha dikkatli belirlemesi gerekmektedir. Bazı ülkeler bu problemi istikrar fonlarının yaratılması yolu ile çözmeye çalışmaktadırlar. Bu tür fonlar belirli dönemlerde yüksek miktarda ilave gelir elde etmeye imkan veren fonlar olarak yapılandırılmaktadır. Bu fonlar arasında Norveç Devlet Fonu nun ve Venezüella Makroekonomik İstikrar Fonu nun tecrübesi Azerbaycan için önem arz etmektedir. Norveç Petrol Fonu nun tecrübesi uzun vadede hem istikrar, hem de birikim, Venezüella Makroekonomik İstikrar Fonu ise ülke ekonomisini ve bütçesini petrolün fiyat değişikliğine karşı sigortalama fonksiyonuna göre dikkate değerdir. Bu fonların üzerinde meclis denetiminin olması da önemlidir. Azerbaycan da yabancı şirketlerle imzalanan anlaşmalar çerçevesinde üretilen petrolden elde edilen gelirler, Devlet Petrol Fonu (DPF) nda toplanmaktadır. Fon, 29 Aralık 1999 da Cumhurbaşkanı Aliyev in çıkarttığı kararname ile kurulmuştur. Fon un yönetim kuralları IMF uzmanları ile birlikte hazırlanmıştır. DPF, petrol ve doğal gazın araştırılması, çıkarılması ve üretiminin paylaştırılması konusunda SOCAR ile yabancı petrol şirketleri arasında yapılan anlaşmaların uygulanmasından ve Azerbaycan da, özellikle Hazar ın Azerbaycan sektöründe petrol ve doğal gaz kaynaklarının araştırılması konusunda imzalanan anlaşmaların uygulanmasından Azerbaycan ın elde edeceği gelirlerin toplanması amacıyla kurulmuş olan bir fondur. Dolayısıyla Devlet Petrol Fonu nda toplanan paraların Azerbaycan ın 284

293 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sanayi, tarım ve sosyal yatırım alanlarında kullanılması planlaştırılmıştır 217. Faaliyete başladığı Ocak-2001 den itibaren Devlet Petrol Fonu her üç ayda bir gelir ve harcamaları hakkında bilgi vermektedir te Petrol Fonu nun gelirleri milyar Manat, harcamaları ise milyar Manat olmuştur. Böylece 2005 yılı başlarında Azerbaycan Devlet Petrol Fonu nda 997 milyon dolar bulunmaktadır. Kuruluşundan itibaren milyar dolar petrol gelirin toplandığı Fon dan 480 milyon dolar harcmada bulunulmuştur. DPF nin gelirinin planlanandan daha fazla artması ise dünya piyasasında petrolün fiyatının yükselmesi ile ilgilidir. Devlet Petrol Fonu gelirleri içerisinde Azeri-Çırak-Güneşli yataklarının işlenmesi ile ilgili anlaşmalar sonucu petrol satışından elde edilen gelir en büyük yere sahiptir. Devlet Petrol Fonu na dahil olan kaynakların önemli bir bölümü "Bakü-Tiflis-Ceyhan"ın inşasında SOCAR ın payının finansmanına, ve mecburi göçmenlerin sosyal yaşam şartlarının iyileştirilmesine harcanmıştır. Petrol Fonu ndan ayrılan ilk ödemeler ülkede en zor ve ağır vaziyette yaşayan mecburi göçmenlerin sosyal problemlerinin çözümüne yöneltildi. Mecburi göçmenlerin problemleri, Azerbaycan için öncelikli meselelerinin başında gelmektedir. Ermenistan ın tecavüzünden sonra doğup büyüdükleri topraklarından uzak düşen insanlar daima devlet yöneticilerinin dikkat merkezindedir. Kaçkın ve mecburi göçmenler için yeni yerleşim yerleri, hastaneler, okullar ve diğer müesseseler Petrol Fonu kaynakları ile finanse edilmektedir. Petrol gelirlerinin verimli istifadesi doğrultusunda kabul edilen yeni modelde, Devlet Petrol Fonu nun kaynaklarının verimli istifadesi için belirli bölümünün döviz rezervi şeklinde banka mevduatı olarak muhafazasının yanı sıra kaynakların bir kısmının da ülkede tarım ve imalat sektörlerine düşük 217 Natık Aliyev, s

294 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras faizli kredi olarak verilmesi düşünülebilir. Burada Petrol Fonu nun rezerv fonu ve tüketim fonu olmak üzere ikiye bölünmesi göz önünde bulundurulmaktadır. Elbette ideal şartlarda petrol fonundaki ihtiyatlar cari harcamalara değil, yatırımlara yönlendirilmelidir ki, yatırımlardan elde edilen gelir petrol fiyatları düştüğünde açığı telafi edici olsun. Dış etkenler de petrol sektörünün yoğun inkişafının ihtiyatla yönetilmesini gerektirmektedir. Devlet bütçesine etkisi dikkate alınırsa, petrol fonunun bir bölümü petrol üretiminin yoğun artışı sonucunda karşılaşılacak beklenmedik harcamalara yöneltilebilecektir 218. Fondaki ihtiyatların yatırımların genişlemesine, devlet tüketim harcamalarına veya iktisat politikasına uygun olarak bireysel tüketimin arttırılması için vergilerin azaltılmasına yöneltilmesinin daha uygun olduğuna öncelikle karar verilmelidir. Petrol Fonu nun özel sektör vasıtası ile daha verimli kullanılacağı söylenilebilse de, ülkenin geneli açısından daha çok faydanın elde edilebilmesi için, devlet yatırımlarına öncelik verilebilir. Yapılan düzenlemeler çerçevesinde Fon da biriken gelirler yatırım amacıyla, daha çok yüksek reytingli kredi kuruluşlarında depozit olarak bulundurulmaktadır. Azerbaycan da petrolden elde edilen gelirin yurtdışındaki finansal kurumlarda tutulmasının yanı sıra finansal kanallar vasıtasıyla doğrudan ve dolaylı olarak dış ticarete konu olmayan mallara harcanmamaktadır. Böylece dış ticarete konu olan diğer alanlar için bu bakımdan ortaya çıkabilecek birinci olumsuz etkinin ortaya çıkması önlenmeye çalışılmaktadır. 219 Devlet Petrol Fonu ndaki gelirlerin tarım sektörünün kalkınması için kullanılması gerekmekle birlikte, sadece bu 218 Azerbaycan'ın İqtisadi İcmali, Aprel-İyun 2000, s İlkin Sabiroğlu, Neft Böhranları ve Holland Sindromu, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No: 19 (139), 10 May

295 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları alana Fon dan plasman da bulunulması, ülkenin karşı karşıya kaldığı Hollanda Hastalığı ndan kurtulması için yeterli olmayacaktır. Bu problemden kurtulmak, ihraç potansiyeline sahip sanayi alanlarının geliştirilmesine dönük politikalar uygulamakla mümkün olabilecektir. Uygulanacak politikalarda seçici de davranılarak, zaruri alanlara yatırımların plase edilmesi gerekmektedir yılı sonlarından başlayarak ülkenin petrolden elde ettiği gelirler önemli miktarda artacaktır. Artan bu gelirlerle hükümet petrol dışı sektörlerin hızla gelişmesini planlamıştır. Yabancı ve yerli uzmanların yanı sıra Devlet Petrol Fonu nun hesaplamalarına göre, 2025 yılından sonra Azerbaycan ın petrolden elde edeceği gelirler ciddi şekilde azalacaktır. Uzmanların bu hesaplamaları Azerbaycan ı ciddi tedbirler almaya sevk etmektedir. Bu doğrultuda bölgelerin sosyoekonomik kalkınmasının sağlanması çok önemlidir. Azerbaycan yönetimi ekonomiyi petrole bağımlı olmaktan kurtarıcı amaca dayanan stratejiye 2005 yılından itibaren ağırlık verecektir. Petrolden elde edilen gelirin plasmanında uzun vadeli faydalanılması için kabul edilen stratejide bölgesel kalkınmaya önem verilmesi zaruridir. Bu zaruret nedeniyle belirlenen strateji çerçevesinde DPF kaynaklarının %20-25 i küçük ve orta ölçekli işletmeciliğin gelişmesi için harcanacaktır. Üretim ve imalat sanayisinin kalkınması hükümetin öncelikleri arasındadır. Öte yandan beşeri sermayenin niteliğinin arttırılması amacıyla eğitim ve araştırma harcamalarına kaynakların yönlendirilmesi de planlanmıştır den başlayarak Devlet Petrol Fonu ndan devlet bütçesine ayrılacak kaynakların hacmi artırılacaktır de Fon dan devlet bütçesine 750 milyar Manat, 2006 da 990 milyar Manat, 2007 de milyar Manat ve 2008 de ise 1250 milyar Manat kaynak aktarılacaktır. Aynı zamanda, 220 Ekber Eldaroğlu, Neft Fondunun Vesaitleri Hansı İstiqamete Yöneldilmelidir?, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu, ''Azerbaycan'' Bülleteni - 25 (145), 21 İyun

296 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras başta mecburi göçmenlerin problemlerinin çözümü olmak üzere, bazı sosyal projelerin finansmanına yönlendirilecek kaynaklar da arttırılacaktır te mecburi göçmenler için 89 milyar Manat, Bakü-Ceyhan ihraç boru hattı için milyon dolar harcamada bulunulan Fon dan 2005 de BTC projesinin finansmanı amacıyla 105 milyar Manat, mecburi göçmenler için 202 milyar Manat yöneltilecektir. Devlet Petrol Şirketi nin Özelleştirilmesi ya da Özerkliği Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi'nin özelleştirilmesi doğrultusunda adımlar atılmasına ilişkin görüşler zaman zamana dile getirilmektedir. Şirketin özelleştirilmesi aynı kurumun faaliyetinin şeffaflığı ve bağımsız ticari faaliyet göstermesi için önemli bir adım olacağı düşünülmektedir. SOCAR'ın bağımsız ticari faaliyet göstermesi, petrol gelirlerinden istifadede önemli aşama olmasının ötesinde, devletin petrol politikası üzerindeki kontrolünü de şeffaf hale getirebilirr. Elbette ki özelleştirme kadar özelleştirmenin nasıl olacağı da önemlidir. Ancak petrol dışı sektörlerde ve Bakü dışı bölgelerde ekonomik kalkınmanın henüz başında olan ülkede devletin ekonomide ağırlığına ihtiyaç olduğu ve büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesinin tamamlanmadığı bir ortamda ülke ekonomisi açısında stratejik önem arz eden SOCAR ın özelleştirilmesinin gündeme alınması mümkün değildir. Özelleştirme yerine özerkliğin tartışma konusu yapılması ve Fonda toplanan kaynakların daha sağlıklı kullanılması konusunda yoğunlaşılması ve tefliflerde bulunulması daha anlamlı olacaktır Serbest Bölgelerin Kurulması Çalışmaları Azerbaycan da ekonomik kalkınmaya ivme kazandıracak ve Hollanda Hastalığı nı yaşatmayacak amillerden birisi de ticari bakımdan serbest bölgelerin kurulması olacaktır. 288

297 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Özellikle petrol dışı sektörlerin gelişmesinde serbest bölgeler önemli rol oynayacaktır Bu gün dünyada sayısı bir hayli fazla olan serbest bölgeler ülkelerin dış ticaret hacmini arttırmak, ihracat ve ithalatı kolaylaştırmak, döviz gelirlerini ve istihdam seviyesini artırmak, sanayiinin gelişmesine ivme kazandırmak, ülkeye gelişmiş teknolojilerin gelmesini mümkün kılmak amacıyla kurulmaktadırlar. Serbest Bölgeler bir çok ülkenin sanayisinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Örneğin, Türkiye de 20 den fazla serbest bölge bulunmaktadır. Serbest bölgeler Türkiye de ekonomik bakımdan bölgeler arasında dengenin sağlanmasında önemli rol oynamaktadırlar. Bölgesel ekonomik kalkınmanın en verimli kaynaklarından biri serbest ekonomik bölgelerin oluşturulmasıdır. Ülkede yerli yatırımcıların finansal imkanlarının sınırlı olması da Azerbaycan ın bazı bölgelerinde serbest ekonomik bölgelerin yaratılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu problem son bir kaç yılda birçok defa hükümet seviyesinde farklı görüşmelere ve tartışmalara konu olmakla birlikte, Bakü, Şeki-Zagatala, Guba-Kaçmaz, Lenkeran-Astara, Nahçıvan ekonomik bölgelerinde serbest ekonomik bölgelerin kurulması için yeteri kadar elverişli şartlar olduğu vurgulansa da, bu doğrultuda henüz net bir adım atılmamıştır. Sumgayıt, Lenkeran ve Nahçıvan da serbest bölgelerin oluşturulması mümkündür. Bu şehirlerde demir yolu hatlarının varlığı, Sumgayıt ve Lenkeran ın denize açılması, Lenkeran ve Nahçıvan da havaalanlarının olması ve aynı zamanda Nahçıvan ın birkaç ülke ile sınırlarının varlığı serbest bölgelerin kurulması bakımından bu şehirleri elverişli kılan amillerdir Ekber Eldaroğlu, Qeyri-Neft Sektorunun İnkişafında Azad İqtisadi Zonalar Mühüm Rol Oynaya Bilerdi, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu, Azerbaycan Bülleteni 30 (150), 26 İyul

298 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Serbest ekonomik bölgelerin esas mahiyeti, elverişli uluslararası önemli yollar üzerinde yerleşen arazide kendine özel ticaret, hizmet veya ihraç-üretim sahası kurulmasıdır ki, söz konusu bölge, gümrük rüsumlarından bağımsız olmakta, vergilerde belirli indirimler yapılmakta ve düşük faizli krediler verilmektedir. Bu ise ekonomik açıdan zayıf bölgelerde ekonominin canlanmayı, bölgeler arasında ekonomik gelişim açısından farkın giderilmesinde büyük rol oynayabilecektir. Ancak Azerbaycan da bölgelerin enerji kaynakları ve diğer altyapı ile temin olunmaması serbest bölgelerin oluşumunu zorlaştırmaktadır. 290

299 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları YEDİNCİ BÖLÜM İKTİSAT POLİTİKALARI Her bir ülkede ekonomik buhranlar ve toplumsal değişimin farklı dönemlerinde, ekonomik gidişe devlet müdahalesinin yoğunlaşması zorunlu olmaktadır. Geçiş sürecini yaşayan ülkelerde, ekonomi liberalleştikçe devletin ekonomideki rolü, üretim sürecinde etkinlik yerine, ekonomik ortamın elverişli hale gelmesi için gerekli düzenleme, planlama ve denetimleri yapma haline dönüşmektedir. Özel işletmelerin sayısının artmasına paralel olarak devletin düzenleyici ve denetleyici rolü de artmaktadır. Azerbaycan da makroekonomik istikrarın korunması, reformların devam etmesi, başarılı iktisat politikalarının devam ettirilmesi, Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı ve Bölgelerin Sosyo- Ekonomik Kalkınmasına İlişkin Devlet Programı ekonomide rekabet ortamının artmasını sağlayacaktır 7.1. Para Politikası Bütün post-sovyet ülkelerde değişim sürecinin ilk yıllarında yüksek enflasyon müşahede edilmiştir. Fiyatlarda, dış ticaret faaliyetlerinde ve finans sektöründe liberalleşmeye dönük adımların atılması, tabii olarak fiyatlar genel düzeyinde önemli artışları beraberinde getirmiştir. Böyle bir ortamda, tek çıkış yolu ise, para-kredi politikası araçları vasıtası ile dolaşımda olan para miktarının seviyesini düzenlemek ve bu yolla fiyatlar genel düzeyinde görülen artışı durdurmaktır. Ancak burada önemli olan para miktarının fiyatlar genel düzeyinin dışındaki ekonomik amaçlar olarak, dengeli ve istikrarlı büyüme veya gelişmekte olan ülkeler bakımında yüksek kalkınma düzeyinin sağlanması ve tam istihdama varma hedefleri doğrultusunda dengeli kullanılabilmesidir. 291

300 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1995 yılından itibaren mevcut hiper-enflasyonu dizginleyebilmek için Merkez Bankası sıkı para-kredi politikaları uygulamaya başlamıştır. Ülkede Merkez Bankası nın para piyasaları üzerindeki hakimiyeti tamdır. Merkez Bankası sıkı para politikası uygulamaktadır yılında Manat ın emisyon hacmi %500 seviyesinden 1995 te %175 e inmiş ve 1997 yılında ise toplam %28 oranında artmıştır. Tablo:39. Emisyon Hacmi (milyar Manat) Kaynak: Azerbaycan Milli Bank Yayınları yılı başlarında piyasadaki para miktarı, uygulanan sıkı para-kredi politikaları neticesinde azalmıştır. Ancak 1999 yılının ikinci yarısından itibaren tedavüldeki para miktarı artmaya başlamıştır yılında dolaşımda olan nakit para (M0) %19.9 ve para kütlesi (M2) %18.3 oranında artmıştır. Para miktarı artışının temel nedeni döviz ile mevduatların hacminin artması sebebiyle zorunlu ihtiyatlara olan talebin artmasıdır yılında ise dolaşımda olan nakit para (M0) %11.5 ve para kütlesi (M2) %15.7 oranında artmıştır. Özellikle 1990 lı yılların ortalarından başlayarak makroekonomik temel göstergelerden olan GSMH nın reel artış oranı ile para arzı artış oranı arasında farkın, para miktarının aleyhine olduğu açıkça gözükmektedir. 292

301 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo 40. Para Arzı (Milyar Manat) Yıl M0 M1 M Kaynak: Azerbaycan Milli Bank Yayınları. Ülkede yıllarında, bir başka ifadeyle toplam altı yıl içerisinde, GSMH artışı %36 olurken, M2 para arzı 1996 yılının biraz üzerinde olmuştur. Nihayet 2004 yılında ise para arzı artış oranının önceki yıllara göre yüksek olduğu dikkat çekmektedir. GSMH artış oranı ve para arzı artış oranı arasındaki fark iki şekilde doldurulmaktadır: Birincisi başka bir para biriminin fonksiyonel olarak ekonomide yer almaya başlaması, yani para ikamesidir. İkincisi ise, ekonomide büyük sorunlar yaratan ödemeler problemidir. Bu durum da dikkate alındığında, milli paranın ekonomideki rolünün zayıf olduğu dolayısıyla da yapılan reformların etkinliğini azalttığı söylenebilir lı yılların ortalarında uygulanmaya başlayan ve enflasyonun önlenmesi bakımından başarılı bir netice veren sıkı para-kredi politikası, ne yazık ki, daha sonraki süreçte ekonomide yatırımların hacmini ve ekonomide arz cephesi (üretim) için gerekli olan talebin oluşması bakımından satın alma gücü olarak ifade edilen dolaşımdaki para miktarının azalması sonucunu doğurmuştur. Uygulanan sıkı para 222 İ. Ehmedov, ss

302 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras politikası yıllarında hiper-enflasyonun kontrol altına alınmasını mümkün kılarken, 1997 den sonra ise, ekonomide olumsuz etkiler yaratmıştır. Sıkı para politikası uygulamaları sonucu deflasyonist bir sürecin yaşanmasından, başta henüz ayakları üzerine duramayan yerli müteşebbisler olmak üzere, reel sektör olumsuz şekilde etkilenmiştir. Amerikan Doları nın sabitliğinden faydalanan ithalatçılar, hiç bir sınırlama ile karşılaşmadan, ülke piyasasını ithal ürünleri ile doldurabilmişlerdir. Dolayısıyla günümüzde Azerbaycan da tüketim ürünleri piyasası, hemen hemen ithal ürünlerden oluşmaktadır. Bu ise tüketim sektöründe fiyatların daha çok Amerikan Doları na bağlı olduğuna işaret etmektedir. Sonuçta, dolar kurundaki değişme kendi başına hiçbir anlam ifade etmemekte, otomatik olarak bütün tüketim malları dolarla hesaplandığına göre, bu malların fiyatları da kurdaki değişme oranında değişmektedir 223. Öte yandan sıkı para-kredi politikası ile talebe yönelen kredilerin önlenmesi paralellik göstermektedir. Ancak sıkı para-kredi politikasının üretimin arttırılmasına yönelik orta vadeli kredilerin verilmesine engel olmaması gerekir. Gerekli kaynağın olmaması gerekçesi ile, Milli Bank (Merkez Bankası) tarafından bu tür kredi verilmesine imkan yaratılmazken, talep edilen teminatın devlet tarafından verilmemesi ise, yabancı bankaların bu tür kredi vermelerinin önünü almaktadır yıllarında mevcut olan deflasyon hareketlerinin etkisi altında reeskont faizi seviyesi artmış ve Mart-1999 yılında bu oran %28 e kadar yükselmiştir. Merkez Bankası ise mevcut reeskont oranlarını %14 ten %10 a düşürmüştür yılı Mart ayında ise bu oran %8 e düşmüştür. Ticari bankaların kısa vadeli kredi faiz oranları 1999 yılı başlarında %20 seviyesinde sabit kalmış iken İnqilab Ehmedov, İqtisadi İslahatlarda Pul-Kredit Siyasetinin Rolu, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss Eyyubov, s

303 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yılında bu oran %22.2 olmuştur. Bu durum, Azerbaycan Manatı nın değer kaybedeceği ve enflasyon oranında bir hareketliliğin olacağı tahminlerine sebep olmuştur. Manat ve Dolar arasında kısa ve uzun müddetli krediler arasındaki fark Manat ın ucuzlamaya başlamasıyla azalmaya başlamış ancak önemli derecedeki fark kapanmamıştır. Banka mevduatlarında Dolar özellikle tercih edilen para birimi olmuştur yılları arasında da, dolarizasyonda belirli azalma olmakla birlikte, toplam mevduatlar içinde döviz tevdiat hesaplarının oranı yüksek seviyede devam etmiştir. 13 yılı aşkın bir sürenin geçtiği değişim süreci sonunda, henüz milli para birimi olarak Manat ın paranın temel fonksiyonlarını tam olarak yerine getiremediği görülmektedir. Manat olarak fiyatı mevcut olsa bile, dolar olarak malların değeri dikkate alınmaktadır. Bu ise, Manat ın fonksiyonunu teknik bir özellik taşıma ile sınırlandırmış oluyor. Para miktarının yetersizliğinin döviz ile ikame edilmesi, elbette ekonomi açısında büyük bir tehlikedir. Zira ikame para ne Merkez Bankası (Milli Bank) ne de diğer hükümet kurumları tarafından kontrol edilememektedir. Kontrol altına alınamayan para ikamesi, para politikasının etkinliğini azaltmaktadır 226. Merkez Bankası Doların dolaşımdaki hacmini sınırlamak amacıyla, tek mücadele metodu olarak, dolaşıma bırakılan miktarını sınırlama yoluna gitmektedir. Bu ise problemi biraz daha büyültmekte, sebep yerine sonuç ile mücadele verilmiş olmaktadır. Kısaca yaşanan bu durum Azerbaycan da para politikalarına yönelik kontrol gücünün zaman içinde ortadan kalkabileceği izlenimini vermektedir. Çözüm yolu ise; 225 Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, ( ). 226 Osman Nuri Aras, Azerbaycan İqtisadıyyatında Ehtimal Olunan Problem: Pul Evezi, Azerbaycan İqtisadiyyatında Strateji Problemleri adlı Konferans Materialları, Bakı, Mart 2002, ss

304 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras GSMH daki artış hızını da dikkate alarak sıkı para politikasından belirli miktarda ödün verilmesidir. Para ikamesi döviz hacminin, sonuçta ülkedeki mevcut kayıt dışı ekonominin dayanak noktası olmaktadır. Dolayısıyla kayıt dışı ekonominin gelişmesinde para ikamesi önemli rol oynamaktadır 227. Para hacminin yaklaşık olarak %80 M0, %20 M2 terkibinde olması ise, dolaşımda daha çok nakit paranın olduğunu ifade etmektedir. Bu ise bankacılık sektörü ve yönetimi açısından büyük engeller yaratmaktadır. Toplam para arzı içerisinde nakit paranın büyük bir ağırlığa sahip olması, öncelikle denetimden dolayısıyla vergi denetiminden uzak olmaya zemin hazırlamaktadır yılında uygulanan para kredi politikasının başlıca amaçları, fiyatlarda ve döviz kurunda istikrarın sağlanması, döviz rezervlerinin belirli seviyede korunması, bankacılık sisteminin daha da iyileştirilmesi ve ekonomideki para darlığının giderilmesi olmuştur. Milli Bank para politikası ile ilgili önceden belirlediği hedeflere ulaşmak için kendi kontrolünde olan araçları kullanmıştır yılında açık piyasa işlemlerinin para politikasının bir aracı olması için çaba harcanmış ve kıymetli kağıtların alınması ve satılması işlemi bir hayli artmıştır. Milli Bank bu dönemde Manat kurundaki istikrarı piyasaya müdahale ederek ve Manat hacmini kontrol ederek elde etmiştir. Bu sürede Monetarist para politikasında meydan gelen değişiklikler de yakından takip edilmiştir. Ayrıca özel sektörün geliştirilmesi ile ilgili Cumhurbaşkanı kararı neticesinde de özel sektöre verilen kredilerin faiz oranları %10 dan %7 ye çekilmiştir. Azerbaycan daki kredi faiz oranı BDT ülkeleri içinde en düşük olanıdır. 227 Geniş Bilgi İçin Bkz: Osman Nuri Aras, Para Talebi Para İkamesi ve Finansal Gelişme, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü, İnqilab Ehmedov, İqtisadi İslahatlarda Pul-Kredit Siyasetinin Rolu, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss

305 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Milli Bank ın 2002 de de enflasyonun kabul edilebilir bir seviyede olmasına, milli para biriminin değerinin istikrarlı olmasına, uluslararası normlara uygun döviz rezervlerinin elde bulundurulmasına, bankacılık sisteminin daha da güçlendirilmesine ve ekonomide monetizasyonun gerçekleştirilmesine uygun bir para-kredi politikası yürütmesi ile belirlenen hedeflere ulaşılmıştır 229 : Döviz kurunda meydana gelen değişiklikler sabit bir duruma gelmiştir. Ekonomik büyüme oranı ise %11 olarak gerçekleşmiştir. Uygulanan ekonomik reformların olumlu sonuçları özel sektörü geliştirmiş ve özel sektörün GSMH daki payı %70 i geçmiştir. İhraç hacmi artarak 2.1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Yabancı sermaye akımı da tahmin edilenden fazla olarak 2 milyar dolar olmuştur. Bu yatırımların da 1.7 milyarını dolaysız yatırımlar oluşturmuştur. Bu dönemde petrol dışı sektörlere de yabancı sermayenin gitmesi için çaba harcanmış ve neticede bir önceki yıla göre petrol dışı sektöre yabancı sermaye akımı %90.4 artarak 9 trilyon Manat olmuştur yılında ülkenin döviz rezervi de artarak 1.3 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rezervlerin 110 milyon doları dış borç ödemesi ve Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının sponsorluğu için harcanmıştır yılında uygulanan para kredi politikasının 2003 yılında da devam ettirilmesi hedeflenmiştir: Milli Bank 2003 yılında da ekonomideki hızlı büyümeye, makroekonomik istikrarın sağlanılmasına ve istikrarlı makroekonomik yönetime yardımcı olacak para kredi politikası uygulamayı planlamıştır. Özellikle de enflasyon oranının %2.5 olarak gerçekleşmesi 2003 yılında beklenen hedeflerden en önemlisi olmuştur ve bu hedefte de başarılı olunmuştur. Özellikle petrol ve yabancı sermaye vasıtasıyla ülkeye girecek paraların döviz ci İlin Yekunları Üzre Pul-Kredit Siyasetinin Yerine Yetirilmesi Veziyyeti Haqqında, ( ), Azerbaycan Respublikası Milli Bankının 2003-cü il Üçün Pul-Kredit Siyasetinin Başlıca İstiqametleri Barede Beyanatı, ( ). 297

306 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras kuruna olumsuz etkilerini minimuma indirmek üzere gereken önlemler almıştır. Yukarıda söylenen amaçlara ulaşmak üzere Milli Bank kredi politikası, faiz politikası, kanuni karşılık oranı, açık piyasa işlemleri ve döviz piyasasına müdahale gibi para-kredi politikası vasıtalarını başarı ile kullanmıştır te hızlı ekonomik artışın desteklenmesi, makroekonomik istikrarın temel göstergelerinden olan fiyatlar genel düzeyindeki yükselişin makul seviyede kalması, petrol dışı sektörlerin rekabet gücünün sağlanması, ekonominin para gereksiniminin karşılanmasının daha da iyileşmesine yönelen para politikası uygulanmış ve belirlenen hedeflere ulaşılmıştır. Milli Bankın diğer fonksiyonlarından biri de banka sisteminin aktiflerini korumak olmuştur. Milli kart sisteminin kurulması 2004 yılının olumlu adımlarından biri olmuştur. Master kartlarının ise 2005 de kullanılması planlanmıştır. Para ikamesi bakımından ise 2004 yılında da gereken başarının elde edilemediği görülmektedir. Bankacılık sisteminde yabancı para hacmi, tüm ekonomideki yerli para hacminden yaklaşık %30 daha fazladır. Bu sürecin, aynı yıl içerisinde Dolar ın ülke para birimi Manat karşısında %13 ve genel olarak uluslararası piyasalarda değer kaybettiği bir ortamda olması ise dikkat çekicidir yılında uluslararası rekabet gücünü temin edecek bir para politikasının hayata geçirilmesi planlanmıştır. Azerbaycan ın yeni kalkınma aşaması olan 2005 de hızlı ekonomik artışı destekleyen, böylece makroekonomik şartlara uygun enflasyon seviyesini ve ülkenin uluslararası rekabet gücünü temin eden para politikası hayata geçirilecektir. MB yürüttüğü para politikasına esasen Azerbaycan da Hollanda Hastalığı na yol vermemekle petrol dışı sektörünün 230 Milli Bank Himayedarlıq Siyaseti Yürüdür, Azadlıq Qezeti, No:2(2665), 5 Yanvar

307 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları gelişmesine ve halkın gelirlerinin önemli derecede artmasına imkan yaratmayı planlamıştır de ülkenin temel makroekonomik göstergesi olan GSMH artış hızının %14.1 olması planlanmıştır ki, burada petrol dışı sektörünün artış hızının %11 olması beklenmektedir. Halkın gelirlerinin harcamalarından fazla olması durumunda hayat standardının iyileşmesi mümkün olabilir. Milli Bank ın hesaplamalarına göre, 2005 de halkın gelirlerinin artışı fiyat artışından en az 2 kat çok olacak ki, bu da enflasyonun %5-7 arasında gerçekleşeceği anlamına gelmektedir. Para ve kredi politikasının makroekonomik etkinliği bakımından Merkez Bankası fiyatlar genel seviyesindeki değişimi birinci derecede takibe almıştır. Petrolün dünya fiyatının artması, böylece döviz gelirlerinin çoğalması Azerbaycan ın para piyasasında para hacminin artmasına neden olacaktır. Bu durumu dikkate alan MB para hacminin %30-40 dan daha fazla artmamasını hedeflemektedir. Enflasyonun temel nedenlerinden biri para hacmindeki artış olduğundan dolayı, MB hedef doğrultusunda maksimum gayret sarf edecektir. Para hacminin genişlenmesi banka ve kredi piyasasında faiz derecelerinin aşağı düşmesi eğilimleri yaratabilir. Bu ise ekonomik büyümenin hızlanması için gereken kredi miktarının önemli derecede artmasına imkan verecektir. Kredi piyasasında, her yıl bankaların kredi imkanlarının artacağı beklenmektedir de hedeflenen makroekonomik ortam Azerbaycan ın milli parasının güçlenmesine de neden olacaktır. Bu amilin, ülkenin uluslararası rekabet gücünün artması bakımından önemli rol oynayacağını söylemek mümkündür. Milli Bank para politikasının hedeflerine uygun olarak piyasaya kıymetli kağıt ve diğer mübadele araçları arz etmeyi düşünmektedir. Finansal piyasaların gelişmesi için Merkez Bankası Maliye Bakanlığı ile birlikte uzun vadeli kıymetli kağıtların arzı için ortak çalışmayı planlamaktadır. Böyle bir adımın atılması 299

308 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras para piyasasında mevcut olan arzın karşısını almakla birlikte, enflasyon seviyesinin artmasına da engel olabilir. Milli Bank açısından, 2005 yılı bankacılık sisteminin güvenilir ve verimli gelişmesi stratejisine uygun olarak kompleks önlemler alma yılı olacaktır. Bu önlemler; bankaların ekonomideki rolünün artması, kredi plasmanlarında aktiflik, küçük ve orta ölçekli işletmeciliğin, bölgesel kalkınma için finansal hizmetlerinin genişlendirilmesi gibi alanları kapsamaktadır. Milli Bank, banka piyasasında güçlü bir rekabet ortamını oluşturmak için belirlenen normlara uymayan bankalar hakkında caydırıcı önlemler uygulayacaktır. Şöyle ki, Ocak-2006 itibariyle bankaların öz nizamname sermayesini 5 milyon dolara yükseltilmeyen ticari bankalar ile güvenilir bankacılık sisteminin oluşması amacıyla uluslararası yönetim mekanizmalarını tatbik etmeyen özel bankalar Milli Bankın dikkat merkezinde olacaklardır. Halkın bankalara olan güvenini arttırmak amacıyla Mevduat Sigorta Fonu nun yaratılması da 2005 de dikkate alınan temel amaçlardandır. İpotek kredilerinin verilmesiyle ilgili düzenlemeler de tamamlanarak ipotek hakkında kanun 15 Nisan 2005 de kabul edilmiştir. Söz konusu kanunun kabul edilmesi ile ipotekle kredi verilmesi de mümkün olmuştur. Kısaca Milli Bank 2005 de ülkede sosyo-ekonomik kalkınmanın hızlanmasına yönelen kompleks faaliyet programlarının uygulanmasını destekleyen bir para politikası yürütecektir. Ülkenin döviz rezervleri, 2005 yılı başlarında yaklaşık 892 milyon dolardır. Öte yandan, 2005 yılı başlarında "Azerbaycan Cumhuriyeti nin para biriminin nominal değerinin ve değer ölçüsünün değiştirilmesi Hakkında" ferman ülke cumhurbaşkanı tarafından imzalandı. İmzalanan ferman doğrultusunda 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren ülke para 300

309 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları birimini, yeni Manat olarak ve 1 yeni Manat 5000 eski Manat a eşit olacak şekilde değişmiş olacaktır. 1 yeni Manat eşittir 5000 eski Manat şeklinde bir değişim, sadece sıfır atılması şeklinde gerçekleştirilen Türkiye deki para değişimine göre amaç ve içerik bakımından farklılık arz etmektedir. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı ilk yıllarda ülkede dolaşıma sürülen ülke para biriminin diğer ülke para birimleri karşısındaki değeri, o dönemde meydana gelen askeri, siyasi, sosyal ve iktisadi krizlerin etkisiyle kısa dönem içerisinde neticesinde hızla düşmüş ve ülke hiper-enflasyon dönemi yaşamıştır dan itibaren ülkede sosyo-ekonomik istikrar ile birlikte başlayan kalkınma sürecine rağmen yüksek enflasyon nedeniyle Manat ın düşük nominal kuru muhasebe sisteminde, istatistiklerde, işletmeler ve bankalar arası işlemlerde zorluklara neden olmaya başlamıştır. Daha da önemlisi ülke para birimine olan güvensizlik ülke de yerli para biriminden kaçış bir başka ifade ile dolarizasyon sürecini başlatmıştır. Yapılan ticari işlemlerde ülke para birimi daha çok küçük hacimli ticarette mübadele aracı olma konumuna gelmiştir. Ekonomide yaşanan olumlu gelişmeler ülke para biriminin genel kabul gören para birimlerine yakın bir kurda değere sahip olması için elverişli bir ortam yaratmıştır. Bağımsızlıktan 2005 yılına kadar gelinen süreçte ülke para biriminin değerinde meydana gelen değişme karşısında, ekonomide sağlanan elverişli ortamdan alınan cesaretle yerli para biriminin değiştirilmesi ile üç temel amaca varılmak istenmektedir: 1.Ekonomik Amaç: Ülke para biriminin değer kaybetmesi ve kurların Manat aleyhine değişmesi sonucunda ülke para birimine olan olumsuz bakış açısının değiştirilmesi amaçlanmıştır. 2.Teknik Amaç: Değerindeki kayıpla muhasebe hesaplarında daha fazla işgücü harcanmasının ve meydana gelen hataların önlenmesi amaçlanmıştır. 301

310 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 3.Estetik Amaç: Estetik açıdan daha çağdaş, aşınma ve yıpranmaya karşı daha dayanıklı bir paranın hazırlanması amaçlanmıştır. Enflasyon göstergelerinde parasal unsurların etkisinin yaklaşık %30 olduğundan hareketle, para değişiminin aşağı seviyede teknik enflasyona sebep olacağı beklenirken, fiyatı 5000 Manat tan aşağı olan mal ve hizmetlerin fiyatında artışın yüksek olacağı endişesi söz konusudur. Bu endişe de dikkate alınarak para değişiminin ülkede enflasyonist bir ortam oluşturmaması doğrultusunda bir para politikası uygulanması planlanmıştır. Para değişimi ile ülke para biriminin değerinin Euro ve Dolar a yaklaştırılması da hedeflenmektedir. Böylece hemen hemen Dolar ın alım gücüne eşit bir alım gücüne sahip milli para birimine sahip olunacaktır. Bu da dolarizasyona karşı mücadele hedefini taşımaktadır. Ancak böyle bir adımın ülke para biriminin dolara endekslenmesi gibi düşünülmesi doğru değildir. Para politikası kararlarının temel problemi, ne kadar garip gelse de, Manat ın gerektiğinden fazla güçlü bir konumda olmasıdır. Sonuçta yerli üretimin aleyhine olacak şekilde, ithalat ihracata göre cazip hale gelmektedir. Olması gereken ise, Manat ın değerini tedrici olarak düşürmektir Maliye Politikası Ülkede Aralık-1992 yılında kabul edilen Bütçe Sistemi hakkında Kanun çerçevesinde Bütçe sistemi Azerbaycan Cumhuriyeti bütçesi, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti bütçesi ve yerle bütçelerden oluşmaktadır. Bütçe gelirleri temelde gelir vergisi, KDV, gümrük vergileri, toprak vergisi ve aksizlerden (sigara, içki ve madenlerden alınan vergiler) oluşmaktadır. Bütçe giderleri 231 Nazim İmanov, s

311 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları içinde ise sosyal güvenlik harcamaları, savunma giderleri ve bütçeden fonlanan devlet kuruluşlarına yapılan harcamalar önemli yere sahiptir. Azerbaycan da Karabağ savaşı ile ilgili ateşkesin ilanı ve siyasal istikrarın sağlanması ile birlikte ekonomik istikrarı sağlamaya yönelik politikalar da uygulanmaya başlamıştır. Bu çerçevede bir vergi reformu uygulamaya konulmuştur. KDV uygulaması başlatılmış, ham petrol üretimine %25 oranında vergi getirilmiştir yılları arasında Ermenistan ile yaşanan savaşın kamu maliyesi üzerinde yarattığı olumsuzluk büyük olmuştur. Bu dönemde kamu harcamalarının GSMH ya oranı %55 e, kamu finansman açıklarının GSMH ya oranı %15 lere kadar yükselmiştir. Bir taraftan, petrol ve özelleştirme gelirleri kamu açıklarının finansmanında kullanılmaya devam ederken, diğer taraftan kamu gelirlerini artırıcı, giderleri azaltıcı tedbirler de uygulanmaya çalışılmıştır yılında kamu finansman açığının GSMH ya oranı %5.4 e yükselmesine karşın alınan tedbirlerle bu oranın daha düşük seviyede tutulması amaçlanmıştır. IMF destekli maliye politikaları çerçevesinde kamu harcamalarının azaltılması hedeflenmiş ve bu yolla bütçe açığının kontrol altına alınması amaçlanmıştır. Uygulamaya konan sıkı para politikasıyla temelde düşük enflasyon düzeyinin sürdürülmesi ve komşu ülkelerdeki krizlerden en az etkilenilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla sıkı bir likidite yönetimi uygulanarak, Manat a olan güvenin yeniden sağlanmasına çalışılmıştır. Böylelikle reel ve nominal faizlerin düşürülmesi amaçlanmıştır. IMF destekli sıkı maliye politikaları neticesinde kamu harcamalarında yaşanan azalmalara rağmen, kamu gelirlerinde de gerçekleşen düşüşler, kamu finansman açığının kapatılmasında dış kaynak kullanımının artmasına yol açmıştır. Bununla birlikte bütçe açığının finanse edilmesinde 303

312 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras özelleştirmeden 232 elde edilen gelir ve diğer benzeri iç kaynaklardan da yararlanılmıştır yılında devlet gelirleri içerisinde en önemi gelir kaynağını KDV gelirleri oluşturmuştur. Reform uygulamaları kapsamında vergi gelirlerini artırıcı, vergi otoritelerini güçlendirici tedbirler uygulamaya konulmuştur. Son yıllarda görülen kamu harcamalarındaki artışlar ücretler, sosyal transferler ile sermaye stokunu artıran yatırımlarda görülen artışlardan kaynaklanmaktadır. Kamu harcamaları içinde eğitime ayrılan pay değişmezken, sağlık hizmetlerine ayrılan pay döneminde %1 oranında azalmıştır. Hükümet bu yolla kamu finansman dengesinde iyileşme sağlamaya çalışmaktadır. 232 Azerbaycanda küçük ve orta ölçekli devlet kuruluş ve teşkilatlarının özelleştirilmesi tamamlanmış ermiş, büyük ölçekli devlet kuruluşlarının özelleştirme sürecine ise başlanmıştır. Aynı zamanda, halen devlet mülkiyetinde olan petrol-dışı sektörlere ait kuruluşlarda verimli yapısal değişiklikler yapılmamış, ülkede büyük potansiyele sahip fabrikalar olmasına rağmen Azerbaycan ın sanayi potansiyeli bir hayli zayıflamıştır. Ayrıntılı bilgi için bkz: Zenfira Nesirova, Sovyetler Birliği Dağıldıktan Sonra Azerbaycan da Ekonomik Gelişme, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, M.Ü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2002, ss

313 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo:41. Mali Göstergeler (GSMH'nın %'si) Kamu Harcamaları Kamu Gelirleri Kamu Dengesi Dış Borçler Kaynak: ARDSK Yayınları. Azerbaycan da vergi sistemi ülke Anayasası ve diğer kanuni düzenlemelerle belirlenmiştir. Söz konusu hukuki düzenlemelere göre de verginin belirlenmesi ve tahsil edilmesi uygulanmaktadır. Özellikle son yıllarda bütçe gelirlerinin büyük bir kısmının vergilerden oluşması bu konunun önemini artırmaktadır. Bu bakımdan da vergi ile ilgili kurumların önemi de her geçen gün artmaktadır. Bu kurumların en önemlisi olan Vergi Bakanlığı 1990 yılında Maliye Bakanlığı terkibinde kurulmuş, 1991 yılında bağımsız vergi müfettişliği, 2000 yılında da Cumhurbaşkanın kararı ile Bakanlık olmuştur. Bundan sonra da bu bakanlığın diğer bölümleri oluşturulmuştur. Ayrıca farklı bölgelerde de vergi şubeleri açılmıştır. Vergi politikası ve vergi toplanması Vergi Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Genel olarak ülkede üç tür vergi vardır. Bunlar devlet vergileri, özerk cumhuriyet vergisi ve yerel vergilerdir. Vergi alınması ise iki türlü hayata geçirilmektedir. Birincisi direk kaynaktan alınır, diğeri ise beyanname esasına göre 305

314 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras gerçekleştirilir. 9 çeşit devlet vergisi, 8 çeşit özerk cumhuriyet vergisi (Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ne aittir), 4 çeşit de yerel (belediye) vergisi vardır. Belirli insanların ise gelir vergisinden ya muafiyeti ya da bazı indirimleri vardır. Bütün bunlarla beraber vergi sisteminde de devamlı olarak gelişme ve değişim sürecine devam edilerek vergi sisteminin gelişmiş ülkelerin sistemine göre kurulması planlanmaktadır. Kamu sektöründe kurumsal yapıyı güçlendirmek amacıyla birçok yeni düzenlemeye gidilmesine karşın, kamu sektörünün halen etkin bir şekilde çalıştığını söylemek mümkün değildir. Vergi Kanunları yenilenirken, vergi otoriteleri güçlendirilmeye çalışılmıştır yılı içerisinde KDV de, Kurumlar Vergisi nde, Sosyal Güvenlik Fonuna işverenlerden kesilen primlerde indirimlere gidilerek kamu gelirleri artırılmaya çalışılmıştır. IMF ile yapılan anlaşma kapsamında kamu harcamaları disipline edilmeye çalışılmıştır. Kamu sektöründeki düşük ücret aşırı istihdam politikası terk edilerek, performans kriterine dayalı bir kamu personel yönetmeliği hazırlıkları Dünya Bankası nın desteğiyle devam etmektedir. Ayrıca Bakanlar Kurulu da dahil olmak üzere bir çok bakanlıkta, kamu sektörünü bütünüyle yeniden yapılandırmayı öngören bir yapısal reform çalışması ile yargı gücünü ve bağımsızlığını artıracak çalışmalara da devam edilmektedir. Bu çalışmaların tamamlanmasıyla alt yapı ve işletmelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin endekslerde yükselme beklenmelidir 233. Uygulanan politikanın en önemli amaçlarından biri ise piyasayı canlandırarak petrol sektörü dışındaki sahalarında gelişmesini sağlamaktır. Yoksulluğun azaltılması ve reel ekonominin canlandırılması da önemli hedeflerdendir. Mali 233 Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, ( ). 306

315 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları politikaların hızlandırılması küçük ve orta ölçekli işletmelerin mali durumlarına olumlu etki gösterecektir. Ülkede vergi sisteminin sadeleştirilmesi, KDV oranının düşürülmesi vergi yükünün azaltılması doğrultusunda adımların atılması gerekmektedir. Bu tür adımların atılması, petrol dışı sektörlerin gelişmesine imkan verecek ve fiyat istikrarına olumlu etkide bulunacaktır. Uluslararası tecrübe gösteriyor ki, KDV oranının %5-10 arasında olması durumunda ekonomide gelişme gözlenmektedir. Bundan oranda yüksek olması halinde, Güney Amerika ülkeleri örneğinde olduğu gibi, bazı ciddi problemler ortaya çıkmaktadır yıllarında ve 2005 yılı başlarında Vergi Mecellesinde 127 ilave ve değişiklik yapılmıştır 234. Yapılan değişiklikler vergi denetiminde verimliliğin arttırılması, vergi ödeyenlerin haklarının korunması, vergiden kaçışların önlenmesi amaçlarına yöneliktir. Yapılan değişikliklere göre bazı vergi prosedürlerinde söz konusu süre sınırlamalarında önemli oranda azaltmaya gidilmiştir. Emlakını kiralamak isteyenler için de Vergi Mecellesi nde bazı değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişikliklerle gümrük sisteminde sadeleştirmey gidilmiştir. Öte yandan işletme gelir vergisi ise %24 e indirilmiştir. Tarım ürünleri üretiminin de toprak vergisi istisna olmak üzere, vergi ödememelerine karar verilmiştir. Yeni düzenlemeler çerçevesinde sadeleştirilen vergi sisteminin uygulama alanı da genişlentilmiştir Döviz Kuru Politikası Azerbaycan da uygulanan döviz kuru politikası ile dış ticaret ve ödemler dengesi arasında yakın ilişki vardır. Yapılan araştırmalarda geçiş sürecinde olan ülkelerde döviz kurunun hem dış ticaret göstergesi, hem reel sektör imkanları, hem de enflasyona karşı düzenlemelerde rol oynadığı ci Qezet, No:70(1926), 15 Aprel

316 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras görülmektedir. IMF in istekleri doğrultusunda dış borçların değerini korumak için döviz kurlarının sabitlenmesi ülke içi üretimi ve ihracatı olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum ithalat ve ihracat arasında farkın ithalat lehine olmasında da etken olmuştur 235. Azerbaycan Manat ı, artan enflasyon hızının da etkisiyle, dolaşıma çıktığı 1992 den, tek para birimi olarak kabul edildiği 1994 yılına kadar keskin bir şekilde değer kaybetmiş ve özellikle de 1994 yılında aşırı dalgalanmalar söz konusu olmuştur yılından itibaren uygulamaya konan makroekonomik istikrar politikaları ve izlenen kontrollü dalgalanan kur politikası neticesinde gerçekleşen sermaye girişleriyle, para arzı kontrol altında tutularak, fiyatların daha da yükselmesi önlenmeye çalışılmış, ancak Manat ın dolar karşısında nominal değeri de yükselmeye başlamıştır. Bu yıldan itibaren Milli Bank döviz kuru politikasını değiştirmemiş ve 1998 yılına kadar Manat nominal ve reel olarak değerlenmiştir. Bu değer kazanmanın altında fiyat istikrarının sağlanmasının yanı sıra petrol sektörüne gelen yabancı sermayenin önemli etkisi vardır krizinin de etkisiyle ve ihracatta ortaya çıkan gerilmelerin zorlamasıyla, 1999 yılının ortalarından itibaren dalgalı kur rejimine geçilmiş, ulusal para biriminin dolar karşısında değeri düşürülerek ihraç ürünlerinde rekabet üstünlüğü kazanılmaya çalışılmıştır yılında dalgalı kur rejimine geçişle beraber Manat dolar karşısında değer kaybetmeye başlamış ve bu durum ihracata yansımıştır. Manat ın dolar karşısındaki değer kaybı 1999 ve 2000 yıllarında da sürmüştür. Geleneksel olarak Azerbaycan önemli ölçüde dış ticarete bağımlı bir ülke konumundadır. Dış ticaretteki rekabet gücü ise fiyat avantajlarına dayanmaktadır Özellikle uygulanan kur politikaları bu noktada önemli hale 235 Sancak, ss

317 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları gelmektedir. Diğer taraftan en önemli ihracat kalemi olan petrol ve petrol ürünleri, özellikle petrol konsorsiyumlarının yeni petrol yataklarını kullanmaya başlamasıyla birlikte önemli artışlar göstermiştir 236. Bakü-Tiflis-Ceyhan projesinin hayata geçirilmesi ile ilgili döviz rezervlerinin harcanacak olmasına ve önemli dış borç ödemelerinin olmasına bakmayarak 2003 yılı için Milli Bank döviz rezervlerini aynı seviyede korumayı hedeflemiştir. Kur politikası çerçevesinde yıllarında Manat ın değerinde fazla bir değişme olmamıştır yılında dünya piyasalarında petrolün fiyatının ve döviz girdilerinin hızla artması, ülkenin döviz piyasasında döviz arzı, döviz talebinden yüksek olmuştur. Merkez bankası uyguladığı döviz politikası ile, döviz kurlarındaki dalgalanmaya engel olmuştur. Uygulanan politika ile güçlenen Manat, tüketim piyasasında daha fonksiyonel olması ile ithal mallarının fiyatlarındaki artışın etkisini bir miktar azaltmıştır. Azerbaycan ın ülkeler arası ticarette ilişki içinde olduğu ülkelerin başında gelen Türkiye, Rusya, Ukrayna ve İran da enflasyon %8-14 arasında gerçekleşmiştir. Manat ın bu ülkelerin para birimine karşı ortalama kuru %2.8 ucuzlaşmıştır. Dolayısıyla Manat ın reel efektif kuru %1.6 artmış ve ülke ürünlerinin uluslararası rekabeti gücü daha da artmıştır. 236 Nesirova, ss

318 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 310

319 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları SEKİZİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN IN DÜNYA EKONOMİSİNE ENTEGRASYON SÜRECİ 20. yüzyılın sonlarında siyasi bağımsızlığını yeniden elde eden Azerbaycan yöneticilerinin ekonomik alandaki önemli görevlerinden biri de ülke ekonomisinin dünya ekonomisine entegresini temin etmek olmuştur. Uluslararası ekonomik entegrasyon dış ticaret, sermayenin uluslararası dolaşımı, işgücünün uluslararası dolaşımı, uluslararası ekonomik kuruluşlara üyelik, bölgesel ekonomik birliklere katılım şeklinde gerçekleşmektedir. Dış ekonomik ilişkiler, her devletin dünya ülkeleri arasında yerini ve nüfuzunu belirleyen faktörlerdendir. Bu ilişkilerin sağlam temeller üzerine kurulması ve genişlemesi bağımsızlığını yeni kazanan ülkeler açısından özellikle büyük önem arz etmektedir. Azerbaycan'da dış ekonomik ilişkiler, uzun süre "demir perdelerle" çevrilmiş Sovyetler Birliği döneminde ekonominin bağımsız bir alanı gibi mevcut olmamıştır. Merkezin izni olmadan dış dünyayla bağlantı kuramayan ülke, bağımsızlık sonrası yeni bir sistem oluşturma sürecine girmiştir. Azerbaycan ekonomisinin geçmiş birlikten miras kalan yapısı, bağımsız bir ülkenin milli ekonomisinin taleplerine cevap vermemesinin yanı sıra, dünya ekonomisine uygun bir şekilde entegre olunmasına, ülkenin ekonomik bağımsızlığının temin olunmasına da imkan vermemekteydi. Özellikle Haydar Aliyev in Cumhurbaşkanı olmasından sonra hassas denge politikaları çerçevesinde Azerbaycan ın uluslararası ilişkilerini şekillendirdiği ve ekonomisinin dünya ekonomisine entegrasyonunun başladığı görülmektedir. 311

320 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Coğrafi bakımdan Azerbaycan'ın elverişli olması, büyük enerji tesisleri, petrol ve petrol ekipmanları sanayii, kimya, elektronik ve şarapçılık sanayii, ulaştırma altyapısı ve hammadde kaynaklarının zenginliğine rağmen teknoloji potansiyelinin zayıflığı, üretimin yeterli düzeyde olmaması, ucuz işgücü gibi faktörler dış ekonomik ilişkiler sistemini yönlendiren esas etkenler olmuştur Entegrasyon Düzeyi Bağımsızlığının ilk yıllarında sadece BDT ülkeleri ile yoğun olan ilişkiler, zamanla diğer yabancı ülkeleri de kapsamış ve günümüzde ticari anlaşmalar, yabancı yatırımlar ve uluslararası finans kuruluşlarından alınan kredilerle birlikte gelişmekte olan bir sistem haline dönüşmüştür. Bu sistemin yönetimi, ilgili devlet kurumları olarak Ticaret Bakanlığı'na dönüştürülen Dış Ekonomik İlişkiler Bakanlığı, Devlet Gümrük Komitesi, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı'na bağlı Yabancı Yatırımlar Müdürlüğü ile Bakanlar Kurulu bünyesindeki Dış Kredi ve Yardımlar Ajansı tarafından gerçekleştirilmektedir. Azerbaycan ın liberal ekonomi modeline geçmesi ile ülkenin iç piyasasının dünya piyasalarının bir parçası durumuna çevrilme süreci, dış ticaretini liberalleştirme yolunda ciddi mevzuat değişiklikleri ile hızla devam etmektedir. Dünya ekonomisine entegrasyon sürecinde önemli bir mesafe aldığına gösterge olacak şekilde 2004 yılında Azerbaycan, 123 ülke ile ticari ilişki kurmuştur. Ancak işletmelerin dünya piyasalarında rekabet edebilecek durumda üretim yapamamaları Azerbaycan ın hazır ürün ihraç etmekle entegre imkanlarını kısıtlamaktadır. 312

321 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 8.2. Uluslararası Ekonomik Kurumlarla İlişkiler Azerbaycan'ın dış ekonomik ilişkiler sisteminde yeni olan hususlardan biri de bazı uluslararası ekonomik örgütlere üyelik ve bunlardan alınan kredilerdir. Dış ekonomik ilişkiler sisteminin esasını ise, Azerbaycan'ın dış ticaret rejimi oluşturmaktadır. Azerbaycan ın üyesi olduğu ekonomik kuruluşlar şunlardır: Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (IBRD), Uluslararası Para Fonu (IMF), Karadeniz Ekonomik İşbirliği (BSEC), CCC (Commodity Credit Corporation), Avrupa Konseyi (CE) (gözlemci), Göçmen Çalışmaları Merkezi (CIS), Avrupa Atlantik Ortaklık Konseyi (EAPC), Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (EBRD), Avrupa İktisat Komisyonu (ECE), Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO), Asya ve Pasifik Ekonomi ve Sosyal Komisyonu (ESCAP), Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO), Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO), ICRM, IDA (International Development Association), İslam Kalkınma Bankası (IDB), Uluslararası Tarım Kalkınma Fonu (IFAD), Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Intelsat, Interpol, NAM (Non-Aligned Movement) (gözlemci), Birleşmiş Milletler (BM), BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı UNCTAD, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO), Endüstriyel Kalkınma Örgütü (UNIDO), Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), Dünya Ticaret Örgütü (WTO-gözlemci). Azerbaycan, ülke içi finansman kaynaklarının sınırlılığından, ülkenin üretim ve sosyal yapısının yeniden yapılanmasında uluslararası finansal kuruluşların geniş finansal imkanlarından maksimum düzeyde faydalanmayı dikkate alarak, bu kuruluşlarla işbirliğine gitmiştir. Azerbaycan'a kredi veren kuruluşların başında Avrupa Birliği (TACIS, TRACECA, INOGATE), IMF, Dünya Bankası (IBRD), ABD İhracat ve İthalat Bankası, Uluslararası Kalkınma 313

322 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Örgütü, Avrupa Yeniden Yapılanma Kalkınma Bankası (EBRD), Türk Eximbank, İslam Kalkınma Bankası (IsDB), Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası, Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası (BSTDB), IFC, Kreditanstalt fur Wiesderaufbau (KfW, Almanya) gelmektedir. Garanti bakımından sermaye riskinin azaltılması yolunda çalışan Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) da Azerbaycan da faaliyette bulunmaktadır. Bu kuruluşlar tarafından açılan krediler, pazar ekonomisine geçişi kolaylaştırmak amacıyla açılan proje kredileridir. Dış kredi almasının yanı sıra Azerbaycan a uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan yardımlar da önemli boyutlara ulaşmıştır. Bunların içinde, Avrupa Birliği tarafından yapılan yardımların özel bir yeri bulunmaktadır 237. Bir çok uluslararası ekonomik kuruluşla ilişki içerisinde olan Azerbaycan bölgesel ekonomik ve ticari ilişkiler bakımından önem arz eden birliklerinde üyesidir. Öte yandan Avrupa Birliği ile de sıkı bir ilişki içerisindedir. Uluslararası Kalkınma Teşkilatı, Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası 238, Japonya Uluslararası Ekonomik İşbirliği Fonu gibi diğer uluslararası finansal kurumlardan da kredi alınmış olmasına karşın, alınan dış kredilerde üstünlüğün IMF ve Dünya Bankası nda olduğunu belirtmek gerekir. H. Aliyev in iktidara gelmesi ile alınan ilk önemli karar milli para birimi olarak Manat ın tek ödeme aracı olarak kabul edilmesi olmuştur. İkinci önemli adım ise enerji kaynaklarından yararlanma stratejisinin seçilmesidir. Bundan 237 Nail Feteliyev-Rafiq Ehmedov, Beynelxalq Maliyye-Kredit Qurumları ve Onların Azerbaycan Respublikası İle Elaqeleri Haqqında, Meşveret Bülleteni, No:10(46), Yanvar- 2002, s.26; Fuad Hüseynov, Azerbaycan ın Jeopolitik Konumu, Enerji Kaynakları ve Dış Ekonomik İlişkiler Sistemi, ( ). 238 Bkz: Elçin Süleymanov, Azerbaycan ve Avropa Yenidenqurma ve İnkişaf Bankı Münasibetleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

323 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sonra dünya ekonomisine entegrasyon yolunda gelen adım olarak IMF ve Dünya Bankası ile ilişkiler kurulmaya başlandı. Azerbaycan Eylül-1992 de IMF, Dünya Bankası ve Uluslararası Kalkınma Birliği'ne üye olmuştur. Her ne kadar Dünya Bankası ve IMF ye üyelik 1992 yılında kabul edilse de, bu teşkilatlarla kredi anlaşmaları 1995 yılında yapılmaya başlanmıştır. IMF ve Dünya Bankası, gelişmekte olan ülkelerin küreselleşen dünya pazarına yapısal uyum sağlaması ve onun bir parçası haline gelmesi için dış kredi ve borçlandırma mekanizmalarını kullanmakta, bu süreci garanti altına almak için de söz konusu ülkelere, istikrar ve yapısal uyum programları tavsiye etmektedir. Aşağıda Azerbaycan ın önde gelen uluslararası ekonomik kuruluşlarla ilişkileri ayrı ayrı incelenecektir IMF ile İlişkiler Doğu Bloku nun yıkılmasıyla birlikte buradaki ülkelerin piyasa ekonomisine geçişini yönetme rolünü de üstlenen IMF, bu ülkelerin çoğunda kendi politikalarını uygulama şansı bulmuştur. Azerbaycan ın piyasa mekanizmasına geçişini ve ekonomik istikrarı sağlamaya yönelik çalışmalarını uluslararası kuruluşlar da desteklemektedir. Bu çerçevede, Azerbaycan ve IMF arasında makroekonomik gelişmeyi desteklemek ve ülkeyi petrol gelirlerine hazırlamak amacıyla yardım anlaşmaları imzalanmıştır. Ekonomik krizden çıkma arayışlarında dış yardıma sıcak bakan ve 117 Milyon SDR ile 18 Eylül 1992 tarihinde IMF ye üye olan Azerbaycan, IMF den ilk krediyi 19 Nisan 1995 tarihinde kullanabilmiştir 239. Bu kredinin tutarı 46 milyon dolardır. 239 Azerbaijan,: Financial Position in the Fund (IMF), ( ). 315

324 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras IMF, Azerbaycan da uygulanan ekonomik reform programını Kasım-1995 de 132 milyon dolarlık krediyle desteklemiştir. Söz konusu ekonomik reform programı sıkı para ve maliye politikalarıyla enflasyonun azaltılmasının yanı sıra finans sektörünün yeniden yapılanması, fiyat yapısının rasyonelize edilmesi ve özelleştirmede hızlı bir gelişme sağlamak gibi yapısal reformları da içermekteydi programını desteklemek için ise IMF, Aralık de toplam 64 milyon dolarlık yeni iki kredi daha onayladı. Bu kredilerle enflasyonun düşürülmesi ve büyümenin yeniden başlatılması gibi makroekonomik istikrar amaçlanıyordu. Ocak-1999 da tasdik edilen ve 112 milyon dolar olan kredi ise 1999 ekonomik ve finansal programını desteklemek ve 1998 de dünya petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün ihracata yönelik olumsuz etkilerini gidermek amacına yönelikti. IMF verdiği bu krediyle kamu kesiminin yeniden yapılandırılmasına yönelik yapısal reformlara da destek vermeye devam etmiş oluyordu. Azerbaycan hükümetinin ekonomik reformlarını desteklemeyi sürdürmek için Temmuz-2001 de Fakirliği Azaltma ve Büyüme Kolaylığı adı altında 100 milyon dolarlık kredi verildi. Bu kredinin ana amacı, makroekonomik istikrarı yeniden sağlamak, ekonominin petrol-dışı sektörlerinin büyümesini teşvik etmektir yılının ortalarında Azerbaycan iki dilim olarak 16.1 milyon SDR aldı. Ancak bundan sonra taraflar arasındaki anlaşmazlık yüzünden program bir yıl donduruldu. Mayıs de IMF milyon SDR lik üçüncü dilimin ayrılmasına karar verdi. Azerbaycan IMF den Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı çerçevesinde de 240 Fuad Aliyev, The International Monetary Fund and Reforms in Azerbaijan, Budapest, 316 Hungary, February 2002.

325 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları kredi almaktadır. Uluslararası Para Fonu (IMF), Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Programı (PRGF) çerçevesinde Azerbaycan a milyon SDR (119 milyon dolar) ayırmıştır. Gerçekleşmesine 6 Temmuz 2001 de başlanan program çerçevesinde kredi 10 yıllığına, yıllık %0.5 faiz oranı ile 5.5 yıl sonra geri ödemek üzere verilmektedir. Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınmanın Temin Olunmasına Yöneltilmiş Kredi Mekanizması, IMF in gelir seviyesi aşağı olan ülkeler için göz önünde bulundurduğu düşük faizli kredi mekanizmasıdır. PRGF vasıtasıyla hayata geçirilen programlar, uygulandığı ülkeye mensup olan, vatandaşların geniş katılımı ile hazırlanarak tasdik edilen ve Yoksulluğun Azaltılması hakkında hazırlanan strateji belgesinde etkisini gösteren yoksulluğun azaltılması stratejilerine dayanmaktadır. Amaç, PRGF yardımıyla hayata geçirilen her bir programın, ülkenin makroekonomik yapı ve sosyal politikaları ile uyumlu olmasını, bu mekanizmasın kalkınma ve yoksulluğun azaltılmasına hizmet etmesini temin etmektir yılı başı itibariyle Azerbaycan ın IMF ye ödemesi gereken kredi miktarı 222 milyon Dolar dır Dünya Bankası ile İlişkiler Azerbaycan'ın yeni ekonomik sisteme geçişi sırasında karşılaştığı problemleri çözme ve ekonomik bunalımdan kurtulma çabalarına Dünya Bankası çeşitli program ve projelerle destek sağlamaktadır. Bunlar direkt ekonomik ıslahatlarla ilgili olanlar ve ekonomik kalkınmaya dolaylı destek sağlayanlar olarak ikiye ayrılabilir. Dünya Bankası Azerbaycan a kalkınma politikası konusunda tavsiyelerde bulunmasının yanı sıra, yatırımlar ve hükümet bütçesinin finansmanı ile dış yardımların koordinasyonu konusunda yardımcı olmaktadır World Bank Activities in Azerbaijan, 1998, s.1. ( ). 317

326 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Stratejik görüşlerin ve yatırımların temin edilmesi yolu ile, hükümet bütçesinin finanse edilmesi ve yardımın düzenlenmesi ile geçiş sürecinde ülkeye gerekli yardımın sağlanması Dünya Bankası nın Azerbaycan a dönük faaliyetlerinin temelini oluşturmaktadır. Dünya Bankası nın Azerbaycan'a yardım programının temel amacı, petrol kaynaklarını idare etmek için Hükümetin yapısal kapasitesini güçlendirmek yönünde teknik yardım sağlamak ve reformları hızlandırmak için temel ilkeleri belirlemektir 242. Dünya Bankası özellikle hükümetin petrol rezervlerini yönetiminde kurumsal imkanların güçlendirilmesi ve değişikliklerin temel politikasının yapılandırılması, reformların hızlandırılması amacıyla Azerbaycan yönetimi ile birlikte faaliyette bulunmaktadır 243. Dünya Bankası, özelleştirmeye ve yatırım ikliminin elverişli hale gelmesine, su, doğal gaz ve elektrik sisteminin iyileştirilmesine, sağlık ve eğitim sektörlerinin kalkınmasına, fakirliğin azaltılması stratejisinin hazırlanmasına dikkatini vermiştir. Azerbaycan a ilk aşamada yeniden inşa, kaçkın ve göçmenlere yardım işlerine kaynak ayıran Dünya Bankası, artık büyük projeler hayata geçirmektedir. Örneğin, ayrılan krediler hesabına bütçe faaliyetlerinde, sosyal alanda reformlar yapılmakta, ülkede eğitim, sağlık ve su teçhizatı ile bağlı alanlarda belirli adımlar atılmaktadır. Dünya Bankası bundan sonra da dikkatini esas üç istikamete verecektir: petrol dışı sektörlerin kalkınması ve bu sektörlerde yeni iş yerlerinin yaratılmasına, yönetimin şeffaflaşmasına ve daha fazla sorumluluk duygusuyla işlemesine, sosyal hizmetlerin, 242 Elçin Süleymanov, Müsteqillik Sonrası Azerbaycan ve Dünya Bankı Münasibetleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss ; Tarık Aydın, Azerbaycan ve Dünya Bankası, Mutasyon.Net, ( ). 243 Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva-Ruqiyyet Memmedova, Dünya Bankı ve Onun Azerbaycandaki Fealiyyeti, Meşveret Bülleteni, No:3(39), s

327 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları eğitimin ve sağlığın kalitesinin iyileştirilmesine hizmet etmek. Yolsuzluk ve muhasebe sistemi ile ilgili kanuni düzenlemeler de Banka'nın dikkat ettiği alanlardır. DB nın indirimli ve karşılıksız kredileri, ülkede GSMH nın kişi başına düşen hacmi arzu edilen seviyeye varana kadar verilecektir. Dünya Bankası'nın Azerbaycan'a sağladığı ilk kredi petrol sektörüne yöneliktir. Petrolün Azerbaycan ekonomisindeki konumu ve önemi dikkate alındığında söz konusu kredinin ekonomiye ne kadar yararlı olduğu belli olmaktadır. Dünya Bankası tarafından sağlanan krediler de yabancı yatırım niteliğindedir ve ekonomi için aynı olumlu sonuçları doğurmaktadır. Banka kredilerinin ayrı bir özelliği ise söz konusu kredilerin uzun dönemli ve çok düşük faizli olmasıdır. Dünya Bankası Azerbaycan a kredileri 35 yıl vadeli ve faizsiz vermekte, hükümet Banka'ya yılda %0.75 hizmet hakkı ödemektedir. Fakat, kredilerden beklenen yararların elde edilmesi için onların amacına uygun kullanılması, gerekli olmayan harcamalardan kaçınılması gerekmektedir. Böyle yapılmazsa, yani kredi üzere hesaplanan faizler kredi kullanımı sonucu kazanılan ekonomik değerler, artımlar vasıtasıyla karşılanamazsa, bu dönemde alınan krediler gelecek nesiller için taşınması zor bir yük oluşturacaktır. Dünya Bankası (DB) ile 2000 yılı Mayıs ayında "Tarımın Kalkınması ve Kredilendirilmesi" adı altında bir proje imzalanmıştır. Sözkonusu projenin değeri 33,7 milyon dolardır. Proje çerçevesinde, "G&G Consulting" (Türkiye- Avustralya) konsorsiyumunun yarattığı İKA tarafından 6 binden çok üyeyi birleştiren 329 ortak borçlular grubuna toplam değeri 9.4 milyar Manat olan kredi verildi. Bu bağlamda Beylegan bölgesine 1.6 milyar Manat, Gence bölgesine 1.8 milyar Manat, Masallı bölgesine 1.4 milyar Manat, Nahçıvan bölgesine 2.4 milyar Manat ve Şeki bölgesine 2.1 milyar Manat kredi verildi. 319

328 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Ayrıca, proje çerçevesinde 566 kişi tarafından 20 kredi birliği (Beylegan ve Nahçıvan bölgelerinin her birinde 6, Şeki bölgesinde 5 ve Masallı bölgesinde 3 kredi birliği) kuruldu. Proje çerçevesinde bölgelerde taşınmaz emlakin kayıt sistemi geliştirildi ve 2010 yılına kadar tarımın kalkınma stratejisi hazırlandı. Dünya Bankası yılları arasında Azerbaycan da 9 proje gerçekleştirmeyi planlamıştır. Projeler için dikkate alınan finansal yardımının hacmi ise milyon dolar arasındadır. Sözkonusu projeler ve projelerin finansman tutarları şöyledir: -Su teçhizat sisteminin yeniden inşası üzere ek projenin gerçekleştirilmesi amacıyla 12 milyon dolar, -Eğitim sistemi ile ilgili proje için 18 milyon dolar, -Sulama sistemi ile ilgili proje için 30 milyon dolar, - Yoksulluğun Azaltılması ve Ekonomik Kalkınma Üzere Devlet Programı çerçevesinde ise 2003 yılında 17 milyon dolar, -Köylerin kalkındırılması amacıyla 22 milyon dolar, -Emeklilik maaşı sisteminin yeniden yapılanması amacıyla 10 milyon dolar, -Elektrik dağıtım sistemi için 40 milyon dolar, -"Şahdağ" milli parkının inşasına 8 milyon dolar, - PRSC-2 nin gerçekleştirilmesi amacıyla 20 milyon dolar. Dünya Bankası ayrıca ticari kanadı "Bakü-Tiflis-Ceyhan" petrol boru hattının inşası projesine 300 milyon dolar ayırmayı planlamıştır 244. Bu çerçevede; Dünya Bankası ülkenin batı bölgelerinde özel teşebbüsü desteklemek amacıyla kurduğu kredi birlikleri ile yıllarında Gence-Kazak bölgesinde yaklaşık 3000 civarında çiftçiye düşük faiz oranı ile 1.2 milyar dolar 244 Dünya Bankı ci İllerde Azerbaycanda 9 Layihe, 525-ci Qezet,

329 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları kredi vermiştir. DB Büyük Bakü nün su teçhizatı projesi-ii için 10.3 milyon dolar, gaz sisteminin Rehabilitasyonu Projesi için 13.9 milyon dolar, tarımın özelleştirilmesi projesi için 10.2 milyon dolar kaynak ayırdı. Yukarıda ifade edildiği gibi Dünya Bankası'nın (DB) emeklilik ve sosyal güvenlik ile ilgili olarak kabul ettiği projenin toplam değeri 10 milyon dolardır. Bu kaynak ülkede emeklilik sisteminin yeniden kurulmasını, emeklilik sisteminde şeffaflığın temin edilmesini ve sosyal yardımın doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşması için gereken şartların oluşturulmasını hedeflemiştir. Bu proje, DB'nın Azerbaycan için finanse ettiği 16.ncı projedir. Dünya Bankası'nın köylerin kalkınması ile ilgili olan ve değeri 22 milyon olan proje 4 yıllık bir sürede uygulanacaktır. DB ve Azerbaycan hükümeti arasında çeşitli projeler üzere 625 milyon dolar hacminde 21 kredi anlaşması imzalanmıştır 245. Projelerin 16 sı henüz realize aşamasındadır, 5 i ise sonuçlandırılmıştır milyon dolar hacminde olan en büyük kredi yapısal değişiklikler projesine ayrılmıştır yılında Azerbaycan Dünya Bankası ndan (DB) çeşitli projeler için aldığı kredilerin ödenmesine başlayacaktır. Azerbaycan la DB arasında ilk kredi anlaşması 1995 de imzalandı ve bu kredinin imtiyaz süresi 2005 de dolmaktadır. Azerbaycan ın DB den aldığı bütün kredilerin geri ödenmesine, genel prensip olarak, ilk 10 yıl geçtikten sonra başlanmaktadır. Son zamanlar DB ülkenin tarım sektörünün gelişmesine özel önem vermektedir. 245 World Bank Lending to Azerbaijan, 5C4256C3A001980A7?Opendocument, ( ); Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva- Ruqiyyet Memmedova, Dünya Bankı ve Onun Azerbaycandaki Fealiyyeti, Meşveret Bülleteni, No:3(39), s

330 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası ile İlişkiler Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (EBRD), sosyalist sistemin yıkılışının ardından merkezi ve doğu Avrupa nın yanısıra eski Sovyet mekanında kurulan ülkelere, serbest piyasa ekonomisi ve demokrasiye geçişte finansal destek sağlamak amacıyla 1991 yılında kurulmuştur. EBRD, aktif olarak Azerbaycan daki petrol, taşımacılık, banka sektörü gibi alanların gelişmesine destek vermektedir. Bu ise Azerbaycan da petrol dışı sektörlerin gelişmesini sağlamaktadır. Ülkede sermaye yatırımı ortamını oluşturabilmek için, EBRD, özellikle küçük ve orta çaplı işletmelere, özel sektöre yardım etmektedir. Banka ayrıca Azerbaycan da petrol ve doğal gaz sektörüne yaptığı yardımları da devam ettirmektedir. Banka, Azerbaycan a yılları arasında 19 farklı proje için Euro su doğrudan yatırım, Euro su bölgesel yatırım olmak üzere, toplam Euro kredi vermiştir 246. EBRD 2004 te ise Azerbaycan la 14 proje ile ilgili çeşitli anlaşmalar imzaladı. Bu çerçevede EBRD 2004 de Azerbaycan a 300 milyon dolara yakın kredi verdi. Bu kredi esasen petrol sektörüne plase edilmiştir. Kredilerin 200 milyon doları, petrol ve gaz sektörünün gelişmesine harcanmıştır. EBRD 2005 de ise öncelikle elektrik enerjisi, maden sanayisi ve bölgelerde petrol dışı sektörlere özellikle küçük ölçekli işletmeciliğin geliştirilmesi amacıyla kredi verilmesi planlanmmıştır. Ayrıca Banka inşaat sektörüne de ilgi göstermektedir. İnşaat sektöründe inşaat malzemelerine talebin artması nedeniyle inşaat malzemeleri üreten şirketlere yardım etmek ve onların toplam sermayesini artırmak istemektedir. 246 EBRD and Azerbaijan, ( ). 322

331 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası aynı zamanda Azerbaycan da alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesine de büyük ilgi göstermektedir Japonya Uluslararası İşbirliği Bankası ile İlişkiler Japonya nın Uluslararası İşbirliği Bankası (Japanese International Coorperation Bank) ile işbirliğinin enerji sektöründe yoğunlaştığı görülmektedir. Japon Uluslararası İşbirliği Bankası Azerbaycan için enerji sektöründeki yeniden yapılanmayı gerçekleştirmede en önemli finans kaynaklarından biri olmuştur. Banka, sektörün gelişimi amacıyla 339 milyon dolar değerinde kredi ve Sumgayıt ta petro-kimya merkezi için blokların inşasına 100 milyon dolar değerinde kredi vermiştir. Kurum aynı zamanda Karadağ dan (Bakü nün güneyinde) bölgedeki elektrik istasyonuna gaz kemerinin gelmesini de sağlamıştır Asya Kalkınma Bankası ile İlişkiler 2001 yılından Azerbaycan da faaliyete başlayan Asya Kalkınma Bankası (ADB), çalışmalarını özellikle halkın mal ve hizmet ihtiyacının sağlanması ve özel sektörün gelişmesi için çevrenin ve iş yerlerinin oluşturulması yönünde yoğunlaştırmıştır. 2004'de Asya Kalkınma Bankası, Mingeçevir de yaşayan mecburi göçmenlerin hayat şartlarının iyileştirilmesi için 2.5 milyon dolar hacminde yardım projesi hazırladı. Sağlık Bakanlığı ile birlikte hayata geçirilen küçük çocukların beslenmesi ve iyot yetersizliği ile ilgili projeye ise 850 bin dolar kaynak ayrıldı. Asya Kalkınma Bankası yoksulluğun giderilmesi ile bağlı devlet programına da yardım etti. Bankanın projelerinden biri de sel ve taşkından zarar görenlere yardımlarla ilgilidir. ADB nın Bakü de daimi temsilciliğinin açılması ise onun Azerbaycan a ilgisinin artacağı şeklinde değerlendirilmektedir. 323

332 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yıllarında Banka nın ayırdığı ve esasen yoksulluğun azaltılmasına, özel sektörün geliştirilmesine yöneltilen kredilerin toplam hacmi 90 milyon dolar oldu yılı başına kadar Banka ülkeye 18 teknik yardım projesi çerçevesinde 10.5 milyon dolar grant ayırmıştır yılları arasında Asya Kalkınma Bankası (ADB) Azerbaycan a 7 kredi vermeyi planlaştırmıştır. Asya Kalkınma Bankası (ADB) 2005 de Azerbaycan'a yaklaşık 100 milyon dolar kredi ayıracaktır. ADB tarafından ayrılacak kaynaklar ülkede küçük hacimli kredi olarak verilecektir İslam Kalkınma Bankası ile İlişkiler Öte yandan Azerbaycan, 1992 den beri İslam Kalkınma Bankası (IsDB) sının üyesidir de IsDB ile Ucar-Yevlak otomobil yolunun inşası ile bağlı 22 milyon dolar hacminde kredi ayrılması için anlaşma imzalandı. Krediler ile uzunluğu 55 kilometre olan yolun yeniden inşası göz önünde tutulmuştur. Ayrıca İslam Kalkınma Bankası ile Haçmaz elektrik üretim merkezinin inşası, onun Yaşma-Derbent elektrik verici hattına birleştirilmesi, Samur-Abşeron kanalının Velvelçay- Tahtaköprü bölümünün inşaat projelerinin fiyatlandırılması konusunda memorandum imzalandı. İslam Kalkınma Bankası nın toplam değeri 42.5 milyon dolar olan Samur- Abşeron kanalının Velveleçay-Tahtaköprü bölümünün inşasına yaklaşık 10 milyon dolar ayıracaktır. Ayrıca İslam Kalkınma Bankası Haçmaz elektrik üretim merkezi inşasına ve onun Yaşma-Derbent elektrik verici hattına birleştirilmesine 13.5 milyon dolar ayıracaktır sonu itibariyle IsDB tarafından Azerbaycan a 152 milyon dolar kredi vermiştir. Verilen krediler enerji sektörü ile ilgili projelerinin gerçekleştirilmesine, yolların yeniden inşasına, su ve kanalizasyon sisteminin iyileştirilmesine yöneltilmiştir. Ayrıca IsDB Azerbaycan ın işletme müesseseleri 324

333 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ile, bu çerçevede küçük ve orta ölçekli işletmecilik ile ithalihraç faaliyetlerinin kredilendirilmesi ile ilgili işbirliğine ilgi göstermektedir. Toplamda ise İslam Kalkınma Bankası haberleşme ve enerji projelerinin gerçekleştirilmesi, özel teşebbüsün yaygınlaşması amacıyla Azerbaycan a 2005 de 58 milyon dolar kredi ayırmıştır. Ayrıca mecburi göçmenlerin yaşam şartlarının iyileştirilmesi amacıyla banka tarafından 1,5 milyon doları hacminde grant ayrılması dikkate alınmıştır Almanya Kalkınma Bankası ile İlişkiler Almanya Kalkınma Bankası KfW ile Azerbaycan Maliye Bakanlığı tarafından 1999 da Almanya-Azerbaycan Fonu (AAF) kurulmuştur. Bu fonun faaliyetleri küçük ve orta ölçekli işletmeciliğe kredi imkanı sağlanması konusunda yoğunlaşmıştır de Almanya-Azerbaycan Fonu nun (AAF) işbirliği içinde olduğu bankalar toplam miktarı 5.96 milyon Euro olan 751 kredi verdi yılı sonunda Almanya ve Azerbaycan hükümetleri arasında AAF kaynaklarının 3.6 milyon Euro dan 8.7 milyon Euro ya arttırılması hakkında anlaşma imzalanmıştır. AAF nın 2004 yılı bütçesi 666 kredi üzere 3.3 milyon Euro dur. AAF, faaliyete başladığı Mayıs-2001 den itibaren, küçük ve orta ölçekli işletmeler için toplam miktarı 9 milyon Euro olan 927 kredi vermiştir. AAF nın 2004 de temel amacı bölgesel kredilendirmenin güçlenmesi ve işbirliği içinde olduğu bankaların faaliyetlerinin arttırılması olmuştur. Almanya Kalkınma Bankası nın (KfW) finans sektörü üzere ayırdığı krediler esasen, özel sektörün desteklenmesinde ve "mevduatların sigortalanması fonu" projesinde kullanılmaktadır. 325

334 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Almanya'nın KfW bankasının kredi hesabına Gence ve Şeki nin su teçhizatı ve kanalizasyon sistemi de yeniden inşa olunacaktır Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası ile İlişkiler Azerbaycan, 1997 yılında Karadeniz Ticaret ve Kalkınma bankası (BSTDB) nin üyesi olmuştur. Örgüt Azerbaycan da çalışmalarını genel olarak; petrol-dışı sektörlerde uygulanan projelere, özel müesseselerin yeniden yapılanması ve gelişmesine yardım etmek amacıyla finansal yardımda bulunmak üzere yoğunlaştırmıştır. BSTDB, telekomünikasyon, taşımacılık, üretim, tarım ile bağlı projelerin finanse edilmesini öngörmektedir Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı ile İlişkiler Dünya Bankası Grubunun üyesi olarak Çok Taraflı Yatırım Garanti Ajansı (MIGA), gelişmekte olan ülkelerde siyasi risk faktörünün azaltılması amacıyla yabancı sermayedarlara yardım yapmaktadır. MIGA, Azerbaycan da çalışan yabancı şirketlere yardım olarak altı kez değeri 77.1 milyon dolar olan garanti sağlamıştır. İlk garanti Bakü deki Coca-Cola fabrikasına 18.3 milyon dolar sermaye yatıran Türkiye nin Efes şirketine verilmiştir. İkinci garanti Türkiye den Koçbank a 2.7 milyon dolar sermayesine verilmiştir. Ayrıca Almanya nın Bank Kreiss AG, Türkiye nin Pamukbank ve Azertel şirketlerine, onların Azercell şirketine ve Azerbaycan ın dijital bağlantı sektörlerine sermayeleri için garanti verilmiştir. MIGA Şubat-2003 tarihinde ise un değirmenin genişletilmesi ve modernleştirilmesi için Türkiye den Fatoğlu Gıda Sanayii ve Ticaret Şirketi ne dolar değerinde garanti vermiştir. Bu sermaye yatırımları mülkiyet haklarının geçirilmesi ile bağlı kısıtlamalar, özel mülkiyetin zorunlu 326

335 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları müsaderesi, savaş ve çatışmaları da içermekle politik risklere karşı sigortalanmışlar Uluslararası Finansman Kurumu ile İlişkiler Uluslararası Finansman Kurumu (IFC) nin stratejisi finansal sektörün güçlenmesi, küçük çaplı işletmelerin çoğalması, ülkenin sanayii ve ziraat sektörüne yardımın artışı, finansal yardımın enerji sektörü dışında olan alanlara da yatırılması ve enerji sektörüne olan yatırımlara yardımda bulunması gibi hedeflere uygulanmaktadır. IFC nin yılları içinde genel sermaye yatırımı, yaklaşık olarak 55 milyon doları bulmaktadır Avrupa Birliği ile İlişkiler Avrupalı şirketlerin Azerbaycan daki yatırımlarının artmasıyla bu ülkeler Azerbaycan la olan ilişkilerini geliştirmişlerdir. TRACECA projesi, INOGATE projesi ve TACIS programı ile Avrupa Birliği ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler yoğunlaşmaktadır. Öte yandan 1996 yılından başlayarak AB devlet bütçesine destek maksadıyla "Food Security" (Gıda Güvenliği) programını hayata geçirmektedir yıllarında "Excertional Assistance" (Olağanüstü Yardım) programı çerçevesinde Azerbaycan a 30 milyon Euro ayırmıştır. Bu kaynak hidroelektrik istasyonlarının, kanalların ve diğer altyapının yeniden inşasına yöneltilmiştir. "Rehabilitation" programı, Ermeni işgalinden kurtulmuş arazilerin yeniden inşası ile ilgilidir. "Demining" programı ise gösterilen arazilerin minelerden temizlenmesini göz önünde tutmaktadır. 327

336 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1992 yılından başlayarak Avrupa Birliği (AB) Azerbaycan a yaklaşık 400 milyon Euro hacminde yardımda bulunmuştur 247. Azerbaycan ın Avrupa Birliği ile ilişkilerinde önem arzeden TRACECA projesi, INOGATE projesi ve TACIS programı alt başlıklar altında aşağıda incelenecektir. TRACECA 1996 yılının Nisan ayında, Avrupa Birliği ve Azerbaycan 1999 yılında yürürlüğe giren Ortaklık ve İşbirliği Anlaşmasını imzalamışlardır. Avrupa Birliği ülkeleri içinden özellikle İngiltere, Azerbaycan da faaliyet gösteren petrol şirketleri nedeniyle diplomatik ilişkilerini güçlendirmeyi tercih etmektedir. Azerbaycan, Avrupa Birliği nin Kafkasya da en büyük ticari ilişki içinde olduğu ülkedir. Bu ticari ilişkinin en temel ürünleri ise petrol, doğal gaz ve pamuktur den itibaren Azerbaycan ın Avrupa Birliği ile toplam ticaret hacmi artış kaydetmektedir 248. Yeniden inşası için geniş çapta çalışmaların yapıldığı İpek Yolu, jeo-siyasi önemi ile birlikte yeniden inşasında yer alan ülkelerin ekonomik kalkınmasına olumlu etki edecektir. İpek Yolu, Doğu ile Batı arasında köprü olmakla Azerbaycan ürünlerinin satış piyasasının genişlemesine, iç piyasanın güven altına alınmasına ve gelir seviyesinin yükselmesine etki edecektir. Bu yolun yeniden inşasında Avrupa Birliği nin yardımı ile hayat geçirilen TRACECA Projesi özel rol oynamaktadır EU Relations with Azerbaijan, ( ). 248 Gülgez Eliyeva, Azerbaycan Respublikasının Avropa İttifaqı ile Münasibetleri, Meşveret Bülleteni, No:11(47), Fevral-2002, s Sahile Allahverdiyeva, Bakı Deniz Limanının Böyük İpek Yolunun Berpasında Ehemmiyeti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss.10-12; R. T. Hesenov, Azerbaycan İqtisadiyyatının İnkişaf Stratejiyasının Perspektivleri, Azerbaycan İqtisadi 328

337 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları TRACECA, mevcut yollara yenilerinin ilave edilmesi ile, Avrupa dan Karadeniz ve Kafkas vasıtası ile Orta Asya ya en hızlı ve en az maliyetli çift yönlü yolun yapılması amacını gütmektedir. İpek Yolu nun yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla 1991 yılında Avrupa Birliği nin TACIS programı ile ilk adım atıldı yılının Mayıs ayında Brüksel de Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan ın ekonomi ve ulaşım bakanlarının katılımında da ele alınan Büyük İpek Yolu Projesi çerçevesinde yüzyılın en büyük ulaşım ve nakliyat anlaşması 1998 yılında Bakü de imzalandı. Azerbaycan ın yanı sıra, Türkiye, Gürcistan, Özbekistan, Moldova, Kırgızistan, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan cumhurbaşkanlarının katıldığı konferansta Avrupa-Kafkasya- Asya Koridoru ndaki uluslararası taşımacılığın geliştirilmesine ilişkin birçok anlaşma imzalandı. Avrupa Birliği nin 1991 yılında aldığı kararla Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerine teknik yardım programı (TACIS) çerçevesinde destek verdiği zirveye Avrupa ve Asya ülkelerinin de içinde bulunduğu 32 ülkenin temsilcileri katıldı. 32 ülkenin yanı sıra 12 uluslararası teşkilattan 150 temsilcinin katıldığı TRACECA (Büyük İpek Yolu nun yeniden hayata geçirilmesi) konferansı sonunda imzalanan anlaşmayla İngiltere den başlayarak Japonya ya kadar uzanan yeni ulaşım koridoru resmen uygulanmaya kondu. Konferansın sonunda Bakü Deklarasyonu adı altında bir belgeye de taraflar imza attılar. Katılımcı ülkelerin iyi ilişkilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekilen belgede Avrupa - Karadeniz - Kafkasya - Hazar Denizi - Asya arasında kurulacak ulaşım hattının 7 Mayıs 1993 tarihinde Brüksel de İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss

338 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras varılan anlaşma çerçevesinde olacağı vurgulandı. Belgede şu maddelere yer verildi 250 : Zirveye katılan tüm ülkeler Brüksel Beyannamesi nde yer alan esaslara aynen uyacaklarını beyan ederler. Avrupa Birliği nin TRACECA nın uygulanmaya konulması için yaptıkları çalışmalar takdire şayandır. TRACECA nın uygulanmaya konulmasının bölge huzur ve güveninin sağlanmasına katkıda bulunacağı aşikardır. Taraflar İpek Yolu nun hayata geçirilmesiyle Karadeniz ve Hazar limanlarından daha kolay şekilde istifa edeceklerdir. Bölgedeki ekolojik dengeler gözetilerek, taraflar yapacakları taşımacılıkta bölgenin ekolojik dengesine zarar vermemek için azami gayret göstereceklerdir. Bu programla büyük işbirliklerinin doğacağı ümit edilerek BM, KEİB ve ECO ile daha çerçeveli işbirliklerinin geliştirilmesine karar verildi. Projenin tam olarak uygulanabilmesi için ilgili ülkeler gerekli tüm hukuki düzenlemeleri en kısa sürede yapacaklardır. Hükümetler arası bir komisyon ve bu komisyonun işlerini yürütmesi için bir genel sekreterlik kurulması sağlanacaktır. TRACECA ile gerek Avrupa Birliği ülkeleriyle ve gerekse diğer ülkelerle koordinasyon daha rahat sağlanacaktır. TRACECA çerçevesinde yeni kara ve demiryollarının yapılması sağlanacaktır. Globalleşme ve uluslararası ekonomik ilişkilerin gelişim süreci özellikle ulaşım sektörünün yeniden gözden geçirilmesini gerekli kılmaktadır. Şöyle ki, dünya ekonomisinin gelişimine ilişkin değerlendirmelere ve tahminlere göre, 21. yüzyılda ekonomik ilişkiler Avrupa-Asya hattında yoğunlaşacaktır. Bu bölgede elverişli transit geçişi 250 Doğu ile Batı Arasında İpek Köprü, Zaman Gazetesi, 9 Eylül

339 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sağlamaya dönük İpek Yolu nun coğrafi konumundan tam olarak faydalanılması gerekmektedir 251. Zira, uluslararası finans kurumlarının TRACECA programını desteklemeleri, projede iştirakçi olan ülkelerin sayısı, ulaşım koridorunun geçtiği bölgenin tabii hammadde ihtiyatları ile zengin olması ve TRACECA yolunun uzunluğunun diğer yollara göre merkezi Asya ve dünya pazarları ile ilgili limanlar arasında en kısa (6500 km) ve potansiyel olarak hızlı yol olması bu yolu öne çıkaran olumlu yönleridir 252. TACIS Roma da Aralık-1990 da yapılan AB Zirve toplantısında, eski SSCB ülkelerini ekonomik reformlar konusunda desteklemek üzere TACIS teknik yardım programı benimsendi. Programın en önemli özelliği AB nin BDT ülkeleriyle mali işbirliğinin temel aracı olması ve Program, Partnerlik İşbirliği Anlaşmalarının uygulanmasına yardımcı olma fonksiyonunun üstlenmesidir yıllarında AB TACIS programının gerçekleştirilmesine başladı. Proje hukuki, kurumsal, idari ve ekonomik reformların hayata geçirilmesine yönelik teknik yardımı göz önünde tutmaktadır. Avrupa Birliği TACIS programı vasıtasıyla Avrupa dan Azerbaycan a yeni teknolojiler getiren projeleri finanse ederek, Azerbaycan da serbest piyasa ekonomisi ve demokratik toplum yapısının oluşumunu teşvik etmektedir. TACIS programı çerçevesinde finansmana ihtiyaç duyulan sektörler 251 A.A. Salmanov, Azerbaycan Neqliyyat Tranzit Potensialı-İqtisadi Elaqeleri Stimullaş-dıran Amil Kimi, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s.54; Natiq Elesgerov, Tarixi İpek Yolu ve Azerbaycan Neft Senayesi Müasir Merhelede, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss Vüqar Dergahov, Neft Siyaseti ve İpek Yolunun Xarici Turizmin İnkişafında Rolu, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss.21-24; Rehime Nureliyeva, Azerbaycan İqtisadiyyatında Böyük İpek Yolunun Rolu ve Ehemmiyeti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, s.50; Salmanov, s

340 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras belirlenmesi için, Avrupa Komisyonu ve Azerbaycan hükümeti ve diğer teşkilatlar birlikte faaliyet göstermektedirler. Azerbaycan ın altyapı sistemini teşkil eden köprü ve yolların yeniden yapılmasında büyük rol oynayan TACIS ulaşım ve haberleşme altyapısının yeniden yapılanmasına yardım etmektedir. TACIS küçük ve orta işletmeciliğin artması amacıyla eğitim programları düzenlemekte, enerji sanayisindeki üretim sonucunda ortaya çıkan çevre kirliliğinin ve genel ekolojik problemlerin çözümü ve Azerbaycan ın önemli sanayi bölgelerine enerjinin paylaşımı yöntemleri üzere görüş bildirmekte, Hazar bölgesi ve Orta Asya dan Avrupa piyasalarına enerji kaynaklarının nakli ile ilgili alternatif güzergahların belirlenmesinde yardımcı olmaktadır 253. INOGATE Petrol ve Gazın Avrupa ya Uluslararası Nakli Projesi (Interstate Oil and Gas Trasport to Europe- INOGATE) ise AB nin eski SSCB için öngördüğü teknik yardım çerçevesinde esas bölgesel program olarak gerçekleştirilmektedir. Projenin hedefleri arasında bölgesel gaz ulaştırma sisteminin, petrol ve petrol ürünlerinin nakli sistemlerinin yeniden yapılanması, geliştirilmesi ve Avrupa pazarlarına enerji kaynaklarının nakli için alternatif yolların belirlenmesi yer almaktadır. INOGATE projesinde Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan ın enerji kaynaklarına önemli yer ayrılmıştır. Bu çerçevede hem mevzuat hem de teknik konularda yardımlarda bulunulmuştur. 8 Aralık 1998 de Brüksel de INOGATE Programına katılan ülkelerin toplantısı yapılmış ve hem Bakü-Supsa hem de Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hatlarını destekleyici kararlar alınmıştır Gülgez Eliyeva, Azerbaycan Respublikasının Avropa İttifaqı ile Münasibetleri, Meşveret Bülleteni, No:11(47), Fevral-2002, ss Azerbaycan Ülke Raporu, DPT Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, 332 Ankara, Mayıs-2002, s.35.

341 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 8.4. Bölgesel Ekonomik İlişkiler Azerbaycan aynı zamanda bazı bölgesel örgütlerin de üyesidir. Bunlardan en önemlileri Karadeniz Ekonomik İşbirliği, Bağımsız Devletler Topluluğu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve GUÖAM (Gürcistan, Ukrayna, Özbekistan, Azerbaycan, Moldova) dır Bağımsız Devletler Topluluğu Sovyetler Birliği nin üç Slav Cumhuriyeti olan Rusya Federasyonu, Beyaz Rusya ve Ukrayna nın liderleri 8 Aralık 1991 de bir araya gelerek Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği nin (SSCB) resmen dağıldığını ve bu siyasi öznenin yerini alacak yeni bir birliğin, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) nun kurulduğunu açıkladılar. Bu açıklamadan kısa bir süre sonra, 21 Aralık 1991 de Kazakistan ın Almatı şehrinde Almatı Deklarasyonu olarak bilinen Bağımsız Devletler Topluluğu nun kuruluş bildirgesi imzalandı. Böylelikle SSCB nin uluslararası bir varlık oluşu hukuki olarak sona eriyordu. Azerbaycan ise, Eylül-1993 de Bağımsız Devletler Topluluğu na katılmıştır. Eski Sovyetler Birliği bünyesinde yer alan ve bağımsızlığını kazanan 15 cumhuriyetten 12 sinin katılımıyla kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu başta ekonomi olmak üzere birçok alanda birbirinden bağımsız olan yeni devletler arasında işbirliğinin geliştirilmesi amacını taşıyordu. Ana dil, milli para, kültürel değerler gibi konularda her cumhuriyet bağımsız olacaktı ama diğer konularda bu topluluğun amaçlarına riayet edecekti. Geçen süre içerisinde BDT ülkeleri arasındaki ilişkiler dikkate alındığında, BDT ile ilgili şöyle bir değerlendirme yapılabilir: Soğuk savaş döneminde sosyalist modeli tüm Avrasya ülkelerine zorla dayatan Sovyetler Birliği modeli çökünce, Rusya Federasyonu bu bölge için Bağımsız Devletler 333

342 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Topluluğu ya da yakın çevre adı altında bu ülkeleri kendi denetimi altında tutmak amacıyla yeni bir model geliştirmeye çaba göstermiş, ancak başarılı olamamıştır Karadeniz Ekonomik İşbirliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği (BSEC), dünyada küreselleşme ve bölgesel düzeyde uluslararası bütünleşme yönünde, siyasal ve ekonomik alanda yeniden yapılanma sürecinin bir ürünüdür li yılların sonunda, Doğu Avrupa da ekonomik boyutta serbest piyasa ekonomisine ve siyasal boyutta çoğulcu demokrasiye geçiş sürecinin yarattığı ortamda konumunu bulan BSEC, bölgesel bir ekonomik işbirliği girişimidir. Karadeniz Ekonomik İşbirliği (BSEC) Türkiye nin öncülüğünde, 25 Haziran 1992'de İstanbul'da 11 ülkenin devlet ya da hükümet başkanlarının katıldığı toplantıda kuruldu. Azerbaycan ın yanı sıra Birlik te yer alan diğer ülkeler şunlardır 255 : Arnavutluk, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Moldavya, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan. Birbirinden farklı bu ülkeler; refah, barış ve istikrarı bölgesel düzeyde sağlayarak dünya ekonomisine güç katmayı amaçlamışlardır. BSEC teorik olarak ve başlıca üç alt siyasal coğrafyayı (Kafkasya, Orta Doğu, Balkanlar) ve üç denizi (Karadeniz, Ege, Hazar) birleştirmiştir. Şu haliyle ne bir serbest ticaret bölgesi ve ne de gümrük birliği modeli olmasa da, BSEC Bölgesi (BSEC), dünya ekonomisinin geleceğinin tasarlanmasında dikkate alınan bir bölgedir. Kara Deniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ile ilişkilerin daha da genişlendirilmesine Azerbaycan büyük önem vermektedir. Azerbaycan bu teşkilat çerçevesinde hayata geçirilen ekonomik projelerin gerçekleşmesinde faal rol 255 Bkz. Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva, Qara Deniz İqtisadi Emekdaşlığı, Meşveret Bülleteni, No:12 (48), Mart-2002, ss

343 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları oynamaktadır. Bu teşkilatın etkinliğinin artırılması amacı ile yeni finans mekanizmalarının kurulması gerekmektedir. Kara Deniz Ekonomik İşbirliğine üye olan devletler geniş coğrafi mekanı kapsamakta ve bu ülkeler büyük ekonomik potansiyele sahiptirler. BSEC nin uluslararası platformda önemli bir bölgesel girişim olabilmesi için, ileriye dönük olarak belirli hedefler dahilinde, daha ileri ekonomik bütünleşme aşamalarına geçebilecek şekilde düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir. Bu da üye ülkelerin serbest piyasa düzenine geçmeleri, üye ülkeler arasındaki mevcut köklü anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması ve üyelerin diğer ekonomik bütünleşme girişimlerine dahil olmaları veya diğer girişimlerdeki yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin engellenmemesi ile sağlanabilir Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Türkiye, İran ve Pakistan arasında bölgesel ekonomik işbirliğini geliştirmek ve güçlendirmek hedefi doğrultusunda 1964 yılında kurulan Kalkınma için Bölgesel İşbirliği (Regional Cooperation for Development), şekil ve içerik değişiklikleri yapılarak 1985 de Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (ECO) adını aldı. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, 1990 lı yılların başında Avrasya da meydana gelen köklü tarihsel değişim sürecinden genişleyecek şekilde yararlandı yılında Afganistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan ın Ekonomik İşbirliği Teşkilatı na katıldı. Genişleme sonunda Teşkilat; nüfusu 300 milyonu bulan 7 milyon kilometrekare alana yayılmış, zengin doğal kaynaklara sahip on üyeli bir örgüt halini almıştır İrfan Kalaycı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği: Dünya Ekonomisi Açısından Geleceği, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta Asiya Mövzusunda Beynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, ss.62-63; Karadeniz Ekonomik İşbirliği, 5 Haziran ( ). 257 Ferhan Erkmenoğlu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Devlet veya Hükmet Başkanları Yedinci Doruk Toplantısı (İstanbul; Ekim 2002), 335

344 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ECO, orta vadede üye ülkeler arasındaki işbirliğine ilişkin olarak ticaret, ulaştırma, iletişim ve enerji sektörlerine öncelik ve ağırlık verilmesi stratejisini benimsemiştir. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, ulaştırma ve iletişim alanına verdiği öncelik bağlamında, özellikle denize çıkışı olmayan örgüt üyelerinin ihtiyaçlarına cevap verecek, uluslararası limanlara ve pazarlara ulaşmalarını mümkün kılacak şekilde bölgenin altyapısını geliştirmeyi, eksiklerini tamamlamayı, ayrıca iletişim ağını günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde geliştirip yaygınlaştırmayı hedeflemektedir. Öte yandan bölgenin zengin enerji kaynaklarının akılcı bir şekilde kullanılması ve uluslararası pazarlara ulaştırılması hayati önem taşımaktadır. Teşkilatın belirlediği hedefler doğrultusunda bazı adımlar attığı görülmektedir 258. Ekonomik İşbirliği Teşkilatı nın, globalleşmenin etkilerinin özellikle gelişme yolundaki ülkeler üzerinde açık bir şekilde hissedildiği günümüzde, küreselleşmenin olumsuz yansımalarını asgari seviyeye indirme çabalarına katkıda bulunmaya çalıştığı da söylenebilir GU(Ö)AM Rusya nın Bağımsız Devletler Topluluğu üyeleri üzerinde daha fazla güçlü olmasını sağlayacak politikaların karşısında bir tutuma sahip olan Azerbaycan, GU(Ö)AM (Gürcistan- Ukrayna-Özbekistan-Azerbaycan-Moldova) olarak bilinen bir alternatif bölgesel oluşuma da öncülük etmiştir. Üye ülkeler arasında siyasi, ekonomik ve stratejik ittifak oluşturmayı amaçlayan, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü ilkelerini işbirliği içinde güçlendirmeyi hedefleyen teşkilat, 1997 yılında oluşturuldu. GU(Ö)AM ın kuruluş gerekçeleri şöyle sıralanabilir: ( ). 258 Ferhan Erkmenoğlu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Devlet veya Hükmet Başkanları Yedinci Doruk Toplantısı (İstanbul; Ekim 2002), ( ). 336

345 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 1. Sovyetler Birliği nin dağılmasının ardından sosyalist bloka dahil olan devletler çeşitli belirsizliklerle karşı karşıya kaldılar. Bölgede siyasi boşluğun oluşması dikkat çekmeye başladı. Böylece geçmiş post-sovyet mekanı, özellikle de Karadeniz ve Hazar havzası dünyanın güç merkezi olma iddiasındaki ülkelerin menfaatlerinin öatışma noktalarından biri haline geldi. Bu durum bölge ülkelerini bağımsızlıklarını koruma amacıyla bir araya gelmeye sevketmiştir. 2. Bölge enerji kaynalarının üretimine ilişkin sürecin asrın anlaşması ile başlaması, enerji kaynaklarının hangi yollarla ihraç edileceğine dair taratışmaları da gündeme getirdi. Hazırdaki boru hatlarının Rusya nın kontrolü altında olması ise endişe kaynağı idi. Bu durum, en sağlıklı ihraç yolunun tespiti için bölge ülkeleri arasında ekonomik ve siyasi ilişkilerin kurulmasını, bir bölgesel birliğin kurulmasını zaruri kılmıştır. Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan ve Moldova arasındaki ekonomik işbirliği imkanlarının geliştirilmesi amacıyla oluşturulan bu yeni oluşuma 1999 da Özbekistan da dahil oldu. Ancak Özbekistan, 2002 yılında teşkilatın işlevini yetersiz bulduğu gerekçesiyle üyeliğini askıya alma kararı aldı 259. Azerbaycan petrolünün Gürcistan dan geçen boru hattı ile Karadeniz limanından tankerlerle Ukrayna ya ve Moldova ya ulaştırılması bu ittifak için önemli bir etkendir 260. Zamanla GU(Ö)AM da yapısal değişiklik ve genişleme girişimleri gündeme gelmiştir. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya nın Birlik e üyeliği sözkonusu olmuştur. Bu süreç özellikle Ukrayna ve Gürcistan da yaşanan siyasi gelişme ve 259 Fikret Ertan, GUAM Zirvesi, Zaman Gazetesi, ; Özbekistan, 5 üyeli GUUAM dan çekiliyor, ( ) 260 Bkz: Rovşen İbrahimov, GUÖAM Örgütünün Kurulma Sebeplerinin Uluslararası İlişkiler Karar Verme Süreci Teorisi Açısından Değerlendirilmesi, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

346 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras değişmelerden sonra yoğunlaşmıştır. ABD nin Birlik e destek sözü ise GU(Ö)AM ın geleceği hakkında dikkat çekicidir Entegrasyonda Yeni Hedefler Aşağıda Azerbaycan ın uluslararası ekenomik entegrasyonu çerçevesinde, uluslararası kurumlarla ilişkilerinde yeni hedef olarak Dünya Ticaret Örgütü ne üyelik, bölgesel ekonomik ilişkiler bakımından ise Türk Ekonomik Birliği ya da Avrasya Ekonomik Birliği düşüncesi altbaşlıklarına yer verilecektir Dünya Ticaret Örgütü ne Üyelik Azerbaycan ın uluslararası ekonomik entegrasyon açısından önemli hedeflerinden biri Dünya Ticaret Örgütüne üye olmaktır yılından beri GATT ın bütün toplantılarında alınan kararlar dünya ticaretindeki serbestliği sınırlayan engellerin ortadan kaldırılmasına yönelik olmuştur da Uruguay da yapılan 8.ci toplantıda, uluslararası ticari ilişkiler düzenlemek amacıyla kurulması kararlaştırılan Dünya Ticaret Örgütü (WTO), nihayet 1 Ocak 1995 de kuruldu. Örgüte 145 den fazla ülke üye olarak kabul edilmiştir. Teşkilat belirlediği kuralarla dünya ticaretinin %95 ini düzenlemektedir. Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası ile birlikte yakın gelecekte uluslararası ekonomik ilişkilerin gelişmesinde en önemli üç dünya teşkilatından biri olacaktır. Dünya Ticaret Örgütüne üyeliğin, gelişmekte olan ülkeler açısından önemi, teşkilatın kurulduğu ilk yıllarda iki tartışmalı problemde görülmesi mümkündür: Venezüella ve Brezilya, ABD yi petrol ürünlerinin ticareti ile ilgili kuralları 261 Azer Eliyev, GUÖAM Yeni Müsteviye Qedem Qoyur, 525-ci Qezet, No:66 (1922),

347 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları aykırı hareket etmekle ilgili olarak WTO ne şikayet etti. WTO 29 Ocak 1996 tarihli kararında şikayeti haklı buldu. ABD 19 Haziran da 1996 da karara uyacağını açıkladı. 14 Mart 1996 da ise Hindistan, ABD nin trikotaj ürünleri ile ilgili olarak uyguladığı koruyucu tedbirlerin triko trikotaj ve giyim malları ticaretinin kurallarına aykırı olduğunu iddia ederek WTO de müzakere açılmasını istedi. 17 Nisan 1996 da şikayet kabul edildi. 24 Nisan da ise ABD anlaşmazlık doğuran tedbirleri ortadan kaldırdığı için şikayet geri alındı. Her iki gelişmeyi de göz önünde bulundurarak WTO ne üyeliğin gelişmekte olan ülkeler, bu bağlamda Azerbaycan için de kurtarıcı olmadığı gibi felaket getirici gibi de değerlendirilmemesi gerekmektedir. Azerbaycan ihracatının yaklaşık %90 ı petrol ve petrol ürünlerinden oluşmaktadır. Bunların ise piyasası ve fiyatları WTO kurallarıyla belirlenmiyor. Dolayısıyla, bu teşkilata üye olunması halinde ihracatın hacminin artması ve çeşitliliği açısından bir kayıp olmayacaktır. Ancak WTO kurallarına uygun olarak iç piyasanın dışarıya genişçe açılması, yabancı ürünlerin üreticileri ile henüz rekabet yapma gücüne sahip olmayan ve varlığını devam ettirmek için adeta direnen Azerbaycan sanayisinin ve tarım ve hayvancılık sektörünün daha da kötü duruma düşmesine neden olabilecektir. Bu bakımdan, WTO ne üye olmanın zamanı ve şartları çok dikkatle hesaplanmalı ki, ülke ekonomisi için bu üyelikten maksimum fayda sağlanabilsin 262. İthalatı ikame etmeye dayalı bir sanayileşmenin birinci aşaması tüketim malları sanayisinde inkişaf ile sonuçlanmaktadır. Bundan sonra ülkeler için sanayileşme politikasını geliştirebilecek iki yol vardır. Birincisi, dış piyasalara açılmaktır. Güney Kore, Tayvan ve Doğu Asya ülkeleri gibi, iç 262 Rasim Musabeyov, Qloballaşma ve Azerbaycan, Meşveret Bülleteni, No:11(47), Fevral- 2002, s

348 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras piyasaları küçük olan ülkeler bu yolla kalkınmışlardır. Çünkü sadece iç piyasadaki talebe yönelik bir üretimle bu ülkelerin yüksek kalkınma seviyesine ulaşmaları mümkün değildi. İkinci yol ise, sanayileşme politikasıyla ara mal ve yatırım malları üretimini arttırmayı hedeflemektir. Türkiye ve piyasası büyük olan bir çok ülke bu yolla kalkınmıştır. Büyük bir iç pazara sahip olan Rusya da bu pazarı kaybetmemek için sanayileşme politikasını ikinci yolla gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Azerbaycan için ise sanayileşme politikası iç pazarı küçük olan bir çok Doğu Asya ülkeleri gibi birinci yolla, yani ihraç eğilimli olmalıdır. Buna göre de Azerbaycan ın WTO tarafından düzenlenen yeni uluslararası ticaret sistemine zamanında uyum sağlayarak bu sistemin vermiş olduğu fırsatlardan yararlanması, ülkenin ekonomik kalkınmasında önemli rol oynayabilir 263. Uluslararası kurumlarla ilişkilerin doğru kurulması da entegre olmanın temel şartlarından biridir. Yukarıda da ifade edildiği gibi 1992 de IMF ve IBDR ye üye olan, 1993 den itibaren GATT a gözlemci statüsünde katılan Azerbaycan Dünya Ticaret Örgütüne de üye olmayı planlamaktadır. WTO ne üyelik ise IMF ve IBDR ye üyelikle mukayesede daha ciddi müzakerelere neden olmaktadır. Zira WTO ne üyelik, ekonomik bağımsızlığı gönüllü olarak sınırlama gibi görülmektedir. WTO ile temasları 1993 yılında gözlemci statüsünde katılım ile başlayan Azerbaycan, 1997 de görüşmelere başlanmış ve 2002 yılında üyelik ile ilgili oluşturulan komisyon toplantılara başlamıştır Ekber Eldaroğlu, Dünya Ticaret Teşkilatı ve Azerbaycan, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu, ''Azerbaycan'' Bülleteni, No:22 (142), 31 May Ayhan Erdal, Dünya Ticaret Örgütü ve Azerbaycan ın Üyelik Süreci, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

349 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 2002 yılı Aralık ayında Cenevre de verilen karar ve 2003 yılı başında yapılan uzun müzakerelerden sonra Ermenistan, Dünya Ticaret Örgütü ne Teşkilatına üye olarak kabul edildi. Ermenistan dan önce Gürcistan ve Moldova da WTO ne üye oldular. Azerbaycan dışında BDT üyesi olan Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan da WTO ne üye olmak için başvuruda bulunmuşlardır. Azerbaycan ın WTO ne üye olamamasının nedenleri arasında başta gümrük vergileri ile ilgili yaşanan problem yer almaktadır. WTO uygulanan vergilerin azaltılmasını veya kaldırılmasını talep etmektedir. WTO ye üyelik için ileri sürülen şartlar arasında tarım sektörüne yardım ayrılmasının durdurulması da yer almaktadır. Azerbaycan ın üç önemli dünya teşkilatı IMF, IBRD ve WTO ile münasebetlerine ciddi önem vermesi zaruridir. Azerbaycan ın uluslararası ekonomik ilişkilerini bu teşkilatların belirlediği kurallar çerçevesinde kurması gerekecektir. Uluslararası entegrasyon sürecinde uluslararası kurumların yalnız emredici konumda olması ülkenin milli çıkarlarına darbe vurabilir. Çeşitli uluslararası kurumlara üyelikte, ülkenin kazancını ve kaybını karşılaştırmak, milli çıkarlara uygun karar kabul etmek gerekir 265. Azerbaycan'ın dünyaya entegrasyonunu hızlandıran temel amillerden biri onun önemli uluslararası iktisadi teşkilatlara üye olmasıdır. Bu bakımdan Azerbaycan'ın Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olmasını dünyaya ekonomik entegrasyon prosesi gibi değerlendirmek mümkündür. Yukarıda ifade edildiği gibi Azerbaycan hükümetinin söz konusu örgüte üye olmak için daha önceden başvurmuş olmasına karşın, henüz WTO'ne üyelik gerçekleşmemiştir. 265 Mehdiyev, s

350 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İktisadi Kalkınma Bakanlığı'nın açıklamalarına göre, bu süreç 2007 yılında gerçekleşebilecektir. Dünya Ticaret Örgütü ne (WTO) üyelik bir yandan yerli piyasada geniş üretim çeşitliliği, gelişmiş teknolojilerin ülkeye çekilmesi, diğer yandan ise gümrük vergilerinin indirilmesinin gerekliliği, devlet yardımından kaçınılması demektir. Dolayısıyla Azerbaycan çok dikkatle bu meselede kazanç ve kayıplarını müzakere etmelidir. Aynı zamanda ayrı-ayrı mal türleri üzere kendi faydasına uygun kararların kabulünü gerçekleştirmelidir. Ülkenin WTO'ne üye olması ekonominin kalkınmasına önemli bir hız kazandıracağı anlamına gelmemektedir. Çünkü ülke sanayisi, tarımda rekabet kabiliyetine sahip ürün üretecek güçte değildir. Bu bakımdan ülkenin dünya piyasasına çıkabilecek bir ürüne sahip olmaması ihracatçılar için yeteri kadar teşvik edici olmamaktadır. Bununla birlikte ülkenin WTO'ne üye olması gelecekte ekonomik kalkınma için önemli adım olacaktır. WTO'ne üye olmakla ülke üretimcileri dünyaya çok büyük enformasyon çıkışı elde edebilirler. Uluslararası pazarlara teminatlı çıkış ve transit yüklerin taşınmasında teminatlı taşınma şartları elde edeceklerdir. Söz konusu teşkilata üye olmakla yerli üretimcileri bazı problemlerle karşı karşıya kalacaklardır. Bununla birlikte ülke üretimcileri için karışık mesele, WTO'ye üye olmakla ülke liberal sınırlarını daha fazla açmak mecburiyetinde kalacaktır. Yani, gümrük vergileri azaltılacak, gümrük noktalarında geçiş serbestleşecektir ki, bu da kaliteli dünya mallarının ülke pazarına akımını yükseltecektir. Bu ise henüz rekabet kabiliyeti olmayan dahili üretimin çökmesine neden olabilecektir. Sanayinin kalkınması için henüz zorunlu tedbirlerin görülmemesi WTO'ne dahil olunduğunda bir çok zorluklar yaratacaktır. Dolayısıyla bu aşamada yapılması gereken yerli üretimin güçlenmesi doğrultusunda adımların atılmasıdır. Bunun için belirli bir süre gerekmektedir ki, 2007 yılına kadar mevcut potansiyelden faydalanılarak ülke 342

351 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları üretiminin rekabet gücünün artırılmasını sağlamak gerekmektedir Türk Ekonomik Birliği ya da Avrasya Ekonomik Birliği Düşüncesi Sovyetler Birliği nin dağılmasının ardından, bağımsızlığını kazanan yeni Türk Cumhuriyetleri nin enerji kaynağı ihraç potansiyeli, enerji kaynakları açısından büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye nin de bu handikaptan kurtulması için fırsat olmuştur. Türkiye ve yeni Türk Cumhuriyetleri arasında ekonomik, siyasi ve kültürel alanda sağlıklı ilişkilerini geliştirmesinin de etkisiyle, petrol ve doğal gazın, Türkiye üzerinden geçirilerek batı pazarlarına ulaştırılması ile yeni Türk Cumhuriyetleri siyasi bağımsızlıklarının pekiştirecek şekilde ekonomik bağımsızlık ve kalkınmalarını gerçekleştirmeleri, Türkiye nin ise hem enerji maliyetini büyük oranda düşürmesi, hem de önemli bir gelir kaynağına ulaşması mümkün olacaktır. Enerji kaynağı naklinin Türkiye üzerinden gerçekleştirilmesi, şüphesiz Türkiye'nin kıtalar arası jeopolitik önemini de arttıracaktır. Ancak Türkiye ve yeni Türk Cumhuriyetleri arasındaki ekonomik ilişkinin adının, Türk Ekonomik Birliği, Türk Ortak Pazarı ve biraz da hissi ve hamasi duyguların harekete geçirmesiyle Türk Birliği şeklinde bir oluşuma giden yol olarak seslendirilmesi doğru değildir. Hatta bu şekilde bir seslendirme ve hedef belirleme, Türkiye ve yeni Türk Cumhuriyetleri arasındaki ekonomik ilişkilerin arzu edilen seviyede gelişmesine bazı engellerin konulmasında ve enerji kaynaklarının batı piyasalarına ihracına ilişkin temel güzergahların tespitinde, Türkiye geçişli hatların gecikmesinde ve/veya gerçekleşmeme ihtimalinde en önemli nedenlerden biridir. Türkiye nin önüne çıkan fırsatları değerlendirerek, enerji ihraç hatlarında geçiş ülkesi olması ile hem ekonomik açıdan gelişme kaydetmesi hem de yeni Türk Cumhuriyetleri ile 343

352 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ilişkilerini geliştirmesi; ancak bu süreçte hem batı çıkarları ile bağdaşacak hem de batıya alternatif muhtemel oluşumlara zemin hazırlama gibi bir niyetinin olmadığını yansıtacak şekilde bölgeye ilişkin bir politika takip etmesi ile mümkün olabilecektir. Özellikle bağımsızlığını kazanan yeni Türk Cumhuriyetleri ile ilişkilerini daha hızlı geliştirmesindeki engellerin ve Türkiye geçişli enerji kaynağı nakil hatlarının gerçekleşmesindeki endişelerin giderilmesi için, Türkiye nin, birinci olarak bölgede medeniyetler arası sınır ülkesi olma fırsatını değerlendirerek, gönüllü kuruluşlar tarafından başlatılan ve resmi kurumlarca benimsenen medeniyetler arası diyalog girişimlerinde daha aktif rol alması gerekmektedir. Ayrıca Türkiye ve yeni Türk Cumhuriyetleri arasında, Birlik ve Ortak Pazar ifadelerini çağrıştırmayacak bir mahiyette, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini sağlayacak işbirlikleri ne önem vermelidir. Hatta bu ilişkilerin bölgedeki diğer ülkeleri kapsamasına da özen gösterilmelidir. Bu çerçevede 2005 yılı başında, oluşumu için çeşitli çalışmaların gündeme getirildiği Avrasya Ekonomik Birliği düşüncesi dikkat çekici ve anlamlıdır. 344

353 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 345

354 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras DOKUZUNCU BÖLÜM AZERBAYCAN DA YABANCI YATIRIMLAR VE YATIRIM POTANSİYELİ Bu bölümde bağımsızlık sonrası Azerbaycan da yapılan yabancı yatırımlar, yabancı yatırımı ülkeye çekmek için yapılan düzenlemelerle oluşan yatırım iklimi, yatırım potansiyeli ve yabancı müteşebbisler açısından cazip olarak değerlendirilebilecek olan yatırım alanları ele alınacaktır Yabancı Yatırımlar Bağımsızlığın kazanılmasının ardından, Azerbaycan da petrolün yanı sıra, petrol dışı sektörlerin de batı sermayesine açılması doğrultusunda girişimler oldu. Bunun için önce serbest piyasa ekonomisine geçişin hukuki altyapısını oluşturmaya yönelik çalışmalara girişildi. 18 Ekim 1991 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti nin Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa maddesinin kabulünden sonra, ilk önemli adım 1992 yılında atıldı yılından itibaren yabancı yatırımların korunması için bazı önlemler alındı. 15 Ocak 1992 de Yabancı Yatırımların Korunması hakkında kanun kabul edilerek, ülke arazisinde yabancı yatırımların hukuki ve iktisadi esasları belirlendi ve korunması için devlet garantisi verildi. Zaman içerisinde üzerinde çeşitli düzeltmeler yapılarak güncelleştirilen bu kanun ile Azerbaycan hükümeti yabancı sermayeye; kanunların değişmesi, millileştirme, istimlak, tazminat, zararın ödenmesi, transfer ve gelirini kullanma gibi hususlarda devlet garantisi verdi Sancak, s. 44; Investment Possibilities of Azerbaijan, s

355 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Bağımsızlık sonrası serbest piyasa ekonomisine geçiş kararı alan ve yabancı sermayeye kapılarını açan Azerbaycan a karşı yabancı sermayenin ilgisi gecikmedi. Ancak genel olarak döneminde yabancı sermayenin ülkeye akımını gerçekleştirme noktasında başarılı olunamadığı görülmektedir yılında kabul edilerek uygulanan Yatırım Faaliyetleri Hakkında Kanun, nihayet 19 Nisan 2005 te bazı değişikliklerle yeniden Azerbaycan Milli Meclisince kabul edildi. Söz konusu Kanun, ülke ekonomisine yabancı sermayenin teşviki, uluslararası ekonomik ilişki ve işbirliklerinin geliştirilmesi ve bütün yabancı yatırımların güvence altına alınmasını kapsamaktadır. Azerbaycan ekonomisine yabancı sermayenin akımı 1994 yılından itibaren başlamıştır yıllarında yabancı sermayenin ülkeye akımını sağlamak amacıyla yapılan kanuni ve idari düzenlemeler sonucunda yabancı sermayenin reel olarak akımının sağlandığı görülmektedir. Özellikle zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarına yönelen yabancı sermayeli şirketler ilk yıllarda diğer sektörlerde de artmaya başladı. Azerbaycan da yıllarında izlenen ve ekonomik istikrarı sağlayan politikaların, reel ekonomiyi teşvik edici devlet politikalarıyla desteklenmemesi, 1997 yılı öncesi yabancı sermayenin ülkeye çekilmesi için uygulanan vergi muafiyetinden vazgeçilmesi ve devlet organlarının gerekli hassasiyeti göstermekte yeterli olmayışı nedenleriyle 1997 de üretime yönelik yatırımlar yapılamamıştır yılından başlayarak Azerbaycan a yabancı sermayenin akımı 1998 de 1472 milyon dolar ile maksimum seviyeye çıkmıştır. Ancak uygulanan sıkı para politikaları, ekonomideki durgunluk, geciken özelleştirme ve beklenen ekonomik reformların gerçekleştirilemeyişi sonucu ekonomi bir yandan deflasyonist baskı altına girmiş, diğer yandan da 1998 yılından sonra Azerbaycan ekonomisinde özellikle yabancı sermaye kaynaklı bir gerileme müşahede edilmiştir. 347

356 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 1998 Rusya krizinin yanı sıra ülkedeki mevcut bürokrasi, kırtasiyecilik, rüşvet ve belirli sahalarda gidilen gizli monopolleşme de bu tarihten itibaren ülkedeki yabancı firma sayısının önemli bir oranda azalmasında ve yabancı sermaye oranının düşmesinde etkili olmuştur. Azerbaycan da yabancı sermayeye vergi teşviklerinin kaldırılması ise petrol dışı sektörlerdeki bu olumsuzluğu körüklemiştir 267. Yabancı şirketler yıllarında yaklaşık 5.9 milyar dolar hacminde bir sermayeyi Azerbaycan ekonomisine yatırmışlardır. Bu yatırımların %77.2 sini doğrudan yatırımlar, %22.8 ini mali krediler oluşturmaktadır. Doğrudan yatırımların %73 ü ise petrol sanayisine yönelmiştir. Azerbaycan ekonomisinde yabancı sermayenin GSMH da ağırlığı yüksek düzeydedir yılları arasında yabancı yatırımların hacminin GSMH ya oranı %30 dan %35-40 a kadar yükselmiştir yılına oranla 1999 ve 2000 yıllarında gerileme kaydeden yabancı yatırımların ülkeye girişi 2000 yılının son aylarından itibaren yeniden artmaya başlamıştır. Kanunlarda yapılan bazı değişiklikler, gümrük ve vergi oranlarının kısmen azaltılması ve bu süreci devam ettirilmesi, yabancı sermayenin korunması ve bu yolda devlet tarafından atılın adımlar yabancı sermaye artışına hareketlilik kazandırmıştır. Makroekonomik yapının istikrara kavuşması, özel sektörün güçlendirilmesine yönelik düzenlemeler ve petrol sektörünün daha da geliştirilmesi, Azerbaycan a dünya finans merkezlerinden yüksek sermaye akımının gerçekleşmesi için geniş imkanlar oluşturmaktadır yılında Azerbaycan ekonomisine yatırılan yatırımların %70 i yabancı sermaye, %30 u yerli sermaye şeklinde dağılım göstermiştir. 267 Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, ( ). 268 Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, s

357 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 2002 yılı yatırımlarının %80.9 u yabancı, %19.1 i ise yerli müteşebbisler tarafından gerçekleştirilmiştir. Yatırımların sektörel dağılımı ise şöyle olmuştur: %77 si sanayi, bu çerçevede %68.5 i petrol ve doğal gaz, %11.3 ü inşaat, %9.4 ü konut inşaatına, %38 i ulaşım, %2.4 i telekomünikasyon, %1.8 i ticaret ve hizmet, %0.8 i tarım ve %2.9 u diğer alanlara yapılmıştır de Azerbaycan ekonomisine yatırılan sermayenin %80.5 i, %19.5 i ise yerli sermayenin payına düşmüştür. Yatırılan sermayenin sektörler üzere payına göre ise, sanayi sektörünün payı %79.7 oldu. Bunun %76.2 si petrol ve gaz çıkarılmasının, %1.6'sı elektrik enerjisi ve su dağıtımının, %1.9'u ise imalat sahalarının payına düşmüştür. Tarım sektörünün payı %1.0, inşaat sektörünün %0.2, ticaret ve hizmetlerin payı %0.8, ulaşımın payı %8.7, haberleşmenin payı %1.4, konut inşasının payı %5.5 ve diğer alanların payı %2.7 oldu de Azerbaycan a toplam 24.2 trilyon Manat (4.9 milyar dolar) yatırım yapılmıştır. Bu oran 2003 ile mukayese edildiğinde %36.1 daha çoktur. Yatırılan sermayenin %73.7 si yani 17.8 trilyon Manat ı (3.6 milyar dolar) yabancı sermaye, 6.4 trilyon Manat (1.3 milyar dolar) yani %26.3 ü yerli sermayedir. Toplam sermayenin %86.4 üne tekabül eden yabancı ve yerli işletme ve kurumlar tarafından yapılan yatırımlar %28.4 artarken, devlet bütçesinden yapılan yatırımlar bir önceki yıla göre %10.5 artarak 537 milyar Manat olmuştur. Tablo 42. Azerbaycan da Yatırım Miktarı (Milyon $) Yıllar Toplam yatırımlar , Dahili yatırımlar ,9 311,5 460,2 479,9 Yabancı yatırımlar ,1 620, ,1 Yıllar Toplam yatırımlar 1441,4 1561,8 2796,6 4166, Dahili yatırımlar 514, ,7 893, Yabancı yatırımlar ,8 2234,9 3273,

358 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Kaynak: ARDSK Yayınları yılında Azerbaycan ekonomisine yatırılan yabancı sermaye 2003 yılına göre %36.8 artış kaydetmiştir te yabancı yatırımların %90.2 si petrol sektörüne yapılmıştır. Yerli sermaye ile yapılan yatırımlar ise 2004 te bir önceki yıla göre % 34.4 artmıştır yılına kadar toplam da ise %80 i yabancı olmak üzere toplam 22 milyar dolar yatırım yapılmıştır. Doğrudan yabancı yatırımlar Azerbaycan ın ekonomik canlanmasında anahtar rolü oynamıştır. Ekonomik iyileşme daha çok petrol sektörüne yapılan doğrudan yabancı yatırımın sonucu olarak son derece yüksek düzeyde sermaye yatırımı ile desteklenmiştir yılı başı itibariyle, yabancı yatırımcılar tarafından Azerbaycan a yatırılan 22 milyar dolar hacminde sermaye Doğu Avrupa ve BDT ülkeleri arasında en yüksek orandır. Kişi başına düşen yabancı sermaye hacmine göre, Azerbaycan BDT ülkeleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Günümüzde Azerbaycan da sosyo-ekonomik kalkınmanın sağlanması amacıyla, işsizliğin azaltılması, halkın refah düzeyinin yükseltilmesi ve Azerbaycan ın uluslararası iktisadi ilişkilerinin genişlemesi için önemli adımlar atılmıştır yılları arasında Azerbaycan da yapılan yabancı yatırımların ülkelere göre dağılımı dikkate alındığında %25 lik paylar ile ABD ve İngiltere nin ilk iki sırada yer aldıkları görülmektedir. Türkiye ise %15 lik pay ile üçüncü sırada yer almaktadır. İranlı yatırımcılar ise Azerbaycan ekonomisine 166 milyon dolar yatırım yapmışlardır. Bu yatırımların 110 milyon doları petrol sektörüne yapılmıştır. Azerbaycan a başlıca yabancı sermaye akımı; uluslararası finans kuruluşlarının kredileri, doğrudan konulan 269 Ceferzade, s

359 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sermayeler, petrol primleri, diğer kredi ve sermayeler şeklinde olmaktadır. Ülkeye gelen yabancı sermayenin büyük çoğunluğu kredi karakterlidir, yani gelecekte ilave faizlerle geri verilecektir. Uluslararası maliye kurumlarından alınan kredilerden başka, petrol sektörüne yöneltilen sermayeler de aslında kredilerdir ve bunlar çok yüksek faiz oranları ile birlikte Azerbaycan petrolü hesabına geri verilmelidir. Son üç yılda ülkeden dışarıya sermaye akımının artış eğiliminin de bununla bağlı olduğu görülmektedir. Tablo 43. Yabancı Yatırımlar (Milyon $) Yıllar Toplam Finansal Kredi Petrol Sektörü Diğer Sektörler Kaynak: ARDSK Yayınları. Bir taraftan Azerbaycan uluslararası finans kurumlarından aldığı kredilerle ilgili ödeme yapmakta, diğer taraftan uluslararası kurumlara üyelik hakkı ödemektedir. Ayrıca asrın anlaşması nda pay sahibi sermayedarların gelirlerinin iadesi de başlamıştır. Dünya Bankası ve İngiltere nin Oxford Analytical şirketi tarafından yapılan hesaplamalara göre, geçiş sürecinin on yılı içerisinde Azerbaycan, Orta ve Doğu Avrupa nın, Orta Asya nın eski sosyalist 26 ülkesi arasında, yabancı yatırım hacmi itibariyle beşinci sırada yer almıştır. Azerbaycan a yapılan toplam yabancı yatırım hacmi, Polonya, Rusya, 351

360 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Macaristan ve Çek Cumhuriyeti gibi devletlerden daha yüksek olmuştur 270. Özellikle enerji sektörü ve petro-kimya alanında yatırımlar artarak sürmektedir. Ancak diğer sahalarda özellikle de gıda ve tekstil sektöründe yatırım iklimi istenilen düzeye çıkarılamamıştır. Bu husus bazı açılardan yatırımcılar için bir dezavantaj olarak görülse de özellikle de piyasa payı ve piyasaya ilk girme gibi sebepler dahilinde bu durum bir çok açıdan avantaj olarak da algılanabilir. Yabancı yatırımcılar ülkeye davet edilmekte ve onlara her türlü kolaylıkların yapılacağı vaat edilmektedir. Genelde Azerbaycan da yabancı sermaye olumlu karşılanmaktadır 271. Azerbaycan petrol sektörüne yapılan önemli miktarlardaki yabancı yatırım neticesinde eski Sovyet Cumhuriyetleri içinde en hızlı büyüyen ekonomilerden biri haline gelmiştir. Azerbaycan ekonomisindeki büyüme petrol sektöründen ve petrol sektörüne bağlı inşaat faaliyetlerinden, ulaşım sektörlerinden ve az miktarda tarım sektöründen kaynaklanmaktadır. Ekonominin geri kalan kısmında ise genel bir durgunluk hakimdir. Sözkonusu durgunluğu gidererek yabancı yatırımların petrol dışı sektörlere akımını arttırmak amacıyla yıllarını kapsayan sosyo-ekonomik program hazırlanmıştır. Azerbaycan Ekonomik Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan Azerbaycan Yatırım Haritası ise, yurtdışından gelen işadamlarının, Azerbaycan ın hangi bölgesinde, hangi alanlarda ve ne kadar bir yatırım yapabilecekleri hakkında yardımcı olma amacını taşımaktadır yılında Azerbaycan ekonomisine 4.7 milyar dolar sermaye yatırılması gözlenmektedir. Bu hacimden 3.2 milyar 270 İbadoğlu, s Nizami Süleymanov, Azerbaycan ın İqtisadi Tarixi, Bakı, 2001, s. 232; Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, ( ). 352

361 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları dolar yabancı yatırımcıların payına düşmektedir yılında devlet bütçe hesaplamalarına göre, 80 projenin gerçekleştirilmesine 650 milyar Manat sermaye ayrılacaktır yılında ise dahili yatırımların 2.4 milyar dolar hacminde olması beklenmektedir. Hazar enerji kaynaklarının üretimi için toplam 40 milyar dolardan fazla bir yatırım 2010 yılına kadar yapılacağı hesaplanmaktadır 272. Bakü de faaliyet gösteren İngiltere nin MAİ Consulting firmasının araştırmalarına göre, 2030 yılına kadar ise yatırımların toplamı 135 milyar dolara ulaşacaktır 273. Azerbaycan da mevcut rezervlerin geliştirilebilmesi, ekonomilerin teknolojik yapılarının yenilenmesi, üretim yapılarının çeşitlendirilmesi, yeni haberleşme ve ulaşım ağlarının oluşturulabilmesi içinde gerekli olan yabancı sermayenin artarak ülkeye gelmesinin sağlanması gerekmektedir. Azerbaycan da yatırımların daha çok petrol sektörüne yapılması ve bu doğrultuda GSMH nın önemli bir bölümünün petrol gelirlerinden oluşması endişe vericidir. Petrol sektörünün tek taraflı gelişimi nedeniyle dünya piyasalarındaki fiyat değişmeleri GSMH üzerinde de dalgalanmalara neden olmaktadır. Bu durum 1998 Rusya krizinde açıkça görülmüştür. Kısaca Azerbaycan ekonomik açıdan Hollanda Hastalığı diye ifade edilen ve en genel anlamda; bir sektörün hızlı gelişimi karşısında diğer sektörlerin gelişmemesi sonucunu doğuracak bir tehlike ile karşı karşıyadır. Hatta Azerbaycan ın bir sektöre bağımlılığın ötesinde bir bölgeye bağımlılık tehlikesi ile de karşı karşıya olduğu görülmektedir. 272 Amanda Batters, Hart s Evroil, West Byfleet U.K., Vo.8,I.7, July-1997, s D. A. Mamedov, O. A. Aliyev, "Kontrakt Veka i Ago Vliyaniye Na Ekonomiçeckoye Rzvitiye Azerbaicanskoy Respublika" (Asrın Kontraktı ve Azerbaycan'ın İktisadi Gelişmesine Etkisi), Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, (Ziyad Semedzade), Azerbaycan Elmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s

362 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Hollanda Hastalığı dışında Azerbaycan açısından yabancı sermayeden kaynaklanan problemler şunlardır 274 : Ülkenin dış borcunun artması, Yabancı sermayeli ve müşterek işletmelerin faaliyetlerinin daha çok erken gelir getiren hammadde yönlü ve hizmet sahalarına yönelmesi, Ülkenin üretim sanayisi sahalarına yabancı sermaye yatırımının çok az olması, Yatırımların hemen hepsinin Abşeron bölgesinde toplanması sonucu, diğer bölgelerde yabancı sermayenin yok denecek kadar az olması, Uluslararası finans kuruluşlarından alınan krediler ve finans kuruluşlarının verdikleri tavsiyelerin ülkede makroekonomik istikrarın sağlanmasında büyük rol oynamasına karşın, reel sektörde üretimin seviyesinin ve veriminin yükseltilmesi ve halkın sosyal güvenliğinin artması gibi sosyo-ekonomik problemlerin çözümünde fark edilir bir değişiklikler sağlamamasıdır Yatırım İklimi Azerbaycan ı petrol dışı alanlarda da yatırım yapma bakımından cazip kılan faktörlerin başında, ucuz işgücü ve zengin yer altı kaynaklarına sahip olması gelmektedir. Söz konusu cezbedici unsurların yanısıra diğer olumlu etkenlerin de, başta yabancı olmak üzere yatırımcıları Azerbaycan a plasmana sevkedebilmesi için genel anlamda yatırım ikliminin elverişli olması gerekmektedir. Bu ise ülkedeki yatırım ikliminin farklı açılardan analiz edilmesini gerekli kılmaktadır. 274 V. E. Rüstemov, Azerbaycan İqtisadiyyatının Struktur Yenidenqurulmasında Xarici Kapitalın Rolu, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss.27-28; R. X. Şaulov, Müteqillik Şeraitinde Regional İnkişafın Strategiyası, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss

363 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Aşağıda öncelikle ülke yatırımiklimindeki olumsuzluklar ele alınacak, daha sonra ise olumsuzlukların giderilmesine atılan hukuki ve idari adımlar incelenecektir. Yatırımı İklimindeki Olumsuzluklar Azerbaycan da yatırım ikliminin elverişliliği bakımından, vergi oranlarının yüksekliği, rüşvet, yolsuzluk ve monopollerin varlığı, gerekli kanuni düzenlemelerin yetersizliği gibi olumsuzluklar müteşebbisler açısından endişe edilen konuların başında gelmektedir. Vergi oranlarının yüksek olması nedeniyle, özel sektörün kayıt dışı faaliyete üstünlük verdiği görülmektedir. Özel işletmelerin büyük bir kısmı, istihdam ettiği personeline verdikleri ücretlerin %90 ını gayri resmi olarak vermektedirler. Kayıt dışı ekonomi daha çok silah, narkotik maddeler ve pornografik ürünlerin kanunsuz üretimi ve satışı olarak algılanmasına karşın, Azerbaycan da esas olarak en basit üretim, ticaret ve hizmet alanlarında kayıt dışı ekonomik faaliyetler yürütülmektedir. Yapılan bazı değerlendirmelerde, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınan ekonomik faaliyetlerden daha büyük olduğu hesaplanmaktadır. Ülkede kayıt dışı ekonominin seviyesi ile ilgili bazı uluslararası teşkilatlar farklı rakamlar açıklamaktadırlar. Dünya Bankası uzmanlarına göre kayıt dışı ekonominin hacmi GSMH nın %60 ından fazladır. GSMH nın %60 ını kayıt dışı olarak kabul edildiğinde bu oran 5 milyar dolara tekabül etmektedir. Bazı uzmanlar bu oranın %80 olduğunu iddia etmektedirler. Azerbaycan İstatistik Komitesi tarafından yapılan değerlendirmelerine göre ise kayıt dışı ekonomi GSMH nın %18-20 sine tekabül etmektedir. Ekonomide kayıt dışını tercih eden veya tercih etmek zorunda kalan özel sektörün karşısına çıkan temel problem ise rüşvet olmaktadır Nazim İmanov, s.30; Shadow Economy 20% of GDP, Azernews, ( ). 355

364 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Sovyetler Birliği nin son dönemlerinde, dağılışının hayata getirdiği kaos ortamında devlet emlakının ve toplumsal servetin şahsi amaçlar doğrultusunda kullanılması ve dağıtılması sıradanlaşmıştı. Bu açıdan rüşvet ve yolsuzluk, toplumun Sovyet sisteminden miras aldığı ağır toplumsal hastalıklardan biridir. Her ne kadar daha sonra rüşvet ve yolsuzluk belirli şekil değişikliğine uğrasa da, varlığını toplumun genelinde yaygın şekilde hissettirmektedir. Öyle ki ülkede adeta resmi ve gayri resmi olmak üzere iki vergi sistemi mevcuttur. Gayri resmi verginin düzenleyici rolü, resmi verginin düzenleyici rolünden daha büyüktür. Son yıllarda bazı etkili uluslararası teşkilatlar tarafından (örneğin Transparency International ) yapılan anket sonuçlarında, Azerbaycan ın rüşvet ve yolsuzlukta önde gelen ülkeler arasında yer aldığı ifade edilmektedir 276. "Transparency International"ın yolsuzluk göstergelerine göre, 2004 de Azerbaycan da bu rakam 1.9 puan oldu. Önceki yıl ise bu gösterge 1.8 puan olarak gerçekleşmişti 277. Transparency International" teşkilatının verilerine göre, dünyanın her bir ülkesinde siyasi yolsuzlukla karşılaşılmaktadır. Dünyanın 133 ülkesini kapsayan "Yolsuzluk Hakkında Tasavvur Endeksi" verilerine göre, Azerbaycan 124.ncü sırada yer almaktadır. Verilere göre ülkede yolsuzluk en çok ticaret ve yatırım sahasında mevcuttur. Ancak Azerbaycan da hemen her sahada yolsuzluk seviyesi yüksek olduğu için 124.ncü sırada yer almıştır. 276 Emiraslanov, ss.62-63, Nazim İmanov, s "Transparency International" teşkilatının, verileri hazırlamadaki amacı hükümetlere yolsuzluklara karşı mücadelede yardımcı olmaktır de Azerbaycan da yolsuzluk göstergesinin hesaplanmasında "Merchant International Group" (MIG), "Political & Economic Risk Consultancy" (PERC), "World Markets Research Centre" (WMRC), "World Economic Forum" (WEF), "Gallur International on behalf of Transparency International" (TI/GI) gibi kurumların verilerinden faydalanılmaktadır de "Transparency International" tarafından ilan edilen yolsuzluk göstergesi cari yıldaki yolsuzluğun seviyesini aksettirmemektedir. Bu gösterge yıllarının verilerine göre hesaplanmaktadır. 356

365 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Taşraya nazaran başkent Bakü de yolsuzluk seviyesinin yüksek olduğu görülmektedir. "Transparency International"a göre Azerbaycan da yolsuzluklara karşı hayata geçirilen tedbirler tatmin edici seviyede değildir. Ocak-2005 de yürürlüğe giren Yolsuzluk Hakkında Kanun ülkede yolsuzluğun seviyesinin aşağı düşmesine, kanunun fiiliyata yansıması oranında etkide bulunacaktır. Kanun doğrultusunda siyasi iradenin gösterilmesi, monopollere karşı sistemli mücadele verilmesi, dikkate alınan iddiaların genele şamil kılınması ve bütün Azerbaycan vatandaşları için aynı derecede geçerli olması durumunda kanun anlam ifade edecektir. Bu tür uygulamalardan ülkede demokratikleşme ekonomide serbestleşme ve devlet organlarının şeffaflaşması ile neticeye varılabilmektedir. Rüşvet ve yolsuzlukla mücadelede, devlet müesseselerinin, öncelikle söz konusu problemin genişlemesine ve derinleşmesine, sosyo-ekonomik sistemi tamamen sarmasına engel olmaları gerekmektedir. Ülkede işletmecilerin karşılaştığı başlıca problemlerden biri de tekelcilik eğilimleridir. Bazı şirketlerin, iş adamlarının belirli alanları monopolleştirmesi özel teşebbüsün gelişmesinin karşısına engel koymakta hatta iş yerlerinin kapatılmasına neden olmaktadır. Azerbaycan da özel teşebbüsün gelişmesine tekelcilik ve haksız rekabet engel olmaktadır. Tekellerin varlığı fiyatların kaotik şekilde artmasını da netice vermektedir. Alan tekelciliği ise en tehlikeli durumdadır yılında Azerbaycan da reklamdan 12 milyon dolar elde edilmişken, 2003 yılında bu miktar toplam 3 milyon dolar olmuştur. Bütün bunların neticesinde ülkede özel teşebbüs eğilimi azalmaktadır. Azerbaycan da özel teşebbüs için kayıttan geçen firmaların sayısı azalmaktadır. Monopoller ve haksız rekabet dahili yatırımlara da engel olmaktadır. Mesela, bu gün 357

366 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras doğrudan sermaye yatırımlarının %20 si dahili yatırımken, %80 i ise yabancı sermayenin payına düşmektedir. Geçiş süreci yaşayan ülkelerde rekabet politikası esas unsurlardan biri olarak kabul edilmektedir. Ekonomide aynı şartların olmaması iş adamlarının faaliyetlerini engellemekte, iktisadi gelişmeyi geciktirmektedir. Azerbaycan hükümeti tarafından ekonomide eşitsizlik ortamının giderilmesine ilişkin bazı önlemler alınmaya çalışılmaktadır. Yolsuzluk ile mücadele programının kabulü buna örnek gösterilebilir. Azerbaycan ın kredibilitesi Rusya ve Kazakistan'la mukayese edildiğinde oldukça aşağıdır. Buna göre de, henüz ülkenin özel sektörünün devlet güvencesi olmadan kredilendirilmesi riskli görülmektedir. Azerbaycan devlet güvencesi ile en az kredi çeken ülkedir. Eğer Azerbaycan'ın reytingi Kazakistan ve Rusya seviyesine yükselse, her yıl ilave olarak çok aşağı faizle milyon dolar kredi alınabileceği düşünülmektedir. Önceki yıllarda Azerbaycan'ın kredi reytingin "Fitch" adlı uluslararası ajans gerçekleştirdi. Azerbaycan hükümeti ülkenin kredi reytinginin hesaplanmasının "Standart&Poors" ve "Moodys" şirketleri tarafından yapılmasını sağlamaya çalışmaktadır. Yapılan Kanuni Düzenlemeler Değişim sürecindeki ülkelerde yatırım ikliminin elverişliliği bakımından, gerekli kanuni düzenlemelerin yetersizliği, müteşebbisler açısından endişe edilen noktaların başında gelmektedir. Bu endişeyi dikkate alan Azerbaycan, özellikle 1995 yılından itibaren gerekli kanuni düzenlemeler konusunda önemli mesafe almıştır. Gümrük, vergi, emek, toprak, devlet hizmeti ve anti-monopol alanında kabul edilen kanunlar ile birçok reform gerçekleştirilmiştir. 358

367 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yılları arasında Azerbaycan ın ekonomisinin hemen hemen tüm alanlarına dair ülkenin spesifik şartları dikkate alınarak kanunlar kabul edilmiştir. Bu kanunlarla ülkede ekonomik yapının serbest piyasa ekonomisine göre yeniden şekillendirilmesine ilişkin hukuki altyapı, bir başka ifadeyle hem ülke içi hem de uluslararası piyasalar bakımında rekabetçi bir ortam oluşturulmaya çalışılmıştır. Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası (EBRD) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, Azerbaycan daki ticari kanunlar yeterli görülmüştür. Elbette bugüne kadar yapılan düzenlemelerin ötesinde yapılması gereken düzenlemeler ve atılması gereken önemli adımlar vardır. Yapılması gereken reformlar için Azerbaycan Cumhurbaşkanı nın çıkardığı fermanlar özel bir öneme sahiptir. Cumhurbaşkanı tarafından Temmuz-2002 de alınan kararlarla, Azerbaycan ın yabancı yatırımlara karşı açık kapı politikası yürüttüğü ve gerekli elverişli ortamın sağlanmaya çalışıldığı görülmektedir. Milli savunma gibi istisnalar dışında yeni düzenlemelere göre yabancı yatırımcılar ile yerli yatırımcılar aynı hukuka sahiptirler. Yabancı yatırımcılar tarafından kurulan işletmeler, kanunen Azerbaycan işletmesi olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla yerli ve yabancı müteşebbislere hemen hemen aynı kanuni prensipler uygulanmaktadır. Ancak şube ve temsilcilikler böyle bir uygulamanın dışındadır. Vergi Kanunu nda ve prosedüründe yapılan düzenlemeler vergi mükelleflerinin vergi rejiminin şeffaflığı konusundaki kanaatlerini pekiştirmiştir. Vergi Kanunlarına yapılan ilave ve değişikliklere göre, 2004 yılından itibaren parasal cezaların tatbik mekanizması sadeleştirilmiştir. Vergi Kanunlarında yapılan değişikliğe göre, yıl boyunca tekrar olunan kanun ihlallerine göre, tatbik edilen parasal cezalar kaldırılacaktır. Bu mekanizmanın tatbik edilmesinde maksat, küçük ve orta ölçekli işletmeciliğin 359

368 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras gelişmesine engel olan şartların giderilmesine yardım etmektir. Yabancı fiziki ve hukuki şahısların, kanuni olarak, toprak özelleştirme hakları yoktur, ancak anlaşma yoluyla kiralama hakları vardır. Kiracı olmakla birlikte yabancılara bir çok hak tanınmıştır. Bölgesel sosyo-ekonomik kalkınma programı ile birlikte, hükümet 2005 den başlayarak Devlet Yatırım Programı çerçevesinde projeler hayata geçirmeyi planlamıştır. Yine ülkenin ekonomik kalkınmasına ivme kazandıracak şekilde Yatırım Faaliyetleri Hakkında kanunun kabul edilecektir. Kabul edilecek olan yeni kanun 1992 ve 1995 yıllarında kabul edilen kanunların yerine yürürlüğe girecektir. Bu kanun özellikle ülkede yatırımları arttırmak için yabancı iş adamları için daha şeffaf yatırım iklimi oluşturacaktır. Azerbaycan a 2005 yılı başı itibariyle yaklaşık 24 milyar dolar yatırım yapan yabancı iş adamlarını, turizm ve gıda sanayii gibi yeni alanlara yatırım yapmaya yöneltmeyi hedeflemektedir. Yeni kanun yabancı yatırımcılara gelir sınırlaması getirmemektedir. Yatırım Faaliyetleri Hakkında kanunun üstün yönlerinden biri, ülkeye üretim veya hizmet amacıya araç gereç ve tarım teknolojisi getirecek iş adamlarının vergilerden muaf olmasıdır. Bu ise kompleks üretim ve hizmet alanlarının yaratılması için ciddi amildir ki, gelecekte serbest ekonomik bölgelerin teşkilinde bunun önemi kendini gösterecektir. Ayrıca sanayi şehirlerinin, serbest ekonomik bölgelerin kurulmasında yabancı iş adamlarına bazı ayrıcalıkları verilmesi söz konusudur. Dolayısıyla kanunun yürürlüğe girmesi Azerbaycan ın bölgelerine yabancı sermaye akınına imkan verecektir. Serbest rekabet ortamının yaratılması için ise Antitekelcilik Mecellesinin uygulanması büyük yardım sağlayacaktır. 360

369 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ekonomik önlemlerin verimliliğinin artırılması amacıyla 2005 de ülkenin önceki yıllar üzere makroekonomik göstergeleri analiz edilecek ve 2006 dan itibaren gelecek üç yıl için sosyo-ekonomik kalkınma konsepti hazırlanacaktır. Böylece Azerbaycan ın petrol-dışı sektörlerinde ihracatın hacminin artırılması mümkün olacaktır. İşletmelerin Hukuki Kayıt Süreci Azerbaycan da ister yerli isterse yabancı sermayeli işletmelerin kurulması için öncelikle Adliye Bakanlığı na kayıt yaptırmaları gerekmektedir. Kayıt işleminde istenen belge ve dokümanların sunulması mecburidir. Kayıt yaptırma süresi olarak kanuni süre 10 gün olarak belirlenmekle birlikte uygulamada bu sürenin iki-üç katına çıktığı görülmektedir. Adalet Bakanlığı ndan sonra vergi organlarına, Sosyal Sigorta Kurumu na ve Devlet İstatistik Komitesi ne de kayıtların yaptırılması gerekmektedir. Eylül-2002 de Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen ferman ile, işletmelerin kayıt yaptırma prosedüründe bir çok sadeleştirmeye gidilmiştir. İşlem çeşitlerinin özelliklerine bağlı olarak lisans verilmesi için talep olunan belgelerin sayısı minimuma indirilmiş, lisans verilmesinde ödenmesi gereken devlet rüsumunun miktarı önemli oranda azaltılmış, lisansın süresi arttırılmış ve verilen lisansın tek devlet prosedürü yaratılması temin edilmiştir. İşletme lisansı almak üzere yapılması gereken işlem sayısı azaltılarak 240 dan 30 a indirilmiş ve lisans süreleri 2 yıldan 5 yıla çıkarılmıştır. Yabancı yatırımcı %100 yabancı yatırım veya jointventure olarak Azerbaycan iş dünyasında faaliyete başlayabilir. Şirket veya yatırımda yabancılar için spesifik olarak gerekli bir hukuki pay oranı veya limit söz konusu değildir. Lisansın alınması yaklaşık olarak 40 gün içinde mümkün olmaktadır. Hukuki açıdan işletmeler dört farklı şekilde kategorize edilmektedir: Sınırsız sorumlu ortaklık (general partnership), 361

370 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras limitet şirket (limited partnership), Sınırlı sorumlu şirket (limited liability company - LLC) ve anonim şirket (joint-stock company - JSC) şirketler. Özellikle son iki işletme türü tercih edilen hukuki kurum türleridir. Yabancı yatırım işletmesi kurucuları, işletme kurdukları zaman Azerbaycan Cumhuriyeti yasalarına uygun olarak belirtilmiş durum ve koşullarda sıhhi eksper ve çevre korumasıyla ilgili raporlar almaları gerekir. Yabancı yatırımlı tesislerin faaliyeti süresince ve adı geçen tesislerin faaliyetine son verildiği zaman böyle raporların alınması zorunludur. Doğal kaynakların işletilmeye açılması büyük tesislerin kurulması veya rekonstrüksyonu gerçekleştirildiği zaman ayrıca fizibilite ile ilgili eksper raporunun bulunması zorunludur. 362 Mülkiyet Haklarının Korunması ve Anlaşmalara Saygı Dönüşüm sürecindeki ülkelerde sermayedarlar, mülkiyet haklarının ve anlaşmaların emniyetinden rahatsız olmaktadırlar. Ancak bu konuda EBRD in yaptığı çalışmalara göre, Azerbaycan dönüşüm sürecindeki en iyi ülkeler arasında yer almaktadır. Mülkiyet haklarının korunması Azerbaycan Anayasası tarafından öngörülmektedir de yürürlüğe giren Medeni Kanun, anlaşmaların, ticari ilişkilerin, mülkiyet haklarının ve kıymetli kağıtların yapısal koşullarını da kapsamaktadır. Son zamanlarda kabul edilen Medeni Usul Kanunu mahkeme sürecini kolaylaştırmaktadır. Öte yandan, Cumhurbaşkanı Aliyev in Eylül-2002 de verdiği karar, hükümetin mülkiyet haklarına yasadışı kısıtlamaların ve mülkiyet sahiplerine yasadışı muhtemel baskıların engellenmesi yükümlülüğünü öngörmektedir. Fikir Haklarının Korunması Telif hakkı, ticari marka ve patent yürürlükte olan kanunlar ile düzenlenmektedir ların ortalarından Azerbaycan, fikir haklarının savunması ve kayıtlanması

371 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yolunda kendi ulusal sistemini hazırlamıştır. Telif haklarına yönelik güncel kanun (Telif Hakları ve İlgili Haklara Dair Kanun-1996), (Patentle İle İlgili Kanun-1997) ve ticari markanın savunmasına yönelik (Ticari Marka ve Coğrafi Yer Bilimlerine Dair Kanun-1998) yürürlüktedir. Ayrıca Azerbaycan, Sanayii Mülkiyetinin Korunmasına İlişkin Paris Anlaşması; Edebiyat ve Sanat Çalışmalarının Korunması Anlaşması gibi uluslararası anlaşmalara katılmıştır. Özel Sektöre Devletin Finansal Yardımı Hükümet tarafından Teşebbüse Yardım Fonu kurulmuştur yılları arasında Fon un 250 milyar Manat değerinde özel müteşebbisler için mali yardım yapması öngörülmüştür. Bu doğrultuda 2003 ve 2004 yıllarında kredi verilmiştir. Düzenleme Sisteminin Şeffaflığı, Genel Standartların Yönetimi ve Rüşvet Sorunu Yatırımcılar ve ekonomiye destek veren uluslararası kurumlar hükümetin hukuk alanındaki düzenlemelerini olumlu değerlendirmekte ve iş hayatını etkileyen kanun ve tüzükleri amaca yönelik ve faydalı olarak görmektedirler. Kanuni düzenlemelerde bazı zaafların olmasına rağmen, bu konularda alınan mesafe piyasa ekonomisine yeni adım atan ülke için takdir edici bir başarı sayılabilir. Haziran-2000 de Cumhurbaşkanı Aliyev, rüşvetle mücadeleye ilişkin kanun imzalamıştır yılında Devlet Hizmeti konusunda kanun kabul edilmiştir. Bu kanun devlet memurları için davranış kurallarını belirlemekte ve onların göreve atanması, görevde ilerlemesi ve ücretlerinin verilmesi ile bağlı kuralları belirlemiştir. Kanun, devlet hizmetinin güçlenmesi ve rüşvete kaynak olabilecek faktörlerin azaltılmasını öngörmektedir. Hükümet, aynı zamanda yargı organlarında mahkemelerin etkinliği ve özgürlüğünü geliştirmek için 363

372 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras reformlara başlamıştır. Medeni Usul ve Ceza Usul Hukukuna getirilen yeni düzenlemeler hakimlerin atamasında yeni yöntemler getirmiştir. Eylül-2002 Cumhurbaşkanı kararına uygun olarak, özel izin ve belgelerin sayısı 240 dan 30 a indirilmiştir. Bu müteşebbislerin önündeki gereksiz bürokratik engelleri kaldırmakta ve izin alma sürecini hızlandırmak için ekstradan ödemeleri azaltmaktadır. Ulusal Düzenleme Yabancı Sermayenin Korunmasına Dair Kanun, en azından yabancı girişimcilere yerel girişimcilerle eşit şartlarda teşebbüste bulunma koşullarının oluşturulmasını öngörmektedir. Kanunda gösterilen tek istisnai hal, yabancı girişimcilerin sermaye yatırılacak alanın önemi dikkate alınarak yerli girişimcilerin çıkarlarını olumsuz etkilemeyeceği halde avantajlı bulunmasıdır. Millileştirme, İstimlak ve Tazminat Yabancı sermayenin korunmasına ilişkin kanun, yabancı sermayedarların mülklerini millileştirme ve istimlaktan korumaktadır. Yalnız ülkenin ulusal çıkarları veya yerel halka karşı bir zarar söz konusu olursa, ya da tabii felaket ve salgın gibi zaruri durumlarda etkili, hızlı ve sermayenin gereçek değeri üzerinden tazminatla yukarıda adı geçen işlemler yapılabilir. Millileştirilme kararları ancak Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi nce verilebilir. İstimlak kararı Azerbaycan Bakanlar Kurulu kararı ile alınabilir. Ülkede son yıllarda hiç bir millileştirme olmamıştır. Devlet otoritesinin hukuki olmayan faaliyeti sonucunda meydana gelen zararların tazmini de garanti edilmektedir. 364

373 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Gelirin Transferi ya da Yeniden Plasesi Ayrıca kârın yabancı sermayedarın kendi ülkesine gitmesi de garanti edilmektedir. Yabancı yatırımcılar gelir veya diğer para girdilerini ve yasal yatırımcılık faaliyeti sayesinde aldığı döviz gelirini ilgili vergileri ödedikten sonra dış bankalara transfer edebilmektedir. Yabancı yatırımcılar Azerbaycan da sağladıkları gelirle yeniden yatırım yapabilmekte, Azerbaycan bankalarına yatırabilmekte, Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Bankasının belirlediği kur ve koşullarla döviz alabilmektedir. Anlaşılmazlıkların Çözümü Anlaşılmazlıların yargı yolu ile çözümlenmesinde bir takım eksikler olsa da, son yıllar Azerbaycan da bu alanda önemli reformlar gerçekleştirilmiştir. Uluslararası Arbitraj Hakkında Kanun 2000 yılından yürürlüğe girmiştir. Kanuna göre taraflar kendi isteklerine göre her hangi bir yabancı mahkemeye başvurabilirler. Yabancı mahkemenin kararı ülkede siyasi istikrarı bozmayacak şekilde, yerine getirilecektir. Parlamento, Yabancı Arbitrajın Kabulü ve Geçerliliği hakkında 1958 tarihli New York Anlaşmasını da onaylamıştır. Bu Azerbaycan Hükümeti ile yabancı sermayedarlar arasında ortaya çıkan sorunların Azerbaycan mahkemelerinde bakılmaksızın, sorunun Uluslararası Arbitraj Mahkemesine götürülmesi yükümlülüğünü getirmektedir. Azerbaycan Hükümeti ve üçüncü taraflar arasındaki bazı anlaşmalar, yabancı sermayedarlara Sermaye Anlaşılmazlıklarının Çözümlenmesi Üzere Uluslararası Merkeze (ICSID) baş vurmaya imkan vermektedir. Azerbaycan, ICSID bünyesinde imzalanmış, Bir Devletle Başka Bir Devletin Uyruğu Arasında Çıkan Sermaye Anlaşmazlılarının Çözümlenmesi Üzere Uluslararası Anlaşma nın gerçek üyesidir. 365

374 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İkitaraflı Sermaye Anlaşmaları Azerbaycan Çin, Fransa, Gürcistan, Almanya, İngiltere, İran, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Lübnan, Moldova, Pakistan, Polonya, Türkiye, Ukrayna, ABD ve Özbekistan la iki taraflı sermaye korunması anlaşmasına imza atmıştır. Uluslararası anlaşmalar yerel Azerbaycan yasamasını bağladığı için, İkitaraflı Sermaye Anlaşmaları, bazı sermayedarlar için ülkede güven sağlayıcı olumlu koşullar oluşturabilir. Yatırıma Katkılar ve Yardımlar Cumhurbaşkanının Eylül-2002 de çıkardığı ferman doğrultusunda, girişimciliğin gelişmesine yardım için, İş Adamları Birliği kurulmuştur. Birlik devamlı olarak mevcut problemlerin tespiti ve analizi ve bu sorunların çözümlenmesi için çalışmalarla meşgul olacaktır. Birlik yabancı yatırımcıların da sorunları ile ilgilenerek onların seslerini duyurmasına yardımcı olacaktır. Vergiler ve Vergi Oranları Azerbaycan da yabancı sermayenin iştiraki ile kurulan müesseselerin ve yabancı müesseselerin kuruluş sermayesine ayni sermaye olarak konulmak üzere Azerbaycan a getirilen emlak gümrük vergisi ve KDV den muaf olarak ithal edilebilmektedir. Daha sonra yapılacak yatırımlarda, yatırım malı makina-teçhizatlar bazı istisnalar dışında %5 gümrük vergisine tabi tutulmaktadır. KDV den ise muaftır. Vergi Bakanlığı tarafından uygulanan vergi politikasının ve vergilerin toplanmasının gerçekleştirildiği Azerbaycan da iki farklı tipte vergi rejiminin olduğu görülmektedir. Üretimin Paylaşımı Anlaşmaları (PSA) çerçevesinde daha çok petrol ve doğal gaz sektöründe faaliyet gösteren şirketler petrol konsorsiyum vergi rejimine bağlıdırlar o rejimin konusudurlar. Resmi vergi rejimi diğer tüm hukuki şahıslar için geçerlidir. 366

375 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Azerbaycan da vergilerle ilgili karakteristik yapı aşağıdaki gibi özetlenebilir 278 : Yerli ve yabancı müteşebbislerden alınan işletme gelir (menfaat) vergisi %24 tür. İnsani yardım organizasyonlarının geliri, grantlar, üyelik ücretleri ve ticari olmayan organizasyonlar tarafından kabul edilen yardımlar gelir vergisi dışında tutulmaktadır. Yabancıların gelirlerinden alınan stopaj vergisi gelirin türüne göre %4, %6 veya %10 dur. Bireysel gelir vergisi %0-%30 arasında, artan oranlı usule göre değişmektedir. 182 günden daha az kalan yabancıların gelir vergisi, büyükelçilik ve konsolosluk çalışanlarının gelirleri istisnadır. KDV oranı %18 dir. Tüketim vergisi değişkendir. Servetlerden (araç, bina v.b.) varlığın türüne göre vergi alınmaktadır. Yine 182 günden daha az kalan yabancıların gelir vergisi, diplomat ve konsolos işçilerinin varlıkları vergiden muaftır. Araziler ise türüne ve bulunmuş olduğu bölgeye göre farklı oranda vergilendirilir. Maden vergisi ise %3-26 arasındadır. Azerbaycan arazisine giriş yapan yabancı uyruklulara ait arabalar, türüne, kapasitesine, mesafesine v.b. bağlı olarak vergilendirilir. Ayrıca sadeleştirilmiş sistem vergisi adı altında müteşebbis ve bireylerden, satışla ilgili olmayan faaliyetler ve mal ve hizmet satışlarından Bakü de %4 diğer bölgelerde %2 oranında vergi alınmaktadır. KDV, servet ve gelir vergilerinin ödemelerinin dışındadır. 278 Brief Overwiev of Business Practices, New Investment Opportunities and Legal Environment, Azerbaijan Investment Promotion and Advisory Foundation, Baku, 2005, ss

376 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 9.3. Yatırım Potansiyeli Azerbaycan da yatırım yapılmasına ilişkin planlamada, sadece ülkenin pazar potansiyelinin dikkate alınması doğru olmayacaktır. Zira Azerbaycan ın coğrafi konumu, dikkate alındığında, bölge ülkeleri ile birlikte önemli bir pazar potansiyeline sahip olduğu görülmektedir. Azerbaycan Kafkasya ve Orta Asya nın ekonomik nefes borusu dur. Böyle bir öneme sahip olduğu Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis-Erzurum doğal gaz boru hattının faaliyete geçmesi ile daha açık olarak görülecek, Hazar dan geçecek boru hatları ile söz konusu hatlarla Kazakistan petrolünün ve Türkmenistan doğal gazının dünya piyasalarına ihracının gerçekleşmesi ile değerini ve önemini pekiştirmiş olacaktır. Öte yandan bu potansiyel her geçen gün İpek Yolu nun yeniden canlılık kazanması ile daha da artacaktır. Dolayısıyla Azerbaycan a yatırım yapılırken, Azerbaycan pazar potansiyelinden çok bölgenin pazar potansiyelinin, bölgenin de bugünden daha çok gelecek potansiyelinin dikkate alınması gerekir. Bölge pazar potansiyeli dikkate alınacağına göre, Azerbaycan da ihracata yönelik, dünya fiyatları ile rekabet edebilecek şekilde malın maliyetini ve fiyatını düşük seviyelerde tutabilen ölçekte ve büyüklükte yapmak şartıyla bir çok alanda yatırım yapılması mümkündür. İklim şartları ve toprağının verimli olması, tarım ve tarım sanayiine yatırım yapılmasını mümkün kılmaktadır. Petrol sektöründeki yatırımların da etkisi ile bankacılık ve finans sektörü ve diğer hizmetler sektöründeki yatırımlar da daha cazip hale gelecektir 279. Dönemin Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından 2002 yılında yerli ve yabancı işadamları ile yapılan görüşmeler ve 279 Osman Nuri Aras, Azerbaycan İqtisadiyyatında Sermaye Strategiyasının Nezeri İnfrastrukturu, Azerbaycan İqtisadiyyatında Strateji Problemleri adlı Konferans Materialları, Bakı, Mart 2002, ss

377 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ardından alınan yeni kararlarla, müteşebbisleri teşvik eden ve önünü açacak şekilde, serbest piyasa ekonomisine geçiş için gerekli olan hukuki ve kurumsal yapıdaki olumlu gelişmeler ile birlikte kalifiye işgücüne ihtiyacın hızla artması, Azerbaycan a yatırım yapılması ve ekonomik ilişkilere girilmesi için gerekli olan yatırım ve pazar iklimini daha elverişli hale getirmiştir. Küreselleşmenin finansal sacayağı ile birlikte, sermayenin sınır tanımadığı günümüz dünyasında, Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya gibi bölgeye daha uzak ülkelerden gelen müteşebbisler, Azerbaycan da gerçekleştirilecek olan büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesine ilgili duyarken, Türkiyeli müteşebbislerin, Türkiye de yaşanan ekonomik sorunlara bir açılım sağlayacak şekilde ve devlet desteğini de alarak, Azerbaycan daki özelleştirmeye ilgi göstermeleri ve farklı sektörlere yatırım yapmaları hem müteşebbisler hem de ülke ekonomisi açısından faydalı olacaktır Yatırım ve Ticaret Alanları Aşağıda farklı sektörlerde yer alan başlıca yatırım ve ticaret alanları yer almaktadır Tarım ve Gıda Tarım Makineleri Üretimi ve Tesisi, Süt ve Süt Mamülleri Üretim ve İşleme Tesisleri, Çocuk Gıda Ürünleri Üretimi, Bitkisel Yağlar (Mısır ve Ayçiçek Yağı) Üretimi, Gıda Katkı Maddeleri ve Konsantreleri Üretimi, Zeytin ve Zeytinyağı Üretimi, Çikolata ve Şekerleme Ürünleri Üretimi, Bisküvi Üretimi, 280 Geniş bilgi için Bkz: 369

378 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Nar Suyu ve Nar Konsantresi Üretimi, Salça Üretimi, Gülyağı Üretmi, Un ve Un Mamülleri Üretimi, Yem Tesisleri, Konserve Ürünleri Üretimi, Konserve Fabrikasının Modernizasyonu, Tarım Ürünlerinin Saklanması ve Ambalajı, Modern Seraların İnşası, Soğuk Hava Depolarının İnşası, Şeker Fabrikasının İnşası, Şarap Fabrikasının İnşası, Arıcılık, Havyar ve Balıkçılık Tesisleri, Çiçekçilik, Tavukçuluk, Entegre Et Tesislerinin İnşası Kimya-Sanayii Deterjan, Sabun, Şampuan v.b. Tüketim Malları Üretimi, Etilen-Propilen Fabrikasının Modernizasyonu, Gübre Üretimi, İyot ve Brom İmalatı, Polietilen Ürün İmalatı, Polipropilen Üretimi, Boya Üretimi, Soda ve Klor Üretim Tesis İnşası, Glas Fiber ve Doku İmalatı, Şişe Üretim. 370

379 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Hafif İmalat Sanayi Klima İmalatı, Kompresör İmalatı, Elektrikli ve Elektronik Aletler İmalatı, Transformatörlerin Tamiri ve İmalatı, Ev Aletleri İmalatı, Ev Donanım Ürünleri İmalatı, Kağıt ve Mukavva İmalatı, Boru v.b. Plastik Ürünler İmalatı, Buzdolabı ve Dondurucu İmalatı, Sabun Üretim Tesis Modernizasyonu, Lastik İmalatı, Tel Kablo İmalatı, Doğal ve Sentetik Parçaların Üretimi, Fosfat Üretim Tesisinin Modernizasyonu, İpek Üretimi, Tekstil Fabrikasının Yeniden İnşası, Pamuk ve Yün İşleme Tesislerinin İnşası, Smartkart Tipli Gaz Sayaçlarının İmalatı, Doğal Gaz Tüketimi İle İlgili Ürünlerin Üretimi Çocuk Bezi Üretimi, Deri Giyim ve Ayakkabı İmalatı, Halıcılık İnşaat ve Turizm İnşaat Malzemeleri Üretimi, Demir Madeni Üretimi, Dağcılık Spor Dinlenme, Turizm ve Eğlence Merkezi İnşası, 371

380 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Otel İnşası, Turizm Kompleksinin Yapılması, Tedavi Dinlenme Merkezi İnşası, İnşaat ve Restorasyon İşleri, İş Merkezlerinin İnşası, Mozaik ve Mermer İşleri Sıhhi Tesisat ve Seramki Malzemeler Üretimi Ulaşım Lokomotif Deposunun Yeniden Yapılması, Vagon Deposu Bünyesinde Çeşitli Yük Vagonlarının Tamiri Fabrikasının İnşası, Bakü Metropoliteninin 3. Kuzey Sahasının İnşası, Karayolunda Toplu Taşıma Hizmetleri. 372

381 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ONUNCU BÖLÜM ÜLKE EKONOMİSİNİN SWOT ANALİZİ SWOT Analizi, incelenen ülkenin, sektörün, kuruluşun, tekniğin, sürecin veya durumun güçlü ve zayıf yönlerini belirlemekte ve dış çevreden kaynaklanan fırsat ve tehditleri saptamakta kullanılan bir tekniktir 281. SWOT Analizi ile amaçlanan; iç ve dış etkenleri dikkate alarak, en üst düzeyde yararlanacak şekilde güçlü olunan ve büyük fırsatların yattığı alanlara odaklanıp, tehdit ve zayıf yanların etkisini en aza indirecek plan ve stratejiler geliştirmektir. SWOT Analizi, stratejik bir plan geliştirilmesi aşamasında ya da sorun tanımlama ve çözüm oluşturulması aşamalarında kullanılmaktadır. Yukarıda kısaca tanımlanan SWOT Analizi hem ülke yönetimi, hem yerli ve yabancı yatırımcı, hem de ülke ekonomisi hakkında genel olarak bilgi sahibi olmak isteyenler açısından önem arz etmektedir. Günümüzün küresel rekabet ortamında, Azerbaycan da piyasa ekonomisine geçiş ve ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla çeşitli programlarla kalkınma politikaları ve stratejileri belirleyen ülke yönetimi için bilinçli ve sistematik analizler yaparak, ülkenin potansiyel kaynaklarını ve imkanlarını en iyi şekilde kullanabilmesi ve yeni stratejiler geliştirebilmesi için, SWOT Analizi stratejik öneme sahiptir. 281 SWOT ifadesi, İngilizcedeki Strengths (Güçlü Yönler), Weaknesses (Zayıf Yönler), Opportunities (Fırsatlar) ve Threats (Tehditler) kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. 373

382 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Yerli ve yabancı yatırımcı için ise, petrol sektörü dışında farklı sektörlere yatırım yapabilme açısından, ülke ekonomisi hakkında makroekonomik, sektörel ve ekonomi dışı alanlara yönelik ampirik olmayan bir analiz, stratejik ön adım olarak gereklidir. Yukarıdaki önem ve gerekliliğe sahip olan SWOT tekniği ile bu bölümde Azerbaycan ekonomisi analiz edilecektir. Analizde metot olarak ülke ekonomisinin güçlü ve zayıf yönleri; makroekonomik, sektörel-bölgesel ve ekonomi dışı olarak, tehdit ve fırsatlar ise; ekonomik ve ekonomi dışı olarak analiz edilecektir. SWOT analizine ilişkin güçlü ve zayıf yönler, tehdit ve fırsatlar ana başlıklar olarak verilecektir. Dolayısıyla aşağıda yer alan SWOT analizinde bir yönüyle daha önceki bölümlerde yapılan makroekonomik, bölgesel ve sektörel analizlerin ve dünya ekonomisine entegrasyon seviyesinin genel bir fotoğrafı çekilmiş olacaktır. Yapılan analiz sonrasında ülke yöneticisleri ile yerli ve yabancı yatırımcıya bakan yönleriyle önerilerde bulunulacaktır Güçlü Yönler Makroekonomik Açıdan Güçlü Yönler -Başta fiyat istikrarı olmak üzere genel olarak makroekonomik açıdan istikrarlı bir ortamın varlığı: Ülkede bağımızlığın kazanıldığı ilk yıllarda yaşanan siyasi, ekonomik istikrarsuızlığın yanısıra Ermenistan ile Yukarı Karabağ savaşı nedeniyle 1995 yılına kadar makroekonomik göstergelerde istikrarsızlık gözlenmiştir. Ancak ülkede sağlanan siyasi istikrar ve ardından uygulamaya başlanan ekonomik politikalar ile birlikte, 1996 yılından itibaren ekonomide istikrarsızlık yerini istikrara 374

383 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları bırakmıştır. Dolayısıyla yaklaşık 10 yıldır ülkede makroekonomik göstergelerde olumlu hava hakimdir. -Dış borçların GSMH ya oranının yüksek olmaması: Azerbaycan'ın dış borç miktarı 2005 yılı başı itibariyle milyar ABD dolarıdır. Bu miktar GSMH'nın %18.6'sına tekabül etmektedir. Kişi başına düşen dış borç miktarına göre, BDT ülkeleri ile karşılaştırıldığında sıralamada ortalarda yer almaktadır. -Döviz kurunun istikrarlı olması: Azerbaycan 1992 yılında Ruble Bölgesi nden çıkarak, milli para birimi olan Manatı tedavüle çıkarmıştır. İlk aşamada Ruble ile birlikte tedavülde olan Manat 1994 yılından itibaren ülkede tek resmi para birinmi olmuştur. İthalatın önemli bir kısmının Ruble ile yapılması ve ithalatın yapıldığı ülkelerde, özellikle Rusya da fiyatların liberalleşmeye paralel olarak yükselmesi sonucunda, Manat 1993 de Ruble karşısında değer kaybetmeye başladı. Öte yandan yıllarında bankacılık sektöründe yaşanan kriz ve Manat ın değerine ilişkin beklentilerdeki olumsuzluk Manat ın diğer ülke para birimleri karşısında değer kaybetmesine neden oldu. Ülkede sağlanan siyasi ve ardından eknomik istikrar ile birlikte ülkede döviz kurları istikrarlı bir seyir izlemektedir. -Ucuz işgücünün varlığı: Ülkede işsizlik oranının yüksek olması nedeniyle ücretler düşük seviyededir. Ülkede asgari ücret 100 bin Manat tır. Üretim faktörü olarak işgücü ödemeleri, toplam maliyetler bakımından avantaj sağlamaktadır. Neticede işgücünün ucuz olması, yatırım yapmayı teşvik eden unsurlardan biri olmaktadır Sektörel ve Bölgesel Açıdan Güçlü Yönler -Tarım ve hayvancılık sektörüne elverişli bir iklim ve arazi yapısına sahip olması: 375

384 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Subtropik iklimden tundra iklimine kadar uzanana bir çeşitlilikte Azerbaycan'da yeryüzünde mevcut 11 iklimsel bölge türünün 9'u mevcuttur. Bu çeşitlilik bir sezonda birden fazla hasat elde etmeye ve farklı ürünleri üretmeye imkan vermektedir. Ülke arazisinin %53 ü tarıma elverişlidir. İklim ve arazi yapısı hayvancılık yapmaya da elverişlidir. -Turizmin gelişmesine elverişli ekolojik bir yapıya, doğal, tarihi ve kültürel zenginliklere sahip olması. Turizm sektörünün gelişmesi için gerekli iklim, doğal güzellikler, tarihi ve arkeolojik eser potansiyeline sahip olan Azerbaycan da, elverişli iklim şartları, Hazar Denizi nin sahilleri, farklı bölgelerdeki ormanlık alanlar ve tedavi amacıyla faydalanılabilecek potansiyeldeki kaynak suları dikkat çekmektedir. -Gıda sanayi için gerekli hammadde olarak tarım ve hayvancılık ürünleri üretimine imkan olması: Tarıma elverişli iklim ve arazi yapısına sahip olması, tabii olarak ülkede gıda sanayisinin gelişmesi için gereken hammaddeye en uygun şartların, bu ise gıda sanayisine yatırım yapmayı cazip kılan en önemli unsurun var olduğu demektir. Gıda sanayisine sadece ülke içi değil, Asya ve Kafkasya ya hitap edecek bir ölçekte yatırım yapılmasını mümkündür. -Güçlü bir petrol ve doğal gaz sektörünün varlığı. Hazar da keşfedilen petrol ve doğal gaz rezervleri ile birlikte ülke dünyada petrol ve doğal gaz ihraç potansiyeline sahip konumuyla dikkkat çekmeye başlamıştır yılına kadar yapılan yatırımların önemli bir kısmı enerji kaynakları üretimine harcanmıştır. Sektöre yapılacak olan toplam yatırım tutarı ise milyar dolar civarında olacaktır. 376

385 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 2005 yılında petrolün, 2006 yılında ise doğal gazın ihracı ile birlikte enerji kaynaklarında önemli mikarda gelir elde etmeye başlayacaktır. -Devlet teşvik politikalarının varlığı: Başta yıllarını kapsayan bölgesel kalkınma planı olmak üzere, çeşitli devlet programları ile petrol dışı sektörlerin ve Bakü dışı bölgelerin gelişmesi için gereken teşvik politikaları, vergi muafiyetleri ve devlet desteği mevcuttur. -Petro-kimya sanayisinin gelişmesi için gerekli girdilerin ve bilgi birikiminin ülkede yeterli düzeyde olması. Petrole dayalı bir ekonomiye sahip olması nedeniyle sanayi sektörünün temelini kimya, petro-kimya, makine, imalat sektörü oluşturmaktadır. Bağımsızlık sonrasında petrol ve doğal gaz üretimine ilişkin yapılan anlaşmaların ardından sanayi sektöründe yatırımların daha çok petrokimya alanında yoğunlaşmaya başladığı görülmektedir yılından itibaren petrol ve doğal gaz üretiminde önemli bir miktara ulaşılacak olan ülkede, sökonusu durum bu alanın gelişeceğine dolayısıyla bu alana yatırım yapmaya imkan vermektedir. -Ulaşım ve haberleşme sektörlerinin gelişme potansiyeli: Değişim ve dönüşüm sürecinde ulaşım ve haberleşme altyapısının yeniden yapılandırılması nedeniyle, sektörler önemli yatırımlar yapmaya imkan veren gelişme potansiyeline sahiptir. -Finans sektörünün gelişim potansiyeli: Petrol gelirlerinin ülkeye dahil olması ile birlikte, finans sektörün hızla gelişebilecek bir potansiyele sahiptir. Ektörün petrol gelirlerinin ülkeye giresine ilişkin önemli hazırlıklar yapmakta olduğu dikkat çekmektedir. Ülke bölgede en önemli bir finans merkezi olabilecek konumdadır. 377

386 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras -İnşaat sektörü ve inşaat ürünleri üretimi için gelişim potansiyeli: Yeniden yapılanma sürecinde inşaat sektörüde önemli bir gelişim potansiyeline sahiptir. Özellikle son iki yılda Bakü de önemli canlanmanın görüldüğü inşaat sektörü hem Bakü de hem de diğer şehirlerde ciddi bir gelişme potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla inşaatın yanısıra inşaat ürünleri üretimine yönelik olarak da yatırım yapmaya elverişli bir potansiyelin varlığı dikkat çekmektedir. -Hazar ın balıkçılık ve havyar üretimine elverişli olması: Hazar Denizi dünya çapında önem arz eden petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanı sıra, kaliteli ve zengin balık rezervlerine de sahiptir. Hazar, en kıymetli balık türü olan Mersin (Nere) balığının ana vatanı olarak kabul edilmektedir. Mersin balığı aynı zamanda havyar elde edilen balık türüdür. Hazar'da, özellikle Mersin balığı üretimi ve bu balığın ürünü olan siyah havyar üretimi önemli bir ekonomik gelir olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyah havyarın %80-90 ının Hazar dan elde edildiğide dikkate alındığında balıkçılık sektörü de gelişmeye elverişli ve güçlü bir potasiyele sagiptir Ekonomi Dışı Güçlü Yönler -Nüfusun eğitim seviyesi: Her ne kadar ekonomik durumdaki gerileme ile birlikte şartların zorlaşmasına rağmen, Sovyet geleneğinin devamı olarak insanların eğitime karşı ilgi gösterdikleri görülmektedir. Ülkede okur-yazar oranı %98 ve lise-yüksek öğrenimli nüfus oranı %60 civarındadır. Eğitimli nüfus yapılacak olan yatırımlarda gereken insan gücünün pratik ve mesleki bilgilerin kısa sürede h,zmet içi eğitimle giderilmesine de imkan vermektedir. 378

387 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları -Siyasi istikrarın ve iradenin varlığı: Her bir ülkede, ekonomik kalkınma için öncelikle siyasi istikrar ve bu istikrarı devam ettirecek bir iradenin yöneticilerde olmalıdır. Siyasi istikrar, yürütülen ekonomik programın kesintiye uğramayacağının göstergesi olarak piyasalara güven vermektedir. Azerbaycan da Haydar Aliyev in iktidara gelmesinin ardından sağlanan siyasi istikrar ve var olan siyasi istikrarrı devam için gereken irade adına endişeye sevk edici belirsizlikler İlham Aliyev in Cumhurbaşkanı seçilmesi ile minimum seviyeye çekilerek beklentiler olumlu kılınmıştır Zayıf Yönler Makroekonomik Açıdan Zayıf Yönler -İşsizlik sorunu: Resmi istatistikler Azerbaycan da işsizlik oranının %1.5 civarında olduğunu ifade etmesine karşın, uluslararası kuruluşları verdiği bilgilere, yapılan farklı hesaplamalara ve uzmanların kanaatine göre bu oran %16-25 arasındadır. Dolayısıyla ülkede işsizlik oranının yüksektir. İşsizlik seviyesinin nedenlerinden birisi, Karabağ ın Ermeniler tarafından işgalinin ardından 1 milyon civarında insarı mecburi göçe maruz kalmasıdır. Öte yandan değişim sürecinde modern üretim ile rekabet gücünde olmayan işyerlerinin kapanmasının ardından işini kaybedenler de işsizler ordusundaki en önemli oranı oluşturmaktadır. -Eğitimli ve kalifiye yurtdışına göçü: İstihdam imkanının yetersizliği nedeniyle eğitimli ve kalifiye işgücünü yurtdışı göç etmiştir. Kalifiye ve eğitimli işgücünün büyük çoğunluğu Rusya, Türkiye, İran gibi komşu ülkelere yönelmişlerdir. Ülkeyi bu şekilde terk edenler arasında gençler ve orta yaşlı insanların oranının daha yüksek olduğu dikkat çekmektedir. Beyin göçü olarak ifade 379

388 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras edilebilecek olan sözkonusu sürecinin özellikle son yıllarda daha fazla arttığı görülmektedir. -Büyük işletmelerin özelleştirme sürecinin yavaş işlemesi: Ülkede 2000 yılında başlayan ikinci özelleştirme programı ile başta haberleşme, ulaştırma, kimya ve enerji sektörü olmak üzere, orta ve büyük ölçekli işletmelerin özelleştirilmesi planlanmıştır. Ancak plan çerçevesindeki büyük ölçekli işletmelerin özelleştirme sürecinin yavaş işlediği görülmektedir Yolsuzluk ve rüşvet oranı: Yabancı ve yerli yatırımları caydırıcı şekilde yolsuzluk ve rüşvet oranı yüksek düzeydedir. "Transparency International" tarafından 133 ülkeyi kapsayacak mahiyette hazırlanan "Yolsuzluk Hakkında Tasavvur Endeksi" verilerine göre, Azerbaycan 124.ncü sırada bulunmaktadır. Verilere göre ülkede başta ticaret ve yatırım sahası olmak üzere hemen her sahada yolsuzluk seviyesi yüksektir. Öte yandan "Transparency International", Azerbaycan da yolsuzluklara karşı hayata geçirilen tedbirleri de tatmin edici seviyede görmemektedir. -İhracatın ve devlet bütçesinin petrol gelirlerine bağımlı olması: Petrol ve petrol gelirlerinin ihracat içindeki payı %90 civarındadır. Öte yandan bütçe gelirlerinin ise %50 si petrol ve petrol ile ilgili alanlardan elde edilmektedir. Böylece, bütçenin petrol gelirlerinden petrol gelirlerinin ise dünya piyasalarındaki konjonktüre bağımlı olması Hollanda Hastalığı tehlikesi ile Azerbaycan ı karşı karşıya getirmiştir. -Gümrüklerde yaşanan problemler: Gümrüklerde yaşanan problemler ve karşılaşılan zorluklar dış ticaretin yapılmasına ve yapılan dış ticaretinde sağlıklı bir şekilde yapılmasına engel olmaktadır.

389 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları -Gelir düzeyinin düşük, gelir dağılımının dengesiz olması: Kişi başına gelir seviyesi her geçen yıl yükselmekle birlikte, düşük seviyededir yılında kişi başına gelir 1041 dolar olmuştur. Bu ise insanların alım gücünün düşük olması demektir. Öte yandan gelir dağılımında da adaletsizlik vardır. Özellikle petrol ve petrole dayalı sektörlerde çalışanların ekonomik durumları çok iyi iken diğer sektörlerde çalışanların gelir seviyesi çok düşüktür. Bu ise belirli oranda nüfusu lüks tüketime yöneltmektedir. Ülkede orta tabakanın henüz oluşmadığı görülmektedir. -Tekelcilik ve haksız rekabet ortamının olması: Ülkede işletmecilerin karşılaştığı başlıca problemlerden biri de monopollerin varlığı ya da haksız rekabet ortamının olmasıdır. Belirli alanlarda monopollerin varlığı özel teşebbüsün gelişmesini ve kaynakların verimli kullanımını engellemektedir. Tekellerin varlığı fiyatların zaman zaman kaotik şekilde artmasını da neden olmaktadır. -Döviz kurunda dalgalanma beklentisi nedeniyle yerli para birimine duyulan güven eksikliği. Bağımsızlığın ilk yıllarında yaşanan siyasi ve ekonomik krizler ortamında yaşanan enflasyonist süreç ve devalüasyonlarla insanların yerli para birimine karşı itimadı oluşmamıştır. -Kayıt dışı ekonomi: Ülkede kayıt dışı ekonominin GSMH ya oranı yüksektir. Hatta Azerbaycan, BDT devletleri ile mukayesede yolsuzluğun seviyesine göre olduğu gibi kayıt dışı ekonominin hacmine göre de ilk sıralarda yer almaktadır. Ekonomide kayıt dışını tercih eden veya tercih etmek zorunda kalan özel sektörün karşısına çıkan temel problem ise rüşvet olmaktadır. 381

390 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Resmi verilere göre kayıt dışı ekonomi GSMH nın %18-20 sine tekabül etmektedir. Ancak yapılan bazı değerlendirmelerde, kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınan ekonomik faaliyetlerden daha büyük olduğu hesaplanmaktadır. Dünya Bankası uzmanlarına göre kayıt dışı ekonominin hacmi GSMH nın %60 ından fazladır. GSMH nın %60 ını kayıt dışı olarak kabul edildiğinde bu oran 5 milyar dolara tekabül etmektedir. Bazı uzmanlar bu oranın %80 olduğunu iddia etmektedirler. Rakamlar farklı olmakla birlikte genel anlamda kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin yüksek olduğu görülmektedir Sektörel ve Bölgesel Açıdan Zayıf Yönler -Altyapı yetersizliği ve eski teknoloji: Tarım ve hayvancılık için gereken sulama v.b. altyapı yetersizdir. Öte yandan tarım ve hayvancılık için gerken teknoloji hem eski hem de yetersizdir. Turizm sektörü içinde gereken yol, ulaşım araçları ve konaklama tesisleri hem yetersiz hem de eskidir. Sanayi sektörüne ilişkin altyapının da yetersiz ve eski teknolojiye sahip olduğu görülmektedir. Bu da günümüz modern teknolojisi ile hem ucuza hem de kaliteli olarak üretilen dünya piyasasında üretim yapmaya imkan vermemektedir. -Petrol ve doğal gaz üretimine bağımlı bir ekonomik yapı neden ile diğer sektörlerin gereken ilgiden yoksun olması. Bağımsızlık sonrasında daha çok petrol ve doğal gaz üretimine ilişkin olarak enerji sektörü yabancı ve yerli yatırımcı açısından dikkat merkezinde olmuştur. Yine kalifiye işgücü de daha çok bu sektörde iş bulmaya çalışmıştır. Hem yatırım hem de kalifiye işgücünün tek bir sektöre yönelmesi sonucunda diğer sektörlede arz edilen ciddi bir gelişme olmamıştır. 382

391 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları -Finans sektörünün yeterince gelişmemiş olması: Bağımsızlığın ilk yıllarında yaşanan bankacılık krizlerinin ardından finans sektörünün merkezinde yer alan bankacılık sektörü henüz gelişmemiştir. Büyük ölçekli işletmelerin özelleştirmesinin gerçekleştirilememesi menkul kıymetler piyasasının gelişmemesinde en önemli etken olmuştur. Gelir düzeyinin düşük olması ise sigortacılık sektörünün gelişmesine engel olmuştur. -Sektörel monopollerin varlığı: Monopollerin bazı sektörlerde varlığı, sözkonusu sektörlede üretilen ürünün kalitesine, fiyatına olumsuz etkide bulunmakta ve üretim kaynaklarının verimli kullanımına engel olmaktadır. -Hollanda Hastalığı tehlikesi: İhracat, yabancı yatırımların petrol ve doğal gaz üretimine yönelmesi, ihracatın petrol ve doğal gaz ağırlıklı olması, bütçe gelirlerinin yine petrol ve doğal gaza bağımlı olması nedeniyle sektörel açıdan ekonominin petrol ve doğal gaza bağımlı olduğu görülmektedir yılından itibaren ise petrol ihracındaki artışla birlikte bu bağımlılık daha da artacaktır. - Bölgesel kalkınmada dengesizlik: Öte yandan iktisadi işletmelerin daha çok Bakü ve civarında toplanmış olması ve vergi gelirlerinin Bakü ve civarından elde edilmesi nedeniyle de ülke bölgesel olarak Bakü ve civarına bağımlılık gösteren bir ekonomik yapıya sahiptir Ekonomi Dışı Zayıf Yönler -Bölgelerarası ulaşım engeli: Ermeni işgalinin ardından, Nahçıvan ile ülkenin diğer bölgeleri arasında ulaşıma imkan veren 130 km lik demir yolu 383

392 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras işgal edilmiştir. Dolayısıyla Yukarı Karabağ topraklarının Ermeniler tarafından işgal edilmiş olması nedeniyle, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan ın diğer bölgeleri arasında kara ve demir yolu ulaşımı yapılamamaktadır. Günümüzde Nahçıvan a yolcu ve yük ulaşım imkanı ancak İran üzerinden yapılabilmektedir. Ulaşımdaki bu zorunluluk devlet bütçesinden yılda 2.5 milyon dolar kayba neden olmaktadır. Yine sökonusu ulaşım problemini çözmek amacıyla Bakü-Nahçıvan havayolu ulaşımına yapılan transfer harcamalarının da devlet bütçesine getirdiği ek yük yılda 10 milyon dolar civarındadır. -Zihniyet değişimi: Sovyet rejiminden, serbest piyasa ekonomisine ve demokrasiye geçiş sürecinde zihniyet değişimi henüz gerçekleşmemiş, daha doğrusu tamamlanmamıştır. Sovyet sistemine benzer bir bakış açısıyla problemlerin değerlendirilmesi ve çözün önerilerinde bulunulması sözkonusudur. Bu ise ekonomik açıdan piyasa ekonomisinin ülkede yerleşmesini geciktirmektedir. Elbetteki zihniyet değişimi bir süreçtir, zamana ihtiyaç vardır Tehditler Ekonomik Tehditler -Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar. Petrol fiyatlarındaki dalgalanma ekonomik açıdan en önemli tehdittir. Her ne kadar fiyatlarda son yıllarda yükselme gözlenmekle birlikte, düşme tehlikeside söz konusudur. Fiyatlardaki beklenmedik düşme ülkenin gelirlerinde önemli sorunlara neden olabilecektir. Aslında fiyatların yüksek olmasıda ekonomik performans düşüklüğüne neden olarak, petrol dışı sektörlerin kalkınması için gereken dikkatin verilmemesine neden olabilmektedir. 384

393 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ekonomi Dışı Tehditler -Yukarı Karabağ probleminin devam etmesi: Yukarı Karabağ henüz Ermeni işgalinden kurtulamamıştır. Bu bölgeye yakın sınırlarda zaman zaman çatışmalar da olmaktadır. Sorunun diyalog ile çözümlenemmesi halinde güç kullanılarak işgal edilen toparkların alınması kararlılığı, ülkenin muhtemel bir savaş ile karşı karşıya olması demektir. Bu problem yabancı yatırımcı açıısndan, özellikle petrol dışı sektörlere yatırım yapmada caydırıcı bir etkiye neden olmaktadır yılına kadar yapılan toplam 22 milyar dolarlık yatırımla, rın %80 i yabancı yatırımdır. Yabancı yatırımlardan doğrudan yatırımların ise sadece %27 si petrol dışı sektörlere plase edilmiştir. Yerli müteşebbislerinde petrol dışı sektörlere ciddi şekilde yatırım yapmadığı görülmektedir. -Sınır ülkelerin konumu: Diğer sınır devletlerinden; Gürcistan da zaman zaman yaşanan siyasi ve sosyal problemler, Rusya ile sınırda yer alan Dağıstan Özerk Cumhuriyeti nde Çeçenistan problemi nedeniyle zaman zaman yaşanan hadiseler ve İran ın siyasi yapısı nedeni ile dış dünya ile hassas ilişki içerisinde olması yabancı ve yerli yatırımcı için olumsuz etki yaratmaktadır. Azerbaycan a yapılacak olan yatırım, özellikle büyük ölçekli yatırımlar, sadece ülke içi pazar potansiyeli dikkate alınarak yapılmak istenmeyecektir. Yatırımcı bölgedeki diğer ülkeleri de dikkate alarak yapmak isteyecektir. Azerbaycan ın sınır ülkelerinde zaman zaman yaşanan hadiseler sınırda problemlere neden olmakta, dış ticareti olumsuz şekilde etkilemektedir. Veya hassas ilişkiler içerinide olunması ise dış ticareti olumsuz etkilediğinden yabancı yatırmcıya yine olumsuz şekilde etkide bulunmaktadır. -Hazar ın statü sorunu: Hazar Denizi nin statüsünün belirlenememesinden kaynaklanan sorunlar da ülke ekonomisinin kalkınmasına 385

394 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras olumsuz etkide bulunmaktadır. Bazı petrol yataklarının tartışmalı olması nedeniyle, petrol şirketleri sözkonusu yataklarda petrol üretimi yapmak istememektedirler. Petrol ve doğal gaz rezervlerinin yanı sıra çok önemli balık ve havyar potansiyeline sahip olan Hazar ın bu ekonomik imkanları da verimli şekilde kullanılamamaktadır. Öte yandan Hazar da çevre kirliliği sorunu da zararlı dışsallık olarak ekonomiye olumsuz etkide bulunmaktadır. Statü sorunu Hazar da deniz ulaşımının gelişmesine de engel olmaktadır. -Deniz ve okyanus çıkışının olmaması: Ülkenin deniz ve okyanus çıkışının olmaması ise kıtalararası ulaşımda deniz yolu taşımacılığından faydalanılamamasına neden olmaktadır Fırsatlar Ekonomik Fırsatlar -Dünya ekonomisine entegrasyon düzeyi: Küreselleşme sürecine hızlı ayak uydurarak, bölge ülkeleri ile mukayesede, dünya ekonomisine entegrasyonda dış ticaret, yabancı yatırımlar, uluslararası ekonomik kuruluşlar ile ilişkiler, bölgesel birliklere katılım bakımından aldığı mesafenin daha yüksek olduğu görülmektedir. Dış ekonomik ilişkilerinde ülkenin coğrafi bakımdan elverişli olması, büyük enerji tesisleri, petrol ve petrol ekipmanları sanayii, kimya, elektronik ve şarapçılık sanayii, ulaştırma altyapısı ve hammadde kaynaklarının zenginliği, üretimin yeterli düzeyde olmaması, ucuz işgücü gibi faktörler temel etkenler olmuştur. Dış ticarette 120 den fazla ülke ile ekonomik ilişkiye giren Azerbaycan bir çok uluslararası ve bazı bölgesel organizasyonların üyesidir. 386

395 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Yapılan petrol anlaşmaları, petrol anlaşmalarına destek veren ülkeler, ülkelere ait petrol şirketleri ve yapılan yatırımların vermiş olduğu güven ortamı da ülkede mevcuttur. -Serbest piyasaya geçişte bölgedeki ülkelere göre daha önde olması. Serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecinde, bölgede bağımsızlığını kazanan yeni cumhuriyetler ile mukayese edildiğinde, hukuki ve kurumsal altyapıyı gerçekleştirmede daha önde bulunmaktadır. -Bağımsızlığını kazanan ülkeler arasında en fazla yabancı yatırımın yapıldığı ülke olması: Bölgede bağımsızlığını kazanan diğer ülkeler ile mukayese edildiğinde en fazla yabancı yatırımın Azerbaycan a yapıldığı görülmektedir. Bu ise petrol üretimine başlanmasından sonraki süreçte, diğer sektörlere yatırım yapılmasında, yatırımcı için olumlu bir gösterge olacaktır. -Petrol ve doğal gaz ihracatçısı ülkeler arasında yer alması. Petrol yataklarının keşfinin ardından yapılan çalışmalarla, 2005 yılından itibaren petrolün, 2006 yılından itibaren ise doğal gaz ihracatçı ülkeler arasında yer alacak olması, ülkeye yabancı yatırımları çekme ve dünya ekonomisine entegre etmek bakımından en önemli fırsatlardan biridir Ekonomi Dışı Fırsatlar -Tarihi geçit ve ticari yollar üzerinde olması: Coğrafi konumu ile Azerbaycan, iki kıtayı ve üç deniz havzasını birbirine bağlayan Yeni İpek Yolu gibi çok önemli tarihi ve ticari yolların geçiş güzergahında yer almaktadır. Asırlar boyunca Doğunun zenginliklerini Batıya taşıyan kervanların geçtiği, beş Türk Cumhuriyeti'nin yanı sıra, Tacikistan, Gürcistan ve Ermenistan'ı da kapsayan, 387

396 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Karadeniz'den Çin'e tarihi İpek Yolu nun 21. yüzyıla bir iletişim, ulaşım ve enerji koridoru olarak taşınmasını öngören ve 1998 de Bakü de imzalanan anlaşma ile Azerbaycan global ekonomik ilişkiler zincirine yeni bir halka eklemiştir. -Bölge ülkeleri arasında demokrasiye geçişte aldığı mesafe: Bölgede bağımsızlığını kazanan yeni ülkeler arasında demokrasiye geçişte daha önde bulunmaktadır. Bu özellik, bölge pazarına yönelik yatırımların Azerbaycan da yapılmasına imkan vermektedir. -Bölge ülkeleri arasında istikrarlı ve daha demokratik bir yönetimin varlığı. Haydar Aliyev in iktidara gelmesinin ardından ülkede sağlanan siyasi istikrar ve iktidarın demokratik tutumu diğer bölge ülkelerine göre yatırımcının Azerbaycan ı tercihinde etkin olmaktadır. -Stratejik konumu: Asya ülkelerinin Avrupa ya geçiş koridorunda yer almasının yanısıra İran a ve Rusya ya sınır olması nedeniyle de stratejik konumu itibariyle ABD ve Avrupa ülkeleri için önem taşımaktadır Öneriler Yukarıda SWOT analizi çerçevesinde Azerbaycan ekonomisinin ülke ekonomik açıdan iç bünyesine bakan yönleriyle güçlü ve zayıf yönlerin yanı sıra dış dünyaya bakan yönleriyle fırsat ve tehditler ana hatlarıyla sıralanmıştır. Yabancı ve yerli yatırımcıların yapacakları yatırımlara ilişkin verecekleri kararlar açısından ilk stratejik adımı, ülke ekonomisinin ülke içi güçlü ve zayıf yanları ve ülke dışına bakan yönleriyle fırsat ve tehditleri dikkate alarak atmaları uygun olacaktır. Güçlü yönlerin fırsatlarla uyum içinde olduğu alanlara yatırım yapılmasının planlanması uygun olacaktır. 388

397 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Yatırımcılar ancak bu adım sonrasında verecekleri karar doğrultusunda alt sektör, ürün ve bölge bazında karar vermeleri mümkün olacaktır. İlk adım sonrasında hukuki ve diplomatik destek ve güvencenin yanı sıra bireysel ilişkilerin gerekliliğine de ayrıca dikkat çekmek gerekir. Yukarıdaki analizde dikkat çekilen güçlü ve zayıf yönler ülkenin ekonomik kalkınmasında hangi sektörlere ve ne şekilde, ülkenin fırsat ve endişeleri ise hem ekonomik kalkınma hem de dünya ekonomisine entegrasyon açısından siyasi irade tarafından alınacak kararlar, yapılacak programlar, belirlenecek projeler için de önem arz etmektedir. Ülke yönetimi güçlü yönler ile fırsatların uyumlaştıracak, bir başka ifadeyle ekonominin güçlü yönlerini fırsatlardan yararlanacak şekilde kullanacak kararlar almalı ve uygulamalıdır. Öte yandan zayıf yönleri güçlü yönlere dönüştürecek tehditlerin güçlü yanlar ile bütünleştirilebilecek fırsatlara dönüştürüleceği stratejik karar ve politikalar geliştirmelidir. Ülke yönetiminin gerekli yatırım ikliminin oluşturulmasında daha gerçekçi, kararlı ve güven verici adımları atması, teşvikleri sağlaması, yatırım iklimini olumsuz şekilde etkileyen zayıf yönleri ve tehdit eden unsurları giderici ekonomik, siyasi ve sosyal politikalar belirlemesi ve daha da önemlisi belirlediği politikalar doğrultusunda fiili adımlar atması gerekmektedir. 389

398 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İ Ç S E L SWOT Analizine İlişkin Genel Değerlendirme Tablosu P O Z İ T İ F N E G A T İ F Güçlü Yönler Makroekonomik -Başta fiyat istikrarı olmak üzere genel olarak makroekonomik açıdan istikrarlı bir ortamın varlığı. -Dış borçların GSMH ya oranının yüksek olmaması. -Döviz kurunun istikrarlı olması. -Ucuz işgücü. Sektörel ve Bölgesel -Tarım ve hayvancılık sektörüne elverişli bir iklim ve arazi yapısına sahip olması. -Turizmin gelişmesine elverişli ekolojik bir yapıya, doğal, tarihi ve kültürel zenginliklere sahip olması. -Gıda sanayi için gerekli hammadde olarak tarım ve hayvancılık ürünleri üretimine imkan olması. -Güçlü bir petrol ve doğal gaz sektörünün varlığı. -Petro-kimya sanayisinin gelişmesi için gerekli girdilerin ve bilgi birikiminin ülkede yeterli düzeyde olması. -Devlet teşvik politikalarının varlığı. -Ulaşım ve haberleşme sektörlerinin gelişme potansiyeli. -Finans sektörünün gelişim potansiyeli. -İnşaat sektörü ve inşaat ürünleri üretimi için gelişim potansiyeli. -Hazar ın balıkçılık ve havyar üretimine elverişli olması. Ekonomi Dışı -Nüfusun eğitim seviyesi. -Siyasi istikrarın ve iradenin varlığı. Zayıf Yönler Makroekonomik -İşsizlik sorunu. - Eğitimli ve kalifiye yurtdışına göçü. -Büyük işletmelerin özelleştirme sürecinin yavaş işlemesi. -Yolsuzluk ve rüşvet oranı. -İhracatın ve devlet bütçesinin petrol gelirlerine bağımlı olması. -Gümrüklerde yaşanan problemler. -Gelir düzeyinin düşük, gelir dağılımının dengesiz olması. -Döviz kurunda dalgalanma beklentisi nedeniyle yerli para birimine duyulan güven eksikliği. -Kayıt dışı ekonomi. -Tekelcilik ve haksız rekabet ortamının olması. Sektörel ve Bölgesel -Altyapı yetersizliği ve eski teknoloji. -Petrol ve doğal gaz üretimine bağımlı bir ekonomik yapı nedeni ile diğer sektörlerin gereken ilgiden yoksun olması. -Finans sektörünün yeterince gelişmemiş olması. -Sektörel monopollerin varlığı. -Hollanda Hastalığı tehlikesi. -Bölgesel kalkınmada dengesizlik. Ekonomi Dışı -Bölgelerarası ulaşım engeli. -Zihniyet değişimi. 390

399 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları D I Ş S A L Fırsatlar Ekonomik -Serbest piyasaya geçişte bölgedeki ülkelere göre daha önde olması. -Bağımsızlığını kazanan ülkeler arasında en fazla yabancı yatırımın yapıldığı ülke olması. -Dünya ekonomisine entegrasyon düzeyi. -Petrol ve doğal gaz ihracatçısı ülkeler arasında yer alması. Ekonomi Dışı -Tarihi geçit ve ticari yollar üzerinde olması. -Bölge ülkeleri arasında demokrasiye geçişte aldığı mesafe. -Bölge ülkeleri arasında istikrarlı ve daha demokratik bir yönetimin varlığı. -Stratejik konumu. P O Z İ T İ F Tehditler Ekonomik -Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar. Ekonomi Dışı -Yukarı Karabağ probleminin devam etmesi. -Sınır ülkelerin konumu. -Hazar ın statü sorunu. -Deniz ve okyanus çıkışının olmaması. N E G A T İ F 391

400 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 392

401 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ONBİRİNCİ BÖLÜM AZERBAYCAN-TÜRKİYE EKONOMİK İLİŞKİLERİ Azerbaycan ın 18 Ekim 1991 de ilan ettiği bağımsızlığını ilk olarak tanıyan Türkiye, Azerbaycan ın siyasi bağımsızlığının güçlenmesinin, ekonomik bağımsızlığını gerçek anlamda elde etmesi ve ekonomik kalkınmasını sağlaması ile mümkün olacağını göz önünde bulundurarak, sahip olduğu ekonomik imkan ve deneyimleri, devlet ve özel teşebbüs olarak Azerbaycan ile paylaşmaya başlamıştır. Türkiye Azerbaycan da tarihinden itibaren Konsolosluk ve tarihinden itibaren ise Büyükelçilik olarak temsil edilmeye başlanmıştır. Böylece Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişki fiili boyut kazanarak ulaştırma, haberleşme, inşaat, petrol, eğitim gibi birçok sektörde işbirliğine gidilmiştir. Aşağıda Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler, ilişkilerin gelecek dönemdeki muhtemel boyutları ve iki ülke arasındaki sermaye hareketleri ele alınacaktır Ekonomik İlişkilerin Hukuki Temelleri Tarihi, coğrafi ve kültürel değerleri ile birbirine bağlı olan iki ülke arasında arasında, Azerbaycan ın bağımsızlığından itibaren çeşitli alanları kapsayan ve aynı zamanda iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin hukuki altyapısını oluşturan 150 civarında çeşitli işbirliği, anlaşma ve protokoller imzalanmıştır Bahri Özdemir, Azerbaycan Ekonomisi ve Azerbaycan-Türkiye Ticari İlişkileri, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Mart-2003, ss

402 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan ve Türkiye arasında ekonomik ve ticari ilişkiler tarihli Ticari ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması çerçevesinde yürütülmektedir. Diğer yandan yatırımcılar için önem taşıyan Azerbaycan ile Türkiye Arasında Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması tarihinde, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Hakkında Anlaşma tarihinde imzalanmıştır. Ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde önemli araçlardan birisi olan Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Birinci Dönem Toplantısı Protokolü tarihinde imzalanmış ve ilişkilerin geliştirilmesi yönünde karar alınmıştır. İkinci Karma Ekonomi Komisyon Toplantısı Protokolü ise tarihinde imzalanmıştır. Sözkonusu protokol iki ülke arasında KOSGEB, OSTİM ve MKE gibi kurumlar arası işbirliği yönünde önceden atılan adımların gelecek yıllarda hayatiyet kazanması açısından önem taşımaktadır Tarım Alanında İşbirliği Tarım sektöründe işbirliği, her iki ülke arasında tarihinde imzalanan Tarım Alanında Bilimsel, Teknik ve Ekonomik İşbirliğine İlişkin Protokolü ne göre yürütülmektedir. Tarım Yürütme Komitesi İkinci Dönem Toplantısı Temmuz 2001 tarihlerinde Bakü de yapılmış ve bir protokol imzalanmıştır. Türkiye Tarım Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı (FAO) tarafından Azerbaycan da gıda güvenliğinin sağlanması için bir proje hazırlanmıştır 283. Azerbaycan da yaşayan Ahıska Türklerine bedeli Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA) Başkanlığı nca karşılanmak üzere, T.C. Tarım Bakanlığı, Tarım İşletmeleri 283 Azerbaycan Ülke Raporu, DPT Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, 394 Ankara, Mayıs-2002, s.22.

403 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Genel Müdürlüğü nce 25 ton tohumluk buğday gönderilmiş ve ekimi sırasında danışmanlık hizmeti sunulmuştur. Azerbaycan ın Haçmaz yöresinde bir Azerbaycan- Türkiye ortak tohum işletmesi kurulmuştur yılına kadar arpa ve buğday tohumları üreten kurum, 2005 den itibaren mısır, ayçiçeği, soya ve diğer bitkilerin de üretimi için denemelere başlanması planlanmıştır. T.C. Tarım Bakanlığı ve TİKA ile işbirliği içerisinde yürütülmekte olan Avrasya Ülkelerinde Tarım Seminerlerini Araştırma ve Geliştirme Projesi çerçevesinde Azerbaycan Bitki Sağlığı ve Karantina Laboratuvarları Revizyonu Projesi devam etmektedir Sanayi Alanında İşbirliği T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde bulunan Türk Patent Enstitüsü nün görev alanına giren Sınai Mülkiyet Hakları kapsamında, Türk Cumhuriyetleri Patent kuruluşları arasında işbirliğini başlatmak ve geliştirmek için 12 Kasım 1998 de Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve Tacikistan arasında niyet protokolü imzalanmıştır. Türk Cumhuriyetleri ile yapılan teknik işbirliği alanında ekonomik, ticari, teknik, eğitim konularında Azerbaycan ın da içinde yer aldığı eğitim programı Mayıs 2000 tarihinde yapılmıştır Standartlar Alanında İşbirliği Azerbaycan Devlet Standartlaştırma ve Meteoroloji Merkezi (Azerbaycan Standartlar Teşkilatı-AST) ile Türkiye nin Türk Standartları Enstitüsü (TSE) arasında ilk işbirliği protokolü Aralık-1990 da imzalanmıştır. Bu protokol ve imzalanan diğer protokollerde tarafların mütekabiliyet esasına bağlı olarak ticarete konu olan mal ve hizmetlerde, 395

404 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras uluslararası kaliteyi ifade eden teşkilat, marka ve belgelerini tanıdıkları belirtilmektedir. Bu alanda en önemli gelişme 13 Haziran 1996 da imzalanan uygulama protokolüdür. Bu anlaşma ile her iki ülke, birbirlerinden veya üçüncü bir ülkeden gelen malların her iki ülkenin ilgili kuruluşlarından belge aldıkları takdirde ülkeye girişlerde Standart Teşkilatlar tarafında ayrıca bir kontrole tabi tutulmayacağı konusunda mutabakata varmıştır. Azerbaycan kanunlarına göre ithalatta standartlara uygun belgeli mal getirme mecburiyeti bulunmaktadır. BDT ve Türkiye den TSE belgeli mallar ülkeye geldiğinde Azerbaycan Standartlaştırma Metroloji ve Patent Üzere Devlet Acentliği ne TSE belgesini verip AZS belgesi almak zorundadırlar. Yapılan anlaşmalar gereği diğer ülkelerin aksine bu mallar laboratuvarlarda teste tabi tutulmamaktadır. Bu da Türkiye den ve diğer BDT ülkelerinden gelen TSE belgeli mallara avantaj sağlamaktadır de Azerbaycan da temsilcilik açan TSE, faaliyetlerini doğrudan tanıtabilme imkanına kavuşmuştur. TSE Azerbaycan da İSO belgesi vermektedir. TSE nin Azerbaycan daki ISO belgelendirme çalışmalarının ana gayesi, kalite seviyesi yüksek mal ve hizmet üretiminin teşvik edilerek ülke ekonomisine katkı sağlanması, işletmelerde kalite anlayışının gelişerek, kârın, pazarın ve verimliliğin artması, etkin bir yönetimin sağlanması, maliyetlerin azalması, çalışanların tatmini, kaynakların optimum kullanılması, müşteri memnuniyetinin yanı sıra uluslararası geçerliliği olan sistem belgelendirme çalışmalarında Azerbaycan da öncülük yapmaktır 284. Ayrıca Azerbaycan ın da dahil olduğu Bölgesel Standardizasyon Birliği (BASN) in faaliyetleri devam etmektedir. 284 Yavuz Selim Çelebi, Türk Standartları Enstitüsü ve Azerbaycan, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Bakü, Sayı:16, Ağustos-2004, s

405 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Enerji Sektöründe İşbirliği Azerbaycan ve Türkiye arasındaki stratejik açıdanda dikkat çeken en önemli ekonomik işbirliği enerji sektöründedir. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi ve Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Projesi ise ekonomik ve stratejik önem arz eden enerji sektöründeki en önemli iki projedir. Bu iki proje dışında Azerbaycan ile işbirliği alanları arasında yer alan ve BOTAŞ ın Türkiye içinde yer altı depoları hazır olana kadar Türkiye dışında depo kiralama stratejisi doğrultusunda Bakü nün 50 km yakınında yer altı depolarının kiralanması da söz konusudur Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi, 18 Kasım 1999 tarihinde İstanbul da yapılan AGİT Zirvesi nde Azerbaycan, Türkiye ve Gürcistan Hükümetleri arasında imzalanan Hükümetlerarası Anlaşma ile faaliyete geçmiştir. Azerbaycan tarafından 3 Ekim 2000 de Projeyi desteklemek üzere bir Sponsor Grup oluşturulmuştur. İlgili grup 17 Ekim 2000 de imzalanan Sponsor Grup Finansman ve İşbirliği Anlaşması ile resmiyet kazanmıştır. Bu grupta Exxon-Mobil, Lukoil ve Devon dışındaki tüm AIOC üyeleri yer almıştır Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Projesi Bakü-Tiflis-Erzurum Doğal Gaz Boru Hattı Projesi ile ilgili olarak 18 Kasım 1999 da, İstanbul da yapılan AGİT Zirvesi nde Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Enerji Bakanları düzeyinde yapılan görüşmeler sonunda imzalanan Mutabakat Zaptı ile ilk adım atılmıştır. Varılan söz konusu mutabakat çerçevesinde iki ülke arasında Azerbaycan doğal gazının Türkiye ye sevkine ilişkin 397

406 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 12 Mart 2001 de Hükümetlerarası Anlaşma imzalanmıştır. İmzalanan anlaşma doğrultusunda BOTAŞ ve SOCAR arasında 15 yıl süreyi kapsayacak şekilde doğal gazın alım-satımına ilişkin anlaşmaya varılmıştır Turizm Sektöründe İşbirliği Azerbaycan ve Türkiye arasında 1992 de Turizm İşbirliği Anlaşması imzalanmıştır. Azerbaycan turizm sektöründe çalışan işgücü Türkiye ye eğitim almak üzere gitmektedir. Ayrıca yapılan anlaşmalar çerçevesinde, özel şirketler tarafından Azerbaycan ve Türkiye arasında karşılıklı turlar düzenlenmektedir Madencilik Sektöründe İşbirliği Türkiye Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Genel Müdürlüğü yıllarında her bir ülkenin yer bilimleriyle ilgili temsilcilerinin katıldığı Türkçe Konuşan Ülkeler Yer Bilimleri ve Madencilik Konferansı gerçekleştirmiştir. İlgili toplantıda bütün ülkelerin doğal kaynak potansiyelleri ve madencilik faaliyetleri ile ilgili görüşmeler yapılmıştır. Ayrıca Azerbaycan ın 1/ ölçekli maden yatakları haritası, Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Ehtiyatlar Komitesi ile Türkiye Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Genel Müdürlüğü tarafından ortak çalışma olarak yayınlanmıştır Eğitim Sektöründe İşbirliği Büyük Öğrenci Projesi kapsamında diğer Türkiye Cumhuriyetlerinden olduğu gibi Azerbaycan dan da Türkiye ye lisans, yüksek lisans ve doktora eğitim amacıyla öğrenci gitmektedir. Türk Cumhuriyetlerinden Türkiye ye eğitim almak üzere giden öğrencilerin %11 i Azerbaycanlıdır. Azerbaycan daki okulların tamiri, ders kitaplarının karşılanması, demirbaş alımı gibi ihtiyaçlarının giderilmesi 398

407 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları amacıyla Türkiye yılları arasında dolar yardımda bulunmuştur. Ayrıca Türkiye Diyanet Vakfı tarafından Bakü Devlet Üniversitesi bünyesinde İlahiyat Fakültesi açılmıştır. Yine aynı kurum tarafından açılan Bakü Türk Lisesi, hem Azerbaycanlı öğrencilere hem de Azerbaycan da yaşayan Türkiyeli öğrencilere eğitim vermektedir. Sektörel analiz bölümünde geniş olarak yer verildiği gibi, Türk işadamları tarafından kurulan Çağ Öğretim işletmelerine ait eğitim kurumlarının ülke eğitim sektöründe önemli yeri bulunmaktadır. Ayrıca Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı tarafından açılan İşletme Fakültesi ise Azerbaycan İktisat Üniversitesi bünyesinde hizmet vermektedir Ulaşım Sektöründe İşbirliği 1 Kasım 1992 yılında Türkiye ile Azerbaycan arasında kapsamlı bir Kara Ulaştırma Anlaşması imzalanmıştır. Nahçıvan yolu ile direkt bağlantı sağlanmış, ancak bu Nahçıvan dan öteye gidememiştir. Türkiye ile karayolu bağlantısı Gürcistan ve İran üzerinden sağlanmaktadır Gümrük İşbirliği İki ülke arasında tarihinde imzalanan İdari Yardım Anlaşması çerçevesinde 1992, 1995 ve 2000 yıllarında (ECO ülkeleriyle birlikte) Azerbaycan gümrük çalışanları için Türkiye Gümrük Mevzuatı ve Uygulamalarının tanıtıldığı seminerler düzenlenmiştir Sosyal Güvenlik Alanında İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Azerbaycan Cumhuriyeti Emek ve Ahalinin Sosyal Müdafaası Bakanlığı arasındaki işbirliği 1993 de başlamıştır. Sosyal güvenlik alanında iki ülke arasında 1995 de işbirliği protokolü, 1997 de İşbirliği Anlaşması 399

408 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras imzalanmıştır. 17 Temmuz 1998 de ise iki ülke vatandaşlarının Sosyal Güvenliklerini garanti altına alan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi imzalanarak 9 Ağustos 2001 de yürürlüğe girmiştir. Bu sözleşmeyi tamamlayan İdari Anlaşma ise 6 Mayıs 2004 te imzalanmıştır. Böylece her iki ülke vatandaşlarının Sosyal Güvenlikleri karşılıklı olarak sağlanmıştır Eximbank Kredisi Kasım-1992 de iki ülke arasında hazırlanan Mutabakat zaptı çerçevesinde Türk Eximbank, devlet bankası olan Azerbaycan Uluslararası Bankası na 250 milyon Dolar kredi açmıştır. Ancak açılan kredinin geri ödemesinde bazı problemler yaşanmıştır. Bu nedenle 7 Temmuz 1995 ve 14 haziran 1996 tarihlerinde imzalanan protokollerle borcun ertelenmesine gidilmiştir. Nihayet yıllarında yapılan görüşmeler sonucunda, Azerbaycan ın Türkiye ye olan tartışmalı borç sorunu hakkında iki devlet uzlaşmaya varmıştır Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı nın (TİKA) Faaliyetleri Türkiye, Türk dilli devletlere verdiği önem çerçevesinde işbirliğini güçlendirmek amacıyla 1992 de Dışişleri Bakanlığı na bağlı bir birim olarak TİKA yı kurmuştur. Bu kurum 1999 dan itibaren ise doğrudan Başbakanlığa bağlı olarak faaliyet göstermektedir. TİKA kuruluşunun ilk yıllarında insani ve mali yardımlarda bulunurken, daha sonra çalışmalarını genişlendirerek teknik yardım ve işbirliği projelerinde yoğunlaştırmıştır. Proje konuları enerji, çevre, sanayi, tarım, 285 İbrahim Kuluöztürk, Türkiye-Azerbaycan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi, Diyalog Azerbaycan İş Dünyasi Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Bakü, Sayı:16, Ağustos-2004, ss

409 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları kentleşme, turizm, eğitim, sağlık, kültür, sanat gibi geniş bir alana yayılmaktadır. TİKA Azerbaycan da aşağıdaki alanlarda farklı projeleri gerçekleştirmiş veya gerçekleştirmektedir: Kurumsal ve İdari Yapıların Geliştirilmesi Programları Avrasya Ülkelerinde Tarım Sistemlerini Araştırma ve Geliştirme Programları Avrasya Ülkelerinde Girişimciliği ve Küçük ve Orta Ölçekli Sanayii Geliştirme Programları Turizm ve Hizmet Sektörünü Geliştirme Programları Sosyal İşbirliği Programları Eğitim ve Kültürel İşbirliği Programları TİKA Azerbaycan da özellikle tarım sektöründe önemli projeleri hayata geçirmektedir: -Haçmaz rayonunda bir Azerbaycan-Türkiye ortak tohum işletmesi kurulmuştur yılına kadar arpa ve buğday tohumları üreten kurum, 2005 den itibaren mısır, ayçiçeği, soya ve diğer bitkilerin de üretimi için denemelere başlamıştır. -Samuh ve Astara da 120 bin Dolar değerinde zararlı bitkilerin tespiti ve yokedilmesi amacıyla bir müessese kurulmaya başlanılmıştır. -Toprak birleşiminin araştırılması amacıyla Gence ve Guba da da yeni bir müessesenin inşası planlanmıştır. TİKA sosyal alanda yardım faaliyetleri çerçevesinde ise Gence de kimsesiz çocuklar için ve Şeki de özürlü çocuklar için çeşitli binaların tamirini gerçekleştirmektedir. Azerbaycan da ilk defa internetin kullanılmasına ilişkin projeyi de finanse etmiş olan TİKA, 2004 yılı içerisinde turizm, sigorta ve vergi alanlarında eğitim kursları düzenlemiştir. 401

410 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Ticari İlişkiler Azerbaycan ve Türkiye ekonomileri yapı ve coğrafi devamlılık itibariyle birbirlerini tamamlar niteliktedir. Türkiye ekonomisi dışa dönük ve imalat sanayii ağırlıklı bir yapılanma görüntüsü çizerken Azerbaycan ekonomisi daha çok hammadde ağırlıklıdır. Dünya ekonomisine entegrasyon sürecinde önemli bir mesafe aldığına gösterge olacak şekilde 2004 yılında 128 ülke ile ekonomik ilişki kuran Azerbaycan ın dış ticaret hacminde Türkiye önemli bir yere sahiptir. Aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi Türkiye den yapılan ithalatın, toplam ithalat içindeki payı 1998 yılındaki %20.4'lük değerden 2000 yılında %11 e, 2004 yılında ise %5.05 e düşmüştür yıllarında ithalatta Türkiye ilk sırada yer almasına rağmen 2004 te beşinci sıraya gerilemiştir. Tablo:44 te de görüldüğü gibi, Türkiye den yapılan ihracatın, toplam ihracat içindeki payı ise 1998 de %22.4 iken, 2000 de %6.0, 2002 de ise %3.8 e gerilemiştir yılında ihracatta Türkiye nin payında küçük bir oranda artış yaşanırken, 2004 te payı %6.4 e yükselen Türkiye dördüncü sıraya yükselmiştir. Resmi istatistiklere göre 2004 te, Azerbaycan ve Türkiye arasında yıllık ticaret hacmi yaklaşık 500 milyon dolar hacmindedir. Ancak başta bavul ticareti olmak üzere, kayıt dışı ticaret işlemleri göz önüne alındığında iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi resmi verilerden daha fazladır. 402

411 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tablo:44. Azerbaycan'ın Dış Ticaretinde Türkiye İthalattaki Payı (%) İhracattaki Payı (%) Kaynak: ARDSK Yayınları. Gayri resmi hesaplamalara göre, bu rakam bir milyar dolardan çoktur. Azerbaycan ın toplam ticaret hacminin 5 milyar dolar olduğu dikkate alındığında, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ticari ilişkilerin hacminin yüksek olduğu söylenebilir. Yani Azerbaycan ın ticaret hacminin yaklaşık %20 si Türkiye nin payına düşmektedir. Elbette ki iki ülke arasındaki ticaret hacmini daha da arttırmak mümkündür yılına kadar iki ülke arasındaki ticaret hacminin 3 milyar dolara yükseltilmesi hedeflenmektedir. Ülkeler arası bazı problemlerin çözüme kavuşturulması durumunda ise iki ülke arasındaki ticaret hacminin 5 milyar dolara ulaşabileceği hesaplanmaktadır. Azerbaycan ın Türkiye den ithal ettiği mal grupları arasında ilk sırayı gıda maddeleri almaktadır. Önemli ihraç ürünleri şöyle sıralanabilir: yağ, taze ve dondurulmuş tavuk eti, küp ve toz şeker, çikolata ve şekerleme ürünleri, meyve suları, süt ve süt ürünleri, bisküvi, yumurta, makarna, patates, yenilebilen diğer gıda ürünleri, kırtasiye malzemesi, tuz, kükürt, alçı, çimento, elektrik enerjisi, boya, boya katkı 403

412 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras maddeleri, deterjan, çeşitli kimyasal ürünler, kağıt, karton ve karton ürünleri, duvar kağıdı, demir çelik eşya, tekstil makinaları, motorlu kara taşıtları ve yedek parçaları, mobilya, hazır deri ürünleri, trikotaj ürünleri, sıhhi tesisat malzemeleri, lastik, plastik eşya, beyaz eşya, telekomünikasyon ürünleri. Azerbaycan ın Türkiye ye ihracatında ise ilk sırada şu ürünler yer almaktadır: Petrol ve petrol ürünleri, pamuk ve pamuk ürünleri, polietilen, şeker pancarı, işlenmemiş deri, yün, alkollü içkiler, biyan kökü, elma suyu, ipek, halı, diğer dokuma ürünleri, mis, alüminyum, titan, yangın sözdürme cihazları yılından itibaren gelişen siyasi ve ekonomik ilişkilere paralel Türk işadamlarının bu ülkeye olan yoğun ilgisi ve Türk şirketlerinin Azerbaycan piyasasında şube açmak suretiyle Türkiye den ithalat yapması sebebiyle sürekli bir yükselme içerisinde bulunan iki ülke ticareti Türkiye lehine fazla vermiştir. Türkiye nin bağımsızlığın ilk yıllarında Azerbaycan ile ekonomik ve ticari ilişkilerinde olan üstünlüğü zaman içerisinde hem diğer ülkelerin bu pazara girmesi ve hem de yerel müteşebbislerin artık kendi ayakları üzerinde durmaya başlaması ile gerilemeye başlamıştır. Türkiye nin Azerbaycan a olan ihracatındaki azalmanın başlıca sebeplerinden biri de Türk müteahhit firmalarının üstlenmiş oldukları inşaat işlerinin büyük ölçüde tamamlanmış olması ve yeni projelerin başlamamasıdır. Azerbaycan ve Türkiye arasında direkt karayolu bağlantısının olmaması iki ülke arasındaki ilişkilerin özelliklede ekonomik ve ticari ilişkilerin zaman zaman zora girmesine ve diğer ülkelere (Rusya ve İran) göre Türkiye nin dezavantajlı duruma düşmesine neden olmaktadır. Zira Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde bu durum ekonomik ve politik ilişkilerin üzerinde üçüncü ülkelerin ipoteğini her 404

413 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları zaman olası hale getirmektedir. Karayolu bağlantısının sağlandığı Gürcistan ın koyduğu yüksek vergiler ve İran ın getirdiği tonaj sınırlamaları, Azerbaycan ın aynı zamanda BDT üyesi olması ve BDT ülkeleri ile sağladığı gümrük anlaşmaları Azerbaycan ile Türkiye nin ekonomik ve ticari ilişkilerini zora sokmuştur. Türk taşıtlarına uygulanan yüksek orandaki yol vergileri, gümrükleme sıkıntıları, bürokratik işlemlerin çokluğu, mevzuat eksikliği, kayıt dışı ekonominin getirdiği haksız rekabet ortamı, gizli monopolleşme, kamu görevlilerinin menfaat temini amacıyla özel sektör üzerinde kurduğu baskılar ve bazen pazar ekonomisinin mantığıyla çelişen bazı kanunlar ve uygulamalar Azerbaycan da Türkiyeli işadamlarının rekabet şartlarını zorlaştırmakta ve ülkeye olan ilgilerini azaltmaktadır Türkiye Sermayesinin Azerbaycan daki Etkinliği Bağımsızlığına kavuştuğu yıldan bu yana, Türk işadamları Azerbaycan a yatırım yaparak her iki ülkenin ekonomik gelişimine katkıda bulunma bilinci ile önemli teşebbüslerde bulunmuşlardır. Geçiş döneminde olan ve yatırıma ihtiyacı bulunan Azerbaycan a Türk sermayesinin katkısı önemli boyutlardadır. Türk müteşebbisleri daha çok petrol sektörü dışındaki alanlara yaptıkları yatırımlarla dikkat çekmektedirler 287. Azerbaycan daki Türk yatırımları ülkedeki petrol dışı yabancı yatırımlar içinde ilk sırada yer almaktadır. Azerbaycan da faaliyet gösteren Türk firmalarının büyük bir kısmı ticaret yapmakta veya küçük ve orta ölçekli yatırımı tercih etmektedir. Bu firmaların faaliyet alanları; petrol, telekomünikasyon, bankacılık ve sigortacılık, gıda malları imalatı, eğitim, basın-yayın, tekstil ve konfeksiyon, ulaşım, haberleşme, otomotiv, orman ürünleri, demir-çelik, demir dışı 286 Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, ( ). 287 Musayev, s

414 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras metaller, inşaat, inşaat malzemeleri ve müteahhitlik hizmetleri gibi sektörlerdedir. Azerbaycan da faaliyet gösteren 2500 yabancı şirketin, 800 den fazlası Türk sermayelidir. Bunlardan 380 inin tamamı Türk sermayeli, 370 i Azerbaycan-Türkiye ortaklığı, 60 ı ise temsilcililiktir. Türk firmalarından 300 den fazlası fiili olarak faaliyet göstermektedir. Türk işadamları modern oteller, bankalar, sigorta şirketleri, üretim ve eğitim kurumlarını Azerbaycan a kazandırmada ilke imza atmışlardır. Katma değeri Azerbaycan'ın Gayri Safi Milli Hasılası'nın %7'sini oluşturan Türkiye sermayeli şirketler Azerbaycan ekonomisine istihdam açısından önemli bir katkıda bulunmaktadırlar. Azerbaycan ın devlet bütçesi içinde Türk sermayesinin %6 oranında bir paya sahip olduğu da görülmektedir 288. Türkiye sermayedarları tarafından Azerbaycan da açılan işletmelerde bin civarında Azerbaycan, 5 bin civarında ise Türkiye vatandaşı istihdam edilmektedir. Ziraat Bankası nın ortaklığı ile kurulan Azer-Türk Bank bankacılık alanındaki işbirliğinin ilk örneğidir. Türk sermayeli Koçbank ve Cibank, Günay Anadolu Sigorta ve Başak İnam Sigorta finans sisteminde hizmet veren kuruluşlar arasında yer almaktadır. Türk şirketleri aynı zamanda Bakü den Gürcistan sınırına uzanan yolun yeniden inşasında da önemli rol oynamaktadırlar. Ancak son yıllarda Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ticaret hacminde azalma yaşanırken, bir yandan da Azerbaycan a Türkiye nin yaptığı yatırımların hacminde gerileme ve Türk sermayeli işletmelerin sayısında azalma görülmektedir. Örneğin, 1997 yılında yapılan toplam 288 Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Sayı:10, Ekim-2001, s

415 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları yatırımlar içinde Türkiye nin payı %14 olmasına karşın, 2001 yılında bu oran %7.6 olmuştur 289. Kısaca Türkiye sermayesi, yabancı sermaye olmaktan çok "bir millet iki devlet" ifadeleriyle bağdaşacak şekilde dost ve kardeş sermaye olarak Azerbaycan ekonomisinin gelişmesine ve dünya ekonomisine entegre olmasına hız kazandırmaya çalışmaktadır. Türk Yatırımlarının Sektörel Dağılımı Azerbaycan ın yabancı sermayeye açılan petrol ve doğal gaz sahasında yapılan uluslararası konsorsiyumların dördünde Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yer almaktadır. TPAO, Azerbaycan ın petrol ve doğal gaz rezervlerinin işletilmesi için hazırlanan ve toplam yatırım hacmi; 11 milyar dolar olan (Azeri, Çırak ve Güneşli) projede %6.5; 4.1 milyar dolar olan Şah Deniz projesinde %9.0; 2.5 milyar dolar olan Kürdaşı sahasında %5; 10 milyar dolar olan Araz-Alov-Şerq sahasında ise %10 oranında pay almıştır. Söz konusu projeler çerçevesinde Türkiye nin 2004 yılı sonu itibariyle yaptığı yatırım hacmi 2 milyar doların üzerindedir. Ayrıca Pet Holding ve Atilla Doğan isimli iki özel Türk Şirketi, Azerbaycan Devlet Petrol şirketi (SOCAR) ile oluşturdukları ortak şirketler (Joint Venture) ile karada (Mişovdağ ve Hilli Babazanan sahaları) petrol çıkarmaktadırlar. Yapılan petrol anlaşmalarını destekleyen ve petrolün dünya piyasalarına ulaştırılmasında Bakü-Ceyhan boru hattının en kısa zamanda işlerlik kazanmasıyla Azerbaycan'ın ekonomik kalkınmasında önemli bir mesafe alınmasını bekleyen Türk işadamlarının Azerbaycan ekonomisinin petrol dışı sektörlerine yaptığı yatırım tutarı toplamı ise 2 milyar dolar civarındadır. Gerçekleştirdikleri yatırımlarla Türk iş adamları, petrol dışı sektörlere en çok sermaye yatıran yabancı yatırımcılardır. Petrol dışı sektörlerde yapılan 289 S. Eyyuboğlu, Türkiye Azerbaycanla İqtisadi Elaqelerini İnkişaf Etdirmek Niyyetindedir, 525-ci Qezet,

416 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yatırımlar içerisinde Türkiye nin payı %40 civarındadır. Söz konusu Türk yatırımlarının büyük bir kısmı inşaat, haberleşme, ulaşım ve gıda sanayisine yöneltilmiştir. Azerbaycan da petrol ve doğal gaz üretimi dışındaki alanlarda gerçekleştirilen Türk yatırımlarının sektörel dağılımı ise şöyledir 290 : 1.Sanayi Sektörü: Azerbaycan sanayi sektöründe boya, alüminyum, metal işleme, kablo, akü v.b. bir çok farklı alanda üretim ve montaj faaliyetlerinde bulunan yapan Türk yatırımlarının şirket sayısına göre oranı %19 dur. Yatırım hacmi yaklaşık 410 milyon dolardır. Şirketlerde istihdam edilen işçi sayısı ise civarındadır. 2.Ticaret Sektörü: Türk yatırımları bu sektörde daha çok gıda, konfeksiyon, mobilya ve dayanıklı malların satışında yoğunlaşmaktadır. Ticaret sektörünün şirket sayısına göre oranı %30 tür. Yatırım hacmi yaklaşık 370 milyon dolar olan şirketlerde istihdam edilen işçi sayısı ise civarındadır. 3.Hizmetler Sektörü: Hizmetler sektöründeki Türk yatırımlarının oranı, şirket sayısına göre %26 dır. Sağlık eğitim, otel, restaurant, banka ve sigorta hizmetleri sunan hizmet sektöründeki şirketlere yapılan yatırım hacmi yaklaşık 310 milyon dolardır. Hizmet sektöründeki işletmelerde istihdam edilen işçi sayısı ise civarındadır. 4.Ulaşım ve Haberleşme Sektörü: Ulaşım ve haberleşme sektöründeki Türk yatırımlarının oranı, şirket sayısına göre %10 luk bir dilimi oluşturmaktadır. Telekominikasyon, otomotiv, ulaşım, basın-yayın alanında 290 Sektörel Bazda Azerbaycan daki Türk Yatırımları, TÜSİAB 10. Yıl Tanıtım Kataloğu, Aralık-2004, ss ; Sektörel Bazda Azerbaycan daki Türk Yatırımları, TÜSİAB Ekonomi ve Haber Bülteni, No:19/136, 29 Haziran s

417 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları faaliyet gösteren Türk sermayeli şirketlerin yatırım hacmi yaklaşık 470 milyon dolardır. istihdam edilen işçi sayısı ise civarındadır. 5.İnşaat Sektörü: Müteahhitlik, inşaat ve dekorasyon malzeme satışı alanlarında Türk yatırımlarının oranı, faaliyet gösteren şirket sayısına göre %11 dir. Toplam yatırım hacmi 360 milyon dolar olan Türk sermayeli işletmelerde yaklaşık kişi istihdam edilmektedir. 6.Tarım ve Hayvancılık Sektörü: Bu sektörün faaliyet gösteren şirket sayısına göre oranı %4 tür. Tarım ve hayvancılık sektöründeki toplam Türk sermayesi ise 70 milyon dolar civarındadır. Sektörde istihdam edilen işçi sayısı ise yaklaşık kişidir. Azerbaycan Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti (TÜSİAB) 1994 yılında Türk işadamları bir araya gelerek Azerbaycan Türk Sanayici ve İşadamları Beynelhalk Cemiyeti TÜSİAB ı kurdular. Azerbaycan ve Türkiye arasında kurulan ilişkiler çerçevesinde bir millet iki devlet realitesi doğrultusunda yürekleri ile, küreselleşme realitesi doğrultusunda ise sermayeleri ile Azerbaycan a gelen Türk işadamları tarafından kurulan TÜSİAB, Türk işadamlarının Azerbaycan a yatırım yapmalarını teşvik etmeyi ve faaliyetlerine yardımcı olmayı, üyeleri arasında dayanışma ve işbirliğini sağlamayı ve iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmeyi amaçlamıştır. Kuruluş amaçları çerçevesinde 10 yılı aşkın süredir faaliyetlerine devam eden Cemiyet, Azerbaycan da piyasa ekonomisinin işler hale gelmesi ve müteşebbis ruhun teşekkülünde örnek olmanın yanı sıra, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesinde ve ilişkilerin gelişmesinin 409

418 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras önündeki engellerin ortadan kalkmasında çok önemli katkılarda bulunurken, organizasyondaki başarısı ile de diğer ülkelerdeki Türk işadamları derneklerine güzel bir model olmuştur. Genelde dünyada, özelde Azerbaycan ve Türkiye de yaşanan ekonomik krizlere rağmen Türk işadamları uzun vadeli düşünerek, sabırla gelişmekte olan Azerbaycan ekonomisinin bir çok sektöründe faaliyetlerini devam ettirmektedirler Türkiye de Azerbaycan Sermayesi Türkiye de yatırım yapan Azerbaycan kaynaklı 68 firma bulunmaktadır. Bu firmaların çoğu hizmetler sektöründe faaliyet göstermektedir. Toplam sermayesi yaklaşık 3.03 milyon dolar olan söz konusu firmaların Azerbaycan kaynaklı sermayelerinin payı yaklaşık %86 dır. Türkiye de yatırım yapan Azerbaycanlı işadamları, hem firma sayısı hem de konulan sermaye miktarı açısından değerlendirildiğinde, Orta Asya ve Kafkasya daki Türk Cumhuriyetleri içerisinde ilk sırayı Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri içerisinde ise Rusya Federasyonu ndan sonra ikinci sırayı almaktadır Yeni Dönem Azerbaycan Tarım Bakanlığı 2015 yılından sonra yurtdışından gıda ürünlerinin ithalini sona erdirmek istemektedir. Türkiye nin Azerbaycan a ihraç ettiği ürünlerin büyük bir kısmı ise gıda ürünleridir. Bu durum, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin zamanla daha da azalacağı sonucunu doğuracaktır. İki ülke arasında ticaret hacminin azalmaması, daha da önemlisi arttırılabilmesi için, ekonomik 291 Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye ile İlişkileri, DEİK Yayınları, Mart-2001, s

419 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları ilişkilerde daha çok sanayi sahalarına ilişkin ürünlerin üretimine yönelik işbirliğine gidilmesi gerekmektedir. Öte yandan Türk müteşebbisleri için, ülkede piyasa mekanizmasına yönelik hukuki altyapı yetersizliği ve ülkenin bürokratik yapısından kaynaklanan ciddi politik risk sorunları bulunmaktadır. Ancak Türk iş adamlarının ve diğer yabancı ülke işadamlarının Azerbaycan da yatırım yapabilmeleri için gerekli yatırım iklimi son zamanlarda yapılan düzenlemelerle her geçen gün daha da olumlu bir atmosfere bürünmektedir. Böylece, Türk işadamlarının Azerbaycan ekonomisindeki etkinliğinin, bundan sonraki dönemde hem büyük hem de küçük ve orta ölçekte yapılacak yatırım ve açılacak işletmelerle daha da artması beklenmektedir. Elbette Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol ve Bakü-Tiflis- Erzurum doğal gaz boru hatlarının gerçekleşmesiyle, Azerbaycan ve ekonomisinde gözlenecek olumlu gelişmelerin yanı sıra, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler de artacaktır. Bakü-Tiflis-Ceyhan projesi doğrultusunda Ocak-2003 de boruların Azerbaycan a getirilmiş ve Mart ayında dizilmeye başlanmıştır. Şahdeniz doğal gazı ise Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattı ile 2006 yılında Türkiye ye ulaştırılacaktır. Öte yandan Türkiye siyasi hayatına gelen istikrar ile birlikte ekonomide gözlenen istikrar ve gelişme sürecinin, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilere ve Türkiye sermayesinin Azerbaycan a akınına olumlu etki edeceği gözlenmektedir. Olumlu etkinin ilk işareti; Aliyev in EKO zirvesi çerçevesinde 2002 yılı sonlarına doğru Türkiyeli işadamları ile görüşmesi ve ardından Türkiyeli işadamlarının Azerbaycan a gelmeleridir. İkinci ve daha önemli işaret ise; 2003 yılı başında Recep Tayyip Erdoğan ın büyük bir işadamı topluluğu ile birlikte Azerbaycan ı ziyaretidir. Her iki ziyarette, Türkiye den gelen işadamlarına bir çok önemli ve büyük projenin takdim 411

420 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras edildiği de dikkate alındığında, gelecekte Türkiye sermayesinin Azerbaycan a akınının artacağı tabiidir. Öte yandan iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2005 yılında 1 milyar dolara çıkarılması hedeflenmiştir. Avrupa-Kafkas-Asya ulaşım koridoru iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesinde önemli rol oynayacaktır. Azerbaycan demir yolunun Türkiye demir yolu ile birleştirilmesi hedeflenmektedir. Kars-Ahalkalaki demir yolunun inşası ile bu hedefe ulaşılmış olacaktır. Her iki ülke bu projenin hayata geçirilmesini arzu etmektedir de demir yolunun projelendirilmesine başlanması ümit verici olmuştur. Azerbaycan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde geçen süre içerisinde, ilişkiler için sağlam bir temel oluşturmak üzere, hukuki altyapının oluşturulmasına öncelik verilmiştir. Bundan sonraki süreçte ise, ekonomik ilişkilerin ve işbirliğinin dinamik bir anlayışla, daha kapsamlı projelerle, karşılıklı çıkar ve ortak menfaatler çerçevesinde geliştirilmesi ve arttırılması sağlanmalıdır. Başta tarım, turizm, sanayi, finans, ulaşım, haberleşme, inşaat olmak üzere çeşitli sektörlerin Azerbaycan da gelişmesi için Türk işadamlarını büyük görevler beklemektedir. Diğer Orta Asya cumhuriyetleri için köprü konumunda olduğu da dikkate alındığında, Türkiye bakımından Azerbaycan ın önemi bir kat daha artmaktadır. Türkiye nin başta Azerbaycan olmak üzere Kafkasya ve Orta Asya ya dönük politikasında öncelik vermesi gereken noktalar ise şöyle sıralanabilir: 1. Bölge ülkelerini kapsayacak ortak kalkınma işbirliği stratejilerinin geliştirilmesine, 2. Bölgeye yönelik Sigortacılık Birliğinin kurulmasına, 3. Bölgede çalışacak uluslararası bir tahkim sisteminin kurulmasına, 412

421 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları 4. Eximbank kredileri verilirken yatırımcıların bölgedeki gayri menkullerinin de ipotek olarak kabul edilmesine, 5. Kars-Tiflis demir yolunun kısa sürede tamamlanmasına, 6. Azerbaycan ve Türkiye arasında ticaret hacminin, bilgi ve teknoloji akışının artmasına, 7. Ticaret hukuku, vergi hukuku, icra-iflas hukuku, rekabet hukuku ve sermaye piyasası hukuku altyapısının geliştirilmesine destek vermektir. 413

422 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras 414

423 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları SONUÇ VE ÖNERİLER Zengin doğal kaynakları, tabii güzellikleri ve coğrafi konumu ile Güney Kafkasya nın en stratejik ve kalkınma perspektiflerine sahip ülkesi olan Azerbaycan, bağımsızlığının ilk yıllarında, Ermenistan ın Karabağ ı işgalinin de etkisiyle yaşadığı siyasi, ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle, uluslararası ortamdaki konumu pek parlak olmamakla beraber, zengin enerji kaynakları sebebiyle ekonomik açıdan gelecek vadeden bir ülke olarak algılanmış ve böylece dünyanın önde gelen ülkelerin dikkat dikkat merkezine yerleşmiştir. Nihayet Haydar Aliyev in iktidara gelmesi ile birlikte siyasi istikrara kavuşan Azerbaycan, ekonomik açıdan zor durumdan kendisini çıkartmayı başarmış ve dünya çapında petrol üretimi yapan bir ülkeye dönüşme yolunda mesafe almaya başlamıştır. Haydar Aliyev yönetimi ile beraber ülkede siyasi ve ekonomik istikrar sağlanmış, %1700 lere varan enflasyon uygulanan sıkı para politikası sonucunda 1995 yılından itibaren düşüşe geçmiş ve fiyatlar genel düzeyinde istikrar sağlanmıştır. Azerbaycan ın özellikle enerji sektörüne yabancı sermaye yatırımları başarılı şekilde devam etmektedir. Petrol ve doğal gaz kaynakları ekonominin belkemiğini ve lokomotif gücünü oluşturmaktadır. Enerji kaynaklarının Batı pazarlarına ulaştırılması ile Azerbaycan bölgenin en önemli ve en zengin ülkesi konumuna gelecektir. Öte yandan birçok batılı şirketin özellikle enerji sektörüne parasal açıdan çok büyük yatırım yaptığı bir ülke olması, Azerbaycan da diğer sektörlere de yapılacak yabancı yatırımlar bakımından bir tür uluslararası garanti anlamına gelmektedir. 415

424 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras İhracatta petrol ve petrol ürünlerinin payı %85-90 dır yılında Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı ile petrolün, 2006 yılında Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattı ile doğal gazın ihracına başlanmasıyla bu oran daha da yükselecektir. Ancak bu durum, ekonominin petrole ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara bağımlılığı anlamına gelmektedir. Nitekim ödemeler dengesinde açıklar petrol fiyatlarının artışına paralel olarak elde edilen petrol gelirleriyle kapatılmaktadır yılından itibaren fiilen başlatılan özelleştirme çalışmaları sonucunda birinci özelleştirme programı tamamlanırken, 2001 yılından itibaren ikinci özelleştirme programı uygulamaya konulmuştur. Bu program ile orta ve büyük ölçekli şirketlerin ve stratejik öneme sahip bir kısım şirketlerin özelleştirilmesi planlanmıştır yılındaki Rusya krizi ve petrol fiyatlarındaki düşüş ülke ekonomisini olumsuz etkilemişse de 2000 yılındaki petrol fiyatlarında beklenenin üzerinde olan artış ekonomiye canlılık getirmiştir. Ülkede ekonomisinde sağlanan istikrar ve kontrol altına alınan enflasyon dövize de yansımış ve Dolar/Manat paritesinde ciddi bir değişiklik olmamıştır. Azerbaycan dış ticaret politikasını pazar ekonomisi şartlarına göre oluşturmaya çalışmaktadır. Belirlenen gümrük oranları ile bazı stratejik ürünlerin dışında özellikle de gıda sektöründe herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Bankacılık ve finans sektöründe bağımsızlığın ilk yıllarında yaşanan karmaşa ortadan kalkmış ve bu sektör Merkez Bankası nın ciddi denetimi altına geçmiştir. Hukuki düzenlemeler henüz tamamlanmamış olmakla birlikte, ekonominin genel dengelerini düzenleyen temel kanunlar mevcuttur. Ancak Azerbaycan da devletin finans sistemine ciddi müdahalesi vardır. Bu durum finans sisteminin liberalleşmesine imkan vermemektedir. Mali kesim hızla gelişmekte olmakla birlikte oldukça zayıf ve hassastır. 416

425 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinde özelleştirmenin başlatılmış olması ve özel mülkiyete izin verilmesi sonucunda özel sektörün GSMH içindeki payı 1990 yılında %13 iken, 1999 da %62 ye, 2005 yılı başında ise %74 e çıkmıştır. Elbette Azerbaycan ın ekonomik kalkınma sürecinde yapılması gereken işler, atılması gereken adımlar çoktur ve yerine getirilmesi zaruridir. Azerbaycan serbest piyasa ekonomisinin değil, geçiş sürecinin problemlerini yaşamaktadır. Ancak ifade etmek gerekir ki, yaklaşık 13 yıllık süre içerisinde bundan sonraki dönemde gerekli önlemlerin hayata geçirilmesi için hukuki ve kurumsal temeller oluşturulmuş, makroekonomik, bölgesel ve sektörel hedefler belirlenerek bu hedefler doğrultusunda adımlar atılmaya başlanmıştır. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının faaliyete geçmesiyle Azerbaycan ekonomisinde genel olarak ciddi bir kalkınma beklentisi bulunmaktadır. Yapılan programların bu proje merkezli olduğu görülmektedir. Azerbaycan'ın Hazar enerji kaynaklarının üretimi ve uluslararası piyasalara nakline ilişkin tercihlerinde, ekonomik olmanın ötesinde stratejik çıkarları da göz önünde bulundurduğu görülmektedir. Bölgede eski Sovyetler Birliği dönemindeki etkinliğini devam ettirmeye çalışan Rusya'ya karşı Azerbaycan'ın, siyasi bağımsızlığını devam ettirme ve ekonomik bağımsızlığını pekiştirme zorunluluğunda olması, kaçınılmaz olan bu tercihte önemli bir rol oynamaktadır. Her şeye rağmen, zengin doğal kaynakların varlığı, büyük insan gücü, ekonominin ve ekonominin ilk değişim sürecine başladığı düzey, önemli ulaşım yollarının kesiştiği bir noktada bulunması, komşu ülke piyasalarının yapısı, özel mülkiyet ve bireysel teşebbüse dayanan milli medeniyetinin varlığı, Azerbaycan ekonomisinin geleceğine iyimser bakmaya imkan vermektedir. Siyasi sorun olarak Ermenistan tarafından işgal edilen Dağlık Karabağ probleminin çözüme kavuşturulmasının da 417

426 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ekonomik kalkınmaya ve ekonomik istikrarın devamına önemli katkısı olacaktır. Yavaş ama emin adımlarla ilerlemekte ve gelecek adına ümit vaat etmekte olan Azerbaycan ekonomisinde varolan problemlerin çözümü için ekonomik kalkınmada çözüm önerisi olarak aşağıda yer alan önerilerin ve bazı değişikliklerin yapılması gerekmektedir: Ekonomide yeniden yapılanmaya ilişkin temel adımlar süratle atılmalı ve bu süreçte yabancı sermayeden yararlanmanın önemini kavrayan Azerbaycan da daha geniş ve büyük yatırımlara imza atılmalıdır. Azerbaycan ekonomisine yabancı yatırımların akımının güçlendirilmesi ve korunması için her türlü şartların yerine getirilmesinin yanı sıra, "Hollanda Hastalığı"ndan kurtuluş da ekonomi politikalarının temel amaçları arasında yer almalıdır. Ekonomik gelişmenin sadece doğal kaynakların ihracı üzerine kurulması, ülke rezervlerinin tükenmesi ve sosyal adalet ilkesinin aksine olarak nüfusun yalnız küçük bir grubu dışında, çoğunluğun yaşam düzeyinin düşmesi sonucunu doğurmaktadır. Dolayısıyla sadece doğal kaynaklara ekonomilerini dayandıran ülkelerin hem iç hem de dış ilişkilerde bağımsızlıklarını kaybetme konumuna düşmesi nedeniyle, ekonomik açıdan petrolden elde edilecek gücün diğer sektörlere ve insan kaynaklarının gelişimine kanalize edilmesi gerekmektedir. Böylece ekonomide tek bir sektöre bağımlılık da önlenmiş olacaktır. Petrolün ötesinde ekonominin dengeli gelişimi Azerbaycan'a gerçek anlamda ekonomik ve siyasi bağımsızlığı temin edebilecektir. Bazı sektörlerin ve ihracatın geliştirilmesi için devlet teşviklerinin uygulanması gerekmektedir. Özellikle sektörel bağımlılık açısından gelecekte tehlike doğmaması için, petrol dışındaki diğer sektörler desteklenmelidir. Desteklenmesi gereken sektörlerin başında tarım, hayvancılık, gıda işleme ve sanayii gibi sektörler gelmektedir. Bu sektörlere öncelikle yabancı sermayenin çekilmesi, yine bu sektörlerde verim ve 418

427 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları kalitenin arttırılması sağlanmalıdır. Bu alanlara ayrılan kredilerin kullanımının kalaylaştırılması ise, sektörün ihracata dönük üretim yapmasını, istihdamın artmasını ve gizli işsizliğin azalmasını sağlayacaktır. Ulusal düzeyde ekolojik problemlerin çözümü, çevre korumacılığı, kimyasal atıklara ilişkin düzenlemeler, kanalizasyon arıtma sisteminin yeniden düzenlenmesi, Hazar denizinde biyolojik çeşitliliği korumaya ilişkin çalışmaların yapılması, toprak kirliliğinin önlenmesi, orman yönetiminin iyileştirilmesi, ağaç dikme projelerinin yaygınlaştırılması ile tarım, hayvancılık ve gıda sanayisinde önemli gelişme kaydedilebilecektir. Sovyet sisteminden miras alınan ağır toplumsal hastalıklardan biri olan ve her ne kadar belirli şekil değişikliğine uğrasa da, varlığını gün geçtikçe toplumun genelinde yaygın şekilde hissettirmekte olan rüşvet ve yolsuzluk ile mücadele daha bir kararlılıkla devam etmelidir. Bu mücadelede devlet müesseselerinin, öncelikle söz konusu problemin genişlemesine ve derinleşmesine, sosyo-ekonomik sistemi tamamen sarmasına engel olmaları gerekmektedir. Bu doğrultuda devlet sektöründe çalışanların ortalama aylık gelirlerinin, asgari geçim standartlarının üzerine çıkarılması sağlanmalıdır. Günümüz dünyasında ekonomiye egemen olan görüş küreselleşme olgusudur. Bu olgu daha çok son yıllarda "yeni ekonomi" kavramı çerçevesinde biçimlenmektedir. Yeni ekonomi kavramı, makinelerin yerine yeni fikirlerin ve buluşların önem kazandığı bir dünyayı ifade etmektedir. Yeni ekonomi, Alvin Toffler'in "üçüncü dalga" kitabında ifade ettiği "bilgiye dayalı üretim yapan" bir ekonomi biçimidir. Birinci dalga olan tarım toplumunda sahip olunan toprak ve tarım araçları gibi üretim faktörlerinin sahipliği ekonomik kalkınmanın ve refahın belirleyicisi iken, ikinci dalga olan sanayi toplumlarında, bu faktörlerin yerini maden, enerji kaynakları gibi unsurlar almıştır. Üçüncü dalga olarak 419

428 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras adlandırılan bilgi toplumunda ise artık ekonomik kalkınma ve refahın belirleyicisi ne topraktır ne de enerji kaynakları. Bilgi toplumlarında kalkınma ve refah, zihinsel üretim tarafından belirlenecek şekilde doğrudan bilginin yaratılması, dönüştürülmesi ve sermaye haline getirilmesine bağlıdır. Böylece ekonomik kalkınma mücadelesi farklı boyutlar kazanarak, ekonominin altyapısı elle tutulabilir mallardan çok bilgi temelli mallar üzerinde oturmaya başlamıştır. Bilginin üretim süreçlerindeki yerinin gittikçe büyümesi sonucunda, sanayi mallarının göreceli olarak değer kaybına uğradığı söylenebilir. Otomobil, cep telefonu, uydu ve genetik aşısının fiyatı arasında bir mukayese yapıldığında, günümüzde bilginin çok önemli ve değerli hale geldiği görülecektir. Yani ekonomide katma değerin çoğu beyin tarafından üretilmektedir. Bu çerçevede, bilgi boşluğunun azaltılması için; bilginin elde edilmesinden daha çok üretilmesi, kavranması ve iletilmesine gerek duyulmaktadır. O halde Azerbaycan'ın siyasi bağımsızlığını gerçek anlam kazanması bakımından önemli olan ekonomik bağımsızlık, ekonomik kalkınma ve ekonomik entegrasyon için, bilgiye ve bilgili insana ihtiyaç vardır. Yoksa Azerbaycan'ın sadece petrol ve doğal gaz rezervlerinin varlığına odaklanarak, siyasi bağımsızlığını ebedi kılacak ekonomik bağımsızlığını ve kalkınmasını gerçekleştirmek günümüz dünyasında mümkün olamayacaktır. Kaldı ki Azerbaycan önemli bir işgücü potansiyeline sahiptir. Yapılması gereken işgücünün potansiyel kabiliyetinin, yeni ekonominin şartlarına uygun olarak, inkişaf ettirileceği bir eğitim altyapısının oluşmasıdır. Enerji kaynaklarından elde edilen gelirin, bilginin elde edilmesine ve daha da önemlisi bilgiyi üretecek insanları yetiştirecek eğitim kurumlarının teşekkülüne ve geliştiirlmesine plase edilmesi en doğru karar olacaktır. Bu konuda Hindistan örneğinden faydalanılması için gerekli 420

429 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları çalışmaların yapılması ve yapılan çalışmalara destek verilmesi de gerekmektedir. Küreselleşen dünyamızda sermayenin de küresel bir boyut kazanarak uluslararasılaşması nedeniyle, uluslararası sermaye hareketleri ekonomideki konjonktürel dalgalanmaların da temel etkeni olmuştur. Ekonomideki konjonktürel dalgalanmalar özellikle 1980'lerden sonra finansal kriz şeklinde başlayarak genel ekonomik krize dönüşür bir mahiyet kazanmıştır. Finansal krizlerden en az derecede etkilenmek için uluslararası sermayenin ülke içinde prodüktif alanlara yönlendirilmesi yani, yabancı sermayeden uluslararası direkt sermaye yatırım şeklinde faydalanılması gerekir. Zaten gelişmekte olan ülkelerde de ekonomik büyümenin sağlam temellere oturtulabilmesi için sıcak para yerine uzun vadeli finansmana gerek vardır. Gelişmekte olan ve geçiş sürecindeki ülkeler de, kalkınma ve büyüme açısından ekonominin üretim kapasitesini arttırıcı politikalar uygulanmalıdır. Arz Yanlı İktisat olarak bilinen bu politikalar çerçevesinde yeni vergi indirimlerinin yapılması gerekmektedir. Teorik açıdan 1970'li yıllardan sonra ortaya çıkan Arz Yanlı İktisat Teorisi durgunluğun giderilmesi için ekonominin arz cephesinin yani, üretim faktörleri arzının teşvik edilmesi gerektiğini, bunu için de özellikle vergi indirimlerinin gerekliliğini savunmaktadırlar. Talep yetersizliğinden çok arz yetersizliğinin görüldüğü gelişmekte olan veya geçiş sürecindeki ekonomilerde de bu teori bağlamında vergi indirimleriyle başta sermaye olmak üzere üretim faktörleri, üretimi arttıracak şekilde harekete geçirilmelidir. Dolayısıyla 1998 Rusya Finansal Krizi ile birlikte sarsılan Azerbaycan ekonomisinin Hollanda Hastalığı ndan kurtulacak şekilde, yabancı sermayenin ve kârının geriye dönüşünü önlemek ve ülke içine yeni bir akımı başlatabilmek; özellikle portföy yatırımı yerine katma değeri yüksek direkt 421

430 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras yatırımları arttırmak için, yabancı sermaye girişini ve bu bağlamda üretime yönelik yatırımları teşvik edici ve destekleyici politikalara gerek duyulmaktadır. Bu politikaların başında; petrol ve doğal gaz ile ilgili olmayan alanların üretim ve istihdam düzeyinin geliştirilmesi için gerekli yatırım ikliminin elverişli kılınması gelir. Yatırım ikliminin elverişliliği, ülkede siyasi ve makroekonomik istikrarın olmasını gerektirir. Bunun için ise önce ticari olmayan risklerin ortadan kaldırılması, ardından vergi oranları, vergi toplama sistemi ve etiği, yabancı sermayeyi güvenceye alıcı hukuki ve idari düzenlemelerin varlığı ve icraatı, vergi ve gümrük sistemlerinin optimizasyonu ile ilgili düzenlemeler yapılmalıdır. Ticaret hacminin arttırılması için ise dış ticarette liberalizasyon ve gümrük idaresinin modernleştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca ülkenin ihraç potansiyelinin arttırılması için de serbest bölgeler oluşturulmalıdır. Yabancı yatırımların ülkeye akımını sağlamaya çalışan kurumların devlet tarafından daha aktif şekilde koordine edilmesi gerekir. Dünya sermaye pazarlarında ülkenin enerji kaynakları dışındaki sektörleri ile ilgili yabancı yatırımı çekici reklam ve enformasyon da teşekkül ettirilmelidir. Uluslararası finans kurumları ile yatırım işbirliğinin daha fazla geliştirilmesi gerekmektedir. Mevcut ulaşım, altyapı ve telekomünikasyon sisteminin yenilenmesine ilişkin çalışmalara ağırlık ve hız verilmelidir. Bankacılık ve finans sektörünün uluslararası düzeye ulaştırılması için gerekli düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerekmektedir. Bakü-Ceyhan boru hattının faaliyete geçmesi ile birlikte ülkeye girecek olan yeni finansal kaynaklar ile sermaye stokunun artmasının yanısıra yapılacak hukuki ve idari düzenlemelerle ekonominin daha fazla kayıt altına alınması finans sistemini geliştirirken, iki devlet bankasının özelleştirilmesi hem finans sisteminin gelişmesine hem de özel 422

431 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları sektörün bu piyasalardaki ağırlık kazanmasına ivme kazandıracaklardır. Dış borç stokunda sürekli bir artışa meydan verilmemeli, kamu finansman açığı bu yolla kapatılmamalıdır. Azerbaycan da yapılması gereken bir çok büyük ölçekli yatırım ve projenin finansmanı için dış kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır. Dış finans kaynaklarının yatırım ve projeleri kredi ile destekleyebilmeleri için, devlet garantisi talep etmektedirler. Proje ve yatırımlara devlet garantisi verilmesi için gerekli hukuki düzenlemeler yapılmalıdır: Vergi ve gümrük oranlarının makul yani ödenebilir bir seviyeye getirilmesi, vergi kontrol sisteminin korkutucu ve teşebbüsü caydırıcı bir mahiyette olması ve ticari faaliyeti olan herkesten verginin alınması yani verginin tabana yayılması, bu bağlamda KDV uygulamasının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Yatırım politikasında yeni bir adım olarak, yatırımların sigortalanması sisteminin teşekkül ettirilmesi, yatırım fonları ve menkul kıymetler piyasasının teşekkülünün hızlandırılması vasıtası ile ülkeye portföy yatırımlarının gelmesi sağlanmalıdır. Bu noktada Eoru ya geçen Avrupa ülkelerinin muhtemel etkilerinden olumlu anlamda faydalanmak Azerbaycan açısından mümkün olabilecektir. Yatırım politikasında yerli yatırımcıların ülke ekonomisinin kalkınmasına iştiraklerini arttırmak için de ayrı bir önem verilmelidir. Bürokrasi asgari düzeye çekilmeli ve suni engeller ortadan kaldırılmalıdır. Ülkede bağımsız rekabet ve mülkiyet ortamında özel teşebbüsü sağlayan mekanizmanın şekillenmesini tamamlamak yani ekonomide liberalleşme eğiliminin devam etmesi özel teşebbüsün güçlendirilmesi gerekir: Bu amaç için piyasa ekonomisi anlayışına zıt olan tekelciliğin oluşmasına izin verilmemesi, ekonominin varolan tekellerden kurtarılmasına devam edilmesi ve tabii tekellerin uygun önlemlerle düzenlenmesi gerekmektedir. Bir başka 423

432 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras ifadeyle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde klasik görüntülerden olan monopollerin de ortadan kaldırılarak haksız rekabet ortamının giderilmesi gerekmektedir. Üretim faktörlerinin optimal dağılımı, en yüksek üretim seviyesine ulaşmak için gereken şartlardan biridir. Bunun için ise üretim faktörlerinin herbirinin muhtemel kullanım alanlarında ve sektörlerdeki marjinal verimliliklerinin birbirine eşit olması gerekmektedir. Alternatif marjinal verimliliklerin eşitliği ilkesi olarak adlandırılan bu durum, bir ülkede ancak tam rekabet şartlarında gerçekleşir. Gelişmekte olan ülkelerin tipik özelliklerinden biir olan monopollerin önlenerek rekabet ortamının sağlanması yüksek ekonomik kalkınma için gereken temel şartlardan biridir. Kaynakların kıt olduğu da dikkate alındığında, kaynakların optimal kullanımında hassasiyeti daha önemli kılmaktadır. Elbette üretim faktörlerinin bölgesel ve sektörel mobilitesinin sağlanması için gereken şartların da oluşturulması gerekmektedir. Ekonomide rekabet ortamının oluşturulmasıyla, yabancı ve yerli sermayenin ülkede yatırım yapmasına, üretim farktörlerinin sektörler arası dengeli dağılımına ve fiyatlar genel düzeyinin makul seviyeyede gerçekleşerek toplam faydanın maksimum kılınmasına katkıda bulunulmuş olacaktır. Uygulanacak politikalar kümülatif bir karakter de taşımalıdır. Böyle bir karakter taşıyabilmesi için gerçekleşen kârların ülke dışına çıkma yerine yeniden ülke içinde yatırımını sağlayacak teşvik politikalarına ihtiyaç vardır. Hazar'ın statüsündeki belirsizlik ise yabancı yatırımcılar üzerinde olumsuz etki yapmaktadır. Bu nedenle çözüm için atılacak olumlu adımlar hem kıyı devletleri, hem de bölgenin enerji kaynaklarının işletilmesine katılmak isteyen yabancı şirketler için olumlu sonuçlar doğuracaktır. 424

433 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Özelleştirmede en kısa zamanda ve en sağlıklı şekilde önemli adımlar atılarak devletin ekonomideki etkinliğinin azaltılması gerekir. Ekonomide devletin rolünün azaltılması ve devlet mülkiyetinin özelleştirilmesi yeni ekonomik ilişkilerin oluşturulma vasıtası gibi değerlendirilmelidir. Mülkiyet ilişkilerinin serbest piyasa prensiplerine esasen oluşturulmasının hız kazanması, gizli ekonomi ve kriminal ekonomi ve vergiden kaçma ve gayri kanuni sermaye akımı gibi durumlara karşı önlem almayı daha zaruri kılmaktadır. Mülkiyet ilişkilerine sivil karakter vermek için, öncelikle işletme mekanizması ve maliye ve para politikalarında şeffaflık sağlanmalı, bürokratik engeller ortadan kaldırılmalıdır. Çağdaş ekonomik yönetim sistemi ile devletin ekonomik kalkınmadaki yönlendirici rolü arttırılmalıdır. Bunun için devlet bütçesinde sosyal yatırımlara ağırlık verilerek devlet harcamalarının, kalkınmayı teminde rolünün arttırılması sağlanmalıdır. Ülke ekonomisinin dünya ekonomisine entegrasyonunu derinleştirmek, hızlandırmak ve genişletmek gerekir: Uluslararası ekonomik entegrasyonun derinleştiği günümüzde dış ticaretin önemi bir hayli artmaktadır. Dış ekonomik faaliyetler de daha çok dünya piyasalarının çağdaş kurallarının uygulanması, uluslararası ekonomik ve finansal kurumlar ile işbirliğinin güçlendirilmesi ve uluslararası ikili ve/veya çok taraflı işbirliğinin derinleştirilmesine önem verilmese gerekmektedir. Uluslararası piyasalarda kendine has bir yer tutmak için ülkeler arasında rekabet gittikçe keskin bir hal almaktadır. Bu süreçte geri kalmanın, hızlı davranmamanın her bir ülke için olumsuz etkileri olabilir. Bu sebepten de, Azerbaycan kendi ekonomisinin şimdiki durumunu göz önünde bulundurarak, dünya ekonomisine entegre etmesine imkan veren tüm potansiyelini belirlemeli ve bundan gerektiği gibi faydalanmalıdır. Yeterli potansiyele sahip olan ülkenin jeo- 425

434 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras siyasi konumu ve coğrafi yerleşimi, doğal kaynaklarının zenginliği, büyük ilmi-teknolojik ve kadro potansiyeli, insanların yüksek iş yapma kabiliyetine sahip olması dikkate alınmalı, bu imkanlar dünya ekonomisine verimli ve faydalı entegrasyon için seferber edilmelidir. Hiçbir ülke, hatta en büyük ülkeler bile, dünya ekonomisine entegre olmadan, uluslararası ekonomik ilişkiler kurmadan gelişemez. Uluslararası ekonomik ilişkilere bağlanma ise ilk önce ve daha ağırlıklı olarak bölgesel entegre şeklinde gerçekleşir. Çünkü, bölgesel entegre tarafları çeşitli kaynaklar ve teknolojilerin elde edilmesinde, yeni pazarlara çıkış, üçüncü ülke şirketleri ile mukayesede bu pazarlara daha serbest girme ve rekabet üstünlüğü kazanması gibi bazı elverişli şartlar temin etmektedir. Aynı zamanda ülkenin dünya ekonomisine entegre olmasının ekonominin tamamen ithalata bağlı duruma düşmesi gibi bazı olumsuz sonuçlarının da ortaya çıkabileceği göz önünde bulundurularak gereken tedbirler alınmalıdır. Yerli üretime destek verilmelidir: Sanayide temel sahaların, bu noktada yerli hammadde işleyen ve dünya piyasalarında yüksek talebe sahip ürünleri üreten temel sektörlerin çağdaş teknoloji ile dinamik gelişimi sağlanmalıdır. Asya daki yeni sanayi ülkelerinin tecrübesi gösteriyor ki, yerli üretimin gelişimi ve güçlendirilmesi için belirli dönemlerde iç piyasanın korunması ve yerli üretimin himaye edilmesi yönünde ciddi tedbirler alınmalıdır. Gelişmiş olan ülkeler ekonomik gelişimin belirli aşamalarında yerli üretimcilerini himaye eden ve iç piyasayı koruyan siyaset yürütmüşlerdir. Azerbaycan da yerli üreticilere yabancı ürünlerle rekabette belli oranda uygun şartlar oluşturmak, yerli ürünlerin rekabet imkanlarının güçlendirilmesi için gereklidir. Petrol üretiminin son halkası ve ülkenin mineral ihtiyatları ile doğrudan ilgili olan petro-kimya sanayii Hollanda Hastalığı na düşmeme noktasında geliştirilmesi gereken en önemli sektörlerin başında gelmektedir. 426

435 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Metalurji sanayii, zengin hammadde kaynağına sahip olan ve üretilen ürünlerin dünya piyasasında yüksek likiditeye sahip olması nedeniyle öncelik verilmesi gereken sektörler arasında yer almaktadır. Dünya piyasalarında önemli bir talep potansiyeline sahip olan üretim alanlarına ağırlık verilmeye çalışılırken, öncelik ülkede varolan doğal kaynaklardan faydalanılabilecek alanlar üzerinde yoğunlaşmalıdır. Hazar da petrol ve doğal gazın yanısıra önemli bir gelir kaynağı olan balık ve havyar üretimi ile ilgili olarak Azerbaycan, Hazar ın statüsüne ilişkin nihai karara varılmasını beklemeden denizdeki kirlenme ve yasak avlanmayı engelleme amacıyla almış olduğu önlemleri arttırarak kompleks önlemler hayata geçirmelidir. Bölgesel kalkınmayı sağlamak üzere kararlaştırılan bölgesel kalkınma program ve politikalarının uygulama aşamasına azami dikkat gösterilmelidir. Bölgesel kalkınmada dengenin sağlanması için yerli doğal kaynakların işletmelerde kullanılmasına özen gösterilmelidir. GSMH artışı yılda %10 dan yukarı gerçekleştirilmeye çalışılmalıdır. Sürdürülebilir bir ekonomik gelişmenin, kamu idaresinin ve gelişmekte olan siyasi mekanizmanın etkin çalışmasına, beşeri sermayenin gelişimine bağlı olduğu düşünülmektedir. Ülkenin siyasi bağımsızlığı, milli ekonominin kalkınmasına ortam yarattığı gibi, milli ekonominin kalkınması da ülkenin bağımsızlığının temellerini daha da kuvvetlendirecektir. Bağımsızlığın ilk on yılını, siyasi bağımsızlığın ekonomiye hizmet ettiği bir dönem olarak değerlendirmek mümkündür. On yıllık dönemden sonraki süreç ise, ekonominin ülkenin siyasi bağımsızlığının güç kazanmasına hizmet etmesi gereken bir dönem olarak dikkate alınması gerekir. Gelir düzeyinin yükseltilmesi ile birlikte gelirin dağılımında adaletin sağlanması da gerekir. Özellikle toplumda orta sınıfın güçlendirilmesi gerekmektedir. 427

436 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Sosyal güvenlik sisteminin çağdaş taleplere uygun olarak yapılandırılması ve halkın refah düzeyinin yükselmesinin sağlanması gerekmektedir. Bu bağlamda ekonomik kalkınmanın ve devlet bütçesinin sosyal yönüne ağırlık verilmesi gerekmektedir. Azerbaycan da zamanla orta tabakanın giderek azaldığı gözlenmektedir. Bu olumsuz gidişin tehlike boyutuna varmaması için, ekonomik kararların sosyal boyutuna daha fazla önem verilmesinin gerektirmektedir. Petrol ve doğal gaz üretiminin yanı sıra metalürji, enerji, kimya gibi yüksek düzeyde su ve enerjini kullanımı sonucu büyük miktarda atıkların oluşmasına sebep olacak sahalardan oluşması ve arazisini %20 si işgal edilmiş olması nedeniyle dünyanın ekolojik açıdan en tehlikeli bölgelerinden biri haline gelen Azerbaycan da ekolojik güvenliğin sağlanacağı bir sosyoekonomik yeniden yapılanmada hassasiyetin attırılması gerekmektedir. Manat ın alım gücünün korunması amacıyla, halkın reel gelirlerinin arttırılması ile yoksulluk düzeyinin düşürülmesi sağlanmalıdır. Ülkede uygulanan ekonomi politikalarının değişen şartlara göre hızla yeniden gözden geçirilerek uyum sağlaması gerekmektedir. Reel ekonominin normal faaliyeti için parakredi politikasının şeffaflığının ve ekonomik şartlara uyumunun sağlanması gerekmektedir. Azerbaycan ın ekonomik hayatında tarihi, coğrafi ve kültürel avantajlarını kullanarak Türk işadamlarının ve Türk sermayesinin daha etkin olarak yer alması gerekmektedir. Bu etki ve kalıcılığın olması için yatırıma ihtiyaç duyulan alanlara, daha çok ortanın üzeri ölçekte işletmeler kuracak şekilde, Türk işadamlarının yatırım yapması uygun olacaktır. Ekonomide yeniden yapılanmaya ilişkin temel adımların süratle atılmaya ve bu süreçte yabancı sermayeden petrol dışı sektörlerde daha yoğun olarak yararlanmanın 428

437 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları öneminin daha iyi kavranmaya, böylece yatırım ikliminin daha elverişli hale getirilmeye başlandığı Azerbaycan da petrol dışı sektörlerde büyük yatırımlara imza atılmaya başlanmıştır yıllarını kapsayan Bölgesel Sosyo-Ekonomik Kalkınma Programı ve 2005 yılında Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının, muhtemelen 2006 yılında ise Bakü-Erzurum doğal gaz boru hattının faaliyet geçmesi dikkate alınarak, hemen her bir sektörde ihtiyaç duyulacak yatırım ve teşebbüslerde, yatırımcı ve müteşebbis olarak yer alma fırsatını Türk işadamlarının en iyi şekilde değerlendirmesi gerekir. 429

438 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras YARARLANILAN KAYNAKLAR A. V. Veliyev, Azerbaycan ın İstihlak Bazarının Formalaşmasında MDB Ülkeleri ile İqtisadi Elaqelerin Rolu, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss A. A. Salmanov, Azerbaycan Neqliyyat Tranzit Potensialı-İqtisadi Elaqeleri Stimullaşdıran Amil Kimi, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s.54. A. Nadirov Ş. Muradov v.d., Azerbaycan İqtisadiyyatı, Elm Yayınları, Bakı, Ahmet Ünal Çeviköz, Türkiye Azerbaycan Ekonomik İlişkileri - İşbirliğinde Yeni Ufuklar, Diyalog Azerbaycan Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Bakü, Mart-2003, ss Agajan Ahmedov, Regions Develop Dynamically, (Interview), Media News, March 31 April 08, 2005, s.4. Akif Musayev, Azerbaycan Respublikasının İqtisadi İnkişaf Stratejiyası ve Vergi Siyaseti, İqtisadiyyat ve Audit Dergisi, No: 10, Ekim-2001, s.12. Alkan Soyak Zenfira Nesirova, Küreselleşme Sürecinde IMF Politikalarının Sonuçları: Azerbaycan Deneyimi, Articles of The International Conference On A Theme Caucasus and Central Asia in The Globalization Process, Bakı, 2003, p Altan Türker, Tükenmiş Bir Çevresel Miras Orta Asya da Sınır Ötesi Çevre Sorunları ve Doğal Kaynakların Tahribi, Avrasya Etüdleri, C.1, S.1, İlkbahar 1995, s.42. Amanda Batters, Hart s Evroil, West Byfleet U.K., Vo.8,I.7, July-1997, s.12. Ariel Cohen, Caspian Basin Confronts Boom and Bust Energy Cecle, ( ). Arif Veliyev, Haftanın Konuğu Programı-AZTV1, Asef Nadirov, İqtisadiyyatın Yeni İnkişaf Merhelesi, Azerbaycan, 15 Sentyabr 2001, s.2. Atila Artam, Türk Cumhuriyetlerinin Sosyo Ekonomik Analizleri ve Türkiye İlişkileri, Sabri Artam Vakfı Yayınları, İstanbul, Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, Çeşitli Sayılar. Ayhan Erdal, Dünya Ticaret Örgütü ve Azerbaycan ın Üyelik Süreci, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

439 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Ayhan Karaca, Azerbaycan da Ekonomik Dönüşüm Süreci ve Reformların 10 Yılı, ( ) Azad M. Cavadov, Banking System and Real Business, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Azer Emiraslanov, Dövlet Müsteqilliyi ve Milli İqtisadiyyatın Formalaşması Problemleri, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss Azer Mehdiyev, Azerbaycan ın Dünya İqtisadiyyatına İntegrasiyasının Reallıqları, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, s.26. Azerbaijan International Magazine, Çeşitli Sayılar. Azerbaijan, IMF Economic Review, Washington DC, May Azerbaycan Cumhuriyeti, Azerbaycan Qezeti, 11 Noyabr Azerbaycan Qezeti, 23 Yanvar Azerbaycan İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1997, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, Azerbaycan Reqemlerde, ARDSK Yayınları, Bakı, Azerbaycan Respublikası Bank Sistemi Haqqında Melumat Toplusu, Azerbaycan Banklar Assosiyası, Bakı, Azerbaycan Respublikası Dövlet Statistika Komitesi, 2002, ( ). Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1996, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Programı, Bakı, Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1998, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 1999, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Proqramı, Bakı, Azerbaycan Respublikasında İnsan İnkişafı Haqqında Hesabat 2002, Birleşmiş Milletler Teşkilatının İnkişaf Programı, Bakı, Azerbaycan Respublikasının Konstitutyası, Azerbaycan Neşriyyatı, Bakı, Azerbaycan Respublikasının Milli Bankı, Azerbaycan Statistik Göstericileri 2002, ARDSK Yayınları, Bakü, Azerbaycan Ülke Raporu, DPT Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, Ankara, Mayıs Azerbaycanın İqtisadi İcmalı, Rüblük Bülleten, TASİS Avropa Ekspertiza Xidmeti, Bakı, Aprel-İyun

440 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycanın İqtisadi İcmalı, Rüblük Bülleten, TASİS Avropa Ekspertiza Xidmeti, Bakı, İyul-Dekabr Azim Abbasov, Azerbaycanda Maliyye Bazarının Formalaşması ve bazar İqtisadiyyatında Maliyye-Kredit Sisteminin Problemleri, Poliqraf Yayınları, Bakı, BP Statistical Review of World Energy 2004, ( ). Bahri Özdemir, Azerbaycan Ekonomisi ve Azerbaycan-Türkiye Ticari İlişkileri, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Mart-2003, ss Brief Overwiev of Business Practices, New Investment Opportunities and Legal Environment, Azerbaijan Investment Promotion and Advisory Foundation, Baku, Budaq Budaqov Yaqub Qerbli, Azerbaycan Respublikasının Fiziki Coğrafiyası, Öyretmen Neşriyyatı, Bakı, C. B. Rosenberg-T. O. Saavalainen, Dealing with Azerbaijan's Oil Boom, Finance and Development, Vol.35, No.3, September-1998, ss C. Şerifov, Azerbaycanda Valyuta Bazarının Müasir Veziyyeti ve Onun İnkişaf Perspektivleri, Azerbaycan 21. Asrın Astanasında, Azerbaycan İlmler Akademiyası Yayını, Bakı, 1998, ss Charles S. Fairbanks, Moskova Darbesinden Sonra, (Çev: Levent Köker), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, ss Cihan Bulut, Non-Oil Sectors in Azerbaijan, Journal of Caucasian Studies, Number:1, Fall-2004, ss Cihan Bulut, Bilgi Toplumunda Yeni Ekonomi Anlayışı ve Bu Çerçevede Azerbaycan Değerlendirmesi, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Sayı:15, Bakü, Şubat-2004, ss Cihan Bulut, Azerbaijan Valuation in The Light of Model of Indian Information Technologies, Articles of The International Conference On A Theme Caucasus and Central Asia in The Globalization Process, Bakı, 2003, ss Consulting & Business, Baku, Oktyabr Consulting & Business, S.9, Baku,1999. Çingiz Abbasov, Azerbaycanın Dünya İqtisadiyyatına İnteqrasiya Yolları, Elm Neşriyyatı, Bakı, D. A. Mamedov, O. A. Aliyev, Kontrakt Veka i Ago Vliyaniye Na Ekonomiçeckoye Rzvitiye Azerbaicanskoy Respublika (Asrın Kontraktı ve Azerbaycan ın İktisadi Gelişmesine Etkisi), Azerbaycan 21. Asrın Astanasında, (Ziyad Semedzade), Azerbaycan İlmler Akademiyası Yayını, Bakı, 1998, s

441 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Daniel Yergin Thane Gustafson, Rusya 2011 ve Dünyadaki Yeri, (Çev: Özden Arıkan), Sabah Yayınları, İstanbul, Dilara Elma, Azerbaycan Bankacılık Sektöründe Elektronik Ödeme Uygulamaları, Journal of Caucasian Studies, Number:1, Fall-2004, ss Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Sayı:10, Bakü, Ekim Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Bakü, Mart Doing Business in Azerbaijan, Baker&McKenzie, May Dövlet Statistika Komitesi Verileri, Azerbaycan Zaman Qezeti, Fevral 2003, s.6. E. Ehmedov - M. Hacıyev, Azerbaycan İqtisadiyyatı, Seda Yayınları, Bakı, E. Ö. Hüseynov, Reformatika ve Onun Hiperdövre Uyğunlaşdırmanın Zeruriliyi, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss E. Ş. Semedzade, Ekoloji Tehlükesizlik Menecement ve Audit Obyekti Kimi, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss E. S. İmanov - E. M. Babaşov - R. H. Dayıyev, İqtisadi İslahatlar Şeraitinde Ehalinin Sosial Müdafiesinin Teşkili Meseleleri, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı-2001, s.102. E. V. Eliyev, Azerbaycanın Vergi Siyaseti ve Onun GUÖAM Teşkilatı Çerçivesindeki İqtisadi Emekdaşlığa Tesiri, İqtisadiyyat ve Heyat Jurnalı, No:3-4, Mart-Aprel-2004, ss Ebülfez Garayev, Azerbaycan Bu Gün Uluslararası Olimpiyat Oyunlarına Başarılı İmza Atan Devletler Sırasındadır, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti, Bakü, Mart-2003, s.16. Ekber Eldaroğlu, Azerbaycan Hökumeti Yoxsulluq Problemini Hell Etmeye Çalışır, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No:32 (152), 09 Avgust Ekber Eldaroğlu, Dünya Ticaret Teşkilatı ve Azerbaycan, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No:22 (142), 31 May Ekber Eldaroğlu, Neft Fondunun Vesaitleri Hansı İstiqamete Yöneldilmelidir?, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No:25 (145), 21 İyun Ekber Eldaroğlu, Qeyri-Neft Sektorunun İnkişafında Azad İqtisadi Zonalar Mühüm Rol Oynaya Bilerdi, Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No: 30 (150), 26 İyul

442 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Elçin Süleymanov, Azerbaycan ve Avropa Yenidenqurma ve İnkişaf Bankı Münasibetleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Elçin Süleymanov, Müsteqillik Sonrası Azerbaycan ve Dünya Bankı Münasibetleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Eldar Şahbazov, XXI Esrin Evvellerinde Azerbaycan Respublikasının Neft ve Gaz Senayesi, Dirçeliş - XXI Esr Jurnalı, No 5 (63), May-2003, ss Elman Nesirov, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, (Ed. M Merdanov v.d.), Bakı, 1997, s.141. Elman Rustamov, Development Strategies in the Banking Sector of Azerbaıjan, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Elmar Daigov, Banking Development in Azerbaijan, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Elnur Mustafayev, Banking Development in Azerbaijan Republic, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Elövset Qocayev, Azerbaycan İqtisadiyyatında Siğortanın Rolu, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:15, TÜSİAB Cemiyeti, Bakü, Şubat-2004, ss Elşan Memmedov, Asrın Müqavilesi Azerbaycan Neft Saneyisinin İnkişafında Mühüm Merheledir, Azerbaycan Neftinin Düneni Bugünü ve Sabahı, (Ed. M Merdanov v.d.), Bakı, 1997, ss Ercan Sancak, Azerbaycan İqtisadiyyatı, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakı, Ersan Bocutoğlu, Orta Asya ve Kafkasya daki Durum ve Avrupa Güvenliği, Karadeniz Teknik Üniversitesi Matbaası, Trabzon, Etraf Muhitin Mühafizesi Üzre Milli Fealiyyet Planı, Dövlet Ekologiya ve Tebietden İstifadeye Nezaret Komitesi, Bakı, Eyüp Zengin-Nesimi Kamalov, Azerbaycan Ekonomisinin Gelişimi İçerisinde KOBİ ler, Hasan Selçuk (Ed.), Yeni Yüzyılda Azerbaycan ın Sosyo-Ekonomik Yapısı, Tasam Yayınları, İstanbul, 2004, ss F.K. Heşimov, Milli İqtisadiyyatın Kreditleşmesinde Ehalinin Maliyye Potensialının Rolu, İqtisadiyyat ve Heyat Jurnalı, No:7-8, İyul-Avqust-2004, ss F. Ş. Eliyev, Azerbaycan Respulikasının Yeraltı Suları ve Ehtiyatlarından İstifade ve Jeokoloji Problemleri, Çaşıoğlu Neşriyyatı, Bakı,

443 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları F.V. Quliyev, Erzaq Bazarının Qorunmasında Maliyye-Kredit Mexanizminin Rolu, İqtisadiyyat ve Heyat Jurnalı, No:7-8, İyul-Avqust-2004, ss F. Y. Bayramov-S. E. Necefov, Dövlet Bütcesinin Kesiri ve İnflasiya, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s.148. Faruk Arslan, Azerbaycan Ekonomisinde Geçiş Dönemi, Hazar Bilim Sanat ve Kültür Dergisi, S.1, Bahar-2000, s.17. Fazıl Memmedov, Azerbaycan da Vergi Oranları, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:10, Ekim-2001, s.12. Fazıl Memmedov, Vergi Sisteminde Islahatlar Elverişli Vergi Mühitinin Yaradılmasına Yönelib, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:16, Ağustos-2004, ss Ferhan Erkmenoğlu, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) Devlet veya Hükmet Başkanları Yedinci Doruk Toplantısı (İstanbul; Ekim 2002), ( ). Fikret Aliyev, Kontrakt Veka: 5 Let Spustya, Consulting & Business, S.9, 1999, s Fikret Sucayev, Azerbaycanda Qaz Hasilatı ve Ona Olan Telebatın Ödenilmesinin Başlıca İstiqametleri, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfransın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss Fuad Aliyev, The International Monetary Fund and Reforms in Azerbaijan, Budapest, Hungary, February Fuad Hüseynov, Azerbaycan ın Jeopolitik Konumu, Enerji Kaynakları ve Dış Ekonomik İlişkiler Sistemi, ( ). Gahir Mikailov-Eyüp Zengin, Azerbaycan da Azgelişmişlik Sorunu, Hasan Selçuk (Ed.), Yeni Yüzyılda Azerbaycan ın Sosyo-Ekonomik Yapısı, Tasam Yayınları, İstanbul, 2004, ss Gani Gönüllü, İpek Yolu Stratejisi, Gubad İbadoğlu, Azerbaycan ın Kalkınma Stratejisinde Petrolün Rolü:Ortodoks Bakış Açısıyla, 2023 Dergisi, S.18, 15 Ekim-2002, ss Gülgez Eliyeva, Azerbaycan Respublikasının Avropa İttifaqı İle Münasibetleri, Meşveret Bülleteni, No:11(47), Fevral-2002, s.20. Güner Gücük, Azerbaycan ın Ekonomik Gelişimi ve Girişimcilik, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:16, Ağustos-2004, s.44. H. Memmedov - R. Ahundov, Qedim İpek Yolunun Neqliyyat Marşutları, İpek Yolu II. Respublika Elmi-Praktiki Konferansının Materialları, Bakı, 2001, ss

444 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Hasan Selçuk, Azerbaycan Bankacılığı, Hasan Selçuk (Ed.), Yeni Yüzyılda Azerbaycan ın Sosyo-Ekonomik Yapısı, Tasam Yayınları, İstanbul, 2004, ss Xalk Qezeti, 26 Dekabr 1998, s.1-2. Hart s EUROIL, Dekabr-1995, s.32. Haydar Aliyev, Dünya Siyasetinde Azerbaycan Petrolü, (Der. İlham Aliyev - Akif Muradverdiyev, Çev. Abdullah Çiftçi - Ergun Kocabıyık), Sabah Kitapları No.77, İstanbul, 1988, ss Heyder Eliyev, Azerbaycan Respublikasının Dövlet Müsteqilliyinin Onuncu İldönümü Haqqında, Azerbaycan Respulikası Prezidentinin 20 Mart 2001 Tarihli Fermanı, Bakı, 20 Mart 200. Huseyn Mamedov, Banking Legislation and Improvment Aspects, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss İbrahim Kuluöztürk, Türkiye-Azerbaycan Sosyal Güvenlik Sözlşemesi, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:16, Ağustos-2004, ss Investors Handbook, International Conference Investing in Azerbaijan- Gateway to the Newly Insdependent States, Baku, May Investment Guide to Azerbaijan 1998, USACC, Washington, 1998, s.70. İlhan Uludağ - Salih Mehmedov, Sovyetler Birliği Sonrası Bağımsız Türk Cumhuriyetleri ve Türk Gruplarının Sosyo-Ekonomik Analizi Türkiye İlişkileri, TOBB Yayınları, İstanbul, İlkin Sabiroğlu, Neft Böhranları ve Holland Sindromu'', Azerbaycan Milli Demokratiya Fondu Azerbaycan Bülleteni, No: 19 (139), 10 May İllik Hesabat, Azerbaycan Respublikası Milli Bankı, İllik Hesabat, Azerbaycan Banklar Assosiyası, İmran Ceferzade, Esaslı İnkişaf İlleri, İqtisadiyyat, 18 Oktyabr-1 Noyabr 2001, s.3. İnqilab Ehmedov, İqtisadi İslahatlarda Pul-Kredit Siyasetinin Rolu, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss İrfan Kalaycı, karadeniz Ekonomik İşbirliği: Dünya Ekonomisi Açısından Geleceği, Articles of The International Conference On A Theme Caucasus and Central Asia in The Globalization Process, Bakı, 2003, p İrşad Eliyev, Aqrar Saheye İnvestisiya İmkanları, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:16, Ağustos-2004, ss İsmail Özsoy, Dağıstan ın Sosyo-Ekonomik Tarihi, Kaynak Yayınları, İzmir, İsmet Ergün, Kollektivist Bir Sistemde Piyasa Ekonomisine Geçiş Sorunları, Türkiye Modeli ve Türk Kökenli Cumhuriyetlerle Eski Sovyet Halkları, Yeni Forum Yayınları, Ankara, 1992, ss

445 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları İ. T.Akbarov, The Role and Economic Importance of Caspian Sea Region, Materials of The İnternational Conference on a Theme Caucasus and Central Asia During Globalization, Baku, 2003, ss Javid Ahmadi, Development Perspectives of Azerbaijan Agriculture, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, ss.8-9. Karin Dalva, Global payment Cards in Azerbaijan, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Ken Jowitt, Yeni Dünya Düzensizliği, (Çev: Levent Köker), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, s Kenan Çelik Cemalettin Kalaycı, Azeri Petrolünün Dünü ve Bugünü, Journal of Qafqaz University, V.2, No.2, 1999, s.63. M. F. Gadcizade, Nekatorıye Vaprosı Organı Akrujayuşey Sredı na Ploşadyah Ekspulutatsiyi Neftegazovıh Mestarajdeniy Mejdunarodhıh Kampaniy, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s.235. M. V. Eliyev, Qaradeniz Regionunun İqtisadi İnteqrasiya Prosesi ve Bu Prosesde Azerbaycan Amili, İqtisadiyyat ve Heyat Jurnalı, No.3-4, Mart-Aprel- 2004, ss Marc F Plattner, Demokrasi Anı, (Çev: Ergun Özbudun), Demokrasinin Küresel Yükselişi, (Der: Larry Diamond Marc F. Plattner), Yetkin Yayınları, Ankara, 1995, ss Martin Czurda, Raising Finance for Azerbaijani Borrowers from the International Markets, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Mehemmedhesen Velili, Azerbaycan, Azerbaycan Devlet Neşriyyatı, Bakı, Mehmet Binay, İpek Yolu Yeniden Canlanıyor, Mehmet Dikkaya, Türk Cumhuriyetleri Enerji Kaynakları:Yeni Büyük Oyunun Temel Dinamikleri, Akademik Araştırmalar Dergisi, Y.1, S.3, Kasım-Aralık 1999 Ocak 2000, s Mezeddin Eyyubov, Bazar İqtisadiyyatına Keçid ve Senaye Kompleksi Meşveret Bülleteni, No:7(43), Oktyabr 2001, ss Michael Gerlic, Role of Banks in the Development of Leasing in Azerbaijan, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Mikhail Gorbachev, Perestroika: New Thinking for Our Country and the World, New York,

446 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Misir Merdanov, Heyder Eliyev ve Azerbaycan Tehsili, Azerbaycan Müellimi Qezeti, 7-13 Mart 2003, ss.2-3. Murad İskender, Azerbaycanda Ekonomik Sistemin Dönüşümü, Hasan Selçuk (Ed.), Yeni Yüzyılda Azerbaycan ın Sosyo-Ekonomik Yapısı, Tasam Yayınları, İstanbul, 2004, ss Murad İskender-Halkan Kitapçı, Değişim, Dönüşüm ve Dünya Ekonomisine Entegrasyon Sürecinde Azerbaycan Ekonomisi, Türk Dünyası İşletme Fakültesi Yayınları, No:001, Bakı, Mustafa Özel, Değişim ve Kriz, İz Yayıncılık, İstanbul, s.120. Mübariz Bağırov, Banklar ve Bank Emeliyatları, Nurlan Neşriyyat, Bakı, Mülkiyyet Qezeti, 27 Oktyabr-3 Noyabr Mülkiyyet Qezeti, 27 Yanvar 1999, s.4. Müsteqil Azerbaycan, Azerbaycan Republikası Dövlet Statsitika Komitesi, Bakı, N. Aliyev, E. Şahbazov, Heyder Eliyev ve Azerbaycan Neft Sanayisinin İnkişafı, Azerbaycan İnternational Matbaası, Bakı, N. E. Cavadov, Azerbaycanın Aqrar İqtisadiyyatı Müsteqillik Dövründe, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfrasın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss N. E. Ferruhov, Asrın Petrol Anlaşması - XX Asrın En Önemli Olayı, Azerbaycan 21. Esrin Astanasında, (Ed. Ziyad Semedzade), Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998, s.196. N. İbrahimov - İ. Şükürov, Geydar Aliev Otkrıvaet Miru Azerbaydjan, Baku, 1994, s.32. N. Ö. Hacıyev, Sahibkarlıq Sektorunun İnkişafının Süretlendirilmesi ile Bağlı Problemler, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, s.117. N. Sefereliyev, Neft Bahalaşır. İqtisadiyyatımız Bundan Yararlanacaq, İki Sahil Qezeti, 5 Mart Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva, Qara Deniz İqtisadi Emekdaşlığı, Meşveret Bülleteni, No:12(48), Mart-2002, ss Nail Feteliyev-Aygül Şamçıyeva-Ruqiyyet Memmedova, Dünya Bankı ve Onun Azerbaycandaki Fealiyyeti, Meşveret Bülleteni, No:3(39), ss Nail Feteliyev-Rafiq Ehmedov, Beynelxalq Maliyye-Kredit Qurumları ve Onların Azerbaycan Respublikası İle Elaqeleri Haqqında, Meşveret Bülleteni, No:10(46), Yanvar-2002, ss Narodnoye Hozyaistvo Azerbaicanskoi SSR V 1983 Godı Stat. Ejegodnik, Bakı,

447 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Nasser Sagheb-Masoud Cavadi, Azerbijan s 'Contract of the Century' Finnally Signed With Western Oil Consortium, Azerbaijan International Magazine, Winter 1994, s.27. Natık Aliyev, Petrol Azerbaycan ın Milli Serveti (Eyvaz Gasanov un Röportajı), Diyalog Avrasya Dergisi, Şubat-2001, s.82. Natig Aliyev, The Azerbaijan Oil and Gas Industry in the Period, Natiq Elesgerov, Tarixi İpek Yolu ve Azerbaycan Neft Senayesi Müasir Merhelede, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss Nazim İmanov, İlk On İlin Yekunları: İqtisadiyyat, Meşveret Bülleteni, No:7 (43), Oktyabr 2001, s.32. Nebi Nebiyev, İqtisadiyyat Cemiyyet ve Ekoloji Muhiti, Ağrıdağ Neşriyyatı, Bakı, Nesimi Kamalov, Yılları Arasında Azerbaycan da Enflasyon, Journal of Qafqaz University, Number 6, Fall-2000, ss Nesimi Kamalov, Arz Yönlü İktisat Teorisi ve Azerbaycanda Uygulanabilirliği, Hasan Selçuk (Ed.), Yeni Yüzyılda Azerbaycan ın Sosyo-Ekonomik Yapısı, Tasam Yayınları, İstanbul, 2004, ss Niko Hobdari, Impact of Banking Sector and Structural Reforms in Financial Intermadiation, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Nizami Süleymanov, Azerbaycan ın İqtisadi Tarixi, Bakı, Nuray Altuğ, İstikrar Politikaları ve Ülke Örnekleri, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Osman Nuri Aras, Azerbaycan İqtisadiyyatında Sermaye Strategiyasının Nezeri İnfrastrukturu, Azerbaycan İqtisadiyyatında Strateji Problemleri Konfrans Materialları, Bakı, Mart 2002, ss Osman Nuri Aras, Geçiş Sürecinde Azerbaycan da Yaşanan Hollanda Sendromu ve Çözüm Önerileri, Nesreddin Tusinin 800 İllik Yubileyine Hesr Edilmiş Republika Elmi Konferansda Sunulan Tebliğler, Bakü, 2-3 Nisan 2001, ss Osman Nuri Aras, Azerbaycan İqtisadıyyatında Ehtimal Olunan Problem: Pul Evezi, Azerbaycan İqtisadiyyatında Strateji Problemleri adlı Konfrans Materialları, Bakı, Mart 2002, ss Osman Nuri Aras, Azerbaycan ın Hazar Ekonomisi ve Stratejisi, Der Yayınları, İstanbul, Osman Nuri Aras, Para Talebi Para İkamesi ve Finansal Gelişme, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü, Osman Nuri Aras, Rusya da Tıkanan Sosyo-Ekonomik Değişim Dalgası, Qafqaz Üniversitesi Yayınları, Bakü,

448 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Osman Nuri Aras, Türkiye-Azerbaycan İlişkileri, Hasan Selçuk (Ed.), Yeni Yüzyılda Azerbaycan ın Sosyo-Ekonomik Yapısı, Tasam Yayınları, İstanbul, 2004, ss Poverty Reduction Strategy Paper (Interim Report), Baku, May-2001 P. Memmedov, Xezerin Ekoloji Problemlerinin Hellinde Ölkelerarası Emekdaşlığın Ehemmiyeti, Azerbaycan XXI. Esrin Astanasında, (Ed. Ziyad Semedzade), C.II, Azerbaycan İlmler Akademiyası Neşriyyatı, Bakı, 1998,, Bakı, 1998, s.208. R. Abbasov, Azerbaycan Turizm Üçüm Ehemmiyetli Bölgedir, Herbi And Qezeti, 1-15 Aprel, 2003, s.2. R. T. Hesenov, Azerbaycan İqtisadiyyatının İnkişaf Stratejiyasının Perspektivleri, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss R. X. Şaulov, Müteqillik Şeraitinde Regional İnkişafın Strategiyası, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss Rasim Hesenov, Azerbaycanın İqtisadi İnkişaf Paradigması ve İqtisadi Tehlükesizlik Konsepsiyasının Seçimi, Meşveret Bülleteni, No:7(43), Bakı, Oktyabr- 2001, ss.6-8. Rasim Musabeyov, Qloballaşma ve Azerbaycan, Meşveret Bülleteni, No:11 (47), Fevral-2002, ss Raif Kutluk, Azerbaycan Tarım Sektörüne Genel Bakış, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:16, Ağustos-2004, ss Rauf Hüsseynov, CIPCO Clinging to Life Support, Baku Sun Newspaper, 17 December 1998, s.21. Rehime Nureliyeva, Azerbaycan İqtisadiyyatında Böyük İpek Yolunun Rolu ve Ehemmiyeti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, s.50. Reşad Süleymanov, Xezerin Seviyyesinin Qalxmasından En Çox Ziyan Gören Azerbaycandır, 525-ci Qezet, No:56 (1913), 26 Mart Reşad Süleymanov, Azerbaycan Mikro Maliyye Assosiasiyası Daşınmaz Emlakın Temirine de Kredit Verir, 525-ci Qezet, No:43 (1900), 5 Mart Rovşen İbrahimov, Böyük İpek Yolu Proqramı ve Gözlenilen Neticeleri, İpek Yolu II. Respublika Elmi-Praktiki Konferansının Materialları, Bakı, 2001, ss Rovşen İbrahimov, GUÖAM Örgütünün Kurulma Sebeplerinin Uluslararası İlişkiler Karar Verme Süreci Teorisi Açısından Değerlendirilmesi, Azerbaycan Müsteqillikden Sonra Beynelhalq Konfransın Materialları, Bakı, 3-4 Mart 2003, ss

449 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Rovşen Quliyev, Aqrar Bazarların Tenzimlenmesi Üzre Dünya Tecrübesi, Meşveret Bülleteni, No:12(48), Mart-2002, ss Sevil Yıldırım, Dünyada ve Türkiye de Petrol, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü, Ankara, Ağustos S. Bölükbaşı, Ankara's Bakü-Netred Transcaucassa Policy, The Middle East Journal, Winter 1999, s.87. S. Eyyuboğlu, Qeyri-Bank Kredit Teşkilatları Bazarda Hökümranlıq Edir, 525- ci Qezet, S. Eyyuboğlu, Türkiye Azerbaycanla İqtisadi Elaqelerini İnkişaf Etdirmek Niyyetindedir, 525-ci Qezet, S. Eyyuboğlu, Xezer Bölgesi Neft Qıymetlerine On İlden Sonra Tesir Edebilecektir, 525-ci Qezet, Sahile Allahverdiyeva, Bakı Deniz Limanının Böyük İpek Yolunun Berpasında Ehemmiyeti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss Sakit Hüseynov, Davamlı İnsan İnkişafının Strateji İstiqametleri, Adiloğlu Neşriyyat, Bakı, Saleh Memmedov, İnflasiya ve Maliye Bazarı, Bakü, Samir Veliyev, Main Objectives and Nature of State Policy in Privatization Program, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Settar Seferov, Evezsiz Milli Servetimiz: Müsteqillik, İqtisadiyyat ve Audit Jurnalı, No: 10, Oktyabr-2001, ss.5-6. Sevil Yıldırım, Dünyada ve Türkiye de Petrol, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı Ekonomik Araştırmalar ve Değerlendirme Genel Müdürlüğü, Ankara, Ağustos Sinan Oğan, Bağımsızlığının Onuncu Yılında Azerbaycan Ekonomisi ve Türkiye İle Ekonomik İlişkileri, Sinan Oğan, Türkiye-Azerbaycan Ekonomik İlişkilerinin Geliştirilmesi Konferansı, İAV-TİKA, Bakü, Stanislav Zhukov, The Macroeconomic Situation in Azerbaijan: At the End of the First Post-Soviet Decade, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, 2001, ss.6-7. Statisticeskiye Pokazateli Azerbaicana V 1997 Godı Stat. Ejegodnik, Bakı, State Programme on Poverty Reduction and Economic Development , Baku, Ş. E. Yaqubov A. M. Mahmudzade, Azerbaycan Respublikasında Aparılan Aqrar İslahatların Qiymetlendirilmesi, Azerbaycanda İqtisadi İslahatların Heyata Keçirilmesi Hususiyetleri ve Problemler, İqtisadi İnkişaf Nazirliği İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss

450 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Şefa Eliyev, Kimya ve Neft-Kimya Kompleksinin İnkişaf Merheleleri, Mövcud Problemleri ve Perspektvleri, İqtisadiyyat ve Heyat Jurnalı, No:7-8, İyul- Avqust-2004, ss T. A. Abbasov, Aqrar Bazarın İnkişafında Telebatın tekmilleşdirilmesi Problemleri, İqtisadiyyat ve Heyat Jurnalı, No:7-8, İyul-Avqust-2004, ss Tarık Aydın, Azerbaycan ve Dünya Bankası, Mutasyon.Net, Tebriz Vefalı, Qarabağın İqtisadıyyatımıda İzi, Herbi And Qezeti, 1-15 Aprel 2003, s.3. Diyalog Azerbaycan İş Düntası Dergisi, TÜSİAB Cemiyeti Bülteni, No:03/91, 4 Şubat 2003, s.2. V. A. Hüsetynov, v.d., Manatın Bahalaşması ve İqtisadi İnkişaf: Hollanda Xestelyi nin Mezmunu ve Elametlerinin Tedqiqi, Seda Neşriyyatı, Bakı, V. E. Rüstemov, Azerbaycan İqtisadiyyatının Struktur Yenidenqurulmasında Xarici Kapitalın Rolu, Azerbaycan İqtisadi İslahatlarının Heyata Keçirilmesi Xususiyetleri ve Problemleri, Azerbaycan Respublikası İqtisadi İnkişaf Nazirliyi İqtisadi İslahatlar Merkezi, Bakı, 2001, ss Vural Savaş, Politik İktisat, Beta Yayınları, İstanbul, Vüqar Dergahov, Neft Siyaseti ve İpek Yolunun Xarici Turizmin İnkişafında Rolu, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss World Bank Activities in Azerbaijan, 1998, s Xalq Qezeti, 17 Dekabr Yasin Aslan, Hazar Petrolleri, Kafkas Kördüğümü ve Türkiye, Ankara, 1997, s Yavuz Selim Çelebi, Türk Standartları Enstitüsü ve Azerbaycan, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:16, Ağustos-2004, ss.22. Yavuz Kahraman, Globalleşme Sürecinde Ulus Ötesi İşletmeler, Tüketici Davranışları ve Azerbaycan, Articles of The International Conference On A Theme Caucasus and Central Asia in The Globalization Process, Bakı, 2003, ss Yavuz Kahraman, Yabancı Girişimci Açısından Azerbaycan Ekonomisinin SWOT Analizi, Diyalog Azerbaycan İş Dünyası Dergisi, Sayı:16, Ağustos- 2004, s.48. Yusuf Vezir Çemenzeminli, Tarihi Coğrafi ve İqtisadi Azerbaycan, Bakı Universiteti Neşriyyatı, Bakı, Z. N. Eminov, Azerbaycan Fiziki ve İqtisadi Coğrafiyası, Azerbaycan Coğrafiya İnstitutu Yayınları, Bakı, 2000, ss

451 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Zahid Memmedov, Azerbaycan Respublikasının Xarici İqtisadi Elaqeleri, Kooperasiya Neşriyyatı, Bakı, Zakir Nuriyev, Azerbaıjan Banking Sistem in Years, Conference Report, 1st International Conference Banking Development in Azerbaijan November 2004, Baku, 2004, ss Zenfira Nesirova, Sovyetler Birliği Dağıldıktan Sonra Azerbaycan da Ekonomik Gelişme, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, M.Ü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, Zerife Musayeva, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Böyük İpek Yolu ve Azerbaycan Nefti, Mars-Print, Bakı, 1999, ss Zerkalo Qezeti, 5 Oktyabr Y. Hesenli, Neft Gelirlerinin Azerbaycanın İqtisadiyyatına Tesirinin Semerelilik Problemleri Valyuta Böhranı: Dağıdıcı Artım, Holland Xesteliği, ve Asiya Maliyye Virusu, Globallaşma Prosesinde Qafqaz ve Orta Asiya Mövzusunda Beynelxalq Konfransın Materialları, Bakı, 2003, ss ci İlin Yekunları Üzre Pul-Kredit Siyasetinin Yerine Yetirilmesi Veziyyeti Haqqında, Azerbaijan, Eurasian File, TICA, S.103, July 1998/2, s.2. Azerbaycan, Avrasya Dosyası, TİKA Bülteni, S.128, Mart 2000, s.2. Azerbaycan'ın Petrol Anlaşmaları, Avrasya Dosyası, S.85, Ekim-97/2, s.4-5. Yaponskie Kompanii v Azerbaydjane - Tam Gde Net Riska, Net i Bolşoy Pribıli, Capital Magazine, Aprel-May 1997, s ,1 Milyard Kubmetr Qaz Çıxarılıb, Azerbaijan,: Financial Position in the Fund, ( ). Azerbaycan Respublikası Milli Bankının 2003-cü İl Üçün Pul-Kredit Siyasetinin Başlıca İstiqametleri BaredeBeyanatı, ( ). Azerbaycan Respublikasının Sosial-İqtisadi Veziyyeti, Milli Bank İllik Hesabat-2000, Azerbaycan Respublikası Milli Bankı, Bakı, 2001, s.6. Azerbaycan Tehsil Nazirliğinin Beyenatı, Azerbaycan Zaman Qezeti, Mart 2003, s.2. Azerbaycanın Qızıl Yataqlarının İşlenmesine Başlanılacaq, Üç Nöqte Qezeti, No:41(521), 4 Mart Azerbaycan-Türkiye Tohum Üretim ve Araştırma İşletmesi Projesi ile İlgili Görüntüler, Bakı-Ceyhanın Şansı Artıb, Azadlıq Qezeti, No:2(2665), 5 Yanvar

452 Makroekonomik, Sektörel ve Bölgesel Analiz Dr. Osman Nuri Aras Baku-Tblisi-Ceyhan Pipeline, Energy Ecology Economy Popular Science Journal, 13/2003, ss Banki i Biznes, Zerkalo Qezeti, 28 Fevral, Caspian Staging a Comeback, Offshore Engineer, June-2000, s.38. Consultation With the Azerbaijan Republic, Public Information Notice (PIN), No.05/6, January , ( ). Country Assistance Strategy For The Azerbaijan Republic, The World Bank Report, No:19892-AZ, 29 November s.11. Dünya Bankı ci İllerde Azerbaycanda 9 Layihe Gerçekleşdirecek, 525-ci Qezet, Dünya Bankı Tehsilin İnkişafına 63 Milyon Dollar Kredit Ayıracaq, 525-ci Qezet, Doğu ile Batı Arasında İpek Köprü, Zaman Gazetesi, 9 Eylül EBRD and Azerbaijan, ( ). Enerji Sektorunun Veziyyətini Yaxşılaşdırmaq Üçün 1 Milyard Dollar Lazımdır, 525-ci Qezet, No:53 (1910), 23 Mart EU-Relations with Azerbaijan, ( ). Gov't Says New Program Will Halve Poverty Level, Azernews, No:10(400), March 8 March 15, 2005, s.3. Investment Possibilities of Azerbaijan, Ekspert İqtisad Jurnalı, No.7-8, İpek Yolu ve Türkiye, ( ). İqtisadiyyatımız Dirçelir, Azerbaycan Zaman Qezeti, Noyabr 2002, s.2. Karadeniz Ekonomik İşbirliği, 5 Haziran ( ). Kommersiya Banklarının Sayı Azalıb, 525-ci Qezet, Mikromaliyyeleşdirme Bankı On Mininci Kreditini Verdi, 525-ci Qezet, No:57 (1914), 29 Mart Milli Bank Himayedarlıq Siyaseti Yürüdür, Azadlıq Qezeti, No:2(2665), 5 Yanvar Minfin Podvodit Itogi Strahovogo Goda, Zerkalo, No. 15(108), Bakı, 2002, s Neft Fondunun Vesaiti 727 Milyon Dollara Çatıb, 525-ci Qezet,

453 Dr. Osman Nuri Aras Azerbaycan Ekonomisi ve Yatırım İmkanları Oil and Gas Investment Projects: Azerbaijan and Georgia, Bisnis Home Page, ( ). Orta Asya Türk Cumhuriyetleri Telekominikasyon ve İnternet Altyapısı İle İlgili Olarak Hazırlanan Teknik Rapor, ( ). Process of Privatization, ( ). Sektörel Bazda Azerbaycan daki Türk Yatırımları, TÜSİAB 10. Yıl Tanıtım Kataloğu, Aralık-2004, ss Sektörel Bazda Azerbaycan daki Türk Yatırımları, TÜSİAB Ekonomi ve Haber Bülteni, No:19/136, 29 Haziran s.1. Siğortacıların Nizamname Kapitalı Artırılır, Ekspert İqtisad Jurnalı, No:5-6 (17-18), 2001, s.4. Son Beş İlde Kend Teserrüfatına 300 Milyon Dollar Xarici Sermaye Qoyulub, 525-ci Qezet, State Program on Social-Economic Development of Regions of Azerbaijan Republic for the Years of , ( ). Türkiye Azerbaycanla İqtisadi Elaqelerini İnkişaf Etdirmek Niyyetindedir, 525-ci Qezet, World Bank Lending to Azerbaijan, B704B85C4256C3A001980A7?Opendocument, ( ). Xezer Denizi Gemiçiliyinin Yükü Artıb, 525-ci Qezet, B i z i m E s r Q e z e t i, ( ). ( ). ( ). ( ). ( ). ( ). 445

AZERBAYCAN EKONOMİSİ

AZERBAYCAN EKONOMİSİ AZERBAYCAN EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK VE SEKTÖREL ANALİZ Dr. Osman Nuri ARAS Q A F Q A Z Ü N İ V E R S İ T E S İ K A F K A S Y A A R A Ş T I R M A L A R I M E R K E Z İ Y A Y I N L A R I N O : 2 AZERBAYCAN

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Nüfus : 9,780,780 Dil :Resmi dil Azerice dir. Rusca ve Ermenice

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ...

BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE PANORAMİK BAKIŞ... 1-20 1.1. Temel Makro Ekonomik Göstergelere Göre Türkiye nin Mevcut Durumu ve Dünyadaki Yeri... 1 1.2. Ekonominin Artıları Eksileri; Temel

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

AZERBAYCAN EKONOMĐSĐ MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ. Dr. Osman Nuri ARAS MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ. Redaktör. Dizgi ISBN: 9962-28-011-10

AZERBAYCAN EKONOMĐSĐ MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ. Dr. Osman Nuri ARAS MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ. Redaktör. Dizgi ISBN: 9962-28-011-10 AZERBAYCAN EKONOMĐSĐ MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ AZERBAYCAN EKONOMĐSĐ MAKRO EKONOMĐK VE SEKTÖREL ANALĐZ Redaktör Dr. Cihan BULUT Dizgi Dr. Osman Nuri ARAS Sahib Kazımov Qafqaz Üniversitesi Yayın

Detaylı

TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA

TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA TÜRKĠYE DÜNYANIN BOYA ÜRETĠM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA Nurel KILIÇ Türk boya sektörü; Avrupa nın altıncı büyük boya üreticisi konumundadır. Türkiye de 50 yılı aşkın bir geçmişi olan boya sektörümüz, AB entegrasyon

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

AZERBAYCAN EKONOMİSİ ve TARIMI

AZERBAYCAN EKONOMİSİ ve TARIMI AZERBAYCAN EKONOMİSİ ve TARIMI Resmi adı: Yönetim sekli: Temel Sosyal Göstergeler Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhuriyet Başkent: Diğer şehirler: İdari yapı: Komsuları: Federasyonu Yüzölçümü: Nüfus: Bakü Gence,

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL Brezilya: Ülkeler arası gelir grubu sınıflandırmasına göre yüksek orta gelir grubunda yer almaktadır. 1960 ve 1970 lerdeki korumacı

Detaylı

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 YILI DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 yılı Ocak-Mart döneminde, Türkiye deri ve deri ürünleri ihracatı % 13,7 artışla 247,8 milyon dolara yükselmiştir. Aynı dönemde

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya da 400-450 un değirmeni olduğu biliniyor. Bu değirmenlerin yıllık toplam kapasiteleri 6 milyon tonun üzerine. Günde 100 tonun üzerinde üretim gerçekleştirebilen

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU. Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu

RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU. Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu 11 1 13 1 * GSMH (milyar dolar) 1.9..79 1.86 1.3 1.83 1.578 1.61

Detaylı

IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ

IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ IMF KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik Görünümü IMF düzenli olarak hazırladığı Küresel Ekonomi Görünümü

Detaylı

Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar

Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü TÜRKİYE EKONOMİSİ DERS NOTLARI 1 1999 17 Ağustos 1999 depremi Marmara bölgesinde Üretim,

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

KAYSERİ SANAYİ ODASI. AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 17 Ağustos 2017

KAYSERİ SANAYİ ODASI. AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 17 Ağustos 2017 KAYSERİ SANAYİ ODASI AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU 17 Ağustos 2017 AZERBAYCAN Ülke Raporu Resmi Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Yönetim Biçimi : Parlamenter Cumhuriyet Cumhurbaşkanı : İlham Aliyev Başkent : Bakü

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 8 Ekim 2014 ORTA VADELİ PROGRAM (2015-201) 8 Ekim 2014 DÜNYA EKONOMİSİ 2 2005 2006 200 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 T 2015 T Küresel Büyüme (%) Küresel büyüme oranı kriz öncesi seviyelerin altında seyretmektedir.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 56

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 56 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 56 i Bu sayıda; 2012 yılı Büyüme rakamları değerlendirilmiştir. i 1 Ekonomide sert fren Türkiye 2012 de % 2,2 büyüdü. % 4 büyüme hedefi ile

Detaylı

TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU

TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Hazırlayan: Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı Türkiye Düzenli Ekonomi Notu ve Raporun İçeriği Hakkında

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Gürcistan Cumhuriyeti Nüfus : 4,931,226 Dil :Resmi dil Gürcücedir. Rusca,Ermenice,Azerice

Detaylı

7.36% 2.9% 17.9% 9.7% % Temmuz 18 Nisan 18 Temmuz 18 Ağustos 18

7.36% 2.9% 17.9% 9.7% % Temmuz 18 Nisan 18 Temmuz 18 Ağustos 18 ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 6.56 Altın (USD) 1,202 Ağustos 18 EUR/TRY 7.65 Petrol (Brent) 77.4 BİST - 100 92,723 Gösterge Faiz 24.5 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik 7.36% 2.9% 17.9% 9.7%

Detaylı

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ OCAK 2018

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ OCAK 2018 Busiad Hazırlayan:Doç.Dr.Metin 05.02.2018 1 ENFLASYON Aralık 2017 itibariyle tüketici fiyatlarının, %0,69 olarak gerçekleştiği ve %12,98 olan yıllık enflasyonun %11,92 düzeyine düştüğü görülmüş-tü. Ocak

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Mayıs 2017 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 NİSAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ. Mayıs Hazırlayan: Suğun Şıvga Keleş Uluslararasılaştırma ve Dış Ticaret Şefliği Uzman

ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ. Mayıs Hazırlayan: Suğun Şıvga Keleş Uluslararasılaştırma ve Dış Ticaret Şefliği Uzman AZERBAYCAN ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ Mayıs 2018 Hazırlayan: Suğun Şıvga Keleş Uluslararasılaştırma ve Dış Ticaret Şefliği Uzman 1 GENEL BİLGİLER Ülke Adı : Azerbaycan Cumhuriyeti Nüfusu

Detaylı

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ MAYIS 2018

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ MAYIS 2018 BUSİAD Hazırlayan:Doç.Dr.Metin 05.06.2018 1 ENFLASYON Nisan 2018 itibariyle tüketici fiyatlarının, %1,87 olarak gerçekleştiği ve %10,23 olan yıllık enflasyonun %10,85 düzeyine düştüğü görül müştü. Mayıs

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI 5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ Prof. Dr. Atilla SANDIKLI Karadeniz bölgesi; doğuda Kafkasya, güneyde Anadolu, batıda Balkanlar, kuzeyde Ukrayna ve Rusya bozkırları ile çevrili geniş bir havzadır.

Detaylı

%7.26 Aralık

%7.26 Aralık ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar (Mart 2018) USD/TRY 3.95 Altın (USD) 1,324 EUR/TRY 4.87 Petrol (Brent) 69.0 BİST - 100 114,930 Gösterge Faiz 14.07 Büyüme %7.26 Aralık 2017 Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik

Detaylı

MALİYE POLİTİKASI II

MALİYE POLİTİKASI II DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MALİYE POLİTİKASI II KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2009 yılında ülkemiz halı ihracatı % 7,2 oranında düşüşle 1 milyar 86 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. 2010 yılının ilk çeyreğinin sonunda

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KUZEY KORE ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 2 I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı Yönetim Şekli Coğrafi Konumu : Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti : Sosyalist Cumhuriyet : Kuzey Kore,

Detaylı

Orta Asya daki satranç hamleleri

Orta Asya daki satranç hamleleri Orta Asya daki satranç hamleleri Enerji ve güvenlik en büyük rekabet alanı 1 Üçüncü on yılda Hazar Bölgesi enerji kaynakları Orta Asya üzerindeki rekabetin en ön plana çıktığı alan olacak. Dünya Bankası

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI FAS KRALLIĞI ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AĞUSTOS 2014 Hazırlayan: Zeynep Küheylan Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı TEMEL BİLGİLER Ülke Adı: Fas Krallığı

Detaylı

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 yılına iyi başlayan ülkemiz halı ihracatı, yılın ilk dört ayının sonunda bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 23,1 oranında artarak

Detaylı

Kaynak : CIA World Factbook

Kaynak : CIA World Factbook Türk Plastik ve Mamulleri, Ambalaj Sektörü ve Plastik İşleme Makine Üreticileri İçin SIRBİSTAN Pazarının Değerlendirmesi GENEL BİLGİLER : Barbaros Demirci Genel Müdür PAGEV EIU tahminine göre Sırbistan

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ

HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Sıla Özsümer ARALIK 2016 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı :Hollanda Krallığı Başkenti :Amsterdam Nüfusu :17 Milyon Yüzölçümü :41,526 km2

Detaylı

Ocak 2015 HALI SEKTÖRÜ Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 Page 1

Ocak 2015 HALI SEKTÖRÜ Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu. Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 Page 1 Ocak 2015 HALI SEKTÖRÜ 2014 Ocak Aralık Dönemi İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 01/2015 Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2014 YILI ARALIK AYI İHRACAT PERFORMANSI Ülkemizin halı

Detaylı

2010 OCAK AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemiz halı ihracatı 2009 yılını % 7,2 oranında düşüşle kapanmış ve 1 milyar 86 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. 2010 yılının ilk ayında ise halı

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 MAYIS AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Haziran 2017 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 MAYIS İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (NİSAN 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (NİSAN 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (NİSAN 2015) Hane Halkı İşgücü İstatistikleri 2014 te Türkiye de toplam işsizlik %10,1, tarım dışı işsizlik ise %12 olarak gerçekleşti. Genç nüfusta ise işsizlik

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 3 Ekim 2016, Sayı: 38. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 3 Ekim 2016, Sayı: 38. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 38 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Deniz Bayram 1 DenizBank

Detaylı

TÜRKIYE NİN MEVCUT ENERJİ DURUMU

TÜRKIYE NİN MEVCUT ENERJİ DURUMU TÜRKIYE NİN MEVCUT ENERJİ DURUMU Zinnur YILMAZ* *Cumhuriyet Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, SİVAS E-mail: [email protected], Tel: 0346 219 1010/2476 Özet Yüzyıllardan

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU BÜYÜME 2012 yılı ikinci çeyreğe ilişkin hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla değeri bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla

Detaylı

İktisat Tarihi II. 13 Nisan 2018

İktisat Tarihi II. 13 Nisan 2018 İktisat Tarihi II 13 Nisan 2018 Modern Çağ ın Başlangıcında Avrupa Ekonomisi 11 yy başından itibaren Avrupa Rostow'un deyimiyle kalkışa geçmiştir. Bugünün ölçütleriyle baktığımızdaavrupa gelişmemiş bir

Detaylı

AVUSTURYA VE MACARİSTAN DA TAHIL VE UN PAZARI

AVUSTURYA VE MACARİSTAN DA TAHIL VE UN PAZARI AVUSTURYA VE MACARİSTAN DA TAHIL VE UN PAZARI Avusturya da un üretimi sağlayan 180 civarında değirmen olduğu tahmin edilmektedir. Yüzde 80 kapasiteyle çalışan bu değirmenlerin ürettiği un miktarı 500 bin

Detaylı

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015

RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 RUANDA ÜLKE RAPORU 15.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Ruanda ya ihracat yapan 1 firma bulunmaktadır. (AHENK KOZMETİK İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş) 30.06.2015 tarihi

Detaylı

İSPANYA ÜLKE RAPORU AĞUSTOS 2017 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

İSPANYA ÜLKE RAPORU AĞUSTOS 2017 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ İSPANYA ÜLKE RAPORU AĞUSTOS 2017 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : İspanya Krallığı Nüfus : 48.146.136 Dil :İspanyolca (resmi dil), Katalanca, Portekizce. Din :%96 Katolik Yüzölçümü

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ

HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ HOLLANDA ÜLKE PROFİLİ Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Hande TÜRKER NİSAN 2018 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı :Hollanda Krallığı Başkenti :Amsterdam Nüfusu :17 Milyon Yüzölçümü :41,526 km2

Detaylı

2012 Nisan ayında işsizlik oranı kuvvetli bir düşüş ile 2012 Mart ayına göre 0,9 puan azalarak % 9 seviyesinde

2012 Nisan ayında işsizlik oranı kuvvetli bir düşüş ile 2012 Mart ayına göre 0,9 puan azalarak % 9 seviyesinde 1 16-31 Temmuz 2012 SAYI: 41 MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu İşsizlikte Belirgin Düşüş 2012 Nisan ayında işsizlik oranı kuvvetli bir düşüş ile 2012 Mart ayına göre 0,9 puan azalarak % 9 seviyesinde

Detaylı

ÜLKELERİN 2015 YILI BÜYÜME ORANLARI (%)

ÜLKELERİN 2015 YILI BÜYÜME ORANLARI (%) 2016/17 Global İhracat-Büyüme Tahminleri Kaynak : EDC Export Credit Agency - ÜLKE ANALİZLERİ BÜYÜME ORANLARI ÜLKELERİN YILI BÜYÜME ORANLARI (%) Avrupa Bölgesi; 1,5 % Japonya; 0,50 % Kanada ; 1,30 % Amerika;

Detaylı

PETROL BORU HATLARININ ÇUKUROVA'YA KATKILARI VE ÇEVRESEL ETKİLERİ

PETROL BORU HATLARININ ÇUKUROVA'YA KATKILARI VE ÇEVRESEL ETKİLERİ Dosya PETROL BORU HATLARININ ÇUKUROVA'YA KATKILARI VE ÇEVRESEL ETKİLERİ Hüseyin ERKUL Yrd. Doç. Dr., İnönü Üniversitesi İ.İ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü [email protected] Yeliz AKTAŞ POLAT Arş. Gör., İnönü

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 4 Nisan 2016, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 4 Nisan 2016, Sayı: 14. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 4 Nisan 2016, Sayı: 14 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü

TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 Ekonomik düzen nedir? Ekonomik düzen, toplumların çeşitli gereksinimlerini karşılamak üzere yaptıkları

Detaylı

1.56% -4.1% 20.3% 11.4% % Kasım 18 Ekim 18 Kasım 18 Aralık 18

1.56% -4.1% 20.3% 11.4% % Kasım 18 Ekim 18 Kasım 18 Aralık 18 ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 5.29 Altın (USD) 1,258 Aralık 18 EUR/TRY 6.05 Petrol (Brent) 51.9 BİST - 100 91,527 Gösterge Faiz 20.9 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik 1.56% -4.1% 20.3% 11.4%

Detaylı

1960 ile 2012 arasında ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir.

1960 ile 2012 arasında ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir. MESAJ 1 GEÇTIĞIMIZ ONYILLARDA KAYDEDILEN ISTIKRARLI BÜYÜME TÜRKIYE YI YÜKSEK GELIR EŞIĞINE GETIRIRKEN, REFAH PAYLAŞILMIŞ VE ORTA SINIFIN BÜYÜKLÜĞÜ IKI KATINA ÇIKMIŞTIR. 1960 ile 2012 arasında ortalama

Detaylı

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU BÜYÜME 2011 yılı dördüncü döneme ilişkin hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla değeri bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI BAŞBAKANLIK KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMASONUÇLARI GERÇEKLEŞME DÖNEMİ: 2009-2012 TAHMİN DÖNEMİ: 2013-2016

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ TEMMUZ 2018

MAKROEKONOMİ BÜLTENİ TEMMUZ 2018 BUSİAD Hazırlayan: Doç.Dr.Metin 05.08.2018 1 ENFLASYON ENFLASYON AÇIKLAMASI ve AYLIK MAKROEKONOMİK DEĞERLENDİRME Haziran 2018 itibariyle tüketici fiyatlarının, %2,61 olarak gerçekleştiği ve %12,15 olan

Detaylı

B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ HONG KONG RAPOR Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 2 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı Yönetim Şekli Coğrafi Konumu : Hong Kong Özel İdare Bölgesi (Çin Halk Cumhuriyeti) : Çin Halk Cumhuriyeti

Detaylı

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ 2014 EKİM SEKTÖREL inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ Nurel KILIÇ OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır. Sabit fiyatlarla

Detaylı

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 4 Ekim 2016

ORTA VADELİ PROGRAM ( ) 4 Ekim 2016 ORTA VADELİ PROGRAM (2017-2019) 4 Ekim 2016 İçindekiler 1. Dünya Ekonomisi 2. Orta Vadeli Programın Temel Amaçları ve Büyüme Stratejisi 3. Orta Vadeli Programın (2017-2019) Temel Makroekonomik Büyüklükleri

Detaylı

Dış Ticaret Verileri Bülteni

Dış Ticaret Verileri Bülteni (Milyar $) 216 Haziran - 216 TÜİK dış ticaret verilerine göre ihracat 216 yılı Haziran ayında, 215 yılının aynı ayına göre %8,1 artarak 12 milyar 916 milyon dolar, ithalat %7 artarak 19 milyar 475 milyon

Detaylı

İktisat Tarihi

İktisat Tarihi İktisat Tarihi 7.5.18 SAVAŞLAR VE EKONOMİK PERFORMANS Savaş 10 milyon askerin ölümüne, 20 milyonunun yaralanmasına neden oldu. Ekonomik açıdan uzun dönemde fizik yıkımdan daha zararlı olan normal ekonomik

Detaylı

BÖLGE VE NÜFUSUN GENEL DURUMU. Doç.Dr.Tufan BAL

BÖLGE VE NÜFUSUN GENEL DURUMU. Doç.Dr.Tufan BAL BÖLGE VE NÜFUSUN GENEL DURUMU Doç.Dr.Tufan BAL GİRİŞ Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulan, o tarihten bu güne kadar ekonomik ve sosyal yapısını değiştirme anlayışı içinde gelişmesini sürdüren ve gelişmekte

Detaylı

ORTA VADELİ PROGRAMA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME ( )

ORTA VADELİ PROGRAMA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME ( ) ORTA VADELİ PROGRAMA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME (2014-2016) I- Dünya Ekonomisine İlişkin Öngörüler Orta Vadeli Program ın (OVP) global makroekonomik çerçevesi oluşturulurken, 2014-2016 döneminde; küresel büyümenin

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

İSRAİL DEVLETİ ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

İSRAİL DEVLETİ ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ İSRAİL DEVLETİ ÜLKE RAPORU ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ AĞUSTOS 2016 1. GENEL BİLGİLER Ülke Adı : İsrail Devleti Yüzölçümü : 20.770 km² Yönetim Biçimi : Parlamenter Cumhuriyet Cumhurbaşkanı : Reuven

Detaylı

5.21% 4.6% 21.6% 11.1% % Ekim 18 Eylül 18 Ekim 18 Kasım 18

5.21% 4.6% 21.6% 11.1% % Ekim 18 Eylül 18 Ekim 18 Kasım 18 ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 5.16 Altın (USD) 1,218 Kasım 18 EUR/TRY 5.87 Petrol (Brent) 58.7 BİST - 100 95,416 Gösterge Faiz 20.3 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik 5.21% 4.6% 21.6% 11.1%

Detaylı

7.36% 7.0% 15.8% 9.6% % Haziran 18 Mayıs 18 Haziran 18 Temmuz 18

7.36% 7.0% 15.8% 9.6% % Haziran 18 Mayıs 18 Haziran 18 Temmuz 18 ÖZET GÖSTERGELER Piyasalar USD/TRY 4.90 Altın (USD) 1,221 Temmuz 18 EUR/TRY 5.75 Petrol (Brent) 74.3 BİST - 100 96,952 Gösterge Faiz 20.6 Büyüme Sanayi Üretimi Enflasyon İşsizlik 7.36% 7.0% 15.8% 9.6%

Detaylı

SUUDİ ARABİSTAN ÜLKE RAPORU

SUUDİ ARABİSTAN ÜLKE RAPORU SUUDİ ARABİSTAN ÜLKE RAPORU 24.03.2016 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Suudi Arabistan a ihracat yapan 545 firma bulunmaktadır. 31.12.2015 tarihi itibariyle Ekonomi

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ekim 2016 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2016 EYLÜL İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk 9 Ayında %2,6

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Mayıs 2017, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Mayıs 2017, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya Deniz Bayram 1 DenizBank

Detaylı

Temel Ekonomik Göstergeler. İzmir

Temel Ekonomik Göstergeler. İzmir Temel Ekonomik Göstergeler İzmir 2015 İzmir... İzmir çok yönlü üretim olanakları, zengin doğal kaynakları ve nitelikli yaşam kalitesini bir arada sunabilmesiyle hem Türkiye hem de dünya ölçeğinde öne çıkan

Detaylı

Ö Z E L B Ü L T E N. Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler. Sayı : 2017/229 9 Tarih : YARARLANILAN KAYNAKLAR

Ö Z E L B Ü L T E N. Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler. Sayı : 2017/229 9 Tarih : YARARLANILAN KAYNAKLAR Sayı : 2017/229 9 Tarih : 07.11.2017 Ö Z E L B Ü L T E N Dünya Ekonomisindeki Gelişmeler 1 YARARLANILAN KAYNAKLAR -Orta Vadeli Program (2018-2020) -IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, 2017/Temmuz, Ekim

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi. HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ağustos 2017 1 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 TEMMUZ İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk 7 Ayında

Detaylı

T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ

T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI (KARS, ARDAHAN, IĞDIR, AĞRI) T.C. BAKÜ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET MÜŞAVİRLİĞİ 14-15 MAYıS 2012 2 1. Azerbaycan Cumhuriyeti SUNUM PLANı Ekonomik ve Sosyal Göstergeler Enerji Kaynakları

Detaylı

Nüfus Artış Hızı : % 3.28 Nüfusun dağılımı Arap (%90) Afrika- Asya kökenliler (%10) Okur yazarlık oranı %62.8

Nüfus Artış Hızı : % 3.28 Nüfusun dağılımı Arap (%90) Afrika- Asya kökenliler (%10) Okur yazarlık oranı %62.8 SUUDİ ARABİSTAN I. SUUDİ ARABİSTAN ÜLKE PROFİLİ Genel Bilgiler Resmi Adı : Suudi Arabistan Krallığı Yönetim Biçimi : Monarşi Resmi Dili : Arapça Başkenti : Riyad Yüzölçümü : 1,960,582 km2 Nüfusu : 22,02

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2009 OCAK - ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2009 OCAK - ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2009 OCAK - ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME 2010 Ocak- Şubat İki Aylık Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatı 2010 yılının Ocak-Şubat döneminde Türkiye

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi. HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi Aralık 2017 Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi 1 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017

Detaylı

2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemiz halı ihracatı 2009 yılını % 7,2 oranında düşüşle kapanmış ve 1 milyar 86 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. 2010 yılının ilk iki ayının

Detaylı